PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : TAHİR BüYÜKKÖRÜKÇÜ HoCAEFENDİ



Gülzar-ı İrfan
31-12-2007, 14:33
Bir gönül adami Konya'lilarin ve Taniyan Tüm Müslümanlarin gönlünde taht kurmus Alim insan.


Nakşibendi tarikatının önde gelen isimlerinden olan ve Türkiye çapında tanınan Tahir Büyükkörükçü bir dönem Konya Müftülüğü ve 1977 - 12 Eylül 1980 yılları arasında SP’den Konya Milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı. 12 Eylül’de yapılan ihtilalin ardından cezaevinde kalan Büyükkörükçü, 12 Eylül İhtilalinin yapılmasına gerekçe gösterilen ve 6 Eylül 1980 tarihinde Konya’da düzenlenen “Kudüs’ü Kurtarma Mitingi”nde de ön saflarda yer almıştı.

4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı

12 Eylül 1980’de dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve dört kuvvet komutanının öncülüğünde ihtilal gerçekleşmiş, bu miting ihtilalin yapılmasına gerekçe gösterilmişti. Askeri ihtilalin ardından MSP kapatılmış başta Necmettin Erbakan olmak üzere dönemin birçok siyasetçisi cezaevine konulmuştu. Bunlardan biri de dönemin MSP Konya Milletvekili Tahir Büyükkörükçü idi. Askeri Mahkeme’nin, Büyükkörükçü ile birlikte Necmettin Erbakan’ın da sanıkları arasında bulunduğu davanın kararında şöyle denilmişti: “Sanıklardan Necmettin Erbakan, Tahir Büyükkörükçü, Şevket Kazan konuşmaları ve faaliyetleri ile İslami esaslara dönmeyi amaç edindikleri ve bu konuşmalarla geniş halk kitleleri üzerinde baskı yaparak, Türkiye’de 12 Eylül öncesi İslami devletin kurulmasını istemeleri nedeniyle cezaları artırılarak hükmolunmuştur.” Büyükkörükçü, yargılanmasının ardından Necmettin Erbakan’dan sonra en çok ceza alan siyasetçi olmuştu. Büyükkörükçü 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı..


Tahir Hocaefendi'nin KONTV' de her gün yayınlanan sohbetlerini izlemeye çalışmaktayım ama hem arşivimde bulunması hem de bu mübarek Hocaefendi'nin sohbetlerinden isteyen kardeşlerimizin de hisse alabilmesi için Hocaefendi'nin sohbetleri olan arkadaşlar bizlerle paylaşabilirse sevinirim..

ALLAHA EMANET OLUN

talib
31-12-2007, 23:46
Sohbetlere ben de baktım ama bulamadım bir yerde.. Herhalde sonuç çıkmayacak gibi..

abdullah sinan
03-01-2008, 00:26
http://www.youtube.com/watch?v=oIShr2bfAQE
http://www.youtube.com/watch?v=Dg2q8j3fUyc&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=muZvn9VAX9k&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=GrkqXih-TBM&feature=related

Ayrıca Ribat FM'den de hocamızın sohbetlerini dinleyebilirsiniz ...
Tahir Hocamızın sohbetlerinin arşivi
http://www.ribatfm.com.tr/arsiv.php?kat_id=66&ad=TAH%C4%B0R%20B%C3%9CY%C3%9CKK%C3%96R%C3%9CKC%C3 %9C

sufi7007
03-04-2008, 13:34
Sohbetlere ben de baktım ama bulamadım bir yerde.. Herhalde sonuç çıkmayacak gibi..


Bugün mail kutuma gelen şu haber işe yarar...

"Konya'nın sevilen simalarından Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
sohbetleriyle yeniden web sitemizde..

http://www.ribatfm.com.tr/arsiv.php?kat_id=66&ad=TAHİR (http://www.ribatfm.com.tr/arsiv.php?kat_id=66&ad=TAHİR)


Bu linkle ulasacaginiz sayfada ortada MULTIMEDYA kutusundaki İlahiler ve Şiirler arşivine de göz atmanızı tavsiye ederim.

