PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Karşı cinsle tokalaşmak ve musafaha



Kutlukhan
03-12-2007, 08:20
Kadınlarla Tokalaşmanın hükmü nedir?
Harammıdır? Kuranda ayet varmıdır haram olduğuna dair. Peygamberimizin hadisi varmıdır haram diye. Bazı insanlar kadınlarla güya dinine sirke batmasın diye tokalaşmamaktadırlar. Bunun dindeki yeri nedir arkadaşlar?

türkü
03-12-2007, 09:58
yaşar alptekin'e manken oyuncuydu sanırım
bu yeni girdiginiz ( o teslim olmak ve farkına varmak olarak düzelttirdi)hayatınızda bulundugunuz ortam içinde İslamın öngördügü hudutlara riayet etmek zor olmuyor mu denildi?
mesela kadın arkadaşlarınız ile hiç konuşmuyor tokalaşmıyor musunuz?
ilk etapta herşey ben buna inanıyorum ve yaşayacagım demekle anlatılamıyabiliniyor
daha önceden bayan arkadaşlarımı masumane! öper tokalaşırdım şimdi ise iki elimle tek elini avcuma alarak tokalaşıyorum ki hem bendeki degişimin farkına varsın,hem itici olmasın,hemde bu tokalaşmak ile kadın-erkek ayırımından ziyade bir dostluk/kardeşlik bagı anlaşılsın
düşünsenize hayvan pazarında tokalaşmak gibi bir tokalaşma ile bir derece niyetinizi arz etmek
akıllıca ve takdire şayan buldum ben..:)

Seyfullah Kara
03-12-2007, 10:06
tÜrkÜ,sen tokalaşıyor musun peki ERKEKlerle?

türkü
03-12-2007, 10:08
tÜrkÜ,sen tokalaşıyor musun peki ERKEKlerle?

mmt frene bas :D
ben neden tokalaşılmayacagını biliyorum ;)
empati kur

Seyfullah Kara
03-12-2007, 10:13
Akıllaca bulmuşunda o yüzden sordum.Konken manken karıştırma işin içine.Arkadaş ayet-hadis var mı demiş.Dememiş ki mankenler başbakanlar ne yapıyor diye.

ummuhan
03-12-2007, 10:31
...:)


tokalaşıyosanız yandınız .... buradan cehenneme yollanacaksınız.... Tevbe Haşa Allah' cc ın yargılaması kararı kanaati nedir kimseyi ilgilendirmeden hemde...

türkü
03-12-2007, 10:33
google den bütün dökümanı buraya taşısak mesele anlaşılacak sanki mmt
aç perdelerini biraz herşey siyah/beyaz degil!

adalı
03-12-2007, 11:13
Kadınlarla Tokalaşmanın hükmü nedir?
Harammıdır? Kuranda ayet varmıdır haram olduğuna dair. Peygamberimizin hadisi varmıdır haram diye. Bazı insanlar kadınlarla güya dinine sirke batmasın diye tokalaşmamaktadırlar. Bunun dindeki yeri nedir arkadaşlar?

Mahremi olmayan kadın ve erkeğin şehvet arzusu ile olsun veya olmasın, birbirlerine dokunmaları, hususiyetle tokalaşmaları haramdır.

Cenab-ı Fahri Kainat -sallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyuruyorlar:

"Yabancı bir kadının eline dokunan, tokalaşan kişinin eline kıyamet gününde ateşten bir kor parçası konur." (Feth-ül Kadir)

"Herhangi birinizin başına demir iğne veya çuvaldız batırılması, kendisine helal olmayan kadına dokunmasından daha hayırlıdır." (Beyhaki)

Hazreti Aişe -radiyallahu anha- Validemiz buyurular ki:

"Resulullah -sallahu aleyhi ve sellem- kadınlardan sadece dil ile biat alırdı, ellerini tutmazdı. Nikahları altında bulunmayan hiçbir kadına eliyle dokunmamıştır." (Buhari)

Kutlukhan
03-12-2007, 11:22
Yani tokalaşanlar yani mesela ben harammı işlemiş oluyorum. Söylediğiniz hadislere göre evet. Ancak tokalaşma da bir kötü niyet taşımıyorum ki. Birde müslümanlığında önde giden bir çok insan tokalaşıyor mesela. Buna özellikle dikkat etmişimdir. Acaba bu konuda mazurluk olayı varmıdır. Onlar mecburen mi tokalaşıyorlar.
Hatta öyle ki, tokalaşmanın haramlığına dair şeyler duyduğumuz gibi haram olmadığını dair değerlendirmelerde bulunanlar da az değil.
Konuyu biraz araştırdım kendimce ancak ne helalliğinde ne de haramlığında kesin hükme varılmış görmedim. Çünkü her iki iddiayıda dile getirenler çok.

adalı
03-12-2007, 11:31
Yani tokalaşanlar yani mesela ben harammı işlemiş oluyorum.

Evet Peygamber Efendimizin hadis-i şerif'te buyurduğu üzere haram işlemiş oluyorsunuz.

Cenab-ı Fahri Kainat -sallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyuruyorlar:

"Yabancı bir kadının eline dokunan, tokalaşan kişinin eline kıyamet gününde ateşten bir kor parçası konur." (Feth-ül Kadir)



Ancak tokalaşma da bir kötü niyet taşımıyorum ki.

Peygamber Efendimiz de tokalaşırken eminim ki kötü bir niyet taşımıyordu ama biat alırken bile kadınların eline dokunmamış.

Hazreti Aişe -radiyallahu anha- Validemiz buyurular ki:

"Resulullah -sallahu aleyhi ve sellem- kadınlardan sadece dil ile biat alırdı, ellerini tutmazdı. Nikahları altında bulunmayan hiçbir kadına eliyle dokunmamıştır." (Buhari)


Birde müslümanlığında önde giden bir çok insan tokalaşıyor mesela. Buna özellikle dikkat etmişimdir. Acaba bu konuda mazurluk olayı varmıdır. Onlar mecburen mi tokalaşıyorlar.

Biz kendimize bakalım. Ahirette o ne işledi denmiycek, sen ne yaptın denicek...


Hatta öyle ki, tokalaşmanın haramlığına dair şeyler duyduğumuz gibi haram olmadığını dair değerlendirmelerde bulunanlar da az değil.
Konuyu biraz araştırdım kendimce ancak ne helalliğinde ne de haramlığında kesin hükme varılmış görmedim. Çünkü her iki iddiayıda dile getirenler çok.

Nefsin isteklerine göre fetva veren insan çok piyasada. En önemlisi Peygamber Efendimizin ne buyurduğudur, diğerleri değil...

Kutlukhan
03-12-2007, 11:36
Bayanlarla tokalaşma konusunda polemik yapanların şöyle savunmalarına rastladım. Kişi diyor ki, tamam peygamberimiz kendisi dokunmamış ancak kadınlarla tokalaşmak haramdır diye bir şey dememiş. Belki kadınlarla tokalaşmamak tokalaşmaktan daha hayırlıdır ama, kadınlarla tokalaşmaya HARAM diye karar vermek Allah adına hüküm vermek oluyormuş, bu yüzden kadınlarla tokalaşmaya haram diyenler günahkar oluyorlarmış. Bu konuda neler dersiniz. Ben konuyu sadece öğrenmek istiyorum.

UBEYDUN
03-12-2007, 11:47
haram denmez ise helal denmelidir

Kur'anın zinanın yollarını haram kılması ile alakalıdır

iyi niyet kötü niyet de ne ola ki

bir insan kötü niyetle tokalaşsa ne oluyor iyi niyetle tokalaşsa ne oluyor

önemli olan emre ittiba burada ise kadın erkek müminlere muhayyerlik yoktur

ha tokalaşmaz iseniz öldürüleceksiniz falan,o zaman başka:)

Kutlukhan
03-12-2007, 11:51
haram denmez ise helal denmelidir




Sorun zaten burada. Bir şeye helal veya haram denme hakkının insanda bulunmadığını, bunu ya Allahın ya da peygamberin söylemesi durumunda geçerli olduğunu söylüyorlar. Bir şey ya haramsa haram değilse helaldir kuralını kim belirleyecek.

Seyfullah Kara
03-12-2007, 11:55
Emel perdeyi filan bırak.Sen yapıyor musun ?Siyaha beyaza bakmamakta ne oluyormuş? Bu başkalarına benzeme,konularınıda sen ve sen gibi düşünenler aşsın.Hadis belirtilmiş...

Ben kadınlarla tokalaşmam!

Denmiş...

Banane mankenden...Örneğimiz kimse ona bakacağız.Tokalaşmak iyiyse yapalım!

UBEYDUN
03-12-2007, 11:56
eşyada aslolan ibahadır

bir şeyin helalliğine delil aranmaaz haramlığına delil aranır

yukarıda zikredilen hadisi şerifler ve rabbimizin vela tekrabuzzina kavli şerifi

bu hükmün amilidirler

ve din yalnızca hadis ve ayetlerle anlaşılmız dörtşeye bina edilmiştir ki bunlar

kitab
sünnet
kıyasıfukaha ve
icma dır

bunlara konu olmayan şeyler tartışılabilir

Ahi Evran
03-12-2007, 11:58
Bu konuda ehl-i hadis ekollerine bakarsanız, haram olduğunu görürsünüz...
Veya mezhep tekrarı yapanlara bakarsanız, yine haram olduğunu görürsünüz...
Bu güncel bir meseledir, modern zamanlara mahsus mu diyorlar ne?
Güncel bir meselede ezber tekrarı yapanlar marjinal kalmaya mahkumdurlar...
Siz ne kadar haram'dır diye feveran etseniz de toplum tokalaşmayı evrilerek kendi içinde çözümlemektedir...
En azından bunu bir fıkhi bağlamı olmalı, biz müslümanız...
Mustafa İslamoğlu, Hayrettin Karaman gibi alimlerin görüşlerine bakılabilir...


Takiyyuddin En Nebhani isimli Şafi alimi, İslam'da İçtimai Nizam isimli eserinde bu konuda açıklama yapmıştır:

5. Kadının elinin avret olmadığının bir diğer delili de biat alırken Rasulullah (s.a.v.)’ın kadınlarla tokalaşmış olmasıdır. Ümmü Atiyye'den:

"Biz Nebi (s.a.v.)'e biat ettik ve Allah'ın Rasulü bize; Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamamızı emreden ayeti okudu ve bizi, ölülerin arkasından bağırıp çağırarak yas tutmaktan nehyetti. Bunun üzerine bizden bir kadın elini geri çekti ve: Falan kadın benimle birlikte yas tuttu. (üzerimde hakkı vardır) Ondan izin almak isterim dedi. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü ona bir şey söylemedi. Kadın gitti ve sonra geri dönerek gelip biat etti."

Bu hadis kadınların elleriyle biat ettiklerine delalet etmektedir. Çünkü hadiste geçen kadın, biat etmek için elini uzatmışken elini geri çekmiştir. Dolayısıyla hadis, kadının "biat" lafzını duyduğu zaman elini çektiğine açıkça delalet etmektedir. Çünkü biat elle tokalaşmak suretiyle yapılmaktadır. Allah'ın Rasulü de kadınlarla mübarek elleri ile biatlaşmıştır. Ancak Aişe'den rivayet edilen: "Rasulullah (s.a.v.)'ın eline, sahip olduğu kadınların dışında hiçbir kadının eli değmemiştir" sözü, Aişe'nin görüşüdür ve bilgisi çerçevesinde söylediğini gösterir. Aişe'nin sözü ile Ümmü Atiyye hadisi yan yana getirildiği zaman, Ümmü Atiyye'nin hadisi tercih edilir. Çünkü Ümmü Atiyye hadisi Rasulün önünde cereyan eden bir eylemi göstermektedir ve Rasulün fiiline delildir ki bu, sadece Aişe'nin sözünden daha fazla tercih sebebidir. Bu nedenle raviler Ümmü Atiyye hadisini tercih ederek, kadının erkekle tokalaşmasının caiz olduğuna delil olarak kullanmışlardır.

adalı
03-12-2007, 11:58
Bayanlarla tokalaşma konusunda polemik yapanların şöyle savunmalarına rastladım. Kişi diyor ki, tamam peygamberimiz kendisi dokunmamış ancak kadınlarla tokalaşmak haramdır diye bir şey dememiş. Belki kadınlarla tokalaşmamak tokalaşmaktan daha hayırlıdır ama, kadınlarla tokalaşmaya HARAM diye karar vermek Allah adına hüküm vermek oluyormuş, bu yüzden kadınlarla tokalaşmaya haram diyenler günahkar oluyorlarmış. Bu konuda neler dersiniz. Ben konuyu sadece öğrenmek istiyorum.


Peygamber efendimiz bile hiçbir kadınla tokalaşmamıştır. Bir hadis-i şerifte buyuruyor ki:

"Elbette ben kadınlarla tokalaşmam." (Nesai, İbni Mace, Taberani)

Bir başka Hadis-i şerif'te şöyle buyruluyor:

"İki göz zina eder; iki gözün zinası harama bakmaktır, iki el zina eder; iki elin zinası harama harama el uzatmaktır, iki ayak zina eder; iki ayağın zinası harama yürümektir. Kalp de zinaya heves ederse, artık fecr (cinsiyet uzvu) bunu doğrular."



54 farzdan bir tanesi de zinadan kaçınmak olduğuna göre el zinası (tokalaşmak) kesinlikle haramdır...

UBEYDUN
03-12-2007, 12:02
Bu konuda ehl-i hadis ekollerine bakarsanız, haram olduğunu görürsünüz...
Veya mezhep tekrarı yapanlara bakarsanız, yine haram olduğunu görürsünüz...
Bu güncel bir meseledir, modern zamanlara mahsus mu diyorlar ne?
Güncel bir meselede ezber tekrarı yapanlar marjinal kalmaya mahkumdurlar...
Siz ne kadar haram'dır diye feveran etseniz de toplum tokalaşmayı evrilerek kendi içinde çözümlemektedir...
En azından bunu bir fıkhi bağlamı olmalı, biz müslümanız...
Mustafa İslamoğlu, Hayrettin Karaman gibi alimlerin görüşlerine bakılabilir...


Takiyyuddin En Nebhani isimli Şafi alimi, İslam'da İçtimai Nizam isimli eserinde bu konuda açıklama yapmıştır:

5. Kadının elinin avret olmadığının bir diğer delili de biat alırken Rasulullah (s.a.v.)’ın kadınlarla tokalaşmış olmasıdır. Ümmü Atiyye'den:

"Biz Nebi (s.a.v.)'e biat ettik ve Allah'ın Rasulü bize; Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamamızı emreden ayeti okudu ve bizi, ölülerin arkasından bağırıp çağırarak yas tutmaktan nehyetti. Bunun üzerine bizden bir kadın elini geri çekti ve: Falan kadın benimle birlikte yas tuttu. (üzerimde hakkı vardır) Ondan izin almak isterim dedi. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü ona bir şey söylemedi. Kadın gitti ve sonra geri dönerek gelip biat etti."

Bu hadis kadınların elleriyle biat ettiklerine delalet etmektedir. Çünkü hadiste geçen kadın, biat etmek için elini uzatmışken elini geri çekmiştir. Dolayısıyla hadis, kadının "biat" lafzını duyduğu zaman elini çektiğine açıkça delalet etmektedir. Çünkü biat elle tokalaşmak suretiyle yapılmaktadır. Allah'ın Rasulü de kadınlarla mübarek elleri ile biatlaşmıştır. Ancak Aişe'den rivayet edilen: "Rasulullah (s.a.v.)'ın eline, sahip olduğu kadınların dışında hiçbir kadının eli değmemiştir" sözü, Aişe'nin görüşüdür ve bilgisi çerçevesinde söylediğini gösterir. Aişe'nin sözü ile Ümmü Atiyye hadisi yan yana getirildiği zaman, Ümmü Atiyye'nin hadisi tercih edilir. Çünkü Ümmü Atiyye hadisi Rasulün önünde cereyan eden bir eylemi göstermektedir ve Rasulün fiiline delildir ki bu, sadece Aişe'nin sözünden daha fazla tercih sebebidir. Bu nedenle raviler Ümmü Atiyye hadisini tercih ederek, kadının erkekle tokalaşmasının caiz olduğuna delil olarak kullanmışlardır.
bu anlatılanlar nüzülün tamamlanması sürecinde değerlendirilmişmidir

vahyin iniş sürecinde içki gibi helalden haram dönişenler vardır

ayrıntı isteriz

Ahi Evran
03-12-2007, 12:08
Ubeydun kardeşim bu meselede çok tartıştım, artık gerek görmüyorum, deliller ortada, isteyen istediği ile amel eder...

