PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Müzik dinlemenin hükmü nedir?



Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 15:02
Biliyorsunuz ki müzik hayatımızın içinde olmazsa olmazlardan olmuş artık hatta kanımıza kadar işlemiş buna çalgılı ilahilerde dahil aşağıya müziğin ve müzikli ilahilerin haram olduğunu açıklayıcı kaynaklar yazdım bunları özet olarak yazdım eğer kaynaklar yeterli gelmezse söyleyin diğer kaynaklarıda yazarım inşallah ama bu sahih kaynakları görüpte muhalefet eden olmaz inşallah selametle…

Şeytan (ondan Allah’a sığınırız ) ve askerlerinin, kullarını saptırmak ve beldeleri fesada uğratmak için en büyük araçlardan biri şarkı ve müziktir Bu Şeytan onlarla, ALLAH IN kullarını saptırdığı ve doğru yolundan çıkardığı vasıtaların en büyüğüdür

1- MÜBAH OLAN ŞARKI
Bu sadece sesi yükselterek ve eğlence ve müzik aletleri olmaksızın şarkı söylemektir Ancak şu şartların yerine getirilmesi gerekir İçerisinde ALLAH a ortak koşma (şirk), ahlaksızlık Müslümanları yerme, yabancı kadınlara övgü, ve kur yapma, içkilerden bahsetme olmamalıdır

2- HARAM OLAN ŞARKI
Bu yukarıdaki şartlar kendisine uymayan her şeydir

YÜCE ALLAH’IN KİTABINDAN ŞARKI VE MÜZİĞİN HARAM OLDUĞUNU BİLDİREN DELİLLER

“İnsanlardan kimi var ki, bilgisizce (insanları) Allah’ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için laf eğlencesi satın alır İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır ”
(Lokman-6)

Fakih sahabi Abdullah b Mesud’a (R A) ayetteki “ lehve’l-hadisin (laf eğlencesinin)”ne olduğu sorulduğunda şöyle cevap vermiştir
“Kendisinden başka ilah olmayana yemin ederim ki bu şarkıdır ” Bu sözünü 3 defa söylemiştir (Tefsiru’t –Taberi XI/61

Kur’an’ın tercümanı olan Abdullah b Abbas radıyallahu anh ise:
“Ayet şarkı ve benzerleri hakkında indi “demiştir (Buhari, el-Edebu’l-Mufred No:1265)

“Onlardan gücünün yettiğini sesinle oynat; atlılarınla ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas;mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol (bunları haram yoldan kazanmaya sevket); Onlara çeşitli vaadler yap, gerçi şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez ”
(İsra-64)

İmam İbnu’l-Kayyim ALLAH ona rahmet etsin bu ayet hakkında şunları söylemiştir
“ Şeytanın sesi Ademoğullarını rahatsız eder O Allah’a itaat dışındaki her türlü sestir Onu emrettiği ve onu beğendiği için, şeytana nisbet edilmiştir yok sa bizzat şeytanın sesi değildir Şarkı Sesi, Ölü için feryat etme, üflemeli, telli ve başka bütün çalgıların sesleri,Ademoğullarının canını sıkan, onları basitleştiren ve rahatsız eden şeytanın seslerindendir

ŞARKI VE MÜZİĞİN HARAM OLDUĞUNU BİLDİREN SÜNNETTEKİ DELİLLER

Hadis 1

Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyudu;
“Ümmetim arasında, zina yapmayı, ipekli elbiseler giymeyi, şarap içmeyi, çalgı aletlerini çalmayı helal sayan kimseler olacak”
(Buhari, Kitabu’l-Eşribe, babu ma cae fimen yestehıllu’l-hamr )

Bu Hadis, şarkı ve müziğin haram kılındığı konusunda delaleti kesin açık bir nastır

Hadis 2
Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyudu;

“Yüce rabbim bana, içki, kumar, davul ve gitarı haram kıldı ”
(İbn Hacer El-Askalani, Fethu’l-Bari, X/55) Hadis Sahihtir İmam Ahmed, Müsned , I/127 el-Elbani, “Tahrimu alati’t Tarab’ta Sahih olduğunu Söylemiştir)

Hadis 3
Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyudu;
“Bu ümmet içinde, yere batırılma, hayvana çevrilme ve gökten taş yağmasıolacak”
Müslümanlardan birisi Allah ‘ın Rasulü Bu ne zaman olacak diye sordu Rasulullah Sallallahu aleyhi ve selem şu cevabı verdi;
“Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri yaygınlaşıp içkiler içildiğinde”
(“En-Nihaye”,I/122 Bakınız: “Tahrimu alati’t-tarab” s 78

ŞARKININ VE ŞARKI İLE UĞRAŞANLARIN YERİLDİĞİNE DAİR SAHABE, TABİİN VE DÖRT İMAMDAN NAKLEDİLENLER

1- Osman B Affan (R A ) Yüce Allah’ın kendisine olan lütfunu zikretmek üzere şöyle
demişti;
“Ben ne şarkı söyledim Nede böyle bişeyi yapmak istedim)

2- Abdullah B Mesud (R A ) ; Şarkı Suyun bitkiyi büyütüp yaşerttiği gibi, kalpte münafıklığı yeşertir

3- Abdullah B Ömer (R A ); Şarkı söyleyen küçük bir cariyeye rastladı ve şöyle dedi;
“ Şeytan birisini bırakacak olsaydı bunu bırakırdı”

Veki b El Cerrah Allah ona rahmet etsin şöyle dedi;
Tamburu Al sahibinin kafasında kır Nitekim İbn Ömer – Allah ondan razı olsun böyle yapmıştır

İmam Ebu Hanife Allah ona rahmet etsin Şarkının haram olduğunu sert bir ifadeyle söylemiş ve onu dinlemeyi günah saymıştır

İmam Şafi Allah ona rahmet etsin şöyle dedi;
“Şarkı batıl ve muhale (imkansıza) benzeyen, mekruh eğlencedir Onunla Çok meşgul olan şahitliği kabul edilmeyen sefih (kişiliği zayıf veya aklı noksandır )

İmam Malik’e Allah ona rahmet etsin – Şarkı Hakkında soruldu O da şu cevabı verdi;
“ Bize göre bunu ancak fasıklar yapar”

İmam Ahmed b Hanbel Allah ona rahmet etsin Şöyle Dedi;
“ Şarkı münafıklık doğrur O benim hoşuma gitmiyor”

İmam Ahmed b Hanbel Allah ona rahmet etsin Şöyle Dedi;
“ Flüt, Ney, zurna, tambur, ut, rebap (kemençe) ve benzerleri haramdır

DİNİ VE MİLLİ ŞARKILARLA ÇOCUK VE DOĞUM GÜNÜ ŞARKILARININ HÜKMÜ

“el-Lecnetu’d Daime Li’l Buhusi’l ilmiye ve’l-ifta” ilim heyeti aşağıdaki soruyu şöyle cevaplandırdı:

Soru: Daha önce şarkı dinlemenin hükmünü sorduk Biz müstehcen şarkıları dinlemenin haram olduğu cevabını verdiniz Öyle olunca bildiğiniz gibi radyo veya televizyonda devamlı çalgı eşliğinde söylenen dini, milli şarkılarla çocuk ve doğum günü şarkılarının hükmü nedir?
Cevap: “Çalgı kesinlikle haramdır Dini ve milli şarkıları çalgı eşliğinde olduğundan haramdır Doğum günleri ise bid’attir Onlarda bulunmak ve onlara katılmak haramdır

ŞARKI VE MÜZİK HAKKINDA SÖZÜN ÖZÜ
1- Şarkı Dinde 2 Çeşittir Mübah olan şarkı ve haram olan şarkı
2- Mübah olan şarkı : Def dışındsa müzik aleti olmaksızın sadece sesi yükseltmek ve uzatmaktır Def de ancak kadınlar için caizdir Bu şarkı bayram günlerinde düğünde, bir yolculuktan döndüğünde vb olur ancak İslam’ın kurallarındanm çıkmaması gerekir
3- Haram Olan şarkı: Çalgı türlerinden herhangi birini, dine aykırı bir sözü, dinin belirlediği yer ve zamanın dışında olanı içine alan her türlü şarkıdır
4- Müzik aletiyle birlikte şarkı dinlemek icma ile haramdır
5- Müzik aletlerine sahip olmak her yerde ve her zaman haramdır
6- Müzik aletini dinlemek icmai ile haramdır
7- Dini ve milli şarkılar çocuk şarkıları ve doğum günü şarkıları çalgı eşliğinde söylendiğinde ve söz dine aykırı olduğunda haramdır
8- Dini ilahiler, davullar ve dine aykırı sözler eşliğinde söylendiğinde haramdır
9- Müzik aletlerinin ticaretini yapmak bütün çeşitleriyle haramdır
10- Müzikle uğraşmak ve onu kazanç meselesi yapmak haramdır
11- Şarkı aletleri ve kasetlerinin satılması için dükkanları kiraya vermek haramdır
12- Erkek ve kadın şarkıcıları kiralamak ve onlara para vermek haramdır

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 15:03
Müzik Dinlemenin Hükmü

muzik aletlerini çalmanın ve dinlemenin haram olduguna dair merhum suud müftüsü faziletiş şeyh abdulhamid el eserinin guraba yayınlarından cıkan muzik isimli cep kitabından alınmıstır

İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözü (“lehve’l-hadîs”i) satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır (Lokman, 6)
Abdulah b. Mesud Radıyallahu Anh’a, “lehve’l hadis”in ne olduğu sorulduğunda, “Allah’a andolsun ki, bu çalgıdır’ diye cevap verdi ve bunu üç kere tekrarladı. Sahabenin önde gelenlerinden İbni Abbas, İbni Ömer ve Cabir b. Abdullah Radıyallahu Anhum da “lehve’1-hadîs”in şarkı olduğunu söylemişlerdir. (İbn Kesir, Taberi)
Tefsir usûlünde, Sahâbi sözü ve icma ettikleri takdirde Tâbiin sözünün de delil kabul edildiği bilinen bir kuraldır. Bu ayetle ilgili olarak da Sahâbe ve Tâbiin’in tamamı, aksi hiçbir görüş olmaksızın “lehve’l-hadîs”i müzik olarak tefsir etmiştir.

Allah, (Şeytana “defol) git” dedi. Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki, Cehennem hepinizin cezasıdır. Mükemmel ve tam bir cezai Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (davetinle) yerinden oynat (şaşırt): Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. (Onları oyala dur.) Şeytan insanları aldatmadan başka bir vaadde bulunmaz. Şurası muhakkak ki, benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın (hakimiyetin) olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabb’in yeter (isra-63/65)

Tabiin’den olan müfessirlerin imamı Mücahid Rahmetullahi Aleyh, bu ayetteki “sesinle’ (“bi-savtike’) ifadesiyle ilgili olarak; “bu; şarkı, müzik, çalgı aletleri, boş ve batıl sözlerdir” demiştir. Dahhâk b. Mezâhim de, “çalgı aletlerinin sesidir” demiştir. (Kurtubi 10/288)

Şimdi siz bu söze -Kur-’ân’ a- mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz habersizce eğleniyorsunuz? (Necm- 59/61)

İbni Abbâs Radıyallahu Anhüms ayetteki “eğleniyorsunuz” ifadesinin şarkı olduğunu söylemiştir. Zira Yemen lehçesinde, bizi eğlendir (Esmid lenâ) denildiğinde, bize şarkı söyle (“ğanni lena) anlamı kastedilir. Mücâhid Rahmetullahi Aleyh de buradaki ifadenin anlamının, şarkı olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Yemenliler, falan eğlendi (“semede fülân) dedikleri zaman, (“ğanne fülân) falanın şarkı söylediğini anlatmak isterler. (İğasetü’l-Lehfan.1/258)

“Yemin ederim ki, ümmetimden bir topluluk gelecek; zinayı, içkiyi, ipek elbiseyi ve çalgı aletlerini helal sayacaktır.” (Buhari)
“Rabbim Azze ve celle bana içkiyi, kumarı, “kûbe”yi ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı.” (Sahih, İmam Ahmed, 1/274)
“Kûbe”: -Maalesef onsuz neredeyse hiçbir teğanninin olmadığı- darbukadır.
“Bu ümmet içerisinde zillet, zulüm ve çöküntü olacak”. Müslümanlardan biri, “bunlar ne zaman olacak” diye sordu. Rasûlullah (S.A.V.) “içki içilip, kadın oynatıldığı, çalgı aletleriyle şarkı söylenip eğlenildiği zaman diye cevap verdi.” (Tirmizi)
“Ümmetimden bazı insanlar, içkiye başka isimler vererek içerler. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleriyle başlan iner kalkar. Allah, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar.” (İbni Mace)
“İki ses mel’undur. -Bunlar- nimet anında çalgı sesi, musibet anında vahlama sesidir.-” (Silsületü ehâdisi’s-sahiha”, 427)
“Ümmetimden bir kısım insanlar aşağılanacak, zillete düşüp zulme uğrayacaklardır”. Sahabeler sordu: “Yâ Rasulallah! Bunlar, Lâ ilâhe İllallah şehâdetinde bulunacaklar mı?” Efendimiz (S.A.V.) şöyle cevap verdi, “Evet, ama, o zaman içki içilecek, çalgı aletleri çalınacak, ipek elbiseler giyilecek”. (Hasen, İbni Ebi Şeybe, 5/164)

“Rasûlullah (S.A.V.) çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.” (sahih, El-Beğavi;”şeru’s-sünne”8/22)

İbni Ömer Radıyallahu Anh’ın kölesi Nâfi anlatıyor: İbni Ömer’in peşinden gidiyordum. Kaval çalmakta olan bir çobana rastladık. İbni Ömer hemen ellerini kulaklarına tıkayarak yürümesini hızlandırdı ve bana “Ey Nâfi! Bir şey duyuyor musun?” dedi. Ben de, hayır dedim. Bunun üzerine ellerini kulaklarından çekerek şöyle dedi: “Bir gün Rasulullah (S.A.V.) ile beraberdim. O da bunun gibi bir şey işitince böyle yapmıştı.” (Ebu Davud) Müfessir Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, İbni Ömer’den bu rivayeti naklettikten sonra şöyle diyor: “Böyle bir ses karşısında bile onlar bu tür bir tavır takınıyorlarsa, çağımız şarkı ve çalgı aletleri karşısında durum ne olur?! ..”

Rasûlullah (S.A.V.) “Zil Şeytanın çalgısıdır” demiştir.(Müslim). Bir başka rivayet de, “Köpek ve zilin bulunduğu yere melekler girmez” şeklindedir. (Müslim)
“İnsanoğluna zina yapmasından dolayı günahı yazılır. Bunun cezasını her nasılsa çekecektir. Gözün zinası (harama) bakma, kulağın zinası (haram ve müstehcen olan şeyleri) dinlemektir.” (Müslim)

Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Rasulullah’ın yanında şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. Rasulullah (S.A.V.)’de bunu ikrar etti. (Buhari)

Sürekli Allah’ın zikriyle meşgul olan Osman Radıyallahu Anh, Allah’ın kendisine bir lütfu olarak hiçbir zaman bu masiyete bulaşmamıştır. Şöyle demektedir: “Ne şarkı söyledim, ne de boş hayallere daldım (bu iki masiyetten uzak kaldım).” (İbni Ebi Asım, 2/595)

İbni Ömer Radıyallahu Anhumâ ihramlı bir topluluğa uğradığında, içlerinden biri şarkı söylüyordu. Ona: “Allah senin ibâdetini kabul etmesin emi, Allah seni işitmesin emi!” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, ‘Zemmü’l-Melahi”)

İbni Mes’ud Radıyallahu Anh, “şarkı, kalpte nifak bitirir” demiştir.

Enes bin Malik Radıyallahu Anh, “en pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya ‘Zemmü’l-Melahi’)

İbni Abbas Radıyallahu Anh, “tef haramdır, çalgı aletleri haramdır, kûbe (yukarıda geçti) ve ney de haramdır” dedi. (Beyhaki. 10/222)

A’işe Radıyallahu Anhâ validemiz, bir ziyarette bulunuyordu ki evde başını sallayarak şarkı söyleyen bir adam gördü ve ona, “Yazıklar olsun sanâ. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi, o da çıkartıldı. (Buhari, “Edebü’l-müfred”)

Ömer b. Abdülaziz şarkı hakkında; “başlangıcı şeytandan, sonu da Allah’ın gazabıdır” demiştir. (sireti Ömer de İmam Acûri rivayet etmiştir.)

