PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Güne Bir Hadis (inşAllah)


Sayfa : 1 [2] 3 4 5

ummuhan
29.01.2007, 13:49
İnsanlar arası ilişkiler İslam ın temel yapısıdır malum, ibadet ve taat kul ile Yaradan ı arasındaki hesaplaşma iken insanlar arası ilişkilerde yaradan aradan çekilip İnsanları başbaşa bırakıyor.... Üzerinde kul hakkı olmayanın işi bu yüzden kolaylaşıyor mahkeme-i Kübra da.....

Hep birlikde Nefs muhasebesi yapabilmek umudu ile...



“Sizden biriniz kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamaz,”

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.”

“Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”

yenibeyin
29.01.2007, 13:54
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.”[/I]
"Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi, aranızda selamı yayınız!"

NehiR
29.01.2007, 15:00
“Allah Rasûlü, sallallahu aleyhi ve sellem her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve alçakgönüllü idi. Aslâ sert, katı kalpli, kavgacı, hayasız, kusur bulucu ve kıskanç değildi…” ( Tirmizi, Şemail, Hadis no: 351 )

doğuhan
29.01.2007, 15:06
Haya ve iman birbirinden ayrılmaz iki dostturlar.Biri giderse öbürüde gider.(İbni Hıbban)

ummuhan
29.01.2007, 15:06
Hz Peygamber insana yapılan yardım, iyilik ve en azından kötü davranmamanın insana büyük değerler kazandırdığını ifade etmektedirler. Bir hadisi şerifte “Herhangi bir Müslüman hakkında dört kişi müspet anlamda şahitlik ederse Allah da o kişiyi cennete koyar.”buyurmaktadır.
Yine insana yönelik yapılan işlerin üstünlüğünü ifade eden hadislerden bir tanesi de şudur “Yedi grup insan hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah’ın arşında gölgelenecektir. Bunlar; halkı arasında adaletli davranan devlet başkanı, kalbi mescitlere bağlı olan adam, Allah’a ibadet ederek yetişen genç insan, Allah için birbirini seven ve o sevgiyle bir araya gelip ayrılan adam, güzel ve soylu bir kadın kendisini davet ettiği zaman – ben Allah’tan korkarım- deyip uzak duran adam, kimsenin bulunmadığı bir ortamda yalnız başına iken Allah’ı zikredip gözyaşı döken adam ve sağ eliyle verdiğini sol elinin bilmeyeceği kadar gizlilik içerisinde muhtaçlara yardım edem adam”
Dikkat edileceği gibi hadiste samimiyet ve insan ilişkileri ağırlıklı olarak ele alınmaktadır. İslama göre her insan kendi imkânları içerisinde mutlaka başkalarının lehine bir şeyler yapmalıdır. Yapacağı şey güzel bir söz söylemek olsa bile...

ummuhan
29.01.2007, 16:25
“Müslüman’ın müslüman’a malı ırzı ve kanı haramdır. Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter.”


“Bize silah çeken bizden değildir.”


“Her kim bilerek bir kimseyi öldürürse cennetin kokusunu dahi alama, çünkü cennetin kokusu ona kırk yıllık mesafededir.”



Abdullah İbni Amr İbni As razıyallahu anhumadan rivayet edildiğina göre Peygamber aleyhisselam şöyle buyurmuştur.

“büyük günahlar şunlardır: Allah’a ortak koşmak, an babaya itaatsizlik etmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan yere yemin etmek"


Bu günlük bunlar yeter yarın devam inşaallah .....

Mevlüde Yıldız
29.01.2007, 18:54
Allah razı olsun ummuhan abla.

ummuhan
30.01.2007, 15:49
Biz başladığımız konuda ki hadis-i şeriflere devam edelim inşaallah :

İnsanların arasına katılıp ve onların sıkıntılarına sabreden;, insanların arasına katılmayıp ve onların sıkıntılarına sabretmeyenden daha hayırlıdır”


“Sizden önceki ümmetlerden bir zat hesaba çekildi, Ama hayır namına bir şey bulunamadı. Fakat insanların arasına karışırdı ve zengindi. Hizmetkârlarına fakiri borcundan dolayı affetmelerini emrederdi. Allah biz buna ondan daha layığız onu affedin buyurdu.”

ummuhan
30.01.2007, 16:12
Bazılarını tekrar tekrar okumakda fayda var :)

İyi müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimselerdir. Asıl muhacir ise Allah’ın yasaklarından kaçınandır.”




“Sizden biriniz kendisi için istediğini din kardeşi içinde istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.”



“Bize silah çeken bizden değildir. Bizi aldatanda bizden değildir.”


“Gerçek mümin seven ve sevilendir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur.”


“Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz. “Kim ey Allah’ın Resulü” denildiğinde “şerrinden komşusu emin olmayan kimse” buyurdu”

ummuhan
31.01.2007, 09:55
“Mümin cömerttir kötülük düşünmez, günahkâr ise cimri ve hilekârdır.”

“Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Alla da ihtiyacını karşılar. Müslümandan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız da kendisiyle birbirinizi seveceğiniz şeyi size söyleyeyim mi? “aranızda selamı yayınız.”

SeNoL
31.01.2007, 10:08
Bazılarını tekrar tekrar okumakda fayda var :)

“Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz. “Kim ey Allah’ın Resulü” denildiğinde “şerrinden komşusu emin olmayan kimse” buyurdu”

--------------------------------
Enam - 11 - De ki: "Yeryüzünde dolaşın da peygamberlere yalancı diyenlerin sonunun nasıl olduğunu bir görün!
-------------------------------

Bizlerde burada komşu sayılırız değil mi :) ALLAH bizlere anlamayı,kendine layık kul,habibine layık ümmet olabilmeyi,ve kendi nefsimz için istediğimizi diğer müminler içinde istemeyi unutmamayı nasip etsin inş.
Abla allah senden razı olsun tekrardan hatırlattın bunları bizlere..

agbi
31.01.2007, 11:23
“Mümin cömerttir kötülük düşünmez, günahkâr ise cimri ve hilekârdır.”

“Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Alla da ihtiyacını karşılar. Müslümandan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız da kendisiyle birbirinizi seveceğiniz şeyi size söyleyeyim mi? “aranızda selamı yayınız.”


ALLAH RAZI OLSUN ORTAK NOKTAYA GELDİK


BAKIN NE GÜZEL İLETMİŞSİNİZ......Bir müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter. Bense 10 Ayıp demişim bundan dolayı eleştirilmişim ayıpları dedemk çoğuldur demekki ana fikir doğru.

tekrar Allah razı olsun kardeşim

ummuhan
31.01.2007, 12:18
“Allah’ Taala kıyamet gününde “Benim için birbirini seven kullarım nerede? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bugün onları, kendi arşımın gölgesinde gölgelendireceğim.”


“Bir kimse kardeşini sevdiği vakit, onu sevdiğini kendisine bildirsin.”

“Mümin; hem seven hem de sevilendir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimse de hayır yoktur.”

şeyh şamil
31.01.2007, 12:24
Mümin; hem seven hem de sevilendir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimse de hayır yoktur.”
ne güzel söylemişsin ağzına yüreğine eline sağlık......

ummuhan
31.01.2007, 14:39
“Küçüklerimize acımayan, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”



“Bir genç yaşlılığından dolayı bir kimseye yardımcı olursa Allah da o gence ikram edecek kimseleri lütfeder”


“Allah bana birbirinize tevazuyla muamele etmenizi, kimsenin kimseye karşı övünmemesini ve bir kimsenin başkasına zulmetmemesini vahyetti.”

mustafa
31.01.2007, 16:16
Allah razı olsun ummuhan kardeşim.

ummuhan
31.01.2007, 17:24
“Dünyada bir yabancı gibi veya bir yolcu gibi ol.ve kendini kabir ehlinden say.”



“Alla Refiktir (kullarına kolaylık diler.) Kullarınında her hususta yumuşaklıkla muamele etmelerini ister.”



“Allah refiktir, sözde ve işte nazikliği sever. Allah sertlik ve kabalığa hatta ondan başkalarına vermediğini rifke (yumuşaklığa) verir


Bu kadarı bu günlük yeter inşaallah okuyana ve düşünene.....

Mevlüde Yıldız
31.01.2007, 21:09
82 - Ibnu Abbas (radiyallahu anh) anlatiyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e azadli bir cariyenin geceleri namaz, gunduzleri de orucla gecirdigi haber verilince soyle buyurur: "Her calisanda bir sevk mevcuttur, her sevkin de bir sonu vardir. Kimin sevkinin sonu sunnetimde kalirsa dogru yoldadir. Kim de hata eder (sunnetimin haricinde kalir) ise o da sapitmistir."

gül
31.01.2007, 21:59
Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur. (Hadis-i Şerif )

ummuhan
01.02.2007, 13:42
Bazan NFK'nın dediği gibi, ne kadar muhteşem susuyorum..... :) susmak ne güzel cevaptır.....

Evet devam edelim inşaallah...

“Sana rirfk gerek çünkü rifk, bulunduğu şeyi güzelleştirir, uzaklaştığı şey ise çirkinleştirir”


“ Kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için bir sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman senin için bir sadakadır. Küfür diyarında bir kimseyi irşad etmen senin için bir sadakadır. Yolda bulunan bir taş, kemik parçası ve dikeni yoldan atman senin için bir sadakadır.”

ummuhan
01.02.2007, 15:16
"Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin, Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltsin ki, bu da imanın en zayıf derecesidir.”



“Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azap gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.”

ummuhan
01.02.2007, 17:29
Din nasihattir, Din nasihattir, din nasihattir, kimin için dediler? Peygamber sav “Allah için, Allah’ın kitabı için, Allah’ın Resulü için, Müslümanların yöneticileri için, ve bütün Müslümanlar için “

Mevlüde Yıldız
01.02.2007, 18:21
ummuhan abla aslında bazı hadisleri tevil etsen sen bize :)

Mevlüde Yıldız
01.02.2007, 18:22
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, ALLAH (c.c.) o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.

Hz. Muhammed (s.a.v.)

ummuhan
01.02.2007, 18:26
ummuhan abla aslında bazı hadisleri tevil etsen sen bize :)

Son derece sade ve günümüz türkçesi ile aktarıyorum aslında :) yorumlamaya gelince... bence, ben bunu yapacak kadar alim değilim ... ne mi yapmaya çalışıyorum peki? burada kardeşlik sitesindeyiz malum -insanlar arası muameleyi belirleyen Hadis-i Şerifler ile- ben de buna küçük bir katkı yapmaya çalışıyorum dilerim murad hasıl olur :)

Not Şu ana kadar yazdığım Hadis-i Şerifler sırası ile
İnsan ve sosyal ilişkileri, beşeri ilişkileri,çevre ilişkileri, Hak ve hukuka riayet edilmesi, topluma katılmak, insanlara güven, birbirini sevmek, birbirine sevgi saygı ile muamele etmek, alçakgönüllü olmak, birbirne iyiliği anlatıp kötülükden sakındırmak.... diyebiliriz

Mevlüde Yıldız
01.02.2007, 18:30
Son derece sade ve günümüz türkçesi ile aktarıyorum aslında :) yorumlamaya gelince... bence, ben bunu yapacak kadar alim değilim ... ne mi yapmaya çalışıyorum peki? burada kardeşlik sitesindeyiz malum -insanlar arası muameleyi belirleyen Hadis-i Şerifler ile- ben de buna küçük bir katkı yapmaya çalışıyorum dilerim murad hasıl olur :)

İnşallah ablam farkındayım artık sessiz sedasız hadis yazıyorsun. :)

Allah razı olsun.

ummuhan
01.02.2007, 18:38
Bunlarda Hataları bağışlamak ile ilgili :)

İbni Mes’ud Radiyallahu anh’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir. “ Resülüllah as.’ı görür gibiyim o, peygamberlaeden birinin halini anlatıyordu. Kavmi onu dövmüş kanlar içinde bırakmışlardı, O peygamber hem yüzündeki kanları siliyor, hemde şöyle dua ediyordu: Ey Allah’ım! Kavmimi bağışla çünkü onlar gerçeği bilmiyorlar.”




“pehlivanlık, güçlü ve kuvvetli olmakla değildir. Gerçek pehlivanlık şiddet anında nefsine hakim olmakladır.”



“Yahudi bir kadın Peygamber sav’e zehirli koyun eti getirdi peygamberde ondan yedi. Daha sonra kadın Peygamberin huzuruna getirilip, o’nu öldürelim mi? Diye sorulduğunda, Peygamber; hayır öldürmeyin buyurdu. Ravi, etin etkisini hala Peygamberin dimağında görür gibiyim.”

ummuhan
02.02.2007, 13:04
İnsanlar arası arabuluculuk yapmakla ilgili......

“İnsanların arasını bulmak için hayırlı haber götüren (veya hayırlı söz söyleyen) kimse yalancı sayılmaz.”


“peygamberimiz; sizlere nafile oruç, nafile namaz ve sadakadan daha faziletli ameli bildireyim mi? Orada bulunanlar evet, deyince Peygamberimiz; iki kişinin arasını düzeltmektir. Ve insanların arasını bozmak dini tıraş etmektir. Buyurdu.”




ibni Şihab ; “ insanların yalan söylemelerine şu üç yerin dışında müsaade edildiğini duymadım. Bu üç yer: Savaşta düşmanı yanıltmak için, insanların arasını düzeltmek için, karı kocanın aralarındaki sıkıntıyı gidermek için birbirlerine karşı yalan söylemeleri.”

ummuhan
02.02.2007, 15:19
Davete icabet etmek.....

