PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kimler 'UZUN SÜRELİ MUTLU' Olabilirler ?


ArZu
16.03.2007, 00:49
Kimler 'uzun süreli mutlu' olabilirler?


Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık,
Anla ki yok, Allah'tan başkasıyla yakınlık...

Allah'ın hakimiyetini hücrelerinde, organlarında hissedenler; evvela ilmen, sonra imanen bu hakimiyetin farkında olanlar, sürekli mutlu olurlar. Her halin Allah'tan geldiğini bilen insanı hangi mesele isyana götürür? Allah'ın her verdiğine razı olan, huzursuz olur mu? "Benim için Allah, bu hali uygun bulmuş, elhamdülillah!" diyebilmek...

Atmosfer, hava ne kadar değişirse değişsin, bu değişiklikleri yapanın Allah olduğuna inananlar hayretle olanı biteni seyrederler.

Nasıl ki bir çocuk anne kucağında rahattır, nasıl ki bir kuş göklerde rahattır, nasıl ki kökler toprakta rahattır; aynen öyle de Allah'ın hakimiyetini anlayan, buna bütün ruhuyla inanan insanlar da, her şartta ve dünyanın her yerinde rahat ederler.

İman bir intisaptır. Yani bağlanmaktır.

İnanan insan bağlanmıştır. Sağlam bir yere bağlanmıştır. Fırtınalar da kopsa o ağacı kökünden kimse sökemez. Dalgalar o gemiyi sürükleyemez. Heva ve heves, onu yerinden oynatamaz!

Böylece o ruh, sürekli huzurda sabittir...

Yok olmayan, var olamaz! Bu yokluklar insanı kuşatacak ki, insan Allah'a sığınmaktan başka çare aramasın. Dağ gibi dalgalar yükselecek, vücut gemisi bir liman arayacak. Sonunda sünnet-i seniyye dairesine girip kurtulacak.

Eğer o fırtınalar olmasaydı, o gemi limana giremezdi.

Bir insan, bir kazada yahut bir hastalıkta çok zor bir duruma düşer.

Doktor diyor ki: "Tıbbın yapacağı bir şey yok." İlgililer der ki: "Para işe yaramıyor." Tanıdıklar, "Geçmiş olsun." der gider. Akrabalar sabır diler. Birdenbire o kişi her şeyini kaybetmiştir. Güvendiği dağlara kar yağmıştır. Tutunduğu dallar kırılmışır. İşte o zaman şöyle der: "Ya Baki, Entel Baki!" Baki olan sensin Allah'ım!

Merkez Efendi buyurmuş ki, "Her şey merkez-i mahsusundadır!" Yani her şey kendi hususi, olması gereken yerindedir. Öyleyse "başımıza gelen her şey", sevk-i İlahi'nin tayin etmesiyledir. Bu tayin, bizim için en güzel olanıdır.

Kısacası; razı olmak kadar insanı mutlu eden bir şey yoktur.

Mutlu olmanın bir maddesi de başkalarının mutluluğu için çalışmaktır.

aBı ReyyaN
16.03.2007, 11:06
insan kendini nasıl hissederse öyle olacaktır,olumlu düşündüğü sürece hiç bir işi ona olumsuz bile olsa sıkıntı vermeyecektir,çünkü bu böyle cidden,
hani şu güzel sözde olduğu gibi,
Güzel düşünen güzel görür,güzel gören hayatından lezzet alır,hem öyle bir RABBE sahibizki kendisinden ümit kesilmeyecek kadar merhametli ve yüce,ve bize bir sıkıntı yaşatıyorsa bile bu bizim ona yaklaşmamız için bir vesile ,böyle düşünen bir mü'min nasıl mutsuz olur.....:yahoo:

DaLokay
17.03.2007, 12:27
ALLAH RAZI OLSUN.......

ilaç gibi geldi bu kötü zamanımda....

müthiş derecede okunması gerekir....dikkatle....derinlere işleyerek...

ummuhan
19.03.2007, 12:57
Kendi ile barışık olmak önemli... dikkat edin kendisi ile kavgalı olan herkes ile kavgalıdır...
Kim kendi ile barışıktır? İç huzuru yakalayn yani İnanan ve Razı olan... vesselam:)

ArZu
05.04.2007, 11:20
Aileye İslam kültürüyle bakmak...




Tarih boyunca Batılıların tekrar ettikleri cümle hep aynı olmuştur:

-Müslümanlarda aile kutsaldır, kolay yıkılmaz!

Şüphesiz ki bu tespit geçmişte gerçeğin ta kendisiydi. Aileye İslam kültürüyle bakıldığı devrelerde aile yapısını sarsmak, aile bireylerinin karşılıklı saygı, sevgisini zayıflatmak mümkün değildi.

