PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Asrın imamı(güne özel)


NurTalebesi
23.03.2007, 12:43
ASRIN İMAMI
Asrın imamı olmalıydı tıpkı imamı rabbani gibi. Evet, 1000 yıllık dalaleti temizleyen imamı rabbaniden sonra küfür tohumları ekilmişti. Ve o tohumlar yeşerdikçe yeşeriyordu. Artık küfür çağı deniyordu çağa. Allah lafzı dahi yasaklanmıştı Müslüman ülkede…
Biri çıkmış eline ku’ranı kerimi almış. ‘soğutacağım ‘diyordu. Evet, küfür komiteleri hızla çalışıyordu. Bu durumda hele ahir zamanda Allah artık müceddidini göndermeliydi. Evet, üstat, bahar mevsimini bekliyordu.’her yüzyılda bir müceddit gönderilecektir’Hadisince hele ki bu asrı Allah asla mücedditsiz bırakmayacaktı. Bu asrın hastalığını iyi bilen reçete sunan biri olmalıydı. Ve yazmalıydı. Ve bunu da ihlâsla yapmalıydı! İhlâsla yapması için de içtimai hayattan soyutlanması lazımdı. Evet, beşer zulmetmişti. Ama kader adalet etti. İhlâsla amel yapabilmesi için onu gençlik hayatından sekerat vaktine kadar sürgünle mahkûm etti. Evet, onun kaybedeceği bir şey yoktu. Rabbinin rızasından başka. Ki en büyük kayıpta odu zaten. İsteseydi ulemaissu gibi olurdu, krallar gibi yaşardı. Fetva makamına oturur. Islama göre değil de başkalarının ağzındakini İslam diye sunabilirdi. Mükâfatlar karşısında. Ama ‘hayır’dedi. O sadece bir cereyandan yanaydı. İmanın cereyanından…
Ne istemişler ondan? Hesaplarına uymamıştı. Korkmuştular ondan. Haklıydılar korkmakta nurun nüfuzu gördükçe tamirini gördükçe tahribatçılar dehşete düştü. Saldırdılar sürdüler. Tutukladılar. Ama ne oldu. Bomboş uğraşlar. Beraat beraat beraat! Demek zorunda kaldılar. Evet, avukat tutmak isteyen kuranın bu asrı tefsirini tutsa kâfidir. O kendini müdafaa etti.
Şimdiki Müslümanlara ne oluyor da saldırıyorlar. Allah aşkına anlayan varsa söylesin. Düşmanı dahi münkir dahi hatta sarhoş dahi bu kadarına cesaret edemezken size ne oluyor? Ne istiyorsunuz? Üstattan talebelerinden ve nurdan. Davamız Müslümanlık diyorsunuz. Amma hiçbir menfaat değil de sırf Allah için çalışan bu abdlere sataşıyorsunuz? Kolay değil hizmet. Bu devirde cebinden çıkarıp bol keseden vermek! Acaba düşündünüz mü? Bu insanlar niçin bu kadar para harcıyorlar’hizmet’diye. Ve niçin saat yer dinlemeden koşuyorlar’sohbet ‘Diye?
Bu şahısların bir tenkidi var ki beni dehşete düşürür. Niçin kuran değil. Hey insan! Sen bilmez misin? Nuru kuran için okunuruz?(Ve zaten ayrıca kuranı da mealini de okuruz) Yoo, sen çok zekiysen tefsire ihtiyaç duymuyorsan. O başka. Emin olun öyle diyenler nur talebelerinden daha çok ayet biliyor değiller. Ben nurla yüzlerce ayet ezberledim.
Konu dağıldı. Seni anayım derken dertlerimi andım. Ah be! Üstadım biz dünyalıklar hiçbir şeyden vazgeçemezken ahiretinden dahi vazgeçen senin kıymetini bilemedik. Hakkıyla okuyamadık nurunu. Hakkıyla yaşamadık. Kader de başkasıyla tokat attırdı bize. Üstadım ruhun şad olsun! Peygamberle karşılıklı tahta kurulup konuşmak bize de nasip olsun! Ah üstadım. Benim yüzüm yok söyleyiver de peygambere bu akşam senle gelsin rüyama! Ah be üstadım seni anarken bile menfaatimi kullanıyorum. Seni çok ama çok seviyorum. Sen seni beğenenleri beğenmesen de ben seni beğeniyorum. Zaten beni beğenmezsin üstadım. Ruhuna binler fatiha…
Lütfen konuya fitne karıştırmayın...

