PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evet Yahudi ve Hristiyanlar ile amentü de ittifakımız yok mu?



Sayfa : [1] 2

manifesto
19-12-2011, 12:10
Gülen'in bir din adamı olarak Papa'yı ziyareti ondan öncesi Papa'nın daveti üzerine Papa'ya yazdığı mektupta ki tartışmalar ve amentü de ittifak meselesi uzun yıllardır özellikle tartışmalı bir konu haline getirildi.

Şunu hatırlamak gerek ki Gülen Papa'ya durduk yere bir mektup yazmamıştı. Kardinal aracılığı ile Gülen'e yapılan Vatikan davetine hem cevap hem de ziyaretin mahiyetine dair bir mektup idi.

Tarttışmalar bu mektup ve içeriği tarzı "dinler" arası diyalog sırat köprüsünden geçiş temsili ve benzer polemiklerle devam etti.

Çeşitli gruplar Gülen'i mektubunu ziyaretini diyalog çalışmalarını kıyasıya eleştirdi karşısında ki insanları GAVUR diyerek reddetti.

Peki tüm bu zaman içerisinde yaşananlardan sonra olayları özetlersek

Yahudi ve Hristiyanlar ile amentü de ittifakımız var mı?

Peki kim yok diyebilir?

1-Yahudi ve hristiyanlar cennete cehenneme inanmıyor mu?
Yeryüzünde Yahudi ve Hristiyanlar dışında cennet ve cehenneme inanan başka insanlar var mı?

2-Yahudi ve Hristiyanlar Yaratıcıya inanmıyor mu?
Hangi yahudi yada hristiyan dünyanın şapkadan çıktığına inanıyor?
3-Yahudi ve Hristiyanlar öldükten sonra hesaba yani ahiret gününe inanmıyor mu?
4-Yahudi ve hristiyanlar meleklere inanmıyor mu?
Hangisi Azrail'i inkar ediyor yada Cebrail'i?
5-Yahudi ve hristiyanlar Peygambere inanmıyor mu?
Hangisi Hz.Adem'i Hz.İbrahim'i Hz.Nuh'u inkar ediyor?
(Hz.Muhammed kısmı istisna ve başkaca genişçe bir konu)
6-Yahudi ve hristiyanlar Yaratıcıya ibadet edilmesine edilmesi gerektiğine inanmıyor mu?
(İbadet farklılılarını bir kenara bırakırsak)
Yahudi ve Hristiyanlar Kitaba inanmıyor mu? yani Allah'ın kitaplar gönderdiğine
(Kur'anı kerim faslı istisna ve genişçe bir mevzu)

Benim şuan da bir çırpıda sayabildiğim bunda ittifak edilmiş mevzu ortada iken manetü de ittifak yoktur diyebilirmisiniz?

Kaldı ki İTTİFAK kelimesi mutabıklık üzerinedir.
Eşitlik üzerine değil,yani,farklılıkların olması ittifak olunan kısımları ortadan kaldırmaz.
Unutmayalım ki ittifak etmek için tümünü eşitlemeye benzeştirmeye dönüştürmeye gerek yoktur
Cihan harbinde ittifak devletleri arasında yer aldık.
Bu bizi moda tabir ile gavur devletlerden mi yaptı?
İttifak edebilmek için %100 uygunluk mu bekledik?

Yani özetle ittifak demek aynı ile birebir demek de değildir.
Zaten böyle olsaydı onlara yahudi ve hrisyan denmez müslüman denirdi yada bize müslüman denmez yahudi veya hristiyan denirdi.


İ

Mahabad
19-12-2011, 12:21
olabilir. ama bunu dile getiren deyim yerindeyse hıristiyan usulu çarmıha gerilir.. :)

Son.Fedai
19-12-2011, 12:57
Ama amentüde ittifakınız olanlara; Kuran üzerinden Allah CC KAFİR diyor?

Kafir le müslümanın amentüde yani inanç konusunda ittifakı olur mu?

Olursa zaten o adam kafir olmaz.

Olmazsa neden ittifak var diyorsunuz?

rota
19-12-2011, 13:10
Gülen'in bir din adamı olarak Papa'yı ziyareti ondan öncesi Papa'nın daveti üzerine Papa'ya yazdığı mektupta ki tartışmalar ve amentü de ittifak meselesi uzun yıllardır özellikle tartışmalı bir konu haline getirildi.

Şunu hatırlamak gerek ki Gülen Papa'ya durduk yere bir mektup yazmamıştı. Kardinal aracılığı ile Gülen'e yapılan Vatikan davetine hem cevap hem de ziyaretin mahiyetine dair bir mektup idi.

Tarttışmalar bu mektup ve içeriği tarzı "dinler" arası diyalog sırat köprüsünden geçiş temsili ve benzer polemiklerle devam etti.

Çeşitli gruplar Gülen'i mektubunu ziyaretini diyalog çalışmalarını kıyasıya eleştirdi karşısında ki insanları GAVUR diyerek reddetti.

Peki tüm bu zaman içerisinde yaşananlardan sonra olayları özetlersek

Yahudi ve Hristiyanlar ile amentü de ittifakımız var mı?

Peki kim yok diyebilir?

1-Yahudi ve hristiyanlar cennete cehenneme inanmıyor mu?
Yeryüzünde Yahudi ve Hristiyanlar dışında cennet ve cehenneme inanan başka insanlar var mı?

2-Yahudi ve Hristiyanlar Yaratıcıya inanmıyor mu?
Hangi yahudi yada hristiyan dünyanın şapkadan çıktığına inanıyor?
3-Yahudi ve Hristiyanlar öldükten sonra hesaba yani ahiret gününe inanmıyor mu?
4-Yahudi ve hristiyanlar meleklere inanmıyor mu?
Hangisi Azrail'i inkar ediyor yada Cebrail'i?
5-Yahudi ve hristiyanlar Peygambere inanmıyor mu?
Hangisi Hz.Adem'i Hz.İbrahim'i Hz.Nuh'u inkar ediyor?
(Hz.Muhammed kısmı istisna ve başkaca genişçe bir konu)
6-Yahudi ve hristiyanlar Yaratıcıya ibadet edilmesine edilmesi gerektiğine inanmıyor mu?
(İbadet farklılılarını bir kenara bırakırsak)
Yahudi ve Hristiyanlar Kitaba inanmıyor mu? yani Allah'ın kitaplar gönderdiğine
(Kur'anı kerim faslı istisna ve genişçe bir mevzu)

Benim şuan da bir çırpıda sayabildiğim bunda ittifak edilmiş mevzu ortada iken manetü de ittifak yoktur diyebilirmisiniz?

Kaldı ki İTTİFAK kelimesi mutabıklık üzerinedir.
Eşitlik üzerine değil,yani,farklılıkların olması ittifak olunan kısımları ortadan kaldırmaz.
Unutmayalım ki ittifak etmek için tümünü eşitlemeye benzeştirmeye dönüştürmeye gerek yoktur
Cihan harbinde ittifak devletleri arasında yer aldık.
Bu bizi moda tabir ile gavur devletlerden mi yaptı?
İttifak edebilmek için %100 uygunluk mu bekledik?

Yani özetle ittifak demek aynı ile birebir demek de değildir.
Zaten böyle olsaydı onlara yahudi ve hrisyan denmez müslüman denirdi yada bize müslüman denmez yahudi veya hristiyan denirdi.


İ

Elinize sağlık yazdıklarınıza katılıyorum.

talib
19-12-2011, 13:15
Yazıyı okumadım ama başlığa yazayım :)

Maymundan geldiğini iddia edenler var ya da ortak bir atadan geldiklerine inananlar. Onlara benzettim. "Maymunlarla benzerliğimiz yok mu?" gibi olmuş :)

Evet, var :)

veri
19-12-2011, 13:18
cübbeli de aynı şeyi söylerse ne yapıcaksın:)
bak başörtüsüz okula gidilebilir vebali yoktur demiş:)

rota
19-12-2011, 13:20
cübbeli de aynı şeyi söylerse ne yapıcaksın:)
bak başörtüsüz okula gidilebilir vebali yoktur demiş:)

Evet Emre Aköz bir makalesinde böyle bir şey iddia ediyor. Doğru değilse Emre Aköz'ün yazısı tekzip edilmeli.

veri
19-12-2011, 13:21
videosu var
cübbeli takımı savunma diye videosunu eklemişlerdi:)
keşke dinleselerdi de öyle ekleselerdi.

alanyali07
19-12-2011, 13:22
"İttifak" sayılan bazı durumların onlarda olması Kurana iman etmeden birşey ifade etmiyor ne yazıkki..

Beyyine 6. İnnellezîne keferû min ehlil kitâbi velmuşrikîne fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ, ulâike hum şerrul beriyeh
Şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.

veri
19-12-2011, 13:26
konuyu açan arkadaşın bu konuyu niye açtığını açıklamasını istiyorum

kişiler üzerinden niye konuşulur bu konular anlamıyorum

varsa kafirlerle ilişkiler meselesi konuşulsun

ama lütfen AHMED HOCAMI bu işe karıştırmayın.
ahmed hocanın ikinci yazısı tv lerde radyolarda daki açıklamaları bilinmezken
anlatımında neyi kasteddiğini bilmezsek
Allah şifa olsun derim

Debreli nin ahmed hocamın yazısına cevap diye getirdiği milli görüşçü alim in de ahmed hocamı desteklediğini belirtirim
amentüde ititfak falan filan her ne ise
geniş bir alim kesiminin desteği mevcuttur

böyle biline:)

talib
19-12-2011, 13:43
Yazıyı okumadım ama başlığa yazayım :)

Maymundan geldiğini iddia edenler var ya da ortak bir atadan geldiklerine inananlar. Onlara benzettim. "Maymunlarla benzerliğimiz yok mu?" gibi olmuş :)

Evet, var :)

Maymunlarla benzediğini iddia edenler bu benzerlikten nereye varabilirler ise, aslı semavi din olan ama tahrif edilmiş dinlerle İslam'ın benzerliği var diyenler de ancak oraya ulaşabilirler :) Ki ittifak ise asla yoktur. Hoca ise konuşmayı da bilmeli, lafın nereye varacağını bilmeli. Yoksa sükut etmek herkesin becerebileceği bir iş.

Son.Fedai
19-12-2011, 13:50
amentüde ititfak falan filan her ne ise
geniş bir alim kesiminin desteği mevcuttur
Allah Allah

Kimmiş o destekleyen GENİŞ ALİM KESİMİ?

Mahabad
19-12-2011, 13:50
"İttifak" sayılan bazı durumların onlarda olması Kurana iman etmeden birşey ifade etmiyor ne yazıkki..

Beyyine 6. İnnellezîne keferû min ehlil kitâbi velmuşrikîne fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ, ulâike hum şerrul beriyeh
Şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.
Kitap ehlinden olan Yahudi ve Hıristiyanların son gönderilen Peygamber Efendimiz S.A.V ve Kur-anı Kerimi ret etmeleri sebebiyle cehennem ateşi içinde kalacak olmaları Allah C.C tarafından bildirilmiş bir gerçektir.
Ancak amentuda ittifak söylemleri ve bu çerçevede yürütülen ilişkiler sadece ateist unsurlara karşı blok oluşturmak gibi bir görev yürütmek anlayışına dayandığını düşünüyorum.
Sovyet Kominizmi yıkılmadan önce Kominizm karşıtı propaganda sürecinde de İslam Dünyası ve Hıristiyanlar, Kominizmin ateistçe tutumuna karşı birlikte konfereranslar düzenleme, yazı, makaleler değiş-tokuşu vb. işbirliği içindeydiler.
Bugün yürütülen amentuda ittifak söylemleri işte o günlerden bugüne kalan bir misyonu var.
Açıklamaya çalıştığım hususu daha etraflıca daha ikna edici örneklerle kanıtlamakta yetersiz kalabilirm. Fakat ateistlere karşı bir mücadeleden izler taşıdığını kabul edilmesi gerektiğine inanıyorum.

veri
19-12-2011, 13:55
Allah Allah

Kimmiş o destekleyen GENİŞ ALİM KESİMİ?
bu sözü söyleyen ahmed hocam sizce alim midir?

ŞehbaL
19-12-2011, 14:04
Amentüde ittifak.. Ne kadar farklı görüşler ileri sürüyoruz böyle =) Hırıistiyan ve yahudiler Allah'a inanıyorlar. O'nun çocuğu olduğunu kabul ediyorlar. İslam'da ise bu şirktir. İhlas suresi açık ve nettir. Şirk Allah'ın affetmeyeceği bir günahtır-Nisa 48-. Ayrıca Onlar bizim peygamberimizi kabul etmiyorlar, Kitabımızı kabul etmiyorlar ama biz onları cennete sokabilmek için kırk takla atıyoruz =)) Komik!..

veri
19-12-2011, 14:07
şirk koşanlar var inanın bu müslüman olanlarda da var

lakin birileri şirk koşmuyor bu hristiyanlar arasında da mevcut.
zaten konuyu kişiselleştirdiğimiz için ilmi kısmına geçemiyoruz.
anlamsız bir kısır döngü
ve KONUYU AÇAN ÜYE konuyu niye açtığını açıklamalı
konuyu açıp sıvışanların oyununa düşene de Allah şifa versin

Son.Fedai
19-12-2011, 14:10
bu sözü söyleyen ahmed hocam sizce alim midir?

Ahmet hocanız GENİŞ ALİM KESİMİ mi oluyor?


şirk koşanlar var inanın bu müslüman olanlarda da var
lakin birileri şirk koşmuyor bu hristiyanlar arasında da mevcut.

Müslüman şirk koşmaz

Şİrk koşan da müslüman olmaz

Hristiyan inandığı şeylerle şirk koşar.

Madem hristiyanların içinde şirk koşmayan da var o zaman neden islamiyeti indirmiş Allah CC?

Zaten şirk koşulmuyor değil mi ama?

Bırakın bu işleri kardeşim

Savunma adına ne dediğinizin farkında değilsiniz

veri
19-12-2011, 14:13
şirk meselesini arkadaşa bilgi olsun diye verdim

savunma yapıyor değilim:)
ilmin savunması olmaz

ahmed hocam alim midir cevabını alamadım.

Son.Fedai
19-12-2011, 14:15
şirk meselesini arkadaşa bilgi olsun diye verdim

savunma yapıyor değilim:)
ilmin savunması olmaz

ahmed hocam alim midir cevabını alamadım.
Hangi ilmin savunması olmaz?

Amentüde ittifak var demek ilim midir?

Ahmed hocanız alim midir bilmiyorum. Bilmek te istemiyorum

Ama bunu söyleyen kimsenin ilmi olduğunu zannetmiyorum eğer ilmi de varsa demek ki ilmiyle amil değildir

Gerisi de Allah CC ile kendsi arasındadır

veri
19-12-2011, 14:19
ahmed hocayı alim sınıfına almıyorsan
o geniş alim kesiminin ismini niye soruyorsun:)

hadi canım Allah şifa versin

Son.Fedai
19-12-2011, 14:21
ahmed hocayı alim sınıfına almıyorsan
o geniş alim kesiminin ismini niye soruyorsun:)

hadi canım Allah şifa versin
Çünkü öyle bir alim kesimi yok ta ondan soruyorum

Hadi canım Allah CC sizi de AMENTÜDE İTTİFAK OLDUKLARINIZLA beraber mutlu bahtiyar etsin

ŞehbaL
19-12-2011, 14:21
İstisnalar kaideyi bozar mı? Hıristiyanlığın genel görüşü nedir? Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğu. İslam'ın genel görüşünde şirk var mı? hayır. O zaman bir müslümanın yaptığı ile bir hırıstiyanın yaptığını genellememek gerek!.

hirahos
19-12-2011, 14:25
Cennet'e iman ile girilir. İman'ın neticesi biiznillah Cennettir.

Amentüde ittifak var demek iman var demektir. En azından kısmen iman var demektir. (Kısmi iman nasıl oluyorsa öyle oluyor işte! Bakn, Orhancan abi...)

Bu asılsız fikirlerin bir adım sonrası Yahudi ve Hıristiyanların PEYGAMBER EFENDİMİZE İNANIP TABİ OLMADAN Cennete girebileceğini iddia etmektir ki o aşama da gerçekleşmiş, diyalogcular açık açık bunları da dile getirmişlerdir. (Bkn. Maroviç'in Gülen itirafı ve o cenahın dut yemiş bülbül gibi susması... Ya da Ukrayna Favorit dergisi mülakatı... ya da Samanyolu'nun iyiliklerin karşılıksız kalmayacağı fetvası...)

Bundan sonraki aşama ne? Acaba, Müslümanları cehenneme atmak mı? :) Yoksa bu kadarıyla kurtulduk mu?

veri
19-12-2011, 14:29
Çünkü öyle bir alim kesimi yok ta ondan soruyorum

Hadi canım Allah CC sizi de AMENTÜDE İTTİFAK OLDUKLARINIZLA beraber mutlu bahtiyar etsin
ben şu alim destekliyorum desem o da alimmi diceksin:) ihtimal günaha giriceksin
merak buyurma yakında cübbeli de aynı şeyi söyler:) efendisi zaten söylüyor


İstisnalar kaideyi bozar mı? Hıristiyanlığın genel görüşü nedir? Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğu. İslam'ın genel görüşünde şirk var mı? hayır. O zaman bir müslümanın yaptığı ile bir hırıstiyanın yaptığını genellememek gerek!.
istisnalar kaideyi bozmaz
aynı şekilde islami mezheplerde de ciddi bölünmeler zaten var
açıkça ben hacca gitmeden bir süre önce birbirlerini kafirlikle itham edenleri biliyoruz
Allahın şu sıfatı bu sıfatı diye tartışmadılar mı?

meselelere şahsi olarak bakmayalım
kafir olarak yaşayıp mü min olarak ölenler de var var olmaya devam edicekler.
dün akşam 40 yıl müslümanlığını saklayan insanı anlatıyordu bir tv

Son.Fedai
19-12-2011, 14:34
Bir kere aklı olan, kafası çalışan bir müslüman düşünür

Fethullah Gülen kendi söylüyor "DİNLER ARASI DİYALOG VATİKAN PROJESİDİR" diye

Vatikan ya da kardinalleri ya da Papa ları ne zaman islama uygun, müslümanların iyiliğine bir şey yapmış ya da yapmak istemiş?

Haçlı seferlrini yapanlar onlar değil mi?

Karikatürler üzerinden haşa dalga geçen, bizi sömüren ve bizleri kabul etmeyen kendileri değil mi?

En büyük Şeytan emperyalist ülke olan ABD sadece müslüman ülkelere girip onları sömürmüyor mu?

Bunlar ne zaman islama saygılı olup bize iyilik yapmışlar, bize karşı adam gibi olmuşlar ki onların projesini destekleyip onlarla birlikte dine uygun iş yapalım?

Sonra adamın biri çıkıp ta "PAPANIN GİZLİ KARDİNALLERİ" dediği zaman da kızıyorlar

Savunma adına demedikleri kalmıyor

Siz bilirsiniz kardeşim

Sonuçta herkes kendi kabrine girecek

Son.Fedai
19-12-2011, 14:35
ben şu alim destekliyorum desem o da alimmi diceksin:) ihtimal günaha giriceksin
merak buyurma yakında cübbeli de aynı şeyi söyler:) efendisi zaten söylüyor

Ne cübbeli ne de efendisi beni zerre kadar ilgilendiriyor

Ne derlerse kendilerine

Aynı şeyi onlar desin aynı şeyleri onlara da söylerim

ŞehbaL
19-12-2011, 14:36
Bence ısrarla şahsi bakmaya çalışan sizsiniz =) Hırsitiyan olup şirk koşmayan var dediniz şimdi de içinde saklayan var diyorsunuz. Bizim görüşümüz zaten -imam maturidi ve imam eşariye göre- kalbiyle iman edenin cennete gideceği değil mi? Biz bunu tartışmıyoruz. Allah'ın sıfatlarıyla ilgili tartışmalar var diyorsunuz. Haddi aşanlar zaten ehli bidat olarak atfedilmiyor mu? Yani mesele tartışmak veya ufak çaplı farklılıklar olması değil. Bariz olarak Allah'ın Kura'an'da kafir olarak bahsettiği bir zumreyi cennete sokmak için çabalamak, o ayeti bu hadisi kendince delil getirmek bana abes geliyor!.

hirahos
19-12-2011, 14:44
http://www.youtube.com/watch?v=JkiCyBvgQZk

"İsa Peygamber de Allah'ın Peygamberidir, Muhammed As. da Allah'ın Peygamberi... İkisi de aynı Allah'ın emirlerini söylüyorlar. İkisinin de dediklerini yapsam Allah razı olur, onlar da memnun olurlar! Dolayısıyla Kiliseye Pazar ayinine de gittim, namazlarımı da kıldım. İçimi DERİN bir haz kaplıyordu... Korkuyordum da..."

Bu arkadaşlar samanyolu izleye izleye bu tarz din kültürü bilgilerini geliştirdiler, pekiştirdiler... :)

(Devamını kesmişler, tamamını veren olsa da izlesek acaba nereye bağlayacak? Neden korkuyormuş? İsa As. ne zaman kiliseye gitmiş, bi de onu verseler de tarih bilgimiz gelişse... :O)

UBEYDUN
19-12-2011, 14:45
katmir gibi ,salih aleyhisselamın devesi gibi bir kaç hayvan biliyorum cennete girecek ama hepsi o kadar :)
belhum adal kime denmiş?
daha ileride giderlerse bir tavsiyem ebu cehile haksızlık etmesinler onunla da zorlanırsa amentüde ortak bir şeyler çıkar.

fakiri
19-12-2011, 14:51
Forum sakinlerine...
Şimdi böyle "Evet Yahudi ve Hristiyanlar ile amentü de ittifakımız yok mu?" şeklindeki bir soru hezeyanına bendenzi bir cevap versem, herkes duadk büker veya salvo atışalrına devam eder. Bu sebepten dolayı konu ile ilgili güzel cevap vermiş ve harika beyyineler ortaya sürmüş olan Mehmet Şevket Eygi adındaki müslüman Yazarımızın görüşlerini nakletmekle yetiniyorum. Ola ki aramızdan teemmül ve teakkul edenler çıkar.

İşte yazarın yazısı :


Muhterem Diyalogçu kardeşime... Selamdan sonra... Bendeniz isim vererek hiçbir şahsı ve cemaati suçlamam. Tenkitlerim anonimdir. Yazılarımdaki suçlamaları üzerinize almış ve sorularımı, ithamlarımı cevaplandıracak yerde mukabil hücuma geçmişsiniz. Size tekrar çok açık ve seçik şekilde soruyorum:
<a href='http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/ck.php?n=af8575be&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/avw.php?zoneid=72&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&n=af8575be' border='0' alt='' /></a>

Birinci soru: Bir tv kanalında bir Alman Diyalog programı yapıyor. Başlangıçta ekranda Sultanahmet Camii görünüyor. Onun arka planından bir haç yükseliyor yükseliyor, camiden büyük hale geliyor. Böyle bir şeyi İslam dini, Tevhid akidesi kabul eder mi? Bunun te'vili var mıdır? Lütfen samimi olunuz ve açık cevap veriniz.
İkinci soru: Mardin'de tarihi Kasımiye medresesinde Dinlerarası Diyalog (veya festival) yapılıyor. Çeşitli kiliselere mensup papazlar, patrikler... Diyanet'in bir müftüsü... Çanlar çılgınca çalınıyor, aynı zamanda Ezan'lar okunmaya başlıyor. Medresenin avlusunda bir havuz var, ortasında tahtadan derme çatma bir köprü yapılmış. Çanlar çalar, Ezan'lar okunurken papazlar ve müftü cenapları tantana ile oradan geçiyorlar. Rivayete göre o köprü Sırat köprüsünü temsil ediyormuş ve üç dinin mensupları oradan geçip Cennet'e giriyormuş... Böyle bir rezalet 1400 yıllık İslam tarihinde görülmüş müdür?
Üçüncü soru: Bir cemaatin gazetesinde "Ehl-i Kitab ile Amentü'de İttifakımız Var" başlıklı bir Diyalog yazısı çıkıyor. Özeti şu: Ehl-i Kitab ile Allah'a, Peygamberlere, ilahi kitaplara iman konusunda birlik halindeymişiz... Şimdi soruyorum: Biz Müslümanlar Tevhid inancına, Hıristiyanlar Teslis inancına bağlıyız. Tevhid ile Teslis birbiriyle bağdaşır ve uyuşur mu?.. Ehl-i Kitab Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın peygamberliğine, davetine inanmıyor, onu tekzib ediyor. Peki onlarla peygamberlik konusunda nasıl ittifak etmiş oluyoruz? Yine onlar Kur'an-ı Kerimi kabul etmezken, İlahi kitaplar konusunda nasıl birlik olabiliriz? Lütfen zırva te'villeri bırakalım, mertçe cevap verelim.
Size şu anda üç soru yönelttim. Lütfen beni kötülemeyi bırakın ve bunlara açık ve gerekçeli cevaplar verin.
Cevaplandırırken isim, soyadı, adres, kimlik numarası vermeyi unutmayınız. Bendeniz ismimle imzamla yazıyorum...
Ehl-i Sünnet Müslümanları ahmak değildir.
Bana levm etmekle, beni kötülemekle kendinizi temize çıkaramazsınız.
Var mı cesaretiniz?.. İcazetli ulemadan, fukahadan bir şura toplansın ve sizin şu meşhur Diyalog ve Hoşgörü akidenizi tartışsın ve sonunda fetva versin.
Haklı olduğunuzu söylüyorsunuz, peki böyle bir şura toplanmasını niçin istemiyorsunuz?
Dikkat buyurunuz: İcazetli ulema ve fukaha dedim... Müctehitlikleri ve din alimlikleri kendilerinden menkul bazı ilahiyatçılar demedim.
Yine var mısınız, şu Diyalog işini İslam dünyasının icazetli ulemasına, fukahasına, müftülerine soralım?..
Kahire'ye, Şam'a, Hindistan ve Pakistan ulemasına, Afganistan'a, Afrika ülkeleri müftülerine soralım...
Var mı cesaretiniz?

manifesto
19-12-2011, 15:13
"İttifak" kelimesi yine anlaşılamamış sanırım.
Zaten onlar da bizim gibi inanıyor diyebilseydik onlara hıristiyan yada yahudi demek ihtiyacı olmazdı.
Farklılıklar var
Ancak bu onlarda cennet ve cehennemin olduğunu
yada öldükten sonra dirilme ahiret inancı olduğunu
ve yaratıcıya inandıkları gibi bir çok ortak inancı ortadan kaldırır mı
Israrla farklılıkları görenler ortak inanç ve değerleri neden görmez ki
İnsan maymun örneği başarılı bir örnek
Çünkü evet benzerlik olsada insan ile maymun arasında farklar da ciddi boyutta.
Zaten iddia olunan farklılıkların olmadığı değil
Cennete girer mi girmez mi,bu hesap bizim işimiz değil
Cennet yada cehennem kapısında bekçi değiliz

hirahos
19-12-2011, 15:28
"Cennet yada cehennem kapısında bekçi değiliz"

Diye geliştirilen bahane, diyalogçu arkadaşlar arasında yaygın. Bu ifadenin asıl anlamı şu:

"Olabilir, Yahudiler-Hıristiyanlar Cennete girebilir, ben orasına karışamam"

Yani aslında bu bahane ürkekçe "girebilirler" demek oluyor.

alanyali07
19-12-2011, 15:58
Cennete girer mi girmez mi,bu hesap bizim işimiz değil
Cennet yada cehennem kapısında bekçi değiliz

Bu hesap işi değil itikad işidir kardeşim..
Yani bizim o konudaki itikadımız nasıl olmalı_ ..işte bu bize düşen kısmıdır..

Beyyine 6. İnnellezîne keferû min ehlil kitâbi velmuşrikîne fî nâri cehenneme hâlidîne fîhâ, ulâike hum şerrul beriyeh
Şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.

Azimli
19-12-2011, 17:02
amentünün ilk şartı Allah'ın birliğine inanmak !
ben Allah'ın birliğine inandım diyorum , karşımdaki tanrı üçtür baba , oğul , kutsal ruh diyor
ee birinci şartta takılıp kaldık
ikinciye nasıl geçicez?

cahid
19-12-2011, 18:06
De ki; «Hak geldi, batıl yokoldu. Zaten batıl yokolmaya mahkumdur.» (İsra 81)

İslam geldi muharref dinlerin hükmü ortadan kalktı. Tahrif edilmiş dinler yokolmaya mahkumdurlar. Muharref dinlerle Hak din de bir değildir. Âmentü'ye iman etmek demek tüm tafsilatıyla kabul etmek demektir. Allah'ı (c.c.) bir olarak kabul etmeyen, Hz. Peygamber'i (s.a.v.) Peygamber olarak kabul etmeyen Âmentü'ye iman etmiş olmaz. Diğer kısımları da inceleyecek olursak işin içinden çıkamayız.

Hikem
19-12-2011, 18:20
Bir müslümanın ehli kitabla amentüde ittifakımız var'' demesi için ya mecnun olması yada önemli bir hastalığının olması gerekir...1400 küsür yıllık islam tarihinde bir çok hezeyanlar görülmiş olmakla beraber, böyle bir hezeyan galiba görülmemiştir...Bu hastalık ''diyalogcu çevrelerin acı meyvelerinden'' olsa gerek..Saniyen birisinin kalkıpta bunu şöyle veya böyle açıklamaya çalışması abesle iştigal kabilindendir...

Salisen müslümanların amentüde yani İmanın rükünleri(Erkanı) nde bahsolunan Allah Tealaya iman, Meleklere, Kitablara ,Resullere...iman konuları , bunlara mücerred bakımından iman değildirki, yahudi ve nasarada Allaha, meleklere, kitablara, peygamberlere inanıyor denilebilsin...Ayaaa! Bu ne şaşkınlık ve gaflet, dalalet!!Müslümanlar amentüde belli olan hususlara peygamberimizin tarif ettiği şekilde iman ediyoruz...Mesela Allah Tealaya bütün kemal sıfatlarla , peygamberlere ilgili sıfatlarala ila ahir...Şimdi mesela ehli kitab da Allah Tealaya iman ediyor , iddiasını ele alalım..Yahudilerde illah tanrilaşmış(ilah-Tanrı karşımı) , hıristiyanlarda Tanrı İsaya hulul etmiş ve ya VacibTealanın Zatı üçlü bir yapıda,Allah Tealanın ilim, hayat, irade gibi sıfatlarının kendisinden ayrılabileceği gibi bir Tanrı tasavvurları var..Dolayısıyla Ehli Kitabla müslümanların Vacib Teala yani Yaratıcı tasavvurları birbirinden tamamen farklı..Sadece dünyayı halketmiş bir yaratıcıya olan inanış, onların müslümanlarla aynı yaratıcıya inanıyorlar safsatasını gerektirmez..Dünyada bir çok batıl din vardır..bunlarda bir yaratıcıya inanıyorlar.Mesela felsefede panteizm de de yaratıcı inanışı var,Teizmde de keza öyle..Ama bunların yaratıcı tasavvurları tamamen şirk içindedir..

.Mekkeli müşrikerinde Yaratıcıya inandıkları ama Allah Tealayı ve Resülünü inkar ettikleri malumdur...Bütün bu açıklamalarımız imanın diğer rükünleri içinde söylenebilir..Mesela Peygamber tasavurlarımız ehli kitabla tamamen farklıdır..Yahudiler göre Peygamberler zina da yapabilir.Öyleki şimdiki tahrif edilmiş Tevratta, Şuayb Peygambberin kızlarıyla zina ettği yazılıdır..ila ahir...Şimdi bir inanışın amentüsü yani inanılması gerekli hususlarında ittifak var dediğimizde , bahsi geçen dinlerin hepsinde yaratıcı tasavvurunun , peygamber, ahiret, resul..tasavvurlarının aynı olması, ve hepsinde ortak kasdedilen hususlara inanmaları anlaşılır..Ehli Kitabla amentü esasslarında aynı iman tasavvurlarımız olmadığından, aynı iman rükünlerine inanmıyoruz..Onlarla belrtildiği gibi yaratıcı, peygamber, klitab, resul..gibi iman rükünlerinde hiçbir ortak noktamız yok ki, ''amentüde ehli kitabla

ittifakımız var'' gibi hezeyanları kabul edebilelim...Diyalogcu çevrelerin bu toprakların çocuklarına yaptıkları en büyük zülüm budur..Yani itikadi esaslarımızın buharlaşmasına yardımcı olmaları....

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 19:30
ARKADAŞLAR! BAKARA SURESİ'NİN 62.İNCİ AYETİNDEN YOLA ÇIKARAK SİZE BAZI AÇIKLAMALAR GETİRİYORUM.

BAKALIM BU AYET İÇİN DİNLERARASI DİALOGCULAR NE DİYECEKLER?İYİ BİLSİNLER Kİ BU AYETİN MEALİ BAŞKA, TEFSİRİ BAŞKA, TE'VİLİ BAŞKADIR.BU AYET MÜTEŞABİH BİR AYETTİR.


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM....

Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir. (BAKARA SURESİ-62.AYET)

Bu ayetin anlamı insanlar tarafından ya kasıtlı ya da bilmeyerek yanlış anlaşılmakta ve anlatılmaktadır. Kurandaki bir ayetlerin doğru anlaşılması için önce ayette geçen kelimelerin kurandaki anlamını ve konuda ve ayette kullanılışındaki konuyu ve ayeti nasıl anlamlaştırdığına bakmak lazımdır.

Şimdi Ayette dikkat ederseniz dört tane insan gurubundan söz etmektedir. Bunları sırayla yazarak kuran bütünlüğünde ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım. “iman edenler” “Yahudiler” .“Hıristiyanlar” ve “sabiiler” geçmektedir.

Kuran, insanların inançlarını yaşam biçimlerini önce temel olarak iki kısma ayırmaktadır. Birincisi Rab olan Allah’ın terbiyesi altında inanan ve Salih amel işleyenlerdir, İkincisi de bunun dışında olanlardır. Yine Kuran rabbani yolun dışında olanları iki kısma ayırmaktadır. Birsi puta tapıcılar, diğeri ise ehli kitap olanlardır. Şimdi bunlara ayrı ayrı kurandan örnekler vererek açıklamaya çalışalım.

PUTA TAPICILAR: Kuranda bunlardan bahsederken Allahtan bir peygamber gelmediğine, ahiret âleminin olmadığına Allah insanlara dünya hayatında peygamberler aracılığı ile kitap göndermediğine inananlardır. Şu anda dünyamızda bunun karşılığı Ateist deist laik seküler toplumlardır.

17/49- Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

6/29- Onlar dediler ki: "Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. Ve bizler diriltilecek değiliz."

EHLİ- KİTAP: Bu tip insanlar da Allaha peygamberliğe kitaplarına ve ahiret gününe iman ettim dediği halde, peygamberlere gelen vahiy orijinli kitaplardan uzaklaşarak, Zan ve tahminlerle Allah adına din uyduran ve yaşayanlardır. Bu günkü karşılığı Hıristiyanlar Yahudiler sabiiler İslam toplumlarında ortaya çıkan kuranın dışında kurana uymayan ve binlerce yola ayrılan toplumların hepsi bu katageriye girmektedir.

5/66- Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur'an'ı) ayakta tutsalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (sayısız nimeti) yiyeceklerdi. İçlerinde aşırı olmayan (mutedil) bir ümmet vardır. Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötüdür!

5/67- Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kâfir olan bir topluluğu hidayete erdirmez.

5/68- De ki: "Ey Kitap Ehli, Tevrat'ı, İncil'i ve size Rabbinizden indirileni ayakta tutmadıkça hiçbir şey üzerinde değilsiniz." Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve inkârlarını artıracaktır. Sen de kâfirler topluluğuna karşı üzüntüye kapılma!

RABBANİ YOL: Bu Allahın insanlar arasından nebiler ve elçiler seçerek Allahın insanlara vahiylerle gösterdiği yolun adıdır. Bu yolun bu dinin bu yaşam biçiminin adı İslam’dır. Allahın insanlık tarihinin başlangıcından bu tarafa Peygamberler aracılığı ile gönderdiği dinin adı İslam teslim olanların adı da Müslüman’dır. Yazı kültürü ve sanatının gelişmesine kadar Allah dinini ardı arkası kesilmeyen nebiler aracılığı ile göndererek insanlara ayetlerini açıklamıştır. Ne zaman ki her örnekten bir örnek verilmiş ve hiçbir eksik de bırakılmamış olan kuran geldi. ve o kâğıtlar üzerine yazılarak aynı zamanda ezberlenerek elde korunmuş olan bir kitap ortaya çıkınca Allah peygamberliği noktalayarak peygamberlik ayetini nesh etmiş yerine kuran ayetini getirmiştir.

Bu kuranı anlayanlar ve eksiksiz aktaranların adı da aynı zamanda resuldürler bu elçiler devam edecektir ta kıyamete kadar. Ama vaye muhatap anlamında elçi artık bir daha gelmeyecektir.

33/40- Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak O, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir.

Kur'an, Müslüman Olanların ancak kurtuluşta ve doğru yolda olduğunu bize anlatıyor. Ve Müslüman isminden başka isim kullanmamalarını emrediyor.

Kur'anda kullanılan kelimeler Kur'an'ın içerisinde kastettikleri mana aranırsa ancak doğru sonuca ulaşılabilinir.

41/33- Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?

Bu Açıklamalardan sonra Allah ne bir Yahudilik, ne bir Hıristiyanlık ne bir sabilik ne de ateizm diye din göndermemiştir. Her ne olursa olsun bu sapık yollardan herhangi birisinde olanların İslam dinine yani peygamberler aracılığı ile gönderilen dine girererek ben Müslüman’ım diyen insanların ancak kurtulacağını Allah vaat ediyor.Bununla ilgili başka bir ayet daha var. Şimdi bu konu ile ilgili ayetlerin anlatmak istediğini kendinden önce gelen ayetlele ve kendisinden sonra gelen ayetlerden ayetin kastettiği mana ancak böyle anlaşılabilir.

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 19:43
BEYYİNE SURESİ

4. Kendilerine kitap verilenler ancak o açık delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler.
5. Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.
6. Ehl-i kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte halkın en şerlileri onlardır.
7. İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı da onlardır.
8. Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygı gösterenler) içindir.


O benim gösterdiğim Bakara Suresi 62'inci ayetle benim verdiğim Beyyine Suresi'nin ayetleri kıt akıllılara göre çakışmaktadır.Oysa durum çok farklıdır.Şöyle ki: Bakara suresinde ki 62,nci ayet; Hz.Musa A.S. ile Hz.İsa A.S. zamanında yaşamış ve indirilen Tevrat ve İncil'e göre iman edip salih ameller işleyenler için gönderilmiştir ve bunlar cennete gireceklerdir..

Hz.İsa'ya gönderilen hakiki incille amel eden havariyyunlar ve Ashab-ı Kehf gibileri içindir.Veya teslis(Allah'ı üçleme) inancında olmayan mümin kimselerdi.İslam'ın o zamanki hali böyleydi ve sağlam bir imana sahiptiler.HZ.İsa'ya haşa "Allah'ın oğludur" demeyen mü'minlerdi.CENNETE GİRMİŞ OLANLARDA BU SINIFTANDIRLAR AMA ŞİMDİKİ HIRİSTİYANLAR MAALESEF SAPIK YOLDADIRLAR...

Şimdikiler ne diyor birde onlara bakalım...Şimdi ki hrıstiyanlar Hz.İSA'NIN YOLUNDA DEĞİLLERDİR.VE MUHARREF
(DEĞİŞTİRİLMİŞ, İÇİNDEKİLER ÇOĞALTILMIŞ VEYA EKSİLTİLMİŞ,) İNCİLLE AMEL ETTİKLERİ İÇİN VE ALLAH KATINDA MÜŞRİK OLDUKLARINDAN DOLAYI BUNLARA ASLA CENNET YOKTUR.HEM SONRA BUNLAR İSLAM VE MÜSLÜMAN DÜŞMANI DEĞİL Mİ?

Yahudilere gelince....

İSRAİLOĞULLARI HAKKINDA

Onlarda Hz.Musa A.S. zamanında, ona indirilen gerçek Tevrat'a göre iman edenler için cennet vardır.Gerçek tevratta 10 emir vardır bu 10 emri şimdi ki yahudiler yerine getiriyorlar mı, kesinlikle hayır.Hem sonra, "Uzeyr Allah'ın oğludur" dedikleri için bunlarda müşrik sınıfındadırlar ve yine muharref Tevrata göre amel ederler.

Şimdi size soruyorum.Bu kafirler İslam ve müslüman düşmanlığı yaptıklarına göre nasıl cennete girebilirler?.Oysa cennete girenler; zamanında gerçek Tevrat ve İncil'e göre amel edenler gitmiştir. Maide Suresi 3. ayet ve Ali İmran Suresinin 19.uncu ayetlere müracaat ederseniz gerçekleri görürsünüz...

Allah katında kabul ve makbul din olan İslam olduğuna göre şimdiki hıristiyan ve yahudiler asla cennete giremeyeceklerdir.Sizin ve benim göstermiş olduğumuz ayetlerde asla bir çakışma ve çelişki yoktur.Kur'an'ın ayetlerinde birbirine karşı çelişkiler olması söz konusu değildir.Gelelim Sabiilere:

"Gerçekten iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hristiyanlar, Mecusiler ve müşrikler; şüphesiz Allah, kıyamet günü aralarını ayıracaktır." (Hacc-17)

Cenabı Hakk yine şöyle buyurdu:

"Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini rabler edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de... Oysa onlar, tek olan bir ilaha ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir." (Tevbe-31)

Bundan bir önceki ve bir sonraki ayet ise şöyledir:

"Yahudiler: "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler; hristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?" (Tevbe: -30)

"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." (Tevbe: 32)

Ve yine şöyle buyurdu:

"Andolsun, "Allah üçün üçüncüsüdür" diyenler küfre düşmüştür." (Maide -73)

"Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryemoğlu Mesih'tir" diyenler küfre düşmüştür." (Maide-72)

"Allah: "Ey Meryemoğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin? dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz..." (Maide-116)

"(Allah) "Üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır." (Nisa-171)

Dinlerini değiştiren Yahudiler ve Hristiyanlar aynı zamanda müşrik iseler, Sabiiler onlardan daha çok müşriktir. Müşriklikleri dinlerini değiştirdikten sonradır. Dinlerini değiştirmeden Önce ise müşrik değillerdi.

Bu ümmetlerin dinlerinin aslı sahih ve şirkten uzaktır. Şirk, sonradan bulaşmış oldukları bir bidattir. Bu hususun iyi anlaşılması gerekir.

Arapların ileri gelenlerinden o kişi (Velid b. Muğire)'de öyledir. Ki o, arapların en büyük hakim ve felsefecilerinden biri sayılıyordu. Bu nedenledir ki Cenabı Hakk ayeti kerimelerde O'nun felsefe kokan şu halini ve sözlerini bildirdi:

"Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tespit etti, Kahrolası, nasıl bir Ölçü koydu? Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu? Sonra bir baktı. Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti. Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı. Böylece "Bu, yalnızca aktarılarak öğrenilen bir büyüdür", dedi. "Bu, bir beşer sözünden başkası değildir." (Müddessir- 18-25)


Sonra bu kimseler peygamberlerin sözleri karşısında hayret ve şaşkınlık içindedirler. Nübüvvet nuru onları şaşkınlığa düşürmektedir. Bu durumda nübüvvete karşı muhtelif fikirlere bölünmüşlerdir.

