Sabr-el-Hayat
28.02.2007, 01:55
"Tüp'ten Çýkan CÝN "
Ýslam dini toplumun çekirdeði olan aileye büyük önem vererek koruma
altýna alýr. Aile müessesesinin kuruluþunda taraflar olan kadýn ve erkeðin
tek bir candan yaratýldýðýna (Nisa 1) ve aralarýndaki cazibeye dikkat
çekilir(Rum 21)
Cinsler arasýnda var edilen bu çekimin gayri meþru yoldan tatmin edilsin
diye deðil,asýl amacýn aile ve yuva kurmak için verildiði net bir biçimde
vurgulanýr. (Bakara 187/ 223) Bu düþünceyle ve çizilen helal çerçevede yani
nikâh akdiyle kurulan yuvalarýn da huzur ve rahatlýk mekânlarý olduðu
hatýrlatýlýr. (Nahl 80)
Çocuklar, doðduklarý aile ortamýndan kiþiliklerini kazandýran
özelliklerini edinirler.
Ýslami ailede asýl hedef eþlerin yeryüzünün imarýyla görevli halifeleri
yetiþtirip, Allah'ýn emrettiði doðrultuda nesillerin devamlýlýðýný
saðlamaktýr.
Rabbimiz verdiði önem sebebiyle Kitabullah'ýnda birçok ayetle bu
müesseseyi oluþturan esaslarý hiçbir boþluk ve eksiklik býrakmadan
düzenlemiþtir.
Mehir, evlenme, evlilik süresince birlikte yaþamaya dair izlenecek yol,
eþlere yaklaþma, ilâ, boþanma, iddet, nafaka, emzirme, çocuk bakýmý gibi tüm
aþamalarý ele alýp hükümlerle düzenlemektedir. Kýsaca doðumdan ölüme kadar
hayatýn tüm evrelerinde Allah'a kulluk etmek.
Tüm bu ahkâm ayetlerinden hemen sonra Rabbimiz sanki hiç alakasýz bir
konuya geçilmiþ gibi namazla ilgili hükümleri zikretmektedir. Oysa nasýl ki
namaz kulluðun en temel ibadetiyse aileye iliþkin hükümlerde en az namaz
kadar önemli ve tüm hükümler hepsi bir arada yerine getirilerek Allah'a
kulluk gerçekleþir. Kulluk hayatý bölünmez bir bütündür ve Allah'a itaat bu
bütünleri kuþatýr. Allah'ýn razý olduðu hayatta bu bütünü kuþatan yaþamdýr.
Kur'an aile hayatýný düzenlerken erkek eksenli bir hitap benimser (Bakara
223) Nasýl ki ürün elde etmek için kiþi kendisine ait tapulu malý olan
tarlaya tohum atýp, emek verip, koruyup gözetirse (qavvam) ,evliliðin ürünü,
meyvesi olan neslin devamý çocuklarýna ve ailesine de ayný titizliði
göstermekle yükümlü kýlmýþtýr. Ancak bu yolla tatmin edilen nefisler ve
sonucunda elde edilen ürünler Allah'ýn rýzasý üzere bir ibadete dönüþür.
Müjdeye mashar olanlarda iþte bu aile efratlarýdýr. (Bakara 223)
Nikâh akdiyle oluþturulmuþ evlilik kurumunda normal yollarla çocuk
sahibi olamayanlarýn (intertilite= kýsýrlýk), týbbýn imkânlarý vesile
kýlýnarak tedavi olup sonuç almaya yönelik gayretleri belli þartlarý ve son
derece hassasiyeti gerektirir.
Tüp bebek(kadýn için) ya da mikroenjeksiyon (erkek için)yapýlacak
uygulamalarda evli çiftlerin kendi üreme hücrelerinin kullanýlmasý Ýslami
açýdan kesin þarttýr.