antioxidan
23.03.2007, 12:56
cuma günü müslümanın bayram günü, bir bereket, bir yumuşama ve rahmet günü güzel kardeşim...

bu güzel güne bu konu olmamış.

neden?

enelere dokunuyorsun!

bunlar diyorsun...

bu şahıslar diyorsun...

nüslümanlar nura saldırıyorlar diyorsun...

e niye gerek duydun şimdi?

fitne olmasın diyorsun; ama senin bu yaptığın ne oldu azizim şimdi?

bi deşelemeseniz, yerinde dursa şu mevzular, bilir bilmez atlamasa zıplamasa

olmaz!

illa kavga

illa ene

illa fitne

bu da böyle olacak zaar...

NurTalebesi
23.03.2007, 13:02
abi ne olur bırakın üstadı anlaım..
Ne olur?..
Ne olur?...
Korkudan altta fitne olmasın yazdım ya....
Biz kimseye karışmıyoruz onlarda bize karışmasın...
Eneler ağ şu eneler işini bırakıp başka işe burnunu sokan eneler...

kalbin zümrüt tepesi
23.03.2007, 13:03
Başka kişileri gurupları kişileri cemaatleri, eleştirmeden,en güzeli benim yolumdur ama tek güzel ve doğru benim d e m e d e n çok güzel sade ve kibar bir dille davanı savunan öven bu yazınızdan ötürü sizi tebrik ediyorum.

Gerçekten bizim anadoluda bir tabir vardır -caizse kullanayım bende- Gariplerin omuzları soğuk olur.. O garipti garibandı dünyalık adına.

''günahlara değil günahkara ağlardı''

'önündeki imansızlık cerayanıyla bir kuru yaprak gibi ordan oraya savrulan gençliğimize bakıp ''önümde bir cehennemsi ateş var ve içinde evlatlarım yanıyor'' diye iç geçiren o güzel insanı anman çok güzel ve duygulu.

Rahman razı olsun...

antioxidan
23.03.2007, 13:07
üstad bediüzzaman rahimehullah'ı seven insan, durup dururken, onun adını kalkan edinip, birilerini itham ile kendi ceberrut nefsinin bir oyunu olarak onların ceberrut nefslerine şiş sokarak haydi deyin diyeceğinizi tarzı bir yazıya mahal vermemeli kardeşim...

herkes nefs taşıyor...

sen de ben de başkası da...

asrım imamı size göre üstad, başkasına göre başkasıdır... bana göre de üstad asrın imamlarındandır.

niye siz ısrarla böyle mevzular açarsınız ki!

açtınız hiç sözüm yok! niye saldırıyorlar üstadıma diye bir yerlere haydi burada da saldırın tarzı bir -farkında olmadığınız- çağrıyı dillendirirsiniz ki!?

NurTalebesi
23.03.2007, 13:10
Başka kişileri gurupları kişileri cemaatleri, eleştirmeden,en güzeli benim yolumdur ama tek güzel ve doğru benim d e m e d e n çok güzel sade ve kibar bir dille davanı savunan öven bu yazınızdan ötürü sizi tebrik ediyorum.

Gerçekten bizim anadoluda bir tabir vardır -caizse kullanayım bende- Gariplerin omuzları soğuk olur.. O garipti garibandı dünyalık adına.

''günahlara değil günahkara ağlardı''

'önündeki imansızlık cerayanıyla bir kuru yaprak gibi ordan oraya savrulan gençliğimize bakıp ''önümde bir cehennemsi ateş var ve içinde evlatlarım yanıyor'' diye iç geçiren o güzel insanı anman çok güzel ve duygulu.

Rahman razı olsun...

Cümlemizden kardeşim

kalbin zümrüt tepesi
23.03.2007, 13:11
Biri çıkmış eline ku’ranı kerimi almış. ‘soğutacağım ‘diyordu. Evet, küfür komiteleri hızla çalışıyordu. Bu durumda hele ahir zamanda Allah artık müceddidini göndermeliydi. Evet, üstat, bahar mevsimini bekliyordu.’her yüzyılda bir müceddit gönderilecektir’Hadisince hele ki bu asrı Allah asla mücedditsiz bırakmayacaktı. Bu asrın hastalığını iyi bilen reçete sunan biri olmalıydı. Ve yazmalıydı. Ve bunu da ihlâsla yapmalıydı! İhlâsla yapması için de içtimai hayattan soyutlanması lazımdı. Evet, beşer zulmetmişti. Ama kader adalet etti. İhlâsla amel yapabilmesi için onu gençlik hayatından sekerat vaktine kadar sürgünle mahkûm etti.
burası çok dokundu bana canım çıksın...
:(

