PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : TAHaRET


antioxidan
28.02.2007, 14:46
TAHÂRET


http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifTahâret meselesinin dindeki yeri çok önemlidir. Çünkü, tahâret doğru olmayınca ya da yanlış ve eksik olunca, abdest sağlıklı olmaz; yani, abdestli olunmaz. Abdestli olunmayınca da, kılınan namaz da namaz olmaz! Bunun önemine binaen doğru bir tahâretin nasıl yapılması gerektiğini ekleme gereğini duyduk:

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifGerek bedenimizi ve gerekse giyeceklerimizi necâsetten temizlerken, daima şuna dikkat etmeliyiz: temizleyici olan suyu necis yani temizlenecek şeyin üstünden akıtmamız gerekir. Meselâ, mendilimizi yıkarken musluğun, hortum veya ibriğin akıntısının altında olacak şekilde yıkamamız lazımdır.

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifElimizi yıkarken, kabın içine sokmayıp, yine su mecrasının altında temizlemeliyiz.Yani su, temizlenecek şeyin üstünden akmalı veya gelmelidir. Bir önemli husus da, necaseti temizleyen (kirlenmiş) suyun yıkanan şeye tekrar temas etmemesi gerekir. Burada çok önemli bir husus var! Malesef birçoklarımız, özelikle ihtiyarlarımız, hatta imam ve müezzinlerimizden bazı kimseler bile müslümanın taharetlenmesini, müslüman olmayanların temizlenmesinden pek ayırt edememektedirler!
http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gif
Mesela, gayr-ı müslimlerin taharetlenmesinde necasetin altta ya da üstte kalması şart olmayıp, hatta eserinin izalesi bile söz konusu olmadığından dolayı, musluğun karşısında oturur; ön ve arkasına su döker, el bile değdirmez. Bu tarz mecûsîlerin ve rafızîlerin taharetlenme şeklidir.

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifEhl-i Kitab ise, necaset eserinin giderilmesini bilmediklerinden, sağ veya sol eliyle kap ya da musluktan su alır, alttan necaset mahalline vurur, necaseti oradan tırnaklarıyla alır, musluğa götürür. Kullandığı elini temizlerken, musluğun altını pisletir. Şimdi musluktan akan su, necasetin üzerine geleceğinden pislenmiş olacaktır. Sıçrayan sular elbiseyi de necis hale sokacaktır. Böylelikle kişi, hem taharetlenmemiştir ve hem de elbiseleri de necis hale gelmiştir. Mecradan alınan su, necaset mahalline değince, oradan ele ve suya damlayan su da, elinde getirdiği su da necis hale gelir. Her iki durumda da elindeki bu su ile necaset giderilmemiş ve taharetlenme de olmamıştır.

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifO halde şu kaideye riayet edilmelidir: Daima sol el sağa hizmetçidir, ancak, taharetlenme işinde ise sağ el, sola hizmetçi olur. Bu bakımdan, büyük aptes bozulduktan sonra -önce pisliğin kabası bir bez veya tuvalet kağıdı ile alınır- sonra da hortum veya ibriğin kulpu sağ elle tutulup, ön taraftan kasık ile hayalar arasından su akıtılır. Bu arada sol el, sol ayağın dışından (arkasından) baldır ile uyluk arasına sokulur ve onunla oğuşturulmak suretiyle necaset giderilir. Hortum, ibrik yahut herhangi bir kap bulamayan, yine sol elini sol ayağının dışından uyluk ile baldır arasına sokar, hazır bulundurur; yani, değdirmez. Musluk veya kabın içinden sağ eliyle suyu alır, haya ile kasık arasından döktükten sonra sol eliyle temizler. Böylece, necasetin üstünden gelmiş ve necaseti izale etmiş olur. Her iki usulde de sol el sabit kalır. Şu halde, necasetin zevali değil, izalesi şarttır. Sol elin sabit kalması ile avuç içi de temizlenmiş olur. Ancak, sol elin arkası da ayrıca temizlenir.

