PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şeyh Nazım:"İSLAM Alemine Sesleniyorum; İSLAM 'ın Halifesi Ürdün Kralı Abdullah'ı Destekleyiniz..!!"



alanyali07
29-04-2012, 06:20
http://www.youtube.com/watch?v=9MJ8KZT7Bkg


http://www.youtube.com/watch?v=TFXb8l3_D0A


http://www.youtube.com/watch?v=wzYdOq5CL5g

hirahos
29-04-2012, 07:58
Bugünki Ürdün kralı 2. Abdullah'tır... Şerif Hüseyin'in torunlarındandır. Bu da ürdün kralı Abdullah ile ailesi:

http://www1.pictures.fp.zimbio.com/King+Abdullah+II+Jordan+10+Year+Anniversary+GCStzT AxRQXl.jpg

Şerif Hüseyin kimdir?

Hüseyin bin Ali (Mekke Emiri)

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Hüküm süresi 1916 - 5 Ekim 1924
Tam adı Hüseyin bin Ali
Doğum tarihi 1852
Doğum yeri İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm tarihi 1931
Ölüm yeri Ürdün
Önce gelen V. Mehmet
Sonra gelen Ali bin Hüseyin (kral)

Hüseyin ibni Ali olarak da bilinir.(doğum 1852- ölüm 1931) 1908 - 1916 yılları arasında Mekke Şerifi, 1916 - 1924 arası Hicaz Kralı.

1852 yılında İstanbulda doğdu; 1908de Mekke Şerifi oldu. I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerden destek gördü ve İttihad ve Terakkinin Türkçülük politikasını bahane ederek Arap İsyanını başlattı. 1916 yılında bağımsızlığını ilan ederek kendini Hicaz Kralı ilan etti. Arabistanlı Lawrence ile birlikte İsyana önderlik etti.

Savaştan sonra kurulan İngiliz ve Fransız Manda yönetimlerini kabul etmeyerek, kendisini tüm Arap ulusunun Kralı ilan etti. Versailles Antlaşmasını kabul etmemesi nedeniyle, İngilizlerle arası açıldı. Bu sıralarda İngilizlerin desteklediği Suudi ve Vahhabi saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Mart 1924'te Halifeliğin TBMM tarafından kaldırılmasından sonra, Mekke ve Medinenin elinde olmasına dayanarak kendisini yeni Halife ilan etti. Fakat bu kararı, başta Suudiler olmak üzere, birçok kesim tarafından kabul edilmedi.

Bir süre sonra, Suudilerin desteklediği İhvan tarafından Taif'de yakalandı ve İngilizler tarafından Kıbrıs adasına sürgün edildi. Daha sonra oradan ayrılarak, Ürdün Kralı olan oğlu I. Abdullah'ın yanına yerleşti ve 1931'de orada öldü.

...

Hikem
29-04-2012, 08:06
bahsi medar video you tube damı ? ben göremedim..Gerçekten böyle bir beyan varsa çok garib..

alanyali07
29-04-2012, 08:30
bahsi medar video you tube damı ? ben göremedim..Gerçekten böyle bir beyan varsa çok garib..
videodaki konuşmada "biat edin" diye geçiyor sanırım, fakat ben öyle yazmadım :)
facebookta biat edin başlığıyla yayılıyor bu video ..

Hikem
29-04-2012, 09:02
Fitne-i Serrâ’nın dumanı ehl-i beytimden bir adamın iki ayağı altından çıkar (yâni o sebebiyet verir). O kendini benden zanneder ama benden değildir**.”

(Ebu Davud-4077http://www.sanalda1numara.net/images/smiliv.gif Ahmed-2/133)


Bu Hüseyin bin Aliden başkası değildir..Kendini Hicaz emiri olarak ilan etti..itihad ve Terakkicilerle işbirliği yapan, bihare gizlide İngilizlerle anlaşan Şerif hüseyin ve filisti,n lideri ırak Faysalı, sureten türklerle , gizlide ingiklizlerle oldular..Neseben ehlibeytten ama ahlak ve karakterinde bozuk ve zayıf şerif hüseyin...bak.Üstad İsmail Çetin Cemaat

(Abdullahın anası ingilizdir.)

doğrusu şeyh efendiyi anlayamıyorum...önceki videolarda Mehdi aleyhisselamın besmele çekip kılıcı çekeceğinden ve bunun yakın olduğunu söyleyen şeyh efendinin şimdi neseben ehli beytten ama ahlaken bozuk bir adamı halife göstermesini kusura bakmasınlar hiç anlayamıyoruz...Zaman mehdiyet zamanıysa, bu adam nereden çıktı..?!

hirahos
29-04-2012, 09:12
Halife tayini usülleri bellidir. Ya önceki Halife, halefini tayin eder. Ya bir grup ehli hal ve akd toplanıp Halifeyi tayin eder. Ya da ümmet arasında seçilir.

Nazım efendiyi bu usüller arasında göremedik... :)

Mısıroğlu abi de Halifenin tehdidini gerçekleştirebilecek, ceza verecek güçte olmasını söyler durur. Bu şart imiş... Kral Abdullah, kendi ülkesinde hüküm sahibi olabilir ancak, diğer ülkelerde tehdidini gerçekleştiremeyecektir.

Hayr olsun inşallah.

Nazım Kıbrısi, bana gelen ilhama göre bütün alimlere sesleniyorum ve Kral Abdullah'a biat için fetva yayınlayın vs. diyor. Yani ilham geldiğini söylüyor.

Genel ölçü: İlham dinde bir sened, bir ölçü değildir. İlham, kendi sahibini bağlar. Hiçbir ilham Ümmet-i Muhammed'i bağlamaz. Nazım Kıbrısi, gidip Kral Abdullah'a biat etmelidir.

Hadis-i Şerife bakarsanız, Cebabire devrindeyiz. Bu devrin sonu Mehdi As.'ın Halifeliğiyle sona erecektir. Allahu alem.

Ves'selam.

hirahos
29-04-2012, 09:22
Hadis-i Şeriflere bakar iseniz:

Mehdi As'ın alametlerinden ve zamanında yaşanacaklardan;

"Rükun ile Makam arasında (Kabe'de) bir Haşimi öldürülür."

“Beni Haşimi’den bir adam Melik olur ve Beni Ümeyye’yi öldürür. Onlardan azıcık bir şey kalır, onlardan başkasını öldürmez. Sonra Beni Ümeyye’den birisi çıkar ve bir kişiye karşılık iki kişiyi öldürerek, kadınlardan başkasını sağ bırakmaz. Sonra ise Mehdi gelir.”

" ... Mehdi, bilahare Kufe’ye inerek buradaki Haşimileri kurtarır. Sonra Kufe havalisinden kendilerine ‘Usub’ adı verilen bir cemaat çıkar ki silahlarını fark etmiş olan bir kısım Basralılar da bulunur. Böylece onlar Kufe halkından esir bulunanları Süfyanilerin elinden kurtarırlar ve ardından siyah bayraklı ordu biat için Mehdi’ye gelir."

" ... Bir vaka da Şırnak'ta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. ..."

" ... Bu ikisi birleşirler ve Şuayb b. Salih Temimi komutan olur. Bunların karşısına dağlar çıksa ezilir. Süfyani’nin ordusu ile savaşırlar, ancak Süfyani galip gelir. Haşimi genç kaçar. Şuayb b. Salih de saklanarak Kudüs’e gelir ve Hz. Mehdi Şam’a ulaştığında onun için Kudüs’de bir ev hazırlar.”

(Velid diyor ki: “Bu haşimi Mehdi’nin amcasıdır.” Bazıları ise onun Mehdi’nin amcaoğlu olduğunu söylemişlerdir ve ölmeyerek hezimetten sonra Mekke’ye kaçtığını ve Mehdi zuhur ettiği zaman, onun da çıkacağını belirtmişlerdir.)

"Süfyani, bir ordu göndererek, Medine’de Beni Haşim’den kim varsa öldürülmesini ister. Beni Haşim’den ele geçirilenler öldürülür ve geride kalanlar dağlara kaçarak Mehdi, Mekke’de çıkana kadar saklanırlar. Mehdi zuhur ettiği zaman Medine’den kaçan bu insanlar Mekke’de O’nun etrafında toplanırlar."

“Medine reisi, Mekke’deki Haşimilere bir ordu gönderir, ancak Haşimiler bu orduyu hezimete uğratır. Bunun üzerine Şam’ın o günkü sahibi olan Süfyani, içinde altı yüz yabancı olan yeni bir orduyu tekrar Haşimi’lerin üzerine gönderir. Aydınlık bir gecede bu ordu çöle giderken, bir çoban fark ederek ‘vay Mekke’nin başına gelene’ şeklinde söylenirken, ordunun birden gözünün önünden kaybolduğunu görünce ‘SübhanAllah kısa zamanda nasıl da yok oldular’ diyerek onların battığı yere gelip ve yarısı yerde, yarısı yerin dışında kalmış bir yorganı yakalayarak, çıkarmaya çalışır. Lakin çıkaramaz ve o zaman ordunun toprağa battığını anlar. Mekke reisine bunu müjdelemek için gider ve bunu duyan Mekke reisi ‘Elhamdülillah, bize kendisinden haber verilen alamet işte buydu’ der.”

"Allah, Mehdi için Hicaz toprağını feth ederek hapisteki Haşimilerin hepsini de kurtarır. Siyah bayraklar ise Kufe’ye inip biat için Mehdi’ye adam gönderirler. Hz. Mehdi ordusunu her tarafa gönderir. Zulmü ve zalimlerin hepsini yok eder. Beldeler onun emrine girer. Allah Teala onun elindeki Konstaniyye'nin (İstanbul’un ya da Roma’nın) fethini müyesser kılar."

“Öyle bir fitne olacak ki insan o fitneye, altının cevherde bulunması gibi karışmış olacaktır. Siz, zalimleri hariç Şam ehli hakkında fena söz söylemeyin. Zira onların arasında ebdallar vardır. Allah Teala, onları darmadağın edecek olan şiddetli bir yağmuru semadan boşaltacak, öyle ki savaşsalar tilkiler bile onlara galip gelecektir. Bu sırada Allah, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin soyundan bir Reculü, az olursa on iki, çok olurlarsa on beş binden müteşekkil üç bayrak üzere bir ordu arasında gönderir. Parolaları ‘Emit emit’ dir (öldür, öldür’dür). Ve bunlar yedi bayrak ehli ile savaşırlar. (Bu yedi bayraktan) Her birinin sahibi, mülkün kendisinin olacağına tamah ederek çarpışırken, hezimete uğrayacaktır. Sonra Haşimi (Hz. Mehdi) muzzaffer olur ve Allah Teala, Müslümanlara onun ülfet ve muhabbetini yerleştirir. Bu hal Deccal çıkıncaya kadar devam eder.”

---------------------------------

Haşimiler deyince, hatırımıza "Bir haşiminin Kabe'de öldürüleceği" Hadis-i Şerifi geldi O'na bakarken haşimilerle ilgili diğer haberleri de gördük ve buraya aldık. Bunların Kral Abdullah'la bir ilgisi olduğunu iddia ya da ima etmiyoruz. Hatırlatmak babından...

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=108525&highlight=

Turkbeyi
29-04-2012, 11:19
hayirdir hilafetede mi bulasti ilimon müslümanlik

http://www1.pictures.fp.zimbio.com/King+Abdullah+II+Jordan+10+Year+Anniversary+GCStzT AxRQXl.jpg
bu resim yeterince aciklayici hilaf olan hayat tarziylada ayni hilafet hirkasini giymis gerekmezmiydi.. önüne gelen halife oluyor onune gelen biat etmeye cagiriyor ne ala hatta aliyyul ala hayirli olsun :D:D

levent48
29-04-2012, 14:35
Mideme yumruk yemiş gibi oldum :D İtiraf edeyim bu kadarını da beklemiyordum :D Şimdi ben " kırılmış bit "gibi oldum:D

rabbinsadikkulu
30-04-2012, 09:15
Allah Allah...

çok calibi dikkat.


Ürdün (Ürdünlü :Il-Memleké'l Ürdüniyyé'l Haşimiyyé) ya da resmi adıyla Ürdün Haşimi Krallığı Ortadoğu'da bir Arap ülkesidir. Kuzeyinde Suriye, kuzey doğusunda Irak, güneyinde ve doğusunda Suudi Arabistan, batısında İsrail ve Batı Şeria ile sınır komşusudur. Başkenti Amman olan Ürdün'ün temel dini İslam ve ana dili Arapçadır.

misak
30-04-2012, 09:48
Ruhunu siyonizme ve abdye satmış birini halife ilan etmek bu ümmete ihanettir. kral abdullahın ne .... olduğunu bu ümmet biliyor.

rabbinsadikkulu
30-04-2012, 21:26
http://www.saltanat.org/SaltanatTV/tabid/210/Default.aspx

türkçe altyazılı olarak daha net bir şekilde izleyebilirsiniz.

to king abdullah
28 apr 2012

levent48
01-05-2012, 08:14
Zuhurattaki "GÜL ABDULLAH" ifadesi "KING ABDULLAH" şeklinde algılanmış olabilir.Zorlama bir tevil oldu ya neyse..:D Allah c.c. Şeyhefendiye sıhhat ve afiyet versin.Amin.

hirahos
01-05-2012, 14:45
http://www.saltanat.org/SaltanatTV/tabid/210/Default.aspx

türkçe altyazılı olarak daha net bir şekilde izleyebilirsiniz.

to king abdullah
28 apr 2012

İzledim.

Resulullah efendimiz buyurmuşlardır:

1- Benden sonra Halifeler olacaktır.

2- Halifelerden sonra emirler...

3- Emirlerden sonra melikler (padişahlar)

4- Meliklerden sonra cebabire (zalim yöneticiler)

5- Cebabire'den sonra Mehdi As. dönemi...

(Camiüs sagir gibi kaynaklarda mevcut)

Şimdi cebabiredeyiz. Bundan sonraki dönem inşallah Mehdi As. zamanı.

Kıbrısi, sanki cebaire ile Mehdi As. arasına "krallar" (muluk) diye bir ara dönem ekliyor ve Ürdün kralını araya sokuyor gibi geldi... Fakat tam emin olamadım, tercümede bazen yanlışlıklar yapılabiliyor. Halbuki Hadis-i Şerifi en başında söylemişti.

alanyali07
01-05-2012, 15:39
Wuuuu :) "Kral Abdullah'a biat etmeyen müslüman değildir" de demiş, orayı kaçırmışım :)

salimabi
01-05-2012, 17:09
dokunmayın ihtiyara; çocuktan farkı yok onun

rabbinsadikkulu
01-05-2012, 18:05
Wuuuu :) "Kral Abdullah'a biat etmeyen müslüman değildir" de demiş, orayı kaçırmışım :)

nerde demiş. kaçıncı saniye

alanyali07
01-05-2012, 18:25
nerde demiş. kaçıncı saniye

25.dkdan sonra
ardından "dünyadaki bütün evliyalar da biat etti" diyor.. Yani biat etmeyenler Allahın düşmanıdır demeye geliyor bu büyük iddialar..
Fakat şu var "biat ettim" derken,ağlıyor da, yapmacık değil..ilginç bir durum hakikaten..

ukubat
01-05-2012, 20:14
Bunlar saçmalıktan öteye geçmez...
Cevap vermeye tenezzul etmeye bile değmeyecek hezeyanlar bunlar...

hirahos
01-05-2012, 21:48
Haşimi Ürdün Kralı II. Abdullah (30 Ocak 1962), 1999'dan beri Ürdün kralı.

Eğitimi ve askeri kariyeri

Kral Hüseyin'in en büyük oğludur. İngiltere ve ABD'de eğitimini sürdüren Abdullah, özellikle Londra yakınındaki Sandhurst Askeri Akademisi'nde ve Oxford'da uluslararası politika alanında birer yıl eğitim gördü, daha sonra 1984 yılında ülkesine döndü ve 40. zırhlı tugayda görevlendirildi.

1985 yılında ABD'deki Fort Knox'ta komutanlık eğitimi ve ardından Washington, D.C.'deki Georgetown Üniversitesi'nde uluslararası politika alanında eğitimi gördü. Abdullah, 1993'te Ürdün Özel güçleri'ne katıldı ve 1996 yılna kadar özel güçlerin komutanlığını yürüttü, Ürdün ordusunun terörle mücadelede seçkin birliklerine tümgeneral rütbesiyle komutanlık yaptı.

Babası Kral Hüseyin, veliaht prens olan kardeşi Hasan'ı gözden çıkararak, 25 Ocak 1999'da Abdullah'ı veliaht prens ilan etti. 1993'te Filistin asıllı Rania el Abdullah ile evlendi.Bu evlilikten 4 çocuk babasıdır.

Krallığı

7 Şubat 1999'da babasının ölümünden hemen sonra görevine başlayan Abdullah döneminde Ürdün, Ortadoğu'daki kilit pozisyonunu korumayı sürdürdü. Filistin Sorunu konusunda Filistin, İsrail ve ABD arasında pekçok kez arabuluculuk girişiminde bulunuldu. Babası döneminde sürdürlen ABD ve Batı'ya yakın politikaları devam ettirmesi Arap Dünyası ve Ürdün içinden ağır eleştiriler almasına neden oldu.

(Vikipedia)


***

Kral Abdullah reforma kendinden başlamalı

Ürdünlü muhaliflerden Leys Şebilat, Kral 2. Abdullah’ı reformlara kendinden başlamaya çağırdı. Şebilat, bunun ülkenin yaşadığı krizleri aşmanın en kolay ve hızlı yolu olacağını savundu.

Ahmet Yılmaz / TIMETURK, 22 Eylül 2011 Perşembe

Her ne kadar devrimlerin görüldüğü Arap ülkeler kadar olmasa da ara ara gösterilere sahne olan Ürdün’ün önde gelen muhaliflerinden Leys Şebilat, krallık divanında dahi yolsuzluğun hat safhalara ulaştığına, kralın da yolsuzluk yapanları gözettiğine dikkat çekerek ülkedeki krizlerin aşılmasının en kolay yolunun kralın halktan dayatmadan önce kendisini hesaba çekmesi olduğunu vurguladı.

***

Ürdünlüler sokağa döküldü

Yüzlerce Ürdünlü dün düzenlenen gösterilerde Kral 2. Abdullah’ı reform yapmaya ya da görevini terk etmeye çağırdı. Gözlemciler rejim acilen reforma gitmediği takdirde ülkede gerginliğin tırmanacağına işaret ediyor.

TIMETURK / Ahmet Yılmaz, 21 Nisan 2012 Cumartesi

***

Ürdün'de yolsuzluk protestosu

Amman'da binlerce kişi, yolsuzluğu protesto etmek amacıyla ve siyasi reform talebiyle gösteri düzenledi.

AA, 02 Aralık 2011 Cuma - 22:06

Müslüman Kardeşler sözcüsü Cemil Ebu Bekir AFP'ye yaptığı açıklamada, şimdiye kadar reform olmadığını belirterek, Ürdünlülerin ancak gerçek reformlar yapıldığı taktirde protestolarını durduracaklarını söyledi.

Göstericilerin, "Ürdün'ü yolsuzluktan kurtarmak ulusal bir ödevdir" şeklinde pankartlar taşıdığı belirtildi.

Ülkedeki, Karak, Tafile ve Maan kentlerinde de benzer gösterilerin yapıldığı bildirildi.

***

Sıra Ürdün’de mi?

Ürdün’de geçen pazartesi günü bir gencin kendini protesto gösterisi sırasında yakmasına aşırı üzülen eylemci Udey Ebu İsa Ürdün kralının resmini yakınca tutuklandı. Ebu İsa bir ay önce de krala dil uzatma suçundan 10 gün süre ile tutuklanmıştı.

Betül Akyüz / TIMETURK, 12 Ocak 2012 Perşembe

***

Ürdün'de Müslüman Kardeşler'e siyaset engeli

Ürdün Parlamentosunun, siyasi partiler yasasında yaptığı değişiklikle Müslüman Kardeşler Cemiyeti'ne bağlı İslami Çalışma Cephesi'nin siyaset yapmasının önüne engeller çıkardığı bildirildi.

AA, 17 Nisan 2012 Salı - 10:33

Ürdün Parlamentosu dünkü oturumunda dini esaslara dayalı partilerin siyasete katılımını yasaklayan yasa tasarısını onayladı. Parlamento anayasa komisyonu başkanı Mahmut Harabaşe, İslami Çalışma Cephesi'nin söz konusu düzenleme kapsamında olduğunu, buna göre partinin isminin değişmesi ya da kapatılmasının gerektiğini söyledi.

Yasa ile ilgili ilk açıklama İslami Çalışma Cephesi siyaset komisyonu başkanı Zeki Beni Erşid'den geldi. Erşid: "Partimiz hiçbir yönden meclis tarafından alınan kararların kapsamına girmemektedir" dedi.

Erşid, AA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Partimiz vatandaşlık esası üzerine kuruludur ve hangi dine mensup olursa olsun her Ürdün vatandaşı partimize üye olabilir. Partimiz bünyesindeki Hristiyan üyeler bunun en açık delilidir."

***

Kuveyt parlamentosundan İslamcı milletvekilleri Ürdün’ün doğusundaki Suriyeli mülteci kamplarını ziyaret ederek aleni bir şekilde Suriyeli devrimcilerin silahlandırılması çağrısında bulundu. Ürdünlü yetkililerse Suriye sınırını sıkı gözetim altına almış durumda. Suriye’ye silah ya da mühimmat kaçırılması girişimlerini engelliyor. Silah kaçırmaya çalışan bazı kişiler de yakalandı. Kaynaklar, aralarında Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan da olmak üzere bazı ülkelerin Ürdün’e gizlice şantaj yaptığı, Suriye başkanı karşıtı Körfez kampına katılmasını talep ettiği ve eksene katıldığı takdirde kendisine imtiyazlar verileceği vaatlerinde bulunduğunu dile getirdi. (Timetürk, 08 Mart 2012 Perşembe)

***

Suriye'ye yaptırımlar Ürdün'e zarar verecek

Ürdün Başbakanı Avn El Hasavne, Suriye'ye uygulanacak ekonomik yaptırımların, Ürdün ekonomisine zarar vereceğini söyledi.

AA, 01 Aralık 2011 Perşembe

Ürdün Başbakanı Hasavne, hükümetin Suriye'ye uygulanacak yaptırımların etkisini azaltacak yolları gözden geçirdiğini kaydetti. Ürdün'ün en büyük ticari ortaklarından olan Suriye aynı zamanda Lübnan, Türkiye ve Avrupa ile de ticaretinde bir geçiş yolu olarak önem taşıyor.

***

Ürdünlü kamyoncuların Türkiye'ye ulaşmasına izin verilmiyor

Irak yönetimi, Suriye ekonomisinin zarar göreceğini öne sürerek Ürdünlü kamyoncuların Suriye yerine Irak'ı kullanarak Türkiye'ye ulaşmasına izin vermiyor.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suriye Devlet Başkanı Beşer Esed'in görevi bırakması gerektiğini belirten ilk Arap lider olmuştu.

Cihan, 26 Aralık 2011 Pazartesi

***

Vehhabi mahkumlara kötü muamele

Ürdün’de geçtiğimiz yıl Zarka olaylarında tutuklanan Selefi-İslamcı akım mensubu esirler kendilerine kötü muamele edildiğinden şikayet etti. Tutuklular arasında Ebu Muhammed El-Makdisi ve 2009 yılı sonunda Afganistan’da CIA üssünü havaya uçuran Dr. Humam El-Belevi’nin abisi de yer alıyor.

Betül Akyüz / TIMETURK, 02 Ocak 2012 Pazartesi - 11:18

***

Kral Abdullah Hamas'la görüştü, 29 Ocak 2012 Pazar

Ürdün Kralı Abdullah, kısa bir resmi ziyaret amacıyla Amman'a gelen Hamas lideri Halid Meşal'i kabul etti.

Ürdünlü bir yetkili, Kral Abdullah'ın Meşal ile bir araya geldiğini, görüşmenin, "yıllardır süregelen soğukluğun ardından sadece buzları eriteceğini, ancak Hamas'ın Ürdün'de yeniden büro açmasına izin verilmeyeceğini" söyledi.

***

Meşal’den Ürdün’e tarihi ziyaret, 30 Ocak 2012 Pazartesi - 08:00

Hamas lideri Halid Meşal, kısa bir resmi ziyaret amacıyla Amman’a gitti.

Ürdün kraliyet sarayına yakın bir kaynak, 1999’da Ürdün’den sınırdışı edilmesinden bu yana ilk kez ülkeye resmi ziyaret düzenleyen Meşal’e, Ürdün nezdinde arabuluculuk yapan Katar Veliaht Prensi Şeyh Tamim Bin Hamad El Tani’nin de eşlik ettiğini belirtti.

***

Ürdün ve Hamas yeni sayfa açıyor

13 yıl aradan sonra Ürdün ile Hamas Hareketi arasında resmi düzeyde gerçekleşen ziyaret Halid Meşal tarafından iki taraf arasında yeni bir sayfanın açılması olarak değerlendirildi. Hamas Hareketi’nin Siyasi Bürosu Başkanı Meşal’in görüşme sonrası basına yaptığı açıklamalar, Ürdünlü üst düzey çevrelerce de memnuniyetle karşılandı.

***

Ürdün'de binler 'daha güzel bir yaşam' için yürüdü, 24 Şubat 2012 Cuma

Ürdün'de başkenti Amman'da, Ulusal Değişim Partisi (UDP) yanlısı binlerce kişi, ''Daha güzel bir yaşam'' için gösteri yaptı.


***

Ürdün'den İsrail'e kınama, 11 Mart 2012 Pazar

Ürdün, İsrail'in Gazze Şeridi'ne üç gündür düzenlediği ve 18 kişinin hayatını kaybettiği hava saldırılarını kınadı.


***

Ürdün Kralı`ndan istifa kararına tepki 27-04-2012

Ürdün Kralı Abdullah, Ankara ziyareti sırasında istifa eden Başbakan Avn Şevket el-Hasavni`yi, reformlar için yeterince çaba göstermemekle suçladı.

Ürdün Kralı Abdullah, istifa eden Başbakan Avn Şevket el-Hasavni`yi, reformlar için yeterince çaba göstermemek, halkın güç paylaşımı ve parlamentoda adil temsille ilgili taleplerini karşılayamamakla suçladı.

***

Ürdün'de 100 Bin Suriyeli Mülteci Var!, 11 Nisan 2012 Çarşamba 00:54

Suriye'den kaçarak Ürdün'e gelen Suriyelilerin sayısının 100 bine ulaştığını bildirildi.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Ürdün ofisi müdürü Arafat Cemal, Suriye'den kaçarak Ürdün'e gelen Suriyelilerin sayısının 100 bine ulaştığını bildirdi.


***

Esad Ürdün'ü tehdit etti, 08 Ekim 2011

Türkiye ve İsrail'in geçtiğimiz hafta sınırında tatbikat yapmasına ses çıkaramayan Suriye, benzer bir tatbikat yapması halinde Ürdün'ü bombalayacağı tehdidinde bulundu.

***

Ürdün Kralı Abdullah, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a "yönetimi bırakma" çağrısında bulundu., 14 Kasım 2011 Pazartesi

Kral Abdullah, BBC'ye verdiği demeçte, "Onun yerinde olsam yönetimi bırakırdım. Yerime gelecek kişinin mevcut durumu değiştirebileceğinden emin olurdum" dedi.

Kral Abdullah, Suriye Devlet Başkanı'nın iktidarı bırakmadan önce yeni siyasi diyalog sürecini başlatması gerektiğini de ifade etti.

Suriye lideri Beşşar Esad'ın muhalefetle siyasi diyalog başlatması gerektiğini ifade eden Ürdün Kralı Abdullah, "Eğer Beşşar Esad ülkesinin çıkarlarını düşünüyorsa iktidarı bırakabilir aynı zamanda yeni bir misyon yüklenerek, Suriye'nin siyasi hayatında yeni bir dönem de başlatabilir" dedi.

Suriye'nin komşusu Ürdün, Esad rejiminin hükümet karşıtı protestoları sert bir şekilde bastırmasına sert eleştiriler yöneltiyordu.

Ajanslar

---------------------------------------------------------------------------------

ABD'nin taşeronu değiliz 2012-04-23, Mustafa Özcan:

Lakin Ürdün Kralı Abdullah II'nin daha 2005'te söylediği gibi Şii üçgeni veya mihveri iltisaklı politikaların ötesinde bölgeyi bloke ediyor ve kilitliyor. Buna müsaade edilemez.

Bölgede kartlar yeniden karılıyor. Kral 2. Abdullah, babası Kral Hüseyin kadar kıvrak, manevra kabiliyeti yüksek, dengeleri gözeten, tecrübeli birisi değil..

http://www.gazetecigozuyle.com/2012/01/mustafa-ozcan-30-ocak-2012/

M. Ahmet VAROL:

Ürdün'deki İslami cemaatler içerisinde en güçlü ve en yaygın olanı Müslüman Kardeşler'dir. Bu cemaat diğer bütün İslami cemaatlerle iyi münasebetler kurmaya ve dayanışma içine girmeye çalışmaktadır. Ürdün Müslüman Kardeşler cemaatinin her alanda faaliyetleri var. Siyasi partiler yasasının çıkmasından sonra İslami Çalışma Cephesi'nin kuruluşuna öncülük etti. Müslüman Kardeşler kültürel ve sosyal faaliyetlerin organizesi için İslam Merkezi Hayır Cemiyeti adlı bir teşkilat kurdu. Bu teşkilat çeşitli hayır faaliyetlerini, kültürel, sosyal ve eğitime yönelik faaliyetleri organize ediyor. Teşkilata bağlı olarak Amman'da kurulan ve 1982 yılından bu yana hizmet veren İslami Hastane üniversite hastanelerinden sonra ülkenin en büyük hastanesidir. Yine aynı teşkilata bağlı olarak anaokulundan üniversiteye çeşitli seviyelerde 23 okul açılmış bulunuyor. Bunların başında da Özel Zerka Üniversitesi gelmektedir. Müslüman Kardeşler'in dışında kalan İslami cemaatlerin ileri gelenleri arasında Hizbu't-Tahrir, Tebliğ Cemaati, selefiler ve çeşitli tasavvufi tarikatlar var.

