PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Okumak-Anlamak-Yaşamak


selam
19.05.2007, 16:14
Kuran'ı kerimi okumak,Manalarını anlamak,
hayatımıza geçirmek.Sadece okuyup ezberlemek
değil.Sadece manalarını bilmek değil.Hayata geçirmek.
Bunlar çok kolaymış gibimize geliyor.Ama yaşantımızda.
Bunların sergilenmedği apaçık ortada.Ya birilerini
haşa Allahtan büyük tutuyoruz.Yada birilerini hayvandan
aşağı görüyoruz. Yapma Selam abi ,hiç bir zaman böyle
birşey yapmadık diyeceksiniz.Kendimizi bilmediğimizden.
Ne yaptığımızında bilincinde değilizki.Şöyle bir geriye bakın
diye her zaman üzülerek söylüyorum.Şöyle bir etrafınıza bakın.
Yada en iyisi kendimize bir bakalım.Anlamadığımız,Yaşamadığımız
konularda bile kestiğimiz ahkama bir bakalım.Ama şunu anladım.
İnsanlar benliklerinden kurtulmadan .Bunları asla anlayamayacaklar.
Yine herkese ait doğrular ortalıkta gezecek.Allah'a ait doğrularsa
garip kullarda devam edecek.
İSLAM DİNİ GARİP GELDİ GARİP GİDER
Yazık değilmi,bize. Bunları yazarken ben biliyorum edası içinde hiç
değilim.Yada amacım birilerini bir tarafa yönlerdirmek değildir.
Bir tek yönlendirme çabamız LA İLAHE İLLALLAHTIR.
Bu hakikatı yaşayabilmek tek çabamızdır. YukarıdaDediğimiz gibi
bu alemde yaşarken hiç kıymetini bilmediğimiz garip kulların
arkasından ağıtlar yakacaz.Aman bizde şefaatlerine nail olalım
diye adaklar adayacağız. AH MÜSLÜMANLIK.SENKİ EN YÜCE
DİN.SENKİ EN YÜCE PEYGAMBERİN BİZE LUTFU.
sen yüceleri yücesi. bense cücelerin cücesi .
AFFET YA RESULALLAH.AFFET YARABBİ.

deget
19.05.2007, 16:30
Okuyoruz dıl ıle, anlıyoruz kalb ıle yaşıyoruz ruh ıle. Nefıslerımız bızı cogu zaman yendıklerı ıcın yaşıyamıyoruz. Yaşadıklarımızıda gormemezlıkten gelıp ustunu ortuyoruz.ORTTUGUNUDE UNUTUP BU SEFER ANLIYAMIYORUZ: ORTULER UST USTE GELINCEDE HELALI VE HARAMI KARIŞTIRDIGIMIZ ZAMANLAR BILE OLUYOR: YUREGINE SAGLIK SELAM ABI

hafsa
19.05.2007, 16:40
Abi yüreğine sağlık ..
okadar güzel şeylerden bahsediyorsun ki senin yazılarını okurken
içim rahatlıyo..

bende senin bu yazına mukabil bişey paylaşmak istiyorum.

tevafuk eser bulduğum bi yazı ve gerçekten çok hoşuma gitti.

"
Eğer nefesin yetiyorsa Kur’an ummanına dal, ama eğer nefesin yetmeyecekse onun zahirini tefsir eden eserleri mütalaayla yetin ve ona dalma. Aksi takdirde orada helak olursun, zira Kur’an ummanı derindir ve ona dalan kişi kıyıya en yakın yerlerle yetinmeyecek, bir daha asla mahlukata geri dönmeyecektir. Peygamberler ve varis-hafızlar aleme rahmet için tekrar bu yerlere döner. Gayeye ulaşan fakat geri dönmeksizin orada kalan vakifun ise ne kimseden fayda görür ne de kimseye fayda verir. Onlar ummanın merkezini hedef almıştır, ya da daha doğrusu merkez onları hedef almıştır. Ve ebedi olarak oraya dalmıştırlar. (Fütühat, I, s.76)

* * *

Kemal üzere olanlar ancak zahir ve batını birleştirenlerdir (Fütühat, I, s.334)

