PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Zaman tarikat zamanı değildir" Sözü



DeliŞair
25-10-2011, 23:22
Bediüzzaman Said Nursi'nun "Zaman tarikat zamanı değildir, iman kurtarma zamanıdır." diye bilinen meşhur sözünün aslı ve kaynağı şu şekildedir:

"Hey efendiler, ben şeyh değilim. Ben hocayım. Buna delil: Dört senedir buradayım. Bir tek adama tarikat verseydim, şüpheye hakkınız olurdu. Belki yanıma gelen herkese demişim: "İman lâzım, İslâmiyet lâzım. Tarikat zamanı değil." (Mektubat)

Said Nursi'nin Risale-i Nur'da yukarıda geçen söze benzer ifadelerine rastlamak mümkündür: "Hem, "Risale-i Nur mesleği, tarikat değil, hakikattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir. Bu zaman tarikat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır." Risale-i Nur, bu hizmeti lillahilhamd en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor." (Emirdağ Lahikası)

"Risâle-i Nur, tarîkat değil, hakîkattir; âyât-ı Kur'âniyeden tereşşuh eden bir nurdur. Ne şarkın ulûmundan ve ne de Garbın fünunundan alınmış değil, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın bu zamana mahsus bir i'câz-ı mânevîsidir; menfaat-i şahsiye yoktur." (Kastamonu Lahikası)

"Beni hapislere sokan muarızlarımın bir bahaneleri de o mahkemede ondan beraat kazandığım- "Tarikatçılık"tır. Halbuki, Risale-i Nur da daima dava edip demişim: "Zaman tarikat zamanı değil, belki imanı kurtarmak zamanıdır. Tarikatsiz Cennete gidenler çoktur, imansız Cennete giden yoktur" diye bütün kuvvetimizle imana çalışmışız. Ben hocayım, şeyh değilim. Dünyada bir hanem yok ki, nerede tekkem olacak? Bu yirmi sene zarfında, bir tek adam yok ki, çıksın desin: "Bana tarikat dersi vermiş." Ve mahkemeler ve zabıtalar bulmamışlar." (Emirdağ Lahikası)

Bediüzzaman neden "Zaman tarikat zamanı değil, hakikat zamanıdır" demiştir?

Bazı kimseler, bu sözlere bakarak Said Nursî'yi tarikat düşmanı / tarikat karşıtı olarak görebilirler; fakat böyle bir düşüncenin gerçeklik payı yoktur.

29. Mektup'ta 'Telvihat-ı Tis'a' bahsi vardır. Tarikatlarla ilgilidir. Bu bölümü okuyanlar, Bediüzzaman'ın tarikatlara hiçbir itirazının olmadığını görür.

1) Nasıl ki ayetleri daha iyi anlayabilmek için nüzûl sebeplerinin bilinmesi gerekiyorsa, söylenen sözlerin de hangi şartlar altında söylendiğinin bilinmesi gerekir ki; sağlıklı bir sonuca varılsın. Bediüzzaman Hazretleri'nin o meşhur sözü söylediği döneme bir göz atacak olursak karşılaşacağımız manzara şöyledir:O zamanlar tarikatlar yasaklandı, tekkelerin kapısına kilit vurulu. Şeyhler asıldı. Kur'an yasaklandı. O sıra Bediüzzaman meydana çıktı. "Sen şeyh misin?" diye üzerinde çok durdular. Şeyhse suçtu bu... Tarikata girmek suçtu. Uzun don giyenlerin, yemeği sağ eliyle yiyenlerin, duvarlara çıplak kadın resmi asmayanların 'gerici' diye itham edildiği, sürgüne gönderildiği bir dönemdi. "Bu hali kabul etmezsek ilerleyemeyiz." diyorlardı.

Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Metin Karabaşoğlu ise şöyle der: "Bu sözün söylendiği devir, imanın temellerine hücum edilen, Allah’ın varlığını inkârın neredeyse ‘eğitim’in esası haline getirildiği; okullardan ‘halkevleri’ne her kanaldan küfrî bir anlayışın kendini ifşa ve ifade ettiği bir devirdir. İmanın esaslarına ilişilen böylesi bir zamanda, yani imanlar tehlikeye düşmüşken tarikat yoluyla şahsî terakkiyatına çalışmayı, Bediüzzaman bu aslî vazifeyi terk olarak gördüğü için eleştirmekte; gereğinde ‘şahsî terakkiyatı’ndan feragat ile ‘imanları kurtarma’nın önceliğine dikkat çekmektedir."

Görüldüğü üzere bu sözden tasavvuf ve tarikatın gerekli olmadığı veyahut meyve gibi algılanması gerektiği anlaşılmamalıdır.

2) Bediüzzaman, kendi devrindeki tarikatların bid'atlerle dolu olduğunu müşahede ederek "Zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır." sözünü söylemiş olması muhtemeldir. Sünnetin ölçülerini elinde tutmada yani onları pratik hayata tatbik etmeden tarikat ve tasavvufun içine dalan insanların birçok vartaya düşeceklerini ve bunların da insanı büyük yanılmalara götüreceğinin izah ve ispatını yapan Bediüzzaman bunların başlıcalarının; "Velayeti, Nübüvvete tercih etme, evliyayı Sahabeden üstün görme, birkısım tarikat evradı ve adaplarını sünnete tercih ederek muhalefet etme, ilhamı vahiyle karıştırma, keramet, zevk ve nurani tecellileri hoş görüp onlara aşık olma ve onları ibadete tercih etme, fahri, nazı şatahatı, insanların teveccühünü, şükrün, niyazın, tazarruatın ve insanlardan istiğnanın önüne geçirmekten ibaret olduğunu anlatır. Bu vartalardan kurtulmanın tek yolunun ise Kitap ve Sünnetin ölçüleri ile hareket etmekten geçtiğini ve onlar bilinmeden tarikat dairesine girilmemesi lazım geldiğini de ayrıca beyan eden Bediüzzaman "Şeriatsız cennete giden yoktur ama tarikatsız cennete giden çoktur" diyerek meselenin önemine dikkat çekmiştir.

Dr. Ebubekir Sifil, Milli Gazete'deki yazısında "Bid'atlerin yaygın olduğu, gayretlerin azaldığı, inkârcı felsefî akımların revaçta olduğu ve imanî zaafların arttığı bu dönemde tarikatlerin seyr-u süluk metotları, temel maksat olan sahih imanı kemale erdirme noktasında insanlara zor gelir. "Risale-i Nur", bu işi daha kolay bir metotla halletmekle, tarikatın maksadını gerçekleştirmiş olmaktadır." demektedir.

Mutasavvıfların Görüşü

Merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi de mevzu ile alakalı şunları söylüyor: "Tarikat, bir eğitim sonunda hakîkate ulaştırıyor insanı... İnsan nefsini yeniyor, iradesini kontrol ediyor, Allah'ın sevdiği işleri yapıyor; Allah'ın sevgili kulu oluyor, hakîkate ulaşıyor, ermiş kimse oluyor. Tarikattir yolu onun, başka türlü olmuyor o...

Kitap okumakla olsaydı, Allah gökten kitabı indirirdi, "Okuyun bunu!" derdi. Böyle olmuyor, sohbet yoluyla oluyor.Peygamber Efendimiz gelmiş, 23 senede insanları İslâm'ın hakîkatlerine alıştırmış ve eğitmiştir. Eğitim yoluyla olduğu için kitap yoluyla, okumak yoluyla olmaz! Eğitimin içinde kitap olabilir ama, mutlaka bir eğiticinin olması şarttır ve öyle olmuştur.Sonra bazı insanları öğretebilirsiniz, şunu oku, şunu ezberle filân diyebilirsiniz ama; fiilen göstererek şunu şöyle yap demek, çok yaygın bir eğitim tarzıdır. Usta-çırak yetiştirme usûlüdür. Gayet kolaydır. Görerek ve uygulamalıdır. Tasavvuf bunu yapıyor. Onun için, böyle olması şarttır."

SORU : İnsanların bazıları derler ki "bu zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır" siz bu hususta ne dersiniz?

CEVAP: Hakikat yolu tarikattan geçer; şeriat, tarikat, hakikat ve marifet birbirine bağlıdır. Bunları birbirinden ayırmak veya ayrı olarak düşünmek, fikri sapıklık içinde bulunanların düşüncesidir. (Mehmet Emre - Fetvalar s. 35, 1. Cilt)

"Kendi başına biten ağacın meyvesi olmaz.Nasıl anne ve baba olmadan çocuk dünyaya gelmiyorsa,bir mürşid-i kamilin terbiyesi altına girmeden de yeni alemlere doğuş mümkün olmayacaktır." (Ebu Ali ed-Dekkak)

"Tarikat ehli alimler,bir kimsenin kendisini irşad edecek ve kalbinden,Allah'ın huzuruna varmasına engel her türlü nakısayı kaldırmasına yardımcı olacak kamil bir şeyhe bağlanmasının gerekli olduğu konusunda icma etmişlerdir..." (Abdülvehhab eş-Şarani)

"Mürşid-i kamili olmayan kimse herhangi bir ilim dalında binlerce kitap ezberlemiş bile olsa asli tedavi yolunu bulamaz.Böyle bir insan,tıp konusunda çok hacimli bir kitabı ezberlediği halde hangi hastalığa hangi ilacı kullanacağını bilmeyen kimseye benzer."

"İlim tahsili için yola düşen bir kimse,kamil bir mürşide bağlanmadıkça kemale eremez.Zira onu nefsin arzularından ancak kamil bir mürşid kurtarabilir." (Ali el-Havvas)

Bediüzzaman Tarikat Dersi Aldı Mı?

Bediüzzaman Said Nursi ile İbn-i Teymiyye tasavvuf konusunda haksız eleştirilere maruz kalmışlardır. Her ikisi de tasavvuf ve tarikatlarda gördükleri Kuran ve sünnete aykırı hususları açıkça dile getirdikleri için zaman zaman tarikat karşıtı / düşmanı olarak damgalanmaktan kurtulamamışlardır; fakat böyle bir düşüncenin gerçeklik payı yoktur.

Bediüzzaman Hazretleri, tarikata karşı değildi. Gece gündüz devamlı zikrederdi. Zikirleri sesliydi. Barla'da, Emirdağ'da ona yakın oturanlar derlerdi ki; "Hocaefendi gece gündüz zikrediyor, biz sesini duyuyoruz." Tesbihat'la, Cevşen'le, Risale-i Nur'a bir nevi zikir de ekledi. Böylece pek çok kardeşimiz bunları okuyarak, zikir yönlerini de tatmin etti. Bediüzzaman, `Bilin ki, Allah`ın dostları için ne bir korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar` ayet-i celilesini yorumlayarak tarikatin güzelliklerini ve özelliklerini anlatır. Felsefe, mistisizm gibi konulara fevkalade vakıf olan Bediüzzaman, zamanın ihtiyaçlarına karşı çareler sunan kuşatıcı bilgi sahibi bir alimdir. Tasavvufi ekollere karşı hürmetkardır.

Bir talebesi Üstada, "Üstadım, sen Geylani Hazretleri ve Rabbani Hazretleri için "Benim iki önemli üstadım" diyorsun. Fakat çoğu zaman, "Tek üstadının Kur’an olduğunu söylüyorsun" diye sorar. Verdiği cevapta bu çok ince noktayı şöyle açıklar:

"Abdülkadir Geylani ve İmam Rabbani gibi zatlar, beni Birinci Said döneminden İkinci Said dönemine getiren zatlardır. Şu anda ise onlar durus-u Kur’aniyede (Kur’an derslerinde) ders arkadaşlarımdırlar."

Zaten İmam Rabbani’den tevhid-i kıble etme, yani sadece Kur’an’a yönelme dersi aldı. Risaleleri yazarken yanında Kur’an’dan başka bir eser yoktu. Bütün mesaisini Kur’an üzerinde yoğunlaştırdı.

Görüldüğü üzere Bediüzzaman Hazretleri'nin İmam-ı Rabbani ve Abdülkadir Geylani gibi zatlarla manevi alemdeki münasebetleri ilmî olup, tasavvufî değildir. Dolayısıyla büyük zatların evrad-u ezkarlarını üveysi olarak almadığı, kitaplardan elde ettiği anlaşılmaktadır.

Muhammed Es'âd Erbili Hazretleri tarikat ehli bir zâta müracaattan maksadı şöyle açıklamaktadır: "Tarikat erbabından bir zata müracaattan maksat yalnız zikir telkini değil, salikin kabiliyet toprağına ilahi marifet tohumlarının ekilmesidir. Zira zikir telkini tasavvufi kitapların mütalaası ile de elde edilir." (4. Mektup - Muhammed Es'ad Erbili)
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin çevresi ise, bizzat Sami Efendiden naklen Said Nursi Merhumun Kadiri dersini alıp Esad Erbili Hazretlerine bağlandığını bildiriyorlar. Daha da ötesi, Bediüzzaman'ın, kendisinden Tarikat dersi almak isteyenleri Sami Efendiye gönderdiği biliniyor.

Kendisinden tarikat dersi isteyenlere Said Nursi, “İrşadla görevli kişi Sami Efendi’dir, O’na gidin” demiştir... Bediuzzaman Hazretleri de gençliğinde Esad Erbili Hazretlerinden Kadiri dersi alırdı. Altınoluk dergisi yazarlarından Taha Kılınç, iki ALLAH dostunun münasebetine bir örnekle farklı bir açı getirdi: “Rahmetli Bediuzzaman Hazretleri Sami Efendi ile pirdeş idi. Merhum, doğudan gelen hemşerilerinin tasavvuf yoluna intisap etme arzularını izhar ettiklerinde, onlara adres olarak sadece Sami Efendi Hazretleri’ni gösterir ve eklerdi: ‘İrşadla görevli kişi Sami Efendi’dir ona gidiniz, biz sadece iman hakikatlerini yazmak ve yaymakla memuruz’.”

Sami Efedinin sevenlerinden Musa Topbaş Efendi bizzat anlatmıştır: “ Sami Ramazanoğlu Hazretleri anlatıyorlar: "Bediuzzaman Hazretlerini bir ara imtihana kalkışmışlar, imtihan etmişler. Sabaha kadar cevap vermiş, yetiştirmiş. Sonra o bununla biraz mağrur olur gibi olmuş. Piri Ekmel Efendimizin (Es’ad Erbili Hazretleri) yanına dergaha gitmiş. 8-10 sual soracakmış. O’nun soracağı soruların hepsinin cevabını Esad Efendimiz sormadan veriyorlar. ‘Ben şimdi mutmain oldum, hepsinin cevabını aldım’ diyor. Sonra ‘Ben Kadiri’den ders isterim’ diyor.”

Sami Ramazanoğlu Hazretleri şöyle anlatmıştır: “Bendeniz Kelami Dergahında hizmet ederken Bediuzzaman hazretleri başında poşusu, belinde silahıyla, efevari bir kıyafetle ziyarete gelirdi. Bediuzzaman hazretleri o zaman gençti. Esad Efendimize sorular sorardı. Cevabını alınca ‘ALLAHü Ekber’ der, hemen ayağa kalkardı. Esad Efendi’den Kadiri dersi aldı. Bir defasında Bediüzzzaman gittikten sonra, Esad efendi ‘Bu genç,gençlere hizmetle görevli. İstikbalde gençlere iman davasında çok büyük hizmetler yapacak. Ama hala kendisi bunu bilmiyor, kendisine söylenmedi’ dedi.”

Bediüzzamanın hangi mürşidle manevi yolla görüşüp bu unvanı aldığı bilemiyorum. Ancak kendisinin tasavvuf ve tarikata uzak olmadığı hatta bazı şeyhlerden tarikat dersi aldığı bilinmektedir. Mesela yaşadığı devirde “meclis-i meşayıh” reisliği yapmış M. Esad Erbili onun intisab ettiği kişilerdendir. (Prof Dr. Hasan Kamil Yılmaz)

veri
26-10-2011, 06:24
50 kez konuşulmuş sonuca varılmamış

sanki tüm kabahat nurcuların mış gibi ortaya atılmasın
tarikat zamanı değildir cümlesini kullanan çok grup var.
dışarı çıkın dolaşın
nurcu olmamasına rağmen
tarikatlardan nefret eden milyonlar mevcut
bu tür forumlara girenlerin de sizlerin tartışmasına bakınca ferahlıyordur:)

tarikatların aralarında bir karın ağrısı olduğu belli ama üstteki konu kadar yüzeysel değil

Hikem
26-10-2011, 07:56
'Bediüzzaman, kendi devrindeki tarikatların bid'atlerle dolu olduğunu müşahede ederek "Zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır." sözünü söylemiş olması muhtemeldir''

Şaşılacak bir şey!!! Ayaaaa!Acaba bu sözleri yazanların Emirdağı 2.kısımdan haberleri yok mu? Ne muhtemeli kardeşim üstad aynen şunları söylüyor, kaldıki daha öncede iktibas etmiştik:''Şimdiye kadar yalnız iman hakikatini düşünüp ''Tarikat zamanı değil, bid'alar mani oluyor'' dedim.Fakat şimdi.....''

Bazılarının üstadın muvakkaten söylediği ''Zaman tarikat zamanı değil, bid'alar mani oluyor'' sözünü tekrarlayıpta,, ''Fakat şimdi...'' kısmını atlamaları, bektaşilerin meşhur sözünü nasıl da hatırlatıyor, değil mi?

talib
26-10-2011, 08:01
'Bediüzzaman, kendi devrindeki tarikatların bid'atlerle dolu olduğunu müşahede ederek "Zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır."

Hangi tarikat, o zaman ümmetin genelinde bir boulma vardı. Yoksa hakiki mürşidlerin tarikatları yine can kurtaranlardı. Bidatlerle doluymuş da üstad böyle demiş. Sami Efendi'nin tarikatı mı, Ali Haydar Efendinin yolu mu, yoksa Zahid Kotku'nun yolu mu bidatlerle dolu idi.

Hazret hiç bir zaman tarikatı inkar manasında bu sözü edemez. Etmemiştir de. Nurcu bountularının o sözü bayraklaştırmasıdır. Allah dostlarına, Hakka giden yollara ilişmeyenlere sözümüz yok tabi. Risaleleri okur okutur faydalı olurlar. Ama birileri bize abi desinler diye adam kapmak peşinde.

Hikem
26-10-2011, 08:15
Ben öyle anlamıyorum ..Üstad tarikatlardaki bid'a dan değil, imana müteveccih olan i'tikadi bid'alardan bahsediyor....fakat nur meşrebinden olduğunu söyleyenlerin, Emirdağı 2. ksımdaki ;'' Fakat şimdi...'' kısmını es geçmeleri , bilmemekten mi kaynaklanıyor, yoksa....mı kaynaklanıyor sorusunu gümdeme taşıyor? Bence meselenin bam teli burasıdır...Rsialei Nur okumaları için sağlıklı bir yol bence mümkündür..

DeliŞair
26-10-2011, 09:25
'Bediüzzaman, kendi devrindeki tarikatların bid'atlerle dolu olduğunu müşahede ederek "Zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır." sözünü söylemiş olması muhtemeldir''

Şaşılacak bir şey!!! Ayaaaa!Acaba bu sözleri yazanların Emirdağı 2.kısımdan haberleri yok mu? Ne muhtemeli kardeşim üstad aynen şunları söylüyor, kaldıki daha öncede iktibas etmiştik:''Şimdiye kadar yalnız iman hakikatini düşünüp ''Tarikat zamanı değil, bid'alar mani oluyor'' dedim.Fakat şimdi.....''

Bazılarının üstadın muvakkaten söylediği ''Zaman tarikat zamanı değil, bid'alar mani oluyor'' sözünü tekrarlayıpta,, ''Fakat şimdi...'' kısmını atlamaları, bektaşilerin meşhur sözünü nasıl da hatırlatıyor, değil mi?

Fakat şimdi..... nin devamını paylaşsaydınız daha faydalı olurdu madem asıl önemli yer orası fakat şimdi ne?

bid'atlerle dolu kısmına gelince türkiye genelinde tarıkat ehliyiz şeyhiz diyenler
burada sayılan bir kaç tarikatten ibaret değildir hatta bunların isimlerini bile art niyetli kullanan nicesi vardır.
gençliğin kısaca milletin durumu malum milleti dinsizleştirmek için her caba veriyorlar
her koldan saldırıyorlar yalan mı ?
doğru dürüst ne iman hakikatlerinden haberdar ne farzlardan ne sünnetlerden
hal böyle olunca türkiye genelinde sözde şeyhlerle bidat ve hurafelerle dolu kendilerini tarıkat ehli gösteren sayısız sahtekarla fırsatcılarla
doğrularını ayırt edecek ilme sahip değilken gençlik nice batıl inançlarla beyinleri yıkanmışken
hala bu olayın ört bas edilmesine
öyle değilmiş gibi gösterilmesine şaşıyorum
imanların kurtarılması için kuran - iman hakikatlerini yayma bilinçlendirme çabası verilmesine vurgu yapılmasına neden bu kadar tepkilisiniz

anlamak imkansız !!!

Hikem
26-10-2011, 09:54
[QUOTE=AşkŞairi;991184]Fakat şimdi..... nin devamını paylaşsaydınız daha faydalı olurdu madem asıl önemli yer orası fakat şimdi ne?

bid'atlerle dolu kısmına gelince türkiye genelinde tarıkat ehliyiz şeyhiz diyenler
burada sayılan bir kaç tarikatten ibaret değildir hatta bunların isimlerini bile art niyetli kullanan nicesi vardır.
gençliğin kısaca milletin durumu malum milleti dinsizleştirmek için her caba veriyorlar
her koldan saldırıyorlar yalan mı ?
doğru dürüst ne iman hakikatlerinden haberdar ne farzlardan ne sünnetlerden
hal böyle olunca türkiye genelinde sözde şeyhlerle bidat ve hurafelerle dolu kendilerini tarıkat ehli gösteren sayısız sahtekarla fırsatcılarla
doğrularını ayırt edecek ilme sahip değilken gençlik nice batıl inançlarla beyinleri yıkanmışken
hala bu olayın ört bas edilmesine
öyle değilmiş gibi gösterilmesine şaşıyorum
imanların kurtarılması için kuran - iman hakikatlerini yayma bilinçlendirme çabası verilmesine vurgu yapılmasına neden bu kadar tepkilisiniz

anlamak imkansız !!![/QUOT



Üstad Hazretleri Telvihatı Tis'ada 3. telvihde şunları söyler:

En ziyade medar-ı teessüf şudur ki: Ehl-i Sünnet ve Cemaatin bir kısım zâhirî uleması ve Ehl-i Sünnet ve Cemaate mensub bir kısım ehl-i siyaset gafil insanlar; ehl-i tarîkatın içinde gördükleri bazı sû'-i istimalâtı ve bir kısım hatiatı bahane ederek, o hazine-i uzmayı kapatmak, belki tahrib etmek ve bir nevi âb-ı hayatı dağıtan o kevser menba'ını kurutmak için çalışıyorlar. Halbuki eşyada, kusursuz ve her ciheti hayırlı şeyler, meşrebler, meslekler az bulunur. Alâküllihal bazı kusurlar ve sû'-i istimalât olacak.

Çünki ehil olmayanlar bir işe girseler, elbette sû'-i istimal ederler. Fakat Cenâb-ı Hak âhirette muhasebe-i a'mal düsturuyla, adalet-i Rabbaniyesini, hasenat ve seyyiatın müvazenesiyle gösteriyor. Yani hasenat racih ve ağır gelse, mükâfatlandırır, kabul eder; seyyiat racih gelse cezalandırır, reddeder. Hasenat ve seyyiatın müvazenesi, kemmiyete bakmaz, keyfiyete bakar. Bazı olur, birtek hasene bin seyyiata tereccuh eder, afvettirir.

Mâdem adalet-i İlâhiye böyle hükmeder ve hakikat dahi bunu hak görür; tarîkat, yani Sünnet-i Seniye dairesinde tarîkatın hasenatı, seyyiatına kat'iyen müreccah olduğuna delil: Ehl-i tarîkat, ehl-i dalaletin hücumu zamanında îmanlarını muhafaza etmesidir. Âdi bir samimî ehl-i tarîkat; sûrî, zâhirî bir mütefenninden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevk-i tarîkat vasıtasıyla ve o muhabbet-i evliya cihetiyle îmanını kurtarır.

Kebairle fâsık olur, fakat kâfir olmaz; kolaylıkla zındıkaya sokulmaz. Şedid bir muhabbet ve metin bir itikad ile aktab kabul ettiği bir silsile-i meşayihi, onun nazarında hiçbir kuvvet çürütemez. Çürütmediği için, onlardan itimadını kesemez.

Onlardan itimadı kesilmezse, zındıkaya giremez. Tarîkatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkilleşmiştir.

talib
26-10-2011, 09:56
Ya Hu AşkŞairi anlamının imkansız olduğu işlere neden karışıyorsunun? Halen aynı yerdesin. Yazmadan önce anlama problemini aşman lazım. Kimsenin vrugusuna itiraz yok. Deniliyor ki, o vurgu vr malum sözle birlikte münkir şakirtler tarikat karşıtlığı yapma hevesindeler. İtiraz edilen o. Anlamayacaksan, anlama çekil. Sus ki adam sansınlar, ağır ol molla desinler gibi güzel deyimler var türkçemizde.

tarikat iman hizmeti de vermekte bugünde. Menzile sadece milyonlar gidiyor. Avrupa ve Amerikada üst düzey entellektüel isimler hep tarikatla, bir şeyhle İslam'ı seçmişler, Mesnevi en çok okunan eser, İbni Arabi'yi bizden daha iyi biliyorlar, siz halen iman zaafı var, tarikatta tamam ama sonra diyorsunuz. Sen iman ettim demekle hakiki imana kavuştum mu zannediyorsun. Mutmainne olmadan herşey mecazidir. Müslümana da lazım mürşid, kafire de lazım. Biri hakiki imana erecek, biri Allah'ı bulacak sonra o da hakiki imana erecek.

Onca kafir var adamların işi tarikatla :)

Normal bir insan, traikat denilince Menzil der, İsmailağa der, Erenköy der, İskenderpaşa der, der de der. Ama bunlar güzellikleri göstermekten ziyade kendi akıllarında insanları sakındıracaklar da sahte şeyhleri anlatacaklar. Bana peygamberleri anlat diyen birine Müseylemetül kezzap'tan başlamak ne kadar akıl kârıdır. Ortada namütenahi güzellikler var. Onları göstereceksen göster, yoksa çık aradan da sed olma. Zira sizin gibi çürük sedler şuanda olduğu gibi en ufak rüzgarda yıkılır geçilir. Olan size olur yani.

Hikem
26-10-2011, 10:03
Evet aşk şairiyle, bir iletişim problemimiz var..Hayırlısı..Aşk şairi yukarıda iktibas ettiğim yazıyı bir i,ncelesin.

DeliŞair
26-10-2011, 10:13
talip kötü söz sahibindir
aslında senin ne olduğunu mesajlarını iyi inceleyenler görür
nefsi ile konuşan ısrarla nefsine hakim olamayan
nefsi hakaretlere bulunan sonra millete nefis terbiyesinden bahseden zavallının tekisin !!!
kısaca tarikat ve tasavuf ehelinin yüz karasısın
sen önce kufurle itham ettiklerinden edebsizlik ve terbiyesizliklerinden özür dile sonra adamlıktan bahset

Son.Fedai
26-10-2011, 10:13
''Şimdiye kadar yalnız iman hakikatini düşünüp ''Tarikat zamanı değil, bid'alar mani oluyor'' dedim.Fakat şimdi.....''