Hizbu't-Tahrir geçmişte bir süre Müslüman Kardeşler içinde kalmış ancak daha sonra kendine özgü birtakım fikirlerinden dolayı bu cemaatten ayrılmış olan Takiyyuddin en-Nebhani'nin kurmuş olduğu bir cemaat. Bu cemaat daha çok hilafet konusuna ağırlık veriyor. Mevcut düzenle herhangi bir uzlaşma içine girmeye ve parti yoluyla siyasi faaliyet yürütülmesine karşı çıkıyor. Hatta ülkedeki yönetimle bir uzlaşma anlamı taşıyacağını ileri sürdüğünden seçimlere katılmaya ve meclise girmeye de karşı çıkıyor. Merkezi Pakistan'da bulunan Tebliğ Cemaati'nin Ürdün'de de küçük çapta bir çalışması var. Ancak bu cemaat siyasete karışmamayı prensip edindiğinden Ürdün halkı içinde bir etkinlik gösteremiyor.

Arap dünyasının her tarafında etkisini gösteren Selefilik hareketi Ürdün'de önemli oranda etkili. Selefiler sayıca çok olmasalar da düşünceler üzerinde etkililer. Ürdün'de selefilik akımının yayılmasında en çok bu hareketin liderlerinden olan Nasıruddin el-Albani'nin çalışmaları etkili oldu.

Tasavvufi tarikatlar içinde en yaygın olanı Şazeliye tarikatıdır.

Ürdün İslami Hareket'inin en çok sıkıntı çektiği alan yayın faaliyetleri alanıdır. Yönetim bu konuda İslami hareketin önüne çeşitli zorluklar çıkarıyor.

2011-12-08, Nurettin Şirin:

İHH’nın yayınladığı “Filistin” kitabının “kronolji” bölümünde şu bilgiler verilir:

"7 Haziran 1970: Ürdün Kralı Hüseyin İsrail ve ABD’den aldığı destekle Filistin mülteci kamplarını yoğun top ateşine tuttu. Kral Hüseyin’e bağlı “Bedevi Milisleri“ tarafından gerçekleştirilen bu katliam, Kara Eylül“ olarak nitelendirildi. Bu katliam sırasında on binlerce Filistinli hayatını kaybetti.”

Bu saldırıların sebebi neydi? Kara Eylül olaylarının, diğer bir ifadeyle, Ürdün rejiminin Filistinlilere saldırısının asli sebebi, Filistinli gerillaların siyonist rejime yönelik saldırılarını önlemek, Ürdün sınırını, Siyonist rejim için güvenli hale getirmekti. Ayrıca bu saldırılar Amerika’nın direktifleriyle gerçekleştirilmişti.

Bu hususu Ahmed Varol ağabey,“Ürdün'den Yeni Bir Kara Eylül Harekatı” başlığı altında yazdığı yazısında şöyle ifade eder:

“Ürdün, gerillaları tamamen imha etme veya Ürdün topraklarından silip atma amacına yönelik hazırlıklarını da ABD'nin desteğiyle yoğun bir şekilde sürdürüyordu. Kral Hüseyin, bu hazırlıkları sürdürdüğü sırada ABD'deki yahudi lobisinin ileri gelenlerinden olan ve bir ara ABD dışişleri bakanlığı yapan Henry Kissenger'le yoğun temas içindeydi. Filistinli gerillaların Ürdün'den çıkarılmasıyla İsrail'in işgal altında tuttuğu toprakların doğu sınırı güvenceye alınmış olacaktı. Derken 13 Temmuz 1971'de Ürdün yönetimi Filistinli gerillalara karşı geniş çaplı bir askeri operasyon başlattı. Birkaç gün süren operasyonda Filistinli gerillalardan ve sivillerden toplam 3000 kişi öldürüldü.



Ürdün Kralı Abdullah, siyonist rejimin güvenliği için geceli gündüzlü çalışmalarını sürdürür. Üslendiği en büyük rol de, "siyonist rejimin güvenliği"dir. Onun için, Ürdün aslında "siyonist rejim için bir ileri karakol" durumundadır.

Ürdün rejiminin Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği bu katliamlar, Filistin İslami direnişine karşı sergilediği ihanet, siyonist rejimin güvenliğini sağlama noktasındaki jandarmalık noktasında itirazı olan bir kardeşimiz var mı..?

Ürdün rejiminin ne denli zalim, hain ve alçak olduğunu “Filistin gönüllüleri” adı altında 30 kadar kardeşimizle birlikte 15 Mayıs 2011 tarihinde, Filistinlilerin yurda dönüş “Mesiretü'l Avde” yürüyüşlerine destek vermek için gittiğimiz Filistin sınırına yakın El Kerame bölgesinde bizzat gördük ve yaşadık.

Ürdün’deki Filistinlilerle birlikte Filistin sınırına doğru yürüyüşümüzü engellemek isteyen Ürdün rejim güçlerinin, komandoları ve polislerinin üzerimize nasıl barbarca saldırdığını, oradaki insanları nasıl kana buladığını gördük; yaralananlar içerisinde bizler de vardık. Çoğu bayan olan 50 kadar Filistinliyi otobüsümüze alıp saldırdılardan korunmak için çatışma bölgesinden uzaklaşmak isterken, otobüsümüze nasıl saldırıldığını gördük. O sırada, otobüsteki Abdullah Şahin kardeşimiz telefonla Hakan Albayrak’ı aramış, tarifi imkansız bu saldırıyı dile getirmişti. Bunun ardından da Ürdün’deki Türkiye elçilik ve konsolosluk görevlileri bizimle irtibata geçerek, güvenliğimiz noktasında girişimlerde bulunmuşlardı. ...

zulk@rneyn
01-05-2012, 21:50
Allah c.c. sevdiği kullarına emirler verebilir, verilen emirler insanlar için hayırlı olur yada olmaz.
ben söylemekle vazifelendirildim diyor şeyh hazretleri.
vardır bir hikmeti.

benim mürşidim farklı...
fakat başka bir Allah c.c. dostunu yada evliyasını eleştirmekten ve karşısında olmaktan Allaha sığınırım.

hirahos
01-05-2012, 21:52
Ürdün ve Kral 2. Abdullah ile ilgili yakın tarihte yazılanlardan, haberlerden bir demet var yukarda... Bu haberleri özetleyip verecek vaktim yok maalesef...

Gördüğüm kadarıyla Şia ve Vehhabilere düşman biri Kral 2. Abdullah... Peygamber efendimizin soyundan. Suriye'deki muhalefeti destekliyor ve fakat Suriye ambargosundan yana değil. Kral Abdullah'ın Türkiye ile ve Erdoğanla ilişkileri iyi..

Kral 2. Abdullah ile ilgili itibar edilecek makale bulanların buraya yapıştırmasını rica ederim.

hirahos
01-05-2012, 22:20
Bugünkü Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın Soy Geçmişi:

Şerif Hüseyin (Mekke Emiri)

Vikipedi

Hüseyin bin Ali, Mekke Şerifi ve Hicaz Kralı

Hüküm süresi: 1916 - 5 Ekim 1924
Tam adı Hüseyin bin Ali
Doğum tarihi: 1852, Doğum yeri: İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm tarihi: 1931, Ölüm yeri: Ürdün
Önce gelen: V. Mehmet, Sonra gelen: Ali bin Hüseyin (kral)

Hüseyin ibni Ali olarak da bilinir. (doğum 1852- ölüm 1931) 1908 - 1916 yılları arasında Mekke Şerifi, 1916 - 1924 arası Hicaz Kralı.

1852 yılında İstanbul’da doğdu; 1908’de Mekke Şerifi oldu. I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerden destek gördü ve İttihad ve Terakkinin Türkçülük politikasını bahane ederek Arap İsyanını başlattı. 1916 yılında bağımsızlığını ilan ederek kendini Hicaz Kralı ilan etti. Arabistanlı Lawrence ile birlikte İsyana önderlik etti.

Savaştan sonra kurulan İngiliz ve Fransız Manda yönetimlerini kabul etmeyerek, kendisini tüm Arap ulusunun Kralı ilan etti. Versailles Antlaşmasını kabul etmemesi nedeniyle, İngilizlerle arası açıldı. Bu sıralarda İngilizlerin desteklediği Suudi ve Vahhabi saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Mart 1924'te Halifeliğin TBMM tarafından kaldırılmasından sonra, Mekke ve Medine’nin elinde olmasına dayanarak kendisini yeni Halife ilan etti. Fakat bu kararı, başta Suudiler olmak üzere, birçok kesim tarafından kabul edilmedi.

Bir süre sonra, Suudilerin desteklediği İhvan tarafından Taif'de yakalandı ve İngilizler tarafından Kıbrıs adasına sürgün edildi. Daha sonra oradan ayrılarak, Ürdün Kralı olan oğlu I. Abdullah'ın yanına yerleşti ve 1931'de orada öldü.

-----------------------------------------------------------------------------

I. Abdullah, Ürdün kralı. (Mekke 1882-Kudüs 1951)

Vikipedi

Doğum: Şubat 1882, Mekke Ölüm:20 Temmuz 1951 (69 yaşında), Kudüs
Yattığı yer: Raghadan Sarayı Din: İslamiyet, Ebeveyn(ler): Hüseyin bin Ali (Mekke Emiri)

Hicaz emiri Şerif Hüseyin (Hüseyin bin Ali, Mekke Emiri)'in oğlu olan Abdullah, İngilizlerin desteğiyle 1921 yılında Mavera-i Ürdün Emirliği'nin başına geçti. Önce Paeke Paşa'ya, sonra da Glubb Paşa'ya örgütlettiği "Arap Lejyonu", Kerkük-Hayfa petrol boru hattının korunmasını sağladı. II. Dünya Savaşı sırasında emirlik sınırları dışına müdahalede bulundu. 1946'da İngiltere ile imzalanan bir ittifak anlaşmasından sonra ülke bağımsızlığına kavuşunca 1949 yılında ilk Ürdün kralı olarak taç giydi. Suriye ve Lübnan'ı içine alacak bir devlet kurmaya uğraşırken öldü.

Emir Abdullah Efendi, ömrünün sonuna kadar İngilizlerin sadık dostu olarak kaldı. Sarayında muhafız olarak Çerkezleri konuşlandırmış ve oğlunun da iktidarda sorunsuz kalmasını sağlamıştır. Haşimi soyundan olduğu iddiasıysa günümüze kadar ispatlanamamıştır.

Kardeşi Faysal da yine İngiliz dostları sayesinde Irak emiri olmuştur. İngilizler Osmanlı İmparatorluğu'nun Arap Yarımadası'ndan çekilmesinde etkin rol oynayan bu aileden baba Şerif Hüseyin'i Hicaz'a, oğullarını da Irak ve Ürdün'e emir tayin etmiştir. Ürdün, tarihte gerek toprak olarak gerekse halk olarak var olmayan bir devlettir. İngilizler sayesinde ortaya çıkmıştır.

I. Abdullah 1951'de Kudüs'te cuma namazı çıkışında bir Filistinli tarafından yapılan bir suikast tarafından öldürülmüştür.

-----------------------------------

Kral Hüseyin (Ürdün)

Vikipedi

Hüseyin bin Tallal (14 Kasım 1935 - 7 Şubat 1999), 1952-1999 arasında Ürdün kralı.

1953'te ruh sağlığının bozulması üzerine tahttan indirilen babası Kral Tallal bin Abdullah'ın yerine geçti. Batılı ülkelerin mali yardımına dayanarak ülke ekonomisini güçlendirmeye çalıştı. Halkın desteğini kazanmayı başaramayınca, parlamento üzerindeki otoritesini sürdürebilmek için orduyu denetimi altına alarak önemli komutanlık görevlerine kendine bağlı kişileri getirdi.

İzlediği muhafazakar politikayı ve Batılı devletlerle ittifak kurmasını eleştiren Mısır devlet başkanı Cemal Nasır'ın karşı propagandası ve ülke içindeki muhalefetin giderek güçlenmesi, konumunun sarsılmasına yol açtı. Ülkedeki siyasal huzursuzlukların artması üzerine 1955'te Batılı devletlerin desteğiyle kurulan Bağdat Paktı'na katılmaktan vazgeçmek, ertesi yıl da Arap Lejyonu komutanı İngiliz General John Bagot Glubb'ın görevine son vermek zorunda kaldı. Artan baskılar karşısında Ekim 1956'da genel seçimlerin yapılmasına razı oldu ve muhaliflerden Süleyman en-Nabulsi'yi bir koalisyon hükümeti kurmakla görevlendirdi. Nabulsi, İngiltere ve Ürdün arasındaki bir antlaşmayı sona erdirip Mısır, Suriye ve Suudi Arabistan ile pakt imzalayınca, hükümeti görevden alarak sıkıyönetim ilan etti.

Ürdün, Haziran 1967'de başlayan Arap-İsrail Savaşı'nda İsrail karşısında kesin bir yenilgiye uğradı ve Batı Şeria İsrail tarafından işgal edildi. Bu tarihten sonra Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ülke içindeki gücü artmaya ve Ürdün yönetimiyle FKÖ arasındaki ilişkiler gerginleşmeye başladı. FKÖ gerillalarının Eylül 1970'te üç İngiliz uçağını kaçırmaları üzerine, Hüseyin ülkedeki FKÖ üslerine bir saldırı düzenlenmesi emrini verdi. 26 Eylül'de Kahire'de FKÖ lideri Yaser Arafat ile Kral Hüseyin arasında anlaşma sağlandıysa da, ertesi yıl çatışmalar yeniden başladı ve FKÖ gerillaları sonunda kesin bir yenilgiye uğratıldı.

Hüseyin sonraki yıllarda güçlüklerle dolu bir politika izledi; İsrail'le askeri bir çatışmaya girmekten kaçındı; FKÖ'yle ilişkilerini düzeltti; Suudi Arabistan'la ve öteki ılımlı Arap devletleriyle daha yakın bağ kurmaya, onlardan mali yardım almaya çalıştı. Ayrıca ABD ve İngiltere'yle iyi ilişkiler sürdürdü. 1988'de, çekişme konusu olan Batı Şeria üzerindeki hak iddiasından ve orada yaşayan Filistinlileri Ürdün'ün temsil ettiği savından vazgeçti. Körfez Savaşı sırasında Irak'a karşı oluşturulan ittifaka katılmadı. Ölümünden sonra yerine oğlu II. Abdullah geçti.

-------------------------------------------

Kral II. Abdullah

Vikipedi

Haşimi Ürdün Kralı II. Abdullah (30 Ocak 1962), 1999'dan beri Ürdün kralı.

Eğitimi ve askeri kariyeri

Kral Hüseyin'in en büyük oğludur. İngiltere ve ABD'de eğitimini sürdüren Abdullah, özellikle Londra yakınındaki Sandhurst Askeri Akademisi'nde ve Oxford'da uluslararası politika alanında birer yıl eğitim gördü, daha sonra 1984 yılında ülkesine döndü ve 40. zırhlı tugayda görevlendirildi.

1985 yılında ABD'deki Fort Knox'ta komutanlık eğitimi ve ardından Washington, D.C.'deki Georgetown Üniversitesi'nde uluslararası politika alanında eğitimi gördü. Abdullah, 1993'te Ürdün Özel Güçleri’ne katıldı ve 1996 yılına kadar özel güçlerin komutanlığını yürüttü, Ürdün ordusunun terörle mücadelede seçkin birliklerine tümgeneral rütbesiyle komutanlık yaptı.

Babası Kral Hüseyin, veliaht prens olan kardeşi Hasan'ı gözden çıkararak, 25 Ocak 1999'da Abdullah'ı veliaht prens ilan etti.

1993'te Filistin asıllı Rania el Abdullah ile evlendi. Bu evlilikten 4 çocuk babasıdır.

Krallığı

7 Şubat 1999'da babasının ölümünden hemen sonra görevine başlayan Abdullah döneminde Ürdün, Ortadoğu'daki kilit pozisyonunu korumayı sürdürdü. Filistin Sorunu konusunda Filistin, İsrail ve ABD arasında pek çok kez arabuluculuk girişiminde bulunuldu. Babası döneminde sürdürülen ABD ve Batı'ya yakın politikaları devam ettirmesi Arap Dünyası ve Ürdün içinden ağır eleştiriler almasına neden oldu.


....

zulk@rneyn
01-05-2012, 22:27
Mavi gözlü Kral Mehdi habercisi mi (5 temmuz 2011)


Ahmedinejad’ın ekibinin, Ürdün Kralı’nın Mehdi habercisi olup olmadığını anlamak için bir komplo kurduğu öne sürüldü. Kral Abdullah, sırtında Mehdi işareti ben var mı yok mu görmek için İran’da kaplıcaya davet edilecekti. Planı Hamaney engelledi.

http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
ÜRDÜN Kralı 2’nci Abdullah’ın sırtında doğum lekesi var mı? İşte büyücülükle bile suçlanan İran (http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/) Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedijad’ın ekibi son olarak bu soruya kafalarını takmış. Hatta iddiaya göre Ürdün Kralı’nın çıplak görebilmek için bir komplo bile kurmuşlar. Öyle ki, mavi gözlü Ürdün kralı, İran (http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/)’a kaplıcaya davet edilecek, hükümdar çıplak kaldığında ise gerçek ortaya çıkacaktı.


Alman Der Spiegel dergisine göre bu iddiayı ortaya atan Ahmedinejad’ın arasının açık olduğu dini lider Ayetullah Hamaney’in kısa süre öncesine kadar temsilciliğini yapan Mojtaba Zolnur. Şii inanışına göre 12’nci Kayıp İmam Mehdi’nin dünyaya geri dönmesinden hemen önce Ürdün’de adı Abdullah, gözleri mavi ve sırtında beni olan bir hükümdar ortaya çıkar. Ahmedinejad ekibi de son anda önlenen bu komployla Ürdün Kralı’nın sözkonusu hükümdar olup olmadığını öğrenmek istemiş.


kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/planet/18173631.asp

hirahos
01-05-2012, 22:37
Wuuuu :) "Kral Abdullah'a biat etmeyen müslüman değildir" de demiş, orayı kaçırmışım :)

"Kral 2. Abdullah'a biat etmeyen Müslüman değildir" demiyor... İsyandadır diyor... Zannedersem yine hatalı çevirmişler... :)

levent48
01-05-2012, 22:43
Hatırladığım kadarı ile babası kral Hüseyin'in İsrail ile arası çok iyi idi.Kendisinin de bu politikaları devam ettirdiği biliniyor.Ürdün İsrail'in doğu güvenliğini sağlamak için kurulmuş suni bir devlet teşkilatı.Bu görevini devam ettirdiği sürece ABD ve İsrail'den her türlü yardımı alamaya devam ediyor.Kişisel düşüncem şudur;

Şerif Hüseyin: İngiliz işbirlikçisi,Osmanlı düşmanı bu gün ki İslam coğrafyası perişanlığının baş taşeronu...

I Abdullah : Babasının icraatlerinin takipçisi bir farkı yok....

Kral Hüseyin : Arap-İsrail barışının mimarlarından sıkı bir İsrail uşağı....

II.Abdullah : Babasının yolunun sıkı takipçisi...

BU ISPANAKTAN YAĞ ÇIKMAZ vesselam....

ömerusta
01-05-2012, 22:53
islam halifeliği son ruhsatı türkiyededir buradan dirilecektir onların çabası boş heves vede boştur

hirahos
01-05-2012, 23:09
"Kral 2. Abdullah'a biat etmeyen Müslüman değildir" demiyor... İsyandadır diyor... Zannedersem yine hatalı çevirmişler... :)

Nazım Kıbrısi'nin yukardaki video konuşmasının özeti şöyle:

"Ürdün kralı 2. Abdullah, Peygamber efendimizin soyundandır. Doğudan batıya Ehl-i Beyt'in ağırlığını taşıyabilecek kimse kalmadı. Kuvvet 2. Abdullah'tadır. Kral 2. Abdullah, Mehdi As. ile beraber olacaktır (buluşacaktır).

Şeyhim Abdullah Dağıstani efendi dedi ki: 'Melik Abdullah kuvvetli olacaktır. Bütün Kudüs-i Şerifi açacaktır. Allah'ın aslanlarındandır. 10 ülke kral Abdullah'ın eline verilecek...'

Ben krala kulum (tebaayım) kabul ederse... Haber aldım: Kral Abdullah, Şam'daki zorba kavmin üstüne yürüsün! Onu manen destekleyecekler. Halifeliğini ilan etsin ve İslam sancağını kaldıracak son melik olduğunu söylesin. Tereddüt etmesin.

Kral 2. Abdullah, efendimizin hakiki varisidir ve Ehl-i Beyt'i temsil ediyor. Bunu açıklasın. Şam'ın kralıdır. Bu zamanın kralıdır. Hak ondadır. Hakiki halifedir. 10 devletteki cebabireyi (zorbaları, zalimleri) söküp atacak olan odur. Cebabireyi Hilafetin merkezinden atacaktır.

Peygamber efendimizin sancağını, Mehdi As.'ın sancağını ve kendi sancağını; 3 sancağı alıp yürüsün.

Kral 2. Abdullah'a ilk biat edecek olan benim. İşte buradan, şimdi biat ediyorum. Evliyadan mevcut olanların hepsi ona biat ettiler.

Bu bütün Müslümanlara, dünyanın her tarafına bir emirdir: Herkes Melik 2. Abdullah'a biat etsin! Melik 2. Abdullah'a biat etmeyen isyan etmiş olur. Kim ona karşı çıkarsa yıkılıp, helak olacaktır! Hakka karşı gelen mağlup olur. Muhalif olana dünyada ahirette hezimet vardır. Melik 2. Abdullah'a biat edenler dünyada ve ahirette şeref sahibi olacaklardır.

Sonrasında Mehdi As. çıkacaktır. Melik 2. Abdullah'ı Mehdi As'ın yanında görüyorum. İnşallah İslam, semadan gelen kuvvet ile ayağa kalkacaktır!

Ey Melik 2. Abdullah,

İslam'ın halifesi olmak için en uygun zat sensin!

Siz bugün yanıma geldiniz; bunları krala söylemem için emir aldım ve onu beyan ettim. Kral 2. Abdullah'ın şerefli el ve ayaklarından öperim..."

Son.Fedai
01-05-2012, 23:09
Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
...........MÂ ŞÂALLÂHU LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH......
Osmanlı Şeyhi, Evliyâlar Sultânı ŞEYH MEVLÂNÂ MUHAMMED NÂZIM ÂDiL EL-HAKKÂNÎ ER-RABBÂNÎ HAZRETLERi...( k.s ) SUBHÂNIM ALLÂH, SULTÂNIM ALLÂH, NEBÎM MUHAMMED ALEYHİ'S-SELÂM...LÂ ĞÂLİBE İLLÂLLÂH...

KRAL’A MESAJ VE BEYAT

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani En-Nakşibendi Hazretleri’nin 28 Nisan 2012 Sohbeti,

Biz şimdi, Resulu Sakaleyn'in (sav) haber verdiği o zamanın içerisindeyiz. Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde buyurdu: "Benden sonra hulefâ gelecektir". Ashabı kendisine gelecekten sorduğu zaman Efendimiz (sav) buyurdu: "Benden sonra hulefâ gelecektir. Hulefadan sonra umerâ, umerâdan sonra melikler, meliklerden sonra cebâbire gelecektir. Cebâbireden sonra ise Ehl-i Beytimden bir kimse gelir de, o yeryüzünü adaletle doldurur, evvelce zulm ve cevir ile dolduğu gibi". Biz şimdi cebabirenin zamanına yetiştik. Ve onların zamanları da sona ermek üzere. Artık onlar mağlup olup dünya üzerinden silinmek üzereler. Biz şimdi Efendimizin (sav) haber verdiği cebabireden sonra Kralların geleceği o zamana yaklaşıyoruz.

Cenab-ı Allah İslam'ı teyid edecek, destekleyecek bir kimse yollayacak: "Sonra Ehl-i Beytimden bir kimse gelir". Ey muazzam, mükerrem ve müşerref olan Kral, Ürdün Meliki. Kendisi Efendimiz’in (sav) Ehl-i Beytindendir, ve bütün Arapları ve ayrıca Müslümanları da temsil eden, onları taşıyan kimsedir. Şimdi Ümmet, İmamsız ve Efendimiz’i (sav) temsil eden Halifesiz kaldı. Bu yüzden şu anda dünyanın Doğusundan Batısına Efendimiz’in (sav) Ehl-i Beytinin ağırlığını taşıyabilecek kimse kalmadı. Bu yüzden de o, Mehdi (as) ile birlikte olacaktır. Efendimiz’in (sav) Ehl-i Beytinin, onun neslinin, sülalesinin şerefi şu anda Ürdün Kralı Abdullah'ın kuvvetindedir. Ben fakir bir kulum. Bu hitap Kraladır, henüz kendisi doğmadan önceden.

Takriben 70 sene önce biz Şam'da Abdullah Dağıstani Hz'nin beraberindeydik. Kendisi Ürdün Kralı 1. Abdullah'ın da Şeyhi idi. Kral 1. Abdullah o sırada Ürdün Prensi ve İmamı idi. Ürdün Kralı idi aynı zamanda. Ürdün'ün Müftü Efendisini Şeyh Abdullah Dağıstani Hz'ni ziyarete yolladı. Çünkü Kral, Tarikat-ı Aliyye Nakşibendiyye Şeyhi Abdullah Dağıstani Hz'den beyat almıştı. Müftü Efendiyi ona yollayıp dedi ki, "Şeyhe benim selamlarımı ilet ve haber sor, nasıl hareket edeyim" O zaman ben oradaydım. Ve Kral, kendisinin ne yapacağına dair Şeyhin emrinin ne olduğunu soruyordu. "Şeyhim, Şeyh Abdullah Dağıstani benim için ne diyor? Ona sor ve bana haber ver. Bana onun emirlerini getir".

Bu tarihte olmuş bir vakadır. Ve o anda orada bu fakir kul dışında buna şahadet edecek kimse yoktu. Kral "Ona selamımı götürün ve ne yapmam gerektiğine dair bana haberini getirin" dedi. Kendisi o sırada Hicaz topraklarını geri almaya hazırdı çünkü kendisi o zamanda Hicaz topraklarının hakiki varisi idi. Şeyhimiz Abdullah Dağıstani Hz bana emretti, "Ya Şeyh Nazım, bir kalem, kağıt getir ve Ürdün Emiri Melik Abdullah için söyleyeceklerimi yaz. Bu hitabı yalnız Majesteleri için söylüyorum". Mektubu yazdım, uzunca bir mesajdı. Kendisi Ürdün'ün İmamı, Prensi ve Kralı idi, ceddiniz. Ve Hicaz topraklarını geri almaya hazırlanıyordu. Şeyh Abdullah "Şimdi vakti değil" diye yazdırdı.

Ceddiniz İmam ve Melik Abdullah da buna iman etti ve dedi ki: "Ben Şeyhime inanıyorum. Hicaz topraklarını geri kazanmak için saldırmaya hazırlanıyordum. Çünkü Hicaz'ın tahtının hakkı bizimdir. O çölden gelen bedevilerin hakkı değildir". Ve ceddiniz Kral 1. Abdullah dedi ki: "Şeyhim beni men etti, Şeyhim beni men etti. Ve ben de kabul ettim. Bir keşf ile bana gösterdi, Ceddimin (sav) Ravzasında idim. Makamının içerisinde bir vahşi bana saldırdı ve neredeyse öldürmek üzereydi. Ama Şeyhimin sebebi ile kendimi kurtarabildim". Şeyhimiz Abdullah Dağıstani Hz "bu rüya, evet vakti değil, vakti değil" dedi.

"Senin neslinden gelen, Efendimiz’in (sav) neslinden gelen bir kral ki onun ismi de Abdullah'tır. Kuvvet onda olacaktır. O vakit Efendimiz’in (sav) sülalesi kesilmiş olacaktır ve o emri taşıyacak, yerine getirecek olan odur. O, onun vazifesidir. Ama siz, Kral 1. Abdullah, cemaatle namaz kılmamanızı ve Cumayı cemaatle kılmamanızı nasihat ediyorum". Bu nasihatı ben yazdım. Ve bu mesajı Majesteleri krala yolladık. Sübhan Allah herşey Rabbimiz Sübhanehu ve Teala Hazretleri’nin (cc) elindedir. "Ve kâne emrullâhi kaderen makdûrâ- Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kader idi" (33:38). Bir gün geldi ve Ceddiniz Kral 1. Abdullah, Allah rahmet etsin, Kudüs'de Mescid-i Aksa'yı ziyaret etti. Ve bu ziyareti Cuma gününe denk gelmişti.

Ülkenin soyluları dediler ki: "Ya Emir, burada olmanız büyük şanstır. Kaçırmayalım. Cuma namazını Beytü-l Makdis'de kılalım". Sübhan Allah! Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kader idi. Şeyhin ona nasihatini unuttu, etrafındaki ülkenin soylularının nasihatini dinledi. Ve içeri girerken şehit edildi. Emir orada gerçekleşti. Kaç sene geçti üzerinden? Belki 65, belki 60 sene oldu bu olalı. Bu oldu ve Kral Abdullah vefat etti. Şeyh Abdullah Hz derdi ki: "Abdullah bütün Kudsü Şerifi açacak". Sübhan Allah kaç sene geçti üzerinden ve şimdi Kral Abdullah geldi. Ve o, Allah'ın aslanlarından biridir. Ve kendisi, sahranın/çölün aslanı olduğuna da dikkat çekti. Sübhan Allah. Ve o şu anda Ürdün'ün tahtında, ve her cihetten kendisine baskı yapılıyor. Ve biz Hakikat Ehli tarafından konuşup yazdık.

Şeyh Abdullah Hz, Emir Hüseyin'e (Allah rahmet etsin) derdi ki: "Majesteleri Kral Abdullah gelecek ve 10 devlet onun hüküm ve tasarrufu altına verilecek". Biz şimdi o zamana yetiştik ki İslam Alemi cebabirenin eline kalmıştır. O mel'unların! Unutturdular. Cebabire gelip binlerce hile ile insanlara Hilafeti ve İslamın Saltanatını unutturdu. Unuttular ve şimdi düştüler! Bütün İslam aleminin ne bir yeri, ne de çıkış yolu var. Tamamen şaşırıp kayboldular. Sübhan Allah. Bu kul, Kral'a kuldur kabul ederse. Yaşımız da...Allah bilir yaşımızı. Bir mesaj aldım, bu Şam topraklarındaki zorba kavim... Majesteleri Kralın ne yapması gerektiğine dair bir mesaj aldım. Şam açıktır, kimse yoktur orada. Neden kendini tertib etmiyor, kimden korkuyor? Bu hitab Kral içindir. Tereddüt ediyor ama destek geliyor. Kralın harekete geçmesi ve kendisinin Halife olduğunu açıklaması, İslam sancağını kaldıracak son Kral olacağını açıklaması için destek geliyor Bu haberi aldım, bu yüzden Krala hitab ediyorum, tereddüt etmesin.
Çünkü o Ehl-iBeyti temsil edendir ve Efendimiz’in (sav) hakiki varisidir.

