PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevgi Kimden


Gülzar-ı İrfan
18.05.2007, 10:30
Alaaddin-i Attar anlatır ki şöylece:

Muhammed Behaeddin, beni kabul edince,

O kadar çok oldu ki, bağlılığım ve sevgim,

Yanından, bir an bile ayrılmak istemezdim.

Zira onun yanında kaldığım az bir zaman,

Üstündü, onsuz geçen haftalardan, yıllardan.

Bir teveccüh etseydi, sevdiği kimselere,

Çıkarırdı onları, yüksek derecelere.

Bir gün, bana sordu ki: (Seversin beni gayet.

Senden midir, benden mi, kalbindeki muhabbet?)

Dedim ki: (Ey efendim, bu sevgi benden, ama,

Sizler sebep oldunuz doğru yolu bulmama.)

(Peki öyleyse) dedi ve sükut etti birden.

Baktım ki, o muhabbet tam silindi kalbimden.

Az önce, yanıyorken onun muhabbetiyle,

Şimdi o muhabbetten, kalmadı zerre bile.

Hata eylediğimi anladım ben bu sefer.

Anladım ki, o sevgi değilmiş benden meğer.

Dedim ki: (Ey efendim, hata ettim ben elbet.

Zatınızdan gelirmiş, bendeki bu muhabbet.)

O zaman bana bakıp, tebessüm buyurdular.

Baktım ki, o muhabbet kalbime doldu tekrar.


(BU GARİBİN GÖNLÜNE DOKUNAN MENKIBELERDEN BİRİNİ DAHA PAYLAŞMAK İSTEDİ KARDEŞİNİZ BU CUMA GÜNÜ)



ALLAHA EMANET OLUN:flowers:

eylül
18.05.2007, 11:03
hamdolsun bizi sevenimiz var, bize gönülleriyle nazar edipte muhabbet bağına goncagül olmamızı dileyen var...bu hikaye acep yâre yâr olabildim mi diye ağlayan gönüllere güzel cevap olmuş...ne deyim ablacığım Allah sizden razı olsun gönüllerimiz bir kez daha ateşlere düştü...
hamdolsun...hamdolsun...hamdolsun...

Gülzar-ı İrfan
18.05.2007, 11:09
Aynı menkibe.....

Alaüddin Attar Hz.leri Şah-ı Nakşıbend Hz.lerini çok sever sohbetlerinden ayrılamaz, onun ayrılığına tahammül edemezmiş. Gönlü ona olan muhabbeti ile dolup taşarmış. Bir gün Şah-ı Nakşıbend Alaüddin Attar Hz.lerine şöyle sual eylemiş
"Ya Alaüddin sevgi bizden size midir? sizden bize midir?"
Alaüddün Attar Hz.leri:
"Efendim sizin bizim gibi çaresizleri sevmenize bir sebep ve ihtiyaç yoktur. bu yüzden bizden size olsa gerek" demiş. Bunun üzerine
Şah-ı Nakşıbend:
"Bir müddet bekleyin" buyurdular.
O günden sonra Alaüddin Attar Hz.lerinin kalbinde Şah Hazretlerine karşı muhabbetten eser kalmadı. sohbetlerine gidemez oldu, kalbinde müthiş bir kabz hali hasıl oldu. O zaman Şah Hazretleri:
"Ya Alaüdiin gördünmü sevgi kimdenmiş?" deyip şu beyti okudu:

Canibi Ma'şuktan olmazsa muhabbet aşığa
Sa'y-i aşık aşıkı maşuka isal eylemez

(menkibe aynı ama helal edin gönül öyle dolu ki.....garib okumaya doyamadı...)



ALLAHA EMANET OLUN

abla
18.05.2007, 11:36
Aşk odu evvel düşer maşuka,andan aşıka,
Şem -i gör ki yanmadan yandırmadı pervaneyi.