Devamlı bu yazılıyor...

FAKAT ŞİMDİ ve sonrasını bi yazar mısınız buraya?

Ne demiş, ne demek istemiş, ne anlamışız...

Biz de bilelim durum neymiş...

talib
26-10-2011, 11:43
Evet aşk şairiyle, bir iletişim problemimiz var..Hayırlısı..Aşk şairi yukarıda iktibas ettiğim yazıyı bir i,ncelesin.

Asıl mesele de o ya zaten. Bir insan bırakın tarikatı, Allah Dostlarını, İslam'ı Allah'ı dahi inkar edebilir. Oturursun konuşursun ikna olur olur, olmaz ise olmaz. Kimseyle aynı düşünmek zorunda değilsin. Der ki adam banane Allah Dostlarından, sadıklardan, zaten yalancılar, ben şakirdim, o yolda giderim. Eyvallah.. Herkes herşeyi diyebilir. Ama adamlar anlamaktan aciz, siz onlarla konuşmaya çalışıyorsunuz. Bir şey demeye çalışıyor, nerede duruyor kendine meçhul. Nasıl nereden besleniyor, nasıl bir ruh haline sahipler bilemiyorum. Biri çıksa dese Allah yok, tabiat yapar, sen de dersin, herşey kader çerçevesinde, o senin ne dediğini anlar, sen onu anlarsın, sonrasında kimse ikna olmayabilir. Ama birbirinizin ne dediğini anlarsınız. Bunlar ondan uzak, laf edecekler.

Klasik şakirt tavrı, demagoji yapmak iste, lafı tersinden anla, hatta anlayamama, çık foruma yazı getir, yazı as.

100 söz söyle o başka bir yerden bir lafla ortaya çıksın. Sonra bunlarla konuşabil.

Akıl, ilim, izan, insaf olsa zaten tarikat münkirliği yapılmaz, münkirler desteklenmez.

veri
26-10-2011, 11:51
Evet aşk şairiyle, bir iletişim problemimiz var..Hayırlısı..Aşk şairi yukarıda iktibas ettiğim yazıyı bir i,ncelesin.


Ya Hu AşkŞairi anlamının imkansız olduğu işlere neden karışıyorsunun? Halen aynı yerdesin.

problem sizde olmasın.
burda çeşitlik tarik insanlar var ama konuya ama özelden çok güzel cevaplar verilip kabullendiğimize göre.

DeliŞair
26-10-2011, 11:59
iftira ve zandan ileri gitmiyor yine yazdıkların :-)
iftirlarla yalanlarla zanlarla ona buna küfürle hakaretle terbiyesizlikle konuşursan
yazdıklarının hiç bir değeri olmaz isterse 10 bin söz söyle
karşı tarafı anlama zahmetindede bulunmazsın ancak zan üstüne zan edersin
neyse siz ucmaya devam edin
ilmi insanlarla tartışmak onlara hakaret etmek için öğrenmiş yazıık

veri
26-10-2011, 12:01
Devamlı bu yazılıyor...

FAKAT ŞİMDİ ve sonrasını bi yazar mısınız buraya?

Ne demiş, ne demek istemiş, ne anlamışız...

Biz de bilelim durum neymiş...
üstadın olsun başka alimin olsun tarikat gereksiz diyemeceğine inanıyorum
öyle arkadaşların tarikat çı değilim diye hapse girmemek adına veya hizmete zarar gelmesin diye yalan söyleyeceğine hiç ihtimal vermiyorum

en azından islam alimini seven ve saygı duyanların karın ağrısı yoksa
bu meseleleri kurcalamaları dini vecibeleridir.

talib
26-10-2011, 12:08
10 yıldır yazarız biz bu konularda, çoğu grupla tanışıklığımız vardır yakından, kim ne der biliriz, sizi gibileri de çok gördük. Bir yerlere kafalanmakla bu işler olmuyor. Itri misal tipleri 10 yıldır biliriz, özellikleri karakterleri aynıdır. Münkir edebiyatını abilerinden duydukları sürdürmek isterler. Siz de lafa gireyim dediniz ama ortada kaldınız, ne sizin ne de onların oturup madde madde konuşabilecek ilmi, akli dirayetleri yoktur. Laf çorbasına dönüşür ancak iş. İnkarın savunması zor olur. Sizin ki anlayış eksikliğinden ortada kalma biraz. Yoksa Itri gibi evliyaullahı yalancı addeden, katıksız münkir edanız yok. Aklınızın seviyesine veriyorum ancak. Durduğunu yerden kendinizin haberi yok.

veri
26-10-2011, 12:12
10 yıldır yazarız biz bu konularda, çoğu grupla tanışıklığımız vardır yakından, kim ne der biliriz, sizi gibileri de çok gördük. Bir yerlere kafalanmakla bu işler olmuyor. Itri misal tipleri 10 yıldır biliriz, özellikleri karakterleri aynıdır. Münkir edebiyatını abilerinden duydukları sürdürmek isterler. Siz de lafa gireyim dediniz ama ortada kaldınız, ne sizin ne de onların oturup madde madde konuşabilecek ilmi, akli dirayetleri yoktur. Laf çorbasına dönüşür ancak iş. İnkarın savunması zor olur. Sizin ki anlayış eksikliğinden ortada kalma biraz. Yoksa Itri gibi evliyaullahı yalancı addeden, katıksız münkir edanız yok. Aklınızın seviyesine veriyorum ancak. Durduğunu yerden kendinizin haberi yok.
ıtriyi bilmem ne menem
lakin üstte atfettiklerin sanki üzerine yapışmış:)

dün son.fedai ile tarikat meselesini konuştuk eli ayağı düzgün yorumlar yaptı konu kapandı.
tarikat faydalı mı evet en azından eskileri
tarikat olmazsa olmaz mı bence olmazsa olmaz değil.

bunların dışında da başka görüş belirtene rastlamadım.

fetihh
26-10-2011, 12:22
Bediüzzaman hazretleri Allah yolunda insan yetiştirmeye ömrünü adamış Allah dostudur. Yazdığı eserlerde hep imanı, Allahı anlatmıştır.
Zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanı demiş diyor nurcu kardeşlerimiz. Yani bu şumu demek oluyor. Peygamberimiz sav. döneminden bu güne kadar birçok tarikat vardır ve bizim gittiğimiz Nur cemaati yolu hepsinin üzerinde bir yoldur. Bu yorumu yapıyorlarsa bence Bediüzzamanın bile hakkına girip onun sözü üzerinden kendi menfaatleri yönünde haksız yere mana çıkarıyorlar.

Günümüzde Peygamberimiz sav. sünnetine tabi bidatlerden uzak Allah yolunda taviz vermeden ilerleyen tarikatler var. Ve bu tariketler Allahı imanı islamı, aynı Peygamberimiz savin yönteminde olduğu gibi insanın seviyesine göre anlatıyor. Hakiki tarikat bence islama en iyi şekilde hizmet eder.

Bediüzzamanı iyi anlamak gerekiyor.

Son.Fedai
26-10-2011, 12:27
üstadın olsun başka alimin olsun tarikat gereksiz diyemeceğine inanıyorum
öyle arkadaşların tarikat çı değilim diye hapse girmemek adına veya hizmete zarar gelmesin diye yalan söyleyeceğine hiç ihtimal vermiyorum

en azından islam alimini seven ve saygı duyanların karın ağrısı yoksa
bu meseleleri kurcalamaları dini vecibeleridir.
O Yazının devamını okudun mu?

Herkesin yazının devamından ne anladığını biliyor musun?

veri
26-10-2011, 12:31
Bediüzzaman hazretleri Allah yolunda insan yetiştirmeye ömrünü adamış Allah dostudur. Yazdığı eserlerde hep imanı, Allahı anlatmıştır.
Zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanı demiş diyor nurcu kardeşlerimiz. Yani bu şumu demek oluyor. Peygamberimiz sav. döneminden bu güne kadar birçok tarikat vardır ve bizim gittiğimiz Nur cemaati yolu hepsinin üzerinde bir yoldur. Bu yorumu yapıyorlarsa bence Bediüzzamanın bile hakkına girip onun sözü üzerinden kendi menfaatleri yönünde haksız yere mana çıkarıyorlar.

Günümüzde Peygamberimiz sav. sünnetine tabi bidatlerden uzak Allah yolunda taviz vermeden ilerleyen tarikatler var. Ve bu tariketler Allahı imanı islamı, aynı Peygamberimiz savin yönteminde olduğu gibi insanın seviyesine göre anlatıyor. Hakiki tarikat bence islama en iyi şekilde hizmet eder.

Bediüzzamanı iyi anlamak gerekiyor.
bazen yaraları kaşımamak lazım.

evet kitabın bir bölümünde risalelerin üstünlüğünden bahsetmiş
hikem arkadaşımızın bir konusunda konuşulmuştu:)
bu mesele ayrı

asıl mesele tarikatlar gerekli midir olmazsa olmaz mıdır?
yeni yüzyıl yeni yöntemler yeni iletişim araçlarının çıktığı ortamlara tarikatlar ne kadar uyum sağlayabiliyor

burda biliyoruz ki pek çok tarik başı açıkları kınıyor lanetleyenler cehenneme yollayanlar bile varken
farklı metodlarla kınamadan kırmadan ikna edebiliyorlar
olmadı başı açık mı onu öyle kabullenip başka dini vecibeleri yerine getirmesi hususunda çalışıyorlar

tarikleri biliyoruz ki farzı yerine getirmeyen gelmesin deniliyor

talib
26-10-2011, 12:31
Bediüzzaman hazretleri Allah yolunda insan yetiştirmeye ömrünü adamış Allah dostudur. Yazdığı eserlerde hep imanı, Allahı anlatmıştır.
Zaman tarikat zamanı değil iman kurtarma zamanı demiş diyor nurcu kardeşlerimiz. Yani bu şumu demek oluyor. Peygamberimiz sav. döneminden bu güne kadar birçok tarikat vardır ve bizim gittiğimiz Nur cemaati yolu hepsinin üzerinde bir yoldur. Bu yorumu yapıyorlarsa bence Bediüzzamanın bile hakkına girip onun sözü üzerinden kendi menfaatleri yönünde haksız yere mana çıkarıyorlar.

Günümüzde Peygamberimiz sav. sünnetine tabi bidatlerden uzak Allah yolunda taviz vermeden ilerleyen tarikatler var. Ve bu tariketler Allahı imanı islamı, aynı Peygamberimiz savin yönteminde olduğu gibi insanın seviyesine göre anlatıyor. Hakiki tarikat bence islama en iyi şekilde hizmet eder.

Bediüzzamanı iyi anlamak gerekiyor.

Abilerin makam sevdası işte. Mehdi diyen bile çok. O Mehdi olacak ki, kendisi de kıymetli biri bilinsin. Rüyasında Hz. Peygamber'i göremeyecek olanlar, O'nun varislerini ve O'nunla görüşenleri inkar sevdasında.

hirahos
26-10-2011, 14:45
"Zaman tarikat zamanı...."

Bu tarz sözler ne anlamdadır? Bağlamı ne? Maksadı ne? Siyakı sibakı; öncesi sonrası... vs.

Bu sözler risale hizmetindeyiz diyenlere aittir, onları ilgilendirir. Onları bağlar. Bütün Müslümanlara ait değildir.

Arifler ve ulemaya bakarsanız, onlar insanın ancak evvel ahir (her zaman) şeriat (ehli sünnet bir mezheb)+tarikat (hakiki bir mürşid) ile "hakiki bir Müslüman" olabileceğini, suretten sirete, kötü ahlaktan hamideye HİCRET'in ancak Mükemmil bir Kamil ile yapılabileceğini tam bir ittifakla bildirmektedirler.

Elbette, tarikat ya da mezheb karşıtı alim bilinen örnekler de bulunabilir. Ancak onların görüşleri de yine kendilerine aittir. Kendilerini bağlar.

Biz hakiki alim ve gerçek ariflerin izinde olmalıyız.

cemaliii
26-10-2011, 21:52
insanlar çeşit çeşittir. kimilerine cemaat lazım gelir,kimilerine tarikat lazım gelir.
kimi istanbulda yaşamak ister,kimi urfada,
herkese tabiatına uygun yer güzeldir.


fazla uzatmaya lüzum yok.hepside gerekli insanlar için.

girdap
26-10-2011, 21:57
1- Zaman tarikat zamanı değildir.

2- Fakat şimdi, sünnet-i Peygamberî dairesinde, bütün on iki büyük tarikatın hulâsası olan ve tariklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.

Bu iki cümlenin hangisi bir ehl-i tarik için daha "masum"dur, bulabilir miyiz? Malum, ikisi de merhum Said Nursi'ye ait cümlelermiş..

cemaliii
26-10-2011, 21:59
[B]

yeni yüzyıl yeni yöntemler yeni iletişim araçlarının çıktığı ortamlara tarikatlar ne kadar uyum sağlayabiliyor
farklı metodlarla kınamadan kırmadan ikna edebiliyorlar


sayın veri

tarikatların yeni yüzyıl yeni yöntem ,ikna gibi endişeleri dertleri yoktur.bu endişeleri cemaatler taşır.
çünkü tarikatların herkes tasavvufa gelsin diye derdi yoktur.
tabiatına bakılır.tasavvufa istidadı olan kabul edilir.

PUTKIRAN
26-10-2011, 22:01
"Zaman tarikat zamanı değildir, hakikat zamanıdır."

Tarikat ve hakikat,bu ikisi bir araya gelmez.
Tarikata gidersen hakikatten uzaklaşırsın.
Ben yukarıdaki sözden böyle anlıyorum.
Sizce tarikat ile hakikat arasında nasıl bir ilişki var?
Neden tarikattan hakikate davet ediliyor?

talib
26-10-2011, 22:01
Bu zamanın tarikatları iki hizmeti de beraber götürmektedirler. Bazı cemaatler gibi showlarla, büyük puntolu reklamlarla yapmazlar o ayrı..

veri
27-10-2011, 06:08
sayın veri

tarikatların yeni yüzyıl yeni yöntem ,ikna gibi endişeleri dertleri yoktur.bu endişeleri cemaatler taşır.
çünkü tarikatların herkes tasavvufa gelsin diye derdi yoktur.
tabiatına bakılır.tasavvufa istidadı olan kabul edilir.
endişesi olmayanın akıbetinden endişe etmesi lazım.

talib
27-10-2011, 07:19
Akla bak ya :)

Son.Fedai
27-10-2011, 11:13
KEHF SÛRESİ’NİN TASAVVUFÎ ZEVKİ

(Mürîd - Mürşid ve Nefs - Ruh İlişkisi)

Musa (Aleyhi’s-Selâm), Rıza Rüşdünü arzulayınca:

--- “Bir vakit Musa genç adamına (hizmetçisine) demişti ki: “İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut senelerce gideceğim.” (Kehf 18/60)

Âyeti celîlesinin tefsiri budur.

Muhammedî Tasavvufi Temâşâsı (sırr-ı seyir) ise hüküm olmayıp anlayış zevki ve hazzıdır.

Sanki Hızır Ruhumuz, Musa (Aleyhi’s-Selâm) Nefsimiz gibi, hizmetçisi aklımız gibi...

Buluşma yeri Kalbimiz gibi...

İki denizin kavuştuğu nokta ve yer ise inkâr ve ikrârın birleştiği Tevhid Noktası, ifrat ve tefrit’in birleştiği i’tidal Sırat-ı Müstakîmi, kısacası Zıdların Zevki olan Zuhûrat Zirvesi gibi...

İki basit noktayı birleştiren en kısa yol, doğrudur.

Kendisi ve hedefi arasındaki dostoğru yolda tercihini hakk ve hayırdan yana yapan nefs:

“Senelerce de olsa (ömür boyu) yürüyüp son nefeste bile bulacağım.”buyuruyor.

Çünkü orası SILAsıdır.

Murad edilen ve Emredilen “Vuslat Vâ’di”dir.

Durmadan, sapmadan, yorulmadan ve bıkmadan yürüyüş...

Bakınız ki bu noktaya varıncaya kadar buyurulmuyor...

“Belâga” fiili kullanılıyor ki erişmek, ulaşmak, gelmek, olgunlaşmak, buluğa ermek anlamları taşır.

Bellega: tebliğ etmek, ulaştırmak, yetiştirmektir.

Hizmetçisi ise, hizmetçi kelimesi değil de, “Fetâ”buyuruluyor.

Fetâ: köledir ki gerçekten bir Nefsin ve dolayısıyla nefsin görevini yapabilmesi için şart olan aklın dünyada işleyeceği amellerine karşılık rehin olduğu Kur’ânî hükmü vardır.

Zorlamıyoruz, zevk ediyoruz...

Hükmetmiyoruz, hazz ediyoruz...

Ledûn ilmini öğrenmek için uzun zaman (riyâzât-çile) içinde yaya ve yürüyerek akıl, nakle gidiyor...

“Lâ ilâhe” diyen akıl, naklîn “illa ALLAH”ıyla buluşma noktasına, Tevhid Tepesine kavuşuyor...

Mecmâ’a beynehuma: İkisinin arasını birleştirdiği yere, sırat-ı müstakîm üzere kemâlât kavşağına (kalbe) ulaşmaya azmediyoruz ki:

--- “Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti” (Kehf 18/61)

Azıkları olan kızartılmış (dirilmesi imkansız gibi) balık; Nefs ve Aklın Bezmi Elest Emânetleri olup, elektriksiz bir ampul gibi ölüden de ölü iken;

Muhammedî Pirizle tevhid fişi buluşunca emânet özünden nur fışkırıyor ve imân lambası ilâhî sisteme bağlanıyor...

Zâten kulun üzerindeki emânet Ahdullahdır.

Balığın asıl yurdu derya, deniz olduğu gibi; buz gibi donmuş olan emânet, İlâhî Güneşe (Muhammedî Rahmete) kavuşunca eridi ve derunî denize kavuştu.

--- “(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: “Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuzda yorulduk (başımıza epeyce sıkıntı geldi) ” dedi” (Kehf 18/62)

Emredilen buluşma yerini aşıp, gidip (ifrat) tecavüz edip, haddi aşınca sıkıntıya düşüp yoruluyorlar.

Kahvaltılarını (azığı, işin aslı olan emâneti) isteyince ayıkıyorlar...

--- “(Genç adam): Gördün mü ! dedi. Kayaya (sıla yurdu, Hıra Mağarası, kalb) sığındımız vakit doğrusu ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı muhakkak şeytân unutturdu. O (balık), şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti!” (Kehf 18/63)

Tekrar tekrar ricâ ediyorum ki biz âyete yorum yapmıyoruz.

Kendi anlayışımızı kolaylaştırmak için zevk edip, hisse çıkarıp ibret almaya çabalıyoruz.

Emredilen yer olan hayat sahrasında tuzlu pişmiş balığın olmayasıya (olağandışı) dirilip ilim denizine şaşılacak bir şekilde yol bulup gark olması aklı hayrete düşürüyor.

Ama efendisi ve sahibi olan nefse, balığın dirilip gidişini haber vermesini şeytân unutturunca akıl, özür beyân edip Şeytândan dolayı ve benim yüzümden yol uzadı, vakit geçti, yorgunluk oldu diye üzülüyor...

Burada günümüzde sevgili Peygamberimizin İ’TİDAL YOLUnu hâşâ yetersiz bulup uçmaya, kaçmaya, haddi aşmaya ve tecavüze yeltenip bir de insanları boşuna yoranlara “Kulaklarınız çınlasın ve ALLAH (celle celâluhu) şuûr versin!”diyelim...

--- “Musa dedi ki: “İşte aradığımız oydu!” Bunun üzerine (hemen) izleri üzerine (takib ederek) gerisin geri döndüler.” (Kehf 18/64)

İlginç olan, akıl aranan yerin orası olduğunu (nakle ulaşmadığı, kâmil hâle gelmediği için) hâliyle bilemiyor.

Akıl; kendince imkansız olan, ölünün dirilmesine (hayâl zannettiğinin bu âlemde hakikata dönüşmesine) hayret ediyor.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in buyurduğu “Ölmeden önce ölünüz.” sırrına eremiyor.

--- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Mütü kable en temutü: Ölmeden önce ölünüz!...” buyurmuştur.
(Keşfü’l-Hâfâ II-291-2669)

Hedefe, şaşmadan, sırat-ı müstakîm üzere gittikleri için yine sırat-ı müstakîm üzere emredilen yerde, murad edileni arıyorlar...

Emredilen yer, Muhammedî Merkez olan Şerîatı Garra Kaynağıdır.

Murad edilen; Mürşid-i Muhtar Muhammed Mustafa (Aleyhi’s-Selâm)’a teslim ve tâbi’ olup tevhidi tekemmüldür.

--- “Derken, kullarımızdan bir kul buldular ki ona katımızdan bir rahmet (vahiy ve peygamberlik) vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” (Kehf 18/65)

“Kullarımızdan bir kul” buyurularak;

Emr Âleminden olup görevli gönderilen Kudsî Nefha olan Ruh ve ancak ehlinin tanıyabileceği, takıp takıştırmamış Muhammedî bir Mütevâzi Mürşid ne güzel ifâde edilmiştir.

Devrimizde ise bazar kurup davul dövüyorlar...

--- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “O (Hızır), kuru bir yere oturdu. Sonra, peşinden oradaki otlar yeşerdi.” buyurmuştur.

Kasas 28/86 âyeti celîlesinde rahmetin vahy olduğu, yine Kehf 18/82 âyeti celîlesinde ise “kendi reyimle yapmadım”buyurularak vahye (nass) işaret edilmekte ki Hızır (Aleyhi’s-Selâm)’ı peygamber sayanlar olmuştur.

-- “Musa ona: sana öğretilenden (İlâhî nass, Muradullah), bana, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tabî olayım mı? dedi.” (Kehf 18/66)

Tasavvuf: Tevhidî Tefekkürün; Tasavvurdan (zihni şekillendirme, hayâl kurma) Tahkike ve Tasdike geçişi için izlenen İlim Yoludur.

Hızır (Aleyhi’s-Selâm) Mürşid, Musa (Aleyhi’s-Selâm) Murid...

Mürşidin (Hızır Aleyhi’s-Selâm) nezdî rahmet ve ledûnî ilim sahibi kılınışına ve Mürîdin (Musa Aleyhi’s-Selâm); gayretkeşlikle ömür pahasına da olsa canla başla arayışına, emredilene sadakatına, mütevâziliğine, kayıdsız şartsız ve tam teslim olma niyetiyle bilinçli olarak yola çıkıp kendisini rüşde (ebedî erginliğe) erdirecek ilâhî ilmi izinle istemesine, ilmin dışında istekte bulunmayışına ve tâbi’ olacağını peşin peşin bildirmesine ve kısacası edebine hayrân kalıyoruz.

--- “Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe (bileliğe) sabredemezsin. (iç yüzünü) kavra-yamadığın bir bilgiye nasıl sabredeceksin?” (Kehf 18/67-68)

Aklın alışkanlıklarıyla, naklîn nazargâhını seyir ve anlamanın zorluğu...
Eşyânın (şeylerin) hakikatına, ham akılla değil de nakl ile eğitilip öğretilip ve ilâhî aşka dönüşmüşüyle bakılabileceği anlaşılıyor.

Bu ise tasavvuftur.

Akılla ihata olunamayacak, tam kavranıp anlaşılamayacak şekilde haber verilen şeye, ledûn ilmine, müdahale ve mücadeleye kalkışacağı için, işin zorluğu başında bildiriliyor!

Musa (Aleyhi’s-Selâm) söz verip:

--- “Musa: “ALLAH dilerse (İnşâallah), beni sabreder bulacaksın. Sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim.”dedi.” (Kehf 18/69)

Samimîyyet ve ciddîyetle İnşâallah gayret göstereceğim buyuruyor.

--- “(Hızır da) Eğer bana tâbi’ olacaksan (uyacaksan), sana o konuda bilgi verinceye (anlatıncaya) kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma! dedi.” (Kehf 18/70)

Kemâlâtın peyder pey ve zamanı gelince olacağı ve sabır...

Öyle ya anasından yeni doğan bebeğe en iyisi ve faydalısı ana sütüdür.

Akıl: “bal pek iyidir”dese bile henüz çok erken, geçersiz ve zararlıdır...

--- “Bunun üzerine yürüyüp gittiler. Nihâyet gemiye bindikleri zaman o (Hızır), gemiyi deldi (yırttı, yaraladı). Musa: “Halkını (içindekileri) boğmak için mi onu deldin? Gerçekten (andolsun) sen (ziyânı) büyük bir iş yaptın!” dedi.” (Kehf 18/71)

--- “(Hızır): Ben sana, benimle beraberliğe sabredermezsin demedim mi?” dedi. (Kehf 18/72)

--- Musa: “Unuttuğum şeyden dolayı beni muaheze etme (yakalayıverip suçlama). Şu işimden dolayı bana zorluk çıkarma (güçlük yükleme) dedi.” (Kehf 18/73)

Bâtına vakıf olmayan mürîd zâhire hükmettiğinden dolayı özür diliyor.
Seyr-ü sülûke devâmını istiyor.

Yolun ve bileliğin şartı olan karışmayıp seyretmeyi ve sözünü unuttuğunu bildiriyor.

--- “Yine yürüdüler. Nihâyet bir erkek çocuğa rastladıklarına (Hızır) hemen onu öldürdü. Musa dedi ki: Tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmaksızın (kimseyi öldürmediği, kısası hak etmediği halde) katlettin haa... Gerçekten sen fena bir şey yaptın!” (Kehf 18/74)

Mürşid ve mürîd; seyr-ü sülûkle bir başka makama intikal ettiklerinde,mürşidin bâtını tasarrufuna (kötü ahlâkı öldürmesine) mürîd yine zâhiri görüşüyle itiraz etti.

Ve şiddetle şerîata karşı iş yapmakla suçladı.

Dikkat ediniz ki akıl (fetâ, köle) orada olduğu hâlde hiçbir şeye karışmıyor.

Yolda yardımcı olan akıl nakle kavuşunca susuyor.

--- “(Hızır): Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin demedim mi? dedi.” (Kehf 18/75)

Bu âlemi sadece yiyip, içip, gezip dolaşmak sanan ve esas Muradullahı anlayamayan, Emrullahın nedenini çözemeyen mürîdin meselenin özüne ârif olmadan sırra ve bileliğe sabredemeyeceğini mürşid tekrar hatırlatınca:

--- “Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürülebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.” (Kehf 18/76)

Mürîd; elinde olmadan ve kendi oturduğu yerden gördüklerini hak ve hayr sanmasından dolayı yaptığı ağır suçlama ve i’tirazın farkına varıp bir daha bir şey sorup bir şey istemeyeceğini, özür sınırını aştığını, bunun açıkça ortaya çıktığını ve tekrarlar ise mürşidinin kendisine sahib çıkma hakkını kaybedeceğini anladığını bildiriyor.

Dikkat ediniz ki refik (yol arkadaşı) kelimesi değil de:

“Tusahibni: senin bana sahibliğin, benim sana sahabeliğim” son bulacaktır diyerek bunu anladığını (tebellüg ettiğini) beyân ediyor...

