PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kari Koca Arasini Açmak



zebih
15-03-2007, 13:56
Karı kocayı birbirine saldırtmak haramdır. Birbirinin gözünden düşürmek haramdır. Bu takdirde bozgunluğa sebeb olabilecek hiçbir suretle karı koca arasına girilmez. Gerek erkek gerek kadın tarafından, akrabaların evlatlarını tutmaları, kendisine sebebsiz hak taleb etmeleri haramdır.

Çünkü İmam ahmed, Ebû Davud, Neseî ve Hâkim'in tahric ettikleri Ebî Hureyre'den gelen bir rivayette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

" Bir kadının aklını bozup kocası üzerine aldatan yahud köleyi efendisi üzerine aldatan bizden değildir. "

Zamanımızda adet haline gelmiş çirkin ahlaklardan birisi de, kadını kocasının yahud kocasını kadının gözünden düşürmeleridir. bu hadîs-i şerifle bu davranış haram kılınmıştır.

Mesela oğlanın yakınlarının " Hanımın şöyle etti, böyle etti.. Pardösümü tutmadı... " yahud " Filanın kızını sana isteseydik, şöyle olacaktı, böyle olacaktı.. " gibi sözlerle kadını, kocasının gözünden düşürmeleri yahud kadının yakınlarının " Tüh be! Filan istedi de, seni ona vermedik de, şu adama verdik.. " , " Bu adam kadir kıymetimizi bilmiyor. Keşke bu iş olmasaydı. " demeleri haramdır. Bundan daha büyük fitne fesat olmaz.

Aynı zamanda bir erkeğin " Filanca kızı şöyle böyle güzeldir. " ; yahud kadının "Filanca adam, karısına şöyle böyle iyilik yapar. " demeleri de haramdır. Son son bu, yuvanın yıkılmasına sebebiyet verir.

Netice-i meram, en hayrlı insan, ehline en hayrlı olandır. Nitekim Dârimî, Tirmizî ve İbnu Habban'ın tahric ettikleri Ayşe radıyallahu anhâ'dan gelen bir rivayette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

" Sizin en hayrlınız, ehline en hayrlı olanınızdır. Hakikaten Ben, ehlim için sizin en hayrlınızım. Her halukarda sizin arkadaşınız öldüğü zaman, artık onu bırakın. " Yani: " Birinizin eşi öldüğü vakitte, onun kötülüklerini söylemesin. Ve artık iyiliklerini sık sık söylemesin. Nasılsa vefat eden Allah Teâlâ'nın rahmetine kavuşmuştur. İyiliklerini söylemekle üzüntüye, kötülüklerini söylemekle sevince girmeyin. "

Demek insan öldükten sonra da, hayatta olanların onlarla hüsn-ü muaşeret etmeleri gereklidir.

İktibas: Teklîfî Hükümlerde ÖLÇÜLER Dilârâ Yayınları

zebih
09-04-2007, 16:17
KÜRTAJ MESELESİ

Hanefî mezhebinin aslına göre, azil yani meniyi rahmin dışına atmak caiz değildir. Fakat müteahhir ulemâ, zamanın fitnesinden dolayı, korkan hakkında azle fetva vermişlerdir. bu takdirde mazeretsiz olarak azil, haram değil, mekruhtur. Ancak azil olduğu takdirde, tarefeynin rızasıyla olması gerekir.

Kemal İbn-ul-Himam ve İbnu Âbidîn'in de tasrih ettiği üzere, kadının çocuk yapmamak için rahmini tıkaması, kocasının izniyle caizdir. İzinsiz yapması haramdır. Nitekim kadının izni olmaksızın erkeğin azletmesi de böyledir. bu fetvâ dahi müteahhir ulemaya göredir; öncekiler buna ruhsat vermemişlerdir.

Temelli olarak nesli kesmek, haramdır. Fakat 120 günden az müddette, üç ay zarfında, kadının çocuk düşürmesi mekruh; 120 günden sonra, ulemânın ittifakıyla haramdır. Yani çocuğa insanî ruh geldikten sonra, katil sayılır. Buna mebnî muasır ulemanın kısm-i azâmîsi, birinci kırkta tenzihen mekruh; ikinci kırkta tahrimen mekruh; üçüncü kırkta haram olduğunu söylemektedirler. İbnu Âbidîn'in de icma' üzere naklettiğine göre, ceninin ruh geldikten sonra düşürülmesi, katildir. Binaenaleyh ruh geldikten sonra, kürtaj da katildir.

Şâfiî mezhebinde Fetevâi Süleymânî Kürdî ve sâir kitablarında, " Birinci kırkta çocuğun düşürülmesi tenzîhen, ikinci kırkta tahrîmen mekruhtur, üçüncü kırkta haramdır. " denilmektedir.

İmam Gazâlî, meni halinde dahi ceninin düşürülmesini mübah görmemiştir. " Çünkü çocuk düşürmek, mevcut olabilecek bir canlıya cinayettir. " demiştir. Yine İmam Gazâlî, mevcut çocuğun zayıflaması yahud tehlikeye girmesi; kanser gibi hastalıkların bulunması; kadının gebeliğe tahammülsüz hale gelmesi gibi hususlarda, mazerete mebnî azlin caiz olduğunu söylemiştir. Şafiî mezhebinde, İânet-ut-Tâlibîn'de de buna benzer söylenmektedir. Zerkeşî, gebeliği engellemek için ilacın kullanılmasına fetva vermiştir.

Büsbütün nesli kesmek hakkında dört mezheb uleması fetva vermemiştir. Çünkü bu, nesil üzerine büyük cinayettir.


İktibas : Teklîfî Hükümlerde ÖLÇÜLER Dilârâ Yayınları İsmail ÇETİN