PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başbakan’dan Gündemi Sarsacak Gülen Çıkışı : Başörtüsü Füruattır Diyenler Oldu !



Dua Nur
05-12-2013, 21:14
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu akşam İstanbul’da İlim Yayma Vakfı’nın 40. Yıl programında yaptığı konuşmada cemaate ve Fethullah Gülen’e çarpıcı göndermeler yaptı.

Başörtüsünün uzun yıllara yasaklandığını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kızlarımız büyük zulümler gördü. Kim verecek bunların hesabını” dedi. Erdoğan “O dönemlerde başörtüsü füruattır diyenler oldu” diyerek de o sözü söyleyen Fethullah Gülen’e göndermede bulundu.

Erdoğan’ın cemaate yönelik göndermesi de “Sizi biz okuttuk neferimiz olacaksınız demediler” sözleriyle imam hatip neslinde bahsederken oldu.

İşte Erdoğan’ın o mesajları:


http://youtu.be/nTHVe5kgrpY?t=9s

medyagündem

Zülkarneyn-23
05-12-2013, 21:29
AKP zinayı yasa ile serbest hale getirdi. Ayrıca domuzu kasaplık hayvan haline yasayla getirdi. Önce bunların hesabını versinler.

kaçak
05-12-2013, 21:39
Inanmıyorum hemde cidden inanmıyorum

talib
05-12-2013, 21:39
Cemaati yerin dibine sokmuş resmen. Cemaatin söylediği avamca saçma sözlere de cevap vermiş. Cemaatin hizmetinden kastını da yazmış. Resmen rezil etmiş, gerçek hizmet nedir onu da öğretmiş.

muallim08
05-12-2013, 21:40
AKP zinayı yasa ile serbest hale getirdi. Ayrıca domuzu kasaplık hayvan haline yasayla getirdi. Önce bunların hesabını versinler.

Bi sor bakayım niye yaptı. Cevap: Mehdinin gelmesini hızlandırmak için. Zulumle iyice dolarsa dünya mehdi de hemen geliverir. Yani arkadaşına söyle hazır olsun. Seçimlerden sonra çıksın piyasaya....

NurrBanuu
05-12-2013, 21:57
Usta Takiyyeyi yüzlerine çarptı!

NurrBanuu
05-12-2013, 21:59
DERSHANE düştü TAKİYYE göründü.

agbi
05-12-2013, 22:00
Mahabad

Kimsin ki PENSİLVANYA benzetmesi ile F.Gülen e AĞLAK tanımını yapıyorsun.

YETERİN ARTIK

talib
05-12-2013, 22:01
Mahabad

Kimsin ki PENSİLVANYA benzetmesi ile F.Gülen e AĞLAK tanımını yapıyorsun.

YETERİN ARTIK

agbi seni diğer konuya bekliyoruz. neden yoksun agbi (:

Kafkas Kartali
05-12-2013, 22:09
Usta Takiyyeyi yüzlerine çarptı!

http://www.youtube.com/watch?v=Rk6zfGPsPx8

Buyrun ustanız.Sadece ilk 20 saniyeyi dinlemeniz kafi.

NurrBanuu
05-12-2013, 22:09
http://u1312.hizliresim.com/1j/5/v6unt.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

ede
05-12-2013, 22:11
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu akşam İstanbul’da İlim Yayma Vakfı’nın 40. Yıl programında yaptığı konuşmada cemaate ve Fethullah Gülen’e çarpıcı göndermeler yaptı.

Başörtüsünün uzun yıllara yasaklandığını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kızlarımız büyük zulümler gördü. Kim verecek bunların hesabını” dedi. Erdoğan “O dönemlerde başörtüsü füruattır diyenler oldu” diyerek de o sözü söyleyen Fethullah Gülen’e göndermede bulundu.

Erdoğan’ın cemaate yönelik göndermesi de “Sizi biz okuttuk neferimiz olacaksınız demediler” sözleriyle imam hatip neslinde bahsederken oldu.

İşte Erdoğan’ın o mesajları:


http://youtu.be/nTHVe5kgrpY?t=9s

medyagündem



ahiretteki mesuliyeti nedeniyle, biz kimseyi tekfir etmeyiz.

yanlış anlamaları önlemek için cümleyi şöyle dizayn edelim;


bu şamarın sesi, taa.... küfrün anavatanı ABD den gelir.

Enes
05-12-2013, 22:11
Erdoğan burada çok net olara şunu ifade ediyor;

Madem sen şişirilmiş bir belge (ki o belgeden çok daha önceden haberiniz de oldu) üzerinden bize karşı tüm hüsnü zannını yitiriyorsun o halde biz de tüm yaşananlara rağmen size beslediğimiz hüsnü zannı yitiririz.

Doğru bir tutum mu?

Değil belki ancak sen bir hocaefendi olarak İsrail'e karşı bile bu kadar net ithamlar kullanmadıysan o halde suçlu aramayacaksın.

levent48
05-12-2013, 22:14
Geri adım meri adım yok...Erdoğan bu çuvalı daha çoook sallayacak....Hocanın tozunu çıkaracak...

Ahter
05-12-2013, 22:22
http://www.youtube.com/watch?v=Rk6zfGPsPx8 Buyrun ustanız.Sadece ilk 20 saniyeyi dinlemeniz kafi. Sen git Konevi haz. sor, Erdoğanı, sonra gel burda söyle..

Ahter
05-12-2013, 22:24
[QUOTE=Ahter;1331064] Sen git seydana sor, sonra burda fikrini söyle..

ede
05-12-2013, 22:30
Geri adım meri adım yok...Erdoğan bu çuvalı daha çoook sallayacak....Hocanın tozunu çıkaracak...


evet gunduzalp in yorumunu merak ettim şimdi.

galiba geri adım yok!!!

bakış
05-12-2013, 22:59
Tamam bu video çok net.Gülen-başbakan kavgası en yetkili ağız tarafından açığa çıktı.Bakalım pensilvanyada yaşayan emekli imam'dan netür bir açıklama gelecek.

ede
05-12-2013, 22:59
tayyip beyin açıklamasının her cümlesinde ne anlamlar gizli bir bilseniz. lütfen dikkatli okuyun. bir daha okuyun!!!!



Bizi yetiştirenleri bir Allah biliyor (http://erdemlihayat.com/?p=12400)

05.12.2013Yorumlar Kapalı
http://erdemlihayat.com/wp-content/uploads/2013/08/erdogan-jpg20130822222606-180x180.jpg (http://erdemlihayat.com/wp-content/uploads/2013/08/erdogan-jpg20130822222606.jpg)

İmam Hatip Okullarının ilk yıllarını anlatan Başbakan Erdoğan, “Öyle arkadaşlarımız vardı ki ayaklarına giyecek ayakkabıları yoktu. Onların imdadına hayırseverlerimiz yetişiyordu. Onlar kendilerini hiç göstermediler. Verirken de hiçbir ayrım yapmadılar. Verdik karşılığını alırız demediler. Sizi biz okuttuk, siz artık bizim neferimizsiniz demediler” dedi.



HABER 7


İmam Hatip yıllarını anlatan Erdoğan kursa gittiklerini ve devamında İmam Hatip lisesinde okuduklarını anlattı. Erdoğan, “İlim Yayma Cemiyeti’nin Vefa’da şuanda yurdun olduğu yerdeki o ahşap binada İmam Hatip’e hazırlık kurslarına gittiğim günleri hatırlıyorum. Ki orda bizden önceki abilerimiz İmam Hatip okudular. Ama biz orada kursu aldık. Ondan sonra da geldik Fatih Çarşamba’daki İmam Hatip’e başladık. Orada okuduk. Orası İstanbul’un tek İmam Hatip okuluydu. Ama şimdi bu sayılar her ilçeye yayılmış her ilçede oluşmuş vaziyette” diye konuştu.

VERDİK KARŞILIĞINI ALIRIZ DEMEDİLER

İmam Hatip yıllarını ve İlim Yayma’nın yardımlarını anlatan Erdoğan, “İmam Hatip sıralarında bizim öyle arkadaşlarımız vardı ki haftalar boyunca onlara harçlık gelmezdi. Ayaklarına giyecek ayakkabı, üstlerine giyecek bir ceket bir kıravatları yoktu. Yatılı okulda, yurdumuzun imkanları neyse onunla yetiniyorlardı. Ama işte o arkadaşların imdadına o hayırseverlerimiz yetişiyordu. Çoğunun kim olduğunu ne biz bildik ne o ihtiyaç sahibi arkadaşlarımız bildi. Kendilerini hiç göstermediler. Sağ elleriyle verdiklerini sol elleri hissetmedi. Verirken de hiçbir ayrım yapmadılar. Bu bizden şu sizden diye bir ayrım yapmadılar. Bu doğuludur, bu batılıdır, bu siyahtır, bu beyazdır, bu Türktür, bu Kürttür demediler. Verdik karşılığını alırız demediler. Sizi biz okuttuk. Siz artık bizim neferimizsiniz demediler. İnsana borsada işlem gören bir meta, üzerini yatırım yapılabilir bir finans aracı olarak asla bakmadılar. Buradan ne kazanırız hesabına girişmediler. İnanın o hayırserleri bir Allah biliyor. Bir de sadece kendileri” dedi.

BİZİ SON GÜNLERDE ÇOK ÜZEN KONU…

İmam Hatip’in önlerinin kesildiğini hatırlatan Erdoğan, “Ama baktılar ki yaşanan gelişme iyi değil bunun önünü kesmek lazım dediler. Önce damarlarımızdan bir tanesini kestiler ve orta kısmı kapattılar. İşi biliyorladı. Diyorlardı ki biz şurayı kesersek bu ülkede asıl kendileri için son günlerde maalesef çok üzen konu ve dediler ki biz bu işi çözeriz. Ve bu adımı attılar” dedi.

ONLARIN HESAPLARI VARSA, ALLAH’IN DA VAR
Erdoğan, “Adımı attılar ama tabi onların tuzakları varsa, onların hesapları varsa o tuzakların üstünde o hesapların üstünde Rabbimin de bir hesabı vardı ve bu hesap tecelli etti. Ve olan oldu. Hamd olsun sabırlıydık. Ama birilerinin sabırsız olduğunu şimdi iyi anlıyorum. Ama biz sabırlı olmaya mecburduk. Çünkü biz şunu biliyorduk. İlahi mesaj bir anda gelebilirdi ama bir anda gelmedi. İlahi mesaj 22 yılda geldi. Kuvvet kudret sahibi olan ona bir anda gönderebilirdi. Bir anda göndermedi çünkü insanın ruhen buna hazırlanması gerekiyordu. Bu hazırlık olmadığı sürece bu işin kabulü de zordu. Mekke ve Medine hazırlandıktan sonra insanoğlu fevç fevç buraya akın ediyordu. İşte bizim de buralardan mesajı almamız gerekiyordu” diye konuştu.

RAHATI GÖRENLER FARKLI DURUMA BÜRÜNDÜ

28 Şubat yıllarını hatırlatan Erdoğan, “Ben İmam Hatip mezunu olarak istediğim üniversiteye gidemedim. Çünkü bize yasaktı. Artık o döneme geldik. Ama bu iş onları rahatsız etti. Bunu da başardılar. Sabır sabır derken bir 28 Şubat oldu. O ara bu ülkeye çok şeyler kaybettirdi. Bunun farkında olanlar var olmayanlar var. Bir nesil katledildi. Bunu yapanlar bu vebalin altından kalkamaz. 28 Şubat bu ülkeye çok şeyler kaybettirdi. Temenni ederim ki bunu da anlarız. Bazıları da nedense rahatı görünce farklı bir duruma büründüler. Biz böyle olsun istemezdik. Ama bu da oldu maalesef. Temenni ederim ki bunu da anlarız. Ama bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Haberin orijinali:

http://www.haber7.com/ic-politika/haber/1102595-rahati-gorenler-farkli-duruma-burundu (http://www.haber7.com/ic-politika/haber/1102595-rahati-gorenler-farkli-duruma-burundu)

ede
05-12-2013, 23:38
@Mahabad (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=21697)

Kimsin ki PENSİLVANYA benzetmesi ile F.Gülen e AĞLAK tanımını yapıyorsun.

YETERİN ARTIK


buyrun...


sana bir de sosyal mesaj vermek gerek ; "..SİZİN GİBİ GENÇLERİ KAMPLARDA GÖRMEK İSTERİZ..."

ama biz değil cmylmz versin; :) (ŞİDDETLE İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM!!!)

not: risalei nurun varisleri nurculardır. ne olduğu belli olmayan fetulahçılar nurcu değildir. EY ŞAKİRDLER, UYANIN!!!

http://www.youtube.com/watch?v=U1TB7P-_cCU


http://www.youtube.com/watch?v=U1TB7P-_cCU

Ebu Computer
05-12-2013, 23:42
Başbakanın konuşmasından abiler rahatsız olmuş mu ?

http://radorecdn.bobiler.org/upload/photographs/2645199654.jpg

zebih
05-12-2013, 23:49
Buğdayı her türlü hormonu basarak saksıda yetiştirenlere büyük mesaj vermiş...

ihvanistanbul
06-12-2013, 01:08
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu akşam İstanbul’da İlim Yayma Vakfı’nın 40. Yıl programında yaptığı konuşmada cemaate ve Fethullah Gülen’e çarpıcı göndermeler yaptı.

Başörtüsünün uzun yıllara yasaklandığını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kızlarımız büyük zulümler gördü. Kim verecek bunların hesabını” dedi. Erdoğan “O dönemlerde başörtüsü füruattır diyenler oldu” diyerek de o sözü söyleyen Fethullah Gülen’e göndermede bulundu.

Erdoğan’ın cemaate yönelik göndermesi de “Sizi biz okuttuk neferimiz olacaksınız demediler” sözleriyle imam hatip neslinde bahsederken oldu.

İşte Erdoğan’ın o mesajları:


http://youtu.be/nTHVe5kgrpY?t=9s

medyagündem


Seni yaratan Allaha kurban olayım ben!

ede
06-12-2013, 01:26
tayyip bey, camiadan gelecek muhtemel üç darbeye hazırlıklı olsun... (danışmanlarının bilgisine...)

1- gemicikler

2- isviçre...

3- malum kasetler...


not: bizce bir manifesto yayınlasın. hareketini yeniden tanımlasın. insanoğlunun zaafları vardır, ama zaafı olanı partide barındırmam, hata yapanın gözünün yaşına bakmam desin. hatası olanı (makam mevkisine bakmadan) anında partiden şutlasın. insanımız affedicidir.

ramazan_17
06-12-2013, 01:32
kasımpaşalı sen bitanesin..memleketimin pırıl pırıl gençlerini bu yanlış yoldan giden f.gülenn ve tayfasının elinden kurtar inşallah..ALLAH yardımcın olsun..ALLAH yolunu açık etsin..

lübb
06-12-2013, 01:44
anlaşıldığı kadarı ile, hiçbirşey eskisi gibi olmayacak.

önemli gelişmelere gebeyiz...



"mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler"


kendi fetulahlarına imada (hatırlayın, bu kupa amerikaya girsin diyen ergun babahan) bulunan yazara kapıyı (defalarca özür dilemesine rağmen) gösterip, peygamberimize iftirayı "hoşgören" bu (adam çıkıp hata ettim özür diliyorum, tövbe ediyorum bile diYemedi) zihniyeti kınıyoruz.

BU KİŞİLER İMANLARINI SORGULASINLAR!!!


çok bilmişlik taslama.

evvelen; kendi şeyhine söz söylendiğinde yeri göğü yıkanlar, peygamberimize söz söylendiğinde süt dökmüş kedi gibi oluyorlar. bu kişiler imanlarını sorgulamalıdırlar.

saniyen; sevgili peygamberimize laf etmenin hem bu dünyada hem ahirette bedelleri olacaktır, olmalıdır. yok "özgürlük", yok "insan hakkı"... vs martavallarına sığınılarak sevgili peygamberimize laf edilmektedir. bu kişilerin, dili kesilmelidir ki, bundan sonra laf edecekler, iki kere düşünsün...

salisen; evet tekrarlıyoruz. sevgili peygamberimiz sözkonusu olunca, gerisi teferruattır. sevgili peygamberimizi sahipsiz mi sandınız!!!

önce konuyu özetleyelim;

fetulah gülenin, dersanelerin kapatılması ve de "the camia" ya karşı, hükümetçe yürütüldüğünü iddia ettiği operasyonla ilgili açıklaması aşağıda

http://www.youtube.com/watch?v=Xov1Z0fds3Y

http://www.youtube.com/watch?v=Xov1Z0fds3Y

(aşağıdaki videonun 12:00 dakikasından sonrasına bakılabilir - ama tavsiyemiz tamamını dinlemeniz)

http://www.youtube.com/watch?v=Z1WX34Kg6jc
http://www.youtube.com/watch?v=Z1WX34Kg6jc


bu açıklamalardan sonra, fetulahçılar tek merkezden kontrol edilmişçesine, hükümete (otoriteye, güce karşı) saldırıya geçtiler.

bunlardan biri de ibrahim öztürk




burada konu olan adamın adı ibrahim öztürk, marmara üniversitesinde doçentmiş. ve de zaman gazetesinde muteber bir yazar. kısaca fetulahçı

twitter da yazdığı mesaj; "Peygamberin bile kıblesi şaştı oğlum!!! Küdüs'tü Kabe oldu. Bu alemde değişmeyen tek şey yalakalık, güce tapmak." şeklinde.

zaman gazetesindeki adresi:
http://www.zaman.com.tr/ibrahim-ozturk/sektor-kapatmak_2168680.html (http://www.zaman.com.tr/ibrahim-ozturk/sektor-kapatmak_2168680.html)

twitter adresi:
https://twitter.com/ibrahimozturk69 (https://twitter.com/ibrahimozturk69)

http://www.haberaktuel.com/images/news/22492.jpg



şimdi ülke, islam şeriatı ile yönetiliyor olsa idi; bu adamla ilgili hüküm ne olurdu?

kendi şeyhine, hocasına en küçük imada (misal; emekli vaiz) bulunanlara, demediğini bırakmayan acizlere (neydi adamın adı; nuh gönültaş vd...) sesleniyoruz. bakın burda sevgili peygambere iftira var. nerdesiniz. SİZLERİN NEFİSLERİNİZİ CEHENNEM ATEŞİ İLE KORKUTUYORUZ. KORKUN!!!

islam davası sahipsiz değil. sevgili peygamberimiz sahipsiz değil. peygamberimize söz söyleyen melunlar!! yırtarım ağızlarınızı. bin canımız olsa bini de islam davasında Allah (cc) yolunda feda olsun. biline. sizin o çok bilmiş hocanız size böyle mi terbiye veriyor. cami duvarına işediniz.

şaşkın adam! kıblesi şaşan, ancak sen ve senin yolundan gidenlerdir. dua et, laik bir cumhuriyet olan türkiyede yaşıyorsun!!!

bu ve bunun gibileri, kubur farelerine denk, muameleye tabi tutmak gerek!

EY ÜMMETİ MUHAMMED! SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZE ATILAN BU İFTİRAYA SESSİZ KALMAYIN.!!!


anlayana sivrisine saz...
"insanda yok ise EDEP, neylesin medrese mektep. okusa da adam olsa da MERKEP gene MERKEP"
"ilmiyle amel etmeyen, kitap yüklü eşek gibidir"

kaçak
06-12-2013, 06:29
Şimdi ciddi kopmalar bekleyin cemaatten
sıkıntılı bir süreç bekliyor cemaati

amca
06-12-2013, 08:01
tayyip bey, camiadan gelecek muhtemel üç darbeye hazırlıklı olsun... (danışmanlarının bilgisine...)

1- gemicikler

2- isviçre...

3- malum kasetler...


not: bizce bir manifesto yayınlasın. hareketini yeniden tanımlasın. insanoğlunun zaafları vardır, ama zaafı olanı partide barındırmam, hata yapanın gözünün yaşına bakmam desin. hatası olanı (makam mevkisine bakmadan) anında partiden şutlasın. insanımız affedicidir.

Kesinlikle Erdoğan ın yapması gereken budur... Ve partisi içinde yer alan Rüşvetçileri, Haramkarları ifşa edip cezalandırılması amacı ile Adli makamlara sevk etmek... Kendi OĞLU DAHİ olsa sahte çürük raporunu veren hekimi yargılatmak, oğlunun gemiciklerine el koydurmak ondan hesap sormaktır... İŞTE BUNLARI YAPARSA İKİ CİHANDADA MUTLU OLANLARDAN OLACAĞINA ŞÜPHE YOKTUR... Amma bunu ona Derin devlet, Derin Cemaat, Derin Akp yaptırımı hiç sanmıyorum... Keşke yapabilse... İKİNCİ FATİH Olur...

Mahabad
06-12-2013, 08:05
@Mahabad (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=21697)

Kimsin ki PENSİLVANYA benzetmesi ile F.Gülen e AĞLAK tanımını yapıyorsun.

YETERİN ARTIK
Vallahi de bu YETERİN artık serzenişinde asıl benim bulunmam lazım.
pensilvanya benzetmesi imiş lafa bak
pensilvanya da ve milyonlarca dolar tutarında lüks bir şatoda hemde

benim mesajım silindi, ağlak dediğim içindir herhalde
dur daha neler göreceğiz?

bi husben
06-12-2013, 08:07
AKP zinayı yasa ile serbest hale getirdi. Ayrıca domuzu kasaplık hayvan haline yasayla getirdi. Önce bunların hesabını versinler.


la ne kadar iki yüzlü admasın sen oyle hanı nerde kıyamet kopacaktı

kilicarslan
06-12-2013, 08:17
Basbakan Fatih Teycani okuyor son zamanlarda anlasilan.
Bu tepki fazla gec gelmedimi acaba, basörtüsü hakkinda söylenenler yeni degil.

Ahter
06-12-2013, 08:23
Başbakanın malum söz için fatih tezcandan öğreneceği bir şey yok...Dağdaki sağır adam bile bunları duydu..Ama her doğru her yerde, ve her an söylenmez...Zeminini şimdi buldu...Tepki için geç değil..Zaten islam uleması bu sözlere gereken cevabı verdiler...

erdemceerdem
06-12-2013, 08:40
Kapitalizm ve onun vesayeti Kur'an'ın en büyük düşmanıdır.

Çünkü bu sistem kendi erklerini eline geçirdikçe kendini Rahman ve Rahim olan Allah'a rakip olarak görmeye başlar.

ve bu kapitalist sistemin en iyi uşaklık sistemlerinin başında gelen 'Gülen Cemaati' ve bizzatihi Gülen hocaefendinin kendisi.

Tayyip bey'de aynı kapitalist sistemin uşaklarından ama...

şimdi bu sistem bu iki şarap kadehini havaya kaldırıp şerefe yapıyor

redyellow
06-12-2013, 09:56
http://666kb.com/i/cjuv1xrcrayqgxey1.jpg (http://www.medyagundem.com/basbakandan-gundemi-sarsacak-gulen-cikisi/)


Başbakandan Fethullah Gülenin yıllar önce söylediği "başörtüsü füruattır" sözüne atıf gelmiş.


Haklı.


Gülen'in o sözü çok yanlıştır. Söylenmemesi gereken bir sözdü. Hiç kimse ama hiç kimse İslamın bir emri için füruat, teferruat vs. dememeli.

gunduzalp
06-12-2013, 10:26
http://666kb.com/i/cjuv1xrcrayqgxey1.jpg (http://www.medyagundem.com/basbakandan-gundemi-sarsacak-gulen-cikisi/)


Başbakandan Fethullah Gülenin yıllar önce söylediği "başörtüsü füruattır" sözüne atıf gelmiş.


Haklı.


Gülen'in o sözü çok yanlıştır. Söylenmemesi gereken bir sözdü. Hiç kimse ama hiç kimse İslamın bir emri için füruat, teferruat vs. dememeli.

Tesettür furuattandır. Malesef ne Tayyip ne de sen furuu-d din ve usulu-d din kavramını bilmiyorsunuz:

1) Usul'e ait hükümler: Buna göre "Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Yani, hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır
2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Furuata ait hükümler, usule ait hükümler üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.

ates124
06-12-2013, 10:31
Başınızı AÇIN okuyun demedi GÜNDÜZALP füru mesele olduğu malumda AÇMAK gibi hükmü nerden ÇIKARDINIZ?

ede
06-12-2013, 10:37
Tesettür furuattandır. Malesef ne Tayyip ne de sen furuu-d din ve usulu-d din kavramını bilmiyorsunuz:

1) Usul'e ait hükümler: Buna göre "Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Yani, hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır
2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Furuata ait hükümler, usule ait hükümler üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.

bu arada füruat; teferruatın çoğuludur. anlayın siz gerisini....


zehirlemeyin milleti yahu...

bay gülen böylemi öğretti size????


o zaman bay gülenin o zamanki sözlerine, getirdiğiniz dürbün ile bakarsak; namaz kılmasanız da olur, oruç tutmasanız da olur, başınızı örtmeseniz de olur.. vs v sv vs yeterki sistem ile çatışmayın.. :)




bak aşağıdaki videoda, cübbeli, bay güleni savunayım derken nasıl da kıvırıyor...

http://www.youtube.com/watch?v=tEX0ZgAYnUo


http://www.youtube.com/watch?v=tEX0ZgAYnUo

ede
06-12-2013, 10:49
Fetullah Gülen ve Başörtüsü konusunda yaptığı dönüş ve NUR TALEBELERİNDEN UYARI.mp4
http://www.youtube.com/watch?v=tzzbqublD8o


http://www.youtube.com/watch?v=tzzbqublD8o

redyellow
06-12-2013, 10:51
Tesettür furuattandır. Malesef ne Tayyip ne de sen furuu-d din ve usulu-d din kavramını bilmiyorsunuz:

1) Usul'e ait hükümler: Buna göre "Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Yani, hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır
2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Furuata ait hükümler, usule ait hükümler üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.

Ben ne dedim: SÖYLENMEMESİ GEREKEN BİR SÖZDÜ!

Her söz her yerde söylenmez.

Başörtüsü yasağı zulmü almış başını yürümüş, her yerde başörtülülere zulmediliyor.

Böyle bir ortamda İslami camiadan birisinin çıkıp BAŞÖRTÜSÜ FURUATTIR demesi doğru mu?

Benim neyi bilip bilmediğimi değil bunu sorgulayın.

gunduzalp
06-12-2013, 10:53
zehirlemeyin milleti yahu...

bay gülen böylemi anlattı size????


o zaman bay gülenin o zamanki sözlerine, getirdiğiniz dürbün ile bakarsak; namaz kılmasanız da olur, oruç tutmasanız da olur, başınızı örtmeseniz de olur.. vs v sv vs yeterki sistem ile çatışmayın.. :)




bak aşağıdaki videoda, cübbeli, bay güleni savunayım derken nasıl da kıvırıyor...

http://www.youtube.com/watch?v=tEX0ZgAYnUo


http://www.youtube.com/watch?v=tEX0ZgAYnUo

Haha. Bir mesele furuattandan olursa yapmayın mı demek ey din cahili ? Furuu-d din'e ait meseleler de farzlar da vardır, inkarı bırak istihfafı bile adamı kafir edebilir.

Daha ne desin ?

http://tr.fgulen.com/content/view/14943/10/

ede
06-12-2013, 11:01
Haha. Bir mesele furuattandan olursa yapmayın mı demek ey din cahili ? Furuu-d din'e ait meseleler de farzlar da vardır, inkarı bırak istihfafı bile adamı kafir edebilir.

Daha ne desin ?

http://tr.fgulen.com/content/view/14943/10/


bakın. haksızlık olmasın. bay gülenin sitesinden, röportajın ilgili kısmının tamamını alıyoruz;


"...
Kadınların Başını Örtmesi Şart mıdır?[4]

-Kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah'a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar. Teferruata ait meselelerdir. Nitekim, yani Allah'a iman meselesi ta Mekke'de efendimize tebliğ edilmiş. Namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra zekat farz kılınmış. Ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum peygamberliğin 16'ncı, 17'ncı senesinde Müslüman kadınların başları açıktır.

Ama geçmişte türban meselesi yüzünden toplum neredeyse birbirine girecekti. Siz bu tartışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış. Onları öne çıkartmak bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini bir yönüyle ifade etmek gibi bir şey olur. İnsanlar yine işin başına geçsinler, başlarını açsınlar, belli bir dönem sonra kapatsınlar demek de değildir bu yani. Ondan da farkı bir meseledir. Dindeki başörtüsünün nereye konacağı meselesi çok iyi karlaştırılmalı evvela. Bir diğer yanı da birileri de bundan çok rahatsız olmamalı bence. Bu mozaik içinde toplumun bir kesimi olarak kabul edilmeli.

Yanlış hatırlamıyorsam ben, 1990'da falan bu türban olayı toplumu gerginleştirdiği zaman sizin mesajınız bu doğrultudaydı.

-Belki aynı şeyleri söylemişimdir. Teferruata boğulmayalım. Küçük şeylere büyük şeyleri feda etmeyelim. Yani başörtüsü eğer İslami öğretiler, İslami esaslar arasında dördüncü beşinci sırada bir meseleyse, bununla kavga ederek bir yönüyle belki imana müteallik meseleleri çok geri plana atıyoruz. Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor.

..."

kaynak:
http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/

ede
06-12-2013, 11:07
Tesettür furuattandır. Malesef ne Tayyip ne de sen furuu-d din ve usulu-d din kavramını bilmiyorsunuz:

1) Usul'e ait hükümler: Buna göre "Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Yani, hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır
2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Furuata ait hükümler, usule ait hükümler üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.


bakın bay gülen ne diyor; "Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor."

@gündüzalp hocanız namazı, orucu ve haccı füruata ait mesele olarak görmüyor. ama ne hikmetse başörtüsünü bu füruat kapsamında değerlendiriyor. yani sizinle aynı görüşte değil. alıntından anlaşıldığı üzere, sen fetulahtan farklı düşünüyorsun. "Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler" diyerek hepsini füruat olarak değerlendiriyorsun. buyur cevap ver? (ilgili kısmın altını çizdim - kestane kebap, acele cevap :) )

gunduzalp
06-12-2013, 11:20
bakın bay gülen ne diyor; "Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor."

@gündüzalp hocanız namazı, orucu ve haccı füruata ait mesele olarak görmüyor. ama ne hikmetse başörtüsünü bu füruat kapsamında değerlendiriyor. yani sizinle aynı görüşte değil. alıntından anlaşıldığı üzere, sen fetulahtan farklı düşünüyorsun. "Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler" diyerek hepsini füruat olarak değerlendiriyorsun. buyur cevap ver? (ilgili kısmın altını çizdim - kestane kebap, acele cevap :) )

Burada hiçbir farklı görüş yok. Cubbeli de diyordu inkar etmedikten sonra bası açık bir kadın müslüman değildir veya baska ibadet yapamaz diyemeyiz diye.

Okuduğunu anlamaktan aciz klinik vaka :) orada mevzunun farklı bir açıdan değerlendirmesi var. Zaten namaza imanın yanında fer'i bir hüküm demeyen din cahilidir. Neden ? Çünkü once asl'a ait iman gelir, ondan sonra amele ait ibadet. Zaten bizim mezhebimiz de budur. Amel imandan bir cüz değildir. Lakin farzı inkar küfürdür, o zaman asl'a dahil olur.

Kiminle ne tartışıyorum yahu, git Youtube izle ..

ede
06-12-2013, 11:32
Burada hiçbir farklı görüş yok. Cubbeli de diyordu inkar etmedikten sonra bası açık bir kadın müslüman değildir veya baska ibadet yapamaz diyemeyiz diye.

Okuduğunu anlamaktan aciz klinik vaka :) orada mevzunun farklı bir açıdan değerlendirmesi var. Zaten namaza imanın yanında fer'i bir hüküm demeyen din cahilidir. Neden ? Çünkü once asl'a ait iman gelir, ondan sonra amele ait ibadet. Zaten bizim mezhebimiz de budur. Amel imandan bir cüz değildir. Lakin farzı inkar küfürdür, o zaman asl'a dahil olur.

Kiminle ne tartışıyorum yahu, git Youtube izle ..

bir de şu enaniyetleri yok mu? hodfüruş gunduzalp ve diğer fetulahçılar gidin çizgi film izleyin o zaman.

ne diye bizi muhatap alıyorsun.

