PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kalb Kalbe Karşi Olunca


hafsa
19.05.2007, 17:28
Kalb kalbe karşı olunca
(http://ibnarabi.blogcu.com/Hakkinda/)

Yusuf Hemedânî'den hemen bir asır sonra yaşamış bulunan Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnu'l-Arabi eserlerinde ondan bahsetmek ve onun şöhretini Evhadüddin Kirmani'den duyduğunu şöyle anlatmaktadır:

Hicretin 602. yılında (M.1205) Evhadüddin Kirmanı, Konya'ya geldi ve Yusuf Hemedânî, hakkında duyduklarını bize şöyle anlattı. Yusuf Hemedânî, kendi memleketinde altmış seneden fazla şeyhlik makamına oturmuş bir zâttır. Yaşı ilerlediği yıllarda cuma namazı dışında tekkesinden dışarı çıkmaz olmuştu. Bir gün gönlüne düşen bir "vârid" üzerine çaresiz ve iradesiz dışarı çıkmıştı. Merkebine binip yularını salıvererek o nereye götürürse gitmeye niyet etti. Merkep yürümüş ve nihayet şehrin dışında harap bir mescidin yanına varınca durdu. Hemedânî, merkebinden inip mescidin kapısından içeri girdi. İçerde bir genç başını önüne eğmiş heybetli bir halde oturmaktaydı. Neden sonra şeyhin geldiğinin farkına varan genç, başını kaldırıp: "Efendim ben bir müşkil mes'eleyle karşı karşıyayım. Bana himmet buyurun" dedi. Yusuf Hemedânî gencin müşkilini çözdükten sonra dedi ki: "Delikanlı bir daha böyle bir müşkille karşılaştığın zaman bize gel, tekkemize buyur, bizim gibi pir-i fâniyi buraya kadar yorma!" İbn Arabi hazretleri bu olayı naklettikten sonra der ki: "Bundan anladım ki, eğer bir müridin zâhir ve bâtını sadık olursa, bu sadakat ve teslimiyeti sebebiyle şeyhini kendi canibine celbedebilir". Kalb kalbe karşı olunca etkileşim daha güçlü oluyor.

H. Kamil Yılmaz, Altın Silsile (http://www.altinoluk.com/silsile/index.php?pId=9), Erkam Yayınları

abla
19.05.2007, 18:26
"Bundan anladım ki, eğer bir müridin zâhir ve bâtını sadık olursa, bu sadakat ve teslimiyeti sebebiyle şeyhini kendi canibine celbedebilir". Kalb kalbe karşı olunca etkileşim daha güçlü oluyor.



:cray: :cray: :cray: :cray: :cray:

dayi
19.05.2007, 18:48
"Bundan anladım ki, eğer bir müridin zâhir ve bâtını sadık olursa, bu sadakat ve teslimiyeti sebebiyle şeyhini kendi canibine celbedebilir". Kalb kalbe karşı olunca etkileşim daha güçlü oluyor.


Zahirde hiç görmediği Şeyhi ile nasıl olacak KALB kalbe..salik en az ayda bir kez Şeyhini görecek,sohpetinde bulunacak..Koca Türkmen YUNUSU,um bile 40 yıl Şeyhine,Dergahına odun taşıdı..biz uzaktan, hiç görmedenmi olacağız..

Teslim olmak için Şeyhinin önünde diz çöküp el öpecek salik..:)..göz göze gelecek..Kalblerin tam karşılıklı durup saliğin kendini seyri ise daha sonra inşallah olacak.. :flowers:..yoksa her şey HAYAL,EFSANE olarak kalacak..

HU..

selam
19.05.2007, 21:55
Kalp, kalbe karşı olması iki kalbin bir olmasıdır.

Tasavvufta çokça zikredilen bir söz var.

