PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir küslük hikayesi


Bİ'takat
02.08.2008, 12:37
Seninle küsmeyi isterdim. Belki binbir defa küsmeyi. Hani bazen benim yanına galip af etmen için dökeceğim bir küslük bazen senin yanıma gelip af etmemi isteyeceğin bir küslük. Bazen bir saat bazen bir öğün küs kalmak. Ve kendimizi konuşmamak için zorlamak. Hani o gelsin özür dilesin diye zorlamak. Bazende bir bahane bulup konuşmak için adeta yarışa girmek. Ama en fazla bir gün küs kalmak .O bin bir küslü günün ardından barışmak.
Bazen gönlünü almak için mas mavi boncuklarla bezeli bir kolye almak. Bazen Kırmızı bir fistan kumaşı. Tıpkı kan kızılı tomurcuklu bir gülün demeti. Belki küslüğün katkısı ile barışıma anının hazzını yaşamak. Sonra bazen onun haksız olduğu durumlarda barışmak istediğini sezip onun bu çırpınışlarına şahit olmakSonra tekrardan küslük deryasına dalmak. Belki bülbülün güle olan arzusu ve ulaşamayışındaki hasret ateşi ile yaıp tutuşması misali küs kalmak. Sonra her dakika barışmak için kafanın içinde bin bir bahane üretmek. Sonra nefsinle girdiğin kavgada galip gelip barışmak bazende nefsine yenik düşüp ayrılmak ve küs kalmak. Sonra aynı evin içinde belki bir nazın vucut bulması ile mektuplar ile konuşmak. Veya henüz üç dört yaşlarındaki bir cocukla demek istediklerimizi ona söylemek. sıla kızım Annene söyle ( tabi duyuyor ama olsun) o haksız. veya sıla kızım babana de o haksız. Sonra barışmak. Belki bir cocuğun istediği o oyuncak arabayı almış olduğundaki mutluluğun hazını duymak gibi. Bir tiryakinin ciğaradan bir nefes alışı gibi. Bir mahkumun hücreden gün ışığına aldığı ruh hali. Belki benim kaybettiğim yüz ytl yi bulmam gibi bir hal. ( 15 gün oldu halen bulamadım ya 100 ytl kaybettimde bulanların insanlık namına haber vermesi rica olunur)Belki ayrık düşülen bir küste sesinin ipeksi dokunuşunu özlemek. Gözlerinin ferinin onun yokluğunda hayali ile avunmasına sahit olmak. Sonra çarşıda pazarda onun gönlünü almak için vitrinlerden tezgahlardan bir şeyler begenmek. Belki güzel bir gerdanlık. Belki kenarı işlemeli al bir yazma. Kim bilir belkide güzel bir kitap. Hani ben gibi tiryaki için memleketim tütününden öğütülmüş bir kilo kaçak tütün.veya en iyisi bir çiçek fidesi. Hani zambak fidesi olur gül fidesi. lale fidesi veya peygamber çiçeği hiç fark etmez. İsmi gül olmasada yüzü gülsün yeter bana
Sonra barışmak. belki dağların ırak bir yerindeki kulübemizde yanan ocağın başında odun ateşinde kaynamış bir çayı ortamıza koyup karşılıklı bir anadolu türküsünü karşılıklı söylerken o mesut bahtiyar olunan hisleri yaşamak. Belki kimi zaman bir ayrılık türküsü ile hüzünlenmek sonra o demli caydan bir yudum almak. Sazımızın telleri ile mızrabımızın hasretine dokundurarak vuslat kılmak. Dudaklarının arasına memleketim bitlisin tütününden sarımlık izmaritsiz kaçak bir ciğarayı götürrürken bir şairin (Bu ben oluyorum.) gel bir hasbihal edelim belki yüreğimin kıvrık yarısında gizlediğim sevdamı anlatırım belki sana . Hayata ve yaşama ince bir sitem duyarken yanlızlıkları tarif ederim sana. Ölümün bir buse kondurup anlına alıp götürdüğü sevdamı anlataırım sana dizelerini mırıldanırken hemen ardından bir diğer şairirin (A.Arif) Terk etmedi sevdan beni. Aç kaldım susuz kaldım . Hayın karanlıkta gece Ellerim kelepçede.Uykusuz tütünsüz kaldım terk etmedi gene sevdan beni diye bilmek Sonra bir yazarın bir şairin sevgiliye sevdiğini haykıracak ona layık bir cümle kuramayışındaki acziyete düşmek.
Sonra o ocağın başında ateşi karırıştırırken onday ayrık düştüğünü hatırlamak. bir küslüğü anımsamak. Karıştırırken alevlenen alevlendikçe yürek sızını daha iyi bir tarif eden o ateşin başında ayrılık türküleri mırıldamak. "İşte gidiyorum çeşmi siyahım aramıza dağlar sıralansada. Sermayem derdim dir hey dost servetim ahım karardıkça bahtım bahtım karalansada" derken belki kendi ayrılığının vucuda gelmiş hali ile perişanlık ve hüzün kelimelerine yeni bir mana ve derinlik kazandırırsınsonra tekrardan barışmak. Uzak bir diyara bir iki günlüğüne gidilipte ayrık düşüldüğünde ona nagmeler yazmak. Bir mektup yazmak. Kelimelerin sırtına o bin bir merkebin taşımaya takat getiremeyeceği anlamlar ayrık düşüşteki acılar hasretlerimizi ve kavuşmalardaki mesut bahtiyarlığı.Vuslatın güzelliğini tarif

