PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Efendi Hazretlerinin Sohbeti Yil 2004


yakup_1
22.05.2007, 20:35
54 - Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

MAİDE SURESİ AYET 54 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 02.10.2004
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَلاَ يَخَافُونَ لَوْمَةَ لآئِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاء وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ



Cenabı Hak bu ayeti Celile’de buyurmuş oluyor ki; Ey iman şerefi ile müşerref olmuş kullarım , kim dininden dönerse bana zarar yok. Zira ben öyle kullar yaratırım ki onlar dinlerinden dönmezler, sabr ederler, sebat ederler. Onlar beni bende onları severim
Allahü Teala bizden en çok kendisini zikr etmemizi istiyor. Namaz kılmamızı emr ediyor . ”Çok kılın” buyurmuyor, zekat emr ediyor, kırkta birini vermeyi emrediyor bunda da çok , zikrin çokluğu emr ediliyor.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيراً
41
41 - Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin

وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
42
42 - Onu sabah akşam tespih edin


AHZAB SURESİ AYET :41, 42





Zikr etmemiz çok isteniyor. Çok çok. Sabah akşam durmadan. Zikr etmeden bir nefes kaçarsa insan ahrette öyle üzülecek ki, bir gün Hazreti Peygamber, “amellerinizin en hayırlısını, Allah katında en makbulünü ve derecelerinizi en çok yükseltecek olanını, altın gümüş infakından daha hayırlı, hatta düşman karşısında öldürmek ve ölmekten hayırlısını size bildiriyim mi?” deyince, Ashab; “Bildir ya Resulullah” dediler. Resul-i Ekrem devamla; “Daima Allah’ı zikretmektir”, buyurdular.
Zikrullah hadis-i Şerifte geçen amellerin hepsinden daha hayırlıdır. Aman göreyim sizi bir daha ele geçmez bu fırsat. Nefes bitti; zikir de her şeyde bitti.
Risale-i Kutsiyye de şöyle buyrulur;
— O ZAT-I ZATINA MİR’AT EYLEDİ CAN
Canımız olan Mevla’mız Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kendi zatına ayna yaptı.
— CELALİYLE CEMALİ OLDU SEYRAN
Mevla’nın celal sıfatı ve cemal sıfatı O Resulullah’tan seyr edilir oldu. Mevla’nın celali cemali güzelliği görünür oldu.
Resulullah olmasaydı Allah’u Tela’yı tanıyamazdık. Çünkü Mevla Hadisi Kutside;
“Sen olmasaydın, sen olmasaydın Habibim âlemleri yaratmazdım.” buyurdu.
“Rabliğimi açığa çıkarmazdım. Gizli kalırdım. Seni sevdiğim için açığa çıkardım. Şimdi eğer kullarım beni seviyorlarsa sana tabi olsunlar.”
Baş ayna Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ondan sonra onun halifeleridir.
- HEMEN A’NIN AYİNESİNDEN O SÜBHAN
- NİKAP AÇTI KEMALİ OLDU İ’LAN
Sübhan Teâlâ, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in aynasından, peçe (perde)’yi açtı. Kemali aşikâr oldu.
Peygamber Efendimiz onun aynası, Hazreti Allah (Celle Celalühü) kızıyor mu? Seviyor mu? Nesi var ise hep ondan anlarız. Hazreti Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mevla’nın sıfatlarına aynalık ediyor. Mevla (Celle Celalühü) gadap mı ediyor, rahmet mi, nasıl anlayacağız? Onu göremiyoruz. Hazreti Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den anlayacağız.
- NİKAPLARDAN GEÇİP HAK’A GİDELİM
- CEMALİ BA KEMALE SEYREDELİM
Perdeler den geçip hak’a gidelim. Cemali ba Kemali seyredelim.
Kardeşlerim Mevla ile kulların arasında tam 70 bin tane perde vardır. Bu perdelerin 35 bini nurani, 35 bini zulmani perdelerdir. Evin, eşin, çocuğun hatta cenneti istemen bile Mevla ile kul arasında perdedir. Peki, o zaman ne olacak? Sırf Allah Allah istenecek.
Risale-i Kutsiyye çok büyük çok acayip kıymetli bir eser. Büyük şeyh efendi ne buyuruyordu bu kitap hakkında;
- RİSALEM, CEVHERİ KUTSİ CİHAN DA
Risalem kutsi bir cevherdir dünya da
- NE MÜMKÜN MİSLİ YAZILMAK BU ŞAN DA
Bu eser gibi bir eser yazılması mümkün değildir.
Hazreti Ömer (Radıyallahu Anha) kabristanlığa gitmişti. Ölülere; “biliyor musunuz; hanımlarınız başkaları ile evlendi, evleriniz de yıkılıp döküldü,” dedi. Ölülerden nida geldi; “Bunların hiç önemi yok, biz bunlara üzülmeyiz, ancak bizi üzen sağlığımızda boşa geçen zamanlarımızdır.”
Davud (Aleyhisselam) kulların amellerinin tartılacağı teraziyi görmek istedi. Mevla (Celle Celalühü) imkân verdi gördü, baktı ki bir kefesi maşrık ile mağrıb arası kadardı, onun heybetinden bayıldı düştü, kendisine geldiğin de; “Ya Rabbi bunu kim hangi amel ile doldurabilir ki” dedi, Mevla (Celle Celalühü) Ya Davud; “ben bir kulumu sevdim mi, o bir kere “Subhanellah” diyecek olsa bu mizan dolar,” buyurdu.
Bakınız kardeşler, Mevla (Celle Celalühü) “bir kulumu sevdim mi” buyuruyor. Demek sevdiği kimsenin “Sübhanallah” demesi mizan-ı dolduruyor, sevmediğinin değil, peki Mevla (Celle Celalühü) kimi sever?
Ali İmran Suresi 31. Ayet-i Kerime de Allah Resulüne cevap veriyor;
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
31