Allah Adem'e baktı.Kendini gördü.
Adem Allah'a baktı .O da kendini gördü.
Demmeki tam bir tevhidi anlayış.
İşte iki kalbin karşı karşıya olması demek
Aslında bir olması demek. Onun için
hakikatta benliği yok etmekten maksat.
Bu birliğe ermek içindir.
Çünkü benlik olan yerde birlik olmaz.
Yok olmadan var olmaz
Var dahi yoktan olmaz.
Zaten istesekte istemesekte biriz ama
benliğimiz bizi iki gösteriyor.
Haydi herkes vücudunda , kendi icat
ettiği bir kıl göstersin .Bu kılı ben icat ettim desin.
Yok değilmi ? Bütün varlık onun varlğı ,ama biz onu
dışarlarda arıyoruz.
Sonrada YANGIN VAR BİZ YANIYORUZ.
Evet Nefsini Bilen Rabbını Bilir
hakikatını anlayalım.Ama bir gönül aynasıda
bulmadan olmuyor.

DaLokay
19.05.2007, 22:02
.Ama bir gönül aynasıda
bulmadan olmuyor.

!!!

gülistan
19.05.2007, 22:58
"Bundan anladım ki, eğer bir müridin zâhir ve bâtını sadık olursa, bu sadakat ve teslimiyeti sebebiyle şeyhini kendi canibine celbedebilir". Kalb kalbe karşı olunca etkileşim daha güçlü oluyor.


Zahirde hiç görmediği Şeyhi ile nasıl olacak KALB kalbe..salik en az ayda bir kez Şeyhini görecek,sohpetinde bulunacak..Koca Türkmen YUNUSU,um bile 40 yıl Şeyhine,Dergahına odun taşıdı..biz uzaktan, hiç görmedenmi olacağız..

Teslim olmak için Şeyhinin önünde diz çöküp el öpecek salik..:)..göz göze gelecek..Kalblerin tam karşılıklı durup saliğin kendini seyri ise daha sonra inşallah olacak.. :flowers:..yoksa her şey HAYAL,EFSANE olarak kalacak..

HU..


ya şeyhinin önüne oturup elini öpemeyenler ne yapsın????:cray: :cray: :cray: :cray:

dayi
19.05.2007, 23:13
Gidip bir an önce bir şeyh bulup elini öpsün..:Delini öpmediği,gözünün görmediği,sohpetini dinleyip beslenemediği şeyhi değil,olsa olsa sempati duyduğu bir Kamil Abidir..:flowers:


HU..

selam
19.05.2007, 23:16
[quote=gülistan;287668]ya şeyhinin önüne oturup elini öpemeyenler ne yapsın????:cray: :cray: :cray: :cray:

Bak kardeşim cemaatler islamın bir yönüne hizmet
ediyorlar.Tarikatlar başka bir yönüne. Tasavvuf
"Hakikat" Çok farklı bir şeydir. Tam bir ferdiyettir.
Kişi gittiği yolda mutlu ise.Aradığını buldu ise.
Mesele yoktur. Ama yok öyle değilse , iş yine
kişinin kendisine düşer.Bu gerçekler meclisinde
böyledir.Benim kaderim buymuş demek yanlıştır.
Nasılki rahatsızlığın için bir doktara gitsen.Senin
rahatsızlığını anlamasa, verdiği ilaçlar dahi aksi
tesir yapar.Peki sen kaderim bu deyip hala aynı
doktoramı gideceksin.Elbette daha iyi araştıracaksın.
Bu işin uzmanını bulacaksın. Allah gönül derdine
şifa versin kardeşim.

gülistan
19.05.2007, 23:31
Bilmiyorum ama galiba yanlış anlaşıldım şeyhimiz uzakta olduğu için ayda bir sohbetlerine katılamıyoruz derdim bubur.Allah gönül derdinize şifa versin!!!!!!!!!amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin

AşK_€r
20.05.2007, 00:02
Bilmiyorum ama galiba yanlış anlaşıldım

yanlış anlaşılmazsın...:D
öyle düşünme...:)
bir zamanlar bende yanlış anlaşıldığımı düşünürdüm..ama zamanla yanlış anlaşılmadığımı öğrendim...:)

selam
20.05.2007, 00:02
Bilmiyorum ama galiba yanlış anlaşıldım şeyhimiz uzakta olduğu için ayda bir sohbetlerine katılamıyoruz derdim bubur.Allah gönül derdinize şifa versin!!!!!!!!!amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin

Demokreside çareler tükenmez.