Suyun olmadığı veya bulunmadığı zamanda ise, bir bez veya tuvalet kağıdı ile silinilir ve her silinmeden sonra, silinilen şeye bakılır; pislik görüldüğü sürece silinmeye devam edilir. Ne zaman ki pislikten eser görülmezse, o zaman bu işe son verilir. Şayet bu iş için bez veya kağıt da bulunamıyorsa, icabında bu iş taşlarla silinerek de yapılır.

Bir diğer önemli husus da, anal bölgedeki kılların giderilmesidir. Bu iş en iyi olarak yolmak suretiyle yapılır. Çünkü, bu bölgeden giderilmeyen kıllar, taharetin sıhhatli yapılmasına mani olacaktır. Bunu da asla ihmal etmemek gereklidir.

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gif Erkeklerde, özellikle istibra meselesinde şu kolaylık vardır: Mendil, bez veya tuvalet kâğıdı alınır; sol el ile makattan edeb uzvunun ucuna kadar sıkılır. Şayet bezsiz yapılırsa yine çıkmaz. Sayılan şeyler yoksa, pamuk kullanmak müstehabdır.

http://www.azizlerle.de/images/stories/Dummy/dummy.gifBöylece “TAHÂRETİ OLMAYANIN NAMAZI YOKTUR!” mealindeki hadis-i şerifin hikmeti beyan olundu.

Murat Sâki
28.02.2007, 15:11
Teşekkürler,üstad çok değerli bir konu bu benim nazarımda.

Ülkemiz,tuvalet kağıdı kullanan ülkeler arasında yapılan istatistikler arasında ilk sıralarda yer alıyor.Buna inanmayanlar marketlerde alışveriş yapanların ne aldığına bir dikkat etsin.

Bu raddede daha fazla konuşursam.Zebaniler cirite çıkar dişlerimin takırtısında.

antioxidan
28.02.2007, 15:16
fıkıhta utanç yoktur kaidesince üstaz ismail çetin rahimehullah'ın sohbet ve tesettürde adab isimli eserinden naklettik.

Sohbet ve Tesettür`de

Âdab





http://www.azizlerle.de/images/stories/Kitablar/Adab.jpg

Fitnelerin, dine şaşı gözle bakanların ve islamı fikrine uydurmaya çaliışanların çoğaldığı zamanımızda özellikle eksikliğini hissettiğimiz iki önemli konuyu: sohbet ve tesettür adabını, gayelerini, sınırlarını ve usullerini aktaran bu eser bir başvuru risâlesidir.


İslam diyarlarında şeytan, gayri müslimlerin örf ve âdetlerini dışardan güzel göstermek ve İslâmî yaşantıdan iğrendirmek adına var gücü ile çalışmadtadır. Şeytan ve süflî haldeki arkadaşı nefsin silahı şehvet, riyâset, servet, enâniyet ve şöhret putlarıdır. Ruhun ise imana, İslâmî kardeşliğe, ibadete ve Hakk erenleri ile sohbete ihtiyacı vardır.

Eser, hacmince:
• İslam kaynaklı sohbetleri,
• oturulup kalkılan meclislerin haklarını,
• selam alip verme âdâbini,
• konuşma, kaynaşma ve dosluk şartlarını,
• taharet,
• tesettür vazifelerini,
• hangi hadislerle amel eden hanımlar ehli Cennettir?
• özelde de akrabalar arası ve aile içi ihtilatın ölçülerini,
akıcı bir dille izah ve okuyucusunu ikna ile umum âdablardan haberdar eder.

Ayrıca eserde:
• evlenmek isteyen gençlere ögütler ve
• İmâm-i A`zam rahimehullâhu Teâlânın oğlu Hammâd`a tavsiyeleri, büyük fayda sağlayan
bölümlerdir. Bu manada eser, Müslümanın şuurlu fiillerine ışık olur. Bu ışık ise, cemiyete
huzur olarak yansır.

