PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cemalnur Sargut



MÜTEŞEKKÜR
26-07-2012, 09:53
CEMALNUR SARGUT SAPIKLIĞI


http://www.youtube.com/watch?v=GeXvNsbKoH8&feature=player_embedded


Kaybeden neden kaybediyor biliyor musunuz?
“Felsefe yapmaktan”
İnsanların en büyük sorunu budur. İnsanlar Allah’u Teala’nın Kur’an-ı Kerimde buyurduğu ve Peygamberimiz’in hadis-i şeriflerde izah ettiği İslamı bırakarak, kendi anladıkları İslam’ı anlatırsa CEMALNUR vakıası gibiler ile sık sık karşılaşmak mümkün olacaktır. Onun için Mahmud Efendi hazretlerimiz buyurmuşlardır ki: “Felsefe ahmaklıktır”
Biz kendi felsefemize, düşüncelerimize veya tevillerimize göre değil, Allah’u Teala nasıl inanmamızı istiyorsa öyle inanmalıyız. Mesela Allah’u Teâlâ: “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” buyuruyorsa biz bunu çeşitli teviller ile eğip bükemeyiz. Komşu ise komşuluk hakkını veririz fazlası bizi aşar. Laubali olamayız, dost edinemeyiz. Çünkü Allah’u Teâlâ yasaklıyor… Kendi aklına değil de Kur’an-ı Kerim’e uyuyorsan yapacağın budur…

