PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Arka Sayfa Şiirleri


Vuslat Rana
12.07.2006, 11:39
VİRAN GÂZELİ


Vermişim senden bir haber
El var gün var utandırma
Kapanmışım ayağına
Naz eyleme usandırma


Söz almış, ahd eylemişdik
Belgeler var yüreğimde
Sen sen olda
Beni düşman dediğine inandırma


Bu ne kovanımda yağma
Çiçekler sana intizar
Zambağa benzetip beni
Dikenleri kıvandırma


Vurulan herbir kuş ile
Yere düşen ben olurum
Beni bir kurşunluk yârin
Kapısında dolandırma



İyi bildiğim tek şeydir
Yeterki ağla de bana
Uykuma çok usuldan gir
Düşlerimi bulandırma





Mustafa İslamoğlu

Vuslat Rana
12.07.2006, 11:44
Ne hasta bekler sabahı

Ne taze ölüyü mezar

Nede şeytan bir günahı

Seni beklediğim kadar

Geçti artık istemem gelmeni

Yokluğunda buldum seni

Bırak vehminde gölgemi

Gelme artık neye yarar

N.F.K

Vuslat Rana
14.07.2006, 17:19
Sanki Hiç Yaşamamışım



Sanki hiç yaşamamışım gibi
Yalnızlığa merhaba dememişim
Karlı bir ikindisinde gelmemişim
Dünyayı hiç bilmez gibi..
Kederlenişim..

Uykuyu tanımıyorum sanki
Yeşilliğini sessiz bir gelin gibi baharın
Kanatlı sönmez bir neşe avuçlarımda
Bahara merhaba diyen çiçek gibi..
Sevinişim.

Özlemlerin kör kütük yıkılışı gibi
Hatıralarını yaşıyorum sancıların
Gelmez mi diye korkuyla sorduklarım
Kaçan bir hayal gibi..
Avunduklarım..

Sanki ben yaşamamışım
Hiç yaşamamışım hayalin sardığı/Bu meczup dünyayı..
Bir an dahi olsa..sevmemişim
Yıldızları..güneşi ve ayı...


.......................................
Zamanı Olmayan Bir gölge..



Zamanı olmayan bir gölge gibiyim
Damarlarımda tüm devingenliğini yitirdi kan
Uçuk mavi gözlerde kaybolan
Sahipsiz bir sandalım uçsuz bir denizde dolaşan..

Duyabiliyorum ağlayışını o denizin
Her yağmur damlası incittiğinde canını
Masmavi bir ruh gibi içip de bitirdiğim suyunu
Bir ırmağa sığdırıyorum.
.
Elimde kalbim, gözlerimde ruhum
belki oyalanıyorum..

İbrahim Zarifoğlu

Vuslat Rana
19.07.2006, 09:39
Allah'ın Sevgilisi

Düşünüyorum: O'ndan evvel zaman varmıydı?
Hakikatler, boşluğa bakan aynalarmıydı?

Necip Fazıl Kısakürek

Vuslat Rana
19.07.2006, 09:39
AYRILIK VAKTİ


Akşamı getiren sesleri dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin.
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin.

Güneşle köye in, beni bırak da
Küçüle küçüle kaybol ırakta.
Bu yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin.

Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgâra salıver gitsin.






Necip Fazıl KISAKÜREK

ArZu
13.11.2006, 13:07
Eklemek isteyen ekleyebilir dağınık olmasını pek sevmiyorum ben böyle bir başlık açtım ;)

http://img120.imageshack.us/img120/8532/tutkulm2sp5.jpg

ArZu
13.11.2006, 13:10
http://img172.imageshack.us/img172/1504/bilmezsinkich5lf2.jpg

ArZu
13.11.2006, 13:12
Sen Hiç Bahar Görmedin!!!

Yangın Yangın bakışların saçların rüzgar rüzgar
Savur alevini yansın gözlerine konan turnalar
Savur alevini yansın gözlerine düşen damlalar
Sen hiçmi bahar görmedin
Yüreğini aşka sermedin
Beni kovsan gitmem derdi.
Yaban kokusuz yalancı
Şehirde eskimiz yandı gittin.
Deva bulmam gözlerime degdi
Şimdi kupkuru çöl gibi sözlerin
Yaban kokusuz yalancı...
SANA GELDİM SONA
SENDE YERYÜZÜDÜR GÖLDE VURAN
EY SULARININ SONSUZLUĞU
BAKIŞLARIM DEMİR ALSIN GÖZLERİNİN LİMANINA
FIRTINALAR YORGUNU YÜREĞİM SANA
BÜTÜN SABAHLARIM SESİNDE AĞARSIN
KEDER TIRMANMASIN YÜZÜME BİR DAHA SARMAŞIK GİBİ
ÖPÜŞLERİN DAMLASIN ÇÖL DUDAKLARIMA
BİLİYORUM YÜREĞİM DURGUN SUDUR DİNDİĞİM
KORKU KIYILARIMI SİLDİĞİM
SANA GELDİM SUSTUM VE YUMDUM
İKİ DAMLA ATEŞ DÜŞÜRDÜN GÖZLERİME
AL USLANDIR KORSAN BEDENİMİ
GECE KANAT ÇIRPSIN PARMAKLARIMDA
BİRBİRİMİZDEN KAÇIRACAK YERİMİZ KALMASIN
BİRLEŞSİN YAĞMUR SUYUNDA ELLERİMİZ
BIRAK ÖPÜŞLERİM AĞZINI KAPASIN UZUN UZADIYA
SUSARAK KALALIM BİRBİRİMİZDE
SABAHA SÖYLEYECEK SÖZ BIRAKMAYALIM
KÖPEKLER GİBİ HAYLAYAN ACILARIMIZ SUSSUN
SEVDA ÇÖZMESİN KENDİNİ BİZDEN
SULARCA GÜLÜŞELİM YÜREĞİM ALI KOYSUN GİTMELERİNİ
SANA GELDİM SANA...
En kaynar su bile olsan ateşini söndürürdün
Yüreğine bir sorabilseydin bu zulümü bitirirdin
Yangınına el olanın umutları fot olur
Bir ömür yangınsızda yanar yanar kül olur
Sen hiç mi bahar görmedin beni kovsan gitmem derdin
Yaban kokusuz yalancı
Şehirde eskimiz yandı gitti.
Deva bulmam gözlerine değdi
Şimdi kupkuru çöl gibi sözlerin
Yaban kokusuz yalancı

ArZu
13.11.2006, 20:16
http://www.siirparki.com/adak.jpg

ArZu
13.11.2006, 20:18
http://img329.imageshack.us/img329/3852/resim06ca6.jpg

zerefşan
13.11.2006, 20:23
arzuuuu...arzu....arzu...arzu...arzu.......:cray: :cray: :cray: :cray: :cray:

bunlar mahvetti beniiiiiiiiii...........

ArZu
14.11.2006, 10:53
ay canım ağlama ya :( :cray: :cray: :cray:

ArZu
14.11.2006, 11:03
http://img285.imageshack.us/img285/540/sevgi1jc.jpg

Gidene kal demeyeceksin...

Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,

Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır...

Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
Yoksa değersiz olan hep sen olursun...

Düşün....
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...

Yeter ki yürekli ol, Tükenme, tüketme, tükettirme
içindeki yaşama sevgisini...

Hep hatırla: " Çaresizseniz, Çare SİZSİNİZ...."

ArZu
14.11.2006, 11:04
http://img406.imageshack.us/img406/4525/adsz43pj4dh.jpg

ArZu
15.11.2006, 11:20
http://img85.imageshack.us/img85/2292/yagmurgozlumfv7.jpg
http://img169.imageshack.us/img169/4690/yagmurkacagi3er9.jpg

ArZu
18.11.2006, 01:39
BiRTaNeM

Dinle birtanem dinle
Bu sözlerim yalvarışım yalnız sana
Belkide son isyan edişim birtanem
Sana olan sevgimi tekrar tekrar anlatmayacağım
Nasıl olsa biliyorsun
Mutlu olduğumuz günleri
Son bir kez hatırlatmak istiyorum
Ne güzeldi o günler
El ele göz göze diz dizeydik
Beraber ağlar beraber gülerdik
Herkes bizi kıskanırdı değil mi? Birtanem
Hatırlıyormusun?
Sana birgün biri takılmıştı
Kavga etmiştik
Sense gülmüştün
Sonra boynuma sarılıp
SENİ SEVİYORUMdemiştin
Bir defasında evden kaçıp gelmiştin
Bende seni rüyamda görüyorum sanmıştım
Ne kadar gülmüştük hatırlıyormusun
Ben hiç unutmuyorum
Hep gelecekten bahsederdik
Çocuklarımızı
Benim dede senin nine olacağını
Düşünür düşünür gülerdik
Sonrasında hatırlıyormusun birtanem
Bense hiç unutmadım
Kampa yeni birisi gelmişti
Durup durup ondan bahsediyordun
Artık ne geleceğimizi düşünüyor ne de gülüyorduk
Sonra ayrılık mektubun geldi
Bu mektubun senden geldiğine inanamadım
Çünkü bu acı sözler senden çıkmazdı
Kendi kendime olamaz böyle birşey diyordum
Bir gün ayrıldık
Artık seni gözler olmuştum
Ne yapıyordun? Ne diyordun?
Adım adım izler olmuştum
Birgün ikinizi gezerken yakaladım
Gözlerin korkudan bir fal taşı gibi açılmıştı
Birtanem
Gelinlik içinde fevkulede olmuştun
Bir su perisi kadar güzeldin
O an oda çok şıktı
Bir an onu kıskandım
Senin yanında kendimi görmek isterdim
Ama ''O'' vardı
Şimdiye kadar duymadığım bir kin vardı
Ona karşı
Binlerce kere naletledim onu
Seni seyrediyordum dans ediyor gülüyordun
Bir ara gözgöze geldik
O an hiç bitmesin istedim
Birtanem hiç bitmesin
Uzun bir süre sonra duydum çocukların olmuş
Bir kız bir oğlan sana benziyormuş
Dayanamadım yanına geldim
Tıpkı eskiden kurduğumuz hayaller gibi
Bir evde oturuyordun
Hayalimizdeki tek farkı
Bu evde ben değil ''O'' vardı
Seni öpüyor sana o sarılıyordu
Sonra çocuklarınızla karşılaştım
Onlarda seni görür gibi oldum
O sırada çocuklarına sarılıyordun kapıda
Yine eskisi gibi
Güzel ve mağrurdun
Benden niye korkmuştun
Sana ne yaptımki ben
Birtanem
Korkuyorsun benden
Ne olur korkma
Benim gözyaşlarımdan ve sevgimden
Sana zarar gelmez birtanem
Son bir hatıra gönderiyorum
Aşkımızın olduğu yıllarda
Çektirdiğimiz resmi gönderiyorum
Yıllardır bu resme bakıp avundum
Artık bana lazım olmaz
Birtanem
Bilirim sen neşelisin
Acı haberden kaçınırsın
Ama hatırım için
Bir kere dinle
Gece yarısı deli bir adam
Kendini pencereden aşağı attı
Yüzünde bir gülümseme
Dudaklarında şuursuzca sayıkladığı
BİRTANEM BİRTANEM BİRTANEM
Lafı vardı
Diyecek söz ver bana
BİRTANEM
Arkamdan ağlamayacaksın
Bana acımanı istemem
Ben zaten hayatta iken
İkimiz için yeterince ağladım
NE PARA İSTERİM NE BAŞIMA TAÇ
GÖNLÜM SERVETE DEĞİL SEVGİYE MUHTAÇ
Hayatta yaptığın en büyük hata nedir
Diye sordular bana
Boş gözlerle baktım hepsine
Alayca bir gülümseme yayıldı yüzüme
Bırakın dedim beni duygularımla
Sonra kalktım yerimden yavaşça
Döndüm sonra su dolu bakışlarla
Ve seslendim tüm dünyaya
Hayatta yaptığım en büyük hata
Sevmektir birini en içten duygularla

