PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hem papazlık, hem imamlık bir arada yapılır mı?


kemalali
31.03.2007, 07:48
Hem papazlık, hem imamlık yapılır mı?


Elbette yapılmaz… Olur mu böyle iş, dine imana sığar mı, dediğinizi duyar gibiyim.
Sığmaz ama oldu, oluyor, olacak… Daha nelere şahit olacağız. Göreceksiniz.
“Dinler arası diyalog” furyası, sanki bir Deccal sürecidir, adeta bir Deccal misyonudur… Deccal da kim, diyeceksiniz?

Hz. Peygamber’in ümmetini ikaz ettiği hadis–i şeriflere göre; Deccal, doğruyu yanlış, yanlışı doğru, hakkı batıl, batılı hak gösterecek olan Müslüman kılığına bürümüş tam bir yalancı ve yalancılar güruhudur. Rahmet ve su diye takdim ettiği argümanlar, gerçekte “azap” ve “ateş” olan kezzaplardır. Asıl büyük Deccal kendisini ilan ve ifşa etmeden önce, 70 ila 100 civarında küçük Deccaller türeyecektir. Bu deccaller, gayr–ı Müslimlerin arasından değil; Müslümanlar arasından çıkacaktır. Deccallerin asıl hedefi ve misyonu, Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in peygamberliğini örtbas etmek ve o kutlu elçinin “son peygamber” oluşunu batıl anlayışlarla gölgelemektir. Deccal’in çabalarıyla, Müslümanlardan gurup gurup, cemaat cemaat müşriklere, Hıristiyan ve Yahudilere iltihaklar yaşanacaktır. Deccal’in ayartmalarıyla gayr–ı Müslimlerin inançlarına doğru sürüklenen bu Müslümanlar, kendilerini hala Müslüman zannedeceklerdir.


İslam kaynakları ve hadis–i şerifler bu bilgileri ve ikazları veriyor Müslümanlara.
Dinler arası diyalog misyonu, maalesef bu “hak görüntülü cilalı batıl” ekseninde cereyan ediyor.
“Aynen çifte pasaportlu”da olduğu gibi, “hem Müslüman, hem Hıristiyan” olunur mu? Olunmaz… Ama diyalog furyasında olunuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 14 Mart 2007 tarihli ve 140733 nolu kayıtlı “bir insanın hem Hıristiyan hem de Müslüman; aynen çift pasaportlu gibi olup olamayacağı”na dair soruma, “İslami hükümlere göre bir insan, aynı anda iki dine birden mensup olamaz” şeklinde cevap veriyor.
Nerden çıktı bu “çift dinlilik” demeyin. Dinler arası diyalog furyasından…



Lester Kurtz ve Mariam (Meryem) Kurtz, Şanlıurfa’daki Dinlerarası Diyalog Sempozyumu’nun en ilginç konuklarıydı. Biri metodist protestan bir ailede büyüyüp Quaker olarak hayatını sürdürüyor, diğeri ise Müslüman…
Haham, papapaz ve müftünün huzurunda kendisini kelime–i şehadet getirerek ‘hem Hıristiyan, hem de Müslüman’ ilan eden ve aynen çifte vatandaşlıkta olduğu gibi çifte dinli olmak istediğini ve Meryem ile evlenerek geçmişinde sahip olduğu Hıristiyan kültürle İslam kültürünü meczetmek istediğini belirten Lester… Diyaloğun bir başka göstergesi ise Lester ile Meryem’in nikahlarıydı; haham, papaz ve müftünün huzurunda kelime–i şehadet getiren Lester kendisini, ‘hem Hıristiyan, hem de Müslüman’ ilan etti.


Diyalog namına “çifte dinlilik” tezgahlanıyor da, neden “çifte görev; hem papazlık hizmeti, hem de imamlık hizmeti bir arada” tezgahlanmasın… Bu da gerçekleştirildi.
Alanya’nın Mahmutlar Beldesi Göleviz Camii’nin “diyalogcu” imamı Osman Kömür, gayr–ı Müslim Alman kadın Gertrud Meier’in, ruhuna aynı anda İncil okuyor, Kur’an okuyor, Fatiha okutuyor. Bu işi, dinler arası diyalog kapsamında yapıyorum diyor mikrofonlara.


Diyanet İşleri Başkanlığı ise, 14 Mart 2007 tarihli ve 140422 nolu kayıtlı “Gayr–ı müslima Fatiha ve rahmet okunup okunamayacağına dair” soruma şöyle cevap veriyor:
“Nihai kurtuluş, bir dinin dışında da olabilecekse, o dinin varlığının sebebi kalmaz. Bu gerçek dinlerin temelini oluşturur. Dinlerin kendilerini tek hak din olarak kabul etmesinin gerekçesi budur.
Buna göre, her din kendi mensupları dışındaki insanların Allah’ın rahmet ve rızasından mahrum olacakları, varacakları yerin de cehennem olacağı hükmünü koyar.
O dine inananlar da tabiatıyla aynı inancı benimser. Başka inançlara mensup olarak ölen kimselerin Allah’ın rahmetinden ebedi olarak mahrum kalacaklarına inanır.
Bundan dolayı, bir din mensubunun ölmüş olan diğer bir din mensubu için Allah’ın affını dilemesi açık bir çelişki olur.
Kendini son hak din olarak sunan İslâm’ın yaklaşımı da böyledir.
İslâm, nihai kurtuluş yolunun kendisi olduğunu, başka inanç üzere ölenlerin Allah’ın rahmetinden mahrum kalacağı esasını getirir ve çağrısını bu temel prensip üzerine oturtur. Nitekim ayette, “Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, –yakınları da olsalar– Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de müminlere” buyrulur (Tevbe, 113).”


Din İşleri Yüksek Kurulu’nun da altını çizdiği “İslam dini akaidine dair gerçek” bu iken; sarıklı imam, hangi akla hizmet ederek, hangi teşkilat genelgesi veya düzenlemesine göre “papazın yapması gereken işi” yapıyor. Hem papazlık, hem imamlık bir arada yapılır mı?


“Dinler arası diyalog” kapsamında bu merasimi icra ettiğini ekranlardan ifade eden mezkür imam, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın personeli midir, yoksa Vatikan’nın Dinlerarası Diyalog Sekreteryası’nın (PCID) elemanı mıdır? Kur’an–ı Kerim ve İncil’i, İslam ile Hıristiyanlığı eşitleyen ve hepsini “hak gösteren” böyle bir imamın, Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in mihrabında ve minberinde vazife yapması dinen caiz midir, yasal olarak uygun mudur?


Papazların yapması gereken “gayr–ı Müslim’i defnetme vazifesi”ni diyalog işgüzarlığı ile üstlenen bu imamı, Diyanet İşleri Başkanlığı, hala görevde tutmayı düşünüyor mu? Diyanet, yasal bir soruşturma süreci başlattı mı?
Ben yine Diyanet İşleri Başkanlığı’na sordum; cevaplarını bekliyorum.


Mübarek Mevlid Kandilinizi tebrik eder, yüce milletimize hayırlar, insanlığa hidayet getirmesini dilerim.

''Alıntıdır''

http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=7005484&tarih=2007-03-30

NUHUN_GEMISI
01.04.2007, 14:28
JİMNASTİK MEMURU OLAN KILDIRGAÇLARA PARA VER ; EŞEĞİ BİLE NASİL BİLİRDİNİZ DİYE SİZE SORARLAR !!!
BU ARADA AKŞAM DA MEVLUD OKUMAK İÇİN KENDİ ARALARINDA YARIŞ YAPARLAR !!! (e malum ticaret dünyası ! damgalanacak meta buradan götürülür )

akesga
02.04.2007, 04:15
Hem papazlık, hem imamlık yapılır mı?


Elbette yapılmaz… Olur mu böyle iş, dine imana sığar mı, dediğinizi duyar gibiyim.
Sığmaz ama oldu, oluyor, olacak… Daha nelere şahit olacağız. Göreceksiniz.
“Dinler arası diyalog” furyası, sanki bir Deccal sürecidir, adeta bir Deccal misyonudur… Deccal da kim, diyeceksiniz?

Hz. Peygamber’in ümmetini ikaz ettiği hadis–i şeriflere göre; Deccal, doğruyu yanlış, yanlışı doğru, hakkı batıl, batılı hak gösterecek olan Müslüman kılığına bürümüş tam bir yalancı ve yalancılar güruhudur. Rahmet ve su diye takdim ettiği argümanlar, gerçekte “azap” ve “ateş” olan kezzaplardır. Asıl büyük Deccal kendisini ilan ve ifşa etmeden önce, 70 ila 100 civarında küçük Deccaller türeyecektir. Bu deccaller, gayr–ı Müslimlerin arasından değil; Müslümanlar arasından çıkacaktır. Deccallerin asıl hedefi ve misyonu, Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in peygamberliğini örtbas etmek ve o kutlu elçinin “son peygamber” oluşunu batıl anlayışlarla gölgelemektir. Deccal’in çabalarıyla, Müslümanlardan gurup gurup, cemaat cemaat müşriklere, Hıristiyan ve Yahudilere iltihaklar yaşanacaktır. Deccal’in ayartmalarıyla gayr–ı Müslimlerin inançlarına doğru sürüklenen bu Müslümanlar, kendilerini hala Müslüman zannedeceklerdir.


İslam kaynakları ve hadis–i şerifler bu bilgileri ve ikazları veriyor Müslümanlara.
Dinler arası diyalog misyonu, maalesef bu “hak görüntülü cilalı batıl” ekseninde cereyan ediyor.
“Aynen çifte pasaportlu”da olduğu gibi, “hem Müslüman, hem Hıristiyan” olunur mu? Olunmaz… Ama diyalog furyasında olunuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 14 Mart 2007 tarihli ve 140733 nolu kayıtlı “bir insanın hem Hıristiyan hem de Müslüman; aynen çift pasaportlu gibi olup olamayacağı”na dair soruma, “İslami hükümlere göre bir insan, aynı anda iki dine birden mensup olamaz” şeklinde cevap veriyor.
Nerden çıktı bu “çift dinlilik” demeyin. Dinler arası diyalog furyasından…



Lester Kurtz ve Mariam (Meryem) Kurtz, Şanlıurfa’daki Dinlerarası Diyalog Sempozyumu’nun en ilginç konuklarıydı. Biri metodist protestan bir ailede büyüyüp Quaker olarak hayatını sürdürüyor, diğeri ise Müslüman…
Haham, papapaz ve müftünün huzurunda kendisini kelime–i şehadet getirerek ‘hem Hıristiyan, hem de Müslüman’ ilan eden ve aynen çifte vatandaşlıkta olduğu gibi çifte dinli olmak istediğini ve Meryem ile evlenerek geçmişinde sahip olduğu Hıristiyan kültürle İslam kültürünü meczetmek istediğini belirten Lester… Diyaloğun bir başka göstergesi ise Lester ile Meryem’in nikahlarıydı; haham, papaz ve müftünün huzurunda kelime–i şehadet getiren Lester kendisini, ‘hem Hıristiyan, hem de Müslüman’ ilan etti.


Diyalog namına “çifte dinlilik” tezgahlanıyor da, neden “çifte görev; hem papazlık hizmeti, hem de imamlık hizmeti bir arada” tezgahlanmasın… Bu da gerçekleştirildi.
Alanya’nın Mahmutlar Beldesi Göleviz Camii’nin “diyalogcu” imamı Osman Kömür, gayr–ı Müslim Alman kadın Gertrud Meier’in, ruhuna aynı anda İncil okuyor, Kur’an okuyor, Fatiha okutuyor. Bu işi, dinler arası diyalog kapsamında yapıyorum diyor mikrofonlara.


Diyanet İşleri Başkanlığı ise, 14 Mart 2007 tarihli ve 140422 nolu kayıtlı “Gayr–ı müslima Fatiha ve rahmet okunup okunamayacağına dair” soruma şöyle cevap veriyor:
“Nihai kurtuluş, bir dinin dışında da olabilecekse, o dinin varlığının sebebi kalmaz. Bu gerçek dinlerin temelini oluşturur. Dinlerin kendilerini tek hak din olarak kabul etmesinin gerekçesi budur.
Buna göre, her din kendi mensupları dışındaki insanların Allah’ın rahmet ve rızasından mahrum olacakları, varacakları yerin de cehennem olacağı hükmünü koyar.
O dine inananlar da tabiatıyla aynı inancı benimser. Başka inançlara mensup olarak ölen kimselerin Allah’ın rahmetinden ebedi olarak mahrum kalacaklarına inanır.
Bundan dolayı, bir din mensubunun ölmüş olan diğer bir din mensubu için Allah’ın affını dilemesi açık bir çelişki olur.
Kendini son hak din olarak sunan İslâm’ın yaklaşımı da böyledir.
İslâm, nihai kurtuluş yolunun kendisi olduğunu, başka inanç üzere ölenlerin Allah’ın rahmetinden mahrum kalacağı esasını getirir ve çağrısını bu temel prensip üzerine oturtur. Nitekim ayette, “Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, –yakınları da olsalar– Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de müminlere” buyrulur (Tevbe, 113).”


Din İşleri Yüksek Kurulu’nun da altını çizdiği “İslam dini akaidine dair gerçek” bu iken; sarıklı imam, hangi akla hizmet ederek, hangi teşkilat genelgesi veya düzenlemesine göre “papazın yapması gereken işi” yapıyor. Hem papazlık, hem imamlık bir arada yapılır mı?


“Dinler arası diyalog” kapsamında bu merasimi icra ettiğini ekranlardan ifade eden mezkür imam, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın personeli midir, yoksa Vatikan’nın Dinlerarası Diyalog Sekreteryası’nın (PCID) elemanı mıdır? Kur’an–ı Kerim ve İncil’i, İslam ile Hıristiyanlığı eşitleyen ve hepsini “hak gösteren” böyle bir imamın, Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in mihrabında ve minberinde vazife yapması dinen caiz midir, yasal olarak uygun mudur?


Papazların yapması gereken “gayr–ı Müslim’i defnetme vazifesi”ni diyalog işgüzarlığı ile üstlenen bu imamı, Diyanet İşleri Başkanlığı, hala görevde tutmayı düşünüyor mu? Diyanet, yasal bir soruşturma süreci başlattı mı?
Ben yine Diyanet İşleri Başkanlığı’na sordum; cevaplarını bekliyorum.


Mübarek Mevlid Kandilinizi tebrik eder, yüce milletimize hayırlar, insanlığa hidayet getirmesini dilerim.

''Alıntıdır''


Bir insan hele ki bir Müslüman yalan söylemenin pis bir davranış olduğunu bilmelidir, Müslüman makyavelist olamaz. Kendini haklı çıkarmak için yalana iftiraya yeltenmez.

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=230426&comments=all
burada haberin detayı var. Kısaca özetlemek gerekirse 82 yaşında Türkiye'de ikamet eden bir Alman yakınlarına öldüğü zaman cenazesinde rahip yerine İmam çağrılmasını vasiyet ediyor. Ailesi ölüm gerçekleştikten sonra bir İmam'a haber verip cenazeye davet ediyor. İmam efendi Kuran-ı Kerimi ve İncilden ahiret inancı ile ilgili notlarını yanına alıyor ve cenaze törenine katılıyor. Kuran-ı Kerimi ve yanında getirdiği İncilde ahiret inancı ile ilgili notlarını okuyor ve kendi inançları doğrultusunda muamele görmesini temenni ediyor...

Şimdi burada İslama göre günah sayılacak hiç bir durum mevzu bahis değil. Hadi bunları bırakalım, ne tür bir davranış göstermeliydi? Cenazemde pahip istemem İmam isterim diyen bir insanın törenine gitmeyip ne yapacaktı? O Kafir cehennemin dibinde, hepiniz cehennemliksiniz, defolun topunuzu .. sin..kaf mı diyecek ti? İftira edildiği gibi ruhuna fatiha okunmuş filanda değil. İsterseniz google dan '' osman kömür fatiha '' kelimelerini arattırın, yeni mesaj gazetesinin yukarıdaki iğrenç yazısından başka konu ile alakalı mesaj çıkmayacaktır. Bir müslümanın toplum önünde Kurandan bahsetmesi ve onu okuması demek ölünün ruhuna kuran okunması anlamına gelmez. bir insana ''Allah sana kendi inançların doğrultusunda muamele etsin'' demek bu kemal efendinin alıntıladığı yazıdaki gibi ''Allahtan affının dilenilmesi'' anlamına gelmez. Safi yalan, safi iftira.. ama yukarıdaki yazıda doğru bir tespit var:
Deccal, doğruyu yanlış, yanlışı doğru, hakkı batıl, batılı hak gösterecek olan Müslüman kılığına bürümüş tam bir yalancı ve yalancılar güruhudur.

Eskilerin ''şecaat arzederken merdi kıpti sirkatin söyler'' demesi gibi, Deccalin özellikleri saydıktan sonra hakkı batıl, batılı hak göstererek Deccal gibi yalan ve iftira atmakta bu monologçu densizlerin en büyük vasfı olmalı.

Yazıdaki diğer bir terbiyesizlikte Tanzanyalı bir bayan ile Amerika'lı bir erkeğin nikah törenlerini vesile ederek Müslüman'a pislik atma gayreti. Müslümanın en büyük vasfı tebliğde ve insani ilişkilerinde içsel olmasıdır, insanları kendinden ve İslamdan uzaklaştırmamasıdır. Bir insan namaz kılıyorsa ve kelime-i şehadet getiriyorsa ''yok sen vallahi Müslüman değilsin, sen bunları boşa yapıyorsun, cehennemin dibine gideceksin'' denmez, bu şekilde tavırlarda takınılmaz. Bir hristiyanın müslüman olduktan sonra kendini gerçek hristiyan olarak görüyorsa bunun kendisi için bir mahzuru yoktur, dinden çıkmaz, Allah'ın birliğini ve Peygamberimizi kabul eden herkes kardeşimizdir. Yazıdaki gibi, Şehadet getiren bir insanı Tevbe suresinin 113. ayeti uyarınca ayette geçen ''Allah'a ortak koşmakta'' suçlamak deccalimsi bir edepsizliktir. Böyle bir yazıyı buraya nakletmek te ayrı bir şahsiyetsizliktir.

akesga
02.04.2007, 04:23
''Allahım, bu Lester denilen şahısın eğer Müslümanlıkla en ufak bir ilişkisi var ise bana sonsuza kadar Cennetin kokusunu dahi koklatma, cehennemin dibine Ebu Cehil'in yanına at beni''

diyebiliyor musunuz? Diyemeyen lütfen cevap yazıp saçmalamasın.

akesga
02.04.2007, 04:29
JİMNASTİK MEMURU OLAN KILDIRGAÇLARA PARA VER ; EŞEĞİ BİLE NASİL BİLİRDİNİZ DİYE SİZE SORARLAR !!!
BU ARADA AKŞAM DA MEVLUD OKUMAK İÇİN KENDİ ARALARINDA YARIŞ YAPARLAR !!! (e malum ticaret dünyası ! damgalanacak meta buradan götürülür )

Çok şükür bu millet ehl-i sünnetten çıkmadığına göre hocalarımız sizin gibileri çok iyi tanıyor olmalılar, sizleri bildiklerine göre eşşeğide haydi haydi bilirler.

NUHUN_GEMISI
02.04.2007, 13:27
''Allahım, bu Lester denilen şahısın eğer Müslümanlıkla en ufak bir ilişkisi var ise bana sonsuza kadar Cennetin kokusunu dahi koklatma, cehennemin dibine Ebu Cehil'in yanına at beni''

diyebiliyor musunuz? Diyemeyen lütfen cevap yazıp saçmalamasın.

SEN EĞER O ŞAHISLA BERABER HAŞROLAYIM DİYEBİLİYORSAN ONA DUA EDEBİLİRSİN !!

Yazıklar olsun kafirseverlere

EbuMahir
02.04.2007, 15:29
Hem papazlık, hem imamlık yapılır mı?

Ne kadar odediklerine bagli. Iyi para veriyorlarsa mutlaka yapan birilerini bulurlar...

AşK_€r
02.04.2007, 15:33
[/size][/font]

Ne kadar odediklerine bagli. Iyi para veriyorlarsa mutlaka yapan birilerini bulurlar...

:D bencede:clap2: :D

antioxidan
02.04.2007, 15:40
JİMNASTİK MEMURU OLAN KILDIRGAÇLARA PARA VER ; EŞEĞİ BİLE NASİL BİLİRDİNİZ DİYE SİZE SORARLAR !!!
BU ARADA AKŞAM DA MEVLUD OKUMAK İÇİN KENDİ ARALARINDA YARIŞ YAPARLAR !!! (e malum ticaret dünyası ! damgalanacak meta buradan götürülür )

imamlara hakaret etmenizi ve imamların namazı jimnastik olarak algıladıklarını ifade etmenizi son derece yersiz, maksatlı ve ukalaca buluyorum.

Satuk Buğra
02.04.2007, 16:03
İslamla mücadele edenler, İslamın tam karşısına dikilerek bu işi yapmıyorlar. Müslümanmış gibi, islamdan yanaymış gibi, yaptıkları islama dayanarak yaptıklarını söyleyerek şeytanın sağdan yanaşması şeklinde icra ediyorlar. Yoksa en ***** müslümanın bile hristiyan olmayacağı ortada.