BAŞINI ÖRTMEYEN KADIN MEVLEVİ ŞEYHİ (!)
Bakın mesela Habertürk gazetesi bu kadına sormuş: “Neden başınızı örtmüyorsunuz?”diye. Cevap ne olmalı: “Allah’u Teâlâ örtünmeyi emrediyor ama ben yapmıyorum veya şu şu sebepten dolayı yapamıyorum.” Olmalı değil mi? Bakın Cemalnur Sargut nasıl bir cevap veriyor:
“tesettürün insanın gönlünde olduğuna iman ediyorum. Esas önemli olan çirkin huyların ve aynı ölçüde aşırı güzelliklerin örtülmesidir. İslam eşittir tesettür diye bir şey oldu. Hâlbuki İslam’ın beş şartı içinde tesettür yok. Ayrıca da İslam güzel ahlaktır. Sohbetlerimde başında şapkalı artist hanımefendiyle baştan aşağı çarşaflı hanımefendi kolkola beraber ağlıyorlar. Benim için bu birleştirici etkiden daha büyük bir lütuf yok.”
Hâlbuki kalbin temiz olması, çirkin huyların giderilmesi insanı Allah’u Teâlâ’nın emir ve yasaklarını yaşamaya mecbur eder. Tasavvufun amacı da budur. Allah’u Teâlâ’ya ibadete engel olan nefsi adam ederek Rabbimize daha çok ibadet edebilmek, emirlerine daha çok sarılmak. Rabbim emretse de ben yapsam diyebilmek için nefsi terbiye etmek.
Kaldı ki başı örtmenin de dâhil olduğu tesettür kesinlikle bir tercih meselesi değil “farzdır” yani kati bir emirdir. Her müslüman kadının uyması gereken bir emirdir.
“Ben kalbimi temizledim” demekle, “İslamın şartı değil” demek ile bu emirden muaf olunabilir mi?
Eğer Cemalnur Sargut gibi bakarsanız bütün günahlar mübah oluyor (Haşa) Neden? Çünkü hiçbiri İslamın şartı değil. Kalbin temiz olsun yeter!
Böyle bir zırva olabilir mi?
Cemalnur Sargut “buda”yı araştırdığı kadar Kur’an-ı Kerimi araştırsaydı ve kendi felsefesine değil Allah ve Resulüne başvursaydı sapıtmayacaktı.
Bakınız Allah’u Teâlâ ne buyuruyor:
“Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır” (Ahzab 36)
Demek ki, Allah’u Teala bir kadına başını kapatmasını, tesettüre girmesini emrediyorsa, “ben müslümanım” diyen bir kişinin bahaneler üreterek o emirden kaçması apaçık bir sapıklıktır.
Bir insan yapamıyorsa “ben yapamıyorum, kapanamıyorum, Allah’u Teala emrediyor ama işime gelmiyor” diyebilir. Herkesin kendine göre günahı vardır. Bu da onun günahı olur. Kendisi ile Allah’u Teala arasındadır. Ama “önemli olan kötü huyları temizlemek, tesettür kalpte olur” derse ve insanları özellikle böyle teşvik ederse işin rengi değişir. O zaman şahsi olarak yukarıdaki ayet ile muhatap olduğu gibi dall (sapıtmış, mudıll (saptırıcı) olduğu açığa çıkar…
Birde bu kadın Mevlana’nın tasavvuf yolunu sahiplenmiş, Mevlevi Şeyhi olduğunu iddia ediyor. Halbuki kardeşler, hiçbir tasavvuf yolunda kadınlara şeyhlik verilmediği gibi vekillik bile verilmez.
Bakın İsmet Garibullah Büyük şeyh Efendi Risale-i Kudsiyye eserinde ne buyuruyor:
“Sakın sen hatunlara verme hilafet, Ki sadat men edip etmedi adet”
Sakın kadınlara mürşitlik, halifelik verme, Evvelki ulular hanımlara hilafet vermeyi men ettiler, engellediler. Hilafet vermeyi adet etmediler.
Osmanlı’nın büyük evliyalarından İsmet Garibullah Efendi “verme” dedikten sonra evvelki büyüklerinde vermediğini vurguluyor. Demek ki, Mevlevi şeyhliği sadece kendi kendine yapılan bir yakıştırmadır.
BUDA HAYRANI
Videoda gördüğünüz gibi kendisine tapılan Buda hakkında “çok severim” diyen Cemalnur Sargut ne diyor: “Böyle bir hürmet, böyle bir saygı Sanki putun değil Allah’ın (haşa) ayaklarını yıkıyorlar.. Onların bu puta taptığı düşünülemez, aslında onlar taştaki hakikate, her yerden tecelli eden Allah’a tapıyorlar”
Cemalnur Sargut’un: “Budizm de hak bir dindir” demediği kalıyor. Hâlbuki ne demesi lazım:
“Böyle bir hürmet, böyle bir saygı görmedim, isterdim ki bu insanlar tek geçerli Hak din olan İslam ile şereflense ve Müslüman olsalar da bu kabiliyetlerini İslam’da kullansalar.”
Bir Müslüman böyle düşünmez mi kardeşlerimiz… O kişi ise putperestliğin hakikatte Allah’u Teala’ya tapmak olduğunu söylüyor.
Allah’u Teala puta tapanlar hakkında bakın ne buyuruyor:
“Muhakkak ki müşrikler (Puta tapanlar) ancak bir pisliktirler.” (Tevbe 28)
Yüce Rabbimiz: “Pisliktirler” buyuruyor. Bunun daha ötesi var mı Müslümanlar. Ama Sargut’a göre ötesi var, sonu bile yok. Puta değil, hakikatte putta tecelli eden Allah’a tapıyorlarmış.
Birde sunucu, heykelin Allah’ın şekli olduğunu söyleyince Cemalnur Sargut tasdik ediyor. Bu düşünceler ve söylemler ise insanı küfre götürür…
HIRİSTİYANLARA DERS!
Salgut, konuşmacı olarak davet edildiği kilisede yaptığı konuşmayı anlatıyor. Hıristiyanlara sanki Hak bir dinmiş gibi sonradan icat edilen Haçı izah etmek zorunda kalmış. Ve bu konunun aslının Kur’an-ı Kerimde olduğunu söylemiş.
Allah’u Teala’nın: “Ya İsa, o kadar güzelleş ki namaz kıl ve zekat ver” buyurduğunu söyledikten sonra namazı dikey, zekatı da namazda güzelleşerek insanlara güzellik aktarmak olarak yatay bir ibadet olduğunu söylemiş…
Böyle bir sapıklığı da ilk defa duyduk… İhsan Eliaçık zekatı “fazlalığı ver” olarak değiştirmişti ama bu daha bir başka..
Hangi kitapta Kur’an’da geçen zekât böyle tarif edilmiş: “Namazda kazandığınız güzellikleri insanlara aktarmak”
Ayrıca Sargut’un yaptığı tefsir de büyük bir saptırmadır. Meryem Suresi 31. ayetinde İsa Aleyhisselam’ın bebekken dile gelerek konuşması anlatılırken: “Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti.” Buyruluyor
Sargut ne diyor: “Ya İsa, o kadar güzelleş ki namaz kıl”
Namaz kılmak için iç ve dış güzellik şartının aranmadığı gibi, bu ayetin önüne veya sonuna parantezle açarak da olsa böyle bir ifadeyi koymak imkânsızdır…
PAPAZDAN İYİ DERS VERİYOR!
Hıristiyanlar ile yaşadığı diyaloğu anlattıktan sonra şöyle diyor: “Papaz dedi ki, biz dinimizi bilmiyoruz iyi ki Kur’an var”
Papaz, tahrif edilen Hıristiyanlığı sizin bir Müslüman olarak yaptığınız muhteşem (!) saçma tevillerinizle teyit etmenizden son derece memnun olmuştur. 12 senedir boşuna çağırmıyorlar demek ki… Papazdan iyi vaaz ediyorsunuz daha ne istesinler ki.. Bir Müslüman olarak Hıristiyanlığın batıl olduğunu da söylemiyorsun. Aksine teyit ediyor ve onaylıyorsun. Üstüne üstlük çok derin manalar içeren (!) yaldızlı sözler ile Hıristiyanlık’taki şirkin üzerini örtüyorsun. Papaz daha ne istesin… Arada sırada gel bize vaaz et diyecektir elbette… Hatta bir gün o istifa eder de görevi siz devralırısınız…
KENDİLERİ Mİ YETİŞTİRMİŞ!
Bakınız Müslüman görünümlü binlerce ajanın İslam memleketlerinde olduğunu biliyoruz. Kesin olarak şu veya bu diyemiyoruz. Ama yaptığı faaliyetlere bakarak o ajanlardan olmasa bile aynı güce hizmet ettiğini anlıyoruz.
Düşünün! 12 yıldır bir Müslüman olarak Hıristiyanlara, Hıristiyanlığı anlatıyorsunuz. Yani onların Hak din olduğunu Kur’andan da delil getirerek (haşa) söylüyorsunuz. Onların içine düştükleri şirki, Kur’an-ı Kerimin onlar hakkında buyurduğu apaçık tehditleri de gizliyorsunuz. Bu kimin işine gelir? Elbette PAPALIĞIN işine gelir. İster ajan olun, ister olmayın farketmez Her halükarda aynı amaca hizmet etmiş oluyorsunuz…
3 İNANCI ANLATIP BAĞLIYOR
Şu cümlesi çok önemli: “Bunların hepsinde asıl taptığımızın Allah olduğunu idrak edersek zaten farklılıklar kalkıyor aradan”
Dikkat ettiyseniz yaşadığı hikâyelerle anlatmaya başladığı Budizm’in arkasından Hıristiyanlık ve sonunda da yahudilik geliyor. Hepsinden bir misal verdikten sonra: “Aslında dinler arasında hiçbir fark yok” diyor ve “önemli olanın hakikatte Allah’a tapmak olduğunu” söylüyor.
Biz “Dinler Arası Diyalog” uzmanları da anlıyoruz ki, bu anlatım çok doğaçlama olmayıp belirli bir plan dâhilinde ilerliyor.
Ve yine anlıyoruz ki amaç, Dinler arası diyaloğun en büyük hedefi olan “dinler çorbasını” oluşturmaktır. Özellikle Hıristiyanlığın yayılmasının en büyük engeli olan “Müslümanların karşıtlığını” kırmaktır. En azından zihinlerde bunu yeşertmeye çalışmaktır.
Ne yazıktır ki Mevlana Hazretlerini ve Tasavvufu da bu çirkin emellerine alet ediyorlar…
CÜBBELİ HOCA'NIN KISA BİR ARAŞTIRMASI
Bu konuda Cübbeli Hocamızında kısaca bir araştırması var. O Metris’te bile boş durmuyor. İşte 21. Numaralı mektubunda geçen o bölüm:
Televizyonlarda tasavvuf ve Mevlânâ yorumcusu olarak baş gösteren, İslamî geçinen kanallarda bile itibar gören Cemalnur Sargut adlı kadının insanı dinden çıkaran görüşlerini nakletmiş, ben de size naklediyorum. Aman Müslümanları uyandırın da biri bunlara kapılıp dinden çıkmasın. Bakın kızım neler yazmış:
“Hocam! Öncelikle bu kadın insanların sorduğu sorulara düz cevap vermektense eveleyip geveliyor ve kafa karıştırarak aralarda zehirli İslam dışı düşünceleri yayıyor. Saf milletimiz de ne dediğini anlamasa da yumuşaklığına kanarak ‘Vay be! Bu kadın bir Allâh dostu (sümme hâşâ)’ diyecek kadar bu kadına inanıyorlar.
Canım babam! Şimdi sana yazın hazırlayacağım reddiye kitabında daha geniş araştırma yapacağım için daha fazla kanıt sunacağım ama şu an az kanıtlarla çok şey anlatan deliller yazacağım:
a) TNT kanalında Ömer Çelakıl’ın sunduğu Hayatın Şifreleri isimli programdan:
Ömer Çelakıl: ‘Bir peygamber şöyle der: ‘İki tanrıya tapamazsınız, Allâh’a inanmak zorundasınız.’ Zaten bizim inandığımız Allâh ile Hristiyanların inandığı Tanrı da aynıdır’ deyince karşıda konuk olan Cemalnur Sargut ise: ‘Evet çok doğru. Ne kadar güzel söylediniz’ diyor.
b) TRT 1’deki Gülbence isimli programdan:
Cemalnur yine sevgiden, güzellikten bahsederken Gülben Ergen: ‘Hatta başka dinde olanlar da oruç tutmuyor, namaz kılmıyor ama biz onları seviyoruz’ deyince Cemalnur şöyle diyor:
‘Çok güzel söylediniz. Zaten Mevlânâ Hazretleri de: ‘Bütün dinlerde bu inanış vardır. Bütün dinlerdeki insanların taptıklarında ‘Yâ Rabb! Yâ Hayy!’ sesi geliyor. Hatta bir anımı anlatayım; Amerikalı çok arkadaşım vardır. Bir gün beni Budist tapınağına götürdüler, içeride fil görünümünde bir kadın heykelinin önünde saygı gösteriyorlar, öyle inanıyorlar ki çok güzeldi. Zaten onlar da Allâh’a tapıyorlar, sadece o heykelde Allâh’ı bulmuşlar, fark yok. Zaten dinler arasında fark yoktur. İslam hepsini kucaklar.
Tekrar affınızla bir anımı anlatayım. Yahudi bir arkadaşım var, kendisini çok ama çok seviyorum. Bir oğlu var, kendisi oğluna çok düşkündür. Bir gün araba oğlunu eziyor, oğlu hastaneye yatıyor, eve geliyorum bir de ne göreyim o kadın evde. Oğluna çarpan adamla oturuyor. Soruyorum ona ‘Neden hastanede değilsin?!’ diye, o da bana: ‘Bu şöför oğlumu yanlışlıkla ezdi, şimdi çok vicdan azabı çeker, onu teselli ediyorum. Bu başıma gelenler Allâh’ın imtihanıdır’ dedi. Bakın işte bu Yahudi arkadaşım benim için çoğu Müslümandan daha Müslümandır.’
c) Yaşasın İftar isimli programdan:
Programa mail yollayan Hollandalı bir kadın Cemalnur’u çok sevdiğini, onunla İslamı öğrendiğini ve sonra kapanmaya karar verdiğini yazıyor ve ekliyor ‘Kapandıktan sonra çok baskı gördüm, kocam beni istenmedi, hep dışlandım sonra da dayanamayıp açıldım. Şimdi aile yaşantım daha güzel ama düşünüyorum Allâh bana kızar mı? Yaptığım doğru mu? Hocamız Cemalnur Hanım açıklar mı?’
Cemalnur Sargut şöylece açıklık getiriyor: ‘Koca çok önemlidir, onların sözleri bizler için emir gibidir. Mutlulukta çok önemlidir, ben bu kadına daha ayrıntılı mail atacağım.’
Kendi sitesinden bulduğuma göre o kadına yolladığı mail şöyle: ‘Maddi, manevi ve ahlaki tesettürü uygulayan veya uygulamayan herkese hürmetim olduğunu söylemek istiyorum. Kur’ân’da yorumu o devrin din âlimlerine bırakılmış âyetlerle, üzerinde yorum yapılamayacak kat‛î emirler vardır. Demek ki devrin an‛ane, gelenek ve yapısı insanların tesettür anlayışı üzerine değişiklikler yapabilir. Ama insanlar kendilerini nasıl rahat ve huzurlu hissediyorlarsa öyle giyinmeliler ve her şeye rağmen ahlaki değerlerini kaybetmemeliler. En büyük tesettür kötü huyları örtmektir. Allâh onu herkese nasip etsin.’” Bu kadın hakkındaki alıntı burada bitti.
Görüyorsunuz bu kadın zaten kendi açık, ona göre konuşuyor. İman olmadan çarşaf giyinse de faydası olmayacağı malum. Buna çok kanan var. Kendisi Mevlevî şeyhiymiş gibi bazı Hristiyanlara da şeyhlik veriyormuş, zaten bu işler o kadar bollaştı ki almayanı dövüyorlar. Aman milleti özellikle kadınlar birbirlerini bunun fitnesine kanmasınlar diye uyarsınlar.
Ben geçen sene özel vizeyle yani vizelerin açık olmadığı dönemde umreye gitmiştim. Bu kadın özel vizeler alarak meşhur bürokratların, zenginlerin hanımlarını, belki yüzden fazla kadın-erkek milleti toplamış umreye götürmüş. Ben de bazı yanlışlarını duymuştum ama çok araştırmaya vaktim olmamıştı. Sonra bir de baktım, meğer aynı otelde kalıyormuşuz.
Adamın biri asansörde bana hürmet etti, hoşbeş etti ve sonra “Hocam bu akşam Cemalnur Hocamız’ın sohbetine gelir misiniz?” dedi, ben de ismi birden hatırlayamadım ama büyük bir veliymiş gibi söyleyince ben de erkek zannedip “Yeni geldim vakit bulamam ama sonra ziyaret ederim” dedim. Sonradan öğrendim, meğer bu kadınmış, tabi görüşmedim.
Hepimiz ölüp âhirete gideceğiz ne olur dinimize hizmet edelim. Bu proje uluslararası! Diğer dinleri hoş görme projesi. Buna karşı Müslüman halkımızı uyaralım. Geçen bir karikatürde Papa’nın: “Türkiye’de kanallar zaten bizden iyi misyonerlik yapıyorlar, millet de zaten Hristiyan olmuyor, boşuna masraf etmeyelim, oradaki personeli çekelim, bu işi tv kanallarına bırakalım” dediğini resmetmişlerdi.
Bu kadını Kanal 7’ye bağlı Ülke Tv’de âlimlerle, velilerle ilgili yapılan bir programda bile çıkardılar. Aman imanımıza sahip çıkalım. Allâh-u Te‛âlâ:
﴿إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْإِسْلَامُ﴾
“Şüphesiz ki Allâh nezdinde o (gerçek ve makbul) din ancak İslâm’dır.”(Âli ‛ImrânSûresi:19’dan)
﴿وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْإِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ﴾
“Her kim dîn olarak İslâm’dan başkasını ararsa, asla kendisinden (bu yanlış dîni de, diyâneti de) kabul edilmeyecektir”(Âli ‛ImrânSûresi:85’den) buyururken nasıl bütün dinler eşit olur?! Fil heykeline tapan nasıl Allâh-u Te‛âlâ’ya ibadet etmiş olur?! Bir Yahudi nasıl birçok Müslümandan iyi olur hatta daha Müslüman olur?!
Allâh-u Te‛âlâ:
﴿لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ﴾
“Yahudileri ve Hristiyanları (kendiniz için güvenecek, yardım edip yardım isteyecek ve ahbap gibi geçinecek) dostlar edinmeyin!” (MâideSûresi:51’den)buyururken nasıl bir Müslüman kâfir birini dost edinir. Bunların her biri insanı kâfir etmeye yeter de artar. Bir de hepsi birleşirse o zaman katmerli kâfirlik olur. Rabbim cümlemizi bu belalara düşmekten muhafaza eylesin. Âmîn! (Cübbeli Hoca’nın mektubu sona erdi)
Diyalog felsefesinde buluşanların “Budizm” hayranlığı da dikkat çekici boyutlardadır.
Bu zihniyetler ile mücadelemiz devam edecek. Hıristiyan, yahudi ve diğer dinleri bütünleştirme, dinler çorbası yapma hayalleri suya düşecek İnşaAllah. İslam’ın hak ve tek bir din olduğu gerçeğini her yerde ve zeminde haykıracağız… Sinsi planları deşifre ederek halkımızı bilinçlendireceğiz. Onlar zırvalarında bıkana kadar biz reddiyelerden bıkmayacağız.