Bazıları: peygamberlerin söylediği çoğu şeylere inanmaz, bunlardan yüz çevirir veya şüphe ederler.

Bazıları: Maslahat gereği yalan söylenebilir. Peygamberlerde böyle yapmışlardır, derler.

Bazıları ise: Peygamberlerin bu sözleri hayaller ve hakikatleri insanların kalplerine yaklaştırmak için verilen misallerden ibarettir demişlerdir. Farabi ve İbni Sina'nın yolu budur. Fakat İbn Sina bazı yönlerden imana daha yakındır fakat mümin değildir.Sapık felsefecilerin de yolu cehennemdir.Allah'ı sorguladıkları için helak olmuşlardır.

BİZ MÜSLÜMANLAR DA EHLİ KİTAP'DANIZ.ANCAK KUR'AN VE HZ. MUHAMMED (A.S.) I KABUL EDNLERDENİZ.İSLAM DÜŞMANLARI NASIL OLUYORDA CENNETE GİDEBİLİR?. BUNU KİM İZAH EDEBİLİR?...

İSLAMSIZ EHLİ KİTAP MÜŞRİKLER SINIFINDANDIR...

Biz de ehli kitapdanız.Yani bize Kur'an gelmedi mi?İşte bunun içindir ki İslam'ı kabul eden ehli kitap şüphesiz ki müslümanlardır....Yüzeysel düşünürsek her zaman hata ederiz.

İslam'ı kabul etmeyen ehli kitap olanların alayı müşrik ve kafirdir...

BİR DE FATİHA SURESİ'NDE GEÇENLERE BAKALIM ONLAR KİMLERMİŞ ÖĞRENELİM.


Gazaba Uğrayanlar ve Sapıklar (ALINTI)

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Bizi doğru yola ilet. Nimet verdiğin kimselerin yoluna, kendilerine gazab edilmiş olanların ve sapanların yoluna değil" ( Fatiha 6-7)
Sahih bir yolla gelen haberde Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in de şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Yahudiler, kendilerine gazab edilenlerdir ve Hıristiyanlar da sapmış olanlardır" (Ahmed bin Hanbel lV / 378. V. 77)
Nitekim Allah'ın Kitabı da birkaç yerde buna işaret etmektedir. Şu örneklerde olduğu gibi:


"De ki: “Allah katında bundan daha kötü bir cezayı size haber vereyim mi? Allah’ın kendisine lanet ve gazap ettiği, kendilerinden maymunlar, domuzlar ve taguta tapanlar kıldığı kimseler, işte onlar, yerleri en şerli ve yolun ortasından en çok sapmış olanlardır!" ( Mâide 60)
"Allah'ın kullarından dilediğine fazlından bir şey (vahiy) indirmesine hased edip Allah'ın indirdiği şeyleri inkar edenlerin nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür. (Bu sebeble) gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirlere (işte böyle) alçaltıcı bir azab vardır." ( Bakara -90)
"Allah'ın ipi (ahdi)ne ve (müslüman) insanların ipi (ahdi)ne tutunanlar müstesna nerede bulunurlarsa bulunsunlar, onlara (kitap ehline) zillet (damgası) vurulmuştur. (Ayrıca onlar) Allah'tan bir gazaba uğramış ve üzerlerine miskinlik (damgası) vurulmuştur. Bu onların Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere nebileri öldürmelerindendir. (Yine) bu (Allah'ın hükümlerine) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendir." ( Âl-i İmrân 112)
Hıristiyanlar hakkında da şöyle buyurmaktadır:
"De ki: "Ey kitab ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin! Daha önce sapmış, bir çoğunu saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış bir kavmin hevalarına uymayın!" ( Mâide- 77)

"Ey kitab ehli! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında haktan başkasını söylemeyin! Muhakkak ki Meryem oğlu Mesih İsa; Allah’ın rasulü, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Allah’a ve rasullerine iman edin! “(Allah) Üçtür” demeyin! Hayrınız için (bundan) vazgeçin! Allah, şüphesiz bir tek ilahtır. Oğul edinmekten münezzehtir. Gökte ve yerde olanların hepsi O’nundur. Vekil olarak Allah yeter!" (Nisa- 171)
"Yahudiler: 'Uzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar da: 'Mesih, Allah'ın oğludur' dediler. Bu, onların ağızlariyle geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini), önceden inkâr etmişlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da (haktan batıla) çevriliyorlar? Hahamlarını ve rahiblerini Allah'tan ayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa kendilerine yalnız tek İlâh olan Allah'a ibadet etmeleri emredilmişti. O'ndan başka ibadete layık ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir" ( Tevbe 30-31)
"Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği insanoğlunun: "Allah'ı bırakıp da bana kul olun" demesi düşünülemez. Fakat kitabı öğrettiğinize ve okuduğunuza göre: "Rabbaniler olun" der."
"(Hiçbir rasul) melekleri ve nebileri rabler edinmenizi size emretmez. Sizler müslüman olduktan sonra, kafir olmanızı mı emredecek(ler)?" (3 Âl-i İmrân: 79-80) "Müşriklere de ki: "Allah dışında ilah olduklarını sandığınız putları imdada çağırınız bakalım. Onlar, başınızdaki belayı ne giderebilirler ve ne de başka birine aktarabilirler."
"İmdada çağrılan bu ilahların Allah'a en yakın olanları dahil olmak üzere hepsi Allah'a yaklaşmanın yolunu (yaklaşmak için bir vesile) ararlar. O'nun rahmetini diler ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur." (İsrâ: 56-57)

Her türlü eksiklikten arınmış olan Allah, her namazımızda doğru yola; kendilerine "gazab edilmiş ve sapmış" olanlardan farklı olan ve Allah'ın kendilerine "nîmet verdiği" "peygamberlerin", "sıddîkların", "şehîdlerin" ve "salihlerin" yoluna iletmesini dilememizi emrettiğine göre:
Bu: kulun; "gazab edilmiş" ve sapmışların" yoluna düşmesinin korkulacak bir şey olduğunu gösterir.
Nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in de haber verdiği gibi, bu durum vâki olmuştur. O, şöyle buyurmaktadır:
"Sizden öncekilerin yollarını tıpatıp takip edeceksiniz. Öyle ki, bir kelerin deliğine girmiş, olsalar, siz de ona gireceksiniz."
Ashab; Yahudi ve hıristiyanları mı? Ya Resûlâllah, diye sorunca:
"Başka kim olabilir ki"(Buhari, Enbiyâ -50), buyurdu. (Hadîs sahihtir)
Selef:
- doğru yoldan ayrılan "âlimlerde" "yahudilere bir benzerlik",
- "âbidlerde" ise, "hıristiyanlara bir benzerlik" bulunduğu görüşündeydi.
Gerçekten;
- Sapan ilim adamlarında; sözlerin anlamını değiştirme, kalb katılığı, ilimde cimrilik, büyüklenme, başkalarına doğru olanı söylemesine rağmen kendisinin bunu uygulamaması gibi şeylerin bulunduğu; - Sapan ibadet ehlinde ise; peygamberlerle salihler konusunda aşırılık, ibadetlerde ruhbanlık, şekilcilik ve müziğe dalma gibi bid'atler görülmektedir.

Resûlüllah (s.a.v), Ümmetinin Kendisi Hakkında, Hıristiyanların İsa (a.s.) Konusunda Düştüğü Ulûhiyet Dâvası Gibi Yanlışlara Düşmemeleri İçin, Bir Kul Olduğu Gerçeğini Sık Sık Vurgulamıştır

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 19:48
İŞTE, DİNLERARASI DİALOGCULARIN FİKRİNİ TAMAMEN ÇÜRÜTEN AYETLERİ VERİYORUM...

AL-İ İMRAN SURESİ


98. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr98-102.htm)De ki: Ey ehl-i kitap! Allah yaptıklarınızı görüp dururken niçin Allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
99. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr98-102.htm) De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
100. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr98-102.htm)Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevkederler.

102. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr98-102.htm)Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
103. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr103-04.htm) Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
104. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr103-04.htm)Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
105. (http://www.sadakat.net/tefsir/aliimran/aliimr105-15.htm)Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibiolmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 19:57
Dinlerarası dialogcular; "biz birçok hıristiyanları veya yahudileri müslüman yaptık" diyorlarsa müslüman yaptıkları o kimselerin itikadı ehli Kur'an ve sünnet itikadı ise bunda hiçbir itirazımız yoktur.Ammaaa; "amentüde hep beraberiz" diye teslis inancıyla kalan hıristiyanların (sözde)müslüman görünmesi Allah katında asla kabul değildir.Kur'an dışı itikad asla ve kat'a geçersizdir.Peygamber efendimizin (S.A.V.) peygamber olduğunu içine sindiremeyenler asla cennetin yüzünü bile göremezler, kokusunu dahil alamazlar.

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:00
Bir müslümanın ehli kitabla amentüde ittifakımız var'' demesi için ya mecnun olması yada önemli bir hastalığının olması gerekir...1400 küsür yıllık islam tarihinde bir çok hezeyanlar görülmiş olmakla beraber, böyle bir hezeyan galiba görülmemiştir...Bu hastalık ''diyalogcu çevrelerin acı meyvelerinden'' olsa gerek..Saniyen birisinin kalkıpta bunu şöyle veya böyle açıklamaya çalışması abesle iştigal kabilindendir...

Salisen müslümanların amentüde yani İmanın rükünleri(Erkanı) nde bahsolunan Allah Tealaya iman, Meleklere, Kitablara ,Resullere...iman konuları , bunlara mücerred bakımından iman değildirki, yahudi ve nasarada Allaha, meleklere, kitablara, peygamberlere inanıyor denilebilsin...Ayaaa! Bu ne şaşkınlık ve gaflet, dalalet!!Müslümanlar amentüde belli olan hususlara peygamberimizin tarif ettiği şekilde iman ediyoruz...Mesela Allah Tealaya bütün kemal sıfatlarla , peygamberlere ilgili sıfatlarala ila ahir...Şimdi mesela ehli kitab da Allah Tealaya iman ediyor , iddiasını ele alalım..Yahudilerde illah tanrilaşmış(ilah-Tanrı karşımı) , hıristiyanlarda Tanrı İsaya hulul etmiş ve ya VacibTealanın Zatı üçlü bir yapıda,Allah Tealanın ilim, hayat, irade gibi sıfatlarının kendisinden ayrılabileceği gibi bir Tanrı tasavvurları var..Dolayısıyla Ehli Kitabla müslümanların Vacib Teala yani Yaratıcı tasavvurları birbirinden tamamen farklı..Sadece dünyayı halketmiş bir yaratıcıya olan inanış, onların müslümanlarla aynı yaratıcıya inanıyorlar safsatasını gerektirmez..Dünyada bir çok batıl din vardır..bunlarda bir yaratıcıya inanıyorlar.Mesela felsefede panteizm de de yaratıcı inanışı var,Teizmde de keza öyle..Ama bunların yaratıcı tasavvurları tamamen şirk içindedir..

.Mekkeli müşrikerinde Yaratıcıya inandıkları ama Allah Tealayı ve Resülünü inkar ettikleri malumdur...Bütün bu açıklamalarımız imanın diğer rükünleri içinde söylenebilir..Mesela Peygamber tasavurlarımız ehli kitabla tamamen farklıdır..Yahudiler göre Peygamberler zina da yapabilir.Öyleki şimdiki tahrif edilmiş Tevratta, Şuayb Peygambberin kızlarıyla zina ettği yazılıdır..ila ahir...Şimdi bir inanışın amentüsü yani inanılması gerekli hususlarında ittifak var dediğimizde , bahsi geçen dinlerin hepsinde yaratıcı tasavvurunun , peygamber, ahiret, resul..tasavvurlarının aynı olması, ve hepsinde ortak kasdedilen hususlara inanmaları anlaşılır..Ehli Kitabla amentü esasslarında aynı iman tasavvurlarımız olmadığından, aynı iman rükünlerine inanmıyoruz..Onlarla belrtildiği gibi yaratıcı, peygamber, klitab, resul..gibi iman rükünlerinde hiçbir ortak noktamız yok ki, ''amentüde ehli kitabla

ittifakımız var'' gibi hezeyanları kabul edebilelim...Diyalogcu çevrelerin bu toprakların çocuklarına yaptıkları en büyük zülüm budur..Yani itikadi esaslarımızın buharlaşmasına yardımcı olmaları....

Amentüde ittifakımız" kimlerle var ?

Soru:"Amentüde ittifakımız var" cümlesi Ehl-i Sünnet anlayışına ters değil midir?

El-Cevab:
Bahse konu 'Amnetüde ittifakımız var' ifadesini,muhterem Ahmet Şahin Hocamız, 17.04.2000 tarihli Zaman Gazetesindeki Köşe yazısında şu şekilde beyan etmişti:

"Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah'ın gönderdiği kitapların hemen hepsinde tekrarlanan amentüdür:Allah birdir. Peygamberler haktır. Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. Ahiret vardır. Ölen insanlar bir gün dirilecek,yaptıkları iyiliklerin mükafatını,kötülüklerin de mücazatını göreceklerdir.

Bu temel noktalar bir amentüden başkası değildir ve biz ehl-i kitapla bu amentüde müttefikiz. Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz."



Aslında bu yazısında ki gayet makul ve doğru tesbitlere rağmen,Bardağın sürekli boş kısmını görmeye alışmış bazı Yazarların yanlış anlaşılmalarını bertaraf etmek için,değerli Hocamız yine Zaman Gazetesinde 15.03.2005 tarihli Köşe yazısında konuyu daha net bir şekilde açmıştır:

"Bakara Suresi ayet 4?te,müminler tarif edilirken,?Hem Kur?an?a,hem de Kur?an?dan önceki İlahi kitaplara iman ederler." diye tarif ediliyor.

Bu sebeple biz müminler de hem Kurana,hem de Kurandan önceki İlahi kitaplara iman ediyor,onları tebliğ eden tüm peygamberleri de tasdik ediyoruz. Çünkü o peygamberlerin tebliğ ettikleri kitaplarda tüm insanlığın değişmeyen doğruları vardır. Bu değişmeyen doğrular:
"Allaha iman,peygamberlere iman,meleklere iman,öldükten sonra tekrar dirilerek ahirette hesap vermeye iman." Bunlar semavi kitapların ittifak ettikleri bir bakıma amentüleridir....

Bizler de bu amentüde müttefikiz. "Ehli kitapla Amentüde ittifakımız var." derken de bu değişmeyen doğruları saymıştım geçmişteki bir yazımda. Çünkü biz de Allaha,peygamberlere,meleklere,ahirete iman ediyoruz. Yani ehli kitapla bu değişmez doğrularda ittifak ediyoruz. Ancak ehli kitabın bazılarının bu doğruları tarif ve tavsif ederken yanlışa düştüklerini de görüyor,Allaha babalık,peygambere de oğulluk ve krallık sıfatını isnat etmeleri gibi yanılgılarına da şahit oluyoruz. Onlardan bazılarının bu gibi yanlış tarif ve tavsiflerinin doğrusunu anlatma görevi de yine bize düşüyor. Uzaktan seyirci kalma yerine yaklaşıp kendi doğrularımızı anlatma imkanı aramamız icap ediyor. Bunun için de diyaloğa,konuşmaya ihtiyaç oluyor. Zaten atasözünde,?İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar,hayvanlar da vuruşa vuruşa uzaklaşırlar." deniyor. Bizler konuşa konuşa anlatmayı tercih ediyoruz,vuruşa vuruşa uzaklaşmayı hizmet telakki etmiyoruz. ?Siz konuşa konuşa bir şey anlatamazsınız! " diyenlere de "Siz de konuşmaya konuşmaya bir şey anlatın öyle ise..." diyerek kendi mantıklarıyla baş başa bırakıyor!

SONUÇ:
Muhterem Ahmet Şahin Hocamız,

1-) Hz.Adem?den günümüze gelen tüm peygamber ve Kitablara İman noktasında Ehl-i Kitab ile Amnetüde bir birlikteliğe vurgu yapmaktadır,ki bu Kuranın bir emridir!

2-) Bu İttifakın,günümüz Tahrif olmuş Hz.İsa (AS) mı Allah?ın oğlu kabul eden Hıristiyanlık veya yine tahrif olmuş yahudilik ile değil,Asılları ile olduğunu beyan etmiştir! Dolaysıyla bundada itiraz edilecek bir husus yoktur!

3-) Ayrıca,Amentüde İttifakımız olduğunu beyan ederken,bu hususu vesile yapıp,Allah?ın sıfatlarında yanlışa düşen Ehl-i Kitab ile bir konuşma zemini oluşturduklarını ve bunu başardıklarını yazının devamında görmekteyiz.

Tüm bu açık ve nezih yaklaşımlara rağmen,"Amnetüde ittifakımız var " ifadedesinden sanki günümüz tahrif uğramış Ehl-i Kitab ile bir ittifak şeklinde anlamak,en hafif tabiri ile Anlayış Kıtlığı ile telif etmek mümkün olabilir!

http://www.iftiralar.org/dinlerarasi-diyalog-faaliyetlerine-atilan-iftiralar/76-qamentude-ittifakimizq-kimlerle-var.html

Turkbeyi
19-12-2011, 20:01
ALLAH ALLAH Allah allah bu yazi dinler arasi diyalogu hakli cikarma cabasinda anlamakda zorlaniyorum


“ Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları kendinize dost edinmeyin. Onlar kendilerinin dostudurlar. Sizden kim onlarla dostluk ederse o, onlardandır.” (Mâide, 51)

“İnsanlar içinde Müslümanlara en şiddetli düşman Yahudileri bulursun” (Mâide, 81)


“Şüphesiz ki kafirler sizin en açık düşmanınızdır.” (Nisa, 101)


“Onların çoğunu görürsün ki kafirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah'ın gazabına uğrayacaklardır ve azap içinde ebedi olarak kalacaklardır.” (Mâide 80)


“İşte siz öyle kimselersiniz ki onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.” (Al-i İmran 119)

“Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. İster misiniz kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil veresiniz?” (Nisa,144)

“Onların dinine uymadıkça ne Yahudiler senden razı olurlar, ne Nasraniler. De ki: Ancak Allah'ın hidayet yolu, doğru yoldur. Bilgi sahibi olduktan sonra da onların nefsani dileklerine uyarsan sana Allah'tan başka ne bir dost vardır artık, ne bir yardımcı” (Bakara 120)


“Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.” (Nisa 139)


“Ey Peygamber, kafirlerle ve münafıklarla savaş, onlara karşı şiddetli davran. Onların yurdu cehennemdir ve orası, ne de kötü dönülüp varılacak bir yerdir.” (Tevbe 73)

“ Dinlerarası diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih’i ve İncil’i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir.” (John Paul II Roma-Vatikan 1991)


bu kadar acik olani savunmak neyin nesi anlamiyorum

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 20:17
Bu konuyu açan arkadaşımız bilmeden ve düşünmeden bir hata yaptı ki bu sitede Fethullahçıların kimler olduğu da apaçık meydana çıktı.Kendisine teşekkür ediyoruz.

BiliyorsunuzFethullahçıların tamamına yakını dinlerarası dialoğu destekleyenlerdir.Ayrıca gavurlarla amentüde ittifakız demeleri onların nasılda bir hata ve yanlış ve de gaflet içinde yüzdüklerinin açıkça beyanıdır.Kendilerini bu saçma ve batıl fikirlerinden vazgeçmelerini ,aksi takdirde yukarıda ki vermiş olduğum ayetlere nisbeten, Allah katında büyük bir hesaba çekileceklerini unutmasınlar.Derhal bu fikirlerinden vazgeçsinler.Kaş yapacağız derken göz çıkarmasınlar.

Hidayet Allah'tandır.Ehli kitaba Kur'an yolu gösterilir.Kabul ederlerse ne ala, etmezlerse peşlerini bıraksınlar onlarla dialog kurma sevdasından vazgeçsinler diyoruz.


DİNLERARASI DİALOGCULAR AŞAĞIDA Kİ AYETLERE DİKKAT ETSİNLER VE İYİCE DÜŞÜNSÜNLER

ANKEBUT SURESİ

1. Elif. Lâm. Mîm.
2. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?
3. Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
4. Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!
5. Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.
6. Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).
7. İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:20
http://www.youtube.com/watch?v=lGbdAdE0nEY

Iftira atarak ve carpitarak mücadele ederseniz Allahta sizlerin belanizi verir!

Bukadar basit bu mesele vesselam!

Hikem
19-12-2011, 20:21
YOsmanlının aktardıkları hususlar çok ilginç geldi....Ahmet Şahin milleti aptal yerinemi koyuyor acaba? diye içimden geçirdim..Şahin diyorki;''Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah'ın gönderdiği kitapların hemen hepsinde tekrarlanan amentüdür:Allah birdir. Peygamberler haktır. Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. ''.


.''Yahu Ahmed efendi, ayıp olmuyormu acaba? İlim namusu diye bir şey herhalde dyuymuşundur..Sen bahse medar olan yazında, Ehli Kitabla amentüde İttifakımız var derken, yazının Allahın gönderdiği şekliyle olan vahyi İncili ve Tevratı nazara alıyoruz dedinmi?! Yazın internette dolaşıyor...Öyle bir şey demedin...daha sonra itirazlar, reddiyeler ortaya çıkınca 180 derece dönüş yapıp, ben önceki asıllarını kasdettim, şimdikileri değil demeye başladın...İlim namusu olan insanlar önce bu yazıdan dolayı kamudan özür dileyip, daha sonra tashih yaparlar.. yaparlar..Kıvırmazlar deyim yerindeyse..Hocaya bu avami tavır hiç yakışmamıştır..

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 20:24
Şahıslarla işimiz olmasın.Konumuz Cübbeli Ahmet meselesi değil, itikadi meseledir.

Hikem
19-12-2011, 20:29
Elbette , lakin itikadi sapmaları ortaya koyanlarda şahıslardır, dğilmi? Bunlara cevab verirken öznenin ortaya konulması da elzemdir, pek tabii!Saniyen arkadaşşımız Ahmet şahinden sözedilirken, Cübbeli Efendi kasdedildi zannetmiş.:)..Hayır ...Ahmed Şahinde diyalogcu hocalardandır..zaman yazarı...

Hikem
19-12-2011, 20:33
Bahse medar oan şahıs Cübbeli Ahmed efendi değil, Zman yazarı, diyalogcu Ahmed Efendidir..Yani Ahmed Şahin ,,herhalde isim benzerliğinden yanlış anlaşıldı:)

İkinci kez aynı yazı girilmiş..Teknik akasaklıktan dolayı özür beyan edriz..

Emin...
19-12-2011, 20:37
Ahmet Şahin beyefendi diyor ki; Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz."

Sizcede enteresan değil mi? Sanki islam dini haricinde hak din varmış gibi dayanışmadan bahsediyor. Burada müslümanları zehirlemekten başka birşey yapmıyor. Allah ıslah etsin...

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:38
Bahse medar oan şahıs Cübbeli Ahmed efendi değil, Zman yazarı, diyalogcu Ahmed Efendidir..Yani Ahmed Şahin ,,herhalde isim benzerliğinden yanlış anlaşıldı:)

İkinci kez aynı yazı girilmiş..Teknik akasaklıktan dolayı özür beyan edriz..
konumuz cübbeli degil ama iftirayi atan cübbeli...
Yukarda delilini ekledim.

Gercekten anlamiyormusunuz yoksa anlamamaktanmi geliyorsunuz?
carpitmalarinizla ard niyetli ioldugunuzu belli ediyorsunuz.
Ehli-Kitabin BATIL oldugunu onlarda (diyalogcular) biliyor,aksini iddia eden yok.
fakat bu durum amentüde zahiren vurgu yapilan ifadelere ayni olmasada ehli-kitabinda inandigi gercegini inkar etjmemizi gerektirmez.
Amentüde teferruat varmi?
Yok.
Allaha imandan bahsediyor,NOKTA!
Hristiyanlara sorsan,Allaha iman ediyormusun diye,ne der?
Evet Allaha inaniyorum der,NOKTA!
teferruat yok.
sen ve senin gibi fitnebazlar ise carpitiyorsunuz,hristiyanlarin BATIL olan "İsa Alllah'ın oğludur" inancina vurgu yaparak teferruata giriyorsunuz,oysa Amentüde teferruat varmi?
Yok.
Amentüde hz isanin allahin oglu olmadigi yaziyormu?
Allahin sifatlarindan bahsediliyormu?
HAYIR!
eger bunlar olsaydi hakli olurdun fakat YOK!
BITTI!
daha ne uzatip duruyorsunuz???
misal,Hristiyanlar zinayi haram kabul ediyormu?
Ediyor.
ohalde onlarla bu konuda ittifakiz...
Onlarin zinayi haram kabul etmesi onlara bir faydasi olmasada ITTIFAKIMIZ var.Bu gercegi inkar edebilirmisin???

Hikem
19-12-2011, 20:40
Ahmet Şahin beyefendi diyor ki; Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz."

Sizcede enteresan değil mi? Sanki islam dini haricinde hak din varmış gibi dayanışmadan bahsediyor. Burada müslümanları zehirlemekten başka birşey yapmıyor. Allah ıslah etsin...
..









Emin efendi sizcede garib değilmi, ehli kitabla amentüde ittifak var lafı edip, sonrada rücu edip, ben şimdikileri kasdetmedim demek...bir gariblik var ama, ...herkes baktığı pencereden değerlendiriyor

saniyen siz bu ittifak ettiğiniz amentüyü bir açıklayın da anlayalım, emin efendi...Biz ittifak değil, tevhid ve şirk din diye iki ayrı din görüyoruz..Sizin pencereden nasıl görünüyor bu ittifak ...

Salisen şu an müslümanlara en büyük bela yahudi ve hırist,yan dünyadangeliyor...Siz hala 1945-50 lerin dünyasında yaşanıldığınımı zannediyorsunuz.Emin efendi..Şu an mutlak küfür_ehli kitab dayanışması var..

MÜTEŞEKKÜR
19-12-2011, 20:41
Burada dinlerarası dialoğu destekleyelenlerle bir yerde buluşalım.Gidelim ermenilerin,rumların yahudilerin yanına; Orada İslam'ı anlatalım tebliğ edelim.Bakalım hanginiz buna cesaret edebilir?..Sinogog, kilise nereye olursa buyrun gidelim papazlarla görüşelim bakalım nasıl İslam anlatılırmış görelim.Onların sapık inançlarını birbir yüzlerine vurmazsam namerdim.

Mesela; onlar günah çıkarma, aforoz gibi ruhbanlıkları vardır.Bunların ikiside şirktir.Hiçbir kimse, kimsenin günahını af etme yetkisi verilmemiştir.Peygamberlerde buna dahildir.Hal böyle olunca papazın günahını kim af edecek madem?Günahları bağışlayacak olan papaz mı Allah mı?

Onlar bize bir teklif atarlarsa yani bize; "sizde imamlara günahlarınızı çıkartın biz böyle yapıyoruz sizde bizim gibi yapın" derlerse ne yaparsınız?.Bu fikirlerim size tuhaf geldi değil mi?

İşte dinlerarası dialog saçmalığı buradan bellidir.O kafirlerle dinlerarası dialog kurduğunuzda onların batıl ve sapık görüşlerini kabullenmiş olursunuz.

Uyanın bre ey gafil dialogcular!Uyanın, uyanın,uyanın bre karacahiller!Gavurun potasında eritmeye çalışmayın bu müslümanları.Onların batıl itikadlarına alet olmayın.Çok büyük günahlar işlediğinizin farkında değilsiniz.Aklınızı başınıza alın.GERÇEK İSLAM İTİKADINI ONLARA ANLATMAYA ÇALIŞIN...

Turkbeyi
19-12-2011, 20:45
ayetler acik sacik aleni bir sekilde ortada ya arkadas amentu ile is bitmiyor allahh rasulüne inanmadikca meleklerine kitaplarina inanmadikca kadere inanmadikca bi is olmaz olamaz ISLAMIN diger dinlerle bir alaka kurmasina ihtiyac yok ihtiyaci olan islamla diyalog kurulur degilse bu is sirtktir inkardir baskasinida bilmem ve yukarda paylastim adam cook guzel aciklamis dinler arasi diyalogu anlamamak icin ....

“ Dinlerarası diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih’i ve İncil’i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir.” (John Paul II Roma-Vatikan 1991)

demis koymus noktayi siz (diyalogcular) daha neyin derdindesiniz anlamadim.
Yorum yapmak istemedim ama...

avrupada ki diyalogcu arkadaslarin kiliselerde ayinlere katilmasi papazlarla rahiplerle rahibelerle yemekler yenmesi ve bir muslumanin gidecegi tek ibadet hane camiler mescitler iken kilisileri gezmeleri gayri muslimlerin yapitlarini begenmeleri acaba ne kadar dogrudur. 4 sene avrupada yasadim nekadar nurcu arkadas var ise hepsi kiliseleri gezme meraki icinde idiler acaba neden sormak isterim? hepiniz bilirsiniz Hz Saidi nursi rusyada esir dustugunda rus komutanin onunde ayaga kalkmamis ve onun idamina karar ver mis ve namaz kilmak icin musade istemis sonra samimiyetinden dolayi sozde rus komutani bagislamis? peki saidi nursi hz leri orada cok guzel bir soz soylemistir bana islam sahip ben sizin onunuzde ayaga kalkmam demistir... acaba simdiki fettullah gulen hayranlari yukarda saydigim olaylari yaparken veya papa hzleri derken veya papanin ellerini operken hic mi vicdanlari rahatsiz olmadi mi imanin elden gidisinde acaba.? lailahe illallah muhammedurrasulullah demedikce amentu birlikteligi kimseyle olamaz...

saygilar

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:46
Ahmet Şahin beyefendi diyor ki; Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz."

Sizcede enteresan değil mi? Sanki islam dini haricinde hak din varmış gibi dayanışmadan bahsediyor. Burada müslümanları zehirlemekten başka birşey yapmıyor. Allah ıslah etsin...







...Günümüzde İslam dan başka bir hak din yoktur, bunun tersini ifade eden bir beyanımız da yoktur. Günümüzde de "Hristiyanlık ve Yahudilik hak dindir" dediğimizi iddia eden sinsi iftiracılar hiç bir ifademizi kaynak göstererek bunu ispat edemiyor ve dünyanın en zındıkane müfterileri durumuna düşmekten kurtulamıyorlar.

Mtlak küfür meselesine gelince...

Hristiyanlara göre zina haram,fuhus haram,porno haram.
Günümüz insanlarini mümin kafir farketmez zehirleyen porno belasi mutlak küfürdür.
Ortak belamiz olan bu küfre karsi ittifak ettigimiz zina ve fuhusiyata karsi önlem almak icin ortak hareket edilse yanlismi olur sana göre?

Hikem
19-12-2011, 20:47
Amentü ile iş bitmiyor derken , sen, bu safsatayı yani amnetüde ittifakımız var hezxeyanını onaylamış gibi konuşuyorsun veya ifade ederken bu anlam çıkıyor..Tashih etmek gerekir zannedersem /türkbeyine..

Hikem
19-12-2011, 20:50
...Günümüzde İslam dan başka bir hak din yoktur, bunun tersini ifade eden bir beyanımız da yoktur. Günümüzde de "Hristiyanlık ve Yahudilik hak dindir" dediğimizi iddia eden sinsi iftiracılar hiç bir ifademizi kaynak göstererek bunu ispat edemiyor ve dünyanın en zındıkane müfterileri durumuna düşmekten kurtulamıyorlar.

Mtlak küfür meselesine gelince...

Hristiyanlara göre zina haram,fuhus haram,porno haram.
Günümüz insanlarini mümin kafir farketmez zehirleyen porno belasi mutlak küfürdür.
Ortak belamiz olan bu küfre karsi ittifak ettigimiz zina ve fuhusiyata karsi önlem almak icin ortak hareket edilse yanlismi olur sana göre?

Yeni Osmanlı , iyi anla konuşulan mevzuyu..Eğer yahudilerle hıristiyanlarla müslümanların amentüde ittifakı varsa, onlarda ehli necattır...Zaten tenkidlerin şiddetiyle kendine gelen A.Şahin, ben şimdikileri kasdetmedim demeye başladı ama, arkadan gelen avam hala olablir ittifak şu manalara gelir gibi ipe sapa gelmez tevillere giriyorlar..Yukarıdaki bir arkadaşın yaptığı gibi..İmam şöyle yaparsa, cemaat şöyle yapar meselinde oduğu gibi..

UBEYDUN
19-12-2011, 20:50
adam illa ehli küfürle ittifak edicez derken müslümanla savaş halinde :)
hakaretin bini bir para
hayırlı ittifaklar :)

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:52
4 sene avrupada yasadim nekadar nurcu arkadas var ise hepsi kiliseleri gezme meraki icinde idiler
[/COLOR][/FONT]

hadi ordan YALANCI!

Emin...
19-12-2011, 20:52
Emin efendi sizcede garib değilmi, ehli kitabla amentüde ittifak var lafı edip, sonrada rücu edip, ben şimdikileri kasdetmedim demek...bir gariblik var ama, ...herkes baktığı pencereden değerlendiriyor

saniyen siz bu ittifak ettiğiniz amentüyü bir açıklayın da anlayalım, emin efendi...Biz ittifak değil, tevhid ve şirk din diye iki ayrı din görüyoruz..Sizin pencereden nasıl görünüyor bu ittifak ...

Salisen şu an müslümanlara en büyük bela yahudi ve hırist,yan dünyadangeliyor...Siz hala 1945-50 lerin dünyasında yaşanıldığınımı zannediyorsunuz.Emin efendi..Şu an mutlak küfür_ehli kitab dayanışması var..

Neye cevap verdin ben bişey anlamadım kusura bakma... Mesajımı bir daha oku istersen.

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 20:54
.İmam şöyle yaparsa, cemaat şöyle yapar meselinde oduğu gibi..

evet,imam cübbeli iftira atmis,delili yukarda ,cemaatide b...unu cikariyor simdi vesselam.

Hikem
19-12-2011, 20:55
Ahmed Şahin şimdikileri kasdetmedim desede, hocası, Odesalı Hıristi,yanların Hazreti isanın yolundan gittiklierini beyan ederek onları ehli necat konumuna getiryor..Bu diyalogcuların zikzaklarına ve hızlarına sniyen dışarıdaki ve içerideki konuşmalarına bakınca taaccübden küçük dilini yutasına ramak kalıyor...Bizde ittifakta diretenlere mubarek olsun diyoruz...

Hikem
19-12-2011, 20:56
Neye cevap verdin ben bişey anlamadım kusura bakma... Mesajımı bir daha oku istersen.


Emin efendi hızlı yazınca hedef karışıyor galiba kusura bakma , sen diyalogcu değilsin...sözümüz onlara...

Turkbeyi
19-12-2011, 20:58
Arapça "inandım" anlamına gelir amentu? yanlis mi biliyorum ve yazimin devaminda diyorum ki sadece amentu ile is bitmiyor derken allaha inaniyorlar ama ( Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma) amentunun manasindan birseyi cikariyorlar basta peygamberimize inanmiyorlar sadece hz isa musa gibi dini inanci neyse sadece o peygambere inaniyorlar demek istedim :) sayin hikem bey diyalog kelimesini gordummu euzubillahiminesseytanirracimbismillahirrahmanirra him diyen biriyim...

saygilar

Turkbeyi
19-12-2011, 20:59
hadi ordan YALANCI!
ben allah uzerine yemin ederim ya sen benim yalanciligimi kanitlaya bilirmisin ?

Hikem
19-12-2011, 21:00
Arapça "inandım" anlamına gelir amentu? yanlis mi biliyorum ve yazimin devaminda diyorum ki sadece amentu ile is bitmiyor derken allaha inaniyorlar ama ( Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma) amentunun manasindan birseyi cikariyorlar basta peygamberimize inanmiyorlar sadece hz isa musa gibi dini inanci neyse sadece o peygambere inaniyorlar demek istedim :) sayin hikem bey diyalog kelimesini gordummu euzubillahihiminesseytanirracimbismillahirrahmanir rahim diyen biriyim...

saygilar

Eyvallah kardeşim, aynen bizde öyle..Üstadın dediği siyasetten(diyalog bunun içine girer) ve şeytandan Allaha sığınırım..

Hikem
19-12-2011, 21:07
Şu an vatikanın kontrolünde müslüman ülkelerde icra edilen diyalog hareketi= asrın en büyük itikadi bid'a hareketidir..Bu cereyana tutulan müslümanlar alimde olsalar cereyanın kuvvetli etkisiyle , ayetleri dahi görmeyecek hale geliyorlar..Üstad Hazretlerinin büyük bir vukuufiyetle beyan ettikleri gibi (Mektubatta): ''



Tarîkatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkilleşmiştir'' Şimdiki zındıkların (vatikan papazları ve yahudiler) en büyük desiseleri diyalog oyunudur....DİKKATTT!!!

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 21:13
ben allah uzerine yemin ederim ya sen benim yalanciligimi kanitlaya bilirmisin ?


kanitlarim,yillardan beri iki ayri bölgede bunlarin calismalarini yakindan takib ediyorum,altini cizerek yaziyorum,hicbirzaman böyle bir seyle karsilasmadim,resmen yalan iftira atiyorsun.Yok iftira degil gercek diyorsan isbat et.
Berâet-i zimmet asıldır.
bir kimsenin suçlu olduğu iddia edildiğinde isbatlamak icab eder, yoksa suçla itham edilen kimse başta bu suçu işlemediğini isbat edecek değildir

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 21:17
Lütfen asagdaki videoyu izleyin...
özellikle Mutlak küfre karsi ehli-kitabla ittifak etmeyi sirk sayarak rededenler 2.20 den sonrasini izlesin...
http://www.youtube.com/watch?v=x0JQyC1x_9Q&feature=related

Emin...
19-12-2011, 21:17
...Günümüzde İslam dan başka bir hak din yoktur, bunun tersini ifade eden bir beyanımız da yoktur. Günümüzde de "Hristiyanlık ve Yahudilik hak dindir" dediğimizi iddia eden sinsi iftiracılar hiç bir ifademizi kaynak göstererek bunu ispat edemiyor ve dünyanın en zındıkane müfterileri durumuna düşmekten kurtulamıyorlar.

Mtlak küfür meselesine gelince...

Hristiyanlara göre zina haram,fuhus haram,porno haram.
Günümüz insanlarini mümin kafir farketmez zehirleyen porno belasi mutlak küfürdür.
Ortak belamiz olan bu küfre karsi ittifak ettigimiz zina ve fuhusiyata karsi önlem almak icin ortak hareket edilse yanlismi olur sana göre?

Zina, porno vs inananı küfre götürebilecek şeyler fakat seninde dediğin gibi bunlar haram yani bu tür işlerle ilgilenenler günahkar olur. Bu tür konuları çözmek için dinler arasında bir ortaklık olmaz her dinin kendi kuralları var hangi dine göre hareket edilecek bu işin orta yolu olmaz.Bu tür ahlaki sorunları çözmek birazda insanlıkla alakalı...

Turkbeyi
19-12-2011, 21:27
kanitlarim,yillardan beri iki ayri bölgede bunlarin calismalarini yakindan takib ediyorum,altini cizerek yaziyorum,hicbirzaman böyle bir seyle karsilasmadim,resmen yalan iftira atiyorsun.Yok iftira degil gercek diyorsan isbat et.
Berâet-i zimmet asıldır.
bir kimsenin suçlu olduğu iddia edildiğinde isbatlamak icab eder, yoksa suçla itham edilen kimse başta bu suçu işlemediğini isbat edecek değildir
:) zamani geri dondurmek gibi bir yetenege sahip degilim :) ben sana sukadar soyleyim 2006-2007 yilinda almaya sorumlusu olan abinizin kiz kardesi yakin arkadasimdi :) bir muhabbetimizde su sekilde ifade etmisti demisti ki bu pazar abilerle birlikte kilise ziyaretine gidecegiz ve orada ayinlerine katilacagiz ve onlarla ogle yemegi yiyecegiz demislerdi kendileri... bende dedim dinler arasi diyalogmu diye sadece sordum oda kisaca tek cevap verdi evet himm tamam dedim... ben sana bir sey kanitlamak ve iftirada atmak derdinde degilim allah beni iftira atmakdan yalan soylemekden korusun beni yalancilikla degil en agir itham suc vs ile de suclasaniz allah katinda bir dogru bir gercek vardir. bende kendi yasadigim olaylara mi inaniyim sizemi :). ben bu zamana kadar :) bilerek yada bilmeyerek yalan soylememeye gayret eden bir kisiyim :) size birseyi kanitlamak zorunda degilim...

sizin inanclariniz degerleriniz size bizimkiler bize

saygilar

Yeni-OSMANLI
19-12-2011, 21:37
ayinlerine katilmislarmis...:)
atacaksan ufaktan at

talib
19-12-2011, 21:39
Ben maymundan geldim diyene, sen insansın kardeşim diye baskı yapmaya gerek yok. Adam ittifakım var demiş ise vardır, bizim yok der geçeriz.

Turkbeyi
19-12-2011, 21:44
ayinlerine katilmislarmis...:)
atacaksan ufaktan at
:) ya bayim okadar cumle icinde ayinlerine katilma dedigime mi alindiniz ozaman izlemislerdir. kurtlar vadisinde eski bolumlerinde bir hikaye anlatir polat alemdar cakira

sandalcının birinin namı bütün istanbul'a "çapkın" diye yayılmış..
rivayet oymuş ki sandalına binen hiçbir kadın elinden kurtulamıyormuş.. bunu duyan zamanın biraz da feministi dişli bir kadın "olur mu canım öyle şey. ben bindiğim gibi inerim" demiş. gitmiş bulmuş sandala binmiş. "çek göksu'ya" demiş. çekmeye başlamış sandalcı kürekleri.. kadın da sandalcıyı incelemeye almış tabii..
sandalcı kadına hiç bakmadan kürek çekerken kendi kendine de mırıldanıyormuş..
"derler derler derler!.."
bir üç beş.. kadın dayanamamış.
"ne derler be adam?''
sandalcı kadına bakmış bıyığını burmuş ve gülmüş..
"valla güzelim sen bu kayığa bindin ya!.. vermesen de verdi derler!"

herr donjuan sizede derler bir kere o kayiga bindiz saygilar

manifesto
19-12-2011, 22:01
Bakıyorum da amentüde ittifakımız yok mu? sorusuna cevap vermek yerine, kellim kellim la yenfa.. denmiş
Hristiyanlar yaratıcıya inanmıyor mu? Bir olan yaratıcıya..Hz.İsa onun oğludur şeklinde ki teslis bir çok hristiyanca reddedilir
Katolikler dışında zaten buna inanan pek kalmadı
Mesele inanç bütünlüğü değil
Aynı şeyi tekrar tekrar yazmayayım diyorum

Adam Hristiyan Allah'a senin inandığın gibi inansa zaten müslümandır.
Önce bunu kavramak gerek
Bu kadar zor mu?

Amentü de ittifakımız yok mu?
Amentü nedir?
Melekler,Kitap,Peygamberler,Ahiret Cennet Cehennem,Yaratıcının birliği vesair..
Amentü deyince sizin aklınıza ne geliyor
Yahu ŞİA ile dahi amentü anlamında ehli sünnet farklılıklar arz ediyorken
Yahudiler veya hristiyanlarda ki farklılık sizi neden bu kadar şaşırtıyor?