Edeb her şeyin başıdır.

Ey gönül,
Allah`la beraber ol.
Allah`la beraber olamazsan,
O`nunla beraber olanlarla ol

antioxidan
09.04.2007, 18:12
ABDEST

İbadetlerin yapılmasında temizllik şartı önemli bir yer tutar. Kıyafet ve ibadet edilen yerin temizliği kadar, kişinin kendi temizliği de şarttır. Kişisel temizlik gusül (boy abdesti), namaz abdesti ve teyemmüm olarak üç ayrı şekilde sağlanır:

Boy abdesti (Gusül):


Boy abdesti, Müslümanların ergenlik çağından itibaren uygulaması gereken önemli kurallardan biridir. Erkek ve kadının her türlü cinsel boşalım (cünupluk) sonrasında veya kadınların aybaşı halinin bitiminde alınması farz olan boy abdestinin ana esasları; a - Ağzı bol su ile çalkalamak (üç kere yapılması sünnettir),
b - Buruna su vermek (üç kere yapılması sünnettir),

c - Islak yer kalmayacak şekilde, bütün vücudu yıkamaktır.
Boy abdesti almadan önce vücudun herhangi bir yerinde bulunan ve altına su geçirmeyen her türlü maddeyi titizlikle çıkarmak ve vücuttan uzaklaştırmak gerekir. Meselâ yağlı boya, her türlü yapıştırıcı madde, balık pulu, tırnak ojesi ve bazı saç boyaları altına su geçirmeyen maddeler arasında sayılır. Tırnağın uzun olması halinde, suyun parmak uçlarına kadar ulaştırılması gerekir. Ayrıca parmaktaki dar yüzüklerin oynatılması ve altlarının ıslatılması gereklidir.Boy abdesti usulüne uygun şekilde alınırsa, bu abdestle namaz kılınıp Kur'an-ı Kerim okunabilir. Bozulmadığı sürece, ayrıca namaz abdesti almak gerekmez. Boy abdesti alırken vücudun tamamı tek organ olarak kabul edildiği için, suyun az olması halinde mevcut suyun sıvazlanarak bütün vücuda elle yayılması mümkündür. Bir insan suya (havuza veya nehre) girse ve bütün vücudu ıslansa, ağza ve buruna su vermek şartıyla, gusül abdesti de almış sayılır.

Namaz abdesti :

Namaz kılmak, Kur'an-ı Kerim okumak gibi eylemler için namaz abdesti almış olmak gerekir. 4 farz ve 4 sünnetten oluşan namaz abdesti şu şekilde alınır:
a - Üç kere ağıza su vermek, (sünnet)
b - Üç kere buruna su vermek, (sünnet)
c - Üç kere yüzü yıkamak, (Birincisi farz, diğer ikisi sünnet)
d - Üç kere sağ ve sol kolu dirseklerin üstüne kadar yıkamak, (Birincisi farz, diğer ikisi sünnet)
e - Bir kere başın en az dörtte birini meshetmek, (farz)
f - Bir kere kulakları meshetmek, (sünnet)
g - Bir kere boynu meshetmek, (sünnet)
h - Bir kere sağ ve sol ayağı bileklerin üstüne kadar yıkamak. (farz)
Suyun az bulunduğu yerlerde, gerekirse sadece farz olan organları yıkayarak da namaz abdesti alınmış olur. Eğer abdest alınan organlardan birinde yara varsa ve su yaraya zarar verecekse, orası yıkanmaz, sadece ıslak elle üstünden geçilir (meshedilir). Yara yeri sargılıysa, mesh sargının üstünden yapılır.