“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir. Selamını almak, hastalandığında ziyaret etmek, cenazesinin ardından yürümek, davetine icabet etmek ve aksırdığında hayır duada bulunmaktır."

“yemeklerin en şerlisi, zenginlerin çağrılıp fakirlerin terk edildiği yemeklerdir. Davete gitmeyen kimse Allah ve Resülu’ne karşı gelmiş sayılır.


“Sizden biriniz düğün yemeğine davet edildiği zaman ona katılsın.”

agbi
02.02.2007, 17:36
Allah cc bizlere Hadis lerdeki ruhu ile yaşamayı nasip etsin.Amin

ummuhan
02.02.2007, 18:16
Hasta Ziyareti ile ilgili.....




“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir. Selamını almak, hastalandığında ziyaret etmek, cenazesine iştirak etmek, davetine icabet etmek ve aksırdığında hayır duada bulunmak.”80



“Açları doyurunuz, hastaları ziyaret edin, esirleri serbest bırakın.”

hiç
03.02.2007, 01:22
Rabbim razı olsun abla baştan itibaren şöyle bir göz gezdirdim de sahiden bilmek ile idrak edip özümsemek ve yaşamımıza geçirebilmek arasında kalmışız..

Rabbim bizlere en güzel örnek üzere gönderilmiş peygamber(asm)ahlakı ile ahlaklanmayı nasib etsin..

ummuhan
03.02.2007, 10:55
Selamlaşmak........... :

"Adamın biri peygamber; -İslamın hangi özelliği daha hayırlıdır, diye sordu? Resl’u Ekrem “Yemek yedirmen, tanıdığın tanımadığın herkese selam vermendir.” Buyurdu."



“Küçük büyüğe, hareket halindeki oturana, azlık çokluğa selam versin.”

dilhuba
03.02.2007, 11:08
İnsanlar arası ilişkiler İslam ın temel yapısıdır malum, ibadet ve taat kul ile Yaradan ı arasındaki hesaplaşma iken insanlar arası ilişkilerde yaradan aradan çekilip İnsanları başbaşa bırakıyor.... Üzerinde kul hakkı olmayanın işi bu yüzden kolaylaşıyor mahkeme-i Kübra da.....

Hep birlikde Nefs muhasebesi yapabilmek umudu ile...


Hep birlikde Nefs muhasebesi yapabilmek umudu ile...


AMİN amin amin

ummuhan
03.02.2007, 13:44
"Allah katında insanların hayırlısı, selama önce başlayandır”


“Sizden biriniz bir meclise vardığında selam versin. Oradan ayrılmak istediğinde de selam versin. Birinci selam diğerinden daha evla değildir.”

Zeynep Özmen
03.02.2007, 15:51
Rabbim razı olsun ummuhan abla inşallah devam edersin bu konuya.

ummuhan
03.02.2007, 16:45
Musafaha yapmak.....................

“İki Müslüman karşılaştıklarında musafaha yaparlarsa, oradan ayrılmadan önce günahları bağışlanır.”



“Musafaha yapınız aranızdaki kin yok olsun, hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz ve cimriliğiniz yo kolsun.”

د

“Musafaha etmek üzere mümin kardeşinin elinden tutmak, selamlaşmak kabilindendir.”

doğuhan
04.02.2007, 07:51
"Ben merhamet edici ve barışçı olarak gönderildim..." (El-Cami's Sağir, 1. 427)

ummuhan
05.02.2007, 08:36
Sıla-i Rahim.......

Halid b. Zeyd hazretlerinden rivayet edildiğine göre bir adam Hz Peygambere gelerek: “Ya resulallah; beni cennete sokacak bir ibadet söyler misin? dedi. Resulullah (s.a.v) şu cevabı verdi:

“Allah’a ibadet eder ve O’na hiç bir şey ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sla-i rahim edersin "

SeNoL
05.02.2007, 09:41
----------------------------------------
Enam - 31 - Allah'ın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler gerçekten hüsrana uğramıştır. Nihayet kıyamet günü gelip ansızın kendilerini bastırıverince: "Hayatta yaptığımız hatalardan dolayı vah bize!" derler; o an ki, günahlarını sırtlanmış götürüyorlardır. Bak ne kötü yükler götürüyorlar!
--------------------------------------

ALLAH razı olsun ablalık böyle birşey işte ;)

arşivist
05.02.2007, 09:52
ablacığım sana şeytan mı demişim söylediysem sizden özür diler ALLAH'TAN affımı dilerim haddimi aşmışım tekrar tekrar özür dilerim. RABBİM beni affeder İNŞALLAH

ummuhan
05.02.2007, 10:08
Rabbim razı olsun ummuhan abla inşallah devam edersin bu konuya.

Ecmain :) Elbette başladığım işleri yarım bırakamıyorum ki :)



NOT: arşivist nam-ı diğer iskender, yoldaş, 1,2,3 ve de mvardar... sizlerle muhatap değilim kusura bakmayın.... benimle bir hesabınız da yok... Cenab-ı Hakk ile olana da karışmam kendi aranızda... vesselam....

“Rızkının çoğalmasını ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin.”


“Sla-i rahimi kesen cennete giremez.”

Hasan
05.02.2007, 11:13
Musafaha yapmak.....................

“İki Müslüman karşılaştıklarında musafaha yaparlarsa, oradan ayrılmadan önce günahları bağışlanır.”



“Musafaha yapınız aranızdaki kin yok olsun, hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz ve cimriliğiniz yo kolsun.”

د

“Musafaha etmek üzere mümin kardeşinin elinden tutmak, selamlaşmak kabilindendir.”

YAV bu musafha konusunda arkadaşın biriyle tartışıp dururuz.Onun dediğine göre namaqzdan sonra musafha yapmak bidat mış ,Peygamberimiz namazdan sonra musafha yapmamış falan .Bende musafhanın sünnet olduğunu ve bununla ilgili bu hadisleri arkadaşa gösterdim,o yine ben namazdan sonra yapmak bidat demiştim dedi.Namaz sonrası musafha konusunda hadis veya yorum bilen varmıdır acaba.

arşivist
05.02.2007, 11:20
YAV bu musafha konusunda arkadaşın biriyle tartışıp dururuz.Onun dediğine göre namaqzdan sonra musafha yapmak bidat mış ,Peygamberimiz namazdan sonra musafha yapmamış falan .Bende musafhanın sünnet olduğunu ve bununla ilgili bu hadisleri arkadaşa gösterdim,o yine ben namazdan sonra yapmak bidat demiştim dedi.Namaz sonrası musafha konusunda hadis veya yorum bilen varmıdır acaba.

Okuyucum, cami içindeki bu musafaha sünnet mi, diye soruyor, izah istiyor?

Hemen ifade etmeliyim ki, cami içinde namazı müteâkip sıraya girip de yapılacak bir sünnet musafaha âdeti yoktur. Böyle musafahanın “bid’at” olduğu yolunda hükümler vardır. İmam-ı Nevevî’nin bazı eserlerinde bu musafahanın kendi zamanında sabah ve ikindi namazından sonra başladığı, daha sonraları da bütün namazlardan sonra yapılmaya devam edildiği kaydı vardır. “Şemsü’r-Remli” fetvâsında ise:

Bu bir bid’attır. Ancak yapılmasında beis de yoktur, denmektedir.

Demek âdet etmemek ve ısrarda bulunmamak kaydıyla bâzan yapılabilir

Ahmed ŞAHİN

Selam ve dua ile...

Editör
www.sorularlaislamiyet.com (http://www.sorularlaislamiyet.com/)

Erdem
05.02.2007, 11:55
-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-

*****
***
*
İçinizden zihar ile (sen, bana anamın sırtı gibisin, demekle) kadınlarından ayrılmaya kalkışan kimseler bilmelidirler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğuranlardır. Üstelik onlar gerçekten pek çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Bununla birlikte Allah'ın affının ve mağfiretinin çok olduğunda da kuşku yoktur(mucadele2)
*
***
*****
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_

Allah razı olsun ümmühan abla!
gerçekten faydalanılacak çalışmalar.
Bu tür çalışmalarının devamını bekliyoruz inş...

M.T.
05.02.2007, 12:44
"o zaman bir tavsiyede bile bulunamazlar; ailelerine de dönemezler." Yasin - 50




Allah razı olsun ümmühan abla!
gerçekten faydalanılacak çalışmalar.
Bu tür çalışmalarının devamını bekliyoruz inş...


Aynen katiliyorum..:)

ummuhan
05.02.2007, 13:28
“Akrabansına yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile onlara iyilik etmeye devam edendir.”



“Rahim Allah’ın rahmetinden bir daldır. Kim ona iyilik yaparsa, Allah’da ona iyilik yapar. Kim ondan bağlarını keserse Allah’ta ondan rahmetini keser.”

hasandemir
05.02.2007, 13:46
KOCANIN KADIN ÜSTÜNDEKİ HAKKI

6529 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Eğer bir kimsenin bir başkasına secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim ve eğer bir erkek karısına kırmızı bir dağdan siyah bir dağa ve siyah bir dağdan kırmızı bir dağa taş taşımayı emretseydi, uygun olan, kadının bu emri yerine getirmesidir."

6530 - Abdullah İbnu Ebi Evfa radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Muaz Şam'dan dönünce Resulullah aleyhissalatu vesselam'a secde etmişti. Aleyhissalatu vesselam hayretle : "Ey Muaz! Bu da ne?" dedi. O açıkladı: "Şam'a gitmiştim, onların reislerine ve patriklerine secde ettiklerine rastladım. İçimden, aynı şeyi size yapmak arzusu geçti." Aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine: "Bunu yapmayın! Zira, şayet ben, bir kimseye, Allah'tan başkasına secde etmeyi emretseydim, kadına kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed'in nefsi elinde olan Zat-ı Zülcelal'e yemin ederim ki, bir kadın, kocasının hakkını eda etmedikçe Rabbinin hakkını da eda edemez. Kadın (deve sırtındaki) semere binmiş iken kocası nefsini talep edecek olsa, kadın bu isteğe mani olamaz."

hasandemir
05.02.2007, 13:46
KADININ YOLCULUĞU

2169 - Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allaha ve ahiret gününe inanan bir kadına, bir gece ve gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir."

Buhârî, Taksîru's-Salât 4; Müslim, Hacc 419, 422, (1339); Muvatta, İsti'zân 37, (2, 979); Ebü Dâvud, Menâsik 2, (1723-1725); Tirmizî, Radâ 15, (1170).

2170 - İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan (yabancı) bir kadınla yalnız kalmasın!"

Bunun üzerine bir adam kalkarak: "Ey Allah'ın Resülü, kadınım hacc için yola çıktı, ben ise falan falan gazvelere yazıldım!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hacc yap!" diye emretti."

Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).

ummuhan
05.02.2007, 14:35
Dostlukta da Düşmanlıkda da ölçülü olmak.........

“Dostunu bir gün düşman olacakmış gibi sev, düşmanına da bir gün dost olacakmış gibi düşmanlık yap.”




“Sizden biriniz birisiyle kavga ettiği zaman onun yüzüne vurmasın.”

Komşusuyla iyi geçinmek.........



“Allah Teala katında dostun hayırlı olanı, dostları katında hayırlı olandır. Allah Teala katında komşunun hayırlısı da, komşusu nazarında hayırlı olandır.”



“Komşusu şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.”

RUMİ
05.02.2007, 17:48
Güzel bir paylaşım Emeği geçenden Allah razı olsun :)

ummuhan
07.02.2007, 15:47
“Cibril bana komşuluk hakkından oka dar bahsetti ki, komşuyu komşuya varis kılacağını zannettim.”



“Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna iyi davransın. Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikram etsin. Allah’a ve ahirey gününe iman eden hayır söylesin veya sussun.”


Birlik ve Dayanışma.............



Mü’min mü’min karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir.” Hz peygamber bunu açıklamak için, iki elinin parmaklarını birbirine arasına geçirerek kenetledi

“Sevgi, merhamet ve birbirine şefkatle muamele etmede müminler bir ceset gibidirler. O cesedin bir uzvu hastalandığı zaman, cesedin diğer organlarıda rahatsızlık duyarlar.”



“Din kardeşin zalim de mazlumda olsa ona yardım et.” Bir adam; Ya Resülallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misin? Dedi. Peygamberimiz: “Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir.” buyurdu

ummuhan
08.02.2007, 11:30
Sabr ile muamele.....


Gerçek baba yiğit, güreşte rakibini yenen değil,öfkelendiği zaman nefsine hakim olan kimsedir..”



“ Duyduğu çirkin şeylere Allah’tan daha fazla sabreden kimse yoktur. Müşrikler ona eşler koştular ve çocuk isnat ettiler. Buna rağmen Allah onlara rızk ve sağlık verir”

ummuhan
08.02.2007, 13:46
Öfke şeytandan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş su ile söndürülür. Sizden biriniz kızdığınız zaman abdest alsın.”



“Resulullah sav. Şöyle buyurdu “temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillah duası mizanı, sübhanellah ve elhamdülillah sözleri ise yer ile gökler arasını sevap ile doldurur. Namaz nurdur, sadaka burhandır, sabır ziyadır, Kur’an senin lehine ve aleyhine delildir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu azad kimi de helak eder.”

alikemal
08.02.2007, 13:56
teşekür ederim kuluna teşekkür etmeyen mevlasına şükretmez imiş....

ummuhan
08.02.2007, 15:15
İyi kimselerle dostluk kurmak..........

