NUHUN_GEMISI
23.03.2007, 20:01
MÜSLÜMANLIKTAN ÇIKARAN SÖZ VE FİİLLER
بسم الله الرحمن الرحيم
Hakimiyet Mefhumu ve Teşrii(Yasama)’nin sadece Allah’a has olması..
Allah Subhanehu ve Teala kainatı yaratan,insanı yaratıp onlara rızık verendir.Nasıl ‘er-Rezzak’,‘el-Halık’ sıfatları Allah’ın sıfatlarından ise ve bu da Esma ve’s Sıfat Tevhidine giriyorsa, ‘El-Hakim’ sıfatı da Allah’ın sıfatlarındandır.Bilindiği üzere Esma ve’s Sıfat’tan bir tanesini inkar eden kim olursa olsun Allah’ın sıfatlarından bir tanesini inkar etmiş ve kafirlerden olmuştur.Allah Subhanehu ve Teala nasıl bizi yaratıp,rızıklandırdı ise aynı şekilde bizim üzerimizdeki tek hakimdir.Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyuruyor:
“الا له الخلق والأمر”
“Yaratma da emir de yalnızca O’nundur”(Araf/54)
Kim Allah’ın şeriatından yüzçevirirse, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse bilin ki onlar kafirlerin ta kendileridir.Her ne kadar kendini Müslüman diye isimlendirseler de bu böyledir.
“ومن لم يحكم بما أنزل الله فأولئك هم الكافرون”
“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir”(Maide/44)
Üzerimizde tek hakim Allah olduğuna göre onun koyduğu emir ve yasaklar,kanunlar ile hareket etmek farzdır.Bunun dışındaki bütün hükümler,kanunlar cahiliyyenin ürünüdür.
“أفحكم الجاهلية يبغون ومن أحسن من الله حكما لقوم يوقنون”
“Yoksa onlar cahiliye hükümlerini mi istiyorlar? İyi anlayan bir toplum için, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?”(Maide/50)
Allah Subhanehu ve Teala bizleri cahiliyyenin hükümlerinden sakındırmış,sadece ve sadece kendisine ibadet etmemizi emretmiştir.Anlaşmazlığa düşüldüğünde tek mercii olarak Allah ve Rasulu’nu göstermiş ve bunu imandan saymıştır.Bunun zıddını yapıp da kendini cennet ehlinin akidesine nispet eden yalancıdan başka bir şey değildir.Allah Subhanehu ve Teala bunların iman ettik demelerine ayette taaccüp ediyor:
الم ترى الى الذين يزعمون أنّهم آمنوا بما أنزل اليك وما أنزل من قبلك يريدون أن يتحاكم الى الطاغوت وقد أمروا أن يكفروا به ويريد الشيطان أن يضلهم ضلالا بعيدا
“Sana indirilene ve senden önce inidirilenlere; iman ettiklerini zannedenleri görmedin mi?Tağutun önünde muhakeme olmak istiyorlar.Oysa onu (tağutu) inkar etmekle emrolunmuşlardı.Halbuki şeytan, onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.”(Nisa/60)
فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكّموك فيما شجربينهم ثمّ لا يجدوا في أنفسهم حرجا ممّا قضيت ويسلموا تسليما
“Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.”(Nisa/65)
Allah Subhanehu ve Teala kendi zatına yemin ederek (ki bu muazzam bir durum),Allah ve Rasulu’nun hükmüne başvurmayanların imanını geçerli saymıyor.Ayette geçen “لا يؤمنون ” ifadesi ile de bunu kesin olarak bildirmiş ve bununla da kalmayıp içlerinde hiçbir sıkıntının olmaması ve tam bir teslimiyetle de bu şartları sıralamıştır.
