Orijinalini görmek için tıklayınız : Son Heceyle Yeni Kelime VE ANLAMI
Gülzar-ı İrfan
13.12.2007, 12:07
Arkadaşlar oyunumuzun amacı son heceyle yeni bir kelime bulmak...
Önceden de vardı bu oyun ama bu sefer biraz değişiklik yaptık..
Verilen kelimenin son hecesinden kelime bulup bunu anlamıyla beraber yazma...
Bu oyunun amacı yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber öğrenmek....
OYUNUN KURALLARI
Yazılacak yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber yazmak.
Son heceyle yeni kelime bulmak.
Eğer birgün boyunca verilen kelimenin hecesinden kelime bulunamazsa son harfinden kelime türetilecek.
Ben başlayayım
VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş
ALLAH'A EMANET OLUN
VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş
Vakar = kar...
Karâbet : Yakınlık...
Doğru mu Oynadım Gülzâr:D
Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 08:21
BETİK:Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula
ALLAHA EMANET OLUN
BETİK
İKAME : Yerine koyma
İkame
MERCEK:Kırılma olayı sonucunda ışığı toplamaya ya da dağıtmaya yarayan saydam cisimlere denir
MER CEK
CEKET : isim Fransızca jaquette
Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi
Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 13:47
CE KET
KETKAT:Kelâmı çok olan, sözü çok olan, fazla konuşan.
ALLAHA EMANET OLUN
KATRE : Damla. Su damlası. * Bir damla olan şey.
Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 14:29
KAT RE
REFİKA:Ortak,arkadaş,eş,yardımcı,yoldaş...
ALLAHA EMANET OLUN
hıfz-ı lisan
14.12.2007, 15:27
Kasvet: Sıkıntı, iç sıkıntısı.
VETAİR : (Vetire. C.) Meslekler, yollar.
İRONİ : (eski yunanca eironeía) Söylenenin tam tersinin kastedildiği ifadedir. Söylenen ya da yapılan eylem, ciddi görüntüsü altında, karşıt söylenceyi ya da eylemi, çelişki noktasına çekmeyi hedefler.Mizahdan farkı olarak ,ironi daha eleştirel yaklaşır .İroni mimik, jest ve tonlama ile söylemek istenenin altını, dolaylı çizer.
İRO Nİ
NİFAK : İçi dışı başka olma, inanır görünüp inanmama
İRO Nİ
NİFAK : İçi dışı başka olma, inanır görünüp inanmama
Nİ-FAK
FAKTÖR: etken
Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 18:47
FAK-TÖR
TÖRPÜ:Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe.
ALLAHA EMANET OLUN
tör-pü
PÜSKÜL: saçak biçimindeki iplik demeti.
Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 18:59
PÜS-KÜL
KÜLLİYE:Bolluk, çokluk, ziyadelik.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Arap vilâyetlerinde bazı medreselere, üniversite karşılığı verilen ad.
ALLAHA EMANET OLUN
KÜLLİYE:
YELKEN:Rüzgar gücünden yararlanılarak,geniş yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine takılacak biçimde onu hareket ettirebilecek kumaş,naylon gibi şeritlerin tümüne yelken denir.
YEKTA : Tek, yalnız, eşsiz. * Bir kat.
YEK-TA
TAASSUP:tutucu ,sabit fikirli .
TAAS-SUP
SÜP olarak devam edelim...
SÜPÜRGE: süpürmeye yarayan araç.
SUPHİ : bir cebinde 3 ciltlik das kapitali taşıyan tuhaf adam :) = Ben
SÜPÜR GE = GEDÂ : Fakir, kimsesiz.
DARI:Buğdaygillerden, tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum).
(Kimi bölgelerde) Mısır.
DA RI - RIHLET : Yolculuk, göç
hıfz-ı lisan
15.12.2007, 12:56
Leta fet: Güzellik, hoşluk.
FETÂNET : zihin açıklığı, çabuk kavrayış.
Gülzar-ı İrfan
15.12.2007, 13:44
FETA-NET
NETİCE-İ HİLKAT:Yaratılışın sonu, gayesi. Yaratılmanın neticesi
ALLAHA EMANET OLUN
KATRAN:kara renkli, ağır, is kokulu
KATRAN = RÂNÂ : güzel, hoş :)
Gülzar-ı İrfan
15.12.2007, 15:33
RA-NA
NAMAZ:İslamın beş şartından biri..
DUA:)
ZİKİR :)
ŞÜKÜR:)
SECDE:)
HAMD:)........
ALLAHA EMANET OLUN
mazhar
arzu sana det.;)
Mazhar:erişmiş erişen
HARMAN:Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi.
