PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Minel AŞK



Sayfa : 1 [2] 3 4

_hilal_
12-02-2008, 11:37
http://aleminrenkleri.com/grafik/nun.jpg



Mecnundan evla mecnun oldu Leyla’da Mecnun

Yok olurdu lena, lena’da olmasaydı nun

Bildi dünya edna, Leyla ise misali kum

Vardı ya Mevla, vardı Mevla’ya dünya da Leyla da onun

Ateş olmasa erir miydi mum

Aşk olmasa bilir miydi Mecnun

Adını yazabilir miydi kalem onun

alıntı

Gülzar-ı İrfan
14-02-2008, 06:15
Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
.



Can Yücel




ALLAHA EMANET OLUN

Cenan
14-02-2008, 12:30
Ey Gül


Ey Gül, ey Gonca-i Nûr, meftun yaprak, hâr sana.
Sensin gönüller Mâhı, bu yaz, bu bahar Sana!


Mûcize saltanatın taşları ayna yapar,
Her ırmak ve her deniz, her leyl-ü nehar Sana! ...


Senin Zâti Akdesin âlemlere rahmettir,
Cibrîl vefalı yoldaş, Yüce Allah Yâr Sana! ...


Bu nice iştiyaktır, ey en güzel Sevgili?
Asırlardır koşuyor, genç ve ihtiyar Sana! ...


Nazarın kalbe şifâ, sözün hikmet incisi,
Hangi dertli kavuşsa, olur bahtiyar sana!


Misk kervanı kapında karar kılmıştır Senin,
Nebîlerin diliyle, hep övgüler var Sana! ...


Ay, güneş, zühre, ülker, nûruna pervanedir.
Âlemde olmak ister, âşıklar civar Sana! ...


Senin yolun hep açık, gidişin Allah'adır,
Dağlar ateş kesilse olamaz duvar Sana!


Güzelliğin âlemde misli bulunmaz inci,
Ey Gül, hasret çekmede Cennet, o bulvar Sana!


Dedin ki: 'Şükreden kul olmak istemem mi ben? '
Rabbin ihsan buyurdu: Hurma, üzüm, nar Sana!


Her mûcizen parmakla gösterilmede Senin,
Çağlatmak öyle kolay, çöllerde pınar Sana!


Hicranın bir kütüğü dertle bîkarar etti,
Hep özlem duymadadır, selvi ve çınar Sana!


Cennetin çiçekleri Senin kokunu taşır,
Benzemeye çalışır, beyazlıkta kar Sana!


Güneş güzel yüzünden parlaklık aldı ey Gül,
Acep hayran olmadan, hangi göz bakar Sana?


Aşkının esiridir, ne çöl, ne de dağ tanır;
Bu sevdalı gönüller, su gibi akar Sana!


Varlık bahçesi Senin nurundan yaratıldı,
Hep medyun, hep minnettar, her can, her nigâr Sana!


Tebessümün ayların; zührenin sevincidir,
Nice hasret çekmede, bu bülbül-i zâr Sana!


Güllerin efendisi olmak kolay değildir,
Gıpta etmede ey Gül, binlerce gül-zâr Sana!


Yusuf, Senin dalında çiy tanesidir sanki,
Dîvâne kesilir göz etse, bir nazar Sana!


Fazlının eteğine akıllar erişemez,
Eli kalem tutanlar övgüler yazar Sana!


Hâk-i pâyine sürsem bir kerecik yüzümü,
Bende olan sermaye; hasret, intizâr Sana!


Malûm: GÜL Muhammed remzidir.


Sallallahu Aleyhi ve Sellem.



Mustafa Necati Bursalı

Gülzar-ı İrfan
17-02-2008, 07:25
Yüreğime damlayan nice yağmurlar gördüm.
Nice yaşanmış aşklar, nice umurlar gördüm.

Güneşi eskimemiş sabahlarım olurdu,
Huzur ve mutluluğu gönlüm aşkta bulurdu.


Leylâ Mecnûn’un aşkı hep sır idi gözümde,
Ferhat’ın dağ delişi azim, ümit özümde.

İsyansız yaşadım hep, tevekkülle, sabırla,
Kaç gönle yetti sevgim, savaştım kaç kahırla.

Nice özge sevinci kuşanırdım seherde,
Umut çiçek açardı ayak bastığım yerde.

Sabır bulutlarının üstünde dolaşırdım,
Sevda kervanlarıyla menzile ulaşırdım.

Firkatle yanan gönlüm vuslata özenirdi,
Kadîm güzelliklerle hayatım bezenirdi.

Küheylan atlarımla, hep aydınlık taşırdım,
Buzları eriterek, kendimle barışırdım.

Dağılırdı o anda yeryüzünün öfkesi,
İrem Bağı olurdu kimsesizler ülkesi.

Gönlümün iklimine aşk rahmeti yağardı,
Günbeyli’nin yüreği bir damlaya sığardı.




MAHMUD TOPBAŞLI




ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
18-02-2008, 09:39
Vuslat eri oldun ise, bu dert ile firak nedir
Dostu yakın görün ise, bu baktığın ırak nedir


Vuslat eri olan kişi, gerek varlıktan el yuya
Ey bu yola giden kişi, bir görelim durak nedir


Vuslat eri oldun ise, göz hicabın bildin ise
Dostu ayan gördün ise, bu varlığı bırak, nedir


İlim hot göz hicabıdır, dünya ahiret hesabıdır
Kitap hot aşk kitabıdır, bu okunan verak nedir


Zinhar gözünü aça gör, nefis duzahın seçe gör
Dost menziline geçe gör, andan yeğrek durak nedir


Eydirsin kim gözüm görür, dava, manaya erür
Gündüzün gün şule verir, gece yanan çırağ nedir


Yunus der;aşikare nihan, Hak doludur iki cihan
Gelsin beru Dosta giden, hur ü kusur Burak nedir. (http://www.euroalem.com/)


YUNUS EMRE

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
20-02-2008, 07:54
O
(Evrenin Efendisine)

Dünyanın ağırlığına eklesek,
Yıldızları, ayı, güneşi
Yine de ağır basarsın ey kalbim

Ey kalbimin güneşi....
Erdem Beyazit

Gülzar-ı İrfan
20-02-2008, 11:22
Vech-i aşktan görünen canları Leylâ kılar aşk
Gösterir hüsnünü, meftûnunu şeydâ kılar aşk
Ref’edip aklını Mecnun diye sahrâya salar
Sonra Mecnûn’unu bin akl ile dânâ kılar aşk




MUSTAFA TAHRALI


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
21-02-2008, 07:59
Gül;
Hep gül, gülerken daha güzelsin.
Göz yaşların bulandırıyor güzelliğini
Sen ki, sudaki ruhunun yansıması gibi şen, güzel;
Gül durmadan, hiçbir derde aldırmadan gül.

Gül bahçelerinde tomurcuklansın gamzelerin;
Yeni yetme bir veledin, imalı gülümsemesi gibi,
Gül, hep yüzüme gül;
Bir Hançer kadar keskin,
Dedemin ekmek bıçağı kadar kör dudakların aralansın,
Bırak saçlarını okşasın rüzgar, serinletsin bedenini,
Ne olur bırak, alsın hüznünü ruhumun gülümsemen;
Gül, sen hep gül...


ŞAKİR ÖZÜDOĞRU




ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
22-02-2008, 10:33
Gözlüğümü her elime alışımda,
Gözlerimin seni gördüğü günleri ve,
Ömrümün sensiz geçişini,
Yaşam bana hep hatırlatırken,

Etrafımda onca insan varken,
Yalnız bir hayatı yaşıyorsam,
Yanıma sen oturacakmışsın gibi,
Hep bankın kenarına oturuyorsam;
Ben seni Unutamam….

AynAlı
23-02-2008, 11:56
http://img404.imageshack.us/img404/3673/uncaminosadnessdn9.jpg (http://imageshack.us)


Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?
Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.

Necip Fazıl Kısakürek

ummuhan
26-02-2008, 13:28
ÖZLEDİĞİN GİDİP GÖREMEDİĞİNDİR (http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=120&siir=5642)

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

..........
..........

Gülzar-ı İrfan
27-02-2008, 15:06
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...
Ama; kendimden bile önce tanıdığım...
Her saniye yeniden doğmak gibi...
Ama, asırlardır süren...
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu..
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu...
Ilık avuçlarında, kar taneleri...
Güneş sıcağı, gözleri...
Ve sözleri...
Ve sesi...
Böyle olmalı aşkın tarifi...
Ki, tarif edilememeli...
"Resmini çiz!" deseler...
Bacası tüten bir ev belki...
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir...
Veya kaldırımların kanına giren...
Aşkın ayak sesleri...
"Resmini çiz!" deseler...
Her köşe başı ıhlamur kokar...
Yağmur kokar...
"Resmini çiz!" deseler...
Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm...
Veya...
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları...
Gizli ve mahcup...
Aşk, istemektir belki...
Belki bir ticaret; pazarlıksız...
Bedeli kalbinizdir... Bedeli herşeydir...
Sonrası bir uzun yolculuk...
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar....
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...
Az kalsın ölüyormuşum gibi...



(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
29-02-2008, 12:24
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...

Ama; kendimden bile önce tanıdığım...
Her saniye yeniden doğmak gibi...
Ama, asırlardır süren...
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu..
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu...
Ilık avuçlarında, kar taneleri...
Güneş sıcağı, gözleri...
Ve sözleri...
Ve sesi...
Böyle olmalı aşkın tarifi...
Ki, tarif edilememeli...
"Resmini çiz!" deseler...
Bacası tüten bir ev belki...
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir...
Veya kaldırımların kanına giren...
Aşkın ayak sesleri...
"Resmini çiz!" deseler...
Her köşe başı ıhlamur kokar...
Yağmur kokar...
"Resmini çiz!" deseler...
Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm...
Veya...
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları...
Gizli ve mahcup...
Aşk, istemektir belki...
Belki bir ticaret; pazarlıksız...
Bedeli kalbinizdir... Bedeli herşeydir...
Sonrası bir uzun yolculuk...
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar....
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi...
Az kalsın ölüyormuşum gibi...



(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN



Çok içten yazılmış ya da benim İçime hitap etti.... güzel şiir miş Gülzâr....

ummuhan
01-03-2008, 12:50
Acı bir hayat.

Bir tek senin aşkın mı aşk?
Sen misin sevda yanığı kaçak
Ben seni sevdim seveli yandım
Yandım,yandım sende söndüm

Hayat bana bir dargın bir barışık
Her günüm senle karma karışık
Çakmak, çakmak gözlerinde ışık
Senin sevdan bende, barut fişek

Ulaşılmayı beklerken ayrılık
İkimizin kaderi olsa gerek
Bana ayrılık yazan felek
Sensizliğini bana giydirecek

Yapma be sevdam ağlama artık
Bu kader senin değil benimdir
Sana gelen bu ayrılık, firak
Bende oluyor acı bir hayat
Alaaddin Uygun

Alper...
01-03-2008, 13:05
Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin


==========

çok güzel miş, sevdim bu şiiri:)

ummuhan
03-03-2008, 06:40
ZÜLEYHA’NIN YUSUFU

Züleyha’nın gözlerinde Yusuf’un sureti var
Her şafak ağaran saçlarında
Tel tel Yusuf’un aydınlığı

Endamıyla çıkınca avlulara
Sarayda bir güzellik dolaşır
Yusuf ise Züleyha’nın damarlarında

Ay doğmaya utanır, bir bahar akşamında
Ve çöllerin şaşkınlığı sorunca nedenini
Der ki: Yusuf bu gece Mısır sokaklarında

Züleyha’nın elleri Mısır’ın ihtişamı
İpekten urganlarla bağlanmış bilekleri
Züleyha’nın ipleri Yusuf’un ellerinde

Züleyha’nın kalbine siyah bir nokta düşer
Ateşle sınanır Yusuf, denizler ortasında
Suçlayan nedamette; masum, zindanda pişer

Züleyha, merhametin limanına sığınır
Kölesi, cezasını çeker masumiyetin
Yusuf suçların en güzelidir, Züleyha tövbelerin

Ey Züleyha kalbine Yusuf’u nakşeyleyen
Bize “istememeyi isteyebilmeyi” öğret
Ve bize de nasip et Yusuf’a verdiğinden

Adige Batur :)

ummuhan
03-03-2008, 11:26
Hasret

Ellerine hasret ellerim,
Yapayalnız...
Yüreğine hasret yüreğim,
Çaresiz...
Gözlerine hasret gözlerim,
Üzgün...
Sesine hasret günlerim,
Bomboş...
Sevgine hasret benliğim,
Sana hasret...
Gül Ulupınar

ummuhan
03-03-2008, 15:26
BELALIM

Uçurum uçurum gözlerine baktigim sensin
Prangalarca boynuma taktığım sensin
Dag gölleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin

Yanarım yanarım tutusur
Yanarım kavurur ateşim
Seni de beni de belalım



Gün degmemis ormanlarda yittigim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığımm sensin

Damga damga gögsüme vurdugum sensin
Öfke dolu şehirlerde buldugum sensin
Yer nere gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldigim sensin

Gülzar-ı İrfan
03-03-2008, 15:36
Dün gece seni gördün yine
Bem beyaz bir yağmur içinde
Bir rüya değil sanki
Gülüyordun gözlerime

Her damala bir çeler
Gözlerimde yaş oldun
Gitti bundan fazlası ölüm
Gelme artık gecelerime

O günlerden bir rüzgar eser
Ümitlerim seni terkeder
Senden o bakışları gizler
Kapkaranlık bir çeler

Hayatla paylaşmaya değer
Bildiğin bir sır varsa eğer
Haykırıp dağlara daşlara
ANLATMALIYMIŞ MEĞER !!

arasıra balkona cıkıyorum
Fesleğenler kuruduğunda
Ocak,ben baharı bekliyorum
Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala
Gözüm şişelere takılıyor
Becere bilseydim ne ala
Bugünlerde böleyim ben
Yas denen şiirdeyim
Bi köşede gülüşün var
Sırtımda kanlı bıçağın
HİÇ BİR ZAMAN DUYMACAĞIN
DUYSANDA ANLAMAYACAĞIN BİR ŞEKİLDE
SANA BİRİKİYORUM




ALLAHA EMANET OLUN

Hanne
03-03-2008, 19:27
GİDİŞİN DÖNÜŞÜ...



Dönüşsüz yollardır benimkisi el sallanmaz ardımdan
Bir hayal olur sevdiklerim geçer yanımdan
Yaralı yürekler kalır arkada,inler ahından
Gidişin dönüşünü izliyorum ben yine cam kenarından.....



Çarpar durur yüreğime bazen bir yağmur tanesi
Ürperir yorgun gözlerim yokluğa çıkmaz sesi
Dalarım hayallere ama kilitlidir hala gönül kafesi
Gidişin dönüşünü izliyorum ben yine cam kenarından.....



Bak yüreğim güneş doğacak yine gecelerime
Umutlu manalar düşecek yalnız hecelerime
Hasret yükünü taşıyacağım hep sensiz günlerde
Gidişin dönüşünü izliyorum ben yine cam kenarından....



Bilirmisiniz derdime ortak oldu dağlar,taşlar
Konuşmadılar belki benle ama beni çok iyi anladılar
Şimdi bir deniz dalgasında saklanır gözümdeki yaşlar
Gidişin dönüşünü izliyorum ben yine cam kenarından.....



Kanayan güller yetişti kalp bahçemde
Ayrılığın adı işlendi gönül dilimde
Şimdi bir umudum birde hayalin var elimde
VE Gidişin Dönüşünü izliyorum ben yine cam kenarından...


bilirmisin yakarmış ayrılıklar...gözden akan yaşlar kalırmış ardı sıra...
ama dönüşsüz yollardır benimkisi ağlanmaz arkamdan ve sallanmaz hiçbir el ardımdan...



yine gitmelerdeyim...hep bir gidişlerdeyim...bir cam kenarında görürsün beni..yada toprağa düşen bir yağmur tanesinde...bir yol başında görürsün beni yada bir kum zerresinde...rüzgarda işitirsin sesimi....gülden sorarsın gidişimi....



Ve yine buğulanır gözlerim bir dönüş vardı sanki ardımdan
VE BEN YİNE GİDİŞİN DÖNÜŞÜNÜ İZLEDİM CAM KENARINDAN
Alıntı

ummuhan
04-03-2008, 12:57
Çılgınlığın Sıfır Noktası

İkiye bölünmüş ruhum..
Bir yarısı diğer yarısına ağlıyor...
Öbür yarım ise diğerine isyan ediyor...
Ve ikisi de yok olup gidiyorlar yarattığım girdapta...
Bir keşmekeşlik yakamda..
Sergüzeştlik kapımda..
Ve bir fenomeni yaşıyorum...
Nefes almak kadar doğal...
Güneşin kendi kızıllığında her akşam ölüp,
her sabah doğması kadar alışılagelmiş...

Denizin delisi ben...
Mavinin delisi ben..

Sonunda oldu...
Çılgınlığın sıfır noktasında,
gözlerimde garip bir ışık beklemekteyim...
gelmeyecek olan günleri..
gelmeyecek olanları..
İleriye bakamıyorum...
gözlerim acıyor...
çok uzak olduğundan mı,
yoksa çok yakında da bu yüzden mi bakamıyorum,
bilmiyorum..
ruhum kendi sürgününde,
gözlerim şahitlik etmiyor..
kalbim katilim olma yolunda...
körebe oynuyorum gelecek günlerle...
ebe benim...
bir türlü sobeleyemediğim kim?
Kör dalış yapıyorum henüz gelmeyen zamana.
Nefes almak için yukarılara çıkmak gerek...
Her çıkışta fark ediyorum ki en dipteyim..
Nefes almak doğal değil artık...
Soluğum ciğerlerimde esir...
ve güneş...
güneş öldü...

Delinin denizi ben..
Delinin mavisi ben...


S. Şener

ummuhan
04-03-2008, 13:26
BİLSEYDİN

Bilseydin…
Kar çiçekleri saklı
Köşelerini kalbimin.
Cesaret edip
Anlatamadığım
Sevdanın bahçesini.
Ceviz sandıkta
Asılı kalan
Hayallerimi.
Sana ulaşmayan
Mektuplarda,
Aşkı nasıl
Çarmıha gerdiğimi.
Bilseydin,
Kor ateşinde senin
Asırlarca eridiğimi,
Uzun yangınlarımı
Keşke bilseydin.
Kalbimin orta yerine
Gömer miydim seni
Sevdamın sarayında
Sevebilseydim eğer.
Sana fırtınalarımı
Söyleyebilseydim
Keşke,
Acıların yoğurduğu
Mısralara katık
Etmeseydim düşlerimi.
Biliyorum…
Fark etmeyeceksin
Öldüğümü bile,
Bir damla gözyaşı
Dökmeyeceksin
Ardımdan.
Oysa ben
Hasret gideceğim
Gözyaşlarına…
Yolcuyum bende
Unutulmuşlar
Kervanında işte,
Yalın ayak
Yalın çıplak…

İ. Soyalar

ummuhan
04-03-2008, 16:18
Ankara Ağlıyor Yokluğuna

Dışarıda keskin bir ayaz
Kanımı donduran bir soğuk
Bulutlar yağmur yüklü
Ha ağladı ha ağlayacak
Hiçbiri umurumda değil inan
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm

Geç kalmış bir aşk can çekişiyor bu şehrin ruhunda
Ne sen kurtarabilirsin onu ne de ben
gecikmişliğinin cezasını çekmekte ayaz tutmuş yüreklerde
Gökyüzü bir başka ağır bugün
Ben bir başkayım
Ellerimde geç kalmış bir aşk
Gözlerimde buğulu bir hüzün
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm

Satır aralarına gizlenmiş bir özlem
Nereye gitsem nereye baksam hep sen
Ilık bir kan damlası yüreğimi ezen
Dayanmaz yürek dedikçe inadına seven
Sen sen sen..
Yokluğun bile varlığımken
De bana yar yetmez mi bu hasretlik
Dilimde ayrılığın acımasız ezgisi
Gözlerimde hala hüzün
Bir ben değilim ki ağlayan ardından
Ankara ağlıyor yokluğuna be gülüm..

S. Şener

Gülzar-ı İrfan
05-03-2008, 08:43
Severim Ben Seni Candan İçerü

Severim ben seni candan içerü
Yolum vardır bu erkandan içerü

Şeriat, tarikat yoludur varana
Hakikat meyvası andan içerü

Beni bende demen, bende değilim
Bir ben vardır bende, benden içerü

Süleyman kuş dilin bilür dediler
Süleyman var Süleyman`dan içerü

Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içerü

Senin aşkın beni benden aluptur
Ne şirin derd bu dermandan içerü

Miskin Yunus gözü tuş oldu sana
Kapunda bir kuldur senden içerü


YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
05-03-2008, 08:58
Kuluna göz verdin, gör beni dedin
Dil verdin, bilene sor beni dedin
Gönül verdin, hayra yor beni dedin
Gördüm, sordum, yordum
Rabbim sana yöneldim...

Nice insanlar gördüm, söylestim
Verdigin yüce kuvvet ile direndim
Iyi, kötü ne verdiysen paylastim
Kulluk görevimi ögrenmek icin
Rabbim sana yöneldim...

Nasil sevgi doldurdun, bolca kalbime
Veremedim su gönlümü birine delice
Su yalniz halimle eymedim basimi
Bir tek sana eydim
Rabbim sana yöneldim...

Yalan dünyada, nefes aldim alali
Kimi üzgün gördüm, kimi yarali
Kimi döner durur, aska düseli
Pervaneler gibi döndüm
Rabbim sana yöneldim...

Kimi uykulara derince dalmis
Kimi acimayi dahi anlayamamis
Kimisi kararsiz, kimisi gariban kalmis
Kimi seni arar, kimise bulmus
Gec olsada affet, bulanlardan oldum
Rabbim sana yöneldim..

Kimi derki varsa, hadi görünsün bize
Dervisler görmüski, gelmis önünde dize
Nasil göstermeli, ahhh... görmeyen göze
Görenlerden oldum
Rabbim sana yöneldim....

Tüm karincalarin gücünde
Kuslarin o renkli ince süsünde
Nice örümceklerin, ak örtüsünde
Hep seni gördüm
Rabbim sana yöneldim...

Rizan icin kapina geldim
Ben sevgizislikten eriyip bittim
Yandi yüregim
Asli ile keremi dahi gectim
Müjdemi almaya geldim.
Rabbim bir tek sana yöneldim...

Kimseye benzemez, dogmaz ölmezsin
Aglayip sizlamaz, cosup gülmezsin
Gönül defterinden bilirimki,
Dostu silmezsin
Af fına, vefana yar
Rabbim sana yöneldim...

Agaclar, cicekler, fidanlar
Akrepler, böcekler, kuslar, yilanlar
Bütün emirleri senden alanlar
Gördüm, göre göre de
Bende sevgi umutlariyla sana geldim
Rabbim sana yöneldim...

Fakir de oldum bu dünyada, fakat diktim basimi
Seyr ettim icten, onurlu savasimi
Bu yetim yavrumun, göz yaslarini
Mendil, mendil sildim
Rabbim sana yöneldim...

Uzaklastim hor görenlerden
Dedikodu siralayan dillerden
Hayalsiz dünyalarimin
Yollarinda feryat ettim
Rabbim sana yöneldim...

Gönül pinarim görürümki kurur
Kapim kapanmis kilitli durur
Acan yokki, gönlüm yorulur
Anahtarini sormaya
Rabbim sana yöneldim...

Tas yürekli kullarin sevdalar onlara eremez
Yüz adim giderler fakat bir adim gelmezler
Dediler cooook gururludur, asla dönmezler
Bilen bilir dedim
Rabbim sana yöneldim...

Kulunu kücük görüp, üstten baktilar
Bir söz ile, ahhh nasil gönül yiktilar
Yakti beni zalim dünyalar
Binbir hicranimla, yaralarimla geldim
Rabbim sana yöneldim...

Yillarca agladim, küstüm kadere
Ne faydaki, anlatamadim anlamayanlara
Bir kere
Umutlarimi bana bagisla diye
Bir tek sana geldim
Rabbim sana yöneldim.

Dünya cileleri, basimi döndürdü
Bir tek umutlarim beni güldürmüstü
Simdi yüregimde ne fenerler söndü
Son gücümle yinede birer birer yaktim
Rabbim sana yöneldim...


Benmi bilemedim insanligin kiymetini ???
Neden ben yükledim, dünyanin en zor zahmetini ???
Gerci yüzüm yokya o yüce rahmetini
yine de ver diye, secdeye indim
Rabbim bir tek sana yöneldim...

Kul gördüm, kuluna hasret cekmekte
Akrabaya gittim, dedim yaram büyümekte
Kimse yokki yanimda. feryatlari dökmeye
Yüregimin atesiye doldum doldum
Rabbim sana yöneldim...

Gördüm, kul hakkini yiyen varmis
Mahser günü yok diyen varmis
Kürkten kefen dikip, giyen varmis
Üzülerek sana geldim
Rabbim sana yöneldim...

Horlandim, ne hallere düstüm
Insanligi ben yüregimde büyüttüm
Simdi dilleremi düstüm ???
Cok büyüktü savaslarim
Baslamadan yenildim
Kan revan icinde
Rabbim sana yöneldim...

Toprak verdin, tohum verdin ekmeye
Cile verdin, fakat dergahinda cekmeye
O zengin sofralardansa, bir tek sevilebilmek icin kuru ekmegine
Razi ola ola, sana geldim
Rabbim sana yöneldim...

Hikmetinden, sorgu sual olunmaz
Allahim yapayalniz inan bedenim yasamaz
Bir ates varki icimde sana karsi, hic karsi durulmaz
Yazdikca yazar oldum, ellerim dahi yorulmaz
Icimi göz yaslarla döktüm döktüm
Rabbim sana yöneldim...

Ne eyledim dünyaya bilemem ???
Ben yüreksiz insanliklarda artik gülemem
Yollarim daglarimi asamadan
Yuttun beni zalim dünya
Caresiz dertlerime bogularak
Rabbim sana yöneldim.

Yalniz yapamiyorum, sigindim sana
Tüm feryat ve kanli göz yaslarimla
kapina geldim, biricik dilegimin
Kabulu icin, yalniz ölmek istemiyorum
Rabbim sen bilirsin, bir tek sana
SANA YÖNELDİM


(ALINTI)





ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
06-03-2008, 07:32
"Bir elif meşki çekildi, ona "Leylâ" dediler,
Sonra bir yandı ki can, aşk ile "mevlâ" dediler.

Ey fasıl alemi Dünya, ne büyükler geldi,
Baktılar her şeye: La!.. döndüler "illa" dediler.

İşte onlardı fazilet yolunun tacı bize
"Benim edna!" diyerek herkese "a'la" dediler.

Ah gönül! Dost olan dost kapısında bekler.
Yare hayretle: Neden gelmedi "hala" dediler?

Gel, bırak tac ile tahtı, çekil ey zorlu nefis!
Padişah olmak için önce "musalla" dediler.