MÜTEŞEKKÜR
26-07-2012, 10:00
Şu dinlerarası diyalogçuları biraz ümmet-i Muhammed saflarından ayırmak lazımdır ki bu pirincin taşlarını hele bir ayıklayalım.Bunlar, hala İslamiyetin içini boşalttıklarının farkında değiller...Diyologçular, çok ucuza ve kolaylıkla siyonizme hizmet ettiklerinin şuurunda da değillerdir.Allah bunları ıslah etsin.Bunlar açıkça ve net siyonizme hizmet ediyorlar.Bunun altını defalarca çizerim...

Dadaş
08-11-2012, 23:08
İSLAMIN 5 ŞARTI VAR ONU İÇİNDE TESETTÜR YOK,

KURAN BENİ TESETTÜR DIŞI BIRAKIYOR DIYEN BU K....E DİKKAT !!!


http://www.youtube.com/watch?v=ZbpsWblSDt4&feature=related

rabbinsadikkulu
08-11-2012, 23:23
"...Tipik oryantalist müslüman ışte! Müslümanın en önemli aksesuarı doğru söz söylemesidir, bu sahisın soylemleri ne Mevlana ile bagdasir ne Islam ile. Kadın doğada ki herşeye İlahlik atfederek tümtanrıahlık mantigini güdüyor ki bu batil ve şirktir. Soylemlerinın sonuna hemen yahudi seviciligini sıkıştırarak zihniyetini belli etmiştir zaten! Kafirleri muslumanlardan üstün gören zihniyetin canı cehenneme!..."



oryantalist: batı'nın gözlükleriyle doğu'ya bakan kişi. bir nevi, uzağı okuyamayıp, "ama ben uzağı da okumak istiyorum," demesine mukabil, hipermetrop gözlük kullanan şahıs.

rabbinsadikkulu
08-11-2012, 23:24
"...video baştan aşağı hezeyan ve çarpıklıkla dolu, siz kalkıp putperest mantikli bu kadının soylemlerine hoşgörü nazari ile bakarsaniz sizden de şüphe ederim. Kadın resmen ılımlı islam propagandasi yapıyor! . Kadın file ilahlik atfediyor! Sanki Allahi yıkıyorlar bu nasıl tabir? Bu büyük bir sapmanin işareti değil midir? Tastaki hakikat ne demek? Tam putperest zihniyeti abi bırakın ya. Sevgi, çiçek,bocek ayağı ile olanca inkar ve zehrini kusuyor Biliyor musunuz fareler inekleri üfleye üfleye ısırır..."

rabbinsadikkulu
08-11-2012, 23:25
ayrıca videoda geçen, "bardak kulp" örneği marazlı bir örnek. Hazreti mevlana demiyor mu “Pergel Gibiyiz; Bir Ayağımız Sımsıkı Şeriata Bağlı, Diğer Ayağımızla Yetmiş İki Milleti Dolaşıyoruz”.
Peki bir ayağı şeraitte ise ve diğer ayağı dolaşıyorsa insanın (insanların) bardağa hep aynı bakış açısı ile bakmazlar mı? Size soruyorum?
Benim cevabım,; Bir ayağı şeriata bağlı insanlar, aynı bardağa hep aynı açı ile bakarlar. Kulp ya sağdadır, ya da solda. İki doğru yoktur. Vesselam.

müttaki
09-11-2012, 00:04
şeriat ehlinin tavırları musevilerin durumu gibidir..
tarikat ehlinin tavırlarıda isevilerin durumu gibidir..
hazreti isa geldiğinde museviler nasıl itiraz etmek için şeriat hükümlerini öne sürdülerse
bugünde tarikat ehilleri şeriat hükümleri ile itiraza maruz kalıyor..

itiraz edenler hazreti hızırın hazreti musa ile beraber olan yolculuğunda
hangi şeriat ile amel ettiğini yazsınlarda bizde bilelim

rabbinsadikkulu
09-11-2012, 00:25
şeriat ehlinin tavırları musevilerin durumu gibidir..
tarikat ehlinin tavırlarıda isevilerin durumu gibidir..
hazreti isa geldiğinde museviler nasıl itiraz etmek için şeriat hükümlerini öne sürdülerse
bugünde tarikat ehilleri şeriat hükümleri ile itiraza maruz kalıyor..

itiraz edenler hazreti hızırın hazreti musa ile beraber olan yolculuğunda
hangi şeriat ile amel ettiğini yazsınlarda bizde bilelim


"Inneddîne Indallâhil Islam" Allah c.c Katinda Tek Din Islam'dir"



peygamberi zişan efendimize gelen de islamdı, hz. ademe gelen de islamdı.

ancak

her peygambere gelen şeriat ın farklı olduğunu/olabileceğini anlayabiliyoruz. (bu konu da avamın aklını karıştırmamak için örnek vermiyorum..)

not1: peygamberi zişan efendimiz aracılığı ile gelen şeriat, kıyamete kadar geçerlidir.

not2: hz musanın şeriatını bilmiyoruz. (muharref kitaplara bakarak, bu konuda, aklımızla hüküm vermek doğru değildir. zira akıl ile şeriat kesilmez...!) bildiğinizi idda ediyorsanız buyrun... biz de istifade edelim.

zulk@rneyn
09-11-2012, 00:32
hz mevlana nın kadın modeline bürünmeye çalışan biri.
ama görüş ve fikirler çok sinsi ve tehlikeli...

tasavvuf ama hangi tasavvuf.
şeriat ın olmadığı,
sünnetin bulunmadığı bir tasavvuf anlayışı.

siz benim görünümüme bakmayın, kalbime bakın diyen bir kadın.

uzak durulmalı.

müttaki
09-11-2012, 00:38
inneddine indallahil islam.

peygamberi zişan efendimize gelen de islamdı, hz. ademe de gelen islamdı.

ancak

her peygambere gelen şeriat ın farklı olduğunu/olabileceğini anlayabiliyoruz. (bu konu da avamın aklını karıştırmamak için örnek vermiyorum..)

not1: peygamberi zişan efendimiz aracılığı ile gelen şeriat, kıyamete kadar geçerlidir.

not2: hz musanın şeriatını bilmiyoruz. (muharref kitaplara bakarak, bu konuda, aklımızla hüküm vermek doğru değildir. zira akıl ile şeriat kesilmez...!) bildiğinizi idda ediyorsanız buyrun... biz de istifade edelim.

