PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hudûdullah- Çok güzel mutlaka okuyun!


A.R
26.03.2007, 03:29
Yıl 1912. Dünya hızla tarım toplumundan sanayi toplumuna geçme aşamasında. Avrupa devi İngiltere başı çekiyor.
Amerika; bir güç olarak İngiliz desteği ile dünya sahnesinde başrole hazırlanıyor.
İşte öyle bir dönemde dünyanın en büyük yolcu gemisi inşa edilir. Okyanusların o güne dek görmediği büyüklükteki dev transatlantik, İngiltere’den zengin ve elit yolcuları ile New York’a rota alır.
Yolcular sosyal statü ve sınıflara göre yüklü paralar ödeyerek katlara yerleşir. Bir kata yerleşenin bir üst katta dolaşması, statüsünün dışına çıkması dahi hoş görülmez. Yola çıkarken;
”Filikalar yolcu sayısına göre yetersiz “ diyen bir bayana gemi subayları çıkışır:

“ Sen ne diyorsun?.. Filikaya ne hacet? Bu gemiyi Allah dahi batıramaz!..”

Sonra tedirgin olan tüm yolcuları dolaşırlar:
“Batmayı- kazayı aklınızdan geçirmeyin. Bunu Allah bile batıramaz!..”
Gecenin zifiri karanlığında o bildiğiniz buzdağı çarpışması ile gemi sulara gömülür.

Adı:TİTANİC tir…Titanic;
Meydan Okuyan anlamına gelmektedir. Yunan Mitolojisindeki tanrı sürülerinden birinin adıdır Titanic!..
Sanayi devinin Allah’a kafa tutuşunun sembolü olarak bu isim verilmiş, adeta sisteme baş kaldırılmak istenmiştir!..

***

1986… Amerika Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’ndeyiz. Uzaya bu defa değişik bir mekik gönderilecek. Uzay Dolmuşu dedikleri iddialı bir çeşit bu. İlk kez astronot olmayanlar da sefere katılacaklar. 11.000 kişi arasından seçilen Öğretmen Mc Auliffe aylarca eğitim alır bu yolculuk için.

Beklenen vakit gelir ve mekik ateşlenir. Fırlatıldıktan 73 sn sonra tüm dünyanın gözleri önünde infilak eder!.. 7 kişilik ekibin ve bayan öğretmenin ölümünü canlı yayında ailesi, yakınları ve sınıfındaki öğrenciler saniye saniye seyrederler.

Mekiğin adı ne mi?... CHALLENGER!.. Yani;Meydan Okuyan, Mücadele Eden Dev!.. Uzaya, kainata meydan okunacak, insanoğlu dolmuşa biner gibi yıldızları yol yapacaktır hesapta!.. Başlamadan biter meydan okuyuş!..

***

Bu defa Afrika’dayız. Ceylanların aslanlarca parçalandığı belgeselleri bilirsiniz. İşte öyle bir ormanda araştırma yapmak isteyen zoologlar, ceylan neslini koruma altına almak üzere belli bir bölgeyi dikenli tellerle çevirirler. Artık aslanların ceylanları tüketme tehlikesi bitmiştir.

Hızla ürer ceylanlar. Bir iki yıl geçtikten sonra beklenmeyen bir şey olur. Sersemleyerek dolaşmaya başlayan ceylanlar bir bir ölmektedir. Çevrili alana yayılan hastalık bütün ceylanları tüketir. Aslanların yemesi ile korunan tabiat dengesi insan eliyle bozulmak istenmiş ama sistem yine de alması gerekeni almıştır!...

***

Mekke’deyiz... İslam yeni tebliğ olunuyor. Rasülullah (s.a.v) e tavır alan, şiddetle karşı çıkanlardan biri de amcası Ebu Leheb!..

Yaptıkları düşmanlık sınırlarını aşıyor. Karısı ile birlikte Alemlerin Efendisinin yoluna diken koymaktan tutun da geçeceği yerlere pislik sürmeye varıncaya dek akla hayale gelmedik çirkeflikler işliyorlar.

Rasülullah namaz kılarken üzerine dişi deveden doğum sonrası gelen eş parçasını dolayacak kadar alçalıyor Ebu Leheb!..
Yaşadığı sürece elinden geleni ardına koymuyor. Kur’an bir sure ile onu ve karısını tasvir edince iyice çılgına dönüyor.

