PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fetih 1453 rekorları alt-üst etti



TakVa
06-12-2011, 10:32
http://videonuz.ensonhaber.com/izle/fetih-1453-hd-fragman

Yapımcı Faruk Aksoy'un yönetmen koltuğuna da oturduğu ve Türk sinemasının en pahalı filmlerinden biri olarak görülen Fetih 1453'ün ilk fragmanı yayınlandı.

Özellikle görsel efektler olarak bir Türk filmi için oldukça tatmin edici gözüken film, yapımı için harcanan parayla adından oldukça söz ettirecek gibi gözüküyor.

Film 1451 yılında Fatih Sultan Mehmet'in fetih planlarını yaptığı andan itibaren başlıyor. Filmde Molla Gürani, yani Fatih’i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmet'in çocukken aldığı eğitim süreçleri de yer alıyor. Gerçek oyuncuların yer aldığı filmde 3 boyutlu animasyonlar da olacak.

17 milyon dolarlık dev bütçesiyle Yeşilçam'ın en pahalı filmi olan 'Fetih 1453'te bir de ilk gerçekleşecek. Sinema severler Filmde Ulubatlı Hasan'ı canlandıran İbrahim Çelikkol ile İstanbul'un son savunucusu Guistiniani'yi oynayan Cengiz Coşkun'un kılıçlı mücadelesini tam 5 dakika kesintisiz izleyecek.

z£LaL
06-12-2011, 11:22
dört gözle bekliyorum

talib
06-12-2011, 11:39
İşte bu filme gidilir :)

İsmail
07-12-2011, 19:34
En pahalı Türk filmi 'Fetih 1453'


http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/247820111207102834228.jpg (http://www.haber7.com/) Bugüne kadar çekilmiş en yüksek bütçeli yerli sinema filmi olma özelliği taşıyan 'Fetih 1453' konusu kadar müthiş görsel efektleriyle de çok konuşulacak.
[/URL]

[URL="http://www.haber7.com/video-galeri.php?cID=16033"] (http://uyelik.haber7.com/uye-islem.php?cmd=addNews&nID=814781) Yönetmenliğini Faruk Aksoy'un yaptığı ve çekimleri yaklaşık 3 sene süren filmde Fatih Sultan Mehmet'i Devrim Evin, Ulubatlı Hasan'ı İbrahim Çelikkol canlandırıyor. Urban'ın kızı Era rolünde ise Dilek Serbest yer alıyor.
Hz. Muhammed'in "Konstantiniyye elbet bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan, ne güzel kumandandır! Onun askeri ne güzel askerdir!" hadisiyle başlayan ve Fatih Sultan Mehmet'in 1451-1453 yılları arasında İstanbul'u fethini konu alan filmin ilk tanıtım videosu yayınlandı.

Film 17 Şubat 2012'de vizyonda olacak..

nur_eslem
07-12-2011, 21:19
bende bu filmi merak edenlerdenim...

Ercan Tekin
07-12-2011, 21:37
İnşaallah hakkıyla anlatılan bir film yapmayı başarmışlardır. Muhteşem rezalet dizisi gibi bizi hayalkırıklığına uğratacak bir yapım olmadığını ümit ediyorum.
Eğer fethi hakkıyla anlatan filmse bu muhteşem olur. Yapanlardan Allah razı olsun demeli

İsmail
05-01-2012, 21:57
Fetih 1453 görücüye çıktı

Bugüne kadar çekilmiş en yüksek bütçeli yerli sinema filmi olma özelliği taşıyan Fetih 1453, 17 Şubat'da vizyona giriyor.


İstanbul'un dillere destan fetih öyküsünü konu alan "Fetih 1453" filmi için geri sayım başladı. Vizyon tarihi 7 Şubat 2012 olarak belirlenen filmin fragmanı ise görücüye çıktı. Fragman, kısa sürede on binlerce defa tıklandı.

Yapımcı Faruk Aksoy'un yönetmen koltuğuna da oturduğu ve Türk sinemasının en pahalı filmlerinden biri olarak görülen Fetih 1453'ün ilk görüntüleri izleyenleri adeta mest etti.

Özellikle görsel efektler olarak bir Türk filmi için oldukça tatmin edici gözüken film, yapımı için harcanan parayla adından oldukça söz ettirecek gibi gözüküyor.

Film 1451 yılında Fatih Sultan Mehmet'in fetih planlarını yaptığı andan itibaren başlıyor. Filmde Molla Gürani, yani Fatih’i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmet'in çocukken aldığı eğitim süreçleri de yer alıyor. Gerçek oyuncuların yer aldığı filmde 3 boyutlu animasyonlar da olacak.

17 milyon dolarlık dev bütçesiyle Yeşilçam'ın en pahalı filmi olan 'Fetih 1453'te bir de ilk gerçekleşecek. Sinema severler Filmde Ulubatlı Hasan'ı canlandıran İbrahim Çelikkol ile İstanbul'un son savunucusu Guistiniani'yi oynayan Cengiz Coşkun'un kılıçlı mücadelesini tam 5 dakika kesintisiz izleyecek.

CANSUYU
05-01-2012, 22:24
inşallah seyretmek nasıp olur merak edıyorum

Asr-i SaadeT
07-01-2012, 22:07
Ins. sukut-u hayal´e ugratmaz.

Erdem
07-01-2012, 22:08
Az kalmış.

İsr@
07-01-2012, 22:15
işte muhteşem osmanlı gurur duyuyorum ecdadımla...

yuksel34
07-01-2012, 22:28
Darısı Çanakkale destanının başına

CANSUYU
07-01-2012, 23:52
fragmanında güya fatih s.m han yanında yıne bır bayan çağdaş başı boynu açık bir bayan fragmanı izledımde güldüm biraz illede bi yerınde edepsızlık koyuyolar

cemaliii
07-01-2012, 23:56
osmanlı imparatorluğu ile ilgili her filmi izlemek istiyorum.

Büşra Betül
08-01-2012, 08:02
Fragmanı bile rekor kırdı

Yönetmenliğini Faruk Aksoy'un yaptığı ''Fetih 1453'' filminin fragmanı, 24 saatte 1 milyon 670 bin kişi tarafından izlendi.

Yapılan açıklamaya göre, sosyal paylaşım platformları olan twitter ve facebookta en fazla konuşulan ve paylaşılan konu olan fragmanın yapımı için 600 bin dolar harcandı.

Türk sinema tarihinin en yüksek prodüksiyonlu filmi olma rekorunu da elinde tutan yapımda, Fatih Sultan Mehmed'i Devrim Evin canlandırıyor.

Filmde ayrıca, İbrahim Çelikkol, Dilek Serbest, Recep Aktuğ, Cengiz Çoşkun, Erden Alkan, Şahika Koldemir, Naci Adıgüzel, Erdoğan Aydemir ve Sedat Mert de rol aldı.

Görüntü yönetmenliğini Mirsad Herovic'in yaptığı filmin senaryosu Atilla Engin ve İrfan Saruhan tarafından kaleme alındı.

Müzikleri Benjamin Wallfisch tarafından hazırlanan filmde, sanat yönetmenliğini Servet Aksoy, kostüm tasarımını ise Canan Göknil üstlendi.

Toplam 850 salonda gösterilecek film, Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere, İsviçre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Endonezya, Malezya ve Rusya'da da sinemaseverlerle buluşacak.

Sinema izleyicisinin merakla beklediği filmin danışmanlığını Prof. Dr. Feridun Emecen, Doç. Dr. Hülya Tezcan, Prof. Dr. Gülgün Köroğlu, yazar Adem Saraç yaptı.

Çekimlerine 2009 yılı Eylül ayında başlanan ve 160 dakika süren film, 17 Şubat cuma günü sinema izleyicisiyle buluşacak.

Film 1451 yılında Fatih Sultan Mehmet'in fetih planlarını yaptığı andan başlıyor. Filmde, Molla Gürani'yi de yani Fatih'i yetiştiren üstadı ve Fatih Sultan Mehmed'in çocukken aldığı bu eğitim süreçleri de yer alıyor.

TakVa
08-01-2012, 10:34
Yeni fragman çok hoş

http://www.youtube.com/TurkWebTV/#p/u/3/D8ghM82M568

yuksel34
08-01-2012, 11:34
Yeni fragman çok hoş

http://www.youtube.com/TurkWebTV/#p/u/3/D8ghM82M568

Verdiğiniz linkte muhteşem yüzyıl dizisinin fragmanı var...

TakVa
28-01-2012, 22:06
Verdiğiniz linkte muhteşem yüzyıl dizisinin fragmanı var...

Tıklayınca fetih 1453 çıkıyor bende.

Dua Nur
07-02-2012, 07:31
Via Dolorosa adlı Alman Hıristiyan Derneği, İstanbul’un fethini anlatan ‘Fetih 1453’ filmini Hıristiyanların izlememesini istedi.

Dernek, boykot bildirisinde şunları yazdı: “Türkiye için İstanbul’un fethi kutlanacak bir gün olmamalı. Daha çok insan haklarına ve Hıristiyanlara verilen zararlardan dolayı utanmaları gerekir. Hıristiyanlara bu filmi izlememelerini tavsiye ediyoruz.”

16 ŞUBAT'TA 14.53'TE

İstanbul’u fethini anlatan film, 16 Şubat’ta saat 14.53’te Türkiye ile birlikte Almanya, Hollanda, Avusturya, Belçika, Fransa, İngiltere, İsviçre, Rusya, Bulgaristan, Hırvatistan, Arnavutluk, Mısır, Malezya ve Endonezya’da da gösterime girecek.

Netpano

Dua Nur
13-02-2012, 06:43
Oscar filmlerinin dağıtımını yapan Universal Stüdyoları, İstanbul'un fethini konu alan 'Fetih 1453' filminin 10 dakikalık bölümünü izledi. Filmi beğenen stüdyo, Aksoy Film'e "Fetih 1453'ün home video, televizyon ve Avrupa dağıtım haklarını bize verin." teklifinde bulundu. Teklif kabul edilirse ilk defa bir Türk filmi uluslararası film şirketiyle Hollywood'a gidecek.


Yönetmenliğini Faruk Aksoy'un yaptığı ve İstanbul'un fethini konu alan 'Fetih 1453' filminin gösterime girmesine sayılı günler kaldı. Fragmanıyla bile tartışmalara sebep olan film, hafta içinde Hollywood'tan sürpriz bir teklif aldı.

Berlin Film Festivali'nde filmin sadece 10 dakikasını izleyen Universal Stüdyoları, Avrupa dağıtımını üstlenen Kinoster aracılığıyla Aksoy Film'e bir teklif iletti: "Fetih 1453'ün home video, televizyon ve Avrupa dağıtım haklarını bize verin." Filmin yapımcıları Faruk Aksoy, Servet Aksoy ve Ayşe Germen teklifi değerlendirmek için süre istedi. Aksoy Film, Universal Stüdyoları ile el sıkışırsa Türk sinema tarihinde ilk defa bir film uluslararası alana hâkim bir şirketle Hollywood'a gitmiş olacak.

Tarafların nasıl bir anlaşma yapacağı merak konusu. Sözleşme maddelerinin önümüzdeki günlerde kesinleşmesi bekleniyor. Oscar filmlerinin dağıtımını yapan dünyanın en büyük şirketlerinden Üniversal Stüdyoları, 1453'ün bütün yayın haklarını alabilir. Anlaşmaya göre uluslararası televizyonlarda filmi yayınlar, başta Amerika olmak üzere sinema sektörünün lideri ülkelerde izleyiciyle buluşturur.

DVD haklarını alır, hatta isterse yeni plato kurup farklı tekniklerle filmi yeniden çekebilir. Universal Stüdyoları, David Fincher'in yönettiği Ejderha Dövmeli Kız'da olduğu gibi filmi yeniden çekerse bu gelişme de Türkiye sinema tarihinde önemli bir adım olur. Paylaşım ilerleyen yıllarda Anadolu hikâyelerinin merkezde olduğu ortak yapımların önünü açar.
Bugüne kadar Türk sinema tarihinin en yüksek kopya adedi ve salon sayısıyla 16 Şubat'ta gösterime girecek film, Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Hollanda, Belçika, Endonezya, Malezya, Rusya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna-Hersek, Makedonya'da gösterilecek. Engelliler için bazı salonlarda Türkçe alt yazı kullanılacak. Yaklaşık üç yılda tamamlanan filmin danışmanlıklarını Prof. Dr. Feridun Emecen, Doç. Dr. Hülya Tezcan, Prof. Dr. Gülgün Köroğlu ve araştırmacı yazar Adem Saraç üstleniyor.

Zaman

_Berceste_
13-02-2012, 08:37
büyük bir merakla bekliyoruz bakalim
Fragmani izledigim kadariyla efekt acisindan baya güzel...
insALLAH Istanbul´un fethini iyi anlatan bir film olmustur

veri
13-02-2012, 08:39
oyuncu seçimi yanlış olabilir.
fatihi canlandıranı beğenmedim

ilerde hayal kırıklığına uğramayız umarım.

dini filmde oynadıktan sonra porno çeken sonrasında chp den mv seçilen oyuncu kimdi:)

z£LaL
13-02-2012, 09:30
sabırsızlıkla bekliyorum hergün fragmanını izliyorum diyebilirim = )

umarım hayal kırıllıgına ugramam : )

manifesto
13-02-2012, 09:37
Kısmetse Perşembe günü yaklaşık 100 öğrencimle birlikte filme gidiyoruz.Gebze Center de ilk gösterim olan saat 14:53 seansına.
Film hakkında ki düşüncemi daha sonra paylaşırım ama benim ilk intibam iyi bir şeyle karşılaşacağım düşüncesi..

türkü
13-02-2012, 09:57
fragmanlara en can alıcı görüntüleri koyup kalanını dolduramamış bir film olmasa bari :)

_Berceste_
13-02-2012, 10:03
insALLAH muhtesem yüz yil gibi tarihimizin ....etmemislerdir

z£LaL
13-02-2012, 10:05
Kısmetse Perşembe günü yaklaşık 100 öğrencimle birlikte filme gidiyoruz.Gebze Center de ilk gösterim olan saat 14:53 seansına.
Film hakkında ki düşüncemi daha sonra paylaşırım ama benim ilk intibam iyi bir şeyle karşılaşacağım düşüncesi..


gebze ye gelmez diye düşünüyorduk ama geldi sevindik bizde gebze center da izleyeceğiz inş ama akşam seansında (=

uzunca bir yorum yaparım inş hayal kırıklığına uğramam

Bîdâr
13-02-2012, 17:02
bizde merakla bekliyoruz. Gebze Center da izlemesekde :) Demirpark AVM de izleyeceğiz nasipse:)
Fatih Aksoy'un bu film için servetini ortaya koyduğu söyleniyor.
Ben çok kötü bile olsa 1 milyon gişeyi çok rahat yapacağını düşünüyorum.
Biraz kaliteli ve filmin tamamı fragmanı gibi ise 2012 en çok seyredilen filmi olacağından şüphem yok.

HaZiRuN
13-02-2012, 17:11
fragmanları gayet hoş ama dendiği gibi yorum yapmak için erken:)
ben de merakla bekleyenlerdenim

serdengeçti
13-02-2012, 17:47
Kısmetse Perşembe günü yaklaşık 100 öğrencimle birlikte filme gidiyoruz.Gebze Center de ilk gösterim olan saat 14:53 seansına.
Film hakkında ki düşüncemi daha sonra paylaşırım ama benim ilk intibam iyi bir şeyle karşılaşacağım düşüncesi..

aman ikindi namazını kaçırmayın da..

Ehl-i Sünnet
15-02-2012, 21:11
http://www.kibrissondakika.com/images/haberler/fetih_1453_16_subatta_vizyonda_1329035708.jpghttp://www.superpoligon.com/img/news/fetih.jpg

Hadi hayırlısı bakalım inşallah güzel birşey yapmışlardır. Muhteşem rezalet gibi olmasın da...

DESIFRE
15-02-2012, 21:51
Yarin icin Blet aldim bakalim insallah Hayal kirikligina ugratmaz

manifesto
16-02-2012, 19:46
Bugün filmi izledik,14:53 seansında.
Film benden 10 üzerinden 7 almayı başardı
Amerikan savaş filmlerinden hiçbir eksiği yok
Konu çok akıcı
Belgesel gibi değil,savaş aksiyon sahneleri çok güzel
Yapanlardan sebep olanlardan Allah razı olsun diyorum
Ve mutlaka filmi izleyin görün diyorum

Bu tarz filmlerin yapılabilmesi için hem manen hem de maddan emek sarfedenleri tatmin etmek gerek
Recep İvdeik 4.3 milyon izleyici topluyorsa böylesi bir emeğe ve istanbula VEFA borcumuz var derim ben

Dinsiz Türkler,Papalık ,Katolikler Ortodoklar Ayasofya,Lağımcılar,Cenevizler,Urban Usta Haliç Zinciri ve diğer tüm detaylar çok yerinde ve öz kullanılmış

Filmin süprizi ise İFFET Filminde ki CEMİL :)
Ve Ulubatlı Hasan rolünün hakkını fazlasıyla vermiş..

CANSUYU
16-02-2012, 19:52
sevindim teşekkurler

talib
16-02-2012, 20:16
Yorumlar olumlu gibi: http://www.sinemalar.com/film/48566/fetih-1453

Eleştiriler tabi var ama dünyanın en güzel filmine bile çok eleştiri getirebilirsin. Getiriliyor da.. Öyle bakmak lazımdır.

Mekkem
17-02-2012, 11:29
mutlaka FETİH 1453 filmini izlemeyi düşünüyorum...

veri
17-02-2012, 11:34
benim okuduğum yorumlarda hiç olumlu yan yoktu.

muhteşem yüzyıl projesine benziyormuş
özellikle göğüs dekoltesi çok konuşuluyor.

ulubatlı nın zina yaptığına dair bir işaret filan var mı gerçekten.

Mekkem
17-02-2012, 11:38
benim okuduğum yorumlarda hiç olumlu yan yoktu.

muhteşem yüzyıl projesine benziyormuş
özellikle göğüs dekoltesi çok konuşuluyor.

ulubatlı nın zina yaptığına dair bir işaret filan var mı gerçekten.

izlemeyi falan düşünmüyorum vazgeçtim...

manifesto
17-02-2012, 11:58
Ulubatlı zina yapmış :)
Niye günahını alıyorlar belki imam nikahı kıymıştır
Ya arkadaşlar teravih namazına gitmiyorsunuz,bu bir film
2.5 saatlik filmde 2 dakikalık dekoltelere mi takılmışlar
Evet özellikle bizanslı hizmetliler var dans edip eğleniyorlar falan da
Beklenti ne ben anlamadım
Böyle eleştiri olmaz bence haksızlık ediliyor

Bîdâr
17-02-2012, 14:07
Filmi izledik ve şahsen çok beğendim.
Özellikle dünyanın kaderini değiştiren bu FETİH'in filmleştirilmesi bile apayrı bir olay.
Filmin içersinde en beğendiğimiz kişi Ulubatlı rolünü oynayan İffet'in Cemil'i.
Akşemseddin'i atlamamaları..Ebu Eyyub-el Ensar ı atlamamalları..
Sultan Mehmet'in rüyası..
Fetih in nasıl yaşandığı..
Lağımcıların sahnelerinin olması..
Bir çok ayrıntıya inilmesine rağmen bir çok şey gene eksik.
Lakin 2.45 saate ancak bu kadar sığar.
Herkes izlemeli.

SeNoL
17-02-2012, 15:56
Ne çok gebzeli var :) Dün bizde izledik filmi. Gebze center'da değil ama :D

Gayet başarılı bir film.

eksikleri, zayıf yanları yok mu ? Elbette var. Olmaması mümkün değil zaten.

Ama genel itibariyle çok beğendik.

Ayrıca İstanbul'un kıymetini bir kez daha anladım.

Akşemseddin'i atlayacaklar mı acaba dedim ama atlamadılar.

Yitik Lale
17-02-2012, 17:40
Nasipse en kısa zamanda bizde gitmeyi düşünüyoruz. (:

HaZiRuN
17-02-2012, 17:47
ben de hala düşünce aşamasında bekletiliyorum..
gitmek için niyetlendiğim an bir engel çıkıyor, hayırdır inşallah:)

türkü
17-02-2012, 18:50
2,45 saat mi sürüyor bu film :D

İsmail
17-02-2012, 20:58
Fetih 1453'te neden mehter yok?

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/475520120112065527252.jpg (http://www.haber7.com/)

Dün gösterime giren Fetih 1453'e yöneltilen 'Neden mehter marşı yok' eleştirilerine yapımcılardan açıklama geldi. İşte o açıklama:



Dün gösterime giren ve kısa sürede gündeme oturan Fetih 1453 adlı filme, izleyicilerden yöneltilen eleştirilerden biri de 'Filmde neden mehter marşı kullanılmadığıydı'... Yapımcılar sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamada konuya açıklık getirdi.
İşte o açıklama:
FETİH 1453 ve MEHTER MARŞI İLE İLGİLİ
Film gösterime girmesi ardından sosyal medya'da bazı yorumlarda dile getirilen "Filmde Mehteran Takımı ve Mehter Marşı'nın neden olmadığı" yönünde gelen mesajlar bulunmaktadır.

Mehteren Takımı ve Mehter Marşı bugün bilinen hali ile İstanbul'ın Fethi'inden daha sonraki dönemlerde Osmanlı Ordusu bünyesinde yer almıştır. Diğer yandan fetih döneminde davullar ve kös çalınmaktaydı ve filmde yer almaktadır...
Haber7

reis
17-02-2012, 21:09
Ulen doğduk doğalı keferelerin kıytırıktan filmlerini seyredip duruyoruz.
Bu film ne kadar kötü olsa bile batmaz bize.
24 saatimizin uyanık kaldığımız kısımlarının neredeyse tamamı dekolte görmekle geçiyor yav. (Hem sadece göğüs dekoltesi olsa bayılırsın.)

Kaçsan kaçamaysın, kaçmasan gene kaçamaysın.

Ahirzaman'ın fitnesi kadın, N'etceğuk bilmem ki!..

ArZu
17-02-2012, 21:13
yarın akşam gidiyoruz izlemeye...yorumlarımızı yazarız inşaAllah...

manifesto
19-02-2012, 11:59
Mustafa Armağan filmi çok dinci ve milliyetçi bulmuş ve Fatihin neden kürt hocaları yok diye eleştişrmiş
Övgüleri yanında
Ulubatlı Hasan Fatih'den çok ön plana çıkmış
Bence gayet de olumlu olmuş
Belgesel olmaktan kurtarıp aşk yükünü de Hasan omuzlamış.
Akıcılığı artırmış
Ne yani Bizans sarayına Fatih mi gizlice girip Urbanı kaçırsaydı..
Gereksiz bir eleştiri..
Ben mustafa armağan'a HADİ ordan diyorum :)
Kimin aklına gelirdi Türk hocası Kürt hocası
Fetih filmi çekiyorum elbette milliyetçi olacak elbette dini motifleri olacak

z£LaL
19-02-2012, 12:31
medyadaki yorumlara çok gülüyorum film meyve veriyor birileri taşlamakla meşgul

zekaikc
19-02-2012, 12:45
Dün izlemek nasip oldu. Kesinlikle izlemenizi ve mümkünse sinemada izlemenizi tavsiye ederim.

Ercan Tekin
19-02-2012, 12:45
Dün izledim filmi, gayet teknik açıdan beğenilecek bir film yapanlardan Allah razı olsun.
Eksik yönleri ise fetih gibi muazzam bir olayda mehteran gibi önemli bir aksiyonun olmaması büyük bir eksiklik getirmiş filime.

Diğer bir eleştiride Akşemseddin hz'lerinin çok kısa rolü olması. Fetihin başından sonuna kadar Fatihin yanında olması gereken Akşemseddin, Molla Gürani, Molla Hüsrev gibi büyük zatların filmde çok etkin olamamaları büyük kayıp.

Fatihin birde tesbihi parçalama sahnesi var o zikir tesbihini ezme sahnesi oda garip bir senaryo ürünü gibi geldi. Fatih alim bir sultanken ne olursa olsun zikir tesbihine o davranışı yapacak kadar kendinden geçemez diye düşünüyorum.

Ayrıca muhteşem rezalet dizisindeki gibi giyinmiş Sultanın eşi ve hane kadınları. Buda büyük yanlışlardan birisi olmuş.

Ulubatlı Hasan'da r.a. bayağı farklı anlatılmış. Yani Urban'ın kızıyla gayri meşru bir gecelik ilişkiye girmesi Ulubatlı Hasan gibi takva ehli bir mücahide yakışmayacak bir tavır değilmi?

Eminim şehidimiz toprağında buna sitem etmiştir. Allah'ın askerlerini anlatırken daha hakkaniyetle davranılsa tarihte canlarını vermiş koca dedelerimize vefamız olur.
Osmanlı hanedanında böyle bir giyim tarzını uyduranlara Allah azap eder mazallah.

Çünki o ecdadın verdiği mücadeleler ile bu mukaddes topraklar üzerinde namusumuzla inancımızla hür yaşıyoruz vefa borcumuz varken birde iftira atmayalım vebali olur.

Film genel itibariyle harp sahneleri çok etkileyici yani birde daha evvelden böyle bir filmin yapılamamasıda filmin beğenilmesini eksik yönlerine rağmen arttıracak gibi görünüyor.
BU filmin bir faydasıda eminim bu milletin batı taklitçiliğinden nevri döndüğü şu nesile iyi bir dersde vericektir. Kimin torunu olduğunu, ecdadının kim olduğunu nasıl olduğunu tekrar görmesi açısından güzel yanıda var.
İnşaAllah bu tarz filmlerin devamı gelir tabi tarihi gerçek haliyle anlatırlarsa filmlerde haksızlıkla edilmeden nesile doğru aktarılır.

Filmin eleştirilecek çok yanı olduğu gibi eleştirilmeyecek güzel yanları da yani senaryonun doğru analiz edilmiş yanlarınında olduğu aşikardır.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.amin

zekaikc
20-02-2012, 14:21
Perş. cuma, cumartesi ve pazar olmak üzere 4 günlük izleyici sayısı 1.400.253 olarak açıklandı.