Rüzgar gibi geçti o yıllar
Bomboş gözlerimde silik anılar
Şimdi mutlu olsam ne faydası var
Hayata doymadan öldü gençliğim

Bu yalancı dünyada her zaman sevenler mutlu olsun

ArZu
18.11.2006, 01:41
Seviyorlardı birbirlerini
Belki arkadaşça
Fakat yıllar sonra
Dönüştü bu büyük aşka
Canan seviyordu Can'ı çılgınca
Sevemezdi başkası ömrü boyunca
Can liseye başlayınca
Kaptırdı kendini başka kıza
Yıllar geçti aradan
Canan bekliyordu usanmadan
Evlenecekleri çağa geldikleri an
Hayaller kurardı zaman zaman
Dedilerki Can evlenecekmiş
Kız istemeye gideceklermiş
Cana sandıki kendi
Süslenmiş püslenmiş
Sabah olunca oturmuştu pencereye
Geldi gelecekler diye
Fakat ne geldiler ne geliyorlardı
Canan şaşırdı kaldı öylece
Anladıki o an kendisi değilmiş
Yani şımarık sevgilisiymiş
Nişan bir ay içindeymiş
Başlamıştı bir telaş bir alış veriş
Nişan olmuştu büyük şatafakla
Canan gözyaşlarını tuta tuta
Duramadı ağlayacaktı gitti koşa koşa
Canan geleceğe sitem ediyordu
Her gece ALLAH'a dua ediyordu
O gencecik vücudu gün geçtikçe eriyordu
Komşular acıyordu bu haline
Yalnız onlar değil gökteki melekler bile
Yetsin artık bitsin bu çile dönecekse
Dönsün artık geriye
Dualar hiç fayda etmedi
Can geriye dönmedi
Ondan nikah şahidi olmasını istedi
Canan ister istemez kabul etti
Nikah günü geldi geçti
Arabalar sokağa yanaştı
Takımlar içinde Can bir harikaydı
Bir bakışı tüm vücudu yaktı
Canan hala umutluydu
ALLAH'tan bir mucize bekliyordu
Beyaz gelinliği ben giyeceğim diyordu
Saatler geçiyordu sel gibi
Saat olmuştu 12:50
Damatla gelin içeri girdi
Alkışlar tüm salonu inletti
Nikah memuru başladı sorulara
Kızdan sonra sıra geldi Can'a
Canan bakıyordu Can'ın dudaklarına
Çıkacak olan son cevaplara
Can evet diye inletti salonu
Canan'ın umutlarına bir nokta koydu
Yeni çiftler çıktı koşa koşa
Biraz dolaşacaklardı arabayla
Kimse kalmadı koca salonda
Bir Canan vardı pencere kenarında
Çılgınca koşuyordu bilmeden
Bir fren sesi duyuldu caddeden
Bir çığlık yükseldi aniden
Canan yatıyordu kendini bilmeden
Güneş doğmadan duyuld
Yanık bir ezan sesi
Dediler Canan ölmüş bırakmış bizi
Tabut içinde beyaz bir melek gibiydi
Aradan geçti aylar
Kavgalar başladı zaman zaman
Birde çocukları olmuştu
Benziyordu saçı gözü her yanı
Can çocuğa baktığı an
İçinde bir kıpırtı başlamıştı
Anladı Canan'ı sevdiğini
Artık iş işten geçmişti
Kavgalar gittikçe şiddetleniyordu
Kızı büyüyüp serpiliyordu
Sanki Canan'ın ikizi ortaya çıkıyordu
ALLAH'ın Can'a gazabıydı sanki bu
Can mum gibi eriyordu
Karısı artık bıkmış onu terkediyordu
Kızını ona bırakıyordu
Can fazla dayanamadı bu duruma
Astı kendini kuru bir ağaca
Göçmüştü oda öbür dünyaya
Canan bekliyordu onu cennet kapısında
Gömdüler Can'ı Canan'ın yanına
Beyaz bir zambak bitti orada
ÖRNEK OLSUN BU DÜNYADA
TÜM SEVİPTE AYRILANLARA




http://img234.imageshack.us/img234/7341/formyangeljz7.jpg

EVRENİN İÇİNDE DÜNYA
DÜNYANIN İÇİNDE BEN
BENİM İÇİMDE YALNIZ SEN

ArZu
18.11.2006, 14:13
http://img224.imageshack.us/img224/4305/aglayisfe1.jpg

ArZu
20.11.2006, 01:58
http://img95.imageshack.us/img95/5379/unutamayacaksn3ilmb8.png

nurcan
20.11.2006, 02:02
tarzın bence hoş değil

nurcan
20.11.2006, 02:05
sanki aşıksında duygularını buradan dışa vuruyormuşsun gibi geldi ?zor veya sorunlu bir aşkın mı var? yoksa pilatonik aşk?

ArZu
20.11.2006, 02:08
burası forum isteyen istediğini paylaşabilir hem dini konu olsun hem edebiyat hem şiir eğlence mizah hangisi olursa olsun... sorduğun soruya pek cevap yazmam ama yazıyorum buraya şiir ekliyorum aşık değilim ben şiirleri yazıları genelde tek başlıkda toplamayı tercih ediyorum ve o şekilde yazdığım için böyle dikkat çekmiş olabilirsin belki...

kendi düşüncem....


İçimdeki Hayat Gemisi

Düşündün mü,
hiç hayatın bir köprü olduğunu?
Birleştirdiğini,
sonsuzluğun iki yakasını?
Veya...
bir gemi,
uçak...
ya da tren,
sonsuzluğun kıyıları arasında
durmadan dolu gidip,
boş dönen?
Üzerinden geçenlerin eksik olmadığı bir köprü,
Ya da...
yolcusu eksik olmayan bir gemi.
Kiminin karşı kıyıya hazırlık yaptığı,
kimisinin birinci mevkiye ulaşmak için çırpındığı,
kimininse farkında bile olmadığı.
Ben de seyahat ederim bu gemide,
karanlık, penceresiz köşemde,
seyrederek görünmeyeni.
Bilirim sonsuzluk denizinin sonsuz,
zamanın hayal olduğunu.
Gördüğüm zaman her güzelliği,
gözlerim kapalı
ve süzüldüğüm zaman dalgaların melodisiyle
ses geçirmez duvarların ardında
terkederim gemiyi,
keşf ettiğim için;
içimdeki
her anın sonsuz,
ve sonun,
aslında...
sonsuzluk olduğunu

nurcan
20.11.2006, 02:11
bende kendi düşüncemi yazmıştım sinirlendirdi isem özür dilerim hakkını helal et

ArZu
20.11.2006, 02:15
yok gayet iyiyim sinirlenecek bişey yok o yüzden helallik almanızada gerek yok yenisiniz sanırım hoşgeldiniz...ama son gördüğünüz yazıya bakarak yorum yazmayın bence başından okuyun sonra yorumlarınızı yazın...:flowers:

ArZu
21.11.2006, 02:03
http://img296.imageshack.us/img296/8070/shakespeareqm9fl9hm1.jpg

ArZu
22.11.2006, 11:24
Sol Yanım Acıyor Annem



Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe' nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Ben de banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bi de sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bi de bunun için ağlıyorum anne.
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...
Bedirhan Gökçe

malik ejder
22.11.2006, 12:47
:clap2: :good[1]: :clap2: :flowers:

ArZu
22.11.2006, 14:18
düş yakamdan hayat !
yanıbaşımdan geç-git be hayat !
lütfen dokunma bana..


gülmüyorsam çok görme bunu bana..
hayat ! bırak asayım suratımı..
bırak kısayım gözlerimi...


açmayım perdelerimi...
bahçedeki çiçekleri unutayım..
herşeyin tarihi geçsin benimle..


"haydi,sabah oldu.." deme bana !


"çok geç oldu,uyu artık" deme..


birşeylerin vakti gelmesin,yollara duşmeyeyim..


hayat ! düş yakamdan !
bırak beni yiteyim !...

mavigece
22.11.2006, 19:45
hepside çok hoş:good[1]:

ArZu
23.11.2006, 10:35
Biz Üç Kişiydik

Biz üç kişiydik;
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara,
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek...

El tetikte kulak kirişte
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi,
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık.
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık.
Gece uçurum boylarında,
Uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.

Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
Tüterdi buram buram.
Gizlice ona bakardık,
Yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı,
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı,
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı,
Sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine,
Oy Nazlıcan oy can evinden yaralı...

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah Nazlıcan...

Artık yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça,
Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda...

Bedirhan'ı bir geçitte sırtından vurdular...
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları,
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları...
Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi...

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da Nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı...

Ey Bedirhan; Katran gecelerin heyulası,
Ey Bedirhan; Kancık pusuların belası
Sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana,
Ey Bedirhan ey mezarı kartal yuvası...

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah Bedirhan...

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Suphi...
Yusuf Hayaloğlu

ArZu
23.11.2006, 13:46
http://img157.imageshack.us/img157/6525/siir10094dq1.jpg
SENİ SEVİYORUM

Ne güzel şey; SENİ SEVİYORUM demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece-gündüz
Her saniye
SENİ SEVİYORUM!
SENİ SEVİYORUM!
SEVİYORUM SENİ!
Diyebilmek ne güzel...

Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM!

Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM!

Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
SİZİ de SEVİYORUM!

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları.
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM!

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı...
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM!

İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!

Şebnem Kısaparmak

ArZu
23.11.2006, 20:03
BEYAZ GÜVERCİN

Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Omuzuma bir beyaz güvercin kondu

Aldım elime, usul usul okşadım
Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım

Bembeyazdı tüyleri, öyle parlaktı
Açsam ellerimi, birden uçacaktı

Eğildim kulağına; dur, gitme dedim
Hareli gözlerinden öpmek istedim

Duydum; avuçlarımda sıcaklığını
Duydum; benden yıllarca uzaklığını

Çırpınan kalbini dinledim bir süre
Ve uçmak istedim onunla göklere

Ak güvercinin iri gözleri vardı
Güzelliğinden fışkıran bir pınardı

Soğuk sularından içtim, serinledim
Çağlayan bir nehrin sesini dinledim

Belki buydu sevmek, hayat belki buydu
Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu

Bir name yükseldi sevinçten ve hazdan
Bir name yükseldi güzelden, beyazdan

Uzattı sevgiyle pembe gagasını
Birden öğrendim hayatın manasını

Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış
Seninle bir çift güvercin olmak varmış.
Ümit Yaşar Oğuzcan

Hanne
24.11.2006, 11:34
Arzu şiirlerin bir harika...yüreğine sağlık,emeğine sağlık...devamını bekliyorum..
:flowers: :flowers: :flowers:

ArZu
24.11.2006, 15:15
teşekkürler zeynep elimden geldiği kadar sizlerle paylaşmaya çalışıyorum...:flowers: :flowers: :flowers: bu çiçeklerde benden sana :flowers:

ArZu
24.11.2006, 19:22
Her şey size bağlı

Bir anı bir şarkı kıvılcımlandırabilir.
Bir hayali bir çiçek uyandırabilir.
Bir ağaç ormanı başlatabilir.
Bir kus ilkbaharı müjdeleyebilir.
Bir gülümseme bir arkadaşlığı başlatabilir.
Bir tokalaşma bir ruhu canlandırabilir.
Bir kelime bir amacı belirleyebilir.
Bir oy bir ulusun yaşamını değiştirebilir.
Bir gülüş sıkıntıyı altedebilir
Bir adım her yolculuğu başlatabilir.
Bir umut ruhlarımızı aydınlatabilir..
Bir dokunuş şefkati anlatabilir.
Bir kalp neyin doğru olduğunu bilebilir.
Bir tek insan farkı yaratabilir.
O yüzden "ben olsam ne olur, olmasam ne olur" demeyin.
Siz çok şeyi ifade ediyorsunuz..