Git ve korkma! Beyan et ki: "Ben ahir zaman Nebisinin varisiyim ve Müslümanları bir araya getirip bütün o mıntıkadaki, 10 devletteki cebabireyi çıkarıp atacak olan kimseyim". SubhanAllahil Aliyyil Azim, bu haber... Allahu Ekberul Ekber. O beyan etsin. Efendimiz’den (sav) gelen Hilafetin varisi olduğunu beyan etsin: "Efendimiz’in (sav) sancağını kaldıracak olan benim" Bu yüzden Kralın 3 livası olmalı: Efendimiz’in (sav) livası, Mehdi (as)'ın livası ve Kralın kendi livası. Bu üç livayı kaldırıp ilerlemeli. Krala ilk beyat verecek olan benim. Buradan ona beyat ettim. Ve bu emri bütün Müslüman Alemine de beyan ediyorum; kendisi varistir, İslam sancağını kaldırmalıdır ve galip ve muzaffer olacaktır. Ve bütün 10 devlet onun hükmü altında olacaktır.

Sonra Mehdi (as) gelecek ve onun cihetinden, Kadem'den Şama girecek. Ve Şamın Kralı, Kral Abdullah'tır. 3 livayı kaldırsın ve yürüsün. Ve beyan etsin "Ben Ceddim olan Evvelin ve Ahirin Efendisinin (sav) hakiki varisiyim. Onu temsil ediyorum. Bütün insanlardan, bütün Müslümanlardan beyat istiyorum". Ve ben de kalkıp ona beyat edeceklerin ilkiyim. Çünkü bu zamanın Kralı, Kral Abdullah'tır. Allah beyatımı kabul etsin, ona ilk beyat eden bu fakir kul olarak kabul etsin. Ve bütün Müslüman Krallara ona beyat etmelerini emrediyorum, Kral Abdullah'a beyat edip onu desteklemelerini emrediyorum. Bu fakir kul ona ilk beyat edendir. Allah beyatını kabul etsin. beyatımı kabul etsin. Onu Mehdi (as)'ın yanında görüyorum, 3 liva ile: Efendimizin (sav) livası, Mehdi (as)'ın livası ve kendi livası. 3 liva ile yürümeli.

Ben zayıf bir kulum. Beni dinleyenler Allah için ona beyat etmeli. Çünkü ona beyat etmeyen Müslüman değildir. Ben krala alenen beyat ediyorum Allah için. Ve şu anda evliyadan mevcut olanların hepsi de ona beyat ettiler. Bu yüzden onun yürümesi lazım. Ve bu fakir kulu dinleyen herkese de ona beyat etmesini emrediyorum. Dünyanın her tarafından, herkes beyat etmeli çünkü o, dünyada ve ahirette şerefli olandır. İslam'ın hakiki Halifesi odur, yalnız o olduğunu beyan ediyorum. Bu hak yalnız onundur ve ona beyat etsinler yoksa yıkılacaklar. Siz bu hitabı duymak için geldiniz, ben sizi bekliyordum. Bu 3 livayı hazırlasın ve Efendimiz’in (sav) Halifesi olduğunu, Ehl-i Beyti ve Mehdi (as) gelene kadar onu temsil edenin kendisi olduğunu beyan etsin. Yürüsün. Yürüsün. Allah'ın izni ile, Allah'ın emri ile Allah'ın kuvveti ile yürüsün.

Ey Ürdün Kralı Abdullah, beni mazur görün. Siz İslam halifesi olmak için en uygun zatsınız, cebabireyi Halifenin merkezinden tard edecek, atacak olan, ki orası yeniden kendisinin elinde olacak. Şimdi Kral, Efendimizin (sav) Halifesi ve Ehl-i Beyti Mehdi (as)'ın zuhuruna kadar temsil eden zattır. 3 liva, yürürken onun yanında olacak. Elhamdulillah beyan ettim. Ben fakir bir kulum, ve Krala beyat edenlerin ilkiyim çünkü kendisi Efendimiz’in (sav) Halifesidir. Ve Mehdi (as)'ın destekçisidir ve Mehdi (as) ile birlikte Şam'a, Bağdat'a, Lübnan'a, Mısır'a, Libya'ya, Yemen'e, bütün Arap kıtasına girecektir. Türke, Kürde, hepsine.. Siz bugün bu mesele için geldiniz ve bu hitab geldi bana: Kral'a hitab etmem için emir geldi ki korkmasın, korkmadan yürüsün! Çünkü Kral destekleniyor.

Allah onun livasını yükseltsin. Ve bütün Arap kabilelerinin ona destek ve beyat vermeleri lazım. Ona destek verenler Cennet ehlinden olacaktır. Ey Kral, benim beyatımı ilk beyatınız olarak kabul edin. Ve bu fakir kulu dinleyen herkes de ona beyat etsin. Ona beyat edin ve inşa'Allah İslam Sema'dan gelen kuvvet ile ayağa kalkacak. Allah yolladı seni, Emir Abbas. Onunla ol, bütün kabileler. Kim ona karşı gelirse, yıkılacak ve harap, helak olacak. Ve ona beyat edenler dünya da ve ahirette şeref bulacaklar. Tövbe Ya Rabbi. Risalet Sahibi, Müslümanların İmamı ve Halifesi olarak ona ilk beyatı ben sunuyorum. O tektir, ondan gayrısı yoktur. Bana emredilen bu ve onu beyan ettim. Ey Kral, kabul et, kabul et, kabul et. Sana beyat eden olarak ismimi ilk veya son yaz.

İnşa'Allah Mahşer gününde yazılacak, İslam'ı teyid için Krala beyat vermenin şerefi yazılacak. Ve Semavatın orduları onu destekler, korkmasın. Fatiha. Majesteleri Kralın şerefli el ve ayaklarından öperim. Fatiha. Bismillahir Rahmanir Rahim. Bu sizin için, Prens Abbas, siz vesile oldunuz. Kuvveti var Maşa'Allah, Maşa'Allah. Ürdün'deki Ehl-i Beyte mübarek olsun. Hak yücedir, onun önüne geçilmez. Kendisi Haktır ve biz de Hak ile birlikteyiz. Hakka karşı gelen mağlup olur. Allah onları hezimete uğratsın. "Se yuhzemul cem’u ve yuvellûned dubur" (54:45) Yakında hepsi hezimete uğratılacak ve arkalarına dönüp kaçacaklar. Muhalif olana yalnız bu dünyada ve ahirette hezimet vardır. Ehlen ve Sehlen Ya Seyyidi. Beyat edelim. Onun ellerini ve ayaklarını öp, kendisi Sultandır. Bize baksın.. Bize nazar etsin. Dünyanın hazineleri onun ayakları altındadır. Fatiha. Buna karşı gelenin geleceği yoktur. Bitti, hepsi mağlup olacaklar çünkü kuvvet kendisindedir.

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=374912302559684&set=a.262590960458486.87693.166430370074546&type=1&ref=nf

Allah Allah

İlginç...

Son.Fedai
01-05-2012, 23:13
Aklıma takıldı...

Madem bütün evliya kendisine biat etmiş neden mürşidler müridlerine bundan haber etmemiş, neden müridlerini biat etmeye yönlendirmemiş?

İlginç durum değil mi?

Gene de Allah CC bilir diyelim

hirahos
01-05-2012, 23:15
Ben zayıf bir kulum. Beni dinleyenler Allah için ona beyat etmeli. Çünkü ona beyat etmeyen Müslüman değildir. Ben krala alenen beyat ediyorum Allah için. Ve şu anda evliyadan mevcut olanların hepsi de ona beyat ettiler. Bu yüzden onun yürümesi lazım.

Konuşmanın aslında bu söz yok... Yani altı çizili olan... "Ona biat etmeyen isyan etmiş olur" gibi bir söz var.

Son.Fedai
01-05-2012, 23:19
Konuşmanın aslında bu söz yok... Yani altı çizili olan... "Ona biat etmeyen isyan etmiş olur" gibi bir öz var.
Kendi müridlerinden alıntı...

Hamdolsun alemlerin rabbine CC ki tarikatlıyız, başımızda büyüğümüz var.

Büyüğümüz nasıl olsa neyin ne olduğunu söyleyecektir

hirahos
01-05-2012, 23:20
Kendi müridlerinden alıntı...

Hamdolsun alemlerin rabbine CC ki tarikatlıyız, başımızda büyüğümüz var.

Büyüğümüz nasıl olsa neyin ne olduğunu söyleyecektir

Daha önce de benzer bir tercüme faciası yaşanmıştı... :)

Amenna... Şeyh efendimiz hadi kalkın gidiyoruz desin, Allah'ın izniyle ordayız, ürdünde... Allah nefsimize bırakmasın...

Son.Fedai
01-05-2012, 23:23
Amenna... Şeyh efendimiz hadi kalkın gidiyoruz desin, Allah'ın izniyle ordayız, ürdünde... Allah nefsimize bırakmasın...
Tarikat bağlı olmak ile bağlı olmamanın arasındaki fark bu ...

Allah CC herkese nasip etsin

hirahos
01-05-2012, 23:24
Tarikat bağlı olmak ile bağlı olmamanın arasındaki fark bu ...

Allah CC herkese nasip etsin

Amin inşallah muhterem abim...

levent48
01-05-2012, 23:25
Ne yapacağız şimdi ? Şeyh efendi de gayet emin görünüyor. İnşallah televizyon mehdisi işine dönmez bu sefer...Allah c.c. Cümlemizi sır'ati müstakiym'den ayırmasın.Bekleyip görelim bakalım....

Son.Fedai
01-05-2012, 23:28
Ne yapacağız şimdi ?
Tarikata bağlı kişiler hiçbirşey yapmayacak.

Sadece susacak...Ve Şeyhinin sözünü bekleyecek...

levent48
01-05-2012, 23:30
arikata bağlı kişiler hiçbirşey yapmayacak.

Sadece susacak...Ve Şeyhinin sözünü bekleyecek...

Allah razı olsun.Bizi de haberdar edersiniz inşallah...

hirahos
01-05-2012, 23:34
Ne yapacağız şimdi ? Şeyh efendi de gayet emin görünüyor. İnşallah televizyon mehdisi işine dönmez bu sefer...Allah c.c. Cümlemizi sır'ati müstakiym'den ayırmasın.Bekleyip görelim bakalım....

Şöyle bir şey kalbimize geldi muhterem, rahmani şeytani artık bilmiyorum:

Bölgeden çıkacak Abdullah isimli başka bir melik olmasın?

Neden öyle düşündük?

Şundan ki madem bu kadar kuvvetli ve Hz. Resulullah efendimizin halifesi biri ve çok işler başaracak, neden Kıbrısi arada olmadan doğrudan Kral Abdullah'a hadi yürü denmiyor?

İkincisi, Kıbrısi diyor ki halifeliğe en uygun kişi 2. Abdullah sensin... İşte bu ifade de bir boşluk, bir ihtimal seziyoruz.

Üçüncüsü, Şeyh efendi gayretinden Kral Abdullah'ı gaza getirip İsrail'e veya Suriye'ye veya İran'a saldırtmak istiyor olabilir mi? Kötü niyet değil... Merhamet ve gayret hislerinin galebesiyle...

Başta Dede Paşa Hz.leri olmak üzere pekçok Veli, ileride İslam aleminin lideri yeniden Türkiye olacaktır buyurmuşlar. Nazım efendideki ilham bu ihbar-ı şeriflere uymuyor...

Bugün dünyanın neresine giderseniz gidiniz, dünya Müslümanları yüzlerini Türkiye'ye dönmüş ondaki gelişmeleri heyecanla bekliyorlar! Bu bir vakıadır. Bunu yurt dışında bulunan pekçok kimseden işitmişizdir. Türkiye, şu anda gözlerin kilitlenip intizar edildiği bir devlet...

Dolayısıyla, Ürdün kralının ben halifeyim, düşün peşime demesi gerçekten ne kadar etkili olabilir? Kaç devlet arkasından gider? Kaç Müslüman peşine takılır? Soru işareti vardır. (Allah dilerse cihanı Kralın peşine takar, hiç şüphemiz yok, sözümüz Hakkın kudretinden tereddüt üzerine değildir. Aman Ya Rabbi!)

Allah'tan hayırlısı..

Takip ediyoruz. Seyir. :)

hirahos
01-05-2012, 23:40
Malum dedesi Şerif Hüseyin de kendisini halife ilan etmiş ve fakat etkisiz kalmıştı. Kimse halifeliğini kabul etmedi...

Halifeye ihtiyaç var. Burası kesin.

Halife nasıl seçilir? Bu konuda sıkıntı var. Önüne her gelen kendisini ya da başkasını Halife ilan edemez. Şer'i Şerifte bunun usülleri ve şartları yazılıdır. Yukarıda işaret etmiştik.

hirahos
01-05-2012, 23:42
Bir de Adnan abiyi şu sıralarda izleyen olursa video'sunu buraya koysun... Söyleyecekleri önemli. :)

Son.Fedai
01-05-2012, 23:43
Bir de Adnan abiyi şu sıralarda izleyen olursa video'sunu buraya koysun... Söyleyecekleri önemli. :)
Ya hu bi alemsin abiciğim...

levent48
01-05-2012, 23:46
Efendi ağabeyim hirahos biz de birkaç sefer bu topraklarda bulunma imkanını bulduk.Karşılaştığımız müslümanlar bizim Türkiye'li olduğumuzu öğrendiklerinde muazzam bir alaka ve muhabbetle"Sizi bekliyoruz.Reis sizsiniz.Ayağa kalkın ki biz de doğrulalım."şeklinde ifadeler kullanmışlardı.
Bİz de nükte yollu "Gül Abdullah "olmasın bu kimse şeklinde ki ifadeyi bu yüzden kullandık.Filistin-Ürdün müslümanları aynen Dede Paşa Hz. sözlerini teyit eder bir hal üzerinde idi.
En doğru söz sn. Son.Fedai nin " Biz hocalarımıza bakar ona göre hareket ederiz." sözüdür.Allah c.c. razı olsun

levent48
01-05-2012, 23:50
Bir de Adnan abiyi şu sıralarda izleyen olursa video'sunu buraya koysun... Söyleyecekleri önemli. :)

Bu haberleri duyan Adnan Abi muhtemelen yeşil lens takacaktır bundan sonra :D

hirahos
01-05-2012, 23:51
Efendi ağabeyim hirahos biz de birkaç sefer bu topraklarda bulunma imkanını bulduk.Karşılaştığımız müslümanlar bizim Türkiye'li olduğumuzu öğrendiklerinde muazzam bir alaka ve muhabbetle"Sizi bekliyoruz.Reis sizsiniz.Ayağa kalkın ki biz de doğrulalım."şeklinde ifadeler kullanmışlardı.
Bİz de nükte yollu "Gül Abdullah "olmasın bu kimse şeklinde ki ifadeyi bu yüzden kullandık.Filistin-Ürdün müslümanları aynen Dede Paşa Hz. sözlerini teyit eder bir hal üzerinde idi.
En doğru söz sn. Son.Fedai nin " Biz hocalarımıza bakar ona göre hareket ederiz." sözüdür.Allah c.c. razı olsun

Amenna ve saddakna... İşte "sahipli" olmanın nimeti... Kendi başımıza hareket etmeyiz. Büyüklerden ne emir gelirse, ona göre... Bekliyoruz. Muhterem, eğer bir haber-i şerif kulağınıza ulaşırsa lütfen bizleri mahrum etmeyiniz. Allah'a emanet.

hirahos
02-05-2012, 00:27
Nazım Kıbrısi, 8 Nisan 2012'de bütün dünya'ya ve bilhassa Ümmet-i Muhammed'e (sav) ve bilhassa Tarikat-ı Aliyye'nin meşayıhlarına ve bilhassa bütün Müslüman Uleması/Alimleri'ne diyerek bir sohbet yapmış... Konuşmasında diyor ki:

* Bütün dünyaya hitab için kalbime işaret-ilham geldi. Kabul edin veya etmeyin, benim için mühim değildir.

* Ey Allah'ın kulları, biz şimdi hangi zamanda, hangi devirde yaşıyoruz? Cebabire devrinde yaşıyoruz. Cebabire ki, onlar Allah'ın sağlam Şeriatı ile amel etmezler de nefislerinin hevasına göre amel ederler ve insanlara zulmederler- Onları öldürürler, şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.

* Bu cebabire ilk olarak Osmanlı devleti zamanında çıktı. İkinci olarak, Osmanlı devleti yıkılırken. ... Ama Efendimiz (sav) müjde verdi ki bu devrin de bir sonu olacaktır.

* Hilafet Allah'ın Şeriatındandır. Halife Allah'ın Şeriatını tutar. Halife olmadan Allah'ın Şeriatını ikame
ettirebilecek bir devlet yoktur.

* Şu anda içinde bulunduğumuz devir en kötü zamandır, Müslümanlar birbirini öldürür. İslamı zelil ettiler, her yönden. Müslümanları da aynı şekilde, Müslümanlıktan çıkarıp insanların içinde en zelili yaptılar, en alt seviyedeler şu anda. Müslümanların tarafından da bu cebabireye tek bir kelime dahi edilmedi.

* Ey Doğuyla Batı arasındaki alimler, Neden bu Hilafet meselesini hatırlatmıyorsunuz? Nasıl bir avuç insanın Hilafet makamını kaldırmasına razı geldiniz? ... Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz. Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.

* Ve şu anda, bugün biz, Hilafet makamının ehli kim olabilir diye araştırdık. Halife olmanın ilk şartı Efendimizin (sav) evladından, soyundan olmaktır. Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık- Bir avuç insan, Amman-Ürdün Krallığında. Ehl-i Beyt'tendi onlar ve orada hapsedildiler.

* Şimdi bize vacib olan, yaşayan bir Halife aramaktır. Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.

* Ve bütün o zengin Araplar, kuvvetleri ve servetleriyle Efendimizin (sav) evladlarını korumak, desteklemek için hiçbir şey yapmadılar. Her şeyleri vardı ama onu hiç desteklemediler. Onlar görecekler!

* Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.

* Efendimizin (sav) nesebinden geriye kalan bir avuç insan son Şeriflerdendir.

* Ben zayıf bir kulum ama, Efendimizin (sav) Ehl-i Beytinden olan ve şu anda yaşayan bir halife alalım istiyorum.

* Mekke Şerifi Hüseyin, Allah rahmet etsin. Onu aldattılar, ta ki Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar. Ona yalanlar vaad ettiler: "Seni bütün Araplara Melik yapacağız" dediler, yalan ve hileydi bu vaad.

* Şimdi Hilafet ve İslam Saltanatının hakkı Kral Abdullah'tadır. Adı Abdullah'dır. Allah onu öyle bir heybet libası ile giydirdi ki herşey onun heybetinin yanında hiç kalır. Allah onu desteklesin. Ve şimdi, ey alimler sizden onu desteklemenizi istiyorum. Ve biz, Doğuyla Batı arasındaki alimlerden fetva vermelerini istiyoruz: Efendimizden (sav) gelen İslam Hilafetini taşımaya en müstehak ve hak sahibi olan Ürdün/Amman Kralı Abdullah'tır.

Eğer ona destek vermezseniz biriniz bile Mehdi (as)'ın zamanına yetişemez. O gelmeden önce bu dünyadan göçersiniz veya Müslüman mezarlığına veya kafirlerin mezarlığına gömülürsünüz. Şimdi bu, zayıf bir kuldan tebliğdir.

* Bu tebliği biz kitaptan okumadık. Ama bu RicalAllah'tan gelen varidattır. Bizim varidat sahibi olup olmadığımızı mutlak ilim-ehli yakin sahiplerine sorun, söylediklerim sahih mi değil mi. Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.

* Şam, Hicaz, Bağdad topraklarına onun hükmetmesi vaad edildi. Bütün İslam devletleri Mehdi (as) gelene kadar onun tasarrufu altında olacak, Kutsal emanetleri ona vermesi için. Mehdi (as) ile İstanbul'a gidecek ve Kutsal Emanetleri ona teslim edecek.

* Kral 2. Abdullah sancak ile hazırdır: biri Efendimizin (sav) sancağı, ikincisi Sahibu zaman Mehdi (as)'ın. Onların isteklerine rağmen Kral, Şam'a girecektir! Ve onun mülkü Doğudan Batıya Müslüman dünyasında genişleyecek ve bu rezil insanlar yeryüzünden sürülecek. Ya kaçacaklar ya ölecekler.

* Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır. Mehdi (as) geliyor, geliyor. Mehdi (as), Hicaz topraklarındadır. Onun ailesi onu bilir, ailesinin dışında kimse onu tanımaz.

* Ey Melik (Abdullah), korkma. Yürü, Allah ve Sema'nın orduları seninledir. Korkma, ilerle. Başına İslamın şerefi olan sarığını tak ve yürü. Yeryüzü önünde, senin için açılacak. ... ve galip geleceksin. Şam senin için açıktır Ey Melik! Gir ya Melik, Allah'ın arslanı. Senin için korku yoktur. Yerlerin ve Göklerin orduları seninledir. Git!

* Allah söylediklerime şahittir, Rabbim bizi affeyle. Bize hidayet ver, Müslümanlara neler olduğunu gördükten sonra İslamın şanlı günlerini göster bize.

* Ey Araplar! Allah'ın ipi Kral Abdullah'dır, ona sımsıkı tutunun ve korkmayın Allah sizinledir, yaptıklarınızı bilir.

* Ben tebliğ ettim, ben tebliğ ettim, ben tebliğ ettim.

hirahos
02-05-2012, 00:36
Kıbrısi, Ürdün Kralına, Şam'ın üstüne yürü yani Suriye'ye hücum et diyor... Şam'ı alacaksın, diyor. Bakalım, Ürdün Kralı (Türkiye'den önce) Suriye'ye girip Esed ve zalimlerinin gaddarlığını önleyecek mi? Merakla ve inşallah diyerek bekliyoruz. Esed ve nusayri ordusunun zulmünü engellemelerini elbet istiyoruz.

alanyali07
02-05-2012, 07:02
Mavi gözlü Kral Mehdi habercisi mi (5 temmuz 2011)


Ahmedinejad’ın ekibinin, Ürdün Kralı’nın Mehdi habercisi olup olmadığını anlamak için bir komplo kurduğu öne sürüldü. Kral Abdullah, sırtında Mehdi işareti ben var mı yok mu görmek için İran’da kaplıcaya davet edilecekti. Planı Hamaney engelledi.

http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
ÜRDÜN Kralı 2’nci Abdullah’ın sırtında doğum lekesi var mı? İşte büyücülükle bile suçlanan İran (http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/) Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedijad’ın ekibi son olarak bu soruya kafalarını takmış. Hatta iddiaya göre Ürdün Kralı’nın çıplak görebilmek için bir komplo bile kurmuşlar. Öyle ki, mavi gözlü Ürdün kralı, İran (http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/)’a kaplıcaya davet edilecek, hükümdar çıplak kaldığında ise gerçek ortaya çıkacaktı.


Alman Der Spiegel dergisine göre bu iddiayı ortaya atan Ahmedinejad’ın arasının açık olduğu dini lider Ayetullah Hamaney’in kısa süre öncesine kadar temsilciliğini yapan Mojtaba Zolnur. Şii inanışına göre 12’nci Kayıp İmam Mehdi’nin dünyaya geri dönmesinden hemen önce Ürdün’de adı Abdullah, gözleri mavi ve sırtında beni olan bir hükümdar ortaya çıkar. Ahmedinejad ekibi de son anda önlenen bu komployla Ürdün Kralı’nın sözkonusu hükümdar olup olmadığını öğrenmek istemiş.


kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/planet/18173631.asp
bu da ilginç bir haber..




"Kral 2. Abdullah'a biat etmeyen Müslüman değildir" demiyor... İsyandadır diyor... Zannedersem yine hatalı çevirmişler... :)
Hirahos ağbey, sizin Arapçanızda benden kötüymüş :)
Açık açık "İslamdan değildir" diyor, "leyse minel İslam" diyor, İslamdan çıkmıştır,Müslüman değildir diyor..yani alttaki sonfedainin ,getirdiği tercümede hata yok,videodakinde de hata yok..sizinkisi biraz durumu kurtarmak adına yapılmış bi tercüme :)


Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm / بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
...........MÂ ŞÂALLÂHU LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH......
Osmanlı Şeyhi, Evliyâlar Sultânı ŞEYH MEVLÂNÂ MUHAMMED NÂZIM ÂDiL EL-HAKKÂNÎ ER-RABBÂNÎ HAZRETLERi...( k.s ) SUBHÂNIM ALLÂH, SULTÂNIM ALLÂH, NEBÎM MUHAMMED ALEYHİ'S-SELÂM...LÂ ĞÂLİBE İLLÂLLÂH...

KRAL’A MESAJ VE BEYAT

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani En-Nakşibendi Hazretleri’nin 28 Nisan 2012 Sohbeti,




Ben zayıf bir kulum. Beni dinleyenler Allah için ona beyat etmeli. Çünkü ona beyat etmeyen Müslüman değildir.Ben krala alenen beyat ediyorum Allah için. Ve şu anda evliyadan mevcut olanların hepsi de ona beyat ettiler. Bu yüzden onun yürümesi lazım. Ve bu fakir kulu dinleyen herkese de ona beyat etmesini emrediyorum. Dünyanın her tarafından, herkes beyat etmeli çünkü o, dünyada ve ahirette şerefli olandır. İslam'ın hakiki Halifesi odur, yalnız o olduğunu beyan ediyorum. Bu hak yalnız onundur ve ona beyat etsinler yoksa yıkılacaklar. Siz bu hitabı duymak için geldiniz, ben sizi bekliyordum. Bu 3 livayı hazırlasın ve Efendimiz’in (sav) Halifesi olduğunu, Ehl-i Beyti ve Mehdi (as) gelene kadar onu temsil edenin kendisi olduğunu beyan etsin. Yürüsün. Yürüsün. Allah'ın izni ile, Allah'ın emri ile Allah'ın kuvveti ile yürüsün.



https://www.facebook.com/photo.php?fbid=374912302559684&set=a.262590960458486.87693.166430370074546&type=1&ref=nf

Allah Allah

İlginç...


Aklıma takıldı...

Madem bütün evliya kendisine biat etmiş neden mürşidler müridlerine bundan haber etmemiş, neden müridlerini biat etmeye yönlendirmemiş?

İlginç durum değil mi?

Gene de Allah CC bilir diyelim
Evet ilginç olan da bana o geliyor.. Nazım Kıbrısi diyorki, "şu anda bütün evliyalar da biat etti" diyor..Hani nerde diye sormazlar mı ? Hani biat eden evliyalar,ya dünyada Şeyh Nazımdan başka evliya kalmadı, ya da böyle birşey yok ..

alanyali07
02-05-2012, 07:09
* Ve şu anda, bugün biz, Hilafet makamının ehli kim olabilir diye araştırdık. Halife olmanın ilk şartı Efendimizin (sav) evladından, soyundan olmaktır.
Hilafette böyle birşart mı var hirahos ağbey ? değerlendirmelerinizi duymak isterim :)

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 07:34
“…Mühim bir sualin gayet muhtasar bir cevabıdır.

Sual: Âhirzamanda Hazret-i Mehdî geleceğine ve fesada girmiş Âlemi ıslah edeceğine dair müteaddit rivâyât-ı sahiha var. Halbuki şu zaman cemaat zamanıdır, şahıs zamanı değil. Şahıs ne kadar dâhi ve hattâ yüz dahi derecesinde olsa, bir cemaatin mümessili olmazsa, bir cemaatin şahs-ı mânevîsini temsil etmezse, muhâlif bir cemaatin şahs-ı mânevîsine karşı mağlûptur. Şu zamanda, kuvvet-i velâyeti ne kadar yüksek olursa olsun, böyle bir cemaat-i beşeriyenin ifsâdât-ı azîmesi içinde nasıl ıslah eder? Eğer Mehdînin bütün işleri harika olsa, şu dünyadaki hikmet-i İlâhiyeye ve kavânin-i âdetullaha muhâlif düşer. Bu Mehdî meselesinin sırrını anlamak istiyoruz.

Elcevap: Cenâb-ı Hak, kemâl-i rahmetinden, şeriat-ı İslâmiyenin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, herbir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir hâlife-i zîşan veya bir kutb-u âzam veya bir mürşid-i ekmel veyahut bir nevi mehdî hükmünde mübarek zatları göndermiş, fesadı izale edip milleti ıslah etmiş, din-i Ahmedîyi (a.s.m.) muhafaza etmiş.

Madem âdeti öyle cereyan ediyor. Âhirzamanın en büyük fesadı zamanında, elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdî, hem mürşid, hem kutb-u âzam olarak bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacaktır. Cenâb-ı Hak bir dakika zarfında beyne's-semâ ve'l-arz Âlemini bulutlarla doldurup boşalttığı gibi, bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder. Ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin numunesini ve yazda bir saatte kış fırtınasını icad eden Kadîr-i Zülcelâl, Mehdî ile de Âlem-i İslâmın zulümatını dağıtabilir. Ve vaad etmiştir; vaadini elbette yapacaktır.

Kudret-i İlâhiye noktasında bakılsa, gayet kolaydır. Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rabbâniye noktasında düşünülse, yine o kadar mâkul ve vukua lâyıktır ki, "Eğer Muhbir-i Sadıktan rivayet olmazsa dahi, herhâlde öyle olmak lâzım gelir ve olacaktır" diye ehl-i tefekkür hükmeder. Şöyle ki:

Felillâhilhamd,

“Allahım! Tıpkı Âlemlerde İbrahim'e ve İbrahim'in Âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin her şeyden nihayetsiz derecede yüksektir.”

duası-umum ümmet, umum namazında, günde beş defa tekrar ettikleri bu dua-bilmüşahede kabul olmuştur ki, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, Âl-i İbrahim Aleyhisselâm gibi öyle bir vaziyet almış ki, umum mübarek silsilelerin başında, umum aktar ve âsârın mecmalarında o nuranî zatlar kumandanlık ediyorlar.

Ve öyle bir kesrettedirler ki, o kumandanların mecmuu, muazzam bir ordu teşkil ediyorlar. Eğer maddî şekle girse ve bir tesanütle bir fırka vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini milliyet-i mukaddese hükmünde rabıta-i ittifak ve intibah yapsalar, hiçbir milletin ordusu onlara karşı dayanamaz. İşte, o pek kesretli o muktedir ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır ve Hazret-i Mehdînin en has ordusudur.