öncelikle iddialaşmak bizim huyumuz değil..

hz.musanın şeriatini bilmemize gerek yok.. şeriate uymayan işler
yaptığını hazreti musanın verdiği tepkilerden anlayabiliyoruz..

şimdi tekrar etmek istiyorum hazreti hızır hangi şeriat ile amel etti

asıl sorun şudur ki kimse kimseyi beğenmiyor.. beğenmemek yetmediği
gibi birde sapıklıkla, hainlikle suçlanıyor.. ya hu biz birbirimize böyle
yaparsak el bize neler yapar.. edep yahu..

rabbinsadikkulu
09-11-2012, 00:48
öncelikle iddialaşmak bizim huyumuz değil..

hz.musanın şeriatini bilmemize gerek yok.. şeriate uymayan işler
yaptığını hazreti musanın verdiği tepkilerden anlayabiliyoruz..

şimdi tekrar etmek istiyorum hazreti hızır hangi şeriat ile amel etti

asıl sorun şudur ki kimse kimseyi beğenmiyor.. beğenmemek yetmediği
gibi birde sapıklıkla, hainlikle suçlanıyor.. ya hu biz birbirimize böyle
yaparsak el bize neler yapar.. edep yahu..


biz de kimseyle iddalaşmıyoruz.

bizim başımız, peygamberi zişan efendimizin şeriatına bağlıdır. muharref dinleri biz kuran ve hadislerde anlatıldığı kadarı ile biliriz ve kabul ederiz.

asıl sorun şu ki; siz "..hazreti hızır hangi şeriat ile amel etti..." diyerek kuyuya bir taş atıyorsunuz. (hazreti hızır ın zaman mekan dengesi içinde hangi şeriate bağlı olduğu ancak zihinleri bulandıracak bir tartışma açacaktır.)

zihinleri bulandırmamanızı rica ederim.

ayrıca biz sözü söyleyenin kişiliğine bakmıyoruz. söze bakıyoruz ve mihenge vuruyoruz. mihengimiz kuran ve sünnettir. kurana ve sünnete aykırı ise, değil cemalnur, bildiğin en büyük evliya bile söylese reddederiz. sözü söyleyene iade ederiz.

biz zahire göre hüküm veririz.

bu kapsamda, sizin dediğinizi be size söylüyorum;

edep ya hu...

müttaki
09-11-2012, 00:59
hassasiyetler güzeldir.. fakat hassasiyetlerimizi peygamber
efendimizin güzel ahlakı ile hissetmek gerekir..

hadislerde bir hayvana su verdiği için Allahın lütfuna eren insanlardan
bahsedilir..

burada birçok insana manevi olarak rehberlik edip yol gösteren
bir hanımefendiye söylenmeyecek şeyler söyleyebiliyorsunuz..
sen cemalnur hanımefendinin kalbinde olanı hangi kuran ayetinden hangi sünnetten bulupta çıkardında bunları söyledin..


aynı hassasiyeti bu konularda da göstermenizi rica ederim..

rabbinsadikkulu
09-11-2012, 01:04
hassasiyetler güzeldir.. fakat hassasiyetlerimizi peygamber
efendimizin güzel ahlakı ile hissetmek gerekir..

hadislerde bir hayvana su verdiği için Allahın lütfuna eren insanlardan
bahsedilir..

burada birçok insana manevi olarak rehberlik edip yol gösteren
bir hanımefendiye söylenmeyecek şeyler söyleyebiliyorsunuz..
sen cemalnur hanımefendinin kalbinde olanı hangi kuran ayetinden hangi sünnetten bulupta çıkardında bunları söyledin..


aynı hassasiyeti bu konularda da göstermenizi rica ederim..


bakınız hanımefendi (içime öyle geldi. bayan olduğunuz. değilse düzeltmek isterim) cevap verdim.okumamışsınız ya da anlamaışsınız. lütfen bir kere daha dikkatli okuyunuz;

"...ayrıca biz sözü söyleyenin kişiliğine bakmıyoruz. söze bakıyoruz ve mihenge vuruyoruz. mihengimiz kuran ve sünnettir. kurana ve sünnete aykırı ise, değil cemalnur, bildiğin en büyük evliya bile söylese reddederiz. sözü söyleyene iade ederiz.

biz zahire göre hüküm veririz...."


not1: kalpte olanı ancak Allah (cc) bilir. biz zahire göre hüküm veririz. düstur budur.

not2: "burada birçok insana manevi olarak rehberlik edip yol gösteren bir hanımefendiye söylenmeyecek şeyler söyleyebiliyorsunuz.." demişsiniz. esas sorun da, bu cümlenizin altında gizlidir. daha açık ifade edeyim. bu kadını takip eden bir kitle var. ve ağzından çıkanları sorgulamadan doğru kabul ediyor. esas tehlike bu!!! bu kadının şirke düşmesinden korkarım, daha kötüsü başkalarını şirke düşürmesinden korkarım. (şirk Allah (cc) nin affetmeyeceği tek günahtır.) bu sebeplerle bu kadın durdurulmalıdır.

levent48
09-11-2012, 01:24
Sorsan "biz bir çok gayrimüslime İslam'ı anlatıyoruz" diyorlar...İslamı anlattıkları kimseler kadın imamların arkasında karışık namaza duruyorlar...Panayır gibi....

Aman anlatmayın daha hayırlı...

Felsefe ayarında bir islam anlattıkları...Sadra şifa bir şey yok...

Öbürleri rengarenk çocuklara şarkı türkü söyletip "İslamı anlattık elhamdülillah (Haleluyah)...Var mı bizim gibi hizmet eden teranelerinde..."

Kimsenin ağzına kilit vuracak halimiz yok...Ahir zaman ikliminde bu ağaç böyle meyva verecek...Aklı olan yemesin...

müttaki
09-11-2012, 01:30
sayın rabbin sadıkkulu

biz sureten erkeğiz.. içinizden geleni eyleme dökmeniz zahire göre
hüküm vermekmidir?

sizin içinizden gelen şirke düşme düşürme korkusuda zahire göre
hüküm vermekmidir?

madem kalplerde olanı ancak Allah bilir içinizden birşey geçirmeyin..
Allaha havale edin..

zahire göre hüküm verme konusuna girmeyecektim ama sürekli
bunun arkasına saklanıyorsunuz..

Allah kime nur vermediye onun için nur yoktur der.. nursuz insan içinde
kördürler, sağırdırlar der.. kör ve sağır olan zahiri nereden görsün
zahir Allahın esmalarından birisidir..

müminler için der ki müminin ferasetinden korkun onlar Allahın nuru
ile bakarlar..

kuran ve sünnet mihengi ile konuyu iyice düşünelim..
zahire göre hüküm vermek için zaten evliya olmak lazım..
evliya olmak bize göre mümin olmaktan daha üstün bir vasıf değildir..

selametle

rabbinsadikkulu
09-11-2012, 01:38
sayın rabbin sadıkkulu

biz sureten erkeğiz.. içinizden geleni eyleme dökmeniz zahire göre
hüküm vermekmidir?

sizin içinizden gelen şirke düşme düşürme korkusuda zahire göre
hüküm vermekmidir?

madem kalplerde olanı ancak Allah bilir içinizden birşey geçirmeyin..
Allaha havale edin..

zahire göre hüküm verme konusuna girmeyecektim ama sürekli
bunun arkasına saklanıyorsunuz..

Allah kime nur vermediye onun için nur yoktur der.. nursuz insan içinde
kördürler, sağırdırlar der.. kör ve sağır olan zahiri nereden görsün
zahir Allahın esmalarından birisidir..

müminler için der ki müminin ferasetinden korkun onlar Allahın nuru
ile bakarlar..

kuran ve sünnet mihengi ile konuyu iyice düşünelim..
zahire göre hüküm vermek için zaten evliya olmak lazım..
evliya olmak bize göre mümin olmaktan daha üstün bir vasıf değildir..

selametle


muvaffakiyet Allah(cc) tandır.