Son günlerde medyanýn aile kurumunu, neslin, nesebin ifsadýna yönelik
yazýlý ve görsel basýn aracýlýðýyla tanýnmýþ yüz(süz)leri evlilik dýþý çocuk
edinenlerin kararlarýný cesur ve erdemli bir davranýþ olarak gündeme
taþýmasý önemle üzerinde durulmasý gereken bir olgudur.
Kýsa süre önce L.K. isimli manken-dizi oyuncusunun ABD'deki bir sperm
bankasýndan 25.000._ dolara satýn aldýðý erkek üreme hücresi ile hamile
kaldýðý "malum medya" tarafýndan çaðdaþ ve modern kadýnýn "özgür iradesinin"
tezahürü olarak lanse edildi. Ýlgili bayan bu kararýna gerekçe olarak yapmýþ
olduðu evliliðinin ihanete uðramasýyla sona erdiðini, erkeklere güveni
kalmadýðý için bu durumun kendisini evlilik dýþý çocuk edinmeye sevk
ettiðini belirtiyor. ABD'deki kanunlar gereði üreme hücresinin kime ait
olduðunun açýklanmasý kesinlikle yasak olduðu için, kimin üreme hücreleriyle
hamile kaldýðýný bilmediðini, ancak fiziki olarak tercihini belirtip
"ýsmarlama" çocuk satýn aldýðý bilgisini veriyor. Çocuðunun 18 yaþýna
geldiðinde isterse müracaatýyla babasýnýn kimliðini öðrenebileceðini
açýklýyor.
Yine bir baþka ünlü yüz(süz) sinema-tiyatro oyuncusu 48 yaþýndaki F.D de
24 yýllýk evliliðinde normal yolla çocuk sahibi olamadýðýndan dem vurup,
Hollanda'dan sperm getirttiðini, yakýn bir bayan arkadaþýndan da yumurta
temin ettiðini, kendisinin taþýyýcý anne olacaðýný ve bu yolla çocuk sahibi
olacaðýný açýklýyor. "Amacým sadece anne olmak, buda benim en doðal hakkým"
þeklinde beyanat veriyor. Böylece týbbi, etik ve dini kurallarýn hiçe
sayýlarak ihlal edilmesini alenen kamuoyuyla paylaþýp masummuþ, normalmiþ
gibi gösteriyor.
Her iki örnek olayda ;"Kara üzümlere baka baka kararan üzümlerin
çoðalmasýna" örneklik teþkil edip toplumu gayri meþru yola teþvik ediyor.
Ýslam dini eþ seçiminde ilk sýraya inancý koyar. Allah'a inanmada
birleþmeyen kalpler evlenseler bile onun sitemine göre yaþam süremezler.
Yukarýdaki örnek olaylarý Ýslami açýdan ele alýrsak elle tutulur hiçbir
yönleri yoktur. Kendi iradeleriyle evlilik baðýnýn olmadýðý kimlikleri dahi
bilinmeyen gayri meþru kiþilere ait üreme hücreleri ile gayri ahlaki
yollardan hülasa her yönüyle haram yollardan çocuk edinen necis örnekler
var ortada.
Basýnda çýkan haberlerden münferit birkaç vakýa olmadýðýný öðreniyoruz.
Görüþü alýnan doktorlarýn büyük çoðunluðu hastalýklý gen taþýmadýðý sürece
bu yolla çocuk sahibi olmanýn mubah olduðunu açýklamaktalar. Türkiye'de
yasak olduðundan yurtdýþýndan getirilen hücrelerle illegal olarak bu
yöntemlerin uygulandýðý bilgisini de vermekteler.
Hatta inançlý (!) ailelerinde evlatlýk almakla ayný olduðu gerekçesiyle
erkeðin kusurunda amcanýn, kadýnýn kusurunda teyzenin (ya da yakýn baþka
akrabalarýn) üreme hücreleriyle tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemiyle
çocuk sahibi olanlarýn varlýðý dillendirilmekte.