Her şey size bağlı.....

ArZu
25.11.2006, 01:09
HERKES VE BİRKAÇ KİŞİ

Yağmur herkese yağar
Güneş ısıtır herkesi
Mevsimler herkes içindir
Yalnız çığ altında kalan
Sele kapılan her zaman birkaç kişi

Herkes içindir aşk da ayrılık da
Yalnızca birkaç kişi ölür acıdan
Eskiden ölümle tartılırdı ayrılık
Kiminin hayatı yalnızca unutkanlıktan

Her şey, herkes için değildir oysa
Kimi hiçbirşey ögrenmez karanlıktan
Yalnızlığı kullanmayı bilmez kimi
Kimi ayrılamaz karanlıktan

Yağmur herkese yağar
Ama çok az insan tutar yağmurun ellerini
Onca şarkı onca film onca roman
Ama sevmeye yetmez herkesin kalbi

Çığ altında kalan sele kapılan
Aşktan ve acıdan ölen
Birkaç kişi dünyayı başka bir yer yapmaya yeter
Aslında onların hikayesidir anlatılan
Diğerleri dinler, seyreder, geçer gider
Geçer gider herkes
Hikayelerdir geriye kalan.
Murathan Mungan

ArZu
28.11.2006, 23:28
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

ArZu
03.12.2006, 00:45
http://img159.imageshack.us/img159/2168/hayatvz0.png

ArZu
03.12.2006, 00:49
http://img480.imageshack.us/img480/4418/hayattanbq8.png

ArZu
03.12.2006, 01:14
http://img81.imageshack.us/img81/6765/okkkkkkkyz2.png

ArZu
03.12.2006, 01:20
http://img167.imageshack.us/img167/6555/adszzb8.png

ArZu
04.12.2006, 00:34
http://img408.imageshack.us/img408/8436/dagakansuuz2.jpg
BEŞİNCİ MEKTUP



Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek
var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın
değil mi..? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten.

Ömür boyunca ya bekliyor, ya bekletiyor insan. Ikiside kötü, ikiside hazin
tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra
yürümesini, konuşmasını, büyümesini.
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini,
insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü
bekleniyor insanoğlunun.. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor.
Sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor ve bir gün o da ölümü bekliyor
artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan
olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu..

Yasarken beklemeyi beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek.
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam
parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel
yönü
bekleyişlerimizin..
İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin bir kokusu var bütün
çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin,
anlatılmaz.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir. Beklemenin
korkunç zehiri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yasıyorsam;
içimde
umut varsa, yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem, bunca sevmezdim ki !

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

ArZu
04.12.2006, 03:10
http://img101.imageshack.us/img101/7233/mevlanacinslerrm2.jpg

harkani
04.12.2006, 03:20
__Aşkı söyle aşkı iste aşkı oku aşkı bil Aşkı güs ol aşkı püs ol aşkı har.
Taki aşk olsun vücudun sende benlik kalmasın...;)

nur_visal
05.12.2006, 13:11
hepsi çok güzel yüreğine sağlık kardeşim....

ArZu
05.12.2006, 14:52
EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiç bir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp,
göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde "Onca ayrılığın birinci dereceden failidir." denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde
amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya; canım ellerini tutmak isterse...

Evet sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL

ArZu
11.12.2006, 19:13
http://img270.imageshack.us/img270/7893/gul6ja6.jpg

SU GİBİ

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi...
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....
Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

İnsanlar vardır; derin bir okyanus...
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...
Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.
Her biri başka bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her şey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dışı birdir çekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranışı candan...

Can Yücel

ArZu
12.12.2006, 23:17
http://img476.imageshack.us/img476/259/dagbulamadim234752kkfo9.jpg

ArZu
15.12.2006, 10:25
Meçhule giden bir gemi


Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Yahya Kemal BEYATLI

ArZu
15.12.2006, 19:04
Sonsuzluğa Ağıt


Hep benim ağlayan,
Gözlerimi yollara dikip
Hep birilerini bekleyen
Devamlı boynunu büken benim.

Benim savaşan çarpışan,
İlk kurşunlara hedef olan,
Her kavgada bedel veren
Her özgürlük savaşında adı olan,

Damla damla bir kan akıyorsa gözlerimden,
Elbette bir sebebi var.
Boşuna değil bu gözyaşlarım
Seni aradım her kavgada
Seni aradım hep savaş meydanlarında

Ama sen, hep erişilmezdin
Sen hep en yücelerdeydin,
Hep yiğitlerin dilindeydin

Sen hep yaşamaktın,
Bir ömür sonsuzluktun
Yalnız gecelerde, kuytu köşelerde
Bir yiğidin haykırışıydın.
Bir feryat idin,
Gök kubbeye yükselen,
Hep özgürlüğün adı oldun
Keşmir'de, Çeçenya'da,

Irak'da direnişin sembolüydün,
Bazen Filistin'de ölümün adı,
Bazen bir cami çıkışında
Metin'lerin nefesinde ki soluk idin,

Sen ölümlerin en güzel adıydın,
Sonsuzluğa giden bir yoldun,
Ey Şehâdet,



Bedir'de Hamza,
Kör kuyularda Yusuf,
Diyar-i Bekir'de Şeyh Said idin,
Sonsuzluğa giden bir özgürlüktün,
Karanlık gecelere nurdun, Ey Şehâdet…

ArZu
18.12.2006, 02:41
YAŞAM ŞU ANDIR


Dün bir rüyaydı…

Yarınsa bir hayal…

Bütün gün: Bu gündür…

Eğer, bu günü iyi yaşayabilirsek:

Yapabiliriz ancak,

Her dünü.

Mutlu bir rüya,

Her yarını,

Umutlu bir hayal,

O halde, bütün hayat,

Yaşadığımız şu andır,

Bu güne selam ver, o halde…

ArZu
18.12.2006, 02:42
PROVA
Karanlık bir dehlizde, yapayalnız yürüyorum
Ümit dolu
Çok karanlık, duvarlar nemli,
Tavanda su tanecikleri
Gittikçe uzuyor, ilerledikçe koyulaşıyor karanlığı
‘Tamam’ diyorum ‘artık gelmiyorum’
ama rüzgar bırakmıyor.
Kolumdan tutup sürüklüyor, karanlığın içine doğru…

Ayağımın altındakiler bir cesedin kemikleri mi?
Yoksa bir ağacın döktüğü sonbahar yaprakları mı?
Bilmiyorum…
Kulaklarımı yırtan o ses, boğulan bir genç kızın çığlığı mı?
Yoksa bir aslanın parçaladığı atın can hıraş bağırışları mı?
Duymuyorum…
Yorulduğumda oturduğum bir taş parçası mı?
Yoksa bir şeytan masası mı?
Koşuyorum…
Koştukça hissettiğim, yağmurun serinliği mi?
Yoksa ölümün soğukluğu mu?
Titriyorum…

Sadece ilerliyorum, hızla
Sanki meydan okuyorum karanlığa
O kaçıyor ben kovalıyorum
O kaçıyor ben kovalıyorum
‘Yeter’ diyor. ‘Bırak beni!’
‘Hayır’ diye bağırarak koşuyorum deli deli.
‘Bırakmam seni’
‘Vermeyince güneşi’

Bu yarış bitiyor mu, Bitmiyor mu haberim yok!
Kim galip, kim mağlup haberim yok!
Yalnız gözümü açtığımda,
Buluyorum kendimi, kan ter içinde yatağımda.
‘İşte’ diyorum ‘Güneş! Ben kazanmışım’
Açık penceremden içeri giren rüzgar sesleniyor
‘Hey! Prova bitti, asıl yarış şimdi!’

ArZu
18.12.2006, 02:43
SEN İSTANBUL’U SEVİYOR MUSUN?

Baharın geldiğini farketmemiştim,
Daha yeni hatırlattın,
İstanbul’u böylesine çok sevdiğimi hissedememiştim,
Sen yatırdın aklıma.
Eyüp’ten Çınar kokularının rüzgarlara binip,
Beyazıt’ a estiğini fark edememişim.
Bir bakıyorum, üniversite’nin kapısında: ‘’İnnafetehna…’’yazıyor,
Bir bakıyorum, Karacaahmet’te mezarcı bir yerler kazıyor,
Coşkun bir sel giriyor bedenime,
İçim kabarıyor,azıyor,
Saray burnu sahilinde adalara bakıyorum özlemle,
İstanbul’u seyrederken, umut dolu gözlerimle,
Bir sıcaklık hissediyorum içime,
Arnavut kaldırımlarını adımlayarak,
Sana soruyorum:
Sen İstanbul’u benim kadar seviyor musun?
O halde sen de özlüyorsun,
Bir sabah beşte, boğaz serinliğini

ArZu
21.12.2006, 00:53
Bazen...

Yıldızları süpürürsün farkında olmadan...

Güneş kucağındadır... Bilemezsin...

Bir çocuk gözlerine bakar... Arkan dönüktür...

Yüreğinde kuruludur orkestra... Duymazsın...

Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun... Anlamazsın...

Uçar gider... Koşsan da tutamazsın !...
W.Shakespare

ArZu
21.12.2006, 00:55
Sen O Zaman İnsansın

İnsanlık doğup da yaşamak değil
Sadece bir beden taşımak değil
İnsansan insanın kıymetini bil
Sen o zaman, sen o zaman insansın

Yarına bir umut katabildinse
Düşenin elinden tutabildinse
Uyurken huzurla yatabildinse
Sen o zaman, sen o zaman insansın

Hayatın anlamı elbette derin
Yalnız nefes almak değil değerin
İnsanlıktan yana varsa eserin
Sen o zaman, sen o zaman insansın


Ahmet Selçuk İlkan

ArZu
21.12.2006, 00:57
BİR YAZI YAZACAĞIM SANA

Bir yazı yazacağım sana
İçinde gece olacak
Yalnızlık olacak
Bir de sen olacaksın

Gece yalnızlığa bulaşmış olacak
Yalnızlık yıldızlı karanlıklarda
Sen yıldızlı karanlıklarda
Bir yıldız olacaksın

Bir yazı yazacağım sana
İçinde yıldızlara bulaşmış
Yalnız gecede sen parlayacaksın

Bir yazı yazacağım sana
İçinde gölge olacak
Gerçek olacak
Ve sen olacaksın
Gölgeler hayatın ta kendisi
Gerçek; gönül renginde Kafdağı
Sen Kaf dağına varmadan
Elde ettiğim en güzel tesadüf olacaksın

Bir yazı yazacağım sana
İçinde gölgeler kadar gerçek
Hayatımın en güzel tesadüfü
Sen olacaksın

ArZu
21.12.2006, 01:31
Aşkın Aldı Benden Beni

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver anları
Bana seni gerek seni

Yunus'dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Yunus Emre

doğuhan
21.12.2006, 07:47
arzu kardeş senin şiir kitabın var mı?
şiirlerin gerçekten güzel:clap2: :clap2: :clap2:

ArZu
21.12.2006, 09:26
bunlar bana ait değil...şiir kitabımda yok ;)

http://www.ihvan-forum.com/showthread.php?t=7350
şiirlerim burda kendi yazdığım tüm şiirlerin altında adım vardır zaten...bazı arkadaşlarımızın şiirlerine şiirle cevap yazdığımda oluyor....

teşekkürler jewel....:flowers:

SeNoL
21.12.2006, 10:42
Bırakıp Da Gitmeden Bu Şiiri

Ne özgürce uçsun martılar
Ne de sessizce açsın güller
Yüz hatlarını ne zaman unutuversem
Tümden yakasım geliyor bu şehri
Bu kalem tutan ellerim
Bu kağıt, bu bulutlar
Bu seni bana vermeyen dağlar
Tükensin de
Fırçamı batırıp kalbime
Ellerini çizeyim istiyorum geçtiğin sokaklara
Yağmurun gelsin evime
Yokluğunun yelleri essin üstüme
Bırakıp da gitmeden bu şiiri



A.samet Akdemir

ArZu
22.12.2006, 01:41
http://img474.imageshack.us/img474/6613/373x126imagetop3ivof0.jpg
Yağmur ve kiraz ağacının çiçekleri,
Bütün bahçemizi yıkadı,
Gece yorgunluğuna düştüm.