* * *

Kur’an onu okuyanlar için her an yenidir [...]. Ama her kari (okuyucu) onun nüzulünü idrak etmez, çünkü zihni kendi tabiatıyla meşguldür. Bu durumda, karinin üzerine inen Kur’an onun tabiatının hicabı altında kalmakta ve karide bir zevk hasıl etmemektedir. Hz. Peygamber de Kur’an okuyan, ama okuduğu Kur’an boğazından aşağıya inmeyen kimselerden bahsederken buna işaret etmiştir. Bu dillere inen Kur’an’dır, kalplere inen değil. Bu [nüzulü] zevk eden hakkındaysa Allah şöyle buyurmaktadır: “Ruhu’l-Emin onunla [Kur’an’la] birlikte senin kalbine inmiştir” (Şuara, 26/193). Nüzul bu kimsede öyle büyük bir zevk hasıl etmektedir ki başka hiçbir şeyle kıyas kabul etmez. Kari bunu hissettiği zaman, üzerine inen Kur’anın her dem yeni olduğunu görmektedir. Bu iki nüzul şekli arasındaki fark hakkında şunu söylenmelidir: Kalbe inen Kur’an beraberinde anlayışı da getirir; bu kalbin sahibi olan kişi, vahyin dilini hiç bilmiyor olsa dahi, okuduğu ibarenin manasını dolaysız olarak anlar. Arapça bilmediği için ibareyi oluşturan kelimelerin Kur’an dışında taşıdığı manaları bilmese bile, okuduğu Kur’an’ı daha okumasıyla birlikte anlamakta, kelimelerin kendi okuyuşu içinde sahip olduğu manaları derhal idrak etmektedir.Kur’an hazreti ve menzili böyle olduğuna göre, herkesin onda kendi talep ettiğini bulacağı anlaşılıyor olmalıdır. İşte bu sebepledir ki Şeyh Ebu Medyen, müridin ancak aradığı herşeyi Kur’an’da bulacağı zaman hakikaten mürit olmuş olacağını söylemiştir. Bu hususiyeti taşımayan hiçbir kelam Kur’an olamaz. Kur’an Allah’ın bir sıfatıdır ve mevsuftan ayrı kabul edilemez, öyleyse Kur’an’ın nazil oluşuyla birlikte kelamı Kur’an olan da nüzul etmektedir. Allah, mümin kulunun kalbinin O’nu sığdırdığını söylemiştir. İşte bu, Kur’an’ın müminin kalbine nüzulüyle olmaktadır. (Fütühat, III, s.93-94)

* * *

Kur'an Hz. Muhammed'in kalbi üzerine inmiştir ve kıyamete kadar da onun ümmetinin müminlerinin kalpleri üzerine inmeye devam edecektir. Kur'an'ın kalplere inişi asla kesilmez, çünkü o daimî vahiydir. (Fütühat, III, s.108)"

hirahos
19.05.2007, 16:42
Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eri Hak bilmez isen,
Abes yere yelmektir

Evliyaullah Hak'tır.. Hak ile Haktır, Hakk'ın kamil zuhuru, Hakk'ın aynasıdır, Hakk'ın kapısıdır, Hakk'a bir vasıtadır.. Eğer bir Evliyaullah'ı görmez ve onu Hak bilmez isen diyor..

Abes: Yersiz, boş
Yelmek: Dolaşmak, gezmek

Bilmek değil bulmaktır Kemale erdirecek olan.. Okumak değil tatbik etmek, uygulamaktır kurtaracak.. Yunus Emre Hazretleri bunu anlatıyor..

Selam sultanımın buyurduğu gibi, bu kelamları kulaklarımız işitiyor ama kalbimize inmiyor sanki..

Affet ya Resulallah.. Affet ya Rabbi

selam
19.05.2007, 19:58
Adamın biri asrın kutbunu ararmış.
Nihayet birisi demişki Ulu Camide
şu direğin yanında oturandır.
Adam gidip kutbun yanına oturmuş.
Hoca efendi kürside döktürüyor,
Ayet hadis gırla gidiyor. Kutup ise
ağlıyormuş.Adam şaşkın şaşkın.
-Yahu sen ne biçim kutupsun.Bak
hoca efendi ayet üzerine ayet okuyor.
Sense ağlıyorsun.
-Oğlum ben üç ayet üzere hayatımı
idame ettiremedim daha.Ama hoca
500 ayet okudu.Ben onun haline
ağlıyorum.Bu kadar ayeti nasıl
hayatına geçirecek. Onun haline
ağlıyorum.

reis
19.05.2007, 20:02
"Bilmek başka anlamak başkadır. Bin şeyi bilmektense, bir şeyi anlamak daha evlâdır"

selam
19.05.2007, 20:38
"Bilmek başka anlamak başkadır. Bin şeyi bilmektense, bir şeyi anlamak daha evlâdır"

Zaten bin şeyi bilmekten maksat BİR
hakitatı bulmak içindir.Bir bilinmezse
Diğer bilgiler hiç bir şey ifade etmez.

karşıtgörüş
20.05.2007, 15:47
allah razı olsun ,allah hakikatinden doğru yolundan ayırmasın bizleri,allahın selamı üzerimize olsun