şimdi cevap veremeyince, sen benim ne olduğumu biliyormusun a getirmeseniz olmaz.

tamam biz cahiliz. cahilliğimizi yüzümüze vurmayın rica ederiz. hatamızı gösterin, hatamızdan dönelim. biz küçüksek, siz büyük olun.



neyse konumuza dönecek olursak;

bakınız fetulah beyin cümlesini bir daha okuyalım;

"Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor."

yani adam namaz kılıyor, hacca da gidiyorsa, bu meselede (başörtüsü meselesi) farklı düşünebilir diyor.

en hafifinde başörtüsünü hafife alıyor. ve sizin paylaşımınızda ifade ettiğiniz gibi "...2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir...." demiyor. hepsini aynı kefeye koymuyor. kendince önem sırasına koyuyor.

ve de en önemlisi "...-Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış...." diyor. buyrun burdan yakın.


daha önemlisi 13 mart 1998 de akşam gazetesinden orhan yurtsever e verdiği ropörtajda; başörtülü kızları kastederek; "bana göre okumayı tercih etmelidirler..." diyor.

gunduzalp
06-12-2013, 11:52
bakınız fetulah beyin cümlesini bir daha okuyalım;

"Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor."

yani adam namaz kılıyor, hacca da gidiyorsa, bu meselede (başörtüsü meselesi) farklı düşünebilir diyor.

en hafifinde başörtüsünü hafife alıyor. ve sizin paylaşımınızda ifade ettiğiniz gibi "...2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir...." demiyor. hepsini aynı kefeye koymuyor. kendince önem sırasına koyuyor.

ve de en önemlisi "...-Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış...." diyor. buyrun burdan yakın.


daha önemlisi 13 mart 1998 de akşam gazetesinden orhan yurtsever e verdiği ropörtajda; başörtülü kızları kastederek; "bana göre okumayı tercih etmelidirler..." diyor.

Temel mesele imandır, amel imanın gerektireceği bir husustur. Adam temel meselede probleme sahipse, furu meseleyi konuşmaya bile gerek yok. Zira imani problem ameli mahveder.

Ondan sonra tamamen farklı kontetksde söylenmiş iki cümleyi aynı kategoride değerlendirmek, herhalde Necmettin Beyci, ya bize oy verirsiniz ya da patates dininden olursunuz itikadına sahip bir Zat'a münhasır olsa gerek.

Kaldıki başörtüsü Kuran'ın ap açık emridir diyen ve inkarının imani bir problem olduğunu söyleyen bir Zat'ın laflarını eğip bükmeye çalışmak da ayrı bir iş bilmez hokkabazlık.


Başörtüsü Dinin Açık Emridir

Tesettür, gerçi dinin esasını teşkil eden imanî meselelerden değildir; İslâm'ın beş şartı arasında da yer almaz. Fakat, Kur'an'ın açık emridir. Farziyeti, hem Kur'an'la, hem Sünnet-i sahiha ile, hem de 14 asırlık İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Nur Suresi'nin 31. âyetinde mü'min kadınların başlarını, boyunlarından ve göğüslerinden açık bir yer bırakmayacak şekilde örtmeleri emredilmektedir. Dinin bu konudaki emirleri mezkur ayetle de sınırlı kalmamıştır. Düşünün ki, Peygamber Efendimiz'in pak zevceleri, hükmen mü'minlerin anneleridir. Peygamberimizden sonra onlarla evlenmek mü'min erkeklere haram kılınmıştır. Böyle iken, Ahzab Suresi'nin 59. âyetinde, sadece mü'min kadınlara değil, Peygamber Efendimiz'in pak zevcelerine de "Dış örtülerini, cilbablarını üzerlerine salsınlar" emri bildirilmiş; Sünnet-i sahihanın ve İslâm tarihindeki bütün uygulamaların ortaya koyduğu üzere, el, ayak ve -Hanefi Mezhebinde'de yüz dışında- bütün vücudun bol bir elbise ile örtülmesi emredilmiştir.

Arz edildiği gibi, başın tamamını içine alacak şekilde tesettür emri, yalnız Kur'an-ı Kerim'le değil, -aksine hiçbir ihtimal vermeyecek şekilde- Sünnet-i sahiha ve İslâm tarihindeki uygulamalarla da sabittir. Bu hususta müfessirler, muhaddisler, fakihler arasında farklı ve aykırı görüş belirten olmamıştır.

http://www.newbahar.com/content/view/1173/26/

talib
06-12-2013, 11:54
Başbakanın konuşmasından abiler rahatsız olmuş mu ?

http://radorecdn.bobiler.org/upload/photographs/2645199654.jpg

:)))))))))))))))))))))

talib
06-12-2013, 11:55
Temel mesele imandır, amel imanın gerektireceği bir husustur. Adam temel meselede probleme sahipse, furu meseleyi konuşmaya bile gerek yok. Zira imani problem ameli mahveder.

Ondan sonra tamamen farklı kontetksde söylenmiş iki cümleyi aynı kategoride değerlendirmek, herhalde Necmettin Beyci, ya bize oy verirsiniz ya da patates dininden olursunuz itikadına sahip bir Zat'a münhasır olsa gerek.

Kaldıki başörtüsü Kuran'ın ap açık emridir diyen ve inkarının imani bir problem olduğunu söyleyen bir Zat'ın laflarını eğip bükmeye çalışmak da ayrı bir iş bilmez hokkabazlık.


Başörtüsü Dinin Açık Emridir

Tesettür, gerçi dinin esasını teşkil eden imanî meselelerden değildir; İslâm'ın beş şartı arasında da yer almaz. Fakat, Kur'an'ın açık emridir. Farziyeti, hem Kur'an'la, hem Sünnet-i sahiha ile, hem de 14 asırlık İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Nur Suresi'nin 31. âyetinde mü'min kadınların başlarını, boyunlarından ve göğüslerinden açık bir yer bırakmayacak şekilde örtmeleri emredilmektedir. Dinin bu konudaki emirleri mezkur ayetle de sınırlı kalmamıştır. Düşünün ki, Peygamber Efendimiz'in pak zevceleri, hükmen mü'minlerin anneleridir. Peygamberimizden sonra onlarla evlenmek mü'min erkeklere haram kılınmıştır. Böyle iken, Ahzab Suresi'nin 59. âyetinde, sadece mü'min kadınlara değil, Peygamber Efendimiz'in pak zevcelerine de "Dış örtülerini, cilbablarını üzerlerine salsınlar" emri bildirilmiş; Sünnet-i sahihanın ve İslâm tarihindeki bütün uygulamaların ortaya koyduğu üzere, el, ayak ve -Hanefi Mezhebinde'de yüz dışında- bütün vücudun bol bir elbise ile örtülmesi emredilmiştir.

Arz edildiği gibi, başın tamamını içine alacak şekilde tesettür emri, yalnız Kur'an-ı Kerim'le değil, -aksine hiçbir ihtimal vermeyecek şekilde- Sünnet-i sahiha ve İslâm tarihindeki uygulamalarla da sabittir. Bu hususta müfessirler, muhaddisler, fakihler arasında farklı ve aykırı görüş belirten olmamıştır.

http://www.newbahar.com/content/view/1173/26/

Şakirtlerin klasik tavrı. Füruat tartışmasına boğmak meseleyi. Asıl mesele milletin başını açtırmanız. Nur Serter'den ne farkınız var. O da dedi ki, hakkınız gitmesin, lütfen açın başınızı okuyun. Siz de dediniz ki, bize göre okumayı tercih edin, hizmet edersiniz...

ede
06-12-2013, 12:00
Şakirtlerin klasik tavrı. Füruat tartışmasına boğmak meseleyi. Asıl mesele milletin başını açtırmanız. Nur Serter'den ne farkınız var. O da dedi ki, hakkınız gitmesin, lütfen açın başınızı okuyun. Siz de dediniz ki, bize göre okumayı tercih edin, hizmet edersiniz...


bunu şakirdler demedi. fetulahçılar dedi. fetulahçılar nurcu değildir.

düzeltelim.


not: sen ne iflah olmaz bir nurcu düşmanısın. nurcular sana birşey mi yaptı?

talib
06-12-2013, 12:16
bunu şakirdler demedi. fetulahçılar dedi. fetulahçılar nurcu değildir.

düzeltelim.


not: sen ne iflah olmaz bir nurcu düşmanısın. nurcular sana birşey mi yaptı?

siz nurcular olarak neden lafı zor anlarsınız ya hu


şakirt demek nurcu mu demek.. gülenin talebeleri de kendine şakirt der. şakirt öğrenci talebe demek. hatta wikipedi, gülen aslında nurculuğu çok çok geçmiş olduğundan bakın nasıl tanım yapmış:

[1] (eskimiş) (eğitim bilimi) Öğrenci, çırak
[2] Gülen Hareketi'ne dâhil öğrencilere cemaat içinde verilen isim.

amca
06-12-2013, 12:20
Kapitalizm ve onun vesayeti Kur'an'ın en büyük düşmanıdır.

Çünkü bu sistem kendi erklerini eline geçirdikçe kendini Rahman ve Rahim olan Allah'a rakip olarak görmeye başlar.

ve bu kapitalist sistemin en iyi uşaklık sistemlerinin başında gelen 'Gülen Cemaati' ve bizzatihi Gülen hocaefendinin kendisi.

Tayyip bey'de aynı kapitalist sistemin uşaklarından ama...

şimdi bu sistem bu iki şarap kadehini havaya kaldırıp şerefe yapıyor

Bir taşla iki kuş vurmanın ŞEREFİNE;
Kullanılıp atılan eskimiş mendil ŞEREFİNE;
Bozacağımız dini islam ŞEREFİNE;
Anasonlu mendil ŞEREFİNE;
Gemicikler, Maddi çıkarlar ŞEREFİNE;
Güç benim sizde kimsiniz ŞEREFİNE;

Uzar gider bu liste... Şimdi Hem Gülenciler karşı çıkar bunu diyenlere Hemde AKP liler... Ama şu bir hakikattır KAPİTALİZM Dinin Düşmanıdır... Hemde Kominizm den bile daha fazla düşmanıdır.... Kominizm DİN YOK DER... KAPİTALİZM ise Dini tahrif eder içini boşaltır... Biz Buna GDİ ( Genetiği Değiştirilmiş İslam ) Deriz... EEEE ALLAH CC DEMİYOR MU İSLAMIN KORUYUCUSU BENİM DİYE... İSLAMI BOZANLAR HİÇ Mİ DÜŞÜNMEDİLER ALLAH IN GAZABINI... Gün ALLAH CC GAZABININ İSLAMI BOZANLARIN ÜZERİNE GELME GÜNÜDÜR....

talib
06-12-2013, 12:22
bunu şakirdler demedi. fetulahçılar dedi. fetulahçılar nurcu değildir.

düzeltelim.


not: sen ne iflah olmaz bir nurcu düşmanısın. nurcular sana birşey mi yaptı?

siz nurcular olarak neden lafı zor anlarsınız ya hu


şakirt demek nurcu mu demek.. gülenin talebeleri de kendine şakirt der. şakirt öğrenci talebe demek. hatta wikipedi, gülen aslında nurculuğu çok çok geçmiş olduğundan bakın nasıl tanım yapmış:

[1] (eskimiş) (eğitim bilimi) Öğrenci, çırak
[2] Gülen Hareketi'ne dâhil öğrencilere cemaat içinde verilen isim.

talib
06-12-2013, 12:23
Şimdi ciddi kopmalar bekleyin cemaatten
sıkıntılı bir süreç bekliyor cemaati

sanmıyorum. garip bir cemaat. burada cemaat esnaf abilerine sohbet eden müdür yardımcısı arkadaş var. kapatsın dershaneleri, bunlar şöyle böyle diyor ama yine de gidiyor sohbetlere :) yer olarak orasına alışmış öyle gidiyor. cemaatin ne ettiği umrunda değil, sanırsın kendi sohbetleri artık.

hem AKP ve sair müslümanlar, gülenciler gibi saldırmıyorlar ki cemaat üyeleri baskı yaşasın. O baskı aksine gülenciler de çok çirkin şekilde sert ve kaba olarak var.

Son.Fedai
06-12-2013, 12:25
İlahi mesaj 22 yılda geldi.

22 seneden kasıt nedir ki?

ya da 1991 de ne olduydu da böyle dedi ki?

amca
06-12-2013, 12:33
Tesettür furuattandır. Malesef ne Tayyip ne de sen furuu-d din ve usulu-d din kavramını bilmiyorsunuz:

1) Usul'e ait hükümler: Buna göre "Lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Yani, hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır
2) Furuata ait hükümler: Namaz, oruç, hac, zekât ve tesettür gibi diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Furuata ait hükümler, usule ait hükümler üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.

Sanırım siz biraz geride kaldınız o usule ait olanda değişti..

" Lâ ilâhe illallah " diyen cennete girdi ya...

Az daha beklersek " Lâ ilâhe " diyen cennete girecek... Ama ALLAH CC MÜSLÜMANLAR İÇİN YARATTIĞI CENNETE DEĞİL... DÜNYADAKİ SAHTE MADDİ CENNETE...

serdengeçti
06-12-2013, 12:34
Zaten bizim mezhebimiz de budur. Amel imandan bir cüz değildir. Lakin farzı inkar küfürdür, o zaman asl'a dahil olur.Kiminle ne tartışıyorum yahu, git Youtube izle .."Din yalnız iman değil, belki amel-i sâlih dahi dinin ikinci cüz'üdür. ..... ... ....Şualar - 285

gunduzalp
06-12-2013, 12:36
Şakirtlerin klasik tavrı. Füruat tartışmasına boğmak meseleyi. Asıl mesele milletin başını açtırmanız. Nur Serter'den ne farkınız var. O da dedi ki, hakkınız gitmesin, lütfen açın başınızı okuyun. Siz de dediniz ki, bize göre okumayı tercih edin, hizmet edersiniz...

Hayır baslarını acmadılar perukla girdiler. O zamanlar Hayreddin Karaman bu hususta fetva verdi. Kaldıki cemaatte sistematik veya direktif olarak basını ac diye telkin olmadı. Bizzat o zaman ben Hocaefendinin talebesinden duydum, kimseye başını aç diyemeyiz diye. Kaldıki beraber kaldığım bir abi de Marmara Unşversitesinde okuyan bacısına, basını acarsan hakkım haram olsun dedi. Sen bileceksin cemaatın uygulamasını, sofi-stik:)

Kaldıki canhıraşane desteklediğiniz partinin elemanlarının üç tanesi daha dün başlarını örttüler, niye bası açık meclise girdiler akılları neredeymiş şimdiye kadar ?:)

gunduzalp
06-12-2013, 12:38
"Din yalnız iman değil, belki amel-i sâlih dahi dinin ikinci cüz'üdür. ..... ... ....Şualar - 285

Îmanın cüzü demiyor, dinin ikinci cüzü diyor. Îman baska amel başkadır. Imam-ı Azam'ın laflarını getireyim mi ?

ede
06-12-2013, 12:38
siz nurcular olarak neden lafı zor anlarsınız ya hu


şakirt demek nurcu mu demek.. gülenin talebeleri de kendine şakirt der. şakirt öğrenci talebe demek. hatta wikipedi, gülen aslında nurculuğu çok çok geçmiş olduğundan bakın nasıl tanım yapmış:

[1] (eskimiş) (eğitim bilimi) Öğrenci, çırak
[2] Gülen Hareketi'ne dâhil öğrencilere cemaat içinde verilen isim.

hayır siz bilmiyorsunuz.

şakird: kuran talebesi anlamına gelen bir kelime.

ve de bu kelime nurcular arasında kullanılır. şakird deyince insanların aklına , nurcu gelir. lütfen çevrenizde küçük bir anket yapın.

sizin, ne anlattığınızdan ziyade, bunun karşı tarafca nasıl anlaşıldığı önemlidir.

lütfen nurculara haksızlık etmeyin.

not: fetulahçılar nurcu değildir.

Son.Fedai
06-12-2013, 12:46
not: fetulahçılar nurcu değildir.
Necidir peki?

ede
06-12-2013, 12:50
Necidir peki?


biz fetulahçı diyoruz.

talib
06-12-2013, 12:50
Hayır baslarını acmadılar perukla girdiler. O zamanlar Hayreddin Karaman bu hususta fetva verdi. Kaldıki cemaatte sistematik veya direktif olarak basını ac diye telkin olmadı. Bizzat o zaman ben Hocaefendinin talebesinden duydum, kimseye başını aç diyemeyiz diye. Kaldıki beraber kaldığım bir abi de Marmara Unşversitesinde okuyan bacısına, basını acarsan hakkım haram olsun dedi. Sen bileceksin cemaatın uygulamasını, sofi-stik:)

Kaldıki canhıraşane desteklediğiniz partinin elemanlarının üç tanesi daha dün başlarını örttüler, niye bası açık meclise girdiler akılları neredeymiş şimdiye kadar ?:)

Göz göre yalan söylemeyin diyeceğim ama biiliyorum bir kıymeti yok. Okumakla okumamak arasında kalan bana göre okumayı tercih etsin diyen gülendir. Cemaatin okullarında herkes başını açtı. az bir kısım peruk taktı. Benim bildiğim bir kız iş sormak için gitmişti de başınızı açmanız lazım cevabı ile şok olmuştu. Bunu herkes biliyor iken nasıl da rahat yalan söyleyebiliyorsunuz.

Fürüat da dedi teferruat da. Ama bana göre anlamsız bir kavram kavgası. Neticesi şudur kardeşim, paşa paşa açtırdılar başları. Kimse bana Nur Serter den farkları var demesin. Aynı ikna yöntemleri. Ki Nur Serter sadece söyleyebilir, baskı da kuramaz. Ama cemaat baskı da yapar, aç ve devam et...

Son.Fedai
06-12-2013, 12:53
biz fetulahçı diyoruz.

Farkı nedir?

türkü
06-12-2013, 12:59
yazıcılar, risaleleri hatmeder gibi inceliğine vakıf olmadan yüzünden hızlıca okuyup geçmelerinden dolayı f16'lar derlerdi f.gülen gurubu için. farklılık böyle ortaya konurdu.

gunduzalp
06-12-2013, 12:59
Göz göre yalan söylemeyin diyeceğim ama biiliyorum bir kıymeti yok. Okumakla okumamak arasında kalan bana göre okumayı tercih etsin diyen gülendir. Cemaatin okullarında herkes başını açtı. az bir kısım peruk taktı. Benim bildiğim bir kız iş sormak için gitmişti de başınızı açmanız lazım cevabı ile şok olmuştu. Bunu herkes biliyor iken nasıl da rahat yalan söyleyebiliyorsunuz.

Fürüat da dedi teferruat da. Ama bana göre anlamsız bir kavram kavgası. Neticesi şudur kardeşim, paşa paşa açtırdılar başları. Kimse bana Nur Serter den farkları var demesin. Aynı ikna yöntemleri. Ki Nur Serter sadece söyleyebilir, baskı da kuramaz. Ama cemaat baskı da yapar, aç ve devam et...

Sofi-stik'ten alışık olduğumuz cemaat adına laf söyleme boş boğazlığının tekrarı olmuş. Evet sistematik olarak kimseye aç denilmedi. Başından gecen hikayeyi burada nasıl tespit edeyim şaşkın ?

Ikincisi bal gibi de peruk taktılar ve genelde kız şubelerinde çalışan bayanların sacı acıktı, çünkü orada mahremiyet yok. Ardından o devirde asker baskınında bir öğretmenin başındaki peruk diye çekilince olay oldu, medyaya yansımadı ben biliyorum. Bunlar hala haremlik-selamlık ve işin kılıfını bulmuşlar diye 28 Şubatcılar bile anladılar da, şu mutasavvıf taslakları meseleyi anlamadı. Şükür o günler gecti, şimdi de mütedeyyin 28 Şubat var, sıra onun tasfiyesinde.

ede
06-12-2013, 13:02
Farkı nedir?


nurcuların özelliklerini yazalım. farkı sen ortaya koy!!!



beyefendi gözden kaçırılan bir hususu arz edelim;

-netanyahu ben nurcuyum dese demezler mi adama; neye göre?

-papa nurcuyum dese demezler mi adama; neye göre?

-manukyan nurcuyum dese demezler mi adama; neye göre?

.... örnekler çoğaltılabilir.


o halde ben nurcuyum demekle nurcu olunmuyor. Gayet açık ve net.

Peki fetulahçılar nurcumudur? öncelikle fetulahçıların neden nurcu olamayacağını, nurcuların özelliklerini sıralayarak ifade etmek isteriz;



"Nurculuk Nedir, Gerçek Nurcu Kimdir?


NURCULUK bir mezhep değildir. Tarikat değildir. Dernek değildir. Cemaat değildir... Nurculuğa bir meşrebtir diyebiliriz. Bu meşrebin özellikleri nelerdir? Arz edeyim:

Birincisi: Ehl-i sünnet ve cemaat dairesi içindedir.

İkincisi: Şeriata sımsıkı bağlıdır, şeriattan kıl kadar ayrılmamıştır.

Üçüncüsü: Kur'ân'ı düstur olarak kabul eder.

Dördüncüsü: Resulullah aleyhi ekmelüttahiyyat Efendimizin Sünnetine bağlıdır.

Beşincisi: Sahih İslâm itikadı üzerinedir.

Altıncısı: Gerçek Nurcular beş vakit namazı dosdoğru kılarlar.

Yedincisi: Namaz dışındaki ibadetleri dikkat ve hassasiyetle yerine getirirler.

Sekizincisi: Nurculuğun esaslarından biri takvadır. Gerçek nurcu muttaki Müslümandır.

Dokuzuncusu: Gerçek Nurcular vera sahibidirler. Şüpheli şeylerden uzak dururlar.

Onuncusu: Gerçek Nurcular dünyevî ihtiyaçlarını çoğaltmaz; asla lükse, israfa, aşırı tüketime, konfora, gösterişe, kibre, gurura sapmaz.

Onbirincisi: Gerçek Nurcular muhabbet fedaileridir, husumete vakitleri yoktur.

Onikincisi: Gerçek Nurcularda Cemal tecellileri parıldar. Kendilerine yapılan kötülükleri affederler, kötülüğü iyilik ile def ederler.

Onüçüncüsü: Gerçek Nur hizmetkârı, muhtaç olsa bile zekat istemez. Kendisi istemeden verilirse, ihtiyacı kadar alabilir. (Bediüzzaman'ın emri böyledir.)

Ondördüncüsü: Gerçek Nurcu hizmetlerini ihlasla yapar, Haliq için yaptığı hizmetlerin ücretini ve mükafatını mahluqattan beklemez, böyle bir riyakarlığa düşmez.

Onbeşincisi: Gerçek Nurcu, Nur talebesi olan Müslümanlar ile Nur talebesi olmayanMüslümanlar arasında ayırım yapmaz, ikincileri dışlamaz. Allah indinde üstünlüğün şu veya bu taifeye mensubiyetle değil, takva ile olduğunu bilir.

Onaltıncısı: Gerçek Nurcu, mü'min ve müslim kardeşlerini bırakıp da kâfirleri dost ve velî (idareci) edinmez.

Onyedincisi: Gerçek Nurcu, Allah katında gerçek, makbul, geçerli tek dinin İslâm olduğuna inanır; İslâm'a, gerçek din olmak konusunda ortak katmaz.

Onsekizincisi: Gerçek Nurcu Tevhid inancına sımsıkı bağlıdır. Tevhid ile Teslis'i asla bir tutmaz.

Ondokuzuncusu: Gerçek Nurcu,Resûl-i Kibriya Efendimizi inkâr ve tekzib eden kâfirleri asla ehl-i necat ve ehl-i Cennet olarak kabul etmez.

Yirmincisi: Gerçek Nurcu asık ve abus suratlı değildir. Kainata tebessüm ederek bakar.

Yirmibirincisi: Gerçek Nurcu fitneden, fesattan, tefrikadan nefret eder, o birleştirici ve toplayıcıdır.

Yirmiikincisi: Gerçek Nurcu iman, İslâm, Kur'ân, Sünnet, Şeriat için çalışır. Amaç bunlardır, Risale-i Nur metodu, hizmet aracıdır.

Yirmiüçüncüsü: Gerçek Nurcu asla gıybet etmez, laf taşımaz, ara bozmaz. İnsanlar onun elinden ve dilinden selamettedir.

Yirmidördüncüsü: Gerçek Nurcu cerrar (para toplayıcı) değildir.

Yirmibeşincisi: Gerçek Nurcu ara bulur, barıştırır, kaynaştırır.

Yirmialtıncısı: Gerçek Nurcu beddua etmez, hayır dua eder.

Yirmiyedincisi: Gerçek Nurcu Allah'tan sabır ve namazla yardım ister.

Yirmisekizincisi: Gerçek Nurcu benlik, hodfüruşluk, riyaset, dünyevî mevki ve makam ihtiraslarından uzaktır.

Yirmidokuzuncusu: Gerçek Nurcu Müslümanların ve insanların kurdu değil, meleğidir.

Otuzuncusu: Gerçek Nurcu iyi ve örnek bir Müslümandır. Ona bakan onda İslâm'ı görür.

Otuzbirincisi: Gerçek Nurcu, başta Bediüzzaman Said Nursî hazretleri olmak üzere din büyüklerini erbab haline getirmez, putlaştırmaz.

Otuzikincisi: Gerçek Nurcu ıslah edicidir. İnsaniyetin hidayetini ister.

(Yukarıdaki maddelerin hepsi de Risale-i Nur'da vardır.)

Mehmet Şevket Eygi"

kaynak:
http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Nurculuk_Nedir_Gercek_Nurcu_Kimdir/1913#.Up4fmcRdUqg


not: fetulahçıların neden nurcu olamayacağını az bir idrak sahibi kimse anlayacaktır.(biraz aceleye geldi...) yukarıda sıralanan özelliklerden bir ikisi bana uyuyor, o halde ben de nurcuyum demeyiniz. komik duruma düşersiniz.

FETULAHÇILAR NURCU OLMAYA NURCU DEĞİLDİRLER DE, NE OLDUKLARI ESAS MERAK EDİLENDİR. BAKALIM KENDİLERİNİ NASIL TANITACAKLAR.

BU KİŞİLER LÜTFEN ÜSTADA İFTİRA ATMAYI BIRAKSINLAR. KENDİLERİNİ "NURCU" OLARAK TANIMLAMAYI BIRAKSINLAR.

Son.Fedai
06-12-2013, 13:07
nurcuların özelliklerini yazalım. farkı sen ortaya koy!!!

İyi de bu nurcuların özellikleri değil ki

M.Ş. Eygi siyaseten müslümanların özelliklerini yazıp islama uymayan davranışlardan uzak durun demiş

Yoksa yazdıkları nucuların değil müslümanların genel özelliği zaten

Onun için bu açıklama Nurcular ile Fethullahcıların farkını açıklamıyor

talib
06-12-2013, 13:09
Sofi-stik'ten alışık olduğumuz cemaat adına laf söyleme boş boğazlığının tekrarı olmuş. Evet sistematik olarak kimseye aç denilmedi. Başından gecen hikayeyi burada nasıl tespit edeyim şaşkın ?

Ikincisi bal gibi de peruk taktılar ve genelde kız şubelerinde çalışan bayanların sacı acıktı, çünkü orada mahremiyet yok. Ardından o devirde asker baskınında bir öğretmenin başındaki peruk diye çekilince olay oldu, medyaya yansımadı ben biliyorum. Bunlar hala haremlik-selamlık ve işin kılıfını bulmuşlar diye 28 Şubatcılar bile anladılar da, şu mutasavvıf taslakları meseleyi anlamadı. Şükür o günler gecti, şimdi de mütedeyyin 28 Şubat var, sıra onun tasfiyesinde.

gülencilerin göz göre yalan söylemesine alıştık. şaşkına bak, sanki benim dediğimi tesbit et dedim ben sana. ister inan ister inanma. sen sadece paraya, güce inanırsın, yoksa gülencilik saftirik olmanın dışında başka şekilde izah edilemez bu saatten sonra.

paracılar sizi...

yine de biz hüsnü zan insanıyız. saf insanlar da vardır cemaatte.

ede
06-12-2013, 13:09
İyi de bu nurcuların özellikleri değil ki

M.Ş. Eygi siyaseten müslümanların özelliklerini yazıp islama uymayan davranışlardan uzak durun demiş

Yoksa yazdıkları nucuların değil müslümanların genel özelliği zaten

Onun için bu açıklama Nurcular ile Fethullahcıların farkını açıklamıyor


yahu git işine.. kafa mı buluyorsun bizle. okuduğunu anlama özürlümüsün sen. biz de saf saf cevap yazmaya çalışıyoruz. la havle...

eygi bak ne diyor;"..NURCULUK bir mezhep değildir. Tarikat değildir. Dernek değildir. Cemaat değildir... Nurculuğa bir meşrebtir diyebiliriz. Bu meşrebin özellikleri nelerdir? Arz edeyim:.."

not: bu da son söz! olsun. sana "okuma anlama" kursu verecek değiliz. vaktimizi israf ettirme.!!!!

Son.Fedai
06-12-2013, 13:12
Arz edeyim:.."
Arzettiği şey nedir?

Müslümanların genel özelliği

Başka kimselerde de saydığınız bu vasıflar var ama nurcu değiller

kafa mı buluyorsun bizle. okuduğunu anlama özürlümüsün sen. la havle...

abdullah birisi
06-12-2013, 13:16
kenardan izliyorum kapışmayıda, eğer başörtüsü siyasilerin örttüğü gibi ise o paçavraları yüzlerine çarpsınlar.... cemaat furuat dedi siyasiler teferruattanda aşağı şekilde bağladılar bez parçlarını.. fark ne.. veya kim kime niye laf yarıştırıyor...

Dua Nur
06-12-2013, 13:22
kenardan izliyorum kapışmayıda, eğer başörtüsü siyasilerin örttüğü gibi ise o paçavraları yüzlerine çarpsınlar.... cemaat furuat dedi siyasiler teferruattanda aşağı şekilde bağladılar bez parçlarını.. fark ne.. veya kim kime niye laf yarıştırıyor...

Erbakan'ın eşi ve kızları da aynı örtünüyor.

abdullah birisi
06-12-2013, 13:23
Erbakan'ın eşi ve kızları da aynı örtünüyor.


dikkatli okursanız siyasiler dedim ve ayrım yapmadım...

deren
06-12-2013, 13:24
kenardan izliyorum kapışmayıda, eğer başörtüsü siyasilerin örttüğü gibi ise o paçavraları yüzlerine çarpsınlar.... cemaat furuat dedi siyasiler teferruattanda aşağı şekilde bağladılar bez parçlarını.. fark ne.. veya kim kime niye laf yarıştırıyor...

hangi şekilde bağlanmış olursa olsun başörtüye bez parçası dediğiniz için sizi kınıyorum.

abdullah birisi
06-12-2013, 13:31
hangi şekilde bağlanmış olursa olsun başörtüye bez barçası dediğiniz için sizi kınıyorum.

o şekil bağlanmış bir şeklin nev i bez parçasıdır...ve bunun adı başörtüsü değildir....ve bu şekil islamda başörtme şeklide yoktur.... başörtüsü 15 sene evvel üniversite kapılarındaki öğrencilerin örttüğü haldir....ve biz en azından o örtüye başörtüsü diyoruz....Türk bayrağı bizim için bayrak, is....l bayrağıda bizim için bez parçasıdır....bunun gibi...

deren
06-12-2013, 13:32
iyi o zaman kimse başını örtmesin herkes başı açık gezsin.

abdullah birisi
06-12-2013, 13:35
iyi o zaman kimse başını örtmesin herkes başı açık gezsin.
siz şimdi bunumu anladınız yazdıklarımızdan...yapmayın yahu..


adam gibi örtündündükten sonra , furuattan dır sözünü eleştirsinler... söylediğimiz budur....

deren
06-12-2013, 13:39
sizde gülenci olup çıktınız zamanında sizin parti kapatıldığında onlar hiçbir rahatsızlık duymadı daha sevindiler henüz çocuk doğmadı zaten oldum bitti o çocuk birtürlü doğamadı gitti şimdi başbakanımızı yıpratmak için gülenci oluverdiniz Akp oyları düşmedi daha da artacak emin olun.

gunduzalp
06-12-2013, 13:40
gülencilerin göz göre yalan söylemesine alıştık. şaşkına bak, sanki benim dediğimi tesbit et dedim ben sana. ister inan ister inanma. sen sadece paraya, güce inanırsın, yoksa gülencilik saftirik olmanın dışında başka şekilde izah edilemez bu saatten sonra.

paracılar sizi...

yine de biz hüsnü zan insanıyız. saf insanlar da vardır cemaatte.