Ebu Leheb’in ölümü nasıldır bilir misiniz?.. Cüzzamdan daha şiddetli bir hastalığa tutuluyor. Pul pul dökülüyor derisi. Vücudunu çıban ve yaralar sarıyor. Ona yaklaşmak istemiyor insanlar. Ölüyor. Cesedi günlerce kalıyor evinde. Ortalığı kesif bir koku kaplıyor. Habeşli üç beş köle ağızlarını yüzlerini sararak cesedini derin bir çukura atıyorlar. Üzerini de taşlarla dolduruyorlar.

------------------------------------

Bunları niçin anlattım?..

Hudûdullah diye bir kavram var!.. Kur’anda tam 12 ayette geçer.
Anlamı; ALLAH’IN SINIRLARI demek!.. Sonsuz Sınırsız olan Allah için Hudûdullah neyi işaret ediyor, oldukça düşünülesi!.. Okuduğunuz yaşanmış sahneler;
Hudûdullahı zorlamaya dair ibret vesikaları!

Hudûdullah kavramını araştırırken kulluk boyutunda bize düşen ne, sanırım buna yoğunlaşmamız gerekiyor. Asıl mühim nokta bu çünkü!

Hudûdullahın kula düşen boyutu: HADDİNİ BİLMEK!...
Haddi aşmak, hangi suret ve şekilde olursa olsun ağır bedeller ödetiyor.
Teknoloji adına şımaranlar; bedelini kazalarla ödedi.
Düşmanlıkta ileri gidenler; helak oldu.
Doğal dengeye el atanlar; çevreyi zehir kazanına çevirdi!..
Sevgide haddi aşanlar; ihanet- nankörlük buldu!
Kırgınlık ve küslükte haddi aşanlar; kalplerine yük olan sıkıntılara, hastalıklara duçar oldu!..
Sayın sayabildiğiniz kadar!...

Haddi aşmamayı nasıl başaracağız?..

Ayet ve Hadisleri tarayınız. Allah Sistemine dair her emir ve yasağa uymakta azami gayret gösteriniz. Tereddüt ettiğiniz, açılım bulamadığınız hususlarda gönlünüze danışınız!...

Gönlün / Vicdanın onaylamadığını Benliğin / Nefsin tatmini için sakın, ama sakın yapmayınız!..

Sınırı, hudûdu hesaba katmaksızın anormal yolları benimseyenler; mayın tarlasında yürüdüklerinin farkında mı?.. Az ileride patlama olursa kimseyi suçlamasınlar!.. Kimse onlara bir şey yapmadı, ne ettilerse kendi kendilerine ettiler!

Haddi aşmak, Gadab- ı İlahiyi davet etmektir!..
Çünkü; ALLAH HADDİ AŞANLARI SEVMEZ! (Bakara-190)
Kısacası Dostlarım;

Sünnetullahı Okumak; Kulluğun hakkını vermek için temel dinamik; Haddini Bilmek!
Vicdanının Sesine tâbi olanlara; Haddini Bilerek Hudûdullah çerçevesinde yaşayanlara selam olsun!



MEHMET DOĞRAMACI

fikretsancar
26.03.2007, 07:31
Allah razı olsun her kesin haddini bilmesi için bir ders niteliğinde müsadenizle alıntı yaptım

MaKBeR
08.04.2007, 11:48
titaniğin bermuda şeytan üçgeninde battığını duymuştum.bermuda şeytan üçgeni ile ilgili farklı şeyler öğrendim burdan sizinle paylaşmak istedim


