Orijinalini görmek için tıklayınız : Peygamberliği arzulamak
Genel olarak çevremizdeki insanların çoğu bilerek yada bilmeyerek Peygamber olmayı istiyor.
Benim dediğim doğru , benim izmi takip edin.
Yada benim şeyhim şöyle , benim şeyhim böyle.
Hani siyasette ,Süleyman bey söylerdi ; benim işçim, benim köylüm, benim memurum düşün peşime.
Bütün peygamberler önce taklitçiliği yasaklamışlardır.Biz tam tersine taklitçi olmayı marifet sayıyoruz. Referans olarakta 1400 sene öncesi olanları göstermeye çalışıyoruz. Ama zaten amaç üzüm yemek değil.
Önce İnsan nasıl olunur ? Bunu öğrenelim.
İnsan olmadan peygamber olunmayacağını bilelim.
Yoksa , Peygamber efendimiz SAV. zamanındada çıktı sahte peygamberler.
Ama hepsi yok olup gittiler. Peygamber olma hevesinde olanlara sesleniyorum.
ÖNCE İNSAN OLMAĞA ÇALIŞALIM.
Bizim Peygamberimiz zaten var.
O ahir zaman peygamberidir.
Ve de en yüce, en Ali İNSAN'dır o.
Bizede İnsan olmayı öğreten,öğütleyendir o.
Bize düşen vazife ise ona layık olan İnsan olabilmektir.
Camide İmama bağlandığımız zaman , İmam okurken , bizde kafamıza göre okuyormuyuz ? Yoksa imam efendiyimi dinliyoruz.
İşte bu kişilerin halleri böyle !
İmam var.İmama bağlanmış görünüyor. İmamı dinlemiyor. Kemdi kafasına göre okuyor. Bide yüksek sesle okuyorki,yanında bulunanlarıda şaşırtıyor.
En güzel Allah cc. Kul olabilmektir.
Allah' cc. Kullarına allahlık yapmak doğru değildir.
Gerçek İnsan olmayı ve gerçekte Allah cc. İşte bu benim kulumdur dediği kullardan olmayı bizlere nasip kılsın. O bize bunu mutlaka nasaip kılmıştırda,
biz bunu murad edenlerden olalım İnşallah.
Saygılarımla
PortakaL
22.03.2007, 22:45
evet doru solemissin kardesim de bence peygamber olmaktan cok buaralar insanlar sahte seyhlik pesinde cok rezil durumlardalar ve ayrica tarikatlerin yanlis anlasilmasina vesile oluyorlar hem kendileri batiyo hemde birsuru insani felakete surukluolar!!!! Yakinen birkac vakaya sahid oldum gercekten cok korkutucu ve cirkin bir durum!!1
Ama su da bir gercekki bu sahte yol gostericilere uyanlarda ayni olcude suclular!! Bunun icin Allah a dua edelim bizi ve din kardeslerimizi dogru yoldan aayirmasin, nefsimize uyup kendimizi ermis falan sanip yanlis yollara sapmaktan bizii korusun!!
Doğru söze ne denir. Haticekubrabbb kardeşim
Kişiler mutlaka bir yola girerken , araştırmlı, soruşturmalı.
Mesela bana pazardan 1 kg.Domates al diyorlar. Bütün pazarı dolaşıyorum.
En iyisini bulabilmek için ,Ne kadar çaba harcıyorum. Yahu alt tarafı 1kg.
domates. İşte insanlarda hakikatı ararken , çok dikkat etmeliler.
Çünkü bu işler kolay iş değildir. Buna MESLEĞİ RESUL derler.
Aşık bir adam yola koyulmuş.Niyeti Peygamber efendimiz S.A.V. e
biat etmekmiş. Yolda senin bahsettiğin haramiler çıkmış karşısına.
Başlamışlar, kendi yollarınında ona çıktığını söylemeye. Sen boşver
oraya gidipte ne yapacaksın. Bizde seni öldürürüz.
Adam bunlara inanmış, teslim olmuş. Hakikatan adamı öldürmüşler.
Sıra yeniden diriltmeye gelince çuvallamışlar.Birtürlü diriltemiyorlar.
Adamı atmışlar çöpe.
Peygamber Efendimiz S.A.V. sohbet ederken . Hz.Ali K.A.V. efendimize
buyurur.Ya Ali filanca yerden burnuma bir koku geliyor.Bak bakalım.
Ne varsa getir.Hz. Ali K.A.V az sonra kafası kopmuş bir cesetle döner.
Efendimiz S.A.V . buyurur. Bu adam bize intisap için samimi olarak
yola çıkmıştı .Fakat yolda haramiler bunu öldürdüler. Oysa bunu
diritmemiz lazım.
