PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ey gönül, “GÖNÜL” ol!


hafsa
22.05.2007, 11:22
Ey gönül “gönül” ol! Hz. Mevlana “Mesnevi”sinde şöyle diyor:
“Müminlerin müminliklerinin belirtisi, gönüllerinin kırıklığı ve mağlubiyettir, alt oluştur.
Fakat müminlerin alt oluşlarında bile bir güzellik vardır.
Sen miski ve anberi (güzel kokular) kıracak olursan, dünyayı onların güzel kokuları ile doldurmuş olursun.”
Mağlubiyetimi zaferlerin en güzeli belledim. Bildim ki, yenilginin getirdiği acı, kalbimi saran katılıkları kıracak ve onun içindeki gönül ortaya çıkacaktır. (Gönül, sevgiyi içinde taşıyan kalp demektir.) Ne güzel, bir gönüle sahip olmanın mutluluğunu yaşayacağım. Yenilgime bakıp bana acıyanlar, bilmiyorlar ki, asıl acınması gereken kendileridir.
Kokuların en güzeli gönül kokusudur; çünkü o koku, Rabbin kokusudur. O kokuyu mükellef sofralarda, son model araçlarda, villalarda, yalılarda bulamazsınız. O koku, kırık gönüllerde, mağlup ruhlarda bulunur.
O kokunun izini sürmek için nice canlar düştü yollara. Kimileri çölleri mekan edindi, kimileri de dağları, ovaları.
O koku, kimi zaman bir çöl rüzgarına binerek geldi, kimi de mağaralardan fışkırdı vadilere.
O kokuyu duyanlardan bazıları, misk geyiği gibi, kendini uçurumdan aşağı bıraktı. Yıllar yılı mağaralarda alnı secdelere çakıldı, kimilerinin de.
Evime geliyorum, belki duyarım o kokuyu diye. Evinin bir köşesinde o kokudan bir kitle bulunuyorsa, ne mutlu sana. “Mutluluk” diyordun, işte mutluluğun sırrı bu kokudur.
Bu koku diriltici kokudur; bu koku, var edici kokudur.
Kır kibir bardağını, çal yere umutsuzluk testini. Katran yürekli insanlardan uzak dur. Yenilgini önemse. Göreceksin ki, gönül miskin çevreyi tutacak, nice canlar o kokuyla dirilecek.
Oysa, kokularımız diriltici değil, bilakis öldürücü. “Zafer”imizi kutlamak için bize yanaşanlar, zift dolu yürekliğimizin iğrenç kokularına maruz kalıyorlar.
Mağlubiyetimize yanaşan yok. Dost, mağlubiyetin doğurduğu çocuktur. Düştüğün zaman kalbine eğil, orda dostun kokusunu duyacaksın..
Ey varlık hapsinde, etrafını altınlarla, gümüşlerle donatmaya çalışan kalp. Sonra sen nasıl kırılacak ve “gönül” olacaksın.
Kimi zirveye tırmanınca mutlu olur, kimi de kuyuya düşünce. Nemrut, “tanrı”yı vurmak için göklere yükselmiş ve “ululuğunu” ilan etmişti. Yusuf ise kuyuda ermişti sonsuzluğun sırrına. Nemrut, bir topal sineğe rezil olmuştu, Yusuf ise Mısır’a sultan. Biri, kırılmayan, taş kalbe yenik düşmüştü; öbürü kırık kalbinin derinliklerinde manalar devşirmişti. Birinin kokusu “Nemrut” diye kokuyordu, diğerinin kokusunu sabah rüzgarı, “Yusuf Yusuf” diye bütün aleme dağıtıyordu.
Ey gönül, sen hiç kuyuya düşmemişsen, sana “Yusuf” nasıl diyeyim?
Ey gönül, sen hiç secdede miraca vasıl olmamışsan, sana Ahmed’in kokusu nasıl ulaşsın?
Ey gönül, sana sıra sıra çarmıhlar dizilmemişse, İsa nefesinin diriltici kokusunu doya doya içine çekebilir misin?
Ey gönül, başın yere düşmemişse, Hüseyni zaferler seni nasıl selamlasın?
Ey gönül, senden önceki kırık gönüllerin şifresini çözememişsen, cennet kokularını nasıl duyarsın?
Ey gönül, sana deli desinler, divane, mecnun desinler; sana mağlup desinler, yenilginin zillet içindeki çocuğu desinler. Fakat ey gönül, sana, zaferin sarhoşu demesinler. Sana, “kalbini kıramadı” demesinler.
Ey gönül, haydi yenilgini mübarek kıl. Kır kalbini ve “gönül” ol. Kokular devşir cennetten; hatta daha ötelerden

