PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başörtü yazıları


NurTalebesi
15.07.2006, 18:26
İNSAN FARZI KENDİ İÇTİHADIYLA BIRAKMAZ
Evet, dostlar bu aralar çok muzdaripim. Elim kalem tutmuyor. Ama bugün tutmalı. Yazmalı. Dokunmalı kâğıda sonra usulca dokunmalı kâğıda. Sert olmamalı kızmamalı kimseye. Emribilmaruf için yapmalı. Kraldan fazla kralcı davrananlara cevap vermeli bu kalem! Bu kalem yazmalı cevabını vebal üzerinde kalmamalı.
Evet, mustaribim demiştim. Bir fikir var beni mahvediyor. Ateistlerin fikri beni bu kadar mahvetmez. Zaten rızasıyla zarar girene acınmaz diye söz var. Onlara o yüzden acımıyorum. Ama bazı insanlar görüyorum ki’ İnsan fıtraten mükerrer olduğundan, hakkı arıyor. Bazen batıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor.Sözüne masadak olanları görüyorum.
Mektuba | Hakikat Çekirdekleri | 455’
Evet, bu kadar merak yeter. Konuya gelelim. Evet, bu aralar çok üzülüyorum.’Allah için yapıyorum’sözü beni kahrediyor. Kardeşim tamam açıyorsun deki’’Doğru değil ama ben hizmet te ediyorum’Haydi öyle desen neyse. Açıyorsun beni ilgilendirmez diyeceğim. Ama vazgeçiyorum. Beni ilgilendiriyor. Diyorum direniş zincirini kırdınız. Bari susun yav. Bari susun bizim konuşmamız gerekirken sustuk. Vicdan meselesi dedik. Bari deki’yapamadım’Ve sıyrıl. Bu konu hakkında yorum yapma. Direniş gösterseydi herkes yasak büyümeyecekti. Fayda umarak yapıldı. Demokrasi katledildi. Bir farz çok rahat bırakıldı. Evet, dostlar ne olur ‘Kraldan fazla kralcı olmuyalım’Allah emredin hayrı emredin diyor. Ama dikkat dostum.’emir ve helal dairesinde’Yo vallah Allah’ım ben insanları irşat için farzını bırakıyorum’ demek. Hiç bir mantığa uymaz.
Bir gencin hikâyesini okumuştum bir dergide yine bir başörtü hikâyesi yine son yıl. Ve yine karamsarlık. Bu genç Allah’tan işaret bekliyor. Ne yapması gerekeni rabbinden öğrenmek istiyor. Aslında biliyor da. Şeytan kulağında fısıldıyor. Evet, rüyasını görüyor. Rüyasında üstadının hayatından iki kesit canlandırılıyor. Evet, Ankara valisi Nevzat Tandoğan onu odasına alıp. Zorla başını açmasını istemişti. O da ‘bu sarık bu başla çıkar demişti’.
Ve şu söz rüyasında yankılanmıştı.’ben ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz asla!’Bu iki sahneyi izleyen genç sabah uyanınca artık karalıydı.’ne olursa olsun’diyecek kadar kararlı. Evet, o gence üstadı başını aç oradakiler irşada muhtaç’demedi. Demez de. Hangi peygamber hangi âlim farzı terk ederek irşadı yapmıştır. Evet, dostlar kraldan fazla kralcı olmayalım.
Tabiî ki de anlatalım. Anlatacağız yaşayacağız. Yaşatacağız yaşamadan yaşatamayız. Yanmayan yakmaz. Evet, her saniyemiz dolu olmalı. Kendimizi donatmalıyız. İnanın biz hakkıyla dinimizi yaşarsak diğer dinin müntesipleri grup grup İslamiyete girecekler. Diyor üstadımız. Evet, anlatacağız ama her şeyin bir usulü var. Peygamber nasıl anlatmıştı. Müşriklere ulaşmıştı. Ama onlar içki masasındayken değil. Evet, o hakkı hakla anlatmıştı. O yüce resulü örnek alalım. Bu kadar zorluğa rağmen tek taviz yok. Üstadı hatırlayalım. Bir sarık için sosyal hayata girmeyen üstadımızı eğer üstadım diyorsak örnek alalım. Evet, düşünün ne kadar çok hizmet etti nurlar islamiyete. Evet, hakkın yolu hak olmalı. Diyor üstadım. Hala konuşan varsa kraldan fazla kralcı olanlar varsa ….