Bermuda Şeytan Üçgeni'nin sırrı


Bermuda Şeytan Üçgeni, Atlantik Okyanusu'nun Güney ve Kuzey Amerika'yı birbirinden ayıran ve Bermuda, Porto Rico ve Miami sahilleri arasında kalan üçgen şeklindeki bölgenin adıdır. Pek çok gemi ve uçağın hiç bir enkaz ve iz bırakmadan kaybolduğu biliniyor. Mayalara ve Meksikalılara ait seyahat notlarında, bu bölge ile ilgili bir uğursuzluk olduğu kaydediliyor. Bir Osmanlı yazarı, bundan birkaç asır önce esrarengiz olayların yaşandığı bu sular hakkında bir eser ortaya koyar. Efsaneleşmesine yol açan sebep 1945'de beş adet Amerikan savaş uçağının hiç bir iz bırakmadan kaybolmasıyla başlar. Kaybolma hadiselerinin çoğalmasıyla birlikte Batı dünyasında Atlantik Esrarı' ve ' Bermuda Şeytan Üçgeni' adı altında yüzlerce kitap yazılır. Suların yuttuğu kayıp Atlantis medeniyetinin burada olduğu yazılır, çizilir.
Fizikçilere göre kuzeyden ve güneyden gelen akıntılar bölgede yosunlaşma oluşturduğu için gemiler batıyor, ayrıca oluşan yüz-iki yüz metre yüksekliğindeki dalgaların üzerinden geçen uçakları vakumla yutuyor. Akıntıların meydana getirdiği girdaplar denizin altında ' mavi delikler' uçak ve gemileri kendisine çekiyor. Sekseninci meridyen dairesi üzerinde yer alan Bermuda gibi ölüm deliklerinin bulunduğu ve manyetik çekim dalgalarının üzerinden geçenleri yuttuğu da Fizikçilerinin iddialarından. Yosunların meydana getirdiği metan gazının akım oluşturarak kapsama alanına giren gemi ve uçakların elektronik aletlerini bozduğunu ve bir metan tüneli oluşturarak yutma olayını gerçekleştirdiğini ileri süren Fizikçilerin metafiziğe inanmadan bu esrarı çözmesi beklenmemeli...

Bediüzzaman Said Nursi, ayda cin sultanlığı olduğunu belirterek, ervahı habisenin güneşin etrafında dönen peyk ve bazı taş parçalarını üzerinde taht kurduğunu belirtir. Uçan daireler adlandırılan cisimlerin bu şeytan ve cinlere ait nesneler olması büyük ihtimaldir. Nitekim Aya insanoğlunun ayak bastığı şüphelidir. Rus Yuri Gagarin 1966'da uzayda kaybolmuş, 1969'da aya ayak bastığı iddia edilen Neil Armstrong, Apollo 11'de kaldığı için kurtulmuş, asla aya ayak basamamış, beraberindeki 12 kişi ayda kaybolmuştur. Amerikalıların çektiği filmin sahte olduğu konusunda onlarca kitap yazılmış, rüzgarın olmadığı ayda Amerikan bayrağının dalgalandırılması, fonda hiç yıldız bulunmaması komik bulunmuştur. Aydan getirilen toprağın insan eliyle alınmadığı ortadadır.

Çünkü aydaki cin sultanlığı aya insan yaklaştırmamakta, ayak basanları yutmaktadır. Bu konuda Discover TV'de geçen ay seyrettiğim belgesel, Amerikan sahtekarlığını ortaya koyuyordu.

Said Nursi, Allah'ın yok ettiği eski medeniyetlere ait mekanlarda şeytan ve cinlerin sultanlık kurduğunu anlatır. Peygamberimizin hadislerinde helak olmuş cemaatlerin yaşadığı yere yaklaşılmamasını istemiş ve gidilecekse Allah'a sığınılmasını şart koşmuştur. Şeytan adına helak edilen yerler bir bakıma bunların eyaletleri, valilikleri ve başkentleri olur. Eski medeniyetlerin yıkıldığı yerde şeytanların hakimiyeti başlar; şeytani üçgenler, beşgenler, altıgenler oluştururlar. Yine peygamberimiz ' şeytanın tahtı deniz üzerindedir' buyurur. Cin ve şeytanların denizlerde bazı mekanlara taht kurdukları dikkate alınırsa Bermuda Şeytan Üçgeni'ne bu tanım ' cuk' oturur. Cin ve şeytanlar, ' mearic' ve ' nar'dan yaratıldıkları için, adeta güneşten gelen dalgalara maruz kalmış gibi bütün elektronik cihazları altüst edebilirler.