Yeni-OSMANLI
20-02-2012, 18:26
Bu tarz filimler 100% HAKKIYLA verilmeli.
ben filmi izlemedim ama fragmanina baktim,dans eden acik sacik bayanlar,ask sahnesi eksik kalmamis,rezalet.
karilari görünce filimden sogdum.
debrelinin yazdigi eksikliklerde büyük kusur...Yahu fetih olayinda asil anlatilmasi gereken sey olayin manevi boyutudur,OSMANLININ ruhudur,ukubatli hasana iftira atarak olmaz bu isler, Akşemseddin, Molla Gürani, Molla Hüsrev fatihi fatih yapan Fetihin kalbidir aslinda,hani nerede bunlar?...dekolte mekolte sahnelerine harcadiklari emek yerine bunlara deginselerdiya...
Müslüman Türkün ecdadini canlandiran filimlerin senaryosu mutlaka ama mutlaka müslüman türkün ecdadini taniyan ve örnek alan alimlerle, dini liderlerle istisare ederek hazirlanmali,müslüman tarihcilerin onayi alinmali,sonucda fetih meselesi dini bir konu, burada gercekler anlatiliyor,tarih anlatiliyor, gercekten olmus olan olaylarin canlandirilmasi 100% isbaetli olmali.
Hersey bittikten sonra elestirilerin hicbir faydasida olmaz,ok yaydan cikmis artik,degistirmek isesende mümkün degil.
Onun icin bu tarz filimlerde istisare ve ittifak SARTTIR!

İsmail
20-02-2012, 19:22
Popüler sinema ile tarihi sorumluluk arasında...

Süleyman Ceran, Fetih 1453 filmini değerlendirdi.
Epik sinema, tarihin belli bir dönemini içine alması, süresi, konu genişliği ve yüksek beklentileri ile gerçekleştirilmesi hayli zahmetli olan bir tür. Bu nedenle olsa gerek sinemamızda bu alana uygun bugüne kadar çok ciddi örnekler verilemedi. Şimdiye kadar yapılmış filmlerin, bu türün etrafında dolanan, izlenimler barındıran, kişisel karizmalarla öne çıkmış, iyi niyetli ama zayıf yapımlar olduğunu belirtmekte fayda var.

İslam dünyasının en etkileyici epik sinema konularından biri de elbette İstanbul’un fethedilmesidir. Halkımız, destanlaştırdığı, hafızasına kazıdığı bu büyük tarihi olayı, yıllardan beri hemen her kentinde canlandırarak adeta “özlem” gidermektedir. İstanbul, Anadolu’da her 29 Mayıs’ta zayıf da olsa, sinematografik olarak fethedilmektedir.

Şimdilerde ünlü yapımcı ve yönetmen Faruk Aksoy, yaklaşık 17 milyon $’lık Türkiye’nin sinema tarihinin en büyük bütçesi ve 160 dakikalık süresiyle de en uzun metraj filmi olan “Fetih 1453” (Conquest 1453, Завоевание 1453) ile yıllardan beri beklenen prodüksiyon sonunda beyaz perdede. Gösterimden önce kısa görüntüleri bile milyonlarca kişi tarafından izlenen filmin, gişede de birinci olarak çıkması kimseyi şaşırtmayacak.

Binlerce metrekarelik platolar, bir ilçedeki insan sayısından fazla figüran ordusu, eğitimler, teknik donanımlarla oluşturulan film, bir gövde gösterisi niteliğinde. Fethin gerçekleşmesinde büyük payı olan devasa büyüklükteki Şahi Topu’nun birebir yapılması ve sağlanan gerçekçi ortam oldukça iyi. Karşılıklı dövüş sahnelerinde koreografi yabana atılır cinsten değil, oldukça kaliteli. 20 saniye gösterilecek bir flashback sahnesi için koca bir köyün inşa edilmesi, gösterilen titizliğin de büyüklüğünü ifade etmeye yetiyor. Buna karşın, abartılan dijital sahnelerin göze battığını, doğallığın zorlandığını söyleyebiliriz.

Fatih Sultan Mehmet’i canlandıran kişinin tanıdık bir sima olmaması yerinde bir tercih olmuş. Devrim Evin, bu rolün hakkını vermeye çalışsa da biraz sırıtmış, bir beden büyük gelmiş sanki. Belki de izleyicinin beklentisinin yüksekliğinden kaynaklanıyor bu algı. Ulubatlı Hasan (İbrahim Çelikkol) ise tam kıvamında. Ulubatlı’nın en büyük rakibi olan Şovalye Guistiniani’yi oynayan Cengiz Coşkun da hiç fena değil. Ama iki karakterlerin imaj olarak birbirlerine çok benzemeleri dezavantaja dönüşmüş; kılıçla dövüş sahnelerinde birbirlerine karışıyor karakterler. Yine Hasan’ın kale burcuna bayrağı dikme sahnesi fevkalade hazırlanmış. Lağımcıların dünyası, çabaları ve fedakârlıkları çok güzel işlenmiş, izleyicinin içine işleyebiliyor.

Fetih 1453’ün senaryosunda gereksiz yüklerin atılmaya çalışıldığı göze çarpıyor. Medine sahnesi ve Sultan Mehmet’in çocukluk dönemi hızla geçiliyor. Küçük yaşta Haçlı saldırılarının başlaması nedeniyle Çandarlı Halil Paşa tarafından tahtan indirilip babası çağrılan Mehmed’in daha sonra tekrar tahta çıkması da hızla kotarılan sahnelerden. Padişahın aldığı mühendislik ilimleri ve bildiği diller ifade edilerek geçiştirilmiş ama özellikle top imal edilirken Hünkârın hiç devreye girmemesi bir eksiklik olarak belirmekte. Ayrıca karadan kadırgaların yürütülmesi fikrinin nereden ortaya çıktığı anlaşılmıyor, her ne kadar bu sahneler güzel çekilse de bu olayın İstanbul’un alınmasındaki önemi filmde atlanmış; önemsiz bir detay gibi görünüyor. Aynı zamanda Sultan Mehmed’in yıllar boyunca bu fethe hazırlandığı halde melankolik duruşu, günlerce çaresiz kıvranması filmin zaaf noktalarını oluşturuyor.

YAPIMCI FARUK AKSOY’UN POPÜLİZMLE İMTİHANI

Bu coğrafya üzerinde yaşayan insanların genel ahlak kurallarını zorlayan filmleriyle tanınan bir insan Faruk Aksoy. Recep İvedik, Avanak Kuzenler, Karışık Pizza, Ayakta Kal ve Çılgın Dersane gibi popüler kültür namına halka dayatılan yapımlarla elde ettiği parayı İstanbul’un fethini anlatan bir sinemaya yatıran yapımcının samimiyetine inanmamız bekleniyor. Yönetmen, son elli yıldan beri yapılmamış bir sinema konusuna yönelirken bunun ekonomik, teknik güçlüğünün altından kalkmaya çalışırken tarihi sorumluluk tarafında gereken dikkati göstermiyor, geçmişin yanlışlarına bir kez daha düşüyor. Örneğin, “Kara Murat” serisinde görünen “çapkın Türk” imajı devam ediyor. Ulubatlı Hasan figürü gerçeği tartışmalı olsa da bu durum o dönem savaşan insanların “mücahit” olma hissiyatlarını değiştirmez. İstanbul “cihad” ruhuyla alınmış bir şehir. Bu kuşatmaya dâhil olanların, peygamberimizin isteğini yerine getirme arzusu taşıdıkları da düşünülünce Ulubatlı Hasan’a reva görülen uygunsuz ilişkinin, gayrı meşru çocuğun korkunç yanlışlığı daha bir ortaya çıkmakta. Bunun dışında gereksiz çıplaklıkların, karikatür tipteki Bizanslıların, çirkin rahiplerin bulunduğu film, uzun yıllar izlenebilecek bir yapım olmak yerine günü kurtarmaya çalışan, tüketim kültürüne yeni bir veri olma tuzağına düşmekte.

GÜÇLÜ PRODÜKSİYON ZAYIF SENARYO

Müslümanların ürettiği en büyük epik sinema örneğinin “Çağrı” (The Message/ Mohammad: Messenger of God) olması sürpriz değildir. Çağrı’nın bu denli başarı kazanmasında Mustafa Akkad’ın halisane girişimleri ve üstün yönetmenlik yeteneklerinin yanında, hafızalarda kalıcı senaryosunun da bir o kadar önemi vardır. Tevfik el-Hekim, H. A. L. Craig, Jawdat Al-Sahhar, Muhammed Ali Maher ve Abdurrahman Şarkavi gibi kıymetli insanların ortak emeği ile hazırlanan metinde çetrefilli pek çok konunun zorlu yükü taşınmıştır. Elde edilen gelirin büyük kısmının hayır amaçlı kullanıldığı Çağrı, 35 yıl sonra bile hâlâ aşılamadığı gibi diriliğini de muhafaza etmektedir.

İstanbul’un fethi gibi mitler, efsaneler, yanılgılar, yanlışlar ve bol ayrıntılarla dolu bir alanda senaryo çalışması yapılırken konuya duygusal olarak yaklaşabilecek kişilerin de işin içine dâhil olması gerekirdi. Lise düzeyi tarih kitaplarında yer alan kronolojik bilginin ötesine gidemeyen ve tarihi ayrıntıları o dönemin pazarlarındaki sebze ve meyvelerin ötesine geçemeyen yapımda izleyici kendini filmle özdeşleştirememektedir.

Filme dönük eleştirilerde bir yandan ansiklopedik tarihi verilerle ilgili hatalar olduğu ya da köşeli gerçeklerin olmadığına dair eleştiriler de yer alabilir. Yönetmen birebir gerçeğe yaslanmak zorunda değildir ama oluşturduğu kurgu var olanla çatışacak veriler taşımamalıdır. Üç yılı bulan çekim sürecinden dolayı kurgu kopuklukları taşıyan Fetih 1453’ün yıllar boyu izlenmesini sağlayacak orijinal bir senaryosu ne yazık ki yoktur. Varolan metni canlandıran oyuncuların samimiyeti de perdeden izleyiciye akmamaktadır.

TÜRKİYE’DE SİNEMA İÇİN MAZERET DÖNEMİ SONA ERMİŞTİR!

Yıllardır söylenir, parasızlıktan, teknik imkânsızlıklardan eli yüzü düzgün film yapamıyoruz diye. Tüm bu mazeretler artık sona ermiştir/ermelidir. New York’ta Beş Minare, Labirent ve Fetih 1453 gibi yapımlarla uluslararası standartlarda filimler ülkemizde üretilmeye başlanmıştır. On milyonlarca dolarlık Hollywood yapımları düzeyinde teknik işler çıkarmak artık imkânsız değildir. Kalan tek sorun, kendi halkına, kitlelerin inanç değerlerine ve sembollerine saygı duymayan, bir avuç “soluk benizli” yönetmenden kurtulmakla alakalıdır.

Dini duygulara sahip kitlelerin, milliyetçi kesimin, aksiyon meraklısı gençlerin ağzına bir parça bal süren yönetmen Aksoy, salona gelen izleyici kitlesini bir şekilde memnun etmeyi başarıyor. Fetih 1453, eksikleriyle ve zaaflarıyla bütün bunlara karşın eli yüzü düzgün, kaliteli, dünya standartlarında bir yapım olarak sinemamızdaki yerini alıyor.

İsmail
20-02-2012, 19:33
Fetih 1453 rekorları alt-üst etti


''Fetih 1453'' filmini, 500 kopyayla 850 salonda gösterime girdiği geçen hafta perşembe gününden itibaren 4 günde, 1 milyon 400 bin 351 kişi seyretti.



AA muhabirinin Box Office Türkiye istatistiklerinden derlediği bilgiye göre, yapımcılığını Faruk Aksoy, Servet Aksoy ve Ayşe Germen'in üstlendiği, Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in çocukluğundan fetihlerine kadarki sürecin anlatıldığı film, 500 kopya ile 850 salonda gösterime girdi.

Geleneksel olarak vizyona giriş günü olan cuma yerine perşembe günü izleyici karşısına çıkan 17 milyon dolar bütçeli film, 4 günde 1 milyon 400 bin 351 izleyiciyle buluştu. Hafta sonu (17-19 Şubat) seyirci sayısı 1 milyon 157 bin 939 olan ''Fetih 1453''ü, buna göre ilk gün 242 bin 412 kişi seyretti. Filmin ilk gösterimi, İstanbul'un fethedilme tarihine ithafen saat 14.53'te yapılmıştı.

İzlenen film sıralamasında 17-19 Şubat döneminde, ''Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi'' adlı film, 91 bin 675 seyirciyle ikinci, Ata Demirer'in senaryosunu yazdığı ve baş rolünü üstlendiği, Hakan Algül'ün yönetmenliğini yaptığı ''Berlin Kaplanı'' adlı film ise 87 bin 785 seyirciyle üçüncü sırada yer aldı.

Bu yıl 27 Ocak'ta 352 kopyayla gösterime sunulan, ilk 3 gün 510 bin 542 kişi tarafından seyredilen ''Berlin Kaplanı'', gösterime girdiği günden bugüne toplam 1 milyon 778 bin 502 tarafından izlendi.

Filmin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, ''Fetih 1453'' filminin, Türk sinemasında ilk hafta açılış rekorunu kırdığı belirtilerek, ''Tarihimize sahip çıkan milletimize sonsuz teşekkürler. Fetih 1453 tüm zamanların rekorunu açık ara kırdı'' ifadeleriyle seyirciye teşekkür edildi.

Devrim Evin, İbrahim Çelikkol, Dilek Serbest, Recep Aktuğ, Erden Alkan'ın yanı sıra geniş bir oyuncu kadrosu bulunduğu filmin senaryosu, İrfan Saruhan ve Atilla Engin'e, müzikleri ise Benjamin Wallfisch'e ait.

Film, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere, İsviçre, KKTC, Ortadoğu ülkeleri, Endonezya, Malezya, Rusya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Makedonya, Kosova, Romanya, Yunanistan, Güney Kore, Tayland, Japonya ve Amerika'da da sinemaseverlerle buluşacak.

-Yapımcı olarak da rekorlar kırmıştı-

Yönetmen Faruk Aksoy'un yapımcılığını üstlendiği ''Recep İvedik'' serisi de 2005 yılından günümüze, ilk hafta sonu seyirci sayısında ilk 10 film arasında yer alıyor. ''Recep İvedik'' serisi, toplamda 11 milyon 960 bin 750 seyirciye ulaşmıştı.

manifesto
20-02-2012, 19:54
Rakamlar için saol sessizlik
Demek ki ilk üç gün itibari ile izlenen en iyi ikinci film oldu
Film şuan kapalı gişe oynamaya devam ediyor
Bakalım nihayi izlenme oranı ne olacak
5 milyon rakamı güzel bir oran olur film için

mü'HÜR
20-02-2012, 20:02
Hayatımda ikinci sinemaya gidişim ve nerdeyse nefret ettim! Tamam sinemada film sesli izlenir amenna da, bu kadar sese de ne gerek var canım kafa bu!

Neyse, filme yorum yapacak olursam;

Artılar; Görsel olarak muhteşem bir filim.Oyuncuların oyunculukları muhteşemdi bana göre.Muhteşem bir emek söz konusu değil 3 sene, 5 sene sürse yeriymiş.Era ve Hasanın aşkı filmi hapsetmemiş yani filim daha çok savaş sahneleriyle ilgi çekiyor.Denilen aşk sahneleri yok denecek kadar az.

Açık bayanlar var denmiş o açık bayanların olması normal neden derseniz o açık bayanlar müslüman olmayanlardı. Müslüman olmayanların eğlencelerini göstermişler ama dini açıdan ele alırsak tabi ki izlencek bir film değil.Dini açıdan baktığımızda hiçbir film izlenmez zira,harama bakılıyor!

Eksiler; Bana göre filmin sonu çok daha iyi bitebilirdi.Bayrak dikilirken maneviyat kokması için salat,dua vs bir manevi hava soluklatılabilirdi.Hasan bayrağı diktikten sonra Fatih birşeyler söyleyebilirdi.Sevinç sahneleri olabilirdi.Era ve Hasanın ima edilen zina sahnesi gereksizdi ki, denildiği gibi imam nikahı kıyılmıştır mutalaka lakin, filmde gösterilmemesi çok yanlıştı.

Era ve hasanın dini nikahı kıyılma sahnesi olmalıydı kısaca onların aşkı gereksizdi.Filmi bütün olarak ele alırsak çokta müstehcenlik yoktu zira Türklerin bu kadar temiz film yapabilmeleri de mucize!

Saçma sapan bir film olan Recep İvediği geçmesini ümit ediyorum!

manifesto
20-02-2012, 20:15
Film eleştirileri her zaman yapılır ama film eleştirisi olmalı
Nihayetinde bir sinema filmidir
Aslında Aksoy'u tebrik etmek gerek
Recep İvedik tarzı daha ucuz filmler yapıp yine gişede coşabilirdi
Ama o kolaya kaçmamış
Bu yönü bence çok önemli
Bu tarz filmlerin hepsinde bir aşk yönü vardır
Beşeri mesele
Cennetin Krallığı Gladyatör İskender Truva.. vesair
Ancak filmin bütünlüğünde çok göze çarpmıyor
Yani asıl amaç olan Fetih gölgede kalmıyor
Recep İvedik'i geçsin
Tek arzum şuan için bu

türkü
20-02-2012, 21:31
mü'HÜR ün begenisini kazanmış ilgim arttı şu an itibariyle :D

Dua Nur
21-02-2012, 06:13
'Türk’ün Türk’e reklamından başka bir şey değil'

Filmle ilgili çıkan bazı haberlerde hâlâ müzikleri kendisinin yaptığının yazılmasından rahatsızlık duyduğunu anlatan Say, bu konuda yapımcıyı da uyardığını belirtti ve projeden neden çekildiğiyle ilgili şu açıklamaları yaptı:

-Bu filmin müziklerini yapmam konuşuldu, İstanbul senfonisi 1453 (1. Bölüm; Nostalji) kesitler de kullanmayı planlamıştım. Filmin büyük bir bölümünü seyrettikten sonra karar vereceğimi söylemiştim ve büyük bir bölümünü seyrettikten sonra bu görkemli projeden çekildim.

Nedeni şudur; Bütçe 17 milyon dolar olur, 117 milyon dolar olur bu kimseyi ilgilendirmez. Sonuçta insanlar iyi bir film ile karşılaştıklarında mutlu olmakta...

İyi bir film ise, kanımca sadece bir toplum için değil, tüm toplumların, tüm insanlığın kalbinde “iyi” olursa işlev görecektir.

Bakın, “Kahpe Bizans” ideolojisi, sadece Türk toplumunun beğenisini kazandı hep. Kapıkule’den öteye gidince pek bir Kahpe Bizans anlayışının kalmadığını göreceksiniz. Bu film, diğer toplumlarda maalesef sorun yaşayacak.

Sürekli Türk kahramanlığını övüyoruz. Fethi, Fatih’in yaratıcı ve dahiyane bazı fikirleriyle oldu. Yaratıcı ve dahiyanenin ne olduğunu da Türk toplumu hâlâ anlayamadı. Atatürk’ü anlayamadıkları gibi..

-Sadece Türkler sevinecekse, başkası niye seyretsin o filmi? Amaç; “Biz Batılılar, biz farklı dinden olanlar muhteşem değilmişiz meğer! Meğer Türk olunmalıymış!” mı dedirtmek? Amaç ne? Bir filmde sanat yoksa, yenilik ve devrimcilik yok ise, bir film insani felsefesinde birçok perspektif ile hesaplaşmıyorsa ve her şey kilise ise diğer toplumlarda bu ne değer görecektir? Bilemedim.

Bilemediğim için bu işten çekildim. Gerçekten büyük bir iş çıksın isterdim. Ben geçen yıl seyrettiğim 60-70 dakikasında o filmi göremedim. Kusuruma bakmayın. Müziğini kim yapmıştır bilmiyorum.

Yurt

Kedi uzamanadığı ciğere pis dermiş. İşi alamadım de daha inandırıcı olur. Her şeyi Atatürk'e bağlamayı bırakın laikçi yobazlar.

veri
21-02-2012, 07:01
Kedi uzamanadığı ciğere pis dermiş. İşi alamadım de daha inandırıcı olur. Her şeyi Atatürk'e bağlamayı bırakın laikçi yobazlar.

bunu yazan her kimse imani açıdan kalbini bi kontrolden geçirsin

Dua Nur
21-02-2012, 07:08
Bence bu kişiye en uygun cevap budur. Zira geçen senelerden birinde, başbakan ve cumhurbaşkanının eşi başörtülü, dindarlar her yeri ele geçirdi diyen bir adamın Fetih filimi ie ilgili olumlu bir şey söylemesi düşünülemez.

Bir şekilde işi almak üzere filmcilerle muhatap olmuş ama işi alamamış. Almamasındaki etkenin takındığı tavırlar olduğunu düşünüyorum. Sanatçıysa eğer işini yapar, parasını alır. Filmin senaryosuyla ilgili konuşamaz. Zira tarhi değiştiremez. Yaşananlar gerçek. Fazıl Say için tarihmi değiştşirecek senaristler?

Dua Nur
21-02-2012, 07:34
Maddeler halinde Fetih 1453...

- Filmi izleyenler büyük olasılıkla Muhteşem Yüzyıl'ı aradı beyaz perdede. Oradaki dekorları, kostümleri, haremi, Hürrem'i, Sultan Süleyman'ın zihinlerde bıraktığı karizmatik padişahı...

- O karizmatik padişah Fetih 1453'te yoktu. Onun yerine çelimsiz yeni yetme bir genç vardı. Öyle ki, filmin başlarında Fatih Sultan Mehmet hayal kırıklığı yarattı izleyicide. Karizmayı ancak savaş sahnelerinde toplayabildi.

- Efektler mükemmeldi. Savaş sahneleri bir yana, bire bir kılıç düellosunda bile, kılıçların sesleri o kadar sert ve gerçekçiydi ki, sinema salonundakiler: "elinden bi kaza çıkacak şimdi" modundaydılar.

- Film, Cesur Yürek, Vatansever, Pearl Harbour tadındaydı. Karşımızda sanki bir Türk filmi değil de Hollywood yapımı bir film vardı. Teknik olarak belki çok eksikleri olabilir ancak, artık ciddi bir tarih filmi yapabileceğimize inandırdı bizi Faruk Aksoy.

- Yapılan eleştirilerin aksine; filmde körü körüne Türk gazı verilmedi, yine körü körüne de Bizans ve Katolik dünyasına hakaretvari saldırılarda bulunulmadı.

Filmin başından itibaren, Bizans Sarayı'nın ve Vatikan'ın nabızları oldukça tarafsız şekilde tutuldu. Filmde, ne Bizans'a, ne de diğer Katolik ülkelere sözlü sataşmalara, karalamalara, toplumlar arası düşmanlığı tetikleyecek atraksiyonlara yer verilmedi.

Özellikle, İstanbul artık düşmek üzereyken, Konstantin'in "onurum için ölene dek savaşacağım" repliği çok yerli yerinde kullanıldı.

TÜRKLER ARTIK SİNEMA DİLİNE HAKİM

Merhum Ömer Lütfi Mete'nin yıllardır dile getirdiği "sinema dili"ni Türkiye, Kurtlar Vadisi serileriyle birlikte kullanmaya başlamıştı.

Tarihimizde çok önemli malzemeleri kullanamadığımız gibi, Amerikan ve Batı sinemaları bu malzemeleri bizim aleyhimize kullanıp duruyordu.

Örnek verecek olursak...

ABD'nin Japonya'da iki şehri atom bombasıyla haritadan tamamen silmesi bile Pearl Harbour filminde öyle bir ajitasyonla anlatılmıştı ki, insanlar artık ABD için ağlayacak kıvama gelmişlerdi.

Yine Afganistan'a, Irak'a, Vietnam'a yapılan saldırılar, sinema diliyle meşrulaştırılmaya çalışılmış, ABD askerlerinin masumiyetleri aşk ve gözyaşlarıyla tüm dünyaya ilan edilmişti. Yıllarca müthiş bir göz boyama sürecine şahit oldu dünya kamuoyu.

FİNALDE MÜTHİŞ GÖNDERME

Filmin sonunda, ABD'ye ve eski başkan Bill Clinton'a ilgiç bir gönderme yapıldı.

İstanbul'un fethi gerçekleşiyor. Sultan Mehmet Bizans halkına sesleniyor. Onların güvenini kazandıktan sonra, bir kız çocuğunu kucağına alıyor. Çocuk, Sultan Mehmet'in sakalıyla, bıyığıyla oynuyor.

Bu sahne bize yıllar öncesini hatırlattı. Dönemin ABD Başkanı, bir dünya hükümdarı edasıyla Türkiye'ye gelmiş, İstanbul'da Erkan bebeği kucağına almıştı. Erkan bebeğin, Clinton'ın burnunu sıkması büyük yankı uyandırmıştı.

Başka bir ülkenin liderinin bizim çocuklarımızı kucağına alıp şefkat göstermesi, her ne olursa olsun, Türkiye toplumu için iç gıcıklayıcıydı. Özellikle de, Osmanlı padişahlarının, başka ülkelerin çocuklarına,kadınlarına gösterdiği şefkati hatırlarsak...

Faruk Aksoy bu sahneyi bilerek yaptıysa, çok orijinal bir işe imza atmış. Farkında olmadan yaptıysa da şöyle diyelim: Cuk oturmuş... Emeğine sağlık Faruk Aksoy...

Ömer Çamoğlu

veri
21-02-2012, 07:46
Bence bu kişiye en uygun cevap budur. Zira geçen senelerden birinde, başbakan ve cumhurbaşkanının eşi başörtülü, dindarlar her yeri ele geçirdi diyen bir adamın Fetih filimi ie ilgili olumlu bir şey söylemesi düşünülemez.