NurTalebesi
15.07.2006, 18:28
MADEM DÜNYA İÇİN DEĞİL DİYORSUNUZ FEDAKARLIK DİYORSUNUZ BUYRUN OKUYUN
Evet, fedakârlık mıdır gerçekten yoksa fedakârlıktan çekinmek midir? Yoksa fedakârlık adı altında sığınmamıdır? Gerçekten fedakârlık sanıp binlerce insan feda etti başörtüsünü. Gelin bu konuyu tarayalım. Üstadın zamanında da fetva veren mukadessatı feda eden âlimler vardı. Hatta kendinisine soruluyor niçin Mustafa kemalin verdiği koltuğu kabul etmedin. Eğer etseydin fetva verseydin şapka için kesilen başlar kesilmezdi. Üstat başınıza şapka takın bu zamanda irşat koltukla yapılıyor demedi demezde. O milyonların imacının kurtaran nurları telif etmeyi tercih etti. Ne dersiniz aynı dava başımızda değil mi?
O valiye karşı’bu sarık bu başla çıkar’Dedi. Çünkü taviz verince canavara muhabbet edildikçe daha da azar. Açanlar muhabbet ediyor demiyorum. Ama şu var ki taviz verildi fayda umularak. Verilen tavizler yasak alnını genişletti. Zaten her yere birden yasak getirmezler. Yavaş yavaş. Eğer herkes direniş gösterseydi asla ve asla yasak bu kadar uzamadı. Ve on binler dindar tavizsiz
İnsanlar dışarıda kalmazdı.Evet taviz yüzünden direniş yıkıldı.Bir çok imanlı dışarıda mahrum kaldı.O çok merak ettiğiniz irşadı yapabilecek on binler yasakla değil tavizle dışarıda kaldı.Hep diyorum.Yanlış anlaşılmasın ben vicdanları yargılamıyorum haddim değil.Ama bir farza fetva verilirse bir Müslüman olarak konuşmak bana farzdır.Evet irşat farzdır irşadın usuluvardır.İrşat yani hak hak dairesinde olmalı .Hakkın her yolu hak olmalı der üstad.Şimdi diyeceksiniz ki üniversitedeki insanlar irşada muhtaç!
Bende diyorum ki.
İlk etapta!!!
İrşadımız nefsimizle olmalı. Evet, nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez. Evet öyle bir insan olmalıyız ki lisanı halimiz konuşmalı. Ve insanlar bizi gördüğünde Allah’ı hatırlamalı. Şahsen ben iki buçuk yıldır ilimle uğraşıyorum daha nefsimi ıslah etmedim. Ve lisanı halimizin konuştuğumuzu hissettiğimiz zaman artık lisandan dökülmeli cümelelr. Yoksa ayette var’yapmadıklarını söylüyorlar’.Maazallah. Zaten yapmadığımızı söylersek.İnsanların gözünde ‘namaz kılıyor ama ondan bin kat iyiyim’Profilini vermemek lazım.Çevremde insanları tanıyorum.Böyle insanları tanıyorum’namaz kılanlardan korkacaksın diyorlar’.Bu sözleri tekzip gerek tekzip.Eğer yalanlamasak islamiyetin güzelliklerini barışı hoşgörüyü yaşamasak sonuna kadar üniversiteye değil.Ataistlerin ordusuna gidelim .Boş yere konuşmuş oluruz.Evet diyelim ki o insan artık kendini irşat etmiş.Tam bir Müslüman.Olabilir çok insan var nefsine binmiş.Sıra ailesine gelir.Artık irşat sırası ailededir.Elinden geleni yapmalı.Çünkü önce insan çevresini irşat etmekle yükümlü.Unutmayalım ki peygamber ilk tebliği kendisine yaptı.Sonra ailesine sonra akrabalarına.70 defa ebucehilin kapısına giden peygamber o.Her türlü azara hakarete rağmen.İşte irşat budur.Ama ebucehili içki masasında tebliğ etmeye gitmedi.Helal ortamda irşat için harama gitmedi.Hudeybiye savaşı örnek verilir.Orada da taviz yok.Sadece antlaşma Müslümanlara ters görünüyor.Bir müslümanı alıkouyuyorlar karşı taraf.Müslümanda Allah için bunu kabul ederse taviz olmaz.Ki taviz bile sayarsanız.Bu antlaşamanın önemine dikkat edin.Başka seçenek yok.Ama insan için bir sürü seçenek var.Hele dünayanın küçük bir köy olduğu bu dönemde irşat edecek çok insan var etrafımızda vaktimiz bile yetmez.Sonra sıra insanın ailesine gelir.Aileden sonra çevreye gelir akraba ve komşulara sıra gelir.Ki ailenin içinde dahi bir sürü üniversiteli var.Siz onlar irşat ederseniz onlarda üniversitede kilerini irşat eder.Akrabalardan sonra komşu gelir.Unutmayalım ki’komşsusu açken tok yatan bizden değildir’Evet bu hadisi ben manevi olarak ta kabul ediyorum.Bu daireleri irşat ettikten sonar illaki irşat diyorsanız.Madem sırf fedakarlık için okuyorum diyorsunuz.Bir takım kurslara gidin.Para verin üstüne daha ihlaslı olur.Kurslara da her takım insan takılır.Üniversitelisinden tut.Alevisinden tut koministine kadar.İrşat edilecek bu kadar daireyi atlayıp.Uzun bir atlama yapıp bir farzı terk ederek .İrşat için zaruret demek karı akıl değildir.Yemin ederim zaruret değildir.Bazı durumlarda zaruret olabilir.Mesela biri boğazımızı sıkarken ‘ya Allahı inkar et ya ölürsün ‘Dese o an kalben değilde ağızdan söylemek caizdir.Ama buna rağmen dememek daha efdaldir.Bunu araştırmıştım.Bu uğurda ölen şehittir.
Evet bu kadar daireyi atlayıp irşat demek fedakarlık demek.Açamıyanlara karşı yapılan büyük bir saygısızlıktır.Bu durumda açmayan fedakar olmaz.Ne komik bir durum.
Üstad bir zaman çok düşünüyor.İnsanlar nasıl feda ediyor diye.Bu kadar mukaddesatı diye düşünüyor.Bakıyor ki rızk endişesiyle yapılıyor.
‘Evet, iktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde Bazen haysiyet, namus rüşvet alınıyor. Bazen mukaddesât-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. Demek, mânevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır.’
Evet,mukaddaset feda edilmiyormu?Rızık için.Yoo bizim ki fedakarlık diyorsanız.Öyle bir içtihadınız varsa.
.Bu fetvayı kendiniz veriyorsanız alın şu cümleyi okuyun
’Nasıl ki kışta, fırtınaların şiddetli olduğu bir vakitte, dar delikler dahi seddedilir; yeni kapıları açmak, hiçbir cihetle kâr-ı akıl değil. Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir. Öyle de, şu münkerât zamanında ve âdât-ı ecânibin istilâsı ânında ve bid’aların kesreti vaktinde ve dalâletin tahribâtı hengâmında, içtihad nâmiyle, kasr-ı İslâmiyet’ten yeni kapılar açıp duvarlarından muharriplerin girmesine vesîle olacak delikler açmak, İslâmiyet’e cinâyettir.’
‘İkincisi
Dinin zarûriyâtı ki, içtihad onlara giremez. Çünkü, katî ve muayyendirler. Hem, o zarûriyât kût ve gıdâ hükmündedirler. Şu zamanda terke uğruyorlar’
Soıuyorum testtür zaruri değil mi? Soruyorum.
‘Ammâ şu zamanda, medeniyet-i Avrupa’nın tahakkümüyle, felsefe-i tabiiyenin tasallutuyla, şerâit-i hayat-ı dünyeviyenin ağırlaşmasıyla, efkâr ve kulûb dağılmış, himmet ve inâyet inkısam etmiştir; zihinler mâneviyâta karşı yabânîleşmiştir. İşte bunun içindir ki, şu zamanda birisi, dört yaşında Kur’ân’ı hıfzedip âlimlerle mübâhese eden Süfyân ibni Uyeyne olan bir müçtehidin zekâsında bulunsa, Süfyân’ın içtihadı kazandığı zamana nispeten on defa daha fazla zamana muhtaçtır. Süfyân on senede içtihadı tahsil etmiş ise, şu adam yüz seneye muhtaçtır ki tahsil edebilsin. Çünkü, Süfyân’ın ibtidâ-i tahsil-i fıtrîsi sinn-i temyiz zamanından başlar, yavaş yavaş istidadı müheyyâ olur, nurlanır; her şeyden ders alır, kibrit hükmüne geçer. Ammâ onun nazîri, şu zamanda-çünkü, zihni felsefede boğulmuş, aklı siyâsete dalmış, kalbi hayat-ı dünyeviyede sersem olmuş, istidadı içtihaddan uzaklaşmış-elbette fünûn-u hâzırada tevaggulu derecesinde, istidadı içtihad-ı şer’î kabiliyetinden uzaklaşmış ve ulûm-u arzıyede tefennünü derecesinde, içtihadın kabulünden geri kalmıştır. Onun için, "Ben de onun gibi zekîyim, niçin ona yetişemiyorum?" diyemez ve demeye hakkıyoktur ve yetişemez’
Nasıl oluyorda biz daha nefsimizi irşat etmeden fetva veriyoruz.Bu uzun atlamaları yaptıktan sonra fedakarlık diyoruz.Neyi feda ediyoruz.Vicdan azabını mı?Yok madem fedakarlık.Biz çekelim vicdan azabını.Biz fedakarlık yapmıyoruz.Evet bu dalaletli zamanda dinin zaruriyat kısmına karşı asla fetva verilmez!!!!
Ne olur biraz daha düşünelim.Ve endişei istikbal hastalığına kapılmayalım.Nefsimizin bizi nasıl yönelendirdiğini bilemeyiz.Bu kadar kafamız karışıkken.Ve son paragraf

BİRİNCİSİ : Akıbeti görmeyen ve bir dirhem hazır lezzeti ileride bir batman lezzetlere tercih eden hissiyât-ı insâniye akıl ve fikre galebe ettiğinden, ehl-i sefâheti sefâhetinden kurtarmanın yegâne çaresi, ehl-i sefâhetin aynı lezzetinde, elemini gösterip hissini mağlûp etmektir. Ve Onlar dünya hayatını seve seve âhirete tercih ederler...(İbrâhim Sûresi:3.) âyetinin işaretiyle, bu zamanda, âhiretin elmas gibi nîmetlerini, lezzetlerini bildiği halde dünyevî kırılacak şişe parçalarını onlara tercih etmek, ehl-i îman iken ehl-i dalâlete o hubb-u dünya ve o sır için tâbî olmak tehlikesinden kurtarmanın çare-i yegânesi, dünyada dahi Cehennem azâbını ve elemlerini göstermekle olur ki; Risâle-i Nur, o meslekten gidiyor.’
Evet başörtüsünü rızk için feda edenlere müthiş bir cevap.Yok rızk için feda etmiyorum diyorsanız.Yazımın ilk paragraflarını okuyun.Ve ahla fetva veriyorsanız.İçtihatla ilgili kısmı okuyun.Eğer rızk derdide varsa nefsinizde son paragrafı da sesli sesli nefsinize hitap ederek okuyun
Yanlış anlaşılmasın amacın kimseyi sorgulamak değil.Kimsenin vicdanını sorgulamak bana düşmez.Ama bir Müslüman olarak fetva verilmişse bir farza kusura bakmayın .Konuşmak bana farz vallahide farz billah ide farz.Herkes bu yazıyı nefsine hitap ederek okusun.İnanın bende önce nefsime ders olarak yapıyorum.Hatta sadece nefsime isteyen okusun.Bu arada şu fikir de var.’Ben açıyorum ama açmayan çok insandan daha takvalıyım’Bizim öyle bir iddiamız yok.Kafirin dahi bazı sıfatları müslümandan daha üstü olabilir.Biz burada amelleri hesaba çekmiyoruz.Yapılan amelin doğruluğunu tartışıyoruz.Ki tartışmaya bile gerek yok’fetvaya en cüretkarınız cehenneme karşı en cüretkarınızdır’Hadisini 100 kere okumanızı ve tefekkür etmenizi rica ediyorum

NurTalebesi
15.07.2006, 18:29
MÜSLÜMAN KARDEŞLERİME SÖYLEMEYEMEDİĞİM BİR ŞEY

Söyleyemiyorum be! Dostum. Hala tedirginim. Yazsam mı? Acaba. Sonra mailler gelmesin. Fetva mailleri. İnsanlara hiçbir şey anlatamıyorsun. Kâğıt ve kalem. Klavye bana tepki vermiyor. Dostum sizsiniz ha! Sadece bozuk diksiyondan kaynaklanan hataları yüzüme vuruyorsunuz. Bu yüzden sizinle konuşuyorum. İnsanlar muhatabım değil. Niye bize yazıyorsun diye soracak olursan sana değil kâğıda yazıyorum.