Bir elif meşki çekildi, ona "Leylâ" dediler,
Sonra bir yandı ki can, aşk ile "Mevla" dediler.





M.ALİ EŞMELİ



ALLAHA EMANET OLUN

misak
07-03-2008, 14:10
Buradan Bir Yere Yol Yok


yolcunun ayak izi bellidir
-kimdir bu yolunu yitiren, bu bilinmeyen yol-
ne kat ediyor?
bu yolculukta, bu yolda ne arıyor o?
bu çölden arzu kentine bir yol var mı?
-sevginin ak kucağında
tanrısının seher yağmuruyla el yüz yıkayan kente
şu andan itibaren ezelin
aşk mehtabının eteğinde
rahat uyuyan şehre
alemin efsanesinin güzel kötü bir şehrine
hayal parmağı onun güzel çehresinden sildiği
nerede? ey yolunu yitiren yolcu
-gel dön
bu çölde kimseye aşina değil bir şey ölümden başka,
harmandan başka
gel, dön artık, ey yol garibi!
görmüyor musun orada
-kuru tek ağacın sığınağında
zırh garip kalmış, sessiz yolcu öldü
ve soğuk gözlerinde
-müphem ve hayran bakışında
binlerce umut goncası saçıldı.
Görmüyor musun hasretten
“Behrami avının kemendi atıldı”
ve ecelin elindeki bir elle
-şu kuru tek ağaçta
bu yolu kat eden herkesin yazgı sözü kazındı:
“ben kat ettim bu çölü, ne Behram, ne Güreş.”
Nerede ey yolunu yitiren yolcu

ali şeriati

türkü
07-03-2008, 14:50
eşime

ben bir adam tanıdım
yalandan korkardı
hem dinlemesinden
hem söylemesinden
onun için
uyursa
uyanınca
ilk yalanı
kendisinden sorardı
:flowers:

Gülzar-ı İrfan
08-03-2008, 06:09
Safa geldin dost bağının sümbülü
Sohbet meclisinin solmayan gülü
Sohbet meclisinin solmayan gülü
Hoş geldin efendim hane sizindir.

Misafir gelince hane nur olur
Selamı alınır hali sorulur
Sohbet edilirken sofra kurulur
Himmet et efendim gönül sizindir.

Misafiri seven Allah’ın dostu
Kutbu kumaştan serilir postu
Hizmet eyle ona ogönül dostu
Hoş geldin efendim hane sizindir.

Ariflerin kalbi nazik ve ince
İhvanlar sevinir onu görünce
Kapıdan girişte selam verince
Himmet et efendim gönül sizindir.

Misafire yer ver köşe başından
Üzerini giydir hak kumaşından
İkram et ona İbrahim’in aşından
Hoş geldin efendim hane sizindir.

Mürşitlerin gönlü Allah’ın tahtı
Misafir sevenin açılır bahtı
Yollarını bekle sen seher vakti
Himmet et efendim gönül sizindir.

Hızır ile İlyas rical-i gaip
Mürşit-i kamiller resule naip
Ehli sohbet olanlar hakka talip
Hoş geldin efendim hane sizindir.

Geldiniz de gönüller hep şad oldu
Eski dostlarımız bir bir yad oldu
Sohbete katılanlar abad oldu
Himmet et efendim gönül sizindir.

Evliyanın sohbeti feyz-i yab eder
Gönülde ne gam kalır ne kader
Mümin çilelere sabreder
Hoş geldin efendim hane sizindir.

Ayrılık vakti gelmesin bizlere
Allah uzun ömür versin sizlere
Ahirette şefat eyle bizlere
Himmet et efendim gönül sizindir.



(ALINTI)




ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
09-03-2008, 07:24
Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla'sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.

Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.

Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.

İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın ,gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.

Kabe'den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kara duvara,
Hızır'ı ararsan kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme.

Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme.

Şen şatır gönlüne hicran dolmasın,
Gençliğin gülşeni gamla solmasın.
Neyzen gibi aklın yarda olmasın,
Özründen çok büyük kabahat etme.


NEYZEN TEVFİK



ALLAHA EMANET OLUN

SULTAN
09-03-2008, 22:47
Kara Sevda

... ve nihayet gelip çattı
Bir dilimi zehir zıkkım
Bir dilimi candan tatlı
Masallarla indi yere
Sebil oldu cümle hikâyelere
..........
..........



Bedri Rahmi Eyüboğlu

ummuhan
10-03-2008, 07:33
Sevdim Seni Bir Kere


Sevdim seni bir kere
Başkasını sevemem
Deli diyorlar bana
Desinler değişemem
Desinler değişemem
Daha yolun başındasın
Değişirsin diyorlar
Oysa sana çıkıyor
Bildiğim bütün yollar
Sevgi anlaşmak değildir
Nedensiz de sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir

ummuhan
10-03-2008, 10:33
Sevda Üstüne

Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lamba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
..........

Bedri Rahmi Eyüboğlu

ummuhan
10-03-2008, 10:35
Şairim zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım

B.R. Eyüboğlu

Gülzar-ı İrfan
10-03-2008, 12:14
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta'n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı



FUZULİ



ALLAHA EMANET OLUN

GÜL-İ RANA
10-03-2008, 12:46
Insan övünür, Insan Ağlar Dövünüverir
Gönül Dürülür , Gönül çağlardövünüverir
Olaylara Göredir Insanin Kalbi
Birgün Sevdiğini Birgün öldürüverir....!

ummuhan
10-03-2008, 13:30
Yetim Bahçe

Senin güllerin her yerde açar
Dağda, bayırda, kırda, bozkırda
Bozkır biraz şüpheli ama
Günlerden bir gün açar mı açar
..........
..........


Bedri Rahmi Eyüboğlu

ummuhan
11-03-2008, 11:47
Geri Dön


Alışırım zannettiğim yokluğundan acılanmam
Vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından
Dön demeye utanırım zavallı korkularımla
Arkasına saklandığım gururumdan

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Ah olur da bir gün sen de özlersen
Olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Her şey bana seni hatırlatır unutmak isterken
Utanırım hep o acılı şarkılarla ağlarken
Bazen bir dost ya da bir çiçekle evime gelirsin
Her şey seni hatırlatır da yeniden

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Geri dön geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Ah olur da bir gün sen de özlersen
Olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön
Geri dön geri dön, ne olur geri dön

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön
Geri dön geri dön, ne olur geri dön

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön
Geri dön geri dön
S.Aksu

ummuhan
12-03-2008, 06:21
IRAK savaşında babası ve annesi ölen ve kendisinin de bacakları kopan Müslüman bir çocuğun IRAK savaşını yöneten Tommy FRANKS a yazdığı şiir.Bu şiir Açık istihbarat sitesinden alınmıştır.


Merhamet hür Dünyaya bu kadar mi IRAK ' tı?

Ben Basralı Ömer,
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Mr. Franks.
Önce demokrasi yağdı göklerimizden,
Sonra özgürlük geçti üstümüzden
Palet palet.
Ve insan hakları Namlularından
Saniyede bilmem kaç adet.
Demokrasi bizim eve de isabet etti
Bir gün sonra anladım koptuğunu ayaklarımın.
Tam onsekiz adet insan hakları saymışlar,
Vücudunda babamın.
Annem yoktu zaten
Ben doğarken ilaç yokluğundan ölmüş
Ambargo falan dediler ya Anlamadım
çocuk akli işte
Oluşmadan sökülmüş.
Sizde de barış böyle midir Mr. Franks?
insan hakları çocukları yetim
Ve ayaksız bırakır mı orda da?
Düşer mi ayın kan gölüne aksi
Güpegündüz düşer mi Pazar yerine demokrasi?
Zenginlik,insanları korkudan uykusuz bırakır
Kuşlar gökyüzünü terk eder mi orda da?
Babamla mırıldandığım son dua dilimde,
ayaklarım hastanede,
Ve giymeye kıyamadığım pabuçlar kaldı elimde.
Çocukların var mı Mr. Franks?
Al, oğluna götür onları bari işe yarasın
Kim bilir belki baktıkça
Bazen beni hatırlarsın.
Bu nasıl demokrasi Mr. Franks?
Düştüğü yeri yaktı
Merhamet hür Dünyaya,
Bu kadar mi IRA K ' tı?

ummuhan
12-03-2008, 06:48
Bingöl Çobanları

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların en eski âşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurur destimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla...

Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni;
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı;
Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı:

Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
'Suna'mın başka köye gelin gittiği akşam.

Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
-Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin, başkalarına boyun;
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an!
Mademki kara bahtın adını koydu: Çoban!

Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla...
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına!

Kemalettin Kamu

Gülzar-ı İrfan
12-03-2008, 07:43
Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim

Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim

Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız

Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız

Çemberin en dışında
En çıkmaz sokaktayım
Çemberin en dışında
En çıkmaz sokaktayım

Çığlık atsam sessiz
Sussam yine çaresiz
Gölgeler içindeyim
Çığlık atsam sessiz
Sussam yine çaresiz
Gölgeler içindeyim

Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız
Sen imkansızsın
Sensizlik imkansız
Aşk imkansız...

ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-03-2008, 08:04
Ateş oldum
Yanar oldum
Gönül verdim ya
Şarap oldum
Kadeh oldum
Yere düştüm kırıldım

Aşk ateşi iki kurşun
Birin aldım ya

Uçtum kondum
Uçmaz oldum
Kuş gönlüne sığındım
Beşik ardım gurbet oldu
Sine oldum vuruldum

Oğul gördüm
Kızım sevdim
Gönül aldım ya
Çocuk oldum
Neler umdum
Neler buldum yoruldum

Aşk ateşi iki kurşun
Birin aldım ya

Küstüm sustum
Sormaz oldum
Ağlar oldum kavruldum
Sevdiklerim eller aldı
Yad ellere savruldum


VEDAT SAKMAN



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
12-03-2008, 13:44
Yüzün

Eskimiş bir konsolun
Çatlak aynasinda durmadan,
Bir buluttur mehtabi inatla kovalayan.
Bir hüznü yansitan alninin ortasinda,
Yüzün müdür acaba yolumu dolaştiran?
Acinin bu solgun haritasinda,
Kendime yeni duraklar buldugum.
Ulaştigim issiz dag doruklarinda
Yüzün müdür hep sorular sordugum,
Bakişinin titrek aydinliginda?

Aslinda ne bulunur bir gezginin yaninda
Kendi yüzünden başka,
Hüzünle bileyen direncini.
Bir suyun ürpermiş aynasinda
Apansiz gözgöze geldigim.
Ayaklari ayaklarima bitişik
Kimiltisiz bir gövdeyle rüzgârin sildigi.
Bir bulup bir kaybettigim
Yani bir gezginin hep gittigi,
Senin yüzün benim yüzüm degil mi?


Metin Altıok

ummuhan
13-03-2008, 07:15
Dua

Senin ak alnından gök gözlerinden
Önce dallar sonra yapraklar öpsün.
Eğilsin yıldızlar tutsun elinden
Gecelerden sonra şafaklar öpsün.

Aşk diyorlar mukaddes hayale
Ve sen de düşesin o sonsuz hale
Hazdan dudakların olsun bir lale
Güller, karanfiller, zambaklar öpsün.

Sende kemal bulmuş renk, şekil, biçim
Yaşamanın öz suyusun bir içim
Olanca suların sağlığı için
Seni her gün göller, ırmaklar öpsün.

Kumral saçlarında nisan yağmuru
Yazın ak yüzünden gölgenin moru
Ağzından en serin, hem de en duru
Kayalardan akan kaynaklar öpsün.

Çimenler okşasın ayaklarını
Çiçekler koklasın parmaklarını
Ben öpmeden önce yanaklarını
Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün.

Kıskançlık çakılı kazıktır serde
Bölünsün bu rüya en tatlı yerde
Seni canlı kullar öpmesinler de
Kefenler sarılsın, topraklar öpsün.


Abdurrahim Karakoç

ummuhan
13-03-2008, 09:21
Sen Varsın

Gönül tezgahında şiir dokudum
İplik iplik nakışında sen varsın
Aşk yolunun kanunu okudum
Madde madde yokuşunda sen varsın

Fikir vadisinden bir ırmak geçer
Eğilir serviler suyundan içer
Bağrında ay doğar zambaklar açar
Sessiz sessiz akışında sen varsın

Öz suyusun hayat denen şişenin
Nedenisin keder ile neşenin
Sevda cephesinde şehit düşenin
Donuk donuk bakışında sen varsın

Hep senin renginde görünür bahar
Yaprakta yeşilin gülde kokun var
Yama yama kalbimdeki yaralar
Sıra sıra dikişinde sen varsın

Gidip de yorulma çok uzaklara
Sen-seni gel benim içimde ara...
Umut güneşimin mor bulutlara
Girip girip çıkışında sen varsın


A.Karakoç

misak
13-03-2008, 13:40
ifk gazeli

eteğinde çamur anne, eteğinde ateş
sanki Kudüs oldun anne, yüzün bir güneş

o ne avuçladığın anne ellerin yanmış
ruhlar ağlaşıyor yine, melekler ayaklanmış

denizler kabardı sen dur, denizler kabardı
bu ırmaklar yokken anne gözlerin vardı

kundaklanmış saçlarından kıvılcım düştü
yaralanmış tüm aşıklar ona üşüştü

yıldızları mı küstürdük uçup giden ne?
belki yoruldu melekler göğü tut anne

eteğinde çamur anne, eteğinde ateş
sanki Kudüs oldun anne, yüzün bir güneş



mustafa islamoğlu

Gülzar-ı İrfan
13-03-2008, 17:50
Hırsın ateşinde yandırdın beni,
Tatlı hayallerle kandırdın beni,
Menfaât peşinde döndürdün beni,
Boşa geçti koca ömrün tamamı,
Bırak dünya, bırak artık yakamı!


Ağlayan gözlerle mâziye baktım,
Saltanatı gayrı sana bıraktım,
Gurbet limanında gemiyi yaktım,
İşte gidiyorum, döndüm arkamı,
Bırak dünya, bırak artık yakamı!


Mihenk taşlarında pul ettin beni,
Nefsin kapısında kul ettin beni,
Akıl pazarında del’ettin beni,
Gönlümü yükledin elemi, gamı,
Bırak dünya, bırak artık yakamı!


Dağlar harman gibi savrulur bir gün,
Deniz dalga dalga yarılır bir gün,
Senin de hesabın görülür bir gün,
Kapına dayanır ömrün akşamı,
Bırak dünya, bırak artık yakamı!





BESTAMİ YAZGAN

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
14-03-2008, 08:38
Bilmek İstersen Seni

Bilmek istersen seni
Can içre ara canı
Geç canından bul anı
Sen seni bil sen seni

Kim bildi ef'alini
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını
Sen seni bil sen seni

Görünen sıfatındır
Anı gören zatındır
Gayri ne hacetindir
Sen seni bil sen seni

Kim ki hayrete vardı
Nura müstağrak oldu
Tevhid-i zatı buldu
Sen seni bil sen seni

Bayram sözünü bildi
Bileni anda buldu
Bulan ol kendi oldu
Sen seni bil sen seni


Hacı Bayram Veli

ummuhan
14-03-2008, 13:48
Garip Gerçekler

Bir tarafta her devrin sultanları durur
Bir tarafta kaderin kurbanları durur
Ne kurban kesiciler biter dünyamızda
Ne de kesilen kurban kanları durur.


Abdurrahim Karakoç

ummuhan
14-03-2008, 13:52
Su

Kirli eller daha temiz.
Temiz elli
Kirli gönüllerden.
Ne dersiniz?

Özdemir Asaf

ummuhan
14-03-2008, 13:55
Aşkın Odu Ciğerimi

Aşkın odu ciğerimi
Yaka geldi yaka gider
Garip başım bu sevdayı
Çeke geldi çeke gider

Firkat kar etti canıma
Gelsin aşıklar yanıma
Aşk zencirin dost boynuma
Taka geldi taka gider

Bülbül eder zar ü efgan
Aşk oduna yandı bu can
Benim gönülcüğüm hemen
Hak'tan geldi Hakk'a gider

Arifler durur sözüne
Gayri görünmez gözüne
Eşrefoğlu yar yüzüne
Baka geldi baka gider

Eşrefoğlu Rumi

ziruh
14-03-2008, 22:17
Leyla bir araçtır amacım Mevla
Yollarına yaklaştır cananım Mevla,
Kirlerimi aklaştır sevdiğim Mevla
Şu gönlümü saflaştır cananım Mevla.

Gülzar-ı İrfan
15-03-2008, 08:27
Tanrıdan diledim bu kadar dilek
O yarin yüzünü bir daha görek
Bana kısmet değil dizinde yatmak
Dizinde yatıp da yüzüne bakmak

Gel aman aman yanıma
Kıyma bu yazık canıma
Bir kara kaşın bir kara gözün
Değer dünya malına

Ayrılık hasreti canıma yetti
Kalmadı gözümün yaşları dindi
Bahçenizde lale sümbül gül bitti
Eridi yüreğim tükendi bitti

Gel aman aman yanıma
Kıyma bu yazık canıma
Bir kara kaşın bir kara gözün
Değer dünya malına


SALİH DÜNDAR



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
15-03-2008, 11:58
Bıçak Çıktı Kınından

Umut canın yongası derler arkadaş
Eksiğiz bu yönde, isyanımız her sözümüzde
Ne yaptık biz ki, kefareti bu kadar ağır arkadaş
Aşk bize neden bu kadar acımasız,
Sevda neden bize bu kadar sabırsız
Ve hayat...
Hayat bize hiç şans tanımıyor arkadaş
Soğuk karlı kış akşamlarında
Yanından ayrılamadığın
Sıcacık kömür sobasını bilir misin arkadaş?
Sobanın içindeki kızıllığa bakıp
O korlardan biri olduğunu düşündün mü hiç?
Gözlerini iyice açıp
Ateşlerin içinde yüzünü aradın mı?
Öyle bir sevdaya düştük ki arkadaş
Kor kor yanıyoruz da
Yüreğimize dokunmak korkutmuyor bizi
Ne söylesek, ne konuşsak
Teselli etmiyor yaralı yüreğimizi
Sanki doğduğumuzdan beri seviyorduk da
Yüzünü sonradan bulduk aşkımızın
Bıçak kınından çok oldu çekileli
Bir daha da kınına girmez geri
Daha ne bedeller ödenecek belli mi?
Ellerim yine kanlı,
Kimin katili olduğumu artık bilmiyorum
Kendimin mi?
Yoksa yıllar öncesinde kalan bir sevdanın mı?
Sözü, özü bir arkadaş,
Söylesene biz nerde yanlış yaptık?

S. Şener

Gülzar-ı İrfan
15-03-2008, 17:05
şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun



Yusuf Hayaloğlu


(UMMUHANabla gelene kadar burayı ben götürecem demek ki...
ABLA BU ŞİİR BENDEN SANA....:flowers:)

ALLAHA EMANET OL

eylül
15-03-2008, 19:49
Leyla bir araçtır amacım Mevla
Yollarına yaklaştır cananım Mevla,
Kirlerimi aklaştır sevdiğim Mevla
Şu gönlümü saflaştır cananım Mevla.

ziruh, Ali Özkanlı( eğitimci38) amcamın şiirlerini isimsiz mi yayınlıyorsun sen:lac:

MUHABBET BAHÇESİ

Aşkla dolan çiçekler kalbe sevgiyle akar
Meftûn olan yürekler yârine zevkle bakar

Sevda yüklü çiçekler ruhlara şifa olur
İhlâs dolu dilekler ebedî deva bulur

Muhabbet bahçesine gülfidanı dikelim
Sevdalı gönüllere aşk tohumu ekelim

Gülistanda güller var hepsinin adı güzel
Bir gül var ki kalbimde yeri gerçekten özel

Durmadan arıyorum kulağım olur seste
Adını ezberledim sanki dilimde beste


Ali Özkanlı

ziruh
15-03-2008, 23:01
ziruh, Ali Özkanlı( eğitimci38) amcamın şiirlerini isimsiz mi yayınlıyorsun sen:lac:

MUHABBET BAHÇESİ

Aşkla dolan çiçekler kalbe sevgiyle akar
Meftûn olan yürekler yârine zevkle bakar

Sevda yüklü çiçekler ruhlara şifa olur
İhlâs dolu dilekler ebedî deva bulur

Muhabbet bahçesine gülfidanı dikelim
Sevdalı gönüllere aşk tohumu ekelim

Gülistanda güller var hepsinin adı güzel
Bir gül var ki kalbimde yeri gerçekten özel

Durmadan arıyorum kulağım olur seste
Adını ezberledim sanki dilimde beste



Ali Özkanlı

aşkolsun be aylül ayrımız gayrımız mı var sanki:confused1:

Gülzar-ı İrfan
16-03-2008, 11:11
Yan yana geçen geceler unutulup gider mi
Acılar birden biter mi
Bir bebek özleminde seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi
Dikenleri göğü deler mi
Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi.

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,

İçimdeki fırtına, kör kurşunla diner mi
Kavgalar kansız biter mi
Bir mavzer çığlığında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi
Dostluklar birden biter mi
Bir kardeş selamında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur,
Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur


(alıntı)



ALLAHA EMANET OLUN

AynAlı
16-03-2008, 11:12
irfan abla burası sana emanet bi hafta :)

Gülzar-ı İrfan
17-03-2008, 05:56
Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelir duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül aldırma

Görmek istersen denizi
Yukarıya çevir yüzü
Deniz gibidir gökyüzü
Aldırma gönül aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Mahpus yata yata biter
Aldırma gönül aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah'a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma


SABAHATTİN ALİ



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
17-03-2008, 08:41
Noldu bu gönlüm noldu bu gönlüm
Derd-ü gamla doldu bu gönlüm
Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
Yanmada derman buldu bu gönlüm

Yan ey gönül yan yan ey gönül yan
Yanmadan oldu derdine derman
Pervane gibi pervane gibi
Şem'ine aşkın yandı bu gönlüm

Gerçi ki yandı gerçeğe yandı
Rengine aşkın cümle boyandı
Kendi de buldu kendi de buldu
Matlabını hoş buldu bu gönlüm

Sevad-ı a'zam sevad-ı a'zam
Belki oluptur arş-ı muazzam,
Matlab-ı canan matlab-ı canan
Olsa acep mi şimdi bu gönlüm

El fakru fahri el fakru fahri
Demedi mi ol alemler fahri
Fahrini fakrin fahrini fakrin
Mahv-u fenada buldu bu gönlüm

Bayram'ı imdi Bayram'ı imdi
Bayram edersin yar ile şimdi
Hamd-ü senalar hamd-ü senalar
Yar ile bayram kıldı bu gönlüm



HACI BAYRAM VELİ



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
19-03-2008, 12:34
Sefasına cefasına dayandım
Bu cefaya dayanmayan gelmesin
Rengine hem boyasına boyandım
Bu boyaya boyanmayan gelmesin

Rengine boyandım meyinden içtim
Nice canlar ile didar görüştüm
Muhabbet eyleyip candan seviştim
Muhabbeti küfür sayan gelmesin

Muhabbet eyleyip yokla pirini
Yusun senin namus ile arını
Var bir gerçek ile kıl pazarını
Kıldığın pazardan ziyan gelmesin

Kırklar bu meydanda gezer dediler
Evliyayı yola dizer dediler
Destini destinden üzer dediler
Nefsaniyetine uyan gelmesin

Pir Sultan'ım eydür dünya fanidir
Kırkların sohbeti aşk mekamdır
Kusura kalmayan kerem kahidir
Gönülde karası olan gelmesin


PİR SULTAN ABDAL



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
20-03-2008, 07:28
Nazar kıl gönlüm şehrine dünya fani dost sevdiğim
Aşığa bunca sitemler bi-revadır dost sevdiğim

Bunca yıldır ceht eylerim gönlüm ayrılmıyor senden
Hep benim senden umduğum bi-nevadır dost sevdiğim

Yüzü kara şol rakipler neler söylemiş hakkımda
İsmi müsemma hak için iftiradır dost sevdiğim

Ademin hakkı hak için düşmanımı şad eyleme
Hep benim senden umduğum merhabadır dost sevdiğim

Gel ha gel ha Kul Nesimi lebinde var türlü bade
Aşığa bu cevr ü cefa revadır mıdır dost sevdiğim


KUL NESİMİ



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
20-03-2008, 15:33
Yandım ebedi hüsnüne meftun olarak
Kar etti dilim ruhuma efsun olarak

Sor hâl-i perişanımı saysın geceler
Geldim kapına kaç kere meftun olarak

Yandım yandım hüsnüne meftun olarak
Yandım yandım hüsnüne meftun olarak

Kahreyleme sevgili şâd eyle beni
Görsem ne çıkar bir kere memnun olarak

Etmek mi muradın beni ser mest-i haram
Ta haşre kadar böylece mecnun olarak


(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN

RUMİ
20-03-2008, 16:48
Duydum Ki Unutmuşsun

Duydum ki unutmussun gözlerimin rengini
Yazik olmus o gözlerden sana akan yaslara
Bir zamanlar sevginle ateslenen basimi
Dizlerinin yerine dayasaydim taslara

Hani bendim yedi renk, gök yüzündeki yildizlar
Hani bendim yedi renk, hani tende can idim
Hani gündüz hayalin, geceler rüyan idim
Demek ki senin icin, ask bir yalan idi
Yanarim heder olan o en güzel yillara
C.Demir

Gülzar-ı İrfan
21-03-2008, 07:25
Biz burada bülbüllük eylemeyiz
Gülistan kuşuyuz güle gideriz
Bizim kıymatımız bunda bilinmez
Muhabbeti candan ile gideriz

Ne davam var benim şu eller ile
Benim davam Hak ehli kullar ile
Kerbela'ya giden abdallar ile
İmam Hüseyin'e bile gideriz

Öldürelim nefsi dinlemez oldu
Sırr-ı hakikatı söylemez oldu
Şahinim kolumda eğlemez oldu
Turnası çok olan göle gideriz

Cennetin kokusu gelir uçmaktan
Aşıklar usanmaz yiyip içmekten
Öyle namert köprüsünü geçmekten
Akar bozbulanık sele gideriz

Pir Sultan'ım eyder niyazım Hak'tan
Sensin cümlemizi var eden yoktan
Aşıklar usanmaz bayırdan sarptan
Erenler yol kurmuş yola gideriz



PİR SULTAN ABDAL



ALLAHA EMANET OLUN

RUMİ
21-03-2008, 13:40
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez (http://bizimozlem.blogcu.com/2212874/)

Gönül dağı yağmur yağmur boran oluncaa
Akar can özünde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı buluuncaa
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar


Dil gizli gizli Dil gizli gizli
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar
Dil gizli gizli Dil gizli gizli


Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü verilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yar oy yar oy yar oy yar

.....

Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yar oy yar oy yar oy yar



N. Ertaş


Müvekkilden Abukatına :)

misak
21-03-2008, 13:49
türküsü daha güzel sanırım :)

hıfz-ı lisan
21-03-2008, 15:06
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez (http://bizimozlem.blogcu.com/2212874/)

Gönül dağı yağmur yağmur boran oluncaa
Akar can özünde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı buluuncaa
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar


Dil gizli gizli Dil gizli gizli
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar
Dil gizli gizli Dil gizli gizli


Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü verilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yar oy yar oy yar oy yar

.....

Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yar oy yar oy yar oy yar



N. Ertaş


Müvekkilden Abukatına :)





Vekilliğinizden ötürü teşekkür ederim Rumi abla..

Ve sevgili, pek değerli müvekkilem gönül bağımızın kopmaması duası ile..

Eyvallah.. :arkadaşız:

Gülzar-ı İrfan
21-03-2008, 20:25
Seyreyle Güzel Kudret-İ Mevla Neler Eyler
Allaha Sığın Adl-İ Taala Neler Eyler

Canana Gönül Vereli Ben Candan Usandım
Hem Düşeliden Derdime Dermandan Usandım

Meyl Eylemesem Gayrisine Tevbeler Olsun
Bu Ân’e Değin Ettiğin İsyandan Usandım

Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
Her Şam-U Seher Ah İle Efgandan Usandım

Kalmadı Firak Giryesine Sonra Mecalim
Vuslat Dilerem Yarime Hicrandan Usandım

Işk İle Enes Oldı Gönül Geçdi Siva’dan
Ben Sohbet-İ Nas Ülfet-İ Yarandan Usandım

Çün Zerre Vefa Bulmadım İhvan-I Zemandan
Şol Yüzleri Dost Özleri Düşmandan Usandım

Vird Edeyim İsmin Hemen Hayret-İ Hakkın
Kesret İle Ünsiyet-İ İnsandan Usandım

Kuddisi’ye Vahşet Golüben Cümle Siva’dan
Der Her Ne Ki Ağyar Var İse Andan Usandım



(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN

kemençe
22-03-2008, 05:40
Hasret
gözümden düşen
iki damlam
hüzünlü
nazarım
söyleyemediğim
sözlerim
alamadığım
nefesim
sessiz
çığlığım
çaresiz
namem
gördüğüm
hüzünlü
rüyam
bir çocuğun minik avucu
bir devin beyaz yüreği
kara kısrağın şahlanışı
taze gelinin kınası
HASRET
adın hasret
adım sana hasret
günüm hasret
yıl hasret
saat hasret
anılarım hasret
ten hasret
tin hasret
ben sana hasret
sen bensizliğe...


22.02.2004
Hürrem Yalçın

Gülzar-ı İrfan
22-03-2008, 07:46
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…
Azrail’in kastı canadır, inan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

Seherde uyanırlar cümle kuşlar...
Dill-u dillerince tesbihe başlar...
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar…
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

Semâvâtın kapuların açarlar.
Mü’minlere rahmet suyun saçarlar…
Seherde kalkana hülle biçerler.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

Bu dünya fanidir sakın aldanma.
Mağrur olup taç-u tahta dayanma.
Yedi iklim benim deyu güvenme.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…

Benim, Murad kulun, suçumu affet.
Suçum bağışlayub günahım ref’ et.
Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan…


(SULTAN MURAD)



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
24-03-2008, 06:33
Ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
Yar bu ne yaradır melhem bulunmaz
Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
Varıp yare gider hiç geri dönmez

Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
Satarsın bu canı hiç kimse almaz
Dönüp de bakmaz

Dönüp dönüp sana öğüt verirler
Dünya malı ile gözün boyarlar
Aşık öldü deyi sala verirler
Ölen hayvan olur aşıklar ölmez

Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
Satarsın bu canı hiç kimse almaz
Dönüp de bakmaz


YUNUS EMRE



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
24-03-2008, 07:36
Bıçak Çıktı Kınından

Umut canın yongası derler arkadaş
Eksiğiz bu yönde, isyanımız her sözümüzde
Ne yaptık biz ki, kefareti bu kadar ağır arkadaş
Aşk bize neden bu kadar acımasız,
Sevda neden bize bu kadar sabırsız
Ve hayat...
Hayat bize hiç şans tanımıyor arkadaş
Soğuk karlı kış akşamlarında
Yanından ayrılamadığın
Sıcacık kömür sobasını bilir misin arkadaş?
Sobanın içindeki kızıllığa bakıp
O korlardan biri olduğunu düşündün mü hiç?
Gözlerini iyice açıp
Ateşlerin içinde yüzünü aradın mı?
Öyle bir sevdaya düştük ki arkadaş
Kor kor yanıyoruz da
Yüreğimize dokunmak korkutmuyor bizi
Ne söylesek, ne konuşsak
Teselli etmiyor yaralı yüreğimizi
Sanki doğduğumuzdan beri seviyorduk da
Yüzünü sonradan bulduk aşkımızın
Bıçak kınından çok oldu çekileli
Bir daha da kınına girmez geri
Daha ne bedeller ödenecek belli mi?
Ellerim yine kanlı,
Kimin katili olduğumu artık bilmiyorum
Kendimin mi?
Yoksa yıllar öncesinde kalan bir sevdanın mı?
Sözü, özü bir arkadaş,
Söylesene biz nerde yanlış yaptık?

S.Şener

ummuhan
24-03-2008, 09:22
Depresif Anlar (Yok Say Artık Beni)

Yine ıssız bir sabah...
Ezan sesi yankılanıyor bu soğuk,
Umursamaz sokaklarda...
Uykuya hasret gözlerim yeni bir güne merhaba diyor zoraki..
Bir ölünün gözlerinden bakıyorum,
Daha dün kendi kızıllığında ölen
Ve şimdi yine aynı kızıllıkta doğan güneşe...
Bu şehir beni boğuyor...
Yeni gelen günü, doğan güneşin azametini,
Eskisi gibi karşılamaktan aciz bedenimi
Sürükleyerek çıkarıyorum serin bir kış sabahına...
Yaşadığım hayatın sanallığını yalanlarcasına
Sabahın ayazı kesiyor yüzümü...
Bir rüzgarın acımasızlığını işte o an hissediyorum..
Okula giden çocuklara biraz da imrenerek bakıyorum,
Keşke diyorum keşke...
Bir gün de geçmiyor ki farklı olsun.
Bir gün de geçmiyor ki içim coşkuyla dolsun.
İçim yine bozguna uğramış savaş kalıntılarıyla dolu..
Gözlerime hükmüm geçmiyor..
Böyle olmayı ben istemedim ki.. ben istemedim.
Belki de istedim de, kendimi aklamaya çalışıyorum...
Kime karşı, kendime mi,
Yiten ve hatta küllenmenin de ötesinde savrulup giden
Parçalarını bir araya getiremediğim bir sevdaya mı?
Gün geçmiyor ki lanet okumayayım sevdaya,
Aşka ve dahil olan tüm duygulara.
Bu nasıl bir şeydir ki, nefret ettiğim halde atamıyorum içimden
Hayatımdan beynimden.
Ne yüzsüzlük ne arsızlıktır ki
Git dedikçe daha çok yüreğime yerleşen..
GİT ARTIK GİT İSTEMİYORUM SENİ...GİT ARTIK...
Yıllardır ev sahipliği yaptı bu beden...
Şimdi belki de ilk kez isyan ediyor ve çığlık çığlığa bağırıyor.
Çek git artık, yetmedi mi ödediğim diyetler...
Rahat bırak beni, rahat bırak...
Şimdi de ilk kez fısıldıyorum kalbime,
YOK SAY ARTIK BENİ...
Beni bana bırak...
Çıldırıyorum, haykırıyorum, ağlıyorum, bağırıyorum.
Gidin artık gidin benden, işiniz bitti benimle, ben bittim...
Kalmadı yokedeceğiniz bir parçam.
Lime lime oldu hayatım, bedenim ruhum.
Bırakın ölümüm bomboş olsun...
Bomboş...

Sema Şener

Gülzar-ı İrfan
24-03-2008, 15:48
Ey Allahım beni senden ayırma
Beni senin didarından ayırma

Seni sevmek benim dinim, imanım
İlahi dinü imandan ayırma

Sararuben soldum döndüm hazana
İlahi hazanı daldan ayırma

Şeyhim baldır ben anın peteğiyem
İlahi peteği baldan ayırma

Şeyhim güldür ben anın yaprağıyem
İlahi yaprağı gülden ayırma

Ben ol dost bahçesinin bülbülüyem
İlahi bülbülü gülden ayırma

Balığın canını suda dediler
İlahi balığı sudan ayırma

Eşrefoğlu senin kemter kulundur
İlahi kulu sultandan ayırma


EŞREFOĞLU RUMİ


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
24-03-2008, 16:07
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

14.03.1913

M.Akif ERSOY

1913 Martında yazmış,
Tam da Mart ayında şu yaşadıklarımza bakınca çok manidar oldu...

Gülzar-ı İrfan
25-03-2008, 06:36
Bir işit; neydir bu, bir şey söylüyor,
Ayrılıktan şöyle feryât eyliyor


Sazlığımdan kestiler, ondan beri,
İnletir çığlıklarım, herkesleri!..

Söylerim hasret nedir, lâkin gerek,
Ayrılıktan göz göz olmuş bir yürek…

Düşse aslından uzak her kim ki vah,
Bekler ağlar der ki; vuslat vakti âh!

Böyle her mecliste feryât eyledim,
Huylu-huysuz seçmedim, oldum nedim.

Oldu hep kendince dost, âlem bana,
Bakmıyor hiç kimse sırrımdan yana…

Sanmayın sırrım, figānımdan uzak,
Her gözün yok nûru, duymaz her kulak!

Gerçi zâhir tenle rûhun her işi,
Cânı lâkin görme yoktur ey kişi!

Neyde ses, kordur, hevâ zannetme sen,
Hiç bu kordan tatmayan, giysin kefen!

Nârıdır aşkın ki düşmüştür neye,
Coşku düşmüştür muhabbetten meye!

Yâre hasret gönle haldaş bil neyi,
Perdesiylen yırttı bizden perdeyi…

Hem zehir hem panzehirdir şimdi ney,
Böyle müştâk arkadaş kim gördü hey?

Ney kederden, kanlı yoldan bahseder,
Aşk-ı Mecnun’dan neler söyler neler!

Bil bu aklın mest olur mahremleri,
Dil için, ancak kulaktır müşteri…

Ayrılıktan gün ki yoldaş yangına,
Derdimizden zor varır günler sona…

Gam değil, geçmekte gün, çekmem keder,
Ey misilsiz tertemiz, sen kal yeter…

Bıksa herkes, bir balık bıkmaz sudan,
Gün uzar şâyet nasipsiz kalsa can…

Hâli neymiş olgunun, anlar mı ham?
Söz bu yüzden az gerektir vesselâm…

Bunca feryattan taşan mânâyı bil,
Sen de Seyrî bağrı göz göz ney kesil!

M.ALİ EŞMELİ


(Aşk eri MEVLANA CELALEDDİN Hazretlerinin NEY'inin feryadını bir de M.ALİ EŞMELİ Hocamızın kaleminden aktaralım istedik bu sabah...)


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
26-03-2008, 07:49
Ey sevgili gül, şimdi bahar mevsimidir gel,
Bülbülleri bekletme sakın tam demidir gel!..
Bir kor o dudaklar ki gönül merhemidir gel,
Bülbülleri bekletme sakın tam demidir gel!..

Hasretle bütün kış seni andık da avunduk,
Aşkın ile âteşlere yandık da avunduk,
«Bir gün gelirim!» vâdine kandık da avunduk,
Bülbülleri bekletme sakın tam demidir gel!..

Teşrîfini bekler nicedir nemli bakışlar,
Gelmezsen eğer son bulacak gözdeki yaşlar,
Bak şimdi sefer etmede gurbetteki kuşlar,
Bülbülleri bekletme sakın tam demidir gel!..




M.NEJAT SEFERCİOĞLU


ALLAHA EMANET OLUN

secdenur
26-03-2008, 08:15
her bir çiçek bin naz ile,öğer hakkı niyaz ile
bu kuşlar hoş avaz ile ol padişahı zikreder.

ummuhan
26-03-2008, 10:56
O

(Evrenin Efendisine)

Dünyanın ağırlığına eklesek,
Yıldızları, ayı, güneşi
Yine de ağır basarsın ey kalbim
Ey kalbimin güneşi....
Erdem Bayezıt

ummuhan
26-03-2008, 15:45
Dünya Bir Yana, Sen Bir Yana

Yeryüzü padişahların, kralların olsun.
Cehhennem kötü insanın olsun, Cennet iyi insanın..

Tanrıya toz kondurmamak meleğin işi olsun,
Temizlik, Cennet kapıcısının işi..

Kim, ne olursa olsun,
Sevgili bizim olsun tek,
Canı, Canımız olsun....



Ömer Hayyam

ummuhan
27-03-2008, 07:35
Busat

Artist milletizdir.
Bizde defaten ölünür
ve kalkılır ki sofralardan
hamdüsenalarla palalarla
el yıkanmadan
ağız misvaklanmadan
zinhar vurulmaz ha
ne dosta ne düşmana
Cahit Zarifoğlu

Gülzar-ı İrfan
27-03-2008, 08:26
Rahman ve Rahim olan adına sığınarak
Açtım iki elimi, kor gibi iki yaprak
Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç
İşte dünya önümde benim ruhum sana aç

Bu seyriyen ellerle senden seni isterim
Senden seni isterken canımdan çıkar terim
Sana aşık ruhumdu merceği yakan ışık
Gözlerim Cemal’ini görmeden de kamaşık

Bir mirasyediyim ben iflasın eşiğinde
Hep sabrım ölçülüyor ihlas bileşiğinde
Kimim? Kimlik ararken hem güler, hem aglarim,
Yükseklerden dökülen sular gibi çağlarım...

Çok tuzlu bir denizim, her anim med ve cezir,
Sana aşık olalı, yüreğim kut'la esrir.
Döşeğim kara toprak, yorganım kara bulut;
Ben, Seninle doluyken vurgun yapamaz kunut.

Her insan günah işler, Senden saklanır mı sır?
Tövbe dilekçesiyle sırttan kalkar bu nasır...
Kainatı yarattın, donattın, rızık verdin;
Kimine sonsuz körlük, kimine ışık verdin;

Yanlış adım atmayın diye indi her kitap,
Sana açılan eli geri çevirmezsin Rab!
Ulu bir silsileden peygamberler gönderdin,
Gökyüzüne yıldızlar, yere çiçekler serdin;

Senden önce bir sen yok, kainatta ilk Sensin;
Bu kainat bir meta, hepsine Malik Sensin...
Rabbim Seni tanıyan, bilir doluyu, boşu,
Kapına geldi işte yorgun bir aşk sarhoşu.

Garibim, muzdaribim, ama umutsuz değil,
Seninle dost olanlar, cihanda mutsuz değil.
Kulunum, kurbanınım, Rabbim Senin mülkünde,
Garip kulun ne söyler, gülümse dilekçeme...

Senin için verince, verenin feyzi artar,
Gönülden bir sadaka, dağca bir ömrü tartar.
Kainatta ne varsa hepsinin zikrinde Sen.
Hamd ve Şükür Sanadır, herşey Seninle esen;

Sen ki, Sana geleni çevirmezsin eli boş,
Aşık boşa dememiş; "Lütfun da, kahrın da hoş"
Bir beyaz dilekçedir sana her yalvarışım,
İmanımla amelim, hem perdem, hem nakışım

Çalı bile kendine sığınan kuşu itmez,
Sen Gafur'sun, Aziz'sin, senin keremin bitmez.
Geldim işte kapına, kul senden ırak olmaz,
Sana adanmamışsa yürek de yürek olmaz.

Benden önce esirge Muhammed ümmetini,
Esen gitsin her kervan, en sona ula beni.
Kainat bir mozaik, her şeye sahip Allah,
Ey gizli ve aşikar her derde tabip Allah...


BAHAETTİN KARAKOÇ



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
27-03-2008, 08:28
Ey Allah'ım Beni Senden Ayırma

Ey Allah'ım beni senden ayırma
Beni senin didarından ayırma

Seni sevmek benim dinim imanım
İlahi din ü imandan ayırma

Sararıban soldum döndüm hazâna
İlâhi hazânım daldan ayırma

Şeyhim güldür ben anın yaprağıyım
İlahi yaprağı gülden ayırma

Ben ol dost bahçesinin bülbülüyüm
İlahi bülbülü gülden ayırma

Balığın canını suda dediler
İlahi balığı gölden ayırma

Eşrefoğlu senin kemter kulundur
İlahi kulu sultandan ayırma


Eşrefoğlu Rumi

Gülzar-ı İrfan
27-03-2008, 13:24
Tut elimden kaldır beni
Aşkın ile yandır beni
Haber gönder aldır beni
Nerede ferman ey sultanım

Yol yürürüm yollar çamur
Ha dolu yağmış ha yağmur
Sana varmak bana onur
Nerede ferman ey sultanım

Yollarımı sana getir
Her sonucu sen de bitir
Yiteceksem sen de yitir
Derde derman ey sultanım

Aşkın ile kıl derbeder
Gönül bu derde sabreder
Aşktan gelen aşka gider
Nerede o şan ey sultanım

Yola düştüm yarda kaldım
Güle düştüm harda kaldım
Dile düştüm darda kaldım
Dile ferman ey sultanım



(ALINTI)


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
27-03-2008, 13:34
İrfan meclisine erişebilsem
Varıp anlar ile görüşebilsem hay hay

Aşkın kervanına karışabilsem
Yolda bırakmazlar alırlar seni hay hay

Aşıkların solmaz taze gülleri
Zikr-i tevhid ider daim dilleri hay hay

Evliyaullahın doğru yolları
Yolda bulunagör alırlar seni hay hay

Hazreti nureddin aşkın rehberi
Atıf dervişlerin edna kemteri hay hay

Gelirsen demezler gelme dön geri
Kapıdan savmazlar alırlar seni hay hay



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
28-03-2008, 07:22
Ben artık RABBiME döndüm
Sakın bana gülme leyla..
Gerçek aşkı onda buldum
Beni anla düşün leyla...


Artık çöller RABBiM için
Seçkin sözler RABBiM için
Gonca gülller RABBiM için
Beni anla düşün leyla


Bu sevdanın adı başka
Güzelliği tadı başka
Canlar feda böyle aşka
Beni anla düşün leyla....


(ALINTI)

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
28-03-2008, 09:33
Aşk

Cihânı hiçe satmaktır adı aşk
Dökülüp varlığı gitmektir adı aşk

Elinde sükkeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk

Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Eşrefoğlu Rumi

Gülzar-ı İrfan
28-03-2008, 16:25
Benim bunda kararım yok, bunda gitmeye geldim
Bezirganım mataım çok, alana satmağa geldim.
Ben gelmedim da'vi için benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim



Dost eşruğu deliliğim, aşıklar bilir neliğim
Devşuruben ikiliğim, birliğe bitmeye geldim
Yunus Emre aşık olmuş, ma'şuka derdinden olmuş
Gerçek erin kapısında ömrüm harcamaya geldim




YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
28-03-2008, 16:43
Saklı Sonbahar

Tutundum esen rüzgarın öfkesine..
Bozkırın neşesiz neşesinde binlerse ses..
Bedenimden kopan çığlıklar..
Yüreğimde lanet sözleri..
Korkularım tutsak kimsesizliğime..
Eksilmiş yanım çoktan borana tutulmuş..
Aç köpekler gibi hastalıklı anılar..
Ruhum mu?
Onu hiç sorma..
Ruhum.. sana.. ömür...

Geçmiş zamanlardan gelen
Nefesi küf kokan bir kuklacıda iplerim
Ellerinde..
.......Çaresizliğim..
Zamanın behrinden kopup gelen
Evvel zamanlar ötesinde bir zaman..

Bir kaosa saplı sessizliğim içinde
Seni çektim ciğerlerime
Bir nefes.. sonra bir nefes daha..
Biri senin.. biri benim için..

Ben sende milyon yıllık bir aşkı
Tattım yeniden...
Sen bilmedin...belki...
Bildin.. belki...
Senin için..hep saklı bir sonbahar‘dım
Kalbimde paslı hatıralara sığındım
Bir kelebeğin kanadına yazdım sevdamı sonra..
Ve aldırmadım yokedişine hayatın... onu bir çırpıda
Biliyorum ki.. ne yapsak da
Yüreğimdeki kelebek etkisi sürecek yıllarca..
Yani değişse de geçmişin izleri
Sevdan yüreğimde hep baki.. hep gizli...
Tıpkı ömürden çalınan saklı bir sonbahar gibi..
Sema Şener

ummuhan
29-03-2008, 08:08
Dünyaya
ırmakların O'na doğru akmalı
çiçeklerin O'nun için kokmalı
sellerini, depremini dizginle
uğraşmasın akbabayla, kuzgunla
kar yağsa da, buzlasa da yolların
alev alev esse bile yellerin
gülümseme tükenmesin yüzünde
yaprakları solamamalı, güzünde
önünde sevgiyle eğilsin dağlar
parlasın yurdunda cihangîr tuğlar
bana kaderimden kalandır gülüm
eşref-i mahlûkat olandır gülüm
yaşadığı yerde kederi uyut
yeşersin ufkunda bin türlü umut
bulutlar yelpaze olsun başında
kandiller sönmesin asla düşünde
ağaçların gölgesinde otursun
nakışını çiçeklerde bitirsin
soğuk pınarlardan içsin suyunu
saatler anlatsın güzel huyunu
nâzenindir, gönül kırmaz, hiçi yok
beni reddetmekten başka suçu yok
serviler büyüsün can peteğinde
ay ve güneş tutulmasın göğünde
yalan dünya, sen dönmene devam et
O bilmesin, kopsa bile kıyamet
Nurullah Genç

Gülzar-ı İrfan
30-03-2008, 09:48
MEÂL-İ CELÎLİ

Tâkat getiremiyeceğimiz yükü bize yükleme, Allah'ım...
Ey bunca zamandır bizi te'dîb eden Allah;
Ey âlem-i İslâm'ı ezen, inleten Allah!
Bizler ki senin va'd-i İlâhîne inandık;
Bizler ki bin üç yüz bu kadar yıl seni andık;
Bizler ki beşer bir sürü ma'bûda taparken,
Yıktık o yaman şirki, devirdik ebediyyen;
Bizler ki birer hamlede evhâmı bitirdik
Ma'bedlere Ma'bûd-i Hakîkî'yi getirdik;
Bizler ki senin ismini dünyâya tanıttık...
Gördükse mükâfâtını, yâ Rab, yeter artık!
Çektirmediğin hangi elem, hangi ezâdır,
Her ânı hayâtın bize bir rûz-i cezâdır!
Ecdâdımızın kanları seller gibi akmış...
Maksadları dîninle beraber yaşamakmış.
Evlâdı da kurbân olacakmış bu uğurda...
Olsun yine, lâkin bu ışık yoksulu yurda,
Bir nûr-i nazar yok mu ki baksın bacasından?

Bir yıldız, İlâhî! Bu ne zulmet, bu ne zindan.
Hâlâ mı semâmızda gezen leyle-i memdûd?
Hâlâ mı görünmez o seher pâre-i mev'ûd?
Ömrün daha en canlı, harâretli çağında,
Çalkanmadayız ye's ile hirman batağında!
Kâm adlı cihan, biz yine ferdâlara kaldık...
Artık bize göster ki o ferdâyı: Bunaldık!
Bir emrine ecdâdı da, ahfâdı da kurban...
Olmaz mı bu millet daha te'yîdine şâyan?
Hüsran yine bîçârenin âmâlini sardı;
Âtîsi nigâhında karardıkça karardı.
Balkan'daki yangın daha kül bağlamamışken,
Bir başka cehennem çıkıversin... Bu ne erken!

Lâkin bu cehennem onu yıldırdı mı?Asla!
İ'lâya seğirtip duruyor nâmını hâlâ.
Kum dalgalarından geçiyor öyle şitâban:
Gûyâ o sabâ, geçtiği çöller de hıyâban.
Kar kütlelerinden iniyor öyle yaman ki:
Bir çağlayan akmakta yarıp taşları sanki.
Kızgın günün altında beyâbânı dolaştı;
Yalçın buzun üstünde sekip dağları aştı.
Artık gidiyor Hakk'a varan bir yolu tutmuş,
Allâh'a bakan gözleri dünyâyı unutmuş.
Cûs eyliyedursun geriden nevha-i hüsran...
Yâdında onunşimdi ne mâtem, ne de hicran!
Yâdında değil lânesinin hüzn-i elîmi,
Yâdında değil yavrusunun tavr-ı yetîmi;
Yâdında değil doğduğu, ter döktüğü toprak;
Yadında kalan hatıra bir şey, o da ancak:
Gökten ona "yüksel!" diyen ecdad-ı şehidi!
Artık o da yükseldi, fakat yerde ümidi:
Bir böyle şehidin ki mükafatı zaferdir,
Vermezsen, İlahi, dökülen hanu hederdir!




MEHMET AKİF ERSOY



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
31-03-2008, 09:26
KORKU

Aldanacaksan sevgilerinde, sâf sevgilerinde
İnsanların yalancı gurularına..
Kalacaksan parlak sözlerin etkisinde,
Kelimelerinle onlara kapılacaksan,
Yaşama!

Oyun yapıp oynarlar seni
Geceleri aralarında.
Şarkı yapıp söylerler dostlarına,
Roman gibi okurlar boş zamanlarında.
Masal yapıp anlatırlar çocuklarına.

Aldanacaksan gecelerinde, kara gecelerinde
Aydınlık dünyaların şen insanlarına.
Yanılıp içini açacaksan,
Derdini gizlemeden durmayacaksan,
Yaşama!

Saklarlar dinlediklerini
En zayıf zamanında vurular seni.
Uyduramazsan fikirlerine
Başıboş hareketlerini
Defe koyup çalarlar seni.
Özdemir Asaf

Gülzar-ı İrfan
31-03-2008, 12:16
CAN GAZELİ



-Ramazanoğlu Mahmud Samî (r.a.)'ye

Canım öksüz bıraktı göğümden aktı cânım
Ölümsüzlük tacını başına taktı cânım

Şimdi sevdanın tahtı neylesin böyle bomboş
Aşkın zorlu yolunda son bir duraktı cânım

Seni böyle apansız gayrı gel'e koşturan
Bir ömür kavrulduğun sonsuz firaktı cânım

Biricik bakışınla yeşerdi kaç kerbela
Ki sen nazar etmeden içim kuraktı canım

Ölüm senin olmadan sevmemiştim bu kadar
Bir kez sığazlamışsın yüzü ap aktı cânım

Et kemiği bir hoş yele mi savurdun oy
Dost gelmiş diye toprak kınalar yaktı cânım

Bakışınla yıkanmak bir hayal oldu şimdi
Gönüle saplansa da gözden ıraktı cânım

Ateşin bir hükmünün kalmadığı dünyada
Gidişin yeryüzünün külünü yaktı cânım

Yaralı kuşlar artık uçmayı unutacak
Bunca yetim serçeyi kime bıraktı cânım



MUSTAFA İSLAMOĞLU


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
31-03-2008, 12:29
Çare(Siz) Lik

Ne çok sensizim bu şehrin sessizliğinde
Sensizliğinle sarılmışım çepeçevre
Ve ben biraz daha çaresiz
Biraz daha kimsesiz
Biraz daha sensiz
Ben sensiz sen bensiz

Sensizlik kokuyor düşlerim..
Ve hasretin..
Gelip tam ortasında patlıyor yüreğimin
Gözlerin kime bakar
Ellerin kimi tutar
Bensiz misin sen de sensiz olduğum kadar

Yoksun ya hani
Gittin ya hani buralardan
Hergün biraz daha ölüyorum
Sonu gelmiyor sensizliğin
Ve ben yar..ben sana susuyorum

Kelimeler düğümlü boğazımda.
Yutkunsam.. geçer mi..