Oysa Ýslam evlatlýk almalarda bile çocuðun babalarýnýn ismiyle
çaðrýlmasýný ister. Yani evlatlýk alýnan nesep itibariyle evlatlýk alanýn öz
çocuðu olamaz. Anasý ve babasý bellidir. Hâlbuki taþýyýcý annelikte genetik
yapý birbirine karýþtýðýndan akrabalýk kavramý ortadan kalkmaktadýr. Bu
yolla kiþi çocuðunun ayný anda hem annesi, hem teyzesi, (kadýn kendi
annesinden almýþsa)ayný anda çocuðunun hem annesi hem kardeþi… vs
olabiliyor. Yani iki ucu pis bir durum söz konusu. Kýsaca "kimin eli kimin
cebinde belli deðil"
Doðrusu mallarýnýz ve çocuklarýnýz bir fitnedir/sýnavdýr (Teðabün 15)
Elbette Ýslam tüm hastalýklarýn tedavisine izin verdiði gibi neslin devamý
için aile kurumunu þart koþar ve bu tür hastalýklarda da helal yollardan
tedaviye cevaz vermektedir. Ancak son derece dikkat edilmelidir. Çukurova
Üniversitesinde 2003 yýlýnda ortaya çýkan skandalda Prof. Dr.Ý.K. 'nin hasta
bakýcýlarýn,kendisinin, temizlik görevlilerinin ve baþka doktor ve hastane
personelinin spermlerini hastalarýna kullandýðý gerçeði mahkemece karara
baðlanmýþtýr.
KKTC' deki bir tüp bebek merkezinin sahibi ve uygulayýcýsý Dr.H.Ý.T
yýlda 1000 kiþiye uygulama yaptýklarýný, hastalarýnýn 700 kiþisinin
Türkiye'den olduðunu açýklamaktadýr. Ayný Doktor Türkiye'de toplumsal
baskýlarýn aþýlamadýðýný, oysa evlilik baðý olmaksýzýn uygulanan bu yöntemin
böbrek naklinden bir farkýnýn olmadýðýný, Türkiye'de var olan bu taassubu
teessüfle karþýladýðýný söyleyebiliyor. Türkiye'den donör (verici)
kadýnlardan para karþýlýðý yumurtalarýnýn satýn alýndýðýný bu iþi yapan bir
bayan M.Þ. den öðreniyoruz. Yumurtasýný satan ya da alan kadýnlara hormon
tedavisi uygulandýðýndan saðlýklarýyla ilgili büyük risk altýnda olduklarýda
iþin ayrý bir boyutu.
Kendisine yöneltilen; ayný sperm sahibinden döllenen çocuklarýn ilerde
evlilik riski sorulduðunda, hastalýklardan titizlikle arýndýrýlýp, yeterli
hijyen ve diðer týbbý hassasiyetler gösterildiðinden hastalýk
taþýmayacaðýný, her ne kadar kardeþte olsalar bir risk taþýmayacaðýný
söylemektedir.
Taþýyýcý anne yöntemiyle bir baþka kadýna enjekte edilen embriyolarla
çocuk sahibi olmanýnda son yýllarda artýþ gösterdiði bilgisini veriyor.
Baskýnlýk yumurtanýn sahibinde olsada embriyoyu taþýdýðýndan taþýyýcý anne
ile gen alýþveriþinin devam ettiðini sonuçta yumurtayý veren ve taþýyanýn
genlerinin karýþtýðý bugün ispatlanmýþ bilinen bir gerçek.
Bu gün týp sütanneden bile emzirdiði çocuða bir miktar genetik transferin
olduðunu ispatlamýþ durumda. Malumdur ki Ýslam sütkardeþle evlilikleri bile
haram kýlmýþtýr.
