PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dost'un Huzurunda


hafsa
02.06.2008, 00:50
http://img227.imageshack.us/img227/927/normalkirmizigul612kr4.jpg (http://imageshack.us/)

Ey dost! Sana gelmek yaşama sevincidir. Hatta bir yasama biçimidir. Sana geldiğimde donanmiş, onanmiş olurum. Dosta gelmek bir irfan mektebine ermek, bir irfan meclisine girmek demektir, bilirim.Hayâti yeniden, bir daha ve her an yorumlamaya seninle başlarım. Her şey yeniden ve tâze bir anlam kazanmaya baslar sâyende.
Ey dost! Kentin o süflî, abûs çehresinden soyutlanarak sana gelirim. Maddî olan şeylerin kıymeti arttıkça dostluklarının ve dostlarının değeri tükenen şehir insanindan kaçarak sana yönelirim. Çünkü ben kendimi, yani seni dahasi sendeki beni aramak için gelirim.
Ey dost! "Herkesin kisisel bir menkibesi vardır." derler.Benim menkibemin başlangıcı da sonu da sendedir. Sen hep bana; "Odunların dogrusunu taşımayı" ögütlersin. Çünkü senin kapından eğri odun giremez. Kişisel menkıbemi ararken rehberim, kılavuzum sen olursun hep.
Ey dost! Ummâna kavuşmak için ırmaklar nasıl mecrâlarını seçerse, ben de gönlümdeki ummâna giden yol olarak seni seçerim. Sana hep sâde ve susuz gelmek isterim. Gönlümün derinliklerine dalmanı, bütün yaralarımı sarmanı ve hasta rûhumu onarmanı beklerim.
Ey dost! Ben sana dostça seslenen bir âşık gibi gelirim... O dostuna diyordu ki: "Leylâ değilim dost, lâkin çöle çağırırsan gelirim. Sana "yalan" halde gelmem, toplarım özümü "yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığımda "kim o" dersen, "sensin efendim" derim. Ben olmam kapında, "sen" olur gelirim. Sen "gel" de yeter ki, yola yük olmam, "yol" olur gelirim."
Ey dost! Senin huzûrunda ne gam ne keder nede dünyevî meşgaleler var. Çünkü sen her an O(c.c.)'nunlasın. Senin seyrin O(c.c.)'ndan O(c.c.)'na ve O(c.c.)'nunladır. Sende dâimâ O(c.c.)'nu hatırlatan bir şeyler var. Senin yanında birden başka bir âleme girmiş gibi olurum. Âlemim degişir .Dünyam kaybolur. Dahası ben kaybolurum. Bu yüzden hâlimi arz etmem imkânsızlaşır. Fuzûlîce sızlanırım hep: "Arz-i hâl etmeye cânâ seni tenhâ bulamam Seni tenhâ bulacak kendim aslâ bulamam"
Ey dost! Hangi vakit yanında bulunsam hep aynı hislerle dolarım! Benim aradığım dünya işte bu dünyadır, bu âlem benim rüyâlarımın süsüdür.Ben hep bu hasret ile yanarım. Bütün sorularımın cevâbi sendedir. Ben hep bu âni özlerim.Belki de beni bu hayata bağlayan çok az sebepten birisi; sen gibi hakîkî bir dostla buluşmaktır. Bir Allah dostunun söylediği gibi: "Beni bu dünyada tutan üç sey var. Allah için sevdiğim dostlarım, Namaz, Ve seherlerde kalkıp yaptığım gece ibâdetleri."
Ey dost! Senin yanında doktorun odasında ki hasta gibiyim. Heyecan, korku, sürûr; hepsi bir arada. Hem iyileşmek istiyorum, hem korkuyorum. Hem sana koşmak, hem de senden kaçmak istiyorum. Senin şefkat yüklü yüreğinde ısınmak, acıtan reçetelerinle tedâvî olmak istiyorum. Kimi zaman senden hiç ayrılmamak kimi zaman da hiç karşılaşmamayı diliyorum. Ne garip degil mi?
Ey dost! O kadar yakınımdasın ki; beni sen sanırım. Sana o kadar yakınım ki; seni kendim sanırım. Bağışla şaşkınlığımı. Bu hâlime anlam vermekte oldukça zorlanıyorum. Âşık bir gönlün serzenişini andırıyor benimkisi: "Bana öyle yakınsın ki Seni ben sandım Sana öyle yakınım ki Beni sen sandim Sen mi bensin?Ben mi senim?
Ey dost! Ancak seni görünce yüzüm gülüyor. Senin lâtif varlığın ve gönül çalan güzelliğin karşısında çâresizim. Bakışların bana mutluluk veriyor, kalbime sığmaz bir hâle bürünüyorum. Senin sevdâ ateşin öylesine yakıcı, öylesine derinden ki, bunu anlatmaya ne gücüm var ne de tahammülüm. Seni anlatmak âteşten kelimeler toplamak, bir yangına körükle gitmek gibidir biliyorum.
Ey dost! Derdimi kimseye dökemiyorum. Bu hâlimden dolayı beni kınıyorlar. Aldirış ettiğimi sanma. Sadece üzülüyorum. Anlaşılmak gibi bir derdim de yok. Her gün onlarca yüzle karşılaşıyorum. Ne var ki o yüzler bana tanıdık gelmiyor. Hep seni arıyorum. "Bağda binlerce ay yüzlü güzeller var. Güller ve misk kokulu menekşeler var."(Hz. Mevlânâ) Oysa benim için senden başkası yok.
Ey dost! "Sana âşık oldugum için bana ögüt veriyorlar. Ögüt bana ne yarar verir? Zehirli su içmişim. Bana sekerin ne yarari olabilir? Benim için ayağını baglayın diyorlar. Oysa deli olan gönüldür. Ayağımın baglanmasının ne faydası var?" (Hz. Mevlânâ) Züleyhâ'yı kinayanlar Yûsuf(a.s.)'un güzelligi karşısında ne yaptılar? Onların yarası "El Yâresi" idi. Ya bu "Dîl Yâresi"ne ne demeli!
Ey dost! Sözü uzun tuttugum için beni bagışla! Senin yâdından başka , gönlümü neye bağlarsam, ona tövbe olsun.Seni zikretmeksizin, seni anmaksizin, nerede oturursam tövbeler olsun. Sen bana yine kuş dili ile konuş. Beni aşkınla deli dîvâne kıl. Sûretinden ve dahası sîretinden mahrum etme. Bu gönül senin evindir.
Ey Gönüller Sultanı her dem seninle, senin özlemindeyiz, Senin himmetinle gözler yerde mahçup ve hüzündeyiz. Hicranınsa ayakta tutuyor bizi.
MUSTAFA DEMiRCi