Mustafa islamoğlu:

Karşıt cinsler arası tokalaşma Selamun Aleykum Saygı Değer Hocam,

Tokalaşmanın dinimizce hükmü nedir? Şartlara göre mi -kimi zaman- caizdir, yoksa tamamen mi haramdır veyahut tamamen mi caizdir? Yurt dışında olduğumuz için zaman zaman hocalarımızla olan ilişkilerimizde zor durumda kalabiliyoruz. Bunu açıklamak, daha doğrusu onların bunu anlamasını sağlamak zor olduğu gibi kimi zaman onlar için itici de olabiliyor. Elimden geldiğince elimde dosyalarla girmeye ve elimi kolumu dolu göstermeye çalışıyorum ya da sanki fark etmemiş gibi yapmaya çalışıyorum ama kimi zaman da ısrarlı tavırlar üzerine mecbur kaldığım oluyor. Her zaman bir stres sarıyor beni şimdi bu görüşmeyi nasıl atlatacağım diye. Hayır, okul bittikten sonra iş hayatına girdiğimizde ilişkilerimizi ne şekilde dengelememiz gerektiğini de kestiremiyorum. Başımı açmamak için kilometrelerce yolu ve zorluğu aştım ben ve elhamdullillah ikileme düşmedim de. Ama beni bu ikilem oldukça yoruyor. Sonuçta bir şeyler yapabilmek, ben de varım diyebilmek için bazı yerlerde bulunmamız gerekiyor ve o yerlerinde kendine göre teamülleri var sizin de bildiğiniz gibi...

Yanlış hatırlamıyorsam Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ın bu konuda fetvası var. Ama kaynak ya da herhangi bir hadis belirtilmemişti. Hafta sonları çocukları okuttuğum camiide de bu soru karşıma çıktı ve çocuklara "bu aralar bu konuyu ben de araştıyorum ve kıymetli bir hocama danıştıktan sonra sizi bilgilendiririm" dedim. Bu konudaki sıkıntımı giderirseniz çok memnun olurum hocam. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Sizin için her zaman duacı olduğumuzu ve saygı ile andığımızı bilmenizi isterim.

Saygılar...
22/05/2007

http://www.mustafaislamoglu.com/resimler/haberler/248.jpg
Aziz talib,
aleyküm selam ve rahmetullah,
Tokalaşmayı "yasak" sayan alimler, bunu seddi zeria babından yasak saymışlardır. Yani haramdan kaçmak için yolu daha baştan tıkamak. Bunu da la takrabu'z-zina: zinaya yaklaşmayın ayetiyle delillendirenler olmuştur.
1. Bu konuda Kur'an'da celi bir hüküm yer almaz.
2. Sünnette bu kadınlarla tokalaşma konusunda birbiriyle çelişen rivayetler yer alır. Mesela Efendimiz'in kadınlardan bey'atı nasıl aldığı konusunda birbirinden çok farklı rivayetler nakledilir. Bu rivayetler 8 ayrı versiyondan oluşur. Bu rivayetlerin hepsini bir arada Mümtehane suresinin 12. ayetinin tefsirinde İbn Kesir'de bulabilirsiniz. Bunlardan en belirgin olanlarını burada zikredeyim:
a) "Ben kadınlarla tokalaşmam" diyen Rasulullah su dolu bir kaba elini daldırdı, kadınlar da daldırdı.
b) Rasulullah kıyalı kapıdan ellerini uzattı biz de uzattık ve biatlaştık.
c) Ömer elini uzatarak kadınlardan Allah rasulü adına tokalaşarak biat aldı.
d) İbn Ebi Hatim'den gelen Hz. Aişe rivayetinde: Hz. Peygamber Fetih günü biat için gelen Hind'e elindeki kınayı çıkarıp gelmesini söyler. O kınayı çıkarıp geldikten sonra elini kabul eder ve biat alır (İbn kesir, IV, 354)
SÖZÜN ÖZÜ: Bu hususta azimet mümkün olduğunca sakınmaktır. Fakat muhatabın yanlış anlayacağı durumlarda, hassaten inancınızı ilzam edecek durumlarda, hele onun onurunu rencide edecek ve sizden nefret ettireceğini bildiğiniz durumlarda bu ruhsatı kullanmak azimetin ta kendisi olabilmektedir.
Vesselam.

Ahi Evran
03-12-2007, 12:13
hayrettin karaman hoca:

Kadınlarla Tokalaşmak

Ben ...Tefsir Bölümü Mezunuyum. Şu anda ...sorumlusu olarak çalışıyorum. Bunun haricinde bir işle daha uğraşıyorum. Tüm bu ortamlarda yaşadığım veya yaşadığımız sorunlar genel sorunlar; bayanlarla karşılaştığımızda bize uzatılan ele karşılık verip vermeme durumu. Bayanlarla el sıkışsak bir türlü, karşılık vermesek bir türlü. Bu tür ortamlara girdiğimde bayanlarla el sıkışmıyorum. Fakat karşımdaki insan ise bunun bir medeniyet gereği olduğunu, bunda herhangi bir art niyet olamayacağını vs. savunup hemen olumsuz bir tavır takınabiliyorlar. İnsanlara (bayanlara) bilahare sonra uygun bir izahla anlatıldığında ekseriyeti saygı gösteriyor.
İnsanların, tanımadıkları insanlar hakkındaki intibaları ilk 7 saniyede oluyor. Eğer karşı tarafa olumsuz bir izlenim vermişlerse o izlenim kolay kolay silinmiyor. Olumlu bir izlenim olmuşsa da aynı olay oluyor.
Böyle bir ortama girdiğim zaman eğer önceden haber verme imkanım olursa bir şekilde orada bulunan bayanlara haber verip sonra da kendilerinden özür dileyip neden böyle yaptığımı anlatıyorum. Eğer böyle bir şansım olmamışsa boncuk boncuk terliyorum. Tabii ki karşımdaki bayan arkadaş da elinin havada kalmasından dolayı bana (içinden) lanet okuyup yerin dibine giriyor.
Önümde iki seçenek var diye düşünüyorum: 1. Aynı tavırlarımı sürdürüp bayanların (içlerinden veya arkamdan yüzüme karşı) lanet okumalarını devam ettireceğim. 2. Ya da bu ortamdan tamamen uzaklaşıp kendi kabuğumda yaşayacağım. Ama hayat devam ediyor. Ve bizler insanlarla yaşamak zorundayız. Etrafımızdaki insanlara "Ben buyum, ister kabul edin ister kabul etmeyin" dediğimiz zaman yaşadığımız, sahip olduğumuz inançlarımız ve hayat tarzımızı insanlara kabullendirmekte neredeyse hiç mümkün olmuyor.
Allah Resulü (s.a.v.) Efendimiz, "Ahir zamanda imanın avuç içinde ateşten bir parça olacağını, bıraksak imanımızın gideceğini, bırakmasak ellerimizin yanacağını" buyuruyor.
Sayın Hocam;
Aklımda şöyle bir fikir var: Yaşadığımız hayatın bir parçasıyız. Biz bu toplumun her köşesinde yer almalıyız. Eğer biz olmazsak birileri o boşlukları dolduracaktır. Dolduruyorlar da. Ben yaşadığım ortamda en aktif bir şekilde olmaya devam edeceğim. Karşımdaki insanları rencide etmeden kaçmaya çalışacağım (çünkü bu insanların çoğu bunun dini bir emir olduğunu bilmiyorlar). Eğer kaçamazsam bayanların elini tutacağım. Uygun bir fırsatta da kendilerine durumu izah edip bir daha karşılaştığımızda ise kendilerinin bir daha ellerini uzatmamalarını, kendilerinin de toplum içinde rencide olmamalarını arzu ettiğimi bildireceğim.
Allah Resulü (s.a.v.) kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır. Ben bir bayanın elini tutmak zorunda kalırsam harama gireceğim. Günahkâr olacağım. Kaçarsam bu günaha girmeyeceğim.
Değerli Hocam
Sizden benim hoşuma gidecek bir cevap verip "Fetvamı aldım, istediğimi yapmakta artık hür bir insanım" deyip vebali sizin sırtınıza atmak gibi bir gaye ve hevesim yok. Bu olayı sizinle paylaşmak ve bana yapacağınız tavsiyelere tüm samimiyet ve ihlasımla uymak olacaktır.
Allah'a emanet olun.


Cevap:

Aziz kardeşim,
Allah seni güzel niyetin ve takvâ erdeminle daim eylesin!
"Allah Resulü (s.a.) kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır. Ben bir bayanın elini tutmak zorunda kalırsam harama gireceğim" diyorsun. Peygamberimizin bunu haram kıldığına dair hadis yoktur. "Erkek, kendisiyle evlenmesi caiz olan bir kadınla tokalaşırsa, ahirette avucunun içine kızgın demir/civa eriyiği konarak cezalandırılacağı"nı ifade eden söz hadis değildir, uydurmadır. Peygamberimizin, kadınlarla -bey'at yaparken- el ele tutmadığı şeklinde bir bilgimiz var. Bu, haram kıldığını göstermez; O'nun her "terk"i; yani bir şeyi yapmaması nehiy (yasaklama) mânasına gelmez. Yasak ve haram olduğuna dair başka delillere ihtiyaç vardır. Peygamberimizin ve sahabenin yaşlı kadınlarla musafaha (tokalaşma) yaptıkları biliniyor (Kâsânî, Bedâyi', Beyrut, 1997, C. V, s. 495 vd.). Fıkıhçılar "kadınla erkeğin musafahası" konusunu "kıyas" ile hükme bağlamışlar ve şöyle demişlerdir: "Kadınların el ve yüzleri avret değildir, bunlara şehvetsiz bakılabilir. Ama dokunmak şehvet celbi bakımından daha etkilidir, bu bakımdan avret yerine bakmaya ve dokunmaya benzer; bu sebeple dokunma caiz olmaz." (Kâsânî, s. 489). Bu gerekçeye göre, âdeten (yaygınlaştığı ve alışıldığı için) şehvetin sözkonusu olmadığı durumlarda ele dokunmak (musafaha) caiz olmalıdır. Nitekim Ahmed Şerbâsî gibi bazı önemli alimler bu kanâati (gerekli durumlarda ve şehvet sözkonusu olmadığında musâfahanın caiz olduğunu) ifade etmişlerdir (Yes'elûneke fi'd-dîni ve'l-hayât, Beyrut, 1980, C. V, s. 86). Âdet, ihtiyaç ve bu mânada zaruretin de "bakma ve dokunmanın caiz olması" konusundaki etkisini, yine fıkıhçıların, cariyelerin bulunduğu ve alınıp satıldığı zamanlara ait olan şu ictihadlarında görüyoruz: "Bir kimse, sahibi olmadığı cariyeye baktığında veya dokunduğunda cinsel tahrikten çekinirse (böyle bir ihtimal varsa) bakması ve dokunması caiz değildir. Ancak bu cariyeyi satın almak istiyor da bu sebeple bakıyor veya dokunuyorsa caiz olur; çünkü işine yarayıp yaramayacağını ancak böyle anlar ve buna ihtiyacı vardır; bu bakma, gerektiğinde hâkimin, şahidin, evlenmek isteyenin bakmasına benzer; yani ihtiyaç bulunduğu için bu durumlarda da -şehvet ihtimali bulunmasına rağmen- bakma caiz olur..." (Kâsânî, 491).
Bu nakil ve yorumlardan sonra size şunu söyleyebilirim:
Siz elbette göreve devam edeceksiniz ve anlattığınız durumlarda, mesela karşı tarafın imanına, din duyusuna zarar vermemek için musafaha da yapacaksınız. Gerekmediği yerlerde ve imkan bulup da anlattıktan sonra bunu yapmazsınız. Anlatırken de "şehvet duyma" gerekçesinden söz etmemek gerekir; çünkü bu söylem, müslüman erkeklerin şehvet düşkünü, hatta seks manyağı oldukları ithamına yol açıyor. Esasen Ku'an'da veya Sünnet kaynağında açıklanmış böyle bir gerekçenin bulunmadığını, bunu fıkıhçıların kendi ictihadlarına (yorumlarına) dayanarak söylediklerini yukarıda zikrettik. . Böyle bir âdetin (genç kadınla erkek arasında tokalaşmanın) bulunmadığı yer ve zamanlarda genç kadın ve erkeklerin birbirlerinin ellerini tutmalarının cinsel duyguyu harekete geçirme ihtimali elbette daha fazladır ve fıkıhçılar bu yönden haklı olabilirler. Bugün ise hem âdet yaygınlaşmıştır, tabîîleştiği için şehvetle ilişkisi zayıflamıştır, hem de sorunuzda ifade ettiğiniz şekilde bazen gerekli hale (ihtiyaç/zaruret haline) gelmektedir. Bu sebeple -açıklanan çerçeve ve mânadaki zaruret dışında bunu yapmak istemeyenlerin- uygun zamanda ve uygun bir üslup içinde, "Bizim geleneğimizde yok, Peygamberimiz yapmamış, kadim fukahâ, ortada bir ihtiyaç ve zaruret bulunmadıkça caiz görmemiş, biz de yapmıyoruz" demeleri yeterlidir.

misak
03-12-2007, 12:23
Allah razı olsun ahi ervan kardeş. kısacası buradan yazılanlar etrafında şu çıkarılabilir kanaatimce. bir bayan veya erkek tokalaştığında karşı cins kedini tahrik ediyorsa bunun tokalaşması sakıncalıdır caiz değildir. tahrik etmiyorsa tokalaşılabilir.ama bunuda tabiri caizse sulandırmamak lazım.insanlar bunun arkasına sığınıp bu tokalaşma işini abartabilirler.belki alimler bu yüzden haram olduğu kanaatine varmış olabilirler. zaruri haller dışında tokalaşmaknın islam toplumunun sağlığı açısından iyi bir haslet olmayacağını düşünüyorum...

fakiri
03-12-2007, 12:24
MÜMİNLERE EMİR VAR, DİN ÖĞREN MEZHEBSİZDEN !
ÖLÜM VARDIR UNUTMA, KORKULUR TEMELSİZDEN



Ölüm vardır unutma

Yapış en sağlam ipe
Ölüm vardır unutma
Kulağa olsun küpe
Ölüm vardır unutma

Mezhepsizden durma kaç
Herkes mezhebe muhtaç
Ehl-i sünnet başa taç
Ölüm vardır unutma

Başlasın hazırlıklar
Deme daha vakit var
Kabre girme günahkâr
Ölüm vardır unutma

Nefsine uyup azma
Her şeye hemen kızma
İhlâsını hiç bozma
Ölüm vardır unutma

Nefse şeytana kanma
Hazır ol oyalanma
Eceli uzak sanma
Ölüm vardır unutma

Kötüye olma yoldaş
Nefsin ile et savaş
Bütün engelleri aş
Ölüm vardır unutma

Çalışanı Hak sever
Kendini hizmete ver
Arama zaman ve yer
Ölüm vardır unutma

İşi yarına atma
Dini dünyaya satma
Nefsi fazla uyutma
Ölüm vardır unutma

Hiçbir şeyle övünme
Pişman olup dövünme
Sağlığına güvenme
Ölüm vardır unutma

Olmayasın divane
Bulma özür, bahane
Yaşasan da şahane
Ölüm vardır unutma

Seher vaktinde inle
Hesaplaş hep kendinle
Gözün aç, iyi dinle
Ölüm vardır unutma

Zanla kimseyi yerme
Kötü bir ömür sürme
Eceli uzak görme
Ölüm vardır unutma

Rızkına haram katma
Namazı hiç aksatma
Tövbe etmeden yatma
Ölüm vardır unutma

Her an sâdık ol yâre
Sakın bakma ağyâre
Dolaşma hiç avâre
Ölüm vardır unutma

Bid'at ehliyle gezme
Hiçbir kimseyi üzme
Günah içinde yüzme
Ölüm vardır unutma

Mahşerde olma zelil
Teslim ol, hakka eğil
Ecel elinde değil
Ölüm vardır unutma

Doğru ol, söyleme kem
Onu bunu etme zem
Hazırlanmak pek elzem
Ölüm vardır unutma

Hiç kimseye hor bakma
Kalb kırma, gönül yıkma
Azıksız yola çıkma
Ölüm vardır unutma.

Ecel zaman tanımaz
Yaşlı ve genç ayırmaz
Seni beni kayırmaz
Ölüm vardır unutma.

Allah'tan kesme ümit
Mezara imanla git
İstersen özlü öğüt
Ölüm vardır unutma

Dik tutma hiç başını
Öyle çatma kaşını
Küçük görme yaşını
Ölüm vardır unutma

Düşün inceden ince
Hazırlan bir an önce
Durmaz ecel gelince
Ölüm vardır unutma

Ahmak yanına varma
Başına bela sarma
Cahile bir şey sorma
Ölüm vardır unutma

Bir an gaflete dalma
Fitneye sebep olma
Mazlum âhını alma
Ölüm vardır unutma

Salih ile taş taşı
Fasıkla yeme aşı
İlimdir işin başı
Ölüm vardır unutma

Yönünü Hakka çevir
Yemesin seni kibir
Tabuta imanla gir
Ölüm vardır unutma

Sapık yol olsa da bol
Bir tanedir doğru yol
Sen de Ehl-i sünnet ol
Ölüm vardır unutma

Sünneti inkâr etme
Evliyaya kin gütme
Sapık peşinden gitme
Ölüm vardır unutma

Gel öğren sağı solu
Ortalık sapık dolu
Tektir kurtuluş yolu
Ölüm vardır unutma

Ehl-i sünnetsiz olmaz
Sapıklar felah bulmaz
Dünya kimseye kalmaz
Ölüm vardır unutma



Besleme kötü emel
Sağlam olmalı temel
Gel Ehl-i sünnete gel
Ölüm vardır unutma

Keramet elbette hak
İnkâr edenler ahmak
Ecel gelir muhakkak
Ölüm vardır unutma

Uzun emelden vaz geç
Şerri bırak, hayrı seç
Sen de gidersin er geç
Ölüm vardır unutma

Haramdan elini çek
Hesabı vardır tek tek
Yarın için tohum ek
Ölüm vardır unutma

Olmuşsan ehl-i sünnet
Hazır bekliyor Cennet
Getirme sakın cinnet
Ölüm vardır unutma

Hâlin olmadan yaman
Henüz çıkmadan can
Her yerde ve her zaman
Ölüm vardır unutma

Şan ve şöhrete tapma
Er ol, çavuşluk yapma
Ehl-i sünnetten sapma
Ölüm vardır unutma

Ömrü geçir izzetle
Ecelini gözetle
Sözüm şudur özetle
Ölüm vardır unutma.

(ALINTIDIR)

adalı
03-12-2007, 12:35
Allah razı olsun ahi ervan kardeş. kısacası buradan yazılanlar etrafında şu çıkarılabilir kanaatimce. bir bayan veya erkek tokalaştığında karşı cins kedini tahrik ediyorsa bunun tokalaşması sakıncalıdır caiz değildir. tahrik etmiyorsa tokalaşılabilir.ama bunuda tabiri caizse sulandırmamak lazım.insanlar bunun arkasına sığınıp bu tokalaşma işini abartabilirler.belki alimler bu yüzden haram olduğu kanaatine varmış olabilirler. zaruri haller dışında tokalaşmaknın islam toplumunun sağlığı açısından iyi bir haslet olmayacağını düşünüyorum...

İslamiyet zan dini değildir, düşünüyorum sanıyorumla olan bir iş asla değildir.

Nasıl böyle bir sonuç çıkardığınızı da anlamış değiliz. Kadın yada erkek tahrik oluyorsa haram olmuyorsa helal... Resulullah Aleyhisselam'ın hadisi bir yana benim hocamın fetvası başımın üstüne!!!

Alemlere rahmet olan Resulullah Aleyhisselam ki, biat alırken hiç bir kadına dokunmamışken şimdi nasıl olur da tahrik oluyorsa haram, tahrik olmuyorsa helaldir diyebiliyorsunuz!!!

Haramın ve helalin sınırları bellidir. Kimse bu sınırları aşmasın...

Kutlukhan
03-12-2007, 12:41
abdal21 senin anlatmaya çalıştığın mezhepsizlikte nedir. Kimdir bu mezhepsizler anlatta bilelim. Ben ülkemizde benim mezhebim yok diyeni görmedim. Zaten yüzde doksanı hanefidir bu milletin. Biraz şafii var. Mezhepsizler de kim yav.

Ahi Evran
03-12-2007, 12:42
haram iki çeşittir...
Kat'î haram...
Zanni haram...

Zanni haram içtihat ile sabit olandır...

Kadın-erkek tokalaşmasındaki deliller de zannidir, içtihatlar da zannidir...

Bir şeyin kat'î olması için apaçık bir şekilde ayet ile beyan edilmiş olması gerekir...
Şunu da diyebiliriz, Rasulullah (sav) apaçık bir biçimde haram kılmıştır, burada da delilin, yani hadisin sıhhati önemlidir...

Fıkıh ve Usul bağlamında değerlendirilmeyen iddialar ile ortaya çıkmak gülünçtür...

Ahi Evran
03-12-2007, 12:44
Konu başlığı altında şu ana kadar verilen hadislerin hiç birinde apaçık bir beyan ile kadın-erkek tokalaşmasının haram olduğuna dair tek bir delil yoktur, bu dahi meselenin içtihat bağlamında olduğunun göstergesidir, yani zann bağlamında...

Kutlukhan
03-12-2007, 12:45
Zanni haram kesin olmayan haram demek mi oluyor. Eğer öyleyse, bir başka alimde bu zanni harama zanni helal diyemez mi?

Ahi Evran
03-12-2007, 12:47
Zanni haram kesin olmayan haram demek mi oluyor. Eğer öyleyse, bir başka alimde bu zanni harama zanni helal diyemez mi?


Diyebilir, nitekim bunu örnekleri fıkıhta çoktur...
Birinin helal dediğine, biri haram demiştir...
Usul bağlamında ikisi de doğrudur...
Mukallide düşen görev takliddir...
Bu demek değildir ki üçüncü bir görüş ile amel edilmeyecek...

Kutlukhan
03-12-2007, 13:00
Diyebilir, nitekim bunu örnekleri fıkıhta çoktur...
Birinin helal dediğine, biri haram demiştir...
Usul bağlamında ikisi de doğrudur...
Mukallide düşen görev takliddir...
Bu demek değildir ki üçüncü bir görüş ile amel edilmeyecek...

O zaman biz yırttık sayılır.

fakiri
03-12-2007, 13:26
Tkr.

ummuhan
03-12-2007, 16:18
Emel perdeyi filan bırak.Sen yapıyor musun ?Siyaha beyaza bakmamakta ne oluyormuş? Bu başkalarına benzeme,konularınıda sen ve sen gibi düşünenler aşsın.Hadis belirtilmiş...

Ben kadınlarla tokalaşmam!

Denmiş...

Banane mankenden...Örneğimiz kimse ona bakacağız.Tokalaşmak iyiyse yapalım!

Dilerim Cenab-ı Hak sizi bu tür imtihanlara maruz bırakmasın!:)

CENDEL
03-12-2007, 16:24
Bu olay toplumsal adetlerin, Allah’ın toplum için koyduğu şeriatı çiğnediği durumlardan biridir. İnsanların batıl adet ve gelenekleri Allah’ın hükmü üzerine çıkmış. Öyle ki; birine şeriatın konuyla ilgili görüşünü söylesen delilleri getirip açıklasan seni gericilikle suçlar. Kompleksli olmakla, akrabalık ilişkilerini koparmakla, iyi niyetler hakkında şüpheci olmakla vs. suçlar.

Amcanın kızıyla, dayının ve teyzenin kızıyla, kardeşin hanımıyla, amcanın ve dayının hanımıyla tokalaşmak toplumumuzda doğal hale gelmiş! Oysa olayın tehlikesine şer’i açıdan baksalar bunu yapmazlar.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

"Sizden birinizin kafasına demirden bir iğne sokulması, onun için kendisine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.”


Namahrem bir kadınla tokalaşmak şüphesiz elin zinasındandır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

“Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina eder, cinsiyet uzvu zina eder.”



Rasûlullah’dan sallallahu aleyhi ve sellem daha temiz kalpli birisi var mı!?

Buna rağmen O, şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ben, kadınlarla musafaha etmem/tokalaşmam.”


Ve şöyle buyurmuştur:

“Ben, kesinlikle kadınların eline dokunmam.”




Aişe’den radıyallahu anh şöyle dediği rivayet edilir:

“Hayır, Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem eli (mahremi olmayan) kadın eline hiç değmedi. Kadınlarla sadece sözlü olarak beyatleşirdi.”



Saliha eşlerini, erkek kardeşiyle tokalaşmamaları durumunda boşamakla tehdit eden insanlar Allah’tan korksunlar!..


Şunu da bilmek gerekir ki (eldiven giymek gibi) araya engel koymak ya da elbisenin altından tokalaşmak bir şey değiştirmez. İki şekilde de musafaha/tokalaşma haramdır.

Muhammed Salih El-Müneccid

Cenan
03-12-2007, 16:28
Bu olay toplumsal adetlerin, Allah’ın toplum için koyduğu şeriatı çiğnediği durumlardan biridir. İnsanların batıl adet ve gelenekleri Allah’ın hükmü üzerine çıkmış. Öyle ki; birine şeriatın konuyla ilgili görüşünü söylesen delilleri getirip açıklasan seni gericilikle suçlar. Kompleksli olmakla, akrabalık ilişkilerini koparmakla, iyi niyetler hakkında şüpheci olmakla vs. suçlar.

Amcanın kızıyla, dayının ve teyzenin kızıyla, kardeşin hanımıyla, amcanın ve dayının hanımıyla tokalaşmak toplumumuzda doğal hale gelmiş! Oysa olayın tehlikesine şer’i açıdan baksalar bunu yapmazlar.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

"Sizden birinizin kafasına demirden bir iğne sokulması, onun için kendisine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.”


Namahrem bir kadınla tokalaşmak şüphesiz elin zinasındandır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

“Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina eder, cinsiyet uzvu zina eder.”



Rasûlullah’dan sallallahu aleyhi ve sellem daha temiz kalpli birisi var mı!?

Buna rağmen O, şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ben, kadınlarla musafaha etmem/tokalaşmam.”


Ve şöyle buyurmuştur:

“Ben, kesinlikle kadınların eline dokunmam.”




Aişe’den radıyallahu anh şöyle dediği rivayet edilir:

“Hayır, Allah’a yemin olsun ki Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem eli (mahremi olmayan) kadın eline hiç değmedi. Kadınlarla sadece sözlü olarak beyatleşirdi.”



Saliha eşlerini, erkek kardeşiyle tokalaşmamaları durumunda boşamakla tehdit eden insanlar Allah’tan korksunlar!..


Şunu da bilmek gerekir ki (eldiven giymek gibi) araya engel koymak ya da elbisenin altından tokalaşmak bir şey değiştirmez. İki şekilde de musafaha/tokalaşma haramdır.

Muhammed Salih El-Müneccid

Artik soylenecek birsey kalmamistir. Hamd olsun...

fakiri
03-12-2007, 20:36
Eğer siz, gider de dininizi Zekeriya Beyaz'dan öğrenmeye kalkarsanız deve kuşundan ve kümes hayvanlarından da kurban kesebilirsiniz ! Mustafa İslâmoğlu'ndan öğrenmeye kalkarsanız abdestsiz Kurana tutabilir ve kadınlardan da peygamber geldiğine inanabilirsiniz ! Bayraktar Bayraklı'dan öğrenmeye kalakrsanız Kaza namazı diye bir şey olmadığına inanırsınız ! Hayrettin Karamandan bu dini öğrenirseniz bu kez altın yüzüğün erkeklerin de kullanmasında bir mahzur görmezsiniz. Ve kadınalrla tokalaşmaya kılıf bulmak için bunalrın hepsine birden başvurabilrisiniz !!!!!
Onlar size kadınlarla tokalaşmakta bir mahzur olmadığının çok güzel bir kılıfını vereceklerdir. Siz de alıp kullanabilirsiniz !!!!!!
Bu misaller çoğaltılabilir ...Çünkü, günümüzde kendi kafasına göre olabildiğince mezhebi geniş olanların sesleri daha çok çıkmaktadır . Ama, gerçek manada DİNİMİZİ ÖĞRENMEK istiyorsanız aşağıda kaleme alınmış yazıya uymak ve burada verilen bilgileri hayatınıza tatbik etmek zorundasınız. Varsa-yoksa çıkar yol budur Vesselâm.

Dinimizi kimden ve nereden öğrenmeliyiz ?

Din, tefsirden, mealden öğrenilemez, peki nereden öğrenilir? Fıkıh, tefsîr, hadîs ilimlerinde ve tasavvuf ilminde çok derin bir âlim olan, yüzden fazla kıymetli kitap yazmış bulunan Abdülganî Nablüsî hazretleri, bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

Fıkıh bilgilerini derin âlimler, Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden çıkarmışlardır. Bunun için din bilgileri ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Müctehid olmıyanların tefsîrden fıkıh bilgisi öğrenmesi imkânsızdır. Cehenneme gidecekleri hadîs-i şerîfte bildirilen "Yetmiş iki sapık fırka" âlimleri, Kur'ân-ı kerîmden yanlış ma'nâ çıkardıkları için sapıttılar. Âlimler sapıtınca, âlim olmıyanların tefsîr okuması felâket olur. Kur'ân-ı kerîmin hakîkî ma'nâsını öğrenmek istiyen, Ehl-i sünnet âlimlerinin kelâm, fıkıh ve ahlâk kitaplarını okuması lâzımdır.

Fıkıh ilmi, insanların yapması ve yapmaması lâzım olan işleri bildirir. Fıkıh bilgileri, (Kitap), (Sünnet), (İcmâ') ve (Kıyâs)tan çıkarılır. Dînin hükümlerini bilen müctehid âlimlere (Fakîh) denir.

Bir kimse Kur'ân-ı kerîmi, ihtiyaç miktarı ezberledikten sonra, fıkıhla meşgûl olmalıdır! Çünkü, Kur'ân-ı kerîmi ezberlemek farz-ı kifâye, fıkhın kendine lâzım olan miktarını öğrenmek ise farz-ı ayndır.

Dinimiz fıkıh ilmine çok önem vermiştir. Nitekim, hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(İbâdetlerin en kıymetlisi fıkhı öğrenmek ve öğretmektir.)

Îmân, i'tikâd bilgilerini anlatan geniş ve derin ilme ise, (İlm-i kelâm) denir. Kelâm ilmi âlimleri, çok büyük insanlardır ve kelâm kitapları pek çoktur. Bu kitaplara, (Akâid kitabı) da denir.

Amel edilecek, ya'nî kalb ile ve beden ile yapılacak ve sakınılacak şeylere, (Ahkâm-ı şer'ıyye) denir. Beden ile yapılacak ahkâm-ı şer'ıyyeyi bildiren ilme (İlm-i fıkıh) denir.

Dört mezhebin kelâm kitapları aynı olup, fıkıh kitapları başka başkadır. Halk için yazılmış olan ve herkesin bilmesi ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan kitaplara (İlm-i hâl) kitapları denir. Her müslümanın, evinde mutlaka mu'teber ilmihâl kitabı bulundurması, dinini ilmihâl kitabından öğrenmesi lâzımdır.

İlmihâl kitabını alırken de rastgele almayıp, dînini bilen, seven ve kayıran mübârek insanların ilmihâl kitaplarını alıp, çoluğuna ve çocuğuna öğretmek her müslümanın birinci vazîfesidir. Kendilerine din adamı ismini ve süsünü veren câhil ve sapık kimselerin sözlerinden ve yazılarından din öğrenmeğe kalkışmak, kendini Cehenneme atmaktır.

Lütfen
Dini kimden alıyorsunuz, öğreniyorsunuz sorun ?
Bana anlatılan din hangi akide düzleminden anlatılmaktadır diye sorun.
Bana alim ve ilim adamı diye sunulan kişiler kimden beslenmektedir diye sorun ?
Acaba usulsüzlerden mi din almaktayım diye sorunuz ?

Ahi Evran
03-12-2007, 23:40
Avamın mezhebi olmaz, cahilin lafına bakılmaz!!!

Bîdâr
04-12-2007, 00:01
Şimdi üniverste 2. sınıftayız..