İlahiler sayfasındaki Makedonyali sanatçı Mesut Kurtis'in ilk albumundeki ilahilerinden "Mevla ya salli ve sellim daimen ebeden ala Habibike Hayril halqi küllihi..." diye baslayan ilahisini...dinleyin mutlaka...

Erkam.
03-04-2008, 13:55
Tahir Hoca ilmini Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (k.s)dan aldığını nakletmiştir. Mahmud Sami RAMAZANOĞLU hazretlerinin elinden aldığı parmak kalınlığı bir hadis kitabıyla ilminin açıldığını söylemiştir. Ve kütüphanesindeki kitapları tam 3 kez hatmettiğini söylemiştir. O kitapdaki sayfasından satırana ezbere bildiğinide nakletmiştir. Bir sohbette duymuştum paylaşmak istedim.

Şimdi kendileri hasta YÜCE RABBİMİZ'den acil şifalar diliyoruz.

sufi7007
04-04-2008, 10:07
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'nin aşağıdaki sohbeti mürşidi Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (k.s) ile arasındaki mürid-mürşid ilişkisini seslendirmektedir.

http://www.ribatfm.com.tr/izle.php?id=2587

( RIBAT FM Tahir Hoca Arşivindeki 7. sohbet. )

sufi7007
04-04-2008, 13:16
RIBAT FM Tahir Hoca Arşivindeki 3. sohbet.

Dosya AdıTahir Büyükkörükçü - 003 Dosya Boyutu 25,79 MB

KONUSU: Kur'an'a Göre İnsan Türleri ve Allah Dostları

(NOT: Sohbetleri dinleyenler sohbetin konusu hakkında bir cümlelik tanıtım yazısı ile sohbet konusunu yazarlarsa sohbet fihristi oluşur. Dinlediğiniz sohbetin DOSYA ADI kayıt numarası ile konusu ekleyiniz.)

sufi7007
04-04-2008, 14:00
RIBAT FM Tahir Hoca Arşivindeki 15. sohbet.

Dosya AdıTahir Büyükkörükçü - 015 Dosya Boyutu 24,52 MB
KONUSU: Ladikli Ahmed Ağa'nın kasabasındaki anma töreni için yapılan sohbet.

Bu sohbette Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bizzat tanıdığı ve KIRKLARDAN BİR VELİ ve YEDİLERDEN olan ümmi LADİKLİ AHMED AĞA hakkındaki anılarını ve tesbitlerini anlatıyor. Son zamanlarda değişik çevrelerin istismar ettiği LADİKLİ AHMED AĞA hakkında ve HIZIR a.s. hakkında 25 yıllık bir dostluğu olan Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'den birinci elden rivayetler...


MUTLAKA dinleyiniz.


TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ arşivi : http://www.ribatfm.com.tr/ (http://www.ribatfm.com.tr/)


http://www.ribatfm.com.tr/izle.php?id=2595
----------------------------------------


(NOT: Sohbetleri dinleyenler sohbetin konusu hakkında bir cümlelik tanıtım yazısı ile sohbet konusunu yazarlarsa sohbet fihristi oluşur. Dinlediğiniz sohbetin DOSYA ADI kayıt numarası ile konusu ekleyiniz.)

Gülzar-ı İrfan
12-09-2009, 09:54
Nerdeyse 2 sene önce TAHİR Hoca'nın sohbetlerini aradığımı söylediğim konuyu açmıştım..
Ama o ara hiç bir yerde yoktu...
Geçenlerde İTİBARHABER de denk geldim sohbetlere...
Arzu eden kardeşler oradan dinleyip indirebilirler...