Allah Subhanehu ve Teala başka bir ayette ise şöyle demektedir:
“فليحذر الذين يخالفون عن أمره أن تصيبهم فتنة أو يصيبهم عذاب أليم ”
“Onun (Peygamberin) emrine aykırı davrananlar, başlarına bir fitnenin veya acı bir azabın gelmesinden sakınsınlar”(Nur/63)
İmam Ahmed b.Hanbel (r.a) bu ayetteki “فتنة” kelimesinden kastın şirk olduğunu söylemiştir.
Ehl-i Sünnet akidesinde hatta bütün diğer dalalet fırkalarınında icması ile Allah’ın hükmünü terk edip,onunla hükmetmeyen kafirdir.İbni Teymiyye (r.h)’nin bu konuda bu konudaki icması ise meşhurdur:
“Allah (c.c)’ın rasulleriyle gönderdiği emir ve yasakları iptal eden kişi, müslümanların, yahudilerin ve hristiyanların ittifakıyla kafirdir.” (Fetvalar c: 8 s: 106)
Diğer bir konu ise Allah’ın haram hükmünü verdiğine helal demektir.Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyuruyor:
“اتخذوا أحبارهم ورهبانهم أربابا من دون الله”
“Onlar hahamlarını ve papazlarını Allah’tan başka rabler edindiler”(Tevbe/31)
Bu ayetin tefsirinde ise Taberani’nin sahih rivayetle bildirdiğine göre;Bir gün Adiyy B.Hatim(r.a) Rasulullah(sav)’a müslüman olmak için geldiğinde,Rasulullah(sav) bu ayeti okumakta idi.Adiyy ise:”Ya Rasulullah biz onları rab edinmiyorduk” deyince,Rasulullah(sav): “Onlar Allah’ın haram kıldığını helal,helal kıldığını haram sayıyor ve sizde onlara itaat ediyordunuz” Adiyy “Evet” deyince, Rasulullah(sav); “İşte bu sizin onları rab edinmenizdir” buyurdu.
Günümüzdeki asrın tağutları,şirk parlamentolarında yasama yaparak Allah’ın haram hükmünü verdiği meseleleri helal sayıyorlar.Bunlara itaat eden,oy verip destekleyenler de Allah ve Rasulu’nün hükmüyle onları birer ilah edinmişlerdir.
Allah Subhanehu ve Teala,Rasulu’nun sahabesine indirdiği hükümler bizim için en güzel örnektir.Mekkeli müşrikler,sahabelere ölü eti hakkında şüphe attıkları zaman sahabenin kafasını karıştırmışlardı.Müşrikler,sahabelere; “Siz kendi ellerinizle kestiklerinizi yiyorsunuz fakat Allah’ın kendi kestiğini,öldürdüğünü yemiyorsunuz?”.Sahabeler (Allah onlardan razı olsun) bu konuda tereddüde kapıldılar ve Allah(cc) şöyle ayet indirdi :
“وإن أطعتموهم إنكم لمشركون”
“Eğer siz onlara itaat ederseniz muhakkak ki müşriklerden olursunuz”(En’am/121)
Allah Rasulu(sav)’nün yanında bütün çileleri,işkenceleri,zorlukları çekmiş ve onun yanında cihad etmiş sahabelere sadece bir meselede onlara(müşriklere) itaat etmesi halinde,Allah Subhanehu ve Teala muhakkak ki müşrikler zümresinden olacağını haber veriyor.Meseleyi günümüzde tasavvur ettiğimizde ise işin korkunç boyutu ortaya çıkacaktır.Avrupa Birliği,Birleşmiş Milletler ve NATO gibi Allah ve Rasulu’ne savaş açan kafirlere itaat edenlerin,millet meclislerinde 550 tane rab edinerek onlara itaat edip,destekleyip oy verenlerin durumunu siz bu hükümleri gözlerinizin önüne getirip de bir düşünün.?!O zaman bunların hükmü ne olur siz karar verin..
