PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Son Heceyle Yeni Kelime VE ANLAMI


Sayfa : [1] 2 3

Gülzar-ı İrfan
13.12.2007, 12:07
Arkadaşlar oyunumuzun amacı son heceyle yeni bir kelime bulmak...
Önceden de vardı bu oyun ama bu sefer biraz değişiklik yaptık..
Verilen kelimenin son hecesinden kelime bulup bunu anlamıyla beraber yazma...
Bu oyunun amacı yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber öğrenmek....

OYUNUN KURALLARI
Yazılacak yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber yazmak.
Son heceyle yeni kelime bulmak.

Eğer birgün boyunca verilen kelimenin hecesinden kelime bulunamazsa son harfinden kelime türetilecek.


Ben başlayayım

VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş


ALLAH'A EMANET OLUN

ummuhan
13.12.2007, 12:24
VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş





Vakar = kar...

Karâbet : Yakınlık...

Doğru mu Oynadım Gülzâr:D

Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 08:21
BETİK:Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
14.12.2007, 11:57
BETİK

İKAME : Yerine koyma

hafsa
14.12.2007, 12:08
İkame
MERCEK:Kırılma olayı sonucunda ışığı toplamaya ya da dağıtmaya yarayan saydam cisimlere denir

ummuhan
14.12.2007, 13:45
MER CEK

CEKET : isim Fransızca jaquette
Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi

Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 13:47
CE KET

KETKAT:Kelâmı çok olan, sözü çok olan, fazla konuşan.

ALLAHA EMANET OLUN

serair
14.12.2007, 14:02
KATRE : Damla. Su damlası. * Bir damla olan şey.

Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 14:29
KAT RE

REFİKA:Ortak,arkadaş,eş,yardımcı,yoldaş...

ALLAHA EMANET OLUN

hıfz-ı lisan
14.12.2007, 15:27
Kasvet: Sıkıntı, iç sıkıntısı.

serair
14.12.2007, 17:15
VETAİR : (Vetire. C.) Meslekler, yollar.

talib
14.12.2007, 17:43
İRONİ : (eski yunanca eironeía) Söylenenin tam tersinin kastedildiği ifadedir. Söylenen ya da yapılan eylem, ciddi görüntüsü altında, karşıt söylenceyi ya da eylemi, çelişki noktasına çekmeyi hedefler.Mizahdan farkı olarak ,ironi daha eleştirel yaklaşır .İroni mimik, jest ve tonlama ile söylemek istenenin altını, dolaylı çizer.

ummuhan
14.12.2007, 18:00
İRO Nİ

NİFAK : İçi dışı başka olma, inanır görünüp inanmama

hafsa
14.12.2007, 18:35
İRO Nİ

NİFAK : İçi dışı başka olma, inanır görünüp inanmama

Nİ-FAK

FAKTÖR: etken

Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 18:47
FAK-TÖR


TÖRPÜ:Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe.


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
14.12.2007, 18:51
tör-pü

PÜSKÜL: saçak biçimindeki iplik demeti.

Gülzar-ı İrfan
14.12.2007, 18:59
PÜS-KÜL

KÜLLİYE:Bolluk, çokluk, ziyadelik.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Arap vilâyetlerinde bazı medreselere, üniversite karşılığı verilen ad.


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
14.12.2007, 19:40
KÜLLİYE:

YELKEN:Rüzgar gücünden yararlanılarak,geniş yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine takılacak biçimde onu hareket ettirebilecek kumaş,naylon gibi şeritlerin tümüne yelken denir.

serair
14.12.2007, 20:00
YEKTA : Tek, yalnız, eşsiz. * Bir kat.

hafsa
15.12.2007, 10:46
YEK-TA

TAASSUP:tutucu ,sabit fikirli .

hafsa
15.12.2007, 12:04
TAAS-SUP

SÜP olarak devam edelim...

SÜPÜRGE: süpürmeye yarayan araç.

ummuhan
15.12.2007, 12:33
SUPHİ : bir cebinde 3 ciltlik das kapitali taşıyan tuhaf adam :) = Ben

SÜPÜR GE = GEDÂ : Fakir, kimsesiz.

hafsa
15.12.2007, 12:45
DARI:Buğdaygillerden, tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum).
(Kimi bölgelerde) Mısır.

ummuhan
15.12.2007, 12:47
DA RI - RIHLET : Yolculuk, göç

hıfz-ı lisan
15.12.2007, 12:56
Leta fet: Güzellik, hoşluk.

ummuhan
15.12.2007, 13:11
FETÂNET : zihin açıklığı, çabuk kavrayış.

Gülzar-ı İrfan
15.12.2007, 13:44
FETA-NET


NETİCE-İ HİLKAT:Yaratılışın sonu, gayesi. Yaratılmanın neticesi


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
15.12.2007, 15:09
KATRAN:kara renkli, ağır, is kokulu

ummuhan
15.12.2007, 15:13
KATRAN = RÂNÂ : güzel, hoş :)

Gülzar-ı İrfan
15.12.2007, 15:33
RA-NA
NAMAZ:İslamın beş şartından biri..
DUA:)
ZİKİR :)
ŞÜKÜR:)
SECDE:)
HAMD:)........

ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
15.12.2007, 15:54
mazhar


arzu sana det.;)

Mazhar:erişmiş erişen

HARMAN:Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi.