Tahir Büyükkörükçü (http://www.itibarhaber.com/mp3/mp3-sohbet/tahir-bueyuekkoeruekcue)




ALLAHA EMANET OLUN

BeHReM
12-09-2009, 16:52
babam da ben de çok severiz hocamızı
kontv de pek çok vaazını dinledik,
şivesi,samimiyeti,geniş ilmi,tatlı diliyle vaazın sonuna kadar hiç sıkılmadan dinlettiriyor kendisini :)
şimdilerde Medine'de yaşadığını duydum
Rabb'im ondan ebeden razı olsun....

talib
22-09-2009, 12:00
http://www.ribatdergisi.org/resimler/metinler/metin/nisan_2009_33.jpg

1924 yılında Konya'da doğar. İlkokulu tamam-ladıktan sonra kaydolduğu ortaokulu üçüncü sınıfı-na kadar okur. Üçüncü sınıfta iken, bir gün Kapı Ca-mii'nde Hacı İsa Ruhi Bolay Hoca Efendi'yi dinler ve çok etkilenir. İlâhi tevafuk o vaazdan sonra, ilk Kur' an-ı Kerim Hocası Endazenin Mustafa Efendi'nin dükkânında, İsa Hoca Efendi ile birleşirler. Kur'an hocası:

- Hocam bu evlâdımız Tahir, bizim talebemiz-dir. Çok zeki ve kabiliyetlidir, der. İsa Hoca Efendi:

- Evlâdım Tahir, bu okuduklarınla kalmak ol-maz, sen bize gel de ben sana ilim okutayım, der. O gün karar verir ve yakınlarının fevkalâde itirazlarına rağmen ortaokulu terk eder ve İsa Hoca Efendi'den ders okumaya başlar. Medrese usulü Tefsir, Hadis, Fıkıh, Usul, Feraiz, Sarf, Nahiv, Mantık, Beyan gibi dersleri okur.

Bu arada, Konya'mızın meşhur Üstat ve âlim-lerinden Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendi'den Berika (ahlâk dersleri); Kapı Camii'nin meşhur imamı Hacı Haydar Efendi'den kıraat ve tashihi huruf; Hacı Hâki Efendi'den Farsça dersleri alır.

İsa Hoca Efendi'de devam ettiği dersler ta-mamlanmadığı için askerliği bir yıl tecil edilir ve bu derslerin bitiminde, Konyalı Mehmed Vehbi Efendi'nin duası ile icazet merasimi yapılır. O günlerde çok yaşlı olmasına rağmen icazetnamesini son Os-manlı hattatlarından meşhur bir hattat da, hocasının ricası üzere yazar.

Talebeliğinin devamı sırasında, Konya'ya teşrif eden Büyük Üstad Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendi Hazretlerini tanır ve ona intisap eder. Üsta-dına hâlâ devam eden büyük bir muhabbet, saygı, sevgi, teslimiyet ve itimatla bağlanır. Üstadından bahsederken hep:

- Türkiye'de ve dünyada nice büyükler tanıdım ama ondan büyüğünü hiç görmedim, der.

Tahsilini tamamladıktan sonra askerliğini, İz-mir Foça'da yapar. Otuz ay süren askerliğinde İzmir ve çevresinde vaaz ve sohbetleriyle tanınır ve hâlâ devam eden çok güzel dostlukların temeli atılır.

Askerlik dönüşü evlenir ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nda girdiği imtihanı kazanarak Konya merkez vaizliğine başlar.

1952 ve 1954 yıllarında, o yıllarda haccetmek zor olmasına rağmen ilk haccını ifa eder.

1960 ihtilâlinde çok sıkıntılı günler geçirmesine rağmen, bir defa olsun vaaz etmekten geri kalmaz.

1964 yılında Burdur'a sürgün edilir. Bir buçuk yıl kadar orada görev yaptıktan sonra 1965 yılında iktidarın değişmesi ile Konya'ya müftü olarak döner. 1972 yılında tekrar merkez vaizliğine döner ve 1974 yılında emekli olur.

Ribat Aylık İSLAMİ MECMUA (http://www.ribatdergisi.org/metinler.php?Kat_id=1530)

Sakallı
22-09-2009, 12:03
Şu sıralar baya bi rahatsız olduğunu duydum...
Allah Teâlâ kendisine Eş*Şafî ismi ile tecelli etsin...