Vâki’ b. el-Cerrâh, “İbni Ömer’in yaptığı gibi çalgı aletlerini alın ve onu sahibinin başında kırın’ dedi (Hilal, 126)

Fudayl b. İyâd Rahmetullahi Aleyn, “müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir’ dedi. (İbni Ebi’d-Dünya)

İmam Ebu Hanife Radıyallahu anh, şarkı ve müziğin haram olduğunu oldukça sert bir şekilde savunuyor ve onu dinlemeyi günah sayıyordu. (İbni’lCevzi, “Teblisu’l-İblis’)

İmam Mâlik Radıyallahu anh’a şarkıdan soruldu. O da “bizim oralarda bu işi günah içinde yüzenler (fasıklar) yapar” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, “Zemmü’l-Melâhi”)

İmam Şâfi Radıyallahu anh, “Şarkı batıla benzeyen, insanı oyalayan boş ve çirkin bir sözdür. Kim onu çok dinlerse sefihtir (beyinsizdir) ve şehadeti kabul edilmez. Şarkı çirkin ve haramdır. Nitekim Allahu Telâla ×Allah küfrü, fıskı ve isyanı size kötü göstermiştirØ (Hücurat, 7) buyurmaktadır. İmam Şâfi sözüne şöyle devam etmiştir: “Irak’ta şarkı -tağbîr- denilen bir şey terk ettim ki, onu insanları Kur-’ân’dan uzaklaştırmak için zındıklar keşfetmiştir.”

İmam Ahmed Radıyallahu anh, “Kâval, ney, zurna, tanbur, saz, kemençe ve benzerleri haramdır” dedi.

İmam Şâbi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı söyleyen de, dinleyen de mel’undur” demiştir. (ibni Ebi’d-Dünya)

Dahhâk Rahmetullahi Aleyh, “şarkı kalbi öldürür, Rabb’i öfkelendirir” demiştir. (İbni Ebi’d-Dünya)

İmamı Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır” demektedir.

İbn-i Salâh Rahmetullahi Aleyh de, “şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icmâ vardır” demiştir

İttihad-ı İslam
26-02-2011, 15:30
“Şeriatça bazı savtlar (dinî bakımdan bazı sesler) helâl, bazıları haram kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, Rabbanî aşkları iras eden (hatırlatan) sesler helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.” (İşaratü’l-İ’câz, s. 78; Sözler, s. 382, 687-688)

Ben kendi adıma müzik dinliyorum (yukarıda ki üstadın hatırlatmasına binaen tabi ki), ben harama mı girmiş oluyorum, ayrıca müzik bazen cidden insanı Allah'a yaklaştırıyor, bu tarz müzikleri dinlesek dahi haram işlemiş mi oluruz?
Gerçi elbette bağımlı değilim, ama müziği çok seven kardeşleri savunma mahiyetinde de olabilir yazdıklarım...

Haram gerçekten çok kötü birşey zira örneğin, içki ve zina haramken, ümmetin içerisinde halisane bir niyetle ağzına hayatta içki sürmemiş bir kimseyi, zinaya yaklaşmaktan çok çok korkan bir kimseyi haramla suçlamak ne denli doğru bir sonuçtur?

Böyle yaparak haramı sadece günahlardan bir günah olarak görmekte değil miyiz?

Selametle...

saglıkcı
26-02-2011, 15:58
Nurcular Said Nursi Efendiyi 1000 yılın en büyük alimi (Belki daha ileri tarihlere götürenleride vardır.)bilirler.Böyle büyük bir alimin yazdıkları dururken başka yazılanlara itibar etmezler.O'nun için yazarken nurcular hariç diye not düşünüz,lütfen.

İttihad-ı İslam
26-02-2011, 16:20
Nurcular Said Nursi Efendiyi 1000 yılın en büyük alimi (Belki daha ileri tarihlere götürenleride vardır.)bilirler.Böyle büyük bir alimin yazdıkları dururken başka yazılanlara itibar etmezler.O'nun için yazarken nurcular hariç diye not düşünüz,lütfen.
Nurcu değilim, evet Said Nursi çok büyük ilmi olan bir alim, müceddid bilirim, aciz ilmimle soru sordum, sorularıma cevap verebilirsiniz pekala bende size teşekkürlerimi sunarım...
Nurcuları hariç olarak görüyorsanız, o sizin görüşünüzi yalnız her nur talebesini katarak çok yanlış yapıyorsunuz, içlerinde bir tane bile iman ehl-i varsa o zaman sorulur bu hükmünüz!

Yok cevap vermeyecek tenkit edecekseniz çekilin aradan boş lafla uğraşamam ben...

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 16:25
“Şeriatça bazı savtlar (dinî bakımdan bazı sesler) helâl, bazıları haram kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, Rabbanî aşkları iras eden (hatırlatan) sesler helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.” (İşaratü’l-İ’câz, s. 78; Sözler, s. 382, 687-688)

Üstadın sözlerini iyi değerlendirin kardeşim, kendisi Şafii mezhebine bağlı olduğu için söylediği hüküm şafiilere göredir. Hanefi mezhebinde 'Zilsiz def ve savaşa giderken düşmana korku vermek amacıyla çalınan davuldan başka her türlü müzik aletini dinlemek haramdır.' Def ise ? dir...


Ben kendi adıma müzik dinliyorum (yukarıda ki üstadın hatırlatmasına binaen tabi ki), ben harama mı girmiş oluyorum, ayrıca müzik bazen cidden insanı Allah'a yaklaştırıyor, bu tarz müzikleri dinlesek dahi haram işlemiş mi oluruz?

Kişi Hanefi ise haram işliyor..Hakka Hak yolundan gidilir, müziğin insanı Allah'a yaklaştırması bahsi şeytanın oyunundan başka birşey değildir...

İttihad-ı İslam
26-02-2011, 16:33
Üstadın sözlerini iyi değerlendirin kardeşim, kendisi Şafii mezhebine bağlı olduğu için söylediği hüküm şafiilere göredir. Hanefi mezhebinde 'Zilsiz def ve savaşa giderken düşmana korku vermek amacıyla çalınan davuldan başka her türlü müzik aletini dinlemek haramdır.' Def ise ? dir...

Kişi Hanefi ise haram işliyor..Hakka Hak yolundan gidilir, müziğin insanı Allah'a yaklaştırması bahsi şeytanın oyunundan başka birşey değildir...
Anladım Allah razı olsun, peki eğer gerçekten şehevi hisleri uyandırmıyorsa elbette söyleyen erkekse, sözlerinde bir fenalık yoksa, fenalığa özendirmiyorsa, bunun haram olma sebebi nedir, kötülüğe dahi yaklaştırmayan birşey imanı zedelemiyor, kötülüğe sebep vermiyorsa ben haram işlemiş mi olurum yine de?..

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 16:40
Anladım Allah razı olsun, peki eğer gerçekten şehevi hisleri uyandırmıyorsa elbette söyleyen erkekse, sözlerinde bir fenalık yoksa, fenalığa özendirmiyorsa, bunun haram olma sebebi nedir, kötülüğe dahi yaklaştırmayan birşey imanı zedelemiyor, kötülüğe sebep vermiyorsa ben haram işlemiş mi olurum yine de?..


Evet kardeşim hanefi mezhebine göre haram işlenmiş oluyor...

3- Haram Olan şarkı: Çalgı türlerinden herhangi birini, dine aykırı bir sözü, dinin belirlediği yer ve zamanın dışında olanı içine alan her türlü şarkıdır
4- Müzik aletiyle birlikte şarkı dinlemek icma ile haramdır
6- Müzik aletini dinlemek icmai ile haramdır

İttihad-ı İslam
26-02-2011, 17:39
Evet kardeşim hanefi mezhebine göre haram işlenmiş oluyor...
Saolun cevaplar için, ben yinede kesin konuşmayacağım hiçbir zaman bu konuda, alimler dahi farklı farklı görüşler öne sürüyor, ben susayım, haram olduğunu bilmiyorum delilimde yoktur...