Komşum yoksul, komşum umarsız
Buğulu sesinin ardından
Issız ocağına düştüm

Bir daha anlatmadan
Dilime vurdular zinciri.
Yüreğinin ışığıyla
Senin yoluna düştüm.

ArZu
27.12.2006, 16:10
Seni Gördüm Rüyamda



Bir rüya gördüm dün gece,

Korkmadım, terlemedim,

Ürkmedim hiç bir şeyden…

Bilakis sevgi vardı,

Huzur vardı içimde uyandığımda…

Yüzümde koca bir tebessüm

Belli belirsiz…

Sımsıcak bir güneş vardı;

İçimi ısıtan,

Senin sevgine yordum…

Yemyeşil kırlar vardı,

Yemyeşil çimenler

Özgürce koştuğum,

Sonra birde,

Birde kırmızı gelincikler

İçimde bir rahatlık vardı…

Bana yaşattığın,

Sendeki huzura yordum…

Bir sürü çiçeğin olduğu

Koca bir bahçe vardı,

İçinde binbir kokulu çiçek,

Doyamadığım kokuna yordum…

Delice akan bir ırmak vardı,

Irmağın içinde taşlar,

Ara ara çağlıyor

Ara ara duruluyordu,

Sevdama yordum…

Dün gece aslında ben,

Seni rüyamda gördüm…

B.ü.S.r.A
27.12.2006, 18:50
Arzu kardes ben buna benzer bir baslik acmistim, resimli siirler diye....

ArZu
28.12.2006, 04:07
Sessizce...



Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,

Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,

Dolunaya baktığında hissettin mi hiç

Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,

Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,

Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…



Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;

Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,

Tuttuğun el sana huzur verir de;

Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…



Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;

Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,

Tek damla düşmesin diye çabalarsın;

Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,

Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,

Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…



Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,

Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,

Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,

Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,

Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…

Duyguların ağır gelir; ezilirsin

Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,

Teslim olursun ölüme,

Sessizce…

ArZu
28.12.2006, 13:15
Kız Kulesi

ve
ayak basıp zeminine
alnıma yemeden
gömleğime doldurmadan boğazın serinliğini
cam bardakta soğumasın diye
avuçlarımla sarmaladığım
kan kırmızısı
çayı içmezden
seyrine geçmeden boğazın
yıllar yıllar öncesi
kaç on kez
kaç on yaşlarımda
kaç arabalı yolculuğumda
yüreğim kabararak
uzaktan seyrettim
seni
Kız Kulesi

AlAcA
28.12.2006, 14:17
http://img285.imageshack.us/img285/540/sevgi1jc.jpg





ya resim çok güzel şiirlerde öyle teşekkürler

ArZu
30.12.2006, 17:15
Sonsuz Teşekkürler Sanadır Ey Dost



Ne gecenin karanlığında yıldızlar ışık olup aydınlatırdı beni,

Ne gündüzün aydınlığında güneş ısıtırdı içimi.

Yalnızdım kalabalıklarda...

Üşüyordum ayazlarda...

Korkuyordum karanlıkta.

Ta ki bir dost,

Gecemi aydınlatan yıldızım,içimi ısıtan güneşim olup,

Yalnızlığın ve korkuların içinden elimi tutup çekene kadar.

Ey Dost ! Sonsuz teşekkürler sanadır...

Murat Sâki
04.01.2007, 14:03
Arzu Kuduban'a İthafen

Saçlarına hoyrat rüzgârlar eserken müreffeh ezgiler mırıldanıyordun denizin ıslak aynasına.Ahdine vurulduğun sevdaları kabir kokan gülüşlerin perçemine sunuyordun inatla.Sende yorgun düşmüştün bu kentin asfalt kokulu ışıkları ruhunun zerafetini kıskanırken.Kurşuni akşamların yakut rengi misafiri olmuştun artık.Her damla gözyaşından binlerce güvercin kanadı takıyordun yüreğinin hüzmelerine.Kaybettiğin savaşların mahremiyetine soyunmuştun en mağrur halinle.Eski bir destanın kışları üşüten mısraları hece buluyordu ellerinin haritasında.Dedimya sen esmer hüzünlerin sahibeliğini oynuyordun deli yanınla.Avcunda tuttuğun umutları sonsuzluğa fırlatmanın gururu okşuyordu sevdamsı düşlerinin kışları üşüten ayazını.Gece en asûde şarkıları bestelerdi sen rüyalara konuk olunca.Bu yüzden sensiz geçen rüyalara küsmüştü tüm mahşeri uykular...

Sonra çocuk olmayı öğrendin cebinde tuttuğun hayaller teker teker yere düşünce.Duaya kalkan bir el gibi kıyama durmuştun bu masum edayla.Çölleri kurutacak vahamsı haykırışlarla bir bedevi yakarışı yükselmişti yüreğinden.Secdegâhların mahremiyeti sarmıştı artık ufkunun her yanını.Alnına kondurduğun secde güllerinden tüm dünyaya yetecek kadar gül kurusu hayal saçılmıştı.Sen baharları koynunda saklayan düşsel bir iklimin en güzel mevsimiydin belkide.Güneşten çaldığın nefeslerden katmerleşmiş susuşlar savuruyordun kalabalık sokaklara.Şehrin zindan kokusuna bulaşmış hüviyetini sadece senin güzelliğin ayakta tutabilirdi.Bunu biliyordun sen.Bu yüzden ayak basılmamış bir çölün en sıcak kum tanesi olmayı istedin ötelerden.Nitekim sana verilen güzelliğin lehçesi okunuyordu zaten zambakların künyesine çizilmiş mücella harflerden...

Elbet gün gelecek sende yorgun düşeceksin bu şehrin küflü kaldırımlarında.Gençliğinin satır arasına kaydedeceğin bir yığın acı olacak haznende.Belki seninde gözlerin küsecek yorgun gecelerin zulmetine düşen kan rengi rüyalara.Belkide ölü kelebeklerin kanadına asacağın hüzün motifleri olacak avcunun içinde.Ama sen hiçbir zaman bu şehrin tozlu enkazında kaybolmayacaksın.Çünkü sen sevdasına berrak mühürler kazıyan bir goncanın duruluğunu taşıyacaksın ten kafesinde.Mahrem gülüşünle zamanı gül mevsimine döndüreceksin kan karası iklimlerin ertesinde.Kısacası sen yüreğinin deryasında ıslattığın her güzel sevdayla doğacaksın her sabah.Her güneş doğuşunda adın okunacak yıldızların harfliğe soyunduğu göklerde.Ve sen mavi ezan çiçeklerinin duruluğunda gülümseyeceksin hayata.Yanağından süzülen yaşlarsa ellerinde kalacak.Cennet’ten akan süt ırmaklarına serpiştirmek üzere…

ArZu
04.01.2007, 19:37
işlerimin yoğunluğu nedeniyle bir süre olamıyacağım aranızda gündüzleri şimdi öylesine bir bakıyım dedim bir an konularıma bakmak geldi içimden baktım, şaşırdım... ve sen kardeşim helal olsun sana yüreğine sağlık tebrik ediyorum seni...beni ağlattın ve çokda duygulandırdın....çok teşekkür ediyorum zınar:flowers: :flowers:

Arzu'dan isimsiz şiirlerde olsaydı daha güzel olurdu biliyom sen alıştın o başlığa aslında değiştirmem lazım :) çok teşekkür ediyorum ablam duygulandırdın beni...

bloguma ekledim bu güzel yazını...tekrardan kalemine...yüreğine sağlık ablam...

ArZu
05.01.2007, 13:11
Uçak Dostuma Selam Söyle



Gidiyorsun işte,

Gidiyorsun ...

Bırakıp beni geride,

Yıkık virane.

Tek başıma kalıyorum işte...

Ne bir nefes ne bir sıcaklık bırakmadan,

Gidiyorsun...

Bir tek damla bile düşmemişken;

Sen giderken ,

Şimdi çağlayan oldu akan göz yaşlarım.

Seni kaybetmenin acısı akıyor oluk oluk...

Bir yürek taşıyordum,

Bir hayat yaşıyordum sapasağlam,

Şimdi paramparça oldu soluk...

Düşünüyorum seni,

Ancak kelimelere sığmıyor hislerim,

Anlatamıyorum duygularımı.

Ne oldu bilmiyorum bana!

Kelimeler küskün ,ifadeler anlamsız...

Gidiyorsun,

Git be gülüm,

Git be gül benizlim…

Şimdi sensizliğin gecesinde;

Kadehime özlemini dolduruyorum,

Her içtiğim yudumla boğazımı yakıyorum.

Neyse gülüm…

Hisler vardır söylenemez,

Hisler vardır anlaşılmaz,

Duyulur...

Bir şiir vardı ya hani,

Her aklıma gelince sel oluyor göz yaşlarım:

“uçak babama selam söyle"

Artık ben söylüyorum o şiiri:

"uçak DOSTUMA selam söyle"

Ve damlalar düşerken gözlerimden kağıda,

Bir titreme sarıyor içimi,

Bir ürperti,

Adı belirlenemeyen hisler,

Ve sen...

Ben seni kalbime yazdım canım,

Ruhuma işledim,

Eskimesin diye, yıpranmasın diye;

Beynimin kullanılmayan yerine yerleştirdim.

Ben seni öyle sevdim ...

Gecenin soğukluğunda,

Güneşsiz ısındım.

Karanlığın körlüğünde,

Işıksız yol buldum.

O sağanak yağışlarda,

Şemsiyesiz korundum.

Ama,

Ama canım sensiz,

Ben bu acımasız hayat yenildim.



Yapayalnız...

Evdeyim ama en güzel müziğin sesi kısık.

Sessizliğin doldurmuş evimi.

Oysaki kulağım, bedenim nasılda alışmış,

O huzur veren sesine.

Dudaklarımdaki ıslaklık,

Eriyen kar tanesinin değil ... gülüm!

Gittin ...

Ellerinden tutmuyor gecelerim.

Gittin...

Yitip gittin gecenin sesiyle.