"İnsan dostunun yaşayış tarzından etkilenir. O halde her biriniz dost edineceği kimseye dikkat etsin.”

Şaka yapmada ölçü........


“Kim din kardeşine bir demirle nişan alırsa –bu kardeşi isterse ana baba bir kardeşi olsun- elindeki demiri bırakıncaya kadar melekler ona lanet eder.”




“Sizden biriniz arkadaşının asasını şaka veya ciddi olarak almasın. Bir kimse eğer arkadaşının asasını almışsa onu hemen teslim etsin.”

Mevlüde Yıldız
08.02.2007, 17:29
"Rabbim Allah'tır de, sonra doğru ol!"

Hz. Muhammed (s.a.v.)

agbi
09.02.2007, 18:11
Şaka yapmada ölçü........


“Kim din kardeşine bir demirle nişan alırsa –bu kardeşi isterse ana baba bir kardeşi olsun- elindeki demiri bırakıncaya kadar melekler ona lanet eder.”




“Sizden biriniz arkadaşının asasını şaka veya ciddi olarak almasın. Bir kimse eğer arkadaşının asasını almışsa onu hemen teslim etsin.”


Ummuhan Hnm.Bu Bilgiler için teşekkürler gerçekten faydalanıyorum bilmediklerim veya unuttuklarım çıkıyor yalnız birazda bu <Hadislere bugün bizlere ne demek istiyor diye ekleme yaparsanız şahsen daha faydalanırım.

ummuhan
09.02.2007, 18:16
“Resulullah (sav) kınından çıkmış kılıcı elden ele vermeyi yasakladı.”



“Kardeşinle münakaşa ve kırıcı şakalar yapma. Ve yerine getiremeyeceğin sözü de ona verme.”

ا

Ashab-ı Kiram ey Allah’ın resulü sen bizimle şaka yapıyorsun, dediklerinde Peygamberimiz(sav) “Ben haktan başkasını söylemem”

agbi
09.02.2007, 18:32
ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER BU HADİSİ BİLİYORDUM AMA KAYNAĞINI BULAMAMIŞTIM ALLAH RAZI OLSUN YAZDIYSANIZ DOĞRUDUR VE KAYNAĞI SAĞLAMDIR.

Ashab-ı Kiram ey Allah’ın resulü sen bizimle şaka yapıyorsun, dediklerinde Peygamberimiz(sav) “Ben haktan başkasını söylemem”

ummuhan
09.02.2007, 19:06
Şimdiye kadar yazdığım Hadis-i Şeirfler İnsanlar Arası lişkiler de olması- yapılması- gerekenler di,

Şimdi de yapılmaması gerekenlere bir bakalım Biiznillah.....:)

Bazıları tekrar olacak ama hayır vardır inşaallah

ummuhan
09.02.2007, 19:08
Yalan söylememek...........


“Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna iyi davransın. Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden hayır söylesin veya sussun ”


Resulullah sav “en büyük günahı size bildireyim mi?” buyurdu. Sahabe-i kiram: Evet Ya Resulalla deyince, Peygamberimiz: “Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek” buyurduktan sonra yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve “ İyi belleyin birde yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmaktır” buyurdu. Bu son cümleyi sürekli tekrarladı. Biz daha fazla üzülmesini arzu etmediğimiz için “ keşke sussa” diye temennide bulunduk

ummuhan
10.02.2007, 12:57
“Dört şey vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse halis münafıktır. Ve her kimde bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendisinde bir münafık sıfatı var demektir: Kendisine (güven duyularak) verilen emanete hıyanet eder. Konuştuğunda yalan konuşur. Söz verdiğinde sözünde durmaz.



“Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk, hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilikte cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında –sıddık- diye kaydedilir. Yalancılık (fücur) yoldan çıkmaya sürükler. Fücur da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında kezzap diye yazılır.”



“Sözleriyle bir toplumu güldürmek için konuşup ta yalan söyleyen kimseye yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun.”



“Kişiye günah olarak her duyduğunu söylemesi yeter.”

sadık78
10.02.2007, 14:04
Allah razı olsun..

ummuhan
12.02.2007, 08:24
Kusur araştırmamalı.....

“Müslümanların gizli hallerini araştırırsan onları fesada sokar veya fesada yaklaştırmış olursun”



“Mümin müminin aynasıdır, mümin müminin kardeşidir; geçimini sağlamada ona yardımcı olur ve onu çepeçevre kuşatır.”



“Her kim kardeşini bir suçla ayıplarsa o suçu işlemeden ölmez.”

mhami
12.02.2007, 08:45
Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Buyurdu:
''yaptiğin Iyilik Sebebiyle Seviniyor Ve Yaptiğin Kötülük
Sebebiyle üzülüyorsan, Sen Müminsin.'' Ebu ümame Radiyallahu Anh. Taberani 31.

mhami
12.02.2007, 08:50
Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Buyurdu:
''şu üç şeyi Kendinde Bulunduran Imanin Tadini Alir :
Allah Ve Resulünü Herşeyden Fazla Seven,
Bir Kulu, Başka Bir Makstla Değilde , Sadece Allah Için Seven,
Allah Tarafindan Küfürden Kurtarildiktan Sonra , Tekrar Küfre Dönmeyi Ateşe Atilmak Kadar çirkin Ve Korkunç Gören.'' Enes Radiyallahu Anh. Buhari 32

mhami
12.02.2007, 09:02
Kirmizi Renkli Elbise Erkeğe Mekruhtur
Ibnu ömer Radiyallahu Anhüma Anlatiyor
''resulullah Aleyhissalatu Vesselam Müfeddem Elbiseyi Yasakladi:''

Ravi Yezid Demiştir Ki: ''ben (hadisi Bana Rivayet Eden) Hasan
Ibnu Süheyl'e ''müfeddem Nedir'' Diye Sordum. Dediki :''usfur Ile
Kiyasiya Boyanmiş (kipkirmizi Olmuş) Kumaştan Elbisedir.''

arşivist
12.02.2007, 09:08
3551 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyo</EM>r: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Allah'ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söylemiyeyim mi?''

"Evet ey Allah'ın Resülü, söyleyin!'' dediler. Bunun üzerine saydı:

"Zahmetine rağmen abdesti tam almak. Mescide çok adım atmak. (Bir namazdan sonra diğer) Namazı beklemek. İşte bu ribâttır, işte bu ribâttır. İşte bu ribâttır."

Müslim, Tahâret 41, (251); Muvatta, Sefer 55, (1,161); Tirmizi, Tahâret 39, (52); Nesâi, Tahâret 106.

ummuhan
12.02.2007, 13:07
“Bir kimse insanlar helak oldu derse o onların en çok helak olanıdır.”



“Bir Müslüman’a ait her hangi bir kusuru görüpte onu saklayan kimse diri diri mezara gömülen bir kız çocuğunu mezardan çıkararak hayata kavuşturan gibidir.”

ummuhan
12.02.2007, 17:32
Gıybet edilmemesi......

Peygamberimiz (sav) ashabına “gıybet nedir bilir misiniz? Diye sordu. Ashab-ı Kiram : “Allah ve Resulü daha iyi bilir” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz : “Kardeşin hakkında istemediği şeyi söylemendir” buyurdu. Yine sahabe-i Kiram “şayet söylediğimiz kardeşimizde varsa” deyince Peygamberimiz: “Söylediğin eğer kardeşinde varsa onun gıybetini etmiş olursun, şayet söylediğin onda yoksa ona iftira etmiş olursun” buyurdu.


Hz Aişe yine şöyle demiş “ Ben bir gün Hz Peygambere bir adamın taklidini yaptım da Hz Peygamber : “Benim için şu kadar dünya nalı verilmiş olsa da ben bir insanın taklidini yapmayı sevmem” buyurdu

okur
12.02.2007, 19:07
Allah razı olsun.

gül
12.02.2007, 22:35
"Bir kimse din kardeşini severse sevdiğini ona söylesin." (Hadis-i Şerif)

ummuhan
13.02.2007, 14:30
Hz Aişe’den Peygamber (sav)’e; Safiye’nin şöyle şöyle kusurlarının olması onun sana layık olmadığını itiraf etmem için yeter, dedim. ( Müseddedin dışındaki raviler bu cümleye şu kelimeleri de ekleyerek rivayet ettiler: Hz Aişe bu sözleriyle Hz Safiye’nin kısa boylu olduğunu söylemek istiyordu.) Bunun üzerine Peygamber bana “Sen öyle bir söz söyledin ki eğer o söz deniz suyuyla karıştırılmış olsaydı o söz kesinlikle deniz suyuna galip gelirdi” buyurdu.

“Miraca çıkarıldığım zaman bakırdan tırnakları olan bir topluluğa uğradım. Onlar tırnaklarıyla yüzlerini ve böğürlerini tırmalıyorlardı. Cebrail’e; bunlar kimdir dedim?.Cebrail ; Bunlar gıybet etmek suretiyle halkın etlerini yiyenler ve suretlerine saldıranlardır, dedi.”

ummuhan
13.02.2007, 14:37
Burada bir parantez açmakta fayda var, Gıybet mü'minler arasında ciddi meselelerden
Gıybet; bir insanın kötü hallerini onun gıyabında anmaktır. Eğer bu kötülükler onda yoksa bu iftiradır. Gıybetin haram olduğuna dair birçok nas mevcuttur. Kur-anı Kerim’de ki şu ayet “Bazınız bazınızın gıybetini yapmasın , sizden hangi biriniz ,ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır?. İşte bundan tiksinirsiniz değil mi”? Müslüman’ın gıybetini yapmanın, onun ölü iken etinin yenmesine benzetmiştir.

İslam alimleri şu durumlarda gıybetin caiz olduğunu söyler.

1-Zulme uğramış bir kişinin, zalimi hâkime şikâyet ederek onun kötülüklerini hâkime anlatması.

2-Aklen ve şer’an çirkin olan bir şeyi değiştirip fesadı gidermeye yardımcı olmak için. Örn: falancı şöyle bir fesat çıkarmak üzeredir gelin onu önleyelim gibi.

3-Fetva istemek için “falan adam bana şöyle yaptı buna karşı ne yapayım” gibi

4-Müslümanları bir zalimin veya fesatçının şerrinden sakındırmak için. “falan kimse badatçıdır onun badatlarından sakınınız.” gibi.

5-Ayıplamak kastı olmaksızın bir kimseyi meşhur olan lakabıyla anmak gibi.

6-Zulmünü ve fıskını açıkça işlemekten çekinmeyen kimselerin, herkesçe malum olan zülüm ve fısklarını dile getirmek gibi.

Gıybet, insanı Allah katında günahkâr ettiği gibi, insanlar nazarında da bayağı bir seviyeye düşürür. Gıybet eden bir insanın toplumda gerçek dost edinmesi çok zordur. Çünkü o sır tutamaz, insanın hatalarını teşhir etmekten sıkılmaz ve güvenilir bir insan imajı veremez.

ummuhan
13.02.2007, 16:15
KİBİRLİ OLMAMALI......


Peygamberimiz “Kalbinde kibirden zerre miktarı bulunan cennete giremez” buyurdu. Adamın biri “ Kişi elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever” deyince Peygamberimiz: “Allah güzeldir ve güzeli sever. Kibir ise hakkı reddedip insanları hor görmektir.” Buyurdu



“Size cehennem ehlini bildireyim mi? Katı yürekli, mal toplayıp hayırdan kaçan ve kibirlenen kimselerdir.”


“Bir kimse kibirlene kibirlene sonunda zalimler grubuna kaydedilir. Böylece zalimlere verilen ceza onlara da verilir.”

ummuhan
13.02.2007, 19:24
Koğuculuk Yapmamalı......


“Koğuculuk yapan cennete giremez.”



“Çekiştiren, lanet eden, kötülük sahibi ve hayâsız kimse cennete giremez.”



Peygamber (sav) iki kabre uğradı ve şöyle söyledi. “Bu iki kimse kendilerince büyük olmayan birer günahtan dolayı azap görüyorlar. Evet, aslında günahları büyüktür. Onlardan biri koğuculuk yapardı, diğeri de idrardan sakınmazdı.”

SUİ ZANDA BULUNMAMALI.....



“Zandan sakının. Çünkü zan sözlerin en yalan olanıdır.”

arşivist
14.02.2007, 08:24
SUİ ZANDA BULUNMAMALI.....



“Zandan sakının. Çünkü zan sözlerin en yalan olanıdır.”


5165 - Safvân İbnu Süleym radıyallahu anh anlatıyor:

"Ey Allah'ın Resûlü! dedik, mü'min korkak olur mu?"
"Evet!" buyurdular.

"Pekiyi cimri olur mu?" dedik, yine:
"Evet!" buyurdular. Biz yine:

"Pekiyi yalancı olur mu?" diye sorduk. Bu sefer:
"Hayır!" buyurdular."

Muvatta, Kelâm 19, (2, 990).

ummuhan
14.02.2007, 13:49
KÜS OLMAMALI..........


“Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize hased etmeyin, birbirinize sırt dönmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olunuz. Bir müslümana din kardeşi ile üç günden fazla dargın durması helal olmaz.”



“Bir müslümana din kardeşi ile üç günden fazla dargın durması helal olmaz. Karşılaştıklarında yüz çevirirlerse onların hayırlısı selama önce başlayandır.”

ummuhan
15.02.2007, 11:38
“Müslümanın din kardeşine üç günden fazla dargın durması helal olmaz. Kim Müslüman kardeşini terk eder ve o hal üzere ölürse cehenneme girer.”



“Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi olur.”

ummuhan
15.02.2007, 16:38
Kırıcı ifadeler kulamamak......

“Müslümana sövmek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür.”


“Hiç kimse, bir başkasına fasık veya kâfir demesin. Şayet itham altında bulun kişide bu sıfatlar yoksa o söz onu söyleyene döner.”



Peygamberimiz (sav) , “Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır” buyurdu. Ashab-ı kiram: Ya Resulallah! İnsan kendi ana babasına söver mi? deyice Peygamberimiz: “Evet kişi birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin ansına söver o da onun ansına söver” buyurdu

SeNoL
15.02.2007, 16:46
“Müslümana sövmek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür.”


“Hiç kimse, bir başkasına fasık veya kâfir demesin. Şayet itham altında bulun kişide bu sıfatlar yoksa o söz onu söyleyene döner.”


Bunları çerçeveletip forumda her konunun başına asma imkanım olsa keşke...ALLAH razı olsun abla....ALLAH bunları anlayıp yaşantımıza yerleştirmeyi de nasip eder inşaallah...

ummuhan
15.02.2007, 18:37
“Diliyle başkalarını yaralayan, lanet okuyan, kötülük yapan ve kötü söz söyleyen kimse gerçek mümin değildir.”



“Birbirinizi Allah’ın lanetiyle, gazabıyla ve cehennemin ateşiyle lanetlemeyin”



Denildi ki ey Allah’ın Resul’ü müşriklere beddua et. Bunun üzerine Peygamberimiz; “Ben lanet edici olarak değil, merhamet edici olarak gönderildim”

ummuhan
16.02.2007, 08:26
CİMRİ OLMAMALI...

“İki haslet vardır ki bunlar müminde bulunmazlar. Cimrilik ve kötü ahlak.”



“Zulüm yapmaktan sakının. Çünkü zulüm kıyamet gününde zalime zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakının. Zira cimrilik sizden önce yaşayan insanları, birbirini boğazlamaya ve dokunulmaz haklarını çiğnemeye götürmek suretiyle perişan etmiştir.”

arşivist
16.02.2007, 09:56
ümmühan hanım hadis öğrenelim sayfasındaki

yazdığınız hadis-i şerif'i kontrol etmeniz mümkün mü?

Hadis No : 5751Ravi: İbnu Amr İbni'l-As

Tanım: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:

"Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır.

Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir:

Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar."

Kaynak: Buhari, İman 24, Mezalim 17, Cizye 17; Müslim, İman 106, (58); Ebu Davud, Sünnet 16, (4688); Tirmizi

ummuhan
16.02.2007, 15:40
“Ey Allah’ım! Cimrilikten, korkaklıktan, ömrün zelil dönemine ulaştırılmaktan, dünyanın fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım.”


“Allah kulunun üzerinde nimetinin eserini görmeyi sever.”

Sabr-el-Hayat
16.02.2007, 18:34
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor:

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâdece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."

Buharî, İman 31; Müslim, İman 205, (129).

ummuhan
17.02.2007, 09:17
HASET ETMEMELİ....



“Allah’a yemin olsun ki ben sizin için benden sonra şirk koşmanızdan değil de dünyevi çıkarlar için rekabete girmenizden korkuyorum.”

“Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Bir Allah’ın kendisine Kur’an verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz O’nun yolunda harcayan kimse”

ummuhan
17.02.2007, 16:15
“Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanı bakınız; sizden daha iyi olanlara bakmayınız. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranıştır.”



Haset, ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer. Sadaka da, suyun ateşi söndürdüğü gibi kötülükleri siler.”

gül
18.02.2007, 18:55
KUR AN OKUYUNUZ .ÇÜNKÜ KUR AN KIYAMET GÜNÜNDE KENDİSİNİ OKUYANLARA ŞEFAATÇİ OLARAK GELECEKTİR ..(HADİS-İ ŞERİF)

ummuhan
19.02.2007, 09:49
Şimdiye dek yazdığım Hadis-i Şerifler insanlar arası muamelat a dairdi.... yapılması veya yapılmaması gerekenler....

İslami konularda Hadis-i Şerifler ile ilgili başlık olmasına karşılık Serbest Kürsüye yazma sebebim de sadece bu idi burada birbirimizle ilgili hükümleri hatırlamaya daha çok ihtiyaç duyduğumuz du yani :)

Şöyle bir sonuç özetleyebiliriz :



* İslam dininin fert ve toplum hayatına bütüncül yaklaştığı, insanın dünyada huzur, güven ve mutluluk içinde yaşaması, ahiret hayatında da bu hayat çizgisini koruyabilmesi için hayatın her alanına ölçüler getirdiği ve bu hedeflere insanı yönlendirdiği...

* İman dinin özü, ibadetler dindarlığın adeta simgesi olmakla birlikte Müslümanlığın bunlardan ibaret olmadığı açıktır. Her ne kadar halk arsında ibadetlerin şekil kısmı dinin ve dindarlığın özü olarak algılanmakta ise de bunun yanlış ve yanıltıcı olduğu...

* Şekil kolay fakat şeklin arkasında yatan manayı kavramak ve yaşamak zor olandır. Belli davranışları dindarlık adına da olsa yapmak kolay fakat bu davranış biçimlerinin götürmek istediği hedefe ulaşmanın zor, ama yapılması gerekenin de bu olduğu....

ummuhan
19.02.2007, 14:53
* Her Mü'min en yakınlardan başlayarak, birlikte yaşadığı insanların hepsine karşı görevleriin yerine getirmeli ve hiçbir surette başkalarn rahatsız edilmemeli...

* Üzerinde yaşanılan ve insanlar başta olmak üzere sayısız canlılarla ortak kullanılan tabiatın; başkalarının da hakkı olduğu düşünülerek şahsi çıkarlar için tahrip edilmemesi ve doğal dengenin bozulmaması....

sadık78
19.02.2007, 16:09
Allah razı olsun.Şu yazılarınızda olmasa serbest kürsüde nefes alınmayacak..

ummuhan
19.02.2007, 18:26
Ve bu da son cümlemdir........

*Kendisine yeterince saygısı olmayıp, hem yaratıcı hem de insanlık nezrinde konumunu bilmeyen kişiden başkalarına faydanın beklenmesi mümkün değildir. İnsan ilişkilerinde müspet gelişme, öncelikle bireylerin başkalarına karşı niyet ve davranışlarını olumlu bir hale getirmeleriyle başlar...... Vesselam...

sadık78
19.02.2007, 18:37
Bu hadis konusu burada bitmesin.Hatta bundan sonra ehl-i Kitap'la ilgili hadislerle devam etsin..

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zâta yemîn ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudî olsun, Hristiyan olsun- beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır".

sadık78
19.02.2007, 19:32
Hz. Sevbân radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a yahudilerden bir âlim geldi.
"Ey Muhammed, Allah'ın selâmı üzerine olsun!" dedi. Bunu der demez adamı öyle bir ittim ki, nerdeyse yere yıkılacaktı.
"Beni niye ittin?" dedi.
"Niye ey Allah'ın Resûlü demiyorsun?" dedim.
"Ben O'nu, ailesinin kendine koyduğu isimle çağırıyorum!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Ailemin bana koyduğu isim hakikaten Muhammed'dir!" buyurdu. Adam: "Size bir şey sormaya geldim" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Sana söylediğim takdirde işine yarayacak mı?" dedi. Adam:
"Kulaklarımla dinlerim!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Sor!" buyurdular. Adam:
"Kıyamet günü, yer ve gökler başka bir yer ve gök olup kılık değiştirdiği zaman, insanlar nerede olacaklar?" dedi. Resûlullah:
"Köprünün (Sırat'ın) önünde, karanlıkta" buyurdular. Adam:
"Köprüyü ilk geçen kim olacak?" dedi.
"Muhacirlerin fakirleridir" buyurdu.
"Cennete girince onlara ne armağan edilecek?" dedi.
"Balık ciğerinin ziyadesi!" buyurdular.
"Bunun arkasından ne yiyecekler?" dedi.
"Onlara cennetin etrafında otlayan cennet öküzü kesilecek!" buyurdular.
"Bunun üstüne ne içecekler?" dedi.
"Selsebîl denen cennetteki bir gözenin suyundan" buyurdular. Adam: "Doğru söyledin!" dedi ve ilave etti:
"Ben sana bir peygamber veya bir veya iki kişiden başka hiç kimsenin bilemeyeceği bir şey sormak için geldim" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Söylediğim takdirde sana faydası olacak mı?" buyurdular.
"Kulaklarımla dinlerim" dedi.
"Sor!" buyurdular.
"Sana çocuktan sorucağım" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Erkeğin suyu beyazdır. Kadının suyu ise sarıdır. İkisi birleşir ve erkeğin menisi kadının menisine üstün gelirse Allah'ın izniyle çocuk erkek olur. Kadının menisi erkeğin menisine üstün gelirse çocuk Allah'ın izniyle kız olur" buyurdular. Yahudi:
"Vallahi doğru söyledin! Sen gerçekten hak peygambersin" dedi ve ayrıldı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"Bu adam bana soracağını sordu. Ben bunlardan birşey bilmiyordum. Tâ ki Allah onları bana bildirdi" buyurdular."
Müslim, Hayz 34, (315).

sadık78
19.02.2007, 19:33
Bir başka rivayette ise şöyle gelmiştir: "Zeyd İbnu Amr İbnu Nüfeyl hakiki dini sorup, ona tabi olmak üzere (Varaka İbnu Nevfel ile birlikte) Şam'a gitti. Orada bir yahudi alimine rastladı. Ona dinleri hakkında sordu ve:
"Belki de dininize gireceğim, (bana onu tanıtın)!" dedi. Yahudi:
"Sen, Allah'ın gadabından nasibini almadıkça bizim dine giremezsin!" diye cevap verdi. Zeyd:
"Ben Allah'ın gadabından kaçarak buralara geldim, (gadab değil, rıza ve rahmet arıyorum), elimden geldiğince, Allah'ın gadabından herhangi bir pay almaya asla niyetim yok. Sen bana bir başkasını göster (de ona gideyim)!" der. Yahudi alim:
"Ben hağflikten başka bir şeyi tanımıyorum!" cevabını verir. Zeyd:
"Haniflik nedir?" der. Yahudi alim açıklar:
"Hz. İbrahim aleyhisselam'ın dinidir. O, ne yahudi ne de hıristiyandı, Allah'tan başka bir şeye de tapmıyordu."
Zeyd onun yanından çıkınca hıristiyan alimlerinden biriyle karşılaşır. Ona da aynı şeyleri söyler. O da:
"Sen Allah'ın lânetinden nasibini almadıkça bizim dinimize giremezsin!" der. Zeyd ona da:
"Ben zaten Allah'ın lanetinden kaçarak bu diyarlara geldim. Elimden geldiğince, ebeddiyyen Allah'ın lanetinden bir şey yüklenmeyeceğim. Sen bana bir başkasını gösterebilir misin? der. O alim de:
"Hayır ben haniflikten başka bir şey bilmem!" cevabını verir. Zeyd ona da: "Haniflik nedir?" diye sorar. Alim:
"Hz. İbrahim aleyhisselam'ın dinidir. O ne yahudi ne de hıristiyandı, o sadece Allah'a tapardı" cevabını verir. Zeyd onların Hz. İbrahim hakkındaki sözlerini işitince, oradan ayrılır. Dışarı çıkınca ellerini kaldırıp:
"Allahım, seni şahid kılıyorum: Ben İbrahim aleyhisselâm'ın dini üzereyim!" der."