Ezrak Yektâ'
22-09-2009, 12:26
Sohbetlerinden çok faydalandık, Allah ondan razı olsun...

FATIMA ZEHRA
22-09-2009, 12:32
iki seneönce Kon tv deki sohbetlerinden tanıdım annem sağolsun.Sonra da ailecek dinler olduk sohbetlerini.Maşallah şimdide oğlunu dinliyoruz.Ramazanda sohbetlerinden ayrıca istifade ettik.

Ribat fmde Konyada tercih edilebilecek sayılı frekanslardan.

Allah razı olsun emeği geçen herkesten

DEISIS
04-10-2009, 20:53
İnternete ayırdığım zaman dilimi çok kısa olduğu için konuyu çok geç farkettim. Rahmetli dedemle Tahir Hoca Efendi nin Kapu camiindeki sohbetlerine çok gittiğimi hatırlarım. Rahmetli dedem tüm sohbetlerini kasetlere ses olarak kaydederdi. Nette Efendi nin sohbetlerini aradım ama bulamadım. Ama yoğun çabalarımı Rabbim cevapsız bırakmadı ve Efendi nin tüm sohbetlerinin GÖRÜNTÜLÜ olarak kopyalarını bulabildim.


Site yönetiminden veya bu konuyla ilgilenen arkadaşın birine ücretsiz olarak bir kopyasını yollayabilirim. Tek bir şartla: "İSTEYEN HERKESE BU KOPYALARI TİCARİ HİÇBİR AMAÇ TAŞIMAKSIZIN DAĞITMASI ŞARTIYLA" Nitekim zamanım olsaydı bizzat ben uğraşırdım ama maalesef zamnım yok.

Arşiv 41 cd den oluşuyor. İlgilenenler lütfen emrsrc@hotmail.com adresine mail atsınlar.

Selametle..

ummuhan
28-10-2009, 16:48
Sohbetlerini çok dinledik, çok da etkili olurdu sanırım yaşadığı için idi...

ummuhan
17-11-2009, 13:22
"Mü'min'in kalbi Rahmân'ın arşıdır " T. Büyükkörükçü

Dini Sohbetler: Müminin Kalbi RAHMAN'in Arsidir - Tahir Büyükkörükcü (http://dini-sohbetler.blogspot.com/2008/01/muminin-kalbi-rahmanin-arsidir-tahir.html)

Gülzar-ı İrfan
12-03-2010, 12:16
Bir Vaazla Değişen Hayat Rotası, Zor Yıllar, Kararlı Eğitim Süreci...