Bizimde başka şehirlerde kardeşlerimiz
var. 15 te bir gider görüşürüz.Hele İstanbul'lu
bir kardeşimiz var.Her hafta gelir.
Uzak şehirde olanlar var.3 ayda bir gideriz.3 Ayda bir
onlar gelir.Aşığa Bağdat sorulmaz.Enginleri
aşar gider .Gönül yolcusu yorulmaz.
Aht izinde koşar gider.

Yada bir başka şehirde olan efendi size
yakın olan birisini tavsiye eder.Oranın
sohbetine devam edersiniz.Sohbet aynı
sohbet.Bizim böyle kardeşlerimizde var.
Efendileri demiş,Selam abinize gidin.
Onlarda geliyorlar.

deget
20.05.2007, 01:18
Yada bir başka şehirde olan efendi size
yakın olan birisini tavsiye eder.Oranın
sohbetine devam edersiniz.Sohbet aynı
sohbet.Bizim böyle kardeşlerimizde var.
Efendileri demiş,Selam abinize gidin.
Onlarda geliyorlar.

Ya bayanlar

Gülzar-ı İrfan
20.05.2007, 07:22
Ben kendi yaşadığım bir olayı anlataım...
Üstadım değil belki ama ona çok yakın hocamı bir zaman görme imkanım oluşmuştu ama kalabalıkta uygun olmaz düşüncesi ile hocam görüşmememiz
gerektiğini,kendisini gönlümde hissedebilmemi gönül aynasında görüşmemizi çünkü bizim gönüllerde olduğumuzu söyledi.........
Hiç görüşmediğimiz halde hocam bana bu cevabı vermişti....
Önünde diz çökmek muhakkak ki anlatılmaz güzelliktedir ama derslere devam etmek Şeyhini gönlüne yerleştirebilmekte kalblerin karşılıklı olmasını mümkün kılabilir......


NASİB ET RABBİM:cray: :cray: :cray:

(Bir yanlışımız varsa affola)



ALLAHA EMANET OLUN

selam
20.05.2007, 12:14
Tabiki bize hariçten gazel okumak kolay geliyor.
Halbuki olayı yaşayan sensin.İyisini sen bilirsin.
İNŞAALLAH GERÇEK ALLAH SEVGİSİNİ
YAŞAMAK HEPİMİZE NASİP OLSUN.

Gülzar-ı İrfan
20.05.2007, 12:21
beyler için şeyhine gidebilmek O'na yakın olabilmek daha olasıdır,ama bayan kardeşlerimiz için direk bir görüşme çeşitlt sebeplerden dolayı daha zordur diye düşünüyorum...
Böyle olunca da gönüllerde hissedebilmek te tasavvuf ehli için çok zor olmasa gerek...
Tabii ki en güzelini Mevlam bilir......
(Yine kendimi tutamayıp haddimi aşan kelamlar ettim,bir yanlışımız olduysa affola:( :cray:


NE DERVİŞ NE DE PİRİM
NE VEZİR NE EMİRİM
KAPISINDA KITMİRİM
BİLLAHİ MUHAMMEDİN

BAKSA BİR KEZ YÜZÜME
NUR DOLARDI ÖZÜME
SÜRME ÇEKTİM GÖZÜME
TOZUNU MUHAMMEDİN
NURİ ÇEŞMİ AHMEDİN...
(Şu anda dinlediğim ilahi)

hirahos
20.05.2007, 12:44
Evet, ayda bir, iki ayda bir, üç ayda bir olmadı en azından senede bir Mürşid-i Kamilin huzuruna yüz sürmek gerekir.. Bu tavsiye edilmiştir..

Ya olmuyorsa?