Çünkü Müslüman aile hayatını yaşadığı yuvasını, dünyasından başka ahiretini de kazanacağı bir kutsal mekan olarak biliyordu.. Cennet de, cehennem de orada kazanılırdı onun kültüründe.

Nitekim aile içindeki fedakârlıkların ahireti kazandıran değeri şöyle ifade edilmekteydi...

-Mahşerde kulun terazisine konacak en ağır sevap, ailesi için çektiği zahmet ve yaptığı harcamanın sevabı olacaktır!..

Heytemi'nin Zevacir'indeki bu hadise göre, beyin aile efradı için yaptığı harcama ve çektiği zahmetler, hanımın ev içindeki emek ve gayretleri.. sevabı en çok olan amellerinden biri olarak çıkacak karşılarına...

Bu sebeple, hanımın evini temizlemesi, çamaşırlarını yıkaması, beyinin hizmetlerini görüp yemeğini hazırlaması, çoluk çocuğuna bakıp yetiştirmesi... gibi aile içi hizmetlerinin hepsi de İslam kültüründe basit ve karşılıksız bir dünyevi hizmetçilik sayılmamakta, sevabı ağır amellerinden biri olarak ahirette yanında yer alacağına işaret edilmektedir.

Tergıp ve Terhip gibi değerli hadis kitaplarında tekrar edilen şu hadiste aileye İslam kültürüyle bakan hanımları sevindiren ölçüler vermektedir:

-Kadın beş vakit namazını kılar, orucunu tutar, kendini haramlardan korur da, beyini de kendinden memnun ederse o hanıma ahirette denir ki:

- Ey yuvanın huzurunu sağlayan sabırlı hanım, buyur cennetin hangi kapısından girmek istersen oradan gir, cennetin tüm kapıları sana açıktır!

Demek ki, evde sabır gösterip aileyi ayakta tutan dindar hanıma, "Cennetin hangi kapısından istersen gir" teklifi layık görülmektedir..

Heytemi'nin Zevacir'indeki bu hadisin manasını teyit makamında şu olay da kaydedilmektedir..

Bir hanımefendi Efendimiz (sas) Hazretleri'ne gelerek bazı sorular sormuştu. Efendimiz ona 'Beyinle nasılsın?' diye sordu. O da:

- Elimden geldiği kadarıyla hizmetinde kusur etmemeye çalışıyorum! cevabını verdi.

Bunun üzerine Efendimiz (sas) Hazretleri kadına şu hatırlatmada bulundu:

- Dikkat et! Beyin senin hem cennetin hem de cehennemindir!..

Yani cenneti de cehennemi de ona karşı takındığın tavrınla kazanabilirsin!..

Elbette bu hüküm sadece hanımlar için değildir. Beyler için de geçerli olan adil bir hükümdür. Ailenin reisi olan beyin cenneti de cehennemi de evde ailesine karşı takındığı adaletli, yahut da adaletsiz tavrıyla ilgilidir. Bundan dolayı aile reislerini ikaz eden Efendimiz (sas) şöyle hatırlatmada bulunmuştur:

-Dikkat edin, benim yanımda sizin hayırlınız, ailesi için de hayırlı olandır!..

Demek ki ailesine hayırlı davranmayan kimseyi Efendimiz (sas) de ümmetinin hayırlısı olarak görmemektedir.

Bütün bunlardan anlaşılan şudur:

-Müslüman erkek ve kadın cennetini de cehennemini de kutsal aile ocağında kazanırlar. Aileye İslam kültürüyle bakan bireyler, saygıyı ve sabrı tercih eder, yuvayı yıkılmaz hale getirir, kazanırlar; bu kültürden mahrum olarak bakanlar ise saygısızlık ve sabırsızlığı tercih ederler, yuvanın huzurunu yok edip pişman olacakları sona doğru hızlanırlar...

ummuhan
05.04.2007, 20:28
Dikkat edin, benim yanımda sizin hayırlınız, ailesi için de hayırlı olandır!.. H.Ş

Kadınlar şöyle erkekler böyle tartışmaları ne kadar komik kalıyor değil mi?

!!!_YµSµF_!!!
05.04.2007, 20:40
Kimler 'UZUN SÜRELİ MUTLU' Olabilirler ?[/B]]:cray:

ArZu
24.03.2008, 12:19
[QUOTEKimler 'UZUN SÜRELİ MUTLU' Olabilirler ?]:cray:

biz insanlar...

ummuhan
24.03.2008, 12:21
Dikkat edin, benim yanımda sizin hayırlınız, ailesi için de hayırlı olandır!.. H.Ş

Kadınlar şöyle erkekler böyle tartışmaları ne kadar komik kalıyor değil mi?


Kendi kendime teşekkür edebildim :crying: ve mutlu oldum ya :D:yahoo: