PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Canlıların Yaratılış Özellikleri


seygva
09.04.2007, 17:16
Canlılar alemine baktığımızda,fennin yaptığı aletlerin canlılara yetişemediğini görürüz.Fizik ilmi ile canlıları kıyaslarsak birçok teknik aletin hayvanlardan kopya edildiğini görürüz.

Sinek,başındaki diyaponozla havadaki şok dalgalarını ölçerek yüksek uçuş ve manevra kabiliyeti sağlar.

Çıngıraklı yılan,beyninden kızıl ötesi ışın neşredecek son derece hassas bir dedöktöre sahiptir.

Yarasa,etrafa çeşitli dalgalar yayarak,hareketini ayarlar.Yani radarların çalışma prensibi yarasalardan alınmıştır.İtalyan alim Spalanzani,bir odanın tavanından aşaıya doğru ço sayıda ipler sarkıtmış ve alttan bu iplerin ucuna küçük bir temasla dah, ses çıkarta bilecek ziller asmıştır.Daha sonra odayı tamamen karartmış,içinede bir yarasa koymuş.Muhtlif istikametlere defalarca uçan yarasa ,iolerin hiç birine değmeyerek zilleri çaldırmamıştır.

Balıkların yapısı suyun içinde kolay hareket etmelerine yatkındır.Balığın başlıca ilerleme gücü vücudunu kıvırarak haraket ettirmesinden ileri geliyorsada jet güdümü sağlayan yardımcı motorların varlığı tesbit edilmiştir.Bilhassa hızlanacağı vakit solungaçlarından gayet hızlı olarak su püskürtür.Su ,ç,nde en hızlı olan yaratığın,sırtıda kanadınsı parça bulunan kılıç balığı olduğu kabul edilir.Bu balığın hızı saatte ençok 108 km.ye ulaşabilmektedir.
Bir Balık solungacı gibi sudan oksijen alan ve karbondioksiti dışarı atan suni bir solugaç,deniz altılarında kullanılmak üzere ABD deniz kuvvetlerince araştırılmaktadır.

Sinek yan uçarken ve dönerken vücudundan dışarıya doğru uzanan ve airodinamik basıçdaki değişkliklere karşı son derece hassas olan iki titreşim teli tarafından verilen bilgiler sayesinde istikrarlı bir uçuş pozisyonu devam ettirebilir.Sineğin bu akort çatalını Diyapozunu kopya ederek şoka karşı bir ciroskop yapılmıştır.Böyle bir alet füzelerin atılmasında kullanılmaktadır.
Fotoğraf objektifindeki mesafeyi ve resmi ayarlamaya yarayan dişli koa karşılık gözde mercek vardır.Bu merceğin ileri geri gitmesi mümkün olmadığı halde şekil değiştirir.Bakılan şeye ne kadar uzak olursa,merceği kuşatan kaslar o kadar kasılıp yaklaştırma kuvvetini artırırlar.
İnsan bir noktada durup düşünüyor,bu harika yapılar nasıl kendi kendine olur?

özzlem
06.05.2007, 13:36
bu yazılanları ataist birine anlatmaya kalksak

bunları toprak ana doğa ana yapıyor,
ALLAh hidayet versin

ayrıca bilgilendirdiğin içinde ALLAH razı olsun

ses
06.05.2007, 21:54
Örümceklerin ürettiği ve çapı bir milimetrenin binde birinden daha küçük olan ipek ipliği, aynı kalınlıktaki çelik telden beş kat daha sağlamdır.
Kendi uzunluğunun dört katı kadar esneyebilir.
İpek aynı zamanda son derece hafiftir. Bu hafifliği şöyle bir örnekle de tarif edebiliriz: Dünyanın çevresi boyunca uzatılacak bir ipek ipliğinin ağırlığı sadece 320 gram gelir.
Arı kuşlarının 10 gramdan daha az bir yakıtla Meksika Körfezi'ni geçebilmeleri,
Yusufçukların en iyi helikopterlerden bile daha iyi manevra yapabilmeleri,
Termit kulelerinde bulunan iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin, donanım ve enerji sarfiyatı bakımından insanların yaptıklarından çok daha üstün olmaları, Yarasanın çok-frekanslı ileticisinin, insanların yaptığı radarlardan daha verimli ve duyarlı çalışması,
Işık saçan alglerin vücut fenerlerini aydınlatmak için çeşitli kimyasalları biraraya getirmeleri,
Kutup balıkları ve kurbağaların donduktan sonra yeniden hayata dönmeleri ve organlarının buz nedeniyle hasara uğramaması,
Bukalemunun ve mürekkep balığının, bulundukları ortamla tam bir uyum içinde olacakları şekilde derilerinin renklerini, desenlerini anında değiştirmeleri,
Arıların, kaplumbağaların ve kuşların haritaları olmadan uzun mesafeli uçuşlar yapabilmeleri,
Balinaların ve penguenlerin oksijen tüpü kullanmadan dalmaları, DNA sarmalının bilgi depolama kapasitesi,
Yaprakların fotosentez işlemi ile, yılda 300 milyar ton şeker üretimi yaparak dünyanın en büyük kimyasal işlemini gerçekleştirmesi...
Bir istiridye, deniz yıldızı tarafından tehdit edildiğinde kabuğunun iki yakasını aniden kapatır. Böylece bir miktar suyu jet hareketi oluşturacak şekilde dışarı atar ve bedenini ileri fırlatmış olur.


Bilimsel adı Ecballium elaterium olan acı kavun bitkisi, tohumlarını meyvelerindeki şiddetli bir patlama ile etrafa dağıtır. Bu patlama jet tipi bir hareketle gerçekleştirilir. Sapından kurtulup düştüğünde meyvenin içindeki basınç dengesi bozulur ve meyvenin içindeki tohumlar yapışkan bir sıvı ile dışarı fışkırtılır. Bitkideki bu düzen, bir mermiyi namlusundan saniyede 1.000 metre hızla fırlatan tabancanınkine benzer.
Bulldog yarasası, su içindeki hedefleri tespit etme konusunda AWACS'tan üstündür. Bu yarasa, sonar sisteminin yardımıyla balık avlayabilmektedir. Bu özellikleri nedeniyle onu hem avcı hem de erken uyarı özelliklerini beraberinde barındıran üstün bir savaş uçağı gibi düşünmek hiç de abartılı olmaz.
Bulldog yarasası su yüzeyine yakın seyreden balığı, sonarı ile tespit ederek dalışa geçer. Yarasanın ayakları balık avı için ideal bir tasarıma sahiptir. Tırnakları bir jilet kadar ince ve keskindir. Avına yaklaştığında ayaklarını suya daldırır. Tırnakların ince yapısı sayesinde su direncinin olumsuz etkisi ile karşılaşmaz. Keskin, sivri uçlu ve iri tırnaklar, avı kavramak için büyük yarasaya bir avantaj sağlar.

Bazı güve çeşitleri yaydıkları yüksek frekanslı sesler ile yarasanın yer belirleme sistemini karıştırırlar. Böylece yarasa, güvenin yerini tespit edemez dolayısıyla da onu avlayamaz.

Bugün ABD ordusunun kullandığı EA-6B Prowler adlı uçaklar, güvenin yaptığı işi taklit eder. Bu uçak sahip olduğu elektronik donanım sayesinde düşman radarlarını bozarak hedef tespiti yapmasını engeller. EA-6B Prowler aynı zamanda düşmanın haberleşme sistemlerini de sabote edebilir.


En gelişmiş sonarların başında, cihazdan gelen verileri yorumlayabilecek özel eğitim görmüş operatörler bulunur. Oysa evrimcilerin insandan daha ilkel olduğunu kabul ettikleri yunuslar, hiçbir zaman böyle bir operatöre ihtiyaç duymazlar.


Elektrikli yılan balığı "Electrophorus electricus" Amazon nehrinde yaşamaktadır. Boyu 2 metreyi bulan bu balığın gövdesinin üçte ikisi elektrik üreten organik plakalarla kaplıdır. Balık, sayısı 5.000-6.000 kadar olan bu plakalar sayesinde 550 volt/2 amperlik bir elektrik üretir. Balıktan yayılan bu elektriğin şok etkisi, balığın 2 m. uzağındaki canlıları bile öldürecek kadar şiddetlidir.


