PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : çok Korkarak Açiyorum


karşıtgörüş
20.05.2007, 15:52
Şimdi söyleyeceğim bir sözü bir fikrimi sizinle paylaşıcam ,ama lütfen hüsnüzanla yaklaşın,yalnış anlmanızdan hemde çok farklı anlamanızdan çok korkuyorum sözün mnasına varmaya çalışın direk cahil damgası yapıştırmayın ama yinede beni bir kişin anlayacağından ÜMİDİM var oda SELAM abi,ben melami olmama rağmen başka bir yere bağlı olmama rağmen SESELAM abiyi fikirlerini beğenirim o anlayacaktır hiç olmasa diye ümid ediyorum,diyeceğim şu

BANA GÖRE SÜNNET DİYE BİR ŞEY YOKKTUR,PEYGAMBER EFENDİMİZ NE YAPTIYSA ONU YAPMAK FARZDIR.:)))
AMACIM FİTNE DEĞİL BİR FİKİR GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİOYRUM
SELAMETLE

AşK_€r
20.05.2007, 16:03
Şimdi söyleyeceğim bir sözü bir fikrimi sizinle paylaşıcam ,ama lütfen hüsnüzanla yaklaşın,yalnış anlmanızdan hemde çok farklı anlamanızdan çok korkuyorum sözün mnasına varmaya çalışın direk cahil damgası yapıştırmayın ama yinede beni bir kişin anlayacağından ÜMİDİM var oda SELAM abi,ben melami olmama rağmen başka bir yere bağlı olmama rağmen SESELAM abiyi fikirlerini beğenirim o anlayacaktır hiç olmasa diye ümid ediyorum,diyeceğim şu




karşıtgörüş kardeşim...:flowers: güzel kardeşim:flowers:
yanlış anlaşılmazsın korkma...sana cahil diyende kendi cahilliğini sergiler...
ayrıca şu forumda kaç tane alim var...hem cahillik kime göre.. neye göre...kimin tekelinde...

ayrıca kırmızıyla alıntıladığım sözlerini iyi düşün...başka bir yer varmı sence...

sorduğun soruya gelince...bizi aşar...abilerimiz ablalarımız cevap verebilirler...
hu...:flowers:

hirahos
20.05.2007, 16:04
Amenna.. O mübarek Peygamber Efendimiz, hevasından asla bir tek kelam etmemiştir.. Kendiliğinden bir tek fiilde bulunmamıştır.. Asla.. Allah ne emrettiyse onu işlemiş, onu söylemiş, onu bildirmiştir.. Cismen bir kere mir'ac yapmıştır ama; Ruhu asla bir an bile Mir'ac'dan ayrı kalmamıştır..

Bir Müslüman, Sünnet-i Şerif benim için Farz gibidir; dese kınanmamalı, takdir edilmelidir.. Ama bu telakki bütün Müslümanlar için değildir.. Çünkü yaratılıştan zayıf ve düşkündür insanoğlu.. Bütün hepsi emir olsaydı asla kimse tutamazdı.. Mesuliyeti de ona göre ağırlaşırdı.. O yüzden zaten Farz var, Vacip var, Sünnet var.. Sünnetler içinde terkedilebilenler var.. Bunlar cümle Allah'ın kullarına merhametidir.. :flowers:

Minhac_
20.05.2007, 16:06
Dinin hükümleri belirlenmistir arkadaslar. Bana göre sana göre olmamali.

Sünnet sünnettir, farz farzdir. Sünnete farz denilemeyecegi gibi, farza da sünnet denilemez.

karşıtgörüş
20.05.2007, 16:12
evet benim bağlı olduğum yerde işin manasına aşkına önem veir,o nedenle melamileride severim,mühim olan aşktan nasip almak,ama şu nefs yokmu ne edepsiz:))herkese fikirlerinden dolayı teşekkür ederim,ALLAH RAZI OLSUN

mehmetali
20.05.2007, 16:16
Dinin hükümleri belirlenmistir arkadaslar. Bana göre sana göre olmamali.

Sünnet sünnettir, farz farzdir. Sünnete farz denilemeyecegi gibi, farza da sünnet denilemez.


aynen katiliyorum

Satuk Buğra
20.05.2007, 16:16
Dinin hükümleri belirlenmistir arkadaslar. Bana göre sana göre olmamali.

Sünnet sünnettir, farz farzdir. Sünnete farz denilemeyecegi gibi, farza da sünnet denilemez.

Dinin asıl kanağı olan Kuran ve Sünnet değişmez ancak dinin bu kaynağa bağlı kalmak kaydıyla tüm hükümleri belirlenmemiştir. Çünkü islamın her asra bakan penceresi aslı korumak kaydıyla farklı hükümlerin çıkmasını gerektirmektedir. Bu günün ihtiyaç ve şartlarına islamın bu asra bakan penceresinden çözüm aramak yerine geçmişte söylenenler arasından çözüm aramak kelimenin tam anlamı ile bağnazlıktır.

Minhac_
20.05.2007, 16:19
Bu günün ihtiyaç ve şartlarına islamın bu asra bakan penceresinden çözüm aramak yerine geçmişte söylenenler arasından çözüm aramak kelimenin tam anlamı ile bağnazlıktır.

Bu cözümü Müctehidler bulurlar, onlar bir konu hakkinda ictihad yaparlar. Bizler ictihat yapma yetkisine sahip degiliz.

Sabr-el-Hayat
20.05.2007, 16:19
...Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V. camide gece namazini devam ettigini gören sahabelerde Efendimize S.A.V. katilmak isteyince, kullara sünnet olan ve Efendimize farz olan namazi, biz diger kullarinada farz kilinir diye camide namazini kilmayi birakip evde kilmaya devam etmis...

Farz farzdir, sünnet sünnettir, vacip vaciptir, dileyen hepsini farz "gibi" yerine getirmeye calisabilir, bunda sakinca yoktur saniyorum, ama farz olmayana farz demek dogru olur mu?

selam ve dua ile insallah...

selam
20.05.2007, 16:23
Sevgili dostum ; Sünnet ,Peygamber efendimizin
Hakikatı bizler sun masıdır.Yine Süleyman Çelebi Hz.
Sun ile bunları ol var eyledi
Birliğine cümle ikrar eyledi
Derken sünnetullahın ne olduğunu bize anlatmaya
çalışmıştır. Evet efendimizin Fiil ,Sıfat ve şuhut
olarak bizlere gösterdiği,anlattığı herşey
Bizlere bunları sunmasıdırki buna Sünnet denmiştir.
Ama kibarı kelam sahipleri derki.
-Efenim emrinize amadeyim.
O da derki.
- Estafurullah Ancak Ricamız olur.
Yine kibari kelam sahibiyse karişındaki.
-Ricalarınızı dahi emir telakki ederiz.

Neden böyle konuşuluyor dersen.
Emir Allah'a aittirde ondan.

Ama güzel dostum yinede sen böyle şeriatsız sokağa çıkma.

remz
20.05.2007, 16:29
alıntı-karşıtgörüş
evet benim bağlı olduğum yerde işin manasına aşkına önem veir,o nedenle melamileride severim,mühim olan aşktan nasip almak,ama şu nefs yokmu ne edepsiz...


Arkadaş,
Hiç kusura bakmayınız ama siz karnınızdan konuşuyorsunuz. Gelmiş buraya melâmilikten-selâmilikten bahsediyor ve herkesin üzerine azam olmayan huısusları dayatıyorsunuz. Bir defa bütün müslümanlar aşık ve Yunus Emre gibi olmak zorunda değildir. Esasen böyle bir şey zaten olamaz. Sen kalkmış burada aşıklara mahsus özel hâllerden bahsediyorsun. Bunlar herkes için ölçü ve mihenk olmaz. İnsanların anlayış ve düşüncelerine göre konuşmak mecburiyerti vardır.
İlkokul talebesine mastır yaptıramazsınız. Bütün müslümanlar önce şeriatla amel etmeklle mükelleftirler.
Bu bilgileri burada çocukalara ders verir gibi, hatırlatmaktan da eziklik duyduğumu ifade ediyorum.

karşıtgörüş
20.05.2007, 16:32
evet haklısın...

selam
20.05.2007, 16:45
[quote=remz;28817
melâmilikten-selâmilikten

Daha sakin güzel kardeşim .Bazan evde öyle haller
tecelli ediyorki.Tam ağzımı açacağım.Bizim
kerime hemen diyor.Baba sen sana yakışan
hali sergile. Senin kemal sahibi bir insan olduğunu
bildiğim için, yazıyorum.Daha sakin,Daha sakin.

remz
20.05.2007, 16:50
selam Kardeş,
Bir yanlışımız veya hatalı sözümüz oldu ise, çekinmeyiniz ve söyleyiniz.
Yani, konuyu açan arkadaş melâmilikten bahsetme dimi ?
Biz de bu eğilimini işaret etmek için "melâmilikten-selâmilikten" bahsediyorsun demişiz. Kötü bir cümle mi var bu ifadede ?
Söyleyiniz de biz de aydınlanalım.

allah__u_ekber
20.05.2007, 16:52
esselamüaleyküm güzel kardesim öyle bir noktaya temas ettinizki tam alimlik soru biz alim olmadigimiz için bu soru üzerinde düsünmeyevcem ve herangi bir yorum yapmayacam amasorunun diger alimlerce yorumlanis tarzini sana anlatabilirim çünkü alimlerin görüsleri bu soruya bir nebzede olsa ce vap verebilir güzel kardesim şafiilik mezhebinde biliyosunuz kaza namaziö bitmeden sünnet namazlari kılınmaz bu imam şafii nin görüsüdür imam şafii ise çok önemli bir zattir biliyosunuz imam şafii eger bunu belirtmisseki belirtmis iste bu noktada sünnetin farz kadar önemli oılmadigini ama çok önemli bir vesile oldugunu anliyoruz siz eger sünneti farz konumuna sokmussaniz ben bu konuda görüs bildirmekten ALLAH(C.C)E sıgınırım belki olabilir belki olamaz biraz daha arastirmakta veya diger abilerimizin görüslerini benimsemekte yarar var siz belki öyle yorumlamissiniz buna ben bisey diyemem biliyorsunuzki ku'ran bile bir çok tevsir seklinde yorumlanmis neden sünnetlerde yorumlanmasinki görüsünüze saygi gösteririm ama biraz daha görüs gerekli

selam
20.05.2007, 17:01
Bidiğiniz gibi kardeşim.Hiç kimseye bir sözümüz yok.

UBEYDUN
20.05.2007, 20:39
bizler genel manada efendimiz aleyhisselamın sünneti olan bir dini yaşamaktayız .
bu manada namazımızda , orucumuzda .... onun sünnetidir
Allah azze ve celle yarattığı kullarının istidaatlarını bilinçli bir şekilde farklılaştırmış ve hepsini farklı hayat standartlarında imtihana tabii tutmuştur.
şimdi farklı yaratılışlardan bir Ömeri Osman yapmak (radiyallahuanhuma)fıtratla oynama girişiminden başka bir şey değildir.
ala külli hal kimseye taşıyamıyacağı yükü yüklemeyen rabbimiz cc tek tip bir Allah'a yaklaşma metodu belirlememiş herkesin yapabileceği kuvvetli alanlar belirlemiş bu yapabileceklerinide onlardan istemiştir
ashabı kiram(radiyallahuanhüm) efendimiz alayhisselam'ın sünnetini asrı saadette nasıl anlamıştır bu gün nasıl anlaşılıyor .
burada ise biraz farklılıklar vardır.
mesela;
Abdullah bin Ömer'e (radiyallahuanh) kurbanın hükmünü soran şahsa,
efendimizin şu zamanda, şurda kurban kesmiştir cevabını verdi
iki üç aynı şeyi tekrarlayınca bu şahıs; vacibmi, sünnetmi diye
kızarak eleyse hasbüküm sünnete rasulillah(Rasulullah'ın alehisselam sünneti size yetmiyormu) diye cevab vermiştir
ashabın bu teslimiyetleri onların takvaları ve kıyamet gününe kadar rahmetle anılmalarının göstergesidir

gönül kuşu
20.05.2007, 22:18
selam Kardeş,
Bir yanlışımız veya hatalı sözümüz oldu ise, çekinmeyiniz ve söyleyiniz.
Yani, konuyu açan arkadaş melâmilikten bahsetme dimi ?
Biz de bu eğilimini işaret etmek için "melâmilikten-selâmilikten" bahsediyorsun demişiz. Kötü bir cümle mi var bu ifadede ?
Söyleyiniz de biz de aydınlanalım.

sayın kardwşim manasını bilmediğiniz kelimeden bahsederken lütfen dikkatli olalım MELAMELİK dedise o arkadaş MELAMİLİK nedir ve ne olduğunu bilir sende arartırırsan ne olduğunu anlarsın huuu

Satuk Buğra
20.05.2007, 22:43
Bu cözümü Müctehidler bulurlar, onlar bir konu hakkinda ictihad yaparlar. Bizler ictihat yapma yetkisine sahip degiliz.

O zaman söyle bu günün müctehidinide uysun cümle müslüman. Kimmiş bu günümüzün müctehidi. Madem müctehidler fikir beyan edebilirlerse sadece bunca forum üyesi burada ne yapmaktadırlar.