Evet, bugün tarih-i Âlemde hiçbir nesil, şecere ile ve senetlerle ve anane ile birbirine muttasıl ve en yüksek şeref ve Âli hasep ve asil neseple mümtaz hiçbir nesil yoktur ki, Âl-i Beytten gelen seyyidler nesli kadar kuvvetli ve ehemmiyetli bulunsun. Eski zamandan beri bütün ehl-i hakikatin fırkaları başında onlar ve ehl-i kemâlin namdar reisleri yine onlardır. Şimdi de, kemiyeten milyonları geçen bir nesl-i mübarektir. Mütenebbih ve kalbleri imanlı ve muhabbet-i Nebevî ile dolu ve cihandeğer şeref-i intisabıyla serfirazdırlar. Böyle bir cemaat-i azîme içindeki mukaddes kuvveti tehyiç edecek ve uyandıracak hâdisât-ı azîme vücuda geliyor. Elbette o kuvvet-i azîmedeki bir hamiyet-i Âliye feveran edecek ve Hazret-i Mehdî başına geçip tarik-i hak ve hakikate sevk edecek. Böyle olmak ve böyle olmasını, bu kıştan sonra baharın gelmesi gibi, âdetullahtan ve rahmet-i İlâhiyeden bekleriz ve beklemekte haklıyız…” (Mektubat | Yirmi Dokuzuncu Mektup | 425)

ruhene
02-05-2012, 08:05
Zaman ahirzamanın da ahiri ortalık daha çok karışacak...kimin ne söylediği beni ilgilendirmez,...biz şeyhimize bakarız...bu söz kıbrısinin müridlerini bağlar beni bağlamaz...ben şeyhimin emirine bakarım vesselam...

veri
02-05-2012, 08:10
Zaman ahirzamanın da ahiri ortalık daha çok karışacak...kimin ne söylediği beni ilgilendirmez,...biz şeyhimize bakarız...bu söz kıbrısinin müridlerini bağlar beni bağlamaz...ben şeyhimin emirine bakarım vesselam...

bağlar videoyu dinlemiş değilim
lakin peygamberimizin soyundan geldiyse üstelik bir hükümdar ise biat edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
itiraz noktası önemli itiraz edilecek mevzu yoksa abdullah a biat edilir.

sufi7007
02-05-2012, 08:33
Nazım Kıbrısi, 8 Nisan 2012'de bütün dünya'ya ve bilhassa Ümmet-i Muhammed'e (sav) ve bilhassa Tarikat-ı Aliyye'nin meşayıhlarına ve bilhassa bütün Müslüman Uleması/Alimleri'ne diyerek bir sohbet yapmış... Konuşmasında diyor ki:

* Bütün dünyaya hitab için kalbime işaret-ilham geldi. Kabul edin veya etmeyin, benim için mühim değildir.

* Ey Allah'ın kulları, biz şimdi hangi zamanda, hangi devirde yaşıyoruz? Cebabire devrinde yaşıyoruz. Cebabire ki, onlar Allah'ın sağlam Şeriatı ile amel etmezler de nefislerinin hevasına göre amel ederler ve insanlara zulmederler- Onları öldürürler, şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.

* Bu cebabire ilk olarak Osmanlı devleti zamanında çıktı. İkinci olarak, Osmanlı devleti yıkılırken. ... Ama Efendimiz (sav) müjde verdi ki bu devrin de bir sonu olacaktır.

* Hilafet Allah'ın Şeriatındandır. Halife Allah'ın Şeriatını tutar. Halife olmadan Allah'ın Şeriatını ikame
ettirebilecek bir devlet yoktur.

* Şu anda içinde bulunduğumuz devir en kötü zamandır, Müslümanlar birbirini öldürür. İslamı zelil ettiler, her yönden. Müslümanları da aynı şekilde, Müslümanlıktan çıkarıp insanların içinde en zelili yaptılar, en alt seviyedeler şu anda. Müslümanların tarafından da bu cebabireye tek bir kelime dahi edilmedi.

* Ey Doğuyla Batı arasındaki alimler, Neden bu Hilafet meselesini hatırlatmıyorsunuz? Nasıl bir avuç insanın Hilafet makamını kaldırmasına razı geldiniz? ... Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz. Kim Hakkı söylemeyip susarsa, dilsiz şeytandır.

* Ve şu anda, bugün biz, Hilafet makamının ehli kim olabilir diye araştırdık. Halife olmanın ilk şartı Efendimizin (sav) evladından, soyundan olmaktır. Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık- Bir avuç insan, Amman-Ürdün Krallığında. Ehl-i Beyt'tendi onlar ve orada hapsedildiler.

* Şimdi bize vacib olan, yaşayan bir Halife aramaktır. Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.

* Ve bütün o zengin Araplar, kuvvetleri ve servetleriyle Efendimizin (sav) evladlarını korumak, desteklemek için hiçbir şey yapmadılar. Her şeyleri vardı ama onu hiç desteklemediler. Onlar görecekler!

* Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.

* Efendimizin (sav) nesebinden geriye kalan bir avuç insan son Şeriflerdendir.

* Ben zayıf bir kulum ama, Efendimizin (sav) Ehl-i Beytinden olan ve şu anda yaşayan bir halife alalım istiyorum.

* Mekke Şerifi Hüseyin, Allah rahmet etsin. Onu aldattılar, ta ki Osmanlı Devletindeki İslam Hilafetine karşı durana kadar. Ona yalanlar vaad ettiler: "Seni bütün Araplara Melik yapacağız" dediler, yalan ve hileydi bu vaad.

* Şimdi Hilafet ve İslam Saltanatının hakkı Kral Abdullah'tadır. Adı Abdullah'dır. Allah onu öyle bir heybet libası ile giydirdi ki herşey onun heybetinin yanında hiç kalır. Allah onu desteklesin. Ve şimdi, ey alimler sizden onu desteklemenizi istiyorum. Ve biz, Doğuyla Batı arasındaki alimlerden fetva vermelerini istiyoruz: Efendimizden (sav) gelen İslam Hilafetini taşımaya en müstehak ve hak sahibi olan Ürdün/Amman Kralı Abdullah'tır.

Eğer ona destek vermezseniz biriniz bile Mehdi (as)'ın zamanına yetişemez. O gelmeden önce bu dünyadan göçersiniz veya Müslüman mezarlığına veya kafirlerin mezarlığına gömülürsünüz. Şimdi bu, zayıf bir kuldan tebliğdir.

* Bu tebliği biz kitaptan okumadık. Ama bu RicalAllah'tan gelen varidattır. Bizim varidat sahibi olup olmadığımızı mutlak ilim-ehli yakin sahiplerine sorun, söylediklerim sahih mi değil mi. Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.

* Şam, Hicaz, Bağdad topraklarına onun hükmetmesi vaad edildi. Bütün İslam devletleri Mehdi (as) gelene kadar onun tasarrufu altında olacak, Kutsal emanetleri ona vermesi için. Mehdi (as) ile İstanbul'a gidecek ve Kutsal Emanetleri ona teslim edecek.

* Kral 2. Abdullah sancak ile hazırdır: biri Efendimizin (sav) sancağı, ikincisi Sahibu zaman Mehdi (as)'ın. Onların isteklerine rağmen Kral, Şam'a girecektir! Ve onun mülkü Doğudan Batıya Müslüman dünyasında genişleyecek ve bu rezil insanlar yeryüzünden sürülecek. Ya kaçacaklar ya ölecekler.

* Kral Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır. Mehdi (as) geliyor, geliyor. Mehdi (as), Hicaz topraklarındadır. Onun ailesi onu bilir, ailesinin dışında kimse onu tanımaz.

* Ey Melik (Abdullah), korkma. Yürü, Allah ve Sema'nın orduları seninledir. Korkma, ilerle. Başına İslamın şerefi olan sarığını tak ve yürü. Yeryüzü önünde, senin için açılacak. ... ve galip geleceksin. Şam senin için açıktır Ey Melik! Gir ya Melik, Allah'ın arslanı. Senin için korku yoktur. Yerlerin ve Göklerin orduları seninledir. Git!

* Allah söylediklerime şahittir, Rabbim bizi affeyle. Bize hidayet ver, Müslümanlara neler olduğunu gördükten sonra İslamın şanlı günlerini göster bize.

* Ey Araplar! Allah'ın ipi Kral Abdullah'dır, ona sımsıkı tutunun ve korkmayın Allah sizinledir, yaptıklarınızı bilir.

* Ben tebliğ ettim, ben tebliğ ettim, ben tebliğ ettim.

Biiznillahi Teala...

sufi7007
02-05-2012, 08:36
Konuya ilgi duyanlar "artık bir belge haline gelen bu yazı"ya da bakmalı...


Şeyh -M.Nazım Kıbrısî er-RABBANÎ- Hazretleri Yakın Geleceği Müjdeledi

Ali Aytaç ŞENOL
aliaytac_senol@hotmail.com

5 Şubat 2011

http://www.haberlotus.com/2011/02/05/seyh-hazretleri-yakin-gelecegi-mujdeledi/

alanyali07
02-05-2012, 08:42
Biiznillahi Teala...
sufi arkadaşta gelmiş :)
hemen soralım, siz biat ettiniz mi Şeyh Nazım'a itibar ederekten .. ?

Büşra Betül
02-05-2012, 08:45
bağlar videoyu dinlemiş değilim
lakin peygamberimizin soyundan geldiyse üstelik bir hükümdar ise biat edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
itiraz noktası önemli itiraz edilecek mevzu yoksa abdullah a biat edilir.

Peygamberin amcası müşrikler taifesinden idi
Peygamberin soyundan geldiği için biat doğru olabilir mi?
videoyu bende dinlemedim...

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 08:46
Konuya ilgi duyanlar "artık bir belge haline gelen bu yazı"ya da bakmalı...



sufi arkadaşta gelmiş :)
hemen soralım, siz biat ettiniz mi Şeyh Nazım'a itibar ederekten .. ?

evet aramızda şeyh nazımın müridi var mı? biat ettiniz mi?

not: bildiğim kadarı ile biatın halifenin huzurunda yapılması daha efdal. ya da ne zaman yola çıkıyorsunuz.

bu samimi bir sorudur.

veri
02-05-2012, 08:50
Peygamberin amcası müşrikler taifesinden idi
Peygamberin soyundan geldiği için biat doğru olabilir mi?
videoyu bende dinlemedim...
hz. hamza ya biat edilmez miydi yani..
yoksa abdullah müşrik mi itiraz noktası yoksa dedim içeriği müslüman olması filan halifelik şartlarınıtaşıması

bir birlik şart...

imparatorluklar en zayıf görünen insanlar ve topraklardan çıkıyor

Büşra Betül
02-05-2012, 08:55
yoksa abdullah müşrik mi itiraz noktası yoksa dedim içeriği müslüman olması filan halifelik şartlarınıtaşıması


hilafeti isteyenlerin anayasasında bir madde var
halifenin kureyşli olması...
bu maddeye sıcak bakanlardan değiliz,adalet olduktan sonra
halifelik şartları üzerinde bulunduktan sonra ister azer olsun ister malezyalı vs fark etmez
halifeye biat edilir.veda hutbesinde ırkçılık kaldırılmıştır.
resim ,islami bakış açısını zedeler nitelikte eşinin başı açık!
yani yanlış hatırlamıyorsam ...

Dut_agaci
02-05-2012, 08:56
Ürdün kralı hakkında kötü konuşmak istemiyorum

Zira Şerif soyundandır

Habib-i Zişan Efendimizi (sav) incitmek istemem

Velakin halife değildir

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 08:58
Ürdün kralı hakkında kötü konuşmak istemiyorum

Zira Şerif soyundandır

Habib-i Zişan Efendimizi (sav) incitmek istemem

Velakin halife değildir

niye değildir? sizinde böyle bir keşfiniz mi oldu?

Dut_agaci
02-05-2012, 09:00
Kısa mesaj geldi

veri
02-05-2012, 09:02
hilafeti isteyenlerin anayasasında bir madde var
halifenin kureyşli olması...
bu maddeye sıcak bakanlardan değiliz,adalet olduktan sonra
halifelik şartları üzerinde bulunduktan sonra ister azer olsun ister malezyalı vs fark etmez
halifeye biat edilir.veda hutbesinde ırkçılık kaldırılmıştır.
resim ,islami bakış açısını zedeler nitelikte eşinin başı açık!
yani yanlış hatırlamıyorsam ...

baskıların farkında değilsiniz.
abdullah bir meseleyi çözebilmek adına uçağa binmek istediğinde düşürürüz tehdiyle geri dönmek zorunda kalmıştı

ayrıca eşi.. kendisinin başı açık mı
neyseteferruata takılmayın...

itirazınız varsa biat etmezsiniz.. ama itirazı olmayanların biat etmesi gerekiyor...
hükümdar sahibi olanlar arasında en makulü görünüyor.

Büşra Betül
02-05-2012, 09:05
ewet tam olarak bilmiyorum
ama islami anlamda eğer halife ilan edilirse
diğer islam ülkelerinin de kendisine biat etmesi gerek miyor mu?

alanyali07
02-05-2012, 09:07
resim ,islami bakış açısını zedeler nitelikte eşinin başı açık!
yani yanlış hatırlamıyorsam ...
bende Büşra kardeşin takıldığı bu noktaya takıldım açıkçası..
Ayette ne diyor, "Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun"..
Kendi ailesine bile İslami emirler dairesinde tam söz geçirmeyi sağlayamamış bir Zat'ın Kral Abdullah'ın (bunu küçümsemek maksatlı değil,ortada olan bir realite olarak söylüyorum) tüm İslam alemine söz geçirmesi nasıl olacak ?????

Büşra Betül
02-05-2012, 09:11
bende Büşra kardeşin takıldığı bu noktaya takıldım açıkçası..

Ayette ne diyor, "Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun"..
Kendi ailesine bile İslami emirler dairesinde tam söz geçirmeyi sağlayamamış bir Zat'ın Kral Abdullah'ın (bunu küçümsemek maksatlı değil,ortada olan bir realite olarak söylüyorum) tüm İslam alemine söz geçirmesi nasıl olacak ?????

mütevatir hadis tespitinde bir usul vardır
ravilerin hayatları en ince detaylarına kadar araştırılır
bir ravinin deve ile münasebetinde bir maraz vardı ismini hatırlamıyorum
sırf o vakıadan dolayı rivayetçinin aktarımı sahih derecesinden düşer
Bu usulde belki gözden kaçırılan bir metod
halifelik büyük bir sorumluluk ve muhkem bir vakıanın
hadi bizim çağdaş alimlerimiz!! başörtü ayeti yok diyor ya!
ama arabistan ülkeleri bu ayeti küllen yaşayan bir coğrafyadır
velhasıl bu iş bana ters geldi..Hakikati Allah bilir..

veri
02-05-2012, 09:12
bende Büşra kardeşin takıldığı bu noktaya takıldım açıkçası..
Ayette ne diyor, "Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun"..
Kendi ailesine bile İslami emirler dairesinde tam söz geçirmeyi sağlayamamış bir Zat'ın Kral Abdullah'ın (bunu küçümsemek maksatlı değil,ortada olan bir realite olarak söylüyorum) tüm İslam alemine söz geçirmesi nasıl olacak ?????
kaç halife ffull islamı yaşamış
kaç halife tüm ümmete sözünü geçirebilmiş
bu mevzular ayrıntılar
diğer devletlerin biatı da ayrıntı

islam dünyasında bir halifeye mutlak ihtiyaç var...
şu an ki kurumsallaşmalarla bu iş yürümez...
hükümdar sahibi olmayan birini de halife seçerseniz ki bu tür halifelerin sayısı epey çok.
niyeti sorgulanır o zaman halifenin..

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 09:13
buyrun 2. biat

nur-u muhammediye dergahı - Şeyh Hacı Bayram aksaray-i efendi


http://www.youtube.com/watch?v=Rj0ppOf_wAE

Büşra Betül
02-05-2012, 09:15
kaç halife ffull islamı yaşamış


halifeler kendi avanesine had uygulamaktan beri olmamışlardır
Hz Ömer kendi oğluna had uygulamıştır
Bu vatandaş eşine had uygulayabilecek mi?
çok toz pembe bakıyorsunuz gibi geldi abi

veri
02-05-2012, 09:19
halifeler kendi avanesine had uygulamaktan beri olmamışlardır
Hz Ömer kendi oğluna had uygulamıştır
Bu vatandaş eşine had uygulayabilecek mi?
çok toz pembe bakıyorsunuz gibi geldi abi

tüz pembe ile alakası yok
biri teklifte bulunmuş sonuçta saygı duyulan biri
halife adayında bir olumsuzluk bilinmiyorsa şayet
biat edilmesinde ne sakınca var.
birlik için bir yerden başlamak lazım.

hükümdar ve peygamberimizin soyundan geliyor videoyu dinlemediğim için başka hangi konulardan bahsediliyor bilemiyorum
ama şu uluslar arası arenayı da gözeterek
pekala olabilir diyorum..

(((__meftun__)))
02-05-2012, 09:20
"Bütün dünyaya hitab için kalbime işaret-ilham geldi. Kabul edin veya etmeyin, benim için mühim değildir. "

Seyh Nazim KIBRISI

Yukaridaki söz mezkur seyhe ait. Genellikle seyhler, kendilerine gelen ilhami, gördükleri rüyayi ve elinde gerceklestirdikleri kerameti, yukaridaki sözde oldugu gibi acik acik ifade etmeseler de, genellikle mesaj anlaminda muhataplarini ilzam edecek sekilde kullanirlar.

Benim en cok korktugum sey sudur.

Bir Tarikat Seyh'inin "Islam Fikhi"ndan haberli olmamasidir. Islam Fikhi'ndan haberli olmayan bir seyh, müntesiplerini ve muhataplarini, dogru yoldan ziyade, egri yol üzerinde tutmasina vesile olur.

Islam Fikhi'ndan haberli olan bir seyh (tabi ki cümle ona ait ise, üye arkadas iktibas etmis, ona ait olduguna dair) öyle bir sözü gecmezdi.

Islam Fikhi, rüya, keramet ve ilham üzerinde durmus, bunlarin hak oldugunu ifade etmis, lakin, hakliklari ve dogruluklari, sahis merkezli olduklari, bunlarin, ikinci, ücüncü kisileri ilzam edecek sekilde kullanilmayacaklarini, kullanilsa dahi muhatap ve müntesiplerinin bu riayet etmeyebilecekleri ifade edilmistir.

Nice seyhler, Islam Fikhi'nin kendileri ile sinirli tuttugu niye seyleri, müntesiplerine aktararak onlari da bir anlamda ilzam edecek sekilde pazarlamislar,

Maal esef o müntesipler ile müntesipleri bulunmayan müslümanlar arasinda nizalarin, kavgalarin yayilmasina sebep olmuslardir.

Seyh Islam Fikhi cahili olur mu diyeceksiniz?

Büyük konusmayayim ama, seyhlerin ifade ettikleri sözleri Islam Fikhi ekseninde bir degerlendirin, hemen hemen tamaminin bu ilim noktasinda cahil olduklarini anlarsiniz.

Seyh ne diyor,

"Bana ilham geldi.."

Kim tarafindan;

"Allah" tarafindan...

Gel de inanma artik, hemen hemen vahiy kapsaminda.

Bu seyhe bagli olan müntesipler olmasin ki, onu farkli kilmasinlar.

Zaten cogu tarikatte, Velilerin Peygamberlerden üstün oldugu zikredilmistir. Sebep, yukaridaki hususla alakalidir.

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 09:23
bakalım bu konuda üstad kadir mısıroğlu ne diyor... videonun 29. dakikasından sonrası bu konu ile ilgili...


http://www.youtube.com/watch?v=T5NLosnYJAU

veri
02-05-2012, 09:24
benim için kafi bir mesaj

bir yerden başlama vakti gelmedi mi
bunca forumda konuşuyoruz birleşelim falan filan

somut bir öneri yapılmış

alanyali07
02-05-2012, 09:24
buyrun 2. biat

nur-u muhammediye dergahı - Şeyh Hacı Bayram aksaray-i efendi


http://www.youtube.com/watch?v=Rj0ppOf_wAE
Şeyh Nazımın bağlılarından kardeş bu..Şeyh Nazımın bağlısı ABdülkerim Kıbrısi de zaten itiraz etmedi bu biate..
Şeyh NAzım bağlısı olmayan başka muteber bir şeyh görmek isterim açıkçası ..

veri
02-05-2012, 09:26
Şeyh Nazımın bağlılarından kardeş bu..Şeyh Nazımın bağlısı ABdülkerim Kıbrısi de zaten itiraz etmedi bu biate..
Şeyh NAzım bağlısı olmayan başka muteber bir şeyh görmek isterim açıkçası ..

ben biat ederim:) olmaz mı

alanyali07
02-05-2012, 09:28
ben biat ederim:) olmaz mı
cıx olmaz :P

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 09:32
Şeyh Nazımın bağlılarından kardeş bu..Şeyh Nazımın bağlısı ABdülkerim Kıbrısi de zaten itiraz etmedi bu biate..
Şeyh NAzım bağlısı olmayan başka muteber bir şeyh görmek isterim açıkçası ..

ben bulduğumu paylaştım. başka bulan olursa paylaşırsa seviniriz. biz de istifade ederiz.

Son.Fedai
02-05-2012, 09:33
niye değildir? sizinde böyle bir keşfiniz mi oldu?
Güzel soru

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 09:36
Güzel soru

"kısa mesaj geldi" dedi ya.... alaya alıyor, aklı sıra.

Son.Fedai
02-05-2012, 09:37
Kısa mesaj geldi
Kötü cevap

sufi7007
02-05-2012, 09:39
Neden bu Hilafet meselesini hatırlatmıyorsunuz? Nasıl bir avuç insanın Hilafet makamını kaldırmasına razı geldiniz? Bir avuç insan...

Nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri? Ey Arap ülkelerinin alimleri, Mısır, Libya, Kuzey Afrika ve bütün Arap ülkelerinin alimleri, nasıl razı geldiniz? Hangi hakla o makamı korumadınız?

O makam ki, dünyada Hilafet makamından daha yüksek bir makam yoktur. Bütün kralların, meliklerin şerefi İslam Hilafetini taşımaları sebebiyledir. Bir kişi bile İslam sancağını
korumak için elini kaldırmadı; neredesiniz alimler? Ve insanlar..

Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.

Hz. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ : Varis-i Nebi aleyhisselam...



"Allah dostlarının şakası yoktur"

"Allah dostlarının şakası yoktur"

"Allah dostlarının şakası yoktur"

***

"Attığın zaman Sen atmadın O attı" Ya Rasulullah...

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ : Varis-i Nebi aleyhisselam...

veri
02-05-2012, 09:42
Ürdün kralı hakkında kötü konuşmak istemiyorum

Zira Şerif soyundandır

Habib-i Zişan Efendimizi (sav) incitmek istemem

Velakin halife değildir




niye değildir? sizinde böyle bir keşfiniz mi oldu?


Kısa mesaj geldi

sanırım cep telefonuna gelen bir mesajdan bahsediyorsunuz...
mesajlar tek tek okununca ortaya yeni sorular çıkıyor.

alanyali07
02-05-2012, 09:49
"Allah dostlarının şakası yoktur"

"Allah dostlarının şakası yoktur"

"Allah dostlarının şakası yoktur"

***

"Attığın zaman Sen atmadın O attı" Ya Rasulullah...

Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ : Varis-i Nebi aleyhisselam...
Sufi kardeşim size yöneltilen soruyu kaçırdınız sanırım..
Siz biat ettiniz mi ŞEyh Nazımın beyanlarına itibar ederek ?

sufi7007
02-05-2012, 09:50
Bu konuda yazmağa ehil insanlar: hirahos, talib ve sonfedai kardeşlerimdir... (Diğer arkadaşların mesajlarını ciddiye alamayacağım maalesef..)

Alınmasınlar ama bütün fraksiyonları ile Risaleci taifesinin ardına düşenlerin "Şeyh M. Nazım er-RABBANÎ'nin haberleri" konusunda hiç mi hiç konuşma hakkı yok...

(3 yıldır bekliyoruz Said-i Nursi ile alakaları kalmışşş!!! ise alem-i berzahtaki Merhum-Mağfur Rahmetullahi aleyhden Risalecilerden bir tanesinin bir haber getirmelerini... TISSSS!.... FG'den tut Ahmet Akgündüz'e; Badıllı'dan Şahiner'e kadar.. Anlamayanlar alanyalı07'den sorabilirler bu konuyu. )

Hikem
02-05-2012, 09:51
Bazı arladaşların , şeyh efendinin kendisine gelen ilhamı/keşfi küçümseyici kelamlarını görüyoruz..Bu edebe mugayir bir husustur...Katılmayabilirsiniz...Biz de katılmıyoruz..Ama Şeyh efendiyi incitici bir tutum içine girmek doğru değil.. Dinde keşf/ilham delil değil..Yani gayrı için...Ama kendileri için delil olabilir...Mesele bukadar basittir...ittihadı islam zamanında ihtilafları büyütmemek gerekir...

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 09:56
bu da bizden...


http://www.youtube.com/watch?v=MQ4vM2wF9YA


http://www.youtube.com/watch?v=6bloyjV-Hhs

sufi7007
02-05-2012, 09:58
Bazı arladaşların , şeyh efendinin kendisine gelen ilhamı/keşfi küçümseyici kelamlarını görüyoruz..Bu edebe mugayir bir husustur...Katılmayabilirsiniz...Biz de katılmıyoruz..Ama Şeyh efendiyi incitici bir tutum içine girmek doğru değil.. Dinde keşf/ilham delil değil..Yani gayrı için...Ama kendileri için delil olabilir...Mesele bukadar basittir...

Tebrikler Hikem; tasavvuftan nasibdar oldugunu kanıtladın... Rabb-i Muteal razı olsun...

90 yaşından aşmış bir evliyaullahın gözyaşlarını tutamadığı konuda vicdanı titremeyenlere bilmem ne demeli!?

Konu şimdiden uluslararası alanda yayılmağa başlamış: http://video.afghanmania.com/video/NR4YNgE8d_E

Yakında CNN, Al-Jazeera, NTV haber yapar ; bizim basın da uyanır... belki...

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 10:00
Tebrikler Hikem; tasavvuftan nasibdar oldugunu kanıtladın... Rabb-i Muteal razı olsun...

90 yaşından aşmış bir evliyaullahın gözyaşlarını tutamadığı konuda vicdanı titremeyenlere bilmem ne demeli!?

Konu şimdiden uluslararası alnada yayılmağa başlamış: http://video.afghanmania.com/video/NR4YNgE8d_E

değerli kardeşim sen de tasavvuf ehli olduğunu göster, tevazuyu elden bırakma. (muhatap almam da ne demek?)

soru basit. siz biat ettiniz mi? evet/hayır

sufi7007
02-05-2012, 10:04
90 yaşından aşmış bir evliyaullahın "Ben ilk veya sonuncu olarak biat ediyorum" demesine aldırmayanlara benim ettim/etmedim demem ne fayda verecek?!

Bu sorunun yanıtını alabileceğimi bilsem veririm yanıtını da...

***

Elhamdulillah hâlâ "alem-i lahuttan haber verecek kadar" gücü olan bir mürşidim var...

RABBİM yeryüzünden gölgesini kaldırmasın!..

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 10:04
http://video.afghanmania.com/video/NR4YNgE8d_E

ilgili haber

"...Bugün Şeyh Efendi Hz, Ürdün Haşimi Kraliyet Ailesine ve bütün Arap ve Müslümanlara önemli talimatlar verdi. Şeyh Hişam Kabbani'ye hitab ederek, Şeyh Efendi Hz bütün Ulema'dan İslam Halifesinin gerekliliğini, ve bu makama geçecek zat için gerekli şartları bildiren bir fetva yayınlamasını istedi. Şeyh Efendi Hz, dünya sevgisi nedeniyle zulme müsaade eden, insanlara yalan söyleyen ve Hak Yolu göstermeyen alimleri uyardı. Şam'ın Tahtının Sahibi olan zat, evliyalar tarafından bütün Müslümanları iki sancak altında-Efendimizin (sav) ve Mehdi (as)'ın sancağı altında toplamak üzere yetki verilmiş ve seçilmiş olan kişidir...."

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 10:05
90 yaşından aşmış bir evliyaullahın "Ben ilk veya sonuncu olarak biat ediyorum" demesine aldırmayanlara benim ettim/etmedim demem ne fayda verecek?!

Bu sorunun yanıtını alabileceğimi bilsem veririm yanıtını da...

***

Elhamdulillah hâlâ "alem-i lahuttan haber verecek kadar" gücü olan bir mürşidim var...

samimiyetinizi ortaya koyacak.

sufi7007
02-05-2012, 10:11
Ürdün Kralı Abdullah Mehdi (as) değildir, hayır.
...Mehdi (as) Hicaz topraklarındadır. Ailesi bilir, ailesinin dışında kimse O'nu tanımaz.

Hz. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ : Varis-i Nebi aleyhisselam...


Karıştıranlar var galiba... Mehdi A.s. başka; Halifetullah-fil-ard başka...

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 10:12
bakalım bu konuda üstad kadir mısıroğlu ne diyor... videonun 29. dakikasından sonrası bu konu ile ilgili...

not: kral abdullah, şerif hüseyin in torunudur.


http://www.youtube.com/watch?v=T5NLosnYJAU

sufi7007
02-05-2012, 10:13
Mehdi A.s. ile ilgili ehadis-i şerifeye bakınız...

Son.Fedai
02-05-2012, 10:13
Bu konuda yazmağa ehil insanlar: hirahos, talib ve sonfedai kardeşlerimdir...
Biz de yazalım o zaman

Şeyh Nazım Kıbrısi KS kendine gelen ilham/keşifle bunu söylediğini bildiriyor

Bu konuda iki durum mevcut

1. Keşifte hata olabilir ki bu evliyanın evliyalığına zarar vermez

2. Hata yoktur, dediği kişi halife olacaktır ya da olmalıdır

Bu durumda ise Şeyhin daha önceki sohbetlerine baktığımız zaman durum daha net anlaşılır

Önceki sohbetlerinden birinde bu sene Haccül Ekber olduğu ve Mehdi AS ın bu sene hac da zuhur edeceğini söylemişti. Hatta bir sohbetinde "Mehdi AS Tekbiri aldı" gibi bir söz demişti. Şimdi Kralın halife olduğunu ve biat ettiğini söyüyor

Demek ki (keşfi doğru ise) Kral halife olsa bile görev yapacağı süre çok az. Sanki geçici bir hükümetmiş gibi görevi asıl sahibine devredene kadar geçici bir görev yürütebilir.