Sofi-stik'in işine gelmeyince üç kelime ezberletrilmiş papağan gibi tekrarladığı nakaratlara alıştık. Benim dediklerim yaşadığım ve gördüğüm şeyler bu evham müptelası mutasavvıf taslağı gibi hariçten gazel okumuyoruz. Dediğinin doğruluğunu tespit edemeyeceksem hele senin gibi müzevir bir kişinin lafına niye itibar edeyim ?

Birde bahşiş verir gibi diyorki, hüsnü zan ediyoruz, aman eksik olma ne büyük Saadet bizler için :)

abdullah birisi
06-12-2013, 13:45
sizde gülenci olup çıktınız zamanında sizin parti kapatıldığında onlar hiçbir rahatsızlık duymadı daha sevindiler henüz çocuk doğmadı zaten oldum bitti o çocuk birtürlü doğmadı gitti şimdi başbakanımızı yıpratmak için gülenci oluverdiniz Akp oyları düşmedi daha da artacak emin olun.

yapmayın be deren abla.... hakkımızdaki hüsnüzannızı yitirmeyiniz... ben gülenci olmadım ve İnşaallahta olmayacağım... aynı akpli olmadığım gibi.... ben haktan yanayım..gezi olaylarında başka yerlerde hükümeti savundum.. ne yani akplimi oldum.... ben hakkı tutuyorum.. yapmaya çalıştığımda bu... şimdi cemaatçiler, ırak harbi sırasında, başbakanın," abd askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ediyorum." cümlesini getiriverseler... siz nasıl açıklama getireceksiniz.... sonuç,, bence, al birini vur ötekine....

gunduzalp
06-12-2013, 13:45
siz şimdi bunumu anladınız yazdıklarımızdan...yapmayın yahu..


adam gibi örtündündükten sonra , furuattan dır sözünü eleştirsinler... söylediğimiz budur....

Düne kadar bası açık dolanan şimdi Meclise örtülü giren ve örtüyü bilmem de genel giyinişlerinin tesettür olmadığı açıkken, belediye baskan adayı ile el ele tutuşan adamlar mı bu davanın müdafiileri ?

deren
06-12-2013, 13:46
kişisel günahlar bizi ilgilendirmez.siz yapılan hizmete, ihlasa bakın eleştireceğinize taşın altına sizlerde elinizi koyun hizmetin içinde yer alın biliçsiz ve şuursuzlara yer vermeyin.

amca
06-12-2013, 13:48
Sofi-stik'in işine gelmeyince üç kelime ezberletrilmiş papağan gibi tekrarladığı nakaratlara alıştık. Benim dediklerim yaşadığım ve gördüğüm şeyler bu evham müptelası mutasavvıf taslağı gibi hariçten gazel okumuyoruz. Dediğinin doğruluğunu tespit edemeyeceksem hele senin gibi müzevir bir kişinin lafına niye itibar edeyim ?

Birde bahşiş verir gibi diyorki, hüsnü zan ediyoruz, aman eksik olma ne büyük Saadet bizler için :)

Ya nasıl yalan söyleye biliyorsunuz... ALLAH CC HİÇ Mİ KORKMUYORSUNUZ... O dönemde TÜM FETULLAH KOLLEJLERİNDE HEM ÖĞRETMENLER BAŞLARINI AÇTI HEMDE ÖĞRENCİLERE AÇTIRDILAR... ALLAH CC ŞAHİDİMDİR...

abdullah birisi
06-12-2013, 13:48
Düne kadar bası açık dolanan şimdi Meclise örtülü giren ve örtüyü bilmem de genel giyinişlerinin tesettür olmadığı açıkken, belediye baskan adayı ile el ele tutuşan adamlar mı bu davanın müdafiileri ?

tabiki dava, ama ne davası....

gunduzalp
06-12-2013, 14:02
Ya nasıl yalan söyleye biliyorsunuz... ALLAH CC HİÇ Mİ KORKMUYORSUNUZ... O dönemde TÜM FETULLAH KOLLEJLERİNDE HEM ÖĞRETMENLER BAŞLARINI AÇTI HEMDE ÖĞRENCİLERE AÇTIRDILAR... ALLAH CC ŞAHİDİMDİR...

Kafaya bak, milli eğitime bağlı hangi okulda öğrencilerin başı kapalı ? Kaldıki ben biliyorum bayan şubelerine ve özellikle kız cocuklarına bası açıklar ders verirdi. Ve öğretmenler odasından tut da, bulunduğu katlar bile ayrıydı. Başbakanın tabiri ile ulen hepimiz ordaydık neyi anlatıyorsunuz bize ?

ramazan_17
06-12-2013, 14:05
...........................

Zülkarneyn-23
06-12-2013, 15:53
Bi sor bakayım niye yaptı. Cevap: Mehdinin gelmesini hızlandırmak için. Zulumle iyice dolarsa dünya mehdi de hemen geliverir. Yani arkadaşına söyle hazır olsun. Seçimlerden sonra çıksın piyasaya....

Allah Kuran'da Mehdiler, veliler, kurtarıcılar çıksın diye zinayı yasallaştırın domuzu serbest bırakın mı diyor ?? Sizlerin müslümanlığından şüphe duymaya başladım. Olsa olsa münafıklık olur böyle açıklamalar. Bakın Allah zina ve domuz hakkında ne diyor.

AKP, zina ve domuzu yasallaştırdı.

Bakara 173: Fakat (Allah) size, sadece ölü hayvan etini, kanı ve domuz etini haram kıldı.....

Nur 3: Zani (zina yapan erkek), zaniyeden (zina yapan kadından) veya müşrik olan kadından başkasını nikâhlayamaz. Ve zaniyeyi de, zani veya müşrik olan erkekten başkası nikâhlayamaz. Ve bu, mü'minlere haram kılınmıştır.

Ahter
06-12-2013, 17:22
Cübbeli'den Gülen'e destek açıklaması

Cübbeli Ahmet Hoca, Fethullah Gülen'in füruat açıklamasının yanlış anlaşıldığını ve Gülen'e haksızlık edildiğini söyledi.

Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün, Fethullah Gülen’e füruat açıklaması ile ilgili destek oldu. Gülen'in başörtüsüyle ilgili yaptığı 'füruat' açıklamasını yorumladığı TV kaydı sosyal medyada bolca paylaşılıyor. 'Hocaefendi'ye bu konuda haksızlık ediliyor' diyen Ünlü, 'eğitim gibi zorunluluk durumunda başını açmanın günahı vebali insanları baş açmaya zorlayanlaradır' dedi.

Cübbeli Ahmet Hoca Fethullah Gülen’in füruat yorumu için şu açıklamayı yaptı:

Hocaefendi’nin füruat yorumunun bir anlamı var. O da şudur. Kasıt şudur itikada taalluk etmiyor. Yani başı açık gezen Müslümandır. Namaz kılmayan da Müslümandır, içki içen de Müslümandır, yeter ki günahını günah bilsin helalini helal haramını haram bilsin. İtikad beyindedir. Hiçbir uzuv da zuhur etmesine gerek yok. Gerek var da kafir olmak için bir gereği yok yani… Dolayısıyla bir insan başını açarsa derse ki ben günah işliyorum ama böyle bir zaruretim var yani günah olduğunu bilirse bu Müslümandır.

Şimdi hocaefendi’nin Füruattan kastı şudur; Hocaefendi’nin bu lafı yanlış anlaşıldı da onun ilmi bir izahı var. İtikad meselelerine usül diyoruz. Fıkıh meselelerine füru diyoruz Yani dinde bu var. Füruat da ne demek oluyor. İmana taalluk etmiyor. Ama Hocaefendi burada örtünmek farz değil ya da örtünmeye inanmak farz değil demedi ki… Örtünmek fiili füruattandır diyor… Bu yanlış anlaşıldı.

NOT: Cübbeli hoca işin arka yüzünü görmeden her zaman olduğu gibi yine meseleye balıklama dalmiş..Hayırdır inşallah..Bu sıralar hocanın avukatlığınıda yapmaya başladı..Fethullah Gülenin bu açıklamayla üniversitede okuyan kız öğrencilerin başlarını örtmeye fetva verdiğini Cübbeli bilmiyormu?Cübbeli daha öncede mustafa Kemalide TV de aklamaya çalışmıştı..Hatırrlarsanız...Hadislerin tercüme edilmesi meslesine atıf yaparak..Şimdi tesetür meslesi ile ilgili hususus risalei nur açısından alıntılayalım..
. Hoca, Zaman Gazetesi'ndeki bir iddiasında, "Başörtüsü, tesettür füruattır. Temel mes'eleler varken füruatın kavgasını vermek, üslub bakımından yanlış..." diyor. (Zaman)
Hürriyet Gazetesinde ise “Kadının başını örtme meselesi, bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah’a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arzetmez bunlar. Teferruata ait meselelerdir….” (Hürriyet)
Bediüzzaman Hazretleri ise tesettüre; «Risale-i Nur'un ehemmiyetli bir esası olan tesettür şiarı...» (Kastamonu Lahikası sh:262) demekle füruat değil, aksine ehemmiyetli bir esas olduğunu nazara veriyor. Evet âhirzaman fitnesi*nin açık-saçıklıkla hayasızlaşan kadınlardan çıktığına dikkat çeken Bediüz*zaman Hazretleri diyor ki:
«Ahirzamanın fitnesinde en dehşetli rolü oynayan, taife-i nisa*iye ve onların fitnesi olduğu hadîsin rivayetlerinden anlaşılıyor. ...... Bu zamanda zındıka dalaleti, îslâmiyete karşı muharebe*sinde, nefs-i emmarenin planıyla, Şeytan kumandasına verilen fırkalardan en dehşetlisi; yarım çıplak hanımlardır ki, açık ba*cağıyla dehşetli bıçaklarla ehl-i imana taarruz edip saldırıyorlar.» (Gençlik Rehberi sh:23)
Yine Bediüzzaman Hazretleri diyor:
«Fitne-i âhirzamanın mahiyeti bana göründü ki; o fitnenin en dehşetlisi ve cazibedan, kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor.» (Gençlik Rehberi sh:16)
Demek tesettür mes'elesinin füruat olması şöyle dursun, ahkâm-ı kat'iye-i Kur'aniye arasında hayatî bir ehemmiyeti haizdir. Bu sebebledir ki: «O fitneyi ateşlendiren ve talim eden irtidatkâr bir şahs-ı manevî» (Gençlik Rehberi sh:17) cereyanı, açık-saçıklığı, terk edilmez ve ettirilmez bir ifsad prensibi olarak esas alır ve din ve vicdan hürriyetlerini açıkça çiğnemek ba*hasına olarak o yolda yürür ve bütün imkânlarını kullanır.
Risale-i Nur'un mezkûr beyanı ve irşadıyla anlıyoruz ki, nass-ı âyetle farz olan tesettürün terki, haram olmakla beraber, âhirzaman fitnesine ve dolayı*sıyla âlem-i İslâm'ın mahvına vesile oluşu gibi verdiği vahim neticesi itibariyle kazandığı haramiyet vasfı, tarif edilemez derecededir.
Bu gibi sebebler iledir ki Bediüzzaman Hazretleri günah ve bilhassa açık-saçıklıkla işlenen haramlardan kaçmak demek olan takvayı esas alır ve der ki:
«Bugünlerde Kur'an-ı Hakîm'in nazarında imandan sonra en ziyade esas tutulan takva ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i sâ*lih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i nef a racih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zamanında bu takva olan def-i mefasid ve terk-i kebair üss-ül esas olup, büyük bir rüchaniyet kesbetmiş.
Risale-i Nur şakirdlerinin bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvayı esas tutup davranmak ge*rektir.» (Kastamonu Lahikası sh:148)
Netice olarak deriz ki: Şeair hükmüne geçmiş olan tesettürün fitneyi önle*yici önemini anlatmak, bir hocanın asıl vazifesidir

Mahabad
06-12-2013, 17:33
İtikad beyindedir.
Yerim sizin hocalığınızı..
İtikadı açıklayan, itikadın önemini, içeriğini ve uyma mecburiyeti hakkında hüküm belirten ayet değilde değişen şartlara şurtlara göre uyum sağlamaya çalışan insanın beynini ön plana çıkarıyorlar.

Ben şunu bilirim ve bu hükme uyarım.
F.G'nin Furuattır diye tartışmaya açtığı Maide süresinin 22. ayetinde Mü'min kadınların örtünmeleri ile ilgili Allahın emrini eğip büküp ikincil plana atan her kim olursa benim gözümde sıfırdır.

Ben buraya şu mesajı yazdım. İstediğiniz kadar beni eleştirebilirsiniz, nihayetinde ben bir aciz kulum.


Ama Allah'ın buyruğunu, Allah'ın emirlerini eğip bükmeye çalışan, Kur-anı kerim ayetine furuat diyen -yani ikinci öncelik- kişinin alimliğini hocalığını kabul etmiyorum.

bi husben
06-12-2013, 17:36
biri allah ete kemiğe büründü mahmutta göründü der diğerleri gider küfrün en büyük resilerinin elini heyacanla öper +kafasına koyarak mutlu olur diğeri çiftlikte kafirlerin emrine amade fitne çıkarır.bireleri birine tuzak kurar belden aşagı vurur diğeri korkar tam soylediklerinin tersini soylemeye başlar

aslında fürüat olan bişey varsa en başta pensilvaydaki adam ve ondan sonra papalarının elini opup kafasına koyan şarlatan ve onları takıp edenlerdir

Dua Nur
06-12-2013, 17:37
Cübbeli'den Gülen'e destek açıklaması

Cübbeli Ahmet Hoca, Fethullah Gülen'in füruat açıklamasının yanlış anlaşıldığını ve Gülen'e haksızlık edildiğini söyledi.

ir

Demek Cübbeli'de Füruatçıymış.

redyellow
06-12-2013, 17:37
Yerim sizin hocalığınızı..
İtikadı açıklayan, itikadın önemini, içeriğini ve uyma mecburiyeti hakkında hüküm belirten ayet değilde değişen şartlara şurtlara göre uyum sağlamaya çalışan insanın beynini ön plana çıkarıyorlar.

Ben şunu bilirim ve bu hükme uyarım. F.G'nin Furuattır diye tartışmaya açtığı Maide süresinin 22. ayetinde Mü'min kadınların örtünmeleri ile ilgili Allahın emrini eğip büküp ikincil plana atan her kim olursa benim gözümde sıfırdır.

Ben buraya şu mesajı yazdım. İstediğiniz kadar eleştirebilirsiniz, nihayetinde ben bir aciz kulum.

Ama Allah'ın buyruğunu, Allah'ın emirlerini eğip bükmeye çalışan, Kur-anı kerim ayetine furuat diyen -yani ikinci öncelik- kişinin alimliğini hocalığını kabul etmiyorum.

Ellerine sağlık mahabat...

tuyuer
06-12-2013, 17:37
Yahu daha düne kadar akp Türkçe olimpiyatlarına destek vererek her konuşmalarında Güleni iltifatlar bulundurarak can ciğer kuzu sarması idiler de şimdi ne oldu ona gönderme yapıyor diğeri buna. Millet tezgahı kurmuş satışını yapıyor bizim millet hala neyin peşinde

tuyuer
06-12-2013, 17:40
Herkes menfaat ışığını nerede görürse oraya koşuyor.Şimdi gülen düşmanları akp ci akp düşmanları gülenci oldu. Mülüman kendine gel . Zannedersin gülen bunu daha yeni söyledi daha önce neden ses çıkarmadınız. Şimdimi farkına vardınız gerçeklerin yoksa emir size daha yenimi geldi

talib
06-12-2013, 19:21
Sofi-stik'in işine gelmeyince üç kelime ezberletrilmiş papağan gibi tekrarladığı nakaratlara alıştık. Benim dediklerim yaşadığım ve gördüğüm şeyler bu evham müptelası mutasavvıf taslağı gibi hariçten gazel okumuyoruz. Dediğinin doğruluğunu tespit edemeyeceksem hele senin gibi müzevir bir kişinin lafına niye itibar edeyim ?

Birde bahşiş verir gibi diyorki, hüsnü zan ediyoruz, aman eksik olma ne büyük Saadet bizler için :)

Sen kimsin de ben senin inandırmak isteyeyim. Cemaatin hali pür melalini herkes biliyor. daha çok para vereyim de sus da yalan söyleme bari. para için müslümanların birikimlerini satmaya hevesli mahlukat!

gunduzalp
06-12-2013, 19:25
Sen kimsin de ben senin inandırmak isteyeyim. Cemaatin hali pür melalini herkes biliyor. daha çok para vereyim de sus da yalan söyleme bari. para için müslümanların birikimlerini satmaya hevesli mahlukat!


Sofi-stik, para, pul muhabbeti etmekten gayrida bir matahin yok zaten.Benim dediklerimin hepsi basimdan gecen bizzat sahid oldugum olaylar, senin gibi bos beles haricten gazel okumuyorum. Cemaat'i senin gibi adamlar tasdik etse, zaten gittigim yoldan suphe ederdim. Aman uzak ol, yoksa kendimde problem gorurum.

talib
06-12-2013, 19:31
Senin başından geçenler, senin başından geçenlerdir. Herkesin başından geçenlerin senin başından geçeceğini nasıl düşünebiliyorsun?

Hariçten gazel okumamış, cümle alem biliyor kızların başını açtığınızı. O zaman milletin hüsnü zannı vardı cemaate karşı sustular. Şimdi bizim durduğumuz yere geldiler. Kıytırık adamlarla işim yok, fakirin yalanla da işi olmaz. Cemaat yerleri diyordu başınızı açacaksınız diye. Bu kadar net. Dindar kızlar vardı cemaatten de olsa, onlar peruk taktılar. Cemaat yine burada direnç kırıcı oldu aslında, başları açarak. İnan Nur Serter'den hiiç farkınız yok ;) Bunu da ben dedim, diyorum, yakında aklı selim birileri çıkar da seslendirir belki...

gunduzalp
06-12-2013, 19:38
Ne diyor bu yahu? Okuyorum okuyorum manali birsey yok. Isi gucu basit cocuksu kelime oyunlari ile cemaati tahkir edecegini zannetmek. Peruk olayini da, okullardaki meseleleri de, basimdan gecen herseyi de acikca yazdim, daha ziyadeye gerek yok.

Tayyip zaten cemaatten adam ayartmaya calisiyor merak etme, onun da planlari var bizim de. Birkac kisi de cikartip konustururlar, lakin, cemaat hic bukadar birarada olmamisti, suan tamamen herkes davasina kilitlenmis durumda ve mikroplara karsi bagisiklik sistemimiz saglam :)

talib
06-12-2013, 19:44
Anlayışsızlığınızı ben yıllardır diyorum, şimdi burada itiraf etmene gerek yok. Seni kaale aldığımdan sanma, sizin yüzünü millet biliyor artık. Nerede samimi müslüman var, yüzünüze tükürüyor.

Siz zaten birdiniz ama diğer samimi müslümanlarla hiç bir olamadınız. Bunu da umursamadınız ki sizin tercihinizdir.

Dün AKP iyi idi, bugün paranıza, rantınıza dokundu tamamen kötü oldu :) Buna çocuklar güler. Şimdi milletvekili istifa etmiş, AKP'yi yerden yere vuracak. Ula bunca zaman neden durdun orada. Kovulmak üzere iken istifa ettin :)

Direnişe karşı başları açarak nur(cu) serterleri oldunuz müslümanların. Neyse ki onu da AKP halletti. Ama müslümanların birikimlerini hiç edemeyeceksiniz. Geçti o işler artık.

kaçak
06-12-2013, 19:45
Tartışmalardan öte bu konuşmayı neden medya görmedi ne yandaş ne karşıt nede diğer medyada görmedim haberi
yoksa benmi kaçırdım?
yankı bulması gerekmezmiydi bu laf ...
şahsım adına yıllardır içime oturan hergündeme geldiğinde dişlerimi sıktığım bir sözdü ...
hep konuşuldu söylendi unutulmadı ama birileri bu sözün hesabını soramadı sormadı...

Mahabad
06-12-2013, 19:55
yoksa benmi kaçırdım?

muhtemelen hala samanyolu tv izliyorsun
çünkü hiç derecesinde bu habere yer verilmediği için orda bütün izleyicileri bu haberi kaçırdı.

kanal 24 izleseydin şayet, her ne kadar kaçak olsan bile haberi kaçırmamış olacaktın.

kaçak
06-12-2013, 20:02
1900 küsürlerden beri TV seyretmem
haberleri internet den takip ederim burda gördüm ilk haber sitelerini gezindim hemen yok ertesi gün baktım gene yok bugün gene göremedim

ede
06-12-2013, 20:02
Ne diyor bu yahu? Okuyorum okuyorum manali birsey yok. Isi gucu basit cocuksu kelime oyunlari ile cemaati tahkir edecegini zannetmek. Peruk olayini da, okullardaki meseleleri de, basimdan gecen herseyi de acikca yazdim, daha ziyadeye gerek yok.

Tayyip zaten cemaatten adam ayartmaya calisiyor merak etme, onun da planlari var bizim de. Birkac kisi de cikartip konustururlar, lakin, cemaat hic bukadar birarada olmamisti, suan tamamen herkes davasina kilitlenmis durumda ve mikroplara karsi bagisiklik sistemimiz saglam :)


bu kişi kim ola ki? :)


http://www.ihvanforum.org/images/misc/quote_icon.png gunduzalp Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?p=1331621#post1331621)
...Tayyip coktandir cemaatten adam ayartmaya calisiyor, yanina cektigi birisi butun devlette tasfiye edilenlerin isimlerini verdi. Hatta sunu da soyleyim, o bildiri avuntusunun altina imza atan basit bir vakfin baskani da, o kisinin kardesi. Yani biz birseylerin farkindayiz, mesele ne Dershane ne de baska birsey. Mesele acikca Hukumet-Cemaat catismasi. Ve artik hizmet susmak istemiyor. Cunku 3-4 seneden beri susan biziz. Daha aslinda catisma derinlesmedi. Mesele uzarsa cok daha derin seyler ortaya cikacak. Ve belkide muslumanlar aleyhine kazanilan butun seylerin cogunu kaybetmek zorunda kalacagiz. Sunu da acikca soyleyim, ben tayyip'e artik guvenmiyorum.



"yanina cektigi birisi " demişsiniz.galiba bu birisi; kemalettin özdemir (bu beyefendiden Allah (cc) razı olsun.)

http://www.farukarslan.com/wp-content/uploads/2013/03/kemalettin.jpg



"Mesele acikca Hukumet-Cemaat catismasi." demişsiniz. güzel tespit. ancak günaydın. biz burada bu çatışmadan bahsederken, yok öyle birşey diyen, zatı aliniz değilmiydi?


"tayyip'e artik guvenmiyorum" demişsiniz. güvenmeyebilirsiniz. biz epey uzun bir süredir bay gülene ve de fetulahçılara güvenmiyoruz. çünkü siz yahudi ve hristiyanı "dost "edindiniz. ve de makyevelistsiniz.


not: fetulahçılar nurcu değildir.






bu arada kemalettin özdemirle ilgili, önder ***** ın yazısını paylamak gerek;


"KEMALETTİN ÖZDEMİR: NE YAP(M)IYOR? NE YAPMA(MA)YA ÇALIŞIYOR?ÖNDER AYTAÇ1. Kemalettin Özdemir ile ilgili bu yazdığım 12. makalem oluyor. Daha önce yazdıklarımı da isterseniz linkini verdiğim yerden okuyabilirsiniz.http://www.dusunceatolyesi.com/?cat=64 (http://www.dusunceatolyesi.com/?cat=64)2. Kemalettin Özdemir Bey benim açımdan nerede ise 1981 yılından bu tarafa tanıdığım bir insan. Yine 1979 yıllarından onu hayal meyal, çift düğmeli ve yakası geniş kruvaze ceketleri ve takım elbiseleriyle tanıdığım ve İzmir Bozyaka’da 5. Katta elindeki kocaman bir radyo ile camın kenarında Arapça kanalları karıştırıp bir şeyler bulmaya çalışırken ki haliyle ben onu anımsarım.3. Ankara’da hukuk fakültesinde okuduğum öğrencilik yıllarımda da; tanıdığım, bildiğim ve kendisini ziyaret etmekten, onunla konuşmaktan ve sohbet etmekten onur duyduğum bir insan olduğunu söylemeliyim Kemalettin Bey’in…http://i.imgur.com/Y3ZWmo3.jpg
4. Daha sonraki zaman dilimlerinde ben onu her zaman Ankara da N.T., Büyük S.Ö. ve Numan Bey ile birlikte gördüm ve hep de öyle anımsadığım bir kişi olduğunu da söylemeliyim.5. Çevresine sürekli tebessüm eden, adeta bir ‘iffet abidesi’ gibi olan –tırnak içindeki değerlendirme bana ait değil- bir insan Kemalettin Bey. Yine; ‘dünya da ne istersin deseler; Avcılar kampını ve yanımda da Emin Hoca, Kemalettin Hoca ve Sebahattin’i isterim. Cennette ne istersin deseler, Kevser’in yanında bir köşk ve yanımda da Emin Hoca, Kemalettin Hoca ve Sebahattin’i isterim’ anlatımı ile kafamda şekillenen bir insan Kemalettin Bey…6. Ben evlenirken bile annemden – babamdan daha çok bana katkı sağlayan ve çocuklarım rahatsızlandığında da annemden – babamdan ve kardeşlerimden önce eve koşup gelen ve ziyaret eden bir insandır Kemalettin Bey…7. İngiltere’de master ve doktora çalışması yaptığım dönem içinde, oraya da bizi ziyaret için gelen ve Londra’yı tepeden tırnağa beraberce dolaştığımız bir insandır Kemalettin Bey…8. Ben de, o Fas’ta iken ona vefa gösterip oraya sırf onu ziyaret için gittiğim Tange, Rabat ve Kazablanka’yı beraberce solukladığımız ve her konuşması ve anlatından sonra da burnumun kemiğinin sızladığını hep hissettiğim ve bana hep Allah’ı hatırlatan bir zattı Kemalettin Bey…http://i.imgur.com/dutfsPd.jpg
9. ‘Afrika’da Kemalettin Özdemir’ diye kitap yazan Said Bey’in kitabını görünce telefon ile Said Beyi arayıp; ‘alacağın olsun, ben yazacaktım onun hakkındaki bu kitabı ama ilk sen yazdın ve o senin değil benim hocam’ diye onun hakkında Said Bey’e takıldığım bir insandı Kemalettin Bey…10. Babası Said Özdemir’i Said Nursi’nin talebesi olarak bildiğim, kendisini Fethullah Gülen’e yakınlığı vesilesi ile tanıdığım, bildiğim, sevdiğim ve hatta fıkıh – hadis – fetva konularında kendisine akıl danıştığım, az biraz param olursa onun eliyle hayır ve hasenat işlerinde kullanılsın diye kendisine takdim ettiğim, Kurban’ımı onun eliyle vermek istediğim, bayramlarda önceden oturduğu Ankara Öz-elif sitesindeki evinde onu ve ailesini ziyaret etmekten onur duyduğum, aklıma takılan her konudaki soruyu ona sorduğum ve kendimi ona yakın hissetmekten dolayı da soru sormanın nazlanmasını çıkarttığım bir zattı Kemalettin Bey…11. Ama bu yukarıdaki şekliyle sizlere anlattığım Kemalettin Bey’e sonradan sanki bir şeyler oldu…Sanırım ‘kontrolsüz güç’ onu alabildiğine yozlaştırdı.Elindeki gücü bırakmama arzusu ona hatalı şeyler yaptırttı.Fethullah Gülen sonrasının planlarını yapmak ve o dönemlerde de kendisini güçlü kılmak arzusu onu şirazeden çıkarttı.Ve bu hali ile de hem kendini hem de çevresindeki ona inanmış bir avuç insanı yanlış adımlar atmaya doğru yöneltti.Şahsi günahlar, ihtiras odaklı yaklaşımlar ve Pensilvanya’da nerede ise yıllardır maddi ve manevi bağlamda görülmemesine rağmen sanki oradaymış gibi / sanki 1 ay –yenice- kalmış gibi herkesewww.herkul.org (http://www.herkul.org/) dan okumalar yapmakta en azından yalan, en çoğundan ise kuyruklu birer dolan değil midir?Ve bu bağlamda; ‘Beşir Atalay ve Hakan Fidan mute nikahı ile İran’dan evliler diyor Fethullah Gülen’ şeklinde yapılan anlatımda tamamıyla yalan ve de gerçeklerden çok uzak olan bir değerlendirmedir…http://i.imgur.com/u1x69xf.jpg
O zaman; yalan, kişinin gerçeği saklayıp, bildiğinin aksini söylemesidir. Yalan, çok çirkin bir huydur. Dinimiz İslam yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır. Yalan’ın en büyük kötülüğü; insanı, Allah(cc)’ın rızasından uzaklaştırıp cehenneme götürmesidir. Ayrıca yalan, insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içinde karışıklıklara sebep olur; dostlukları yıkar, yerine düşmanlık tohumları eker.Yalan er-geç ortaya çıkacağından, yalancılar kendilerine güvenilemeyen, saygı duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düşerler. Kısaca yalan, insanı dünyada da, ahirette de felakete sürükler.Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de yalancılardan şöyle bahseder: ‘’Nihayet, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendileriyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.’’(Tevbe,77)‘’Kahrolsun o yalancılar.’’ (Zariyat,10)“İslam’a çağırıldığı halde Allah’a (cc) karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir.” (Saf,7)Hadis (http://www.mumsema.com/hadis-tarihi-hadis-usulu/)lerde Yalan’a bakacak olursak: “Kim devamlı yalan söyler ve yalan peşinde olursa, Allah (cc) katında çok yalancı bir kul olarak yazılır.’’ (Buhari, Müslim)‘’Kul yalan söyleyip, yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince, bir an gelir ki; kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbin tamamı simsiyah olur. Sonunda o, Allah (cc) katında ‘yalancılar’ arasına kaydedilir.’’(Muvatta, Kelam,18)Ashap: ’’Ey Allah(cc)’ın Rasulü! Mümin korkak olur mu?’’diye sordu. ’’Evet olabilir’’ buyurdu. ‘’Peki cimri olur mu?’’ dediler, yine ’’Evet olabilir’’ buyurdu. Sonra; ’’Peki yalancı olur mu?’’ diye sordular. Bu sefer: ’’Hayır olamaz!’’ buyurdu.’’(Muvatta,Kelam,19)‘’Şüphesiz yalan, kötülüğe götürür, kötülükte cehenneme götürür.’’ (Abdullah b.Mes’ud ra)İbn. Mes’ud (ra):’’Şu üç yoldan münafığı tanıyınız:1-Konuşurken yalan söyler.’’‘’Şaka da olsa yalan söylemeyiniz.’’Kemalettin Özdemir Bey size ne haller oldu? Nurcuları tek çatı altında toplamak ve siyasilere bağlamak size mi düştü? Fethullah Gülen sonrasının planlarını yapmak sizi ne hallere düşürdü? Ve ben ve benim gibi sizi sevenler, size çokça dualar etmekteler bilesiniz!..Allah istikametten ayırmasın ve Allah; ‘ilk lütuf olan hizmeti bilmek ile son lütuf olan burada Hakka ruhu teslim etmeyi hepimize nasip etsin’ diyerek!..Twitter: @onder (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=11723)aytacE-mail: dusunceatolyesitr@gmail.com (dusunceatolyesitr@gmail.com)"


kaynak:
http://www.dusunceatolyesi.com/sn-basbakan-erdogan/kemalettin-ozdemir-ne-yapmiyor-ne-yapmamaya-calisiyor/

Mahabad
06-12-2013, 20:08
Ne diyor bu yahu? Okuyorum okuyorum manali birsey yok. dersaneye git yeniden kayıt ol. bak dersanelerin ömrü 2 yıl daha uzatıldı bu 2 yıl boyunca eksiklerini tamamla :)
foruma yazdığın yazıların printerini çıkar dersaneci patronlarına göster, sizin için sabah-akşam 24 saat yırttım kendimi dersen % 50 iskonto yaparlar sana...

fakiri
06-12-2013, 20:40
Valla, ne yalan söyleyeyim Başbakanımıza bugüne kadar pek sıcak bakmayan bir kişi olarak, çok geç te olsa bu şuurlu açıklamalarından ve dersaneler konusundaki tutumundan sonra kanım ısınmaya başladı.
CÜBBELİ KONUSUNA GELİNCE...
Bu şahsın ne dediğini ve ne anlattığını hiç bilmediğini ve TV spikerlerinin maskarası olduğunu ve bu yüzden de din tahribatçılığından başka bir şey yapmadığını biz her zaman, her vesileyle söylemişizdir-söylüyoruz. Şimdi de her müslümanın kınadığı bir sözün sahibine sahip çıkmış !
Sorarım size ; başka birşey aramaya ve söylemeye gerek var mı?

agbi
06-12-2013, 21:06
Sofi-stik, para, pul muhabbeti etmekten gayrida bir matahin yok zaten.Benim dediklerimin hepsi basimdan gecen bizzat sahid oldugum olaylar, senin gibi bos beles haricten gazel okumuyorum. Cemaat'i senin gibi adamlar tasdik etse, zaten gittigim yoldan suphe ederdim. Aman uzak ol, yoksa kendimde problem gorurum.


gunduzalp

HER DOĞRU HER YERDE DOĞRU OLARAK SÖYLENMEZ.