Kuşlar eşlik ediyor yasıma
Yer gök inliyor feryadıma
Bir çare yok mu...
Yok mu bir çare..





Ölüyorum bu şehirde sensizliğin gölgesinde

Ve ben avaz avaz kusuyorum içimde biriken kanı gökyüzüne
Kimbilir belki bundandır bu şehrin her akşam ölmesi kendi kızıllığında


S.Şener

ummuhan
31-03-2008, 12:52
Bu da benden damat a :D


BİZ ÜÇ KİŞİYDİK

Biz üç kişiydik; Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek.

El tetikte kulak kirişte ve sırtımız toprağa emanet
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık
Deniz çok uzaktaydı ve dokunuyordu yalnızlık.

Gece uçurum boylarında, uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize, türkümüze çarpar geçerdi
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan, tüterdi buram buram
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi.

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan' ı,
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı
Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine
Oy Nazlıcan... oy canevinden yaralı.

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah Nazlıcan...

Artık yenilmiş ordular kadar eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça
Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda.

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca
Titredi ve iki yana düştü kolları.

Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ay ışığında gövdesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi.

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir cigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da Nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı.

Ey Bedirhan; katran gecelerin heyulası,
Ey Bedirhan; kancık pusuların belası
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana...
Ey Bedirhan ey mezarı kartal yuvası.

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah Bedirhan.

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Suphi...


Yusuf Hayaloğlu

Gülzar-ı İrfan
31-03-2008, 14:46
Ah nice bir uyursun uyanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında
Çağrışır tellallar inanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Emir hac göçeli hayli zamandır
Muhammed cümleye dindir imandır
Delilsiz gidilmez yollar yamandır
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Yunus sen bu dünyaya niye geldin
Gece gündüz Hakkı zikretsin dilin
Evliyaya uğramaz ise yolun
Göçtü kervan kaldık dağlar başında


YUNUS EMRE




ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
31-03-2008, 16:49
BİZ DÜNYADAN GİDER OLDUK


Biz dünyadan gider oldu / kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua / kılanlara selam olsun
Ecel büke belimizi / söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi / soranlara selam olsun
Tenim ortaya açıla / yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan veçhile / yuyanlara selam olsun
Dünyaya gelenler gider / hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber / soranlara selam olsun Miskin Yunus söyler sözün / yaş doludur iki gözün
Bilmeyen ne bilsin bizi / bilenlere selam olsun

Yunus Emre

ummuhan
31-03-2008, 17:20
ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK

Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası

Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
Hep Adem'in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi?

Kuran'a bak İncil'e bak
Dört kitabın dördü de Hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası

Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ateş
Söndürmektir tek çaresi

Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası

Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir Haktan
Rahmet dile sen Allah'tan
Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…

AŞIK VEYSEL (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=25)

Gülzar-ı İrfan
01-04-2008, 06:28
Ahde yüklü bir vefâyı;
Bilip geldim Mevlâ’m Sana!..
Nefsime hoş her safâyı;
Silip geldim Mevlâ’m Sana!..


Bu âlemde kuldur adım;
Kul olmaktır tek muradım!..
Damladıkça istidâdım,
Dolup geldim Mevlâ’m Sana!..

Gönül neyler kibri, kini?
Başakladım gök ekini!..
Derviş diye bu miskini;
Alıp geldim Mevlâ’m Sana!..

Sen’de sabır, Sen’de sebât;
Can Sen’indir eyle azat!..
Bir kaynaktan âb-ı hayat
Bulup geldim Mevlâ’m Sana!..

Sen’den aldım bu ikrâmı;
Söküp attım her evhâmı!..
Deryâ bilip derdi, gamı;
Dalıp geldim Mevlâ’m Sana!..

Tevhid gaye, vuslat heves;
Hasretinle yandı bu ses!..
Bu halvette nefes nefes
Olup geldim Mevlâ’m Sana!..



RIFAT ARAZ


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
01-04-2008, 09:22
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!


Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!


Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,


Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!


Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i,
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!...


Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın


Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?


Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?


Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?


Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin,
Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!


Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?


Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!


Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!


Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...
Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!


Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!


Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!


İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!


Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!





MEHMET AKİF ERSOY


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
01-04-2008, 11:38
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!



Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!



Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,



Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!



Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i,
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!...



Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın



Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?



Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?



Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?



Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin,
Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?


İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?


Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!



Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?



Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!



Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!



Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...
Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!



Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!



Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!


Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!


En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!



İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!



Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!





MEHMET AKİF ERSOY


ALLAHA EMANET OLUN


Tam gündeme göre olmuş Gülzâr-ı İrfan sağolasın

_hilal_
01-04-2008, 14:07
http://farm1.static.flickr.com/160/353911035_6f9568a3af_o.jpg

Cihanı hiçe saymaktır adı aşk,
Döküp varlığı gitmektir adı aşk...


Elinde sükkeri ayruğa sunup,
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk...


Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk...


Bu alem sanki oddan bir denizdir
Ana kendini atmaktır adı aşk...


Var Eşrefoğlu Rumi bil hakikat
Vücudu fani etmektir adı aşk!


~Eşrefoğlu Rumi~

Gülzar-ı İrfan
02-04-2008, 06:40
muhabbet bağına girdim bu gece
açılmış gülleri derdim bu gece
vuslatın çağına erdim bu gece
muhabbet doyulmaz bir pınar imiş

açıldı bahtımın gonca gülleri
gönül bağında öter bülbülleri
aşkına sarayım hep gönülleri
muhabbet doyulmaz bir pınar imiş

ararım, ararım, ararım seni her yerde
sorarım ıssız gecelerde, sevdiğim nerde



SADETTİN KAYNAK



(Az önce bu eserin çıkış hikayesi ile ilgili bir bildiği olanın yorumuna rastladım.
İşte bu güzel nameleri yüreğimize bulayan ve yıllarca dilden düşmeyen bu eserin hikayesi:
Üstad bir gün Fatih Camiisine gider, sabah namazından sonra kenara çekilip uyuklamaya başlar, sabah fecrinde uykuya dalmak cok tatlıdır, işte o tatlı dakikalarda ruyasında peygamber efendimiz Hz. Muhammed’i görür… kalkar ve başlar yazmaya
muhabbet bağına girdim bu gece........
Hikaye ne kadar doğrudur bilinmez ama O’na yazıldığı nı hissetmek…)


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
02-04-2008, 11:00
Dua

Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allahım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allahım!
Mahyasızdır minareler...göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allahım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allahım!
Bize güç ver...cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allahım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Arif Nihat Asya

ummuhan
02-04-2008, 12:18
Eğer

Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası

sen bir İNSAN olursun oğlum...
Rudyard Kipling


Ve ikinci tarz çevirisi hangisini beğenirseniz :)

Eğer

çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer
bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
ikisini de vermeyebilirsen eğer
söylediğin gerçeği büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
koyulabilirsen işe yeniden
döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu
yüreğine sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da herkesin
bırakıp gittiği noktaya
sen dayanabilirsen tek

herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
dost da düşmanda incitemezse seni
ne küçümser nede büyültürsen çevreni
her saatin her dakikasına
emeğini katarsan hakçasına
her şeyiyle dünya önüne serilir
üstelik oğlum ADAM OLDUN demektir.
Rudyard Kipling

ummuhan
04-04-2008, 07:39
Aşka Dair

Öyle sofralar gördüm ki
İnsan kasları vardı tabaklarda

O eğik gövdeler önünde yalnızlık
Her şeyi birbirinden uzağa çarpıyordu
Bir kadın
Bir erkek

Gizlice soluyordu
Bir erkek av arkadaşından
Av durgunluğu gibi gösterip saklayarak
Kamışlıktaki sazların arasından
Ilık ve yapışkan fısıltıları
Ayırarak alarak
Urgan gibi bedenine doluyordu

Her şeye benzeyebilirken o
Hiçbir şey benzemezken ona

o ünlü borazan
Başlarsa saçlarımızın diplerinden
Üfürmeye. -Yırtıcı bir hayvan
Kimliği yapışır yakamıza

Bir erkek mi o
Göle yatmış bir güneş demetinde
O mor ışında
Bir köpek ölüsü gibi yatan

Hızla kayan
Yoksa bir yaban ördeği gölgesi mi
Cahit Zarifoğlu

Gülzar-ı İrfan
04-04-2008, 07:45
İçimde bir dertli bülbül
Öter Yunus Yunus diye
Söz bahçemde her gün bir gül
Biter Yunus Yunus diye

Gündüz bir dert, gece bir dert
Bilemedim ah nice bir dert
Sol böğrüme ince bir dert
Batar Yunus Yunus diye

Ey dost artık ne dersen de
Geldim bu dergaha ben de
Şol başaklar yel esende
Yatar Yunus Yunus diye


YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
04-04-2008, 07:49
İrfan Meclisine Oturmak İçin

İrfan Meclisine Oturmak İçin
Engin Olup Engin Varmak Hoş Olur
Hizmetleri Tekmil Yetirmek İçin
Gönül Alıp Gönül Vermek Hoş Olur

Kişiye Yüksekten Bakıcı Olma
Verdiğini Başa Kakıcı Olma
Gönülleri Yap Da Yıkıcı Olma
Göz Şavkı İle Örmek Hoş Olur

Bir Hizmet Eyle Ki Dosta Yarasın
Sakın Ha Azdırma Dostun Yarasın
Demesinler Sana Sen Bir Yarasın
Melhem Ol Sen Yara Sarmak Hoş Olur

Halil Semavî’yem Gönül Mimarı
İçim Bir Şehirdir Vücut Diyarı
Saklarım Orada Ulu GaffariHer
An Kalp Gözüyle Görmek Hoş Olur
AŞIK HALİL


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
05-04-2008, 09:07
Serhat Türküsü

Ne murdar öldüler
Ne müslüman oldular
Kılıçsız, kalkansız
Bir sofra kurdular
..........
..........
R. Su

ummuhan
07-04-2008, 09:27
O
(Evrenin Efendisine)

Dünyanın ağırlığına eklesek,
Yıldızları, ayı, güneşi
Yine de ağır basarsın ey kalbim
Ey kalbimin güneşi....
Erdem Beyazit

Sabr-el-Hayat
08-04-2008, 00:07
http://www.sadecesen.com/images/kalp1.jpg

Allah Aşkı
Allah diyelim gardaşlar,
Akıtalım gözden yaşlar,
Dağlar taşlar ve ağaçlar,
Allah diyelim biz,Allah.

Allah diyelim Aşk ile,
İkrar gerek cümle kula,
Mükafatın didar ola,
Allah diyelim biz,Allah.

Allah diyelim her vakit,
Gözden kanlı yaş akıt,
Namaz içinde beş vakit,
Allah diyelim biz,Allah.

Seher vaktinde her zaman,
Kalbinde var ise iman,
Fazilet vaktidir uyan,
Allah diyelim biz,Allah.

Mümin olan asla yatmaz,
Şeytan kemendini atmaz,
Münafık işini tutmaz,
Allah diyelim biz,Allah.

Münafıktan seçilelim,
Reyhan gibi açılalım,
Bülbül gibi ötüşelim,
Allah diyelim biz,Allah.

Allah desin dilimiz,
Od görmesin elimiz,
Sıratta asan yolumuz,
Allah diyelim biz,Allah.

Meftuni derdine ağlar,
Her seher ciğerin dağlar,
Sular gibi hemen çağlar,
Allah diyelim biz,Allah.


Abdullah Odabaş/meftuni (http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=24968&siir=282679&order=oto)

Gülzar-ı İrfan
08-04-2008, 06:07
Doyamam seyretmeye gönlümün aynasında,
Sen bu sonsuz ufukta esrarsın canım benim!..
Neşe buldum hasrette, hicranda ve yasında,
Anladım aradığım tek yârsın canım benim!..


Sana canım dedikçe cânın canım oluyor,
Baktıkça gözlerine âsumanım oluyor,
Seni her gördüğüm an tüm zamanım oluyor,
Bazen gül, bazen lâle ve nârsın canım benim!..

Sevdiğimden beridir yıldızlar sana bakar,
Gücü yetse cümlesi pâyine doğru akar,
Âlemi sen zannedip ne varsa arzda yakar,
Sen ki yalnız gönlüme nigârsın canım benim!..

Sesinde çağıldıyor cennetin ırmakları,
Zülfündür aşk tahtının saltanat bayrakları,
Ellerin kalbimdeki mâverâ Burakları,
Mevsimlerin üstünde baharsın canım benim!..

Ayağın değse suya deryalar bayram eder,
Gözyaşım hasretinden kaç kristal câm eder,
Bir gamzen ömür boyu kendisine râm eder,
Tek hayranı olduğum nazarsın canım benim!..

Güle sordum; «Benzemek istediğin kim?» diye,
«Gül» dedi bâd-ı sabâ gönlüme hâkim diye,
Estikçe bâd-ı sabâ fark etmez iklim diye,
Her gülün ilk goncası gülzârsın canım benim!..

Kâfî’nin defterinde mısra-ı bercestesin,
Menbaı bilinmeyen ilâhî nefestesin,
Elest bezmi ervâhın işittiği sestesin,
Mahşerde istediğim dildârsın canım benim!



EKREM KAFTAN



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
08-04-2008, 12:57
?

Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın
Boşuna zorlama kendini sevdiğim,
Biliyorum, unutamayacaksın
..........
..........
Ümit Yaşar Oğuzcan

ummuhan
08-04-2008, 14:41
yselim'e :) Diğer konuya yazmıştım kapanmış damat aslında oraya başım belada... tabancamı unutmuşum..... giderdi de idare et artık...:crying:

ŞAFAK TÜRKÜSÜ
Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

”Kaç zamandır yüzüm tıraşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne
Yaşamak isterken delice
Ah... verebilseydim keşke
Yüreği avucunda koşan her bir anneye
Tepeden tırnağa oğla
Ve kıza kesmiş bir ülkeye armağan
Düşlerimle sınırsız diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca açılıverdi yanağında tomurcuk
Pir Sultan'ı düşün anne,Şeyh Bedrettin'ni,Börklüce'yi
İnsanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufcuk havalansın.”

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

”Yani benim güzel annem
Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet...
Geride masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem
Bağışla beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana
Elleri değsin istemedim
Gözleri değsin istemedim
Ağlayıp koklayacaktın
Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynuma
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim.”

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

“Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umut etmek, özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara
Ölmek ne garip şey anne
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne
Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne, ağlama
Bekle beni anne
Bir sabah çıkagelirim
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapını...”
N. Çelik

Turkbeyi
08-04-2008, 14:51
:) minel ask ne manalara geliyormus beh
safak turkusune dayandi garip yahu garip camur yapmak diye buna diyorlarmis demek neyse kolay gelsin size:D

DaLokay
08-04-2008, 14:55
Biz üç kişiydik:
Bedirhan, Nazlıcan ve ben.
Üç ağız.. üç deli yürek.. üç yeminli fişek!
Adımız belâ diye yazılmıştı dağlara, taşlara
Boynumuzda ağır vebal,
Koynumuzda çapraz tüfek!

El tetikte, kulak kirişte,
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık..
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık...

Gece, ırmak boylarında uzak çakal sesleri,
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
Tüterdi buram-buram.
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı
Ateş böcekleriyle bir oldu,
Kırpışarak tükendi...
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
Kurşun gibi, mayın gibi,
Tutuşarak tükendi...

Oy, Nazlıcan... vahşi bayırların maralı...
Oy, Nazlıcan... saçları fırtınayla taralı...
Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine?
Oy, Nazlıcan oy... can evinden yaralı...

Serin yayla çiçeği, oy Nazlıcan..
Deli-dolu heyecan, oy Nazlıcan..
Göğsümde bir sevda kelebeği,
Ölüme sunduğum can, oy Nazlıcan..

Artık, yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik..
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça!.
Gerisi ölüm duygusu,
Gerisi sağır sessizlik..
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda..

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular,
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları..
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları..

Ölüm bir ısırgan otu gibi
Sarmıştı her yanını...
Devrilmiş bir ağaçtı, ay ışığında gövdesi..
Uzanıp, bir damla yaş ile
Dokundum kirpiklerine..
Göğsümü çatlatırken nabzının tükenmiş sesi..

Sanki bir şakaydı bu!.. birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir cıgara saracaktı...
Oysa ölüm, sadık kalmıştı randevusuna, ah...
O da Nazlıcan gibi,
Bir daha olmayacaktı!..

Hey, Bedirhan.. katran gecelerin heyulası!..
Hey, Bedirhan.. kancık pusuların belâsı!.
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana,
Hey, Bedirhan hey.. mezarı kartal yuvası!..

Mor dağların kaçağı, hey Bedirhan!.
Mavi gözleri şahan, hey Bedirhan!.
Zulamda bir suskun gece bıçağı,
Beyaz gömleğimde kan, hey Bedirhan!.

Biz üç kişiydik.. üç intihar çiçeği..
Bedirhan, Nazlıcan,
Ve ben: Suphi!...


bunu gördüğüm ne iyi olmuş : )

ummuhan
08-04-2008, 15:13
BAŞIM BELADA

Bugün düşünemeyeceğin kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler-tutar yani yok
Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte
Üstelik göğsümde yani tam şuramda
Kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte

Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça

Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komser yaklaşmakta.

Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça

Yusuf Hayaloğlu

Gülzâr-ı İrfan neredesin hava değişsin gel de :)

Gülzar-ı İrfan
08-04-2008, 16:47
(Yettim abla:O:oleyo::O)


Şu Benim Divane Gönlüm
Yine Hubdan Huba Düştü
Mah Cemalin Şulesine
Çalkalanıp Göle Düştü

Kiminin Meskeni Külhan
Kimi Derviş Kimi Sultan
Kimi Öz Yarine Mihman
Bana Yardan Cüda Düştü

İntizarım Hak Kelama
Kamilden Gelen Selama
Rüzgar Doldu Aleme
Bize Bad-I Saba Düştü

Felek Bir Gün Cana Kıyar
Bizi Kabdan Kaba Koyar
Kimi Atlas Libas Giyer
Şükür Bize Aba Düştü

Kul Yusuf'um Der Bu Kemler
Gözümden Akıttın Demler
Benim Çektiğim Bu Sitemler
Yardan Bana Caba Düştü.


AŞIK İLYAS


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
08-04-2008, 16:52
Aşk

Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler,
Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.
İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir?
Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?
Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı?
İçinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz?
Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez?
Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz?
Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:
'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.'
Yiğit bir genç karşılık verdi:
'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.'
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir.
Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.'
Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki:
'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.'
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.'
Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.'
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir;
yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.'
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.'
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.'
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.'
Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak.
O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.'
Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim:
'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap...
Tanrım beni kutsal ateşine at...'
Halil Cibran

ummuhan
09-04-2008, 09:27
Haz

Sehri yilda bir ziyaret eden bir münzevi
söyle dedi: 'Bize hazdan bahset.'

O, konusmaya basladi:

'Haz bir özgürlük sarkisidir,
Ama özgürlük degil...

Haz, arzularin tomurcugudur,
Ama meyvesi degil...

Yükselisi çagiran bir derinliktir,
Ama ne derin, ne de yüksek olandir...

Kafestekinin kanatlanisidir,
Mekanla sinirlanmis degildir...

Haz, aslinda bir özgürlük sarkisidir...

Bu sarkiyi tüm kalbinizle söyleyin,
Ama sarkida kalbinizi yitirmeden...

Gençligin büyük bölümü hazzi arar,
sanki haz hersey gibi; ama yargilanir
ve azarlanirlar.

Ben onlari ne yargilar, ne azarlarim. Birakin arasinlar...
Çünkü onlar arayislarindayalnizca hazzi bulmayacaklar.
Hazzin yedi kizkardesi vardir ve en küçükleri
bile hazdan daha muhtesemdir.

Bitki kökleri için topragi kazarken hazine bulan
adamin hikayesini duymadiniz mi?

Aranizda daha olgun olan bazilari geçmiste yasadiklari hazlari,
sarhosken islenen yanlislar misali, pismanlikla hatirlar.
Fakat pismanlik aklin bulutlandirilmasidir, uslandirilmasi degil.

Onlar hazlarini minnetle anmalidirlar, bir yazin sonundaki hasat gibi.

Yine de onlari unutmak rahatlatiyorsa, birakin rahat kalsinlar.

Arayanlar kadar genç, hatirlayanlar kadar yasli
olmayanlar ise, ruhun gereklerini ihmal etmek veya
kabahat islemek korkusuyla hazdan sakinirlar.

Fakat onlari da yönlendiren hazdir;
bitki kökleri için topragi titreyen ellerle
kazsalar bile onlar da hazineyi bulurlar.

Söyleyin bana, onlar kim ki ruhu gücendirsinler?
Bülbül gecenin sessizligini veya ates böcegi
yildizlari gücendirebilir mi?

Ve sizin atesiniz veya dumaniniz rüzgara yük olur mu?

Nasil olur da ruhu, bir çomakla karistirabileceginiz
sakin bir havuz gibi algilayabilirsiniz?

Çogunlukla, hazzi reddettiginizde asil yaptiginiz,
varliginizin gizli yerlerinde arzuyu depolamak olacaktir.

Bugün ihmal edilenin yarini beklemedigini kim bilebilir?

Ve bedeniniz, ruhunuzun müzik aletidir.
Ve güzel müzik veya anlasilmaz
sesler çikarmak size kalmistir.

Simdi kalbinize sorun:
'Bizim için iyi olan hazla zararli hazzi nasil ayirabiliriz? '

Kirlara, bahçelere çikin; ögreneceksiniz ki çiçeklerden
bal toplamak arinin hazzidir; balini sunmak ise çiçegin...

Çünkü ariya göre çiçek yasamin kaynagidir.
Ve çiçek için ari sevginin ulagidir.

Ve ikisi için ise, hazzin verilmesi ve alinmasi
bir gereksinim ve bir vecddir...

Hazlarinizda arilar ve çiçekler gibi olun...'
Halil Cibran

Gülzar-ı İrfan
09-04-2008, 09:55
Azrail alır canımız, kurur damarda kanımız
Yuyıcağız kefenimiz, saranlara selam olsun
Gider olduk dostumuza, eremedik kastımıza
Namaz için üstümüze, duranlara selam olsun

Sözdür söylenir araya, kimse değmez bu yaraya
İltup bizi makbereye, koyanlara selam olsun
AŞIK oldur HAKKI seve, HAK derdine kıla deva
Bizim için hayır dua edenlere selam olsun

Aşık Yunus söyler sözü, Kan yaş ile doldu gözü
Bilmeyenler bilsin bizi, Bilenlere selam olsun



YUNUS EMRE



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
09-04-2008, 13:23
KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI

Kollumu salladım toplar oynadı
Karataş içinden çete kaynadı
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı
De yürüyü yürü kumandalarım yürü
Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri
De yürüyü yürü kahramanlarım yürü
Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.

Tıfıldır hastahane karşı karşı
Gavur Fransız’ ın bomba atışı
Urfa çetelerinin şaha kalkışı
De yürüyü yürü kumandalarım yürü
Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri
De yürüyü yürü kahramanlarım yürü
Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.

Söz: Anonim

Gülzar-ı İrfan
09-04-2008, 13:59
Bir nazarda kalmayalım gel dosta gidelim gönül
Hasret ile ölmeyelim gel dosta gidelim gönül
Gel gidelim can durmadan suret terkini urmadan
Araya düşman girmeden gel dosta gidelim gönül

Gel gidelim kalma ırak dost için kılalım yarağ
Şeyhin katındadır durak gel dosta gidelim gönül
Terk edelim il u şarı dost için kılalım zarı
Ele getirelim yarı gel dosta gidelim gönül

Bu dünyaya kanmayalım fanidir aldanmayalım
Bir iken ayrılmayalım gel dosta gidelim gönül
Biz bu cihandan göçelim ol dost iline uçalım
Arzu hevadan geçelim gel dosta gidelim gönül

Kılavuz ol sen bana günilelim dosttan yanate
Bakmayalım önden sona gel dosta gidelim gönül
Bu dünya olmaz payidar aç gözünü canın uyar
Olgıl bana yoldaş u yar gel dosta gidelim gönül

Ölüm haberi gelmeden ecel yakamız almadan
Azrail hamle kılmadan gel dosta gidelim gönül
Gerçek erene varalım Hakk'ın haberin soralım
Yunus Emre'yi bulalım gel dosta gidelim gönül


YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

Turkbeyi
10-04-2008, 11:31
YEMİN

Canım sağ oldukça
rahmetli babam
Susarsam,hakkını helal
etmesin
Ak sütün emziren ihtiyar anam
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Yerindedir daha aklım iradem
Ve işte yeminim, işte
ifadem
İlk insan, ilk nebi Hazreti
Adem,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Meylim ne şöhrete, ne
saltanata;
Hak için sarıldım ben bu
sanata;
Kür-Şad, Bilge Kağan,
Oğuzhan ata,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Önünde dururken Türklüğün
hali,
Susup da boynuma almam vebali;
Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali(R.A)
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Esir iken Kırım, Kerkük,
Türkistan,
Bana zindan olur Maraş,
Elbistan
İbni Sina, Dedem Korkut ,
Alparslan
Susarsam hakkını helal
etmesin

İmanda bu fire, zillete bu
zam!
Doymuyor yüreğim ne kadar
yazsam
Farabi, Gazali, İmamı
Azam,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Nusret versin yeri göğü
yaratan
Çekip çıkartalım akı
karadan
Ertuğrul Bey, Osman Gazi,
Murat Han,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Ülküm aşk çölünde Veysel
Karani
Ulubatlı Hasan eyler göreni
Fatih, Ak Şemsettin, Molla
Gürani
Susarsam, hakkını helal
etmesin

Bu yol bahadırlar,
ermişler yolu;
Kendini davaya vermişler yolu!

Şeyh Mevlana, Derviş
Yunus, Köroğlu,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Türkçe sevdalanan İslamca
yanan
Adar milletine bir değil bin
can
Yavuz Sultan Selim, Barbaros, Sinan

Susarsam hakkını helal
etmesin.