1925 Konya doğumlu olan Tahir Büyükkörükçü, ilkokulu mahalle okulunda okur. Bu esnada mahalle hocalarından Bahçıvan İsmail Efendiden Kur’ân-ı Kerim okumayı öğrenir. Sonra Konya’da Karma Ortaokulu olarak bilinen meşhur okula devam eder. Üçüncü sınıfta okuduğu sıralar, bir gün Kapu Camiine gider. Cami kürsüsünde bir hoca efendi çok etkili bir üslûpla cemaate vaaz etmektedir. Ortaokul öğrencisi Tahir, kürsüde konuşan hocayı büyük bir dikkatle ve hayranlıkla dinler. Vaazdan öylesine etkilenir ki, içinden ‘ben de böyle ilim sahibi ve güzel konuşan bir vaiz olsam’ diye geçirir. Kapu Camii kürsüsünde konuşan zât, o günün meşhur hocalarından İsa Ruhi Bolay Hoca Efendidir. Tahir Büyükkörükçü, vaazdan sonra, mahalle komşuları olan Mustafa Efendinin dükkanına uğrar. Tevafuka bakın ki, az sonra İsa Ruhi Hoca da oraya gelir. Dükkan sahibi, çok iyi tanıdığı Tahir’i İsa Hocaya takdim eder: ‘Tahir evladımız çok çalışkan ve zeki bir çocuktur’ der. Hoca efendi onunla yakından ilgilenir ve gözlerindeki parıltıyı keşfetmekte gecikmez. Ve kısa bir sohbetten sonra ona; “Evladım, gel sana gerçek ilmi öğreteyim, bırak başka şeyleri” der. Tahir Büyükkörükçü bunu bir emir telakki ederek derhal okulu bırakır ve İsa Hoca Efendiden özel dersler almaya başlar...
Devir 1940’lı yıllardır. Şeflik Devrinin siyasi baskılarına ve yasakçı tutumuna bir de maddi ve manevi sıkıntılar eklenince hayat çok zor, hatta çekilmez hale gelmiştir. Daha çocuk yaşlarında olan Tahir Büyükkörükçü, orta okulu bıraktığı için akrabalarından, büyüklerinden çok tepkiler alır ve yakın çevresi tarafından: “Hoca mı olacaksın, cenaze yıkayarak ömür mü geçireceksin?” diye kınanır, ama bu sözlere aldırmaz. İşte Tahir Hoca, böylesine sıkıntılı bir dönemde ve ortamda İslâmî ilimleri öğrenmeye başlar. Ancak hocasının evi kendi evlerinin hayli uzağındadır. Bu durum bir başka sıkıntı sebebidir ama o yılmadan, bıkmadan ilim tahsiline devam eder.
Babasının o yılların baskıcı ortamında yaşadıklarına dair bir örnek veriyor Abdurrahman Hoca: “Babam, ‘kitaplarımı ta gömleğimin içerisine saklayarak götürür, hocamın evine vardığım zaman uzun süre takip edilip edilmediğimi kontrol eder, sonra hocamın kapısını çalardım’ derdi.” Bu şartlarda İsa Ruhi Hoca’dan klasik medrese usulü dersleri almaya başlar ve Hocasından icazet alıncaya kadar, tek başına kararlı bir şekilde eğitimini tamamlar.
Ayrıca, yine Konya’nın Meşhur hoca efendilerinden Hacı Veyiszâde Mustafa Kurucu Hocadan Hadis ilmini öğrenir. Ebû Said Muhammed Hâdimi hazretlerinin Berika adlı eserini de, Kurucu Hoca’dan okur. Bu arada, o günün hafızlık merkezi olan Bulgur Tekkesinde hafızlık çalışmalarına devam eder. Fırsat buldukça da Hacı Hâki Efendiden Farsça dersleri alır.
Klasik medrese usûlüne göre devam eden derslerde epey mesafe katedilir, ama bu sırada askerlik çağı da gelip çatar. Ancak, İsa Hoca Efendi Tahir’ini bırakmak istemez; ilim tahsilinin inkıtaa uğramasına gönlü razı olmaz. Askerlik şube reisi kendisinin yakın dostudur ve rica ederek onun askerliğini bir yıl tecil ettirir. Bu fırsat çok iyi değerlendirilerek derslerin kalan kısımları da ikmal edilir. Ve Hocasının ricası ile o günlerde çok ihtiyarlamış olan Konyalı meşhur bir hattat icazetname yazar ve yine o günün meşhur hocalarından müfessir Konyalı Mehmet Vehbi Efendi icazet duasını yapar.




(devamı var)





ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-03-2010, 12:19
Vaaz Kürsüsünden Meclis Kürsüsüne, Cezaevinden Tekrar Vaaz Kürsüsüne...