Cevap verme uslubunuz F.Gülen Hocanın benimsediği ve tavsiye ettiği uslup değil.

Karşınızdakini önce tartın kapasitesini anlayın DİKKAT EDİN KUZU POSTUNA GİRMİŞ ÇAKAL , SIRTLAN , KURT vb.var.



Hocaefendi’nin bu lafı yanlış anlaşıldı da onun ilmi bir izahı var. İtikad meselelerine usül diyoruz. Fıkıh meselelerine füru diyoruz Yani dinde bu var. Füruat da ne demek oluyor. İmana taalluk etmiyor. Ama Hocaefendi burada örtünmek farz değil ya da örtünmeye inanmak farz değil demedi ki… Örtünmek fiili füruattandır diyor… Bu yanlış anlaşıldı.

ede
06-12-2013, 21:27
@gunduzalp (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=6432)

HER DOĞRU HER YERDE DOĞRU OLARAK SÖYLENMEZ.

Cevap verme uslubunuz F.Gülen Hocanın benimsediği ve tavsiye ettiği uslup değil.

Karşınızdakini önce tartın kapasitesini anlayın DİKKAT EDİN KUZU POSTUNA GİRMİŞ ÇAKAL , SIRTLAN , KURT vb.var.
...


yukarıdaki mesaj; artık kendinize güvenmediğinizin göstergesidir.

konuştukça açık vermekten korkuyorsunuz.

bakalım fetulah bey daha neler yumurtlayacak?

zebih
06-12-2013, 21:30
O, dün dedi ki:

Bir çiftçi tanıdım. Eline bir avuç buğday almış ve tarlasına serpmişti. Sonra ellerini semaya kaldırdı ve dua etti: Ya Rabbi! Bereket ver. Tüm evlatlarım, eşim dostum, sevenim sevmeyenim Sen'in fazlını umar. Hepimizin Rabbi Sen'sin Sen! Yağmur ver ve bu buğdaylar Senin keremin ile büyüsün, başak versin! Ne verirsen hep beraber Rahmetin ile yiyelim.

Bir de biri daha vardı. O da eline aldığı bir avuç buğdayı tarlaya serpmedi, ufak bir saksıya dikti. Hormon verdi, gübre verdi. Günde üç öğün elalemin çeşmesinden taşıdığı sularla saksısını suladı.

Çiftçinin ekinleri büyüdü, biçti ekinleri. Tarlasından tüm ailesi, eşi dostu seveni sevmeyeni nasiplendi. Buğdayın az bir kısmından un yaptılar, unu da ekmek yapıp yediler, çoğunu da tarlalarına ve komşuların tarlalarına serptiler yine dua ile...

O birinin saksısındaki buğdaylar da büyüdü. O da biçti. En sevdiği oğlu ile birlikte buğdayın büyük bir kısmını un ettiler. Undan pasta yaptılar ve baba oğul afiyet ile yediler. Kalan buğdayı da yine saksıya ektiler!

Şimdi tüm hır gür, saksıcının tarlaya da gözünü dikmesi meselesidir.

agbi
06-12-2013, 21:36
yukarıdaki mesaj; artık kendinize güvenmediğinizin göstergesidir.

konuştukça açık vermekten korkuyorsunuz.

bakalım fetulah bey daha neler yumurtlayacak?

ede

BEN SENİN GİBİLERİ ÇOK İYİ TANIRIM.

Elimden sen ve senin gibiler çok geçti.

Bak HALA iddia ediyorum

SENİN GİBİ NURCU TALEBESİ OLMAZ.

BEN ZAMANI BEKLİYORUM

Diğer iddiam da BU FORUM da başka üye isimi ile var oluşunuz.

HER ZAMAN DOĞRU yu söyle ama heryerde DOĞRU yu DOĞRU olartak söyleme ÜSTAD ın düsturu değilmi ?

agbi
06-12-2013, 21:40
yukarıdaki mesaj; artık kendinize güvenmediğinizin göstergesidir.

konuştukça açık vermekten korkuyorsunuz.

bakalım fetulah bey daha neler yumurtlayacak?

ede

KENDİNE , İLMİNE , BİLGİ ne çokmu güveniyorsun ?

BEN KORKAK DEĞİLİM beni öyle tanımlamışsın SEN DÜŞÜNCE KORKAĞI MÜNAZARA KORKAĞI değilsen aç konuyu karşılıklı Münazara ve istişare edelim.

Öyle yandan çarklı kaçak MÜNAZARALARI SEVMEM

ede
06-12-2013, 21:44
@ede (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=100677)

KENDİNE , İLMİNE , BİLGİ ne çokmu güveniyorsun ?

BEN KORKAK DEĞİLİM beni öyle tanımlamışsın SEN DÜŞÜNCE KORKAĞI MÜNAZARA KORKAĞI değilsen aç konuyu karşılıklı Münazara ve istişare edelim.

Öyle yandan çarklı kaçak MÜNAZARALARI SEVMEM


sen önce şuna karar ver.

akp - camia ayrışmasında safın neresi olacak?




not: senin kim olduğun ve de kime hizmet ettiğin AYAN beyan ortada. biz sizi biliriz. :)

mavera07
06-12-2013, 21:46
Kim bilir Başbakan Cemaat’in ne hain planlarından şüpheleniyordur.

fakiri
06-12-2013, 22:05
Başbakanımız çok geç uyandı çok geç azizim !
Tabiri caizse Atı alan Üsküdarı geçtikten sonra ayıldı !
Eh ! Buna da şükür diyoruz...

ŞehbaL
06-12-2013, 22:37
Karşılıklı kılıçlar çekildi yani.. Bir f.g cemaatine mensup abi, tayyib'i tv'de görünce bildiği tüm küfürleri itina ile savurmuş.. %25'lik bir oy çoğunluğu olduğunu ve Tayyib'in kesinlikle kaybedeceğini vs bahsetmiş.. Çirkinleşiyorlar.. İnsanları daha çok soğutuyorlar.. Burada da bir F.g cemaat mensubu var ki ne zaman yazılarını okusam karşı tarafı en aşağılayıcı cümleleri itina ile seçiyor sanki.. Tayyib Erdoğan'ın sert bir yapısı olabilir. Ama konuşması için sunu diyebiliriz:

Tayyip haklı beyler, çekilin artık

ihvanistanbul
06-12-2013, 22:41
Başbakanımız çok geç uyandı çok geç azizim !
Tabiri caizse Atı alan Üsküdarı geçtikten sonra ayıldı !
Eh ! Buna da şükür diyoruz...


Bana kalırsa geç uyanmadı ama harekete geçecek gücü şimdi buldu Allahu alem

agbi
06-12-2013, 22:46
Hocaefendi 5 buçuk yıl önce bu sözlerle açıklamıştı 06 Ara 2013 19:56 Samanyolu Haber

İşte Hocaefendi'nin herkul.com internet sitesinde 6 Şubat 2008'de yayınlanan "başörtüsü ve provokasyonlar" başlıklı sohbetin ilgili kısımları...

Yaklaşık 15 yıl önce Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi 'nin, başörtüsü konusu dini açıdan füruattır şeklinde yaptığı açıklama bugün yeniden gündemde. İşte Hocaefendi'nin sohbetlerinde de izah ettiği bu konu hakkında kafa karışıklığını gidermek üzere herkul.com internet sitesinde 6 Şubat 2008'de yayınlanan "başörtüsü ve provokasyonlar" başlıklı sohbetin ilgili kısımları...

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, yaklaşık 5 buçuk yıl önce Herkul İnternet sitesinde yayınlanan sohbetinde başörtüsü meselesiyle ilgili çarpıtmalar hakkında açıklamalarda bulunmuştu.

"Bu türlü meselelerde konuşurken insanlar, bir gün yine yüz yüze geleceklerini hesaba katarak üsluplarına çok dikkat etmeliler. Bütün bütün köprüleri yıkmamalılar. Dikkatsiz ve temkinsiz konuşmamalılar."
Fethullah Gülen Hocaefendi: Dikkatsiz ve temkinsiz konuşmamalı Fethullah Gülen Hocaefendi: Dikkatsiz ve temkinsiz konuşmamalı VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Hocaefendi Allah'ın başörtüsünü farz kıldığını hatırlattı, ancak onun Kelime-i Şehadat ve dinin asli unsurlarıyla aynı seviyede olmadığını vurguladı.
"Çok basit bir Müslüman bile hiç bir zaman başörtüsünü Kelime-i Şehadetin yerine koymaz. Kelime-i Şehadet imanın eski ifadesiyle Rükn-ü Aslisidir. Olmazsa olmaz rüknüdür. Kaldı ki başörtüsü dediğimiz mesele İslam'ın o beş esası içinde de yok. Muamelat kısmında bir şey. Ayrı bir farz. Allah ona farz demiş, ayrı bir farz."


Hocaefendi, başı açık gezenin kafir olmayacağını belirtti. Ancak Allah'ın emrettiğini inkar etmenin de küfre yol açacağı uyarısında bulundu.
"Bu açıdan da burada bir şeyi belirtmek lazım. Yani bir insan başını açık gezdiğinden dolayı, hiç kimse demedi, hiç kimse de demez. Akidemiz odur bizim. "başı açık gezen kafir olur" diyen de duymadık biz. Çünkü dinde yok öyle bir şey. Başı açık gezen kafir olmaz. "başı açık gezen kafir oldu" deme başkadır. Kur'anı, Kur'ana ait bir hükmü, Kur'ana ait bir ayeti inkar etme ayrı bir meseledir. "Kur'anın şu ayetini ben kabul etmiyorum" diyen kafir olur. Dinden çıkar."

zebih
06-12-2013, 22:47
Hüseyin Gülerce "cemaatin oy oranı yüzde bir; fakat özgül ağırlığı fazla" demiş. Bu ve benzer tespitler ile balonu şişiriyorlar. Bu şişkinlik iyi değil.

54 milyon seçmen var ve Türkiye'de 540.000 cemaat üyesi var öyle mi?

Eğer Türkiye'de değil 540.000 54.000 adet birbirine kenetlenmiş sımsıkı aynı davaya inanan insan olsa devletin tüm mekanizmalarına hakim olurlardı.

54.000 kişi ne hükümette var, ne Kemalistte, ne askerde, ne cemaatte...

Kimse kimseyi yemesin!

Sempatizan, muhibban, tarafgil, özentik, yandaş, halkadaş, tutkudaş, halay ehli, okey arkadaşı geçinip gidiyor millet işte...

agbi
06-12-2013, 22:48
Karşılıklı kılıçlar çekildi yani.. Bir f.g cemaatine mensup abi, tayyib'i tv'de görünce bildiği tüm küfürleri itina ile savurmuş.. %25'lik bir oy çoğunluğu olduğunu ve Tayyib'in kesinlikle kaybedeceğini vs bahsetmiş.. Çirkinleşiyorlar.. İnsanları daha çok soğutuyorlar.. Burada da bir F.g cemaat mensubu var ki ne zaman yazılarını okusam karşı tarafı en aşağılayıcı cümleleri itina ile seçiyor sanki.. Tayyib Erdoğan'ın sert bir yapısı olabilir. Ama konuşması için sunu diyebiliriz:

Tayyip haklı beyler, çekilin artık

miş leri geçsek.

Tayip e küfür ler savuran kişi önce F.GÜLEN i tanımayan tanıdığını zanneden CAHİL BİRİDİR.

BİRDE F.GÜLEWN in Başörtüsü için dediklerini DEMEDİKLERİ ŞEKLİNDE YORUM YAPANLARDA bunun ahirette hesabını vereceklerdir.

agbi
06-12-2013, 22:52
Hüseyin Gülerce "cemaatin oy oranı yüzde bir; fakat özgül ağırlığı fazla" demiş. Bu ve benzer tespitler ile balonu şişiriyorlar. Bu şişkinlik iyi değil.

54 milyon seçmen var ve Türkiye'de 540.000 cemaat üyesi var öyle mi?

Eğer Türkiye'de değil 540.000 54.000 adet birbirine kenetlenmiş sımsıkı aynı davaya inanan insan olsa devletin tüm mekanizmalarına hakim olurlardı.

54.000 kişi ne hükümette var, ne Kemalistte, ne askerde, ne cemaatte...

Kimse kimseyi yemesin!

Sempatizan, muhibban, tarafgil, özentil, yandaş, halkadaş, tutkudaş geçinip gidiyor millet işte...



Eğer Türkiye'de değil 540.000 54.000 adet birbirine kenetlenmiş sımsıkı aynı davaya inanan insan olsa devletin tüm mekanizmalarına hakim olurlardı.

Bugünün DEVLET işLeyişi ile 2000 Öncesi DEVLET işleyişini karşılaştırırsak kusura bakmayın ama BU DÜŞÜNCENİZ ÇÜRÜR

ŞehbaL
06-12-2013, 22:56
miş leri geçsek.

Tayip e küfür ler savuran kişi önce F.GÜLEN i tanımayan tanıdığını zanneden CAHİL BİRİDİR.

BİRDE F.GÜLEWN in Başörtüsü için dediklerini DEMEDİKLERİ ŞEKLİNDE YORUM YAPANLARDA bunun ahirette hesabını vereceklerdir.

miş'leri geçelim, di'lere gelelim :) yani burada -miş kullandık diye ne sandınız?! dıdısının dıdısının dıdısının...... söylediklerini mi aktardık. bizzat isim mi verelim, adres falan, inandırıcı gelir mi o zaman :)

siz kabul ettiğinizin aksine olacak delillere bakmayı pek sevmiyor gibi bir imaj uyandırıyorsunuz bende. O yüzden okuduğum ve odan sonra kâni olduğum yazıyı sizin için paylaşıyorum. Buyrun:

tıklayın (http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/) ve türban ile ilgili soru üzerine verdiği yazıyı okuyun. Bizzat kendi sitedir bu arada. Ha ben girmem diyorsanız buyrun bir de alıntı yapayım:


'Okullarımızdaki başörtüsü sorunu, çok hassas hale geldi. Ancak şu kadar söyleyeyim, okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı' Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. Bana göre okumayı tercih etmelidirler.'

zebih
06-12-2013, 22:59
Devlet bir toplumsal sözleşme olmaktan çıkalı iki bin yılı geçti. Devlet uzun zamandır dev illet sahiplerinin pırasa boylu soğan huyluları emeline güttüğü bir mekanizmadır.

50.000 kişi büyük rakamdır. Bugün 50.000 kişilik bir hücre organizasyonu yeryüzünde sadece yahudilerde var. Çakma hücre ise çokça...

gunduzalp
07-12-2013, 13:21
Yapılacak işlerde mazi, hal ve müstakbelin beraberce ele alınması lazım geldiğini ifade eden Hocaefendi, her zaman ahiretin ve hesabın hatırda tutulmasının önemine değindi. “Rahman’ın has kulları o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa “Selametle!” derler.” (Furkan, 25/63) ve “Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.” (Furkan, 25/72) mealindeki ayet-i kerimeleri hatırlatarak, kötülüklere aynıyla mukabele etmemek gerektiğini vurguladı. Bu cümleden olarak, “furuât” sözünü tenkit edenlerin yanlışlıklarına imada bulundu, “usûl” ve “furuât” kavramlarını açıkladı. Ayrıca, “mâlikâne” iftiralarına temas etti.


http://www.herkul.org/herkul-nagme/397-nagme-kara-propaganda-ve-nefis-muhasebesi/

Densiz demeye betahsis dikkat ediyorum dedi :)

ede
07-12-2013, 13:56
Yapılacak işlerde mazi, hal ve müstakbelin beraberce ele alınması lazım geldiğini ifade eden Hocaefendi, her zaman ahiretin ve hesabın hatırda tutulmasının önemine değindi. “Rahman’ın has kulları o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa “Selametle!” derler.” (Furkan, 25/63) ve “Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.” (Furkan, 25/72) mealindeki ayet-i kerimeleri hatırlatarak, kötülüklere aynıyla mukabele etmemek gerektiğini vurguladı. Bu cümleden olarak, “furuât” sözünü tenkit edenlerin yanlışlıklarına imada bulundu, “usûl” ve “furuât” kavramlarını açıkladı. Ayrıca, “mâlikâne” iftiralarına temas etti.


http://www.herkul.org/herkul-nagme/397-nagme-kara-propaganda-ve-nefis-muhasebesi/

Densiz demeye betahsis dikkat ediyorum dedi :)

(danışmanları aracılığı ile, tayyip beye bir mesaj iletmek isteriz.. illa ki ileteceklerdir)

tayyip beye "Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası" nı hatırlatmak isteriz.

tayyip bey DİKKAT!!!; bunlar; tövbe etse de tövbelerine, pişman olsa da pişmalıklarına inanmamak gerek.!!!

mümin bir delikten iki kere sokulmayan kişidir.






işte fetva;


"Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası ;


Müslümanlar ! Bilin ve öğrenin ki şu Kızılbaş toplumunun başkanları Erdebil-oğlu Şâh İsmail’dir. Peygamberimiz aleyyisselâmın şeriatını ve sünnetini ve İslam dinini ve din bilgisini ve Kur’anı küçümsedikleri ve de Allah Taala’nın haram kıldığı günahlara helaldir dedikleri ve Kur’anı ve Mushafları ve şeriat kitaplarını hor görüp ateşte yaktıkları ve de bilgilerine ve dindarlara ihanet edip öldürüp mescitleri yaktıkları ve de pis başkanlarını Tanrı sayıp secde ettikleri.

Ve de Hazret-i Ebu Bekir’e ve Hazret-i Ömer’e sövüp halifeliklerini inkar edip sövdükleri ve de peygamberlerimizin şeriatını ve İslam’ı yok etmeye kastettikleri bu anılan ve de bunların Şeriat’ e karşı söz ve davranışları bu fakire ve diğer İslam alimlerine göre tevâtürle bilinip açıkça belli olduğundan biz dahi şeriat ın hükmü ve kitaplarımızın nakli ile

FETVÂ VERDİK ki adı geçen toplum-Kızılbaşlar-Kâfir ve dinsizler ve de her kimse ki onlara uyup o sapık dinlerine râzı ve yardımcı olurlarsa onlar da kâfir ve dinsizlerdir.


BUNLARI ÖLDÜRÜP,TOPLUMLARINI darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır. Müslümanlardan ölen said ve şehit olup cennete gider ve onlardan ölen aşağılık cehennemin dibindedir,bunların hali kafirlerin halinden daha fena ve çirkindir,zira bunların kestikleri ve avladıkları ister doğan’la ister ok ile ve gerekse av köpeği ile olsun murdardır ve Nikahları gerekse kendilerinden ve gerekse başkalarından alsınlar batıldır ve de bunlara kimseden miras yemek yoktur (bir bucak halkı bunlardan olsa da).

Allah yardımcısı olsun Osmanlu Pâdişahına,gerekir ki bunların (Kızılbaşların) ileri gelenlerini öldürüp mallarını ve kadınlarını ve çocuklarını İslam gazilerine taksim ede ve bunları ele geçirince tövbelerine ve pişmanlıklarına inanmayıp öldürülmeli ve de bir kimse ki bu vilayette olup onlardan olduğu bilinirse ya da onlara giderken yakalanırsa öldürülmeli ve tüm bu toplum hem dinsizdir ve hem bozguncudur,iki yönden katledilmeleri vâciptir.

Ey Allahım dine yardım edene sen de yardım et ve Müslümanları hor göreni sen de hor gör,(bu fetvayı veren) Saru Gözer adıyla meşhur el-Müftü Hamza”(Bkz.Yavuz Sultan Selim’in İran Seferi, İ.Ü. Ed. Fak. Tarih Dergisi, sayı:22,s.17,1968) "

kaynak:
http://okul.selyam.net/docs/index-67623.html?page=18

ede
07-12-2013, 15:57
bakın dün ahmet kurucan 2013 hacc da (arafatta) tayyip beye ve de "hizmet" düşanlarına beddu ederken, çok zaman geçmemesine rağmen bugun benzer bedduayı ima ederek, fetulah gülen göz korkutuyor. beddua ederim haaaa, bildiklerimi açıklarım haaaa demeye getiriyor.....

İBRETLİK!!!! LÜTFEN İZLEYİN. ARŞİVLEYİN... İZLETİN...


önce ahmet kurucanın bedduasını hatırlayalım, sonra fetulah beyin beddua imasını görelim.



ilk olarak ahmet kurucanın bedduası!!!


fetulahçılardan ahmet kurucanın 2013 arafatta (hacc), "hizmet" düşmanları için skandal yaptığı beddua!!!!



http://www.ihvanforum.org/images/misc/quote_icon.png rabbinsadikkulu Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?p=1323568#post1323568)
fetulahçılardan ahmet kurucan arafatta "hizmet" düşmanları için, elindeki kağıttan okuyarak, beddua etti. ayrıca, belli ki planlı olan bu hareket, saman tv den de canlı yayınlanıyordu. hatırlamak, unutmamak lazım.

http://radyomehtap.com/multimedia/yazilar/ahmet_kurucan2.jpg (http://radyomehtap.com/multimedia/yazilar/ahmet_kurucan2.jpg)
biz bu ahmet kurucan ın yüzünde nur göremiyooruz. ya siz....


ey fetulahçılar bilin ki; hizmet=islam değildir. bunlar apaçık sapıklık içindeler. hizmet düşmanları için edilmiş bedduanın kapsamına kimler girmiyor ki... başbakandan, bakanlara, meşayihten, kanaat önderlerine kadar geniş bir yelpaze...

aşağıdaki videonun 03:32 saniyeden sonrasına bakabilir.

http://www.youtube.com/watch?v=zsJocieuMOA
http://www.youtube.com/watch?v=zsJocieuMOA


genel bir beddua yapılmamış lütfen dikkat edin.

"ahmet kurucan bedduasına ;

""...Allah'ım İslam düşmanlarının hidayetleri mümkünse hidayet eyle..." diye başlamıyor.

"...Allah'ım hizmet düşmanlarının hidayetleri mümkünse hidayet eyle..." diye başlıyor.

şimdilerde "camia" olarak nitelenen bu oluşuma, bir vakit "hizmet hareketi" dendiği için, bu ifadenin ne anlama geldiğini düşük zekalı insanlar bile anlayacaktır."


Bedduanın tamamı;

“...Allah'ım hizmet düşmanlarının hidayetleri mümkünse hidayet eyle, ….. , değilse onları sana havale ettik, sen onları kahreyle Allahım, onları mahveyle Allahım, onları perişan eyleAllahım,kalemlerini kırAllahım, birliklerini boz Allahım,düzenlerini dağıt Allahım,..."

Görüldüğü gibi “hizmet” düşmanları için yapılmış özel bir beddua. Hem de arafatta…

Takdir sizin…






********************


konu ile ilgili lıntı aşağıdadır....

http://www.ihvanforum.org/images/misc/quote_icon.png (http://www.ihvanforum.org/images/misc/quote_icon.png) ede Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png (http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png)
ahmet kurucan bedduasına ;

""...Allah'ım İslam düşmanlarının hidayetleri mümkünse hidayet eyle..." diye başlamıyor.

"...Allah'ım hizmet düşmanlarının hidayetleri mümkünse hidayet eyle..." diye başlıyor.

şimdilerde "camia" olarak nitelediğiniz oluşumunuza, bir vakit "hizmet hareketi" dediğiniz için, bu ifadenin ne anlama geldiğini düşük zekalı insanlar bile anlayacaktır.

şimdi nasıl kıvıracaksın, merak ediyorum. sakın; "hizmet=islam" deme... :) güldürme kendini...

inanmayan aşağıdaki videonun 03:32 saniyeden sonrasına bakabilir.

http://www.youtube.com/watch?v=zsJocieuMOA



not: ayrıca biz islam düşmanları için yapılan her bedduaya, amin deriz. ama burda islam düşmanları için değil, hizmet düşmanları için beddua edilmiş. biz, sizin "hizmet hareketinizi" islamın bağrına saplanmış bir hançer olarak görüyoruz. yaşadığımız çağda islama sizin kadar zarar veren yoktur. daha ötesini söylemeye dilim varmıyor. biz bu noktada insanları uyandırmayı, kendimize görev biliyoruz. hidayet Allah (cc) tandır. biz vazifemizi yaparız.




not: mezkur kişinin beddua ettiği kişilerden biri, apaçık tayyip beydir.






bu da fetulah beyin beyin ibretlik konuşması !!!

http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0



not: biz de ; " Hasbünallahi ve ni'mel-vekîl (https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&ved=0CC8QFjAA&url=http%3A%2F%2Fwww.herseyguzelolacak.com%2Fwp%2F hasbunallahi-ve-nimel-vekil%2F&ei=fTOjUoKKNoeChQek8YDwAQ&usg=AFQjCNGVLFoWfsv5AC8rb0R6GIcr8J01VA&sig2=WHJPIHC_g8iGGnO-9PRfjA&bvm=bv.57752919,d.ZG4)" deriz. EY MÜMİNLER KENDİNİZİ ALLAH (CC) A EMANET EDİN. KORKUNUZ KALMAYACAKTIR. VE DE İŞİNİZİ YARIM BIRAKMAYIN.!!!

Ahter
07-12-2013, 16:15
Aslında başörtüsü furuattır demek( gerçi teferruat dendiğini biliyoruz) ilmen hata olmasada başörtüsünün mahkum edildiği bir ortamda bunu söyleyip, sonrada, bir gazetede yapılan mulaktta, başörtüsünün çıkarılması görüşünü tavsiye etmesi ....İşte asıl öenmli nokta, furuattan nasıl olurda, başörütüsü açılabilir konuma geliniyor meselesidir..Bu konuda daha önce üstad Ebubekir sifilin görüşünü paylaşmıştım..Fethullah hoca islami istilahları bağlamından kopararak hata yapmaktadır, aynen MGK ya ictihadi bir konum verip, yanlış yapsalarda bir sevab var demesi gibi tuhaf bir görüş serdetmesinde olduğu gibi...

talib
07-12-2013, 16:22
Biz de hep onu diyoruz. Gülenci kafa istiyor ki füruat tartışması yürüsün. Halbuki aslolan, dini! bir cemaatin kızların başlarını nur serter misali açtırmasıdır.

abdullah birisi
07-12-2013, 16:33
Valla, ne yalan söyleyeyim Başbakanımıza bugüne kadar pek sıcak bakmayan bir kişi olarak, çok geç te olsa bu şuurlu açıklamalarından ve dersaneler konusundaki tutumundan sonra kanım ısınmaya başladı.
CÜBBELİ KONUSUNA GELİNCE...
Bu şahsın ne dediğini ve ne anlattığını hiç bilmediğini ve TV spikerlerinin maskarası olduğunu ve bu yüzden de din tahribatçılığından başka bir şey yapmadığını biz her zaman, her vesileyle söylemişizdir-söylüyoruz. Şimdi de her müslümanın kınadığı bir sözün sahibine sahip çıkmış !
Sorarım size ; başka birşey aramaya ve söylemeye gerek var mı?

ısınamassın başbakana, nedenide evveliyatınızdan gelen kafir görme alışkanlığınızdandır... Cübbeli Hoca ya gelince demişsiniz, maskara demişsiniz, 28 şubatın piyonu olmadıya, veyahut 1994 teki refah partisi zamanında tüm oy veren müslümanlara kafir damgası vurmadıya...evvela aynaya bakmak lazım diye düşünüyorum....

muallim08
07-12-2013, 17:45
videoyu sonuna kadar dinledim. sağolasın ede

muallim08
07-12-2013, 17:49
(danışmanları aracılığı ile, tayyip beye bir mesaj iletmek isteriz.. illa ki ileteceklerdir)

tayyip beye "Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası" nı hatırlatmak isteriz.

tayyip bey DİKKAT!!!; bunlar; tövbe etse de tövbelerine, pişman olsa da pişmalıklarına inanmamak gerek.!!!

mümin bir delikten iki kere sokulmayan kişidir.






işte fetva;


"Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası ;


Müslümanlar ! Bilin ve öğrenin ki şu Kızılbaş toplumunun başkanları Erdebil-oğlu Şâh İsmail’dir. Peygamberimiz aleyyisselâmın şeriatını ve sünnetini ve İslam dinini ve din bilgisini ve Kur’anı küçümsedikleri ve de Allah Taala’nın haram kıldığı günahlara helaldir dedikleri ve Kur’anı ve Mushafları ve şeriat kitaplarını hor görüp ateşte yaktıkları ve de bilgilerine ve dindarlara ihanet edip öldürüp mescitleri yaktıkları ve de pis başkanlarını Tanrı sayıp secde ettikleri.

Ve de Hazret-i Ebu Bekir’e ve Hazret-i Ömer’e sövüp halifeliklerini inkar edip sövdükleri ve de peygamberlerimizin şeriatını ve İslam’ı yok etmeye kastettikleri bu anılan ve de bunların Şeriat’ e karşı söz ve davranışları bu fakire ve diğer İslam alimlerine göre tevâtürle bilinip açıkça belli olduğundan biz dahi şeriat ın hükmü ve kitaplarımızın nakli ile

FETVÂ VERDİK ki adı geçen toplum-Kızılbaşlar-Kâfir ve dinsizler ve de her kimse ki onlara uyup o sapık dinlerine râzı ve yardımcı olurlarsa onlar da kâfir ve dinsizlerdir.


BUNLARI ÖLDÜRÜP,TOPLUMLARINI darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır. Müslümanlardan ölen said ve şehit olup cennete gider ve onlardan ölen aşağılık cehennemin dibindedir,bunların hali kafirlerin halinden daha fena ve çirkindir,zira bunların kestikleri ve avladıkları ister doğan’la ister ok ile ve gerekse av köpeği ile olsun murdardır ve Nikahları gerekse kendilerinden ve gerekse başkalarından alsınlar batıldır ve de bunlara kimseden miras yemek yoktur (bir bucak halkı bunlardan olsa da).

Allah yardımcısı olsun Osmanlu Pâdişahına,gerekir ki bunların (Kızılbaşların) ileri gelenlerini öldürüp mallarını ve kadınlarını ve çocuklarını İslam gazilerine taksim ede ve bunları ele geçirince tövbelerine ve pişmanlıklarına inanmayıp öldürülmeli ve de bir kimse ki bu vilayette olup onlardan olduğu bilinirse ya da onlara giderken yakalanırsa öldürülmeli ve tüm bu toplum hem dinsizdir ve hem bozguncudur,iki yönden katledilmeleri vâciptir.

Ey Allahım dine yardım edene sen de yardım et ve Müslümanları hor göreni sen de hor gör,(bu fetvayı veren) Saru Gözer adıyla meşhur el-Müftü Hamza”(Bkz.Yavuz Sultan Selim’in İran Seferi, İ.Ü. Ed. Fak. Tarih Dergisi, sayı:22,s.17,1968) "

kaynak:
http://okul.selyam.net/docs/index-67623.html?page=18


Şimdi bu fetvayı yayınlamakla ne demek istedin başbakan danışmanlarına

ede
07-12-2013, 23:28
şimdi iki haber bir arada değerlendirildiğinde nasıl bir manzara ortaya çıkıyor .. lütfen dikkat edin!!!



bakın dün ahmet kurucan 2013 hacc da (arafatta) tayyip beye ve de "hizmet" düşanlarına beddu ederken, çok zaman geçmemesine rağmen bugun benzer bedduayı ima ederek, fetulah gülen göz korkutuyor. beddua ederim haaaa, bildiklerimi açıklarım haaaa demeye getiriyor.....

...