“İçimizdeki Beyinsizler Yüzünden Bizi Helak Eder misin ALLAH’ım!” (A'raf suresi 155.âyet)

cemaliii
09-11-2012, 10:06
İSLAMIN 5 ŞARTI VAR ONU İÇİNDE TESETTÜR YOK,


cemalnur hanımefendi fazla söylemiş. islamın şartı tektir. oda kelime-i şahadettir.

ŞehbaL
09-11-2012, 13:09
Hazret-i Mevlânâ buyurur:

“Biz pergel gibiyiz. Sâbit ayağımız şeriatta, öteki ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşmaktayız.”

“Şeriat bir muma benzer, ışık tutar, yol gösterir. Mumu ele almakla yol aşılmış olmaz. Ama o ele alınmadan da yola düşülemez. Şeriatın ışığında yola düşüp gitmeye başladın mı, işte bu gidişin tasavvuftur.”

Şeriatsiz tasavvuf olmaz. Önce şeriat!..

Ahter
09-11-2012, 23:17
İslamın 5 şartı içinde tesettür yok demek, Bektaşinin namaz kılmamasına Kur'andan delil getirmesine benzemiş!!!Tesettürü bu şekilde anlayan bir hanımdan tasavvuf öğrenilmez..Tasavvufun özü zahiri naslara bağlı olmaktan geçer...

rabbinsadikkulu
10-11-2012, 00:51
"Cemalnur Sargut Şeriati". Dikkatle izleyiniz. Tasavvuf Bu Değil. Din hiç değil.
http://www.youtube.com/watch?v=1xWIKX3kHuw


http://www.youtube.com/watch?v=1xWIKX3kHuw


not: cemalnur, meyhanelerde yüreği yanan sarhoşlar gibi, bağrını açmış. bu hal, bir erkeğe bile yakışmazken, islamı anlattığını idda eden bir kadına yakışıp yakışmadığını takdirinize sunuyorum.

rabbinsadikkulu
10-11-2012, 00:53
Trt'de Yine Dinler Arası Diyalog Sapıklığı Hz.mevlanayada İftira attılar sonunda buda oldu!


http://www.youtube.com/watch?v=cvD6CzagTmA


http://www.youtube.com/watch?v=cvD6CzagTmA


not: bu kadının soyu nereye dayanıyor? bileniniz var mı? ilginize teşekkürler. (bu samimi bir sorudur. lütfen başka yönlere çekmeyin)

rabbinsadikkulu
10-11-2012, 01:20
CEMALNUR SARGUT SAPIKLIĞI


http://www.youtube.com/watch?v=GeXvNsbKoH8&feature=player_embedded


Kaybeden neden kaybediyor biliyor musunuz?
“Felsefe yapmaktan”
İnsanların en büyük sorunu budur. İnsanlar Allah’u Teala’nın Kur’an-ı Kerimde buyurduğu ve Peygamberimiz’in hadis-i şeriflerde izah ettiği İslamı bırakarak, kendi anladıkları İslam’ı anlatırsa CEMALNUR vakıası gibiler ile sık sık karşılaşmak mümkün olacaktır. Onun için Mahmud Efendi hazretlerimiz buyurmuşlardır ki: “Felsefe ahmaklıktır”
Biz kendi felsefemize, düşüncelerimize veya tevillerimize göre değil, Allah’u Teala nasıl inanmamızı istiyorsa öyle inanmalıyız. Mesela Allah’u Teâlâ: “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” buyuruyorsa biz bunu çeşitli teviller ile eğip bükemeyiz. Komşu ise komşuluk hakkını veririz fazlası bizi aşar. Laubali olamayız, dost edinemeyiz. Çünkü Allah’u Teâlâ yasaklıyor… Kendi aklına değil de Kur’an-ı Kerim’e uyuyorsan yapacağın budur…