Maaşaalah hepimiz fetva eminiyiz. Pardon fetva amiri. Başı secdeye gitmeyenler. Allah’ın ayetiyle ilgili nasıl fetva üretir. Sübhanallah! Başı secdeye gidenler onun ayetini kur’anın fihristesini günde en az kırk defa okuyanlar nasıl fetva verir. Maazallah…

Vallah maazallah cümlesi daha bir ürperirken söylenir. Ben diyorum ki dostlar ben bütün fetvaları biliyorum. Ne olur yormayın kendinizi. Bu konuda tez bile hazırlarım ha! Pardon hazırlayamam. Niye mi? Yoo söylemeyeceğim. Katiyyen olmaz. Aslında söylersem daha iyi olur. Bol bol fetva alır. Tezim için iyi kaynak olursunuz. Doğru ya! Ben tez hazırlayamıyorum ki?

Şimdi diyeceksiniz ki. Ne kadar insanların tepkisinden korkuyor. İnsanlar onu garip görsün istemiyor. Asla ve kat’a bu devirde ahir zamanın garibi değilim. Ama öyle görünürsem çok sevinirim. Niye söylemiyorsun. Diye sormaya devam ediyorsun değil mi? Evet Müslüman kardeşlerimin günaha girmesini istemiyorum. Fetva vermelerini istemiyorum. Bazen söylüyorum. Bazen meslek lisesi diyorum. Vallah en çok bu katsayı uygulaması bana yaramıştır ha!’Yav zaten Türkiye birincisi olsam tıbbı okuyamayacağım ‘Deyip kaytarmaya çalışıyorum. Birine yine bu bahaneyi deyince. İnanmadı mı? Ki inanmamakta haklı. Çabala yine sen diyor. Başka bir şey demiyor.

Evet, tahmin ettiniz değil mi? Söyleyemediğim şeyi. Hala tedirginim. Fetva vermeyeceklerine söz verenler. Fetva taraftarı olmayanlar devamını okusun.

Evet, başımı açmayacağım. Bilsem ki bir salise ‘aç’ diyecekler bana sonrada sezerin makamını verecekler. Yine açmayacağım tamam mı? Bunu okuyanlar ve duygulanalar. Ve kahkahayı basanlar. Ve amma atmış diyenlere duyurulur. Rabbime sözüm var. Evet, Rabbine söz veren döner mi? Sözünden. Kalubeladaki söze uymadık hakkıyla zaten. Bir imtihan çıkmış karşımıza niye Allah’ın ayetini yok sayacağım niye? Çok mu? Garip. Çok mu? Okumadım. Ne oldu. Ne oldu kariyerim olmadı. Olmasın be dostum. Aslında belki böylece olmuştur. Evet, bu sarık bu başla çıkan diyen üstadıma talebe bir nebze olmuşumdur. Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam. Ne komik! İnsanlar da ekmek için hürriyetini feda ediyor. Aslında ekmeği var. Rızkın mahiyetini anlamamış. Allah’ım hepimize hidayeti nasip eyle

NurTalebesi
15.07.2006, 18:31
BEN DOKTOR OLACAKTIM
Ben doktor olacaktım kararımı vermiştim doktor olacaktım. Daha çok küçükken bu kararımı vermiştim. Ortaokulda kötü yazmaya başlamış. Aklı sıra prova yapıyordum. Ve bütün sınıf gülerdi. Bu halime tabii prova yaptığıma gülüyorlardı.
Evet, ben doktor olmalıydım. Öyle sıradan bir doktor değil. Büyük buluşlar imza atan bir doktor olacaktım. İlayı kelimatullah maddeyle ilerleme bağlı. Evet, ilim, fen ve sanat silahını kullanmalıydık.
Ortaokul bitti. Tıp öğrencisi olmam üç yıl kaldı. Ama duuur dediler. İmam hatibi okursan sen kolay kolay tıpçı olamazsın. Tamam dedik kaydımızı aldık. Bu seferde başını aç dediler. Bilmezler ki en büyük hakaret budur bir başörtülüye. Belki de bilirler bu yüzden yaparlar sadist mi bunlar. Yapamadım evet cahildim on dört yaşımdaydım. İmanımda o kadar kuvvetli değil. Ama Allah’ tan asi biriydim. Bu asilik beni asil yapacaktı.
Evet, hayatım öyle merhalelerden geçti ki Allah’a şükrediyorum. Beni hayata hazırlamak için yönlendiriyordu. Evet, bazen sevmediğimiz şey en hayırlısı olur. Ve biz bunu zamanında anlamayız. Ve hakkıyla teslimiyet içerisinde olamayız. Hudeybiye antlaşması aklıma geldi h.z. Ömer bile itiraz etmişti ilk etapta. Evet, ileri görüşlü olamazsak. Yani hikmetli sebeplerini düşünemezsek maazallah öyle sukut ederiz ki isyankârlık bizi küfre götürür.
Fen lisesine hazırlanıyordum. Sınıfta derce yapıyordum. Çalışkandım. Öyle sebepler oldu ki bıktım çalışmaktan. Sınav günü kimliğim kayboldu. Psikolojim bozuldu. Allah’tan ki bozulmuş yoksa kazansaydım. Maazallah okurdum. Ve iç hesaplaşma benim psikolojimi mahvederdi. Evet, insanı ne hale getiriyorlar. Okumak için can atan ben maazallah diyorum. Ve Allah’ın izniyle bu can bu bedenden çıkıncaya kadar böyle diyeceğim. Bende üstadım gibi ‘ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşamam’ diyeceğim.’Bu sarık bu başla çıkar’ diyen üstadın talebesiysem eğer bu başörtü de bu başla çıkacak. Zalimler açmayanlar militan diyecek belki. Ve dindar kardeşlerimde bana çok karışacaktı. En çok ta bu beni yarlalıyacaktı. Bulmuştum bir çare evet soran olursa imam hatip mezunuyum diyeceğim. İlahiyatçı ol diyene diyene' ilahiyatı sevmem' diyecektim. Artık bıktım. İnanın bu yazıyı da yayınlamak istemiyorum. Bu yüzden inşallah fetvaları insanlar kendilerine saklar. Zaten bütün fetvaları ezberledik. Bu konuda tez bile hazırlarım.
Neyse lisem yine imam hatip ama doktor olamayacağım düşüncesi hala var. Bu yüzden ilçeye gitmeliyim. Babaannem gülün yanına gittim. Diğer liseler geçiş yapmıyorlardı. Buradan belki geçiş yapardım. Oda ne ilk defa yasak oraya geldi darbe üstüne darbe alıyorum. Müdür ‘on beş gün devam etsen geçişini yapabiliriz’ dedi. İdare etmelerini istedim. Kabul etmediler. Bir bunalıma girmişin sormayın. On beş yaşında genç biri bunalıma girse ne yapar. O imanı da olmasa intihar eder. Psikolojim alt üst oldu. Neyse ki müjdeli haber geldi. Müdür beni tamamen kovdu. Nasıl mı? Onlarda genelge gelmiş. VE yine imam hatipteyim. O yılda bitti. Son yılda açık öğretim hayalleriyle yaşadım. Ve en büyük darbeyi o zaman aldım. ÖSS’ye giremezsin dediler. Yaklaşık bir iki ay çalışmıştım. Bıraktım ve durmadan çalışan imam hatipli arkadaşlarıma bakıp gülerdim. Gariptir ben sorularını çözüyordum. Hepsi hayret içerisinde. Hava olsun diye söylemiyorum. Çünkü insanlar tembel olduğun için girmiyor ithamını da ediyorlar. Şimdi çözemem herhalde en zor soruları değişik yöntemlerle çözüyordum. İyikide çözüyormuşum. Bir itham olursa bunu söyleyeceğim. Allahın verdiği nimetleri şükranla anmak lazım.
Neyse o yıl forumlar geldi. Herkes tek tek fire veriyor.’gireceğim’ diyor.’Bu yıl kalsın’ dedim. İkinci yıl kurslara gittim. Üçüncü yıl artık nurlara dalmıştım. Okumadan açmayan birisi okuduktan sonra açar mı? Ah dostlarım bu benim başörtü hikâyem kimseye anlatmam dolmuştum boşalmak istedim