:offtp: ya neden anlamlarını yazıyorsunuzda işimi zorlaştırıyorsunuz he :P
eski oyun gibi neden değil det size det...tamam sonra devam edeceğim sıradaki devam etsin :P
tek det olmaz
det sana zuzu det :D
HAR MAN = MÂNÂ : Anlam, öz.
tek det olmaz
det sana zuzu det :D
HAR MAN = MÂNÂ : Anlam, öz.
abla çok güzel bi tevafukta oldu ..
oyunun içeriğide açısından:D
MA NA:NAMZET:aday
Gülzar-ı İrfan
16.12.2007, 10:12
Biz bu oyunu açarken ERDEM kardeşimle yaptığımız istişarelerle oyunun amacının sadece kelime bulmak olmamasının aynı zamanda anlamlarını da yazıp oyunun kelime haznemizi zenginleştirmesini bizden özellikle istedi..
Yani ZUZU anlamlarını da yazalım teklifi ERDEM'den geldi:D
Ancak görüyoruz ki forum yöneticilerimiz de anlamlarını yazmamışlar:O:P
(eğer oyun bu şekilde değil de eskisi gibi devam etsin diyen varsa ERDEM'e müracaat etsin;))
Ben kaldığımız yerden devam edeyim:)
YEN-GEÇ
GEÇİCİ: Çok sürmeyen.. Bulaşan, bulaşıcı...
ALLAHA EMANET OLUN
GE Çİ Cİ = CİFİR : Harflere verilen sayılar ile mânalar çıkarma ilmi.
hıfz-ı lisan
17.12.2007, 11:27
fir - kat
kâtibiadil: noter.
katibi-adil
ADİLEŞMEK:Adi bir duruma gelmek, bayağılaşmak
ADİLEŞMEK = MEKÂRİM : İyilikler
MEKA-RİM
RİMEL:Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme.
hıfz-ı lisan
17.12.2007, 11:55
ri - mel
melamet: kınama, ayıplama, azarlama, çıkışma.
mela-met
METRİK:Metre ya da metreyi temel olarak alan ölçülerle ilgili.
METRİK = RİKKAT : Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği :)
KATMER=Bir şeyi oluşturan katlardan her biri.
katmer -merdiven:basamaklı ........:O
vena- nasa: ulusal havacılık ve uzay dairesi....
saadet-determinist. ... doğanın nedensel yasalara tabi olduğunu ve evrende hiçbir şeyin nedensiz olmadığını savunan kimse. (bkz.: determinizm) ...
de-ter-min-ist
İSTİRİDYE:.eti beğenilen bir deniz yumuşakçası
YEDİGEN=Yedi kenarı olan çokgen.
yedi-gen
GENELGE:Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek
Gülzar-ı İrfan
17.12.2007, 19:34
GENEL-GE
GEZEND:Musibet,bela ,felaket,zarar....
Elem,keder,hüzün...
ALLAHA EMANET OLUN
gezend
ENDER: Çok az,çok seyrek
ENDER = DERÛN : İç, gönül.
Runümâ:Yüzünü gösteren...(f. Yüz gösteren, meydana çıkan. * Yüz görümlüğü.)..
Gülzar-ı İrfan
18.12.2007, 09:48
RUNÜ-MA
MAİDE:Yemek sofrası. Üzerinde nimetler bulunan sofra. Ziyafet...
Kuran-ı kerim'de sure...
ALLAHA EMANET OLUN
MAİDE = DERÂKAB : Hemen, derhal...
dera-kab
KABAKULAK:Tükürük bezlerinin, özellikle kulakaltı bezlerinin yangılanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık.
Gülzar-ı İrfan
18.12.2007, 10:11
KABAKU-LAK
LAKAB:Asıl isimden başka sonradan takılan ad.Meşhur olan birinin sonradanki adı
ALLAHA EMANET OLUN
hıfz-ı lisan
18.12.2007, 10:15
la - kap
kabiliyet: yetenek.
KAABİLİYET = YETİM : Babası ölmüş çocuk.
YET-İM
İMTİYAZ:Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak ya da koşul, ayrıcalık.
Yazıt:Kitabe...(Kitabe:Taş,mermer vb.gibi sert cisim üzerindeki oyma veya kabartma yazı,tarih,yazıt.*Bir kitabın başında yer alan isim ve başlık bölümü...)
Önemli olayların herkes tarafından bilinmesi amacıyla,çoğunlukla taşların üzerine kazınarak oluşturulur.Böylelikle,sözlerin kalıcı hale getirilmesi amaçlanır.Orkun yazıtları bunun en güzel örneğidir.
Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)
Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)
Kardeş yazılan kelimenin son hecesini alacaksınız :) ve açıklayacaksınız mesela
YAZIT denilmiş ya onun son hecesi ZIT
YA ZIT : ZITLIK : Karşıtlık (şimdi LIK.... ile başlayacak )
Yazıt:Kitabe...(Kitabe:Taş,mermer vb.gibi sert cisim üzerindeki oyma veya kabartma yazı,tarih,yazıt.*Bir kitabın başında yer alan isim ve başlık bölümü...)
Önemli olayların herkes tarafından bilinmesi amacıyla,çoğunlukla taşların üzerine kazınarak oluşturulur.Böylelikle,sözlerin kalıcı hale getirilmesi amaçlanır.Orkun yazıtları bunun en güzel örneğidir.
Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)
Kardeş yazılan kelimenin son hecesini alacaksınız :) ve açıklayacaksınız mesela
YAZIT denilmiş ya onun son hecesi ZIT
YA ZIT : ZITLIK : Karşıtlık (şimdi LIK.... ile başlayacak )
:)O benim eksiğimi tamamlamış...(Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)...)
Lıkırtı:Suyun dökülürken çıkardığı ses...
not:Kelime seçerken sonlarının "lık" ile bitmemesini tercih ederseniz oyun daha kolay ve sürekli devam eder.
Sözlükten üç kelime bulmuştum onlarıda kullanmak istemedim.İkisi zaten tek heceli kelime ve kullanılamaz,kullanıldığı takdirde sonra gelen kişininde aynı kelimeleri bütün olarak alması gerekir(Lıkf),(Lıks)...İkincisi tek hece olduğu gibi anlamınıda beğenmedim(Lıks),üçüncüsünüde yazmaya çekindim(utandım)...Bende lıkırtıyı uyduruverdim.
:)Yalnızca bir tavsiyedir notum,aklıma gelmişken yazıvereyim dedim.
TIRNAK : İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka
TIR NAK = NÂKIS : Eksik, noksan.
Gülzar-ı İrfan
19.12.2007, 09:10
NA-KIS
KISTAS:Mizan, ölçü. Büyük terazi. Kıyamet günündeki büyük terazi...Mânevi değer ve kıymet ölçüsü.
ALLAHA EMANET OLUN
Tasarım : Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, desen, tasar çizim, dizayn..
Hadi "RIM" la başlayan bulunda görelim :)
Hadi "RIM" la başlayan bulunda görelim :)
Hıııh:)
Rımi rimi ley:Gülseren adlı şarkıcı(!)nın 2005 yılında bizi eurovision'da temsil ettiği şarkının adı.Rimi rimi ley'in anlamını " müziğin yetmediği yerlerde söylenen kelimeler" olarak tanımlamış şarkının bestecisi...
(Biraz(yani baya:)) uydurma oldu,üstelik kelimede değil kelimeler:),buda yetmezmiş gibi rım'da değil rim...İdare ediverin artık,biri daha iyisini bulana değin:)...)
Rım ne kelimeymiş...
Müziğin yetmediği(!:)göya)yerlerde ortaya çıkıp yardıma yetiştiği gibi kelimelerin yetmediği yerlerdede ortaya çıkıp yardıma yetişiyor:)...
Dilerseniz rım'la yine devam edin...
Dilersenizde ley ile:)...
Hıııh:)
Rımi rimi ley:Gülseren adlı şarkıcı(!)nın 2005 yılında bizi eurovision'da temsil ettiği şarkının adı.Rimi rimi ley'in anlamını " müziğin yetmediği yerlerde söylenen kelimeler" olarak tanımlamış şarkının bestecisi...
(Biraz(yani baya:)) uydurma oldu,üstelik kelimede değil kelimeler:),buda yetmezmiş gibi rım'da değil rim...İdare ediverin artık,biri daha iyisini bulana değin:)...)
Rım ne kelimeymiş...
Müziğin yetmediği(!:)göya)yerlerde ortaya çıkıp yardıma yetiştiği gibi kelimelerin yetmediği yerlerdede ortaya çıkıp yardıma yetişiyor:)...
Dilerseniz rım'la yine devam edin...
Dilersenizde ley ile:)...
:)
Kelimeyi biraz kıvırmışsın ama neyse..
Laklak : 1 .Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. 2. mecaz Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.
Laklak : 1 .Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. 2. mecaz Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.
LAKLAK : (C.: Lekâlik) Leylek. (LAKLAKA : Leylek sesi. * Hareketten ve ıztıraptan dolayı çıkan ses. * Şiddetli ses ve galebe ile çağrışmak. * Boş ve mânasız söz.)
LAKAF : Duvar yıkılmak.
Kafir : 1 . Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse. (TDK'nın sözlüğü dini bir terimi ancak bu kadar açıklayabilir :) )
FİR...
RAZİYYE : Beşinci makamda nefs-i natıka, bütün hallerinde rızanın kemal derecesini kazandığı için ona Raziye adı verilmiştir.