Abdestin Sünnetleri :

Abdestin değişik sünnetleri vardır. Bu sünnetlere uymak kişiye ek sevap kazandırır. Bu sünnetlerin önemlileri:

a) Abdest almadan önce dişleri fırçalamak veya misvak kullanmak,
b) Abdeste başlamadan önce besmele çekmek ve niyet etmek (Mesela: "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" demek),
c) Ağza ve buruna sağ elle ve bolca su vermek (Oruçlu iken, tedbir olarak bol su verilmez),
d) Organları belirtilen sıraya göre yıkamak ve abdest sırasında başka işle ilgilenmemek, abdeste ara vermemek,
e) El ve ayak parmaklarının arasını bol su ile yıkamak,
f) Başı bir defa meshetmek ve meshe başın ön kısımdan başlamak.

Abdest alırken suyu fazla açmamak veya çok kısmamak, organları yıkarken abdest dualarını okumak, abdest alırken (mümkünse) yüzü kıbleye çevirmek, suyu çarparak etrafa su sıçratmamak, acele etmemek, çok gerekli olmadıkça konuşmamak ve abdest bittikten sonra bir kere amentü, üç kere de Kadir suresini okumak müstehaptır (ek sevaba sebep olur).

Abdest aldığını bildiği halde, abdesti bozup bozmadığını hatırlamayan kimse abdestli sayılır. Ama abdesti bozduğunu bildiği halde, abdest alıp almadığını hatırlamayan kimse abdestsiz sayılır. Abdest alan kimse daha sonra, mesela başını meshetmediğini hatırlarsa, yeni baştan abdest alması gerekmez, sadece başını meshetmesi yeterlidir.


Abdesti bozan şeyler şunlardır:

a- Yellenme, büyük veya küçük tuvaletini yapma,
b- Vücudun herhangi bir yerinden kan, irin gibi sıvıların çıkıp akması veya bir yere bulaşması (Hanefi mezhebine göre, çıktığı yerde topak halinde kalıp etrafa bulaşmayan kan abdesti bozmaz),
c- Çiftlerin birbirleriyle aşırı derecede oynaşması veya cinsi münasebette bulunması,
ç- Ağız dolusu kusmak (az miktarda olursa bozmaz),
d- Sarhoş olmak,
e- Kendini kaybedecek oranda baygınlık geçirmek,
f- Bir yere dayanarak veya yatarak uyumak (otururken, kendinden geçmeyecek şekilde uyuklayan kimsenin abdesti bozulmaz),
g- Namaz kılarken, başkaları duyabilecek şekilde gülmek.
Teyemmüm:
Suyun bulunamadığı veya kişinin (yaşlılık, ağır hastalık gibi sebeplerle) suyu kullanma gücü olmadığı durumlarda gusül veya namaz abdesti için teyemmüm yapılması yeterli olur. Teyemmüm için temiz toprak ya da topraktan imal edilmiş temiz tuğla, kiremit veya beton parçası kullanılır. Uygulanış şekli:
a- Eller iyice toprağa (veya topraktan imal edilmiş maddeye) sürülür, kaldırıp hafifçe silkelenir ve yüzün tamamı meshedilir,
b- Eller yine toprağa sürülür, silkelenir ve sol elle sağ kol, sağ elle de sol kol tamamen meshedilir.
Teyemmüme niyet etmek, besmele çekmek ve meshederken parmakları açık bulundurmak sünnettir. Abdesti bozan şeylerin tamamı teyemmümü bozduğu gibi, suya kavuşmak ve suyu kullanacak gücü yeniden elde etmek de teyemmümü bozar.

reis
09.04.2007, 18:22
Teşekkürler,üstad çok değerli bir konu bu benim nazarımda.

Ülkemiz,tuvalet kağıdı kullanan ülkeler arasında yapılan istatistikler arasında ilk sıralarda yer alıyor.Buna inanmayanlar marketlerde alışveriş yapanların ne aldığına bir dikkat etsin.

Bu raddede daha fazla konuşursam.Zebaniler cirite çıkar dişlerimin takırtısında.
Biz bundan bişey anlamadık Ya Hu..!
Övgü mü, Yergi mi bu mübarek..?
:thinking: :)