ArZu
15.12.2007, 15:58
:offtp: ya neden anlamlarını yazıyorsunuzda işimi zorlaştırıyorsunuz he :P
eski oyun gibi neden değil det size det...tamam sonra devam edeceğim sıradaki devam etsin :P

ummuhan
15.12.2007, 16:00
tek det olmaz
det sana zuzu det :D

HAR MAN = MÂNÂ : Anlam, öz.

hafsa
15.12.2007, 16:04
tek det olmaz
det sana zuzu det :D

HAR MAN = MÂNÂ : Anlam, öz.

abla çok güzel bi tevafukta oldu ..

oyunun içeriğide açısından:D


MA NA:NAMZET:aday

gEnKi
15.12.2007, 19:13
aday=YAYIMSAL

Gülzar-ı İrfan
16.12.2007, 10:12
Biz bu oyunu açarken ERDEM kardeşimle yaptığımız istişarelerle oyunun amacının sadece kelime bulmak olmamasının aynı zamanda anlamlarını da yazıp oyunun kelime haznemizi zenginleştirmesini bizden özellikle istedi..
Yani ZUZU anlamlarını da yazalım teklifi ERDEM'den geldi:D
Ancak görüyoruz ki forum yöneticilerimiz de anlamlarını yazmamışlar:O:P
(eğer oyun bu şekilde değil de eskisi gibi devam etsin diyen varsa ERDEM'e müracaat etsin;))
Ben kaldığımız yerden devam edeyim:)

YEN-GEÇ
GEÇİCİ: Çok sürmeyen.. Bulaşan, bulaşıcı...


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
17.12.2007, 11:02
GE Çİ Cİ = CİFİR : Harflere verilen sayılar ile mânalar çıkarma ilmi.

hafsa
17.12.2007, 11:18
Cİ-FİR
FİRKAT: ayrılık

hıfz-ı lisan
17.12.2007, 11:27
fir - kat

kâtibiadil: noter.

hafsa
17.12.2007, 11:34
katibi-adil

ADİLEŞMEK:Adi bir duruma gelmek, bayağılaşmak

ummuhan
17.12.2007, 11:40
ADİLEŞMEK = MEKÂRİM : İyilikler

hafsa
17.12.2007, 11:48
MEKA-RİM

RİMEL:Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme.

hıfz-ı lisan
17.12.2007, 11:55
ri - mel

melamet: kınama, ayıplama, azarlama, çıkışma.

hafsa
17.12.2007, 12:09
mela-met
METRİK:Metre ya da metreyi temel olarak alan ölçülerle ilgili.

ummuhan
17.12.2007, 12:25
METRİK = RİKKAT : Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği :)

SENA-94
17.12.2007, 15:33
KATMER=Bir şeyi oluşturan katlardan her biri.

daisyss
17.12.2007, 15:37
katmer -merdiven:basamaklı ........:O

SENA-94
17.12.2007, 15:40
VENA: Toplardamar.

daisyss
17.12.2007, 15:55
vena- nasa: ulusal havacılık ve uzay dairesi....

SENA-94
17.12.2007, 16:22
SAADET=Mutluluk...

daisyss
17.12.2007, 16:58
saadet-determinist. ... doğanın nedensel yasalara tabi olduğunu ve evrende hiçbir şeyin nedensiz olmadığını savunan kimse. (bkz.: determinizm) ...

hafsa
17.12.2007, 17:13
de-ter-min-ist

İSTİRİDYE:.eti beğenilen bir deniz yumuşakçası

SENA-94
17.12.2007, 18:32
YEDİGEN=Yedi kenarı olan çokgen.

hafsa
17.12.2007, 19:13
yedi-gen

GENELGE:Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek

Gülzar-ı İrfan
17.12.2007, 19:34
GENEL-GE
GEZEND:Musibet,bela ,felaket,zarar....
Elem,keder,hüzün...


ALLAHA EMANET OLUN

hafsa
17.12.2007, 19:55
gezend

ENDER: Çok az,çok seyrek

ummuhan
18.12.2007, 08:55
ENDER = DERÛN : İç, gönül.

serair
18.12.2007, 09:03
Runümâ:Yüzünü gösteren...(f. Yüz gösteren, meydana çıkan. * Yüz görümlüğü.)..

Gülzar-ı İrfan
18.12.2007, 09:48
RUNÜ-MA
MAİDE:Yemek sofrası. Üzerinde nimetler bulunan sofra. Ziyafet...
Kuran-ı kerim'de sure...

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
18.12.2007, 10:00
MAİDE = DERÂKAB : Hemen, derhal...

hafsa
18.12.2007, 10:06
dera-kab

KABAKULAK:Tükürük bezlerinin, özellikle kulakaltı bezlerinin yangılanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık.

Gülzar-ı İrfan
18.12.2007, 10:11
KABAKU-LAK
LAKAB:Asıl isimden başka sonradan takılan ad.Meşhur olan birinin sonradanki adı

ALLAHA EMANET OLUN

hıfz-ı lisan
18.12.2007, 10:15
la - kap

kabiliyet: yetenek.

ummuhan
18.12.2007, 10:17
KAABİLİYET = YETİM : Babası ölmüş çocuk.

hafsa
18.12.2007, 10:59
YET-İM

İMTİYAZ:Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak ya da koşul, ayrıcalık.

serair
18.12.2007, 11:34
Yazıt:Kitabe...(Kitabe:Taş,mermer vb.gibi sert cisim üzerindeki oyma veya kabartma yazı,tarih,yazıt.*Bir kitabın başında yer alan isim ve başlık bölümü...)
Önemli olayların herkes tarafından bilinmesi amacıyla,çoğunlukla taşların üzerine kazınarak oluşturulur.Böylelikle,sözlerin kalıcı hale getirilmesi amaçlanır.Orkun yazıtları bunun en güzel örneğidir.

dostane
18.12.2007, 13:16
Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)

ummuhan
18.12.2007, 13:28
Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)


Kardeş yazılan kelimenin son hecesini alacaksınız :) ve açıklayacaksınız mesela

YAZIT denilmiş ya onun son hecesi ZIT


YA ZIT : ZITLIK : Karşıtlık (şimdi LIK.... ile başlayacak )

serair
19.12.2007, 03:48
Yazıt:Kitabe...(Kitabe:Taş,mermer vb.gibi sert cisim üzerindeki oyma veya kabartma yazı,tarih,yazıt.*Bir kitabın başında yer alan isim ve başlık bölümü...)
Önemli olayların herkes tarafından bilinmesi amacıyla,çoğunlukla taşların üzerine kazınarak oluşturulur.Böylelikle,sözlerin kalıcı hale getirilmesi amaçlanır.Orkun yazıtları bunun en güzel örneğidir.

Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)

Kardeş yazılan kelimenin son hecesini alacaksınız :) ve açıklayacaksınız mesela

YAZIT denilmiş ya onun son hecesi ZIT


YA ZIT : ZITLIK : Karşıtlık (şimdi LIK.... ile başlayacak )

:)O benim eksiğimi tamamlamış...(Kitabe : Bereket (Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz)...)

Lıkırtı:Suyun dökülürken çıkardığı ses...

not:Kelime seçerken sonlarının "lık" ile bitmemesini tercih ederseniz oyun daha kolay ve sürekli devam eder.

Sözlükten üç kelime bulmuştum onlarıda kullanmak istemedim.İkisi zaten tek heceli kelime ve kullanılamaz,kullanıldığı takdirde sonra gelen kişininde aynı kelimeleri bütün olarak alması gerekir(Lıkf),(Lıks)...İkincisi tek hece olduğu gibi anlamınıda beğenmedim(Lıks),üçüncüsünüde yazmaya çekindim(utandım)...Bende lıkırtıyı uyduruverdim.

:)Yalnızca bir tavsiyedir notum,aklıma gelmişken yazıvereyim dedim.

ummuhan
19.12.2007, 08:13
TIRNAK : İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka


TIR NAK = NÂKIS : Eksik, noksan.

Gülzar-ı İrfan
19.12.2007, 09:10
NA-KIS
KISTAS:Mizan, ölçü. Büyük terazi. Kıyamet günündeki büyük terazi...Mânevi değer ve kıymet ölçüsü.



ALLAHA EMANET OLUN

talib
19.12.2007, 09:19
Tasarım : Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, desen, tasar çizim, dizayn..

Hadi "RIM" la başlayan bulunda görelim :)

serair
19.12.2007, 21:05
Hadi "RIM" la başlayan bulunda görelim :)

Hıııh:)

Rımi rimi ley:Gülseren adlı şarkıcı(!)nın 2005 yılında bizi eurovision'da temsil ettiği şarkının adı.Rimi rimi ley'in anlamını " müziğin yetmediği yerlerde söylenen kelimeler" olarak tanımlamış şarkının bestecisi...

(Biraz(yani baya:)) uydurma oldu,üstelik kelimede değil kelimeler:),buda yetmezmiş gibi rım'da değil rim...İdare ediverin artık,biri daha iyisini bulana değin:)...)

Rım ne kelimeymiş...
Müziğin yetmediği(!:)göya)yerlerde ortaya çıkıp yardıma yetiştiği gibi kelimelerin yetmediği yerlerdede ortaya çıkıp yardıma yetişiyor:)...

Dilerseniz rım'la yine devam edin...

Dilersenizde ley ile:)...

talib
19.12.2007, 21:56
Hıııh:)

Rımi rimi ley:Gülseren adlı şarkıcı(!)nın 2005 yılında bizi eurovision'da temsil ettiği şarkının adı.Rimi rimi ley'in anlamını " müziğin yetmediği yerlerde söylenen kelimeler" olarak tanımlamış şarkının bestecisi...

(Biraz(yani baya:)) uydurma oldu,üstelik kelimede değil kelimeler:),buda yetmezmiş gibi rım'da değil rim...İdare ediverin artık,biri daha iyisini bulana değin:)...)

Rım ne kelimeymiş...
Müziğin yetmediği(!:)göya)yerlerde ortaya çıkıp yardıma yetiştiği gibi kelimelerin yetmediği yerlerdede ortaya çıkıp yardıma yetişiyor:)...

Dilerseniz rım'la yine devam edin...

Dilersenizde ley ile:)...

:)

Kelimeyi biraz kıvırmışsın ama neyse..

Laklak : 1 .Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. 2. mecaz Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.

serair
20.12.2007, 01:23
Laklak : 1 .Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses. 2. mecaz Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik.


LAKLAK : (C.: Lekâlik) Leylek. (LAKLAKA : Leylek sesi. * Hareketten ve ıztıraptan dolayı çıkan ses. * Şiddetli ses ve galebe ile çağrışmak. * Boş ve mânasız söz.)



LAKAF : Duvar yıkılmak.

talib
20.12.2007, 01:54
Kafir : 1 . Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse. (TDK'nın sözlüğü dini bir terimi ancak bu kadar açıklayabilir :) )

FİR...

serair
20.12.2007, 01:59
FİRAZ : Ayrılmak.

talib
20.12.2007, 02:16
RAZİYYE : Beşinci makamda nefs-i natıka, bütün hallerinde rızanın kemal derecesini kazandığı için ona Raziye adı verilmiştir.

Dâimâ Hakk'a yönelmek sûretiyle Allâh ile beraber olma şuuruna erişmiş, hikmetine ve hükmüne râm olarak Rabbinden râzı ve hoşnud hâle gelmiş olan nefstir. Bu mertebeye yükselen kul, kendi irâdesinden vazgeçip Hakk'ın irâdesinde fânî olmuştur.

serair
20.12.2007, 02:33
YEDAN : Eller. İki el.