MiHRiMaH
20.05.2007, 22:57
Dinin asıl kanağı olan Kuran ve Sünnet değişmez ancak dinin bu kaynağa bağlı kalmak kaydıyla tüm hükümleri belirlenmemiştir. Çünkü islamın her asra bakan penceresi aslı korumak kaydıyla farklı hükümlerin çıkmasını gerektirmektedir. Bu günün ihtiyaç ve şartlarına islamın bu asra bakan penceresinden çözüm aramak yerine geçmişte söylenenler arasından çözüm aramak kelimenin tam anlamı ile bağnazlıktır.


Din tamamdır, tamamlanmıştır... Herşeye göre hüküm vardır dinde, zamana göre hüküm verilmez!!!... Dinde sünnet ve farz vardır...

Satuk Buğra
20.05.2007, 23:19
Din tamamdır, tamamlanmıştır... Herşeye göre hüküm vardır dinde, zamana göre hüküm verilmez!!!... Dinde sünnet ve farz vardır...

Din tamamdan öte mükemmelleştirilmiştir. Bunu Kuran söyluyor. Dinin mükemmelliği Kuran ve Sünnetin Kıyamete kadar insanlığa yön vermesi referans olmasıdır.

Dinde değişmeyen hükümler olduğu gibi değişen hükümlerde bulunmaktadır. Bu değişen hükümleri içinde bulunulan zamanın alimleri Kuran ve Sünnetin çizgisi içerisinde ictihadla belirlerler.

Eğer hükümler tamamlanmış olsaydı Rasulullah ve sahabeler zamanında tamamlanır müctehid mezhep alimlerine söyleyecek bir söz kalmazdı.

Madem200 yıl gibi bir zamanda bile mezhep müctehidlerinin çözdüğü yeni meseleler çıktı ise, mezhep imamlarından 1200 yıl sonra haydi haydi yeni meseleler için yeni islami fetvaların bulunması gerekir.

B unada olmaz diyenler, islam düşmanlarının müslümanlar için biçtiği gericilik kaftanını güle güle giymelidirler.

MiHRiMaH
20.05.2007, 23:24
Din tamamdan öte mükemmelleştirilmiştir. Bunu Kuran söyluyor. Dinin mükemmelliği Kuran ve Sünnetin Kıyamete kadar insanlığa yön vermesi referans olmasıdır.

Dinde değişmeyen hükümler olduğu gibi değişen hükümlerde bulunmaktadır. Bu değişen hükümleri içinde bulunulan zamanın alimleri Kuran ve Sünnetin çizgisi içerisinde ictihadla belirlerler.

Eğer hükümler tamamlanmış olsaydı Rasulullah ve sahabeler zamanında tamamlanır müctehid mezhep alimlerine söyleyecek bir söz kalmazdı.

Madem200 yıl gibi bir zamanda bile mezhep müctehidlerinin çözdüğü yeni meseleler çıktı ise, mezhep imamlarından 1200 yıl sonra haydi haydi yeni meseleler için yeni islami fetvaların bulunması gerekir.

B unada olmaz diyenler, islam düşmanlarının müslümanlar için biçtiği gericilik kaftanını güle güle giymelidirler.


Alimlerin eklemelerine birşey denmiyor ki!... Dediğimiz o zamandan bu zaman için de(genel hükümler tüm zamanlar içindir!!) hükümler verilmiştir!!!... Bu din zamanla değişen insan ürünü bir din değildir ki zamana ayak uydursun!!!...

Satuk Buğra
20.05.2007, 23:43
Alimlerin eklemelerine birşey denmiyor ki!... Dediğimiz o zamandan bu zaman için de(genel hükümler tüm zamanlar içindir!!) hükümler verilmiştir!!!... Bu din zamanla değişen insan ürünü bir din değildir ki zamana ayak uydursun!!!...

Biz ne söylüyoruz peki. Alimlerin ictihadlarıda dini esas alınarak zamanın ihtiyacı için konulmuş islami hükümler değilmi. Demek ki, yeni yeni hükümler ihtiyaca göre dine uygun olarak çıkarılmaktadır.

Minhac_
20.05.2007, 23:48
O zaman söyle bu günün müctehidinide uysun cümle müslüman. Kimmiş bu günümüzün müctehidi. Madem müctehidler fikir beyan edebilirlerse sadece bunca forum üyesi burada ne yapmaktadırlar.

Müctehidlik nedir? Ictihad yapma yetkisine kimler sahiptir, bu konu hakkinda bir yazi yayimlamistim. Bu devirde de muhaddisler, müctehidler ve alimler vardir.

Ayrica risalelerde sanirim ictihat kapisi kapanmistir diye bir ibare geciyormus, tam olarak bilmiyorum meseleyi. Bu konu tam olarak nasildir?

Selametle kalin...

Satuk Buğra
20.05.2007, 23:58
Müctehidlik nedir? Ictihad yapma yetkisine kimler sahiptir, bu konu hakkinda bir yazi yayimlamistim. Bu devirde de muhaddisler, müctehidler ve alimler vardir.

Ayrica risalelerde sanirim ictihat kapisi kapanmistir diye bir ibare geciyormus, tam olarak bilmiyorum meseleyi. Bu konu tam olarak nasildir?

Selametle kalin...

Biz kendimizi müctehid kabul etmiyoruz ancak bu zamanımızda müctehide gerek olmadığı anlamında değildir

İctihad kapısını Kuran ve Sünnet kapasaydı, mezhep imamları ictihad edemezdi.

O halde, Kuran ve Sünnet ictihad kapısın kapamamışsa ictihad da ictihad kapısını kapayamaz.

Minhac_
21.05.2007, 00:03
Biz kendimizi müctehid kabul etmiyoruz ancak bu zamanımızda müctehide gerek olmadığı anlamında değildir

İctihad kapısını Kuran ve Sünnet kapasaydı, mezhep imamları ictihad edemezdi.

O halde, Kuran ve Sünnet ictihad kapısın kapamamışsa ictihad da ictihad kapısını kapayamaz.


Beni yanlis anladiniz, evet bu dönemde de müctehidler vardir. Ve ictihat edilmesi gereken meseleler vardir. Bir baska baslik altinda demistiniz ki risale okumayan islami anlayamaz. Arkadaslarim (nurcu arkadaslarim) risalelere dayanarak ictihad kapisinin kapali oldugunu söylüyorlar, bu konu hakkinda bilginiz var mi?

Satuk Buğra
21.05.2007, 00:12
Beni yanlis anladiniz, evet bu dönemde de müctehidler vardir. Ve ictihat edilmesi gereken meseleler vardir. Bir baska baslik altinda demistiniz ki risale okumayan islami anlayamaz. Arkadaslarim (nurcu arkadaslarim) risalelere dayanarak ictihad kapisinin kapali oldugunu söylüyorlar, bu konu hakkinda bilginiz var mi?

O konu şöyle, İslam düşmanlari, Üstad Bediüzzamana gelip, sureti haktan görünerek, revizyonist ve sabık tedvin edilmmiş islam kültürünü tümden reddedip güya asrın gereklerine uygun ictihadlar yapılmasını istemişler. Ancak onlar bu isteklerinde samimi olmadıklarından dolayı, islam düşmanlarının islamda yapacakları ictihadların islama ve müslümanlara hayrı olmayacağından Üstad Bediüzzaman onlara. zaman ictihad zamanı değil imanı kurtarma zamanıdır demiştir.
Değilse Risalei Nur kendisi bir ictihaddır oysa.

Minhac_
21.05.2007, 00:36
Değilse Risalei Nur kendisi bir ictihaddır oysa.

Sanirim müchtehiddir demek istediniz, fakat bizim müchtehid anlayisimiz farkli. Bu noktadan itibaren tartismaya gerek yok düsüncesindeyim.

Satuk Buğra
21.05.2007, 08:20
Sanirim müchtehiddir demek istediniz, fakat bizim müchtehid anlayisimiz farkli. Bu noktadan itibaren tartismaya gerek yok düsüncesindeyim.

Üstad Bediüzzaman müctehid ne kelime Müceddiddir. Yani müctehidden daha kapsamlı bir müctehid. Biz fikrimizi söylüyoruz, tartışmak veya tartışmamak kendi bileceğiniz şey.

serhildan
21.05.2007, 09:11
Üstad Bediüzzaman müctehid ne kelime Müceddiddir. Yani müctehidden daha kapsamlı bir müctehid. Biz fikrimizi söylüyoruz, tartışmak veya tartışmamak kendi bileceğiniz şey.

Beoiüzzaman, evet müceddid ve tabiki müctehid. Hiç bir kimseye ittiba etmeden din hükümlerini helali haramı, vacibi sünneti, mekruhu farzı kurandan hadisten çıkartabilecek bir bedii.. ama kendisi şafi idi.


İctihad kapısı kapanmamıştır. Ama içeri adım atmak cesaret işidir. Bediüzzaman dahi şafi mezhebine göre taat ederdi. Bu bir zincir halkası meselesidir. Umum bütün alimler bir önceki alimin şerhini yapmışlardır. Bu dine bir edebtir. kim peygamberin o gül insanın hayatı saadetine yakınsa o fıkıh yönünden çok karlıdır. Din nakil dinidir. Akıl dini değildir. Elbetteki sizlerde biliyorsunuz. Bunu söylemem okuyanın yanlış fikre kapılmaması. Yani bende dinde ictihad ederim dememesi lazım. İctihad babayiğit işidir. Çok babayiğit varki, elinde imkan olmasına rağmen ictihad kapısından (edebinden) içeri adım atmamıştır. Ve ilk üç asırda hiç bir mesele kalmasınki halledilmemiş olsun. Ashap radıyallahu anhuma oturur kabeyi nasıl tavaf ederiz diye düşünürlerdi. Tüp bebek meselesini işlemiş bir dindir bu. Alimler ictihad değil kıyas yaparak sizin güncel dediğiniz meselelere ancak ışık tutarlar. Ha ictihad edemezlermi illa ederler. Ama bediüüzzaman gibi bir alim etmemiş, bize halt yemek düşer. Amma hiç bir vakit kapı kapanmaz, ama ilk üç asırdan sonraki çözümlenmemiş bir meselede kalmamıştır. Eğer bu ilk üç asra ittiba bağnazlıksa yada ilk üç asra gösterdiğim teslimiyet ve bu düşünceleri taşımam bir bağnazlıksa merhaba, ben bir bağnazım.

Satuk Buğra
21.05.2007, 09:28
Beoiüzzaman, evet müceddid ve tabiki müctehid. Hiç bir kimseye ittiba etmeden din hükümlerini helali haramı, vacibi sünneti, mekruhu farzı kurandan hadisten çıkartabilecek bir bedii.. ama kendisi şafi idi.


İctihad kapısı kapanmamıştır. Ama içeri adım atmak cesaret işidir. Bediüzzaman dahi şafi mezhebine göre taat ederdi. Bu bir zincir halkası meselesidir. Umum bütün alimler bir önceki alimin şerhini yapmışlardır. Bu dine bir edebtir. kim peygamberin o gül insanın hayatı saadetine yakınsa o fıkıh yönünden çok karlıdır. Din nakil dinidir. Akıl dini değildir. Elbetteki sizlerde biliyorsunuz. Bunu söylemem okuyanın yanlış fikre kapılmaması. Yani bende dinde ictihad ederim dememesi lazım. İctihad babayiğit işidir. Çok babayiğit varki, elinde imkan olmasına rağmen ictihad kapısından (edebinden) içeri adım atmamıştır. Ve ilk üç asırda hiç bir mesele kalmasınki halledilmemiş olsun. Ashap radıyallahu anhuma oturur kabeyi nasıl tavaf ederiz diye düşünürlerdi. Tüp bebek meselesini işlemiş bir dindir bu. Alimler ictihad değil kıyas yaparak sizin güncel dediğiniz meselelere ancak ışık tutarlar. Ha ictihad edemezlermi illa ederler. Ama bediüüzzaman gibi bir alim etmemiş, bize halt yemek düşer. Amma hiç bir vakit kapı kapanmaz, ama ilk üç asırdan sonraki çözümlenmemiş bir meselede kalmamıştır. Eğer bu ilk üç asra ittiba bağnazlıksa yada ilk üç asra gösterdiğim teslimiyet ve bu düşünceleri taşımam bir bağnazlıksa merhaba, ben bir bağnazım.

Alelacele cevap yetiştirmeye çalıştığınız anlaşılıyor. Bizler Asrı saadetten bu yana islam adına oluşturulan islam fıkhı kültürünü bir tarafa bırakıp, günümüz için tümüyle yeniden bir fıkıh tedvin edelim daha doğrusu alimler böyle bir şey yapsın demiyoruz. Bu güne kadar edinilen kazanımlarımızı koruyarak, günümüzün meselelerinedede, yada geçmişte olmayıpta şimdi vaki olan meselelere yine KURAN VE sÜNNETİ ESAS ALARAK alimler çözüm bulmalıdırlar, zaten buluyorlarda.
Bizim demek istediğimiz insanların bu gün aklına kilit vurup geçmişin hükümkleriyle günümüz meselelerine çözüm aramaya çalışılmasının doğru olmadığıdır.

Kuranı ve Sünneti, islam fıkhınıda tümüyle etüd edip bütün bunlarla birlikte günümüz meselelerine yine KURAN, SÜNNET VARSA İCMAI ÜMMET, VARSA, KIYASI FUKAHA yoksa KURAN VE SUNNET IŞIĞINDA yeni ictihadlarda bulunulsun diyoruz bu yanlışmı?