YENİ!!! fetulah gülenin; 06/12/2013 tarihli "BAŞÖRTÜSÜ FÜRUATTIR" açıklaması ve kadir mısıroğlunun buna 07/12/2013 tarihli cevabı



- ilk olarak fetulah gülenin, 06/12/2013 tarihli son açıklaması (05:30 dakikadan sonrasına bakılabilir)

Fethullah Gülen 397. Nağme: Kara Propaganda ve Nefis Muhasebesi

http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0







- ikinci olarak kadir mısıroğlunun, bu açıklamaya, 07/12/2013 tarihli cevabı (42:05 dakikadan asonrasına bakılabilir. lütfen sonuna kadar izleyin. )

- hakan fidan meselesi için 1:06:15 dakikadan sonrasına bakınız. burada kadir mısıroğlunun bahsettiği istihbarat başkanı, said özdemir abin oğlu, kemalettin özdemir dir.

Üstad Kadir Mısıroğlu ile Cumartesi Sohbetleri (07/12/2013)


http://www.youtube.com/watch?v=agMugnRkerg


http://www.youtube.com/watch?v=agMugnRkerg

agbi
08-12-2013, 00:40
(danışmanları aracılığı ile, tayyip beye bir mesaj iletmek isteriz.. illa ki ileteceklerdir)

tayyip beye "Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası" nı hatırlatmak isteriz.

tayyip bey DİKKAT!!!; bunlar; tövbe etse de tövbelerine, pişman olsa da pişmalıklarına inanmamak gerek.!!!

mümin bir delikten iki kere sokulmayan kişidir.






işte fetva;


"Kızılbaşların katli için Yavuz’un Şeyhülislamı Müftü Hamza’nın Fetvası ;


Müslümanlar ! Bilin ve öğrenin ki şu Kızılbaş toplumunun başkanları Erdebil-oğlu Şâh İsmail’dir. Peygamberimiz aleyyisselâmın şeriatını ve sünnetini ve İslam dinini ve din bilgisini ve Kur’anı küçümsedikleri ve de Allah Taala’nın haram kıldığı günahlara helaldir dedikleri ve Kur’anı ve Mushafları ve şeriat kitaplarını hor görüp ateşte yaktıkları ve de bilgilerine ve dindarlara ihanet edip öldürüp mescitleri yaktıkları ve de pis başkanlarını Tanrı sayıp secde ettikleri.

Ve de Hazret-i Ebu Bekir’e ve Hazret-i Ömer’e sövüp halifeliklerini inkar edip sövdükleri ve de peygamberlerimizin şeriatını ve İslam’ı yok etmeye kastettikleri bu anılan ve de bunların Şeriat’ e karşı söz ve davranışları bu fakire ve diğer İslam alimlerine göre tevâtürle bilinip açıkça belli olduğundan biz dahi şeriat ın hükmü ve kitaplarımızın nakli ile

FETVÂ VERDİK ki adı geçen toplum-Kızılbaşlar-Kâfir ve dinsizler ve de her kimse ki onlara uyup o sapık dinlerine râzı ve yardımcı olurlarsa onlar da kâfir ve dinsizlerdir.


BUNLARI ÖLDÜRÜP,TOPLUMLARINI darmadağın etmek tüm Müslümanlara vacip ve farzdır. Müslümanlardan ölen said ve şehit olup cennete gider ve onlardan ölen aşağılık cehennemin dibindedir,bunların hali kafirlerin halinden daha fena ve çirkindir,zira bunların kestikleri ve avladıkları ister doğan’la ister ok ile ve gerekse av köpeği ile olsun murdardır ve Nikahları gerekse kendilerinden ve gerekse başkalarından alsınlar batıldır ve de bunlara kimseden miras yemek yoktur (bir bucak halkı bunlardan olsa da).

Allah yardımcısı olsun Osmanlu Pâdişahına,gerekir ki bunların (Kızılbaşların) ileri gelenlerini öldürüp mallarını ve kadınlarını ve çocuklarını İslam gazilerine taksim ede ve bunları ele geçirince tövbelerine ve pişmanlıklarına inanmayıp öldürülmeli ve de bir kimse ki bu vilayette olup onlardan olduğu bilinirse ya da onlara giderken yakalanırsa öldürülmeli ve tüm bu toplum hem dinsizdir ve hem bozguncudur,iki yönden katledilmeleri vâciptir.

Ey Allahım dine yardım edene sen de yardım et ve Müslümanları hor göreni sen de hor gör,(bu fetvayı veren) Saru Gözer adıyla meşhur el-Müftü Hamza”(Bkz.Yavuz Sultan Selim’in İran Seferi, İ.Ü. Ed. Fak. Tarih Dergisi, sayı:22,s.17,1968) "

kaynak:
http://okul.selyam.net/docs/index-67623.html?page=18

Yönetim BU DENSİZLİK NEREYE KADAR ?????????????????????

Yönetim BU DENSİZLİKLERE ORTAM HAZIRLAYAN sizlerdiniz.

Yönetim ALINTI YAPTIĞIM MESAJI TEKRAR TEKRAR OKUYUN.

Yönetim SİZLERİ ALLAH a havale ediyorum.

Yönetim alıntısını yaptığım üye AK PARTİLİ DEĞİLDİR.

Yönetim alıntısını yaptığım üye SP li de değildir.

Yönetim alıntısını yaptığım üye SİYASİ BAZDA NE OLDUĞU BELLİ DEĞİLDİR

Yönetim alıntısı yaptığım üye NUR CEMEATLERİNE mensup olmayan kendini NURCU enpoze eden biridir.



Yukarıdaki iddiaları İSPAT EDECEK HER BELGEM VARDIR.

YÖNETİM OLARAK FİTNE leri üretecek ve Müslümanları birbirine düşürecek ORTAMLARI sağladığınız içiin SİZLERİ ALLAH a havale ediyorum.

En başta sizi Sn Enes ALLAH en doğru kararı verecektir şüphesiz.

hirahos
08-12-2013, 00:51
Erdoğan’ın cemaate yönelik göndermesi de “Sizi biz okuttuk neferimiz olacaksınız demediler” sözleriyle imam hatip neslinde bahsederken oldu.


medyagündem

Başbakan her gün, peşpeşe cemaate yönelik uyarılar gönderiyor. Bugün dedi ki: İçte ve DIŞTA yapılanlarla ilgili öyle belgeler açıklarız ki....

Yer yerinden oynar diye tamamladı ama, bendeniz şöyle tamamlıyorum: Bugün cemaat avukatlığı yapanlar sokağa bile çıkacak yüz bulamazlar. :)

agbi
08-12-2013, 01:00
Yönetim BU DENSİZLİK NEREYE KADAR ?????????????????????

Yönetim BU DENSİZLİKLERE ORTAM HAZIRLAYAN sizlerdiniz.

Yönetim ALINTI YAPTIĞIM MESAJI TEKRAR TEKRAR OKUYUN.

Yönetim SİZLERİ ALLAH a havale ediyorum.

Yönetim alıntısını yaptığım üye AK PARTİLİ DEĞİLDİR.

Yönetim alıntısını yaptığım üye SP li de değildir.

Yönetim alıntısını yaptığım üye SİYASİ BAZDA NE OLDUĞU BELLİ DEĞİLDİR

Yönetim alıntısı yaptığım üye NUR CEMEATLERİNE mensup olmayan kendini NURCU enpoze eden biridir.



Yukarıdaki iddiaları İSPAT EDECEK HER BELGEM VARDIR.

YÖNETİM OLARAK FİTNE leri üretecek ve Müslümanları birbirine düşürecek ORTAMLARI sağladığınız içiin SİZLERİ ALLAH a havale ediyorum.

En başta sizi Sn Enes ALLAH en doğru kararı verecektir şüphesiz.

Hakperest Benim için önemli olan alıntı yaptığım mesajdaki ana fikir vede mesajın ana fikri hakkındaki düşünceniz Büyük harfler Vurgu içindir bağırmak istersem kelimelerle bunu yaparım Büyük Harfe ihtiyacım yoktur Bilgilerinize Saygılarımla.

hirahos
08-12-2013, 01:11
Ha ha. .... ey din cahili ?

Sen gül bakalım ey din alimi?!

marovitch dostunuzun Gülen hakkında ağzından kaçırdığına hiç dokunamadın bile? Alimsin ya. Dokunsan ilmin (dinin) ne tarafına uydurabilecektin, merak etmiştim...

Gülerek gez bakalım. Son gülen kim olur görürüz.

ede
08-12-2013, 03:04
Canlı Yayında Cemaat Akp Kavgası
http://www.youtube.com/watch?v=WsJ50MeErRM


http://www.youtube.com/watch?v=WsJ50MeErRM


fetulah beyin eleştirilmesine bile tahammülleri yok. muhatabına nasıl hakaret ediyorlar, dikkat!!!

ama peygamberimize yapılan iftirayı hoşgörü (mizsal; ibrahim özdemirin iftirası) ile karşılayabiliyorlar. bu kişiler imanlarını sorgulasınlar.


ibrahim özdemir isimli fetulahçının, sevgili peygamberimize yaptığı hakaret; (bu kişi hala zaman gazetesi yazarı)


önce konuyu özetleyelim;

fetulah gülenin, dersanelerin kapatılması ve de "the camia" ya karşı, hükümetçe yürütüldüğünü iddia ettiği operasyonla ilgili açıklaması aşağıda

http://www.youtube.com/watch?v=Xov1Z0fds3Y

http://www.youtube.com/watch?v=Xov1Z0fds3Y

(aşağıdaki videonun 12:00 dakikasından sonrasına bakılabilir - ama tavsiyemiz tamamını dinlemeniz)

http://www.youtube.com/watch?v=Z1WX34Kg6jc
http://www.youtube.com/watch?v=Z1WX34Kg6jc


bu açıklamalardan sonra, fetulahçılar tek merkezden kontrol edilmişçesine, hükümete (otoriteye, güce karşı) saldırıya geçtiler.

bunlardan biri de ibrahim öztürk




burada konu olan adamın adı ibrahim öztürk, marmara üniversitesinde doçentmiş. ve de zaman gazetesinde muteber bir yazar. kısaca fetulahçı

twitter da yazdığı mesaj; "Peygamberin bile kıblesi şaştı oğlum!!! Küdüs'tü Kabe oldu. Bu alemde değişmeyen tek şey yalakalık, güce tapmak." şeklinde.

zaman gazetesindeki adresi:
http://www.zaman.com.tr/ibrahim-ozturk/sektor-kapatmak_2168680.html (http://www.zaman.com.tr/ibrahim-ozturk/sektor-kapatmak_2168680.html)

twitter adresi:
https://twitter.com/ibrahimozturk69 (https://twitter.com/ibrahimozturk69)

http://www.haberaktuel.com/images/news/22492.jpg



şimdi ülke, islam şeriatı ile yönetiliyor olsa idi; bu adamla ilgili hüküm ne olurdu?

kendi şeyhine, hocasına en küçük imada (misal; emekli vaiz) bulunanlara, demediğini bırakmayan acizlere (neydi adamın adı; nuh gönültaş vd...) sesleniyoruz. bakın burda sevgili peygambere iftira var. nerdesiniz. SİZLERİN NEFİSLERİNİZİ CEHENNEM ATEŞİ İLE KORKUTUYORUZ. KORKUN!!!

islam davası sahipsiz değil. sevgili peygamberimiz sahipsiz değil. peygamberimize söz söyleyen melunlar!! yırtarım ağızlarınızı. bin canımız olsa bini de islam davasında Allah (cc) yolunda feda olsun. biline. sizin o çok bilmiş hocanız size böyle mi terbiye veriyor. cami duvarına işediniz.

şaşkın adam! kıblesi şaşan, ancak sen ve senin yolundan gidenlerdir. dua et, laik bir cumhuriyet olan türkiyede yaşıyorsun!!!

bu ve bunun gibileri, kubur farelerine denk, muameleye tabi tutmak gerek!

EY ÜMMETİ MUHAMMED! SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZE ATILAN BU İFTİRAYA SESSİZ KALMAYIN.!!!


anlayana sivrisine saz...
"insanda yok ise EDEP, neylesin medrese mektep. okusa da adam olsa da MERKEP gene MERKEP"
"ilmiyle amel etmeyen, kitap yüklü eşek gibidir"

Dua Nur
08-12-2013, 07:29
Başbakan her gün, peşpeşe cemaate yönelik uyarılar gönderiyor. Bugün dedi ki: İçte ve DIŞTA yapılanlarla ilgili öyle belgeler açıklarız ki....

Yer yerinden oynar diye tamamladı ama, bendeniz şöyle tamamlıyorum: Bugün cemaat avukatlığı yapanlar sokağa bile çıkacak yüz bulamazlar. :)

Tehditçilere, kaset hazırlığında olanlara iyi bir rest ile karşılık verdi. Tıpkı aba altından sopa gösteren Ergenekoncu askerlere yaptığı gibi.

Mahabad
08-12-2013, 08:51
Bugün cemaat avukatlığı yapanlar sokağa bile çıkacak yüz bulamazlar. :)
Türkiye'yi ve mazlum Filistinlileri karşılarına alarak açık açık israil hamiliği yaptılar arkasından da sokağa çıkacak yüzü her nasılsa buldular.

ar damarı çatlayınca çıkacak yüzü bulamazlar sözü onlar nezdinde bir anlam ifade etmiyor.

cemaatin adamları saat saat gün gün kendileri olmaktan çıkıp başkalaştılar. cemaat mensuplarının durumu aşağıdaki örneğe tıpa tıpa uyuyor.
kıssadan hisse çıkarmaları için aktarıyorum :
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır. Fakat eğer onu ılık suya koyar ve suyu ısıtırsanız, uysalca orada oturacaktır. Su yavaşça ısındıkça, kurbağa rahat bir uyuşukluk haline geçecektir, tıpkı sıcak bir banyo yapan bizden biri gibi ve çok zaman geçmeden, yüzünde bir gülümsemeyle, karşı koymadan kaynayarak ölmesine izin verecektir.
tabi burdaki ölmekten kasıt dini ve vatanseverlik hassasiyetlerini kaybetmek olarak anlamak lazım.

NurrBanuu
08-12-2013, 16:39
"cemaat hic bu kadar bir arada olmamisti" diyen şahsiyet çok komiksin gerçekten kahkahayla güldüm :laugh::laugh: :glm cemaat hiç bu kadar bir arada olmamışmış:glm buna kim inanır ...... inanır.:oleyo: Allah aşkına boş kuruntularla avutmayın kendinizi:icon_petting: takke düştü kel göründü cemaat bitti.
..............................

Efendim hele bunu diyen zatı muhterem(!)deki gülünesi öz güvende kimsede yok.:oleyo:entel vekültürlü görünme merakı ve mütekebbir edasıyla,neyi savunduğunun idrakine varamayan muvazenesiz, insanları küçümseyerek konuşunca kendini matah bir şey sanıyor.:oleyo::ıslık:

Boş fıçı çok langırdar....:ıslık:

ede
08-12-2013, 16:54
"cemaat hic bu kadar bir arada olmamisti" diyen şahsiyet çok komiksin gerçekten kahkahayla güldüm :laugh::laugh: :glm cemaat hiç bu kadar bir arada olmamışmış:glm buna kim inanır ...... inanır.:oleyo: Allah aşkına boş kuruntularla avutmayın kendinizi:icon_petting: takke düştü kel göründü cemaat bitti.
..............................

Efendim hele bunu diyen zatı muhterem(!)deki gülünesi öz güvende kimsede yok.:oleyo:entel vekültürlü görünme merakı ve mütekebbir edasıyla,neyi savunduğunun idrakine varamayan muvazenesiz, insanları küçümseyerek konuşunca kendini matah bir şey sanıyor.:oleyo::ıslık:

Boş fıçı çok langırdar....:ıslık:


öyle demeyin . bir kenetlenme olduğu açık.


bu da güzel.

ama son yaşanan süreç "the camia" yı daha da kenetledi.

hele ki fetulah beyin "...elmas ruhlu ebubekirler ile karanlık ruhlu ebucehiller bu süreçte ortaya çıkacak..." açıklamasından sonra.

doğaldır ki kimse "karanlık ruhlu ebu cehil" olmak istemeyecektir. :) mahalle baskısı da cabası... :)

kritik (kozmik) bilgilere sahip olanların, "the camia" dan ayrılmaları durumunda ölme/öldürme bilem olabilir. :)

bundan sonra "the camia" içinden aykırı ses çıkması nerdeyse imkansız.

fetulah bey kapıları kapadı, demir aldı. bakalım son limanı neresi olacak!?

NurrBanuu
08-12-2013, 17:36
öyle demeyin . bir kenetlenme olduğu açık.

kenetlenseler ne olur,cürümleri kadar yer yakarlar...:)

kaçak
08-12-2013, 17:38
Bu kenetlenme başka kenetlenme ...
İş dünyasına bombalar düşmeye başlasın ki seçim sonu sanırım ...
Ortada kenet menet kalmaz ...
Şu an statüko kaybetmeme adına son çırpınışlar ...
Güç biterse cemaat biter ...
İki iki daha dört ...

Ahmed Muhammed
08-12-2013, 17:42
https://www.youtube.com/watch?v=LZb84VE0ubA

ömerusta
08-12-2013, 17:45
yok kaçak kaçak kaçak konuşma ne cömaat biter ne hükümet nede taip
nede bunların camöbaza bak ipe bak oyununa bakan biz zavallı ların tüyleri biter yolun ulen bu kadar kaz kafalı bir millet var ken

NurrBanuu
08-12-2013, 18:06
Şu kafkas kartalı kim olaki :pokey:


"Elinizin hamuruyla oturduğunuz yerden klavye başından ne yapmaya çalışıyorsunuz? Müslümansan olayları körükleme ALLAHU ZÜLCELALDEN KORK!! EDEP YA HU!""

Elimdeki hamuru yüzüne yapıştırıveririm doğru konuş benimle:oleyo: :rtfm:

ede
08-12-2013, 18:08
kenetlenseler ne olur,cürümleri kadar yer yakarlar...:)

aslında böyle olduğu için çok üzülüyorum (kendime,iyi niyetimehttp://www.ihvanforum.org/images/smilies/20.gif). Fetullah hocanın başka amaçlara hizmet ettiğini söylediler hep ben hiç inanmak istemedim sohbetlerini ağlayarak dinlediğim sözleri içime işleyen bu adam öyle olamaz dedim.. ama bu son olayda aydınlandı kafamdaki bütün sorular.. sadece iyi bir hatipmiş ötesi karanlık...



elhamdülillah...

ede
08-12-2013, 18:33
Fethullah Gülen'in telefon açarak kadın tuzağından kurtardığı o kişi kim? (videonun 17:09 dakikasından sonrasına bakılabilir)


"başörtüsüne füruat diyenler oldu. Biz bunları da gördük " sözlerine de yanıt veren Gülen, ayrıca şu an "yükseklerde olan" birini bir komplodan nasıl kurtardığını da anlattı.

Bir kadınla buluşmaya giden kişiye komployu haber vererek tuzaktan kurtardığını anlatan Fethullah Gülen, "eğer o tuzağa düşseydi şimdi olduğu yerde olamazdı" dedi. Ayrıca o kişinin sırrını bildiği için şu an kendisine düşman olduğunu da sözlerine ekledi ve birkaç başka örnekten de bahsetti.

Başbakan'ın bugünlerde Fethullah Gülen'e karşı duruşu sır değil. İster istemez akıllara "o kişi Başbakan mı" veya "o kişi mit müşteşarı hakan fidan mı?" sorusu geliyor.



aşağıdaki videonun 17:09 dakikasından sonrasına bakılabilir;



Fethullah Gülen 397. Nağme: Kara Propaganda ve Nefis Muhasebesi


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0

Kafkas Kartali
08-12-2013, 18:35
Şu kafkas kartalı kim olaki :pokey:



Elimdeki hamuru yüzüne yapıştırıveririm doğru konuş benimle:oleyo: :rtfm:
Ne lakayt bir insansın sen ya hu hem gülüyor hem külhan BEYLİĞİ yapmaya çalışıyorsun.

Ahter
08-12-2013, 18:47
Fethullah Gülen'in telefon açarak kadın tuzağından kurtardığı o kişi kim? (videonun 17:09 dakikasından sonrasına bakılabilir)


"başörtüsüne füruat diyenler oldu. Biz bunları da gördük " sözlerine de yanıt veren Gülen, ayrıca şu an "yükseklerde olan" birini bir komplodan nasıl kurtardığını da anlattı.

Bir kadınla buluşmaya giden kişiye komployu haber vererek tuzaktan kurtardığını anlatan Fethullah Gülen, "eğer o tuzağa düşseydi şimdi olduğu yerde olamazdı" dedi. Ayrıca o kişinin sırrını bildiği için şu an kendisine düşman olduğunu da sözlerine ekledi ve birkaç başka örnekten de bahsetti.

Başbakan'ın bugünlerde Fethullah Gülen'e karşı duruşu sır değil. İster istemez akıllara "o kişi Başbakan mı" veya "o kişi mit müşteşarı hakan fidan mı?" sorusu geliyor.



aşağıdaki videonun 17:09 dakikasından sonrasına bakılabilir;



Fethullah Gülen 397. Nağme: Kara Propaganda ve Nefis Muhasebesi


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0

Ede önemli bir meseleye değinmiş...Dikkattttt!!! Hoca konuşmasında , öenmli bir kişinin bir kadınla birlikte olacağından ve bu aradada bu kişiye komplodan bahsediyor!!!!Dikkaatttt!! Daha ortada hiç bir şey yokken..Olay vuku bulmamış!!!! Safiyane bir soru: Hocaya bu bilgi nereden ve nasıl geliyor!!! Ayrıca hoca bunu neden anlatma ihtiyacı duymuş!!!!Sizce tuhaf değilmi??????

zebih
08-12-2013, 19:08
Demeye getiriyor ki, "Bu liyakatsız, firavun meşreb insanlar o insanlar ki, onların ayıplarını örten, onların kollayan esirgeyen, bugünkü makamlarına ulaşmalarına pisliklerine göz yummak ile vesile olan ben ne safmışım, ne basiretsizmişim, ne kafası basmazın tekiymişim ki bugün o defolular tarafından kazandıklarımı kaybetme tehlikesi ile yüzgöz oldum.

Ama ben bu oyunu bozarım!

Çok üstüme geldiğinizde sizi deşifre eder, kendimi de sizi de bitiririm."

Bu sözleri böyle okuduğunuzda, hocaefendi'nin İslam ahlakı perspektifinde halet i ruhiyesi daha net anlaşılır.

ede
08-12-2013, 19:10
Ede önemli bir meseleye değinmiş...Dikkattttt!!! Hoca konuşmasında , öenmli bir kişinin bir kadınla birlikte olacağından ve bu aradada bu kişiye komplodan bahsediyor!!!!Dikkaatttt!! Daha ortada hiç bir şey yokken..Olay vuku bulmamış!!!! Safiyane bir soru: Hocaya bu bilgi nereden ve nasıl geliyor!!! Ayrıca hoca bunu neden anlatma ihtiyacı duymuş!!!!Sizce tuhaf değilmi??????


hem de nasıl. aslında kıyametin burdan kopması gerekiyor.

malesef insanımız, konuşmanın esasını kaybedip, teferruatta boğuluyor... :)

bu da fetulah beye gelsin.. :)


not: aslında bu mesele ile ilgili ayrı konu açsak mı ? acaba...

-Muhammed-
08-12-2013, 19:32
Yahu ben anlamıyorum.

Başörtüsünü eğitim için çıkarabilirsiniz ne demek?

Ayetle sabit olan tesettürden nasıl taviz verilir?

Soruyorum size, 28 Şubat döneminde erkekler için kısa şort giymeyeni üniversiteye almasalar, pantolon füruat mı olacaktı?

Erkekler diz kapağının üstünde bacağı açık halde üniversiteye gidecek miydi?

Sonuçta Setr-i Avret belli değil mi?

Erkekler için de hanımlar için de belli.

Başörtüsü füruat değil, farzdır...

Selam ile...

agbi
08-12-2013, 20:05
-Muhammed- Başbakan’dan Gündemi Sarsacak Gülen Çıkışı : Başörtüsü Füruattır Diyenler Oldu !
-Muhammed- Hangi Filmi Neden İzleyelim? Tavsiye Ettiğiniz Filmler
Verda Ruh Halinizi Görelim (Resimli)
Ahter YENİ!!! fetulah gülenin; 06/12/2013 tarihli "BAŞÖRTÜSÜ FÜRUATTIR" açıklaması ve kadir mısıroğlunun...

Şuanki Forum da bulunan muallim08 ve Verda neden bu iki konu birleştirilmiyor her zaman konu birleştirirdiniz ?

ede
08-12-2013, 20:11
bu "YENİ!!! fetulah gülenin; 06/12/2013 tarihli "BAŞÖRTÜSÜ FÜRUATTIR" açıklaması ve kadir mısıroğlunun..." konusunu başlatan olarak, bu konunun başka konu ile birleştilmesini istemiyoruz.

ayrıca bahsi geçen konunun içeriğinde; fetulah gülenin son açıklaması ve bu açıklamaya kadir mısıroğlunun cevabı var. direkt bağlantısı yok. @muallim08 (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=23179) ve @Verda (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=26678)

amca
08-12-2013, 20:14
Kafaya bak, milli eğitime bağlı hangi okulda öğrencilerin başı kapalı ? Kaldıki ben biliyorum bayan şubelerine ve özellikle kız cocuklarına bası açıklar ders verirdi. Ve öğretmenler odasından tut da, bulunduğu katlar bile ayrıydı. Başbakanın tabiri ile ulen hepimiz ordaydık neyi anlatıyorsunuz bize ?

O günlerdede bugünde başları kapalı öğrencileri ve öğretmenleri olan ve Milli eğitime bağlı okul adı örnek verirsem NE DİYECEKSİN... BENDEN ÖZÜR DİLEYİP FETULLAHIN PEŞİNDEN GİTMEYİ BIRAKACAKMISIN ???

agbi
08-12-2013, 20:21
O günlerdede bugünde başları kapalı öğrencileri ve öğretmenleri olan ve Milli eğitime bağlı okul adı örnek verirsem NE DİYECEKSİN... BENDEN ÖZÜR DİLEYİP FETULLAHIN PEŞİNDEN GİTMEYİ BIRAKACAKMISIN ???

Sen önce kendin özür dile AK Parti karşıtı & Günün taraikat kollarını kabul etmeyen , Mezhepleri kabul etmeyen amca

zebih
08-12-2013, 21:31
Başbakan ve Hocaefendi, hedef kitleyi daraltıp, kemikleşmiş taraftarlarını muhatap alan ateşleyici açıklamaları tercih ediyorlar.

Halbuki Başbakan'a çok geniş mevzu alakasızlardan oluşan bir halk desteği vardı ve hocaefendi için de öylece...

Bu nokta vuruşlar aslında şu anlama geliyor: İki taraf da birbirine giydirecek. Hangisi önce başlarsa artık...

Kanaatimce bu giydirmelerden kazanan çıkmayacak, daralacaklar ve öz varlıkları ortaya çıkacak.

Bu da aleyhlerine olacak.

Bu olmadan anlaşma sağlamalarını diliyorum.

Zira onların bu şişkin görüntüsü, esas oğlanın gözünü korkutmuştu!

amca
08-12-2013, 22:37
Sen önce kendin özür dile AK Parti karşıtı & Günün taraikat kollarını kabul etmeyen , Mezhepleri kabul etmeyen amca

Sana laf söylemedim senle işim olmaz sen doğruca kendi düzenine dön... DENGİM DEĞİLSİN...

agbi
08-12-2013, 23:31
Sana laf söylemedim senle işim olmaz sen doğruca çilingir masana dön... DENGİM DEĞİLSİN...

ALLAH a şükürler olsun yaklaşık OTUZ SENEDİR damla ALKOL girmedi İÇKİ olarak keyf verici olarak Şimdi sen ne yapacan hala MEZHEPLERİ KABUL ETMİYORSUN BUGÜNÜN TARİKAT KOLLARINI TENKİT EDİP onları suçluyorsun.


BAK BU ADRESTE NE DEMİŞSİN

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?124429-B%C3%9CY%C3%9CK-BENZERL%C4%B0K-ABD%C3%9CLHAM%C4%B0T-HAN-ve-BA%C5%9EBAKAN-ERDO%C4%9EAN&p=1160862&viewfull=1#post1160862

Amca bey BAKELEMUM gibi FİKİRLERİ DÜŞÜNCELERİ İTHAMLARI DEĞİŞEN bir karekter yapısına sahipsin.

SEN ki zamanında işleri çok güzel olan evlatlarını bu okullarda okutan üst mütevellilerde olan biri değilmisin ? HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE



SEN ki AK parti karşıtı olan biri değilmisin HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEE Gezi Taksim olaylarında AK partiyi tenkit eden ve diğer icraatlarda yedi yetimin hakkı var diyen sen değilmisinnnnnnnn HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEEEEEE

Sen ki PEYGAMBERİMİZ sav sonra hiç bir oluşumu kabul etmiyom deyip tarikatları ve Mezhepleri kabul etmeyen sen değilmisin HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE

SEN ki KOÇ Holding gibi kurulumları başının üstüne çıkaran değilmisin HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE

SEN ki AK partinin arkasında ABD SİYONİZM var diyen değilmisin HADİ YALAN DEEEEEEEEEEEEEEEE

*Serbest seçimlerle iktidara gelmiş Başbakan’ın seçimsiz düşürülmesi hesapları vardır. DEMİŞSİN bakalemum senin yanında KAPLUMBAĞA KALIR.

bakalemum UN RENK DEĞİŞTİRME HIZI SENİN BU DEĞİŞİMLER İÇİN DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR felsefesine ASLA YETİŞEMEZ.

EĞER DÜRÜST sen senden bir ricam olucak ALLAH ı şahit tut BU FORUM a başka üye adı ile girmiyorum diye beyan ver.

BİRDE AGBİ nin bu şahsıma yaptığı iddialar ALLAH ı şahit tutarak yalan de

hirahos
09-12-2013, 00:55
http://www.youtube.com/watch?v=LezumueCpXI&list=PL40C49DA713653D3B&index=82

Mısıroğlu, dershane vaveylasını ele alıyor.

Özellikle 40. dakikadan sonrasını izleyiniz. Fethullah Gülen ve cemaat tavanının, tahmin ettiğimiz ama hiçbir yerden duymadığımız mühendislik plan ve icraatlarından misaller veriyor Mısıroğlu...

"Cemaat tavanı (Gülen), akp'den 150 milletvekili istiyor. Onları kopartıp Chp'yle koalisyon yaptıracak ve hükumeti yıkacakmış." Plana bak!

"Mit (Fidan), bu planı fark edip, başbakanı uyarıyor ve Hükumete yanlış adım attırmıyor."

"Cemaat, bir hizmet hareketi değil, para, güç ve nüfuz peşinde olan bir holding... İsrail menfaatine çalışan bir holding. Cemaat elemanı polisler, İsrail'e, Abd'ye istihbarat sağlıyorlar..."

"Abdulhamid Han Hz.lerinin torununu dahi ücretsiz okullarına kabul etmeyen bir holding."

"Gülenizm'in iç yüzünü Allah, dağdaki çobana kadar millete gösterdi."

"Rakı masasında Kur'an tilaveti..."

"Kasetler, kasetler, kasetler"

Bu mealde.

Daha neler... Lütfen izleyiniz.

Bundan sonra neler konuşulacağını tahmin etmek artık zor değil. Başbakan, açıklarsak yer yerinden oynar diyor ya... Önümüzdeki günler toz dumana hepten karışacak.

dostluk
09-12-2013, 01:30
kizim twtdan yaziyor eski okuldan arkadasi yedigin kaba pislemeni seyr edemeyecegim deyip takibi birakiyor..kizim cemmat kollejlerinden birinde okudu kiz lisesi diye..kolleje parayla gitti,bedava degil..neyymis o sana hizmet edenlerin hakkini nasil odeyecekmis kizim..uykusuz,hamile hizmet etmismis ogretmeni..

amenna ogretmen hakki ana hakki hoca hakki coktur lakin sunuda unutmamak geeekiyor tum ogretmenlerimizin hakki coktur illa cemaat okullarinda calisanlarin degil..ataturkcu solcu bir ogretmeninde cocugumuz uzerinde hakki emegi vardir..gorevini layiki ile yaptiysa..