“Resulüm şöyle de: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız hemen bana uyun ki, Allah’ta sizleri sevsin.”
İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e tabi olduk mu bir “Sübhanellah” demek ile terazi dolar. Hadis-i Şerifte nasıl geliyordu?
“Sübhanellah” mizanı doldurur. “Elhamdülillah” yerler ile gökler arasını doldurur yahut (bu ikisini) doldurur.”
Hazreti Allah (Celle Celalühü) onun sevgili Peygamberi Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bunları boşuna buyurmamıştır. Allah (Celle Celalühü) ne buyurdu ise doğrudur.
Televizyon, bilmem daha neler neler, nedir bunlar? Çocuk muyuz da bunlara aldanıyoruz.
Elhamdülillah Rabbimiz bizlere bu tarikat-ı aliyyeyi verdi. Bu zamana kadar her türlü afetten sakladı muhafaza etti. Efendi babam her şeyi bize öğretti, o çok derin âlim çok derin mürşitti. Ona bağlı olduk Elhamdülillah. Göreyim sizi kıymet bilelim, bu yola iyi çalışalım.
Çok şükür kardeşlerim sizler maşallah çarşafı taşıyorsunuz, onun kıymetini lezzetini Mevla size ikram etti, ihsan etti. Çarşaf giyen kimsenin çok kıymetli olduğu anlaşılıyor. Hatta çok kıymetli olduğunu Kur’an-ı Kerim de Mevla söylüyor;
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُل لِّأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاء الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle (herhangi bir ihtiyaç için dışarı çıkarken) dış örtülerini üzerlerine alıp örtünsünler işte (çarşaf giyinmeleri iffetli, salih hanım olarak) tanınıp da eziyet edilmemelerine daha elverişlidir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir”, (Ahzap Suresi 59 Ayet)
Bu ayet-i kerime de kadınların dış örtüleri ile örtünmeleri emredilmektedir. “Dış örtüsü” diye tercüme edilen “cilbab” kelimesi Abdullah b. Mes’ud, Ubeyde es-Selmani, Kata’de, Hasan-ı Basri, Said b.Cübeyr, İbrahim en-Nehai ve Ata el- Horasai’ye göre başörtüsünün üstünden örtülen örtü demektir. Kadınların yüzlerini örtme zorunda olup olmadıkları hususunda iki görüş zikredilmektedir:
Ali b. Talha, Abdullah b. Abbas’ın bu ayet-i kerimeyi şöyle izah ettiğini bildirmektedir. Abdullah b. Abbas diyor ki: “Allah, müminlerin kadınlarına bir ihtiyaçları için dışarı çıktıklarında başlarının üzerinden örtecekleri örtüleri ile yüzlerini örtmelerini ve sadece bir gözlerini açmalarını emretmektedir”.
Yine, Muhammed b. Şirin diyor ki; “Ben, Ubeyde es-Selmani’ye bu ayetten sordum. Ubeyde başını ve yüzünü örttü, sadece sol gözünü açık bıraktı ve ayet’in, o şekli ifade ettiğini söyledi.”
Abdullah Abbas’dan nakledilen diğer bir görüşe göre kadınlar bu örtüleri ile kaşlarının üstüne kadar olan bölümü örterler.
İkrime ise, kadının bu tür örtülerle boyun ve boğazını da örtmek zorunda olduğunu söylemektedir.
Elmalı tefsiri 337. sayfada Cilbab; baştan aşağı örten çarşaf, ferace gibi dış elbisenin adıdır. Cilbab örtmek tabirinde de iki şekil vardır. Birisi cilbablarından biri ile bütün bedenini sıkıca örtmek, diğeri de cilbabının bir tarafı ile başından yüzüne örtmek olur. Bu beyanda da iki suret vardır: Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmaktır. İkincisi de alnın üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnun üzerinden dolayıp gözlerinin ikisi de açık kalsa bile yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. Cilbab ayeti nazil olduğu zaman ensar kadınları üzerlerine siyah elbiseler giyerek öyle bir ağır başlılıkları ile çıkmışlardı ki başları üzerinde kuşlar varmış gibi idi.
Hazreti Aişe’den rivayet edilmiştir ki; “Ensar kadınlarına Allah rahmet etsin.” “Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına, bütün müminlerin kadınlarına da söyle…” ayeti indiği zaman mırtlarını yırttılar, onunla başlarını sardılar ve Resulullah’ın arkasında öyle namaz kıldılar ki sanki başlarında kargalar varmış gibi…” Ayet’in devamında ki “bu onların tanınıp da incitilmemeleri için daha elverişlidir”sözü Ebu Hayyan, Bahrü’l Muhit adlı eserde şu manayı ifade eder “bu onların namusluca örtünerek tanınmamaları, kendilerine sataşılmaması ve hoşlanmadıkları durumlarla karşılaşmamaları için en kolay yoldur. Çünkü açılıp saçılmanın aksine, kadın örtünüp kendini muhafaza ederse kendisine sataşılmaz. Ama açık saçık kadına insanlar tamahlanır.” Örtünmenin meşruluğu, kadının iffetli olduğunu bildiren bir vasıtadır ve tesettürün hikmetini açıkça ortaya koymaktadır.
Ayet’in devamında, “Allah bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir” buyruluyor. Bu ayet bize birçok manaları anlaştırmaktadır;
1- Allah’ın bağışlaması çoktur. Bu güne kadar geçmiş günahları bağışlar. Kusurları örter. Rahmeti de çoktur. Bundan böyle emrini tutanları rahmeti ile arzusuna ulaştırır.
2- Allah bağışlayıcı ve merhametli olduğu için, kadınlara eziyet edilmesine razı olmaz ve onun için örtünmelerini emreder.
3- Tesettür emrolunduğundan dolayı da kadınlar bir baskıya uğratılmasın, aşırıya gidilmesin; çünkü Allah bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Bu emri onların aleyhine değil, lehine olarak vermiştir demek de olabilir.
Tövbe edip çarşafınızı giydiğiniz takdir de, Allah (Celle Celalühü) şimdiye kadar çarşafın önemini bilmeyip giymediğinizi af edicidir.
Çarşafın ehemmiyetini ahirette çok büyük mükâfat aldığınızda daha iyi anlayacaksınız. Çarşafı giymek ile bütün dünyadan ayrılmış oluyorsunuz. Kıymetli olduğunuz anlaşılıyor. Çok şükür Mevla (Celle Celalühü) bizlere çarşaf cübbe, şalvar, sarık ve daha neler neler nasip etti. Maide Suresinde okuduğumuz ayet-i celilede ne buyurulmuştu?
“Allah (Celle Celalühü)’nün kudreti, ihsanı geniştir. Her şey O’nundur. Yerler, gökler arasında bulunanlar hep O’nundur. Ondan daha zengin yoktur.”
Elhamdülillah onun kuluyuz kardeşlerim, bundan büyük nimet yoktur. Kulluk makamı makamların en sonu, derecelerin en yükseğidir. Padişahlık bile bundan düşüktür. Ama padişah da kulluğunu bilir ona göre yaşarsa başka.
Mevla (Celle Celalühü) sizlere yardım etti, nurlara gark etti. Milletin attığı taşlar vurmuyor, isabet etmiyor. Dünyada sizi kayırıyor ahirette ise bambaşka kayıracak mükâfatlandıracak. Ya Rabbi! bu kıymetli kullarını her türlü afetten koru, hepsinin hayırlı isteklerini ver.
Çarşaf giymek ile büyük yiğitlik yapıyorsunuz. Milletin bu tesettüre heves etmesine sebep oluyorsunuz, kimse bu işi yapamaz. Ancak Cenab-ı Hak size nasip etti. Ölünceye kadar devam edelim, bunlar yüzümüzü ak edecek. Pantolonlar bilmem neler giyenlere öldüklerin de “sen kimin ümmetiydin, bu halin nedir” diye hitab edecekler. İyice cehalet doldu ortalık, gerçi çarşaflıdan, çarşaflıya da fark var.
İyiliklerin çirkin, kötülüklerin güzel gösterildiği, dünyaya karanlıkların hâkim olduğu şu 21.yy.da çarşaflı hanım kızlarımızın yaptığı bir yanlışa değinmek ve bu konuda biraz vaktinizi almak istiyorum kardeşlerim.
Birinci husus, çarşaflı hanımlarımızın koku ve parfüm sürünmeleridir ki bu konuda dinimizin kesin yasaklaması vardır. İslamiyet kadının kokusunu, mahremi dışında ki erkeklere haram kılmıştır. Fakat hanımlarımız, bilerek ya da bilmeyerek güzel kokular sürünüp, sokağa çıkmaktadırlar. Özellikle bu işi çarşaflı hanımlarımızın yapması daha da dikkat çekmektedir. “Bu kadar da mı olur?” dedirtmektedir. Belki de hanımlar kokunun duyulmayacağı kanaatinde olsalar bile, bu koku namehrem olan birçok erkek tarafından duyulmaktadır. Şöyle ki; bir hanım bir apartmandan çıksa, arkadan bir başka erkek çıksa, apartmandan bir hanımın çıktığını rahatlıkla anlayabilir.
İkinci hususta, hanımlarımızın başlarını topuz yapmaları ve giydikleri çarşafların renkli, desenli ve parlak olmasıdır.
Hâlbuki İslamiyet’in emrettiği tesettürden maksat, güzelliğin meydana çıkmamasıdır. Ancak bu çeşit çarşaflar, yüzün açık olmasıyla beraber, güzelliği örtmek yerine, meydana çıkartmaktadır. Topuz konusundaki bir hadiste; “Topuz yapanlara Allah lanet etmiştir.” Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki;
“Cehennemliklerden iki sınıf vardır. Biri yanlarında sığırkuyrukları kamçılar bulunup onlarla, insanları döven bir kavim! Diğeri giyinmiş, çıplak, salınarak yürümeyi öğreten kırıtkan, başları horosan develerinin eğilmiş hörgüçleri gibi bir takım kadınlar! Bunlar Cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Hâlbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır. Bu Hadis-i Şerif Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in mucizelerinden biridir. 676 hicri tarihinde vefat eden Nevevi; “bu gün bu iki sınıfın ikisi de mevcuttur” diyor. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bunları görmemesi onun yaşadığı saadet devrinde bu küstahlar henüz zuhur etmediği içindir.
Birinci sınıftan murad şüphesiz ki zalimlerdir. Hani bıçağı elinde kırbacı belinde “var mı bana yan bakan” diyen zalimler varya işte onlar gibi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinden sonra bu zalimler daima var olmuşlar. Zalim hükümdarlar, zalim kumandanlar, çırağına, çobanına, işçisine zulm eden bütün gaddarlar bu sınıfa dâhildir. Hadiste geçen “giyinmiş kadınlar” ve “çıplak kadınlardan” maksat bazı ulemaların beyanına göre “kadın halini meydana çıkarmak için bedenin bir kısmını örter bir kısmını açar” diye tefsir etmiş. Hatta “bedenini gösteren ince ve şeffaf elbise giymektir” diyenler bile olmuştur.
Bize kalırsa bu gün, giyinmiş çıplak kadınların kim olduğunu tarife hacet yoktur. İstanbul gibi bir şehrin en ücra köşelerinde bir dakika durarak gelen geçen kadınları gözetlemek kâfidir. Kadınların başlarının deve hörgücüne benzetilmesi çeşitli bağ ve sargılarla sararak onları büyüttükleri içindir. Bunu anlamak içinde her hangi bir sokağın başında bir dakika durmak kâfidir. Deve hörgücüne benzeyen kadın başı nasıl olur dediğinde asla şüphe bırakmayacak, niceleri muhakkak arzı endam ederek geçecektir. Allah Müslümanların kadınına erkeğine büyüğüne küçüğüne hakiki itaati nasip etsin.
İşte kardeşlerim bu Hadis-i Şeriften de anlaşılacağı gibi cennete girmeye engel olacak sebeplerden biride saçı topuz yapmaktır. Üstelik topuz yapan kadınların cennetin kokusunu dahi alamayacaklarını Resulullah bize bildirmektedir. O halde hala topuz yapmakta ısrar edip cennete yüz çevirmekteki maksat nedir? Lütfen bu konuya titizlik gösterip Resulullah’ın uyarısına dikkate alalım ve diğer din kardeşlerimizi de uyaralım.
Mevla sünneti seniyyeden bir nebze dahi ayrılmamayı nasip etsin. Allah’ın lanet ettiği şeytana eş duruma düşmeyelim. Üçüncü hususta ayağa topuklu ayakkabılar giyip aşırı ses çıkarmak, suretiyle yürümektir. Bu davranışta erkeklerin dikkatlerini üzerlerine çekmelerine sebep olmaktır. Ayrıca göğüslerin meydana çıkacak şekilde dik yürümeleride işin çok yanlış bir boyutudur. Kaşları aldırtmak, kirpikleri uzatmak, makyaj yaparak sokağa çıkmak, çirkin bir davranış olup özellikle çarşaflı hanımlara hiç mi hiç yakışmamaktadır. Bu hususlar, kısmen ya da tamamen bazı hanımlarımızda bulunmakta, bir yandan günaha sebep olduğu gibi, bir yandan da çarşafa gölge düşürmektedir. Mevla Teâlâ cümlemize hidayet ve rahmet eylesin!.. Âmin. Ya Rabbi sevdiğin ve razı olduğun şeylere yakın olanlarla yaşat bizi. Bu kardeşlerimizin bütün dualarını kabul eyle geçmişlerini af eyle… Âmin.
MAHMUT USTA OSMANOĞLU(EFENDİ HAZRETLERİ) (K.S.)

guldeste-sultan
25.05.2007, 11:51
Rabbim razı olsun kardeşim..