Eskiden nesebin babadan devam ettiði sanýlýrken, týpta bugün gelinen
noktada biyolojik bulgular annenin daha hâkim unsur olduðunu ortaya
koymaktadýr. Her ne kadar 23 kromozom babadan,23 kromozom anneden gelerek
birleþse de kromozom altý bir gen grubunun sadece anne yumurtasýnda
bulunduðu tespit edilmiþtir. Bu da anne rahminde geliþmekte olan ceninin gen
alýþveriþinin devam ettiðinin göstergesidir. Sonuçta baþka kadýnýn yumurtasý
bile olsa taþýyýcý annenin genleriyle hamilelik müddetince birbirine
karýþmakta ve çocuk onunda genetik özelliklerini almaktadýr.
Tüm bu uygulamalar esnasýnda birde cinsiyet tercihi sebebiyle cinsler
arasý dengenin bozulmasý gerçeði var ki oda ayrý bir facia.
Tüp bebek uygulamasý esnasýnda elde edilen embriyolardan
kullanýlanlardan arta kalanlar ya itlaf ediliyor yada kök hücre
çalýþmalarýnda kullanýlmak üzere ayrýlýyor. Tedavi amaçlý kullanýlan kök
hücreler embriyonik, tüm vücut hücrelerine dönüþme özelliði taþýmaktadýr.
Uygulama, Genetik anne veya babasý ve donör (verici) arasýnda miras
açýsýndan çözümsüzlük, karmaþýklýk ve adaletsizlikleride beraberinde
getirmektedir. Ayný toplum içinde kardeþ, yarý kardeþ, üvey kardeþ gibi
ihtimaller ortaya çýkabilecektir. Týbbi hukuki, sosyal sorunlar içinden
çýkýlamaz hal alacaðý aþikâr.
Danimarka'da ki dünyanýn en büyük sperm bankasýndan (Cryos) 35 ülkeye
sperm ve yumurta hücresi ihraç edildiði, yasak olmasýna raðmen Türkiye'den
de taleplilerin olduðu bildirilmektedir. Sadece bu merkezden 1 milyonu aþkýn
çocuk doðduðu verileri göz önünde bulundurulduðunda olayýn ciddiyeti,
boyutlarý ve vahameti son derece düþündürücüdür.
Ýslam'ýn þiddetle üzerinde durduðu nesep ve neslin saðlýklý devamýnda
ifsat olacaðý, ayný spermle döllenen çocuklarýn evlenmeleri halinde genlerle
taþýnan hastalýklarýn artacaðý kaçýnýlmaz tehlikeler olarak ayan beyan
ortadadýr.
Çok önemli ve son günlerin en çarpýcý gündemi olan bu vakýaya, birkaç
baþlýk altýnda kýsaca deðinip, tehlikenin boyutlarýna dikkatleri çekmeye
çalýþtým.
Rasulullah (sav) Efendimizin ifadesiyle ;"Her çocuk (Ýslam) fýtrat(ý)
üzere doðar. Sonradan anne babasý onu Yahudi, Hýristiyan, Mecusi, müþrik
yapar "(Buhari, Müslim)
Fýtrat: Ruh temizliði, Hakký benimsemeye yatkýnlýk, Yaratýcý'sýný bilip
tanýyacak idrak edecek hal ve kabiliyet üzere yaratýlýþtýr.
Baþlýða bakýp ta hiçbir suçu günahý olmayan, hatta günah kurbaný olan
"Tüp Çocuklarý" horladýðým sanýlmasýn.
Gayem; çocuðu suçlamak deðil, toplum tarafýndan horlanacak, suçlanacak,
tecrit edilecek masumlara "Tüpten Çýkan CÝN" bakýþýna sebep olan, þeytanýn
hizbi ana babalarýn, þeytana parmak ýsýrtacak sapmalarýna vurgudur.
Bu tür kimselerin, ahrette o " dehþetten çocuklarýn bile saçlarýnýn
aðaracaðý" , ölümün bile öldüðü din günündeyse "Cin çarpmýþ gibi "
yerlerinden çekirgeler misali koþup gelecekleri de iþin esas korkunç boyutu.