Dâimâ Hakk'a yönelmek sûretiyle Allâh ile beraber olma şuuruna erişmiş, hikmetine ve hükmüne râm olarak Rabbinden râzı ve hoşnud hâle gelmiş olan nefstir. Bu mertebeye yükselen kul, kendi irâdesinden vazgeçip Hakk'ın irâdesinde fânî olmuştur.
Gülzar-ı İrfan
23.12.2007, 23:26
YE-DAN
DANKA: Dar,sıkıntı.Zararlı,zarara sebep olan..
ALLAHA EMANET OLUN
DAN KA = KABİL : Olabilir, gibi, türlü.
hıfz-ı lisan
24.12.2007, 12:54
ka - bil
bilâkaydüşart : kayıtsız, şartsız.
Arkadaşlar oyunumuzun amacı son heceyle yeni bir kelime bulmak...
Önceden de vardı bu oyun ama bu sefer biraz değişiklik yaptık..
Verilen kelimenin son hecesinden kelime bulup bunu anlamıyla beraber yazma...
Bu oyunun amacı yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber öğrenmek....
OYUNUN KURALLARI
Yazılacak yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber yazmak.
Son heceyle yeni kelime bulmak.
Eğer birgün boyunca verilen kelimenin hecesinden kelime bulunamazsa son harfinden kelime türetilecek.
Ben başlayayım
VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş
ALLAH'A EMANET OLUN
:dik:
kelimenin manasını da yazınız aksi halde mesaj silinecektir.
bilâkaydüşart : Şartiye : Şart olan.
ravza-gülü
25.12.2007, 00:58
YELPAZE-serinlemek için kullanılan bi alet
YEL PA ZE = ZEBÂN : Dil, lisan.
Gülzar-ı İrfan
26.12.2007, 10:18
ZE-BAN
BANAL: Herkesçe kullanılan, anlaşılan...Bayağı,sıradan..
ALLAHA EMANET OLUN
BA NAL = NAL : Ayağa giyilen tahta ayakkabı veya hayvanların ayağına çakılan demir. Oturulacak yerlerin en aşağısı.
naleyn;) bir çift ayakkabı...
gercek_musluman
27.12.2007, 10:41
okadar uğraştım bulamadım.:)
yardımcı olayım o zaman size,tabi bu şekilde kabul edilirse;)
leynet olsun:)
koltuk yastığı anlamında.
neti-ce
cersaret:Güç ya da tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven..
Retorik : Hitabet sanatı, belagat; genellikle lisanın kullanımıyla ikna teknik veya sanatı.
RETORİK = RİKKAT : Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği
hıfz-ı lisan
28.12.2007, 11:51
rik - kat
katakulli: yalan dolan, oyun, tuzak, düzen.
KA TA KUL Lİ = Lİ BÂS : Elbise
Basîr : her şeyi gören Allah....
ık bulamadım ya :) ik olsun...
ikrar: tekrar etme...
gercek_musluman
28.12.2007, 14:19
si rac
racon:Yol, yöntem, usul,gösteriş.
ık bulamadım ya :) ik olsun...
ikrar: tekrar etme...
ışık la değil si-rac ilgili kelime bulunacaktı...
racon... conta; iki ayrı parçanın arasına yerleştirilen ince parça:P
con-ta
takvim:Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge
-vim ile ilgili bulamadım :crying: Belki eylül bulur ;) ben -im den yazayım bari :)
îmâlât : yapmalar, yapımlar....
-lat? :D
İma-lat
latin:İtalya'da Latium Bölgesi halkından olan kimse.
İma-lat
latin:İtalya'da Latium Bölgesi halkından olan kimse.
tinnîneyn: iki büyük yalan...
eyn? :O
TIN NI NEYN Neyn son hece:O ama madem eyn dedin :P
EYNELMEFER : Nereye kaçmalı, yer nerede, süreyya :D
TIN NI NEYN Neyn son hece:O ama madem eyn dedin :P
EYNELMEFER : Nereye kaçmalı, yer nerede, süreyya :D
Özür abla... :crying: Ben son üç harf gibi düşündüm. :blink: Malum o oyun çok moda... :P
ferda: yarın
rüzgar gülü
29.12.2007, 16:36
:dancing:dakik: Düzenli işleyen.:dancing::pokey:
Kik : Uzun ve dar sandal.
