PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "vakit namazını kıldın mı "kampanyası



Sayfa : [1] 2

asilyeşil
28-04-2007, 13:36
günümüzde namaz ihmali, bir çok müslümanda kanayan bir yara olduğu gerçeğini kimse reddedemez..o yüzden bizde de naçizane" bir çalışma başlatalım" düşüncesi oluştu..amaç burada birbirimize destek olmak, dürtüklemek ve de hatırlatmak..çalışmamız hayırlara vesile olur inşallah..

kampanya şartları..

1-msn sohbetlerini kampanyamıza vesile yapabiliriz..nasıl mı...namaza kalkacaz mesela,diyelimki "ben namaza kalkıyorum,sen vakit namazını kıldın mı "diye soralım..eğer kılmadıysa "hadi geçirme sende kalk kıl diyebilelim"(hatta iletilerimize bile ekleyebiliriz)..burada emri bil maruf emrini eda ettiğimizi ve sevap kazandığımızı unutmayalım..bunu evlerimiz ve diğer çevremizde de yapalım inşallah..

2-bu konuyu sürekli portaldan geçirelim..nasıl mı??güncelleme kelimemiz sabit olacak.."vakit namazını kıldın mı "şeklinde..ve bunu sadece namaz kılanların sorma yetkisi olacak..işte size çok önemli ve çok sevaplı basit bir çalışma..

3-bu soruyu sormadan önce namazla ilgili ayet ,hadis,özlü söz,resim,kısa bilgilerle destekliyebiliriz..hatta namazla ilgili çarpıcı anılarımızı bile ekleyebiliriz inşallah..tabii sadece namaz kılanlar..lütfen diğerleri yazı yazmasın..sadece suçlu suçlu okusun..

4-bu kampanyayı elimizden geldiğince tüm nete yayalım inşallah..bunun için de, herkes üye olduğu foruma bu konuyu alıntılayıp eklerse büyük bir çalışma başlatacağımızı düşünüyorum inşallah..

5- namazla ilgili uzun yazılara rastladığımızda bu konuya ekleyebiliriz ...ama tüm yazıyı değilde içinden önemli yerleri 1 ya da 2 paragraf kadar alıntılayabiliriz ya da linkini verebiliriz..

inaşllah bu kampanya hayırlara vesile olur..sizlerde kampanyamızı fikirlerinizle destekleyebilirsiniz..

asilyeşil
28-04-2007, 13:37
vakit namazını kıldınız mı??

ummuhan
28-04-2007, 14:19
" Namaz Dinin Direğidir " h.ş

NehiR
28-04-2007, 14:44
PFZh9P2iFDo&eurl

ummuhan
28-04-2007, 14:46
PFZh9P2iFDo&eurl=http%3A%2F%2Finamaz%2Ewordpress%2Ecom%2F

nupelda ya bakın resim yerine ne güzel BOŞLUK eklemiş :D

A.R
28-04-2007, 16:10
İkindiyi kıldınız mı :D

NehiR
28-04-2007, 18:49
vaktin namazını kıldınız mı?

ahmedifaruk
28-04-2007, 19:05
yatsi Okunuyor
Hayirli Geceler

Nikbin
28-04-2007, 19:22
Senai Demirci'nin Kıl beni Ey Namaz adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim..

kitaptan bir alıntı:
Elbette ki sabırsızdır insan… Hele de gençler… Biz yaşımızı başımızı aldık, ırmağın öbür yakasına geçtik. Durulduk. Sakinleştik. Ama sen! Beri yakasındasın hayatın. Hırçın yanındasın şehrin. Kıpır kıpır tenin. Duygu kasırgalarında savruluyor saçların. Sana varlığın müziğini aktaramadık. Namazın yüzümüze tebessümler kattığına tanıklık edemedik. Kıldık namazları kılmasına, ama seccadeyi toplarken namazın gerçeğini de bir kenara dürdük. Namaz kıldıkça güzelleşseydik, neşelenseydik, incelseydik, sen de imrenirdin bize. Sanki bir büyü var burada diye, sen de sokulurdun yanımıza..
“Namaz dediğin sadece bir gün kılınır” demek isterdik sana… “O da bugündür.” Bak, dün gitti; yarın da gelmedi. “Sen sadece bugün kıl, gerisine karışma!” diyecek kalenderliği gösteremedik sana… Bitmeyecek sandın namazı. Yarın, yarından sonra, yarından sonradan da sonra…. Derken yığıldı üzerine binlerce vakit, binlerce rekat… Ezildin kılacağın namazlar altında. Şimdiden üşümeye başladın soğukta alacağın abdestlerin suyunda… Kulağına fısıldayıverseydik ya Rabbimizin sözünü: “Ben senden yarının ibadetini istemiyorum ki…” Bugün kıl, yeter.. Hatta bu vaktin hakkını ver, yeter! Hem sonra, ne biliyorsun, o kadar uzun süre yaşayacağını.. Belki bitecek ömrün; namazların da bitecek… Sana bugün kıldığın namazın ışığı kalacak… Rabbin diyecek ki, “Madem ki bugün kıldın, yaşasaydın bir ömür boyu kılacaktın..” Bir güne verdiğin namaz rengi, bir ömrüne taşacak; bin ömürlük bir sonsuzluğa taşıyacak seni..

özür dilerim delikanlı
bağışla beni genç hanım
seni anlamadım, namazla arana girdim!

Sofuoglu
28-04-2007, 21:14
Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış. Orucunu tutar, zekatını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış.

Yalnız bu adamın bir kusuru varmış: Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş.
Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına.

Demiş ki:Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar. Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım. Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş.

Hoca:Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş.

Adam yalvarmış bul hocam diye. Hoca müddet istemiş adam gitmiş. Aradan haftalar geçmiş, adam gelmiş.

Buldun mu hocam demiş,kurtulacak mıyım?

Hoca:Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:

1: ÖLÜ İSEN

2: DELİ İSEN

3: ÇOCUK İSEN

4: HAYVAN İSEN

5: KAFİR İSEN

tercih senin..

٠٧فرقان
28-04-2007, 21:48
Arkadaşlar ya ben şu sabah namazlarını acayip kaçırmaya başladım okulda dershanede çok yoruluyorum bide antremanlar var. eve geliyorum bi yatıyorum son 4 gündür bazen okula bile kalkamıyorum uyandırabilene aşk olsun. Gece dua da ediyorum ama olmuor. Sizce ne yapmalıyım??

A.R
29-04-2007, 01:02
Önce Mevlana hazretlerinin dediği gibi:

"İçinin saatini namaza kur"

Saatini, telefonunu vb evde ne varsa kur sonra :)

7 Kevser Suresi oku..

Evdekilere sıkı sıkı tenbih et, kaldıırn diye..

Bol bol su iç.

Bir hafta sürekli kalkarsan, ne kadar geç yatarsan yat, yorgun bile olsan, artık vücut bu sisteme alıştığından hemen kalkacaksın inşaAllah ;)

nurefşan_26
29-04-2007, 01:04
Bol bol su iç.

ewet kesin kalkarsın. kalkmazsan durum vahim olur :ıslık:

asilyeşil
29-04-2007, 13:00
vakit namazını kıldın mı???

NuRuDiLara
29-04-2007, 13:41
ezanı bekliyorum :)

ummuhan
30-04-2007, 11:31
Hayyal el-felah
Öğlen namazı vaktiiiii :)
Dualarda buluşalım.....:)

asilyeşil
01-05-2007, 15:24
Namazla ilgili en kapsamlı FORUM:
"NAMAZIM" (http://www.namazim.com)

asilyeşil
01-05-2007, 20:47
http://img340.imageshack.us/img340/2130/00000000000000000wd0iw4.jpg

A.R
02-05-2007, 15:19
İkindi Namazı :)

Namaz yolda komaz ;)

ummuhan
02-05-2007, 16:06
Hamdu senalar YARADAN'a nasib etti kıldık şu ana dek, devamı da gelsin yaşadıkça bu nasibin...
Tüm inananların musallinden olması duamızdır....

ummuhan
02-05-2007, 16:09
Önce Mevlana hazretlerinin dediği gibi:

"İçinin saatini namaza kur"

Saatini, telefonunu vb evde ne varsa kur sonra :)

7 Kevser Suresi oku..

Evdekilere sıkı sıkı tenbih et, kaldıırn diye..

Bol bol su iç.

Bir hafta sürekli kalkarsan, ne kadar geç yatarsan yat, yorgun bile olsan, artık vücut bu sisteme alıştığından hemen kalkacaksın inşaAllah ;)


11'er Felak ve Nas sureleri de etkili...

Ve o su içme neticesi ezandan önce uyanırsanız kesinlikle kalkmayın biraz daha bekleyin :)

A.R
02-05-2007, 16:10
Allah kabul etsin, Kabe'de kılasın inşaAllah ;)

ummuhan
02-05-2007, 16:12
Allah kabul etsin, Kabe'de kılasın inşaAllah ;)

Bu ne güzel duaydı sağolasınız aynına müyesser olasınız inşaallah... aaamiiiinnn, amin, amin... :)

A.R
02-05-2007, 16:19
Bu ne güzel duaydı sağolasınız aynına müyesser olasınız inşaallah... aaamiiiinnn, amin, amin... :)

:flowers: Amin, cem'an inşaAllah :)

Mısırlılar namazını bitirenlere dua babında; "Haramen inşaAllah" derler :) Yani "İnşaAllah Haremda kılasın" anlamına yani Kabe'de:) Hani bizdeki" Allah kabul etsin" nin yerine :D

O da der ki: "Gem'an -cem'an" inşaAllah" Yani "hepbirlikte inşaAllah" :)

Benim de çok hoşuma gider;)

Hasan
02-05-2007, 16:32
Namazlarımı en vaktinde kıldığım zamanlar benim çocukların doğduktan sonraki 6 ay süren bebeklikleri devresinde oldu.:D Ne sabah ne yatsı uyutmadı keratalar:D bizde namazları zamanında kıldık elhamdülillah:D ,tabii sonra acık zaman sarkmaları oldu ama ,aklını bu işe takarsan oluyor kardeşim hemde tam zamanında .Niyetinize sağlam koyun.SELAMETLE.

A.R
02-05-2007, 16:35
Namazları vaktinde kılmayınca, vakitten sonra her geçen dakikada ecri azalıyor..

Akıllarda olsun ;)

NehiR
02-05-2007, 21:03
vaktin namazını kıldınız mı...

SULTAN
02-05-2007, 21:06
vaktin namazını kıldınız mı...

Yatsının vakti epeyce geniş kardeş :) Sabah namazında buradan biri bağırsa da kalsak :)

Sabr-el-Hayat
02-05-2007, 21:24
güzel bir baslik, acanlara tesekkürler...:D

burada yatsiya 45 dakika var, insallah bir manilik cikmaz ise kilacagim...

selam ve dua ile insallah...

A.R
02-05-2007, 23:41
Yatsının vakti epeyce geniş kardeş :)

Nerden bu bilgi ;)

Her namazı, ezan okunup, namazın vakti girdikten sonra kılmak en iyisi..Bedene de ruha da hafif gelir böylece..

Yatsıyı dahi, okununca hemen kılmak lazım. Belki son sünnet ve vitir sonraya bırakılabilir..Erkekler için de ille cemaat.

Gece 12 den sonra artık yatsı kılmak -sanırım- mekruh olur, bilen biri varsa aydınlatsın bizleri inşaAllah.

sefere_niyet
03-05-2007, 06:56
Ebu Katade İbnu Rıb'i anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah-u Zülcelal hazretleri buyurdu ki: "Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve kim bunu vaktinde kılmaya devam ederse onu cennete koyacağım diye katımda ahidde bulundum. Kim de bunu vaktinde kılmaya devam etmezse katımda onun için hiçbir ahid yoktur." (kütübü sitte- 6371)

Allah razı olsun, güzel bir konu...

ummuhan
03-05-2007, 07:06
Namaz vakitleri, güneşin durumuna göre değişir. Eğer gün uzun olur ve güneş geç batarsa, namaz vakti güneşin durumuna bağlı olduğundan geç okunur. Başka bir değişle, yılın her zamanı aynı vakitte namaz vakti olmaz. Örneğin yazın ikindi namazı vakti ile kışın ikindi namazı vakti "aynı saat biriminde" olmaz. Her bölgede, her ülkede namaz vakti değişik olduğundan hepsini söyleyebilmemiz mümkün değil. Birde hergün namaz vakitleri güneşe göre değişmektedir. Bu yüzden, evinizdeki takvimlerden kendi yaşadığınız ülke/il'e göre namaz vaktinizi bilmelisiniz. Elinizin altında takvim bulunması çok faydalıdır.(önerilir)

Sabah namazı vakti
İmsak vaktinden (30dk gibi) bir süre sonra, fecrin doğuşuyla(beyazlığın ortaya çıkmasıyla) başlayıp güneşin doğuşuna kadar olan vakittir.

BİLGİLENDİRME : Güneş doğarken namaz kılınmaz. Sabahın kerahat vakti çıktıntan sonra (güneş doğup 45dk geçtikten sonra) öğlen vaktinin kerahatine kadar (öğle namazı vaktinden 30dk (veya yaklaşık 45dk) öncesine kadar, yani kuşluk vaktinde) sabah namazı (sünnetiyle beraber) kaza olarak kılınır.

Öğle namazı vakti
Güneş tam tepe noktasını az miktar batıya doğru yönelmesi sırasında öğle namazı vakti başlayıp İkindi vaktine kadar süren zamandır.

İkindi namazı vakti
Dik bir cismin gölgesi, kendi boyunun iki katına ulaşınca ikindi vakti başlar ve akşam namazı vaktine 45dk. kalana dek sürer. Güneş batarken namaz kılınmaz. Eğer o günün ikindi namazını kaçırdıysanız ve güneş batmak üzere ise, sadece o günün ikindi namazının farzını kılabilirsiniz.

Akşam namazı vakti
Güneş battıktan hemen sonra başlar ve yatsı namazı vaktine kadar devam eder.

Yatsı namazı vakti
Güneş battıktan sonra hava hafif beyazlık içinde olur. Bu beyazlık tamamen kaybolunca yatsı namazı vakti başlar ve sabah namazı vaktine kadar devam eder.

Vitir namazı vakti
Vitir namazı vakti yatsı namazı vaktidir. Ancak vitir namazı, yatsı namazından sonra kılınır.

Cuma namazı vakti
Öğle namazı vaktidir. Her Cuma günü, müslümanların bayramıdır. Bu yüzden müslümanlar bugünde toplanarak cemaat ile birlikte namaz kılar.

Kuşluk vakti
Güneş doğup sabah kerâheti çıktıktan (güneş doğduktan yaklaşık iki saat) sonra başlar, öğle kerâheti ile sona erer. Yani sabah ile öğle kerâhetinin arasındaki vakittir. Bu vakitte Duha (Kuşluk) Namazı kılmak menduptur.

Bayram namazı vakti
Kuşluk namazı vaktidir.

Seher vakti
Gecenin son altıda bir vaktidir. Bu vakit şöyle hesaplanır. Akşam namazı vakti (güneş battıktan sonra) ile imsak vakti arasındaki saat farkı 6 ya bölünür. Bu sonuç imsak vaktinden çıkarıldığında seher vakti başlamış olur. imsak vakti girince seher vakti çıkmış olur.
Örnek : akşam 17:30 - imsak 05:30
akşam vakti ile imsak vakti arası (örneğe göre) 12 saat olduğuna göre 12/6=2 (geceyi 6 ya böldük 2 saat belirdi). Bu 2 saati imsak vaktinden çıkaralım 05:30 - 02:00 = 03:30 (yani saat 03:30 seher vakti başladı) bitişi ise (05:30 imsak vakti).

Sonuç olarak : 03:30 - 05:30 arası (örneğe göre) seher vaktidir.

Terâvih namazı vakti
Yatsı namazı vaktidir. Yatsı namazından sonra "Terâvih" namazı, sonrasında da "Vitri Vacib" namazı kılınır.

Kerâhet Vakitleri
1. Sabah Kerâheti : Güneş doğarken başlar, 45 dak. sonra sona erer.
2. Öğle Kerâheti : Güneş tepedeyken: Öğle namazı vaktinden 30 dak. (veya yaklaşık 45 dak.) önce başlar, öğle ezanı okununca sona erer.
3. Akşam Kerâheti : Güneş batarken, yani akşam namazından 45 dak. önce başlar, akşam ezanı okununca sona erer.

Kısaca güneş doğarken,tepedeyken ve batarken namaz kılınmaz. Kılınması tahrîmen (harama yakın) mekruhtur.
Kerâhet vaktinde kılınan farz namaz sahih değildir. Nâfileler sahih olsa da, usûlen mekruh olur.
Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı, ancak başka bir zamanda kazâ etmelidir.
(Akşam kerâhat vaktinde ikindi namazının farzı hariç) bir farz namaz kılınsa dahi sahih (doğru) olmaz. Bu yüzden kerâhat vaktinde kılınan farz namazın, kerâhat vakti çıktıktan sonra o namazın tekrar kılınması daha doğru olur.
Tilavet secdesi vaciptir ve kerahat vakti kılınmaz. Kılınsa dahi sahih değildir. Kısacası kerâhat vakti hiçbir şekilde namaz ve secde yapılmaz. Yalnızca (o günün ikindi namazının farzına) izin vardır.

ummuhan
03-05-2007, 07:07
Sahabiden Ukbe b. Amir r.a. şöyle anlatmıştır:

Rasulullah s.a.v. üç vakitte namaz kılmamızı ve cenazemizi defnetmemizi yasakladı. Bu vakitler:

* Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar.
* Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, batıya meyledinceye kadar.
* Güneş batmaya meylettiği andan batıncaya kadar.

Müslim, Müsâfirîn 293;

Hadiste zikredilen üç vakit, gündüzün uzunluk ve kısalığına göre değişmekle birlikte, yaklaşık olarak kırk beşer dakikalık sürelerdir. Bu vakitlerde namaz kılınması, yukarıdaki hadis ve aynı anlamda olan daha başka hadisler dolayısıyla mekruh görülmüştür.