BU geçici görev esnasında ise islam alem yeniden halifeliğe ısınır, az da olsa bir birlik beraberlik olabilir. İslam aleminin sorunları tam değilse de az biraz da olsa çözülebilir çözüm yoluna girilebilir.

Bu durumda Hak sahibi geldiğinde (Mehdi AS) hilafete zemini hazır olarak bulur, islam alemini az da olsa bir birlik beraberlik içerisinde bulabilir, kral bu kısa dürede sorunları çözemese bile hiç değilse sorunların tam manasıyla ne olduğu ortaya çıkmış olabilir vs vs

Kralın Hz. Rasulallah SAV soyundan gelmesi bir ayrıcalık. Belki de seyyid/şerifler den devlet başkanı olan bir tek odur. Araştırmak gerek

Yaşantısı yaptıkları bizlere aksi gibi gözükebilir. (öyledir demiyorum, öyle görünebilir)

Ama hem Hz. Rasulallah SAV soyundan gelmesi, hem görevde az süre kalacak olması hem de bizim bilmediğimiz/bilemediğimiz şeylerden dolayı bu durumu o kadar da önem arzetmiyor

Akıl sahipleri özellikle de tasavvuf erbabı bu durumda (zannımca) sükut etmeli, işin sonunu beklemeliler

Özellikle tasavvuf erbabı kişiler ne dediklerine dikkat etmeliler. Çünkü şu ya da bu şekilde sözü söyleyen bir evliya...

Gene tasavvuf erbabı "SAHİPLİ" olmanın avantajı ile karar vermemeli şeyhleri ne derse ona uymalılar.

Unutmamalı

Söz ağızdan çıkana kadar bizim; ağızdan çıktıktan sonra biz onun esiriyiz

Vesselam

sufi7007
02-05-2012, 10:19
http://www.ataturktoday.com/Resim/Foto2/6Haziran1937.jpg

Hz. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ 'nin sohbetinde Mescid-i Aksa önünde suikast sonucu öldürüldüğünü bildirdiği Ürdün Kralı 1. Abdullah bu zat-ı ŞERİFtir...

(Şimdiki Ürdün'ün Haşimî Meliki 2. Abdullah'tır...)

alanyali07
02-05-2012, 10:29
Şeyh Nazım'ın gelen ilhamlardan birtanesi de Adnan Oktarın veliliğine dairdir,Adnan Oktar'ın faziletine dairdir..Acaba Şeyh Nazımın ilhamlarına sorgusuz sualsiz itibar edenler bu ilhamlara da itibar ediyor mu ???


http://www.youtube.com/watch?v=Lpr3nC0-_fQ


http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Yold48ZqYiE

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 10:30
http://www.ataturktoday.com/Resim/Foto2/6Haziran1937.jpg

Hz. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ 'nin sohbetinde Mescid-i Aksa önünde suikast sonucu öldürüldüğünü bildirdiği Ürdün Kralı 1. Abdullah bu zat-ı ŞERİFtir...

(Şimdiki Ürdün'ün Haşimî Meliki 2. Abdullah'tır...)

dolaylı bir şekilde biat etmediğinizi ifade ediyorsunuz. sanırıım. niye açık açık yazmıyorsunuz, anlamadım. ???

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 11:19
"bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. yoksa davet bidattir. reddedilir." (mektubat | hakikat çekirdekleri | 455)

"Sâdık ilhamlar, gerçi bir cihette vahye benzerler ve bir nevi mükâleme-i Rabbâniyedir; fakat iki fark vardır.
Birincisi: İlhamdan çok yüksek olan vahyin ekseri melâike vasıtasıyla; ve ilhamın ekseri vasıtasız olmasıdır. Mesela, nasıl ki, bir padişahın iki suretle konuşması ve emirleri var.
Birisi: Haşmet-i saltanat ve hakimiyet-i umumiye haysiyetiyle bir yaverini, bir valiye gönderir. O hakimiyetin ihtişamını ve emrin ehemmiyetini göstermek için, bazan, vasıta ile beraber bir içtima yapar, sonra ferman tebliğ edilir.
İkincisi: Sultanlık ünvanıyla ve padişahlık umumî ismiyle değil, belki kendi şahsıyla hususî bir münasebeti ve cüz'î bir muamelesi bulunan has bir hizmetçisiyle veya bir âmi raiyetiyle ve hususî telefonuyla hususî konuşmasıdır.
Öyle de, Padişah-ı Ezelînin, umum âlemlerin Rabbi ismiyle ve kâinat Hâlıkı ünvanıyla, vahiyle ve vahyin hizmetini gören şümullü ilhamlarıyla mükâlemesi olduğu gibi; herbir ferdin, herbir zîhayatın Rabbi ve Hâlıkı olmak haysiyetiyle, hususi bir surette, fakat perdeler arkasında onların kabiliyetine göre bir tarz-ı mükâlemesi var.
İkinci fark: Vahiy gölgesizdir, sâfidir, havassa hastır. İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir. Melâike ilhamları ve insan ilhamları ve hayvanat ilhamları gibi, çeşit çeşit, hem pek çok envâlarıyla, denizlerin katreleri kadar kelimat-ı Rabbâniyenin teksirine medar bir zemin teşkil ediyor...." (Şualar | Yedinci Şuâ | 116)




büyük abilerden biri ile konuştum. iki hususun altını çizdi;

1- şeyh nazım efendi çok yaşlı birisidir.
2- halife seçimle işbaşına gelir.

selam ve dua ile...

veri
02-05-2012, 11:26
BİAT seçimdir.
yaşla ne alakası var çirkin bir ima

sufi7007
02-05-2012, 11:43
Şeyh Nazım'dan Hilafet ve Mehdi uyarısı

Ferhat Atik
ferhat@cypruscenter.com

10 Nisan 2012

Bu yazının içeriği İslâm Felsefesi'ni içselleştiren her birey için çok daha büyük bir önem arzediyor. Kitabı olan her din, insan öldürmeyi yasak sayar. Dünyevi meseleler nedeniyle insan üstü kibirlerin ve duyumsuzluğun nelere yol açtığını tarihin hangi sayfasını açsanız görürsünüz. İnsanların birbirlerinde koparak ve yaşadıkları herşeyi kendileri yaşadıklarını hatta kendilerinin yarattıklarını düşünmeye başladıkları dönemleri yani şimdiyi düşündüğümde, dünyanın artık tekinsiz bir yer olduğunu düşünmemek elde değil.

Zaman acıları dünyanın heryerine öylesine gömdü ki, bunu kendi elleri ile yapan insan, eseri ile övünecek neredeyse. Bir yanda zevk ve sefa içinde aşırı toklar, öte yanda açlıktan Ölümler. Dünyanın gidişatı, yaratılışın tüm temellerine aykırı noktaya ulaştı artık!
*
Tam da bu denli bir aşamada ve Ortadoğuda kan gövdeyi götürürken; Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri, Ürdün Haşimi Kraliyet Ailesine ve bütün Arap ve Müslümanlara önemli talimatlar verdi. Şeyh Hişam Kabbani'ye hitab eden Şeyh Nazım Kıbrısi Efendi, bütün Ulema'dan İslam Halifesinin gerekliliğini ve bu makama geçecek zat için gerekli şartlan bildiren bir fetva yayınlamasını istedi. Şeyh Nazım Kıbrısi Efendi, dünya sevgisi nedeniyle zulme müsaade eden, insanlara yalan söyleyen ve Hak Yolu göstermeyen alimleri uyardı.

Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri "Şam'ın Tahtının Sahibi olan zat, evliyalar tarafından bütün Müslümanları iki sancak altında. Efendimizin (sav) ve Mehdi (as)'ın sancağı altında toplamak üzere yetki verilmiş ve seçilmiş olan kişidir" dedi.
*
Bu sözler anlayanlar için öylesine bir derinlik içerir ki! Hatta büyük bir hazırlığın başlangıcı anlamı taşır.

Konu derin hakikaten. Hakikat kadar derin.

Mesnevi'nin "yalnız Allah nâmına hareket eden bu zâtın hiç kimsenin tehdit ve kınamasından korkmadan, hakikatleri büyük bir cesaretle, açık bir dille halka telkin ve tebliğ edecek" ifadeleri ile 'Mesnevî'sinin 3613-3615. beyitlerinde Mevlana Celaleddini Rumi ifşa etmiştir.

Dönüş yolculuğumuzdur bu! Anlayan, anlama yetisi kendisine hediye edilene...

http://www.haberdarkibris.com/seyh-nazimdan-hilafet-ve-mehdi-uyarisi-3604yy.htm

Anlayanlar da var...

sufi7007
02-05-2012, 11:45
"büyük bir abi"

***
:)

"abi" kesmedi...

ÇOK BÜYÜK bir "abi" aranıyor Pennsylvania civarlarından !...

"ABD'deki zat"ı, Gülen -pardon- Gören var mı?

alanyali07
02-05-2012, 11:46
1- şeyh nazım efendi çok yaşlı birisidir.

Şeyh Nazım, kendisine gelen sahte Resul İskender'in bağlılarına da " İskender efendi Mehdiliğe çıkıp başlasın tamamen " demiş :)
8.dkdan sonra :

http://www.youtube.com/watch?v=e4_XkdZRF_w

sufi7007
02-05-2012, 11:49
(Sn. alanyalı07 dostum; Bu konuyu niye "sofilere Risale-i Nur okuyup inkişaf etmeleri"ni salık veren "yarbay efendi"ye sormuyorsunuz? Zannedersem nezdinizde itibarlı birisi idi...)

alanyali07
02-05-2012, 11:52
Hz. Şeyh çok şakacı birisidir...

(Evliyaullahın şakası yoktur!...)
Yani şakacı olan Hz.Şeyh evliyaullah değil diyorsun :clap2:

sufi7007
02-05-2012, 11:54
^
|
|

Hz. Şeyh M. Nazım Efendi şaka yapmaz; "bazıları" şaka yaptığını zanneder!..

:)

Ben de şaka yaptım şimdi. Ama aşağıdaki sorum ciddi mi ciddidir!


(Sn. alanyalı07 dostum; Bu konuyu niye "sofilere Risale-i Nur okuyup inkişaf etmeleri"ni salık veren "yarbay efendi"ye sormuyorsunuz? Zannedersem nezdinizde itibarlı birisi idi...)

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 11:55
"büyük bir abi"

***
:)

"abi" kesmedi...

ÇOK BÜYÜK bir "abi" aranıyor Pennsylvania civarlarından !...

"ABD'deki zat"ı, Gülen -pardon- Gören var mı?


kardeş beni yanlış tanımanı istemem. ben o "camia" dan değilim.

alanyali07
02-05-2012, 11:56
Hz. Şeyh çok şakacı birisidir...

(Evliyaullahın şakası yoktur!...)

***

(Sn. alanyalı07 dostum; Bu konuyu niye "sofilere Risale-i Nur okuyup inkişaf etmeleri"ni salık veren "yarbay efendi"ye sormuyorsunuz? Zannedersem nezdinizde itibarlı birisi idi...)

Biz daha Şeyh Nazımın sizin nazarınızda itibarlı olup olmadığını anlayamadıkki mübarek, başkalarının nazarını sorgulayasın :)
Şeyh Nazıma itibar ediyor musun ?
evetse, Adnan oktar hakkındaki son derece ciddi ilham kaynaklı olduğunu söylediği medhüsenaları kabul ediyor musun etmiyor musun ?
ve aynı ilham kaynaklı gelen Kral Abdullaha da biat ediyormusun etmiyormusun ? ben dolambaçlı cevapları hiç sevmem, ama sen dolandırdıkça dolandırmaya çalışıyorsun :)

sufi7007
02-05-2012, 11:58
Ciddi bir öneridir:

Bu konuda kalbini mutmain etmek isteyen müslüman kardeşlerim bu gece yatmadan önce iki rekat istihare namazı kılıp abdestli olarak yatsın; uykuda gördüğünü/gösterileni yarın buraya yazsın...

***
(RİCA: Konunun dağılmaması için alanyali07 dostumdan iskender, marun kahya vs. mesajlarını başka başlık altına açmasını rica ediyorum. )

alanyali07
02-05-2012, 11:58
^

(Sn. alanyalı07 dostum; Bu konuyu niye "sofilere Risale-i Nur okuyup inkişaf etmeleri"ni salık veren "yarbay efendi"ye sormuyorsunuz? Zannedersem nezdinizde itibarlı birisi idi...)
Yarbay efendi şeyh değildirki, O da Menzildeki Şeyh Abdülbaki hazretlerine bağlıdır. Ben hergün Menzil cemaati dergahında namazlarımı kılarım, babam da menzil cemaatindendir..asla böyle bir haber gelmedi ,zaten Şeyh Nazımın bu tür beyanlarına Adnan oktar hakkındaki felan beyanlarına gülüyorlar,itibar etmiyorlar..haber gelirse söylerim :)

alanyali07
02-05-2012, 11:59
Ciddi bir öneridir:

Bu konuda kalbini mutmain etmek isteyen müslüman kardeşlerim bu gece yatmadan önce iki rekat istihare namazı kılıp abdestli olarak yatsın; uykuda gördüğünü/gösterileni yarın buraya yazsın...
evet bildik cevap geldi :)
SAhte REsul iskenderin bağlıları da sıkıştıkları anda böyle yapıyorlar :)
Onlar da İskender efendiyi Mehdi olarak görüyorlar o namazdan sonra ..

sufi7007
02-05-2012, 12:04
asla böyle bir haber gelmedi

Geldi denilse şaşardım!

(Sadık rüya, nübüvvetin 1/46'sıdır. Sahih Hadis)

alanyali07
02-05-2012, 12:07
Geldi denilse şaşardım!

(Sadık rüya, nübüvvetin 1/46'sıdır. Sahih Hadis)
O zaman Şeyh Nazımın da "çıksın Mehdiliğine başlasın" dediği İskenderi de rüyada görenler sadık rüyamı görmüş diyorsun .. ? ve Şeyh Nazım şaka mı yapmıştır.. ?

alanyali07
02-05-2012, 12:08
Geldi denilse şaşardım!

(Sadık rüya, nübüvvetin 1/46'sıdır. Sahih Hadis)
Şeyh Nazıma gelen o ilhamlardan birtanesi de Adnan oktarın mübarekliği hakkındadır tekrar hatırlatırım :)

sufi7007
02-05-2012, 12:16
http://www.ataturktoday.com/Resim/Foto2/6Haziran1937.jpg

Hz. Şeyh Muhammed Nazım El-Hakkani Er-RABBANÎ 'nin sohbetinde Mescid-i Aksa önünde suikast sonucu öldürüldüğünü bildirdiği Ürdün Kralı 1. Abdullah bu zat-ı ŞERİFtir...

(Şimdiki Ürdün'ün Haşimî Meliki 2. Abdullah'tır...)

Hz. Şeyh Muhammed Nazım er-RABBANÎ anlatıyor:

Takriben 70 sene önce biz Şam'da Abdullah Dağıstani Hz'nin beraberindeydik.
Kendisi Ürdün Kralı 1. Abdullah'ın da Şeyhi idi. Kral 1. Abdullah o sırada Ürdün Kralı idi aynı
zamanda.
Ürdün'ün Müftü Efendisini Şeyh Abdullah Dağıstani Hz'ni ziyarete yolladı. Çünkü Kral, Tarikat-ı
Aliyye Nakşibendiyye'den Şeyhi Abdullah Dağıstani Hz'den beyat almıştı.

Müftü Efendiyi Şeyhi Abdullah Dağıstani Hz'ne yollayıp dedi ki:
"Şeyhe benim selamlarımı ilet ve haber sor, nasıl hareket edeyim"

O zaman ben oradaydım. Ve Melik,kendisinin ne yapacağına dair Şeyhi Abdullah Dağıstani Hz'nin emrinin ne olduğunu soruyordu. "Şeyhim, Şeyh Abdullah Dağıstani benim için ne diyor? Ona sor ve bana haber ver. Bana onun emirlerini getir".

Kral "Ona selamımı götürün ve ne yapmam gerektiğine dair bana haberini getirin" dedi. Kendisi o sırada Hicaz topraklarını geri almaya hazırdı çünkü kendisi o zamanda Hicaz topraklarının hakiki varisi idi.
Bu tarihte olmuş bir vakadır. Ve o anda orada bu fakir kul dışında buna şehadet edecek kimse yoktu.

Şeyhimiz Abdullah Dağıstani Hz bana emretti, "Ya Şeyh Nazım, bir kalem, kağıt getir ve Ürdün Emiri Melik Abdullah için söyleyeceklerimi yaz. Bu hitabı yalnız Majesteleri için söylüyorum".

Mektubu yazdım,uzunca bir mesajdı. Kendisi Ürdün'ün İmamı, Veliahd Prensi idi, ceddiniz. Ve Hicaz topraklarını geri almaya hazırlanıyordu.

Şeyh Abdullah Dağıstani "Şimdi vakti değil" diye yazdırdı.

Ceddiniz İmam ve Melik Abdullah da buna iman etti ve dedi ki: "Ben Şeyhime inanıyorum. Hicaz topraklarını geri kazanmak için saldırmaya hazırlanıyordum. Çünkü Hicaz'ın tahtının hakkı bizimdir. O
çölden gelen bedevilerin hakkı değildir".

Ve ceddiniz Kral 1. Abdullah dedi ki: "Şeyhim beni men etti, Şeyhim beni men etti. Ve ben de kabul ettim. Bir keşf ile bana gösterdi, Ceddimin (sav) Ravzasında idim. Makamının içerisinde bir vahşi bana saldırdı ve neredeyse öldürmek üzereydi. Ama Şeyhimin sebebi ile kendimi kurtarabildim".

Şeyhimiz Abdullah Dağıstani Hz "Bu rüya, evet vakti değil, vakti değil" dedi.
"Senin neslinden gelen, Efendimiz’in (sav) neslinden gelen bir kral ki onun ismi de Abdullah'tır. Kuvvet onda olacaktır. O vakit Efendimiz’in (sav) sülalesi kesilmiş olacaktır ve o emri taşıyacak, yerine getirecek olan odur. O, onun vazifesidir. Ama siz, Kral 1. Abdullah, cemaatle namaz kılmamanızı ve Cumayı cemaatle kılmamanızı nasihat ediyorum".

Bu nasihatı ben yazdım. Ve bu mesajı Majesteleri kral 1. Abdullah'a yolladık. Sübhan Allah herşey Rabbimiz Sübhanehu ve Teala Hazretleri’nin (cc) elindedir.

"Ve kâne emrullâhi kaderen makdûrâ- Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kader idi" (33:38).
Bir gün geldi ve Ceddiniz Kral 1. Abdullah, Allah rahmet etsin, Kudüs'de Mescid-i Aksa'yı ziyaret etti. Ve bu ziyareti Cuma gününe denk gelmişti.

Ülkenin soyluları dediler ki: "Ya Emir, burada olmanız büyük şanstır. Kaçırmayalım. Cuma namazını Beytü-l Makdis'de (Mescid-i Aksa'da) kılalım".

Sübhan Allah! Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kader idi. Şeyhin ona nasihatini unuttu, etrafındaki ülkenin soylularının nasihatini dinledi. Ve içeri girerken şehit edildi. Emir orada gerçekleşti.

Kaç sene geçti üzerinden? Belki 65, belki 60 sene oldu bu olalı. Bu oldu ve Kral Abdullah vefat etti.
Şeyh Abdullah Dağıstani Hz derdi ki: "Abdullah bütün Kudusü Şerifi açacak".
Sübhan Allah kaç sene geçti üzerinden ve şimdi Kral Abdullah geldi. Ve o, Allah'ın arslanlarından biridir. Ve kendisi, sahranın/çölün aslanı olduğuna da dikkat çekti.
Sübhan Allah. Ve o şu anda Ürdün'ün tahtında, ve her cihetten kendisine baskı yapılıyor. Ve biz Hakikat Ehli tarafından konuşup yazdık.

Şeyh Abdullah Dağıstani Hz, Emir Hüseyin'e (Allah rahmet etsin) dedi ki: "Majesteleri Kral Abdullah gelecek ve 10 devlet onun hüküm ve tasarrufu altına verilecek".

***

(ÖNEMLİ BİR TARİHİ VAKIA'nın anlatımıdır.)

sufi7007
02-05-2012, 12:23
Bu konunun anlaşılması için Hz. Şeyh'in resmi sitesindeki şu açıklamanın dikkate alınması şarttır:


Dün (27 Nisan 2012) tam Cuma namazından önce Şeyh M. Nazım El-Hakkani er-RABBANİ Hz, Ürdün Haşimi Kraliyet ailesi mensupları tarafından ziyaret edildi.
Sağlık durumuna rağmen Şeyh M. Nazım El-Hakkani er-RABBANİ Efendi Hz, Majeste Kral 2. Abdullah'a teslim edilmesi gereken önemli bir mesaj olduğunu, ve şerefli misafiri Ürdünlü Haşimi Prensinin kendisini ziyaretinin tesadüf olmadığını söyledi. Kameramız Majesteleri Kral 2. Abdullah'a bu özel mesajı kaydetmek için açıldı, ama sonra Şeyh M. Nazım El-Hakkani er-RABBANİ Efendi Hz bütün Arap ve Müslümanlarla ilgili olduğu için insanların bu mesajın içeriği hakkında uyarılmasını istedi ve bize bütün dillere tercüme ederek yayınlamamızı emretti.


28.Nisan.2012 , Cuma / Lefke-KKTC

Enes
02-05-2012, 13:01
İyi para almiş olmalı

Yoksa bu kadar rahat ötemezdi...

E YUH!

Zamanımızda Emirül Mü'minin olabilecek tek yönetici yoktur.

veri
02-05-2012, 13:04
ne zaman vardı ki..
olabilecek emir aramıyoruz
üzerinde itttifak kurabilecek mü'minlere yol gösterebilecek bir emir arıyoruz.
iktidar sahipleri arasında en uygunu abdullah gözüküyor

Enes
02-05-2012, 13:07
ne zaman vardı ki..
olabilecek emir aramıyoruz
üzerinde itttifak kurabilecek mü'minlere yol gösterebilecek bir emir arıyoruz.
iktidar sahipleri arasında en uygunu abdullah gözüküyor

Neden Abdullah?

Ki bu abdullah Şeriat'a kendi tam teslim olmuş mu?

veri
02-05-2012, 13:12
Neden Abdullah?

Ki bu abdullah Şeriat'a kendi tam teslim olmuş mu?

neden abdullah
20 sayfa olunca mesajım arada kaynamış

Efendimizin soyundan geliyormuş
bir kral bir hükümdar hükmettiği toprakları ve insanları var.
coğrafik konumu mükemmel bir ülke
ülkesinde barınan çeşitli etnik ve sorunlu bölgelerden insanlar var.
en önemlisi petrolü yok.
daha önemlisi kral abdullahın çeşitli sorunlarla ilgilendiğini çözüm ürettiğini biliyoruz.

neden olmasın.

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 14:42
http://www.youtube.com/watch?v=e4_XkdZRF_w

zulk@rneyn
02-05-2012, 15:21
şimdi, mehdi a.s. ile ilgili hadisi şeriflere tekrar baştan bakmanın zamanı...
doğruysaki, (en doğrusunu Allah bilir.) hadisi şeriflere göre doğudan çıkacak siyah bayraklı ordu nun adresi ve bayraktarı belli...
şimdi...
biri bana süfyani yi göstersin.

selametle.

Son.Fedai
02-05-2012, 15:45
biri bana süfyani yi göstersin.
selametle.

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=116831
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=102965

zulk@rneyn
02-05-2012, 16:34
Ehu Cafer rivayet elti. Dedi ki:

"Süfyani, Küfe veBağdat'a girdikten sonra ordularım etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraün nehir'den başında Ernevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani'nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus'ta bir vak'a olur. Bir vak'a da Rey şehrinde olur. Bir başka vak'a da Sırnakta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehinde bir vak'a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Ternimi'nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. Yine Allah Tealâ, başında Beni Adilden bir adamın bulunduğu ve Sicistan'-dan gelen bir orduya da yardım edecektir. Rey vak'asından sonra Medayinde de büyük bir vak'a olur. Kerkük'de de kurtulabilenin onu anlatacağı bir vak'a görülür ve sonra büyük bir katliam meydana gelir. Nıuseybin arzında da bir vak'a olacak ve Ahvaz'da kendilerine "Usüb" denilen hepsi de Küfe ve Basra'lı bir topluluk çıkıp Küfe'li esirleri kurtaracaklardır.

********************

Süfyani ordusunu, Horasan ve Fars toprağından doğu'nun bütün insanlarına karşı gönderir. Doğu halkı ile defalarca savaşır. Bu savaşlar devam ederken, doğu'nun en uç noktasında Beni Haşim'den birisine biat edilir. Beni Haşim'den olan bu genç, Horasan ehli ile beraber çıkar ve başlarında Şuayb bin Salih Temimi olur. Bu genç sarışın oiup hafif sakallıdır. Beş bin kişilik ordusu vardır. Bu ikisi birleşirler ve Şuayb bin Salih Temimi komutan olur. Bunların karşısına dağlar çıksa ezilir. Süfyani'nin ordusu ile savaşırlar, ancak Süfyani galip gelir. Haşimi genç kaçar. Şuayb bin Salih'de saklanarak Kudüs'e gelir ve Hz. Mehdi Şam'a ulaştığında onun için Kudüs'de bir ev hazırlar.

*****************

Velid diyor ki: "Bu Haşimi Mehdİ'nin amcasıdır. Bazıları ise onun Mehdİ'nin amcaoglu olduğunu söylemişler ve Ölmeyerek hezimetten sonra Mekke'ye kaçtığını ve Mehdi zuhur ettiği zaman, onun da çıkacağını belirtmişlerdir.

**************************

kırmızı ile yazılan şahıs HAşimi inşallah halifeliği ilan edilen kişi olacaktır. mavi yazılı olan horasan ehli ise iran lideri ahmedi nejat olacaktır. horasan afganistan ve iranı kapsayan bir bölge olarak geçer.

şuayb bin salih ise şu an belli değil. horasani ve haşimi Şuayb bin salih in komutası altına gireceklerdir. ve bu üçü mehdi a.s. ile sırt sırta mücadele edecektir. belkide şuayb bin salih temimi haşimi olan gençdir.

haşimi genç ise (halifeliği ilan edilecek olan kişi) çok belalara muhattap kalacak, süfyani ile savaşacak, kaybedecek, ve sonra süfyaninin ordusunu büyük bir hezimete uğratacak.

fakat şu gerçekki halife çıkacaktır. kral abdullah yada daha ileriki zamanlarda çıkacak biri...

fakat en son durumu gerçek olarak yorumlarsak taşlar yerine oturmuş gözüküyor.

birde şu söylenebilir. iran şia, biz ehli sünnet. nasıl oluyor...
zaten mehdi a.s. ın amacı bozuk olan islam düzenini gerçek rayına oturtmak değilmi.
ne o kalacak ne bu kalacak. islamın özünü mezhepler ve ayrışmalar olmadan yaşayacağız inşallah...

EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.

zulk@rneyn
02-05-2012, 16:45
takipcileri biliyordur. kıbrisi hazretlerinin şeyhi olan Şeyh Abdullah Dağıstanî' Hz. lerinin görüşleri aşağıdadır.

kaynak: http://www.halilurrahman.com/



*******************************



1973 Yılında ebediyete irtihal eden Şeyh Abdullah Dağıstanî' Hz. (ksa) Mehdi a.s. Zuhuru öncesinde ortaya çıkması beklenen Olaylar

Şeyhi Azam Abdullah Dağıstani’ Hz.nin (ksa) geleceğe dair haberleri

Büyükşeyh Abdullah Dağıstani, Allah'ın rahmeti üzerine olsun, bir çok olayı önceden haber verdi. Bunlardan bazıları olup bitti bazılarını ise hala bekliyoruz.

1966 da buyurdu ki, “Gelecek yıl israilliler ile araplar arasında bir savaş olacak, Araplar bozguna uğatılacaklar” İsrailliler ile araplar arasında vuku bulacak olan bir başka savaşı daha haber verdi. Ahirete teşrif etmeden kısa bir süre önce buyurdu ki “İsrailliler ile araplar arasında bir ay içinde büyük bir savaş olacak” bu olup bitti. (1973) Ekim'in üçünde, vefatından üç gün sonra, araplar ve israilliler başka bir savaşa girdi.

Bir keresinde büyükşeyhin kızı, Mediha, kocası ile birlikte Beyrut'da bir ev almayı düşünüyordu ama büyükşeyh olmaz dedi. Kızı ısrar etti, yine de olmaz buyurdu. Kızı ısrara devam etti ama büyükşeyh kızgın olarak dedi ki: “Beyrut'da kan dökülecek. Her hane o kan dökümünden etkilenecek ve hiçkimse onun tesirinden kaçamayacak.” Mübarek 1972 de bundan bahsetti, 1975'de ise meydana gelmeye başladı. Mübarek vefatında önce anlattı ki; “sizi Lübnanın kuzeyinde Trablusşam'da görüyorum” Bu mübareğin Beyrut'dan uzağa gitmemiz tavsiyesi erkanı idi.

Bununla ilgili bir başka meselede ise mübarek anlattı “John G. Bennett benimle tanışıp şehadeti kabul ettiği zaman ne yapması gerektiğini sordu. Ben de şehadetini gizli tutmasını söyledim. O suretle anavatanı İngiltere de bir çok insanı şehadeti kabul etmesi için getirebiliyordu ve onları maneviyatla ilgilendiriyordu.”

Dedi ki: “İngiltereyi islama girerken görüyorum”. Avrupada bir kraliyet ailesinin damarlarındaki kanın arap olmasından dolayı islamı destekliyeceğini haber verdi. Bu (kanı arap olmasından dolayı) onları maneviyata çekecek, içlerinde bir çok inanca ilgi hissi uyandıracak ve onları (sonunda) ilahi huzura doğru (İslam'a) götürecek.

Buyurdu ki;

“Çin, Mehdi as ve İsa as zamanında en büyük evliyalardan biri olacak bir zatın otoritesi altındadır. Onun adı Abdur Ra'uf al-Yemeni'dir. Onun etkisi vesilesiyle Çin, batı ile nükleer silahlarını kulllanmama anlaşması imzalayacak. Çin birçok farklı küçük ülkelere bölünecek. Uzak doğuda problemler olacak Kore yarımadasında, ve bir süper güç o çatışmayı durdurmak için müdahale edecek.”

“Tüm dünyayı petrol kaynaklarının kesilecek olması korkusuna sokacak arap olmayan bir ortadoğu ülkesi -İran- körfez bölgesine saldıracak”.