NurTalebesi
15.07.2006, 19:37
ŞİKÂYETİM VAR
Direniş olmazsa eğer, kırılır zincirler teker teker. O zaman işte kılıf uydurma zamanı gelmiştir. Nefisi temize çıkarmaya başlamıştır o mübarek insan. Evet, artık kendince kılıfınca mübarek mücahit bir müslümandır.
Çoktandır yazmamakta direndiğim bir konuda direnişimim bende kırdım. Artık gayrı yeter dediğim bir psikolojiyle yazıyorum bu satırları. Mevzu başörtü. Kanayan yara. Ama kanayıpta artık ülfet peyda edip alıştığımız için acımayan bir yara. Bu yarayı açanlar dahi bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemişler şu yaranın. Hatta ilk etapta endişe duymuşlar bunlar bu yaraya tahammül etmezler demişler. Bakmışlar ki işler rayında istediklerinden fazlası oluyor. Ve bu yarayı büyüttükçe büyüttüler. Bu yara büyüdükçe aksine acısı azaldı. Gariptir aksi olur yara büyüdükçe acı artar. İşte biz Müslümanların bu garip hali keşke ahir zamandaki garip Müslümanların hali gibi olabilseydi…
Direnişim kırıldı artık. Nerdeyse on yıl olacak olan bir esaretin sorumlusu olarak en azından suçluluk psikolojisine girmeyip teşvik edenlere şikâyetim var. Bu kadar zinciri kırıp beni bu kadar bekletenlere şikâyetim var. Bu yasağı çıkaran insanlara şikâyetim yok. Boyun eğene şikâyetim var. Bu yasağı çıkaran zalimler şaşırmış zincirlerin bu kadar çabuk kırılmasına. Onları şaşırtanlara şikâyetim var. Şikâyetim var cihad adı altında emri pervasızca çiğneyenlere şikâyetim var! Batılı hak diye gösterenlere şikâyetim var!
Bu şikâyetlerden bunalıp ağlamak istiyorum. Bana ağlayacak şikâyetimi anlatacak pek kimse bırakmayanlara şikâyetim var! Şikâyetim var dünya hayatını seve seve ahİrete tercih edenlere şikâyetim var.

şevin
15.07.2006, 19:40
Yüreğine sağlık Nur talebesi. Tüm başörtü mağdurlarının yüreklerinden geçenleri yazmışsın. Tebrik ediyorum.güzel Yazılarıın devamını diliyorum. Allah yaşadıklarının mükafatını kat kat versin. Üstadın dediği gibi
Zalimler için yaşasın cehennem!!!

NurTalebesi
15.07.2006, 19:45
Allah razı olsun

zemahşeri
15.07.2006, 21:46
ya doğru haklısınız. kafamda hala amalar var inan bilmiyorum ya.. ben bu yaz kapandım ve 2. sınıftayım napacağm acabaa? of ya Allah ım yardım et hayırlısını ver.........

zemahşeri
15.07.2006, 21:48
direnişten zincirden bahsediyorsunuz ya anlamadm biraz daha açk olurmusnz..
:punch:

Mevlüde Yıldız
15.07.2006, 21:52
ya doğru haklısınız. kafamda hala amalar var inan bilmiyorum ya.. ben bu yaz kapandım ve 2. sınıftayım napacağm acabaa? of ya Allah ım yardım et hayırlısını ver.........
kapandığınıza çok sevindim Allah yardımcınız olsun

NurTalabesi Kardeşim Allah razı olsun çok güzel yazılar yüreğine sağlık

NurTalebesi
16.07.2006, 13:10
direnişten zincirden bahsediyorsunuz ya anlamadm biraz daha açk olurmusnz..
:punch:
Direniş yani açmamak zincir=Tavizler zinciri
Allah cümlemizden razı olsun

mustafa
16.07.2006, 13:17
kalemine kuvvet çok güzel yazılar.

Zeynep Özmen
16.07.2006, 14:34
çok değerli yazılar Allah gönlünüzdekine göre muamele eylesin yüreğine sağlık...

NurTalebesi
16.07.2006, 14:37
Allah razı olsun kardeşlerim

fisebilillah
16.07.2006, 15:17
Allah Razi Olsun KardeŞİm..doĞru,tavİz Tavİzİ Geİtİroyr.bİer Defa Tavİz Verdİn Mİ?alir BaŞini GÖtÜrÜ.tavİzle.zaten Bİz MÜslÜmanlarin Luan Bu Halde Olmasi Hep VerdİĞİmİz Tavİzlerden Dolayidir.

NurTalebesi
16.07.2006, 18:46
Allah Razi Olsun KardeŞİm..doĞru,tavİz Tavİzİ Geİtİroyr.bİer Defa Tavİz Verdİn Mİ?alir BaŞini GÖtÜrÜ.tavİzle.zaten Bİz MÜslÜmanlarin Luan Bu Halde Olmasi Hep VerdİĞİmİz Tavİzlerden Dolayidir.
Allah razı olsun

Bedrin_Aslanı
16.07.2006, 19:12
Eline sağlık kardeşim. Allah razı olsun.
Yönetimden ricam bu konuyu sabitlesin. Adamlar okumak uğruna bizleri dinimizden taviz vermeye çağırıyorlar. Bazıları gidiyor bazıları ise bu şekilde okuyacağıma evimde oturup Kuran ilmi öğrenirim daha iyi diyor. Allah C.C cümlemize doğru yolu nasip eder inş...

Murat Sâki
16.07.2006, 19:17
konu sabitledim inşAllah herkes bir nebze bir batman faylanır (nasib olur faydalanmak)

Sevgili; NurTalebesini tekrar tebrik ediyorum bu güzel ve düşündürü makaleleri için umarım bir gün evrensel kıtlelere hitab etme şansını bulur...

NurTalebesi
18.07.2006, 17:06
Allah razı olsun zınar kardeşim duygulandım
Ve limriemvrm kardeşim Allah sendende razı olsun

mavera27
03.08.2006, 10:23
İman insanı insan belkide sultan eder
Gerçek imanı elde eden kainata meydan okur..
Rabbim gerçek imanı elde eden kullarından eylesin bizleri
Rabbim razı olsun kardeş bu güzel paylaşımlarından dolayı.
Rabbim tüm inancı için ögrenimini feda eden kardeşlerimizden razı olsun

RaBiA
10.08.2006, 09:10
Allah bu siteden ve buradaki kardeşlerimden razı olsun.özellikle senden NurTalebesi ablam.2 ay içerisinde hayata bakış açım,beklentilerim,hayallerim hepsi değişti.Niçin yaşadığımı,Allah için istediğimi sandığım şeylerin altında Allah'ın emirlerini yok saydığımı(haşa) ve sırf Allah'ın emrini çiğnememek için tüm hayallerinden vazgeçen Başörtülü ablalarıma haksızlık yaptığımı ve belki de haklarına girdiğimi(hepsi haklarını helal etsin inşaallah) sizler vesilesi ile anladım,farkına vardım.
Bu yasakları koyanları bile şaşırtmışız yaa :( en çok bu üzdü beni.bzi bu kadar mı yılgınız.yada sabrımız bu kadar mı az ki bu kadar çabuk pes ettik? ya da bu kadar mı az şey biliyoruz?belki bizler biraz daha sabredip derslere girmemekte ısrar etseydik,yasaları koyanları protesto etseydik belki şu an daha farklı olurdu.Evet,tavizler tavizleri getirdi.ve yeni tavizlere gebe hayat..
NurTalebesi ve Limriemvrm..Doğruyu görmemde ve bunu uygulamamda bana yardım ettiğiniz ve manen destek verdiğiniz için Allah sizlerden razı olsun..
Rabbim doğruyu görebilmeyi ve doğrulara göre hayat yaşamayı nasip etsin.

NurTalebesi
28.08.2006, 13:12
ya varya sen cansın canansın çok sevdim seni Rabbim sendne razı olsun

Yağmurcu
01.09.2006, 16:26
Sadece izleyiciydim..Yeni gelendim aslında ve yaşamın içinde yeni değildim..Yazılanlar bazen, söylenmek istenmeyenler olabilir..Birşeyler yazmanın ötesinde varlığını kelimelerin arasında ortaya koyabilenler ve bunu ne kendi adına ne de yaratılan varlık adına dile getirenlerin anlayamayacağı lisan-ı hal le ortaya koymalarıdır kendilerini..Derin şeritler ve silinmez çizgiler vardır aralarında..