Bu meseleyi diyalogcular şucular bucular gibi zihin fukarası ifadeler ile ele almamak gerek.

alanyali07
19-12-2011, 22:16
Ahmed Şahinin başka yazılarına baktım da, ehl-i kitaptan kitaplı kafir olarak bahsettiği yazılar var..Demekki amentüde ittifak var demesi onları ehl-i necat kabul ettirmek için değil..fakat hatalı bir kavram olduğuna katılıyorum..Böyle yanlış anlaşılacak yeni kavramlar kullanmak doğru değil.."Diyalogcu çevre" denilen bazı yazar,araştırmacılar içinde ehl-i kitabı hak kabul eden birkaç tanesine şahit oldum..geçenlerde Mehmet Ali Bulut tnt programında açık açık ısrarla günümüzdeki İncille ve tevratla amel eden hristiyan yahudilerin kurtulacağını söylüyordu..
Yanlış anlamamak için çok iyi bir şekilde dinlemeye çalıştım fakat aynen öyle söylüyordu..İyi niyetle "diyalog" yapan kişilerin önce bu itikadi fikir ayrılıklarını gidermesi lazım bence..Çünkü işin boyutu tehlikeli yerlere gitmeye müsait.."diyaloğa karşı olmak konuşmaya karşı olmaktır" türünden savunmalar da kabul görmüyor bu itikadi tehlikeler olduğu müddetçe..

antiparantez, ehl-i kitabın ehl-i necat olduğu daha bariz bir şekilde türkiyede "galibiler" denilen sapkın bir tarikat tarafından empoze edilmeye çalışılıyor..galibiler, sadece tüm hristiyan ve yahudileri değil, bir yaratıcıya inanan herkes kurtulur diyorlar..yani İnsanların itikadlarını bozacak çok büyük tehlikeler kol geziyor..dikkatli olmak lazım..

ŞehbaL
19-12-2011, 22:17
Biz Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadare tam olarak inanıyoruz da onlar inanmıyorlar farkında mısınız? Biz Hz İsa'yı peygamber olarak kabul ediyoruz ama onlar Peygamber Efendimiz(sav)'i peygamber oalrak kabul etmiyorlar. Biz İncili, tevratı kabul ediyoruz ama onlar Kur'an-ı Kerim'i kabul etmiyorlar. Neyin ittifakından bahsediyorsunuz? Gerçekten bu heves niye ben onu anlayamıyorum.

Son.Fedai
19-12-2011, 23:37
Bakıyorum da amentüde ittifakımız yok mu? sorusuna cevap vermek yerine, kellim kellim la yenfa.. denmiş
Arkadaşım sen ne acaip adamsın ya HU

Anlamıyor musun yoksa özellikle mi yapıyorsun...

Allah CC a inanmakla iş bitiyor mu yani

Senin anlattığın yoldan gidersen deistlerle de aranızda ittifak var, budistlerle de (onlarda HAŞA en büyük tanrı diye bir tanrıya inanıyor)

Bunu mu demek istiyorsun yani...

Hem madem aranızda ittifak var yani aynı şeylere inanıyorsunuz adam neden müslüman olsun da sorumluluk altına girsin?

Mantıklı mı bu?

hirahos
20-12-2011, 04:22
Ubeydun abim yazmış, tekrar vurgulayalım:

Küffarla arayı iyi edeceğiz derken Müslümanlarla aranızı bozdunuz.

Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oldunuz. Elde pirinç de yok, bulgur da... :)

rota
20-12-2011, 05:13
Bakıyorum da amentüde ittifakımız yok mu? sorusuna cevap vermek yerine, kellim kellim la yenfa.. denmiş
Hristiyanlar yaratıcıya inanmıyor mu? Bir olan yaratıcıya..Hz.İsa onun oğludur şeklinde ki teslis bir çok hristiyanca reddedilir
Katolikler dışında zaten buna inanan pek kalmadı
Mesele inanç bütünlüğü değil
Aynı şeyi tekrar tekrar yazmayayım diyorum

Adam Hristiyan Allah'a senin inandığın gibi inansa zaten müslümandır.
Önce bunu kavramak gerek
Bu kadar zor mu?

Amentü de ittifakımız yok mu?
Amentü nedir?
Melekler,Kitap,Peygamberler,Ahiret Cennet Cehennem,Yaratıcının birliği vesair..
Amentü deyince sizin aklınıza ne geliyor
Yahu ŞİA ile dahi amentü anlamında ehli sünnet farklılıklar arz ediyorken
Yahudiler veya hristiyanlarda ki farklılık sizi neden bu kadar şaşırtıyor?

Bu meseleyi diyalogcular şucular bucular gibi zihin fukarası ifadeler ile ele almamak gerek.

Doğruları istediğiniz kadar söyleyin, bazıları görmezden gelirler, konuyu cemaatler arası kavgaya dönüştürme gayretinde olanlara laf anlatamazssınız. onların hedefi belli.

Azimli
20-12-2011, 05:47
Doğruları istediğiniz kadar söyleyin, bazıları görmezden gelirler, konuyu cemaatler arası kavgaya dönüştürme gayretinde olanlara laf anlatamazssınız. onların hedefi belli.
hangi doğru yaaa
daha benimle diyalog kuramamışsınız.. her paylaşımımıza önce tersten bakıp, olmadık hakaretleri sıralayan diyologcular önce gelip, din kardeşiyle diyolog kursun... küffara gösterdiği hoşgörüyü mü'min kardeşine göstersinde samimiyetine inanalım...

veri
20-12-2011, 06:17
Bence ısrarla şahsi bakmaya çalışan sizsiniz =) Hırsitiyan olup şirk koşmayan var dediniz şimdi de içinde saklayan var diyorsunuz. Bizim görüşümüz zaten -imam maturidi ve imam eşariye göre- kalbiyle iman edenin cennete gideceği değil mi? Biz bunu tartışmıyoruz. Allah'ın sıfatlarıyla ilgili tartışmalar var diyorsunuz. Haddi aşanlar zaten ehli bidat olarak atfedilmiyor mu? Yani mesele tartışmak veya ufak çaplı farklılıklar olması değil. Bariz olarak Allah'ın Kura'an'da kafir olarak bahsettiği bir zumreyi cennete sokmak için çabalamak, o ayeti bu hadisi kendince delil getirmek bana abes geliyor!.

lütfen kitabın tamamını okuyun şunu tartışmıyoruz ne demek burda alenen müslüman müslümana kafir dedi. demek ki ayrılık onca büyük görülüyor
aynı şey diğer dinlerde de mevcut
kitabımızı bir zümreyi toptan kafir olarak nitelidiğini sanmıyorum.
nitelikleri saymıştır şunlar şunlar şirktir bu şirki işleyinin dinine mi bakılır yaptığı eyleme mi?
bir üye yahudilerin lanetlendiğini söylemişti
peki ona sorduğumu söyleyeyim lanetlelenen bir kavimmidir o kavmin yaptıkları mıdır?
yahudilerin yaptığını müslümanlar yaptığı zaman helal mi olucak

cennete sokmak için çabalamak cümlesini biraz dikkat ederek söyleseydiniz?
öyleleleri varsa biz de lanetleriz
ya anlayışınız kıtsa

veri
20-12-2011, 06:20
:) zamani geri dondurmek gibi bir yetenege sahip degilim :) ben sana sukadar soyleyim 2006-2007 yilinda almaya sorumlusu olan abinizin kiz kardesi yakin arkadasimdi :) bir muhabbetimizde su sekilde ifade etmisti demisti ki bu pazar abilerle birlikte kilise ziyaretine gidecegiz ve orada ayinlerine katilacagiz ve onlarla ogle yemegi yiyecegiz demislerdi kendileri... bende dedim dinler arasi diyalogmu diye sadece sordum oda kisaca tek cevap verdi evet himm tamam dedim... ben sana bir sey kanitlamak ve iftirada atmak derdinde degilim allah beni iftira atmakdan yalan soylemekden korusun beni yalancilikla degil en agir itham suc vs ile de suclasaniz allah katinda bir dogru bir gercek vardir. bende kendi yasadigim olaylara mi inaniyim sizemi :). ben bu zamana kadar :) bilerek yada bilmeyerek yalan soylememeye gayret eden bir kisiyim :) size birseyi kanitlamak zorunda degilim...

sizin inanclariniz degerleriniz size bizimkiler bize

saygilar

seninki yalancılık değildir
daha beteri yalan şahitlik

talib
20-12-2011, 06:58
Diyalogculara sormak lazım, Efendimiz'in düşmanı mekke müşrikleri yaratıcıya inanır mıydı inanmaz mıydı? Onlar da inanırdı.. O zaman Efendimiz ile savaş halinde olan, ona çeşitli eziyetler eden Mekke müşrikleri ile de mi ittifakımız var :)

Ehli kitap kafirler tabi ki, tahrif edilmiş de olsa yer yer doğrular içeren, aslı semavi olan bir kitaba inanmakla diğer kafirlerden farklıdırlar. Tebliğe daha açıktırlar, ondan doğru bir diyalog kurmak onlarla daha kolaydır. Fakat ittifak içerisinde de değğiliz :) En aptal sistemlerde bile çok doğrular vardır yani..

veri
20-12-2011, 07:01
mekke dışında müşrik mi yoktu:)
akabe biatı sırasında medine de müşrik mi kalmamıştı:)
peki ya mekke müşrikleri ile birlikte gittikleri savaşlara ne demeliyiz:)

ne güzel ehli kitab demişsin şöyle iyi böyle iyi
peki kominizm benzeri düşmanlara karşı aynı savaşta birlikte omuz omuza savaşmaz mıyız.
moğollara karşı müslüman saflarına geçen hristiyanlarla ittifak değil miydik:)
hatta kudüs ün kurtarılmasında çanakkale savaşında bosna savaşında müslümanlarla birlikte omuz omuza savaşanlara ne demeliyiz:)

talib
20-12-2011, 07:06
Efendimiz siz yahudilerle savaşacaksınız diyor :)

Efendimiz zamanında birisi geliyor önce savaşayım sonra müslüman olurum diyor da Efendimiz kabul etmiyorlar. Güç güçtür deyip gel savaş sonra istersen müslüman olursun deme yok. Onlarda taviz yok. Gücü Allah'tan biliyorlar.

Kimse ile amentüde ittifak halinde değiliz. İttifak kelimesi ile farklı örnekler vermeyin.

veri
20-12-2011, 07:14
mekke dışında müşrik mi yoktu:)
akabe biatı sırasında medine de müşrik mi kalmamıştı:)
peki ya mekke müşrikleri ile birlikte gittikleri savaşlara ne demeliyiz:)

ne güzel ehli kitab demişsin şöyle iyi böyle iyi
peki kominizm benzeri düşmanlara karşı aynı savaşta birlikte omuz omuza savaşmaz mıyız.
moğollara karşı müslüman saflarına geçen hristiyanlarla ittifak değil miydik:)
hatta kudüs ün kurtarılmasında çanakkale savaşında bosna savaşında müslümanlarla birlikte omuz omuza savaşanlara ne demeliyiz:)

kaçamak cevap verme buyur soru sordum.
senin anlattığın hikaye nin mevzusu farklı.
işine geldiği gibi anlatma:)

UBEYDUN
20-12-2011, 07:16
Kimse ile amentüde ittifak halinde değiliz.
siz değilsiiz ama isteyen olabilir değilmi :)
bu din zaten tekliftir.dileyen alır dileyen almaz.la ikrahe fiddin bu anlamdadır.
adamların din tasavvuru çağları aşmış! ne yapabilirsinizki?
hocamın bir cevabını buraya alalım

Buhari’nin Cenaiz bölümü 79. kısımda rivayet edilen bir hadiste ‘İslam üstündür, üstüne kabul etmez.’ denmektedir. Genel mantık olarak, İslam’ı diğerleriyle eşit şartlarda gören bir anlayışı şiddetle reddederiz. İslam, kendisinden doğrunun öğrenileceği kaynaktır. İslam’ın hiç bir yerden alabileceği bir şeyi yoktur. Eğer diyalok kelimesi, Müslüman olmayanlarla irtibat kurma, onlara tebliğ yapma anlamında kullanılıyorsa bir sakıncası olmaz. Hayır, ‘kimde ne güzellik varsa alalım’ şeklinde özetlenebilecek bir uygulamanın parçası ise bir kelimelik beraberliğimiz olamaz. Biz İslam’ı görücüye çıkaramayız. Allah’a emanet olunuz. Nureddin yıldız

talib
20-12-2011, 07:25
UBEYDUN kardeş geçen sayfalarda ayınısı yazdık zaten :) Ahmed Hoca ittifak içerisindeyim diyorsa ve cemaati adına bunu söylüyorsa, kimseye karışamayız. Biz değiliz deriz geçeriz sadece. Misallendirmiştik bunu da. Ben maymundan geldim diyen adama zorla sen insansın diye diretmenin manası yok. Maymunum diyorsa biz de onu öyle kabul ederiz. Bunun gibi adam diretiyorsa ittifak içerisindeyim öyledir, zorla klmsenin inancını değiştiremeyiz.

veri
20-12-2011, 07:51
talihsiz talip soruma es geçme
peygamberimiz senin gibi insanlarla alaya alıp iftira mı atardı sürekli maymun deyip duruyorsun.

talib
20-12-2011, 07:55
Boş konuşan ve bununla da iftihar eden insana normalde cevap vermem, sabah iyi tarafıma denk geldin de bir cevap buldun yoksa şimdiki gibi suallerinle sana cevap yetiştirmek derdinde değilim. Herşeyi yanlış anlarsın, onlarca lafı görmezden gelir, sadece bir lafın yine yanlış bir tarafından tutar ya böyle ama dersin, gereksiz konu uzatırsın sonra bir de cevap ver bakalım dersin. Maymun-insan tartışması bir misaldir sadece.

veri
20-12-2011, 08:00
mekke dışında müşrik mi yoktu:)
akabe biatı sırasında medine de müşrik mi kalmamıştı:)
peki ya mekke müşrikleri ile birlikte gittikleri savaşlara ne demeliyiz:)

ne güzel ehli kitab demişsin şöyle iyi böyle iyi
peki kominizm benzeri düşmanlara karşı aynı savaşta birlikte omuz omuza savaşmaz mıyız.
moğollara karşı müslüman saflarına geçen hristiyanlarla ittifak değil miydik:)
hatta kudüs ün kurtarılmasında çanakkale savaşında bosna savaşında müslümanlarla birlikte omuz omuza savaşanlara ne demeliyiz:)

talihsiz talip lütfen sorularımın cevabını verir misin?
maymun şöyle böyle deme resmen insanlara hakaret ediyorsun.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 08:38
Ubeydun abim yazmış, tekrar vurgulayalım:

Küffarla arayı iyi edeceğiz derken Müslümanlarla aranızı bozdunuz.

Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oldunuz. Elde pirinç de yok, bulgur da... :)

bence yanlis düsünüyorsun.cemaate yillardan beri katiliyorum,hocaefendinin sohbetlerini dinliyorum,hicbirzaman,altini cizerek tekrar ediyorum HICBIRZAMAN ehli-sünnetten olan diger cemaat veya tarikatlarin aleyhine tek buir kelime dahi söylediklerine sahuid olmadim,aksine fitneye alet olmamak icin hep olumlu konusuyorlar,hocaefendininde olumlu,yapici,birlestirici sohbetleri var,dilersen delilinide gösterebilirim.

Senin "Müslümanlarla aranızı bozdunuz" dedigin kesim fitneci sui zanci iftiraci köpekler.
Bu vesileyle gercek müminler ile sahtekar fitneci sui zanci yalanci iftiraci ergenekoncu haydudlarin saflari belli oldu...
Bunlarla aramiz sadece bozulmadi ,bu igrenc köpeklerin kökü kazilacak KÖKÜÜÜÜ!

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 08:56
Ahmed Şahinin başka yazılarına baktım da, ehl-i kitaptan kitaplı kafir olarak bahsettiği yazılar var..Demekki amentüde ittifak var demesi onları ehl-i necat kabul ettirmek için değil..fakat hatalı bir kavram olduğuna katılıyorum..

elestiri dedigin böyle olur.
Bana görede yanlis kavram.Ittifak degilde benzerlik var denilseydi daha uygun olurdu ama yinede
zahirine göre evet ittifak var ama teferruatta yok.
Biz ALLAH diyince onlarda Allah diyor,biz melek diyoruz onlarda melek diyor,biz peygamber diyoruz onlarda peygamber diyor...vs...demekki zahire bakilinca gercektende ayni,dolayisiyla ittifak bu acidan var,Ahmet Sahin Hocada buna dikkat cekmis,okadar,bu olayin bu kadar büyütülmesinin tek sebebi ergenekoncularin dinci kanadi olmusdur,bunlarin carpitmalarina alet olan diger saflar ise sirf cekememezlikleri ve kinleri sebebiyle saldirmisdir,carpitmisdir...
Sanki ehli-kitabinda HAK oldugunu, cennete girecegini söylemisler gibi iftira atiyorlar,insanlari cemaate karsi kiskirtarak fitneye alet oluyorlar,ergenekoncularin ekmegine yag sürüyorlar,bu sekildeki yargisiz infazla ancak Allahin belasina ugrar bu fitnebazlar.
Kafirleri cennetlik yapan kisileri yanlis adreste ariyorlar.Gitsinler önce kendi kapilarinin önünü süpürsünler.tarikatci gecinen cevre dahada beter,ve milli-dövüscülerin yillarca kendisinden beslendikleri harun yahyanin eserlerini temizlesinler.

talib
20-12-2011, 09:01
elestiri dedigin böyle olur.
Bana görede yanlis kavram.Ittifak degilde benzerlik var denilseydi daha uygun olurdu ama yinede
zahirine göre evet ittifak var ama teferruatta yok.
Biz ALLAH diyince onlarda Allah diyor,biz melek diyoruz onlarda melek diyor,biz peygamber diyoruz onlarda peygamber diyor...vs...demekki zahire bakilinca gercektende ayni,dolayisiyla ittifak bu acidan var,Ahmet Sahin Hocada buna dikkat cekmis,okadar,bu olayin bu kadar büyütülmesinin tek sebebi ergenekoncularin dinci kanadi olmusdur,bunlarin carpitmalarina alet olan diger saflar ise sirf cekememezlikleri ve kinleri sebebiyle saldirmisdir,carpitmisdir...
Sanki ehli-kitabinda HAK oldugunu, cennete girecegini söylemisler gibi iftira atiyorlar,insanlari cemaate karsi kiskirtarak fitneye alet oluyorlar,ergenekoncularin ekmegine yag sürüyorlar,bu sekildeki yargisiz infazla ancak Allahin belasina ugrar bu fitnebazlar.
Kafirleri cennetlik yapan kisileri yanlis adreste ariyorlar.Gitsinler önce kendi kapilarinin önünü süpürsünler.tarikatci gecinen cevre dahada beter,ve milli-dövüscülerin yillarca kendisinden beslendikleri harun yahyanin eserlerini temizlesinler.

İttifak yanlıştır diyen ergenekoncu oldu, fitneci oldu ve bir de bela duası aldı :) Şimdi Erdem gibi yöneticiyim diyenler bunu görmeyecek. Onu geçtim Dua Nur geçen demişti, oydu galiba, Yeni Osmanlı seni yönetime şikayet ediyorlar diye :) Oradan haberi var yani :) Yönetimden artık kim kimin hakkında nasıl dedikodular yapıyorsa...

veri
20-12-2011, 09:02
asıl sorulması gereken
cemaat bu yazıları neden yazmak zorunda hissetti
sorun çıkabileceği belli olan yazıyı onca denetimden geçirdikten sonra yayınlamaları
ayırca ahmed hoca'nın gülenci olmadığı halde niye sadece gülenciler suçlanır:)
nurcu başka gülenci başka demiyorlar mıydı:)
zaman gazetesinde gördüğüm birkaç yazar gülenci kalanı çeşitli nurcu gruplardan

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 09:07
İttifak yanlıştır diyen .

keske bukadarini deseniz hic bir sorun olmazdi.Sizler bu kelime sebebiyle koca cemaati kafirlikle,münafiklikla,ehli necati cennetluik yapmakla,ehli-kitabi hak bilmekle damgaladiniz,hemde yillarca.Bunun hesabi agir olacak emin olun!

talib
20-12-2011, 09:11
keske bukadarini deseniz hic bir sorun olmazdi.Sizler bu kelime sebebiyle koca cemaati kafirlikle,münafiklikla,ehli necati cennetluik yapmakla,ehli-kitabi hak bilmekle damgaladiniz,hemde yillarca.Bunun hesabi agir olacak emin olun!

Hadi bak bakalım mesajlarıma ve bul bakalım, Gülen cemaati ehli kitap cennetliktir der demişmiyim. Hadi Gülen cemaatimi sevmem dediğim bir sözümü bul. Aksine hem cemaati hem hocayı severim. Eleştirdiğim bir kaç nokta vardır. Şu ara şakirdim diyenler, uçkur haberlerinin çok peşine düştü, onlara yazdım, İslam da zina hükmü vermenin şartları bellidir diye. Bekleyin, Hocanın suçu varsa ceza alsın, sonra yazın dedik.. O da bu forumundakiler öyle umarım dışarıdakiler öyle değildir dedik.

Sizler derken bile hata içerisindesiniz. Bizler diyebileceğin birileri yok yanımda. Ben tekil olarak talib'im...

Hikem
20-12-2011, 12:57
mekke dışında müşrik mi yoktu:)
akabe biatı sırasında medine de müşrik mi kalmamıştı:)
peki ya mekke müşrikleri ile birlikte gittikleri savaşlara ne demeliyiz:)

ne güzel ehli kitab demişsin şöyle iyi böyle iyi
peki kominizm benzeri düşmanlara karşı aynı savaşta birlikte omuz omuza savaşmaz mıyız (Veri)


Veri böyle buyurmuş?! 1945-50 yıllarında dünyada bir komunizm belası vardı..Gerçi gerek kapitalizm gerek komunizm cerayanlarının arkasında yahudi zihniyetinin glümseyişini görmek mümkündür...Marx Alman yahudisiydi..Kapitalizmin fikir babaları arasındada yahudi vardı...Veri CHP lilerde olan eski tarihte takılma takıntısına mübtela olmuş gibi, Komünistlere karşı ehli kitabla ittifak edilmesinden bahsediyor.Gerçi A.Şahinin ehli Kitabla amentüde ittifakımız var hezeyanına göre bir nebze gülümsetici ,hoş görülebilir katsayısı yüksek kabul edilebilir bir durum olsada, şimdi günümüz dünyasında , İslam alemine en büyük taarruz ehli kitab kafirlerinden gelmiyormu..Irakı işgal edip , şu kadar dul, sakat, kimsesiz çocuk bırakıp kadınlara tecavüz eden komünistler değildi, herhalde...Aynı şeyi Afganistan, pakistanvb bir öçok ülke için söyleyebiliriz...Kur'ana görede müslümanlara en büyük kin ve düşmanlık duyan cenah ilkin Yahudiler sonra hıristiyan yani ehli kitabdır..Ama bazılarında ehli kitab aşkı varsa , buanada bir şey diyemeyeceğim...Aşk aşktır, aşkın önünde arkasında durulmaz...Bunların ittifak naraları mubarek olsun!!

veri
20-12-2011, 13:10
:) kardeş tarih bilgin çok zayıf
islama en büyük zarar abd den değil kominist ülkelerde ve putperest ülkelerden gelmektedir
in bakalım asyanın güneyine ne kadar insan ölüyor günde ve bu ölenler ne hikmetse sadece müslümanlar oluyor
gündemi sadece bizim medya aracılığı ile takip ettiğin için maalesef anlıyorum durumunu lakin hiç göründüğü gibi değil

bir yazının sadece başlığı ile konuşulunca mesajın gibi ucube cümleler çıkıyor ortaya
kitabımızda en büyük düşman olarak kimlerin geçtiğini KİTABI OKUYANLAR bilir
senin en büyük düşman diye lanse ettiklerin seni bağlar.
dinimizi bağlamaz

Ercan Tekin
20-12-2011, 13:11
http://www.habervaktim.com/y/resim252_1.jpgMehmet Talu - Milli Gazete

2009-12-24

Ehli Kitab ile Amentüde ittifakımız?

Soru: "Ehl-i kitapla amentüde ittifakımız var" deniliyor. Ehl-i Sünnet anlayışına ters değil midir?
http://www.ibonette.com/dosyalar/amentudeittifak.jpg


Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.

Soruya konu "Ehl-i kitapla amentüde ittifakımız var!" ifadesini, Ahmet Şahin hoca, Zaman Gazetesi 14.07.2000 tarihli Köşe yazısına başlık yapmıştı. Ahmet Şahin hocanın ilgili yazıdaki ifadelerini1: Büyük bir hüsn ü zanla, Hz.Adem (A.S.)dan günümüze gelen tüm peygamber ve kitablara iman noktasında ehl-i kitab ile amentüde bir birlikteliğe vurgu yapıldığı, bu ittifakın, günümüz tahrif olmuş Hz.İsa (A.S.)ı ALLAH'ın oğlu kabul eden Hıristiyanlık veya yine tahrif olmuş yahudilik ile değil, asılları ile olduğunu şeklinde anlamaya; "Amentüde ittifakımız var" maksadı aşabilen ifadesinden günümüz tahrife uğramış ehl-i kitab ile bir ittifak şeklinde anlamamaya çalışıyorum, fakat Zaman Gazetesi, 15.03.2005 tarihli köşe yazısını ve Samanyolu TV' deki bir konuşmasının yazısını okumadan zorlanıyorum. Bu cümle, maksadı çokça aşan bir ifade olup yanlıştır, büyük bir hatadır.

Çünkü: "Peki bu ittifak nasıl oluyor? Diye sorarlar. Adamlar ALLAH üçtür, Hz.İsa ALLAH'ın oğludur; sizin Peygamberiniz hak peygamber değildir diyor, sözde karikatürleri yayınlayarak hakaret ediyor, sizin kitabınız Kur'ân-ı Kerim hak kitap değildir, sizin dininiz hak değildir... diyor ve sonra onlarla aramızda amentüde ittifak oluyor... Eyvah eyvah!.. Ya Rabbi! Ne günlere kaldık!

Bu iddia ve beyan son derece yanlıştır. Bilhassa Hıristiyanlık ile İslâm arasında çok büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bunları kısaca sıralayalım:

1- ALLAH'a iman ve Tevhid konusundadır. İslâm Tevhid dinidir, Hıristiyanlık Teslis dinidir. Hıristiyanlar Hz.İsa (A.s.)ı Tanrı, ALLAH'ın oğlu olarak kabul ediyor. Yahudiler de Hz. Üzeyr (A.S.)a ALLAH'ın oğludur diyor. Tevhid ve Teslis kesinlikle birbiriyle bağdaşmayan ve uyuşmayan iki zıt inançtır. Tevhid ile Teslis'i bir görmek büyük sapıklıktır. Ayrıca onlar tanrı gökte derler, biz Müslümanlar ise ALLAH'ın mekandan münezzeh olduğuna inanırız.

2- Meleklere iman konusundadır. Onlar melekleri kız gibi görüyorlar, biz Müslümanlar ise, meleklerde erkeklik dişilik olmadığına inanıyoruz.

3- Kitaplara iman konusundadır. Biz Müslümanlar, bütün kitablara; ALLAH'ın Tevrat ve İncil adıyla iki kutsal kitap gönderdiğine iman ederiz. Lakin bu kitapların orijinal ilahî metinleri ve nüshaları kaybolmuş, sonradan insanlar tarafından tahrif edilmiştir. Musevîler ve Hıristiyanlar ise ALLAH'ın insanlığa Kur'ân-ı Kerim adıyla kutsal bir kitap göndermiş olduğuna iman etmezler, Kur'ân-ı Kerim'in hak kitap olduğunu kabul etmezler, Kur'ân-ı Kerim'in düzmece olduğunu iddia ederler.

4- Peygamberlere iman konusundadır. Biz Müslümanlar bütün Peygamberlere, Hz.Musa (A.S.)a, Hz.İsa (A.S.)a iman ediyor, her ikisinin de ALLAH'ın büyük Peygamberlerinden olduğuna inanırız. Musevîler ve Hıristiyanlar ise Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimize iman etmezler, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin peygamberliğini kabul etmezler; O'nun -hâşâ- yalancı ve düzmece peygamber olduğunu söylerler ve kendisini inkâr ederler ve yalanlarlar.

5- Din konusundadır. Biz Müslümanlar iman ederiz ki, Hak din, Hz.Adem'(A.S.)dan beri İslâm'dır. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz geldikten, Kur'ân-ı Kerim indikten sonra diğer dinlerin ve kitapların hükmü kalmamıştır. Kur'ân-ı Azimüşşanda: "ALLAH katında din İslâm'dır"3 buyurulmaktadır. Yahudîler ve Hıristiyanlar ise, İslâm'ın hak din olduğunu kabul etmezler, hak din İslâm'ı inkar ederler, O'na hâşâ uydurma din derler.

************************************************** ****
Bu konuları defalarca forumda tartışmamıza rağmen halen tartışıyor olmamız bazılarının bu konuda halen inatla yapılan ifsadı kabullenemediği anlaşılıyor ama bizde nehyi anil münkerden vazgeçmiyoruz. Allah c.c. anlamayı anlamayanlara nasip eylesin.amin

veri
20-12-2011, 13:15
Debreli inan bana şaşkınsın:)
astığın yazıyı bir daha oku:)

temel prepsiplerde ahmed hocam ile aynı şeyi söylüyor
a şaşkınım:)
Allah şifa versin :)

Ercan Tekin
20-12-2011, 13:17
Veri bir tane düzgün seviyeli mesaj yazmaktan seni alıkoyan nedir?
Konudaki tüm mesajları okuduktan sonra bu reddiyeyi ekledim yani yazıdan rahatsız olduysan tenkitini anlarım.

Hikem
20-12-2011, 13:21
:) kardeş tarih bilgin çok zayıf
islama en büyük zarar abd den değil kominist ülkelerde ve putperest ülkelerden gelmektedir
in bakalım asyanın güneyine ne kadar insan ölüyor günde ve bu ölenler ne hikmetse sadece müslümanlar oluyor
gündemi sadece bizim medya aracılığı ile takip ettiğin için maalesef anlıyorum durumunu lakin hiç göründüğü gibi değil

bir yazının sadece başlığı ile konuşulunca mesajın gibi ucube cümleler çıkıyor ortaya
kitabımızda en büyük düşman olarak kimlerin geçtiğini KİTABI OKUYANLAR bilir
senin en büyük düşman diye lanse ettiklerin seni bağlar.
dinimizi bağlamaz

Herkesin söyledikleri kendini bağlar..Lakin kimin ucube laflar ettiğini ,yakın çevremizde olan işgallerin arkasında kimlerin olduğu gerçeği ,parmakla gösterir gibi işaret ediyor...Ama ehli kitab aşkı, diğer aşklar gibi aklı faal durumda bırakmaz...Saniyen kitabımızda kimlerin müslümanlara şedid bir düşmanlık beslediği ve yürüttüğü açıktır..Aşkı, aklını gölgelemeyenşler için son derece açık bir husustur... Veri bizleri her zaman olduğu gibi yazdıklarıyla sadece tebessüm ettiriyor...O kadar çok çam deviriyorki...Gülümseyip geçiyoruz...

veri
20-12-2011, 13:22
eklediğin yazıyı bi okusana
benim yazdıklarımı da oku sana zahmet olucak biliyorum ama
sonradan acaba ben nerde yanlış yaptım veri niye böyle diyor zahmetinden iyidir.

yazının ilk paragrafında açıkça yazıyor şöyle ise tamam diye ahmed hoca haklıdır diyor
sonra da ahmed hocanın yazısını okumadım diyor:)

Allah şifa versin
daha güzel bir yazın daha vardı:)
onu da bul güleriz.

veri
20-12-2011, 13:23
Herkesin söyledikleri kendini bağlar..Lakin kimin ucube laflar ettiğini ,yakın çevremizde olan işgallerin arkasında kimlerin olduğu gerçeği ,parmakla gösterir gibi işaret ediyor...Ama ehli kitab aşkı, diğer aşklar gibi aklı faal durumda bırakmaz...Saniyen kitabımızda kimlerin müslümanlara şedid bir düşmanlık beslediği ve yürüttüğü açıktır..Aşkı, aklını gölgelemeyenşler için son derece açık bir husustur... Veri bizleri her zaman olduğu gibi yazdıklarıyla sadece tebessüm ettiriyor...O kadar çok deviriyorki...Gülümseyip geçiyoruz...

yahu hindistanda kaç müslümanın öldüğünden haberin var mı
dünyadan bi haber yaşıyorsun
veya abd nin saddamın zulmünden kurtardığı diye olaya niye bakmıyorsun
saddam çok mu akıllı idi çok mu adil idi de abd ye kafa tutuyorsun

aklı başında bi yorum yaz da susalım:)

Hikem
20-12-2011, 13:26
yahu hindistanda kaç müslümanın öldüğünden haberin var mı
dünyadan bi haber yaşıyorsun
veya abd nin saddamın zulmünden kurtardığı diye olaya niye bakmıyorsun
saddam çok mu akıllı idi çok mu adil idi de abd ye kafa tutuyorsun

aklı başında bi yorum yaz da susalım:)


Sadece:):D....

veri
20-12-2011, 13:30
Allah şifa versin.

Son.Fedai
20-12-2011, 13:45
mekke dışında müşrik mi yoktu:)
akabe biatı sırasında medine de müşrik mi kalmamıştı:)
peki ya mekke müşrikleri ile birlikte gittikleri savaşlara ne demeliyiz:)

ne güzel ehli kitab demişsin şöyle iyi böyle iyi
peki kominizm benzeri düşmanlara karşı aynı savaşta birlikte omuz omuza savaşmaz mıyız.
moğollara karşı müslüman saflarına geçen hristiyanlarla ittifak değil miydik:)
hatta kudüs ün kurtarılmasında çanakkale savaşında bosna savaşında müslümanlarla birlikte omuz omuza savaşanlara ne demeliyiz:)

Bu anlattıklarınız DİNİ İTTİFAK mı?

Bir diğer soru da bu ittifakı yapmak için "SİZİNLE AMENTÜDE İTTİFAKIMIZ VAR" veya benzeri gibi DİNİ İÇERİKLİ, DİNİ İTTİFAKI anlatan ya da İNANÇ BİRLİĞİNİ vurgulayan bir kelime söylenmiş mi?

veri
20-12-2011, 14:11
Bu anlattıklarınız DİNİ İTTİFAK mı?

Bir diğer soru da bu ittifakı yapmak için "SİZİNLE AMENTÜDE İTTİFAKIMIZ VAR" veya benzeri gibi DİNİ İÇERİKLİ, DİNİ İTTİFAKI anlatan ya da İNANÇ BİRLİĞİNİ vurgulayan bir kelime söylenmiş mi?
kardeş o cümlem birinin mesajına yazılmış cevap idi:)

ahmed hocamın o başlığı neden tercih ettiği yazının içeriği anlaşılmayan hususlardaki diğer yazısını insaf dahilinde incelemenizi rica ediyorum.

Son.Fedai
20-12-2011, 14:33
ahmed hocamın o başlığı neden tercih ettiği yazının içeriği anlaşılmayan hususlardaki diğer yazısını insaf dahilinde incelemenizi rica ediyorum.
Ahmet hocanız sadece başlıkta yazmamış. Yazının içinde de yazmış.

Biz de insaf dahilinde inceledik.

Tam bir hezeyan diye düşündük.

Elbette herkesin fikri kendine.

cemaliii
20-12-2011, 15:10
"yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin" bu sözü söyleyen kim acaba? hatırlayan var mı acaba? bilen varmı aranızda?

cemaliii
20-12-2011, 15:13
bilen yok galiba :oleyo:
bilen olsaydı bu tartışma bu kadar uzarmıydı?
konuyu açan ayeti bilseydi açar mıydı? yada bildiği halde açmasının amacı ayete,dolayısıylada allaha muhalefet mi?
sahi bilen varda iman eden mi yok acaba?
yoksa kulların her zamanki gibi işine mi gelmez ayeti celile?


neyse ben bir bilen çıkmadan yazayım hemen:D
büyük harfle ve kırmızıyla olan kısma dikkat.


"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez." (Mâide Sûresi, 5:51)

kim diyormuş.ALLAH (C.C)

Turkbeyi
20-12-2011, 15:20
seninki yalancılık değildir
daha beteri yalan şahitlik

:) gulerim yorumunuza sizin icinde ayni cumleleri kullanmakdan zevk aliyorum :).ve size dogrularimi kanitlamak gibi bir mecburiyetim yok sizede anlayacaginiz... ayetler acik icraatler acik :)ayetlere ters olan seyler bizim anlattiklarimiza da dusuncelerimizede ters :D iliman mirslimanlik bu olsa gerek diyalog :)
kurtlar vadisinde eski bolumlerinde bir hikaye anlatir polat alemdar cakira

sandalcının birinin namı bütün istanbul'a "çapkın" diye yayılmış..
rivayet oymuş ki sandalına binen hiçbir kadın elinden kurtulamıyormuş.. bunu duyan zamanın biraz da feministi dişli bir kadın "olur mu canım öyle şey. ben bindiğim gibi inerim" demiş. gitmiş bulmuş sandala binmiş. "çek göksu'ya" demiş. çekmeye başlamış sandalcı kürekleri.. kadın da sandalcıyı incelemeye almış tabii..
sandalcı kadına hiç bakmadan kürek çekerken kendi kendine de mırıldanıyormuş..
"derler derler derler!.."
bir üç beş.. kadın dayanamamış.
"ne derler be adam?''
sandalcı kadına bakmış bıyığını burmuş ve gülmüş..
"valla güzelim sen bu kayığa bindin ya!.. vermesen de verdi derler!"

Madam zeyna sizede derler bir kere o kayiga bindiz saygilar

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 15:28
BU GAVURLARLA DİNLERARASI DİALOG KURALIM DİYENLER; ACABA BİR KERE OLSUN "MÜSLÜMANLARARASI DİALOG KURALIM DA BÜTÜN MÜSLÜMANLAR BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE YAŞASINLAR!" DEMİŞLER MİDİR?.

FETHULLAH GÜLEN VE TARAFTARLARI, HANGİ BİR İSLAM BİRLİĞİNDE YER ALIPDA BUNU DİLE GETİRMİŞLERDİR?.GAVURLARIN AMENTÜSÜNÜ KABUL EDENLER ACABA KIYAMET GÜNÜNDE ALLAH'A NASILDA HESAP VERECEKLERDİR?. BURAYA KADAR AYETLER YAZDIK OKUMA CÜRETİNİ GÖSTERMEDİNİZ.O KIT AKILLARIYLA HALA GAVURLARLA AMENTÜDE İTİFAKI SAVUNUYORLAR.ÖYLEYSE "SİZ HIRİSTİYAN MÜSLÜMANSINIZ.YANİ HEM GAVUR HEM MÜSLÜMANSINIZ." İŞTE GELDİĞİNİZ NOKTA BUDUR.SAKIN İTİRAZ ETMEYİN SİNİRİMDEN PATLAYACAĞIM. :(:(

ILIMLI İSLAM ILIMLI MÜSLÜMAN!.CİHAD AYETLERİNİ YUMUŞATMAYA ÇALIŞAN ŞAHIS VE ZİHNİYETLİLER!..SİZ KENDİ BİLDİĞİNİZDE KALIN.YARIN RUZ-İ MAHŞERDE GÖRÜŞECEĞİZ SİZİNLE.İSLAM'I VE MÜSLÜMANLARI KAFİRLERİN SAPIK İNANÇLARINDA ONLAR GİBİ YAŞAMAYA ÇALIŞAN ZİHNİYETLİLER.SİZLER GAVUR GİBİ Mİ İTİKAD EDİYORSUNUZ?.

GAVURLAR "LA İLAHE İLLALAH" DESE BİLE "MUHAMMEDÜN RASULULLAH" DEMEDİKLERİ MÜDDETÇE ONLARLA AMENTÜDE ASLA BİR OLAMAYIZ.AKLINIZI BAŞINIZA DEVŞİRİN EY GAFİLLER, DÜŞÜNCESİZLER, BEYİNSİZLER, AKLIEVVEL OLANLAR!...

BİZİM MEMLEKTİMİZDE, KİLİSE VE HAVRA YAPIMINA PARA YATIRANLAR, ACABA GAVURLAR BİZİM CAMİİLERİMİZE NE KADAR YARDIM ETMİŞLERDİR?.KİLİSELER VE HAVRALAR TAMAMEN ŞİRK YUVASIDIR.ORADA BİR MÜSLÜMAN GEZEBİLİR AMA ASLA İBADET YAPAMAZ.ÇÜNKÜ ORADA MÜŞRİKLERİN İBADET YERİ OLDUĞU İÇİN BU İTİKADIMIZA AYKIRIDIR.

Amentünün nasıl bir şey olduğunu bilmeyen zavallı dialogcular!..Yakın gelecekte bu nesil, asıl ehli sünnet itikadını red edeceklerdir.Bunların sorumlusu yine siz olacaksınız."Biz ne ettik nerede hata yaptık" diyeceksiniz ama gerçek İslam alimleri sizin sayenizde yeni nesil tarafından dışlanacaktır.Bu büyük vebali üzerinizden tövbe etmeyle kaldıramazsınız.Yol yakınken bu batıl ve sapık davanızdan derhal vazgeçin ve tamamen bırakın...

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 15:41
Ey dialogcular!. Meselelere Kur'an penceresinden bakınız.Fethullah Gülen penceresinden bakarsanız her zaman ağaca toslarsınız.Siyonizme hizmet edenlerin itikadına itibarımız ve itimadımız yoktur,bu böyle biline!..

Fethullah Gülen, eğer bir kere olsun siyonizm ve siyonistler hakkında aleyhine söz söylemiş ise ben de fethullahçı olacağım.Hadi buyrun delillerinizi gösterin.Sakın ola ki beni,Fethullah'ın eski sözlerinden alıntılar yaparak kandırmayın.Ben onun kaynağını bulursam Vallahi yüzünüze çarparım haberiniz olsun.

Hadi bekliyorum.Fethullah Gülen'in Siyonistler ve siyonizmle ilgili aleyhtarlıklarını...

Hikem
20-12-2011, 17:34
Bu konuda son olarak şu nakille yetiniyoruz..Bundan sonra uyuyanlara iyi uykular dilemekten başka bir şey elden gelmiyor...



 

Dinlerarası Diyalog ya da Ehl-i Kitabın Encamı - Ali Nar Son derece netameli hale sokuldu bu iki mesele! Diyaloğu basit insani ilişkilerin ötesine taşıyanlar:

 


a) Bu tebliğ için müzakere, muhavere ise hadi olsun.b) Karşılıklı dokunulmazlığı, saldırmazlığı sağlamaksa o, dinler arası değil de toplumlar arası siyasi ilişki gibi olur ki, bunda da beis yok...

 


c) Yok dinleri kıyaslayarak hangisinin daha doğru, faydalı, geçerli olduğunu tesbit gibi bir şey ise, iki taraf için de abes: Çünkü, kendi dininden/geçerliliğinden şüpheyi ifşa eder ki küfürdür, hıyanettir de.


d) Dördüncü ihtimalse, kişinin ahmaklığı ve haddini tanımazlığı olabilir...



