PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hasan Doğan, gözyaşları ile bugün son yolculuğuna uğurlandı.


SeNoL
07.07.2008, 11:15
http://www.internethaber.com/images/news/56202.jpg
Geçirdiği kalp krizi sonrası vefat eden Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, gözyaşları ile bugün son yolculuğuna uğurlandı.

Fatih Camii, veda için gelenlerle dolup taştı. Çok uzun süredir böylesine kalabalık bir cenaze töreni görülmedi. Şişli Belediye başkanı Sarıgül de bu şaşkınlığını dile getirdi.

Devletin zirvesi de oradaydı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yakın dostu olan Doğan'ı uğurlamaya gecikmeli geldi. Son anda avluya girip saf tuttu ve onun gelmesi ile cenaze namazı başladı.

Doğan'ın tabutuna ilk omuz veren Erdoğan oldu. Tabutun diğer yanında ise Cumhurbaşkanı Gül vardı.

Ve ailesi... Eşi Aysel Doğan, bu kez oğlu Selim'in eline sıkı sıkı yapıştı. Diğer yanında ise kızı vardı.

ONDAN DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN

Hasan Doğan için ilk tören Türkiye Futbol Federasyonu'nun http://www.internethaber.com/images/other/1.20080707121732.jpg4. Levent'teki merkezinde bir tören düzenlendi. Doğan'ın oğlu Selim Doğan çok kısa bir konuşma yaptı ve "Ne olur ondan dualarınızı eksik etmeyin" dedi.

Törendeki konuşmaların hemen ardından yerinden fırlayan eşi Aysel Doğan, tabuta koşup yüzünü sürdü.

Hasan Doğan'ın naaşı buradaki törenin ardından Fatih Camiine götürüldü.

FATİH CAMİİ DOLUP TAŞTI

Fatih Camii, Doğan'a veda etmek için gelenlerle dolup taştı. Türkiye uzun süredir böyle kalabalık bir cenaze namazı görmemişti. Çok az insana nasip olacak bir sevgi seli ile son yolculuğuna uğurlanması etkileyiciydi.

http://www.internethaber.com/images/other/0.20080707122012.jpg

NASIL BU KADAR ÇOK SEVİLDİ?

143 gün Federasyon Başkanlığı görevinde kalan Hasan Doğan, çok kısa sürede kendini herkese sevdirdi. Göreve, Mevlana'dan bir dörtlük okuyarak başlamış ve "Düne dair herşey söylendi/Yeni şeyler söylemek lazım" demişti.

Dediği gibi de yaptı ve çok kısa sürede gönüllerde taht kurdu. Vatandaşın gönlünü ise EURO 2008'deki protolü takmayın, eşi ile yaşadığı o coşku dolu sevinç ile fethetti. Fatih Camii'nin avlusunu dolduran kalabalık da ne kadar sevildiğinin göstergesiydi... Sadece spor ve siyaset camiası değil, onu hiç tanımayan sıradan vatandaşlar da cenaze törenine akın etti.

http://www.internethaber.com/images/other/3.20080707133104.jpg
Cenaze törenine katılan Fatih Terim çok üzgündü. Başını önünden kaldırmayan Terim, onunla en son görüşen kişiydi. Doğan'ın ölümü onu çok derinden etkiledi.

SARIGÜL'Ü ŞAŞIRTAN SAHNE

Fatih Camiin'deki bu büyük kalabalık Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün de dikkatini çekmişti. Gördüğü manzara için şunları söylüyordu;

"Düşünüyorum, en son böyle kalabalığı kimin cenazesinde gördüm diye... Bu cenaze töreni Özal, İnönü ve Sakıp sabancı'nın cenaze törenine benziyor. Her takım ve her gruptan insan var. Eşiyle birlikte o tribündeki kucaklaşma herkese örnek oldu. Bu cenaze töreninden ders almamız ve ders çıkarmamız lazım. Yarın sabah kimin ne olacağı belli değil. Kalpleri kırmak değil, onarmak lazım. Ben bu cenazeden çok önemli ders aldım."

http://www.internethaber.com/images/other/2.20080707132719.jpg
Çok değil daha bir kaç hafta önce Aysel Doğan, Milli takımın zaferinde heyecanla eşinin eline yapışırken görüntülenmişti. Şimdi ise oğlu Selim'in elini büyük bir acı ile tutuyor. Ondan güç almaya, elindeki o sıcaklığın eksikliğini gidermeye çalışıyordu.