Şuna da dikkat çekmek lazımdır: Bir kimsenin ikindi namazını kerahet vaktine bırakmaması esastır. Fakat her nasılsa kerahet vaktine kalmışsa, güneş batıncaya kadar ikindi namazını yine de mutlaka kılmalıdır. Çünkü namazı kerahet vaktine bırakmak mekruh, kazaya bırakmak ise haramdır.

Bu üç vaktin dışında iki vakit daha vardır ki, o vakitlerde nafile namaz kılınması mekruh görülmüştür.

* Sabah namazının vakti girdikten sonra güneş doğuncaya kadar sadece sabah namazının iki rek'at sünneti kılınabilir. Bunun dışında nafile bir namaz kılınması mekruh görülmüştür.

* İkindi namazı kılındıktan sonra güneş batıncaya kadar nafile namaz kılınması mekruhtur.

Rasulullah s.a.v. Efendimiz, bu vakitlerde vaktin namazının dışında namaz kılmayı yasaklamıştır.

ummuhan
03-05-2007, 07:14
Ama İslam dini Cemaat dini cemaat olma dinidir bir anlamda dolayısı ile mümkün olduğunca namazları camide kılmaya özen göstermeli camiye de sadece namazı kılıp çıkmak için koşa koşa girip çıkmamalı camii (cem olunan tolanılan yer) manasına binaen en azından oradaki mü'minlere gülümsemeli selam vermeli hal hatır sormalı v.b.... aynı camilere devam eden insan bir süre sonra selamlaştığı insanlar ile aralarında -en azından- güzel bir muhabbetin başladığını göreceklerdir.... cami önemlidir, namazlarını eda eden ama hiç camiye gitmeyen mü'minler kendilerini sigaya çekmeliler diye düşünüyorum ...... :)

ummuhan
03-05-2007, 07:15
Namazın EdebîHz. Peygamberin bir veya iki kere yaptığı ve devam etmediği şeye edep, mendup veya müstehap denir. Rüku ve secdede tespihlerin üçten fazla yapılması, sünnet olan okuyuştan fazla kıraatte bulunulması gibi. Edepler sünnetleri tamamlamak için meşru kılınmıştır. Hanefilere göre namazın edepleri şunlardır (bk. Buhari, Salat, 9; Ebû Davud, 106,107).

1) Erkeklerin iki avuçlarını iftitah tekbiri alırken yenlerinin içinden çıkarması menduptur. Bu durum da tevazua daha yakındır. Ancak soğuk gibi zaruret hali müstesnadır. Kadınlar ise kollarının açılmamsı için ellerini elbisenin altından kaldırırlar.

2) Namaz kılan kişinin ayakta iken secde edeceği yere, rükuda iken ayaklarının üst kısmına, secdede burnunun iki kanadına otururken kucağına selam verirken omuzlarına bakması menduptur. Bunu yaparken hûşu içinde ve ihsan derecesinde namaz kılma gayreti olmalıdır. Rasûlullah (s.a.v.) ihsanı şöyle tarif etmiştir: "Allah'a, sanki O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyorsan da o seni görmektedir. (bk. Ebû Davud, Sünnet 16).

3) Esnerken ağzı açmamaya çalışmak menduptur. Buna güç yetmezse, elin arkası veya yeni ile ağzı kapamak gerekir.

4) Gücü yettiği ölçüde öksürüğü gidermek menduptur.

5) Kamet alınırken, müezzin "Hayye ale'l-Felah" deyince, imam ve cemaatin ayağa kalkması menduptur. İmam mihraba yakın bulunmazsa, her saf, imam aralarından geçeceği sırada ayağa kalkar.

6) "Kad kâmeti's salâh (Namaz başladı)" denildiği zaman İmam, namaza başlar. İmam bu hareketi ile müezzini doğrulamış olur. Bununla birlikte kâmet bittikten sonra namaza başlanmasında da bir sakınca bulunmaz. Hatta, Ebû Yusuf ile, hanefiler dışındaki üç mezhebe göre uygun olan da budur.
Kaynak: Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN, Delilleriyle İslam ilmihali, Erkam Yayınları.

ummuhan
03-05-2007, 08:49
NAMAZIN ESRARI
Namazın bir şekli bir de ruhu vardır ki, her bir şartını rüknünü yerine getirmekle ruhuna eriler. Mesela namazın şartlarından birisi olan abdestin her bir farzında, sünnetinde, edebinde namazın dosdoğru kılınmasına insanı hazırlayan bir sır ve işaret vardır.

Abdestle dış organları temizleyen ve günahlardan arındıran kul, namazda nefsini ma'siyetlerden tezkiye, kalbini de kin, nefret, haset... gibi manevi hastalıklardan tasfiye eder. Namazda vücudunu Kabe-i Muazzama'ya çevirdiği gibi, kalbini de bütün varlığıyla Allah'a yöneltir. Hangi namazı kıldığını ve kimin huzurunda bulunduğunu hatırlar.

Namazda "Allahü Ekber" diye tekbir alarak başlarken, "en büyük" vasfıyla Allah'ın büyüklükte eşsiz olduğunu, hiçbir mahlukun ibadetine olmadığını düşünür ve Allah'ın büyüklüğünü ve azametini de kalbinde hisseder.

Ellerini kulaklara kadar kaldırmak, kulun dünya işlerinin hepsini geriye atarak, dünyaya sırt çevirdiğine ve bütünüyle Allah'ın huzuruna vararak ilahi münacata yöneldiğine işarettir.

Tekbirden sonra kulun, efendisi önünde dikildiği gibi Allah'ın huzurunda durur. Ellerini bağlayarak gözlerini yere diker. Hiçbir uzvu kımıldamadan tam bir edeple "Sübhaneke" duasını okur. Tekbir Allah'ın huzuruna girmeye bu dua da Onunla konuşmaya başlamak olur.

Daha sonra şeytanlar, vesveseleriyle kalbi huzurdan ayırmaya, insanı şaşırtmaya çalıştıklarından; namaza girişin arkasından " Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım" diyerek gizli düşmanlar olan bu varlıkların şerrinden Allah'ın himayesine sığınır ve rahman ve rahim olan Allah'ın yüce ismiyle Fatiha suresini okumaya başlayarak Allah ile konuşmak şerefini kazanır. Artık kul, Allah ile mükâlemenin sonsuz lezzetini tadar. Bu süredeki mübarek duaların kabulü için "Amin" diyerek sözünü bitirir.

Biraz daha Kur'an okuduktan sonra onu yüce zatını saygıyla anıp tekbir getirerek rükûa varır. Rükûda kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp, bütün varlıkların kendisine muhtaç olarak sığındığı yüce rabbini "sübhane rabbiyel-azim" yani (yüce rabbimi tenzih ederim) diyerek azamet ve vakar duygusu ile üç defa tespih eder. Kul, bu hareketiyle "Rabbim! Günahkar vücudum senin huzurunda ve önünde eğilmiştir. Şüphesiz Sen ululuk sahibisin, Senin ululuğun önünde ben başımı eğiyorum." Demek ister.

sonra rükûdan doğrulur Rabbine hamdını sunar, tekrar tekbir alarak alnını yere koyar. Saygısı son haddine varınca üç defa "sübhane rabbiyel-ala" yani (en yüce olan rabbimi tenzih ederim) diyerek yüce rabbinin büyüklüğünü düşünerek arkası arkasına tespihlerle anar. Bunun arkasından, Rabbine, büyüklüğüne layık bir şekilde hakkıyla ibadet edemediğini itiraf ederek tekbirle başını secdeden kaldırır (Hüseyin Cisri Efendi, Risale-i Hamidiyye, s 115).

Fakat secdeden başını kaldırınca, secde halinde daha şerefli ve faziletli bir ibadet olmayacağını düşünerek bir kere daha secdeye varır ve secde etmekten kaçınan şeytana tabi olmayacağını kuvvetle ifade etmek ister. Kul bu secdeleriyle şöyle söylemiş olur. "Ey rabbim! Benim bu en değerli ve şerefli organlarım senin huzurunda, senin bana lütfedip merhamet etmen için yerlere kapanmıştır."

Artık başını secdeden kaldırarak ta'zimle oturur. Ettahiyyatü'yü okurken; bir taraftan ondaki engin manaları tefekkür eder, diğer taraftan Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- 'in miracından bir nasip almaya çalışır. Zira secdeden sonra teşehhüdde, enaniyyet perdelerinden kurtulmaya işaret olduğu gibi, Rabbani cezbelerle Hakkın cemalini görmeye vasıl olma işareti de vardır. (Ramazanoğlu Mahmut Sami, Bakara suresi tefsiri, 28)

Daha sonra , namazı ümmetine bir hibe olarak getiren Peygamber-i zişana selam okur. Selam verirken sağdaki ve soldaki meleklere de selam verdiğini hatırlar. Sağa, sola selam verişte iki dare selam vermeye işaret bulunduğu gibi, sağdan cennet nimetlerine, soldan da lezzet ve şehvetlere davet eden her cahil davetçiye selama işaret vardır. Şekilciler namazı edadan selamla çıkarlar. Hakikat ehli ise, selamla namazı devam ettirmeye girerler. Nitekim Allah Teala: Onlar namazlarına devam ederler. Buyurmaktadır. (Mearic, 23)

Kulun Allah karşısında acizliğini sunan ilk hareketi, ellerini bağlayarak saygıyla durmasıdır. Bu ilerleyerek Allah'ın huzurunda baş eğme (Rükû) şeklinde gelişir. Bu, daha da ilerleyerek onun huzurunda yere kapanmak, başını yere koymak, alnını yere yapıştırmak (secde) şeklini alır. Namazın tamamı işte bu saygı ve duygudan ibarettir. Namazın dış görünüşü içersindeki ruh budur. Bu yüzden de namaz, dünya ve ahiret saadetinin, huzurunun esasıdır.

Kaynak: Osman ERSAN, Gözümün Nûru Namaz

ummuhan
03-05-2007, 11:10
Öğle namazı Vakti.............. Hayyal el-felah :)

ummuhan
03-05-2007, 13:45
Namazlara Ait Niyetler
Namazlarda niyet de şarttır. Şöyle ki: Niyet aslen bir azimden ve kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir şeye karar vermesi ve bir işin ne için yapıldığını düşünmeksizin bilmesi demektir.

Namazla ilgili niyet, Yüce Allah'ın rızası için ihlasla namazı kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir. Yapılan işlerin önemleri ve sevapları niyetlere göredir. İnsanın niyeti halis (sırf Allah rızası için) olmalıdır. İnsan yapacağı bir ibadeti şuurlu bir halde yapmalıdır. Yapacağı işle, Allah rızası gibi, yüksek bir gaye gözetmeli ve gaflet içinde bulunmamalıdır.

Niyet kalbe aittir. Bununla beraber kalp ile niyet yapıldıktan sonra dil ile de söylenmesi daha iyidir. Bir insan başlayacağı bir namaza, kalp ile niyet edip de dili ile bir şey söylemese, o namazı caiz olur. Fakat kalp ile niyet etmekle beraber "şu vaktin farzını veya sünnetini kılmaya niyet ettim" demesi, daha iyidir. Bu şekilde, hem kalp, hem de dil ile niyet edilmesi, sahih olan görüşe göre müstehabdır. Kalben niyet olmaksızın dil ile yapılan niyet sahih değildir.

Farz namazlarla bayram ve vitir namazlarından bunları yerine getirirken hangi vakitler olduğunu belirlemek gerekir: "Bugünkü sabah namazına" veya "Bugünkü cuma namazına, bugünkü vitir namazına, bugünkü bayram namazına" diye niyet edilir. Yalnız farz namaza niyet etmek yeterli değildir. Böyle bir niyetle farz namazları tayin edilmiş olmaz. Fakat hangi namaz olduğu belirlenmeksizin vakit içinde: "Bu vaktin farzını kılmaya" diye niyet edilmesi kafi gelir. Rekatların sayısını anmaya gerek yoktur. Yalnız cuma namazı böyle değildir; onu vaktin farzı niyeti ile kılmak olmaz; çünkü asıl vakit öğlenindir, cumanın değildir.

Nafile namazlara gelince: Bunlarda sadece namaza niyet etmek kafidir. Fakat şu vaktin ilk sünnetine veya son sünnetine niyet ettim, diye de kılınırlar. Bu namazların müekked veya gayri müekked olduklarını belirlemeye de gerek yoktur. Ancak teravih namazı için: "Teravih namazını veya vaktin sünnetini kılmaya niyet ettim" demelidir, ihtiyat olan budur.

Cemaate yetişip de, imamın farzı mı, yoksa teravihi mi kıldığını bilmeyen kimse, farza niyet ederek imama uyar. Eğer imam farzı kılıyordu ise, uyanın da farzı sahih olur. Eğer imam teravih namazını kılıyordu ise, ona uyan o kimsenin namazı nafile yerine geçer. Yatsı namazından önce teravih kılınamayacağı için, teravih yerine geçmez.

Niyetin Tekbir alma zamanına yakın olması daha faziletlidir. Daha önce de niyet edilebilir; yeter ki, niyet ile tekbir arasında namaza aykırı bir hal bulunmuş olmasın.
Örnek: Bir kimse abdest alırken herhangi bir namazı kılmaya niyet etse, sonra namaza aykırı düşen yiyip içmek ve konuşmak gibi bir işte bulunmadan namaz yerine varıp namaza başlasa sahih olur. Bu arada hatırına o niyet gelmese dahi yine namazı sahih olur. Fakat tekbirden sonra yapılacak bir niyet ile namaz sahih olmaz. Tercih edilen görüş budur. Diğer bir görüşe göre, tekbir aldıktan sonra, Sübhaneke ve Eüzü'den önce yapılacak niyetle de namaz caiz olur. (İmam Şafiî'ye göre, niyetin tekbire yakın yapılması şarttır.)

Farz namaz yerine getirilirken kazayı niyet etmek, kaza namazı kılınırken farza niyet etmek suretiyle namaz caiz olur. Örnek: Bir kimse öğle namazının vakti çıkmamıştır inancı ile öğlenin farzını yerine getirmeye niyet etse ve namazı tamamladıktan sonra öğle vaktinin çıkmış bulunduğunu anlasa, farza niyet ederek kılmış olduğu namaz kaza yerine geçer.

Bir kimse öğle gibi vakit içinde hem öğle, hem de ikindi namazına niyet etse, bu niyet vakti girmiş olan namaz için geçerli olur. Vakti girmemiş olan namaz buna engel olmaz.

Bir kimse, bir vaktin farzına niyet ederek namaza başlayıp da sonra nafile kılıyormuş gibi bir zanla namazı tamamlasa, bu namazı o farzdan sayılır. Çünkü namazın sonuna kadar niyetin hatırlanması şart değildir.

Bir kimse nafileye niyet ederek tekbir aldıktan sonra farza niyet ederek tekrar tekbir alsa, farz namaza başlamış olur. Aksi de böyledir.
Yine bir kimse öğle namazının farzına niyet ederek bir rekat kıldıktan sonra, ikindi namazının farzına veya bir nafile namaza niyet ederek tekrar tekbir alsa, öğle namazını bozmuş olur ve ikinci niyete göre namaza başlamış sayılır.

Cemaat halinde imama uyulduğu zaman da niyet edilmesi lâzımdır. "Bugünkü öğle namazının farzını kılmaya niyet ettim; uydum bu imama" denir. Bu şekilde bir niyet yapılmazsa, imama uymak sahih olmaz.

Bir kimse namaza tek başına başlamışken imama uymaya niyet ederek diliyle tekrar tekbir alsa önceki namazını bozmuş ve imama uymuş olur.

İmama uyan kimsenin kılacağı namazı belirtmeksizin yalnız: "İmama uydum" veya "iktida ettim" diye niyet etmesi, üstün tutulan görüşe göre yeterli değildir. "İmamla beraber namaz kılmaya niyet ettim" denilmesi de böyledir.

Bir kimse imama uymaya niyet edip namaza başladığı halde imam henüz namaza başlamamış bulunsa bu uyuş, sahih olmamış olur. Hatta "Allah" veya "Ekber" kelimesini imam daha bitirmeden kendisi bitirse yine imama uymuş olmaz. Fakat ikinci kere olarak tekbir alsa bununla imama uymuş olur.

Cemaatin imama uymaya niyeti, imam "Allahu Ekber" deyip namaza başlamasından sonra olmalıdır ki, bir namaz kılana uyulmuş olsun ve imamdan önce tekbir alınmış olmak ihtimali kalmasın. Bu, İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'in görüşüdür. İmam Azam'a göre, cemaatin tekbirleri imamın tekbirine yakın olmalıdır; çünkü bunda ibadete acele etme fazileti vardır. O halde niyetin önce olması gerekir. Bununla beraber imam, daha Fatiha suresini bitirmeden tekbir alıp imama uyan kimse, iftitah (başlangıç) tekbirinin sevabına kavuşmuş olur.

Kendisine uyulan imamın kim olduğunu bilmek gerekmez. Hasan olduğu sanılan imamın, Bekir olduğu anlaşılsa, yapılan imama uyma niyetine bir engel teşkil etmez. Ancak Hasan'a uydum diye tayinde bulunarak niyet edildiği halde, imamın başkası olduğu anlaşılsa, iktida (imama uyma) sahih olmamış olur; çünkü bu kayda bağlanmış bir niyettir.

İmam olan şahsın, imamete niyet etmesi gerekmez. Ancak kadınların da kendisine uymalarının sahih olabilmesi için imamete niyet etmesi gerekir. Bunun için bir imam: "Ene imamun limen tebianî = Ben bana uyanlara imamım" diye niyet etse, kendisine kadınlar da uyabilirler. İmamet bahsine bakılsın.

Kaynak: Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen

A.R
03-05-2007, 23:09
Namaz vakitleri hususunda ben de şu hadisleri buldum:)


Cebrâil aleyhisselâm, Hz. Peygamber’e beş vakit farz namazların başlangıç ve sonunu şöyle belirlemiştir:

“Câbir (r.a)’ten rivayete göre şöyle demiştir:

“Cebrail (a.s) Allah elçisine gelerek “Kalk namaz kıl” demiştir. Hz. Peygamber güneş tepe noktasından batıya meylettiği zaman öğle namazı kılmıştır.

Sonra Cebrâil (a.s) yine ikindi vaktinde gelerek, namaz kılmasını istemiş, Rasûlüllah (s.a.s) kalkıp ikindi namazını kalmıştır.

Sonra akşam vaktinde gelip, namaz kılmasını söylemiş, Hz. Peygamber de güneş batınca akşam namazını kılmıştır.

Sonra yatsı vaktinde gelip, namaz kılmasını söylemiş ve Hz. Peygamber aydınlık kaybolunca yatsı namazını kılmıştır.

Sonra Cebrâil (a.s) sabah vaktinde gelerek, namaz kılmasını söylemiş, Hz. Peygamber de fecr-i sadığın hemen ardından sabah namazını kılmıştır.

Sonra ertesi gün öğle vaktinde gelerek, namaz kılmasını söylemiş, Hz. Peygamber, her şeyin gölgesi bir misli uzadığı bir sırada öğle namazını kılmıştır.

Sonra ikindi vaktinde gelip, namaz kılmasını söylemiş, o da ikindi namazını her şeyin gölgesini iki katına uzadığı bir sırada kılmıştır.

Sonra akşamleyin aynı vakitte geldi ve önceki günün vaktinde kıldırdı.

Sonra yatsı vaktinde gecenin yarısı geçtikten sonra veya gecenin üçte biri geçtikten sonra geldi ve Hz. Peygamber yatsı namazını kıldı.

Sonra ortalık iyice aydınlanınca geldi ve namaz kılmasını söyledi. O da sabah namazını kıldı.

Sonra Cebrâil (a.s) şöyle dedi: “Bu iki vaktin arası sabah vaktidir”

(Buhârî, Mevâkît, 24, Ezan,162; Tirmizî, Salât,1; Ahmed b. Hanbpl, I, 382, III, 330, 331, 352, IV, 416; eş-Şevkânî; Neylü’l Evtâr, I, 300).

Buhârı, bu hadisin namazların vakitleri konusunda en sağlam hadis olduğunu söylemiştir. Hadis, akşam namazı dışındaki namazların iki vakti olduğuna, başka bir deyimle iki vakit arasında kılınabileceğine delâlet etmektedir (eş-Şevkânî, a.g.e., I, 300).

Yatsı namazının vakti:

Yatsı vakti, Hanefîlerde fetvaya esas olan görüşe ve diğer mezheplere göre, batı ufkunda kırmızı şafağın kaybolduğu andan itibaren başlar ve fecr-i sadığın doğmasından biraz önceki zamana kadar devam eder. Delil Abdullah b. Ömer’den nakledilen şu hadistir:

“Şafak kırmızılıktır. Şafak kaybolunca yatsı namazını kılmak farzolur”

(es-San’ânî, a.g.e., I,114).

Diğer yandan yatsı namazı için Tercih edilen vakit, gecenin üçte biri veya yarısı geçinceye kadar devam eder. Çünkü Allah elçisi şöyle buyurmuştur:

“Ümmetime zorluk vermesem, yatsı namazını gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini onlara emrederdim”

(eş-Şevkânî, a.g.e., II,11).

Enes (r.a), Hz. Peygamber’in yatsı namazını gecenin yarısına kadar geciktirip, sonra kıldığını bildirmiştir (eş-Şevkânî, a.g.e., II,12).

Hz. Aişe (r.anhâ)’den de şöyle dediği nakledilmiştir.

” Hz. Peygamber bir gece yatsı namazını geciktirdi. O kadar ki mescidde bulununlar uyumuştu. Sonra çıkıp namaz kıldı ve şöyle buyurdu: Eğer ümmetime zorluk vermesem bu vakit yatsı namazının vaktidir”

(Buhârî, Mevâkît, 24; eş-Şevkânî, a.g.e., I, 12).

Alıntı:http://www.islamcenneti.org/?p=244

emmargah
03-05-2007, 23:20
msn iletime yazdm ve millete laf atmaya başladım:oleyo:

çok güzel ya hu
Hak razı olsun:flowers:

hm
namazınızı kıldınz mı :ıslık:

asilyeşil
04-05-2007, 06:40
ihvan forumu üyeleri hepinizden allah cc razı olsun..bu konuya 10-11 forumda devam ediyorum ,en güzel katılıma burada rastladım..bu forumu kuran ve devam ettiren üyelerin tümünden rabbim razı olsun inşallah..

ummuhan
04-05-2007, 11:02
ihvan forumu üyeleri hepinizden allah cc razı olsun..bu konuya 10-11 forumda devam ediyorum ,en güzel katılıma burada rastladım..bu forumu kuran ve devam ettiren üyelerin tümünden rabbim razı olsun inşallah..

Eeeeeeeeee burası İhvan Forum :)

ummuhan
04-05-2007, 11:04
Namaz - Karakter Gelişimi


Bireye kendi davranış ve dürtülerini kontrol etme imkânı veren namaz, kul ile Allah arasında bir bağ ve buluşmadır.

Namaz kalbin kuvvet aldığı, ruhun Allah'a bağlılığını hissettiği, nefsin dünya hayatının değerlerinden daha üstün değerler bulduğu bir rabıtadır. İslâm inanışında namaz, bir itaat davranışıdır. İtaat ve ibadetin amacı ise sevaptan ziyade Allah'ın sevgi ve yakınlığını kazanmaktır. Bu bağlamda ibadetten ve bir anlamda ibadetlerin özü ve sentezi olan namazdan amaç ihlâstır. Yani kişinin samimiyet, taat, sevgi ve minnet duygularını Allah'a yöneltmesidir. Kur'an-ı Kerim'de, müminlere, gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde namazı dosdoğru kılıp devamlı olmaları emredilerek, bu ayetin nüzul gerekçesi kabul edilebilecek bir ifade ile, "çünkü iyi eylemler kötü eylemleri giderir" denilmektedir. Yani namazın, hata ve günahların olumsuz etkilerini silerek, bireyi olumlu eylemlere yönlendireceği vurgulanmaktadır. Bu kitap, müminin miracı olarak kabul edilen namaz ibadetini birçok açıdan ele alarak, namazın, ahlâkî yapının oluşumundaki etkisini ayrıntılı bir şekilde izah etmektedir.
alıntıdır

ummuhan
04-05-2007, 12:10
İmamlık ve Cemaat
Aklı olan, bûluğ çağına eren, hür olan ve zorluk çekmeksizin topluca namaz kılmaya gücü yeten müslüman erkeklerin toplanıp cemaatle cuma namazını kılmaları farz, bayram namazlarını kılmaları vaciptir. Diğer farz namazları cemaatle kılmaları ise, müekked sünnettir.

(Cuma namazından başka farz namazların cemaatle kılınması, Malikîlere ve bir kısım Şafiîlere göre de bir müekked sünnettir, İmam Ahmet ibni Hanbel ile Ebu Sevre ve Davudi Zahirî ile diğer bazı müctehidlere göre vacibdir. Bu halde bir şahsın tek başına namaz kılması haramdır. İbni Rüşd, İbri Bişr ve bir kısım şafiîlere göre ise, beldelerde bir farzı kifayedir, her mescidde cemaatle namaz kılınması sünnettir. Bir kimsenin özel olarak yalnız başına cemaatle namaz kılması da mendubdur. Hanbeli fıkıh alimlerinin açıklamalarına göre, esasen cemaatle namaz, ikamet ve sefer halinde vacib, hem de sünnet yerine getirilmiş olur. Cemaatin farzı ayn olduğunu söyleyenler de vardır.)

İslam'da cemaatle namaz kılmaya büyük önem verilmiştir. Büyük sevaba ermek için ve ihtilaftan kurtulmak için cemaatle namaz kılmaya devam etmelidir. Cemaat ne kadar çok olursa, fazilet de o derece çoğalmış olur. Cemaatle namaz kılmanın sevabı, yalnız başına namaz kılmanın sevabından yirmi yedi kat fazladır.
Cemaate devam, İslam nişanlarından ve iman alametlerindendir. Cemaatle kılınan namaz ile müslümanların birliği ve birbirine bağlılığı gösterilmiş olur. Müslümanlar arasında bir sevgi ve dayanışma duygusu uyanır, bilmeyenler bilenlerden faydalanır, iyi kimselerin arkadaşlığı ile yapılan ibadetlerin ve duaların Allah yanında kabule yakın olacağı daha ziyade umulur.

Cemaatle kılınan namazda, kendisine uyulan zata "İmam" denir. Bu zatın bu görevine de "İmamet" denir. İmama uymayan, bir kimsenin kendi namazını imamın namazına bağlamasına "İktida, ittiba" adı verilir. Bu uyan kimseye de "Muktedi, müttabi, memum" gibi adlar verilmiştir. Kendi başına namaz kılana da "Münferid" denir.

İmametin başlıca şartları: İslam, buluğ, akıl, erkek olmak, Kur'an okuyabilmek ve özürden beri olmaktır. Bu şartlara sahip olmayanlar imam olamazlar. Bu konu aşağıdaki meselelerden anlaşılacaktır.

Cemaat arasında imamete en yararlı olan, sünneti en iyi bilen (fıkıh bilgisi olan) kimsedir. Bunda eşit olsalar, okuyuşu daha güzel olandır. Bunda da eşit olsalar takvası daha çok olandır (haramdan daha çok kaçınandır). Bu üç vasıfta eşit olsalar, yaşta büyük olandır. Bunda da eşit olsalar, ahlakı daha güzel olandır (yumuşak huylu ve daha çok haya sahibi olandır). Bu hususta da eşit olsalar, yüzce, sonra soyca, sonra sesçe, sonra elbise bakımından temizlikçe güzel olandır. Bunların hepsinde eşitlik kabul edilecek olursa, aralarında kur'a çekilir. Bütün bunlar imamlık görevine verilen önemin büyüklüğünü gösterir. Bunun içindir ki bu görevi eskiden bulundukları yerlerde idareciler üzerlerine alırdı.
Bununla beraber cemaat arasında ev sahibi veya o yerin görevli imamı bulunursa, bunlar tercih olunurlar, aranan vasıfları toplamış olmasalar bile yine tercih edilirler.

Başkasının evinde imam olacak kimse, ev sahibinin izni ile imamlık yapar. Başkasının evinde tek başına namaz kılacak olan kimse de, ev sahibinden izin istemelidir, faziletli olan budur.

Fasıkın (aşikare haram işleyenin) ve bid'at sahibi olanın (din işlerine dinde olmayan şeyleri karıştıranın) imameti tahrimen mekruhtur. Çünkü fasık din işlerinde saygılı bulunmaz, İmam Muhammed ile İmam Malike göre, bunlara uymak esasen caiz değildir.

Bid'at sahibine "Mübtedi" denir ki, inancı sünnet ve cemaat ehlinin inancına aykırı olan kimse demektir. Bid'at sahibine uymanın kerahetle caiz olması, inancı küfre varmadığı takdirdedir. Eğer inancı küfrü gerektiriyorsa ona uymak bütün Hanefilerce de caiz olmaz. Şefaati, kabir azabını ve hafaza meleklerini inkar etmek gibi...

Kölelerin ve babası belli olmayanların imamlığı mekruhtur. Çünkü bunlarda cehalet daha fazla olur. Bilgili oldukları takdirde imamlık yapabilirler. İki gözü kör olan da imam olabilir. Fakat görür kimselerin imamlığı daha faziletlidir. Bununla beraber iki gözü görmeyenin imamlığında kerahet olduğunu söyleyenler de vardır. Çünkü bu kimse özürlüdür, elbisesinin temizliğine fazla dikkat etmeyebilir.

Erkeklerin kadınlara ve henüz bûluğ çağına ermemiş çocuklara uyup namaz kılması caiz olmadığı gibi, aklı yerinde olanın bunağa, Kur'an okuyucusunun okuyamayan (ümmî) kimseye, kıraati olmayanın dilsize, elbisesi temiz olanın elbisesi pis olana, avret yerleri kapalı olanın açık bulunana, özrü olmayanın özürlüye, bir özürlünün özrü değişik başka bir özürlüye uyması da caiz değildir. Ancak özürleri bir olanların birbirlerine uymaları caizdir.

Kadının kadına imamlığı kerahetle caizdir. Eğer kadınlar kendi aralarında cemaatle namaz kılacak olurlarsa, İmam olacak kadın aralarında durur, onların önüne geçmez. Bu öne geçme de mekruhtur.

Abdestte ayaklarını yıkamış olan kimsenin ayaklarına mesih yapmış olan kimseye, abdest alanın teyemmüm etmiş olana, ayakta namaz kılanın oturarak namaz kılana, boyu dik ve doğru olanın rukü derecesinde kanbur olana uyması (iktidası) caizdir. Son üç şekildeki uymanın cevazına İmam Muhammed muhaliftir.

Farz namaz kılanın nafile namaz kılana veya başka bir farz kılana uyması caiz değildir. Fakat nafile namaz kılanın farz namaz kılana uyması caizdir. Örnek: Öğlenin farzını kılmış olan bir kimse, öğle namazını kıldırmakta olan imama uyacak olsa, bu ikinci defa kılacağı namaz bir nafile olarak caizdir.

Bir kimsenin, haklı olarak kendisinden hoşlanmayan bir cemaate namaz kıldırması mekruhtur. Fakat hoşlanmayacak bir durum veya imamlığa daha ehliyetli bir kimse yoksa, cemaatin hoşlanmasına bakılmaz. Çünkü bu halde cemaatin hoşlanmaması yersizdir.

Mezheb değişikliği iktidaya (uymaya) engel değildir. Yeter ki imam olan zat, namazın şartlarına ve rükünlerine riayet etsin. Şöyle ki: Müslümanların fıkıh bakımından mezhebleri değişik olsa da, esasta bir olduklarından birbirlerine uyabilirler. Bu hususta en faziletli olan, her müslümanın kendi mezhebinde bulunan bir imama uymasıdır. Bu olmayınca, diğer bir mezhepte bulunup da namazın farzlarına riayet eden herhangi bir imama uyulması, yalnız başına namaz kılmaktan daha faziletlidir. Şu kadar var ki, bir müslim kendi mezhebine göre namazı bozacak bir şeyin böyle bir imamda bulunduğunu görüp bilirse, ona uyması sahih olmaz; bir Hanefinin, burnundan kan aktığı halde abdestini yenilemeden imamlığa geçen bir Şafiîye uyması gibi...

(Malikî ve Hanbelî olanlara göre, namazın sıhhati için şart olan şeylerde yalnız imamın mezhebine itibar olunur, uyanın (muktedinin) mezhebine bakılmaz. Onun için, bir Malikî veya bir Hanbelî, başının tamamını mesh etmemiş olan Şafiî veya Hanefî bir imama uysa namazı sahih ulur. Çünkü böyle bir mesih, her ne kadar Malikî ve Hanbelî mezheplerinde sahih değilse de, Hanefî ve Şafiî mezheplerinde sahihtir.)

İmam olan zat, cemaate nefret verecek şeylerden sakınmalıdır. Bir imamın kıraati veya tespihleri cemaati usandıracak derecede uzatması uygun değildir. Burada sünnetin en az olan derecesi ile yetinmelidir. Çünkü bu uzatma cemaate usanç verir, bu ise mekruhtur. Cemaatle kılınacak bir namazın sevabı ziyadedir. Bu sevaptan başkalarını mahrum bırakmaya sebebiyet vermek uygun olmaz. Cemaatin uzatmaya razı olmaları halinde kerahet olmaz.

Bununla beraber cemaatin rüku ve secde tespihlerini ve teşehhüdü sünnet üzere tamamlamalarına meydan vermeyecek bir şekilde imamın acele etmesi de mekruhtur. Cemaatin yetişmesi için, imamın rüküu uzatması da mekruhtur.

İmamın kendisine kolay gelen ayet ve süreleri okuması vaciptir. Henüz kuvvetlice ezberlememiş olduğu ayetleri okumamalı, cemaatin yardımcı olmasına meydan bırakmamalıdır. Şöyle ki: imam bir ayette yanılır ve hatırlayamazsa bakılır: Eğer sünnet miktarı veya namazın caiz olacağı kadar okumuş ise, hemen rüküa gitmelidir, yanıldığı yeri düzeltmeyi cemaatten beklememelidir. Bu miktar okumamış ise, başka bir ayete geçmelidir.
160- İmamın cemaatten en az bir arşın yüksekte veya alçak bir yerde durup namaz kıldırması mekruhtur. Kendisi ile beraber cemaattan bazı kimseler bulunursa mekruh olmaz.

İmam ile muktedinin (imama uyanın) yerleri hükmen bir olmalıdır. Aralarında yüksek boylu bir duvar olup imamın görülmesini veya sesinin işitilmesini engellese, o imama uymak sahih olmaz.

Yine, imam ile muktedi arasında veya bir muktedi ile öndeki saf arasında uzaklık bulunsa bakılır: Eğer namaz mescid dışında kılınıyorsa ve aradaki mesafe bir saf bağlanacak miktardan az ise, imama uymak sahih olur. Fakat mesafe bundan daha çok ise uymak sahih olmaz. Amma namaz mescid içinde kılınmakta ise, aradaki uzaklık ne olursa olsun imama uymaya engel olmaz. Bununla beraber bazı alimlere göre, Beytül-makdis gibi pek geniş olan mescidlerde, saflar arasında bağlantı olmaksızın mescidin en uzak bir yerinde durup imama uyulması caiz değildir.

İmam hayvan üzerinde, imama uyan yaya bulunsa veya başka başka hayvanlara veya gemilere binmiş olsalar, yer değişikliği olduğundan imama uymak sahih olmaz.

Yine, camide veya başka bir yerde imam ile muktedi arasında kayık geçecek büyüklükle bir ırmak veya araba yürüyecek genişlikle saflardan boş bir yol bulunsa, imama uymaya engel olur.

Cemaate kavuşmak için koşa koşa yürümek mekruhtur, saygıya aykırıdır. Bu gibi davranışlardan daima sakınmalıdır.

Cemaatin birçok kişiden ibaret olması şart değildir. Bir kişi ile de cemaatin fazileti elde edilir. İmama uyan kişinin bir kadın veya mümeyyiz bir çocuk olması yeterlidir. Bunun için evde ailece cemaatle kılınan namaz da, yalnız başına kılınan namazdan kat kat faziletlidir. Fakat bir özre dayanmaksızın evde cemaatle namaz kılıp camiye gitmemek bid'at ve mekruh sayılmaktadır. Mescidlerde ve camilerde cemaatle kılınan namazların fazileti daha çoktur. (146. maddeye bakılsın.)

Namazda imama uyan bir kişi ise, imamın sağında durur, iki ve daha çok kimseler olunca, imamın arkasında dururlar. Keraheti olmayan duruş bu şekildedir. Cemaatin imamdan ilerde durması ise caiz değildir. Bu hususta secde yeri değil, ayakların yeri esas alınır. Cemaatin topuklarının imamın ayak topuklarından ilerde olmaması yeterlidir.
(İmam Malik'e göre, cemaatin imamdan önde durması mekruh ise de, namazın cevazını engellemez.)

Muktedi (imama uyan kimse), imama uymayı niyet etmeli ve kıldıkları farz namaz aynı olmalıdır. Bunun için bir kimse imama uymayı niyet etmeksizin ona uysa veya kendisi öğle namazını kılmak istediği halde imam ikindi namazını kıldırmakta bulunsa, bu iktidası (imama uyması) caiz olmaz.

İmamın sesi kafi gelmezse, cemaatten biri tarafından iftitah ve intikal tekbirleri yüksek sesle alınır ve rüküdan kalkarken de "Rabbena ve lekel-hamd" denilir, yüksek sesle yine selam verilir. Bu bir tebliğ, bir bildirimdir. Ancak tekbirler alınırken iftitah ve intikal tekbirleri olarak alınmalıdır, yalnız bildirme için alınmamalıdır. Eğer ilk tekbir ile namaza başlamaya niyet edilmez ise, bunu alan namaza başlamış olmaz. Diğerleri de tesbih, tahmid ve intikal tekbirleri olarak alınmazsa, sevabdan mahrum olmayı gerektirir, imamın sesi yettiği takdirde bu tebliğe gerek kalmayacağından, bu tebliğ işi mekruh olur. Buna müezzin olanlar dikkat etmelidirler.

İmam birinci selamı ikinci selamdan daha yüksek sesle alır ki, bu onun için bir sünnettir. Çünkü yüksek sesle alınması cemaate bir bildiridir. Bu bildiriye ihtiyaç ise, daha çok birinci selamda görülür.

İmam selam verince, muktedi de teşehhüdü bitirmiş ise selam verir. Salat-Selam ve duayı bitirmek için selam vermeyi geciktirmez. Teşehhüdü bitirmeden selam vermesi de caizdir.

İmam namazdan sonra iki tarafa selam verirken "Aleyküm" sözü ile Hafaza meleklerini ve bütün cemaati kasteder. Cemaatten her biri de sağ tarafa selam verirken o taraftaki meleklerle cemaati ve imam eğer o tarafta veya kendi hizasında ise imamı da kasteder. Sol tarafa selam verirken de o taraftaki meleklerle cemaati ve imam o tarafta ise imamı kastederek onlara selam vermiş olur. Yalnız başına namaz kılanlar da bu selam ile yalnız Hafaza meleklerini kastederler.

Cemaat selamdan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm, tebarekte ya zelcelâli vel-ikram" (*) cümlesi okununcaya kadar yerlerinde dururlar. Sonra yerlerinden kalkıp sünneti veya duayı başka uygun bir yerde tamamlarlar. Bundan ziyade yerlerinde durmaları kerahete girer. Farzdan sonra saffı bozmaları müstahabtır. Bunu yapmakla sonradan gelenler namazın tamamlanmış olduğunu anlarlar.

İmam selam verince bakılır: Eğer namaz tamamlanmışsa, imam serbesttir. Dilerse sağ tarafına, dilerse sol tarafına döner. Böylece kıbleyi sağ veya sol tarafına alır ve öylece oturur. Dilerse çıkıp işine gidebilir. Eğer karşısında namaz kılan yoksa, dilediği takdirde cemaate doğru döner. Namaz kılanın yüzüne karşı dönüp durmaz; çünkü namaz kılanın yüzüne karşı oturmak mekruhtur. Fakat namaz bitmiş olmayıp, kılınacak sünnet bulunursa, imam "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm" denilinceye kadar yerinde durur, sonra kalkar ve sağa, sola, ileriye veya geriye çekilerek o sünnet namazı kılar. Eğer kendisi başka bir şeyle uğraşmayacaksa, bu sünneti gidip evinde kılabilir. Çünkü sünnetlerin evde kılınması daha faziletlidir. Ancak cemaat imam hakkında kötü bir zan besleyecekleri düşüncesi varsa, sünnetleri eve gitmeden kılmalıdır.

Yalnız başına namaz kılanlara gelince, bunlar farz namazları kıldıkları yerde durabilirler ve sünnetleri de orada kılabilirler. Bununla beraber nafile namazları başka bir tarafa çekilip kılmaları daha güzeldir.

Cemaat, kıyam rükü, secde gibi yapılması gerekli rükünlerde, Sübhaneke ile Tesbihat ve Tahiyyat gibi dua ve zikirlerde imama uyarak bunları yaparlar. Fakat sözle yerine getirilmesi gereken kıraat rüknünde imama uymaz, imamın aşikare okuduğu Kur'anı dinler ve susar.
Bu İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf'a göredir. Bu iki zata göre, aşikare okunan namazlarda cemaatin okuması tahrimen (harama yakın) mekruh olduğu gibi, gizli okunan namazlarda da cemaatin okuması böylece mekruhtur. İmam cemaate öncülük etmektedir. Bunun için imamın okuması, cemaatin da okuması demektir. Nitekim bir hadis-i şerifte buyurulmuştur:

"Kimin imamı varsa, imamın okuyuşu o kimse için de okuyuştur" Fakat İmam Muhammed, gizlice kıraat yapılan namazlarda cemaatin da kıraat yapmasını caiz görmüştür.

(İmam Malik'e göre, gizlice Kur'an okunan namazlarda muktedi (imama uyan) da gizlice okur; bu müstahsendir. İmam Ahmed'e göre, gizlice okunan namazlarda muktedi de gizlice okur. Bundan başka imamın namazlarda aşikare okuyuşunu cemaatten herhangi biri işitmezse, o da kıraatta bulunur, bu vacibdir. Fakat işitirse, okuması caiz olmaz, imamı dinlemesi gerekir. İmam Şafîî'ye göre de, gizlice Kur'an okunan namazlarda muktedi, Fatiha'dan başka ayetler de okur. Aşikare kıraat yapılan namazlarda ise, eğer rek'atı kaçırmayacaksa, yalnız Fatihayı gizlice okur.)

İmam namaza başlamak için tekbir alırken ellerini yukarı kaldırmasa, Sübhaneke'yi okumasa, rükü ve secde tekbirlerini almasa ve bunlardaki tespihleri söylemese, "Semiallahu limen hamideh" demeyi, tahiyyatı ve selamı terk etse veya teşrik tekbirini getirmese, cemaat bunları yapar. Bu dokuz şeyde cemaat imama uymaz.
İmam Muhammed'e göre imam, "Sübhaneke'yi terk edip Fatiha'yı okuduktan sonra sûreye başlamış olsa, artık cemaat da "Sübhaneke"yi okumaz.

İmam kunut duasını, bayram tekbirlerini, birinci oturuşu, tilavet secdesini, sehiv secdesini terk etmiş olursa, cemaat da terk eder. İmam bir secde fazla yapsa veya bayram tekbirlerini ashabı kiramdan rivayet edilen mikdardan ziyade alsa veya cenaze namazında dörtten fazla tekbir getirse veya yanılarak beşinci rekata kalksa, cemaat bu işlerde imama uymaz. İmam beşinci rekata kalktığı zaman bakılır: Eğer imam dördüncü rekattan sonra oturuş (ka'de) yapmışsa, cemaat oturarak bekler, imam hemen dönüp teşehhüdü iade etmeksizin selam verirse, cemaat da onunla beraber selam verir. Fakat imam kalktığı beşinci rekat için secdeye varırsa, cemaat kendi başına selam verip namazdan çıkar. Eğer imam dördüncü rekatın arkasından oturuş (ka'de) yapmamış ise, cemaat yine bekler. Eğer imam hemen kıyamdan ka'deye dönüp ondan sonra selam verirse, cemaat da onunla beraber selam verir. Fakat imam beşinci rekatı secde ile bağlarsa, hepsinin namazı bozulmuş olur. Bu durumda cemaatin yalnız başına teşehhüdü yapıp selam vermesi fayda vermez.

Vitir namazında, cemaat daha Kunut duasını bitirmeden imam rüküa varsa, cemaat da varır. Ancak Kunut duasından henüz hiç bir şey okumamış olsalar, imam ile rüküda bulunmayı kaçırmayacak şekilde bir mikdar okurlar.

İmam (vitirde) kunut duasını unutup rüküa gittiği halde, cemaat ona uymamakla imam başını kaldırıp kunut duasını okuduktan sonra tekrar rüküa gitmekle cemaat da ona uymuş olsalar cemaatin namazı bozulur.

Cemaatla kılınan namazlarda safların düzgün olmasına, aralarında açıklık bulunmamasına dikkat edilir. İmam olan zat da buna dikkat edip cemaatı uyarır. Safların en faziletlisi birinci saftır. Sonra sırası ile arkaya doğru fazilet azalarak gider. İmama yakın bulunmanın fazileti pek çoktur. 180- Cemaatten birinin saf arkasında yalnız başına durup imama uyması mekruhtur. Ancak saflar arasında duracak bir yer bulamazsa, o zaman kerahet olmaz.

İmamı rüku halinde bulan kimse, imama uymak için ilk saflara gittiği takdirde rekatı kaçıracağından korkarsa, son safa geçerek imama uyar, saflardan birine katılmaksızın tek başına yalnızca bir yerde durup imama uymaz; rekat kaçırılacak olsa bile...

Namaz kılanın önünden geçmek mekruhtur. Ancak önünde bir perde, ağaç, direk benzeri bir engel bulunursa mekruh olmaz. Bu kerahiyet, kırlarda, büyük mescidlerde namaz kılanın secde edeceği yerden geçmek halindedir. Çünkü böyle büyük ve açık yerlerde namaz kılanın önünden hiç geçilmemesinde güçlük vardır. Evlerde ve küçük mescidlerde ise, namaz kılanın mutlak surette önünden geçmekle kerahet meydana gelir.
İmamın karşısında bulunan sütre (duvar gibi bir engel), cemaat için de yeterlidir. Daha önce bu açıklanmıştı.

Yüksek veya aşağı bir yerde namaz kılanın önünden geçildiği takdirde bakılır: Eğer geçen kimse ile namaz kılanın bazı azaları arasında bir hizaya gelme ve karşılaşma olursa, geçen kimse günah işlemiş olur; değilse olmaz. Bununla beraber hiç bir zaman namaz bozulmaz.
Bir görüşe göre, geçenin aşağı yarısı, namaz kılanın yukarı yarısına gelecek şekilde karşılaşma olsa yine kerahet olur; yerde namaz kılanın önünden ata binmiş bir kimsenin geçmiş olması gibi...

İmam abdestsiz olarak namaz kıldırdığını, cemaat dağıldıktan sonra anlamış olursa, mümkün olduğu kadar bunu cemaate duyurması gerekir. Bir diğer görüşe göre de, cemaata bildirmek gerekmez.

Bir imamın taşradaki akrabasını görmek için, bir zaruret veya dinlenmek için yılda bir hafta kadar imamlık hizmetini bırakması adete ve şeriata göre hakkıdır.

Bir özür bulunmadıkça cemaata devam etmelidir. Devam edilmemesini mubah kılacak özürler, teyemmümü mubah kılacak derecede olan hastalıklardır. Felce uğramak, yürüyemeyecek kadar yaşlı olmak, kör olmak, haksız yere saldırıya uğramaktan korkmak, şiddetli yağmur ve çamur bulunmak, soğuk ve karanlık hali olmak, hizmet etmeye mecbur olduğu ve ayrıldığı zaman zarar göreceği bir hasta bulunmak, yolculuğa çıkma hazırlığı ile uğraşmak gibi sebeblerdir. Din ilimleri ile uğraşıp kitab yazmak, fıkıh öğrenip öğretmek de, bu özürlerden sayılır. Bununla beraber devamlı olarak, bu meşguliyet yüzünden, cemaatı terk etmek doğru değildir.

Yalnız gevşeklik ve tenbellik yüzünden cemaatı terk edip duran kimse, cezaya hak kazanır, şahidliği kabul edilmez. İmam bid'at ehlinden olduğu için cemaatı terk eden kimse ise, cezaya hak kazanmaz. Cemaata devam etmek istediği halde, haklı bir özürden dolayı muntazam bir şekilde devamdan mahrum kalan kimse de, niyetine göre cemaat sevabına kavuşur.

(*) "Allah'ım! Sen selamsın ve selam sendendir. (Bütün noksanlıklardan berisin. Dünya ve ahiret selameti de ancak senin yardımınla olur. Sen mukaddessin), ey celal ve ikram sahibi olan (Rabbim! )..."
Kaynak: Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen

ummuhan
04-05-2007, 14:08
Cuma Namazı Cuma, müslümanlarca bir bayram günüdür. Bu mübarek günde müslümanlar mabetlerde toplanırlar. Okunacak hutbeleri dinleyerek faydalanırlar. Hep birlikte cuma namazını kılarlar. Sonra ya başka ibadetlerle uğraşır veya ziyaretlerde bulunur yahut günlük işleri ile uğraşmaya koyulurlar.
Bir hadis-i şerifde buyuruluyor:
"Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür. Adem aleyhisselam O gün Cennet'e konulmuş, O gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de o gün kopacaktır."

Bütün bu olaylar, nice hayırları ve; hikmetleri toplamaktadır.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hicretleri zamanında Medine'ye yakın bulunan "Salim İbni Avf" yurdunda "Ranuna" denilen vadi içerisinde "Beni Salim Mescidinde" ilk cuma hutbesini okumuş ve ilk cuma namazını kıldırmıştır.

Cuma namazının vakti tam öğle namazının vaktidir. Cuma namazı için minarelerde ezan okunur. Camilere gidince önce aynen öğle namazının sünneti gibi, dört rekat cumanın ilk sünneti kılınır. Ondan sonra cami içinde bir ezan daha okunur. Minberde cemaata karşı bir hutbe okunur. Bu hutbeden sonra ikamet alınarak cumanın iki rekat farzı cemaatle aşikare okuyuşla kılınır. Bir farzdan sonra yine öğlenin ilk dört rekat sünneti gibi, cumanın son dört rekat sünneti kılınır. Bundan sonra da "Zuhrü ahir" diye dört rekat namaz kılınır. Bu son öğle namazı, öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınmakla beraber sünnetlerde olduğu gibi dört rek'atın hepsinde fatihadan sonra sûre okunması daha iyidir. Arkasından da "Vaktin sünneti" niyeti ile aynen sabah namazının sünneti gibi iki rekat namaz daha kılınır.

Cuma şartlarını kendilerinde toplayan kimseler için iki rekat cuma namazı "Farz-ı ayın"dır. Cuma namazının diğer namazlardan başka olarak kendisine özgü on iki şartı daha vardır. Bunların altısı vücubunun (farz olmasının), diğer altısı da edasının şartlarıdır. Cuma Namazı Nasıl Kılınır?
Kaynak: Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen

ummuhan
04-05-2007, 15:49
Kaza Namazı
Bir namazı vaktinde kılmaya "edâ" vaktinden sonra kılmaya da "kaza" denir. Vaktinde kılınamayan namaza "faite" denir. Çoğulu "fevait"'tir.

Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazın kazası farz, vitir namazının kazası ise vacip olur. Kaza edilecek sünnet sayısı azdır. Şöyle ki, bir sabah namazının farzı ile birlikte sünneti de vaktinde kılınamamışsa, o günün, güneşin doğmasından 50-55 dakika kadar sonra öğle namazını vaktinden biraz önceye kadar bu sünnet, farz ile beraber kaza edilir. Kuşluk vaktinden önce ve istivadan sonra kaza edilemez. İmam Muhammed'e göre bu sünnet yalnız olarak da vaktinde kılınmamış olsa yine kuşluk vakti ile istiva arasında kaza edilir.

Bir özür olmaksızın namazın kazaya bırakılması büyük günahlardandır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Güvene kavuştuğunuz zaman namazı kılın. Çünkü namaz mü'minlere vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır." (en-Nisa, 4/103) Namazı özürsüz kazaya bırakmanın günahı o namazı kaza etmekle kalkmaz, ayrıca tevbe etmek de gerekir.

Meşru bir özür sebebiyle namaz kazaya bırakılabilir. Bu özürler: Düşman korkusu, bir ebenin doğum yapacak kadının başından ayrılması halinde çocuğun veya annesinin öleceğinden korkması bu özürler arasında sayılabilir.

Namazı bilerek ve tembelliği yüzünden kazaya bırakan kimse günahkar olur ve bu namazı kaza etmesi vaciptir.

Kazaya Kalan Namazlar Nasıl Edâ edilir?

Bir namazın eda şekli nasılsa kazası da aynı olur. Mesela seferde iken dört rekatlı bir namazı kaçıran kimse bunları ister seferde isterse asli vatanına döndükten sonra kaza ederken iki rekat olarak kaza eder. İkamet halinde tam olarak kılınması gereken namazları kazaya bırakan kimse de bunları hazarda veya seferde yine tam olarak kaza eder.

Namaz kaza edilirken bir sıra gözetilmesi gerekir mi? Eğer namazı kaza edecek kişi tertip sahibi ise, kaza namazı ile vakit namazı arasındaki sıraya uymak gerekir. Tertip sahibi değilse, bu namazı kaza etmeden diğerlerini kılabilir.

Bir kimsenin tertip sahibi sayılması için altı vakitten fazla namazı kaza kalmamış olmalıdır. Vitir namazı dahil altı vakit namazı kazaya kalınca tertip sahibi olmaktan çıkar.

Bir kimse ne kadar namazının kazaya kalmış olduğunu bilmese, galip olan kanaate göre hareket eder. Eğer böyle bir karara varamazsa, borcundan kurtulduğuna kanaat getirinceye kadar kaza namazı kılması gerekir.

Kaza namazı kılan kimsenin yanında cemaatle vakit namazına başlanırsa, namazını tamamlamadıkça cemaate iştirak edemez.

Kaza namazını evde kılmak daha uygundur. Çünkü bunu açığa vurmak Cenab-ı Hakka karşı bir cür'et sayılır ve başkaları için kötü örnek teşkil edebilir.

Kaza namazları üç kerahet vakti dışında her vakitte kılınabilir. Bunlar: Güneşin doğma, batma ve zeval (güneş tam tepedeyken) vaktidir.

Kaza namazıyla meşgul olmak nafile namazla meşgul olmaktan daha önemlidir. Fakat beş vakte bağlı olan sünnetler müekked olsun gayri müekked olsun bundan müstesnadır. Yani sünnetleri terk ederek, bunların yerine kazaya niyet etmek uygun değildir. Aksine bu sünnetlere niyet edilmesi daha uygundur. Hatta kuşluk ve teheccüd namazı gibi haklarında hadis bulunan namazlar da böyledir. Bunlara da bu şekilde nafile olarak niyet edilmesi evlâdır. Çünkü bu sünnetler farz namazlarını tamamlar. Ayrıca bunların telafisi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise belirli vakitleri olmadığı için telafileri mümkündür.

Farz namazlarını kazaya bırakarak günaha giren kimsenin, bu günahtan kurtulmak için sünnetleri feda etmesi uygun değildir. Böyle bir kimsenin fazla ibadet yaparak Yüce Allah'ın affına sığınması gerekirken, kendisi için Rasulullah (s.a.)'ın şefaatinin tecellisine vesile olacak bir kısım sünnetleri, nafileleri terk etmesi nasıl uygun olabilir? Hem farzları kazaya bırakmak hem de vakit namazlarını sünnetten tecrit etmek iki kat kusur olmaz mı? Fetvaya esas olan görüş budur. Bu görüş Ömer Nasuhi BİLMEN Merhuma aittir.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN, Delilleriyle İslam İlmihali

ummuhan
04-05-2007, 16:40
Hastaların Namazları Ayakta durmaya gücü yetip de rüku ve secdeye eğilemeyecek durumda olan biri; ayakta durur, namazını ayakta kılar; rüku, secde ve selamları ima ile yapar. İma, kıyam için başın düz durması, rüku için biraz eğilmesi secde için biraz daha eğilmesidir.

Hasta ayakta duramayacak gibi ise, oturarak namazını kılar. Rüku için yarım eğilir, secdeleri aynen yapar.

Oturarak namaz kılan kişinin, rüku ve secde yapabilecek gücü yoksa, bunları ima ile yapar.

Bir hasta ayakta kılamadığı gibi, oturarak da kılamıyorsa, yatarak ima ile namazını kılar.

Bütün bu durumlarda namaz kılmaya gücü yetmeyen kişinin namazı kalır, bunları iyileştiği zaman kaza eder.

Oturarak namaz kılmaya başlayan kimse namaz içinde iken kendisinde iyileşme hissederse, bundan sonra ki rekatları ayakta tamamlar.

Hasta olmayan kimsenin nafile namazları oturarak kılması caiz ise de, ayakta namaz kılmanın sevabı daha çoktur.

ummuhan
17-05-2007, 08:36
Sabah Namazını Kıldınız mı?

yaban_gülü
17-05-2007, 08:40
Sabah Namazını Kıldınız mı?


şükür Rabbime... şeytana uymadık...

UBEYDUN
17-05-2007, 08:41
.

Hasta ayakta duramayacak gibi ise, oturarak namazını kılar. Rüku için yarım eğilir, secdeleri aynen yapar.


abla camileri tribüne çevirdiler
şu oturma adabınıda yazarmısınız
herkes bir tabure bulup oturuyor!

bilgin
17-05-2007, 08:43
kardeş çokharika bir kampanya
diğer forumlarada taşıyacağım inşallah

ummuhan
17-05-2007, 08:46
Hasta oldukları için namazın bazı kısımlarını yapamayan müslümanlar Peygamberimize (s.a.) ne yapacakların sormuşlar ve "ayakta duramayanların oturarak, oturamayanların yatarak, rükû ve secde yapamayanların îmâ (işaret ederek, mesela başların öne eğerek) namaz kılabileceklerini, Allah'ın kullarını, güçlerinin yetmediği bir şeyle yükümlü kılmadığını" öğrenmişlerdir. Bu bilginin kaynağı sağlam, güvenilir hadislerdir.
Nasıl ve nereye oturulacağı konusunda Peygamberimizin bir sınırlaması yoktur. Bu konuda şekil ileri sürenler bunu, ictihad ve yorumlarına dayandırmışlar, bu oturmanın şekli üzerinde bir ittifak da oluşmamıştır.
Fıkıhçılar, oturarak, yatarak veya îmâ ile namaz kılmanın caiz olmasına sebep olacak hastalığın derecesi üzerinde de durmuşlardır. Buna göre fiilen ayakta durmayı veya rükû, secde yapmayı imkânsız kılan hastalıklar ve özürler yanında baş dönmesi, kanama, huzuru bozacak ölçüde ağrı ve sancı, hastalığın artması gibi sonuçların doğması da fiilen hasta olmak gibi kabul edilmiştir; yani bu mazeretler ve gerekçelerle de oturarak, yatarak, îmâ ile namaz kılmanın caiz olduğu ifade edilmiştir.
Fıkıhçıların konumuz hakkındaki açıklamalarına örnek olarak meşhur Hanefî Fıkıhçı İbn Âbidîn'den bazı özet nakiller dir bunlar

ummuhan
17-05-2007, 08:48
Devamı:
"Namazdan önce mevcut olan veya namaz kılarken oluşan bir hastalıktan dolayı veya mevcut hastalığın artması yahut da rahatsızlığın belli hareketler sonucu meydana gelmesi ihtimali bulunduğunda (böyle bir mazereti olanlardan) ayakta duramayanlar "istedikleri şekilde" oturarak, bir süre ayakta durabilenler de o süreden sonra oturarak, yapabiliyorlarsa normal rükû ve secde ile namazlarını kılarlar. "İstedikleri şekilde" otururlar; çünkü mazeret, namazın olmazsa olmaz parçalarının ("erkânı"nın) bulunmamasını/yapılmamasını caiz hale getirdiğine göre, "şekillerin ortadan kalkması"nı elbette sağlayacaktır. Rükû ve secdeyi yapamayanlar da -ayakta da yapması caiz olmakla beraber- tercihan oturdukları yerden îmâ ile rükû ve secde yaparlar; oturdukları yerden îmâ yapmalarının daha iyi olması yere daha yakın ve böylece de secdeye daha benzer olmasındandır. İmâ ile secde yaparken başını, rükû için yaptığından biraz daha fazla eğmek gerekir. Oturmakta da güçlük çekenler ya sırt üstü, ayakları toparlanmış olarak kıbleye dönük vaziyette veya yan üstü kıbleye yönelerek yatar, namazlarını böyle kılarlar. Hayvana binmiş bulunan hasta ile indiği takdirde yerde kalacağından, tekrar binemeyeceğinden korkan kimseler de hayvan üzerinde (semer, eğer veya mahfede oturmuş olarak) namazların kılarlar. Mazereti olanlar namazın hangi kısmın tam yapabilirlerse onu tam yapar, geri kalanını yapabildikleri ölçüde yaparlar..." (C., s.558-560).

ummuhan
17-05-2007, 15:39
İkindi Namazı Vakti geçmesin :)

ummuhan
18-05-2007, 11:08
Cuma vakti hadi beyler.....

hanımlar hadi biz de Kur'an' a ve duaya inşaallah.... memleketimiz, dinimiz, milletimiz.... dirlik ve düzenimiz için en başta......
Şimdiden tüm dualarınıza : Amiiin, amiiin, amin............

Hasan
19-05-2007, 13:41
İhtiyaca binaen güncelleme.

karşıtgörüş
20-05-2007, 17:29
Bir müslümanın en mühim görevi vaktin namazıdır,bu sahih hadislerdede sabit olup bir çok ayettede en önemli görev olarak belirtilmektedir,bir müslümanı müslüman yapan seccadesidir evvela.
selametle.

ummuhan
21-05-2007, 11:09
Hayyal es-SALAH !..... :)

ummuhan
22-05-2007, 10:32
Hatırlıyorum, bir tanıdığım, “Niçin namaz kılıyorsun?” diye sormuştu da, hemen cevap vermek yerine, başka bir soru ile mukabele etmiştim:
“İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?”
Şaşırmış, “Bu da ne demek oluyor?” demişti.
Şöyle bir açıklama yapmıştım:
“İllet, hakikî sebep, demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaattir.”
“Şu halde illeti nedir?”
“İlâhî emir. Ben namazı sadece emredildiği için kılıyorum.”
“Ya hikmeti?”
“Saymakla bitmez ki. Hemen aklıma gelenleri söyleyeyim:
Namaz, her şeyden önce cehennem ateşinin kalkanı, kabir azabının siperi ve cennet kapılarının anahtarıdır. Ebedî saadet, onun sonsuza uzanan bir meyvesidir.
Namaz kalbe gıda, ruha şifa, bedene sıhhat, vicdana ölçü, akla istikamet, iradeye kuvvet, duygulara intizam verir.
Hayatı disiplin altına alır, günahtan korur, manevî kirleri temizler. Ruh, onunla nefes alır, huzur bulur, sükûna erer, Rabbine yönelir. Manevî yükselişin merdivenidir namaz, bütün ibadetlerin özüdür.
Ancak, bunların hiçbiri olmasaydı bile, ben namazımı yine kılacaktım. Çünkü faydalar teşvik edici olabilir, fakat asla hakikî sebep olamazlar. Onlar, önce istenilmez, belki sonra verilir.
O zaman söyleyemedim ama dostuma şunları da söylemek isterdim:
Namaz, imanımın ifadesidir. Acizliğimin, zayıflığımın, çaresizliğimin, kısacası kulluğumun itirafıdır.
Namaz, gözümün nuru, gönlümün gözbebeğidir. Dünyam onunla aydınlandı, hakikati onun ışığıyla gördüm, diğer varlıkların ibadetlerini onun ilhamıyla bildim.
Secdedeki zilletimde izzetimi bulmuşum. Allah’a baş eğişim, başkasına baş eğmeyeceğime dair yeminimdir.
Alnım yeri öperken, ruhum da beni sayısız nimetlerle yaşatan rahmet elini öpmektedir.
Namazda ben âlem olurum, âlem de ben olur. Yüce divanda kâinatın sözcülüğünü ederim. Dilsiz varlıklar, benim dilimde dile gelir.
Seccade tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır.



ÖMER SEVİNÇGÜL

Bu yazı burada olmalı :)

A.R
03-06-2007, 17:05
Vakit namazınızı kıldınız mıı?

;)

lamelif
03-06-2007, 17:11
Vakit namazınızı kıldınız mıı?

;)
tam vaktinde yapılmış bu yorum;)
abdest aldım tam secadenin başına durdum bide baktım bilgisayar açık kalmış kapatayım bari ee bide ihvana gireyim
ama şimdi kalkıp kılıyorum :)

A.R
03-06-2007, 17:17
:D Ne iyi bak :)

Hangi namaz?

Malum ülkelere göre değişiyor;)

Allah kabul etsin..

lamelif
03-06-2007, 17:24
:D Ne iyi bak :)

Hangi namaz?

Malum ülkelere göre değişiyor;)

Allah kabul etsin..
amin inş allah kabul eder
ikinidi namazıydı epeyce geçiktrmiştim zaten :( allah razı olsun :flowers:
sonrada Allaha dua ettim A. R. kulu için:D

A.R
04-06-2007, 00:48
Allah razı olsun..

Demek arada bu konuyu güncellemek lazım;)

İlk sıraya O'nu koymalı daim..

ummuhan
04-06-2007, 06:37
semiramis - İsimli Üyeden Alıntı
Hatırlıyorum, bir tanıdığım, “Niçin namaz kılıyorsun?” diye sormuştu da, hemen cevap vermek yerine, başka bir soru ile mukabele etmiştim:
“İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?”
Şaşırmış, “Bu da ne demek oluyor?” demişti.
Şöyle bir açıklama yapmıştım:
“İllet, hakikî sebep, demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaattir.”
“Şu halde illeti nedir?”
“İlâhî emir. Ben namazı sadece emredildiği için kılıyorum.”
“Ya hikmeti?”
“Saymakla bitmez ki. Hemen aklıma gelenleri söyleyeyim:
Namaz, her şeyden önce cehennem ateşinin kalkanı, kabir azabının siperi ve cennet kapılarının anahtarıdır. Ebedî saadet, onun sonsuza uzanan bir meyvesidir.
Namaz kalbe gıda, ruha şifa, bedene sıhhat, vicdana ölçü, akla istikamet, iradeye kuvvet, duygulara intizam verir.
Hayatı disiplin altına alır, günahtan korur, manevî kirleri temizler. Ruh, onunla nefes alır, huzur bulur, sükûna erer, Rabbine yönelir. Manevî yükselişin merdivenidir namaz, bütün ibadetlerin özüdür.
Ancak, bunların hiçbiri olmasaydı bile, ben namazımı yine kılacaktım. Çünkü faydalar teşvik edici olabilir, fakat asla hakikî sebep olamazlar. Onlar, önce istenilmez, belki sonra verilir.
O zaman söyleyemedim ama dostuma şunları da söylemek isterdim:
Namaz, imanımın ifadesidir. Acizliğimin, zayıflığımın, çaresizliğimin, kısacası kulluğumun itirafıdır.
Namaz, gözümün nuru, gönlümün gözbebeğidir. Dünyam onunla aydınlandı, hakikati onun ışığıyla gördüm, diğer varlıkların ibadetlerini onun ilhamıyla bildim.
Secdedeki zilletimde izzetimi bulmuşum. Allah’a baş eğişim, başkasına baş eğmeyeceğime dair yeminimdir.
Alnım yeri öperken, ruhum da beni sayısız nimetlerle yaşatan rahmet elini öpmektedir.
Namazda ben âlem olurum, âlem de ben olur. Yüce divanda kâinatın sözcülüğünü ederim. Dilsiz varlıklar, benim dilimde dile gelir.
Seccade tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır.



ÖMER SEVİNÇGÜL

ayşirin
04-06-2007, 11:27
EEEEE Başlığı tazeleyelim ve devamını getirmede bir vesilede biz olalım dedik VAKİT NAMAZINIZI KILDINIZ MI?:) Öğle vaktindeyiz hani duyurulur geçirmek istemeyenlere.....

A.R
07-06-2007, 16:20
Vakittir:)

Kıldınız mı?

Haydi huzura;)

A.R
09-06-2007, 16:34
İkindi namazı kaçmasın ;)

A.R
10-06-2007, 16:37
Vakittir:)

Kıldınız mı?

Haydi huzura;)

Sinner
10-06-2007, 16:43
http://img527.imageshack.us/img527/2029/namazoe7dj9uu1.jpg

kays
10-06-2007, 20:34
yatsı namazını kılamayan kardeşler buyrun namaz kılmaya haydi bismillah

&Ta-Ha&
11-06-2007, 00:58
kampanyaları çok severim:))) haydin namazaaaaaa o zaman az sonra sabah vakti girecek:flowers:

berraksu
11-06-2007, 11:43
sabah namazina zor kalkanlara bir tavsiyem var;)
calar saatinizi bas ucunuza koymayin,
caldiginda yataktan kalkip kapatmak icin yanina yürümek zorunda kaldiginiz bir uzakliga koyun.
defalarca test edilmis ve onaylanmistir:)

ummuhan
11-06-2007, 13:43
İkindi namazına Yuşa a.s 'a gidiyorum gelmek isteyen var ise buyursun :)

A.R
11-06-2007, 15:52
İkindi namazına Yuşa a.s 'a gidiyorum gelmek isteyen var ise buyursun :)

MaşaAllah :) Ne güzel ya..
İstanbulda olanlar, arada böyle toplanıp gitseniz ya:flowers:

MaKBeR
11-06-2007, 15:55
kılmadan oturumuyum

Sinner
11-06-2007, 18:43
AkŞam namazını kıLmayan kardeşLerim haydi huzura..

ummuhan
12-06-2007, 08:18
MaşaAllah :) Ne güzel ya..
İstanbulda olanlar, arada böyle toplanıp gitseniz ya:flowers:

Gidiyoruz çok güzel de oluyor :) pazar sabah namazında da Eyüp Sultan da idik :D

Ağzınızı sulandırdım biraz ama artık hakkınızı helal edin :)

MaKBeR
12-06-2007, 08:25
Gidiyoruz çok güzel de oluyor :) pazar sabah namazında da Eyüp Sultan da idik :D

Ağzınızı sulandırdım biraz ama artık hakkınızı helal edin :)


ümmühan ablacım bir daha oraya gidersen senden özel dua istiyorum.. duanda unutma :flowers:

ummuhan
12-06-2007, 08:59
ümmühan ablacım bir daha oraya gidersen senden özel dua istiyorum.. duanda unutma :flowers:

Tamam canım kardeşim , dün aslında tüm ihvana etmiştim :D ama özel de ederim inşaallah :)

A.R
12-06-2007, 09:02
Gidiyoruz çok güzel de oluyor :) pazar sabah namazında da Eyüp Sultan da idik :D

Ağzınızı sulandırdım biraz ama artık hakkınızı helal edin :)

MaşaAllah :)
Ummuhan, beni de kat dualarına e mi:flowers:

A.R
12-06-2007, 09:44
Kaçta okunuyor öğle ezanı?

Haydi hazırlanın bakalım Allah'ın Askerleri ;)

ummuhan
12-06-2007, 09:46
Kaçta okunuyor öğle ezanı?

Haydi hazırlanın bakalım Allah'ın Askerleri ;)

İstanbul anadolu yakası öğle namazı vakti 13,11 de daha epey var :)

ama aLice hazırlansın orada yaklaştı vakit :)

kays
12-06-2007, 09:46
kayseride öğle ezanına 57 dakika kaldı kardeşler

ummuhan
12-06-2007, 11:21
Hayyal es salah :)

kays
12-06-2007, 16:03
ikindi namazını kılamamış kardeşler buyrun namaz kılmaya



lütfen bu kampanyaya katılalım msn ve mesajlarla katılalım inşallah.

A.R
17-06-2007, 17:15
Vakit namazını kılmamış olan var mı?

Haydi kurtuluşa..

Gülzar-ı İrfan
17-06-2007, 20:33
YATSI NAMAZININ VAKTİ GİRİYOR KARDEŞLER....
HAYDİ MEVLAMIN HUZURUNA DURMAYA.......

DUALARINIZDA UNUTULMAMA UMUDUYLA....
ALLAHA EMANET OLUN.....

hasret
17-06-2007, 23:41
saat 01:00 yoksa hala aramızada yatsıyı kılmayanmı var....??haydi kardeşlerim namaz ihmale gelmez...

kays
18-06-2007, 07:33
1. "Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar."

Ankebût sûresi (29), 45

Âyet-i kerîmenin tamamının anlamı şöyledir: "Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir."

Âyette hayasızlık ve kötülük diye tercüme edilen "fahşâ" ve "münker" kelimelerinin anlamı daha kapsamlıdır. Fuhşiyat, açıktan ve alenî işlenilen bütün çirkinlikleri, edepsizlikleri ve ahlâk dışı davranışları ifade eden bir kelimedir. Münker de, aklın ve şerîatın beğenmediği bütün uygunsuz davranışları ve günahları ifade için kullanılır.

Öncelikle namaz içinde böyle şeyler yapılmaz, onun gerektirdiği bütün edeplere uyularak namaz kılınır. Gerçekten şuurla ve hakikatına erilerek, farkında olunarak, ne olduğu bilinerek kılınan bir namaz, namaz dışında da insanı her türlü çirkinlikten, uygunsuz davranıştan, edep dışı hareketlerden alıkoyar. Onun için Resûl-i Ekrem

Efendimiz: "Kim namaz kılar da o namaz kendisini hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa, o namaz olsa olsa onun Allah'tan daha fazla uzaklaşmasını sağlar" buyurmuştur (Münâvî, Feyzü'l-kadîr, VI, 221). Kur'an'ın namazla ilgili birçok âyeti vardır. Nevevî'nin konuyla ilgili olarak sadece bu âyetle yetinmesinin sebebi, onun kapsayıcılığından olsa gerektir.

ummuhan
19-06-2007, 13:41
http://www.youtube.com/watch?v=NRSzesW4IYs

http://www.youtube.com/watch?v=483D8AwHfRk

http://www.youtube.com/watch?v=_kMKG8IaCXY

Namazlar ile ilgili çok güzel videolar :)

agbi
19-06-2007, 14:10
ALLAHIM BANA VAKİT NAMAZLARINI RUHU İLE KILMAYI VE YAŞAMAYI NASİP ET.

A.R
20-06-2007, 01:11
Allah hepinize namaza asik olmayi nasip ettsin :)

Allah'a aşık oldun mu tamam, herşeye aşık olursun;)

ummuhan
20-06-2007, 11:01
Hadi bakalım abdestler kontrol edilsin abdestler alınsın namaza son 10 dakika :)

10
9
.
.
.

kays
20-06-2007, 11:31
muhterem öğle namazını kılmamış kardeşler buyrun namaz kılmaya

berraksu
20-06-2007, 11:37
haydin namaza, haydin kurtuluşa ;)


:offtp: burda ögle namazina bir saat var daha :)

A.R
20-06-2007, 16:42
İkindi geçmesin..

Sabr-el-Hayat
20-06-2007, 16:47
Bizim burda ikindi vaktine girmeye 5 dakika kaldi, gurbetcilere duyrulur...:)

Allah c.c. kabul etsin insallah...

kays
20-06-2007, 17:32
ikindi namazını kılamamış kardeşler buyrun namaz kılmaya


vakit iyice daralıyor.

şehidan
20-06-2007, 17:37
Tamam inşallah şimdi kılacağız...

Rabbim kabul ede...

berraksu
22-06-2007, 21:04
Yatsi Namazi
Vakit Yatsi.
Gün çoktan öldü.
Günes isiklarini topladi.
Gece hükmediyor âleme.
Günesin saltanati bitti.
Isiklar tükendi ufuklarda.
Renkler ellerini çekti esyadan.
Gül soldu, gün soldu.
Göge yöneldi gözler.

Hatirla ki,
Sen de unutusun kara gecesine yuvarlanacaksin.
Bir adin kalacak geriye.

Bir mezar tasin hatirlayacak belki Seni.
Belki o da unutacak.

Simdi gece..
Sabaha çok var.
Isik uzaklarda.
Yoklugun gecesinde, adin bile unutulmusken,
kimden meded umarsin sor kendine?
Kim Sana hayat vermisse, kurumus kemikleri toplayip dirilten de O elbette.

Söyle kendine.
Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttugu bu gece, Sen de herkesi unut,
O'nu hatirla.
Söyle kendine ki, coklarinin isiklara kanip sahte renklerin kuyularina daldigi bu gece,
Rabbini an,
Rabbine kan,
Rabbine uyan.

Simdi yatsi zamani vakti...

kays
22-06-2007, 22:09
yatsı namazını kılamamış kardeşler buyrun namazımızı kılalım inşallah

kays
23-06-2007, 13:19
öğle namazını kılamamış kardeşler buyrun namazımızı kılalım inşallah

kays
23-06-2007, 20:02
kayseri için yatsı vakti girdi kardeşler

Sabr-el-Hayat
25-06-2007, 12:28
Almanya icin 10-15 dakika sonra "Ögle Vakti"!!!!

Duyduk, duymadik demeyinnnnn...

Selam, dua ve hayirla kalin insallah...

berraksu
25-06-2007, 13:40
alamanyadaki göçmen kuşlarım :oleyo:
haydin öğle namazına uçalım ;)

kays
26-06-2007, 13:08
http://img526.imageshack.us/img526/7534/duffyum2mm9.jpg1

kays
26-06-2007, 15:31
ikindi namazını kılamamış kardeşler buyrun namazlarınızı kılın inşallah
bizlerede dua edin.

kays
28-06-2007, 12:25
namazlarımızı kılalım kardeşler geciktirmeyelim inşaallah.

kays
28-06-2007, 21:34
yatsı namazını kılamamış kardeşler buyrun namazımızı kılalım inşallah

Gülzar-ı İrfan
04-07-2007, 15:50
Burayı epeydir ihmal etmişiz.....
hatırlatalım inşaallah....
HAYDİ KARDEŞLER KILMAYANLAR İKİNDİ NAMAZINI KILMAYA .......(En başta ben)

A.R
14-07-2007, 16:35
İkindiyi kıldınız mı?

“Hiçbir mazereti olmaksızın ikindi namazını kılmayıp kaçıranların bütün iyi amelleri silinir”

Hadis’i Şerif (Ahmed İbn’i Hanbel)

A.R
15-07-2007, 10:52
Öğle namazı..

Şimdi ya da az sonra;)

Huzura..

Gülzar-ı İrfan
31-07-2007, 16:11
Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde. O’na konuş; dualarını fısılda.

Sonsuzluğa tutun hece hece.


Haydi arkadaşlar ikindi namazını kılmaya......





ALLAHA EMANET OLUN

TelVin
31-07-2007, 17:04
Biliyor muydunuz, Türkçe ezanda Allah kelimesi dâhil her kelimeyi değiştirmişler, sadece bir kelimeye dokunmadan olduğu gibi bırakmışlardı.
Hangi kelime olduğunu izah edeceğim. Ama önce gelin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 18 Temmuz 1932 tarih ve 636 sayılı genelgesiyle ezan ve kametin Türkçe okunacağını bildiren kararının ardından, tam 18 yıl boyunca Türkçe okunan ezanın ilk defa Arapça okunduğu gün Edirne’den Artvin’e, Sinop’tan İskenderun’a kadar tüm Türkiye’yi gözyaşlarına boğan günün hikâyesine bir göz atalım.

Tarih 16 Haziran 1950.

Yani tam 57 yıl öncesi.

Yer Sultanahmet Meydanı.


Bir dönem Diyanet İşleri Başkan Vekilliği de yapan, 2006 yılı mayıs ayında kaybettiğimiz Yaşar Tunagür Hoca verdiği bir röportajda o günü şöyle anlatıyor: “Ezanın Türkçe okunduğu günlerdi. Cuma namazlarını Sultanahmet Camisinde kılmayı kendime adet edinmiştim. Cuma namazlarını meşhur Hafız Saadettin Kaynak kıldırırdı. Yani ilk defa Türkçe ezanı okumuş olan Hafız…

Yine böyle bir Cuma günüydü ve Sultanahmet camisine namaz kılmaya gidiyordum. Fakat her zamankinden farklı olarak caminin avlusunda büyük bir kalabalık ve telaş vardı. Ben ve yanımdaki arkadaşım, merakla cami avlusuna doğru ilerledik. Baktık ki caminin içinden çok, avluda insan var. Onlar bir şeyler duymuşlar ama biz henüz bilmiyoruz. Girdik içeri. Avluda baktık ki herkes yukarı bakıyor. Camiye giren falan yok. Herkes yukarı bakıyor. Birden cami minarelerinin bütün şerefelerinden, “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” diye Arapça Ezan okunmaya başladı. Meğer caminin imamı olan Saadettin Kaynak, her bir şerefeye bir müezzin yerleştirmiş, birbiri ardına nasıl ezan okuyacaklarını da onlara güzelce tembihlemişti. Durumdan haberi olmayan caminin içindeki cemaat da Arapça Ezanı duyar duymaz kendilerini dışarı attı.

Avlu hıncahınç doluydu. Herkes İstanbul semalarını inleten Arapça Ezanı dinliyordu. 14 müezzin 6 minarenin 14 şerefesinden biri başlıyor, öbürü bitiriyor, yarım saate yakın sürdü ezan. Bunu, İstanbul’un diğer camileri takip etti… İstanbul’un bütün minarelerinden, yıllardır özlemini çektiğimiz ezan sedaları yükseliyordu göklere… Bir an için rüyada olduğumu sandım. Fakat bu bir rüya değil, gerçekti. Minarelerden Arapça Ezan okunuyordu. (Duygulandı ve gözlerinden akan yaşları sildikten sonra devam etti): Arapça Ezan sesini duyan herkes olduğu yerde durmuştu. Sanki yere çivilenmiştik; ben ve Sultanahmet Meydanı’nı dolduran bütün insanlar… Sokakta oynayan çocuklar bile oyunlarına ara verip, Allahu Ekber, Allahu Ekber’leri dinler oldular… O an anlatılmaz, yaşanır ancak… Büyük bir daüssıladan sonra, öz vatanımıza kavuşmuş gibiydik… Allah bir daha göstermesin o günleri…”

Türkiye ayakta…

O gün ülkenin dört bir yanında benzer manzaralar yaşandı.
Ezanın Arapça okunmasına imkân kılan Meclis kararı o gün radyolardan ilan edilince, Türkiye'nin dört bir yanında halk sevinçten sokaklara döküldü. Tüm gözler minarelere çevrildi ve ilk ezan sesi beklenmeye başlandı. Halk sevinçten çılgına döndü. Gözyaşları tüm Türkiye'de sel olup aktı. Yasanın 17 Haziran 1950 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk günüydü. Bu durum halktaki duygu yoğunluğunu daha da artırdı.

Gelelim yazıya başlık olan ayrıntıya.


Aralarında Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri gibi isimlerin bulunduğu komisyonun çevirisini yaptığı "Türkçe ezan" metni şöyleydi:


''Tanrı uludur, Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'dan başka yoktur tapacak.
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'nın elçisidir Muhammed.
Haydin namaza, haydin namaza
Haydin felâha, haydin felâha
Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrı'dan başka yoktur tapacak.''

İşte o kelime…

Ezanın Türkçeye çevrilmeyen tek kelimesi ‘felâh’ oldu.
Sebebi, halkın felah kelimesinin ‘kurtuluş’ anlamına geldiğini bilmemesini sağlamak ve ezan okunurken, “haydin kurtuluşa” manasına gelecek bir çağrıda bulunmamaktı.

Allah’a ulaşmak özgürlüklerin en güzelidir. O an tüm dünyevi ayak bağlarından sıyrılır ve başka bir boyuta geçer insan. Namaz bu duygunun en yoğunluklu yaşandığı andır. O an kendine gelir ve her şeyiyle Rabbine döner insan. Kula kul olmaktan kurtulur. Hani Milli Şairimiz Mehmet Akif, “O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar…” der ya… İşte namaz insana, Allah’tan başka kimseye boyun eğmemeyi talim ettirir.
İşte ezanı Türkçeye çevirenler, ‘felah’ kelimesini de Türkçeye çevirip “haydi kurtuluşa” anlamına gelen bir çağrıya zemin hazırlamamakla, namazın temel fonksiyonunu acaba nasıl etkisizleştirebiliriz düşüncesinde olmuşlardır. Şimdilerde ara ara aynı düşünceyi seslendirip “millet anlamıyor, Türkçe okunsun” diyenlerin amacı milletin anlaması değil, değerlerinden kopmasının kapısını aralamaktır.

Milletin değerleriyle cebelleşmeyi kendine vazife edinen dünyanın başka neresinde bu tür insanlar vardır acaba? Çok yazık. Çok şükür o günler geride kaldı. Geri getirme heveslilerinin çabaları da kursaklarında kalmaya mahkûmdur.

Osman Özsoy

Bîdâr
31-07-2007, 18:07
birbirimizin hayırhahı olmak GüseL Bişi..Bu Konuyu açanLARDAN ALLAH RAZI OLSUN::

EL-ALA
31-07-2007, 21:52
http://img110.imageshack.us/img110/3822/namazll9.jpg

Şuan nette bulunan kardeşlerim yatsı namazını kıldınız mı?

Sükût_
31-07-2007, 23:14
Tesvik cok hos... Fakat neyin kampanyasini yapiyoruz ? bunu bir idrak edebilirsek sayet, kampanyasiz, tesviksiz, sartsiz, bahanesiz, her halukarda yerine getirmemiz gereken kutlu bir emir, ulvi bir görev oldugunun bilincine varabiliriz...

Bu manada, aklima Medine-i Münevvere de Ezan okundugu vakit
Medineli esnaflarin adeta bir yaris halinde kepenkleri kapatip felaha kosuslari geldi ...



Bu gece Amel defterine bir gül cizmeye, Teheccüd Namazı (Gece Namazı) kilmaya var misin?

salat ve selam ile...

ayşe_fakirullah
31-07-2007, 23:37
Allah razı olsun arkadaşım.Arkadaşlar birde muhtemelen hepimizin kaza namazı vardır.yani borç namazları.kaza namazları içinde bir kampanya yapsak ne dersiniz?birbirimize destek açısından?

Bîdâr
01-08-2007, 09:12
Tesvik cok hos... Fakat neyin kampanyasini yapiyoruz ? bunu bir idrak edebilirsek sayet, kampanyasiz, tesviksiz, sartsiz, bahanesiz, her halukarda yerine getirmemiz gereken kutlu bir emir, ulvi bir görev oldugunun bilincine varabiliriz...

Bu manada, aklima Medine-i Münevvere de Ezan okundugu vakit
Medineli esnaflarin adeta bir yaris halinde kepenkleri kapatip felaha kosuslari geldi ...



Bu gece Amel defterine bir gül cizmeye, Teheccüd Namazı (Gece Namazı) kilmaya var misin?

salat ve selam ile...


Hoş Gusel söyLemişsiniz de bazen insan kendi nefsi ile baş edemiyor..Bu yönu ile itici kuvvetLer gerekiyor..Tıpkı Bediüzzaman'ın Dediği gibi Zaman Cemaat zamanı..O yönuyle 1 kişiyi dahi tesvik edebileceğiniz düşünuyorsak Her zaman böyle kampanyaların içinde olmalıyız..

Allah başlatanda Razı olsun..

Unutmayın ''Kainatta ßir insanın imanına Vesile olmak Guneşin doğup battığı Her şeyden daha hayırLı''

Namazda imanımızın Kuvvetlenmesi adına En önemli ibadetlerden olduğu için 1 vakti bırakın 1 rekatı bile Çok Kıymetli..
Unutmayalım namaz kılmayan insanların iman Problemi vardır..

TelVin
01-08-2007, 16:09
Her şey, ama her şey, canlı-cansız, büyük-küçük her şey sana eğiliyor. Hürmetle eğiliyor, yerlere kapanıyor.
Nereye baksam, hangi tarafa yönelsem böyle; bütün varlıklar senin hükmüne boyun eğmiş, rükû ediyor.
Adeta her şey dile gelmiş haykırıyor: “Gel sen de bize katıl! Eğil, senin ve bütün varlıkların sahibine! Yoktan var edene eğil. Eğil ki, O senin başını eğdirmesin, seni kimseye zelil etmesin...”
Ne muhteşem bir nizam kurmuşsun Rabbim! Her zerreye damganı vurmuşsun. Görmek isteyenlere görünen, duymak isteyenlere haykıran damgalar ve işaretler... Görmek istemeyenlere silinen, duymak istemeyenlere dilsiz kesilen izler...
Ey Sevgili! En Sevgili! Hey Rabbim! Ufkumu aç göreyim, gönlümü aç anlayayım, perdeleri kaldır, duyayım, mevcudatın söylediğini, varlıkların hallerini. Çünkü onları şekillendiren sensin; onları söyleten de sen!..
Denizlerden yükselttiğin bulutları seyrettim. Heybetle doğrulan bir pehlivan gibi göğe yükseliyorlar. Yükseldikçe gürleşiyor, gürleştikçe sıra dağları andırıyorlar. Göklerde özgürce dolaşacaklarını sandım. Ama hayır! Anladım, yolları çizilmişti. Mağrur başlarını itaatle eğdiler, her biri yollarında yürüdüler.
İşte senin azametin karşısında damla damla yere kapanıyorlar. Sonra bir araya gelip, derelere, ırmaklara dönüşüyorlar. Aşkınla divane bir meczub gibi başlarını taşlara vura vura çırpınıyorlar. Tekrar bulut olup yükselmek için, tekrar senin huzurunda eğilmek için...
Ve o damlalar: Ölü topraklara can oluyorlar, can katıyorlar. O canla dirilen her şey delidolu bir delikanlı gibi gelişip serpiliyor. Sonra... sonra olgunlaşıyor, başlarını büküyorlar.
İşte ekinler, başaklar, ağaçlar, dağlar, taşlar.... Her şey seni biliyor, yüce huzurunda boyun eğiyor.
İşte yıldızlar, gezegenler... Hepsi senin nuruna pervane. Dönüyor, dönüyor, itaatle sana rukû ediyor, seni tesbih ediyorlar.
Kim demiş sadece insanoğlu rükû eder, baş eğer diye! İşte zerreler, kürreler, insanlar, melekler, dağlar, taşlar... Bütün varlıklar rukû ediyor. Bir an durmaksızın rükû ediyor, senin yüceliğin karşısında eğiliyor.
Ey Sevgili! En Sevgili! Hey Rabbim! Bütün kainat senin huzurunda eğilirken, bu ahenge benim de bilerek, isteyerek katılmamı istedin.
“Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin ve rukû edenlerle birlikte siz de rukû edin!” (Bakara, 43) buyurdun.
“Ey iman edenler! Rukû edin, secdeye kapanın. Rabbinize ibadet edin. Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hacc, 77) dedin.
Buyruğun başım üstüne Rabbim...
İşitiyor, itaat ediyor, huzurunda eğiliyorum Rabbim!
Beni başkalarına eğdirme!
Sana rukû etmenin hazzını bana tattır!
Rukû edenlerle birlikte, huzuruna rukû ederek girmemi nasip eyle!
Sübhane Rabbiye’l-Azîm
Sübhane Rabbiye’l-Azîm
Sübhane Rabbiye’l-Azîm...

MEHMET IŞIK

NuRuDiLara
03-08-2007, 15:49
Sahabeden biri gelip Efendimiz(sav)'e ben çok büyük bir günah işledim şimdi ne yapacağım demiş.O'da (sav) ne oldu demiş.Sahabe zina yaptım demiş Efendimiz de (sav) bende ikindi namazını geçirdin sandım demiş...

Bunu duyduktan sonra namazı geçiriyormusunuz halen?

Bîdâr
03-08-2007, 15:51
bu saate namaz bırakmaz kimse :) anca izmirliler falan varsa onlar belki:) Allah kabul etsin..

Gülzar-ı İrfan
05-08-2007, 20:29
Vakit Yatsi. Gün çoktan öldü. Günes ışıklarınıtopladi. Gece hükmediyor âleme.
Günesin saltanati bitti. Isiklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti esyadan.
Gül soldu, gün soldu. Göge yöneldi gözler.

Hatirla ki, Sen de unutusun kara gecesine yuvarlanacaksin. Bir adin kalacak geriye.

Bir mezar tasin hatirlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.

Simdi gece.. Sabaha çok var. Isik uzaklarda. Yoklugun gecesinde, adin bile unutulmusken,
kimden meded umarsin sor kendine? Kim Sana hayat vermisse, kurumus kemikleri toplayip dirilten de O elbette.

Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttugu bu gece, Sen de herkesi unut,
O'nu hatirla. Söyle kendine ki, coklarinin isiklara kanip sahte renklerin kuyularina daldigi bu gece,
Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.

Simdi yatsi zamani vakti.


Haydi dostlar vakit yatsı namazı vakti.......



ALLAHA EMANET OLUN

NuRuDiLara
05-08-2007, 20:54
Ben kıldımm :yahoo:

Allah kabul etsin inşallah

Bîdâr
05-08-2007, 20:56
Ben kıldımm :yahoo:

Allah kabul etsin inşallah

Allah kabul etsin.

NuRuDiLara
05-08-2007, 20:58
Allah kabul etsin.

Allah razı olsun.Allah cümlemizinkini kabul buyursun...

fatıma
05-08-2007, 21:40
haydin namaza haydin felaha dostlar.......ben kılmaya gidiyorum..bebişler ancak yattı..:)

Bîdâr
05-08-2007, 21:41
haydin namaza haydin felaha dostlar.......ben kılmaya gidiyorum..bebişler ancak yattı..:)
allah kabul etsin.

Bîdâr
06-08-2007, 13:01
vakit ÖğLe vaktidir...Haydi FeLahaaaaaaaa

Bîdâr
06-08-2007, 15:14
şimdi İkindi zamanı..

mavi vuslat
06-08-2007, 15:31
NAMAZ;bedenler için rahatlıktır,düşmanlara karşı silahtır,şeytana nefrettir,sahibiyle ölüm meleği arasında şefaatçidir,kabrinde kandilidr,Münker Nekir e cevaptır,kabrinde kıyamet gününe kadar yoldaş ve ziyaretçidir...Kıyamet olduğunda ise namaz onun üstünde bir gölge,başında bir taç,bedeni üzerinde elbise,önünde koşan bir nur,kendisiyle ateş arasında bir perdedir..Namaz;Rab Tebareke ve Teala'nın huzurunda müminler için bir huccet,mizanlarda ağırlık,sırat üzerinde geçiş,cennet içinse bir anahtardır..Çünkü namaz;tesbih,tahmid,temcid,taksid,tazim,kıraat ve duadan ibarettir..Gerçekten tüm amellerin en faziletlisi vaktinde kılınan namazdır..Buyuruyor Gözümüzün nuru Efendimiz (s.a.v)....Duymadınız mı hadi namaza koşun....

TelVin
06-08-2007, 21:23
http://www.namazladirilis.com/resimler/100_3111.jpg
İtalya'da Roma Terminalinde namaz. (2006 Nisan)

O namazını kıldı ya siz namazınızı kıldınız mı?

Gülzar-ı İrfan
25-08-2007, 22:37
Uzun süredir güncellenmemiş bir konu.....
önemli bence.....
YATSI NAMAZINI KILDIK DEĞİL Mİ....
Vakit teheccüde giriyor nerdeyse.....



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-09-2007, 12:20
Ramazan Ayına girdiğimiz bu günlerde birbirimizi daha çok uyaralım nasipse.....


ÖĞLE NAMAZINI KILMAYAN YOKTUR BİLGİSAYAR BAŞINDA İNŞAALLAH......



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
13-11-2007, 16:20
Akşam namazını kılmayan kardeşler var mı acaba?
Haydi salaha..
Haydi felaha..



ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
13-11-2007, 16:49
Kıldık elhamdulillah..Rabbim kabul eylesin..

ummuhan
13-11-2007, 16:50
Akşam namazını kılmayan kardeşler var mı acaba?
Haydi salaha..
Haydi felaha..



ALLAHA EMANET OLUN


Bu başlığı arkalara kaydırmamak lazım geçen aradım bulamadım dı ben Allah razı olsun Gülzâr :)

kays
13-11-2007, 17:00
kardeşler kayseride şu anda yatsı ezanları okunuyor inşa ALLAH namazlarımızı
kılalım.

hafsa
13-11-2007, 17:29
Kocaelinde yatsı ezanı okundu şimdi..Haydin namaza.

Gülzar-ı İrfan
14-11-2007, 12:03
Vakit öğle.
Gün ortası.
Dünya telaşındasın.
İşler yoğun.
Yarım kalmış ne kadar iş var!
Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey.
Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak.
Ne kadar çok vazgeçilmezin var!
Ne kadar vazgeçilmezsin!

Oysa dünya seni pek umursamıyor.
Sessizce akıp gitmede sonsuz uzayda...
Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çıkmada.
Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce..
Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...

Vakit öğle...
O kadar gürültü var ki ortalıkta...
Kalbinin sesini duyamıyorsun bile.
Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin.
Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır.
Ebedî sükûnete hazırla kendini.
Kalbini sonsuzluğa bitiştir.
Alnını secdeye değdir.


Şimdi öğle namazı vakti!


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
14-11-2007, 12:11
Namaz'ı Nasib EDEN' e hamd olsun....

Gülzar-ı İrfan
14-11-2007, 12:38
Mevla ''Sevmediğim kulumu huzuruma almam,O'na namazı nasip etmem''buyurmuş....
Öyleyse ELHAMDÜLİLLAH...


ALLAHA EMANET OLUN

kays
14-11-2007, 16:43
yatsı yaklaştı akşam namazını kılamamış kardeşler acele edelim.

ummuhan
16-11-2007, 15:11
İkindi yi geçiren var mı? bakim :mad:

kays
16-11-2007, 15:37
İkindi yi geçiren var mı? bakim :mad:

inanki kıldım kardeş allah kabul etsin.:(

kays
16-11-2007, 15:38
orta anadoluda akşam ezanı okundu buyrun namaz kılmaya kardeşler

hafsa
16-11-2007, 15:57
İzmit'te akşam ezanı okundu..HAydin namaza...İstanbullular sizde hazırlığınızı yapın.

ummuhan
16-11-2007, 16:18
inanki kıldım kardeş allah kabul etsin.:(


Ya HU! kardeş benden ne korkuyosunuz ne cehennemim vaaar ne de cennetim... OLAN'a yönelelim inşaallah :)

kays
16-11-2007, 16:29
Ya HU! kardeş benden ne korkuyosunuz ne cehennemim vaaar ne de cennetim... OLAN'a yönelelim inşaallah :)




akşam namazını kılmayan kardeşimiz varsa kılsın inşaallah vakit daralıyor.




ummuhan kardeş laf yerine geldi bir anımızı anlatalım inşaallah.

babam rahmetli hafız idi birazda hocalık var idi heralde yanlış olmasın 1960 lı
yıllarda ramazan oğlu sami efendi hz.kayseriye gelmiş bir sohbetten sonra
namaz kılmak için cemaat olunmuş babamda hafızya sürmüşler imamlığa

mecburen geçmiş geçmiş amma içi içini yiyormuş kendi kendine düşünüyormuş
namaza durduğu yerde koskoca evliya sen nasıl namaz kıldıracaksın işte sen
günahkarın tekisin geçtin evliyaya namaz kıldırıyorsun v.s. gibi neyse ter
içinde namazı kıldırmış bitmiş.

hacı sami efendi hazretleri babama bakarak (ALLAHtan korkmalı değilmiya
kulundan korkmamalı demiş) tabi bu lafı sadece babam kendisine yorumlamış

ALLAH rahmet etsin talebelik defterinden sildirmesin

ALLAH ibadetten lezzet aldırsın

ALLAH akıbetimizi hayretsin.

ummuhan
16-11-2007, 16:38
Çok güzel bir anı idi ve çok benzeşti maksat... sağolasınız.... Allah YOL' undan ve yolundakilerden ayırmasın....

hafsa
16-11-2007, 16:43
Çok güzel di kays abi Allah razı olsun paylaştığın için..

parya
17-11-2007, 14:13
İkindi namazı vakti..Kılmadan pc başında oturmayalım inş..

Gülzar-ı İrfan
19-11-2007, 11:07
Burada okuduğuna göre Türkiye'nin genelinde okumuştur öğle ezanı....

HAYDİ KARDEŞLER NAMAZ VAKTİ!!!!!!!!!!!!



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
19-11-2007, 11:47
Ne çabuk öğlen oldu ya..... HU!

Gülzar-ı İrfan
23-11-2007, 10:58
Öğlen namazı yaklaştı hazırlıklar tamam mı..
BEYLER Cuma da zaten değil mi.....


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
23-11-2007, 10:59
Öğlen namazı yaklaştı hazırlıklar tamam mı..
BEYLER Cuma da zaten değil mi.....


ALLAHA EMANET OLUN


Kur'an Okuduk HAMDOLSUN, namaz için İmamın hutbeden inmesini bkliyorum....

Elbette beyler cumada şu an forumda olanların hepsi hanım :)

kays
23-11-2007, 11:49
cuma namazını kıldık geldik elhamdülillah ALLAH kabul etsin.

yüz akı
23-11-2007, 12:27
iyi bir ders oldu gidiyorum kılmaya.....haydi allah kabul etsin...

Gülzar-ı İrfan
25-11-2007, 14:10
İKİNDİ namazlarımızı kıldık değil mi.....HU


ALLAHA EMANET OLUN

parya
25-11-2007, 14:14
Kıldık elhamdülillah ablacım,işlerimizi bitirdik ev işi yemek vs..Namazımızıda kılıp gönül rahatlığı içerinsinde buradayız inş.:)

kays
25-11-2007, 15:20
akşam ezanı vakti yaklaşıyor buyrun hazırlanalım kardeşler

ummuhan
26-11-2007, 13:08
İkindi vakti yaklaşıyor hala öğlen namazı kılmamış olan var mı?

kays
26-11-2007, 16:17
akşam namazını kılamamış kardeşler vakit iyice daralıyor buyrun namaz
kılmaya sonra demedi demeyin.

ummuhan
27-11-2007, 14:46
İkişndi vakti daraldıııııııııııı

adalı kıldın mı namazını :)

İbrahim Tevhidi
27-11-2007, 14:57
HAYDİİİ ikindi kaçıyorrrrr...

Cenan
27-11-2007, 15:11
Siz ikindiyi kila durun biz 2 saat once sabah namazini kildik. :)

İbrahim Tevhidi
27-11-2007, 15:52
Nerdesin daa :)

hafsa
27-11-2007, 16:25
akşam namazını kılmayan var mı..?

Cenan
27-11-2007, 17:49
Nerdesin daa :)

Kuzey Amerika kitasinin bir yerlerinde :) Sizden 7 saat gerideyiz...

Gülzar-ı İrfan
27-11-2007, 18:17
Kuzey Amerika kitasinin bir yerlerinde :) Sizden 7 saat gerideyiz...


Biz yatsı namazını kılmaya başladık..
Sizin oralarda durum ne..:)


ALLAHA EMANET OLUN

Cenan
27-11-2007, 18:20
15 dk. once ogle ezani okundu. Ben gideyim Allah razi olsun hatirlattiniz. Muhabbetle...:flowers:

ummuhan
29-11-2007, 12:03
hayyalessalaaahhhh :)

İbrahim Tevhidi
29-11-2007, 14:06
haydiiii ikindi gemisi kaçıyor...


Bol bo ldua edn inşAllah....

Gülzar-ı İrfan
29-11-2007, 14:15
hayyalessalaaahhhh :)

HAYYALELFELAAAAAH:)


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
29-11-2007, 14:38
İkindiyi de Kıldık hamd olsun.Rabbim kabul etsin..

girdap
29-11-2007, 14:41
Uzun zamandır namaza gerekli özeni gösteremiyorum nedense..Dua ederseniz sevinirim.

İkindiyi kılayım bari hemen.

hafsa
29-11-2007, 15:45
Vakit akşam şimdi akşam namazı vakti..

İbrahim Tevhidi
29-11-2007, 23:20
Haydinn yatasıyı bekletmiyelim...

ummuhan
04-12-2007, 16:36
:sav:

Gülzar-ı İrfan
04-12-2007, 17:12
Dostlar yatsı ezanı okuyor burada...
namazını cemaatle kılabilecek beyler haydi CEMAATE....



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
05-12-2007, 11:24
ÖĞLEN NAMAZI VAKTİ GİRELİ HAYLİ OLDU

Haydi YA ALLAH ! :)

Gülzar-ı İrfan
05-12-2007, 17:19
YATSI EZANI okumuş....
Bugün de akşam oldu...
Vakit ne çabuk geçiyor dostlar....
Haydin namaza....


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
06-12-2007, 11:00
ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ .....
HAYDİ NAMAZA....


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
06-12-2007, 11:06
ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ .....
HAYDİ NAMAZA....


ALLAHA EMANET OLUN


Burada ezan yeni başladı Gülzar :)

Gülzar-ı İrfan
06-12-2007, 11:12
Biz en batıda olan illerden sayılırız çoğu yerde vakit girdi,ben kalkacam..
Kalmadan hatırlatayım dedim:oleyo:
(ama hala burdayım,ikindiyi de hatırlatacam bu gidişle:D)

ALLAHA EMANET OL

Kutlukhan
06-12-2007, 11:20
Allah namazınızı kabul etsin diyelim.

ummuhan
08-12-2007, 11:09
İSTANBUL İÇİN öĞLEN NAMAZI VAKTİ :)

Hanne
11-12-2007, 15:53
Akşam Namazı

Vakit akşam. Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.

Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Dudaklarında donacak gülüşün güneşi. Zaman uçurumun olacak; gelen günün güneşi sana doğmayacak.

Şimdi akşam. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek.

Sen de O’nu an şimdi.

Şimdi akşam vakti. Şimdi akşam namazı vakti.

Haydi arkadaşlar Akşam namazını kılmaya...Allah kabul etsin...

ummuhan
12-12-2007, 11:20
Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar.

Müslim, Tahâret 33. Ayrıca benzer rivayetler için bk. Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6

Gülzar-ı İrfan
12-12-2007, 11:22
Öğle namazı vakti...