Bakın Osmanlı’nın son Şeyhülislam’ı Mustafa Sabri Efendi,atatürk kafirinin zulmünden mısıra kaçınca t.c hakkında ne hükmü veriyor:
“Laiklik ilkesini kabul eden bir siyasi rejim İslam hükümlerine başkaldırmış demektir. Dolayısı ile öncelikle bu hükümet irtidad etmiş, sonra da bu idareye itaat edenler tek tek mürtedleşmişlerdir. Siyasi idarede görev alanlar tek tek mürted hükmünü aldıkları (İslam dininden çıktıkları) gibi bu hükümete itaat eden kitlelerde irtidada düşmüş olurlar. Bu kestirmeden toplu küfre giriş kadar daha korkunç bir olay tasavvur edilemez.
Birimiz fert olarak İslam’ın her hangi bir hükmünü kabul etmediğimiz, dinin sultasını reddettiğimiz, helal ve haramdan, emir ve nehiyden birini inkar ettiğimiz takdirde küfre girmiş oluruz. Peki toptan Allah’ın sultasını, emir ve nehiylerini, helal ve harama ilişkin ölçülerini reddeden ve dolayısı ile kafir olduğu şüphe götürmeyen bir idarenin üyeleri hakkındaki hükmünüz ne olacaktır? Cevap… Yalnızca mürted ve kafir olmak değil midir? ” (Mustafa Sabri Efendi, Mevkıf’ül Akıl.... 4/280)
Müslümana düşen heva ve hevese göre hükmetmek değil sadece ve sadece Allah’ın indirdiği ile hükmetmektir.Allah Subhanehu ve Teala,Rasulu’ne bunu açıkça beyan etmiştir :
“ثمّ جعلناك على شريعة من الأمر فاتّبعها ولاتتبع أهواء الذين لا يعلمون”
“Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.”(Casiye/18)
“إن الحكم إلا لله أمر ألاّ تعبدوا إلا إياه ذلك الدين القيم ولكنّ أكثر الناس لا يعلمون”
“Hüküm ancak Allah’ındır.O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretti.İşte dosdoğru din budur.Fakat insanların çoğu bunu bilmezler”(Yusuf/40)alıntı
بسم الله الرحمن الرحيم
Hakimiyet Mefhumu ve Teşrii(Yasama)’nin sadece Allah’a has olması..
Allah Subhanehu ve Teala kainatı yaratan,insanı yaratıp onlara rızık verendir.Nasıl ‘er-Rezzak’,‘el-Halık’ sıfatları Allah’ın sıfatlarından ise ve bu da Esma ve’s Sıfat Tevhidine giriyorsa, ‘El-Hakim’ sıfatı da Allah’ın sıfatlarındandır.Bilindiği üzere Esma ve’s Sıfat’tan bir tanesini inkar eden kim olursa olsun Allah’ın sıfatlarından bir tanesini inkar etmiş ve kafirlerden olmuştur.Allah Subhanehu ve Teala nasıl bizi yaratıp,rızıklandırdı ise aynı şekilde bizim üzerimizdeki tek hakimdir.Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyuruyor:
“الا له الخلق والأمر”
“Yaratma da emir de yalnızca O’nundur”(Araf/54)
Kim Allah’ın şeriatından yüzçevirirse, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse bilin ki onlar kafirlerin ta kendileridir.Her ne kadar kendini Müslüman diye isimlendirseler de bu böyledir.
“ومن لم يحكم بما أنزل الله فأولئك هم الكافرون”
“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir”(Maide/44)
Üzerimizde tek hakim Allah olduğuna göre onun koyduğu emir ve yasaklar,kanunlar ile hareket etmek farzdır.Bunun dışındaki bütün hükümler,kanunlar cahiliyyenin ürünüdür.