Gülzar-ı İrfan
23.12.2007, 23:26
YE-DAN

DANKA: Dar,sıkıntı.Zararlı,zarara sebep olan..


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
24.12.2007, 12:43
DAN KA = KABİL : Olabilir, gibi, türlü.

hıfz-ı lisan
24.12.2007, 12:54
ka - bil

bilâkaydüşart : kayıtsız, şartsız.

Erdem
24.12.2007, 13:23
Arkadaşlar oyunumuzun amacı son heceyle yeni bir kelime bulmak...
Önceden de vardı bu oyun ama bu sefer biraz değişiklik yaptık..
Verilen kelimenin son hecesinden kelime bulup bunu anlamıyla beraber yazma...
Bu oyunun amacı yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber öğrenmek....

OYUNUN KURALLARI
Yazılacak yeni kelimeleri anlamlarıyla beraber yazmak.
Son heceyle yeni kelime bulmak.

Eğer birgün boyunca verilen kelimenin hecesinden kelime bulunamazsa son harfinden kelime türetilecek.


Ben başlayayım

VAKAR:Ağırbaşlılık.Azamet ve İzzet...
Halim ve Heybetli oluş


ALLAH'A EMANET OLUN


:dik:
kelimenin manasını da yazınız aksi halde mesaj silinecektir.

ummuhan
24.12.2007, 18:59
bilâkaydüşart : Şartiye : Şart olan.

ravza-gülü
25.12.2007, 00:58
YELPAZE-serinlemek için kullanılan bi alet

ummuhan
25.12.2007, 09:29
YEL PA ZE = ZEBÂN : Dil, lisan.

Gülzar-ı İrfan
26.12.2007, 10:18
ZE-BAN

BANAL: Herkesçe kullanılan, anlaşılan...Bayağı,sıradan..

ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
26.12.2007, 10:28
BA NAL = NAL : Ayağa giyilen tahta ayakkabı veya hayvanların ayağına çakılan demir. Oturulacak yerlerin en aşağısı.

eylül
26.12.2007, 14:46
naleyn;) bir çift ayakkabı...

gercek_musluman
27.12.2007, 10:41
okadar uğraştım bulamadım.:)

eylül
27.12.2007, 17:28
yardımcı olayım o zaman size,tabi bu şekilde kabul edilirse;)
leynet olsun:)
koltuk yastığı anlamında.

talib
27.12.2007, 17:51
Netice : Sonuç.

hafsa
27.12.2007, 18:34
neti-ce

cersaret:Güç ya da tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven..

talib
27.12.2007, 19:08
Retorik : Hitabet sanatı, belagat; genellikle lisanın kullanımıyla ikna teknik veya sanatı.

ummuhan
28.12.2007, 11:40
RETORİK = RİKKAT : Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği

hıfz-ı lisan
28.12.2007, 11:51
rik - kat

katakulli: yalan dolan, oyun, tuzak, düzen.

ummuhan
28.12.2007, 12:14
KA TA KUL Lİ = Lİ BÂS : Elbise

talib
28.12.2007, 14:02
Basîr : her şeyi gören Allah....

eylül
28.12.2007, 14:12
sirac:ışık

aLi'ce
28.12.2007, 14:15
ık bulamadım ya :) ik olsun...

ikrar: tekrar etme...

gercek_musluman
28.12.2007, 14:19
si rac
racon:Yol, yöntem, usul,gösteriş.

eylül
28.12.2007, 14:50
ık bulamadım ya :) ik olsun...

ikrar: tekrar etme...
ışık la değil si-rac ilgili kelime bulunacaktı...

racon... conta; iki ayrı parçanın arasına yerleştirilen ince parça:P

hafsa
28.12.2007, 15:23
con-ta

takvim:Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge

talib
29.12.2007, 11:50
-vim ile ilgili bulamadım :crying: Belki eylül bulur ;) ben -im den yazayım bari :)

îmâlât : yapmalar, yapımlar....

-lat? :D

hafsa
29.12.2007, 12:21
İma-lat

latin:İtalya'da Latium Bölgesi halkından olan kimse.

adalı
29.12.2007, 12:33
İma-lat

latin:İtalya'da Latium Bölgesi halkından olan kimse.


tinnîneyn: iki büyük yalan...

eyn? :O

ummuhan
29.12.2007, 14:00
TIN NI NEYN Neyn son hece:O ama madem eyn dedin :P

EYNELMEFER : Nereye kaçmalı, yer nerede, süreyya :D

adalı
29.12.2007, 15:50
TIN NI NEYN Neyn son hece:O ama madem eyn dedin :P

EYNELMEFER : Nereye kaçmalı, yer nerede, süreyya :D

Özür abla... :crying: Ben son üç harf gibi düşündüm. :blink: Malum o oyun çok moda... :P

ferda: yarın

rüzgar gülü
29.12.2007, 16:36
:dancing:dakik: Düzenli işleyen.:dancing::pokey:

talib
29.12.2007, 16:46
Kik : Uzun ve dar sandal.

Kikci : Uzun ve dar sandal yapan kişiye -talib tarafından- verilen ad :D

eylül
29.12.2007, 20:57
kikci uydurmasyona girdiği için:)
kikla demek istiyorum izninizle;)

kikla; bir tür balık daha ayrıntılı bilemediğim için yazamayacağım...
ama kikcide olsun denirse cilasun olsun; yiğit becerikli anlamında...
yani alttaki
kikla veya cilasun'un son hecesiyle bir kelime bulacak:)

adalı
29.12.2007, 23:19
cilasundan devam...

suni: yapay

talib
30.12.2007, 00:07
NİHY : Gölcük :D

Ama ordan olmaz başka kelime ver derseniz, ben de veririm :)

NİSBET : Münasebet, yakınlık, bağlılık, ölçü.

adalı
30.12.2007, 00:09
betâlet: işsizlik, durgunluk.

talib
30.12.2007, 10:31
LETAFET : Hoşluk, lâtiflik. * Cisimden alâkayı kesip bir nevi nurâniyet kesbetmek. * Güzellik, nezaket, yumuşaklık, hafiflik.

eylül
30.12.2007, 11:37
fetanet; anlayış, zihin açıklığı...

adalı
30.12.2007, 12:16
netice: sonuç...

aLi'ce
31.12.2007, 02:32
cesaret : birşeyi yapma gücü hissi...

adalı
31.12.2007, 02:34
retina: ağ tabaka.

ummuhan
31.12.2007, 09:48
NABİT = Yerden biten...

adalı
31.12.2007, 09:50
bitkin: Çok yorgun...

Gülzar-ı İrfan
31.12.2007, 09:51
NA BİT

BİTYARE:Elem, keder, tasa, sıkıntı.

(ADALI'ya da cevap verelim,isteyen istediği heceden devam etsin)

BİT KİN

KİNAYE:Dolayısı ile dokunaklı söz. Maksadı dolayısı ile anlatan söz. Üstü örtülü dokunaklı söz. Açıktan olmayıp hakiki mânâyı başka ifâde ile dokunaklı konuşmak

(düzenleme butonunun faydası;))


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
31.12.2007, 10:27
Kİ NA YE = YED : el

Byrocktar
31.12.2007, 10:57
YEDİ :D bilmeyen yoktur heralde... :D

ummuhan
31.12.2007, 11:20
YE Dİ = DİDAR : göz, görme, görünme.

hıfz-ı lisan
31.12.2007, 13:58
di - dar

dar görüşlü : yeni ve değişik görüşleri benimsemeyen, anlayış göstermeyen kimse.

talib
31.12.2007, 14:27
Lümpen : 1 . Marksçılık akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan. 2 . İçinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla itici olan.

Belki oyuna katılmak isteyipte hecelemekte zorlananlar vardır :D Ben yazayım bari kolaylık olsun :O:

Pen...

ummuhan
31.12.2007, 14:41
LÜM PEN = PENAH : Sığınak

hıfz-ı lisan
31.12.2007, 14:50
pe - nah

nahak : haksız, gereksiz.

Erdem
31.12.2007, 14:56
na hak

haksız: anlamı nahak :O

ummuhan
31.12.2007, 15:06
NA HAK = HAKBİN : Hakkı gören .

eylül
31.12.2007, 15:33
YE Dİ = DİDAR : göz, görme, görünme.
ümmühan abla ben didarı yüz diye biliyorum.anlamda bir yanlışlık olabilir mi?

binaen; ...ya dayanarak.

Gülzar-ı İrfan
31.12.2007, 15:37
BİNA EN

ENANİYET:Benlik. Kendine güvenmek, gurur.


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
31.12.2007, 15:42
ümmühan abla ben didarı yüz diye biliyorum.anlamda bir yanlışlık olabilir mi?

binaen; ...ya dayanarak.


Yazdığım anlam doğru oradaki görünme bazı anlamlarda yüz olarak geçmiş olabilir :)


ENANİ YET = YETİM : Babası ölmüş çocuk.

talib
31.12.2007, 16:24
timsâl : sembol, model...

İsr@
31.12.2007, 17:03
salıncak: sallanmaya yarayan alet:O

adalı
31.12.2007, 18:09
caka: (Argo) Gösteriş, çalım.

ka........

talib
31.12.2007, 19:34
KADER : Cenâb-ı Hakk\'ın kâinatta olmuş ve olacak her şeyin evsafını ve havassını ve sâir geleceğini ve geçmişini ezelden bilip, levh-i mahfuzunda takdiri ve yazması. Takdir-i İlâhî

Der......

adalı
31.12.2007, 19:39
derece: git gide yükselen durumların her biri, kerte.

ce........