Yani kardeşim öldürmeye herkes öldürüyor ama mesele diriltmek.
Buda asla Muhammet'siz S.A.V. olmaz.
O adam dirilmişmi ? Yada nasıl dirilmiş ? dersen. Anlatırız.
Yok bu bana yetti dersen. Sen bilirsin.
Yani kardeşim öldürmeye herkes öldürüyor ama mesele diriltmek.
Buda asla Muhammet'siz S.A.V. olmaz.
O adam dirilmişmi ? Yada nasıl dirilmiş ? dersen. Anlatırız.
Yok bu bana yetti dersen. Sen bilirsin.
anlatın efendim:flowers:
nasıl dirilmiş...?
yetmedi...devamını bekleriz...:flowers:
Sevgili kardeşim ; Bu anlatacaklarımız hakihatı idrak edebilmemiz
için yazılan misallerden biridir.
Efendimiz s.a.v. Ebubekir Sıttığa derki -
Sen bu kişiye kendi hayatından kaç sene bağışlarsın.?
-Ben kendi hayatımdan 10 sene bağışlarım.
Ömerül Faruk , Sen kendi hayatından ne kadar bağışlarsın.?
Bi 10 senede ben bağışlarım.
Ya Osman Zinnureyn sen kendi hayatından kaç sene bağışlarsın.? Bi 10 seneda ben bağışlarım.
Sen Ya Ali Keremallahuveche ne kadar bağışlarsın kendi hayatından.Benim kendime ait bir hayatım yokki bağışlayayım .
İşte bu şekilde dirilirmiş ölüler.
Her talip olan kişi Ebubekir Efendimizin Sıtkıyet'iyle,
Ömer Efendimizn Adaleti'yle
Osman Efendimizin Haya'sıya
Dirilir. İşte bu diriliş Ali bir diriliştir.
Onun için der : Benim kendime ait bir hayatım yokki.
Çünkü bu 3 hal üzrere dirilen kişinin hayatı,artık Ali bir hayat ki Hakkın hayatından başkası değildir.
Dirliten Hak'tır, Dirilen Hak'tır.
Ya Hay , Ya Kayyum, Ya Gani.
Mahrum etme sen bizi .Mahzun etme sen bizi.
peygamberliği arzulamak demişsin çoğu bilerek yada bilmeyerek demişsin biraz açıklar mısın bilerek nasıl oluyor bilmeyerek nasıl oluyor...????????
.
Benim dediğim doğru , benim izmi takip edin.
Saygılarımla
galiba böyle oluyor...:D
sözlerin yazarına (selam abiye) sormak lazım...:flowers:
benden bu kadar:D
sorum tabi ki konuyu açanadır kafam takıldı kaldı belkı izah ederde kurtuluruz vesselam...
sorum tabi ki konuyu açanadır kafam takıldı kaldı belkı izah ederde kurtuluruz vesselam...
mutlaka izah edecektir...bekleyin..:flowers:
yüreğime su serptın kardeşim sabırla beklıyoruz...
peygamberliği arzulamak demişsin çoğu bilerek yada bilmeyerek demişsin biraz açıklar mısın bilerek nasıl oluyor bilmeyerek nasıl oluyor...????????
Sevgili kardeşim, Nefs denen şey varya. İşte o bilerek bu işleri
yaptırıyor. Şöyleki "Musa Aleyhisselam Tur'a gidince ,hani Samiri
isimli birisi , altından bir inek yapmıştıda.herkesi ona taptırmıştı.
Musa As. -Neden böyle birşey yaptın .deyince ,
şöyle cevap vermişti Samiri -Nefsime hoş geldi."
Fakat samiriye Musa As.-Bundan sonra kimse bana yaklaşmasın diyeceksin.Dedi.
Aferin Samiriye ki ondan sonraki hayatı boyunca her önüne gelene
Bana yaklaşmayın dedi.
Oysa bugünkü bazı kişiler bunu bildiği halde nefslerine hoş geldiği için
yapıyorlar. Diğer zümrede bilmeyerek bu kişilerin peşine takılıp
Bilmeyerek bu işi yapıyorlar.
Süleyman Çelebi Hz. .
Birdir ol birliğine şek yok durur. Gerçi yanlış söyleyenler çok durur.
Diyor.
sonuçta anlattıkların yine de nefsini bilmeyenler...
nefsini bilen kendini bilir
kendini bilen Rabbini bilir vesselam...
bugra kardeşimize katılıyorum ama şöylede olabilir nefsini terbiye eden Allah'ı biliir TANIR ve SEVER...