Kikci : Uzun ve dar sandal yapan kişiye -talib tarafından- verilen ad :D
kikci uydurmasyona girdiği için:)
kikla demek istiyorum izninizle;)
kikla; bir tür balık daha ayrıntılı bilemediğim için yazamayacağım...
ama kikcide olsun denirse cilasun olsun; yiğit becerikli anlamında...
yani alttaki
kikla veya cilasun'un son hecesiyle bir kelime bulacak:)
cilasundan devam...
suni: yapay
NİHY : Gölcük :D
Ama ordan olmaz başka kelime ver derseniz, ben de veririm :)
NİSBET : Münasebet, yakınlık, bağlılık, ölçü.
betâlet: işsizlik, durgunluk.
LETAFET : Hoşluk, lâtiflik. * Cisimden alâkayı kesip bir nevi nurâniyet kesbetmek. * Güzellik, nezaket, yumuşaklık, hafiflik.
fetanet; anlayış, zihin açıklığı...
cesaret : birşeyi yapma gücü hissi...
Gülzar-ı İrfan
31.12.2007, 09:51
NA BİT
BİTYARE:Elem, keder, tasa, sıkıntı.
(ADALI'ya da cevap verelim,isteyen istediği heceden devam etsin)
BİT KİN
KİNAYE:Dolayısı ile dokunaklı söz. Maksadı dolayısı ile anlatan söz. Üstü örtülü dokunaklı söz. Açıktan olmayıp hakiki mânâyı başka ifâde ile dokunaklı konuşmak
(düzenleme butonunun faydası;))
ALLAHA EMANET OLUN
Byrocktar
31.12.2007, 10:57
YEDİ :D bilmeyen yoktur heralde... :D
YE Dİ = DİDAR : göz, görme, görünme.
hıfz-ı lisan
31.12.2007, 13:58
di - dar
dar görüşlü : yeni ve değişik görüşleri benimsemeyen, anlayış göstermeyen kimse.
Lümpen : 1 . Marksçılık akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan. 2 . İçinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla itici olan.
Belki oyuna katılmak isteyipte hecelemekte zorlananlar vardır :D Ben yazayım bari kolaylık olsun :O:
Pen...
LÜM PEN = PENAH : Sığınak
hıfz-ı lisan
31.12.2007, 14:50
pe - nah
nahak : haksız, gereksiz.
na hak
haksız: anlamı nahak :O
NA HAK = HAKBİN : Hakkı gören .
YE Dİ = DİDAR : göz, görme, görünme.
ümmühan abla ben didarı yüz diye biliyorum.anlamda bir yanlışlık olabilir mi?
binaen; ...ya dayanarak.
Gülzar-ı İrfan
31.12.2007, 15:37
BİNA EN
ENANİYET:Benlik. Kendine güvenmek, gurur.
ALLAHA EMANET OLUN
ümmühan abla ben didarı yüz diye biliyorum.anlamda bir yanlışlık olabilir mi?
binaen; ...ya dayanarak.
Yazdığım anlam doğru oradaki görünme bazı anlamlarda yüz olarak geçmiş olabilir :)
ENANİ YET = YETİM : Babası ölmüş çocuk.
timsâl : sembol, model...
salıncak: sallanmaya yarayan alet:O
caka: (Argo) Gösteriş, çalım.
ka........
KADER : Cenâb-ı Hakk\'ın kâinatta olmuş ve olacak her şeyin evsafını ve havassını ve sâir geleceğini ve geçmişini ezelden bilip, levh-i mahfuzunda takdiri ve yazması. Takdir-i İlâhî
Der......
derece: git gide yükselen durumların her biri, kerte.
ce........
