PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kur'an-i Kerim okumanin bazi adabi


berraksu
13.09.2006, 23:28
Kur'an-i Kerim'i abdestli oldugu halde kibleye dönerek husu ile okumalidir.
Kur'an-i Kerim okunan mahal temiz olmalidir.
Okumaya Euzü besmele ile baslanir. Tecvid üzere ve agir agir okunur.
Okurken manasini düsünerek ve mümkünse aglayarak okumalidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Bu Kur'an hüzün ve kederle indi. Okudugunuz zaman aglayin. Eger aglayamazsaniz aglmaya calisin" buyurmuslardir.
Kuran-i Kerim'i mushafdan okumak ezber okumaktan daha faziletlidir.
Dinleyenler, okunan Kuran-i Kerim'i husu ile dinlemelidir.
Secde ayetleri okununca secde yapilmalidir.
Kuran-i Kerim hatmedildigi zaman dua etmek sünnettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Kuran-i Kerim'i hatmedenin duasi kabul olunur ve Allah icin yapilan amellerin en sevimlisi Kuran-i Kerim'i hatmettikten sonra hemen yenisine baslamaktir." buyurdular.
Kur'an-i Kerim'i ezberledikten sonra unutmak büyük günahtir.
Kur'an-i Kerim okumayi kesip bir baska kisi ile zaruretsiz konusmak mekruhtur.
Hatim okuyan kisi Duha Suresi'nden itibaren sonuna kadarher surenin sonunda tekbir okumak müstehabdir.
Kur'an-i Kerim'i hatmettikten sonra hemen yeni bir hatme baslmak sünnettir.

ayışığım
25.07.2008, 23:02
Kur'an-ı kerim okumanın edebi




Sual: Kur'an okurken nelere dikkat etmek gerekir?
CEVAP
Kur'an-ı kerim okurken şu edeplere dikkat edilmelidir:

1- Abdestli olarak, temiz bir yerde kıbleye karşı diz üstü oturmalıdır! Erkekler başı açık okumamalı, hiç değilse bir takke giymelidir! Takkesiz okumak tenzihen mekruhtur.
[Mushafa bakarak okumak, ezbere okumaktan daha sevaptır.]

2- Kur'an-ı kerim okumaya başlarken Euzü ve Besmele çekmelidir!

3- Manasını bilen de, bilmeyen de ağır ağır okumalıdır!

4- Mümkünse, ağlayarak okumalıdır! Ağlayamayan kimse, ağlamak için kendini zorlamalıdır!

5- Her âyetin hakkını vermeli, yani azap âyetini okurken, korkarak, rahmet âyetlerini heveslenerek, tenzih âyetlerini tesbih ederek okumalıdır!

6- Kur'an-ı kerim okurken, kendisinde riya, yani gösteriş uyanırsa veya namaz kılan kimseye mani olursa, yavaş sesle okumalıdır!

7- Kur'an-ı kerimi tecvide uygun ve güzel sesle okumalı, fakat teganni etmemelidir!
[Teganni, harfleri, kelimeleri bozarak ırlamak demektir. Teganni yaparken harfler bozulursa haram, harfler bozulmazsa mekruh olur. Halebi'de diyor ki: Kur'an-ı kerimi teganni ile okuyan imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir.]

8- Kur'an-ı kerim, Allahü teâlânın kelamıdır, sıfatıdır, kadimdir. Ağızdan çıkan harfler, ateş demeye benzer. Ateş demek kolaydır. Fakat ateşe kimse dayanamaz. Bu harflerin manaları da böyledir. Bu harfler, başka harflere benzemez. Bu harflerin manaları meydana çıksa, yedi kat yer ve yedi kat gök dayanamaz.

9- Kur'an-ı kerimi okumadan önce, bu kelamı söyleyen Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünmelidir! Kimin sözü söyleniyor, ne önemli iş yapılıyor iyi düşünmelidir!

Kur'an-ı kerime dokunmak için, temiz el gerektiği gibi, onu okumak için de, temiz kalb gerekir.
Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur'an-ı kerimin büyüklüğünü anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, Onun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmek gerekir. Bütün mahlûkatın sahibi, hakimi olan bir zatın kelamı olduğunu düşünerek okumalıdır!

10- Gaflet içinde okumamalı, okurken başka şeyler düşünmemelidir!

ayışığım
25.07.2008, 23:03
Dinlemek daha sevabdır




Sual: Kur’an-ı kerimi okumak mı, yoksa dinlemek mi daha çok sevabdır?
CEVAP
Kur’an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek ise farz-ı kifayedir. Sünnetin sevabı, farzın yanında denizde damla bile değildir. Din kitaplarında bildiriliyor ki:

1- Kur’an-ı kerimi dinlemek farz-ı kifayedir. İş gören, uyuyan ve camide namaz kılan veya vaaz veren yanında, yüksek sesle, Kur’an kerim okumaya başlamak günahtır. (Redd-ül-muhtar)

2- Camiye girince tehıyyet-ül-mescid olarak, iki rekât namaz kılmak, sünnettir. Kur'an-ı kerim okunuyorsa, sünnet olan bu namaz kılınmaz. Çünkü Kur’an-ı kerimi dinlemek farzdır. Farz-ı kifaye için dahi, sünneti terk etmek evladır. (Eşbah şerhi)

3- Kitap okuyan veya iş yapan yanında Kur'an-ı kerim okumaya başlamak, onlar dinlemezse günah olur. Birinin okuyup, başkalarının sessizce dinlemeleri gerekir. İşi olanların dinlemeden işlerine gitmeleri günah olmaz. Kur’an-ı kerimi dinlemek, farz-ı kifayedir. (Halebî-yi kebir)
Farz-ı kifaye, bir kişi onu yapınca, diğerlerinden bu mesuliyet kalkar demektir. Yani bir kişi okunan Kur’an-ı kerimi dinlerse, başkaları dinlemeyip işlerine gidebilir, onlara günah olmaz. Ama orada dururlarsa dinlemeleri gerekir.

Kur’an-ı kerim okuyanı dinleyenler varsa, onların farz işlemelerine sebep olduğu için, Kur’an okuyan ayrıca sevaba kavuşur.

Sual: Bazı kimseler, (Sabah akşam okunan Hüvallahülleziyi, gece okunan Amenerresülünü, imamın okuması yetmez, herkesin kendisi okuması gerekir) diyorlar. Okunan Kur’anı dinlemek, okumaktan daha sevap olmaz mı?
CEVAP
Evet, dinlemek daha sevabdır. Okumak sünnet, dinlemek farzdır. Nafileler ve sünnetler, farzın yanında, deniz yanında damla gibi bile değildir. Başkası için namaz kılamayız, oruç tutamayız ama, Kur’an okuyup, sadaka verip sevabını ona bağışlayabiliriz. Bir sevabı kazanmak için illa onu kendimizin yapması gerekmez, başkası bizim için yaparsa bize de sevap olur. Mesela bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bir müminin kabrini ziyaret ederken, Allahümme inni eselüke-bi-hurmet-i Muhammed aleyhisselam en la tüazzibe hazelmeyyit derse, o ölünün azabı kıyamete kadar kaldırılır.) [Etfal-ül müslimin]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Ölülere, dua ile, istiğfar etmekle, onun için sadaka vermekle yardım etmek, imdatlarına yetişmek gerekir. İbrahim aleyhisselam, (Ey Rabbimiz, [kıyamette] hesap için ayağa kalkıldığı gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle) diye dua etmiştir. (İbrahim 4)

Bir müminin duası ile diğer müminlerin günahları affediliyor ki, böyle dua edilmesi emredilmiştir. Yine her gün namazda, (İbadillahissalihin) diyerek müslümanlara dua ediyoruz. Faydası olmasaydı, her tehıyyatta bunun okunması emredilmezdi.

Bir müminin cenaze namazı kılınırsa veya onun için dua ve istiğfar edilirse ölünün günahlarının bir kısmı veya tamamı affolur. Birkaç hadis-i şerif meali:
(Bir müslüman ölür de, üç saflık bir cemaat namazını kılarsa, o mevta Cennete girmeye hak kazanır.) [Tirmizi, Ebu Davud]

(Ölmüş ana babanız için dua ve istiğfar edin!) [Hakim]

(Sadaka veren kimse, sevabını müslüman ana-babasına da niyet ederse, verdiği sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez.) [Taberani]

(Bir kimse, başkasının yerine oruç tutamaz, namaz kılamaz; fakat onun orucu ve namazı için fakiri doyurur.) [Nesai]

Tatarhaniyye’de, (Sadaka veren kimse, sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu. (Redd-ül-muhtar)

Demek ki, birisi sadaka verse, sevabını bize bağışlasa biz de sevap kazanırız. Birisi Kur’an-ı kerim okusa biz de dinlesek, biz de okumuş sayılırız ve okuma sevabından daha fazla alırız.