Orijinalini görmek için tıklayınız : Kardem'den Yansimalar
http://img212.imageshack.us/img212/5203/78917611zf2.png
VİCDANININ İNİLTİSİ
Ağlama gözlerim,
kederin taşları eritse de tut kendini
üzme yüreğimi ey hüzünlerim
bu kadar inmeyin derinlere demiştim
ama dinlemein ki hiç beni.
Her sabah yeniden dirilişine karşın
şükür nerde,yaşamdan bu kadar kaçış niye?
kime bu öfken,kime kırgınlığın
hep kendi içine sürgün yaşamak
lakin nereye kadar?
birgün gözlerini açtığında ''eyvah''dediğinde mi?
geç kalmışlığın hayata,çocukluğa,gençliğe,aşka
sürdürecek misin bir ömür bunu? unutma:
melankolik olmak hep zarar verir insana,
çıkar bu gömleği,git duş al!
dua et ve kalk,diril!
sana diyorum duymuyor musun?
yalvarıyorum kapama pencerelerini yine
banada mı küseceksin yoksa?yapma
''son''u hazırlama!
biter bütün herşey,tükenir ümitler o zaman
beraber kalkalım ayağa
güneşe merhaba diyelim ilk defa görmüş gibi
gülümseyelim herkese,gülünecek çok şey olmasa da
yürüyelim ayağında ki prangalara inat
yıldızlarla dolu geceyi de,fırtınalı karanlığı da sevmeye başlayalım
işte o zaman göreceksin nasıl yağmaya başlayacak inayet yağmurları!...
yürüyelim ayağında ki prangalara inat
eyvallah emegine saglık...
efsun hayal
24.08.2007, 15:09
:flowers:
Allah razı olsun kardem ablacım
güneşe merhaba diyelim ilk defa görmüş gibi
gülümseyelim herkese,gülünecek çok şey olmasa da
yürüyelim ayağında ki prangalara inat
yıldızlarla dolu geceyi de,fırtınalı karanlığı da sevmeye başlayalım
işte o zaman göreceksin nasıl yağmaya başlayacak inayet yağmurları!...
inşaAllah
...
sen benim derimden çok daha benimsin. seni ararken
içimde, damarlarımda, kanımda, ışıkla örülmüş
gizemli dokularımda sendin bulduğum. sanki kandın sen
taştın, azıktın.
bense dışında kaldım aklın, çılgınlığın, giysilerin,
eski bir karanlık ormanlar soyundan geliyorum,
ama tıpkı bir kuyudaymış gibi iki büklüm girip
kör bir adam gibi el yordamıyla
yolumu bulmaya çalışırken topraklarımda,
adımlarıma yön verecek parmaklıklar yoksa da
vardır senin gülünün büyümesi evimde
içimde büyümeyi sürdürüyorsun,
köklerin çok derinde
yapraklarında parmak uçlarımı yakmadan
gözlerine dokunmam olanaksız
susuzluğumda bedenin yangınları tutuşur
kurar yüzünün yaprakları yokluğunu
'kim var orada, kim var orada?' diye sorarım sanki gecenin
geç saatlerinde
birisi kapımı çalmış gibi
bir de bakarım ki boşluğun ortasında rüzgardan başka bir şey yoktur
sulardan, ağaçlardan, gündüzleyin yaktığımız
ateşlerden sönmeye yüz tutmuş
sanki hiçbir şey yokmuş da
var olan her şey oradaymış gibi
sanki yeryüzünün bütün toprakları kapımı tıklatıyormuş gibi
adsız, yaşam gibi belirsiz
filizlenen bitkiler ve çamur gibi bulanık,
gözlerimi kapar kapamaz uyanırsın canevimde
ben toprağa uzanınca doğarsın uçuşan tozlar gibi,
yatağını aşındıran nehir
birbirine dolanmış çıplak ağaçlarını koruyarak büyürse
sen de onlar gibi büyürsün bende
o nasıl karanlığıyla birlikteyse, sen de benimle birliktesin
işte kan ya da buğday, toprak ya da ateş
yaşarız burada, bir tek bitkiymiş gibi
yapraklarının anlamını bilmeyen.