Dayanak olarak alınan âyet-i kerimeye gelince; hem karşı taraf bunu istismar etmekte, hem bu taraftan dinin izzetini kavrayamayanlar heveslerine malzeme etmektedir:

Çünkü bu din, en son ve ilâhi metodla en olgunlaşmış bir sonuçtur: “Bugün dininizi size ikmal ettim, size nimetimi tamamladım. Din olarak da sizin için İslâm’








ı uygun gördüm (İslam’ınızdan razı oldum.)” (Mâide: 3) “Allah indinde din İslâm’dır. Kitablıların ihtilâfı ise ilmin gelmesinden sonra çekemezliklerindendir. Ha, Allah âyetlerini inkar edenlerin hesabını âcilen görür.” (A.İmrân: 19) “Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar?” (A.İ.: 83) “Kim İslâm’dan başka din ararsa, asla kabul değildir.


Öyleleri ahirette de hüsrandadır.” (A.İ.: 85) “Din” diye adlandırılan her hayat tarzını bu “diyaloğ” çağrısına katanların ise hiçbir mesnedi olamaz. “Kitap Ehli” diyerek bahane arayanlar ise; “De ki (çağır) ey Ehl-i Kitap! Gelin aramızda ortak bir ilkeye: Allah’dan başkasına tapmayalım. Ve ona ortak koşmayalım; başka şahısları da rab saymayalım.

Eğer gelmezlerse, şöyle deyin: Şâhid olun, biz Müslümanız!..” (A.İmrân: 64) “Diyaloğ yaygarası”nın papa ve patrik barışmasından sonra ortaya atıldığı biliniyor. Osmanlı’nın vuruşturarak ayrı tuttuğu bu iki fitne yuvası 1965’lerden sonra bir diyaloğa girdi ve bunu icad etti.

Bu tarihten çok önce de A. İmrân’ın 64. âyetini istismar etmeyi deneyen misyonerler, zamanı, şartları ve şahısları uygun gördükçe gündemi açmışlardı. Mesela, 1905’te ölen Muhammed Abduh, Lübnan’da sürgün hayatında iken, İngiliz Misyoneri İzak Taylor’un teklifini almış ve gönlü havalanmış; üstâdı Cemâleddin’in ruhunu şâd edercesine bunu bayrak yapmıştı.

Tayyar Altıkulaç Diyanet’teki yerini alınca “İslâm-Hıristiyan Diyaloğu”nu telaffuz etti. Yetmişli yıllarda, Vatikan’a temsilci bile gönderdiler! Süleyman Ateş oraya oturunca Yahudi’yi de bu diyaloğa sokmak istedi. İlk itiraz ise Roger Garudy’den geldi!.. Bu da az gelmişti ki Fetullah Gülen Hoca bütün dinleri teklif ve bunda ısrar etti...

Nihâyet A.k.p.’nin iktidarı bunu, park-larda uyguladı... “Ama neden Câmi, Kilise var da Budist tapınağı, Komünist anıtı yok?” diye akla gelir. Bir de İbrahimî dinler safsatasını... “Ekümenik patrik” tezi ise Bizans’ı ihyâ hedefidir. Hepsi de özünde aynı hedefe yönelik siyasi planlardır.

Yoksa onlar da İslâm’ın gücünü ve ebediliğini çok iyi biliyorlar. Ama bizim milletin seksen yıldan beri cehalete itildiğini de bilerek bunları teklif ediyorlar. Bir de Hz. İbrahim’in iki nebinin babası olması vakıasıyla kendi bozuk dinlerine payanda arıyorlar.

Halbuki: “İbrahim ise ne Yahudi, ne Hıristiyan ama hanîf-müslimdi. Müşrik de değildi asla.” (A.İmrân: 66) gibi ilâhi kelamlar meseleyi kökünden halletmiştir. Diyaloğ Bahsi Diyaloğ – diyalektik aynı kökten: Diyalektik, söz istifi; bir fikri, inancı ve sistemi en üstün üslûpla sunmak ve karşıtını da ustaca çürütmek sanatıdır.

Bu ise, önce kendi nizamını çok iyi kavramış olmaya, felsefe ve mantık kültürüne sahib olmaya, zekâsıyla âni intikallerle hasmı susturma gücüne ermiş bulunmaya dayanır...

Biz, Türkiye ortamında bu kudrete sahip kişi görmediğimiz gibi bu işe soyunanlarınsa, alabildiğine heveskâr ama aynı derecede boş ve yeteneksiz olduğunu okuyoruz. Sadece İslâm’ın izzetini harcamayı başarabilirler bu kişiler.

Zihni kamaşmış, İslâm’ın geleceğinden şüpheye düşmüş; bu haliyle de kahramanlığa soyunan zavallılar... Sözde İslâm’a hizmete koşarlar ama sonu hezimettir. Haniya kiminle müzakere ve neyi müzakere? Son ve ebedi olan; Kitab’ı, Sünnet’i ve bu iki asla uygun bütün ilim ve ahlak kurumlarıyla dimdik ayakta duran dinle; her şeyini kaybetmiş olanları karşılaştırmak mı?

Hakka hıyanettir bu! Aynı zamanda öbürlerine de kıymaktır: Çünkü ehliyetle bu işe girişen kişi, bir Hıristiyan veya Yahudiyi ikna ederek, hidâyetine sebeb olacakken; bu zihni kamaşık dâhi (!) onları İslâm’dan daha bir uzaklaştırır. Çünkü iyi savunulamayan fikir (tez) mağlup olur.[1] Güçlü savunma ise, zayıf fikri bile üste çıkarır.

Kısa Bir Kıyaslama

a) İslâm’ın Âmentüsü:

1- Allah’a, birlik ve mutlak hâkimiyetine, eşi ve benzeri olmadığına, her şeyin O’nun dilemesiyle olduğuna iman.
2- Peygamberlerin bütününe iman.

3- Meleklerin varlık, mahiyet ve

ödevlerine göre iman.

4- Kaza ve Kaderin Allah’ın elinde olduğuna iman.

5- Peygamberlere gelen vahiylerin aslına iman.

6- Ahiret ve suale iman.

b) Bir de Hıristiyan âmentüsüne

bakalım:

1- Ben, yeri-göğü yaratan, her şeye kâdir baba Tanrıya.

2- Efendimiz olan, O’nun biricik oğlu İsa’ya.

3- Ruhü’l-Kudüs’ten gebe kalana.


4- Bâkire Meryem’den doğana.

5- Onun pontus pilatus’tan zulüm gördüğüne.

6- Çarmıha gerildiğine, öldüğüne, gömüldüğüne.

7- Cehennemlere indiğine.

8- Üçüncü gün tekrar canlandığına.

9- Göklere çıkıp, kadir olan Baba

Tanrı’nın sağına oturduğuna.

10- Oradan gelip, ölüleri, dirileri hesaba çekeceğine.

11- Ruhü’l-Kudüs’e.

12- Mukaddes Katolik kilisesine.


13- Azizlerin cemaatına.


14- Günahların affedileceğine.

15- Vücudun tekrar canlanacağına.

16- Ebedi hayata... inanırım.[2]

Muhammed Hamidulah (merhum) âmentü kıyasına bir de baş dua karşılaştırmasını ek-liyor:

Kur’ân-ı Kerim’in ilk sûresi Fatiha’ya karşı onların şu duasını almış. (Matta İncili: 6/9-13; Luka İncili: 12/2-4) “Ey gökte olan Babamız. İsmin mukaddes olsun. Meleküt’un gelsin, Gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun.


Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver. Bize, borçlu olanları bağış-ladığımız gibi sen de bizim borçlarımızı bize bağışla. Bizi iğvaya götürme fakat bizi şerirden kurtar. Çünkü Meleküt ve kudret ve izzet ebedlere kadar senindir.”[3]


Bu kadarcık karşılaştırma bile gösteriyor ki, Hıristiyanlarla “diyaloğ”, o tuhaflıkları bir şey sayıp Hakk düsturlarla tartma saçmalığına düşürür bizi.

Yahudi’nin İmanı mı? On emir tıpkı bizdeki haram ve farzlar gibi. “Kimseyi öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin. Ana, babana iyilik edeceksin. Hırsızlık yapmayacaksın. Yalan söylemeyeceksin...” gibi evrensel uyarılar. Ama bunlar kendi aralarında geçerli...

Irkî-millî bir düştür... Başka milletlere karşı öldürme, zinâ, hırsızlık, yalan, hile mubah değil belki vazife, farz... Şimdi Tevrat’tan adresler vererek görelim:

Kur’ân-ı Kerim’in tasviriyle Yahudilik ve Hıristiyanlık birbirini imha yolundadır! Tari-hi gerçek de bu: Hz.İsa’yı bir reformcu ve İsrail dininin bozguncusu biliyorlar. Onun için de öldürmeğe azmettiler.

(İslâm-düşmanlığında elbirliği ettikleri de bir vakıa...) Nitekim bir dönem geldi Yahudi ajanı Pavlos kendisini İsa’nın bağlısı, havari ilan etti.

Sonra da “Mektuplarıyla” sözde İsa dinine hizmet ederken aslında bu dini dejenere etti. O kadar etkili oldu ki, İsa tanrı oldu, kendisi de bir bakıma peygamber. (Aziz Paul) Resim ve heykeli mabede soktu. Teslisi kurdu ve dini tam bir şirk dini haline getirdi.

Yahudilikse “bir ırkın üstünlüğü” temeline oturtulmuş, başkalarının (Musevi-Musa dininden) olması yasak ve merduddur. Çünkü tanrıları Yahova onlara evladlarım diyor; başka milletlerin elinden dünyayı kurtarmalarını emrediyor.

Cihan devleti istiyor. Bunun için de her yolu meşru kılıyor:

Hikem
20-12-2011, 17:39
Meselâ: İman-sistem ve uygulama olarak şu felaketlere bakın:Özetle:1. (İbrahim Yahovayla görüştü) Sonra Rab, Sara´yı ziyaret edip icra eyledi. Sara gebe kaldı. Bir oğul doğurdu. (Kitab-ı Mukaddes. Yani Tevrat; Tekvin 21/1)2. Yakub (İsrail) Yahova ile görüştü. Hatta onunla güreşti, Yahova’yı yendi. (Tekvin; 25/29)3. Yakub “topuk tutan” demektir. Ana karnında ikiz kız kardeşinin topuğunu tutmuş!.. (Tesniye; 21/12,17)4. Yakub, kendi teyzesinden intikam almak için, teyzesinin kızı ve sürülerinin en iyile-rini alıp kaçmıştır. (Tekvin; 26,27,28,29)5. Musa kavmine diyor... Çünkü Allah’

ın Rab yiyip bitiren bir ateştir. Kıskanç bir tanrıdır. (Tesniye; 4,24) [Yahudi anlayışında her şey maddidir. Cennet bu dünya-dadır.]6. Rabbin diyor, sana miras bıraktığım bu kavimlerin şehirlerinde hiçbir canlıyı sağ bırakmayacaksın.

Onları tamamen telef edeceksin. (Tesniye; 20/16)7. Hiçbir leş yemeyeceksin, onu kapılarda olan garibe veresin. Yahut ecnebiye satasın. (Tesniye; 14/21)8. [Hz. Yusuf’u Kur’ân’daki üstün ahlakını Tevrat nasıl tersyüz ediyor ve onu hiylekâr bir Yahudi tüccarı gibi anlatıyor.] (Tekvin; 43/32 ve 47)

Yedi yıllık bollukta toplattığı zahireyi önce halka parayla sattırıyor. (Firavn’a böyle akıl veriyor) Paralar bitince, hayvanları karşılığı, o da bitince arazileri karşılığı, onlar da bitince canları yani hürriyet ve kişilikler... Yani herkes, Firavnın kölesi (parayla aldığı köle) oluyor... Ve tabii Firavn da tanrılığını ilan ediyor... İşte Tevrat’ın hali bu.




Yahova emir veriyor, Mısır çıkışında:“... her kadın komşusundan ve misafirlerinden altın gümüş, giyecek... emanet alacak ve geri vermeyeceksiniz.” (Huruç; 3/21,22)“... Musa’nın sözüne göre... İsrailoğulları Mısırlıları soydular.” (Huruç; 12/35)9.

Zinayı ilk icadeden İsrail’dir (Yakup). (Tekvin; 49/4)“Nuh sarhoş olmuş uyurken, oğlu kendisine tecavüz etti...” (Tekvin; 9/20-25)“Davud, Urya’nın karısı ile zina etti. Yahova ona kızınca saklandı. Davud’un oğlu Apşalom da babası (Davud’un) on karısını dama çıkarıp hepsiyle zina etti...” (Samuel; 11-12/11, Samuel; 16/22)
Süleyman Peygamberin de yüzlerce karısı ve yüzlerce cariyesi olduğu; karılarının etkisinde kalarak, onların dinine girdiği ve putlara ibadet ettiği de yazılı olan Tevrat’



ın şu hâli Kitab-ı Mukaddes midir? Yoksa kirletilmiş anlamına “Kitab-ı Mülevves” mi?Bir de aynı cilt içinde, aynı unvanla anılan ve efsanelerle dolu İncili ekle! Bunların bağlılarıyla din tartışması yap!..Diyaloğcu ... bunun câhilidir.

Her devirde, asr-ı saadette bile, Kitaplı bilinenle muhavere yapılmış, ama hep İslâm bilgisi ve bilgini üste çıkmıştır: Hindistanlı Rahmetullah Efendi önemli örnektir.[4] O iklimindeki en güçlü papazları ilzam etmiş; baş müzakereci papaz ülkesini terk etmiştir.Cennet mi – Ebedi Ateş mi ?Ehl-i kitabın cennete girebilmesi için, beraat gibi takdim edilmeğe çalışılan âyetlerden birincisi:

“Şüphesiz, (sözde) iman etmekte olanlarla Yahudiler, Nasraniler, Sabiiler’den kim Allah’a ve Ahiret gününe (ciddiyetle) inanır ve salih amel işlerse, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara korku yok, mâhzun da olmazlar.” (Bakara: 62)İkincisi ise, “Şüphesiz (sözde) iman etmekte olanlarla Yahudiler, Sabiîler ve Nasranilerden kim Allah’a ve Ahiret gününe (ciddiyetle) inanır ve salih amel işlerse; onlara korku yok, mahzun da olmazlar.” (Mâide: 69)


Bu iki âyette sadece “Nasrâni ve Sabii” takdim-tehiri var. İkinci âyette “Rableri katında ecirleri var” ibaresi de tekrar etmemiş... Bir de “Sabiin”–”Sabiun”, mahalli gereği irabı farklı gelmiş...Bir üçüncü âyette daha farklı kelime ve sonuçtaki va’d (veya vaid) değişik gelmiştir:“(Sözde) inananlarla, Yahudiler, Sabiiler, Nasrâniler ve Mecusiler, hatta müşrikler var ya; kıyamet günü Allah onlar arasında yargılama yapar. Hani ya Allah her şeyi apaçık izliyordur...”

(Hacc: 17)Görülüyor ki bu son âyette bir “vad” veya beraate benzer ifâde yerine, hepsine hesap sorulup aralarının farkedileceği meâli var. Uyarı ve tehdid var. Her birinin neye layık olduğu belirlenecek, ilk iki âyetteki teselli ve okşama da yok...Ve işte sonuç: “De ki, Ehl-i Kitap (Kendini kitaplı sayan zümreler..) siz hiç bir şey değilsiniz.


Belki Tevrat ve İncil ile birlikte Rabbinizden asıl indirilenleri uygulamadıkça (hiçbir şey sayılamazsınız). Halbuki, sana indirilenin bir çoğunun isyan ve küfrünü kabartır...

Öyleyse Kafirlere acıyacağını tutmasın!...”İşte daha 69’a gelmeden 64. âyette yahudilerin ne çıfıt olduğu anlatılıyor. Ve 65 ve 66. âyetlerde ise öbürleri de katılarak iman etmedikleri vurgulanır tarzda:“Ehl-i kitap inanmış olsaydı; günahlarına kefaret kılar, naim cennetlerine koyardık.” buyruluyor;

“Onlar Tevrat’ı (aslını) öbürleri de İncil’i (aslını) uygulasalar; Rableri tarafından yani şu indirilen tatbik etseler, her nimete ulaşırlardı...” kaydından sonra hüküm ve kesin emir “Ey Rasulüm, Rabbinin sana indirdiğini öğretmeğe bak.


Aksi halde ödevini yapmamış olursun. Halbuki Allah seni insanların belasından korur.İşte daha 69’a gelmeden 64. âyette yahudilerin ne çıfıt olduğu anlatılıyor. Ve 65 ve 66. âyetlerde ise öbürleri de katılarak iman etmedikleri vurgulanır tarzda:“Ehl-i kitap inanmış olsaydı; günahlarına kefaret kılar, naim cennetlerine koyardık.” buyruluyor;

“Onlar Tevrat’ı (aslını) öbürleri de İncil’i (aslını) uygulasalar; Rableri tarafından yani şu indirilen tatbik etseler, her nimete ulaşırlardı...” kaydından sonra hüküm ve kesin emir “Ey Rasulüm, Rabbinin sana indirdiğini öğretmeğe bak. Aksi halde ödevini yapmamış olursun. Halbuki Allah seni insanların belasından korur.


Ne İbretli HaldirBu açık ve kesin ikaz-ı ilahiden hemen sonra gelen âyeti alıp onları cennete götüren emir gibi sunan kişiler bir de o küffarın ebedi cehennemde kalmasına gönüllerinin razı olmadığı gibi bir küstah ifadeleri oluyor.[5] Halbuki Allah, Rasulünü bile böyle bir acımadan menediyor! Sibakı, yani; Yahudi ve Hristiyana cennet vadedildiği sanılan ve savunulan (Maide: 69. âyet) üst yanı (ona hazırlık diyelim) olan âyetler, görüldüğü gibi işi kilitledi.


Ama 69’da sanki “İcmalen ve sadece bu kadarına” inansaydılar diye bir yol açılırdı: Allah’a Ahirete iman, ona uyan amel korkudan kurtulurlardı. Ama yola gelmezler; çünkü hemen üstteki âyette neye inanmaları gerektiği tekrarlandı: Kendi peygamberlerine ve sana (Son Nebiye) inenlere... Ne yapacakları da belirlendi;

Bu inenler; uygulama ve Namaz-Zekât gibi (Allah hakkı ve kul hakkı) temel fiiller de sayıldı...Rahmetli M. Hamdi Yazır diyor ki; (1748-49.s) 69. âyette, şartlar ve ortam gereği (sözde o zümrelere) taviz verildiği tarzındaki yorum batıldır. Aksine, hakka uyma ve sayılan zümrelere muhalefet anlatılıyor. Yanılmamak içinse bu âyetler bütününe toptan bakmak, öylece değerlendirmek gerekir.

Çünkü, hemen hiçbir âyet tek başına değildir, tek başına tek mesele anlatmaz. Aksine öbür âyetler ve Kur’ân’ın bütünü ile bağlı ve bağlantılıdır...Biz bunları (bu yorumları) yabancılara karşı yazmıyoruz. Dinini unutup –kendinden geçmiş, şeytanlara kul durumuna düşmüş MÜSLÜMAN ENKAZINA yazıyoruz! Görülen o ki, Allah Teala, lafta Müslümanlarla yehud ve nasarayı...

bir siyakta sayıp, kesin va’dini ise hakkıyla iman edip salih amel işleyenlere tahsis etmiştir. Bu değişmez: İş mü’min görünmek değil, kâmil mü’min olmakmış. İman ve İslam asla mağlub olmaz. Fakat nakıs ve fasık mü’minler ona mağlubiyet şüphesi bulaştırırlar...”Hacc Suresi 16-18. ÂyetlerBu âyetlerde, öbürlerinde var sanılan

“Ehl-i Kitap okşaması” da görünmüyor. Halbuki mukaddime olarak 14. âyette “Şüphesiz Allah İman edip salih amel işleyenleri; altından ırmaklar akan cennetlere kor; (yani) Allah dilediği şeyi (hemen) yapar...” 16. âyette ise “... İşte O (Kur’ânı) böylece apaçık âyetler halinde indirdik; şüphesiz Allah hidâyeti de dilediğine verir...” buyuruluyor.


Eh, apaçık anlaşılanın dışında, bir şeyler çıkarmaya (gayri müslim yardakçılığı yapmaya) özenenler bunu düşünsün.Sahih iman, Salih amel; cennnete götürüyor... Yine muhtasar geçilmiş; iki kelimeyle bütün bir din hayatı özetlenmiştir. İmanın öbür unsurları, doğru işin kimliği açıklanmamış gibi geliyor, ama “Apaçık”lık, bütün Kitabın icmali, Peygamberin hayatı boyu uygulama ve açıklamalarıyla ortada görünüyor: “İnananlar, yahudi, hıristiyan, sabii, mecusi, hatta müşrikler...

(bütün dinlere mensup zümreler) arası davayı Allah kıyamet günü ortaya koyar!.. Çünkü Allah her şeyi müşahede ediyor...” (Hacc: 17)Ve hemen evrenin evrensel yapısına dikkat çekiyor:

“Görmez misin Allah’ı ki, yerdeki, göklerdeki güneş, ay ve yıldız (fertleri) dağlar ve ağaçlara, hayvanlara kadar (kendi yapısı içinde) birçok insan da (kendi anlayışınca) O’na secde ediyor. Ama çoğunun üzerine de azab gerçekleşiyor. Allah’a ihanet edenlere ise bir ikram yoktur!..


Allah dilediği gibi yapar!”Burada (Hacc: 17) altı sınıf insan sayılmış; aralarındaki farkın (varsa tedahül ve tecavü-zün) kıyamet günü ortaya serileceği bildiriliyor. Ama İman (iman-ı sahihle, amel-i salih) sahipleri ise ta önceden mükâfatlanma müjdesiyle belirlenmiş.Sonlarda ise, her önüne gelene ikram olmayacağı noktası vurgulanmış.


Ve beş zümre de yanlışta birleştirilmiştir. Nitekim, cansız veya akılsız-şuursuz varlıkların da Allah’a secde etmekte oldukları hatırlatılıp; insanın bu secdeyi andıran dindarlıklarını; hatalı, sanki şuursuz eylemlerinin cezayı gerektirdiği belirtiliyor. Esasen, her şey sayıldıktan sonra insanların çoğuna azabın gerçekleşmesi tam çiviyi çakıyor. İnsanlar da öbür yaratıklar gibi –tabiatı gereği, tekvini iradeye bağlı olarak– cisim gibi, hayvan gibi baş eğiyor. Allah’ın arzından çıkamıyor.


Ama gerçek inanan ve Kur’ân-Sünnet planınca hayırlı iş yapanların hakiki secdesine ulaşamıyor.Böylece de azabı hakediyor. İşte kıyamette bunlar sayılıp dökülecek. Dünyada çeşitli şart ve imkânları kullanarak üste çıkmayı becerenler, orada bunu kıvıramayacak...

Öyleyse öyle diyaloğ edebiyatıyla, Allah’ın kader ve iradesini kimse değiştiremez!.SonuçYahudi ve Hıristiyanla diyaloğ gide gide mürtedliğe ulaştırır. Bu anlatıldı.Bunların cennete gitmesi ise Kur’ân’ı ve onu getiren Peygamberi tanıyıp, talimatını icraya bağlı.

Yani Kur’ân’dan 6600 küsür âyetin içinden bir tanesini alıp kendinize “beraat” sayacaksınız, gerisini atacaksınız, bunu da Müslüman kılıklı, hoca yaftalılar söyleyip sevindirecek.Yine bu mesajı (müjdeyi) onlara veren peygamberin tek bu müjdesi alınacak. Ama peygamber kale alınmayacak. Bu hangi akla, mantığa, vicdana sığar?


Sahih-i Müslim’deki şu peygamber uyarısıyla bağlayalım: Ebu Hüreyre’den (r.a.):Rasul (s.a.s.) buyurdu ki; Muhammed’in nefsi hükmünde olana yemin olsun; Bu ümmetten yahudi veya hıristiyan bir kişi beni dinlememiş, ve benimle gönderilen bu (şeriatı) tasdik etmeden ölmüşse, o kesinlikle cehennem ehlidir.” (1.Cilt, 93.Sahife)Kitap ve sünnete özetle işaret ettik.


Mesele o yönüyle bitmiştir. Cennet de Cehennem de Allah’ın inhisarındadır. Dilediğini koyar. Ama o kitabında bildirmiş, O’nun izni ve emriyle Elçisi de tebliğ edip açıklamış...

 

Yani kimin Cennet ehli olabileceğinin; imanı ve ameli şart ve ölçülerini ortaya koymuş. Eh biz de okur-yazarsak, O’ndan ve O’ndan öğrenip tebliğ ederiz. Yani hüküm vermiyor, tesbit ediyoruz.Gelelim icma-ı ümmet’e ki, üçüncü ve bağlayıcı özelliklidir. Ümmet baştan beri, ehl-i kitap da olsa, İslam’





ın temellerini tanıyıp, amellerini yapmayanların, ebedi cehennemde olacağında ittifak etmiştir. İşte, gönlü razı olmayanlar da bu ittifaktan bunalanlardır: Yani âyet ve hadisi gönüllerince yorumlamaya (icma’ın) yol vermediğindendir...Ve öbür tali delilleri gözden geçirerek de aynı sonuca varıyoruz.[6]Hepsini geçip şöyle düşünelim: Bakara: 62., Mâide: 69. âyetleri farzedelim ki, o zümrelere cenneti açıyor, ya Hacc: 17’yi nasıl anlayacağız? Bu sınıflar arasında muhakeme öngörülüyor. Haniya cennet?Onu da görmeyin: Soralım; bu beraeti kim getirmiş? Ve nereye yazılı? “Beraet kabul, ama getiren peygambere ve içinde olan Kitaba inanmak gerekmiyormuş!” Bu kaçıncı sınıf mahluk mantığı olur?Ve hele “Muhammedün Rasulullah” demesen de olur, o bir fazilettir.” demenin hükmü nedir? Bir tahmin oluna...------------------------------------------------------------------------[1] İnikas-ı edille ilkesi gibi...[2] M. Hamidullah, İslamiyet ve Hıristiyanlık, Beyan Yayınları, 1991’den alıntı.[3] İnciller arasındaki fark ve çelişkiler de ayrı bir konu. Gerek âmentüleri, gerek bu seçme duaları Hz. İsa tarafından öğretilen bir şey olmayıp çok sonraları İncil’i tanzim edenler tarafından oluşturulmuştur.[4] Bak: Izharül-Hak, terc., Sönmez neşriyat, İstanbul, 1969.[5] Bakınız: M.Bigiyef, Rahmet-i İlahiye Bürhanları ve Ş. Mustafa Sabri (r.a.)in eleştirisi.[6] Bak: Ehl-i Kitap Cennetlik mi? Adlı kitabımız. Bedir – Sefine Yayınları. İst. 2002

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:04
Hadi Gülen cemaatimi sevmem dediğim bir sözümü bul. ...

isi gücü fethullah gülen hocayi ve cemaatine saldirmak ve asaglamak olan adama bak yahu, simdide dalga gecmeye basladi.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:07
Hikem,ekledigin yazilar okunmuyor,hem cok büyük hemde bazi bölümleri birbirine karismis gibi,ne oldugu belli degil,eklerken biraz özen göstersen ve okunakli hale getirsen iyi olur!

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:10
BU GAVURLARLA DİNLERARASI DİALOG KURALIM DİYENLER; ACABA BİR KERE OLSUN "MÜSLÜMANLARARASI DİALOG KURALIM DA BÜTÜN MÜSLÜMANLAR BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE YAŞASINLAR!" DEMİŞLER MİDİR?. .
bunu yapabilmek icin önce kendi gibi düsünmeyen veya kendi grubundan olmayan müslümanlari düsman bilen senin gibi fitnecilerden kurtulmak gerek...

Hikem
20-12-2011, 18:11
YOsmanlı İslamın amentüsüyle ehli kitabın amentüsünün yapılan bir karşılaştırılmasını aşağıya alıyorum.bak bakalım teferruatmı, yoksa temel inanç konularımı...

Kısa Bir Kıyaslama

a) İslâm’ın Âmentüsü:

1- Allah’a, birlik ve mutlak hâkimiyetine, eşi ve benzeri olmadığına, her şeyin O’nun dilemesiyle olduğuna iman.
2- Peygamberlerin bütününe iman.

3- Meleklerin varlık, mahiyet ve

ödevlerine göre iman.

4- Kaza ve Kaderin Allah’ın elinde olduğuna iman.

5- Peygamberlere gelen vahiylerin aslına iman.

6- Ahiret ve suale iman.

b) Bir de Hıristiyan âmentüsüne

bakalım:

1- Ben, yeri-göğü yaratan, her şeye kâdir baba Tanrıya.

2- Efendimiz olan, O’nun biricik oğlu İsa’ya.

3- Ruhü’l-Kudüs’ten gebe kalana.


4- Bâkire Meryem’den doğana.

5- Onun pontus pilatus’tan zulüm gördüğüne.

6- Çarmıha gerildiğine, öldüğüne, gömüldüğüne.

7- Cehennemlere indiğine.

8- Üçüncü gün tekrar canlandığına.

9- Göklere çıkıp, kadir olan Baba

Tanrı’nın sağına oturduğuna.

10- Oradan gelip, ölüleri, dirileri hesaba çekeceğine.

11- Ruhü’l-Kudüs’e.

12- Mukaddes Katolik kilisesine.


13- Azizlerin cemaatına.


14- Günahların affedileceğine.

15- Vücudun tekrar canlanacağına.

16- Ebedi hayata... inanırım.[2]

Muhammed Hamidulah (merhum) âmentü kıyasına bir de baş dua karşılaştırmasını ek-liyor:

Kur’ân-ı Kerim’in ilk sûresi Fatiha’ya karşı onların şu duasını almış. (Matta İncili: 6/9-13; Luka İncili: 12/2-4) “Ey gökte olan Babamız. İsmin mukaddes olsun. Meleküt’un gelsin, Gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun.


Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver. Bize, borçlu olanları bağış-ladığımız gibi sen de bizim borçlarımızı bize bağışla. Bizi iğvaya götürme fakat bizi şerirden kurtar. Çünkü Meleküt ve kudret ve izzet ebedlere kadar senindir.”[3]

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:14
bilen yok galiba :oleyo:
bilen olsaydı bu tartışma bu kadar uzarmıydı?
konuyu açan ayeti bilseydi açar mıydı? yada bildiği halde açmasının amacı ayete,dolayısıylada allaha muhalefet mi?
sahi bilen varda iman eden mi yok acaba?
yoksa kulların her zamanki gibi işine mi gelmez ayeti celile?


neyse ben bir bilen çıkmadan yazayım hemen:D
büyük harfle ve kırmızıyla olan kısma dikkat.


"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez." (Mâide Sûresi, 5:51)

kim diyormuş.ALLAH (C.C)

Ayeti kendi kafana göre yorumlayip ayetle koca bir cemaati damgalamadan önce "dost edinmenin" ne anlama geldigini elmalili tefsirinden ögren.
Ayrica asagdakide bir ayet:

"Allah size, sizinle din hususunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve kendilerine adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adalet gösterenleri sever."
mumtehine suresi 8. Ayet

kim diyormuş.ALLAH

Hikem
20-12-2011, 18:19
:laugh:
Ayeti kendi kafana göre yorumlayip ayetle koca bir cemaati damgalamadan önce "dost edinmenin" ne anlama geldigini elmalili tefsirinden ögren.
Ayrica asagdakide bir ayet:

"Allah size, sizinle din hususunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve kendilerine adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adalet gösterenleri sever."
mumtehine suresi 8. Ayet

kim diyormuş.ALLAH




:clap2::DYeni Osmanlı elmalıdan bahsettin ya...şunu bir iktibas ette vatandaş yararlansın ..olmazmı...

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:27
YOsmanlı İslamın amentüsüyle ehli kitabın amentüsünün yapılan bir karşılaştırılmasını aşağıya alıyorum.bak bakalım teferruatmı, yoksa temel inanç konularımı...

Kısa Bir Kıyaslama

a) İslâm’ın Âmentüsü:

1- Allah’a, birlik ve mutlak hâkimiyetine, eşi ve benzeri olmadığına, her şeyin O’nun dilemesiyle olduğuna iman.
2- Peygamberlerin bütününe iman.

3- Meleklerin varlık, mahiyet ve

ödevlerine göre iman.

4- Kaza ve Kaderin Allah’ın elinde olduğuna iman.

5- Peygamberlere gelen vahiylerin aslına iman.

6- Ahiret ve suale iman.

b) Bir de Hıristiyan âmentüsüne

bakalım:

1- Ben, yeri-göğü yaratan, her şeye kâdir baba Tanrıya.

2- Efendimiz olan, O’nun biricik oğlu İsa’ya.

3- Ruhü’l-Kudüs’ten gebe kalana.


4- Bâkire Meryem’den doğana.

5- Onun pontus pilatus’tan zulüm gördüğüne.

6- Çarmıha gerildiğine, öldüğüne, gömüldüğüne.

7- Cehennemlere indiğine.

8- Üçüncü gün tekrar canlandığına.

9- Göklere çıkıp, kadir olan Baba

Tanrı’nın sağına oturduğuna.

10- Oradan gelip, ölüleri, dirileri hesaba çekeceğine.

11- Ruhü’l-Kudüs’e.

12- Mukaddes Katolik kilisesine.


13- Azizlerin cemaatına.


14- Günahların affedileceğine.

15- Vücudun tekrar canlanacağına.

16- Ebedi hayata... inanırım.[2]

Muhammed Hamidulah (merhum) âmentü kıyasına bir de baş dua karşılaştırmasını ek-liyor:

Kur’ân-ı Kerim’in ilk sûresi Fatiha’ya karşı onların şu duasını almış.(Matta İncili: 6/9-13; Luka İncili: 12/2-4)“Ey gökte olan Babamız. İsmin mukaddes olsun. Meleküt’un gelsin, Gökte olduğu gibi yerde de senin iraden olsun.


Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver. Bize, borçlu olanları bağış-ladığımız gibi sen de bizim borçlarımızı bize bağışla. Bizi iğvaya götürme fakat bizi şerirden kurtar. Çünkü Meleküt ve kudret ve izzet ebedlere kadar senindir.”[3]

size bir soru:
islami teblig metodunda farkliliklara dikkat cekmekmi daha öncelikli yoksa benzerliklere dikkat cekerek yaklasmakmi daha sevdirici ,kolaylastirici ve yaklastirici sayiliyor???
Efendimiz "sevdiriniz,nefret ettirmeyiniz,kolaylastiriniz,zorlastirmayiniz" diyor,sizler ise hep saldiriyorsunuz,farkliliklara isaret ediyorsunuz,sertlikle yaklasiyorsunuz,vuruyor kiriyorsunuz...
Ahmet sahin hocanin anlatmaya calisdigi sey bizim amentümüzdeki inanc esaslarinin onlardada olduguna,yani özet olarak Allah,melek,kitab,peygamber,kader ve ahiret inanci bunlardada olduguna,buna dikkat cekerek ehli-kitaba islamiyetin aslinda kendilerine pekde yabanci olmadigi hissini vermek,ardindan ikinci asamada sevdirerek teferruatdaki farkliliklara dikkat cekerek kendilerine yaklasmak.
Ne var bunda?
Bunun neresi ehli-sünnete ters?
Ehli-Sünnet ölcülerinin neresinde zorlastiriniz,tartisiniz,farkliliklara dikkat cekerek teblig ediniz vs diyor???

Hikem
20-12-2011, 18:32
size bir soru:
islami teblig metodunda farkliliklara dikkat cekmekmi daha öncelikli yoksa benzerliklere dikkat cekerek yaklasmakmi daha sevdirici ,kolaylastirici ve yaklastirici sayiliyor???
Efendimiz "sevdiriniz,nefret ettirmeyiniz,kolaylastiriniz,zorlastirmayiniz" diyor,sizler ise hep saldiriyorsunuz,farkliliklara isaret ediyorsunuz,sertlikle yaklasiyorsunuz,vuruyor kiriyorsunuz...
Ahmet sahin hocanin anlatmaya calisdigi sey bizim amentümüzdeki inanc esaslarinin onlardada olduguna,yani özet olarak Allah,melek,kitab,peygamber,kader ve ahiret inanci bunlardada olduguna,buna dikkat cekerek ehli-kitaba islamiyetin aslinda kendilerine pekde yabanci olmadigi hissini vermek,ardindan ikinci asamada sevdirerek teferruatdaki farkliliklara dikkat cekerek kendilerine yaklasmak.
Ne var bunda?
Bunun neresi ehli-sünnete ters?
Ehli-Sünnet ölcülerinin neresinde zorlastiriniz,tartisiniz,farkliliklara dikkat cekerek teblig ediniz vs diyor???


Ahmed efendinni niyetini sorgulamıyoruz...Bizim sorguladığımız, yukarıda kısaca arzedilen iki farklı dinin itikadi esaslarının yani amentülerinin tamamen farklı olmasına rağamen, Ahmed efendinni haddini aşıp, büyük lokma yemeye çalışşması, lakin lokmanın boğazında düğümlenmesi olayıdır...Sen bir daha oku şu amentü farklarını belki , ahmed efendiyi savunmak yerine daha faydalı bir iş yapmış olursun..

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:33
:laugh:




:clap2::DYeni Osmanlı elmalıdan bahsettin ya...şunu bir iktibas ette vatandaş yararlansın ..olmazmı...

SORU: "Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez."(Maide,51)

Kur'an-ı Kerim , Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin derken , siz ise buna muhalif davranıyorsunuz?

El-CEVAB : Kur'anın bu hükmüde, yine siyak ve sibak bütünlüğünde ele alınmadığında, yanlış anlam çıkarmalarda adetten olmakta ve sanki Kur'anı Kerim bütün Yahudi ve Hırsitiyanları dost edinmeyin şeklinde algılayanlar olabilmektedir.

Merhum Elmalı Hamdi Yazır bu Ayeti Kerime için bakın Tefsirinde ne diyor:

'Yahudi ve hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onlara velî olmayınız değil, onları velî tutmayınız, itimat edip de yâr tanımayınız, yardaklık etmeyiniz. Velâyetlerine, hükümlerine yardımlarına müracaat etmek, mühim işlerin başına getirmek şöyle dursun, onlara gerçek bir dost gibi tam bir samimiyetle itimat edip de kendinizi kaptırmayınız. Özetle onları dost olur sanıp da yakın dostlarınız gibi sıkı fıkı beraberliklere dalmayınız, tuzaklarına düşmeyiniz, isteklerine iştirak etmeyiniz. Görülüyor ki 'Yahudiler ve hıristiyanlara dostlar olmayınız' buyurulmamış, 'Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyiniz' buyurulmuştur. Çünkü 'Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez.' (Mümtehine, 60/8 ) buyurulmuştur. Şu halde müminler yahudi ve hıristiyanlara iyilik etmekten,dostluk yapmaktan, onlara âmir olmaktan yasaklanmış ve men edilmiş değil, onları dost edinmekten, yardaklık etmekten yasaklanmışlardır.'

Yani özetle:

Görülüyor ki 'Yahudiler ve hıristiyanlara dostlar olmayınız' buyurulmamış, 'Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyiniz' buyurulmuştur.

'Dost edinmek' ile 'Tebliğ niyetli dost olmak' arasındaki Farka VURGU yapıyor,


1-) Haram olan 'Dost edinmek': Onlara her türlü sırrınızı paylaşmak, sıkı-fıkı bir ilişki içinde olmak, onlardan gelen her habere hemen itimat etmek ve onlara yardaklık etmek yasaklanırken,

2-) Helal olan 'Dost olmak': İslamı temsil ve tebliğ noktasında Diyalog kurmak, onlara adaletle hükmetmek, iyilik yapmak olarak sıralayabiliriz.

Şayet, bu hususu böyle anlamamış olursak, bazı Ayeti Kerimler arasında -haşa- çelişki meydana gelmiş olurki, bu ise Kur'ana değil, Diyalog karşıtı kardeşlerimize münhasır bir vasıftır:

Maide 5: '. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi,............ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir.'

Yani, Ayeti Kerime ile, EHL-İ KİTAB tan kız almak ve onların yediğinden yemek yemek Helaldir. Şimdi şayet (Maide:51) de geçen Dost edinmeyi, Elmalı ve diğer tefsirciler gibi anlamaz ve HER KAFİRİ DÜŞMAN addedersek, o zaman Kuran-ı Kerim hem Kafir Ehl-i Kitabın kızını bir eş olarak almaya ruhsat verirken, hemde Düşman olmayı öğütlemiş olurki, o zaman -haşa-Kuranı çeliştirmiş oluruz.

Doğrusu tabiki Elmalı Hamdi Yazır'ın merhumun dediği gibidir.
Yazar Dr. Emin Şimşek

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 18:39
Konuya bir de Bediüzzaman Hazretlerinin bu Ayeti Kerimenin Tefsiri ile devam edelim :

Bediüzzaman Hazretleri , Kur’anda men edilen “Yahudi ve hristiyanlarla dost olmayın (Maide, 5/51) Ayeti Kerimesinin tefsirinde , “Delil, katiü'l-metin olduğu gibi katiü'd-delalet olmak gerektir,” diyerek, yahudiler ve hıristiyanlarla diyalog ve dostluk kurmanın yasak olduğuna dair delilin Kur’an’ın ayetleri gibi sağlam bir metne dayandırılmasına rağmen, kastedilen anlamın kesin olmadığını belirterek , Yahudi ve Hristiyanlarla dost olmaya men değil , tahrif olan yahudilik dini ile yine tahrif olan hristiyanlık dinine dost olmaya nehy olduğunu belirtmektedir.
Şayet bu Ayeti Kerimeyi böyle bir anlam verilmemiş olunursa , yine Bediüzzamanın
“Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin!” ifadesinde dediği üzere , Ehl-i Kitab hanımları ile evlenmeye ruhsatı belirten (Maide .5/5 ) Ayeti ile çelişeceğine vurgu yapmaktadır.

Çünkü , hem dost edinmeyin hemde Hanımları ile evlenmenizde bir sakınca olmaz anlayışı , Kur’anın siyak ve sibak bütünlüğünü zedelemektedir.
Tefsirin devamında , Asr-ı Sadet döneminde, İslamın yeni nuzülü ile meydana gelen yeni bir Manevi inkılabat olduğundan, Sahabeyi Kiram bütün kıstaslarını bu noktadan yapmaktalardı , ve bu Din noktasında muhabbet veya düşmanlık beslerlerdi . Buna istinaden , Asrı Saadet döneminde gayri müslimlere muhabbette bir nifak endişesi vardı . Ancak , günümüzde yaşanana inkılabat manevi değil bir nevi medeni ve dünyevi bir inkılabat olduğundan , kıstas olarak medeniyeti nazara almak esastır.

Zaten , gayri müslimlerin çoğu da dinlerine bağlı olmadıklarından , onlarla dost olmak , hem medeniyet ve gelişmişlikleri noktasına hemde Dünyevi Barış ve Huzurun temini içindir. Bundan dolayı , Kur’andaki nehiy bunun kesinlikle kapsamamaktadır ! (Münazarat, Sayfa 71)

Ayrıca diyebilirizki , Hıristiyan ve Yahudilerle Dost olmayı nehy , tümü ile dost olmayı nehy şeklinde algılayanlar , Kur'anın şu Ayetlerini görmemezlikten geldiklerine üzülerek şahit olmaktayız :

Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8,)


“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)

De ki: “Ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; Allah’ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin.” (Âl-i İmrân, 64)

Hikem
20-12-2011, 18:43
Y Osmanlı okuduğunu anlamakta müşkilllik çekiyor...Mesela YOsmanlı şu cümleden ne anlıyor:'' Yahudi Ve Hıristiyanlarla dostlar olmayınız'' buyurulmamış, ''Yahudi Ve Nasarayı dost edinmeyin'' cümlelerini nasıl anlıyorsun?Üstadın ehli kitabdan hanımın olsa...sözünü tekrarlamadan anlat...

