PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Medeniyet, kadınla, beşeri baştan çıkardı


ArZu
16.03.2007, 00:53
Sanemperestliği şiddetle, Kur’ân, men ettiği gibi; sanemperestliğin bir nev'î taklidi olan sûretperestliği de men eder. Medeniyet ise, sûretleri kendi mehâsininden sayıp, Kur’ân’a muâraza etmek istemiş. Halbuki gölgeli, gölgesiz sûretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riyâ-i mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki; beşeri zulme ve riyâya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder. Hem Kur’ân, merhameten, kadınların hürmetini muhâfaza için, hayâ perdesini takmasını emreder; tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında o şefkat mâdenleri zillet çekmesinler, âlet-i hevesât, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler. (HÂŞİYE)



Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır. Halbuki, âile hayatı, kadın-erkek mâbeyninde mütekàbil hürmet ve muhabbetle devam eder. Halbuki, açık saçıklık, samimi hürmet ve muhabbeti izâle edip, âilevî hayatı zehirlemiştir.



Hususan, sûretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukùt-u ruha sebebiyet verdiği, şununla anlaşılır:

Nasıl ki, merhûme ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder; öyle de, ölmüş kadınların sûretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan sûretlerine hevesperverâne bakmak, derinden derine, hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.



Hâşiye: Tesettür-ü nisvan hakkında Otuz Birinci Mektubun Yirmi Dördüncü Lem’ası gayet kat'î bir sûrette ispat etmiştir ki, “Tesettür, kadınlar için fıtrîdir; ref-i tesettür, fıtrata münâfidir.”



Sözler, 25. Söz, 3. Şuâ,

2. Cilve, 4. Esas, s. 374



Lügatçe:

sanemperestlik: Puta tapıcılık.

men etmek: Yasaklamak.

sûretperestlik: Sûrete tapıcılık, dış görünüşe aşırı ehemmiyet vermek.

sûret: Görüntü, resim, dış görünüş.

mehâsin: Güzellikler, iyilikler.

muâraza: Söz mücadelesi, kavga, çekişme.

zulm-ü mütehaccir: Taşlaşmış, katılaşmış zulüm.

riyâ-i mütecessid: Cesed hâline girmiş gösterişlilik.

heves-i mütecessim: Cisimleşmiş heves.

riyâ: Gösteriş.

hevâ: Nefsin arzusu.

hevesât-ı rezîle: Rezilce hevesler, günah ve çirkin olan arzular.

mâden: Kaynak.

âlet-i hevesât: Hevesât âleti.

metâ: Fayda, mal, geçici dünya zevki.

mâbeyn: Ara, arası.

mütekàbil: Karşılıklı.

izâle: Kaldırma, yok etme.

sukùt-u ruh: Ruhun alçalışı.

merhûme: Vefat edip rahmete kavuşmuş kadın.

nazar-ı şehvet ve heves: Heves ve şehvet gözü.

hevesperverâne: Günah olan şeylere istekli olarak.

hissiyât-ı ulviye-i insaniye: İnsanın yüce duyguları.

tesettür-ü nisvan: Kadınların örtünmesi.

ref-i tesettür: Tesettürün kaldırılması.

münâfi: Ters.

cenk11
19.03.2007, 22:39
İZNİNİZLE YAZINIZA BİZ DE ŞU İLÂVEYİ YAPMAK İSTERİZ.
Raulullah (S.A.V.) bir hadis-i şeriflerinde buyurdular ki :

"Benim ümmetimin fitnesi dünyâyı sevmek ve mal toplamaktır."

EbuMahir
20.03.2007, 14:55
Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır. Halbuki, âile hayatı, kadın-erkek mâbeyninde mütekàbil hürmet ve muhabbetle devam eder. Halbuki, açık saçıklık, samimi hürmet ve muhabbeti izâle edip, âilevî hayatı zehirlemiştir.

Bu yazilanlar medeniyet(!) universitesine gitmek icin basortusunu cikaranlar icinde gecerli degilmidir?

usame49
20.03.2007, 16:35
aynen gecerlidir, hakik i tesettür olan cilbabın bu asırda karşılığı çarşaftır, başörtüsü ve manto, kılık kıyafet inkilabı ile memlekete sokulmuş bir bid'attir. Ayet kadınlar evlerinde vakarlarıyla otursun derken, bir şey isterken perde arkasından isteyin derken, ve dahi Ustadım, kadınlar yuvalarından çıkmış geri dönmeli derken, siz gelin görün memleketin halini...