Üstad Bediüzzaman ictihadın en alasını yapardı. Her ne kadar geleneksel kökü itibariyle neseben Şafii isede Üstad zamanının Müceddidi olarak şafiilerle sınırlanmayacak evrensel Rabbani bir alimdir. Kendisininde buyurduğu gibi vaktinin din düşmanlığı ve imanın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir zaman olması hasebiyle asli mücadelesini küfrü bertaraf etmeye vermiştir. Ama o asla klasik bir softa, skolastik felsefede boğulmuş bir molla değildi. O asrı idrak etmiş asrın felsefelerine onların fevkinde cevap bulmuştur.

Eğer Anadoluda Üstad olmasa idi, klasik medrese mollalarının avrupanın felsefesi karşısında teslim olmaktan başka yapacakları hiç bir şey kalmamıştı.

kalbin zümrüt tepesi
21.05.2007, 09:43
Şimdi söyleyeceğim bir sözü bir fikrimi sizinle paylaşıcam ,ama lütfen hüsnüzanla yaklaşın,yalnış anlmanızdan hemde çok farklı anlamanızdan çok korkuyorum sözün mnasına varmaya çalışın direk cahil damgası yapıştırmayın ama yinede beni bir kişin anlayacağından ÜMİDİM var oda SELAM abi,ben melami olmama rağmen başka bir yere bağlı olmama rağmen SESELAM abiyi fikirlerini beğenirim o anlayacaktır hiç olmasa diye ümid ediyorum,diyeceğim şu

BANA GÖRE SÜNNET DİYE BİR ŞEY YOKKTUR,PEYGAMBER EFENDİMİZ NE YAPTIYSA ONU YAPMAK FARZDIR.:)))
AMACIM FİTNE DEĞİL BİR FİKİR GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİOYRUM
SELAMETLE
ben bunu şöyle yorumluyorum.
efendimiz yaptığı şeyleri bizim yapmamızı siz farz olarak algılyaıp öyle tatbik ediyorsunuz.belki senin böyle yapman daha iyi.
biz ise sünnet olarak tatbik ediyoruz.

ama şöyle desen daha doğru olur kasındayım. ben sünneti farz olarak düşünüyorum.

serhildan
21.05.2007, 10:26
Alelacele cevap yetiştirmeye çalıştığınız anlaşılıyor. Bizler Asrı saadetten bu yana islam adına oluşturulan islam fıkhı kültürünü bir tarafa bırakıp, günümüz için tümüyle yeniden bir fıkıh tedvin edelim daha doğrusu alimler böyle bir şey yapsın demiyoruz. Bu güne kadar edinilen kazanımlarımızı koruyarak, günümüzün meselelerinedede, yada geçmişte olmayıpta şimdi vaki olan meselelere yine KURAN VE sÜNNETİ ESAS ALARAK alimler çözüm bulmalıdırlar, zaten buluyorlarda.
Bizim demek istediğimiz insanların bu gün aklına kilit vurup geçmişin hükümkleriyle günümüz meselelerine çözüm aramaya çalışılmasının doğru olmadığıdır.

Kuranı ve Sünneti, islam fıkhınıda tümüyle etüd edip bütün bunlarla birlikte günümüz meselelerine yine KURAN, SÜNNET VARSA İCMAI ÜMMET, VARSA, KIYASI FUKAHA yoksa KURAN VE SUNNET IŞIĞINDA yeni ictihadlarda bulunulsun diyoruz bu yanlışmı?

Üstad Bediüzzaman ictihadın en alasını yapardı. Her ne kadar geleneksel kökü itibariyle neseben Şafii isede Üstad zamanının Müceddidi olarak şafiilerle sınırlanmayacak evrensel Rabbani bir alimdir. Kendisininde buyurduğu gibi vaktinin din düşmanlığı ve imanın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir zaman olması hasebiyle asli mücadelesini küfrü bertaraf etmeye vermiştir. Ama o asla klasik bir softa, skolastik felsefede boğulmuş bir molla değildi. O asrı idrak etmiş asrın felsefelerine onların fevkinde cevap bulmuştur.

Eğer Anadoluda Üstad olmasa idi, klasik medrese mollalarının avrupanın felsefesi karşısında teslim olmaktan başka yapacakları hiç bir şey kalmamıştı.


Selamün aleyküm, alel acele size cevap yetiştirme gibi bir hâl içerisinde değilim. umum fikrine karşı olmasamda, evet cümle içine sıkışmış, belki anlam itibari ile anlatmak istediğinin dışında (cümle olarak) haddi aşan kelimelere bir cevap olsun kastıydı yazdıklarım. Bunlardan birisi

Ama o asla klasik bir softa, skolastik felsefede boğulmuş bir molla değildi. O asrı idrak etmiş asrın felsefelerine onların fevkinde cevap bulmuştur.

Eğer bediüzzamanı seviyorsanki seviyorsun, ruzi mahşerde yakandan tutar sa ve cümlenin anlamını sana sorarsa yani derseki kimmiş benim dönemimde klasik softaki (kaldıki din düşmanı zavalli alevi radikallerin kullandığı bir kavramı ve söylendiği zaman tarikat muhiplerini ve şeyhlerini işaret eden bu kelimeni yadırgadım sen o anlamda kullanmasanda illaki bilki onu çağrıştırır) beni ondan tefrik ettin derse, inan bende merak ettim. Cevabını ahirete saklama.

Bizim demek istediğimiz insanların bu gün aklına kilit vurup geçmişin hükümkleriyle günümüz meselelerine çözüm aramaya çalışılmasının doğru olmadığıdır.

Hangi Alimki bir mesele üzerine kilit vurmuşta okunamaz, anlaşılamaz, cevabı mahfuzdur. deyip geçiştirmiş. Yada asrı saadette yada tabiinde, yada tebei tabiinde hangi mesele gizli kalmışki din adına yeni hükümler çıkarılsın, yada yoruma ihtiyaç duyulsun. Seni anladım,ama sende beni anla

senin cümlenden şunu çıkarsa idim doğrumu olurdu, bediüzzaman eğer ehli küfürle uğraşmasa idi, oturup kuran ve sünnet ışığında dini gerimi yorumlayacaktı. İnanıyorumki asla haşa. Seni anlıyorum, ama anlatmak istediklerine kelam dardır. Cümlelerin sivri. Eğer yazdıklarına ciddi bir karşı duruş sergileyişim yok, ama söz zahirde kullandığın kelimelerin ve uslubun, bağnazlık demen, hata demen, ve cümle akışın aslında bir iki cümlenle niyetini yakalasamda(niyetin safidir), ama kurguların umum yanlış anlaşılır. İlk üç asra ve hatta 5. asra kdr ve hatta şu an yeryüzünde belki bir elin beş parmağını geçmeyecek müctehidler din alimleri var. Fikrini söyle, ama söylerken, incitme. Müctehid kapısı açık, girecek arslan yok, arslan, var ama onlar dahi bu imamlara ittiba etmiş.

İlahiyat fakültesine giren bir öğrenci heyecanlı olur

1-sınıfta zannederki tüm yeni fıkıh kaidelerini kendi buluyor. Halbuki varlar
2- sınıfta tüm imamlra muhalif olur görüşlerini reddeder. Kendisi müctehiddir artık
3. sınıfta sentez yapar
4 sınıf ve mezuniyet, aslında herşeyin zaten var olduğunu konuşulduğunu tamamlandığını leni bir şeyin olmadığını yeni bir şey olacaksa dahi onların bile konuşulduğunu anlar.

Satuk Buğra
21.05.2007, 10:35
Bak ben söylemiyorum Üstad Bediüzzaman söylüyor:

Tarihçe-i Hayat | Sekizinci Kısım : Isparta Hayatı | 543
--------------------------------------------------------------------------------


"Yüz binlerce îmanlı talebeleriniz size âtî için ümit ve tesellî vermiyor mu?"
"Evet, büsbütün ümitsiz değilim... Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan Garb cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir vebâ, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sâri illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi? Yoksa, İslâm cemiyetinin ter ü taze îman esaslarıyla mı? Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum. Îman kalesini küfrün çürük direkleri tutamaz. Onun için, ben yalnız îman üzerine mesâimi teksif etmiş bulunuyorum.
"Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar. Beni skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hâzır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin meseleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bâzı eserler telif eyledim. Fakat, ben öyle mantık oyunları bilmiyorum, felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve îmânını terennüm ediyorum, yalnız Kur'ân'ın tesis ettiği Tevhid ve îman esâsı üzerinde işliyorum ki; İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur.

DJ MESNEVI
21.05.2007, 10:36
"Peygamber size neyi verdiyse onu alın,sizi neyden men ettiyse ondan uzak durun!.."

(Ayet'i Kerime)

hangi ayet ve sure oldugu tam ezberimde degil yanlıs birseyde yazmak istemiyorum ama ayet yeminle oldugu gibi aklımda..

simdi "karsıtgorus" kardesim ayeti okudun ve artık sen karar ver sunnet diye birseyin olup olmadıgına ;) selametle..

serhildan
21.05.2007, 11:01
Bak ben söylemiyorum Üstad Bediüzzaman söylüyor:

Tarihçe-i Hayat | Sekizinci Kısım : Isparta Hayatı | 543
--------------------------------------------------------------------------------


"Yüz binlerce îmanlı talebeleriniz size âtî için ümit ve tesellî vermiyor mu?"
"Evet, büsbütün ümitsiz değilim... Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan Garb cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir vebâ, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sâri illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi? Yoksa, İslâm cemiyetinin ter ü taze îman esaslarıyla mı? Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum. Îman kalesini küfrün çürük direkleri tutamaz. Onun için, ben yalnız îman üzerine mesâimi teksif etmiş bulunuyorum.
"Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar. Beni skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hâzır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin meseleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bâzı eserler telif eyledim. Fakat, ben öyle mantık oyunları bilmiyorum, felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve îmânını terennüm ediyorum, yalnız Kur'ân'ın tesis ettiği Tevhid ve îman esâsı üzerinde işliyorum ki; İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur.

Bu cümleyi senin tutup tüm medrese alimleri böyledir, üstad bundan bunu murad etti demiyeceğine inanıyorum. Skolastik, dar düşünce sınırlı hapsedilmiş, eski, ortaçağ düşüncesinde doğru'nun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir yaklaşımı.

Bilirmisiniz risali nur dahi icaze sebebidir. yani ehil tefsir gerektirir. Bu cümleden sen çıkıp Koca bediüzzaman, bu cümlesiyle onları yermiştir diyebilirmisin. Hayır, demezsin. Zira bediüzzaman evet öyleki itikatın bangır bangır sallandığı bir dönemde , itikatı tahsisin ve tahsilin stünde ve ötesinde olduğunu, ilim olarak rızık olarak, ilk önce bunun tahili gerektiğini söylemiş ve öğretmiştir. Evet tüm hocaların hocasıdır, ama bediüzzamanında hocası vardır, hocaları medrese kökenlidir. Şu anda tüm islam -ALİMLERİ- itikadı tahsis noktasında azami çaba sarfeder. Demekki her şeyin üstünde elzem olan ve dahi farz olan itikattır. Yoksa biri kalkar, ben mezheb filan tanımıyorum der, hayatını alt üst eder. Bu cümleden kalkıp sen hoca yapılan din çalışmalarını beğenmmiş, onları yermiş dersen incitirsin, hesabın zor olur. Kasıt işarettir. Skolastik düşünce demesindeki anlam kafasını önüne eğmiş, yoksa diğer manaca , ortaçağ öğretisi değildir. Haşa. Sen imamın şu an var olan hamd olsun mezheblere şimdiki deyimi ile çağ dışı ile nitelendirdiğini sanmıyorumki anlıyasın. Öyle olsa idi O koca müceddid ve dahi müctehid şafi mezhebinin mukallidi olmaz idi. Biz her gördüğümüz genç ihtiyar insanlara İTİKADI TAHSİS olarak risale okumalarını tavsiye ederiz. Bu şu anlamamı gelir, bırakın orta çağ mezheblerini, işte risaleler, Bedii bile bunu söylemişmi, deriz Allah muhafaza. En son istediğim ve hatta istemediğim bir alimle ahirette hesaplaşmak. Tekrar edeyim

Skolastik düşünce, elzem olanı bırakmış, dar düşünce. Ev yanıyor, içi çoluk çocuk dolu, adam eşya derdinde... meselenin özü budur.

vesselam. (Softa kelimesi yok orda, o kelimeyi sevmiyorum ben, zira küfür ve aşağılamanın anlam olarak yüklendiği bir kaba kelime)

serhildan
21.05.2007, 11:21
MSN ENSTANTANE...Çok sevdiğim bir risale talebesi le

..:üstad
..:merhaba
..:bir şey soracağım
..:müsaitsen
bediüzzamna a sor
üstad o
dur
..:he yav onunla alakalı
..:"Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar. Beni skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hâzır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin meseleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bâzı eserler telif eyledim. Fakat, ben öyle mantık oyunları bilmiyorum, felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin

..:Beni skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar.
1952 eşref edip in röportajından bu
..:şerh etsene
:geçen hafta okuduk
derste
açık
şerhe gerek yok
..:abi tamamda
..:bir sn
bu skolastik eski dar kafalı medrese anlayışını terk edip yerine yeni yorumlar getirmek lazım
bu ona işaret etmiyor
Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar
Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar
Risâle-i Nur'u anlamıyorlar, yahut anlamak istemiyorlar
skolastik bataklığına düşmüş medrese hocası diyor

..:evet
sıfatlara dikkat etmek gerek
..:ama onu şöyle anlıyor
..:eski dar zgörüşlü orta çağ öğreticisi
olabilir
öyle değil diyor
felsefe
tartih
coğrafya
mantık
hepsini bitirdim
kitap dahi telif ettim diyor
yazdıklarım hak ve hakikakttır
hayal aleminde değilim
diyor
işte
..:burdan şu çıkmaz yani
ama öyle siyaset işleri bilmiyorum
ince entrikalar bilmem diyor
..:mezhebler, ve ardınca gelmiş islam alimleri skolastik düşüncede idiler
haşa
..:Allah yar olsun
sıfatlara dikkat
öyle olanlar çıkmış
meşhur gavur icadı lafı varya
maalesef öyle diyenler olmuş
..:hımm
allahın verdiği herşey i kullanmak helal olanları tabi
bi mahsuru yktur
kuran namına hata yapanlar olmamış mı yani tarihte
onlar kasıt
yoksa haşa
mevlana halidi bağdadi
gavsı azam
imamı rabbani
ayaklşarının altını öperiz
onları anlamayanlar çıkmış
onlar kasıttır

.:: teşekkür

Satuk Buğra
21.05.2007, 11:55
Söylediklerinize ufak tefek farklılıklar hariç katılıyorum ve sizin gibi düşünüyorum.
Medrese hocalarının elbette tümden skolastik düşünce bataklığında olmadığı, ancak olanlarında çoğunlukta olduğu, toplum olarak halü perişanlığımızdan anlaşılmaktadır. Softa kelimesini elbette islam ulemasının tamamına yakıştırmıyoruz ama bu yaftayı hakeden adınada islam uleması denen kimselerde yok değil. Softa kelimesinide Üstad Necip Fazıl islamı temsilde yetersiz kalan ulema için söylediğini bilmeniz lazım. KABA SOFTA HAM YOBAZ diye.