Bir şekilde işi almak üzere filmcilerle muhatap olmuş ama işi alamamış. Almamasındaki etkenin takındığı tavırlar olduğunu düşünüyorum. Sanatçıysa eğer işini yapar, parasını alır. Filmin senaryosuyla ilgili konuşamaz. Zira tarhi değiştiremez. Yaşananlar gerçek. Fazıl Say için tarihmi değiştşirecek senaristler?

üslübunuz fazıl say gibi olduğunda ne değişicek
tahta imam hatip mezunu otursa ne yazar haram işledikten sonra
haram işleyenin sonu çukur olduğu sürece mezuniyetinin imanlı insanlara ne fayda verir.

manifesto
21-02-2012, 11:00
Sadece Türkler sevinecekse, başkası niye seyretsin o filmi?

demiş,Ezik FAZIL
Yıllardır amerikayı türlü düşmanlardan tehlikelerden kurtaranları neden izliyorsuz peki o halde?
Bu eziklikle bir yere varamazsın fazıl
Bu film sizin gibi eziklere tokat gibi cevap
Bu kadar basit..

mü'HÜR
21-02-2012, 11:41
Bu filmde sanat yok mu hah! Başka toplumlar sevinsin diye isterseniz Fatihi savaşı kaybetmiş gösterseydik.Fazıl Say filmin ismini kavrayamamış sanırım.Bu anlattığınız cümleler, uydurma seneryolu fillmler için geçerli olsa gerek.Toplumlar izlesin diye Fethin seneryosunu mu değiştirselerdi alla alla...Tabi sizin için Türklüğünüzle gurur duymak yerine konserinize gelen toplumları kaçırmamak en önemlisi olsa gerek.

Toplum olarak eleştirmeye çok yatkınız.Her alanda bir olaya bakarken "acaba nerde hata var " mantığıyla bakıyoruz.Artı, Türkiye de bu kadar büyük bir film görmüşlermi de eleştiriyorlar anlamış değilim.Sanki hergün böyle görkemli filmler izliyorlar. Bu filmi batılılar yapsa bayılırlardı.Eksileri olabilir,dini konuda da eksikleri olabilir orası ayrı bir mevzu! Bu yapılan Türkiyede ilk! Eksikleri olması gayet normal, zamanla daha iyisi de olabilir.

Fazıl Say, kendine göre filmi çok islami bulmuştur da itiraf edemiyordur!

Fazıl Say, İnanın sizin beğenip beğenmemeniz kimsenin umrunda olmayacak!

türkü, ben kimseye gidin demem, kimsenin günahına girmek istemem. Ama bana soracak olursanız ben,genel itibariyle filmi beğendim! İnsanlar balın güzelliğini görmüyorlar üzerine düşen kıla takılmışlar!

Dua Nur
22-02-2012, 05:54
demiş,Ezik FAZIL
Yıllardır amerikayı türlü düşmanlardan tehlikelerden kurtaranları neden izliyorsuz peki o halde?
Bu eziklikle bir yere varamazsın fazıl
Bu film sizin gibi eziklere tokat gibi cevap
Bu kadar basit..

Evet birde ABD'ye gideceğim diyordu. Nedeni ise Cumhurbaşkanı ve Başbakanlık makamıını dinciler ele geçirmiş.

Çektikleri filmler ile ; yıllardır Kızılderili ve Vietnam hikayeleri, Irak hikayeleriyle, milleti GÖZYAŞINA!!!!!! boğan Abd'ye neden gidiyorsun Laikçi Fazıl derler adama, madem filmlere bu kadar duyarlısın:))))

Dua Nur
22-02-2012, 06:04
üslübunuz fazıl say gibi olduğunda ne değişicek
tahta imam hatip mezunu otursa ne yazar haram işledikten sonra
haram işleyenin sonu çukur olduğu sürece mezuniyetinin imanlı insanlara ne fayda verir.

Sosyal medyada uslup görün bu adama neler deniliyor. Benim söylediklerim onların yanında çoook nazik kalıyor. Adamda ya yüz yok , ya verecek cevabı yok, alakasız konulara dalıp, milletin hassiyetlerine laf sokuşturmaktan geri kalmıyor.

Nilletin seçtiği Başbakan ve Cumhurbaşkanına dinci diyen Fazıl efendi, o filmin senaryosusunu okuyunca DİNCİNİN ÖNDE GİDENİNİ gördü ve işi Atatürk'e bağlayıp geri çekildi. Aslında filmin sahipleri çıkıp konuşmalılar, bu adama öyle bir iş vermediklerine dair. Dine soğuk bir adamın o filme yapacağı müzikten hayır gelmez. İçinde ruh olması lazım. İnsan dinci!!!! birine nasıl müzik yapar. İçinde nefret olmadan? Fatih'e müzik yapan bir insanın ona hayran ve ruhen irtibatlı olması lazım. Müzik yaparken onu yanında hissetmesi lazım. Tabi ki Ak Şemseddin ile nasıl irtibat kurara ayrı bir mesele!!!?

Kimin ne olduğuda ne olacağıda Allah nezdinde. Biz bilemeyiz. Ama şu an için konuştuğu laflara göre yorum yapıyoruz tabiki.

veri
22-02-2012, 06:06
birincisi ilgili film dini bir film değil çalgılı çengili abdestsiz şehadetsiz bir film
büyük ihtimalle para yüzünden yapmamıştır müziklerini.

ayrıca fazıl fazıllığını yapsın
dua nur dua nurluğunu
fazıl dua nur a benzeyemeceğine göre
dua nur fazıl a niye benzesin
fazıl kaybetmiş
dua nur da kaybedenlerin arasına mı katılmak zorunda

Dua Nur
22-02-2012, 06:13
birincisi ilgili film dini bir film değil çalgılı çengili abdestsiz şehadetsiz bir film
büyük ihtimalle para yüzünden yapmamıştır müziklerini.

ayrıca fazıl fazıllığını yapsın
dua nur dua nurluğunu
fazıl dua nur a benzeyemeceğine göre
dua nur fazıl a niye benzesin
fazıl kaybetmiş
dua nur da kaybedenlerin arasına mı katılmak zorunda

O kuşuyorsa doğal olarak oy verdiğim bir hükümete destek anlamında tabiki eleştirimi yapacağım. Fetih filminden laikçiler hoşlanmadılar. Başka kimler hoşlanmad? Hristiyanlar. Yunanistan seyretmeyin önerisinde bulunuyor halkına. Fazıl say ve laikçilerin o filme düşman olmalarının nedeni Fatih ve Ak Şemseddin ikilisidir. Eninde sonunda fethin anafikri bu ikilinin yaşadıkları ruhani hal ve inançlarının onları ulaştırdığı çağ açıp, çağ kapatan bir zaferdir.

Yani sadece bir müzik konusu değildir tartışılan. Temeldeki neden Fetih ruhudur. budur. İslami camianın onlara verecek cevabı , onlarınkinden daha fazladır. Neden susalım?

veri
22-02-2012, 06:19
ben müslümanım hoşlanmadım izlemedim bile
ve pek çok tarikat da bu filmin izlenmemesi desteklenmemesi hususunda müridlerine talimat verdi.

filmi izlediyseniz de söylediklerinizin olmadığını görmüşsünüzdür.
esen kalın.

Dua Nur
22-02-2012, 07:12
FilM zaten içeriye değil, dışarıya dönük mesajlar taşıyor. Normalde Hristiyanlar için Bizans imparatoru ile ilgi sahneler daha kırıcı olabilirdi ama bunun olmamasına dikkat edilmiş. Neden çünkü dış piyasaya yönelik. Ama ruh aynı, Fatih aynı, fetih aynı.

Uluıslar arası arenada başarı göseteren yapımlara bakın hiç bir dini ve ırkı ön plana çıkarmaz. Tarafsızdır. İzleyeni alır götürür.

Hallmark diye bir kanal var . Orada bir dizi vardı Mcleod'un un kızları.

Dizide hiç bir dinin özellikleri ön plana çıkmıyor. Hiç bir toplıluk övülmüyor veya yerilmiyor. Bir çiftlikte hayvancılık ve organik tarım beş bayanın maceraları anlatılıyor. Diziyi seyrederken insan gözünü ayıramıyor ve bu tüm dünyada seyrediliyor. İnsanların ortak değerlerde buluşturabiliyor. Dürüstlük, Allah inancı, namuslu olmak, çalışmak başarı.

Fatih filmi ile uluslar arası beğeni kazanan filmlere benzer bir hava yakalnmış ama çok daha iyisi yapılşacak buna inanıyıorum. Vietnam filmleri defalarca yapılıyor ve seyrediliyor. Bizimkilerde daha iyisini tekrara yapabilir ve uluslar arası camiada beğeni kazanabilir. Zaten dağıtımını universal isimli şirket üstlenmek istemiş. BU BİLE BİR ŞEYDİR.

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 11:46
Denilen aşk sahneleri yok denecek kadar az.çokta müstehcenlik yoktu
Bana göre coktu...
Fatih gibi dini bir sahsiyetin, fetih gibi dini bir olayin canlandirildigi filim söz konusu, böyle filimlerde müstehcenligin AZI bile fazla, hic olmamali.
Filim ailece izlenilebilecek bir durumda degil.
Yegenim organize etmis, Dün ailece gittik, Acik sacik sahneler yüzünden acik söyleyeyim resmen UTANDIM!
Affedersiniz ama öpüsme sahneleri,hamam sahneleri,bacaklari acik, göüsleri belli kadinlar filimi MAHVETMIS.
gerci dövüs ve savas sahnelerini güzel olmus,hollywood filimlerini aratmiyor...
Rambo,spyderman,heeman veya süperman gibi hayali bir kahramanlik öyküsü anlatilsa takdir ederdim...
ama konu fetih olunca action sahnelerinden cok maneviyata,manaya,mesaja agirlik verilmeliydi diye düsünüyorum.

Filimin manevi boyutu yok denilecek kadar az,Fatihle resmen dalga gecilmis, ,senaryok cok zayif filimin savas sahneleri agir basiyor,fethin amaci özü ve ruhu cok zayif kalmis, fetih ruhu adina zerre miktar mesaj yok.




Açık bayanlar var denmiş o açık bayanların olması normal neden derseniz o açık bayanlar müslüman olmayanlardı. Müslüman olmayanların eğlencelerini göstermişler
iyi tamamda filim ecabi bayanlar "müslüman olmasada" sahneleri cevirenler Müslüman-Türk.
acik sacik yari ciplak sahnelerdeki bayanlar hernekadar bizanslilari canlandirsalarda sonucda bunlar aslinda "FATIHIN NESLIDIR",OSMANLI-TORUNLARIDIR!
Osmanli-torunlari fatihin filimi icin soyunmuslar
Cok acikli bir durum degilmi?



ama dini açıdan ele alırsak tabi ki izlencek bir film değil.Dini açıdan baktığımızda hiçbir film izlenmez zira,harama bakılıyor!
Bu tarz filimlerin özü ve ruhu dindir,islamdir.
dolayisyial butür filimleri dini hassasiyeti olanlar,harami helali bilenler hazirlamali.Bunu beceremeyisimiz apayri bir kusurumuz,yaziklar olsun bize.
Oysa dindar kesim grubculuk hastaligini üzerinden atabilse,tefrikaciliktan vazgecip birlik ve beraberlik icinde fetih ve Fatih gibi ORTAK konularda ortak hareket edebilse, manevi boyutu agir basan egitici güzel bir senaryo hazirlasa, her cemaat belli bir miktar para toplasa degil 16 milyon,bir günde 160 milyon dolar toplanabilir ve bu parayla cok daha tesirli ve manali bir filim hazirlayabiliriz.
ama nerdeeeee...

Filim zaten dini bir filimdir, fetih konusu belli basli manevi bir olaydir, haram sahneler kesinlikle olmamaliydi.
öyle anlasiliyorki filimi hazirlayanlarin fetih ruhuyla ve maneviyatla ilgileri yok, fetih ve osmanli tarihinin ehli olan müslüman tarihcilerle ve dini liderlerle istisare yapmamislar,meseleye vakif olan büyüklerimizin onyayini almadan kendi kafalarina göre hareket etmisler,kendi bildiklerini okumuslar...dolaysiyla filimin manevi boyutuna hic ama hic girilmemis.
Bana göre 16 milyon dolar cöpe atilmis yazik!

mü'HÜR
22-02-2012, 11:55
Öncelikle şunu söylim nasıl film hazırlanırsa hazırlansın haramdır zira,Rabbim ayetinde harama bakma diyor bir bayanda bayı izleyemez,bir bayda bayanı.

Öyle bir cevap vermişsiniz ki, sanki biz filmin o sahnelerinden çok memnun olmuşuz! Artı,ne bekliyordunuz anlamış değilim filmi yapan Recep İvediği yapan kişi,bence kendisine göre çokta temiz yapmış! Muhteşem yüzyılla mesela kıyaslıyorum dağlarca fark var. Sizin anlattığınız gibi bir filmi kimse yapmaz,yapamaz! Bence, genel itibaryle temiz bir filimdi ki,maneviyattan bahsediyorsak osmanlı yaşasaydı değl filmini yaptırmak,tv yasaklardı.

AşkŞairi
22-02-2012, 12:05
mü'HÜR ün begenisini kazanmış ilgim arttı şu an itibariyle :D
aynen :-) mü'HÜR şaşırttı beni !!!

türkü
22-02-2012, 12:10
titiz, ince eleyip sık dokuyan bir yapısı var izlenimi veriyor ya yazarken, begeni ve eleştirisinde de bunu görmek mümkün :gl

mü'HÜR
22-02-2012, 12:12
Tabiki filmin eksikleri, yanlış yerleri var ama ben çok daha kötü bekliyordum ki malum,tv ekranlarındaki dizilerin dahi durumuna baktığımızda bana göre temiz bir film olmuş.Artı şunuda anlamıyorum herşeye bir kılııfımız var yok maneviyat yok bilmem ne Allah aşkınıza bir kişi gerçekten maneviyat istese sinemada ne işi var? Kitaplar varken elinin altında birsürü imkan varken neden sinemaya gitsin? Neden erkek kız karışık bir ortamda film izlesin? Çoğu kişi namazını dahi kaçırıyor sinemalarda. Sinemayı nefs ister bu kadar basit!

Bakmak var bakmak var ben bazı bölümlerde gözlerim dolu izledim.Çok dikkat çeken sahne kadınların dans etmeleriydi ki onlarda osmanlıyı canlandırmayanlardı.Denmiş ya olsun gerçekte müslümanlar; islami açıdan o kadar ince düşünen yönetmen zaten film çekmez!

He bu kadar ince düşünende TÜRKİYE şartlarında yapılan bir filmi izlemeye gitmez!

veri
22-02-2012, 12:17
sinemaya gitmedim:) eli ayağı düzgün filmlere bile.

AşkŞairi
22-02-2012, 12:20
herhalde eli ayagı düzgünn sadece iki filim var
oda kaddafinin mustafa akada yaptırdıgı
Ömer muhtar ve Çağrı filimleri olsa

mü'HÜR
22-02-2012, 12:20
türkü,şair, Türkiye şartlarında mükemmel bir film olduğunu umarak gitmedim çünkü.Filmin oyuncuları belli,yapan belli ne bekliyordu bu gidenler acaba?

Dikkat çeken sahneler daha doğrusu zihnimi sorguladığımda filmden geriye beynimde ne kalmış diye; savaş sahneleriyle beraber benim gözlerim dolduran ölülerin üzerine toprak atılan sahne kalmış. Yani şükür ki bir muhteşem yüzyıl çıkarmamışlar ortaya.Artı, ben aksine şaşkınım bile Türkiye şartlarında bu kadar temiz bir film nasıl yapmışlar diye.

mü'HÜR
22-02-2012, 12:23
sinemaya gitmedim:) eli ayağı düzgün filmlere bile.

Bir kere hocamızın zoruyla gittim ikincide bu. Ama daha gitmem heralde başım beynim şişti.Gitmediğinize sevinin cidden kafa dayanmıyor işi abartmışlar o kadar ses açıyorlar ki sanki sağır var!

AşkŞairi
22-02-2012, 12:24
Türkiye şartları derken?
aslında

değişen gelişen büyüyen Türkiyenin
Sinamaya yansımasıdır bu film
devamı daha güzel iyi olur inşALLAH

mü'HÜR
22-02-2012, 12:26
Tv ekranı ortada! Dizilerin iğrençliği ortada! O yüzden Türkiye şartları.

Önceden daha temizdi ekran.

İnşaAllah.

AşkŞairi
22-02-2012, 12:27
Tv ekranı ortada! Dizilerin iğrençliği ortada! O yüzden Türkiye şartları.

Önceden daha temizdi ekran.

İnşaAllah.

önceden derken 2002 ak parti öncesinimi kast ediyorsunuz?

mü'HÜR
22-02-2012, 12:29
Rakamı o kadar net veremeyeceğim aşkı memnudan sonrası diyim onunla beraber bütün filimler iğrençelşti çünkü dizi o kadar tuttu ki diğer yönetmenlerde reyting için taklit etmeye başladılar.

AşkŞairi
22-02-2012, 12:31
evet diziler için haklısınız
ama genel olarak ekranlarda 2002 önceside nice rezillikler belki daha kötüsü vardı
belirli saatlerde kırmızı noktalı yayınlar oluyordu bunlar artık yok diye biliyorum !!!

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 13:02
Denmiş ya olsun gerçekte müslümanlar; islami açıdan o kadar ince düşünen yönetmen zaten film çekmez!



yahu siz filimi gercekten izledinizmi?
Cok ince düsünün demiyorumki, fetih 1453 filimindeki o dans sahneleri,bacak sahneleri,öpüsme sahneleri,hamam sahnelerini cekmezsin, olur biter,hicte gerek yok butür sahnelere,bunun ince düsünmekle hicbir ilgisi yok,cokmu zor bunlardan vazgecmek?
Misal fatihin eside tesettürlü degildi,bari o örtülü olsaydiya...

Ayrica, filimlerle kitleleri yönetme gücü büyüktür.
Elin gavuru hollywood filimleriyle kendi degerlerini cok iyi pazarliyor,kendi kültürünün propagandasini yapiyorsa biz neden yapamayalim?
maneviyati agir basan dini filim cekmek neden mümkün olmasin yahu?
Bal gibi mümkün!
kendi beceriksizligimize kilif bulmayalim.
Sinema sektörü günümüz silahlarindan biridir.

MECZUP
22-02-2012, 13:10
Sözün Özü ;

İstanbul'un nasıl feth edildiğini tv ve ya sinemalarda değil sağlam kaynaklardan okumalıyız. Tarih romanları dahi okunmaz çünkü TARİHDEN ROMAN OLMAZ...

Bir kaç okunacak yazar verebilirim ; İsmail Hakkı Uzunçarşılı Ömer Faruk Yılmaz... !

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 13:15
Öncelikle şunu söylim nasıl film hazırlanırsa hazırlansın haramdır

kendi kafaniza göre fetva vermeyin.Misal tgtr nin Allah dostlarini anlatan cok güzel filimleri var.
Bunlar eski ve kalitesizde olsa etkileyici ve manevi boyutu agir basiyor,icerigi zengin ve verilen mesajda gözel.Bunlari daha kaliteli sekilde tekrar cevirmek neden mümkün olmasin?
Neden haram olsun?

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 13:19
evet diziler için haklısınız
ama genel olarak ekranlarda 2002 önceside nice rezillikler belki daha kötüsü vardı
belirli saatlerde kırmızı noktalı yayınlar oluyordu bunlar artık yok diye biliyorum !!!

babalarimiz döneminde yesilcam filimleri vardi.
Bunlar hem ahlaksizdi hemde müstehcenlik vardi...Milleti bu filimlerim zlete izlete narkozladilar, simdi en azindan daha az zararli olan alternativler var.
fetih1453 filmindeki müstehcen sahneler olmasaydi bu "daha az zararli kategorisine dahil olurdu,bu haliyle bana göre olamiyor.o sahneler cikartilmali.

veri
22-02-2012, 13:20
filmi izlmeyen tek ben
izlemeyin diyen üç kişi mi oldu:) k

AşkŞairi
22-02-2012, 13:27
babalarimiz döneminde yesilcam filimleri vardi.
Bunlar hem ahlaksizdi hemde müstehcenlik vardi...Milleti bu filimlerim zlete izlete narkozladilar, simdi en azindan daha az zararli olan alternativler var.
fetih1453 filmindeki müstehcen sahneler olmasaydi bu "daha az zararli kategorisine dahil olurdu,bu haliyle bana göre olamiyor.o sahneler cikartilmali.


filmi fragmanları dışında daha izlemedim
dini açıdan eksikleride olsa gayet başaralı bir yapıma benziyor
eksikleri hataları olsada şuan tüm dünyanın gözüne 1453 teki fethi OSMANLIYI yeniden hatırlatıyor gündeme getiriyor
ki bunlar avrupalıların en son görmek hatırlamak istediği hatta örtbas ettiği okullarda tarih derslerinde vermediği bilgilerdir
bu filim sayesinde cafelerde derneklerde hollandalılarla bu konuları osmanlıyı islamı konuşur tartışır olduk !!!!

MECZUP
22-02-2012, 13:28
Yeşil çam filimleri izlerken günahkar olursun ama dini içerikli flim izlediğinde imanın tehlikeye girebilir... !

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 13:37
eksikleri hataları olsada şuan tüm dünyanın gözüne 1453 teki fethi OSMANLIYI yeniden hatırlatıyor gündeme getiriyor


fakat o eksikler ve hatalar yenilir yutulur cinsden degil.
Fetihin ruhu yok.fatih kimdir,nasil yetismid,fetih neden yapilmis,fatihin asil amaci neydi,hocalari kimdi...oysa asil verilmesi gereken mesaj bu.
Ulubatli hasanin ask hikayside tamamen uydurma,peygamber müjdesine nail olmus büyük alim ve allah dostu fatihin tesbihi kirip isyan etmeside rezalet,
Bizanslilarida yanlis tainitilmis.Bizim bildigimiz bizans halkina zulüm ediyordu,halki osmanliyi istiyordu,fetihden sonra dini özgürlüklerin saglanmasi meselesine ve osmanlinin adaletinede deginilmemis,...yani kisacasi bu olayin aslinda özü ve ruhu maneviyattir,ISLAMDIR.ama filimde maneviyat yok,islami mesajda yok,teblig yok,sadece savas var,senaryoda eksik ve zayif.
Osmanli ve fetih bu tarz filimlerle anlatilmaz,aksine zarar verir.

AşkŞairi
22-02-2012, 13:39
filmi boş ver filim sayesinde
bu olay
gündeme gelmişken doğrusunu Osmanlıyı Fethi cevrene sen anlat

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 13:42
Yeşil çam filimleri izlerken günahkar olursun ama dini içerikli flim izlediğinde imanın tehlikeye girebilir... !

neden?
cagri filmini izlerken imanin tehlikeye giriyormu?
TGRT nin hazirladigi o eski filimleri hic izledinmi?
Filimler dogru ve düzgün sekilde hazirlanirsa iman tehlikeye girmez,aksine maneviyat artar.
Filim sektörü bir aracdir.Milli-ve manevi degerlerini pazarlamak icin bir vesiledir.Gavurlar bunu cok iyi kullaniyorlar,adeta bir silah gibi kaliteli ve etkili filimleri vesilesiyle büyük kitleleri yönlendiriyorlar.
Bu acidan bakilinca sinema tüfek,tank vyae füze gibi bir silahdir aslinda,
Günümüzün silahlarindan yani...efendimiz döneminde tank yoktu,tüfek yoktu,füze yoktu ama o SAV bugün yasasaydi bu silahlarla silahlanirdi.
Sinema sektörüde silah gibi olduguna göre buna haram diyemeyiz.

manifesto
22-02-2012, 13:42
fakat o eksikler ve hatalar yenilir yutulur cinsden degil.
Fetihin ruhu yok.fatih kimdir,nasil yetismid,fetih neden yapilmis,fatihin asil amaci neydi,hocalari kimdi...oysa asil verilmesi gereken mesaj bu.
Ulubatli hasanin ask hikayside tamamen uydurma,peygamber müjdesine nail olmus büyük alim ve allah dostu fatihin tesbihi kirip isyan etmeside rezalet,
Bizanslilarida yanlis tainitilmis.Bizim bildigimiz bizans halkina zulüm ediyordu,halki osmanliyi istiyordu,fetihden sonra dini özgürlüklerin saglanmasi meselesine ve osmanlinin adaletinede deginilmemis,...yani kisacasi bu olayin aslinda özü ve ruhu maneviyattir,ISLAMDIR.ama filimde maneviyat yok,islami mesajda yok,teblig yok,sadece savas var,senaryoda eksik ve zayif.
Osmanli ve fetih bu tarz filimlerle anlatilmaz,aksine zarar verir.

Amma eleştirdin Yeni-OSMANLI , nasıl bir film bekliyordun
Çağrı gibi bir şey mi
Bu filmi Ömer Muhtarla yada Minyeli Abdullahla mı kıyaslıyorsun
Eleştirilerin çoğu gereksiz bence
Aksine bizim destek olmamız lazım
Tarihimizi başarılarımızı anlatan filmlerin devamının gelebilmesi için
Yapımcıların motive edilmesi gerekir
Hem madden hem manen
Bu islami bir film değil yada bir belgesel değil
Fetih de islami bir olay değil evet manevi etkileri vardır ama fetih siyasidir.

MECZUP
22-02-2012, 13:50
Yeni Osmanlı Çağrı flimi için bişiy diyemem ama diğer dini diye geçinen filimlerde tezat vardır.

Sen belki ayır edebilisin ne izlenir ne izlenmez herkes ayırt edemez. 2011 de Yusuf (a.s) hayatını verdiler herkes ona bağlandı. Dua eden konuşan hep yukarı doğru bakıyo, Allah'u Tz. mekandan münezzehtir. Allahu Teala yukarıdaymış gibi bakılmaz. Şirktir.