“Allah’ın, kitabında helâl kıldığı helâl; haram kıldığı ise haramdır. Hakkında sustuğu da muaftır. Allah’tan onun affının kabulünü isteyin. Zira Allah bir şeyi unutacak değildir”(Hakim, Ebû’d-Derdâ’dan rivâyetle )

İmam-ı Gazâlî ilâve ediyor: Eğer müzik boş iş denirse deriz ki: İçinde haram olmamak şartıyla boş iş ve eğlenceden dolayı Allah’ın kullarını sorguya çekmeyeceğini şu âyet bildiriyor:
“Allah sizleri yeminlerinizdeki lağvden (boşluk ve yanılgıdan) dolayı mesul tutmaz.”(Bakara Sûresi, 225)

saglıkcı
26-02-2011, 17:51
Nurcu değilim, evet Said Nursi çok büyük ilmi olan bir alim, müceddid bilirim, aciz ilmimle soru sordum, sorularıma cevap verebilirsiniz pekala bende size teşekkürlerimi sunarım...
Nurcuları hariç olarak görüyorsanız, o sizin görüşünüzi yalnız her nur talebesini katarak çok yanlış yapıyorsunuz, içlerinde bir tane bile iman ehl-i varsa o zaman sorulur bu hükmünüz!

Yok cevap vermeyecek tenkit edecekseniz çekilin aradan boş lafla uğraşamam ben...

içlerinde bir tane bile iman ehl-i varsa o zaman sorulur bu hükmünüz!.
Bire çocuk nerden iman bahsine geldin.?Ben hiç kimseyi haşa küfürle suçlamadımki.
Demek istediğimi senin anlayacağın şekilde kısadan izah edeyim.Said Nursi Efendi Hiçbir tabakadan müctehid değildir.Mukallit bir Alimdir.Mukallid Aliminde vasifesi hüküm vermek değil,verilen hükümleri nakil etmektir.Fakat siz nurcular Said Nursi Efendiden yüksek alim tanımadığınız için verilen muteber hükümlerden çok bu zatın yazdıklarına itibar edersiniz.Bunu söylemekte nurculara bir iftira değildir.Hatta nurcular bunun böyle olmasından büyük iftihar duyarlar.

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 17:56
İmam-ı Gazâlî Hz. leride Şafii mezhebindendir belirtmek isterim..O'da haliyle İmam Şafii Hz. lerinin görüşünü benmsemiştir.
Tabiki kardeşim şu konuda haklısın bu işe belli şartlarda(avret olmayacak, tahrik edici unsur olmayacak, namaz geçirilme vakti olmayacak, içkili kadınlı ortam olmayacak vs..) az bir kısım alim(İmam Gazali (rh. a), İmam Şafii (rh. a) ) cevaz verdiği için müzik dinleme işi öyle zina gibi, içki gibi kesin ve kesin haramdır demekten birazcık kaçınılıyor...

E tabi hükümler kişinin yıllar yılı alışagelmiş nefsinin aksine olunca açık hükümler olmasına rağmen kabullenmek zor tabi ne diyelim..Allah kurtarsın...


http://www.youtube.com/watch?v=C4gnrPeRxzI


http://www.youtube.com/watch?v=U4aCSb5Aj9w&feature=related


http://www.youtube.com/watch?v=U5sQqhw_rXM

İttihad-ı İslam
26-02-2011, 18:08
içlerinde bir tane bile iman ehl-i varsa o zaman sorulur bu hükmünüz!.
Bire çocuk nerden iman bahsine geldin.?Ben hiç kimseyi haşa küfürle suçlamadımki.
Demek istediğimi senin anlayacağın şekilde kısadan izah edeyim.Said Nursi Efendi Hiçbir tabakadan müctehid değildir.Mukallit bir Alimdir.Mukallid Aliminde vasifesi hüküm vermek değil,verilen hükümleri nakil etmektir.Fakat siz nurcular Said Nursi Efendiden yüksek alim tanımadığınız için verilen muteber hükümlerden çok bu zatın yazdıklarına itibar edersiniz.Bunu söylemekte nurculara bir iftira değildir.Hatta nurcular bunun böyle olmasından büyük iftihar duyarlar.
Öncelikle hitaplarınıza dikkat etmenizi istiyorum..
Küfürle suçladınız demiyorum zaten, topyekün bir cemaati tenkid ediyorsunuz, o sorulur...
Nurcuları hariçten görüyorsanız sözümün arkasındayım...

Nurcu olmadığımı tekrar belirtiyorum, Nur talebeleri Said Nursi muteber hükümlere ters hüküm vermediği için onun da sözlerine itibar ediyorlar...

Selametle inşaAllah...

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 18:13
Calgi aletleri kökten haramsa söylermisiniz peygamber müjdesiyle müjdelenmis olan koca Fatih sultan Mehmet neden mehtere izin vermis???
Mehter calgi degilmi?
Dügünlerde calinmasina izin verilen def calgi aleti degilmi?
demekki kökten haram degilmis.
Haram olan calgi aleti degil,calgi aletinin nefse hitab etmesi ve harama tesvik etmesidir.Böyle bir durum olursa haramdir.

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 19:10
Siz yukardaki kaynaklarını verdiğimiz hocalardan daha derin ilim sahibisiniz heralde..Onlar kaynaklra dayanarak söylüyor, sizse nefsani bir şekilde duvara dayanarak söylüyorsunuz...

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:15
Siz yukardaki kaynaklarını verdiğimiz hocalardan daha derin ilim sahibisiniz heralde..Onlar kaynaklra dayanarak söylüyor, sizse nefsani bir şekilde duvara dayanarak söylüyorsunuz...

bizimde kaynaklarimiz saglam elhamdulillah:


İmam-ı Gazâlî Hazretleri, İhyâ’sında mûsikîye uzunca bir bölüm ayırmış ve semâ ile mûsikîyi uzun uzadıya incelemiştir. Mûsikînin bazen mubah, bazen mendup, bazen de haram olabileceğini bildiren İmam-ı Gazâlî, Allah’ı zikretmeye teşvik eden ve rûha yüksek duygular veren müziğin mendup; bayram, evlenme, doğum, sevinç ve neşe günlerinde müzik dinlemenin mubah olduğunu27 bildirdikten sonra, beş ârıza bulunması halinde müziğin haram olduğunu beyan ediyor.

İmam-ı Gazâlî’ye göre müziği haram kılan ârızalar şunlardır:

1- Dinletendeki ârıza.

2- Müzik âletindeki ârıza.

3- Ses ayarındaki ârıza.

4- Dinleyicinin kendisindeki ârıza.

5- Dinleyici şahsın âvâmdan olma ârızası.

İmam-ı Gazâlî’ye göre müziği haram kılan ârızaların birincisi: Dinletendeki ârıza: Kendisine bakılması helâl olmayacak şekilde giyinen ve görünen bir kadının, fitneye dâvet eden bir ses ve sözle müzik yapması haramdır. Fitne tehlikesi olan parlak bir genç de bu hükümdedir. Bunların müziğinin haram olması müzikten değil, kendilerinin ve seslerinin fitne unsuru olduğundandır. Hattâ konuşan bir kadının sesinde ve konuşmasında fitne uyandırma tehlikesi varsa, onunla konuşmak ve hattâ Kur’ân-ı Kerîm bile olsa ondan dinlemek câiz olmaz. Yakışıklı genç de aynı hükümdedir.28

Fakat, fitne yaymayan, sesinde eğilip bükülerek, kırılıp dökülerek cinselliği ön plana çıkarmayan kadın sesi haram değildir. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) hiç mecburiyeti olmadığı halde Hazret-i Âişe validemize (ra) “Nasıl, seyretmek istiyor musun?” diye sormuş, kendisi de yaslanmış olarak genç kızların müziklerini dinlemiştir.29

Müziği haram kılan ârızaların ikincisi: Müzik âletindeki ârıza: İçki âlemlerinde insanı içki tüketimi için kışkırtacak ve fitneyi tetikleyecek biçimde kullanılan çalgılar haramdır.

Müziği haram kılan ârızaların üçüncüsü: Sesteki ârıza: Kötü, çirkin, ahlâk dışı, fâhiş ve hicvedici sözleri bulunan, dedikodu ve iftira içeren, toplum barışını bozan, fitne yayan, Allah’a, Resûlüne (asm) ve ashabına karşı yalan cümleler içeren müzik parçasını söylemek de, yayınlamak da, dinlemek de haramdır. Yaşayan belli bir kadını anlatan söz ve şiirleri dinlemek haramdır. Çünkü erkekler arasında bir kadını anlatmak da, yermek de câiz değildir. Belirli bir kadının yüz, göz, kaş, yanak, saç, kıyafet ve diğer vasıflarını başkaları yanında övmek veya yermek câiz değildir. Eğer şarkıda genelleme söz konusu ise, yani şarkı sözü belirli bir kadını değil de, genel ve meçhul bir sevgiliyi anlatıyorsa; dinleyicinin kendi helâli olan eşini düşünmesi şartıyla dinlemesi câiz olur. Böyle şarkılarla helâli olmayan bir kadını düşünmekle ise kişi günahkâr olur.