Dua Nur
09-12-2013, 07:42
Akşam gazetesi yazarı Turgay Güler “Başörtüsü füruattır” sözünün perde arkasını yazdı bugün. 28 Şubat’ın tüm şiddetiyle estiği ve başörtülülere tam bir zulüm yapıldığı süreçte Fethullah Gülen’in Hürriyet gazetesinde Ertuğrul Özkök’e verdiği röportajda “Başörtüsü teferruattır” dediğini gelen tepkiler üzerine bunu “füruat” olarak düzeltildiğini yazan Güler, “Hocaefendi, füruat açıklamasını bir ‘içtihat meselesi’ olarak değerlendirdi. Peki biri de çıkıp, ‘dershaneler füruattır’ derse. Tartışmalar son bulur mu acep? Bu içtihada saygı duyulur mu?” diye yazdı.
Güler’den bölümler şöyle:

O GÜNLERİN KAN DONDURAN HÜRRİYET MANŞETLERİ

O günlerin Hürriyet Gazetesi’ni arşivlerden bir tarayın.
Kan donduran manşetler, köşe yazıları, iftiralar ve dahası…
İstisnasız her gün.
Başörtüsü düşmanlığı zirvede.
Ertuğrul Özkök bayraktarlığını yapıyor!
En kesif eleştirilerini, her biri kurşun gibi kelimeler ve dahi uydurduğu kavramlarla tedavüle sokuyor.
Sadece Hürriyet de değil!
Neredeyse tüm medya!
En ağır hakaret ve en çirkin yaftalamalar, laiklik müdafaası kılıfıyla dindarlar üzerine boca ediliyor.
Haysiyet cellatları, başörtüsü mücadelesi veren yüz binlerce genç kıza en ağır küfürleri edecek kadar iğrençleşiyor.
Başörtülü kızlar, el ele tutuşup eylem yaptıkları için idamla yargılanıyor, coplanıyor, gözaltına alınıp hakarete uğruyor.

O GÜN BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VERENLERİ YIKAN RÖPORTAJ

Hürriyet dahil o günün “Ergenekon” medyası, sessiz bir eylemi dahi “Şeriat ayaklanması” olarak nitelendiriyor.
Gerdikçe, geriyor.
Ama her şeye rağmen hiçbir şey, bu mücadeleyi veren Anadolu insanını yıldıramıyor.
Ancak başörtüsüne özgürlük mücadelesi verenler o gün Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan bir röportajla adeta yıkılıyor.
Dahası kahroluyor!
Yanlış hatırlamıyorsam, 27 Ocak 1995 günü.
Ertuğrul Özkök, Fethullah Gülen Hocaefendi ile bir röportaj yapıyor.

GÜLEN’DEN “BAŞINIZI AÇIN” ÇIKIŞI

O röportajda Hocaefendi, “başörtüsü teferruattır” diyor.
Yani; bu genç kızlar başlarını açabilirler diyor.
Ocak ayının o soğuğunda içeri alınmadıkları için üniversite önlerinde tir tir titreyerek bekleşen genç kızlar donup kalıyor.
Beklenmedik bir anda, beklenmedik birinden, beklenmedik bir açıklama.
Zira onlardan bazıları Hocefendi’nin daha önceki çok net açıklamaları nedeniyle bu mücadeleyi yürütüyorlardı.

GÜLEN’E REDDİYELER HAZIRLANDI

Hocaefendi, bu sözlerinin ardından başta Bediüzzaman’ın talebeleri olmak üzere en sert eleştirilere maruz kaldı.
Dahası reddiyeler hazırlanıp dağıtıldı.
Hocaefendi’nin daha önceki açıklamaları ortaya konarak bu dönüşümün nedeni sorgulandı.
Tepkiler o kadar büyüdü ki; Hocaefendi bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
“Teferruat demedim, füruat dedim” diye.
Füruatın öyküsü budur.

GÜLER’İN YAZISI İÇİN TIKLAYIN (http://www.aksam.com.tr/yazarlar/turgay-guler/dershaneler-furuattir/haber-267463)

medyagündem

rabbinsadikkulu
09-12-2013, 14:00
fetulah bey konuştukça batıyor. bakalım süreç ne olacak.

inşaallah kendi yok olurken, ülkeyi felakete sürüklemez. o zaman muhabet fedaisi olup olmadığını anlayacağız.

aşağıdaki karikatür, yaşanan süreci özetliyor.

http://www.medyatava.com/Content/images/news/insides/20131127-16111484.jpg

amca
09-12-2013, 19:49
Sana laf söylemedim senle işim olmaz sen doğruca kendi düzenine dön... DENGİM DEĞİLSİN...

Türkü kardeş not düşmüş KİMSE GEÇMİŞİ İLE YARGILANAMAZ Diye... EYVALLAH... Ama Bugün bile o Kişi BAR İŞLETİYORSA, SİGORTACILIK YAPIYORSA, FAİZ YİYORSA.... Veya Bunlardan biri ile yani DİNEN HARAM OLAN BİR ŞEY İLE İŞTİGAL EDİYOR İSE... GEÇMİŞ GEÇMİŞTE KALMAMIŞTIR...

agbi
09-12-2013, 21:01
Türkü kardeş not düşmüş KİMSE GEÇMİŞİ İLE YARGILANAMAZ Diye... EYVALLAH... Ama Bugün bile o Kişi BAR İŞLETİYORSA, SİGORTACILIK YAPIYORSA, FAİZ YİYORSA.... Veya Bunlardan biri ile yani DİNEN HARAM OLAN BİR ŞEY İLE İŞTİGAL EDİYOR İSE... GEÇMİŞ GEÇMİŞTE KALMAMIŞTIR...

BAR mı işletiyom ?

Bar İŞLETİYORSAM veya bugüne kadar ALKOL den dolayı bir kazanç sağladı isem ALLAH cc Belamı versin.

BAR İŞLETMİYORSAM vede bugüne kadar ALKOL den Bir kuruş kazanmadı isem ALLAH cc senin Belanı versin.

GELELİM SİGORTACILIK YAPMAMA Fetvası var Yalnız F.Gülen Cemeati kurmadı SİGORTA şirketini NEOVA var daha evvel Nuh mete Yüksel in kapattırdığı DOST SİGORTA var.



TEKRAR EDİYORUM ALKOL vasıtası ile bir kuruş kazandı isem ALLAH benim kazanmadı isem ALLLAH cc SENİN BELANI VERSİN.

amca
09-12-2013, 21:03
*Serbest seçimlerle iktidara gelmiş Başbakan’ın seçimsiz düşürülmesi hesapları vardır. DEMİŞSİN bakalemum senin yanında KAPLUMBAĞA KALIR.


Bir tek şeyi de doğru anla be....

O yazıyı YAZAN BEN DEĞİLİM... Gözün öylesine dönmüş ki hiç bir şeyi görmüyorsun... YAZININ BAŞINA BAK O YAZIYI YAZAN SN.EYGİ DİR ... BEN DEĞİL...

Bu küçük örnek bile senin neyi nasıl anladığını anlatıyor... Düne kadar bana karşı AKP yi destekliyor dun... Ne oldu ???

Artık sana karşı tek KELİME YAZMAYACAĞIM... İSTEDİĞİN KADAR DAMARIMA BASA BİLİRSİN.... HADİ ALLAH CC YOLUNU AÇIK ETSİN...

ede
10-12-2013, 07:12
anlayana sivrisine saz...


abdullah yeğin abinin derste, üstaddan paylaştığı bir düsturu hatırlatalım; “Gayrı meşru bir tarik ile maksadına giden adam, maksadının aksiyle tokat yer.”



not: ey uykuda iken kendini ayık zanneden fetulahçılar, kendinize gelin. UYANIN!!! fetulah beyin kim olduğunu ve de neye hizmet ettiğini görün...





Abdullah Yeğin Ağabeyin görüşleri


http://www.youtube.com/watch?v=C15ChDeFd7g


http://www.youtube.com/watch?v=C15ChDeFd7g

ede
10-12-2013, 13:17
abdullah yeğin abinin açıklaması çok önemli;

“Gayrı meşru bir tarik ile maksadına giden adam, maksadının aksiyle tokat yer.”


tarik: yol

agbi
10-12-2013, 21:29
abdullah yeğin abinin açıklaması çok önemli;

“Gayrı meşru bir tarik ile maksadına giden adam, maksadının aksiyle tokat yer.”


tarik: yol

YEĞİN ağbinin F.GÜLEN için ne düşündüğünü verdiği değeri ÖNCE ÖĞREN Cemeatsiz Öğretmensiz sözde Nur Talebesi.

YEĞİN ağbinin SUNGUR agb.Oğlununu yetişmesi için F.Gülen e Götürdüğünü biliyonmu

SÖZDE NUR TALEBESİ.

ede

agbi
10-12-2013, 21:34
YEĞİN ağbinin F.GÜLEN için ne düşündüğünü verdiği değeri ÖNCE ÖĞREN Cemeatsiz Öğretmensiz sözde Nur Talebesi.

YEĞİN ağbinin SUNGUR agb.Oğlununu yetişmesi için F.Gülen e Götürdüğünü biliyonmu

SÖZDE NUR TALEBESİ.

ede

PEYGAMBERİMİZ sav haşa kabul etmeyen haşa PEYGAMBER gereksiz İşte KURAN oku anlayanlardan olan diyenlere DEİST derler.

ÖĞRETMENE ne gerek var Risaleleri oku anla diyenlere ne denir ? Haaa birde Risaleleri yaşayarak öğrenen veya toplumca kabul edilmiş ÖĞRETMENLERE İHTİYAÇ BULMAYIP ama onların düşüncelerinde örnekler getirip konu saptıranlara ne denir ?

agbi
10-12-2013, 21:51
Başörtüsü ve asl-usul fer’-füru’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

Üç günden beri ilmin ve düşüncenin namusunu her şeye önceleyen bazı yetkin kalemlerin mevzu ile alakalı kamuoyunu sahih bilgi ile doyuracağı ümidi ile bekledim. Bu bekleyişte biraz da yurtdışı seyahatte olmamın rolü var. Yolculuk münasebetiyle yazma fırsatım olmadığı için bekledim. Zira mesele Hocaefendi’nin tabiri ile “kara propaganda” malzemesi yapan insanların devreye girmesi ile farklı mecralara kaydı. Halbuki söz konusu olan din. Dinin doğru anlaşılması için ulemanın ortaya koyduğu bu ve benzeri kavramlar oturmuş oldukları zeminden kaydırılırsa,-kalemim yazmaya varmıyor ama haydi yazayım- siyasette kullanılırsa,değer kaybına uğrayan din olur. Onun için haklı olarak din adına en yetkin kurumun temsilcilerinden ilahiyat fakültelerinde konunun uzmanı olan hocalarımıza,gazete köşelerinden ekranlara uzayan çizgide dini halkımıza anlatan insanların konu ile alakalı ilmî açıklamada bulunmasını gerçekten bekledim. Zannederim Hocaefendi de bu beklentideydi ve birkaç ses hariç kimse bir şey demeyince yukarıda ilk cümlesini iktibas ettiğim açıklamayı yaptı.

Kaldı ki bu sözün ilk söylendiği dönemde –ki 1997 yılıdır- röportaj yapan gazete dinî kavramlara uzaklığının göstergesi olsa gerek “füruat” yerine “teferruat” demişti.
Dolayısıyla bugünkü gibi hatırlıyorum,o dönemlerde mesele hem teferruat-füruat hem de füruat-usul kavramları etrafında müzakere konusu olmuş ve bana göre hiçbir soru işaretine mahal olmayacak netlikte izahı yapılmıştı. Kim mi yaptı? Tabii ki Hocaefendi.

Bu kısa girişten sonra eskilerin “efradını câmi ağyarını mani” dedikleri türden sadece tarif kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir-iki hususa temas etmek istiyorum. Usul,asl’ın,furu’ da fer’in çoğuludur. Asl,Türkçemizde de kullandığımız üzere temel,esas,kök manalarına geldiği gibi fer’ dal demektir. Bu kavramların ıstılahta kullanımı ise lügat manalarına uygundur. Buna göre asl/usul Hz. Adem’den Efendimiz’e (sas) kadar uzanan bütün semavî dinlerdeki ortak temel öğretilere verilen isimdir ki bunlar tevhid,nübüvvet,haşir ve adalettir. Bazı ulema adaletin diğer üç esas içinde mündemiç olduğunu savunur ve dördüncü asl’ın ibadet/ubudiyet olduğunu söyler. Değişmez bu esaslar ve değiştirilemez. Hatta bazılarına göre “içtihada mesağ yoktur” kaidesinin asıl geçerli olduğu alan burasıdır.

Füruat ise bu dört aslın haricinde din denince aklınıza gelen her şeydir. Bir üst başlığın adıdır,unvanıdır füruat. Başka bir ifadeyle dine ait her türlü değerin kategorize edilmesi sonucu karşımıza çıkan bir kavramdır. Söz buraya gelmişken şunu da ilave edebilirim;işte bu tasniften hareketle bazı ulema itikadî meseleleri asl/usul,itikadî alanın dışına çıkan her şeye fer’/füru’ demiştir. Eğer bu tasnif kabul edilecek olursa Kelam ilmi asl/usul;Fıkıh ilmi ise fer’/füru’un içine girer. Onun içindir ki usul’e ait meselelerde iman ve imanda hulûs aranırken,füru’a ait meselelerde illet,sebep,hikmet,maslahat aranır.

Meselenin tavzihe kavuşması için birer cümle ile bunların tariflerine de bakalım. İllet,hükmün varlığının üzerine bina edildiği açık,istikrarlı ve belirli/münasip vasfa denir. Sebep,hükmün varlığı veya yokluğu adına şâri’in/kanun koyucunun alamet kıldığı durumdur. Hikmet,şâri’in hükmü verirken ulaşmayı amaçladığı faydadır. Ta’lil adını verdiğimiz çalışma ile ortaya çıkartılan bu faydalar,illet veya sebep olamaz. Menât’a gelince;bazılarının illet ile aynı anlamda kullandığı menât hüküm ile illet arasındaki münasebeti,uygunluğu araştırma ameliyesinde kullanılan bir kavramdır. Tahricü’l-menât,tenkihü’l-menât ve tahkikü’l-menât olarak üç ayrı kategoriye ayrılır.

Şimdi açık konuşayım;kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir,yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım. Ama asıl şaşılacak şey,din metodolojisinde yeri ve izahı olan bu sözü anlamadan,anlama ve anlamlandırma gayreti olmadan Hocaefendi’nin dediği gibi siyasette “kara propaganda” malzemesi olarak kullanmaktır.

Pekala bu doğru mudur? Bu sorunun cevabını Müslümanların engin firaset ve derin vicdanlarına havale ediyorum.


Forum daki islam alimleri ne der ?

agbi
10-12-2013, 21:57
Başörtüsü ve asl-usul fer’-füru’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

Üç günden beri ilmin ve düşüncenin namusunu her şeye önceleyen bazı yetkin kalemlerin mevzu ile alakalı kamuoyunu sahih bilgi ile doyuracağı ümidi ile bekledim. Bu bekleyişte biraz da yurtdışı seyahatte olmamın rolü var. Yolculuk münasebetiyle yazma fırsatım olmadığı için bekledim. Zira mesele Hocaefendi’nin tabiri ile “kara propaganda” malzemesi yapan insanların devreye girmesi ile farklı mecralara kaydı. Halbuki söz konusu olan din. Dinin doğru anlaşılması için ulemanın ortaya koyduğu bu ve benzeri kavramlar oturmuş oldukları zeminden kaydırılırsa,-kalemim yazmaya varmıyor ama haydi yazayım- siyasette kullanılırsa,değer kaybına uğrayan din olur. Onun için haklı olarak din adına en yetkin kurumun temsilcilerinden ilahiyat fakültelerinde konunun uzmanı olan hocalarımıza,gazete köşelerinden ekranlara uzayan çizgide dini halkımıza anlatan insanların konu ile alakalı ilmî açıklamada bulunmasını gerçekten bekledim. Zannederim Hocaefendi de bu beklentideydi ve birkaç ses hariç kimse bir şey demeyince yukarıda ilk cümlesini iktibas ettiğim açıklamayı yaptı.

Kaldı ki bu sözün ilk söylendiği dönemde –ki 1997 yılıdır- röportaj yapan gazete dinî kavramlara uzaklığının göstergesi olsa gerek “füruat” yerine “teferruat” demişti.
Dolayısıyla bugünkü gibi hatırlıyorum,o dönemlerde mesele hem teferruat-füruat hem de füruat-usul kavramları etrafında müzakere konusu olmuş ve bana göre hiçbir soru işaretine mahal olmayacak netlikte izahı yapılmıştı. Kim mi yaptı? Tabii ki Hocaefendi.

Bu kısa girişten sonra eskilerin “efradını câmi ağyarını mani” dedikleri türden sadece tarif kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir-iki hususa temas etmek istiyorum. Usul,asl’ın,furu’ da fer’in çoğuludur. Asl,Türkçemizde de kullandığımız üzere temel,esas,kök manalarına geldiği gibi fer’ dal demektir. Bu kavramların ıstılahta kullanımı ise lügat manalarına uygundur. Buna göre asl/usul Hz. Adem’den Efendimiz’e (sas) kadar uzanan bütün semavî dinlerdeki ortak temel öğretilere verilen isimdir ki bunlar tevhid,nübüvvet,haşir ve adalettir. Bazı ulema adaletin diğer üç esas içinde mündemiç olduğunu savunur ve dördüncü asl’ın ibadet/ubudiyet olduğunu söyler. Değişmez bu esaslar ve değiştirilemez. Hatta bazılarına göre “içtihada mesağ yoktur” kaidesinin asıl geçerli olduğu alan burasıdır.

Füruat ise bu dört aslın haricinde din denince aklınıza gelen her şeydir. Bir üst başlığın adıdır,unvanıdır füruat. Başka bir ifadeyle dine ait her türlü değerin kategorize edilmesi sonucu karşımıza çıkan bir kavramdır. Söz buraya gelmişken şunu da ilave edebilirim;işte bu tasniften hareketle bazı ulema itikadî meseleleri asl/usul,itikadî alanın dışına çıkan her şeye fer’/füru’ demiştir. Eğer bu tasnif kabul edilecek olursa Kelam ilmi asl/usul;Fıkıh ilmi ise fer’/füru’un içine girer. Onun içindir ki usul’e ait meselelerde iman ve imanda hulûs aranırken,füru’a ait meselelerde illet,sebep,hikmet,maslahat aranır.

Meselenin tavzihe kavuşması için birer cümle ile bunların tariflerine de bakalım. İllet,hükmün varlığının üzerine bina edildiği açık,istikrarlı ve belirli/münasip vasfa denir. Sebep,hükmün varlığı veya yokluğu adına şâri’in/kanun koyucunun alamet kıldığı durumdur. Hikmet,şâri’in hükmü verirken ulaşmayı amaçladığı faydadır. Ta’lil adını verdiğimiz çalışma ile ortaya çıkartılan bu faydalar,illet veya sebep olamaz. Menât’a gelince;bazılarının illet ile aynı anlamda kullandığı menât hüküm ile illet arasındaki münasebeti,uygunluğu araştırma ameliyesinde kullanılan bir kavramdır. Tahricü’l-menât,tenkihü’l-menât ve tahkikü’l-menât olarak üç ayrı kategoriye ayrılır.

Şimdi açık konuşayım;kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir,yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım. Ama asıl şaşılacak şey,din metodolojisinde yeri ve izahı olan bu sözü anlamadan,anlama ve anlamlandırma gayreti olmadan Hocaefendi’nin dediği gibi siyasette “kara propaganda” malzemesi olarak kullanmaktır.

Pekala bu doğru mudur? Bu sorunun cevabını Müslümanların engin firaset ve derin vicdanlarına havale ediyorum.


Forum daki islam alimleri ne der ?
hirahos

Forum un İSLAM alimi siniz kendi anlatımlarınıza göre.

TESETTÜR e girmeyen İSLQAM dininden çıkarmı.

ve yukarıdaki açıklamalar hakkında görüşleriniz

hirahos
10-12-2013, 22:06
Forum un İSLAM alimi siniz kendi anlatımlarınıza göre.

TESETTÜR e girmeyen İSLAM dininden çıkarmı.

ve yukarıdaki açıklamalar hakkında görüşleriniz

Alim filan değilim haşa... Allah zannınız hürmetine alimlerle beraber saysın.

Tesettüre girmeyen bir Müslüman hanım günahkar olur. Bu konuda çok acıklı tehditler okudum Hadis-i Şeriflerde...

Tesettüre girmiyor, aynı zamanda inkar ediyorsa kafir olur. Hoş tesettürlüyken de inkar etse küfre düşer.

Örtünme konusunda 28 Şubat zulmünü yakından biliyoruz: Herkes öğrencileri konuşuyor ama memur ve örtülü olan da çok insan vardı o vakitler... Çoğu açılmak zorunda bıraktırıldı. Bu durumda o hanım kardeşlerimizin değil, zorla baş açtıranların vebal altında olduğuna inanıyorum.

Ves'selam.

agbi
10-12-2013, 22:26
Alim filan değilim haşa... Allah zannınız hürmetine alimlerle beraber saysın.

Tesettüre girmeyen bir Müslüman hanım günahkar olur. Bu konuda çok acıklı tehditler okudum Hadis-i Şeriflerde...

Tesettüre girmiyor, aynı zamanda inkar ediyorsa kafir olur. Hoş tesettürlüyken de inkar etse küfre düşer.

Örtünme konusunda 28 Şubat zulmünü yakından biliyoruz: Herkes öğrencileri konuşuyor ama memur ve örtülü olan da çok insan vardı o vakitler... Çoğu açılmak zorunda bıraktırıldı. Bu durumda o hanım kardeşlerimizin değil, zorla baş açtıranların vebal altında olduğuna inanıyorum.

Ves'selam.

Lafı dolandırma

Sorduğum soruya NET CEVAP VER.

Bana göre TESETTÜR FARZ dır FARZ demeyen İSLAM dan çıkar Kafir dir. Sizin Yorumlarınız F.Gülen için bu tekrar soruyorum.

F.GÜLEN i değerlendirerek neye dayanıp bu suçlamaları yapıyorsunuz ? Değerlendirmeniz in ana Fikri haşa F.Gülen KAFİR.

DÜRÜST ol tenkitlerinin arkasında dur.

Evet cevabını bekliyorum hirahos.

Vesselam ruhunu ben bu mesajımda kullanayım.

agbi
10-12-2013, 22:50
Lafı dolandırma

Sorduğum soruya NET CEVAP VER.

Bana göre TESETTÜR FARZ dır FARZ demeyen İSLAM dan çıkar Kafir dir. Sizin Yorumlarınız F.Gülen için bu tekrar soruyorum.

F.GÜLEN i değerlendirerek neye dayanıp bu suçlamaları yapıyorsunuz ? Değerlendirmeniz in ana Fikri haşa F.Gülen KAFİR.

DÜRÜST ol tenkitlerinin arkasında dur.

Evet cevabını bekliyorum hirahos.

Vesselam ruhunu ben bu mesajımda kullanayım.



"Kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir, yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım" diyen Kurucan, ulemanın dine ait meseleleri tasnif ettiğini, ve nelerin fürûu sayılacağını anlattı.
İşte o yazı

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

Üç günden beri ilmin ve düşüncenin namusunu her şeye önceleyen bazı yetkin kalemlerin mevzu ile alakalı kamuoyunu sahih bilgi ile doyuracağı ümidi ile bekledim. Bu bekleyişte biraz da yurtdışı seyahatte olmamın rolü var. Yolculuk münasebetiyle yazma fırsatım olmadığı için bekledim. Zira mesele Hocaefendi’nin tabiri ile “kara propaganda” malzemesi yapan insanların devreye girmesi ile farklı mecralara kaydı. Halbuki söz konusu olan din. Dinin doğru anlaşılması için ulemanın ortaya koyduğu bu ve benzeri kavramlar oturmuş oldukları zeminden kaydırılırsa, -kalemim yazmaya varmıyor ama haydi yazayım- siyasette kullanılırsa, değer kaybına uğrayan din olur. Onun için haklı olarak din adına en yetkin kurumun temsilcilerinden ilahiyat fakültelerinde konunun uzmanı olan hocalarımıza, gazete köşelerinden ekranlara uzayan çizgide dini halkımıza anlatan insanların konu ile alakalı ilmî açıklamada bulunmasını gerçekten bekledim. Zannederim Hocaefendi de bu beklentideydi ve birkaç ses hariç kimse bir şey demeyince yukarıda ilk cümlesini iktibas ettiğim açıklamayı yaptı.

Kaldı ki bu sözün ilk söylendiği dönemde –ki 1997 yılıdır- röportaj yapan gazete dinî kavramlara uzaklığının göstergesi olsa gerek “füruat” yerine “teferruat” demişti. Dolayısıyla bugünkü gibi hatırlıyorum, o dönemlerde mesele hem teferruat-füruat hem de füruat-usul kavramları etrafında müzakere konusu olmuş ve bana göre hiçbir soru işaretine mahal olmayacak netlikte izahı yapılmıştı. Kim mi yaptı? Tabii ki Hocaefendi.

Bu kısa girişten sonra eskilerin “efradını câmi ağyarını mani” dedikleri türden sadece tarif kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir-iki hususa temas etmek istiyorum. Usul, asl’ın, furu’ da fer’in çoğuludur. Asl, Türkçemizde de kullandığımız üzere temel, esas, kök manalarına geldiği gibi fer’ dal demektir. Bu kavramların ıstılahta kullanımı ise lügat manalarına uygundur. Buna göre asl/usul Hz. Adem’den Efendimiz’e (sas) kadar uzanan bütün semavî dinlerdeki ortak temel öğretilere verilen isimdir ki bunlar tevhid, nübüvvet, haşir ve adalettir. Bazı ulema adaletin diğer üç esas içinde mündemiç olduğunu savunur ve dördüncü asl’ın ibadet/ubudiyet olduğunu söyler. Değişmez bu esaslar ve değiştirilemez. Hatta bazılarına göre “içtihada mesağ yoktur” kaidesinin asıl geçerli olduğu alan burasıdır.

Füruat ise bu dört aslın haricinde din denince aklınıza gelen her şeydir. Bir üst başlığın adıdır, unvanıdır füruat. Başka bir ifadeyle dine ait her türlü değerin kategorize edilmesi sonucu karşımıza çıkan bir kavramdır. Söz buraya gelmişken şunu da ilave edebilirim; işte bu tasniften hareketle bazı ulema itikadî meseleleri asl/usul, itikadî alanın dışına çıkan her şeye fer’/füru’ demiştir. Eğer bu tasnif kabul edilecek olursa Kelam ilmi asl/usul; Fıkıh ilmi ise fer’/füru’un içine girer. Onun içindir ki usul’e ait meselelerde iman ve imanda hulûs aranırken, füru’a ait meselelerde illet, sebep, hikmet, maslahat aranır.

Meselenin tavzihe kavuşması için birer cümle ile bunların tariflerine de bakalım. İllet, hükmün varlığının üzerine bina edildiği açık, istikrarlı ve belirli/münasip vasfa denir. Sebep, hükmün varlığı veya yokluğu adına şâri’in/kanun koyucunun alamet kıldığı durumdur. Hikmet, şâri’in hükmü verirken ulaşmayı amaçladığı faydadır. Ta’lil adını verdiğimiz çalışma ile ortaya çıkartılan bu faydalar, illet veya sebep olamaz. Menât’a gelince; bazılarının illet ile aynı anlamda kullandığı menât hüküm ile illet arasındaki münasebeti, uygunluğu araştırma ameliyesinde kullanılan bir kavramdır. Tahricü’l-menât, tenkihü’l-menât ve tahkikü’l-menât olarak üç ayrı kategoriye ayrılır.

Şimdi açık konuşayım; kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir, yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım. Ama asıl şaşılacak şey, din metodolojisinde yeri ve izahı olan bu sözü anlamadan, anlama ve anlamlandırma gayreti olmadan Hocaefendi’nin dediği gibi siyasette “kara propaganda” malzemesi olarak kullanmaktır.

Pekala bu doğru mudur? Bu sorunun cevabını Müslümanların engin firaset ve derin vicdanlarına havale ediyorum.


hirahos sizden cevap bekliyorum.

Sizce F.Gülen bu tanımı yaptığında Haşa KAFİR mi yoksa haşa MÜNAFIK mı olmuştur ?

Yoksa füruattır Tanımını yaparken İSLAM CAHİLLİĞİ nimi ortaya koymuştur TENKİT ETTİĞİNİZE GÖRE herhalde siz F.Gülen den çok daha Fazla İSLAM ilmine sahipsiniz.

agbi
10-12-2013, 23:00
Başörtüsü ve asl-usul fer’-füru’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

Üç günden beri ilmin ve düşüncenin namusunu her şeye önceleyen bazı yetkin kalemlerin mevzu ile alakalı kamuoyunu sahih bilgi ile doyuracağı ümidi ile bekledim. Bu bekleyişte biraz da yurtdışı seyahatte olmamın rolü var. Yolculuk münasebetiyle yazma fırsatım olmadığı için bekledim. Zira mesele Hocaefendi’nin tabiri ile “kara propaganda” malzemesi yapan insanların devreye girmesi ile farklı mecralara kaydı. Halbuki söz konusu olan din. Dinin doğru anlaşılması için ulemanın ortaya koyduğu bu ve benzeri kavramlar oturmuş oldukları zeminden kaydırılırsa,-kalemim yazmaya varmıyor ama haydi yazayım- siyasette kullanılırsa,değer kaybına uğrayan din olur. Onun için haklı olarak din adına en yetkin kurumun temsilcilerinden ilahiyat fakültelerinde konunun uzmanı olan hocalarımıza,gazete köşelerinden ekranlara uzayan çizgide dini halkımıza anlatan insanların konu ile alakalı ilmî açıklamada bulunmasını gerçekten bekledim. Zannederim Hocaefendi de bu beklentideydi ve birkaç ses hariç kimse bir şey demeyince yukarıda ilk cümlesini iktibas ettiğim açıklamayı yaptı.

Kaldı ki bu sözün ilk söylendiği dönemde –ki 1997 yılıdır- röportaj yapan gazete dinî kavramlara uzaklığının göstergesi olsa gerek “füruat” yerine “teferruat” demişti.
Dolayısıyla bugünkü gibi hatırlıyorum,o dönemlerde mesele hem teferruat-füruat hem de füruat-usul kavramları etrafında müzakere konusu olmuş ve bana göre hiçbir soru işaretine mahal olmayacak netlikte izahı yapılmıştı. Kim mi yaptı? Tabii ki Hocaefendi.

Bu kısa girişten sonra eskilerin “efradını câmi ağyarını mani” dedikleri türden sadece tarif kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir-iki hususa temas etmek istiyorum. Usul,asl’ın,furu’ da fer’in çoğuludur. Asl,Türkçemizde de kullandığımız üzere temel,esas,kök manalarına geldiği gibi fer’ dal demektir. Bu kavramların ıstılahta kullanımı ise lügat manalarına uygundur. Buna göre asl/usul Hz. Adem’den Efendimiz’e (sas) kadar uzanan bütün semavî dinlerdeki ortak temel öğretilere verilen isimdir ki bunlar tevhid,nübüvvet,haşir ve adalettir. Bazı ulema adaletin diğer üç esas içinde mündemiç olduğunu savunur ve dördüncü asl’ın ibadet/ubudiyet olduğunu söyler. Değişmez bu esaslar ve değiştirilemez. Hatta bazılarına göre “içtihada mesağ yoktur” kaidesinin asıl geçerli olduğu alan burasıdır.

Füruat ise bu dört aslın haricinde din denince aklınıza gelen her şeydir. Bir üst başlığın adıdır,unvanıdır füruat. Başka bir ifadeyle dine ait her türlü değerin kategorize edilmesi sonucu karşımıza çıkan bir kavramdır. Söz buraya gelmişken şunu da ilave edebilirim;işte bu tasniften hareketle bazı ulema itikadî meseleleri asl/usul,itikadî alanın dışına çıkan her şeye fer’/füru’ demiştir. Eğer bu tasnif kabul edilecek olursa Kelam ilmi asl/usul;Fıkıh ilmi ise fer’/füru’un içine girer. Onun içindir ki usul’e ait meselelerde iman ve imanda hulûs aranırken,füru’a ait meselelerde illet,sebep,hikmet,maslahat aranır.