CENNET : Allah\'a (C.C.) inanan ve O\'na ibadet ve itaat edenlerin, iman ve İslâmiyyet\'e ihlâs ve sadâkatle hizmet edenlerin, Kur\'ana bir hizb-ül Kur\'ân olarak mücâhidâne bir sûrette hizmetkâr olan mücâhidlerin, cihâd-ı diniyye erlerinin âhirette fazl-i İlâhi ile gidip ebediyyen içinde kalacakları mekân ve mesken. Cennet\'in varlığını bütün peygamberler, onların yolundan giden âlimler ve ermiş kişiler, evliyalar ittifakla haber vermişlerdir. Esasen Allah\'ın adaleti, Cehennem gibi Cennet\'in de varlığını gerektirir. İnananlar, ölümün; ebedî bir hiçlik değil, ölümsüzlüğe geçiş, sevdikleriyle buluşacakları âhiret âlemine bir yolculuk olduğuna inanıyorlar ve bunalım içinde değil; mutluluk içindedirler. İnananların ve iyilerin bu hâlleri Cennet\'in varlığını gösteren hayattaki belirtilerinden biridir.Cennetin tabakaları : Dâr-ül-Celâl, Dâr-üs-Selâm, Cennet-ül Me\'va, Cennet-ül Huld, Cennet-ün Naim, Cennet-ül Firdevs, Cennet-ül Adn, Cennet-ül Vesile. (Bak: Âhiret)(Mühim bir taraftan ehemmiyetli bir sual: Rivayette gelmiş ki; Cennet\'te bir adama beş yüz senelik bir Cennet verilir. Bu hakikat akl-ı dünyeviyenin havsalasında nasıl yerleşir?Elcevap: Nasılki bu dünyada herkesin dünya kadar hususi ve muvakkat bir dünyası var. Ve o dünyanın direği onun hayatıdır. Ve zâhirî ve batınî duygulariyle o dünyasından istifade eder. Güneş bir lâmbam, yıldızlar mumlarımdır der. Başka mahlukat ve zîruhlar bulunmaları o adamın mâlikiyetine mani olmadıkları gibi bilâkis onun hususî dünyasını şenlendiriyorlar, ziynetlendiriyorlar. Aynen öyle de fakat binler derece yüksek herbir mü\'min için binler kasır ve hurileri ihtivâ eden has bahçesinden başka, umumî Cennet\'ten beşyüz sene genişliğinde birer hususî Cennet\'i vardır. Derecesi nisbetinde inkişaf eden hissiyatıyla, duygularıyla Cennet\'e ve ebediyete lâyık bir surette istifade eder. Başkaların iştiraki onun mâlikiyetine ve istifadesine noksan vermedikleri gibi, kuvvet verirler. Ve hususî ve geniş Cennetini ziynetlendiriyorlar. Evet bu dünyada bir adam, bir saatlik bir bahçeden ve bir günlük bir seyrangâhtan ve bir aylık bir memleketten ve bir senelik bir mesiregâhta seyahatından; ağzıyla, kulağıyla, gözüyle, zevkiyle, zâikasıyla, sair duygularıyla istifade ettiği gibi; aynen öyle de, fakat bir saatlik bir bahçeden ancak istifade eden bu fâni memleketteki kuvve-i şâmme ve kuvve-i zâika o baki memlekette bir senelik bahçeden aynı istifadeyi eder. Ve burada bir senelik mesiregâhtan ancak istifade edebilen bir kuvve-i basıra ve kuvve-i sâmia orada, beşyüz senelik mesiregâhındaki seyahattan; o haşmetli, baştan başa ziynetli memlekete lâyık bir tarzda istifade eder. Her mü\'min derecesine ve dünyada kazandığı sevablar, haseneler nisbetinde inbisat ve inkişaf eden duygularıyla zevk alır, telezzüz eder, müstefid olur. L.)
netâic: neticeler, sonuçlar.
ic........
ic-ma:İcmâ' İslam hukukuna (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam_hukuku) göre, herhangi bir çağ veya dönemde yaşamış İslam bilgini ve müçtehidlerin Kitap (Kur'an (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an)), Sünnet (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCnnet) ve bazı mezheplere göre kıyasın (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1yas)delillerinden birine dayanarak, şeriatın (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeriat) (İslami (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam) hükümlerin) bir meselesi konusunda aynı hükmü vermeleri, aynı hükümde birleşmeleridir.
caddycazz
31.12.2007, 21:34
mavi:Bir renk:D
Vi-yole:Saç boyalarının mora çalan renkleri için kullanılan söz öbeği.
caddycazz
31.12.2007, 22:19
leman:bayan ismi
man-tar:çok hücreli ve tek hücreli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tek_h%C3%BCcreli) olabilen ökaryotik (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96karyotik) canlıları kapsayan bir canlılar alemi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alem) ve şapkalı mantarların tümüne halk arasında verilen genel addır.
Berre_tuna
31.12.2007, 22:36
tarumar: eskimiş, dağınık,karışık,perişan
zeynepsultan
31.12.2007, 22:47
marjinal:varolan güncel degerlerin haricinde veya karşitinda bir hayat biçim & felsefesine sahip olan insanlara verilen ad.
Berre_tuna
31.12.2007, 22:53
nalın : takunya
ın le ilgili arayıp zor la buldum:P
ınak diye birşey varmış eski dilde kucaklaşma deniyormuş...
zeynepsultan
31.12.2007, 22:57
nakliye:bir yerden diğer yere taşımak.
ahevrenah
31.12.2007, 23:34
yetim: annesiz babasiz kimse
tim:
zeynepsultan
31.12.2007, 23:36
Timsah:yırtıcı bir hayvan
zeynepsultan
31.12.2007, 23:49
veteriner:hayvan doktoru
ahevrenah
01.01.2008, 00:08
nergis: bir çiçek türü
Gülzar-ı İrfan
02.01.2008, 10:43
NER GİS
GİSU: Uzun saç, omuza dökülen saç.