(aşk ateşi,önce sevilene düşer.,sonra sevene.
mumu görmüyormusun önce kendi yanar,sonra pervaneyi yakar.onda o ateş olmasa,pervane kendini ateşe atmazdı.)

kimde bu ateş yoksa,yokolsun der Mevlana

yegen
18.05.2007, 14:37
Helal kıldı ma'şuka aşık kendi kanını
Ma'şuk nakşından okur aşk eri Kur'anını

Yardan ayrı olunca asılıp ölmek yeğdir
Aşık kendi bırakır boynuna urganını

Gitmez aşık gözünden hergiz ma'şuk hayali
Nitekim zilha verir Yusuf'un nişanını

Dirlik budur aşıka ma'şuk yolunda öle
Sorarlar ise aydam aşıkın burhanını

Belkıys ile Süleyman aşka düştü bir zaman
İsteyip bulmadılar bu derdin dermanını

Gökteki Harut Marut aşk için indi yere
Zühre yüzün görecek unuttu Rahman'ını

Güzaf görmen siz aşkı kime oğradı ise
Sultanı iltir baştan yitirir hanmanını

Ferhat bu aşk yolunda başın külünge tuttu
Hüsrev Şirin derdinden dosta verdi canını

Leyli'yle Mecnun işi acebdür ( ür ) bu halka
Abdürrezzak terk etti aşk için imanını

Zemane vefaları cefa gelir yunüs'a
Bir doğru yer bulucak fidi kılar canını

Yunus Emre

kalbin zümrüt tepesi
18.05.2007, 16:01
Aşkı kimden aldın, sevgiyi kimden
Aslı bozuk deme, gel şu insana
Soracak olursan eğer ki benden
Aslı bozuk deme gel şu insana...
Yazımızı Mevla yazdı felekten değil
Senin dediklerin evladan değil
Her hata suç bende Leyla'dan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana..."

hafsa
18.05.2007, 17:19
YANDI BU GÖNÜL YANDI BU GÖNLÜM
YANMADA DERMAN BULDU BU GÖNLÜM

GERÇİ Kİ YANDI GERÇEĞE YANDI
RENGİNE AŞKIN CÜMLE BOYANDI.

HACI BAYRAM-I VELİ

BeHReM
18.05.2007, 17:29
“ Aşk Geldi , damarımda derimde kan kesildi . Beni kendimden aldı sevgiyle doldurdu. Bedenimin bütün cüzlerini Sevgili kapladı. Benden kalan yalnız bir ad, ötesi hep 0......
Hz.Mevlana

deget
18.05.2007, 21:33
Bu iş ya cok kolay = yada cok zor
Hep ortasından gıdıyoruz hay = atın bulamıyoruz dogrusunu

MaKBeR
18.05.2007, 21:39
burda önemli bi soru sormam gerekiyor.. yani şimdi kafam karıştı..meselenin açıklanması lazım.. önce seven mürşid yahut hacamıdır.. yoksa mürid yahut talebe midir? asıl aşık kim maşuk kim?:confused1: :confused1: :confused1:

eylül
18.05.2007, 21:43
burda önemli bi soru sormam gerekiyor.. yani şimdi kafam karıştı..meselenin açıklanması lazım.. önce seven mürşid yahut hacamıdır.. yoksa mürid yahut talebe midir? asıl aşık kim maşuk kim?:confused1: :confused1: :confused1:
:)asıl aşıkta asıl maşukta Rabbi Zülcemal olsa gerek...

deget
18.05.2007, 22:16
Allah = Allah

MaKBeR
18.05.2007, 22:31
:)asıl aşıkta asıl maşukta Rabbi Zülcemal olsa gerek...


birazdaha açıklayıcı olsa ???????? :lac:

selam
18.05.2007, 22:41
birazdaha açıklayıcı olsa ???????? :lac:

Sevgili kardeşim ,İlk seven mürşittir.
Şöyle bir düşün .Allah bizi semese idi
biz onu sevebilirmiydik.Tabi olayları
surete indirgersek,anlaşılmaz.Ama
hakikat bize göre diyelim yinede
Önce seven Mürşittir. Mürşidin özü
zaten sevgidir.Mürşitte başka bir şey
bulamazsınız.Mürşit denilen Aşkın
özüdür.Amet agadan ,Memet agadan
Mürşit olmaz.Mürşit şekil ve suretten
arınmış.Hak ile Hak olmuş kişidir.