Ders Çocuk edebiyatı..

Arkadaşımızin birinin dramada Rol gereği bir bayanLa tokaLaşması gerekiyor..

ve Tokalaştı..

daha sonra başka bir cemaata mensup bir arkadaşımız kınadı bu arkadaşımızı..

Ve ardından kınayan arkadaş şunu ilave etti..Ben Bir bayanLa tokalaşacağıma o dersten kalırım sözLerini sarf etti..

Sınıf 3 deyiz..

Hocamız aynı..sınıf aynı...Dersin adı Türkçe öğretimi..

Bu Sefer yine drama yapılması gerekiyor..

Ve bayanLa tokalaşmayı kınayan arkadaş koca rolunde başrol...

Hoca yapmak mecburi yapmayanı bırakırım diyor...

Ve sahne..Rol gereği bizim arkadaş anne niyetindeki bayanla kucaklaşıyor...


Biz deriz Ki Buyuk konuşmamak Lazım...Allah Kimseyi buyuk konuştuğu şeyLe imtahan edip ettiği Lafı yedirmesin..

seyyidabdullah
04-12-2007, 00:08
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.


Şimdi üniverste 2. sınıftayız..

Ders Çocuk edebiyatı..

Arkadaşımızin birinin dramada Rol gereği bir bayanLa tokaLaşması gerekiyor..

ve Tokalaştı..

daha sonra başka bir cemaata mensup bir arkadaşımız kınadı bu arkadaşımızı..

Ve ardından kınayan arkadaş şunu ilave etti..Ben Bir bayanLa tokalaşacağıma o dersten kalırım sözLerini sarf etti..

Sınıf 3 deyiz..

Hocamız aynı..sınıf aynı...Dersin adı Türkçe öğretimi..

Bu Sefer yine drama yapılması gerekiyor..

Ve bayanLa tokalaşmayı kınayan arkadaş koca rolunde başrol...

Hoca yapmak mecburi yapmayanı bırakırım diyor...

Ve sahne..Rol gereği bizim arkadaş anne niyetindeki bayanla kucaklaşıyor...


Biz deriz Ki Buyuk konuşmamak Lazım...Allah Kimseyi buyuk konuştuğu şeyLe imtahan edip ettiği Lafı yedirmesin..

muhterm çok mühim bir noktayı atlama.

Yapmak ayrı , meşru demek ayrı , günah değildir demek ayrı.

günde bin günah işle ama günahlığını bil. hele sonradan dilinden pişmanlık sözleri dökülsün.Senin için ümitkarım.

Ama günahın birini hoş gör , günah değildi de vay senin haline .

Bu duruma düşmüş siyasi müslimler tanırım. Bir yorum ve tevil yaptılar dedim ki eyvah bu durumda el sıkmayanı hain ilan edecekler.

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.

Bîdâr
04-12-2007, 00:10
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.



muhterm çok mühim bir noktayı atlama.

Yapmak ayrı , meşru demek ayrı , günah değildir demek ayrı.

günde bin günah işle ama günahlığını bil. hele sonradan dilinden pişmanlık sözleri dökülsün.Senin için ümitkarım.

Ama günahın birini hoş gör , günah değildi de vay senin haline .

Bu duruma düşmüş siyasi müslimler tanırım. Bir yorum ve tevil yaptılar dedim ki eyvah bu durumda el sıkmayanı hain ilan edecekler.

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.


biz arkadaşımızın bunu söyLemesine Lafetmedik edemeyiz de..

Lakin Buyuk Konuşmamak gerektiğini belirtmek istedik..

adalı
04-12-2007, 00:10
Biz deriz Ki Buyuk konuşmamak Lazım...Allah Kimseyi buyuk konuştuğu şeyLe imtahan edip ettiği Lafı yedirmesin..


“Dünyanın geniş vakitlerinde (yani sıhhat ve servet, asayiş ve emniyet gibi istirahat sebepleri mükemmel olduğu bir zamanda) Cenab-ı Hakk’a ibadet ve taat ile kendini takdim et ki, muzayakalı bir zamanda seni lütfu ile yad buyursun.” (Ahmed bin Hanbel)


Büyük konuşmama konusunda çok haklısınız ama şartların elverdiği bir ortamda Hazreti Allah'a sığınır ve dayanırsak, inşaallah şartların elvermediği vakitlerde de bizi koruyacağını, o tür bir duruma düşmeyeceğimizi ümit ediyorum...

elmnightmare
04-12-2007, 00:10
Mevzuya bir şey katayım...
Bir şeyin haram olduğunu söylemekle o şeye düçar olmak aynı şey değildir...
Adam haram olduğunu söylüyor...Eee tokalaşmış....Bunun adı günah olur...
Biri de helal olduğunu söylüyor tokalaşmak da beis görmüyor...Bunun adı haramı helal edinmek olur...
O yüzden harama helal diyen bir kimseyle harama haram deyip de o haramı işleyen kimseleri aynı kefeye koymayın...
Bu kıyas batıldır...

Bîdâr
04-12-2007, 00:12
]
[B]Bu kıyas batıldır...

benim verdiğim kıyas mı batıldır?

elmnightmare
04-12-2007, 00:18
benim verdiğim kıyas mı batıldır?
Evet verdiğin örnek konuya gitmedi..Bunu demek istedim...

Bîdâr
04-12-2007, 00:33
Konuya gitmemiş olduğu Doğru olabilir.

Seyfullah Kara ya ait bir yorum gördüm ona binaen yazdım..

Batıl kelimesi daha farklı yerLerde kullanılır..

Bilginize..Selam ve dua iLe..

elmnightmare
04-12-2007, 00:40
Konuya gitmemiş olduğu Doğru olabilir.

Seyfullah Kara ya ait bir yorum gördüm ona binaen yazdım..

Batıl kelimesi daha farklı yerLerde kullanılır..

Bilginize..Selam ve dua iLe..
Bu kıyas batıldır deyince bu kıyas uymamış anlamındadır...
EN basit bir fıkıh kitabında dahi bulabilirsiniz....
Batıl'ın sözlük anlamı bir tane değildir...
İsmail Arslan'a da sorabilirsin...

ummuhan
04-12-2007, 07:42
Bu kıyas batıldır deyince bu kıyas uymamış anlamındadır...
EN basit bir fıkıh kitabında dahi bulabilirsiniz....
Batıl'ın sözlük anlamı bir tane değildir...
İsmail Arslan'a da sorabilirsin...

İsmail Arslan! İsmail Arslan lütfen görev başına! :D

(Kaabus kardeş komiksiniz :) )


Mevzuya bir şey katayım...
Bir şeyin haram olduğunu söylemekle o şeye düçar olmak aynı şey değildir...
Adam haram olduğunu söylüyor...Eee tokalaşmış....Bunun adı günah olur...
Biri de helal olduğunu söylüyor tokalaşmak da beis görmüyor...Bunun adı haramı helal edinmek olur...
O yüzden harama helal diyen bir kimseyle harama haram deyip de o haramı işleyen kimseleri aynı kefeye koymayın...
Bu kıyas batıldır...

Ve evet bir takım haramların önünü açacağı için dokunmaktan sakınmak gerektiği aşikardır bütün hükümlerde... Ancak her tokalaşan mutlak günaha girdi gözü ile bakmamız yanlış, niyetleri, o ahvali BİLEN TEK dir dolayısı ile hüküm de O nundur. Bize düşen Haram ve Harama giden her sebep ve saiklerden mümkün olduğunca kaçınarak yaşamaktır. Cenab-ı Hak En iyi YARLIGAYICI dır. Herkes kendi konumunu bilmeli değil mi :)

Üniversite yıllarında Hepiniz Bilirsiniz Beyza Bilgin hoca da benzeri uygulamalar yaptırırdı öğretmenlik dersleri için, aynı şekilde bunlara itiraz eden bir arkadaşımız mezun olup öğretmenliğe başladıktan sonra Fakülteye hocaları ziyarete uğramış; Sonra Beyza hanıma anlatmış " Hocam haklı imişsiniz burada ahkam kesip duruyorduk, size de direniyorduk rahatça, öğretmen atamamdan sonra gittiğim yerde müdüre hanım beni öğretmenler odasına götürdü yeni arkadaşımız diye tanıtmaya, bir baktım tamamına yakını hanım öğretmen, kan beynime sıçradı, ter ayaklarıma indi napıcam nası kurtulacağım? mecbur tokalaşacağız beynimi bi yere odakladım başladım -odun niyetine, odun niyetine.... - diye tokaya....." Rabbim cümle inananlara inandıkları gibi yaşamayı nasib etsin... ne diyelim...

fakiri
04-12-2007, 07:50
Her zaman olduğu gibi;

TAVŞANA KAÇ-TAZIYA TUT

diyenler iş başında !

:(:mad:

Seyfullah Kara
04-12-2007, 20:35
ALLAH (celle celaluhu) razı olsun.
Yapmadığım birşeyleri söylemek istemem.İnşaALLAH bana haram olan bir kadının elinin sıcaklığını hissetmeyeceğim.Ve günahı savunmayacağım!

Bende biliyorum ki yapmaması gereken bir olay dolayısıyla yafta yiyip görevlerine son verilenleri.Bunları örneklemek çok mantıklı gelmez.Ama görevinden olduğu için aç mı kaldı ; HAYIR!

ALLAH (azze ve celle)'ın RASULU (sallallahu aleyhi vesellem) tutmamış.Örneğimiz dir...

Bir dönem biliyoruz ki ; öğrenciler başını açıp okusun dendi.Okudu okul bitti...Birşey olmaz dendi tabi.E şimdi o öğrenciler öğretmen oldu.Başlarını açıp giriyorlar sonra çıkıp örtüyorlar! Hoş hani...

Meryem
04-12-2007, 21:33
yaraLi25; üniversite örneği gerçekten çok komik ve yersiz olmuş. :) Üniversiteyi zaruri bir halin mekanı olarak göstermişniz. Bu, böyle midir? Kem aletle kemalât olmaz. Keyfiyet ayrıdır, zaruret ayrı! Hocanın tehdit ettiği şey derstir, can değil...

MİNA
05-12-2007, 14:43
bugünlerde tevafuken bu konuya odaklanmıştık.....
güzel ve isbatlı cevaplar bulduk inş...
hakkı hak bilip yaşayanlardan olmaktır duamız......
muhabetle inşşş

Ahi Evran
05-12-2007, 21:16
Biz, kadın-erkek tokalaşmasını yaparken, ümmet ne durumda?
Ebu Gureyb'deki, İsrail zindanlarındaki bacılarımızın durumu nedir?
kadın-erkek tokalaşması haram da, Ebu Gureyb'de tecavüze uğrayan ümmetin kadınları helal mi???
Hadi canım...
Kılla, tüyle uğraşmak, Ebu Gueryb'deki kadınların duygularını paylaşmaktan daha makbuldur...!!!

Meryem
05-12-2007, 21:23
Biz, kadın-erkek tokalaşmasını yaparken, ümmet ne durumda?
Ebu Gureyb'deki, İsrail zindanlarındaki bacılarımızın durumu nedir?
kadın-erkek tokalaşması haram da, Ebu Gureyb'de tecavüze uğrayan ümmetin kadınları helal mi???
Hadi canım...
Kılla, tüyle uğraşmak, Ebu Gueryb'deki kadınların duygularını paylaşmaktan daha makbuldur...!!!

Anlayışa bak, hizaya gel...

phantom
05-12-2007, 21:27
Sayın Ahi evran kardeşim. Yukarıda yazdıklarınız da haklısınız ama bu hususa bakarak Allahın haram saydığı bir davranış için icazet almış olmuyorsunuz. Zaten iman ufak tefek olarak gördüğümüz günahlarla yavaş yavaş gidiyor. Bu konu da sorulan sorunun cevabıda zina ya girer sizin dediklerinizde.
Selam ve dua ile...

vakiTamam
05-12-2007, 21:30
tartısılmaz bir konu bence bılindikleri yazıcaz yine...

Ahi Evran
05-12-2007, 21:33
Allahın haram saydığı bir davranış için


İşte ümmetin durumu, daha, ne diyebilirim ki!!!
Allah haram kılmış, hangi ayetle kardeş???

vakiTamam
05-12-2007, 21:36
belkı bir ayet yok ama bayanların gözüne ikinci kez baktıgın zaman gunah oluyorsa elıne dokundugun zaman ne olur aklınla hesap edeceksın aklı verende ALLAH..


Vesselam.

dostluk
05-12-2007, 21:37
Sorun zaten burada. Bir şeye helal veya haram denme hakkının insanda bulunmadığını, bunu ya Allahın ya da peygamberin söylemesi durumunda geçerli olduğunu söylüyorlar. Bir şey ya haramsa haram değilse helaldir kuralını kim belirleyecek.


El tokalaşma uygulamasına yanaşmayanlar kalplerinin temizliğinden dem vurarak kalplerinde gizlediklerini açığa vurmuş oluyorlar. Zira insan fıtratı devam ettiği müddetçe iki cins birbirine karşı emin olamaz. Bunu Allah Teala Yusuf aleyhisselam’ın dilinden;

"Ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü her nefis kötülüğü emreder." (Yusuf 53) buyuruyor.

İmam Kurtubi bu ayetin tefsirinde derki; "Allah’ın peygamberi dahi nefsinin temiz olmasını kerih gördüğü için "nefsimi temize çıkarmıyorum" dedi. Çünkü nefsi temize çıkarmak zemmedilmiş, hoş karşılanmamıştır."

(Kurtubi(9/210)

bakın ayeti kerimelerde ne buyrulmuş...

İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]

Peygamber efendimizin Kur’an dışındaki, dini hükümlere ait bütün emir ve yasaklardaki sözleri de, vahye dayanır. Bir âyet meali şöyledir:
(Resulüm, kendi arzusu ile konuşmaz. Onun [dini hükümlere ait her] sözü vahiydir.) [Necm 3, 4]

Allahü teâlâ Kur’an-ı keriminde mealen şöyle bildiriyor:
(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]

elmnightmare
05-12-2007, 21:41
Biz, kadın-erkek tokalaşmasını yaparken, ümmet ne durumda?
Ebu Gureyb'deki, İsrail zindanlarındaki bacılarımızın durumu nedir?
kadın-erkek tokalaşması haram da, Ebu Gureyb'de tecavüze uğrayan ümmetin kadınları helal mi???
Hadi canım...
Kılla, tüyle uğraşmak, Ebu Gueryb'deki kadınların duygularını paylaşmaktan daha makbuldur...!!!
Yerden göğe kadar haklısın...
evet konuşalım...
HAtta sabaha kadar konuşalım...
Peki bu onların acısını azaltacak mı?
Ya da dertlerine çözüm olacak mı?
Ya da çok güzel bir karar alsak Iraklı bizi dinleyecek mi?
Malesef....

mücahit
05-12-2007, 21:43
Bu konunun neyi tartışılırki ALLAH aşkına. ..

mücahit
05-12-2007, 21:46
GlzZhbVD_zA

AYET bunu söylerken tokalaşmadan nasıl bahsediliyor...


selametle

semader
05-12-2007, 21:53
GlzZhbVD_zA

AYET bunu söylerken tokalaşmadan nasıl bahsediliyor...


selametle


:clap2:

MiHRiMaH
05-12-2007, 22:17
Bilinmeden konuşuluyor hakikaten ya...

Ya çok saf bu tokalaşmaya kendince cevaz verenler ya da emellerine alet edebilecek saftirikleri inandırma gayretindeler!!!...

Tokalaşma haram değilse, el ele de tutuşun o zaman... Göz zinası yok ya çünkü... Bakmayla zina oluyorsa, tokalaşmanın kişilere verdiği manevi tahribat ne derece olur acaba?!?!?!?...

Akıl, akıl gel kafama takıl!!!... Heryerde aklı kullanıyoruz da en bariz örneklerde takılıyor akıllarımız...

mücahit
05-12-2007, 22:29
Bilinmeden konuşuluyor hakikaten ya...

Ya çok saf bu tokalaşmaya kendince cevaz verenler ya da emellerine alet edebilecek saftirikleri inandırma gayretindeler!!!...

Tokalaşma haram değilse, el ele de tutuşun o zaman... Göz zinası yok ya çünkü... Bakmayla zina oluyorsa, tokalaşmanın kişilere verdiği manevi tahribat ne derece olur acaba?!?!?!?...