Sadece dinleyiciydim, takdir ifadelerini sonraya bırakan olarak..Ne zaman ki, dik durmanın baston yutmuş adam görüntüsüne misal ayakta beklemek olmadığını görenler çıkana kadar.. "Dik" duranın fikirler olduğunu, savunulan değerlerinden ödün vermemek olduğunu, ya fikirlerin ya başın dendiğin de, başını engizisyon telkinli bıçak altına yatırıp; Sen beni öldürebilirsin, kollarımı, bacaklarımı ve bütün vucudumu parçalayarak ibret-i alem olması için sokaklarda ve caddelerde tellal eşliğinde dolaştırabilirsin..Ailemi ve bütün dostumu bana düşman da edebilirsin..Önce onlardan başlayıp benim davamı terketmemi seyretmek ümidiyle işlencelerini sergileyebilirsin..

Sen şunu Aklının en unutulmaz köşesine yaz!..Karşında sana karşı en küçük bir hamleden yoksun gibi görünen, sara nöbetleri geçiren ve sararmış teniyle öylece bakan ben değilim!..Ben uyanışın sembolü, temsil ettiği İslami anlayışın gereklerini yerine getirmek üzere, değerlerini savunan ve bunu hayatına mal olsa bile hiç çekinmeden ortaya koyabilecek olan, Ümmet-i Muhammedin..

Benim başlangıcım olan bu hal, senin sonun olucak ve sen yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olacaksın!..Diyebilenler..Ne mutlu onlara!..

Onlar..Yalnız değiller!..Ümmet-i Muhammedin her ferdine teklif edilen, İslami anlayışlarından ve yaşantılarından vazgeçmeleri istenilenleri, metazori yaptırımlar eşliğinde uygulatma ve bunu zevkle seyretme şenlikleri, kabus gibi çökerde kursaklarına, orada; kendini bir bir feda etmenin ne demek olduğunu, bıçak altına atlamanın kimileri için, kavurucu yangının bir damla suya gebe bıraktığı serinliğe nasıl kendini bıraktıklarını, görebilme şerefine bile eremezler!..

Bir nesil geliyor..Bedenleri yaralarla dolu, vucütlarında darbe almamış yer ve emare yok..Ayakta yürümenin bile mucize olduğu bir halde, temsil ettiği değerlerin şanına yakışan azametiyle dik durmuş ve geliyorlar..

Dik durmanın baston yutmak demek olmadığını bilenler!..

"Dik Durun..Karşınızda Leşler Var!.."

islamveinsan
29.09.2006, 21:11
sa.

Erkeğe ve kadın a ilim farz ı bugün ki fen ve felsefe ilim i zannedip Allah ın rızasını umanlar eyvahhhhhh..........

Sadece 1 m. örtü ile taviz verdigini sananlar eyvahh...

Aslında birçoğundan taviz veriyorsunuz..

selametle....
Ellerine sağlık yazılalrın için nur talebesi...

ilginç ki bugün fetva bulup açıp okuyanlarda nur talebesi olldugunu sanıyor :)

nurcu lar anlarsın

selametle yeniden

gumus_Tesbih
12.10.2006, 15:53
Kadınlar Yuvalarından Çıkıp Beşeri Yoldan Çıkarmış; Yuvalarına Dönmeli

اِذَا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ السُّفَهَاءُ بِالْهَوَسَاتِ { اِذًا ترَجَّلَ النِّسَاءُ النَّاشِزَاتُ بِالْوَقَاحَاتِ

Mimsiz medeniyet, tâife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer'-i İslâm onları

Rahmeten dâvet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada, rahatları evlerde, hayat-ı ailede. Temizlik zînetleri.

Haşmetleri, hüsn-ü hulk; lûtf-u cemâli, ismet; hüsn-ü kemâli, şefkat; eğlencesi, evlâdı. Bunca esbab-ı ifsad, demir-sebat kararı

Lâzımdır tâ dayansın. Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe riyâ ile rekabet, hased ile hodgâmlık debretir damarları!

Yatmış olan hevesât, birdenbire uyanır. Tâife-i nisada serbestî inkişafı, sebeb olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birdenbire inkişafı. Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şu Sûretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir; hem müdhiştir te'siri.

Memnu' heykel, Sûretler: Ya zulm-ü mütehaccir, ya mütecessid riyâ , ya müncemid hevestir. Ya tılsımdır: Celbeder o habis ervahları.

Uveys El Konevi
28.10.2006, 12:08
Sadece izleyiciydim..Yeni gelendim aslında ve yaşamın içinde yeni değildim..Yazılanlar bazen, söylenmek istenmeyenler olabilir..Birşeyler yazmanın ötesinde varlığını kelimelerin arasında ortaya koyabilenler ve bunu ne kendi adına ne de yaratılan varlık adına dile getirenlerin anlayamayacağı lisan-ı hal le ortaya koymalarıdır kendilerini..Derin şeritler ve silinmez çizgiler vardır aralarında..

Sadece dinleyiciydim, takdir ifadelerini sonraya bırakan olarak..Ne zaman ki, dik durmanın baston yutmuş adam görüntüsüne misal ayakta beklemek olmadığını görenler çıkana kadar.. "Dik" duranın fikirler olduğunu, savunulan değerlerinden ödün vermemek olduğunu, ya fikirlerin ya başın dendiğin de, başını engizisyon telkinli bıçak altına yatırıp; Sen beni öldürebilirsin, kollarımı, bacaklarımı ve bütün vucudumu parçalayarak ibret-i alem olması için sokaklarda ve caddelerde tellal eşliğinde dolaştırabilirsin..Ailemi ve bütün dostumu bana düşman da edebilirsin..Önce onlardan başlayıp benim davamı terketmemi seyretmek ümidiyle işlencelerini sergileyebilirsin..

Sen şunu Aklının en unutulmaz köşesine yaz!..Karşında sana karşı en küçük bir hamleden yoksun gibi görünen, sara nöbetleri geçiren ve sararmış teniyle öylece bakan ben değilim!..Ben uyanışın sembolü, temsil ettiği İslami anlayışın gereklerini yerine getirmek üzere, değerlerini savunan ve bunu hayatına mal olsa bile hiç çekinmeden ortaya koyabilecek olan, Ümmet-i Muhammedin..

Benim başlangıcım olan bu hal, senin sonun olucak ve sen yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olacaksın!..Diyebilenler..Ne mutlu onlara!..

Onlar..Yalnız değiller!..Ümmet-i Muhammedin her ferdine teklif edilen, İslami anlayışlarından ve yaşantılarından vazgeçmeleri istenilenleri, metazori yaptırımlar eşliğinde uygulatma ve bunu zevkle seyretme şenlikleri, kabus gibi çökerde kursaklarına, orada; kendini bir bir feda etmenin ne demek olduğunu, bıçak altına atlamanın kimileri için, kavurucu yangının bir damla suya gebe bıraktığı serinliğe nasıl kendini bıraktıklarını, görebilme şerefine bile eremezler!..

Bir nesil geliyor..Bedenleri yaralarla dolu, vucütlarında darbe almamış yer ve emare yok..Ayakta yürümenin bile mucize olduğu bir halde, temsil ettiği değerlerin şanına yakışan azametiyle dik durmuş ve geliyorlar..

Dik durmanın baston yutmak demek olmadığını bilenler!..

"Dik Durun..Karşınızda Leşler Var!.."

Ya kardeş sen ne yazmışsın böyle ya!!!::cray:
Vallahi coşturdun beni...Ya hani bazen içinden bi şeyler geçer de bi türlü ifade edemezsin de biri çıkar "pat pat pat" diye içinden geçenleri der ya işte sen de benim içimden geçen şeyleri ve burdaki birçok kardeşimizin aynı heyecanla içinden geçen şeyleri o kadar güzel yansıtmışsın ki...:friends:
Allahım kalemimne kuvvet versin...:clap2:
Allah razı olsun, duygulandırdın bizi...
Not: İzin verirsen bu yazıyı bazı yerlerde yayınlamak ve çoğaltmmak istiyorum..Yalnız altına senin ismini yazmam gerek..Ne yazayım isim olarak?
Çoğaltmamaın bir mahsuru var mı bu yazıyı???

kadirhzr
01.11.2006, 21:02
başörtüsü ile kapanmış kişi, hiç vazgeçme, kıl kadar ayrılma inşaallah. ne kadar büyük bir şeref.