--- “Yine yürüdüler. Nihâyet bir karye (köy) halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak, köy halkı onları misâfir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrultu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi...” (Kehf 18/77)

Mürşid ve mürîd ilâhî yolculuklarında bir beldede bir köye (kalb) intikal ettiler.

Bu köy ve halkı perişandı.

Kendilerinde tâam (yiyecek-rızık) istediklerinde misâfir etmekten kaçındılar.

Mürşid buna rağmen gördüğü yıkılıp enkaz haline gelen ve ancak temeli yerinde duran bir duvarı (kişinin tevhidi) ayağa kaldırdı.

Mürîd; Mürşidinin bu işe ücret almamasına yine i’tiraz etti.

--- “(Hızır) Şöyle dedi: “İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.” (Kehf 18/78)

Rıza yolu olan tasavvuf seyr-ü sülûkünde üçüncü i’tiraz ipi kopardı.

Mürîd üç kere sözünden cayınca, ilk sözünü unutunca ve sabredemeyince araya ayrılık girdi.

Artık mürşid; mürîdine aynanın arkasını (sırrın gerisini, bâtını) anlatıyor:

İyi dinleyip, iyi anlayıp ve iyi faydalanmak lâzım.

Bir masal sanma sakın...

Bizler şu anda bu hayatın içinde, bunları yaşayıp duruyoruz ve her nefes kayda alınıyor ve imtihan oluyoruz...

Bilsek de bilmesek de istesek de istemesek de gerçek budur...

Bu filmimizi mahşer meydanında hesab sahasında abir defa daha izleyeceğiz.

Te’vil: iş ona vardı dayandıysa işin iç yüzünü anlatmak. O şeyi aslına döndürüp sonucu açıklamak

--- “Gemi var ya; O, denizde çalışan yoksul kimselerindi, Onu kusurlu kılmak istedim. (Çünkü) onların arkasında (ya da önünde), her (sağlam) gemiyi gasbetmekte olan bir kral vardı.” (Kehf 18/79)

Âyeti celîledeki;

Verâ: zıd anlamlı kullanılabilen bir kelime olup arka ve ön demektir. Ötede olan (kolay görülemeyen).

Şu âyet-i celîlede de geçmektedir:

--- “Önlerindeki o çetin günü bırakırlar.” (İnsan 76/27)

Mesâkin: zavallı miskinler. Ancak, çalışırsa ve emek verirse ekmek bulabilen yoksullar.

Hatırlarsan mürîd, mürşidine; yaşamın maksadı olan Muradullah’a ulaşabilmek için Emrullah’ın işlenmesindeki yolda, neler yapıp yapmaması hususunda ledûn ilmini (bâtını) öğretmesini istemiş, mürşid de şartlı olarak kabul edip ondan söz almıştı.

İlk makamda: İnsanoğlunun imtihana çekildiği binbir fırtınaların koptuğu Hayat Denizindeki “BEDEN GEMİSİ”ne biniyorlar.

Beden, basit bir madde ve mânâ topluluğu gibi görülse de; dünya, din ve âhiret bu gemide yaşanır, elde edilir veya kaybedilir. Muazzam ve mübârek bir imtihandır, kulluk imtihanı.

Beden gemisinin miskinleri (organları olan el, ayak, göz, mide, kalb, hücre, akıl, zihin v.s) kendileri kendi ihtiyaçlarını kendi içlerinde temin edemeyip hayat denizinden temin etmeye mecbur ve me’mur olan yoksullardırlar.

Bir uçtan bir uca bu hayat denizinde maddî-mânevî rızık peşindedirler. Vasıfları açık ve kulluğun Acziyet, Fakriyet, Zillet ve İlletiyle mevsufturlar (sıfatlanmışlar).

Âcizdirler ki canı çekerseniz, muhteşem vücûd leş yığınına dönüp; dirilik ve hârikalığını kokuşmuşluğa bırakır. 3 gün bir şey yemese ne akıl kalır ne de sabır.

İnsan leşini dahi yiyebilir.

Zillet içindedir ki bir grip virüsü bile yere serip, yerle bir edebilir. Hülasa herşeye muhtaçtır.

Bir lokma ekmeğe, bir yudum suya, bir kıvılcım enerjiye ve bir nefes havaya...

Bu Beden Gemisinin yürümesi Yaratanın şartıyla mümkündür.

Ruhun, kalbin ve nefsin, emredilen yerdeki muradedilen Rızaullah hedefine olan yolculuğunda önlerinde, kendisine (imtihan gereği) izin ve imkanlar verilmiş azılı, azgın ve merhametsizliğin ta kendisi olan bir yol kesici, soyucu, saptırıcı ve ebedî olarak mahvedici amansız düşman iblis’in ordusu olan şeytânlar beklemektedirler.

Bunu ledün (öz) ilmiyle bilen mürşid; Beden Gemisini şeytânın şerrinden korumak için ona ait işlerde kullanamaz hale getirip Tevhidi Terbiye ile şeytân için kusurlu ve mahsurlu, Rabbü’l-âlemin için ise mükemmel hale getiriyor.

Her birisi insanoğluna ilâhî emânet ve ni’met olan gemi ve içindekileri, Şerîat-ı Garra olan Şerîat-ı Muhammedîye metoduyla koruyor.

Hakkı ve hayrı gören, bâtılı ve şerri görmeyen bir göz, şeytânın ne işine yarayacak...

Çünkü bu âlemde insanoğlu için iki hizib (bölüm) var...

Hizbullah ve Hizbuşşeytân!

Mürşid; Mürîdine: “Bu geminin kullanım şartnamesi, Şerîat-ı Muhammedîyye olan Akvâli Muhammedîyyedir. O ise Kur’ân-ı Kerîm ve sahih hadislerdir” diyor.

Sıbgatullahla (ALLAH (celle celâluhu) boyası) boyanmış ve gönderine:

“Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammede’r Resûlullah” sancağı çekilmiş bir gemi selâh ve felâhtadır.

Yoksa; yedi renkli “Benlik Bayrağı” ile yola çıkıp, yalan rüzgarlarıyla yol olan ve haram enerjisiyle işleyen bir bedeni, eşkiyâların başı, her nefes başında beklemektedir.

Çünkü işi budur. İzinlidir ve yeminlidir...

Rabbü’l-âlemin ile restleşmişler ve karşılıklı restlerini görmüşlerdir...

İş, bizlere, Rabbü’l-âlemin’in kullarına, ezel sözümüzü tutmaya ve bu beden ve içindekileri şeytânlara yem ve av yapmamaya kalmıştır...

--- “Erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mü’min kimselerdi bunun için çocuğun onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.” (Kehf 18/80)

Rehika: sefih, ahmak ve câhil olmak. Günâha dalıp boğulmak. Küçük küçük câhilliklerle sonunda zıvanadan çıkarmak...

Gülâm’a gelince: İkinci Letâif olan NEFS...

Bu erkek çocuğun (nefsin) aslı-astarı ve babası-anası, ebeveyni mü’minler idi.
Baba gibi olan Ruhun, ana gibi olan Kalbin asl ve temel özellikleri ezelden imânî oluşlarıdır.

Gülâm: Bülûğa eren genç delikanlıdır.

Su gibi hayra da akar, şerre de.

Ne varki hayat imkanında meyli alçaklığadır, tıpkı su gibi...

Fıtrî yapısı gereği NEFSin;

Hududullahı aşıp azgınlık yapmaya meyilli hevâ-hevesinin, bâtıl ve şerre giden cehâlet dallarının kesilip, öldürülüp; Hududullah içinde Muradullah’a ulaştırıcı kemâlât dallarının dirilmesi...

Önce tuğyan ki Emrullah’ı tanımama, keyfî ve hevâî bir yaşayış ve sonunda şeytânî küfür, yâni inkâr...

Mürşid; Muhammedî Merhametiyle endişe edip bir ağaç budarcasına; sapık, azgın ve küfür tohumu üretecek dalları öldürüyor ki ashab-ı şimâl olmasın...

Bunu yapmasına sebeb ise, şeytânî dalları kesilen kişilik ağacının rahmânî dalları Muhammedî Neş’e ile dirilip yeşersin ve ashab-ı yemin ağacı, tevhid tohumları versin...

Yoksa nefs, muhterem ana-babasının fıtrî evlâd sevgilerini istismar ederek onları da küfre çekip götürecekti.

Zirâ onların geleceği, nesli idi...

Âyeti celîlede kullanılan kelimeler hâşâ rastgeleye değildir.

Gülâm: Kanı kaynayan delikanlıdır.

Fıtraten var olan taşkınlık, keyfilik, egoistlik, şehvet perestlik haliyle mevcûddur.

İgtilâm da gülamdan türer ve cimâya (cinsî temasa) çok düşkün demektir.

Nefsin yasaklanan pis huylardan tezkiyesi (temizlenmesi) tasavvufun hedefidir.

Çünkü nefs imtihan oyununun başrol oyuncusudur.

Kazanırsa herkes kazanır, kaybederse herkes kaybeder.

İnsan ruhunun ve kalbinin aslen bildikleri; hak ve hayırda merhamet edileceği, bâtıla ve şerre merhametin edilmeyeceği bilinen bir gerçektir.

Akl-ı selim sahibi bir ana-baba, karnında öldürücü bir ur olan çocuklarını hakkıyla hâzik ve saîd bir hekime; karnını yarıp içindeki küfür urunu çıkarsın diye rızaları ve elleriyle teslim ederken, azgın ve şâki birisinin toplu iğne bile batırmasına rıza göstermeyip canlarıyla siper olurlar...

Hep söylüyoruz, yine de söyleriz...

Mürşid, Muhammedî bir hekim olmalıdır. Nalbant değil...

Yetkisini Rabbü’l-âlemin (celle celâluhu) ve Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den almalı ki yetkisi,etkisi ve faydası olsun. Yoksa dededen, babadan pederşahî intikal eden yarım yamalak, saçma sapan nefsî ve içi boş sözlerle, bizlere ancak nalbantlık yapar...

Ve mâalesef âhir zamanda böylesi pek çok... ALLAH korusun!.. Kader, Kaderullah...

Hidâyet Hidâyetullah için dua ederiz.

İşte mürşid; şimâl (uğursuz) dallarını kökünden kazıyınca, bâtıl ve şer kökünden kuruyunca, insan ağacı yemin (sağ, uğur, baht) dallarını arşa uzatıyor.

Usta bir bahçivan gibi, İlâhî emânet olan Ümmet-i Muhammedî tertemiz kılıyor, buduyor ve hayat veriyor.

Çünkü Muhammedîdir.

Muhabbete ve Merhamete me’mur ve mecburdur.

Nefsî, keyfî ve ücretle değildir.

Hedefinde, Rızaullah ve Cemâlullah vardır. Ve bilir ki bu hedefe Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kalbine girmekle ulaşılır.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e tüm letâifleriyle teslim ve tâbi’ olarak ALLAHÜ ZÜ’l-CELÂL’e istikâmet bulup tâbi’ olabilir...

Dünya şakşukasına ve şaşkınlığına sapanlar ise musalla taşına düşmeden göreceğini görür.

Ancak ALLAH Korusun; şeytânı sevindirmiş, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i üzmüş ve kendisini ise hüsrana düşürüp kârı bırak anadan iflas ettirmiş olur...

Şuûr, şuûr, şuûr!...


--- “(Devâm ederek): böylece diledik (istedik) ki RABB’leri onun yerine kendilerine, ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin!” (Kehf 18/81)

Öldürülene bedel olarak, sistemin sahibi Rabbü’l-âlemin; onlara, ondan daha hayırlısını ve temizini versin.

Hayr ma’lûm.

Zekâ’ ise, saflık, duruluk, hâl düzgünlüğü ve kötü ahlâktan arıtılmışlık...

Hayr, hemen görülen iken; zekâ’,ilerde görülür.

Diken tohumunun diken vereceğini önceden bilmek gibi...

Kansere sebeb bir sivilcenin ehlince önceden keşfi ile temizlenme gereği gibi...

ve akrebe ruhmâ: ve şefkâte, merhamete, rahmete daha yakın ve lâyıkını versin...

Göz süruru nesil olsun...

Endişe etmesine sebeb ise; naklle, akla bildirlen ilâhî ölçülerdir, emir ve yasaklardır.

--- “Duvara gelince, şehirde iki yetim çocuğun idi; altında da onlara ait bir hazine vardı; babaları ise iyi bir kimse idi. RABB’in istedi ki o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve RABB’inden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ben, bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte hakkında sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur.” (Kehf 18/82)

Cedere fiili: lâyık ve ehil kılmaktır.

Dikkat et ki köşk buyurulmayıp cidar buyuruluyor.

Önceki âyet-i celîlede harab olmaya yüz tutan kalb kariyesi (köyü), bu âyeti celîlede Medine (Hakkın ve hayrın üstün kılındığı medenî makam ki, Resûllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Medine’si gibi) buyuruluyor.

Nefs, ruhun önderliğinde bu makamlara ulaşırsa karye Medine’ye dönüşüyor.
Aynı yerde Muhammedî güneş doğunca gece, gündüz oluyor.

Bu iki yetim gibi henüz kemâlât, cehâlet ayırımını tam yapamayan, büluğa ve rüşde ermemiş olan kişinin âhirete ve ezele dönük yüzü gibi olan ruhu ile dünyaya ve ebede dönük yüzü gibi olan nefsi; kendi ayakları üzerinde durup, akıllarını başlarına toplayıp, el ele ve sırt sırta verip, tahkik tevhidle el birliğiyle canla başla yaşayış işinin şuûruna erip, hakkın ve hayrın şâhidi olduklarında; celâl ve cemâl cem’i olan cidarın temelindeki kendileri için lâzım ve lâyık olan tevhid hazinesine ulaşıp, ahret ve dünya arasındaki berzah olan kalb kariyesini Muhammedî ve Medenî Medine Şehri haline her yönüyle getirip mâ’mur kılsınlar.

Sâlihlerin bırakacağı hazine İLİM VE İRFÂNDIR.

Edeb ve erkândır...

Kırk katlı apartman değil...

Sâlih: Hakkta isâl eden (akan) sulh ehlidir. İslâh edicidir...

Muradullah, açık ve net olarak kullarının kendi dilemeleriyle, akıllarının rüşde erip (hidâyetle) kendi kaderlerinde olan Ni’metullahı kendi emekleriyle günü gelince kendi mülklerinden çıkarmaları yönündedir.

Onlar rüşde ermeden ve güçlenmeden hazine ortaya çıkıp yağmalanmasın diye camdan köşk olan kalbin iç yüzü (bâtını) sırla kaplanıp dışardan içi gözükmüyor...

Bakan ise değil içerdeki hazineyi sadece kendini görüyor...

Mürîdin hazinesini ve sırrını mürşid, sebeb olarak, koruyor...

Çocuklar ilerde nerden bilecek hazineyi dersen, Tevhid Tebliğcisi Muhammed (Aleyhi’s-Selâm) günde yedi kez ilânât yapıyor (Teheccüd-Sabah-Duhâ-Öğle-İkindi- Akşam-Yatsı), o gündür bugündür...

Dağlar taşlar inliyor ve her zerre dinliyor da; âhir zaman yorgunu, keyfinin tiryâkisi, ve nefsinin insafsız zulümkârı insanoğlu (yâni, bendeniz) ya duymuyor ya da umursamıyor...

Veya ALLAH (celle celâluhu)’nun izni ile duyuyor ve derhal uyuyor. Teslim ve tâbi’ oluyor ve Muhammedî Meşhere (teşhir yeri,sergi) katılıyor...

Bu duyuş ve uyuş özelliği ve güzelliği ise, her canda fıtraten mevcûddur.

ALLAH Teâlâ âdildir.

Ancak; kul, kullanır veya kullanmaz.

Bakınız:

“Rahmeten mi’r Rabbike: bu, RABB’inden bir rahmet olarak!”

Mürşid: olanları, sonuçlarını, sırlarını, derunî ve ledûnî ilmi, hepsini “Senin
RABB’inden (senin için) bir rahmet olarak!” buyurarak kendisi,
Rahmetenli’l-âlemin olan Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bir hizmetçisi olarak kenara çekiliyor...

Emrullah ve SIRRı olan Muradullahın rahmetten ibâret olduğunu vurguluyor...
Rahmetullah görülsün diye var edilen sistemde, bu maksada hizmeti beyân ediyor.

Böyle buyurması da yetmiyor ve mürîdini kesin kanâatını mutmaînneye ulaştırmak için:

“Ben bunları kendiliğimden yapmadım.” buyuruyor.

“Bunlar benim nefsimin emriyle olan işler değil.

Emir, vahiyle Rabbü’l-âlemin’dendir.

Fiiliyatı benden sanma.

Beni, fiilimi hatta düşünebilmemi bile takdir edenin emriyle işledim...

Yoksa kendi işimden, kendiliğimden değil...”

Bir başka zevk tarzı olarak da:

Kulluk İmtihanı gereği halkedilen Nefs-i Emmâre ahlâkı tek kelime ile Şerîattullahta da reddedilen ve şeytana arkadaş kabul edildiğinden Nefs-i Emmareyi biz kendini kral ilân eden gasbçı olarak düşünebiliriz.

Öldürülen çocuğu Nefs-i Levvâme, hazinelerin sahibi iki yetimi Nefs-i mülhime ve Nefs-i Mutmaînne olarak zevk edebiliriz.

Hazineleri ise Hakikat-ı Muhammedîyye ’dir.

İşte Hakka (emânete), hayr (ni’met) ile yapılan seyr-ü sülûk seferinde:

Şerîatta Beden Gemisinin Terbiyesi;

Tarikatta Nefs Çocuğunun Tezkiyesi;

Mârifette Kalb Kariyesinin Tasfiyesi ve

Hakikatta Ruhî Sırrın Te’vili olan Tecliyesine (tecellî edişine)

Sabretmekte zorlandığın, yalnız başına güç getiremediğin hususların, varıp dayandığı sonucun zevkî izâhı budur...

Neticede herkes kendi hazinesi olan alın yazısı levhasına ulaşır, dilini öğrenir ve okursa, gereğini yapar...

Bu dili ise, baş öğretmeni Muhammedü’l-Emin Aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm öğretmektedir.

Kader, Kaderullahtır ve değişmez.

Ancak kula emredilen, hakkı ve hayrı tercih edip, irade-i cüz’iyesiyle azmedip ve gerisini El VELÎYYÜ’l-VEKÎL (celle celâluhu) olan Rabbü’l-âlemin’e bırakıp vekil kılmaktır...

Ve unutma ki kullar için;

Mürşid-i Muhteşem ve Mübârek TEKtir ve Muhammed (Aleyhi’s-Selâm)’dır.

Dar kafalı, dünya ile arası iyi olan ve âhirette de tuzum kuru olsun diye çabalayan kardeşlerimden bize kızanlar ve öfkelenenler olacaktır.

Hep arz ediyorum ki:

Biz, Kur’ân’ın içindekileri; gözlerimiz, kalbimiz gibi, hakka ve hayra, maddî ve mânevî kullanalım diye inzâl buyurulmuş Ni’metullah biliyoruz.

Bilmek, bulmak ve olmak için şifâlı ve şerefli Nurullah olduğuna inanıyoruz.

Ellerimden de öte, bizim olduğuna inanıyoruz.

Her harfinin hükmünü anlayıp yerine getirmeye can atıyoruz...

Etrafı surlarla çevrili, kapalı ve girilemez olan kişisel kaleler olarak kabul etmiyoruz...

Kur’ân-ı Kerîm; kâfirlere de açık, kâinât gibi...

Herkes için ortadadır ve giriş ücretsiz ve serbesttir.

Çünkü, giren;

İhânet, Dâlalet, Cehâlet Ve Gaflet Ehli, en azından müslim çıkar!

Müslim giren isi, Mü’min-i Billah çıkar...

Herkes aklı kadar anlar ve zâten o kadardan da sorumludur...

ALLAH (celle celâluhu) rahmet eyleyip razı olsun nice Muhammedî Âlimlerimiz, nice kıymetli eserler bırakmışlar...

Kendi mîrâsımız ve malımız gibi kullanıp faydalanıyoruz.

“Benim, senin, onun” da demiyoruz.

Çünkü biz, bir bütünüz ve Muhammedîyiz...

Herkesin de fıtraten ve zâten Muhammedî oluşunun şuûruna ulaşmasına maddî-mânevî, ücret düşünmeden, sırf Livechillah ve Rıza-i Resûlullah için İnşâallah son nefese ve Cennet-i Naim ‘ e kadar hasbî hizmetçi ve hademeyiz...

Arz ettiğim gibi irticâlen yazıyorum.

Bu satırlar bu nefeslerin, ilhâmı, anlayış ve arz edilişidir!

Biraz sonra ise, biraz sonra doğanlar gelir...

Eksik-fazla olabilir...

RABB’imiz; i’tidalde, hakta, hayırda ve rızasında kılsın.

22 âyette zevk ettiğimiz âyeti celîlelerin meâllerini tefsir âlimlerimizin tefsirinden özellikle arz ettim.

Sözün zâhiri ve aslı budur.

Ancak Tasavvuf Bâtın İlmidir.

Hikmet İlmidir.

Anlayış ve Yaşayış İlmidir...

Mürîd sensin, benim veya bir başka kuldur ve BİZ-İZ...

BİZ ise mutlâk Muhammedîyiz hamd olsun...

Mürşidimiz ise Muhammedü’l-Muhtar (Aleyhi’s-Selâm)’dır...

Hâşâ, Hızır (Aleyhi’s-Selâm)’ın yerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i,
Musa (Aleyhi’s-Selâm)’in yerine seni, beni koymak değil!...

Mürşid-Mürîd anlatılıyor!...

Bu âyeti celîleler, çocuklara masal anlatılır gibi bir maksadla hâşâ inzal buyurulmadı...

Uyan ve iyi bak...

Bu kâinâtta maddî olarak maksadsız bir zerre ve zerresiz bir boşluk bulabildin mi?

Uyan ve iyi bak!

Bu yüceKur’ân-ı Kerîm’ de maksadsız nokta ve noktasız (asl) bir harf var mı araştır?

Her harfin, noktanın yürümesinden doğan sır küpleri olduğunu unutma...

En iyisi Sûre-i Mülk’ü, alıcı gözle bir daha oku azîz dostum!..

Link: .: Muhammedinur :. - KEHF SÛRESİ ’NİN TASAVVUFÎ ZEVKİ (http://www.muhammedinur.com/modules.php?name=News&file=article&sid=377)



http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=63014

reddulevham
15-11-2011, 13:48
Üstadın bahsettiği bu hakikat ne olaki acep?

AynAlı
15-11-2011, 15:27
Bu zamanın tarikatları iki hizmeti de beraber götürmektedirler. Bazı cemaatler gibi showlarla, büyük puntolu reklamlarla yapmazlar o ayrı..hangi reklamlardan bahsediyorsun sayın talip? cüppeli hoca hergün tvlerden?

talib
15-11-2011, 15:50
Tek olan Kur'an'dır, Hz. Peygamber'dir. Onun haricinde İmamı Azam hz.lerinin dahi bazı görüşlerine karşılık biz talebelerinin sözü ile amel ederiz. Yani bir alimin bir tek sözü ümmeti bağlamaz, ancak kendi bağlılarının hakikatidir! o. Olabilir. Biz ümmetin ulemasının, meşayhinin icmasına bakarız.

reddulevham
21-11-2011, 15:31
Tasavvufun dört kapısı:

1- Şeriat Kapısı
2- Tarikat Kapısı
3- Marifet Kapısı
4- Hakikat Kapısı

Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.

Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş;

"Efendim bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"

"Şimdi bak karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş.
Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at sonra gel sana anlatayım."

Öğrenci gitmiş birincinin ensesine bir tokat atmış.
Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana'nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş
geri dönecek ama hocasına itaat var.

Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat atmış. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış.
Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.

Öğrenci devam etmiş üçüncüye de bir tokat atmış.
Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.

Dördüncü tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
Öğrenci Mevlana'ya dönmüş olanları anlatmış.

Mevlana; "İşte sana istediğin örnekler....
— Birinci şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için tokadı yiyince kalktı aynısını sana iade etti.

— İkinci tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı tam tokadı iade edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "Sana kötülük yapana bile iyilik yap". Onun için döndü oturdu.

— Üçüncü marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir inanır. Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.

— Dördüncü hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile...

Şimdi bu temsile göre zamane tarikat ehli bunun neresindedir? Nurcular hakikatın neresindedir?

cemaliii
23-11-2011, 23:05
zaman bal gibide tarikat zamanıdır:)

talib
23-11-2011, 23:09
Rekabet edecek tarikatları ve Allah dostlarını buldular. Neden? Çünkü hakikatin yolları onlar.

Hiç pazar malına rakip çıkar mı :)

Ya da insan neden kendine bunu rakip olarak seçer. Yap hizmetini, gerisini Allah'a bıraksana :)

Tasavvuf İslam'ın özüdür. Özle mi derdiniz?

Tarikatı mana veriyor münkir, sonra bu zamanda olmaz deyip, işte gördünüz mü, ispat ettim diyor :)

Bu zamanda ne olmaz? Sami Efendi olmuşsa, Abdülbaki Efendi olmuşsa, Gönenli olmuşsa, daha binlercesi, onbinlercesi, yüzbinlercesi, milyonlarcası olmuşsa, demek oluyor. Ve Peygamber Efendimiz olur diyorsa, O-LA-CAK-TIR :)

Münkirler çatlasa da patlasa da..

Itri
24-11-2011, 07:58
10 yıldır yazarız biz bu konularda, çoğu grupla tanışıklığımız vardır yakından, kim ne der biliriz, sizi gibileri de çok gördük. Bir yerlere kafalanmakla bu işler olmuyor. Itri misal tipleri 10 yıldır biliriz, özellikleri karakterleri aynıdır. Münkir edebiyatını abilerinden duydukları sürdürmek isterler. Siz de lafa gireyim dediniz ama ortada kaldınız, ne sizin ne de onların oturup madde madde konuşabilecek ilmi, akli dirayetleri yoktur. Laf çorbasına dönüşür ancak iş. İnkarın savunması zor olur. Sizin ki anlayış eksikliğinden ortada kalma biraz. Yoksa Itri gibi evliyaullahı yalancı addeden, katıksız münkir edanız yok. Aklınızın seviyesine veriyorum ancak. Durduğunu yerden kendinizin haberi yok.

Kendinin "terbiyesiz" olduğunu kabul eden kişinin başka sözlerine itibar edilmez.
İstediği kadar "sallama" hakkına sahiptir.

Itri
24-11-2011, 08:02
zaman bal gibide tarikat zamanıdır:)

İşte bu..
tartışmaya gerek yok.
Biz gerek olmadığına, çünki üstadın hem sözü hemde hayatının sonuna kadar yaşantısıyla bunu gösterdiğine inanırız. Sadece biz değil, nurcuların %95 i buna inanır.

Tarikatçı arkadaşlarda gerek olduğuna inanır.
O zaman tartışmaya ne gerek var ki,
Siz yolunuza, biz yolumuza...

talib
24-11-2011, 08:19
Adam hem ben inanmam der münkirlik eder, hem de bir şey bilirmiş gibi içerisindeki pisliğe şahit etmek ister herkesi :)

Dut_agaci
24-11-2011, 09:20
Bi gün, birine, bi soru sorduydum.
"Allah c.c. dostları Rasurullah sav Efendimiz ile ne sıklıkla görüşür?"

