Şah
01.05.2007, 16:19
“Yirmi sekiz sene bana ceza çektirdiler, memleket memleket, mahkeme mahkeme süründürdüler, zindandan zindana attılar, kimse ile görüştürmediler, tecrid ettiler, zehirlediler; türlü türlü hakaretlerde bulundular." (Tarihçe-i Hayatı)
“Sonra gizli düşmanlar beni zehirlediler. Ve Nur'un şehid kahramanı merhum Hafız Ali benim bedelime hastahaneye gitti ve benim yerimde berzah âlemine seyahat eyledi, bizi meyusâne ağlattırdı.” (Lem’alar)
Muazzez üstadımız Yeni Said döneminde Emirdağ Lahikası ikinci kısmında 19 defa zehirlendiğini 5 ağabeyin müşahedesiyle bir mektupta ifade edilmektedir.
1956 yılına kadar bu zehirlenme hadiseleri devam etmiştir. Yazılı halde bize intikal eden 18 veya 19 defadır. Fakat muazzez üstadımız şifahen 21 defa zehirlendiğini ağabeylere ifade etmiştir.
Bu zehirleme hadiselerinin tamamının yer, tarih açısından tespiti mümkün olamamıştır. Ancak bazılarının yeri ve tarihi tespit edilmiştir.
Üstadın ilk zehirlenmesi; 1923 yılında Ankara’da olmuştur.
1941-42-43 yıllarında üçü de; ramazan aylarına denk gelecek şekilde dehşetli bir planla Kastamonu’da vuku bulmuştur.
17.9.1943’te Denizli’de Hapishanede ilaç verilerek zehirlemişler, hatta ateşi 41 dereceye kadar çıkmıştır.
Ayrıca 15. defa zehirlenmesi 1950 yılında vuku bulmuştur.
1952-53-54’te tekraren zehirleme hadiseleri devam etmiştir.
1953’teki zehirleme hadisesi 2 Eylül’de Kadir Gecesinde olmuştur. Bununla alakalı Emirdağ lahikası 2. ciltte malumat ve bilgi mevcuttur.
Üstadımız 1952 de İstanbul’da gençlik rehberi mahkemesi dolayısıyla kaldığı Akşehir palas otelinde yemeğine zehir konularak tekrar zehirlenmiştir.
Afyon hapsinde tecridi mutlaktayken 3 defa zehirlenmiştir. Hatta Tarihçe-i Hayat’ta 1948 yılında Afyon hapishanesinde zehirledikleri zaman hasta halindeki çekilmiş fotoğrafı mevcuttur.
Demek ki muazzez üstadımız 1923 ten itibaren 1956’ya kadar, toplam 21 defa zehirlenmiştir. Bunlar genellikle hapishanelerde ilaç ve yemeklerle vuku bulmuştur.
Zehirleyenler ise, muazzez üstadımızın genel tabiriyle; kökü Avrupa da ve uzantıları bize kadar gelen, gizli zındıka ve komitedir.
“Sonra gizli düşmanlar beni zehirlediler. Ve Nur'un şehid kahramanı merhum Hafız Ali benim bedelime hastahaneye gitti ve benim yerimde berzah âlemine seyahat eyledi, bizi meyusâne ağlattırdı.” (Lem’alar)
Muazzez üstadımız Yeni Said döneminde Emirdağ Lahikası ikinci kısmında 19 defa zehirlendiğini 5 ağabeyin müşahedesiyle bir mektupta ifade edilmektedir.
1956 yılına kadar bu zehirlenme hadiseleri devam etmiştir. Yazılı halde bize intikal eden 18 veya 19 defadır. Fakat muazzez üstadımız şifahen 21 defa zehirlendiğini ağabeylere ifade etmiştir.
Bu zehirleme hadiselerinin tamamının yer, tarih açısından tespiti mümkün olamamıştır. Ancak bazılarının yeri ve tarihi tespit edilmiştir.
Üstadın ilk zehirlenmesi; 1923 yılında Ankara’da olmuştur.
1941-42-43 yıllarında üçü de; ramazan aylarına denk gelecek şekilde dehşetli bir planla Kastamonu’da vuku bulmuştur.
17.9.1943’te Denizli’de Hapishanede ilaç verilerek zehirlemişler, hatta ateşi 41 dereceye kadar çıkmıştır.
Ayrıca 15. defa zehirlenmesi 1950 yılında vuku bulmuştur.
1952-53-54’te tekraren zehirleme hadiseleri devam etmiştir.
1953’teki zehirleme hadisesi 2 Eylül’de Kadir Gecesinde olmuştur. Bununla alakalı Emirdağ lahikası 2. ciltte malumat ve bilgi mevcuttur.
Üstadımız 1952 de İstanbul’da gençlik rehberi mahkemesi dolayısıyla kaldığı Akşehir palas otelinde yemeğine zehir konularak tekrar zehirlenmiştir.
Afyon hapsinde tecridi mutlaktayken 3 defa zehirlenmiştir. Hatta Tarihçe-i Hayat’ta 1948 yılında Afyon hapishanesinde zehirledikleri zaman hasta halindeki çekilmiş fotoğrafı mevcuttur.
Demek ki muazzez üstadımız 1923 ten itibaren 1956’ya kadar, toplam 21 defa zehirlenmiştir. Bunlar genellikle hapishanelerde ilaç ve yemeklerle vuku bulmuştur.
Zehirleyenler ise, muazzez üstadımızın genel tabiriyle; kökü Avrupa da ve uzantıları bize kadar gelen, gizli zındıka ve komitedir.