Şeytanlar kendilerine kötülük yapıldığı, insanlar bir kötülük içine girdikleri zaman o türlü belalara maruz kalabilirler.
Şeytanlar, insanların manevi alemini, metafizik buutlarını yıkarak verdikleri vesvese ile dalalete düşürür. Kalplerde şeytanın vesveselerine cevap veren oklarına hedef olan tereddüt ve şüpheleri değerlendiren bir dayanak noktası vardır. Kim vesveseleri gerçek sanırsa oyuna düşer, şeytan günah işlendikten sonra vesvesenin sonucu işlenen günaha sahip çıkmaz, kendini yok saydırır. Her insanda Bermuda Şeytan Üçgeni oluşma potansiyeli vardır. Kim kalbini karartır, mühürlenmesine işlediği günahlarla yol açar, tövbe etmez ve metafizik hassasiyetini kaybederse gemileri hep batar, girdap onu bataklığa doğru çeker. Şeytan Üçgenleri sadece Bermuda'da değil, işte şeytanların böyle hakim olduğu her yerde olabilir.

Yeryüzünde, evrende Allah'ın koyduğu her kanunun her hadisenin, yani her fizik vakasının arkasında bir metafizik güç ve kuvvet vardır. Allah mülkünün arkasına melekleri yerleştirdiği, görevlendirdiği gibi her görünen fiziki dünyanın arkasında bir gayb, bir bilinmeyen var etmiş, imtihan sırrını aşikar etmemiştir. Bermuda Şeytan Üçgeni'nin sırrı zaten adı üstünde şeytanın görünmeyen metafiziğinde gizli...

zümrüd-ü anka
08.04.2007, 11:54
allah razı olsun gerçektende çok güzel bir paylaşım

DaLokay
08.04.2007, 12:21
İNŞALLAH RABBİM hududullah sınırlarını zorlayan müslümanlardan eylemez tüm inananları...

güzel dersler...sağolun....

Gülzar-ı İrfan
08.04.2007, 12:37
Cenabı Mevlam haddimizi aşmadan yaşayabilmeyi,bizlerden önce yaşananlardan da ibret alabilmeyi nasip etsin
Paylaşımlarınız için teşekkürler,ibret verici olaylardı.....
DUALARINIZDA UNUTULMAMA UMUDUYLA

cenk11
08.04.2007, 13:59
Arkadaşlar,
Rabbimizin bütün emir ve yasakları O'nun hudududur ve bunlara uymayanlar bu hududu ihlâl edip kendi hevâ ve heveslerine uyan kişiler demektir. Zira, Cenab-ı Hakk Talak Sûresi 1. ayet-icelilede şöyle buyurmaktadır.
“Bu hükümler Allah’ın hudutlarıdır. Kim Allah’ın hudutlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur.”

Sabr-el-Hayat
09.04.2007, 01:21
Bu bilgileri bizimle paylastiginiz icin Allah razi olsun insallah...

zuzu
09.04.2007, 09:17
Bediüzzaman Said Nursi, ayda cin sultanlığı olduğunu belirterek, ervahı habisenin güneşin etrafında dönen peyk ve bazı taş parçalarını üzerinde taht kurduğunu belirtir. Uçan daireler adlandırılan cisimlerin bu şeytan ve cinlere ait nesneler olması büyük ihtimaldir. Nitekim Aya insanoğlunun ayak bastığı şüphelidir. Rus Yuri Gagarin 1966'da uzayda kaybolmuş, 1969'da aya ayak bastığı iddia edilen Neil Armstrong, Apollo 11'de kaldığı için kurtulmuş, asla aya ayak basamamış, beraberindeki 12 kişi ayda kaybolmuştur. Amerikalıların çektiği filmin sahte olduğu konusunda onlarca kitap yazılmış, rüzgarın olmadığı ayda Amerikan bayrağının dalgalandırılması, fonda hiç yıldız bulunmaması komik bulunmuştur. Aydan getirilen toprağın insan eliyle alınmadığı ortadadır.

Çünkü aydaki cin sultanlığı aya insan yaklaştırmamakta, ayak basanları yutmaktadır. Bu konuda Discover TV'de geçen ay seyrettiğim belgesel, Amerikan sahtekarlığını ortaya koyuyordu.

bu çok ilginç bir bilgi. ispatı nedir?

zuzu
09.04.2007, 09:17
...

A.R
09.06.2007, 10:33
Sınırı, hudûdu hesaba katmaksızın anormal yolları benimseyenler; mayın tarlasında yürüdüklerinin farkında mı?..

Az ileride patlama olursa kimseyi suçlamasınlar!..

Kimse onlara bir şey yapmadı, ne ettilerse kendi kendilerine ettiler!

Haddi aşmak, Gadab- ı İlahiyi davet etmektir!..

Çünkü; ALLAH HADDİ AŞANLARI SEVMEZ!