"Bir Allah cc dosta, 24 saat içinde, Rasurullah sav Efendimiz ile, bir kez dahi olsa görüşemiyorsa, çıksın daha eşkıyalık yapsın" dedi, dedi rahmetli Muhammed Raşid Erol k.s. için.

dedim, "habersiz olabilirler mi?"

"Rasurullah sav Efendimizden habersiz adım atmazlar" dedi.

talib
24-11-2011, 09:26
Ladikli Ahmet Ağa hz.leri der ki -bu zat yedilerdendir ve Hızır aleyhisselamın yardımcısıdır-, Sami Efendi h.leri irşad icazetini Peygamber Efendimiz'den almıştır.

Şimdi yeni yetme tipler çıktı bu zatların ve Hz. Peygamber aleyhisselamın yollarını akıllarınca inkar etmek derdindeler :) Bana göre -o kim oluyorsa- bu zaman tarikat zamanı değilmişmiş :) Saidi Nursi hz.leri için demiyorum bunu, o başka maksatla öylesinde söylenmiş bir sözdür. Bu sözü kendisine hayat gayesi edinmiş ufak beyinler için diyorum.

İyi de güzelim, kemalistler inkar etti, sen inkar ettin, eline ne geçti. Menzil'e giden milyonlarca insanın önünde durabildin de geri çevirebildin mi, tarikatla müslüman olan milyonların imanını çalabildin mi, Allah Allah diyen dilleri ve kalpleri susturabildin mi, Hz. Peygamber'in yolundan daha güzel bir yol ortaya koyabildin mi, Allah Dostlarını yalancı addeddin de eline ne geçti?

Minik ufak tıfıl papağanlar..

agbi
24-11-2011, 09:34
KONUYU SAPTIRMAYIN

Zaman TARİKAT zamanı değildir sözü zamanı

EZAN ın Türkçeleştirildiği & Kuran Öğretmenin suç sayıldığı & Kuran okunurken Üç kişinin birlikte olması suç sayıldığı , camilerimizin AHIR olarak kullanıldığı ve Kubilay olayının olduğu zamandı.BU ZAMANDA

Peygamberimiz sav ilk islamı yayma yöntemi uygulandı açıktan değil gizli gizli bunu fark eden Güya MİLİ ŞEF önlem aldı Kaynak olan Üstad ı takip etmesi için DEVLET sahip olduğu üç helikopter den birini takip için görevlendirdi.

Şuan da bunları iddia ederek SİYONİZM in en korktuğu Mahmmud efendi cemeati ile F.Gülen cemeatini karşıı karşıya getirmeyin BİLMEDEN FİTNE üretmeyin.

Gerçek anlamda tarikat düşmanları ile karşıtları ile mücadele edin ki göremiyorum bu konularda sizleri

talib
24-11-2011, 09:38
Senin nurcu kardeşlerin diyor bu zaman da tarikat zamanı değildir diye. agbi okuduğunu anlıyor isen yaz, az önce nurcu kardeşin biz nurcuların %95'i bu zamanda tarikat zamanı olmaz diye inanırız yazmış.

agbi
24-11-2011, 09:38
KONUYU SAPTIRMAYIN

Zaman TARİKAT zamanı değildir sözü zamanı

EZAN ın Türkçeleştirildiği & Kuran Öğretmenin suç sayıldığı & Kuran okunurken Üç kişinin birlikte olması suç sayıldığı , camilerimizin AHIR olarak kullanıldığı ve Kubilay olayının olduğu zamandı.BU ZAMANDA

Peygamberimiz sav ilk islamı yayma yöntemi uygulandı açıktan değil gizli gizli bunu fark eden Güya MİLİ ŞEF önlem aldı Kaynak olan Üstad ı takip etmesi için DEVLET sahip olduğu üç helikopter den birini takip için görevlendirdi.

Şuan da bunları iddia ederek SİYONİZM in en korktuğu Mahmmud efendi cemeati ile F.Gülen cemeatini karşıı karşıya getirmeyin BİLMEDEN FİTNE üretmeyin.

Gerçek anlamda tarikat düşmanları ile karşıtları ile mücadele edin ki göremiyorum bu konularda sizleri

Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

AKLINIZIN YETMEDİĞİ konulara girmeyin vede SİYONİZM in bu oyunlarına alet olmayın.SİYONİZM bu sıralar bu konuyu devamlı gündeme getiriyor.

talib
24-11-2011, 09:40
Ladikli Ahmet Ağa hz.leri der ki -bu zat yedilerdendir ve Hızır aleyhisselamın yardımcısıdır-, Sami Efendi h.leri irşad icazetini Peygamber Efendimiz'den almıştır.

Şimdi yeni yetme tipler çıktı bu zatların ve Hz. Peygamber aleyhisselamın yollarını akıllarınca inkar etmek derdindeler :) Bana göre -o kim oluyorsa- bu zaman tarikat zamanı değilmişmiş :) Saidi Nursi hz.leri için demiyorum bunu, o başka maksatla öylesinde söylenmiş bir sözdür. Bu sözü kendisine hayat gayesi edinmiş ufak beyinler için diyorum.

İyi de güzelim, kemalistler inkar etti, sen inkar ettin, eline ne geçti. Menzil'e giden milyonlarca insanın önünde durabildin de geri çevirebildin mi, tarikatla müslüman olan milyonların imanını çalabildin mi, Allah Allah diyen dilleri ve kalpleri susturabildin mi, Hz. Peygamber'in yolundan daha güzel bir yol ortaya koyabildin mi, Allah Dostlarını yalancı addeddin de eline ne geçti?

Minik ufak tıfıl papağanlar..

Bu söz yeterdir tüm münkirlere..

agbi
24-11-2011, 09:42
Senin nurcu kardeşlerin diyor bu zaman da tarikat zamanı değildir diye. agbi okuduğunu anlıyor isen yaz, az önce nurcu kardeşin biz nurcuların %95'i bu zamanda tarikat zamanı olmaz diye inanırız yazmış.

CAHİL DOSTUM olacağına AKILLI DÜŞMANIM olsun diye bir ATASÖZÜ vardır bu konuyu sizinle kaç kere istişare ettik.Üstadın Sami efendi ile irtibatını kaç kere dile getirdim.

Ha bunu diyen cahillerden sizin ne farkınız var ?

Bana göre sizde onlar gibisiniz KÖRÜKLÜYORSUNUZ.

Bu kadar Tarikatçı iseniz PUTKIRAN ve Co nun tasavvufla Budizm i eşit gösteren fikir konularında nerede idiniz.



Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

AKLINIZIN YETMEDİĞİ konulara girmeyin vede SİYONİZM in bu oyunlarına alet olmayın.SİYONİZM bu sıralar bu konuyu devamlı gündeme getiriyor.

Talib CAHİL le birlikte CAHİL olma

Bak F.Gülen in beyanı yukarıda.

talib
24-11-2011, 09:49
Ben bilmem agbi, o kardeşin ve onun beyanıyla %95 kardeşin tarikat münkiri imiş. Bunu diyenlere yok hayır ya, siz Allah dostlarını inkar etmezsiniz, onlara iftira etmezsiniz, yok cıks ağzından kaçmıştır bu söz mü diyeyim :)

Adamın kalbi bozuk ki ağzından salyalar akarak, bu zamdan tarikat olmaz diyecek.. Böyle tiplerle kardeş olmak da zor be agbi ama sen onları görmezden gelerek huzur içerisinde yaşayabiliyorsun.

Benim anlamadığım husus şu, bu tiplar açıkca münkirlik yaparken, hayatta en çok sevmesi gereken zat şeyhi olması gereken tarikat erbabı, nasıl bunların gazetelerini, dersanelerini destekler.. Akıl alası değil. Çocuğunu abilere gönderenler var, orada bu ıtri tipinde abiler görecek, orada ilk öğreneceği şeyh bu gibi tiplerin bir farz öğretir gibi zaman tarikat zamanı olmadığı sözü olacaktır. Dünyevi iki şey öğrensin diye çocuğun ahiretini hiç düşünmeyenler var. Ahir zamanın tarikatlıyım diyeni de böyle oluyor ya.. Tevbe Ya Rabbi..

Putkıran'a kaç defa yazdık ve samimi olmadığını yüzüne söyledik. Daha ne diyelim?

agbi
24-11-2011, 09:55
Ben bilmem agbi, o kardeşin ve onun beyanıyla %95 kardeşin tarikat münkiri imiş. Bunu diyenlere yok hayır ya, siz Allah dostlarını inkar etmezsiniz, onlara iftira etmezsiniz, yok cıks ağzından kaçmıştır bu söz mü diyeyim :)

Adamın kalbi bozuk ki ağzından salyalar akarak, bu zamdan tarikat olmaz diyecek.. Böyle tiplerle kardeş olmak da zor be agbi ama sen onları görmezden gelerek huzur içerisinde yaşayabiliyorsun.

Benim anlamadığım husus şu, bu tiplar açıkca münkirlik yaparken, hayatta en çok sevmesi gereken zat şeyhi olması gereken tarikat erbabı, nasıl bunların gazetelerini, dersanelerini destekler.. Akıl alası değil. Çocuğunu abilere gönderenler var, orada bu ıtri tipinde abiler görecek, orada ilk öğreneceği şeyh bu gibi tiplerin bir farz öğretir gibi zaman tarikat zamanı olmadığı sözü olacaktır. Dünyevi iki şey öğrensin diye çocuğun ahiretini hiç düşünmeyenler var. Ahir zamanın tarikatlıyım diyeni de böyle oluyor ya.. Tevbe Ya Rabbi..

Putkıran'a kaç defa yazdık ve samimi olmadığını yüzüne söyledik. Daha ne diyelim?

SİZ neyi bilirsiniz ki CAHİL e uyup CAHİL ce hareket etmekten başka.

Bak F.Gülen ün beyanını getirdim OKUMADINMI o Cahil gibi.

Ayrıca daha evvel aynı cehaleti sergiledin Yeni asya Cemeatinin yaptıklarını F.Gülen cemeatine enpoze etmekle.

Bak yeğenim yazdığın ortam sanal da olsa AHİRETTE hesabı vardır ben klavyede her harf e basarken bunu düşürüm.

Ergenekon davalarına bakarsan eğer İKİ SOSYAL KURUM var KORKTUKLARI Biri mahmud efendi cemeati biride F.Gülen Cemeati Erzurum Erzincan olaylarını irdele veya Leyla zanaların Genelkurmay a şikayetini.

Onlarda yetmedimi mehmet TALU Hocanın mahmud efendi nin F.Gülen ve Cemeati çin söylediklerini aktarmasını öğren.

talib
24-11-2011, 09:59
Ya Hu şu durumda, şu konuda sanane ve banane erenekon davasından. Bak burda canlı bir olay var. Senin Gülen'ci kardeşin münkirliğini açıkca ifade ediyor. Bana göre bu zamanda tarikat olmaz diyor. Böyle tipleri ışık! evlerinde görecek çocuklar. Onlara abi diyecek ve bu gibi tiplere aldanacaklar muhtemelen. Tabi aklı başına gelince, akıllısı bunları bırakacak, onlar gibi olan da papağan misal bu zaman da tarikat olmaz diye dolaşacak sokaklarda. Allah Dostlarına hava atar gibi :)

Mehmet Talu her müslümanın hizmetini öveceği gibi onların da hizmetini övmüş. Yoksa sor bakalım, zaman tarikat zamanı değil diyen tıfıl adamlar var bizde, bak bakalım ona ne cevap verecek.

Mahmud Efendi'nin cevabını yazayım sana. Bu gibileri vuslattan mahrumdurlar ;) Aldın mı cevabını şimdi :)

agbi
24-11-2011, 10:07
Ya Hu şu durumda, şu konuda sanane ve banane erenekon davasından. Bak burda canlı bir olay var. Senin Gülen'ci kardeşin münkirliğini açıkca ifade ediyor. Bana göre bu zamanda tarikat olmaz diyor. Böyle tipleri ışık! evlerinde görecek çocuklar. Onlara abi diyecek ve bu gibi tiplere aldanacaklar muhtemelen. Tabi aklı başına gelince, akıllısı bunları bırakacak, onlar gibi olan da papağan misal bu zaman da tarikat olmaz diye dolaşacak sokaklarda. Allah Dostlarına hava atar gibi :)

Mehmet Talu her müslümanın hizmetini öveceği gibi onların da hizmetini övmüş. Yoksa sor bakalım, zaman tarikat zamanı değil diyen tıfıl adamlar var bizde, bak bakalım ona ne cevap verecek.

Mahmud Efendi'nin cevabını yazayım sana. Bu gibileri vuslattan mahrumdurlar ;) Aldın mı cevabını şimdi :)

MADEM bu yazdıklarımın AHİRETTE hesabını verebilirim diyorsun o zaman sana diyeceğim yok.

Senin Gülen'ci kardeşin

Demişsiniz burası SANAL ortam ben dahil kim kim olduğunu bilen yok DİKKAT et örnek sende bir mesajında Mahmud efendi ile nefes alıyorum demişsin bildiğim kadarı ile tarikatta tek efendi ile nefes alınır ben osman efendi ile NEFES alıyorum ama Mahmud efendiyede büyük saygım var F.Gülen Hocam ise benim aksion ruhumu destekliyor.

Hadi bana müsade

TARİKATLARI ÇOK DÜŞÜNÜYORSAN onların gerçek düşmanları ile mücadele et. Müslüman kardeşlerinle değil.

talib
24-11-2011, 10:11
Hey gidi agbi hey.. Açıkca inkar edenleri görüyorsun da, onların inkarına karçı çıkıyoruz diye biz başlatmış oluyoruz. Aklın başında ise olayı doğru oku diyeceğim ama cemaat taassubu böyle bir şey.

Adamların ömrü bir sözü papağan misal tekrar etmekle geçer de biz itiraz edince agbi neden onlara karşısın der :) Ya ne edelim, bu çirkin nakarata he mi diyelim. Ben olsam bu münkir kardeşlere cevap verirdim, Allah Dostlarını pis ağzınıza almayın diyen bana değil ;)

alanyali07
24-11-2011, 10:29
Üstad hazretlerinin sözünü yanlış anlıyorlar bencede..Üstadın tarikat risalesi, tasavvufu ve tarikatı mükemmel anlatır..
Üstadın ayrı bir vazifesi vardı, Muhammed Esad Erbili hzleri "o vazifeli" diyor..Onun vazifesi de, ehl-i dalaletin en şiddetli hüküm sürdüğü zamanda milletin,gençliğin imanını kurtarmak için bir hizmet yolu açtı..Bütün gayretini o hizmet üzerinde yoğunlaştırması gerekiyordu..Kendi şakirtlerine de bu hizmet üzerine yoğunlaşmalarını teşvik amacıyla söylenmiştir..Yoksa tarikatı inkar etmek manasında asla değildir..Birçok tarikat şeyhiyle yakın ilişki içerisinde olduğu zaten biliniyor..Bazı kişileri tarikata yönlendirdiği de biliniyor..Mesela kendisine gelen İsmail Çetin hazretlerini tarikata yönlendirmiştir..İsmail çetin büyük bir tarikat mürşidi olmuştur..İsmail çetini(ks) en has bir Risale şakirdi olması içn de yönlendirebilirdi..ama demekki Onun tarikata hizmet etmesini istedi,o yoldan gitmesini istedi..Bunlar da unutulmamalı..

talib
24-11-2011, 10:32
İsmail Çetin Efendi'ye gönderdiğini hiç duymadım ama canlı şahitleri ile irşad ile vazifeli zat Sami Efendi hz.leri demiştir ve pek çok istidatlı zatı oraya yönlendirmiştir. Kutupluk tacının Sami Efendi hz.lerine verildiği manevi mecliste, Saidi Nursi hz.lerine risaleleri yazmak ve yaymak vazifesi verilmiştir. Ki hazret üçlerdendir, evliyanın büyüklerdendir. Hikmet kutbudur. Yine manevi mecliste Süleyman Hilmi Tunahan Hz.lerine, sen talabe okut denilmiş ve hazretin dünyanın pek çok yerinde kursları vardır.

alanyali07
24-11-2011, 10:35
İsmail Çetin Efendi'ye gönderdiğini hiç duymadım .
Hayır İsmail Çetin Efendiyi tarikata yönlendirmiş :)
İsmail Çetin hocaefendi ilk gençlik yıllarında Bediüzzamanın müceddid olduğunu kabul edip gidiyor ve Bediüzzaman Onu tarikata yönlendiriyor..İsmail Çetin de Abdülhakim Hüseyni hazretlerine gidiyor bildiğim kadarıyla..

talib
24-11-2011, 10:44
Hayır İsmail Çetin Efendiyi tarikata yönlendirmiş :)
İsmail Çetin hocaefendi ilk gençlik yıllarında Bediüzzamanın müceddid olduğunu kabul edip gidiyor ve Bediüzzaman Onu tarikata yönlendiriyor..İsmail Çetin de Abdülhakim Hüseyni hazretlerine gidiyor bildiğim kadarıyla..

Tamam, özür... Yanlış okumuşum o zaman. Hayatında gönderdiklerini bildiğim gibi, ki hayattadır bazıları, halen dahi manevi işaretle gelen nurcuları duydum..

Hepsini geçtim, tarikata bazı anlayışla karşı çıkmış tek tük insanlar çıkmış. Velev ki hazret de karşı çıkmış olsa -ki öyle değildir- bu hiç bir şeyi değiştirmeyecekti. Milyonların şahitliği yeter delildir. Bu milyonlar içinde nice veliler, salih mü'minler vardır. Manevi işaret alanlar vardır, manevi mecliste bulunanlar vardır, manevi vazife sahipleri vardır. Hangi akıl ki bunları inkar edebilir. Böyle aklı olan atsın çöpe. Şeytanın aklı onu kovulmuşlardan kıldı, bu akıl sahipleri de vuslattan mahrum ediyorlar kendilerini.

Itri
24-11-2011, 14:26
Adam hem ben inanmam der münkirlik eder, hem de bir şey bilirmiş gibi içerisindeki pisliğe şahit etmek ister herkesi :)

Kalbleri Allah bilir.
Senin gibi terbiye yoksunu kişiler bilemezler.
Onun için "içindeki pislik" tabiriyle tam kendini anlatmış oluyorsun.
zaten yapacağın şey belli.
Terbiyesiz olduğunu kabul ettiğine göre tarikatte yeniden terbiye dersi almakla başlayabilirsin.
Bunu şeyhine itiraf edemiyorsan ver meilini, telefonunu ben anlatıvereyim.

Itri
24-11-2011, 14:32
Ladikli Ahmet Ağa hz.leri der ki -bu zat yedilerdendir ve Hızır aleyhisselamın yardımcısıdır-, Sami Efendi h.leri irşad icazetini Peygamber Efendimiz'den almıştır.

Şimdi yeni yetme tipler çıktı bu zatların ve Hz. Peygamber aleyhisselamın yollarını akıllarınca inkar etmek derdindeler :) Bana göre -o kim oluyorsa- bu zaman tarikat zamanı değilmişmiş :) Saidi Nursi hz.leri için demiyorum bunu, o başka maksatla öylesinde söylenmiş bir sözdür. Bu sözü kendisine hayat gayesi edinmiş ufak beyinler için diyorum.

İyi de güzelim, kemalistler inkar etti, sen inkar ettin, eline ne geçti. Menzil'e giden milyonlarca insanın önünde durabildin de geri çevirebildin mi, tarikatla müslüman olan milyonların imanını çalabildin mi, Allah Allah diyen dilleri ve kalpleri susturabildin mi, Hz. Peygamber'in yolundan daha güzel bir yol ortaya koyabildin mi, Allah Dostlarını yalancı addeddin de eline ne geçti?

Minik ufak tıfıl papağanlar..

Menzile senin gibi terbiyesizliğini kabul edenler gidiyorda hala terbiyeden nasibini almıyorlarsa,
Bin defa gitse ne yazar.
Adam nefsini,egosunu o kadr seviyorki..
Ümitsiz vakıa..
Diğerlerine bir şey demiyorum, yolları açıktır.

Itri
24-11-2011, 14:41
Ben bilmem agbi, o kardeşin ve onun beyanıyla %95 kardeşin tarikat münkiri imiş. Bunu diyenlere yok hayır ya, siz Allah dostlarını inkar etmezsiniz, onlara iftira etmezsiniz, yok cıks ağzından kaçmıştır bu söz mü diyeyim :)

Adamın kalbi bozuk ki ağzından salyalar akarak, bu zamdan tarikat olmaz diyecek.. Böyle tiplerle kardeş olmak da zor be agbi ama sen onları görmezden gelerek huzur içerisinde yaşayabiliyorsun.

Benim anlamadığım husus şu, bu tiplar açıkca münkirlik yaparken, hayatta en çok sevmesi gereken zat şeyhi olması gereken tarikat erbabı, nasıl bunların gazetelerini, dersanelerini destekler.. Akıl alası değil. Çocuğunu abilere gönderenler var, orada bu ıtri tipinde abiler görecek, orada ilk öğreneceği şeyh bu gibi tiplerin bir farz öğretir gibi zaman tarikat zamanı olmadığı sözü olacaktır. Dünyevi iki şey öğrensin diye çocuğun ahiretini hiç düşünmeyenler var. Ahir zamanın tarikatlıyım diyeni de böyle oluyor ya.. Tevbe Ya Rabbi..

Putkıran'a kaç defa yazdık ve samimi olmadığını yüzüne söyledik. Daha ne diyelim?


İşte bir inkar daha.
Dini kendi aklna göre uydurmak..
Allah "müminler kardeştir" diyor.
Bu (kendini tarikatçı zanneden ve kendini "terbiyesiz" olarak adlandıran şahıs) kardeşliği kabul etmiyor.
Tüm yazılarıda bunun delili.
Ona göre mümin kardeşliği sadece kendi yolundan gidenler.

Bence bu kişiden Allah'a sığınmak gerekiyor.
Gözü dönmüş, ayeti bile karşısına alabiliyor..
Allah sana hidayet nasip etsin kardeş.

Itri
24-11-2011, 14:46
Üstad hazretlerinin sözünü yanlış anlıyorlar bencede..Üstadın tarikat risalesi, tasavvufu ve tarikatı mükemmel anlatır..
Üstadın ayrı bir vazifesi vardı, Muhammed Esad Erbili hzleri "o vazifeli" diyor..Onun vazifesi de, ehl-i dalaletin en şiddetli hüküm sürdüğü zamanda milletin,gençliğin imanını kurtarmak için bir hizmet yolu açtı..Bütün gayretini o hizmet üzerinde yoğunlaştırması gerekiyordu..Kendi şakirtlerine de bu hizmet üzerine yoğunlaşmalarını teşvik amacıyla söylenmiştir..Yoksa tarikatı inkar etmek manasında asla değildir..Birçok tarikat şeyhiyle yakın ilişki içerisinde olduğu zaten biliniyor..Bazı kişileri tarikata yönlendirdiği de biliniyor..Mesela kendisine gelen İsmail Çetin hazretlerini tarikata yönlendirmiştir..İsmail çetin büyük bir tarikat mürşidi olmuştur..İsmail çetini(ks) en has bir Risale şakirdi olması içn de yönlendirebilirdi..ama demekki Onun tarikata hizmet etmesini istedi,o yoldan gitmesini istedi..Bunlar da unutulmamalı..

Kimsenin tarikatı inkar ettiği yok kardeş.
Zaten o kelimeden tarikatı inkar çıkmaz ki.
Hangi nurcu şimdiye kadar tarikatı inkar etmiş?
Ama yol, uslup ayrı. Buda üstadın sözü ve hayatından bellidir. Eserleri ortada..
Mesele bu hususta kendini terbiyesiz olarak kabul etmiş olan biri nin karın ağrısı olmasından..
Başka bir şey yok..

talib
24-11-2011, 15:11
İnkarın maya tutmaz burada ;) Nurcu forumlara yol al. Orada seni alkışlayan çok çıkar.

Terbiyesizliğin ile atışmayacağım tabi, o konuda boyumun ölçüsünü verirsin eminim.

Dediğin zırvalara da değinmek laf israfı. Maksat senin gibilerin gerçek yüzleri ortaya çıksın. Hem der ki, ben de bu zamanda tarikat olmaz diye inanırım üstadım gibi -burada hazrete de iftira vardır- hem de der ki biz inkar etmiyoruz ki :)

talib
24-11-2011, 15:25
Bence bu kişiden Allah'a sığınmak gerekiyor.
Gözü dönmüş, ayeti bile karşısına alabiliyor..
Allah sana hidayet nasip etsin kardeş.

Ben ayeti inkar cihetiyle karşıma alıp dinden çıktı isem ben kafir oldum, yok sen beni tekfir etti isen, hadisi şerif gereği bu söz sana döndü.

Dinden çıkan bir insanın tüm ameli boşa gider. Hatasından döner de tekrar tevbe eder de dine girerse, sevapları yok olmuş olarak girer. Borcu yine borçtur.

Diğer çocukluklarına ses etmeden bu bilgiyi de verelim. Sen istersen burun kıvır geç.. Nefsinin bileceği iş.

agbi
24-11-2011, 21:11
Ya Hu şu durumda, şu konuda sanane ve banane erenekon davasından. Bak burda canlı bir olay var. Senin Gülen'ci kardeşin münkirliğini açıkca ifade ediyor. Bana göre bu zamanda tarikat olmaz diyor. Böyle tipleri ışık! evlerinde görecek çocuklar. Onlara abi diyecek ve bu gibi tiplere aldanacaklar muhtemelen. Tabi aklı başına gelince, akıllısı bunları bırakacak, onlar gibi olan da papağan misal bu zaman da tarikat olmaz diye dolaşacak sokaklarda. Allah Dostlarına hava atar gibi :)

Mehmet Talu her müslümanın hizmetini öveceği gibi onların da hizmetini övmüş. Yoksa sor bakalım, zaman tarikat zamanı değil diyen tıfıl adamlar var bizde, bak bakalım ona ne cevap verecek.

Mahmud Efendi'nin cevabını yazayım sana. Bu gibileri vuslattan mahrumdurlar ;) Aldın mı cevabını şimdi :)

YA ARABIN YALELLESİ GİBİ derler ya avamda tam o tipsin.

Bak aşağıda büyüttüm okuyup anlaman için


Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir:

"Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Fettullah GÜLEN hocanın bu dediklerini bilmeyen NASIL GÜLENCİ olur HİÇ Mİ KAFAN ÇALIŞMIYOR senin.

Bak benim kafam derki Hoca yı tanımayan GÜLEN ci olamaz BENİM KAFAM da böyle çalışıyor

agbi
24-11-2011, 21:14
Ya Hu şu durumda, şu konuda sanane ve banane erenekon davasından. Bak burda canlı bir olay var. Senin Gülen'ci kardeşin münkirliğini açıkca ifade ediyor. Bana göre bu zamanda tarikat olmaz diyor. Böyle tipleri ışık! evlerinde görecek çocuklar. Onlara abi diyecek ve bu gibi tiplere aldanacaklar muhtemelen. Tabi aklı başına gelince, akıllısı bunları bırakacak, onlar gibi olan da papağan misal bu zaman da tarikat olmaz diye dolaşacak sokaklarda. Allah Dostlarına hava atar gibi :)

Mehmet Talu her müslümanın hizmetini öveceği gibi onların da hizmetini övmüş. Yoksa sor bakalım, zaman tarikat zamanı değil diyen tıfıl adamlar var bizde, bak bakalım ona ne cevap verecek.