Rabbim Efendi hz.'lerine şifa versin,tekrar sohbetlere çıkabilmeyi nasip etsin.(amiin.)

sinezan
25.05.2007, 12:05
isterdim ki efendi hz.leri maide suresinin devamındaki sözleride açıklasa.
neden es geçmiş acaba?
konu sadece zikir konusu idide mi bunu es geçmiş?
ama o ayetin sonu,asıl tefsir edilmesi gererir diye düşünüyorum.
hem şu da var:o ayette,yani maide 54'de söylenmek istenilen zikir mi?

birde çarşafın farz olduğunun söylenilmesi,yani "tesettür farz,çarşaf en güzel tesettüre uygun olan giysi" denilse daha hoş olmaz mıydı acaba?

yakup_1
25.05.2007, 16:25
öncelikle Yaziyiokuduysaniz Teşekkürler. Birincisi Efendi Hazretleri Rahatsiz Ayrica Devamli Olarak Hafta Bir Veya Bir Kaç Gün Sohbet Veriyo Devamini Diğer Sohbette Açiklamiştir Eğer Illa Da Görmmek Istiyorum Derseniz Ruhul Furkandada Açiklamiş Olabilir. çarşaf Konusunda Ise çarşaf Müslüman Icadidir Palto Müslüman Icadi Değil Palto Aldiğin Zaman Gavurun Amacina Hizmet Etmiş Olursunuz. çarşaf Aldiğiniz Zaman Ise Müslümana Eğer Açiklamam Yeterli Olmadiysa Devam Edebilirim

Bu Arada Yukarida Kardeşimiz Efendi Hazretleri Için Bir Dua Etmiş Bize De Amin Demek Düşer Amin

guldeste-sultan
25.05.2007, 17:53
isterdim ki efendi hz.leri maide suresinin devamındaki sözleride açıklasa.
neden es geçmiş acaba?
konu sadece zikir konusu idide mi bunu es geçmiş?
ama o ayetin sonu,asıl tefsir edilmesi gererir diye düşünüyorum.
hem şu da var:o ayette,yani maide 54'de söylenmek istenilen zikir mi?

birde çarşafın farz olduğunun söylenilmesi,yani "tesettür farz,çarşaf en güzel tesettüre uygun olan giysi" denilse daha hoş olmaz mıydı acaba?

ablacım burada biz bir ayetten bahsediyoruz,bir ayette bizim göremediğimiz bir sürü mana çıkabiliyor,bunu herkes göremiyor tabikide.Bir alimin neden ne söylediğini filan eleştirir şekilde incelemekse çok yalnış olur.Sonunu belki bu sohbette açıklamamıştırda başka sohbette devam etmiştir.Sohbetine gidenler bilir.
Önce bir sebepler düşünülmeli,direkt koskoca bir alimi eleştirmeye geçilemez asla...

sinezan
26.05.2007, 10:06
dikkat edildiyse şöyle bir soruda sormuşum:
konu sadece zikir konusu idide mi bunu es geçmiş?
ve yine isteğimi dile getirmişim:
isterdim ki efendi hz.leri maide suresinin devamındaki sözleride açıklasa.
zira zikir konusunun önemini biliyoruz ve yapmaya çalışıyoruz,ama cihat konsunda bilgimiz yeteri derecede yok.

gelelim çarşafa:ben böyle yorumlar yaptığım zaman sanılıyorki çarşafa karşıyım.
çarşafı giymek isteyen bir kişi nasıl olurda karşı olabilir?
benim karşı olduğum pardesüyü (uygun olanını) giyenleri tesettürün şartını uygulamıyor,sanki büyük bir hata yapıyormuş gibi nitelendirlmesi.
inşaAllah anlatabilmişimdir.

yakup_1
26.05.2007, 13:14
çarşaf peygamberimizin dönemine ait br şey sen pardesü bit'attir niye islama sonradan sokulmuştur esasında peygamberimizin zamanın da pardesü yok ayrıca efendi hazretleri zikir konusundan bahsetmiş belki sen zikri yapıyosundur ama biz zikri bıraktığımızda okdar büyük bir vebal altına gireriz ki anlatamam. Bizim zikirden soğumamamız için söylemiştir efendi hazretleri senin zikirin önemini biliyor olman herkesin bileceği anlamına gelmez

sinezan
26.05.2007, 13:21
1-çarşafın Efendimiz zamanında giyildiğine dair kesin deliller var mı?
2-bid'atlerden haram olmayanlarıda var diye biliyorum.yani iyi ve kötü olarak iki ayrılır.
3-zikir her müslüaman için geçerlidir,yapması gerekir.ama zikrin çeşitleri vardır.isteyen istediği şekilde yapabilir.
4-cihatta önemli bir emirdir.hiç düşündün mü bırakınca ne olur?

yakup_1
26.05.2007, 13:22
1-çarşafın Efendimiz zamanında giyildiğine dair kesin deliller var mı?
2-bid'atlerden haram olmayanlarıda var diye biliyorum.yani iyi ve kötü olarak iki ayrılır.
3-zikir her müslüaman için geçerlidir,yapması gerekir.ama zikrin çeşitleri vardır.isteyen istediği şekilde yapabilir.
4-cihatta önemli bir emirdir.hiç düşündün mü bırakınca ne olur?


ZİKİRDE NEFİS VE ŞEYTAN İLE CİHATTIR

sinezan
26.05.2007, 13:26
bir nevi haklısın.
ama şunu unutmamalı ki,bu cihat ölünceye kadar devam eder,hemen sonuç alınmaz.

yakup_1
26.05.2007, 13:35
1-çarşafın Efendimiz zamanında giyildiğine dair kesin deliller var mı?
2-bid'atlerden haram olmayanlarıda var diye biliyorum.yani iyi ve kötü olarak iki ayrılır.
3-zikir her müslüaman için geçerlidir,yapması gerekir.ama zikrin çeşitleri vardır.isteyen istediği şekilde yapabilir.
4-cihatta önemli bir emirdir.hiç düşündün mü bırakınca ne olur?


1- RESULULLAH(SAV) ZAMININDA PARDESÜ GİYİLECEK HALİ YOK.
TABİ Kİ ÇARŞAF GİYİLEEK
2- PARDESÜ HARAM MI BİLMİYORUM AMA PARDESÜ İSLAM NIŞANI DEĞİL.
PARDESÜYÜ KİMLER GİYER EN BAŞTA İCAD EDENLER YANİ GAVURLAR . PEYGAMBERİMİZİN ÜMMETİNDEN OLDUĞUNU PARDESÜ GİYEREK Mİ İSPATLIYOSUNUZ. ELİN GAVURU PARDESÜ GİYİYO AAA BU TESETTÜRE UYGUN DEYİP GİYİLMEZ ONA BAKARSANIZ. BİZİNDE NAMAZDA KAFAMIZDA
ŞAPKA MI GİYELİM YOKSA ŞALVARA BENZİYO DİYE DÜŞÜK BEL Mİ GİYELİM.

3-BENİM KAST ETTİĞİM TARİKAT ZİKRİ SEN ANLAMAZSIN.

4-YA EFENDİ HAZRETLERİ SENİN İÇİN BU KADAR İNSANI ZİKİR DERSİNDE MAHRUM ETMESİ LAZIMDI DİMİ YANİ HİÇ ZİKİR DERSİ YAPMAYALIM MI ŞU ANADA BİZ ZİKİRLE MEŞGULÜZ CİHATLADA UĞRAŞIYORUZ TABİ AMA HENÜZ HARB MEYDANI YOK BİR KAÇ TERÖRİSTİN DIŞINDA DİĞER SOHBETLERİNİ DİNLEMDEN ÖN YAGILI DAVRAN MA

sinezan
26.05.2007, 13:44
sanırım konuşmamı kesme zamanım geldi.
ama şunu unutmayın,efendi hz.lerini severim,eğer ki bir gün tarikata girersem,tıpkı geçmişteki gibi tercihim efendi hz.leri olacaktır.

acizane abla tavsiyesi:kendinizden başkasını müslüman değil diye görmeyi bırakın.

yakup_1
26.05.2007, 13:46
Allah Nasib Etsin Anlatilmaz Yaşanir Girdiğiniz Zaman Anlarsiniz Neden çarşafin Bu Kadar önemli Olduğunu

sinezan
26.05.2007, 13:48
kardeşim dediğimi iyi okuyun,ben geçmişte ya-şa-yan-lar-da-nım.

yakup_1
26.05.2007, 13:49
Biraktiniz Yani

yakup_1
26.05.2007, 13:52
Yalniz Bu çok Ciddi Bir Konu Allah Affetsin Eğer Tarikattaydiniz Ve Biraktiysaniz Durumunuz Vahim Mesul Olursunuz.BU İŞ BÖYLE ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL TARİKATI BIRAKAN TARİKATIN YOL OLDUĞUNU BİLİR TARİKATTAN ÇIKAN YOLDAN ÇIKMIŞTIR

sinezan
26.05.2007, 13:53
neyse senin yaşın baya küçükmüş.
o yüzden birşey demiyorum.
ama bilmiyorum tavsiyeme kulak veirir misin;sana araştır diyorum sadece.

yakup_1
26.05.2007, 13:55
neyse senin yaşın baya küçükmüş.
o yüzden birşey demiyorum.
ama bilmiyorum tavsiyeme kulak veirir misin;sana araştır diyorum sadece.