(alinti)
Ýslam dini toplumun çekirdeði olan aileye büyük önem vererek koruma
altýna alýr. Aile müessesesinin kuruluþunda taraflar olan kadýn ve erkeðin
tek bir candan yaratýldýðýna (Nisa 1) ve aralarýndaki cazibeye dikkat
çekilir(Rum 21)
Cinsler arasýnda var edilen bu çekimin gayri meþru yoldan tatmin edilsin
diye deðil,asýl amacýn aile ve yuva kurmak için verildiði net bir biçimde
vurgulanýr. (Bakara 187/ 223) Bu düþünceyle ve çizilen helal çerçevede yani
nikâh akdiyle kurulan yuvalarýn da huzur ve rahatlýk mekânlarý olduðu
hatýrlatýlýr. (Nahl 80)
Çocuklar, doðduklarý aile ortamýndan kiþiliklerini kazandýran
özelliklerini edinirler.
Ýslami ailede asýl hedef eþlerin yeryüzünün imarýyla görevli halifeleri
yetiþtirip, Allah'ýn emrettiði doðrultuda nesillerin devamlýlýðýný
saðlamaktýr.
Rabbimiz verdiði önem sebebiyle Kitabullah'ýnda birçok ayetle bu
müesseseyi oluþturan esaslarý hiçbir boþluk ve eksiklik býrakmadan
düzenlemiþtir.
Mehir, evlenme, evlilik süresince birlikte yaþamaya dair izlenecek yol,
eþlere yaklaþma, ilâ, boþanma, iddet, nafaka, emzirme, çocuk bakýmý gibi tüm
aþamalarý ele alýp hükümlerle düzenlemektedir. Kýsaca doðumdan ölüme kadar
hayatýn tüm evrelerinde Allah'a kulluk etmek.
Tüm bu ahkâm ayetlerinden hemen sonra Rabbimiz sanki hiç alakasýz bir
konuya geçilmiþ gibi namazla ilgili hükümleri zikretmektedir. Oysa nasýl ki
namaz kulluðun en temel ibadetiyse aileye iliþkin hükümlerde en az namaz
kadar önemli ve tüm hükümler hepsi bir arada yerine getirilerek Allah'a
kulluk gerçekleþir. Kulluk hayatý bölünmez bir bütündür ve Allah'a itaat bu
bütünleri kuþatýr. Allah'ýn razý olduðu hayatta bu bütünü kuþatan yaþamdýr.
Kur'an aile hayatýný düzenlerken erkek eksenli bir hitap benimser (Bakara
223) Nasýl ki ürün elde etmek için kiþi kendisine ait tapulu malý olan
tarlaya tohum atýp, emek verip, koruyup gözetirse (qavvam) ,evliliðin ürünü,
meyvesi olan neslin devamý çocuklarýna ve ailesine de ayný titizliði
göstermekle yükümlü kýlmýþtýr. Ancak bu yolla tatmin edilen nefisler ve
sonucunda elde edilen ürünler Allah'ýn rýzasý üzere bir ibadete dönüþür.
Müjdeye mashar olanlarda iþte bu aile efratlarýdýr. (Bakara 223)
Nikâh akdiyle oluþturulmuþ evlilik kurumunda normal yollarla çocuk
sahibi olamayanlarýn (intertilite= kýsýrlýk), týbbýn imkânlarý vesile
kýlýnarak tedavi olup sonuç almaya yönelik gayretleri belli þartlarý ve son
derece hassasiyeti gerektirir.
Tüp bebek(kadýn için) ya da mikroenjeksiyon (erkek için)yapýlacak
uygulamalarda evli çiftlerin kendi üreme hücrelerinin kullanýlmasý Ýslami
açýdan kesin þarttýr.