Akıl, akıl gel kafama takıl!!!... Heryerde aklı kullanıyoruz da en bariz örneklerde takılıyor akıllarımız...


başka nedenirki..ALLAH razı olsun

selametle

Cenan
05-12-2007, 22:38
Canada'da gayr-i Muslim erkekler, tesetturlu hanimlara kazara dahi olsa el uzatip tokalasmazlar. Musluman bir hanimin el uzatip tokalasmiyacagini bilirler...

Bizimkiler neden bilmiyor bilmem...

elmnightmare
05-12-2007, 22:49
Canada'da gayr-i Muslim erkekler, tesetturlu hanimlara kazara dahi olsa el uzatip tokalasmazlar. Musluman bir hanimin el uzatip tokalasmiyacagini bilirler...

Bizimkiler neden bilmiyor bilmem...
Onlar bizi bizden daha iyi tanıyorlar....:flowers:

fakiri
05-12-2007, 22:50
Canada'da gayr-i Muslim erkekler, tesetturlu hanimlara kazara dahi olsa el uzatip tokalasmazlar. Musluman bir hanimin el uzatip tokalasmiyacagini bilirler...
Bizimkiler neden bilmiyor bilmem...

Bunda hayretedilecek bir husus yok kardeş ...Çünkü, KANADA' da bizim ülkemizdeki gibi LAİK YOBAZ yoktur. Bırakın Kanada'yı yeryüzünde herhangi bir başka ülkede dahi bizim buralardaki gibi foslleşmiş cins kafalara rastlayamazsınız.
Bizim buralar öyle düzene uydurulmuş kafalara ram olmuşlardır ki, örneğin sürekli küfre girenlerin sözleri veya yazıları sanki çok mühim ve önemli imiş gibi binlerce hit ve yorum alır; buna mukabil İslâmiyetin inceliklerinden ve hikmetlerinden bahseden ilmi yazılara dönüp de bakılmaz bile !
İşte sadece bu özürlü davranışlardan dolayı ne menem bir topluluğun içinde olduğunuza siz kendiniz de karar verebilirsiniz.

:(

seyyidabdullah
06-12-2007, 00:11
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.





İşte ümmetin durumu, daha, ne diyebilirim ki!!!
Allah haram kılmış, hangi ayetle kardeş???

İşte 21. yy. modernist islamcıları.

Modern müçtehitler.

Bu görüşlere itibar etmeyin. Günümüzde ayete bakıpta hüküm çıkaracak ilmi seviyede kimse bilmiyorum.

Var olan hükmü oynayacak da kimse bilmiyorum.

Ayrıca sorayım :

Tut ki san uyduk. Ayet yok el sıkmak serbest. Yanaktan makas almak niye yasak ,hangi ayetle yasak ? Hatta bir çimdik ? Ve hatta ..... çok uzun bir liste.

Allah senin gibilerin fikirlerinden çocuklarımızı korusun.

Namahreme dokunmak ve dokundurtmak Yasaktır. Okadar.

Yasaklığına inandığı halde dokunan kitap hamalıdır.

Yasaklığını inkar imani meseledir.

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.

EbuMahir
06-12-2007, 00:21
Ustadim buna benzer bir cevabi/soruyuda ben bir zamanlar yazmistim. Eger sadece ayetlerin kelimesi kelimesine alip ne demek istedigini anlamaz isek o zaman bir kadin yabanci bir erkegin kucaginada otursa haram olmamasi lazim gelir cunku hic bir ayette kucaga oturmak haramdir diye yazmiyor. Yine ayni sekilde hic bir ayette eroin haramdir diye de yazmiyor. Simdi eroin kullanmak caizmi olmus oluyor (hasa)...

semih_TEK
06-12-2007, 00:31
BEN SİZİ ANLAMIYORUM YAAAAAAAAAA:D

Bu konuyu bu kadar uzatacak sözleri nerden buluyorsunuz hala bu konuyu aydınlatamadınız orta yere koyamadınızmı hayret hayret hayret

Ahi Evran
06-12-2007, 00:33
İşte 21. yy. modernist islamcıları. Modern müçtehitler.

Moderen değil gardaş, post moderen, senin pre moderenliğin gibi...


Bu görüşlere itibar etmeyin. Günümüzde ayete bakıpta hüküm çıkaracak ilmi seviyede kimse bilmiyorum.

Ortada bir görüş yok, arkadaş bir şey söyledi, biz de cevap verdik...Allah haram kıldı, dedi, bizde sorduk, hangi ayetle, yoksa Allah'ın haram kılmadığı bir şeye haram demek, büyük vebali olan bir cürümdür, burada alimlerin içtihadına itibar edilir, bizde içtihadına itibar ettiğimiz alimlerin görüşlerini beyan ettik...Usul dairesinde kat'î haram ve zanni haram vardır dedik...Ayetten'de, hadisten'de hüküm çıkaracak alimler hiç bir zaman eksik olmamışlardır, kıyamete kadar da eksik olmayacaklardır...



Var olan hükmü oynayacak da kimse bilmiyorum.
Ayrıca sorayım :
Tut ki san uyduk. Ayet yok el sıkmak serbest. Yanaktan makas almak niye yasak ,hangi ayetle yasak ? Hatta bir çimdik ? Ve hatta ..... çok uzun bir liste.

Bana sorma ehliyet sahibi alimlere sor, bizde öyle yapıyoruz...Avamın mezhebi olmaz, usulü fıkha bak...Sen daha mukallid bile değilsin, pre moderen...Lafa bak tut ki sana uyduk, sen mukallid bile değilsin, bana uyamazsın, git müftüne danış!!! Avamın mezhebi müftüsünün mezhebidir...



Allah senin gibilerin fikirlerinden çocuklarımızı korusun.

Amin...Allah korusun...Merak etme Allah neyi, nasıl koruyacağını bilir...



Namahreme dokunmak ve dokundurtmak Yasaktır. Okadar.
Yasaklığına inandığı halde dokunan kitap hamalıdır.
yasaklığını inkar imani meseledir.

Evet, sana haram, bana helal...

seyyidabdullah
06-12-2007, 01:03
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.




Moderen değil gardaş, post moderen, senin pre moderenliğin gibi...



Ortada bir görüş yok, arkadaş bir şey söyledi, biz de cevap verdik...Allah haram kıldı, dedi, bizde sorduk, hangi ayetle, yoksa Allah'ın haram kılmadığı bir şeye haram demek, büyük vebali olan bir cürümdür, burada alimlerin içtihadına itibar edilir, bizde içtihadına itibar ettiğimiz alimlerin görüşlerini beyan ettik...Usul dairesinde kat'î haram ve zanni haram vardır dedik...Ayetten'de, hadisten'de hüküm çıkaracak alimler hiç bir zaman eksik olmamışlardır, kıyamete kadar da eksik olmayacaklardır...




Bana sorma ehliyet sahibi alimlere sor, bizde öyle yapıyoruz...Avamın mezhebi olmaz, usulü fıkha bak...Sen daha mukallid bile değilsin, pre moderen...Lafa bak tut ki sana uyduk, sen mukallid bile değilsin, bana uyamazsın, git müftüne danış!!! Avamın mezhebi müftüsünün mezhebidir...




Amin...Allah korusun...Merak etme Allah neyi, nasıl koruyacağını bilir...




Evet, sana haram, bana helal...


Cevap vermemişsin. Yanaktan makas almak ve çimdik serbest mi ? bilmiyorsan Ehliyet sahibi müftüne bir sor bakalım. ?

Birde sor bize helal olan el sıkışma vb. temaslar kadınlara, eşlere ve analara ve kız kardeşlere de da helal mi ?

Bizim için bunu yaparsın herhalde.

Ayrıca şu mezhep müftü konusunda haklısın. Müftü yok iken ki durumuda yaz.Ama Ulemanın kitapları niye yazdığını bir düşün bakalım. Hedef mukallidler mi idi. yoksa avammı ?

Ömer nasuhi bilmenin büyük ilmihali kime hitab eder. ? Fıkhı ekber kime hitab eder ?

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.

Ahi Evran
06-12-2007, 01:11
Karşıt cinsler arası tokalaşma Selamun Aleykum Saygı Değer Hocam,

Tokalaşmanın dinimizce hükmü nedir? Şartlara göre mi -kimi zaman- caizdir, yoksa tamamen mi haramdır veyahut tamamen mi caizdir? Yurt dışında olduğumuz için zaman zaman hocalarımızla olan ilişkilerimizde zor durumda kalabiliyoruz. Bunu açıklamak, daha doğrusu onların bunu anlamasını sağlamak zor olduğu gibi kimi zaman onlar için itici de olabiliyor. Elimden geldiğince elimde dosyalarla girmeye ve elimi kolumu dolu göstermeye çalışıyorum ya da sanki fark etmemiş gibi yapmaya çalışıyorum ama kimi zaman da ısrarlı tavırlar üzerine mecbur kaldığım oluyor. Her zaman bir stres sarıyor beni şimdi bu görüşmeyi nasıl atlatacağım diye. Hayır, okul bittikten sonra iş hayatına girdiğimizde ilişkilerimizi ne şekilde dengelememiz gerektiğini de kestiremiyorum. Başımı açmamak için kilometrelerce yolu ve zorluğu aştım ben ve elhamdullillah ikileme düşmedim de. Ama beni bu ikilem oldukça yoruyor. Sonuçta bir şeyler yapabilmek, ben de varım diyebilmek için bazı yerlerde bulunmamız gerekiyor ve o yerlerinde kendine göre teamülleri var sizin de bildiğiniz gibi...

Yanlış hatırlamıyorsam Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ın bu konuda fetvası var. Ama kaynak ya da herhangi bir hadis belirtilmemişti. Hafta sonları çocukları okuttuğum camiide de bu soru karşıma çıktı ve çocuklara "bu aralar bu konuyu ben de araştıyorum ve kıymetli bir hocama danıştıktan sonra sizi bilgilendiririm" dedim. Bu konudaki sıkıntımı giderirseniz çok memnun olurum hocam. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Sizin için her zaman duacı olduğumuzu ve saygı ile andığımızı bilmenizi isterim.

Saygılar...
22/05/2007

http://www.mustafaislamoglu.com/resimler/haberler/248.jpg
Aziz talib,
aleyküm selam ve rahmetullah,
Tokalaşmayı "yasak" sayan alimler, bunu seddi zeria babından yasak saymışlardır. Yani haramdan kaçmak için yolu daha baştan tıkamak. Bunu da la takrabu'z-zina: zinaya yaklaşmayın ayetiyle delillendirenler olmuştur.
1. Bu konuda Kur'an'da celi bir hüküm yer almaz.
2. Sünnette bu kadınlarla tokalaşma konusunda birbiriyle çelişen rivayetler yer alır. Mesela Efendimiz'in kadınlardan bey'atı nasıl aldığı konusunda birbirinden çok farklı rivayetler nakledilir. Bu rivayetler 8 ayrı versiyondan oluşur. Bu rivayetlerin hepsini bir arada Mümtehane suresinin 12. ayetinin tefsirinde İbn Kesir'de bulabilirsiniz. Bunlardan en belirgin olanlarını burada zikredeyim:
a) "Ben kadınlarla tokalaşmam" diyen Rasulullah su dolu bir kaba elini daldırdı, kadınlar da daldırdı.
b) Rasulullah kıyalı kapıdan ellerini uzattı biz de uzattık ve biatlaştık.
c) Ömer elini uzatarak kadınlardan Allah rasulü adına tokalaşarak biat aldı.
d) İbn Ebi Hatim'den gelen Hz. Aişe rivayetinde: Hz. Peygamber Fetih günü biat için gelen Hind'e elindeki kınayı çıkarıp gelmesini söyler. O kınayı çıkarıp geldikten sonra elini kabul eder ve biat alır (İbn kesir, IV, 354)

SÖZÜN ÖZÜ: Bu hususta azimet mümkün olduğunca sakınmaktır. Fakat muhatabın yanlış anlayacağı durumlarda, hassaten inancınızı ilzam edecek durumlarda, hele onun onurunu rencide edecek ve sizden nefret ettireceğini bildiğiniz durumlarda bu ruhsatı kullanmak azimetin ta kendisi olabilmektedir.
Vesselam.



http://www.mustafaislamoglu.com/haber_detay.php?haber_id=248

Bu satırları sert bulmayın lütfen; imamların birçoğuna göre “mukallid”in tarifi şudur: “Amellerini delilleriyle birlikte bilip, o delilleri değerlendirmede mezhep imamının ictihadını benimseyen kimse.” Söyler misiniz? Bu durumda kendini Hanefi sananların kaçta kaçı Hanefi’dir? Kaçta kaçı Şafii’dir? Bırakın avamı, “hocam” denilenlerin kaçta kaçı “mezheplidir?” Utanmadan yıllar yılı “mezhepsizlik edebiyatı” yapan ‘mezhepçiler’, duygularını, paralarını sömürerek sırtından geçindikleri Müslümanlara kinden, nefretten, cehaletten başka ne verdiler? Tezgâhında mezhep satarak geçinen bu tiplerden oluşan bir cemaat, radyodan ‘düz’ kadın sesine ‘haram’ diyen sözümona ilmihaller tezgâhlarken, dansöz pazarlayan TV istasyonuna sahip olmanın fetvasını bulmakta hiç de zorlanmadı. Bu tiplerden kaçını tanıdımsa, hepsi de şarlatandı. Ayak üstü “sübhaneke”nin anlamını sorsanız “kem-küm”den başka cevap alamazdınız. Ama dillerinin keskin yanını koca koca alimlerin enselerinden bir türlü çekmezlerdi. Mevdudi gibi, Seyyid Kutup gibi, nerede imanının bedelini ödemiş bir alim var, onun etini yiyerek semirmeyi beslenme alışkanlığı haline getirmiştiler. Haddini bilmeyen neyi bilir ki?

Bu şarlatanlar, yüreklerinde çamur, sıvayacak alim yüzü aradılar. Ve koca bir toplumu kelimenin tam anlamıyla “mezhepsizleştirdiler.” Ey Hanefiler! Ebu Hanife’ye göre siz Hanefi falan değilsiniz, sizin mezhebiniz falan yok! “Mezhepçilik” yapan şarlatanlar sizi dolmuşa bindiriyor. Avamın mezhebi müftüsünün mezhebidir, demişler. Haydi “doğrudur” diyelim; fakat kaçta kaçınızın “fetva makamı” (müftüsü) var? İçtihat kapısının meccane bekçileri hâlâ neyin edebiyatını yapıyorlar? Cahili cühelasıyla milletin tümü müctehid oldu. Üç beş yetkin alime tahammül edemeyen tulumbacı takımının gözü aydın; Hayreddin Karaman Hoca gibi bir ikisinin tepesine iftira küfelerini boca etmek için hazır beklerlerken, sayelerinde milyonlarca müctehide kavuştuk. Herkes her gün kendi yaptıklarına kılıf bulmak için onlarca ictihat yapıyor, ahkâm kesiyor, fetva veriyor. Okumak mı, öğrenmek mi, bilmek mi, bilenden sormak mı? Hak getire. “Bilmez ki sorsun, sormaz ki bilsin” diyenin hesabı.

http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Kat_id=2&Makale_id=66

TÜRKMEN
06-12-2007, 01:18
ALLAH CC RAZI OLSUN

seyyidabdullah
06-12-2007, 01:22
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.


sizin müftünüz islamoğlumu ? Allah gerçekten yardımcınız olsun.

Yukardaki şarlatanlar hakaretini aynen iade etmiyoruz. Bir kenara yazdık. İlahi kayıtada girmişitr. Hesap günü oradayız.

İslamoğlu hakkında :


Murat yazıcı hocam hepsini toplamış.
Allah hayırlı bir ömür ve sağlık sıhhat versin murat hocama.



M. İslamoğlu'nun Bazı Anormal Görüşleri (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-baz-anormal-grleri.html)

M. İslamoğlu'ndan Tuhaf Sözler (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolundan-tuhaf-szler.html)
M. İslamoğlu Okuyucularını Felâkete Sürüklüyor (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolu-okuyucularn-felakete-srklyor.html)
M. İslamoğlu'nun Babasının Değerlendirmesi (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-babasnn-deerlendirmesi.html)
M. İslamoğlu'nun Abdest Konusundaki Fitnesi (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/aadaki-makale-mustafa-islamolu-isimli.html)
M. İslamoğlu'nun Abdestsizlik Fitnesi Üzerine (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-abdestsizlik-fitnesi.html)

Kısaca bu adam dikkat : Babası bile Dal(Sapmış) diyor.