gönül kuşu
18.05.2007, 22:41
burda önemli bi soru sormam gerekiyor.. yani şimdi kafam karıştı..meselenin açıklanması lazım.. önce seven mürşid yahut hacamıdır.. yoksa mürid yahut talebe midir? asıl aşık kim maşuk kim?:confused1: :confused1: :confused1:

MERHABA SORDUĞUN SORU İLE İLGİLİ BİR BAŞLIK VARDI GEÇEN SAYFALARDA USTAMI ÇIRAĞI BULDU YOKSA ÇIRAKMI USTAYI BULDU DİYE OKURSANIZ İYİ OLUR

MaKBeR
18.05.2007, 22:48
Sevgili kardeşim ,İlk seven mürşittir.
Şöyle bir düşün .Allah bizi semese idi
biz onu sevebilirmiydik.Tabi olayları
surete indirgersek,anlaşılmaz.Ama
hakikat bize göre diyelim yinede
Önce seven Mürşittir. Mürşidin özü
zaten sevgidir.Mürşitte başka bir şey
bulamazsınız.Mürşit denilen Aşkın
özüdür.Amet agadan ,Memet agadan
Mürşit olmaz.Mürşit şekil ve suretten
arınmış.Hak ile Hak olmuş kişidir.

şimdi bizi sevmeyen bir mürşidi sevemezmiyiz... yada o benim vaarlığımdan haberdar değilki beni sevsin? muhalefet olsun diye sormuyorum gerçekten kafam karıştı öğrenmek için



MERHABA SORDUĞUN SORU İLE İLGİLİ BİR BAŞLIK VARDI GEÇEN SAYFALARDA USTAMI ÇIRAĞI BULDU YOKSA ÇIRAKMI USTAYI BULDU DİYE OKURSANIZ İYİ OLUR


kardeş aramada bulamadım linki verebilirmisin?

deget
18.05.2007, 23:00
Eger gercek mürşit ise gecelerı sagından soluna kac kez dondugunu bılır. Senı bılmemesı ve sevmemesı olmaz. Murşidi kamıller hakla butunleşmişlerdır. Onun sana muhabbetı hakkın sana muhabbetıyle aynı ıdır. Kendımı cok fazla ıfade edemıyorum ınş. Yanlış anlaşılmamıştır. Mürşıde baglı kışiler ne alırsa murşidın feyzınden alır. O feyzde Allahtandır. Ama sen bışey almıyor ısen o murşidının eksıklıgınden degıl sendendır. Abıler sana daha ıyı cevap verırler...........

gönül kuşu
18.05.2007, 23:15
şimdi bizi sevmeyen bir mürşidi sevemezmiyiz... yada o benim vaarlığımdan haberdar değilki beni sevsin? muhalefet olsun diye sormuyorum gerçekten kafam karıştı öğrenmek için





kardeş aramada bulamadım linki verebilirmisin?

merhaba benim bildiğim mürşidin sizi sevmiyorum bir başkasına sizi seviyorum diyemez sadece mürşitler kişinin niyetine alakına samimiyetine bakarlar zaten murşidin aşkı olmadan salik bağlanamaz ve sevemez huuu

selam
18.05.2007, 23:20
şimdi bizi sevmeyen bir mürşidi sevemezmiyiz... yada o benim vaarlığımdan haberdar değilki beni sevsin? muhalefet olsun diye sormuyorum gerçekten kafam karıştı öğrenmek için

Kardeş bende anlatınca birçok kişiler bana kızıyor.
İşte burda bütün mesele .Senin mürşidinin senden
haberi yok. Mürit, mürşit ilişkisi yok.
Senin mürşidine ihtiyaç duyduğunda ,mürşidin
senin yanında olacak.Tabi bu ihtiyacımız hep
Allah cc. isteği olacak.Mesela efendim bana dediki.
Bu ev senin evin gece gündüz hangi saatta olursa olsun
geleceksin.Hak kapısı hiç bir zaman kapalı olamaz.
Mürşit beni tanımaz.ben mürşidin yanına gidemem.
Sonra nasıl olacak. Hayal deryasına ben bazı bazı
Dalmasam bir türlü dalsam bir türlü.
Kardeş sordun söyledim.Bizde böyle.
Diğerlerine karışmam.