Son günlerde medyanýn aile kurumunu, neslin, nesebin ifsadýna yönelik
yazýlý ve görsel basýn aracýlýðýyla tanýnmýþ yüz(süz)leri evlilik dýþý çocuk
edinenlerin kararlarýný cesur ve erdemli bir davranýþ olarak gündeme
taþýmasý önemle üzerinde durulmasý gereken bir olgudur.
Kýsa süre önce L.K. isimli manken-dizi oyuncusunun ABD'deki bir sperm
bankasýndan 25.000._ dolara satýn aldýðý erkek üreme hücresi ile hamile
kaldýðý "malum medya" tarafýndan çaðdaþ ve modern kadýnýn "özgür iradesinin"
tezahürü olarak lanse edildi. Ýlgili bayan bu kararýna gerekçe olarak yapmýþ
olduðu evliliðinin ihanete uðramasýyla sona erdiðini, erkeklere güveni
kalmadýðý için bu durumun kendisini evlilik dýþý çocuk edinmeye sevk
ettiðini belirtiyor. ABD'deki kanunlar gereði üreme hücresinin kime ait
olduðunun açýklanmasý kesinlikle yasak olduðu için, kimin üreme hücreleriyle
hamile kaldýðýný bilmediðini, ancak fiziki olarak tercihini belirtip
"ýsmarlama" çocuk satýn aldýðý bilgisini veriyor. Çocuðunun 18 yaþýna
geldiðinde isterse müracaatýyla babasýnýn kimliðini öðrenebileceðini
açýklýyor.
Yine bir baþka ünlü yüz(süz) sinema-tiyatro oyuncusu 48 yaþýndaki F.D de
24 yýllýk evliliðinde normal yolla çocuk sahibi olamadýðýndan dem vurup,
Hollanda'dan sperm getirttiðini, yakýn bir bayan arkadaþýndan da yumurta
temin ettiðini, kendisinin taþýyýcý anne olacaðýný ve bu yolla çocuk sahibi
olacaðýný açýklýyor. "Amacým sadece anne olmak, buda benim en doðal hakkým"
þeklinde beyanat veriyor. Böylece týbbi, etik ve dini kurallarýn hiçe
sayýlarak ihlal edilmesini alenen kamuoyuyla paylaþýp masummuþ, normalmiþ
gibi gösteriyor.
Her iki örnek olayda ;"Kara üzümlere baka baka kararan üzümlerin
çoðalmasýna" örneklik teþkil edip toplumu gayri meþru yola teþvik ediyor.
Ýslam dini eþ seçiminde ilk sýraya inancý koyar. Allah'a inanmada
birleþmeyen kalpler evlenseler bile onun sitemine göre yaþam süremezler.
Yukarýdaki örnek olaylarý Ýslami açýdan ele alýrsak elle tutulur hiçbir
yönleri yoktur. Kendi iradeleriyle evlilik baðýnýn olmadýðý kimlikleri dahi
bilinmeyen gayri meþru kiþilere ait üreme hücreleri ile gayri ahlaki
yollardan hülasa her yönüyle haram yollardan çocuk edinen necis örnekler
var ortada.
Basýnda çýkan haberlerden münferit birkaç vakýa olmadýðýný öðreniyoruz.
Görüþü alýnan doktorlarýn büyük çoðunluðu hastalýklý gen taþýmadýðý sürece
bu yolla çocuk sahibi olmanýn mubah olduðunu açýklamaktalar. Türkiye'de
yasak olduðundan yurtdýþýndan getirilen hücrelerle illegal olarak bu
yöntemlerin uygulandýðý bilgisini de vermekteler.
Hatta inançlý (!) ailelerinde evlatlýk almakla ayný olduðu gerekçesiyle
erkeðin kusurunda amcanýn, kadýnýn kusurunda teyzenin (ya da yakýn baþka
akrabalarýn) üreme hücreleriyle tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemiyle
çocuk sahibi olanlarýn varlýðý dillendirilmekte.