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.

Kutlukhan
06-12-2007, 10:00
Mezhep dört ise bunca aykırı fikirler neyin nesi. Neden hanefilerin hepsi aynı düşünmüyor, aynı şeyi savunmuyor. Neden bin çeşit hanefi var ikibin çeşit şafii var. Yüzbin çeşit tarikat var. Ve bunlar birbirlerini yiyiyor. Birbirlerinden mürit pasta kaçırmaya çalışıyor. Herbiri kendisini diğerlerinden üstün biliyor.

run
06-12-2007, 12:10
GlzZhbVD_zA

AYET bunu söylerken tokalaşmadan nasıl bahsediliyor...


selametle

NOKTA

run
06-12-2007, 12:20
Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.


sizin müftünüz islamoğlumu ? Allah gerçekten yardımcınız olsun.

Yukardaki şarlatanlar hakaretini aynen iade etmiyoruz. Bir kenara yazdık. İlahi kayıtada girmişitr. Hesap günü oradayız.

İslamoğlu hakkında :


Murat yazıcı hocam hepsini toplamış.
Allah hayırlı bir ömür ve sağlık sıhhat versin murat hocama.



M. İslamoğlu'nun Bazı Anormal Görüşleri (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-baz-anormal-grleri.html)

M. İslamoğlu'ndan Tuhaf Sözler (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolundan-tuhaf-szler.html)
M. İslamoğlu Okuyucularını Felâkete Sürüklüyor (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolu-okuyucularn-felakete-srklyor.html)
M. İslamoğlu'nun Babasının Değerlendirmesi (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-babasnn-deerlendirmesi.html)
M. İslamoğlu'nun Abdest Konusundaki Fitnesi (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/aadaki-makale-mustafa-islamolu-isimli.html)
M. İslamoğlu'nun Abdestsizlik Fitnesi Üzerine (http://muratyazici.blogspot.com/2007/06/m-islamolunun-abdestsizlik-fitnesi.html)
Kısaca bu adam dikkat : Babası bile Dal(Sapmış) diyor.

Allahın selamı ve rahmeti müminlerin üzerine olsun.


aynı düşünce hep muhalefet hep sapkınlık

Kutlukhan
06-12-2007, 12:29
Tarikat çevresinin Cem YILMAZ herhalde. Bu hocaya öyle söylüyorlar. Cübbeli Ahmet için.

Ahi Evran
06-12-2007, 12:29
Mezhep dört ise bunca aykırı fikirler neyin nesi. Neden hanefilerin hepsi aynı düşünmüyor, aynı şeyi savunmuyor. Neden bin çeşit hanefi var ikibin çeşit şafii var. Yüzbin çeşit tarikat var. Ve bunlar birbirlerini yiyiyor. Birbirlerinden mürit pasta kaçırmaya çalışıyor. Herbiri kendisini diğerlerinden üstün biliyor.


Kutlukhan kardeş...
Hüsnü Aktaş Hocanın hanefiliği var...
Mehmet Talu'nun hanefiliği var...
Hayrettin Karaman Hocanın hanefiliği var...
Mustafa İslamoğlu'nun hanefiliği var...
Muhammed Gazali'nin hanefiliği var...
Abdulaziz Bayındır'ın hanefiliği var...

Hemen hemen, hepsi hanefilik üzere konuşur, delileriyle, ama gelin görün ki bir mesele de dahi ittifak edemezler, söz de hepsi hanefilik üzeredir, tabi bunu kınamıyorum, koskoca hanefi mezhebi, mehemt talu ve hüsnü aktaşın eline kaldıysa, vay imam-ı azam'ın haline...

mücahit
06-12-2007, 12:30
Tarikat çevresinin Cem YILMAZ herhalde. Bu hocaya öyle söylüyorlar. Cübbeli Ahmet için.


Komik olup olmaması önemli değil anlattıkları önemli...ayrıca sadece diyorlar..işine gelmeyen öyle diyor..neyse

selametle

elmnightmare
06-12-2007, 13:26
Hayrettin Karaman Hocanın hanefiliği var...
Mustafa İslamoğlu'nun hanefiliği var...



Hocam,
Ben ihl mezunu olduğum için imam hatipli kardeşlerimin açtığı siteleri sık sık ziyaret etmekte forumlarında paylaşımlarda bulunmaktayım.
Dün yine bir imam hatip sitesinin forumunda bir ağabey sizin şia olduğunuzu ve bunu
bilerek mi kitaplarını okuduğumu,mezhepleri yok sayan ve sünneti/hadisi inkar etmesine
rağmen yazılarınızı takip mi ettiğimi bana suail etti.bende bildiğim kadarıyla ve dilimin
yettiğince sizin ehli sünnet olduğunuzu,şia ile ilgili fikirlerinizi izah etmeye çalıştım.

Ağabey sizin itikadınızı merak ettiğini ve hatta sizin mezhepsiz olduğunuzu iddia etti.
ve bu konuda araştırma yaptığını,yinede gençlerin "kendini ehli sünnet tanıtıp tehlikeli
zehirler empoze eden"e dikkat etmeleri için de ihtarda bulundu.

Hocam kusura bakmayın vaktinizi çalıyorum.bu konuda o kadar çok konuştu ki ağabey,
bir kaç arkadaşın mezhep konusunda kafası karıştı.şunu sual etmek isterim,
hem itikadi hem fıkhi mezheblerin insan hayatında okadarda önemi yok mudur?
insan mezhepsiz de yaşayabilir mi?

26/07/2007

Aziz talib,
Ömrümde hiç Şii olmadım. Buna hiç ihtiyaç duymadım.
Kendimi mezheple hiç tanımlamadım. Allah bizi Müslüman olarak adlandırdığını Kur'an'da söylüyor: (Huve semmakumu'l-müslimin: O sizi müslüman diye adlandırdı) Bu bana yetti.
İftiracıları Allah'a havale ediyor, onlardan beri olduğumu ifade ediyor,
huzur-i ilahide davacı olduğunu beyan ediyorum.

vesselam(Mustafa İSlamoğlu)

:)
Hayrettin KAraman'a ise sonra değiniriz...

Meryem
06-12-2007, 13:31
:) elmnightmare... elmnightmare... elmnightmare...

Allah razı olsun...

Ahi Evran
06-12-2007, 13:32
Allah bizi Müslüman olarak adlandırdığını Kur'an'da söylüyor: (Huve semmakumu'l-müslimin: O sizi müslüman diye adlandırdı) Bu bana yetti.İftiracıları Allah'a havale ediyor, onlardan beri olduğumu ifade ediyor,
huzur-i ilahide davacı olduğunu beyan ediyorum.


Mustafa hocam güzel bir cevap vermiş, elhamdulillah müslümanız...Allah öyle diyor, bitti...

Elmnighmare kardeş benim izah etmek istediğim şuydu, bir meselede hanefilik ile ilgili bakış açıları, bunu bir ara size delilleri ile yazacağım...

UBEYDUN
06-12-2007, 13:39
n.yıldız hoca efendinin bu konuda sorulan soruya cavabı

Erkeğin namahrem bir kadının elini tutması konusunda iki hususta ittifak
vardır:
Birincisi: Şehvet ve zevklenme iki taraftan birisi için söz konusu ise
tokalaşmanın haram olduğunda tereddüt yoktur. Hatta, erkeğin mahremi olan
kadınlardan birisi ile tokalaşırken bir şehvetlenme ve zevklenme ihtimali
olursa bu tokalaşma da haramdır.
İkincisi: Şehvet uyandırması mümkün olmayan çok yaşlı bir kadının veya küçük
bir kızın elini tutmakta da bir sakınca yoktur.
Bu iki meselede ihtilaf yoktur.
Ancak bizim için bir fitneye dönüşen meselede şu ayrıntılar dikkatimizi
çekmektedir:
1-Birden çok hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kadınlarla
beyat ederken -normalde beyat, el sıkışılarak yapıldığı halde- kadınların
elini tutmadığı vurgulanmıştır. Bu hadislerden birinde Aişe annemiz yeminli
bir eda ile 'hiç bir kadının elini tutmadığını' belirtmektedir. Bu derece
açık bir ifadeyle olmasa bile, kadınlarla beyat ederken musafaha yaptığına
işaret eden Ümmü Atıyye hadisi de vardır. Netice olarak alimler yakın
günlere kadar, erkeğin yabancı kadınla musafaha etmesinin haram olduğunu
söylemişlerdi.
2- Şehvet ve zevklenmeye karşı fitne söz konusu ise haramlığa hala itiraz
eden yoktur. Ama, genç bir bayanla tokalaşan genç bir erkeğin fitneden nasıl
emin olacağını izah edebilen de yoktur. Fitne denince, eline değer değmez
bayana saldırmak olarak anlamadıklarına göre, erkek ve kadının tokalaşması
ardından, erkeğin veya kadının o sahneyi beyinlerinden silip
silemiyecekleri, sorunumuzun temelini oluşturmaktadır. Fitne o anda bir
saldırıya dönüşmüyor olsa bile, bir gevşeme ve tahayyül sürecinin önü
açılmış olamamakta mıdır? Elbette, Allah'ın esnek bıraktığı bir hükmü
katılaştırmak alimlerin hakkı değildir. Bilakis bunu yapmaları hatadır.
Anca, gevşeklim veya sıkılık konusundaki ölçü, kadını bir reklam ve şehevi
sömürü aracı olarak gören çağdaş anlayış mıdır yoksa insan fıtratına en
müsait din olarak gelen İslam Şeriatı mı? Meselenin çekirdeği budur.
Dereden tepeden, cımbızla kelimeler çıkararak, erkeğin kadının elini
tutmasının caiz olduğuna delil aramanın dayanağı nedir? Bir müslüman
herhangi bir toplantıda, akraba ziyaretinde sıkılmasın diye dinden taviz
vermek mi gerekmektedir?
3- Bir başka boyut da şudur: Yaşlı kadının ve çocuğun elini tutmakta bir
sakınca yoktur. Bu bir dun kuralıdır. Peki yaşlı kimdir? Gelini kadar
bakımlı ve kuaför görmüş saçları, şehvet kokan tarzı ile bir kadın yaşlı
mıdır? Adı çocuk, yaşı küçük. Doğru. Bir bayram günü, annesinden tefrik
edilemeyecek kadar süslü ve bakımlı, çocuk olduğu halde, kadın görünümüyle
ortaya çıkmış çocuk çocuk mudur?
Biz cehennemden kurtulmanın yollarını mı arıyoruz, cehenneme sürükleyecek
tavizler mi bulmaya çalışıyoruz. Allah yardımcımız olsun.
Sonuç:
Fitneden emin olunduktan sonra -ki, bu eminlik imani bir meseledir, kişiden
kişiye değişebilir- erkek kadınla tokalaşabilir. Genel kural ise, erkeğin,
yabancı kadının eline tutmamasıdır.

((MUHAMMED))
06-12-2007, 13:49
Diyebilir, nitekim bunu örnekleri fıkıhta çoktur...
Birinin helal dediğine, biri haram demiştir...
Usul bağlamında ikisi de doğrudur...
Mukallide düşen görev takliddir...
Bu demek değildir ki üçüncü bir görüş ile amel edilmeyecek...

bu nedemek oluyor açıklarmısın çok komik bir açıklama bu
hangi mezhep imamı hangisinin haram dediğine helal demiş
lütfen işkemden konuşmayalım
sadece ihtilaflar küçük ayrıntılarda ayrılmıştır abdestin bozulması meselesi gibi vs..
yoksa haram kılınan bir şeye hiç bir alim helal dememiştir
insanları yanlış yönlendirmeyelim
ayrıca tokalaşma konusunda Efendimizin yapmadığı bir şeyi kaçındığı ve ümmetini sakındırdığı bir konuda hiçbir alim bazı durumlara göre helal bazı durumlare göre haramdır diyemezler bu dinde reformcuların görüşüdür

((MUHAMMED))
06-12-2007, 14:03
GlzZhbVD_zA

AYET bunu söylerken tokalaşmadan nasıl bahsediliyor...


selametle

daha bu videonun üzerine söz söylenmez videoyu söyleyen nefsindenmi konuşuyor yoksa ayete göremi bunu ayrımını yapmadığımız sürece doğruyu yanlışı ayırt edemeyiz ben şayet Cübbeli hocanın bu zamana kadar verdiği sohbetlerde ayet ve hadisin dışında konuştuğunu görmedim
sayfa numarasına kaynağına kadar veriyor ona itiraz eden Allah ve Resülüne itiraz etmiş olur

o yüzden Ehli sünnet alimlerinden başkasını dinlemiyorum kimin ne olduğunu kimin nefsinden fetva verdiği kimlerin dine hizmet adı altında dinde Reformculuk yaptığı belli zaten
Allah Razı olsun Cübbeli hoca dinde reformculara ,mezhepsizlere karşı hep uyarıyor zaten
Ehli sünnet alimleri ile Ehli sünnet dışı alimlerin, fetvalarını karşılaştırınca nasılda anlaşılıyor herkesin ne olduğu
helal olsun sana Cübbeli hocam seni çekemeyenlere hep şamar atıyorsun ama inatlarından hasetlerinden kabul etmek istemiyorlar Ehli sünnet yoluna (Efendimiz s.a.v. ve Ashabının yoluna )canım feda
herkes mahşerde fetvasını dinlediği hocasıyla haşr olacak
ayette perde arkasından konuşun diyor biz tokalaşma harammı helal mi onu tartışıyoruz hale bak :D

vakiTamam
06-12-2007, 18:46
bir sualım olacak..

hepimis aynı fıkırde oldugumuza göre neyi nicin tartısıyoruz? bazen tartısmalarda yararlı ve faydalı olmalı degılmı!!

S.a

adalı
06-12-2007, 20:21
Sonuç:
Fitneden emin olunduktan sonra -ki, bu eminlik imani bir meseledir, kişiden
kişiye değişebilir- erkek kadınla tokalaşabilir. Genel kural ise, erkeğin,
yabancı kadının eline tutmamasıdır.

Şimdi siz diyorsunuz ki, benim hanım çarşaf giysin, ama eve bi erkek gelince evde erkeğin elini sıksın...
İlginç doğrusu!!!

Bir de emin olma ölçünüz ne? Söylerseniz biz de bilelim inş...

UBEYDUN
06-12-2007, 20:27
Şimdi siz diyorsunuz ki, benim hanım çarşaf giysin, ama eve bi erkek gelince evde erkeğin elini sıksın...
İlginç doğrusu!!!

Bir de emin olma ölçünüz ne? Söylerseniz biz de bilelim inş...
yazılanın hepsini okuyup damı bu sonuca vardınız bende merak ettim doğrusu

bir daha okumanızı istirham ederim

MERVE__
06-12-2007, 20:35
bu konuyu mu tartışıyoruz:confused1:
ilginç.

adalı
06-12-2007, 20:39
yazılanın hepsini okuyup damı bu sonuca vardınız bende merak ettim doğrusu

bir daha okumanızı istirham ederim

Okudum. Tekrar okuyun dediğiniz için tekrar okudum.
Ama benim sorum size...
Siz yazının sonuna sonuç eklemişsiniz ya... Soruyu o yüzden size soruyorum...
Bi erkek evinize geldiğinde hanımınız ile tokalaşmasına izin var mı yok mu?