geride kalmış sızı
geride kalmış ıssız
yorulmuş topraklardan geçiyoruz senle ben
arkamızda adımlar adımlar gri duvar
sancılardan yapılma halkalar boynumuzda
bir hançer göğsümüzde düşümüzde bir hançer
geçiyoruz moraran ağızlarla bahara
geçiyoruz bir ilmek geçiyoruz pranga
bizi bu cenge saplayan gizli öfke
bu eve elbiseye sedire hep baktıran
içimizde unutmak içimizde bir akrep
bitse gömülü zindan çıksak karla yağmaya
düşlere selvilere güneşle oynaşmaya
sonra nefesnefese çarşılardan dönünce
eski zamandan kalan eşyayı doldurarak
senle ben geceleri bir yoklukta soluyup
parmakların altında ezilip dağılarak
sabah ettik feda edip gözlerdeki serabı
kapanıp içimize hep geçmişe kapanıp
tenhada kalmış düşü elimize alarak
yokladık kalbimizi
yokladık bir örümcek
yokladık çepeçevre
yokladık susayarak
senle ben sonra tahtımızdan inince
bizle dolu bir oda okyanusu aşarak
Ayrılık Şiiri
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan
Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde
Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...
http://www.nazlimcafe.com/gul/images/15.jpg
Aşka Dair
Öyle sofralar gördüm ki
İnsan kasları vardı tabaklarda
O eğik gövdeler önünde yalnızlık
Her şeyi birbirinden uzağa çarpıyordu
Bir kadın
Bir erkek
Gizlice soluyordu
Bir erkek av arkadaşından
Av durgunluğu gibi gösterip saklayarak
Kamışlıktaki sazların arasından
Ilık ve yapışkan fısıltıları
Ayırarak alarak
Urgan gibi bedenine doluyordu
Her şeye benzeyebilirken o
Hiçbir şey benzemezken ona
o ünlü borazan
Başlarsa saçlarımızın diplerinden
Üfürmeye. -Yırtıcı bir hayvan
Kimliği yapışır yakamıza
Bir erkek mi o
Göle yatmış bir güneş demetinde
O mor ışında
Bir köpek ölüsü gibi yatan
Hızla kayan
Yoksa bir yaban ördeği gölgesi miCahit Zarifoğlu
ayrılık geldi baş köşeye oturdu...
güzel bir paylaşım olmuşşşşşşşş
emeğine sağlık...
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak
Allah’a inanmaktır. YILMAZ ERDOĞAN'DAN
http://www.loadtr.com/b-19007-yalnızlık.jpg
Yalnızlıkhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif (http://www.aruz.com/huya-siir/yazdir.asp?id=98)
Dışımda yağmur yağıyor, sessiz
İçimde yalnızlık öyle yorgun
Gökyüzü genişler birazdan, yağmur diner
Mindere uzanır misafir güneş
Camlarda ışıldayan altın aydınlık
Masadaki sürahiye yansır
Bütün tazeliğiyle yeniden
Cömert bir güdoğar şehrin üstüne.
Güzeldir bu tabiat güzelliğine
Oysa insanları da sevmek isterdim
Böyle uzak oldukça kendimden bile
Tad alamıyorum canım dünyadan.
http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif
http://www.kaliteliresimler.com/data/media/26/Yal_Boya_Resimler_tablolar_nl_Ressamlarn_sanat_res imleri.jpg
ACABA NERDE
İnerken aklıma bir kara perde,
Herşey yeniden başlar bittiği yerde,
Dönüşü olmayan bir yola girdim,
Bir yanlışlık yaptım; acaba nerde?
Yeniden başlamak, yeniden doğmak,
Mümkün değil cevabı arayıp bulmak,
Yeniden başlamak, yeniden doğmak,
Mümkün değil hesabı yıllara sormak.
Nerde benim hasretim ümidim neşem nerde?
Nerde boyun eğdiğim inancım saygım nerde?
Nerde benim gençliğim hani sevenler nerde?
Uğruna baş koyduğum, seninim diyen nerde?
Severken mi yoksa sevilirken mi?
Herkese bir kader yazılırken mi?
Bana düşen payı bilmiyorken mi?
Bir yanlışlık yaptım; acaba nerde?
Yeniden başlamak, yeniden doğmak,
Mümkün değil cevabı arayıp bulmak,
Yeniden başlamak, yeniden doğmak,
Ne getirir bir başka sevgili bulmak.
Nerde benim hasretim ümidim neşem nerde?
Nerde boyun eğdiğim inancım saygım nerde?
Nerde benim gençliğim hani sevenler nerde?