talib
31.12.2007, 20:05
CENNET : Allah\'a (C.C.) inanan ve O\'na ibadet ve itaat edenlerin, iman ve İslâmiyyet\'e ihlâs ve sadâkatle hizmet edenlerin, Kur\'ana bir hizb-ül Kur\'ân olarak mücâhidâne bir sûrette hizmetkâr olan mücâhidlerin, cihâd-ı diniyye erlerinin âhirette fazl-i İlâhi ile gidip ebediyyen içinde kalacakları mekân ve mesken. Cennet\'in varlığını bütün peygamberler, onların yolundan giden âlimler ve ermiş kişiler, evliyalar ittifakla haber vermişlerdir. Esasen Allah\'ın adaleti, Cehennem gibi Cennet\'in de varlığını gerektirir. İnananlar, ölümün; ebedî bir hiçlik değil, ölümsüzlüğe geçiş, sevdikleriyle buluşacakları âhiret âlemine bir yolculuk olduğuna inanıyorlar ve bunalım içinde değil; mutluluk içindedirler. İnananların ve iyilerin bu hâlleri Cennet\'in varlığını gösteren hayattaki belirtilerinden biridir.Cennetin tabakaları : Dâr-ül-Celâl, Dâr-üs-Selâm, Cennet-ül Me\'va, Cennet-ül Huld, Cennet-ün Naim, Cennet-ül Firdevs, Cennet-ül Adn, Cennet-ül Vesile. (Bak: Âhiret)(Mühim bir taraftan ehemmiyetli bir sual: Rivayette gelmiş ki; Cennet\'te bir adama beş yüz senelik bir Cennet verilir. Bu hakikat akl-ı dünyeviyenin havsalasında nasıl yerleşir?Elcevap: Nasılki bu dünyada herkesin dünya kadar hususi ve muvakkat bir dünyası var. Ve o dünyanın direği onun hayatıdır. Ve zâhirî ve batınî duygulariyle o dünyasından istifade eder. Güneş bir lâmbam, yıldızlar mumlarımdır der. Başka mahlukat ve zîruhlar bulunmaları o adamın mâlikiyetine mani olmadıkları gibi bilâkis onun hususî dünyasını şenlendiriyorlar, ziynetlendiriyorlar. Aynen öyle de fakat binler derece yüksek herbir mü\'min için binler kasır ve hurileri ihtivâ eden has bahçesinden başka, umumî Cennet\'ten beşyüz sene genişliğinde birer hususî Cennet\'i vardır. Derecesi nisbetinde inkişaf eden hissiyatıyla, duygularıyla Cennet\'e ve ebediyete lâyık bir surette istifade eder. Başkaların iştiraki onun mâlikiyetine ve istifadesine noksan vermedikleri gibi, kuvvet verirler. Ve hususî ve geniş Cennetini ziynetlendiriyorlar. Evet bu dünyada bir adam, bir saatlik bir bahçeden ve bir günlük bir seyrangâhtan ve bir aylık bir memleketten ve bir senelik bir mesiregâhta seyahatından; ağzıyla, kulağıyla, gözüyle, zevkiyle, zâikasıyla, sair duygularıyla istifade ettiği gibi; aynen öyle de, fakat bir saatlik bir bahçeden ancak istifade eden bu fâni memleketteki kuvve-i şâmme ve kuvve-i zâika o baki memlekette bir senelik bahçeden aynı istifadeyi eder. Ve burada bir senelik mesiregâhtan ancak istifade edebilen bir kuvve-i basıra ve kuvve-i sâmia orada, beşyüz senelik mesiregâhındaki seyahattan; o haşmetli, baştan başa ziynetli memlekete lâyık bir tarzda istifade eder. Her mü\'min derecesine ve dünyada kazandığı sevablar, haseneler nisbetinde inbisat ve inkişaf eden duygularıyla zevk alır, telezzüz eder, müstefid olur. L.)

adalı
31.12.2007, 20:16
netâic: neticeler, sonuçlar.

ic........

Berke
31.12.2007, 21:30
ic-ma:İcmâ' İslam hukukuna (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam_hukuku) göre, herhangi bir çağ veya dönemde yaşamış İslam bilgini ve müçtehidlerin Kitap (Kur'an (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an)), Sünnet (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCnnet) ve bazı mezheplere göre kıyasın (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1yas)delillerinden birine dayanarak, şeriatın (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeriat) (İslami (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam) hükümlerin) bir meselesi konusunda aynı hükmü vermeleri, aynı hükümde birleşmeleridir.

caddycazz
31.12.2007, 21:34
mavi:Bir renk:D

Berke
31.12.2007, 21:41
Vi-yole:Saç boyalarının mora çalan renkleri için kullanılan söz öbeği.

caddycazz
31.12.2007, 22:19
leman:bayan ismi

Berke
31.12.2007, 22:21
man-tar:çok hücreli ve tek hücreli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tek_h%C3%BCcreli) olabilen ökaryotik (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96karyotik) canlıları kapsayan bir canlılar alemi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alem) ve şapkalı mantarların tümüne halk arasında verilen genel addır.

Berre_tuna
31.12.2007, 22:36
tarumar: eskimiş, dağınık,karışık,perişan

zeynepsultan
31.12.2007, 22:47
marjinal:varolan güncel degerlerin haricinde veya karşitinda bir hayat biçim & felsefesine sahip olan insanlara verilen ad.

Berre_tuna
31.12.2007, 22:53
nalın : takunya

eylül
31.12.2007, 22:53
ın le ilgili arayıp zor la buldum:P
ınak diye birşey varmış eski dilde kucaklaşma deniyormuş...

zeynepsultan
31.12.2007, 22:57
nakliye:bir yerden diğer yere taşımak.

ahevrenah
31.12.2007, 23:34
yetim: annesiz babasiz kimse

tim:

zeynepsultan
31.12.2007, 23:36
Timsah:yırtıcı bir hayvan

talib
31.12.2007, 23:47
sahâvet : cömertlik..

zeynepsultan
31.12.2007, 23:49
veteriner:hayvan doktoru

ahevrenah
01.01.2008, 00:08
nergis: bir çiçek türü

Gülzar-ı İrfan
02.01.2008, 10:43
NER GİS

GİSU: Uzun saç, omuza dökülen saç.



ALLAHA EMANET OLUN

talib
02.01.2008, 11:03
Susurluk : Susurluk dosyası hakkında bilgi için :) : http://tr.wikipedia.org/wiki/Susurluk_Skandal%C4%B1

hıfz-ı lisan
02.01.2008, 15:48
susur - luk ile bulamadım. lük olsa olur herhalde..

lüks : aşırı, fazla.

adalı
02.01.2008, 17:09
lüksmetre: aydınlıkölçer

re............

gercek_musluman
02.01.2008, 17:29
Resim

adalı
02.01.2008, 17:32
simge: duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, remiz, rumuz, timsal, sembol.