Turkbeyi
20-12-2011, 19:06
Kalb gözü, baştaki gözden daha keskin görür. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen, (Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı) buyuruluyor. (Necm 11)

(Gerçekte gözler değil, sinedeki kalbler kör olur) (Hac 46)

(Dünyada [kalb gözü] kör olan, ahirette de kördür.) [İsra 72]

HUD 24- Bu iki ayrı grubun meseli, kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Bunlar hiç eşit olabilirler mi? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?


dalga denizde olur sevda deli yurekllilerde ve ibrahimin delilerinde de olur saygilar

Mahabad
20-12-2011, 19:10
Şu iddianı bir de delillendirsende vatandaşlar yüksek ilmiinizden faidelenseler olmazmı?! Bekliyoruz, lüttfedin, efendim..!
yüksek ilim sahibi olmanın yolu, hıristiyanlık dinini ezbere bilmekten geçiyor gibi bir anlam çıkardın.
hıristiyanlıkla ilgili ne var ne yok sadece bir göz taraması ve akılda kalan bölümüyle bir iddiada bulundum.
ama o her zamanki yüksek tepeden bakma, daha açık söyleyeyim kibrini konuşturdun.
Bu kibirli ahvalini bırakıncaya kadar, kibrinizle saldırılarınız nedeniyle hakkımız şahsınıza haram olsun

Protestanların teslisi ret etmeleri ile ilgili bilgiyi Dinler Tarihi isimli A.Üniversitesinin yayını bir ders kitabından hatırlıyorum. Meğerse katoliklerin aksine, protestanlar papanın her sözünün doğru olmadığına, kilisilerde resim bulunmasına karşı çıkılmasıyla sınırlı bazı farklılıklarmış. müslümanım diyorsun bu durumda en fazla yanıldığımı söyleyebilirsin. Bundan öte bir laf kullanmak, yüksek ilim sahibi iddiasında bulunuyormuşum gibi laflar üretmek, yada alayısı ifadeler kullanmak müslüamna yakışmaz.

googleden aratınca protestanlığında teslisi kabul ettiğini görüyoruz.

teslise şiddetle karşı çıkıyor diyerek adres verdiğim protestanlık olmasa bile hıristiyanlık dininde teslisi ret eden hıristiyan mezhepleri mvcut
Üniteryan Üniversalizm (http://www.ihvanforum.org/wiki/%C3%9Cniteryan_%C3%9Cniversalizm),
Yehova Şahitleri (http://www.ihvanforum.org/wiki/Yehova_%C5%9Eahitleri)
Mormon (http://www.ihvanforum.org/wiki/Mormon)
Yeni Düşünce (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Yeni_D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce&action=edit&redlink=1),
Swedenborgian (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Swedenborgian&action=edit&redlink=1),
Manichaeism (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Manichaeism&action=edit&redlink=1)
Mesiyanik (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Mesiyanik&action=edit&redlink=1)

Son.Fedai
20-12-2011, 19:11
bunu yapabilmek icin önce kendi gibi düsünmeyen veya kendi grubundan olmayan müslümanlari düsman bilen senin gibi fitnecilerden kurtulmak gerek...
Neden kurtuluyorsun kardeşim

Eğer yanlışı varsa bu kardeşimizle diyalog kurup onu topluma kazandırsana

Yoksa diyalogu siz sadece gayrimüslimlerle mi yapıyorsunuz?

manifesto
20-12-2011, 19:14
Diye sorarlar. Adamlar ALLAH üçtür, Hz.İsa ALLAH'ın oğludur; sizin Peygamberiniz hak peygamber değildir diyor, sözde karikatürleri yayınlayarak hakaret ediyor, sizin kitabınız Kur'ân-ı Kerim hak kitap değildir, sizin dininiz hak değildir... diyor ve sonra onlarla aramızda amentüde ittifak oluyor... Eyvah eyvah!.. Ya Rabbi! Ne günlere kaldık!

Ben şu itirazları hala anlama noktasında sıkıntı çekiyorum.Benim anlama kıtlığım sanırım sebep.
120 BİN PEYGEMBER de ittifak var ancak Hz.Muhammed'e inanmıyorlar diye adamlara kızacakmısınız? :)
Nedir yani tekrarlamaktan dilimde tüy bitti Hz.Muhammed'e inansalar zaten müslüman olurlar EHLİ KİTAP demek gereği de kalmazdı.
Dert nedir ben anlamadım.
Ehli Kitap diyorsun adam Mekkeli Müşriklerden bahsediyor sınırlarda dolaşıyor yani.
Mekkeli müşriklere KİTAP indi de bizim mi haberimiz olmadı?

Hristiyanlık Yahudilik ve Müslümanlık arasında araştırma yapan dinsiz bir bilim adamı olsa en kısa sürece varacağı okta bu dinlerin birbirine ne kadar benzediğidir.
Çünkü hepsi aynı kaynaktan gelmiş.Bir kısmı sonradan tahrif olmuş ve geçerliliği kalmamış
Ancak tahrif olmuş kısmı ile bile bir çok ortak ve ittifak edilen mevzu varken bunu dile getirenleri kınamak beyhude iş
Avamca adamlar üç Tanrıya inanıyor deyip basitlikle işi geçiştirmek de mümkün
Amerika Irak'ı işgal etti,tüü bu hristiyanlara, hep diyalogcular deyip gülmek de mümkün :)

Hikem
20-12-2011, 19:15
Mahabad bu ne öfke?! Bak araştırınca yanlışlık ortaya çıkıyor...Biraz daha kibar olmanızı rica ediyorum.....Size öfke hiç yakışmıyor..Size ancak nezaket yakışınr,değilmi? Saniyen İslam dışışında hiç bir din Allaha şirk koşmaktan münezzeh değildir...Mesela Lailhe ilallah bile deseler, onlar için necat yolu yoktur.Zira Resulü Ekrem gerçek Tevhidi beyan eden bir resüldür.Hazreti Musa, Hazreti isa aleyhiselamlar bile resülü Ekremin zamanında bulunsalardı, Ona tabi olmaktan başka yolları yoktur...Hıristiyanlığın günümüzdeki bütün mezhebleri şirk içindedir...İster teslisi kabul etsin ister etmesin..Oldumu kardeşim...

saglıkcı
20-12-2011, 19:19
Kuran-ı Kerimin bir harfini inkar eden kafir olurken,efendim şu bu bırakın bunları.Kafirlere bu ne muhabbet.

Mahabad
20-12-2011, 19:20
sen kibrine bak hikem, terk et o kibri.
Şu iddianı bir de delillendirsende vatandaşlar yüksek ilmiinizden faidelenseler olmazmı?! Bekliyoruz, lüttfedin, efendim..! diyen sensin hikem.
bu kadar uzun bir cümleyle kibir resitali yapan sensin hikem

Hikem
20-12-2011, 19:23
sen kibrine bak hikem, terk et o kibri.
Şu iddianı bir de delillendirsende vatandaşlar yüksek ilmiinizden faidelenseler olmazmı?! Bekliyoruz, lüttfedin, efendim..! diyen sensin hikem.
bu kadar uzun bir cümleyle kibir resitali yapan sensin hikem

efendim ne var bunda, anlayamadım....Siz Protestan mezhebiinin teslise inanmadığı gibi fahiş bir hata yaparken, bendenizin bu şekilde delil taleb etmem, niçin hoşunuza gitmedi....Çok rica ederim..

Son.Fedai
20-12-2011, 19:26
Mekkeli müşriklere KİTAP indi de bizim mi haberimiz olmadı?

Evet bir şeyden haberiniz yok

Yalnız dediğiniz şeyden değil;

Mekkeli müşriklere kitap inmedi de size inen kitapta sizin AMENTÜDE İTTİFAK ettiğinzi kişilere KAFİR dendi.

Sizin bundan haberiniz yok.

Hikem
20-12-2011, 19:35
Evet bir şeyden haberiniz yok

Yalnız dediğiniz şeyden değil;

Mekkeli müşriklere kitap inmedi de size inen kitapta sizin AMENTÜDE İTTİFAK ettiğinzi kişilere KAFİR dendi.

Sizin bundan haberiniz yok.


Müthiş bir cümle!

Son Fedai bu cümlen favkalade isabetli oldu...Şahane bir cevab..Tebrik ederim...

Mahabad
20-12-2011, 19:36
yüksek ilim sahibi olmanın yolu, hıristiyanlık dinini ezbere bilmekten geçiyor gibi bir anlam çıkardın.
hıristiyanlıkla ilgili ne var ne yok sadece bir göz taraması ve akılda kalan bölümüyle bir iddiada bulundum.
ama o her zamanki yüksek tepeden bakma, daha açık söyleyeyim kibrini konuşturdun.
Bu kibirli ahvalini bırakıncaya kadar, kibrinizle saldırılarınız nedeniyle hakkımız şahsınıza haram olsun

Protestanların teslisi ret etmeleri ile ilgili bilgiyi Dinler Tarihi isimli A.Üniversitesinin yayını bir ders kitabından hatırlıyorum. Meğerse katoliklerin aksine, protestanlar papanın her sözünün doğru olmadığına, kilisilerde resim bulunmasına karşı çıkılmasıyla sınırlı bazı farklılıklarmış. müslümanım diyorsun bu durumda en fazla yanıldığımı söyleyebilirsin. Bundan öte bir laf kullanmak, yüksek ilim sahibi iddiasında bulunuyormuşum gibi laflar üretmek, yada alayısı ifadeler kullanmak müslüamna yakışmaz.

googleden aratınca protestanlığında teslisi kabul ettiğini görüyoruz.

teslise şiddetle karşı çıkıyor diyerek adres verdiğim protestanlık olmasa bile hıristiyanlık dininde teslisi ret eden hıristiyan mezhepleri mvcut
Üniteryan Üniversalizm (http://www.ihvanforum.org/wiki/%C3%9Cniteryan_%C3%9Cniversalizm),
Yehova Şahitleri (http://www.ihvanforum.org/wiki/Yehova_%C5%9Eahitleri)
Mormon (http://www.ihvanforum.org/wiki/Mormon)
Yeni Düşünce (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Yeni_D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce&action=edit&redlink=1),
Swedenborgian (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Swedenborgian&action=edit&redlink=1),
Manichaeism (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Manichaeism&action=edit&redlink=1)
Mesiyanik (http://www.ihvanforum.org/w/index.php?title=Mesiyanik&action=edit&redlink=1)


sen kibrine bak hikem, terk et o kibri.
Şu iddianı bir de delillendirsende vatandaşlar yüksek ilmiinizden faidelenseler olmazmı?! Bekliyoruz, lüttfedin, efendim..! diyen sensin hikem.
bu kadar uzun bir cümleyle kibir resitali yapan sensin hikem

efendim ne var bunda, anlayamadım....Siz Protestan mezhebiinin teslise inanmadığı gibi fahiş bir hata yaparken, bendenizin bu şekilde delil taleb etmem, niçin hoşunuza gitmedi....Çok rica ederim..
fahiş hata mı yaptım?
yaptıysam o zaman çıkıp o iddianız yanlış dersin. bundan öte laf kullanamazsın.
kullanırım diyorsan kibrine yenik düştüğüne işarettir.

Şu iddianı bir de delillendirsende vatandaşlar yüksek ilmiinizden faidelenseler olmazmı?! Bekliyoruz, lüttfedin, efendim..! lafını kullandıktan sonra ne var bunda demek pişkinliğe girer.
müslümanlığa ise hiç sığmaz.
tepeden tırnağa ilimle donatılsanda (bu 3'üncü defadır kibrinle karşılaşıyorum.) kibir Allah katında kulların sakınması istenen harekettir.

Hikem
20-12-2011, 19:37
Efendim dua buyurunda bu illetten kurtulayım, inş. ne yapayım daha başka..

manifesto
20-12-2011, 19:39
Mekkeli müşriklere kitap inmedi de size inen kitapta sizin AMENTÜDE İTTİFAK ettiğinzi kişilere KAFİR dendi.

Sizin bundan haberiniz yok.

Bunlara (hristiyan/yahudi) müslüman diyen mi oldu? nedir yani mesele? Ehli kitap ve müşrikler diyerek 2 cümlede ayrım tamamlanmış, yeni mi fark ettiniz siz?

Son.Fedai
20-12-2011, 19:55
Ehli kitap ve müşrikler diyerek 2 cümlede ayrım tamamlanmış, yeni mi fark ettiniz siz?
Yeni fark etmedim

Ama siz şunu farkettiniz mi?


Ehl-i Kitap olanlara (Yahudi ve Hristiyanlara) kafir denir mi? Kafir kimlerdir?

Cevap 2: Allah'ın emir ve yasaklarını, bütün İslamî hükümlerini kabul ederek İslam'ı bir nizam olarak görmek iman gereğidir. Bunlardan bir kısmını red etmek veya İslâm'ın çağımızda uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürüp bir hükmünü bile olsa red eden kimseler kâfir olur.

Yahudi ve hristiyanların bozuk inançları yüzünden imansız durumuna düşmeleri hakkında Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

"Şüphesiz ki: "Allah ancak Meryemoğlu İsa Mesih'tir", diyenler kâfir olmuşlardır. Ey Muhammed! Deki: "Allah, Meryemoğlu İsa Mesih'i, anasını ve bütün yeryüzündekileri helâk etmek istese, O'na kim engel olabilir? Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti yalnız Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır. Allah her şeye kadirdir" (el-Mâide, 5/17)

"Şüphesiz, Meryemoğlu Mesih (İsâ), Allah'ın kendisidir" diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki bizzat Mesih şöyle demiştir: "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Çünkü kim Allah'a eş koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılar" (el-Maide, 5/72).

"Allah, şüphesiz üçün (üç Tanrının) biridir" diyenler kafir olmuştur. Halbuki bir tek ilâhtan başka hiç bir ilâh yoktur" (el-Mâide, 5/73).

Yahudi ve hristiyanların ilâh inancının, inkârcıları taklitten ibaret olduğu şöyle belirtilir:

"Yahudiler; "Uzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hristiyanlar da: "Mesih (İsa) Allah'ı n oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla geveledikleri sözler olup, güya bununla, daha önce yaşayan inkarcıların sözlerini taklit ediyorlar" (et- Tevbe, 9/ 30).
http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/18714/ehl-i-kitap-olanlara-yahudi-ve-hristiyanlara-kafir-denir-mi-kafir-kimlerdir.html

Demek ki neymiş?

Gayri Müslim olup ta ehli Kitap olanlar (yahudi ve hristiyanlar) yoldan çıkmış kafirlermiş

Kim diyor?

Alemlerin Rabbi Allah CC

İtirazı olan?

Bir müslüman bir gayrimüslimle TİCARİ konuda ittfak yapabilir, SAVAŞ konusunda ittifak yapabilir din hariç her konuda ittifaka yapabilir

AMA BİR MÜSLÜMAN DİN KONUSUNDA, İNANÇ KONUSUNDA BİR GAYRİMÜSLİMLE İTTİFAK YAPAMAZ. İTTİFAK HALİNDE OLAMAZ

Ona kalırsan DEİST ler de Allah CC a inanıyor

Onlarla da mı aranızda ittifak var?

Budistler, puta tapanlar da HAŞA EN büyük Tanrı diye bir Tanrıya inanıyor, ya da Hindistan da bir sürü tek tanrılı din var onlarla da mı aranızda ittifak var?

Son.Fedai
20-12-2011, 20:16
DİNLERARASI DİYALOG TUZAĞI ve Dinde reform

ÖNSÖZ

Hıristiyan âlemi, özellikle İngilizler, 18. asırdan itibaren, İslam âlemine karşı uyguladıkları planları gözden geçirmeye başladılar. Çünkü, asırlardır uyguladıkları yıkma amaçlı planlar istenilen neticeyi vermemişti.

Netice alabilecekleri yeni projeler üretmeye koyuldular. O güne kadar uyguladıkları taktik; güç kullanarak zorla hedefe varmaya yönelikti. Artık bundan vazgeçmenin zamanı gelmişti. Çünkü bu yolla, Müslümanlara zarar veremedikleri gibi, aksine güce karşı güç oluşturup blok halinde karşılarına çıkma hareketleri başlamıştı.

Yeni projede, Müslümanları parçalayıp, birbirine düşürerek kaleyi içeriden fethetmeyi amaçlıyorlardı. Bunun için de, çeşitli ırk ve dildeki insanları tek vücud halinde dimdik ayakta tutan İslam dininin dejenere edilmesi, asli unsurlarından uzaklaştırılması gerekiyordu.

Yaptıkları araştırmalar neticesinde, bu birliği sağlamada, en büyük etkenin, halkın şeksiz şüphesiz inandığı, itimat ettiği İslâm âlimleri ve eserleri olduğunu gördüler. İslam âlimleri ve eserleri, halkın gözünden düşürüldüğü takdirde kalenin surlarının yıkılmış olacağını, böylece içeri sızmanın çok kolay olacağını anladılar.
Birşeyi yapmak için de yıkmak için de o şeyi iyi bilmek gerekir. Bu prensip gereği, İslamiyeti en ince teferruatına kadar bilen binlerce casus yetiştirdiler. İslam âlemine dağılan bu Müslüman, hatta âlim kılıklı ajanlar, Müslümanların inancını hassas noktalardan karıştırmaya başladılar. İngiliz Entilejans servisi elemanlarından Hempher hatıratında (1730) İslam ülkelerinde beşbin elemanlarının bulunduğunu yazmaktadır.

Bu faaliyetlerin amacı ileride yapılacak “Misyonerlik” faaliyetlerine bir zemin hazırlamaktı. Çünkü, sağlam bir inancı olan Müslümanının, Hıristiyan olması mümkün değildi. İnancı bozularak, boşlukta kalan kimseler ancak buna ilgi duyardı.
Çeşitli sinsi faaliyetlerle, İslam âlimleri ve kıymetli eserleri gözden düşürülüp, halk doğrudan, hadislere ve Kur’an-ı kerime yönlendirilince, acemi kaptanların elinde kalan rotasını kaybeden gemi gibi, İslam dünyası da alabora oldu.

Bu safhada, elde ettikleri İslam âlimi bilinen kimseleri hemen devreye sokup, gemiyi kurtarmak gerekçesiyle “İslamda reform” projelerini ortaya attılar. Aslında bu proje, gemiyi rotasına sokmak için değil, iyice rotadan çıkarmak gayesine yönelikti. Reform faaliyetleri ile gerçek İslamdan uzaklaştırılıp “İslam” adı altında İslamla ilgisi olmayan inançlara itildi. Bunun için de, toplumlarda “İnanç boşluğu” oluştu. Maksat da buydu zaten; bunun ardında, 19. yüzyılda “Misyonerlik” faaliyetlerine ağırlık verildi.

Hemen bunun arkasından da “Misyonerliğe” takviye için, “Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü” projesi devreye sokuldu. Bu proje ile İslamiyetin içi boşaltılıp, emir ve yasağı olmayan felsefi bir sistem haline getirmekti gayeleri. Bu, sondan bir önceki safhaydı. Bundan sonrası, “Hıristiyanlıştırma” projesidir.

İşte biz bu kitabımızla, sondan bir önceki, “Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü” projesini, bütün yönleri ile projenin mimarlarının ağzından ve çeşitli yorumlarla sizlere sunuyoruz. Son yorum siz değerli okuyucuların!..

Ayrıca kitaba katkılarından ve takriz yazma nezaketinden dolayı değerli ilim adamımız, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Kürsüsü Bilimdalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Ayvallı Hoca’ya da teşekkürlerimi arz ederim.

Mehmet Oruc

...
1984 yılından beri "Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası"nın başkanlığını yapan Kardinal Francis Arinze ise, geçmişten bugüne gelinen noktayı anlatırken bunun Kilisenin bir misyonu olduğunu ifade etmektedir: "Papa VI. Paul'ün vizyonu gerçekleşmektedir. Çünkü dinlerarası diyalog, Kilise misyonunun normal bir parçası olarak görülmektedir" (Bulletin, 59/XX - 2, 1985, 124).

Papa’yı ziyaretinde Fethullah Gülen de bu konuyu vurgulamıştır:
“Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz.” (F. Gülen’in Papa’ya mektubundan, Zaman,10.2.1998)
...
(Sizler bu savunmalarınızla Kiliseye, papaya, papalık konseynin misyonuna hizmet ettiğinizin farkında mısınız)
....
Türkiye’den Papa’yla görüşmesi icab eden birisi varsa, bu sadece Diyanet İşleri Başkanı olmalıydı, niye Fethullah Hoca gitti?

Müftü değil, imam değil, vaiz değil, müezzin bile değil. Yani hiçbir resmî hüviyeti yok. Buna rağmen kendisiyle görüşülmesi oldukça zor olan, ve değme resmî insanın 6 ayda bile kolay kolay görüşemediği Papa’yla rahatça görüşebiliyor; hayret. Bunda bir anormallik yok mu?
...

www.mehmetoruc.com/pdfs/diyalog.pdf

Evet

Neden Fethullah Hoca gitti?

Müftü değil, imam değili vaiz değil, müezzin bile değil

Neden Fethullah Hoca?

manifesto
20-12-2011, 20:38
Ona kalırsan DEİST ler de Allah CC a inanıyor


Budistler, puta tapanlar da HAŞA EN büyük Tanrı diye bir Tanrıya inanıyor, ya da Hindistan da bir sürü tek tanrılı din var onlarla da mı aranızda ittifak var?
Cevap yazabilmek için iyice saçmaladın ha.Bence acele yazma google amcada biraz daha araştırma yap öyle yaz.
Ayetleri buraya kes kopyala ile bir yere varamayız ki.Kendince yorumluyor keyfine göre hükümler veriyorsun.


Evet

Neden Fethullah Hoca gitti?

Müftü değil, imam değili vaiz değil, müezzin bile değil

Neden Fethullah Hoca?
:) Hey Allah'ım ya sabır.
Gülen aklına esti ya arkadaş yarın da bir Papa'ya ziyaret yapayım bu aralar canım sıkkım bakalım kanki nasıl ,deyip gerçekleşmiş bir ziyaret değil
Papa davet ediyor Gülen'de kabul ediyor,birine bir laf diyeceksen bu ziyaretle ilgili ölen Papanın yakasına yapış
ULEN SEN NİYE BEN VARKEN GÜLEN'İ DAVET ETTİN diye hesap sor

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 20:40
Y Osmanlı okuduğunu anlamakta müşkilllik çekiyor...Mesela YOsmanlı şu cümleden ne anlıyor:'' Yahudi Ve Hıristiyanlarla dostlar olmayınız'' buyurulmamış, ''Yahudi Ve Nasarayı dost edinmeyin'' cümlelerini nasıl anlıyorsun?Üstadın ehli kitabdan hanımın olsa...sözünü tekrarlamadan anlat...

onlarin dinlerine kültürlerine,ahlaklarina,inanclarina,örf ve adetlerine özenme sebebiyle dost edinmeyiniz manasinda anliyorum.

Son.Fedai
20-12-2011, 20:45
Ayetleri buraya kes kopyala ile bir yere varamayız ki.Kendince yorumluyor keyfine göre hükümler veriyorsun.
Bence de sen savunma adına ne deyip ne yaptığını bilmiyorsun

O Ayetleri be yazmadım. HAŞA...

Altında link var. Sorularla islamiyet sitesi. Nurcuların sitesi yani...

Bundan haberin var mı?



:) Hey Allah'ım ya sabır.
Gülen aklına esti ya arkadaş yarın da bir Papa'ya ziyaret yapayım bu aralar canım sıkkım bakalım kanki nasıl ,deyip gerçekleşmiş bir ziyaret değil
Papa davet ediyor Gülen'de kabul ediyor,birine bir laf diyeceksen bu ziyaretle ilgili ölen Papanın yakasına yapış
ULEN SEN NİYE BEN VARKEN GÜLEN'İ DAVET ETTİN diye hesap sor
O soruyu da ben sormadım

Mehmet Oruç sormuş...

Prof. lar la desteklenmiş Diyalog kitabında

Haberin var mı bundan?

Haa

Ben sana bi soru sorayım

PAPA neden resmi hüviyeti olmayan birini böyle bir iş için davet etmiş?

Şimdi haberin olmadığı için "git papaya sor" dersin artık

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 20:47
Neden kurtuluyorsun kardeşim

Eğer yanlışı varsa bu kardeşimizle diyalog kurup onu topluma kazandırsana

Yoksa diyalogu siz sadece gayrimüslimlerle mi yapıyorsunuz?
diyalog karsilikli olur.Bumnlarin diyalog kurma gibi niyetleri olsaydi iftiralarini atmadan önce,milletin karsisina cikip uluorta yalan yanlis bilgilerle milleti kiskirtmadan önce belki yanlis anlasilma olmus olabilir düsüncesiyle suclanilan konuyla ilgili suclanilan kesimle diyalog kurup cevab hakki verirlerdi,niyet okurlugu yapmadan önce meseleyi enine boyuna arastirirlardi , samimi olsalardi yumusak uslub kullanirlardi,kuranin elestiri usulüne göre hareket eder,islam kardesligi hukukuna aykiriliktan uzak dururlardi,yargisiz infazda bulunmazlardi,sui zan ile hareket etmezlerdi...

Beyni yikanmis,gözü dönmüs,damgayi vurmus insanlarla diyalog nasil kurulur anlatta ögrenelim...

Son.Fedai
20-12-2011, 20:53
Beyni yikanmis,gözü dönmüs,damgayi vurmus insanlarla diyalog nasil kurulur anlatta ögrenelim...
Diyalogcuların yapmadığı şekilde

Yani Hz. Rasulallah SAV ın hayatında ve ehli sünnetin geçmişinde saklı bu bilgi.

Müslümanlarla diyalog yapıp araştırırsan bulursun

Tabi gayrimüslimlerle diyalogdan vakit bulabilirsen

Ayrıca diyalog ustası sizsiniz

Bu soruyu bana sormanıza şaşırdım

manifesto
20-12-2011, 20:53
PAPA neden resmi hüviyeti olmayan birini böyle bir iş için davet etmiş?

Şimdi haberin olmadığı için "git papaya sor" dersin artık

Evet git Papa'ya sor bence de niye Gülen2i davet ettiğini sor.Kim bilir diyaloğa açık bir insan olduğu için olabilir mi?

Sorularla islamiyet Nurcu bir site falan değil.Her işin altında Nurcuları aramaktan vazgeçin.
Bugün ki diyalog çabası İslam'ın 1400 yıl önce yaptığı diyalog çağrısının bir aksi.Gelin aramızda ahd edelim ve Tek bir yaratıcıya inanalım onun etrafında toplanalım birbirimizi Rab edinmekten vazgeçelim çağrısına bir cevap.

Son.Fedai
20-12-2011, 20:58
Evet git Papa'ya sor bence de niye Gülen2i davet ettiğini sor.Kim bilir diyaloğa açık bir insan olduğu için olabilir mi
Ondan haberin yok bundan haberin yok

Haberin olmayan şeyleri ne yazp duruyorsun o zaman?

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 21:18
efendim ne var bunda, anlayamadım....Siz Protestan mezhebiinin teslise inanmadığı gibi fahiş bir hata yaparken, bendenizin bu şekilde delil taleb etmem, niçin hoşunuza gitmedi....Çok rica ederim..

bu vesileyle protestanlarinda teslis inancina sahib olduklarini anlamis olduk ama ayni zamanda Üniteryan Üniversalizm,Yehova Şahitleri,Mormon,Yeni Düşünce,Swedenborgian,Manichaeism,Mesiyanik gibi ehli kitabin teslis inancini kabul etmediklerinide ögrenmis olduk.
Bu onlari kafirlikten kurtarmaz ama ALLAHI birlemek,üclemekten iyidir...ayrica kuranda ehli-kitab hakkinda olumlu ayetlerde var,bunlari ne yapacagiz?


peki asagdaki ayetlere ne diyeceksiniz?:

“Şüphe yok ki mü'minler ile yahudilerden ve nesara ile sabir taifesinden herhangi kimseler Allahu Teala'ya, ahiret gününe iman edip salih amellerde bulunmuş olurlarsa onlar için Rabb'leri indinde mükafatları vardır ve kendilerine asla korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Sure-i Bakara, Ayet 62)

1- Bu mübarek ayet bir İsa (Aleyhis-selam), Musa (Aleyhis-selam) zamanında onlara iman edenleri

2- Onların içinde kendi dininde olduğu halde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e ve onun yaptıklarına itiraz etmeyip yukarda yazdığımız gibi olanlar vardır.

* * *

“Ve şüphe yok ki ehli kitaptan öyleleride vardır ki, Allahu Teala'ya ve size indirilmiş olana ve kendilerine indirilmiş olanlara iman ederler. Allah için korkar bulunurlar Allahu Teala'nın ayetleri ile az bir bahayı satın almazlar. İşte onlar için Rableri nezdinde mükafatları vardır. Muhakkak Allahu Teala hesabını pek çabuk görendir.” (Sure-i A'li İmran, Ayet 199)

(Bizzat Kur'an-ı Kerim'de Allahu Teala şöyle buyuruyor) : Ehl-i kitaptan Allahu Tealaya sevilen hem kendilerine hem size indirilmiş olana iman ederler. Allah için korkarlar. Dünya menfaati karşılığında Allah'ın kitabını okumaz, almaz, satmaz ancak Allah için, ahiret için yaparlar. (Çünkü dünyalık için dünya menfaatı için olanın hepsi azdır. ayette az bir pahaya satmazlar dediği dünya malının hepsi azdır ahiret için olan çoktur.) Allahu Teala mahşerde onların mükafatlarını verecektir. (Allahu Teala'nın verdiği mükafat cennettir.)

* * *

“Siz insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz, maruf ile emredersiniz, münkerden nehy eylersiniz ve Allah'u Teala'ya iman ediyorsunuz. Eğer ehl-i kitapta iman etselerdi elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan mü'min olanlar vardır, en çoğu ise fasık kimselerdir.” (Sure-i A'li İmran, Ayet 110)

Ehl-i kitaptan mü'min olanlarda vardır. Mü'minler cennete girer. Ehl-i kitabın çoğu ise fasık kimselerdir. Ehli kitaptan olan kafirlerin içinde de mü'minlerin olup cennete girebileceklerini söylüyor.

http://www.kadiritarikati.com/haki-payi-fahri-alem-mustafa-1/bize-sorulan-sorular-ve-cevablari/109?etiket=%C3%B6yleleri


“Hepsi müsavi (eşit) değildirler. Ehl-i kitaptan bir müstakim cemaat vardır ki, gece saatlerinde Allahu Teala'nın ayetlerini okurlar ve onlar secde ederler.” (Sure-i A'li İmran, Ayet 113)

Bu ayette Allahu Teala ehl-i kitaptan olup yani Allahu Teala'nın indirdiği dört büyük kitap İncil, Tevrad, Zebur Kur'an-ı Kerim bunların içinde tam çalışabilenlerin cennete girebileceğini söylüyor. İtikad yönü islamınkinden ayrı olmamalıdır.

* * *

“Onlar ki haksız yere ancak Rabbimiz Allah'tır demelerinden dolayı yurtlarından çıkarıldılar. Eğer nasın bazılarını bazıları ile Allah'ın def etmesi olmasa idi manastırlar, kiliseler, havralar ve içlerinde Allah'ın adı çok zikredilen mescidler elbetteki yıkılırdı ve elbette ki Allah kendi dinine yardım edenlere yardım eder. Şüphe yok ki Allah elbette pek kuvvetlidir pek izzetlidir.” (Sure-i Hac, Ayet 40)

Manastırlar, kiliseler, havralar, mescidler bunların içinde Allahu Teala'yı zikr edip Allahu Teala'ya sevilenlerin olduğunu Kur'an-ı Kerim'de haber veriyor. Atasözü: «Kafire kafir demek doğru değildir.» Yani kafirlerin içinde kafir görünüp müslüman olanlarda vardır. Fatih İstanbul'u alacağı zaman Fatihe yardım eden « Ya Vedüd» ismine mazhar olan kilisedeki papaz meşhurdur. Fatih İstanbul'u alınca Ayasofya kilisesinin içinde araştırdı, bulamadı. Hocası Ak Şemseddin Hazretlerine sordu. O ölülere bakın onun sırtında nurla ya Vedüd yazılıdır. Ya Vedüd ismine mazhardır dedi, aradılar birisinin sırtında ya vedüd isminin Allah tarafından sırtına naks edildiğini gördüler. Bazı alimlere göre bu papazın müslüman olup gizli din taşıdığını söylerler.

* * *

“Ve ehl-i kitap ile en ziyade güzel sûretten başkasıyle mücadele etmeyin. Onlardan zulm edenler ise müstesna ve deyiniz ki: Bize indirilmiş olana biz iman ettik ve bizim ilahımız ile sizin ilahınız birdir ve biz ancak ona teslim olmuş olanlarız.” (Sure-i Ankebut, Ayet 46)

Çünkü onlar Allah bir diyor. Biz de Allah bir diyoruz. Onlarda Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'e inanma var, ümmet olarak amel etme yok. Abdest, namaz, oruç vs.. en çok onlar cehennemde bunları yapmadıklarının cezası miktarınca yanar cennete gider. Cennet sekizdir. Bizim Peygamberimizin ümmeti

1- Firdevsi ala'da

2- Cenneti naimde olacak. Geriye altı cennet kalıyor. Sadece Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in ümmeti bu altı cennete girse içinde kaybolurlar. Bunlar evvelki peygamberler zamanında olan ümmetlerdir.

Yine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'in cennet ehli 120 saftır. Her safın uzunluğu bir at gidişiyle 100 senelik yoldur. Bunun 80 safı benim ümmetim 40 safı diğer peygamberlerin ümmetidir. (Sünen-i Tirmizî, Cild 4, Hadîs No: 2670)

Yine eski peygamberlere sağlığında iman edenler 40 saf değil bir safı bile dolduramaz. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) benim ümmetimden 70bin kişi hesabsız, sualsiz cennete girer. Her birisi de cehennemde yanan yetmişbin kişiyi cehennemden kurtarır cennete girdirir. (Sünen-i Tirmizi, Cild 4, Hadis No: 2554) İşte yetmişbin ile yetmişbin çarpılırsa o saflardan bir çok saf doldurur. Onlar Allah bir, sizin Allah'ınız bizim Allah'ımız birdir derler. Cehennemde Allah bir diyen ebedi kalmayacak. (Kütüb-i Sitte, Cild 14, Hadis No: 5091, Cild 2, Sayfa: 263)

http://www.kadiritarikati.com/haki-payi-fahri-alem-mustafa-1/110

yusufsaid
20-12-2011, 21:21
"amen!" tüh! "amin" diyecektim, dil alışkanlığı oldu!!!

ŞehbaL
20-12-2011, 21:23
O zaman herkes hırıstiyan olsun :P hıristiyanlık İslam'dan -nefsi bakımdan- daha kolay :P Ya da dur dur Yahudi olalım. Yahudilik egoyu pek bi havada tutuyor :oleyo:

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 21:26
bunu yapabilmek icin önce kendi gibi düsünmeyen veya kendi grubundan olmayan müslümanlari düsman bilen senin gibi fitnecilerden kurtulmak gerek...

Bana bak Yeni- OSMANLI!.Sen ne dediğinin farkında mısın?Allah korusun fitnebazlık zulümdür haramdır.Bu bize asla yakışmaz.Cübbeli Ahmet hakkında sinsice düşmanlığınız sizin nasıl bir zihniyette olduğunuzu gösteriyor.Biz burada defalarca söyledik.Cübbeli Ahmet konusu kapansın diye..Habire bunu kaşıyanlara bak bakalım kimmiş fitnebaz?...

Fethullah Gülen'in dinlerarası dialogta ısrar etmesi onun ne niyette olduğunu herkes öğrenmiştir.Biz böyle şeylerin açığa çıkarılmasında eğer fitne arıyorsanız sizin ne kadar cahil ve gafil olduğunuzun kanıtıdır.Yahudile ve hıristiyanlar cennete girecekse o zaman bu cehennem boş kalacak demektir.Bakara Suresinin 62.nci AYETİ CIMBIZLAYIP KENDİ NEFİSLERİNİN ARZULADIKLARI GİBİ DÜNYA KAMUOYUNA DUYURULMASI İSLAM'A İHANETTİR.BUNUN VEBALİ ÇOK BÜYÜKTÜR.GELECEK NESLİN İTİKADI AYNEN HIRSİTİYAN MÜSLÜMAN OLMA DURUMUNA DÖNÜŞMESİ KAÇINILMAZDIR.ALLAH KORUSUN, YAKIN GELECEKTE GAVURLARIN AYİNLERİ CAMİLERDE YAPILIRSA BUNDA HİÇBİR KUSUR ARAMAYACAKSINIZ.ÇÜNKÜ SİZ BÖYLE OLMASINI İSTEDİNİZ.

Hikem kardeşimizin sıon mesajları takdire şayan olup hepinizi uyarmak için bir paylaşımda bulunmuştur.Bu saatten sonra sizler gerçek ve hakikatleri gizlemeye çalışırsanız o zaman Allah'ın üzerinizde ki azabına layık olursunuz.Bizim maksadımız asla fitnebazlık değil, bilakis bu gaflet ve delalet bataklığından sizleri bir an için kurtarmak istiyoruz.Maksadımız bu yüce İslam'ın muharrefleşmesine asla razı olmadığımızı anlatmaya çalıştık.Aklı olan bizim bu uyarılarımıza kulak verir ve kendisine çeki düzen vermeye çalışır.itikadı bozuk olanın amelide heba olur vesselam...

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 21:26
Evet bir şeyden haberiniz yok

Yalnız dediğiniz şeyden değil;

Mekkeli müşriklere kitap inmedi de size inen kitapta sizin AMENTÜDE İTTİFAK ettiğinzi kişilere KAFİR dendi.

Sizin bundan haberiniz yok.

ama ayni kitabda bunlara Hak din islamin teblig edilmesi emredildi...
islam alimleri İslâm’ın tedrîci olarak anlatılmasıni tavsiye ederler.
Bunun ilk adimi korkulari ve önyargilari kaldirmaktir,ikinci adimi Allahin tekbir oldugunu,ortagi,oglu vs olmadigini anlatmaktir,daha sonra diger meselelere gecilir.teblig usulünde benzerliklere dikkat cekmek karsi tarafa islama yakinlik hissetmesine ve benimsemesine sebebiyet verebilir....farkliliklara dikkat cekmek daha sonralara birakilir.

Son.Fedai
20-12-2011, 21:36
ama ayni kitabda bunlara Hak din islamin teblig edilmesi emredildi...
islam alimleri İslâm’ın tedrîci olarak anlatılmasıni tavsiye ederler.
Bunun ilk adimi korkulari ve önyargilari kaldirmaktir,ikinci adimi Allahin tekbir oldugunu,ortagi,oglu vs olmadigini anlatmaktir,daha sonra diger meselelere gecilir.teblig usulünde benzerliklere dikkat cekmek karsi tarafa islama yakinlik hissetmesine ve benimsemesine sebebiyet verebilir....farkliliklara dikkat cekmek daha sonralara birakilir.
Evet doğru islam tebliğ dinidir.

Ama islam tebliğ dinidir diye inancınızdan, dininizden taviz verin denmemiş.

Tebliğin ne şekilde yapılacağı, yapılması gerektiği de bildirilmiştir

Hz Rasulallah SAV nasıl yapmışsa, sahabe efendilerimiz RA nasıl yapmışsa, ehli sünnet nasıl yapmışsa hak olan doğru olan odur

Siz diyalogculardan önce de islam tebliğ ediliyordu

Bu zamana kadar tebliğ edenlerin içerisinde "AMENTÜDE İTTİFAK" diye birşey duyulmamıştır.

Bu zamana kadar tebliğ edenlerin içerisinde "TEMSİLİ SIRAT KÖPRÜSÜ" diye birşey duyulmamıştır.

(diğerlerini yazmıyorum liste uzun)

Diyalogcuların kullandığı yollardan hiçbirisi duyulmamışltır

Duyduysanız yazın biz de bilelim.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 21:39
O zaman herkes hırıstiyan olsun :P hıristiyanlık İslam'dan -nefsi bakımdan- daha kolay :P Ya da dur dur Yahudi olalım. Yahudilik egoyu pek bi havada tutuyor :oleyo:

Hristiyanlik BATIL bir din cünkü tahrif edilmis,islam gelince digerleri gecersiz olmus oluyor.
Kurtulus yolu islamdadir...
Onlar Allaha inansada islamin emrettigi gibi inanmiyorlar,meleklere inansada islamin emrettigi gibi inanmiyorlar,kitablara inansada kurana inanmiyorlar,peygamberlere kismen inansalarda son peygambere (sav) inanmiyorlar,ahiret gününe ve kadere inansalarda islamin emrettigi gibi inanmiyorlar...vs...vs...
Demekki zahirde benzerlikler var.teferruatta yok.Bu benzerlikler sevbebiyle "amentüde ittifakiz" demis,yani bizim amentümüzdeki Allah,melekkitab,,peygamber,kader ve ahiret inanci onlardada var oldugundan böyle bir kelime kullanmis ama herkes biliyorki bu onlarin kurtuluslarina yetmez,bu onlari Hak din yapmaz,bu onlarinda cennete girmesini saglayamaz cünkü Allaha inansalarda farkli inaniyorlar,meleklere inansalarda farkli inaniyorlar vs...vs...
Teferruata ve farkliliklara dalmadan önce benzerliklerde ittifak edip bunun üzerine diger meseleleri teblig ederek kendilerine yaklasabiliriz...

Son.Fedai
20-12-2011, 21:41
Kurtulus yolu islamdadir...
Kardeşim

Madem kurtuluş yolu islam da seninle aynı inançta olan yani amentüde ittifak eden kişiye nasıl izah edeceksin bunu

Hem amenüde ittifak var de hem de kurtuluş islamda de.

Bu ne lahana turşusu bu ne perhiz

Anlayamadım yani...

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 21:45
Ama islam tebliğ dinidir diye inancınızdan, dininizden taviz verin denmemiş.


her dogru her yerde söylenmez,bu taviz degil tedbirdir.
hersey vakti zamani geldiginde söylenir.
Adamin biri islamdan nefret ediyor,korkuyor ürküyor,yanlis seyler duymus islam hakkinda,terör dini zanediyor...vs...böyle birine ben zina ayetleri veya cihad ayetleriylemi yaklasmaliyim?

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 21:47
diyalog karsilikli olur.Bumnlarin diyalog kurma gibi niyetleri olsaydi iftiralarini atmadan önce,milletin karsisina cikip uluorta yalan yanlis bilgilerle milleti kiskirtmadan önce belki yanlis anlasilma olmus olabilir düsüncesiyle suclanilan konuyla ilgili suclanilan kesimle diyalog kurup cevab hakki verirlerdi,niyet okurlugu yapmadan önce meseleyi enine boyuna arastirirlardi , samimi olsalardi yumusak uslub kullanirlardi,kuranin elestiri usulüne göre hareket eder,islam kardesligi hukukuna aykiriliktan uzak dururlardi,yargisiz infazda bulunmazlardi,sui zan ile hareket etmezlerdi...

Beyni yikanmis,gözü dönmüs,damgayi vurmus insanlarla diyalog nasil kurulur anlatta ögrenelim...


HUCURAT SURESİ-10. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.