Sev seni seveni
Deve çobanı olsa bile
Sevme seni sevmeyeni
Bağdat'a sultan olsa bile.

[quote=deget;286484]Eger gercek mürşit ise gecelerı sagından soluna kac kez dondugunu bılır. Senı bılmemesı ve sevmemesı olmaz. Murşidi kamıller hakla butunleşmişlerdır. Onun sana muhabbetı hakkın sana muhabbetıyle aynı ıdır. Kendımı cok fazla ıfade edemıyorum ınş. Yanlış anlaşılmamıştır. Mürşıde baglı kışiler ne alırsa murşidın feyzınden alır. O feyzde Allahtandır. Ama sen bışey almıyor ısen o murşidının eksıklıgınden degıl sendendır. Abıler sana daha ıyı cevap verırler...........


Gerçek Mürşitten bahsediyorsun.
Bildiğin böyle biri varsa gelelim
bizde ona talebe olalım. Ne dersin.

deget
18.05.2007, 23:48
Gerçek Mürşitten bahsediyorsun.
Bildiğin böyle biri varsa gelelim
bizde ona talebe olalım. Ne dersin.


Murşıtlerın bu vasıflara uyması gerektıgını bılıyorum. Sızın yolunuz daha guzelmış. Dız dıze goz goze.

selam
19.05.2007, 00:13
Murşıtlerın bu vasıflara uyması gerektıgını bılıyorum. Sızın yolunuz daha guzelmış. Dız dıze goz goze.

Sana hayale girme derken bunu anlatmaya
çalışıyordum. Şimdi senin kafanda bir mürşit
modeli var.Sade sende değil bu bir çok kişidede
aynı.Mesela birgün birisi geldi.Sohbet ettik,
Sonra bir daha gelmedi.Sordum neden gelmediğini.
-Yahu ben bekliyordum.Sırtında aba,Sakalı kaba,
Elinde Asa,Nur yüzlü tonton bir dede.Yahu bu
aynı bizim gibi birisi.Demiş.
Efendimizde demedimi.Bende sizin gibi beşerim.
Ama sizin bilmediğiniz bir beşer yönüm daha var.
Bazıları geliyor.Siz halı uçuruyormusunuz diyor.
Bizde diyoruzki.Dur şimilik düz yolda yürümeyi
becerelimde halı uçurmak kusur kalsın.
BİZDE YALAN YOK.HİLAF DA YOK.
Sadece İnsanız.

deget
19.05.2007, 00:53
Sana hayale girme derken bunu anlatmaya
çalışıyordum. Şimdi senin kafanda bir mürşit
modeli var.Sade sende değil bu bir çok kişidede
aynı.Mesela birgün birisi geldi.Sohbet ettik,
Sonra bir daha gelmedi.Sordum neden gelmediğini.
-Yahu ben bekliyordum.Sırtında aba,Sakalı kaba,
Elinde Asa,Nur yüzlü tonton bir dede.Yahu bu
aynı bizim gibi birisi.Demiş.
Efendimizde demedimi.Bende sizin gibi beşerim.
Ama sizin bilmediğiniz bir beşer yönüm daha var.
Bazıları geliyor.Siz halı uçuruyormusunuz diyor.
Bizde diyoruzki.Dur şimilik düz yolda yürümeyi
becerelimde halı uçurmak kusur kalsın.
BİZDE YALAN YOK.HİLAF DA YOK.
Sadece İnsanız.

Selam abı gonul oyle dılese ıdı şuan bır yere coktan ıntısaplı olurdu. Oturacagım konuşacagım feyz alacagım. Bu boyle demeden benım anlıyacagım bır yer olmalı. Bır yere baglandım bayan vekıller bana yeterlı olmadı. (Belkıde ben yeterlı degıldım) Anaya gıdeceksın o zaman dedıler nerde gıdıcem oralara. Ayagımada getırecek konumda degılım. Ben ayetı hadısı oldugu gıbı kabul etmışım zaten(yanlış anlaşılmasın yıne ayetı hadısı kıtaplardanda okuyoruz bana ruhu lazım) bana muhabbet gerek. Oyle anlıyorum anca.