YA AMA BU HAKSIZLIK HERKES YAŞIN KÜÇÜK DİYE BENİ MUHATAP ALMIYOR. GEÇEN BU FORUMDA BİRİ DAHA ÖYLE YAPTI . BENDE EFENDİ HAZRETLERİNİN ELHAMDULİLLAH MÜRİDİYİM ONUN İÇİN BU MESELELERİ BİLİYORUM

guldeste-sultan
26.05.2007, 17:11
İlk önce canımı sıkan şeye değiğnmek istiyorum.Yaş meselesi..........Çok enteresan ve bir çok kişinin düştüğü aynı hata.Herkesin dilinde küçükten büyüğe herkesin bildiği bir atasözü vardır"akıl yaşta değil,baştadır..".........

Şimdide sinezan ablacım çarşafla ilgili soruna alıntıyla cevap vermeye çalışayım.Hani bir sitede(anlamışsındır) oğuz kardeşimizin çarşafla ilgili bir konusu vardı ve onu sende okumuştun ama unutmuş olmalısın.Yani en basitinden ordan cevap vermek istedim.. (Biliyorum ki sen çarşafa karşı değil;aksine (o konuda da demiştin) "çarşafın en güzel tesettür olduğunu düşünüyorsun..)

Allahu Teâlâ Ahzab sûresinin 59. âyetinde, "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: Evden çıkarlarken üstlerine vücutlarını iyice örten cilbablarını, dış elbiselerini giysinler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber ALLAH çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." buyurmuştur. Âyet'i kerimede geçen "cilbab" hakkında ulemânın pek çok beyanları vardır. Ben sizlere son devrin âlimlerinden birkaçının yorumunu nakledeyim. Meselâ, Elmalı merhum:
"Cilbab" baştan aşağı örten çarşaf, ferace, car gibi dış giysilerin adıdır." demiştir. Aynı şekilde gerek Konyalı Mehmet Vehbi Efendi, "Hülasatü'l-Beyan"da, gerekse Ömer Nasuhi Bilmen Efendi kendi tefsirinde "cilbab"ı çarşaf olarak tefsir etmişlerdir.
Yine bu konuyla alâkalı olarak Ümmü Seleme annemiz demiştir ki:
"Cilbablarını (dış elbiselerini) giysinler.' âyeti nazil olduğu zaman ensar kadınları üzerlerine siyah elbiseler giyerek öyle bir ağırbaşlılık ile çıkmışlardı ki, başları üstünde kuşlar varmış gibi idiler." Bakınız buradaki ifadede "elbisenin rengi" dahi verilmiştir. Bu beyanların neticesinde kadının örtüsünün siyah çarşaf olduğu anlaşılıyor.

Çarşaf, yüzyıllarca Osmanlı'da resmî kıyafet olma özelliği taşımıştır. Hatta Elmalı merhum "Bizler yetiştiğimiz zaman, memleketimizde validelerimizin tesettür tarzı bu idi." diyor. Zaten tefsirinde de, Ahzab sûresi 59. âyet'i celiledeki örtü için "çarşaftır" demiştir. Daha pek çok müfessir bu âyetin tefsirini yaparken bu örtüye "çarşaf" demiştir.

Efendim, bu kıyafetleri giyen insanlar, Kur'an'a ve Sünnet'e en uygun olanını yapmaya çalışıyorlar. Allahu Teâlâ namaz, zekât ve oruç gibi ibadetlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağını bildirdiği gibi, örtünmenin de şeklini ve sınırlarını belirlemiştir.

guldeste-sultan
26.05.2007, 17:13
Tabi burda isim önemli değildir.Belki buna günümüzde çarşaf deniyor ama başka zamanlarda yada başka ülkelerde,kütürlerde farklı isim veriliyordur,onun için çarşaf olarak değilde şekil olarak savunmalıyız.Örtü bizim bildiğimiz çaarşafa benzemeli..(yeni çıkan şekilliler hariç)

sinezan
26.05.2007, 17:29
benim karşı olduğum çarşafın dayatma olması.
belki bu kadar üzerinde konuşmam,yaşadığım olayların etkisiyledir.
şunu söyleyeyim belki anlarsınız:pardesülü olduğum için gittiğim bir yerde,gelen olunca kapıyı bana açtırırlardı.ne zaman ki çarşaf giydim yaşı çok küçük olanlara açtırdılar.ki benim açtığım zamanlarda oranın yaşı en büyük olanı ben idim.demek istiyorum ki çarşafsız olduğum zamanlarda ben namahrem karşısına çıkabiliyordum,yani izin vardı,acaba neden çarşaf giyince bu tutum değişti?haşa bilmediğim bir ayet filan mı var?ve orada bana pardesülüler için "giyinik çıplaklar" denilmişti.bu hadis nasıl olurda bu derece çarpıtılabilinir?
sonra yine konuştuğum kişiler hep bana farz olanın çarşaf olduğunu söylediler.bu doğru değil işte.örtünmek farz çarşaf değil.ama dediğim gibi örtünmeyi en güzel sağlayan çarşaftır.

gelelim yaş meselesine:aslında beni az çok tanıyanlar bu konuda böyle düşünemdiğimi bilirler,ki ben yaşça benden küçük olan kişlere danışır,onlardan fikir alırım.
ama burada konuşan kardeşin konuşmalarına dikkat edilmeli.
anlatabiliyor muyum?

tarikatı bıraktım diye bana yoldan çıkmışın diyen bir kişiyi muhatap alıpta ona cevap yazmam beklenmemeli.bende o yüzden yaşı bahane ettim.

yakup_1
26.05.2007, 20:32
Abla Sen Tarikattan çikmanin Vebalini Bilmiyorsun Galiba. Eğer Tanidiğin Bir Hoca Varsa Sor. çarşaf Konusu Hakkinda Bende Bazi Kardeşlerimizin Söyledikleri Hep Boşa Gidiyor. Orda Sana Farz Olanin çarşaf Olduğunu Belitmiş. Ben şahsen Efendi Hazretletinin Sözlerinin çarpitilmamasiniz Allah Razi Olsun Ne Güzel Konuşmuş Denmesini Isterdim Ama Her Konuda Olduğu Gibi Bu Konuda Da Ihtilafa Düşmeyi Başardiniz. Zannedersem Sizin Konuşmalarinizdan Nurcu Olduğunuzu Anladim Ama Bilin Ki Bediüzzaman Da çarşafi Tavsiye Etmiştir.

çarşaf Giyen Birisine Sorun Neden Pardesü Giymiyosun Diye Acaba Ne Cevap Vereck Normalde Ben Bu Kadar Ağir Konuşmam Konu Efendi Hazretlerinin Sohbeti Olunca Başka

İmandanihsana
27.05.2007, 00:08
KURALLARINA UYGUN OLDUKTNA SONRA TESETTÜR HERNEVİ ŞEYLE OLUR...ÖGRENDİĞİMİZ OKUDUGUMUZ BUDUR....EFENDİ HAZRETLERİNİN CEMAATİNE MENSUB DEĞİLİM..PEK ÇOK SEVERİZ KARDEŞLERİMİZİ..LAKİN MAHMUD EFENDİNİN ÇOĞU SÖZLERİDE ÇARPITILIYOR,BAZI ŞEYLER YANLIŞ NÜKSETTİRİLİYOR...TENİ GÖSTERMEDİKTEN SONRA...VUCUDUN HACİMİNİ BELLİ ETMEDİKTEN,KAİDELERİNE UYDUKTAN SONRA TESETTÜR ÇARSAFLADA OLUR...PARDESÜ İLEDE OLUR...HASIRLA BİLE OLUR...BUNLARIDA MUHTEREM MAHMUD ESAD ÇOŞAN EFENDİNİN YAZISINDAN OKUMUŞTUM..ERKEKLERİN CÜBBE ŞALVAR VS GİYMESİ KONUSU İSE....ÖNCELİKLE BUNLAR SÜNNETTİR..VE BUNLARI HER MÜSLÜMAN SEVMEKLE ZORUNLUDUR...HER HANGİ BİR SÜNNETİ SENİYYEYİ MÜSLÜMAN YAPMASA BİLE SEVMEKLE ZORUNLUDUR SEVMİYORUM DİYEMEZ...MESALA BİR KİŞİYE RASULULLAH AS KABAGI SEVERDİ DESELER O KİŞİDE BEN SEVMİYORUM DESE DİNDEN ÇIKAR(AYRINTILI BİLGİ İÇİN ELFAZI KÜFR AHMET ZİYAEDDİN GÜMÜŞHANEVİ HZ KİTABINA BAKINIZ İNŞ..KURALLARINA UYGUN OLARAK PARDESÜ GİYEN KARDEŞLERİMİZİ VE GEREK YAŞAM ŞARTLARI DOLAYISI İLE CÜBBE ŞALVAR GİYEMEYEN SAKAL BIRAKAMAYAN KARDEŞLERİMİZİ BU NEDENLE KINAYAN HAKİR GÖREN ZİHNİYET SON DERECE YANLIŞ..BUNUN SONU UCUBTUR...KİBİRDİR...BİR AMCAMIZ VARDIR ALLAH KENDİSİNDEN RAZI OLSUN ONA BU CÜBBE VS KONULARINI SORMUŞTUK VERDİGİ CEVAB SON DERECE MANALI VE DOĞRU İDİ....YAPABİLİYORSAK YAPICAGIZ.YAPAMIYORSAK YAPAMIYORUZ DİYE ÜZÜLECEGİZ..YAPIYORSAKTA YAPMAYANI KINAMAYACAĞIZ...GÖNÜL İSTER ŞALVARIDA CÜBBEYİDE ÇARŞAFIDA ELHAMDÜLİLLAH...MEVLA KALBİMİZİ BİLİYOR...ÇARŞAMDA CEMAATİNDEKİ KARDEŞLERİMİZDEN ALLAH CC RAZI OLSUN İNŞAALLAH..İSTİKAMETLERİNİ MÜBAREK ETSİN İNŞALLAH..ALLAH'A EMANET OLUN KARDEŞLERİM...

guldeste-sultan
27.05.2007, 12:04
Belki kardeşim haklısın ama sünnette yapılması gereken bir şeydir.Ha sende bunu dedin ama şöyle düşünelim yapmıyoruz ama neden.Dünyevi şeyler engelse buna çok yazık o zaman bize.Elimden geleni sonuna kadar yapmalıyız.Bediüzzaman Said Nursinin bir sözü var.Hiç aklımdan çıkmayan bir söz."Şu zamanda ölen 40 kişiden 39'u imansız gidiyor".......................
Acaba bizler o bir kişi olabilecek miyiz.Bunu dşünmeliyiz ve sünnetide son sınır yaşamaya çalışmalıyız..