Bu ayete göre hırıstiyan ve yahudiler bizim din kardeşlerimiz mi oluyor?.Nasıl olsa onlarla amentüde ittifaktayız diyordunuz?Bu nasıl çelişki böyle?!Bak ben dinlerarası dialog değil müslümanlararası dialog kurulsun diyorum defalarca...Bu ayet benim fikrimi teyid etmiyor mu?

Çok gafil ve delalet içindesiniz, uyanın yahu!.Kuran'a ters olan bir şeyi nasıl kabul edersiniz?.Allah'tan korkun diyoruz.

Bana bir hırıstiyan veya yahudi bulun ona İslam nasıl tebliğ edilirmiş görelim bakalım.Sizin gibi ılımlı müslüman Ilımlı İSLAM PRENSİBİ GİBİ DEĞİL,ONLARIN SAPIK VE BATIL İTİKADLARINI YÜZLERİNE VURACAĞIZ.HEM DE KUR'AN AYETLERİYLE BİRLİKTE...SİZ BUNU YAPMIYORSUNUZ.TEBLİĞİN NASIL OLACAĞINI BİLMİYORSUNUZ.SİZLER BİR HIRSİTİYANA NAMAZ KILDIRABİLİRMİSİNİZ VEYA ORUÇ TUTTURABİLİR MİSİNİZ?,ONLARA GUSÜL VE ABDESTİ ÖĞRETEBİLİR MİSİNİZ?.DOMUZ ETİNİN HARAM OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİR MİSİNİZ?FAİZİN HARAMLILIĞINI ANLATABİLİR MİSİNİZ?.HZ.İSA'NIN ALLAHIN OĞLU OLMADIĞINI NASIL ANLATABİLİRSİNİZ.KUR'AN'DA Kİ "YERYÜZÜNDE Kİ FİTNE VE FESAT KALKINCAYA KADAR ONLARLA CİHAD EDİN!. AYETİ KERİMESİNİ ONLARA NASIL İZAH EDECEKSİNİZ?.ONLAR BU FİTNENİN NE OLDUĞUNU BİLİYORLAR MI?.BU FİTNELERİ KİM YAPIYOR VE YAYIYOR ONLAR BUNUN FARKINDA MIDIRLAR?.MÜNAFIKLIĞIN NE OLDUĞUNUN FARKINDALAR MI?PEYGAMBERİMİZİN PEYGAMBERLİĞİNİ KABUL EDEBİLİYORLAR MI?..DAHA BİR ÇOK SORULAR VAR Kİ BURADA ÇOK YER KAPLAR.

İŞTE BU BASİT SORULARI ONLARA SORUN!. EĞER BİZİM GİBİ DÜŞÜNÜYORLARSA MESELE KALMAMIŞ DEMEKTİR.TOP YEKİN MÜSLÜMAN OLMUŞLAR DEMEKTİR.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 21:48
Hem amenüde ittifak var de hem de kurtuluş islamda de.

.
senin anladigin sekilde ittifak yok

Son.Fedai
20-12-2011, 21:48
her dogru her yerde söylenmez,bu taviz degil tedbirdir.
Adamın özrü kabahatinden büyük

İyi o zaman diyalog adına her istediğini söyle

ŞehbaL
20-12-2011, 21:49
Hristiyanlik BATIL bir din cünkü tahrif edilmis,islam gelince digerleri gecersiz olmus oluyor.
Kurtulus yolu islamdadir...
Onlar Allaha inansada islamin emrettigi gibi inanmiyorlar,meleklere inansada islamin emrettigi gibi inanmiyorlar,kitablara inansada kurana inanmiyorlar,peygamberlere kismen inansalarda son peygambere (sav) inanmiyorlar,ahiret gününe ve kadere inansalarda islamin emrettigi gibi inanmiyorlar...vs...vs...

Zaten bizim de anlatmaya çalıştığımız kısım bunlar.


Demekki zahirde benzerlikler var.teferruatta yok.Bu benzerlikler sevbebiyle "amentüde ittifakiz" demis,yani bizim amentümüzdeki Allah,melekkitab,,peygamber,kader ve ahiret inanci onlardada var oldugundan böyle bir kelime kullanmis ama herkes biliyorki bu onlarin kurtuluslarina yetmez,bu onlari Hak din yapmaz,bu onlarinda cennete girmesini saglayamaz cünkü Allaha inansalarda farkli inaniyorlar,meleklere inansalarda farkli inaniyorlar vs...vs...
Teferruata ve farkliliklara dalmadan önce benzerliklerde ittifak edip bunun üzerine diger meseleleri teblig ederek kendilerine yaklasabiliriz...
Tevhide teferruat diyemezsiniz!.

Cennete giremeyeceklerini düşünüyorsanız Temsili Sırat köprüsünün mantığı nedir?

Son.Fedai
20-12-2011, 21:50
senin anladigin sekilde ittifak yok
Kardeşim bunu bir hristiyana söylediğin zaman adam sana "neden müslüman olayım o zaman" demez mi?

UBEYDUN
20-12-2011, 21:54
temelin fıkrası geldi aklıma affınıza sığınarak
temelle dursun deniz kenarında otururlar.derken bir martı gelir alçalır sonrada gider.temel
-gördünmü martının kanadı denize değdi der.dursun
-yok değmedi der.
değdi değmedi birbirine girer yaralarlar ve içeri girerler.neden sonra çıktıklarında buluşurlar.
temel ya ne eşeklik ettik değilmi der.dursun evet falan dedkten sonra dursun
biliymisun haçen martının kanadı denize değmiştu der
dursun değmedi der
değdi değmedi....:)
bu fıkrayı daha güzel anlatacaklardan özür dilerim :)

manifesto
20-12-2011, 21:58
Diyalog çalışmaları dinden islam'dan taviz veriyor ? Mesela?
Mesela yani taviz dediğiniz şey ne? Namazı mı 2'ye indirmiş Orucu mu 3 güne indirmiş zekatı mı kaldırmış be yapmış diyalog çalışmaları?
Yani bunların dini nasıl bir şey ise artık.Başkaca dinler mi edindiniz kendinize ben anlamadım
Temsili sırat köprüsü mostar köprüsü yada boğaz köprüsü semboliktir.Umulur ki herkes hidayete erer.
Ne yapmak gerekirdi ben bilemiyorum
O gece de Yahudi ve Hristiyanların elinden tutup fırının içine mi atmak gerekirdi temsil doğru olsundu diye.

İnsanlarım özellikle batılı dünyanın müslüman algısının çarpık olduğu bir dünyada doğru bir algı oluşturmak heralde canlı bombalar yetiştirerek olmaz.

Hala cevap alabilmiş değilim esasen

Yahudi ve hristiyanlarda ittifak halinde olunan amentü yok mu?
Mesela melekleri inkar mı eder onlar?
Yaratıcının kitap gönderdiğini yani kitapları inkar mı eder?
Ahiret gününü mü inkar ederler
Yoksa cenneti cehennemi mi inkar ederler.
Bediüzzaman çok isabetli söz söylemiş bu devir de yahudi ve hristiyanlarla ayrılık ahalinde olunan meseleleri çok nazara vermemek aksine birlik olunan meselelelerden yola çıkarak ortak paydaları genişletmek..

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:00
Hıristiyan ve yahudilere gerçek İslam itikadı anlatılırsa top yekün İslam'a girebilirler.Veya kendi bildiklerini okurlar.Böylelikle dinlerarası dialog ortadan kalkmış olur.Mühim olan, onların inandıkları gibi değil, bizim itikadımızla dialog kurulması ancak olur.Yoksa hem hıristiyan hem müslüman diye bir şey yoktur.Onların amentüsüne inanan İslam'ın muamelat yani şer'i hükümlerini kabul etmezler.Böylelikle dinlerarası dialogçu geçinenlerin gavurlardan farkı da olmaz derim sizlere...

Dialogcular, ŞİMDİ Kİ MUHARREF iNCİL VE TEVRATI OKUSUNLAR BAKALIM KUR'ANLA ARASASINDA DAĞLAR KADAR FARKI GÖRSÜNLER NE DİYECEKLER O ZAMAN?.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:04
Tevhide teferruat diyemezsiniz!.
Cennete giremeyeceklerini düşünüyorsanız Temsili Sırat köprüsünün mantığı nedir?
o anlamda teferruat demedim.
Amentüde iman esaslarina kisa ve öz olarak deginiliyor,teferruata girilmiyor,yani Allahin birliginden,sifatlarindan,özelliklerinden vs bahsedilmiyor.Bunlara iman etmek elbette vazgecilmez sartlardandir,teferruat ifadesini kücümseme anlaminda kullanmadim.


Temsili sirat köprüsünün isim benzerligi disinda ahirette bizi bekleyen gercek sirat köprüsüyle hicbir alakasi yok.
gayri müslimlerin cennete girmesini istiyorsaniz bu dünyada müslümnanlara yaklasmalarini saglamalisiniz.Müslümanlari dinlemelerini saglamalisiniz...
Bunu basarmanin yolu korkulari,önyarguilari,endiseleri almak,baris ortamini saglamaktan gecer,bu ilk adimdir.
Bu köprünün vazifesi ön yargilari kirmaktir,aradaki buzlari eritmektir,aradaki duvari yikmaktir,baris ve diyalog ortami olusturup dinlemelerini saglamaktir...bunun sonu iman ve dolayiyla cennet olabilir.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:06
İyi o zaman diyalog adına her istediğini söyle

her dogru her yerde söylenmez derken her istediğini söyleyemezsin demek istemidim.

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:07
[sıze="4"]diyalog çalışmaları dinden islam'dan taviz veriyor ? Mesela?
Mesela yani taviz dediğiniz şey ne? Namazı mı 2'ye indirmiş orucu mu 3 güne indirmiş zekatı mı kaldırmış be yapmış diyalog çalışmaları?
Yani bunların dini nasıl bir şey ise artık.başkaca dinler mi edindiniz kendinize ben anlamadım
temsili sırat köprüsü mostar köprüsü yada boğaz köprüsü semboliktir.umulur ki herkes hidayete erer.
Ne yapmak gerekirdi ben bilemiyorum
o gece de yahudi ve hristiyanların elinden tutup fırının içine mi atmak gerekirdi temsil doğru olsundu diye.

Insanlarım özellikle batılı dünyanın müslüman algısının çarpık olduğu bir dünyada doğru bir algı oluşturmak heralde canlı bombalar yetiştirerek olmaz.

Hala cevap alabilmiş değilim esasen

yahudi ve hristiyanlarda ittifak halinde olunan amentü yok mu?
Mesela melekleri inkar mı eder onlar?
Yaratıcının kitap gönderdiğini yani kitapları inkar mı eder?
Ahiret gününü mü inkar ederler
yoksa cenneti cehennemi mi inkar ederler.
Bediüzzaman çok isabetli söz söylemiş bu devir de yahudi ve hristiyanlarla ayrılık ahalinde olunan meseleleri çok nazara vermemek aksine birlik olunan meselelelerden yola çıkarak ortak paydaları genişletmek..[/sıze]


Sen, muharref incili veya tevratı hiç okudun mu?Hala bağnaz ve batıl fikirlerde mi saplandın kaldın?.Bu kadar deliller gösterdik yazıklar olsun sana!..Onlara,"Kur'an'a gelin!" deyin bakalım Kur'ana gelecekler mi?Kur'an'ı içlerine sindirebilecekler mi?..

SAPLANTIYI BIRAK, HAKİKATE BAK SİZLER KÖR KUYUYA DÜŞMÜŞSÜNÜZ.ÇIKARIN KUMDAN KAFALARINIZI!.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:10
Kardeşim bunu bir hristiyana söylediğin zaman adam sana "neden müslüman olayım o zaman" demez mi?

onlarin dinleride hak oldugunu onlarinda cennete girecegini söyleyen yokki.Müslümanlara göre diger din mensublarinin BATIL oldugunu onlarda gayet iyi biliyorlarki,bizim onlarin islama inanmadiklarini,peygamber efendimizi inkar ettiklerini bildigimiz gibi...
amac savasarak dövüserek tartisarak,bogusarak degil adam gibi insan gibi medenice oturup konusabilecek bir ortam saglamaktir!

ŞehbaL
20-12-2011, 22:11
Temsili sirat köprüsünün isim benzerligi disinda ahirette bizi bekleyen gercek sirat köprüsüyle hicbir alakasi yok.
gayri müslimlerin cennete girmesini istiyorsaniz bu dünyada müslümnanlara yaklasmalarini saglamalisiniz.Müslümanlari dinlemelerini saglamalisiniz...
Bunu basarmanin yolu korkulari,önyarguilari,endiseleri almak,baris ortamini saglamaktan gecer,bu ilk adimdir.
Bu köprünün vazifesi ön yargilari kirmaktir,aradaki buzlari eritmektir,aradaki duvari yikmaktir,baris ve diyalog ortami olusturup dinlemelerini saglamaktir...bunun sonu iman ve dolayiyla cennet olabilir.
Efendimiz (sav) de tebliğ yapmış, korkuları, önyargıları, endişeleri almış, barış ortamı sağlamış ama hiçbir zaman dinde ortak payda aramamıştır. Ya da aramış da ben mi bilmiyorum?? Olabilir. Varsa örnek buyrun gösterin.

Son.Fedai
20-12-2011, 22:15
onlarin dinleride hak oldugunu onlarinda cennete girecegini söyleyen yokki.Müslümanlara göre diger din mensublarinin BATIL oldugunu onlarda gayet iyi biliyorlarki,bizim onlarin islama inanmadiklarini,peygamber efendimizi inkar ettiklerini bildigimiz gibi...
amac savasarak dövüserek tartisarak,bogusarak degil adam gibi insan gibi medenice oturup konusabilecek bir ortam saglamaktir!
Cennete nasıl girersin?

İMANLA GİRERSİN

İmansız cennete girilmez

İman nedir?

AMENTÜ de bildirilen şeylerdir

Yani sizin ittifak halinde olduğunuz şeyler

Direk demiyorsunuz ama ittifakla cennete sokmaya çalışıyorsunuz

Ayrıca adam hristiyan diye illa boğuşmak savaşmak mı lazım?

Ya da illa gidip diyalogcuların yaptığı gibi konuşmak mı lazım?

Eğer din kendine lazımsa kendi gelsin konuşalım

Yoksa bir sürü tebliğ metodu var ki en güzeli yaşayarak tebliğ etmek

Son.Fedai
20-12-2011, 22:16
her dogru her yerde söylenmez derken her istediğini söyleyemezsin demek istemidim.
Her doğru her yerde söylenmez ama doğru söylenmeyecek diye yanlış şey de söylenmez

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:17
MUHARREF HRİSTİYANLIĞIN TEMEL ÖĞRETİLERİ VE BUGÜNKÜ İNCİLLER (Alıntı)


"Hristiyanlar, alim olunca Hristiyanlıkla alakaları kesilir; Müslümanlar da cahil olunca İslamiyetle alakaları kesilir"

(Charles MİSMER)


İnsan fıtratından haberdar olanların, onun yeme-içme ihtiyacıyla birlikte inanma (dolayısıyla bir dine mensub olma) ihtiyacını da inkar etmeleri mümkün değildir. Hiçbir manevi değeri ve sorumluluğu kabul etmeyenlerin, kendi nefislerini ilah edinmelerini de hesaba katarsak; insanlık tarihi boyunca dinsiz toplumlara rastlamanın imkansızlığı anlaşılmış olur. Ancak birşeylere inanmak veya herhangi bir din edinmek, insan için kurtarıcı bir yol değildir. Esas olan, fıtratına uygun olanı kabullenmek ve "hak din"e mensub olmaktır.

Alemlerin yaratıcısı, alemler içinde "ahsen-i takvim" (en güzel kıvamda) üzere yarattığı insanı başıboş ve sahipsiz bırakmamış; Peygamberler ve varisleriyle birlikte hidayete götürücü mesajlarını bildirmiştir. Hatemü'l-Enbiya Hz. Muhammed'in tebliğ buyurduğu 'Son Kitab'ın beyanı, bu meydanda şöyledir:

"Andolsun, her ümmete; Allah'a ibadet edin, şeytandan uzaklaşın diye bir Resul gönderdik" (Fatır suresi,24).

İlk insanın bir peygamber oluşu ve on sahifelik bir mesajla gönderilişi, insanoğlunun hiçbir zaman peygambersiz (veya peygamber nefesinden habersiz) ve Rabbani mesajdan uzak bırakılmayacağının işaretiydi...Nitekim de öyle olmuştu... Alârivayet; 124 bin peygamber ve 104 kitap, bu ilahi prensip üzere gönderilmişti. Hepsi hak peygamber, hepsi hak kitaplardı. Hak olmayan; insanların hidayet yolundan sapmaları, ilahi mesajları tahrif ve kendi arzularına göre tanzim ederek yorumlamalarıydı.

Bütün peygamberler, aynı Allah'ın (cc) peygamberi; bütün kitaplar, aynı Allah'ın (cc) kitaplarıydı. "Allah katında tek din"

(Al-i İmran suresi,19,85), "hak din" (Saff suresi,9), "dosdoğru din" (Rum suresi,30) İslamiyet olduğuna göre, ilahi dinlerin ortak adıydı, "İslam"...

Hz. İsa (as) da Müslümandı, Hz.Musa (as) da ... Onlara gerçek inananlar da Müslümandı.. İsimler yanıltmasın; Hristiyanlık (İsevilik), adını, Hz. İsa'nın hristiyanlarca karşılığı olan "Hrisos'tan; Yahudilik, (Musevilik: Yudaizm) adını, bu dinin ilk çıktığı yerdeki kavmin adı olan "Yahuda" dan almışlardır. Gerçekte, onlar da birer "İslam" peygamberi ve İslamiyet'in tebliğcileriydi. Şu kadar ki, Cenab-ı Hak, onları belli kavimlere; "Son Peygamberi" ise bütün insanlığa bir "şahit", "uyarıcı" ve "korkutucu" olarak göndermişti.

İlahi dinlerdeki iman esasları aynı olmakla birlikte (öyle de olması gerekir; mesela, Hz. Adem'in inandığı ve anlattığı "Allah" ile bizim inandığımız veya inanmamız gereken "Allah" farklı olabilir mi? Allah için, haşa, bir değişim sözkonusu olamaz...) ameli esaslarda zamanın ihtiyaçlarına göre değişiklikler veya fazlalıklar görülmektedir. Bu, Cenab-ı Hakk'ın, bütün insanlığın ve bütün çağların ( daha doğrusu alemlerin) Rabb'i olmasının bir sonucudur... Kur'an-ı Kerim'i, kendinden önceki bütün kitapları nesh edici (hükmünü kaldırıcı) olarak gönderen ve kıyamete kadar insanlığın her ihtiyacına cevap verici bir "mu'cizü'l-beyan" olarak koruyacak olan da O'dur.

Durum böyle olunca; bugün Tevrat'ın da, İncil'in de asılları mevcut olsalardı-ki, mevcut değildir- bile aslı mevcut ve asliyetini kıyamete kadar muhafaza edecek olan Kur'an-ı Azimüşşan ile mensuh oldukları için onlarla amel etmek caiz olmayacaktı. Eğer, önceki kitaplar, yeterli ve kendileriyle amel etmek caiz olsaydı, Cenab-ı Allah yeni bir kitap nazil buyurmazdı...

Geliniz; bütün bu tarihi, ilmi ve mantıki hakikatleri bir an için bir yana bırakıp (yazımızın konusu olması hasebiyle şimdilik) milyonlarca mensubu ve misyoneri bulunan bugünkü Hristiyanlığın itikadi-temel öğretilerini ve mevcut İncilleri tarafsız bir değerlendirmeye tabi tutalım. Bakalım, sonunda nasıl bir yargıya ulaşacağız?.. Ne dersiniz; bu değerlendirme sonunda, en çok misyonere ve çağdaş imkanlara sahip bir dinin (çok az tebliğci ve imkanlara sahip bir dinin; İslam'ın aksine) yayılma hızının, gerileme noktasına düşmesinin gerçek sebebi daha iyi anlaşılmış olmaz mı?..

Öyleyse nedir, bugünkü Hristiyanlığın itikadi-temel öğretileri?.. Bunu, üç noktada toplayabiliriz:

Bugünkü Hıristiyanlığın İtikadi- Temel Öğretileri

*"Asli suç" (Péche Original): İnsanın doğuştan suçlu ve günahkar kabul edilmesi.

*İnsanın, asli suçtan kurtulabilmesi için, kendisini İsa ile aynileştirmesi gerektiği inancı.

*"Üçleme" (Teslis: Trinite: Ekanim-i selase).

Şimdi; hristiyanlarca vazgeçilmez kabul edilen bu prensipleri, biraz daha yakından anlamaya çalışalım:

*Bütün hristiyanlar; Hz.Adem'in, Cenette yasak meyveden yemesinden dolayı işlediği günahın, onun neslinden gelen tüm insanlara tevarüs yoluyla (ırsi olarak) intikal ettiğine ve bu sebepten, her doğan çocuğun günah yüküyle dünyaya geldiğine inanırlar... Günah denen şeyin, bir insandan başka birine ırsi olarak geçmesi, aklen ve ilmen kabul edilebilir bir husus değildir. Kimse, kimsenin günahını yüklenemez; herkes günahının tek sahibidir. Her hususta olduğu gibi, bu hususta da İslam'ın fevkalade gerçekçi olduğunu görüyoruz. Allah Resulü'nün ifadesiyle; "her doğan, İslam fıtratı üzere doğar..." Tertemiz ve günahsız doğar. Hiçbir şey düşünemeyen, hiçbir şey yapabilme kudretinde olmayan bir çocuğa, işlemediği bir günahı nasıl yüklersiniz?!. Öte yandan; Kur'an'da açıkça ifade edildiği üzere, Hz.Adem(as), işlediği günahtan dolayı tevbe etmiş ve tevbesi kabul olunmuştur

(Bakara suresi,37).

*"Asli suçtan kurtulma" öğretisine gelince:

Hristiyanlıktaki "asli günah" o kadar derindir ki, insan kendi gayretiyle o günahtan kurtulamaz. Hristiyanlığa göre, insanın bu "asli suç"unu, İsa kendi üzerine almış ve kefaretini, kendini çarmıha gerdirerek ödemiştir(!). Oysa İslam'a göre Allah(cc), Hz.İsa'yı kendi katına yükseltmiş ve hala yaşatmaktadır.

Muharref İncil'de şöyle der:

"Zira Allah, dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi. Ta ki, ona iman eden her adam helak olmasın; ancak ebedi hayatı bulsun" (Yuhanna;3/16).

"Asli suç"tan kurtulmak için, Allah'ın oğlu(!) İsa'ya inanmakla birlikte, İsa'nın kurduğu yedi tane kilise sırrından biri olan "vaftiz" ameliyesini de yapmak gerekir...

Hristiyanlık, bu konularda fazlaca düşünmeyi yasaklar; ama biz, akl-ı selim sahibi insanların düşünmeden edemeyeceklerini sanıyoruz.

Sormak isteriz: İsa'nın yeryüzüne gelip insanların günahlarını üzerine alarak onları "asli suç"tan kurtarmak için kendini kurban ettiği zamanlardan asırlarca evvel yaşamış, bu fırsatı kaçırmış milyarlarca insanın durumu ne olacaktır?.. Onlar, İsa'nın ümmeti olamadılar diye, İsa'ya yetişemediler diye, "asli günah"larından kurtulamadılar mı?.. İsa'dan evvelki insanlık, büsbütün günahkar mı gitti?.. Bu, onlara adaletsizlik ve zulüm olmaz mı?..

Dahası; İsa kendini, insanları "asli günah"tan kurtarmak için seve seve kurban etmişse (ki, Hristiyanlık inancına göre, İsa buna dünden razıdır; hatta, olayı kendisi tertip etmişcesine idam edileceği haç'ı yerine kadar taşımıştır) ve gerçekten insanlar bu vesile ile "asli suç" tan kurtulmuşlarsa, o zaman bu cinayeti işleyenler büyük sevap işlemiş olmalılar, değil mi?!. Akl-ı selim, bunu nasıl kabul etsin!?..

Ya da şöyle düşünelim: Şimdi ben, mesela; yasaklanmış bir fiil olan hırsızlık suçunu işlesem ve de hüküm giysem, fakat pişman da olmasam ve af dilemesem. Buna karşılık, beni seven birisi, benim yerime suçu kabullenip hapiste yatsa... Bir; dostumun, benim yerime hapiste yatmış olması, beni suçlu olmaktan kurtarır mı? Yani ben, suçsuz sayılabilir miyim? İki; dostumun, yerime cezayı çekmiş olması beni zerrece "ıslah" eder mi? Cezanın bir hedefi de "ıslah" etmek olduğuna göre, cezayı suçlu olan benim çekmem gerekmez miydi? Üç; dostumun benim suçumun kefaretini ödemeye kalkması, beni "ıslah" etmek şöyle dursun, daha nice suçları işlemeye teşvik etmiş olmaz mı? Nasıl olsa, cezamı çekecek birileri bulunmaktadır!..

Fransız mütefekkiri Voltaire, "asli suç" telakkisini tenkiden şöyle der:

"Tanrının, bütün insan kuşaklarını, ilk ataları bir bahçeden bir meyve koparıp yedi diye, sonsuz işkencelerle harap etmek için yarattığını iddiaya cür'et etmek, O'na hakarettir; O'nu barbarlıkların en anlamsızı ile suçlandırmaktır".

*Hristiyanlığın itikaden içine düştüğü çıkmazlardan biri de, belki de en büyüğü, "teslis" (üçleme) inancıdır. Muharref İncil'de, "İmdi siz, gidip bütün milletlere öğretin! Onları baba, oğul ve ruhu'l-kuds namına vaftiz edin" (Matta;28/19) şeklinde ifade edilen üç unsur. Hristiyanların tarih boyu münakaşa ettikleri ve halen de izah edemedikleri hususlar...

"Bir tek Tanrıdan başka Tanrı yoktur" dendiği halde, "her biri gerçekten Tanrı olan üç şahsiyet (Baba Allah-Oğul Allah-Ruhu'l-Kuds) vardır" demek büyük bir çelişkiye düşmek değil midir?..

Yine F.Voltaire, trinite (teslis) konusunda da şu tenkidi getiriyor:

"Teslisteki üç şahsiyet, ya birbirinden ayrı üç cevherdir; veya bunlar, ilahi cevherin a'razlarıdır. Yahut da bunlar, bir cevherin tamamen kendisidir. Birinci duruma göre, tanrı üçleştirilmiş; ikinciye göre, tanrı a'razlardan meydana gelmiştir; yani a'razlar şahsiyet haline getirilmiştir, onlara tapılıyor demektir. Üçüncü hüküm kabul edildiği takdirde de, bölünmez bir bütün boş yere bölünmüş, cüzlere ayrılmıştır" . (Araz: Herhangi bir cevhere takılan ve bu cevherin zatından hariç bulunan vasıf/ Cevher: Varlığı için başkasına muhtaç olmayan, araz olmayan).

Eğer mezkur rükünler, Allah'ın sıfatları olsalardı, "Tevhid" akidesine bir dereceye kadar yaklaşmış olunurdu. Fakat, hristiyanlarca ne baba-tanrı, ne oğul-tanrı ve ne de ruhu'l-kuds birer sıfat değiller, aksine muayyen şahıslar ve ayrı ayrı fertlerdir. Bu durum ise, bugünkü Hristiyanlığın tamamen bir şirk içerisinde olduğunu gösterir. Ayrıca; İsa'nın "Allah'ın yegane oğlu" olduğu inancı, Allah'ı insana benzetmeye götürerek gerçek uluhiyete yakışmaz bir hale sokar. Allah, niçin bir insan şekline bürünerek yeryüzünde yaşayıp bir sürü hakaretlere ve idama(!) maruz kalsın?!. Bu, O'nun yüceliğine ve sonsuz kudretine halel getirmez mi? İnsanlar tarafından rahatlıkla öldürülebilen bir varlık (İsa), nasıl Allah(Rab) olabilir?!.

Bütün bu dogmalara inanmak için, aklı tamamen iptal mi etmek lazım? Başka da çıkar bir yol gözükmüyor!..

Gerçek şu ki; akıl, hakikate ulaşmada ve dinlerin esaslarını kavramada yegane kaynak değildir. Ancak, mümkün olmayanı kabullenmek de, akla tamamen aykırıdır. "Akıl, mutlak hakikatin bütün sınırlarını çizemez. Bununla beraber o, mutlak hakikatin, mutlak muhal (imkansız) den ayrıldığı sınırı da çizebilme gücüne sahiptir... Mütenakız (çelişkili) bir hüküm, akla göre anlaşılmaz bir şey değildir" (N.Taylan)

Kur'an'ın; "Onlar düşünmüyorlar mı/ Biz, bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz/ Hala düşünmez misiniz?" gibi sıkça beyan ve uyarılarına karşı, İnciller, düşünmeyi sanki de yasaklamış ve akılsızlığı tavsiye etmiştir. Nasıl mı? İşte size bir İncil cümlesi: "Kimse, kendi kendini aldatmasın. Eğer bir kimse, aranızda bu dünyada kendisini hikmetli sayarsa, hikmetli olmak için akılsız olsun. Çünkü bu dünyanın hikmeti, Allah'ın indinde akılsızlıktır" (1.Korintoslulara;3/18,19).

Halbuki; bir itikadi prensibi benimseyip gereğince amel etmek için aklı tamamen iptal etmek, o dini yaşamayı ve yaşatmayı son derece zorlaştırarak tatminsizlik doğurur. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'in, hristiyanların Allah inancı konusundaki sapmalarına ihtarla işaret ederken, gerçek Allah inancını ortaya koyması çok manidar ve tatminkardır:

"Ey Kitap Ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, O'nun, Meryem'e attığı kelimesi ve O'dan bir ruhtur. Allah'a ve elçilerine inanın. (Allah) üçtür, demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin. Çünkü Allah, yalnız bir tek tanrıdır. Haşa O, çocuk sahibi olmaktan yücedir (münezzehtir)" (Nisa suresi,171); "De ki: O Allah birdir /Allah Sameddir (her şey O'na muhtaç, O hiçbir şeye muhtaç değildir)/ Kendisi doğurmamıştır ve (başkası tarafından) doğurulmamıştır/ Hiçbir şey O'nun dengi (benzeri) olmamıştır" (İhlas suresi) buyrulmaktadır.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:18
Diyalog çalışmaları dinden islam'dan taviz veriyor ? Mesela?
Mesela yani taviz dediğiniz şey ne? Namazı mı 2'ye indirmiş Orucu mu 3 güne indirmiş zekatı mı kaldırmış be yapmış diyalog çalışmaları?
Yani bunların dini nasıl bir şey ise artık.Başkaca dinler mi edindiniz kendinize ben anlamadım
Temsili sırat köprüsü mostar köprüsü yada boğaz köprüsü semboliktir.Umulur ki herkes hidayete erer.
Ne yapmak gerekirdi ben bilemiyorum
O gece de Yahudi ve Hristiyanların elinden tutup fırının içine mi atmak gerekirdi temsil doğru olsundu diye.

İnsanlarım özellikle batılı dünyanın müslüman algısının çarpık olduğu bir dünyada doğru bir algı oluşturmak heralde canlı bombalar yetiştirerek olmaz.

Hala cevap alabilmiş değilim esasen

Yahudi ve hristiyanlarda ittifak halinde olunan amentü yok mu?
Mesela melekleri inkar mı eder onlar?
Yaratıcının kitap gönderdiğini yani kitapları inkar mı eder?
Ahiret gününü mü inkar ederler
Yoksa cenneti cehennemi mi inkar ederler.
Bediüzzaman çok isabetli söz söylemiş bu devir de yahudi ve hristiyanlarla ayrılık ahalinde olunan meseleleri çok nazara vermemek aksine birlik olunan meselelelerden yola çıkarak ortak paydaları genişletmek..
güzel .....

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:18
KORUNMUŞ TEK KİTAP: KUR'AN




"O zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz. Ve onun koruyucusu da elbette Biziz" (Hicr, 9)

Bugün Yahudi ve Hristiyan dünyasının elinde bulunan "Kitab-ı Mukaddes (Tevrat- Mezmurlar- İncil)'in aslından uzak (muharref) olduğunun hem batılı hem de doğulu araştırmacılar tarafından itiraf edilmesi, misyonerleri gülünç çabalara itmiştir.

Spinoza ve Richard Simon gibi birçok ünlü tenkitçiler, Tevrat'ın, Musa(as) zamanında yazılmadığını belirtmişlerdir. Musevi tarihçilerine göre; Tevrat'ın mühim bir kısmını İsa'dan 450 sene evvel yaşamış olan Ezra yazmıştır. Yahudi Ansiklopedisinde;"O (Tevrat) unutulmuştu, Ezra onu eski haline koydu"(J.Jomier;çev.:S.Yıldız; Tevrat-İncil ve Kur'an;İst.,1974) ,denmektedir. Tevrat'ın yeniden yazılışı, Babil sürgünü sonrasına rastlar.

Bertrant Russel, Katolik ve Protestan mezhep ve İncilleri arasındaki büyük ayrılıkları belirterek Hristiyanlığa inanmak istemez. Montaigne ve Voltaire de, İncillerin birbirini tutmamasına işaret ederek, "Hristiyan değilim" derler. Hepsinden daha manidar olan ise, Charles Mismer'in şu sözüdür: "Hristiyanlar, alim olunca Hristiyanlıkla alakaları kesilir; Müslümanlar da cahil olunca İslamiyetle alakaları kesilir".

Demek ki, akl-ı selim sahiplerinin sağlıklı araştırmaları, onları mutlak hakikate (İslam'a) götürdüğü gibi, hakikat üzere bulunanların idrak ve şuur noksanlığı da onları sırat-ı müstakim'den ayırmaktadır.

Yazımızın başında 'misyonerlerin gülünç çabalar'ından söz etmiştik. Bu çabaların, yeni bir taktik olarak belirleyebileceğimiz son aşaması şudur:

Kur'an nurunun, insanlığın karanlık ufuklarını daha bir aydınlatmaya başladığı asrımızda, Tevrat ve İncillerin muharefliğinin iyice su yüzüne çıkması karşısında misyoner gruplar ve kalemler, Kur'an'ın da aslına uygun olmadığı safsatasını yayma gayreti içine girmişlerdir. Geliştirmek istedikleri mantık şudur: 'Bizim kitabımız da bozulmuştur, sizinki de. Öyleyse, Müslüman olduğunuz gibi hristiyan da olabilirsiniz!..'

Bu iddia ve geliştirilmek istenen bu mantığın; - hem K.Mukaddes'i(Tevrat-Zebur- İncil) hem de Kur'an-ı Azimüşşan-ı incelemekle ve Kur'an'a bağlanmayı lutfettiği için 'başını secdeye mıhlayıp bir ömür Allah'a hamd etme makamında' olduğunu idrak etmekle ömrünü geçirmekte olan bir ilahiyatçı olarak bu satırların yazarına çok komik gelse de-, Kur'an'ı ve İslam'ı hakkıyla tanıyamamış olanların zihninde bulanıklık meydana getireceği aşikardır.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:19
Her doğru her yerde söylenmez ama doğru söylenmeyecek diye yanlış şey de söylenmez

yanlis birsey söylenmismi?

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:19
KUR'AN SAPASAĞLAM ELİMİZDEDİR




Kur'an vahyinin yazılması, bir kitap halinde toplanması ve korunmasındaki titizlik ve sağlamlığı; Türkiye'deki misyoner bir teşkilat tarafından (Müslüman mahallesinde salyangoz satarcasına) şahsıma postalanmış bir kitaptaki iddialardan hareketle izah etmek yerinde olacaktır (John Gılchrıst;Kur'an ile Kutsal Kitap -Tevrat/Zebur/İncil- Arasında Karşılaştırmalı Bir İnceleme; s:21 vd./Aynı iddialara,Turan Dursun da, 'Din Bu' adlı kitabında yer veriyor...). J.Gılchrıst, ciddi bir inceleme edasıyla kaleme aldığı kitabında şunları söylüyor:

"Bugün yeryüzünde bulunan en eski Kur'an nüshası, İslam Peygamberinin ölümünden en az 150 yıl sonrasından kalmalıdır. Bu nedenle Kur'an'ın, Muhammed'in izleyicilerine bıraktığı Kur'an ile tamamen aynı Kur'an olduğunu göstermek kesinlikle mümkün değildir. Böyle bir iddia kesinlikle ispatlanamaz."

Bu iddiaya cevabımız şudur: Bugün İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi'nde, Hz. Osman'ın ve Hz.Ali'nin bizzat istinsah ettiği (yazdığı) Kur'an'ı Kerim mevcut olduğuna göre bu iddia geçersizdir. Hz.Osman(ö.656), Peygamber Efendimizden (ö.632) 24 sene sonra, Hz.Ali(ö.661) ise 29 sene sonra vefat etmişlerdir.

Ayrıca Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te yine Hz.Osman'ın mushafı olarak müzede sergilenen noksansız ve harekesiz bir Kur'an da mevcuttur. Tarihi kaynaklar, Hz.Osman zamanında çoğaltılan Kur'an'ların -kıraat vecihlerine imkan vermesi açısından - noktasız olduğunu, noktalamanın hicri 65 yıllarında Abdülmelik b.Mervan(ö.705) zamanında, harekeleme işinin de Ebu'l- Esved ed-Düeli(ö.688), Hasan Basri (ö.728), Nasr b.Asım (ö.707) veya Yahya b.Ya'mur'dan (ö.746) her biri tarafından yapıldığını bildirir.

Öyleyse; en eski Kur'an nüshasının Peygamberimizden 150 sene sonraya ait olduğu iddiası, tamamen mesnetsiz bir uydurmadır. Öyle dahi olsa, bu, Kur'an'ın aslının bozulduğu anlamına asla gelmez.

Peygamber Efendimizin vefatının hemen ardından Kur'an ayetlerinin ehliyetli bir heyet tarafından ne büyük bir titizlikle cem edildiği ve daha sonra aslına uygun olarak yine 'kılı kırk yararcasına' çoğaltılıp yaygınlaştırıldığını bilenler için bunda hiçbir şüphe yoktur. Öte yandan Kur'an, nice hafızların akıllarında ve gönüllerinde ilahi ve silinmez bir nakış olarak bulunmakta idi. Bugün dahi, elde Kur'an'ın yazılı hiçbir metni olmasa dahi, onu eksiksiz yazabilecek belki binlerce hafız bulabilirsiniz! Siz, hiç İncil veya Tevrat hafızı duydunuz mu?!..

Müteselsilen hafızı bulunan ve tevatür yoluyla günümüze kadar ulaşmış ve kıyamete kadar devam edecek olan Kur'an-ı Azimüşşanın yazılı ilk nüshalarının bulunmayışı neyi değiştirebilir ki? Zaten o günün imkanları dahilinde deri, hurma dalları, yassı taşlar, tahta, deve ve koyunların kürek kemikleri üzerine zamanla bozulabilecek boyalarla yazılan ilk ayet tablolarını teknik açıdan uzun süre muhafaza etmek imkan dahilinde değildi.

İlk mübelliği Hz.Muhammed(sav) tarafından,'Sıddıkiyet' makamıyla ve cennetle tebşir edilen Hz.Ebubekr-i Sıddık gibi bir halifenin cem ettiği; yine aynı mübelliğin dilinden 'Meleklerin dahi haya ettiği' haya timsali ve o da cennetle müjdeli Hz.Osman-ı Zinnureyn tarafından aslına uygun olarak istinsah edilmiş (çoğaltılmış), en mühimi; onu nazil buyuran Cenab-ı Hak tarafından daha ilk ayetlerinde, "Lâ raybe fîh: kendisinde hiçbir şüphe olmayan"(Bakara suresi,2) olduğu ve tebdil ve tahriften korunmasının bizzat kendisi tarafından tekeffül edildiği bildirilen(Hicr suresi,9) Kur'an-ı Mu'cizü'l- Beyana inanmaktan ve bağlı olmaktan daha büyük bir nasib ve lutuf bilmiyorum.

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:20
BUGÜNKİ İNCİLLER ASLINI KAYBETMİŞTİR




Elinize, bugün milyonlarca hristiyan'ın inanıp ona göre amel ettiği bir "İncil" alarak şöyle bir karıştırınız... Dört tanesi bir arada değil mi?.. ?.. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna... Haklı olarak soracaksınız: "Hz.İsa'ya, dört tane İncil mi inmişti?"... Hayır! "Peki nerede, Hz.İsa'ya inen o tek İncil?"... Evet, ne yazık ki, mevcut değil!.. Bu dört İncil'in, ilk sahifelerinin başlarını dikkatle okuyunuz... Yanılmadınız; şöyle yazıyor: "İncil:Matta'ya Göre/ İncil:Markos'a Göre/ İncil: Luka'ya Göre/ İncil: Yuhanna'ya Göre..." Şuna göre, buna göre İncil?!. Nerede "Allah'a göre" olan İncil?.. İncillerin başlarındaki bu garip tabirler bile, onların Allah kelamı olmadıklarının açık itiraflarından başka bir şey değildir. "Yuhanna'ya Göre İncil'in şu son ayetine(!) bakınız: "25-İsa'nın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bile sığmazdı sanırım."

Düşünün düşünebildiğiniz kadar... Muharref(bozulmuş) İncil, düşünmeyi yasaklamış olsa da, düşünmek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Şu halde düşüneceğiz ve anlamaya çalışacağız:

Açıkça anlaşılıyor ki, mezkur "25. cümle", ne Allah'ın bir kelamı, ne de Hz.İsa'nın bir sözüdür. Bunlar, Yuhanna'nın kelamıdır!.. İnsan sözünün karıştığı bir kitap, nasıl ilahi bir kitap olabilir?. Ayrıca Yuhanna, yazdığı İncil'in çok çok eksik olduğunu yukarıdaki sözleriyle (yani, Yuhanna İncil'inin 25. ayetiyle) bariz bir biçimde itiraf etmektedir. Eksikliği, içindeki ayetle tescilli bir kitabın "ilahi" olduğunu tasvip etmek ne surette mümkün olabilmektedir?..

Biraz evvel elinize aldığınız İncil'i karıştırmaya devam ediniz. Hemen hemen yarısının "mektup"lardan müteşekkil olduğunu görüyor musunuz?.. Pavlus'un Romalılara, Korintoslulara (I. ve II.), Galatyalılara, Efesoslulara, Filipililere, Koloselilere, Selaniklilere(I.ve II.), Timoteosa(I.ve II.), Filimona Mektubu; İbranilere Mektup, Yakub'un Mektubu, Petrus'un I.ve II. Mektubu, Yuhanna'nın vahyi... İşte İncil'in çeşitli bölümlerinin başlıkları ve işte bugünkü İnciller... Derme-çatma ve uydurma bir derlemeden ibaret dense yanlış mı olur?..

Bütün bunlardan sonra, İncillerin birbiriyle çelişen muhteviyatını uzun uzun tahlile bilmem gerek kaldı mı!..

Çelişkiler ve batıllar yığınıyla dopdolu olan bugünkü İnciller, İsa'nın doğumundan 325 sene sonra, imparator Konstantin'in, İznik'te topladığı bin kişilik 'Ruhani Meclis'inin yüzlerce birbirini tutmaz İnciller arasından seçtiği "İncil"lerdir. Hz.İsa (as), hayatında İncil yazdırmadığı gibi, İznik Konsili'nde kabul edilen dört İncil de, onun doğumundan uzun yıllar sonra ve başkaları tarafından yazılmışlardır. Hz.İsa'nın konuştuğu dil, Aramice olmasına rağmen bugün elde mevcut en eski İncil nüshası Yunanca'dır. Aramice'den Yunanca'ya kim ve nasıl terceme yaptı dersiniz?.. Öte yandan; sözü edilen en eski nüshalar da, İsa'nın doğumundan sonraki dördüncü ve beşinci yüzyıllara aittir.

