PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hadisleri Yargılayan Hadisler (1)



CENGİZHAN
28-04-2012, 16:27
HADİSLER HADİSLERİ YARGILARSA

Daha evvel gördüğümüz gibi “hadis” adı altında nakledilen sözlerin birçoğunu Kuran ve akıl reddetmektedir. Bunların yanında, “dinin kaynağı” gibi gösterilen bu hadisleri yargılayıp, bunların yanlışlığını ortaya koyacak hadisler de mevcuttur.

Bu bölümde, hadisleri hadislere yargılatırken amacımız, bir kısım hadisleri reddedip, kendi kafamıza uyanları toplamak değildir. Çünkü böyle bir gayret içinde olmayı (hele ortaya çıkan tabloyu görünce) Kuran’ı yetersiz bulmanın bir uzantısı olarak görmekteyiz.

Hadisleri hadislere yargılatmaktaki amacımız, hadisleri, dinin kaynağı olarak sunanların; yorumla, görmemezlikten gelerek ve birçok ayrı anlamlı hadisten kafalarına uyanı seçerek, kendi uydurdukları hadislerle bile çeliştiklerini göstermektir.


PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI

Sunni ve Şii İslam adına hadis kitapları yazılması bile, Peygamberimiz’in hadis yazımını yasaklayan tavrıyla çelişmektedir. Üstelik Peygamberimiz’in hadis yazımını yasakladığı bu kitaplarda da yer almaktadır.

bu konuyla ilgili şu hadislere bakalım:

Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.
Tirmizi, K. İlm 11

Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki:

“Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”

El Hatib, Takyid 33

Dikkat ederseniz Peygamber’in hadis yazımını yasaklayan bu hadislerini, hadis kitaplarını dinin kaynağı kabul edenler nakletmiştir. Burada şu soruları sormalıyız: Madem bu hadisleri biliyorsunuz, o zaman niye hadis kitapları yazıyorsunuz? Siz Peygamber’den daha mı çok dini düşünüyorsunuz?

“Peygamber, o zaman Kuran’la hadis karışmasın diye hadis yazdırmadı, artık Kuran’la karışma tehlikesi yok, o yüzden hadis kitapları yazıyoruz” demek, tatmin edici bir açıklama değildir.

Hadisler Kuran gibi dinin kaynağı olsaydı ve Peygamber hadisleri yazdırmayıp, unutulmaya mahkum etseydi, dini eksik tebliğ etmiş olmaz mıydı? Hadisler dinin bir kaynağı ve lüzumlu bir parçası ise nasıl olur da yazılmak yoluyla muhafaza edilmezler?

Kuran’daki sureler karışmıyordu da hadisler niye karışacaktı? Peki, Peygamber’in, “Kuran’la karışma tehlikesi ortadan kalkınca hadisleri yazın” diye bir hadisi var mı? Sonuç olarak diyebiliriz ki; hadislere dinini bina edenler, bu hadislerin yargısına göre hadis kitaplarını yakmak, yok etmek zorundadırlar. Bu hadislerin yargısına uyuyor musunuz?

Kimi hadislerden, Kuran’da olmayan helal ve haramların dine girdiğini de öğreniyoruz. Şu hadisleri inceleyelim:

Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
İbni Hişam, Siret 4

Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.

Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması


Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.

Ebu Davud K Etime 39; Tırmizi K Libas 6; İbni Mace K Etime 60; El-Müracaat sayfa 20

Bu hadislere göre Kuran’ın belirttiklerinin dışında haram yoktur. Bu hadislerin yargısına göre Peygamber, Kuran’ın haramları dışında hiçbir şeyi haram kılmadı. Yani bu hadislerin yargısına göre “Peygamber’in hadisleri” denerek dine ilaveler yapan hadisler, “Peygamber’in hadisleri” değildir.

Benden sonrası 30 yıl hilafet, ondan sonrası melikiyettir…

Sahihi Buhari

Bakın en doğru denilen hadis kitabına göre 30 yıllık halifelik döneminden sonrasını Peygamber beğenmemektedir. Gerçekten de dört halife dönemi (Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali) 30 yıl sürmüştür. Bu dönemde ne bir mezhep oluşturulmuştur, ne de Kuran dışında bir hadis kitabı yazılmıştır

Neden bu dönemdeki gibi Kuran’ın tek kaynak olduğu mezhepsiz bir İslam’ı yaşamayalım? Gerçi biz bu hadisin, Emeviler’i sevmeyen Ali taraftarlarınca uydurulduğunu sanıyoruz.

Hadislerin toplanma döneminde hilafetin 30 yıl sürdüğü biliniyordu; muhtemelen dört halife sonrası düzenden memnun olmayan biri bunu uydurup, fikirlerini güçlendirmek istedi.

Fakat geleneksel Ehli Sünnet inanç adına Buhari’nin tek hadisini inkar edenin kafir olduğu söylenmiştir. O zaman buna inananların, hadisin hakkını verip, dört halife dönemindeki gibi hadis kitaplarını imha etmeleri gerekmez mi?

Bu hadise inananlar, nasıl dört halifeden sonraki meliklerin idare ve gözetiminde oluşturulan mezheplere ve hadis kitaplarına güvenmektedirler?

Alıntı :http://www.*****************/?page_id=215

Hikem
28-04-2012, 17:10
Mahmud Ebu Reyye'nin , sünnet ve sünnetin rivayeti hakkında ilmi olmayan şeylerle dolu olan '' Muhammed Sünnetiin Aydınlatılması'' kitabını bir reddiye tarzında ele alan ve eleştiren Mustafa Sibainin ''İslam Hukukunda Sünnetin Yeri'' isimli eserinin okunmasını tavsiye ederim...

Bu kitabı okuyanlar Ebu Reyyenin sözlerinin hiç bir ilmi kıymeti olmayacağını anlayacaklardır..Hiç bir ilmi değeri olmayan kitabını dayandırdığı kaynaklar arasında çok sayıda müşteşrik olması, ayrıca müslüman müelliflerden yaptığı iktibaslarda tahrifat yapması kendisinin ilmi güvenirliğinin olmadığını göstermektedir..

Şimdi yararlandığı kaynaklardaki müşteşriklerin isimlerini verelim..

Corci Zeydan, Kremer, Fluton, Philip Hitti, Edvar Georgus, Cebrail Cabur, Karl Brockelman,İbrahim Luka, Goldziher


Saniyen müşteşriklerin izinden giden Ebu Reyye'nin görüşlerinin ilmi tenkidini mezkur eseri okuyarak görebiliriz..

Cengizhan bula bula müşteşrik hayranı birisini kendisine rehber olarak bulmuş...Yahu bulacak ilmi dirayeti olan birisi yokmuydu?:)

agbi
29-04-2012, 14:59
Önce islam ın temellerini Ruhumuza yerleştirip bınları yaşama geçirelim ki Toplama Çıkarmayı öğrenmiş oluruz sonr TRİGOMETRİ POROBLEMLERİ ni çözeriz

ebkem
29-04-2012, 15:47
Arkadaş ne cevap vermişti aceb bana çok merak içindeyim!

Ehl-i Sünnet
29-04-2012, 16:49
PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI

Sunni ve Şii İslam adına hadis kitapları yazılması bile, Peygamberimiz’in hadis yazımını yasaklayan tavrıyla çelişmektedir. Üstelik Peygamberimiz’in hadis yazımını yasakladığı bu kitaplarda da yer almaktadır.

bu konuyla ilgili şu hadislere bakalım:

Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.
Tirmizi, K. İlm 11

Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki:

“Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”

El Hatib, Takyid 33

İslâmiyetin ilk yıllarında Resul-i Ekrem Efendimizin hadislerin yazılmasını yasakladığını söylüyorsunuz. Bu söz doğrudur. Ama bu bilgiyi Kur'an-ı Kerim'den değil de yine hadislerden öğreniyorsunuz. Hadislerin günümüze sağlam olarak gelmediğini iddia ettiğinize göre, Peygamber devrinde hadis yazmanın yasaklandığına dair bu hadisin sağlam olarak geldiğini nereden biliyorsunuz! Hadislere karşı olduğunuza göre, onların verdiği hiçbir bilgiye güvenmemeniz gerekmez miydi?! Demek ki siz işinize gelen hadisi kabul ediyor, işinize gelmeyeni kabul etmiyorsunuz!

En çok hadis yazan genç sahabilerin basında, daha çok oruç tutmak, daha çok namaz kılmak ve Kur'an-ı Kerim'i üç günde bir hatim edebilmek için Peygamber Efendimizle adeta pazarlık eden Abdullah ibni Amr İbni As gelir. Beş binden fazla hadis rivayet ettiğini bildiğimiz Ebû Hureyre hazretleri, Abdullah İbni Amr'ın kendinden daha fazla hadis bildiğini ve bunları rivayet ettiğini haber vermektedir. Onun kendisinden daha fazla hadis bilmesinin sebebini söylerken de, çünkü o yazardı, ben yazmazdım, demektedir. Abdullah'ın es-Sahîfetü's-sadıka diye bilinen kitabında bin tane hadis bulunduğu bilinmektedir. Yukarıda arzettiğim hususlar gibi, bu sahife de, Resûlullah Efendimiz zamanında hadislerin yazıldığım gösteren en sağlam vesikalardan biridir. es-Sahîfetü's-sadıka'daki rivayetlerin tamamı, Ahmed İbni Hanbel'in Müsned'i vasıtasıyla günümüze gelmiştir.

Peygamber Efendimizin bu abid ve zahid sahabisi ona şöyle sormuştu:
- Ya Resülallah! Sizden işittiklerimin hepsini yazayım mı?
Resûlullah Efendimiz:
- "Evet, yaz!" buyurmuştu.
Abdullah bir hususu daha öğrenmek istiyordu:
- Sükunet halinde olduğu gibi, öfkelendiğiniz zaman da yazabilir miyim? diye sordu. Aldığı cevap şöyleydi:
- "Yaz! Ben hiç bir zaman hakikat dışında birşey söylemem" (Ebû Davud, İlim 3). Belki de Abdullah İbn Amr'ın hadis yazma macerası böyle başladı ve devam etti.


Bazı sahabilerin Hz. Peygamber hayattayken hadis yazdıklarını, bunları çocuklarına en değerli miras olarak bıraktıklarını ve sahife diye anılan bu eserlerde pek çok hadis bulunduğunu biliyoruz.

Sa'd İbn Ubade'nin, Semüre İbni Cündeb'in, Cabir İbni Abdullah'ın, İbni Abbas'ın, Hz. Ali'nin sahifeleri bu yazılı vesikalardan bir kaçıdır. Ebû Hureyre'nin, talebesi Hemmam İbni Münebbih'e yazdırdığı 138 hadis ihtiva eden ve günümüze gelmiş bulunan es-sa-hifetü's-sahiha da bu pek değerli mirasımızdan biridir.


http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=116812&p=1085213#post1085213

CENGİZHAN
02-05-2012, 15:41
İslâmiyetin ilk yıllarında Resul-i Ekrem Efendimizin hadislerin yazılmasını yasakladığını söylüyorsunuz. Bu söz doğrudur. Ama bu bilgiyi Kur'an-ı Kerim'den değil de yine hadislerden öğreniyorsunuz. Hadislerin günümüze sağlam olarak gelmediğini iddia ettiğinize göre, Peygamber devrinde hadis yazmanın yasaklandığına dair bu hadisin sağlam olarak geldiğini nereden biliyorsunuz! Hadislere karşı olduğunuza göre, onların verdiği hiçbir bilgiye güvenmemeniz gerekmez miydi?! Demek ki siz işinize gelen hadisi kabul ediyor, işinize gelmeyeni kabul etmiyorsunuz!

En çok hadis yazan genç sahabilerin basında, daha çok oruç tutmak, daha çok namaz kılmak ve Kur'an-ı Kerim'i üç günde bir hatim edebilmek için Peygamber Efendimizle adeta pazarlık eden Abdullah ibni Amr İbni As gelir. Beş binden fazla hadis rivayet ettiğini bildiğimiz Ebû Hureyre hazretleri, Abdullah İbni Amr'ın kendinden daha fazla hadis bildiğini ve bunları rivayet ettiğini haber vermektedir. Onun kendisinden daha fazla hadis bilmesinin sebebini söylerken de, çünkü o yazardı, ben yazmazdım, demektedir. Abdullah'ın es-Sahîfetü's-sadıka diye bilinen kitabında bin tane hadis bulunduğu bilinmektedir. Yukarıda arzettiğim hususlar gibi, bu sahife de, Resûlullah Efendimiz zamanında hadislerin yazıldığım gösteren en sağlam vesikalardan biridir. es-Sahîfetü's-sadıka'daki rivayetlerin tamamı, Ahmed İbni Hanbel'in Müsned'i vasıtasıyla günümüze gelmiştir.

Peygamber Efendimizin bu abid ve zahid sahabisi ona şöyle sormuştu:
- Ya Resülallah! Sizden işittiklerimin hepsini yazayım mı?
Resûlullah Efendimiz:
- "Evet, yaz!" buyurmuştu.
Abdullah bir hususu daha öğrenmek istiyordu:
- Sükunet halinde olduğu gibi, öfkelendiğiniz zaman da yazabilir miyim? diye sordu. Aldığı cevap şöyleydi:
- "Yaz! Ben hiç bir zaman hakikat dışında birşey söylemem" (Ebû Davud, İlim 3). Belki de Abdullah İbn Amr'ın hadis yazma macerası böyle başladı ve devam etti.


Bazı sahabilerin Hz. Peygamber hayattayken hadis yazdıklarını, bunları çocuklarına en değerli miras olarak bıraktıklarını ve sahife diye anılan bu eserlerde pek çok hadis bulunduğunu biliyoruz.

Sa'd İbn Ubade'nin, Semüre İbni Cündeb'in, Cabir İbni Abdullah'ın, İbni Abbas'ın, Hz. Ali'nin sahifeleri bu yazılı vesikalardan bir kaçıdır. Ebû Hureyre'nin, talebesi Hemmam İbni Münebbih'e yazdırdığı 138 hadis ihtiva eden ve günümüze gelmiş bulunan es-sa-hifetü's-sahiha da bu pek değerli mirasımızdan biridir.


http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=116812&p=1085213#post1085213





Peygamberimiz hayatta iken ,yazılabilecek deri,kemik parçaları bulunamadığı için ayetlerin tamamının yazıya geçirilemediği,
Ayetlerin bir bölümüün görevli hafızların hafızalarında kaldığı,
peygamberimizin vefatından sonra üzerine yazılabilecek malzemeler temin edildikten sonra yazıya geçirilebildiği
bilinmektedir....

Peygamberimiz zamanında ayetlerin yazılabilmesi için yeterli yazım malzemeleri bulunamazken......

Bazı hadislerin peygamberimiz zamanında yazıldığını iddia edebilmek.....

AKLI DIŞIDIR...SAFSATA OLMAKTAN İLERİ GİTMEZ.....

(((__meftun__)))
02-05-2012, 16:15
HADİSLER HADİSLERİ YARGILARSA

Daha evvel gördüğümüz gibi “hadis” adı altında nakledilen sözlerin birçoğunu Kuran ve akıl reddetmektedir. Bunların yanında, “dinin kaynağı” gibi gösterilen bu hadisleri yargılayıp, bunların yanlışlığını ortaya koyacak hadisler de mevcuttur.

Bu bölümde, hadisleri hadislere yargılatırken amacımız, bir kısım hadisleri reddedip, kendi kafamıza uyanları toplamak değildir. Çünkü böyle bir gayret içinde olmayı (hele ortaya çıkan tabloyu görünce) Kuran’ı yetersiz bulmanın bir uzantısı olarak görmekteyiz.

Hadisleri hadislere yargılatmaktaki amacımız, hadisleri, dinin kaynağı olarak sunanların; yorumla, görmemezlikten gelerek ve birçok ayrı anlamlı hadisten kafalarına uyanı seçerek, kendi uydurdukları hadislerle bile çeliştiklerini göstermektir.


PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI

Sunni ve Şii İslam adına hadis kitapları yazılması bile, Peygamberimiz’in hadis yazımını yasaklayan tavrıyla çelişmektedir. Üstelik Peygamberimiz’in hadis yazımını yasakladığı bu kitaplarda da yer almaktadır.

bu konuyla ilgili şu hadislere bakalım:

Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.
Tirmizi, K. İlm 11

Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki:

“Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”

El Hatib, Takyid 33

Dikkat ederseniz Peygamber’in hadis yazımını yasaklayan bu hadislerini, hadis kitaplarını dinin kaynağı kabul edenler nakletmiştir. Burada şu soruları sormalıyız: Madem bu hadisleri biliyorsunuz, o zaman niye hadis kitapları yazıyorsunuz? Siz Peygamber’den daha mı çok dini düşünüyorsunuz?

“Peygamber, o zaman Kuran’la hadis karışmasın diye hadis yazdırmadı, artık Kuran’la karışma tehlikesi yok, o yüzden hadis kitapları yazıyoruz” demek, tatmin edici bir açıklama değildir.

Hadisler Kuran gibi dinin kaynağı olsaydı ve Peygamber hadisleri yazdırmayıp, unutulmaya mahkum etseydi, dini eksik tebliğ etmiş olmaz mıydı? Hadisler dinin bir kaynağı ve lüzumlu bir parçası ise nasıl olur da yazılmak yoluyla muhafaza edilmezler?

Kuran’daki sureler karışmıyordu da hadisler niye karışacaktı? Peki, Peygamber’in, “Kuran’la karışma tehlikesi ortadan kalkınca hadisleri yazın” diye bir hadisi var mı? Sonuç olarak diyebiliriz ki; hadislere dinini bina edenler, bu hadislerin yargısına göre hadis kitaplarını yakmak, yok etmek zorundadırlar. Bu hadislerin yargısına uyuyor musunuz?

Kimi hadislerden, Kuran’da olmayan helal ve haramların dine girdiğini de öğreniyoruz. Şu hadisleri inceleyelim:

Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
İbni Hişam, Siret 4

Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.

Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması


Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.

Ebu Davud K Etime 39; Tırmizi K Libas 6; İbni Mace K Etime 60; El-Müracaat sayfa 20

Bu hadislere göre Kuran’ın belirttiklerinin dışında haram yoktur. Bu hadislerin yargısına göre Peygamber, Kuran’ın haramları dışında hiçbir şeyi haram kılmadı. Yani bu hadislerin yargısına göre “Peygamber’in hadisleri” denerek dine ilaveler yapan hadisler, “Peygamber’in hadisleri” değildir.

Benden sonrası 30 yıl hilafet, ondan sonrası melikiyettir…

Sahihi Buhari

Bakın en doğru denilen hadis kitabına göre 30 yıllık halifelik döneminden sonrasını Peygamber beğenmemektedir. Gerçekten de dört halife dönemi (Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali) 30 yıl sürmüştür. Bu dönemde ne bir mezhep oluşturulmuştur, ne de Kuran dışında bir hadis kitabı yazılmıştır

Neden bu dönemdeki gibi Kuran’ın tek kaynak olduğu mezhepsiz bir İslam’ı yaşamayalım? Gerçi biz bu hadisin, Emeviler’i sevmeyen Ali taraftarlarınca uydurulduğunu sanıyoruz.

Hadislerin toplanma döneminde hilafetin 30 yıl sürdüğü biliniyordu; muhtemelen dört halife sonrası düzenden memnun olmayan biri bunu uydurup, fikirlerini güçlendirmek istedi.

Fakat geleneksel Ehli Sünnet inanç adına Buhari’nin tek hadisini inkar edenin kafir olduğu söylenmiştir. O zaman buna inananların, hadisin hakkını verip, dört halife dönemindeki gibi hadis kitaplarını imha etmeleri gerekmez mi?

Bu hadise inananlar, nasıl dört halifeden sonraki meliklerin idare ve gözetiminde oluşturulan mezheplere ve hadis kitaplarına güvenmektedirler?

Alıntı :http://www.*****************/?page_id=215


Cengizhan, Kur'an'ın yetersizliğini savunan var mıdır ki iki de bir böyle bir kelam ediyorsun.
Yani, haklısın, zayıf hadisler vardır, uydurma hadisler vardır, kasten ve teammüden Peygamber adına hadis geçenler vardır bunları anlıyorum alimlerimiz de aksisini söylemiyor,
Lakin, mesela Kur'an'da çok aleni bir şekilde hükmü kayıtlı olmayan bir mes'ele hakkında falanca alim, Kur'an'dan yola çıkarak, Peygamberimiz'in tutum ve davranışlarından ve söylemlerinden hareketle ya da O'nun arkadaşları olan Sahabi'nin tutum ve davranışlarından yola çıkarak, yorum olarak, bir hükümde bulunmaları,
Kur'an yetersizdir anlayışından yola çıkmıyorlar,
Kur'an'a alternatif Kur'an yazmak için de böyle bir hükmün içersinde olmuyorlar,
Kur'an'ın hükmüne karşı bir hüküm de ortaya koymuyorlar,
Sadece yaptıkları,
Kur'an'ı tarayarak,
Peygamberimiz'in sözünü, fiilini ve takririni tarayarak ve kendilerinden daha alim ve ilim sahibi üstadların yorumlarını tarayarak bir yorumda bulunuyorlar,
Bu yorum senin işine gelmeyebilir,
Bu yorumla amel etmeyebilirsin,
Bu yorumu kaale almayabilirsin,
Bunları anlarım ama,
Bu yorumları ve o yorumların sahiplerini,
Kur'an'a karşı Kur'an yazmakla suçlamanı,
Ya da Kur'an'da eksiklik niyyetiyle yorum yaptıklarını falan söylemeni kabül edemedğim gibi,
Açıkça bunun bir iftira olduğunu da söyleyebilirim.
Lütfen böyle şeyler yapma senin gibi münevver birine bu şekildeki bir yaklaşımı yakıştıramıyorum...
Senin ifadelerine göre geçmişteki Ülema pespaye, kafası çalışmayan, ahmak, ehl-i hamakat, cahil, cühela insanlarmış öyle anlaşılıyor.
Lütfen biraz dikkat et.
Kul hakkına riayetsizlik senin ebeden cehennemde olmana sebebiyet verebilir.
Biraz akıllı ol!!!

CENGİZHAN
02-05-2012, 17:00
Cengizhan, Kur'an'ın yetersizliğini savunan var mıdır ki iki de bir böyle bir kelam ediyorsun.
Yani, haklısın, zayıf hadisler vardır, uydurma hadisler vardır, kasten ve teammüden Peygamber adına hadis geçenler vardır bunları anlıyorum alimlerimiz de aksisini söylemiyor,
Lakin, mesela Kur'an'da çok aleni bir şekilde hükmü kayıtlı olmayan bir mes'ele hakkında falanca alim, Kur'an'dan yola çıkarak, Peygamberimiz'in tutum ve davranışlarından ve söylemlerinden hareketle ya da O'nun arkadaşları olan Sahabi'nin tutum ve davranışlarından yola çıkarak, yorum olarak, bir hükümde bulunmaları,
Kur'an yetersizdir anlayışından yola çıkmıyorlar,
Kur'an'a alternatif Kur'an yazmak için de böyle bir hükmün içersinde olmuyorlar,
Kur'an'ın hükmüne karşı bir hüküm de ortaya koymuyorlar,
Sadece yaptıkları,
Kur'an'ı tarayarak,
Peygamberimiz'in sözünü, fiilini ve takririni tarayarak ve kendilerinden daha alim ve ilim sahibi üstadların yorumlarını tarayarak bir yorumda bulunuyorlar,
Bu yorum senin işine gelmeyebilir,
Bu yorumla amel etmeyebilirsin,
Bu yorumu kaale almayabilirsin,
Bunları anlarım ama,
Bu yorumları ve o yorumların sahiplerini,
Kur'an'a karşı Kur'an yazmakla suçlamanı,
Ya da Kur'an'da eksiklik niyyetiyle yorum yaptıklarını falan söylemeni kabül edemedğim gibi,
Açıkça bunun bir iftira olduğunu da söyleyebilirim.
Lütfen böyle şeyler yapma senin gibi münevver birine bu şekildeki bir yaklaşımı yakıştıramıyorum...
Senin ifadelerine göre geçmişteki Ülema pespaye, kafası çalışmayan, ahmak, ehl-i hamakat, cahil, cühela insanlarmış öyle anlaşılıyor.
Lütfen biraz dikkat et.
Kul hakkına riayetsizlik senin ebeden cehennemde olmana sebebiyet verebilir.
Biraz akıllı ol!!!



