PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Neden Taptuk Emre ?


ankakusu
16.05.2007, 22:18
Yunus adında,rençberlikle geçinir,çok fakir bir adam vardı.Bir yıl kıtlık oldu.Yunus'un fakirliği büsbütün arttı.Nihayet birçok keramet ve inayetlerini duyduğu Hacı Bektaş'a gelip yardım etmeyi düşündü.Sığırının üstüne bir miktar alıç (yabani elma) koyup dergaha gitti.Pirin ayağına yüz sürerken hediyesini verdi;bir miktar buğday istedi.Hacı Bektaş ona lütufla muamele ederek,bir kaç gün dergahta misafir etti.Yunus geri dönmek için acele ediyordu.Dervişler Pir'e Yunus'un acelesini anlattılar.O da: "Buğday mı ister,yoksa erenler himmeti mi?" diye haber gönderdi.O buğday istedi.Bunu duyan Hacı Bektaş tekrar haber gönderdi: "İsterse o alıcın her tanesince nefes edeyim!" dedi.Yunus buğdayda ısrar ediyordu.Hacı Bektaş üçüncü defa haber gönderdi: "İsterse her çekirdek sayısınca himmet edeyim" dedi.Yunus yine buğdayda ısrar edince;emretti,buğdayı verdiler.Yunus dergahtan uzaklaştı.Yolda yaptığı kusurun büyüklüğünü anladı.Pişman oldu.Geri dönerek kusurunu itiraf etti.O vakit Hacı Bektaş,onun kilidi Taptuk Emre'ye verildiğini isterse ona gitmesini söyledi. Yunus bu cevabı alır almaz hemen Taptuk dergahına koşarak kendisini YUNUS yapacak manevi eğitimine başladı.
Hepimizin aşağı yukarı bildiğimiz Koca Yunus un yaşamından küçük bir kesitti


Ancak kafamıza takıldı bir soru Hünkar Hacı Bektaşı Veli O yüzyılın Piri değilmiydi. Yunus u neden kabul etmedi de Taptuk Emre ye gönderdi ?

girdap
16.05.2007, 22:36
Aslında bu konuya cevap verip vermemek arasında terettüd ettim çünkü konu hakkında derinlemesine bilgim olmadığından yanlış şeyler söylemekten korktum...Yine de en doğru cevabı arkadaşlar verirler size...

Ama tasavvuf alemini biliyorsanız,bir yola müntesip olma işinin akıl ve mantık sonucu verilen bir karar değil bir gönül işi ve hatta bir nasip işi olduğunu da biliyorsunuz...Onun için tasavvuf büyüklerinin aynen Yunus Emre'de olduğu gibi dergahına kabul etmeyip"oğul senin nasibin bizden değil falanca zattandır.." deyip başkasına gönderdiği örnekler çok fazladır..

Tabi Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri zamanının kutbuydu fakat bu tabiki Taptuk Emre'nin de zamanın büyüklerinden olmadığı anlamına gelmez...

Allah onların şefaatinden mahrum etmesin bizleri inşallah...

ankakusu
17.05.2007, 00:34
Tabi Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri zamanının kutbuydu fakat bu tabiki Taptuk Emre'nin de zamanın büyüklerinden olmadığı anlamına gelmez...

Allah onların şefaatinden mahrum etmesin bizleri inşallah...

inşallah...


fatihihvan Kardeşim sağ ol Şüphemiz yok Büyüklüklerinden... bir incelik vardır mutlaka değilmi. Hünkar niye göndersin ki...

Arifane
17.05.2007, 00:44
ankakuşum, hünkar o yüzyılın bilinen piriydi,
ama o yüzyılda bilinmeyen ne pirler vardı.
biri en büyük benim pirim diyorsa onun içindir
herkes için değildir.
baba taptuk bak nasıl bir kutup yetiştirdi
hiç sönmeyen bir güneş gibi baba yunus!
yunusu niçin taptuğa yolladı konusu ise çok eski bir konu
bize yansıyan hep işin güzel tarafları bilemeyizki daha neler geçti
sen bak dostum günümüzdeki taptuklara, hünkarlara, hu.....

ankakusu
17.05.2007, 00:51
Arif kardeş biz bakarızda.. isteriz herkez baksın nacizane kalmasın eskilerde... HU

selam
17.05.2007, 01:33
Bizlerde esası bilmiyoruz ama ,fikrimizi söyliyelim.
Hakikat öyle ince bir çizgidirki. Sana bir şey vermek
isteyene , hayır dendimi , o iş bitmiştir.
Hacı Bektaş Veli değil kim olursa olsun.
O mayayı Muhammedi tutmazdı orda.
Bunun bilincinde olan mürşit , asla o kişiye ders vermez.