Kapalılık onusuna gelince doğrusur her yerini kapaması belki kapalılıktır ama tesettür değildir.Cıvıl cıvıl renkleri giyip dikkat çekip sonrada benimki teserttür diyemeyiz..



(Bu arada imzan süper kardeş.Çok hoşuma gitti.Anlayana güzel bir cevap niteliğinde..)

İmandanihsana
27.05.2007, 13:41
Belki kardeşim haklısın ama sünnette yapılması gereken bir şeydir.Ha sende bunu dedin ama şöyle düşünelim yapmıyoruz ama neden.Dünyevi şeyler engelse buna çok yazık o zaman bize.Elimden geleni sonuna kadar yapmalıyız.Bediüzzaman Said Nursinin bir sözü var.Hiç aklımdan çıkmayan bir söz."Şu zamanda ölen 40 kişiden 39'u imansız gidiyor".......................
Acaba bizler o bir kişi olabilecek miyiz.Bunu dşünmeliyiz ve sünnetide son sınır yaşamaya çalışmalıyız..

Kapalılık onusuna gelince doğrusur her yerini kapaması belki kapalılıktır ama tesettür değildir.Cıvıl cıvıl renkleri giyip dikkat çekip sonrada benimki teserttür diyemeyiz..



(Bu arada imzan süper kardeş.Çok hoşuma gitti.Anlayana güzel bir cevap niteliğinde..)

selamun aleykum...tabiki cıvıl cıvıl renkleri giyinip ben tesettürlüyüm demekte doğru değil tesettür dikkat çekmicek öncelikle...Dikkat edersen kurallarına riayet ettikten sonra tesettür pardesü ilede olur,çarşaflada olur demişrik...yani olması gereken tum kuralları içine alıcak....

kardeşim evet haklısın sünnette yapılması gereken bişeydir...aksini zaten inkar eden kafir olur sünneti kim yapmayalım diyebilirki...

Haşa kimsenin sünneti hafifa aldığı yok...Tabiki Sünneti sıkı sıkısına yapışmalıyız...Ama sünnet sadece cübbe şalvar değildir...Efendimizin En Büyük sünnetlerinden biride cemaatle namaz kılmaktır..Kuran ahlakıdır ve dahası...bir eleştiri babında olsun kendi adıma ben cemaatle namazları eda edemektikten sonra sabahları eşşek gibi evde uyurken..cemaate gitmezken...öncelikle yapıcagım sünnet cemaatle namaz kılmaktır...Konuşmalarım adabsız ise öncelikle dikkat edecegım Efendımızın Ahlakı ile ahlaklammamdır...Sakın sölediklerim yanlış anlaşılmasın cübbeyi şalvarı her müslüman istemeli..inkar edemez..Sevmek zorundadır..bazı insanların yaptıkları gibi cübbesi yok..sakalı bir tutam değil diye onları hakir görmekte iğrenç bişeydir...ucubtur...kibirdir...Vel hasılı Mevla cümlemize hayatımızın her alanında sünnetlere yapışabilmeyi nasib etsin...ihya edebilmeyi nasib etsin inşaallah...

yakup_1
27.05.2007, 13:47
Ya Lütfen Ben Bu Konuyu Siz şalvari Cübbeyi Tartişin Diye Açmadim Sohbeti Okumadan Yazi Asiyosunuz. Ben Sizin Bu Yazidan Istifade Etmenizi Isterdim Ama Görüyorum Ki Ortam Başka Taraflara Doğru Gidiyor Tatişan 1000 Teşekkür Eden 1 Böyle Olmaz Ki Kardeşim

sinezan
28.05.2007, 09:26
ben nur cemaatinden değilim ve böyle düşünüldüğünü okuyunca gülümsedim: ))
nerden nereyeeeee.

CENDEL
28.05.2007, 09:54
YA AMA BU HAKSIZLIK HERKES YAŞIN KÜÇÜK DİYE BENİ MUHATAP ALMIYOR. GEÇEN BU FORUMDA BİRİ DAHA ÖYLE YAPTI . BENDE EFENDİ HAZRETLERİNİN ELHAMDULİLLAH MÜRİDİYİM ONUN İÇİN BU MESELELERİ BİLİYORUM

Kardeşim geçen seferkinden kasıt bensem benim amacım muhattap almama değildi. Bu yaşta sana birşey kazandırmayacak konulara girmemen içindi. Zaten bu genç yaşındaki enerjini küffara harca diyerekte hasbihal etmiştik. Şimdi senin yazdığın bir yazı dikkatimi çekti senden öğrenmek istiyorum.


1- RESULULLAH(SAV) ZAMININDA PARDESÜ GİYİLECEK HALİ YOK.
TABİ Kİ ÇARŞAF GİYİLEEK
2- PARDESÜ HARAM MI BİLMİYORUM AMA PARDESÜ İSLAM NIŞANI DEĞİL.
PARDESÜYÜ KİMLER GİYER EN BAŞTA İCAD EDENLER YANİ GAVURLAR . PEYGAMBERİMİZİN ÜMMETİNDEN OLDUĞUNU PARDESÜ GİYEREK Mİ İSPATLIYOSUNUZ. ELİN GAVURU PARDESÜ GİYİYO AAA BU TESETTÜRE UYGUN DEYİP GİYİLMEZ ONA BAKARSANIZ. BİZİNDE NAMAZDA KAFAMIZDA
ŞAPKA MI GİYELİM YOKSA ŞALVARA BENZİYO DİYE DÜŞÜK BEL Mİ GİYELİM.

3-BENİM KAST ETTİĞİM TARİKAT ZİKRİ SEN ANLAMAZSIN.

4-YA EFENDİ HAZRETLERİ SENİN İÇİN BU KADAR İNSANI ZİKİR DERSİNDE MAHRUM ETMESİ LAZIMDI DİMİ YANİ HİÇ ZİKİR DERSİ YAPMAYALIM MI ŞU ANADA BİZ ZİKİRLE MEŞGULÜZ CİHATLADA UĞRAŞIYORUZ TABİ AMA HENÜZ HARB MEYDANI YOK BİR KAÇ TERÖRİSTİN DIŞINDA DİĞER SOHBETLERİNİ DİNLEMDEN ÖN YAGILI DAVRAN MA

1) İlk maddedeki "pardesüyü gavurlar icat etti ve onlar giyer " sözü senin görüşünmü yoksa mahmud efendininmi ?
Sanki biraz kalıp şeklinde düşünüyorsunuz. Mesela afganistandaki yada suuddaki örtünme çarşaf gibi değil ama çarşaftan daha örtücüdür.
Bu şekil giiyinenlerin değil yüzünü, gözlerini dahi göremezsin hatta ellerine bile eldiven geçirirler. Şimdi buradan ne anlıyoruz örtünme şartlara uygun olduğunda farziyet yerine geliyor.

2) Tarikat zikri islamdan değilmi ? Neden herkes anlamasın ?

3) Siz zikirle meşgulsünüz sözüne birşey demiyorum. Hele henüz harp yok iddianıza hiçbirşey demiyorum. Yaşın daha çok genç inşallah sana dünyada neler olup bittiğini anlatacak biriyle karşılaşırsın. Senin için özel dua edeceğim.

serhildan
28.05.2007, 11:59
54 - Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

MAİDE SURESİ AYET 54 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 02.10.2004
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَلاَ يَخَافُونَ لَوْمَةَ لآئِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاء وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ



Cenabı Hak bu ayeti Celile’de buyurmuş oluyor ki; Ey iman şerefi ile müşerref olmuş kullarım , kim dininden dönerse bana zarar yok. Zira ben öyle kullar yaratırım ki onlar dinlerinden dönmezler, sabr ederler, sebat ederler. Onlar beni bende onları severim
Allahü Teala bizden en çok kendisini zikr etmemizi istiyor. Namaz kılmamızı emr ediyor . ”Çok kılın” buyurmuyor, zekat emr ediyor, kırkta birini vermeyi emrediyor bunda da çok , zikrin çokluğu emr ediliyor.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيراً
41
41 - Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin

وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
42
42 - Onu sabah akşam tespih edin