Güzel kardeşim,






Kur'an'ın hükmüne karşı bir hüküm de ortaya koymuyorlar,
Sadece yaptıkları, Kur'an'ı tarayarak,
Peygamberimiz'in sözünü, fiilini ve takririni tarayarak ve kendilerinden daha alim ve ilim sahibi üstadların yorumlarını tarayarak bir yorumda bulunuyorlar,






Bu yorumları ve o yorumların sahiplerini,
Kur'an'a karşı Kur'an yazmakla suçlamanı,
Ya da Kur'an'da eksiklik niyyetiyle yorum yaptıklarını falan söylemeni kabül
edemedğim gibi,



Diyorsun. Sen de eğitimli ve oldukça tutarlı bir mantığı sahip bir arkadaşımızsın....

LUTFEN sen da benim itiraz ettiğim NOKTALARIN TAHLİLİNİ İYİ YAP.......!!

Benim din alimlerinin Kur'an ve hadis yorumlarına hiçbir zaman,
hiçbir şekilde itirazım OLMAZ, ... OLAMAZ.....
ANCAK Din alimlerinin yorumları YORUM OLARAK KALDIĞI SÜRECE....

İtirazlarımın temel nedenini bir misal olarak açıklayayım:

Yüce Allah bize gönderdiğikitapta bize 3 yiyeceği HARAM
olarak bildirmiştir....

KAN,LEŞ VE DOMUZ.....
Ve yüce Allah bizlere helal yiyecekleri de bildirmiştir...
TÜM İYİ VE TEMİZ YİYECEKLER...

BURADA EKSİK BİR ŞEY KALMIŞ MI...????

Haaaa ..bu noktada birileri çıkarda, hangi din alimi olursa olsun..

Kabuklu deniz hayvanları yemek HARAMDIR derse...
EŞEK eti yemek HARAMDIR derse...
Veya herhangi bir başka hayvan eti için HARAMDIR derse...

Ben buna ŞİDDETLE karşı çıkarım..
İşte bunu Kur'ana EK YAPMAK olarak vasıflandırırım.....
Yüce Allaha eş koşmak olarak vasıflandırırım.....

Hiç bir alim bu noktada, ben kur'andan veya peygamberimizin sözlerinden, yorumlarından ben bu HARAMI çıkardım diyemez...

Bu inancıma ,bu düşünceme katılırsınız katılmazsınız sizin bileceğiniz iştir.

Benim inancım budur. BunA uzun uzun SORGULAYARAK ULAŞMIŞIMDIR. Bu inancı değiştirmem mümkün değildir...

Varsa tüm günahı da ,sevabı da bana aittir, kabulümdür...

Bu konuda görüşlerinizi yazarsanız...

Hadisler konusundaki görüşlerimi de açık ve samimi olarak yazacağım...

Selam ve dua ile...

Büşra Betül
02-05-2012, 17:03
Peygamberimiz hayatta iken ,yazılabilecek deri,kemik parçaları bulunamadığı için ayetlerin tamamının yazıya geçirilemediği,

Ayetlerin bir bölümüün görevli hafızların hafızalarında kaldığı,
peygamberimizin vefatından sonra üzerine yazılabilecek malzemeler temin edildikten sonra yazıya geçirilebildiği
bilinmektedir....



Bu durumu bildirenlere itimad ediyorsunuz da
Allah tan korkan tabıunun hıfzına güvenmiyorsunuz öyle mi???

Ya itimad ettikleriniz yanlış söylüyorsa,hiç düşündünüz mü?

Bir de Allah a ve Rasulüne itaat edin buyuruyor ya Rabbimiz
Niye hem kendine hem habibine İtaat edin buyuruyor,haşa rasulü kendiyle bir mi tutuyor!!!

ömerusta
02-05-2012, 17:19
cengiz kardeş sen baya baya aşmışsın kendini be biz biraz uzak kaldık siteden demekki siz gelişiyorsunuz kabuklu deniz ürünü eşek eti falan haram değil diyorsun köpek eti falan nasıl harammı? bunlar hakındaki görüşlerin nedir bir yazda seni takip edelim yakında mehti falan olma durumun var mı?

ömerusta
02-05-2012, 18:04
kabuklu deniz ürünleri öldükleri zaman yenmezler zehirli olurlar ancak ölmeden haşlanırlarsa zehirlemezler o nedenlede canlı canlı bir hayvanı haşlamak haram dır o nedenlede haram olurlar
cengizzzz
eşek oğlu eşeğe gelince tırnaklı parçalayıcı sınıfına girer ha sana fark etmiye bilir miyde meselesi

(((__meftun__)))
02-05-2012, 22:07
Güzel kardeşim,









Diyorsun. Sen de eğitimli ve oldukça tutarlı bir mantığı sahip bir arkadaşımızsın....

LUTFEN sen da benim itiraz ettiğim NOKTALARIN TAHLİLİNİ İYİ YAP.......!!

Benim din alimlerinin Kur'an ve hadis yorumlarına hiçbir zaman,
hiçbir şekilde itirazım OLMAZ, ... OLAMAZ.....
ANCAK Din alimlerinin yorumları YORUM OLARAK KALDIĞI SÜRECE....

İtirazlarımın temel nedenini bir misal olarak açıklayayım:

Yüce Allah bize gönderdiğikitapta bize 3 yiyeceği HARAM
olarak bildirmiştir....

KAN,LEŞ VE DOMUZ.....
Ve yüce Allah bizlere helal yiyecekleri de bildirmiştir...
TÜM İYİ VE TEMİZ YİYECEKLER...

BURADA EKSİK BİR ŞEY KALMIŞ MI...????

Haaaa ..bu noktada birileri çıkarda, hangi din alimi olursa olsun..

Kabuklu deniz hayvanları yemek HARAMDIR derse...
EŞEK eti yemek HARAMDIR derse...
Veya herhangi bir başka hayvan eti için HARAMDIR derse...

Ben buna ŞİDDETLE karşı çıkarım..
İşte bunu Kur'ana EK YAPMAK olarak vasıflandırırım.....
Yüce Allaha eş koşmak olarak vasıflandırırım.....

Hiç bir alim bu noktada, ben kur'andan veya peygamberimizin sözlerinden, yorumlarından ben bu HARAMI çıkardım diyemez...

Bu inancıma ,bu düşünceme katılırsınız katılmazsınız sizin bileceğiniz iştir.

Benim inancım budur. BunA uzun uzun SORGULAYARAK ULAŞMIŞIMDIR. Bu inancı değiştirmem mümkün değildir...

Varsa tüm günahı da ,sevabı da bana aittir, kabulümdür...

Bu konuda görüşlerinizi yazarsanız...

Hadisler konusundaki görüşlerimi de açık ve samimi olarak yazacağım...

Selam ve dua ile...


Karsi cikamazsin ve cikmaman gerekir.
Sen o yoruma (hükme) ittiba eder ya da etmezsin, sen bilirsin ama, siddetli karsi cikamazsin.
Bilmediklerimizi,
Kur'an'a arzedin buyuran Allahü Teala'dir...
Bilmediklerimizi Peygamber'e arzedin buyuran Allahü Teala'dir...
Bilmediklerimizi,
Ulu'l emre, alimlere sorunuz buyuran Allahü Teala'dir...
Alimler Allah'tan en cok korkan insanlardir buyuran Allahü Teala'dir...

Senin o tavsiye ettigin, aklinin ürününe göre,
Dini egitim, Arapca Rgitimi, Fikih, Hadis Egitimi falan fasa fisodur, anlami yoktur...
Cünkü, senin anlayisina göre ben elime Kur'an meali alirim, bana soru sorulursa, acarim Kur'an'in icindekileri, neyleri yemek haramdir bölümünden ayetleri bulur, oradan okuyup sorunun cevabini veririm,
Imam arkadasim var, hocamiz, girmis medreseye, 20 yilini medreseye vermis, Kur'an, Tefsir, Hadis, Kelam, Mantik, Fikih egitimi almis,
Senin bakisina göre, ben bu imamin haline afedersiniz ama agzimla falan gülemiyorum, hayadan cikiyorum ama sen buna vesile oluyorsun Cengiz, dikkat et...

Cünkü senin bakisina göre okumaya gerek yok,

Ac Kur'an'i ve onun icindekileri bölümünü oradan cevap ver,
Ayet varsa haram de ya da helal de,
Ayet yoksa zaten sorulan sorunun cevabi helaldir...

Bundan kolay ne var...

Madem bu is bu kadar kolaydi

Kusura bakma ama,

Allah'in, biz insanlara,

"Mes'elelerinizi Peygamber'e arzedin" buyurmasi, züldür, hatalidir ve de israftir...

Cünkü dedigin usule göre hareket edemeyecek ve aradigini Kur'an'da bulamayacak bir Allah'in kulu yoktur...

Bir tane istisna olamaz!!!!!!!!!!

Deliler haric...

Onun icin, bizler,

Kur'an'da alenen ifade edilmeyen mes'eleleri Allah'in emrine riayet ederek,

Peygamber'e,

Alimlere danisiriz...

Ne Peygamber ne de O'na müttebi akli basinda hic bir alim,

Hükmünü ortaya koyarken,

Kur'an'a karsi Kur'an (yorum),

Ayet'e karsi ayet (yorum),

Allah'in hükmüne karsi hüküm (yorum),

Niyyetiyle yorumunu ve hükmünü ifade eden olmaz, olamaz!!!

Gerek Peygamner'in ortaya koydugu hükümler,

Gerekse,

Kur'an'i,

ve

Peygamber'i tarayarak,

Alimlerin ortaya koydugu hükümler ve yorumlar,

Kur'an'in daha iyi anlasilmasina ve Islam'i daha iyi yasanmasina bir vesiledir...

Niyyet budur...

Bu Allah'in bir emridir...

Allah'in emrine uymak ya da uymamak, senin ihtiyarindadir, bir sey demiyorum, kafana göre takil,

Lakin,

Kur'an'i ve Peygamber'i esas alan, o temiz ülemaya karsi edepsizce kelam etmenin her daim karsisinda olurum ve bu hususta kelam edenleri de edepsiz bulurum...

Allah'in Rasülü'nden, sahih ve mütevatir olarak zikredilen,

Kelam,

Fiil,

ve

Takrirler,

Alimler icin de, bizler icin de önemlidir...

Peygamber'den rivayet edilen ve sahih olarak da hükme baglanmis hadisler,

Altinin nisabini belirlemisse,

Davarin, Sigirin, Paranin, Devenin, Ticaret mallarinin vs nisabini belirlemisse,

Bunlarda Allah'in zekat ayetlerinin bir aciklamasidir seklinde biliriz ve bu hükümleri Kur'an'in karsisinda Kur'an seklinde anlamayiz ve hic bir alimde bu minvalde degildir.

Alimlerin hatalari olabilir amanne,

Zayif ve uydurma hadisler olabilir amanne,

Ama alimlerin tamaminin, Hadilserin tamaminin üzerine kalin cizgilerle cizersen,

Sinir astigini ifade ederim,

Sen ne halt yiyecek ye derim,

Ama, Allah'in bana emir buyurmus oldugu ayetle amel etmeme mani olma derim!!!

Yanlis yoldasin...

"Kur'an'da hic bir seyi eksik birakmadik" ayetini yazdin ve sorulan sorularin karsiligi anlaminda da ayetin mesajinin bu oldugunu ifade ettin,

Neden yalan konusuyorsun ve neden utanmiyorsun...

Peygamberimiz'den bu yana bu ayet ifade ettigin sekliyle anlasilmamis, zaten ayetin siyak ve sibakina baktiginda mesele anlasiliyor...

Kafirler, müsrikler peygamberimize ültimatom(!) veriyorlar.

Allah'a iman edecegiz ama, Allah'in ayetleri sümullü degil, beyan degil, yeterli degil, her seyi aciklamiyor, sig ve yüzeysel vs..

Bundan dolayi Allah'a iman etmiyoruz...

Allahü Teala da onlarin beyinlerini catlatircasina, hayir diyor, o ifade onlarin yalani, uydurmasi, onlar zaten Allah#a iman etmeyecekler, mazeret olarak onu ifade ediyorlar,

Biz, Allah'a iman etme konusunda yeterli bilgileri Kur'an'da zikrettik ve bu manada da iman edilecek noktada hic bir seyi eksik birakmadik buyuruyor...

Bütün bir ümmet bu ayeti bu sekilde anlamistir ve öyledir de, ayetlerin evveli ve ahiri onu ifade ediyor...

Sen ise bu ayeti ümmetin mes'eleleri noktasinda degerlendiriyorsun...

Sana demiyorum ama bu mantik tam bir "BELAM" mantigidir...

Netice:

Sen anladigin sekilde Islam'i yasa.... Bir sey demem...

Lakin, Peygamber hadislerinde Kur'an'in ilgili ayetlerini aciklama adina,

Ve alimler de Peygamber'in ilgili tutumuna müttebi olmak kaydiyla,

Köpek etini, kedi etini, sirtlan etini haram olarak yorumlamislarsa, dikkat yorumlamislarsa,

Ben buna ittiba ederim,

Benim bu anlayisima sen meydan okuyamazsin, benim algilamam böyle seni alakadar etmez derim...

Cünkü Rabb'im bana, "Bilmedigini bile sor" emriyle iktiza eylemis...

Saygilarimla...

CENGİZHAN
02-05-2012, 22:11
Bu durumu bildirenlere itimad ediyorsunuz da
Allah tan korkan tabıunun hıfzına güvenmiyorsunuz öyle mi???

Ya itimad ettikleriniz yanlış söylüyorsa,hiç düşündünüz mü?

Bir de Allah a ve Rasulüne itaat edin buyuruyor ya Rabbimiz
Niye hem kendine hem habibine İtaat edin buyuruyor,haşa rasulü kendiyle bir mi tutuyor!!!


Evet...Yüce Allah peygambere uyun der.....Açık ve net...

Ancak Peygamberin KUR'AN DIŞINDA KONUŞMAYACAĞINI
,PEYGAMBERİN SADECE KUR'ANI TEBLİĞ EDECEĞİNİ
BİLDİĞİ İÇİN....Peygambere uyun der....

Buradan anlamanız gereken şey:


38 - Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.

50 - De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

EĞER PEYGAMBERİMİZ DAHİ SADECE ONA VAHYOLUNANA
UYUYORSA....

BİZE DE SADECE KUR'ANA UYMAMIZ GEREKİR....

(((__meftun__)))
02-05-2012, 22:20
Evet...Yüce Allah peygambere uyun der.....Açık ve net...

Ancak Peygamberin KUR'AN DIŞINDA KONUŞMAYACAĞINI
,PEYGAMBERİN SADECE KUR'ANI TEBLİĞ EDECEĞİNİ
BİLDİĞİ İÇİN....Peygambere uyun der....

Buradan anlamanız gereken şey:


38 - Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.

50 - De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

EĞER PEYGAMBERİMİZ DAHİ SADECE ONA VAHYOLUNANA
UYUYORSA....

BİZE DE SADECE KUR'ANA UYMAMIZ GEREKİR....


Halan yalan konusuyorsun!!!

Allah'a iman noktasinda, gerek Allah'in ayetlerinde ve gerekse, yeryüzünde, semada ve bu ikisi arasinda hic bir eksiklik yoktur, hükmünü nasil da aliyor,

Mes'elelere indirgiyorsun!!!

Allah'a iman etmemiz ve O'nu kabüllenmemiz anlaminda yeterli döküman vardir, seklindedir ayet...

Peygamber de, alimler de, sade müslümanlar da,

"Sadece vahye uyandir..."

"Bilmediklerinizi "bilen"lere sorunuz..." Vahiy...

Biz de bilmediklerimizi,

Peygamber'e, Sahabi'ye ve bilenlere soruyoruz...

Yani bu anlamda vahye tabi oluyorum...

(((__meftun__)))
02-05-2012, 22:23
Bir de su var, bu noktada kavga etmenin bir anlami yok, hatta konusmanin da bir anlami yoktur...

Sen kafana göre takil...

Ben ise,

Kur'an'a, Peygamber'e ve alimlere göre takiliyorum...

Dünyada bu sekilde iki sinif insan var...

Bu iki sinif insan inandigi sekliyle hayat sürsün...

Onun icin tartismayalim diyorum, anlami yok.

(((__meftun__)))
02-05-2012, 22:38
De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

Cengizhan, ben sadece vahyoluna uyuyorum, cümlesinin altini cizmis,

Akilli ya ondan cizmistir...

Biz ise akilsisiz... Deliyiz ve aptaliz...

Kafirler ve müsrikler, Peygamber'in bir insan olarak görevlendirilmesini bir türlü kabüllenemiyorlar. Zaten ayette bu husus aciklaniyor...
Kimi kafirler ve müsrikler peygamberimize,
Sen nasil Peygamber'sin ve insansin,
Neden melek degilsin, neden gaybi bilmiyorsun, neden ucamiyorsun, neden her seyden haberin yok, neden madem Peygamber'sin Allah'a ait olan sana da ait degil, neden Allah'a ait olan zenginlik sende yok,

Yani senin insan olmanla Peygamberligini örtüstüremiyoruz,

Gaybi bilemedigini örtüstüremiyoruz,

Zengin olmamani örtüstüremiyoruz,

Melek gibi olmamani örtüstüremiyoruz,

Garip, sade, zavalli bir insan olarak Peygamberligini örtüstüremiyoruz,

Peygamberimiz de onlara,

Hayir ben bir Peygamber'im, Allahü Teala beni insan yaratmis ve bu halimle de Peygamber göndermis, ve ben suyum buyum demiyorum, Allah ayetlerini gönderiyor ben de bir insan olarak onlara uyuyorum, buyuruyor.

Burada Peygamberimiz, özel bir sifatini, yaratilmisligini yine özel olarak onlara arzediyor....

Yoksa, buradan, Peygamber'in Kur'an'in ayetlerini aciklamaya, tefsir etmeye yönelik hükümlerinin batil olacagi hükmüne yol almak asla mümkün degildir...

Zaten su da vardir...

Ben cok merak ediyorum,

Hangi alim, bir ayetin tefsirini ya da ayetten anladigini, "Vahye muhalif olmak" niyyetiyle hayata gecirmis olsun,

Bilakis alimler, hem tefsiri ve hem de anladigini "Kur'an'a vahyine daha uygunluk anlaminda" ifade etmislerdir...

Cengiz halan, bütün bir ülemayi Kur'an'in ve Vahyin karsisinda duran vahiy düsmani bekciler oldugunu saniyor...

Ne kötü ve ahlaksiz bir yaklasim!!!

Tövbe Ya Rabb'i...

CENGİZHAN
02-05-2012, 22:49
Haklısın bu konuda anlaşamayacağız..
Zannediyorum anlaşamadığımız nokta şu:
Ben Kur'an hangi yiyecekler haramdır, Hangi yiyecekler
helaldir konusunda tam ve eksiksiz hüküm vermiş diyorum.....

KAN,LEŞ VE DOMUZ HARAM..........
TÜM DİĞER YİYECEKLERDEN İYİ VE TEMİZ OLANLAR HELAL...

Burada hiçbir eksik ve açık nokta yoktur...
Burada kimsenin herhangi bir yorum yapmasına ve haram yiyecekler icat etmesine gerek te yoktur...

Yüce Allah iyi ve temiz yiyecekler size helal demiştir...
Peki kim belirleyecek bir yiyeceğin iyi ve temiz olduğunu ???

Kur'an kime hitap ediyorsa o belirleyecektir...
Kur'an kime hitap ediyor...???

Sana ve bana. Öyle ise bir yiyeceğin iyi ve temiz olduğuna SEN VEYA BEN karar vereceğiz...

Bu noktada Alimler fikir beyan edebilir.yol gösterebilirler...

Köpek eti pistir...diyebilirler....
Eşek eti pistir diyebilirler...
Sırtlan eti pistir diyebilirler....
İnsanlar uyarlar veya uymazlar.....

ANCAK HARAMDIR DİYEMEZLER.....!!!!!!
ÇÜNKÜ BİR ŞEYİ HARAM VAZ ETMEK SADECE VE SADECE YÜCE ALLAHIN YETKİSİNDEDİR....

Benim İNANCIM DA BUDUR KARDEŞ......


Selam

(((__meftun__)))
02-05-2012, 23:58
Anlasamadigimiz nokta o degil...

Hangi konu ve mes'ele olursa olsun,

Merkezde Kur'an olmakla birlikte,

Peygamber'i ve O'na müttebi olan alimleri dinliyor bunlardan müstefit oluyorum.

Anlasamadigimiz nokta burasidir.

Sen,

"Bilmediklerinizi bilenlere sorun" ayetini fazla kaale almiyorsun...

Ben ise, bilemedigim hususlar noktasinda ilgili ayetin hükmünü, ziyade kaale alan birisiyim.

CENGİZHAN
03-05-2012, 00:24
Anlasamadigimiz nokta o degil...

Hangi konu ve mes'ele olursa olsun,

Merkezde Kur'an olmakla birlikte,

Peygamber'i ve O'na müttebi olan alimleri dinliyor bunlardan müstefit oluyorum.

Anlasamadigimiz nokta burasidir.

Sen,

"Bilmediklerinizi bilenlere sorun" ayetini fazla kaale almiyorsun...

Ben ise, bilemedigim hususlar noktasinda ilgili ayetin hükmünü, ziyade kaale alan birisiyim.



MEFTUN KARDEŞ,

Size anlatamadığım nokta şu galiba.....

1) Benim inancım olan islam KUR'ANDIR.....
BU SABİTTİR ...DEĞİŞMEZ......

2) Kur'an dışında hadislerden, kur'anın ,alimler tarafından yapılan tefsir ve yorumlarından ŞÜPKESİZ Kİ okur ve
istifade ederim...

3) SADECE KUR'ANA SORGULAMADAN TABİ OLURUM...

4) Kur'an dışı tüm kaynakları sorgularım, Kur'ana uygunluğuna bakarım. Kur'ana uygun bulmadığım hiçbir fikri,yorumu,
fetvayı,emri ,haramı uygulamayı şart görmem.

5)Ben din adamı değilim, Hiçbir din adamına tabi olmam..
Hiçbir din adamına kul olmam. Her din adamının her dediğini sorgularım...

Benim de inancım böyle....

Günahını da sevabını da inanarak ve bilerek üstlenirim...

Selam....

(((__meftun__)))
03-05-2012, 04:54
Cengizhan'dan...

1) Benim inancım olan islam KUR'ANDIR.....
BU SABİTTİR ...DEĞİŞMEZ......

Süleyman DEMIREL'den bir farkin yok biliyor musun üslup olarak. Cok sey konusuyor gözüküyorsun ama hic bir sey konusmuyorsun. Su lafina bak beri gel. Bu mantikla da Havaric'leri de gectin biliyor musun? Allah sana akil versin e mi?

Mesela, dagdaki coban müslümandan tut da, en derin Islam Alimi'ne kadar bir müslüman var midir ki,

Inanci Kur'an'in beyan ettigi Islam olmasin...!

Sen hic okudun mu ya da duydun mu, inanci, yasami Kur'an'da beyan edilmeyen Islam olan bir müslüman.

DEMIREL eline su dökemez.



2) Kur'an dışında hadislerden, kur'anın ,alimler tarafından yapılan tefsir ve yorumlarından ŞÜPKESİZ Kİ okur ve
istifade ederim...

Bu cümlenin de hic bir anlami yoktur.

Mesela elinde nakiti olmayan bir köylü sana gelse dese ki, elimde 30 sigirim var, zekat bana tabi midir, tabi ise, zekatimi nasil verecegim? Tabi degilsem nedeni nedir?

Sen hemen acacan Kur'an'i ayet tarayacaksin degil mi bu konu ile alakali..?

Yoksa bu sorunun cevabi ile ilgili bir ayet ne yapacan?

3) SADECE KUR'ANA SORGULAMADAN TABİ OLURUM...

Be hey gafil!

Sen müctehid ülema'nin;

"Alin yorumlarimizi, Kur'an'a arzedin, Peygamber'e arzedin, onlara muhalif olan beyanlarimizi, yorum ve hükümlerimizi alin duvara carpin" dedigini udymadin mi?

Müctehid Ülema senin kadar Kur'an'a bakmasini bilmiyor degil mi, Peygamberimiz'den bu yana gelinceye kadar bu baglamda "BIR NUMUNE" sen ciktin degil mi?