Dedi ki “Kahire sular altında kalacak.” Sonra Ruslar Assuan barajını inşaa edecekler. Baraj devasa miktarda suyu tutuyor (barındırıyor) ve son zamanlarda barajın sağlam olmayan, aşınıyor olan alttan destek temelleri içerdiği (olduğu) öğrenildi (keşfedildi). Buyurdu ki “Kıbrıs sular altında kalacak ve Bursanın yanında olan Olimpus dağı (Uludağ) patlayacak. Onun altında iki element var. Gaz (petrol) ve ateş, bunlar bu zamana kadar ayrışık (temassız) biçimde tutuldu ve evliyalar bu elementlerin birleşmemesi için her zaman dua ediyorlar. Onun patlamasından yüzlerce ve binlerce insan ağır yaralanacak ve evsiz barksız kalacak.
“Büyük bir ateşin ortaya çıkacağı ve dünyanın geri kalanını kapsayacağı Körfez bölgesinde bir savaş olacak”.

“Almanya ve İngiltere tüm Avrupa'ya yön verecek (yönlendirecek). Almanyada insanları maneviyat da yükseltecek ve eğitecek, Mehdi as ve İsa as tarafından görevlendirilen bir veli var. O veli gizli ama onların içerisinde (halkın arasında)...”

“Arapların siyaset yaklaşımında büyük bir değişiklik olacak ve güçlü bir rejim (yönetim şekli) daha iyi bir hükümet şekline değişecek”

Vefat etmeden önce en yakın müridleriyle özel bir görüşmede buyurdu ki: “Barış olacak, Amerika , israil ve arapların arasındaki savaşı bitiren barış konuşmalarını yönlendiren tek ülke olacak. Bu olacak. Bunun alameti komünizmin çökmesi ve rus imparatorluğunun çok sayıda parçaya bölünmesidir. Dünyada ABD hariç hiçbir güç olmayacak. Arap hükümetlerin çoğu Amerikalılara dönecek (işbirliği babında). Çatışmalar (savaşlar) yatışacak. Araplar ve israilliler barış içinde yaşayacak. Yavaş yavaş dünyadaki her savaş sona erecek ve her yerde barış olacak. Amerika yönetecek bunu. Ve herkes mutlu olacak ve hiçkimse bir daha yeniden bir savaşın vuku bulacağını beklemeyecek (zannetmeyecek)...


Birdenbire, barışın ortasında , Türkiye’ye komşu ülkelerden biri (Rusya) tarafından bir saldırı gerçekleştirilecek ve yakın bir ülke tarafından Türkiye'nin işgalinin takip edeceği bir savaş başlayacak.

Bu ABD nin Türkiye'deki üslerini tehdit edecek ve daha büyük bir savaşın ortaya çıkmasına neden olacak.

Bu yeryüzünde korkunç bir savaşa ve felakete yol açacak.

Savaşın gidişatı sırasında, evlad-ı Resulün (Hz. Muhammed'in) 40. Nesli olan Mehdi a.s. gelecek ve İsa a.s. dönecek.

Onun görevi adaleti, barışı , ve maneviyatı geri getirmek ve zorbalık, korku ve anarşi ye galip gelmek olacakdır.

Sevgi , mutluluk ve huzur (barış) Allah'ın iradesi ile, Mehdi ve İsa a.s. ın gücüyle, bu dünyayı dolduracak.


KAYNAK: Naqshbandi Sufi Way ; Hisham Kabbani; s.370-373 ; KAZI Publications; Chicago-1995.

rabbinsadikkulu
02-05-2012, 16:50
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=116831
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=102965

bahsettiğiniz kişi süfyanın tarifine uymuyor.

bahse konu kişi alim değildir. (alimin ne olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım)

"Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar." (Şualar | Beşinci Şuâ | 504)

alanyali07
02-05-2012, 17:14
http://www.youtube.com/watch?v=e4_XkdZRF_w
Evet bu videoda Şeyh NAzımın , yanına gelen sahte resul iskenderin bağlılarına bile "İskender efendi çıksın Mehdiliğe başlasın" dediği anlatılıyor..

Eğerki böyleyse, Şeyh NAzım yanına gelen herkese mavi boncuk dağıtan bir şeyh durumuna düşüyor..
NAsıl mı ?
1-Şeyh Nazımın yanına Adnan Oktarın bağlıları gidiyor, Adnan oktarı yere göğe sığdıramıyor,öyle kuvvetli,öyle bereketli falan filan demeler,zaten taa 1980lerden beri Adnan Oktara övgüsü bitmedi halen artarak devam ediyor..bu bir..

2- ikinci durum,Cübbeli Ahmed hocada yanına gitmişti, o video da internette mevcut, Cübbeli Ahmet hoca için "Cübbeli abdallardandır" demişti,yani açık açık manevi bir makam vermişti..

3- üçüncüsü Sahte Resul iskender için de yukardaki videoda yer aldığı gibi,"İskender efendi çıksın mehdiliğe tam başlasın" demiş..

4- en son olarak da Kral Abdullah hakkındaki konuşması da, Kral Abdullah tarafından gelen ziyaretçilere dair söyleniyor,medhü senalar..

eeee nasıl bir tablo ortaya çıkıyor ?
Şeyh Nazımın yanına sahte Resul iskenderin bağlıları bile gidince "İskender efendi Mehdiliğe çıksın başlasın" diyen bir Şeyh durumuna düşmüyor mu ?
Hangi sözüne itibar edilecek ??
Hangisi gerçek Şeyh Nazım ? hangi ilhamı hakikat ? hangisi şaka ?
Adnan Oktara manevi rütbeler veren Şeyh Nazım mı ?
Kral Abdullah'a biat edilmesini belirten Şeyh Nazım mı ?
yoksa sahte Resul iskenderin bağlılarına yönelik "İskender efendi Mehdiliğe tam başlasın" diyen Şeyh Nazım mı ?
yoksa Cübbeli için "Cübbeli abdallardandır" diyen Şeyh Nazım mı ?
Tabloya genel olarak bakınca bana hiç tutarlı bir tablo gibi gelmiyor açıkçası ..
bu tabloyu açıklayacak olan birisi varsa mantıklı şekilde dinlemek isterim ..

Ehl-i Sünnet
02-05-2012, 19:25
@hirahos (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9768)

Nazım Kıbrısi'nin yukardaki video konuşmasının özeti şöyle:

"Ürdün kralı 2. Abdullah, Peygamber efendimizin soyundandır. Doğudan batıya Ehl-i Beyt'in ağırlığını taşıyabilecek kimse kalmadı. Kuvvet 2. Abdullah'tadır. Kral 2. Abdullah, Mehdi As. ile beraber olacaktır (buluşacaktır).hirahos kardeşim Mehdi (as)'ın bu yüzyılda çıkmayacağını bi kavrasa Kıbrısi sorun kalmayacak aslında.


http://www.youtube.com/watch?v=cVtncR_4L84&feature=related

levent48
03-05-2012, 00:46
Evet bu videoda Şeyh NAzımın , yanına gelen sahte resul iskenderin bağlılarına bile "İskender efendi çıksın Mehdiliğe başlasın" dediği anlatılıyor..

Eğerki böyleyse, Şeyh NAzım yanına gelen herkese mavi boncuk dağıtan bir şeyh durumuna düşüyor..
NAsıl mı ?
1-Şeyh Nazımın yanına Adnan Oktarın bağlıları gidiyor, Adnan oktarı yere göğe sığdıramıyor,öyle kuvvetli,öyle bereketli falan filan demeler,zaten taa 1980lerden beri Adnan Oktara övgüsü bitmedi halen artarak devam ediyor..bu bir..

2- ikinci durum,Cübbeli Ahmed hocada yanına gitmişti, o video da internette mevcut, Cübbeli Ahmet hoca için "Cübbeli abdallardandır" demişti,yani açık açık manevi bir makam vermişti..

3- üçüncüsü Sahte Resul iskender için de yukardaki videoda yer aldığı gibi,"İskender efendi çıksın mehdiliğe tam başlasın" demiş..

4- en son olarak da Kral Abdullah hakkındaki konuşması da, Kral Abdullah tarafından gelen ziyaretçilere dair söyleniyor,medhü senalar..

eeee nasıl bir tablo ortaya çıkıyor ?
Şeyh Nazımın yanına sahte Resul iskenderin bağlıları bile gidince "İskender efendi Mehdiliğe çıksın başlasın" diyen bir Şeyh durumuna düşmüyor mu ?
Hangi sözüne itibar edilecek ??
Hangisi gerçek Şeyh Nazım ? hangi ilhamı hakikat ? hangisi şaka ?
Adnan Oktara manevi rütbeler veren Şeyh Nazım mı ?
Kral Abdullah'a biat edilmesini belirten Şeyh Nazım mı ?
yoksa sahte Resul iskenderin bağlılarına yönelik "İskender efendi Mehdiliğe tam başlasın" diyen Şeyh Nazım mı ?
yoksa Cübbeli için "Cübbeli abdallardandır" diyen Şeyh Nazım mı ?
Tabloya genel olarak bakınca bana hiç tutarlı bir tablo gibi gelmiyor açıkçası ..
bu tabloyu açıklayacak olan birisi varsa mantıklı şekilde dinlemek isterim ..


Benim bir tahminim var,sizinle paylaşmak istedim.Şeyh efendiyi takip ettiğim kadarıyla dünya makamı ve malı ile alakasının olmadığını düşünüyorum.Uzunca yaşı itibarı ile hem kişisel olarak hem de dünya siyaseti ile ilgili bir hayli tecrübesi olduğu aşikar.
Kendisini bir HALT sanarak ziyaretine gidenlere,duymak istediklerini söylediğini düşünüyorum.Divan edebiyatında TECAHİL-Ü ARİF sanatını bu gibi durumlarda tatbik ederek bizzat kendi ifadeleri ile"Çalanla çalıp,Oynayanla oynuyor."
Örneğin Mihrali iskender gibi bir şahıs geldiğinde ona "davan batıl vazgeç." demek yerine "Koçum kim tutar seni çık pazara, malının ederini gör." demek aynı şeydir.Buna "sahada terbiye" denir.
Aynı şeyi adnan abiye de yaptı.adamcağız bir gaz aldı , halen şanzuman devri düşmedi.Kendi putlarını kendi elleriyle kırdırıyor.Uçacağına inanan adamı vazgeçiremeyeceksen "Çık şu damdan atla da alem anka kuşu görsün."dersin.Şeyh efendinin bu zevata da aynı şeyi yaptığına inanıyorum.Adamları yuvarladıktan sonra şeyh efendinin"Elhamdülillah bir fitnebazın daha hakkından geldik biiznillah"dediğini duyar gibi oluyorum.

hirahos
03-05-2012, 01:25
Evet bu videoda Şeyh NAzımın , yanına gelen sahte resul iskenderin bağlılarına bile "İskender efendi çıksın Mehdiliğe başlasın" dediği anlatılıyor..


Mübarek, daha önce demiştik ama tekrarlayalım, Kıbrısi latife yollu olarak sen Mehdi filan olamazsın diyor. Bunda anlaşılmayacak bir şey yok... :)


[SIZE=3][I]hirahos kardeşim Mehdi (as)'ın bu yüzyılda çıkmayacağını bi kavrasa Kıbrısi sorun kalmayacak aslında.


Allah Teala, Cübbeli hocama selamet versin. Düştüğü hapislikten tez kurtulsun. Kendisi ilim sahibidir. Keskin bir fehmi vardır. Biz ona itimad ederiz.

Yine Cübbeli hocamın sözlerinden biridir ki: Bu yüzyılın ilk 50'sine (yarısına) kadar da olabilir. Ahmed hocamın bu sözünü de işittik. Bunu teyid eden alimler olmuştur. Biz de ariflerden zamanın çok yakın olduğunu bizzat işitmişizdir.

Lakin, en doğrusunu Allah biliyor ve dilerse bildirir deyip sükut ediyoruz. Çünkü muazzam Velilerden dahi bu konudaki istihraçlarında isabet edemeyenler olmuştur. Bizler haddimizi bilmeliyiz. Allah'ın aciz, muhtaç ve kusurlu kullarındanız.

hirahos
03-05-2012, 01:27
Benim bir tahminim var,sizinle paylaşmak istedim.Şeyh efendiyi takip ettiğim kadarıyla dünya makamı ve malı ile alakasının olmadığını düşünüyorum.Uzunca yaşı itibarı ile hem kişisel olarak hem de dünya siyaseti ile ilgili bir hayli tecrübesi olduğu aşikar.
Kendisini bir HALT sanarak ziyaretine gidenlere,duymak istediklerini söylediğini düşünüyorum.Divan edebiyatında TECAHİL-Ü ARİF sanatını bu gibi durumlarda tatbik ederek bizzat kendi ifadeleri ile"Çalanla çalıp,Oynayanla oynuyor."
Örneğin Mihrali iskender gibi bir şahıs geldiğinde ona "davan batıl vazgeç." demek yerine "Koçum kim tutar seni çık pazara, malının ederini gör." demek aynı şeydir.Buna "sahada terbiye" denir.
Aynı şeyi adnan abiye de yaptı.adamcağız bir gaz aldı , halen şanzuman devri düşmedi.Kendi putlarını kendi elleriyle kırdırıyor.Uçacağına inanan adamı vazgeçiremeyeceksen "Çık şu damdan atla da alem anka kuşu görsün."dersin.Şeyh efendinin bu zevata da aynı şeyi yaptığına inanıyorum.Adamları yuvarladıktan sonra şeyh efendinin"Elhamdülillah bir fitnebazın daha hakkından geldik biiznillah"dediğini duyar gibi oluyorum.


Mübarek, daha önce demiştik ama tekrarlayalım, Kıbrısi latife yollu olarak sen Mehdi filan olamazsın diyor. Bunda anlaşılmayacak bir şey yok... :)



Allah Teala, Cübbeli hocama selamet versin. Düştüğü hapislikten tez kurtulsun. Kendisi ilim sahibidir. Keskin bir fehmi vardır. Biz ona itimad ederiz.

Yine Cübbeli hocamın sözlerinden biridir ki: Bu yüzyılın ilk 50'sine (yarısına) kadar da olabilir. Ahmed hocamın bu sözünü de işittik. Bunu teyid eden alimler olmuştur. Biz de ariflerden zamanın çok yakın olduğunu bizzat işitmişizdir.

Lakin, en doğrusunu Allah biliyor ve dilerse bildirir deyip sükut ediyoruz. Çünkü muazzam Velilerden dahi bu konudaki istihraçlarında isabet edemeyenler olmuştur. Bizler haddimizi bilmeliyiz. Allah'ın aciz, muhtaç ve kusurlu kullarındanız.

Levent kardeşimiz de aynı durumu hissetmiş. Mutabıkız. :)

levent48
03-05-2012, 01:35
Diyeceksiniz ki" Bu adamların peşinden gidenlere yazık değil mi?" O zaman devam edeyim...Alan razı satan razı..Günümüzde arayış içinde olan insan çok az.Herkes bulunduğu yerden razı.Kimsenin topluluğuna birşey söylenmiyor."Kardeş şu konu biraz aşırı değil mi?" diye sorsan hemen tepki geliyor.Atalarımız "Kel başa şimşir tarak" demişler."Ayet-Hadis ne diyor? Benim yolumun lideri Edilley-i Şeriye'de hangi konumda?Acaba hangi fırıldağın aleti oluyorum?" diye sorgulamazsan rezil olmaya müstehaksın...Herhangi bir yerde iki-üç sene geçiren at gözlüğünü takıyor.Halbuki daha işin yüzde 10'una dahi vakıf olamıyor.

NOT: İfadelerim Kadim İslam Ulemasını ve eserlerini takip eden ilim ocaklarını ve onların günümüzdeki varisleri ve talebelerini,Silsile ve icazet noktasında sağlam tarikatları ve dervişanı kastetmemektedir.Selamlarımla...

levent48
03-05-2012, 01:47
Cübbeli Ahmet Hoca için farklı düşünüyorum.Bir iftiraya maruz bırakıldığına ,(Şam ebdallerinden olup olmadığından haberim yok) zamanımızın ilmi cihetiyle en yüksek alimlerinden olduğuna inanıyorum.Allah c.c. yar ve yardımcısı olsun.Amin.

serdengeçti
03-05-2012, 02:00
Diyeceksiniz ki" Bu adamların peşinden gidenlere yazık değil mi?" O zaman devam edeyim...Alan razı satan razı..Günümüzde arayış içinde olan insan çok az.Herkes bulunduğu yerden razı.Kimsenin topluluğuna birşey söylenmiyor."Kardeş şu konu biraz aşırı değil mi?" diye sorsan hemen tepki geliyor.Atalarımız "Kel başa şimşir tarak" demişler."Ayet-Hadis ne diyor? Benim yolumun lideri Edilley-i Şeriye'de hangi konumda?Acaba hangi fırıldağın aleti oluyorum?" diye sorgulamazsan rezil olmaya müstehaksın...Herhangi bir yerde iki-üç sene geçiren at gözlüğünü takıyor.Halbuki daha işin yüzde 10'una dahi vakıf olamıyor.

NOT: İfadelerim Kadim İslam Ulemasını ve eserlerini takip eden ilim ocaklarını ve onların günümüzdeki varisleri ve talebelerini,Silsile ve icazet noktasında sağlam tarikatları ve dervişanı kastetmemektedir.Selamlarımla...

Bir kısım ehl-i velayet, zahiren muhakemeli ve âkıl görünürken, meczubdurlar.

Ve bir kısmı dahi; bazan sahvede ve daire-i akılda görünür, bazan aklın ve muhakemenin haricinde bir hâle girer. Şu kısımdan bir sınıfı ehl-i iltibastır, tefrik etmiyor.

Sekir halinde gördüğü bir mes'eleyi halet-i sahvede tatbik eder, hata eder ve hata ettiğini bilmez.

Meczubların bir kısmı ise indallah mahfuzdur, dalalete sülûk etmez.

Diğer bir kısmı ise mahfuz değiller, bid'at ve dalalet fırkalarında bulunabilirler. Hattâ kâfirler içinde bulunabileceği ihtimal verilmiş.

İşte muvakkat veya daimî meczub olduklarından, manen "mübarek mecnun" hükmünde oluyorlar.

Ve mübarek ve serbest mecnun hükmünde oldukları için, mükellef değiller. Ve mükellef olmadıkları için, muahaze olunmuyorlar. Kendi velayet-i meczubaneleri bâki kalmakla beraber,

ehl-i dalalete ve ehl-i bid'aya tarafdar çıkarlar.

Mesleklerine bir derece revaç verip, bir kısım ehl-i imanı ve ehl-i hakkı, o mesleğe girmeye meş'umane bir sebebiyet verirler.
* * *
said nursi

levent48
03-05-2012, 02:20
Bir kısım ehl-i velayet, zahiren muhakemeli ve âkıl görünürken, meczubdurlar.

Ve bir kısmı dahi; bazan sahvede ve daire-i akılda görünür, bazan aklın ve muhakemenin haricinde bir hâle girer. Şu kısımdan bir sınıfı ehl-i iltibastır, tefrik etmiyor.

Sekir halinde gördüğü bir mes'eleyi halet-i sahvede tatbik eder, hata eder ve hata ettiğini bilmez.

Meczubların bir kısmı ise indallah mahfuzdur, dalalete sülûk etmez.

Diğer bir kısmı ise mahfuz değiller, bid'at ve dalalet fırkalarında bulunabilirler. Hattâ kâfirler içinde bulunabileceği ihtimal verilmiş.

İşte muvakkat veya daimî meczub olduklarından, manen "mübarek mecnun" hükmünde oluyorlar.

Ve mübarek ve serbest mecnun hükmünde oldukları için, mükellef değiller. Ve mükellef olmadıkları için, muahaze olunmuyorlar. Kendi velayet-i meczubaneleri bâki kalmakla beraber,

ehl-i dalalete ve ehl-i bid'aya tarafdar çıkarlar.

Mesleklerine bir derece revaç verip, bir kısım ehl-i imanı ve ehl-i hakkı, o mesleğe girmeye meş'umane bir sebebiyet verirler.
* * *
said nursi

Bilgi için teşekkür ederim.Meczupluk ve mecnunluk hali seyr-i süluk diye tabir edilen manevi terbiye sırasında ortaya çıkan bir durumdur.Terbiye edici konumunda bulunan seyr-i süluğunu tamamlamış kişilerin meczupluk veya mecnunluk haline tekrardan düşmeleri mümkün değildir.Eğer Şeyh efendinin meşayihten olduğunu kabul edersek bu ifadeler muhaldir.Bediüzzaman hazretlerinin ifadeleri meşayihten olmayan fakat süluk içinde meczupluk haline gelen kişiler için beyan olunmuş olabilir.

levent48
03-05-2012, 02:29
Kısaca" Her ehl-i velayeti mürebbilik makamı olan şeyhlik vazifesinde olması lazım gelir." diye düşünmek isabetli değildir.Fakat her icazetli şeyh mutlaka ehl-i velayettir.

alanyali07
03-05-2012, 06:39
Benim bir tahminim var,sizinle paylaşmak istedim.Şeyh efendiyi takip ettiğim kadarıyla dünya makamı ve malı ile alakasının olmadığını düşünüyorum.Uzunca yaşı itibarı ile hem kişisel olarak hem de dünya siyaseti ile ilgili bir hayli tecrübesi olduğu aşikar.
Kendisini bir HALT sanarak ziyaretine gidenlere,duymak istediklerini söylediğini düşünüyorum.Divan edebiyatında TECAHİL-Ü ARİF sanatını bu gibi durumlarda tatbik ederek bizzat kendi ifadeleri ile"Çalanla çalıp,Oynayanla oynuyor."
Örneğin Mihrali iskender gibi bir şahıs geldiğinde ona "davan batıl vazgeç." demek yerine "Koçum kim tutar seni çık pazara, malının ederini gör." demek aynı şeydir.Buna "sahada terbiye" denir.
Aynı şeyi adnan abiye de yaptı.adamcağız bir gaz aldı , halen şanzuman devri düşmedi.Kendi putlarını kendi elleriyle kırdırıyor.Uçacağına inanan adamı vazgeçiremeyeceksen "Çık şu damdan atla da alem anka kuşu görsün."dersin.Şeyh efendinin bu zevata da aynı şeyi yaptığına inanıyorum.Adamları yuvarladıktan sonra şeyh efendinin"Elhamdülillah bir fitnebazın daha hakkından geldik biiznillah"dediğini duyar gibi oluyorum.

evet bu tevili daha önce Hirahostanda duymuştuk, ama bu tevil zorlamanın da zorlaması ve çıkmaz sokağa götüren bir tevil arkadaş :)
siz bu tevili yaptığınız zaman Şeyh Nazımı , "irşad eden bir şeyh" diye artık göstermeniz imkan dışı kalır.. İrşadın böyle olduğunu size kim söyledi bakim , Hangi irşadda müslümanları uyarmak yerine,herkesin nabzına göre şerbet vermek ver ? adnan oktara yıllardır açıktan açığa destek vermek, manevi makamlar vermek, ve bunu halen sürdürmek -adnan oktarın yanlışları ortadayken- nasıl bir irşad oluyor ? Nerde kaldı emr- maruf nehyi anil münker ? kusrua bakmayın siz böyle teviller yaparak resmen batıl bir irşad eksenine girmiş olursunuz ..yani Şeyh Nazımı aklamak isterken batıl bir irşad çizgisini tasdik etmiş olursunuz ..hatta o zaman bütün batıl fikirleri,batıl hocaları savunanlara birşey söylememeniz gerekir..öyleya hepsi de tecahüli arif yapıyor :)
yani tevil yapıyım derken çıkmaz bir sokağa girdirmek istiyorsunuz :)
ve Şeyh Nazım güvenilmezliğini yitirmiş durumuna gelir..O zaman Şeyh Nazım sözü dinlenen bir şeyh olmaktan çıkmış demiş olursunuz..siz resmen öyle diyorsunuz .."Yani siz onun sözlerine bakmayın,size doğru gelen sözünde doğruyu söylüyordur, size yanlış gelen de ise tecahüli arif yapıyor,tersini söylüyordur"..ne anladım ben bu işten :)
Adnan Oktar hakkında zaten yıllardır medhü senası devam ediyor, halifesi olan Ahmed Yasinin de öyle.. Bu yaptığınız tevil pek çuvala girmez be hocam :)
Mesela İskenderin takipçilerini görüyorum, "Şeyh Nazım da İskender efendiyi kabul ediyor" diyorlar,demekki bu sözlerden dolayıymış, bu takipçilere doğruyu söylemek kimin göreviydi ??? Siz bir "mürşid" olduğu bilinen birisine gidiyorsunuz ve size doğru olanı değil, yanlış olanı söylüyor,hiç ikaz yapmıyor ? kim yapacak bu neyhi münkeri ? forum köşelerinde biz mi mesulüz,yoksa irşad postlarında oturanlar mı ?
tevillerinizin nerden baksan hiç elle tutulur bir tarafı yok..

alanyali07
03-05-2012, 06:50
Mübarek, daha önce demiştik ama tekrarlayalım, Kıbrısi latife yollu olarak sen Mehdi filan olamazsın diyor. Bunda anlaşılmayacak bir şey yok... :)
bunun latifesi olmaz hirahos ağbey.. hele ki bunu senden duymak beni üzdü açıkçası.. obejktif olamadığını birkez daha görmüş oluyorum..
Bir zındığın, heleki peşinden binlerce kişinin safdil şekilde gittiği bir resullük davasında bulunanın takipçilerine destek verir tarzda sözler söylemek hangi irşadda vardır Allah aşkına..
objektif olmaktan uzaksınız kusura bakmayın hirahos ağbey :)
zaten Şeyh Nazımın o sözünü de "biat etmeyen müslüman değildir" sözünü de görmemeye çalıştınız,yanlış bir tercüme yapmaya çalıştınız,orda da objektif olamadınız :)
fakat yaptığınız teviller zaten ehl-i sünnet ölçülerine ters..kaderin cilvesi herhalde bu olsa gerek..yıllardır forumda "ehli sünnet kaidesi" diye diye dilinizde tüy bitiyor ama, bir Şeyh Nazımın hallerini tevil edeyim derken ehl-i sünnet ölçüsü mölçüsü tanımıyorsunuz :)
batıla "hak " deyip ilan etmek ne zamandır "ehli sünnet kaide"lerine uymaktadır ? yeni kaideler geldiyse bilelim :)






Yine Cübbeli hocamın sözlerinden biridir ki: Bu yüzyılın ilk 50'sine (yarısına) kadar da olabilir. Ahmed hocamın bu sözünü de işittik.
yine yanlışınız var galiba hirahos ağbey," 50sine kadar olabilir diye hiçbirşey duymadım" diyor,"hiçbir kitapta görmedim" diyor :)

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=cVtncR_4L84

alanyali07
03-05-2012, 07:10
Diyeceksiniz ki" Bu adamların peşinden gidenlere yazık değil mi?" O zaman devam edeyim...Alan razı satan razı..Günümüzde arayış içinde olan insan çok az.Herkes bulunduğu yerden razı.Kimsenin topluluğuna birşey söylenmiyor."Kardeş şu konu biraz aşırı değil mi?" diye sorsan hemen tepki geliyor.
zorlama teviller insanı nelere götürüyor :)
Hocam biz basit avam insanlardan değil, "irşad" davasıyla bir makamda bulunan bir Şeyhden bahsediyoruz ? müslümanlara "kardeş şu konu biraz aşırı değil mi" diye mürşidler sormayacaksa , yanlışı söylemeyecekse,kimler soracak söyleyecek ??
senin dediğin batıla davetiye çıkarmaktır ve "herkes sussun,kimse hakka hak,batıla batıl demesin" demeye gider..hatta senin tevilin bundan da ötesine gidiyor, irşad makamında bulunanlar "batıla hak diyebilir" demeye gidiyor..
bu resmen dalalettir,yaptığın tevili lütfen biraz daha düşün,eksisiyle artısıyla ve öyle tevil yap lütfen arkadaşım..Şeyh Nazımın hallerini tevil yapayım derken, ehli sünnete hiç uymayan, batıl yolların yayılmasına davetiye çıkaran teviller yapıyorsunuz, lütfen ..


Cübbeli Ahmet Hoca için farklı düşünüyorum.Bir iftiraya maruz bırakıldığına ,(Şam ebdallerinden olup olmadığından haberim yok) zamanımızın ilmi cihetiyle en yüksek alimlerinden olduğuna inanıyorum.Allah c.c. yar ve yardımcısı olsun.Amin.
gördünüzmü dediğim noktaya geliyor tevilleriniz.. kendi düşüncenize mutabık olan Şeyh Nazımın söylemlerini olduğu gibi alıyorsunuz, niye onda tecahüli arif yapıyor demiyorsunuz ? :)
Belki de nasıl Adnan oktara yıllardır tecahüli arif yapıyor dediğiniz gibi, belki de cübbeli için aslında tam tersini düşünüyor,olamaz mı ?
Cübbeli sizin kabul ettiğiniz bir alim olduğu için Şeyh Nazımın sözünü hiç tevil etmediniz farkındaysanız,
Peki,Adnan Oktarın takipçileri niye tevil etsin ? niçin tecahüli arif yapıyor desinler ? :)

rabbinsadikkulu
03-05-2012, 07:38
bunun latifesi olmaz hirahos ağbey.. hele ki bunu senden duymak beni üzdü açıkçası.. obejktif olamadığını birkez daha görmüş oluyorum..
Bir zındığın, heleki peşinden binlerce kişinin safdil şekilde gittiği bir resullük davasında bulunanın takipçilerine destek verir tarzda sözler söylemek hangi irşadda vardır Allah aşkına..
objektif olmaktan uzaksınız kusura bakmayın hirahos ağbey :)
zaten Şeyh Nazımın o sözünü de "biat etmeyen müslüman değildir" sözünü de görmemeye çalıştınız,yanlış bir tercüme yapmaya çalıştınız,orda da objektif olamadınız :)
fakat yaptığınız teviller zaten ehl-i sünnet ölçülerine ters..kaderin cilvesi herhalde bu olsa gerek..yıllardır forumda "ehli sünnet kaidesi" diye diye dilinizde tüy bitiyor ama, bir Şeyh Nazımın hallerini tevil edeyim derken ehl-i sünnet ölçüsü mölçüsü tanımıyorsunuz :)
batıla "hak " deyip ilan etmek ne zamandır "ehli sünnet kaide"lerine uymaktadır ? yeni kaideler geldiyse bilelim :)





yine yanlışınız var galiba hirahos ağbey," 50sine kadar olabilir diye hiçbirşey duymadım" diyor,"hiçbir kitapta görmedim" diyor :)

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=cVtncR_4L84


ilk 50 yıl için delil istersen, delil mehmet talu hoca... (imam rabbaniye göre ilk 25 yıldır. ama bazı alimlere göre ilk 50 yıl kabul edilir diyor mehmet talu hoca)
http://www.ihvanforum.org/archive/in...p/t-98564.html

aşağıdaki videonun 22.25 saniyesinden itibaren izleyebilrisiniz.