Konya’nın en meşhur hocalarından ilim tahsil ettiği yıllarda, komşularında sohbet ederken görerek hayran olduğu Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerinden de manevi ders alan Tahir Büyükkörükçü, hem kararlı bir ilim talebesi hem de çok titiz bir derviştir artık. Dervişane tevazuu sebebiyle normal ayakkabı değil, yaşlıların giydiği yemeni denilen çok sade bir ayakkabı giyer ve kalın kumaştan dikilmiş, ütüye ihtiyaç duyulmayan çift taraflı pantolon giyer.
Henüz hafızlığını tamamlamadan askere gide Tahir Hoca, İzmir Foça’da askerlik yaparken, bölüğün iaşesini teminle görevli olduğundan sık sık özel vapurla İzmir’e gelir; şehrin dindar kesiminin önde gelenleri ile tanışır ve hala devam eden çok sağlam dostluklar kurar. Gerek İzmir gerek Foça’da yaptıkları sohbetlerden genellikle sabah namazını kılarak ayrılır. İzmir ve civarındaki müslümanlar Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerini bu sohbetlerde tanır.
Askerlik devam ederken bir Ramazan ayında Konya’ya izine gelir. Konya Kapu Camiinde Hocası İsa Efendinin bir haftalık vaaz sırası vardır. Tahir Hocaya der ki: “Evladım, benim yerime Kapu Camiinde sen konuşacaksın; bu benim en büyük muradım, ölmeden bunu göreceğim.” Konyalılar Tahir Hocayı o vaazlarla tanırlar. Bu genç ve dinamik hocanın ateşli ve vukufiyetli vaazları şöhretinin kısa zamanda Konya’ya yayılmasına sebep olur.
Asker dönüşü, eski garaj civarındaki Boncuk Camiinde imamlığa başlayan Tahir Hoca, bir yandan da yarım kalan hafızlığını tamamlar. “Çoğu günler beş ham ezberler, onu da sabah namazında mihrabda okurdum” diye hatırlar, o günlerini.
Çeşitli camilerde verdiği vaazlara ilgi her geçen gün artar. Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ahmed Hamdi Akseki bir vesile ile Konya’ya gelir ve Tahir Hoca’nın vaazını dinler, çok beğenir. Ankara’ya döndükten hemen sonra onu Ankara’ya davet eder. Prosedür gereği yapılan bir imtihanla Tahir Hoca Konya merkez vaizliğine tayin edilir: Yıl 1951. Ve aynı yıl evlenir.
1960 İhtilaline kadar ateşli ve etkili vaazlarına devam eden Tahir Hoca, İhtilalin çok sıkıntılı günlerinde dahi bir tek vaazından, sohbetinden bile geri durmaz. Aleyhinde, “daha bunun ipi ne zaman çekilecek?” gibi sözler konuşulmaya, üstü kapalı tehditler almaya başlar ama yılmadan, bıkmadan, korkmadan görevine devam eder. Nihayet iki yıl sonra mahkemeye verilerek vaizlik vesikası elinden alınır ve sekiz ay konuşturulmaz. Ardından da 1964 yılında Burdur’a sürgün edilir. Böylece, Burdurlular bir buçuk yıl boyunca Tahir Hocanın sohbetlerinden istifade imkanı bulurlar. Orada hala devam etmekte olan pek güzel dostlukların temeli o yıllarda atılır.
1965’teki siyasi değişiklik sonrası, o günün Diyanet İşleri Başkan yardımcısı merhum Yaşar Tunagür Hocaefendinin ısrarıyla Konya’ya müftü olarak döner. Yedi yıla yakın devam eden müftülük döneminden sonra kendi arzusu ile tekrar kısa bir süre vaizlik yapar ve 1973 yılında emekliye ayrılır. Bu boşluktan yararlanarak 1976 yılında Almanya’ya yaptığı bir seyahatte, 52 günde 54 konuşma yaparak gurbetçi kardeşlerimiz üzerinde büyük etkiler bırakır.
1977 yılında Milli Selamet Partisinden Konya milletvekili olarak Meclise girer. 12 Eylül darbesinde çoğu milletvekili gibi o da tutuklanır; Necmeddin Erbakan’la birlikte, “İslâmî esaslara dönülmesini ve İslâmî devlet kurulmasını istediği” iddiasıyla Askeri Mahkemece yargılanır; 11 ay cezaevinde kalır; beş yıl devam eden mahkemelerden sonra 1985’te berat eder.
Bir yıl sonra tekrar başladığı Kapu Camii vaazları 1999 yılına kadar devam eder.