AHZAB SURESİ AYET :41, 42





Zikr etmemiz çok isteniyor. Çok çok. Sabah akşam durmadan. Zikr etmeden bir nefes kaçarsa insan ahrette öyle üzülecek ki, bir gün Hazreti Peygamber, “amellerinizin en hayırlısını, Allah katında en makbulünü ve derecelerinizi en çok yükseltecek olanını, altın gümüş infakından daha hayırlı, hatta düşman karşısında öldürmek ve ölmekten hayırlısını size bildiriyim mi?” deyince, Ashab; “Bildir ya Resulullah” dediler. Resul-i Ekrem devamla; “Daima Allah’ı zikretmektir”, buyurdular.
Zikrullah hadis-i Şerifte geçen amellerin hepsinden daha hayırlıdır. Aman göreyim sizi bir daha ele geçmez bu fırsat. Nefes bitti; zikir de her şeyde bitti.
Risale-i Kutsiyye de şöyle buyrulur;
— O ZAT-I ZATINA MİR’AT EYLEDİ CAN
Canımız olan Mevla’mız Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kendi zatına ayna yaptı.
— CELALİYLE CEMALİ OLDU SEYRAN
Mevla’nın celal sıfatı ve cemal sıfatı O Resulullah’tan seyr edilir oldu. Mevla’nın celali cemali güzelliği görünür oldu.
Resulullah olmasaydı Allah’u Tela’yı tanıyamazdık. Çünkü Mevla Hadisi Kutside;
“Sen olmasaydın, sen olmasaydın Habibim âlemleri yaratmazdım.” buyurdu.
“Rabliğimi açığa çıkarmazdım. Gizli kalırdım. Seni sevdiğim için açığa çıkardım. Şimdi eğer kullarım beni seviyorlarsa sana tabi olsunlar.”
Baş ayna Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ondan sonra onun halifeleridir.
- HEMEN A’NIN AYİNESİNDEN O SÜBHAN
- NİKAP AÇTI KEMALİ OLDU İ’LAN
Sübhan Teâlâ, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in aynasından, peçe (perde)’yi açtı. Kemali aşikâr oldu.
Peygamber Efendimiz onun aynası, Hazreti Allah (Celle Celalühü) kızıyor mu? Seviyor mu? Nesi var ise hep ondan anlarız. Hazreti Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mevla’nın sıfatlarına aynalık ediyor. Mevla (Celle Celalühü) gadap mı ediyor, rahmet mi, nasıl anlayacağız? Onu göremiyoruz. Hazreti Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den anlayacağız.
- NİKAPLARDAN GEÇİP HAK’A GİDELİM
- CEMALİ BA KEMALE SEYREDELİM
Perdeler den geçip hak’a gidelim. Cemali ba Kemali seyredelim.
Kardeşlerim Mevla ile kulların arasında tam 70 bin tane perde vardır. Bu perdelerin 35 bini nurani, 35 bini zulmani perdelerdir. Evin, eşin, çocuğun hatta cenneti istemen bile Mevla ile kul arasında perdedir. Peki, o zaman ne olacak? Sırf Allah Allah istenecek.
Risale-i Kutsiyye çok büyük çok acayip kıymetli bir eser. Büyük şeyh efendi ne buyuruyordu bu kitap hakkında;
- RİSALEM, CEVHERİ KUTSİ CİHAN DA
Risalem kutsi bir cevherdir dünya da
- NE MÜMKÜN MİSLİ YAZILMAK BU ŞAN DA
Bu eser gibi bir eser yazılması mümkün değildir.
Hazreti Ömer (Radıyallahu Anha) kabristanlığa gitmişti. Ölülere; “biliyor musunuz; hanımlarınız başkaları ile evlendi, evleriniz de yıkılıp döküldü,” dedi. Ölülerden nida geldi; “Bunların hiç önemi yok, biz bunlara üzülmeyiz, ancak bizi üzen sağlığımızda boşa geçen zamanlarımızdır.”
Davud (Aleyhisselam) kulların amellerinin tartılacağı teraziyi görmek istedi. Mevla (Celle Celalühü) imkân verdi gördü, baktı ki bir kefesi maşrık ile mağrıb arası kadardı, onun heybetinden bayıldı düştü, kendisine geldiğin de; “Ya Rabbi bunu kim hangi amel ile doldurabilir ki” dedi, Mevla (Celle Celalühü) Ya Davud; “ben bir kulumu sevdim mi, o bir kere “Subhanellah” diyecek olsa bu mizan dolar,” buyurdu.
Bakınız kardeşler, Mevla (Celle Celalühü) “bir kulumu sevdim mi” buyuruyor. Demek sevdiği kimsenin “Sübhanallah” demesi mizan-ı dolduruyor, sevmediğinin değil, peki Mevla (Celle Celalühü) kimi sever?
Ali İmran Suresi 31. Ayet-i Kerime de Allah Resulüne cevap veriyor;
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
31