Bunuda şu olay sebebiyle söylediği söylenir: Vaktiyle Japonlardan bir heyet islamı incelemek üzere İstanbula gelirler. Japonların alkole düşkün bir millet olduğu bilinir. İstanbulda Ulemai Al-i Osman japonlara tebliğe alkolün kötülüğünden başlar. Heyet hemen toplantıya son verir ve japonyaya döner. Ayrıca bu toplantının yapılacağı binaya o zaman paytonla giderken Şeyhulislam japon heyetin yanında aığız dolusu hapşırır ve ağzından çıkan tükrükleri ile ile faytonun kumaşlarına bir güzel siler, japonların gözünde bu durumda kaçmaz. İşte sana Necip Fazılında dediği gibi kaba softa ham yobaz.

Sanıyorum ki, bizler birazda İslamı korumada değilde insanları korumada hassas davranıyoruz. Biz geçmişe utançla bakan, geleceği batının egemenliğinde kafaları sarhoş olmuş modernistler gibi algılayanlardan değiliz. Ama geçmişi hatasız geleceğide gözü kapalı karşılayamayacağımız bir gerçektir.

karşıtgörüş
21.05.2007, 12:52
benim bu şekilde bir cümle kullanmamın,nedeni şudur ki, sabittir,peygamber efendimiz ne söylediyse ALLAH söyletmiştir,ne yaptıysa ALLAH yaptırmıştır,ancak bu durum peygamber efendimize,ve iradesi teslim etmiş diğer salah makamında bulunan mürşid ler ,peygamberler ,resuller,için geçerlidir(çünkü bunu mutasavvıflar,bazı,yalnış öğretilere delil olrak göstermek te ve insanda irade olmadığını söylemektedirler,yalnıştır,çünkü irade de nef gibi teslim edilir) her neyse konumuza dönelim,peygamber efendimiz ALLAH ın tasarrufu altında ise onun yaptıkları ,ALLAH ın yaptırdıklarıysa ben bunlara farz gözüyle bakılmalı diyorum farzdır diye bir şey demiyorum:flowers:

serhildan
21.05.2007, 13:11
seninki neye benziyor biliyomusun genç

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu,

yani kızmada, mezhep filan yok diyorsun, aha kuran diyorsun, bırakın alimleri falanı filanı, tasavvufu, cemaatleri, aha kuran diyorsun, sonra yukarıdakini yazıyorsun,

yaw sen yazdıklarını okuyormusun, kusura bakma, ama hani arada bir tutarlılık olmalı, şimdi sen sünnetlerin kaynağına nasıl ulaşıyorsun, yani peygamber aleyhisselamın söz ve fiillerine, yoksa onadamı kalp gözüm açık diyeceksin

hadi bir çiçekte benden sana:flowers:


ama aklını başına al olurmu

Minhac_
21.05.2007, 13:30
Üstad Bediüzzaman müctehid ne kelime Müceddiddir. Yani müctehidden daha kapsamlı bir müctehid. Biz fikrimizi söylüyoruz, tartışmak veya tartışmamak kendi bileceğiniz şey.

Siz risalelere ictihattir demisiniz. Ben onlara müctehiddir demek istediniz sanmistim.

ibrahim gazali
21.05.2007, 13:49
esselamua leykum Şimdi abiler bu konuyla ilgili ziyadesiyle ayzı yazılmış.Hepsini okumaya çalıştım çok hoş.İstifade ettiklerimde oldu. Yanlız şöyle bir konun muallakta gölgede bir anlayışın gölgede kaldığıonı o anlayışta anlamammız gereken bir anlayışın olduğu kanısıyla bir kaç kelamda zi halim oalrak yazmak istedim.

Tabi bu herkese şamil gelen bir söz değildir.

Öncelikle resululalhe efndimiz döneminde sahabeler resulullah efendimizin tüm yaptığı kavli ve cismani her hareketini bir emir telakki ederek yapıyorlard.Yani bu sünnettir,bu vaciptir diye ayırt etmiyorlardı. Resululalhe efndimizden ne görüyorlarsa onu yapıyorlardı. Gördükleriyle amel ediyorlardı.

Bu ister farz olan ibadetler olsun isterse nafile olan sünnetler olsun hepsini aynı doğrultuda yapmaya çalışıyorlardı.

Tabi ki resulullah efendimizden sonra sahabe ve tabiin ve tebei tabiiin fukahai seba dediğimiz zatlar doğal olarak bu ayrıma gitmişlerdir. Hükümleri birbirindena yırmışlardır.

Bu sünnettir,bu farzdır diye hükme bağlamışlardır,tabi ki neticesinde fıkıh hadis tefsir ilmi dediğimiz ilimler teşekkül edilmiştir.

Bilindiği gibi kuran-ı kerimde resullah efendimnizden sonra tedvine dilmiştir.

Evet ahiret saadetine ulaşmak isteyen mümin tüm te4ferruatlarıyla kuran- kerimin ve onun bekçiliğini yapan hazreti resulllah efendimizin sünentine ittiba noktasında ne ölçüde tabi olursak o ölçüded ahiret saadetine ulaşabiliriz. Tabi ki bu gibi durumlar kendiyle beraber takvayoıda getirir.

Amma şeriat dediğimiz olgu olayları hüküme bağlar..Bakına bileirm bu çok önemli bizler birşeyinb hükmi boyutuyla hikmet boyutunu aynı anda irdelemeye çalışıp bir hüküm oalrak sayabiliyortuz.

Halbu ki bu böyle değildir.İslam bir yaşam sistemidir . İslamında bir anayasası vardır.

Evet ahiret saaddetimiz ve doğru y9olu bulma adına tek çıkar yolumuz resulullah efendimizin sünentine ittibadan geçer. Amma bunun böyle olması hükmi oalrak sünnetleri farz hükmüne geçirmez.

İkincisi ise bazı abilerim alalh arzı oslun iyi niyetleriyle bazı ayteler yazmışlar ve o ayetler ışığında ayeti bu olaya bağlamaya çalışmışlar.B yanlış birşeydir.Allah için söylüyoruz.

Evet allahu zülcelal resuluma tabi olan doğru yoldadır o kendi hevasıyal nefsiyle konuşmaz demiş ama velakin bunu hükme vurunca bu şekil mana çıkmaz ki .

Neden bu gibi konularsda ayet yazarken bir mufesirin bu konuyla ilgili kelamlarına müracat etmeyiz acaba!

Örneğin gul in kuntum tuhibbunellahe yuhbibkumullah. deki habibim eğer ki allahı seviyorsanız bana tabi olun bana tabi olun ki allahta sizi sevsin . İŞte bu şekil aytei kerimeler bir resululalhe fendimize övgü ifade eder . HÜkmi olarak bu ayetin ifadesi resulullah efendimiizn yaptıklarıda farzdır hükmü çıkmaz.

Yanlış başta dediğ-imiz gibi tabi ki ahireet saadeti açısından sahabe devri gibi gördüğümüzle duyduğumuz her allah rasulunden gelen şeyle amel edeceğiz..

İşte bu noktayı biraz belirtmek için yazma ihtiyacı duydum. Biliyorum ki sizde biliyorsunuz bunu ama belkide bu yazdığıumdan bile en çok knedim isitfadee etmiş olacağım . selametle inş

firsaf2
21.05.2007, 14:10
benim bu şekilde bir cümle kullanmamın,nedeni şudur ki, sabittir,peygamber efendimiz ne söylediyse ALLAH söyletmiştir,ne yaptıysa ALLAH yaptırmıştır,ancak bu durum peygamber efendimize,ve iradesi teslim etmiş diğer salah makamında bulunan mürşid ler ,peygamberler ,resuller,için geçerlidir(çünkü bunu mutasavvıflar,bazı,yalnış öğretilere delil olrak göstermek te ve insanda irade olmadığını söylemektedirler,yalnıştır,çünkü irade de nef gibi teslim edilir) her neyse konumuza dönelim,peygamber efendimiz ALLAH ın tasarrufu altında ise onun yaptıkları ,ALLAH ın yaptırdıklarıysa ben bunlara farz gözüyle bakılmalı diyorum farzdır diye bir şey demiyorum:flowers:


evet vahiy sadece kuran ayetlerinden ibaret değildir peygamberimiz kuran dısındada vahıy almıstır bu yüzdendirki sünnetin bir bölümüde vahiydir bu inkar edilemez. bu arkadaşımız yanlış sçöylememişrtir peygamber size ne vermişse alınız diye belirten rabbımızdır peygamberimizin getirdiklerine uymak farzdır bunu kimse inkar edemez herhalde

ibrahim gazali
21.05.2007, 14:24
firsaha bi yukrıda bir önce yazdığımız yazıyı okudun mu allah için söyle.
neden kavram kargaşasına yol açıyoruz ya.

lutfen abi.evet dediğin doğrudur,ama herkes bu şekilde bunu anlayamayabilir.

Madem herşey farzlar dairesinde değerlendiriliyor. neden sünnet müstehab mübah kavramalrı çıkmı. Lutfena bi yapma.

evet tabiki resululah efendimiz ney yapıyorsa hak oalnı doğru oalnı yapıyor.ama bunuda her yaptığının hükmi oalrak farz olduğunu göstermez ki.

hatta kudsi oaln ahdisi şeriflerde evet herşeyi alalh tarafından yapan hazreti resulullah efendimiz kudsi hadislerdeded bzilere bir yapmamamzı durumunda günah yoktur.

Çünki vacibin altındadır sünnet.

şimdi farzın terki günahtır ,haramdır. o zamn bu mantaliteye göre sünentin terkide günahtır. BU Bu kaadr basittir abi.

Lutfen daha önce yazılarına itibar ettiğğima biler bu konuyu anlayamayacak kadar idrakınızın olmadığına inanmıyorum. beni inandırmaya çalışmayın lutfen. selametle inş.

firsaf2
21.05.2007, 14:53
firsaha bi yukrıda bir önce yazdığımız yazıyı okudun mu allah için söyle.
neden kavram kargaşasına yol açıyoruz ya.

lutfen abi.evet dediğin doğrudur,ama herkes bu şekilde bunu anlayamayabilir.

Madem herşey farzlar dairesinde değerlendiriliyor. neden sünnet müstehab mübah kavramalrı çıkmı. Lutfena bi yapma.

evet tabiki resululah efendimiz ney yapıyorsa hak oalnı doğru oalnı yapıyor.ama bunuda her yaptığının hükmi oalrak farz olduğunu göstermez ki.

hatta kudsi oaln ahdisi şeriflerde evet herşeyi alalh tarafından yapan hazreti resulullah efendimiz kudsi hadislerdeded bzilere bir yapmamamzı durumunda günah yoktur.

Çünki vacibin altındadır sünnet.

şimdi farzın terki günahtır ,haramdır. o zamn bu mantaliteye göre sünentin terkide günahtır. BU Bu kaadr basittir abi.

Lutfen daha önce yazılarına itibar ettiğğima biler bu konuyu anlayamayacak kadar idrakınızın olmadığına inanmıyorum. beni inandırmaya çalışmayın lutfen. selametle inş.

dikkat edersen bir bölümü dedim.

peki söyleyin bakalım resulun getirdiklerine uymak nedir?farz sünnet vacip nedir sizce

yada söyle sorayım evli olanların zina cezasını uygulamak sünnetmidir yoksa allahın hükmümüdür

ilk kıbleye dönmek farzmıydı yoksa sünnetmiydi

ibrahim gazali
21.05.2007, 15:10
Abi keşke bu soruları yazmasaydın. Neyse resulullah efendimizin getirdiği şeyler kuran- ı ekrimde ifade ediliyorsa farz dır.eğer ki kendisi kavli oalrak veyada cismani oalrak birşeyelri telkine diyorsa buda sünnettir.buda bilindiği gibi devamlı yaptıkalrı ve ara sıra yaptıkları oalrak kısımlara ayrılır.