ALLAHA EMANET OLUN
Susurluk : Susurluk dosyası hakkında bilgi için :) : http://tr.wikipedia.org/wiki/Susurluk_Skandal%C4%B1
hıfz-ı lisan
02.01.2008, 15:48
susur - luk ile bulamadım. lük olsa olur herhalde..
lüks : aşırı, fazla.
lüksmetre: aydınlıkölçer
re............
gercek_musluman
02.01.2008, 17:29
Resim
simge: duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, remiz, rumuz, timsal, sembol.
Gülzar-ı İrfan
02.01.2008, 17:36
Anlamlarıyla beraber yazacağız kardeş...
Bu seferlik ben yazayım yerine ama her zaman olmaz ona göre:D
RESİM:Yazma, çizme, desen
SİMAVİ:Çehreye ait, yüz şeklinre dair
(düzenle butonum gelmiş:halay::yahoo:)
ADALI'ya da cevap verelim
SİM GE
GENSORU:Bir mes'ele hakkında mebuslar tarafından başbakana veya bakanlardan birine açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenilen sual.
ALLAHA EMANET OLUN
rubûbiyet: ilâhî terbiye, Allahın bütün varlıkları eksik bir hâlden mükemmel bir hâle doğru götürmesi, bu esnada her nevi ihtiyaçlarını vermesi ve onları emrine itaat ettirmesi.
yet..........
gercek_musluman
03.01.2008, 08:29
YETENEK: Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet.
NEKKAD : iyiyi kötülükten ayıran :)
gercek_musluman
03.01.2008, 08:56
KADER:Yazgı
gercek_musluman
03.01.2008, 09:15
DER GAH
Ya bulamadım ben GAH ile ilgili.bir yardım lütfen...
Gülzar-ı İrfan
03.01.2008, 09:27
DER GAH
GAHEB:Gaflet
ALLAHA EMANET OLUN
DER GAH
Ya bulamadım ben GAH ile ilgili.bir yardım lütfen...
GAHVARE: f. Beşik.
yâdigâr: hatıra, hediye.
gâr............
GÂRÂM :Canlı duygu, arzu.
Gülzar-ı İrfan
03.01.2008, 10:46
MA DEM
DEMMA:Mütekebbir gönüllü, gururlu kimse.
ALLAHA EMANET OLUN
hıfz-ı lisan
03.01.2008, 11:08
ma - âd
âdemiyet : insanlık, adamlık.
Byrocktar
03.01.2008, 11:16
yetim------ebeveynleri vefat etmiş kişi...
Byrocktar
04.01.2008, 22:06
salam... :D bilmeyen war mı???
Lamba : 1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet:"Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu. Radyo alıcılarında ve televizyon yayınlarında kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.
barış: Barışma işi. Sulh. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
rış...
ahevrenah
04.01.2008, 23:44
barış: Barışma işi. Sulh. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
rış...
:offtp:
kardeş bunla başlayan sözcük bulana aşkolsun. tebriklerimi iletirsin kendine
:offtp:
kardeş bunla başlayan sözcük bulana aşkolsun. tebriklerimi iletirsin kendine
Oyun bu... Galibiyet olmalı değil mi...;)
RIŞK : Atılan Ok.. :D
Rışk..
ahevrenah
05.01.2008, 00:04
RIŞK : Atılan Ok.. :D
Rışk..
:offtp:
tebrikler...
ama demin dediğim şimdi fazlasıyla geçerli...
buna cevap yazana katmerli tebrikler...
ne yaparım ben de bilmem..........
ahevrenah
05.01.2008, 00:08
:offtp:
kelimelerin boğazımıza düğümlendiği an...... işte "o" an.......
İçinde rışk geçse olmaz mı? :D
mesela;
fırışka: Bütün yelkenleri camadana vurmaksızın münasib olan rüzgar hakkında söylenen bir tabirdir.
KABUK : Bir şeyin dışındaki sert örtü, kışır
bukle: Küçük lüle durumunda kıvrımlı saç.
le............
ahevrenah
05.01.2008, 00:37
levazım: ihtiyaç
zım
zımn: İç taraf. Maksat. Dolaylı anlatım.
:O
ZIMNEN : Açıktan olmayarak, dolayısıyla, ima yolu ile. İçinden olarak
Nen çalmak:Ninni söylemek
neng: (Farsça) Ayıp, utanma, haya etme. Ün, nam.
:O
Nen çalmak:Ninni söylemek
Sözcük buluyoruz sayın Berke... Deyim yazmıyoruz...
Sözcük buluyoruz sayın Berke... Deyim yazmıyoruz...
Eyvallah sayın Adalı ,bir daha deyim yazmam.
ravza-gülü
06.01.2008, 01:02
neng: (Farsça) Ayıp, utanma, haya etme. Ün, nam.