Gece anlamsız,

Ve nasıl uzaktı bu şehir,

Peşinden sürükleniverdi sesim karanlığa…

Güneşin bile buz tuttuğu yerde,

Hala yanan bir ışık görürsen,

Bil ki o senin için yanan benim kalbimindir…

Göz yaşlarıma sor gidişini,

Yalnız kalışımı.

Rüzgarın önündeki yaprak misali,

Savruluşumu sor...

Neyse gülüm,

Gidiyorsun,

Git be gülüm,

Git be gül benizlim...

Sen bu duygularımı bilmesen de;

Selamımı almayı unutma olur mu?

Ve yine gönderiyorum;

"uçak DOSTUMA selam söyle..."

doğuhan
05.01.2007, 13:19
Göz yaşlarıma sor gidişini,

Yalnız kalışımı.

Rüzgarın önündeki yaprak misali,

Savruluşumu sor...

Neyse gülüm,

Gidiyorsun,

Git be gülüm,

Git be gül benizlim...

Sen bu duygularımı bilmesen de;

Selamımı almayı unutma olur mu?

Ve yine gönderiyorum;

"uçak DOSTUMA selam söyle..."
__________________
:clap2: :clap2: :flowers: :flowers:
yine çoşmuşsun Arzu tebrikler:clap2:

güzelim bu gidişler nereye
hiç bakmazmısın geriye
bak içimi yakan ateş
dışıma çıktı deriye

neden bırakır gidersin
bu garibi üzersin
merhametin yokmu senin
ateşlerden betersin

ArZu
05.01.2007, 16:57
Arzu Kuduban'a İthafen

Saçlarına hoyrat rüzgârlar eserken müreffeh ezgiler mırıldanıyordun denizin ıslak aynasına.Ahdine vurulduğun sevdaları kabir kokan gülüşlerin perçemine sunuyordun inatla.Sende yorgun düşmüştün bu kentin asfalt kokulu ışıkları ruhunun zerafetini kıskanırken.Kurşuni akşamların yakut rengi misafiri olmuştun artık.Her damla gözyaşından binlerce güvercin kanadı takıyordun yüreğinin hüzmelerine.Kaybettiğin savaşların mahremiyetine soyunmuştun en mağrur halinle.Eski bir destanın kışları üşüten mısraları hece buluyordu ellerinin haritasında.Dedimya sen esmer hüzünlerin sahibeliğini oynuyordun deli yanınla.Avcunda tuttuğun umutları sonsuzluğa fırlatmanın gururu okşuyordu sevdamsı düşlerinin kışları üşüten ayazını.Gece en asûde şarkıları bestelerdi sen rüyalara konuk olunca.Bu yüzden sensiz geçen rüyalara küsmüştü tüm mahşeri uykular...

Sonra çocuk olmayı öğrendin cebinde tuttuğun hayaller teker teker yere düşünce.Duaya kalkan bir el gibi kıyama durmuştun bu masum edayla.Çölleri kurutacak vahamsı haykırışlarla bir bedevi yakarışı yükselmişti yüreğinden.Secdegâhların mahremiyeti sarmıştı artık ufkunun her yanını.Alnına kondurduğun secde güllerinden tüm dünyaya yetecek kadar gül kurusu hayal saçılmıştı.Sen baharları koynunda saklayan düşsel bir iklimin en güzel mevsimiydin belkide.Güneşten çaldığın nefeslerden katmerleşmiş susuşlar savuruyordun kalabalık sokaklara.Şehrin zindan kokusuna bulaşmış hüviyetini sadece senin güzelliğin ayakta tutabilirdi.Bunu biliyordun sen.Bu yüzden ayak basılmamış bir çölün en sıcak kum tanesi olmayı istedin ötelerden.Nitekim sana verilen güzelliğin lehçesi okunuyordu zaten zambakların künyesine çizilmiş mücella harflerden...

Elbet gün gelecek sende yorgun düşeceksin bu şehrin küflü kaldırımlarında.Gençliğinin satır arasına kaydedeceğin bir yığın acı olacak haznende.Belki seninde gözlerin küsecek yorgun gecelerin zulmetine düşen kan rengi rüyalara.Belkide ölü kelebeklerin kanadına asacağın hüzün motifleri olacak avcunun içinde.Ama sen hiçbir zaman bu şehrin tozlu enkazında kaybolmayacaksın.Çünkü sen sevdasına berrak mühürler kazıyan bir goncanın duruluğunu taşıyacaksın ten kafesinde.Mahrem gülüşünle zamanı gül mevsimine döndüreceksin kan karası iklimlerin ertesinde.Kısacası sen yüreğinin deryasında ıslattığın her güzel sevdayla doğacaksın her sabah.Her güneş doğuşunda adın okunacak yıldızların harfliğe soyunduğu göklerde.Ve sen mavi ezan çiçeklerinin duruluğunda gülümseyeceksin hayata.Yanağından süzülen yaşlarsa ellerinde kalacak.Cennet’ten akan süt ırmaklarına serpiştirmek üzere…

bu yazıyıda gözden kaçırmayın...çok güzel yazmış kardeşim sağolsun....

ArZu
07.01.2007, 02:47
VEDA

Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın...
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez...
Ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum...

A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
Tek hecesiz elveda..

Geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mapusane türküsünü.

Yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz...
Beraber güneşe güler,
beraber dövüşürüz...

A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
ELVEDA..!!.......

emmargah
07.01.2007, 02:51
VEDA

Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın...
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez...
Ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum...

A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
Tek hecesiz elveda..

Geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mapusane türküsünü.

Yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz...
Beraber güneşe güler,
beraber dövüşürüz...

A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
ELVEDA..!!.......


abla bir yerlere gitmiyorsun değil mi :confused1[1]: bu şiiri sadece beğendiğin için koydun:blink:

zınar abi çok güzel yazmış evet ellerine sağlık....

ArZu
08.01.2007, 12:57
burdayım canım bir yere gitmiyorum :)
beğendimde ekledim... ;)

SeNoL
08.01.2007, 13:28
burdayım canım bir yere gitmiyorum :)
beğendimde ekledim... ;)

Gitsende rahat etse(m)k :O

ZAMAN_Ss
08.01.2007, 13:30
ellerine sağlık kardeşim şiirler senin mi yoksa alıntımı şair ismi yok senin diye düşündüm

ArZu
08.01.2007, 16:35
şiirler bana ait değil kendime ait şiirlerim burda bunlar yazarlara ait evet aslında isim yazmam lazım ama yazmıyorum :)

http://www.ihvan-forum.com/showthread.php?t=7350


not: yakında kurtulursu(n)uz şenol ;)

ArZu
08.01.2007, 17:58
Ey Hayat Kucakla Beni

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma
çekip gitsem bu şehirden
anılar incinir mi?
üşür mü? dalında bir yaz çiçeği

ve bilir mi?
bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı
bin ilmik atanı usuna
çekilen her tetiğe karşılık

kirpiklerinde
baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben
düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
bir şiir vurur kıyılara gücenik
değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları

içimin ırmakları kurudu bütün yapraklar soluk
hüzün kokuyor çiçeğim
hangi yağmurları müjdelersen müjdele
yeşermez bir daha yangının düştüğü yer
aşk da küstü
kim dinler kalbimin kırık sesini artık

ceylanların
vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte
gelinciklerin ürperdiği şafak
gülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında
giden dönmedi terketti bütün mevsimler
bir korkunç acıya düştümki
sırtımda kırk paslı bıçak kırkyerinden kanayan

avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı
acılar tünedi sevincin tüneğine
gidenler gelmedi terketti bütün mevsimler
bir tek gül kalmadı ömrümün bozkırında
şimdi yalnızlığın en tenha kışındayım
kirpiklerimde yıldızlar saklasamda
bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece

testisi kırık yorgun bir yolcuyum
hiç bir şey avutmuyor artık
kirpiklerimde yağmurlar duman duman
uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım

üşüyorum
ey hayat kucakla beni
mavikanatlarının altına al
sığınıp kalayım bir sevginin sıcak iklimine



Nuri Can

ArZu
10.01.2007, 00:14
Ari’ye

Ari’ye

Sevgili Ari
korkma

dünya donüyor
hem de çoktandır

insanlar iyi
insanlar kötü

ama hepsi de
aynı yolun yolcusu

ne denli uzun yaşarsan
yaşam o denli kısalır

sudan geliyorsun
ateşten geçeceksin

bundan dolayı sevgili Ari
korkma

dünya dönüyor
daha çoook dönecek





Not.
Hollandalı şair’in kızı için yazdığı bir şiir.

Türkçe çeviri: Nuri CAN

ArZu
20.01.2007, 11:45
Yürek yanarsa titrer Gül üşürse


http://img293.imageshack.us/img293/2484/453187xh.jpg

Git gide kirletiyorlar gökyüzünü Anne
Umutları da tüketiyorlar hep beraber, sevgileri de
dillerinde en ince yalanlar, süslü ve sisli yüzleriyle
soğuk yüreklerinde ne acıma ne sevgi
kimin eli kimin cebinde
kimin eli kimin neresinde belli değil.

bense öyle acemi ve şaşkın
boş kalan ellerimi bir ömür
nereye koyacağımı bilemedim.
bilemedim, hangi yalanla kimi nasıl soyacağımı.
buz üstünde yürümeyi seçtim kendi hesabıma
maske diye bir not düşürmedim yüzüme
bukalemuna çalan rengimde olmadı.

tuttuğum her insanın elinde ellerim kirlendi
gözlerim kirlendi baktığım her insanın gözlerinde
yüreğimi sarktım umut kuyularına her defasında
her defasında yangın çektim su yerine, acı çektim
ne bir gün ışığı aktı içime ne de bir yağmur damlası.

rezil bir dünyanın orta yerinde
hüzün ben oldum düşen her yaprakta
her savaşta vurulan ben
kaç çocuğun hayalleri yıkıldı gözlerimde
kaç çocuğun yüreğimde yandı son ümitleri
ıstırabın en derin okyanusuna gömüldüm
bu nasıl bir dünya
bu nasıl bir dünya Anne
kahretsin
suskunum, susuzum, yorgunum Anne

durmadan kirletiliyor, kanıyor zaman, kimse aldırmıyor
kimse yanmıyor sevincini ateşe döken gelincik çiçeklerine
dönüp bakmıyor çığlıklarına annelerin
hergece dokuz yerimden vurur beni, gözleri öksüz çocuklar
bu yüzden kesmiyorum sakalımı, saçımı da taramıyorum artık
siyahlar giyiniyorum bu yüzden, dalgın dalgın bakıyorum uzaklara
ah gönlü güvercinim sen olmasan nasıl dayanılır bu yaşama.

herşeyin kirletildiği bir dünyada
temiz tutamadık güzelliklerimizi
bu yüzden hep vurgun kaldı bir yanımız
bir yanımız aşka acıya ayarlı

her gece dumanlar yürüyor
beton yığınlarıyla örtülü sevgisiz kentler üstüne
zifiri karanlıklar yürüyor Anne
kapkara nehirler gibi, acı akıyor yüzünde yoksulların
bir cehennem ateşi yanıyor yüreklerinde her akşam
kimse kimsenin yasını tutmuyor, bölüşmüyor acısını
bu nasıl bir dünya Anne
bu nasıl bir dünya
kahretsin