Oysa Ýslam evlatlýk almalarda bile çocuðun babalarýnýn ismiyle
çaðrýlmasýný ister. Yani evlatlýk alýnan nesep itibariyle evlatlýk alanýn öz
çocuðu olamaz. Anasý ve babasý bellidir. Hâlbuki taþýyýcý annelikte genetik
yapý birbirine karýþtýðýndan akrabalýk kavramý ortadan kalkmaktadýr. Bu
yolla kiþi çocuðunun ayný anda hem annesi, hem teyzesi, (kadýn kendi
annesinden almýþsa)ayný anda çocuðunun hem annesi hem kardeþi… vs
olabiliyor. Yani iki ucu pis bir durum söz konusu. Kýsaca "kimin eli kimin
cebinde belli deðil"
Doðrusu mallarýnýz ve çocuklarýnýz bir fitnedir/sýnavdýr (Teðabün 15)
Elbette Ýslam tüm hastalýklarýn tedavisine izin verdiði gibi neslin devamý
için aile kurumunu þart koþar ve bu tür hastalýklarda da helal yollardan
tedaviye cevaz vermektedir. Ancak son derece dikkat edilmelidir. Çukurova
Üniversitesinde 2003 yýlýnda ortaya çýkan skandalda Prof. Dr.Ý.K. 'nin hasta
bakýcýlarýn,kendisinin, temizlik görevlilerinin ve baþka doktor ve hastane
personelinin spermlerini hastalarýna kullandýðý gerçeði mahkemece karara
baðlanmýþtýr.
KKTC' deki bir tüp bebek merkezinin sahibi ve uygulayýcýsý Dr.H.Ý.T
yýlda 1000 kiþiye uygulama yaptýklarýný, hastalarýnýn 700 kiþisinin
Türkiye'den olduðunu açýklamaktadýr. Ayný Doktor Türkiye'de toplumsal
baskýlarýn aþýlamadýðýný, oysa evlilik baðý olmaksýzýn uygulanan bu yöntemin
böbrek naklinden bir farkýnýn olmadýðýný, Türkiye'de var olan bu taassubu
teessüfle karþýladýðýný söyleyebiliyor. Türkiye'den donör (verici)
kadýnlardan para karþýlýðý yumurtalarýnýn satýn alýndýðýný bu iþi yapan bir
bayan M.Þ. den öðreniyoruz. Yumurtasýný satan ya da alan kadýnlara hormon
tedavisi uygulandýðýndan saðlýklarýyla ilgili büyük risk altýnda olduklarýda
iþin ayrý bir boyutu.
Kendisine yöneltilen; ayný sperm sahibinden döllenen çocuklarýn ilerde
evlilik riski sorulduðunda, hastalýklardan titizlikle arýndýrýlýp, yeterli
hijyen ve diðer týbbý hassasiyetler gösterildiðinden hastalýk
taþýmayacaðýný, her ne kadar kardeþte olsalar bir risk taþýmayacaðýný
söylemektedir.
Taþýyýcý anne yöntemiyle bir baþka kadýna enjekte edilen embriyolarla
çocuk sahibi olmanýnda son yýllarda artýþ gösterdiði bilgisini veriyor.
Baskýnlýk yumurtanýn sahibinde olsada embriyoyu taþýdýðýndan taþýyýcý anne
ile gen alýþveriþinin devam ettiðini sonuçta yumurtayý veren ve taþýyanýn
genlerinin karýþtýðý bugün ispatlanmýþ bilinen bir gerçek.
Bu gün týp sütanneden bile emzirdiði çocuða bir miktar genetik transferin
olduðunu ispatlamýþ durumda. Malumdur ki Ýslam sütkardeþle evlilikleri bile
haram kýlmýþtýr.