BAŞINI ÖRTMEYEN KADIN MEVLEVİ ŞEYHİ (!)
Bakın mesela Habertürk gazetesi bu kadına sormuş: “Neden başınızı örtmüyorsunuz?”diye. Cevap ne olmalı: “Allah’u Teâlâ örtünmeyi emrediyor ama ben yapmıyorum veya şu şu sebepten dolayı yapamıyorum.” Olmalı değil mi? Bakın Cemalnur Sargut nasıl bir cevap veriyor:
“tesettürün insanın gönlünde olduğuna iman ediyorum. Esas önemli olan çirkin huyların ve aynı ölçüde aşırı güzelliklerin örtülmesidir. İslam eşittir tesettür diye bir şey oldu. Hâlbuki İslam’ın beş şartı içinde tesettür yok. Ayrıca da İslam güzel ahlaktır. Sohbetlerimde başında şapkalı artist hanımefendiyle baştan aşağı çarşaflı hanımefendi kolkola beraber ağlıyorlar. Benim için bu birleştirici etkiden daha büyük bir lütuf yok.”
Hâlbuki kalbin temiz olması, çirkin huyların giderilmesi insanı Allah’u Teâlâ’nın emir ve yasaklarını yaşamaya mecbur eder. Tasavvufun amacı da budur. Allah’u Teâlâ’ya ibadete engel olan nefsi adam ederek Rabbimize daha çok ibadet edebilmek, emirlerine daha çok sarılmak. Rabbim emretse de ben yapsam diyebilmek için nefsi terbiye etmek.
Kaldı ki başı örtmenin de dâhil olduğu tesettür kesinlikle bir tercih meselesi değil “farzdır” yani kati bir emirdir. Her müslüman kadının uyması gereken bir emirdir.
“Ben kalbimi temizledim” demekle, “İslamın şartı değil” demek ile bu emirden muaf olunabilir mi?
Eğer Cemalnur Sargut gibi bakarsanız bütün günahlar mübah oluyor (Haşa) Neden? Çünkü hiçbiri İslamın şartı değil. Kalbin temiz olsun yeter!
Böyle bir zırva olabilir mi?
Cemalnur Sargut “buda”yı araştırdığı kadar Kur’an-ı Kerimi araştırsaydı ve kendi felsefesine değil Allah ve Resulüne başvursaydı sapıtmayacaktı.
Bakınız Allah’u Teâlâ ne buyuruyor:
“Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır” (Ahzab 36)
Demek ki, Allah’u Teala bir kadına başını kapatmasını, tesettüre girmesini emrediyorsa, “ben müslümanım” diyen bir kişinin bahaneler üreterek o emirden kaçması apaçık bir sapıklıktır.
Bir insan yapamıyorsa “ben yapamıyorum, kapanamıyorum, Allah’u Teala emrediyor ama işime gelmiyor” diyebilir. Herkesin kendine göre günahı vardır. Bu da onun günahı olur. Kendisi ile Allah’u Teala arasındadır. Ama “önemli olan kötü huyları temizlemek, tesettür kalpte olur” derse ve insanları özellikle böyle teşvik ederse işin rengi değişir. O zaman şahsi olarak yukarıdaki ayet ile muhatap olduğu gibi dall (sapıtmış, mudıll (saptırıcı) olduğu açığa çıkar…
Birde bu kadın Mevlana’nın tasavvuf yolunu sahiplenmiş, Mevlevi Şeyhi olduğunu iddia ediyor. Halbuki kardeşler, hiçbir tasavvuf yolunda kadınlara şeyhlik verilmediği gibi vekillik bile verilmez.
Bakın İsmet Garibullah Büyük şeyh Efendi Risale-i Kudsiyye eserinde ne buyuruyor:
“Sakın sen hatunlara verme hilafet, Ki sadat men edip etmedi adet”
Sakın kadınlara mürşitlik, halifelik verme, Evvelki ulular hanımlara hilafet vermeyi men ettiler, engellediler. Hilafet vermeyi adet etmediler.
Osmanlı’nın büyük evliyalarından İsmet Garibullah Efendi “verme” dedikten sonra evvelki büyüklerinde vermediğini vurguluyor. Demek ki, Mevlevi şeyhliği sadece kendi kendine yapılan bir yakıştırmadır.
BUDA HAYRANI
Videoda gördüğünüz gibi kendisine tapılan Buda hakkında “çok severim” diyen Cemalnur Sargut ne diyor: “Böyle bir hürmet, böyle bir saygı Sanki putun değil Allah’ın (haşa) ayaklarını yıkıyorlar.. Onların bu puta taptığı düşünülemez, aslında onlar taştaki hakikate, her yerden tecelli eden Allah’a tapıyorlar”
Cemalnur Sargut’un: “Budizm de hak bir dindir” demediği kalıyor. Hâlbuki ne demesi lazım:
“Böyle bir hürmet, böyle bir saygı görmedim, isterdim ki bu insanlar tek geçerli Hak din olan İslam ile şereflense ve Müslüman olsalar da bu kabiliyetlerini İslam’da kullansalar.”
Bir Müslüman böyle düşünmez mi kardeşlerimiz… O kişi ise putperestliğin hakikatte Allah’u Teala’ya tapmak olduğunu söylüyor.
Allah’u Teala puta tapanlar hakkında bakın ne buyuruyor:
“Muhakkak ki müşrikler (Puta tapanlar) ancak bir pisliktirler.” (Tevbe 28)
Yüce Rabbimiz: “Pisliktirler” buyuruyor. Bunun daha ötesi var mı Müslümanlar. Ama Sargut’a göre ötesi var, sonu bile yok. Puta değil, hakikatte putta tecelli eden Allah’a tapıyorlarmış.
Birde sunucu, heykelin Allah’ın şekli olduğunu söyleyince Cemalnur Sargut tasdik ediyor. Bu düşünceler ve söylemler ise insanı küfre götürür…
HIRİSTİYANLARA DERS!
Salgut, konuşmacı olarak davet edildiği kilisede yaptığı konuşmayı anlatıyor. Hıristiyanlara sanki Hak bir dinmiş gibi sonradan icat edilen Haçı izah etmek zorunda kalmış. Ve bu konunun aslının Kur’an-ı Kerimde olduğunu söylemiş.
Allah’u Teala’nın: “Ya İsa, o kadar güzelleş ki namaz kıl ve zekat ver” buyurduğunu söyledikten sonra namazı dikey, zekatı da namazda güzelleşerek insanlara güzellik aktarmak olarak yatay bir ibadet olduğunu söylemiş…
Böyle bir sapıklığı da ilk defa duyduk… İhsan Eliaçık zekatı “fazlalığı ver” olarak değiştirmişti ama bu daha bir başka..
Hangi kitapta Kur’an’da geçen zekât böyle tarif edilmiş: “Namazda kazandığınız güzellikleri insanlara aktarmak”
Ayrıca Sargut’un yaptığı tefsir de büyük bir saptırmadır. Meryem Suresi 31. ayetinde İsa Aleyhisselam’ın bebekken dile gelerek konuşması anlatılırken: “Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti.” Buyruluyor
Sargut ne diyor: “Ya İsa, o kadar güzelleş ki namaz kıl”
Namaz kılmak için iç ve dış güzellik şartının aranmadığı gibi, bu ayetin önüne veya sonuna parantezle açarak da olsa böyle bir ifadeyi koymak imkânsızdır…
PAPAZDAN İYİ DERS VERİYOR!
Hıristiyanlar ile yaşadığı diyaloğu anlattıktan sonra şöyle diyor: “Papaz dedi ki, biz dinimizi bilmiyoruz iyi ki Kur’an var”
Papaz, tahrif edilen Hıristiyanlığı sizin bir Müslüman olarak yaptığınız muhteşem (!) saçma tevillerinizle teyit etmenizden son derece memnun olmuştur. 12 senedir boşuna çağırmıyorlar demek ki… Papazdan iyi vaaz ediyorsunuz daha ne istesinler ki.. Bir Müslüman olarak Hıristiyanlığın batıl olduğunu da söylemiyorsun. Aksine teyit ediyor ve onaylıyorsun. Üstüne üstlük çok derin manalar içeren (!) yaldızlı sözler ile Hıristiyanlık’taki şirkin üzerini örtüyorsun. Papaz daha ne istesin… Arada sırada gel bize vaaz et diyecektir elbette… Hatta bir gün o istifa eder de görevi siz devralırısınız…
KENDİLERİ Mİ YETİŞTİRMİŞ!
Bakınız Müslüman görünümlü binlerce ajanın İslam memleketlerinde olduğunu biliyoruz. Kesin olarak şu veya bu diyemiyoruz. Ama yaptığı faaliyetlere bakarak o ajanlardan olmasa bile aynı güce hizmet ettiğini anlıyoruz.
Düşünün! 12 yıldır bir Müslüman olarak Hıristiyanlara, Hıristiyanlığı anlatıyorsunuz. Yani onların Hak din olduğunu Kur’andan da delil getirerek (haşa) söylüyorsunuz. Onların içine düştükleri şirki, Kur’an-ı Kerimin onlar hakkında buyurduğu apaçık tehditleri de gizliyorsunuz. Bu kimin işine gelir? Elbette PAPALIĞIN işine gelir. İster ajan olun, ister olmayın farketmez Her halükarda aynı amaca hizmet etmiş oluyorsunuz…
3 İNANCI ANLATIP BAĞLIYOR
Şu cümlesi çok önemli: “Bunların hepsinde asıl taptığımızın Allah olduğunu idrak edersek zaten farklılıklar kalkıyor aradan”
Dikkat ettiyseniz yaşadığı hikâyelerle anlatmaya başladığı Budizm’in arkasından Hıristiyanlık ve sonunda da yahudilik geliyor. Hepsinden bir misal verdikten sonra: “Aslında dinler arasında hiçbir fark yok” diyor ve “önemli olanın hakikatte Allah’a tapmak olduğunu” söylüyor.
Biz “Dinler Arası Diyalog” uzmanları da anlıyoruz ki, bu anlatım çok doğaçlama olmayıp belirli bir plan dâhilinde ilerliyor.
Ve yine anlıyoruz ki amaç, Dinler arası diyaloğun en büyük hedefi olan “dinler çorbasını” oluşturmaktır. Özellikle Hıristiyanlığın yayılmasının en büyük engeli olan “Müslümanların karşıtlığını” kırmaktır. En azından zihinlerde bunu yeşertmeye çalışmaktır.
Ne yazıktır ki Mevlana Hazretlerini ve Tasavvufu da bu çirkin emellerine alet ediyorlar…
CÜBBELİ HOCA'NIN KISA BİR ARAŞTIRMASI
Bu konuda Cübbeli Hocamızında kısaca bir araştırması var. O Metris’te bile boş durmuyor. İşte 21. Numaralı mektubunda geçen o bölüm:
Televizyonlarda tasavvuf ve Mevlânâ yorumcusu olarak baş gösteren, İslamî geçinen kanallarda bile itibar gören Cemalnur Sargut adlı kadının insanı dinden çıkaran görüşlerini nakletmiş, ben de size naklediyorum. Aman Müslümanları uyandırın da biri bunlara kapılıp dinden çıkmasın. Bakın kızım neler yazmış:
“Hocam! Öncelikle bu kadın insanların sorduğu sorulara düz cevap vermektense eveleyip geveliyor ve kafa karıştırarak aralarda zehirli İslam dışı düşünceleri yayıyor. Saf milletimiz de ne dediğini anlamasa da yumuşaklığına kanarak ‘Vay be! Bu kadın bir Allâh dostu (sümme hâşâ)’ diyecek kadar bu kadına inanıyorlar.
Canım babam! Şimdi sana yazın hazırlayacağım reddiye kitabında daha geniş araştırma yapacağım için daha fazla kanıt sunacağım ama şu an az kanıtlarla çok şey anlatan deliller yazacağım:
a) TNT kanalında Ömer Çelakıl’ın sunduğu Hayatın Şifreleri isimli programdan:
Ömer Çelakıl: ‘Bir peygamber şöyle der: ‘İki tanrıya tapamazsınız, Allâh’a inanmak zorundasınız.’ Zaten bizim inandığımız Allâh ile Hristiyanların inandığı Tanrı da aynıdır’ deyince karşıda konuk olan Cemalnur Sargut ise: ‘Evet çok doğru. Ne kadar güzel söylediniz’ diyor.
b) TRT 1’deki Gülbence isimli programdan:
Cemalnur yine sevgiden, güzellikten bahsederken Gülben Ergen: ‘Hatta başka dinde olanlar da oruç tutmuyor, namaz kılmıyor ama biz onları seviyoruz’ deyince Cemalnur şöyle diyor:
‘Çok güzel söylediniz. Zaten Mevlânâ Hazretleri de: ‘Bütün dinlerde bu inanış vardır. Bütün dinlerdeki insanların taptıklarında ‘Yâ Rabb! Yâ Hayy!’ sesi geliyor. Hatta bir anımı anlatayım; Amerikalı çok arkadaşım vardır. Bir gün beni Budist tapınağına götürdüler, içeride fil görünümünde bir kadın heykelinin önünde saygı gösteriyorlar, öyle inanıyorlar ki çok güzeldi. Zaten onlar da Allâh’a tapıyorlar, sadece o heykelde Allâh’ı bulmuşlar, fark yok. Zaten dinler arasında fark yoktur. İslam hepsini kucaklar.
Tekrar affınızla bir anımı anlatayım. Yahudi bir arkadaşım var, kendisini çok ama çok seviyorum. Bir oğlu var, kendisi oğluna çok düşkündür. Bir gün araba oğlunu eziyor, oğlu hastaneye yatıyor, eve geliyorum bir de ne göreyim o kadın evde. Oğluna çarpan adamla oturuyor. Soruyorum ona ‘Neden hastanede değilsin?!’ diye, o da bana: ‘Bu şöför oğlumu yanlışlıkla ezdi, şimdi çok vicdan azabı çeker, onu teselli ediyorum. Bu başıma gelenler Allâh’ın imtihanıdır’ dedi. Bakın işte bu Yahudi arkadaşım benim için çoğu Müslümandan daha Müslümandır.’
c) Yaşasın İftar isimli programdan:
Programa mail yollayan Hollandalı bir kadın Cemalnur’u çok sevdiğini, onunla İslamı öğrendiğini ve sonra kapanmaya karar verdiğini yazıyor ve ekliyor ‘Kapandıktan sonra çok baskı gördüm, kocam beni istenmedi, hep dışlandım sonra da dayanamayıp açıldım. Şimdi aile yaşantım daha güzel ama düşünüyorum Allâh bana kızar mı? Yaptığım doğru mu? Hocamız Cemalnur Hanım açıklar mı?’
Cemalnur Sargut şöylece açıklık getiriyor: ‘Koca çok önemlidir, onların sözleri bizler için emir gibidir. Mutlulukta çok önemlidir, ben bu kadına daha ayrıntılı mail atacağım.’
Kendi sitesinden bulduğuma göre o kadına yolladığı mail şöyle: ‘Maddi, manevi ve ahlaki tesettürü uygulayan veya uygulamayan herkese hürmetim olduğunu söylemek istiyorum. Kur’ân’da yorumu o devrin din âlimlerine bırakılmış âyetlerle, üzerinde yorum yapılamayacak kat‛î emirler vardır. Demek ki devrin an‛ane, gelenek ve yapısı insanların tesettür anlayışı üzerine değişiklikler yapabilir. Ama insanlar kendilerini nasıl rahat ve huzurlu hissediyorlarsa öyle giyinmeliler ve her şeye rağmen ahlaki değerlerini kaybetmemeliler. En büyük tesettür kötü huyları örtmektir. Allâh onu herkese nasip etsin.’” Bu kadın hakkındaki alıntı burada bitti.
Görüyorsunuz bu kadın zaten kendi açık, ona göre konuşuyor. İman olmadan çarşaf giyinse de faydası olmayacağı malum. Buna çok kanan var. Kendisi Mevlevî şeyhiymiş gibi bazı Hristiyanlara da şeyhlik veriyormuş, zaten bu işler o kadar bollaştı ki almayanı dövüyorlar. Aman milleti özellikle kadınlar birbirlerini bunun fitnesine kanmasınlar diye uyarsınlar.
Ben geçen sene özel vizeyle yani vizelerin açık olmadığı dönemde umreye gitmiştim. Bu kadın özel vizeler alarak meşhur bürokratların, zenginlerin hanımlarını, belki yüzden fazla kadın-erkek milleti toplamış umreye götürmüş. Ben de bazı yanlışlarını duymuştum ama çok araştırmaya vaktim olmamıştı. Sonra bir de baktım, meğer aynı otelde kalıyormuşuz.
Adamın biri asansörde bana hürmet etti, hoşbeş etti ve sonra “Hocam bu akşam Cemalnur Hocamız’ın sohbetine gelir misiniz?” dedi, ben de ismi birden hatırlayamadım ama büyük bir veliymiş gibi söyleyince ben de erkek zannedip “Yeni geldim vakit bulamam ama sonra ziyaret ederim” dedim. Sonradan öğrendim, meğer bu kadınmış, tabi görüşmedim.
Hepimiz ölüp âhirete gideceğiz ne olur dinimize hizmet edelim. Bu proje uluslararası! Diğer dinleri hoş görme projesi. Buna karşı Müslüman halkımızı uyaralım. Geçen bir karikatürde Papa’nın: “Türkiye’de kanallar zaten bizden iyi misyonerlik yapıyorlar, millet de zaten Hristiyan olmuyor, boşuna masraf etmeyelim, oradaki personeli çekelim, bu işi tv kanallarına bırakalım” dediğini resmetmişlerdi.
Bu kadını Kanal 7’ye bağlı Ülke Tv’de âlimlerle, velilerle ilgili yapılan bir programda bile çıkardılar. Aman imanımıza sahip çıkalım. Allâh-u Te‛âlâ:
﴿إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْإِسْلَامُ﴾
“Şüphesiz ki Allâh nezdinde o (gerçek ve makbul) din ancak İslâm’dır.”(Âli ‛ImrânSûresi:19’dan)
﴿وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْإِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ﴾
“Her kim dîn olarak İslâm’dan başkasını ararsa, asla kendisinden (bu yanlış dîni de, diyâneti de) kabul edilmeyecektir”(Âli ‛ImrânSûresi:85’den) buyururken nasıl bütün dinler eşit olur?! Fil heykeline tapan nasıl Allâh-u Te‛âlâ’ya ibadet etmiş olur?! Bir Yahudi nasıl birçok Müslümandan iyi olur hatta daha Müslüman olur?!
Allâh-u Te‛âlâ:
﴿لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ﴾
“Yahudileri ve Hristiyanları (kendiniz için güvenecek, yardım edip yardım isteyecek ve ahbap gibi geçinecek) dostlar edinmeyin!” (MâideSûresi:51’den)buyururken nasıl bir Müslüman kâfir birini dost edinir. Bunların her biri insanı kâfir etmeye yeter de artar. Bir de hepsi birleşirse o zaman katmerli kâfirlik olur. Rabbim cümlemizi bu belalara düşmekten muhafaza eylesin. Âmîn! (Cübbeli Hoca’nın mektubu sona erdi)
Diyalog felsefesinde buluşanların “Budizm” hayranlığı da dikkat çekici boyutlardadır.
Bu zihniyetler ile mücadelemiz devam edecek. Hıristiyan, yahudi ve diğer dinleri bütünleştirme, dinler çorbası yapma hayalleri suya düşecek İnşaAllah. İslam’ın hak ve tek bir din olduğu gerçeğini her yerde ve zeminde haykıracağız… Sinsi planları deşifre ederek halkımızı bilinçlendireceğiz. Onlar zırvalarında bıkana kadar biz reddiyelerden bıkmayacağız.