Uyutulmuş köy, nahiye, ilçe,
il
Yüreğimi yetmiş yerden
yara bil;
Mehmet Akif, Osman Batur, Şeyh
Şamil
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Usta savaşçılar, genç
mücahitler
İmkanıma hizmetime
şahitler
Başbuğ, ülküdaşlar,
aziz şehitler,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

İçimde İslam'ın
ince manası
Önümde Türklüğün soylu
davası
Of'lu Kör Şakir'in
Elif anası
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Sevdim, milletime gönlümü verdim
Zalimin zulmüne göğsünü gerdim

Kırıkhanlı
Kazım, Niksarlı Nedim
Susarsam hakkını helal
etmesin

Kemal'imiz,
Turan'ımız,
Hacı'mız
Beraberdir sevincimiz,
acımız
Mut'ta davar güden Zeynep
bacımız
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Mühim değil güceneni, küseni
Allah sevmez
haksızlığa
susanı
Yozgat'ın Yerköy'lü
Yetim Hasan'ı
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Komünist, siyonist, pusudan
çıktı
Dinime saldırdı, töremi
yıktı
Gönen'li Gülizar,
Bünyan'lı
Sıtkı,
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Yurdun bir kağıttır
ışık beyazı
Üstünde insanlar mukaddes yazı

Genci ihtiyarı gelini
kızı
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Mazlumlar hakkını
almayıp ele,
Günü gün edersem zalimler ile
Evde eşim, öz kızım,
öz oğlum bile
Susarsam hakkını helal
etmesin.

Allah rızasıdır
arzum, emelim!
Bu necip milleti ondan severim
Hazreti Muhammed(S.A.V) gerçek
rehberim
Susarsam hakkını helal
etmesin.

ummuhan
10-04-2008, 16:27
Sebep Ey

Ürperir tabiat üfleyince rüzgari derin gök solugu
Ulu ses dokununca carka
Düser ölümün gölgesi esyaya.

Baslar esyada hareket kurtulmak icin kendinden
Daha öteye gecmek icin arinmak gibi elbiseden
Yakalar ölümsüzlügün sonsuz ipini
Sonra ses olur
Zamanin idrak incisi ses döner döner döner de
Yönelir sebebe
Sebeb ey

Sesi damarla cizer
Mutlak sözü damarda kanla cizer
Uzar bir göz agrisinin gecesi ucsuz bir nehir gibi
Bir bebegin ilk hecesi düser agzindan ansizin ve bulur
Sonra toprak sikisir sikisir tasar da renk olur tarla da
Günesin carpilmis elcisi van gong´la gelir önümüze
Portakalla yayilir karanfilde tutusur karar kilar denizde
Renk denizde karar kilan ebedi tarla olur.

Renk baskaldirirken helezonlar cizerken ses
Som fatih su fetheder tabiati
Döner döner dögünür eritir daglari yobaz kayalari
Daha der sigmaz kabina yönelir göge teslim olur
Ve düserken topraga cagirir
Sebeb ey

Her sabah bütün bitkiler istahli bir cocuktur
Emer emer emer toprak anayi
O sultan hazinesi o hep veren sonsuz cömert anayi
Yesil hayat kirmizi hareket sari sabir emer
Ve beyaz iman cizer sesini
Tamamlar kavisini

Sebeb ey
Erdem Beyazit

AynAlı
10-04-2008, 16:33
Bi Hevre,

Xwazdî ez tu hevre bin
Bi hevreherin xorînê

Wer dî bihêrin kotra bin
Bang dîn bi hevre narînê

Dwînî kotra hêra bûm
Awaz ji cîr dixwînê

Fîrabîl û beyaban
Hawar ji dest evînê

Ez tu watu yek dil wîn
Hêzan cwadi wînê

Vêra pêkra hıfne wîn
Bircînê ya binvînê



Birlikte ...

Birlikte geçen günleri özlüyorum
Hele sabah çıkıp gidişimizi

Seninle dağlara çıkar dolaşırdık
Birlikte söylerdik şarkılarımız

Ben o dağların ruhundan öğrenmiştim
Ta yürekten candan söylemeyi

Hem dağlarda hem kırlarda hem sahralarda
Ey aman medet aşkın elinden yani

İkimiz tek bir gönül olmuşken
Sonbahar gelip böyle ayırdı bizi

Ancak birlikte olunca küflenmez aşk
Ya bağır bir ses ver ya da uyu hadi.

Gülzar-ı İrfan
10-04-2008, 16:48
Ey derde derman isteyen yetmez mi derd derman sana
Ey rahat-ı can isteyen kurban olandır can sana


Yağma edersin varlığın gider gönülden darlığın
Mahveyle sen ağyarlığın yar olısar mihman sana


Sermaye bu yolda heman teslim olur buna inan
Sıdk ile Allah’a dayan etmez mi gör ihsan sana


Tevhide tapşur özünü kimseye açma razunı
Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter burhan sana


İven kişi yol alamaz maksudu hergiz bulamaz
Bekle maarif kapusun yüz göstere irfan sana


Dünya ile ukbayı ko, ulâ ile uhrâyı ko
Var ol kuru sevdayı ko, matlab yeter Sübhan sana


Candan talep kıl yarini ver canı bul didarını
Yok eyle kendi varını kim var ola canan sana


Çürüklerin hep sağ olur zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur cümle cihan bostan sana


Güçtür kati Hakk’ın yolu dergahı hem gayet ulu
Sıdk ile olmazsan kulu etmez yolu âsân sana


Kulluğa bel bağlar isen şam ü seher ağlar isen
Sular gibi çağlar isen tiz bulunur umman sana


Bülbül oluben öte gör gül gibi açıl tüte gör
Aşk oduna can ata gör gülzar olur nirân sana


Yüzün Niyazi eyle hâk derd ile bağrın eyle çâk
Kalbin sarayın eyle pâk şayet gele Sultan sana.



NİYAZİ MISRİ


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
10-04-2008, 16:57
OY HAVAR

Yangınlar
Kahpe fakları
Korku cığlıkları
Ve irin selleri aç yırtıcılar
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
Bir cana bir başa kalmışsın vay vay
Pasatsız duldasız üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın
Oy sevmişem ben seni
Üsküdar'dan bu yana lo kimin yurdu
He canim
Çiçek dağı kıtlık kıran
Gül açmaz çağla dökmez
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü medetsiz Munzur
Şahmurat suyu kan akar
Ve ben şairim...
Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi
Korkusuz pazarlıksız
Kül elenmemiş
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim
Ne kinsiz bir rüzgar
Mısra dökeyim
Oy sevmişem ben seni!
Ve sen daha demincek
Yıllarda geçse demincek
Bıcaklanmış dal gibi ayrı düştüğüm
Ömrümüm sebebi ustam, sevgilim
Yaram derine gitmiş
Fitil tutmaz bilirim
Ama hesap dağlarladır
Umut dağlarla
Düşün uzay cağında bir ayağımız
Ham carık kıl çorapta olsa da biri
Düşün olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda
Atıp bir kıyıya bir zamanı
Yarının çocukları gülleri için
Herbirinin ayva tüyü için çilleri için
Koymuş postasını
Görmüş restini
He canım
Sen getir üstünü
Oy Havar
Muhammed, İsa aşkına
Yattığım ranza aşkına
Deeey dağları un eder ferhadın gürzü
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan ter içinde asi
He desem koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni!


Ahmed Arif

ummuhan
11-04-2008, 13:29
İşaret
Ne zaman yandi elin
Ne zaman yakti ellerini hatiram
Ne zaman bir yuzuk gibi takti hatiram
Bu gizli ve aci isareti, gelin.

S. Karakoç

Ahi Evran
11-04-2008, 13:32
“Seninle biz
Ne zaman ve nerede öleceksek ölelim
Sevebildik birbirimizi
Ve insanlığın en büyük davasını
Dövüştük uğruna
Yaşadık diyebiliriz”

Nazım Hikmet Ran...

Gülzar-ı İrfan
11-04-2008, 15:21
Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma

Ağlamak öfke, delice nefret
Doruklarda aşk, doyumsuz sevinç
Kahreden keder
Kısaca hayat ve nefesin birde nefesindir

Ağlamak, şu gelip geçici dünyada
Herşeye rağmen varolmak demek
Ağlamak, yaşayan binlerce duygu
İnsanca ve coşkulu güzel birşeydir

Ağlamak senin, kara dünyada
Hala sevdiğin ve hissettiğin
Tüm güzelliğin ve çirkinliğinle varolduğundur varolduğundur

Ağlamak, şu gelip geçici dünyada
Herşeye rağmen varolmak demek
Ağlamak, yaşayan binlerce duygu
İnsanca ve coşkulu güzel birşeydir

Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma


(ALINTI)


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
12-04-2008, 15:14
Ben ölürsem birgün

Seni beklentisiz sevmeyi öğrendim.
Karşılıksız.. Sadece sevdim.
Beni sev diye değil...
seni sevdiğim için sevdim sevgili...
seni sevdiğim için...
Ve birgün...birgün sevgili...

Birgün....

Ben ölürsem birgün
Seni görmeden
Bil; aslında sen hep bendeydin
Ben ölürsem birgün
Seni son kez öpemeden
Bil; sen benim hep hayalimdeydin
Sancılı gecelerde beynime saplanan
Çevirdikçe acısı artan sanrılarımdın
Buldum dediğimde kaybettiğim
Asırlardır hasret kaldığımdın
Yokluğunda ölmeyi beceremediğim
Varlığını efsaneye çeviremediğimdin
Ben ölürsem birgün
Sen... öldüğümü bileceksin
Kalbimin mühürlü yerinden
Biriktirdiğim köşelerden
Martı çığlıklarıyla kaçışacak saklananlar
Ben ölürsem birgün
Seni bulacak tüm bu saklı kalanlar
Ve sen o an...bileceksin...
Sema Şener

Gülzar-ı İrfan
14-04-2008, 07:29
İlahi bir aşk ver bana, kandalığım bilmeyeyim
Yavı kılayım ben beni, isteyiben bulmayayım
Al gider benden benliği, doldur içime şenliği
Diriliğimde öldür beni, varıp orda ölmeyeyim

Bülbül olup öteyim, dost bahçesinde yatayım
Gül oluben açılayım, ayruk dahi solmayayım
Aşkdır derdin dermanı, aşk yoluna koydum canı
Yunus Emre eydur bunu, bir dem aşksız olmayayım.



YUNUS EMRE




ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
14-04-2008, 10:32
Çiçekler Üsümesin

Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden
Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden
Kar yağsada bu sessiz vadiye, gün bitmesin
Yapraklar üşüse de , çiçekler üşümesin

N.Genç

misak
14-04-2008, 13:30
AĞLAMAK

Ağlamak
Unutmak kadar kolaydır inan
Sevin ağlayabiliyorsan
Sevin ağlıyorsan
Gül ağlayabiliyorum diye
Gül ağlıyorum ağlıyorum diye
Sana birşey yapamam
Ağlayamıyorsan

ÖZDEMİR ASAF

Ahi Evran
14-04-2008, 13:43
Karadır kaşların ferman yazdırır
Bu dert beni diyar diyar gezdirir

Lokman hekim gelse yaram azdırır
Yaramı sarmaya yar kendi gelsin

Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur
Ormanlardan aşağı aşar giderim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim

Karadır kaşların benzer kömüre
Yardan ayrılması zarar ömüre

Kollarımdan bağlasalar zincire
Kırarım zinciri giderim yâre

Ormanların gümbürtüsü başıma vurur
Nazlı yarin hayali karşımda durur
Ormanlardan aşağı aşar giderim
Nazlı yari kaybettim ağlar gezerim



(Grup Yorum söylüyordu, ben dinledim...)

Gülzar-ı İrfan
14-04-2008, 13:44
Sorma Bana "Hangi Aşk" Diye
Aşk…
Namlusu kalbime doğrulmuş…
Tetikte bekler…

Barut değil, gül kokusudur sızan…

Ya Rabbim!…
Senin sevdiğindir sevgilim…
Düşmanın; düşmanım!
Bu, benim inancım…
Ve aşkım…

"Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü…"
Sevebilmek…
Sevgiyi Yaratandan ötürü…

Derviş; aşk adamı…
Dergah; aşkhane…
İbadet; sevgiliye muhabbet…

Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?…
Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?
Ve Ferhat'ın dağları erittiği ateş, Şirin'in aşkından ibaret midir?

Sorma bana "Hangi aşk?" diye…
Ve aşktan korkma!

Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür…
Aşk sonsuz olmalı…
"Aşk nasıl sonsuz olur?"
Bunu sormalı…

Aşk…
Namlusu kalbime doğrulmuş…
Tetikte bekler…
Barut değil, gül kokusudur sızan…
Gül kokusu;
Bulur doğruyu…

Namlu kalbime dayanmış…
Sorma bana "Hangi aşk?" diye…
Ve tetik;
Titrer durur "ALLAH" diye…



(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
16-04-2008, 06:25
Zahid bizi ta'neyleme
Hak ismin okur dilimiz
Sakın efsane söyleme
Hazret'e varır yolumuz

Sayılmayız parmağ ile
Tükenmeyiz kırmağ ile
Taşramızdan sormağ ile
Kimse bilmez ahvalimiz

Erenlerin çoktur yolu
Cümlesine dedik beli
ko desinler bize deli
Usludan yeğdir delimiz

Tevhid eden deli olmaz
ALLAH deyen mahrum kalmaz
Her seher açılır solmaz
Bahara erer gülümüz

Muhyi sana olan himmet
Aşık isen cana minnet
Elif ALLAH Mim Muhammed
Kisvemizdir dalımız



MUHYİ



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
16-04-2008, 07:47
Karadır kaşların ferman yazdırır
Bu dert beni diyar diyar gezdirir


(Grup Yorum söylüyordu, ben dinledim...)

Karadır Kaşların Ferman Yazdırır

Zonguldak / Derleme-İsmet Yeşilgül-Ahmet Yamacı

Karadır Kaşların Ferman Yazdırır,
Aşkın Beni Diyar Diyar Gezdirir.
Lokman Hekim Gelse Yaram Azdırır,
Yaramı Sarmaya Yar Kendi Gelsin.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.

Karadır Kaşların Benzer Kömüre,
Yardan Ayrı Düşmek Zarar Ömüre.
Kollarımdan Bağlasalar Demire,
Kırarım Demiri Kaçarım Yare.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.

Uzaklara Gittim Gelirim Diye,
Tabancamı Doldurdum Vururum Diye.
Hiç Aklıma Gelmez Ölürüm Diye,
Ölüm Ver Allah’ım Ayrılık Verme.

Ormanlardan Aşağı Aşar Gezerim,
Nazlı Yari Kaybettim Ağlar Gezerim.
Ormanların Gümbürtüsü Başıma Vurur,
Nazlı Yarin Hayali Karşımda Durur.


http://www.youtube.com/watch?v=0-_baRggUL4&feature=related buradan bir daha dinledim gençliğimizin türküsü idi :)

ummuhan
16-04-2008, 07:57
Beni Unutma

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
..........

Ü. Y. Oğuzcan

ummuhan
16-04-2008, 13:44
Güzelliğin On Par'Etmez

Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa

Tabirin sığmaz kaleme
Derdin dermandır yareme
İsmin yayılmaz aleme
Aşıklarda meşk olmasa

Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk'olmasa

Güzel yüzün görülmezdi
Bu aşk bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa

Senden aldım bu feryadı
Bu imiş dünyanın tadı
Anılmazdı VEYSEL adı
O sana aşık olmasa.
A. Veysel Şatıroğlu

misak
16-04-2008, 14:07
Beni Unutma

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
..........

Ü. Y. Oğuzcan


bu parçayı selda bağcandan daha güzel söyleyen çıkmadı kanaatimce

Gülzar-ı İrfan
16-04-2008, 14:14
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nüh felek
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni

Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni

Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sûy-i mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu
Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veya olmuş hatâ sevdim seni

Bî-gubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatim rûh-i lebindendir helâk olsam yine
Tîğ-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı beyhûde cevr etme bana sevdim seni

Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünya bir yana ben bir yana
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bîgâne bilsin âşinâ sevdim seni

Şeyh Galib






ALLAHA EMANET OLUN

Ahi Evran
16-04-2008, 15:05
İLHAM PERİM.

Sen ki aşk şarkıları fısıldayan ey güzel peri.
Senindir sonsuza dek kalbimin en güzel yeri.
Seninle tüm güzellikler ey güzel sevgili.
Sensin bana nur yüzlüm, Rabbimin en güzel emaneti.

efsun hayal
17-04-2008, 08:51
"...

Bilirim kimse içemez
Üst üste aynı pınardan,
Bir veda gibi her nefes
Alışılmış kıyılardan."


ahmethamditanpınar

ummuhan
17-04-2008, 12:02
Can Eriği

Bir kelime buldum çın çın öter;
Adı candır.
Bir erik kopardım can dalından;
İçi can dolu,
Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.
..........
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Gülzar-ı İrfan
18-04-2008, 08:17
Çok oldu gönlümün senden geçeli
Gönül başka aşkla vuruyor Leyla
Çölde aşk şarabı içtim içeli
Gönlümü alevler sarıyor Leyla

Gönül deva bulur, Onu andıkça
Gönül yanmaz olur,Onda yandıkça
Aşkın şarabını içip kandıkça
Garip gönlüm aşka,eriyor Leyla..

Senden özge gayrı derdin ilacı
Derdi hoş, dermanı zehirden acı
Böyle acı olsun başımın tacı
Izdırap aşka haz, veriyor Leyla..

Zahmet ve Muhabbet aşkın bedeli
Muhabbeti buldu artık bu deli
Gözde on sekiz bin alem perdeli
Cemaline perde geriyor Leyla

Gözler görse onu, gönül dayanmaz
Aşkı ile yanan, ateşte yanmaz
Uyuyan gönüller aşksız uyanmaz
Aşksızlar, toprakta çürüyor Leyla..

Öyle bir aşk ki bu aşkın gerçeği
Aşkı yaşatır her dem her çiçeği
Kuşatır,yaşatır, börtü böceği
Kalple bakan aşkı, görüyor Leyla..

Ruhumda sevinci, gönlümde sayrı
O her dem benimle, ben ondan ayrı
Aşkı Yaradana aşığım gayrı
Gönül bir tek Hakkı, arıyor Leyla.

-Hayy- diyorum artık, ayın şavkında
Yıkadım ruhumu, aşkın arkında
Hay’a gidiyorum vuslat yakında
Her yol yine ona, varıyor Leyla..



FATİH HEPGÜLER



ALLAHA EMANET OLUN

Azra
18-04-2008, 08:40
Çölde yüzünü önce kaybeden, sonra arayanım
Tüm sözlerim karantina’ya alındı
Yalnız bunu senin için sakladım;
Sen Mecnun ol(a)madın ki Leyla olayım !

Lili

ummuhan
18-04-2008, 13:33
AN GELİR

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski, o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet.
şarkılar susar heves kalmaz
şataraban ölür.

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür.

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan.
sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır
kaf dağı' nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar Baki
çeşmelerden akar Sinan
an gelir
-la ilahe illallah-
kanuni süleyman ölür.
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
attila ilhan ölür.

Attilâ İlhan

Gülzar-ı İrfan
18-04-2008, 13:52
Geldi geçti ömrüm benim
Şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir
Şol göz yumup açmış gibi

İş bu söze Hak tanıktır
Bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide
Kafesten kuş uçmuş gibi

Miskin adem-oğlanını
Benzetmişler ekinciye
Kimi biter kimi yiter
Yere tohum saçmış gibi

Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür gibi
Yiğit iken ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi

Bir hastaya vardın ise
Bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele
Hak şarabın içmiş gibi

Bir miskini gördün ise
Bir eskice verdin ise
Yarın anda sana gele
Hulle donun biçmiş gibi

Yunus Emre bu dünyada
İki kişi kalır derler
Meger Hızır, İlyas ola
Ãb-i hayat içmiş gibi




Yunus Emre

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
18-04-2008, 14:54
Bulsam izini

Arayı Arayı bulsam izini,
İzinin tozuna sürsem yüzünü,
Hak nasip eylese görsem yüzünü,
Ya Muhammed canım arzular seni.

Bir mübarek sefer olsa da gitsem,
Kabe yollarında kumlara batsam,
Hub cemalin bir kez düşte seyretsem
Ya Muhammed canım arzular seni.

Ali ile Hasan, Hüseyin anda,
Sevdası gönülde muhabbeti canda,
Yarın mahşer gününde hak divanında,
Ya Muhammed canım arzular seni.

Arafat dağıdır bizim dağımız
Anda kabul olur bizim duamız.
Medine'de yatar Peygamberimiz,
Ya Muhammed canım arzular seni.

YUNUS medh eyledi seni dillerde,
Sevilirsin bütün hem gönüllerde,
Arayı arayı gurbet ellerde,
Ya Muhammed canım arzular seni.

Yunus Emre

ummuhan
18-04-2008, 15:05
Aşkın ile aşıklar

Aşkın ile âşıklar,
Yansın Yâ Rasulâllah.
İçip aşkın şarabın,
Kansın yâ Rasûlallah.

Şol seni sevenlere,
Kıl şefaat anlara,
Mümin olan tenlere,
Cansın yâ Rasûlallah.

Şol seni seven kişi,
Verir yoluna başı,
İki cihan güneşi,
Sensin yâ Rasûlallah.

Aşık oldum didâre,
Bülbül odum gülzâre,
Seni sevmeyen nâre,
Yansın yâ Rasûlallah.

Aşık YUNUS'un cânı
İlm-ü şefaat kanı,
Âlemlerin sultanı,
Sensin yâ Rasûlallah.

Yunus Emre

ummuhan
18-04-2008, 15:07
Yeşil sancağı ile

Kıyamet gününde, mahşer yerine,
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed.
Müminler müjdeler birbirine
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed.

Gelin biz de gitmeyelim ırağa.
Hazrete varmağa ak yüz gereğe,
Medine'den kalkar biner Burak'a,
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed.

Bulun mürşidi de yapışın ele,
Mürşitsiz varılmaz ol doğru yola,
Hasan Hüseyin'le dört yarı ile,
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed,

Ak sakallı pirler olmuş, yiğitler,
Cennetin için var Burak atlar,
Huri ile gılman karşı gelirler,
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed,

Bu ömrün güneşi doğa doluna,
Bunda ettiklerin anda biline,
Aşık YUNUS emre bile buluna.
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed.

Yunus Emre

ummuhan
18-04-2008, 15:44
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mü'min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi'râcda ümmetin Hak’dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

Ahi Evran
19-04-2008, 00:31
Bu kente yalnızlık çöktüğü zaman uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
Alıpta başını gitmek istersin karanlık sokaklar kör sağır dilsiz

Ey sevda kuşanıp yollara düşen bilesin bu yollar dağlar dolanır
Yare ulaşmadan düşersen eğer yarına sesinin yankısı kalır

Gecenin ucunda gün aralanır
Yar sevdası ile yürek bilenir
Sızılı bir ırmak uğurlar seni
Su olup akarsın kır çiçeklenir

Ey sevda kuşanıp yollara düşen bilesin bu yollar dağlar dolanır
Yare ulaşmadan düşersen eğer yarına sesinin yankısı kalır

(Grup Yorum söyledi, ben dinledim...)

uğurlayamadıklarımıza...

Gülzar-ı İrfan
19-04-2008, 06:00
Severim ben seni candan içeri,
Yolum ötmez bu erkandan içeri.

Nereye bakar isem dopdolusun,
Seni kanda koyam benden içeri!

O bir dilberdürür yoktur nişanı
Nişan olur mu nişandan içeri.

Beni benden sorman, bende değülüven,
Suretim boş yürür dondan içeri.

Beni benden alana ermez elim,
Kadem kim basa sultandan içeri.

Tecelliden nasib erdi kimine,
Kiminin maksudu bundan içeri.

Kime didar gönülden şule değse
Onun şulesi var, günden içeri.

Senin aşkın beni benden alıptır,
Ne şirin dert bu; dermandan içeri.

Şeriat, tarikat yoldur varana,
Hakikat, marifet, andan içeri.

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman'dan içeri.

Unuttum, din-diyanet kaldı benden.
Bu ne mezhepdürür, dinden içeri.

Dinin terkedenin küfürdür işi,
Bu ne küfürdür, imandan içeri.

Geçer iken, Yunus, şeş oldu dosta,
Ki kaldı kapıda andan içeri...




YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
19-04-2008, 08:27
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,
Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,
Adam aldırma da git, diyemem aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


MEHMET AKİF ERSOY



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
19-04-2008, 12:35
Kendin Bilmek

Miskinlikte buldular kimde erlik var ise
Merdivenden ittiler yüksekten bakar ise

Gönül yüksekte gezer dem be-dem yoldan azar
Dış yüzüne o sızar içinde ne var ise

Ak sakallı bir koca bilemez hali nice
Emek yemesin hacca bir gönül yıkar ise

Sağır işitmez sözü gece sanır gündüzü
Kördür münkirin gözü alem münevver ise

Gönül çalab'ın tahtı gönüle çalab baktı
İki cihan bed-bahtı kim gönül yıkar ise

Sen sana ne sanırsan ayrığa da onu san
Dört kitabın ma'nisi budur eğer var ise

Bildik gelenler geçmiş konanlar geri göçmüş
Aşk şarabından içmiş kim ma'ni duyar ise

Yunus yoldan azıban yüksek yerde durmasın
Sinle sırat görmeye sevdiği didar ise
Yunus Emre

ummuhan
19-04-2008, 12:41
Naat

Seccaden kumlardı..
................................
................................
Devirlerden, diyarlardan
Gelip, göklerde buluşan
Ezanların vardı! .

Mescit mümin, minber mümin...
Taşardı kubbelerden tekbir,
Dolardı kubbelere “amin”..

Ve mübarek geceler dualarımız;
Geri gelmeyen dualardı...
Geceler ki pırıl pırıl
Kandillerin yanardı..

Kapına gelenler ya Muhammed,
- uzaktan, yakından –
Mümin döndüler kapından...

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
İki dünyada aziz ümmet,
Muhammed ümmetiydi...

Konsun – yine - pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın
Yoksulların sahibi..
Nerde kaldın ey resul,
Nerde kaldın ey nebi! ..

Günler ne günlerdi, ya
Muhammed! ..
Çağlar ne çağlardı;
Daha dünyaya gelmeden
Müminlerin vardı...
Ve bir gün ki gaflet
Çöller kadardı,

Halime’nin kucağında,
Abdullahın yetimi,
Amine’nin emaneti ağlardı..

Hatice’nin goncası
Aişe’nin gülüydün..
Ümmetin göz bebeği
Göklerinresulüydün..
Elçi geldin, elçiler gönderdin;
Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke’de bunalırsan;
Medine’ye göçerdin..
Biz,
Bu dünyadan nereye
Göçelim ya Muhammed!
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar
“ebu leheb öldü” diyorlar;

Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor...

Neler duydu şu dünyada
Mevlidine hayran kulaklarımız;
Ne adlar ezberledi ey nebi!
Adına alışkın dudaklarımız..
Artık yolunu bilmiyor,
Artık yolunu unuttu
Ayaklarımız
Kabene siyahlar
Yakışmamıştır ya Muhammed!
Bugünkü kadar!

Hased gururla savaşta;
Gurur; kaf dağında derebeyi..