Harama helal, helalede haram demek insanı küfre götürür . Bu yüzden ben haram kelimesi kullanmadım.. !

veri
22-02-2012, 13:53
filmi fragmanları dışında daha izlemedim
dini açıdan eksikleride olsa gayet başaralı bir yapıma benziyor
eksikleri hataları olsada şuan tüm dünyanın gözüne 1453 teki fethi OSMANLIYI yeniden hatırlatıyor gündeme getiriyor
ki bunlar avrupalıların en son görmek hatırlamak istediği hatta örtbas ettiği okullarda tarih derslerinde vermediği bilgilerdir
bu filim sayesinde cafelerde derneklerde hollandalılarla bu konuları osmanlıyı islamı konuşur tartışır olduk !!!!
gündeme getirmesi iyi oldu dünyada öyle bir reaksiyon gösteriyorsa
pek çok insan neyin fethedildiğini bile bilmezken:)
umarım yabancılar izler zina oralarda yaygın olduğundan zarar da vermez. mi? bilmem.

MECZUP
22-02-2012, 13:57
Rabbim ; yaşantımızla gerçek Osmanlı nasıl olurmuş gösstererek torun olmamızın hakkını vermeyi nasip eylesin amiin...

Yeni-OSMANLI
22-02-2012, 14:23
Aksine bizim destek olmamız lazım


neyi destekleyeyim,ciplakliklarimi destekleyeyim?
sinemada sagimda ailem oturuyordu,solumdada yabanci kizlar,ciftler vardi.Koca ekranda cicili bicili karilarin ciplak halleri,öpüsme ve hamam sahneleri,
Bunlar bizansi canlandirsalarda sonucda bizim bacilarimiz,ayip yahu,bizde nefs sahibiyiz,ben sahsen bu manzaralardan olumsuz etkilendim,SIKILDIM VE UTANDIM!
Destekleyerek baskalarininda olumsuz etkilenmesine alet olamam.

Iftiralarimi destekleyeyim?

Hicbir delile dayanmayan yalan yanlis masallarimi ?

Misal Filimde ulubatli sanki Allah icin degilde asik oldugu kiz icin savasiyormus gibi yansitildi...neymis koskoca ULUBATLI hasan Topcunun kizina asik oluyor,filimin cok büyük bir bölümü bu ikilinin ask hikayseini anlatiyor,kim uydurmussa bu masali:)

tarihimiz anlatilacaksa bunun usulü ve yolu vardir.
Öncelikle bu islerin ehli olan ,olayin manevi boyutunu ve detaylarini bilen müslüman alim ve tarihcilerle istisare edeceksin,onlarin onayini ve destegini kazanacaksin...cünkü sonucda masal degil bu,özünde islamiyetin ruhu var,Osmanli misyonu var,rambodan mambodan degil bizi biz yapan ecdaddan bahsediyorsun,ohalde bizi biz yapan milli ve manevi degerlere titizlikle dikkat edeceksin,hikaye degil anlatilan,gercekten olmus bir olay mümkün oldugunca gercekci olmak lazim,tüm müslümanlari ilgilendiren bir meselede kendi kafana göre senaryo hazirlayamazsin.
Dini ve tarihi boyutu olan meseleleri anlatirken ya tam 100% dogru deillere dayandirarak anlatacaksin yada bu isi birakacaksin.
Filimde ne Fatihin ne ulubatlinin ne aksemsettinin nede digerlerinin HAKKi verilebilmis degil.
her acidan eksik ve kusurlu.
eksik ve kusurlu olan bir yapimi ben destekleyemem.

mü'HÜR
22-02-2012, 17:00
Herkesin fikri kendine!

Kafama göre fetva vermeyecek kadar günahtan korkuyorum!

Kuranı kerim mealini okursanız neden haram olduğunu anlarsınız!

mü'HÜR
22-02-2012, 17:04
Destekleyelim kelimesine katılmıyorum!

OSmanlının dediği gibi neyi destekleyeeğiz?

Evet,bazı sahnelerin olması herkesi rahatsız etti ama dediğimiz gibi Türkiye şartlarında bu filim bu kadar olur.Sinema işi bence nefis işidir nefsimiz istedi merak ettik baktık geldik ama sırf destek içinmiş yok manevi havaymış bunlar palavra! He önceden bizi birileri uyarsaydı gidermiydik hayır.O yüzden kimseye gidin diyerek günahına vesile olmam. İslami olarak yeri olmayan hiçbir fikri destekeleyemeyiz.

Duyumlar doğru ise, filmin dizini yapacaklarmış umarım yanlıştır! Aksi takdirde bir muhteşem yüzyıl daha geliyor demektir.Herşey tadında güzel; izleyicide yer bırakmak istiyorlarsa yapmazlar.

Erdem
22-02-2012, 17:11
Müstehcen sahneleri duymak üzücü. gitmeyi düşünüyorduk ama yanlış aksettirilen şeyleri desteklemeyi düşünmüyorum.

AşkŞairi
22-02-2012, 17:15
http://www.youtube.com/watch?v=HO72fsYFKpM&feature=related


http://www.youtube.com/watch?v=UaiarESgo4U&feature=related

Yeni-OSMANLI
23-02-2012, 09:36
Tarihimizi canlandiran filimlerin yönetmenligini yapanlar maaelesf dindar degiller,dindar kesimin insanlari degil,bunlar maneviyat icin degil maddi cikar icin yapildigindan dolayi etkili olamiyorlar.
Muhtesem yüzyil tarzi uyduruk masallarla,iftiralarla ve ask sahneleriyle kirletilmis filim ve diziler KASITLI bir sekilde yeni nesillere tarihimizi sogutmak icin cevirildigine inaniyorum ve bunlarin maddi giderleri sabatayci yahudi dönmeleri oldugunu biliyorum.

Yeni cag filimlerinde defalarca dedigim gibi maneviyat kokusu yok,mana ve mesaj yok,ihlas yok ama kalite var...Yani disi süslü püslü güzel ve cekici ama ici ve özü bos.
Tamamen Hollywood taklid edilmeye calisiliyor,senaryolarda ask hikayeleri eksik kalmiyor,müstehcenlik sahneleride eksik kalmiyor...

TGRT yapimi eski filimlerde ise kalite yok fakat icerik acisindan oldukca zengin

Misal asagdaki filimi izleyin,sadece basini izleseniz yeterli,insanin tüyleri kabariyor,Allah icin izleyinde aradaki farki görün!
Deli Balta - Osmanlı Kılıcı

http://www.youtube.com/watch?v=Vho07WSQLT8

TGRT veya ihlas holding yapimi filimler kalite acisindan yesilcam filimlerine bezesede,bazi sahneler (dövüs sahneleri) abartili ve gercek disi olsada icerik mana ve mesaj acisindan dopdolu,senaryoda maneviyat kokusu var,maddi cikar degil manevi hizmet var,ihlas var.
Bunlar yeni cagin kalite anlayisiyla birlestirilebilse yeni nesillere tarihini ve ecdadini sevdirici, milli ve manevi degerlerimize yönlendirici filimler ortaya cikar.

90 li yillarda islam geleneğinde öne çıkmış evliyaların hayatlarını beyaz perdeye aktaran butür filimler epey ses getirmişti. ibrahim ethem, rabia tül adeviyye, ahmed bedevi, molla hüsrev hazretleri, hayatı filmleştirilen evliyalardan benim hatırlayabildiklerim. sinema tekniği ve oyunculuk bakımından zayiftilar fakat maneviyat acisindan zengindiler,etkileyiciydiler,ozamanlar bunlari son derece derin duygularla izlemiş ve epey etkilenmiştim.
Aziz mahmud hüdayi hazretlerini tanımama vesile olan film de vardır o filmler arasında..

veri
23-02-2012, 09:39
tgrt nin filmleri güzeldi içeriği de senaryosu da epey etkiledi
ama şurda anlaşabiliriz belli bir kesim için üretilmiş medya ürünleri idi.

irşad vardı
tebliğ yoktu.

Yeni-OSMANLI
23-02-2012, 09:50
yeni cag tarih filimlerinde muzikler bile bize ait degil,tamamen hollywood taklidi senfoniler var,melodiler BATIYI hatirlatiyor,oysa bize ait olan,nefse hitab etmeyen cok etkileyici muziklerimiz var,bir mehterimiz bile bunlari ezip gecer.
Yukarda ekledigim OSMANLININ kilici filminde kullanilan muzikler bile insani nasil etkiliyor degilmi...

Yeni-OSMANLI
23-02-2012, 10:01
Müslüman-Türk yapimi filimlerde mutlaka ama mutlaka yukarda ekledigim deli balta filminin basinda oldugu gibi konuyu anlatan bir konusmaci olmali,etkileyici sözler söyleyen,izleyicileri yönlendiren bit hatib olmali.
Hollywood tarzi bize göre degil.

gavs
23-02-2012, 13:28
Filme inşallah cuma günü gidecem ..fakat bu yorumlar iştahımı azalttıı..

Cüneyt abinin" Dellenme bre kafir! ":Dtiplemelerinden yoktur inşallah!!

ne yapalım!! film yapamyıda öğrenceez!Savulun uleenn!!:P

Yeni-OSMANLI
23-02-2012, 13:32
Filme inşallah cuma günü gidecem ..fakat bu yorumlar iştahımı azalttıı..

Cüneyt abinin" Dellenme bre kafir! ":Dtiplemelerinden yoktur inşallah!!

ne yapalım!! film yapamyıda öğrenceez!Savulun uleenn!!:P

bence gitme.
Filim tarih filmi degil, uyduruk masallarla fatihi ve fethi kendi sinsi cikarlarina alet eden din istismarcilarini destekleme,asagdaki linkide gözden gecir:
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=112708

gavs
23-02-2012, 14:03
yoo gidimm..!tarihimizde okadar çok film yapacak kesit varki..eleştire ,eleştire doğruyu bulacaz..

Eğer dediğin gibiyse yerden yere vurur dalgamızı geçeriz!!.:P.

NNaayır!!!!! NNolamaz ! saplantısı bitmiştir muhtemelen...:D

Görsel efekleri çok merak edyorum!bakiyim bir ilerleme varmı?..

Cüneyt abinin, "yıkılmayan adam"filmindeki gibi 20 kurşun yiyipte ayakta duran adam gibi bizim ulubatlı hasan!!:)

Türk sineması bu abiii!

MECZUP
23-02-2012, 14:13
Yeni Osmanlının dediği gibi bencede gitme. Osmanlı devletini o şekil anlatıp da insanların kandırılmasına müsaade etmeyelim boşuna reytingler havada uçuşmasın !

Hamdolsun abimleri ikna ettim :)

İsr@
23-02-2012, 20:35
kesinlikle muhteşem bir film olmuş 2:45 dk da bu kadar güzel anlatılabilir. Sadece bütün dünyanın yüzyıllarca konuştuğu gemileri karadan yürütme olayının daha detaylı ele alınmasını isterdim çok kısa geçilmiş..
uyduruk filmlere dünyanın parasını veren türk gençliği bu filme hakıkını vermeye borçludur diye düşünüyorum

MECZUP
23-02-2012, 21:13
Ama uyduruk flimlerde inanılması gereken bişiy yokki adı ostünde uyduruk.


BU flimde Osmanlı devletimiz, padişahlarımız söz konusu Osmanlı devletimlz sanal ekranda izlediğiniz gibi değildir. Dediğiniz gibi sadece kalite kokuyo ...

zulk@rneyn
23-02-2012, 21:21
ulubatlı hasanın sevişme sahnesi gibi bir sahnesi vardı fragmanında....
gidilmez , izlenilmez....

manifesto
23-02-2012, 21:43
ulubatlı hasanın sevişme sahnesi gibi bir sahnesi vardı fragmanında....
gidilmez , izlenilmez....

2 saat 45 dakikalık filmde bu sahneleri toplasanız 2 dakika tutmaz.
Kaldı ki Ulubatlı Hasan bir figür.Bir Peygamber değil Evliya değil
Varlığı dahi tartışmalı bir isim
Bu tarz filmlerde bir aşk hikayesi de bulunur

Ben filmi izledikten sonra bu sahneleri hatırlamıyorum bile
Filmin büyüsü yeterli

manifesto
24-02-2012, 20:30
http://img391.yukle.tc/images/9275FETIH_1453.jpg

IMDb takip edenleriniz bilir

En iyi filmler içerisine girmiş bile
Rankı ise 8.5
Çok yüksek bir beğeni demektir bu
Hemen diğer projeler için çalışma yapılmalı
Hakettiğini almış film

İsmail
25-02-2012, 12:26
Fethin filmini izledik ama...

http://media.dunyabizim.com/haber/2012/02/25/untitled-5.jpg


Belki de sinemanın memleketimizde yaygınlaşmasından beri herkesin keşke çekilse dediği bir filmdi İstanbul’un Fethi filmi...



16 Şubat 2012 saat 14.53 Türk sinema tarihi açısından büyük bir ilk yaşandı. Yapımı üç yılı aşan ve milyon dolarların harcanıp bütçe rekoru kırılarak, yaklaşık on beş bin kişinin kadro aldığı, büyük emekler sonucu hazırlanmış olan bir film girdi vizyona malumunuz: Fetih 1453
Fethi izledik
“Türk aydını oryantalisttir.” Sözünün mazmunu uyarınca, Batı normları üzerine inşa edilmiş bir film ile karşılaştık. Filmin teknik olarak, efekt olarak, animasyonel yapım olarak eleştirilecek bir yanı yok hani varsa bile bizce söylenecek bir söz yoktur. Ama iş senaryo hikâye ve kurguya gelindiğinde ise ve özellikle de bizi fethin savaş meydanına indirip o atmosferi bize kazandırma noktasına değindiğimizde aynı başarının yakalandığını söylemek pek mümkün olmayacaktır. Kostüm ve müzikte de düşülen hatalar bu işin içine girildiğinde mevzuu biraz daha büyümekte. Ama her şeyden önce yapımcıların ve oyuncuların hakkını teslim etmeli, emeklerine sağlık kaliteli bir yapım ortaya konulmuş ve bir emeğin ürünü olduğu aşikârdır. Zira bu film ile birlikte ilk defa bir yerli yapım film uluslar arası bir firma olan UNİVERSAL ile birlikte Hollywood’a gidiyor. Film üzerine söyleneceklere gelecek olursak…
Film müthiş başladı
Daha filmin değil vizyona girmesinden, fragmanının yayınlanmasından iki yıl öncesinden merakla beklediğimiz bu filmin yapılacağı dedikodusunun yayıldığı günlerde heyecanını duymaya başlamıştık. Öyle ki bu heyecanın verdiği coşkunun yanı sıra fragmanın etkisinde de kalarak ilk günden misafiri olmayı arzu ettik. Namaz saatlerinin uyumunu göz önünde bulundurarak 14.53’e değil de 18.15’de aldığımız biletle girdiğimiz salonda ışıklar söndü ve film başladı. Filmin başlangıcı umutlarımızı boşa çıkarmayan bir şekilde Medine görünümü verilmiş bir plato içerisine kuş bakışı bakılarak Efendimizin meclisinde bulunan Ebu Eyyup Hazretleri ile birlikte birkaç sahabenin efendimizden İstanbul’un fetih olunacağına dair işaret buyurdukları hadisi dinleyerek meclisten ayrılmaları ve başka bir mecliste diğer sahabelere nakl etmeleri ile başladı. “Aliyyül ala” dedik oturduğumuz koltuğa iyice yerleşirken. Sonra birden kendimizi Edirne’deki Beyazıt külliyesinde kılıç talimi sahnesinde bulduk. Ne oluyor demeye kalmadı ki iş çözüldü meğer ulu batlı hasan ile şehzade Mehmet kılıç eğitimindelermiş. Ustası Ulubatlı, Mehmet Hana kılıç üzerine eğitmenlik yapmaktaymış. (‘Öyle miymiş?’ dedik içimizden)
Sahneler ilerledikçe soru işaretleri...
Sonrasında şehzade Mehmet’e haber gelir ki artık bilamecbur taht onundur zira babası vefat etmiştir. Bunun üzerine filmin (bizce) garip gelen yanlarının not alınması gerektiğini düşünerek o karanlık içinde kâğıt kalem göz ucu ışığı ile yazmaya başladık. Meğer Sultan Fatih, babası Murat Hanın kendisine karşı baba şefkati ile yakından ilgilenmediği için içerlemiş ve bu yüzden çok üzülmüş ki babasının nâşı başından sağlığından onunla konuşamadığı aralarındaki baba oğul münasebeti üzerine hüzünlü bir konuşma yaptı. Esasen, şehzadelerinin eğitimleri ile ilk başta valideleri daha sonra lalaları ilgilenir hünkâr babaları onlarla uzun müddet ilgilenemezler ama böylesine oğlu ile yabancı kalınacağı hani filmde görülmese inanılacak gibi değildi doğrusu. Olay biraz fazla dramatize edilmişti.
Bizde sinema sektörünün hala emekleme aşamasının hükmünü sürdüğü şu yıllara gelene kadar, yapım kalitesinin ve bütçesinin öyle dudak uçuklatacak derecede olmamasına rağmen gönlün bam teline dokunan ve insanın hissiyatına farklı boyutlar kazandıran filmler yapıldı. (Sürgün, Uzak İhtimal, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak gibi.) Bu filmin sahnelerinde dahi duygulanmayı hatta kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzün bağında gezmek istedik. (olmadı). Fethe dair hemen hemen herkesin okuduğu, dinlediği, konuştuğu, tartıştığı anekdotlar vardır elbette. Hülasa İstanbul’un fethi aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen hem ehl-i salib’de hem de hilalin coğrafyasında canlılığını yitirmemiş yaşayan bir olgudur. Bununla birlikte en büyük eksikliğini duyduğumuz nokta böylesine çağ kapatıp çağ açan bir hadisenin beyaz perdeye aktarılamaması idi. Emeklerine sağlık Aksoy film bu ağır yüke talip oldu ve bizlere bu hizmeti sundu. Fakat ne elzemdir ki söylemeden, değinilmeden, yadırganmadan geçilmeyecek yanlarda peşi sıra geldi sahnelerin ardı arkasına.
Gözümüze çarpan bir başka entersan durum, fragmanda da gözü ilişmiş olan bir garabet, Fatih’in ardınca gelen ordunun bayrağının renginin “sarı-kırmızı” olması. Sonrasında yine bu sarı rengin Fatih’in kaftanında ve elbisesinde de hâkim bir renk oluşu idi. Zira sarı renk hadis ile sabittir ki erkeklerin giymesi için uygun görülmemiştir ve Osmanlı hanedan üyeleri de bu renkten uzak durmuşlardır. Ayrıca kostümlerden yakınmışken yine hadis-i şerif ile sabit olan bir hüküm ki eteklerin yere sürülecek uzunlukta olmaması gerekmektedir, oysaki filmin sonlarına doğru şöyle bir görünen Ak Şemseddin’in elbisesinin uzunluğu kendinden sonra toprağı süpürüp gelen cinstendi. Hünkârın taktığı aksesuara da değinecek olursak parmağında üzerinde tuğrası işlenmiş olan yüzüğün altın olması da yine İslam’a göre erkeğe haram kılınmış bir davranıştır.
Mantığım bana oyun mu oynuyor?
Sonra mantık hataları çarpıyor göze Fatih Sultan Mehmet savaşa dair bir sohbetinde “eğer fatih olmasaydım Ulubatlı olmak isterdim” dediği bu cengâveri tanımıyordu. Oysa filmde Fatih’in kılıç ustası olarak verilmişti Ulubatlı Hasan. Ayrıca filimde ki gayr-i meşru çocuk sahibi olan Ulubatlı Hasan karakteri, tarihin altın sayfasındaki böylesine padişahları bile kendine hayran bırakan Hasan’a yakışan bir olay değildi. Savaşta ateş emri verildikten sonra günlerce surlar toplarla dövülmüş ve o muhkem kalenin surlarının kayaları tek tek birer diş gibi sökülmeye çalışılmıştı bu hususta da “Şahi” topları üzerlerine düşeni yerine getirmeye çalışmıştır. Oysa filmde şahi topu sadece bir tane vardı. Üniversitede tarih hocamızın bize aktardığı bilgiye göre Macar Topçu Urban, ilk dökülen topun deneme atışını yaparken topun infilak etmesi ile kendiside döktüğü top ile parçalanmıştır. Zaten plan ve çizimlerinin Fatih Sultan Mehmet’e ait olduğu bu topun seri üretimi yine Fatih Sultan tarafından yapılmıştır.
Filmde ana olayı besleyen yan olayların yer alması hikâyenin kurgulanması açısında elbette önemlidir. Hatta bu noktada gerçeğe bağlılık kısmi olarak terk edilebilir, fakat eğer bir tarihi döneme ait eser ortaya konuluyorsa bu işte gerçeğe sadık kalmak yapılacak en doğru iş olacaktır. Muhakkak ki olaylara o günün coğrafyası, dili, dini inanışı, yaşayışı göz önünde bulunarak yaklaşılmalıdır. Savaşın perde arkasında, iki taraf için de mühim olan bu toprakların kazanılması ve müdafaa edilmesi bahsi verilirken biraz daha hassas olunmalıydı. Olaya Bizans açısından bakıldığında “bu toprakları dinsiz Türklere bırakamayız” kinini yaşayan bir inanç sistemi aktarılırken. Diğer yandan Fatih’in ordusunun psikolojik ahvalinin aktarılmasında iş biraz daha cesaret, yiğitlik, aslanlar gibi çarpışmak, aileme nasıl savaşçı olduğumu söyleyin, nasıl kahramanca canımı verdiğimi anlatın… Şeklinde, dini emellerin uzağında bir vakıa gibi gösterilmiş. Birkaç kez şehitlik ve şahadet bahsi geçmekte filmde, fakat özellikle de Sultan Mehmet’in imajına bakıldığında sarf ettiği sözler ve tavrı ile bir “kibir ve gurur’un yanında fethin gerçekleşmesinde onun sahip olduğu üstün meziyetlerin ağırlığının daha fazla olduğu verilmeye çalışılmış. “Ben benden önceki padişahlarabenzemem, çünkü ben Mehmet Han’ım“ sözü gerçekte Fatih Sultan Mehmet’e ithaf edilemeyecek bir enaniyet taşımaktadır.
Biz modern dünyanın içimize akıttığı bireysellik zehri ile sadece bu çağı değil bizden evvelki çağları da genelleme içinde değerlendirmemiz sonucu Fatih Sultan Mehmet’i âdeta ihtirasları uğruna hayallerinin peşinden koşan biri olarak görüyoruz. Tarihi gerçeklere baktığımızda ise; Fatih Sultan Mehmet Han ki fetih sonrasında hediyelerle, çiçeklerle gelen Bizans’ın ileri gelenlerinin tebriklerini iletmek için huzura çıktıklarında Ak Şemseddin’i hünkâr zannederek hediyeleri ona sunuyorlar. Ak Şemseddinin “padişah ben değilim” diyerek Sultan Fatih’i göstermesi üzerine bu kadar genç olmasının hayretini duyan Bizanslı heyet onun yanına gittiklerinde “İstanbul’un esas fatihi hocam Ak Şemseddindir ona gidiniz” diyerek, gösteriş ve riyaya meyletmediğinin örneğini verir.
Filmdeki manevi boyutun eksikliği: Ak Şemseddin Hazretleri
Filimin savaş sahnelerinin gerçekçiliği ve kalitesi tartışma götürmez, uzun ve gayretli çalışmaların hâsılası olarak ortaya çıkan manzara bizlere izlediğimiz daha önceki Amerikan filmlerini aratmaz çaptaydı.
Savaşın böylesine günlerce sürdüğü ve kuşatmadan bir türlü sonuç alınamadığı günlerde Fatih Sultan Mehmet otağından dışarı çıkmayarak içeride durumu mülahaza ediyor ve sonucun neden alınamadığını düşünüyordu filmde. Fakat bu durum içerisindeki Fatih, karşımıza tevekkül içinde dua eden Allah’a yalvarıp zafer isteyen biri olarak değil de adeta neden bu surlar devrilmiyor diye kinlenip hırslanan bir komutan portresi çiziyor. Öyle ki Sultan hırsla parmakları arasında hızla çektiği tespihi en sonunda sinirle koparıyor ve dağılan tespih tanelerini ayakları altında eziyor. Daha sonra filmde bu ana kadar hiç boy göstermeyen ama esasta İstanbul’un asıl manevi fatihi olarak kabul edilen Ak Şemseddin Hazretleri Fatih’in yanına gelerek “Üzülme evlat fethe nail olacaksın rüyamda Ebu Eyyub Hazretlerini gördüm diyor.”
Bu sahne bildiğimiz tarihi gerçeklerle ters olarak hazırlanmış. Zira savaşın o en çetin çatışma sırasında surların hala aşılamamasının sonucu askerinin başında sürekli emirler veren Fatih Sultan Mehmet’in vezirleri yanına gelerek -savaşın öncesinden sonrasına kadar, hazırlık aşamasından savaşın başından itibaren hünkârın yanında olan- Ak Şemseddin’in çadırından birkaç gündür hiç çıkmadığını ordu ile ilgilenmediğini ve savaştan bîhaber rahatına baktığını söylerler. Zaten canı burnunda olan padişah bu ihbar üzerine iyice hiddetlenir ve hışımla hocasının çadırına girer. Fakat gördüğü manzara karşısında adeta vurguna uğrar ve gözyaşlarını tutamaz; zira hocası Ak Şemseddin çadırının keçesini kaldırmış toprağın üzerinde secdeye varmış hüngür hüngür ağlayarak yalvarıyor: “Yarabbi bu fethi bizlere mazhar kıl!” Gözyaşından ıslanan toprak çamur halinde hocasının eline ve yününe bulaşmış halde onu secdede bulan hünkâr çadırdan çıkarken hocası onu müjdeler ve “Hünkârım elli ikinci gün bu şehri alacaksın inşallah ordun muzaffer olacaktır.” der.
İşte filmde manevi boşluğun ismidir Ak Şemseddin Hazretlerinin yokluğu.
Yönetmen çok film izlemiş
Aşk ve kadın figürünün Batı filmlerinde aşinası olduğumuz şekilde vülgarize edilmesinin yanında manevi ve milli duygunun hissettirilememesinde etkili olan bir nokta da Batı normlarında hazırlanılmış müziklerdir. Batı sinemasında ünü yaygın bir isim tarafından hazırlanan müzikler, savaş sahnelerinde kendi savaşımıza girdiğimiz hissini bizlere veremedi. O güne ait mehter marşları bilinmiyor tamam ama madem uydurma bir müzik kullanılıyor bari mehter marşlarımızın ezgisinin kullanıldığı bir müzik hazırlansaydı da en azından o heyecanı yaşamış olsaydık.
Vezirlerin sürekli Sultana bu kuşatmanın yanlış bir hareket olduğunu söylemeleri, geri çekilelim telkinlerinde bulunmaları gibi inançsızlık izleri ve hanım sultanın harem dışında huzurda Fatih ile gerdanı açık bir şekilde görüşmesi, Fatih Sultan Mehmet’in (Avni mahlası ile yazdığı) meşhur şairliğini gizli saklı icra ediyormuş gibi utanarak hanımına yazdığı şiiri “bunu sana yazdım” diyerek arkasını dönmesi bizlere klasik Yeşilçam sineması utangaç sevgili motifini hatırlatıyor. Hatırımıza gelen bir film sahnesi de izleyen herkesin fark edeceği bir cinsten. Kudüs’ün Selahattin Eyyubi tarafından fethini anlatan “Cennetin Krallığı” adlı filmde, Selahattin-i Eyyubi ile rakibinin savaş başlamadan önce ordularının önünde atlarını karşılıklı sürerek baş başa görüşmelerinde birbirlerine bir jest olarak karşısındakinin inancı üzerine selam verme sahnesi burada da alenen tıpatıp alınmış.
Bunlar da olsaydı
Filmde Fetih suresinin savaş esnasında okunmaması, Fatihin (sadece bir yerde) ordusuna namaz kıldırırken cemaat kuralının ihlal edilmesi hataları şöyle dursun İstanbul’a girdiğinde Ayasofya’da Cuma namazı kıldırması, buradaki üç tekbirli namaz hadisesi ve namazı kıldıracak imamın tayininde Sultan Fatih’in bütün cemaate hitaben “Şimdiye kadar ilkindi namazını cemaatten ayrı kılmayan kim varsa geçsin imam olsun” sorusuna karşılık kendisinden başka hiç kimsenin çıkmaması sonucu imamlığı kendisinin yaptığı bir mütedeyyin padişah kimliğinin verilmesi gözlerimizin aradığı fakat bulamadığı sahnelerdi.
Sefa Toprak izledi yorumladı

Yeni-OSMANLI
25-02-2012, 12:54
Fethin filmini izledik ama...

http://media.dunyabizim.com/haber/2012/02/25/untitled-5.jpg


Belki de sinemanın memleketimizde yaygınlaşmasından beri herkesin keşke çekilse dediği bir filmdi İstanbul’un Fethi filmi...