“Resulüm şöyle de: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız hemen bana uyun ki, Allah’ta sizleri sevsin.”
İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e tabi olduk mu bir “Sübhanellah” demek ile terazi dolar. Hadis-i Şerifte nasıl geliyordu?
“Sübhanellah” mizanı doldurur. “Elhamdülillah” yerler ile gökler arasını doldurur yahut (bu ikisini) doldurur.”
Hazreti Allah (Celle Celalühü) onun sevgili Peygamberi Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bunları boşuna buyurmamıştır. Allah (Celle Celalühü) ne buyurdu ise doğrudur.
Televizyon, bilmem daha neler neler, nedir bunlar? Çocuk muyuz da bunlara aldanıyoruz.
Elhamdülillah Rabbimiz bizlere bu tarikat-ı aliyyeyi verdi. Bu zamana kadar her türlü afetten sakladı muhafaza etti. Efendi babam her şeyi bize öğretti, o çok derin âlim çok derin mürşitti. Ona bağlı olduk Elhamdülillah. Göreyim sizi kıymet bilelim, bu yola iyi çalışalım.
Çok şükür kardeşlerim sizler maşallah çarşafı taşıyorsunuz, onun kıymetini lezzetini Mevla size ikram etti, ihsan etti. Çarşaf giyen kimsenin çok kıymetli olduğu anlaşılıyor. Hatta çok kıymetli olduğunu Kur’an-ı Kerim de Mevla söylüyor;
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُل لِّأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاء الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle (herhangi bir ihtiyaç için dışarı çıkarken) dış örtülerini üzerlerine alıp örtünsünler işte (çarşaf giyinmeleri iffetli, salih hanım olarak) tanınıp da eziyet edilmemelerine daha elverişlidir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir”, (Ahzap Suresi 59 Ayet)
Bu ayet-i kerime de kadınların dış örtüleri ile örtünmeleri emredilmektedir. “Dış örtüsü” diye tercüme edilen “cilbab” kelimesi Abdullah b. Mes’ud, Ubeyde es-Selmani, Kata’de, Hasan-ı Basri, Said b.Cübeyr, İbrahim en-Nehai ve Ata el- Horasai’ye göre başörtüsünün üstünden örtülen örtü demektir. Kadınların yüzlerini örtme zorunda olup olmadıkları hususunda iki görüş zikredilmektedir:
Ali b. Talha, Abdullah b. Abbas’ın bu ayet-i kerimeyi şöyle izah ettiğini bildirmektedir. Abdullah b. Abbas diyor ki: “Allah, müminlerin kadınlarına bir ihtiyaçları için dışarı çıktıklarında başlarının üzerinden örtecekleri örtüleri ile yüzlerini örtmelerini ve sadece bir gözlerini açmalarını emretmektedir”.
Yine, Muhammed b. Şirin diyor ki; “Ben, Ubeyde es-Selmani’ye bu ayetten sordum. Ubeyde başını ve yüzünü örttü, sadece sol gözünü açık bıraktı ve ayet’in, o şekli ifade ettiğini söyledi.”
Abdullah Abbas’dan nakledilen diğer bir görüşe göre kadınlar bu örtüleri ile kaşlarının üstüne kadar olan bölümü örterler.
İkrime ise, kadının bu tür örtülerle boyun ve boğazını da örtmek zorunda olduğunu söylemektedir.
Elmalı tefsiri 337. sayfada Cilbab; baştan aşağı örten çarşaf, ferace gibi dış elbisenin adıdır. Cilbab örtmek tabirinde de iki şekil vardır. Birisi cilbablarından biri ile bütün bedenini sıkıca örtmek, diğeri de cilbabının bir tarafı ile başından yüzüne örtmek olur. Bu beyanda da iki suret vardır: Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmaktır. İkincisi de alnın üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnun üzerinden dolayıp gözlerinin ikisi de açık kalsa bile yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. Cilbab ayeti nazil olduğu zaman ensar kadınları üzerlerine siyah elbiseler giyerek öyle bir ağır başlılıkları ile çıkmışlardı ki başları üzerinde kuşlar varmış gibi idi.
Hazreti Aişe’den rivayet edilmiştir ki; “Ensar kadınlarına Allah rahmet etsin.” “Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına, bütün müminlerin kadınlarına da söyle…” ayeti indiği zaman mırtlarını yırttılar, onunla başlarını sardılar ve Resulullah’ın arkasında öyle namaz kıldılar ki sanki başlarında kargalar varmış gibi…” Ayet’in devamında ki “bu onların tanınıp da incitilmemeleri için daha elverişlidir”sözü Ebu Hayyan, Bahrü’l Muhit adlı eserde şu manayı ifade eder “bu onların namusluca örtünerek tanınmamaları, kendilerine sataşılmaması ve hoşlanmadıkları durumlarla karşılaşmamaları için en kolay yoldur. Çünkü açılıp saçılmanın aksine, kadın örtünüp kendini muhafaza ederse kendisine sataşılmaz. Ama açık saçık kadına insanlar tamahlanır.” Örtünmenin meşruluğu, kadının iffetli olduğunu bildiren bir vasıtadır ve tesettürün hikmetini açıkça ortaya koymaktadır.
Ayet’in devamında, “Allah bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir” buyruluyor. Bu ayet bize birçok manaları anlaştırmaktadır;
1- Allah’ın bağışlaması çoktur. Bu güne kadar geçmiş günahları bağışlar. Kusurları örter. Rahmeti de çoktur. Bundan böyle emrini tutanları rahmeti ile arzusuna ulaştırır.
2- Allah bağışlayıcı ve merhametli olduğu için, kadınlara eziyet edilmesine razı olmaz ve onun için örtünmelerini emreder.
3- Tesettür emrolunduğundan dolayı da kadınlar bir baskıya uğratılmasın, aşırıya gidilmesin; çünkü Allah bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Bu emri onların aleyhine değil, lehine olarak vermiştir demek de olabilir.
Tövbe edip çarşafınızı giydiğiniz takdir de, Allah (Celle Celalühü) şimdiye kadar çarşafın önemini bilmeyip giymediğinizi af edicidir.
Çarşafın ehemmiyetini ahirette çok büyük mükâfat aldığınızda daha iyi anlayacaksınız. Çarşafı giymek ile bütün dünyadan ayrılmış oluyorsunuz. Kıymetli olduğunuz anlaşılıyor. Çok şükür Mevla (Celle Celalühü) bizlere çarşaf cübbe, şalvar, sarık ve daha neler neler nasip etti. Maide Suresinde okuduğumuz ayet-i celilede ne buyurulmuştu?
“Allah (Celle Celalühü)’nün kudreti, ihsanı geniştir. Her şey O’nundur. Yerler, gökler arasında bulunanlar hep O’nundur. Ondan daha zengin yoktur.”
Elhamdülillah onun kuluyuz kardeşlerim, bundan büyük nimet yoktur. Kulluk makamı makamların en sonu, derecelerin en yükseğidir. Padişahlık bile bundan düşüktür. Ama padişah da kulluğunu bilir ona göre yaşarsa başka.
Mevla (Celle Celalühü) sizlere yardım etti, nurlara gark etti. Milletin attığı taşlar vurmuyor, isabet etmiyor. Dünyada sizi kayırıyor ahirette ise bambaşka kayıracak mükâfatlandıracak. Ya Rabbi! bu kıymetli kullarını her türlü afetten koru, hepsinin hayırlı isteklerini ver.
Çarşaf giymek ile büyük yiğitlik yapıyorsunuz. Milletin bu tesettüre heves etmesine sebep oluyorsunuz, kimse bu işi yapamaz. Ancak Cenab-ı Hak size nasip etti. Ölünceye kadar devam edelim, bunlar yüzümüzü ak edecek. Pantolonlar bilmem neler giyenlere öldüklerin de “sen kimin ümmetiydin, bu halin nedir” diye hitab edecekler. İyice cehalet doldu ortalık, gerçi çarşaflıdan, çarşaflıya da fark var.
İyiliklerin çirkin, kötülüklerin güzel gösterildiği, dünyaya karanlıkların hâkim olduğu şu 21.yy.da çarşaflı hanım kızlarımızın yaptığı bir yanlışa değinmek ve bu konuda biraz vaktinizi almak istiyorum kardeşlerim.
Birinci husus, çarşaflı hanımlarımızın koku ve parfüm sürünmeleridir ki bu konuda dinimizin kesin yasaklaması vardır. İslamiyet kadının kokusunu, mahremi dışında ki erkeklere haram kılmıştır. Fakat hanımlarımız, bilerek ya da bilmeyerek güzel kokular sürünüp, sokağa çıkmaktadırlar. Özellikle bu işi çarşaflı hanımlarımızın yapması daha da dikkat çekmektedir. “Bu kadar da mı olur?” dedirtmektedir. Belki de hanımlar kokunun duyulmayacağı kanaatinde olsalar bile, bu koku namehrem olan birçok erkek tarafından duyulmaktadır. Şöyle ki; bir hanım bir apartmandan çıksa, arkadan bir başka erkek çıksa, apartmandan bir hanımın çıktığını rahatlıkla anlayabilir.
İkinci hususta, hanımlarımızın başlarını topuz yapmaları ve giydikleri çarşafların renkli, desenli ve parlak olmasıdır.
Hâlbuki İslamiyet’in emrettiği tesettürden maksat, güzelliğin meydana çıkmamasıdır. Ancak bu çeşit çarşaflar, yüzün açık olmasıyla beraber, güzelliği örtmek yerine, meydana çıkartmaktadır. Topuz konusundaki bir hadiste; “Topuz yapanlara Allah lanet etmiştir.” Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki;
“Cehennemliklerden iki sınıf vardır. Biri yanlarında sığırkuyrukları kamçılar bulunup onlarla, insanları döven bir kavim! Diğeri giyinmiş, çıplak, salınarak yürümeyi öğreten kırıtkan, başları horosan develerinin eğilmiş hörgüçleri gibi bir takım kadınlar! Bunlar Cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Hâlbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır. Bu Hadis-i Şerif Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz’in mucizelerinden biridir. 676 hicri tarihinde vefat eden Nevevi; “bu gün bu iki sınıfın ikisi de mevcuttur” diyor. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bunları görmemesi onun yaşadığı saadet devrinde bu küstahlar henüz zuhur etmediği içindir.
Birinci sınıftan murad şüphesiz ki zalimlerdir. Hani bıçağı elinde kırbacı belinde “var mı bana yan bakan” diyen zalimler varya işte onlar gibi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinden sonra bu zalimler daima var olmuşlar. Zalim hükümdarlar, zalim kumandanlar, çırağına, çobanına, işçisine zulm eden bütün gaddarlar bu sınıfa dâhildir. Hadiste geçen “giyinmiş kadınlar” ve “çıplak kadınlardan” maksat bazı ulemaların beyanına göre “kadın halini meydana çıkarmak için bedenin bir kısmını örter bir kısmını açar” diye tefsir etmiş. Hatta “bedenini gösteren ince ve şeffaf elbise giymektir” diyenler bile olmuştur.
Bize kalırsa bu gün, giyinmiş çıplak kadınların kim olduğunu tarife hacet yoktur. İstanbul gibi bir şehrin en ücra köşelerinde bir dakika durarak gelen geçen kadınları gözetlemek kâfidir. Kadınların başlarının deve hörgücüne benzetilmesi çeşitli bağ ve sargılarla sararak onları büyüttükleri içindir. Bunu anlamak içinde her hangi bir sokağın başında bir dakika durmak kâfidir. Deve hörgücüne benzeyen kadın başı nasıl olur dediğinde asla şüphe bırakmayacak, niceleri muhakkak arzı endam ederek geçecektir. Allah Müslümanların kadınına erkeğine büyüğüne küçüğüne hakiki itaati nasip etsin.
İşte kardeşlerim bu Hadis-i Şeriften de anlaşılacağı gibi cennete girmeye engel olacak sebeplerden biride saçı topuz yapmaktır. Üstelik topuz yapan kadınların cennetin kokusunu dahi alamayacaklarını Resulullah bize bildirmektedir. O halde hala topuz yapmakta ısrar edip cennete yüz çevirmekteki maksat nedir? Lütfen bu konuya titizlik gösterip Resulullah’ın uyarısına dikkate alalım ve diğer din kardeşlerimizi de uyaralım.
Mevla sünneti seniyyeden bir nebze dahi ayrılmamayı nasip etsin. Allah’ın lanet ettiği şeytana eş duruma düşmeyelim. Üçüncü hususta ayağa topuklu ayakkabılar giyip aşırı ses çıkarmak, suretiyle yürümektir. Bu davranışta erkeklerin dikkatlerini üzerlerine çekmelerine sebep olmaktır. Ayrıca göğüslerin meydana çıkacak şekilde dik yürümeleride işin çok yanlış bir boyutudur. Kaşları aldırtmak, kirpikleri uzatmak, makyaj yaparak sokağa çıkmak, çirkin bir davranış olup özellikle çarşaflı hanımlara hiç mi hiç yakışmamaktadır. Bu hususlar, kısmen ya da tamamen bazı hanımlarımızda bulunmakta, bir yandan günaha sebep olduğu gibi, bir yandan da çarşafa gölge düşürmektedir. Mevla Teâlâ cümlemize hidayet ve rahmet eylesin!.. Âmin. Ya Rabbi sevdiğin ve razı olduğun şeylere yakın olanlarla yaşat bizi. Bu kardeşlerimizin bütün dualarını kabul eyle geçmişlerini af eyle… Âmin.
MAHMUT USTA OSMANOĞLU(EFENDİ HAZRETLERİ) (K.S.)

paylaştığın için teşekkürler, Allah Mahmud efendiye ömür versin, sağlık sıhhat versin.

yakup_1
28.05.2007, 13:23
Hepinize önce Teşekkürler

yakup_1
28.05.2007, 13:24
Kardeşim geçen seferkinden kasıt bensem benim amacım muhattap almama değildi. Bu yaşta sana birşey kazandırmayacak konulara girmemen içindi. Zaten bu genç yaşındaki enerjini küffara harca diyerekte hasbihal etmiştik. Şimdi senin yazdığın bir yazı dikkatimi çekti senden öğrenmek istiyorum.




1) İlk maddedeki "pardesüyü gavurlar icat etti ve onlar giyer " sözü senin görüşünmü yoksa mahmud efendininmi ?
Sanki biraz kalıp şeklinde düşünüyorsunuz. Mesela afganistandaki yada suuddaki örtünme çarşaf gibi değil ama çarşaftan daha örtücüdür.
Bu şekil giiyinenlerin değil yüzünü, gözlerini dahi göremezsin hatta ellerine bile eldiven geçirirler. Şimdi buradan ne anlıyoruz örtünme şartlara uygun olduğunda farziyet yerine geliyor.