UBEYDUN
06-12-2007, 20:41
Okudum. Tekrar okuyun dediğiniz için tekrar okudum.
Ama benim sorum size...
Siz yazının sonuna sonuç eklemişsiniz ya... Soruyu o yüzden size soruyorum...
Bi erkek evinize geldiğinde hanımınız ile tokalaşmasına izin var mı yok mu?

erkekler evime geldiklerinde hanımımı göremezler bile;)

vakiTamam
06-12-2007, 20:45
erkekler evime geldiklerinde hanımımı göremezler bile;)

sizmi hizmet edeceksiniz peki :D

adalı
06-12-2007, 20:49
erkekler evime geldiklerinde hanımımı göremezler bile;)

Peki sayın UBEYDUN...
Erkekler evinize geldiklerinde hanımızı görmüyorlar da siz nasıl oluyor da tokalaşmanın caiz olduğu yönündeki fetvaları buraya ekleyebiliyorsunuz???
Bu işte bi tezatlık yok mu sizce?

mücahit
06-12-2007, 20:50
daha bu videonun üzerine söz söylenmez videoyu söyleyen nefsindenmi konuşuyor yoksa ayete göremi bunu ayrımını yapmadığımız sürece doğruyu yanlışı ayırt edemeyiz ben şayet Cübbeli hocanın bu zamana kadar verdiği sohbetlerde ayet ve hadisin dışında konuştuğunu görmedim
sayfa numarasına kaynağına kadar veriyor ona itiraz eden Allah ve Resülüne itiraz etmiş olur

o yüzden Ehli sünnet alimlerinden başkasını dinlemiyorum kimin ne olduğunu kimin nefsinden fetva verdiği kimlerin dine hizmet adı altında dinde Reformculuk yaptığı belli zaten
Allah Razı olsun Cübbeli hoca dinde reformculara ,mezhepsizlere karşı hep uyarıyor zaten
Ehli sünnet alimleri ile Ehli sünnet dışı alimlerin, fetvalarını karşılaştırınca nasılda anlaşılıyor herkesin ne olduğu
helal olsun sana Cübbeli hocam seni çekemeyenlere hep şamar atıyorsun ama inatlarından hasetlerinden kabul etmek istemiyorlar Ehli sünnet yoluna (Efendimiz s.a.v. ve Ashabının yoluna )canım feda
herkes mahşerde fetvasını dinlediği hocasıyla haşr olacak
ayette perde arkasından konuşun diyor biz tokalaşma harammı helal mi onu tartışıyoruz hale bak :D

eyvALLAH kardeş...ehl-i sünnet alim hocalarımızın dedıklerı ortada onların dedıklerıne uymamız gereklidir ALLAH C.C izniyle..Söyledikleri ya Ayet Yada Hadistir...


vesselam

mücahit
06-12-2007, 20:51
sizmi hizmet edeceksiniz peki :D


evet.. kapıyı çalar alır dağıtırız çok zor değil

:=)

UBEYDUN
06-12-2007, 20:53
sizmi hizmet edeceksiniz peki :D
ya benim özelimdir ama son olarak cevab vereyim

11 yıldır ben yaparım evde erkeklere olan hizmeti.

din bazem emreder bazen tavsiye eder

azimet yaklaştıran fitneden uzaklaştırandır

dinin birde zaruretler dahilinde ruhsatları vardır

kullanma hakkında feragat ise mesela sümeyye radiyallahuanha gibi davranmaktır

vakiTamam
06-12-2007, 20:53
evet.. kapıyı çalar alır dağıtırız çok zor değil

:=)

cok güzel dusunuyosun :clap2: da işte dedıgınız gıbı olmuyo bızde adettendır hanımın hızmet etmesi.. keske herkes sizin gibi dusunse fakat olmuyor malesef..

adalı
06-12-2007, 20:56
cok güzel dusunuyosun :clap2: da işte dedıgınız gıbı olmuyo bızde adettendır hanımın hızmet etmesi.. keske herkes sizin gibi dusunse fakat olmuyor malesef..


Ne adetiymiş o?
Uygun olan zaten hanımın değil erkeğin erkeğe hizmet etmesi. Hanım kapıya kadar götürür beyi çıkar alır...

mücahit
06-12-2007, 20:56
cok güzel dusunuyosun :clap2: da işte dedıgınız gıbı olmuyo bızde adettendır hanımın hızmet etmesi.. keske herkes sizin gibi dusunse fakat olmuyor malesef..


o adet bizde de vardır ama..adet'e uymak zorunluluğumuz yok..Hiç değilse kendi başımıza olduğumuz zaman bu düşüncelerde olmalıyız..inşALLAH ki daha iyidir..

ALLAH'ın Rahmeti üzerine olsun inşALLAH

UBEYDUN
06-12-2007, 21:01
Peki sayın UBEYDUN...
Erkekler evinize geldiklerinde hanımızı görmüyorlar da siz nasıl oluyor da tokalaşmanın caiz olduğu yönündeki fetvaları buraya ekleyebiliyorsunuz???
Bu işte bi tezatlık yok mu sizce?

caizliği şarta binaen dir

hemen yukarısında eminliğin nasıl olabileceğini açıklayan bilen yoktur deniliyor bu ironiyi anlamak size nekadar zor geliyor

efendimiz aleyhisselamın tokalaştığı yöndeki hadislerini ne yapacaksınız?

anlamak istediğimizi alıp diğerlerini terk mi edeceksiniz onları sünnetten saymayacakmısınız

bu sonuca gelinmesinin sebebi birbirine zıt ifadelerin rivayet olunmasındandır

nasla sabit dediğinizde kata dışına çıkılamıyacağı sonucu çıkar hayatı daha daraltmış olunur

ifade edileni ben şöyle anlıyorum

musafaha caiz değildir

nefsinize hakim olma noktasında eminlik yoktur

adalı
06-12-2007, 21:08
efendimiz aleyhisselamın tokalaştığı yöndeki hadislerini ne yapacaksınız?

anlamak istediğimizi alıp diğerlerini terk mi edeceksiniz onları sünnetten saymayacakmısınız



Mahremi olmayan kadın ve erkeğin şehvet arzusu ile olsun veya olmasın, birbirlerine dokunmaları, hususiyetle tokalaşmaları haramdır.

Cenab-ı Fahri Kainat -sallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyuruyorlar:

"Yabancı bir kadının eline dokunan, tokalaşan kişinin eline kıyamet gününde ateşten bir kor parçası konur." (Feth-ül Kadir)

"Herhangi birinizin başına demir iğne veya çuvaldız batırılması, kendisine helal olmayan kadına dokunmasından daha hayırlıdır." (Beyhaki)

Hazreti Aişe -radiyallahu anha- Validemiz buyurular ki:

"Resulullah -sallahu aleyhi ve sellem- kadınlardan sadece dil ile biat alırdı, ellerini tutmazdı. Nikahları altında bulunmayan hiçbir kadına eliyle dokunmamıştır." (Buhari)


Hadis-i şerif'ler bunlar...
Konu bizim içn kapanmıştır. Biz bu Hadis-i şerif'lere bakar ve ölçüyü alırız.

Anlamak istediklerimizi alıp diğerlerini terk etme mevzusuna gelince de, asıl anlaşılması gereken tokalaşma dinimizce caiz olsa bile (!) takva yönüyle tokalaşmamız gerektiğidir.
Siz anlamak istediğin alıp diğerini terk ediyor olmayasınız!!!

MERVE__
06-12-2007, 21:17
Siz anlamak istediğin alıp diğerini terk ediyor olmayasınız!!!
:good::clap2:

UBEYDUN
06-12-2007, 21:18
sayın adalı bende müsade ederseniz size bir soru sormak istiyorum

yaşlı bir kadınla musafaha caizmidir yada çocukla ,neden.

adalı
06-12-2007, 21:22
sayın adalı bende müsade ederseniz size bir soru sormak istiyorum

yaşlı bir kadınla musafaha caizmidir yada çocukla ,neden.

Ben bir kadın olarak yaşlı erkekle musafaha yapmam. Ama küçük çocuk dediğiniz eğer ergenlik yaşından evvel olan bir çocuksa onunla musafaha yapabilirim...

Sizin sorunuzda, kadının nefsi duyguları köreldi yaşından dolayı diyelim, peki ya onunla musafaha yapan erkeğin?

Burda zanla konuşmak abes olur. Bizim yapmamız gereken de o alimin bu alimin sözleri değil, Efendimizin ne buyurduğu olmalıdır.

Sonuç olarak zaman, ahir zaman. Herkes nefsine göre fetvalarda bulunabiliyor.

UBEYDUN
06-12-2007, 21:30
Ben bir kadın olarak yaşlı erkekle musafaha yapmam. Ama küçük çocuk dediğiniz eğer ergenlik yaşından evvel olan bir çocuksa onunla musafaha yapabilirim...

Sizin sorunuzda, kadının nefsi duyguları köreldi yaşından dolayı diyelim, peki ya onunla musafaha yapan erkeğin?

Burda zanla konuşmak abes olur. Bizim yapmamız gereken de o alimin bu alimin sözleri değil, Efendimizin ne buyurduğu olmalıdır.

Sonuç olarak zaman, ahir zaman. Herkes nefsine göre fetvalarda bulunabiliyor.
yapabilirim dediğinizde bu sonuca nasıl vardığınız önemlidir

bizim hassasiyetlerimizden çok dinin ne dediği önemlidir

bizimde sizinle sonuçta buluştuğumuz halde o süreci değerlendirmemiz

ilmin getirisidir

Allah ve rasulunun çocuklarla musafaha yapabilirsiniz diye şerh koyduğunu söyleyebilirmisiniz

burada önemli amil nefsten eminliktir

kat'a uygulanacak bir emirde küçük büyük muhayyerlik yoktur

bizde nefsten eminlik mümkün görünmüyor demiştik hala neden konuşuyorum anlamışta değilim

selam ve dua ile

zebih
06-12-2007, 21:55
mevzunuz ile ilgili ana temada bir münazara açılmıştı. fayda umuyorum:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=15210&page=3

((MUHAMMED))
07-12-2007, 07:47
--

((MUHAMMED))
17-12-2007, 08:05
sayın adalı bende müsade ederseniz size bir soru sormak istiyorum

yaşlı bir kadınla musafaha caizmidir yada çocukla ,neden.

yaşlıda olsa bir kadının yanında mahremi olmadan 90 km.'nin dışına çıkması nasıl caiz değilse yabancı bir erkekle de tokalaşması da caiz değildir.

Yaşlı kadınlar için Rabbimiz şu imtiyazı tanımıştır
Nur Suresi 60. Ayet;
Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, zinetleri (yabancı erkeklere) teşhir etmeksizin (cilbablarını) dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. İffetli davranmaları (yine de dış elbiselerini örtmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.

Akıl baliğ olmayan çocuklarla tokalaşılabilir. Mahram nedir , na mahrem nedir günümüzde bunu bilen çok az kişi var.

Kadının Mahremi şunlardır;
Kocası, Babası,Dedesi, Kendi Dayısı, Kendi Amcası,Kendi Erkek Kardeşi,Kayın pederi,Akıl Baliğ olmayan çocuklar

Erkeğin Mahremi;
Karısı,Annesi,Kız kardeşi,Halası,Teyzesi,Ninesi,Kayın validesi akıl balğ olmayan kız çocukları

Kadının Namahremi ise;
Kayın biladeri,Kocasının Dayısı,Kocasının Amcası,Erkek kuzenlerinin hepsi ve diğer bütün erkekler

Erkeğin Namahremi ise;
Karısının kız kardeşi (baldızı),Kız olan bütün kuzenleri,Karısının Halası, karısınınTeyzesi ve diğer bütün kadınlar

Çünkü Efendimiz s.a.v. bir hadisi şeriflerinde;
"Kayın ateştir sonu ölümdür" buyurmuştur. sahabe Efendimlerimiz kayından kasıt (kocasının amca ve dayısıda dahilmidir diye sorduklarında Efendimiz s.a.v. evet diye cevap vermiştir.) Kayın kocanın erkek tarafından olanlardır.

Günümüzde malesef aile içi zinaların olduğunu duymaktayız, kendi süt kardeşi ile evlenmek isteyen veya kaynı ile yalnız kaldığında zinaya düşenlerin sayısı hiçde hafife alınacak kadar değildir. Haremlik selamlığa dikkat etmeyen aileler , ne olacak canım kaynı onun kardeşi gibidir,veya bizim kalbimiz temiz diye Allah'ın bu emrini pek ciddiye almamaktadırlar. O yüzden cinayetler işlenmekte gizli çocuk aldırmak gibi üzücü olaylar yaşanmaktadır.
O yüzden biladerleri evde yokken yengelerinin yanlarına girmesinler.

Çünkü Efendimiz s.a.v.
karşı cinsten "İki kişinin üçüncüsü şeytandır" buyuruyor. Şeytan iyiliği emretmeyeceği için ona meydan bırakılmamalıdır.

gercek_musluman
17-12-2007, 10:39
evet önemli olan Peygamber Efendimiz(S.A.V)'in sözü.bu çok doğru.ben nadiren yapıyordum ama bundan sonra İNŞALLAH yapmıycam.

((MUHAMMED))
17-12-2007, 10:50
işte bütün bu sorunlar ilimsizlikten kaynaklanıyor ayrıca haremlik selamlık uygulamasının yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Bazı kimseler kalbimiz temiz diyerek mahremi konulara dikkat etmemektedirler Aşağıda bu konu ayetle açıklanmıştır.

Eüzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

HAREMLİK ve SELAMLIK

İslam'ın aile yapısı "Haremlik ve Selamlık" kaidesi üzerine bina olunmuştur. Bu kaide müslüman bir aileyi diğerlerinden (gayri müslimler ve ataist kafirlerden) ayıran bir alamettir.
Haremlik selamlık emri keyfi bir uygulama olmayıp, kitap,sünnet,icma ile sabit olan bir emirdir.
Dinimiz doğacak olan neslin sağlam olmasına önem vermiş ve zinaya teşvik edecek her yolu kapatmıştır.
İslamın emrettiği tesettürü tatbik edemediğinden dolayı, "Haremlik-Selamlık" emrini kalplerinin temiz olduğu-nu(!) ileri sürerek gereksiz gören kimseler tabiki zinaya götüren sebeplere ve zinaya düşeceklerdir.
Bu risale de "Haremlik-selamlık" mevzuu ayet ve hasilerle açıklanmış,ayrıca mevzunun tesettür ve zina ile alakalı olması hasebiyle "tesettür" ve "zina" mevzularına da değinilmiştir.
Çıplaklık; ahlakın bozulmasına,kadın-erkek karışımına, kadın-erkek karışımı da zinaya götürürür.
Zinanı dünyada başa getirdiği belaları hergün gözlerimizle görüp müşahade ediyoruz. Ahiretteki mesüliyeti de Cehennem azabıdır.

Enes Uner Şubat 2007 İslamda Tesettür Haremlik ve Selamlık Kitabı giriş bölümü


HAREMLİK ve SELAMLIKLA ALAKALI AYETLERİN AÇIKLAMASI

"Birde onun zevcelerinde lüzumlu bir şey istediğiniz vakit perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalpleriniz hemde onların kapleri için daha temizdir." (Ahzab Suresi 53. ayet)

Bu ayetin bize anlattığı hüküm ve emir, kadınlarla karışmamak (bir arada bulunmamak) ve onlarla konuşma adabındaki ölçüdür.

AYETİN NÜZÜL SEBEBİ

Buhari, Ömer b. Hattab (r.a.)'dan şöyle rivayet ediliyor
Ömer (r.a.):
"Ya Resulullah! (s.a.v.) evinize iyi adamlar da,kötü adamlar da geliyor. Mü'minlerin annelerine emretsenizde örtünseler.Bu daha hayırlı olur dedim.
Bunun üzerie bu ayet nazil olmuştur.Bu ayet Ömer!in (r.a.) görüşlerine muvafık olarak inen ayetlerden biridir.

AYETİN TEFSİRİNDEKİ İNCELİK

"Bu hem sizin kapleriniz hemde onların kalpleri için daha temizdir" ayeti göz ile kalp arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Göz arzuların yolu,bakışta şehvetin elçisidir. Göz görmedikçe kalp istemez öyleyse göz görmediği zaman kalp daha temiz olur,fitne ortaya çıkmaz.

BU AYETTEKİ HİCAB EMRİ YALNIZ RESULULLAH'IN ZEVCELERİNE Mİ YOKSA BÜTÜN KADINLARA MIDIR?

Hicab kelimesi perde; ve kadın-erkek arasında sınır anlamında kullanılır. Bu ayeti kerime her ne kadar Resulullah (s.a.v) zevceleri hakkında nazil olmuşsa da hükmü bütün mü'min kadınları içine almaktadır. Çünkü bu hükümler toplumun ahlak kuralları,ilahi irşad yollarıdır ki, bunlarda bütün halk eşittirler.
Yabancı kadın ve erkeklerin bir arada bulunmaması,yabancı bir kadından bir şey isteneceği zaman perde arkasından istenmesi yalnız Resulullah (s.a.v) zevcelerine mahsus değil,bütün mü'min kadınlara ait umumi bir hükümdür.
Resulullah (s.a.v) zevceleri mü'minlerin anneleri olduğu halde yabancı erkeklerle bir arada bulunmamaları onlardan bir şey isteneceği zaman perde arkasından istenmesi, düğer mü'min kadınlarında yabancı erkeklerle bir arada bulunmalarının,onlarla konuşmalarının caiz olmadığına delalet eder.
Çünkü her zaman ve her yerde ahlaki fitne kadınlarla erkeklerin İslami kurallar dışında bir arada bulunmalarından doğmaktadır

(Ahkam Tefsiri M.A. Sabuni)

gercek_musluman
17-12-2007, 11:01
"Bu hem sizin kapleriniz hemde onların kalpleri için daha temizdir" ayeti göz ile kalp arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Göz arzuların yolu,bakışta şehvetin elçisidir. Göz görmedikçe kalp istemez öyleyse göz görmediği zaman kalp daha temiz olur,fitne ortaya çıkmaz.