İstiâre yoluyla şarkı sözlerini meşrû düşüncelere çekebilen kimselerin şarkı dinlemeleri de câizdir. Meselâ, yanaklardan aşağı dökülen siyah kâküllerden günah karanlığını, parlak yanaklardan îmân nûrunu, kavuşmayı anmaktan Allah’a kavuşmayı, firak ve ayrılıktan Allah’tan uzak kalmayı, sevgiliye kavuşma engellerinden Allah’a kavuşmaya engel olan dünya meşgalelerini anlamak mümkündür. Şarkı sözlerini kalben böyle yüksek mânâlara çekmek, dinlenen şarkıyı mubah kılmaya yeterlidir.

İnsan, dinlediğinden çok anladığından ve algıladığından sorumludur. Bir gün şeyhin birisi çarşıda gezerken bir satıcının, “Bir dirheme on salatalık!” diye bağırdığını duyunca vecde geldi, titredi ve bayıldı. Ayıldığı zaman, neden bayıldın diye soranlara: “Bir gıda maddesi ve bir rızk külçesi iken on tane salatalık bir dirheme satılıyor. Ya hiçbir işe yaramayan kötü insanın değeri kaç paradır?” diye inledi.

Müziği haram kılan ârızaların dördüncüsü: İmam-ı Gazâlî’ye göre dördüncü ârıza kişinin kendisindedir. Bir kişinin müziği şehevî arzûları için tahrik aracı kılması haramdır. Müziğin sözleri ile haram sevmeye heveslenmek haramdır. Müziği kendi nefsânî heves ve arzûları çerçevesinde yorumlamak haramdır. Meselâ, kâkül, gül yanak, ayrılık, kavuşma kelimelerini duyduğu zaman şehveti ve şeytânî duyguları tahrik olan birisi müzik dinlememelidir.

İnsan gönlünde şeytanın ordusundan sayılan şehvet ile, Allah’ın askeri sayılan akıl nûru arasında sürekli bir mücâdele vardır. Müzik bu mücâdelede şehveti tahrik edici değil; akıl nûruna kuvvet verici olmalıdır. Bu iki ordudan birisi kalbi fetheder ve kuşatırsa zaferi elde etmiş olur ve mücâdele biter. Şeytanın müzikle kalbe girip kalbin mânevî neşesini bozmasına izin vermemelidir.

Zamanımızda kalpleri şeytanlar kuşattı. Şarkılar ve müzik parçaları ekseriya şeytanî hevesleri tahrik amacıyla çalınır ve söylenir oldu. Gönül kendisini bir müzik parçasına kaptırmaya görsün; müziğin sazıyla ve sözüyle kendinden geçip, neredeyse kul ve insan olduğunu unutur hale geldi. Öyle ki, nice müzik parçaları ile kendi insanlığını unutan ve kendinden geçen nice gençler, elde jiletle başta kendileri olmak üzere etraflarına zarar verir oldular. İşte böyle müzikten çabuk etkilenen, mânevî terbiye almamış, kendi kimliğini İslâm ahlâkı ile yoğurmamış kişiler müzik dinlememeli. Çünkü bu kişiler müzikten zarar göreceklerdir.

Müziği haram kılan ârızaların beşincisi: Müzik dinleyicisinin âvâmdan olması da bir handikaptır. İşi gücü bırakıp müzik parçaları ile oyalanmak ahmaklıktan ve akılsızlıktan başka bir şey değildir. Boş vakitleri öldürüp, oyuna ve eğlenceye dalmak cinâyettir. Nasıl küçük günahlar ısrar ve devamla büyür ve büyük günaha dönüşürse, mubahlar da ısrar ve devamla küçük günaha dönüşürler. Mubahları devamlı olarak takip etmek kişiye bir kemâl ve feyiz vermediği gibi, kişinin elde bulunan mâneviyâtından ve feyzinden de bir miktar alır gider.

Nitekim satranç ta böyledir. Parasız veya karşılıksız oynamak şartıyla satranç mubahtır. Fakat satranç oynamaya düşkün olmak ve bunun için faydalı işlere gevşeklik vermek doğru değildir. En azından mekruhtur.

Netice olarak; İmam-ı Gazâlî’ye göre kalbin sıkıntısını yatıştırıp kalbi dünyanın fânî işlerinden soğutarak ibâdetlerine daha bir dikkatle sarılmak amacıyla belirli bir ölçü ile müzik dinlemek mubahtır. Din ve dünyasında daha bir istekle çalışabilmesi için müzik dinlemeyi hoş görmek, yanak üzerindeki ben’in güzelliği gibidir. Eğer o ben, bütün yüzü kaplarsa yüzü çirkinleştirir. Çokluk sebebiyle güzellik çirkinliğe döner. Her güzelliğin çoğu güzellik olamayacağı gibi, her mubahın çoğu da mubahlıkta kalmaz. Meselâ ekmek mubahtır. Fakat çok yemek haramdır. İşte normal şekilde müziğin mubah oluşu, fakat çoğunun haram oluşu bunun gibidir.

Başka örnekler vermek gerekirse; bal helâldir. Fakat mizacı hararetli ve asabî olanlara zarar verdiği için tıbben bu gibilere haramdır. Şarap haramdır. Fakat boğazında lokma tıkanan birisi, su ve benzeri bir şey bulamaz ise lokmayı yutmak için bu kişiye bu esnada şarap helâl olur. Burada ihtiyaç ve zarûret sebebiyle mubah olmuştur. Bunlar ârızî hükümlerdir. Bunlara bakılmaz. Yine meselâ, alışveriş helâldir. Fakat Cuma ezanı vaktinde yapılırsa haramdır. İşte bunun gibi, müzik de, ölçülü, mânâlı ve âhenkli bir ses olması bakımından aslında mubahtır. Haram olması, aslından uzak, fakat aslı ile birleştirilen bir ârıza sebebiyledir.

İmam-ı Gazâlî ilâve ediyor: Eğer müzik boş iş denirse deriz ki: İçinde haram olmamak şartıyla boş iş ve eğlenceden dolayı Allah’ın kullarını sorguya çekmeyeceğini şu âyet bildiriyor: “Allah sizleri yeminlerinizdeki lağvden (boşluk ve yanılgıdan) dolayı mesul tutmaz.”30

Allah adına kasıtsız olarak yemin edip sonra yemininden dönen kimse bundan sorguya çekilmeyecek ise eğer, abartılı olmamak ve harama âlet etmemek şartıyla, şiir ve şarkı söyleyip eğlenen kimse bundan dolayı neden sorguya çekilsin? Müziğin bâtıla benzemesi de haram sayılması için yeterli olmaz. Çünkü bâtıl demek, faydasız şey demektir. Yukarıda da söylediğimiz gibi, her faydasız şey haram değildir.31

İmam-ı Gazâlî’ye göre bu ârızalar olmadığında kişinin kadın olsun, erkek olsun müzik yapması veya yapılan müziği dinlemesi haram değildir.

İmam-ı Gazâlî, müziğin haram olduğunu söyleyenlerin ileri sürdükleri delillere de cevaplar veriyor. Bunlara özetle temas etmekte fayda var:

1- Müziği haram sayanlar genellikle şu âyete dayanıyorlar: Kur’ân, “İnsanlardan bazıları efsane ve boş sözleri satarlar”32 buyuruyor. İbn-i Mesud, Hasan-ı Basrî ve Nehâî (ra) âyette geçen “boş söz”ün müzikli söz olduğunu söylemişlerdir. Nitekim Peygamber Efendimiz de (asm), “Allah Teâlâ kayneyi, satmasını, parasını ve öğretmesini haram kıldı” buyurmuştur. Kayne içki meclisinde erkeklere şarkı söyleyen kadın demektir.

İmam-ı Gazâlî diyor ki: Bizim buna itirazımız yoktur. Biz zaten yabancı bir kadının fitne ortamında, kendilerinden emin olunmayan fâsıklara şarkı söylemesinin haram olduğunu söylemiştik. Hadiste geçen “Kayne”nin mânâsında fitne vardır. Fakat bundan, bir kadının fitne korkusu olmayan hallerde ve ortamlarda başkaları duysun duymasın, şarkı söylemesinin haram olduğu mânâsı anlaşılmaz.

Kezâ, âyette buyrulduğu gibi, boş sözler ve düzme yalanlarla dînini satarak insanları yoldan çıkarmağa çalışmak haramdır. Buna da diyeceğimiz yoktur. Fakat her şarkı sözü dinini satmak ve insanları azdırıp sapıtmak mânâsını taşımıyor. Âyetin muradı insanları sapıtmaya karşı uyarmaktır. Tamam; insanları sapıtmak maksadıyla Kur’ân okunsa da haramdır.

Adamın birisi imam olmuş ve imamlığında sürekli Abese Sûresini okuyormuş. Çünkü bu sûrede Cenâb-ı Hak Peygamber Efendimiz’i (asm) azarlıyor. Hazret-i Ömer (ra) adamın gâyesinin fitne çıkarmak olduğunu anlayınca, adamın Abese Sûresini okumasını haram sayarak adamı imamlıktan azlediyor. Kur’ân ile sapıtmak haram olursa, şarkı ile sapıtmak ve fitne çıkarmak da elbet haram olur.

2- Müziği haram sayanlar, “Şu Kur’ân’a karşı mı alay ederek gülersiniz ve ağlamazsınız da, onun duyulmaması için şarkı söylersiniz!”33 âyetini de delil sayıyorlar.

Biz de deriz ki: Kur’ân’ı dinletmemek için gülmek de, ağlamak da haramdır. Âyet bunları kastediyor. Şüphesiz Müslümanlıkla alay eden şarkı ve türküler de haramdır. Nitekim, “Şâirlere ancak azgınlar uyar”34 âyetinde şâirlerle kastedilen kâfir şâirlerdir. Bu, şiirin kendisinin haram olduğunu değil, şiiri küfürde kullanmanın haram olduğunu gösterir.

3- Müziği haram sayanlar Peygamber Efendimiz’in (asm), “İlk ağlayan ve ilk sözü müzikle söyleyen şeytandır” hadisini de delil sayarlar. Oysa bu hadiste ölü üzerine ağlamak ve ağıt yapmak kastedilmiştir. Şüphesiz Dâvûd Aleyhisselâm’ın ve günahkârların hatâları için ağlamaları haram olmadığı gibi; mubah şekilde şevki ve neşeyi artıran müzik de haram değildir. Nitekim Hazret-i Âişe’nin (ra) evindeki genç kızların yaptıkları iş müzikle söz söylemekti. Peygamber Efendimiz (asm) Medîne’ye teşrif buyurduklarında da Medîneli kadınlar müzikli şiir okumuşlardı.

4-Yine Peygamber Efendimiz’in (asm); “Müzik söyleyerek sesini yükselten kimseye Allah Teâlâ iki şeytan musallat eder. Bu şeytanlar o kimsenin omuzları arasında dururlar ve müziği bitirinceye kadar göğsünü tekmelerler” hadisini müziğin haram sayılmasına delil sayarlar.

Oysa Peygamber Efendimiz (asm) bu hadisinde şehveti ve haram sevmeyi tahrik eden müziği söyleyenleri kastetmiştir. Fakat Allah sevgisini, bayram coşkusunu, evlilik sevincini, çocuk doğması neşesini ve bunun gibi mubah sevinçleri konu alan müzik bunların dışında kalır.

5- Nâfî diyor ki: Ben Abdullah bin Ömer (ra) ile yolda giderken, Abdullah bin Ömer (ra) bir çobanın kaval sesini duydu ve elleri ile kulaklarını tıkayarak yoldan saptı. Bana:

“Ey Nâfî! Hâlâ kaval sesi duyuluyor mu?” diye sordu. Ben:

“Artık duyulmuyor” dediğim zaman kulaklarını açtı ve dedi ki:

“Peygamber Efendimiz’in (asm) de böyle yaptığını gördüm.”

Müziği haram sayanlar bu rivâyeti de delil sayarlar. Oysa eğer kaval dinlemek gerçekten haram olsaydı, Abdullah bin Ömer’in (ra) Nâfî’ye de aynı şeyi emretmesi gerekirdi. Halbuki Nâfî’ye bir şey söylemedi. Kendisinin kulaklarını tıkaması ise o an için çalgı sesinin kendisine olumsuz etki yapmasından korkmasından olabilir. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz de (asm) böyle davranmış; fakat yanında bulunan İbn-i Ömer’i (ra) bundan alı koymamıştır. Bu da onun haram olduğunu değil; sadece onu dinlemekten sakınmanın daha evlâ olduğunu gösterir.

Bundan biz, Peygamber Efendimiz’in (asm) o sırada mânevî müşâhedesini kaval sesi ile bozmak istemediğini anlıyoruz. Çalgı sesinin haram olduğunu değil. Nitekim namazı kıldıran Peygamber Efendimiz (asm) namazda kendisini meşgul ettiği için Ebû Cehm’in işlemeli cübbesini çıkarıp iâde etti. Bundan, işlemeli elbise giymenin haram olduğu anlaşılmaz. Sadece, kalbi olumsuz etkileyen mubahları terk etmenin evlâ olduğu anlaşılır. Zaten biz de kalbi olumsuz etkileyen mubahların bir çoklarını terk etmenin daha evlâ olduğunu söylemekteyiz.35

27- İhya, 2/695
28- İhya, 2/700
29- İhya, 2/695
30- Bakara Sûresi, 225
31- İhya, 2/702-704
32- Lokman Sûresi, 6
33- Necm Sûresi: 59
34- Şuarâ Sûresi: 224
35- İhyâ-i Ulûmiddîn’den özetle, 2/705-711

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:16
Büyük İslâm âlimlerinden İmam Gazzâlî, "İhyâ" adlı ünlü eserinde musikî konusuna geniş yer vermiş ve bu mesele hakkında bütün söylenenleri tahlil ederek delillerini karşılaştırmış ve şu sonuca varmıştır:

Musikî ister ses, isterse çalgı âleti ile olsun, tek hükme bağlı değildir. Haram, mekruh, mübah ve hatta müstehab olabilir.

a) Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan gençler için yalnızca bu duyguları tahrik eden müzik haramdır.

b) Vakitlerinin çoğunu müziğe harcayan ve bununla uğraşmayı âdet haline getiren kimse için müzik mekruhtur.

c) Güzel sesten zevk alma dışında bir duyguya kapılmayan kimse için müzik mübahtır.

d) Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde sadece güzel şeyleri harekete geçiren kimse için ise müzik müstehaptır.

İmanı Gazzâlî, musikî ile ilgili değerlendirmesine devam ederken, müziğin duruma göre mübah ya da mendub olduğunu, onu haram kılan şeyin kendisi değil, dıştan kaynaklanan beş sebepten ibaret bulunduğunu ifade ederek şu açıklamalarda bulunur:

1- Müziği söyleyen kadın veya gencin sesi, şehveti ve nefsi tahrik edip bir fitneye sebep olacaksa, bunun söylenmesi ve dinlenmesi haram olur. Buradaki haram hükmü müzikten değil, kadının veya gencin sesinden gelmektedir. Kadının sesi şehveti kamçılayacak şekilde ise, onun Kur'ân okumasını dinlemek bile haram olur.

2- Musikî âleti içki meclislerine veya fuhuş ve sefâhat yerlerine (bar, pavyon, gece kulübü, diskotek vb.) ait ise bunu kullanmak ve dinlemek haram kapsamına girer. Kilise ve Sinagog gibi yerlerde çalınan musikînin hükmü de böyledir.

3- İçinde fuhuş, ahlâksızlık, İslâm inancına ve ahlâkına ters düşen güfteler ve sözler bulunan şarkıları, müzik eşliğinde veya müziksiz dinlemek ve söylemek haramdır.

4- Gençlik çağında bulunan veya şehevî arzuların esiri olan kişilerin aşırı derecede müziğe düşkün olmaları dinen günah ve haramdır.

5. Zamanının çoğunu müzik dinleyerek geçiren kişiler, sonucun sefih hâle geleceklerinden dolayı. İslâm hukukuna göre, böyle kişilerin şahitlikleri de kabul edilmez.

Sonuç olarak musikînin hoş, ölçülü ve manâlı bir ses olması itibariyle mübah olduğu; haram olmasının kendisinden değil de dıştan ârız olan sebepler dolayısıyla olduğu söylenebilir.

samil ansiklopedisi

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:17
İmam Gazalî Hazretleri musikîyi, haram, mekruh ve mubah olhmak üzere üç ana başlık altında inceleyerek şöyle der:

Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan kimseler için yalnızca bu duyguları tahrik eden sesler haramdır.