Mahmud Efendi'nin cevabını yazayım sana. Bu gibileri vuslattan mahrumdurlar ;) Aldın mı cevabını şimdi :)


YA ARABIN YALELLESİ GİBİ derler ya avamda tam o tipsin.

Bak aşağıda büyüttüm okuyup anlaman için


Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir:

"Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Fettullah GÜLEN hocanın bu dediklerini bilmeyen NASIL GÜLENCİ olur HİÇ Mİ KAFAN ÇALIŞMIYOR senin.

Bak benim kafam derki Hoca yı tanımayan GÜLEN ci olamaz BENİM KAFAM da böyle çalışıyor


Bak anlaman için tekrar yazıyorum.



Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."


ŞİMDİ NASIL DERSİN BU BEYANI BİLMEYEN KİŞİYE GÜLENCİ

talib
24-11-2011, 22:04
Adamlar kendileri diyorlar, ne edeyim yani :) Bak sana bir arkadaştan yazayım. Gülen'ci. Hem de belki her gün sohbet ediyor sizin abilere, para topladığınız adamlara. İlahiyat mezunu bir arkadaş. Tarikatı şirkle suçlayacak nerdeyse. Böyle birisi agbi.. Yani risale forumları münkirlerle doludur. Bunları kim yetiştiriyor ;) Gülen ne demişse demiş, ki bazı sözleri tartışılabilir ama gülen'ciyim diyenlerden ve orda hizmet edenlerden ve dahi pek çok nurcu münkirliği meslek edinmiş.

talib
24-11-2011, 22:09
"Hakkın has kullarına edepsizce konuşmak kalbi öldürür. Ve bu, amel defterini simsiyah eder.
Allah bir kimseyi rezil etmek isterse, O kimseyi tertemiz kimselere hakarete yönlendirir."
Mevlana Hz.lerinden

Şimdi zaman tarikat zamanı değil diyerek Allah'ın tertemiz kullarına iftira atan edepsizler bir daha düşünsünler ne yapıyorlar.

talib
24-11-2011, 22:13
"Baykuşlar gibiyiz, doğanlara düşmanız, hülasa viranelerde kalmışız.
Cehaletimiz ve körlüğümüz çok ileri seviyede, işte bu yüzden Allah Dostlarını incitmeye yelteniyoruz."

Güneşi kıskanan/hased eden, güneşin varlığından incinen kişi yok mu? İşte sana devası olmayan bir dert ki, onun için ancak ah çekmek vardır. İşte sana, ebediyyen kuyunun dibinde düşüp kalmış kişi."

Mevlana'dan..

agbi
24-11-2011, 22:20
Adamlar kendileri diyorlar, ne edeyim yani :) Bak sana bir arkadaştan yazayım. Gülen'ci. Hem de belki her gün sohbet ediyor sizin abilere, para topladığınız adamlara. İlahiyat mezunu bir arkadaş. Tarikatı şirkle suçlayacak nerdeyse. Böyle birisi agbi.. Yani risale forumları münkirlerle doludur. Bunları kim yetiştiriyor ;) Gülen ne demişse demiş, ki bazı sözleri tartışılabilir ama gülen'ciyim diyenlerden ve orda hizmet edenlerden ve dahi pek çok nurcu münkirliği meslek edinmiş.

BANA ne ADAM ne demişse

F.Gülen demiş mi ? Dememiş o zaman adam demişse F.Gülen ci mi oluyor

Haa F.Gülen der aynısını tekrar eder ozaman GÜLEN ci dersin.

ADAM CAHİL sende ona uyan bir Cahil sin F.Gülen in demediğini DEDİ DİYE EMPOZE ETMEK İSTİYORSUN.

Bari kuldan çekinmiyon ALLAH tan kork İSLAM da varmı demediğini dedi diye Topluma EMPOZE ETMEK.


Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Haa ben görme özürlüyüm ama sen DÜŞÜNCE ÖZÜRLÜMÜSÜN.

talib
24-11-2011, 22:22
agbi, ben Gülen herkesin okuyabildiği sohbetlerinde inkar etmiştir demedim ki. Neden umuma açık olan, herkesin görebileceği sohbetlerini bana getiriyorsunuz?

Dedim ki, gülen'cilerden yani o cemaatin içinden çok bilirim ben inkar eden, burun kıvıran. Dediklerim o cemaatte hizmet eden, her gün sohbetler veren birisi. Düşünün ki bu kişi sohbet ettiklerine neler anlatacak...

agbi
24-11-2011, 22:23
Adamlar kendileri diyorlar, ne edeyim yani :) Bak sana bir arkadaştan yazayım. Gülen'ci. Hem de belki her gün sohbet ediyor sizin abilere, para topladığınız adamlara. İlahiyat mezunu bir arkadaş. Tarikatı şirkle suçlayacak nerdeyse. Böyle birisi agbi.. Yani risale forumları münkirlerle doludur. Bunları kim yetiştiriyor ;) Gülen ne demişse demiş, ki bazı sözleri tartışılabilir ama gülen'ciyim diyenlerden ve orda hizmet edenlerden ve dahi pek çok nurcu münkirliği meslek edinmiş.


BANA ne ADAM ne demişse

F.Gülen demiş mi ? Dememiş o zaman adam demişse F.Gülen ci mi oluyor

Haa F.Gülen der aynısını tekrar eder ozaman GÜLEN ci dersin.

ADAM CAHİL sende ona uyan bir Cahil sin F.Gülen in demediğini DEDİ DİYE EMPOZE ETMEK İSTİYORSUN.

Bari kuldan çekinmiyon ALLAH tan kork İSLAM da varmı demediğini dedi diye Topluma EMPOZE ETMEK.


Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Haa ben görme özürlüyüm ama sen DÜŞÜNCE ÖZÜRLÜMÜSÜN.

Talib sana CAHİL demek bana göre sana iltifat

Bak F.Gülen in beyanını getirdim ve hala ısrarcısan size İFTİRACI sın derim.Çünkü F.Gülen in demediğini diyen kişiye GÜLEN ci diyerek F.Gülen e İFTİRA ATIYORSUN.

agbi
24-11-2011, 22:26
agbi, ben Gülen herkesin okuyabildiği sohbetlerinde inkar etmiştir demedim ki. Neden umuma açık olan, herkesin görebileceği sohbetlerini bana getiriyorsunuz?

Dedim ki, gülen'cilerden yani o cemaatin içinden çok bilirim ben inkar eden, burun kıvıran. Dediklerim o cemaatte hizmet eden, her gün sohbetler veren birisi. Düşünün ki bu kişi sohbet ettiklerine neler anlatacak...

ARTIK SAÇMALAMAYA başladın biraz evvel forum daki gülen ci dedin şimdi dışarıdan diyorsun.
BAK TEKRAR EDİYORUM F.GÜLEN in beyanını getiriyorum hala sen ne diyosun

BIRAK BU YÖNTEMİ F.GÜLEN in hakkını alıyorsun AHİRET var.

BENDE SENİ TANIMAYA BİLMEYE BAŞLADIM iyi KIVIRIYORSUN.

agbi
24-11-2011, 22:31
Adamlar kendileri diyorlar, ne edeyim yani :) Bak sana bir arkadaştan yazayım. Gülen'ci. Hem de belki her gün sohbet ediyor sizin abilere, para topladığınız adamlara. İlahiyat mezunu bir arkadaş. Tarikatı şirkle suçlayacak nerdeyse. Böyle birisi agbi.. Yani risale forumları münkirlerle doludur. Bunları kim yetiştiriyor ;) Gülen ne demişse demiş, ki bazı sözleri tartışılabilir ama gülen'ciyim diyenlerden ve orda hizmet edenlerden ve dahi pek çok nurcu münkirliği meslek edinmiş.


BANA ne ADAM ne demişse

F.Gülen demiş mi ? Dememiş o zaman adam demişse F.Gülen ci mi oluyor

Haa F.Gülen der aynısını tekrar eder ozaman GÜLEN ci dersin.

ADAM CAHİL sende ona uyan bir Cahil sin F.Gülen in demediğini DEDİ DİYE EMPOZE ETMEK İSTİYORSUN.

Bari kuldan çekinmiyon ALLAH tan kork İSLAM da varmı demediğini dedi diye Topluma EMPOZE ETMEK.


Fethullah Gülen Hocaefendi de bu konu ile alakalı olarak şunları söylemektedir: "Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mülahazalar gözetilmiş olabilir. O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan dolayı tarassut edilen bir insan, bir de tarikatçılık vehmiyle mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledûnnî birisinin karşı olması asla düşünülemez."

Haa ben görme özürlüyüm ama sen DÜŞÜNCE ÖZÜRLÜMÜSÜN.


agbi, ben Gülen herkesin okuyabildiği sohbetlerinde inkar etmiştir demedim ki. Neden umuma açık olan, herkesin görebileceği sohbetlerini bana getiriyorsunuz?

Dedim ki, gülen'cilerden yani o cemaatin içinden çok bilirim ben inkar eden, burun kıvıran. Dediklerim o cemaatte hizmet eden, her gün sohbetler veren birisi. Düşünün ki bu kişi sohbet ettiklerine neler anlatacak...


Talib sana CAHİL demek bana göre sana iltifat

Bak F.Gülen in beyanını getirdim ve hala ısrarcısan size İFTİRACI sın derim.Çünkü F.Gülen in demediğini diyen kişiye GÜLEN ci diyerek F.Gülen e İFTİRA ATIYORSUN.

İFTİRA ATMA talib

Bak Cuma akşamı

Sanal ın avantajı ile hareket etme

Forum daki Gülen ci dedin

Sonra dışarıda dedin

Dar çerçevede dedin.

KIVIRIYONDA KIVIRIYON

Daha evvelde yeni Asya cıların DEMİREL ilişkilerini f.Gülen cemeatine yamamaya çalıştın.

YETER ARTIK AMA

İFTİRALARIN bini BİR para.


Bana müsade bu mübarek gecede artık kendime dur demem gerek karşımdaki İFTİRACI da olsa sonuç ta Müslüman.

talib
24-11-2011, 22:35
Ya Hu ne dışarısı dedim. agbi öfken anlamana müsade etmiyor. Dedim ki, arkadaş gülen cemaatinde her gün esnaflara sohbet veren birisi. muhtemelen cemaatten de ona göre artık öğretmen maaşı mı ne alıyor bilmiyorum, o şekilde hayatına devam eden birisi. Yani adam cemaatin içinde, esnafa sohbet verir, cemaatin yönlendirmesi ile hareket eder, oradan muhtemelen maaşını alır, böyle adama neden gülenci diyorsun diyor. ne diyeyim bu adama? iki sohbete gidene bile şakirt diyorsunuz da böyle birisine mi diyemeyeceğiz? bu sadece bir örnek. burada var bak adam yazıyor, zaman bana göre de tarikat zamanı değil, biz nurcular böyle inanırız diye. demek ki adam tanıyor nurcuları, herkes gibi. yine risale forumları böyle baykuşlarla dolu mevlananın deyimiyle..

Suç kimde?

MÜTEŞEKKÜR
25-11-2011, 02:28
Ne yazıkki dinsizliğin umumiyetle propagandasının yapıldığı müslümanların dinsizler eliyle zülme uğradığı bir zamanda müslüman geçinen ama şeairi İslamı redden, 1400 yıllık islam alimlerinin eserlerini hafife alan mezheplere karşı güya Kuranı esas aldığını bunun dışındaki her bilgi hadis olsun olmasın alimlerin fetvası hükmü olsun "geçersizdir" diyen islam içindeki bir grup dinsizlik namına çalışmakta müslüman alimleri cemaat ve tarikatları karalamaktadır.

Bu grupları ve mensuplarını tekfir etmekte başlarındaki hocalar olsun yada başka kişiler türlü hakaretlerle tahkir etmeye çalışmaktalar.
Bu güya kuranı esas aldıklarını iddia eden grup üyeleri cemaat-tarikat düşmanı oldukları hatta mezhepsiz oldukları halde kendileri bir tarikat-mezhep bütünlüğü içinde hep kaynak gösterdikleri başlarındaki hocaları ortak, kitapları ve iddiaları ortaktır.Bu nedenle bir anti-tarikat-cemaat tarikatı yada mezhepsizlik mezhebiyle karşı karşıya bulunmaktayız.

Bu güruha karşı mezheplerin-şefaatin-ilhamatın-sahih hadislerin... hak ve hakikat olduğu Kurandan hadislerden asrı saadetteki uygulamalardan, bilim ve fenden, sosyoloji-psikoloji ilminden alıntılarla çok kolay isbat edilebirir.
Lakin benim iddialar=>> Cevaplarımız-isbatlarımız şeklinde başlıklar mesajlar yazacak ne vaktim ne enerjim var.Hattı zatında faydalı da bulmuyorum.

Neden?
1-Bu tür insanlara karşı bu forumda başka forumda ortaya koydukları her iddiaya karşı kabul etmek zorunda kaldıkları isbatları delilleri ortaya koyduk (forumun arama özelliği ile o mesajlara ulaşabilirsiniz).Ama kabul etmedikleri gibi yorumda bulunma cesaretini bile gösteremediler.

2-Karşılıklı fikir alışverişi babında olsa faydalı olablilrdi belki ancak bu tür insanlar aşırı bir önyargı ve düşmanlık güttükleri için bir milim ilerleyemediler oldukları yerde kaldılar.Bugün ali gelir o gider veli gelir o da gider tarik gelir hakeza...

3-Yaptıkları düşmanca tutumla ateistlerin ellerine güzel kozlar verdiler.Bir tartışmada haşa "Allah yoktur" diyene bizim verdiğimiz delilleri embesilce mesajlarıyla eleştirdiler dinsizlik namına hareket ettiler.

4-Kuran Kuran lafları hep lafta ve bir kaç ayet mealiyle sınırlıdır.Hattı zatında ilimleri yok denecek kadar azdır.Okudukları birkaç mezhepsizin kitabı bilg.da bir Kuran mealinden copy/past la herşeyi çözdüklerini sanırlar.Daha ilham-vahiy farkından habersiz konu açarlar hakaret ederler delil getirirsiniz anlamaktan aciz oldukları için yorum bile yapamazlar.

5-Hemen her mesajlarında "maide-23 de ne deniyor sen önce bir ahzap-56 yı oku yada nur-33 e göre..." diye başlarlar.Cımbızlama ayet mealleriyle günü kurtardıklarını sanırlar halbuki ilimleri zayıp altyapıları yok denecek kadar az mezhepsizliği seçtikleri için milyonlar cilt bilgi birikiminden mahrumdurlar.

6-Çoğunluğu bir cemaate yada tarikate dahil olmuş ancak yapması gerekenler kendi nefsine ve enaniyetine ağır geldiği için yada başka hatalarından dolayı oradan şutlanmış kişilerdir.Bazende bir cemaat-tarikat içindeki birinin yanlış hareketini cemaate maledip kendi kendini soğutmuştur.Bu nedenle o cemaate-tarikata ve tüm cemaat vb oluşumlara karşı olmayı görev bilmişleridir.Malum kedi erişemediğine pis der.

7-Daima eleştiri ve saldırı pozisyonunda içindeki kin ve nefreti dindarlara kusmaya hazırdırlar.Kendilerinden daha dindar imanlı takvalı hiç kimse yoktur.Muhakkak bir tarikat ve cemaate mensup kişiler "şirk" içinde yaşamaktadırlar.Hatta bunlara göre bu ülkede "askerlik","seçimlerde oy kullanmak","devlette memur olmak","ihtilaf vukuunda mahkemelere başvurmak" insanı dinden çıkarmaya yeterli nedendir.Eleştirdikleri her ne grupsa ne bir kitabını okumuşlar ne de iç yüzünü bilmektedirler.Daima çamur at izi kalsın harket tarzını benimserler.

Hasılı kelam daha çok var ancak vaktim yok bu kişilerle tartışmaya girebilir deliller getirebilirsiniz ancak onlar nazarında bir kıymeti olmayacaktır.Sizi şirk-alud görmeye devam edip kendilerini ve nefislerini temize çıkaracaklardır.

Ne yapmak gerektir? 2 yöntem:
1-Bunların saçma sapan herbir eleştirlerine uygun cevapları delilleri yazmak
2-Kendi bataklıklarında boğulmalarına izin vermek karışmamak.

1 yıl kadara birinci yöntemi uyguladıktan sonra 2. yöntemi denemeye karar verdim.Halen vakti bilgisi yerinde olan arkadaşlar 1. yöntemi de uygulayabilirler.
Allah kolaylık versin diyeyim onlara.
amin
vesselam.
(not:bazı arkadaşlar bu gibi eleştiriler karşısında Risalei Nurun izzetini korumak adına faaliyette bulunmanın gerekliliğini vurgulamışlar.Doğrudur ancak belki 70-75 yıldır Risalei Nura "karşı propaganda" dinsiz eliyle yapılmakta idi şimdi bunlara müslüman olduğunu iddia eden insanların da eklenmesi onu kıymetten düşürmek yerine aksine geçmişte olduğu gibi bugünde intişarına vesile olacaktır diye düşünüyorum.Tevekkeltü Alellah.

hirahos
25-11-2011, 08:29
MÜTEŞEKKÜR muhterem...

Mezhebsizlik cereyanlarıyla tarikat, tasavvuf, risale müzakerelerinin ilgisi yoktur. Evet dediğiniz kesimler varlar. Zaman zaman bu forumda da arz-ı endam ederler, lakin o ayrıdır, bu konu ayrı... Ve mezhebsiz kesim, Kur'aniyyun, mealciler dediğiniz gibidirler. Haricilerin modern torunlarıdırlar. Haricileri tanıyanlar bu "torun" ifademizden pek çok manayı anlamışlardır.

Öte yandan, risale ve cemaati hakkında getirilen tenkidlerin tamamına haksız, delilsiz, dayanaksız diyemeyiz. Evet, misallerine rastladık, kuru kuruya, sırf karalamak için laf söz edenler de vardır. Anlamadan, incelemeden gözden düşürmeye çalışanlar olmakta. Fakat, böyle misalleri olması, risale ve cemaatleri hakkında her nasihat edenin haksız ve isabetsiz olacağını da göstermez. Göstermemeli.

Her nasihat sahibini de propagandacı, komita adamı, bencil, enaniyetini öldürememiş, kıskanç vs. gibi sıfatlarla yaftalamak; ne dediğine, niçin dediğine, neyi delil getirdiğine bakmamayı netice verir. Veriyor da... Hakikatı ıskalama, doğruyu kaçırma ihtimalini barındırır. İlim sıfatı, tenkidlerin haklı haksız olanlarını ayırabilme, söylenileni temel ölçülere, esas kaynaklara göre ele alıp üzerinde tefekkür etme kuvvetini vermesi lazım. Bu sadece risale cemaatleri için değil, bütün Müslüman grupları içindir. Neden? Resulullah efendimizin haber verdiği fırkalardan sakınabilmek, memduh fırkaya dahil olabilmek için hakkaniyete, insafa, sabit fikirlerden uzak durmaya, sınamaya, incelemeye, akletmeye ve hatta danışmaya ihtiyacımız vardır.

agbi
25-11-2011, 09:09
Ya Hu ne dışarısı dedim. agbi öfken anlamana müsade etmiyor. Dedim ki, arkadaş gülen cemaatinde her gün esnaflara sohbet veren birisi. muhtemelen cemaatten de ona göre artık öğretmen maaşı mı ne alıyor bilmiyorum, o şekilde hayatına devam eden birisi. Yani adam cemaatin içinde, esnafa sohbet verir, cemaatin yönlendirmesi ile hareket eder, oradan muhtemelen maaşını alır, böyle adama neden gülenci diyorsun diyor. ne diyeyim bu adama? iki sohbete gidene bile şakirt diyorsunuz da böyle birisine mi diyemeyeceğiz? bu sadece bir örnek. burada var bak adam yazıyor, zaman bana göre de tarikat zamanı değil, biz nurcular böyle inanırız diye. demek ki adam tanıyor nurcuları, herkes gibi. yine risale forumları böyle baykuşlarla dolu mevlananın deyimiyle..

Suç kimde?

ÖFKELENİRİM

Sizin gibi olmuyan birşeyi olmuş gibi bir topluma mal etmek ve hizipleşmeye yol acançak düşüncelere sahip olana a öfkelenirim.

Size F.Gülen in beyanını getiriyorum sonra kalkmış O Bunu dedi Şu bunu dedi diye Liderini bilmeyen Liderinin ne dediğini anlamayan kişi oncu şucu olurmu KAFAN ALIYORMU ?

Siz bu yazdıklarınızla SİYONİZMİN en korktuğu iki Cemeat arasına FİTNE SOKUYORSUNUZ hüsnüzanla düşünüyorum CEHALETİNİZ diyorum.

talib
25-11-2011, 09:09
Millet ne dediğini bilmez hale gelmiş. Bunu biz diyoruz vehhabiler ve kemalistler tarikatın karşısnda iken bu nurcuyum diyenlere ne oluyor diye.. Böyle denilince kendine nurcuyum diyen akıl fukarası neden bize karşısınız diyor :) Hay Allah. Ne saptırma, ne cehalet..

MÜTEŞEKKÜR
25-11-2011, 12:55
Daha başta müslümanların kendi aralarında saygı, sevgi, muhabbet kalmamış bunları kim düzeltecek?.Yok mu bir babayiğit, müslümanların başını çekecek adam!...

talib
25-11-2011, 13:05
Meşayih hazeratına bakıp örnek almaları gerekiyor bazılarının. Ama onlar rekabet peşinde. Ne edeceksin, ahir zaman. Onları kaale alıp cevap veren de yok büyüklerden ama onlar her neden ise baykuş misali güneşten rahatsızlık duymaktadırlar.

Sen Allah Dostlarını inkar et, Peygamber'in yollarının önünde durmak iste, sonra uhuvvet de. Bu da ahir zaman hastalıklarından. Zaman tarikat zamanı değilmiş söylemi adı altında Allah Allah diyenlere laf et. Kafir orda dururken. Bazı saftriklerde bu duruma itiraz edenlere karşı bir söylem geliştirmek peşine düşüyor. Böylesinin amacını hiç anlayabilmiş değilim. Vurana, sövene sessiz ama siz hakikatte onlara vurabilir değilsiniz, sövdüğünüz yanınıza zarardır diyenlere cevap :) Ahh Mustafa Kemal, senin kemalistlerin bile tarikatlarla uğraşmaktan sıkıldı, yenilgiyi kabul ettiler ama bak seninkilerden daha gayretli adamlar peyda oldu..

talib
25-11-2011, 13:14
"Hakkın has kullarına edepsizce konuşmak kalbi öldürür. Ve bu, amel defterini simsiyah eder.
Allah bir kimseyi rezil etmek isterse, O kimseyi tertemiz kimselere hakarete yönlendirir."

"Baykuşlar gibiyiz, doğanlara düşmanız, hülasa viranelerde kalmışız.
Cehaletimiz ve körlüğümüz çok ileri seviyede, işte bu yüzden Allah Dostlarını incitmeye yelteniyoruz."

Güneşi kıskanan/hased eden, güneşin varlığından incinen kişi yok mu? İşte sana devası olmayan bir dert ki, onun için ancak ah çekmek vardır. İşte sana, ebediyyen kuyunun dibinde düşüp kalmış kişi."

Mevlana'dan..

cemaliii
25-11-2011, 13:21
bende cemaatte kaldım zamanında.bizede aynısın anlatırlardı sohbette.ve tandığım bildiğim cemaatçilerin hepside böyle düşünüyor.
ıtri doğru söylüyor.nurcuların %95i zaman tarikat zamanı değil diye düşünüyor.agbi kalkmış inkar ediyor.

Itri
25-11-2011, 13:21
İnkarın maya tutmaz burada ;) Nurcu forumlara yol al. Orada seni alkışlayan çok çıkar.

Terbiyesizliğin ile atışmayacağım tabi, o konuda boyumun ölçüsünü verirsin eminim.

Dediğin zırvalara da değinmek laf israfı. Maksat senin gibilerin gerçek yüzleri ortaya çıksın. Hem der ki, ben de bu zamanda tarikat olmaz diye inanırım üstadım gibi -burada hazrete de iftira vardır- hem de der ki biz inkar etmiyoruz ki :)

Emrin olur.
Enret te kovup göndersinler bari
Forumda senin gibi kendini "terbiyesiz " kabul edenlere kalsın.
Sen bize ders vereceğine en büyük eksiğin olan terbiye derslerine başla.
ondan sonra gel karşımıza.

MÜTEŞEKKÜR
25-11-2011, 13:27
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra şu ülkemin insanların ahlakı nasılda bozuldu.İşte tarikatsız, tasavvufsuz yetişen gençliğin düştüğü vahim haller bu yüzdendir.

agbi
02-12-2011, 13:07
bende cemaatte kaldım zamanında.bizede aynısın anlatırlardı sohbette.ve tandığım bildiğim cemaatçilerin hepside böyle düşünüyor.
ıtri doğru söylüyor.nurcuların %95i zaman tarikat zamanı değil diye düşünüyor.agbi kalkmış inkar ediyor.

YAA ne dediğinizin farkındamısınız

Bir Halk sözü vardır

CAHİL DOSTUM OLACAĞINA AKILLI DÜŞMANIM OLSUN.

HA DİYEN CAHİLLİK ETMEİŞ SİZDE Mİ CAHİLLİK EDECEKSİNİZ.

Üstadın M.E.Erbili Hz lerinden dersli olduğunu bilmeyen NASIL NURCU olur.

Haa onlar CAHİL sizde bunu üretip HİZİPLEŞMEYE varacak sonuçlara vesile olacak CAHİLLİĞİ neden yapıyorsunuz.

ŞİMDİ ben size desem CAHİL tarikat Müridlerinin Nur Cemeatleri Hk.veya Üstad hakkında dediklerini ALLAH muhafaza FİTNE ye sebeb olurum.


Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra şu ülkemin insanların ahlakı nasılda bozuldu.İşte tarikatsız, tasavvufsuz yetişen gençliğin düştüğü vahim haller bu yüzdendir.

O zaman bu gençliğe eğilin TESPİTİNİZ DOĞRU ama gösterdiğiniz sebeb le SORUMLULUKTAN Kurtaramazsınız kendiniz bende EĞER TEPİTİM VARSA ALTERNATİFİ öne süremiyorsam TESPİTİM NEFSİMİ TATMİN ETMEK ten başka bir şeye yaramaz.

SOĞUK savaştayız bence bu savaşın pisikolojik cephelerinde ÖN SAFLARDA olun.

TARİKATLARI TOPLUMA HAŞA ÖCÜ gösteren oluşumları pasifize etmek için DÜŞÜNÜN ve belirtin ki FAYDALANALIM.

Kamarçin
16-01-2012, 09:53
Burada konu söz sahibinin, yani Said Nursi Hz.'nin ne demek istediğidir. O da belli ki kendi zamanının şartlarında durumun vahim olduğunu, tekke ritüellerini gerçekleştirecek ortam olmadığından iman kurtarmaya yönelik mücahede gerektiğinin altını çizmiştir.