NurTalebesi
23.03.2007, 13:12
üstad bediüzzaman rahimehullah'ı seven insan, durup dururken, onun adını kalkan edinip, birilerini itham ile onların ceberrut nefslerine şiş sokarak haydi deyin diyeceğinizi tarzı bir yazıya mahal vermemeli kardeşim...

herkes nefs taşıyor...

sen de ben de başkası da...

asrım imamı size göre üstad, başkasına göre başkasıdır... bana göre de üstad asrın imamlarındandır.

niye siz ısrarla böyle mevzular açarsınız ki!

açtınız hiç sözüm yok! niye saldırıyorlar üstadıma diye bir yerlere haydi burada da saldırın tarzı bir -farkında olmadığınız- çağrıyı dillendirirsiniz ki!?
Allah razı olsun ismail abi korktuğum şey başıma geldi..
Eğer ben gerçekten saldırı gelsin istiyorsam Allah belamı versin..
O kadar fitneden korkuyoruzki artık uyarı bırakıyoruz en sona...
Selametle...

antioxidan
23.03.2007, 13:38
Allah razı olsun ismail abi korktuğum şey başıma geldi..
Eğer ben gerçekten saldırı gelsin istiyorsam Allah belamı versin..
O kadar fitneden korkuyoruzki artık uyarı bırakıyoruz en sona...
Selametle...

bak güzel kardeşim,

biz aslen üstad rahimehullah'a bu payeyi az bile görüyoruz - asrın imamı-

onun ismini belli bir meşrebe aidiyetlikten en çok onu sevenler kurtarmalılar.

bakın imam rabbani rahimehullah

bakın imam gazali rahimehullah

bu gibi zevatı kim sahiplenebilir? kim bu zatları meşrebine mal edebilir?

herkes sahiplenir bu zevatı. herkes sever...

niye?

çünkü onlar ümmetin değerleridir.

bediüzzaman rahimehullah da bize göre, itikadda kaledir. o, herhangi bir meşrebin sahiplenmesinin ötesinde büyük bir değerdir. ümmetin değeridir.

onunla meşreb tanıtımı yapmak yerine, onun sözlerini buraya aktarmak daha faydalıdır.

bediüzzaman rahimehullah'tan istifade böyle olur.

yani onun sözlerini aktarmak ile...

antioxidan
23.03.2007, 13:44
“Karşımda müthiş bir yangın var.

Alevleri göklere yükseliyor..

içinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor..

O yangını söndürmeğe, imanımı kurtarmağa koşuyorum...”

“Beni nefsini kurtarmağı düşünen bencil bir adam mı zannediyorlar?

Ben cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de..

80 küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum..

Bütün ömrüm harb meydanlarında, esâret zindanlarında, memleket hapishanelerinde, mahkemelerinde geçti..

Çekmediğim cefâ, görmediğim ezâ kalmadı..

Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım..

Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan menedildim..

Defalarca zehirlendim..

Türlü hakaretlere maruz kaldım..

Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim..”

“Gözümde ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu var..

Kur’anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa cenneti de istemem..

Orası da bana zindan olur.. Milletimin imanını selamette görürsem cehennemim alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken gönlüm gül gülistan olur..”

işte bediüzzaman rahimehullah'ın sözleri...

şakirtlerini vesveseden kurtarmak için beyan ediyorum ki:
Gizli bir komitenin desisesiyle safdil bazı hocalar veyahut bid'a taraftarları bazı muarızlar, Risale-i Nur'un hiç zedelenmez bazı hakikatlerine karşı gelmek için, benim çok kusurlu ve-itiraf ediyorum-çok hatalı şahsımın noksanlarını ve hatalarını işâa etmek ve beni onlar ile çürütmekle Risale-i Nur'a ilişmek ve darbe vurmak istediklerinin bu yirmi senedir yirmi ehemmiyetli hâdisesi var. Hattâ iki defa hapsimize de bir nevi vesilesi olduğundan, dostlarıma ve Risale-i Nur'un şakirtlerine ilân ediyorum ki:

Ben Cenab-ı Hakka şükrediyorum ki, nefsimi kendime beğendirmemiş ve kusurlarımı kendime bildirmiş. Değil kendimi satmak, hodfuruşluk etmek, belki kemâl-i mahcubiyetle Risale-i Nur'un mübarek şakirtleri içinde onların samimiyet ve ihlâsıyla kendimi affettirmek ve onların mânevî şefaatiyle günahlarıma bir kefaret aramaktır.