Gülzar-ı İrfan
02.01.2008, 17:36
Anlamlarıyla beraber yazacağız kardeş...
Bu seferlik ben yazayım yerine ama her zaman olmaz ona göre:D

RESİM:Yazma, çizme, desen
SİMAVİ:Çehreye ait, yüz şeklinre dair

(düzenle butonum gelmiş:halay::yahoo:)

ADALI'ya da cevap verelim
SİM GE
GENSORU:Bir mes'ele hakkında mebuslar tarafından başbakana veya bakanlardan birine açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenilen sual.


ALLAHA EMANET OLUN

adalı
02.01.2008, 17:42
rubûbiyet: ilâhî terbiye, Allahın bütün varlıkları eksik bir hâlden mükemmel bir hâle doğru götürmesi, bu esnada her nevi ihtiyaçlarını vermesi ve onları emrine itaat ettirmesi.

yet..........

gercek_musluman
03.01.2008, 08:29
YETENEK: Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet.

ummuhan
03.01.2008, 08:54
NEKKAD : iyiyi kötülükten ayıran :)

gercek_musluman
03.01.2008, 08:56
KADER:Yazgı

ummuhan
03.01.2008, 09:12
DERGAH : Makam, tekke.

gercek_musluman
03.01.2008, 09:15
DER GAH
Ya bulamadım ben GAH ile ilgili.bir yardım lütfen...

Gülzar-ı İrfan
03.01.2008, 09:27
DER GAH

GAHEB:Gaflet


ALLAHA EMANET OLUN

serair
03.01.2008, 09:30
DER GAH
Ya bulamadım ben GAH ile ilgili.bir yardım lütfen...

GAHVARE: f. Beşik.

ummuhan
03.01.2008, 09:41
REÂYÂ : İdare edilenler

adalı
03.01.2008, 10:18
yâdigâr: hatıra, hediye.

gâr............

ummuhan
03.01.2008, 10:29
GÂRÂM :Canlı duygu, arzu.

adalı
03.01.2008, 10:32
ramâd: kül.

mâd.......

ummuhan
03.01.2008, 10:42
MÂDEM : Böyle olunca...

Gülzar-ı İrfan
03.01.2008, 10:46
MA DEM

DEMMA:Mütekebbir gönüllü, gururlu kimse.


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
03.01.2008, 11:00
MAÂD: Ahiret

hıfz-ı lisan
03.01.2008, 11:08
ma - âd

âdemiyet : insanlık, adamlık.

Byrocktar
03.01.2008, 11:16
yetim------ebeveynleri vefat etmiş kişi...

eylül
04.01.2008, 22:00
timsal;sembol..

Byrocktar
04.01.2008, 22:06
salam... :D bilmeyen war mı???

talib
04.01.2008, 22:12
Lamba : 1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet:"Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu. Radyo alıcılarında ve televizyon yayınlarında kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

adalı
04.01.2008, 22:16
barış: Barışma işi. Sulh. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

rış...

ahevrenah
04.01.2008, 23:44
barış: Barışma işi. Sulh. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

rış...

:offtp:

kardeş bunla başlayan sözcük bulana aşkolsun. tebriklerimi iletirsin kendine

adalı
04.01.2008, 23:47
:offtp:

kardeş bunla başlayan sözcük bulana aşkolsun. tebriklerimi iletirsin kendine

Oyun bu... Galibiyet olmalı değil mi...;)

talib
05.01.2008, 00:00
RIŞK : Atılan Ok.. :D

Rışk..

ahevrenah
05.01.2008, 00:04
RIŞK : Atılan Ok.. :D

Rışk..

:offtp:

tebrikler...
ama demin dediğim şimdi fazlasıyla geçerli...
buna cevap yazana katmerli tebrikler...
ne yaparım ben de bilmem..........

ahevrenah
05.01.2008, 00:08
:offtp:
kelimelerin boğazımıza düğümlendiği an...... işte "o" an.......

adalı
05.01.2008, 00:17
İçinde rışk geçse olmaz mı? :D

mesela;


fırışka: Bütün yelkenleri camadana vurmaksızın münasib olan rüzgar hakkında söylenen bir tabirdir.

talib
05.01.2008, 00:23
KABUK : Bir şeyin dışındaki sert örtü, kışır

adalı
05.01.2008, 00:34
bukle: Küçük lüle durumunda kıvrımlı saç.

le............

ahevrenah
05.01.2008, 00:37
levazım: ihtiyaç

zım

adalı
05.01.2008, 00:39
zımn: İç taraf. Maksat. Dolaylı anlatım.

:O

talib
05.01.2008, 00:41
ZIMNEN : Açıktan olmayarak, dolayısıyla, ima yolu ile. İçinden olarak

Berke
05.01.2008, 00:43
Nen çalmak:Ninni söylemek

adalı
05.01.2008, 00:44
neng: (Farsça) Ayıp, utanma, haya etme. Ün, nam.

:O

adalı
05.01.2008, 00:45
Nen çalmak:Ninni söylemek

Sözcük buluyoruz sayın Berke... Deyim yazmıyoruz...

Berke
05.01.2008, 00:48
Sözcük buluyoruz sayın Berke... Deyim yazmıyoruz...
Eyvallah sayın Adalı ,bir daha deyim yazmam.

ravza-gülü
06.01.2008, 01:02
neng: (Farsça) Ayıp, utanma, haya etme. Ün, nam.

:O
gram-ağırlık birimi

ahevrenah
06.01.2008, 01:12
ram:(rehberlik araştırma merkezi.....) bu olmaz tabi pardon.

rampa: yokuş...
pa: ?

ravza-gülü
06.01.2008, 01:15
papatya-bir tür çiçek

ahevrenah
06.01.2008, 01:20
yaz: mevsim:
yaz:?