Hristiyanlar, asırlardır ve bugün; niçin gerçek dışı beyanlar ve tezatlarla dolu İnciller'e inanıyorlar da, aynı "Konsil"de aforoz edilmiş ve okuyanların şiddetle cezalandırılacağı karara bağlanmış "Barnabas İncil"ine inanmıyorlar? Çünkü, Barnabas İncili de tahrif edilmiş olmasına rağmen, hakikatlerin bir kısmını, diğer İncillerden fazlalık olarak muhafaza etmektedir.

Barnabas İncil'inde Hz.İsa, kendinden sonra gelecek Peygamberi, Hz. Muhammed (sav)'in hakkaniyetini, havarilerine serahaten bildirmektedir. Şöyle ki:

"Size söylüyorum; Allah'ın Resulü bütün mahlukata rahmettir. O, anlayışlı ve tesellici, hikmetli ve kudretli, Allah aşkı ve korkusuyla dolu, dakik ve yumuşak ruhludur. Rahmet ve yardımseverlik ruhu ile, adalet ve acıma hissi ile, nezaket ve sabır ruhu ile hareket eder. Cenab-ı Hak, bütün yaratıklarına verdiğinin üç katını O'na vermiştir. O, bu dünyaya geldiğinde saadet devridir. Buna inanınız. Bütün peygamberlerin Allah'ın onlara verdiği nübüvvet gözüyle gördüğü gibi ben de O'nu gördüm. O'nu görünce, ruhum teselli ile doldu. Ey Muhammed, Allah seninle beraber olsun ve beni, senin ayakkabının bağı olmak şerefi ile şereflendirsin! Eğer ben, bu muradıma erersem, Allah'ın mübarek bir kulu ve büyük bir peygamberi olacağım. Ve Hz.İsa, bunu söyledikten sonra Allah'a şükretti"

(Barnabas İncili;44.bab).

Şimdi mevcut Hristiyanlığın, düşünmek ve araştırmaktan yana olmayışının gerçek sebebi daha iyi anlaşılmıyor mu?.. İlim ile Hristiyanlık arasındaki dargınlığın, Ortaçağ engizisyon ve afarozlarının ve C.Mismer'in serlevha yaptığımız sözlerinin gerçek sebep ve manası... Daha iyi anlaşılıyor değil mi?..

Ve İnciller; İsa'nın efsanevi ve gerçek dışı hayat hikayeleri değil de; ilme ışık tutucu ve gelişmeyi teşvik edici, insanlığın maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap verici, sosyal hayatı kuşatıcı olsalardı, "laiklik" diye bir mesele ve kurum gündeme gelir miydi?..

Bütün bunları düşündükçe; "Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan" gibi yüce bir kitabın mü'mini olmaktan dolayı, "başını secdeye mıhlayıp bir ömür Allah'a hamd etme makamında" olduğunun daha bir şuuruna eriyor insan!..

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:21
MUHARREF HRİSTİYANLIĞI ASLINA DÖNÜŞE ZORLAYAN BELGELER

Fransa'da yayınlanan L'Evenement Du Jeudi dergisinin 1993 yılının Ağustos sayılarından birinde şu manşet Batı dünyasını adeta titretiyordu:

"Eğer Ölü Deniz'de bulunan el yazmalarındaki gerçekler, yani Hz.İsa'nın, Hristiyanlık inancındaki İsa olmadığı açıklansaydı görün bakın ne olurdu!.."

Fransız dergisi, Hristiyanlık (hatta Yahudilik) inancını temelden sarsan belgelerin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor:

"1947 senesinde Muhammed ed-Did adında küçük bir çoban, kaybettiği keçisini aramaya çıkar. Ölü Deniz'in (Ürdün Vadisi) yakınlarında bulunan Kumran mağarasına girer ve tesadüfen bir testi ve içinde asırlar önce yazılmış el yazmalarını bulur. Bu el yazmaları, gizlice antikacılar tarafından dış ülkelere pazarlanır. Bunu öğrenen İsrailli yetkililer ve Vatikan, duruma el konulmasını isterler. İleride oluşturulan bir kurul ve dünyaca ünlü arkeologlar tarafından bu el yazmaları incelemeye alınır. Fakat sekizyüze yakın olan el yazmalarının ne yazdıklarına dair hiçbir bilgi verilmez."

Dergide, Vatikan'ın bu olaya bu kadar önem vermesinin sebebi olarak; bu el yazması İncillerde, Hz. İsa'nın, Allah'ın oğlu olmadığının açıkca ortaya konulmuş olması ve tek Allah inancının işlenmesi gösteriliyor. Vatikan; Vaux adında bir papaz ve bir grup bilgin ile Şam yakınlarında bulunan Rockefeller müzesindeki el yazmalarının çevrilmesi ve finans edilmesi için bu görevi üstlenir. 1967 senesinde altı günlük bir çalışma ile müzede bulunan gizli bilgileri elde ederler. Şimdiye kadar gizli tutulan bu bilgilerin yakında gün yüzüne çıkması bekleniyor. Çeviri işleri komitesinde görevli iken, daha sonra sürgün edilen John Marco Allegro, bu bilgilerin Yahudilerin 'yasa levhaları' açısından da çok büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Fransız dergisinde; bu el yazmalarına göre, İsa(as)'ın işkence gördüğü, şehit edildiği gibi şeylerden bahsedilmediği de belirtiliyor. Dergide ayrıca, inceleme kurulu üyeleri ve Papaz Vaux'un belirttiğine göre, İncil'de bahsedilen İsa peygamber ile ondan yüz sene önce yaşamış olan başka bir İsa'nın karıştırıldığı belirtiliyor.

(Bkz.: Türkiye, 15 Ağustos 1993)

Yine 'The Independent', Ağustos '94 sayılarından birinde: İngiliz rahip Enoch Powel başkanlığında, Yale Universitesi İlahiyat Fakültesi uzmanlarınca hazırlanan Matta tefsirinde, Hz. İsa'nın Romalılar tarafından çarmıha gerilmediğinin delillerle ispat edildiğini yazıyordu. (Bk.: Türkiye, 21 Ağustos, 1994). Kitapta, dört İncil yazılırken, batıl rivayetlerin karıştırıldığı ve incillerin birbirini tutmayan ifadeleri ihtiva ettiği, çarmıha gerilme iddiasının tamamen hurafeden ibaret olduğu belirtiliyor ve Mesih (kurtarıcı İsa) hakkında şöyle deniyordu:

"Matta İncili'ndeki ' Kurtarıcı İsa' kelimesi, gerçek manada kurtarıcı değildir. Hakiki manada mutlak kurtarıcı Allah'tır. İncillerde İsa aleyhisselam için kullanılan 'kurtarıcı' kelimesi, O'nun peygamberliği sebebiyle günahkar ümmeti için ahirette şefaat ederek kurtuluşlarına sebep olmasındandır. Yoksa İsa (as), kendisinin kurtarıcı olmadığını ve aciz bir kul olduğunu söylüyor. Yuhanna İncili beşinci bab, otuzuncu ayette, İsa'nın; 'Ben kendiliğimden bir şey yapamam; bana emrolunanı yaparım'

şeklindeki sözleri yer alıyor. Eğer Allah, Hristiyanların dediği gibi günahkar kullarını affetmek isteseydi, İsrail'in İsa'ya düşman olmasına, İsa'nın binbir hakaretlerle çarmıhta öldürülmesine gerek yoktu. Haşa Allah, bu kadar aciz değildir."

Hristiyan dünyasında, Hristiyanlığa ve İsa'ya karşı ilgisizliğin artması sonunda 1990 yılında Papalık tarafından başlatılan çalışmalar, 'Yeni Kateşizm=İncilin Yeniden Tedrisi' isimli kitapla noktalanmıştı. Ancak Papalık'ın çalışmaları, tartışmayı bitirmek yerine körüklemişti. "Cristian World on the 21 Century, Footpath - 21. Yüzyılın Eşiğinde Hristiyan Dünyası" isimli ve Şubat 1992 tarihinde İngiltere'de başlatılan tartışma; Fransa'da yayınlanan "Hz. İsa ile ilgili Son Gerçek - L'ultime Verit Sur Christ" başlıklı tebliğ ile sona ermişti. Ne ilginç ve sevindirici bir karardı ki tebliğ şöyle bitiyordu:

"Hristiyan dünyasında İsa ile ilgili tartışmalara, kavgalara ve inanç farklılıklarına son vermek ve gerçeği kabullenmek şarttır. Böylece Hristiyanlık bir iman mantığına bağlanmış olacaktır. Bu akli ve mantıki sonuca varabilmek için Hz.İsa hakkındaki bilgilerimizi Kur'an'da İsa'dan söz edilen 15 sure ve 93 ayet çerçevesinde benimsememiz şarttır."

(İlhan Bardakçı, Zaman, 3 Ocak 1994

KUR'AN VE HADİSLER IŞIĞINDA GERÇEK

İSA (A.S.)

İşte Kur'an mucizesi! Hristiyanlık aleminin ulaşmak hususunda çırpındığı İsa (as) hakkındaki gerçekleri, Kur'an, 14 asır evvel en makul ve en berrak bir tarzda ortaya koymuştur... Önce İsa (as)'ı yanlış anlayanlara ikazla başlayan şu ayetleri zikredelim:

"Ey Kitap Ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin. Meryem oğlu Mesih, sadece Allah'ın elçisi, O'nun Meryem'e attığı kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve elçilerine inanın. (Allah) üçtür, demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin. Çünkü Allah, bir tek tanrıdır. Haşa O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir (uzaktır)." (Nisa, 171)

Bu ayetler ışığında İsa (as);

1- İsa(as), Mesih'tir:

Mesih, İbranice aslında 'mübarek' manasında 'meşih'tir ki, İsa'nın lakabıdır(Elmalı Tefsiri, c.2, s.362). Ayrıca 'mesih'; bir şey üzerinde eli yürütmek, bir şeyden ondaki eseri gidermek demektir. Elini sürdüğü, meshettiği hastaların iyileşip kurtulmasından kinaye olarak 'İsa Mesih' denmiştir: "Ben (İsa), size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim; Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim.Evlerinizde ne yeyip, ne biriktirdiğinizi size haber veririm." (Al-i İmran, 49).İsa (as) bütün bunları, Allah'ın izniyle bir mucize olarak yaptığını söylüyor. Bunları, gerçek kurtarıcı ve Rabbın kendisi olarak yaptığını asla söylemiyor:

2- İsa (as), bir insan ve peygamberdir: "Meryem oğlu Mesih, bir elçiden başka bir şey değildir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Annesi de dosdoğrudur (namuslu bir annedir). İkisi de (öteki insanlar gibi) yemek yerlerdi. (Maide, 75). Yaşamak için yemeğe muhtaç olan nasıl tanrı olabilir? "Andolsun, 'Allah, ancak Meryek oğlu Mesih'tir', diyenler elbette kafir olmuşlardır. Halbuki Mesih demişti ki: 'Ey İsrail oğulları; benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Zira kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak ki, Allah ona cenneti haram etmiştir ve onun varacağı yer ateştir; zalimlerin yardımcıları yoktur." (Maide,72)

3-İsa (as), Allah'ın kelimesidir:

" Ağızdan çıkan manalı sesler veya kitapta yazılan manalı yazılar 'kelime' olduğu gibi, aleme bir bakıldığı zaman, bakışta seçkinleşen ve gözden gönüle geçip duygu tesiri altında az-çok bir mana telkin eden varlıklar ve görünen yaratıklar da birer kelimedirler ki, Hz. İsa da bunlardan biri idi ve Meryem'e böyle bir tesirle geldi"

(Elmalı Tefsiri, c.2, S.363).

Bugünkü İncillerdeki şu ifadeler, Kur'an'ın 'kelime' konusunda ortaya koyduğu hakikatin ne kadar da uzağındadır: "Başlangıçta kelam (söz) var idi ve kelam Allah nezdinde idi ve kelam Allah idi... Ve kelam beden olup inayet ve hakikatle dolu olarak aramızda sakin oldu; biz de onun izzetini, Baba'nın biricik Oğlu'nun (İsa'nın) izzeti olarak gördük." (Yuhanna 1/1, 14).

Halbuki; Kur'an ayetlerinde geçen 'kelime'(bikelimetin: Al-i İmran, 45), 'bikelimetihi' şeklinde olmadığı için nekre (belirsiz) olarak geçmiştir ve şu nükteleri

ifade eder:

Evvela bu 'kelime', tanınmadık, garip, adet dışı bir kelimedir. Bu sebeple İsa'nın hüviyetini teşkil eder. İkincisi, bu bir kelimedir, fakat 'kelime' bundan ibaret değildir. Çünkü nekreler, yaygın fertlere delalet ederler. Buna göre Allah Teala'nın daha başka kelimeleri bulunduğunu unutmamalıdır (Kehf, 109). Öyleyse İsa (as) Allah'tan bir kelimedir, fakat kelimelerin tümü değildir. Allah'tan bir kelimeye, Allah'ın bir kelimesi denebilse de, Allah denemez. İsa, bir kelime olmak üzere Allah'a bağlıdır. Bir oğul, bir çocuk olmak üzere ise ancak Meryem'e bağlıdır.

(Bk. Elmalı Tefsiri, c.2, s. 363-364)

4-İsa (as) Allah'tan bir ruhtur:

Çünkü Allah, O'nunla birçok ölü kalbe hayat vermiştir. Cenab-ı Allah, bir ayette,

" insana kendi ruhundan üflediğini" beyan ediyor (Sâd, 72). İnsanın, Allah'tan olan ve Allah'a muhtaç olan ruhuyla Rabbi arasında masiva perdelerini aralayacak yüce ruh sahiplerine her zaman ihtiyaç vardır. Peygamberler ve onların varisleri (mürşid-i kamiller), sünnetullah gereği insanlara kirlenen ruhlarını temizleme yollarını göstermişlerdir.

5-Allah, 'Baba' değil; İsa da, 'Allah'ın oğlu' değildir:

Tenkidler karşısında daima bir çıkış yolu arayan Hristiyanlar bugün, 'Baba Allah' ve 'Allah'ın oğlu' kavramlarının mecazi olduğunu söyleseler de Hristiyanlık'ın temel inançları gözönüne alınırsa bugünkü yorumların zorlama olduğu anlaşılır. Nasıl yorumlanırsa yorumlansın, Allah ve peygamberi hakkında bu tabirleri uygun görmüyoruz. Hristiyanlar bu hususta yanlış bir itikad içinde olmasalardı, Cenab-ı Allah onlara, "Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin... Haşa O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır" (Nisa, 171), şeklinde bir ikazda bulunur muydu?

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:23
HAÇ TA CAN VEREN İSA (A.S) DEĞİLDİ...




İsa (as)'ın akıbeti hakkında Kur'an'ın ayetleri gayet açıktır: "(Onların kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de) 'Biz Allah'ın Peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük' demeleridir. Halbuki O'nu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. O'nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, O'ndan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. O'nu kesinlikle öldürmediler." (Nisa, 157).

İsa (as), kesinlikle öldürülmediğine, Allah tarafından içlerinden İsa'ya benzetilen birisi katledildiğine göre, İsa (as)'ın son durumu ne olmuştur? Hemen arkadan gelen ayet, bu durumu açıklamaktadır: "Fakat Allah, O'nu kendisine yükseltmiştir. Allah aziz ve hakimdir." (Nisa, 158).

İsa (as), Allah katına canlı olarak yükseldiğine göre bugün yaşamakta mıdır? ? "Ey İsa, şüphesiz ki seni öldüreceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkarcılardan temizleyeceğim" " (Al-i İmran, 55) ayeti ışığında bu sorunun cevabını nasıl bulabiliriz?

Bu ayet, İsa (as)'ın öldüğüne bir delil olamaz; en sonunda her canlı-fani gibi O'nun da eceli gelince öleceğine bir işaret olabilir. Öldükten sonra da -bugün olduğu gibi- Allah O'nu kendi katına yükseltecektir.

"Allah'tan bir kelime olan ve Ruhu'l- Kudüs (Cebrail) ile te'yid edilmiş bulunan Mesih İsa'nın ruhu henüz kabzedilmemiştir. İsa'nın ruhu alınmamış olunca, İsa'nın Allah'a yükselişi, yerden kalkması yönündedir. İsa'nın haberlerde gelen semaya yükselmesiyle, Kur'an'da varid olan Allah'a yükselmesi durumunu birbirine karıştırmamak gerekir. Çünkü 'sema' ilahi isimlerden değildir. İsa'nın, Allah'a yükseltilen, cismi; semaya yükseltilen de henüz öldürülmemiş olan ruhudur, diyebiliriz. Ve bu sema, dünya seması olan maddi sema değil, ruhani dördüncü semadır ki, Mirac gecesinde Resulullah (sav), İsa'yı orada, Harun'u beşinci, Musa'yı altıncı, İbrahim'i yedinci semada görmüştü

(Elmalı Tefsiri, c.2, s.372-373).

Son.Fedai
20-12-2011, 22:23
yanlis birsey söylenmismi?
Yooo

Ne münasebet

Biz 20 sayfadır boşa tartışıyoruz

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:25
İSA (AS) YERYÜZÜNE TEKRAR İNECEK Mİ?




Birçok sahih hadiste, İsa (as)'ın tekrar dünyamızı teşrif edeceği; kırk yıl yeryüzünde kalarak ve Peygamber Efendimizin(Hz.Muhammed'in) bağlısı olarak İslam'ı tebliğ edip dünyayı selamete kavuşturacağı; daha sonra vefat edeceği ve cenaze namazını Müslümanların kılacağı açıkça ifade edilmektedir: "İsa ölmedi; kıyamet gününden önce size dönecektir."

(Süyuti, C.Sağir, 2/225; Alusi, R.Meani, 2/179)/ (Ayrıca bkz: Buhari; Büyu': 102; Enbiya: 49/ Müslim; İman: 242-243/ Tirmizi; Fiten: 54/İbni Mace; Fiten: 33/ Ahmed b. Hanbel; 2-406,437).

Bazı ayetlerde de, İsa (as)'ın nüzulüne işaret edildiği beyan edilmiştir:

"O (İsa'nın tekrar gelmesi), kıyametin kopacağını gösterir bir ilim (işaret)tir"

(Zuhruf, 61).

"Andolsun, Kitab Ehlinden hiç kimse yoktur ki, ölümünden önce O'na (İsa'ya ) inanacak olmasın. Kıyamet günü de O (İsa) onların (inanmayanların) aleyhine şahit olacaktır" (Nisa, 159).

Yine büyük müfessir Elmalılı H.Yazır, bu hususta şu izahatta bulunuyor:"Her peygamberin ruhani eceli, ümmetinin ecelidir. Ruhani ecelleri tamam olmuş nice peygamberler vardır ki, Kur'an'da anılmamışlardır. Al-i İmran 34. Ayeti gereğince ıstıfa (seçim) silsilesine dahil olan büyük peygamberlerin derece derece ruhani semada bekaları devam etmektedir ki, bunlar Âl-i İbrahim'dir. Âl-i İmran da bundandır. İsa'nın cesedi Allah'a yükselmiştir, fakat ruhu da alınmamıştır; yani ümmetinin eceli gelmemiş, İsrail oğullarının su-i kastı ve hilesiyle Hristiyanlık yok olmamış, o hile içinde yaşamış ve Musa'nın ruhunun beraberinde yaşamıştır. Bunun için o yok oldu sanılan, İsa'nın bir avuç tabileri, İsa pek az bir zaman içerisinde bu ruhtan faydalanarak Yahudilerin üstünde bir hayata erişmiş ve nihayet Muhammed aleyhisselamın gönderilmesiyle hepsi Muhammed'e ait ruhun emrine geçmiştir. Bundan sonra İsa da, bütün peygamberlerle beraber, Hz. Muhammed'in emrindedir.

Bir gün gelecek, Muhammed Ümmeti'nin daraldığı bir devinde Allah'ın bir garib kelimesi olan İsa'nın ruhu ortaya çıkacaktır; Muhammed'e ait ruhun emrinde hizmet edecek, fakat kıyametten önce vefat edecektir. İşte bu halin, yalnız İsa'ya özellikle açıklanması, İsa'nın hüviyetinin soyut bir garib kelime olması, yani ölüleri diriltme gibi en çok inkar edilen bir harika olaya nail olmasındandır. Bu mazhariyet (şeref) peygamberlerin hepsinde ve hele Muhammedi hakikatte de mevcut ise de, o aynı zamanda maruftur, bilinen bir hakikattir. Tamam hakikate uygun olarak harika ile sünneti toplamıştır. İsa, Adem gibi tekamülün başlangıcı olan bir şaz (kural dışı); Muhammed (sav), tekamülün gayesi olan bir hakikattir. Bunun için Muhammed'e ait ruh, Allah'ın izniyle, ölüleri diriltme mucizesinde İsa'nın ruhunu kullanır.

Ölüleri diriltmek, İsa'da soyut bir mucize, Muhammed'de bir kanundur. Muhammed'e ait ruhun seçiminde, İsa'nın ruhunun da birbirini takip etmesi vardır. Her harika, ilk nail oluşa nisbet olunur. Muhammed'e ait olan harika, onunla beraber olan diğer peygamberlerden gelen harika silsilelerine eklenen olgun özelliktedir. "Allah onlardan bir kısmının derecelerini yükseltmiştir

(Bakara, 253)" (Hak Dini Kur'an Dili, c.2, s.373).

İsa (as)'ın tekrar gelecek olması - bazılarının iddia ettiği gibi- Hatemü'l-Enbiya, Resul-i Sekaleyn, Sahibü'l-Mi'rac, cihanşumül-ebedi mu'cize Kur'an'ın mübelliği Hz. Muhammed Mustafa (sav)'in büyüklüğüne zerre kadar zarar vermediği gibi, bilakis O'nu yüceltir. Çünkü İsa(as) da nihayet O Son Peygamber'in ve O'nun getirdiği dinin tebliğcisi olacaktır. İsa (as)'ın, hurafelerden ve saptırmalardan uzak kalınarak, Kur'an'da ve Hz.Muhammed'in hadislerinde anlatıldığı gerçeğiyle anlaşılması, fıtrat ve tevhid dini İslam'ın anlaşılmasına ve insanlığın gerçek kurtuluşuna vesile olacaktır.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:34
Cennete nasıl girersin?

İMANLA GİRERSİN

İmansız cennete girilmez

İman nedir?

AMENTÜ de bildirilen şeylerdir

Yani sizin ittifak halinde olduğunuz şeyler

Direk demiyorsunuz ama ittifakla cennete sokmaya çalışıyorsunuz

Ayrıca adam hristiyan diye illa boğuşmak savaşmak mı lazım?

Ya da illa gidip diyalogcuların yaptığı gibi konuşmak mı lazım?

Eğer din kendine lazımsa kendi gelsin konuşalım

Yoksa bir sürü tebliğ metodu var ki en güzeli yaşayarak tebliğ etmek

altini cizdigim bölümler disinda yazdiklarina katiliyorum.

Bizim onlarla ittifak ettigimiz seyler amentüde zahiren bildirilen kavramlar.mesele iman meselesi degil,asil mesele bu kavramlarin onlarin lugatlarindada gecdigi meselesidir.
"ittifakla cennete sokmaya çalışıyorsunuz" ifadesiyle yine carpitmissin...
"Amentüde ittifak" yazisinda Ehli-Kitabda bizim inandigimiz gibi iman ediyor" manasinda bir ifade yok.anlatilmak istenen sey benzerliklere dikkat cekerek kendilerine islam dinini teblig etmek.

"Eğer din kendine lazımsa kendi gelsin konuşalım" demissin...
Sende biliyorsunki Teblig farzdir fakat herkese farz degildir.Ben mesela yapamam cünkü ehil degilim ama tebligsizde olmaz.
Elbette en güzel teblig hal ile tebligdir ancak ser güclerin kontrülündeki dünyanin ve medyanin yansittigi islamin bu olmadigini duyurmak icin sadece hal ile teblig yetmez,ayrica dinsiz materyalistlerin islama ve müslümanlara verdikleri zararlarin önüne gecmek icin diyalog calismalarina agirlik vermek zaman kazandirir,bunu güc dengesini kuruncaya kadar bunlarin serrinden emin olma siyaseti olarakda algilayabilirsin.

alanyali07
20-12-2011, 22:34
Kişisel bir görüş :
Fethullah Gülen Hocaefendiyi zamanın velilerinden ve kutuplarından görüyorum..yani o derece hürmetim vardır..Fakat her doğru iş yanlış kişilerin elinde zaman zaman mecrasından çıkma eğilimine girebiliyor,hatalı anlamalara sebebiyet verebiliyor veya gerçekten yanlışların ortaya çıkmasına sebep verebiliyor..
Mesela tarikatlar haktır dimi ? Peki "ben ehli tarikatım" deyip yanlış yapan ve itikad yönünden tehlikeli yerlere gidebilen insanlar var mı ? var..Peki ne yapıyoruz, o yanlışları ifade ediyoruz,tarikatları yok saymıyoruz..Yapılması gereken dengeli hareket budur..
Diyalog da özü itibariyle caizdir ve olmalıdır..fakat "diyalog" adı altında bazı kişilerin yanlış söylem ve hareketleri oluyor,olacaktır elbette..insanın olduğu yerde hata ve yanlışta olur..
Benim gözlemlediğim kadarıyla "diyalog" adı altında birkaç ünlü yazardan ehl-i sünnet itikadına aykırı beyanlar gördüm..Ahmed Şahini demiyorum..Ahmed Şahin kanımca yanlış bi kavram kullandı..Fakat mesela Mehmet Ali bulut, geçenlerde tvde günümüzde ehl-i kitabın kurtulacağını onlarında dinlerinin hak olduğunu söyledi..bu açıkça Kurana ve sünnete aykırıdır..Yani bu gibi kişilerin hemen ikaz edilip doğru itikada ve söyleme çekilmesi lazım bence..başka bir yanlışı Stvde bi pazar programında izledim..başka bir yazar benzer ifadeleri söyledi.."benim bir komşumun kızı hristiyanların durumunu sormuş,annesi onlarda kurtulacak merak etme kızım" demiş diye yazar anlatıyor,ve bunu övüyordu,"ne güzel diyalogun meyveleri " diyordu..hatta diğer konuklar garip karşıladı fakat bozuntuya vermemeye çalıştılar..halbuki yanlış bi tutum..o anda hemen müdahale edilip, "hayır öyle değil" denmeli..o anda düzeltilmeli idi..

Kısacası, diyalog olmalı fakat, doğru itikadla olmalı..ve yanlış anlamalara meydan verilecek söylemlerden,fiillerden uzak durulmalı..hele hele itikada açıkça aykırı olan görüşleri uzak tutup,hemen tashih edip, doğruları nazara vermek lazım..

MÜTEŞEKKÜR
20-12-2011, 22:45
Kişisel bir görüş :
Fethullah Gülen Hocaefendiyi zamanın velilerinden ve kutuplarından görüyorum..yani o derece hürmetim vardır..Fakat her doğru iş yanlış kişilerin elinde zaman zaman mecrasından çıkma eğilimine girebiliyor,hatalı anlamalara sebebiyet verebiliyor veya gerçekten yanlışların ortaya çıkmasına sebep verebiliyor..
Mesela tarikatlar haktır dimi ? Peki "ben ehli tarikatım" deyip yanlış yapan ve itikad yönünden tehlikeli yerlere gidebilen insanlar var mı ? var..Peki ne yapıyoruz, o yanlışları ifade ediyoruz,tarikatları yok saymıyoruz..Yapılması gereken dengeli hareket budur..
Diyalog da özü itibariyle caizdir ve olmalıdır..fakat "diyalog" adı altında bazı kişilerin yanlış söylem ve hareketleri oluyor,olacaktır elbette..insanın olduğu yerde hata ve yanlışta olur..
Benim gözlemlediğim kadarıyla "diyalog" adı altında birkaç ünlü yazardan ehl-i sünnet itikadına aykırı beyanlar gördüm..Ahmed Şahini demiyorum..Ahmed Şahin kanımca yanlış bi kavram kullandı..Fakat mesela Mehmet Ali bulut, geçenlerde tvde günümüzde ehl-i kitabın kurtulacağını onlarında dinlerinin hak olduğunu söyledi..bu açıkça Kurana ve sünnete aykırıdır..Yani bu gibi kişilerin hemen ikaz edilip doğru itikada ve söyleme çekilmesi lazım bence..başka bir yanlışı Stvde bi pazar programında izledim..başka bir yazar benzer ifadeleri söyledi.."benim bir komşumun kızı hristiyanların durumunu sormuş,annesi onlarda kurtulacak merak etme kızım" demiş diye yazar anlatıyor,ve bunu övüyordu,"ne güzel diyalogun meyveleri " diyordu..hatta diğer konuklar garip karşıladı fakat bozuntuya vermemeye çalıştılar..halbuki yanlış bi tutum..o anda hemen müdahale edilip, "hayır öyle değil" denmeli..o anda düzeltilmeli idi..

Kısacası, diyalog olmalı fakat, doğru itikadla olmalı..ve yanlış anlamalara meydan verilecek söylemlerden,fiillerden uzak durulmalı..hele hele itikada açıkça aykırı olan görüşleri uzak tutup,hemen tashih edip, doğruları nazara vermek lazım..


Kısacası, diyalog olmalı fakat, doğru itikadla olmalı..ve yanlış anlamalara meydan verilecek söylemlerden,fiillerden uzak durulmalı..hele hele itikada açıkça aykırı olan görüşleri uzak tutup,hemen tashih edip, doğruları nazara vermek lazım..[

Bak bunları doğru söylüyorsun.Taviz vermeden gerçek İslam itikadını onlara kabul etttirirsek mesele kalmaz.Böylelikle kıyamete kadar onlarla barış içinde yaşayabileceğimizi umarız..

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 22:50
Yooo

Ne münasebet

Biz 20 sayfadır boşa tartışıyoruz

ben niye tartisdigimizi hala anlayabiolmis degilim acikcasi.
yahu biri hangi anlamda kullanildigi belli olan bir ifade kullanmis 10 yil önce...
kendisi müslüman,hristiyanligin ve yahudiligin BATIL oldugunu biliyor,kabukl ediyor,eserlerindede dile getiriyor,inkar etmiyor...

Buna ragmen ergenekoncularin dinci kanadi oldugu bilinen haydar bas grubu yillar sonra bu ifadeyi yazidan cimbizla alircasina niyet okurlugu yapmis ve onlarinda cennetlik oldugu anlamina geldigi ve hak oldugu carpitmasi yapilarak gündeme alinmis.

oysa ne anlatmak istendigi belli,niyet belli,kimse kafirleri cennetlik yapmiyor,kimse onlari hak yolda bilmiyor,kimse islam itikadindan taviz vermiyor...
20 sayfadan beri bunu anlatmaya calisiyoruz sen hala "ttifakla cennete sokmaya çalışıyorsunuz" diyorsan degil 20 sayfa 20 milyon sayfa tartissak yine yerimizde sayariz.

Yeni-OSMANLI
20-12-2011, 23:03
Kişisel bir görüş :
Fethullah Gülen Hocaefendiyi zamanın velilerinden ve kutuplarından görüyorum..yani o derece hürmetim vardır..Fakat her doğru iş yanlış kişilerin elinde zaman zaman mecrasından çıkma eğilimine girebiliyor,hatalı anlamalara sebebiyet verebiliyor veya gerçekten yanlışların ortaya çıkmasına sebep verebiliyor..
Mesela tarikatlar haktır dimi ? Peki "ben ehli tarikatım" deyip yanlış yapan ve itikad yönünden tehlikeli yerlere gidebilen insanlar var mı ? var..Peki ne yapıyoruz, o yanlışları ifade ediyoruz,tarikatları yok saymıyoruz..Yapılması gereken dengeli hareket budur..
Diyalog da özü itibariyle caizdir ve olmalıdır..fakat "diyalog" adı altında bazı kişilerin yanlış söylem ve hareketleri oluyor,olacaktır elbette..insanın olduğu yerde hata ve yanlışta olur..
Benim gözlemlediğim kadarıyla "diyalog" adı altında birkaç ünlü yazardan ehl-i sünnet itikadına aykırı beyanlar gördüm..Ahmed Şahini demiyorum..Ahmed Şahin kanımca yanlış bi kavram kullandı..Fakat mesela Mehmet Ali bulut, geçenlerde tvde günümüzde ehl-i kitabın kurtulacağını onlarında dinlerinin hak olduğunu söyledi..bu açıkça Kurana ve sünnete aykırıdır..Yani bu gibi kişilerin hemen ikaz edilip doğru itikada ve söyleme çekilmesi lazım bence..başka bir yanlışı Stvde bi pazar programında izledim..başka bir yazar benzer ifadeleri söyledi.."benim bir komşumun kızı hristiyanların durumunu sormuş,annesi onlarda kurtulacak merak etme kızım" demiş diye yazar anlatıyor,ve bunu övüyordu,"ne güzel diyalogun meyveleri " diyordu..hatta diğer konuklar garip karşıladı fakat bozuntuya vermemeye çalıştılar..halbuki yanlış bi tutum..o anda hemen müdahale edilip, "hayır öyle değil" denmeli..o anda düzeltilmeli idi..

Kısacası, diyalog olmalı fakat, doğru itikadla olmalı..ve yanlış anlamalara meydan verilecek söylemlerden,fiillerden uzak durulmalı..hele hele itikada açıkça aykırı olan görüşleri uzak tutup,hemen tashih edip, doğruları nazara vermek lazım..

bu yazdiklarina katiluyorum.Fakat bunu yaparken carpitmamali,aksi halde inandirici olunamiyor.Mesela,cübbeli ahmet sahini "laa ilahe illallah demek yeter,Muhammeden resulullah ise kemal mertebesidir,yani demesede olur" manasinda bir cümle kurmus diye elestiriyor,hatta bende okudum diyor. Oysa Ahmet sahin bunu inkar ediyor,cübbelinin belirttigi tarihte böyle bir cümle yok,resmen iftira,bu konuyla ilgili videoda ekledim,delilimde var.
Bu sekilde hak savunulmaz.
Carpitilmamali...
Birde reddiye yazip damgayi vurmadan ve milletin önüne cikmadan önce yanlis olan ifadeler hakkinda suclanilan kisiyle diyaloga girilmeli,belki yanlis anlasilma olmusdur,dili sürcmüsdür düsüncesiyle hataya dikkat cekip kendisine cevab hakki taninmali.hala israr ediyorsa dedigin yapilir...

veri
21-12-2011, 06:04
Ahmet hocanız sadece başlıkta yazmamış. Yazının içinde de yazmış.

Biz de insaf dahilinde inceledik.

Tam bir hezeyan diye düşündük.

Elbette herkesin fikri kendine.
yanlış anlaşılan kısımlar içinde ikinci yazısını radyo ve tv deki açıklamallarını da incelediyseniz ve hala aynı ısrarda devam ediyorsanız
Allah şifa versin.

veri
21-12-2011, 06:06
:) gulerim yorumunuza sizin icinde ayni cumleleri kullanmakdan zevk aliyorum :).ve size dogrularimi kanitlamak gibi bir mecburiyetim yok sizede anlayacaginiz... ayetler acik icraatler acik :)ayetlere ters olan seyler bizim anlattiklarimiza da dusuncelerimizede ters :D iliman mirslimanlik bu olsa gerek diyalog :)
kurtlar vadisinde eski bolumlerinde bir hikaye anlatir polat alemdar cakira

sandalcının birinin namı bütün istanbul'a "çapkın" diye yayılmış..
rivayet oymuş ki sandalına binen hiçbir kadın elinden kurtulamıyormuş.. bunu duyan zamanın biraz da feministi dişli bir kadın "olur mu canım öyle şey. ben bindiğim gibi inerim" demiş. gitmiş bulmuş sandala binmiş. "çek göksu'ya" demiş. çekmeye başlamış sandalcı kürekleri.. kadın da sandalcıyı incelemeye almış tabii..
sandalcı kadına hiç bakmadan kürek çekerken kendi kendine de mırıldanıyormuş..
"derler derler derler!.."
bir üç beş.. kadın dayanamamış.
"ne derler be adam?''
sandalcı kadına bakmış bıyığını burmuş ve gülmüş..
"valla güzelim sen bu kayığa bindin ya!.. vermesen de verdi derler!"

Madam zeyna sizede derler bir kere o kayiga bindiz saygilar
dediğim gibi yalan cılık bir mertebedir
yalancı şahitlik bir üst mertebedir.
Allah şifa versin

talib
21-12-2011, 07:11
Ahmed Şahin bu ittifak ifadesini kullanınca -ki çok talihsiz bir ifadedir- pek çok yerden itiraz geldi. Mehmet Talu Hocaefendi de bunlardan biridir. Bu itirazlardan sonra vaziyeti kurtarmak adına bir yazı daha yayınladı ki, o daha kabul edilebilirdir. İtirazlar ile birlikte, özür dileyip yanlış ifade kullandım deme erdemini gösterememiş olsa da en azından yine durumu kurtarmak istemesi olumludur.

Turkbeyi
21-12-2011, 15:17
dediğim gibi yalan cılık bir mertebedir
yalancı şahitlik bir üst mertebedir.
Allah şifa versin

:) karalamakdan baska ne yapiyorsunuz sizler sayin veri Allah a havale ediyorum sizi ve sizin gibileri islah olacaginizi sanmiyorum tanimadiginiz bir insana bile iftira atacak kadar karakteristik bir yapiyo sahipsiniz. neyse size iyi eglenceler sizin inanisiniz size bizim ki bize saygilar

manifesto
21-12-2011, 15:41
Böylelikle dinlerarası dialogçu geçinenlerin gavurlardan farkı da olmaz derim sizlere
:) Senin gavurlardan farkın var ya yeter ,şu gavur lafı da çok enteresan bir laf,onlar gavur bizler gavur da sen bu ithamınla müslüman mısın yani?


Efendimiz (sav) de tebliğ yapmış, korkuları, önyargıları, endişeleri almış, barış ortamı sağlamış ama hiçbir zaman dinde ortak payda aramamıştır. Ya da aramış da ben mi bilmiyorum?? Olabilir. Varsa örnek buyrun gösterin.

Ortak payda aramamış ne demek? Kur'an bu orta paydaya çekmiş ehli kitap ile müslümanları.Onlara Allah'a şirk koşmayın Meryem oğlu İsa onun oğludur demeyin demiş,Hz.Peygamber ve Kur'an onlardan gelin Allah'a şirk koşmayalım birbirimizi Rabler edinmeyelim diye ortak paydaya defalarca davet etmiş.

Diyalog çalışmalarını da birilerini müslüman yapma birilerini hristiyan yapma işi basitliğine indirmemek gerek.Onlar müslümanlarla diyalog yapıyor diye müslümanlar hristiyanlığa mı koşuyor? yada hristiyanlar müslümanlarla diyalog içinde oldukları için akın akın islamiyete mi koşacaklar?
Bu tür beklentiler çocukça.
Burada aslolan insanların medeniyetlerin inançların doğru zeminler üzerine oturması ve normalleşmeyi kolaylaştırmaktır.

Bir yerde bir papaz kur'an ayetlerini yakmaktan bahsediyorsa o insanlar kafayı yemiştir.Yada bir yerde karikatürler yayınlanıyor diye ortalığı ayağa kaldırıp fanatiklik yapıp sağı solu yakmak da kafayı yemektir.Her inancın temsilcileri birbirlerine saygılı olmayı nasihat etmeli.
Mutlaka herkesin bu tavrı sergilemesi beklenemez ancak çoğunluk sağlanırsa normalleşme kolaylaşır.

Yeni-OSMANLI
21-12-2011, 15:55
:)
Bir yerde bir papaz kur'an ayetlerini yakmaktan bahsediyorsa .

iste butür örnekler diyalogsuzluktan kaynaklaniyor,korkudan,yanlis bilgilendirmeden önyargidan kaynaklaniyor,bu yüzden müslümanlara yaklasmiyor,yaklassa bunu yapamaz,bunu yapacak yüzü kalmaz.

Hikem
21-12-2011, 18:03
Ortak payda aramamış ne demek? Kur'an bu orta paydaya çekmiş ehli kitap ile müslümanları.Onlara Allah'a şirk koşmayın Meryem oğlu İsa onun oğludur demeyin demiş,Hz.Peygamber ve Kur'an onlardan gelin Allah'a şirk koşmayalım birbirimizi Rabler edinmeyelim diye ortak paydaya defalarca davet etmiş.''
Manifesto


Arkadaş Kur'anın Müslümanlar ile Ehli Kitabı ortak paydaya çektiği gibi bir keşifte bulunmuş!?Nerede bulunmuş dersek arkadaşımız Ali_İmran/64 gösteriyor.....sayın muhatabımız bilmiyorki yani bilmediğini bilmiyorki, Müslümanlarla ehli kitab arasında hiç bir ortak payda(dini) yoktur...Arkadaşımız haşa bu işi tarhana çorbasına mı benzettiki, ortak paydadan dem vuruyor? Va Esefa...Birde kalmış indi mulahazasına Kur'anı da haşa ortak tutmaya kalkıyor..Klavye kahramanlığı bu olsa gerek! Sadece ayet mealleriyle yetinenlerin varacağı nokta budur? !

Peki Ali-İmra 64 bize neyi anlatıyor? Sevâin beynena ve beynekum cümlesinden asıl murad ''sevâin beyni ve beyne-r-resuli '' dir...Yani Benimle bütün peygamberler arasında ortak olan bir kelimeye gelin!'' demektir.Kur'an-ı Azimüşşan onları telattufla okşayarak sırrı verasetten dolayı onları peygamberlerin yerinde kullanmıştır.Yani , '' Sizler kendinizi peygamberlerin vârisi olarak kabul ediyorsunuz.Onlara aynı inançta olmanız lâzımdır.Benim etbaım benim inancımda olması gerekir.O halde bizimle sizin aranızda yani bütün peygamberler arasında ortak olan bir kelimeye gelin'' demektir.

Sevâin beynena ve beynekum'' ''Bizimle sizin aranızda ortak olan'' cümlesi, her iki tarafı teşrif için kullanılmıştır.Yoksa kelamın aslı ''sevâin beyni ve beyne-r-resuli'' dir Çünkü Yahudi ve Hıristiyanlarla peygamberler arasında hiç bir ittifak noktası yoktur..





Fakat Resuli Ekrem aleyhisselam ile diğer peygamberler arasında ortak bir nokta vardırki , o da TEVHİDDİR.

''Allahtan başkasına ibadet etmeyelim, Ona hiçbir şeyi şerik koşmayalım ve bazımız bazımızı rabbler edinmesin'' hükmü, bütün peygamberlerin insanlara getirdiği bir hükümdür.





Yoksa Müslümanlarla ehl kitab arasında ortak olan bir mesele değildir.Bu sebeble , resulü Ekrem aleyhisselam manen derki:'' Ey Ehli kitab ! Öyle bir kelimeye gelin ki, o kelime benimle bütün peygamberler arsında müttefukun aleyh bir meseledir.''

