karanfilli
12.07.2008, 16:09
i
Kırık bu ayn-i meçhul
Hüzzam bu bakış
Aynalar lakayt
Sessiz dirimine
Şeffaftır özü,
Nigâr vü çirkinin
Belli belirsiz
Kaderine işlenen
Yakılmış zulmetinde
Zararsız ucubelerin
Ve davetinde gölgelerin
Şem’
İncil, Tevrat
Ve Furkan aşkına!
Bir katl-i vacip
Bir çürük ahir
Bir kalakalan evvel
Zeban-ı kahır
Tek tek, tümcenin evveliyatını okuyan
Zaman içinde
Elimizden kertilen ölümlerle
Zebun sanemler için
Ve asra, bu makamın güftesini
Kiralayan geçmiş zaman fiilleri
Kaçırılan failleri, mefulleri
Niçin okuyorsunuz hâlâ
Tarumar çehremde
ii
Zıkkım
Üç oğul arasına düşen
Gölgelikli bahçe
Ve dahi kuyu
İçine afitablar gömülü
Kirli biraz
Güneş çamurla sıvanmaz ya!
Kirli biraz ışık
Yazı
Tura
Cahil bir hile
Hurafelerin dimağına
Çaktığım gece
Uyan!
Do? Mi?
Düşüyor yalancıktan baharlar
Zümrüt bakışlı körebelerin
Ve daha soldurulamamış nergislerin
Etekliğinde kir biraz
Kir
Biraz
Bir kırık makam
Bir kırık ayna
Çitlembik biraz
Nerden geldiyse
Som altından boyalı hüzünler
Eşkıya aşklar biraz
İyi mal
İyi satılmış Zühre yıldızı
Niçin biraz?
Ney, Sülüs, Ebrû
Osmanlıca.
Düşman, bel ağrısı
Kaykılmış bir viran oda
Kime
Ne bu inilti, bu pespaye fikr
Buruşmuş bir gazte kâğıdı gibi
Kırılmış aynalardan çoğalan aksi
Ölüm/süzlük
Yarım hıyar, tuzluk.
Acı tat dilimde.
Muhayyer bakışlarım
Echel akıl-daşlarım
Düğmesi kopmuş zamanın ceplerinde.
Haziran 2008/ Nergihan Yeşilyurt
Kırık bu ayn-i meçhul
Hüzzam bu bakış
Aynalar lakayt
Sessiz dirimine
Şeffaftır özü,
Nigâr vü çirkinin
Belli belirsiz
Kaderine işlenen
Yakılmış zulmetinde
Zararsız ucubelerin
Ve davetinde gölgelerin
Şem’
İncil, Tevrat
Ve Furkan aşkına!
Bir katl-i vacip
Bir çürük ahir
Bir kalakalan evvel
Zeban-ı kahır
Tek tek, tümcenin evveliyatını okuyan
Zaman içinde
Elimizden kertilen ölümlerle
Zebun sanemler için
Ve asra, bu makamın güftesini
Kiralayan geçmiş zaman fiilleri
Kaçırılan failleri, mefulleri
Niçin okuyorsunuz hâlâ
Tarumar çehremde
ii
Zıkkım
Üç oğul arasına düşen
Gölgelikli bahçe
Ve dahi kuyu
İçine afitablar gömülü
Kirli biraz
Güneş çamurla sıvanmaz ya!
Kirli biraz ışık
Yazı
Tura
Cahil bir hile
Hurafelerin dimağına
Çaktığım gece
Uyan!
Do? Mi?
Düşüyor yalancıktan baharlar
Zümrüt bakışlı körebelerin
Ve daha soldurulamamış nergislerin
Etekliğinde kir biraz
Kir
Biraz
Bir kırık makam
Bir kırık ayna
Çitlembik biraz
Nerden geldiyse
Som altından boyalı hüzünler
Eşkıya aşklar biraz
İyi mal
İyi satılmış Zühre yıldızı
Niçin biraz?
Ney, Sülüs, Ebrû
Osmanlıca.
Düşman, bel ağrısı
Kaykılmış bir viran oda
Kime
Ne bu inilti, bu pespaye fikr
Buruşmuş bir gazte kâğıdı gibi
Kırılmış aynalardan çoğalan aksi
Ölüm/süzlük
Yarım hıyar, tuzluk.
Acı tat dilimde.
Muhayyer bakışlarım
Echel akıl-daşlarım
Düğmesi kopmuş zamanın ceplerinde.
Haziran 2008/ Nergihan Yeşilyurt