:O
gram-ağırlık birimi
ahevrenah
06.01.2008, 01:12
ram:(rehberlik araştırma merkezi.....) bu olmaz tabi pardon.
rampa: yokuş...
pa: ?
ravza-gülü
06.01.2008, 01:15
papatya-bir tür çiçek
ahevrenah
06.01.2008, 01:20
yaz: mevsim:
yaz:?
yâren:Dost,sevgili.
Ayrıca Özay Gönlüm'ün üçlü sazının adıydı.:)
ravza-gülü
06.01.2008, 01:22
yazı-yazmak
Renk:ışığın değişik dalgaboylarının (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalgaboyu) gözün (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z) retinasına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Retina) ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alg%C4%B1)
ahevrenah
06.01.2008, 01:23
yâren:Dost,sevgili.
Ayrıca Özay Gönlüm'ün üçlü sazının adıydı.:)
yanlış cevap....
yaz-yaren uyuşmuyor. ben kazandım.............:dancing:
ahevrenah
06.01.2008, 01:24
yazı-yazmak
yanlış cevap:cümle değil sözcük gerek.......
ben kazandım...:dancing:
ahevrenah
06.01.2008, 01:25
Renk:ışığın değişik dalgaboylarının (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalgaboyu) gözün (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z) retinasına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Retina) ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alg%C4%B1)
tewbrikler... siz kazandınız...:(
O zaman ben tekrara alayım:D
Yazma.Kadınların başörtüsü
ravza-gülü
06.01.2008, 01:29
makara -efendimiz manasına gelen mevlana ismi
ahevrenah
07.01.2008, 01:04
rafineri: petrol arıtılan yer.
ri:
Ribat:müslümanları kâfirlere karşı korumak için sınırlarda beklemektir.
bat.
Bâtha : Mekkenin eski bir adı :)
Gülzar-ı İrfan
07.01.2008, 09:52
HA ŞA
ŞAYİA:Yayılmış haber, mütevatir. Söylenti.
ALLAHA EMANET OLUN
ABÂDİLE = Abdullah isimli sahabiler
LEY: 1. Kab, zarf, mahfaza 2. Çamur
leys: yokluk.
leys.............. (leys ile başlayan sözcük var.)
sebep: vasıta, vesile, araç.
bep....
Berre_tuna
07.01.2008, 20:15
bepanten : yara ve yaniklara surulen bir merhem, ayni zamanda yuz nemlendiricisi olarak ta kullanilir
necmettin
07.01.2008, 20:32
kuzgun : büyük karga
gun..............
kuzgun: isim, hayvan bilimi.
gun...............
gunne; sesin genizden gelmesi...
Berre_tuna
07.01.2008, 20:42
vallahi aklıma kundura yı gundura ya cevirmekten başka bişey gelmedi:O
o da olmaz herhalde:D
neşe: Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret.
şe.............
Berre_tuna
07.01.2008, 20:47
şeref : gurur, haysiyet
refik: Arkadaş dost. Koca, eş.
fik..............
Berre_tuna
07.01.2008, 20:56
Fikir : düşünce
necmettin
07.01.2008, 21:05
FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili
ye...........
necmettin
07.01.2008, 21:11
ye................
Yezid: Hz. Muaviye'nin oğlu şimdi oldu galiba
necmettin
07.01.2008, 21:27
zidb;nasip, kısmet.
b.........................
mâye: maya, öz.
ye..............
ravza-gülü
08.01.2008, 17:28
yemeni-bir tür başörtüsü
Gülzar-ı İrfan
08.01.2008, 17:47
YEME Nİ
NİHAD:. Huy, tabiat, hilkat, bünye, yaratılış.:D
ALLAHA EMANET OLUN
HADÂRET = Gençlik, tazelik...
hıfz-ı lisan
09.01.2008, 15:12
hadâ - ret
retorik : güzel söz söyleme, hitabet sanatı.
RİKKAT = Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği.
katâ: asla.
tâ............
atâlet : eylemsizlik, bir şey yapmadan durma
...
atâlet : eylemsizlik, bir şey yapmadan durma
...
Son heceyle olcaktı ama canınız saolsun...;)
Devam edelim...
letâif: ince duygular, incelikler, güzellikler.
if............
Berre_tuna
09.01.2008, 22:24
iffet : namus
fetret:Sözlükte bir şeyin şiddetini kaybedip gevşemesi ve zayıflaması anlamına gelen fetret, daha ziyade Hz. İsa (a.s) ile Hz. Muhammed (a.s) arasındaki tebliğsiz geçen dönem için kullanılır.
Berre_tuna
09.01.2008, 22:28
Retina:görmeyi sağlayan ışığa ve renge duyarlı hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır.
naat: Peygamber Efendimizi övmek için yazılan şiir.
at..........
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.