Gerçekten de öyle değil miydi? Tekkeler kapatılmış, her şey yasak, camiide ikinci saf olmuyor; tarikat ayini yapmakla mı uğraşılır yoksa iman kurtarmakla mı?

Ha, tekkelerin fonksiyonu devam etse bu hale gelinir miydi, o ayrı bir konu.

CENGİZHAN
16-01-2012, 16:30
Zaman tarikat zamanı değil,

Üniversite zamanıdır.!

fakiri
16-01-2012, 17:06
Şu insanoğlunun geçridiği zamanlar içinde acaba hiç bir devir
"KİTAP YÜKLÜ EŞEKLER ZAMANI" olmadı mı zannediyorsunuz ?
Eğer, zannediyorsanız ben söyleyeyim. Şu içinde bulunduğumuz zaman onların zamanı olabilir !

CENGİZHAN
16-01-2012, 17:37
Şu insanoğlunun geçridiği zamanlar içinde acaba hiç bir devir
"KİTAP YÜKLÜ EŞEKLER ZAMANI" olmadı mı zannediyorsunuz ?
Eğer, zannediyorsanız ben söyleyeyim. Şu içinde bulunduğumuz zaman onların zamanı olabilir !



Evet bugün ,üniversite bitirmiş. çok eşek vadır..
Ailesinin insanlık veremediği eşekler...

Amma.. Bir de, hem ailesinin insanlık veremediği..
Hem de kitap yüzü görmemiş..

CAHİL EŞEKLER ÇOK VAR....!!

fakiri
16-01-2012, 18:30
Evet bugün ,üniversite bitirmiş. çok eşek vadır..
Ailesinin insanlık veremediği eşekler...

Amma.. Bir de, hem ailesinin insanlık veremediği..
Hem de kitap yüzü görmemiş..

CAHİL EŞEKLER ÇOK VAR....!!


Bunların haricinde bir de Rasulullah (s.a.v.) Efendimizin hadislerinin teşri değeri yoktur diyen eşekler ve bu tür eşeklik yapanlar var...

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 20:50
Zaman tarikat zamanı değil,

Üniversite zamanıdır.!

Selamün aleyküm muhterem kardeşim.Tasavvuf veya tarikatın "İslam medresesi", yani üniversitesi olduğunu bilmiyorsan git araştır da gel buraya!..Mesela, İsmail Ağa cemaatinde verilen veya öğretilen ilmin kaç da kaçı bugünkü üniversitelerde okutuluyor?.Hiç araştırdınız mı, baktınız mı sorup soruşturdunuz mu?Bugünkü üniversitelerde okutulan bütün dini dersler pratik olanlarıdır.Meselenin derinlemesine oralarda girilmediğini bilmiyor musunuz?.İsmail Ağa cemaatinden başka tam anlamıyla dini dersler verilen başka cemaat varsa bana söyleyinde size hak vereyim.Eskiden derinlemesine İSLAMİ BİLGİLER VERİLEN YERLERE "MEDRESE" DENİLİRDİ.ŞİMDİ Kİ ADI İSE ÜNVERSİTEDİR.LAKİN, LAİKLİK KANUNU GELİNCE O DERSLERİN ESEMESİ KALMADI ÜLKEMİZDE...

HEM SONRA, OSMANLI ZAMANINDA İSLAMİ BİLGİLER HARİCİNDE, COĞRAFYA, MATEMATİK, KİMYA, TARİH,GEOMETRİ (HENDESE) MÜSBET İLİMLERİN DERSLERİ VERİLİRDİ...

talib
16-01-2012, 20:58
Zaman tarikat zamanı değil münkirlerin zamanıdır baksanıza. Kusmakla, İslam'ın hakikatini haykırmayı bir zanneden zavallılar. Zira kaliteleri o. Kamarçin mi dersiniz, Irti mi Duha mı? Bunlar bu zamanda bu asrın mürşidlerine icazet veren Efendimiz aleyhisselam'dan daha alim zannediyorlar kendilerini! Abisi ne ki, çömezi ne olsun.

Ehl-i Sünnet
16-01-2012, 21:00
Rahmetli Mahmud Esad Coşan Hocaefendi ne güzel açıklamış, dinlemenizi öneririrm.


http://www.youtube.com/watch?v=kzJhqysgVNo&feature=youtu.be

fakiri
16-01-2012, 21:00
Selamün aleyküm muhterem kardeşim.Tasavvuf veya tarikatın "İslam medresesi", yani üniversitesi olduğunu bilmiyorsan git araştır da gel buraya!..Mesela, İsmail Ağa cemaatinde verilen veya öğretilen ilmin kaç da kaçı bugünkü üniversitelerde okutuluyor?.Hiç araştırdınız mı, baktınız mı sorup soruşturdunuz mu?Bugünkü üniversitelerde okutulan bütün dini dersler pratik olanlarıdır.Meselenin derinlemesine oralarda girilmediğini bilmiyor musunuz?.İsmail Ağa cemaatinden başka tam anlamıyla dini dersler verilen başka cemaat varsa bana söyleyinde size hak vereyim.Eskiden derinlemesine İSLAMİ BİLGİLER VERİLEN YERLERE "MEDRESE" DENİLİRDİ.ŞİMDİ Kİ ADI İSE ÜNVERSİTEDİR.LAKİN, LAİKLİK KANUNU GELİNCE O DERSLERİN ESEMESİ KALMADI ÜLKEMİZDE...

HEM SONRA, OSMANLI ZAMANINDA İSLAMİ BİLGİLER HARİCİNDE, COĞRAFYA, MATEMATİK, KİMYA, TARİH,GEOMETRİ (HENDESE) MÜSBET İLİMLERİN DERSLERİ VERİLİRDİ...



Alın size bir NALINCI KESERİ !
Neymişmiş; "İsmail Ağa cemaatinde verilen veya öğretilen ilmin kaç da kaçı bugünkü üniversitelerde okutuluyormuşmuş ????
İsmail Ağa cemaatinden başka tam anlamıyla dini dersler verilen başka cemaat varsa bana söyleyinde size hak vereyimmişmiş !!!!

FESUBHANELLAH- FESUBHANELLAH !
Şu at gözlüklerini ne zman gözlerimizden çıkaracağız ?

agbi
16-01-2012, 21:01
Zaman tarikat zamanı değil,

Üniversite zamanıdır.!

AÇARMISINIZ yani netleştiribilirmisiniz.



Selamün aleyküm muhterem kardeşim.Tasavvuf veya tarikatın "İslam medresesi", yani üniversitesi olduğunu bilmiyorsan git araştır da gel buraya!..Mesela, İsmail Ağa cemaatinde verilen veya öğretilen ilmin kaç da kaçı bugünkü üniversitelerde okutuluyor?.Hiç araştırdınız mı, baktınız mı sorup soruşturdunuz mu?Bugünkü üniversitelerde okutulan bütün dini dersler pratik olanlarıdır.Meselenin derinlemesine oralarda girilmediğini bilmiyor musunuz?.İsmail Ağa cemaatinden başka tam anlamıyla dini dersler verilen başka cemaat varsa bana söyleyinde size hak vereyim.Eskiden derinlemesine İSLAMİ BİLGİLER VERİLEN YERLERE "MEDRESE" DENİLİRDİ.ŞİMDİ Kİ ADI İSE ÜNVERSİTEDİR.LAKİN, LAİKLİK KANUNU GELİNCE O DERSLERİN ESEMESİ KALMADI ÜLKEMİZDE...

HEM SONRA, OSMANLI ZAMANINDA İSLAMİ BİLGİLER HARİCİNDE, COĞRAFYA, MATEMATİK, KİMYA, TARİH,GEOMETRİ (HENDESE) MÜSBET İLİMLERİN DERSLERİ VERİLİRDİ...


Yazdıklarınızı okuyunca Mahmut efendi ile Mehmet TALU Hocanın istişaresini bilmediğiniz anlaşılıyor.

Bedüzzaman ın Medresüt - Zehra yı araştırmanızı rica etsem.

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 21:01
Zaman tarikat zamanı değil münkirlerin zamanıdır baksanıza. Kusmakla, İslam'ın hakikatini haykırmayı bir zanneden zavallılar. Zira kaliteleri o. Kamarçin mi dersiniz, Irti mi Duha mı? Bunlar bu zamanda bu asrın mürşidlerine icazet veren Efendimiz aleyhisselam'dan daha alim zannediyorlar kendilerini! Abisi ne ki, çömezi ne olsun.

Kimlerdir bu peygamberimizden daha alim zanneden kimseler?..

talib
16-01-2012, 21:02
Zaman tarikat zamanı değil münkirlerin zamanıdır baksanıza. Kusmakla, İslam'ın hakikatini haykırmayı bir zanneden zavallılar. Zira kaliteleri o. Kamarçin mi dersiniz, Irti mi Duha mı? Bunlar bu zamanda bu asrın mürşidlerine icazet veren Efendimiz aleyhisselam'dan daha alim zannediyorlar kendilerini! Abisi ne ki, çömezi ne olsun.

İlave olarak söylemek lazım. Bakmayın bu tiplerin hased ateşinin sineleri yakmasını. Ne bunlar ne de abileri insanları Allah demekten alıkoyamadı, tekkelerden uzaklaştırmadı, Allah Dostlarından uzak tutamadı.. Kemalistler ne eyledi ki, bu nurcuca konuşan tipler bir şey edeblsinler. Şimdi debelenip duruyorlar, aklı başında insanları kandırabiliriz belki diye.

agbi
16-01-2012, 21:04
Kimlerdir bu peygamberimizden daha alim zanneden kimseler?..

Siz talib e bakmayın

YALNIZCA KONUŞUR yok YAZAR

talib
16-01-2012, 21:05
Kimlerdir bu peygamberimizden daha alim zanneden kimseler?..

Bu zamanda cemaatleşmek mühimdir. Bediüzzaman hz.lerinin asıl vurgusu bunadır. Zaten ondan daha büyük velilerin yollarına bakar isek, her tarikat aynı zamanda cemaattir ve hizmet alanları vardır. Fakat bu sözü münkirliklerine destek kılmaya çalışan zavallı nurcu tipler var, onları kastediyoruz. Adam halen çıkmış, kapatıldı ise demek ki bir şey vardı diyor. Mustafa Kemal üstadına selam çakıyor herhalde.

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 21:06
AÇARMISINIZ yani netleştiribilirmisiniz.



Yazdıklarınızı okuyunca Mahmut efendi ile Mehmet TALU Hocanın istişaresini bilmediğiniz anlaşılıyor.

Bedüzzaman ın Medresüt - Zehra yı araştırmanızı rica etsem.

Şunu hiçunutmayınız ki İsmail Ağa cemati ideolojik bir dava peşinde değillerdir.Mahmut efendi ile Mehmet Talu hoca efendilerin istişarelerinden maksadınızı pek anlayamadım.İzah eder misiniz?

Bediuzzaman hz.lerinin tasavvufa olan meyilini biliyorum.Allah ondan razı olsun.Meselenin anlaşılamayan tarafı nedir ki sizce?...Bediuzzaman hz.lerinin ayrıca mutasavvuf olduğunu da biliyorum...

talib
16-01-2012, 21:07
Siz agbiye bakmayın diyeceğim ama zaten bakmıyorsunuzdur..

Karaçin nam, kalıbı ve kalbi ham arkadaşa bakarsak, nurcuca bir söylemle zırvalamayı hakikat telakki etmiş. Onun inkar ateşine bakarak, genele yazdık. İbrahim'leri yakabiliriz zanneden zavallı bir güruh işte..

agbi
16-01-2012, 21:07
İlave olarak söylemek lazım. Bakmayın bu tiplerin hased ateşinin sineleri yakmasını. Ne bunlar ne de abileri insanları Allah demekten alıkoyamadı, tekkelerden uzaklaştırmadı, Allah Dostlarından uzak tutamadı.. Kemalistler ne eyledi ki, bu nurcuca konuşan tipler bir şey edeblsinler. Şimdi debelenip duruyorlar, aklı başında insanları kandırabiliriz belki diye.

KİMSİN SEN YAAAA

İşin Gücün her konuda NUR CEMEATLERİNE SALDIRMAK

Sende NUR CEMEATLERİ DÜŞMANLIĞI metastas HASTALIK olmuş.

SEN NASIL MÜSLÜMANSIN ?

SEN NASIL İSLAMİYETE HİZMET ETMEK İSTİYORSUN

Bak Forum da Mesihçi adlı üye var Hiristiyanlığın Protestanlığı anlatıyor ama O KONULARDA SEN YOKSUN.

SİYONİZMİN Türkiye kolları veya CAMİ BONBALAMAK İSTEYEN lerin konularında YOKSUN

YOKSUN ÇÜNKÜ AMACIN MÜCADELEN İSLAM a HİZMET DEĞİL NURCULARA SALDIRMAK.

Ehl-i Sünnet
16-01-2012, 21:09
@ (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)
ve
@talib (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=630)

Şahsi tartışmalara özelden devam etseniz :) Konu bütünlüğü bozuluyor da...

agbi
16-01-2012, 21:10
Şunu hiçunutmayınız ki İsmail Ağa cemati ideolojik bir dava peşinde değillerdir.Mahmut efendi ile Mehmet Talu hoca efendilerin istişarelerinden maksadınızı pek anlayamadım.İzah eder misiniz?

Bediuzzaman hz.lerinin tasavvufa olan meyilini biliyorum.Allah ondan razı olsun.Meselenin anlaşılamayan tarafı nedir ki sizce?...Bediuzzaman hz.lerinin ayrıca mutasavvuf olduğunu da biliyorum...

Mahmut Efendi ile Talu Hocanın bir istişaresi verdır ÜNÜVERSİTELER Hakkında Allah ebeden razı olsun Allah cc bizlere nimet olarak verdiği Mahmut efendinin bu konuda sözleri HERŞEYİ ANLATIYOR.

talib
16-01-2012, 21:12
@ (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)
ve
@talib (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=630)

Şahsi tartışmalara özelden devam etseniz :) Konu bütünlüğü bozuluyor da...

Bunu ciddi olarak söyledi iseniz, size bilmem ne desem ki :) agbi ile fazla yazışmak herkeste bir rota sapması yapıyor demek ki.

agbi
16-01-2012, 21:12
@ (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053)
ve
@talib (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=630)

Şahsi tartışmalara özelden devam etseniz :) Konu bütünlüğü bozuluyor da...

BANA GÖRE ŞAHSİ TARTIŞMA DEĞİL

BANA GÖRE MAHMUT EFENDİ CEMEATİ İLE F.GÜLEN Cemeati arasına FİTNE sokmak isteyen Hizipleşme olmasını isteyen TALİB in gerçek yüzünü göstermektir.

talib
16-01-2012, 21:17
Nurcuca bir söylemle, tekkelerin kapatılmasını haklı görmek isteyen Karaçin mi Kamarçin midir nedir ona yazdık biz agbi. Boşa sallamıyoruz senin gibi. 7 yaşında çouk gibi bir şey diyorsun, ısrar ediyorsun, içini doldurmuyorsun. Elinde belge sallayan Kılıçdaroğlu gibisin. Çık insan gibi şöyle şöyle de. Sen başı boş kalmışsın, sadece itham ediyorsun.

Nurculardan tarikatı inkar edenlerin çok olduğunu biliyoruz. Yine ümmet ile kavga edercesine mehdi muhabbetlerini biliyoruz. Hal böyle iken halen saçma sapan şeyler yazıyorsun. Azıcık içini doldur bir şey diyeceksen.

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 21:19
Kişisel sataşmaları bir kenara bırakalım da meselenin önünü açalım arkadaşlar!...

fakiri
16-01-2012, 21:36
Kişisel sataşmaları bir kenara bırakalım da meselenin önünü açalım arkadaşlar!...


Bu meselenin önü, İsmailAğa Cemaatini göklere çıkarmakla mı açılır? Bu ne cahilce bir mantık ! Azizim bence sen doğru evine git, inzivaya çekil ; nefsin ne zaman artık sana, bir forumda yazı yazmak istemediğini söylerse o zaman gel bir şeyler yaz buraya derim ! Bak bu tavsiyemin kıymeti çok iyi bil, herkes sana böyle inciler sunmaz ! :)

kudeman
16-01-2012, 21:37
hala aynı konular geviş getirilip duruluyor Vakit tarikat devri değil derken sadece kendinizi düşünüp içe kapanık şekilde yaşamayın birleşin birlik olun cem olun cemaatleşin kuvvetleriniz parça parça olmasın bir olun nasıl ki 1 pamuk lifi mukavemetli değilken birden çok pamuk lifi birleştiğinde iplik ipliklerse birleşince halat olur mukavetli ve kuvvetli olunur ama üstadın alenen tarikat kötü birşeydir v.b sözleri olmamıştır ayrıca kendisi tarikatı tavsiye etmiştir Kendisi de kadiridir ve reddetmemiştir

eğer bu söylediklerimi yalanlayıcak çıkacaksa risale-i nur küllüyatını tas tamam okusun her ihvana girdiğim de bu konuları görmekten bıktım siz kendi içinizde daha birlik olamıyorsanız başımıza gelenler müstehak demekten başka birşey diyemiyorum...

selametle...

talib
16-01-2012, 21:39
hala aynı konular geviş getirilip duruluyor Vakit tarikat devri değil derken sadece kendinizi düşünüp içe kapanık şekilde yaşamayın birleşin birlik olun cem olun cemaatleşin kuvvetleriniz parça parça olmasın bir olun nasıl ki 1 pamuk lifi mukavemetli değilken birden çok pamuk lifi birleştiğinde iplik ipliklerse birleşince halat olur mukavetli ve kuvvetli olunur ama üstadın alenen tarikat kötü birşeydir v.b sözleri olmamıştır ayrıca kendisi tarikatı tavsiye etmiştir Kendisi de kadiridir ve reddetmemiştir

eğer bu söylediklerimi yalanlayıcak çıkacaksa risale-i nur küllüyatını tas tamam okusun her ihvana girdiğim de bu konuları görmekten bıktım siz kendi içinizde daha birlik olamıyorsanız başımıza gelenler müstehak demekten başka birşey diyemiyorum...

selametle...

Bu yorum doğru yorumdur ve zaten iş de öyle olmuştur. Ama gel gör ki, nurcuca bir dayatma ile abilerinden tabanına kadar önemli bir kesim halen bu sözle tarikatı inkar etmek hevesinde. Mehdi'lik satmaları da işin ayrı bir boyutu.

Yani fitne ve fesad odakları maalesef bu nurcuca söylemin sahipleridir. İşleri güçleri yok, tutturmuşlar bir tarikat muhabbeti, Allah dostlarına ilişecekler. Ya Hu pislik herifler size ne? Siz kendi yolunuza bakın. Fitne kaynağı olmak çok mu güzel! Aklı başında nurcular da bunlara mani olmuyor ki!

fakiri
16-01-2012, 21:42
hala aynı konular geviş getirilip duruluyor Vakit tarikat devri değil derken sadece kendinizi düşünüp içe kapanık şekilde yaşamayın birleşin birlik olun cem olun cemaatleşin kuvvetleriniz parça parça olmasın bir olun nasıl ki 1 pamuk lifi mukavemetli değilken birden çok pamuk lifi birleştiğinde iplik ipliklerse birleşince halat olur mukavetli ve kuvvetli olunur ama üstadın alenen tarikat kötü birşeydir v.b sözleri olmamıştır ayrıca kendisi tarikatı tavsiye etmiştir Kendisi de kadiridir ve reddetmemiştir
eğer bu söylediklerimi yalanlayıcak çıkacaksa risale-i nur küllüyatını tas tamam okusun her ihvana girdiğim de bu konuları görmekten bıktım siz kendi içinizde daha birlik olamıyorsanız başımıza gelenler müstehak demekten başka birşey diyemiyorum...
selametle...

Peki başımıza gelenlere mustehak olmamak için, siz bizatihi kendi ustadınızın yolunu tuttunuz mu? Örneğin hem tarikatı reddetmemiştir Kadiridir diyorsunuz; şu halde neden bütün nur yolcuları aynı bu ustadınızın yaptığı şekle ve yola ittiba etmiyorsunuz ? Yoksa, size başka başka bir çeyler de dedi de siz onları mı yapıyorsunuz ?

cemaliii
16-01-2012, 21:46
hala aynı konular geviş getirilip duruluyor Vakit tarikat devri değil derken sadece kendinizi düşünüp içe kapanık şekilde yaşamayın birleşin .

insanlar tarikat deyince ne anlıyor? içe kapanıklık nerde? nasıl içe kapanmak? içe kapanmaktan kasıt ne?
dışa açılıp meydanlarda elimize kaşık alıp konya havası veya aydın havası oynayacak değiliz:D

ne birleşmesi? her tarikatın yolu farklıdır. tarikatların amacı birileri gibi heryerde bizim elemanlar olsun düşüncesi olmadığından ötürü böyle birleşme güç vs söz konusu değildir. ha birlikte farklı tarikatların zikir merasimlerini gördüm mesela kadiri ve mevlevilerin. ama dediğim gibi tümden birleşme vs söz konusu değildir. zira gerekte yoktur.

Kafkas Kartali
16-01-2012, 21:48
ehli bid'at ne kadar çok insan var burda ondan şaşırmadım konudan konuya atlandığını,ama zaman tarikat zamanıdır çünkü zaman imanı kurtarma zamanıdır bu forum sitesine bile fitneye geliryorsa BAZILARI demek ki gerçekten de imanı kurtarmalık zamandayız vesselam..

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 21:55
Bu meselenin önü, İsmailAğa Cemaatini göklere çıkarmakla mı açılır? Bu ne cahilce bir mantık ! Azizim bence sen doğru evine git, inzivaya çekil ; nefsin ne zaman artık sana, bir forumda yazı yazmak istemediğini söylerse o zaman gel bir şeyler yaz buraya derim ! Bak bu tavsiyemin kıymeti çok iyi bil, herkes sana böyle inciler sunmaz ! :)

Senin bu güzide ismail Ağa cemaatinden alıp veremediğin, kinin aslı nereden geliyor onu da sen kendine telkin et de aklını başına devşir kardeşim.Nedir bu kin ve nefretin?

Benim, hayatım boyunca kişisel dertlerimle hiç uğraşma fırsatım olmadı.Beni bu milletin akibeti düşünmeye sevkediyor.Benim derdim bu milletin birbirine olan saygısızlığıdır.Bu saygısızlık devam ettiği müddetçe içim rahat etmez.Bir cemaati, bir kişiyi karalamakla vakit geçireceksen burada yazı yazmayacaksın arkadaş!.Git,sen bir kavhehaneye, dedikodunu orada yap!.Burada biz güzel paylaşımlar yapmak istiyoruz sen ise bunun içine pislik atıyorsun.Çamurunla boğulmamaya gayret etsen senin için çok daha iyi olur.

Senden güzel paylaşımlar bekliyoruz...Niyetin sadece mesaj kirliliği ise hemen buradan kaybol!...Unutma ki büyük insanlar fikirlerle yarışır, vasati insanlar olaylarla, basit insanlar ise gününü laklakalarla geçirir.Sen bari gününü laklaklarla geçirmeyenlerden ol!..Basit insanlardan da olmamaya gayret göster!..

agbi
16-01-2012, 21:56
Peki başımıza gelenlere mustehak olmamak için, siz bizatihi kendi ustadınızın yolunu tuttunuz mu? Örneğin hem tarikatı reddetmemiştir Kadiridir diyorsunuz; şu halde neden bütün nur yolcuları aynı bu ustadınızın yaptığı şekle ve yola ittiba etmiyorsunuz ? Yoksa, size başka başka bir çeyler de dedi de siz onları mı yapıyorsunuz ?

NE DİYORSUN sen yaaaaaaaaaaaaaa

YAFTALAMALARINIZDAN Tüm İslam alemi BIKTI ARTIK

Nemiş mahmut efendi ve Cemeati , Erbakan ve gönül verenler , F.Gülen ve cemeati , Süleyman efendi cemeati CEHENNEMLİK miş bunu kim demiş hatemül Evliya demiş Ömer ÖNGÜT ü bile kullandılar sızıntılar.

Ömer ÖNGÜT yaklaşık 10 seneyi aşkın süre hasta idi Toplum önüne çıkmazdı belirli sızmalar çevresini sarmıştı vede ÖMER ÖNGÜR derki "................. " DİYEREK Türkiyede devamlı Müslümanlar arsına HİZİPLEŞMELERE NEDEN OLDULAR.

Üstad asla TARİKATI İNKAR ETMEMİŞ ve ruh olarak karşıda olmamıştır M.Esad erbili hz lerinin talebesi vede M.Esad Erbili hz lerini " Dünyada melek görmek isterseniz Sami RAMAZANOĞULLARINA ks bakın " Mahmut Sami RAMAZANOĞULLARI ks ile yakın ilişkileri vardır.

MÜTEŞŞEKKÜR

Demişsiniz

Kişisel sataşmaları bir kenara bırakalım da meselenin önünü açalım arkadaşlar!...

Çok haklısın da işte fakirinin yazdığı mesaj.

Kafkas Kartali
16-01-2012, 22:01
MÜTEŞEKKÜR abicim,ismail ağa gibi ders veren konya şubesi vardır nakşi tarikatı halidi kolunda İLLA Kİ başka yerler de vardır..

fakiri
16-01-2012, 22:02
Senin bu güzide ismail Ağa cemaatinden alıp veremediğin, kinin aslı nereden geliyor onu da sen kendine telkin et de aklını başına devşir kardeşim.Nedir bu kin ve nefretin?
Benim, hayatım boyunca kişisel dertlerimle hiç uğraşma fırsatım olmadı.Beni bu milletin akibeti düşünmeye sevkediyor.Benim derdim bu milletin birbirine olan saygısızlığıdır.Bu saygısızlık devam ettiği müddetçe içim rahat etmez.Bir cemaati, bir kişiyi karalamakla vakit geçireceksen burada yazı yazmayacaksın arkadaş!.Git,sen bir kavhehaneye, dedikodunu orada yap!.Burada biz güzel paylaşımlar yapmak istiyoruz sen ise bunun içine pislik atıyorsun.Çamurunla boğulmamaya gayret etsen senin için çok daha iyi olur.
Senden güzel paylaşımlar bekliyoruz...Niyetin sadece mesaj kirliliği ise hemen buradan kaybol!...Unutma ki büyük insanlar fikirlerle yarışır, vasati insanlar olaylarla, basit insanlar ise gününü laklakalarla geçirir.Sen bari gününü laklaklarla geçirmeyenlerden ol!..Basit insanlardan da olmamaya gayret göster!..