Bana itiraz edenler, gizli ayıplarımı bilmiyorlar. Yalnız zahirî bazı hatalarımı bahane edip ve yanlış olarak Risale-i Nur'u benim malım zannedip Risale-i Nur'un nurlarına perde çekmek, intişarına rekabet etmek için derler: " sakal bırakmıyor"

Elcevap: Ben, çok kusurları kabul ile beraber derim: Bu bir sünnettir, hocalara mahsus değil. Bu millette yüzde doksan sakalsız olanların içinde küçükten beri sakalsız bulundum. Bu yirmi senedir bana resmî hücumlarda bazı arkadaşlarımın sakallarını kestirmeleriyle, benim sakal bırakmadığım, bir hikmet, bir inayet-i İlâhiye olduğunu ispat etti. Eğer sakal olsaydı, tıraş edilseydi, Risale-i Nur'a büyük bir zarardı. Çünkü ölecektim, dayanamayacaktım.

Bazı âlimler "Sakalı tıraş etmek caiz değildir" demişler. Muradları, sakalı bıraktıktan sonra tıraş etmek haramdır, demektir. Yoksa hiç bırakmayan, bir sünneti terk etmiş olur. Fakat bu zamanda, dehşetli pek çok günah-ı kebîreden çekinmek için, bu terk-i sünnete mukabil, Risale-i Nur'un irşadıyla, yirmi sene haps-i münferit hükmünde işkenceli bir hayat geçirdik; inşaallah o sünnetin terkine bir kefarettir.

Hem bunu kat'iyen ilân ediyorum ki: Risale-i Nur, Kur'ân'ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur'un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım. Benim karma karışık vaziyetim ona sirayet edemez, ona dokunamaz. Zaten Risale-i Nur'un bize verdiği ders de, hakikat-i ihlâs ve terk-i enâniyet ve daima kendini kusurlu bilmek ve hodfuruşluk etmemektir. Kendimizi değil, Risale-i Nur'un şahs-ımânevîsini ehl-i imana gösteriyoruz. Bizler, kusurumuzu görene ve bize bildirene-fakat hakikat olmak şartıyla-minnettar oluyoruz, "Allah razı olsun" deriz.

Boynumuzda bir akrep bulunsa, ısırmadan atılsa, nasıl memnun oluruz; kusurumuzu-fakat garaz ve inat olmamak şartıyla ve bid'alara ve dalâlete yardım etmemek kaydıyla-kabul edip minnettar oluyoruz.


Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 25 - s.1696


BEDiUZZAMAN rahimehullah'ı böyle yad edelim... onun sözleriyle....

kendimizden bir şey katmamıza luzum yok efendim!

NurTalebesi
23.03.2007, 13:47
Keşke saldırmasalarda savunmaya geçmesek taarruz olmsa savunmada olmaz...
Ve açtığım konulara bakarsanız meşrebini nurdan damlarını ekleyen biriyim..
Selametle..

antioxidan
23.03.2007, 13:55
risale i nurdan eklemeye devam edin kardeşim...

böyle durup dururken bir konu açınca, zaten bu gibi konulardaki bulanıklardan canımız yanıyor, en kıymetlilerin isimleri hedef alınarak onların yapılan serseriliklerle zerre alakası yokken, biri bedizüzzaman rahimehullah'ın adamıyım, tasavvuf berbat, diğeri ben tasavvufçuyum siz berbatsınız tarzı münakaşayı da aşan hafifmeşrebliliklere vesile olunuyor...

ne gerek var!

bakın ben üstad rahimehullah'tan aktardım. ne oldum? meşrebimden mi düştüm, başım mı yarıldı?

haşa....

bediüzzaman bediüzzaman'dır

imam rabbani imam rabbanidir...

hepsi bizim büyüklerimizdir...

birini alıp diğerini reddedenin aklı da yoktur, ağzı doludur...

haydi selametle

kalbin zümrüt tepesi
23.03.2007, 14:01
Keşke saldırmasalarda savunmaya geçmesek taarruz olmsa savunmada olmaz...
Ve açtığım konulara bakarsanız meşrebini nurdan damlarını ekleyen biriyim..
Selametle..
aziz piirim iyi niyetinizden ve üslup güzelliğinizden hiç şüphem yok..

Rahman ebeden razı olsun..

NurTalebesi
23.03.2007, 14:28
Cümlemizden kardeşim ne pirliği yahu kardeşiz...