Ehl-i Beyt
13.11.2006, 18:16
Bu yolda ne canlar yitirildi ne canlar acımadan katledildi. Canımızı alanlar sanıyorlarmıki bu yaptıkları yanlarına kar kalır. Bir dem gelir yaptıklarının mükafatını alırlar. :(

Müsübetler gelir müslüman yılarmı bıkarmı? bilirki ne gelirse Allah(c.c.) dan gelir.
Bilirki bu dünya bir imtihan mahallidir. Nasılki bir dersimizdeki sınavda hiç sesimizi çıkarmadan sorularımızı cevaplıyorsak (içimizden kim vardır sınavdaki sorunun zor olduğunu düşünüp sınav esnasında bağırıp bu ne biçim soru yahu diye itiraz eden) bu dünya sınavındada aynı öyle olmalıyız. :thinking:

Biliyoruzki sadece sabredenler kazanacak. Ne mutlu onlara zavallı ben İnşallah o grubun içinde yer alırım sabredenlerden olmak ne güzel şey YARAB :friends:

Rabbim doğru yoldan ayırmasın bizleri İnşallah, ne mutlu Allah(c.c.)a layık kul olabilenlere Salat ve selam olsun Peygmberime(S.A.S.) ve onun herbiri birer yolgösterici ve yıldız olan güzel sahabisine... :flowers: :flowers: :flowers:

Uveys El Konevi
13.11.2006, 19:35
Amin.......................

.BeYzA.
16.11.2006, 23:18
TESETTÜR(ÖRTÜNME):
(BAŞÖRTÜSÜ SİYASİ BİR SİMGEMİ? YOKSA ALLAH'IN EMRİMİ?)

NUR SURESİ 31.AYET: “Mümin kadınlara da söyle:Gözlerini(harama çevirmekten)
kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar ;zinetlerini(süslerini)açığa vurmasınlar,
ancak kendiliğinden görünen hariç.Başörtülerini,yakalarının üstünü(kapatacak
şekilde)koysunlar.Süslerini,kendi kocalarından ya da babalarından ya da
kocalarının babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da
kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin
oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan
ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına
göstermesinler.Gizledikleri süsleri bilinsin diye(topuklu ayakkabı ile)ayaklarını
yere vurmasınlar.Hep birlikte Allah’a tövbe edin.Ey!Müminler,umulur ki felaha
bulursunuz.”
AÇIKLAMA: Bir tefsire göre,süsten maksat,süs yerleridir.(Envâru’t-Tenzil)
Süs Yerleri: Kulaklar,saçlar,boyun.(Kulaklara takılan küpeler,saçlara takılan
tokalar,bantlar,boyuna takılan gerdanlıklar,birer süstür)
İslam öncesi cahiliye günlerinde kadınlar,başları açık dolaşırlardı.Bazıları
başın arkasından bağlanan bir tür başlık kullanırlardı.Gömleğin yakasıda,
boynun önünü ve göğsün üst kısmını dışarıda bırakacak şekilde açılırdı.
Göğüsleri örtecek gömlekten başka bir şey yoktu ve saçlar bir veya iki çift örgü
halinde arkaya bırakılırdı.(El-Keşşaf,cilt:2.sh.9,İbn Kesir,c:3,sh:283-284)
Bu ayet inince müslüman kadınlar başlarını,göğüslerini ve sırtlarını bütünüyle
örten bir başörtüsü takmaya başladılar.Müslüman kadınların bu hüküm
karşısındaki davranışlarını Hz.Aişe(r.a)canlı bir biçimde anlatır. “Nur Suresi inip,
halk muhtevasını Hz.Peygamber’den öğrenince doğru evlerine koştular ve
ayetleri,karıları ve kız kardeşlerine okudular” der ve ilave eder: “Ayetlere anında
cevap geldi.Ensar kadınları hemen kalkıp,ellerine geçen bez parçalarından
başörtüleri yaptılar.Ertesi sabah namaz için Mescid-i Nebevi’ye gelen tüm
kadınlar baş örtülüydüler” Bir başka rivayette,Hz.Aişe ince bezlerin bırakılıp,
bu amaçla kadınların kalın bez seçtiklerini anlatır.(İbn Kesir,cilt:3,sh:284,
Ebu Davud)

AHZAB SURESİ 59,AYET: “Ey peygamber! Kendi hanımlarına,kızlarına ve
Müslüman kadınlara de ki(bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman)dış elbiselerini
üzerlerine örtsünler. Bu onların(iffetli:Âr,namus,hayâ duygusu)tanınmaları,eziyet
edilmemeleri için daha uygundur…”

“Kadın avrettir(örtünmesi gerekli mahremlerdendir).Dışarı çıktığı vakit, şeytan
onu takip eder.Kadının Allah’a en yakın hali,evinde bulunduğu zamandır”
(HADİS-İ ŞERİF) (Et-Tergib ve’t-Terhib,1/227)

NUR SURESİ 60.AYET: “Evlenme arzusu,kalmamış oturan(ihtiyar)kadınların,
kasden süs göstermeye çalışmadan dış örtülerini bırakmalarında kendileri için
bir günah yoktur.Ama sakınmaları,kendileri için daha hayırlıdır.Allah işitendir,
bilendir”

.BeYzA.
16.11.2006, 23:19
bu ayetlerin gerek öncesi gerekse sonrasındaki ifadelerden, örtünün koruyuculuk fonksiyonu olduğu, bir güvenlik şeridi oluşturduğu anlaşılmaktadır.
örtü cinslerin farklılığının en iyi ortaya konulduğu bir semboldür. Kıyafet genel anlamda bir gruba dahil olmanın sembolik ifadesidir.O açıdan kadın erkek arasındaki kıyafet farklılığı, farklı cinslere ait olmanınbir göstergesi olmalıdır.Nitekim hz.Peygamber kadınların erkeklere erkeklerin de kadınlara benzer giyim-kuşam ,tutum ve tavır içinde bulunmalarını yasaklamıştır.
Tanınıp taciz edilmemenin daha da genişletilmiş ifadesini, birbirine aid olma, birbirine yakışma olarak ele alırsak Allah'ın şu hükmünü daha da iyi kavramış oluruz:
"kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; iyi ve temiz kadınlar, iyi ve temiz erkeklere; iyi ve temiz erkekler, iyi ve temiz kadınlara yaraşır" (24Nur26)
....
Örtünmenin temelinde, karşı cinsler arasındaki cazibe konusunda gayrı meşru yaşama mani olma, daha açık deyişle zinadan, fuhuştan alıkoyarak toplumsal yapının bozulmasına, sosyal barış ve dayanışmanın yıkılmasına engel olma arzusu vardır. Örtünme bu konuda gerek şarttır fakat yetmez...

(umran dergisi)

yeshil88
22.11.2006, 16:29
s.a arkadaşlar ben bu siteye yeni üye oldum. bir süredir sizin yazdıklarınızı okuyorum gerçekten emeği geçen bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. neyse asıl konuya geleyim ben yeni örtündüm düne kadar hala teredüttlerim vardı örtünmeyi sürdürme konusunda şimdi bazıları diyecekki; "sen Allah için değil başka şeyler için kapanmışsın" diye. Asla en başta tövbe ederek kapandım fakat üni.hazırlandığım için bir aç bir kapat benim için gerçekten zor olacağını söyleyenler oldu. bende bunlara en başta aldırmadım ama bir süre sonra beni de onlar gibi düşünmeye iten bir şeyler oldu. Ama şimdi çok şükür rabbime kendimi bütün o kötü düşüncelerden arındırdım. Allah senden razı olsun NURTALEBESİ.... senin yazdıkların beni çok etkiledi.

gumus_Tesbih
05.12.2006, 17:30
Örtülü ve Özgür
Kathy Chin

Uzun beyaz elbisemle ve iki-üç santim uzunluğundaki siyah saçlarımla bir öğle sonrası sokakta yürüyordum ve kamyon şoforleri ıslık ve bağırmalarıyla beni rahatsız etmişlerdi. Kendimi yenilmiş hissettim. Kuaför salonundan daha şimdi çıkmıştım. Saçlarımı bir erkek gibi kestirmiştim. Kuaför kestiği her tutamdan sonra kendimi nasıl hissettiğimi soruyordu. Korkmamıştım, ama bir organımın kesiliyor olduğu hissine kapılmıştım.