Bİ'takat
02.08.2008, 14:33
Belki ayrılıkta veya küslükte bir küstüm çiçeği misali boyun bükmek

Bİ'takat
04.08.2008, 12:18
seninle küsmeyi isterdim memleketim bitlisin tütününden sarımlık kaçak bir ciğarayı iki dudağının arasına alıp çekinceye kadar sürecek bir küslük. Belki Ciğerimin en kuytuluk köşesinde duran hüznüme ulaşıncaya değin yaşanacak bir küslük.

SessizGemi
04.08.2008, 12:32
emeğinize sağlık:çiçek:

Bİ'takat
04.08.2008, 12:34
Beğenmiş olmanıza sevindim

Aşiyân
04.08.2008, 12:41
aşinası olduğum ve severek okuduğum bir kalem..

eyvallah hocam sizi burdada görmek güzel oldu

hoş geldiniz..

Bİ'takat
04.08.2008, 13:22
Beğenmiş olmanız beni bahtiyar kılmıştır. İnşallah sizin için bir kaç kelimeyi yan yana getirmeye gayret edeceğim.

Bİ'takat
04.08.2008, 15:44
Seninle küsmeyi isterdim en fazla bir gün süren bir küslük ve ayrılık. Sadece ve sadece seninle bir daha konuşup barışmış olmanın hazzını yaşamak için küslük. Kıymetini tarif edebilmek için göğsümün çeperimde sakladığım yüreğimi yerinden söküp sana sunmak ve seni ne çok sevdiğimi gösterebilek için yaşanacak bir küslük.

şüheda_i hayat
04.08.2008, 15:46
sana küsmeyi istememiştim ama küstüm dönüşü yok artık:ıslık:
eyvallah ;)

Bİ'takat
04.08.2008, 15:47
Henüz ayrılığı yazmadım. Yazarsam ağlayan çok olacak sanırım

Bİ'takat
04.08.2008, 18:42
Seninle küsmeyi isterdim kapıyı hızla vurup gitmek ve gidişimi izleyişini görzlemlediğini görmek. Ve sonra göz pınarlarının sel olup aktığına ve bir keşke diyarına sığındığına şahit olmak isterdim. O keşkelerin diyarında hatanı fark edip gözlerini yatırıpta ıraklara yolumu gözlemeni isterdim. Sonra yolun başından gelirken yüreğinin bayramdaki çocuklar gibi şen ve şakrar olduğu anlarda olduğu coşmasını isterdim.

Bİ'takat
05.08.2008, 10:46
Seninle küsmeyi isterdim.Bazen sadece üç beş saat sürecek bir gece küslüğü. Sonra İki rekat namz için hakka durup başlar secdede iken sen için edeceğim bir dua ile sena olan hislerimi hakka sunan bir dua. Sıonra güneşin dağların ardından doğduğuna sen ile birlikte şahit olmak. Seninle küslüğümün Bir mahpusun foltada içtiği memleketim bitlisin tütününden sarımlık kaçak bir ciğarada yaşadığı mutluluk gibi kısa olmasını isterdim. Bir foltanın içeriye gir düdüğü ile son bulacağı gibi kısa bir küslük.

Erdem
05.08.2008, 12:59
Küslük değil de kırgınlık diyelim.

HAKSIZ yere trip atıp,arkasından gittiğimiz halde bize yüz çeviren,ve kendi haline bıraktığımızda kendi egolarını tatmin etmiş,herşey olmuş bitmiş normale dönmüş gibi davrananlar da var.

Ama işin bir de karşı tarafı var.
Sen egolarını tatmin ettin de,karşındakinin gönlünü aldın mı? Veya öyle bir derdin var mı?

Bİ'takat
05.08.2008, 13:59
Bir gün egolar üzerinede yazı kaleme alırız inşallah

Bİ'takat
07.08.2008, 19:14
Seninle küsmeyi isterdim. Kıskananların nazarı değmesin diye yaşanacak bir küslük.Bir bilemedin en fazla iki üç saat sürecek bir küslük. Belki bir mahkumun bir folta müddeti kadar sürecek bir küslük. En fazla hüzünlü bir halk türküsünün son nakaratı okunacak bir küslük. Son nakaratından sonra sazımla sana sarıla bileceğim bir küslük.

Bİ'takat
13.08.2008, 12:53
Seninle küsmeyi isterdim. Sonunda barışmanın olduğu bir küslük.Seninle küsmeyi istemiştim sadece ve sadece bir günlük.Bir gün sürecek diye sandığım bir küslük. Sonra iki gün oldu sonra üç sonra ay ve şimdide yıl olan bir küslük.

Bİ'takat
16.08.2008, 17:27
Ama barışacağımızın ümidini asla yitirmedim. İşte sırf bu yüzden kaç zamandır gelirsin diye kulağımı dayamışım kapının açılması ile çıkacak kıcırtı sesine. İşte Sırf bu yüzden her gün sevdiğin en güzel o yemeği yapıyorum. Her gün yeniden.

Bİ'takat
17.08.2008, 09:48
Ayrılığı unutmak ve seninle her hangi bir yolun kavşağında karşılaşmak ve bir daha ayrılmamacasına yan yana durmak. Hafızamızda mevcut tüm ayrılık türkülerini vede şiirlerini unutmak. Bir daha okumamak üzere aklının çıkmazına gömmek.

Sevdiceğim
Seninle konuşmalarımızın bir mahkumun foltada içtiği son ciğara gibi hiç bitmemesini isterdim ve sözlerinin kaçak ciğaradan çekilen son nefes gibi çiğerden olmasını isterdim.

Bİ'takat
18.08.2008, 12:57
Seninle küsmeyi isterdim en fazla saatin kadranlarından akrebin bir mevlevi dönüşü yaptığı müddet kadar sürecek bir küslük. Sonra barışmak. Bazen benim haksız olduğum anlarda gönlünü almak için senin en çok sevdiğin sıcak bir tarhana çorbası ile gönlünü almak ve barışmak. Bazende senin haksız olduğun anlarda gönlümü almak için kızartacağın patates kızartması (okuyan kardeş burada gülmen gerekiyor. Bak patates kızartmasını dahi olayın içine katmışım.). Sonunda ama mutlaka barışmak.

Bİ'takat
18.08.2008, 15:15
Seninle küsmeyi isterdim. Bir şiirin bir kıtası kadar sürecek bir küslük. Hemde bin bir defa yaşanacak bir küslük. Ama en sonunda barışmak. Hani o barışma anında yaşanacak o muazzam barış annı hazzını yaşamak. Yüreğinin coşkun dalgalar gibi coştuğunu his etmek. Küslükte yüreğinin bir öksüz cocuk halini görmek ve dağ başlarının ıraklığında açan her bir yasemin çiçeği papayyalar ve lalelerin o mahsum garip biçare halini görmek için.Hani aslında hepsinin ifade ettiği saflığı şatafattan uzak duruşunu görmek için. Beni ne denli sevdiğini görmek için küsmek isterdim.

Bİ'takat
19.08.2008, 09:58
Yok yok seninle hiç küsmemeyi daha çok isterdim.Dünyadaki her şetden daha çok. Ne seninle küs olduğumuz anlardaki acıyı ne yokluğunun acısını yaşamak.Seninle hiç ama hiç küsmemeyi isterdim. Seninle küsmek temuzun sıcağında kızgın güneş altında susuz kalmak veya kutuplarda güneşlenmek gibi bir şey.Seninle küsmek gecenin barrına kömürün karartısıyla hasretimizi yazmaktır.En iyisi seninle hiç küsmeyelim. Olur mu?

Bİ'takat
20.08.2008, 14:19
Seninle hiç küsmemeyi isterdim aslında ne bir gün ne beş dakika nede bir anlık olsun küsmeyi istememiştim aslında.Ne aramıza nifak sokan fesatçıya ben aldanacaktım nede sen ve hiç küsmeyecektik seninle.ve Ne ben seni düşünmekten Bİ'takat nede sen bana hasret.

Yok Yok belki böylesi daha iyidir. Kavuşanlar hep unutulanlar oldu. Bizimki kavuşamayanların aşkı ve küslüğü gibi ulaşılmaz olanlardandı.Tıpkı kerem ile aslı,Mem ile zin veya leyla ile mecnun ki gibi. Yani bir ulaşılmaza sevdalanmaktı aslında bizim küslüğümüz.
iz
iz

Bİ'takat
28.08.2008, 22:15
Seninle küsmeyi istememiştim aslında.Ne dilden dile dolaşan acıklı bir sevda hikayesi olmak istemiştim.Nede dillerde anlatılacak bir aşk hikayesi olmak. Ben seninle hiç küsmemeyi istemiştim aslında. Hasretimizi kömürün karatısı ile gecelerin bağrına değil ;belki sadece evlilik cüzdanına yazmak isterdim.

Bİ'takat
29.08.2008, 12:10
Seninle küsmeyi isterdim bir bayram gününün üç beş adımlık mesafede olduğu bir günde. Sonra amazan ayının rahmetinin üzerimize yagdığı ilk günde barışmak. Ve seninle ilk iftarı yapmayı iserdim. Ezanı ilahinin okumaya yaklaştığı o dakika anlarında saatin yelkovanın akrebe yaklaşıp sarıldığı gibi yaklaşmak ve seninle seninle bir iftar yapmak. Belki Bir namazgah motifine seninle baş koymak sonra. Ve bir bayram gününün üç beş adımlık mesafede olduğu o anlarda seninle Ankara kova tepe camisinin avlusunda herkesten gizli buluşmayı isterdim.

Bİ'takat
29.08.2008, 18:30
Seninle küsmeyi isterdim ama en çok bir bilemedin iki saat sürecek bir küslük. Belki senin haksız olduğun o tartışmadan sonra duyacağını bile bile kızımız sılaya Kızım " Anana de ki o haksızdı" Sonrasında senin kızımız sılaya "Kızım de o haksız" deyişin ve o saçları tel tel örülü yanağı gamzeli kızımız sılanın gülmesi ve Tekrardan o oyuna başladınız deyişi. Sonra saatin ilerleyen anlarında sizinle yatacağım diyerek koşarak gittiği yatağın orta yerine uzanması.Ve seninle kapının eşiğinde durup onu temaşe etmeyi isterdim. Sonra girdiğimiz yatağın içinde her gün bir şeyleri yazdığım deftere bir daha seni ne kadar çok sevdiğimi bir daha anladığımı yazarken seninde aynı satırları kendi defterine yazdığını bilmek.