PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HAZRETİ ÖMER'(ra)İN HALİD B. VELİD'İ VAZİFEDEN ALMASI


ALTIN_NESİL
10.04.2007, 23:20
HAZRETİ ÖMER'(ra)İN HALİD B. VELİD'İ VAZİFEDEN ALMASI

Hazreti Ömer, Yermük gibi çok ciddi bir savaşta ordu kumandanı Halid b. Velid’i vazifeden alıyor. Çok muazzam bir savaş, düşman kuvvetler müslümanların en az on katı. İslam ordusunda şehit sayısı oldukça fazla. Önemli simalar da var bunlar arasında. Meselâ Ebu Cehl’in müslüman olmuş oğlu İkrime ve Amr b. As'ın bababir kardeşi Hişam da şehid. Ve işte böyle bir savaşta Hazreti Ömer Halid b. Velid'i azlediyor.

Koca Halid sarığı boynunda halifenin karşısına çıkıyor. Halid gibi bir insan: İki devletin başına balyoz gibi inmiş, yerle bir etmiş, tarihte eşini göstermenin zor olduğu müthiş bir erkan-ı harp. Ama sarığı boynunda, kumandanlıktan azl edilmiş, sıradan bir nefer, Halife-yi rû-yi zeminin önünde. Diyor ki Hazreti Ömer -ruhum ona feda olsun-: "Halid! Biliyorsun seni çok severim. Fakat halk elde edilen zaferleri senin şahsından biliyor. Halbuki ben biliyorum ki bunları bize ihsan eden Allah’tır. Senin bir mit haline gelmenden, putlaştırılmandan endişe duyuyorum. Azlediş nedenim bu..." Ve Koca Halid o güne kadar emrinde çalıştırdığı bir adamın, Ebu Ubeyde b. Cerrâh’ın emrine giriyor; giriyor ve hayatının sonuna kadar savaşıyor. Evet Halid, gerçek bir mefkûre insanıydı ve "Âşe hamîden, mâte fakîden - Hep övgüye değer bir insan olarak yaşadı, İslam’ın yitiği olarak da yürüdü öbür âleme." Vefat etti; bir atı kaldı, bir kalkanı, bir de kılıcı. İki devleti yerle bir etmiş adamın arkada bıraktığı mirası işte buydu.

Cafer EROĞLU

A.R
11.04.2007, 02:25
Diyor ki Hazreti Ömer -ruhum ona feda olsun-:

"Halid! Biliyorsun seni çok severim. Fakat halk elde edilen zaferleri senin şahsından biliyor. Halbuki ben biliyorum ki bunları bize ihsan eden Allah’tır. Senin bir mit haline gelmenden, putlaştırılmandan endişe duyuyorum. Azlediş nedenim bu..."

Ve Koca Halid o güne kadar emrinde çalıştırdığı bir adamın, Ebu Ubeyde b. Cerrâh’ın emrine giriyor; giriyor ve hayatının sonuna kadar savaşıyor.

Evet Halid, gerçek bir mefkûre insanıydı ve "Âşe hamîden, mâte fakîden - Hep övgüye değer bir insan olarak yaşadı, İslam’ın yitiği olarak da yürüdü öbür âleme."

Vefat etti;
bir atı kaldı,
bir kalkanı,
bir de kılıcı.
İki devleti yerle bir etmiş adamın arkada bıraktığı mirası işte buydu.






Allah razı olsun kardeşim. Devam etse keşke bu konu..

O yıldızlara muhtaç, karanlıklarımız..