“أفحكم الجاهلية يبغون ومن أحسن من الله حكما لقوم يوقنون”
“Yoksa onlar cahiliye hükümlerini mi istiyorlar? İyi anlayan bir toplum için, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?”(Maide/50)
Allah Subhanehu ve Teala bizleri cahiliyyenin hükümlerinden sakındırmış,sadece ve sadece kendisine ibadet etmemizi emretmiştir.Anlaşmazlığa düşüldüğünde tek mercii olarak Allah ve Rasulu’nu göstermiş ve bunu imandan saymıştır.Bunun zıddını yapıp da kendini cennet ehlinin akidesine nispet eden yalancıdan başka bir şey değildir.Allah Subhanehu ve Teala bunların iman ettik demelerine ayette taaccüp ediyor:
الم ترى الى الذين يزعمون أنّهم آمنوا بما أنزل اليك وما أنزل من قبلك يريدون أن يتحاكم الى الطاغوت وقد أمروا أن يكفروا به ويريد الشيطان أن يضلهم ضلالا بعيدا
“Sana indirilene ve senden önce inidirilenlere; iman ettiklerini zannedenleri görmedin mi?Tağutun önünde muhakeme olmak istiyorlar.Oysa onu (tağutu) inkar etmekle emrolunmuşlardı.Halbuki şeytan, onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.”(Nisa/60)
فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكّموك فيما شجربينهم ثمّ لا يجدوا في أنفسهم حرجا ممّا قضيت ويسلموا تسليما
“Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.”(Nisa/65)
Allah Subhanehu ve Teala kendi zatına yemin ederek (ki bu muazzam bir durum),Allah ve Rasulu’nun hükmüne başvurmayanların imanını geçerli saymıyor.Ayette geçen “لا يؤمنون ” ifadesi ile de bunu kesin olarak bildirmiş ve bununla da kalmayıp içlerinde hiçbir sıkıntının olmaması ve tam bir teslimiyetle de bu şartları sıralamıştır.
Allah Subhanehu ve Teala başka bir ayette ise şöyle demektedir:
“فليحذر الذين يخالفون عن أمره أن تصيبهم فتنة أو يصيبهم عذاب أليم ”
“Onun (Peygamberin) emrine aykırı davrananlar, başlarına bir fitnenin veya acı bir azabın gelmesinden sakınsınlar”(Nur/63)
İmam Ahmed b.Hanbel (r.a) bu ayetteki “فتنة” kelimesinden kastın şirk olduğunu söylemiştir.
Ehl-i Sünnet akidesinde hatta bütün diğer dalalet fırkalarınında icması ile Allah’ın hükmünü terk edip,onunla hükmetmeyen kafirdir.İbni Teymiyye (r.h)’nin bu konuda bu konudaki icması ise meşhurdur:
“Allah (c.c)’ın rasulleriyle gönderdiği emir ve yasakları iptal eden kişi, müslümanların, yahudilerin ve hristiyanların ittifakıyla kafirdir.” (Fetvalar c: 8 s: 106)
Diğer bir konu ise Allah’ın haram hükmünü verdiğine helal demektir.Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyuruyor:
“اتخذوا أحبارهم ورهبانهم أربابا من دون الله”
“Onlar hahamlarını ve papazlarını Allah’tan başka rabler edindiler”(Tevbe/31)
Bu ayetin tefsirinde ise Taberani’nin sahih rivayetle bildirdiğine göre;Bir gün Adiyy B.Hatim(r.a) Rasulullah(sav)’a müslüman olmak için geldiğinde,Rasulullah(sav) bu ayeti okumakta idi.Adiyy ise:”Ya Rasulullah biz onları rab edinmiyorduk” deyince,Rasulullah(sav): “Onlar Allah’ın haram kıldığını helal,helal kıldığını haram sayıyor ve sizde onlara itaat ediyordunuz” Adiyy “Evet” deyince, Rasulullah(sav); “İşte bu sizin onları rab edinmenizdir” buyurdu.
Günümüzdeki asrın tağutları,şirk parlamentolarında yasama yaparak Allah’ın haram hükmünü verdiği meseleleri helal sayıyorlar.Bunlara itaat eden,oy verip destekleyenler de Allah ve Rasulu’nün hükmüyle onları birer ilah edinmişlerdir.