Müctehid Ülema'ya erkeklerin altin olarak zinet esyasi takabilirler mi sorulari yöneltiginde, kili kirk yarmislar, Peygamber'in kelamini ve uygulamasini taramislar, Sahabe'nin hakeza öyle, Kur'an ayetlerini taramislar bir cevap bulabilir miyiz diye, Kur'an'da yoksa buyurun takin helaldir diyemiyorlar miydi da sen bu dönemde numune olarak zihir ettin.

Peygamberimiz, hadislerinde böyle bir beyani olmussa, o müctehid de usulüne uygun olarak o hadisi amel edecek bir referansta görmüs ve sahih bulmussa ne yapsindi Peygamber'in kelamina bir tekme mi atsaydi.

Yani, onlar icin de Kur'an'a bakmak kadar kolay bir sey yoktur.

4) Kur'an dışı tüm kaynakları sorgularım, Kur'ana uygunluğuna bakarım. Kur'ana uygun bulmadığım hiçbir fikri,yorumu,
fetvayı,emri ,haramı uygulamayı şart görmem.

Görme sana gör diyen var mi?

Iste zaten bundan dolayi, hic bir ilmi birikimi kabül etmezsin, Donkisot'luga özendin sanirim.

Cünkü, senin yapabilecegini 5 yasinda okuma yazma biri de yapacaktir.

5)Ben din adamı değilim, Hiçbir din adamına tabi olmam..
Hiçbir din adamına kul olmam. Her din adamının her dediğini sorgularım...

Ya cidden sende bir problem var ya, sen saglikli biri degilsin,

Psikolojin bozulmus senin, anormal bir durum arzediyorsun, aklen saglikli degilsin, öyle görünüyorsun,

Müslüman oldugunu ifade eden bir müslüman duydun mu ya da gördün mü ki,

"Ben Allah'a degil, "Din adamina" kul oluyorum!"

Böyle bir gerceklik var mi cidden.

NOT: Dini eserlerin tamami Kur'an karsi yeni bir Kur'an niyyetiyle kaleme alinmamistir, böyle bir niyyette olan bir aptal olmamistir.
Tamami, Kur'an'i daha iyi anlamaya ve uygulamaya yöneliktir.
Hatalar vardir, kusurlar vardir, yanlisliklar vardir...
Oturur bunlari düzeltirsiniz, küfretmezsiniz.

Büşra Betül
03-05-2012, 08:39
CENGİZHAN peygamberimizin zamanında olmayıp günümüze gelen bir çok alet adevat var
Kuran da bunların hükümleri de yok,Allah gelecekte haşa bilmiyor muydu ki bu gelişmeyi
helal mi haram mı bildirmemiş.
Kredi ile ev almak,
pc kullanmak
kredi kartı kullanmak bunlar Kuranda geçmez
ne helal diye geçer ne haram diye geçer

Müçtehide tabiyet buradan gelir

ha sen diyorsun ki ben kendimin müçtehidiyim varsa selahıyetin yolun hayr olsun
yoksa selahiyetin bırakta biz içtihada tabi olalım ...

veri
03-05-2012, 08:41
Büşra Betül kur'an da bir ayet var sorduğun tüm soruların cevabını veriyor.
tek bir ayet

Büşra Betül
03-05-2012, 08:48
Büşra Betül kur'an da bir ayet var sorduğun tüm soruların cevabını veriyor.
tek bir ayet

insan ameline delil bulmaya görsün Kurandan delil getirebilirler
biz buna şahid oluyoruz

hangi ayet zahmet olmazsa yazsanız...

ama demem o ki Allah Rasulünü melekleştirmekten Rabbe sığınırız
ama bizler gibi basit bir beşer görmekten de Rabbe sığınırız
siretini okuyun çektikleri bizim kafamızı meşgul eden gereksiz meselelerin karşısında çok daha muazzamdır
Ahlakı Kuran olan peygamberimizin sözlerini bertaraf etmemeli insan
hepsini geçtik namaz vakitleri üç,beş ve yedi olarak geçer Kuran da
sadece nas olarak Kuranı kabul etmek tefrika oluşturur
mevzu hadisler çok evet ki kendisininde tabi olduğu bir ulema vardır zaten
anlaşabileceğimizi zan etmiyorum

PUTKIRAN
03-05-2012, 09:15
@CENGİZHAN (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=76538)

Müçtehide tabiyet buradan gelir

...

Müctehidlere TABİYET demesek de bilmediğimiz konuları alimlere sormak desek kimse itiraz edemez sanırım.
Tabiyette sorgusul sualsiz ve bütün içtihadlarına toptan bir itaat var.Bu durum o müctehidi kendimize rab edinme o mezhebi de dinleştirme sorunu ortaya çıkarıyor.
Bir de her şeyi dinileştirmek de yanlış.Allah hiç bir şeyi unutmamıştır,Kuranda geçmeyen konular Allah tarafından af edilip bize bırakılmıştır.Neden bunlra dini bir hüküm getirip kendimizi sorumluluk altına sokuyoruz?
Yahudilerin cumartesi gününü av için haram diyip sonra bu yasağı ihlal edip cezalandırılmalarına sebep olmalarından neden ibret almıyoruz?

Büşra Betül
03-05-2012, 09:21
Müctehidlere TABİYET demesek de bilmediğimiz konuları alimlere sormak desek kimse itiraz edemez sanırım.
Tabiyette sorgusul sualsiz ve bütün içtihadlarına toptan bir itaat var

O kadar basit değil
mutlak müçtehidin şartları çok ağırdır
bir insan can hıraş çalışma ve bilgi akabinde belki ancak mesele müçtehidi olabilir
müçtehid yazdığımız gibi basit bir insan değil ki
Kuran-ı sünneti bilecek
ayetlerin nüzulunu bilecek
hadislerin zamanını sıhhatini bilecek
zorlaştırmaya gelince ruhsat kişiyi tenbelleştirebilir
tekfir edilmemek kaydıyla bir insanın bir amele karşı duruşu net olursa
daha sağlam bir karekteri olur diye düşünüyorum
yanlış olan bağnazlık bu noktada hemfikiriz.

PUTKIRAN
03-05-2012, 09:30
O kadar basit değil
mutlak müçtehidin şartları çok ağırdır
bir insan can hıraş çalışma ve bilgi akabinde belki ancak mesele müçtehidi olabilir
müçtehid yazdığımız gibi basit bir insan değil ki
Kuran-ı sünneti bilecek
ayetlerin nüzulunu bilecek
hadislerin zamanını sıhhatini bilecek
zorlaştırmaya gelince ruhsat kişiyi tenbelleştirebilir
tekfir edilmemek kaydıyla bir insanın bir amele karşı duruşu net olursa
daha sağlam bir karekteri olur diye düşünüyorum
yanlış olan bağnazlık bu noktada hemfikiriz.

Müctehidlik şartlarını kim belirliyor?
misak arkadaşımızın paylaştığı sizin de beğendiğiniz "cam tavan sendromu" ve ya "öğrenilmiş çaresizlik" yazısını bir daha okuyun bence...
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=116944&p=1086645&viewfull=1#post1086645

Büşra Betül
03-05-2012, 09:34
Müctehidlik şartlarını kim belirliyor?


Allah kime hayır dilerse onu dinde fakih kılar (sav)
Bizler usul bilmiyoruz

CENGİZHAN
03-05-2012, 12:51
@CENGİZHAN (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=76538) peygamberimizin zamanında olmayıp günümüze gelen bir çok alet adevat var
Kuran da bunların hükümleri de yok,Allah gelecekte haşa bilmiyor muydu ki bu gelişmeyi
helal mi haram mı bildirmemiş.
Kredi ile ev almak,
pc kullanmak
kredi kartı kullanmak bunlar Kuranda geçmez
ne helal diye geçer ne haram diye geçer

Müçtehide tabiyet buradan gelir

ha sen diyorsun ki ben kendimin müçtehidiyim varsa selahıyetin yolun hayr olsun
yoksa selahiyetin bırakta biz içtihada tabi olalım ...



Bakınız kardeş,

Anlatmaya çalıştığım şey, düşünme farkımız şurada:



Müçtehide tabiyet buradan gelir.



Ben müçtehide TABİ olmam.........

Yüce Allah insanı yaratırken, ona bir vücud ve kendi nefsinden
üfleyerek bir ruh vermiştir. Yüce Allahın insana bahşettiği
AKIL VE ZEKA kendi meziyetlerindendir.

Bu nedenledir ki insana:
SANA KUR'ANI VERDİM, OKU ANLA VE ÖĞREN....
SANA AKIL VERDİM '' DÜŞÜN '' demiştir...

Bu nedenle ben tüm müçtehidlerin yorumlarını, hükümlerini
fetvalarını okurum, sorgularım KUR'ANA, AKLA VE İZ'ANA
AYKIRI BULMUYORSAM.....
UYARIM....

Ben tüm müçtehidlerin tüm yorum,hüküm ve fetvalarını
reddederim demiyorum.

Bunu anlayınız LUTFEN....

SORGULAMADAN akıl ve iz'an süzgecinden geçirmeden
uygulamam diyorum....

TABİ olmak demek müçtehidlerin her yorumunu,her hükmünü,
her fetvasını SORGULAMADAN, AKIL VE İZ'AN süzgecinden geçirmeden tabi olup kabul etmektir ki :

Buna NAKİLCİLİK denir..Nakilciler AKLA karşı çıkarlar..
Müctehidler senden daha akıllıdır, sen anlamazsın .onlar anlar ve bilir derler. VE TABİ olurlar...

Ben KUR'AN ve AKIL prensibine inanırım....

MÜÇTEHİDLERİN HER KARARINI SORGULARIM VE UYGUN
GÖRDÜKLERİMİ UYGULARIM...

Zannederim düşünce Farkımız buradan gelmektedir...

Şunu da unutmayalım ki :

AKIL siz isteseniz de, istemeseniz de ,ona sunduğunuz her şeyi
kabul etmez....AKIL sunduğunuz öneriyi ölçer tartar..
ve sizin ihtiyarınız dışında kabul veya reddeder...

Basit bir de örnek vereyim:
Ben aileden hanefiyim.
Hanefi mezhebinde:

İmam azama atfedilen:
Kabuklu deniz hayvanları yemek haramdır fetvasını...

Aklıma kabul ettiremediğim için..
Aklımın bunu reddettiği için bu hükme uymam...Uymuyorum...
Kabuklu deniz hayvanı yemenin günah olduğuna da inanmıyorum.

Mesele bu belki biraz daha iyi anlasılabilir....

CENGİZHAN
03-05-2012, 13:50
YALNIZ VE YALNIZ KURAN

Yine bazı hadislere göre Peygamberimiz, Kuran’ı tebliğ etmenin ve Kuran’ı yaşamanın dışında kalan dünyevi konularda ve kişisel meselelerde bazı hatalar yapabilmektedir.

Bu yüzden, Kuran’ın bildirdiğinin dışındaki Peygamber’in hayatıyla ilgili anlatımlardan, Kuran’a ilave evrensel hükümler çıkarmak yanlıştır. Çünkü bu, yukarıdaki hadislerden de anlaşılacağı üzere insanların serbest bırakıldığı alandır.

Peygamber’in güncel hayatta bazı hataları olabileceğini anlatan hadisler şöyledir:

Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde, Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamberimiz “Ne yapıyorsunuz?” diye sordu. Onlar “Biz bunu yapardık.” dediler. Peygamberimiz “Belki yapmazsanız daha iyi olur.” dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu.

Bu durumu Peygamberimiz’e hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: “Ben ancak bir insanım. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım.”
Müslim, K. Fazail 140; Hanbel 3/152

Peygamberimiz Bedir’de suyun yakın olduğu bir yeri ordugah olarak seçmişti. Sahabeden el Habbab b. el Munzir O’na şöyle dedi:

“Ey Allah’ın elçisi, burası bize laf düşmeyecek şekilde Rabbinin senin için seçip yerleştirdiği bir yer midir? Yoksa o bir görüş, öneri ve harp hilesi midir?”

Allah’ın elçisi cevaben “Aksine o bir görüş ve harp hilesidir” dedi. Bunun üzerine el Habbab: “Burası hiç de iyi bir konak yeri değildir. Kalkıp karşımızdaki topluluğa en yakın suyun başına karargah kuralım. Sonra orada bir kuyu kazıp suyu depolayalım da biz içelim, onlar içmesinler.” dedi.

Peygamberimiz: “Doğru söyledin” dedi ve onun söylediğini yaptı.
İbni Hişam, es Sireh; Taberi, et Tarih

Ben ancak bir insanım. Sizler aranızdaki davaları bana getiriyorsunuz, umulur ki bazılarınız delillerini diğerlerinden daha iyi dile getirirler de ben duyduğum üzere onlar lehinde bir hükme varırım. Kime (haksız yere) kardeşinin hakkından hüküm verirsem, o kardeşinin hakkı olan bu şeyi kesinlikle almasın. Haksız yere alan için ancak ateşten bir parça ayırırım.
El Kadı Iyaz, Eş Şifa

Buraya kadar alıntıladığımız bu hadislerin yargısına göre:

1- Kuran dışında helal ve haram kaynağı yoktur.
2- Hadis kitapları oluşturulmayacak ve mevcutlar imha edilecektir.
3- Peygamber’in Kuran’ı açıklamak ve yaşamak dışındaki eylemlerine dini bir mana yüklenip, dine ilave yapılmayacaktır.

ALINTIDIR...

Büşra Betül
03-05-2012, 14:17
TABİ olmak demek müçtehidlerin her yorumunu,her hükmünü,
her fetvasını SORGULAMADAN, AKIL VE İZ'AN süzgecinden geçirmeden tabi olup kabul etmektir ki :



Buna taklitcilik denir.
Hükmü sorgulamadan itibar etmeye taklitcilik denir
Müttebi bir insan ittiba ettiği görüşün delillerinide bilmelidir
Müteşabih mevzularda ayrılık olması normal,olabilir ama
hükmü açık olan,faiz,kumar, vb muhkem hususlarda aykırılık olmamalı
zar atmak Kuran da geçmez ama şans oyunları ifadesinin içerisine zar ile oynanan oyunları katmıştır ulema
yahut sigaraya ve kolanya ya haram diyenler var
bence ayrışma şu noktada bir görüşte helal diğer görüşte haram olabilir
delil olduktan sonra mahsuru yok(tabi ki muhtelif mevzularda) tehlikeli olan tarafların birbirini dinden ihraç etmesidir...

CENGİZHAN
03-05-2012, 14:43
Buna taklitcilik denir.
Hükmü sorgulamadan itibar etmeye taklitcilik denir
Müttebi bir insan ittiba ettiği görüşün delillerinide bilmelidir
Müteşabih mevzularda ayrılık olması normal,olabilir ama
hükmü açık olan,faiz,kumar, vb muhkem hususlarda aykırılık olmamalı
zar atmak Kuran da geçmez ama şans oyunları ifadesinin içerisine zar ile oynanan oyunları katmıştır ulema
yahut sigaraya ve kolanya ya haram diyenler var
bence ayrışma şu noktada bir görüşte helal diğer görüşte haram olabilir
delil olduktan sonra mahsuru yok(tabi ki muhtelif mevzularda) tehlikeli olan tarafların birbirini dinden ihraç etmesidir...



EVET....

Bu görüşlerinize tamamen katılıyorum....

Benim de anlatmaya çalıştığım konu aynen dediğiniz gibi...

Müçtehidler çeşitli ayetlere bazen bana göre uzaktan ilintiler kurarak, zorlamalarla HÜKÜMLER ÇIKARMIŞLARDIR...

SİGARA HARAM, MÜZİK HARAM,RESİM HARAM,HEYKEL HARAM
GİBİ BUNLARA BENZER YÜZLERCE HARAMLAR....

Benim anlatmaya çalıştığım mesele...Bu çıkarımlar..
Kur'anın yasakları gibi muamele göremez...

Bunlar ancak ve ancak kişilerin GÖRÜŞLERİNE TABİ OLABİLİR...

Kişiler bunları kabul edip etmemekte herhangi bir sorumluluğa girmez...

Kişi inanır uyar...Ancak inanmayanlara bir mükellefiyet
yüklenemez...

hiç kimse bunlara uymamanın günah olduğunu iddia edemez ...etmemelidir...

Mesele bu....

Büşra Betül
03-05-2012, 14:44
Peygamberin hatalı olabileceğini hadisleri dayanak tutarak ifade etmen ilginç...
Üç Muhammed kitabında indirgeyenler grubuna benzetiyorum ben sizi
umarım yanılıyorumdur...

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 14:51
EVET....

Bu görüşlerinize tamamen katılıyorum....

Benim de anlatmaya çalıştığım konu aynen dediğiniz gibi...

Müçtehidler çeşitli ayetlere bazen bana göre uzaktan ilintiler kurarak, zorlamalarla HÜKÜMLER ÇIKARMIŞLARDIR...

SİGARA HARAM, MÜZİK HARAM,RESİM HARAM,HEYKEL HARAM
GİBİ BUNLARA BENZER YÜZLERCE HARAMLAR....

Benim anlatmaya çalıştığım mesele...Bu çıkarımlar..
Kur'anın yasakları gibi muamele göremez...

Bunlar ancak ve ancak kişilerin GÖRÜŞLERİNE TABİ OLABİLİR...

Kişiler bunları kabul edip etmemekte herhangi bir sorumluluğa girmez...

Kişi inanır uyar...Ancak inanmayanlara bir mükellefiyet
yüklenemez...

hiç kimse bunlara uymamanın günah olduğunu iddia edemez ...etmemelidir...

Mesele bu....

Bak senin gibilere Mehmet Talu Hocamız ne de güzel cevap vermiş


“Peygamberin görevi tebliğ idi, O’nun hüküm verme, bir şeyi farz kılma, haram kılma yetkisi yoktur” sözü ..


Bismillahirrahmanirrahim

Bu görüşler kesinlikle doğru değildir. Bu, Peygamber (S.A.V.) Efendimizi bir postacı seviyesine indirme çalışmasıdır. Burada asıl amaç, dini bozmak, insanların inançlarını bulandırmaktır. Çünkü Kuran-ı Kerim’i kendi isteği üzerinde yorumlayıp tahrif etmenin önündeki en büyük engel, hadisler ve Peygamber (S.A.V.)in uygulaması sünnetlerdir. İslam düşmanları da hadisler ve sünnetler üzerinde şüphe uyandırıp bu kapıyı açmak ve herkesin kendi kafasına göre keyfi yorum yaparak İslamı kendi dinlerine benzetmeyi amaçlamaktadırlar. Bu çalışmanın adı “Kuran bize yeter”dir.

Oysa hadis-i şerifler, Kur’ân-ı Kerim\'in ilk ve orijinal tefsiridir, yorumudur. Sünnet-i Seniyye ise, Kur’ân-ı Kerim ahlâkının Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz tarafından pratik hayata dökülmesidir. Dolayısıyla, eğer Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizi aradan çıkarırsanız, İslâmiyet, ibadet, hayat ve dinin ta kendisi olan şeriat diye bir şey kalmaz. Çünkü, Kur’ân-ı Kerim, İslâm şartlarını ana madde olarak ortaya koyar. Tabiri caiz ise, Kur’ân-ı Kerim anayasa gibi temel maddeleri sıralar. Sünnet-i Seniyye ise, onları kanun, tüzük, yönetmelik gibi açıklar, şerh eder, izah eder. Eğer Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ve Sünnet-i Seniyye olmazsa, nasıl namaz kılacak, orucu nasıl tutacaksınız? Hangi maldan ne kadar zekât vereceksiniz; hacca nasıl gideceksiniz; hayatınızı nasıl tanzim edeceksiniz? Kur’ân-ı Kerim\'in müteşabihatını nasıl anlayacaksınız? Aile hayatı, çocuk eğitimi ve terbiyesi hangi prensipler içinde yürütülecektir?

Şu komediye bakın ya! Hem namazın nasıl kılınacağını sünnetten (hadislerden) öğreneceksin hem de Efendimiz (S.A.V.)in hüküm koyabileceğine dair hadisleri kabul etmeyeceksin.

Allah Teala Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimize izâha muhtaç Kuran âyetlerini açıklama yetkisini verdiği gibi, aynı şekilde O\'na Kuran\'da olmayan hususlarda hüküm koyma yetkisini de vermiştir. Elbette asıl Şâri\' yani kanun koyucu Allah\'tır, Resûlü\'ne de O\'ndan aldığı bu yetkiye dayanarak mecâzen \"Şâri\" sıfatı verilmiştir.

“Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”1

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, sadece Kuran\'da mevcut hükümlerle kayıtlı olmaksızın, genel olarak hüküm koyabilme yetkisine sahiptir. Buna beş vakit namazın zamanı, rekatları, nasıl kılınacağı, vitir namazının vacip oluşu, namazlarda Kabe\'den önce Beyt-i Makdis\'e yönelme, orucu bozan ve bozmayan şeyler, kimlere zekâtın farz olduğu, şer\'î boşanmanın şekli, diyetlerle ilgili birçok hükümler, içki içmenin cezası, hırsızın hangi miktarda hırsızlık yaparsa cezâlandırabileceği, hayızlı kadının namaz kılamaması, oruç tutamaması, büyükannenin mirâsı gibi hükümler örnek olarak verilebilir.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bazı konularda önce vahiy beklemiş, gelmeyince kendi içtihadına göre veya Kuran dışında aldığı bir vahiy ile hüküm vermiştir. O\'nun bu hükümleri hiç şüphesiz vahyin kontrolü altında idi. Bu sebeble zaten büyük hatalar yapması düşünülmeyecek olan Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin küçük bazı hataları bile vahiy tarafından düzeltiliyordu. Mesela Tebuk savaşına katılmak istemeyenlere izin vermesinin isabetli olmadığı ayet-i kerime ile bildirilmiştir.2 Yine aynı şekilde Bedir’de esir alınanların fidye karşılığı serbest bırakılmasının doğru olmadığı da ifade edilmiştir.3

Ayrıca Allah Teala tarafından Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimize helal-haram kılma yetkisi de verilmiştir.

“Yanlarındaki Tevrat ve İncil\'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber\'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber\'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nûr\'a (Kur\'an\'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.”4

“Kendilerine Kitap verilenlerden Allah\'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.”5

Buna, Hz.Peygamber (S.A.V.)in ayette6 nikâhı haram kılınanlar arasında sayılmamasına rağmen bunlara bir kadının halası, teyzesi, kızkardeşi, kızı ve erkek kardeşinin kızı üzerine de nikâhlanamayacağını ilâve etmesini7, Kur\'ân\'da geçmeyen, katır, merkep, aslan, kaplan, fil, kurt, kirpi, maymun ve köpek gibi hayvanlarla, kartal, atmaca, şâhin ve doğan gibi yırtıcı kuşların etlerinin haram kılmasını8, erkeklere altın takmayı ve ipek giymeyi haram kılmasını örnek olarak verebiliriz.

Ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.)in hüküm koyabileceğine dair sahih hadis-i şerifler de bulunmaktadır.

Kısacası, Hz.Peygamber (S.A.V.)in tebliğ ve Kuran’ı açıklama görevi yanı sıra hüküm koyma, bir şeyi helal veya haram kılma yetkisi de bulunmaktadır.

Selam ve dua ile

Mehmet Talu

dipnot
(1)Ahzab suresi: 36
(2)Tevbe suresi: 43
(3)Enfal suresi: 67-68
(4)A’raf suresi: 157
(5)Tevbe suresi: 29
(6)Nisa suresi: 23
(7)Buharî, Nikah 27; Nesaî, Nikah 48, (6, 98)
(8)Buhârî, Zebâih, 29; Müslim, Sayd 12-16 (1932, 1933); Tirmizî, Et\'ime 1, (1477, 1478, 1479); Ebû Dâvud, Et\'ime 33, (3802, 3803, 3805); İbnu Mâce, Sayd 13, (3232, 3234); Nesâî, Sayd 30, 31, (7, 202, 204)

CENGİZHAN
03-05-2012, 14:56
Peygamberin hatalı olabileceğini hadisleri dayanak tutarak ifade etmen ilginç...
Üç Muhammed kitabında indirgeyenler grubuna benzetiyorum ben sizi
umarım yanılıyorumdur...


Saygıdeğer kardeşim,

Meftun bey havariçlere benzetir.....:D
Siz bilmem ne kitabındakilere benzetirsiniz...:D

Ben havariçin ne olduğunu bile bilmem...
Benim dediğiniz kitaptan haberim bile yoktur...
Bu ve benzeri benzetmeye çalışmalar boşunadır bence...gereksiz......

