EbuRudeyha
23.07.2008, 12:17
Buradan okuyabilrisiniz, tıklayın:
http://ilyasucar.com/makale-arastirma-fikriyat/40-yazilarim/455-malatyali-hakan.html
Malatyalı Hakan-I
Yalnızlığın üstüme bir çığ gibi düştüğü anlarda yanımda olan, yaşı küçük ama duyguları, düşünceleri büyük, kendisinden birçok şey kesbettiğim Hakan'a...
Saat 03:00
Akvaryumdaki balıklarda gözüm, izlemeye doyamıyorum onları. Renkleri, tipleri, tedirgin hareketleri çoğu zaman mütebessim olmama sebep. Acaba gerçek mi hafızlarının çok kısa sürdüğü oysa hiç öyle göstermiyorlar, ah keşke...
Elimi cama dokunduruyorum, irkiliyor ve kaçışıyorlar ah yosunlar ve çakıl taşları...
-İlyas Abi!
Bu sefer ben irkiliyorum, yerim dar kaçamıyorum, sessizliği delen o tanıdık sese dönüyorum, elleri bulaşık her zaman ki gibi, gözleri pırıl pırıl ay ortalıkta yok halbuki.
-Buyur Hakan, söyle bitti mi işlerin?
-Yok abi, daha bitmedi tam tersine ben bittim hem sabah yine erken kalkmalıyım fakat daha önemli şeyler var beni bitiren.
-Söyle Hakan, çok özel birşey değilse paylaş benimle zaten başka kimle paylaşıyoruz ki dertlerimizi, kederlerimizi, ümitlerimizi. Bak saat üçü geçti bile yorma daha fazla kendini.
Derken ctfli Mehmet beliriyor uzaktan belli ki aç, Hakan'a demir atacak bu saatte çok geçmiyor boş kantinde yankılanıyor beklenen cümle:
-Hakan bana bir kaşarlı tost bir de çay, sabaha pataloji sınavım var uyumamam gerek. Kahve var değil mi kesmezse bir tane de ondan içerim.
Hakan biraz isteksiz ama mecbur:
-Olur ağabey, hemen yapıyorum, sen otur şöyle
Hakan çaktırmadan bana göz kırpıyor belli ki konuşmaya niyetli, belli ki mevzu derin. Az önceki olayı unutmuş olduklarını düşündüğüm balıkların yanına dönüyorum, bakıyorum hep aynı ah yosunlar ve çakıl taşları...
Akrep ile yelkovan soluksuz takiplerini sürdüyor, umurlarında değil ki zaman, yorulmak nedir bilmiyorlar. Mehmet'e dönüyorum:
-Allah yardımcın olsun kardeşim, zor bir sınav ama esas sınav stresi bitiriyor değil mi?
-Sağol abi, hiç sorma hasta etti bu pataloji beni. Kabus gibi çöktü üstümüze herkes korkuyor harbi zor bir sınav. Uyku muyku kalmadı sabahtan beri 5. tostum bu çayların sayısını sayamadım. Zaman kaybetmeden bunları da bitireyim de etüte çıkayım daha 450 sayfa var çalışmam gereken.
-Peki, ben tutmayayım seni afiyet olsun sana.
-Teşekkür ederim abi.
-Rica ederim Mehmet
Hakimiyet yine sessizlikte, sadece bir tik tak sesi var belli ki akrep ve yelkovan da yorulmuş derin derin nefes almakta. Ve balıklar dönmeye devam, patlak gözlerle seyre devam ah yosunlar ve çakıl taşları...
İlyas Uçar - Evvâh - Ebu Rudeyha
23.07.2008 - 12:40
http://ilyasucar.com/makale-arastirma-fikriyat/40-yazilarim/455-malatyali-hakan.html
Malatyalı Hakan-I
Yalnızlığın üstüme bir çığ gibi düştüğü anlarda yanımda olan, yaşı küçük ama duyguları, düşünceleri büyük, kendisinden birçok şey kesbettiğim Hakan'a...
Saat 03:00
Akvaryumdaki balıklarda gözüm, izlemeye doyamıyorum onları. Renkleri, tipleri, tedirgin hareketleri çoğu zaman mütebessim olmama sebep. Acaba gerçek mi hafızlarının çok kısa sürdüğü oysa hiç öyle göstermiyorlar, ah keşke...
Elimi cama dokunduruyorum, irkiliyor ve kaçışıyorlar ah yosunlar ve çakıl taşları...
-İlyas Abi!
Bu sefer ben irkiliyorum, yerim dar kaçamıyorum, sessizliği delen o tanıdık sese dönüyorum, elleri bulaşık her zaman ki gibi, gözleri pırıl pırıl ay ortalıkta yok halbuki.
-Buyur Hakan, söyle bitti mi işlerin?
-Yok abi, daha bitmedi tam tersine ben bittim hem sabah yine erken kalkmalıyım fakat daha önemli şeyler var beni bitiren.
-Söyle Hakan, çok özel birşey değilse paylaş benimle zaten başka kimle paylaşıyoruz ki dertlerimizi, kederlerimizi, ümitlerimizi. Bak saat üçü geçti bile yorma daha fazla kendini.
Derken ctfli Mehmet beliriyor uzaktan belli ki aç, Hakan'a demir atacak bu saatte çok geçmiyor boş kantinde yankılanıyor beklenen cümle:
-Hakan bana bir kaşarlı tost bir de çay, sabaha pataloji sınavım var uyumamam gerek. Kahve var değil mi kesmezse bir tane de ondan içerim.
Hakan biraz isteksiz ama mecbur:
-Olur ağabey, hemen yapıyorum, sen otur şöyle
Hakan çaktırmadan bana göz kırpıyor belli ki konuşmaya niyetli, belli ki mevzu derin. Az önceki olayı unutmuş olduklarını düşündüğüm balıkların yanına dönüyorum, bakıyorum hep aynı ah yosunlar ve çakıl taşları...
Akrep ile yelkovan soluksuz takiplerini sürdüyor, umurlarında değil ki zaman, yorulmak nedir bilmiyorlar. Mehmet'e dönüyorum:
-Allah yardımcın olsun kardeşim, zor bir sınav ama esas sınav stresi bitiriyor değil mi?
-Sağol abi, hiç sorma hasta etti bu pataloji beni. Kabus gibi çöktü üstümüze herkes korkuyor harbi zor bir sınav. Uyku muyku kalmadı sabahtan beri 5. tostum bu çayların sayısını sayamadım. Zaman kaybetmeden bunları da bitireyim de etüte çıkayım daha 450 sayfa var çalışmam gereken.
-Peki, ben tutmayayım seni afiyet olsun sana.
-Teşekkür ederim abi.
-Rica ederim Mehmet
Hakimiyet yine sessizlikte, sadece bir tik tak sesi var belli ki akrep ve yelkovan da yorulmuş derin derin nefes almakta. Ve balıklar dönmeye devam, patlak gözlerle seyre devam ah yosunlar ve çakıl taşları...
İlyas Uçar - Evvâh - Ebu Rudeyha
23.07.2008 - 12:40