PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İslam Devrimi Rehberi İmam- ı Humeyni



barayev
25-03-2010, 23:24
yüzünü bile görmediği insanların hidayetine vesile olan ve İslamı dirilten ve İslamı savunan bir İslam Devletini kuran saygı değer felsefe hocası ve İnkilap önderi mekanın cennet olsun inşaallah.. Rabbim senden ve senin gibilerin cümlesinden razı olsun amin...

darultawhid
26-09-2010, 22:07
büyük şia sapığı aynı zamanda

Ehl-i Sünnet
07-02-2011, 17:31
Kur’an-ı Kerim’in Tahrif Edildiğini Söylemeleri :
Dinin mutlaka bilinmesi gereken hükümlerinden biri de, Kur’an’ın Allah Subhânehu tarafından korunmuş olduğudur


Kur’an’dan önceki semavi kitapların korunması, kendilerine indirilen insanlara bırakılmış ve bu nedenle tahrife uğramıştır Kur’an ise korunmuştur Allah Teâlâ, Tevrat hakkında şöyle buyurur: “Gerçekten Tevrat’ı içinde hidayet ve nur bulunduğu halde indirdik Allah’a teslim olmuş peygamberler yahudilerin arasında onunla hükmederlerdi Yine Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmiş olmaları itibariyle alimler ve fakihler de onunla hükmederlerdi Bunlar onun üzerine şahittiler” (1) Bu ayet, Tevrat’ın korunmasının kendilerine indirilen insanlara bırakıldığının delilidir Kur’an-ı Kerim ise Allah tarafından korunmaktadır Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Şüphesiz zikri (Kur’an’ı) biz indirdik ve onun koruyucuları da elbette biziz”(2) Sahabe döneminden günümüze tüm ümmet mütevatir kıraatleriyle bu Kur’an üzerinde birleşmiştir Oniki İmam Şiası’na gelince, geçmişte ve günümüzde yaşayan aşırıları Kur’an’ın tahrif edilmiş ve değiştirilmiş olduğunda, mevcut Kur’an’da eksiklikler ve fazlalıklar bulunduğunda görüş birliğine sahiptir Müelliflerinin ve muhaddislerinin en büyüğü ve en çok güvendikleri “El-Kâfi” kitabının yazarı El-Kuleyni, muhaddislerinin sonuncusu “Mir’âtu’l-Uqûl” kitabının ve “Bihâru’l-Envâr” kitabının yazarı Muhammed Bâkır El-Meclisi bunlardandır El-Kuleyni, Kur’an’ın tahrif edildiği inancını destekleyen birçok rivayet zikretmiştir Bu rivayetlerden biri de Cafer b Muhammed Es-Sâdık’a dayandırdığı rivayettir ve orada şöyle der: “Bizim yanımızda Fatıma aleyhisselam’ın mushafı vardır Onlar Fatıma Mushafı’nın ne olduğu nereden bilsinler? O, sizin bu Kur’anınızın üç mislidir ve Allah’a yemin olsun ki, onda sizin bu Kur’anınızdan tek bir harf dahi yoktur”(3) Oniki İmam Şiası alimlerinin hicri dördüncü asırdaki üstadı Eş-Şeyh El-Müfid, Kur’an-ı Kerim’de eksiklik ve ziyade olduğu inancını Oniki İmam Şiası’nın önde gelen kelamcılarından ve fıkıh alimlerinden büyük bir gruba dayandırır(4)
Şia muhaddislerinin sonuncusu Muhammed Bâkır El-Meclisi şöyle der:

“Rivayetlerin birçoğu Kur’an’ın eksik olduğunu ve değiştirildiğini açıkça göstermektedir ve anlam yönüyle mütevatirdir Bu rivayetlerin tamamının reddedilmesi, rivayetlerin tamamının güvenilirliğinin iptal edilmesini gerektirirBilakis kanımca bu bâbdaki rivayetler, imamlık konusundaki rivayetlerden daha az değildir”(5)
Oniki İmam Şiası’na göre imamlık nass ve tayin ile sabittir ve inkârının küfür olduğunda icmâ vardır
Şia’nın ılımlı imamlarından bazıları bu görüşü yok sayıp mezhepten çıkarmaya çalıştılarsa da, birçok Şia alimi onlara karşı çıkmış, bu görüşlerinin değersiz olduğunu ve takiye amaçlı söylendiğini öne sürmüştür Kur’an’ın eksik olduğu görüşünü benimsemeyen ılımlı Şii alimlerine karşı çıkanların başında, Humeyni’nin kendisine övgüler yağdırdığı(6) Nuri Et-Tabersi gelmektedir Nuri Et-Tabersi, hicri onüçüncü yüzyılın sonlarında “Faslu’l-Hitâb fi İsbâti Tahrifi Kitâbi Rabbi’l-Erbâb” (Rablerin Rabbi’nin Kitabı’nın Tahrif Edildiğinin İspatında Son Söz) isimli kalın bir kitap yazmıştır Kur’an’ın tahrif edildiğine ve eksik olduğuna, bugün Müslümanların elinde bulunan Kur’an’a güvenilemeyeceğine dair güvenilir Şii kitaplarında yer alan rivayetlerden ikibini aşkın rivayeti bu kitabında toplamıştır Tabersi ayrıca Es-Seyyid El-Muhaddis Nimetullah El-Cezairi’nin “El-Envâr” isimli kitabında söylediği şu sözü nakleder: “Mezhebimizin alimleri Kur’an’ın sözlerinde, maddesinde ve i’rabında tahrif yapıldığına açıkça işaret eden çokça ve hatta mütevatir rivayetlerin sahih olduğu ve tasdik edilmesi gerektiği konusunda birleşmiştir”(7)
Bütün bunların hepsi katışıksız küfürdür Çünkü dinin mutlaka bilinmesi gereken hükümlerini inkar etmektir Kitabı tahrif edilmişse, değiştirilmişse veya eksik ise İslam’ın ne özelliği kalır?!
Humeyni’nin bu gibi küfürlere karşı çıkmasını ve Allah Subhânehu’nun Kitabı’nı bu iddialardan tenzih etmesini beklerdik Kur’an’ın eksik olduğunu söyleyenlere lanet etmesini, onların küfre düştüklerini ve dinden çıktıklarını açıkça söylemesini beklerdik Fakat o bütün bu aykırı inançları “Keşfu’l-Esrâr” isimli kitabında yeniden dile getirerek teyit etti ve şöyle dedi: “Onlar için (Sahabe-i Kiram’ı kastediyor), bu ayetleri Kur’an’dan çıkarmak kolay olmuştur Aynı şekilde semavi Kitabı tahrif etmek ve Kur’an’ı dünya ehlinin gözünden tamamen uzaklaştırmak onlar için kolay olmuştur Müslümanların Yahudilere ve Hıristiyanlara yönelttikleri tahrif suçlaması, şüphesiz sahabe üzerine sabittir”(8)
Humeyni’nin bu sözü apaçık küfürdür ve İslam’ın tümünü inkardır Birçok mucizeler içeren bu mucize Kur’an’a dil uzatmaya da cür’et edilirse İslam’ın hangi senedinin değeri kalır ve sonrasında İslam’ın hangi senedi kalır?
Dipnotlar:
(1) 5/el-Mâide/44
(2) 5/el-Hıcr/9
(3) El-Kâfi: 1/239-241 Tahran baskısı Kitâbu’l-Hucce Bâb: Zikru’s-Sahifeti ve’l-Cifri ve’l-Câmiati ve Mushafi Fatıma
(4) Bkz: Evâilu’l-Makâlât fi’l-Mezhebi ve’l-Muhtârât
(5) Mir’âtu’l-Uqûl: sf: 253 ve Tahran baskısı: 12/525
(6) El-Hukumetu’l-İslamiyye; sf: 66
(7) Faslu’l-Hitâb: 30/238, 329
(8) Keşfu’l-Esrâr: sf 114 Farsça Bkz: Suretâni Mutedâddetâni; Ebu’l-Hasen En-Nedvi, sf 94, Amman baskısı
kaynak: http://www.sapitanlar.com/index.php/humeyni-kuran-i-kerimin-tahrif-edildi-hasa/