Eğe ki deseydik ki resulullah efendimizin her ahreketi farzdır diye o zamn arasıra yaptığı şeyler diyelim ki ikindi namazının sünnetini arasıra terketmesi içinde farzı terketti dememiz gerekirdi dimi abi.

diğer hususu ise vacip alalhu zülcelalin bildirdiği fakat farz olup olmaması konusunda kesin bir hüküm telekki etmeyen şeylerdir.

Bir diğeri ise evli oalnların zina cezasıyla ilgili uygulama ise kuranı kerimde açık bir şekilde yer alır. resululahe fendimizde bunu tatbik ettirir.

o ayeti kerime ise şudur abi(Zina eden erkek ve kadının her birine yüzer değnek vurun.Allahın dini husussunda onlara acımayın)ayeti kerimeside allahu zülcelalin hükmi bir muhkem ayeti ekrimesidir.

Bir diğer sorunun cevabı ise yine resulullah efendimizin sünneti değildir kıbleye dönmek ne zamn ki namaz esnasında şu ayeti kerime inene kaadr fevelli vecheke şedrel mescidil haram (yönünü mescidi harama çevir ifadesdindeki ayeti kerime inince resulullah efendimiz yönünü namaz esnasında çevirmiştir.

Bu resulullahe efndimizin kendi ihtiayrıyla oaln birşey değildir,ancak ayeti kerimenin inmesiyle4 bi hüküm ortaya gelmiştir vede alalhın resulu bunu uygulamıştır..

Bazı rivayetlere göre resulullahe efndimizde mescidi aksaya dönülmesini hep istermiş . Ve bu konudada alimler derler ki resulullah efendimizin niyeti isteği ayeti kerimeye tevafuk etti derler. nasıl ki hattab oğlu ömerin hatırladığım kaadrıyla 29 yerde sözleri ayeti kerimeleer tevafuke ttiği gibi.

bunlar inş anlamak isteyen abim için çok açıklayıcı cevaplar abi inş.

Unutma abi zi halimle anlaşamadığın zeminde ittidali bulamassın inş. haddi mahal çerçevesini aşan kelamlerım olmuşsa çok özür dilerim. silahınızla kuşanın ve kuşatın inş

SuskunSuvari
21.05.2007, 15:30
Bismillahirrahmanirrahim..
Ben bu tip düşüncelerin sünneti inkar eden zevattan geldiğini düşünüyorum ve müşahede ettim de ..Lakin sizi tenzih ediyorum kendi kendine yetecek seviyede dini bilgiyle donatılmamış günümüz toplumu ve gencliği bir anafor içinde boğulmakta...

Birincisi sünnet ne dir ne değildir neden olmalıdır nasıl olmalıdır onu bilmeli..! Başlığı açan kardeşimiz halisane duygularla açmış -ki öyle diyor- Rahman razı olsun..Bu fitnenin ve dinsizliğin köküne eğilmeli insan..

Bunlar hep Oryantalistlerin dinimize soktuğu şüpheden geliyor...Sonra ülkemizin de yumuşak karnı olan din mevzusu hakkında milletimizin damarına basılmakta ve alenen dinsizliğe davet edilmekte...

Sünnet üzerine iki çalışmanın linklerini veriyorum..Bu ikisi kati surette şüpheleri giderecek mahiyettedir..

http://www.islah.de/sunnet/sun00018.pdf

Bu linkte eminim bütün şüphelerinize cevap bulacaksınız en azından umut ediyorum..Ve diyorum ki Ey ehli İhvan imanınıza sahip çıkın sünneti iyi düşünün farzlığını vacibliğini müessese oluşunu bir tarafa bırakıp neden var ? neden olmalı ? Olmasa ne olur ? Yok diyenler kimler ? bunlar bilinmeli

Bir diğer link http://www.islah.de/sunnet/sun00003.pdf

Bunları inceleyelim arkadaşlar inkar edenimizde itaat edenimizde şayet inanmak için sorguluyorsak mutlak cevap bulabileceğimiz linkler..

Kaldı ki bunca ehli ilim ve tahkikin kabulu ile ortaya çıkmış bu müessesenin inkarı yada vasfının düşünülmesi baltalanması dini mubini islama fitne sokmaktan başka bişey değildir
Ayeti celile de buyruluyor ki ''Fitne adam öldürmekten daha kötüdür''(bakara 217)

İslam ki aklın ve ilmin güzelliğin dinidir..Madem güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayattan lezzet alır yada güzel düşünen güzel görür güzel gören hayattan lezzet alır..

De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır. (ali İmran 31)


Âyet-i azîmesi, ittiba-ı Sünnet ne kadar mühim ve lâzım olduğunu pek kat'î bir surette ilân ediyor. Evet şu Âyet-i Kerime, kıyâsât-ı mantıkıyye içinde, kıyâs-ı istisnâî kısmının en kuvvetli ve kat'î bir kıyâsıdır. Şöyle ki: Nasıl mantıkça kıyâs-ı istisnâî misâli olarak deniliyor: "Eğer güneş çıksa, gündüz olacak." Müsbet netice için denilir: "Güneş çıktı, öyle ise netice veriyor ki: Şimdi gündüzdür." Menfî netice için deniliyor: "Gündüz yok, öyle ise netice veriyor ki: Güneş çıkmamış". Mantıkça, bu müsbet ve menfî iki netice kat'îdirler. Aynen böyle de: Şu Âyet-i Kerime der ki: "Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, Habibullah'a ittiba edilecek. İttiba edilmezse, netice veriyor ki: Allah'a muhabbetiniz yoktur." Muhabbetullah varsa, netice verir ki: Habibullah'ın Sünnet-i Seniyyesine ittibaı intac eder. Evet Cenab-ı Hakk'a îman eden, elbette ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstâkimi ve en kısası, bilâ-şübhe Habibullah'ın gösterdiği ve takib ettiği yoldur. Evet bu kâinatı bu derece in'âmat ile dolduran Zat-ı Kerim-i Zülcemal, zîşuurlardan o nîmetlere karşı şükür istemesi, zarurî ve bedihîdir. Hem bu kâinatı bu kadar mu'cizat-ı san'atla tezyin eden o Zat-ı Hakîm-i Zülcelâl, elbette bilbedahe zîşuurlar içinde en mümtaz birisini kendine muhatab ve tercüman ve ibâdına mübelliğ ve imam yapacaktır. Hem bu kâinatı hadd ü hesaba gelmez tecelliyat-ı Cemal ve Kemalâtına mazhar eden o Zat-ı Cemil-i Zülkemâl, elbette bilbedahe sevdiği ve izharını istediği Cemal ve Kemal ve Esmâ ve san'atının en câmi ve en mükemmel mikyas ve medârı olan bir zata, her halde en ekmel bir vaziyet-i ubûdiyeti verecek ve onun vaziyetini sairlerine nümune-i imtisal edip herkesi onun ittibaına sevkedecek, tâ ki o güzel vaziyeti başkalarında da görünsün.

firsaf2
21.05.2007, 15:36
Abi keşke bu soruları yazmasaydın. Neyse resulullah efendimizin getirdiği şeyler kuran- ı ekrimde ifade ediliyorsa farz dır.eğer ki kendisi kavli oalrak veyada cismani oalrak birşeyelri telkine diyorsa buda sünnettir.buda bilindiği gibi devamlı yaptıkalrı ve ara sıra yaptıkları oalrak kısımlara ayrılır.

Eğe ki deseydik ki resulullah efendimizin her ahreketi farzdır diye o zamn arasıra yaptığı şeyler diyelim ki ikindi namazının sünnetini arasıra terketmesi içinde farzı terketti dememiz gerekirdi dimi abi.

diğer hususu ise vacip alalhu zülcelalin bildirdiği fakat farz olup olmaması konusunda kesin bir hüküm telekki etmeyen şeylerdir.

Bir diğeri ise evli oalnların zina cezasıyla ilgili uygulama ise kuranı kerimde açık bir şekilde yer alır. resululahe fendimizde bunu tatbik ettirir.

o ayeti kerime ise şudur abi(Zina eden erkek ve kadının her birine yüzer değnek vurun.Allahın dini husussunda onlara acımayın)ayeti kerimeside allahu zülcelalin hükmi bir muhkem ayeti ekrimesidir.

Bir diğer sorunun cevabı ise yine resulullah efendimizin sünneti değildir kıbleye dönmek ne zamn ki namaz esnasında şu ayeti kerime inene kaadr fevelli vecheke şedrel mescidil haram (yönünü mescidi harama çevir ifadesdindeki ayeti kerime inince resulullah efendimiz yönünü namaz esnasında çevirmiştir.

Bu resulullahe efndimizin kendi ihtiayrıyla oaln birşey değildir,ancak ayeti kerimenin inmesiyle4 bi hüküm ortaya gelmiştir vede alalhın resulu bunu uygulamıştır..

Bazı rivayetlere göre resulullahe efndimizde mescidi aksaya dönülmesini hep istermiş . Ve bu konudada alimler derler ki resulullah efendimizin niyeti isteği ayeti kerimeye tevafuk etti derler. nasıl ki hattab oğlu ömerin hatırladığım kaadrıyla 29 yerde sözleri ayeti kerimeleer tevafuke ttiği gibi.

bunlar inş anlamak isteyen abim için çok açıklayıcı cevaplar abi inş.

Unutma abi zi halimle anlaşamadığın zeminde ittidali bulamassın inş. haddi mahal çerçevesini aşan kelamlerım olmuşsa çok özür dilerim. silahınızla kuşanın ve kuşatın inş


sayın gazali ilk yazımda belirmiştim sünnetin bir bölümü diye yoksa misvak kullanmak cüppe takke sac sakal ile ilgili olanları belirtmedim



Bir diğeri ise evli oalnların zina cezasıyla ilgili uygulama ise kuranı kerimde açık bir şekilde yer alır. resululahe fendimizde bunu tatbik ettirir.

o ayeti kerime ise şudur abi(Zina eden erkek ve kadının her birine yüzer değnek vurun.Allahın dini husussunda onlara acımayın)


yani şimdi sen diyorsunki evlilere recm cezası yoktur

cinsel ihtiyacını helal yolla karşılayabilecekken ve karşılayamayanlar zina yaptıkları zaman aynı cezayı alırlar yuz sopa

yane diyorsunki peygamber böyle bir uygulama yapmamıştır

yani diyorsunki ilk kıbleye yönelenler kendi heva ve heveslerine göre yönelmişlerdir isteselerdi kuzey kutbuna yönelilrlerdi

ibrahim gazali
21.05.2007, 16:04
Şimdi firsah abi öncelikle bizleer hükmü kuranı kerim verir. Resulullah eefndimizde kuranı kerimden en iyi anlayan olduğu için sav yaptırdığı hükümler onun kendisi değil aksine kuranı kerimden ona aktarıldığı gibi almış ve recm yapmıştır.

Şimdi resulullah efendimiz ever recm yaptırmıştır,fakat bunu kendisi ihtiyari oalrak yaptırmamıştır.Bu manayı kuranda bulduğu için kuran bu manayı ona verdiği için recm uygulamıştır. Yoksa kendisinin böyle bir hükme varması mümkün değildir.

Ayeti kerimedede eğer ki ya muhammed sen bizim söylediğimizin dışında bir eşy söylersen bir hüküm koyarsan senide helak ederiz diyor değil mi ayeti kerime iafdesiyle.

O yüzden firsah abi bu noktaya çok iyi dikkat etmek lazım gelir.

Vede yine üzüldüm demişsin ki (sen diyorsun ki evlilere recm cezası yoktur) bu sözünüz bir gafleti hamle oalrak düşünüyorum. Orada sadece ayeti kerimeyi ayzdım. Resululalhe fendimizde bu ayeti kerimenin ifadesi oalrak recme hükmetmiştir.

Dediğimiz o dur ki recm e hükm ederkende beslendiği kaynak kuranı kerimdir. Yoksa bunu kendi sünnetleriyle belirlemiyor,belirleyemezde zaten. Kuranı kerimin ışığıyla bu netyiceye ulaşıyor sav efendimiz.

Nasıl ki icma dediğimiz alimler birliğinin kurandan beslendiği gibi.

Resulullah eefndimizde kuranı kerimden beslenir ve o doğrultuda açıklama yapar ve buda onun söylediğinin farz olduğu anlamına gelmez ancak bir aktarıcı oalrak bizlere kuranı tefsir ve tatbik etmiş olur.

B u kavramaları birbirinden iyi ayırt etmemiz lazım gelir abi.

Hatta ki bak abi bu recm ile ilgili eğer ki ibare olarak yanlış hatırlamıyorsak

abdullah ibni mesud hazreti ömerin minberde şöyle dediğini rivayet eder.alalhu zülcelal resululalhe efndimiz sav i hak ile göndermiştir.Recm ayetleride ona indirilen ayetlerdendi.Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik ve anladık.resulullah efendimiz recm i uyguladı daha sonrada bizde uyguladık ,diyor hazreti ömer

Şimdi firsah abi bak efendimiz uygulamış recmi bizim bunu inkar etmemiz tabi ki olmaz .Ama dikkat edersen hangi kaynaktan dolayı uygulamış? Kuranı kerimde böyle bir ifade manası olduğu için.

İşte bu kadar bu konu açıktır abi. Lutfen abi allah için boğma bizi bu konularda.Mana altındanda mana aramaya çalışmayalım inş.

Şu ifade ettiklerimiz kesinlikle sizin ilminize bir gölge değildir tabi ki.