Allah Subhanehu ve Teala,Rasulu’nun sahabesine indirdiği hükümler bizim için en güzel örnektir.Mekkeli müşrikler,sahabelere ölü eti hakkında şüphe attıkları zaman sahabenin kafasını karıştırmışlardı.Müşrikler,sahabelere; “Siz kendi ellerinizle kestiklerinizi yiyorsunuz fakat Allah’ın kendi kestiğini,öldürdüğünü yemiyorsunuz?”.Sahabeler (Allah onlardan razı olsun) bu konuda tereddüde kapıldılar ve Allah(cc) şöyle ayet indirdi :
“وإن أطعتموهم إنكم لمشركون”
“Eğer siz onlara itaat ederseniz muhakkak ki müşriklerden olursunuz”(En’am/121)
Allah Rasulu(sav)’nün yanında bütün çileleri,işkenceleri,zorlukları çekmiş ve onun yanında cihad etmiş sahabelere sadece bir meselede onlara(müşriklere) itaat etmesi halinde,Allah Subhanehu ve Teala muhakkak ki müşrikler zümresinden olacağını haber veriyor.Meseleyi günümüzde tasavvur ettiğimizde ise işin korkunç boyutu ortaya çıkacaktır.Avrupa Birliği,Birleşmiş Milletler ve NATO gibi Allah ve Rasulu’ne savaş açan kafirlere itaat edenlerin,millet meclislerinde 550 tane rab edinerek onlara itaat edip,destekleyip oy verenlerin durumunu siz bu hükümleri gözlerinizin önüne getirip de bir düşünün.?!O zaman bunların hükmü ne olur siz karar verin..
Bakın Osmanlı’nın son Şeyhülislam’ı Mustafa Sabri Efendi,atatürk kafirinin zulmünden mısıra kaçınca t.c hakkında ne hükmü veriyor:
“Laiklik ilkesini kabul eden bir siyasi rejim İslam hükümlerine başkaldırmış demektir. Dolayısı ile öncelikle bu hükümet irtidad etmiş, sonra da bu idareye itaat edenler tek tek mürtedleşmişlerdir. Siyasi idarede görev alanlar tek tek mürted hükmünü aldıkları (İslam dininden çıktıkları) gibi bu hükümete itaat eden kitlelerde irtidada düşmüş olurlar. Bu kestirmeden toplu küfre giriş kadar daha korkunç bir olay tasavvur edilemez.
Birimiz fert olarak İslam’ın her hangi bir hükmünü kabul etmediğimiz, dinin sultasını reddettiğimiz, helal ve haramdan, emir ve nehiyden birini inkar ettiğimiz takdirde küfre girmiş oluruz. Peki toptan Allah’ın sultasını, emir ve nehiylerini, helal ve harama ilişkin ölçülerini reddeden ve dolayısı ile kafir olduğu şüphe götürmeyen bir idarenin üyeleri hakkındaki hükmünüz ne olacaktır? Cevap… Yalnızca mürted ve kafir olmak değil midir? ” (Mustafa Sabri Efendi, Mevkıf’ül Akıl.... 4/280)
Müslümana düşen heva ve hevese göre hükmetmek değil sadece ve sadece Allah’ın indirdiği ile hükmetmektir.Allah Subhanehu ve Teala,Rasulu’ne bunu açıkça beyan etmiştir :
“ثمّ جعلناك على شريعة من الأمر فاتّبعها ولاتتبع أهواء الذين لا يعلمون”
“Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.”(Casiye/18)
“إن الحكم إلا لله أمر ألاّ تعبدوا إلا إياه ذلك الدين القيم ولكنّ أكثر الناس لا يعلمون”
“Hüküm ancak Allah’ındır.O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretti.İşte dosdoğru din budur.Fakat insanların çoğu bunu bilmezler”(Yusuf/40)alıntı