Hayır; bu, herhangi bir saç kesimi değildi. Saç kestirmekten çok daha fazla şey ifade ediyordu. Saçımı kestirerek, erkeksi bir şekilde görülmeye çalışmıştım. Dişiliğimi imha etmek istemiştim. Yine de, bu, bazı erkeklerin bana bir cinsel meta olarak davranmasını engellememişti. Yanılmıştım. Problem, benim dişiliğim değildi. Problem, cinselliğim, daha doğrusu, bazı erkeklerin genetiğimden yola çıkarak bana yakıştırdıkları bir cinsellikti. Bana karşı, benim gerçekten kim olduğuma göre davranmıyor; kendilerinin beni gördükleri üzere davranıyorlardı.


Peki, ben kim olduğumu bildikten sonra, onların beni nasıl gördüklerinin önemi var mıydı? Evet, vardı. Kadınları sadece cinsel meta olarak gören erkeklerin genellikle onlara karşı saldırgan bir tavır sergilediğine, meselâ tecavüze yeltendiklerine veya dövdüklerine inanıyordum. Cinsel taciz ve saldırı, sadece korkum da değildi; aynı zamanda başıma gelmiş şeylerdi bunlar. Bir keresinde tecavüze uğramıştım. Bana saldıran erkekler yüzünden yaşadıklarım, bende öfke ve hayal kırıklığına sebep olmuştu. Bana yönelik bu şiddeti nasıl durdurabilirdim? Erkeklerin beni bir kadın olarak değil de, bir cinsel meta olarak görmelerini nasıl engelleyebilirdim? Bu ikisini eşit görmelerini nasıl durdurabilirdim? Başıma gelenlerden sonra hayata nasıl devam edebilirdim?


Yaşadıklarım, beni kimliğimle ilgili sorularla başbaşa bırakmıştı. Sadece Çin kökenli Amerikalı kadınlardan bir başkası mıydım ben? Önceleri kimliğim konusunda bir karara varmam gerektiğini düşünürdüm. Şimdi ise, kimliğimin sürekli değiştiğini farkediyordum.


ÖRTÜNME TECRÜBEM


Bu noktada özellikle eğitici olan bir tecrübem, bir gazete projesinin bir parçası olarak Crenshaw Bulvarında üç Müslüman erkekle birlikle bir Müslüman kadın olarak ‘giyinerek’ dolaştığım zaman gerçekleşti. Beyaz, uzun kollu pamuklu bir gömlek, kot, spor ayakkabısı ve Müslüman bir bayandan ödünç aldığım çiçekli ipek bir başörtüsü giyinmiştim. Kendimi sadece Müslüman kadın görünümünde görmüyor, öyle de hissediyordum. Tabiî ki, gerçekte hep mesture olmanın neler hissettirdiğini bilemezdim, çünkü İslâmî bir eğitim almamıştım.


Yine de, insanlar beni Müslüman kadın olarak algıladılar ve bir cinsel obje olarak görüp bana karşı sarkıntılıkta bulunmaya yeltenmediler. Erkeklerin bakışlarını, daha önceden olduğu gibi, üzerimde hissetmedim. Tamamen örtünmüş vaziyetteydim; yalnızca yüzüm görünüyordu. İçeride kibar bir zenci Müslüman bana ‘kardeş’ diye hitap etti ve nereden geldiğimi sordu. Ona aslen Çinli olduğumu söyledim. Hangi milletten olduğumun onlar için pek önemli olmadığını farkettim. Aramızda bir tür yakınlık vardı, çünkü beni bir Müslüman olarak görmüştü. Ona gerçeği nasıl söyleyeceğimi bilemedim, çünkü gerçekte öyle olup olmadığımdan emin değildim.


Aynı kıyafetle Afrika mücevherleri ve mobilyaları satan bir mağazaya girdim. Orada bir başka beyefendi bana Müslüman olup olmadığımı sordu. Nasıl cevap vereceğimi bilemediğimden, sadece bakıp gülümsedim. Karşılık vermemeyi tercih ettim.


ÖRTÜLÜ OLMAM BAŞKALARININ BANA KARŞI


TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ


Mağazanın dışında, birlikte olduğumuz Müslümanlardan birine, “Ben Müslüman mıyım?” diye sordum. Bana, aslında nefes alan ve teslim olan herşeyin öyle olduğunu izah etti. Müslüman olmuş olabileceğime, ama bunu bilmediğime hükmettim. Kendimi o şekilde isimlendirmemiştim henüz. İslâm hakkında, Müslüman olduğumu söyleyecek kadar bilgim yoktu. Günde beş vakit namaz kılıyor değildim, camiye gidiyor, oruç tutuyor değildim, sürekli başımı örtüyor değildim. Yine de, bütün bunlar, Müslüman olmadığım anlamına gelmezdi. Bunlar, içeride olanın dışarıya doğal yansımaları idiler.


Gördüm ki, kendi içimde nasıl olduğum, örtülü veya örtüsüz olmamla değişmiyor. Ama, örtülü olmam, başkalarının benim hakkımdaki algılamalarını değiştiriyor. Diğerleriyle olan ilişkilerinizde kendi imajınızın oluşmasını sağlıyor.


UYDURMA VE KASITLI BİR BAKIŞ AÇISI


Ben, erkeklerden saygı aradığım için, örtünmeyi bilinçli olarak seçtim. Önceleri, Kadın Araştırmaları bölümünde okuyan ve de düşünen bir kadın olarak, örtünmenin bir zulüm olduğunu savunan Batılı görüş açısını benimsemiştim. Yaşadığım bu tesettür tecrübesinden ve tesettür üzerinde daha da düşündükten sonra, bu görüşün uydurma, kasıtlı, ard niyetli bir bakış olduğu sonucuna vardım. Kadın kendisi ikna olarak ve anlayışla tesettüre yöneltildikten sonra, tesettür hiç de zulüm filan değildi.


O gün kendi tercihimle örtünmüştüm; ve, hayatımda kendimi en ziyade özgür hissettiğim tecrübe oydu. Şimdi, kadın olmanın alternatiflerini görüyorum. Giyim tarzımın, başkalarının bana karşı tavırlarını belirlediğini keşfettim. Realitenin bu olması beni üzüyor. Bu, kabul ettiğim bir realite; fethedilmektense, fethetmeyi tercih ettim. Gördüm ki, tesettür ile örttüğüm kadınlığım değil, cinselliğim idi. Cinselliğimin örtülmesi, diğerinin özgürlüğüne imkân tanıyordu.


(Bu yazı, Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nin (UCLA) Müslüman Öğrenciler Derneğinin haber dergisi Al-Talib’de Ekim 1994’te yayınlandı. O tarihte Kathy Chin, üniversitenin Psikobiyoloji ve Kadın Araştırmaları bölümünün son sınıf öğrencisiydi.)

NurTalebesi
05.12.2006, 18:04
s.a arkadaşlar ben bu siteye yeni üye oldum. bir süredir sizin yazdıklarınızı okuyorum gerçekten emeği geçen bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. neyse asıl konuya geleyim ben yeni örtündüm düne kadar hala teredüttlerim vardı örtünmeyi sürdürme konusunda şimdi bazıları diyecekki; "sen Allah için değil başka şeyler için kapanmışsın" diye. Asla en başta tövbe ederek kapandım fakat üni.hazırlandığım için bir aç bir kapat benim için gerçekten zor olacağını söyleyenler oldu. bende bunlara en başta aldırmadım ama bir süre sonra beni de onlar gibi düşünmeye iten bir şeyler oldu. Ama şimdi çok şükür rabbime kendimi bütün o kötü düşüncelerden arındırdım. Allah senden razı olsun NURTALEBESİ.... senin yazdıkların beni çok etkiledi.

EyvAllah kardeşim...

applebird
15.01.2007, 22:17
kapandığınıza çok sevindim Allah yardımcınız olsun

NurTalabesi Kardeşim Allah razı olsun çok güzel yazılar yüreğine sağlık
sevgili nur talebesi.yazılarını okudum hepside çok anlamlı.ilk kez böyle mesaj yazıyorum.bende senin gibi ünüversitede okumak olsun ,KPSS sınavı olsun başarılı olacağıma inanıyorum.çevremdekilerde başarırsın neden kendini denemiyorsun diyorlar .fakat malum başörtüsü konusu.

NurTalebesi
16.01.2007, 18:16
sevgili nur talebesi.yazılarını okudum hepside çok anlamlı.ilk kez böyle mesaj yazıyorum.bende senin gibi ünüversitede okumak olsun ,KPSS sınavı olsun başarılı olacağıma inanıyorum.çevremdekilerde başarırsın neden kendini denemiyorsun diyorlar .fakat malum başörtüsü konusu.