Bu son derece güzel ve eksiksiz bir anlatım. başka söze gerek yok dedirten bir söz.

karanfil_best
18-12-2007, 10:22
allah razı olsun adalı kardeşim gereken cevabı verdi o hadislerin üstüne söz söylenmez.başkaları bunun caiz olduğunu düşünebilir hatta söyleyebilir.hani sözün üstün olduğuna siz kara verin.

Ömer Muhammed
19-12-2007, 18:55
Mahrem olmayan kadına bakmak haram olduğuna göre, onlara dokunmak weyâ tokalaşmak mutlaka haramdır.


Râsûlullah (aleyhi's selâm)’a biât eden kadınlar dediler ki:

- “Ey Allah'ın Râsûlü! Biât ederken elimizi tutmadınız?”

Râsûlullah (aleyhi's selâm) onlara:

- “Kadınların elini tutup tokalaşmam” buyurdu. (Ahmed, Nesai, İbn Mâce)



Âişe (radîyAllahû anha) biât ile alâqalı şöyle buyuruyor:

“Allah 'a yemîn ederim ki Râsûlullah (aleyhi's selâm)’ın eli bir kadının eline dokunmadı. Sadece sözle onlardan biât aldı" (Müslim)




Bu konuda zikr edilen bir takım başka riwâyetler ya zayıfdır ya aslı yokdur ya da belli durumlara has mes'eleleri ihtiwâ ediyordur. Zîrâ bu konunun haramlılığı konusunda ihtilâf yokdur.

cüneytkaya
24-12-2007, 10:36
Zaruretsiz yabancı kadınla tokalaşmak haramdır. Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:
(Resulullah, namahrem hiçbir kadınla tokalaşmadı.)

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:

[B](Elbette ben [yabancı] kadınlarla tokalaşmam.) [Nesai, İbni Mace, Taberani]

(Başına bir şişle vurulmak, yabancı kadına dokunmaktan hafiftir.) [Beyheki]





dinimizislam

Çöl Aslanı
24-12-2007, 11:15
hayrettin karaman hoca:

Cevap:
Peygamberimizin bunu haram kıldığına dair hadis yoktur. "Erkek, kendisiyle evlenmesi caiz olan bir kadınla tokalaşırsa, ahirette avucunun içine kızgın demir/civa eriyiği konarak cezalandırılacağı"nı ifade eden söz hadis değildir, uydurmadır. Peygamberimizin, kadınlarla -bey'at yaparken- el ele tutmadığı şeklinde bir bilgimiz var. Bu, haram kıldığını göstermez; O'nun her "terk"i; yani bir şeyi yapmaması nehiy (yasaklama) mânasına gelmez
Yazıların tamamını okumadım. Şu alim geçinen zevatın yazısı beni çatlatıcaktı az kala.
Senedi zayıf bile olsa bir hadis-i şerife uydurma diyen şahısların fetvasıyla emel edemeyiz. Bunlar Ehl-i Sünnet çizgisinin dışına çıkmış kişilerdir. Rabbimizden onlar için hidayet dileriz. Bazı kardeşlerimiz açıklamaya çalışmışlar Allah c.c razı olsun. Gözleri görmeyen bir sahabe Efendimizin yanına girmek için müsaade istemiş, Efendimiz sas. yanındaki hanımlara r.a örtünmelerini emretmiştir. Hanımlar Ama gelen kişinin gözleri görmüyor deyince Efendimiz, sizinde mi gözleriniz görmüyor diye karşılık vermiştir.(Fi me kal ev kema kal) Hadisin ravisi ve senedi ezberimde değil. Müsait bir zamanda isterseniz yazarım inşallah.
Tokalaşmayı men eden hadis yokmuş. Kıyasta mı yapamıyorsun zavallı adam. İşte bu alim kisvesindeki cahiller kıyamet alametinin ta kendisidir. Selamun aleyküm

grozny
30-01-2008, 23:03
Canada'da gayr-i Muslim erkekler, tesetturlu hanimlara kazara dahi olsa el uzatip tokalasmazlar. Musluman bir hanimin el uzatip tokalasmiyacagini bilirler...

Bizimkiler neden bilmiyor bilmem...

Walla ben de bizimkilerin işlerinden bir şey anlamıyorum.:)



http://img250.imageshack.us/img250/3357/hayrunnisaglav6.jpg

ceberut
02-02-2008, 00:19
Kadınlarla Tokalaşmanın hükmü nedir?
Harammıdır? Kuranda ayet varmıdır haram olduğuna dair. Peygamberimizin hadisi varmıdır haram diye. Bazı insanlar kadınlarla güya dinine sirke batmasın diye tokalaşmamaktadırlar. Bunun dindeki yeri nedir arkadaşlar?

Tokalaşma niyete bağlıdır. Benim niyetim kötüyse gözlerimlede tokalaşırım duruşumlada.

grozny
29-02-2008, 16:32
Atatürk ve Sakal..

http://img413.imageshack.us/img413/5204/olplc0.jpg
Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konaginda yörenin ileri

gelenleriile

sohbette. Bir ara tam karsisinda oturan birine takilir gözleri.

Yasi ellinin üzerinde

bu adam beline kadar inensakaliyla

Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanindaki valinin kulagina egilip

sorar;

Kimdir bu? Vali yanit verir; Efendim

kendisi Şıh'tir. Yörede çok

hatirlisi vardir. Atatürk Şıh'i yanina çagirir ve; "Bak baba,

imaninölçüsü sakalin boyunda degildir. Sunu rica etsem de en azindan

Peygamber efendimizinki gibi kisaltsan"der ve eliyle de boyun

alti hizasini gösterir.Şıh; "Emrin olur Pasam" diyerek yerine

çekilir.
Aradan zaman geçer, bir aksam Atatürk Amasya'daki Sih'i

hatirlar ve Valiyi telefonla arayip durumu sorar. Vali nasil

söyleyecegini bilememekle birlikte, Sih'in sakal boyunda en

küçük bir kisalma bile olmadigini aksine kimselere el sürdürmedigini

anlatir.

Atatürk telefonu kapatir, kagidi kalemi eline alir ve az sonra

nazirini çagirip, yazdigi yaziyi Amasya Valiligi'ne teblig

etmesini ister.

Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Sih Efendi Ata'yi

görmek üzere Ankara'ya yola çikmis... Sih gelir Ata'nin karsisina

çikar.

Sakal tamamen kesilmis,sinekkaydi bir tiras olunmus, saçlar

kisaltilmis, kilik kiyafet bastan sona degistirilmis, bambaska

bir görünüme bürünülmüstür. Atatürk'ün mesai arkadaslari bu

degisimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Pasam, o Sih ki
sakalina el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini

sagladiniz?

Ata gülümser, sonra da yanindakilere dönüp; "Dün aksam Amasya

Valiligi'ne bir yazi gönderdim ve Sih'i Afyon'a vali atadigimi

bildirdim"der.

Ardindan da yeni bir yazi hazirlayip nazirina bu yaziyi da Sih'a

vermesini söyler. Yazida söyle yazmaktadir; "Inancin ölçüsünün

sakalda olmadigini anladigina sevindim. Valilik meselene

gelince,bugün koltuk ugruna kirk yillik sakalindan vazgeçebilen yarin

baska seyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir

ikileme mahkum birakmayalim. Kal saglicakla...'

http://www.kibrisgazetesi.com/index.php/cat/9/col/78/art/5851/PageName/Magazin (http://www.kibrisgazetesi.com/index.php/cat/9/col/78/art/5851/PageName/Magazin)

SIR
29-02-2008, 16:45
Tokalaşma niyete bağlıdır. Benim niyetim kötüyse gözlerimlede tokalaşırım duruşumlada.

Peygamberin niyeti kötüydü de mi dokunmadan biat aldı ?

Nefislerimiz Peygamberinkinden daha mı temiz ki Onun sakındığı şeyde cesaret gösterebiliyoruz !

kasvetli
29-02-2008, 16:46
Güzel hikaye kim yazmış kaynağı varmıı, o yazı hala duruyormu, bir örneği varmı yada, merak ettim şimdi

TevekkuL
29-02-2008, 16:55
Tokalaşma niyete bağlıdır. Benim niyetim kötüyse gözlerimlede tokalaşırım duruşumlada.

O kadar âlimin, evliyânın kitabını okudum da yukarıda söylenenin birinin söylediğini görmedim...
Dinde yeni yeni âdetler çıkarmayın...
Dinde kendi kafanıza göre hükümler vermeyin...
Milletin kafasına girmeyin ve yanlış yönlendirmeyin...
Bize yasak olan başkalarına serbest oldu da haberimiz mi yok...
Fesubhanallah...

Böylesi konularda cevap verilecekse hadis-ayet ve âlimlerin görüşü ile cevap verin...

SIR
29-02-2008, 17:12
şehvi durumun olabileceği mes'elerde niyetin önünde nefis gelir ki hiç birimiz nefsimiz temiz diyemeyiz ...
Hz Yusuf dahi ''Ben nefsimi temize çıkarmam çünkü nefs insana her zaman kötülüğü emr eder'' demiş .....
ayrıca Peygamberin sakındığı iş hakkında üstüne üstüne ruhsat aramak boş iş... Bu kadar cesaretli olmayın yahu....

Peygamberimiz saw Hz Aliye öğüt verirken kadına bakmak hakkında --Ya Ali bakışa bakış ekleme .Birincisinde senin için vebal yoktur ama ikincisi aleyhinedir-- der...
Bakmak böyle ise ,dokunmak ne ola....
sadece zina değil, ona giden yollarda tıkanır,kimse nefsim niyetim temiz ben bakarım,ben dokunurum demesin, bugun tokalaşırsın, yarın iblis sen bile farkına varmadan kanına girer beğendirir,dokundurur, ötesi ateşe yol !.....

ceberut
29-02-2008, 17:52
.

ceberut
29-02-2008, 18:01
O kadar âlimin, evliyânın kitabını okudum da yukarıda söylenenin birinin söylediğini görmedim...
Dinde yeni yeni âdetler çıkarmayın...
Dinde kendi kafanıza göre hükümler vermeyin...
Milletin kafasına girmeyin ve yanlış yönlendirmeyin...
Bize yasak olan başkalarına serbest oldu da haberimiz mi yok...
Fesubhanallah...

Böylesi konularda cevap verilecekse hadis-ayet ve âlimlerin görüşü ile cevap verin...

Kardeş benim görüşüm bu. Sende görüş belirt saygı duyarız . İllaki geçmiş alimlerin görüşleri sunulacak diye bir ayetmi var.Ordan burdan alıntı yazıları eklemek akla ziyandır. Sizi geride bırakır. Aklınız var fikriniz var neden kullanmıyorsunuzda başka yerlerden alıntılar ekliyorsunuz anlamadım. Sizin için söylemiyorum genel olarak söylüyorum.

Her şey niyetle olur.
Benim veya senin her neyse niyetin bozuksa ahlakın bozuksa tokalaşsan ne olur tokalaşmasan ne olur o işi gözlerinlede halledersin bu gerçek . anladın sen onu

Yani illaki ten tene değincemi şehvet uyanır veya nefs.
Bakışla olmazmı bu iş ...

TevekkuL
29-02-2008, 18:32
Benim görüşüm bu, senin görüşün bu...
Bence, Sence...

Bu din bugüne kadar bu laflarla gelseydi, çoktan kıyamet kopmuş olurdu...
En doğrusunu Allah bilir...

Bu zamanda görüş belirten o kadar çok akıllı insan var ki...
Ya da aklını kullanan... Ya da aklını kullandığını sanan...

Sen kendini söyledin... Eyvallah...
Bende sana kendimi söyleyeyim...
Kur'ân, Hadis, İcmâ, Kıyas... Anlatabildim?
Aklımı da, Allah'ın aklımı veriş amacı doğrultusunda kullanırım...
Geçmiştekilere yeten bu din, bugün bu insanlara yetmez olmuş ki her kafadan ses çıkıyor...

Allah affetsin...
Bu konuyla ilgili de İmâm-ı Gazâlî Hazretlerinin eserinden şu yazıyı verelim...
Kadınlara bakmanın âfetleri ve bunda haram olanlar... (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=48562)

Vesselâm...

elmnightmare
29-02-2008, 18:50
İllaki geçmiş alimlerin görüşleri sunulacak diye bir ayetmi var.
"Bir bilene sor" (Furkan:59)ayet.....

ceberut
01-03-2008, 19:03
"Bir bilene sor" (Furkan:59)ayet.....

Bencede bir bilene sorun .Ayetin dediği gibi.
Ama yaşayan ölüleri bulmalısınızki sorabilesiniz. Çünkü Allah o yaşayan ölülerle beraberdir. Ancak ve ancak onlar size cevap verebilirler.

Toprakta yatan alim ve velilerin bilgilerindende faydalanın.

Ölülere soru soramazsınız dostum.Ayetin hitabını ve muhatabını iyi anlamak gerek...

ceberut
01-03-2008, 19:24
Benim görüşüm bu, senin görüşün bu...
Bence, Sence...

Bu din bugüne kadar bu laflarla gelseydi, çoktan kıyamet kopmuş olurdu...

( Merak etmeyiniz Allah isterse o kıyameti şimdide koparır. Düşünce ve akılla kıyamet kopmaz.Onu ancak Allah bilir ne zaman kopacağını . )

Bu zamanda görüş belirten o kadar çok akıllı insan var ki...
Ya da aklını kullanan... Ya da aklını kullandığını sanan...

( Doğru söylüyorsunuz o akıllılar sayesinde sizinle bilgi paylaşımı yapıyoruz.Bu hizmettelerden ve teknolojilerden vs faydalanıyoruz...)

Sen kendini söyledin... Eyvallah... ( Eyvallah )

Bende sana kendimi söyleyeyim... ( Buna Eyvallah )

Kur'ân, Hadis, İcmâ, Kıyas... Anlatabildim? ( sizce)

Aklımı da, Allah'ın aklımı veriş amacı doğrultusunda kullanırım... ( Bencede )

Geçmiştekilere yeten bu din, bugün bu insanlara yetmez olmuş ki her kafadan ses çıkıyor...( Sizin Görüşünüzdür saygı duyarım . Ama bana göre hiçte öyle değil. Kalıplaşmış fikirlerle boğulan ve aklını kullanmayan yaratıklarla dolmuştur. )

Allah affetsin... ( Cümlemizi )

Bu konuyla ilgili de İmâm-ı Gazâlî Hazretlerinin eserinden şu yazıyı verelim...:flowers:
Kadınlara bakmanın âfetleri ve bunda haram olanlar... (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=48562)

Vesselâm...
..

vakiTamam
01-03-2008, 20:13
Mahrem olmayan kadına dokunmak veya tokalaşmak mutlaka haramdır. Peygamber'e (sav) biat eden kadınlar dediler ki:

Ey Allah'ın Resulü, biat ederken elimizi tutmadınız. Peygamber (sav) kadınların elini tutup tokalaşmam, buyurdu (1). Hazreti Aişe (ra) biat ile ilgili şöyle buyuruyor: Allah'a yemin ederim ki Resûlüllah'ın eli bir kadının eline dokunmadı. Sadece sözle onlardan biat aldı" (2).

Peygamber (sav) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: "Sizden biriniz, başına iğne ile dürtülmesi kendisi için helâl olmayan bir kadına dokunmaktan daha hayırlıdır." İslâm dini, kadınla tokalaşmayı yasaklamakla kadını tezyif etmiyor. Bilakis şerefini kurtarıyor. Kötü niyetli kimselerin şehvetle el uzatmasına engel oluyor.

1-Ahmed bin Hanbel, Nesâî, İbn Mâce
2-Müslim
Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 170