Ahver
06.01.2008, 01:22
yâren:Dost,sevgili.
Ayrıca Özay Gönlüm'ün üçlü sazının adıydı.:)

ravza-gülü
06.01.2008, 01:22
yazı-yazmak

Berke
06.01.2008, 01:22
Renk:ışığın değişik dalgaboylarının (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalgaboyu) gözün (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z) retinasına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Retina) ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alg%C4%B1)

ahevrenah
06.01.2008, 01:23
yâren:Dost,sevgili.
Ayrıca Özay Gönlüm'ün üçlü sazının adıydı.:)


yanlış cevap....

yaz-yaren uyuşmuyor. ben kazandım.............:dancing:

ahevrenah
06.01.2008, 01:24
yazı-yazmak

yanlış cevap:cümle değil sözcük gerek.......
ben kazandım...:dancing:

ahevrenah
06.01.2008, 01:25
Renk:ışığın değişik dalgaboylarının (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalgaboyu) gözün (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6z) retinasına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Retina) ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alg%C4%B1)



tewbrikler... siz kazandınız...:(

Berke
06.01.2008, 01:26
O zaman ben tekrara alayım:D
Yazma.Kadınların başörtüsü

ravza-gülü
06.01.2008, 01:29
makara -efendimiz manasına gelen mevlana ismi

ahevrenah
07.01.2008, 01:04
rafineri: petrol arıtılan yer.


ri:

Berke
07.01.2008, 07:48
Ribat:müslümanları kâfirlere karşı korumak için sınırlarda beklemektir.
bat.

ummuhan
07.01.2008, 08:29
Bâtha : Mekkenin eski bir adı :)

Hanne
07.01.2008, 09:46
Haşa;Eyer örtüsü :)

Gülzar-ı İrfan
07.01.2008, 09:52
HA ŞA

ŞAYİA:Yayılmış haber, mütevatir. Söylenti.




ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
07.01.2008, 10:07
ABÂDİLE = Abdullah isimli sahabiler

talib
07.01.2008, 10:25
LEY: 1. Kab, zarf, mahfaza 2. Çamur

adalı
07.01.2008, 10:50
leys: yokluk.

leys.............. (leys ile başlayan sözcük var.)

ummuhan
07.01.2008, 14:15
LEYSE : Olmadı

adalı
07.01.2008, 14:26
sebep: vasıta, vesile, araç.

bep....

Berre_tuna
07.01.2008, 20:15
bepanten : yara ve yaniklara surulen bir merhem, ayni zamanda yuz nemlendiricisi olarak ta kullanilir

talib
07.01.2008, 20:28
Tenakuz : Çelişki..

necmettin
07.01.2008, 20:32
kuzgun : büyük karga


gun..............

adalı
07.01.2008, 20:32
kuzgun: isim, hayvan bilimi.

gun...............

eylül
07.01.2008, 20:41
gunne; sesin genizden gelmesi...

Berre_tuna
07.01.2008, 20:42
vallahi aklıma kundura yı gundura ya cevirmekten başka bişey gelmedi:O
o da olmaz herhalde:D

adalı
07.01.2008, 20:44
neşe: Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret.

şe.............

Berre_tuna
07.01.2008, 20:47
şeref : gurur, haysiyet

adalı
07.01.2008, 20:54
refik: Arkadaş dost. Koca, eş.

fik..............

Berre_tuna
07.01.2008, 20:56
Fikir : düşünce

necmettin
07.01.2008, 21:05
FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili


ye...........

eylül
07.01.2008, 21:09
yezdan;Cenab-ı Hakk!

necmettin
07.01.2008, 21:11
ye................

eylül
07.01.2008, 21:13
Yezid: Hz. Muaviye'nin oğlu şimdi oldu galiba

necmettin
07.01.2008, 21:27
zidb;nasip, kısmet.


b.........................

ummuhan
08.01.2008, 13:46
BÂDEMÂ : Bundan sonra

adalı
08.01.2008, 16:48
mâye: maya, öz.

ye..............

ravza-gülü
08.01.2008, 17:28
yemeni-bir tür başörtüsü

Gülzar-ı İrfan
08.01.2008, 17:47
YEME Nİ

NİHAD:. Huy, tabiat, hilkat, bünye, yaratılış.:D


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
09.01.2008, 15:06
HADÂRET = Gençlik, tazelik...

hıfz-ı lisan
09.01.2008, 15:12
hadâ - ret

retorik : güzel söz söyleme, hitabet sanatı.

ummuhan
09.01.2008, 15:24
RİKKAT = Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalp inceliği.

adalı
09.01.2008, 18:25
katâ: asla.

tâ............

£b_t@
09.01.2008, 21:14
atâlet : eylemsizlik, bir şey yapmadan durma


...

adalı
09.01.2008, 22:20
atâlet : eylemsizlik, bir şey yapmadan durma


...

Son heceyle olcaktı ama canınız saolsun...;)

Devam edelim...

letâif: ince duygular, incelikler, güzellikler.

if............

Berre_tuna
09.01.2008, 22:24
iffet : namus

Berke
09.01.2008, 22:24
fetret:Sözlükte bir şeyin şiddetini kaybedip gevşemesi ve zayıflaması anlamına gelen fetret, daha ziyade Hz. İsa (a.s) ile Hz. Muhammed (a.s) arasındaki tebliğsiz geçen dönem için kullanılır.

Berre_tuna
09.01.2008, 22:28
Retina:görmeyi sağlayan ışığa ve renge duyarlı hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır.

adalı
09.01.2008, 22:30
naat: Peygamber Efendimizi övmek için yazılan şiir.

at..........