selam
19.05.2007, 01:05
Yahu desene Selam abi ben niyetine girdim.
Temeli atacağız inşaallah. Niye bu kadar
yokuşa sürüyorsunki.
Hadi göreyim seni,

deget
19.05.2007, 01:24
Yahu desene Selam abi ben niyetine girdim.
Temeli atacağız inşaallah. Niye bu kadar
yokuşa sürüyorsunki.
Hadi göreyim seni,

İnşallah. Yıllardır boyle dıyorumda anlayana rastlamadım. Herşeyde bı hayır vardır. Allah razı olsun Bı Allah dostu vardı. Muhıttın Arabıye baglıydı. Ve muthış bır lokman. Ama goren buda kım dıyor. O cok şey ogrettı. Hamdola.

AşK_€r
19.05.2007, 01:27
Muhıttın Arabıye baglıydı.

var sen git direk hz.muhammede bağlı olana:flowers:

selam
19.05.2007, 01:38
var sen git direk hz.muhammede bağlı olana:flowers:

Senden ne haber kemancı.

Bu türkümle bu feryadım
Senden geldi sana tanrım
Madem beni sen yarattın
Bir yol göster bana tanrım.

Hatırladınmı.

AşK_€r
19.05.2007, 01:56
Senden ne haber kemancı.

Bu türkümle bu feryadım
Senden geldi sana tanrım
Madem beni sen yarattın
Bir yol göster bana tanrım.

Hatırladınmı.


kemancı nereden haber versin
bilmez halini hakikatini
arar arar bulamaz
ateşe atlayamaz



aşağıdaki dizeler selam abiye hediye:flowers:

sensiz bu gönlü
sensiz bu ömrü yaşatamamki
sen her sözde bir kitapsın
anlatamamki anlatamamki

selam
19.05.2007, 02:04
Çok teşekkür ederim.Kendini çok güzel
ifade etmişsin.
Benim pek kabiliyetim yoktur.Ama
sevdiğin türküyü bende sana armağan
ediyorum.

Yalanla kuramam aşkın temelini
Allahtan korkarım aldatamam seni
Yerminler uydurup çalamam kalbini
Ben buyum. Ben buyum.Ben buyum.

kalbin zümrüt tepesi
21.05.2007, 09:11
duadan için ''vermek istemeseydi, istemek vermezdi'' derler celle celaluhu için.

bu zaviyeden

''sevmeseydi, sevmememizi istemezdi'' demek yanlış olmaz kansınıdayım.

gönül kuşu
22.05.2007, 15:16
KAMİL MURŞİT OLANIN SÖZLERİ KURAN OLUR ..........
NAKIS MURŞİT OLANIN SÖZLERİ GÜMAN OLUR ..........
UYDUK ZINDIK SÖZÜNE MÜRŞİT DEDİN KENDİNE ..........


SENDEN DERVİŞ OLANLAR BİR KIZIL ŞEYTAN OLUR ......
EVRAT ETTİN ESMAYA TANRI DEDİN EŞYAYA....
EŞYA BİR MASİVADIR GELİR BİR GÜN YOK OLUR ......


ESMADA KALAN KİŞİ SÜRETTEDİR HER İŞİ ....
DÜNYA UKBA TEŞVİSİ KALBİNDE PAZAR OLUR ......
HAK YOLUNA GİDENLER MENFİYATTAN KAÇANLAR....
.

ŞARABI AŞK İÇENLER HER DAĞİM SEKRAN OLUR .........
FEHMİ ŞÜKRET HALİNE DÜŞTÜN GÜLLER BAĞINA .......
OL GÜLÜSTAN İÇİNDE DOST İLE DİDAR OLUR

hafsa
22.05.2007, 15:27
Sevgi da'vanın özü olmalıdır.sevmek ise,sessizliktedir
.Bağırarakta sevilmez.
Görünerek de sevilmez..
(Şehy Edebali)

selam
22.05.2007, 18:42
Sevgi da'vanın özü olmalıdır.sevmek ise,sessizliktedir
.Bağırarakta sevilmez.
Görünerek de sevilmez..
(Şehy Edebali)

Biz burda kelimelerle uğraşırken.
Bir kardeşimiz , aranılan sevgiyi
buldu elhamdülillah. Anlatılanı
iyi anlamaktır maksat.
Kendi zanlarımızla düşündüklerimiz.
Bizi biryerlere götürmez.
Hem dertliyiz.Hem dertten kurtulmanın
yollarını aramak yerine.Derdimize
arka çıkıyoruz.Süleyman Bey şöyle derdi ;
Bi şey vasa vadır.Yoksa yoktur.