sadık78
19.02.2007, 19:34
Bintu Muhayyisa, babasından naklediyor: "Allah Teala Hazretleri, Peygamberine, yahudilerin tasarladıkları suikasdı bildirince, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"Yahudi erkeklerden kimi yakalarsanız onu hemen öldürün!" ferman buyurdu. Bunun üzerine babam Muhayyısa radıyallahu anh, yahudi tüccarlarından biri olan Şebibe'nin üzerine atılıp öldürdü. Amcam Huvayyısa o sıraada henüz müslüman değildi ve babamdan daha yaşlıydı. Babama hem vuruyor ve hem de:
-Ey Allah'ın düşmanı! (Onu nasıl öldürürsün?) Karnındaki yağ belki de onun malından!" diyordu. Babam şu cevabı verdi:
"Bana onu yapmamı öyle bir zat emretti ki, eğer seni öldürmemi emretse seni de sağ bırakmazdım." Amcam o esnada müslüman oldu."
Ebu Davud Harac 22, (3002).
4211 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Nadir ve Kureyza yahudileri Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile savaştılar. O da Beni'n-Nadir'i sürdü. Kureyza'yı yerinde bıraktı. Kureyza'ya ihsanda dahi bulundu. Sonradan onlar da Resûlullah'la savaştılar. Aleyhissalatu vesselam da erkeklerini öldürdü, kadınlarını, mallarını, çocuklarını müslümanlar arasında taksim etti."
Buhari, Megazi 14, Müslim; Cihad 62, (1766); Ebu Davud, İmaret 23, (3005).
KA'B İBNU EŞREF'İN KATLİ
4212 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):
"Ka'b İbnu'l-Eşref'in hakkından kim gelecek? Zira bu Allah ve Resulüne eza veriyor!" buyurdular. Muhammed İbnu Mesleme radıyallahu anh atılarak: "Onu öldürmemi ister misiniz?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Evet!" deyince Muhammed İbnu Mesleme: "Hakkınızda menfi şeyler söylememe de izin veriyor musunuz? (Güvenini kazanmamız için buna gerek olacak)" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
"(İstediğinizi) söyle(yin)" buyurdu.
Bunun üzerine Muhammed İbnu Mesleme radıyallahu anh Ka'b İbnu'l-Eşref'e gelip onunla konuştu, aralarındaki (eski) dostluğu hatırlattı ve:
"Şu adam var ya, sadaka istiyor ve bize sıkıntı oluyor!" dedi.
Ka'b bunu işitince: "Ha şöyle! Vallahi ondan daha da çekeceksiniz!" dedi.
Muhammed İbnu Mesleme:
"Biz ona şimdi gerçekten tabi olduk. Onu büsbütün terkedip sonunun ne olacağını seyretmekten de korkuyoruz" dedi.
Ka'b: "Söyle bana dedi, içinde ne var, ne yapmak istiyorsunuz?"
Muhammed: "Onu yalnız bırakmak, ondan ayrılmak istiyoruz" deyince, Ka'b: "Şimdi beni mesrur ettin" dedi.
Muhammed ilave etti: "Bana biraz ödünç vermeni taleb ediyorum." dedi. Ka'b da: "Bana rehin olarak ne bırakacaksın?" diye sordu. Muhammed İbnu Mesleme: "Ne istersin?" dedi. Ka'b: "Kadınlarınızı bana rehin bırakmalısın!" dedi.
"Ama sen Arapların en yakışıklısısın. Sana kadınlarımızı nasıl rehin bırakalım? (Şu yakışıklığın sebebiyle hangi kadın nefsini senden men edebilir?)" dedi. Ka'b: "Öyleyse çocuklarınızı rehin bırakırsınız!" dedi.
"Ama nasıl olur, birimizin çocuğuna hakaret edip: "Bir veya iki vask hurma karşılığında rehin edildin" diye başına kakarlar. Ama sana zırhları yani silahı rehin bırakalım" dedi. (Ka'b bu teklifi makul bulup:)
"Pekala, bu olur?" dedi. Bunun üzerine Muhammed İbnu Mesleme, ona el-Haris İbnu'l-Evs, Ebu Abs İbnu Cebr ve Abbâd İbnu Bişr ile birlikte gelmek üzere randevulaştı.
Bunlar geceleyin gelip onu (dışarı) çağırdılar. Ka'b yanlarına indi. Kadını: "Ben bazı sesler işitiyorum, bu sanki kan sesidir (gitme!) dedi.
Ancak O: "Hayır, bu gelen Muhammed İbnu Mesleme ile süt kardeşi ve Ebu Naile'dir. Mert kişi geceleyin yaralanmaya bile çağrılsa icabet eder!2 dedi.
Muhammed İbnu Mesleme arkadaşına: "Gelince, ben elimi başına uzatacağım. Onu tam yakaladım mı göreyim sizi!" dedi. Ka'b kılıncını kuşanmış olarak indi.
"Sende tıyb kokusu hissediyoruz!" dediler. Ka'b: "Evet! nikahımda falan kadın var. Arap kadınlarının (sevdiği) kokuyu sürüyorum" dedi. Muhammed İbnu Mesleme: "Ondan koklamama müsaade eder misin?" dedi.
Ka'b: "Tabi ederim, kokla!" dedi. Muhammed yakalayıp kokladı. Sonra:
"bir kere daha koklamama müsaade eder misin?" dedi. Sonra onu yakaladı.
"Göreyim sizi!" dedi ve orada öldürdüler."
Buhari, Meğazi 15, Rehn 3, Cihad 158, 159; Müslim, Cihad 119, (1801); Ebu Davud, Cihad 169, (2768

sadık78
19.02.2007, 19:36
Amr İbni Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "İbnu Ömer radıyallahu anhüma için bir koç kesildi. İbnu Ömer, ailesine: "Ondan yahudi komşunuza hediye ettiniz mi?" diye sordu. "Hayır!" cevabını alınca:
"Bundan ona da gönderin. Zira ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: "Cebrail bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki, komşuyu vâris kılacağını zannettim" dediğini işittim" buyurdu."

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Müslümanlardan biri ile yahudilerden biri aralarında münakaşa edip küfürleştiler. Müslüman öbürüne:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı alemler üzerine seçkin kılan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun!" diye yemin etti. Yahudi de: "Musa aleyhisselam'ı alemler üzerine seçkin kılan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun!" diye yemin etti. Derken, o böyle der demez, müslüman elini kaldırıp yahudi'ye bir tokat vurdu. Yahudi de doğruca Aleyhissalatu vesselam'a gidip hadiseyi haber verdi. Aleyhissalatu vesselam:
"Beni Hz. Musa'ya üstün kılmayın! Çünkü insanlar hep bayılacaklar. İlk kalkan ben olacağım. Ben ayılınca Hz. Musa'yı Arş'ın bir ucundan tutmuş göreceğim. Bilemiyorum. O, bayıp hemen ayılanlardan mıdır, yoksa Allah'ın istisna ettiklerinden midir?" buyurdu."
Buhari, Husumat 1, Enbiya 34, 35, Rikak 43, Tevhid 31; Müslim, Fezail 160, (2373); Ebu Davud, sünnet 14, (4671); Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3240).

Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, ehl-i kitap olan yahudi ve hıristiyanların diyetinin müslümanların diyetinin yarısı olduğuna hükmetti."

Ebü Umeyr İbnu Enes, Ensar'dan olan bir amcasından naklen anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) halkı namaza nasıl toplayacağı meselesine eğildi. Kendisine:
"Namaz vakti olunca bir bayrak dik, onu görünce halk birbirine haber verir" dendi. Bu, Aleyhissalâtu vesselâm'ın hoşuna gitmedi. Bunun üzerine O'na, boynuz hatırlatıldı. Bu, yahudilerin borazanı idi. Onu bu da memnun etmedi ve hatta:
"Bu yahudi işidir!" dedi. Bunun üzerine büyük çan hatırlatıldı. Efendimiz:
"Bu hristiyanların işidir" dedi. Bu (konuşmalar)dan snnra Abdullah İbnu Zeyd el-Ensârî, Resülullah'ın üzüntüsüne üzülerek ayrıldı. Bunun üzerine rüyasında ezan öğretildi."
Ebü Dâvud, Salât 27, (498).

SeNoL
21.02.2007, 08:48
:dik:
Bu başlığa hadis dışında çok fazla gerekmedikçe yazı yazmayınız...

arşivist
21.02.2007, 09:16
5309 - Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor:

"Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Lâneti çok yapanlar Kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."

Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Dâvud, Edeb 53, (4907).

5311 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Ey Allah'ın Resülü! Müşriklere beddua et, onları lânetle!"

denilmişti. Şu cevabı verdi:

"Ben rahmet olarak gönderiIdim, lanetleyici olarak değil!"

Müslim, Birr 87, (2597).

arşivist
21.02.2007, 09:27
3463 - Avf İbnu Mâlik radıyalluhu anh anlatıyor:

"Ey Allah'ın Resûlü dedim, ben bir adama uğrasam, o beni ağırlamasa sonra o bana uğrasa ben ona yaptığını yapayım mı?"

"Hayır! dedi, sen onu ağırla!"

Bir gün Resülullah aleyhissalâtu vesselâm beni eskimiş bir elbise içerisinde görmüştü:

"Senin malın yok mu (da böyle giyiniyorsun)?"

diye sordu.

"Allah bana deve, koyun, (sığır, at, köle) her maldan verdi!"

dedim.

"Öyleyse buyurdular, üzerinde görülmelidir!"

Tirmizi, Birr 63, (2007).

arşivist
21.02.2007, 09:29
4335 - Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile, beraber akşam namazı kılmıştık. Aramızda: "Burada oturup yatsıyı da onunla birlikte kılsak"

dedik ve oturduk. Derken yanımıza geldi ve:

"Hala burada mısınız?" buyurdular.

"Evet!"

dedik.

"İyi yapmışsınız!"

buyurdu ve başını semaya kaldırdı. Başını sıkça semaya kaldırdı ve şöyle buyurdu:

"Yıldızlar semanın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi, vaadedilen şey semaya gelir. Ben de Ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, onlara vaadedilen şey gelecektir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vaadedilen şey gelir."

Müslim, Fedâilu's-Sahâbe 207, (2531).

arşivist
21.02.2007, 09:32
4604 - Yine Ebu Hureyre anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Sabah namazını (cemaatle) kılan, Allah'ın garantisi altındadır. Sakın Allah, (ona verdiği garantisi sebebiyle) size bir ceza vermesin!"

Rezin şunu ilave etti:

"Kim bu garantiyi talep ederse onu elde eder ve bir daha da kaçırmaz."


Tirmizi, Fiten 6, (2165).

mhami
22.02.2007, 11:12
Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Vesellem Buyurdu:
''geçmiş Peygamberlerin, Sonraki Insanlara Ulaşan
Sözlerinden Birisi De şudur :''utanmadiktan Sonra Ne Istersen Yap!''
Ebû Mesud Radiyallahu Anh. Buhari.

MiHRiMaH
22.02.2007, 15:27
Hiçbir şey Allah'a iki damla ve iki adımdan daha sevgili değildir. Bunlardan biri, Allah korkusundan dolayı akan gözyaşı; diğeri de, Allah yolunda akıtılan kan damlasıdır. İki adımdan biri, Allah yolunda atılan adım, diğeri de Allah'ın emirlerinden birini yerine getirmek için atılan adımdır.
(Tirmizi)

mhami
22.02.2007, 15:44
Haksız yere müslümanların ırzına (şeref ve namusuna) hakaret etmek haramın en büyüğüdür.
(Ebu Davud)

Semazen
23.02.2007, 14:12
“ Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin olsun ki, hiç süphesiz, Allah'u Zülcelal'in en sevgili kullari; Allah'i kullarina, kullari da Allah'a sevdiren, yeryüzünde hayir ve nasihat için dolasanlardir”

ankara--24
26.02.2007, 19:38
Aciyana Allah Da Acir Sİz YeryÜzÜndekİlere Aciyinkİ GÖkyÜzÜndekİlerde Sİze Acisin

zühd
26.02.2007, 20:22
Ümmü'd-Derdâ radıyallahu anha anlatıyor: "Ebu'd-derda radıyallahu anh'ı işittim. Demişti ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim, şöyle buyurdu: "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir."
Ebu Davud, Fiten 6, (4270).

hıfz-ı lisan
27.02.2007, 16:21
''Adalet güzeldir, fakat devlet başkanlarında.Cömertlik güzeldir, fakat zenginlerde daha güzeldir.Ağır başılılık güzeldir, fakat âlimlerde daha güzeldir.Sabır güzeldir, fakat fakirlerde daha güzeldir.Haya-edep, utanma güzeldir, fakat kadınlarda daha güzeldir.''

(Deylemî Hz.Ömer(r.a)'dan rivayet etmiştir.)

hıfz-ı lisan
27.02.2007, 16:24
''Selam Kelamdan -sorudan- öncedir; sizden kim selamdan önce konuşursa, ona asla cevap vermeyin''

(İbnü-n Neccar Hz.Ömer(r.a)'dan rivayet etmiştir.)

ummuhan
27.02.2007, 18:37
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Kişi dört şeye inanmadıkça mü`min olmuş sayılmaz: Allah`tan başka ilah olmadığına ve benim Allah`ın kulu ve elçisi Muhammed olduğuma, beni (bütün insanlara) hakla göndermiş bulunduğuna şehadet etmek, ölüme inanmak, tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak

abla
27.02.2007, 18:44
Abdullah b. Zem'a, yellenen bir kimseye gülenler hakkında Hz. Peygamberin şöyle dediğini rivayet ediyor:
Bazılarınız yaptığı bir işi başkasında gördüğünde neden gülüyor?137
İnsanlarla alay edenlerin herbiri için cennetten bir kapı açılır. Ona 'gel, gel' denilir. O da (koşa, koşa) o kapıya gelir. Kapıya vardığında kapı yüzüne kapatılır. Sonra başka bir kapı açılır ve ona 'gel, gel' denir. O da koşarak gelir. Kapıya vardığı zaman, yüzüne kapanır ve kendisine kapı açılıp 'gel, gel' denildiği halde ümitsizlikten kapıya gitmeyinceye kadar bu şekilde aldatılır ve kendisiyle alay edilir.138
Kim, (müslüman) kardeşini işlediği günahından tevbe ettiği halde o günahtan ötürü ayıplarsa, o kimse ölmeden önce o günahı işlemekle cezalandırılır.139
Bütün bunlar başkasını tahkir etmek, başkasına gülmek ve başkasını küçük görüp alaya almaktan doğar. Nitekim şu ayet buna işaret eder:
Belki (alay ettikleri kimseler) kendilerinden iyidir, (Hucûrat/11)

sadık78
27.02.2007, 18:59
Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, benim yanımda iki cariye, Buas (savaşı ile ilgili hamâsi) türküler söylerken çıkageldi. Gidip yatağın üzerine (yan üstü uzandı ve yüzünü de (aksi istikamete) çevirdi. Derken (babam) Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh girdi. Derhal beni azarladı ve: "Resûlullah'ın hane-i saadetlerinde şeytan çalgısı ha!" dedi. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ona yönelip.
"Bırak onları (söylesinler!)" buyurdu. (Onlar sohbete dalıp, bizden) dikkatlerini çekince, ben cariyelere göz işareti yaptım, kalkıp gittiler."
Hz. Aişe devamla der ki: "Bir bayram günüydü. Siyahiler, mescidde kılınç-kalkan oyunu oynuyorlardı. Ben mi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan taleb etmiştim (bilemiyorum), yoksa o (kendiliğinden) mi "Seyretmek ester misin?" buyurdular. Ben:
"Tabii!" dedim. Kalktı, beni geri tarafına aldı, yanağım yanağının üstünde olduğu halde durduk.
"Ey Erfideoğulları göreyim sizi (oynayın)!" diyordu. Ben usanınca(ya kadar böyle devam ettik. Usandığımı farkedince):
"Yeter mi?" buyurdular. Ben:
"Evet!" dedim.
"Öyleyse git!" dediler."
Buhari, Iydeyn 2, 3, 25, Cihad 81, Menakıb 15, Menakıbu'l-Ensar 46, Nikah 82, 114; Müslim, Iydeyn 19, (892); Nesai, Iydeyn 35 - 36, (3, 195-197).

sadık78
27.02.2007, 19:12
Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Lâneti çok yapanlar Kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."
Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Dâvud, Edeb 53, (4907).