Ben farklı bir görüşlerin bulunduğunu gördüğüm bir siteden
alıntılar yapıyor.forumumuza getiriyorum....

OKUYALIM...TARTIŞALIM DİYE......

Getirdiğim yazılarda HAKLI YANLAR OLDUĞU GİBİ HATALI
YANLAR DA OLABİLİR....!!!

Tartışma maksadıyla getirdiğim bir yazıyı bana YAMAMAYA
çalışmayalım LUTFEN.....

Bakınız bu yazının 1. kısmı üzerinde ne kadar tartışma yapıldı değil mi..???

Ve tartışmalar neticesinde yazıda haklı ve gerçek taraflar olduğu gibi aşırıya kaçmış ,hatalı olduğu belli fikirler de olduğu açığa çıktı...

Galiba tartışalım diye getirdiğim yazıların eleştirilerini önce ben yapmalıyım ki...
Sitedeki insanlar bu tür yazıları siteye neden getirdiğimi
anlayabilsinler.....

selam...:)

Büşra Betül
03-05-2012, 15:00
İbrahim Sarmışın Hz Muhammedi Doğru anlamak kitabını
İslamoğlunun da Üç Muhammed i imkanınız olursa okuyun derim

ne demek istediğimizi anlarsınız
ben müslümanların hayatlarından fazrların çıktığı şu asırda muhtelif mevzuları
tartışmanın bize vereceği hiç bir şey yok diye düşünüyorum kusura bakmayın...

Önce hakkıyla kulluk vazifelerini yapalım!

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 15:54
Peygamberi reddedip yalnız Kur'an bana yeter diyenler asıl Kur'an düşmanıdırlar !!!

Elhamdulillah biz hem Kur'an'ın eksiksiz tam olduğuna inanırız hem de Resulullah'ın Allah'ın izniyle haram ve helal koyma yetkisine sahip olduğuna.

bi husben
03-05-2012, 15:56
Peygamberimiz hayatta iken ,yazılabilecek deri,kemik parçaları bulunamadığı için ayetlerin tamamının yazıya geçirilemediği,
Ayetlerin bir bölümüün görevli hafızların hafızalarında kaldığı,
peygamberimizin vefatından sonra üzerine yazılabilecek malzemeler temin edildikten sonra yazıya geçirilebildiği
bilinmektedir....

Peygamberimiz zamanında ayetlerin yazılabilmesi için yeterli yazım malzemeleri bulunamazken......

Bazı hadislerin peygamberimiz zamanında yazıldığını iddia edebilmek.....

AKLI DIŞIDIR...SAFSATA OLMAKTAN İLERİ GİTMEZ.....



KURAN CENGİZHANIN düşüncelerini ÇURUTUYOR


DiyanetMeali 52:1-8 Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur. DiyanetVakfı 52:3 Yayılmış ince deri üzerine,

KITABIN DERİ UZERINE SATIR SATIR YAZILDIĞINI GÖSTEREN AYET

PUTKIRAN
03-05-2012, 16:00
Elhamdulillah biz hem Kur'an'ın eksiksiz tam olduğuna inanırız hem de Resulullah'ın Allah'ın izniyle haram ve helal koyma yetkisine sahip olduğuna.




1-Dediğiniz gibi helal haram kılma yetkisi verildiyse neden Kurana bakıp ona göre hüküm veriyor?
2-Din yalnızca Allahın emir ve yasaklarından mı oluşuyor yoksa Allah Peygamber ortaklığıyla mı oluşturulmuştur?
3-Helal-haram kılma yetkisi sadece peygamberimize mi verilmiştir yoksa bütün peygamberlere de verilmişmidir?

bi husben
03-05-2012, 16:03
Peygamberimizin sünneti kendisne vahyedilene ,Kurana uymaktır.
1-Dediğiniz gibi helal haram kılma yetkisi verildiyse neden Kurana bakıp ona göre hüküm veriyor?
2-Din yalnızca Allahın emir ve yasaklarından mı oluşuyor yoksa Allah Peygamber ortaklığıyla mı oluşturulmuştur?
3-Helal-haram kılma yetkisi sadece peygamberimize mi verilmiştir yoksa bütün peygamberlere de verilmişmidir?


ENAM 145:

De ki: 'Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir.' Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.

Tevbe Suresi 29 da “Allah ın ve Rasulunun Haram koyma yetkisinin”
مَا حَرَّمَ اللّهُ وَرَسُولُهُ olduğu bildirilmektedir.
Allah ın Haram koyduğu ve Rasulunun de bunu ilettiği söylenmemektedir.
İfade ; “Allah haram koydu Peygamberde iletti” şeklinde değildir.”Allah ın ve Rasulunun Haram kıldığı …” şeklindedir.
Rasulullah’ın Haram koyduğu ayetle sabitken bunu inkâr etmek mümkün değildir. O halde Rasulullah bu Haram koyma yetkisini nerde kullanmıştır ve hangi kaynakta bize ulaşmıştır.
Yoksa Rasul Haram koymuş ama bizden gizlemiş mi dir? ( Bakara 151 ) ( Maide 67 ) ( hâşâ )
Rasulun Haram koymasını “ Allah’ın Kur’an da koyduğu Haramları ” insanlara “iletmesi” ve “uygulaması” olarak algılamak mümkün değildir.
Çünkü “sınırları belirlemek“ ile sınırları “iletmek” ve “uygulamak” arasında dağlar kadar fark vardır.
Ayetin Arapçasından bihaber olan zavallılar bunu anlayamazlar. Çünkü ayette “Haram koymak” yani “sınır belirlemek” vardır. Bu sınırları “iletmek” ya da “uygulamak” ile ilgili bir tek harf bile yoktur.
Peki, Rasulun Haram kıldığı “sınır belirlediği” hususlar nerde geçmektedir? Mademki Rasulullah ta ( kendi heva ve hevesine göre değil. ( Necm 1- 4 ) Allah’ın kontrolü ve Allah’ın izni ile ) sınır koyabiliyorsa Allah bu sınırları Kur’an’a neden koymadı?
Çünkü bütün sınırlar; Kur’an’da belirtilseydi Elçiye ihtiyaç olmazdı. Bütün hususlar Kur’an’a yerleştirilirdi ve Allah teala bir dağın başına Kur’an’ı indirirdi ve alın uygulayın derdi.
Ama Allah teala öyle yapmadı.
Lüzumlu olduğuna inandığı hususları Kur’an’la bildirdi. Ayrıntıya girilmesi gereken noktaları ise Peygamberin Sünneti vasıtasıyla insanlara ulaştırdı.
Allah teala nın Kur’an’da bildirdiği bazı genel ifadelerin ayrıntısını, açıklamasını ( Nahl 44 - ( Cin 23 ) ) insanların Eksik akıllarına ( Bakara 13 – A’raf 66- 67 ) bırakmadı. Vahyin inşa ettiği ve vahyin kontrolü altında bulunan ( Cin 27 ) bir Akla sahip olan Nebisinin Sünneti vasıtasıyla insanlara hükümlerini, helal ve haramlarını bildirdi.
Ancak bazıları; Vahiy tarafından desteklenen bir Akla, bir İlme ve bir Hikmete ( Bakara 129 ) Sahip bir Nebinin ( Allah’ın izniyle ) koyduğu Haramları reddedip, Kur’an’da ki hususları kendi Eksik Akılları ile açıklayabileceklerini ve sınırları belirlenmemiş ayetlere kendi Eksik Akılları ile sınır belirleyebileceklerini sanıyorlar.
Hâlbuki Eksik Akıl Sahibi olan Sınır belirleme yetkisine sahip değildir.
Eksik akıl sahibi olan Eksik Sınır çizer.
Aklı; Vahiy tarafından kontrol altında tutulmayan kimseler; koydukları sınırlara Zulüm bulaştırırlar.
Dolayısıyla Kur’an’da teferruata girilmeyen hususların açıklaması Haram Koyma yetkisine sahip olan Nebiye aittir.

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 16:06
1-Dediğiniz gibi helal haram kılma yetkisi verildiyse neden Kurana bakıp ona göre hüküm veriyor?


Ne yapsın ayete göre ters hüküm mü versin? Saçma sapan bi soru.



2-Din yalnızca Allahın emir ve yasaklarından mı oluşuyor yoksa Allah Peygamber ortaklığıyla mı oluşturulmuştur?

Peygamberi Allah'ın emir-yasaklarını uygulamayan kafir (haşa ve kella) olarak görüyorsan diyecek sözüm yok. Müslümanım diye gezme ortalıkta.


3-Helal-haram kılma yetkisi sadece peygamberimize mi verilmiştir yoksa bütün peygamberlere de verilmişmidir?

Ne o Yahudi-hristiyanların avukatlığına mı soyundun.

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 16:10
Peygamber Efendimiz'in haram koyma yetkisi ayetle sabittir. Ayetleri inkar edenlerin dini hükmünü de ii bilirsin sanırım.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Helal ve Haram Koyma Yetkisi Veren Ayetler;

“Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o Elçi’ye, o ümmi peygamber’e uyarlar. O peygamber ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten men eder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. Ona inanan, destekleyerek ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla beraber indirilen nura uyanlar, işte onlar felaha erenlerdir.”[1]

“Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve Ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.”[2]

Hadisi şerifte de; “Allah Azze ve Celle sizin aranızda, emrolunmadığım halde ihdas ettiğim bir sünnetten dolayı bana soru sormayacaktır.”[3] Buyrulmuştur.


________________________________________
[1] A’raf, 157
[2] Tevbe, 29
[3] MecmauzZevaid(4/100 Taberani’den) Zadul Mead(5/463) İbni Nasr Reddül Vafir(s.4-6) Kenzul Ummal(38026) Miftahul Cenne(s.75)

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 16:17
<font face=&quot;Verdana&quot;><font color=&quot;DarkRed&quot;><font size=&quot;3&quot;><i>

Peygamberimizin sünneti kendisne vahyedilene ,Kurana uymaktır.
1-Dediğiniz gibi helal haram kılma yetkisi verildiyse neden Kurana bakıp ona göre hüküm veriyor?
2-Din yalnızca Allahın emir ve yasaklarından mı oluşuyor yoksa Allah Peygamber ortaklığıyla mı oluşturulmuştur?
3-Helal-haram kılma yetkisi sadece peygamberimize mi verilmiştir yoksa bütün peygamberlere de verilmişmidir?


ENAM 145:
De ki: 'Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir.' Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.

(Ve) kendilerine (çok önceden) vahiy bahşedilmiş olduğu halde (gerçek anlamda) Allaha da, Ahiret gününe de inanmayan, Allah ve Onun Elçisinin yasakladığını yasak saymayan, ve böylece (Allahın onlar için din olarak seçtiği) hak dini din olarak benimseyip ona uymayan kimselerle savaşın; ta ki, (savaş yoluyla) baş eğdirilip kendi elleriyle bağışıklık vergisi ödeyinceye kadar.
(Tevbe 29)

onlar ki, ellerindeki Tevrat’ta ve (daha sonra da) İncil’de tanımlanmış bulacakları Elçinin, okuması yazması olmayan Habercinin izinden gidecekler; (ve o Elçi ki) onlara yapılması doğru olanı buyurup yapılması yanlış olanı yasaklayacak; yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılacak; onların sırtlarına vurulmuş yükü indirip boyunlarına geçirilmiş zincirleri çözecek. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu yüce tutup destekleyen ve yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, nihai kurtuluşa, esenliğe erişen kimseler olacak".
(Araf 157)


İlk ayeti kerimede Allah ve Resulünün haram kılma konusunda yetkili mercii oldukları ifade edilmektedir.İkinci Ayeti kerimede ise Allah’ın haram kılmasından bahsedilmeksizin
Peygamber efendimizin helal ve haram koyma yetkisine sahip olduğu belirtilmektedir.

İki ayette Allah’ın haram kılması yanında Peygamber efendimizin de açıkça haram ve helal kılma konusunda Kur’an’ın belirtmiş olduğu temel ölçüler dahilinde yetki kılınmıştır. peygamber efendimiz Kuranda zikredilenlerin dışında bir şeyi helal ve haram kılabilir.

Konuyu detaylıca anlamak adına açalım:

Araf suresinde özellikle ‘’İyiliği emretme kötülükten nehy etme’’ ile ‘’temiz ve hoş şeyleri helal kılma-pis ve çirkin şeyleri haram kılma’’ arasında bir ayrım yapılmıştır.Peygamber efendimizin haram kılma yetkisi, Kuran’daki haramları yani ‘’El Emru bil’l Ma’ruf ve’n nehyu anil munker’’ görevi dışında,Haram ve Helallere dair yeni hükümler verebileceğine örnektir.

Şöyle düşünelim? Peygamber efendimizin Helal ve Haram kılma yetkisini sadece Kuran’ın tebliğinden ibaret olsa idi? İyiliği emretme kötülüğü nehy etmeden herhangi bir farkı kalmaz; idi ve bundan dolayı ‘’İyiliği emretme kötülüğü nehy etme’’ ile ‘’temiz ve hoş şeyleri’’ helal kılma-pis ve çirkin şeyleri haram kılmanın ayrı-ayrı zikredilmesi gereksiz olurdu.


(Allah ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan…) ifadesi Allah ve Resulünün haram kıldıklarını aynen kabul etmenin zorunlu olduğunu ve Allah resulünün haram kılma yetkisinin Allah’ın yetkisi ile Resulünün yetkisi arasında elbette fark vardır.Allah’ın yetkisi tamamen bağımsız,asli ve kendiliğinden olduğu halde,Resulünün yetkisi Allah’ın çizmiş olduğu esaslar dahilindedir.

Ayette Peygamber efendimizin neyi haram neyi helal kılacağının nitelikleri üzerinde durulmaktadır.Ayet hükmünce ,‘’Helal’’ olabilmesi için ‘’Tayyibattan’’ olma niteliğine sahip olması gereklidir.(et-tayyibati temiz ve güzel-hoş olan) ‘’Haram’’ kılınabilmesi için de ‘’el-Habaise’’ (habis olan şeyleri (kötü ve pis olan şeyler) Kuran helal ve haram konusunda, genel ilke ve kriterleri verdikten sonra,ilk dönemde o toplumda mevcut bazı ‘’Helal ve ‘’Haram’ları’’ belirlemiş, bunların dışında kalan durumlarda bu kriterleri belirlemeyi Allah Resulüne bırakmıştır.

Örnek olarak: ( İbn Manzur ,Lisan ul Arab Beyrut; 1. 563) İbn Manzur (Maide 5) ayetinde temas etmekte ve hitabın Peygamberin şahsında Araplara olduğunu belirttikten sonra şöyle demektedir.

‘’Araplar bir çok şeyden tiksinir ve yemez;bir çok şeyden de hoşlanır ve yerdi.Allah da, sığır ve davarların etleri-sütleri yemeyi adet edindikleri diğer kara hayvanları,keler,tavşan Türkçe’de Arap tavşanı veya yabani fare denilen (Yerbu) gibi onların hoşuna giden ve Kuran’da haram kılındığı açıkça zikredilmeyen şeyleri onlara helal kıldı.’’

Kuran’i kerim’de nelerin Helal,nelerin Haram kılındığı tek tek sayılırken,bazı ayetlerde sadece kriterleri verilmiştir.

Bugün, size temiz olanlar helal kılınmıştır. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin, hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınlar, mehirlerini verdiğiniz taktirde iffetli olarak, fuhşa sapmadan ve gizli dost tutmaksızın size helaldir. Kim, imanı inkar ederse amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.
(Maide 5)

Bu örnekler neticesinde Allah Resulünün yetkisi sadece Kuran ile verilmiş olan temel kriterler ışığında,Kuran’da açıkça ifade edilmeyen hususların ‘’Helal’’ ve ‘’Haram’’ yetkisi vardır.Bu yetki Kuran’a dayanan bir yetkidir.


Mevlüt Hönül

Bakınız rabbimiz peygamberi için Ne demiş !

"- Ve o (Resul), kendi hevasından söz söylemez. O (nun söyledikleri, din hususundaki emirleri ve nehiyleri) ilka edilegelen vahiyden başka birşey değildir. ( Necm / 3-4) buyurmuştur.

Nitekim: "- Ve o (Resul), kendi hevasından söz söylemez. ... (SallAllahu aleyhi ve sellem) din hususunda, hevasına göre söz söylemediğini haber vermiştir.

Bir Müslümanın; Allah'ın (Celle celaluhu): "- Bir de peygamber size ne emir verdiyse onu tutun. Nehyettiğinden de sakının. ( Haşr / 7) emrine ittiba etmesi farzdır.

Şahsi kanaati veya akli tercihleri sebebiyle sünnete muhalefet etmesi caiz degildir. İmam-ı Suyuti "El İtkan" isimli eserinde, peygamberin din hususundaki her emirinin vahye istinad ettiğini zikretmektedir.

Peygamberimiz Efendimiz (SallAllahu aleyhi ve sellem) herhangi bir soruya muhatap olduğu veya bir hadise ile karşılaştığı zaman, önce vahyin gelmesini beklemiştir
Peygamber kendiliğinden yasak koyamaz. Yasakladığı herşey vahye uygundur.

ÖNCELİKLE

Peygamberin kuran dışında kanun koyma yani yasaklama ve haram etme yetkisi var mıdır yok mudur . ?

İşte asıl mesele burada. Bana göre var ve olmalı da .

SORUMUZU TEKRARLAYALIM

Resulullah’ın Kuran dışında kanun koyma, yasaklama ve haram etme yetkisi var mıdır? Varsa günümüz müslümanının bunlar karşısındaki durumu nedir?

Hz.Peygamberimiz ‘resul’ ve ‘imam’ sıfatıyla hem ‘tebliğ,’ hem de ‘tatbik’ görevi vardır. Tebliğ; Allah’ın mesajını metin olarak apaçık duyurmak, muhataplarına kavratmaktır. Tatbik ise, tebliğ ettiği topluma Kur’ânî gerçekleri kuralları ile uygulamaktır.

DİKKAT ! İşte bu ‘tatbik’ safhasında Resulullah da, Allah’ın Kur’ân’la bildirdiği kanunlar dışında kanun koyma , yasaklama ve haram etme yetkisine sahiptir. Nitekim müşahade ettiğimiz risaleti boyunca bazı genel ve özel kanunlar koymuştur da. Bu kanunların esaslarını Kur’ân belirlemiş olmakla beraber, geçici veya kalıcı nitelikli olmaları, gerekçelerinin sürekli veya geçici olmasına bağlıdır.

ÖRNEKLERLE PEKİŞTİRECEK OLURSAK

BİRİNCİ ÖRNEK: Peygamberîn kanun koyma gerekçesi biliniyorsa ve bu gerekçe değişmemişse, ona aynen uymak gerekir (bir kadını aynı anda teyzesi veya halası ile beraber nikâhlamak yasağı gibi ) dikkat ki bu yasak kuranda yer almıyor.

İKİNCİ ÖRNEK: Peygamberîn Hüküm koyma koyma gerekçesi biliniyorsa fakat bu gerekçe zaman/mekân faktörleriyle değişmiş ise; Kur’ân’ı esas ve Peygamberîn de hüküm koymasını, Resulunun koyduğu esasları örnek alarak, değişen şartlara uygun yeni çözümler aramak ( ‘sefer’ örneği gibi)

Kur’ân’da ‘sefer’ kelimesi tarifsiz olarak geçmektedir ve bilindiği gibi seferi olan oruç tutmakla yükümlü değildir. Seferin tarifini ise Resulullah’ın Sünnetinde bulmaktayız. Eğer ‘sefer’ için hüküm kılınan ruhsatların gerekçesi ‘meşakkat’ ise seyahat vasıta ve imkanlarının fevkalade gelişmiş olduğu günümüzde veya başka zaman/mekanlarda ‘sefer’ haline yeni bir tanım getirilmesinin kaçınılmazdır.

Çünkü, o günkü şartlarla Deve veya at sırtında meşakketle gidilen mesafe 1 ay yolculukla yapılan sefer günümüzde uçak teknolojisyle meşakkatsiz 1 saattir. Günümüzde gelişmiş ulaşım araçlarıyla Aynı mesafeyi gidenler seferi sayılacaklar mıdır ? Oruç tutmama ruhsatından yararlanacaklar mıdır
ÜÇÜNCÜ ÖRNEK: Peygamberîn kanun veya hüküm koyma gerekçesi hiç bilinemiyorsa Resulunun koyduğu esasları aynen uygulamak gerekir (Namazların vakit ve rek’at sayılarının tesbiti gibi)..

Peygamberimizin kuranda açık olmayan konular ile ilgili Kuran dışında kanun veya hüküm koyma, yasaklama ve haram etme yetkisi vardır. Fakat bu uygulama hiçbir zaman kurana zıtlık göstermez. Bunları örneklerle pekiştirmiştik. ve aşağıdaki ayette buna şahitlik eder.

NİSA-59- Ey müminler, Allah'a itaat ediniz; Peygambere ve sizden olan devlet yetkililerine de itaat ediniz. Eğer gerçekten Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüzde o meselenin çözümünü Allah'a ve Peygamber'e havale ediniz. Bu sizin hesabınıza en hayırlı ve en iyi akıbet vaad eden bir tutumdur.

Peygambere havale etmek Allah havale etmek değil midir. Kuranda açık olmamasına rağmen Peygamberin herhangi bir konuda ortaya koyduğu hükmün kurana zıddıyeti düşünülebilir mi ?

Unutmayalım ki, peygamberimize yalnızca Kuran verilememiş, kuranla beraber ona hikmet de verilmiş.

PEKİ Hikmet nedir ?

Kuranı en iyi anlayabilme , tefsir edebilme, ayetler arasındaki bağlantıları görebilme ve bundan hüküm çıkarabilme zeka ve yeteneği değil midir !

O halde Kurana uygun , ancak kuranda olmayan herhangi bir şeyi yasaklamışsa, elbette bunun kurana uygun hikmetli gerekçesi vardır.

alıntı

(((__meftun__)))
03-05-2012, 16:47
Peygamber bir mes'ele üzerinde hükmünü belirtirken,
O hüküm Kur'an'in kapaliligini gideren hüküm manasinda ele alinir, Kur'an'in haramliligini helal kilan ve Kur'an'in helal gördügünü haram kilan bir hüküm olarak algilanmaz.
Allahü Teala zekattan bahseder.
Zekat verilmesinden bahseder.
Peygamberimiz de, zenginligini nisabini, ticaret mallarinin, davarlarin, sigirlarin, develerin nisabini hadisileriyle ortaya komustur.
Bu hüküm, dini bir hükümdür ve ilgili Kur'an'in hükmünden de farkli degildir.
Ben, zenginligin nisabini bilmiyorsam, Kur'an'dan bu manada bir bilgi bulamiyorsam,
Elbette Allah'in emrine göre hareket edecegim.
Peygamber'e danisacagim....
Kur'an'i iyi bilen alimlere danisacagim....
Bu, bana Allah'in bir emridir.
Allah'in emrine göre hareket edip, Peygamberim'in tesbitine ram olmami biri begenmiyorsa,
Bu su demektir ayni zamanda...
Bu yöntemimi begenmeyen kisi,
Allah'in;
"Bilmediklerinizi, Peygamber'e ve bilenlere sorunuz" ayetini de begenmiyor, tasvip etmiyor demektir.

Cengizhan'in mantigina göre, ilim denen seyin cok cok afedersiniz, teeddüp ediyorum, "yel" kadar degeri yoktur. (Insanin yaptigi sey anlaminda)

Gecmis ülemanin tamamini, Kur'an cahili görmenin hesabi yarin Kiymat'te cok cetin olacagini düsünüyorum.

serdengeçti
03-05-2012, 16:48
Peygamberimiz hayatta iken ,yazılabilecek deri,kemik parçaları bulunamadığı için ayetlerin tamamının yazıya geçirilemediği,
Ayetlerin bir bölümüün görevli hafızların hafızalarında kaldığı,
peygamberimizin vefatından sonra üzerine yazılabilecek malzemeler temin edildikten sonra yazıya geçirilebildiği
bilinmektedir....

Peygamberimiz zamanında ayetlerin yazılabilmesi için yeterli yazım malzemeleri bulunamazken......

Bazı hadislerin peygamberimiz zamanında yazıldığını iddia edebilmek.....

AKLI DIŞIDIR...SAFSATA OLMAKTAN İLERİ GİTMEZ.....