İşte size bir İbn-i Sebe mantığı !.. Adama yaptığı yanlışlığı söylüyoruz o bunu, ismailağa cemaatine kin ve nefretimiz şieklinde anlıyor !
Bunların çoğundaki, kafa yapıısı bu işte ! Ya söylediklerine hemen inanacaksınız , yahutta hemen hasım ilan edilirsiniz ! Denemek istiyorsanız gidin ibniabidin foruma, bir aykırı yazı yazın...Ondan sonra hem hanyayı hem de konyayı size bir güzel gösterirler !
Bu mantığı iyi tanıyın ! Bunun adına KABA SOFTA mantığı derler. Sakın unutmayın!

agbi
16-01-2012, 22:03
insanlar tarikat deyince ne anlıyor? içe kapanıklık nerde? nasıl içe kapanmak? içe kapanmaktan kasıt ne?
dışa açılıp meydanlarda elimize kaşık alıp konya havası veya aydın havası oynayacak değiliz:D

ne birleşmesi? her tarikatın yolu farklıdır. tarikatların amacı birileri gibi heryerde bizim elemanlar olsun düşüncesi olmadığından ötürü böyle birleşme güç vs söz konusu değildir. ha birlikte farklı tarikatların zikir merasimlerini gördüm mesela kadiri ve mevlevilerin. ama dediğim gibi tümden birleşme vs söz konusu değildir. zira gerekte yoktur.

ne birleşmesi? her tarikatın yolu farklıdır

Demişsiniz

Siz ne dediğinizi BİLİYORMUSUNUZ ?

Yollar farklı olabilir amma HEDEF SON DURAK BELLİDİR.

ÖRNEK Mİ

HEDEF İSTANBUL

Kimi Anadoludan Kimi Avrupa yakasından Kimi Marmaradan Kimise Karadeniz yolu ile varmak isterler İSTANBUL a

İyi tanıdığım Mahmud efendi cemeati , Menzil cemeati ve içinde bulunduğum İçerenköy cemeati nin HEPSİ nin hedefi ALLAH cc daha yaklaşmaktır Peygamberimiz sav sünnetlerini daha ruhen yaşamaktır.

cemaliii
16-01-2012, 22:08
agbi yanlış birşey demedik. zaten seyri süluk sonunda tüm tarikatlar kişiyi aynı yere götürür.mana aleminde.
benim cevabım bir arkadaşaydı. o arkadaşın birleşmekten kastıda sizin yazdığınız anlamda değildi. dünyevi çıkarlar,heryerde bizim adamlar olsun anlamında kısa bir dünyayı ele geçirme teorisini amaçlıyor arkadaş. yani sizin cemaatle tarikatların amacını karıştırdı sanırsam.:oleyo:

İsr@
16-01-2012, 22:10
ehli bid'at ne kadar çok insan var burda ondan şaşırmadım konudan konuya atlandığını,ama zaman tarikat zamanıdır çünkü zaman imanı kurtarma zamanıdır bu forum sitesine bile fitneye geliryorsa BAZILARI demek ki gerçekten de imanı kurtarmalık zamandayız vesselam..

maşallah tespit çok doğru hocamın da dediği gibi zaman imanı kurtarma zamanıdır zaman tarikat zamanıdır. uyanık olalım gençler pişman olacağınız kelimeler kullanmayın bence..
Allaha giden yoldan neden bu kadar korkarsınız yakışmıyor imanlı gençlere bu sözler..

MÜTEŞEKKÜR
16-01-2012, 22:23
İşte size bir İbn-i Sebe mantığı !.. Adama yaptığı yanlışlığı söylüyoruz o bunu, ismailağa cemaatine kin ve nefretimiz şieklinde anlıyor !
Bunların çoğundaki, kafa yapıısı bu işte ! Ya söylediklerine hemen inanacaksınız , yahutta hemen hasım ilan edilirsiniz ! Denemek istiyorsanız gidin ibniabidin foruma, bir aykırı yazı yazın...Ondan sonra hem hanyayı hem de konyayı size bir güzel gösterirler !
Bu mantığı iyi tanıyın ! Bunun adına KABA SOFTA mantığı derler. Sakın unutmayın!


Allah rızası için sus be fitnebaz adam!.Maksadın anlaşıldı.
Güzel paylaşımların yok senin defol git buradan!...
İçin dışına çıkmış bu saatten sonra sana güzel söz söylemek haram olmuştur.O yılan dilini Allah ensene doğru uzatsın...Bağnazlığın belli oldu, sana cevap verirken zorlanıyorum.Fazla ileri gitme de adam gibi adam ol da seni takdir edelim...

fakiri
16-01-2012, 22:30
Allah rızası için sus be fitnebaz adam!.Maksadın anlaşıldı.
Güzel paylaşımların yok senin defol git buradan!...
İçin dışına çıkmış bu saatten sonra sana güzel söz söylemek haram olmuştur.O yılan dilini Allah ensene doğru uzatsın...Bağnazlığın belli oldu, sana cevap verirken zorlanıyorum.Fazla ileri gitme de adam gibi adam ol da seni takdir edelim...


Hösssst ! Yavaş gel de MOLLA desinler ! Siz bu ismi çok seversiniz... Onun için Molla olmak öyle kolay değildir. Hele yukarıdaki sözlerinle deği Molla, avam bile olamazsın ! Burasını ibniabidin forum mu zannetin ? Ne güzel kelle avlınıyor orada değil mi ? Sen de oradaki muhabbetlerine git devam et ! Kendiniz çalın, kendiniz söyleyin ! Aykırı hiçbir ses çıkmadan üvertür ve senfoni bozulmasın !

:oleyo:

kudeman
16-01-2012, 22:33
Peki başımıza gelenlere mustehak olmamak için, siz bizatihi kendi ustadınızın yolunu tuttunuz mu? Örneğin hem tarikatı reddetmemiştir Kadiridir diyorsunuz; şu halde neden bütün nur yolcuları aynı bu ustadınızın yaptığı şekle ve yola ittiba etmiyorsunuz ? Yoksa, size başka başka bir çeyler de dedi de siz onları mı yapıyorsunuz ?

Nurcuların yaptığı üstadı bağlamaz o sadece yol gösterir gidip gitmemek kendilerine kalır nasıl ki bir kitabı her insan okuduğunda farklı anlamlar çıkarır her nur koluda farklı anlamlar çıkarır..Ben nurcuyum lakin bir nur koluna bağlı değilim sebebi de dediğiniz gibi üstadın şahsına kendi işlerini mal etmeleri ve daha fazlasını gördük. mesala islam da farklı farklı mezhepler var ve bunların içinde vahhabilik dürzülik gibi kollar var bunları Peygamber efendimize (S.A.V) mal etmek ne kadar doğrudur ve bu mezheplerde anlayış farklılıklarından ortaya çıkmıştı

eğer şahsıma soruyorsanız üstadı adam gibi anlamaya çalıştığımdan dolayı düşüncelerim farklıdır ve cevaplarımda şuanda risale-i nuru papağan gibi ezberleyip tekrar etmiyorum İmamı gazali de okurum imamı rabbanide ve nakşibendi tarikatına bağlıyım inşallah

dilimiz sürçtüyse affola..

http://www.muhammediye.net/index.php/component/user/index.php?option=com_content&view=article&id=28:mevlev-kolu&catid=9:tarikatmzn-kolu&Itemid=3

agbi
16-01-2012, 22:34
Hösssst ! Yavaş gel de MOLLA desinler ! Siz bu ismi çok seversiniz... Onun için Molla olmak öyle kolay değildir. Hele yukarıdaki sözlerinle deği Molla, avam bile olamazsın ! Burasını ibniabidin forum mu zannetin ? Ne güzel kelle avlınıyor orada değil mi ? Sen de oradaki muhabbetlerine git devam et ! Kendiniz çalın, kendiniz söyleyin ! Aykırı hiçbir ses çıkmadan üvertür ve senfoni bozulmasın !

:oleyo:

Ömer ÖNGÜT kendisinden sonra gelen kişiyi işaret ettimi ?

Şuanki başınızdan emekli kişi nereden emekli ?

Ömer Öngüt kimden icazet aldı ?

Ömer öngüt ün icazet aldığı kişi nin M.Esad erbili hz lerinden icazet aldığının ispatını yaparmısın .

Bir zamanlar forumda SOFUOĞLU vardı inan sizden çok daha aklı bazında düşünen bir insandı şimdi onu arıyorum.

fakiri
16-01-2012, 22:36
Nurcuların yaptığı üstadı bağlamaz o sadece yol gösterir gidip gitmemek kendilerine kalır nasıl ki bir kitabı her insan okuduğunda farklı anlamlar çıkarır her nur koluda farklı anlamlar çıkarır..Ben nurcuyum lakin bir nur koluna bağlı değilim sebebi de dediğiniz gibi üstadın şahsına kendi işlerini mal etmeleri ve daha fazlasını gördük. mesala islam da farklı farklı mezhepler var ve bunların içinde vahhabilik dürzülik gibi kollar var bunları Peygamber efendimize (S.A.V) mal etmek ne kadar doğrudur ve bu mezheplerde anlayış farklılıklarından ortaya çıkmıştı

eğer şahsıma soruyorsanız üstadı adam gibi anlamaya çalıştığımdan dolayı düşüncelerim farklıdır ve cevaplarımda şuanda risale-i nuru papağan gibi ezberleyip tekrar etmiyorum İmamı gazali de okurum imamı rabbanide ve nakşibendi tarikatına bağlıyım inşallah

dilimiz sürçtüyse affola..

http://www.muhammediye.net/index.php/component/user/index.php?option=com_content&view=article&id=28:mevlev-kolu&catid=9:tarikatmzn-kolu&Itemid=3


Çok ilginç ! Böyle bir nurcuya şahsen bendeniz ilk defa rastlıyorum. Rabbim sayınızı arttırsın da Risale okyoruz diyerek bataklığa gömülenleri kurtarma timleriniz çoğalsın diye duacıyım kardeşim.

:good:

cemaliii
16-01-2012, 22:40
Ömer ÖNGÜT kendisinden sonra gelen kişiyi işaret ettimi ?


beni işaret etti.:oleyo:
size ne elalemin tarikatının bekasından. sahi gülen kendisinden sonra kime bırakıyor koskoca cemaati?

hoşuna gitti mi bu soru?

neden hep insanların özeline giriyorsunuz? neden konuyla ilgili yazamadığınız durumlarda hep bel altı vuruşlar?

Son.Fedai
16-01-2012, 22:42
o sadece yol gösterir
Tarikatlı olduğunuzu söylemişsiniz

Merak ettim

Tarikatlarda kimler birine yol gösterebilir?

Tarikatlarda yol gösterecek ya da yol gösterebilecek kişiler kimlerdir ve nasıl göreve başlarlar?

kudeman
16-01-2012, 22:44
insanlar tarikat deyince ne anlıyor? içe kapanıklık nerde? nasıl içe kapanmak? içe kapanmaktan kasıt ne?
dışa açılıp meydanlarda elimize kaşık alıp konya havası veya aydın havası oynayacak değiliz:D

ne birleşmesi? her tarikatın yolu farklıdır. tarikatların amacı birileri gibi heryerde bizim elemanlar olsun düşüncesi olmadığından ötürü böyle birleşme güç vs söz konusu değildir. ha birlikte farklı tarikatların zikir merasimlerini gördüm mesela kadiri ve mevlevilerin. ama dediğim gibi tümden birleşme vs söz konusu değildir. zira gerekte yoktur.

kardeşim agbi sana cevap vermiştir herkes kendi yolunu tutarsa bir bütünlük olmaz belirli bir kısmını alıp oradan sual ediyorsun lakin senin sorduğun gibi iplik benzetmesiyle cevap verilmiştir sırf muhalefetlik yapmak için muhalefet olmak yakışmıyor sana, daha önce de böyle durumlarda karşılaştık senle ama şu kesindir ki hala ayrılık var ben menzilciyim nakşiyim nurcuyum kadiriyim fark etmez ki hangisinde yürüdüğüm yeter ki diğer kardeşlerimle aramda ayrılık olmasın omuza omuza yürüyebileyim bizi birleştiren binlerce bir varken neden sadece şeyhim üstadım farklı diye diğer kardeşlerimle ayrı düşeyim ve bu dediklerime benzer olaylarla çok karşılaştım yaşım genç ama yaşadığım çok anı var nurculara narcı diyen cemaatlerle mi karşılaşmadım kendini en üst mertebede gören cemaatler mi v.b daha fazla örneklemek istemedim çünkü aklıma geldikçe böyle şeyler içim acıyor lakin burda hala tartışmalar var biz ihvanda dahi birlik olamıyoruz ... Neyse kardeşim çok konuşmak istemiyorum çok konuşan çok hata yapar ...

agbi
16-01-2012, 22:45
beni işaret etti.:oleyo:
size ne elalemin tarikatının bekasından. sahi gülen kendisinden sonra kime bırakıyor koskoca cemaati?

hoşuna gitti mi bu soru?

neden hep insanların özeline giriyorsunuz? neden konuyla ilgili yazamadığınız durumlarda hep bel altı vuruşlar?

Önce şunu bilin Gülen cemeati bir tarikat değildir temeli islam olan bir Sosyal kurumdur veya diğer anlamda SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR Önce bunu ayırd edinde sonra soru sorun ALAY EDERCESİNE

BELALTI VURUŞ mu ? Ne oldu çokmu sizi strese soktum GERÇEKLER ne zaman belaltı vuruş oluyor bunu izah edin tabiki biliyorsanız.

İnsanların özeline giriyormuşum YA ÖZEL i bir anlada karşıma çık Nerede ÖZEL e girmişim.

neden konuyla ilgili yazamadığınız önce oku yazdıklarımıda sonra bu soruyu sor

fakiri
16-01-2012, 22:46
beni işaret etti.:oleyo:
size ne elalemin tarikatının bekasından. sahi gülen kendisinden sonra kime bırakıyor koskoca cemaati?
hoşuna gitti mi bu soru?neden hep insanların özeline giriyorsunuz? neden konuyla ilgili yazamadığınız durumlarda hep bel altı vuruşlar?


Devam cemaliii... Boş konuşanları ve abesle iştigala edenleri bildiğin gibi size havale etmiştim...
Senin onların tuhaflıklarını ortaya çıkaracğını biliyorum.

Son.Fedai
16-01-2012, 22:47
Önce şunu bilin Gülen cemeati bir tarikat değildir temeli islam olan bir Sosyal kurumdur veya diğer anlamda SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR
Cemali nin sorusunu ben deişik şekilden sorayım

Fethullah Hoca dan sonra cemaat ne olacak?

cemaliii
16-01-2012, 22:48
kudeman forumdaki ehli tarik arkadaşların hiçbiriyle problem yok. en azından benim yok.
problem nurcularla ve tarikatların tamamı arasında.
çünkü tarikatları hala yemekten sonraki meyveye benzetip esas ana yemeğin kendileri olduğu iddiaları.
bizde duramayıp cevap veriyoruz.

kudeman
16-01-2012, 22:48
Tarikatlı olduğunuzu söylemişsiniz

Merak ettim

Tarikatlarda kimler birine yol gösterebilir?

Tarikatlarda yol gösterecek ya da yol gösterebilecek kişiler kimlerdir ve nasıl göreve başlarlar?

cevap vermeye luzum görmüyorum cevabını bildiğin soruyu sormak mantık dışıdır ve karşındakini küçük düşürmek için çabadır.(ve tassavvuf bilgisine vakıfım eksiklerimle )

Son.Fedai
16-01-2012, 22:51
cevap vermeye luzum görmüyorum cevabını bildiğin soruyu sormak mantık dışıdır ve karşındakini küçük düşürmek için çabadır.(ve tassavvuf bilgisine vakıfım eksiklerimle )
HAŞA Öyle küçük düşürme gibi bir gayretim yok

Allah CC a sığınırım

Bazan karşındakinin anlaması için onun anlayacağı şekilde soru sormak ta konuya açıklık getrmek için gerekebilir

Madem tasavvuf bilgisine sahipsiniz ve madem Said Nursi KS tarikatlı; Said Nursi KS nasıl göreve gelmiş, kim kendisine git yol göster demiş?

Eğer bu soruya ispatlı bir cevap gelirse tartışmanın büyük çoğunluğu biter kanaatindeyim...

agbi
16-01-2012, 22:52
Devam cemaliii... Boş konuşanları ve abesle iştigala edenleri bildiğin gibi size havale etmiştim...
Senin onların tuhaflıklarını ortaya çıkaracğını biliyorum.

Ben ALLAH a havale ederim

Siz cemeali ye havale etmişsiniz de

Cemeali kim ki ?

Yoksa kendini beyan etmeyen sizin oluşumunuzda olupta burda çifte standartlık yapan birimi ?

fakiri
16-01-2012, 22:52
Neyse kardeşim çok konuşmak istemiyorum çok konuşan çok hata yapar ...

kudeman,
Biz bu sözünü Milli görüşçülerin en üstündekilerinden, en alt tabakalarındakilere kadar hepsine söyledik ama, bir türlü anlatamadık !
Senin hiç, onlara da bu sözü hatırlattığın oldu mu ?
:blink::confused1:

agbi
16-01-2012, 22:53
HAŞA Öyle küçük düşürme gibi bir gayretim yok

Allah CC a sığınırım

Bazan karşındakinin anlaması için onun anlayacağı şekilde soru sormak ta konuya açıklık getrmek için gerekebilir

Madem tasavvuf bilgisine sahipsiniz ve madem Said Nursi KS tarikatlı; Said Nursi KS nasıl göreve gelmiş, kim kendisine git yol göster demiş?

Eğer bu soruya ispatlı bir cevap gelirse tartışmanın büyük çoğunluğu biter kanaatindeyim...

BİLMEMEK ayıp değil ÖĞRENMEMEK Ayıptır.

Tabiki anlayana.

cemaliii
16-01-2012, 22:54
Önce şunu bilin Gülen cemeati bir tarikat değildir temeli islam olan bir Sosyal kurumdur veya diğer anlamda SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR Önce bunu ayırd edinde sonra soru sorun ALAY EDERCESİNE



peki bu holdingin CEO su kim? yada sosyal dernek sivil toplum falansa derneğin başkanı kim?
sahi derneklerde seçimle başkan seçilir?
sizde seçimler nasıl oluyor nur sosyal derneği veya ne diyelim gülen sivil toplum örgütünde?

agbi
16-01-2012, 22:55
kudeman,
Biz bu sözünü Milli görüşçülerin en üstündekilerinden, en alt tabakalarındakilere kadar hepsine söyledik ama, bir türlü anlatamadık !
Senin hiç, onlara da bu sözü hatırlattığın oldu mu ?
:blink::confused1:

Çok merak ediyorum CEHENNEMLİK siniz dediğiniz Onmilyonlarca kişilerle nasıl HELALLEŞECEKSİNİZ ?

Son.Fedai
16-01-2012, 22:55
BİLMEMEK ayıp değil ÖĞRENMEMEK Ayıptır.

Tabiki anlayana.
peki Ağbi

Dediğin gibi olsun

Sizi seviyoruz, saygılarımızı sunuyoruz canım abiciğim

kudeman
16-01-2012, 22:56
kudeman forumdaki ehli tarik arkadaşların hiçbiriyle problem yok. en azından benim yok.
problem nurcularla ve tarikatların tamamı arasında.
çünkü tarikatları hala yemekten sonraki meyveye benzetip esas ana yemeğin kendileri olduğu iddiaları.
bizde duramayıp cevap veriyoruz.

Farkındayım işte bende böyle konuşmalar karşısındayım zaten ilk cümleden beridir yıkıcı olmayın yapıcı olun mesajım var farklı birşey söylemedim ...kimin nerede hidayete ereceğini sadece Allah bilir Hidayete erdirende sadece Allah tır ..Üstünlük takvadır takvaysa Allah tandır.Cemaatin büyük diye üstün değilsin veya zengin diye, şeyhim uçuyor diyede kimseden üstün olamam v.b

agbi
16-01-2012, 22:56
peki bu holdingin CEO su kim? yada sosyal dernek sivil toplum falansa derneğin başkanı kim?
sahi derneklerde seçimle başkan seçilir?
sizde seçimler nasıl oluyor nur sosyal derneği veya ne diyelim gülen sivil toplum örgütünde?

DAHA SİVİL TOPLUM KURULUŞUNU BİLMİYORSUN Kİ size cevap vereyim sahi sizin bağlı olduğunuz oluşum bir mesajınızda SP liyim ama alevilere karşı ılımlılar diye bıraktım demiştiniz.

agbi
16-01-2012, 22:59
kudeman forumdaki ehli tarik arkadaşların hiçbiriyle problem yok. en azından benim yok.
problem nurcularla ve tarikatların tamamı arasında.
çünkü tarikatları hala yemekten sonraki meyveye benzetip esas ana yemeğin kendileri olduğu iddiaları.
bizde duramayıp cevap veriyoruz.

Bu mesajınızı açarmısınız ?

Sanki TARİKATLARA karşı olduğunuz anlamını veriyor.

Bence tarikatlar ahirete giden yolun Finali olduğu veya Ünüversitesi olduğuna inanan biriyim.

kudeman
16-01-2012, 23:00
HAŞA Öyle küçük düşürme gibi bir gayretim yok

Allah CC a sığınırım

Bazan karşındakinin anlaması için onun anlayacağı şekilde soru sormak ta konuya açıklık getrmek için gerekebilir

Madem tasavvuf bilgisine sahipsiniz ve madem Said Nursi KS tarikatlı; Said Nursi KS nasıl göreve gelmiş, kim kendisine git yol göster demiş?

Eğer bu soruya ispatlı bir cevap gelirse tartışmanın büyük çoğunluğu biter kanaatindeyim...

Kardeşim şuanda kafamı toplayamıyorum kusura bakma sadece link vericem ve bediüzzamanın tarihçe-i hayatını okumanı önercem benim aciz kelamımla sonuca ulaşmaz..

http://www.muhammediye.net/index.php/component/user/index.php?option=com_content&view=article&id=28:mevlev-kolu&catid=9:tarikatmzn-kolu&Itemid=3

Son.Fedai
16-01-2012, 23:02
http://www.muhammediye.net/index.php/component/user/index.php?option=com_content&view=article&id=28:mevlev-kolu&catid=9:tarikatmzn-kolu&Itemid=3
Kim yazmış bu linkdekileri?

giriftar
16-01-2012, 23:05
peki bu holdingin CEO su kim? yada sosyal dernek sivil toplum falansa derneğin başkanı kim?
sahi derneklerde seçimle başkan seçilir?
sizde seçimler nasıl oluyor nur sosyal derneği veya ne diyelim gülen sivil toplum örgütünde?
Sen sivil toplum dersen,arkadaşta konu hakkında bu en güzel soruları sormuş Agbi.
Niye bilgisiz olsunki.Cemaliii diline sAğlık,konuya vakıfsın ve en güzel soruları sormuşsun.
Agbi,bu sivil toplum dediğin şey gavurların adeti.
Benden söylemesi.
Cemaat bence Anadolu Fikriyatına mensupsa bu SİYİL TOPLUM TERANESİNİ ÜSTLENMEMELİ VE KARŞI ÇIKMALI.

fakiri
16-01-2012, 23:07
Farkındayım işte bende böyle konuşmalar karşısındayım zaten ilk cümleden beridir yıkıcı olmayın yapıcı olun mesajım var farklı birşey söylemedim ...kimin nerede hidayete ereceğini sadece Allah bilir Hidayete erdirende sadece Allah tır ..Üstünlük takvadır takvaysa Allah tandır.Cemaatin büyük diye üstün değilsin veya zengin diye, şeyhim uçuyor diyede kimseden üstün olamam v.b

Yaw kudeman,
Sen Milli görüşçü müsün? Yoksa tarikat erbabı mısın ? Her ikisi isen , bu karpuzları kolaylıkla nasıl taşıyorsun ?

kudeman
16-01-2012, 23:10
kudeman,
Biz bu sözünü Milli görüşçülerin en üstündekilerinden, en alt tabakalarındakilere kadar hepsine söyledik ama, bir türlü anlatamadık !
Senin hiç, onlara da bu sözü hatırlattığın oldu mu ?
:blink::confused1:

Söylememişimdir şundan dolayı pek siyasi durumlara karışmadığımdan dolayı bir zaman ve bir mekanım olmamıştır bulunduğum yerlerse ilim meclislerinin dışına çıkmaz inşallah ...

kudeman
16-01-2012, 23:13
Yaw kudeman,
Sen Milli görüşçü müsün? Yoksa tarikat erbabı mısın ? Her ikisi isen , bu karpuzları kolaylıkla nasıl taşıyorsun ?

Milli görüşü çok iyi tanımadığının kanaatindeyim ... ve karpuz benzetmesi yakışmadı...

kudeman
16-01-2012, 23:16
Kim yazmış bu linkdekileri?

kardeşim sana bir link daha :) söyleyenler zaten açıkça bellidir ...

http://kadirileriz.biz/index.php/component/content/article/19-efendi-hz/efendi-hazretleri/597-eyhimiz-seyyid-muhammed-efendiye-1968-ylnda-laiklie-aykr-olarak-nurculuk-propangadas-yapt-iddiasyla-dava-aclmt

Kafkas Kartali
16-01-2012, 23:19
kudeman abicim izninizle bişi sormak istiyorum ehli tasavvuf olmadan hidayete ermek mümkün müdür bu aciz de farkında ki herkesin hidayeti gizlenmiştir nerede oldugu ve belkide hepimizin hidayeti birer cümlededir ama peki ehli tasavvuf olmadan hidayet tamamlanmış olur mu? bu aciz de ehli tasavvuf ama kesinlikle dalga geçmek gibi bir niyetim yok samimi bir şekilde arzediyorum.

Son.Fedai
16-01-2012, 23:20
kardeşim sana bir link daha :) söyleyenler zaten açıkça bellidir ...
Kuura bakma da hiç te açık değil

Sizin cemaatinizin genel görüşü bu mudur yani?

CENGİZHAN
16-01-2012, 23:26
Selamün aleyküm muhterem kardeşim.Tasavvuf veya tarikatın "İslam medresesi", yani üniversitesi olduğunu bilmiyorsan git araştır da gel buraya!..Mesela, İsmail Ağa cemaatinde verilen veya öğretilen ilmin kaç da kaçı bugünkü üniversitelerde okutuluyor?.Hiç araştırdınız mı, baktınız mı sorup soruşturdunuz mu?Bugünkü üniversitelerde okutulan bütün dini dersler pratik olanlarıdır.Meselenin derinlemesine oralarda girilmediğini bilmiyor musunuz?.İsmail Ağa cemaatinden başka tam anlamıyla dini dersler verilen başka cemaat varsa bana söyleyinde size hak vereyim.Eskiden derinlemesine İSLAMİ BİLGİLER VERİLEN YERLERE "MEDRESE" DENİLİRDİ.ŞİMDİ Kİ ADI İSE ÜNVERSİTEDİR.LAKİN, LAİKLİK KANUNU GELİNCE O DERSLERİN ESEMESİ KALMADI ÜLKEMİZDE...

HEM SONRA, OSMANLI ZAMANINDA İSLAMİ BİLGİLER HARİCİNDE, COĞRAFYA, MATEMATİK, KİMYA, TARİH,GEOMETRİ (HENDESE) MÜSBET İLİMLERİN DERSLERİ VERİLİRDİ...



Sayın kardeşim...


HEM SONRA, OSMANLI ZAMANINDA İSLAMİ BİLGİLER HARİCİNDE, COĞRAFYA, MATEMATİK, KİMYA, TARİH,GEOMETRİ (HENDESE) MÜSBET İLİMLERİN DERSLERİ VERİLİRDİ...

Evet doğrudur, osmanlı zamanında müsbet ilim dersleri verilirdi,
Bu nedenledir ki müsbet ilim ve teknolojide
batıdan batıdan 100 yıl ilerdeyiz(!)....