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mazur bir sebep yokken kocasından boşanma talep eden kadın cennetin kokusunu bile bulamaz. Halbuki cennetin kokusu kırk yıllık yürüme mesafesinden duyulur."

Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Habibe Bintu Sehl, Sabit İbnu Kays, İbni Şemmas radıyallahu anhüma'nın nikahı altında idi. Sabit ise kısa boylu çirkin bir adamdı. Habibe, Aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Vallahi, Allah'tan korkmasam, kocam yanıma girince suratına tüküreceğim (o kadar nefret ediyorum)" der.Aleyhissalatu vesselam: "(Mehir olarak aldığın) bahçeyi geri verir misin?" dedi. Kadın "evet!" dedi.
Ravi der ki: "Kadın bahçeyi Sabit'e iade etti. Resulullah aleyhissalatu vesselam da onları ayırdı."

sadık78
27.02.2007, 19:38
Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Habibe Bintu Sehl, Sabit İbnu Kays, İbni Şemmas radıyallahu anhüma'nın nikahı altında idi. Sabit ise kısa boylu çirkin bir adamdı. Habibe, Aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Vallahi, Allah'tan korkmasam, kocam yanıma girince suratına tüküreceğim (o kadar nefret ediyorum)" der.Aleyhissalatu vesselam: "(Mehir olarak aldığın) bahçeyi geri verir misin?" dedi. Kadın "evet!" dedi.
Ravi der ki: "Kadın bahçeyi Sabit'e iade etti. Resulullah aleyhissalatu vesselam da onları ayırdı."

Ebu Bekre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Haya imandandır. İman (sahibi) ise cennettedir. Hayasızlık (ve bundan kaynaklanan kabalıklar, çirkin ve kırıcı sözler) cefa (eziyet, zulüm, haksızlık)dan bir parçadır. Cefa (eden de) cehennemdedir."

sadık78
27.02.2007, 19:41
Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, hanımlarının hücrelerine bir ay girmemeye yemin etti. Böylece yirmidokuz gün onlardan ayrı kaldı. Otuzuncu akşam olunca yanıma girdi. Kendisine: "Sen yanımıza tam bir ay girmemeye yemin etmiştin" dedim. Parmaklarıyla işaret ederek: "Ay şöyledir" dedi (ve otuzu gösterdi). "Ay şöyledir!" diyerek (iki elinin) parmaklarını saldı. Üçüncüde bir parmağını tutup (yirmidokuzu gösterdi)."
6600 - Hz. Aişe anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ilada bulundu. Sebebi de hediyesinin Zeyneb Bintu Cahş tarafından reddedilmiş olması idi. Bunun üzerine Aişe radıyallahu anha Aleyhissalatu vesselam: "Zeyneb senin hediyeni muhakkak küçümsemiş olmalı" dedi. Bunun üzerine öfkelenen Resul-ü Ekrem aleyhissalatu vesselam bütün kadınlarından ila etti (ayrı kalmaya yemin etti.)."

Ebu Saidi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Kur'an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: "Oku ve yüksel!" denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır)."

sadık78
28.02.2007, 08:22
Zeyd İbnu Eslem (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Dinini değiştirenin boynunu vurun."
İmam Mâlik, bu hadisi Muvaffa'da Akdiye 15, (2, 736)kaydeder ve hadis hakkında şu açıklamayı sunar: "Bu hadisin mânası şudur: "Her kim İslâm'dan çıkarak zındıklık ve benzeri bir dine girecek olursa, kendisine galebe çalındığı takdirde öldürülür. Öyle birine tevbe teklif edilmez. Zîra gerçekten tevbe edip etmediği bilinemez. Çünkü bunlar (galebeden önce) küfürlerini gizleyip, Müslüman olduklarını ilan ediyorlardı. Ben, böylelerinin küfrü, delille sübut bulduğu takdirde tevbe etmeye çağırılmalarını uygun bulmam, (tevbe etse de kabul edilmemeli)." Devamla der ki: "Bizim nezdimizde, esas olan şudur: "Bir kimse irtidad ederse tevbeye çağırılır, (kendisine galebe çalınmazdan önce) tevbe ederse (hayatı bağışlanır), aksi takdirde öldürülür."
İmam Mâlik devamla der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın:"Dinini terkedeni öldürün" hadisinin mânası: "Kim İslâm'dan çıkıp bir başka dine geçerse" demektir. "İslâm'dan başka bir dinden çıkarak bir diğer dine geçerse..." demek değildir. Sözgelimi Yahudiliği terkederek Hıristiyanlığa veya Mecusiliğe geçen kastedilmemiştir. Binaenaleyh ehl-i zimmeden herhangi biri böyle bir din değiştirmesi yapacak olsa ne tevbeye çağırılır, ne de öldürülür."

ummuhan
28.02.2007, 08:38
Ey Allah`ın Resulü", dedim, "annem bana, kendisi adına mü`mine bir cariye azad etmenü vasiyet etti. Benim yanımda, Sudanlı (nübi) siyah bir cariye var, onu azad edeyim mi?" Hz. Peygamber (sav): "Çağır, onu (göreyim)" dedi. Çağırdım ve geldi. Cariyeye sordu: "Rabbin kim?" Cariye: "Allah!" dedi, tekrar sordu: "Ben kimim?" Cariye: "Allah`ın elçisisin!" cevabını verince Hz. Peygamber (sav): "Bunu azad et, zira mü`minedir" buyurdu.

MiHRiMaH
28.02.2007, 12:49
Allah eksikliklerden uzaktır. Doğru kulunu sever. Temizdir, temizliği sever. İkram sahibidir, ikramı sever. Cömerttir, cömertliği sever. Öyle ise evlerinizin etrafında temizliğe dikkat ediniz. Yahudilere benzemeyiniz.

(Tirmizi)

ummuhan
28.02.2007, 14:44
Hz. Peygamber (sav)`e gelip: "Bir cariyem var, çoban olarak çalıştırıyor, koyunlarımı otlatıyordum. Yakınlarda bir koyunumu yitirdi. Ne oldu? diye sorunca, kurt kaptı dedi. Koyunun kaybolmasına üzüldüm. İnsanlığım icabı cariyenin suratına bir tokat vurdum. Bu davranışımın kefareti olarak bir köle azad etmeyi adadım. Onu azad edebilir miyim?" diye sordum. Hz. Peygamber (sav) cariyeye: "Allah nerede?" diye sordu O: "Göktedir" deyince, "Pekala ben kimim? dedi. Cariye: "Sen Allah`ın Resulüsün" cevabını verince, Hz. Peygamber (sav) bana yönelerek: "Bunu azad et, zira mü`minedir" buyurdu

Hz. Peygamber (sav)`in şöyle söylediğim işittim: "İmanın tadını, Rabb olarak Allah`ı, din olarak İslam`ı, peygamber olarak Muhammed`i seçip razı olanlar duyar"

sadık78
28.02.2007, 15:56
Halid'in oğulları Habbe ve Sev radıyallahu anhüm anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir şey tamir etmekte iken yanına girdik. O işte kendisine yardım ettik. "Başlarınız kımıldadığı müddetçe rızık hususunda yeise düşmeyin. Zira insanı annesi kıpkızıl, üzerinde hiçbir şey olmadığı halde doğurur, sonra aziz ve celil olan Allah onu her çeşit rızıkla rızıklandırır" buyurdular."

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs".
(Buharî, Rikâk 5; Müslim, Zekât 115, (1047); Tirmizî, Zühd 28. (2340), : İbnu Mâce, Zühd 27, (4234).

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "İnsanlar hayırda da şerde de Kureyş'e tâbidir."
Müslim, İmâret 3, (1819).

Ebu Saidi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Kur'an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: "Oku ve yüksel!" denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır)."

ArZu
28.02.2007, 22:56
Evet, ben de şaka yaparım, fakat şaka yaparken bile sadece hakikati söylerim.

Hz. Muhammed Mustafa SAV

ALTIN_NESİL
01.03.2007, 20:47
'İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz.'

(Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 7, (1632))

allah__u_ekber
03.03.2007, 15:50
Esselamünaleyküm kardeşlerim.

Ben de Her gün bir hadis bölümü başlatmayı istedim.
Elimizden geldiği kadar bu bölümü sahipsiz bırakmayalım inşaAllah.
Kardeşlerimizden ricam sahihliğinden emin olmadıkları hadisleri aktarmamaları ve de kaynak belirtmeden paylaşım yapmamalarıdır...

Hadis-i Şeriflerden ders alabilmek duasıyla...
Rabbimize emanet olun.




http://img187.imageshack.us/img187/4083/108osob0.gif (http://imageshack.us)

ummuhan
03.03.2007, 15:56
Bu başlık islami hayatta peygamberimiz sav ile ilgili bölümde var kardeş :)

aktifkimlik
03.03.2007, 16:17
Enes r.a dan rivayetle rasulullah s.a.v şöyle buyuruyor.
kim ki beni anasından,babasından,evladından,malından daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz..

habil
03.03.2007, 16:35
Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki ;
"Kıyamet gününde, ümmetimin (iki alameti olacak: Biri) secde sebebiyle alnındaki parlaklık, (diğeri de) abdest sebebiyle kollarındaki parlaklıktır."
Tirmizi, Salât 427, (607).

allah__u_ekber
03.03.2007, 16:39
Evvelü mâ yûdau fî’l-mîzâni el-huluku’l-hasenü


Kıyamette mizana konacak ilk şey güzel ahlaktır.


Taberânî, el- Mu’cemü’l-Kebîr. 14/253-254

sadık78
04.03.2007, 11:08
Rivayette var ki, "Âhirzamanın dehşetli bir şahsı sabah kalkar, alnında 'Hâzâ kâfir' yazılmış bulunur."
Allahu a'lem bissavab, bunun tevili şudur ki: O Süfyan, kendi başına frenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanunla tâmim ettiğinden,
o serpuş dahi secdeye gittiği için, inşaallah ihtida eder; daha herkes-yalnız istemeyerek-onu giymekle kâfir olmaz

allah__u_ekber
04.03.2007, 16:40
Enes r.a dan rivayetle rasulullah s.a.v şöyle buyuruyor.
kim ki beni anasından,babasından,evladından,malından daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz..
ALLAH RAZİ OLSİN güzel kardesim peygamber sevgisini ALLAH SEVGİSİNDEN asagi diger sevgilerden üztün tutalim insALLAH

kedi
04.03.2007, 19:21
KİŞİ SEVDİGİYLE BERABERDİR

abdullah sinan
05.03.2007, 00:42
Bu hadisi İbni Mace süneninde rivayet etmiş. Abdullah bin Ömer hadisinden:

" Rasulullah(SAV) bize döndü ve şöyle dedi:

Eymuhacirler topluluğu, beş şey vardır ki onlara tutarsanız! Onlara yetişmenizden Allah'a sığınırım.

1) Herhangi bir toplumda zina yaygınlaşırda alenen işlenirse mutlaka onları, kendilerinden önce geçen seleflerinde emsali görülmemiş yaygın ve salgın hastalıklar kaplar.

2) Eksik ölçmeye ve tartmaya başladılrmı mutlaka kıtlık şiddetli geçim sıkıntısı ve hükümet zülmüne uğrarlar.

3) Mallarının zekatını vermekten kaçındılar mı mutlaka gökten damlalları kesilir. Eğer hayvanlar olmasa hiç yağmur alamazlar.

4) Allah ve Rasulünün ahdini bozdular mı mutlaka Allah kendi dışlarından birtakım düşmanları başlarına musallat eder ve onlarda eldesinde bulunanın bir kısmını alırlar.

5) Önderleri Allah'ın Kitabıyla hükmetmeyip Allah'ın indirdiklerinden vazgeçtiler mi mutlaka Allah aralarında kargaşalık, anarşi çıkarır."

allah__u_ekber
05.03.2007, 09:21
Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Birbirinize kin tutmayınız,
hased etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz.
Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz.
Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terketmesi helâl değildir."

http://img66.imageshack.us/img66/3401/108osob0om0.gif (http://imageshack.us)

hıfz-ı lisan
05.03.2007, 12:26
''Şüphesiz mutluluğun tamamı Allah'a itaatle geçen bir -ömürdedir- ömürdür.''

(Hatip rivayet etmiştir.)