Kendi kendine çelişiyor arkadaş
PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI
YASAKLAMIŞTI
Sunni ve Şii İslam adına hadis kitapları
yazılması bile, Peygamberimiz’in hadis
yazımını yasaklayan tavrıyla
çelişmektedir. Üstelik Peygamberimiz’in hadis yazımını
yasakladığı bu kitaplarda da yer
almaktadır.
bu konuyla ilgili şu hadislere bakalım:
Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için
izin istedik, bize izin vermedi. Tirmizi, K. İlm 11
Biz hadis yazarken Hz. Peygamber
yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey
nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz
hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki:
“Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler
Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar
yazdıkları için yoldan çıktılar.”

CENGİZHAN
03-05-2012, 16:58
Peygamber bir mes'ele üzerinde hükmünü belirtirken,

O hüküm Kur'an'in kapaliligini gideren hüküm manasinda ele alinir, Kur'an'in haramliligini helal kilan ve Kur'an'in helal gördügünü haram kilan bir hüküm olarak algilanmaz.
Allahü Teala zekattan bahseder.
Zekat verilmesinden bahseder.
Peygamberimiz de, zenginligini nisabini, ticaret mallarinin, davarlarin, sigirlarin, develerin nisabini hadisileriyle ortaya komustur.
Bu hüküm, dini bir hükümdür ve ilgili Kur'an'in hükmünden de farkli degildir.
Ben, zenginligin nisabini bilmiyorsam, Kur'an'dan bu manada bir bilgi bulamiyorsam,
Elbette Allah'in emrine göre hareket edecegim.
Peygamber'e danisacagim....
Kur'an'i iyi bilen alimlere danisacagim....
Bu, bana Allah'in bir emridir.
Allah'in emrine göre hareket edip, Peygamberim'in tesbitine ram olmami biri begenmiyorsa,
Bu su demektir ayni zamanda...
Bu yöntemimi begenmeyen kisi,
Allah'in;
"Bilmediklerinizi, Peygamber'e ve bilenlere sorunuz" ayetini de begenmiyor, tasvip etmiyor demektir.

Cengizhan'in mantigina göre, ilim denen seyin cok cok afedersiniz, teeddüp ediyorum, "yel" kadar degeri yoktur. (Insanin yaptigi sey anlaminda)

Gecmis ülemanin tamamini, Kur'an cahili görmenin hesabi yarin Kiymat'te cok cetin olacagini düsünüyorum.




Meftun efendi,

Konuyu çarpıtma gayretlerinizin... teeddüp ediyorum, "yel" kadar degeri yoktur. (Insanin yaptigi sey anlaminda)

Burada tartışılan konu sizin anlattığınız..

Kur'anda mevcut fitre ve zekatın miktar olarak açıklanması değildir...



Sonra açıklamalara ,örnekler vermeye giriniz...

Burada peygamberin ayetleri açıklaması tartışılmıyor...

PEYGAMBERİN KUR'ANDA OLMAYAN YENİ HARAMLAR VE HELALLER KOYMA YETKİSİ OLUP OLMADIĞI TARTIŞILIYOR.....

ANLAYABİLDİNİZ Mİ ACABA...??????

Büşra Betül
03-05-2012, 17:08
sildiğim mesajların cezasını daha yetkili arkadaşlara bırakıyorum
şu andan itibaren birbirinize hakaret ederseniz kısıtlamak durumunda kalacağım
fikirlerde uzlaşma yoksa konuyu açan kişinin mesajlarına bakmazsınız olur biter
Kimin ne olduğuna Allah mizan da karar verecektir...

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 17:15
sildiğim mesajların cezasını daha yetkili arkadaşlara bırakıyorum
şu andan itibaren birbirinize hakaret ederseniz kısıtlamak durumunda kalacağım
fikirlerde uzlaşma yoksa konuyu açan kişinin mesajlarına bakmazsınız olur biter
Kimin ne olduğuna Allah mizan da karar verecektir...

Adam benim Peygamberime her fırsatta hakaret edecek bende sessiz kalacam öyle mi?

Betül hanım betül hanım 'Haktan susan dilsiz şeytandır.'

Burası Ehl-i sünnet bir forumsa normal mesajlardan ziyade Peygamber düşmanlarının konuları ve kendilerinin silinmesi gerekir !!!

Büşra Betül
03-05-2012, 17:20
Adam benim Peygamberime her fırsatta hakaret edecek bende sessiz kalacam öyle mi?

Betül hanım betül hanım 'Haktan susan dilsiz şeytandır.'

Burası Ehl-i sünnet bir forumsa normal mesajlardan ziyade Peygamber düşmanlarının konuları ve kendilerinin silinmesi gerekir !!!

Görüşleri delillerle çürütmeye çalışırsınız
iyiliği emretmek görev gerisi Allah ın takdiridir
hakkı söyledikten sonra hakaret etmeye gerek yok
fikirler değişmiyor ,forum kurallarına da saygılı olun...

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 17:24
Görüşleri delillerle çürütmeye çalışırsınız
iyiliği emretmek görev gerisi Allah ın takdiridir
hakkı söyledikten sonra hakaret etmeye gerek yok
fikirler değişmiyor ,forum kurallarına da saygılı olun...

Forum kurallarına önce yöneticiler saygılı olsun da kurallara uymayanlara gerekli cezayı versinler !!!



5- İhvan Forum'da Mezhep adına hiç bir Sahabe'ye dil uzatılamaz, hiç bir Sahabe tenkid edilemez. Belgeli dahi olsa, Fedek vakâsı gibi Sahabeler arasında ihtilâfı içeren bahisleri, Ehl-i Sünnetin ittifâkla tartışmaktan kaçındığı konuları yazanlar uyarılır. Uyarıları dikkate almayanlar gereken yaptırım için idari kadroya bildirilir.



6- Âyet - hadîs yorumlamalarında ehliyet aranılır. Yetkisiz ve kaynaksız, donanımsız kişilerin yorumları Yönetim kararı ile silinebilir. Özellikle hadîs-i şerif'lerde sahihtir değildir tarzı tartışmalar veya forumumuzun ana işlevi olmayan ihtilâflara dâir akademik münâzaralar ve fitne olabilecek menkıbe veya görüşler, umûmu rahatsız edecek, ihtilâflara vesile olabilecek ne varsa; Yönetim, değerlendirmeler neticesinde konuyu kapatabilecektir.

hirahos
03-05-2012, 17:41
Hadislere inanmayanın dini yoktur:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=110578&highlight=

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 17:45
Peygamber düşmanı din düşmanıdır:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117034&p=1087378#post1087378

(((__meftun__)))
03-05-2012, 22:02
Meftun efendi,

Konuyu çarpıtma gayretlerinizin... teeddüp ediyorum, "yel" kadar degeri yoktur. (Insanin yaptigi sey anlaminda)

Burada tartışılan konu sizin anlattığınız..

Kur'anda mevcut fitre ve zekatın miktar olarak açıklanması değildir...



Sonra açıklamalara ,örnekler vermeye giriniz...

Burada peygamberin ayetleri açıklaması tartışılmıyor...

PEYGAMBERİN KUR'ANDA OLMAYAN YENİ HARAMLAR VE HELALLER KOYMA YETKİSİ OLUP OLMADIĞI TARTIŞILIYOR.....

ANLAYABİLDİNİZ Mİ ACABA...??????


Peygamberimiz Kur'an'da beyan edilmeyen hususlarda haram ve helal koyma yetkisine sahiptir.

Onun orataya koydugu hüküm, Kur'an'in alternatifi degil aciklamasidir. O aciklama hüküm ifade ediyorsa, caiz ya da caiz olmayan anlaminda, bu hükümle amel edilmesi farzdir.

Dolayisiyla, Peygamberimiz, Kur'an'da aleni olarak belirtilmeyen hususlarda, kendisine sorular tevdi edilmisse, o sorulari cevaplandirma anlaminda verdigi hükümler farz ya da haram kapsaminda degerlendirilir.

Lakin, onun ortaya koydugu farz ya da haram, Kur'an'in alternatifi degil, Kur'an'in beyani, daha iyi anlasilmasi yönünde bir hükümdür.

NOT: Bu yorumumu suna dayandiriyorum.
"Aranizda ihtilaf ettiginiz mes'eleyi Peygamber'e arzedin" Kur'an'da böyle bir ayet var.
Eger, senin mantigina göre Kur'an'da bir mes'elenin hükmünü bilmemem mümkün degildir. Dolayisiyla, Allah'in böyle bir emri olsaydi bizler icin,
Allahü Teala bizlere;
"Meselenizi Peygamber'e arzedin" buyurmazdi.
Dolayisiyla, Peygamberimiz'in hükme bagladigi hususlar farz ve haram olarak ifadelendirilir.

Benim bakis acim öyle.

CENGİZHAN
03-05-2012, 22:28
Peygamberimiz Kur'an'da beyan edilmeyen hususlarda haram ve helal koyma yetkisine sahiptir.


Onun orataya koydugu hüküm, Kur'an'in alternatifi degil aciklamasidir. O aciklama hüküm ifade ediyorsa, caiz ya da caiz olmayan anlaminda, bu hükümle amel edilmesi farzdir.

Dolayisiyla, Peygamberimiz, Kur'an'da aleni olarak belirtilmeyen hususlarda, kendisine sorular tevdi edilmisse, o sorulari cevaplandirma anlaminda verdigi hükümler farz ya da haram kapsaminda degerlendirilir.

Lakin, onun ortaya koydugu farz ya da haram, Kur'an'in alternatifi degil, Kur'an'in beyani, daha iyi anlasilmasi yönünde bir hükümdür.

NOT: Bu yorumumu suna dayandiriyorum.
"Aranizda ihtilaf ettiginiz mes'eleyi Peygamber'e arzedin" Kur'an'da böyle bir ayet var.
Eger, senin mantigina göre Kur'an'da bir mes'elenin hükmünü bilmemem mümkün degildir. Dolayisiyla, Allah'in böyle bir emri olsaydi bizler icin,
Allahü Teala bizlere;
"Meselenizi Peygamber'e arzedin" buyurmazdi.
Dolayisiyla, Peygamberimiz'in hükme bagladigi hususlar farz ve haram olarak ifadelendirilir.

Benim bakis acim öyle.



Öncelikle bahsettiğiniz ayetten benim anladığımda:

Kişiler arasında ihtilaf,anlaşmazlık ,dava olduğunda kavga etmeyin vuruşmayın, Peygambere gelin o sizin aranızdaki ihtilafı çözsündür.

Bu anlattığınız şeylerin de konu ile alakası yoktur....

Yüce Allah HARAMLARI VE HELALLERİ KUR'ANDA eksiksiz olarak bildirmiştir.

Eğer birisi çıkar da kur'an dışında bizlere yeni haramlar ve helaller bildirise , ikinci bir Allahımız var demektir (HAŞA),

Bunun aksini iddia edenler Kur'anı inkar etmiş olurlar....

BENİM DE İNANDIĞI BUDUR...

Peygamberimiz mekke ve Medinenin yöneticisidir, emiridir,hanıdır.

Bir yönetici olarak her türlü yasaklar getirebilir,kurallar,kanunlar
koyabilir, hükümler verebilir...

Şüphesiz ki onun bu emirlerine,yasaklarına itibar etmemiz gerekir,
Ancak Peygamberimizin bu emirlerini, hükümlerini
Kur'andaki HARAM ile bir tutamam.

Çünkü islamda HARAMLARI Allah koymuştur,
Uymamanın cazasını da Allah verir.

Peygamber Haramlar koyacak cezasını Allah verecek...
Bu yanlış bir tesbit,yanlış bir yorum, yanlış bir karardır.

Peygamberimiz Devletinin başkanı olarak yasaklar koyar,hükümler koyar, emirler koyar uymayanları da kendisi cezalandırır.

BENİM DE ANLADIĞIM VE İNANDIĞIM BUDUR.

(((__meftun__)))
03-05-2012, 22:55
Peygamberimiz'in ortaya koydugu haram ve helal kabilinden hükümlerin,

Kur'an ayeti oldugunu kimse iddia etmedi ki...

Onun ortaya koydugu hükümler, zikredilmeyen mes'eleler ile alakali bir husustur.

Dolayisiyla, Kur'an ayeti baska bir sey, Peygamberimiz'in ortaya koymus oldugu baska bir sey dir.

Yani, Peygamberimiz'in ortaya koydugu haramlari helalleri Kur'an ayeti demedim, Allah'in aleni bir meri de yasagi da demedim...

Yine senin mantigina göre, Kur'an'da benim cözemeyecegim hic bir mes'elem olmaz,

Hal böyle olmasina ragmen,

Müracaat olark Allahü Teala yerine göre Peygamber'i yerine göre bileni gösterir....

CENGİZHAN
04-05-2012, 00:24
Peygamberimiz'in ortaya koydugu haram ve helal kabilinden hükümlerin,

Kur'an ayeti oldugunu kimse iddia etmedi ki...

Onun ortaya koydugu hükümler, zikredilmeyen mes'eleler ile alakali bir husustur.

Dolayisiyla, Kur'an ayeti baska bir sey, Peygamberimiz'in ortaya koymus oldugu baska bir sey dir.

Yani, Peygamberimiz'in ortaya koydugu haramlari helalleri Kur'an ayeti demedim, Allah'in aleni bir meri de yasagi da demedim...

Yine senin mantigina göre, Kur'an'da benim cözemeyecegim hic bir mes'elem olmaz,

Hal böyle olmasina ragmen,

Müracaat olark Allahü Teala yerine göre Peygamber'i yerine göre bileni gösterir....



Güzel kardeşim.




Peygamberimiz'in ortaya koydugu haram ve helal kabilinden hükümlerin,Kur'an
ayeti oldugunu kimse iddia etmedi ki...

Bakın ilk mesele olarak burada ANLAŞIYORUZ....
Peygamberimizin kur'anda olmayan konularda bize
bildirdiği hükümler, Kur'an ayeti değildir.......

Bundan sonra benim anlatmaya çalıştığım mesele şu:

Alah bizlere HARAM VE HELALLER BİLDİRMİŞTİR VE BUNLAR AYETTİR.Bunlar Kur'andır...Kur'andandır...

Eğer Peygamberimizin de Kur'anın dışında ,haram ve helaller
vaz ettiğini söylerseniz..

O zaman bizim ikinci bir kur'anımız olur...
Bir Allah kur'anı, ikincisi de peygamber kur'anı...

Olabilir derseniz size sözüm olmaz.......!!!

Ancak ben derim ki...
Ben peygamberimizin verdiği hükümlere ,HARAM DEMİYORUM..
ÇÜNKÜ HARAM DENİLİRSE ,Kur'an ayeti hükmüne girer.

Bunu ayırd edebilmek için...

Peygamberimizin verdiği hükümler YASAKLARDIR diyorum.
Peygamberimiz devlet başkanıdır her türlü yasak ve kanunlar vaz etmek yetkisindedir diyorum...

Ayrıca böyle olmasına rağmen, peygamberimizin tüm hükümlerine uymayı da islamın gereklerindendir diyorum...

Bunlar da benim düşündüklerim ve inandıklarımdır....

(((__meftun__)))
04-05-2012, 07:31
Hayir olmaz. Peygamberimiz'in helalleri ve haramlari, Kur'an'a alternatif yeni bir Kur'an degil, Kur'an'in ilgili hükümlerinin daha iyi anlasilmasina yöneliktir.
Peygamberimiz'e ait olan sinirlamalar ve cevazlar Kur'an'in alternatifi degildir.
Aksini iddia eden hic alim duymadim ben.

NOT: Senin mantigina göre, 5 yasindaki bir cocuk alir Kur'an Mealini eline, sorulan bütün sorulari ayni mantikla cevaplar ve cevapveremeyecegi hic bir husus da olmaz.

Köpek eti'nin Islam'da hükmü nedir dedigimizde, o cocukda Kur'an'in icindekilerini tarayacak ve diyecek ki, " Kur'an'da böyle bir malumat yok, caizdir..."

Yani bu is bu kadar kolaysa,

Allahü Teala tam da burada,

"Bilmediklerinizi bilenlere sorunuz" nasil buyurur anlayabilmis degilim.

Cünkü zikrettigin yaklasima göre bu ayet, anlamsiz ve manasizdir, degil mi?

Bu konuda daha konusmanin bir anlami yoktur.

(((__meftun__)))
04-05-2012, 07:33
"Eger Hz Peygamber haram ve helaller koyarsa, bizim ikinci Kur'an'imiz olur" demissiniz, o sizin sorununuz ne diyebilirim ki?
Siz de gider bir doktora tedavi olursunuz.
Hz Peygamber katriliyon kez haram helal koysa da benim bir Kur'an'im var, derim, o da Kur'an-i Kerim'dir...
Benim, zikrettigin anlamda ne bir problemim var ne de bir sorunum,
Saygilar.

bi husben
04-05-2012, 08:29
Görüşleri delillerle çürütmeye çalışırsınız
iyiliği emretmek görev gerisi Allah ın takdiridir
hakkı söyledikten sonra hakaret etmeye gerek yok
fikirler değişmiyor ,forum kurallarına da saygılı olun...

subhanallah delıllerıyle sunuyoruz hala bılmem ne diyorsunuz

tevbe 29. ayettet peygamberın haram kılma yetkısının var olduğunu anlıyoruz

bu ayetı reddeden kurana gore zındıktır dolayısıyla peygamberın haram koyma yetkısı olmadığını ıdaa edenler kurana gore azılı zındıktırlar yalansa yqalan deyın

bızde bunu dıyoruz kuran ayetını red edenler zındıklardır kı bu forumda olup yazıyor olsa dahı yıne zındıktır

pekı sıze soruyorum kuranın bır ayetını rededenın hukmu nedır?

PUTKIRAN
04-05-2012, 08:54
subhanallah delıllerıyle sunuyoruz hala bılmem ne diyorsunuz

tevbe 29. ayettet peygamberın haram kılma yetkısının var olduğunu anlıyoruz


Yanlış anlıyorsun.Resul kelimesinin anlamını bilmiyorsun.
Resul elçi demektie,elçi kendisine verlen mesajı aynen ileten demektir.Kendiliğinden bir şey katması söz konusu değildir.Elçiye zeval olmaz sözü de bundan dolayıdır.

İşte bu ayetler Hz.Peygamberin ilahi mesaja hiç bir şey katamayacağının delilidir.

“Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona (Kur’an’a) bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.” (69/44–46)

“Batmakta olan yıldıza Andolsun ki, Arkadaşınız sapmadı ve azmadı. O, kendiliğinden konuşmamaktadır. Söyledikleri, kendisine indirilen bir vahiydir. Bu vahyi O'na müthiş güçleri olan Cebrail öğretti.” (53/1–5)

isra 93:“Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbim münezzehtir; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?”

Ehl-i Sünnet
04-05-2012, 09:00
Yanlış anlıyorsun.Resul kelimesinin anlamını bilmiyorsun.
Resul elçi demektie,elçi kendisine verlen mesajı aynen ileten demektir.Kendiliğinden bir şey katması söz konusu değildir.Elçiye zeval olmaz sözü de bundan dolayıdır.

İşte bu ayetler Hz.Peygamberin ilahi mesaja hiç bir şey katamayacağının delilidir.

“Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona (Kur’an’a) bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.” (69/44–46)

“Batmakta olan yıldıza Andolsun ki, Arkadaşınız sapmadı ve azmadı. O, kendiliğinden konuşmamaktadır. Söyledikleri, kendisine indirilen bir vahiydir. Bu vahyi O'na müthiş güçleri olan Cebrail öğretti.” (53/1–5)


Al işte Peygamberi (haşa) postacı görme mantığı !!!




Peygamber düşmanı din düşmanıdır:

http://www.ihvanforum.org/showthread...78#post1087378 (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117034&p=1087378#post1087378)


Hadislere inanmayanın dini yoktur:

http://www.ihvanforum.org/showthread...578&highlight= (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=110578&highlight=)

CENGİZHAN
04-05-2012, 10:39
Yanlış anlıyorsun.Resul kelimesinin anlamını bilmiyorsun.
Resul elçi demektie,elçi kendisine verlen mesajı aynen ileten demektir.Kendiliğinden bir şey katması söz konusu değildir.Elçiye zeval olmaz sözü de bundan dolayıdır.

İşte bu ayetler Hz.Peygamberin ilahi mesaja hiç bir şey katamayacağının delilidir.

“Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona (Kur’an’a) bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.” (69/44–46)

“Batmakta olan yıldıza Andolsun ki, Arkadaşınız sapmadı ve azmadı. O, kendiliğinden konuşmamaktadır. Söyledikleri, kendisine indirilen bir vahiydir. Bu vahyi O'na müthiş güçleri olan Cebrail öğretti.” (53/1–5)

isra 93:“Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbim münezzehtir; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?”






Bu çok açık KUR'AN ayetlerini görüp Yüce Allahın sözlerine karşı..

Hala : HADİSLER VAHYDİR.

PEYGAMBER DE, YÜCE ALLAH GİBİ HARAM VE HELALLER
KOYABİLİR DİYEBİLMEK...(HAŞA)

KUR'ANI KERİMİ İNKAR ETMEKTİR......!!!!

ALLAH KORUSUN.........

CENGİZHAN
04-05-2012, 10:58
Hayir olmaz. Peygamberimiz'in helalleri ve haramlari, Kur'an'a alternatif yeni bir Kur'an degil, Kur'an'in ilgili hükümlerinin daha iyi anlasilmasina yöneliktir.

Peygamberimiz'e ait olan sinirlamalar ve cevazlar Kur'an'in alternatifi degildir.
Aksini iddia eden hic alim duymadim ben.

NOT: Senin mantigina göre, 5 yasindaki bir cocuk alir Kur'an Mealini eline, sorulan bütün sorulari ayni mantikla cevaplar ve cevapveremeyecegi hic bir husus da olmaz.

Köpek eti'nin Islam'da hükmü nedir dedigimizde, o cocukda Kur'an'in icindekilerini tarayacak ve diyecek ki, " Kur'an'da böyle bir malumat yok, caizdir..."

Yani bu is bu kadar kolaysa,

Allahü Teala tam da burada,

"Bilmediklerinizi bilenlere sorunuz" nasil buyurur anlayabilmis degilim.

Cünkü zikrettigin yaklasima göre bu ayet, anlamsiz ve manasizdir, degil mi?

Bu konuda daha konusmanin bir anlami yoktur.



Meftun,

Senden senin ZEKANA yakıştıramadığım sözler ve cevaplar alıyorum....


Köpek eti'nin Islam'da hükmü nedir
dedigimizde,




Eğer böyle bir soru soran olursa....
Veya yeryüzündeki binlerce hayvanın adı verilip yenir mi..?
islamdaki hükmü nedir denirse.....

VERMEYE MECBUR OLDUĞUNUZ CEVAP ŞUDUR;

ALLAH KAN,LEŞ VE DOMUZU HARAM ETMİŞTİR...
BUNLARIN DIŞINDA HARAM YİYECEK BİLDİRMEMİŞTİR.

TÜM HAYVANLARDAN VE YİYECEKLERDEN İYİ VE TEMİZ
BULDUKLARINIZI YİYEBİLİRSİNİZ DEMİŞTİR......

Yukardaki söyleyebiliceklerin dışında hiç kimse ilgili
ayetlerden, ben yorum yapıyorum, açıklama yapıyorum diye
şu hayvan haramdır diye bir HÜKÜM ÇIKARAMAZ...

Eğer herhangi bir hayvan için HARAMDIR hükmü
çıkarırsa, kur'ana karşı gelmiş olur..Kyr'ana ek,ilave yapmış olur.
Kur'ana müdahele yapmış olur..
KUR'ANI DEĞİŞTİRMİŞ OLUR....
Yüce Allaha ait bir yetkiyi kullanmış olur..

ALLAH SAKLASIN.....!!!

(((__meftun__)))
04-05-2012, 12:34
Tamam iste, 5 yasindaki bir cocuk, senin yönetimine sahip olamaz mi?
Tamam iste,
Kur'an'in icindekileri acacak bir cocuk bakacak, kan, irin, domuz eti ve üzerine Allah'in ismi anilmayanlarin etinin yenmeyecegini beyan edecek.

Yani ben sunu anlamiyorum,

Durum dedigin gibi ise, bu Allah nasil bir Allah ki,

"Bilmediklerinizi bilenlere sorunuz buyurur"

Ben de bunu anlayamiyorum.

Sen kendini allame saniyorsun halbuki yöntemini ve mantigini 5 yasindaki bir cocuk yerine getirebilir.