2) Tarikat zikri islamdan değilmi ? Neden herkes anlamasın ?

3) Siz zikirle meşgulsünüz sözüne birşey demiyorum. Hele henüz harp yok iddianıza hiçbirşey demiyorum. Yaşın daha çok genç inşallah sana dünyada neler olup bittiğini anlatacak biriyle karşılaşırsın. Senin için özel dua edeceğim.


BENİM GÖRÜŞÜM DÜR


HANIMLARIN EL VE YÜZ BÖLGELERİ HARİÇ HER YERİNİ ÖRTMESİ LAZIMDIR. SORARIM SİZE SOHBETİ OKUDUNUZ MU ORDA HERŞEY YAZIYO EĞER O KADAR ÇOK SİNİRİNİZ BOZULDUYSA GİDİN EFENDİ HAZRETLERİNE SÖYLEYİN SİZ ONUN BÜYÜK VELİ OLDUĞUNU KABUL ETMİYORSANIZ ZATEN BİŞEY DİYEMEM OSMANLIDA DA ÇARŞAF GİYYİLMİŞTİR. ACABA BU İNSANLAR NEDEN ÇARŞAFA MERAKLI DİYE DÜŞÜNMEDİİZ Mİ BİZDE ÇARŞAF VAR ARAPLAR BİZDEN DAHA TAKVALILARMIŞ Kİ ELLERİNİDE ÖRTÜYOLAR. YANLIŞ MI DOĞRU BİR ŞEY DİYEMEYİZ ÇÜNKÜ HARAM AÇMAKLA BAŞLAR FAZLASINI YAPMAKLA DEĞİL.


2-ŞİMDİ İSLAMDAKİ ZİKİR LE BU ZİKİR BİRAZ FARKLI BU ZİKİRİ YAPMAK MECBURİYİ YAPMAYA BÜYÜK CEZA VAR ANCAK TAİKATIN DIŞINDA OLAN ZİKRİ YAPMAMAK ÖZÜR HALİNDE KABULDÜR. BUNU ANLAMA İÇİN ÖNCE EFENDDDİ HAZRETLERİNİN MÜRİDİ OLMAK LAZIM HERŞEYİ ANLATAMIYORUM SİZE O YÜZDEN YANLIŞ ANLIYORSUNUZ.

3- AYRICA DUALARINIZDA İHMAL ETMEYİN GERÇEKTEN ÇOK NAZİKSİNİZ AYNI CEMAATTEN OLSAK RAHATLIKLA ANLARDINIZ BENİ AMA İŞTE.

AYRICA BU SÖZLER BANA AİT EFENDİ HAZRETLERİNE AİT DEĞİL AMA BEN BU FİKİRLERİ DE KAFAMDAN UYDURMUYORUM HERHALDE BEN HOCAMA BU KONUYU BİR SORAYIM BAKALIM NE DİYECCEK O ZAMAN DAHA İYİ ANLARSINIZ İNŞAALLAH. AYRICA SİZDEN RİCAM LÜTFEN SOHBETİ ÇOK DİKKATLİ OKUYUN. SELAMETLE:flowers:

sinezan
28.05.2007, 13:27
BUNU ANLAMA İÇİN ÖNCE EFENDDDİ HAZRETLERİNİN MÜRİDİ OLMAK LAZIM
ben öyleydim.
ama hala anlayamıyorum.
acaba diyorum yoldan çıktığım için mi?

yakup_1
28.05.2007, 13:29
ben öyleydim.
ama hala anlayamıyorum.
acaba diyorum yoldan çıktığım için mi?

ANLASAYDINIZ ZATEN ZİKİRİ BIRAKMAZDINIZ

yakup_1
28.05.2007, 13:32
BENİM GÖRÜŞÜM DÜR





2-ŞİMDİ İSLAMDAKİ ZİKİR LE BU ZİKİR BİRAZ FARKLI BU ZİKİRİ YAPMAK MECBURİYİ YAPMAYA BÜYÜK CEZA VAR ANCAK TAİKATIN DIŞINDA OLAN ZİKRİ YAPMAMAK ÖZÜR HALİNDE KABULDÜR. BUNU ANLAMA İÇİN ÖNCE EFENDDDİ HAZRETLERİNİN MÜRİDİ OLMAK LAZIM HERŞEYİ ANLATAMIYORUM SİZE O YÜZDEN YANLIŞ ANLIYORSUNUZ.

:flowers:
SEN ŞİDİ BURDA YAZANI ANLAMADIN MI

guldeste-sultan
28.05.2007, 22:05
Yakup kardeşim daha devam etme istersen.Arkadaşlarımız yalnış anlamasın..Sözüm sanadır,kendimedir.Herşey herkese anlatılmaz.Nedeni şöyle ki birşey denir ve başka kardeşlere ters düşerse o fikir mazallah taa alimlere kadar laf söyleniyor.Onları kabul etmediklerini,haşa şirke düştüklerini söyleyenler olabiliyor ve doğal olarakdan bunu söylemelerine azcık vesil oluyoruz.En iyisimi sükutt.........Bazen susmak herşeydir....

vesselam..

Alper...
10.06.2007, 02:56
sözüm yakup kardeşimedir.öncelikle yayınladığın mesaj için allah senden razı olsun.ikinci olarak ta sanırım yaşınız biraz küçükmüş ,gençliğin verdiği heyecanla biraz fazla olaylara karşı tepki veriyorsun.gözlemlediğim bir şey daha var.deminki mesajlarının birinde yazdın ki ben mahmut efendinin müridiyim (allah daim etsin) onun için ben de biliyorum bişeyler.... işte bu bendeler insanı felakete sürükler.onun için ilim öğrenmeye devam et kardeşim. bildiklerini anlat ama kendi yorumlarını katma sakın.gayen allah rızası için olsun.gösteriş kirlerine bulaşma.geçen de bir yazında hadislerle ilgili bir şey demiiştin.ben sana cübbeli hocanın hadislere iman sohbetini dinlemeni tavsiye ederim....:)

yakup_1
10.06.2007, 11:26
sözüm yakup kardeşimedir.öncelikle yayınladığın mesaj için allah senden razı olsun.ikinci olarak ta sanırım yaşınız biraz küçükmüş ,gençliğin verdiği heyecanla biraz fazla olaylara karşı tepki veriyorsun.gözlemlediğim bir şey daha var.deminki mesajlarının birinde yazdın ki ben mahmut efendinin müridiyim (allah daim etsin) onun için ben de biliyorum bişeyler.... işte bu bendeler insanı felakete sürükler.onun için ilim öğrenmeye devam et kardeşim. bildiklerini anlat ama kendi yorumlarını katma sakın.gayen allah rızası için olsun.gösteriş kirlerine bulaşma.geçen de bir yazında hadislerle ilgili bir şey demiiştin.ben sana cübbeli hocanın hadislere iman sohbetini dinlemeni tavsiye ederim....:)

kardeş ALLAH RAZI OLSUNDA HANGİ HADİS HATIRLAYAMADIM BİR SÖYLERMİSİNİZ

Alper...
10.06.2007, 18:03
yakup kardeşim...ben senin yaşının genç olduğunu bilmediği bir dönemde şöyle bir mesaj attım...beni bu tarzda yazmaya mecbur bıraktın....linki vereyim sen mevzuyu daha iyi hatırlar ve cevabını dilersen verirsin dilersen vermezsin.allah seni kötü fikir ve sapık inançlara kaymaktan korusun...:)
http://www.ihvan-forum.com/showthread.php?p=311282#post311282

yakup_1
10.06.2007, 18:10
Iyide Benim Burda Bir Yazim Yok Ki Dikkatli Bakarmisin Sanirim Yanliş Anlama Var Ben Hadisleri Inkar Etmem BENİM adım yakup_1

Alper...
10.06.2007, 18:12
yanlış anlama olmuşsa yani sen hadisleri küçüksemiyor ve onları önemsiyorsan ve ben yanlış anlamışsam..hakkını helal et...sözüm geri....müslüman müslümanın yardımcısıdır....selametle :)

yakup_1
10.06.2007, 18:14
hayır yani ben o konu hakkında bir yorum yapmamışım ki hadis-i şerif hakkında niye bir şey diyim benimde onlar yüzlerce ezbere bildiğim hadis var. o sözü diyen darkangel

hasret
13.06.2007, 17:34
arkadaşlar burada kardeşimiz mübarek efendi hz. bir sohbetini yazmış ve bizim onun bizimle böyle bir sohbeti paylaştığı için tşk etmemiz gerekir!(tabiki bu benim fikrim)ama görüyorumki herkes sohbet üzerinde tartışıyor yahu mübarek bu sohbet üzerinde tartışın diyemi sohbet yaptı??niye bu kadar tartışıyosunki!?kiminiz yazmışsınızki;düzgün bir şekilde olduktan sonra illa çarşaf diye diretmenin ne anlamı var.!yahu kardeşlerim günümüzde en iyi tesettür yani mahrem bölgelerimizi erkeklere en iyi göstermeyen dikkat çekici rengi olmayan çarşaftır.ben kalkıpta pardüse diyemem!çünkü pardüse giyipte çooook bol giyen yoktur!budurumda malumunuz ister istemez vucud hatları belli oluyor....neyse bu konuda daha fazla tartışmaya gerek yok çünkü herkes bildiğini okuyacak yine....yakup_1 kardeşim Rabbim senden razı olsun.senin çarşaf konudaki tutumunu ben çok iyi anlıyorum....cümleten Ona emanetsiniz vesselam.....