EyvAllah kardeşim

seyyah_sevil
01.02.2007, 00:44
nur talebesi kardeşim allah razı olsun senden
her sabah üniversite kapısından girerken ne büyük acılar çekiyorum anlatamam DEĞECEK mi bilmiyorum ama.....
her gün bir telini daha göstermeyeyim diye ne yollara başvuruyorum şapkalar bereler....amaben örtümle girmek istiyorum
Bu yasağı çıkaran insanlara şikâyetim yok. Boyun eğene şikâyetim var. Bu yasağı çıkaran zalimler şaşırmış zincirlerin bu kadar çabuk kırılmasına. Onları şaşırtanlara şikâyetim var. Şikâyetim var cihad adı altında emri pervasızca çiğneyenlere şikâyetim var! Batılı hak diye gösterenlere şikâyetim var!
ŞİKAYATİMİZ ACIMIZ VAR

birgünmutlaka
23.02.2007, 17:10
Nur talebesi şunu açıkça yazmalıyım ki nur talebeleri içinde bu düşünceye bu kadar sağlam bağlı birini ilk defa tanıdım desem yalan olmaz.Herkes te bir taviz verelim gelecek için bu günü harcayalım durumları çok can yakıcı olmuştur.Ama senin ortaya koyduğun tavır hele de bir nur talebesi olarak ortaya koyduğun tavır önünde ayağa kalkılacak ve bu mücadelede hep yanındayız dedirtecek kadar net ve sağlamdı.Mevla direnişinin mükafatını hem dünyada hem ahirette versin amin.

NurTalebesi
01.03.2007, 16:40
Ben çok talebe biliyorum...
Rabbim cümlemizden razı olsun

fatih
03.03.2007, 13:55
kardeşlerim allah mutlaka bir gün zalimlerin kurduğu tuzakları yok edecektir bizim açldan başörtüsü çok büyük önemi vardır ama bakıyorumki bazı kesimler bunu ciddiye almayıp. sanki çok ucuz bişeymiş gibi şu tartıştuıığımız konuya bak deyip geçiştiriliyo türkiyenini başka sorunu yokmu deniliyo evet var var tabikide bu yüce rahmanın emri hepsinden önemli ama bazı kesime bunu anlatmak onu idrek etmesi ona okadar zor geliyorki bir gün bu zülüm biter inşaallah ben buna zülüm derim neden kişinin yaşantısı olan bu başörtüsü konusunu kardeşlerimin başından çıkaranlar utansın insan dinini yaşamak isterken önüne çıkarılan bu önlemler engeller varken mücadele eden kardeşlerim mutlaka allautaladan mükafatını fazlasıyla alıcaktır inşaallah allah yardımcımız olsun

fatih
03.03.2007, 13:56
kardeşlerim allah mutlaka bir gün zalimlerin kurduğu tuzakları yok edecektir bizim açldan başörtüsü çok büyük önemi vardır ama bakıyorumki bazı kesimler bunu ciddiye almayıp. sanki çok ucuz bişeymiş gibi şu tartıştuıığımız konuya bak deyip geçiştiriliyo türkiyenini başka sorunu yokmu deniliyo evet var var tabikide bu yüce rahmanın emri hepsinden önemli ama bazı kesime bunu anlatmak onu idrek etmesi ona okadar zor geliyorki bir gün bu zülüm biter inşaallah ben buna zülüm derim neden kişinin yaşantısı olan bu başörtüsü konusunu kardeşlerimin başından çıkaranlar utansın insan dinini yaşamak isterken önüne çıkarılan bu önlemler engeller varken mücadele eden kardeşlerim mutlaka allautaladan mükafatını fazlasıyla alıcaktır inşaallah allah yardımcımız olsun

nurefşan_26
04.03.2007, 00:45
S.A
03-04 martta açık lise sınavları vardı ve başörtü yaskmış diye bir söylenti çıktı.Ne yazıkki hiç ummadığım insanlar bile peruk aramaya başladılar.çok şükür bu iğrenç söylenti asılsız çıktı ama bazı gerçekleride ortaya çıkardı.bu arkadaşların çoğunun amacı kuran kursu hocası olmak.hemen taviz vermeye hazır bu insanların yetiştirdiği talebe nasıl olur acaba?!
Rabbim bizi yolundan ayırmasın.gerçek imtihanı kazanan kullardan eylesin.AMİN..

NurTalebesi
04.03.2007, 13:15
a.s.
allah bizi sıratımustakimdeki kularından eylesin

göz_yaşı
05.03.2007, 10:35
çok güzel yazmışsınız bakalım bende örtünmek üzereyim ama herşey beni vazgeçirmek için uğraşıyor :(

hadimifurkan
06.03.2007, 05:31
Önce Hz.Sümeyye (r.a) geldi biliyormusunuz ?
Biliyormusunuz Peygamberi Zişan geldi hiç çıkarmak istemediğim aklıma
Hani başkasını günahına ağlayan bir adam vardı ya o geldi aklıma dedim ki:"ne kadar mutlu ve kendi ifadesiyle"Gönlü gül-gülistanlık"oluyor sizin için tebessüm ediyor ve yalvarıyordur" işte bunlar geldi aklıma.
Dik duralım durduğuuz gibi dik olalım olduğumuz gibi
Bu başlar bir tek İlahi emir için eğilir inşaallah
Rabbi Rahimim hiç şüphesiz hiçbir şeyden gafil değildir o sizi görür ve gözetir O sizin gazanızı galip kılacaktır.

www
31.03.2007, 04:25
Sene 1997 imamhatip son sınıftayım.Üniversitelere gelen başörtü yasağını protesto için arkadaşlarımla yürüyüşlere katıldım.Mücadele verdik.98 de artık bende üniversiteliydim.Okuduğum okulda yasak yoktu,birkaç ay sonra yasak geldive ben okulu bıraktım.Marmara üniversitesine girerim dedim nasıl olsa orada daha yasak yoktu.Ama Marmara Üniversitesine girmemden birkaç ay sonra oraya da yasak geldi ve ben arkama bakmadan bu okulu da bıraktım.Herkes okumalı mıydı? hayır dedim kendi kendime... evlenirim kendimi yetiştiririm,hayatımı hayırlı evlatlar yetiştirmeye adarım.EVLENDİM. Eşim ilk gün boşanalım dedi.Kendi kendine konuşuyor sürekli duvarlara bakıp bizi rahat bırakın diyordu.kimlerle konuşuyordu bilemedim.Evliliğimi kurtarmak için çevremdeki çarşaflı kadın hocalara danıştım,çabaladım,çare aradım.Evliliğimin 5. ayında eşim beni bavulumla abimin kapısına bıraktı.Günlerce ağladım dua ettim sigaraya başladım.Yengem sigara parasını mevzu bahis ediyordu.anladım ki benim yerim burası da değil.Neyse eşim kendini düzeltti 3 ay sonra beni geri aldı.(paket gibiyim)
Eşimden ayrılsaydım bana kim bakacaktı???? Neden hep birilerinin bana bakmasına ihtiyacım var. Neden bu kadar aciz oldum.Ve bir karar verdim ilahiyata girmeliyim diye düşündüm.dersaneye yazıldım.Herkes güldü alay etti.şimdi dersane birincisiyim.İnşallah kazanırım,okurum,iyi evlatlar yetiştiririm.şimdiye kadar başörtümü hiç çıkarmadım.Össye başvururken bile.(eşim müdüryardımcısı fotoğrafımı kendisi çekti).bu siteye girdim çünkü hala kuşkularım var ilahiyata girmeli miyim diye.içim huzursuz.ama girmesem yine huzursuz olucam.çünkü eşime güvenmiyorum.her an aynı şeyleri yaşama korkusu taşıyorum.başkalarına el açmaktan korkuyorum.ALLAHA sığınıyorum... ALLAHIM beni affeder misin diyorum.hala ağlıyorum.uyuyamıyorum.bunlar benim özelimdi.siz ne yapardınız.bunu merak ediyorum.Kadın olsanız, her an boşanıcakmışsınız gibi yaşasanız...ve arkanızda yaşayan bir babanız olmasa.

fikirlerinizi yazarsanız sevinirim.ama lütfen kırıcı olmayın.kötü günler yaşıyorum.


selametle kalın...

hansa nur
20.08.2007, 22:55
gönlüne sağlık kardeşim yeni gelmeme rağmen bu forma senin de dediğin gibi şikayetlerimizi dahi anlatacak insan bırakmayanlara şikayet içindeyken yüreğinle yazdığın bu satırlar benim gibi düşünen kardeşlerim de varmış dedirtti. ALLAH razı olsun