İnsan yaşamı boyunca bir talebe hükmündedir inş. gün geçtikçe bazı noktaları anlamak istediğimiz zaman analıyoruz inş. yeter ki sırf öğrenme adına menfatli olma adına yazı yazalım. rabbim bu taktirdede her güzel ve doğru olanı bir vesileyle bize verecektir inş.


Son olarak demişsin ki (yani diyorsun ki ilk kıbleye yönelenler kendi heva ve hevesleriyle yönelirler isteseler kuzey kutbunada yönelirlerdi demişsin) el insaf abi ya.alalh için milyon insan getir benim kelamımdan böyle bir ifade çıkar mı ne olur yapma abi bunu ellerini öpeyim böyle saptırma.

Yukarıda demişiz ki resululalh efendimiz namaz esnasındaykena yeti kerime geliyor ve fevelli vecheke şetrel mescidil haarm ayeti nazil oluyor ( yününü mescidil harama çevir diye bir ayeti kerime iniyor ve resululalhe efndimiz o şekilde namaz esnasında yönünü mescidil harama dönüyor.

Hem bak abi ister peygamber efendimiz oslun ister sahabeyi güzin efendilerimiz olsun onalrın bir ayeti kerime inmeden önce yaptıkları ayeti kerime inenne kadar onlar yapsa bile bir sorumluluk getirmez . N e zaman ki alalhu zülcelal o konuda bir aytei kerime buyurmayana kadar.

Bak abi bunlar önemli kelamlar inş istifade edelim beraber inş.

Örneğin resulullah efendimiz bir hanımının nefsani davranması sonucu resulullah efendimiz o an bal heralde onu yememiştir. O an için yememesi hazreti resulullah efendimiz sav in o yemediği şeyin haram olduğunu ghöstermez dimi abi.hatta ki hemen ardından ayte gelir ve sen bizim helal kıldığımızı haram mı koyuyorsun ya muhammed diye bir iafde var dimi.

neyse abi konuyu dağıtmayalım inş. Şayet almak sitediğin taktirde ne demek sitediğimizia nlamışsındır inş. Sen duyarlı bir abisin alacağıuna inanıyorum niş. silahınızla kuşanın ve kuşatın inş

medde
21.05.2007, 16:09
Amenna.. O mübarek Peygamber Efendimiz, hevasından asla bir tek kelam etmemiştir.. Kendiliğinden bir tek fiilde bulunmamıştır.. Asla.. Allah ne emrettiyse onu işlemiş, onu söylemiş, onu bildirmiştir.. Cismen bir kere mir'ac yapmıştır ama; Ruhu asla bir an bile Mir'ac'dan ayrı kalmamıştır..

Bir Müslüman, Sünnet-i Şerif benim için Farz gibidir; dese kınanmamalı, takdir edilmelidir.. Ama bu telakki bütün Müslümanlar için değildir.. Çünkü yaratılıştan zayıf ve düşkündür insanoğlu.. Bütün hepsi emir olsaydı asla kimse tutamazdı.. Mesuliyeti de ona göre ağırlaşırdı.. O yüzden zaten Farz var, Vacip var, Sünnet var.. Sünnetler içinde terkedilebilenler var.. Bunlar cümle Allah'ın kullarına merhametidir.. :flowers:

GÜZEL AÇIKLAMIŞSINIZ SAĞOLUN

firsaf2
21.05.2007, 16:43
Şimdi firsah abi öncelikle bizleer hükmü kuranı kerim verir. Resulullah eefndimizde kuranı kerimden en iyi anlayan olduğu için sav yaptırdığı hükümler onun kendisi değil aksine kuranı kerimden ona aktarıldığı gibi almış ve recm yapmıştır.

Şimdi resulullah efendimiz ever recm yaptırmıştır,fakat bunu kendisi ihtiyari oalrak yaptırmamıştır.Bu manayı kuranda bulduğu için kuran bu manayı ona verdiği için recm uygulamıştır. Yoksa kendisinin böyle bir hükme varması mümkün değildir.

Ayeti kerimedede eğer ki ya muhammed sen bizim söylediğimizin dışında bir eşy söylersen bir hüküm koyarsan senide helak ederiz diyor değil mi ayeti kerime iafdesiyle.

O yüzden firsah abi bu noktaya çok iyi dikkat etmek lazım gelir.

Vede yine üzüldüm demişsin ki (sen diyorsun ki evlilere recm cezası yoktur) bu sözünüz bir gafleti hamle oalrak düşünüyorum. Orada sadece ayeti kerimeyi ayzdım. Resululalhe fendimizde bu ayeti kerimenin ifadesi oalrak recme hükmetmiştir.

Dediğimiz o dur ki recm e hükm ederkende beslendiği kaynak kuranı kerimdir. Yoksa bunu kendi sünnetleriyle belirlemiyor,belirleyemezde zaten. Kuranı kerimin ışığıyla bu netyiceye ulaşıyor sav efendimiz.

Nasıl ki icma dediğimiz alimler birliğinin kurandan beslendiği gibi.

Resulullah eefndimizde kuranı kerimden beslenir ve o doğrultuda açıklama yapar ve buda onun söylediğinin farz olduğu anlamına gelmez ancak bir aktarıcı oalrak bizlere kuranı tefsir ve tatbik etmiş olur.

B u kavramaları birbirinden iyi ayırt etmemiz lazım gelir abi.

Hatta ki bak abi bu recm ile ilgili eğer ki ibare olarak yanlış hatırlamıyorsak

abdullah ibni mesud hazreti ömerin minberde şöyle dediğini rivayet eder.alalhu zülcelal resululalhe efndimiz sav i hak ile göndermiştir.Recm ayetleride ona indirilen ayetlerdendi.Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik ve anladık.resulullah efendimiz recm i uyguladı daha sonrada bizde uyguladık ,diyor hazreti ömer

Şimdi firsah abi bak efendimiz uygulamış recmi bizim bunu inkar etmemiz tabi ki olmaz .Ama dikkat edersen hangi kaynaktan dolayı uygulamış? Kuranı kerimde böyle bir ifade manası olduğu için.

İşte bu kadar bu konu açıktır abi. Lutfen abi allah için boğma bizi bu konularda.Mana altındanda mana aramaya çalışmayalım inş.

Şu ifade ettiklerimiz kesinlikle sizin ilminize bir gölge değildir tabi ki.

İnsan yaşamı boyunca bir talebe hükmündedir inş. gün geçtikçe bazı noktaları anlamak istediğimiz zaman analıyoruz inş. yeter ki sırf öğrenme adına menfatli olma adına yazı yazalım. rabbim bu taktirdede her güzel ve doğru olanı bir vesileyle bize verecektir inş.


Son olarak demişsin ki (yani diyorsun ki ilk kıbleye yönelenler kendi heva ve hevesleriyle yönelirler isteseler kuzey kutbunada yönelirlerdi demişsin) el insaf abi ya.alalh için milyon insan getir benim kelamımdan böyle bir ifade çıkar mı ne olur yapma abi bunu ellerini öpeyim böyle saptırma.

Yukarıda demişiz ki resululalh efendimiz namaz esnasındaykena yeti kerime geliyor ve fevelli vecheke şetrel mescidil haarm ayeti nazil oluyor ( yününü mescidil harama çevir diye bir ayeti kerime iniyor ve resululalhe efndimiz o şekilde namaz esnasında yönünü mescidil harama dönüyor.

Hem bak abi ister peygamber efendimiz oslun ister sahabeyi güzin efendilerimiz olsun onalrın bir ayeti kerime inmeden önce yaptıkları ayeti kerime inenne kadar onlar yapsa bile bir sorumluluk getirmez . N e zaman ki alalhu zülcelal o konuda bir aytei kerime buyurmayana kadar.

Bak abi bunlar önemli kelamlar inş istifade edelim beraber inş.

Örneğin resulullah efendimiz bir hanımının nefsani davranması sonucu resulullah efendimiz o an bal heralde onu yememiştir. O an için yememesi hazreti resulullah efendimiz sav in o yemediği şeyin haram olduğunu ghöstermez dimi abi.hatta ki hemen ardından ayte gelir ve sen bizim helal kıldığımızı haram mı koyuyorsun ya muhammed diye bir iafde var dimi.

neyse abi konuyu dağıtmayalım inş. Şayet almak sitediğin taktirde ne demek sitediğimizia nlamışsındır inş. Sen duyarlı bir abisin alacağıuna inanıyorum niş. silahınızla kuşanın ve kuşatın inş

sayın gazali

recmi resul kurana göre uygulamıstır diyorsunuz kuranda recm ile ilgili ayet yoktur .bu neyi gösteriyor resulun kuran dışında vahiy aldığının göstergesidir benim anlatmak istediğim budur vahy denildiği zaman akla tek kuran gelmemelidir
sünnetin bir bölümüde vahiydir

başka bir örnek verecek olursak namazın kılınııyla ilgili kuranda hangi namaz kaç rekat gibi uygulamalar mevcut değildir ya peygamber nerden çıkarmıştır peygamber yine vahiy neticesinde bu uygulamaları yerine getiridiğini görmekteyiz


başka bir örnekte hırsızın elinin kesilmesi kuranda hırsızın elini kesin diyor
şimdi 1 ekmek çalan ile deve yüküyle çalan aynımıdır ikisinin elinide kesecekmiyiz
işte sıraladığım bu ve bunlara benzer uygulamalar resulun kuran dışındada vayıhle beslendiğinin göstergesidir

ibrahim gazali
21.05.2007, 18:46
Tamam abi anlatmak istediğin bu son şekline koyduğun durumsa diyecek birşey yok inş. selametle.

Yanlız abis en o ifadeni biraz daha düzelt inş. Çünki resulullah efendimiz kuranı kerimin dışında aldığı vahiy yin ekurana paralel oalrak gelen vahiylerdir. o gelen vahiylerde olan bir ayeti destekleyici oalrak gelir.

Örneğin senin namazın kılınışı şeklinde ki uygulamayı resulullah efendmizden gördüğümüz ve buda farz olduna dair açıklamanıda şöyle düzeltelima b.

Resulullah efendimiz bu gibi cebrail as aracılığıyla aldığı haberler o inen aytein asıl özünde oaln şeyin açıklamasıdır. değil ki kuranda olmayan bir mananın peygamber tarafından ortaya konulması değildir.

Bak abi cebrail as ın her verdiği bildirdiği vahiyde farz değildir. Örneğin kutsi hadisler gibi.

Recm ile ilgili ayet yok ise vede resulullah efendimiz bunu hiç bir kurani dayanağa dayandırmadan yapmış is ehaşa haşa peygamber eefndimiz alahın kelamının dışında bir kelamla bunu yapmış olur. buda islamda yoktur. alalhın kitabında yoktur.demek oluyor ki abi kurani bir dayanak sonucu resulullah efendimiz bu gibi hükümleri çıkarıyor.

daha öncede dedik icma dediğimiz alimler topluluğuda islami konularda hüküm verirken onlara vahiy gelmiyor fakat onlarda kurani bir destek ile hüküm çıkarıyorlar.buda onların kendi başalrına bir hüküm çıkardıkalrı değil aksine kuran destekli bir manayı açıklamayı ortaya koydukalrına dalalet eder.silahınızla kuşanın ve kuşatın inş

yegen
21.05.2007, 18:57
yanlış yere yazmışız :)

firsaf2
22.05.2007, 12:54
Tamam abi anlatmak istediğin bu son şekline koyduğun durumsa diyecek birşey yok inş. selametle.

Yanlız abis en o ifadeni biraz daha düzelt inş. Çünki resulullah efendimiz kuranı kerimin dışında aldığı vahiy yin ekurana paralel oalrak gelen vahiylerdir. o gelen vahiylerde olan bir ayeti destekleyici oalrak gelir.

Örneğin senin namazın kılınışı şeklinde ki uygulamayı resulullah efendmizden gördüğümüz ve buda farz olduna dair açıklamanıda şöyle düzeltelima b.

Resulullah efendimiz bu gibi cebrail as aracılığıyla aldığı haberler o inen aytein asıl özünde oaln şeyin açıklamasıdır. değil ki kuranda olmayan bir mananın peygamber tarafından ortaya konulması değildir.

Bak abi cebrail as ın her verdiği bildirdiği vahiyde farz değildir. Örneğin kutsi hadisler gibi.