Selam Sultanım genele konuşuyor ama işaret diliyle konuşuyor.. Biz haddimiz olmadan anladığımızdan yazalım:
Nemrud ve Firavn Enel Hakk diyenlerdendi.. Ebu Cehil de Peygamber olmaya layık olan Abdullah'ın yetimi değil bendim diye itikad etti.. Güya nüfuzu, gücü, serveti vardı.. Güya nesebi daha sağlamdı..
İşte nefis denilen içimizdeki varlığın aynen bunlar gibi iddiaları var.. (Esasen nefis denilen varlık cesedimizin kendisidir.. Dört tane unsurdan şekil almıştır.. ateş, hava, toprak, su.. Bu unsurların ham hali ya da değişmiş, tebdil olmuş hali nefsin sıfatlarını belirliyor.. Vucuddaki ateş aşka, toprak tevazuya, su feyze, hava da zikre dönüşürse o zaman sıfatları olgunlaşmış oluyor..) Haşa, terbiye olmamış haliyle nefis başkalarının İlahı ve Peygamberidir.. Kendisi zengin, el fakir.. Kendisi alim, el cahil.. Kendisi ulvi, el sufli.. Kendisi kutsal, başkası sefih.. Allah, sanki onu aleme rahmet diye göndermiştir!!!
Amenna Nefs-i Emmarenin sıfatlarıdır bunlar..
Peki bundan nasıl iyi olacak?
Her şeyden evvel Nur-i Muhammed'in kalbde makam tutması gerekiyor.. "İnanıyorsanız Üstünsünüz" emr-i şerifidir.. İnanç olacak, bir de tatbiki yani amel olacak.. Uygulama olmadan iman muhafaza olmuyor.. İman tatbikatsız bir neticeye ulaştırmıyor.. Başka türlü de Nefis sıfatlarını değişemiyor, hastalıklarından kurtulamıyor..
Peygamberimiz bir çerağ.. Kandil.. O kandil dört misbahtan aleme yayıldı..
Yani Nefis sahibinin inanması ve inandığını işlemesinden sonra ona Sıddıkiyet nuru gerekiyor başta.. Sadıklık Allah'ı zikretmekte ve O'nu hiç unutmamaktadır.. O yüzden Mevlamız bize kendi zikrini emretmiş.. "Bir toplulukta beni zikredeni ben ondan daha hayırlı başka toplulukta zikrederim".. Kudsi Hadise göre yani Sadikin topluluğundan yazıyor Allah Teala kendini zikreden kulunu..
Zikredebilmesi için, zikrinin eserini bulabilmesi için Adalet sahibi olmalı.. Ne nefsi için ruhuna, ne de ruhu için nefsine sırt dönmez.. "Sizin en hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti içinde dünyasını terk etmeyendir" Hadis-i Şerif.. Güzel Ahlak, haya sahibi olmalı.. "Sizin en hayırlınız ahlakı güzel olanınızdır.." Hadis-i Şerif.. Bütün bunlar Hz. Ali Efendimizin Zirvesinde bulunan Velayet terbiyesi, tasallutu ile olabiliyor.. Yani Velayet sahibi Kamil Mükemmil bir Mürşid'e bağlanmadan zikir de olmuyor, Sıddık da olunmuyor, adalet de gerçekleşmiyor, güzel ahlak sahibi de olunmuyor.. Hepsinin kapısı Velayettir.. "Ben ilim şehriyim, Ali de kapısıdır" Velayet olmadan, İslam Sarayının içine girilemiyor malesef..
Kişinin maksadı cihana gelmesinden bu ulvi sıfatları elde etmesidir.. Ahiretin en üstün, en büyük kazancı da ancak bunlardır.. Bu sıfatları elde edemeyenler ahirette mahrum ve mahzun olacaklardır.. Bu sıfatları elde etmişlere gıpta ve hasret ile bakacaklardır..
Sözümüzü Selam Sultanımın sözleri üzerine söyledim, beni bağışlasınlar, edepsizliğime versinler; sözümüzü tamamlayalım.. İlahlık ve Peygamberlik (yani üstünlük) davasından Nefsi kurtaramayan kişi çevresine zararlı olandır.. "Sizin en hayırlınız, insanlara faydalı olanınızdır".. Bakınız, hep "en hayırlınız" diye emrediliyor.. Bunlar ayrı ayrı kimselerin sıfatı değildir.. Bunlar Kamil Mü'minin sıfatlarıdır.. Resulullah Efendimiz kamil mü'minin sıfatlarına ayrı ayrı değinmişler.. Ama hep aynı kişiyi "en hayırlı beşeri" tarif ediyor..
Kişinin Nefsini bu büyük davalardan kurtarmadan en hayırlı olamıyor.. Nefsini Kamil Mükemmil bir Meşayihin eşiğine atar isen o onu terbiye edecek.. Onu düzeltmenin, iyi etmenin, davalarından vazgeçirmenin Üstadları Tabibleri Kamil Meşayihtir..