BAŞBAKAN GECİKTİ

Öğle ezanı okunduğu sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, camii avlusuna girdi. Gözler bu kez Başbakan Erdoğan'ı aramaya başladı.

Başbakan Erdoğan, yakın dostunun cenazesine son anda yetişebildi. Onun saf tutması ile birlikte cenaze namazı başladı.
Cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu kıldırdı.

Başbakan Erdoğan, namazın ardından yakın dostunun tabutuna omuz verdi. Tabutun diğer tarafından ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yer aldı.

Hasan Doğan, Topkapı mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verilecek.

Kaynak (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=147897)

SeNoL
07.07.2008, 11:16
İNTERNETHABER

Cihan Kamer ile Hasan Doğan çok yakın dosttu... "Kardeşim" derlerdi birbirlerine... İki dostu, ölüm ayırdı... Bugün geride kalan dost, gidenin ardından bir veda ilanı verdi...

Samimiyet vardı, acı vardı, ayrılık sızısı akıyordu... Diğer ölüm ilanlarından çok farklıydı. Gazetelerde tam sayfa çıkan bu ilanı okuyanlar, hüzünlendi...

İşte bir dostun en zor ilanı;

"ARKADAŞ, KARDEŞİM"

Bu kelimelerin ne anlam ifade ettiğini sen öğrettin bana, tüm tanıdıklarına bu iki kelime ile seslendin...

Kim seslenecek arkadaş diye bize bundan sonra Hasan Ağabey,
Kim yoldaş, kim arkadaş, kim kardeş olacak bize Hasan Ağabey,
Başımız sıkıştığında, hüznümüzde, derdimizde biz kimin kapısını çalacağız, kiminle dertleşeceğiz Hasan Ağabey,

İnanıyorum ki Rabbim seni cennetine koyacak,
İnşallah son nefesimde senin kadar temiz, senin kadar güzel, senin kadar imanlı olabilmeyi başarırım da doyamadığım arkadaşlığına, doyamadığım dostluğuna, doyamadığım kardeşliğine
cennette devam ederiz...

Güle güle ARKADAŞ,
Güle güle KARDEŞİM...

Mekanın cennet, ruhun şad olsun, Nur içinde yat CANIM ABİM...
Cihan Kamer...
http://www.internethaber.com/images/other/1.20080707123448.jpg

SeNoL
07.07.2008, 11:17
Fatih Terim'in bittiği an
07 Temmuz 2008 Pazartesi 10:55


Hasan Doğan'ın ölümü herkesi şoke etti. Kimse inanamıyordu. O akşam en zor görev Terim'e düştü. İşte o anlar;

Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın kalp krizi haberini alır almaz hastaneye ilk koşanlardan birisi Sabah yazarı Ahmet Çakar'dı. Eski hakem herkesin kahrolduğu o dakikalara tanıklık etti.

Milli futbolcuların ve Terim çiftinin yaşadığı üzüntüyü yakından gördü. O anları yazan Çakar'ın anlattıklarına göre en çarpıcı olan Aysel Doğan-Terim görüşmesi olmuş. Acılı eş milli takımın son dakika gollerine benzer bir mucize beklentisiyle, iyi haberi Terim'in vermesini istemiş. İşte Çakar'ın anlattıkları:
GÖZYAŞLARI
Bu haberi alır almaz, dışarıda, gözlerindeki yaş, yuvalarında durarak bekleyen Fatih Terim, Fulya Terim, Semih Şentürk, Rüştü Reçber, Arda Turan, Tümer Metin, Tuncay Şanlı, Hakan Balta, Hamit Altıntop, Ayhan Akman ve Eşi'nin (Aysel Doğan) olduğu bölüme doğru hareket edip acı haberi verdim. Başımız sağolsun diyebildim. O sırada futbolcuların da Fatih Hoca'nın da Fulya Hanım'ın da gözlerinden yaşlar süzüldü. Hocanın ağzından sadece "Sabah beraberdik, öğlen beraberdik akşam da beraber olacaktık. Bu nasıl iş Ahmet" sözleri çıkabildi. O sırada acı haberi Doğan'ın sevgili eşi Aysel Hanım'a vermeye gidenlerden bir tanesi geri dönmüş, yanımızda belirivermişti. Hocaya dönüp "Hocam Aysel Hanım diyor ki ' Kocamın durumuyla ilgili son haberi bana Fatih Terim versin, o bizi, milli takımı defalarca kurtardı. Şimdi de kocam kurtulduysa gelsin söylesin, kurtulmadıysa da ölüm haberini yine o versin' diyor Aysel hanım sizi bekliyor" dedi. O anda Fatih Terim'in gözündeki yaşlar sel olup aktı. Dağ gibi Fatih Terim birdenbire yıkılmıştı. Bir an göz göze geldik "Hocam bu görev sana düşer, istersen ben de seninle geleyim" dedim.

BU FUTBOL NEDİR BÖYLE?
Fatih Terim kendisi gibi sürekli ağlamakta olan eşi Fulya Hanım'a baktı ve o acı haberi vermek için Aysel Doğan'ın yanına gitti. O anda Terim'in duygusallığını, insani yönünü bir kez daha gördüm. Fatih Terim o dakikadan itibaren Aysel Hanım'ın başından bir an olsun ayrılmadı. Sayın Başbakan gelene kadar Aysel Hanım'la, Doğan ailesiyle ve oradaki organizasyonla Fatih hoca ilgilendi. Başbakan da geldikten sonra kendisiyle konuşma olanağımız oldu. Sayın Başbakan'ın acısı elbetteki çok büyüktü. Sadece bana "Ahmet hocam bu futbol nedir böyle" der gibi bakıyordu. Başbakanı futbol oynadığı yıllardan ve televizyonlardan çok farklı şekillerde gördüm. Kimi zaman endişeli kimi zaman neşeli kimi zaman da heyecanlıydı. Ama o gece çok farklıydı. Kendini tutuyor ama belli ki çok derin bir acı çekiyordu. Emine hanım da öyle. Onun acısı daha da belliydi.



internethaber

Karasu
07.07.2008, 11:18
Allah rahmet eylesin

Asude
08.07.2008, 20:21
Duyduğumda o kadar üzüldüm ki :( Birsürü heyecanlı maçlar geçti bişey olmadı en rahat halinde, tatildeyken kalp krizi geçirmiş.Ecel işte...
Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun inşallah

girdap
08.07.2008, 20:55
(...)
Önce sevgili ağabeyim Erdem Beyazıt’ın, sonra dünyalar tatlısı Hasan Doğan’ın haberi geldi.

Kıpırtısız kalakaldığımı hatırlıyorum.

Demek ki Hasan Bey de...

Nasıl olurdu?

Bakmayın ‘Hasan Bey’ deyişime... Herkesin, hepimizin, en zor zamanında star gazetesine omuz verenlerin ‘Hasan abi’siydi.

Hayatımda ilk yöneticiliği bu gazetede yaptım.

Hayatımın en zor, en meşakkatli ama en eğlenceli yedi ayını, kazaen düştüğüm ‘genel yayın yönetmenliği’ koltuğunda geçirdim...

En büyük şansım, Hasan Doğan’dı.

Ve Hasan Doğan’ın, karşısındakine inisiyatif tanıyan yönetim anlayışı...

Onu hep hayırla ve minnetle andım.

Herkes onun gibi bir patronla çalışmak isterdi.

Bir kere, çok güzel bir insandı. Çok içtendi. Ölçülüydü. Mütevazıydı. Dünya ve umur görmüştü. Onun yanında, samimi arkadaşınızın yanındaymışsınız gibi rahat hissederdiniz kendinizi. Güven verirdi. Ve çok sakindi.

Sükunetle oturuşu, sükunetle kalkışı...

Söze sükunetle başlayışı...

Çok sigara içerdi.

İçmezdi de, sigarayı yerdi adeta.

Bodrum’daki son görüntülerinde de, önünde sigara paketi...

Sözü nasıl bağlayacağımı bilemiyorum ama, hálá inanamıyorum. Şoktayım.
(....)

Ahmet KEKEÇ-Star

Ezrak
08.07.2008, 21:07
Allah rahmet eylesin_