Bir de sunu ifade ediyorum,

Peygamberimiz'den bu yana,

Peygamber'i, görev ve mes'eleleri hükme baglama anlaminda, senin ifade ettigin sekliyle hic alim anlamamistir.

Sen biri ifade ediyorsun,

Dolayisiyla milyonlarca alimin, sapik bir niyyet ve görüsle ve cahilane bir sekilde Peygamber'i tanimlamalari asla mümkün degildir.

Dolayisiyla,

Peygamber Kur'an'da zikredilmeyen mes'eleler hususunda hüküm bina eder ve bu hükmü ne Kur'an'a karsi Kur'an'dir ne de Allah'a meydan okumaktir.

Sen bu sekilde anliyorsan öyle anla,

Ben bu sekilde anlamiyorum,

Yarin Kiyamet'te hak ve batil belli olacaktir.

(((__meftun__)))
04-05-2012, 12:45
Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Araf 157

Peygamber Kur'an'da alenen aciklanmayan hususlarda hüküm bildirir, kimini caiz görür ve kimini de caiz görmez...

Benim inancim böyle...

Bu konuda konusmanin bir anlami yok, kapatalim gitsin.

CENGİZHAN
04-05-2012, 17:15
Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.


Araf 157

Peygamber Kur'an'da alenen aciklanmayan hususlarda hüküm bildirir, kimini caiz görür ve kimini de caiz görmez...

Benim inancim böyle...

Bu konuda konusmanin bir anlami yok, kapatalim gitsin.


Bakın Meftun kardeş,

Yukarıya aldığınız ayet bile sizin hatalı olduğunuzun en açık bir delilidir.



Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri

haram kılar.



Ne diyor ayet :

Peygamber onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri
haram kılar diyor...

Ne demektir bu:

ALLAH KUR'ANDA İYİ VE TEMİZ ŞEYLERİ HELAL,KÖTÜ VE PİS
ŞEYLERİ HARAM İLAN ETMİŞTİ ZATEN...

PEYGAMBER NE YAPIYOR...

ALLAHIN VERDİĞİ BU HÜKMÜ TEBLİĞ EDİYOR....
Kendisi ,kendi nefsinden yeni ve kur'anda olmayan haramlar
getirmiyor...

Anlaşılabildi mi...??? Acaba...???

ömerusta
04-05-2012, 17:43
b ismillahirrahmanirrahim
cengiz diğninde haram helal karışmıştır sevgilki üyeler vede sev gili misafir katılımcılar
bu cengiz hanın kendi inandığı kendi aklıyla vardığı din dir islam la uzaktan yakından alakasıda yoktur
hoş görün lütven boş kafadan bu ses normal değilmi?

(((__meftun__)))
04-05-2012, 17:55
Bakın Meftun kardeş,

Yukarıya aldığınız ayet bile sizin hatalı olduğunuzun en açık bir delilidir.






Ne diyor ayet :

Peygamber onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri
haram kılar diyor...

Ne demektir bu:

ALLAH KUR'ANDA İYİ VE TEMİZ ŞEYLERİ HELAL,KÖTÜ VE PİS
ŞEYLERİ HARAM İLAN ETMİŞTİ ZATEN...

PEYGAMBER NE YAPIYOR...

ALLAHIN VERDİĞİ BU HÜKMÜ TEBLİĞ EDİYOR....
Kendisi ,kendi nefsinden yeni ve kur'anda olmayan haramlar
getirmiyor...

Anlaşılabildi mi...??? Acaba...???



Anlasamadik.
Orada ayetin Peygamber tarafindan tebliginden bahsetmiyor, zaten hic bir müfessir ayete anladigin sekilde mana vermemislerdir.

Allah'in verdigi hükmü teblig ediyor gibi bir mana cikmiyor ayette.

Benim ayetten cikarsamam öyle elbet bu bana ait olan bir cikarsama da degil, müfessirlerin beyani dogrultusunda da diyebiliriz.

CENGİZHAN
04-05-2012, 18:00
:D


b ismillahirrahmanirrahim
cengiz diğninde haram helal karışmıştır sevgilki üyeler vede sev gili misafir katılımcılar
bu cengiz hanın kendi inandığı kendi aklıyla vardığı din dir islam la uzaktan yakından alakasıda yoktur
hoş görün lütven boş kafadan bu ses normal değilmi?


Yuarıdaki kısacık yazınız,


1)Türkçeyi iyi bilmediğinizi,
2) Türkçe dil bilgisinden haberiniz olmadığını
3) Türkçe imla ve noktalama işaretleri konusunda sıfır olduğunuzu
4) Fikir olarak BOŞ olduğunu..

BAS BAS BAĞIRIRKEN ..
Bir de başkalarına akıl vermeye kalkıyorsun......:D

KENDİ MUHTÂC-I BİR HİMMET DEDE
NERDE KALDI GAYRIYA HİMMET EDE.
Mehmet Akif...
Duymuşmuydun bu beyti....:D

CENGİZHAN
04-05-2012, 23:06
Anlasamadik.
Orada ayetin Peygamber tarafindan tebliginden bahsetmiyor, zaten hic bir müfessir ayete anladigin sekilde mana vermemislerdir.

Allah'in verdigi hükmü teblig ediyor gibi bir mana cikmiyor ayette.

Benim ayetten cikarsamam öyle elbet bu bana ait olan bir cikarsama da degil, müfessirlerin beyani dogrultusunda da diyebiliriz.


Meftun ,

Senin ayetten çıkarsaman HATALI....

soru:

Kur'anda: Sizlere iyi ve temiz yiyecekler helal kılındı diye bir ayet VAR MI...? VAR......(Yok derseniz getireyim)

Peygamber ne yapıyor....?

Bu ayeti insanlara bildiriyor....

BU TEBLİĞ DEĞİL MİDİR...????

CENGİZHAN
05-05-2012, 06:06
Buraya kadar hadis yazımını, hadisle helal-haram kılmayı ve Peygamber’in din dışı hareketlerinin de ibadete dönüştürülmesini yargılayan ve reddeden hadislere yer verdik.

Böylece Kuran’ın anlattığı İslam’ı destekleyen, hatta hadislerin imhasını söyleyen hadislerin varlığını gördük. Kuran’ın anlattığı dine ilave edilmiş hükümlere karşı olan birçok hadisin de olması ilginçtir.

Peygamber’in baldırların örtülmesini emrettiğine dair uydurma hadis vardır ama Peygamber’in baldırlarının gözüktüğünü söyleyip öbür hadisi yargılayan hadis de vardır. Midye, karides yenemeyeceğini söyleyen Hanefi mezhebinin bir izahı ve bu yönde hadisler vardır ama diğer yanda diğer mezheplerin kullandığı denizden ne çıkarsa yenebileceğini söyleyen hadisler de vardır.

İpeğin haram olduğuna, altının takılamayacağına dair uydurma hadisler vardır ama Peygamber’in yanındaki sahabelerin ipek giydiğini, Peygamber’in bir ara altın yüzük taktığını söyleyen ve diğer hadisleri yargılayan hadisler de vardır.

Haremlik selamlığı savunan, kadının sesinin duyulamayacağını söyleyen izahlara karşı sahabelerin erkek ve kadın aynı yerde abdest aldığını, karşılıklı sohbetlerinin olduğunu anlatan hadisler de vardır…

Çözüm; Kuran’ı din adına yeterli kabul ederek, her ilavenin bir uydurma izah veya uydurma bir yorumdan kaynaklandığını görmektir. Öyle hadisler vardır ki, aslen Peygamber’in yapması mümkün olan bir fiil veya söylemesi mümkün olan bir sözdür.

Fakat bu sözün başına “Peygamber emretti ki”, “Peygamber buyurdu ki” şeklindeki doğal uygulamayı emre çeviren uydurma, doğru sözü dahi Peygamber’e iftiraya çevirebilmiştir.

Ya da Peygamberin, Allah’ın serbest bıraktığı bir konudaki tavrı dinselleştirilip, serbest alanın dinsel alana döndürülmesi suretiyle, Kuran dışı hükümler üretilmiştir. Örneğin Allah’ın Kuran’da kıyafet hakkında detay vermemesi; isteyenin takım elbise, isteyenin kimono, isteyenin cübbe veya isteyenin bambaşka bir yöre kıyafeti giyebileceğini gösterir.

Bu serbest konuda muhtemeldir ki Peygamber, yöresinin kıyafetleri olan entariyi, cübbeyi tercih etmiştir. Fakat bu kıyafeti putperestler de Peygamber’in en büyük düşmanları da gelenekler gereği giymekteydi.

Yani Peygamberimiz’in bu konudaki tavrı bir dinsel uygulama, bir sevap değil, Allah’ın serbest bıraktığı konudaki bir tercihti. Bu tip durumlarda, Peygamber’in kıyafetini tarif eden hadisin kendisi değil, onun hatalı yorumu dine ilave yapmıştır.

Yine hadisleri hadislere yargılatırsak; hatalı yorumların düzeltilmesi için aşağıdaki hadisi örnek olarak verebiliriz:

Bilin ki; Kuran’dan başka bir şey eken, ektiğini biçerken belalara uğrar. Artık siz de O’nu ekin, O’na uyun. Rabbinize O’nu delil edin, nefislerinize O’nu öğütçü yapın. Kendi reyleriniz O’na uymazsa reylerinizi (yorumlarınızı, seçiminizi) suçlayın, dilekleriniz O’na aykırıysa dileklerinize hıyanette bulunun.

Nehcül Belağa sayfa 55

Hadislerin hepsi zandır. Kuran’a göre ise din, zanna bina edilemez. Kuran’la çelişen, Kuran’a ilaveler yapan yorum ve hadislerin yanlışlığı kesindir. Kuran’la çelişmeyen hadislere gelince; onların bile Peygamberin sözleri olduğuna inanmak zandır.

Kuran’ın hükümleriyle örtüşen yukarıdaki hadisleri, Peygamber’in söylediğini kabul etmek de zandır. Yani bu hadisler, Kuran’la örtüştükleri halde, onları Peygamber’in söylediği % 100 değildir.

Hadislerin uydurulma sebeplerinde gördüğümüz gibi dine fayda sağlamak niyetiyle hadis uyduranların olması, dördüncü konuda hadislerin incelenmesinde gördüğümüz gibi uzun hadis nakil zincirlerinden doğan hatalar, Peygamber’le sahabe sözünün karışması gibi faktörler; “en güvenilir” Peygamberimiz’in vefatından ikiyüz yıl sonra yazılmış olan hadis kitaplarının en düzgün hadisinin bile zan olduğunu ortaya koyar.

Zaten amacımız, bu bölümde, hadis temelli bir dini savunanların uydurmalarla dolu kitaplarını, yine bu kitaplardaki hadislere yargılatıp, bu inanılmaz çelişkilerini de gözler önüne sermektir.

Yoksa kendimize göre hadis kitabı oluşturma niyetimiz elbette olamaz. Öyle bir şey gerekseydi onu Peygamberimiz yapardı. Din eşittir % 100 Kuran. Ne bir eksik, ne bir fazla. Bundan gayrısında ise zan vardır, gerçekle yalanın ayrılamaz bir şekilde birbirine geçmişliği vardır.


Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
6-Enam Suresi 38


Bile bile gerçekle yalanı karıştırmayın.
2-Bakara suresi 42


Onların çoğu zandan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki zan, gerçek namına bir şey ifade etmez.
10-Yunus suresi 36

ALINTIDIR....

Hikem
05-05-2012, 08:31
Cengizhanın hadisler hakkında iktibas ettiği Mahmud Ebu reyye hakkında daha önce belirtmiştim ve kendisinin müşteşrikleri takip eden, onlara hayran bir zihni yapıda olduğunu bütün fikirlerinin , Mustafa Sibai rahimehullahın doktora tezi olan İslam Hukukunda Sünnetin Yeri isimli kitabda

çürütüldüğünü, sağlam bir yerinin kalmadığını ifade ettik..

Cengizhan adaşı gibi girdiği her yeri dağıtıp, bozmaktan başaka bir icraat yapmıyor..Şimdide tutmuş Nehcül Belağa isimli ve içindeki bir çok hadis diye bilinen sözlerin rafizi uydurması olduğu kanıtlanmış bir kitaba atıfta bulunuyor..Cengizhan bunlarmı senin kılavuzların!!!
Nehcul belağanın bir şerhini yapmış ve kendisi de rafizi olan İbnüEbil Hadid Haz. Aliye nisbet edilen Nehcul belağa adlı kitabın şerhinde şöyle der: '' Şahısların faziletleri hakkında ki hadislerde bulunan uydurmaların temeli şialar tarafından atılmıştır..Nitekim ilk olarak hasımlarına düşmanlıklarından dolayı Haz. Alinin hakkında muhtelif hadisler uydurmauşlarıdr(Nehcul belağa şerhi ,3/26)

Bu kitabdaki rivayetlerin çoğu Haz. Alinin dilinde uydurulumuştur..bunları uydurmakla itham edilenlerde iki rafizi kardeş olan er-Radi, ve el-Murteza'dır.Hafız İbnu hacer diyorki: '' İlim ehlinin çoğu Nehcul-Belağa kitabında geçen hutbelerin çoğunun Haz. Ali dilinden uydurulduğunu bilmektedir..Vu bu rivayetlerin bir senedi yoktur..(Askalani,4/223 ve Mizanül İ'tidal ,Zehebi)

Görüldüğü gibi bizim Cengizhanın fikirlerinin neden çürük olduğu ortaya çıkıyor.Zira fikir babaları çürük...

saglıkcı
05-05-2012, 08:52
Kur’andan başka delil var mıdır?

Sual: (Kur’andan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’an delildir. Meal okuyup onunla amel ederim) diyenler haklı değil midir? Allah’ın kitabı yetmiyor mu, başka kaynağa ne ihtiyaç var?
CEVAP
Bunu söyleyen kimsede, zerre kadar samimiyet yoktur. Böyle söyleyenler Kur’an-ı kerime kesinlikle inanmıyorlar. Kur’an-ı kerime inansalar, onun bildirdiklerine de inanırlar.

Allahü teâlâ, (Yalnız bana tâbi olun, yalnız bana itaat edin) buyurmuyor. Resulüne ve âlimlere de uyulmasını emrediyor. Şu âyet-i kerimeleri, hangi mezhepsiz inkâr edebilir ki:
(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Resule itaat de Kur’an-ı kerimin emridir.)

(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

(Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]

(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanıp hepsini beğenmek demektir.)

(De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32] Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.)

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.)

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]

(İhtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

(Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]

Allahü teâlâ, Resulüne Kur’anın açıklamasını, hüküm koymasını emredip, iman, itaat ve kelime-i şehadette de Resulünü kendisiyle birlikte bildiriyor. İki âyet-i kerime meali:
(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara 151] İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki: Bu âyetteki hikmet, sünnettir. Önce Kur’an, peşinden hikmet bildirilmiştir. (Risale s.78)

Bu konudaki hadis-i şerifler de şöyledir:
(Cebrail, Kur’anla beraber, onun açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

(Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

(Bana uyan Cennete girer, bana isyan edense Cennete giremez.) [Buhari]

(Ümmetim bozulunca, sünnetimi ayakta tutana şehit sevabı verilir.) [Hakim]

(İhtilaflarda, sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) [Tirmizi]

(Bana uyan, Allah’a uymuş, bana asi olan da, Allah'a asi olmuş olur.) [Buhari]

Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip, kitap ve sünnetten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, kitap ve sünnet tabirine bile saldırıp, (Kur’andan başka, sünnet adı altında din çıkarılıyor, Kur’anı getirmekle Peygamberin işi bitti, o bir postacıdır) diyerek sünneti Kur’andan farklı gibi gösteriyorlar. Âyet-i kerimelerde bunların kâfir oldukları bildiriliyor.

Görüldüğü gibi, yalnız Kur’an diyerek, Resule uymayanların, sahtekâr birer kâfir olduklarını, Allah ve Resulü bildirmektedir. Bunların, Kur’ana inanıyorum demeleri yalandır; çünkü Kur’an-ı kerimi toplayanlar da, hadis-i şerifleri bildirenler de Eshab-ı kiramdır. Birine inanıp öteki inkâr edilmez. Resulullah efendimiz, bunların çıkacağını mucize olarak 14 asır önce bildirmiştir. Üç hadis-i şerif meali:
(Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

(Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

(Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

(Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

Resulullah’a uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu ve nasıl kılınacağı, zekâtın, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiç kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur’anı anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Kur’an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana çıktı? Üç ayet-i kerime meali:
(Eğer onun hükmünü peygambere veya ülül-emre [yetkililere, âlimlere] sorsalardı, öğrenmiş olurlardı.) [Nisa 83] (Demek ki, ülül-emre de uyulması gerekiyor.)

(Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

(Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

Bu âyetler, Kur’an-ı kerimi anlamak için âlimlerin açıklamasına da ihtiyaç olduğunu bildiriyor. Zaten Kur’an meali okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre, yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı meali okuyan da, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur’an-ı kerim mealini okuyan, amel ve ibadetle ilgili bilgileri öğrenemez. İtikada ait bilgileri ise öğrenmesi hiç mümkün olmaz; çünkü 72 dalalet fırkası, Kur’an-ı kerime yanlış mana verdiği için sapıtmıştır.

Kur’an-ı kerim, dinin anayasası hükmündedir. Yüz binlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Âlimler, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri açıklamıştır. Bu açıklamalar olmadan Kur’an-ı kerime uyulamaz. Bugünkü Anayasa da öyledir. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve mahkeme ictihadlarıyla ülke yönetilmektedir. Bunlar olmadan sırf anayasa ile ülke yönetilmez. Anayasa hep kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder. Onun için, sırf anayasa ile memleket idare edilmez, Kur’an mealinden de din öğrenilmez.

bi husben
05-05-2012, 09:22
BAKIN SÜNNET MUNKİRLİĞİNİMN SONUNA BİR ÖRNEK SÜNNET MÜNKİRLİĞİ MUSLUMANI ATEIZMIN KUCAGINA İTER SADECE KURAN ÖĞRETİSİ BİZE YETER DİYENLERİN SONU ATEİZİMDİR

paramex
Yasaklı
http://www.hanifdostlar.net/forum_images/1_star_rating.gif


Katılma Tarihi: 05 kasim 2007
Gönderilenler: 46 Gönderen: 08 kasim 2007 Saat 11:20 | Kayıtlı IP http://www.hanifdostlar.net/forum_images/quote_icon.gif (http://www.hanifdostlar.net/edit_post.asp?M=Q&PID=38641&TPN=13) Yapma hasan kardeş senin zamanının büyük kuran tahrifçisi olduğunu bilmiyormuyum sanıyorsun.Arapça biliyorum diye insanları aldatmaya çalışmak ne nedir adını sen koy.
Kuranı olduğu gibi beğenmiyorsan,vicdanına ters geliyorsa bırakırsın,ama çarpıtıp allayıp pullayıp keimelere olmadık anlamlar yükleyip işte kuran buudur demek sahtekalıktır.
Bende zamanında senin gibi çok uğraştım ama sonra anladım ki kuran senin benim ve üç beş onine kurancının şirin göstermeye çalıştığı gibi değil. Ben dürüst davrandım ve tercihimi yaptım. Yani kuranı aklıma ve vicdanıma uydurmaktan vazgeçtim.Sen aptal yada gerizekalı değilsin.Laikliği ve demokrasiyi savunan bir insansın.Böyle olmasına rağmen kuranı çarpıtmada bu kadar ısrarlı davrandığınna göre mutlaka bir yerlerden ücret alıyorsundur, aksi takdirde senin gibi akıllı bir insanın Kurandaki mantıksızlıkları görmemesi mümkün değil.

İnananlara durduk yerde saldırıp can ve mal kaybettirenler elbette bu çıkardıkları fesadın karşılığı olan tazminatı verecek. Bu, hem adaletin yerini bulması için gereklidir hem de durduk yerde saldırıp savaş çıkarmak eğiliminde olanların caydırılması için.
Koskoca bir yalan. Böyle bir yalan uyudurmak zorundasınız ki kurandaki şiddet ve katliam içeren ayetleri aklayabilesiniz.

Sizler rivayetleri yok sayıyorsunuz diye onlar yok olmaz.Müslüman tarihçiler muhammedin hayatını kaleme alırken, eserlerinin bir zaman sonra müslümanları nasıl zor durumda bırakacağını kestirebilselerdi zaten böyle bir işe kalkışmazlardı. Ama olan olmuş bir kere.
Ne acı değilmi?
Müslümanlarla anlaşma yapan arap müşrikleridir ehli kitap değil.Arap müşriklerinin ise yaptığı tek bir anlaşma vardır oda hudeybiyedir.Anlaşmayı bozan ise müşrikler değil müslümanlardır.



GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE ELEMAN YILLARCA SADECE KURAN ÖĞRETİSİ DEMİŞ İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAMIŞ VE ZINDIKLIGI SECMIŞTİR BEN NICELERİNİ TANIDIM KURAN DEYIPTE SAPITANLARI
ACIKLANMAYA IHTIYAC DUYAN AYETLER KARSISINDE PEYGAMBERIN ÖĞRETİSİNİ ES GECIP KENDİ HEVALARINA UYANLAR SAPITMAKTADIR

Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

AYETE GORULECEĞİ DOGRUYU BULMAK ICIN RESULE UYMAK GEREKMEKTEDIR RESUL YOK ARAMIZDA SUNNETINE UYMAK GEREKMEKTEDIR İŞTE BU SAPITANLAR VE ONLARIN IZINDEN GIDEN CENGIZHAN GIBILERI RESULUN SUNNETINE UYMADIKLARI ICIN DOGRULUKTAN AYRILMISLARDIR YADA AYRILICAKLARDIR

SÜNNET MUNKİRLİĞİ ATEİZME ACILAN KAPIDIR

CENGİZHAN
05-05-2012, 10:00
Cengizhanın hadisler hakkında iktibas ettiği Mahmud Ebu reyye hakkında daha önce belirtmiştim ve kendisinin müşteşrikleri takip eden, onlara hayran bir zihni yapıda olduğunu bütün fikirlerinin , Mustafa Sibai rahimehullahın doktora tezi olan İslam Hukukunda Sünnetin Yeri isimli kitabda


çürütüldüğünü, sağlam bir yerinin kalmadığını ifade ettik..

Cengizhan adaşı gibi girdiği her yeri dağıtıp, bozmaktan başaka bir icraat yapmıyor..Şimdide tutmuş Nehcül Belağa isimli ve içindeki bir çok hadis diye bilinen sözlerin rafizi uydurması olduğu kanıtlanmış bir kitaba atıfta bulunuyor..Cengizhan bunlarmı senin kılavuzların!!!
Nehcul belağanın bir şerhini yapmış ve kendisi de rafizi olan İbnüEbil Hadid Haz. Aliye nisbet edilen Nehcul belağa adlı kitabın şerhinde şöyle der: '' Şahısların faziletleri hakkında ki hadislerde bulunan uydurmaların temeli şialar tarafından atılmıştır..Nitekim ilk olarak hasımlarına düşmanlıklarından dolayı Haz. Alinin hakkında muhtelif hadisler uydurmauşlarıdr(Nehcul belağa şerhi ,3/26)

Bu kitabdaki rivayetlerin çoğu Haz. Alinin dilinde uydurulumuştur..bunları uydurmakla itham edilenlerde iki rafizi kardeş olan er-Radi, ve el-Murteza'dır.Hafız İbnu hacer diyorki: '' İlim ehlinin çoğu Nehcul-Belağa kitabında geçen hutbelerin çoğunun Haz. Ali dilinden uydurulduğunu bilmektedir..Vu bu rivayetlerin bir senedi yoktur..(Askalani,4/223 ve Mizanül İ'tidal ,Zehebi)

Görüldüğü gibi bizim Cengizhanın fikirlerinin neden çürük olduğu ortaya çıkıyor.Zira fikir babaları çürük...




Bak kardeş,

Senin bahsettiğin ne o kitaplardan haberim var...
Ne de o isimlerini verdiğin arap din adamlarından..
O kitapların ve o din adamlarının isimlerini ilk defa
senin yukardaki yazından öğreniyorum...

Alıntı yaptığım siteyi sen de biliyorsun. buradaki çok kişi de bilir...Alıntı yaptığım siteninde o dediğin kitap ve kişilerle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.,
Alıntı yaptığın site Kur'anı Kerimi anlatır yorumlar..
Kur'anı kerimdeki islam dinini anlatır.....

Yukarıdaki yazındaki kitapları ve kişileri bilen tanıyan okuyan sadece sensin zannederim..
Bu nedenle senin yazının tümü senin KURUNTULARINDIR....