"...İmam Rabbani Hz.leri, yüzyılın başında çıkacak diyor. Cübbeli hocaefendi ilk 25 sene geçti mi öbür yüzyıla kalır dedi. Bunu İmam Rabbani Hz.lerine dayanarak söylüyor. Bazı alimler ilk 50 seneyi yüzyıl başı olarak görmüştür. Yarıyı yüzyıl başı olarak kabul edenler bekleyebilir, halen 18 sene vardır; bekleyen dışlanacak değildir. Bununla beraber ben de İmam Rabbani Hz.lerinin sözünü kabul ediyorum, muteberdir... "


http://www.youtube.com/watch?v=ConOXCFaq8w

not: ayrıca mehmet talu hoca (cübbeli de dibindeyken) cübbeli efendi de daha önce benim gibi düşünüyorsu diyor. videonun tamamını izlemnizi tavsiye ederim.

alanyali07
03-05-2012, 07:45
[FONT="Comic Sans MS"][SIZE="3"]


ilk 50 yıl için delil istersen, delil mehmet talu hoca... (imam rabbaniye göre ilk 25 yıldır. ama bazı alimlere göre ilk 50 yıl kabul edilir diyor mehmet talu hoca)

Cübbeli kabul etmiyor bu görüşü kendisi söylüyor zaten ..

sufi7007
03-05-2012, 07:57
KONU : İSLAM HİLAFETİNİN ZAMANININ GELDİĞİ EKSENİNDEN SAPTIRILMASIN:

ŞU VİDEOYU İZLEYİN LÜTFEN:

HZ. ŞEYH'in Kral Abdullah ailesi ile ilgili söyleminin doğruluğunu ve isbatını kanıtlayan bir video:

"Bizim söylediğimiz lakırdı bizimdir; ZANNOLUNMASIN"


http://www.youtube.com/watch?v=wzYdOq5CL5g
TARİH:2011, 12 KASIM.

"ÜRDÜN ARŞİVİNDE BENİM YAZDIĞIM, ALTINA ABDULLAH DAĞISTANİ k.s'un imza yerine PARMAK BASIP TASDİK ETTİĞİ belge VARDIR:"

Uploaded by NaqshbandiOttoman on Nov 12, 2011
EVLİYALAR SULTANI;
ŞEYH MEVLANA MUHAMMED NAZIM EL KIBRISİ
EL HAKKANİ, EL RABBANİ HAZRETLERİ

misak
03-05-2012, 07:58
bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkarmaya uğraşır. konu çok gereksiz ve saçma bir konu bu konunun açılması veya şeyh nazımın böyle bir şey söylemesi kuyuya attığı bir taştır.....

süfyanilik mehdilik meselesine gelince gaybin bilgisi Allah'ın elindedir. eğer bir gün mehdi çıkarsa tabi oluruz. ama onun çıkamasını beklemek veya şu-bu zamanda çıkacak demek abesle iştiğal etmektir.

iran devrimin yapan İmam Humeyniye zamanın ayetullahları mehdinin gelişini geciktiriyor diye karşı çıkmışlardı. mehdinin gelmesi için zulmün ayyuka çıkması gerekliymiş.

mehdi meselesi ile uğraşmak boş işlerle uğraşmaktır. fatih istanbulu fethederken rahiplerin meleklerin dişimi erkek mi demesi gibi bir tartışmadan başka birşey değildir.

islam coğrafyası zulüm ve kan coğrafyası haline gelmişken biz yerimizde oturup mehdi gelecek tartışmalarına çıkalım. siyonizme kendini satmış olan birini halife ilan edelim... hatta bırakalım kafirlerle uğraşmayı müslümanlarla uğraşalım...

bu kafayla mehdi de gelse mehdiye ilk karşı çıkacak olanalar mehdi tartışmasını yapanlar ve kendilerine hedef olarak kardeşlerini seçenlerden başkası olamayacaktır.

Son.Fedai
03-05-2012, 09:18
bahsettiğiniz kişi süfyanın tarifine uymuyor.

bahse konu kişi alim değildir. (alimin ne olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım)

"Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar." (Şualar | Beşinci Şuâ | 504)

Kimin şuası bu.

Hadislerde geçen konular benzemiyor mu?

sufi7007
03-05-2012, 09:29
Bu bir tarihî belgedir:

Şeyh Muhammed Nazım er-RABBANÎ Hz.’nin 28 Nisan 2012 Sohbeti (TAM METİN)

"Hilafet Dönemi Başladı"

http://www.seyhkibrisi.com/mediapool/80/802052/data/2012-04-27_tr_ToKingAbdullah.pdf

(Lütfen arşivinize kaydedin...)

Son.Fedai
03-05-2012, 09:43
hirahos kardeşim Mehdi (as)'ın bu yüzyılda çıkmayacağını bi kavrasa Kıbrısi sorun kalmayacak aslında.
Bu yüzyılda çıkmayacağına delil nedir?

rabbinsadikkulu
03-05-2012, 09:53
Kimin şuası bu.

Hadislerde geçen konular benzemiyor mu?


bediüzzaman said nursi hazretlerinin

rabbinsadikkulu
03-05-2012, 09:54
Cübbeli kabul etmiyor bu görüşü kendisi söylüyor zaten ..

cübbeli ilk 50 yıl meselesini kabul etmiyor olabilir. ama yakın zamana kadar mehdinin geleceği ile ilgili beyanları oluyromuş. sonradan birşeyler değişmiş. ama ne ?







ilk 50 yıl için delil istersen, delil mehmet talu hoca... (imam rabbaniye göre ilk 25 yıldır. ama bazı alimlere göre ilk 50 yıl kabul edilir diyor mehmet talu hoca)
http://www.ihvanforum.org/archive/in...p/t-98564.html

aşağıdaki videonun 22.25 saniyesinden itibaren izleyebilrisiniz.

"...İmam Rabbani Hz.leri, yüzyılın başında çıkacak diyor. Cübbeli hocaefendi ilk 25 sene geçti mi öbür yüzyıla kalır dedi. Bunu İmam Rabbani Hz.lerine dayanarak söylüyor. Bazı alimler ilk 50 seneyi yüzyıl başı olarak görmüştür. Yarıyı yüzyıl başı olarak kabul edenler bekleyebilir, halen 18 sene vardır; bekleyen dışlanacak değildir. Bununla beraber ben de İmam Rabbani Hz.lerinin sözünü kabul ediyorum, muteberdir... "


http://www.youtube.com/watch?v=ConOXCFaq8w

not: ayrıca mehmet talu hoca (cübbeli de dibindeyken) cübbeli efendi de daha önce benim gibi düşünüyorsu diyor. videonun tamamını izlemnizi tavsiye ederim.

Son.Fedai
03-05-2012, 09:56
ilk 50 yıl için delil istersen, delil mehmet talu hoca... (imam rabbaniye göre ilk 25 yıldır. ama bazı alimlere göre ilk 50 yıl kabul edilir diyor mehmet talu hoca)

"...İmam Rabbani Hz.leri, yüzyılın başında çıkacak diyor. Cübbeli hocaefendi ilk 25 sene geçti mi öbür yüzyıla kalır dedi. Bunu İmam Rabbani Hz.lerine dayanarak söylüyor. Bazı alimler ilk 50 seneyi yüzyıl başı olarak görmüştür. Yarıyı yüzyıl başı olarak kabul edenler bekleyebilir, halen 18 sene vardır; bekleyen dışlanacak değildir. Bununla beraber ben de İmam Rabbani Hz.lerinin sözünü kabul ediyorum, muteberdir... "

not: ayrıca mehmet talu hoca (cübbeli de dibindeyken) cübbeli efendi de daha önce benim gibi düşünüyorsu diyor. videonun tamamını izlemnizi tavsiye ederim.

Sünen-i Ebu Davud

1. Yüzüncü Yılda Olacak Hadiseler


4291... Ebû Alkame; "Bildiğime göre, Ebu Hureyre (r.a) Rasûlullah (s.a)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti" dedi.
Allah (c.c) bu ümmete her yüz yılın başında dinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir"
Ebû Davud diyor ki: Abdurrahman b. Şüreyh el - İskenderanî hadisi Şe-râhiî'i aşmadan (Ebu Aîkame ve Ebu Hureyre'yi anmadan) rivayet etti.[2] (http://www.ihvanforum.org/#_ftn2)

Açıklama


Hakim, Beyhaki, Zeynu'l -Irakî ve Hafız İbn Hacer gibi alimler bu hadisin sahih olduğunu ifade et-mişlerdir.Mu'dal oluşu bir açıdan sakıncalı değildir.Çünkü hem başka bir yoldan müsned olarak rivayet edilmiştir, hem de adi yapan Abdurrahman b. Şüreyh el- İskendereyanî sika bir ravidir.

Ebu Alkame'nin, "Bildiğime göre" demesi, hadisin merfu oluşu konusundaki şüphesini ifade etmektedir. Yani ravi hadisin mevkuf mu yoksa merfumu olduğunda şüphe etmiş, ancak ağırlıklı kanaatinin merfu olduğu istikamette olduğuna işaret etmiştir.

Hadisten anladığımıza göre, Allah c.c. her yüzyılın başında dinini yenileyecek birisini gönderecektir. Bu zata "müceddid = yenileyici" denilir.

Yüzyılın başı lafzında amaçlanan şeyin asrın evvelimi yoksa sonu mu olduğu konusu ihtilaflıdır. Avnü'l-Ma'bûd müellifinin benimsediği ve ekseriyete nisbet ettiği görüşe göre, "asrın sonu"dur.

Asrın başının ya da sonunun, Hz. Peygamberin doğumundan mi, bi'setinden mi, hicretinden mi yoksa vefaatından itibaren mi başladığı konu-suda ihtilafhdir.Şafiî ulemasından Sübkî gibi bazıları hicretin esas alın*masının daha uygun olacağını söylemektedirler. Avnü'l - Ma'bud müellifi ise asır başlangıcının bi'sete göre olmasını tercih eder.

Her asır başında gelecek olan müceddid, dini ve zahiri ilimleri bilen, devrinin parmakla gösterilen, en büyük alimi olan ve asır bittiği zaman hayatta olan birisi olacaktır. Asrın sonunda hayatta değilse, asır içerisinde devrinin en büyük alimi olan kişi asrın sonunda yaşayan müceddidden daha alim bile olsa müceddid sayılmaz.

Müceddidin yapacağı işten, yani dini yenilemekten maksat, yeni bir din ihdas etmek veya dine, dinde olmayan yeni şeyler ilave etmek değil, bozulan ve değişen amelleri kitap ve sünnet ile diriltmektir. Kitap ve sün*netin gereklerini ortaya çıkarmak, yaygınlaşan bid'atleri ortadan kaldır*maktır. Ayrıca şuna da dikkat çekmek gerekir; her asırda sadece bir tek müceddid gelecek diye bir kayıt yoktur. Bir asırda birden fazla müceddid gelip, sünneti ihya, bid'atleri ilga için çalışabilir.

Bu hadiste ifade edilen "müceddid" konusu üzerinde bir çok çalışma yapılmıştır. Süyutî, de ed-Durreru'1-Müntesire'sinin sonunda bu konuda müstakil bir risale te'lif etmiştir. "Tuhfetu'l-Muhtedin bi ahbari'I-mü-ceddidin" adı ile yazdığı bir şiirde de müceddidlerin isimlerini saymıştır. Suyûtî'nin belirttiğine göre ilk müceddid Ömer b. Abdil-Aziz ikincisi İmam Şafii'dir. Suyutî 9. asrın müceddidinin de kendisi olduğunu umud eder.Bazı asırlar için birden fazla isimler de sayar. Ancak bunlar birer tahminden ibarettir ve genelde bu konuda görüş beyan edenler,mücedidleri kendi mezheplerindeki alimler arasından seçerler.

Bezlu'l-Mechûd müellifi Camiu'l- Usûl'den naklen şöyle demektedir: "Alimler, bu hadisteki müceddidin tevilinde bir çok şey söylemişlerdir.

Herkes kendi mezhebindeki bir âlime işaret etmiş ve hadisi ona hamletmiştir. Ama hadisi umuma hamletmek daha uygundur. Çünkü hadis metnindeki "kimse" kelimesi hem bir kişi hem de cem' için kullanılır. Üstelik müceddidliği sadece fâkihlere tahsis etmek de doğru değildir. Çünkü her ne kadar onların ümmete verdikleri fayda büyük ise de, ülü'l-emrin, hadisçilerin, kuiTanın,vaizlerin ve zahidlerin verdikleri menfaat de az değildir. Çünkü dini ve siyaset kanunlarını korumak, adaleti ayakta tutup zulmü ortadan kaldırmak ülül- emrin (devlet başkanı veya imam'in) görevidir. Aynı şekilde kurra ve hadis uleması, kur'an ve hadisi zabtetmektedirler. Vaizler vaazla ve insanları takvaya teşvikle yarar sağlamaktadırlar. Ancak müceddid olarak gönderilen zatın bu ferilerden her birinde parmakla işaret edilir olması gerekir. Allah bilir ama buna göre müceddidden maksat bir kişi değil, bir gruptur. Bunlardan her biri bir memlekette ve bir veya bir kaç fende temayüz eder ve dinin esaslarının devamına, ilmin yok olmasını önlemeye ve bid'atleri kaldırmaya çalışırlar.

Şüphesiz dîni yenilemek de izafi bir şeydir. Çünkü zaman geçtikçe ilim gerilemekte, cehalet artmaktadır. Ancak zamanımızdaki alimlerin büyüklüğünün ölçüsü, bu günkü cehle göredir. Yoksa şimdiki alimleri daha önce geçen mütekaddimin ulemâ ile kıyaslamak mümkün değildir. Onlar Rasûlullah devrine olan yakınlıklarından dolayı ilim, fazilet, takva, ihlas ve huy bakımından şimdikilerden çok ileride idiler.Buharı'nin Enes (r.a) den merfu olarak rivayet ettiği şu hadis de buna delalet eder:
"Ümmetim üzerine hiç bir döneni gelmez ki kendisinden sonrası ondan daha şerli olmasın."

Taberânî'nin İbn Abbas'dan rivayet ettiği şu sözler de bu kabildendir: "İnsanların bir bid'at ortaya çıkarmayacakları ve bir sünneti ortadan kaldırmayacakları hiç bir yeni sene yoktur..."

Şerhlerden Özet olarak naklettiğimiz bu bilgileri kısaca ifade edersek;

İnsanlar arasında cehaletin arttığı, bid'atlarin çoğaldığı, sünnetlerin unutulmaya yüz tuttuğu her yüz yılın nihayetinde veya başında, Cenabı Allah, Kur'an ve Sünneti bilen, ilmiyle amel eden kişiler yaratacak ve bu zatlar unu*tulan ya da unutulmaya yüz tutan sünnetleri ihya edecekler, bid'atleri ortadan kaldıracaklar ve islamı aslî saflığına döndürmeye çalışacaklardır. Diğer âlimler arasında ilmiyle, faziletiyle ve ameliyle seçkinleşen bu zatlara müceddid denilir.Geçmiş devirler için çeşitli alimler tarafından bazı isimler, yaşadıkları devrin müceddidi olarak takdim edilmektedir. Bu belki mümkün olabilir. Ancak müceddidliği yanlız onlara has kılmak ve başka müceddidin olmadığını söylemek yersiz olur. Onlardan başka müceddidler de gelip geçmiştir. İleride de daha bir çok alim gelecek ve islam esaslarının unutulmamasına, İslama sokulan bid'atlann ayıklanmasına zulmün ve müstevli hakimiyetinin yok edilip islamın hayata hakim kılınmasına çalışacaklardır.[3] (http://www.ihvanforum.org/#_ftn3)

Ehl-i Sünnet
03-05-2012, 09:57
Bu yüzyılda çıkmayacağına delil nedir?

İkinci 1000 yılın, asrın müceddidi İmam Rabbani ''Hz lerinin Mehdi (as)'ın çıkış zamanının yüzyılın ilk çeyreğinde (yani ilk 25 yılı) olacaktır'' beyanı bizim için yeterli delildir. Ki Cübbeli Ahmed Hocamız da bunun zanni bir tahminden ibaret olmayıp, İmam Rabbani Hz. lerinin ilme dayandırdığını videoda söylüyor. Videoyu dikkatle dinlemenizi tavsiye ederim.


http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=cVtncR_4L84

Son.Fedai
03-05-2012, 09:58
bediüzzaman said nursi hazretlerinin
Deccal ile ilgili bu şekilde söylemler var..

Ancak Süfyan ile ilgili böyle bir hadise rastlayamadık...

alanyali07
03-05-2012, 09:58
Sufi7007 arkadaş, meseleyi mantıklı şekilde izah etmekten ziyade "teslimiyet yolu"nu tuttuğunu göstermek istiyor bize..fakat bu teslimiyetini diğer konularda göremedik..

Şeyh Nazım'ın Adnan Oktar hakkındaki yıllardır süregelen medhüsenalarınıa niçin bu teslimiyeti göstermiyor ? kazanın doğurduğuna inanıyorda öldüğüne niye inanmıyor fıkrasını aklıma getiriyor sufi7007'nin bu tavrı..

zaten çelişkiler de burada ortaya çıkıyor..ve ardı arkası gelmeyen çıkmaz teviller..
aslında bu meseleyi aklı başında izah edebilen yok gözüküyor şuanda..
Çünkü Şeyh Nazım büyük bir iddia daha ortay attı,bu gözden kaçıyor..
"Ve şu anda evliyadan mevcut olanların hepsi de ona beyat ettiler." diyerek tüm evliyanın Kral Abdullah'a biat ettiğini söylüyor.

.Bu iddiaya mesnet olacak yüzlerce değil,birkaç tane muteber mürşid gösterilebilinir mi ? Mesela Mahmut efendiye müceddid diyenlerin dayanakları bile (-meşhur kongredeki ilan gibi -) Şeyh Nazımın bu iddiasından daha sağlam gözükmüyor mu işe realite boyutundan bakarsak..

Yani madem böyle büyük bir iddia var, bu büyük iddiaya mesnet kabul edilecek birkaç tane büyük misal ortaya konmalı,aksi takdirde bu iddia havada kalmaya mahkumdur..bunun ötesi berisi de yoktur..

Son.Fedai
03-05-2012, 10:00
İkinci 1000 yılın, asrın müceddidi İmam Rabbani ''Hz lerinin Mehdi (as)'ın çıkış zamanının yüzyılın ilk çeyreğinde (yani ilk 25 yılı) olacaktır'' beyanı bizim için yeterli delildir. Ki Cübbeli Ahmed Hocamız da bunun zanni bir tahminden ibaret olmayıp, İmam Rabbani Hz. lerinin ilme dayandırdığını videoda söylüyor. Videoyu dikkatle dinlemenizi tavsiye ederim.

İmam Rabbani KS başımız gözümüz üzere. Ne demişse odur. Doğrudur, haktır...

Amma velakin

Bundan 6-7 sene öncesine kadar Hem cübbeli, hem de aynı tarikatlılar Mehdi AS ın dünyada olduğunu, zuhurunun yakın olduğunu söylüyorlardı

Sonra birden fikirleri değişti.

Ne oldu acaba?

İlgili hadisin şerhi yukarıdadır.

Alimlerin dedikleri de açıktır.

Yüzyılın başından kadıt nedir sorusuna cevap verilirse hem orta yol bulunmuş olur, hem de İmam Rabbani KS ın ne demek istediğ daha net anlaşılır

hirahos
03-05-2012, 11:23
bunun latifesi olmaz hirahos ağbey.. hele ki bunu senden duymak beni üzdü açıkçası.. obejktif olamadığını birkez daha görmüş oluyorum..
Bir zındığın, heleki peşinden binlerce kişinin safdil şekilde gittiği bir resullük davasında bulunanın takipçilerine destek verir tarzda sözler söylemek hangi irşadda vardır Allah aşkına..
objektif olmaktan uzaksınız kusura bakmayın hirahos ağbey :)

Bir de babana sor bakalım; ne diyecek? :)

alanyali07
03-05-2012, 11:35
Bir de babana sor bakalım; ne diyecek? :)

:glm
siz ne diyorsunuz daha sizden tam net cevap alamadık..teviller teviller :)
"Biat etmeyen müslüman değildir" diyor..buna karşı cevabınız?
"tüm evliya biat etti" diyor buna karşı cevabınız ?

hirahos
03-05-2012, 11:45
:glm
siz ne diyorsunuz daha sizden tam net cevap alamadık..teviller teviller :)
"Biat etmeyen müslüman değildir" diyor..buna karşı cevabınız?
"tüm evliya biat etti" diyor buna karşı cevabınız ?


Babana sormayı unutma ama... :)

Şahsi olarak, çok itibar edesim yok ve başka yerden haber bekliyoruz.

levent48
03-05-2012, 14:03
zorlama teviller insanı nelere götürüyor :)
Hocam biz basit avam insanlardan değil, "irşad" davasıyla bir makamda bulunan bir Şeyhden bahsediyoruz ? müslümanlara "kardeş şu konu biraz aşırı değil mi" diye mürşidler sormayacaksa , yanlışı söylemeyecekse,kimler soracak söyleyecek ??
senin dediğin batıla davetiye çıkarmaktır ve "herkes sussun,kimse hakka hak,batıla batıl demesin" demeye gider..hatta senin tevilin bundan da ötesine gidiyor, irşad makamında bulunanlar "batıla hak diyebilir" demeye gidiyor..
bu resmen dalalettir,yaptığın tevili lütfen biraz daha düşün,eksisiyle artısıyla ve öyle tevil yap lütfen arkadaşım..Şeyh Nazımın hallerini tevil yapayım derken, ehli sünnete hiç uymayan, batıl yolların yayılmasına davetiye çıkaran teviller yapıyorsunuz, lütfen ..


gördünüzmü dediğim noktaya geliyor tevilleriniz.. kendi düşüncenize mutabık olan Şeyh Nazımın söylemlerini olduğu gibi alıyorsunuz, niye onda tecahüli arif yapıyor demiyorsunuz ? :)
Belki de nasıl Adnan oktara yıllardır tecahüli arif yapıyor dediğiniz gibi, belki de cübbeli için aslında tam tersini düşünüyor,olamaz mı ?
Cübbeli sizin kabul ettiğiniz bir alim olduğu için Şeyh Nazımın sözünü hiç tevil etmediniz farkındaysanız,
Peki,Adnan Oktarın takipçileri niye tevil etsin ? niçin tecahüli arif yapıyor desinler ? :)

Sevgili kardeşim,ifadelerimin başında "TAHMİNİM VAR" paylaşmak isterim diye başlıyorum."TEVİLİM" var demiyorum.Tüm ifadelerimi de DÜŞÜNÜYORUM diye bitiriyorum.Bu ifadeleri kullanan kişi peşinen yanılmayı da kabul etmiş sayılır.Neden hararet yapıyorsunuz ?" Dediklerim ille de doğru böyle kabul edin" demiyorum.Kendinizi serin tutun.

levent48
03-05-2012, 14:15
Sn. alanyali07 O zaman size ben de bir soru sorayım, Eğer Şeyh Nazım "bin yıl geçse de Risaleleri bırakmayınız.Sımsıkı sarılınız "deseydi.İskender ve adnan abi için söylediklerini bu kadar kafaya takar mıydınız?
Cübbeli de "Risaleler mehdi hz.lerine programdır.Hocaefendinin hoşgörü ve dinlerarası diyaloğunu destekliyorum."deseydi
kendisi hakkında böyle düşünür mü idiniz. Sadece düşüncelerinizi ve tahminlerinizi bekliyorum.selamlar....

alanyali07
03-05-2012, 20:02
Sevgili kardeşim,ifadelerimin başında "TAHMİNİM VAR" paylaşmak isterim diye başlıyorum."TEVİLİM" var demiyorum.Tüm ifadelerimi de DÜŞÜNÜYORUM diye bitiriyorum.Bu ifadeleri kullanan kişi peşinen yanılmayı da kabul etmiş sayılır.Neden hararet yapıyorsunuz ?" Dediklerim ille de doğru böyle kabul edin" demiyorum.Kendinizi serin tutun.
levent kardeşim, tahminler sıraya dizmek kolaydır, fakat bu tahminlerin elle tutulur ve kabul edilebilir bir tarafı olmalıdır ve akla mantığa aykırı gelmemelidir.. Sizin tahminlerinizde sadece durumu kurtarmak adına zorlama teviller -siz deyin tahmin :) - görülüyor..siz tecahüli arif deyip hoop "al sana tahmin" deyiverdiniz, bu nasıl bir tecahüli ariftir, 20-30 senedir Adnan oktara medhü senalar yaptırıyor :P eğer siz bu tahminlerinizi savunursanız zaten kimseyi burada "yanlış söylemler yapıyor" diye eleştiremezsiniz, karşınıza "ona tecahüli arif diyorsun da buna niye tecahüli arif demiyorsun" diye birisi çıkarıverir bu tahminizi,cevap veremezsiniz :)
siz yine de düşünmeye devam edin fakat düşünürken de eksileriyle ve artılarıyla her yönlü düşünmeye çalışın..


Sn. @alanyali07 (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=22540) O zaman size ben de bir soru sorayım, Eğer Şeyh Nazım "bin yıl geçse de Risaleleri bırakmayınız.Sımsıkı sarılınız "deseydi.
siz tecahüli arif yapıyor derdiniz herhalde :P



İskender ve adnan abi için söylediklerini bu kadar kafaya takar mıydınız?
kardeş siz daha forumda yenisiniz beni tanımadığınız belli oluyor,biz eskilerdeniz :)
bu forumda "Şeyh Nazım kadınlara ellerini öptürüyor" deyip eleştirildiğinde Şeyh Nazımı birinci sırada savunanlardan bir taneside benim acizane,fıkıh kaynaklarından deliller getirerek.. biz olaylara objektif bakma taraftarıyız..fakat bu objektifliği başkalarından da görmek istiyoruz..
Şeyh Nazımın Risale-i Nurlar ile ilgili beyanları asla bu objektifliğe zarar veremez..
zaten Şeyh Nazımın bu beyanı da destek buldu mu ? hayır bulmadı :)




Cübbeli de "Risaleler mehdi hz.lerine programdır.Hocaefendinin hoşgörü ve dinlerarası diyaloğunu destekliyorum."deseydi
kendisi hakkında böyle düşünür mü idiniz. Sadece düşüncelerinizi ve tahminlerinizi bekliyorum.selamlar....
burada ne sormak istediğinizi anlamadım..Cübbelinin söylemi ile Şeyh Nazım hakkındaki düşüncenin ne alakası var ?

levent48
03-05-2012, 20:31
Sn. alanyali07 sizin okuduklarınızı anlama sorununuz mu var? Tecahil-ü arifi şeyh efendi yapıyor dedim. ben yapıyorum demedim.Bir açıklama yapabilecek var mı diye sormuşsunuz.ben bir tahminim var diye söze başlamışım.Anlaşılan laf kalabalığını seven kimselerdensiniz.Değerli bir şeyiniz varsa söyleyiniz.Yoksa insanlara soru sorup kendilerince cevap yazdıklarında alaya alacaksanız ya soru sormayın yada cevaba gereken saygıyı gösterin.

alanyali07
03-05-2012, 20:38
Sn. @alanyali07 (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=22540) sizin okuduklarınızı anlama sorununuz mu var? Tecahil-ü arifi şeyh efendi yapıyor dedim. ben yapıyorum demedim.
anlama sorunu bence sizde :) çünkü ben "siz tecahüli arif yapıyorsunuz" demedim mübarek, şeyh efendi yapıyor anladım zaten :) sakin olun no panic :)
yazılarımı hararetli okumayın,sakin okuyun lütfen ..



Bir açıklama yapabilecek var mı diye sormuşsunuz.ben bir tahminim var diye söze başlamışım.Anlaşılan laf kalabalığını seven kimselerdensiniz.
laf kalabalığını kimin sevdiği yaptığınız tahminden belli oluyor :)
ve yavaş yavaş üslup değişiip sataşmaya başlamanızdan :)



Değerli bir şeyiniz varsa söyleyiniz.Yoksa insanlara soru sorup kendilerince cevap yazdıklarında alaya alacaksanız ya soru sormayın yada cevaba gereken saygıyı gösterin.
bence siz tahminlerinizin kabul edilmeme ihtimalini göze alarak tahmin yapın oldumu kardeşim..herkes sizin tahmininizi kabul edecek,cevap vermeyecek diye birşey mi tahayyül ediyorsunuz ?

fakiri
03-05-2012, 22:34
Sanırım yaşlılıkla birlikte gelen rahatsızlıklar Nazım Efendide tebarüz etmeye başladı...
Gerçi, bu rahatsızlıklardan önce de pek tutarlı olmayan beyanları da yok değildi...
Ne diyelim?
Allah şaşırtmasın !

sufi7007
04-05-2012, 07:59
Şeyh Nazımın Risale-i Nurlar ile ilgili beyanları asla bu objektifliğe zarar veremez..
zaten Şeyh Nazımın bu beyanı da destek buldu mu ? hayır bulmadı

Günaydın!...

Hayırlı Cumalar...

FG çevresinin Risalei Nurları sadeleştirerek yayınlama girişimi neden kaynaklanıyor acaba?!

Hz. Şeyh M. Nazım er-RABBANÎ nin "Risale Okuma Zamanı Geçti" açıklamasından Said-i Nursi'nin MEMNUNİYETİNİ bildirmesine rağmen...
ve meydan okumasına rağmen...
ve bu meydan okuma Risalecilerin cümlesinin malumu olmasına rağmen....

Aradan geçen 3 yıla ragmen 1 TEK kişi bile çıkabildi mi?

"Hayır" "Said-i Nursi: "Risale okuyun, durmadan okuyun, dönün bir daha okuyun; bir defa yetmez binbir defa okuyun" dedi alem-i ervahtan" diyebilen...

FG çevresinin Risalei Nurları sadeleştirerek yayınlama girişimi hakkındaki tartışmalar için bkz. risalehaber.com

alanyali07
04-05-2012, 12:13
Günaydın!...