Peygamberimiz asıl manada aleyhisselam ehli kitaba ''Benimle sizin aranızda ortak olan bir kelimeye gelin<< demiyorki! Belki onlara diyorki, ''Sizler yanlışsınız , Peygamberlerinizin yolunu terk edip ahbar ve ruhbanlarınızın peşinde gidiyorsunuz.Bu sebeble gittikçe şirk bataklığına düşüyorsunuz.Benimle bütün peygamberlerin arasında ortal olan bir kelimeye , yani Tevhide gelinki teali edesiniz.'',

Kuranı azimüşşan , bu ayeti kerimede olduğu gibi daha pek çok ayeti kerimede , insanları hakka davet ederken lütfi irşad yapmaktadır..Evet














'' Sevâin beynena ve beynekum'' cümlesi ile Peygamberimizin davasını bütün ümmetine yüklüyor.Peygamberlerinin davasınıda ehli kitaba yüklüyor.Bununla lütfi İrşad yapıyor.Zira ancak Peygamberler arsında ittifak noktası olabilir.Peygamberimizle , muharref olan Tevrat ve incil ' e inanan ehli kitab arasında İTTİFAK NOKTASI BULUNAMAZ.

Öyleyse














''Sevâin beynena ve beynekum'' dan asıl murad '' Sevâin beyni ve beyne-r-resuli'' dir...Yani Benimle bütün Peygamberler arasında ortak olan bir kelimeye gelin, yani TEVHİDE GELİN'' demektir...

Tevhidde ancak Resulü ekreme ittiba' ile mümkündür...Onlara Tevhid daveti, ehli Kitabın Tevhid e ehli olmadığını açıkca gösterir..dolayısıyla onlar peygamberlerin Tevhid yolunu bırakıp rahiblerinin, nefslerinin yoluna tabi olmuşlardır...Tevhid ancak Nübüvvet müesseseiyle gerçekleşir...

Dolayısıyla bizmle sizin aranızda ortak olan kelimeye gelin demek= Hazreti Muhammede ittiba edin demektir..Bazı aklı evvelllerin bu ayette Resulullah yok demeleri sureti katıyetle Bâtıl bir iddiadır(merdud bir iddia) Zira Peygamber olmadan Tevhid gerçekleşemez...

(Devam edecek inş.)

MÜTEŞEKKÜR
21-12-2011, 19:24
Evet, ehli kitapla bizim aramızda bazı ittifaklar vardır.Ancak onların sapık bazı itikadları Hak yoldan çıktığı için batıl sayılmıştır.Onlar tevhide gelirlerse daha önce dediğim gibi, dinlerarası dialog meselesi hal olacağını beyyan etmiştim.

Hikem
21-12-2011, 20:40
Ehli Kitabın Tevhide gelmesi demek, Müslüman olmalrını gerektirir...Zira Lailahe ilallalah , Muhammeden Resulullah olmadan gerçekleşmez...

Üsstad Hazretleri Şualarda 9. meselede :'' İman altı rüknünden (İmanın şartı altı diyen şakirtlerin kulağı çınlasın, üstadları imanın rükünleri diyor, uyanın) çıkan öyle bir vahdani hakikattırki, tefrik kabul etmez.Ve öyle bir küllidirki, tecezzi kaldırmaz.Ve öyle bir külldirki, kabili inkısam (kısımlara ayrılma) olmazlar.. Demek İMANI BİLLAH , KATİYETLE VE HADSİZ HÜCCETLERİYLE ''VE KUTUBİHİ VE RUSULİH'' Yani PEYGAMBERLER VE MUKADDES KİTABLARA İMANI İSBAT EDER..'' demektedir..

Ey , uykuda iken kendini uyanık zanneden Hoca! Bu kur2ani hakikatler ışığında Kelimei Şehadetin 1. rüknünü kabul edip, 2. rüknünü kabul etmeyen birisinin , nasıl olurda 1. rüknünü kabul ettiğini yazabiliyorsun..? '.2 rüknü kabul etmeyen , 1. rüknünede kabul etmemiştir...veya 1. rüknü kabul etmek üstadında dediği gibi 2. rüknü kabul etmeyi gerektiri.r...
Üstad Hazretleri bu hakikatı şöyle ifade ediyor:''

''Demek ''Eşhedü enlailahe illallah '' hakikatı, bütün hüccetleriyle '' eşhedü enne Muhammeden Resulullah'' hakikatını isbat eder.''

İşte üstad nerde, Diyalogcu ehli bid'a nerde???!!

veri
22-12-2011, 06:29
:) karalamakdan baska ne yapiyorsunuz sizler sayin veri Allah a havale ediyorum sizi ve sizin gibileri islah olacaginizi sanmiyorum tanimadiginiz bir insana bile iftira atacak kadar karakteristik bir yapiyo sahipsiniz. neyse size iyi eglenceler sizin inanisiniz size bizim ki bize saygilar

başından geçen olayı çarptırarak anlatman
yalancılığa
yalancı şahitliğe
ve iftiraya girer diğerlerini saymıyorum o yazdığın mesajlarda 70 tane günah gizli.

veri
22-12-2011, 06:30
Ehli Kitabın Tevhide gelmesi demek, Müslüman olmalrını gerektirir...Zira Lailahe ilallalah , Muhammeden Resulullah olmadan gerçekleşmez...

Üsstad Hazretleri Şualarda 9. meselede :'' İman altı rüknünden (İmanın şartı altı diyen şakirtlerin kulağı çınlasın, üstadları imanın rükünleri diyor, uyanın) çıkan öyle bir vahdani hakikattırki, tefrik kabul etmez.Ve öyle bir küllidirki, tecezzi kaldırmaz.Ve öyle bir külldirki, kabili inkısam (kısımlara ayrılma) olmazlar.. Demek İMANI BİLLAH , KATİYETLE VE HADSİZ HÜCCETLERİYLE ''VE KUTUBİHİ VE RUSULİH'' Yani PEYGAMBERLER VE MUKADDES KİTABLARA İMANI İSBAT EDER..'' demektedir..

Ey , uykuda iken kendini uyanık zanneden Hoca! Bu kur2ani hakikatler ışığında Kelimei Şehadetin 1. rüknünü kabul edip, 2. rüknünü kabul etmeyen birisinin , nasıl olurda 1. rüknünü kabul ettiğini yazabiliyorsun..? '.2 rüknü kabul etmeyen , 1. rüknünede kabul etmemiştir...veya 1. rüknü kabul etmek üstadında dediği gibi 2. rüknü kabul etmeyi gerektiri.r...
Üstad Hazretleri bu hakikatı şöyle ifade ediyor:''

''Demek ''Eşhedü enlailahe illallah '' hakikatı, bütün hüccetleriyle '' eşhedü enne Muhammeden Resulullah'' hakikatını isbat eder.''

İşte üstad nerde, Diyalogcu ehli bid'a nerde???!!
çakma nurcu
kitabın tamamını oku o zaman:)
sonra da kıvırma hata yaptım de

MÜTEŞEKKÜR
22-12-2011, 06:47
ehli kitabın tevhide gelmesi demek, müslüman olmalrını gerektirir...zira lailahe ilallalah , muhammeden resulullah olmadan gerçekleşmez...

üsstad hazretleri şualarda 9. Meselede :'' iman altı rüknünden (imanın şartı altı diyen şakirtlerin kulağı çınlasın, üstadları imanın rükünleri diyor, uyanın) çıkan öyle bir vahdani hakikattırki, tefrik kabul etmez.ve öyle bir küllidirki, tecezzi kaldırmaz.ve öyle bir külldirki, kabili inkısam (kısımlara ayrılma) olmazlar.. Demek imanı billah , katiyetle ve hadsiz hüccetleriyle ''ve kutubihi ve rusulih'' yani peygamberler ve mukaddes kitablara imanı isbat eder..'' demektedir..

Ey , uykuda iken kendini uyanık zanneden hoca! Bu kur2ani hakikatler ışığında kelimei şehadetin 1. Rüknünü kabul edip, 2. Rüknünü kabul etmeyen birisinin , nasıl olurda 1. Rüknünü kabul ettiğini yazabiliyorsun..? '.2 rüknü kabul etmeyen , 1. Rüknünede kabul etmemiştir...veya 1. Rüknü kabul etmek üstadında dediği gibi 2. Rüknü kabul etmeyi gerektiri.r...
üstad hazretleri bu hakikatı şöyle ifade ediyor:''

''demek ''eşhedü enlailahe illallah '' hakikatı, bütün hüccetleriyle '' eşhedü enne muhammeden resulullah'' hakikatını isbat eder.''

işte üstad nerde, diyalogcu ehli bid'a nerde???!!

İşte tam onların damarına bastınız.Bunların gayesi siyonizme hizmet imiş meğer...Üstad Said Nursi Hz.leri taa o zaman bile meseleyi anlamış ki dinlerarası dialoğun olamayacağını beyan etmiş oluyor.

veri
22-12-2011, 06:50
İşte tam onların damarına bastınız.Bunların gayesi siyonizme hizmet imiş meğer...

atlama öyle
zapping mi sanıyorsun bu mevzuları
çakma nurcunun yok dediği pek çok mevzu risalelerde var kanıtlayınca da
şaşkoloz oldu 3 gün foruma girmedi:)

MÜTEŞEKKÜR
22-12-2011, 06:51
çakma nurcu
kitabın tamamını oku o zaman:)
sonra da kıvırma hata yaptım de

Getir o zaman tamamını.Yorum yapalım da özür dilesin veya ben özür dileyeyim.Nasıl oluyor dinlerarası dialog görelim bakalım...

Şualar bölümünden çıkarma, ekleme veya eksiltme gibi durumlar varsa kimden hesap soracağız o zaman?.

veri
22-12-2011, 06:57
ne demek şualar bölümünden çıkarma ekleme falan filan:)
şimdiden itiraz etmeye başlıcan demek :)
işin uzmanı isen madem git kendin bul.

Son.Fedai
22-12-2011, 07:06
Şualar bölümünden çıkarma, ekleme veya eksiltme gibi durumlar varsa

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=103614

Hikem
22-12-2011, 07:09
çakma nurcu
kitabın tamamını oku o zaman:)
sonra da kıvırma hata yaptım de


Ben hiçbire zaman Nurcu diye kendimi lanse etmedim bir, saniyen Üstad bütün müslümanların üstadır iki, Eğer kitabın tamamında benim iktibaslarımı nakzedecek bir şey varsa, bunu da iddia sahibi isen (kitabın tamamını oku dediğine göre) müddei iddiasını ispatlamakla yükümlüdür! buda üç..Değilse tamamını oku deyip te istifham meydana getirme..Sen kaçak güreşiyorsun..Mert çe güreş! İktibaslarımda yanlış var diyen varsa işte meydan ispatlasın, değilse bari kelam etmesin!

veri
22-12-2011, 07:12
Ben hiçbire zaman Nurcu diye kendimi lanse etmedim bir, saniyen Üstad bütün müslümanların üstadır iki, Eğer kitabın tamamında benim iktibaslarımı nakzedecek bir şey varsa, bunu da iddia sahibi isen (kitabın tamamını oku dediğine göre) müddei iddiasını ispatlamakla yükümlüdür! buda üç..Değilse tamamını oku deyip te istifham meydana getirme..Sen kaçak güreşiyorsun..Mert çe güreş! İktibaslarımda yanlış var diyen varsa işte meydan ispatlaın, değilse bari kelam etmesin!
dostum aksine nurcu izlenimini sık sık veriyorsun
eğer kendine referans olarak risaleleri alıyorsan nurcusundur. bunun başka tarafa çekilecek kısmı yok.

ispatlasak ne olucak demokrasi kelimesinde olduğu gibi arapçasında yok diceksin:)

Hikem
22-12-2011, 07:21
Rislelerde demokrat partiye atıf var diye'' Bak! işte üstad demeokrasidenbahsediyor, Risalelerde demokrat kelimesi geçiyor demek tam bir demogogluktur! Risalelerden örnek verdiğimizin bir çok hikmeti var! Evvelen diyalogcuların silahını ellerinden alıp,üstadın diyalogcu olmadığını gösteriyoruz.saniyen üstad ehli sünnet bir alim sadece Nurcuların okuması gerekmez mesjını da veriyoruz.. Tamamını oku derken sen tamamını okudun mu, yoksa sallayayım belki tutar mı diyorsun? Ben yazdıklarımdan eminim..Küllüyatı ezberden bilenler verdır..Yanlış iktibasım olursa hodri meydan!

veri
22-12-2011, 07:25
Rislelerde demokrat partiye atıf var diye'' Bak! işte üstad demeokrasidenbahsediyor, Risalelerde demokrat kelimesi geçiyor demek tam bir demogogluktur! Risalelerden örnek verdiğimizin bir çok hikmeti var! Evvelen diyalogcuların silahını ellerinden alıp,üstadın diyalogcu olmadığını gösteriyoruz.saniyen üstad ehli sünnet bir alim sadece Nurcuların okuması gerekmez mesjını da veriyoruz.. Tamamını oku derken sen tamamını okudun mu, yoksa sallayayım belki tutar mı diyorsun? Ben yazdıklarımdan eminim..Küllüyatı ezberden bilenler verdır..Yanlış iktibasım olursa hodri meydan!
hodri meydan
demokrasi hakkında söylediklerin ortada üstteki savunman nafile:)
yok arapçasında yokmuş da savunmanı da net hatırlıyorum:)

tamamını niye okuyayım
binlerce sayfa nurcular okuyor nasılsa
siteleri de var
diyalog konusunda üstad ne demiş orda da yazıyor
sana mı inanıcam
nurcu sitelere mi:)

Hikem
22-12-2011, 07:34
Madem tamamını okumaya mecalin yok , bana niye öyle söylemek lüzümunu hissettin.! Hani bir laf var:' Eli verir talkımı, kendi yutar salkımı'' diye, söylediklerine cuk oturuyor! Saniyen demokrasi konusunda söylediklerimin arkasındayım. Hodri meydan!

MÜTEŞEKKÜR
22-12-2011, 07:40
ne demek şualar bölümünden çıkarma ekleme falan filan:)
şimdiden itiraz etmeye başlıcan demek :)
işin uzmanı isen madem git kendin bul.

Hadi bul gel sen anlat?..

veri
22-12-2011, 07:43
Madem tamamını okumaya mecalin yok , bana niye öyle söylemek lüzümunu hissettin.! Hani bir laf var:' Eli verir talkımı, kendi yutar salkımı'' diye, söylediklerine cuk oturuyor! Saniyen demokrasi konusunda söylediklerimin arkasındayım. Hodri meydan!
arkasında olucaksın tabii ki:) elinde olmayan kitabın üzerinden müslümanlara saldırmaya devam et:)

Hadi bul gel sen anlat?..
sorularla risale vb. sitelere git ne istiyorsan arama butonuna bas
boşuna beni yorma:)
zaten 7 sayfa tutacak yazıyı okumazsın milleti de üzmeyelim

Hikem
22-12-2011, 07:46
İddia sahibi sen değilmisin? Biz niye uğraşalım canım? Müddei iddiasını ispatlamak zorunda, biz değil???İktibaslarımda Yanlışımı gösterin diyorum..Bundan daha iyi hodri meydan olurmu..Hatta meşhur diyalogcu hocarlarda gelebilir..

MÜTEŞEKKÜR
22-12-2011, 07:48
AraştıRdım.9.UNCU ŞUALARDA BENZER CEVAPLAR BULAMADIM..

Ancak başka bir bölümde armaya çalıacağım..

veri
22-12-2011, 07:50
İddia sahibi sen değilmisin? Biz niye uğraşalım canım? Müddei iddiasını ispatlamak zorunda, biz değil???İktibaslarımda Yanlışımı gösterin diyorum..Bundan daha iyi hodri meydan olurmu..Hatta meşhur diyalogcu hocarlarda gelebilir..

saçmalıyorsun hikem
iddia sahibi sensin
ve nurcular senin yalan söylediğini söylüyor
sana site ismi de veririm linkini de:)

daha ne konuşuyorsun anlamıyorum
hayır sen yalancısın diyorsan buyur ispatla veya sus artık

müteşekkir o yazıyı okudun mu:)
BEN OKUMADIM böyle biline

Hikem
22-12-2011, 07:52
Müteşşekküre çok müteşekkirim..de bunları kime anlatacaksın? Veriyemi?....Ama belki başka anlayan çıkarinş.

veri
22-12-2011, 07:54
Müteşşekküre çok müteşekkirim..de bunları kime anlatacaksın? Veriyemi?....Ama belki başka anlayan çıkarinş.
okudun mu
okumuş mu:)
artı konumuzla alakalı ne yazıyor işaretleseydi de öğrenseydik:)

Hikem
22-12-2011, 08:01
Benim iktibaslarım 11. Şua 9. meselede yazıyor..İsteyenler bakabilir..Sayfa numarası veremiyorum..yayınevleri farklı..Elimdeki Zehra baskısı sayfa 241...diğer yayınevlerinde sayfa farklılık olabilir. Ama yazılanlar değişmez..Müteşekkür 9. şuada aramasın, 11. şua 9. mesele

veri
22-12-2011, 08:04
konusu diyalog mu:) sanmıyorum
ayrıca diğer kitabın kopyasını hala bekliyorum:)
hani nurcuların seni yalancılıkla suçladığı kitap:)

Hikem
22-12-2011, 08:07
Konusu diyalog değil, ama, diyalogcuların kelimeişehadetle ilgili hezeyanlarına müthiş cevablar veriyor....Yani Fasıldan fasıla yazarına....Üstad Üstadiyetini göstemiş...Üstada teşekkür ediyoruz..

MÜTEŞEKKÜR
22-12-2011, 08:13
Bediüzzaman Said Nursî; "Hattâhadis-i sahihle, âhirzamanda İsevilerin hakiki dindarları ehl-i Kur'ân'la ittifak edip müşterek düşmanlarıolan zındıkaya karşı dayanacakları gibi, şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yalnız dindaşı, meslektaşı, kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek, belki Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileri medar-ıihtilaf noktaları muvakkaten medar-ımünakaşa ve niza etmeyerek müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı İttifaka muhtaçtırlar" demektedir. ( Bediüzzaman Said Nursî. Lem'alar, s. 144.)

BURADA GÖRÜLÜYOR Kİ DİNSİZLERE KARŞI HIRİSTİYAN VE YAHUDİLERİN MÜSLÜMANARLA İTTİFAK EDİP DİNSİZLERLE SAVAŞABİLECEKLERİNİ BEYAN EDİYOR.BURADA AMENTÜDE İTTİFAK MESELESİ YİNE YOKTUR.


Bediüzzaman'a göre insanlığın büyük kısmının İslâmı kabul edeceği görüşü hâkimdir. Ona göre, Avrupanın Müslümanlaşması için gerekli aksiyon Almanya'dan gitmeliydi. Meşhur "Ehl-i Kitaba davetiye"sinde ve Risale-i Nurun çeşitli yerlerinde bu meseleyi işlemektedir.
"Kur'an-ı Kerim, ehl-i kitabı imana teşvik etmekle, onlara bir ünsiyet, bir sühulet gösteriyor. Şöyle ki:

"Ey Ehl-i Kitab! İslâmiyeti kabul etmekte size bir meşakkat yoktur. Size ağır gelmesin! Zira size bütün bütün dininizi terk etmenizi emretmiyor. Ancak itikadınızı ikmal ve yanınızda bulunan esasat-ı diniye üzerine bina ediniz diye teklifte bulunuyor. Zira Kur'ân, bütün kütüb-ü sâlifenin güzelliklerini ve eski şeriatların kavaid-i esasiyelerini cem etmiş olduğundan, usülde muaddil ve mükemmildir. Yani tadil ve tekmil edicidir. Yanlız, zaman ve mekânın teğayyür etmesi tesiriyle tahavvül ve tebeddüle maruz olan füruat kısmında müessistir...(Bediüzzaman Said Nursî. İşârâtü'l-İcâz, s. 53-54.)


DEMEK Kİ BU SÖZLERLE YOLA ÇIKARSAK DİNLERARASI DİALOG OLSA BİLE İTTİFAKTA İSLAM'A UYGUN HAREKET EDİLMESİ İCAP EDİYOR.NURCULAR BU HASSASİYETİ HENÜZ KAVRAYAMAMIŞLAR VE BUNUN TERSİNE HÜKÜM VERMİŞLERDİR.

veri
22-12-2011, 08:14
iyi kıvırdın çakma nurcu:)

Hikem
22-12-2011, 08:41
Üstadın zamanında müslümanların itikadına hücum Komünist blokta daha ziyade oluyordu..Aslında hem Natoyu hem varşovo paktını idare eden siyonistlerdir...Şimdi ise Hücum direk Hıristiyan Batı ve siyonistlerden geliyor...Dolayısıyla şu an ehli kitabla diyalog yapılacak bir durum yok...diyalog sadece müslümanlar araında ittihadı islamı gerçekleştirmek üzere acilen yapılmalı...

Müteşekkürün naklettiği işaratül icazda aynı sayfada şu cümleleri diyalogculara hatırlatmak lazım: '' Ey Ehli Kitab! Geçmiş olan enbiya ve kitablara iman ettiğiniz gibi #aslında onlar geçmiş kitablarada iman etmiyorlar ,zira geçmiş kitablarda Hazreti Muhammede de iman şartı vardı, ama burda onları okşayıcı bir davet usilü gözetiliyor, hikem# Hazreti Muhammede de iman ediniz.....Öyle ise ,Kur'an Allahın kelamı ve Hazreti KMuhammed aleyhisselam de resülü olduğunu tariki ula ile kabul ediniz ve ETMELİSİNİZ'

Şimdi bu sözlere bakalım birde diyalogcuların ehli kitabı peygambere iman etmeye davet etmeyi bırak, onları sırat köprüsünden cennete göndermeye çalışmalarına bakınız!! Ayaaa! aradaki farkı gören gözler görüyor..Ehli kitab aşkı olanlar ise ,''aşk gözü kör eder'' fehvasınca göremezler..!!

Müteşekkürün dinler arası diyalog olsa bile sözünü yadırgadım...Dinler arası diyalog olmaz...Müntesibler araı görüşmeler olur.Bu görüşmeler ya siyaseten yada tebliğ üzere olur, başka değil...

Müteşekkürün üstaddan naklettiği cümleler şerh edilmesi gereken husulara racidir...Mesela siyaseten söylenen ''düşmanımın düşmanı düşman kaldıkça dostumdur'' sözünde olduğu gibi...Siyaseten , enyakın ve tehlikeli düşman taarruz edecekken, düşmanlığı daha az olan cenahla ittifak yapmak, dinde diyalog kabilinden sayılmaz...hele dost asla!Üstadın Mücmel ifadelerini yine kendisinin ve edillei erbaanın muhkem ölçülerien göre anlamak icab eder..Üstad diyorki:'' Benim sözümde olsa mihenge vurun öyle alın'' evet miheng her zaman gerekir...Buda ehli sünnetin muhakkik ulemasının düsturlarını muhafaza etmekle olur..

Mesihçi
05-01-2012, 20:34
Arkadaşlar İslam'ın ilk günlerinde ve daha sonra farklı zamanlarda Hristiyanlar ve Müslümanlar ittifak yapmışlardır.Ancak bu siyasidir.Allah'ın birliği dışında inancımız birleşmez.Üstelik bizim Allah'ı tanımlayışımız çok farklıdır.Hiçbir müslüman bizim inancımızı müslüman olduğu halde kabul etmeyecektir.Tıpkı hiçbir Hristiyan'ın Hz. Muhammed'i peygamber olarak göremeyeceği gibi...Bu diyalog hayalleri saçmalıktır.Savaşmayalım.Ama aynı inanca sahip olmak zorunda değiliz.

Cevad
05-01-2012, 20:38
evet Allah anlayışımız çok farklı.biz bir ve tek olan Allaha inanıyoruz oysa mesihiler üç ukundan oluşan Allaha inanıyorlar. kitaplarında Allah hakkında çok zırva hikayeler var yakup as allahla güreşti ve onu yendi demek gibi...her neyse Resulullah Muhammed s.a.a kabul edilmezde hatta ona sahtekar denerek nasıl diyalog olacak.

Kafkas Kartali
05-01-2012, 20:43
La İlahe İLLALLAH Muhammeden resulullah..bu ikisi birdir ayrılmaz ayıran MÜRTEDdir!!! bu da yetmez bir kişi bunu diyipte yahudilikti benim eski dinim ortak amentüler var dese yine yahudidir o! demesi lazım ki "ben islam dışında tüm dinlerden beri oldum Allahu zülcelal'in varlığına ve birliğine inandım ve Muhammed mustafa (s.a.v) O(c.c)'nun resulüdür".Bir kimse derse ki yahudi,hristiyanlarla da amentüde biriz o kişi STALİN GİBİ KAFİRDİR istediği kadar nurcu ya da hacı hoca olsun tasavvuf ehli olsun!!!

Hikem
05-01-2012, 20:48
La İlahe İLLALLAH Muhammeden resulullah..bu ikisi birdir ayrılmaz ayıran MÜRTEDdir!!! bu da yetmez bir kişi bunu diyipte yahudilikti benim eski dinim ortak amentüler var dese yine yahudidir o! demesi lazım ki "ben islam dışında tüm dinlerden beri oldum Allahu zülcelal'in varlığına ve birliğine inandım ve Muhammed mustafa (s.a.v) O(c.c)'nun resulüdür".Bir kimse derse ki yahudi,hristiyanlarla da amentüde biriz o kişi STALİN GİBİ KAFİRDİR istediği kadar nurcu ya da hacı hoca olsun tasavvuf ehli olsun!!!


Mehmet kardeş, bu yazılanlar senin mi, yoksa bir hocanın beyanlarımı...Gerçi söyleyene değil, söylenene baka derler ama ...Biz ikisinede bakalım istedik.:)

Cevad
05-01-2012, 20:49
Mehmet kardeşin dediklerının altına ımzamı atıyorum.

Mesihçi
05-01-2012, 20:57
Benim Allah Sözü dediğime inanmasan da hakaret edemezsin Cevad.Ben hiçbir hakarette bulunmadım.Sadece açıkça söylüyorum.Biz aynı şeye inanmıyoruz.Diğer yandan Papa dediğimiz adam beni temsil etmiyor.Ben Hristiyan'ım ve papa benim gözümde iyi giyinmiş bir soytarıdan öte değildir.

Faraklit
05-01-2012, 20:59
İslâmiyet, iltizamdır; iman, iz'andır. Tabir-i diğerle: İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir. Eskide bazı dinsizleri gördüm ki: Ahkâm-ı Kur'aniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, bir cihette hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; "dinsiz bir müslüman" denilirdi. Sonra bazı mü'minleri gördüm ki; ahkâm-ı Kur'aniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar.. "gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlar.

Acaba İslâmiyetsiz iman, medar-ı necat olabilir mi?

Elcevab: İmansız İslâmiyet, sebeb-i necat olmadığı gibi; İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz. Felillahilhamdü velminnetü, Kur'anın i'caz-ı manevîsinin feyziyle Risale-i Nur mizanları, din-i İslâmın ve hakaik-i Kur'aniyenin meyvelerini ve neticelerini öyle bir tarzda göstermişlerdir ki; dinsiz dahi onları anlasa, taraftar olmamak kabil değil. Hem iman ve İslâmın delil ve bürhanlarını o derece kuvvetli göstermişlerdir ki; gayr-ı müslim dahi anlasa, herhalde tasdik edecektir. Gayr-ı müslim kaldığı halde, iman eder.
Mektubat ( 34-35 )

Cevad
05-01-2012, 21:01
Hakaret ettiğim yok siz peygamberimizi haşa sahtekar gormuyormusunuz ?

Faraklit
05-01-2012, 21:02
Müslim-i gayr-ı mü'min ve mü'min-i gayr-ı müslimin manası şudur ki:
Bidayet-i Hürriyette İttihadçılar içine girmiş dinsizleri görüyordum ki; İslâmiyet ve şeriat-ı Ahmediye, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye ve bilhâssa siyaset-i Osmaniye için, gayet nâfi' ve kıymetdar desatir-i âliyeyi câmi' olduğunu kabul edip, bütün kuvvetleriyle şeriat-ı Ahmediyeye tarafdar idiler. O noktada müslüman, yani iltizam-ı hak ve hak tarafdarı oldukları halde mü'min değildiler; demek müslim-i gayr-ı mü'min ıtlakına istihkak kesbediyordular.

Şimdi ise firenk usûlünün ve medeniyet namı altında bid'atkârane ve şeriatşikenane cereyanlara tarafdar olduğu halde;

Allah'a, âhirete, Peygamber'e imanı da taşıyor ve kendini de mü'min biliyor.
Madem hak ve hakikat olan şeriat-ı Ahmediyenin kavaninini iltizam etmiyor ve hakikî tarafgirlik etmiyor, gayr-ı müslim bir mü'min oluyor.

İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, bilerek İslâmiyetsiz iman dahi dayanamıyor, belki necat veremiyor, denilebilir.
Barla Lahikası ( 349 )

Son.Fedai
05-01-2012, 21:03
La İlahe İLLALLAH Muhammeden resulullah..bu ikisi birdir ayrılmaz ayıran MÜRTEDdir!!! bu da yetmez bir kişi bunu diyipte yahudilikti benim eski dinim ortak amentüler var dese yine yahudidir o! demesi lazım ki "ben islam dışında tüm dinlerden beri oldum Allahu zülcelal'in varlığına ve birliğine inandım ve Muhammed mustafa (s.a.v) O(c.c)'nun resulüdür".Bir kimse derse ki yahudi,hristiyanlarla da amentüde biriz o kişi STALİN GİBİ KAFİRDİR istediği kadar nurcu ya da hacı hoca olsun tasavvuf ehli olsun!!!
Mehmet kardeş

Allah indinde gerçek din islamdır

Hz. Adem AS ye de, Hz. Nuh As ye de, Hz. İbrahim As ye de, Hz. Musa AS ye de, Hz. Davud AS ye de, Hz. İsa AS ye de gelen islamdır

İnanç yani amentü esasları aynıdır

Bugün sizin için dininizi tamamladım buyuruyor Allah CC

Hz. Muhammed Mustafa SAV den sonra artık gelen dinlerin hükmü (şeriatları) kalmamıştır

Bu insanlar bilerek ya da bilmeyerek laf cambazlıığıyla insanları kandırıyorlar...

Getir Hz. Musa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Getir Hz. İsa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Din bozulmuş, kitaplarına insan eli değmiş...

Hangisi doğru hangisi yanşış bilinmiyor bile

İslamiyet geldi diğer dinlerin hükmü bitti.

Çünkü HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU

Kıyamete kadar Hak din islamdır. İslamdan başka din de kabul edilmez.

agbi
05-01-2012, 21:04
Basit sorulara cevap verebilecekmisiniz

Hedefleriniz belli

Bana belgeli olarak Bugünkü İncil e & Tevrat a inananları gösterebilirmisiniz ?

Bana belgeli olarak Peygamberimiz sav eki olmadan bir örnek gösterebilirmisin CENNET e gidecek şeklinde.

Kafkas Kartali
05-01-2012, 21:08
Mehmet kardeş

Allah indinde gerçek din islamdır

Hz. Adem AS ye de, Hz. Nuh As ye de, Hz. İbrahim As ye de, Hz. Musa AS ye de, Hz. Davud AS ye de, Hz. İsa AS ye de gelen islamdır

İnanç yani amentü esasları aynıdır

Bugün sizin için dininizi tamamladım buyuruyor Allah CC

Hz. Muhammed Mustafa SAV den sonra artık gelen dinlerin hükmü (şeriatları) kalmamıştır

Bu insanlar bilerek ya da bilmeyerek laf cambazlıığıyla insanları kandırıyorlar...

Getir Hz. Musa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Getir Hz. İsa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Din bozulmuş, kitaplarına insan eli değmiş...

Hangisi doğru hangisi yanşış bilinmiyor bile

İslamiyet geldi diğer dinlerin hükmü bitti.

Çünkü HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU

Kıyamete kadar Hak din islamdır. İslamdan başka din de kabul edilmez.
Kardeşim haklısın ama küçük bir düzeltme yapayım Kur'an-ı kerim de ayeti kerime var İbrahim (a.s) yahudi de değildi nasrani de değildi müslümandı diye..yani buradan da anlıyoruz ki hz İsa (a.s)da hz. Musa (a.s)da müslümandı ve dinleri İSLAMdı sadece şeriatta farklılıklar vardı mesela Musa(a.s)'ın şeriatında zekat 1000de 1idi bu gibi meselelerde yani yoksa amentüler vs. hepsi aynı idi.selam ve dua ile.

fakiri
05-01-2012, 21:08
"gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlar.

:blink::confused1::punch: :) :D:O

Gayr-ı müslim kaldığı halde, iman eder.

:punch::confused1::blink: :):D:O

Mektubat ( 34-35 )


Aman Allahım ! Şu tabirlerin zerafetine (!!!) bakın !
Yaw, hiç böyle bir şey var mı ?

Faraklit
05-01-2012, 21:10
Aman Allahım ! Şu tabirlerin zerafetine (!!!) bakın !
Yaw, hiç böyle bir şey var mı ?



https://www.facebook.com/note.php?note_id=219719668110462


Müslim-i gayr-ı mü'min ve mü'min-i gayr-ı müslimin manası şudur ki:
Bidayet-i Hürriyette İttihadçılar içine girmiş dinsizleri görüyordum ki; İslâmiyet ve şeriat-ı Ahmediye, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye ve bilhâssa siyaset-i Osmaniye için, gayet nâfi' ve kıymetdar desatir-i âliyeyi câmi' olduğunu kabul edip, bütün kuvvetleriyle şeriat-ı Ahmediyeye tarafdar idiler. O noktada müslüman, yani iltizam-ı hak ve hak tarafdarı oldukları halde mü'min değildiler; demek müslim-i gayr-ı mü'min ıtlakına istihkak kesbediyordular.

Şimdi ise firenk usûlünün ve medeniyet namı altında bid'atkârane ve şeriatşikenane cereyanlara tarafdar olduğu halde;

Allah'a, âhirete, Peygamber'e imanı da taşıyor ve kendini de mü'min biliyor.
Madem hak ve hakikat olan şeriat-ı Ahmediyenin kavaninini iltizam etmiyor ve hakikî tarafgirlik etmiyor, gayr-ı müslim bir mü'min oluyor.

İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, bilerek İslâmiyetsiz iman dahi dayanamıyor, belki necat veremiyor, denilebilir.
Barla Lahikası ( 349 )

(https://www.facebook.com/note.php?note_id=219719668110462)

manifesto
05-01-2012, 21:10
Bu konunun başından beri kafasını aynı duvara vurmakta ısrar edenler var
Çünkü sanılıyor ki islam ve diğer hak dinler şeklinden bir sunum var
Öyle bir şeyin olmadığı dinler arasında islam dışında ki dinlerin Hak nazarında ve Halk nazarında bir hükmünün olmadığında hemfikir olunuyorken meseleyi hala orasından çekiştirmek yersiz.
İslamiyet ve hristiyanlık ve yahudilik arasında inanç bakımından varolan benzerlikler ve bu benzerliklerden hareketle çatışma gerilim ve karşı karşıya gelmeler yerine ortak ahiret inancından bahsedilmesi ortan cennet cehennem inancından bahsedilmesi ortak melekler ve ortak peygamberler üzerinden bahsedilmesinin kime ne zararı olabilir?
Meselenin tümü bundan ibarettir.
Ve Tek bir yaratıcı fikrinin yayılması yaygınlaşması İslama ve müslümanlığa zarar vermez sanırım.

Kafkas Kartali
05-01-2012, 21:10
Ben hiçbir zaman Hz. Muhammed'in sahtekar olduğuna inanmadım.Ben onun ruhsal varlıklar tarafından kandırılmış iyi niyetli biri olduğunu düşünüyorum.Diğer yandan onların kitabında zırvalar var diyerek yaptığınız şey hakarettir.

Sallallahu aleyhi vesellem..af buyurursanız dininizi sorabilir miyim?ona göre cevap verelim her sorunuza.

Kafkas Kartali
05-01-2012, 21:12
Bu konunun başından beri kafasını aynı duvara vurmakta ısrar edenler var
Çünkü sanılıyor ki islam ve diğer hak dinler şeklinden bir sunum var
Öyle bir şeyin olmadığı dinler arasında islam dışında ki dinlerin Hak nazarında ve Halk nazarında bir hükmünün olmadığında hemfikir olunuyorken meseleyi hala orasından çekiştirmek yersiz.
İslamiyet ve hristiyanlık ve yahudilik arasında inanç bakımından varolan benzerlikler ve bu benzerliklerden hareketle çatışma gerilim ve karşı karşıya gelmeler yerine ortak ahiret inancından bahsedilmesi ortan cennet cehennem inancından bahsedilmesi ortak melekler ve ortak peygamberler üzerinden bahsedilmesinin kime ne zararı olabilir?
Meselenin tümü bundan ibarettir.
Ve Tek bir yaratıcı fikrinin yayılması yaygınlaşması İslama ve müslümanlığa zarar vermez sanırım.

İslama da müslümanlığa da zarar verebilir ama önce kişi ateist ise tek bir yaradıcı oldugu(azze ve celle) söyleyebiliriz bunda tabiki sakınca yok ama devamında islamiyeti anlatmamız da lazım.

Son.Fedai
05-01-2012, 21:12
Kur'an-ı kerim de ayeti kerime var İbrahim (a.s) yahudi de değildi nasrani de değildi müslümandı diye..yani buradan da anlıyoruz ki hz İsa (a.s)da hz. Musa (a.s)da müslümandı ve dinleri İSLAMdı
Evet amenna

Zaten ben de dedim ki

Mehmet kardeş

Allah indinde gerçek din islamdır

Hz. Adem AS ye de, Hz. Nuh As ye de, Hz. İbrahim As ye de, Hz. Musa AS ye de, Hz. Davud AS ye de, Hz. İsa AS ye de gelen islamdır

İnanç yani amentü esasları aynıdır

Getir Hz. Musa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Getir Hz. İsa AS zamanındaki müslümanı amenna onunla ittifak var.Çünkü islamiyet henüz gelmemiş

Cevad
05-01-2012, 21:16
haşa eğer kandırılmış olsa insanları putlara tapmaya çağırırdı. insanları Tek Alllaha davet etmezdi.Tek Allaha davet etmesi ve putları kırması peygamber oldugunu ispatlıyor.

Kafkas Kartali
05-01-2012, 21:17
Mehmet kardeş, bu yazılanlar senin mi, yoksa bir hocanın beyanlarımı...Gerçi söyleyene değil, söylenene baka derler ama ...Biz ikisinede bakalım istedik.:)

Cübbeli ahmet hocanın bu konuda söylediklerini ezberlediğim için rahatça aynı lafızla yazabildim yani lafzen bana aslen Cübbeli hocamızın söylediğidir bunlar :) Allah azze ve celle razı olsun :)

manifesto
05-01-2012, 21:17
İslama da müslümanlığa da zarar verebilir

Tek bir yaratıcıya inanma fikrinin yaygınlaşması müslümanlığa zarar verir değil mi?
Nasıl düşünemedik,islam zaten çok tanrılı din tek tanrı fikri zarar verir değil mi?
Batı toplumunun en büyük problemi şu anda sağlıklı bir yaratıcı fikrine sahip olmamaları
Bir çoğunda Tek bir yaratıcı fikri olsa da sağlıksız Babalı oğlullu sözlü kelamlı karmaşık bir inançları var
Öncelikle sağlıklı bir tek tanrı inancında bir araya gelmek gerekli
Gelinemiyorsa dahi islamda ki tek tanrı inancının detayına vakıf olacaklardır.
Kıble meselesi ise tüm bu ana meselenin çok gerisindedir.
Bu arada bu mesihçi arkadaş da hristiyan olduğunu söylüyor onu eklemek istedim
Doğru yalan

Son.Fedai
05-01-2012, 21:17
ortak melekler ve ortak peygamberler üzerinden bahsedilmesinin kime ne zararı olabilir?

Belki bunun kimseye zaraı olmayabilir

Ama

İslam tebliğ dinidir.

Tebliğin de bir çok şekli var.

1. si tebliğ ederken neden papanın misyonu üzerinden tebliğ yapıyorsunuz? Sizin misyonunuz yok mu kipapanın misyonu üzerinden gidiyorsunuz?

2. si illa ki gidip konuşmak zorunda mısınız? Başka türlü tebliğ yapın. Mesela Avrupadaki müslümanlar yaşayışları ile sizden önce bir çok insanın hidayetine vesile oldu. NEden onlar gibi yaşayarak değil de diyalog yapak zorundasınız ki?

3. sü bu tr sözlerle islamdan, inançtan taviz verdiğinizin farkında değil misiniz?

Allah CC bir kimsenin alnına müslümanlığı yazdıysa yolu yok o kişi müslüman olacak. Kim ne derse desin

Adamı müslüman edeceğim diye taviz üstüne taviz veriyosunuz

Doğru mu bu?

Kafkas Kartali
05-01-2012, 21:22
Ben hiçbir zaman Hz. Muhammed'in sahtekar olduğuna inanmadım.Ben onun ruhsal varlıklar tarafından kandırılmış iyi niyetli biri olduğunu düşünüyorum.Diğer yandan onların kitabında zırvalar var diyerek yaptığınız şey hakarettir.

Hz İsa(a.s)'ın ölüleri dirilttiğini duydunuz mu hiç?

manifesto
05-01-2012, 21:23
3. sü bu tr sözlerle islamdan, inançtan taviz verdiğinizin farkında değil misiniz?

Hiç farkında değilim,neresinden taviz verilmiş islamın?
Sizin kafanıza uymuyor reddiniz bundan
Uymasın,herkese uydurmak zorunda değiller zaten
Diyalog 21 yüzyılın metodudur
Siz de farklı metodlar kullanabilirsiniz
Aklınıza ne geliyorsa
Avrupa da müslümanların yaşaması sizi ilgilendirmez ki
Sizin mantığa göre onlar da evden camiiye camiden işe
Batı toplumuna karışmamalılar
Onların kiliselerine gitmemeliler
Onları camilerine davet etmemeliler
Bu sizin kafaya göre taviz
Zaten gurbetçiler fiili diyaloğu uyguluyor.

fakiri
05-01-2012, 21:25
İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, bilerek İslâmiyetsiz iman dahi dayanamıyor, belki necat veremiyor, denilebilir.[/B]
Barla Lahikası ( 349 )
[/URL]


Lütfen "necat vermiyor denilebilir!" demiş ... Yani, merhum kendisini oldukça zorlamış !

cemaliii
05-01-2012, 21:25
Benim Allah Sözü dediğime inanmasan da hakaret edemezsin Cevad.Ben hiçbir hakarette bulunmadım.Sadece açıkça söylüyorum.Biz aynı şeye inanmıyoruz.Diğer yandan Papa dediğimiz adam beni temsil etmiyor.Ben Hristiyan'ım ve papa benim gözümde iyi giyinmiş bir soytarıdan öte değildir.

diyalogcular gözünüz aydın. :boxing: diyalog diye diye sonunda ihvana hristiyan kardeşlerinizi teşrif ettirdiniz.yok ya sahi onlar isevi müslümanlardı değilmi.:D
soralım arkadaşa isevi müslümanmıymış kendisi.:thinking:
eminim ne demek isevi müslüman,oda ne diyecektir.

Mesihçi
05-01-2012, 21:26
Ben Hristiyan yani Mesihçi yim.Bunun açık olduğunu sanıyorum.Diğer yandan soru sorduğumu sanmıyorum.Fikrim soruldu söyledim.Bu kadar...Kutsal Kitap'ta zırvalar ve saçmalıklar olduğunu söyleyerek hakaret eden arkadaşım küçük bir özür beklerken kendimi sorgulanır buldum...