Noldu? Kamil Meşayihe teslim olursan o sana Nur-i Muhammed'in Hakikatini elde etmeyi gösterir.. Mecaz ve taklidi imandan hakiki imana geçersin.. O sana Allah'ı zikretmeyi, bir an dahi unutmamayı öğretir; Sadıklardan olursun.. Onun öğrettiği Farukluk ile Hakkı Batıldan seçersin.. Dünya ile Ahiret adaletine, Nefs ile Ruh evliliğine vasıl olursun.. Cismini ve kalbini kendi Nuru, kendi feyziyle yıkar da Vucudunda Güzel Ahlaklar ortaya çıkar.. Kötü ahlaklarını atarsın.. Haya sahibi olursun.. Sonra seni Velayet çadırına dahil eder.. Sen de Allah'ın kurbiyetine (yakınlığına) erersin.. İşte Dilber olmak istedin, dilberi buldun.. Dilber de seni Dilber etti!.. Bundan daha aziz bir nimet cihanda yoktur.. "Güzel ahlak aydınlık gündüzler gibidir, kötü ahlak karanlık geceler gibidir.. Zifiri karanlık gecede hiç sıkılmadığı kadar sıkılır insan.." Hadis-i Şerif..
Kamil insanı bulmadan, eşiğine baş koymadan Kamil insan olunamaz.. Kamil İnsanı bulmadan olurum ya da oldum diyenler Nefs u Şeytanın elinde oyuncak olmuşlardır.. Nemrud ve Firavun'a ilahlık davası güttüren bu oyuncaklığıydı.. Ebu Cehil'i Peygamberlik vehmine esir eden yine bu oyuncaklığıydı.. Bunlar bize ibrettir, kötü de olsalar örnektir.. Onun için bunlardan bizi haberdar etmişlerdir..
İnsan Allah'a yaklaştıkça mahviyeti, ihtiyaçlılığı, fakirliği, acziyeti ve tevazusu artar imiş.. Varlık, gurur, dava ve kibir sahiplerinin Allah'tan uzak olmasının sebebi de anlaşılmış oldu..
selam kardeşimiz öyle bir yazıyor ki ermiş insana göre biz ne anlarız o dılden kardeşim bağışlayın...
yok öyle değil derse ki o zaman durum bizim için daha da vahım demektir...
ALLAH yardımcımız olsun...
[quote=buğrahan;222004]selam kardeşimiz öyle bir yazıyor ki ermiş insana göre biz ne anlarız o dılden kardeşim bağışlayın...
yok öyle değil derse ki o zaman durum bizim için daha da vahım demektir
Buğra Buğra han kardeşim ; Hirahos gibi bir abiniz var.
Bizim yazdıklarımızı detaylandırır merak etmeyin.Kendisine burdan
bir daha teşekkür ederiz.
Herkesin bir yapısı vardır, bizimde yapımız budur.
Bir gün sevdiğim bir arkadaşım geldi dediki !
İstanbul'dan efendim efendim geliyor,buyur sende gel.
Sohbete gittik, Efendi abi dediki !
Bir sohbet aç bakalım.
Tabi efendi orda , cemati orda, çok konuşmanın anlamı yok.
On dakika kadar sohbet ettikten sonra izin istedik.
Efendi belki ders değiştirecek.Belki talabelerine özel sohbet edecektir.
Neyse ertesi gün bizi davet eden arkadaşla karşılaşınca sorduk.
Nasıl geçti sohbetiniz ?
Abi yyaa sen on dakika sohbet ettin gittin.Efendi senin sohbette anlanlatıklarını
gece saat 2 ye anlatmaya çalıştı.
Her şeyi açıkça anlatırsak, hiç kimse aklını kullanma ihtiyacı hissetmez.
Onun için tasavvuf acıkta böyle birşeydir işte. Sizlerde eğer istek sağlam olursa
mutlaka sizlere zaman zaman biz, zaman zaman birisi açıklama getirir.
Yeterki itiraz etmeyin hep hakikata talip olun.
eyvallah abim itiraz bizim neyimize şu garib öğrenmek için soruyor sadece..
SuskunSuvari
25.03.2007, 21:35
eyvallah abim itiraz bizim neyimize şu garib öğrenmek için soruyor sadece..
kasem olsun cümlemiz toplumumuz devletimiz dünyamız hep bu zihniyette olsa vallahi şeker gibi bir dünya şeker gibi bir ülke ve toplum olur kardeşim Rabbim ilmini ve hilmini artirsin senin bu cümlen internette her forumun girişini süslemelidir bence..
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.