PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ayetler


Kajin
03.09.2006, 10:38
Sizin yaratılışınızda ve Allah’ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.
Câsiye, 45/4


Abdullah b. Amr b. As'ın (r.a.) anlattığına göre: Bir kimse Hz. Peygamber'e (a.s.): "Hangi Müslüman daha hayırlıdır?" diye sordu. (Hz. Peygamber) "Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir" cevabını verdi.

Müslim, İman, 63 (l, 65)

Yasin Süresi

Bismillahirrahmanirrahim


13.
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.


14.
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler.

15.
Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”

16.
(Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”

17.
“Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”

18.
Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”


19.
Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler.

20.
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”

21.
“Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.”

22.
“Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz.”

23.
“Onu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”

24.
“O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”

25.
“Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!”

26,27.
(Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi.

ayışığım
25.07.2008, 23:14
Âyet-el kürsinin fazileti




Sual: Her zaman okunması tavsiye edilen Âyet-el kürsinin fazileti nedir?
[B]CEVAP
Âyet-el kürsinin fazileti çoktur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Âyet-ül kürsi âyetlerin seyyididir. Bir yerde okununca şeytan orada tutunamayıp mutlaka çıkar.) [Hâkim]

(Âyet el kürsi, Kur’an-ı kerimin dörtte biridir.) [Ebu-ş-şeyh]

(Evinde, Fatiha ve Âyet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez. Nazar değmez.) [Deylemi]

(Yatarken Âyet-el kürsi okuyana, şeytan yaklaşamaz.) [Şevahid-ün-nübüvve]

(Her farz namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyanın Cennete girmesi için hiçbir engel yoktur.) [Nesai, İbni Hibban, Beyheki Taberani]

(Evinden çıkarken Âyet-el kürsi okuyana, yetmiş melek, evine dönünceye kadar dua ve istiğfar eder.) [Ey oğul ilmihâli] (Araçlara binince de Âyet-el kürsi okumak kazayı belayı önler.)

Âyet-el kürsiyi ihlas ile okuyanın, insan ve hayvan hakları ve farz borçlarından başka bütün günahları af olur. Yani tevbeleri kabul olur. (İslam Ahlakı)

Hazret-i Ali, (Kabir azabından kurtulmak için, Âyet-el-kürsiyi çok okumalı) buyuruyor. (Zühre-tür-Riyaz)

Ey Oğul İlmihali’ndeki hadis-i şerifler de şöyledir:
(Namazdan sonra, Âyet-el kürsiyi okuyana her harfi için 40 sevap verilir.)

(Bir kişi namazdan sonra hemen bir defa Âyet-el kürsiyi okusa, o âyet Arş-ı alaya kadar gider ve orada durmadan hareket ederek "Ya Rabbi, beni okuyan kulunu affet!" der. Hak teâlâ, mekandan ve cihetten münezzeh olarak "Ey meleklerim, şahit olun, namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyan kulumun günahlarını affettim" buyurur.)

(Evinden çıkarken Âyet-el kürsi okuyana, 70 melek, evine dönünceye kadar dua ve istiğfar eder.)

(Farz namazı bitirdikten sonra, bir kere Âyet-el-kürsiyi okuyup, 33 kere Sübhanallah, 33 kere Elhamdülillah, 33 kere Allahü ekber, bir kere de La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir (http://www.dinimizislam.com/detay.asp?aid=3924#vahdehu)diyenin günahlarını Hak teâlâ affeder.)

ayışığım
25.07.2008, 23:14
Kur'an-ı kerim okumak ibadet mi?




Sual: S. Ebediyye kitabında (Kur’an okumak ibadet değil) denirken, kitabın başka yerlerinde (ibadettir) diye yazıyormuş. Bu yüzden bu kitaba dil uzatıyorlar. İşin aslı nedir?
CEVAP
S. Ebediyye kitabının büyük bir kısmı, Hanefi mezhebinin en muteber kitaplarından olan Redd-ül-muhtar kitabından alınmıştır. Tamamı nakle dayanır. İçinde şahsi fikir yoktur. Kur’an okumakla ilgili kısım da aynen bu kitaptan alınmıştır. Cahiller taat, kurbet ve ibadet ne demek olduğunu bilmedikleri için, böyle mesnetsiz konuşuyorlar.

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Kurbet, sevap olan bir şeyi bilerek yapmaktır. Velev ki niyete tevakkuf etmesin. İbadet ise işlenmesi sevap ve niyete mütevakkıf olan şeydir. Beş vakit namaz, oruç, zekat, hac gibi niyete tevakkuf eden her fiil hem kurbet, hem taat, hem ibadettir. Kur'an okumak, vakıf yapmak, köle azat etmek, sadaka vermek gibi niyete bağlı olmayan fiiller, sadece kurbet ve taattır, ibadet değildir. (Redd-ül-muhtar, Abdestin sünnetleri bahsi)

S. Ebediyye kitabında şöyle bildiriliyor:
(Taatlar, niyetsiz veya Allah için niyet ederek yapılınca, sevap hasıl olur. Taat yaparken, Allahü teâlâ için yaptığını bilse de, bilmese de kabul olur. Yani sevap hasıl olur. Bir kimse Allahü teâlâ için yaptığını bilerek taat yaparsa, buna (Kurbet) denir. Kurbet olan işi de yaparken sevap hasıl olması için niyet etmek şart değildir. Sevap hasıl olması için, Allah rızası için niyet etmek lazım olan taate (İbadet etmek) denir. Niyetsiz alınan abdest ibadet olmaz, kurbet olur. Bununla, hadesden taharet hasıl olup namaz kılınır. Görülüyor ki, her ibadet, kurbettir ve taattır. Kur'an-ı kerim okumak, vakf, köle azat etmek ve sadaka ve Hanefi mezhebinde abdest almak ve benzerleri yapılırken sevap hasıl olmak için, niyet lazım olmadığından, kurbettirler ve taattırlar. Fakat, ibadet değildirler. Taat veya kurbet olan bir iş yapılırken, Allah için niyet edilirse, ibadet yapılmış olur.)

Demek ki, taat ve kurbet olan bir iş, Allah rızası için niyet edilirse o zaman ibadet oluyor. Bu bakımdan niyetsiz abdest almak ibadet olmuyor. Allah rızası için abdest almaya niyet edilirse o zaman ibadet oluyor. Bir kâfir de elini yüzünü yıkar aynen abdest alır gibi yapabilir. Onunki ibadet olmaz. Bir kâfir de Kur’an okuyabilir, ama Allah rızası için olmayınca ibadet olmaz.

[Zaten Hempher gibi bazı İngiliz ajanlarının, misyoner ajanların imamlık hadiseleri, abdest alıp namaz kılar görünmeleri, cemaate namaz kıldırmaları, Kur'an okumaları meşhurdur. Bunları ya cemaate sonradan söyleyip namazlarınızı kaza edin diye gülmüşler veya bunları kitaplarında, hatıralarında yazmışlardır.]

Bu inceliği cahiller bilmediği için S. Ebediyye kitabına dil uzatıyorlar. Niyetsiz Kur’an-ı kerim okumanın ibadet olmadığı İbni Âbidin namazın sünnetleri kısmının niyet bahsindedir.