Recm ile ilgili ayet yok ise vede resulullah efendimiz bunu hiç bir kurani dayanağa dayandırmadan yapmış is ehaşa haşa peygamber eefndimiz alahın kelamının dışında bir kelamla bunu yapmış olur. buda islamda yoktur. alalhın kitabında yoktur.demek oluyor ki abi kurani bir dayanak sonucu resulullah efendimiz bu gibi hükümleri çıkarıyor.

daha öncede dedik icma dediğimiz alimler topluluğuda islami konularda hüküm verirken onlara vahiy gelmiyor fakat onlarda kurani bir destek ile hüküm çıkarıyorlar.buda onların kendi başalrına bir hüküm çıkardıkalrı değil aksine kuran destekli bir manayı açıklamayı ortaya koydukalrına dalalet eder.silahınızla kuşanın ve kuşatın inş


Recm ile ilgili ayet yok ise vede resulullah efendimiz bunu hiç bir kurani dayanağa dayandırmadan yapmış is ehaşa haşa peygamber eefndimiz alahın kelamının dışında bir kelamla bunu yapmış olur. buda islamda yoktur. alalhın kitabında yoktur.demek oluyor ki abi kurani bir dayanak sonucu resulullah efendimiz bu gibi hükümleri çıkarıyor.



sayın gazali kuranın tümüne bakın recm ile ilgili hiç bir ayet yok

dolayısıyla kuranda olmayan bir ayet için nasıl hüküm çıkarılabilir

kaç seferdir tekrarlıyorum yini aynı şeyi söyleyecem kuran dışında vahiy alan resulümüz işte bu vahiy çercevesinde recm uygulamasını yapmıştır

yazınızdan şunuda yanlış anladıysam uyarın resulun hüküm ve haram koyma yetkisi olmadığınımı idaa ediyorsunuz halbuki kuranın bazı ayetlerinde resulun hüküm ve haram koyma yetkisininn bulunduğunu rabbimiz bildirmektedir

allah ve resulu bir işte hüküm verdiği zaman yada allah ve resulunun haram kıldığı gibi ayetler mevcuttur

bundan anlaşılıyorki resul hem hüküm hemde haram koyma yetkisine sahiptir


selametle

ibrahim gazali
23.05.2007, 12:46
Recm ile ilgili ayet yok ise vede resulullah efendimiz bunu hiç bir kurani dayanağa dayandırmadan yapmış is ehaşa haşa peygamber eefndimiz alahın kelamının dışında bir kelamla bunu yapmış olur. buda islamda yoktur. alalhın kitabında yoktur.demek oluyor ki abi kurani bir dayanak sonucu resulullah efendimiz bu gibi hükümleri çıkarıyor.



sayın gazali kuranın tümüne bakın recm ile ilgili hiç bir ayet yok

dolayısıyla kuranda olmayan bir ayet için nasıl hüküm çıkarılabilir

kaç seferdir tekrarlıyorum yini aynı şeyi söyleyecem kuran dışında vahiy alan resulümüz işte bu vahiy çercevesinde recm uygulamasını yapmıştır

yazınızdan şunuda yanlış anladıysam uyarın resulun hüküm ve haram koyma yetkisi olmadığınımı idaa ediyorsunuz halbuki kuranın bazı ayetlerinde resulun hüküm ve haram koyma yetkisininn bulunduğunu rabbimiz bildirmektedir

allah ve resulu bir işte hüküm verdiği zaman yada allah ve resulunun haram kıldığı gibi ayetler mevcuttur

bundan anlaşılıyorki resul hem hüküm hemde haram koyma yetkisine sahiptir


selametle

1:Firsah abi şimdi recm ile ilgili ayeti kerime vardır. Bu var olduğuna dair hadis şerifte belirtmiştim yukarıda.Amma nasıh mensuh meselesinde nesh edilmiş bir ayeti kerimedir..

Fakat bu ayeti kerime tilaveti mensuh hükmü baki bir ayeti kerimedir.Hani daha önce abdullah ibni mesudun hazreti ömerden rivayet ettiği hadisdi şerif var ya buahdisi şerif bunun delili oalrak gösterilmiştir muhaddisler tarafından. Dikkat edersen abi bunu ben demiyorum muhaddisler diyor.

Şimdi abi buradan analşıldığı gibi evet bir ayeti kerime avrdır ve o ayeti kerime nesh edilmiştir fakat tilaveten gitmiş ama hükmü baki kalmıştır.

Bunuda resulullah efendimiz kendi ihtiyarı ile değil kuranı kerimde bu manayı bulduğu için yaptırmıştır.

Peygamber efendimizin farzlar üzerinde bir tasarrufatı yoktur.Yanlız resulullah eefndimiz bir ameli devamlılık haline4 getirdiği taktirde alalhu zülcelal bunu farz oalrak belirler.Örneğin resulullah efendimiz eğer ki sizlere misvağı kullanın kesinlikle deseydim korkarım ki misvak kullanmak sizlere afzr olurdu alahu zülcelal vede siz bunu yapamassınız diye korkarım diyor.

Şimdi abi dediğimiz gibi recm ile ilgili aytei kerime vardı ve nesh edildi amma fakat hükmü devam etmiştir. Pekala resulullah efendimiz kendi tasarrufatıyla mı bunu devam ettirmiştir hayır kesinlikle kuranı kerimden bu manayı aldığı için uygulamıştır.

Bak hatta ki hazreti ömer ne diyor biliyormusun abi diyor ki: insanlar ömer alalhın kitabına ilavede bulundu demeyeceklerini bilsem recm ayteini kuran-ın sonuna yazarım.

Bu ifadede recm ayetinin tilaveten gidip hükmen kaldığı konusunda bir diğer delildir abi.

evet recm ayteinin kuranı kerime lafzen girmeyeceği konusunda icma vardır abi.Fakat dediğimiz gibi hükmü kalkmamıştır bu ayeti kerimenin o yüzden hükmi olarak recm haktır .

Kuranda lafzen olmayıp hükmü geçerli oaln bir ŞEYDİR. bUNUDA RESULULALHE EFNDİMİZ KENDİ TASARRUFATIYLA KOYMAMIŞTIR. Bundada şu an çokuzun olacak büüyk hikmetler vardır abi.

Her şeyi bir köşeye koyarsak bile şu ayeti ekrime resulullah efendimizin alalhın emrinin dışında kurani emir dışında bir amir ile insanlara farzi oalrak bir emir telakki edemeyeceği açıktır.

Bu ayeti kerimeed ya muhammed sen eğer ki biizm sana vahy ettiklerimiz dışında bi
r şeyle insanlara hükmeder söylersen seni helak ederiz. ayeti kerimesidir.

Nasıul ki icma dediğimiz alimler topluluğu bir konuda haram helal hükmüne varrırken kurani bir mananıon neticesinde bu sonuca ulaşıyorlarsa resulullahe efndimizde bu şekilde vahiy destekli bu hükümleir koyuyor inş. silahınızla kuşanın ve kuyşatın inş

firsaf2
23.05.2007, 13:04
1:Firsah abi şimdi recm ile ilgili ayeti kerime vardır. Bu var olduğuna dair hadis şerifte belirtmiştim yukarıda.Amma nasıh mensuh meselesinde nesh edilmiş bir ayeti kerimedir..

Fakat bu ayeti kerime tilaveti mensuh hükmü baki bir ayeti kerimedir.Hani daha önce abdullah ibni mesudun hazreti ömerden rivayet ettiği hadisdi şerif var ya buahdisi şerif bunun delili oalrak gösterilmiştir muhaddisler tarafından. Dikkat edersen abi bunu ben demiyorum muhaddisler diyor.

Şimdi abi buradan analşıldığı gibi evet bir ayeti kerime avrdır ve o ayeti kerime nesh edilmiştir fakat tilaveten gitmiş ama hükmü baki kalmıştır.

Bunuda resulullah efendimiz kendi ihtiyarı ile değil kuranı kerimde bu manayı bulduğu için yaptırmıştır.

Peygamber efendimizin farzlar üzerinde bir tasarrufatı yoktur.Yanlız resulullah eefndimiz bir ameli devamlılık haline4 getirdiği taktirde alalhu zülcelal bunu farz oalrak belirler.Örneğin resulullah efendimiz eğer ki sizlere misvağı kullanın kesinlikle deseydim korkarım ki misvak kullanmak sizlere afzr olurdu alahu zülcelal vede siz bunu yapamassınız diye korkarım diyor.

Şimdi abi dediğimiz gibi recm ile ilgili aytei kerime vardı ve nesh edildi amma fakat hükmü devam etmiştir. Pekala resulullah efendimiz kendi tasarrufatıyla mı bunu devam ettirmiştir hayır kesinlikle kuranı kerimden bu manayı aldığı için uygulamıştır.

Bak hatta ki hazreti ömer ne diyor biliyormusun abi diyor ki: insanlar ömer alalhın kitabına ilavede bulundu demeyeceklerini bilsem recm ayteini kuran-ın sonuna yazarım.

Bu ifadede recm ayetinin tilaveten gidip hükmen kaldığı konusunda bir diğer delildir abi.

evet recm ayteinin kuranı kerime lafzen girmeyeceği konusunda icma vardır abi.Fakat dediğimiz gibi hükmü kalkmamıştır bu ayeti kerimenin o yüzden hükmi olarak recm haktır .

Kuranda lafzen olmayıp hükmü geçerli oaln bir ŞEYDİR. bUNUDA RESULULALHE EFNDİMİZ KENDİ TASARRUFATIYLA KOYMAMIŞTIR. Bundada şu an çokuzun olacak büüyk hikmetler vardır abi.

Her şeyi bir köşeye koyarsak bile şu ayeti ekrime resulullah efendimizin alalhın emrinin dışında kurani emir dışında bir amir ile insanlara farzi oalrak bir emir telakki edemeyeceği açıktır.

Bu ayeti kerimeed ya muhammed sen eğer ki biizm sana vahy ettiklerimiz dışında bi
r şeyle insanlara hükmeder söylersen seni helak ederiz. ayeti kerimesidir.

Nasıul ki icma dediğimiz alimler topluluğu bir konuda haram helal hükmüne varrırken kurani bir mananıon neticesinde bu sonuca ulaşıyorlarsa resulullahe efndimizde bu şekilde vahiy destekli bu hükümleir koyuyor inş. silahınızla kuşanın ve kuyşatın inş



nur süresi yada ahzap süresinde geçtiği idaa edilen ayeti diyorsun

sana bişey soracam ömer r.a halktanmı korkar yoksa allahtan mı korkardı


artı hüküm konusunda benimle restleşmeyin alalahın ayetleri mevcuttur


36- "Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur."

zikrullah
23.05.2007, 13:05
recm cezası,nur 2 nur 3 nur 4 ayetleri nazil oldunktan sonra artık tarihe karışmıştır,dinimize göre..

ibrahim gazali
23.05.2007, 13:19
zikrullah abi pekala tarihe karışmışta neden resullah efendimiz uygulamıştır. bak açıp bakarsan bu konuda muhaddisler diyorum hükmi oalrak bu ayet baki oalrak devam eedr fakat tilavet oalrak kaldırılmıştır.

firsah abi senin soruna gelince hazreti ömer mutlakiyet oalrak alalhtan korkar fitneye sebebiyet verme konusunda fitneyi başlatacak oaln insandan korkar tabiki.

Bu konudada fitneden kroktuğu doğal oalrak fitneyi yayacak i
nsanlardan korktuğu için o lafzı koymamış söylememiştir.

Bak abi konu nereden nereye geldi. önce dediniz ki resululah efendimizin sünentleride farz hükmündedir de4diniz daha sonra konuyu sadece recm konusuna getirdiniz. şimdi buna cevap oalrakta diyoruz ki bu ayeti kerimenin hükmi alimler diyorlar ki kalkmamıştır. asedec lafzı ortadan kalkmıştır diyor. bunu ilk söyleyen hazreti ömerdir. sözüne karşı delilimzi budur abi. sen gel bunuın üzerinde konuş. konuda dağılmnasın inş.

Bak ne kaadrda açık abi bir kelam söylüyoruz bu recm ile ilgili ayeti kerime hakkında oda icma diyor ki bu ayetin tilaveti yani lafzı kalkmıştır fakat hükmü baki oalrak kalacaktırd i
yor.Bunun neyine itiraz ediyorsunun anlamadım abi..

bak sondad diyorsun ki alahın hükümleri konusunda benimle restleşmeyin. nedir pekala restleştiğimi konu .eğer ki recm konusuysa cevabını açık olarak söyledik alimler bu konuda böyle demişlerdir dedik. pekala nbu durumda sen mi restleşmiş oluyorsun yoksa bu sözleri sarf eden icma mı restleşiyor. selametle abi inş

firsaf2
23.05.2007, 13:56
zikrullah abi pekala tarihe karışmışta neden resullah efendimiz uygulamıştır. bak açıp bakarsan bu konuda muhaddisler diyorum hükmi oalrak bu ayet baki oalrak devam eedr fakat tilavet oalrak kaldırılmıştır.

firsah abi senin soruna gelince hazreti ömer mutlakiyet oalrak alalhtan korkar fitneye sebebiyet verme konusunda fitneyi başlatacak oaln insandan korkar tabiki.

Bu konudada fitneden kroktuğu doğal oalrak fitneyi yayacak i
nsanlardan korktuğu için o lafzı koymamış söylememiştir.

Bak abi konu nereden nereye geldi. önce dediniz ki resululah efendimizin sünentleride farz hükmündedir de4diniz daha sonra konuyu sadece recm konusuna getirdiniz. şimdi buna cevap oalrakta diyoruz ki bu ayeti kerimenin hükmi alimler diyorlar ki kalkmamıştır. asedec lafzı ortadan kalkmıştır diyor. bunu ilk söyleyen hazreti ömerdir. sözüne karşı delilimzi budur abi. sen gel bunuın üzerinde konuş. konuda dağılmnasın inş.

Bak ne kaadrda açık abi bir kelam söylüyoruz bu recm ile ilgili ayeti kerime hakkında oda icma diyor ki bu ayetin tilaveti yani lafzı kalkmıştır fakat hükmü baki oalrak kalacaktırd i
yor.Bunun neyine itiraz ediyorsunun anlamadım abi..

bak sondad diyorsun ki alahın hükümleri konusunda benimle restleşmeyin. nedir pekala restleştiğimi konu .eğer ki recm konusuysa cevabını açık olarak söyledik alimler bu konuda böyle demişlerdir dedik. pekala nbu durumda sen mi restleşmiş oluyorsun yoksa bu sözleri sarf eden icma mı restleşiyor. selametle abi inş


Bak sayın kardeşim hz ömerden bahsediyoruz hz. ömer öyle bir olay karşısında insanların ne dediğine bakmaz eğerki öyle bir ayet varsa kesin kes bunu kurana koyardı .artı allah askına ömerin etrafındakiler kimler çoğu sahebe denilen insalar değilmi yıldızlar gibi tarif edilen altın nesil değilmi sahabe olmayanlarda sahabelerden sonraki en hayırlı nesil değilmi onlar böyle bir ayetin var olup olmadığını bilmiyorlarmıydı lütfen ya fitneci bir topluluktan bahsetmiyoruz altın nesilden bahsediyoruz seni kılıcımızla düzeltiriz ya ömer diyen nesillden bahsediyoruz

cenk11
23.05.2007, 14:02
alıntı:
"....eğerki öyle bir ayet varsa kesin kes bunu kurana koyardı..."