Meselenin tavzihe kavuşması için birer cümle ile bunların tariflerine de bakalım. İllet,hükmün varlığının üzerine bina edildiği açık,istikrarlı ve belirli/münasip vasfa denir. Sebep,hükmün varlığı veya yokluğu adına şâri’in/kanun koyucunun alamet kıldığı durumdur. Hikmet,şâri’in hükmü verirken ulaşmayı amaçladığı faydadır. Ta’lil adını verdiğimiz çalışma ile ortaya çıkartılan bu faydalar,illet veya sebep olamaz. Menât’a gelince;bazılarının illet ile aynı anlamda kullandığı menât hüküm ile illet arasındaki münasebeti,uygunluğu araştırma ameliyesinde kullanılan bir kavramdır. Tahricü’l-menât,tenkihü’l-menât ve tahkikü’l-menât olarak üç ayrı kategoriye ayrılır.

Şimdi açık konuşayım;kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir,yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım. Ama asıl şaşılacak şey,din metodolojisinde yeri ve izahı olan bu sözü anlamadan,anlama ve anlamlandırma gayreti olmadan Hocaefendi’nin dediği gibi siyasette “kara propaganda” malzemesi olarak kullanmaktır.

Pekala bu doğru mudur? Bu sorunun cevabını Müslümanların engin firaset ve derin vicdanlarına havale ediyorum.


Forum daki islam alimleri ne der ?


hirahos

Forum un İSLAM alimi siniz kendi anlatımlarınıza göre.

TESETTÜR e girmeyen İSLQAM dininden çıkarmı.

ve yukarıdaki açıklamalar hakkında görüşleriniz


"Kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir, yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım" diyen Kurucan, ulemanın dine ait meseleleri tasnif ettiğini, ve nelerin fürûu sayılacağını anlattı.
İşte o yazı

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

Üç günden beri ilmin ve düşüncenin namusunu her şeye önceleyen bazı yetkin kalemlerin mevzu ile alakalı kamuoyunu sahih bilgi ile doyuracağı ümidi ile bekledim. Bu bekleyişte biraz da yurtdışı seyahatte olmamın rolü var. Yolculuk münasebetiyle yazma fırsatım olmadığı için bekledim. Zira mesele Hocaefendi’nin tabiri ile “kara propaganda” malzemesi yapan insanların devreye girmesi ile farklı mecralara kaydı. Halbuki söz konusu olan din. Dinin doğru anlaşılması için ulemanın ortaya koyduğu bu ve benzeri kavramlar oturmuş oldukları zeminden kaydırılırsa, -kalemim yazmaya varmıyor ama haydi yazayım- siyasette kullanılırsa, değer kaybına uğrayan din olur. Onun için haklı olarak din adına en yetkin kurumun temsilcilerinden ilahiyat fakültelerinde konunun uzmanı olan hocalarımıza, gazete köşelerinden ekranlara uzayan çizgide dini halkımıza anlatan insanların konu ile alakalı ilmî açıklamada bulunmasını gerçekten bekledim. Zannederim Hocaefendi de bu beklentideydi ve birkaç ses hariç kimse bir şey demeyince yukarıda ilk cümlesini iktibas ettiğim açıklamayı yaptı.

Kaldı ki bu sözün ilk söylendiği dönemde –ki 1997 yılıdır- röportaj yapan gazete dinî kavramlara uzaklığının göstergesi olsa gerek “füruat” yerine “teferruat” demişti. Dolayısıyla bugünkü gibi hatırlıyorum, o dönemlerde mesele hem teferruat-füruat hem de füruat-usul kavramları etrafında müzakere konusu olmuş ve bana göre hiçbir soru işaretine mahal olmayacak netlikte izahı yapılmıştı. Kim mi yaptı? Tabii ki Hocaefendi.

Bu kısa girişten sonra eskilerin “efradını câmi ağyarını mani” dedikleri türden sadece tarif kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir-iki hususa temas etmek istiyorum. Usul, asl’ın, furu’ da fer’in çoğuludur. Asl, Türkçemizde de kullandığımız üzere temel, esas, kök manalarına geldiği gibi fer’ dal demektir. Bu kavramların ıstılahta kullanımı ise lügat manalarına uygundur. Buna göre asl/usul Hz. Adem’den Efendimiz’e (sas) kadar uzanan bütün semavî dinlerdeki ortak temel öğretilere verilen isimdir ki bunlar tevhid, nübüvvet, haşir ve adalettir. Bazı ulema adaletin diğer üç esas içinde mündemiç olduğunu savunur ve dördüncü asl’ın ibadet/ubudiyet olduğunu söyler. Değişmez bu esaslar ve değiştirilemez. Hatta bazılarına göre “içtihada mesağ yoktur” kaidesinin asıl geçerli olduğu alan burasıdır.

Füruat ise bu dört aslın haricinde din denince aklınıza gelen her şeydir. Bir üst başlığın adıdır, unvanıdır füruat. Başka bir ifadeyle dine ait her türlü değerin kategorize edilmesi sonucu karşımıza çıkan bir kavramdır. Söz buraya gelmişken şunu da ilave edebilirim; işte bu tasniften hareketle bazı ulema itikadî meseleleri asl/usul, itikadî alanın dışına çıkan her şeye fer’/füru’ demiştir. Eğer bu tasnif kabul edilecek olursa Kelam ilmi asl/usul; Fıkıh ilmi ise fer’/füru’un içine girer. Onun içindir ki usul’e ait meselelerde iman ve imanda hulûs aranırken, füru’a ait meselelerde illet, sebep, hikmet, maslahat aranır.

Meselenin tavzihe kavuşması için birer cümle ile bunların tariflerine de bakalım. İllet, hükmün varlığının üzerine bina edildiği açık, istikrarlı ve belirli/münasip vasfa denir. Sebep, hükmün varlığı veya yokluğu adına şâri’in/kanun koyucunun alamet kıldığı durumdur. Hikmet, şâri’in hükmü verirken ulaşmayı amaçladığı faydadır. Ta’lil adını verdiğimiz çalışma ile ortaya çıkartılan bu faydalar, illet veya sebep olamaz. Menât’a gelince; bazılarının illet ile aynı anlamda kullandığı menât hüküm ile illet arasındaki münasebeti, uygunluğu araştırma ameliyesinde kullanılan bir kavramdır. Tahricü’l-menât, tenkihü’l-menât ve tahkikü’l-menât olarak üç ayrı kategoriye ayrılır.

Şimdi açık konuşayım; kim olursa olsun hem usul ve füru’ üst başlıklarını hem de bu ikisinin altında giren emir, yasak ve içtihadî ahkâmı bahsini ettiğim kavramlarla izahını bilmeyen bir insanın “başörtüsü füruattır” sözünü “başörtüsü farz değildir” şeklinde anlamasına şaşırmamak lazım. Ama asıl şaşılacak şey, din metodolojisinde yeri ve izahı olan bu sözü anlamadan, anlama ve anlamlandırma gayreti olmadan Hocaefendi’nin dediği gibi siyasette “kara propaganda” malzemesi olarak kullanmaktır.

Pekala bu doğru mudur? Bu sorunun cevabını Müslümanların engin firaset ve derin vicdanlarına havale ediyorum.


hirahos sizden cevap bekliyorum.

Sizce F.Gülen bu tanımı yaptığında Haşa KAFİR mi yoksa haşa MÜNAFIK mı olmuştur ?

Yoksa füruattır Tanımını yaparken İSLAM CAHİLLİĞİ nimi ortaya koymuştur TENKİT ETTİĞİNİZE GÖRE herhalde siz F.Gülen den çok daha Fazla İSLAM ilmine sahipsiniz.
hirahos

DÜŞÜNCE adamı

DÜŞÜNCE kadını

velasıl her kim olursa olsun DÜŞÜNCELERİNE GÜVENEN DÜŞÜNCELERİNİ OLUŞTURAN İLMİNE GÜVENİR.


Bugüne kadar yazdıklarınla F.GÜLEN i yazdıkların ana fikrine göre KAFİR ve MÜNAFIK lıkla suçladın Örnek tesettür için dedikleri son iddian.

O ZAMAN ÇIK ORTAYA DÜRÜSTÇE yap tanımını BUNU YAPAMIYORSAN O ZAMAN SUS YANİ YAZMA.

Ahter
10-12-2013, 23:08
Agbi kendini yorma..Başörtüsü (teferruat diyen, daha sonra bu furuata evrildi) konusunda fethullah hocaya, Türkiyede en iyi cevabı kendisi yıllar önce vermiş..Hemde öyle güzel vermişki, itiraz kabil değil..Agbide defalarca dinlesin...

http://www.youtube.com/watch?v=tzzbqublD8o

hirahos
10-12-2013, 23:09
Bugüne kadar yazdıklarınla F.GÜLEN i yazdıkların ana fikrine göre KAFİR ve MÜNAFIK lıkla suçladın Örnek tesettür için dedikleri son iddian.


Füruat teferruat eksenindeki Gülen beyanatlarına ve tesettür konusuna hiç girmedim.

Yazdıklarımın ana fikrini yanlış anlamışsın. Asla böyle bir iddiam ya da ima etmem olmadı...

Fi emanillah.

muallim08
10-12-2013, 23:13
Hizmette olan tanıdıklarımdan öğretmen olan bayanlardan bazılarının başı açık. Ama kahir ekseriyeti başı örtülü bacılarımızdır. Görüntü ortada iken geçmişe takılıp kalmanın bir anlamı var mı? başı açık olanlarda bacılarımızdır. örtünürlerse çok sevinirim :gl

agbi
10-12-2013, 23:34
Agbi kendini yorma..Başörtüsü (teferruat diyen, daha sonra bu furuata evrildi) konusunda fethullah hocaya, Türkiyede en iyi cevabı kendisi yıllar önce vermiş..Hemde öyle güzel vermişki, itiraz kabil değil..Agbide defalarca dinlesin...

http://www.youtube.com/watch?v=tzzbqublD8o
hirahos a sorduğumu size de sorayım.

F.GÜLEN asla Başörtüsü için TEFERRUAT dememiştir roportaj ı yapan yazarın kelimeyi değiştirmesi BUNUN ÜZERİNE YORUM YAPANLAR öncelikle şunu unutmuşlar HABER KAYNAĞIN emin liği

EĞER F.GÜLEN haşa TEFERRUAT DEDİ ise BANA GÖRE FARZI inkar etmiştir ki buda İnsanı DİN den çıkartır

Size göre TEFERRUAT Demilşmi ? Dememişmi ?

Ayrıca You Tube deki görüntüler TÜM KONUŞMA verya SOHBETİN tamamını anlatmıyor.

GETİRDİĞİNİZ VİDEO GÖRÜNTÜSÜNÜN KAYNAĞI NEDİR ?

agbi
10-12-2013, 23:37
Füruat teferruat eksenindeki Gülen beyanatlarına ve tesettür konusuna hiç girmedim.

Yazdıklarımın ana fikrini yanlış anlamışsın. Asla böyle bir iddiam ya da ima etmem olmadı...

Fi emanillah.


hirahos a sorduğumu size de sorayım.

F.GÜLEN asla Başörtüsü için TEFERRUAT dememiştir roportaj ı yapan yazarın kelimeyi değiştirmesi BUNUN ÜZERİNE YORUM YAPANLAR öncelikle şunu unutmuşlar HABER KAYNAĞIN emin liği

EĞER F.GÜLEN haşa TEFERRUAT DEDİ ise BANA GÖRE FARZI inkar etmiştir ki buda İnsanı DİN den çıkartır

Size göre TEFERRUAT Demilşmi ? Dememişmi ?

Ayrıca You Tube deki görüntüler TÜM KONUŞMA verya SOHBETİN tamamını anlatmıyor.

GETİRDİĞİNİZ VİDEO GÖRÜNTÜSÜNÜN KAYNAĞI NEDİR ?

YAZIKLAR OLSUN size Ahter

TEFERRUAT sözü nerede F.Gülen in sesinden.

Bana göre sizde Fitne atanlar kadar sorumlusunuz yaymaktan dolayı.

agbi
10-12-2013, 23:39
Agbi kendini yorma..Başörtüsü (teferruat diyen, daha sonra bu furuata evrildi) konusunda fethullah hocaya, Türkiyede en iyi cevabı kendisi yıllar önce vermiş..Hemde öyle güzel vermişki, itiraz kabil değil..Agbide defalarca dinlesin...

http://www.youtube.com/watch?v=tzzbqublD8o



YAZIKLAR OLSUN size Ahter

TEFERRUAT sözü nerede F.Gülen in sesinden.

Bana göre sizde Fitne atanlar kadar sorumlusunuz yaymaktan dolayı.

NEREDE İDDİANIZ ?

ede
10-12-2013, 23:50
füruat kelimesi, teferruat kelimesinin çoğuludur.

ede
10-12-2013, 23:58
Başörtüsü ve asl-usul fer’-füru’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada Hocaefendi’ye gönderme yaparak “O dönemlerde ‘Başörtüsü füruattır’ diyenler oldu” sözüne karşılık Hocaefendi “Usulu’d-din ulemasının usul-füru ayrımını bilmeyebilir” sözleri ile başlayan kısa cevabı oldu.

Cevap kısa olmakla birlikte mezkur kavramlar hakkında hiç bilgisi olmayan insaflı ve izanlı bir insana fikir verecek ölçüdeydi.

....
kaçırılan nokta şurası. bu açıklamayı din ulemesının bulunduğu bir mecliste yapmadı.

başörtüsüne türlü basıların yapıldığı dönemde, avamın dinlediği bir tv/gazete ropörtajında yaptı.

başını açmayanların üniversiteden atıldığı, her türlü baskı ve zorlamanın yapıldığı, başrtülülerin üniversiteye alınmadığı dönemde yaptığı açıklama heşeyi ortaya koymaktadır. bu meselede 13 Mart 1998 de, Akşam gazetesinden Orhan Yurtsever' le Yaptığı Röportajda; "...Bana göre okumayı tercih etmelidirler..." diyerek tavrını da ortaya koymuştur.

ARTIK KİMSEYİ KANDIRAMAZSINIZ, İNŞAALLAH!!!!


fetulah beyin kendi sitesinden konu ile ilgili alıntı aşağıdadır;

"Türban Meselesi[2]

'Okullarımızdaki başörtüsü sorunu, çok hassas hale geldi. Ancak şu kadar söyleyeyim, okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı' Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. Bana göre okumayı tercih etmelidirler.'

kaynak:
http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/




YAZIKLAR OLSUN SANA @agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053) RUMUZLU ÜYE. YAZIKLAR OLSUN....

KONULAR BU KADAR MI ÇARPITILIR. VE DE DEFALARCA CEVAP VERİLMESİNE RAĞMEN, BU CEVAPLARI GÖRMEZDEN GELİP, ISRARLA İNSANLAR YANILTILMAYA mı ÇALIŞILIR.




http://www.medyagundem.com/wp-content/themes/mg/framework/scripts/timthumb.php?src=http://www.medyagundem.com/wp-content/uploads/2013/12/turgay-furuat.jpg&h=275&w=599&zc=1

İşte ‘başörtüsü füruattır’ meselesinin perde arkası!


MEDYAGUNDEM.COM- Akşam gazetesi yazarı Turgay Güler “Başörtüsü füruattır” sözünün perde arkasını yazdı bugün. 28 Şubat’ın tüm şiddetiyle estiği ve başörtülülere tam bir zulüm yapıldığı süreçte Fethullah Gülen’in Hürriyet gazetesinde Ertuğrul Özkök’e verdiği röportajda “Başörtüsü teferruattır” dediğini gelen tepkiler üzerine bunu “füruat” olarak düzeltildiğini yazan Güler, “Hocaefendi, füruat açıklamasını bir ‘içtihat meselesi’ olarak değerlendirdi. Peki biri de çıkıp, ‘dershaneler füruattır’ derse. Tartışmalar son bulur mu acep? Bu içtihada saygı duyulur mu?” diye yazdı.
Güler’den bölümler şöyle:
O GÜNLERİN KAN DONDURAN HÜRRİYET MANŞETLERİ
O günlerin Hürriyet Gazetesi’ni arşivlerden bir tarayın.
Kan donduran manşetler, köşe yazıları, iftiralar ve dahası…
İstisnasız her gün.
Başörtüsü düşmanlığı zirvede.
Ertuğrul Özkök bayraktarlığını yapıyor!
En kesif eleştirilerini, her biri kurşun gibi kelimeler ve dahi uydurduğu kavramlarla tedavüle sokuyor.
Sadece Hürriyet de değil!
Neredeyse tüm medya!
En ağır hakaret ve en çirkin yaftalamalar, laiklik müdafaası kılıfıyla dindarlar üzerine boca ediliyor.
Haysiyet cellatları, başörtüsü mücadelesi veren yüz binlerce genç kıza en ağır küfürleri edecek kadar iğrençleşiyor.
Başörtülü kızlar, el ele tutuşup eylem yaptıkları için idamla yargılanıyor, coplanıyor, gözaltına alınıp hakarete uğruyor.
O GÜN BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VERENLERİ YIKAN RÖPORTAJ
Hürriyet dahil o günün “Ergenekon” medyası, sessiz bir eylemi dahi “Şeriat ayaklanması” olarak nitelendiriyor.
Gerdikçe, geriyor.
Ama her şeye rağmen hiçbir şey, bu mücadeleyi veren Anadolu insanını yıldıramıyor.
Ancak başörtüsüne özgürlük mücadelesi verenler o gün Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan bir röportajla adeta yıkılıyor.
Dahası kahroluyor!
Yanlış hatırlamıyorsam, 27 Ocak 1995 günü.
Ertuğrul Özkök, Fethullah Gülen Hocaefendi ile bir röportaj yapıyor.
GÜLEN’DEN “BAŞINIZI AÇIN” ÇIKIŞI
O röportajda Hocaefendi, “başörtüsü teferruattır” diyor.
Yani; bu genç kızlar başlarını açabilirler diyor.
Ocak ayının o soğuğunda içeri alınmadıkları için üniversite önlerinde tir tir titreyerek bekleşen genç kızlar donup kalıyor.
Beklenmedik bir anda, beklenmedik birinden, beklenmedik bir açıklama.
Zira onlardan bazıları Hocefendi’nin daha önceki çok net açıklamaları nedeniyle bu mücadeleyi yürütüyorlardı.
GÜLEN’E REDDİYELER HAZIRLANDI
Hocaefendi, bu sözlerinin ardından başta Bediüzzaman’ın talebeleri olmak üzere en sert eleştirilere maruz kaldı.
Dahası reddiyeler hazırlanıp dağıtıldı.
Hocaefendi’nin daha önceki açıklamaları ortaya konarak bu dönüşümün nedeni sorgulandı.
Tepkiler o kadar büyüdü ki; Hocaefendi bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
“Teferruat demedim, füruat dedim” diye.
Füruatın öyküsü budur.

kaynak:
http://www.medyagundem.com/iste-basortusu-furuattir-meselesinin-perde-arkasi/

ede
11-12-2013, 00:04
YEĞİN ağbinin F.GÜLEN için ne düşündüğünü verdiği değeri ÖNCE ÖĞREN Cemeatsiz Öğretmensiz sözde Nur Talebesi.

YEĞİN ağbinin SUNGUR agb.Oğlununu yetişmesi için F.Gülen e Götürdüğünü biliyonmu

SÖZDE NUR TALEBESİ.

@ede (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=100677)


GEÇMİŞTE ABİLERİN BAY GÜLENLE İLGİLİ SİTAYİŞKAR İFADELERİ OLABİLİR. ama son söz asıldır. abilerin son düşüncelerini defalarca foruma getirdik. abiler şimdi bay gülenle ilgili olmulu düşünmüyorlar. bunu sen de biliyorsun. ısrarla kendini haklı göztermeye çalışıp, insanların zihinlerini bulandırmaya çalışıyorsun.



YAZIKLAR OLSUN SANA @agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053) RUMUZLU ÜYE. YAZIKLAR OLSUN....

KONULAR BU KADAR MI ÇARPITILIR. VE DE DEFALARCA CEVAP VERİLMESİNE RAĞMEN, BU CEVAPLARI GÖRMEZDEN GELİP, ISRARLA İNSANLAR YANILTILMAYA ÇALIŞILIR MI?

ede
11-12-2013, 02:50
cumhurbaşkanı da bu meseleye müdahil oluyor... oyun büyük!!!


cumhurbaşkanından ince mesaj...





"Gül: Halkın meşru taleplerine kulak tıkayan rejimlerin akıbeti belli

Cumhurbaşkanı Gül, 10 Aralık İnsan Hakları Günü mesajında temel hak ve özgürlüklere dikkat çekti. Özgürlükleri genişleterek geriye gitmiş tek bir toplumun olmadığını belirten Gül, "Halkın özgürlük, haysiyet ve onurlu yaşam gibi meşru taleplerine kulak tıkayan rejimlerin akıbetinin ne olacağı bellidir." ifadelerini kullandı.

http://www.timeturk.com/resim/tr/2013/12/11/gul-halkin-mesru-taleplerine-kulak-tikayan-rejimlerin-akibeti-belli.jpg


11 Aralık 2013 Çarşamba - 02:37


Zaman'ın haberine göre; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 10 Aralık İnsan Hakları Günü nedeniyle yayınladığı mesajda bugünün, çağdaş insan hakları sözleşmelerinin temelini oluşturan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulünün 65. yılının kutlandığına dikkat çekti. Gül, “1948 yılında BM Genel Kurulu’nda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kabul edilirken, tüm insanların eşit haklara sahip olmasının, bir yandan bireysel özgürlük, refah ve gelişmenin, diğer yandan küresel barış ve adaletin de güvencesi olduğu ilan edilmiştir.” dedi. İnsan Hakları Beyannamesi’nin, hiç şüphesiz evrensel bir yaklaşımın neticesi olduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı, “Yüzyıllara dayanan insanlık medeniyetinin ve ortak aklının en müşahhas tezahürüdür. Dünya barışı ve güvenliğinin teminatıdır. Tarih, evrensel insani değerlere bağlı ülkelerin daha huzurlu, istikrarlı ve müreffeh olduğunu göstermektedir. Bu temel değerlere sahip çıkarak ve özgürlüklerin alanını genişleterek geriye gitmiş tek bir toplum yoktur. Aksi yönde hareket edenlerin acı akıbetleri ise ortadadır. Günümüzde de halklarının özgürlük, haysiyet ve onurlu yaşam gibi meşru taleplerine kulak tıkayan rejimlerin akıbetinin ne olacağı bellidir.” ifadelerini kullandı.

İnsan haklarının evrensel değerlerinin herkese eşit şekilde uygulanmasının dünya barışının temel unsurlarından biri olduğunu ve bu doğrultuda uluslararası işbirliğinin önemini hatırlatmakta yarar gördüğünün altını çizdi. Şunları söyledi: “Türkiye, insanı temel alan bir kültür ve medeniyetten beslenmektedir. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ ilkesini kendine şiar edinen bir devlet geleneğine sahibiz. Esasen, Evrensel Beyannamede ifadesini bulan hak ve özgürlükler, toplumumuzun en temel yapı taşlarıdır. Yüzyıllar boyunca ‘insan’ı temel alarak, farklılıklardan zenginlik, ahenk ve güç çıkartmayı başarabilen bir geleneğin mirasçılarıyız. Günümüzde de toplumumuzun bünyesinde barındırdığı çeşitlilikleri, ülkemizi çok daha güçlü kılacak şekilde karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde geleceğe taşıma kararlılığımız tamdır. Anayasamızla güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerle ilgili olarak, insan hakları alanında dünyadaki ilerlemelere paralel biçimde hayata geçirilen reformların temelinde yatan anlayış budur. Maksadımız, ilave düzenlemelerle vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek ve en yüksek standartlara taşımaktır.”


kaynak:
http://www.timeturk.com/tr/2013/12/11/gul-halkin-mesru-taleplerine-kulak-tikayan-rejimlerin-akibeti-belli.html

ede
11-12-2013, 02:52
Bakan Bağış: Cemaatse cemaatliğini bilsin!Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Papa ile bile görüşen cemaat dialogtan uzaklaşıyor diyerek cemaatin yayın organlarını eleştirdi.

11 Aralık 2013 Çarşamba - 02:26


http://www.timeturk.com/resim/tr/2013/12/11/bakan-bagis-cemaatse-cemaatligini-bilsin.jpg

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, cemaatin İstanbul'da AK Parti'ye oy vermeyeceği yönündeki iddiaları değerlendirdi, sandıkta oya ipotek koyulamayacağını söyledi. İstanbul'da İstanbullu'nun CHP'nin icraatlerini unutmadığını ifade eden Bağış, İstanbul'da AK Belediyecilik anlayışının bir kez daha kazanacağını söyledi.

Egemen Bağış, TGRT Haber'de gazeteci Hadi Özışık'ın konuğu oldu. Basın Odası'nda Radikal gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek ve Vatan gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Çelik'in sorularını cevaplayan Bağış, Taraf'ın yayınladığı belgelerle ilgili sert konuştu. 2004 yılı Türkiye'si ile bugünün Türkiye'si arasında büyük farklar olduğunu söyleyen Bağış, bu konuda yargının gereken çevabı vereceğini iddia etti. Bağış canlı yayında şunları söyledi:

"Bugün ABD'de Wikileaks belgelerini yayınlayanların peşide koşturuyorsa, bir takım insanları fellik arıyorsa ve Rusya ile gerginlik yaşıyorsa demekki Amerika'da da suçtur. Bu Almanya'da da İngiltere'de de suçtur. Ben Bakanlar Kurulu üyesi olmama rağmen bu konuda bilgi vermem suçtur. MGK, daha hassas bir kurumdur, orada bırakın konuşmayı gizli bir belgeyi sızdırmak suçtur. Sızdırdıktan sonra yayınlamakta suçtur."

"TARAF MUHABİRİ BARANSU AJAN MI?"

Bununla ilgili devletin ilgili kurumları, hukuki haklarını kullandılar ve suç duyurusunda bulundular. Suç duyurusu, otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmediği gibi bunu Türkiye'de yapanlar da iki kez düşünsün. İsteyen istediği belgeyi yayınlasın, düzmece belgelerle tehdit etsin böyle şey olur mu? devlet bu konuda bir düzenleme yapması kadar doğal bir şey yok.

Bilgileri, belgeleri gelince kararı yargı verir. Bunun suç olduğuna dair, ne ben bilirim ne de siz bilebilirsiniz. Buna yargı karar verecektir.

TARAF'IN YAYINLANDIĞI MGK BELGELERİ

Bahsi geçen belge tavsiye kararıdır. Hükümet bu konuda bir uygulama yapmış mı hayır. Bahsi geçen gruplar, en büyük özgürlüklerini bizim hükümetimiz döneminde yaşamıştır. Türkiye, tarihinin en şeffaf dönemini yaşamıştır.

Bugün Türkiye'de çok şey aşılıyor. Eksiklikler varsa da bu konuda gayretimiz var. Başbakanımızın açıkladığı Demokratikleşme Paketi, bunun bir örneğidir. Bunlara odaklanacağımıza, 2004 yılında belgeyi konuşuyoruz. Bugünkü Türkiye, 2004 yılındaki Türkiye midir? 2004 Türkiyesi'nde asker sivil ilişkisi aynı mı bugün. O günlerin Türkiye'si ile bugünü bir tutup, bunu göstermek büyük haksızlık ve vicdansızlıktır.

HÜKÜMET- CEMAAT KAVGASI

Bunun dershane meselesiyle özetlenecek bir olay olduğunu sanmıyorum. Dershanelerin yüzde 20'sini temsil ediyor. Ben mantığımla zorluyorum ama bulamıyorum. Dershane konusunda, bizim tek düşüncemiz ekonomik koşullar nedeniyle çocuklarını okumamanın ezikliğini yaşamamasıdır. Bizim asıl amacımız bu. Yanlış olan belki bu sistemdir ama biz bunu düzeltmeye çalışıyoruz. Bu mesele 2001 yılında bizim parti programımıza koyduğumuz şeydir. Diğer siyasi partilerin seçim beyannamelerine bakarsanız hepsinde var bu.

"OKULLARDAN GURUR DUYUYORUM"

Gerçekten dünyanın dört bir yanında açtığı okullardan gurur duyuyorum. Bir çok ülkeye gittiğimiz de bu okulları ziyaret ettik. Sorunları varsa çözümleri konusunda yetkili makamlarla görüştük. O manşetleri atanlarla da bir zamanlar çok iyi sohbet ediyor, dosttuk ama şimdi ne oldu da değişti onlara sormak gerekiyor.

"PAPA İLE BİLE DİYALOG VAR"

Her konuda her kesimle Papa ile bile diyalog kuranlar, neden bu konuda medya aracılığıyla saldırı başladı. Bende bilmiyorum bunun nedenini. Bu konuda konuşabildiğim herkesle konuşuyorum ama cevap yok.

CEMAAT CHP'YE OY VERİR Mİ?

İstanbul'da İstanbul halkı AK Parti'yi belediyeciliğini bilecektir. Bidonlarla su taşıdıklarını hatırlayacaktır. Bir daha o çarpık zihniyete belediye teslim edilmeyeceğini anlayacak ve Kadir Topbaş'tan yana olacaklardır. Beni sevebilirsiniz ama sandığa giderken benimle gitmeyeceksiniz. Sandıkta vicdanınızla baş başasınız ve millete hizmet edene oy vereceğine eminim. Sandıkta ne olacağını hepimiz göreceğiz. Kimse kimsenin oyuna böyle ipotek koyamaz.

"CEMAAT CEMAATLİĞİNİ BİLSİN, BİZ BİLİYORUZ"

Cemaat cemaat olduğunu bilsin hükümet zaten biliyor. Bizim sırtımızda yumurta küfesi var ve kimse araya bir şeyler karıştırmasın.

İDDİALI KONUŞTU

İstanbul'da Kadir Topbaş ile biz yüzde 60 oy alırız. Kim olursa olsun biz İstanbul'u yüzde 60 ile alacağız.

kaynak:
http://www.timeturk.com/tr/2013/12/11/bakan-bagis-cemaatse-cemaatligini-bilsin.html

ede
11-12-2013, 04:53
sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederim


Deşifre-Cemaat Hükümet Gerilimi (A Haber)

06/12/2013

konuklar: ahmet akgündüz - metin karabaşoğlu




http://www.youtube.com/watch?v=Mk5VS13op-Y


http://www.youtube.com/watch?v=Mk5VS13op-Y

redyellow
11-12-2013, 06:47
Başörtüsü yasağı zulmünün en hızlı olduğu günlerde çıkıp "başörtüsü furuattır" demeyi savunan dostlarımıza:

Dersanelerin tartışıldığı günlerde neden Fethullah Gülen hoca veya bir cemaat lideri çıkıp da DERSANELER FURUATTIR demedi?

Ahter
11-12-2013, 09:16
YAZIKLAR OLSUN size @Ahter (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=24051)

TEFERRUAT sözü nerede F.Gülen in sesinden.

Bana göre sizde Fitne atanlar kadar sorumlusunuz yaymaktan dolayı.

NEREDE İDDİANIZ ?
@agbi (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=9053) atmış ama gene tutturamamış..Dünya telaşından agbi basını iyi takip edemiyor olabilir...Daha öncede hükümet,The Cemaat arasında anlaşmazlıkları yazan arkadaşlara burada ''fitneci'' denmedimi? Bunları bir özür borcu yokmu? Şimdi agbi ders almamış olacakki, hocaefendi ünvanlı Fethullah Gülen başörtüsü için teferruat demedi diye, bizi fitnecilikle itham ediyor.Arkadaşlardan bazıları basından çıkardılar mesleyi , agbi belki görmemeiş olabilir diye biz tekrar verelim..Bak bakalım agbi denmiş mi dememişmi? Sonra herhalde özür dileme erdeminde bulunmayı ihmal etmezsin?

BAŞÖRTÜSÜ TEFERRUATA AİT BİR MESELEDİR”,

Fethullah Gülen, 23 Ocak 1995 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nden Ertuğrul Özkök’e yaptığı açıklamada; “Başörtüsü şart mıdır” şeklindeki sorusuna ilginç açıklamalarda bulunmuş ve başörtüsünü teferruata ait mesele olarak gördüğünü ifade etmişti.

Gülen, şunları söylemişti:

“Kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah’a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar. Teferruata ait meselelerdir.

