PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Edeble Gelen Lütufla Gider (mevlana)


AdigeBatur
07.12.2006, 21:40
http://img.blogcu.com/uploads/fakiramagururlu_mevlana.jpg

EDEPLE GELEN LUTUFLA GİDER (Hz. Mevlana)

Sana yaklaştıkça sıkıntılardan uzaklaşıyorduk belkide. Başkent sıkmıştı bizi... Gri şehrin resmiyetinden, Kızılay'ın kirinden, Sincan'ın hüznünden kopup ellerimizi ve kalbimizi arındırmak üzere sana geldik... Ümitsiz gönderme bizi.

Konya'nın kapısında durduk ilkin, ferah bir iklimin kapısında durduk. Birbirini görmeden kardeş olmanın, değer vermenin, gıyabında Allah için sevmenin somut haliyle Konya'nın kapısında durduk… Aslında garipti, ilk kez karşılaşıyorduk ama çoktandır tanışıyorduk.

Sonra çok yerde durduk... Tramvay'ın açılmayacak olan kapısının açılmasını beklerken kadim rehberimizin şaşkınlığıyla tebessümü arasında durduk mesela. Cami önündeki tûğralı çeşmenin başında "benim çeşmem" diye durduk. Şems'e giden sokağın köşesinde duramadık ama Şems'in kabrinde duaya durduk.

Rehberimiz ne kadar tedirginse o kadar samimiydi. O kadar iyi bir rehberdi ki çoğu kez ona Konya'yı öğretme lüzumunu hissettik. Kimi zaman kayboluyorduk dolaşırken kimi zaman bir şeyler arıyorduk. Tüm bunları yaparken aslında kendimizi buluyorduk.

Uçurum kenarında durduk ve sonra Hızır diledik... Ateşle sınandı bazımız veyahut gül dalında bekledi… İbrahim gibi önce içimizdeki putları devirmemiz gerekti… Ve Rabbimiz en sevdiklerimizle sınadı bizi. Sevilmeye en layık olan kimmiş öğrendik... Ateşle sınandık yahut gül dalında bekledik...

Hepimiz bir şems bekliyorduk belkide. Gelsin, kitaplarda olmayanı öğretsin, ellerimizden tutup kaldırsın istiyorduk. Ama Mevlana'nın ansızın bulup ansızın kaybettiği Şemsin kabrinde anladık ki biz,beklerken aynı zamanda bekleniyorduk. özlerken belki de bir yerlerde özleniyorduk.Yönümüzü güneşe dönüp birşeyler beklediğimizden ardımızda kalanları yani güneşi olduklarımızı göremiyorduk... Aynı anda hem Şems idik hem Mevlana...

Ve nihayet gelip kapında durduk. Çağırmıştın ya bizi ! "Ne olursan ol, gel" demiştin. Ümitsizlik dergahı değildi bu kapı. Kimse boş çevrilmemişti. Çağırmıştın ya bizi...

Makam-ı İbrahim'de gözyaşı dökenin duasıyla buluşunca, yeniden hatırladık seni... Evladını emanetin bildik ya, çağırdın bizi... İşte kapına geldik, Sevdiğinin hürmetine, aşkıyla döndüğünün hürmetine boş gönderme bizi.

Dergahında dolaşırken huzur, iki dudağımızın arasındaydı. Şems'ten getirdiklerimizle yıkadın bizi... sardın... giydirdin... sevindirdin... Görmedik belki ama hissettik her şeyi.

Edeple geldik dergahına, lütufla gönderdin.

(kalbe öyle geldi, dokunulmadı...)

AdigeBatur

NehiR
07.12.2006, 23:03
teşekkürler adigebatur paylaşım için..

^diyar^
09.12.2006, 17:44
GerÇekten De GÜzel SaĞol!!!

Asude
24.03.2008, 22:47
Harika... Bir ney sesinin verdiği tat gibiydi,yazınızın tadı...
Konya'da okuduğum için,yazıyı okurken kendimi oralarda dolaşıyor gibi hissettim.
Sağolun.Yüreğinize sağlık...

AdigeBatur
24.03.2008, 22:57
Konya'nın ve yolculuğun hayatımızda ayrı bir yeri var... Hayatımızı ve hayatlarımızı değiştirdi... Birleştirdi... Mevlana'nın Lütfu...

kardem
11.05.2008, 13:27
Üflersin zamanı yanık kokan tutuşmuş yerinden

Uykuya dalmak için kendini bırakırsın yetmez gücün..

Sessizliğin uğultusudur gizin yörüngesinde yapılan düğün,

Kulaklarında inler yürekten yanmış gece öte yüzün...

Ay zamanı, geçmiş yıldızların kuyruğuna takılıp gider yürek ...

Geceyi dinlemek kendini dinlemektir en fazla değil mi değerli hocam...

Kaç gece yangınından sonra,

gün ışığıyla yıkayarak onarmaya çalışmışızdır yüreği.

Geç kalmış bir buruklıkla değerli satırlarınızı okudum.Kaleminize yüreğinize sağlık dost...Sevgi ve saygımla.

yahşibey
19.05.2008, 13:42
Konya'nın ve yolculuğun hayatımızda ayrı bir yeri var... Hayatımızı ve hayatlarımızı değiştirdi... Birleştirdi... Mevlana'nın Lütfu...

Alemi kucaklıyan bir insan H.z Mevlana Mevlana Mevlana Sen olda gör mevlana

Teşekkürler Adige Batur kardeş.

kardelen_
21.05.2008, 02:17
Edeple geldik dergahına, lütufla gönderdin.

çok güzel bir yazıydı ALLAH razı olsun kardeşim

32.GÜN
01.12.2008, 11:44
Başımı koyduğum her yerde, secde edilen O'dur.
Dört köşe ve altı bucakta tapılan O'dur.
Bağ-bahçe, gül-bülbül, SEMÂ, sevgili;
Bütün bunlar hep bahane; asıl maksat olan O'dur.