Kurana kim ne / neler koyarmış ???????
Allah, Allah ! Ben mi cümleyi yanlış okudum yoksa ?

ibrahim gazali
23.05.2007, 14:10
Tabi ki bakar. çünki fitneye sebebiyet verecek şeylerden nasıl ki alalhın resulu kaçtığı gibi oda kaçacaktır. diyelim ki tamam alalhu zülelallin tabi ki korkusuyla bu aayeti kerimeyi kuranın sonuna koymamıştır. pekala bunu böyle kabul edelima ma. ne değişecek. yani savunduğun görüş konusunda neyin değişecek.

Bak ne savunuyordun nereye geldin abi.

Ben olayı tekrar toparlayayım inş. diyoruz ki resululalh eefndimiz kuranda oaln bir mana neticesinde bir konuda haram hükmü koyar. dediğimiz budur. Bununla ilgili delilelride sunduk abi.

bütün konuştuğumuz konuda budur. sne diyorsun ki hayır kuranda olmayan bir manayıda kuranın dışında vahiy oalrak insanlara hazreti resululalhe efndimiz farz kılabilir diyorsun bizde böyle birşeyin mümkün olmadığını ayeti keirme ile icma ile vede islami otorite oalrak yanlış olduğunu söylüyoruz.

senin dediğin ancak kutsi hadişs kısmına girer abi. kutsi hadiste hükmi oalrak farz telakki etmez.
B u bu kadr açıktır abi. gel akbul et inş.selamtle

firsaf2
23.05.2007, 15:54
Tabi ki bakar. çünki fitneye sebebiyet verecek şeylerden nasıl ki alalhın resulu kaçtığı gibi oda kaçacaktır. diyelim ki tamam alalhu zülelallin tabi ki korkusuyla bu aayeti kerimeyi kuranın sonuna koymamıştır. pekala bunu böyle kabul edelima ma. ne değişecek. yani savunduğun görüş konusunda neyin değişecek.

Bak ne savunuyordun nereye geldin abi.

Ben olayı tekrar toparlayayım inş. diyoruz ki resululalh eefndimiz kuranda oaln bir mana neticesinde bir konuda haram hükmü koyar. dediğimiz budur. Bununla ilgili delilelride sunduk abi.

bütün konuştuğumuz konuda budur. sne diyorsun ki hayır kuranda olmayan bir manayıda kuranın dışında vahiy oalrak insanlara hazreti resululalhe efndimiz farz kılabilir diyorsun bizde böyle birşeyin mümkün olmadığını ayeti keirme ile icma ile vede islami otorite oalrak yanlış olduğunu söylüyoruz.

senin dediğin ancak kutsi hadişs kısmına girer abi. kutsi hadiste hükmi oalrak farz telakki etmez.
B u bu kadr açıktır abi. gel akbul et inş.selamtle

yane diyorsunki hz ömer zamanındaki müslümanlar fitneciydi fine cıksında bundan yarar saglayalım düşüncesindeydiler öylemi

vahiy demek sadece kuran demek değildir

antioxidan
23.05.2007, 15:59
BANA GÖRE SÜNNET DİYE BİR ŞEY YOKKTUR,PEYGAMBER EFENDİMİZ NE YAPTIYSA ONU YAPMAK FARZDIR.
AMACIM FİTNE DEĞİL BİR FİKİR GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİOYRUM
SELAMETLE

yani bir tarz sünnetin ehemmiyetine vurgu manasında güzel bir yaklaşım olabilir; ama dikkat edin, size göre peygamberin yaptığını yapmak farz ise, kendinizi oldukça koyu kıvam bir hayata hazırlamalısınız.

ve hatta buradan şöyle sorular da çıkar: dörtten fazla hanımla evlenmek, miraca çıkmak, ayı yarmak, dişin kırılması v.s v.s bunları da mı kendinize farz görüyorsunuz :)

islamveinsan
23.05.2007, 23:22
s.a

Zamanımızda sünnet terkedilmeye müsait bir ruhsat gibi görüldüğünden ve kıymeti düşürüldüğünden ciddi bir tehlikelidir...

Sünnet i terk etmek çok zaman mekruhdur...

Sünnet; farz kadar kati değildir lakin hevanın da esiri değildir...

Selametle.

selam
23.05.2007, 23:40
Namazların ilki sayılan sabah namazıdır.
Sabah namazının sünneti çok önemlidir.
Öyleki sünnet eda edilmeden . Farz eda
edilmez.Hoca efendi sabah namazının
farzında uzun ayetler okur.Geç kalan
kişi hemen iki rekat sünneti kılsın ve
farza dahil olsun.

Tasavvufi bir manası şudur.
Bir kimse Resulullah efendimizin
S.A.V. Emrini tutmazsa (Sünnet)
zaten Allah cc. Emrinden (Farz)
haberi bile olmaz.

ibrahim gazali
24.05.2007, 13:12
yane diyorsunki hz ömer zamanındaki müslümanlar fitneciydi fine cıksında bundan yarar saglayalım düşüncesindeydiler öylemi

vahiy demek sadece kuran demek değildir

Firsah abi gardının bu kadar düşeceğini sanmıyordum.Üzüldüm. Biz kuranın sonuna recm ayeti konmasından bahsediyoruz. doğal oalrak kuranı keirm sadece hazreti ömer zamanına ait bir kitap değildir .Olaki ondan sonra ki gelen nesiller örneğin bizler veyada bizden öncekiler bu fitneyi uyandırabilir.

İkincisi ise resululalhe fendimiz zamanındada o kaadr çoktu ki munafıklaro halde fitnein çıkması için bir munafıkta yetebilir.

işte olay bu kadar basittir abi.Unutma ki resulullaH EFENDİMİZ ZAMANINDADa MÜSLÜMAN OLaN MÜNAFIKLAR VARDIR. bU FİTNEYİ ONLARDA BAŞLATABİLİRDİ.

Bak gördün mü abi son gardında düştü. Sen inş daha bişey ayzma olur mu canım abim. seni alalh için seviyorum.sialhınızla kuşanın ve kuaştın inş

firsaf2
24.05.2007, 13:39
Firsah abi gardının bu kadar düşeceğini sanmıyordum.Üzüldüm. Biz kuranın sonuna recm ayeti konmasından bahsediyoruz. doğal oalrak kuranı keirm sadece hazreti ömer zamanına ait bir kitap değildir .Olaki ondan sonra ki gelen nesiller örneğin bizler veyada bizden öncekiler bu fitneyi uyandırabilir.

İkincisi ise resululalhe fendimiz zamanındada o kaadr çoktu ki munafıklaro halde fitnein çıkması için bir munafıkta yetebilir.

işte olay bu kadar basittir abi.Unutma ki resulullaH EFENDİMİZ ZAMANINDADa MÜSLÜMAN OLaN MÜNAFIKLAR VARDIR. bU FİTNEYİ ONLARDA BAŞLATABİLİRDİ.

Bak gördün mü abi son gardında düştü. Sen inş daha bişey ayzma olur mu canım abim. seni alalh için seviyorum.sialhınızla kuşanın ve kuaştın inş

son derece sacmalamıssın kardesim özürdilerim ama bu böyledir eğer ortada bir kuran ayeti varsa ve bu kuranda yeralmıyorsa ve bunun kuranda yeralmamamsının nedenini vay efendim fitne cıkar diye bir savunma olarak acıklanıyorsa kusura bakmayın sacmalıktan başka bir şey değildir kuranın o kadar ayeti için hiç bir fitne cıkmazken neymiş ömer halktan korkmuşta bu ayeti eklememiş töbe estegfurullah

herahalde ömer zamanında bu ayetin varlığından sadece ömer haberdardı diğer koyun müslümanlar ise bu ayetten habersiz oldukları için böyle bir ayetin varlığı fitne sebebidir diye bir idaa allaha resulune ve hz ömere bir iftiradır

yahu zaten ömer zamanında kuran toplatılmıs ama kıtap haline gelmemişti siz galiba o zamanki kuranı bugünkü yaldız kaplı kuranlarla karıştırıyorsunuz

artı munafıklar her devirde vardır var olmayada devam edecekler

ömer ne munafıklardan nede bu gibi sacma sapan savunmadan korkmaz ömer allahtan korkar ve gereğini yapardı ömer onca ayetler ragmen bile bile batılı hakkın üzerine örtmeye korkardı


son olarak su soruma cevap verebilirmisin kitabı olmayan peygamberler varmıdır?

ibrahim gazali
24.05.2007, 13:49
kardeşim biz dedik ya bu ayetin lafzını koyardım diyor zaten hükmen o ayeti kerime uygulanıyor. ki sen nedens ıkıntı yapıyorsun ki abi. tabi ki alahın ayeti kuranda varsa vardır yoksa yoktur fakat bu recm ayetinin hükmü bakidir.
orada hazreti öemrin kastı lafzı oalraktır.

ne olur abi anla idrak et yahu.

tama munafıklar vardır olmayada devam eedcek. yani bunu demekle ne elde ettin abi munafıklar her devirde vardır deyince hangi şeye delil olmuş oldu.

birde soru sormu7şsun. Kitabı olmayan peygamberler vardı.olmayanlarında sayfaları vardı. sayfaları olmayanında kitabı o9aln başka peygamberlerin bazı devirlerde diğer peygamberler onun kitabıyla saifeleriyle hareket etmiştir.

Buda olmayanlarda alalhu zülcelal bir kitap aracı kılmadan direk bildirirdi.

Sakın kıyas yapmaya kalkma abi hataya düşersin. bundan sonrada inş cevap yazmayacağım. boşvera bi. anladım inş seni senin ilminle ilimlenmek bana ve aklı selim kimseye uymaz inş. cevap yazmayacağım selametle inş.

yakup_1
24.05.2007, 13:50
ARKADAŞLAR SAKİN OLALIM LÜTFEN HERKESİN ELİNDE BİR İLMİHAL VARDIR ELBET BAZI KONULARDA ORAYA BAKALIM . KİTABIN BEDDUASINI ALIRSINIZ SONRA HA:offtp: :rtfm:

firsaf2
24.05.2007, 14:21
kardeşim biz dedik ya bu ayetin lafzını koyardım diyor zaten hükmen o ayeti kerime uygulanıyor. ki sen nedens ıkıntı yapıyorsun ki abi. tabi ki alahın ayeti kuranda varsa vardır yoksa yoktur fakat bu recm ayetinin hükmü bakidir.
orada hazreti öemrin kastı lafzı oalraktır.

ne olur abi anla idrak et yahu.

tama munafıklar vardır olmayada devam eedcek. yani bunu demekle ne elde ettin abi munafıklar her devirde vardır deyince hangi şeye delil olmuş oldu.

birde soru sormu7şsun. Kitabı olmayan peygamberler vardı.olmayanlarında sayfaları vardı. sayfaları olmayanında kitabı o9aln başka peygamberlerin bazı devirlerde diğer peygamberler onun kitabıyla saifeleriyle hareket etmiştir.

Buda olmayanlarda alalhu zülcelal bir kitap aracı kılmadan direk bildirirdi.

Sakın kıyas yapmaya kalkma abi hataya düşersin. bundan sonrada inş cevap yazmayacağım. boşvera bi. anladım inş seni senin ilminle ilimlenmek bana ve aklı selim kimseye uymaz inş. cevap yazmayacağım selametle inş.



Buda olmayanlarda alalhu zülcelal bir kitap aracı kılmadan direk bildirirdi.


valla cevap verip vermemen senin bileceğin iş lakin durum böyledir illaki bir kitap yada sayfa olmadanda vahiy alınabiliyormuş yada aynı anda hem kitap hemde direk vahiyde alınabiliyormuş tıpkı resulun kuran dışındada vahiy alıp bu vahy neticesinde hüküm koyması gibi hüküm sonuçta yine allahındır ister kitap ayeti olsun ister aracısız vahiy olsun bunun neticesindeki hükümler böyledir


sende selametle kal

ebced_9
24.05.2007, 19:56
bana göre düşüncen yanlış.
tabii bana göre bilirsin ki düşünceler insana göre değişir
ayrıca alınma ama dinde ahkam kesmek senin neyine.
yanlız ben burada bir parantez açıyorum senin görüşün kişiseldir
yani sen istediğin gibi sünnetleri eksiksiz uygulayabilirsin yanlız bunu insanlara genellemek hiç doğru olmaz yapabilen olur yapamayan olur
o yüzden sen gene istediğin gibi ibadetini yapabilirsin ancak bunu genelleyemezsin .
çünkü yaşadığımız çağ buna müsait değil o senin takva dereceni gösterir hepsini yapabilirsen ne mutlu sana:flowers:

*meryem*
24.05.2007, 20:15
Dinin hükümleri belirlenmistir arkadaslar. Bana göre sana göre olmamali.

Sünnet sünnettir, farz farzdir. Sünnete farz denilemeyecegi gibi, farza da sünnet denilemez.

bencede öyle zaten farz olan şeyler Kur'an-ı Kerim'de yazıyor