“Kendisinden sonra Kur’an’ın tahrif edilmesinden korkması ve Müslümanlar arasında ihtilafların şiddetlenip bununda İslam’a tesir etmesidir Ve su da apaçık görünüyor ki Eger Nebi (sav) ALLAH’ın imamet konusunda ona vahyettigi tebliği yapmış olsaydı, şuan ki İslam beldelerinde Müslümanlar arasında ki bu ihtilaflar ve münakasalar patlak vermezdi” ( Keşful Esrar Sayfa 149 – 155) Efendimiz(SAV) i ALLAHın kendisine vahy ettiği bir meseleyi insanlara açıklamamakla suçluyorbu küfürdür

“Sunu vurgularız ki Kur’an da Yüzlerce ayet, imamlardan ve imametten bahsetmektedir Ama bunu açık bir şekilde ifade etmemektedir” ( Keşful Esrar, Sayfa 151 -Arapça Tercüme: Doktor Muhammed el-Bendari / Daru’l Ammar)
Burada da kuranda şia imamları ile alakalı gizli olarak yüzlerce ayet olduğunu söylüyorKuranı kendi aklına göre tefsir ediyorbuda küfürdür
“Bizim imamlarımız öyle bir Makamdalardırki, o makama ne Mukarreb Melekler Nede Gönderilen Peygamber ulaşamaz! Onlar (İmamlar) bu âlemde tasarruf sahibidirler…” (El- Hükümet-il İslamiyye) haşa ve kellaaa şianın imamları peygamberlerden ve meleklerden üstün bir makamdadır diyorve hatta bu alemde yetki sahibi olduklarını söylüyorbu da küfürdür

Ehl-i Sünnet
07-02-2011, 17:42
Humeyni'nin Kitabından şok sözler!

Şia mezhebinin son dönem önde gelen alimlerinden biri olan; “Hz Peygamber (sav) görevini hakkıyla yerine getirmemiştir”, “Elimizdeki mevcut Kur’an tahrif edilmiştir” diyen Ayetullah Humeyni bakınız bu kitabının 93 sayfasında neler söylüyor?


Eserinde imamların manevi mertebesine Peygamberler de dahil kimsenin ulaşamayacağını iddia eden Humeyni ve Şii anlayış “imamiye” mefhumuna inanmayan, buna iman etmeyenleri de tekfir etmekte, Şia dışındakileri gerçek mümin olmayanlar olarak tavsif etmektedirlerESER HAKKINDA BİLGİLER


İsmi: el İslam ve Meşru ed Devleh ve Nizamul Hükm - el Hukumeh el İslamiye


Yazar: el İmam el Humeyni


İkinci Basım


İslam dininde batıl, müfsit ve bozuk bir düşünce akımı olarak tavsif edilen Şia mezhebinin son dönem önde gelen alimlerinden biri olan; “Hz Peygamber (sav) görevini hakkıyla yerine getirmemiştir”, “Elimizdeki mevcut Kur’an tahrif edilmiştir” diyen Ayetullah Humeyni bakınız bu kitabının 93 sayfasında neler söylüyor?


Humeyni eserinin ilgili sayfasında: “Mezhebimizin zaruriyatlarından biri de imamların manevi mertebesine kimsenin ulaşamayacağıdır Hatta ne yakın bir melik ne de gönderilen bir Peygamber! Esasında Resulü kiramlar ve imamlar - rivayetlerimize göre - arşın gölgesi altında bu dünyadan önce nur idiler…” demektedir


Şii inancının İslam düşüncesinden ayrılan en önemli müfsit yönü de “imam” mefhumunu itikadın bir parçası olarak kabul etmeleridir Dahası İslam’da bulunmayan imam kavramını ayetleri de çarpıtarak imanın bir rüknü haline getiren Şii anlayışı “imamiyet” mefhumuna inanmayan herkesi de tekfir etmektedirler Bu mantıksal çıkarım da doğal olarak Şiilerin dışındakilerin kafir olduğu gibi hastalıklı bir zihniyetin inşasını sağlamaktadır


http://www.khomainy.com/files/u1/up/khomainy%2015.jpg





http://www.khomainy.com/files/u1/up/.khomainy%2040.jpg
Sütun haber