Mürşitler tecelliye bağlıdır.Bir tecelli iki defa olmaz.
Çok ileri derecede bulunan mürşidi,çok iyi dinlemek
gerekir.(Can kulağı ile )
Mürşit sohbet ederken bir an daldın.Sonra anlayamadın.
Mürşidine efendim ben burayı anlıyamadım,tekrar izah
edermisiniz dersen. O da derki.
Ben anamdan bir kere doğdum.Artık bekleyeceksin ki
tekrar o tecellinin doğması,belki 40 sene sonradır.
Tekrar ediyoruz.Tecellinin ne olduğu,kişilerin
davranış biçimlerine göredir. Bizde şöyle noktalayalım.
Gerçek sebebini bilmem ama NAM TECELLİNİN
Bizdende böyle tecelli etti.İyisini Allah cc. bilir.

hirahos
17.05.2007, 09:20
Hünkar Hacı Bektaş Veli Hazretleri zamanının kutbu idi.. Alem-i mana'da bütün Evliyaullah toplanmış bekleşiyordu.. Nurdan toplantı çadırı içine bir ulu kimse girdi.. Herkes hürmet etti, ama Taptuk Emre Hazretleri tereddütte kaldı.. Giren ulu kimse bir vesile ile sordu.. "Ey yüce kimse, bu makamda bize hürmet lazımdır ki bu makam Hazret-i Resulullah'ın veraset tahtıdır.. Bundan seni alıkoyan nedir?" "Efendim, sizi çıkaramadım.." Mübarek Hacı Bektaş Veli Hazretleri nurdan elini uzattı ki bu eli Taptuk Emre Hazretleri daha önce görmüş hatta öpmüş idi.. Öyle olunca çok mahcup oldu, giren Ulu kimsenin Evliyaullahın başı olduğunu anlamıştı ama iş işten geçmişti.. Boynunu eğdi.. Gözlerinden yaşlar boşandı.. Bu sefer Hacı Bektaş Veli Hazretleri merhamet buyurup Taptuk Emre Hazretlerinin gönlünü almaya çabaladı.. Kusurundan geçtiğini ifade etti.. Ancak Taptuk Emre Hazretleri havfinden geçmemişti.. Onun gönlünü iyice almak için Taptuk'a "Sana öyle bir derviş vereceğim ısmarlayacağım ki dillere destan olacak bir erdir" Bu hediye işte Yunus Emre Hazretleridir..

Zahirde olan Buğday himmet meselesinin aslı karşılığı maneviyatta böyle olmuştur.. Onun zahirde Taptuk'a gönderilmesinin asıl nedeni maneviyatta olan bu olaydır.. Yunus Emre Hazretleri hatta buyurmuştur:

Erenler Meydanında bir Top idim..

Şiirin Tamamı şöyledir:

Erenler meydanında yuvarlanır top idim,
Padişah çevganında kaldım ise ne oldu?

***

İster idim Allah’ı, buldum ise ne oldu?..
Ağlar idim dün u gün, güldüm ise ne oldu?..

Erenler meclisinde, ben bir pare gül idim,
Açıldım, ele geldim, soldum ise ne oldu?..

Danışmentle alimin, medresede bulduğun, (Danişment, talebe, öğrenci)
Ben harabat içinde buldum ise ne oldu?..

Erenler meydanında yuvarlanır top idim,
Padişah çevganında kaldım ise ne oldu?.. (çevgan, topu yuvarlayan sopa)

İşit Yunus’u işit, yine derviş oldu o,
Erenler manasına daldım ise ne oldu?..

YUNUS EMRE..