Uğruna baş koyduğum, seninim diyen nerde?
http://www.kaliteliresimler.com/data/media/26/Yal_Boya_Resimler_tablolar_nl_Ressamlarn_sanat_res imleri_55.jpg
DENİZ FENERİ
Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.
Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
Çöker uzak limanlardan bir sis.
Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
Bildirir, yanınca yanınca,
Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?
Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
Bırak anılar gitsin biraz daha geri.
Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
Hep bu benekte bu deniz feneri.
Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
Bir tek göz kadar kara ve mavi,
Enginle boş,
Kısmetsiz balıkçılara bakmış.
Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
Yüzünde bir fırtına tadı.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
Bir şey, belki de yaşaman uzadı.
Yaslıdır dulların ölçülmez özleminde,
Güçlüdür kocaman geceleri taşır.
Delidir, konuşmaz, uyumaz,
Sonrasızlığın iyiliğini bekler, kötü günlerden,
Akıllıdır.
Sarhoş gemilerimiz sallanır sallanır,
Gömülmüş kasırgaların uykusuyla belli,
Kayalar mezarlara benzer enginlerden,
Duyulur sudan göğe kadar,
"Ölüsü kandilli."
Vakit yok olur, zamandan boşalır varlık,
Düşmez burçlardan haber.
Bir uğursuzlukla ağır ve yorgun,
Bütün insanlar bitti sanırsınız,
Deniz feneri gülümser.
http://my.opera.com/Umman/homes/blog/4311648-md.jpg
Elveda
Elveda yaşanmış ve yaşanacak güzel günler,
Elveda yaşanmış sevdalar ve yaşanan mücadele
Elveda yattığımız ranzalar,
Elveda cezalar çekilmiş mapushane
Elveda işkenceler, prangalar elveda.
Elveda saçını yoluma süpürge yapan, binlerce kahrımı çeken kadın.
Elveda aumutlarla dünyaya getirip büyüttüğüm,
Yollarına can koyduğum, geleceğin bekçisi yavrularım, elveda.
İşte sonsuzluk kapısı açıldı,
Beni çağırıyor.
Yılların yorgunluğuyla,
Stop etmiş yüreğimle gidiyorum.
Sevin,
Sevmek hayattır.
İnsanları sevin, insanlık için yaşayın.
Bilin ki; bir gün kabrime geldiğinizde
Üzerimde rengarenk açan o güllerde ben olacağım.
İşte o güller, bedenimde donan kanla sulanacak.
Geçmişte insanların rahat (http://cluster.linkz.net/ztxt/ct?p=83&ka=75) yaşaması için mücadele veren ben,
O gün de, doğayı süsleyen gül olarak açacağım.
Sizi gökyüzünden takip edeceğim.
Yaşamınızı, mutluluğunuzu
ve hüznünüzü ben de yaşayacağım.
Ben size doğruyu,
Ben size gerçek yaşamı,
Hayatı öğrettim.
Benim görevim bitti artık.
Elveda.
Ardımdan gözyaşı dükmeyin,
Dünyanızı ışığa kapatıp,
Karanlığa bürünmeyin.
Yaşama sarılın.
Elveda yaşam.
Elveda hayatını bana adayan kadın,
Elveda beni binbir güçlükle dünyaya getiren
Bana canını adayan anam.
Elveda beni yetiştiren babam,
Elveda geleceği kuracak yavrularım,
Elveda dostlarım
Elveda güzel günlerim, elveda.
Elveda eşsiz ve nadide sevgilim.
Elveda özgürlük uğruna can verdiğim özgürlüğüm,
Elveda çocukluğumun geçtiği Ulucanlar.
Elveda acı ve tatlı günle
Elveda fani dünya elveda.
Hoşçakal sevilen kadın,
hoşçakalın hasret dolu, özlem dolu yavrular
Hoşçakal yavrudan arda kalan gelin,
Elveda yaşam dolu, dürüstlük dolu dostluk
Elveda mücadelelerde yıpranmış beden, elveda.
Acı dolu, mutluluk dolu
Huzur dolu,
Çatısı akan, yedi basamak merdivenli gecekondu, elveda.
Aynı anadan doğmuş kardeşler kervanı elveda.
Elveda yeğenler.
ELVEDA.
http://www.netresimleri.com/albums/gece-resimleri/Trent-Embankment-at-Night.jpg
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirm
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'
Gökte gece yelinin söylediği türküler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler
Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler
Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler
Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler
Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler
Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Bakışlar sanki onu bana getirecekler
Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler
Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler
Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler
Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.