Sarılki,
kokun sinsin tenime, sevgin işlesin yüreğime
bu yalancı dünyada kimim varki başka gözlerimden öpecek
içimi ısıtacak bu karanlık soğuk kış gecelerinde
Sarılki, serinlensin ateşler içindeki alnım
yorgunum, beynim, tenim, ellerim yorgun
kendime sürgün yaşamaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
tüm bu oldu bittilere
insanın kayıtsızlığından yorgunum Anne

yorgunum, ağrılarım, sızılarım yorgun
ihanetler yedi umudumu, sevgimi, düşlerimi
her gece yalnızlıklar sürüyorum kanayan yerlerime
ellerime çaresizlikler yüklüyorum
üşüyorum bu karanlık soğuk gecelerde sarıl bana

oysa hiç dönmedim sırtımı insan emeğine
öpmedim namerdin elini, eğilmedim zalimin önünde
ama ezildim bir çaresizin bakışından
bir annenın yakarışından
bir babanın haykırışından
utandım Anne dünyayı kirli bahçesine çevirenlerden
aç insanların kederinden utandım
bombalanan şehirlerden, yalvaran gözlerden
insanların kayıtsızlığından tüm bu oldu bittilere
insanlığımdan utandım Anne insanlığımdan.

heyhatki,
bizi ağlatan acılar güldürüyor başkalarını
yürek yanarsa titrer anne, gül üşürse
kaç insan soyundan ihanet görmüş, kaç gül dikeninden
mademki ihanet var,
öz elleriyle boğsun gül emen çocuklarını anneler
ve ihanet etsin şairler
yazmasınlar bir daha gül yüzlü şiirler sevgililerine
her mısrası kurşun olup saplansın yüreklerine
....
dünyadaki tüm çocukları sevdim anne
sevdim yeryüzündeki bütün insanları
diline, dinine, ırkına bakmadan sevdim
sevdim boynu halkalı köleler gibi
nerde bir ah duydum yüreğime saplandı oklar
nerde bir çocuk vuruldu ben de vuruldum Anne

can çekişir dudağımda kelebek ölüleri
nerede kötülük görsem.
nerede kötülük görsem
söner yıldızları gözlerimin, kör olurum...

suskunum, susuzum, yorgunum
bunca kalabalıkların, bunca mekanların içinde
her defasında yarası kanayan şiirler damlarken içime
yüreğimdeki yağmurlarla, herkesin bildiği bu dünyada
adresi olmayan yitik mektuplar gibi yorgun
yavru bir kedi gibi sahipsiz ve de yalnızım
öyle mi?
vayyy.

...........
ben nazlı bir yaprağım dalından düşmüş
alın beni üşüdüğüm yerden
kaldırın düştüğüm yerden
kalbinizin üstüne tutun pul pul
vicdanınızın üstüne
aynı soydanım sizinle

yok başka bir umarım alın beni üşüdüğüm yerden
yok başka kimsem kiminle konuşsam
sizin elleriniz var soyan, evleriniz var kocaman
sokaklarda gecekondularda yatmadınız karda kışta
bir dilim ekmeğe avuç açmadınız
utanan biz olduk yoksulluğumuzdan
utanan anam oldu, babam, bacım, gardaşım

ben nazlı bir yaprağım dalından düşmüş
alın beni üşüdüğüm yerden
kaldırın düştüğüm yerden
kalbinizin üstüne tutun pul pul
vicdanınızın üstüne
aynı soydanım sizinle

ArZu
24.01.2007, 12:23
http://img249.imageshack.us/img249/346/solyanim0mo.gif

CAN'ım istediği için..

Kendim için bazı şeylerden "vazgeçtim" ya da "vazgeçmek zorunda kaldım" desem daha iyi olacak..

Ben kendi isteğimle değil "CAN" yerine koyduğum biri benden "vazgeçtiği için vazgeçtim..."

ilk önce ellerinden "vazgeçtim.." Hani bir zamanlar tutmaya kıyamadığım usul usul korka korka tuttuğum ellerden "vazgeçtim.." Kendim istediğim için değil...CAN'ım öle istedi.. Bende CAN'ımı dinlerim.. Bir zamanlar CAN yerine koyduğumu dinledim...

Sonra bakmaya doyamadığım gözlerden "vazgeçtim..." Hani hep bakmaya doyamadığınız gözler varya.. İşte ben o gözlerden "vazgeçtim.." "Bıktığım" ya da "İstemediğim" için değil sadece CAN yerine koyduğum CANım Vazgeçti diye Vazgeçtim... Usulca korkarak...

Kısa bir ara sonra dudaklarından Vazgeçtim.. Karşınızda onun sizinle konuşmasını sağlayan o dudaklardan Vazgeçtim... İsteyemeyerek de olsa "vazgeçtim..." Yine ben istediğim için değil CAN yerine koyduğum CAN'ım istediği için "vazgeçtim.."

Bir zaman sonra CAN'ımla ilgili düşler kurmaktan vazgeçtim.. Çünkü CAN'ım çoktan Vazgeçmişti ve "Benden de istiyordu" bende sırf CAN'ım istediği için VAZGEÇTİM.... Kokarak, ürkerek VAZGEÇTİM....

Ama o bilmiyordu ki ondan her uzaklaşmam aslında kendimden Vazgeçmemdi.... Hayallerimden Vazgeçmem.... Vazgeçtiklerimin hepsi CANımdı.. Bana ait olan şeylerdi...

Ve Şimdi...
Ellerinden, gözlerinden, dudaklarından, hayallerinden.. Ben CAN'ımdan Vazgeçtim..

malik ejder
25.01.2007, 20:44
tuttuğum her insanın elinde ellerim kirlendi
gözlerim kirlendi baktığım her insanın gözlerinde
yüreğimi sarktım umut kuyularına her defasında
her defasında yangın çektim su yerine, acı çektim
ne bir gün ışığı aktı içime ne de bir yağmur damlası.
arzu ne güzel yazarsın kardeş,beni tuttun eskilere attın,ama eskiler hep acı verir insana,şiir bile yazamıyorum korkumdan,yine acılarım tazelenir diye,
seni tebrik ederim devam et kardeş:clap2: :clap2: :clap2: :flowers: :flowers: :flowers:

ArZu
03.02.2007, 15:16
.................................................. ....................Ankara...
Bu dini İbrahim kendi oğullarına vasiyet ettiği gibi Yakup da vasiyet etti ve: "Oğullarım, Allah sizin için o dini seçti, başka dinlerden sakının yalnız müslüman olarak can verin! dedi. Bakara/132
.................................................. ...................

Ankara...

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
Asfaltlar ışıldar,buz tutardı resmi yalanlar...
Kimse keman çalmaz belki ama
Çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış
Gri sisli binalar
Alnının ortasında
Ciddi bir devlet asabiyeti
Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanları
Bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
Bir halkı sevmekse
Aşk o zaman sevmekmiş!
(Biz birşeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?)
Kahve önü çatlak mozaik
Bel kemiğine tehdit
Kürsüler üstünde
Çok sigara içen öğrenciler
Bir daha asla yaşayamayacağı
Aşkları teyet geçerken
Hep onları sevmeyenleri severek
Hep onu sevenin gözlerinden
Kalabalıklara kaçarak
Karışarak tplumcu gerçeklere
Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
Bir izmirli güzele dayatmak varken
(Hep kardeş olacak değiliz ya,yaşasın hakların kardeşliği)
Soyut bir sevdaya
Beşik kertilmiş olan
Dağda çoban,
Şehirde şark çıbanı sayılan,
Fıratın büyük elleri
Ararat'ın kız yelleri
Cilonun derin nefesleri
Hülasa kentte hukuk mukuk okun
Mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
Anadolu çocukları,Ankara'ya öyle yakışırda kar
Asfalt ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar
(Belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar)
Çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman bu kar mevzuu
Kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
Hiç bir şey kapalı bir dükkan kadar
Hüzünlü gelmez bana
Ankara'da
Yoksa bugün bir hayat
Yaşanmayacaksa duygusu çöker bütün bozkıra
Kimse keman çalmaz belki ama
Belki bu filim hiçbir zaman
O kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiç bir lahmacunda
O okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakininin
Tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
Bizzat Ura'da hatta
Ama hiçbirinde
O kadar aç oturmadım sofraya
Ankara'da
Öyle yaşanırdı ki kar
Çok yabancı bir bir soluk duyulur bazı
Bilinmezliğin bir dilin ıslığından
Anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
Öyle deme
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
Bu kadar insanın neden Ankara'yı sevdiğini anlamadan
Ankara'da yaşamak
Yollara hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama
Biz her duvara bir vesile onların adını yazarak yaşadık
Kül ve betondan mürekkep
Yaşadıkça yaşanılası gelen
O tuhaf bozkır kokusunda
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Birgünden sonra bir sürü gün yapan
Mesai saatlerinde hiç bir şey yapan
Hiç bir şey alıp hiç birşey sunan
Rakıyı bol sulu içen
Dokunmasın için değil
Çabuk bitmesin diye memleketimin tekel rakısı,
Hep kağıtlara bakarak
Hem Neşet ertaş'ı hem Bülent ersoy'u
Aynı anda sevmeyi başararak,
Karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
Çok beğenmeyerek ama
Yinede bu tasarrufunu takdir ederek
Boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
Hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi yürüyen
Memurlar.....
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar
Biz şimdi kapalı bir kuruyemişçi
Dükkânınki bütün plan kar altında
Tuzsuz ay çekirdeğini çitlesin
Yanı sıra bafra içmektir-
Kötü ışıklandırılmış vitrinden
Kimliği gereğinden azla sorgulanmış,
Merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
Yani sistem kendi vediği kimliği
Zırt pırt geri istemek
Doğduğu-yer yüzünden
Doğuştan kavgacı zannedilen ama
Pek çoğu kavgadan neret eden
Kavgacı esmer cesur korkak
Çoğu kürt çoğu Türk çocuklardı.....
Ankara'ya öyle yakışırdı kar
Ha sonra belki Ahmet arif'in aklına hiç bir şairin aklına
Gelmeyecek
Çünkü hiç kimse bir daha Ankara'yı
O'nun kadar sevmeyecek-bir şiir işlenir-
Kar altında varoluşlar
Hasretim nazlıdır Ankara......
Ustam yine sen bilirsin ama
Hangi aralıkta bir şair olmuştuşsa
İşte o,en netameli aydır bence-
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar
Yalanlar
Şimdi ve sonra ne zaman Ankara'ya
Her ne yapsa
ELİM,GÖNLÜM,ÇOCUKLUĞUM BUZ,TUTAR...

ArZu
03.02.2007, 15:19
.................................................. ...........................
Yoksa ölüm Yakub'a geldiği vakit siz de orada mıydınız. O oğullarına: "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği vakit onlar: "Senin Allah'ına, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Allah'ına, tek olan İlah'a ibadet ederiz, biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız." dediler. Bakara/133
.................................................. ..........................