16 Şubat 2012 saat 14.53 Türk sinema tarihi açısından büyük bir ilk yaşandı. Yapımı üç yılı aşan ve milyon dolarların harcanıp bütçe rekoru kırılarak, yaklaşık on beş bin kişinin kadro aldığı, büyük emekler sonucu hazırlanmış olan bir film girdi vizyona malumunuz: Fetih 1453
Fethi izledik
“Türk aydını oryantalisttir.” Sözünün mazmunu uyarınca, Batı normları üzerine inşa edilmiş bir film ile karşılaştık. Filmin teknik olarak, efekt olarak, animasyonel yapım olarak eleştirilecek bir yanı yok hani varsa bile bizce söylenecek bir söz yoktur. Ama iş senaryo hikâye ve kurguya gelindiğinde ise ve özellikle de bizi fethin savaş meydanına indirip o atmosferi bize kazandırma noktasına değindiğimizde aynı başarının yakalandığını söylemek pek mümkün olmayacaktır. Kostüm ve müzikte de düşülen hatalar bu işin içine girildiğinde mevzuu biraz daha büyümekte. Ama her şeyden önce yapımcıların ve oyuncuların hakkını teslim etmeli, emeklerine sağlık kaliteli bir yapım ortaya konulmuş ve bir emeğin ürünü olduğu aşikârdır. Zira bu film ile birlikte ilk defa bir yerli yapım film uluslar arası bir firma olan UNİVERSAL ile birlikte Hollywood’a gidiyor. Film üzerine söyleneceklere gelecek olursak…
Film müthiş başladı
Daha filmin değil vizyona girmesinden, fragmanının yayınlanmasından iki yıl öncesinden merakla beklediğimiz bu filmin yapılacağı dedikodusunun yayıldığı günlerde heyecanını duymaya başlamıştık. Öyle ki bu heyecanın verdiği coşkunun yanı sıra fragmanın etkisinde de kalarak ilk günden misafiri olmayı arzu ettik. Namaz saatlerinin uyumunu göz önünde bulundurarak 14.53’e değil de 18.15’de aldığımız biletle girdiğimiz salonda ışıklar söndü ve film başladı. Filmin başlangıcı umutlarımızı boşa çıkarmayan bir şekilde Medine görünümü verilmiş bir plato içerisine kuş bakışı bakılarak Efendimizin meclisinde bulunan Ebu Eyyup Hazretleri ile birlikte birkaç sahabenin efendimizden İstanbul’un fetih olunacağına dair işaret buyurdukları hadisi dinleyerek meclisten ayrılmaları ve başka bir mecliste diğer sahabelere nakl etmeleri ile başladı. “Aliyyül ala” dedik oturduğumuz koltuğa iyice yerleşirken. Sonra birden kendimizi Edirne’deki Beyazıt külliyesinde kılıç talimi sahnesinde bulduk. Ne oluyor demeye kalmadı ki iş çözüldü meğer ulu batlı hasan ile şehzade Mehmet kılıç eğitimindelermiş. Ustası Ulubatlı, Mehmet Hana kılıç üzerine eğitmenlik yapmaktaymış. (‘Öyle miymiş?’ dedik içimizden)
Sahneler ilerledikçe soru işaretleri...
Sonrasında şehzade Mehmet’e haber gelir ki artık bilamecbur taht onundur zira babası vefat etmiştir. Bunun üzerine filmin (bizce) garip gelen yanlarının not alınması gerektiğini düşünerek o karanlık içinde kâğıt kalem göz ucu ışığı ile yazmaya başladık. Meğer Sultan Fatih, babası Murat Hanın kendisine karşı baba şefkati ile yakından ilgilenmediği için içerlemiş ve bu yüzden çok üzülmüş ki babasının nâşı başından sağlığından onunla konuşamadığı aralarındaki baba oğul münasebeti üzerine hüzünlü bir konuşma yaptı. Esasen, şehzadelerinin eğitimleri ile ilk başta valideleri daha sonra lalaları ilgilenir hünkâr babaları onlarla uzun müddet ilgilenemezler ama böylesine oğlu ile yabancı kalınacağı hani filmde görülmese inanılacak gibi değildi doğrusu. Olay biraz fazla dramatize edilmişti.
Bizde sinema sektörünün hala emekleme aşamasının hükmünü sürdüğü şu yıllara gelene kadar, yapım kalitesinin ve bütçesinin öyle dudak uçuklatacak derecede olmamasına rağmen gönlün bam teline dokunan ve insanın hissiyatına farklı boyutlar kazandıran filmler yapıldı. (Sürgün, Uzak İhtimal, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak gibi.) Bu filmin sahnelerinde dahi duygulanmayı hatta kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzün bağında gezmek istedik. (olmadı). Fethe dair hemen hemen herkesin okuduğu, dinlediği, konuştuğu, tartıştığı anekdotlar vardır elbette. Hülasa İstanbul’un fethi aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen hem ehl-i salib’de hem de hilalin coğrafyasında canlılığını yitirmemiş yaşayan bir olgudur. Bununla birlikte en büyük eksikliğini duyduğumuz nokta böylesine çağ kapatıp çağ açan bir hadisenin beyaz perdeye aktarılamaması idi. Emeklerine sağlık Aksoy film bu ağır yüke talip oldu ve bizlere bu hizmeti sundu. Fakat ne elzemdir ki söylemeden, değinilmeden, yadırganmadan geçilmeyecek yanlarda peşi sıra geldi sahnelerin ardı arkasına.
Gözümüze çarpan bir başka entersan durum, fragmanda da gözü ilişmiş olan bir garabet, Fatih’in ardınca gelen ordunun bayrağının renginin “sarı-kırmızı” olması. Sonrasında yine bu sarı rengin Fatih’in kaftanında ve elbisesinde de hâkim bir renk oluşu idi. Zira sarı renk hadis ile sabittir ki erkeklerin giymesi için uygun görülmemiştir ve Osmanlı hanedan üyeleri de bu renkten uzak durmuşlardır. Ayrıca kostümlerden yakınmışken yine hadis-i şerif ile sabit olan bir hüküm ki eteklerin yere sürülecek uzunlukta olmaması gerekmektedir, oysaki filmin sonlarına doğru şöyle bir görünen Ak Şemseddin’in elbisesinin uzunluğu kendinden sonra toprağı süpürüp gelen cinstendi. Hünkârın taktığı aksesuara da değinecek olursak parmağında üzerinde tuğrası işlenmiş olan yüzüğün altın olması da yine İslam’a göre erkeğe haram kılınmış bir davranıştır.
Mantığım bana oyun mu oynuyor?
Sonra mantık hataları çarpıyor göze Fatih Sultan Mehmet savaşa dair bir sohbetinde “eğer fatih olmasaydım Ulubatlı olmak isterdim” dediği bu cengâveri tanımıyordu. Oysa filmde Fatih’in kılıç ustası olarak verilmişti Ulubatlı Hasan. Ayrıca filimde ki gayr-i meşru çocuk sahibi olan Ulubatlı Hasan karakteri, tarihin altın sayfasındaki böylesine padişahları bile kendine hayran bırakan Hasan’a yakışan bir olay değildi. Savaşta ateş emri verildikten sonra günlerce surlar toplarla dövülmüş ve o muhkem kalenin surlarının kayaları tek tek birer diş gibi sökülmeye çalışılmıştı bu hususta da “Şahi” topları üzerlerine düşeni yerine getirmeye çalışmıştır. Oysa filmde şahi topu sadece bir tane vardı. Üniversitede tarih hocamızın bize aktardığı bilgiye göre Macar Topçu Urban, ilk dökülen topun deneme atışını yaparken topun infilak etmesi ile kendiside döktüğü top ile parçalanmıştır. Zaten plan ve çizimlerinin Fatih Sultan Mehmet’e ait olduğu bu topun seri üretimi yine Fatih Sultan tarafından yapılmıştır.
Filmde ana olayı besleyen yan olayların yer alması hikâyenin kurgulanması açısında elbette önemlidir. Hatta bu noktada gerçeğe bağlılık kısmi olarak terk edilebilir, fakat eğer bir tarihi döneme ait eser ortaya konuluyorsa bu işte gerçeğe sadık kalmak yapılacak en doğru iş olacaktır. Muhakkak ki olaylara o günün coğrafyası, dili, dini inanışı, yaşayışı göz önünde bulunarak yaklaşılmalıdır. Savaşın perde arkasında, iki taraf için de mühim olan bu toprakların kazanılması ve müdafaa edilmesi bahsi verilirken biraz daha hassas olunmalıydı. Olaya Bizans açısından bakıldığında “bu toprakları dinsiz Türklere bırakamayız” kinini yaşayan bir inanç sistemi aktarılırken. Diğer yandan Fatih’in ordusunun psikolojik ahvalinin aktarılmasında iş biraz daha cesaret, yiğitlik, aslanlar gibi çarpışmak, aileme nasıl savaşçı olduğumu söyleyin, nasıl kahramanca canımı verdiğimi anlatın… Şeklinde, dini emellerin uzağında bir vakıa gibi gösterilmiş. Birkaç kez şehitlik ve şahadet bahsi geçmekte filmde, fakat özellikle de Sultan Mehmet’in imajına bakıldığında sarf ettiği sözler ve tavrı ile bir “kibir ve gurur’un yanında fethin gerçekleşmesinde onun sahip olduğu üstün meziyetlerin ağırlığının daha fazla olduğu verilmeye çalışılmış. “Ben benden önceki padişahlarabenzemem, çünkü ben Mehmet Han’ım“ sözü gerçekte Fatih Sultan Mehmet’e ithaf edilemeyecek bir enaniyet taşımaktadır.
Biz modern dünyanın içimize akıttığı bireysellik zehri ile sadece bu çağı değil bizden evvelki çağları da genelleme içinde değerlendirmemiz sonucu Fatih Sultan Mehmet’i âdeta ihtirasları uğruna hayallerinin peşinden koşan biri olarak görüyoruz. Tarihi gerçeklere baktığımızda ise; Fatih Sultan Mehmet Han ki fetih sonrasında hediyelerle, çiçeklerle gelen Bizans’ın ileri gelenlerinin tebriklerini iletmek için huzura çıktıklarında Ak Şemseddin’i hünkâr zannederek hediyeleri ona sunuyorlar. Ak Şemseddinin “padişah ben değilim” diyerek Sultan Fatih’i göstermesi üzerine bu kadar genç olmasının hayretini duyan Bizanslı heyet onun yanına gittiklerinde “İstanbul’un esas fatihi hocam Ak Şemseddindir ona gidiniz” diyerek, gösteriş ve riyaya meyletmediğinin örneğini verir.
Filmdeki manevi boyutun eksikliği: Ak Şemseddin Hazretleri
Filimin savaş sahnelerinin gerçekçiliği ve kalitesi tartışma götürmez, uzun ve gayretli çalışmaların hâsılası olarak ortaya çıkan manzara bizlere izlediğimiz daha önceki Amerikan filmlerini aratmaz çaptaydı.
Savaşın böylesine günlerce sürdüğü ve kuşatmadan bir türlü sonuç alınamadığı günlerde Fatih Sultan Mehmet otağından dışarı çıkmayarak içeride durumu mülahaza ediyor ve sonucun neden alınamadığını düşünüyordu filmde. Fakat bu durum içerisindeki Fatih, karşımıza tevekkül içinde dua eden Allah’a yalvarıp zafer isteyen biri olarak değil de adeta neden bu surlar devrilmiyor diye kinlenip hırslanan bir komutan portresi çiziyor. Öyle ki Sultan hırsla parmakları arasında hızla çektiği tespihi en sonunda sinirle koparıyor ve dağılan tespih tanelerini ayakları altında eziyor. Daha sonra filmde bu ana kadar hiç boy göstermeyen ama esasta İstanbul’un asıl manevi fatihi olarak kabul edilen Ak Şemseddin Hazretleri Fatih’in yanına gelerek “Üzülme evlat fethe nail olacaksın rüyamda Ebu Eyyub Hazretlerini gördüm diyor.”
Bu sahne bildiğimiz tarihi gerçeklerle ters olarak hazırlanmış. Zira savaşın o en çetin çatışma sırasında surların hala aşılamamasının sonucu askerinin başında sürekli emirler veren Fatih Sultan Mehmet’in vezirleri yanına gelerek -savaşın öncesinden sonrasına kadar, hazırlık aşamasından savaşın başından itibaren hünkârın yanında olan- Ak Şemseddin’in çadırından birkaç gündür hiç çıkmadığını ordu ile ilgilenmediğini ve savaştan bîhaber rahatına baktığını söylerler. Zaten canı burnunda olan padişah bu ihbar üzerine iyice hiddetlenir ve hışımla hocasının çadırına girer. Fakat gördüğü manzara karşısında adeta vurguna uğrar ve gözyaşlarını tutamaz; zira hocası Ak Şemseddin çadırının keçesini kaldırmış toprağın üzerinde secdeye varmış hüngür hüngür ağlayarak yalvarıyor: “Yarabbi bu fethi bizlere mazhar kıl!” Gözyaşından ıslanan toprak çamur halinde hocasının eline ve yününe bulaşmış halde onu secdede bulan hünkâr çadırdan çıkarken hocası onu müjdeler ve “Hünkârım elli ikinci gün bu şehri alacaksın inşallah ordun muzaffer olacaktır.” der.
İşte filmde manevi boşluğun ismidir Ak Şemseddin Hazretlerinin yokluğu.
Yönetmen çok film izlemiş
Aşk ve kadın figürünün Batı filmlerinde aşinası olduğumuz şekilde vülgarize edilmesinin yanında manevi ve milli duygunun hissettirilememesinde etkili olan bir nokta da Batı normlarında hazırlanılmış müziklerdir. Batı sinemasında ünü yaygın bir isim tarafından hazırlanan müzikler, savaş sahnelerinde kendi savaşımıza girdiğimiz hissini bizlere veremedi. O güne ait mehter marşları bilinmiyor tamam ama madem uydurma bir müzik kullanılıyor bari mehter marşlarımızın ezgisinin kullanıldığı bir müzik hazırlansaydı da en azından o heyecanı yaşamış olsaydık.
Vezirlerin sürekli Sultana bu kuşatmanın yanlış bir hareket olduğunu söylemeleri, geri çekilelim telkinlerinde bulunmaları gibi inançsızlık izleri ve hanım sultanın harem dışında huzurda Fatih ile gerdanı açık bir şekilde görüşmesi, Fatih Sultan Mehmet’in (Avni mahlası ile yazdığı) meşhur şairliğini gizli saklı icra ediyormuş gibi utanarak hanımına yazdığı şiiri “bunu sana yazdım” diyerek arkasını dönmesi bizlere klasik Yeşilçam sineması utangaç sevgili motifini hatırlatıyor. Hatırımıza gelen bir film sahnesi de izleyen herkesin fark edeceği bir cinsten. Kudüs’ün Selahattin Eyyubi tarafından fethini anlatan “Cennetin Krallığı” adlı filmde, Selahattin-i Eyyubi ile rakibinin savaş başlamadan önce ordularının önünde atlarını karşılıklı sürerek baş başa görüşmelerinde birbirlerine bir jest olarak karşısındakinin inancı üzerine selam verme sahnesi burada da alenen tıpatıp alınmış.
Bunlar da olsaydı
Filmde Fetih suresinin savaş esnasında okunmaması, Fatihin (sadece bir yerde) ordusuna namaz kıldırırken cemaat kuralının ihlal edilmesi hataları şöyle dursun İstanbul’a girdiğinde Ayasofya’da Cuma namazı kıldırması, buradaki üç tekbirli namaz hadisesi ve namazı kıldıracak imamın tayininde Sultan Fatih’in bütün cemaate hitaben “Şimdiye kadar ilkindi namazını cemaatten ayrı kılmayan kim varsa geçsin imam olsun” sorusuna karşılık kendisinden başka hiç kimsenin çıkmaması sonucu imamlığı kendisinin yaptığı bir mütedeyyin padişah kimliğinin verilmesi gözlerimizin aradığı fakat bulamadığı sahnelerdi.
Sefa Toprak izledi yorumladı

aynen katiliyorum...

Daha baska eksiklik ve fazlalikda var.
Filim berbat olmus.

100% OSMANLI ve fatih icadi toplar bile aslinda bizanslilarin eseriymis gibi yansitilmasida ayri bir rezalet.

talib
25-02-2012, 13:02
Fantastik filmleri severim. Bu tarz öğeler de filme katılabilirdi. Neden olmasın. Elin gavuru hepten kafadan uydurma güzel filmler ortaya çıkarıyor de, biz neden fethe kırklarımızı, Hızır aleyhisselam'ı dahil etmeyelim.. Tayyi mekan, bastı zaman vs. Bizim kerametlerimiz vardır. Belki bu film fantastik bir tarz değil ama bu tarz bir film de yapabiliriz. En çok izlenen filmlere bakın fantastik öğeler taşır.

Yüzüklerin Efendisi, Harry Poter, Başlangıç vs... Liste uzaaaar gider.

giriftar
25-02-2012, 21:24
Uzun zamandır merakla beklenen, gösterime girmesinden itibaren yoğun ilgiyle karşılanan Fetih 1453 filmine dair genç yazarımız Oğuz Polathan'ın kaleminden tenkitler;

1-Ulubatlı Hasan adlı Türkmen Sipâhisi, Mücâhid bir millet evlâdı Avrupaî filmlerdeki frenk şövalyelerine benzetilmiş. Gayr-ı İslâmi bir tavra muhatab kılınmıştır.

2-Fetih, alelâde bir zabt-ü rabt, işgâl, ilhâk olarak lanse edilmiş. Fâtihin sıbyanlık çağından beri idealize ettiği Constantaniyye'yi feth ve bu beldeyi Hilâfet'in Pâyitahtı yapma gayreti, ihtirâs ve nefsâni bir hâdise olarak aksettirilmiştir.

3-Fetihle alâkadâr kerâmet, hikmet, hikâyeler göz ardı edilmiş, Fethin mânevî efsunluluğu berhevâ edilmiştir. Fâtih ve muazzez ordusunun topyekûn dâvası, şahıs çapında işlenmiştir.

4-Tevhîd-i Şerif Sancağı, Üç Hilâl vb. Devlet-i Âli'nin seferât ve muharebelerde alemdârlar tarafından taşınan bayraklar filmde nâmevcuttur.

5-Sarayın harem eşrâfı "Muhteşem Yüzyıl" rezâletinde olduğu gibi aksettirilmiştir.

6-Akşemseddin, Molla Hüsrev vb. büyük İslâm Âlimlerinin gazânın zafere ulaşmasındaki pâyeleri görmezden gelinilmiştir.

7-"Bir mânânın zıd mânâya taarruzu ve onu zebûn edişinin", Fethin sembolü olan Ayasofyadan hiç bahsedilmemiştir.

8-Hâsılı, ses ve görüntü efektleri hâricinde filmin seyirciye hiçbir şey sunmuyor. Aşk, vecd, fetih ve hâkimiyet çığrının muazzam hâdisesi ehliyetsiz ve liyâkatsiz ellerde mahvedilmek sûretiyle sinemaya aktarıldı. Ruh yok , aşk yok, mânâ yok, imân Yok. Şâşâlı bir bütçe ve yatırıma rağmen madden ve mânen Müslüman-Türk'e dair emârelere rastlayamadık. Bilgilerin çoğu yanlış ve saptırılmış.

Heveslilere şimdiden duyrula...

Yeni-OSMANLI
25-02-2012, 22:53
Uzun zamandır merakla beklenen, gösterime girmesinden itibaren yoğun ilgiyle karşılanan Fetih 1453 filmine dair genç yazarımız Oğuz Polathan'ın kaleminden tenkitler;

1-Ulubatlı Hasan adlı Türkmen Sipâhisi, Mücâhid bir millet evlâdı Avrupaî filmlerdeki frenk şövalyelerine benzetilmiş. Gayr-ı İslâmi bir tavra muhatab kılınmıştır.

2-Fetih, alelâde bir zabt-ü rabt, işgâl, ilhâk olarak lanse edilmiş. Fâtihin sıbyanlık çağından beri idealize ettiği Constantaniyye'yi feth ve bu beldeyi Hilâfet'in Pâyitahtı yapma gayreti, ihtirâs ve nefsâni bir hâdise olarak aksettirilmiştir.

3-Fetihle alâkadâr kerâmet, hikmet, hikâyeler göz ardı edilmiş, Fethin mânevî efsunluluğu berhevâ edilmiştir. Fâtih ve muazzez ordusunun topyekûn dâvası, şahıs çapında işlenmiştir.

4-Tevhîd-i Şerif Sancağı, Üç Hilâl vb. Devlet-i Âli'nin seferât ve muharebelerde alemdârlar tarafından taşınan bayraklar filmde nâmevcuttur.

5-Sarayın harem eşrâfı "Muhteşem Yüzyıl" rezâletinde olduğu gibi aksettirilmiştir.

6-Akşemseddin, Molla Hüsrev vb. büyük İslâm Âlimlerinin gazânın zafere ulaşmasındaki pâyeleri görmezden gelinilmiştir.

7-"Bir mânânın zıd mânâya taarruzu ve onu zebûn edişinin", Fethin sembolü olan Ayasofyadan hiç bahsedilmemiştir.

8-Hâsılı, ses ve görüntü efektleri hâricinde filmin seyirciye hiçbir şey sunmuyor. Aşk, vecd, fetih ve hâkimiyet çığrının muazzam hâdisesi ehliyetsiz ve liyâkatsiz ellerde mahvedilmek sûretiyle sinemaya aktarıldı. Ruh yok , aşk yok, mânâ yok, imân Yok. Şâşâlı bir bütçe ve yatırıma rağmen madden ve mânen Müslüman-Türk'e dair emârelere rastlayamadık. Bilgilerin çoğu yanlış ve saptırılmış.

Heveslilere şimdiden duyrula...

helal olsun, güzel yazmis...
Filim faydadan cok zarar verecek.
madem sinema filimleri bu kadar ses getiriyor ve madem dindar kesim bu filimden rahatsiz...
ohalde Müslüman-Türkü temsil eden cemaatler,tarikatlar vs Milli-Birlik catisi altinda birlesip ortaklasa tüm islami kesimin ortak noktasi olan OSMANLI ve Fetih konusunda kalite acisindan fetih1453 filmini geride birakan mana ve ruh acisindanda sanli tarihimizin HAKKINI veren güzel bir filim hazirlanmali.
Maddi acidan ne gerekiyorsa vermeye haziruz!

