deget
11.05.2007, 01:12
Nitekim Peygamberimiz (S.A.V) söyle buyurur:
"Kalblerinizi aclikla aydinlatiniz. Aclik ve susuzlukla nefsinizin azgin isteklerine karsi koyunuz.
Yine aclikla cennetin kapisina israrla caliniz. Bütün mükafati, Allah (C.C) yolunda cihad denin mükafatina denktir. Allah (C.C) katinda aclik ve susuzluk cekmekten daha sevimli bir ibadet yoktur. Karnini tika-basa doldurarak ibadet lezzetini kaybeden kimse göklerdeki meleküt alemine giremez."
Hz. Ebubekir (R.A.) söyle buyurur. "Allah (C.C)'a ibadet etmenin tadina varayim diye müslüman oldugumdan beri doyasiya yemedim. Allah'a kavusmak sevki ile kanasiya içmedim. Çünkü, çok yemek, az ibadete sebep olur, insan çok yiyince vücudu agirlasir, gözkapaklarina agirlik çöker, azalar gevser. Böyle bir kimsenin elinden, kendini ne kadar zorlarsa zorlasin, uykudan baska bir sey gelmez, cöplüge atilmis bir les gibi olur"
Minhacil - Abidin´de böyle denilmistir.
Lokman-i Hakim demisti: "Oglum! Uykuda ve yemekte ölçüyü kaçirma. Çünkü çok yiyip çok uyuyanlar; Kiyamet gününe, salih amel yönünden eli bos varirlar". Münyetil - Müthi'de böyle denilmistir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
— "Çok yeyip içerek kalbi öldürmeyin. Çünkü çok sulanmis bitkinin kurumasi gibi oburluk da kalbi öldürür."
Salihlerden biri mideyi, kalbin altinda kaynayan ve buhar kalbi saran bir kazana benzetir, buharin çoklugu kalbi lekeler, hatta karartir.
Oburluk, anlayis ve bilgi azligina yol acar mide siskinligi, zekâ keskinligini giderir.
Anlatildigina göre bir gün Yahya Ibni Zekeriyya (A.S.) seytan ile karsilasir. Iblisin kucaginda bir tomar yular vardir. Hz. Yahya (A.S.) ona "bunlar nedir" diye sorar. Seytan "bunlar insanogullarini avlamama yarayan azgin nefsî arzulardin" diye cevap verir.
Hz. Yahya (A.S.) "aralarinda bana alt bir sey var mi" diye sorar. Seytan "hayir yok, yalniz sen bir gece yemegi fazla kaçirmistin da seni namazdan alakoyduk" karsiligini verir.
Bunun üzerine Hz. Yahya (A.S.) "öyleyse bundan sonra hiç bir zaman doyasiya yememeye kesinlikle karar veriyorum" der. Seytan da "o halde ben de bundan sonra hiç kimseye nasihat vememeye kesin karar veriyorum" karsiligini verir.
Bu durum ömründe bir gece yemeginin ötçüsünü kaçiran içindir, buna karsilik ömründe bir gece bile acikdigini hissetmeyen ve buna ragmen kendini ibadet heveslisi sayan kimsenin haline ne dersiniz?!
Yine anlatildigina göre Yahya Bin Hz. Zekeriyya (A.S.) bir keresinde karnini arpa ekmegi ile fazlaca doyurur, o gece her zamanki zikrini yapamadan uykuya dalar. Allah (C.C) O'nu vahiy yolu ile söyle azarlar, "ey Yahya! Benim evimden daha hayirli bir ev mi buldun, yoksa bana yakin olmakton sana daha faydali bir muhit mi buldun? izzet ve celâlim hakki için, eger Firdevs ile cehennemin her ikisini yakindan görüp mukayese etsen gözyasi yerine irin aglar ve dikisli elbise yerine demir giyerdin."
"Kalblerinizi aclikla aydinlatiniz. Aclik ve susuzlukla nefsinizin azgin isteklerine karsi koyunuz.
Yine aclikla cennetin kapisina israrla caliniz. Bütün mükafati, Allah (C.C) yolunda cihad denin mükafatina denktir. Allah (C.C) katinda aclik ve susuzluk cekmekten daha sevimli bir ibadet yoktur. Karnini tika-basa doldurarak ibadet lezzetini kaybeden kimse göklerdeki meleküt alemine giremez."
Hz. Ebubekir (R.A.) söyle buyurur. "Allah (C.C)'a ibadet etmenin tadina varayim diye müslüman oldugumdan beri doyasiya yemedim. Allah'a kavusmak sevki ile kanasiya içmedim. Çünkü, çok yemek, az ibadete sebep olur, insan çok yiyince vücudu agirlasir, gözkapaklarina agirlik çöker, azalar gevser. Böyle bir kimsenin elinden, kendini ne kadar zorlarsa zorlasin, uykudan baska bir sey gelmez, cöplüge atilmis bir les gibi olur"
Minhacil - Abidin´de böyle denilmistir.
Lokman-i Hakim demisti: "Oglum! Uykuda ve yemekte ölçüyü kaçirma. Çünkü çok yiyip çok uyuyanlar; Kiyamet gününe, salih amel yönünden eli bos varirlar". Münyetil - Müthi'de böyle denilmistir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
— "Çok yeyip içerek kalbi öldürmeyin. Çünkü çok sulanmis bitkinin kurumasi gibi oburluk da kalbi öldürür."
Salihlerden biri mideyi, kalbin altinda kaynayan ve buhar kalbi saran bir kazana benzetir, buharin çoklugu kalbi lekeler, hatta karartir.
Oburluk, anlayis ve bilgi azligina yol acar mide siskinligi, zekâ keskinligini giderir.
Anlatildigina göre bir gün Yahya Ibni Zekeriyya (A.S.) seytan ile karsilasir. Iblisin kucaginda bir tomar yular vardir. Hz. Yahya (A.S.) ona "bunlar nedir" diye sorar. Seytan "bunlar insanogullarini avlamama yarayan azgin nefsî arzulardin" diye cevap verir.
Hz. Yahya (A.S.) "aralarinda bana alt bir sey var mi" diye sorar. Seytan "hayir yok, yalniz sen bir gece yemegi fazla kaçirmistin da seni namazdan alakoyduk" karsiligini verir.
Bunun üzerine Hz. Yahya (A.S.) "öyleyse bundan sonra hiç bir zaman doyasiya yememeye kesinlikle karar veriyorum" der. Seytan da "o halde ben de bundan sonra hiç kimseye nasihat vememeye kesin karar veriyorum" karsiligini verir.
Bu durum ömründe bir gece yemeginin ötçüsünü kaçiran içindir, buna karsilik ömründe bir gece bile acikdigini hissetmeyen ve buna ragmen kendini ibadet heveslisi sayan kimsenin haline ne dersiniz?!
Yine anlatildigina göre Yahya Bin Hz. Zekeriyya (A.S.) bir keresinde karnini arpa ekmegi ile fazlaca doyurur, o gece her zamanki zikrini yapamadan uykuya dalar. Allah (C.C) O'nu vahiy yolu ile söyle azarlar, "ey Yahya! Benim evimden daha hayirli bir ev mi buldun, yoksa bana yakin olmakton sana daha faydali bir muhit mi buldun? izzet ve celâlim hakki için, eger Firdevs ile cehennemin her ikisini yakindan görüp mukayese etsen gözyasi yerine irin aglar ve dikisli elbise yerine demir giyerdin."