(devamı var)


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-03-2010, 12:21
Camilerden Konferans Salonlarına, Türkiye’den Yurt Dışına Taşan Vaazlar

Tahir Hoca, konuşmalarını camilerden salonlara taşıyan hemen ilk hocamızdır. 1965’de Burdur’da iken Denizli’de başlayan salon konuşmaları 1960-70’li yıllarda bütün Türkiye’ye yayılmıştır. Adana, Ceyhan, Kayseri, Malatya, Sivas, Diyarbakır, Erzurum, Nevşehir, Karaman, Niğde, Samsun, Eskişehir, Isparta, Ankara, Maraş, Bursa... konuşmaları yurtta büyük coşku oluşturmuştur. 1968’deki meşhur İzmir Alsancak Spor Salonu konuşması, o günün siyasilerinin fevkalade dikkatini çekmiş ve İsmet İnönü bir meclis konuşmasında Tahir Büyükkörükçü’den ismen söz ederek şöyle demiştir: “Demirel düzeninin iki ayağı vardır: biri seçim kanunu, diğeri Konya Müftüsüdür”.
Bu etkili vaazlar Türkiye sınırını aşmış, 1976 Almanya seyahatinden sonra 1977 ve 1978’de Almanya, Avusturya, İsviçre ve Hollanda’da yaptığı konuşmalar işçilerimiz tarafından banda alınarak çoğaltılmış, hem yurt dışında hem de memleketimizde çok sayıda dağıtılmıştır.
Tahir Hocanın ‘90’lı yıllarda yaptığı vaazların, konuşmaların bir kısmı Kon-TV’de her gün tekrar edilmekte, böylece Hocamızın irşat hizmetleri bu gün de devam etmektedir.


Allah Dostlarına Dost, Düşmanlarına Düşman Bir Dava Adamı

Tahir Büyükkörükçü Hoca, tavizsiz dini hayatı ile tanınır. Hocamızın öncülüğünde kurulan Konya Erenköy mahallesi, Müslüman şehrinin ve mahremiyeti önceleyen İslâmî hayat tarzının çağımıza taşınması olarak tanımlanabilir. Mahremiyete verdiği önem, dış duvarları ile sokaktan yalıtılmış ev stiline yansımakla kalmaz, kadın-erkek ilişkilerinde de İslâmî kurallara son derece riayet eder ve bunu ısrarla tavsiye eder. Mesela, yalnızca kadınlara konuşma yapmamıştır.
Hoca, günlük hayatında çok titiz ve disiplinlidir. Verdiği sözlere ve randevularına sadakati dillere destandır. Mesela, bir yere gidileceği zaman dostlarına, ‘şu saatte kapının önünde bulunun’ demişse, mutlaka o saatte kendisi oradadır. Dostları arasında; “hocamızın çıktığı anda saatlerinizi ayarlayabilirsiniz” cümlesi darb-ı mesel haline gelmiştir.
Misafiri çok seven Tahir Hoca, Konya dışından gelen dostlarını evinde ağırlamaya, onlara ikramda bulunmaya özen göstermiştir. Konya’ya gelen zevattan birçoğu onun evinde misafir olmuştur. Başta Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendi hazretleri olmak üzere, Lâdikli Hacı Ahmed Efendi, Hacı Veyis Zade Mustafa Efendi, Muhammed Harrani Hazretleri, Musa Topbaş Efendi, Muhammed Zahid Kotku Efendi, Mekkeli Üstad Muhammed Alevi Maliki, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, üstad Ali Ulvi Kurucu, Havlucu Ahmed Efendi, Konyalı Dişçi Mehmed Efendi gibi nice büyükler, Necip Fazıl gibi nice üstadlar evlerini teşrif etmişlerdir. Hali hazırda ber-hayat olan bir çok zevat da evlerinde misafir olmuştur.
Allah dostlarına dost, düşmanlarına karşı düşmandır. Ricalullaha karşı saygısı sınırsızdır. Mevlana hayranıdır ve binlerce Mesnevi beytini vaazlarında ezbere okur. Mehmed Akif’i çok sever; üstad Necip Fazıl’la çok muhkem dostlukları vardır. Ali Ulvi Kurucu ile sohbetlerine doyum olmaz.
Fıkıh ve tasavvufta çok titizdir. İmam-ı Azam hazretlerini çok sever ve Hanefi fıkhı konusunda lakaydiliğe asla taviz vermez. Tasavvufta ise ölçüsü Şeriat’tır. Tasavvufa asla dil uzattırmaz ama Şer-i Şerif’e uymayan hallere de asla itibar etmez.
Hayır yapmada önde olmayı çok seven Hocamız, bir çok cami, minare, çeşme yapımına öncülük etmiştir. Yakınlarına ve çevresine, ‘Nerede bir hayır işi varsa, sizin de mutlaka payınız, katkınız olsun’ diye tavsiye eder. Hafızlığını tamamlayanları umreye göndererek ödüllendirir. Haftalık sohbetlerinde mutlaka para toplanır ve bir ihtiyaç sahibine yardım edilir.
Tahir Hocanın en ciddi arzularından biri de Medine’de olmak ve Medine’de ölmektir. Bu arzusunu gerçekleştirmek için, 1986’dan itibaren 14 sene, senenin yedi ayını Medine’de, beş ayını Konya’da geçirir. Ancak, merhume refikalarının rahatsızlığı sebebiyle 1999 sonunda Konya’ya dönmek zorunda kalır. İlki 1952 yılında olmak üzere 35 kez hacca gitmiş, çok sayıda da umre yapmıştır.