Hiç dert değil.. Sen gönlünden sevgisini hayalini eksik etmezsen hep berabersin.. Değilse zaten, Mürşidin ağzının içinde diş olsan faydası yok...

Mürşidini unutmaz isen o da seni unutmaz..

Necip Fazıl Kısakürek merhum, ilk tanıştığı demlerden birinde Mürşidine diyor ki "ne zamanlar geleyim ki birlikte olabilelim efendim?" Mürşidi gülüyor diyor ki "Oğlum, ne zaman görüşmek istersen gözünü yum yeter!" Amenna öyledir.. Öyle dervişler tanıdık ki en küçük müşkülünü dahi gözünü yumup Mürşidine danışıyor.. Su üzerinde yürümek bir marifet değil! Marifet, buna inanabilmekte! Keramet inançta.. Uçmakta kaçmakta değil..

Nicesi vardır diz dibinde ta fizanlarda gezer.. Nicesi vardır ta fizanda ama mürşidin gönlünün içinde.. Gönlümün içindedir gözden ırak sevgilim.. Çekilmez biçimdedir bu ayrılık sevgilim..

Asıl marifet zaten Mürşidi ziyarette değil.. Mürşidi ayağına getirmekte.. Yar başa da gelir ayağa da.. Benim yarim gelişinden bellidir..

abla
20.05.2007, 14:55
:cray: :cray: :cray: :cray: :cray:

AşK_€r
20.05.2007, 15:24
Nicesi vardır diz dibinde ta fizanlarda gezer.. Nicesi vardır ta fizanda ama mürşidin gönlünün içinde.. Gönlümün içindedir gözden ırak sevgilim.. Çekilmez biçimdedir bu ayrılık sevgilim..



hirahos abi...:flowers:
ağlattın bizi yaw:cray:

hu...:flowers:

selam
20.05.2007, 16:04
Yazılanlar hep doğrudur da.
Da sı var işte.Kişi ilk üç meratipte kendi
benliğinden geçecekki.Mürşidinin hakikatını
Zevk edebilsin.Diğer türlü,yine efendisinin
suretini hayal edecektirki sanırız pek bir
faydası olmaz. Oysa efendinin muhabbeti
onun gönlüne dolması gerekir diye
düşünüyorum.Yoksa emir ve yasaklar
zaten her yerde var.Tasavvufat şöyle
bir söz vardır. Mekke sokaklarında kalmış
nice güzel insanlar.Ama Medine'ye hicret
edememişler.Medine'nin ne demek olduğunu
daha önceki yazılarımızda söylemiştik.
Sadece iyi insan olmak yetmiyor.Mesele
burdan sonra başlıyor.Mesela maçlarla
ilgili reklamda.İyi olan kazansın.Diyorlar.
İyi olmak demek,antramanını güzel yapmaktır.
Takımdaki kardeşiği ,dostluğu pekiştirmektir.
Yoksa ben iyi futbocuyum.Ben kazanacam
yok böyle birşey.Belkide dünyanın en iyi
sol ayağı olan Sergen Yalçın nerde dersiniz.
İşte o da Mekke sokaklarında kalmış, çok
iyi insanlardan biridir.Ah bir Medineye hicret
edebilmiş olsa idi. Neler olurdu değilmi.
Bilmem meramımı anlatabildimmi.

gülistan
21.05.2007, 01:12
Yada bir başka şehirde olan efendi size
yakın olan birisini tavsiye eder.Oranın
sohbetine devam edersiniz.Sohbet aynı
sohbet.Bizim böyle kardeşlerimizde var.
Efendileri demiş,Selam abinize gidin.
Onlarda geliyorlar.

Ya bayanlar
işte en asıl mevzu !!!!!!!!!!!!!!!!!!!

selam
21.05.2007, 11:56
işte en asıl mevzu !!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Çaresi olmayan dert yoktur.
Arayanlar mutlaka bulur.
Mesele böyle bağırmakla olmaz.
Biraz tefekkür kafidir.