Var ama !!!!!!
Öyle ama !!!!!

Daha öncede dediğim gibi.Herkes
aradığını bulacaktır.
Karanlığa küfretmek yerine
bir mum yakmak evladır.

hafsa
24.05.2007, 16:26
"Sevilen her sey güzeldir; fakat aksine her güzel olanin sevimli olmasi gerekmez. Güzellik, sevimliligin bir parçasidir; sevimli olmaktir temel olan. Sevimlilik oldu mu, elbette güzellikte olur; bir seyin parçasi tümünden ayrilamaz; onunla beraberdir, birdir. Mecnun’ un zamaninda Leyla’dan daha güzel olanlar vardi; fakat Mecnun’ un sevgilisi degildi onlar. Mecnun’a, Leyla’dan daha güzel olanlar var, onlari getirelim dediler. Dedi ki: Leyla’nin seklini sevmiyorum ki ben; Leyla bir sekil degil; elimde bir kadehe benzer Leyla. Ben o kadehle sarap içerim. Su halde ben içip durdugum o saraba asigim. Siz kadehi görüyorsunuz, saraptan haberiniz bile yok. Bana altinlarla bezenmis, mücevherlerle süslenmis kadeh sunsalar, fakat içinde sirke olsa, yahut saraptan baska bir sey bulunsa ne isim var o kadehle benim? Içinde sarap olan eski, kirik bir kadeh o kadehten, hatta o kadeh gibi yüzlerce kadehten daha iyidir bence; fakat kadehi saraptan ayirt edebilmek için bir ask, bir sevk gerek. Hani aç, on gün bir sey yememis biriyle günde bes kere yemek yemis bir tok…Ikisi de ekmege bakar ama tok, ekmegin seklini görür; açsa ekmegi degil, cani görür; can görünür ona ekmek. Çünkü ekmek kadehe benzer, tadiysa içindeki saraptir sanki; o sarap ancak istah özleyis gözüyle görülebilir. Simdi istahlan, özle de sekli görme, varlik aleminde, her yerde sevgiliyi gör. Su halkin sekli, kadehlere benzer; su bilgiler, hünerler, sanatlarda kadehte ki nakislardir. Görmez misin, kadeh kirildi mi, nakislar kalmaz. Su halde is, kalip kadehlerindeki sarapta, o sarabi içen ve gören kiside.."

mesneviden

bunu okurken şu söz aklıma geldi.
güzel olan sevgili değil sevgili olan güzel..

ArZu
06.06.2007, 01:40
Ben sevgiden ve yaralı kalpten yanayım

Nerede "kıskançlık" ve "bencillik" varsa, orada karışıklık ve her türlü kötülük vardır. Oysa, sevgi ve aşk öyle güçlüdür ki, bencilliği yok eder, şiddeti ve kabalığı giderir, insanları daha "duygusal", daha "sorumlu" yapar.

Sevgi ve aşk "köklü değişiklikler" yaratma gücüne sahiptir. Bencillik, sürekli olarak kendini ön plânda tutan, hemen her işte, "kendi çıkarları" doğrultusunda hareket eden, hep kendisinin "merkez" olmasını ve kendinden bahsedilmesini isteyen kişilerin ortaya koyduğu bir davranış şeklidir. Aslında az buçuk herkes bencildir. Ama bencilliğin de bir sınırı vardır. Bencillik, sahiplenmek, kontrol etmek ve hakim olmak isteyen egoizmden kaynaklanır. İşte bu egoizm, bencil bir insanın, kendi menfaati için, bütün diğer insanları, bir kalemde yok farz etmesini ve onları kendi bencilliği uğruna "kurban etmesini" doğurur.

Oysa sevgi ve aşk, her şeyi değiştiren, dünyayı güzelleştiren bir duygudur. Bencil insan en yakınlarına bile "zarar" verirken, sevgi ve aşk dolu yürekler dünyayı yaşanılır kılar. Sevgi ve aşk dolu bir hikayede bunu anlatalım. Genç bir adam kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti. Onu görenler de bunu onaylamıştı. Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam, genç adama doğru yürüdü ve "Niçin senin kalbin benim ki kadar güzel değil?" diye sordu.

Bütün kalabalık ve genç adam yaşlı adamın kalbine baktılar. Çok hızlı çarpıyordu ve içinde çok fazla yara bere, çentikler ve boşluklar bulunan bir kalpti. Yaşlı adamın yaşlı kalbinin, çok acı çektiği belli oluyordu. İnsanlar şaşırmıştı. Yaşlı adam bu kalbin, nasıl en güzel kalp olduğunu söyleyebilirdi. Genç adam gülerek, "Şaka ediyor olmalısın" dedi yaşlı adama. "Benim kalbim pürüzsüz mükemmellikte, seninki gözyaşları ve acılardan oluşmuş yara izleri ile dolu." "Doğru" diye yanıt verdi yaşlı adam, "Senin kalbin mükemmel gözüküyor fakat ben asla yaşlı kalbimi seninle değişmem. O gördüğün her yara, benim sevgimi verdiğim bir kişiyi gösteriyor, onlara kalbimin bir parçasını seve seve verdim, onlar da kendilerinden bir parçayı bana verdiler. Bu yüzden, bu parçalar benim verdiğim parçalara bazen tam uymadılar ve üstünde ya da köşelerinde pürüzler oldu. Fakat ben onların her parçasını tek tek seviyorum. Çünkü onların herbiri paylaşılan sevgileri, dostlukları bana hatırlatıyor."

Yaşlı adam derin bir nefes aldıktan sonra devam etti. "Bazen de sevgimin ve dostluklarımın karşılığını alamadım. O kalbimin içindeki yara dolu boşluklar da bu yüzden, ucu kıvrık bıçak gibi ve oldukça da acı verir ve hâlâ boşturlar. Bu da başka bir kalplerin de bana sevgi ve dostluklarını verebileceklerini, bu boşlukları doldurabileceklerini gösterir ve benim hala o umutla yaşamamı sağlar. Şimdi söyle genç, adam sence hangi kalp daha güzel?"

Genç adamın gözleri sevgi göz yaşlarıyla dolmuştu. Yaşlı adama doğru yürüdü ve kalbinden pürüzsüz ve güzel bir parçayı ona verdi. Yaşlı adam, genç adamın verdiği kalbi, dostlarının olduğu bölüme yerleştirdi, üzerine çentikler attı ve yerine bir güzel oturttu. Genç adam kendi kalbine doğru baktı artık eskisi kadar mükemmel ve pürüzsüz değildi, ta ki yaşlı adam ona kendi kalbinden eski fakat güzel bir parça verene kadar.

Genç adam ve oradaki kalabalık,o an, "gerçek kalbin güzelliğini" anlamıştı. Kalbi güzelleştiren onunla paylaşılan sevgi ve dostluktu. İçinde sevgi barındırmayan ve taşımayan hiçbir kalp gerçekten güzel olmazdı.


Can Aksın

yüz akı
07.06.2007, 00:39
ben onu bunu bilmem ama ben efendimi sevmek istiyorum,onu ziyaret edebilmek nasib olur mu bilmem ama artık içim yanıyor,kurtulup gitmek istiyorum o güzel diyarı güzine....

bizler onu gömedik bilmedik ama sevmek istedik gönülden...

ey faran dağlarında açan sevgili....
ey uhuda ayak basan sevgili....
ey gönüllere taht kuran,
sana ulaşmak istiyoruz bizler...
rabbim onun sevdir, sevenleri sevdir,onların yoluna dahil ve daim eyle....

:cray: :cray: :cray: :cray: :cray: :cray:

Sabr-el-Hayat
07.06.2007, 17:17
Selamun Aleykum.

Allah sevgisi, gerçek sadik müminlerin yasarken tadina erdikleri inançlarinin bir simgesidir. Sevgili Peygamberimiz bu sevgiyle davrananlarin ve sevgiyle yasayanlarin imanin tadina erdiklerini belirtir.