Eskiden nesebin babadan devam ettiði sanýlýrken, týpta bugün gelinen
noktada biyolojik bulgular annenin daha hâkim unsur olduðunu ortaya
koymaktadýr. Her ne kadar 23 kromozom babadan,23 kromozom anneden gelerek
birleþse de kromozom altý bir gen grubunun sadece anne yumurtasýnda
bulunduðu tespit edilmiþtir. Bu da anne rahminde geliþmekte olan ceninin gen
alýþveriþinin devam ettiðinin göstergesidir. Sonuçta baþka kadýnýn yumurtasý
bile olsa taþýyýcý annenin genleriyle hamilelik müddetince birbirine
karýþmakta ve çocuk onunda genetik özelliklerini almaktadýr.
Tüm bu uygulamalar esnasýnda birde cinsiyet tercihi sebebiyle cinsler
arasý dengenin bozulmasý gerçeði var ki oda ayrý bir facia.
Tüp bebek uygulamasý esnasýnda elde edilen embriyolardan
kullanýlanlardan arta kalanlar ya itlaf ediliyor yada kök hücre
çalýþmalarýnda kullanýlmak üzere ayrýlýyor. Tedavi amaçlý kullanýlan kök
hücreler embriyonik, tüm vücut hücrelerine dönüþme özelliði taþýmaktadýr.
Uygulama, Genetik anne veya babasý ve donör (verici) arasýnda miras
açýsýndan çözümsüzlük, karmaþýklýk ve adaletsizlikleride beraberinde
getirmektedir. Ayný toplum içinde kardeþ, yarý kardeþ, üvey kardeþ gibi
ihtimaller ortaya çýkabilecektir. Týbbi hukuki, sosyal sorunlar içinden
çýkýlamaz hal alacaðý aþikâr.
Danimarka'da ki dünyanýn en büyük sperm bankasýndan (Cryos) 35 ülkeye
sperm ve yumurta hücresi ihraç edildiði, yasak olmasýna raðmen Türkiye'den
de taleplilerin olduðu bildirilmektedir. Sadece bu merkezden 1 milyonu aþkýn
çocuk doðduðu verileri göz önünde bulundurulduðunda olayýn ciddiyeti,
boyutlarý ve vahameti son derece düþündürücüdür.
Ýslam'ýn þiddetle üzerinde durduðu nesep ve neslin saðlýklý devamýnda
ifsat olacaðý, ayný spermle döllenen çocuklarýn evlenmeleri halinde genlerle
taþýnan hastalýklarýn artacaðý kaçýnýlmaz tehlikeler olarak ayan beyan
ortadadýr.
Çok önemli ve son günlerin en çarpýcý gündemi olan bu vakýaya, birkaç
baþlýk altýnda kýsaca deðinip, tehlikenin boyutlarýna dikkatleri çekmeye
çalýþtým.
Rasulullah (sav) Efendimizin ifadesiyle ;"Her çocuk (Ýslam) fýtrat(ý)
üzere doðar. Sonradan anne babasý onu Yahudi, Hýristiyan, Mecusi, müþrik
yapar "(Buhari, Müslim)
Fýtrat: Ruh temizliði, Hakký benimsemeye yatkýnlýk, Yaratýcý'sýný bilip
tanýyacak idrak edecek hal ve kabiliyet üzere yaratýlýþtýr.
Baþlýða bakýp ta hiçbir suçu günahý olmayan, hatta günah kurbaný olan
"Tüp Çocuklarý" horladýðým sanýlmasýn.
Gayem; çocuðu suçlamak deðil, toplum tarafýndan horlanacak, suçlanacak,
tecrit edilecek masumlara "Tüpten Çýkan CÝN" bakýþýna sebep olan, þeytanýn
hizbi ana babalarýn, þeytana parmak ýsýrtacak sapmalarýna vurgudur.
Bu tür kimselerin, ahrette o " dehþetten çocuklarýn bile saçlarýnýn
aðaracaðý" , ölümün bile öldüðü din günündeyse "Cin çarpmýþ gibi "
yerlerinden çekirgeler misali koþup gelecekleri de iþin esas korkunç boyutu.
(alinti)