ALLAHA EMANET OLUN

Rüveydaa
12-12-2007, 11:23
Öğle namazı vakti...

ALLAHA EMANET OLUN


Rabbim kabul eylesin inşallah şükür bu vaktide nasip etti: ))

Gülzar-ı İrfan
12-12-2007, 16:04
ORUÇ TUTANLAR ORUCUNU AÇMIŞTIR
HAYDİ NAMAZA...

ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
13-12-2007, 11:20
VAKİT ÖĞLE...
Haydi salaha......


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
18-12-2007, 10:45
Doğu illerimizde vakit girmiş,batı da ise girmesi yakındır inşaALLAH...
VAKİT ÖĞLE VAKTİ....
Arafatta hacılar VAKFE hazırlığında......:cray:
MEVLAM orda hazır bulunanlarla beraber bizlerinde dualarını kabul etsin...:cray:
HAYDİ VAKFE'YE KARDEŞLER.......:cray:


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
02-01-2008, 11:30
VAKİT ÖĞLE NAMAZI VAKTİ!!!!!

Cebrâil aleyhisselâm’ın namaz vakitlerini tâlim için gelişi, Mîraç Gecesi’nin hemen akabindeki günde vukû bulmuş ve ilk kıldırdığı namaz salât-ı zuhur (öğle namazı) olduğundan bu namaza, salât-ı ûlâ (birinci namaz) denilmiştir. Astronomi bakımından da öğle namazının vakti diğer vakitlerin mebdei olmuştur. İlk olarak öğle namazının vakti hesap edilip daha sonra da diğer vakitlerin hesabı ona istinâden yapılabilmektedir.
Gündüzün tam ortasında güneşin en yükseğe çıktığı noktadan alçalmaya başladığı zaman (ki, buna zevâl vakti denir) öğle namazı vakti başlar ve ikindi namazının vaktine kadar devam eder.

(epeydir yazmamışız bu konuya)


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
02-01-2008, 11:33
VAKİT ÖĞLE NAMAZI VAKTİ!!!!!

Cebrâil aleyhisselâm’ın namaz vakitlerini tâlim için gelişi, Mîraç Gecesi’nin hemen akabindeki günde vukû bulmuş ve ilk kıldırdığı namaz salât-ı zuhur (öğle namazı) olduğundan bu namaza, salât-ı ûlâ (birinci namaz) denilmiştir. Astronomi bakımından da öğle namazının vakti diğer vakitlerin mebdei olmuştur. İlk olarak öğle namazının vakti hesap edilip daha sonra da diğer vakitlerin hesabı ona istinâden yapılabilmektedir.
Gündüzün tam ortasında güneşin en yükseğe çıktığı noktadan alçalmaya başladığı zaman (ki, buna zevâl vakti denir) öğle namazı vakti başlar ve ikindi namazının vaktine kadar devam eder.

(epeydir yazmamışız bu konuya)


ALLAHA EMANET OLUN



Şimdi kalkıyom İnşallah.;).

Sükût_
11-01-2008, 17:43
Şu an yaptığınız hiçbir iş,
Kılınmayı bekleyen vakit namazından
daha önemli değildir!!!

ummuhan
12-01-2008, 12:11
VAKİT ÖĞLE NAMAZI VAKTİ!!!!!

Cebrâil aleyhisselâm’ın namaz vakitlerini tâlim için gelişi, Mîraç Gecesi’nin hemen akabindeki günde vukû bulmuş ve ilk kıldırdığı namaz salât-ı zuhur (öğle namazı) olduğundan bu namaza, salât-ı ûlâ (birinci namaz) denilmiştir. Astronomi bakımından da öğle namazının vakti diğer vakitlerin mebdei olmuştur. İlk olarak öğle namazının vakti hesap edilip daha sonra da diğer vakitlerin hesabı ona istinâden yapılabilmektedir.
Gündüzün tam ortasında güneşin en yükseğe çıktığı noktadan alçalmaya başladığı zaman (ki, buna zevâl vakti denir) öğle namazı vakti başlar ve ikindi namazının vaktine kadar devam eder.

(epeydir yazmamışız bu konuya)


ALLAHA EMANET OLUN



Öğlen namazını kılmamış olan var mı hala ?

Gülzar-ı İrfan
12-01-2008, 16:16
AKŞAM NAMAZININ VAKTİ ÇOK UZUN DEĞİL...
HEM GÜZEL OLAN HEMEN KILMAK....
HAYDİ NAMAZA....


ALLAHA EMANET OLUN

asorti
15-01-2008, 20:55
namaz için bahanemi buluyorsunuz bakın bakalım bunların bahaneleri yokmu
buradan (http://www.itibarhaber.com/content/view/4314/62/)
seyredebilirsiniz

IsHakPasa
15-01-2008, 20:57
BEnce ibadet olsa daha iyi olurdu :D

zeynepsultan
15-01-2008, 21:07
Gerçektn çok güzeldi..Ellerine sağlık..

ummuhan
21-01-2008, 12:52
Müezzin Öğle namazı için " HAYYALESSALAH" diyeli hayli oldu neredeyse İkindi için çağıracak haberiniz ola :)

Gülzar-ı İrfan
24-01-2008, 11:29
hayyalessalaaahhhh :D:D

Haydi namaza...


ALLAHA EMANET OLUN

can üstadım
24-01-2008, 22:03
çok güzel. kardeşime izletecem. inşalllah faydası olur.

ülkü_42
09-02-2008, 19:15
allah razı olsun

Gülzar-ı İrfan
26-03-2008, 11:35
Vakit öğle........
Gün ortası.
Dünya telaşındasın.
İşler yoğun.
Yarım kalmış ne kadar iş var!
Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey.
Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak.
Ne kadar çok vazgeçilmezin var!
Ne kadar vazgeçilmezsin!


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
26-03-2008, 11:50
Yarın belki de öğle namazını kılamayabiliriz... bunu hiç unutmamalı...

Erkam.
29-03-2008, 18:48
Kars çoktan yatsıyı kıldıda yattı:D

ummuhan
01-04-2008, 12:00
Vakit öğle........
Gün ortası.
Dünya telaşındasın.
İşler yoğun.
Yarım kalmış ne kadar iş var!
Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey.
Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak.
Ne kadar çok vazgeçilmezin var!
Ne kadar vazgeçilmezsin!




:)..

Gülzar-ı İrfan
03-05-2008, 13:15
ÖĞLE NAMAZINI KILMAYAN KALMADI Değil mi.....


ALLAHA EMANET OLUN

..HayRiye..
03-05-2008, 14:25
öğle namazını kıldık inş...

şimdi ikindiyi bekliyoruz (: güzelceee Abdestimizi alalımda hazır bekleyelim (:

Gülzar-ı İrfan
21-11-2009, 11:28
Vakit öğle........
Gün ortası.
Dünya telaşındasın.
İşler yoğun.
Yarım kalmış ne kadar iş var!
Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey.
Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak.
Ne kadar çok vazgeçilmezin var!
Ne kadar vazgeçilmezsin!


ALLAHA EMANET OLUN



Çok aradım bu konuyu ama buldum:clap2:


HAYDİ ÖĞLE NAMAZINI KILMAYA.....


ALLAHA EMANET OLUN

kays
09-12-2009, 21:55
yatsı namazını kılamamış kardeşler vakit daha fazla gecikmeden namazımızı kılalım inşaallah.

kays
10-12-2009, 10:51
öğle namazımızı kılalım kardeşler

_sercan_
10-12-2009, 11:33
öğle namazımızı kılalım kardeşler


:flw

berraksu
10-12-2009, 11:42
Hangi ameller daha faziletlidir? diye sordum. – “Vaktinde kılınan namaz” buyurdu. (Hadis-i serif)


e ozaman haydi namaza:)

Erdem
15-12-2009, 12:04
vakit namazını kıldınız mı?

Abdesti güzel almak;Hataları söylemek
ABDESTİ EKSİK OLANLARA PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN İNZÂRI
Abdullâh b. Amr b. Âs
Şöyle demiştir: Ettiğimiz yolculukların birinde Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem geride kalmıştı da bize (sonradan) yetişmiş idi. (O sırada) namaz vakti girmiş idi. Biz de abdest alıyorduk. Ayaklarımızı mesh (eder gibi az su ile yıkamağa) başladık. (Bu hâli görünce) en dik sesi ile iki veya üç kere: "Cehennem'de yanacak ökçelere yazık!" diye nidâ buyurdu.

Alkavkaz
15-12-2009, 12:43
İçimdeki bir his yüzünden bu tür konulardan cekinir oldum hakiki bir bilen açıklık getirse keşke..

Teşvikmi olur riya (riyanın tozu dahi olsa) bu soruyu kendimemi sörmalıyım yada kişiden kişiye değişirmi..

Bizim yolda gizlilik esastır diyenlerin; gizlilik esasları arasına girermi bu konular acaba?

Konuyu menzilinden saptırmış oldu isem özürdilerim hadsizliğimi hoş görün cahilliğime verin ne olur..

Kendimi ifade edememiş olmanın tesiri ile terbisizlik etmiş oldum...

Fakat hertürlü görüşü okumak isterim ihtiyacım var düğümlerin çozülmesi açısından..

hirahos
15-12-2009, 17:42
Yatsı namazımızı kılalım. Vaktidir. Haydi Allah Teala hazretleriyle kalben mülaki olmaya... :)

hirahos
15-12-2009, 17:45
İçimdeki bir his yüzünden bu tür konulardan cekinir oldum hakiki bir bilen açıklık getirse keşke..

Teşvikmi olur riya (riyanın tozu dahi olsa) bu soruyu kendimemi sörmalıyım yada kişiden kişiye değişirmi..

Bizim yolda gizlilik esastır diyenlerin; gizlilik esasları arasına girermi bu konular acaba?

Konuyu menzilinden saptırmış oldu isem özürdilerim hadsizliğimi hoş görün cahilliğime verin ne olur..

Kendimi ifade edememiş olmanın tesiri ile terbisizlik etmiş oldum...

Fakat hertürlü görüşü okumak isterim ihtiyacım var düğümlerin çozülmesi açısından..

Evliyaullahın beyanıyla; efendim farz namazın riyası olmaz. O yüzden gizlenmesi de olmaz. Gizlilik riya nafile namazlar ve ibadetler içindir.

Aşikar edilmelidir. Aşikar olmalıdır. Teşvik edilmelidir.

Eğer, farz namaza davette sorun olsaydı, müezzinler yanmış idi.. :O
:ppty

ummuhan
15-12-2009, 17:46
"Allah'ın rızâsı az fakat devamlı ibadetle ve günahlardan kaçarak kazanılır." M.Z.K

kays
07-03-2010, 13:10
Öğle namazını kılamamış kardeşler ikindi yaklaşıyor haydi buyrun namazımızı kılalım .

kays
07-03-2010, 16:20
ikindi namazını kılamamış kardeşler akşam bayağı yaklaştı buyrun

ummuhan
08-03-2010, 14:38
İstanbl için İkindi vakti .............

ummuhan
08-03-2010, 15:47
Ikindi kılmayan var mı?

Gülzar-ı İrfan
08-03-2010, 15:51
İkindi'nin peşinden bir de NEBE süresi okuyalım he ihvanlar...
Çok tutmaz inanın en fazla 2 dakika....


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
08-03-2010, 15:53
İkindi'nin peşinden bir de NEBE süresi okuyalım he ihvanlar...
Çok tutmaz inanın en fazla 2 dakika....


ALLAHA EMANET OLUN



Oooooooo Gülo sende arttırdın ya hadi neyse :P
Okuyup birbirimize dua edelim inşaallah....

kays
08-03-2010, 16:40
kayseride akşam namazı vakti

kays
09-03-2010, 12:50
öğle namazını kılamamış kardeşler buyrun namazımızı kılalım.

ummuhan
09-03-2010, 16:15
öğle namazını kılamamış kardeşler buyrun namazımızı kılalım.


İkindide gene yazın siz kayseride kılarkene biz abdest hazırlığı yapalım :D

kays
09-03-2010, 19:55
yatsı namazını kılamamış kardeşler fazla geciktirmeden kılalım inşaallah

ummuhan
10-03-2010, 11:21
İstanbul da öğlen ezanı okunuyor :)

kays
10-03-2010, 12:26
öğle namazını kılamamış kardeşler vakit ilerliyooooor.

ummuhan
10-03-2010, 17:10
İstanbul için iftar vakti :)

hiçim
12-03-2010, 14:00
vakit namazı kampanyası bir-iki hadi kılalım ikindi ;)

GüL DeVr-i
26-07-2010, 03:00
İstanbul ve Çevresi için SaBaH eZaNı okundu ...

Rabbim kıldığınız namazları yaptığınız ibadetleri kabullerin en güzeliyl kabul ve makbul eylesin
Razı olduğu kullar zümresine dahil eylesin Amin...

sabahleyin Haşr surasnin son ayetlerini okuyalım üç def'a


http://www.webhatti.com/images/statusicon/wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 826x90
http://www.islamiyet.gen.tr/dualar/arapcalar/82_1.gif

diyerek Sûre-i Haşr'ın sonundan üç âyet okursa Allah Teâlâ onun için yetmiş bin melek vazifelendirir, akşama kadar ona duâ ederler, o gün ölürse şehîd olarak ölür, akşamleyin bunu yapan da aynı derecededir." (*)

(*) Tirmizî'den Tuhfetû'z-Zâkirîn, 77.

GüL DeVr-i
06-08-2010, 02:23
İstanbul ve Çevresi için SaBaH eZaNı okundu ...

Rabbim kıldığınız namazları yaptığınız ibadetleri kabullerin en güzeliyl kabul ve makbul eylesin
Razı olduğu kullar zümresine dahil eylesin Amin...

sabahleyin Haşr surasnin son ayetlerini okuyalım üç def'a


http://www.webhatti.com/images/statusicon/wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 826x90
http://www.islamiyet.gen.tr/dualar/arapcalar/82_1.gif

diyerek Sûre-i Haşr'ın sonundan üç âyet okursa Allah Teâlâ onun için yetmiş bin melek vazifelendirir, akşama kadar ona duâ ederler, o gün ölürse şehîd olarak ölür, akşamleyin bunu yapan da aynı derecededir." (*)

(*) Tirmizî'den Tuhfetû'z-Zâkirîn, 77.



Sabah Namazına Kalkmak İçin


Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
'Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytan ense kökünüze üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: "Sen yat yat, daha gece uzundur" diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uykudan uyanır da Allah'ı zikreder, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür ve zinde ve neş'eli olarak ve tertemiz bulunarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücûdu habîs ve tenbel olarak sabaha çıkmış olur.' (32)
Abdullah bin Mes'ud -radıyallahu anh-dan gelen rivayette ise Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in huzurunda geceden uykuya dalarak tâ güneş doğuncaya kadar uyuyup sabah namazına kalkmayan kimse zikredilse:
"O kimsenin kulağına şeytan işemişdir" buyururlardı." (33)
Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz:

http://www.dualar-zikirler.com/arapcalar/98_1.gif
"Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)

(32) Buharı, Teheccüd, 12 Müslim, Müsâfirîn, 207; Ebû Dâvud, Tatavvu', 18.
(33)-Buharî, Teheccüd,13.
(34) Ibn Hanbel, Müsned, 1/73.

Yitik Lale
07-10-2010, 16:11
Ezan daha yeni okunuyor...(:

yanmaztava
09-10-2010, 11:00
s.a aslın da benim sorunum biraz farklı ben namazlarımı kılıyorum ama içim hiç rahat değil 5 yıllık evliğim eşim e namazı sevdiremedim ne yapmam lazım bilmiyorum zorla kıldıran eşler var ama bu da bana sakıncalı geldi yani zorla kılınan namaz kim için namaz kıldığını şaşırmasın dan korkuyorum ama bu hal üzere iken ölmsi beni daha çok korkutuyo bana tavsiye edeceğiniz bir şeyler varsa lütfen yazarmısınız

redstorm
21-12-2010, 14:24
Allah yardimcin olsun kardesim. Dua edersen bol bol faydasi olacaktir insallah.

ummuhan
21-12-2010, 14:27
öğlen geçti, ikindi geçti akşama doğru gidiyoruz....

talib
21-12-2010, 15:29
Sayısı bizce meçhul ömür takvimimizin yaprakları her geçen gün azalıyor ve belki bitmek üzere, ölüme doğru gidiyoruz demek lazımdır. Ve mü'minin silahı dua. Ve dahi bizi namazdan alıkoyacak ne var ki demek lazım.

Okyanus
21-12-2010, 22:23
Allah ile buluşmak eylemi ne kadar güzel,tadına varabilse insan.
Dünya karartırken içini,secde tek mutlu olabildiğin an.

-Muhammed-
21-12-2010, 22:27
Allah ile buluşmak eylemi ne kadar güzel,tadına varabilse insan.
Dünya karartırken içini,secde tek mutlu olabildiğin an.

Hele de herkes uyurken.. Bir başına.. Önünde seccaden ve sen Rabbinle başbaşa.. Sadece O ve sen..

Okyanus
21-12-2010, 22:28
O an dünyanın hiç bir önemi kalmıyor,arınıyorsun,hafifliyorsun.

-Muhammed-
21-12-2010, 22:32
Resmen tüy gibi olup titriyorsun.. İsyan etmemiş olacağını bilsen "Ey Azrail gel de al canımı, götür beni O'na!" diyecek haldesin..

Okyanus
21-12-2010, 22:38
Rabbim kendisine kalbimizin sabitlendiği yüreğimizin Allah dediği bir anda ölüm nasip eylesin.,
Günahların kol gezdiği bir zamandayız,şeytan ve nefis adeta kene gibi yapışmış yakamıza,dünyayı gözümüze gözümüze sokuyorlar.Net hatırlamıyorum ama öyle bir zaman gelecekki imanı mufaza etmek elinde kor bir ateş taşımak gibi olacak şeklinde bir hadis okumuştum.Sanki o zamandayız.Allah yardımcımız olsun.

_Berceste_
23-12-2010, 10:52
Öglen yaklasioyr ....