Nitekim yani Allah’a iman meselesi ta Mekke’de efendimize tebliğ edilmiş. Namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra zekat farz kılınmış. Ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum peygamberliğin 16’ncı, 17’ncı senesinde Müslüman kadınların başları açıktır.” “Teferruata boğulmayalım. Küçük şeylere büyük şeyleri feda etmeyelim. Yani başörtüsü eğer İslami öğretiler, İslami esaslar arasında dördüncü beşinci sırada bir meseleyse, bununla kavga ederek bir yönüyle belki imana müteallik meseleleri çok geri plana atıyoruz. Yani birinin imanı vardır. Namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor” (3)

3) http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/






aşörtüsü ve Türban
http://tr.fgulen.com/templates/fgulen_turkish/images/printButton.png (http://tr.fgulen.com/index2.php?option=com_content&task=view&id=2257&pop=1&page=0&Itemid=141)
http://tr.fgulen.com/templates/fgulen_turkish/images/emailButton.png (http://tr.fgulen.com/index2.php?option=com_content&task=emailform&id=2257&itemid=141)


Değerlendirme:http://tr.fgulen.com/images/M_images/rating_star.pnghttp://tr.fgulen.com/images/M_images/rating_star.pnghttp://tr.fgulen.com/images/M_images/rating_star.pnghttp://tr.fgulen.com/images/M_images/rating_star_blank.pnghttp://tr.fgulen.com/images/M_images/rating_star_blank.png / 547
Kötüİyi

Fethullah Gülen


16.11.2001


Şekilcilik İslam'ın Ufkunu Daraltır[1]
— Kadın tecrit edilerek örtünmesi isteniyor. Kezban Hatemi, Kur'an'da baş örtme yoktur diyor. Örtünme var mı, yok mu? Bu konudaki dayatma nedir?
— Kezban Hanım'ı ben de dinledim. Kur'an'da örtünmeden bahsedilir, ama nasıl örtünüleceği, şekli açıklanmaz. İran'daki gibi çarşaf mı giyilecek, peçe mi takılacak, bunlar net değildir. Şekil üzerinde durmak, İslam'ın geniş ufkunu daraltmak olur, zevksizlik olur. Hatta İslam dinini bir kostüm dini haline getirmek olur ki, bunlar yanlıştır. Başörtüsü de aynı şekilde üzerinde durulacak usul, yani imanın ve İslam'ın esaslarından, şartlarından değildir. Bunlardan dolayı, insanın adeta dinin dışında tutulması dinin ruhuna aykırıdır. Bu konuda dayatmalar, ısrarlar ifrattır ve zorlamadır. Hatta nefret ettirmedir. Gönülde sevgi önemlidir, sevdirme önemlidir. İşin kaynağıyla irtibat önemlidir. Herkes hoşgörü ister, ben de kendi telakkilerim, kabullerim içinde hoşgörü isterim. Benim de buna ihtiyacım vardır. Ancak böyle olursa, toplumun değişik parçaları bir araya gelebilir. Aynı ölçüde ben de herkesi bağrıma basmalı ve kabullenmeliyim. O kadar çok müşterek yanımız var ki, teferruatta bölünüp parçalanmamalı. Caminin içinde birbirimize düşeceksek, şekilden önce ruh veya muhtevayı öne alıp avluda barışacaksak, orada barışı sağlamalıyız.
Türban Meselesi[2]
'Okullarımızdaki başörtüsü sorunu, çok hassas hale geldi. Ancak şu kadar söyleyeyim, okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı' Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. Bana göre okumayı tercih etmelidirler.'
Başörtüsü Eylemleri[3]
Üniversitelerde devam eden başörtüsü direnişini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Genç kızlarımızın zorlanmaları halinde tercihlerini eğitim gören hedefinden yana yapmalarını arzu ederim. Tabii ki dini mülahazalarla başlarını örten hanımlara müdahale edilmesine karşıyım. Onların dinin detayına ait bir konuyla tahsilleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılmalarına üzülüyorum. Ama toplumumuz hassas bir dönemden geçiyor. Herkesin bunu göz önüne alması lazım. Bir taraf bunu kavga sebebi yapmamalı, diğer taraf da tepkileri kavga başlatıldı diye görüp üzerine gitmemeli... Hukukçu bir dostumuz yazdığı kitaba 'Müntesiplerinin Cehaleti, Hasımlarının Kör Düşmanlığı Arasında Talihsiz Müslümanlık' adını koymuş.. Çok doğru.. Durumumuzu özetliyor kitabın ismi. İki taraf da cehalete yenik düşüyor.
Kadınların Başını Örtmesi Şart mıdır?[4]
-Kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah'a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar. Teferruata ait meselelerdir. Nitekim, yani Allah'a iman meselesi ta Mekke'de efendimize tebliğ edilmiş. Namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra zekat farz kılınmış. Ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum peygamberliğin 16'ncı, 17'ncı senesinde Müslüman kadınların başları açıktır.

Ama geçmişte türban meselesi yüzünden toplum neredeyse birbirine girecekti. Siz bu tartışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?



-Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış. Onları öne çıkartmak bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini bir yönüyle ifade etmek gibi bir şey olur. İnsanlar yine işin başına geçsinler, başlarını açsınlar, belli bir dönem sonra kapatsınlar demek de değildir bu yani. Ondan da farkı bir meseledir. Dindeki başörtüsünün nereye konacağı meselesi çok iyi karlaştırılmalı evvela. Bir diğer yanı da birileri de bundan çok rahatsız olmamalı bence. Bu mozaik içinde toplumun bir kesimi olarak kabul edilmeli.

Yanlış hatırlamıyorsam ben, 1990'da falan bu türban olayı toplumu gerginleştirdiği zaman sizin mesajınız bu doğrultudaydı.



-Belki aynı şeyleri söylemişimdir. Teferruata boğulmayalım. Küçük şeylere büyük şeyleri feda etmeyelim. Yani başörtüsü eğer İslami öğretiler, İslami esaslar arasında dördüncü beşinci sırada bir meseleyse, bununla kavga ederek bir yönüyle belki imana müteallik meseleleri çok geri plana atıyoruz. Yani birinin imanı vardır. namazı da vardır, belki hacca da gidiyordur. Fakat bu meselede farklı düşüyorsa, bu insan bunu hiç kabul etmemezlik demek, işte dördüncü plandaki bir meseleyi birinci plandaki meselenin önüne geçirme demek gibi bir şeyler oluyor.
Başörtüsü ve Müslümanlık[5]
-Size göre Türkiye'deki Allah'a gerçekten bağlı Müslümanların çoğunluğu demokratik ve laik bir devlette yaşamak istiyor mu? Bu Müslümanların pek çoğu cumhuriyeti idare eden laik kurumlarda değişiklikler görmek arzu ediyor mu? Bir başka ifadeyle onlar mesela başörtüsünü, İslami elbise veya İslami eğitimin yeniden gözden geçirilmesini istiyorlar mı? Türkiye'de şu andaki durumun demokrasi ile İslamın yan yana yaşayabileceği şeklinde midir? Yani yaşayabileceği doğru mudur, mümkün müdür? Eğer mümkünse Türkiye bu noktada dünyanın kalan kısmına örnek olabilir mi? Yani demokrasi ile İslamın beraber yaşaması konusunda neler söyleyebilirsiniz?




-Evet. Şimdi Türkiye'de demokrasi ve laiklik senelerden beri yani bir manada hatta denebilir ki, Osmanlılarda kısmen vardı. Cumhuriyetin kurucuları Osmanlılardan mücmel üzerinde durulabilir şekilde aldılar, laisizmi. geliştirdiler. Daha sonraki yıllarda da bu doğrudan doğruya anayasaya giren bir kavram oldu. Ne var ki, tarifi üzerinde bunun çerçevesi üzerinde çok fazla bir şey konuşulmadı. Çerçevesi ile alakalı bir bilgi verilmedi. Onun için büyük ölçüde laiklikten rahatsızlıktan duyma değil de demokrasiden rahatsızlık duyma değil, bunların ifade ettiği kavramların çerçevesinin belirsizliğinden oldu. Mesela Türkiye'de bazıları laiklik derken, dine hakkı hayat tanımama gibi düşündüler. Tabi Türkiye'deki Hıristiyanlara ve Yahudilere karşı böyle diyemezlerdi. Çünkü onların arkasında Avrupa vardı, Amerika vardı, dünya vardı. Türkiye'deki garip Müslümanların hakkını müdafaa edecek yoktu. Onlara karşı bir çevre diyorlardı ki, laiklik Türkiye'de farklı olmalı, bu gazetelerde vardır, hatta zabıtlarda vardır bu. Hukukçuların toplantı yapıp da bildiriler halinde verdikleri bildirilerde vardır. Türkiye'de laiklik dinsizlik şeklinde anlaşılmalı, işte buna karşı rahatsızlık oldu. Demokrasi insanların ferdi ailevi içtimaî veya ibadetle muamelatla alakalı her şeylerini baskı altında tutsun, onlara rahat kendilerine göre inançlarına göre düşüncelerine göre hareket etme imkanı fırsatı vermesin şeklinde algılandı. Buna karşı rahatsızlık oldu.
Bununla beraber milletimizin geçmişten gelen genel terbiyesi var. Bundan ötürü, bugüne kadar laiklik karşıtı veya demokrasi karşıtı zümrelerin devlete başkaldırdığına hiç şahit olmuyoruz. Hatta şu siyasi parti teşekkül edeceği ana kadar kimsenin ne ibadet ü taatına karışılıyordu, ne de kimse ibadeti taatına karışılıyor diye bundan rahatsızlık duyuyordu. Dolayısıyla başkaları ortaya çıkaracağı ana kadar millet çoğunluk, % 80 diyebiliriz, ne laiklikten rahatsızlık duydu ne de demokrasiden rahatsızlık duydu. Belli bir zümre bunları problem yaptı. Bunlar olmaması lazım veya işte belli mülahazalarla Batıdaki ölçülerle gelsin, biz de evet deriz filan dediler. Bunlar idareye geçince bunlar da esasen herkesten laiğiz dediler, herkesten daha demokratız dediler, herkesten ziyade cumhuriyetçiyiz dediler. Ve buna halkın tepkisi olmadı. Kendilerini tutanların da tepkisi olmadı. Demek bu mesele milletin çok fazla problemi değildi. Hatta dinini diyanetini rahat yaşaması açısından çevresine de bakarak Türkiye'yi daha rahat buluyordu. Mutlaka bir kısım antidemokratik şeyler vardı ama fakat Türkiye Asya'daki devletlerle, Afrika'daki devletlerle, mağrip ülkeleriyle mukayese edilmeyecek kadar demokratik hak ve hürriyetlerden istifade ediyor ve yaşıyordu onu. Kimsenin de problemi değildi bu. Sonradan zannediyorum bu meseleyi suni olarak problem haline getirdiler. Ve bazı kimseler de siyasi mülahaza açısından sadece bu işe sahip çıktılar. Öylece Müslümanlığı adeta demokrasinin ve laisizmin karşısına diktiler. Çünkü onların bir gelişme zemini vardır. Ordu öyle olabilir ama Türkiye'de zaten çok mesele kaynağı İslam inancı olmak üzere çok mesele onlarla uyum içinde olabiliyordu. Sadece belki hani bir iktidar miktidar mevzuu, iktidara meraklı olanlar ne var ki o Kuran-ı Kerimin bize öğretileri içinde bildiğiniz gibi % 3 nispetinde bir şey tutar. % 97 nispetinde ferdin şahsen dini, dini düşüncesi, ruhani hayatı, Allah'la irtibatı, münasebeti, ailesinin terbiyesi, çocuklarını okutma hak ve hürriyeti, kazanma hak ve hürriyeti, bu meselelerin hiç biri İslamla çelişmediğinden ötürü millet de laiklikle ve demokrasiyle hiçbir zaman çelişkiye düşmedi.
-Ben geçenlerde İran'dan geldim. Seçimlerden sonra orda gençlerin pek çoğu mollalardan bıkmış durumda. Molla rejiminden bıkmış durumda. Örtünmeden bıkmış durumda zorla örtünmeden bıkmış durumda. Ve çoğu bu şikayetlerini dile getiriyor. Fakat Türkiye'de insanlar tam tersine çarşaf giyme ve başını örtme mücadelesi veriyor. Böyle bir tezat nasıl açıklanabilir?
-Aslında zannediyorum böyle bir tezat var başta. şimdi insanlar bir şeye inanırlar inandıkları ölçüde onu yaşarlar. İnandıkları ölçüde duygularını temsil ederler. Hatta dinin esasları gibi olmasa bile esasatı gibi kabul ederek kılık ve kıyafette de bir hususiyete gidebilirler. Şimdi iki şey var. Biri, gerekir ki demokrat düşünen insanlar bu da galiba demokrasinin gereği deyip onlara bazen müsamaha ile baksınlar. Bir tarafa düşen şey budur. Bir diğer tarafa düşen şey şudur. Bunlar Allah'a iman gibi haşre, neşre iman gibi, hatta namaz gibi asıl sayacağımız temel meselelerden olmadığı için bir toplum içinde bunları toplumun değişik kesimleriyle kavga etmeye vesile haline getirmemelidirler. Yani karşılıklı yaşanıyor bu. İran'daki durumla Türkiye'deki durum çok farklı yani. Türkiye öyle bir kaç tane çarşaf giyen insanın bir kaç tane şöyle böyle kılık-kıyafeti olan insanın İran'a özenmesi şeklinde alınmamalı bence. Yani temelde İran İslam dedi, burada da deniyor biraz biraz da bilememeden meseleyi. Orada insanlar inançlarına göre bir hayat tarzı içine çekilmediler. O ölçüde inanmadıkları bir hayat tarzının içine itildiler. Yani Humeyni idaresi gelinceye kadar orada sokaklar aynı Türkiye'deki gibiydi. Gelince birden bire herkes çarşaf giyecek dediler yani Taliban'ın hareketi gibi. Herkes sakal bırakacak dediler, herkes şunu yapacak bunu yapacak dediler.
Aslında bu tehlikeli bir şeydi, çünkü dine ait meseleler gönül rızasıyla yapılırsa iradeyle yapılırsa sevabı vardır. Bunların tepelerine binerek bunları yaptırsanız sevap olmaz orda o meselede sevap olmaz. Ve o iş devam da etmez bir yerde patlar aksi zuhur eder. O şiddettir, baskıdır o açıdan insanların iradesine saygılı olunması lazım. Ama bir diğer taraftan da insanlar kendi iradeleriyle benim inancımın gereği ben bunu yapmalıyım diyorsa şayet gayet maruf, onunla kimseyi tahkir etmiyorsa kimsenin kanaat-i vicdaniyesine baskı yapmıyorsa dince mukaddes sayılan şeyleri birilerine baskı yapmak için alet olarak kullanmıyorsa bir zaman 163. maddenin fıkralarından birisiydi bu. Yapmıyorsa bence böyle masumane duygusunu düşüncesini yaşayan insanlar da herhalde nazar-ı müsamaha ile ele alınması lazım. Yani her iki tarafın ifratı tefriti var denebilir ki iki tarafta da hoyratlık yaşanıyor. İran'da idare tarafından ciddi bir hoyratlık yaşandı. Bizde de bazı idareciler tarafından öyle oldu. Ve genelde halk tarafından da işte bazı hususlar itibariyle öyle bir hoyratlık yaşandığı söylenebilir.
[1] Yeni Yüzyıl, Fethullah Gülen'le New York Sohbeti, 20 Temmuz 1997
[2] Akşam, Orhan Yurtsever'in Fethullah Gülen'le Yaptığı Röportaj, 13 Mart 1998
[3] Radikal, Avni Özgürel, 21 Haziran 1998
[4] Hürriyet, Ertuğrul Özkök'ün Röportajından Bir Bölüm, 23 Ocak 1995
[5] Time Dergisi, 30 Mayıs 1997

ede
11-12-2013, 22:50
http://www.analizmerkezi.com/resimler/2/hem-gulen-hareketine-hem-cubbeli-ahmete-cakti-34888.jpg

Hem Gülen Hareketi'ne Hem Cübbeli Ahmet'e Çaktı!


Jet Fadıl olarak tanınan Mehmet Fadıl Akgündüz, Cübbeli'yi Gülen cemaatine yakınlaşmakla eleştirdiği gibi ortaklığı da tek kalemde sildi.


11 Aralık 2013 Çarşamba 13:44

Jetpa Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Caprice Gold Grubu Kurucusu Mehmet Fadıl Akgündüz, Cübbeli Ahmet Hoca ile olan birlikteliklerine son verdiklerini açıkladı. Akgündüz, "Düşmanımızın dostu olan biri, artık bizim dostumuz olamaz" dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Jetpa HoldingYönetim Kurulu Başkanı ve Caprice Gold Grubu Kurucusu M. Fadıl Akgündüz, "15 bin 300 ortağı ve 3 milyon nüfusa tekabül eden 700 bin aile müşterisi ile, nitelikli bir topluluktan oluşan grubumuz, şu bulunduğumuz yıl içinde 25. yılını idrak etmiş bulunmaktadır. Çeyrek asırdır, doğusundan batısına kadar, uluslararası düzeydeki projelerle, ülkemizin kalkınması için büyük mücadeleler veren ve geçtiğimiz o karanlık dönemde, bu yolda büyük bedeller ödeyen grubumuz, bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hiç kimseden çekinmeden, Yüce Hak'kın yardımı ve halkımızın desteği ile hak çizgisinden kesinlikle ödün vermeden, doğru yolda ilerlemeye devam edecektir" dedi.

"KOÇ GRUBUNUN SEVİŞTİĞİ GÜLEN..."

"Koç Grubu'nun çok seviştiği ve Fethullah Gülen'in kendisi için şefaat etmek istediği yegane kişi olan Bülent Ecevit'in son başbakanlık döneminde, ülkesine, Müslümanlara ve tüm insanlığa daha iyi imkanlar sağlamak için çalışan Jetpa Holding'i yok etmek amacıyla, devletin gücünü kullanarak nasıl bir ölümcül saldırı gerçekleştirdiği, tüm kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir" diye devam eden Akgündüz, "11 yıl süren uzun bir hukuk mücadelesi sonunda, Mart 2011'de Yargıtay'ın nihai kararıyla, grubumuzun ve şahsımın aklanmış olması ve tüm mal varlıklarımıza konulan ihtiyati tedbirlerin kaldırılması, bize yapılan saldırının ne kadar hunharca ve haksız yere yapıldığını gözler önüne sermiştir" ifadelerini kullandı.

"DÜŞMANIMIZIN DOSTU OLAN BİRİ ARTIK BİZİM DOSTUMUZ OLAMAZ"

Cübbeli Ahmet Hoca ile olan birlikteliklerine son verdiklerini duyuran Mehmet Fadıl Akgündüz, "Gerçekler sonsuza kadar gizlenemez; hak haktır, yalan yalandır. İslam'a hizmet eden herkese hizmet etmeyi bir asli görev olarak bilmemiz hasebiyle, son üç yıl boyunca, grubum ve şahsım belli çevrelere karşı çok ciddi riskler alarak Cübbeli Ahmet'e de hayatının çok zor bir döneminde hizmet etmeye gayret gösterdik. Ama ne yazık ki, daha önceleri Samanyolu Televizyonu'nu seyredenin küfre girdiğini söyleyen Cübbeli Ahmet, geçtiğimiz günlerde Samanyolu Televizyonu'nda bir programa çıkmış ve bizi ve onu tanıyan herkesi hayretlere düşürmüştür.

Çok inandığınız 'mümin' bir dostunuzun, size yıllar boyunca acı vermiş başkalarıyla işbirliği yaptığını görmeniz size daha büyük bir acı verir. Bu güne kadar, kendisine iyilikten başka bir şey yapmadığımız Cübbeli Ahmet, hangi fetva, hangi akıl ve hangi hakla, arkasında duran gücümüzü ve kendisine güvenerek emanet ettiğimiz etiketimizi, bizden habersizce ve bize karşı kullanarak, telafisi mümkün olmayacak zararların içerisine atma cesaretini kendisinde bulmuştur acaba? Düşmanımızın dostu olan biri, artık bizim dostumuz olamaz" açıklamasında bulundu.

kaynak:
http://www.analizmerkezi.com/haber/hem-gulen-hareketine-hem-cubbeli-ahmete-cakti-34888.html

rabbinsadikkulu
12-12-2013, 12:02
YENİ!!! fetulah gülenin; 06/12/2013 tarihli "BAŞÖRTÜSÜ FÜRUATTIR" açıklaması ve kadir mısıroğlunun buna 07/12/2013 tarihli cevabı



- ilk olarak fetulah gülenin, 06/12/2013 tarihli son açıklaması (05:30 dakikadan sonrasına bakılabilir)

Fethullah Gülen 397. Nağme: Kara Propaganda ve Nefis Muhasebesi

http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0


http://www.youtube.com/watch?v=bMA0F3eqUJ0







- ikinci olarak kadir mısıroğlunun, bu açıklamaya, 07/12/2013 tarihli cevabı (42:05 dakikadan asonrasına bakılabilir. lütfen sonuna kadar izleyin. )

- hakan fidan meselesi için 1:06:15 dakikadan sonrasına bakınız. burada kadir mısıroğlunun bahsettiği istihbarat başkanı, said özdemir abin oğlu, kemalettin özdemir dir.

Üstad Kadir Mısıroğlu ile Cumartesi Sohbetleri (07/12/2013)


http://www.youtube.com/watch?v=agMugnRkerg


http://www.youtube.com/watch?v=agMugnRkerg


fetulah beyin, "BAŞÖRTÜSÜ FÜRUATTIR" açıklaması ile ilgili bir makale. yazan ümit şimşek abi. okumanızı tavsiye ederiz.

http://www.dunyabizim.com/resim/haber/2012/01/15/umit-im-ek.JPG



"Bir 28 Şubat hatırası olarak füruat meselesi
28 Şubat döneminin en talihsiz hatıralarından birini teşkil eden “füruat” meselesi, aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ tartışılmaya devam ediyor. Bu tartışmanın konusunu teşkil eden beyanların sahibini dinde en yüksek ve tartışılmaz otorite olarak kabul edenlerin yanı sıra, bazı safdil dostlarımız da sadece bu talihsiz beyanları savunmakla kalmıyorlar, bir de Haricîlerin kadim âdetine ittibâen muhaliflerini cahillikle suçlayarak bizlere füruat’ın ne mânâya geldiğini öğretmeye kalkıyorlar. Bu durumda, bize de, kendilerinin yüksek müsaadelerine sığınarak, onlara bazı şeyleri — öğretmek demeyelim ama — hatırlatmak düşüyor.
***
Önce hafızalarımızı tazeleyelim. Sayın Fethullah Gülen’in http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/ (http://tr.fgulen.com/content/view/2257/141/)adresinden ulaşabileceğiniz beyanlarında, başörtüsü ile ilgili olarak aynen şu ifadeler geçiyor:
“Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli? Kişi kanaat-ı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. Bana göre okumayı tercih etmelidirler.
“Genç kızlarımızın zorlanmaları halinde tercihlerini eğitim gören hedefinden yana yapmalarını arzu ederim. Tabii ki dini mülahazalarla başlarını örten hanımlara müdahale edilmesine karşıyım. Onların dinin detayına ait bir konuyla tahsilleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılmalarına üzülüyorum. Ama toplumumuz hassas bir dönemden geçiyor. Herkesin bunu göz önüne alması lazım. Bir taraf bunu kavga sebebi yapmamalı, diğer taraf da tepkileri kavga başlatıldı diye görüp üzerine gitmemeli... Hukukçu bir dostumuz yazdığı kitaba “Müntesiplerinin Cehaleti, Hasımlarının Kör Düşmanlığı Arasında Talihsiz Müslümanlık” adını koymuş. Çok doğru. Durumumuzu özetliyor kitabın ismi. İki taraf da cehalete yenik düşüyor.
“Kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah'a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar. Teferruata ait meselelerdir.
“Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış.Onları öne çıkartmak bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini bir yönüyle ifade etmek gibi bir şey olur.
“Teferruata boğulmayalım. Küçük şeylere büyük şeyleri feda etmeyelim. Yani başörtüsü eğer İslami öğretiler, İslami esaslar arasında dördüncü beşinci sırada bir meseleyse, bununla kavga ederek bir yönüyle belki imana müteallik meseleleri çok geri plana atıyoruz.”
***
Bugün bir kere daha okuyup hafıza tazeledikten sonra her ne kadar bu beyanları kimsenin savunmaya teşebbüs edebileceğini sanmasak da, yarın yine bu sözler unutulacak ve safdil dostlarımız yine “füruat” açıklamaları yapmaya devam edeceklerdir. Onun için, biz de şimdiden bu dostlarımıza, Mecelle’nin üçüncü maddesinde ifadesini bulan bir kaideyi hatırlatıyoruz.
“Ukudda itibar makasıd ve maânîyedir, elfaz ve mebânîye değildir” der bu madde. Yani, maddî bir sonucu olan akidlerde dahi itibar olunacak şey hangi kelimenin ve hangi cümle yapısının kullanıldığı değil, söylenen sözle neyin kastedildiği ve hangi mânânın anlaşıldığıdır. Şimdi, bu gerçeğin ışığında, yukarıdaki beyanları bir gözden geçirelim:
“Teferruat” kelimesi, bu beyanlarda tekrar tekrar ve ısrarla kullanılmış, ayrıca “detay” kelimesiyle de takviye edilmiş, bu şekilde kastedilen mânânın “sıkıntılı bir durumda gözden çıkarılması gereken bir ayrıntı” şeklinde anlaşılması iyice sağlama alınmış, sadece, ihtiyaç ânında bir savunma aracı olarak kullanılmak üzere, araya bir “füruat” lâfı yerleştirilmiştir. İnsanların safdilliğine güvenmekle Sayın Gülen’in hiç de hatâ etmiş olmadığını, hâlâ devam eden tartışmalar bize açıkça gösteriyor.
Başörtüsü mücadelesine açıkça “Teferruatta boğulmayalım” sözüyle karşı çıkıyor Sayın Gülen. Bu kadarla da kalmıyor, başörtüsü mücadelesini verenleri, başörtüsünü yasaklayanlarla aynı kefeye koyarak “İki taraf da cehalete yenik düşüyor” iddiasında bulunuyor. Cemaatin içindeki insaf ve iz’an sahiplerine soruyorum, hocanızın şu sözünde savunulacak bir taraf bulabiliyor musunuz?
Sayın Gülen’in başörtüsü konusundaki tavrı sadece beyanat seviyesinde kalmamış, Cemaatin herkes tarafından bilinen tatbikatıyla da, herhangi bir tevile imkân bırakmayacak şekilde tarihe geçmiştir. Türkiye’yi bırakın, yurt dışındaki öğrencilerine bile başlarını açtıran ve Peygamberimizin rüyalara girip de “Başınızı açın” dediği iftirasını yayan insanlar Ay’da yaşayan bir cemaatin mensupları mıydı? Veya bütün bunların üzerinden çok uzun jeoloijk çağlar mı geçti de bu hatıralar insanların zihinlerinden silindi?
***
Dostlara hatırlatacağımız ikinci husus, şeâir kavramı olacaktır. Bunlar, herkesin bildiği gibi, dinin alâmeti olan şeylerdir; bu sebeple de başka herşeyden daha üstün ve daha önemlidirler. Hattâ, Bediüzzaman Hazretleri, şeâirin nâfile nev’inden olanlarının dahi şahsî farzlardan daha önemli olduğunu bize hatırlatmıştır. Bir ülkede ezan okunmasının yahut bayram namazı kılınmasının veya kurban kesilmesinin önem itibarıyla şahsî farzlardan öne geçmesi işte bu sebepledir.
Başörtüsü ise, hem hem farz, hem de şeâir özelliğini taşıyan bir yükümlülüktür; onun için, dinî hassasiyet sahibi olan aklı başında bir kişi, başörtüsü ile ilgili bir suale muhatap olduğu zaman, insanların bu İslâm alâmetine olan bağlılıklarını zaafa uğratacak bir sözü telâffuz etmek şöyle dursun, aklından bile geçirmez. Bediüzzaman’ın tesettürü müdafaa eden risalesi, onun hayatı boyunca aldığı yegâne mahkûmiyetin sebebiydi; bu mahkûmiyetten sonra Bediüzzaman’ın yaptığı iş ise, eserin başına o kararı veren mahkemeyi suçlayan zehir zemberek bir not ekleyerek tekrar neşretmek olmuştur. Böyle bir davranışı “imana müteallik meseleleri çok geri plana atmak” şeklinde yaftalayan Gülen’in “cehalete yenik düşüyorlar” ithamı, herkesten önce Bediüzzaman’ı şümulüne almıyor mu? Yoksa Sayın Gülen bu sözlerinin tam hedefinde Bediüzzaman’ın bulunduğunu fark edemiyor mu?
***
Fakat Gülen cephesinden Bediüzzaman’ın nasıl görüldüğünden daha önemli olan, Bediüzzaman cephesinden Gülen’in nasıl göründüğüdür. Sayın Gülen’in yaptığı günü kurtarmak için bir manevradan ibarettir; Bediüzzaman’ın sözleri ise, tarihe yadigâr kalacak ve istikbalin nesillerine yol gösterecek olan tesbitlerdir. Bediüzzaman, Kur’ân-ı Kerimin irşadı doğrultusunda, şeâiri doğrudan doğruya vicdan ile, hattâ toplumun vicdanı ile irtibatlandırır ve şeâirin terk edilmesi halinde vicdanların bozulacağını haber verir. Başörtüsü konusundaki talihsiz beyanları takip eden ve MGK’nın meş’um 28 Şubat kararlarına içtihad sevabı bağışlamak, İsrail’i İslâm topraklarında meşru otorite saymak, Hz. Peygamberin lehviyat meclislerinde görüldüğünü iddia etmek, kendisine muhalif saydığı Müslümana Firavun ithamı yöneltmek gibi Müslüman vicdanını yaralayan akla ziyan nice iddialar, Bediüzzaman Hazretlerinin bu tesbitini tedâi ettiriyor ve “Acaba sırada bundan sonra ne var?” sorusunu hatıra getiriyor.
Sırada başka nelerin gün yüzüne çıkmak için beklediği konusu sürpriz olarak kalabilir; ancak en azından Risale-i Nur’un şimdiden işleme girmiş bulunduğunu biliyoruz. İslâm şeâirine “dinin detayı” gözüyle bakan Cemaat, dar zamanlarda uzak görünmeye çalıştığı Risale-i Nur’a bir müddettir esrarengiz bir hamiyetle el attı ve onu sadeleştirmeye (veya daha doğru bir tabirle kendisine benzetmeye) başladı!
Ne diyor Alman atasözü:
“Tilki vaaz vermeye başladığı zaman gözünüz tavuklarda olsun!”
_____________________________________________
Facebook: http://www.facebook.com/yazarumitsimsek | Twitter: http://twitter.com/umit_simsek | mail:umsimsek@gmail.com

kaynak:
http://www.sondevir.com/?aType=yazarHaber&ArticleID=8973

ede
13-12-2013, 05:01
Fethullah Gülen Başbakanımıza Savaş Açtı. Onu "Darbecilere" benzetti, DARBECİLERE ise çok çok acıdı.
http://www.youtube.com/watch?v=vPZejKME0Jw


http://www.youtube.com/watch?v=vPZejKME0Jw

Dua Nur
15-02-2014, 14:40
Başörtüsüne füruat diyen bugün yine başörtüsüne düşmanlık yapanlarla iş yapıyorlar. Dün HSYK'nın yapısını değiştiren kanunu Meclis'ten geçirdik hamdolsun.

"PEYGAMBERİMİZİ KAMYONET KASASINA İNDİRECEK KADAR AHLAKSIZLAR"



Peygamberimizi Miraç'tan indirip kamyonet kasasına indirecek kadar ahlaksız bunlar. Haziran ayından Kadıköy'de bir duvara şu yazıldı: Zulüm 1453'te başladı diye yazdılar. Ne kadar manevi değerimiz varsa saldırdılar. CHP, MHP ve paralel yapı ittifak yaptı.


"BUNLARLA ANADOLU İNSANIMIZIN İŞİ OLMAZ"



Sevgili Peygamberimizi kendi işlerine alet edenlerle benim temiz kardeşlerimin işi olmaz. Azrail'i, cenneti, cehennemi tasvir edenlerle Anadolu insanını işi olmaz.

haber7

(((__meftun__)))
15-02-2014, 14:49
Laik despotlar olunca muhatap:

"Başörtüsü teferruattır..." denilir nazikçe...

Müslüman'a "müşfik", "kafir"e şedit alnı secdeli bir müslüman olursa muhatab:

"İki yıldır dua ediyorsunuz ama bir türlü öldüremediniz" ültimatomu verilir...