Yeni-OSMANLI
25-02-2012, 22:59
Milli-Birlik
ortak noktalarda ortak hareket platformu...

ilk hedef:
Fatih sultan mehmet ve istanbulun fethi sinema filmi.

http://www.izlemesi.com/vidresim/birlik-marsi-dinlemenizi-tavsiye-ederiz-harika.jpg
VARMISINIZ?

z£LaL
26-02-2012, 11:20
geç kalınmış bir yorum yapayım (=

fiilmi geçen hafta izledim
çok beğendim olumsuz eleştirecek birşey yok gözümde

ulubatlı hasan favorimdi çok beğendim
Akşemsettin hazretlerini biraz daha ön planda görmek isterdim
filmin sonu devamı gelcek şeklinde bitmiş daha kuvvetli bir bitiş beklerdim

ikinci ,üçüncü...vs. kez de yeniden izleyebilirim
savaş sahnelerinde hop oturup hop kalktım milli duygularım iyice depreşti verin elime bir kılıç (=

Dua Nur
26-02-2012, 13:55
Fantastik filmleri severim. Bu tarz öğeler de filme katılabilirdi. Neden olmasın. Elin gavuru hepten kafadan uydurma güzel filmler ortaya çıkarıyor de, biz neden fethe kırklarımızı, Hızır aleyhisselam'ı dahil etmeyelim.. Tayyi mekan, bastı zaman vs. Bizim kerametlerimiz vardır. Belki bu film fantastik bir tarz değil ama bu tarz bir film de yapabiliriz. En çok izlenen filmlere bakın fantastik öğeler taşır.

Yüzüklerin Efendisi, Harry Poter, Başlangıç vs... Liste uzaaaar gider.

:clap2::clap2::clap2::clap2:

Çok iyi fikir, katılıyorum.

Dua Nur
26-02-2012, 13:56
Fatih Sultan Mehmet bugün yaşasaydı ilk işi İstanbul yerine, Hollywood’u feth etmek olurdu…

Dünya imparatorluğunu ilan etmenin ve kendi öz kültürünü, yaşam şeklini, diğer ülke milletlerine çaktırmadan empoze etmenin en etkili yolu sinemadır. ABD Hollywood üzerinden tam 50 -60 yıldır, milli kimliğini diğer ülke vatandaşlarına kabul ettirirken, uluslar arası politikaları kendi çıkarları doğrultusunda belirlemede en büyük silah olarak sinemayı kullandı.

Sinemanın insanlar üzerindeki etkisini düşündüğümde aklıma hemen, küçüklüğümde tek kanallı yıllar gelir. Sadece TRT 1 yayın yaptığı yıllarda, Amerikan filmleri ve dizileri; Dallas, Kara Şimşek, Flamingo yolları, San Fransisko, Sokakları vb… Ayrıca Pazar günleri öğleden sonra saat 14:00’de başlayan Kovboy filmlerini sabırsızlıkla beklediğimiz günler... Diziler ve filmler oynarken sokakta kimseler kalmazdı. Herkes soluksuz televizyon başında dizileri izlerdi. Daha sonra bir hafta boyunca iş’te, alış- verişte, misafirlikte filimler üzerine yorumlar yapılırdı.

Sinema da popüler zamanın olaylarından etkiledi, bütün dünya insanlarını da etkiledi. Siyaset, savaşlar, doğal afetler vb. sinemanın konusu oldu. Vietnam savaşı askerleri sürekli filmlere konu oluşu ya da hâsılat rekorları kıran “Örümcek Adam”da kahraman havadayken arkasında Amerikan bayrağının sallanması tesadüf müdür sizce? Sinemanın insanlar üzerindeki etkisi göz önüne alındığında bunlar planlı olduğu görülür.

ABD 300 yıllık derme- çatma tarihini kendileri nasıl görmek istiyorsa, bize de süsleyerek o şekil gösterdi. ABD yaşam şeklinin kültürünün bireylere sunduğu "örnek rol modeller" yoluyla aynı şekilde giyinen, aynı eğlence mekânlarında eğlenen, aynı tarzda konuşan insanlar türemiştir.

Amerika 300 yıllık derme çatma tarihini sinemaya aktarırken, konu bulmakta sıkıntı çektiği zamanlarda, ‘’Örümcek Adam, Süper Men, Conan, Rambo’’ gibi hayali kahramanlar ilan ederken, düşünüyorum da dünya kurulduğundan beri tarih sahnesinde olan ve 16 devlet birçok imparatorluklar kuran, Türk milletinin tarihi ve kahramanları Amerikan sinemasının elinde olsaydı! Ne muhteşem filmler ortaya çıkardı.

Türk sinema tarihinin en yüksek bütçeli filmi olarak görücüye çıkan 'Fetih 1453', medyanın gündemine oturdu. 16 Şubat'ta tüm Türkiye'de aynı anda gösterime giren ve ilk 3 gününde kapalı gişe oynayan filmden çıkan izleyicilerin olumlu olumsuz görüşleri, polemiklere neden olan yorumlarını gazetelerde okuyor medyada seyrediyoruz.

Ben filmi daha izlemedim polemiklere katılmayacağım ama, 21 Yüzyılda insanları feth etmek, beyaz perdeden geçiyorsa, Fatih Sultan Mehmet bugün yaşasaydı ilk işi İstanbul yerin, Hollywood’u feth etmek olurdu…

Atila Altuntaş

Dua Nur
26-02-2012, 13:59
Hollywood'da ve Dünyada Fetih Fırtınası!

Fetih 1453 Hollywood filmlerini geride bıraktı. Film 7.8 milyon $’lık hasılat geliriyle dünyada ilk 5′e girdi.

Oscar adayları The War Horse ve Extremely Loud & Incredibily’nin hasılatı bile Fetih 1453′ün altında kaldı.

Türk sinema tarihinde hem bütçesi hem de gişesiyle izlenme rekorları kıran Fetih 1453, Hollywood’u tahtından indirdi. 16 Şubat’ta gösterime giren 17 milyon dolar bütçeli film, ilk haftasında elde ettiği 7.8 milyon dolarlık hasılatla Amerikan film endüstrisinin beyaz perdede güvendiği birçok filmi geride bıraktı.

Gösterime girmeden konuşulmaya başlanan Faruk Aksoy’un yapımcılığını üstlendiği Fetih 1453, Türkiye genelinde gösterildiği 850 salonda 1 milyon 400 bin izleyiciye ulaştı. Toplam 13 milyon lira hasılat elde eden film, dünya genelinde de en fazla izlenen 5′inci film oldu.

ABD’li internet devi Amazon’un sinema endüstrisine yön veren 2 milyon ziyaretçinin takip ettiği sitesi Box Office Bojo’nun derlediği bilgilere göre geçen hafta ABD dışında tüm dünyada en fazla izlenen sinema filmi ‘Gizemli Adaya Yolculuk- 2′ oldu. Film geçen hafta 27.5 milyon dolarlık hasılat elde etti. İkinci sırada 11 milyon dolarlık hasılatıyla ‘İyi Olan Kazansın’, üçüncü sırada 10.4 milyon dolarlık hasılatıyla Hollywood’un efsanevi serisi Star Wars’un ‘Gizli Tehlike’ filmi yer aldı.

Dördüncü sırada ise Oscar adayı ‘Senden Bana Son Kalan’ filmi aldı. George Clooney’in oynadığı film 7.9 milyon dolarlık gelir elde etti.

Bir Fetih 1453 etmediler

Holywood hakimiyetine son veren Fetih 1453 ise 4 ülkede toplam 7.8 milyon dolarlık gelir elde etti. Başrollerinde Tom Cruise’un oynadığı ‘Görevimiz Tehlike-4′ 7.4, gösterime yeni giren ‘The Muppets’ 7.6, Oscar’ın en büyük favorisi ‘The Artist’ ise 4.2 milyon dolar gelir elde etti. Fetih 1453 Oscar adayları The War Horse ve Extremely Loud & Incredibily’nin hasılatını geçti.

Almanya’da liste başı

Almanya’da 82 salonda gösterime sunulan Fetih 1453 gösterime girdiği günden bu yana 104 bin 319 kişi izledi ve 437 kopya ile gösterime sunulan ve 114 bin 178 seyirci sayısına uluşan Alman yapımı “Yoko”nun ardından ikinci sırada yer aldı.

Onbeşyirmibeş

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 14:12
1453 Filmi Tam bir REZALETTİR...

Bilinçli olalım Ne kadar Bizi Biz yapan Manevi değerlerimiz varsa tahrifata uğratılıyor,
1.Filmde Fetihten çok ulubatlı Hasanın Aşkı konu alınmıştır oysa Ulubatlı Hasanın hayatında böyle birşey olmamıştır...
2.Filmde Hiç HİLAFET Sancağı yoktur
3.Osmanlının Ceddimizin Bayrağı ÜÇ HİLALDİR Filmde hiç ÜÇ HİLAL yoktur.
4.AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİNE çok az yer verilmiş Nasihatlerinden hiç bahsedilmiyor.
5.Fatih Sultan Mehmet Hanın Eşi açık saçık bir vaziyette sahne alıyor.
7.Filmde hiç Fehih Marşı çalmadı Mehteran Takımınada yer verilmemiş...
8...
9...
10...
11...
12...
13...
14...
say say bitmez...
KONUSU REZALET OLAN BU FİLM MUHTEŞEM YÜZYIL FİLMİNDEN KALIR HİÇBİR YANI YOKTUR...

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 14:18
Bir film yapmışlar, adını da Fetih 1453 koymuşlar. Film Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethini anlatıyormuş ve filme dev bir bütçe ayırmışlar.

Sizleri “tarihe vefa” diye aldatsalar da, film derinden derine ihanet kokuyor.

Öncelikle şunu söyleyelim film samimiyetten ve fetih ruhundan uzak bir senaryo ile çevrilmiş.

O ruhu verebilmek için Fetih olayının öncesini ve sonrasını göz ardı edemezsiniz.

Mesela İstanbul’un fethini daha yıllar önce şuan kabri Ankara’da bulunan Hacı Bayram-ı Veli, Sultan Murat Han’a müjdelemiş ve “fetih şu beşikteki yavruyla (Sultan Mehmed), bizim köseye (Akşemseddin) nasip olacaktır İnşaAllah” demiştir.

Fethin Manevi fatihi Hacı Bayram-ı Veli’nin talebesi şeyh Akşemseddin Hazretleridir. Hatta İstanbul’un anahtarını getirdiklerinde Fatih, onun Akşemseddin Hazretlerine verilmesini, gerçek fatihin onun olduğunu söylemiştir.

Fatih’in çocukluğundan Fetih zamanına kadar yetişmesinde Akşemseddin’in büyük emeği vardır. Filmde ise Akşemseddin’e çok cüzi bir yer ayrılmıştır.

Filmde İslami ilimlerle yatişen Fatih’in daha 21 yaşında ulaştığı cihat ruhu yerine kanı kaynayan, gençliğin verdiği bir külhanbeyliğinin olduğu işlenmiş, İslam ve cihat vurgusu es geçilmiştir.
Yani sanki Fatih Sultan Mehmed bu fethi Peygamberi’nin müjdesine nail olmak için değil de, kendisini ispatlamak için yapmış… Böyle bir izlenim veriyorlar.

Şunu bütün tarihçiler kabul eder ki, Osmanlı’nın fethe katılan komutanlarından askerlerine kadar hepsi iman yönünden zirvede olan insanlardır. Filmde ise Fetih tamamen maddiyata dökülmüş, askerin iman gücü yok sayılmıştır.

Osmanlı ordusunun savaş için bıraktığı pala bıyık ve olmazsa olmazı sakala yer verilmemiş, yiğit Osmanlı askerleri sıradan figüranlar ile canlandırılmıştır. Bazılarındaki Amerikan traşı da gözlerden kaçmayan ayrıntılardır. (Ebu Eyyüb-el Ensarinni kabrinin fetihten önce bulunması gibi bir çok saçmalık mevcuttur)

Her sinemada olduğu gibi kadınlar unutulmamış, örtü ve tesettür olayı çok açık bir şekilde çarpıtılmıştır.
Osmanlı’nın bazı önemli askerleri karı-kız düşkünü ve çapkın olarak lanse edilmiştir. Film bu yönleriyle iftira dizisi “muhteşem yüzyıl”dan farksızdır.

Fatih karakterini canlandıran şahsın tipi de ayrı bir konudur. Ne sakalı, ne bıyığı, ne de tipi gerçeği ile benzerlik taşımamakta, görünüm itibariyle de insana güven vermemektedir.

Son zamanlarda Osmanlı ile gençlerimizin ve gelecek nesillerin bağını koparmak adına yapılmış bir yapımdan öteye gitmemektedir.

ECDADI İSLAMDAN AYIRMA ÇABALARI

Bildiğiniz gibi beyin kontrolünde ne büyük silah film ve sinemalar. Şimdi bu silahla bizleri vurmak niyetindeler. Bu güne kadar ahlakımızı kaybettik. Şimdiden sonrada Ecdadımızı çalmak niyetindeler.

Bu çeşit dizi ve sinemalarla Osmanlı ve İslam ilişkisi Amerika’nın istediği bir kalıba sokulmak isteniyor.
Bütün bu “dev” yatırımların sebebi Osmanlı’nın zihinlerde oluşan “Kur’an ve imanı ile bütünleşen, muhteşem, olağan üstü, titreten, şecaatli, korkusuz, ” profilini yıkmak;
Cihat ruhunun olmadığı, İslam ahlakı, Kur’an aşkı ve tasavvuftan uzak, kadın zaafı olan bir Osmanlı profili çizmeye çalışmak.

Yani kısaca “Fetih 1453” sineması ikinci “muhteşem yüzyıl” vakıasıdır. Geçekte tarihe vefa değil ihanettir.

ŞehbaL
26-02-2012, 14:34
Eğer sadece İslamı tarz filmler izliyorsanız gitmeyin, tavsiye etmeyin. Ama İslam dışında birçok filmi izleyip, Türkiye standartlarına göre nerdeyse hiçbir açıklık olmayan filme haksız eleştirilerde bulunmayalım. Ya da hakiki müslüman çeksin şu filmi hızır as ile Akşemsettini namazı daha öne çıkararak çeksin. Eleştirilerden biri Fetih marşının olmaması. İstanbul'un fethi zamanında fetih marşı yoktu ki.

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 14:50
Eğer sadece İslamı tarz filmler izliyorsanız gitmeyin, tavsiye etmeyin. Ama İslam dışında birçok filmi izleyip, Türkiye standartlarına göre nerdeyse hiçbir açıklık olmayan filme haksız eleştirilerde bulunmayalım. Ya da hakiki müslüman çeksin şu filmi hızır as ile Akşemsettini namazı daha öne çıkararak çeksin. Eleştirilerden biri Fetih marşının olmaması. İstanbul'un fethi zamanında fetih marşı yoktu ki.

"Eğer sadece İslamı tarz filmler izliyorsanız gitmeyin" demissin...

Konu fatih ve fetih.Konu zaten belli basli islami bir konu, islam tarihi, islam devlerti,fethi gerceklestirenler islami sahsiyetler...dolayisiyla filime islam kokusu ve manevi ruh yansitilmaliydi.
Islami bir konuyu isleyen bir filimden bunu beklemek en dogal hakkimizdir.
Konu yanlis ve yalan kurgular üzerine bina edilemsini elestirmemizde en dogal hakkimizdir.

Mehter benim bildigim fatihin icadidir...
diyelim ozamanlar yoktu
fetih marsi yoktuda senfoni varmiydi?
Filim bastan sona BATI tarzi muziklerle dolu.
Hic olmasa Türk-islam kokusu veren bize ait muzikler calinabilirdi...

Ayrica hicbir aciklik yok demissiniz.
nerede yoktu?
Acik sacik kizlarin dans sahnesi,hamam sahnesi,öpüsme sahnesi neydi peki?

Biri "onlar bizanslilari canlandiriyordu" demis.Bizanslilari canlandirsada bastan sona islami olan bir olayin canlandirilmasinda bu olmamaliydi,ayrica bu sahneleri canlandiran kizlar bizansli degil bizim bacilarimiz,osmanli torunlari filim icin soyunmuslar ne geregi var?
Bu sahneleri izleyenlerin maneviyatina zarar verilmeside ayri bir günah...

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 14:51
İSTANBUL'UN FETHİNDE MEHTER


Fatih Sultan Mehmet, Fethin devam ettiği bir sabah şafakla beraber topçularının yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı'na dolmuş binlerce ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başladılar. Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran düşünün. Osmanlı ordusuyla beraber, savaş meydanında bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarının önüne geldiğinde, 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul durmadan çalıyor; kalp ve ruhları coşku ve heyecana getiriyor. Okmeyda'nındaki ikinci mehter de Haliç surlarına hücum eden kıtaların harp şevkini artırıyordu. Gök gürültüsünü andıran korkunç ve insanın içini ürperten sesler çıkarıyorlar, topların seslerini bile susturuyorlardı. Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a giren muhteşem zafer alayının ortasında, gözlerini yıkılmış surlara dikti, sonra atını ileri sürdü. Maiyet bölükleri, yeniçeri arkasındaki mehteran, davul ve zurnalarını çalarak devirler açıp kapayan, asırlar önce müjdelenmiş olan bu mutlu güne mutluluk katıyor ve cenk havası çalıyordu. Zaferlerden sonra ezan okunur ve mehter çalınırdı.

http://www.mehter.biz/anasayfalar/Turkce/tarih/tarih.htm

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 15:28
İstanbul'un fethi zamanında fetih marşı yoktu ki.

MEHTERİN TARİHÇESİ

Mehter Dünyanın ilk ve en eski alaturka Ordu bandosudur.
Hun'lar zamanındaki adı Tuğ olan ve vurmalı sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih'ten sonra aldığı isim, Hun'lardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Dünyanın en eski askeri bandosu olan mehtere ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kitabelerde “Kübürge” ve “Tuğ” olarak anlatılan askeri bandonun,11. yy. yazılmış Divan-ü Lügat-it Türk’te Hakanların huzurunda müzik yaptığını anlatılır. O zamanlarda küvrük (kös), tomruk (davul), çenk (zil) ve nay-i Türkî adındaki sazlardan oluşan “Tuğ” lar, savaşlarda ve özel günlerde müzik yapmaktaydılar. Ayrıca “Tuğ” Türklerde hâkimiyetin de sembolü olmuştur.

Selçukluların T'abılhâne veya Nevbet hane dediği bu kurumda Hunlardan beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı yer almıştır: İslamiyet ten sonra adları zurna, boru (nefir veya şahnay), çevgan, zil, davul ve kös'e çevrilen yurağ, boygur, çöken, çanğ, tümrük ve küvrük. Savaşta ordunun önünde giden kös, davul, nakkare, zil, çevgan, çalpara, çengi harbi, zurna ve boru gibi yüzlerce vurmalı ve nefesli çalgının çalacağı müzik, savaş, tören ve oyun (spor) amaçları için özel olarak bestelenirdi.

Osmanlı imparatorluğuna Anadolu Selçuk Türklerinden geçmiştir. Şöyle ki Osman Gazi'nin kurduğu Beylik; Bizanslılara karşı birçok önlemli savaşlar kazanmış olup topraklarını genişletmiştir. Bu savaşlar neticesinde Osman Gazi'nin, Selçuklu hükümdarı Aladdin Keykubat'a yararlığını göstermek ve bu savaşlarda kazandığı bazı harp ganimetlerini Selçuklu Hükümdarına hediye olarak göndermiştir. Bu arada İnegöl kalesini de kuşatarak beyliğine dâhil ederek büyütmüştür.

Bu olaylardan çok memnun kalan Anadolu Selçuklu Hükümdarı adamlarında KARA BALABAN ÇAVUŞ vasıtasıyla 1284 tarihinde Osman Gazi ' ye bir ferman göndererek kendisini kutlamış ve Emirlik payesi ile İstiklal (EGEMENLİK) sembolü sayılan Tuğ, Âlem Tabıl (DAVUL) Nakkare (ÇİFTENARA) Hakkaniyeti, Adaleti temsilinde Ak (BEYAZ) renkte sancak göndermiştir. Osmanlılarca TABLI ALI'i OSMAN adı ile anılan ilk mehter nevbeti (KONSER) 1289 tarihinde Bileciğin bir kasabası olan söğüdün büyük Mescit meydanında Osman Gazi ve silah arkadaşlarının huzurunda bir ikindi vakti ayakta dinledikleri bir nevbet (KONSER) ile Osmanlının hazarda ve seferde çok büyük hizmetler verecek olan Mehter takımı kurulmuş olur.

Osman Gazi ve silah arkadaşlarının ayak üzre dinledikleri bu nevbet (KONSER) Selçuklu hükümdarına gösterdikleri hürmetten dolayıdır. Bu adet Osman Gazi'den sonraki Padişahlarca da devam etmiştir.

Mehterin aynı makamda birçok parçayı art arda çalıp söylemesine nevbet vurma denirdi. Önceleri günde beş kez her namazdan önce nevbet vuran Mehterhane-i Hakanı, II. Mehmet döneminde yalnız ikindi namazlarından önce çalmaya başladı. Bunun dışında cüluslarda, kılıç alaylarında, zafer müjdesi geldiğinde, arife divanlarında, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de çalardı. Barış zamanında özel yerinde çalan Mehterhane-i Hakanı, seferde padişahın (o yoksa serdarın) çadırı önünde nevbet vururdu.

17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda Topkapı Sarayı'nda Demirkapı denen yerde, ayrıca Eyüp sultan, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Kavak, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar gibi semtlerde geceleri yatsı namazından sonra ve halkı sabah namazına kaldırmak için güneş doğmadan hemen önce nevbet vurulurdu.
Bu olayı tevid eden Hadidi tarihinde şöyle der:

HENÜZ (HALEN) VAR PADİŞAHLARDA ADET
AYAK ÜZRE DİNLERLER ÇALINSA NEVBET

Mehter takımı yüzyıllar boyunca 3 kıtada Asya, Afrika ve Avrupa'da hazarda ve seferde önemli görevler yapmıştır. Bilhassa savaşlarda Türk ordularına verdiği heyecan ve kahramanlık ifade eden Mehter musikisi marşları ile Türk ordusu karşısında bunalan düşman orduları Türk Sancağından önce Mehter takımına hücum ederek onu susturup saf dışı bırakma faaliyetlerine girişmişlerdir.

16, 17 ve 18. yy.da yetişen Bestekâr ve icracıları eliyle askeri musiki sanatının zirvesine ulaşan mehter musikisi hem savaşlar, hem Osmanlı elçi veya heyetlerine eşlik eden şatafatlı takımlar münasebetiyle tanındığı Avrupa'da önce ordu birliklerini, sonra da bestecileri etkilemekte gecikmedi. Daha 1683'te Viyana'ya yürüyen Jan Sobieski'nin ordusuna mehter etkisiyle vurmalı çalgı arttırılmış bir askeri bando eşlik etmişti. Batılıların çoğunlukla Yeniçeri müziği anlamına gelen terimlerle adlandırdıkları mehteri ilk uygulayan Lehler oldu (l741): Avusturya, Rusya, Prusya ve İngiltere de arkalarından geldi.

Daha sonra mehter, bünyesinde barındırdığı sazlardaki değişikliklerle kapatıldığı 1826 tarihine kadar gelişmesini sürdürür.

Mehterhane 1828'de II. Mahmut tarafından kapatılmış, bunun yerine III. Selim'in yakın dostu Napolyon'un emekli bando subayı Giuseppe Donizetti'ye Mızıka-i Hümayun adlı Batı kopyası saray bandosu oluşturulmuştur.
Dünyanın ilk askeri bandosunun tekrar yaşatılmaya başlanması ise Eski Yeniçeri bandosunu ve ordusunu sembolik olarak temsil etmek için mehter: 1914 yılında askeri müze bünyesinde yeniden kurulmuştur. Bu dönemde Mehter musikisini icra eden icracılara ek olarak, bir tuğ takımı ile yeniçeri ortalarını sembolik olarak temsil eden tarihi birlikte mehtere ilave olmuştur. Böylece askeri müzede faaliyete geçirilen mehtere tarihi bir hüviyet kazandırılmıştır.

1.Dünya savaşı, Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında askeri müzede varlığını sürdüren mehter: 1935 yılında tekrar kaldırılmıştır.
1952 yılında ise askeri müze bünyesinde Mehter takımını yeniden kurdurularak daha sonraki yıllarda kurulacak Mehter takımlarının da önünü açmıştır. Bu tarihten sonra da Cumhuriyet Türkiye’sinde günümüze kadar yaşatılmıştır.

http://www.mehter.biz/anasayfalar/Turkce/tarih/tarih.htm

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 16:16
Muhtesem yüzyil ve fetih1453 tarzi filimlerle amaclanan sudur:

1.Türk-milletini millî ve mânevî an'anelerine (Milli geleneklerine) uymayan yabanci fikir
ve davranislara alistirmak

2. Türklere bir sey hissettirmeden, bünyelerindeki bu tahrîbi
tamamlamak

bu oyun düsmanlarimiz tarafindan OSMANLI nin son dönemlerinde uzun vadeli planlanmis ve uygulamaya baslanmis bir tuzaktir.

Türk-Milletine asirlarca islamiyetin bayraktarligini yapma gücü veren, san ve seref veren en önemli degerimiz ISLAM dinidir ve ecdadimizin islam dinine bagliligidir.
Türk-islam tarihine yön veren OSMANLI ve SELCUKLU devletleri bugünkü yeni nesilleri öz benligine yönlendiren KÖPRÜ vazifesi görmektedir.
Öz benlik islamdir,Ecdad ise vesiledir.

Ecdadimizin iyilikleri ve güzelliklerini,cengaverliklerini,islama bagliliklarini,muhtesemliklerini anlatarak yeni nesiller Milli-ve manevi degerlerine sahib cikmasi saglaniyor.

Bizim milletimiz ecdadini sever ve sayar.

Bu sevgi vesilesiyle bunca ugraslara ragmen milletimiz ayakta durmayi basarmisdir.

Aslen Türk ve islam düsmanlarinin bir oyunu olan muhtesem yüzyil ve fetih1453 filimleriyle millet öz tarihinden koparilmak isteniyor.
Bu oyunu rejim baslatti, okullarda verilen yalanci bilgilerle millet kendi tarihine düsman edilmeye calisildi, fakat oyun tutmadi.
baktilarki tv ile dizilerle millet daha kolay narkozlanabiliyor, bu sefer olayi ekranlara tasidilar.
Dizi ve sinema filimleriyle yeni nesilleri kendi edadina düsman edilmeye calisiyliyor, en azindan manevi bag koparilmak isteniyorki kendilerinden feyz alamaz olsunlar.
Yani,bir nevi tekrar canlanan YENI-OSMANLI ruhu yalan ve yanlis bilgilerle kirilmak isteniyor.

Bu tarz filimler ve diziler gercegi yansitmiyor,yalan ve uydurma masallar iceriyor.
Amaclanan sey bizi biz yapan ecdadimizi yanlis tanitip yeni nesilleri kendi tarihlerinden sogutmak.

Ecdadina saygisi kalmayan bir neslin dinden koparilmasi daha kolay olur!

Bunun icin ne yapip ne edip medya alaninda güclenmemiz lazim...ve en azindan asagdaki projeyi gerceklestirmeye MECBURUZ:


Milli-Birlik
ortak noktalarda ortak hareket platformu...

ilk hedef:
Fatih sultan mehmet ve istanbulun fethi sinema filmi.

http://www.izlemesi.com/vidresim/birlik-marsi-dinlemenizi-tavsiye-ederiz-harika.jpg
VARMISINIZ?

Bu proje cok zor degil.
Yapilmasi gereken sey bizi biz yapan milli ve manevi degerlerimizi benimseyen Ehli-Sünnet itikadina sahib olan islami kesimi temsiol eden cemaatlerin ve tarikatlarin birer temsilcilerinden olusan bir istisare masasi kurmak,suura gibi yani.
Ortak derdlerimizi paylasmak,ortak konularda ortak hareket karari alip bu karari cemaatlere duyurmak.

istanbulun fethi konusunda ihtilaf kesinlikle cikmaz.
Senaryo hazir zaten,tarihi gercekler...Yönetmende bulunur...
Tek eksigimiz maddiyat...
Resmi bir kurulus olan ve her kesimden temsilci bulunduran Milli-Birlik catisi altinda bu konuda alinacak olan kararlar ve hedefler brosür haline getirilip Milli-Birlik platformunun temsilcileri vesilesiyle cemaatlere duyurulup maddi destek aranacak.
Bu yolla degil 10 milyon, 100 milyon bile bulabiliriz.bu parayla sadece ve sadece gercekleri anlatan etkileyici ve sürükleyici Fetih filmi hazirlanacak.
Bu filme kimse itiraz edemez,ihtilafda cikamaz cünkü temeli Milli-ITTIFAK üzerine bina edilmis oluyor.....

yeni nesilleri kendi öz benligine yönlendirmenin bir yoludur bu.
Bu proje sadece sahib cikilmasini bekliyor, benden duyurulmasi...

ŞehbaL
26-02-2012, 16:42
Fetih 1453 adlı filme, izleyicilerden yöneltilen eleştirilerden biri de 'Filmde neden mehter marşı kullanılmadığıydı'... Yapımcılar sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamada konuya açıklık getirdi.

İşte o açıklama:

FETİH 1453 ve MEHTER MARŞI İLE İLGİLİ

Film gösterime girmesi ardından sosyal medya'da bazı yorumlarda dile getirilen "Filmde Mehteran Takımı ve Mehter Marşı'nın neden olmadığı" yönünde gelen mesajlar bulunmaktadır.

Mehteren Takımı ve Mehter Marşı bugün bilinen hali ile İstanbul'ın Fethi'inden daha sonraki dönemlerde Osmanlı Ordusu bünyesinde yer almıştır. Diğer yandan fetih döneminde davullar ve kös çalınmaktaydı ve filmde yer almaktadır... (http://www.haber7.com/haber/20120217/Fetih-1453te-neden-mehter-yok.php)

Ayrıca hiçbir açıklık yok demedim. Türkiye standartlarına göre neredeyse hiçbir açıklık yok dedim aynı şey değil. Ayrıca Fetihi anlatıyorsa Fatih'i anlatıyorsa dini olmalı demişsiniz fragmanları zaten savaşa ağırlık verdiğini gayet net belli ediyor ki. Ulubatlı Hasan da var, aşkı da var fragmanlarda.

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 16:51
yalan konusuyorlar.

istanbulun fethinde mehterde vardi.

bu konuda yazilar ekledim,linkte verdim.

madem "tarihi gercekleri" bukadar önemsiyorlar filimde neden bukadar cok yalan yanlis bilgi var, neden filmin cogu bölümleri uydurma sahnelerden olusuyor???

ŞehbaL
26-02-2012, 17:03
Onlar yalan söylemeye alışkınlardır =) iki taraf arasında kalacaksam sizin sözleriniz o konuda daha muteberdir tabii ki. Fakat fragmanları görüp eleştirmek varken filmi izleyip daha sonra gitmeyin demeyi anlayamadım-genel olarak herkes için- Muhteşem yüzyılın ne bela birşey olduğu fragmanlarından belliydi ki aynısı çıktı. Fetih 1453ün de nasıl olduğu fragmanlarında belli oluyor zaten.

Yeni-OSMANLI
26-02-2012, 17:06
Mehter Takımının Tarihçesiyle ilgili asagdaki belgeseli izleyiniz:

http://www.facebook.com/video/video.php?v=102330297704

manifesto
26-02-2012, 18:58
Eleştiriler havada kalıyor
Film ilk hafta izlenme oranı ile tüm zamanların rekorunı kırdı bile
2.475.453 kişi izlemiş ilk hafta
Ben 5 milyon barajı koymuştum
Muhtemelen bu rakam aşılacak
Şimdiden tüm zamanların en iyi filmleri arasına girmeyi başarmış bir TÜRK yapımına
Mehter niye yok diye eleştiri getirmek bence sorunlu

Yeni-OSMANLI
27-02-2012, 11:41
Mehter niye yok diye eleştiri getirmek bence sorunlu

mehter meselesine "ozamanlar mehter yoktur" yalanina cevab olarak degindik.
Elbette tek sebeb bu degil, bunun gibi yiginla yalan yanlis uydurma sahneler var filimde, daha önceki mesajlarda bunlar kismen aciklandi.

talib
27-02-2012, 11:43
Herşey gerçekçi de mehterin olmamasında mı gerçekçilik aranıyor :) koyabilirlerdi yani..

Yeni-OSMANLI
27-02-2012, 11:46
Filimde bastan sona kadar senfoni caliyor,BATI muzigi yani...sanki Osmanli zamaninda senfoni vardi:)
kaldiki Birak Osmanli zamanini,selcuklu zamaninda bile mehter varmis...

manifesto
27-02-2012, 12:20
Filimde bastan sona kadar senfoni caliyor,BATI muzigi yani...sanki Osmanli zamaninda senfoni vardi:)
kaldiki Birak Osmanli zamanini,selcuklu zamaninda bile mehter varmis...

Çağrı filminde ne çalıyor , mahter mi çalıyordu?
Buna film müziği deniyor

Yeni-OSMANLI
27-02-2012, 12:53
film muzigi filmin manasina uygun olmali.

cagri filminin fon muzigi ve filimde kullanilan diger muzikler BATI tarzi klasik muzik degildir.

Sahnelere senfoniyle eslik edilmesi bati kültürünü yansitan filimlere yakisir belki, veya islamiyetle,islam tarihiyle ilgisi olmayan genel konularada yakisabilir ama islami konulara yakismaz.
Hersey yerine göre kullanmalidir,ancak ozaman tesirli olur...
Nasilki Hollywood filimlerine mehter yakismiyorsa Osmanli ve islam tarihiyle ilgili bir filimde hollywood muzigi yakismiyor.

İsmail
04-03-2012, 21:33
Fetih 1453'te tüm zamanların rekoru


İstanbul'un fethini konu alan Fetih 1453 filmi, rekorları bir bir kırmaya devam ediyor.



Faruk Aksoy’un yönettiği Fetih 1453, ikinci haftasını 4 milyon 105 bin seyirciyle tamamladı.

17 milyon liralık bütçesiyle Türk sinema tarihinin en pahalı filmi olan Faruk Aksoy imzalı Fetih 1453, 4 milyon seyirci barajını en kısa sürede aşan film oldu.

Gösterime girdiği Avrupa ve ABD’de de büyük övgü alan film Türkiye’de de, çocuk yaşlı her yaştan sinema izleyicisi tarafından büyük ilgi gördü.

Filme en büyük ilgiyi öğrenciler gösterdi.

Okullarda özellikle tarih öğretmenleri tarafından tavsiye edilen filme öğrencilerin toplu şekilde gitmesi, gişeyi arttıran etkenlerden biri oldu.

Gösterime girmesiyle birlikte tartışmaları da beraberinde getiren filmin, Recep İvedik 2’nin 4 milyon 333 bin seyirciyle elinde tuttuğu Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmi ünvanını bu hafta sonu ele geçirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Halen 880 salonda gösterilen film iki haftanın sonunda 35 milyon TL hasılat elde etti.

girdap
04-03-2012, 22:52
Sanki bizim bir göz kamaştıran şanlı bir tarih filmi geleneğimiz ve birikimimiz var da, bu film ona uymuyor diye dövüneceğiz.. Eleştiren arkadaşlara gözden kaçırmasınlar, bu film bu alanda ve bu kalitede bir ilk. Ve çeken kişinin bizim değerlerinizle uzaktan yakından alakası yok bildiğimiz kadarıyla. Bundan sonrasında ehil yönetmenlerce daha temiz ve manevi öğeleri yansıtan şekilde filmler çekilebilir. Ne de olsa konu sıkıntısı yok, bir de bizim cenahtan böyle fimler çekebilecek yönetmen, çalışmaları destekleyebilecek sponsor iş adamlarımız olsa keşke..

Bu arada bence de 10 üzerinden 7 alır, bu alandaki eksikliğimizi de göz önünde tutarak değerlendirdiğimizde.

z£LaL
05-03-2012, 08:36
4 milyon 105 bin

beş milyon olur ivedik rekoru kırılır gibi

talib
05-03-2012, 08:37
Filmi izledim, müstehcen sahne göremedim :) İzlenebilir buldum :)

MÜTEŞEKKÜR
05-03-2012, 08:43
Kısmetse Perşembe günü yaklaşık 100 öğrencimle birlikte filme gidiyoruz.Gebze Center de ilk gösterim olan saat 14:53 seansına.
Film hakkında ki düşüncemi daha sonra paylaşırım ama benim ilk intibam iyi bir şeyle karşılaşacağım düşüncesi..


Gebze Center de ilk gösterim olan saat 14:53 seansına.

saat 14:53 tuhaf tevafuk olmuş.Bunu mahsus mu yazdın yoksa?... :D:P:)

Büşra Betül
05-03-2012, 08:43
önümüz pazar bir aksilik çıkmazsa sınav çıkışı stres atmaya gitmeyi düşünüyoruz ama sinema kapatmak lazım :)
ortam uygun olsun diye ...

_Berceste_
05-03-2012, 08:46
bende yarin gidecem insALLAH

manifesto
05-03-2012, 08:50
saat 14:53 tuhaf tevafuk olmuş.Bunu mahsus mu yazdın yoksa?... :D:P:)

İlk gün gösterim 14:53 de başladı
Bir hafta önce almıştık biletleri
Şimdi izleyici sayısı 5 milyon olmak üzere
İlgi hala devam ediyor
Tarihi bir rekor olacak gibi
Hala izlememiş olan var ise bir fırsatını bulup izlemeli

Ecrin
05-03-2012, 08:54
Dün gittim oldukça kalabalıktı ancak 2 saat sonrasına sıra verdiler:swoon:seyredemedim malesef:agla:
Önümüzdeki hafta gitmek istiyorum nasipse..:)

talib
05-03-2012, 08:59
sinema fiyatları da kazı ya hu :) kimi yerde 18 tl yi buluyor. bu arada foruma da tl simgesi eklenmeli :) kimi yerde 15,12... 8 e kadar düşüyor. ki 7-8 ideali gibi.. dün başka filme gittim, adamlar filmin sesini abartmışlar, kulak tırmalayıcı idi..

talib
05-03-2012, 09:22
bari müstehcenlik kısmına değinelim. STV'de göreceğinizden daha fazla müstehcenlik yok filmde.

_Berceste_
07-03-2012, 08:03
Diğerleri gibi metrese pırlanta almadım

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/527920120307092850954.jpg (http://www.haber7.com/) Fetih 1453'ün yönetmeni Aksoy: Bu rakam, tarihi film konusunda birçok yapımcıyı cesaretlendirecektir ama üç-beş kuruşa saçma filmler çekip insanları tarihimizden soğutmasınlar!


Türk sinema tarihinin en çok gişe yapan filmi' olan 'Fetih 1453'ün yönetmeni Aksoy: Bu rakam, tarihi film konusunda birçok yapımcıyı cesaretlendirecektir ama üç-beş kuruşa saçma filmler çekip insanları tarihimizden soğutmasınlar!

Faruk Aksoy'un yönettiği ve yapımcısı olduğu 'Fetih 1453', vizyonda olduğu üçüncü hafta içinde, 4 milyon 651 bin 715 seyirciye ulaşarak Türk sinema tarihinin en çok gişe yapan filmi 'Recep İvedik'in rekorunu kırdı.
'Recep İvedik'in de yapımcısı olan Aksoy; bu başarısının perde arkasını anlattı.

'Fetih 1453' bugünkü gişe rakamlarına göre; Türk sinema tarihinin en fazla gişe yapan filmi oldu...
Evet, gişe rekorunu kırdık. Bu rakama 16 günde ulaştık. İnanılmaz mutlu oldum ama beni esas sevindiren, insanların filmi heyecanla ve büyük bir coşkuyla izlemesi... Benim için en kıymetlisi bu!
AİLE İÇİ REKABET GİBİ OLDU
Yapımcısı olduğunuz 'Recep İvedik 2' Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmi olmuştu. Şimdi de 'Fetih 1453'le de kendi rekorunuzunu kırdınız...

'Recep İvedik' toplam 24 haftada bu rekora ulaşmıştı. Aslında aile içi bir rekabet gibi oldu. Çünkü Şahan (Gökbakar) gerçekten benim evladım gibidir.

Bir kesim filmde Fatih Sultan Mehmet'in sönük kaldığını söyledi. Başka bir kesim de neden mehteran takımının olmadığını merak etti. Bu eleştirileri nasıl karşıladınız peki?

Konunun ne kadar hassas olduğunu bildiğim için çok başarılı tarihçiler eşliğinde bu senaryoyu hazırladım.

Ancak sinema bir kurgudur; dramatik etkiyi oluştururken, bazı olayları öne, bazılarını da arkaya koyabilirsiniz. Bu tarihi değiştirmez! Mesela gemilerin karadan indirilmesi, 40'ıncı günde gerçekleşmemiştir ama ben o büyük motivasyonun sembolü olarak o gemileri, o aşamada indirdim. "Neden mehteran takımı yok?" deniyor, mehteran takımını koysak, bu sefer de "O zaman mehteran yoktu, neden koydunuz?" denecekti. Bunun haricinde sinema eleştirmenlerinin eleştirilerini çok insaflı buldum. Kötü niyetli eleştiri yapan olmadı.
Siyasi eleştirilere gelince; bu film hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik bir bakış açısı ile çekilmemiştir. 'Fetih 1453' benim ruhumu ve kalbimi koyduğum, aynı zamanda milletimizin beklentilerini karşılamak adına çekilmiş bir filmdir. Fatih'in zayıf kaldığı görüşüne de katılmıyorum ama herkese saygım var.
YENİ PENCERELER AÇTIM

Filmi izlerken "Keşke burayı böyle yapsaydım" dediğiniz oldu mu?

Film bu kadar tazeyken özeleştiri pek yapılmaz! Ama 6-7 ay sonra "Keşke şunu şöyle yapsaydım" diyeceğim bölümler olacaktır tabii...

Bu filmle diğer yapımcıları da tarihi filmler konusunda iştahlandırmış olabilir misiniz peki?
Ben sadece bu filmle değil; yaptığım birçok filmle sektöre yeni pencereler açtım. Mesela 'Büyü' adında korku filmi yaptık, bizden sonra birçok insan korku filmi çekti.
Gençlik filmi çektik, sonra birçok yapımcı gençlik filmi yaptı. 'Recep İvedik' diye bir karakter komedisi yaptık. Yine bizden sonra birçok karakter komedisi çekildi. Şimdi de 'Fetih 1453' gibi büyük bir projeyi ortaya koyduk.
Bu Türk insanına şunu gösterdi; bir işi hak ettiği bütçe, yüksek teknolojiyle ve kalbinizi ortaya koyarak yaparsanız, başarılı olursunuz. Bu rakam birçok yapımcıyı cesaretlendirecektir. Fakat üç-beş kuruşa böyle filmler çekip insanları tarihimizden soğutmamak gerek. 'Fetih 1453'le rekorları alt üst ettik diye saçma filmler yapmasınlar. Seyirci iyi ile kötünün farkını bilir.
ETİN İLK VE SON GÜNÜ ANNEM MEGAFONDAN DUALAR ETTİ !
Filmden sonra İstanbul'un fethinin maketlerle anlatıldığı, Topkapı Kültür Parkı'ndaki Panaroma 1453 Fetih Müzesi de ziyaretçi akınına uğramış.
Evet zaten çok fazla ziyaret edilen bir müzeydi. Ben de üç kere gittim. Filmden sonra ziyaretçi sayısının artması da beni çok sevindirdi.
DİZİSİNİ YAPMAYACAĞIM
'Fetih 1453'ün dizi olacağı yönündeki haberlere açıklık getirir misiniz?
Bu dizi söylentilerinin benimle alakası yok! Birileri bunu yapmaya çalışıyor olabilir ama o kişi ben değilim.
Seyirci, dizilerden aldığı bilgiler doğrultusunda; Osmanlı padişahlarının hayatındaki vazgeçilmez parçanın haremleri olduğunu sanıyordu. Siz bu filmde haremlerden hiç bahsetmediniz.
Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman veya Yavuz Sultan Selim'in toplasan beşer yılları sarayda geçmemiştir. O bir dizi formatıdır. Bu konuda çok fazla yorum yapmak istemiyorum, sonuçta bu dizileri yapanlar da bizim meslektaşlarımız. Ama dizi sektörü çok farklı bir sektördür. Sonuçta bizim 160 dakikalık bir sinema filmine ne kadar para harcadığımız ortada... Bunu dizi formatında yapmak çok daha pahalıya mal olabilir. Bu, onların kararıdır. Ama padişahlarımız bizim filmimizde anlattığımız gibiydi.
AİLEM ÇOK ŞİKAYET ETTİ
Üç yıldır bu filmle uğraşıyorsunuz. Aileniz bu yoğunluktan etkilenmedi mi?
Öncelikle bu filme başlarken annemin duasını aldım. Annem setin ilk günü megafondan dua etti ve çekime o duayla başladık. Annemin duasıyla filmi bitirdik. Eşim ve kızım Defne üç yıl boyunca bana tahammül etti. Çünkü günde 15-16 saat bu film için çalıştık. Beni görememekten çok şikayetçiydiler. Defne film bittiği için artık çok mutlu...
Bundan sonra dinlenecek misiniz yoksa yeni projeler var mı?
Bundan sonra yeni projeler olacak ama bir ay sonra açıklayacağız. Ben dinlenmeyi açıkçası çok sevmiyorum.
BEŞ KEZ İZLEYENLER VAR!
'Fetih 1453' hangi konularda ezberleri bozdu?
İlk olarak 'Drama filmine ikinci kez gidilmez' önyargısı kırıldı. Çünkü bu filme şu zamana kadar 4-5 kez giden insanlar var. İkinci olarak '160 dakikalık bir filme ikinci kere gidilmez' önyargısı da kırılmış oldu. Kısacası 'Fetih 1453' bütün ezberleri bozan bir film oldu. Ayrıca bu söylediklerim, uluslararası verilere göre belirlenen genellemeler...
Bu başarıyı bekliyor muydunuz?
Elbette öngörüm vardı. Bu öngörüyü de filmin fragmanı yayınlandığında anlamıştım zaten.
PARAMI KADINLARA HARCAMADIM
"Faruk Aksoy 'Recep İvedik' ile parayı kazandı, 'Fetih 1453'e tabii ki bu
kadar yatırım yapar. O kadar kazansak, biz de yaparız" diyenler var. Ne diyeceksiniz? Keşke bütün mesele para olsa... Bu eleştiriler safsatadan başka şey değil, ben bunlara ancak gülerim. Birincisi; böyle bir film yapmak sadece para meselesi değildir! Ben Amerika'da 150-200 milyon dolar harcanmasına rağmen feci şekilde batmış en az 10 film sayabilirim. Bir kere filmin hak ettiği bütçeyi o filme ayırmak zorundasınız. Yoksa malzemeden çalmış olursunuz. Malzemeden çalarsanız da, seyirci o projeyi izlemez. Önce kalbini daha sonra ise projenin hak ettiği bütçeyi ortaya koyacaksın.
BEN BU İŞE KALBİMİ KOYDUM
Ben bazı yapımcılar gibi; bir projeden kazandığım parayla metreslere pırlantalar almadım. Paramı kadınlara, kumara harcamadım. Kazandığım paranın çok daha fazlasını aldığım banka kredileri ile birlikte 'Fetih 1453'e yatırdım. İnanılmaz biçimde de borçlandım. Çünkü ben bu işe kalbimi koydum. İnsanlar eğer bu filme gitmeseydi, ben şu an milyonlarca dolar borcu olan bir yapımcı olabilirdim.
FİLMİMİZ GÜÇ KAYBETMEDİ
'Fetih 1453' sizce toplam olarak ne kadar gişe yapar?
Bir rakam vermek doğru olmaz ama çok uzun yıllar kırılamayacak bir rekor kıracağından eminim. 5 milyonu geçeceği kesin!
Bu hız ne zaman kesilir sizce?
Biz bu konuda ezber bozduk. Normalde bu kadar çok salonda gösterime girmiş filmler, çok beğenilse dahi, ikinci haftadan sonra yüzde 50 güç kaybeder. Ama filmimiz; birinci hafta ile ikinci hafta arasında sadece yüzde 20 oranında seyirci kaybetti.
ALMANYA'DA DA SEVİLD İ
Devrim Evin, İbrahim Çelikkol ve Dilek Serbest'in başrol oynadığı 'Fetih 1453'ün Türkiye ve Almanya galaları da büyük ilgi gördü. Türkiye ile aynı anda Almanya'da da vizyona giren filmi Alman vatandaşlar da coşkuyla seyrediyor.

Dua Nur
08-03-2012, 07:13
Tüm Film rekorlarını geride bıraktı.

Yeni-OSMANLI
12-03-2012, 13:19
Fetih 1453 sinema filmi için 17 milyon dolar civarı para harcadığını söyleyen yapımcı Faruk Aksoy'un yalanı ortaya çıktı. ...
‘Fetih 1453’ filminin yapımcısı Faruk Aksoy, “17 milyon dolarlık bütçe haberleri benden çıkmadı. Çünkü ben hiçbir zaman rakam telaffuz etmedim” dedi.

Aksoy ne zaman söyledi bunu?

‘Fetih 1453’ filmi 17 günde 4 milyon 651 bin 715 seyirciye ulaşarak ‘Tüm zamanların en çok izlenen filmi’ olduktan, yani maddi ve manevi olarak rahatladıktan sonra.

http://www.haber3.com/fetih-1453de-milyon-dolarlik-yalan-1230402h.htm

Büşra Betül
12-03-2012, 13:32
Ben ilk önce şunu söylemek istiyorum,
Görüntü kalitesi ne kadar kötü olsa da türklerin bazı filmleri vardır,kemal sunalın filmleri gibi yıllar
sonra bile izleseniz aynı sahneye güler yada ağlarsınız etkisini aynı seyirde korur.

Görüntü körü olsa bile kalitesini düşürmez.Bu filmi aksiyon kalite olarak ele almak istemiyorum ben daha çok mistik yönlerine dikkat çekmek istiyorum.

Askerleri,orduyu sevemeyen biri olarak ki bizlerin asker deyince aklına gelen israil askerleri,
amerikan askerleri olduğu için,bir komutanın ordusuyla namaz kılması beni çok duygulandırdı.
O sahneye bayıldım,çok muazzamdı.Salonu inleten tekbir sesleri beni asrı saadete götürdü,Filmin Allah rasulünün hadisi ile başlaması da çok şahane olmuş.

Kötü sahneler filmden çok reklamlarda vardı,biz o sıralar muhabbet ettiğimiz için bakamadık.Eşim biraz Hasanın rakibiyle döğüştüğü sahnede abartı olduğunu söylüyor,matrix benzetmesi aşikardı ama ne olursa olsun film çok güzeldi.Üç saati doldurduğunu fark edemiyorsunuz olayların seyri süratli ve yerinde.

Mehter kanuniden sonra Osmanlı hanedanına yerleşti diye biliyorum mehterin olmayışı eksiklik değil hatta yeri bile olmazdı yapılsa...Ama konstantiniyye imparatorunun öldürülüşünü de görmek isterdim :)

Ey istanbul ya seni alacağım ya sen beni...

Yeni-OSMANLI
12-03-2012, 15:38
Mehter kanuniden sonra Osmanlı hanedanına yerleşti diye biliyorum


Mehter Takımının Tarihçesiyle ilgili asagdaki belgeseli izleyiniz:

http://www.facebook.com/video/video.php?v=102330297704[/QUOTE]

"Fatih zamaninda mehter yoktu" yalanina cevab:



MEHTERİN TARİHÇESİ

Mehter Dünyanın ilk ve en eski alaturka Ordu bandosudur.
Hun'lar zamanındaki adı Tuğ olan ve vurmalı sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih'ten sonra aldığı isim, Hun'lardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Dünyanın en eski askeri bandosu olan mehtere ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kitabelerde “Kübürge” ve “Tuğ” olarak anlatılan askeri bandonun,11. yy. yazılmış Divan-ü Lügat-it Türk’te Hakanların huzurunda müzik yaptığını anlatılır. O zamanlarda küvrük (kös), tomruk (davul), çenk (zil) ve nay-i Türkî adındaki sazlardan oluşan “Tuğ” lar, savaşlarda ve özel günlerde müzik yapmaktaydılar. Ayrıca “Tuğ” Türklerde hâkimiyetin de sembolü olmuştur.

Selçukluların T'abılhâne veya Nevbet hane dediği bu kurumda Hunlardan beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı yer almıştır: İslamiyet ten sonra adları zurna, boru (nefir veya şahnay), çevgan, zil, davul ve kös'e çevrilen yurağ, boygur, çöken, çanğ, tümrük ve küvrük. Savaşta ordunun önünde giden kös, davul, nakkare, zil, çevgan, çalpara, çengi harbi, zurna ve boru gibi yüzlerce vurmalı ve nefesli çalgının çalacağı müzik, savaş, tören ve oyun (spor) amaçları için özel olarak bestelenirdi.

Osmanlı imparatorluğuna Anadolu Selçuk Türklerinden geçmiştir. Şöyle ki Osman Gazi'nin kurduğu Beylik; Bizanslılara karşı birçok önlemli savaşlar kazanmış olup topraklarını genişletmiştir. Bu savaşlar neticesinde Osman Gazi'nin, Selçuklu hükümdarı Aladdin Keykubat'a yararlığını göstermek ve bu savaşlarda kazandığı bazı harp ganimetlerini Selçuklu Hükümdarına hediye olarak göndermiştir. Bu arada İnegöl kalesini de kuşatarak beyliğine dâhil ederek büyütmüştür.

Bu olaylardan çok memnun kalan Anadolu Selçuklu Hükümdarı adamlarında KARA BALABAN ÇAVUŞ vasıtasıyla 1284 tarihinde Osman Gazi ' ye bir ferman göndererek kendisini kutlamış ve Emirlik payesi ile İstiklal (EGEMENLİK) sembolü sayılan Tuğ, Âlem Tabıl (DAVUL) Nakkare (ÇİFTENARA) Hakkaniyeti, Adaleti temsilinde Ak (BEYAZ) renkte sancak göndermiştir. Osmanlılarca TABLI ALI'i OSMAN adı ile anılan ilk mehter nevbeti (KONSER) 1289 tarihinde Bileciğin bir kasabası olan söğüdün büyük Mescit meydanında Osman Gazi ve silah arkadaşlarının huzurunda bir ikindi vakti ayakta dinledikleri bir nevbet (KONSER) ile Osmanlının hazarda ve seferde çok büyük hizmetler verecek olan Mehter takımı kurulmuş olur.

Osman Gazi ve silah arkadaşlarının ayak üzre dinledikleri bu nevbet (KONSER) Selçuklu hükümdarına gösterdikleri hürmetten dolayıdır. Bu adet Osman Gazi'den sonraki Padişahlarca da devam etmiştir.

Mehterin aynı makamda birçok parçayı art arda çalıp söylemesine nevbet vurma denirdi. Önceleri günde beş kez her namazdan önce nevbet vuran Mehterhane-i Hakanı, II. Mehmet döneminde yalnız ikindi namazlarından önce çalmaya başladı. Bunun dışında cüluslarda, kılıç alaylarında, zafer müjdesi geldiğinde, arife divanlarında, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de çalardı. Barış zamanında özel yerinde çalan Mehterhane-i Hakanı, seferde padişahın (o yoksa serdarın) çadırı önünde nevbet vururdu.

17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda Topkapı Sarayı'nda Demirkapı denen yerde, ayrıca Eyüp sultan, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Kavak, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar gibi semtlerde geceleri yatsı namazından sonra ve halkı sabah namazına kaldırmak için güneş doğmadan hemen önce nevbet vurulurdu.
Bu olayı tevid eden Hadidi tarihinde şöyle der:

HENÜZ (HALEN) VAR PADİŞAHLARDA ADET
AYAK ÜZRE DİNLERLER ÇALINSA NEVBET

Mehter takımı yüzyıllar boyunca 3 kıtada Asya, Afrika ve Avrupa'da hazarda ve seferde önemli görevler yapmıştır. Bilhassa savaşlarda Türk ordularına verdiği heyecan ve kahramanlık ifade eden Mehter musikisi marşları ile Türk ordusu karşısında bunalan düşman orduları Türk Sancağından önce Mehter takımına hücum ederek onu susturup saf dışı bırakma faaliyetlerine girişmişlerdir.

16, 17 ve 18. yy.da yetişen Bestekâr ve icracıları eliyle askeri musiki sanatının zirvesine ulaşan mehter musikisi hem savaşlar, hem Osmanlı elçi veya heyetlerine eşlik eden şatafatlı takımlar münasebetiyle tanındığı Avrupa'da önce ordu birliklerini, sonra da bestecileri etkilemekte gecikmedi. Daha 1683'te Viyana'ya yürüyen Jan Sobieski'nin ordusuna mehter etkisiyle vurmalı çalgı arttırılmış bir askeri bando eşlik etmişti. Batılıların çoğunlukla Yeniçeri müziği anlamına gelen terimlerle adlandırdıkları mehteri ilk uygulayan Lehler oldu (l741): Avusturya, Rusya, Prusya ve İngiltere de arkalarından geldi.

Daha sonra mehter, bünyesinde barındırdığı sazlardaki değişikliklerle kapatıldığı 1826 tarihine kadar gelişmesini sürdürür.

Mehterhane 1828'de II. Mahmut tarafından kapatılmış, bunun yerine III. Selim'in yakın dostu Napolyon'un emekli bando subayı Giuseppe Donizetti'ye Mızıka-i Hümayun adlı Batı kopyası saray bandosu oluşturulmuştur.
Dünyanın ilk askeri bandosunun tekrar yaşatılmaya başlanması ise Eski Yeniçeri bandosunu ve ordusunu sembolik olarak temsil etmek için mehter: 1914 yılında askeri müze bünyesinde yeniden kurulmuştur. Bu dönemde Mehter musikisini icra eden icracılara ek olarak, bir tuğ takımı ile yeniçeri ortalarını sembolik olarak temsil eden tarihi birlikte mehtere ilave olmuştur. Böylece askeri müzede faaliyete geçirilen mehtere tarihi bir hüviyet kazandırılmıştır.

1.Dünya savaşı, Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında askeri müzede varlığını sürdüren mehter: 1935 yılında tekrar kaldırılmıştır.
1952 yılında ise askeri müze bünyesinde Mehter takımını yeniden kurdurularak daha sonraki yıllarda kurulacak Mehter takımlarının da önünü açmıştır. Bu tarihten sonra da Cumhuriyet Türkiye’sinde günümüze kadar yaşatılmıştır.

http://www.mehter.biz/anasayfalar/Turkce/tarih/tarih.htm


İSTANBUL'UN FETHİNDE MEHTER


Fatih Sultan Mehmet, Fethin devam ettiği bir sabah şafakla beraber topçularının yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı'na dolmuş binlerce ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başladılar. Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran düşünün. Osmanlı ordusuyla beraber, savaş meydanında bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarının önüne geldiğinde, 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul durmadan çalıyor; kalp ve ruhları coşku ve heyecana getiriyor. Okmeyda'nındaki ikinci mehter de Haliç surlarına hücum eden kıtaların harp şevkini artırıyordu. Gök gürültüsünü andıran korkunç ve insanın içini ürperten sesler çıkarıyorlar, topların seslerini bile susturuyorlardı. Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a giren muhteşem zafer alayının ortasında, gözlerini yıkılmış surlara dikti, sonra atını ileri sürdü. Maiyet bölükleri, yeniçeri arkasındaki mehteran, davul ve zurnalarını çalarak devirler açıp kapayan, asırlar önce müjdelenmiş olan bu mutlu güne mutluluk katıyor ve cenk havası çalıyordu. Zaferlerden sonra ezan okunur ve mehter çalınırdı.

http://www.mehter.biz/anasayfalar/Turkce/tarih/tarih.htm

talib
12-03-2012, 20:39
"Ey Fitneciler"miş :) Girişe bakın. Küfürden sonra yönetim seni kısa bir süre dinlendirdi -ceza vermek yerinde dinlendirmeyi seçtiler kısacık bir süre-, sen de hızlı bir giriş yaptın yine. Küfürbaz adam bize fitneci diyor, neden, film izlenebilir dediğimiz için ve bir gerçeği söylediğimiz için :)

talib
12-03-2012, 21:10
"Ey Fitneciler"miş :) Girişe bakın. Küfürden sonra yönetim seni kısa bir süre dinlendirdi -ceza vermek yerinde dinlendirmeyi seçtiler kısacık bir süre-, sen de hızlı bir giriş yaptın yine. Küfürbaz adam bize fitneci diyor, neden, film izlenebilir dediğimiz için ve bir gerçeği söylediğimiz için :)

Şimdi Yeni Osmanlı neden ceza aldı merak ettim, yoksa yine aynı küfrü mü etti? Ona göre yönetimin çirkin işini söyleyeyim, eğer öyle ise...

talib
12-03-2012, 21:20
Herhalde öyle olmuş, gelen profil mesajına göre. ŞİMDİİİ... Bakın ceza nasıl anlatılıyor:

"Yeni-OSMANLI daha önce kullanıp uzaklaştırıldığı ithamı futursuzca yinelediği için iki hafta forumdan uzaklaştırılmıştır."

itham: Suçlama, suçlu görme

Yeni Osmanlı "deyyus" diye küfrediyor, bunun adı küfür değil itham oluyor. Yönetim bu küfre itham demiş. Yani Yeni Osmanlı beni o şekilde suçlamış sadece. Küfür değil. Peki deyyus ne demek? Deyyus karısını, kızını pazarlayan insana denir. Bunun adı küfür değil yönetimce itham etmek oluyor. Peki ceza da vermeyin o zaman, suçlamasında hata etmiş, yanılmış deyin geçiiştiririn. Zaten ceza da vermiyorlar. Dinlensin diye kısa bir süre yazmadan takip et deniliyor. Demek ki birileri aşk ile bağlı Yeni Osmanlı'ya.

Aynı yönetim, bana deyyus diye küfreden -ki bu küfür yüzünden insanlar birbirini öldürür ama burada sadece dinlensin tekrar gelsin küfretsin diye kısa bir süre uzaklaştırılıyor- bu adamın yaptığı işi sadece bir "itham" olarak değerlendirip dinlendirirken o şahsı, şu şahıs bana şöyle küfretti diye lafını alıntılamam yüzünden bana şöyle bir ceza vermiş:

"Argo Kelime Kullanmak" :)

Adam terbiyesizliğin ve ahlaksızlığın en nihayetinde bir şekilde küfredecek, itham etti diye dinlendirilecek, ben lafı alıntıladım buna ceza yok mu dedim diye argo konuşmuş oldum :) Neyse dediğim çıktı, dinlendi geldi yine küfretti. Ay pardon itham etmiş sadece! Biraz daha dinlensin güç toplasın daha büyük ithamını da eder, birileri mutlu olur.

Büşra Betül
12-03-2012, 21:42
Allah rızası için azıcık merhamet
Bir yandan başka bir konuya bakıyorum
dün yedi buçukta yazmış mesajı fark etmemişsin raporlamamışsın
geneli kast ederek filmde müstehcenlik yok demenin tanımını yine o kelimeyi vererek yapmış

itham dan kastım küfür idi,küfür yazmak istemediğim için itham kelimesini tercih ettim
talib kardeşim inanın çok üzerime geliyorsunuz...

türkü
12-03-2012, 21:44
internete düşse de bi de biz izlesek şu filmi neymiş degilmiş :)

talib
12-03-2012, 21:50
Allah rızası için azıcık merhamet
Bir yandan başka bir konuya bakıyorum
dün yedi buçukta yazmış mesajı fark etmemişsin raporlamamışsın
geneli kast ederek filmde müstehcenlik yok demenin tanımını yine o kelimeyi vererek yapmış

itham dan kastım küfür idi,küfür yazmak istemediğim için itham kelimesini tercih ettim
talib kardeşim inanın çok üzerime geliyorsunuz...

küfrün adı itham oldu..

ben de dedim ki, lafı alıntılayıp bana böyle küfür var. argo konuşmak cezası verilmiş tecrübe puanlarında. Bu nasıl iş Allah aşkına.

küfredene ki küfür öyle ağır ki, kızını, karısını satıyor diyor adam, tümden yasaklanmasını geçtim, bir hafta dinlendiriliyor, aynı küfü tekrar ediyor, iki hafta dinlendiriliyor, ki küfürden değil ithamdan sayılıyor. ne dememi beklerdiniz, Yeni Osmanlı kardeşim hata ediyorsun, ithamın yanlış, ben eşimi kızlarımı satmıyorum, kusura bakma demek böyle bir intiba bıraktım sen de mi demem lazım? ya hu porno site olsa, böyle küfredene site kurallarına aykırı diye ceza verilir, ikincisini etse hiç durdurulmaz. burada küfürden bile sayılmıyor, küfrü yiyine de argo konuştun deniliyor. Bir garip iş. Çok bilinçli bir yönlendirme var sanki. Benim profilime bakan argo konuşan biri zanneder, Yeni osmanlıya bakan bir şey görmez, cezaları araştırsa, sadece bir iki itham etmişde, ufak tefek uzaklaştırımış zanneder.

Kimseyi de Yeni Osmanlı'yı seviyor diye yargılayamam. Sever, görmek ister, küfrüde hoşuna gider, ayrı şeyler. Ama yönetim bu demek değil. Tabi kime diyorsun? Bilnçli işler varsa içeride... Oyun belki de onların istedikleri gibi devam ediyor.

Büşra Betül
31-03-2012, 16:06
Filmin en önemli kısmını yazmayı unutmuşum
En sonunda Fatih Sultan Hristiyan bir kız çocuğunu kucağına alıp onu öpüyor
Ve onlara diyor ki 'istediğiniz şekilde inancınızı yaşamaya devam edebilirsiniz'

Diyalog tartışmalarını görünce aklıma geldi film bile olsa bu mesajı son nokta vermişler ...
Sireti yeniden gözden geçirelim ,benzer bir hadise hatırlayanınız var mı?
Hz Ömer fitne sebebiyeti nedeniyle şahısları bile sürgüne gönderebilirken
Nefsin en çok zorlanacağı ve etkileneceği dini hayata geçirme noktasında bu derece esneklik olabilir mi?

Ehl-i Sünnet
02-04-2012, 19:00
Fetih 1453 Filmini Tarihini seven kişiler HEYECANLA BEKLEDİK doğal olarakta olarak ilk günü izledik … malesef.



Selamun Aleyküm, Filmi ilk gün izledik. Heyacanlada bekledik nede olsa ecdaddan haber var. Hemde görsel olarak bişeyler göreceğiz umuduyla hakaten seyretmeden tavsiyelerde ettik. Sitemize dahi aldık .

ilk olarak,

Teknik, ekipman ve görsellik olarak bu zamana kadarki en fazla çaba sarfedilen emekler harcanan türk filmi deyebiliriz ama tarihi bir film olarak biraz ağır olacak amma beş para etmez.!!!

Sebebi mi ?

Çünkü bizim tarihimiz normal bir tarih değildir. Yani tarihimizin hep Allah ın izni ile ilahi bir boyutu vardır. Sefere çıkan Osmanlı ordusunda, Rabbimizin Cihad emrini yerine getirme ve Dini Mübini İslamı Aziz etme gayreti vardır.

Yani bizim tarihimize baktığımızda 1/100 veya 1/10 gibi farklı boyutlarda düşmanla şavaşmışız. Mantık yok. Asker yok. Teçhizat yok. Kazanma şansımız matematiksel olarak sıfır olduğumuz savaşlar yapmışız.

Hep iman ile, Allah, Peygamber aşkı ile Din namus sevdası uğruna savaş yapmışız. Heleki bu Fatih Sultan’ın ordusu olunca Hakkında da hadisi şerif olunca durum tamamen ilahi bir boyut kazanıyor .

__________________________

İsmail Hakkı Bursevi’nin Ruh’ul Beyan Tefsirinde şu olay anlatılır ” Musa A.s Bir orduyla savaşa girecekken, karşı tarafın düşman komutanı dedi ki ” Bu peygamberdir muhakkak yardımı bizden fazladır. Amma kadınlarımızdan birini onların içlerine gönderelim onlardan biri zina ettimi hayatta kazanamazlar.”

Hakatende kadınların geceleyin Musa A.s askerlerinin içine geceleyin gizlice saldılar. Musa a.s Komutanlarından biri çadırında bir kadınla zina etti. Sabaha karşı da 2 ordu savaşa tutuştu.

Başlarında Musa a.s olduğu halde kazanamadılar. !!!

Neden ? Peygamber başlarında iken emrindeki biri zina etti. Musa. a.s o zatı def etti amma savaşta kaybedilmiş oldu.

BURADANDA ANLIYORUZ Kİ HAKKINDA HADİS OLAN BU FATİH SULTAN ve ORDUSU Yeminde etsek başımız ağrımaz Tüm hepsi sünnet üzere idi. Yoksa Rasulullah Hepsine neden hayırlı desin. İşte yardımda Allah’ın izniyle böyle geldi.

__________________________
http://www.sapitanlar.com/wp-content/uploads/396545_10151287341450453_243489455452_22846339_128 0432053_n1.jpg (http://www.sapitanlar.com/wp-content/uploads/396545_10151287341450453_243489455452_22846339_128 0432053_n1.jpg)



Ama gelgelelim çok övülen FETİH 1453 filmine;

Filme baktığımızda Peygamberimizin müjdelediği Fatih Sultan Mehmet Han ve askerleri 2. planda kalırken ön plana 2 kişinin aşkı çıkıyor.!!!

Filmde İslami ilimlerle yatişen Fatih’in daha 21 yaşında ulaştığı cihat ruhu yerine kanı kaynayan, gençliğin verdiği bir külhanbeyliğinin olduğu işlenmiş, İslam ve cihat vurgusu es geçilmiştir. Yani sanki Fatih Sultan Mehmed bu fethi Peygamberi’nin müjdesine nail olmak için değil de, kendisini ispatlamak için yapmış… Böyle bir izlenim veriyorlar.

Şu gerçeği bütün tarihçiler kabul eder ki, Osmanlı’nın fethe katılan komutanlarından askerlerine kadar hepsi iman yönünden zirvede olan insanlardır. Filmde ise Fetih tamamen maddiyata dökülmüş, askerin iman islam Ehl-i Sünnet değerleri yok sayılmıştır.

Osmanlı ordusunun savaş için bıraktığı pala bıyık ve olmazsa olmazı sakala yer verilmemiş, yiğit Osmanlı askerleri sıradan figüranlar ile canlandırılmıştır. Bazılarındaki Amerikan traşı da gözlerden kaçmayan ayrıntılardır. (Ebu Eyyüb-el Ensarinni kabrinin fetihten önce bulunması gibi bir çok saçmalık mevcuttur. Bunlar tarih kitaplarına hiçmi bakmadı ?)

Her sinemada olduğu gibi olmazsa olmazları kadınlar unutulmamış, örtü ve tesettür olayı çok açık bir şekilde çarpıtılmıştır. Osmanlı’nın bazı önemli askerleri karı-kız düşkünü ve çapkın olarak lanse edilmiştir.

Hadis-i Şerif le sabit bu askerler en hayırlı askerler iken böylemi anlatılması lazımdı. Ön Plana 2 şey çıkacakken 2′side arka plana itilmiş.! Arka plana itilen bir diğer zatta Akşemsettin hazretleri filmin neredeyse yarısında olaya dahil oluyor. Halbuki fetih öncesinden itibaren Fatih Sultan Muhammed han’ın odasından ayrılmadığı bu büyük zata gereken önem verilmemiş. Fatih Sultan ” istanbul’a girdiğinde ” Fethin asıl sahibi budur. Şehrin anahtarını ona veriniz.” buyurup eliyle işaret ettiği zat ne kadar önemsiz olabilir ki !

Kaldı ki mübarek bir zat olan hatta Sahibul fetih dedikleri Ulubatlı Hasan’ı da haşa çapkın asker gibi göstermişler. Ya Akşemsettin hazretlerinin tavsiri ve filmdeki dialoğları tam bir saçmalık örneği.

Gemiler 2 dakika yürüdü karada evet, ve cup diye düştü biri denize ama bu kadar mı ? bu muazzam olay için 2 dakka bile sürmeyen sahneler hazırlanmış. !!

Hatalardan biride 2.Bayezid’in annesi Gülbahar Hatun denilmiş. Hatta filmde lanse edilen Emine Hatun’la Gülbahar Hatun’un farklı kişiler olduğu da doğru değildir. İkisi de aynı kişidir.

Kısaca film resmen islamiyetten önceki türk filmlerinin tadında olmuş desek yeridir. Fark yapan görsellik var sadece.

Seyredenler olur diye detaylara girmiyoruz. Aslında söylenecek çok şey var. Seyredenler olurda etkilenen olur belki ecdaddan.

İşte bizimkilerde bundan öteye gidemiyor malesef.

Bizim için muhteşem Yüzyıl filminden görsellikten başka pek farkı olmadığı kanaati oluştu.

Keşke bir tarih kitabına bakılsaydı. Yada uzmana danısılsaydı. Sadece seyretmek için bir film olmasaydı ! Feridun M. Emecen ‘in fetih ve Kıyamet adlı eserini tavsiye ederiz. Muazzam anlatmış tarihi kaynak ve vesikalarla.

Fatih Sultan Muhammed Han’ın Şahsi dünyası, kişisel görüşleri, evliya ve ulemaya Bağlılığı 21 yaşında “Fatih” olmasını sağlayan etkenler anlatılsaydı. İstanbul’u almak için kurduğu hayalleri yorumlansaydı, islam ve dini mübini islamı aziz etme gayreti işlenseydi belkide ortaya bambaşka bir ” FETİH ” çıkabilirdi.



Bakın şiirinde ne diyor o büyük sultan ….



İmtisal-i cahid-ü fillah oluptur niyyetum
Din-i İslâm’ın mücerred gayretidur gayretum

Fazl-ı Hakk ü himmet-i cünd-i Ricalullah ile
Ehl-i küfrü ser-teser kahreylemektir niyyetum

Enbiya vü evliyaya istinadım var benum
Lütf-i Hak’tandır hemen ümid-i feth-i nusretum

Nefs ü mal ile nola kılsam cihanda ictihad
Ham-ü lillah var gazaya sad-hezaran rağbetum

Ey Muhammed mucizat-ı Ahmed-i Muhtar ile
Umarım galip ola a’da-yı dine devletum …
….

Allah yolunda savaşmaktır niyetim, İslam dininin mücerred gayretidir gayretim ,
Allah’ın ve evliya ordusunun yardımıyla, Küfür ehlini baştan başa kahreylemektir niyetim,
Peygamberlere ve evliyaya dayanmışlığım var benim , Allah’ın lütfundandır fetih ümidim ve kuvvetim,
Nefsimi ve malımı dünyada feda etsem ne olur? Hamd olsun, var yüzbinlerce gazaya rağbetim ve kudretim,
Ey Mehmed! Muhammed Mustafa’nın mucizeleriyle Umarım galip olur din düşmanlarına devletim.



BİR TARİHİ KAPATAN BU OLAY BÖYLEMİ ANLATILMALIYDI ? Kafirin elinde böyle bir malzeme olsa neler yapabileceklerini siz düşünün !!!

ÜZÜLEREK BELİRTİYORUZ Kİ; KESİNLİK LE BU FİLM FETİH 1453 değildi…



____________________________

Not: Muhteşem Yüzyıl’ın Tarih danışmanı Doç. Dr. Erhan Afyoncu filmi eleştirmiş demiş ki aklınca “eksiklikler var tam uyulmamış kitaplara ” buyurmuş efendi !!! Şimdi ne demek lazım burda ………… artık noktaları siz tamamlayın tükürsek yüzüne tükürüğe yazık olur herhalde. Bu adamın Kanuni ‘yi haremden çıkmayan biri gibi göstermesi kitaplara uygun oluyor ama Fetih 1453 olmuyor !! Geçenlerde tv programında bizzat işitmiştik kendisinden şu aşağılık lafını “Bizde tarih gereğinden çok kutsal sayılıyor”…

Karakter olarakda neresinden tutsak elimizde kalan bu adamlar başımıza şimdi tarihçi olmuş. Ecdad Din uğrunda İslami aziz etme uğrunda cihad etti mantığını kendisine yediremeyen tek dertleri midesi olan fakat değerleri arkalarından çıkan dışkısı olan bu gibiler bizim nezdimizde ancak ecdad’ın lağım atıkları olur…

Ağır mı oldu ? Vallahi onların bu tv dizileri ve sözleri bizim ağrımıza daha çok gidiyor.

Kanlarını, canlarını ve mallarını bizim için, bizden sonraki nesillere islamı aktaralım hristiyan yahudi olmasın için harcayan bu ecdada vefa borcumuz varken malesef biz daha yaşarken küfür ettiriyoruz. Hata onlarda değil aslında. Onlar ********liklerini yapıyor.

Hata Ecdada sahip çıkamayan onların mantelitesinde olamayan bu uğurda tırnağını bile veremeyen çekinen korkan ve hep arkasına bakan bizlerde ….


http://www.sapitanlar.com/index.php/fetih-1453-hakkindaki-izlenimlerimiz/

TakVa
02-05-2012, 14:11
6, 5 milyon gişe ile Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmi olan 'Fetih 1453'ün yeni yayın döneminde 'Fetihten Sonra' isimli dizisi geliyor.

İlk dört bölümü Fetih 1453 filmi oluşturacak. Devamını ise Fatih Aksoy dizi olarak çekecek. Böylece Show TV de dönem dizisi açığını kapatmış olacak.

Habertürk'ün haberine göre İstanbul'un fethini konu alan Faruk Aksoy imzalı "Fetih 1453" filmi daha vizyona girmeden ses getirmiş, fragmanı 24 saatte 1 milyon 670 bin kişi tarafından izlenmiş ve 16 Şubat'ta seyirciyle buluştuktan sonra da yaptığı gişe ile sinema salonlarını kasıp kavurmuştu.