(devamı var)


ALLAHA EMANET OLUN

Gülzar-ı İrfan
12-03-2010, 12:24
“99 Evladım Olsa Hepsini İmam-Hatip’te Okuturdum”

O’nun en büyük derdi İslam’ın ve müslümanların yüzünün gülmesidir. “Çok çile çektik. Bir iyi gün görelim, İslâm adına bir oh diyelim de öyle ölelim” der. Müslümanlarının yüzünün gülmesi için İmam Hatip Okullarına özel bir önem verir; “99 evladım olsa hepsini İmam-Hatip’ten geçiririm” der.
Tahir Büyükkörükçü’nün basılmış beş eseri vardır:

Hakiki Vechesiyle Mevlana ve Mesnevi,
Mevlana ve Mesnevi Gözüyle Peygamber Efendimiz, Müslüman Peygamberini Tanımalısın,
İslam’da Edeb,
Mübarek Ramazan ve Oruç.

Tahir Hoca’nın en büyük eserlerinden biri de, kendisi gibi vaiz olan oğlu AbdurrahmanBüyükkörükçü. Örnek bir hayırlı evlat timsali olarak tanıdığımız Abdurrahman kardeşimle birlikte karşılıklı dua ve hayır dileklerinde bulunuyoruz: “Cenab-ı Hak Tahir Hocamızı, bizi ve tüm din kardeşlerimizi, razı olduğu yolda daim kılsın.”
Veda zamanı geldiğinde Tahir Büyükkörükçü Hocamızın elini öpüp hayır duâ talep ediyoruz. Özlü cümlelerle bizlere ve Umran ailesine duâ ediyor. Biz de hem sizler hem kendimiz adına Rabbimizden kendilerine şifa ve hayırlı ömür niyaz ediyoruz.



ABDULLAH YILDIZ(UMRAN Dergisi)


ALLAHA EMANET OLUN

ummuhan
12-03-2010, 12:25
Gençlerimizin bilmesi, tanıması sohbetlerini dinlemesi gereken Hocalarımızdan.......

Mekanı cennet olsun..........

Hikem
12-03-2010, 20:50
Hocamıza sağlıklı bir ömür diliyorum.Konyamızın medarı iftiharıdır.

isocan42
12-03-2010, 20:52
vaazlerini kontvden izlemeye çalışıyorum gerçi sadece haftasonları denk gelebiliyorum.

keşke vaazlerinin toplandığı bir site veyahutta cd seti falan olsa da adam akıllı istifade etsek.

rabbim rahmetiyle kuşatsın onu...

amin...