Balığın bu denli büyük bir enerjiye sahip olması gerçekten büyük bir yaratılış mucizesidir. Sistem son derece komplekstir ve "aşama aşama" gelişmesi gibi bir ihtimal de söz konusu değildir. Çünkü balığın elektrik sistemi tam olarak işlemediği sürece, ona hiçbir avantaj sağlamayacaktır. Bir başka deyişle, bu sistemin her parçası aynı anda kusursuz bir şekilde yaratılmıştır. Bilim adamları elektrikli yılan balığının sahip olduğu bu savunma mekanizmasının benzerlerini taklit etmektedir ve günümüzde bu balığınkine benzer elektrikli savunma silahları kullanılmaktadır.


Uçaklar kuşlardan çok daha hızlı uçar. Ama uçuş sırasında da atmosfere çok yüksek ısı salarlar. Oysa kuşların vücudundaki hava dolaşımı tıpkı bir soğutma sistemi gibidir. Bu nedenle kuşları, uçakları vurduğunuz gibi ısı güdümlü bir roket ile vuramazsınız.


Baykuşlar, avlarını, geceleri onların farkında olmadıkları bir anda yakalamak için üzerlerine sessizce çullanırlar. Virginia'daki NASA Langley Araştırma Merkezi'ndeki araştırmacıların belirttiğine göre birçok kuşun uçuş tüylerinin belirgin, düzgün şekilli kenarları olmasına karşın baykuşların uçuş tüyleri, havanın kanat üzerinden geçerken ortaya koyduğu türbülansı -ve böylelikle gürültüyü de- azaltacak şekilde yumuşak saçaklara sahiptir. Askeri tasarımcılar baykuş kanatlarını taklit ederek hayalet uçakları olduklarından daha da gizli hale getirebilmeyi umuyorlar. Baykuşlardaki tasarım sayesinde radarlar tarafından görülmeyen uçakların hiç duyulamayacak kadar sessiz olması hedefleniyor.



Kuş kemiklerinin içleri boştur, bu nedenle de son derece hafiftir. Modern uçakların kanatları da kuş kemiklerinden ilham alınarak içleri boş olarak tasarlanmaktadır.



Eiffel Kulesi, uyluk kemiğinin başındaki yapıya benzer şekilde inşa edilmiştir. Bu tasarım sayesinde kule hem sarsılmaz bir özellik kazanmış hem de havalandırma problemini ortadan kaldırmıştır.




Denge, insan bedenindeki en karmaşık sistemler tarafından sağlanan olağanüstü bir kavramdır. İnsanın dengesi, bir masanın ya da sandalyenin dengede durmasına benzemez. Çünkü insan vücudu sürekli bir hareket halindedir. Bu yüzden vücudun ağırlık merkezi sürekli olarak yeniden hesaplanır ve kaslara bu hesaba uygun emirler verilir.





Yunusların ağızlarındaki buruna benzer çıkıntı modern gemilerin pruvalarına model olmuştur. Bu yapılar sayesinde gemiler %25'e varan bir yakıt tasarrufuyla yüzerler.

Balinalar çifte bölmeli ve geniş bir kuyruğa sahiptir. İki ayağı birleştiren paletler ise yüzücünün suyun içinde bir balina gibi aşağıdan yukarı kıvrılarak yüzmesini sağlar. Bu, hızlı dalış için ideal bir stildir.

Günümüzde bir çok endüstriyel kuruluş, üretim için insan yerine makine kullanmaktadır. Özellikle de insan kolundan yola çıkılarak yapılan robot kollar revaçtadır. Bu kollar bir görevi hiç durmadan tekrar edebilmektedir. Bu kolların inşasında, insanın kemik ve kas yapısı örnek alınmaktadır.


Kemiğin içindeki gözenekli yapı, özellikle eklem başlarında yoğunalaşarak iskelet sistemini basınca karşı dirençli yapar. Kemiklerdeki bu özel tasarım, hem hafiflik, hem de dayanıklılık sağlamaktadır. Mimarler bir çok yapıda bu sistemi taklit etmişlerdir.


daha çok bilgi için www.harunyahya.org (http://www.harunyahya.org) com net