Hayırlı Cumalar...
Hayırlı Cumalar..



FG çevresinin Risalei Nurları sadeleştirerek yayınlama girişimi neden kaynaklanıyor acaba?!
sadeleştirme girişimleri yıllardır süregelen bir konu yeni değil..sadeleştirilmiş basımlar yıllar öncede basılıyordu.. kabul eden oluyordu etmeyen oluyordu..Yani Şeyh Nazımın beyanıyla bir ilgi kuracak malzeme çıkmaz arkadaşım size ..



Hz. Şeyh M. Nazım er-RABBANÎ nin "Risale Okuma Zamanı Geçti" açıklamasından
O açıklama videosunda Şeyh Nazım aslında Risaleleri tam anlamıyla kavrayamayanlar için konuşuyor.."ilim yüklüdür" diyor aynı sohbette..
fakat Şeyh Nazım'ın Risaleler konusunda eksik bir bilgisi olduğu anlaşılıyor o sohbette, "Risalede laiklik kelimesi geçmiyor,ne anladım ben bu işten" diyor :)
HAlbuki o sohbet esnasında Risale-i Nura hakim birisi olsaydı "yanlışınız var efendim, Risale-i Nurlarda laiklik ve demokrasi yönetimlerinden de bahsedilir" diyebilirdi ..Şeyh Nazımın o sohbette Risale-i Nurlar hakkında eksik bilgisi olduğu anlaşılıyor..
ayrıca aynı sohbette "hadis okumaktanda fayda yok" diyor.. !!!
fakat bu kısım atlanıyor,niye hadis okumaktan fayda yok diyor, hadis okunmayacak mı ? demekki oradaki maksat farklı..



Said-i Nursi'nin MEMNUNİYETİNİ bildirmesine rağmen...
Bunu bilemiyoruz.. Şeyh Nazımın keşiflerine inanmak ve ona teslim olmak müridleri olarak sizi bağlar öyle değil mi ?
Fakat ilginç olan mevzu madem Şeyh Nazımın "yukardan talimat geldi, bu geldi" sözlerine teslimiyet gösteriyorsunuz, hadi bakalım Adnan Oktar hakkındaki yukardan gelen talimatına da teslimiyet gösterin,görelim o zaman teslimiyetinizi :)

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Lpr3nC0-_fQ

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Yold48ZqYiE



ve meydan okumasına rağmen...
ve bu meydan okuma Risalecilerin cümlesinin malumu olmasına rağmen....

Aradan geçen 3 yıla ragmen 1 TEK kişi bile çıkabildi mi?

"Hayır" "Said-i Nursi: "Risale okuyun, durmadan okuyun, dönün bir daha okuyun; bir defa yetmez binbir defa okuyun" dedi alem-i ervahtan" diyebilen...
Bunu sorabilmeniz için, bunun zıttı olanın yani "Risale okuma zamanı geçti" tezinin ve "yukardan gelen talimat"ın kesin kabul görmesi lazım..halbuki buna itibar edilmedi ki öyle bir beklenti olsun, ve böyle bir hitap beklensin, ve "şöyle bir hitap gelsin de Şeyh Nazıma söyliyeyim" denilsin :)
benim çevremden de diğer duyduklarımdan da birçok rüyalar oluyor..hani sen sadık rüya diyorsunya o bakımdan söylüyorum :)
fakat bunları bir rapor halinde medyaya sunacak hali de yok cemaatin değilmi, böyle bir beklentiniz olması da çok komik kaçar..

ki Şeyh Nazım ilgili sohbette ve daha sonraki mesela şu sohbetlerde Risale-i Nurun ilim yüklü olduğunu söylüyor,ve asıl vurgulamak istediği nokta belki dilinin şimdiki gençliğe ağır gelmesinden dolayıdır ki öyle açıklıyor..bu zaten yeni bir görüş değil ..


http://www.youtube.com/watch?v=UF-IRVNSYw4

Neyse konu başlığına gelecek olursak, Şeyh Nazım Kral Abdullah ile ilgili oldukça büyük bir iddiası mevcut,ve bu iddia da Şeyh Nazım bağlıları dışında başka bir cemaat tarafından kabul gördü mü ?
"bütün evliyalar biat etti" diyor ?
Hani nerde ?
Mesela Cübbeli Hoca için Şeyh Nazım ne demişti ? "o abdallardandır" yani Cübbelinin vazifeli veli olduğunu söylemişti bu açık ve net ..
Bakalım Cübbeli ,Kral Abdullah'a biat edenler içinde mi göreceğiz :)
Ne demişler halep ordaysa arşın burada..

Kusurali
06-05-2012, 15:18
Selamünaleyküm kardeş, forumda yeni olmakla beraber, pek fazla kuralları ya da kullanımı bilmemekteyim. bu yüzden hatam yada kususrum olursa affola...
SIZE=3]Bunu bilemiyoruz.. Şeyh Nazımın keşiflerine inanmak ve ona teslim olmak müridleri olarak sizi bağlar öyle değil mi ?
Fakat ilginç olan mevzu madem Şeyh Nazımın "yukardan talimat geldi, bu geldi" sözlerine teslimiyet gösteriyorsunuz, hadi bakalım Adnan Oktar hakkındaki yukardan gelen talimatına da teslimiyet gösterin,görelim o zaman teslimiyetinizi :)[/SIZE]
demiş ve aşağıdaki videoyu eklemişsiniz.

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Yold48ZqYiE
Ancak bu video eksik ve kesilmiştir. videonun tamamını yada linkini aşağıda vermeye çalışacağım İnşaAllah...

http://saltanat-video.s3.amazonaws.com/2012-03-14_tr_AdnanHocaya.mp4
burada şeyh efendinin kimi ikaz ettiğini ve uyardığını daha iyi anlarsınız İnşaAllah....

sufi7007
07-05-2012, 09:06
ŞEYH Muhammed Nazım Kıbrısî'nin Arap ülkelerindeki yönetimlerin yıkılacağını haber veren videosu: (2010)

http://www.haberlotus.com/2011/02/05/seyh-hazretleri-yakin-gelecegi-mujdeledi/

***

Mavi gözlü Kral Mehdi habercisi mi ? Hürriyet, 5 Temmuz 2011

http://www.hurriyet.com.tr/planet/18173631.asp

Sabırlı olun. Bir yıl sonra görüşürüz...

alanyali07
07-05-2012, 10:14
burada şeyh efendinin kimi ikaz ettiğini ve uyardığını daha iyi anlarsınız İnşaAllah....

aleykum selam.
videonun tamamını da izledim. yukardaki söylediklerinimi yalanlamış.. ? bu moda da yeni çıktı hee :) işe gelmeyen bir beyanat olunca, "bu video kesilmiş" diye savunma yapmak.. videonun devamında "şimdi biraz önce söylediklerimi yalanlıyorum,şaka yaptııııım" mı diyor..hayretsiniz heee :) :) videonun devamında Mehdiden bahsediyor yine ..
Adnan Oktara övgülerle ilgili bir yalanlama mı var ?

alanyali07
07-05-2012, 10:19
Sabırlı olun. Bir yıl sonra görüşürüz...

Niye bir yıl ?
biz şimdi görüşmek istiyoruz, Bütün evliyalar Kral Abdullah'a biat etmedi mi size göre? yoksa "1 yıl sonra biat edecekler" mi demek istedi orada ?

ömerusta
07-05-2012, 16:25
yavhu arkadaşlar bzılarınız bilerekmi kıbrısi hz getirip buraya koyuyorsunuz adamcağızda akıl düşmesi olmuş artık hiç bir sözünün itibarı yoktur yaşlanmış ne dediğini bilmiyor sonra ne olmuşta abdullaha biyat ediliyor
halifelik makamıosmanlıdan türkiyeye kalmıştır gelsinler onlar bize güle tabi olsunlar

ATTAR
08-05-2012, 06:41
söz konusu zat daha öncede başka şeyleride haber vermiş idi.hatırlatırız.ALlah kendisine selamet versin diyoruz..


Mesela Cübbeli Hoca için Şeyh Nazım ne demişti ? "o abdallardandır" yani Cübbelinin vazifeli veli olduğunu söylemişti bu açık ve net ..
Bakalım Cübbeli ,Kral Abdullah'a biat edenler içinde mi göreceğiz
Ne demişler halep ordaysa arşın burada..

cübbeli ne demiş idi.bize haline - yaşına başına husni zan ederek iltifat eyledik baktık ki efendi hazretlerine buhtan takıverdi .. sonra ne diyor : aklını kaçıran bize tosluyor.


Mesela Mahmut efendiye müceddid diyenlerin dayanakları bile (-meşhur kongredeki ilan gibi -) Şeyh Nazımın bu iddiasından daha sağlam gözükmüyor mu işe realite boyutundan bakarsak..

mahmud efendi hazretleri ilmi ile yaşantısı ile ne olduğunu göstermekdedir.türkiyeden katılanları hesaba katmasak dahi [ ki içlerinde büyük alimler ve şeyhler vardır] çeşitli ülkelerden gelen onlarca alim ve şeyh efendiler işin rengini belli etmekdedir.

cenab-ı Allah bizleri kamil bir mürşid olan şeriat-ı garra ile amel eden sünnet-i seniyyeye son derece bağlı zerre kadar din-i mubin islamdan taviz vermeyen mahmud efendi hazretlerimizden ayırmasın amin amin amin..

ve dahi mahmud efendi hazretlerini müceddid ilanını bu alimler yapmıştır.efendi hazretleri kendi kendini bir şey ilan etmemişdir. ve bu yuzyılda bu şekilde bir beyanatda bulunulmamştır başka bir kişi için.fefhem cidden..!!!

mahmud efendi hazretlerinden asla ve asla bu konularda beyanatlar duyamazsınız.birilerine devamlı ilhamlar gelir.seneler verilir çıkmayınca başka tarihlere atılır durulur.müslümanlar bir şekilde tarumar edilir manevi konularda..!!! efendi hazretlerinin bu hususda tek beyanı şudur : mehdiye daha var..!!!

ümmed-i muhammedi daha böyle çok yok hilafetdi yok mehdi idi konuları ile oyalarlar..

alanyali07
08-05-2012, 07:20
söz konusu zat daha öncede başka şeyleride haber vermiş idi.hatırlatırız.ALlah kendisine selamet versin diyoruz..

cübbeli ne demiş idi.bize haline - yaşına başına husni zan ederek iltifat eyledik baktık ki efendi hazretlerine buhtan takıverdi .. ne diyor : aklını kaçıran bize tosluyor.
Cübbeli hoca Şeyh Nazıma "kutup" demişti, Şeyh Nazım da Cübbeliye "abdal" demişti..
Aslında bunu şunun için belirtiyorum, Hani Şeyh Nazım diyorya, "bütün evliyalar Kral Abdullah'a biat etti".. Şeyh Nazımın abdallardan dediği Cübbeli de acaba biat edecek mi manasında soru yönelttim , soru daha çok Şeyh Nazıma koşulsuz teslimiyet gösterenleredir..

ATTAR
08-05-2012, 07:22
niye etsin ki nazım kıbrısı iltifeten deyivermiş bizimkide iltifaten deyivermiş...nezaket ... halbuki kıbrısıyi ciddiye alan adnan oktar cubbeliye laf etmemesi lazım.hani ebdallerden ya ..!!

bu arada Allah cubbeli hocamıza selamet versin tez zamanda hapisten çıkartsın inşallah.

alanyali07
08-05-2012, 07:24
ve dahi mahmud efendi hazretlerini müceddid ilanını bu alimler yapmıştır.efendi hazretleri kendi kendini bir şey ilan etmemişdir. ve bu yuzyılda bu şekilde bir beyanatda bulunulmamştır başka bir kişi için.fefhem cidden..!!!

mahmud efendi hazretlerinden asla ve asla bu konularda beyanatlar duyamazsınız.birilerine devamlı ilhamlar gelir.seneler verilir çıkmayınca başka tarihlere atılır durulur.müslümanlar bir şekilde tarumar edilir manevi konularda..!!! efendi hazretlerinin bu hususda tek beyanı şudur : mehdiye daha var..!!!

ümmed-i muhammedi daha böyle çok yok hilafetdi yok mehdi idi konuları ile oyalarlar..
Sizi yakalamışken aklımda olan bir meseleyi sorayım.. Şeyh Nazım Mahmud efendi için icazeti yok felan demişti ayrıca.. Mahmud Efendi'nin Ali Haydar efendi den icazeti var mıdır ? geçenlerde de forumda mevzubahis oldu, icazeti yok fakat övgüsü ,mektubu felan var diye geçmişti yanlış hatırlamıyorsam..

veri
08-05-2012, 07:28
konuyu ele alış meseleniz son derece yanlış
şu şunu demiş yok olmamış

kader konusunda kim ne kadar bilgi sahibi ki
Efendimiz aynı konu hakkında 3 farklı tarihte farklı tarihler vermiş

kader noktasında kesin olan bir olayın tarihi o an içinde bulunduğunuz topluluğun durumuna bağlıdır
bir belde ihya edilecekse bu kesin ise gerçekleşir bu hemen olur, yüzyıl sonra olur.
o bölgede o dönemde yaşayan insanların gayretine bağlıdır...

şeyh nazım efendi birşeyler dediyse bir bildiği vardır
söylediği tarihte gerçekleşir gerçekleşmez ayrı mevzu.
bu söylediğini illa manevi alanlardan işaret aldığı anlamına da gelmeyebilir
oturulur durum değerlendirilmesi yapar şu sonuca göre şunları yapın diyebilir

söyledikleri de son derece masum ve gerçekçi...
ha şeyh nazım ın dediği ile yapılacak meseleler mi hayır...
ama karşısında da olmayalım...
söyledikleri bir noktada doğrudur mantıklıdır.

ATTAR
08-05-2012, 07:34
şahitler ile ali haydar efendi mahmud efendi için 40 mandayı bağlasanız beni mahmudumdan ayıramazsınız.ve yine ona hitaben '' yusufum bende 1 evliya gücü sende ise 70 evliya gücü var demişdir.'' ve yine bizzat kendisi ben mahmudumu şeyhimin emri ile bandırmaya almaya geldim buyurmuşlardır.ve yine hacı annemize mahmud efendi hazretleri ile alakalı söyledikleri mütevatirdir.

nazım kıbrısı mahmud efendi için ali haydar efendi için görüşmedi filanda diyordu.

ve efendi hazretleri benim elimi tutan efendi babamın elini tutar buyurmuştur.. efendi hazretlerine muhalefet eden yani onu kabul etmeyen ali haydar efendi hazretlerinin kimi vekilleride sonradan gelip efendi hazretleri ile helalleşmiştir.özür beyan etmişlerdir.ismailağa camii efendi hazretleri için yeniden yapılmıştır.efendi hazretleri oraya geldiğinde orda bir dane bile sarıklı çarşaflı adam yok idi.

efendi hazretleri kendisine yıllarca muhalefet edenleri devamlı suretde ali haydar efendinin hatırası sebebi ile korumuştur.

ve dahi efendi hazretleri şöyle buyurdular : bana muhalefet edenler bugun önümde sakallı cübbeli bulunmakda..

ATTAR
08-05-2012, 07:37
bu arada 3 kuruş kazanacağım diye mesaj panosunu reklamlar ile kirletenleri kınıyorum..

ATTAR
08-05-2012, 07:42
ümmed-i muhammedi daha böyle çok yok hilafetdi yok mehdi idi konuları ile oyalarlar.

bazı büyük abiler şimdilerde 2023 yılına odaklanmış .adnan oktar dahi mehdilikden vazgeçmişe benziyor zira o dahi 2023 yılı mehdinin zamanıdır demekte artık..

mehdi aleyhirıdvanda isa aleyhisselamda muhakkak gelecek.inanmayanın gavurlukdan yana büyük payı vardır.ama müslümanlar bu konular ile yıllarca oyalatılıyor - itikadları zedeleniyor.gelecek deniyor gelmeyince millet inanmamaya başlıyor.

yazık bu ümmede...

mehdinin geleceği vakit şu vakitden 1000 kat daha beter olacak..müslümanlar başlarını pencereden dışarı bile çıkartamayacak.Allah Allah diyenler öldürülecek.medreseler harab olacak ..

büyük kıyımlar katliamlar olacak.aynı anda onbinlerin katledileceğini zamanlar olacak müslümanlardan..müslümanların darmadağın olacağı bir vakitde mehdi çıkacak...

alanyali07
08-05-2012, 07:49
Şeyh Nazım bu sene başında Kıbrıstaki öğrencilere de geri dönün demişti :) Öğrenciler bir eğitim-öğretim senesini bitirdiler nerdeyse :)

http://www.youtube.com/watch?v=Rv5-cqH4PTA

sufi7007
08-05-2012, 13:14
şeyh nazım efendi birşeyler dediyse bir bildiği vardır
...
söyledikleri de son derece masum ve gerçekçi...
...
söyledikleri bir noktada doğrudur mantıklıdır.

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=9MJ8KZT7Bkg

İlk videoyu insaf ile izleyin; evliyaullahın gözyaşları yalan söylemez...

Allah acısın şu ümmet-i MERHUME'ye...

levent48
08-05-2012, 13:55
niye etsin ki nazım kıbrısı iltifeten deyivermiş bizimkide iltifaten deyivermiş...nezaket ... halbuki kıbrısıyi ciddiye alan adnan oktar cubbeliye laf etmemesi lazım.hani ebdallerden ya ..!!

bu arada Allah cubbeli hocamıza selamet versin tez zamanda hapisten çıkartsın inşallah.

Akıl dolu bir tespit.Maaşallah.

hirahos
08-05-2012, 18:29
Nazım Kıbrısi, Kral Abdullah'a sen halifesin, bu yükü sen taşıyacaksın ve 10 ülke senin hakimiyetin altına girecek diyor. Suriye'ye saldır, Şam'ı alacaksın, çekinme, yürü, manen destekleneceksin de diyor ki asıl önemli olan kısmı burası... Milletin (Müslümanların) Kral Abdullah'ı halife olarak kabülünden önce Kral Abdullah, kendisine denileni yapacak ve başaracak mı? Asıl ve evvel onu gözlüyoruz. Öyle ya, Kıbrısi'nin konuşmasında ulemaya ve Müslümanlara çağrı var ama yanında Kral Abdullah'a da çağrı vardı... Burayı kaçırmayalım.

Ayrıca, Kral Abdullah'a başka Şeyh efendiler biat edecek ve ettirecek mi? Bunun haberini de gözlemek lazım. Bu da önemli bir şahid olacak.

Fakat, Kıbrısi ve çevresinin başka Şeyhlere itimadı var mı? Bundan tereddütlüyüm. Nedenini sufi7007 ağabeyim bendenizden daha yakinen bilirler. Çok da üzgünüm. Allah selamet versin.

levent48
08-05-2012, 19:06
Nazım Kıbrısi, Kral Abdullah'a sen halifesin, bu yükü sen taşıyacaksın ve 10 ülke senin hakimiyetin altına girecek diyor. Suriye'ye saldır, Şam'ı alacaksın, çekinme, yürü, manen destekleneceksin de diyor ki asıl önemli olan kısmı burası... Milletin (Müslümanların) Kral Abdullah'ı halife olarak kabülünden önce Kral Abdullah, kendisine denileni yapacak ve başaracak mı? Asıl ve evvel onu gözlüyoruz. Öyle ya, Kıbrısi'nin konuşmasında ulemaya ve Müslümanlara çağrı var ama yanında Kral Abdullah'a da çağrı vardı... Burayı kaçırmayalım.

Ayrıca, Kral Abdullah'a başka Şeyh efendiler biat edecek ve ettirecek mi? Bunun haberini de gözlemek lazım. Bu da önemli bir şahid olacak.

Fakat, Kıbrısi ve çevresinin başka Şeyhlere itimadı var mı? Bundan tereddütlüyüm. Nedenini sufi7007 ağabeyim bendenizden daha yakinen bilirler. Çok da üzgünüm. Allah selamet versin.

"Çok da üzgünüm." demişsiniz.Üzülmeyin müsterih olun.1999 depremi münasebeti ile bir MUHTEREM ZAT ile görüşmelerim olmuştu.Ehl-i tarik arasında bazı şeyhefendilerin "Daha büyüğü geride.Daha bu hiç birşey.yakında olacakları bekleyin" diye söylediklerine şahit olanların anlattıkları konuşulur olmuş idi.Ben de bu konuyu arzettim.Bana gülerek " Bazı büyük hadiseler vardır Allah c.c. velilerinden dahi gizler.Yok böyle birşey." buyurmuşlardı.Kardeşlerimiz çok beklediği halde gerçekten Şeyhefendileri yanılmıştı.
Herhalde sıradan bir deprem hadisesinden dahi önemli bir konu olan "MEHDİYET" husunda "falanca şöyledir.Filanca şöyledir" şeklindeki ifadeler MUTEBER değildir.Zaten zaman içerisinde bu tür ilham sahipleri ilhamları ile ortada kalmıştır.
"BİZ DE GÜNAHKARIZ.BİZE DE BU GÖREVİ YÜKLEDİLER YOKSA VALLAHİ LAYIK DEĞİLİZ.SİZ BİZDEN DAHA İYİSİNİZ." diyen şeyh efendileri tanıdıktan sonra böyle iddialı konuşan ZAT-I MUHTEREMLER'in üslubunda problem olduğunu düşünüyorum.

hirahos
08-05-2012, 21:12
"Çok da üzgünüm." demişsiniz.Üzülmeyin müsterih olun.1999 depremi münasebeti ile bir MUHTEREM ZAT ile görüşmelerim olmuştu.Ehl-i tarik arasında bazı şeyhefendilerin "Daha büyüğü geride.Daha bu hiç birşey.yakında olacakları bekleyin" diye söylediklerine şahit olanların anlattıkları konuşulur olmuş idi.Ben de bu konuyu arzettim.Bana gülerek " Bazı büyük hadiseler vardır Allah c.c. velilerinden dahi gizler.Yok böyle birşey." buyurmuşlardı.Kardeşlerimiz çok beklediği halde gerçekten Şeyhefendileri yanılmıştı.
Herhalde sıradan bir deprem hadisesinden dahi önemli bir konu olan "MEHDİYET" husunda "falanca şöyledir.Filanca şöyledir" şeklindeki ifadeler MUTEBER değildir.Zaten zaman içerisinde bu tür ilham sahipleri ilhamları ile ortada kalmıştır.
"BİZ DE GÜNAHKARIZ.BİZE DE BU GÖREVİ YÜKLEDİLER YOKSA VALLAHİ LAYIK DEĞİLİZ.SİZ BİZDEN DAHA İYİSİNİZ." diyen şeyh efendileri tanıdıktan sonra böyle iddialı konuşan ZAT-I MUHTEREMLER'in üslubunda problem olduğunu düşünüyorum.

Allah razı olsun benim efendim. Başımızdan gözümüzden yüksektir. Fi emanillah.

sufi7007
16-05-2012, 12:24
Hz. Şeyh Muhammed Nazım Er-Rabbanî’nin Sohbeti

14 Mayıs 2012

Bismillahirrahmanirrahim.

İstanbul'dan Halep'e; Halep'ten Humus'a geldim. Humus'tan evvel hangi şehirdir o? Hama. Hama'da da
kaldım. Şam-ı Şerif'e ben Humus'tan geldim. 1942-43/1944 seneleri galiba... Geldiğim
vakitinde hâlâ hatırlarım, Şeyh Hasan Cibavî Hazretleri semtinde kaldım.

Şeyh Hasan Cibavî Hazretlerinin kabri önünden geçerken Yavuz Sultan Selim: "Kimdir bu zat?" demiş.
-Bu zat Şeyh Hasanil Cibavi Hazretleridir. Müstecaptır duası.
Yavuz Selim, atından indi Sultan. Ziyaret etmiş orayı.
Kaç sene evvelinden yıktılar orasını. Yol açacaklarmış. Kabirleri açılsın. Allah müstahaklarını vere.

Geldim oraya. Beni okutan Humus'taki Şeyh Yunus'un babası okuttu, onunla beraber Şeyh Sibai, çok ulemalar okuttu da.
Şeyh Yunus'un babası gözetip himayesinde tuttu. Allah O'nun mekanını cennet eylesin.
Onunla beraber Şam-ı Şerif'e geldik, kapıyı çalıp açtı. Baktım Şeyh Abdullah DAĞISTANÎ Efendi Hazretleri mintanı ile; sünnet
üzere takkesiyle. Hemen kalbime geldi, işte "İstanbul'dan buraya gönderildi" diye. O hâlâ hatırımda. Kaç
sene var, 60 sene mi? 70 sene var.70 sene var.
Allahu Ekber.

Muhammed Sibai, Şeyh Sibai Hazretleri evini gösterdi, dedi ki: “Ya Seyyidi bu delikanlı bu kadar vakit Humus'tadır.
Bunun arzusu Medine-i Münevvere'ye mucavir olarak gitmektir.”
Şeyh Abdullah Efendi Hazretleri baktı, dedi ki: “Bu gece takdim ederim huzura. Ne cevap verirlerse ona göre yarın sabah gelsin” dedi.
Bırakıp da çıktı geldi.

Ertesi sabah; ben bütün gece duramadım.
Sabah sabah oraya yetiştik.
"Akşam seni gösterdi Peygamber Aleyhissalatu Vesselam. "Bu Benim oğlum. Şimdi Medine-i Münevvere'de, buraya gelip de yapacağı iş
yoktur Şeyh Abdullah" diye. "Şeyh Abdullah, sen ona izin ver. Ümmetlerimi toplamak için Kıbrıs'a gönder" dedi.
1944 senesi. O bitti. Kelam yok. "Gelecek vakti buraya ben bilirim" dedi.
İşte böyle tenbih etti.
Oradan ben Beyrut yoluyla, Kıbrıs'a geldim. Buraya kadar yetiştirdi Cenab-ı Mevla Celle ve Ala Hazretleri.
Acayip, acayip.

Şükürler olsun. Biz kanadı kırılmış bir kuşçuk gibi yavru halindeydik.
Buradaki insanlar hepsi de şey tarafına. Taptıklarının taraftarı. Hu hu hu. Kaynadılar.

Neyse çilemizi doldurduk onlarla, onlar da gitti. Şimdi biz kaldık burada. Bütün dünyayı. Ben kimim ki?
Büyük Şeyhimiz Abdullah Efendi'nin kuvvetiyle bütün dünya tanıyor. Bizi nereden tanıyacaklar?
Allah afiyetten düşürmesin.

H.Rukiye: Amin. Allah başımızdan eksik etmesin.
Şükürler olsun. Biz kanadı kırılmış bir kuşçuk gibi yavru halindeydik.
Buradaki insanlar hepsi de şey tarafına. Taptıklarının taraftarı. Hu hu hu. Kaynadılar.

Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî: Allah ömrünüze bereket versin sizin de.
İşte arzum. Sahibu Zaman (Hz. Mehdi A.S.) Hazretleri'ni göreyim, yetişeyim.
İnşa'Allah, hizmetinde bulunayım.
Şam'da da ikametimiz daim olsun. Şam toprağı bizi kabul etsin.
Şeyhim Abdullah Efendi Hazretlerine 40 sene kadar, mürafakat (arkadaşlık) edip, oraya buraya, bizim halimize göre hizmete çalıştık.
Lütfeyledi, Merhumeyi (eşi Emine Hanımefendi)de bize aile (eş) olaraktan tayin etti. Onunla da izdivacımız oldu; zürriyetimiz geldi.
Maşa'Allah zürriyetimiz Allah'ın hikmeti.

Ve Selamun Alel-Murselin, hususen Ala Seyyidil-Murselin, Enbiya vel Evliya-yi Cemiyya ona olsun.
Sahibuz-Zaman (Hz. Mehdi A.S.) Hazretlerine de selam ederiz.
Şeyhim Abdullah Efendi Hazretleri'nin de eşiklerini öperiz.
Hepsinde Meşayıhlar bizi şimdiye kadar, kayırdılar. Bundan sonra da kayırmalarını ümid ederim.
Şam'a gideyim tekrar. Her tarafa yolladılar.
Allah size de hayırlı günler göstersin. Hayırlı evlatlarınız olsun. Yollarını gözetsinler. Allah
yolunda devam etsinler. Rızayı Bari için, ve Resulullah (sav)'in rızalığı için. Evliyalar ve Meşayıhlar’ın
rızalıkları için.
Bizi kabul ettiklerine bir Fatihayı Şerif okuyalım.
Tamamdır bu kadar. Bu tafsilat söylersek, tafsilatı.
H.Rukiye:Akşamı bulur, sabahı bulur.
Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî: Yetişir o kadar. Yetişir o kadar.

Şeyhim Abdullah Efendi Hazretleri öyle buyurur:
"Nazım Efendi sana 7000 sohbet yaptım" dedi. Allah sırrını takdis etsin, Allah sırrını takdis etsin.

Ve Camiul-Mehdi, Makam-ı İsa'yı beraber Şeyh Abdullah Efendi Hazretleri yaptı.
Benden seyredenleri koymadı çalışmaya. Kürtler geldi çalıştı. Kendisi de bizzat çalışırdı.
Lakin katiyen şey etmedi. Ağır işe teklif etmedi. Ben seyrederdim.
Şeyh Abdullah Efendi Hazretleri taşları. O merdiven var ya arkada; kayalıktı orası.
Oradan taş çıkarırdı şeye. Aşağıya yuvarlardı.
Ben gülerdim, Şeyh Efendi Hazretleri çok söylerdi onu. "Sen" diyor, "ben taşları çıkarırken düştü mü gülmekten başka işin yok" derdi bana.
Dokundurmadı bana.
Allah sırrını takdis eylesin.
Ya Seyyidi bir kuvvet. Huzuru Resulullah'a takdim. Bu benim müracatım.
Bu Mehdi (as)'ı bize müjdelediniz. İstanbul'da, 1940'dan itibaren Yetmiş sene oldu
Görmeden gitmeyeyim diyorum.
Amin.

Evlatlarıma da nasib olsun.

Fatiha.

-------------------------------------------------------------------------------------------
(Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî Efendi Hz en küçük kızı Hacı Rukiye Sultan ile Şam hatıraları hakkında konuşuyor.
"Şeyhim ile" sohbeti Şeyhimizin kendi ağzından hayatının kısa bir özeti...)

Video Link: http://www.saltanat.org/Blog/tabid/271/PostID/676/With-My-Shaykh-eyhim-Ile-tr.aspx

Hz. Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî Efendi'nin manevî ahvalini anlamakta önem taşıyan bu sohbete dikkatinizi çekerim.

sufi7007
22-08-2012, 10:25
Dikkatle izleyin...