Onu da yaralarlar kanadından
Gelse bir şefkat meleği..
İyiliğin türbesine,
Türbedar oldu iyi..
Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyilikler getir, güzellikler getir
Adem oğullarına...

Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi taiftir, kimi hayberdir...
Fethedemedik ya Muhammed
Senelerdir...

Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi;
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi...
Günahın kursağında
Haramların peteği..

Bayram yaptı yabanlar
Semave’yi boşaltıp;
Save’yi dolduranlar
Atını hendeklerden – bir atlayışta –
Aşırdı aşıranlar..
Ağlasın yesrib!
Ağlasın selmanlar...

Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı...
Yere dökülmeyecekti ey nebi!
Yabanların gözünde kalacaktı!

Konsun – yine - pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Ne oldu ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar, taşlar
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar....

Uçsuz bucaksız çöllerde
Yine izler gelenlerin;
Yollar gideceklerindir....

Şu tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir.

Örümcek ne havada
Ne suda, ne yerdeydi
Hakkı göremeyen
Gözlerdeydi

Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
Şu yuva ki bilinmez;
Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
Kumru mu..
Kuşlarını bir sabah,
Medine’ye uçurdu mu..

Ey abva’da yatan ölü,
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;
Hatıran uyusun çöllerin,
Ilık kumlarıyla örtülü..

Dinleyene hala
Çöller ses verir....
Yaleyl, susar,
Uğultular gelir...
Mersiye okur uhud,
Kaside söyler bedir;
Sen de bir hac günü
Başta muhammed, yanında
Ebu bekir,
Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
Destan yap ey şehir!

Konsun – yine - pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına...

Yüreklerden taşsın
Yine imanlar!
Itri, bestelesin tekbirini;
Evliya okusun kur’anlar..
Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade osmanlar...

Na’tını galib yazsın, mevlidini
Süleymanlar..
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin sinanlar..
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!

Gel ey Muhammed!
Bahardır
Dudaklar ardında saklı
“amin”lerimiz vardır..
Hacdan döner gibi gel..........
Miraçtan iner gibi gel...........
Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
Hızır kanat, cibril kanat,
Nisan kanat, bahar kanat;
Ayetlerini ezber bilen,
Yapraklar kanat...

Açılsın göklerin kapıları
Açılsın perdeler, kat kat..
Çöllere dökülsün yıldızlar,
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar..
Çöl gecelerinden yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilal-i habeşi sustuysa;
Ezanlarını davud okusun!

Konsun – yine - pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...


Arif Nihat Asya

SUSYÜREĞİM
19-04-2008, 13:11
Beni aramaya çıkarsa düşlerin
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim

Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara

Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir ananın boş kalmış dizinde ara

Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım

Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara

Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara
Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara

SUSYÜREĞİM
19-04-2008, 13:16
“aşk!” Dedim attım içime seni...



Unutulmuş yaralarıma tuzdur adın..Kavgadır kalbimin gözündeki fer....
Bir devrimin eskimiş yüzüyüm... Derinimde puslu ihtilaller yanmış süt kokulu sabahların eşiğinde bekleyen gece!




Bana göz kırpıyor kalabalık yalnızlığım şimdi arsızca... Fütursuzca...
Kimi nerde arayacağımı sordum mavi gözlü hüzne...

Dedi “geç! aşkı geç!...”Geçemedim....




Yedi geceyi geçtim, yedi güvercin vurdum, yedi yıldız biçtim, yedi nehir içtim, yedi dağ ezdim,
yedi yemin verdim, yedi gül derdim ve yedi kez titredim bakışlarının sırtında.Bir eren geçiverdi içimden o vakit.
Dedim “kimi, nerde arayayım?!”

Dedi “vur! aşkı vur!..”Vuramadım...



Bir tutam hayat buldum...Kokmuştu, çekilmişti bütün suları.
Unutulmuştu bütün sözler ve sanki görmek için kapanmıştı gözlerin ayağına ölüm.
Ölüm kör müydü?Bir cebinde birikmiş kan buldum kullanılmış hayatın. Alıp bağrıma bastım.
Sonra biraz daha yokladım ve bir and buldum sol dikişte. Dedim "kimi, nerde arayayım?!"

Dedi “sök! aşkı sök!..”Sökemedim...



Bir şiir yazdım kalbine. İçinde kalbin hiç geçmedi. Bir çığlık çığırdım utancın yüzüne.
Karanlık çatladı. Kalbin ıssızlığına yağmur gibi düşürdüm şimşekleri ve gözlerime çark ettim karabasanları.
Bir elimi sana verdim ötekini aramadım bile.
Bir yangın geçiverdi yamacımdan. Dedim “ kimi, nerde arayayım?!..”

Dedi “ kır! aşkı kır!..”Kıramadım...


Eşkiya bir kahır biçti ömrümü sonrasında canhıraş kavgalar..Küskün ölümler...
Aynı yollardan geçtim.
Farklı sehpalarda idam edildimve unutmanın en deli yükünü taşıdım ben, sözlerinin kahpe yüzünde!!!




Yalanın ve ihanetin insafsızlığı bendeydi...
Benden soruldu uykusuzluğun yük olduğu gecelerin hesabı!




Aşkı geçemedim, vuramadım, sökemedim, kıramadım!!!Kendime kaldım... Kendimi topladım... Tuttum elimden... Bağladım gözlerimi...


“aşk!”Dedim attım içime seni...


Sonrası kimsenin kalbini meşgul etmeyecek kadar basit:İçimde bir sen aşk içinde...
İçimde bir ben bir sen içindeİçimde bir biz bin hiç içinde...




Sırrın kalemine perde indirdim ve ben bir kez daha ye-nil-dim!!!

Ahi Evran
19-04-2008, 14:17
http://www.youtube.com/watch?v=wE6J_e2Rb-U (http://www.youtube.com/watch?v=wE6J_e2Rb-U)

Ben bu aşka düşeli
Allah'la bilişeli
Eli yeşil asalı
Bize dervişler geldi

Dervişler sürer sefa
Hükmeder kaftan kafa
Bile geldi mustafa
Bize dervişler geldi

Asaları elinde
Hakk'ın zikri dilinde
Tesbihleri belinde
Bize dervişler geldi

Yedilerle kırklarla
Aksakallı pirlerle
Yüzü balkır nurlarla
Bize dervişler geldi

Bölük bölük dervişler
Hakk'ın buyruğun işler
Yunus eyüdür kardeşler
Bize dervişler geldi

Söz : yunus emre

ummuhan
21-04-2008, 07:51
Ennecatü Fissıdkı

'Ennecatü fissıdkı'
Hadisinde buyurdun
Kurtuluşun doğrulukta
Olduğunu duyurdun

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafa'sın

Kişi sana erişse
Kalmaz hiç bir teşvişi
Cümle işi doğrulur
Nur olur içi dışı

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafa'sın

Sussa hikmetle susar
Konuşsa hikmetle
Nice sırları açar
Aşk ile muhabbet ile

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafa'sın

Yüzünü Hakk'a döner
Pak eyler hem özünü
Gözünü ona açar
Aşk ile muhabbetle

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafasın

Riyakarlık yapamaz
İhlas ile boyanır
Nefsine hiç güvenmez
O Allah'a dayanır

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafasın

Övgüden nefret eder
İstemez zerresin,
Halka hep ta'zim eder
Hakir görür nefsini

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafasın

AHMED'in tut elinden
Kemalinden kerem et
Sen söyle hem dilinden
Ya Resulallah meded

Sensin Habib-i Huda
Resul-i Kibriyasın
Şefi-i ruz-i ceza
Muhammed Mustafasın...
Ahmet Soyyiğit

yahya efendi
21-04-2008, 23:24
BUNCA VARLIK VAR İKEN
:flowers:
Kemdürür yoksulluktan nicelerin varlığı
Bunca varlık iken,gitmez gönül darlığı
Batmış dünya malına,bakmaz ölüm haline
Ermiş Karun malına,zehi iş düşvarlığı
Bu dünya kime kaldı,kimi berduhar kıldı
Süleyman'a olmadı,anın berhurdarlığı
Süleyman zembil ördü,kendi emeğin yerdi
Anınla buldular anlar Peygamberliği
Gel imdi Miskin Yunus,nen var Hakk'ka harc eyle
Gördün elinden gider,bu dünyanın varlığı

misak
22-04-2008, 10:09
AĞLAMAK-2

Ağlamak
Bazı acılarda yetmez
Bazı ölümlere

Örtüsüdür bazı acıların
Örter, örtülmez
Savunur bir süre

Ağlayanlar sevinmeli
Sevin ağlıyabiliyorsan
Acılar art arda dinmeli

Durur bir nöbetçi gibi
Durur bir bekçi gibi
Zamana gülmeli-gülmeli

Sevin ağlıyabiliyorsan
Unutmanın kardeşidir ağlamak
Uyur uyanır yatağında duyguların
Düşüncenin kucağında hep çocuktur
Ağlamak

ÖZDEMİR ASAF

rıdvanuyan
22-04-2008, 10:57
Olmasa


Güzelliğin on par' etmez
Şu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa

Tabirin sığmaz kaleme
Derdin dermandır yareme
İsmin yayılmaz âleme
Aşıklarda meşk olmasa

Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk' olmasa

Güzel yüzün görülmezdi
Bu şak bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa

Senden aldım bu feryadı
Bu imiş dünyanın tadı
Anılmazdı Veysel adı
O sana aşık olmasa

Aşık veysel

ummuhan
22-04-2008, 11:07
Hala Ümmetin miyiz?

Ey alemlerin Nur'u..!
Yetimler yetimi,öksüzler öksüzü.
Sen,Rahman'ın övülmüşüsün.
Sen emsal-i merhametsin.
Bizlere örnek,bizlere kandilsin.
Cenab-ı Mevla'nın talebesi Sen'sin.
Sen'sin gönüller sultanı.
Alemlerin ışığı Sensin,Ey Resul...!

Yokluğunda öğrendik bunca günahı.
Senli bir çağ,saadet asrıydı.
Bu çağ sensiz,rezalet asrı oldu,Ey Muhammed(s.a.v.) ...!
Seni bilemedik hakkıyla.
Ve bu yüzden hakkıyla sevemedik seni.
Ne anamızı,ne babamızı feda edebildik sana.
Hatta dünya malımızdan bile geçemedik senin için.
Sen ki herşeye değerdin aslında.
Sen Nebi'ydin,Sen Resul'dun.

Yaşasan bizimle,utancımızdan ne yaparız?
Bu mu benim ümmetim? desen,ne yaparız?
Sen gideli biz çok değiştik,Ya Muhammed(s.a.v.) .
Kur'an'a dokunmadık abdest yok diye.
Razmazan'dan Ramazan'a aldık O'nu elimize.
Hatta hiç de merak etmedik Rabb'imiz ne diyor diye.
Okuduk,okuduk ama anlamadık.
Anlaşılmayan Kur'an'ı da yaşamadık,Ya Muhammed(s.a.v.)
Günaha,battıkça battık.
Rabbimiz tevbe edin dedi,
Biz şeytana uyduk.
Yedik,içtik,giydik.
Ama hiç'Helal mi? ' demedik.
Gençlik hızlıydı,yaşlanmayacaz zannettik.
Hatta ölümü bile inkar ettik o zaman.
Ama ömür su gibi akıp geçti.
Yoktu hiçbirimizin ahiret derdi.

Sonunda yaşlandık,ne meyhane kabul etti,
Ne de göz görür oldu oyun taşlarını.
İşte ancak o zaman camiyi bildik.
O da çok zor oldu,ya Muhammed(s.a.v.)
Şimdi Sen'den şefaat hakkımız var mı,Ey Nebi?
Biz ümmetin miyiz,Ey Rasul?
İşte geldik kapına,medet Ya Nebi,medet Ya Resul.
Yavuz Bülent

Ahi Evran
22-04-2008, 12:58
http://www.youtube.com/watch?v=4se6uOX9j-8 (http://www.youtube.com/watch?v=4se6uOX9j-8)

Kerem gibi...


Ben yanmasam,
sen yanmasan,
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...

Nazım Hikmet Ran...

ummuhan
22-04-2008, 16:59
EY RaSuL







Cehalet ağından kurtuldu alem,
Huzurun yoluna vardık Ey Resul! ...
On altı asırdır senin aşkınla,
Gönül yarasını sardık Ey Resul! ...

Sen gittin gideli ağlar kainat,
Aşkınla zikretmek ne güzel sanat,
Şefaatin için şeytana inat,
Günah direğini kırdık Ey Resul! ...

Kalp ile inandık, dil tasdik etti,
Sevdan gönülleri yaktı mest etti,
Sensizlik güllerin canına yetti,
Bülbüle hasreti sorduk Ey Resul! ...

Ömer’i yolundan aşkın çevirdi, *
Ferhat aşkın ile dağlar devirdi,
Senin için kulların hepsi de birdi,
Gelip huzurunda durduk Ey Resul! ...

Cananlar cananı sensin Muhammet!
Aşkınla yanıp ta tutuştu Ümmet!
Senden şefaat, Mevla’dan rahmet
Duayla niyazla umduk Ey Resul! ...

Sevdazan yüreğim sevdanla coşar,
Bu büyük aşk ile dağları aşar,
Hakka boyun büker, huzura koşar
Senle yaraları sardık Ey Resul! ...
Gelip huzurunda durduk Ey Resul! ...
Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA

ummuhan
23-04-2008, 13:44
Kimse emin değil ki şafaktan tekrar.
İste; gelsin, gül renkli şaraptan tekrar.
Sen altın değilsin ki, hey aptal herif;
Gömüp de çıkarsınlar topraktan tekrar!

Ö.Hayyam

ummuhan
24-04-2008, 09:08
Ağa Camii

Ağa Camii;
Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
Allahımın ismini daha çok candan andım.
Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
..........
..........
Nazım Hikmet Ran

Gülzar-ı İrfan
24-04-2008, 09:19
Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN




ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
25-04-2008, 07:01
HAYAT…

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır...
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum. Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman, hep acele etmem bundan anladım.


NIETSZCHE

Gülzar-ı İrfan
25-04-2008, 07:23
ARKAMDAN AĞLAMA!


Öldüğüm gün tabutum yürüyünce
Bende bu dünya derdi var sanma.
Bana ağlama, "yazık yazık!" "Vah vah!" deme.
Şeytanın tuzağına düşersen vah vahın sırası o zamandır.


Yazık yazık asıl o zaman denir.
Cenâzemi gördüğün zaman "elfirak, elfirak!" deme.
Benim buluşmam asıl o zamandır.
Beni mezara koyunca elvedâ demeğe kalkışma


Mezar Cennet topluluğunun perdesidir.
Mezar hapis görünür amma,
Aslında canın hapisten kurtuluşudur.
Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret


Güneşle aya batmadan ne ziyan gelir ki?
Sana batma görünür amma
Aslında o doğmadır, parlamadır.
Yere hangi tohum ekildi de yetişmedi?


Neden insan tohumu için
Bitmeyecek, yetişmeyecek zannına düşüyorsun?
Hangi kova suya salında da dolu olarak çekilmedi?
Can Yusuf'un kuyuya düşünce niye ağlarsın?

Bu tarafta ağzını yumdun mu o tarafta aç!
Çünkü artık hay-huy'un,
Mekânsızlık aleminin boşluğundadır.




(Mehmet Zahit KOTKU HZ.lerinin Mevla'ya kavuştuğu gün takvim yapraklarına düşen bir şiir)

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
25-04-2008, 11:22
Cânı Kim Cânânı İçün Sevse Cânânın Sever

Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever

Her kimün âlemde mıkdârıncadur tab'ınde meyl
Men leb-i cânânumu Hızr Ab-ı Hayvânın sever

Başa dem düştükçe taksîr eylemez eyler meded
Ol sebebden muttasıl çeşmüm ciger kanın sever

Müşg-i Çîn âvâre olmuşdur vatandan men kimi
Hansı şûhun bilmezem zülf-i perîşânın sever

Şu ki ser-gerdân gezer başında vardur ki hevâ
Gâlibâ bir gül-ruhun serv-i hırâmânın sever

Akıbet rusvâ olub mey-tek düşer il ağzına
Kim ki bir ser-mest sâkî lâ'l-i handânın sever

N'olacakdur terk-i ışk etme Fuzûlî vehm edüb
Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever
Fuzuli

Ahi Evran
25-04-2008, 15:55
Rasulullah (sav): “Hatice (ra) kadınlarının en iyisidir”


Hz.Aişe (ra): “Hatice’yi kıskandığım kadar Hz.Peygamber (sav)’in hanımlarından hiçbirini kıskanmadım. Halbuki ben (evlendiğimde) kendisini görmemiştim, ama Hz.Peygamber (sav) onu sıkça anardı. Bazen koyun kesip, parçalara ayırıp Hatice’nin samimi dostu kadınlara gönderirdi. Bazen de ben kendisine: “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok” demişimdir. O da: “Hatice şöyle idi, şöyle şöyle idi, benim ondan çocuğum var”, buyurdu, demiştir.


HzAişe (ra) anlatır: “Hatice’nin kızkardeşi Hale Bintu Huveylid, Rasulullah (sav)’ın yanına girmek için izin istedi. O da (sesinin benzerliğinden dolayı) Hatice’nin izin istemesini hatırladı, heyecenlandı ve “Aman Allah’ım (ama bu Hatice değil) Hale’dir” dedi. Benim de kıskançlık damarım tuttu: “Dişleri dökülmüş, mazide kalmış kureyş’in kocakarılarından bir ihtiyar kadının nesini anarsın ki, hâlbuki Allah sana ondan daha iyisini bahşeylemiştir” dedim.


Ebu Hureyre (ra) (Cebrail (as) Hatice’nin Hira dağına yiyecek getirdiğini şöyle anlatır) : “Cebrail Hz.Peygamber (sav)’e geldi ve “Ey Allah’ın Rasulü, şu gelen Hatice’dir, yanında katık vardır (yiyecek, içecek). Kendisi yanına geldiğinde ona Rabbinden ve benden selam söyle ve cennete kendisi için, içerisinde ne gürültü patırtı ne de yorgunluk bulunan inciden bir köşk müjdele” dedi.

(Rivayetler Buhari’den)


Aşk mıdır ki, “Hatice (ra) kadınlarının en iyisidir”, dedirten.

Aşk mıdır ki, Hatice’nin dostlarını hatırına unutturmayan.

Aşk mıdır ki, Hatice’nin Hale’sinin sesine Aman Allah’ım dedirten.

Aşk mıdır ki, Hatice’yi dağlara Muhammed diye düşüren.

Aşk mıdır ki can-ı dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içinde gelip de can eyleyen
Aşk mıdır ki boynuma takıp bela zincirini
Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen… (1)

Aşk mıdır ki bivefa güller elinden geceler
İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen
Aşk mıdır ki bir keman ebru nigarın yadına
Ok gibi kaddimi büküp benim de ya eyleyen… (2)

Aşk mıdır ki fenni derdi okutup aşıklara
Fasl-ı babı sinemin levhinde inşa eyleyen
Aşk mıdır ki bu Muhibbi sinesine dağ vurup
Ahir anın gözleri yaşını derya eyleyen… (3)

Muhibbî ( Kanuni Sultan Süleyman )

(1) Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır.(aşktır...)
Ve sonrasında (ölen, cansız) göğsüm içinde gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır.( aşktır)
boynuma imtihan(lar), ibtila(lar) zincirini takan aşk mıdır...
ve o zincir ile mecnun misali cümle alemde gezdiren ve bu şekilde rüsva eyleyen, yerlerde kıvrandıran aşk mıdır...

(2) Vefasız güller elinden gecelerce yalancı sabahlara kadar bülbülleri inleten aşk mıdır.
bir resim zerafetinde güzelin kaşının hatırasına boynumu büküp benim, ok gibi gibi atan ( beni iradesiz bırakarak savrulmama sebep olan) aşk mıdır.

(3) dert bilgisini, bilimini okutup aşıklara,
göğsümün ara kapısının duvarında inşa eyleyen, (burada yazan olmalı sanırım)
Muhibbi'nin sinesine, göğsüne dağ vurup sonrasında gözlerinden akan yaşı deniz kılan aşk mıdır...

El Cevap: Aşktır Ey Muhteşem Süleyman...
Yüzlerce sultanı, kralı titreten ol Padişah-ı Kebir'i; Hürrem Sultan nam kimesneye meftun eden ve yukarıda ki şiir benzeri yüzlerce şiiri yazmaya sevk eden yine aşktır.
Aşk Olsun Vallahi....

(Ebul Berfin üstadın izahları...)

ummuhan
28-04-2008, 07:08
Gazel(Beni Candan Usandırdı)

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Fuzuli

Gülzar-ı İrfan
29-04-2008, 07:57
Allah'ım bu vuslatı hicran etme
Aşkın sarhoşlarını nalân etme

Sevgi bahçesini yemyeşil bırak
Bu mestlere bahçelere kasdetme

Dalı yaprağı vurma hazan gibi
Halkını başı dönmüş zelil etme

Kuşunun yuvasının ağacını
Yıkma da kuşlarını perran etme

Kumunu ve mumunu karıştırma
Düşmanları kör et de şadan etme

Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır
Onların işlerini asan etme

İkbal kıblesi yalnız bu halkadır
Umut kâbesin öyle viran etme

Bu çadır iplerini öyle katma
Çadır senindir eya sultan etme

Yok dünyada hicrandan daha acı
Ne istiyorsan et de onu etme


Mevlana Celaleddin Rumi



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
29-04-2008, 12:08
Su Kasidesi

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda
vermez.)

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa
gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök
kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)

Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su

(Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden
benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Nitekim
akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana
getirir.)

Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su

(Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim
yaralı gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen
kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.)

Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su

(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile
mahvetsin), boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine
su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.)

Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su

(Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi,
gözlerine kara su inse (kör olsa, kör oluncaya kadar
uğraşsa yine de) gubârî (yazı)sını, senin yüzündeki
tüylere benzetemez. )

Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n'ola
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su

(Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim
ıslansa ne olur, buna şaşılır mı? Zira gül elde etmek
dileği ile dikene verilen su boşa gitmez.)

Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su

(Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan
bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su
vermek hayırlı bir iştir.)

İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su

(Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste
ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır,
söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.)

Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su

(Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su
içmek hoş geliyorsa, ben senin dudağını özlüyorum,
sofular da kevser istiyorlar.)

Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su

(Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin
bahçesine doğru akar. Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş
salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.)

Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su

(Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden
kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere
bırakamam.)

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su

(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem,
öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla
sevgiliye su sunun.)

Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su

(Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık
ediyor. Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi
(yalvarıp aracı olması bu dikbaşlılığından)
kurtarabilir.)

İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su

(Gül fidanı bir hile ile (meşhur gül ve bülbül
efsanesindeki gibi yine) bülbülün kanını içmek
istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül
dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını
değiştirmesi gerekir.)

Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr'a su

(Su Hz. Muhammed'in (s.a.v) yoluna uymuş (ve bu hâli
ile) dünya halkına temiz yaratılışını açıkça
göstermiştir.)

Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su

(İnsanların efendisi, seçme inci denizi (olan Hz.
Muhammed'in s.a.v) mucizeleri kötülerin ateşine su
serpmiştir.)

Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su

(Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını
tazelemek için (ve onun) mucizesinden dolayı su
meydana çıkarmıştır.)

Mu'cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su

(Hz. Peygamberimiz'in mûcizeleri dünyada uçsuz
bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan (o
mucizelerden), ateşe tapan kâfirlerin binlerce
mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.)

Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr'a su

(Mihnet günü Ensâr'a parmağından su verdiğini (bir
mucize olarak parmağından su akıttığını) kim işitse
hayret ile (şaşa kalarak) parmağını ısırır.)

Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su

(Dostu yılan zehri içse (bu zehir onun dostu için) âb-
ı hayat olur. Aksine düşmanı da su içse (o su,
düşmanına) elbette yılan zehrine döner.)

Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su

(Abdest (almak) için el uzatıp gül (gibi olan)
yanaklarına su vurunca (sıçrayan) her bir su
damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.)

Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su

(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan
taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.)

Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su

(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık
salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da
olsa o eşikten dönmez.)

Zikr-i na'tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su

(Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek
için nasıl su içerlerse, günahkârlar da senin na'tının
zikrini dillerinde tekrarlamayı (dertlerine)
derman bilirler.)

Yâ Habîballah yâ Hayre'l beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su

(Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı!
Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp
dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.)

Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc'da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su

(Sen o kerâmet denizisin ki mi'râc gecesinde feyzinin
çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.)

Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su

(Kabrini yenileyen (tamir eden) mimara su lazım olsa,
güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel
su iner.)

Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su

(Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış,
(ama) o ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden
ümitliyim.)

Yümn-i na'tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü'lü şeh-vâra su

(Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî'nin (alelâde)
sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su
(damlası) gibi birer inci olmuştur.)

Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su

(Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan
düşkün (yahut aşık) göz, (sana duyduğu) hasretten su
(gözyaşı) döktüğü zaman,)

Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su

(O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat
çeşmenin su vereceğini, beni mahrum bırakmayacağını
ummaktayım.)

Fuzuli

misak
30-04-2008, 13:16
BENİ BUL ANNE

Dün gece gördüm düşümde
Seni özledim anne
Elin yine ellerimde
Gözlerin ağlamaklı
Gözyaşlarını sildim anne

Camlar düştü yerlere
Elim elim kan içinde
Yanıma gel yanıma anne
İki yanımda iki polis
Ellerim kelepçede
Beni bul beni bul anne

Dün gece gördüm düşümde
Seni özledim anne
Gözlerinden akan bendim
Düştüm göğsüne
Söyle canın yandımı anne
Camlar düştü yerlere
Elim elim kan içinde
Yanıma gel yanıma anne

AHMET KAYA

arşivist
30-04-2008, 13:20
güzel paylaşımların devam etmesini dilerim :(

Gülzar-ı İrfan
30-04-2008, 16:28
Yarab haberin nerden alayım
Bir kamil mürşide varalım
Hakkın yoluna kurban olalım

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Gönül kuşunu eyleyemedim
Dünyaya mesken bağlayamadım
Yandı yüreğim ağlayamadım

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girnez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Tazedir solmaz hakkın gülleri
Mestane gezer saadet kulları
Gayet incedir Hakkın yolları

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Yarabberrahim Ey lütfü Kerim
Yoluna kurban canım var benim
Yarab sev varken kime gideyim

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda


(alıntı)


ALLAHA EMANET OLUN

(buralar gene bize kaldı ah ABLA ah niye akıllı durmazsın)

Ahi Evran
30-04-2008, 22:46
http://ntvmsnbc.com/news/159360.jpg


“Yaşamım
Planladığım gibi değil,
Ya da olmasını istediğim gibi,
Olması için dua ettiğim gibi hiç değil.
(…)
Yarısına kadar içindeyim uçurumun,
Yarısına kadar dışında,
Bırakın kelimeler değsin kalbime,
Ve götürsün beni karanlığın dışına.”