Gönül Divanı


Henüz yolun başı gençlik çağında
Sana mahkum etmiş gönül divanı
Şükür duygularım kalmış ağında
Sana mahkum etmiş gönül divanı

Kalbim seni görmüş güzel tek diye
Çorak umutlara gülü ek diye
Ömür boyu yanıp, sevda çek diye
Sana mahkum etmiş gönül divanı

Coşku,huzur koydum sevda adını
Yalnız sende aldım aşkın tadını
Masal hayatımın destan kadını
Sana mahkum etmiş gönül divanı

Yaşam hayal oldu, sona gelindi
Kalbim huzur buldu, tasa silindi
Bu aşk bir destandı, böyle bilindi
Sana mahkum etmiş gönül divanı

Aşkım, sevdiğime pişman değilim
Kader tekrar gülse sana meyilim
Bir tek gülün yeter ona gahilim
Sana mahkum etmiş gönül divanı

ArZu
09.02.2007, 17:56
Yaşam ve Ölüm

Ölüm için yaşam
Yaşam için ölüm
Hangisi
Ölüm döşeğinde yaşam
Yaşamda ölüm
Herkes ölücek
Ve doğanlar olucak
Hayata başlıyıcaklar
Yeni bir can yeni bir hayat
Yeni bir can yeni bir ölüm
Hayat 2 şeyden oluşur
Yaşam ve Ölüm

ArZu
17.02.2007, 11:06
DOSTU BEKLEMEK

Gökyüzüne baktı yine...
İçi kan ağlayarak , yıldızları saydı.
Sessiz gecelerin , yalnızlık feryadını duyuyondu kulaklarında.

Feryadını paylaşacak bir dost arıyondu.
Ağlayışını gözlerinden anlayacak,
silecek gözyaşlarını bakışlarıyla...
Gözlerinde sevgi olan insanlar bekliyondu.
Küçük bir teselliydi istediği.
Saatin tane tane dökülen dakikalarında
Yalnızlığı asırlardır yaşıyondu sanki..
Yalnız anılarına ağlıyondu.
Bir dost arıyondu yanına.
Yıldızlarla bir düşlere dalacak bir dost arıyondu.

Kalktı yerinden ,
Yürüdü yalnız kalabalıklara,
Simsiyah bir bulutu daha geride bırakarak
Yürüdü..

ArZu
17.02.2007, 18:54
BILMELISINKI..(Can Yucel)



Bilmelisin ki... Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.

Bilmelisin ki ...
Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Bilmelisin ki ...
Tecübenin kaç yasgünü partisi yaşadığınızla ilgisi
yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Ai le her zaman biyolojik değil

Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da
ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.

Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz

Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına gelmez.

Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Bilmelisin ki ...
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.

ArZu
19.02.2007, 10:25
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.
Özdemir Asaf

ArZu
28.02.2007, 22:48
Bursa’da zaman


Bursa da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinden gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Åz(anlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa da zaman,

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musiki gibi zamandan
çinilere sinmiş Kur an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde ve ufkumuzu
çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

Ahmet Hamdi Tanpınar

hıfz-ı lisan
01.03.2007, 16:58
CAN'ım istediği için..

Kendim için bazı şeylerden "vazgeçtim" ya da "vazgeçmek zorunda kaldım" desem daha iyi olacak..

Ben kendi isteğimle değil "CAN" yerine koyduğum biri benden "vazgeçtiği için vazgeçtim..."

ilk önce ellerinden "vazgeçtim.." Hani bir zamanlar tutmaya kıyamadığım usul usul korka korka tuttuğum ellerden "vazgeçtim.." Kendim istediğim için değil...CAN'ım öle istedi.. Bende CAN'ımı dinlerim.. Bir zamanlar CAN yerine koyduğumu dinledim...

Sonra bakmaya doyamadığım gözlerden "vazgeçtim..." Hani hep bakmaya doyamadığınız gözler varya.. İşte ben o gözlerden "vazgeçtim.." "Bıktığım" ya da "İstemediğim" için değil sadece CAN yerine koyduğum CANım Vazgeçti diye Vazgeçtim... Usulca korkarak...

Kısa bir ara sonra dudaklarından Vazgeçtim.. Karşınızda onun sizinle konuşmasını sağlayan o dudaklardan Vazgeçtim... İsteyemeyerek de olsa "vazgeçtim..." Yine ben istediğim için değil CAN yerine koyduğum CAN'ım istediği için "vazgeçtim.."

Bir zaman sonra CAN'ımla ilgili düşler kurmaktan vazgeçtim.. Çünkü CAN'ım çoktan Vazgeçmişti ve "Benden de istiyordu" bende sırf CAN'ım istediği için VAZGEÇTİM.... Kokarak, ürkerek VAZGEÇTİM....

Ama o bilmiyordu ki ondan her uzaklaşmam aslında kendimden Vazgeçmemdi.... Hayallerimden Vazgeçmem.... Vazgeçtiklerimin hepsi CANımdı.. Bana ait olan şeylerdi...

Ve Şimdi...
Ellerinden, gözlerinden, dudaklarından, hayallerinden.. Ben CAN'ımdan Vazgeçtim..

abla bu ne güzel bir yazıdır böyle.. :cray: of of
sağolasın, bu yazıyı dosyama ekleyeceğim haberin olsun.. :flowers:

ArZu
01.03.2007, 17:08
ekle ekle burdaki şiirler bana ait değilki :P
ama güzel bir yazı katılıyorum sana ;)

hıfz-ı lisan
01.03.2007, 17:15
:ıslık: beni sıkıştırırsan böyle olur :O özür aplacım.. olsun yazı gene çok güzel.
hihihi ben geçiyorum isimsiz şiirlere :P banada şiir sözün vardı apla :ıslık:

emmargah
02.03.2007, 00:01
vuu arzu ablam ikinci açık
bende şiir istiyorum o halde:lac:kırgınım sana zaten:O:ıslık:

izem
02.03.2007, 09:52
http://img249.imageshack.us/img249/346/solyanim0mo.gif


CAN'ım istediği için..

Kendim için bazı şeylerden "vazgeçtim" ya da "vazgeçmek zorunda kaldım" desem daha iyi olacak..

Ben kendi isteğimle değil "CAN" yerine koyduğum biri benden "vazgeçtiği için vazgeçtim..."

ilk önce ellerinden "vazgeçtim.." Hani bir zamanlar tutmaya kıyamadığım usul usul korka korka tuttuğum ellerden "vazgeçtim.." Kendim istediğim için değil...CAN'ım öle istedi.. Bende CAN'ımı dinlerim.. Bir zamanlar CAN yerine koyduğumu dinledim...

Sonra bakmaya doyamadığım gözlerden "vazgeçtim..." Hani hep bakmaya doyamadığınız gözler varya.. İşte ben o gözlerden "vazgeçtim.." "Bıktığım" ya da "İstemediğim" için değil sadece CAN yerine koyduğum CANım Vazgeçti diye Vazgeçtim... Usulca korkarak...

Kısa bir ara sonra dudaklarından Vazgeçtim.. Karşınızda onun sizinle konuşmasını sağlayan o dudaklardan Vazgeçtim... İsteyemeyerek de olsa "vazgeçtim..." Yine ben istediğim için değil CAN yerine koyduğum CAN'ım istediği için "vazgeçtim.."

Bir zaman sonra CAN'ımla ilgili düşler kurmaktan vazgeçtim.. Çünkü CAN'ım çoktan Vazgeçmişti ve "Benden de istiyordu" bende sırf CAN'ım istediği için VAZGEÇTİM.... Kokarak, ürkerek VAZGEÇTİM....

Ama o bilmiyordu ki ondan her uzaklaşmam aslında kendimden Vazgeçmemdi.... Hayallerimden Vazgeçmem.... Vazgeçtiklerimin hepsi CANımdı.. Bana ait olan şeylerdi...

Ve Şimdi...

Ellerinden, gözlerinden, dudaklarından, hayallerinden.. Ben CAN'ımdan Vazgeçtim..



:cray: :( off off arzu hepsi çok güzel paylaşımlarının.ama bu yazı çok etkiledi beni:cray:

:flowers: :flowers:

ArZu
02.03.2007, 09:55
yazı bana ait değil okuduğumda bende çok etkilenmiştim...izem seni hep ağlatıyorum söz bundan sonra gülebilceğin mesajlar ekleyeceğim...:flowers: :flowers: :flowers: :flowers: :flowers:

izem
02.03.2007, 10:21
yazı bana ait değil okuduğumda bende çok etkilenmiştim...izem seni hep ağlatıyorum söz bundan sonra gülebilceğin mesajlar ekleyeceğim...:flowers: :flowers: :flowers: :flowers: :flowers:

ben memnunum paylaşımlarından arzu.halen ablanın yazısı varya onun etkisindeyim üstüne birde bu yazıyı okuyunca offlar taşıyor yüreğimden .ben birazda mizah bölümüne geçeyim en iyisi :) birazda güleyim iyice duygusallaştım bugün

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:03
http://img139.imageshack.us/img139/3402/bensendekalmmhd1oo1.jpg

Derler ki;
bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında.
ama kadını yürekten ağlatmak zordur.
eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa,ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.

Gidene ağlamaz kadın! gidenin giderken kopardığı
yerdir onu ağlatan,orada bıraktığı yaradır..

işte sevgilim,sayende ben bunların hepsini yaşadım..
şimdi ise gidişine değil yüreğimde açtığın ince yaraya ağlıyorum..

sen..aniden çıkıp gelen..izinsizce yaşamıma girip,
ümitler vaat eden,sorumsuzca umarsızca yüreğime
sevgi tohumları serpen,sonra yeşermesine izin vermeden,
acımasızca,onursuzca, hoyratça çiğneyip yok eden..
bir zamanlar avuçlarımda ısıtmak istediğim
zalim yüreğini artık serbest bırakıyorum.
inan bende artık bende seni istemiyorum...

söyle..! şimdi mutlumusun????
istediğin bir değil bin çiçekse..
artık özgürsün..
yolun açık olsun.. !!!

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:22
http://img85.imageshack.us/img85/5213/54bae77991sy8.gif

Sen hiç dertleştinmi yalnızlıkla?
Peki ya senin hiç sensizliğin oldumu?
Ya hiç güneşi beklerken,tutulduğuna şahit oldunmu?
Yarını beklerken,farkında olmadan saatin yarını gösterdiği oldumu?
Herşeyini feda ettiğin vurdumu seni usuldan hiç?
Birden etrafı izlerken gülen insanları fark ettiğinde,
Ne zamandır suratının asık olduğundan habersiz oldunmu?
Göz yaşlarını farkettirmemek için yağmuru bekleyip ağladınmı hiç?


Seni beklemiyorum artık..Gülüşün var sadece aklımda ve gözlerin..
Sevgimi güneşe sardım sıcak kalması için..
Umudumu yağmura yatırdım,her damlada biraz daha büyümesi için..
Kötü ne varsa,üzerine bir avuç toprak attım yok olması için..
Seni sana bıraktım!!


Herşeyden herkesten habersiz..
Elvedasız yok oluşum senden ..
Şimdi gülüceklerin başkasının olsun..
Gözlerinde...
Teninde..
Kokunda..



Şimdi Dışından yalan da olsa gül..
İçin kan ağlamayı tat..
Şimdi Başkasına bana baktığın gibi Bak..
Utan..
Tenine başkası değsin..
Kokunu saklamaya çalış..ve yalancı bi tebessüm savur...


Durma.. Hadi Gül...
Gözlerin Kan çanağı oluncaya kadar Gül!!
Haykırırcasına Sus!!
..Ve ardında neleri bıraktığını düşün..
Sevincinden Kahrol!!!


Ayrılığı seçtinmi herşeyi götüreceksin yanında. . .
Söylenmemiş sözler kalmamalı, biriktirdigin yerde. . .
GİTMENİN HAKKINI VERECEKSİN! . .
gittin mi? adamakıllı gideceksin. . .

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:26
http://img85.imageshack.us/img85/4748/2489723md6npbf1.jpg

Ve ben artık seninle yapamıyorum !
Birtanem, elimde değil …

Sen, acıyı bulaştırıyorsun sevgime inceden…
Elimde değil, seninle yaşanmıyor sevdiğim...