MiHRiMaH
05.03.2007, 13:18
Kendinize beddua etmeyin. Çocuklarınıza da beddua etmeyin. Size hizmet edenlere de beddua etmeyin. Mallarınıza da beddua etmeyin. Çünkü o bedduanız, Allah tarafından kabul edileceği bir saate rastlar da, kabul edilir.
(Ebu Davut)

.BeYzA.
06.03.2007, 13:23
umutlu kardeşim hakkını helal et, özür dilerim:flowers:

bak bi de konu açtım ki özür dilediğimi herkes görsün :)

sen kaldırırsın bii ara bu konuyu :ıslık:

Erdem
06.03.2007, 13:25
bas bas bağırıyoruz özellerinizi özelinizden halledin diye :O
yok öyle özür möüzr kabul.kul hakkı :ıslık:

şaka bi yana hakk mevzu bahis diil ;)

SuskunSuvari
09.03.2007, 13:56
youtube adı verilen kesimhane mahkeme kararı ile kurbağa diliyle nakavt oldu..

Her gün 70 milyon kişinin izlediği tahmin edilen site -hepimizin malumudur- ataturkle ilgili hakaret içeren bir video dan dolayı kapatıldı..

Şimdi milliyetperestler zil takıp oynuyordur belki...Lakin daha önce bu sitede terör örgütünün propagandasını yapan videolar vardı bu bir ikinci olarak en muhimi

İslam karşıtı videolar dizboyu idi..ama kimse nin gıkı çıkmadı ne zaman ki dokundular ataturk'e sesleri çıktı..

Bunu tenkid ederken Allah'a kasem olsun ki bölücü bir zihniyetle demiyorum..Şimdiden belki hitabımıza takılan kardeşlerimiz olur diye önlem alayım dedim (ki diğer tarışma başlıklarında kişisel tartışmalar türemiş sütten ağzı yanan yo... ... .. )..Yani İslamı karalayan videolar varken(ki ben bitanesini izledim sinirden ağlıyordum aklıma geldikçe de o videoyu yapanları Allah'a havale ediyorum bahsedirken bile utandım daha siz videonun yapısını dusunun) ataturku karalayan bir video için hemen harekete geçilmesi ziyadesiyle aklımızı kurcalamış bulunuyor..

Her neyse beyan da bulunacak kardeşlerimizin fikirlerini bekliyorum..

Üstad selamı ile '' Umuma selam''

B%Ü%Ş%R%A
09.03.2007, 14:04
kardesım bütün dedıklerınde çok haklısın bende dün duydum bence çok güzel olmus sıteye ya aslında bazen yaralanıoduk falan ama yınede güzel olmus yararlanmak ıçın çok daha güzel sıteler var neyse Allaha emenetın kardes selametle...

Fakir50
09.03.2007, 14:06
Resulullah Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki;
"Bir kimse,, bir başka yerde bulunan din kardeşini ziyarete gidiyordu.Allahü Teala , ona bir melek göderdi..
Melek,ona;

-Nereye böyle? diye sordu..
-Şu köyde bir din kardeşim var,onun ziyaretine gitmek istiyorum..Melek tekrar sordu;
-Ondan sana,senin gözünde üstün tutan bir iyilik geldi mi?
-Hayır,böyle bir şey yok.Ancak,,ben onu Allah rızası için seviyorum.Bunun üzerine melek;
-Ben,Allah(c.c.) tarafından sana gelen bir elçiyim.Sen nasıl onu ,Allahü Teala için seviyorsan,,Allahü Teala da seni öyle seviyor."

Hadis-i kudside;"Bir kimse,birhastayı,yahut uzaka bir yerde bulunan bir din kardeşini ziyarete gittiği zaman;bir melek onun için şöyle seslenir;
"Güzel ettin;gidişin güzel oldu;cennet senin için mübarek olsun."

Resuluüllah Efendimiz(s.a.v.) şöyle nakletti;
"Allahü Tebareke ve Teala şöyle buyurdu;

"Benim rızam için birbirini sevenlere,benim rızam için meclis kuranlara,benim rızam için mal harcayanlara sevgim vacip oldu.."



Bu müjdelere erişebilmek duası ile....

Semazen
09.03.2007, 14:13
Suheyb'den (r.a) Rasulullah'in (s.a) söyle buyurdugu rivayet edilmistir: Sizden önceki milletlerden birinde bir hükümdar ve onun bir sihirbazi vardi. Sihirbaz ihtiyarlayinca hükümdara: "Ben yaslandim, bana bir genç gönder de ona sihir ögreteyim" dedi. Hükümdar ona sihir ögretecegi delikanliyi gönderdi. Gencin yolu üzerinde bir rahib vardi. Yola çiktiginda onun yaninda oturup sözlerini dinlerdi. Rahibin sözleri hosuna giderdi.

Sihirbaza giderken rahibe ugrar, onunla bir süre otururdu. Sonra sihirbaza varinca da, adam delikanliyi döverdi. Bu durumdan rahibe sikayet edince rahip "Sihirbazdan korktugunda, beni ailem alikoydu; ailenden korktugun zaman da beni sihirbaz birakmadi dersin" dedi. O hal üzere gidip gelirken bir gün geçenlerin yolunu kesen büyük bir vahsi hayvanla karsilasti. Kendi kendine "Büyücü mü yoksa rahib mi daha faziletli bugün ögrenecegim " dedi. Bir tas aldi ve "Allahim! Eger rahibin isi sana sihirbazin isinden daha sevimli ise su hayvani öldürüver ki halk yoluna devam etsin" diyerek elindeki kaya parçasini atti ve canavari öldürdü. Halk da geçip gitti.

Bunun üzerine delikanli rahibe gelerek olup bitenleri haber verdi. Rahib de ona, "Oglum bugün sen benden daha üstünsün. Senin durumun kemale ulasti. Fakat yakinda imtihandan geçeceksin. Bir belaya ugrarsan benim adimi verme" dedi.

Bu çocuk anadan dogma körleri, Alaca (Bars) denilen cilt hastaliklarini iyilestiriyor ve daha birçok hastaliklara yakalananlari tedavi ediyordu. Bu durumu kralin yakin dostlarindan olan kör biri duydu. Çesitli hediyelerle delikanlinin yanina gelerek, "Eger beni iyilestirirsen bunlarin hepsi senin" dedi. Delikanli adama; "Ben hiçbir kimseyi iyilestiremem. Sifayi ancak Allah verir. Eger sen Allah'a iman edersen O'na dua ederim. O da sana sifa verir" dedi. Adam hemen Allah'a iman etti. Allah da ona sifa verdi.

Sonra bu adam hükümdarin yanina gitti. Önceden oldugu gibi onun yanibasina oturdu. Hükümdar ona, "Sana gözlerini kim iade etti?" dedi. Adam "Rabbim" dedi. Kral "Senin benden baska bir rabbin mi var?" dedi. Adam "Benim Rabbim de, senin Rabbin de Allah'dir" dedi. Bunun üzerine hükümdar o adami tutuklatti. Çocugun yerini söyleyinceye kadar kendisine iskence yaptirdi. Bunun üzerine delikanli hükümdarin huzuruna getirildi. Kral delikanliya, "Oglum! Senin sihrin, anadan dogma körleri, abraslari (bars hastaligina tutulanlari) iyi edecek dereceye ulasmis, söyle söyle yapiyormussun öyle mi?" dedi. Delikanli: "Ben hiçbir kimseye sifa vermiyorum. Sifayi ancak Allah veriyor" dedi. Bunun üzerine kral onu da tutuklatti ve devamli iskence ettirdi. Sonunda rahibin adini söyledi. Hemen rahib getirildi. Kendisine "Dininden dön" denildi. O reddetti. Bunun üzerine hükümdar testere istedi. Testereyi basinin ortasina gelecek sekilde rahibin tepesine koydular. Testere basini ikiye ayirdi. Arkasindan hükümdarin yakin dostunu getirdiler. Ona da "Dininden dön" dediler. Reddedince onun da tepesine testereyi yerlestirip, basini ortasindan ikiye ayirdilar. Sonra da delikanliyi getirdiler. Kendisine "Dininden dön" dediler. Reddedince, kral onu adamlarindan bir gruba teslim etti. Onlara "Bunu falan dagin tepesine çikarin, dagin tepesine varinca dininden dönmezse onu assagiya atin" diye emir verdi. Onlar da onu götürdüler,daga çikardilar. Çocuk, "Allah'im, diledigin sekilde beni onlara karsi koru" dedi. Bunun üzerine dag sarsildi. Onlar da dagdan assagi yuvarlandilar. Çocuk yürüyerek hükümdara geldi. Hükümdar ona "Yanindakilere ne oldu?" diye sordu. Delikanli hükümdara "Allah beni onlara karsi korudu" diye cevap verdi.

Hükümdar yine onu kendi adamlarindan bir gruba teslim etti. "Bunu büyük bir gemiye bindirin, denizin ortasina götürün. Dininden dönmezse onu denize atin" dedi. Onu götürdüler. Delikanli dua ederek "Allah'im nasil dilersen beni onlara karsi koru" dedi. Bunun üzerine gemi onlarla beraber alabora oldu, hepsi boguldular. O yürüyerek hükümdara geldi. Hükümdar "Yanindakilere ne oldu" diye sordu. Delikanli hükümdara "Allah onlara karsi beni korudu" dedi ve krala, "Sana emredecegimi yerine getirmedikçe beni öldüremeyeceksin" dedi. Kral, "Nedir o?" dedi. Delikanli su cevabi verdi, "Halki bir alana topla, beni de bir hurma dalina as, sonra ok torbamdan bir ok alarak, yayin tam ortasina yerlestir. Daha sonra, 'Delikanli'nin Rabbi olan Allah'in adiyla' de. Sonra da at. Böyle yaparsan beni öldürürsün."

Bunun üzerine hükümdar halki bir meydanda topladi. Onu hurma dalindan asti. Sonra ok torbasindan bir ok aldi. Oku yayin ortasina koydu. Sonra "çocugun Rabbi olan Allah'in adiyla" diyerek oku üzerine atti. Ok delikanlinin sakagina saplandi. Çocuk elini sakagina koyup öldü. (Bu durumu gören) halk "Delikanlinin Rabbi'ne iman ettik" dedi.

Kralin adamlari yanina vararak ona, "Gördün mü korktugun seyi? Vallahi korktugun sey basina geldi, halk iman etti" dediler. Bunun üzerine kral derhal sokak baslarinda hendekler kazilmasini emretti. Hendekler açildi. Içlerinde atesler yakildi. Hükümdar, "Her kim dininden dönmezse onu zorla hendege atin. Ya da kendilerine haydi hendeklere atlayin denilsin" diye emir verdi. Adamlari da dedigi gibi yaptilar. Nihayet kucaginda bebegi ile bir kadin atesin önüne geldi. Kadin duraklayip atese düsmekten çekindi. Kucagindaki "Ey annecigim sabret. Çünkü hak din üzeresin" dedi. [(30) Müslim; Kitab'uz-Zühd ve'r-Rekaik, 3005, Tirmizi.]

Açiklama
Imam Nevevi bu hadisin açiklama kisminda bir çok noktalara deginiyor ve hadisten önemli hükümler çikariyor. Biz bunlardan önemli gördügümüz birinin üzerinde duracagiz: Hak yolda yürürken bütün zorluklara sebat göstermek ve hakki ortaya koymaktan bir an bile geri durmamak. Gerçi mümin ölümle karsi karsiya geldigi anda kalbindeki imani muhafaza etmek sartiyla iki siktan birini seçmekte serbest birakilmistir. Ammar b. Yasir küfrü söylerken Bilal-i Habesi "Ahad, Ahad" diyerek hakki ilan etmeyi tercih etmistir. Allahu Teala onlarin her ikisinden de razi olsun. Fakat daha serefli olani, mübarek olani hak yolda yürürken zorluklara, acilara sabir göstermek ve hakki ortaya koymaktan bir an bile tereddüt etmemektir. Hadistekine benzer bir olay Kur'an-i Kerim'in Buruc suresinde anlatilmakta. Tek suçlari, bir olan Allah (c.c)'a kulluk etmek olan müminler topluca içinde alevli atesler bulunan hendeklere atiliyorlar. Onlar da kundaktaki çocugun gösterdigi sabri gösterip ölümü tercih ediyorlar. Allahu Teala gösterdikleri bu üstün teslimiyetten dolayi onlari yüce kitabinin temiz sayfalarinda aniyor. Bundan daha büyük seref olabilir mi acaba? Biz müslümanlar, bir kismimiz, bolluk ve rahatlikla imtihan ediliyoruz. Gerçi müslümanlari bir vücudun azalari gibi düsünürseniz, acilar içinde kivranmamiz gerekli ama maalesef daha bir vücudun azalari gibi degiliz. Allah (c.c) bizleri de yeryüzündeki diger müslümanlari imtihan ettigi gibi zorluklarla imtihan ederse, eger sabrimizin (imanimizin) derecesini ölçmek isterse ne yapariz? "Böyle bir sinava hazir miyim?" sorusunu her müslüman kendine sormali. Allah (c.c) hakimdir ve en dogrusunu bilendir

modid
10.03.2007, 00:37
silinebilir

Clit
10.03.2007, 12:31
hangisi?

hiç
10.03.2007, 12:36
neyi ulen :blink: :D
bak ben yalnış anladım bile digerlerini bilmem de..:blink:

ArZu
10.03.2007, 12:39
boş konu olduğu için
birde laylom sen clit'in korumasımısın yazdığı her yerde teşekkür ediyosun konulara yazda senide tanıyalım kardeş :)
kilit

mhami
10.03.2007, 15:49
''erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, cenab-ı hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider.'' hadis i şerif Cami üs sağir

ptahmos
12.03.2007, 12:03
1-kıl beni ey namaz
2-yandım gül oldum
3-kimselere diyemem
4-seccadeden alnını öpmeye geliyor
5-enstrumental
6-sabah namazı
7-şimdi öğle
8-ikindi hüznünde
9-yatsının yanlızlığı

RAR ŞİFRESİ: hakan

http://dosyam.net/?id=olde9s

laedri
12.03.2007, 12:27
çok güzel ama sadece ilk müzik var o da bozuk sanki :(

ptahmos
12.03.2007, 13:54
http://dosyam.net/?id=5g3g69

dilhuba
12.03.2007, 14:51
sağol kardeş

emmargah
12.03.2007, 15:20
şifre istiyor kardeş bakabilirmisin

SİRAC
13.03.2007, 19:40
ŞİMDİ RESİMİ İYİCE İNCELEYİN VE NE GÖRDÜĞÜNÜZÜ PAYLAŞIN...