BİR ŞEY Mİ İSPAT ETMEK İSTİYORSUN...???????????

YAZI YUKARDA...
YAZININ BİR TEK CÜMLESİNİ AL VE YANLIŞINI GÖSTER...!!!!!!

DOĞRUSU ŞUDUR DE.......

BAKALIM YAZIDA TEK CÜMLE VAR MI YANLIŞ OLAN....?????

Hikem
05-05-2012, 10:05
Bir şey ispatlamak konumunda olan sensin ve iddianı ispatlamak için getirdiğin delillerin çürük olduğuna dair kaynak verdim..Sen farkında olmadan/olarak, müşteşriklerin 'hadislerin güvenilmezliği'' konusundaki şübhe tohumlarına hizmet ediyorsun..bunu yaparkende adaşın olan zat gibi her tarfı deviriyorsun.Yani çam deviriyorsun!!!

CENGİZHAN
05-05-2012, 10:13
Bir şey ispatlamak konumunda olan sensin ve iddianı ispatlamak için getirdiğin delillerin çürük olduğuna dair kaynak verdim..Sen farkında olmadan/olarak, müşteşriklerin 'hadislerin güvenilmezliği'' konusundaki şübhe tohumlarına hizmet ediyorsun..bunu yaparkende adaşın olan zat gibi her tarfı deviriyorsun.Yani çam deviriyorsun!!!


Kardeş,

Yazı yukarıda...

SEN ŞU CÜMLE YANLIŞ DE Kİ....DİYEBİLİYORSAN...

Ben de sana yanliş olmadığını ispatlayayım....

TEK CÜMLE ....BİR CÜMLE....HADİ ..

VARSA YANLIŞ GÖSTER ..YOKSA SUSSSSS....


getirdiğin delillerin çürük olduğuna dair kaynak verdim..

BEN DE VERDİĞİN KAYNAĞIN UYDURMA, KURUNTU OLDUĞUNU SÖYLEDİM......

CENGİZHAN
05-05-2012, 10:26
Sağlıkçı efendi, husben efendi....

Boş verin öyle sağdan soldan yazılar kopyalayıp cevap veriyormuş havasına gitmeyi....

Beyninizde, bilgi var mı....? Yapacağınız şey.....

Yazı yukarda.....

ALIN cümle cümle....

ŞU CÜMLE YANLIŞTIR...DOĞRUSU ŞUDUR..
DİĞER ŞU CÜMLEDE YANLIŞTIR DOĞRUSU ŞUDUR.....

DİYEBİLİYOR MUSUNUZ....

BUYURUN...HODRİ MEYDAN...

KIYMET-İ HARBİYENİZİ GÖRELİM.......

Hikem
05-05-2012, 16:40
Kardeş,

Yazı yukarıda...

SEN ŞU CÜMLE YANLIŞ DE Kİ....DİYEBİLİYORSAN...

Ben de sana yanliş olmadığını ispatlayayım....

TEK CÜMLE ....BİR CÜMLE....HADİ ..

VARSA YANLIŞ GÖSTER ..YOKSA SUSSSSS....



BEN DE VERDİĞİN KAYNAĞIN UYDURMA, KURUNTU OLDUĞUNU SÖYLEDİM......

Bizim cengizhan , hadisler konusunda şübhe tohumları eken müşteşriklerin kelamlarını çürüten önemli bir eser olan Mustafa Sibainin ''İslam hukukunda Sünnetin yeri'' isimli eser hakkında , okumadığı halde '' işkembei kübradan'' :'' BEN DE VERDİĞİN KAYNAĞIN UYDURMA, KURUNTU OLDUĞUNU SÖYLEDİM'' diyor..Sevsinler senin uydurma ve kuruntu sözlerini....yahu sende hiç utanma yokmu? Okumadığın eser hakkında nasıl hüküm verebiliyorsun? Edeb yahu!!!!!!!!!!!

saglıkcı
05-05-2012, 18:12
Maksadımız bir kişi daha kurtulsun.Ebedi felakete değil,ebedi saadete kavuşşun.Yoksa laf yarıştırmak değildir.Ama kendine israrla açımayana açınmaz.

alanyali07
05-05-2012, 18:36
Hadis Alimi Prof Dr. Nureddin Itr hocaefendi ile röportajdan :

altınoluk
F.Emin :Hadislere ve Sünnete karşı hareketin ardında sizce ne var?

İTR:
Ümmetin Hadislere olan güvenini yıpratıcı çalışmaların ardında şüphesiz ki Allah'ın dininin düşmanları vardır. Bugün ilmi bir çok konuşma ve yazılarda açıkça ifade edildiği gibi müslümanlarda kafire sempati duyma hastalığı vardır. Bu hastalık ne yazık ki İslam uleması arasında da yayılmıştır. Bugün müsteşrik dediğimiz batılı ilahiyatçıların İslam dini hakkındaki yorum ve düşünceleri bir çok çevre tarafından tartışmasız ilmi gerçekler olarak kabul edilmekte, gerçek olarak kabul edilen bu yanlışlardan ilim yoluna çıkılmaktadır.
Bunun yanı sıra müslüman toplum, batının bütün düşünce fikir ve adetlerini kabullenme eğilimindedir. İçimizden çıkan bu düşünce ve hareket, hadislere yöneliktir. Ama aslında İslamın temeline hücum manası taşımaktadır. Kur'an'ın önünde sünnet vardır. Unutulmasın ki sünnete yönelik hareketin hedefi Kur'an'dır, İslamdır. Ve yine unutulmasın ki, sünnetsiz bir İslam düşünülemez. Kur'an'a ulaşmak isteyenler sünneti yaşamaya mecburdurlar. Kur'an-ı ortadan kaldırmak isteyenler ise, sünnete savaş açmak öncelikle onu ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. Kur'an sünnet ile bütünlük arz ettiğine göre, İslam dinine yönelik bu hareket başarısız olacaktır.
Çünkü bu dinin ne onun ne benim ne de senin korumana ihtiyacı vardır. Din Allah'ın dinidir. Dini biz koruyamazsak, Allah dinini koruyacak yeni bir nesil yaratacaktır.
F.Emin: Sünneti önemsememe tavrının asıl sebebi cehalet midir?
İTR : Bir müminin sünnete karşı umursamaz tavrı söz konusu olamaz. Çeşitli üniversite çevrelerinde özellikle batıda öğretimini görmüş veya İslamı incelenmesi gereken bir olaydan öte görmeyen kesimlerde sünnete karşı müminler içinde onları şüpheye düşürücü bir çalışmanın varlığı malumdur. Bunların asıl sebebi o kişilerin sünnetten öte islamî bir kişilikten yoksun oluşlarıdır. Sünneti umursamaz tavır, nifak ve küfrün alametidir. Çünkü Cenab-ı Allah Rasulünün sözlerinin vahiy esasına dayalı olduğunu Kur'an-ı Kerim'de belirttikten sonra insanların bir kısmı elimizdeki doğruluklarından asla bir müminin şüphe edemeyeceği hitaplarımız hakkında bir takım şüpheler ortaya atmaya çalışıyorsa, bu, o kişilerin sünnete ve İslama buğzunu ortaya koymaktadır.
Bu tür kişilerin hayatında sizler İslamı bulamazsanız onların hayatında batının, ümmetimiz için en büyük tehlikesi olan filozofların sözlerini geçerliği vardır. M.Ö. ye dayanan teoriler vardır. Ruhlarına İslamı sindirememişlerdir bunlar. Bunun yanı sıra İslamı gerçek anlamı ile anlayamamış bir diğer kitlenin sünnetleri uygulama noktasında umursamaz tavrını görmekteyiz ki, bu ise, affedilmesi güç bir gaflettir ve İslam ümmeti gaflet içinde yaşayan bu tür kişilere ümmete mensub olma şerefini vermez.

http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yillar&MakaleNo=d011s018m1

CENGİZHAN
05-05-2012, 19:32
Bizim cengizhan , hadisler konusunda şübhe tohumları eken müşteşriklerin kelamlarını çürüten önemli bir eser olan Mustafa Sibainin ''İslam hukukunda Sünnetin yeri'' isimli eser hakkında , okumadığı halde '' işkembei kübradan'' :'' BEN DE VERDİĞİN KAYNAĞIN UYDURMA, KURUNTU OLDUĞUNU SÖYLEDİM'' diyor..Sevsinler senin uydurma ve kuruntu sözlerini....yahu sende hiç utanma yokmu? Okumadığın eser hakkında nasıl hüküm verebiliyorsun? Edeb yahu!!!!!!!!!!!


Bak canım ,

Başlıkta bir yazı var....

Bu yazıyı eleştime eylemi, yazının beğenmediğin, yanlış bulduğun cünlesini,cümlelerini, paragrafını alıntı yapaR yanlışını gösterir. VE doğrusunu yazarsın....

Yoksa çıkıp sarı çizmeli mehmet ağanın yazdığı bir kitap var ,
bu yazı yanlış diyor gibi AKIL ,DIŞI, İZ'AN DIŞI ELEŞTRİME
OLMAZ.

BEN BİR YAZI GETİRMİŞİM VARSA YANLIŞI,..
YAZ VE GÖSTER....

Bilmem kimin .bilmemnesini şahit gösterme...

İnsan bi ZERRE UTANIR BE...
Senin aklın fikrin YOK MU..??

Yazı yukarda,

BUYUR SENİ BAKLİYOR VARSA 1 TEK CÜMLESİNİN YANLIŞI

GÖSTER.....!!!!!!!!

saglıkcı
05-05-2012, 19:39
Deveye sormuşlar neren eğri demişler,demiş;Nerem doğruki.?

CENGİZHAN
05-05-2012, 20:14
Hadis Alimi Prof Dr. Nureddin Itr hocaefendi ile röportajdan :


altınoluk
F.Emin :Hadislere ve Sünnete karşı hareketin ardında sizce ne var?

İTR:
Ümmetin Hadislere olan güvenini yıpratıcı çalışmaların ardında şüphesiz ki Allah'ın dininin düşmanları vardır. Bugün ilmi bir çok konuşma ve yazılarda açıkça ifade edildiği gibi müslümanlarda kafire sempati duyma hastalığı vardır. Bu hastalık ne yazık ki İslam uleması arasında da yayılmıştır. Bugün müsteşrik dediğimiz batılı ilahiyatçıların İslam dini hakkındaki yorum ve düşünceleri bir çok çevre tarafından tartışmasız ilmi gerçekler olarak kabul edilmekte, gerçek olarak kabul edilen bu yanlışlardan ilim yoluna çıkılmaktadır.
Bunun yanı sıra müslüman toplum, batının bütün düşünce fikir ve adetlerini kabullenme eğilimindedir. İçimizden çıkan bu düşünce ve hareket, hadislere yöneliktir. Ama aslında İslamın temeline hücum manası taşımaktadır. Kur'an'ın önünde sünnet vardır. Unutulmasın ki sünnete yönelik hareketin hedefi Kur'an'dır, İslamdır. Ve yine unutulmasın ki, sünnetsiz bir İslam düşünülemez. Kur'an'a ulaşmak isteyenler sünneti yaşamaya mecburdurlar. Kur'an-ı ortadan kaldırmak isteyenler ise, sünnete savaş açmak öncelikle onu ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. Kur'an sünnet ile bütünlük arz ettiğine göre, İslam dinine yönelik bu hareket başarısız olacaktır.
Çünkü bu dinin ne onun ne benim ne de senin korumana ihtiyacı vardır. Din Allah'ın dinidir. Dini biz koruyamazsak, Allah dinini koruyacak yeni bir nesil yaratacaktır.
F.Emin: Sünneti önemsememe tavrının asıl sebebi cehalet midir?
İTR : Bir müminin sünnete karşı umursamaz tavrı söz konusu olamaz. Çeşitli üniversite çevrelerinde özellikle batıda öğretimini görmüş veya İslamı incelenmesi gereken bir olaydan öte görmeyen kesimlerde sünnete karşı müminler içinde onları şüpheye düşürücü bir çalışmanın varlığı malumdur. Bunların asıl sebebi o kişilerin sünnetten öte islamî bir kişilikten yoksun oluşlarıdır. Sünneti umursamaz tavır, nifak ve küfrün alametidir. Çünkü Cenab-ı Allah Rasulünün sözlerinin vahiy esasına dayalı olduğunu Kur'an-ı Kerim'de belirttikten sonra insanların bir kısmı elimizdeki doğruluklarından asla bir müminin şüphe edemeyeceği hitaplarımız hakkında bir takım şüpheler ortaya atmaya çalışıyorsa, bu, o kişilerin sünnete ve İslama buğzunu ortaya koymaktadır.
Bu tür kişilerin hayatında sizler İslamı bulamazsanız onların hayatında batının, ümmetimiz için en büyük tehlikesi olan filozofların sözlerini geçerliği vardır. M.Ö. ye dayanan teoriler vardır. Ruhlarına İslamı sindirememişlerdir bunlar. Bunun yanı sıra İslamı gerçek anlamı ile anlayamamış bir diğer kitlenin sünnetleri uygulama noktasında umursamaz tavrını görmekteyiz ki, bu ise, affedilmesi güç bir gaflettir ve İslam ümmeti gaflet içinde yaşayan bu tür kişilere ümmete mensub olma şerefini vermez.

http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yillar&MakaleNo=d011s018m1




Aslında ben bu yazıya cevap vermeyecektim...

SADECE:

öncelikle bay Hikem size, sonra Sağlıkçı efendi, husben
efendiler, ve de bay alanyalı size:

Başlıktaki yazıya bir itiraz, bir eleştiri naıl yapılır ona misal olarak yukardaki yazıyı eleştireceğim........


Önce internette sünnet ve hadisin islamdaki yerini çok düzgün anlatan yüzlerce yazı var. Yukardaki yazı ne yazık ki
bu tür yazılar içinde ,çok üstünkörü, sıradan softa müslüman kesime mavi boncuk veren bir yazı.......







Bugün ilmi bir çok konuşma ve yazılarda açıkça ifade
edildiği gibi müslümanlarda kafire sempati duyma hastalığı
vardır


Yanlış bir tesbit. Eğer kafir mallarına, hıristiyan Avrupa mallarına
aşırı bir sempati vardır deseydi ,doğru olabilirdi....







Kur'an'ın önünde sünnet vardır. Unutulmasın ki sünnete yönelik hareketin hedefi Kur'an'dır, İslamdır.


Çok Çok yanlış bir tesbit....Tespit de demeyeyim..
Çok uygunsuz bir LAF....

kUR'ANIN ÖNÜNE SÜNNETİ KOYMAK şaşkınlıktır...
Kur'anın önüne herhangi bir şeyi geçirebilmek AFFEDİLEMEZ
BİR HATADIR...

YAZAR LAFI ŞURAYA GETİRMEK İSTİYOR:

Neymiş Kur'anın önünde sünnet varmışta..
Önce sünnete hücum ediliyormuş..Sonra arkasındaki kur'ana ve en sonrada islamiyete zarar verilecekniş... (!)

Yazar kendi kafasından bir plan hazırlamış ancak,çok hatalı bir strateji tasarlamış...!!!!
Kur'ana ve islama zarar vermek isteyenler niye sünnetle uğraşsınlar ki..doğrudan kur'ana hücum eder gayelerine ulaşırlar....!!!!!!!!



Çünkü Cenab-ı Allah Rasulünün sözlerinin vahiy esasına dayalı olduğunu Kur'an-ı Kerim'de belirttikten sonra

Burada AÇIK VE NET BİR ÇARPITMA VAR...

Kur'anda hadislerin VAHY olduğu konusunda açık bir ayet YOKTUR.
Bazı din adamları hadislerin VAHY olduğunu bazı ayetlerden zorlama yorumlarla ifade etmeye çalışırken, çok din adamı da
bunu reddederler. Bu konu bizim sitemiz dahil bir çok islami sitede tartışılmaktadır.....


Bu kadar yeterlidir harhalde...

Yukarıda ismini andığım arkadaşlar....

Varsa bilgi birikiminiz....
Sizlerde benim yazılarımı veya getirdiğim yazıları yukardaki,
gibi eleştiriniz....

Selam ve dua ile.....

(((__meftun__)))
05-05-2012, 20:34
Meftun ,

Senin ayetten çıkarsaman HATALI....

soru:

Kur'anda: Sizlere iyi ve temiz yiyecekler helal kılındı diye bir ayet VAR MI...? VAR......(Yok derseniz getireyim)

Peygamber ne yapıyor....?

Bu ayeti insanlara bildiriyor....

BU TEBLİĞ DEĞİL MİDİR...????

O sana göre.

Bu ayette tebligden bahsedilmiyor.

Dolayisiyla, Peygamberimiz, Kur'an'in daha iyi anlasilmasi noktasinda, yerine göre hükmünü ihdas etmistir.

Sana göre yanlis olan sey bana göre dogrudur...

Bana göre dogru olan sey sana göre de yanlistir...

Birbirimizi öldürecek degiliz...

ömerusta
05-05-2012, 21:27
cengizzzzzzzzz

CENGİZHAN
05-05-2012, 23:13
O sana göre.

Bu ayette tebligden bahsedilmiyor.

Dolayisiyla, Peygamberimiz, Kur'an'in daha iyi anlasilmasi noktasinda, yerine göre hükmünü ihdas etmistir.

Sana göre yanlis olan sey bana göre dogrudur...

Bana göre dogru olan sey sana göre de yanlistir...

Birbirimizi öldürecek degiliz...




Teşekkürler güzel kardeşim....

hirahos
06-05-2012, 00:00
Site üyeleri CENGİZHAN gibi üyelerin saçtığı zehirleri sürekli düzeltmek, önlemeye çalışmak zorunda değiller. Forum yönetimi bu konuda ihmal içinde... Asıl görev onların. Sitelere çoluk çocuğumuz da giriyor. Bizler Allah'ın izniyle etkilenmesek dahi çocuklara bu zehirler tesir edebilir. Lütfen, rica ediyoruz, forum yönetimi... Allah rızası için bu tarz üyelerin İslam konularında bu tarz yazılar yazmalarına, konular açmalarına izin vermeyiniz artık... Varınız size ant-i demokatik, despot vs. desinler... Müslümanlara zarar verdi, sebeb oldu denilmesinden on bin kat hafiftir. Fi emanillah.

CENGİZHAN
06-05-2012, 00:52
Site üyeleri CENGİZHAN gibi üyelerin saçtığı zehirleri sürekli düzeltmek, önlemeye çalışmak zorunda değiller. Forum yönetimi bu konuda ihmal içinde... Asıl görev onların. Sitelere çoluk çocuğumuz da giriyor. Bizler Allah'ın izniyle etkilenmesek dahi çocuklara bu zehirler tesir edebilir. Lütfen, rica ediyoruz, forum yönetimi... Allah rızası için bu tarz üyelerin İslam konularında bu tarz yazılar yazmalarına, konular açmalarına izin vermeyiniz artık... Varınız size ant-i demokatik, despot vs. desinler... Müslümanlara zarar verdi, sebeb oldu denilmesinden on bin kat hafiftir. Fi emanillah.


Kardeş,

Bakın size şunu söyleyeyim....
İnanın...Gerçekten inanın....

Ben sizden 10 kat daha fazla güçlü bir imana ve islam inancına sahibim...

Sebebi ne biliyor musunuz....

Ben AKLIMLA islama inanıyorum..
Bu ne demek biliyor musunuz...........

Kur'anın her ayetini ANLIYARAK...
Aklımı başkalarına kiraya vermeden....
Yüce Allahın bana emrettiğine uyarak....
Kur'anın her ayetini okuyarak....
Kur'anın her ayetini ANLIYARAK...DÜŞÜNEREK, TEFEKKÜR EDEREK.....

BİLEREK MÜSLÜMANIM....

Yüce Allahın varlığını..Büyüklüğünü ,gücünü...SANA..

HANGİ İLİM DALINI BİLİYORSAN......
Matematik biliyorsan matematikle
Fizik biliyorsan fizik ile
Kimya biliyorsan kimya ilmi ile
Biyoloji biliyorsan biyoloji ile
astronomi biliyorsan astronomi ile.
Anatomi biliyorsan anatomi ilmi ile

İSPATLARIM.....

Ama senin şeyhlerinin sana anlattıkları
uydurma hadis masallarını bilmem...

Aramızdaki fark...
Ben Allahın emrine uyuyorum AKLIMI KULLANIYORUM...
Sen bu emre değil..neye ve kime inanıyorsun bilmiyorum..
Birilerine inanıyorsun....

Dua et Allaha...
Senin çocukların da benim gibi müslüman olabilsinler....

Aklı hür,vicdanı hür,yeryüzünde Yüce Allahın halifesi olabilsinler....

Kur'ana sarılsınlar....Aziz Kur'ana sıkı sıkı sarılsınlar...
Sağa sola bakmadan Kur'andan ayrılmasınlar....
Senin gibi olmasınlar....

İnşallah....

hirahos
06-05-2012, 02:37
Mü'minun 52. Ve gerçekten sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, o halde Ben'den korkun. 53. Ama insanlar dinlerini (işlerini) kendi aralarında parça parça ettiler. Her güruh ellerinde bulunandan memnundur. 54. Şimdi sen onları bir süreye kadar gaflet ve bilgisizlikleri içinde bırak.

Bu mübarek Ayet-i Kerimede Allah Teala, insanların dinlerini parça parça ettiklerini, bölündüklerini ve parça parça edenlerin Cehennemle cezalandırılacaklarını haber vermektedir. Buradaki parça parça olmak; dinin esasları ve kaideleriyle ilgili ayrılık hakkındadır. İtikadi (inanç) konularında farklı inançlar türetenlere bir tehdidtir... (Fıkhen ayrılmak, mezhepler oluşturmak yerilecek bir husus değildir, aksine rahmettir)

Nitekim, insanlık Allah'ın gönderdiği halis dinleri bırakarak çoğunca kendi uydurdukları esaslara bağlanarak param parça olmuşlardır. Yahudisi, Hıristiyanı, Mecusisi, Hindusu, Budisti vs... vs... Bununla beraber Peygamber efendimizin Ümmeti de maalesef 73 fırkaya ayrılmış, onlar da parça parça olmuşlardır. Ayet-i Kerimedeki tehdit hepsi hakkındadır. Zira, önceki Ayet-i Kerime "Ey Peygamberler!" nidasıyla başladığı için bu kelam bütün Peygamberlere ve elbette bizim Peygamberimize de aittir. Bu ümmetimizin de 72 fırkası, dinlerini parçalamaktan dolayı, inanç esaslarından ayrıldıkları için; en güzel ifadesi Peygamber efendimiz ve mübarek Ashabının yolundan SAPTIKLARI için maalesef Ayetle yerilmişler ve Müslüman olmalarına rağmen onların da Cehennemle azap olunacakları bildirilmiştir. Şimdi kendilerine mühlet verildi. Zamanı gelince Allah'ın tehdid etmesi nasılmış bizzat anlayacaklar.

Hak Teâlâ'nın "Her fırka kendi elindeki din ile böbürlenmekte (ferahlamakta)" ifadesi, "Onlardan her ümmet kendisine din edindiği şeyi beğenir, onunla neşelenir, gururlanır. Ancak kendisinin hak yolda ve kazançlı olduğunu, başkalarının hep batıl yolda, zararda ve hüsranda olduğunu sanır, buna inanır" demektir...

Gördüğünüz gibi her din sahibi, her fırka elemanı kendini doğru yolda sanıyor, gidişatını beğeniyor. Yanında bulduğundan memnun!

CENGİZHAN, sen de bu Ayet'in hükmündesin.

Kendi gidişatını beğenmektesin, din diye sarıldığından pek memnunsun. Bir önceki yazın bunu gösteriyor.

Senin bu Ayet hükmüne girdiğini nasıl mı anladım?

Yaptığın gibi yaparak:

Bir süreliğine ben de AKLIMLA islama inanmaya geçerek kendim anladım. "Kur'anın her ayetini ANLIYARAK... DÜŞÜNEREK, TEFEKKÜR EDEREK....." dediğin işi yaptım. "Yüce Allahın bana emrettiğine uydum...."

Artık ben de BİLEREK MÜSLÜMANIM... Artık aklım hür, vicdanım hür... ve sen yanında bulduğunla memnun olarak mühlet verilmişlerdensin! Bilerek Müslümanlığım bunu bana öğretti!

Allah'tan dilerim; çocuklar senin gibi olmasınlar. İnşallah...