Ağaçlar şarkı söylediğinde

Şarkı söylerken ağaçlar
hiç önemli değildir
Şarkıyı bilmemen
Sözleri ve hatta besteyi
Bilinmesi gereken tek şey
Sadece ve sadece
Ağaçların şarkı söylediğidir.

Dünyamız için

durmamız lazım
hemen durmamız
bir dakika durmamız..
birileri bir şeyler söylemeden
ve birileri bir şeyler yapmadan
ve bu şeyler birilerini yaralamadan
susmamız lazım
hemen susmamız
bir dakika susmamız
sonsuza dek kaybetmeden
şarkıların bereketini
kalbimizde yeşeren
uyanmamız lazım
hemen uyanmamız
bir dakika uyanmamız..
zaman süpürmeden
insanlığın ve hoşgörünün
küllerini ve artığını

Dur, sus ve uyan...
bir çok yönden
hepimiz biriz
Farklarımız
eşsiz bir hazine
bizler birer mozaiğiz
armağan olarak adanan
Şefkate, cömertliğe ve kabullenmeye..
böyle olmalıyız..
hemen
bir dakika içinde.
Kibar ve mütevazı
Masum ve dürüst.
çocuklar ve kandiller gibi
Asla kınamadan ve kin beslemeden
ve şimdi..
dua edelim
farklarımızla ancak hep birlikte
dünyanın, yaşamın ve barışın sonu gelmeden.

Mattie J.T. Stepanek

RUMİ
02-05-2008, 07:02
Sonsuzluk Kervanı

Sonsuzluk Kervanı, 'peşinizde ben,
Üç ayakla seken topal köpeğim! '
Bastığınız yeri taş taş öpeyim.
Bir kırıntı yeter, kereminizden!
Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben...

Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...
Ufuk önlerinde bayrak kulesi.
Bu gidenler Altun Kol Silsilesi;
Ölçüden, ahenkten daha güzeller.
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...

Sonsuzluk Kervanı, istemem azat!
Köleniz olmakmış gerçek hürriyet.
Ölmezi bulmaksa biricik niyet;
Bastığınız yerde ebedi hasat.
Sonsuzluk Kervanı, istemem azat...

1952 / Necip Fazıl Kısakürek

ummuhan
03-05-2008, 11:32
(http://www.antoloji.com/kutular/kredir.asp?kutu=6&URL=http://fotogaleri.antoloji.com/odullu-karikaturler/)


rubai /21

Eyvah ki; aşksız gönül dinden sayılmaz!
Yanmazsa aşkla o, gönülden sayılmaz!
Sevmeden geçirdiğin bir günün varsa;
O gün boşa geçmiştir, günden sayılmaz!

Ö.Hayyam

Gülzar-ı İrfan
03-05-2008, 11:52
Yüreğim mi dar geldi, ben mi sığmadım içime?
Başlamadan bitirdik..
çabuk mu geldi son, yabancılaştı dilimiz?
Sevmelere üşendik..
Düşlerimiz yaşlandı, üç beş günde değiştik?
Bilemedik yar..
Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
çözemedik yar..

Hazan yapraklarını baharlara değiştik..
Ah, yeşertemedik yar..
Soldurduk yeşilleri, gözümüzün önünde;
Göremedik yar..
Gözlerimiz dolaştı o yasak bahçelerde,
Dönemedik yar..
Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
çözemedik yar..

Konuşmak mı zor geldi, susturduk dilimizi?
Sessizce kalıverdik..
Tutunmak mı ar geldi, kestik ellerimizi?
Boşluğa sürüklendik..
Kaç sevgiyi tükettik, kaç kez gömdük umudu?
Diyemedik yar..
Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik?
çözemedik yar..


(ALINTI)



ALLAHA EMANET OLUN

yahya efendi
04-05-2008, 16:55
Leyla isteyen,mecnun olmalı
Kendinden de,dünyasından da geçmeli
Aşıklar sofrasına davet edildiginde
Ben körüm,ben tokum diyebilmeli
------------------------------------------------------------------
Mecnun dolaşırken çöl'de;Leyla Leyla diyerek!.
Leyla çıkıvermiş karşısına mecnun'un diklivermiş öylece.
Demişki Mecnun'a Leyla,ben senin sevdiğini,aşık olduğunu söylediğin Leyla'yım!.İşte karşındayım deyince Leyla, Mecnun İnkar etmiş Leylasını!!..

SULTAN
04-05-2008, 21:06
RÜVEYDA



fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına

bir güvercin uçurup kıtalar arasından

çağırdın beni

geçerek birer birer sürgün kanyonlarını

derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına

yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı

yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı

yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana

koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına



adını söylemek istemiyorum

her hecesi amansız bir kor dudaklarımda

her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım

zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım

adını söylemek istemiyorum

Rüveyda dediğim zaman

anla ki, senin için yürüyor kelimeler

çığlığımın atardamarlarından



hangi yıldızdır bilmem, gözlerin

kayar da üzerime Rüveyda

önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime

sonra açılır önümde ıstırab vadileri

silik renkleriyle adımlarıma

çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir

hayalin bittiği menfeze doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru



uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair

yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda

oysa Rüveyda

baştan başa ben

kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim



kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden

bir anlatsam nasıl utandığımı

bir doğrulsam eğrildiğim yerden

ağarır tanyeri nilüferlerin

alaca bir at koşar içimde

ezer toynaklarıyla anılarımı



sular köpürmemeliydi Rüveyda

kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin

ben zehire alışkınım, şerbete değil

rüyalar nefret eder avare duruşumdan

kabuslar çekerek ancak derdimi yeryüzünde

sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber

ben her gece bir mehdi türküsüyle çilekeş

yargılamak için zeval kayıtlarını

inkilap bekliyorum



hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin

uzanır da gönlüme Rüveyda

derinden bir ok saplanır bağrıma

beynimi çağıran bir sese doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru



varlığın cinayettir memleketimde işlenen

akıtır kanını asil pehlivanların

yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi

varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın



artık eskisi gibi bakamıyorsun

göklerinde bir belkıs otururdu Rüveyda

binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin

güneş bir ane gibi dururdu başucunda

artık dokunamıyor kakülün bulutlara

karalara bürünmüş saçlarında dolunay

N. Genç

ummuhan
05-05-2008, 08:23
Yok Gibi Yaşamak

Boğuk bir bakışın oluyor senin
Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim
Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan
Durma bana türkü söyle Anadolu olsun
Susuz dudak gibi çatlak olsun
Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakma
Ağlıyorum bir karanlık karayel saçlarına
Çekme ülkemden nar yangını gözlerini
Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni
Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini

Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin
Katı bir yalnızlık bu bilmelisin
Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin.

Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın
Niye herşey bir anda kayıyor sen kayıyorsun
Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun
Bir sam yüklü geceleri içimden atamıyorum
Niye bunları bir anda unutamıyorum

Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım.
Erdem Beyazit

ergen
05-05-2008, 09:28
Rabbim Rabbim bu işin,bildim neymiş Türkçesi
Senin aşkın ateştir,ateşin gül bahçesi...

Necip Fazıl

Gülzar-ı İrfan
05-05-2008, 09:32
Ben Böyle Olmamalıydım

Ben, böyle olmamalıydım
İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
İçime bir ateş düşmeliydi
Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
Kendimden geçmeliydim sonra...
Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
Ama bunu kimse duymamalıydı,
Seni, mahşere kadar saklamalıydım.

Ben böyle olmamalıydım
Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
Çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
Ben hep sana yormalıydım.
Gece yıldızlarını serpince göre
Seni görmek için uyumalıydım.
Şarkılar kime söylenirse söylensin
Sana diye dinlemeliydim.
Türküler dolmalıydı odama,
Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
Selvi boylu yâr sen olmalıydın
Kömür gözlüm ateşine düşeli
Senin için söylenmiş söz olmalıydı.
Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
Ama bunu kimse bilmemeliydi,
Seni mahşere kadar saklamalıydım.

Ben böyle olmamalıydım,
Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
Haremde bir ikindi vakti
Kem gözler çevrilince sana
Ve vefasız eller uzanınca yakana
İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
Sen ötelere hazırlanırken,
Öteler senin için süslenirken,
Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
Perdenin son kez kapanması gibi,
Kapanmalıydı gözlerim.
Sonra içime doğru gerilip,
Seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
'Allah(C.C.) ' deyip,
Düşmeliydim yere.
Ama bunu kimse bilmemeliydi.
Seni mahşere kadar saklamıydım.
Ve mahşer günü...
Uzaktan seni seyretsem.
Sana yakın olmak için can atsam.
Beni engelleseler,
'Sen kim yakınlık kim? ' deseler.
Ben ağlamaktan konuşamasam.
Gözlerini çevirsen bana.
'Benim cennetim bana bakan gözlerindir.'
Ve tebessüm etsen.
Ama bunu kimse görmese,
Seni ebede kadar saklasam.




Dursun Ali Erzincanlı



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
05-05-2008, 12:45
Benim Memleketim

Havasına suyuna taşına toprağına
Bin can feda bir tek dostuma
Her köşesi cennetim ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim

Lay Lay Lay...

Anadolum bir yanda yiğit yaşar koynunda
Aşıklar destan yazar dağlarda
Kuzusuna kurduna Yunus'una Emrah'a
Bütün alem kurban benim yurduma

Lay Lay Lay...

Mecnun'a Leyla'sına erişilmez sırrına
Sen dost ararsan koş Mevlana'ya
Yeniden doğdum dersin derya olur gidersin
Bir başkadır benim memleketim

Lay Lay Lay...

Gözü pek yanık bağrı türkü söyler çobanı
Zengin fakir hepsi de sevdalı
Ben gönlümü eylerim gerisi Allah kerim
Bir başkadır benim memleketim

Havasına suyuna taşına toprağına
Bin can feda bir tek dostuma
Her köşesi cennetim ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim

Lay Lay Lay...

Anadolum bir yanda yiğit yaşar koynunda
Aşıklar destan yazar dağlarda
Kuzusuna kurduna Yunus'una Emrah'a
Bütün alem kurban benim yurduma

Lay Lay Lay...

Mecnun'a Leyla'sına erişilmez sırrına
Sen dost ararsan koş Mevlana'ya
Yeniden doğdum dersin derya olur gidersin
Bir başkadır benim memleketim

Lay Lay Lay...

Gözü pek yanık bağrı türkü söyler çobanı
Zengin fakir hepsi de sevdalı
Ben gönlümü eylerim gerisi Allah kerim
Bir başkadır benim memleketim

ummuhan
06-05-2008, 13:27
Aşka Dair

Öyle sofralar gördüm ki
İnsan kasları vardı tabaklarda

O eğik gövdeler önünde yalnızlık
Her şeyi birbirinden uzağa çarpıyordu
Bir kadın
Bir erkek

Gizlice soluyordu
Bir erkek av arkadaşından
Av durgunluğu gibi gösterip saklayarak
Kamışlıktaki sazların arasından
Ilık ve yapışkan fısıltıları
Ayırarak alarak
Urgan gibi bedenine doluyordu

Her şeye benzeyebilirken o
Hiçbir şey benzemezken ona

o ünlü borazan
Başlarsa saçlarımızın diplerinden
Üfürmeye. -Yırtıcı bir hayvan
Kimliği yapışır yakamıza

Bir erkek mi o
Göle yatmış bir güneş demetinde
O mor ışında
Bir köpek ölüsü gibi yatan

Hızla kayan
Yoksa bir yaban ördeği gölgesi mi
Cahit Zarifoğlu

ummuhan
06-05-2008, 16:34
Sevmek


'Allahin elcilerinden sonra en büyük insana'

Bir orman gibi büyür icimde sevmek
Icimde insan bir mahser gibi kabarirken

Ey her suca ortak cikan kalbim.



Erdem Beyazit

nekwa
06-05-2008, 17:51
''Aşk ki; vardır!Gerisi vesairedir!''..der İskender Pala

''Aşk ki; O'nadır!Gerisi vesairedir!''..der Aşkdamlası ;)

ummuhan
07-05-2008, 07:11
Aşk

Cihânı hiçe satmaktır adı aşk
Dökülüp varlığı gitmektir adı aşk

Elinde sükkeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk

Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Eşrefoğlu Rumi

rıdvanuyan
07-05-2008, 14:50
Sevgi; Dogan bebegin anayla bulusmasidir sevgi
Tarladaki mahsülün hasat zamanidir sevgi
Damlalarin deryalarla kucaklasmasidir sevgi
Anayi babayi cani feda etmektir sevgi
Kalpten bağlı olanın sevdiğine kavuşmasıdır sevgi

Ask Arinin çiçege olan sevgisi gibidir ask
Topragin suya hasreti gibidir ask
Yesilin günesi bekleyisi gibidir ask
Hz. Ebu Bekir in yakarisi gibidir ask
Daha neler neler aşk herşeydir Kalbi olana

Ölüm Yeni bir baslangic ve sonsuzluktur ölüm
Salih kullarin, korkusuzlarin arzusudur ölüm
Rasulullah`a hasretle yananlarin kavusmasidir ölüm
Yaradan MEVLA ya SEVGİDİR AŞKTIR kavusmadir ÖLÜM
ölüm herşeydir herşeyin başlangıcıdır bitişi değil
alıntı

ummuhan
07-05-2008, 15:18
Ölüm Noktürnü

seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm
yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm

çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde
ellerine dokundun; sana inandı ölüm

o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden
uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm

akkor dudaklarından ağı düştü içime
yollarında yürürken sanki insandı ölüm

viran eylediğin gün yorgun hayallerini
ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm

bir ömür vuslatını bekledi boynu bükük
bilmem ki aşk uğrunda neden kınandı ölüm

süründü yıllar yılı karanlık köşelerde
benim gibi kıvrandı, kahra dayandı ölüm

her akşam tufanında harap oldu güneşim
gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm

sensizliğin en ağır fermanıydı içimde
dudaklarımdan sızan bir damla kandı ölüm

ölüm seni sevmektir bir celladın elinde
bilmem hangi yürekte böyle sultandı ölüm
Nurullah Genç

ummuhan
08-05-2008, 07:16
Bir Dakika

Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor
Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor,
Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı..
Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı.

Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
..........
..........
Nazım Hikmet Ran

Tumart
08-05-2008, 08:01
Bir şiirde ben ekleyim


yürümek;
yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek..
yürümek;
dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek ..
yürümek;

yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek ..
yürümek;
yürekten gülerekten yürümek ...

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif NAZIM HİKMET (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=69)

ummuhan
08-05-2008, 08:32
Önceden teşekkür ederdik düğmeye basarak gene edelim de eksiklik olmasın değil mi yazarak bu kez ama...

Tüm şiir severlere teşekkürler :)

Tumart
08-05-2008, 12:10
Ben de size teşekkür ederim Ummuhan Abla.:flowers:

ummuhan
08-05-2008, 16:02
Canfezam

bir dabımeseldir canfêzam bakışların
vurur beni
uzanırım da kadife saçaklarına
rüzgâr durdurur beni
şehrinde kaybolmuşum uzatmalı kirpiklerinin
en leylâk kokuşunla, en şahin uçuşunla
o körpe, o İstanbul endâmın kavurur beni
bu bir cefâ derbendi, kahır istilâsıdır
ellerin ufalar, tenhâlara savurur beni
şenliğinde aykırı yürüyüşlerin
eziyorsun göklerini
yine de ufuklarda bekletiyor gurur beni
bu hicran değişmeyen kaderimdir, umarım
biliyorum canfezâm, vuslat unutturur beni
Nurullah Genç

Ahi Evran
08-05-2008, 22:38
ERNESTO

Biliyorum
Bir yıldız yağmuruna tutulacağım
Toprak çökecek
Başım dönecek, arkamda seni bulacağım
“Haydi” diyeceksin Ernesto gibi
Gidelim
Yıldızların çok olduğu
Bir gökyüzü altına

Söz: Memedali
Müzik: Dina




BEN

Baba ben yıkıcıyım
Ama
Kendini bilmez değilim
Yaşamak istiyorum sadece
Ben sadece
Ben olmak istiyorum
Işık hızıyla geçen zamanı
Yaşamak belki de çok zor
Korkuyorum ben geçmişten
Korkuyorum gelecekten
Ben sadece
Ben olmak istiyorum

Söz ve müzik: İrfan Ünsal-İlhan

Gülzar-ı İrfan
09-05-2008, 07:51
Nice yerleri gezdim ben, hem de pek çok yer dolaştım
Ne yollar kat ettim, deryalar geçtim, dağları aştım

Doğru yollarımı şaştım, bazen yanlışa bulaştım
Her yol sonunda sen vardın, her sonda sana ulaştım

Hem dünyayı mekân sandım, hem de kör nefse aldandım
Sanki haram lokmaları, ecel şerbetine bandım

Bir garip kul, garip candım, ben hep hataya dayandım
Nasıl yanlışlara kandım, nasıl karaya boyandım

Mübarek zemzemin içtim, Rabbim nurunla yıkandım
Huşu'yla kendimden geçtim, gaflet, uykudan uyandım

Çünkü, çünkü ben bir kuldum, çünkü, çünkü bir insandım
Rabbim bir sana inandım, Allah, Allah diye yandım

Her derdime sen ilâcım, zikrinle diner her acım
Sensin sen tek ihtiyacım, çünkü ben sana muhtacım

Her bir melânet zuhuru, sende buldum ben huzuru
Allah, Allah diye yandım, çünkü bir sana muhtacım


(ALINTI)


ALLAHA EMANET OLUN

Ahi Evran
09-05-2008, 10:52
Ben sana mecburum



ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..
.

Attila İlhan

misak
09-05-2008, 15:10
HAN-I YAĞMA

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Tevfik FİKRET

ummuhan
11-05-2008, 15:09
Anneler Ve Çocuklar

Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke

Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne

Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne

Sezai Karakoç

ummuhan
14-05-2008, 11:24
ECEL OLSUN

Kapansın yollarım sensiz gidersem
Son gülüşüm olsun sensiz gülersem
Kahrolayım senden başka seversem
Ecel olsun bana senden başkası
İlk ve son sevgilim gerçek aşkımsın
Bugünüm yarınım derdim kahrımsın
Değişmez kaderim alın yazımsın
Haram olsun bana senden başkası
Kör olsun gözlerim ele bakarsam
Sensiz olan bir tek hayal kurarsam
Ölümsüz aşkını hiçe sayarsam
Ecel olsun bana senden başkası
İlk ve son sevgilim gerçek aşkımsın
Bugünüm yarınım derdim kahrımsın
Değişmez kaderim alın yazımsın
Haram olsun bana senden başkası

ummuhan
14-05-2008, 11:49
Andıkça

Ne zaman seni düşünsem içim ürperir,
Seninle gecen her saat, her gün gelir aklıma.
Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir,
O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma.
..........
..........
Ümit Yaşar Oğuzcan

ummuhan
14-05-2008, 13:13
Öyle Bir Yerdeyim Ki

Öyle bir yerdeyim ki
ne karanfil ne kurbağa
Bir yanım mavi yosun
Dalgalanır sularda
Dostum dostum
Güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
Öyle bir yerdeyim ki
Bir yanım çığlık çığlığa
Öyle bir yerdeyim ki
Anam gider Allah Allah
Öyle bir yerdeyim ki ne karanfil, kurbağa
Öyle bir yerdeyim ki
Bir yanım mavi yosun çalkalanır sularda

Dostum, dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
Öyle bir yerdeyim ki bir yanım çığlık çığlığa
Öyle bir yerdeyim ki
Anam gider Allah, Allah dölüm düşmüş sokağa.

Hasan Hüseyin Korkmazgil

Gülzar-ı İrfan
16-05-2008, 06:08
En aşılmaz dağlara,Çek, yanık bir besmele!
Gül saçılsın bağlara,Çek, yanık bir besmele!

Çek, açılsın dar geçit,Çek, çözülsün zor kilit,
Hiç tuş olmazsın yiğit,Çek, yanık bir besmele!

Gül eder, handân eder,Dil eder, destân eder,
Kul eder, sultân ederÇek, yanık bir besmele!

Kaldırırsın kıskacı,Doldurursun bakracı,
Bal olur bin bir acı,Çek, yanık bir besmele!

En güzel mânâyı eş,Her sabah, doğsun güneş,
Yakmadan sönsün ateş,Çek, yanık bir besmele!

Can Muhammed MustafâMerhabâ der on defâ
Sen selâm et pür vefâ,Çek yanık bir besmele!

Tâ ebed eyler özel,Sır bu Seyrî tâ ezel,
Başka söz yok en güzel,Çek, yanık bir besmele!..


M.ALİ EŞMELİ



ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
16-05-2008, 09:38
Umut

revamı beni böyle kurşunlamak derinden
ruhum bakamaz oldu güllere kederinden
revamı içimde soluklanan kuşların
kırmak kanatlarını
sonrada bakmaksızın arkaya bir defa
bırakıp adım adım istihza tohumları
bu zamansız şairi incitmek reva mıdır
sevindirmek dururken
öldürmek reva mıdır
Nurullah Genç

ummuhan
16-05-2008, 12:24
ŞAFAK TÜRKÜSÜ

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

”Kaç zamandır yüzüm tıraşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne
Yaşamak isterken delice
Ah... verebilseydim keşke
Yüreği avucunda koşan her bir anneye
Tepeden tırnağa oğla
Ve kıza kesmiş bir ülkeye armağan
Düşlerimle sınırsız diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca açılıverdi yanağında tomurcuk
Pir Sultan'ı düşün anne,Şeyh Bedrettin'ni,Börklüce'yi
İnsanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufcuk havalansın.”

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

”Yani benim güzel annem
Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet...
Geride masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem
Bağışla beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana
Elleri değsin istemedim
Gözleri değsin istemedim
Ağlayıp koklayacaktın
Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynuma
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim.”

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.

“Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umut etmek, özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara
Ölmek ne garip şey anne
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne
Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne, ağlama
Bekle beni anne
Bir sabah çıkagelirim
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapını...”

Nevzat Çelik

ummuhan
18-05-2008, 11:41
DARGIN DEĞİLİM

Üzgünüm gidenler için
üzgünüm bitenler için
Sadece çok üzgünüm dargın değilim

N'olur Sen de beni affet
Kahır değil bu kıyamet
Cezamızı çekiyor gibiyiz
Belki de nihayet
Bir gün çalınırsa kapımız
Tekrar anılırsa adımız
O zaman sarılır kanayan yaramız

Günahlar günahlar günahlar
Gün gelir zaman bizi aklar
Yıkanır ihanetler
Yıkanır ahlar

N'olur Sen de beni affet
Kahır değil bu kıyamet
Cezamızı çekiyor gibiyiz
Belki de nihayet
Sanki çalınırsa kapımız
Tekrar anılırsa adımız
O zaman sarılır kanayan yaramız

Günahlar günahlar günahlar
Gün gelir zaman bizi aklar
Yıkanır ihanetler
Yıkanır ahlar

Üzgünüm gidenler için
üzgünüm bitenler için
Sadece çok üzgünüm dargın değilim

Sezen Aksu

ummuhan
19-05-2008, 11:32
ARAMAM

Çağırsaydın gelmezmiydim yar
Senin için ölmezmiydim yar
Dünyayı ters etmezmiydim yar
Aramam aramam aramam

Aramam sormam bir daha
Yalvarsan bile allaha
Çıkmasa gecem sabaha

Peşinden geldim kaç kere
Dünyamı yıktın bir kere
Kırıldım sana bir kere aramam

Seviyorsun bende seni yar
Çok özledim bende seni yar
Aramadın bende seni yar
Aramam aramam aramam

Aramam sormam bir daha
Yalvarsan bile allaha
Çıkmasa gecem sabaha

Peşinden geldim kaç kere
Dünyamı yıktın bir kere
Kırıldım sana bir kere aramam

Gözyaşlarıom sele döndü yar
Ayrılanlar geri döndü yar
Leylek baba bile döndü yar
Aramam aramam aramam

Aramam sormam bir daha
Yalvarsan bile allaha
Çıkmasa gecem sabaha

Peşinden geldim kaç kere
Dünyamı yıktın bir kere
Kırıldım sana bir kere aramam

Gülzar-ı İrfan
21-05-2008, 06:20
Özde nedir hırs u hevâ;
Silip geldim bu kapıya!..
Kula kulluk oldu revâ;
Bilip geldim bu kapıya!..

Nefsi buldum, nefsim ola;
Cehdeyledim çilem dola!..
Bir halvette kala kala;
Solup geldim bu kapıya!..

Hakikattir bende olan;
Mârifettir aşka salan!..
Sen’sin nefsi satın alan;
Olup geldim bu kapıya!..

Ar libâsı sardım cana;
Can bezedim kurban Sana!..
Nefes nefes yana yana;
Dolup geldim bu kapıya!..

Aşkın aldı her sözümü;
Hasret yaktı can özümü!..
Sen’den gelen her izimi;
Bulup geldim bu kapıya!.

Bende nedir bu ten, bu can?
Cana yüklü iki cihân!..
Akıl âciz, gönül hayran;
Dalıp geldim bu kapıya!..



RIFAT ARAZ


ALLAHA EMANET OLUN

SULTAN
22-05-2008, 20:53
Anadolu
Seni çok sevenler(!) çok örseledi
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..
Açların çalıştı, tokların yedi
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Yanan hep sen oldun, yakılan sensin
Ruhuna çiviler çakılan sensin
Şekilden şekile sokulan sensin
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Sınırlar çizildi rüyalarına
Yasaklar konuldu dualarına
Hangi sesler hâkim semalarına
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Ahlat’ın, Afşin’in, Söğüt’ün mahzun
Evladın, âşığın, yiğidin mahzun
Tebessümün mahzun, ağıdın mahzun
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Metrûk manastırlar ihya olmakta
Hüzün, camilere mahya olmakta
Yadlar başımıza kâhya olmakta
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Üzerinden hak, adalet silindi
Hayâ zırhı delik delik delindi
Bu zelil duruma nasıl gelindi? ! .
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Dün şehit kanıyla sulanan sensin
Bugün alkollere belenen sensin
Düşmandan sadaka dilenen sensin
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Şehit torununa “sen sus” diyorlar
“Vatan sevmek bize mahsus” diyorlar
Her taraf toz-duman, kâbus diyorlar
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Hariçten gelenler köprüyü tutmuş
Dost karşı kıyıda seni unutmuş
Hınzır yeller yaprakların kurutmuş
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

“Biraz azim, biraz gayret” derim ha
“Delinir karanlık, sabret” derim ha
“Şanlı mazi döner elbet” derim ha
Oy güzel vatanım, oy Anadolu...

12.9.2000
Parmak İzi(sh.43)


Abdurrahim Karakoç

Gülzar-ı İrfan
02-06-2008, 05:58
Sen gelirsin akla sevgi dendi mi,
Gül kokan yollara revan olmuşum.
Gözyaşım sel oldu yıktı bendimi,
Yunus derler, bir özge can olmuşum...

Bu sevda çöllerden daha yakıcı,
Kalbimi doğrarken hasret kılıcı,
Bir esrarlı cilve, bir tatlı sancı,
Yemen ellerinde çoban olmuşum...