Medreselerin değerini tahmin edebiliyorum...
Günümüzde , binlerce hurafeye boğulmuş, İçine binlerce
günahlar,haramlar,tekfirler doldurulmuş , Kur'andan
uzaklaştırılmış dinimize bakınca anlaşılıyor...

Selam kardeş...

kudeman
16-01-2012, 23:29
kudeman abicim izninizle bişi sormak istiyorum ehli tasavvuf olmadan hidayete ermek mümkün müdür bu aciz de farkında ki herkesin hidayeti gizlenmiştir nerede oldugu ve belkide hepimizin hidayeti birer cümlededir ama peki ehli tasavvuf olmadan hidayet tamamlanmış olur mu? bu aciz de ehli tasavvuf ama kesinlikle dalga geçmek gibi bir niyetim yok samimi bir şekilde arzediyorum.

Tasavvuf demek sünnete ve kurana uygun yaşamak demektir.

Son.Fedai
16-01-2012, 23:29
Kardeş

Sizin vermiş olduğunuz


http://www.muhammediye.net/index.php/component/user/index.php?option=com_content&view=article&id=28:mevlev-kolu&catid=9:tarikatmzn-kolu&Itemid=3

Linkinde şöyle yazıyor


Islamdan tavüz vermesini hayatı ile ödeyip şehadet şerbetini içen Şeyh Said
Yani şeyh said islamdan taviz vermediği için şehid edildi yazıyor

İkinci yazınızda yani


http://kadirileriz.biz/index.php/component/content/article/19-efendi-hz/efendi-hazretleri/597-eyhimiz-seyyid-muhammed-efendiye-1968-ylnda-laiklie-aykr-olarak-nurculuk-propangadas-yapt-iddiasyla-dava-aclmt

Linkinde ise


Şeyhimiz Seyyid Muhammed Hoca Efendi Hz.(k.s.) Bediüzzaman Said-i Nursi Hz.(k.s.)'nden 7 ay süreyle Risale-i Nur dersi almış ve sohbetlerinde bizzat bulunmuştur.Ayrıca Bediüzzaman Said-i Nursi Hz.(k.s.) kendisine Mevlevî Tarikatı'ndan el vermiştir...

Bediüzzaman Said-i Nursi Hz.(k.s.) şimdilerde Nurculuk iddiasında bulunan kardeşlerimizin söylevleri aksine tarikat ehlidir.Mevlevi Tarkatı'nın mürşidliğinde olduğunu şeyhimiz bizzat haber vermektedir.Şeyhimiz Seyyid Muhammed Efendi Hz.(k.s..) onu bizzat görmüş,ders almış ve Risale-i Nur'u talim etmek yolunda nice sıkıntılara girmiştir.
Peki kendisinden ders aldığı ve el verdiği zat ilk linkteki "İslamdan taviz vermeme" haline ne demiş


"Yaptığınız mücadele kardeşi kardeşe öldürtmektir ve neticesizdir. Türk milleti İslâmiyete bayraktarlık etmiş, dini uğrunda yüz binlerle, milyonlarla şehid vermiş ve milyonlar veli yetiştirmiştir. Binaenaleyh kahraman ve fedakar İslam müdafiilerinin torunlarına, yani Türk milletine kılınç çekilmez ve ben de çekmem."

Yani yanlış yapıyorsun, yanlış yoldasın demiş...

Bu nasıl oluyor şimdi?

Tezat değil mi bu hal?

agbi
16-01-2012, 23:33
Sen sivil toplum dersen,arkadaşta konu hakkında bu en güzel soruları sormuş Agbi.
Niye bilgisiz olsunki.Cemaliii diline sAğlık,konuya vakıfsın ve en güzel soruları sormuşsun.
Agbi,bu sivil toplum dediğin şey gavurların adeti.
Benden söylemesi.
Cemaat bence Anadolu Fikriyatına mensupsa bu SİYİL TOPLUM TERANESİNİ ÜSTLENMEMELİ VE KARŞI ÇIKMALI.


KELİME oyunları ile münazara mı edeceğinizi zannediyorsunuz

Agbi,bu sivil toplum dediğin şey gavurların adeti.

STK Yani sivil toplum kuruluşları bugünkü sosyal bir terimdir bunlar İslami temelli olur Siyonizm temelli olur madem bu kadar gavur adetlerini önemsiyorsun bu gavur icadı pc kullanma o zaman bu sözüm sizin mantığınıza cevaptır

HALA ANLAMADINIZMI ?

ANLAYACAĞINIZ şekilde İHH , Kimse Yokmu , Musiad ,

DEVAM EDELİM

Türkiye’de faaliyet gösteren İSLAMİ sivil toplum kuruluşları:

Mazlumder | İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği
İHH | İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı
Özgür-der | Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği
İDSB | İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği
Dayanışma Vakfı
Anadolu Gençlik Derneği
Ankara Kültür ve Eğitim Vakfı
Akabe Kültür ve Eğitim Vakfı (AKEV)
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)
Anadolu Tevhid Vakfı
Araştırma ve Kültür Vakfı (AKV)
Beşiktaş İmar Güzelleştirme ve Yardımlaşma Vakfı
Birlik Vakfı
Divan Araştırma ve Eğitim Derneği
Ensar Vakfı
Genç İşadamları Vakfı
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı
Hayrat Vakfı
Hilaliye Eğitim Vakfı
Hukukçular Derneği
İhlas Vakfı
İlim ve Fazilet Vakfı
İlim Yayma Cemiyeti
İlim Yayma Vakfı
İnsan Eğitimi Kültür ve Yardımlaşma Vakfı
İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV)
İş Dünyasi Vakfı
Kardelen Eğitim Kültür ve Çevre Derneği (KARCED)
Kültürlerarasi Araştırma ve Dostluk Vakfı (KARVAK)ü
Müftü Ahmet Hulusi Efendi Kültür Eğitim Sağlık Vakfı
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)
Osmanlı Araştırmaları Vakfı (OSAV)
Raif Cilasun Eğitim ve Kültür Vakfı
Reyhan Kültür Vakfı
Ribat Eğitim Vakfı (REV)
Safa Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
Sağlık Elemanları Vakfı
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV)
Vakıf ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Uluslararası Konseyi (ICANO)
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV)
Avcılar İlim Kültür ve Hizmet Vakfı
İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD)
Şura Eğitim ve Araştırma Derneği
Erdem Kültür Ahlak ve Dayanışma Derneği
Gülen Çocuk ve Gençlik Derneği
Sosyal Araştırmalar ve Kültürlerarası Dayanışma Derneği
Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA)
Pusula Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği
Hekimler Birliği Vakfı
Ahıskalılar Vakfı
Dünya Türkmenleri Eğitim Vakfı
Yeni Osmanlılar Derneği
Bayrampaşa Yeşil Camii İlme Hizmet Vakfı
Adaleti Savunanlar Derneği
İhsan Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı
Günışığı Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Veysel Karani Hirka-ı Şerif Camii Hizmet Vakfı
Akademi Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Okuma Alışkanlığını Kazandırma, Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği(OKUDER)
İstanbul Diş Hekimleri Dostluk ve Dayanışma Derneği
Umutlar Sönmesin Sağlık Sosyal Kültürel Dayanışma Derneği
İnsanlığa Hizmet Vakfı
Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği ( KASAD-D)
Dünya Ehli Beyt Vakfı
Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı
Filistin Dayanışma Derneği (FİDDER)
Kafkas Vakfı
Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG)
İstanbul Kadın ve Kadın Kuruluşlari Derneği (İKADDER)
İnsan ve Medeniyet Hareketi Derneği
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği
Tüketiciler Birliği
Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifik alandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES)
Afyon Karahisar Güzel Yarınlar Derneği (AGUYAD)
Kudüs ve Civarindaki Osmanlı Mirasını Koruma ve Yaşatma Derneği
Hikmet Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı
Uluslarararası Gönüllüler Cemiyeti
Sürekli Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı (SEDAV)
Yardım eli Engelli ve Muhtaçlar için Eğitim,Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Darüsselam Vakfı
Belediye ve Özel İdare Çalişanlari Birliği Sendikasi (BEM-BİR-SEN)
Hoca Ahmet Yesevi İlim ve İrfan Vakfı

ANLADINIZMI HALA ANLAMADINIZMI ne diyeyim anladığınız zaman istişare ederiz.

kudeman
16-01-2012, 23:35
Kardeş

Sizin vermiş olduğunuz


Linkinde şöyle yazıyor
Yani şeyh said islamdan taviz vermediği için şehid edildi yazıyor

İkinci yazınızda yani


Linkinde ise
Peki kendisinden ders aldığı ve el verdiği zat ilk linkteki "İslamdan taviz vermeme" haline ne demiş

Yani yanlış yapıyorsun, yanlış yoldasın demiş...

Bu nasıl oluyor şimdi?

Tezat değil mi bu hal?

kılıç çekmem sözü şeyh said isyanına binaen söylenmiştir.

agbi
16-01-2012, 23:35
Kardeş

Sizin vermiş olduğunuz


Linkinde şöyle yazıyor
Yani şeyh said islamdan taviz vermediği için şehid edildi yazıyor

İkinci yazınızda yani


Linkinde ise
Peki kendisinden ders aldığı ve el verdiği zat ilk linkteki "İslamdan taviz vermeme" haline ne demiş

Yani yanlış yapıyorsun, yanlış yoldasın demiş...

Bu nasıl oluyor şimdi?

Tezat değil mi bu hal?

ÖZE DÖNSENİZE

izin için Bedüzzaman hz leri kimdir ?

Son.Fedai
16-01-2012, 23:39
kılıç çekmem sözü şeyh said isyanına binaen söylenmiştir.
Tamam da hem ders aldığınız kimse o olaya yanlış desin hem de o olayı yapan kişi "islamdan taviz vermeme" halinde olsun

Tezat değil mi bu?

Hem birinden ders al, hem de ders aldığın kişinin sözüne muhalif söz söyle..

kudeman
16-01-2012, 23:44
Tamam da hem ders aldığınız kimse o olaya yanlış desin hem de o olayı yapan kişi "islamdan taviz vermeme" halinde olsun

Tezat değil mi bu?

Hem birinden ders al, hem de ders aldığın kişinin sözüne muhalif söz söyle..

kardeşim ben okuduğumda farklı anlıyorum sen okuduğunda farklı anlıyorsun Bediüzzamanı tanımak istiyorsan Tarihçe-i hayatı al oku tavsiye ederim burda bir tezatlık göremedim ve boş sorularını cevaplamaya gerek duymuyorum artık çünkü Haklı çıkma egon had safhaya gelmiş durumda ne desek anlamassın .sukut etmek daha iyidir kanımca..

Son.Fedai
16-01-2012, 23:46
Bediüzzamanı tanımak istiyorsan Tarihçe-i hayatı al oku tavsiye ederim

Ben Said Nursi KS yı biliyorum da sizi tanımaya çalışıyorum


çünkü Haklı çıkma egon had safhaya gelmiş durumda ne desek anlamassın
Böyle devam edersen seni de sevip saygı göstereceğim...

kudeman
16-01-2012, 23:53
Ben Said Nursi KS yı biliyorum da sizi tanımaya çalışıyorum
a
Böyle devam edersen seni de sevip saygı göstereceğim...

Beni tanımanızın ne türlü bir sebebi olabilir ben kimseyi tanımaya çalışmıyorum doğruysa kabullenirim çok soru sormaya karşıyımdır eğer çok soru soruluyorsa art niyet ararım ve beni imtihan etmeye yani tanımaya çalışırken başkasının kafasını karıştırısınız ben insanlar nezdinde sevilip veya sayılmayı istemem Rabbim beni sevsin yeter (amin)

Son.Fedai
16-01-2012, 23:59
Beni tanımanızın ne türlü bir sebebi olabilir
Hey güzel Allah'ım CC

Sen büyüksün yarabbi

SİZİ derken şahsınızı kastetmedim. Şahsınız sizi ilglendirir

SİZİ kelimesinden kasıt CEMAATİNİZİ manasındaydı


çok soru sormaya karşıyımdır eğer çok soru soruluyorsa art niyet ararım

İlim sormakla başlar

Sormazsan söylemezler, söyemezlerse öğrenemezsin

ben insanlar nezdinde sevilip veya sayılmayı istemem Rabbim beni sevsin yeter (amin)
Siz sevip saygı gösterme meselesini Hikem abi'ye bi sorun

O Yazı sizin cemaatinizin değil, o site sahibinin ya da yazı sahibinin şahsi fikri zannımca.

Birşey yazılıyorsa ve bu da açık bir yerdeyse ya sorlan sorulara cevap verip yazdığını açıklayacaksın ya da yazmayacaksın...

Bazı yazılar yazıp ta "bu nasıl oluyor" diye sorulduğunda art niyet arıyorsan ben de sende hem cehalet hem de art niyet ararım.

kudeman
17-01-2012, 00:09
Hey güzel Allah'ım CC

Sen büyüksün yarabbi

SİZİ derken şahsınızı kastetmedim. Şahsınız sizi ilglendirir

SİZİ kelimesinden kasıt CEMAATİNİZİ manasındaydı

İlim sormakla başlar

Sormazsan söylemezler, söyemezlerse öğrenemezsin

Siz sevip saygı gösterme meselesini Hikem abi'ye bi sorun

O Yazı sizin cemaatinizin değil, o site sahibinin ya da yazı sahibinin şahsi fikri zannımca.

Birşey yazılıyorsa ve bu da açık bir yerdeyse ya sorlan sorulara cevap verip yazdığını açıklayacaksın ya da yazmayacaksın...

Bazı yazılar yazıp ta "bu nasıl oluyor" diye sorulduğunda art niyet arıyorsan ben de sende hem cehalet hem de art niyet ararım.

ben kadirilerin muhammediye kolundayım demedim sadece bediüzzamanın tarikat yönünü belirttim . Çok soru sormak değil çok düşünüp araştırıp öğrenmektir. Başkasına soru sormakla çok şey kazanılmaz okumakla kazanılır google bile cevaplar sorularınızı...cevap açık ve netken tekrar sorulması bana göre mantık dışıdır her insanın düşünce yapısı farklıdır ve kalıplaşmış bir düşüncem olmadı bu güne kadar hamdolsun kalıplaşmış düşünceler insanı geliştiremez
Allah a emanet olun ...hayırlı geceler ...

Son.Fedai
17-01-2012, 00:12
ben ....
Saat bayağı geçti

Sizin için önemli olmasa da ben size sevgilerimi ve saygılarımı sunayım

Size iyi geceler


Allah a emanet olun ...hayırlı geceler ...
Size de canım kardeşim

giriftar
17-01-2012, 00:58
KELİME oyunları ile münazara mı edeceğinizi zannediyorsunuz
Kelime oyunu yapmayı,hele hele bir Müslüman büyüğüme karşı, saygısızlık addederim.Allahcc rızasından gayri yoktur maksadım,İnşaALLAH SUİZAN DA DEĞİL,HÜSNÜZANDA BULUNURSUNUZ.
Agbi,bu sivil toplum dediğin şey gavurların adeti.

STK Yani sivil toplum kuruluşları bugünkü sosyal bir terimdir bunlar İslami temelli olur Siyonizm temelli olur madem bu kadar gavur adetlerini önemsiyorsun bu gavur icadı pc kullanma o zaman bu sözüm sizin mantığınıza cevaptır
Bak agbi,bi anlaşalım baştan.
Bu pc işinde samimiysen sivil toplumculuğun gavur adeti olduğunu kabul ediyorsun demekki bu bir.
Bu durumda tenakus fikirleri ard arda savunmuş oluyorsun bu iki.
Her gavur adeti yanlışır demedik bu da üç.
Ben cemaat olayını İslami Cemaat olarak biliyordum,eleştiri haklarım mahfuz olmak şartıyla,bu dört.
Sizin dediğiniz manada ben sivil toplum kuruşluşu yok demedim,ben bu Cemaat mehumu İslami bir kavramdır,etmeyin,gavur icadlarıyla bir tutma dedim,yoksa cemaatten size kızanlar olabilir ve hatta kızmaları gerekir demek istedim bu da beş.
HALA ANLAMADINIZMI ?
Anladım da,hala aynı fikirdeyim




BAŞKALARININ DİLİYLE,KAVRAMLARIYLA KONUŞMAYA BAŞLAYANLAR,BAŞKALAŞIRLAR.
YAA, BİZİM BİR MEDENİYET TASAVVURUMUZ YOKMU.
BİZİM KENDİ KAVRAMLARIMIZ YOKMU.
Sizin mantıktan gidersek bir koministte,bir kapitalistte ben bu işi HAK namına yapıyorum.Aslolan benim bu kavramlara ne mana verdiğim dese haklı çıkar.
EEE O ZAMAN BÜLBÜLLE KARGANIN HİKAYESİNDEKİ GİBİ NAMÜSAİT HALLER ORTAYA ÇIKAR.
O ZAMAN KENDİ DİLİMİZİ,KENDİ MEDENİYYET TASAVVURUMUZU İŞLETECEĞİZ.
KAFİRİN KURUM VE KAVRAMLARINA İHTİYACIMIZ YOK.
Selametle kalasın ,saygılar Agbiciğim.

MÜTEŞEKKÜR
17-01-2012, 01:45
Hösssst ! Yavaş gel de MOLLA desinler ! Siz bu ismi çok seversiniz... Onun için Molla olmak öyle kolay değildir. Hele yukarıdaki sözlerinle deği Molla, avam bile olamazsın ! Burasını ibniabidin forum mu zannetin ? Ne güzel kelle avlınıyor orada değil mi ? Sen de oradaki muhabbetlerine git devam et ! Kendiniz çalın, kendiniz söyleyin ! Aykırı hiçbir ses çıkmadan üvertür ve senfoni bozulmasın !

:oleyo:

Çaçaron avratları gibi çene yarışı yapacağına adam gibi laflar etsen sana adam derdik.Lakin sende o ahlak ne gezer!...

fakiri
19-01-2012, 08:32
Milli görüşü çok iyi tanımadığının kanaatindeyim ... ve karpuz benzetmesi yakışmadı...

Evet, biz Milli Görüşü hiç tanımayız ! Bundan sonra da tanımayacağız !

fakiri
19-01-2012, 08:35
Çaçaron avratları gibi çene yarışı yapacağına adam gibi laflar etsen sana adam derdik.Lakin sende o ahlak ne gezer!...

Senin bu tarifine en çok yere-göğe sığdırmadığınız Falsh TV ve Haberturk Tv müdavimi adamınız uymaktadır.

agbi
19-01-2012, 10:23
Evet, biz Milli Görüşü hiç tanımayız ! Bundan sonra da tanımayacağız !

BAK ÇOK DOĞRU DEMİŞSİN.

Nerdeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee sizde MİLLİ GÖRÜŞ RUH unu anlayacak düşünecek BİR YAPINIZ yokkiiiiiiiiiiiiiiiiii

SİZİN YAPINIZ YALNIZCA MÜSLÜMAN KARDEŞLERİNİZİ CEHENNEME YOLLAMAK birde ÇİFTE STADARTLIK yapıp FİTNE üretmek HİZİPLEŞMELERE vesile olmak.

MÜTEŞEKKÜR
19-01-2012, 14:15
Evet, biz Milli Görüşü hiç tanımayız ! Bundan sonra da tanımayacağız !

Evet, siz Milli Görüş'ü tanımazsınız.Sizler nerede arpalık varsa oraya iştigal edenlerdensiniz.Sizin için hayatın garantisi nerede ise orada sebeplenmektir.Menfaatınız icabı yalakalıkta sizde mevcut olur.

fakiri
19-01-2012, 21:20
Evet, siz Milli Görüş'ü tanımazsınız.Sizler nerede arpalık varsa oraya iştigal edenlerdensiniz.Sizin için hayatın garantisi nerede ise orada sebeplenmektir.Menfaatınız icabı yalakalıkta sizde mevcut olur.

Milli Görüşün tanınacak ve bilinecek ne özelliği var ki ? Adamın biri bu ülkedeki post kavgası için bir görüş ortaya atmış ve adına da Milli görüş demiş ! Müslümanalrın bu post ve politik kavgayla ne işi olabilir ? Var mı böyle bir ilahî emir veya hadis-i şerif ? Yok !
Şu halde, siz bu masalı çocuklara mı anlatmak istiyorsunuz ? O zaman kreşleri vey anaokularını ziyaret etmeniz gerekiyor !
İşe bakın ! Müceddid-i ahir zaman talebeleri neyle uğraşıyorlar ?

reddiye
22-01-2012, 21:09
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=360024247357880&set=a.101319663228341.3181.100000509242573&type=1&theater

agbi
22-01-2012, 21:12
Milli Görüşün tanınacak ve bilinecek ne özelliği var ki ? Adamın biri bu ülkedeki post kavgası için bir görüş ortaya atmış ve adına da Milli görüş demiş ! Müslümanalrın bu post ve politik kavgayla ne işi olabilir ? Var mı böyle bir ilahî emir veya hadis-i şerif ? Yok !
Şu halde, siz bu masalı çocuklara mı anlatmak istiyorsunuz ? O zaman kreşleri vey anaokularını ziyaret etmeniz gerekiyor !
İşe bakın ! Müceddid-i ahir zaman talebeleri neyle uğraşıyorlar ?

HADDİNİ BİL

Adamın biri dediğin son zamandaki yaşama geçiren

KOKU Hz leridir

HADDİNİ BİL

fakiri
27-03-2014, 22:51
"Zaman tarikat zamanı değildir!" sözünden şimdi, bu tarikat zamanı olmayacak zamanın, kıyamete kadar devam edeceğini mi anlayacağız acaba ?
Meselâ benim içimden bir ses te bana ; "Zaman, Risale-i Nur okuma zamanı değildir" şeklinde bir ibareyi söyletmek istiyor.
Ne olacak şimdi? Şayet Yani, insanlar zamanların ve devirlerin hangi zaman-devir olduğu kavgasına girerse, bunun sonunun geleceğini mi zannediyorsunuz?
Lâkin, şu bir hakikat ki, zaman ahr zaman, herkes azığını muhkem ve tedarik etsin diyorum.

MÜTEŞEKKÜR
28-03-2014, 13:35
Eski tarikat usulü şimdi ki zamanımızda yok.Sadece sohbet havasında olup kıyıya köşeye çekilmiş zikredenler mevcut.Tarikat ehli, "İSLAM DELİSİ" olması lazımken sadece kendisini kurtarmaya çalışan, "bana dokunmaya yılan bin yaşasın" zihniyetinden hâla kurtulamamış olanlar çoğunluktadır.Birileri kalkıp da beni yönlendirecek ben onu sorgulamayacağım öyle mi?Yok arkadaş, ben aklımı ve imanımı başkasının tekeline bırakamam..Beni birileri değil Allah ve resulü yönlendirir.KiM ALLAH VE RESULÜNÜN YOLUNDAN GİDERSE VE KALBİ İMAN İLE YANIP TUTUŞUP MÜSLÜMANLARI MADDİ VE MANEVİ CİHAD ETMEYE ÇAĞIRAN BİR LİDER VARSA BEN ONUN ARKASINDAN GİDERİM.ÖYLE EL ETEK ÖPTÜREN, EMİRLER YAĞDIRAN CUKKASINI DOLDURTAN KENDİSİNDEN BAŞKA ÜSTÜN KİMSE TANIMAYANLARI BİZ DE TANIMIYORUZ.ASLA VE ASLA TAASSUP EHLİ DE DEĞİLİZ.

Zaman laiklik zamanı da değil.Çünkü müslümanların başı yok.Başımızda bir hilafet lazım.Bu olmayınca işte böyle "laiklik laiklik" teraneleriyle taa ki kıyamete kadar oyalanıp dururuz.Bu arada müslümanların ızdırap ve perişanlıklarıda devam etmiş olur.Bunca senedir güzel müslüman yetiştirme menbaı olan tarikat ve tasavvuf ehli tam olarak görevini yapmamaktadır.Yani bu mübareklerin asıl vazifesi vatanını, milletini seven, dini için her türlü fedakarlığı gösteren ilim ve irfan sahibi nice genç yiğitler yetiştireceklerken, kıyıya köşeye çekilmiş sadece namaz ve zikirle uğraşan miskinlerin bu ataleti bizleri çok üzmektedir.Oysa İslam gençiliği bu tarikat yuvalarında (medreselerde) yetişmesi gerekirken laik milli eğitim okullarında söz de yetiştirilmeye çalışılıyor.Niye peki buralarda yetiştirilenler bu nesilden istenilen netice alınamıyor?.Burada bir sakatlık var ama nerdedir? diye kendi kendinize sordunuz mu?Yok.Toplumumuzun gençleri neden az bir sıkıntı yaşadığında hemen intihar etmeye teşebbüs ediyor?Niye acaba?Bu manevi boşluğu kim dolduracak?. Laik sistem mi İslam nizamı mı? Elbette ki İslam nizamı bu manevi boşluğu dolduracaktır.

Şu hale bakın!Toplumumuz nereye gidiyor?Gençlik ne alemde?.Kafaları karışık, stresli, ne yaptığını bilmeyen, ruh hastası, psikobat, başıboş serseri hayat yaşayan gençlik hızla atmaktadır, Neden?Mustafa Kemal Atatürk ülkeye laiklik getireceğim diye tekke ve zaviyeleri kapatınca işte gençlik bu hale geldi.Müsbet ilim dururken menfi ilme önem veren bu rejim asla ve asla İslam gençliği yetiştiremez ve başaramaz.Zira tevhid inancında sağlam olmayan bir gençliğin bu dine faydası olur mu?Elbette ki olmaz.Sadece namaz kılmakla, oruç tutmakla, Kuran okumakla İslam olmaz.Hani ilm-i bilgiler, hani fıkıh, hani İslam ahlakı, okullarda okutulmuyor ki?Ne kitap okuyan vaar, ne de akademik çalışmalar...

Bu olumsuz gelişmelerin tek nedeni kapitalist sistemin ülkemizde hakim olmasındandır.Zira geçim sıkıntısı çeken, bankalara faizle borçlanan, çalıştığı yerde aldığı ücret asgari olursa bu kişi ne yapacak bir düşünün hele?..Bu kimse dini için mi mücadele edecek geçim derdi ile mi uğraşacak?Elbette ki adam geçim derdi ile uğraşacak ki maddeten ayakta dursun.İşte bu müslümanları ezen Kapitalist sistemin beritaraf edilmesinden yanayız.

Ülkemizde yolsuzluklar rüşvetler, haksız kazançlar, haram yollarla elde dilen servetler kapitalizmin bir ürünüdür ve semeresidir.Kapitalist sistem, siyonizmin doğurduğu bir yavru olduğuna göre bunun başı kesilmedikçe bu badireleri atlatabilmemiz asla mümkün değildir.Bu müslüman millet, kapitalizme gebe olmamalıdır.Lakin ona karşı bir direniş şu anda yok.Herkes hayatından memnun gibi yaşıyor.Öyeyse vurun abalıya!.Yüce Davası olmayana vurun gitsin...İslam mücadelesinde onlara hiç ihtiyacımız yok.Onları kendi hallerine bırakın gitsin...

Yetim
28-03-2014, 14:03
Zaman tarikat zamanı değil sözü söylendiği zaman tarikate en şiddetli bir şekilde ihtiyaç duyulduğu zamandı..