kaynak:
http://www.ismailaga.info/yazi/2012/07/26/cemalnur-sargut-faciasi/

rabbinsadikkulu
10-11-2012, 01:29
bakınız cemalnur kendi sitesinde yayınladığı "eserleri" ni sıralamış. (dikkat edin, eser diyor. gördüğünüz gibi, pek te mütevazi. biz kitap diyeceğiz.)

** Eserleri:
- Yaratılış Sırrı - Meryem Sûresi 1-15. Ayet, (2012), Nefes Yayınevi, İstanbul
- İnsan-ı Kamil’in Hakikati, (2012), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Bakara II, (2011), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Can-ı Candır: Ahmed Muhammed Mustafa, (2011), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Hz. Şit, (2011), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Hz. Adem, (2010), Nefes Yayınevi, İstanbul.

- Samiha Ayverdi ile Sırra Yolculuk, (2009), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Bakara, (2009), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Kabe’nin Hakikatı, (2009), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Dinle, (2008), Nefes Yayınevi, İstanbul.

- Ey İnsan, (2007), Nefes Yayınevi, İstanbul.
- Kenan Rifai ile Aşka Yolculuk, (2006), Sufi Kitap, İstanbul.
- Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed, (2006), Timaş Yayınları, İstanbul.

kaynak:
http://www.cemalnur.org/contents/detail/cemalnur-sargut-kimdir/12




not1: kadın 1952 doğumlu. yani şu anda miladi 61 yaşında. kadın 2006 yılına kadar, yani 54 yaşına kadar, kitap yazmamış. ama ne oldu ise olmuş kadın 2006 yılından sonra peşpeşe kitap yazmaya başlamış. yazdığı kitapları, kronolojik olarak sıralamak istiyorum.