Var edenin Sevgilisi, Nûrusun,
Gönüller incisi, can sürurusun,
«Leheblerin eli, kolu kurusun»,
Ben Sana, ben Sana kurban olmuşum...

Güvercin yuvası, örümcek ağı,
Parmakların vardı kevser ırmağı,
Bir an geldi, âzad ettin Burağı,
Şükür, Sana sâdık yâran olmuşum...

Rahmet Peygamberi, Hakk’ın sesisin,
Bütün zamanların efendisisin,
Ezel-ebed aşkın ta kendisisin,
Bir gecede taçtan, tahttan olmuşum.

Can pazarı kurulanda yâ Rasûl,
Yer, gök ateş, kor olanda yâ Rasûl,
Şefaatin sorulanda yâ Rasûl,
Yetiş imdadıma figan olmuşum...



SERVET YÜKSEL


ALLAHA EMANET OLUN

misak
02-06-2008, 13:31
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü.
Siperden sipere ateş tokuşturanlar
Karanlıkta dem tutan ishak kuşu.

Biz insanlar/dünyalılar yemin ettik imanımız var
Hürriyet için, hürriyet aşkına
Savulacak dönem savulacak düşman
Dehrin cefasını çektik sefasını süreceğiz.

Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü
Dost ağlar karanfilim, dost ağlar karanfilim
Marş söylemeden ölmek bize yakışmaz

atilla ilhan
yorum ahmet kaya

Gülzar-ı İrfan
03-06-2008, 15:29
Dervişlik der ki bana, sen derviş olamazsın
Gel ne diyeyim sana, sen derviş olamazsın.

Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek, sen derviş olamazsın.

Derviş bağrı baş gerek, gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek, sen derviş olamazsın.

Doğruya varmayınca, mürşide ermeyince
Hak nasip etmeyince, sen derviş olamazsın.

Ele geleni yersin, dile geleni dersin
Böyle dervişlik dursun, sen derviş olamazsın...



YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
03-06-2008, 21:06
Aşka düşürdün kendüzün
N'eyleyeyin gönül seni
Bir oldu gecen gündüzün
Âh n'ideyin gönül seni

Düşeli aşkına yârin
Yerde gökte yok karârın
Gitti elden ihtiyârın
N'eyleyelin gönül seni

Hakk ile her kim bileşdi
Vâdî-i hayrete düşdü
Aşk deryâsı başdan aşdı
Âh n'ideyin gönül seni

Âşık olaldan dîdâra
Derd ile kaldın âvâre
Döymez oldun intizâre
N'eyleyeyin gönül seni

Aşk ile hoş oldu başın
Ma'şûk ile doldu işin
Kalmadı gayrı teşvîşin
Âh n'ideyin gönül seni

Her gün Hakk'tan ihsân ola
Her müşkil iş âsân ola
Her derdine dermân ola
N'eyleyeyin gönül seni

Ma'şûktan ericek kemend
Uşşâkı eyler kayd ü bend
N'itsin Hüdâyî derd-mend
Âh n'ideyin gönül seni
AZİZ MAHMUD HÜDAİ



ALLAHA EMANET OLUN

RUMİ
04-06-2008, 10:32
Dost Dediğin


Dost dediğin
Dostun yüreğinden geçeni bilmeli
Dost dediğin
Dostunu karşılıksız sevmeli
Dost dediğin
Verecekse almadan vermeli
Dost dediğin
Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli
Dost dediğin
Kara toprak gibi sadık kalabilmeli
Dost dediğin
Sığınacak yerin yoksa kucağını açabilmeli
Dost dediğin
Güne sıcak bir güneş olup doğabilmeli
Dost dediğin
Geceye parlayan yıldız olabilmeli
Dost dediğin
Sırtını yasladığın asırlık bir çınar
Dost dediğin
Gerektiğinde bir kalkan olabilmeli
Dost dediğin
Kahpe kurşuna göğsünü siper yapabilmeli
Dost dediğin
Velhasıl dost olduğunu bilmeli
Dost dediğin
İki yüreği bir beden sayabilmeli
Ben herkese dost demem
Benim dostum
Yüreğimin sesini uzaklardan duyabilmeli
Dost o zaman dosttur
Dost dediğin


Bir batında doğan kardeş olabilmeli
S. Özalaşan

Gülzar-ı İrfan
04-06-2008, 11:03
Dost Dediğin


Dost dediğin
Dostun yüreğinden geçeni bilmeli
Dost dediğin
Dostunu karşılıksız sevmeli
Dost dediğin
Verecekse almadan vermeli
Dost dediğin
Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli
Dost dediğin
Kara toprak gibi sadık kalabilmeli
Dost dediğin
Sığınacak yerin yoksa kucağını açabilmeli
Dost dediğin
Güne sıcak bir güneş olup doğabilmeli
Dost dediğin
Geceye parlayan yıldız olabilmeli
Dost dediğin
Sırtını yasladığın asırlık bir çınar
Dost dediğin
Gerektiğinde bir kalkan olabilmeli
Dost dediğin
Kahpe kurşuna göğsünü siper yapabilmeli
Dost dediğin
Velhasıl dost olduğunu bilmeli
Dost dediğin
İki yüreği bir beden sayabilmeli
Ben herkese dost demem
Benim dostum
Yüreğimin sesini uzaklardan duyabilmeli
Dost o zaman dosttur
Dost dediğin


Bir batında doğan kardeş olabilmeli
S. Özalaşan


:flowers::clap2::flowers::clap2::flowers:

Eyvallah RUMİ......
Mevlamın böyle dostlarla bizi buluşturması duasıyla çok teşekkürler...


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
17-08-2009, 12:05
RUMİ Kardeşimizi de evli İhvanlar tayfasına katıldığı için tebrik ederiz...:flowers:


Mutluluk Arıyorsan

Mutluluk arıyorsan baktığın her yerde
Mutluluk,kendi güler yüzünde
Mutluluk,seni sevenin gözlerinde
Mutluluk, nefes almanın ötesinde



Hikmet Yurdaer


Ömrünce mutlu olman duasıyla...:flowers::flowers::flowers:

ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
26-08-2009, 16:54
Hicret Etsem Beni de Alır mısın Medine?




Ey!. Münevver Medîne, Ey!. Gönüller beldesi,
Ey!. Devri cehâletin, mahkûmiyet beldesi.
Çınlıyor göklerinde, her an Muhammed sesi.

Gör ki, yine ehli şirk, zulmediyor bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Susadım şefkatine, yine gönlümde serâb,
Sustu rahlede bülbül, bahçede güller harâb,
Taşıyor sokaklardan, yine zillet ve şarâb;
Gör ki, nice âlemler, nifak soktu bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Adâletin kendi yok, dillerde kaldı adı;
Yeryüzü bir toz duman, kim suçludur, kim kadı!.
Doğruyu Allah için, söyleyen kul kalmadı,
Hep, "İRTİCÂ" diyorlar, buralarda bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
O gözyaşlı kızların, başlarında peruklar,
Böyle fetvâ veriyor, ulemâda doruklar.
Suspus olmuş, tutulmuş, tüm nefesler soluklar?
Çok zoruma gidiyor, yapılanlar bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Bir yanda din tâciri, arkadan vurur beni,
Bir yanda zorbaların, hiç kızarmayan teni.
Elden ele geziyor, dinde reform bülteni;
Yeter artık!. Bu cür'et, revâ değil bu dîne,
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Çöktü insan fıtratı, payandalar yetmiyor,
Ekranlarda çığlıklar, kulağımdan gitmiyor,
Soygun, talan, cinâyet, çağdaşlıkla (!) bitmiyor;
Nesiller küstürüldü, çağlar üstü bu dîne;
Hicret etsem beni de, alır mısın MEDÎNE?..
Ey!. Mübârek Medîne, Fahri Âlem beldesi,
Kardeşliğin, barışın, adâletin simgesi,
Çınlasın göklerinde, salât üs selâm sesi.
Ben ki; kâlû belâda, teslim oldum bu dîne,
O yemyeşil kubbene, beni de al MEDÎNE...






CENGİZ NUMANOĞLU




ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
01-09-2009, 09:27
Hem-dem mi güzel dem mi güzel sorma bana!
Âlem ya da mâtem mi güzel sorma bana!
Fark eylemeyiz yok ise cânân orada,
Cennet mi güzel cehennem mi sorma bana!



SEFERİ...



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
01-09-2009, 11:29
Özleminle kurudu döküldü yapraklarım...
Ruhuma hayat veren baharımsın sevgili...
Nağmesi ah olan inleyişle anarım...
Beni bu ateş ile yakansın ey sevgili...

Ne vuslat ne de ayrılık sana kandırdı beni...
Yoksa aşkın devası devasızlık mı dersin?
İstemem dermanım terk etmekse güzeli
Sen gönül diyarında sultanımsın sevgili...

Kokladım bir kere güle meylim kalmadı...
Cananım seni buldum cana sevgim kalmadı...
Affeyle curetimi dilde sözüm kalmadı...
Ben aşkında yok oldum özümsün ey sevgili...






MUSTAFA DEMİRCİ



ALLAHA EMANET OLUN

eylül
01-09-2009, 13:19
ablacığım aşkın baki ve hakiki olsun...:flowers:

Tek Hece

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğime Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim

kimsesizim hısmımda yok hasmımda,
görünmezim cismimde yok resmimde,
dil üzmezim tek hece var ismimde,
barınağım gönül denen yer benim.

Cemal Safi

Gülzar-ı İrfan
02-09-2009, 06:50
Dün.. bugün.. yarın..
Umut eder bir yanım.
Bu son degil,baslangıç
Biliyorum.
Yağmurun sesi anlatıyor bize herşeyi
Yüzümde bir tebessüm dinliyorum...
Bu acılar elbet biter
Hayat yine devam eder
Bekliyorum...
Neler neler gelir geçer
Herşey unutulur
Bir ümitle yeni bir gün başlar..
Gelsede son bahar
Hayat gülümsüyor akıp gidiyorken zaman
A yine bir gün baslar...
Yepyeni,umutlar...
Gelsede sonbahar...




ALINTI


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
02-09-2009, 13:26
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam;
Geçip de aynaya,soran olmaz mı?


Bir parçacığım ben,bütüne hasret;
Zaman döne dursun,o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an… Olmaz mı?



NECİP FAZIL





ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
04-09-2009, 07:36
Gözüm Seni Görmek İçin Elim Sana Ermek
İçin

Gözüm seni görmek için elim sana ermek için
Bu gün canım yolda kodum yarın seni bulmak için

Bu gün canım yolda koyam yarın ivazın veresin
Arzeyleme uçmağını hiç arzum yok uçmak için

Benim uçmak neme gerek hergiz gönlüm ona bakmaz
İşbu benim zarılığım değildürür bir bağ için

Uçmak uçmağım dediğin mü'minleri yeltediğin
Vardır ola bir kaç huri arzum yoktur uçmak için

Bunda dahi verdin bize ol huriyi çift ü helal
Ondan geçti arzum tamam arzum sana ermek için

Süfılere ver sen onu bana seni gerek seni
Haşa ben terkedem seni şol bir evle çardak için

Yunus hasretdürür sana hasretini göster ona
İzin zulüm değil ise dad eylegil istedi çün




YUNUS EMRE


ALLAHA EMANET OLUN

türkü
04-09-2009, 08:46
ummuhan şartlar olgunlaştı, zemin müsait gelsen artık diyorum :D

Gülzar-ı İrfan
08-09-2009, 07:46
Yaralı anılarla yakınmaya gelmedim,
Gönül hüzne alışık; çoklar kalsın, az gitsin.
Sevdam vuslat delisi, bir ben bunu bölmedim
Kül rengi gözyaşımda elem kalsın, haz gitsin.


Heybemde yalnızlığım bakıyor gözlerime,
Nefsimin solgun yüzü yük oldu dizlerime,
Pulladım dilekçemi sır katıp sözlerime,
Müsaade et, ne olur! Aşk işvesin, naz gitsin.


Seferî sebeplerde aradım hep ilâcı,
Bir döndüm ki ardıma gülen zaman yalancı,
Öğrendim neden sonra kimmiş yolcu, kim hancı,
Hesabım boydan aşkın, kalem kalem yaz gitsin.

Ben patika dedim de ister sen düz yolu seç,
Ömür iki büklümmüş birkaç da sert dönemeç,
Aldandım aynalara, köklere inemezmiş meç,
Menzile cevher gerek, essin rüzgâr toz gitsin.

Derman aramam artık dertlerime eş gerek,
Uykular haram şimdi uyanıkken düş gerek,
Şu yürek yangınıma su değil ateş gerek,
Har getir haralansın; yansın külüm, köz gitsin.

Korkak tebessümlerle gönül çırası yanmaz,
Ten günahla sarmaşık, nasihatle uslanmaz,
«Salâ»mı kuvvetli ver, demesinler beynamaz,
Ney çalınsın üç zaman; keman, tambur, saz gitsin.

Yıldızlar alyanslı taç verse de neye yarar,
Toprak ana almazsa koynunda sıcak karar,
Bakma cesaretime korkum dağları sarar,
Düşsün derine yolum; kaz mezarcı, kaz gitsin.

Hadi gel! Bekletme can, himmet eyle sefile,
Üfle Sûr’a uyansın sır uykudan kafile,
Suskun kalmasın dağ-taş, gelsin varlıklar dile,
Kalksın perde aradan, şu tılsımı boz gitsin.



HADİ ÖNAL


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
10-09-2009, 11:44
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek
Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.



Bir ahu gözlüye ithafen aktardım buraya:)
O KENDİNİ BİLİR:flw


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
11-09-2009, 08:04
Yan yana geçen geceler unutulup gider mi?
Acılar birden biter mi?
Bir bebek özleminde seni aramak varya
Bu hep böyle böyle gider mi?

Suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi?
Dikenler göğü deler mi?
Bir menekşe kokusunda seni aramak varya
Bu hep böyle böyle gider mi?

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatagını bulur.

İçimdeki fırtına kör kurşunla diner mi?
Kavgalar kansız biter mi?
Bir mavzer çığlığında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi?

Şu kahpe dünya seni bana düşman eder mi?
Dostluklar birden biter mi?
Bir kardeş selamında seni aramak var ya
Bu hep böyle böyle gider mi?

Kendine iyi bak beni düşünme
Su akar yatağını bulur.



ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-09-2009, 23:21
GEL
Yüzün bir sebepsiz korkuyla uçuk,
O gün başucuma karalarla gel
Arkanda, çepçevre, kızıl bir ufuk,
Tepende simsiyah kargalarla gel

Elinden, dal gibi düşerken ümit,
Ne bir hasret dinle, ne bir ah işit;
Bir yaprak ol, esen rüzgarlarla git,
Kırık bir tekne ol, dalgalarla gel.




NECİP FAZIL



ALLAHA EMANET OLUN

nekwa
14-09-2009, 16:16
Aşk olurda gül ile bülbülden bahsetmemek olur mu :)

Ey bülbül! Durmadan cefâdan bahsetmek revâ mıdır? Eğer gönlün, yârine gerçekten bağlı ise, gözünü aç da şükret; vefadan bahset! Dikeni bırak, gülden bahset! Gülün sap ve köke âid sıfatlarından geç; onun zâtına bak! Şu fânî âlemle niçin bu kadar meşgûlsün; yoksa varmak istediğin yer, ötelerin ötesi değil mi?!."

Mevlana Hazretleri

Gülzar-ı İrfan
19-09-2009, 18:00
O GELİYOR O

yollara sular dökün,
bahçelere müjdeler edin,
bahar kokuları geliyor,
o geliyor, o
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Yol verin, açılın, savulun.
Beri durun, beri.
Yüzü apaydınlık, akpak,
bastığı yeri ardında gündüzler gibi bırakarak
O geliyor, o.
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Gökler yeryüzünü kapladı, örttü bir anda.
Bir anda dört yanı misk gibi bir koku sardı.
Bir anda bir velvele, bir kıyamet koptu cihanda.
O geliyor, o.
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Bir anda can geldi bağlara, bağlar ışıdı.
Bir anda açıldı baktı bağlara gözler.
Bir anda bizde ne gam kaldı, ne dert kaldı, ne keder.
O geliyor, o.
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Yayından fırladı ok.
Hedefe ha vardı, ha varacak.
Bahçeler selama durdu.
Selviler ayağa kalktı.
Çayır çimen yollara düştü.
İşte konca, ata binmiş geliyor.
Biz ne duruyoruz,
O geliyor, o.
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Sen bizim yöremize gelirsen göreceksin, ey YAR,
Huyumuz sadece susmak olmuş bizim, susmak.
Senin güzel gözlerinçin işte canım pusuda.
Rahatım kaçtı benim,
geceleri uykum kalmadı gitti ama,
bak işte o güzel günler yola çıkmış geliyor



MEVLANA CELALEDDİN RUMİ




ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
01-10-2009, 20:41
Gurbetten sılaya dönersin diye,
Yollar taş döşendi, gelmedin niye,
Gönlümde umutlar, goncaya durdu.
Gelirde seversin, koklarsın diye..

Takvimler eridi, bir hayal gibi,
Rüyalar karardı, kâbuslar gibi,
Dizlerim tutmuyor, sakatlar gibi,
Bekledim elimden, tutarsın diye.

Feryadım, figanım, yükselir arşa,
Kaderde yazılan, gelirmiş başa,
Sevda gelir ise, bakmaz ki yaşa,
Zamana direndim, gelirsin diye.

Gözümden akacak, kalmadı yaşım,
Bağrıma basacak, soğuk bir taşım,
Uğruna fedadır, şu dertli başım,
Sunmuşum yoluna, alırsın diye.

Görün ey sevgili, sabrım kalmadı,
Seni çok özledim, vuslat olmadı,
Nedir bu inadın, kinin sönmedi,
Bana zulmetmeyi, istersin niye?

Affet isyanımı, bağışla beni,
Her şeye sahipsin, bilirim seni,
Bu kalbim senindir, gel al yerini,
Kimseyi almadım, gelirsin diye.





NECDET EREM



ALLAHA EMANET OLUN

tevhid_yolcusu
01-10-2009, 20:57
Seni böyle sessizce sevmek,
Her adım biraz daha ölmek demek.
Ah bu manasız sevda,
bir eylül gibi hüzünler üstüme yağsa
Durmaz çiçek açardım eskiden olsa.
:flw:flw:flw:flw:flw:flw:flw:flw:flw:flw:flw

Gülzar-ı İrfan
04-10-2009, 05:06
EFENDİM

Alemler yaratıldı hürmetine Efendim
Melek insan hayrandır sünnetine Efendim

Sen habib-i hüdasın, mislin ve benzerin yok
Ne kadar şefkatlisin ümmetine Efendim

Adalet ve hürriyet seninle kemal buldu
Bir kıl dahi geçmedi zimmetine Efendim

Nice gözler vardır ki daha dünyada erdi
Gülcemalini görmek nimetine Efendim

Padişahlar kölendir, benim aklım ermiyor
Senden uzak insanın cinnetine Efendim

Alemde Bilal olmak herkesin kârı değil
Aklı olanlar koşar minnetine Efendim

Yüzün gülzar-ı cennet, nazarın kalbe şifa
Sensin tabib beşerin illetine Efendim

Yüce Allah katında şanın o kadar büyük
Gönderildin İbrahim milletine Efendim

Kimki seni tanımaz, sana bende olmazsa
Bir nihayet yok onun zilletine Efendim

Alemlere rahmetsin, müjdelerle geldin sen
Güvercin kanat gerdi hicretine Efendim

Vasfından aciz diller hiç bir söz kâfi değil
Şanına şerefine izzetine Efendim

Hep gıpta etmekteyim seni gören gözler
Nasıl doydu vuslatın lezzetine Efendim

Sendeki güzel sabrı hiç kimseler bilmedi
Gülüp geçtin kavminin hiddetine Efendim

Şu Necati hakirin derdi başından aşkın
Dayanamaz hasretin şiddetine Efendim

Taif’te ve Uhud’da bir lahza sarsılmadın
Hep güvendin Allah’ın kudretine Efendim

Gönlün göklerden geniş, ay nuruna pervane
Cebrail vezir senin devletine Efendim

Aşkına yanan kula artık mahzun olmak yok
Gark eder hazreti Hakk rahmetine Efendim

Seni bilmeyen kişi şu büyülü dünyanın
Niye katlanır bilmem zahmetine Efendim

Nebiler sana müştak yarın bu güzel ümmet
Kuşlar gibi koşacak Ahmed’ine Efendim




MUSTAFA NECATİ BURSALI


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
06-10-2009, 14:08
Yok Gibi Yaşamak

Boğuk bir bakışın oluyor senin
Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim
Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan
Durma bana türkü söyle Anadolu olsun
Susuz dudak gibi çatlak olsun
Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakma
Ağlıyorum bir karanlık karayel saçlarına
Çekme ülkemden nar yangını gözlerini
Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni
Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini

Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin
Katı bir yalnızlık bu bilmelisin
Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin.

Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın
Niye herşey bir anda kayıyor sen kayıyorsun
Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun
Bir sam yüklü geceleri içimden atamıyorum
Niye bunları bir anda unutamıyorum

Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım.

.


ERDEM BEYAZIT


ALLAHA EMANET OLUN

sâlik
07-10-2009, 12:21
Leyla ile Mecnun hikayesi meşhurdur. Mecnuna sorarlar:
-İsmin nedir?
-Leyla!
Birgün derler ki:
Leyla ölmedi mi?
-Hayır Leyla benim kalbimdedir, ölmedi. Ben Leylayım.
Mecnun birgün Leylasının evinin önüne gider ve semaya doğru bakar. Kendisine
derler ki:
-Ey Mecnun! Semaya bakma, Leylanın penceresine bak belki onu görürsün.
-Gölgesi Leyla’nın evine düşen Yıldız bana kafidir!

Gülzar-ı İrfan
08-10-2009, 08:26
Gördükçe hal-i zarını Mahbub eder ihsan sana
Terket heva-yı ıyşını, lütfeylesin canan sana
Sarf etme zayi vaktini, vermez şifa seyran sana.
Ey derde derman isteyen, yetmez mi dert, derman sana.
Ey rahat-ı can isteyen, kurban olan candır sana.



ESAD ERBİLİ HAZRETLERİ



ALLAHA EMANET OLUN

sâlik
09-10-2009, 12:43
"Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
Tâ bi gûyem şerh-i derd-i iştiyâk"

hz.mevlana

ummuhan
13-10-2009, 16:48
"Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
Tâ bi gûyem şerh-i derd-i iştiyâk"

hz.mevlana

Çok Teşekkürler sâlik, sevdiğim beyitlerden biri açıklayayım dedim :)



Terceme (çeviri): Firakdan (ayriliktan) pare pare (parça parça) olmus bir sine (gögüs) isterim: ta ki o sine (o gögüs) sahibine dert-i istiyakin (istiyak derdinin, gönülden özlemenin ne demek oldugunu bir güzel) serhini (açiklamasini) söyleyeyim.

Şerh (açiklamasi): Aşıkk-ı mânevî (manevî âsik, mâna âşıkı, aslına karşı âşıkk olan kimse) der: Dost-i hakîkînin (gerçek, asıl dostun) likasını (yüzünü) dünyada müsahede edememesinden (dünyada görememekten) veya âlem-i ruhanînin (ruhanî âlemin) firakindan (ayriligindan) sinesi (gögsü) pare pare (parça parça) olmus bir merd (adam) isterim. Ta ki derd-i iştiyakdan (özleyiş derdinden) his eyledigim âlâm (elemler) ve ahvâli (hâlleri) kendine birer birer ta'dâd (edeyim, sayayim.) Ve aninla (onunla) feryad (ve figan) edeyim (aglayip sizlayayim. Çünkü) Makulati (normal olan seyleri) bile yalniz aakil (akilli) olan insan derk (edip algilayabilir.) Ve (ancak akıllı bir kisi) iz'an edebilir (anlayabilir.)
Bu beyt-i serifde (bu serefli ve anlamlı beyitte) bir tenbih (bir uyari) daha hiss olunur, ki (o da sudur:) Insan bir mânayi beyan etmek (açiklamak) isterse, o mânaya vukuuf (o anlama vâkif, o anlami bilen) ve behresi (onda nasibi) olan bir zât-i aakil (akilli bir kisi bulmali. Ve onu) bulduktan sonra (istedigini ona) beyan etsin (açiklasin.) Yoksa aadi (siradan) bir adama amîk (derin) bir keyfiyet (ve içdurumu) beyan (edip açiklar) ve (ya) hikâye ederse gayr-i muktedirin (bunu kavramakta güçlük çekenin) zihnine agirlik (vermis olur.) Ve söyleyenin içinde fenalik (âdeta kötülük) hasıl olur (meydana gelir

eylül
13-10-2009, 17:40
Terceme (çeviri): Firakdan (ayriliktan) pare pare (parça parça) olmus bir sine (gögüs) isterim: ta ki o sine (o gögüs) sahibine dert-i istiyakin (istiyak derdinin, gönülden özlemenin ne demek oldugunu bir güzel) serhini (açiklamasini) söyleyeyim.

Şerh (açiklamasi): Aşıkk-ı mânevî (manevî âsik, mâna âşıkı, aslına karşı âşıkk olan kimse) der: Dost-i hakîkînin (gerçek, asıl dostun) likasını (yüzünü) dünyada müsahede edememesinden (dünyada görememekten) veya âlem-i ruhanînin (ruhanî âlemin) firakindan (ayriligindan) sinesi (gögsü) pare pare (parça parça) olmus bir merd (adam) isterim. Ta ki derd-i iştiyakdan (özleyiş derdinden) his eyledigim âlâm (elemler) ve ahvâli (hâlleri) kendine birer birer ta'dâd (edeyim, sayayim.) Ve aninla (onunla) feryad (ve figan) edeyim (aglayip sizlayayim. Çünkü) Makulati (normal olan seyleri) bile yalniz aakil (akilli) olan insan derk (edip algilayabilir.) Ve (ancak akıllı bir kisi) iz'an edebilir (anlayabilir.)
Bu beyt-i serifde (bu serefli ve anlamlı beyitte) bir tenbih (bir uyari) daha hiss olunur, ki (o da sudur:) Insan bir mânayi beyan etmek (açiklamak) isterse, o mânaya vukuuf (o anlama vâkif, o anlami bilen) ve behresi (onda nasibi) olan bir zât-i aakil (akilli bir kisi bulmali. Ve onu) bulduktan sonra (istedigini ona) beyan etsin (açiklasin.) Yoksa aadi (siradan) bir adama amîk (derin) bir keyfiyet (ve içdurumu) beyan (edip açiklar) ve (ya) hikâye ederse gayr-i muktedirin (bunu kavramakta güçlük çekenin) zihnine agirlik (vermis olur.) Ve söyleyenin içinde fenalik (âdeta kötülük) hasıl olur (meydana gelir


siz böyle deyince benim içimden şu sözler geçiverdi;

bir kimse acep yok mu ki ana sinemi yaram
şerh ide ana halumi sinemdeki yaram...

Mevlana


:thinking: