Orijinalini görmek için tıklayınız : Hadis-i Şerif
Vuslat Rana
21.06.2006, 09:25
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
Vuslat Rana
21.06.2006, 09:26
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ
فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.
Vuslat Rana
21.06.2006, 09:26
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.
Murat Sâki
21.06.2006, 12:49
bu başlıktada hadis paylaşımı yapabilirsiniz :)
http://www.ihwanforum.org/showthread.php?t=224
http://img239.imageshack.us/img239/1141/73it2re.jpg
ayışığım
23.07.2008, 13:04
HADİSLERDE SALAVATIN ÖNEMİ VE ŞEKLİ
İslam dininin kendine özgü bir takım ahlaki kural vê adapları vardır. Örneğin: İnsan, annesine, babasına, hocasına, evladına, ailesine, komşusuna ve arkadaşlarına, hatta ALLAH'ın insana verdiği dil, el, kulak, göz ve ayağa… karşı bir takım ahlakî adaba riayet etmekle mükelleftir. O vazifelerden biri Hz. Peygamber'e ve Ehl-i Beyt'ine, İslam'a ve Müslümanlara yaptıkları onca hizmetlerine karşılık saygı göstermek ve gönülden onları sevmek, emirlerine itaat etmek, her yerde ve her zamanda ALLAH'ın onları özel rahmetiyle anmasını istemektir. Bu da salat getirmekle yapılabilir. Kur'an, ALLAH Teala'nın ve melekleri'nin onlara salat getirdiğini açıklamış ve inananların da onlara salat getirmesini emretmiştir. Bu husustaki ayet şöyledir:
"ALLAH ve melekleri Peygamber'e salat getirmekte (Peygamber'e özel rahmet dilemekte). Ey iman edenler, siz de ona salat getirin ve onu özel selamla selamlayın" [Ahzab/ 56]
Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ine salavat getirmenin birçok fayda ve neticeleri de vardır. Salavat, insanın Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ine olan sevgi ve bağlılığının aratmasına sebep olur. Bu ise işlerinde onları daha çok örnek almasını sağlar. Bunun sürekli aile ve toplum genelinde tekrarlanması, arayış içinde olan yeni nesli ilk baştan belli örneklerle tanıştırır. Bu da onların Ehl-i Beyt'in muhabbetiyle yetişmelerine sağlıklı bir zemin hazırlar. Aslında Ehl-i Beyt kurtuluş gemisidir, ilim kapısıdır, hakla batıl arasında ölçüdür, ilahî hüccetlerdir… Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse biz Ehl-i Beyt ile kıyaslanamaz." [Kenz-ul Ummal, h. 34201. Zehair-ul Ukba, s. 172]
Kurtuluş isteyen, ilim isteyen, bağışlanmak isteyen… Ehl-i Beyt'in kapısını çalmalıdır. Bütün amellerinde onları örnek almalıdır.
İşte bütün bunlardan dolayı, hadis ve rivayetlerde salavatın önemi özellikle vurgulanmıştır. Salavat'ın toplum ve bireyi eğitici etkileri birçok yönden incelenebilir. Ama bu ayrıntıları başka bir zamana bırakarak şimdilik konumuz olan "Hadislerde Salavat'ın Önemi Ve Şekli" konusuna ve sonra da salavat'ın tahrif edilişine değineceğiz.
ayışığım
23.07.2008, 13:05
HADİSLERDE SALAVATIN ÖNEMİ
Bu bölümde Resulullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamlarından salavatın önemi ve fazileti hakkındaki hadislerden bir kısmını sunacağız:
Resulullah (s.a.a)'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Cebrail'e, amellerin en sevimlisi hangisidir?" diye sorduğumda, "Ey MUHAMMED! sana salavat getirmek ve Ali b. Ebi Talib'i sevmektir" dedi."
"Bana ve Ehl-i Beyt'ime salavat getirmek, nifakı (iki yüzlülüğü) giderir."
"Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavat getirendir."
"Kim namazda bana ve Ehl-i Beyt'ime salavat getirmezse, namazı kabul olmaz."
"Kim bana bir defa salavat getirirse, ALLAH (c.c) onun üzerine bir afiyet kapısı açar."
"Kim bana bir defa salavat getirirse ALLAH Teala ona on defa salavat getirir; kim bana on defa salavat getirirse, ALLAH Teala ona yüz defa salavat getirir; kim de yüz defa salavat getirirse ALLAH Teala ona bin defa salavat getirir; kim bana bin defa salavat getirirse ALLAH Teala onu kesinlikle ateşte azap etmez."
"Salavat getirdiğinizde sesinizi yükseltin. Çünkü yüksek sesle salavat getirmek, nifakı yok eder."
"Ya Ali! Sana bir müjde vereyim mi?" diye buyurdu. Ali (a.s): "Evet, buyurun" demesi üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail bana haber vedi ki, ümmetimden bir kişi bana salavat getirirse, gökyüzü kapıları onun üzerine açılır, melekler yetmiş defa ona salavat getirirler… ve ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür…"
"MUHAMMED ve Ehl-i Beyt'ine salavat getirmedikçe gökten duanın icabete erişmesi engellenir."
İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle nakledilmiştir:
"Kıyamet gününde MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED'e salavat getirmekten daha üstün bir amel yoktur."
"Fitre zekatı, orucun; Hz. Peygamber ve Ehl-i Beytine salat ise namazın tam olmasına sebep olur."
"Kim yüz defa ALLAH'ım! MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED'e salavat getir derse, yüz haceti, otuzu dünya haceti olmak üzere kabul olur."
İmam Cafer Sadık'a (a.s) bir demet çiçek getirdiklerinde onu aldı, kokladı ve gözlerinin üzerine koyup şöyle buyurdu: "Kim bir çiçek alır onu koklar, gözlerinin üzerine koyar ve sonra: "ALLAH'ım MUHAMMED ve Âl-i MUHAMMED'e salavat getir" derse, çiçeği yere bırakmadan günahları bağışlanır."
İmam Rıza (a.s) da şöyle buyurmuştur:
"Günahlarının kefaretine gücü yetmeyen kimse, MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED'e çok salavat getirsin. Çünkü salavat günahları yok eder."
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.