2006 - 2 tane
2007 - 1 tane
2008 - 1 tane
2009 - 3 tane
2010 - 1 tane
2011 - 3 tane
2012 - 2 tane

kadın yakında oxford üniversitesinde kürsü açacakmış.

not2: "...Bakınız Müslüman görünümlü binlerce ajanın İslam memleketlerinde olduğunu biliyoruz. Kesin olarak şu veya bu diyemiyoruz. Ama yaptığı faaliyetlere bakarak o ajanlardan olmasa bile aynı güce hizmet ettiğini anlıyoruz..."
kaynak:
http://www.ismailaga.info/yazi/2012/...argut-faciasi/ (http://www.ismailaga.info/yazi/2012/07/26/cemalnur-sargut-faciasi/)

MÜTEŞEKKÜR
10-11-2012, 12:28
Bu kadın eğer kripto (gizli yahudi veya hıristiyan) değilse ben namerdim.Dikkat edin bu kadında kesinlikle münafıklık kokuyor.Dinimize nifak sokmaya çalışıyor.Dinde reform yapmak niyetinde olduğu aşikardır.

rabbinsadikkulu
25-11-2012, 11:23
bir sitede bu kadın şu şekilde takdim edilmiş;

"
...Yazar Cemalnur Sargut 1952 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Üniversite eğitimini Kimya Mühendisliği dalında tamamlayan Yazar Cemalnur Sargut 20 yıl kadar kimya öğretmenliği yapmıştır. Mutasavvıf bir ailenin emeğiyle büyüyen Cemalnur Sargut, felsefeye ilgi duyarak büyük felsefecilerin hayatlarını araştırmıştır. Felsefenin yaşanılamayan bir ilim olduğunu fark eden Yazar Cemalnur Sargut , Hz. Mevlânâ'ya yönelmiş ve hocası Sâmiha Ayverdi'nin yönlendirmesiyle Kur'an-ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevi çalışmalarına başlamıştır. Yazar Cemalnur Sargut daha 24 yaşında gençlere Mesnevi anlatmış ve anlamalarına yardımcı olmaya başlamıştır.Bu güzel hizmetleri günümüze kadar yapmış olduğu birçok hizmetle devam etmiştir.Yazar hem yapmış olduğu işlerle hemde yazmış olduğu kitaplarla tasavvufun anlaşılmasına hizmet etme gayretiyle yaşamıştır ve bu hizmetlerine devam etmektedir...."

kaynak:
http://akliselim.net/ansiklopedi/kimdir/1058-cemalnur-sargut-kimdir.html










başka bir sitede de bu kadın felsefe yaptığı için eleştirilmiş;

"...Kaybeden neden kaybediyor biliyor musunuz? “Felsefe yapmaktan”
İnsanların en büyük sorunu budur. İnsanlar Allah’u Teala’nın Kur’an-ı Kerimde buyurduğu ve Peygamberimiz’in hadis-i şeriflerde izah ettiği İslamı bırakarak, kendi anladıkları İslam’ı anlatırsa CEMALNUR vakıası gibiler ile sık sık karşılaşmak mümkün olacaktır. Onun için Mahmud Efendi hazretlerimiz buyurmuşlardır ki: “Felsefe ahmaklıktır”
Biz kendi felsefemize, düşüncelerimize veya tevillerimize göre değil, Allah’u Teala nasıl inanmamızı istiyorsa öyle inanmalıyız. Mesela Allah’u Teâlâ: “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” buyuruyorsa biz bunu çeşitli teviller ile eğip bükemeyiz. Komşu ise komşuluk hakkını veririz fazlası bizi aşar. Laubali olamayız, dost edinemeyiz. Çünkü Allah’u Teâlâ yasaklıyor… Kendi aklına değil de Kur’an-ı Kerim’e uyuyorsan yapacağın budur…"

kaynak:
http://www.frmtr.com/dini-sohbetler/4937796-cemalnur-sargut-faciasi.html

rabbinsadikkulu
25-11-2012, 11:28
üstadımızın felsefe ile ilgili düsturu aşağıdaki gibidir.

"Evet, bütün ehl-i ihtisas ve müşâhedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin ittifakıyla, o uzun ve karanlıklı ebedü'l-âbâd yolunda zâd ve zahîre, ışık ve burak ancak Kur'ân'ın evâmirini imtisâl ve nevâhîsinden içtinâb ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san'at ve hikmet o yolda beş para etmez. Onların ışıkları kabrin kapısına kadardır.İşte ey tenbel nefsim! Beş vakit namazı kılmak, yedi kebâiri terk etmek ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Neticesi ve meyvesi ve fâidesi ne kadar çok, mühim ve büyük olduğunu aklın varsa, bozulmamış ise anlarsın. Ve fısk ve sefâhete seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin:"Eğer ölümü öldürüp, zevâli dünyadan izâle etmek ve aczi ve fakrı beşerden kaldırıp kabir kapısını kapamak çaresi varsa, söyle; dinleyelim. Yoksa sus! Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur'ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım.Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur."
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b475.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b476.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b477.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b478.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b479.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b480.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b481.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b482.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b483.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b484.gif
http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl1/b485.gif
Allah'ım, kalplerimizi İmân ve Kur'ân nuruyla nurlandır.Allah'ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir; Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl. Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle. Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et. Kulun, peygamberin, seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, masnuâtının melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisânı, rahmetinin timsâli, mahlûkatının nuru, mevcudâtının şerefi, mahlûkatının çokluğu içinde birliğinin kandili, kâinat tılsımının keşşâfı, rubûbiyet saltanatının dellâlı, hoşnut olduğun şeylerin tebliğ edicisi, gizli isimlerinin tanıtıcısı, kullarının muallimi, âyetlerinin tercümânı, rubûbiyet güzelliğinin aynası, şuhud ve işhâdının medârı, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin habîbin ve resûlün olan Efendimiz Muhammed'e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle.âmin." (
Sözler | Yedinci Söz | 36)


kaynak:
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=26&a=felsefe

rabbinsadikkulu
25-11-2012, 11:30
"...Haşiye:Suâl: Eğer dense, "Neden en çok misâlleri çiçekten ve çekirdekten ve meyveden getiriyorsun?"Elcevap: Çünkü onlar hem mu'cizât-ı kudretin en antikaları, en hârikaları, en nâzeninleridirler, hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalâlet ve ehl-i felsefe onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler...."

kaynak:
http://www.risaleara.com/oku.asp?id=56&a=felsefe

MÜTEŞEKKÜR
25-11-2012, 14:05
Cemalnur münafık olup bid'at sahibidir, ve aynı zamanda reformcudur..Allah muhafaza buyursun, cahil cühela takımı onu alim zannetmektedir ki onun verdiği fetvalarla yollarını sapıtmışlardır.

girdap
25-11-2012, 19:24
Forum ahalisi elele vermiş bir münafık daha kazanmışız. Hayrını görelim!

Benim bir önerim var. 5-10 kişiden oluşan bir seçici kurul oluşturalım. Bu kişiler, forumda oluşturulacak özel bir konuda tanınmış kişilerin ne olduğuna karar verip onları sınıfına göre listelesin. Sonradan foruma gelen ziyaretçiler fazla zorlanmadan kimin ne olduğunu öğrensin.

Format şu şekilde olacak:

A - KAFİR OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
x kişisi, y kişisi vs.

B- MÜNAFIK OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
a kişisi, b kişisi

C- FASIK OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
z kişisi, v kişisi..

Pratik olmaz mı? Af ya Rabb af.

redyellow
25-11-2012, 23:32
Hakkında şu bu vs. demem, ana ne dinlerim ne dinletirim bunu evimde.

MÜTEŞEKKÜR
26-11-2012, 10:58
Forum ahalisi elele vermiş bir münafık daha kazanmışız. Hayrını görelim!

Benim bir önerim var. 5-10 kişiden oluşan bir seçici kurul oluşturalım. Bu kişiler, forumda oluşturulacak özel bir konuda tanınmış kişilerin ne olduğuna karar verip onları sınıfına göre listelesin. Sonradan foruma gelen ziyaretçiler fazla zorlanmadan kimin ne olduğunu öğrensin.

Format şu şekilde olacak:

A - KAFİR OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
x kişisi, y kişisi vs.

B- MÜNAFIK OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
a kişisi, b kişisi

C- FASIK OLDUĞUNA KARAR VERİLENLER
z kişisi, v kişisi..

Pratik olmaz mı? Af ya Rabb af.


Onlar hakkında tam bilgi sahibi olmadan burada bir şeyler paylaşmak bizim için hayırlı olmaz.Biz genellikle onların sözlerine göre zahiri anlamda hüküm verebiliriz.Lakin onlar kendi söyledikleri sözün sorgulanmasını başkalarından istemedikçe hakkında müsamaha gösteremeyiz.İslam'a yıkıcı, fitne ve fesat reform ve bid'at karıştıranlarında hasmı oluruz.

Dadaş
07-12-2012, 15:49
cemalnur hanımefendi fazla söylemiş. islamın şartı tektir. oda kelime-i şahadettir.




sen hangi dindensin aslanım...

cemaliii
07-12-2012, 20:50
sen hangi dindensin aslanım...

müslümanız. araştırın sizde göreceksiniz tek şartının kelime-i şahadet olduğunu.

MÜTEŞEKKÜR
07-12-2012, 21:31
müslümanız. araştırın sizde göreceksiniz tek şartının kelime-i şahadet olduğunu.

Yahu sen kriptolardan mısın nesin? Her yönde İslam'a karşı zıt fikirlerin var.Bu nasıl müslümanlık böyle?

Abdullah bin Ömer : Rasulullah aleyhisselam buyurdular ki ; İslam binası beş şey üzerine kurulmuştur. Allah'tan başka ilah olmadığına, benim Allah'ın kulu ve elçisi olduğuma şehadet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, Ramazan orucunu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'ı haccetmendir. (Buhari kitabul İman, hadis no.:8)

Bu hadis-i şerif sahihtir.Sizler İslam'dan kopmuşsunuz da bundan haberiniz yok!.Yeniden iman ediniz...