Masmavi_
07.04.2007, 12:33
Tarihte hiçbir devirde gerçekleşmemiş böylesine “insanları robotlaştırma” evresi!.. Yetersiz “güdücü”ler eliyle günümüzde yüzmilyonlarca “müslüman robot” üretimi gerçekleştirilerek, evrensel bir başarıya(!) imza atılmıştır!.
OKU”mayan, ağzından çıkan kelimelerin anlamından şuurunun haberi olmayan, aklını kullanmayan kişiler!Ne kadar korkunç bir vebâl altında olduklarını farkedemiyecek ölçüde perdelilik ile yaşayan “güdücü”ler!.
“Sakın düşünme!”, “Hikmetini araştırma!”, “Sorgulama!”, “Aklını kullanma!”, “Nedenini kurcalama!”, “Anlamaya çalışma!” denerek beyinlerinin işlevi, basîretleri köreltilen Müslümanlar!Kurân-ı Kerîm, “ilimle diri olun”; “yeryüzünde halifesiniz (kadın-erkek ayrımsız olarak)”; “düşünün, misâllerle anlattıklarımızın neye işaret etmekte olduğunu fark ve keşfedin”, derken; “güdücüler”, insanları beyinsiz yaşama programlamak için ellerinden geleni yapıyorlar, taaa çocukluklarından başlayarak…
Artık o “robotlaşmış Müslümanlar”, tıpkı hipnoza girmiş insanlar gibi, “güdücü”lerinden gelen hitap ve emir dışında hiçbir şeye kulak vermez oluyorlar!.. Rasûlullah (aleyhisselâm)’ı bile, “güdücü”leri nasıl anlamalarını istiyorsa öylece kabulleniyorlar!.
“Teşbih”tir deyip, örtüyorlar!.. “Tenzih”tir deyip ötelere yerleştiriyorlar!..Kelimelerle boğuyorlar, insanları!.. Kelimelerin işaret etmek istediği anlamlara, tefekkür yelkeni açtırmak yerine!
“Bilgi”, gereği kavranmak, işareti fark edilmek, üzerinde düşünülüp yeni açılımlar edinilmek; sonuçları hissedilip yaşanmak için, “anahtardır”!.Bilgi, ezberlenip tekrar edilesi yük değildir, hammallığı yapılası! Kurân, “akıl sahibi insanlara” hitap eder; “robotlaştırılmış”, şuursuzca yaşayanlara değil!
Kurân isimli muhteşem bilgi kaynağı, insanlar anlamını anlamadan, kuru kuruya ezberleyip tekrar etsinler diye gelmemiştir!.Robotlar namazın hareketlerini taklit edip Kurân’ı ezbere okurken, Müslümanın robottan farkı ne olacaktır?“Robotlaştırılmış” olanlar, neslin kayıplarıdır!. Geçip gidiyorlar veya gidecekler öylece de!..
Bir yandan “sevgili peygamberim ben seni çok seviyorum” deyip; ardından da insanları, “aman o bilgileri sakın okumayın, araştırmayın, sorgulamayın, sonra kafanız karışır, imanınızdan olursunuz” diyerek Rasûlullah’ın getirdiklerini farketmekten anlamaktan, uzaklaştıranlar; büyük çoğunlukla yaptıklarının veya söylediklerinin nereye uzandığının bilincinde bile değillerdir!. Ne var ki güdülenler bu yüzden kaybettiklerini asla geri alamayacaklardır.! Sistemde mazerete yer yoktur!
“La ilahe illallah”ın anlamını, “en büyük tanrı bizim tanrı başka büyük yok!” ilkelliğiyle Müslümanlara enjekte edip, Rasûlullah’ın tüm düşündürtme işlevini ortadan kaldıran; sonsuza dek en muhteşem bilgi kaynağı olarak kalacak Kurân’ı, gökten gelmiş –pardon inmiş– “fermanname” anlayışıyla örtüp işlevsiz hâle getirenlere daha ne denebilir ki!.
Rasûlullah (aleyhisselâm), “halife”siniz uyarısıyla “salât”ı yaşamayı (namazı ikameyi) öğretirken… Bugün, her tarafta namaz kılan(?) robotların(!) nasıl yatıp kalkacağının programlanması bilgisi yayılıyor!!!
Tevhid anlayışının açıklayıcısı Allah Rasûlü ve Nebîsi İbrahim aleyhisselam, “Rabbiy cealniy mukıymes salati ve min zürriyetiy” yani, “Rabbim bende salât yaşamayı oluştur; benden meydana gelen nesillerde de” diye dua ederken; ve bu olay, bize bir ibret ve tefekkür vesilesi olsun diye Kurân’da vurgulanırken… Biz, yalnızca, “robotların namazının” propogandasını yapıp; “salâtın (namazın) nasıl yaşanılacağı” hakkında tek söz etmiyoruz!
“Din”in direği salât (namaz)!“Müminin mirâcı salât (namaz)!Şuurda yaşanılası bir muhteşem olay salât!. Yalnızca bedensel hareketler değil!.“La ilâhe illalah”ı kavrayamamış beyinler “Allah” ismiyle işâret edileni anlayamaz!.“Allah” ismiyle işâret edileni fark etmemişler, HU’nun “EKBER”iyetinin anlamını hiç düşünemez!.
“Allah” ismiyle neye, nasıl işâret edildiğini anlamamış “robotlaştırılmış”ların, “Bi-ismi Allah” demesi de mümkün değildir; “Rahman-ir Rahîm”i fark edebilmesi de!.
“Fatiha’sız namaz olmaz” vurgulamasının, olayın sesli kelime tekrarı olmadığını anlattığını da anlayamaz; düşünmekten – sorgulamaktan, anlamaya çalışmaktan “KAFAN KARIŞIR!” diye perdelenmiş olanlar!. Bunun anlamının, “Fatiha’nın mânâsını idrak edip hissedip yaşamadan, namazın ikame edilmiş olmaz”; uyarısı olduğunu hiç düşünmezler!
“Güdücü”ler ve “güdülen”ler, Allah’ın kendilerine bahşetmiş olduğu en muhteşem bilgi "Kurân'ı okumaktan", en büyük nimet “salâtı (namazı) yaşamaktan” mahrum olarak gidiyorlar bu dünyadan, öte yaşam boyutuna!.
“Salât”ı (namazı), tanrıya tapınmak, ya da kibarcasıyla “Allah’a tâ’zim” olarak düşünmenin ötesine geçemediklerinden; öylece şartlandıklarından!.
“Allah’a ibadet içindir salât (namaz)”!.“Tanrıya tapınmak için” değildir namaz! “Allah’a ibadet”, kulluğunun idrakında olmak demektir!.
“İhlâs” ve “Fâtiha” sûreleri, mümine bu gerçeği kavratıp yaşatmak için gerekli olan her inceliği açıklayan Kurân’ın, özü mahiyetindeki bilgiyi ihtiva eder.
Dünyada basîreti kör olan, âhırette de kör olacaktır!. Bu sistemin, “sünnetullah”ın gerçeğidir!. “Huzuruna çıkan” hüsrandadır!.“Huzurda olmanın sonuçlarını yaşayan”, yanmaktan azâd olmuştur!“Huzurdan uzaklaştırılmışlığı” yaşayanın alâmeti, çeşitli indî, nefsanî, şeytanî gerekçelerle yaptığı dedikodu ve gıybetle ömür tüketmesidir!.
“Allah sizin suretlerinize değil ŞUURUNUZDAKİNE (kalbinizdekine) bakar”! Yetersiz bilgisi olan “güdücüler” sizi bedene dönük boyutla kayıtlarken, “YAŞANILASI” nasıl bir muhteşemlikten perdelendiğinizi ne zaman fark edeceksiniz?..
OKU”mayan, ağzından çıkan kelimelerin anlamından şuurunun haberi olmayan, aklını kullanmayan kişiler!Ne kadar korkunç bir vebâl altında olduklarını farkedemiyecek ölçüde perdelilik ile yaşayan “güdücü”ler!.
“Sakın düşünme!”, “Hikmetini araştırma!”, “Sorgulama!”, “Aklını kullanma!”, “Nedenini kurcalama!”, “Anlamaya çalışma!” denerek beyinlerinin işlevi, basîretleri köreltilen Müslümanlar!Kurân-ı Kerîm, “ilimle diri olun”; “yeryüzünde halifesiniz (kadın-erkek ayrımsız olarak)”; “düşünün, misâllerle anlattıklarımızın neye işaret etmekte olduğunu fark ve keşfedin”, derken; “güdücüler”, insanları beyinsiz yaşama programlamak için ellerinden geleni yapıyorlar, taaa çocukluklarından başlayarak…
Artık o “robotlaşmış Müslümanlar”, tıpkı hipnoza girmiş insanlar gibi, “güdücü”lerinden gelen hitap ve emir dışında hiçbir şeye kulak vermez oluyorlar!.. Rasûlullah (aleyhisselâm)’ı bile, “güdücü”leri nasıl anlamalarını istiyorsa öylece kabulleniyorlar!.
“Teşbih”tir deyip, örtüyorlar!.. “Tenzih”tir deyip ötelere yerleştiriyorlar!..Kelimelerle boğuyorlar, insanları!.. Kelimelerin işaret etmek istediği anlamlara, tefekkür yelkeni açtırmak yerine!
“Bilgi”, gereği kavranmak, işareti fark edilmek, üzerinde düşünülüp yeni açılımlar edinilmek; sonuçları hissedilip yaşanmak için, “anahtardır”!.Bilgi, ezberlenip tekrar edilesi yük değildir, hammallığı yapılası! Kurân, “akıl sahibi insanlara” hitap eder; “robotlaştırılmış”, şuursuzca yaşayanlara değil!
Kurân isimli muhteşem bilgi kaynağı, insanlar anlamını anlamadan, kuru kuruya ezberleyip tekrar etsinler diye gelmemiştir!.Robotlar namazın hareketlerini taklit edip Kurân’ı ezbere okurken, Müslümanın robottan farkı ne olacaktır?“Robotlaştırılmış” olanlar, neslin kayıplarıdır!. Geçip gidiyorlar veya gidecekler öylece de!..
Bir yandan “sevgili peygamberim ben seni çok seviyorum” deyip; ardından da insanları, “aman o bilgileri sakın okumayın, araştırmayın, sorgulamayın, sonra kafanız karışır, imanınızdan olursunuz” diyerek Rasûlullah’ın getirdiklerini farketmekten anlamaktan, uzaklaştıranlar; büyük çoğunlukla yaptıklarının veya söylediklerinin nereye uzandığının bilincinde bile değillerdir!. Ne var ki güdülenler bu yüzden kaybettiklerini asla geri alamayacaklardır.! Sistemde mazerete yer yoktur!
“La ilahe illallah”ın anlamını, “en büyük tanrı bizim tanrı başka büyük yok!” ilkelliğiyle Müslümanlara enjekte edip, Rasûlullah’ın tüm düşündürtme işlevini ortadan kaldıran; sonsuza dek en muhteşem bilgi kaynağı olarak kalacak Kurân’ı, gökten gelmiş –pardon inmiş– “fermanname” anlayışıyla örtüp işlevsiz hâle getirenlere daha ne denebilir ki!.
Rasûlullah (aleyhisselâm), “halife”siniz uyarısıyla “salât”ı yaşamayı (namazı ikameyi) öğretirken… Bugün, her tarafta namaz kılan(?) robotların(!) nasıl yatıp kalkacağının programlanması bilgisi yayılıyor!!!
Tevhid anlayışının açıklayıcısı Allah Rasûlü ve Nebîsi İbrahim aleyhisselam, “Rabbiy cealniy mukıymes salati ve min zürriyetiy” yani, “Rabbim bende salât yaşamayı oluştur; benden meydana gelen nesillerde de” diye dua ederken; ve bu olay, bize bir ibret ve tefekkür vesilesi olsun diye Kurân’da vurgulanırken… Biz, yalnızca, “robotların namazının” propogandasını yapıp; “salâtın (namazın) nasıl yaşanılacağı” hakkında tek söz etmiyoruz!
“Din”in direği salât (namaz)!“Müminin mirâcı salât (namaz)!Şuurda yaşanılası bir muhteşem olay salât!. Yalnızca bedensel hareketler değil!.“La ilâhe illalah”ı kavrayamamış beyinler “Allah” ismiyle işâret edileni anlayamaz!.“Allah” ismiyle işâret edileni fark etmemişler, HU’nun “EKBER”iyetinin anlamını hiç düşünemez!.
“Allah” ismiyle neye, nasıl işâret edildiğini anlamamış “robotlaştırılmış”ların, “Bi-ismi Allah” demesi de mümkün değildir; “Rahman-ir Rahîm”i fark edebilmesi de!.
“Fatiha’sız namaz olmaz” vurgulamasının, olayın sesli kelime tekrarı olmadığını anlattığını da anlayamaz; düşünmekten – sorgulamaktan, anlamaya çalışmaktan “KAFAN KARIŞIR!” diye perdelenmiş olanlar!. Bunun anlamının, “Fatiha’nın mânâsını idrak edip hissedip yaşamadan, namazın ikame edilmiş olmaz”; uyarısı olduğunu hiç düşünmezler!
“Güdücü”ler ve “güdülen”ler, Allah’ın kendilerine bahşetmiş olduğu en muhteşem bilgi "Kurân'ı okumaktan", en büyük nimet “salâtı (namazı) yaşamaktan” mahrum olarak gidiyorlar bu dünyadan, öte yaşam boyutuna!.
“Salât”ı (namazı), tanrıya tapınmak, ya da kibarcasıyla “Allah’a tâ’zim” olarak düşünmenin ötesine geçemediklerinden; öylece şartlandıklarından!.
“Allah’a ibadet içindir salât (namaz)”!.“Tanrıya tapınmak için” değildir namaz! “Allah’a ibadet”, kulluğunun idrakında olmak demektir!.
“İhlâs” ve “Fâtiha” sûreleri, mümine bu gerçeği kavratıp yaşatmak için gerekli olan her inceliği açıklayan Kurân’ın, özü mahiyetindeki bilgiyi ihtiva eder.
Dünyada basîreti kör olan, âhırette de kör olacaktır!. Bu sistemin, “sünnetullah”ın gerçeğidir!. “Huzuruna çıkan” hüsrandadır!.“Huzurda olmanın sonuçlarını yaşayan”, yanmaktan azâd olmuştur!“Huzurdan uzaklaştırılmışlığı” yaşayanın alâmeti, çeşitli indî, nefsanî, şeytanî gerekçelerle yaptığı dedikodu ve gıybetle ömür tüketmesidir!.
“Allah sizin suretlerinize değil ŞUURUNUZDAKİNE (kalbinizdekine) bakar”! Yetersiz bilgisi olan “güdücüler” sizi bedene dönük boyutla kayıtlarken, “YAŞANILASI” nasıl bir muhteşemlikten perdelendiğinizi ne zaman fark edeceksiniz?..