NOT:KONSANTRE OLUN..;)):D

http://members.home.nl/saen/Special/zoeken.html

ArZu
13.03.2007, 19:43
bu konu daha önce eklendi ;)
kilit...

SİRAC
13.03.2007, 22:01
:sav: ŞİMDİ BU RESİMDE İP UÇLARI VAR BULABİLDİKLERİNİZİ PAYLAŞIN BAKALIM DOĞRU MU???:D
:frantic:


http://members.home.nl/saen/Special/zoeken.html


:sav:

Gülzar-ı İrfan
13.03.2007, 22:41
gecenin bu saatinde......... namazımı kılmamıştım ben kalkıp kılayım en iyisi....bana zebaniyi çağrıştırdı.....:oleyo: :O :O :O

Sabr-el-Hayat
13.03.2007, 22:49
İmam Mâlik'e Yahya İbnu Saidden ulaştığına göre 'Hz. İsa yolda bir domuza rastlar.

Ona: 'Selametle yoldan çekil!' der. Yanında bulunanlar: 'Bunu şu domuz için mi söylüyorsun?' diye sorarlar.

(O ise domuz kelimesini diliyle telafuz etmekten çekindiğini ifade eder ve:) 'Ben, dilimin, çirkin şeyi söylemeye alışmasından korkuyorum!' cevabını verir.

Muvatta, Kelâm 4, (2, 985).

çelebi
15.03.2007, 11:03
Ya Rabbi ich nehme Zuflucht zu dir wovor Rasulullah :sav: Zuflucht zu dir genommen hat und ich erbitte mir von dir worum dich Rasulullah:sav: gebeten hat! Amin

MİLLİ GÖRÜŞ
15.03.2007, 19:23
http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=20.12.2003&Newsid=19484&Categoryid=3

cenk11
15.03.2007, 19:27
Demek ki, "Biz de müslümanlardanız" diyenler bu tür magazin gazetelerinin haberlerine de artık inanmaya başladılar.
Ey kendisi için sevdalar edinilen koltuk ! Sen nelere kaadirsin !

MİLLİ GÖRÜŞ
15.03.2007, 19:29
AİHM'deki türban davalarında Türkiye'yi savunmak kendi eşleri de türbanlı olan AKP'lilere düştü. İşte Gül imzalı resmi türban görüşümüz: Türban gericiliği teşvik ediyor!..
http://www.gazetevatan.com/pics/clear_pixel.gif20.12.2003

AKP Hükümeti, Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) görüşülen türban davasında yasağı savundu. Hükümet adına Dışişleri Bakanlığı kanalıyla gönderilen yazılı savunmada, "türbanın üniversitelerde laik eğitimle çeliştiği ve bağdaşmadığı" belirtiliyor ve "gericiliği teşvik ettiği" görüşü dile getiriliyor. Savunmada türban yasağının Anayasa'ya uygun olduğu da vurgulanıyor. AKP'nin türban konusundaki yaklaşımlarıyla taban tabana zıt olan savunma, Abdullah Gül'ün başında bulunduğu Dışişleri Bakanlığı'nca hükümet adına AİHM'e gönderildi. Bir hafta önce Strazburg'a gönderilen savunmanın "Milli Görüş Genelgesi"nden sonra hem hükümet hem de AKP içinde yeni bir ciddi tartışmaya yol açması bekleniyor.

Laiklik ilkesinden asla vazgeçilmez
VATAN'ın edindiği bilgiye göre, savunmada Türkiye'nin laiklik ilkesi, çağdaş eğitim konusundaki tutumu, çağdaş eğitim ilkeleri, yasal düzenlemeler ve mahkemelerin aldığı kararlara yer verildi. Türkiye'de Anayasa'nın "din istismarını yasakladığı, türbanın üniversitelerde laik eğitimle çeliştiği ve bağdaşmadığı" belirtildi ve "gericiliği teşvik ettiği" görüşleri dile getirildi. Türbanın laik eğitim ilkesine ters düştüğüne dikkat çekilen savunmada "Türban, çağdaşlaşma yolunda bir geri adımdır. Amaç modernleşme ve çağdaş görüntüyü korumaktır. Siyasal simge haline getirilen başörtüsü, özgürlük sorunu değil politikacılar tarafından şeriat amaçlı kullanılmış bir olgudur" denildi. Savunmada eğitim ve öğretimin devlet gözetimi altında yapıldığına işaret edilerek, YÖK kanununa göre yüksek öğretimin amacının Atatürk ilkeleri doğrultusunda gençleri eğitmek olduğuna dikkat çekildi. Başörtüsünün dini duyguları sınıflarda sembolize etmesi nedeniyle laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilen savunmada "Demokratik devlet, laik devlettir" denildi.

Dinin siyasete araç edilmesine izin yok
Savunmada "Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasının dinin siyasal alana çekilmesi ve siyasal araç durumuna getirilmesi açısından taşıdığı sakıncalara" da dikkat çekildi. Savunmada, Anayasa Mahkemesi'nin 1989'daki kararına atıfta bulunuldu ve türbanın kamusal alanda yasaklanmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerinin düzenlendiği ve "değiştirilemez" maddeleri arasında yer alan "Başlangıç Bölümü" ile "laiklik" ilkesinin düzenlendiği 2'nci maddesine, "eşitlik" ilkesinin düzenlendiği 10'uncu maddesine, "din ve vicdan özgürlüğü"nü düzenleyen 24'üncü maddesine ve "inkılap Kanunlarının Korunması"nı düzenleyen 174'üncü maddesine uygun olduğu vurgulandı. Savunmada üniversite kurumlarında başörtüsü kullanılamayacağı kararına ek olarak, başörtüsünün masum bir yaşam biçimi olmanın dışında cumhuriyet ilke ve inkılaplarına karşı bir sembol olduğu vurgulandı.

Gül, bakalım kendisini evde nasıl savunacak!
Leyla Şahin'in türban davasıyla ilgili gönderilen savunmanın, AKP'nin türban politikasına taban tabana zıt olması, ortaya ilginç bir durum çıkardı. Şimdi türban yasağının savunuluyor olması AKP ve Milli Görüş tabanında yeni bir tartışmaya zemin oluşturacak. Savunma, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü de iki açıdan çelişkili bir konuma getirdi. Daha önce başında bulunduğu bakanlığın Milli Görüş'ü Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle suçlayan genelgesi nedeniyle eleştirilere hedef olan Gül, bu kez de partisinin iktidarda olduğu bir dönemde partisinin politikasına ters düşen savunmayı açıklamakta güçlük çekecek. Eşi Hayrunnisa Gül'ün AİHM'nde türban yasağına karşı dava açmış olması da Gül'ün sıkıntıya girmesine yol açacak. Hayrunnisa Gül, 1998'de Ankara Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı bölümüne türbanlı olduğu için kayıt yaptıramamış, 2000'de de AİHM'e başvurmuştu. O dönemde muhalefet milletvekili olan eşinin daha sonra Başbakan olması da davayı geri çekmesini sağlayamamıştı.

MİLLİ GÖRÜŞ
15.03.2007, 19:34
bi link daha
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=152921

Sabr-el-Hayat
15.03.2007, 22:46
Hz. Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor: 'Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp Allah'tan dünya ve âhiret için hàyır taleb eden hiç kimse yoktur ki Allah dilediğini vermesin.

Ebû Dâvud, Edeb 105, (5042).

ummuhan
26.03.2007, 08:14
İbnu Abbas

Rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: "Kim Allah`ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur."

Sabr-el-Hayat
27.03.2007, 15:08
İyâz İbnu Himâr radıyallahu anh anlatıyor:

'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir hediyede bulunmuştum. Bana: 'Müslüman mı oldun?' diye sordu. 'Hayır! dedim.'Ben müşriklerin hediyesini almaktan menolundum!' buyurdular (ve hediyemi almadılar).

Ebu Dâvud, Harâc 35, (3057); Tirmizî, Siyer 24, (1577).

MiHRiMaH
28.03.2007, 22:37
Seni şüpheye düşüren şeyleri bırak, düşürmeyenlere yönel. Çünkü doğruluk rahattadır; yalan sıkıntıya atar.
(Tirmizi)

&Ta-Ha&
31.03.2007, 00:38
el mer'u mea men ehabbe...kişi sevdiği ile beraberdir...

Zeynep Özmen
31.03.2007, 14:49
İnsanlarla alay eden kimseler var ya, kıyamette onlardan birine cennetten bir kapı açılır. “Haydi gel” denilir. O kişi, kapının önüne varınca, kapı yüzüne kapanır. Sonra başka bir kapı açılır. “Haydi gel!” denilir. O kapıya da ümitle koşar. Fakat yanına varınca, o kapı da yüzüne kapanır. Ve böylece, kapı açılıp kapanma durumu sürüp gider. Nihayet, kişiye cennetten gerçek bir kapı açılır. “Haydi gel, bu sefer gir!” denilir. Ama adam, yine suratıma kapatılır endişesiyle, bu açık kapıya yanaşmaz. (Alaycılığın cezasını, bu şekilde alaya alınarak bulur.)
Hadis-i Şerif (Ramuz).

Sabr-el-Hayat
01.04.2007, 15:23
Berâ radıyallahu anh anlatıyor:

'Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte bir cenazede beraberdik. Aleyhissalâtu vesselâm kabrin kenarına oturup ağladılar, öyle ki (göz yaşlarıyla) toprak ıslandı. Sonra da: 'Ey kardeşlerim İşte (başımıza gelecek) bu aynı (ölüm hadisesi) için iyi hazırlanın' buyurdular...

insallah...

&Ta-Ha&
02.04.2007, 00:55
Men Menne Min Mennin Münne Min Mennil Beri

http://img329.imageshack.us/img329/2246/jklau9.png
kim iyiliklerden bir iyilik yaparsa kendisine allahın iyiliklerinden bir iyilikle iyilik olunur.

ALLAHin Hizmetkari
02.04.2007, 00:58
Men Menne Min Mennin Münne Min Mennil Beri

tekerleme gibi:P cok hosuma gitti bu hadis, ALLAH razi olsun abi:)

&Ta-Ha&
02.04.2007, 01:00
tekerleme gibi:P cok hosuma gitti bu hadis, ALLAH razi olsun abi:)

Amin Ecmain...hemen ezberle o zaman tmm mı:) :P

rüveyde_
02.04.2007, 01:02
Allah, Cehennemde cezası en hafif olanlardan birine şöyle der: Eğer yer yüzündeki her imkan (güç ve servet) senin elinde olsaydı, bu cezadan kurtulmak için, verir miydin? O kişi hiç tereddütsüz: verirdim, der. Allah şu açıklamayı yapar: Sen dünyada yaşarken, ben senden bu dediğimden daha kolayını, yani bana inanmanı ve hiçbir şeyi ortak koşmamanı istedim. Ama sen ise bana ortak koşmakta direttin.
Hadis (Tirmizi).

MiHRiMaH
02.04.2007, 15:46
Zaman kısalır, kıyamet yaklaşır, hayırlı işler azalır, cimrilik artar, fitneler çıkar ve öldürmek çoğalır.
(Buhari)

scaner
05.04.2007, 14:45
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallallahu aleyhi ve sellem'e:
–Hangi amel daha faziletlidir? diye soruldu.
–"Allah'a ve Resûlüne inanmak" buyurdu.
–Sonra hangisi? denildi.
–"Allah yolunda cihad etmek" karşılığını verdi.
–Bundan sonra hangisi? denilince:
–"Allah katında makbul olan hactır" buyurdular.
Buhârî, Îmân 18, Hac 4, Tevhîd 47; Müslim, Îmân 135. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 22; Nesâî, Hac 4, Cihâd 17

.BeYzA.
05.04.2007, 22:59
"İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da
sona erer, şu üç şey bundan müstesnadır: sadaka-i
cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden
hayırlı evlat."

scaner
06.04.2007, 09:38
Mü'minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:
"Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Resûlü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Resûlü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir. "
Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu'l-ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26

Sabr-el-Hayat
07.04.2007, 00:38
''Baskasini dogruluga çagiran kimseye, kendisine uyanlarin sevabi gibi sevap verilir.''

Sabr-el-Hayat
08.04.2007, 15:41
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.

Tirmizi, Kıyamet 41, (2484).

A.R
08.04.2007, 16:06
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Kim haksızken tartışmayı bırakırsa, cennetin kıyısında onun için bir köşk yapılır.

Haklı olduğu hâlde bırakırsa, cennetin ortasında onun için bir köşk yapılır.

Kimin de ahlâkı güzel olursa, ona cennetin en üstünde köşk yapılır."

Ebû Ümâme radıyallahu anh. Tirmizî.

scaner
09.04.2007, 14:39
Ebû Zer radıy