Allah sevgisi, ahlakin, erdemli yasamin temelidir. Allah sevgisi ile kullugun tadina ermis kisi, nurani, zarif, ince, yumusak, hosgörülü, güzel bir yapiya kavusur. Onda, eski kötülük, düsmanlik, katilik, kin ve nefret olusmaz. Tüm evren, yaratiklar ve insanlar; O Yüce, Sevgili Yaraticinin eseri olarak görünür. Sevginin nefsinde olusturdugu baris, sevgi gözü, insanlardan olusacak ayip, kusur, hatalari örter. Hayatin güzelligini örten çirkinlikleri aritir. Hayat, sevgi ile güzellesir, esenlikle yasanir olur.

Kuran'da Sevgi bir yönden de, Allah'in insani sevmesi olarak açiklanir. Allah'a inanan, sevgiyle ona baglanan kisi, kendi ve yasadigi toplum ve tüm yaratilan için ürettigi salih, güzel islerle bu sevgiye kavusur. Allah da hayati yasanir kilar.

Yaratandan ötürü tüm yaratiklara sevgi ve sefkatle yaklasani, iyi, güzel, yararli isler üretenleri Allah'da sever. Seven insanin özünde ve sözünde kin ve nefret yoktur. Tüm düsmanliklar disarida kalir. Ondan ötürü Allah'i seven insan, iyiligi destekler. Ancak kötülügü sevemez.

Allah'a imanla, sevgi ile güçlenmis nefisler, isikli dostlar, ermisler kin ve nefretin tüm dünya kederlerinin üstünde olduklarindan bu kötülükler onlara ulasmaz. Ancak müslüman, sevginin degerini bilen imanli insan yalani, kini ve düsmanligi da sevmez. Bunlari insanin hayatindan uzaklastirmak için çaba gösterir. Allah'in bir insani sevmesi, onun esenlik ve mutluluk kaynagidir.

Allah sevgisine aldigi insani korur, yardim eder, yaptigi güzel islerde destekler. Sevgili Peygamberimiz bir hadisinde söyle buyurur: "Allah bir kulu severse Cebrail'e söyle seslenir. Ben filan kulu seviyorum, sen de onu sev. Cebrail'de bu insani sever ve o da gök ehline söyle seslenir. Allah, filancayi seviyor, siz de o nu sevin. Bu sevgi yeryüzüne yayilir. Allah'in sevdigi insani herkes sever." (Müslim) Kuran'i Kerim uslubu ile "Allah onlardan razidir ki, onlarda Allah'tan razidir." (Allah onlari sever, onlar da Allah'i sever)

Kuran'i Kerim'de imandan sonra, Allah'a yakinligin, hayatin, tatliligin ve ahlakin temeli olarak görülen, insani esenlik ve mutluluga alan, onu yücelten meleklestiren sevginin kazanilmasinin yollari ve yöntemleri, önceligi anlatilmaktadir.

Sevgili Peygamberimizin alemlere rahmet kisiligi, en güzel örnegimizdir. O'nun getirdigi, bildirdigi, Islâmda anlatilan sevgi, açiklanan ilâhi rahmet, çagimizda çesitlilik içindeki yasamimizin da kaynagidir. Hayat biter, ancak Allah'in rahmeti, rizasi, sevgisi bitmez.

Sorun onu gönüllere yazmak, onunla yasamak ve yasatmaktir. Hak dostlari, halk dostlari, velileri, erenleri, mesela: Yunus Emre, Haci Bektas Veli, Haci Bayram, Mevlana Allah'dan aldiklari bu sevgiyi ne güzel islediler, insanlari kardes kildilar. Yasadigimiz yurdu bize cennet yaptilar.

Evet, Dünyadaki cennet, dostlarla, sevgiyle yasanandir. Nitekim, mutlu olan güzel, erdemli insani tanitan Kuran'i Kerim, Fecr suresinin son ayetinde söyle sesleniyor:

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey huzur içinde olan can! O, senden, sen de O'ndan hosnut olarak (Sevgiyle) rabbine dön! Ey can! Iyi kullarimin arasina gir. Cennetime gir." (Fecr 28)
Allah sizi sevsin, sevenlerinizi de.

Amin.

Selam ve dua ile insallah...