Ey gönül, “GÖNÜL” ol!

ALINTI


KONULARDA ARAMA YAPTIM BULUNAMADI ..VARSA Kİ EĞER KİLİTLENEBİLİR..BENCE Bİ SANKINCASI OLMAZ..

bısnev
22.05.2007, 13:12
Allah razı olsun sağol

son
09.06.2007, 23:27
s a canım arkadaşım
yazıyı okudum ne diyeyim bu gece vakti gönlümü alt üst ettin

bir beyt geldi aklıma KIYAMAZSAN BAŞA CANA
IRAK DUR GİRME MEYDANA
BU MEYDANDA NİCE BAŞLAR KESİLİR
HİÇ SORAN OLMAZ

konu ile alakalımı bilemiyorum lakin aklıma geldi işte
SENİ RABBİME EMANET EDİYORUM
selam ve dua

aHuZaR
09.06.2007, 23:33
Ey gönül, “GÖNÜL” ol!
güzel gönlünden sevgi eksilmesin tesekkür:flowers:

hafsa
12.06.2007, 13:36
Ey gönül, “GÖNÜL” ol!
güzel gönlünden sevgi eksilmesin tesekkür:flowers:



amin ecmain inş..:flowers:

DaLokay
12.06.2007, 13:55
Yenilgime bakıp bana acıyanlar, bilmiyorlar ki, asıl acınması gereken kendileridir.

Kimi zirveye tırmanınca mutlu olur, kimi de kuyuya düşünce.

gönülsüz neylesin dadaş bakmayı , görmeyi
gönül hicran dolu hep acı mı ister bilmeyi , duymayı...
sessiz gidişler olacak belki
sessizlikler , yokoluşlar bir arada GÖNÜLDEN ayrılıkları .

muhabbet
12.06.2007, 14:49
RABBİM!SEN BİZİ:
“Gönül gözü görenlerden; gönül dili konuşanlardan, gönül kulağı işitenlerden; gönül kitabı okunanlardan, gönül evinde misafiri eksik olmayanlardan; gönül kapısı sonuna kadar açılmış olanlardan, gönül yolu dikensiz olanlardan, gönül bağı kuracak dostları bulanlardan; gönül terazisinde sevginin en ağır bastığı, gönül yıkanlardan değil yapanlardan olan, gönül kazananlardan olan, gönlünden sevgi eksik olmayan kullarından eyle!MUHABBETLE

hafsa
14.06.2007, 18:29
Seyre düşsem âlemde gül cemâlini,
Gönül perîşan olur aşkından senin.
Tenim yanar nûrundan bir nice zaman,
Gönül perîşan olur aşkından senin.

Seher bülbülü gibi şakır dururum,
Sana ulaşmak için kanat vururum,
Sensin neş’em, sensin benim sürûrum,
Gönül perişân olur aşkından senin.

Gönül Dostu aşkınla inleyip gezer,
Allah’a dost olan özünü süzer,
Bu zevki ne divit, ne kalem yazar,
Gönül perîşan olur aşkından senin...

alıntı

Gülzar-ı İrfan
15.06.2007, 09:05
Ey gönül.....GÖNÜL ol...... Ne güzel demiş Mevlana....:cray: :cray: :cray:

Paylaşımın için sağolasın kardeşim......



ALLAHA EMANET OLUN