İstesem de, istesem de yapamıyorum !
Ve seni aramak gelmiyor içimden …

İstemek sözcüğü yetmiyor düşüncelerime…
Hiçbir duygu…
Hiçbir eylem..
Getirmiyor seni yüreğime…
Anla !

Aşk sözleri batıyor !
Sarılsan da,yalvarsan da yapamıyorum …

Senin içinde olduğun cümleler, mutluluğuma sebep değil..
Seni çağrıştırmıyor hicbir ‘’aşk’’…
Ve seni sevmek gelmiyor içimden..

İnanamıyorum, bu hale nasıl düştük bilemiyorum !
Sende mi bende mi ?
Herneyse, her kimdeyse neyse …
Bilemiyorum …!

Sen yada ben…
Farkeder mi?

Unut gitsin…
Sustu duygularım…
Sana atmıyor kalbim…

Sevgiyi 'biz'e yakıştıramıyorum…
Olmuyor…

Herneyse…

Ben artık seni yaşayamıyorum !

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:34
http://img222.imageshack.us/img222/3866/115211330454qg9.jpg

hoşgeldin masumiyet,
nerelerde kaldın akşam akşam,
beklemekten sesimiz soluğumuz çıkmadı,
korkudan değil saygıdandı...

hoşgeldin masumiyet,
gel seninle konuşalım,
havadan sudan nereden olursa olsun,
gel konuşalım;
ne belli kar yağmayacağı yeniden,
sence yağar di mi masumca...

hoşgeldin masumiyet,
bak kar yağmaya başladı,
beyaz beyaz hem de,
bir damla diğer damlayı nasıl da takip ediyor,
masumane masumene bir düş gibi...

hoşgeldin masumiyet,
nasıl sizin orada havalar,
bak burada kar,
bizlerin kalbinde dağlar ateş,
dışarısı soğuk ama yanıp tutuşuyor ayrılığın dem vurduğu duygular,
masumane demek kolay değil,alışacagım...

hoşgeldin masumiyet,
nasıl gariplik bilir misin onu?
bilmemben sence garip miyim,
yok illa masum mu olmalıyım bu an?
Garip değil ya,sefil gibi sayıklıyorum bir kaldırım kenarında,
ama şimdi evdeyim,bak burası sımsıcacık,dışarısı soğuk olmuş da ne olmuş,
masume demeyi özlercesine...

hoşgeldin masumiyet,
bakalım ne olacak yarınlar,
düşlerin tazeliginde umutlar,
bak akşam nasıl da günü ağırdan alıyor,
sanki gündüzü hiç yaşamadı insanlar,
masume değil bakmadan...

hoşgeldin masumiyet,
ağlıyorum ama bil ki hüznün aldıklarından dolayı,
benim bende aksim değil bunlar kalbimin fırlantaları,
bilmem ki anlayana,masumane ,
değil zorbaca,yargısız infaz yapılırken...

hoşgeldin masumiyet,
biliyorum sadece hayal bunlar,
ben masum mu oldum hiç bir zaman,
evet belki masumca yaşamak istedim,
elimden oyuncağımı aldılar,
masumca değil ağlatarak...

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:37
http://img227.imageshack.us/img227/4545/37er6lm3.png

Hani bir an gelir....

Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün...
Bu yar; iki yâr arasıdır! ..
Her yar iki yâr arasıdır! ..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer! ...

Halbuki gök yerin...
Halbuki gök yarın...
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! ..
.....
Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! !

Halbuki hep...
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran...
.....
Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! ..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri...
Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! ..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! ..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! ..
Biz, sarılmadıkça...
.....
Yarlar kaldıkça yârlar arasında! ..

Hani bir ân gelir...
Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir...
Hani bir ân gelir...
Bir ân...
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir...

!!!_YµSµF_!!!
04.03.2007, 12:38
yorumsuz

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:45
http://img300.imageshack.us/img300/6742/frtnannhayaletleri7rxnd9.jpg

Bir ask için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen
hala yalnızsan,
için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun
dudağında
hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir ise yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla
kus tutsan "Bu kusun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu isin. Yaptıklarınla değil
yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler
yoktur. iyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için sunu yaptım" derken o, "sunu yapmadın" diye cevap
verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karsılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı
yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar
söyledin,
düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden
sorumludur askta. Sen askını doya doya yasarken o kendine engeller koyuyorsa
bu onun sorunu. Bir insan eksik yasıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde
tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayati
ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.


Her zamanki gibi yasayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok
oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen
mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline
almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun
mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da
keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin
kadar sarhoş olma özgürlüğü de çabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek
sesi ne
bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini, unutma; yaşadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve
yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve
o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, günesin çiçekleri
dolduracak yüreğini...
Nazım Hikmet….

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:48
http://img227.imageshack.us/img227/332/sevilinlimaniayisigi1knlj9.gif

Gidişin çok feci oldu
İçimdeki umutlar tek tek yok oldu
Sanki alnıma dayandı silahın namlusu
Dur gitme desem sıkacaksın kurşunu....

Sen cansın,
Sen ağlatansın,
Sen sevdasın,
Yaşayamadığımsın,

Camdan dışarı bakıyorum
Saat öğlen ama hava karanlık,
Yağmuru seyrediyorum,
Belki gelirsin diyerek seni bekliyorum...
Tek bıraktın beni bu yolda
Tam ağlayacaktım
Gökyüzüne baktım,
Ordan diledim seni son defa
Belki gelirsin diye bana....

:)zeynep(:
04.03.2007, 12:52
http://img227.imageshack.us/img227/6858/yn1yw3.jpg

Sen gittin ya dün gece
Alaca karanlikta uyandim bu sabah
İlk defa korktum yalnizliktan
Yorgun düstüm sensizligi dinlemekten
Gözlerimi açmaktan korktum ahh
Korktum sensizligi görmekten

Bugün ilk günüm sensiz
Bugün hiçbirsey yapmak gelmiyor içimden
Gülmüyor yüzüm

Bugün ilk günüm sensiz
Alismak kolay degil
Böyle bir anda
Ayrildigimiza inanmis degilim daha

ArZu
07.03.2007, 00:48
Sizin semtinizde vefa rüzgarı esmez mi

Dağlara seslendim onlar bile ses verdi neden susuyorsun

Yollardan geçtiğin gibi benden de geçer misin?

Senin olmadığın yerde ateş yok, güneş yok



Seni düşüne düşüne düşüme bile giriyorsun

Onun için böyle geceleri ben sever oldum

Yollardan geçtiğin gibi benden de geçer misin?

Senin olmadığın yerde ateş yok, güneş yok..



Osman Yüksel

batmanlı_guzel
07.03.2007, 16:35
süper şşirler ya ağlattı beni :cray: :cray: :cray: :(

Vuslat Rana
11.03.2007, 18:18
Gitmelerim vardı göyaşlarımla
Sessiz hıçkırıklarım.
Masumluğuna sığınamazdım yalanımın
Bakmadım deseydim ardıma…

Bir ömür adanıyor gerçek sevdaya
Yol varıyorsa sonsuzluğa
Diyeti “can” da olsa
Acıtmıyor sancılar

…… yalnızlığımda sızlıyor yüreğim.
Keşkelere sığınmak zavallıca.
Kutsallığına sığındığım….
Mazeretim değil
Meşru gerçeklerim.

2007 İlkbahar

ArZu
12.03.2007, 11:26
CAN YÜCEL
Bilmelisin ki...
Duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar
azalır.
Bilmelisin ki...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin
nereden geçtiğini bulmak
zor.
Bilmelisin ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların
da!
Bilmelisin ki...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür
deneyimler yaşadığınızla
var.
Bilmelisin ki...
Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan
ilgi, sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.
Bilmelisin ki...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra
üzebilir. Onları affetmek
gerekir.
Bilmelisin ki...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini
affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini
durdurmuyor.
Bilmelisin ki...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne
olduğumuzdan kendimiz
sorumluyuz
Bilmelisin ki...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına
gelmez. Etmemeleri de
sevdikleri anlamına gelmez.
Bilmelisin ki...
Her problem kendi içinde bir firsat saklar. Ve problem, fırsatın
yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.

ArZu
12.03.2007, 23:15
YAŞA DA ÖYLE GİT !
Boşver be yaşı başı!

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..

şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,

sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?

koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,

gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama

gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.

Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,

ama kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,

bırak aksın yollarına.

Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın,

sen inan yüreğine,

hem ona geçmezse kime geçer sözün?..

büyü büyü

bak ellerin ayakların kocaman,

aklında maşallah yerinde,

e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye

akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,

boşver yaşı başı,

aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?


Takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.

o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,

atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.

öl gitsin

parayı pulu savurup ,

bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,

savrul gitsin

Boşver be yaşı başı,

kim tutar seni kim,

kendi yüreğinden başka kim?

Aklını al da öyle git,

ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.

Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.

O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,

seveceksen ve öleceksen uğruna

yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa


yaş 70e gelse bile, hayat daha bitmemiş,

sen mi biteceksin?

çekeceksen bile bayrağı,

yaşadım ulan dibine kadar, diyemiyecek misin?




Can YÜCEL

ArZu
26.03.2007, 11:02
GITMEK

Bugunlerde herkes gitmek istiyor.
Kucuk bir sahil kasabasina,
bir baska ulkeye, daglara, uzaklara...

Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey...
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.

Oyle ''yanina almak istedigi uc sey'' falan yok.

Bir kendisi.

Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi goturdun demektir.
Keske kendini birakip gidebilse insan.

Ama olmuyor.

Hadi kendimize raziyiz diyelim, oteki de olmuyor.

Yani herseyi yuzustu birakmak goze alinamiyor.

Boyle gidiyor iste.
Bir yanimiz ''kalk gidelim'',
obur yanimiz "otur'' diyor.

''Otur'' diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira.
Is, guc, sorumluluk, coluk cocuk, aile,
guvende olma duygusu...

En kotusu aliskanlik.

Aliskanligin verdigi rahatlik,
monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.

Kaliyoruz.

Kus olup ucmak isterken agac olup kok saliyoruz.

Evlenmeler...

Bir cocuk daha dogurmalar...

Borclara girmeler...

Isi buyutmeler...

Bir kopek bile bizi ucmaktan alikoyabiliyor.

Misal, ben...

Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
Degil bu sehirden gitmek,
iki sokak oteye tasinamiyorum.
Alip gotursem gelmez ki.. .

Butun sokagin kopegi oldugunun farkinda.
Herkes onu, o herkesi seviyor.

Hangi birimizle gitsin?

''Sirtinda yumurta kufesi olmak'' diye bir deyim vardir ;
evet, sirtimizda yumurta kufesi var hepimizin.
Kendi imalatimiz kufeler.

Ama egreti de yasanmaz ki bu dunyada.
Olum var zira.
Olume inat tutunmak lazim.
Inadina kok salmak lazim.

Bari ufak kacislar yapabilsek.

Var tabii yapanlar. Ama az.
Sadece kaymak tabakasi.
Hepimiz kacabilsek...
Butce, zaman, keyif... Denk olsa.
Gun icinde mesela...
Kucucuk gitmeler yapabilsek.

Ne mumkun.

Sabah 09.00, aksam 18.00.

Sonra baska mecburiyetler.

Sikisip kaldik.

Sirf yeme, icme, barinmanin bedeli
bu kadar agir olmamali.

Hayatta kalabilmek icin bir omur veriyoruz.

Bir omur karsiligi bir omur yani.

Ne sacma.

B