Netice;

Gördün mü önerdiğin işin neticesini?! :)

CENGİZHAN, sen Kur'an'a değil kendi "uydurduğun" dinine davet ediyorsun. Senin "çürük" aklını kendimize rehber yapmamızı bekliyorsun. Ve kullandığın söylem, maalesef İslam düşmanlarının, müsteşriklerin, kafirlerin kullandığı söylem ile aynı... Onlar da senin dediklerini Müslümanlara tavsiye ediyorlar... Bil bakalım, acaba kara kaşımızı kara gözümüzü sevdiklerinden mi seninle aynı şeyleri tavsiye ediyorlar... Gerçekten aklını kullananlardan olmanı da dilerim. Bu işten vazgeç. Gittiğin yol çıkmaz. Gidişatının sonunda hasret ve pişmanlık olacak. Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.

hirahos
06-05-2012, 03:03
Site üyeleri CENGİZHAN gibi üyelerin saçtığı zehirleri sürekli düzeltmek, önlemeye çalışmak zorunda değiller. Forum yönetimi bu konuda ihmal içinde... Asıl görev onların. Sitelere çoluk çocuğumuz da giriyor. Bizler Allah'ın izniyle etkilenmesek dahi çocuklara bu zehirler tesir edebilir. Lütfen, rica ediyoruz, forum yönetimi... Allah rızası için bu tarz üyelerin İslam konularında bu tarz yazılar yazmalarına, konular açmalarına izin vermeyiniz artık... Varınız size ant-i demokatik, despot vs. desinler... Müslümanlara zarar verdi, sebeb oldu denilmesinden on bin kat hafiftir. Fi emanillah.

Bu çağrım halen geçerlidir... Erdem... aLi'ce

CENGİZHAN
06-05-2012, 10:29
Mü'minun 52. Ve gerçekten sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, o halde Ben'den korkun. 53. Ama insanlar dinlerini (işlerini) kendi aralarında parça parça ettiler. Her güruh ellerinde bulunandan memnundur. 54. Şimdi sen onları bir süreye kadar gaflet ve bilgisizlikleri içinde bırak.

Bu mübarek Ayet-i Kerimede Allah Teala, insanların dinlerini parça parça ettiklerini, bölündüklerini ve parça parça edenlerin Cehennemle cezalandırılacaklarını haber vermektedir. Buradaki parça parça olmak; dinin esasları ve kaideleriyle ilgili ayrılık hakkındadır. İtikadi (inanç) konularında farklı inançlar türetenlere bir tehdidtir... (Fıkhen ayrılmak, mezhepler oluşturmak yerilecek bir husus değildir, aksine rahmettir)

Nitekim, insanlık Allah'ın gönderdiği halis dinleri bırakarak çoğunca kendi uydurdukları esaslara bağlanarak param parça olmuşlardır. Yahudisi, Hıristiyanı, Mecusisi, Hindusu, Budisti vs... vs... Bununla beraber Peygamber efendimizin Ümmeti de maalesef 73 fırkaya ayrılmış, onlar da parça parça olmuşlardır. Ayet-i Kerimedeki tehdit hepsi hakkındadır. Zira, önceki Ayet-i Kerime "Ey Peygamberler!" nidasıyla başladığı için bu kelam bütün Peygamberlere ve elbette bizim Peygamberimize de aittir. Bu ümmetimizin de 72 fırkası, dinlerini parçalamaktan dolayı, inanç esaslarından ayrıldıkları için; en güzel ifadesi Peygamber efendimiz ve mübarek Ashabının yolundan SAPTIKLARI için maalesef Ayetle yerilmişler ve Müslüman olmalarına rağmen onların da Cehennemle azap olunacakları bildirilmiştir. Şimdi kendilerine mühlet verildi. Zamanı gelince Allah'ın tehdid etmesi nasılmış bizzat anlayacaklar.

Hak Teâlâ'nın "Her fırka kendi elindeki din ile böbürlenmekte (ferahlamakta)" ifadesi, "Onlardan her ümmet kendisine din edindiği şeyi beğenir, onunla neşelenir, gururlanır. Ancak kendisinin hak yolda ve kazançlı olduğunu, başkalarının hep batıl yolda, zararda ve hüsranda olduğunu sanır, buna inanır" demektir...

Gördüğünüz gibi her din sahibi, her fırka elemanı kendini doğru yolda sanıyor, gidişatını beğeniyor. Yanında bulduğundan memnun!

CENGİZHAN, sen de bu Ayet'in hükmündesin.

Kendi gidişatını beğenmektesin, din diye sarıldığından pek memnunsun. Bir önceki yazın bunu gösteriyor.

Senin bu Ayet hükmüne girdiğini nasıl mı anladım?

Yaptığın gibi yaparak:

Bir süreliğine ben de AKLIMLA islama inanmaya geçerek kendim anladım. "Kur'anın her ayetini ANLIYARAK... DÜŞÜNEREK, TEFEKKÜR EDEREK....." dediğin işi yaptım. "Yüce Allahın bana emrettiğine uydum...."

Artık ben de BİLEREK MÜSLÜMANIM... Artık aklım hür, vicdanım hür... ve sen yanında bulduğunla memnun olarak mühlet verilmişlerdensin! Bilerek Müslümanlığım bunu bana öğretti!

Allah'tan dilerim; çocuklar senin gibi olmasınlar. İnşallah...

Netice;

Gördün mü önerdiğin işin neticesini?! :)

CENGİZHAN, sen Kur'an'a değil kendi "uydurduğun" dinine davet ediyorsun. Senin "çürük" aklını kendimize rehber yapmamızı bekliyorsun. Ve kullandığın söylem, maalesef İslam düşmanlarının, müsteşriklerin, kafirlerin kullandığı söylem ile aynı... Onlar da senin dediklerini Müslümanlara tavsiye ediyorlar... Bil bakalım, acaba kara kaşımızı kara gözümüzü sevdiklerinden mi seninle aynı şeyleri tavsiye ediyorlar... Gerçekten aklını kullananlardan olmanı da dilerim. Bu işten vazgeç. Gittiğin yol çıkmaz. Gidişatının sonunda hasret ve pişmanlık olacak. Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.


Mü'minun:

52. Ve gerçekten sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, o halde Ben'den korkun.

53. Ama insanlar dinlerini (işlerini) kendi aralarında parça parça ettiler. Her güruh ellerinde bulunandan memnundur.

54. Şimdi sen onları bir süreye kadar gaflet ve bilgisizlikleri içinde bırak.


Fıkhen ayrılmak, mezhepler oluşturmak yerilecek bir husus değildir, aksine rahmettir.


Kardeş şu yukardaki ayeti OKU...Bir daha OKU...OKU...

Sonra ayetin altındaki yazıyı OKU...OKU...OKU....
o AYETİN ALTINDA YAZDIĞIN YAZI VARYA.......

KUR'ANI KERİME İHANETTİR.....

kARDEŞ,

SEN hangi cemaattensin bilmiyorum...
Senin cemaatin,cemaatinin kanunları kuralları..
Cemaatin, mürşidin, şeyhin,şıhın sana hayırlı olsun....

Sizler aranızda ,mezhep mezhep ayrılın, bölünün parçalanın..
Sizler aranızda, cüppeciler,fetullahçılar,nurcular,müslümcüler,
aczmendiler bilmemneciler diye bölünün parçalanın...

SİZLERE HAYIRLI OLSUN...

BU BU CÖMATLARIN HİÇBİRİNİ UZAKTAN ,YAKINDAN TANIMAM.....

BEN KUR'ANIMA VE KUR'ANIMIN İPİNE SARILIRIM..
yüce allahımın bana dediği gibi...

Yolunuz size hayırlı olsun....

Not: Madem şucular bucular diye parça parça olmuşsunuz..
Bari birbirlerinize hakaretler,küfürler etmeyin..Ey müslümanlar...

Selam sana kardeşim....

hirahos
06-05-2012, 11:29
Kardeş şu yukardaki ayeti OKU...Bir daha OKU...OKU...

Sonra ayetin altındaki yazıyı OKU...OKU...OKU....
o AYETİN ALTINDA YAZDIĞIN YAZI VARYA.......

KUR'ANI KERİME İHANETTİR.....



Yaaa.. Gördün mü? Önerdiğin işi yaptım ama beğenemedin. Neden, çünkü sana dokandı.

Senin yaptığın İHANET değil. Benim yaptığım ihanet! Nerden belli? Sana göre öyle.. Ölçü her daim sensin öyle mi?!! Niye, sen Allah'ın has mahlukusun da biz öte miyiz? İşte biz de Kur'an'ı aklımızla anladık ve seni Cehenneme yolladık! Sen çatır çatır azap göreceksin. :)

CENGİZHAN, aklını kullanmadığın, gerçekte AKILSIZLIK yaptığın böylece ortaya çıktı. Önerdiğin işi herkes yapmaya başladığında adam sayısınca din ortaya çıkacak. 70 mezhep varken bir buçuk milyar mezhebe bölünecek bu ümmet... Bunu göremeyen adam hem AKILSIZDIR. Hem de KÖR.

(Önerdiğin saçmalığı göstermek için bunları yazdım. Yoksa herkesin akıbetini ancak Allah bilir. Biz kimse hakkında kesin Cennetliktir ya da kesin Cehennemliktir demeyiz... Çünkü ömrü boyunca Cehennem yolunda yürüyen kişi, bir sebeble bir karış kala ordan dönüp Cennete girebilir. Tersi de mümkün. O beğenmediğin Hadislerde Peygamber efendimiz bunu bize bildirmiştir. Sen aklınla, vicdanınla, özgürlüğünle kendine zulm etmeye devam ededur... Peygamber efendimizi, aslını bilmeden yalanlayan, sözlerini küçük gören çok büyük bir TEHLİKE altındadır. Nokta.)

CENGİZHAN
06-05-2012, 14:23
Yaaa.. Gördün mü? Önerdiğin işi yaptım ama beğenemedin. Neden, çünkü sana dokandı.

Senin yaptığın İHANET değil. Benim yaptığım ihanet! Nerden belli? Sana göre öyle.. Ölçü her daim sensin öyle mi?!! Niye, sen Allah'ın has mahlukusun da biz öte miyiz? İşte biz de Kur'an'ı aklımızla anladık ve seni Cehenneme yolladık! Sen çatır çatır azap göreceksin. :)

CENGİZHAN, aklını kullanmadığın, gerçekte AKILSIZLIK yaptığın böylece ortaya çıktı. Önerdiğin işi herkes yapmaya başladığında adam sayısınca din ortaya çıkacak. 70 mezhep varken bir buçuk milyar mezhebe bölünecek bu ümmet... Bunu göremeyen adam hem AKILSIZDIR. Hem de KÖR.

(Önerdiğin saçmalığı göstermek için bunları yazdım. Yoksa herkesin akıbetini ancak Allah bilir. Biz kimse hakkında kesin Cennetliktir ya da kesin Cehennemliktir demeyiz... Çünkü ömrü boyunca Cehennem yolunda yürüyen kişi, bir sebeble bir karış kala ordan dönüp Cennete girebilir. Tersi de mümkün. O beğenmediğin Hadislerde Peygamber efendimiz bunu bize bildirmiştir. Sen aklınla, vicdanınla, özgürlüğünle kendine zulm etmeye devam ededur... Peygamber efendimizi, aslını bilmeden yalanlayan, sözlerini küçük gören çok büyük bir TEHLİKE altındadır. Nokta.)


Güle ..güle kardeş,

sen dooooru git ŞIH'ININ dizinin dibine çök..Şıhn seni
cennetine götürür....
CÜPPELİMİYDİ SENİN ŞEYHİN....????

Şey yaaaaa unuttum..kusura bakma...

Bu ara Şıh'ının yanına uğramasan iyi olur...:D

hirahos
06-05-2012, 14:38
Güle ..güle kardeş,

sen dooooru git ŞIH'ININ dizinin dibine çök..Şıhn seni
cennetine götürür....
CÜPPELİMİYDİ SENİN ŞEYHİN....????

Şey yaaaaa unuttum..kusura bakma...

Bu ara Şıh'ının yanına uğramasan iyi olur...:D

Hiç alakası yok ve şu çirkin üslubun aynen bir bozulma sırıtması gibi... Kötü yakalandın, ne diyeceğini şaşırdın... :rtfm:



CENGİZHAN, sen Kur'an'a değil kendi "uydurduğun" dinine davet ediyorsun. Senin "çürük" aklını kendimize rehber yapmamızı bekliyorsun. Ve kullandığın söylem, maalesef İslam düşmanlarının, müsteşriklerin, kafirlerin kullandığı söylem ile aynı... Onlar da senin dediklerini Müslümanlara tavsiye ediyorlar... Bil bakalım, acaba kara kaşımızı kara gözümüzü sevdiklerinden mi seninle aynı şeyleri tavsiye ediyorlar... Gerçekten aklını kullananlardan olmanı da dilerim. Bu işten vazgeç. Gittiğin yol çıkmaz. Gidişatının sonunda hasret ve pişmanlık olacak. Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Bunu alıntıladım ki arada kaynamasın...

Ve tekrar vurguluyorum:

CENGİZHAN öneriyor: Hadisleri bırakın, kendi aklınızla, kendi vicdan özgürlüğünüzle, kendi hürriyetinizle (!) KUR'AN'I anlayın. Manasını kendiniz bulun...

Biz de önerisini yerine getirip bir Ayetten CENGİZHAN'ın encamını ortaya serdik... Beyefendi beğenmedi? Neden çünkü kendi aklına uymuyor. Kendi işine gelmiyor.

Demek ki "İslam" diye önerdiği aslında kendi aklının peşine düşmemiz. CENGİZHAN'ın hevesine göre Kur'an'ı anlamamız. Uydurma Hadisler diye Peygamber efendimizi ve hayırlı nesilleri (ki o çok sevdalı göründüğü Kur'an'dan da haberi yok! Olsaydı Peygamber efendimizin ve hayırlı nesillerin kadr u kıymetini de orada bulurdu) işte Sünnet-i Seniyyeyi aradan çıkarıyor; kendisini bunun yerine koymamızı istiyor!

Niye bilader? Neden? Sana bu öncülüğü, bu hakkı, bu yetkiyi kim verdi? İslam'da kendine açmaya çalıştığın alan, sana "Vahiyle" mi bildiriliyor yoksa? Bu yetkiyi veren, bu cürete seni iten kulağına fısıldayan şeytanların olmasın?!

Bak açıkça söylüyorum; senin savunduğun fikir orjinal değil... İslam düşmanlarının, KAFİRLERİN yaydığı fikirler bunlar. Bunları yayanlar ve internette ısrarla bu konuları işleyenler çoğunlukla kripto, görüntü Müslüman... Yani kafir olduğu halde kendini Müslüman gösteren münafıklar... Bu münafıklar, İslam'ı etkisiz kılmak, Müslümanları bozmak için bu sinsiliği yapıyorlar.

Şimdi sen CENGİZHAN, sen de mi kriptosun, bilmiyorum. Kalbini ancak Allah bilir. Ya kriptosun ya da küffara alet olan bir cahil... Üçüncü bir şık yok; sadece bundan eminiz.

agbi
06-05-2012, 14:59
HADİS ler bana göre Bugünkü SOSYAL ANLATIMLA Kuran ın Teori bilgilerin Pratiğe çvrilmesidir.

Kuran a ters düşen veya uyumsuz olan sonradan eklenen hadisler de vardır BUNLAR ZATEN DÜŞÜNEN HER İNSAN okuyunca sırıtır ve tatbik edilmez.

agbi
06-05-2012, 15:04
rabbinsadikkulu

NEDEN BU TÜR KONULARDA yok İLGİNÇ yoksa kendisi avatar ismindeki gibi rabbinsadikkulu değilmi ?

BELİRLİ KONULARDA VAR YOKSA BU KONULARDA VAZİFELİMİ ?

CENGİZHAN
06-05-2012, 15:34
Hiç alakası yok ve şu çirkin üslubun aynen bir bozulma sırıtması gibi... Kötü yakalandın, ne diyeceğini şaşırdın... :rtfm:



Bunu alıntıladım ki arada kaynamasın...

Ve tekrar vurguluyorum:

CENGİZHAN öneriyor: Hadisleri bırakın, kendi aklınızla, kendi vicdan özgürlüğünüzle, kendi hürriyetinizle (!) KUR'AN'I anlayın. Manasını kendiniz bulun...

Biz de önerisini yerine getirip bir Ayetten CENGİZHAN'ın encamını ortaya serdik... Beyefendi beğenmedi? Neden çünkü kendi aklına uymuyor. Kendi işine gelmiyor.

Demek ki "İslam" diye önerdiği aslında kendi aklının peşine düşmemiz. CENGİZHAN'ın hevesine göre Kur'an'ı anlamamız. Uydurma Hadisler diye Peygamber efendimizi ve hayırlı nesilleri (ki o çok sevdalı göründüğü Kur'an'dan da haberi yok! Olsaydı Peygamber efendimizin ve hayırlı nesillerin kadr u kıymetini de orada bulurdu) işte Sünnet-i Seniyyeyi aradan çıkarıyor; kendisini bunun yerine koymamızı istiyor!

Niye bilader? Neden? Sana bu öncülüğü, bu hakkı, bu yetkiyi kim verdi? İslam'da kendine açmaya çalıştığın alan, sana "Vahiyle" mi bildiriliyor yoksa? Bu yetkiyi veren, bu cürete seni iten kulağına fısıldayan şeytanların olmasın?!

Bak açıkça söylüyorum; senin savunduğun fikir orjinal değil... İslam düşmanlarının, KAFİRLERİN yaydığı fikirler bunlar. Bunları yayanlar ve internette ısrarla bu konuları işleyenler çoğunlukla kripto, görüntü Müslüman... Yani kafir olduğu halde kendini Müslüman gösteren münafıklar... Bu münafıklar, İslam'ı etkisiz kılmak, Müslümanları bozmak için bu sinsiliği yapıyorlar.

Şimdi sen CENGİZHAN, sen de mi kriptosun, bilmiyorum. Kalbini ancak Allah bilir. Ya kriptosun ya da küffara alet olan bir cahil... Üçüncü bir şık yok; sadece bundan eminiz.




700.000 civarında UYDURMA HADİSİ..
Hadisler vahydir, dinin temel kaynağıdır...
Kur'an ve hadisler birbirinden ayrılmazlar,
Hadisler kur!anın bir parçasıdır..
Peygamber Allah gibi haramlar vazedebilir.yetkisi vardır...

Bak açıkça söylüyorum; senin savunduğun fikirler orjinal değil...

İslam düşmanlarının, KAFİRLERİN yaydığı fikirler bunlar. Bunları yayanlar ve internette ısrarla bu konuları işleyenler çoğunlukla kripto, görüntü Müslüman... Yani kafir olduğu halde kendini Müslüman gösteren münafıklar... Bu münafıklar, İslam'ı etkisiz kılmak, Müslümanları bozmak için bu sinsiliği yapıyorlar.

Şimdi senHİRAHOS, sen de mi kriptosun, bilmiyorum. Kalbini ancak Allah bilir. Ya kriptosun ya da küffara alet olan bir cahil... Üçüncü bir şık yok; sadece bundan eminiz.

hirahos
06-05-2012, 15:49
:)

Bari orjinal cümleler kursaydın. Neyse, kabil-i hitap biri olmadığın baştan belliydi...

İhvanforum İslami Fikir Paylaşım Kuralları

....

6- Âyet - hadîs yorumlamalarında ehliyet aranılır. Yetkisiz ve kaynaksız, donanımsız kişilerin yorumları Yönetim kararı ile silinebilir. Özellikle Hadîs-i Şerif'lerde sahihtir değildir tarzı tartışmalar veya forumumuzun ana işlevi olmayan ihtilâflara dâir akademik münâzaralar ve fitne olabilecek menkıbe veya görüşler, umûmu rahatsız edecek, ihtilâflara vesile olabilecek ne varsa; Yönetim, değerlendirmeler neticesinde konuyu kapatabilecektir.

...

Sen bu kuralları okudun mu CENGİZHAN?

CENGİZHAN
06-05-2012, 16:47
:)

Bari orjinal cümleler kursaydın. Neyse, kabil-i hitap biri olmadığın baştan belliydi...

İhvanforum İslami Fikir Paylaşım Kuralları

....

6- Âyet - hadîs yorumlamalarında ehliyet aranılır. Yetkisiz ve kaynaksız, donanımsız kişilerin yorumları Yönetim kararı ile silinebilir. Özellikle Hadîs-i Şerif'lerde sahihtir değildir tarzı tartışmalar veya forumumuzun ana işlevi olmayan ihtilâflara dâir akademik münâzaralar ve fitne olabilecek menkıbe veya görüşler, umûmu rahatsız edecek, ihtilâflara vesile olabilecek ne varsa; Yönetim, değerlendirmeler neticesinde konuyu kapatabilecektir.

...Sen bu kuralları okudun mu CENGİZHAN?


Gayet tabii ki okudum...

Ve sen bu kuralı ihlal ettiğin için seni yönetime şikayet edeceğim...!!!

hirahos
06-05-2012, 16:52
Gayet tabii ki okudum...

Ve sen bu kuralı ihlal ettiğin için seni yönetime şikayet edeceğim...!!!

Yavuz hırsız, ev sahibini bastırırmış... :P

CENGİZHAN
06-05-2012, 17:25
Yavuz hırsız, ev sahibini bastırırmış... :P



EVEEEET....

Senin yaptığın AYNEN BUUUU...

agbi
06-05-2012, 23:22
Gayet tabii ki okudum...

Ve sen bu kuralı ihlal ettiğin için seni yönetime şikayet edeceğim...!!!

FORUM Kurallarını İHLAL etmek Dünyevi ama senin İNSANLARIN AKILLARINI KARIŞTIRP KURAL İHLALİ YAPMANIN AHİRET hesabı var.

Benden sana bir tavsiye

MADEM KURAN ı çok iyi anlamışsın Önüne gelen Hadisleri ona göre değerlendir.SENİ TUTAN mı var.

Gerçekten Namaz ı kaç rekat kılarsın Örnek Akşam namazını nınFarzını Sünnet ten önce mi sonra mı kılarsın Özür bu durumda sen SÜNNET kılmazsın değilmi ?

mavera_agd
12-05-2012, 18:34
Kendini akıllı zanneden konuyu açan a......k

Hindistana gidiniz sizin zihniyetteiler orda hadii

Burda Hakk konuluşur, batıl değil.. Peygamebrin sözleri bizi bağlıyor ve bütün müslümanlarıda bağıyor var mı diyeceğiniz? Çatlatın kendinizi patlatın uğraşın istediğiniz kadar bu yaptığınız sözler size bir güzel yedirelecek inşALLAH mahşer günü hemde ateşle...İNŞALLAH

Eğer sizi bağlamıyorsa siz neyse....

PUTKIRAN
12-05-2012, 20:52
FORUM Kurallarını İHLAL etmek Dünyevi ama senin İNSANLARIN AKILLARINI KARIŞTIRP KURAL İHLALİ YAPMANIN AHİRET hesabı var.

Benden sana bir tavsiye

MADEM KURAN ı çok iyi anlamışsın Önüne gelen Hadisleri ona göre değerlendir.SENİ TUTAN mı var.

Gerçekten Namaz ı kaç rekat kılarsın Örnek Akşam namazını nınFarzını Sünnet ten önce mi sonra mı kılarsın Özür bu durumda sen SÜNNET kılmazsın değilmi ?
Namazın alt sınırı 2 rekattir,üst sınırı yoktur.
Ne kadar kılarsan kıl.
Mesele mi bu yani....

alanyali07
13-05-2012, 05:52
Namazın alt sınırı 2 rekattir,üst sınırı yoktur.
Ne kadar kılarsan kıl.
Mesele mi bu yani....
işine gelmeyince meselemi bu yani :)
hadi göster bakalım hangi ayette alt sınır 2 rekat diyor ? "size emrettiğim sadece 2 rekat gerisi size kalmış" diyor ?
ayrıca sadece bu değil,
hiç namazı bilmeyen birisi var ve bu namazı sadece ayet ayet o kişiye anlat ..
namaza nasıl başlanır,rüku secde sırası,miktarı,nasıl bitirilir ..
ayrıca her vakitte secdeli rükulu namaz şart mı ?
ayakta durup sadece bi sübhanallah desem olmazmı ? ayetlerde tesbih edin diyor sadece..
bunları bana sadece ayet ayet ver bakalım..ama asla kendi açıklamanı katmadan..