Vakitlerinin çoğunu buna veren, meşguliyeti âdet haline getiren kimse için mekruhtur.

Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde yalnızca güzel sıfatları tahrik eden kimse için müstehaptır.

İmam Gazalî daha sonra, musikîyi haram kılan şeyin kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebepler olduğunu ifade eder, bunu da şöyle tasnif eder:
Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa dinlemek haramdır. Burada haram hükmü müzikten değil, kadının sesinden gelmektedir.

Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.

Gençliği icabı şehevî duyguların mahkûmu olan bir kimse aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu bu yolda geçirirse sefih olur.

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:18
Haram oldugu söylenen calgidan kasit her calgi olsaydi efendimiz dönemindeki efendimizin birsey demedigi calgili olaylarda haram olurdu,mehterde haram olurdu,dügünlerde calinan calgilarda haram olurdu...ama bunlar bildigimiz gibi haram degil.Demekki her calgi haram degilmis.
peki neden her calgi haram degil ve haram olanlar neden haram?

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 19:24
Yeni Osmanlı kardeş anlatamıyorum heralde İmam-ı Gazâlî Hz. leride Şafii mezhebindendir. O'da haliyle İmam Şafii Hz. lerinin görüşünü benmsemiştir.

Tabiki kardeşim şu konuda haklısın bu işe belli şartlarda(avret olmayacak, tahrik edici unsur olmayacak, namaz geçirilme vakti olmayacak, içkili kadınlı ortam olmayacak vs..) az bir kısım alim(İmam Gazali (rh. a), İmam Şafii (rh. a) ) cevaz verdiği için müzik dinleme işi öyle zina gibi, içki gibi kesin ve kesin haramdır demekten birazcık kaçınılıyor...

Düğünlerde çalınanın haram olmadığını nerden çıkardınız tövbe tövbe, bal gibi de haramdır. Ha Peygamber Efendimiz(SAV) zamanında düğünlerde sadece zilsiz def kullanılırdı, ona zaten müsade var..Osmanlı zamanında ki mehter marşıda eğlenmek amacıyla değil düşmana korku vermek ve mücahidlere moral vermek amacı için çalınmıştır..Konuya yanlış açıdan bakıyorsunuz...

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:35
İmam-ı Gazâlî Hazretlerinin İhyâ’sında konuyla ilgili bölümü inceleyecegimi söylemistim:


Öncelikle Imam Gazaliden kisaca bahsedelim:

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir"

"Her gün değişen hayat şartları ve ilerleyen teknikle birlikte birtakım yeni meseleler ortaya çıkar ve bunlara dinî açıdan bir hüküm verme ihtiyacı doğar.

Toplum içinde çıkan bid'atlere karşı koyacak, dine yapılan saldırılar karşısında dini savunacak, yeni meselelere bir çözüm bulabilecek ve müslümanlara yeniden dinlerini öğretip onları yönlendirecek şahsiyetlere de bu ölçüde ihtiyaç hissedilir ki, peygamberlik müessesesi sona erdiğinden ve bundan sonra artık peygamber gelmeyeceğinden bu görev Peygamberimizin ümmetinden çıkan âlimlere düşmektedir. Bu âlimlere dinî literatürde "müceddid" denilmektedir.


Ehl-i sünnetin müdafaasını üslenmiş, akli ve nakli ilimlerde zamanın en büyük âlimi, müctehid ve asrın müceddidi olan İmam-ı Gazali bir taraftan kıymetli talebeler yetiştirdi, bir taraftan da sapık fırkaların bozuk inançlarını çürütmek ve Müslümanların bunlara aldanmamaları için okuyacakları kıymetli kitaplar yazdı.
Üç yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle ezbere bilen ve Hüccetül-İslam adıyla meşhur olan İmam-ı Gazali, İslamın yirmi temel ilmi ile bunların yardımcıları olan müsbet ilimlerde de söz sahibiydi. Hadis ve Usul-i Hadis ilimlerinde ilim deryası olan bu büyük âlimin kitaplarıni zamanında yaşayan ve sonra gelen âlimler senet kabul etmişler.

İmam-ı Gazâlî Hazretleri, İhyâ’sında mûsikîye uzunca bir bölüm ayırmış ve semâ ile mûsikîyi uzun uzadıya incelemiştir.

Zamanimizin büyük alimlerinden olan Ismail Cetin hocaefendi "ölcüler" kitabinin 94. sayfasinda bunu ittifakla naklettigini yaziyor,yani sadece kendi mezhebinin görüsü degil,tüm mezhebleri icine alacak sekilde ittifakla uzunca aciklamis.

gelelim konumuza:
Imam gazali "Sema`in mübah oldugunun delilleri" baslikli yazisinin "ikinci derece" bölümünde çalgı hakkinda ne demis:
(anlamak icin bastan sona kadar okumaniz lazim,yani sadece isaretledigim bölümleri degil)

II, Derece
Vezinli ve güzel ses hakkındaki görüşe aittir. Zira vezin, güzelliğin ötesinde bulunan bir mânâdır. Nice güzel ses vardır ki, veznin dışındadır ve nice vezinli ses vardır ki güzel değildir. Vezinli sesler mahreçleri itibariyle üç kısma ayrılır. Vezinli sesler, mezamir, tanbur, kaval, davul ve benzeri gibi ya cansızlardan çıkar veya bir canlının gırtlağından çıkar. O canlı da ya insandır veya bülbül, kumru ve güzel öten kuşlar gibi başka hayvanlardır. Bu ses güzelliğiyle beraber vezinlidir. Başlangıçları, kesişleri ahenkli ve biri diğeriyle uygunluk arzeder. Bundan dolayı dinleyen zevklenir. Seslerde esas, canlıların gırtlaklarıdır. Diğer levh alet leri ise, gırtlakların sesi üzerine vazedilmişlerdir. Bu ise sanatı yaratılışa benzetmektir. Hiçbir şey yoktur ki, sanat ehli sanat larıyla onun resmine, Allah Teâlâ'nın yarattıklarından misali ol maksızın varmış olsunlar. Bu bakımdan yaratıklardan sanatlar bilinir ve çıkarılır ve sanatkarlar yaratıkları taklid etmişlerdir.

Bunun izahı oldukça uzundur. Bu bakımdan bu seslerin hoş oldukları için haram olmaları muhaldir. Zira bülbülün ve diğer kuşların seslerinin haram olduğuna hiç kimse kail değildir. Oysa hançere ve boğazlar arasında hiçbir fark yoktur. Cansız ve canlılar arasında fark yoktur. (Ha bülbülün hançeresinden çıkmış, ha in sanın). Bu bakımdan insanın isteğiyle diğer cisimlerden çıkan ses leri bülbül sesine kıyas etmek uygundur.
İnsanın hançeresinden çıkan veya kavaldan çıkan davul, tef ve benzerlerinden çıkan sesler gibi...

Bu saydıklarımızdan ancak me lahi aletleri, evtar (yaylı sazlar) ve şeriatça menedilen mezamirler bu hükmün dışındadır. Zira onlar insanoğlu keyf aldığı için yasak lanmış değildirler. Bunlar sadece insanoğlunun kendilerinden zevklendiği için yasaklanmış olsaydı, o zaman insanoğlunun zevk aldığı herşey bunlara kıyas edilerek yasaklanmalıydı. Fakat içkiler haram edildi. Halkın içkilerdeki alışkanlığı içki hususundaki ya sakta mübalağaya kaçmayı gerektirdi. Hatta içkiler ilk yasaklandığında içkilerin küplerinin de kırılması emredildi. Bununla beraber içmenin şiar ve alâmetinden olan herşey haram edildi ki onlar da yaylı sazları ve mezamir'i tek başına çalmaktır. Bu bakımdan yaylı sazlar ve mezamirin çalınmasının haram olması, içkiye ittibaen olmuştur.

Nitekim yabancı bir kadın ile tek başına bir yerde kalmak zinanın başlangıcı olduğu için haram kılındığı gibi... ön ve arka organların bitişiği olduğu için insanın baldırına bakmanın haram olduğu gibi... İçkinin azı her ne kadar sarhoş etmese de haram edilmiştir. Çünkü sarhoş edici miktara insanı davet eder Hiçbir haram yoktur ki, onun etraflarında gezilen bir alanı (korusu) olmasın. O haramdan ötürü haramlık hükmü o alana girmeye de şamil olmuştur ki orası haram için koruyucu bir yer olsun ve haramın etrafında yasak bir bölge teşkil etsin.

Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:
Her padişahın bir korusu vardır. Allah Teâlâ'nın da giril mez korusu haramlardır.11

Bu bakımdan yaylı saz ve mezamir denilen aletlerin çalınması üç illetten ötürü içkinin haram ilan edilmesine tâbi olarak haram kılınmıştır:

1. Bu aletleri çalmak, insanı içkiye davet eder. Zira bu aletlerden alman zevk, ancak içki içmek sûretiyle tamamlanır. İşte bu illetten ötürü içkinin azı da haram kılınmıştır.

2. Bu aletlerin çalınmasının haram olması pek yakında içki içmeyi terkeden kimseler hakkındadır. Çünkü bunları çalmak içki meclislerini hatırlatır.Dolayısıyla içki içmenin sebebi olur.

Hatırlamak ise, şevkin iteleyiciliğine sebep teşkil eder. Şevkin itele yiciliği kuvvetlendiği zaman, o fiili yapmanın sebebi olur.
İşte bu illetten ötürü ziftlenmiş kap, hanteme (testi veya yeşil testi) ve nakir
(ağaç kökünden olup içinde hurma şarabı yapılan kap) denilen kaplarda şerbet yapmak yasaklanmıştır. Bunlar şarap yapmaya mahsus ve onun için hazırlanmış kaplardır. Bunun mânâsı şu demektir: Bunları görmek insana içkiyi hatırlatır.

Bu ikinci illet, birinci illetten ayrılır.
Zira bu ikinci illette hatırlamakta herhangi bir zevk yoktur; zira içki kadehlerini ve kaplarını görmekte bir lezzet yoktur. Bunların haram oluşu, in sanoğluna içkiyi hatırlatıyor olmaları nedeniyledir. Bu bakımdan eğer şarkı dinlemek, insanı âdeti olduğundan dolayı içki içmeye teşvik edecek derecede içmeyi hatırlatıyorsa ve öyle bir şarkı ile be raber içki içmek de daha önceden dinleyenin âdetiyse böyle bir kimse dinlemekten menedilmiştir ve menedilmesinin sebebi de sadece bu illettir.

3. Şarkı dinlemek için bir arada toplanmaktır. Çünkü şarkı dinlemek için bir araya gelmek fısk ve fücur ehlinin âdetidir! Bu bakımdan onlara benzemekten menedilir. Çünkü kendisini bir kavme benzeten bir kimse o kavimden olur.12

Bu illetten ötürü biz, eğer sünnet bid'atçıların şiarı (alâmet-i farikası) olmuş ise, Sünnet'in terkedilmesine taraftarız. Böyle yapmamız ehl-i bid'ata benzemekten korkmamızdan kaynaklanır. Bu illetin aynısıyla, kube denilen ortası ince, iki tarafı geniş uzunca davulu çalmak haram olmuştur. Çünkü kendilerini kadınlara benzeten muhan nes erkekler bunu çalmayı âdet edinmişlerdir.

Eğer buradaki benzetme ameliyesi olmasaydı, bu gibi davulları çalmak, hacca gidenlerin ve savaşa gidenlerin uğurlanmasında çalınan davullar gibi olurdu.
Bu illetten dolayı deriz ki, eğer bir cemaat bir araya gelir, bir meclisi süsler içki aletlerini ve kadehle rini hazırlar, o kadehlere sekencebin denilen (sirke ile baldan veya süt ile şekerden yapılmış olan) maddeyi koyarlarsa, kadehleri dağıtan birini saki tayin ederlerse o saki de onlara bu şerbeti içi rirse, onlar da sakinin elinden alıp bu şerbeti içerse, biri diğerine içkiciler arasında âdet olan kelimelerle (şerefine gibi) söylerse (sadece benzetmeden ötürü) bu şerbet onlara haram olur!

Her ne kadar içilen madde haddi zatında mübah ise de, yine de bu şekildeki hareketten dolayı haram olur. Çünkü böyle yapmakta fesad ehline benzeme arzusu vardır.

Sadece bu illetten ötürü önünden açık bulunan ve heba denilen elbiseyi giymek, başın bir kısmını traş edip bir kısım saçı tepesinde bırakmak, böyle yap manın fısk ve fücur ehlinin âdeti olan bir memlekette yasak lanmıştır. Fakat Maveraünnehir'de (Özbekistanda bir nehir) kebayı giymek ve başını bu şekilde traş etmek yasak değildir. Çünkü o memlekette salih ve ehl-i takva kimseler böyle yaparlar.

İşte bu mânâlardan ötürü mizmar-ı ırakî, ud, seng (zenc, zel) ruhbab (saz) berbut (bir çalgı aleti) ve başkaları gibi yaylı saz çeşitlerinin hepsi haram kılınmıştır. Bunlardan başka aletler bun lar gibi değildir. Çobanların, hacıların ve davulcuların şahini, da vul, kamıştan yapılmış kaval ve içkicilerin âdeti olmayan ve güzel vezinli sesler çıkaran her alet gibi... Çünkü bütün bunların içki ile ilgisi yoktur. Onları çalmakla içki hatırlanmaz ve onların çalınması insanı içkiye teşvik etmez ve içkicilere benzemek de bu rada sözkonusu değildir. Bu bakımdan bunlar içki aletlerinin hükmünde değildirler. O halde bunlarda mübahlık esası kuş ve benzerlerinin seslerine kıyas edilerek mahfuz kalır.

Derim ki, haram kılınan yaylı sazları vezinsiz, ahenksiz ve zevk vermeyecek bir şekilde çalan bir kimseden dinlenirse yine de haramdır. İşte bu izahatla anlaşıldı ki, bunların haram olmasında sadece güzel lez zet ve zevk rol oynamış değildir. Belki kıyas, bütün güzel seslerin helâl olmasını gerektirir. Ancak helâl edildiğinde herhangi bir fe sad meydana gelenler müstesna.

Nitekim Allah Teâlâ 'De ki: Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti, temiz ve hoş rızıkları kim haram etmiş' (A'raf/32) buyurmaktadır.

İşte bu sesler de, vezinli ses oldukları için haram edilemezler. Ancak başka bir arızî ve dış illetten ötürü haram olurlar. Nitekim haram edici arızî illetler bahsinde bu husus gelecektir.





Yani,haram edilmelerinin sebebi ickiye tesviktir.
isckiye tesvik yoksa haram olmazlar,ancak başka bir arızî ve dış illetten ötürü haram olurlar.
Meseleyi dogru anlamak lazim,haram diyip noktayi koymamak lazim.Hicbir haram sebebsiz degil,haram edilmesinin sebebleri var,bu sebebler zamanla degisebilir ve herkes icin esit anlamda olmayabilir.Yani mesela ickici birine ickiyi hatirlatiyorsa ona haramdir.Bu herkese haramdir anlamina gelmez.Haram olmasi icin arızî illetler var,bunlar varsa hramdir,yoksa haram degildir.

Bu arızî ve dış illet meselesine baska bir zaman devam edecegim insaAllah...



Imam Gazalinin dini anlayisina kurban olayim,nede güzel anlatiyor.








Ismail Cetin hocaefendi "ölcüler" kitabinda calgili muziki hakkinda yoruma girmeden genel anlamda haram desede calgi hakkinda 70. sayfasinda sunlar yaziyor:

"...Calgi,fasikliga dogrusu sehveti veya gazabi kuvveti tahrik etmeye yahud icki icmeye sirayet ederse haramdir.
sadece kendi nefsi icin calgi caliyor,bu sebeble nefsi bu gibi kötülüklere meyletmiyorsa,yahud salih insanlarin cemaatinde vahseti defetmek icin olursa zarar yoktur diye el-Budayi vesSanayi adli eserde adli eserde tasrih edilmistir....hasili calgi calmak,muzik dinlemek iki kisimdir..." .

Yeni-OSMANLI
26-02-2011, 19:37
Yeni Osmanlı kardeş anlatamıyorum heralde İmam-ı Gazâlî Hz. leride Şafii mezhebindendir. O'da haliyle İmam Şafii Hz. lerinin görüşünü benmsemiştir.

Tabiki kardeşim şu konuda haklısın bu işe belli şartlarda(avret olmayacak, tahrik edici unsur olmayacak, namaz geçirilme vakti olmayacak, içkili kadınlı ortam olmayacak vs..) az bir kısım alim(İmam Gazali (rh. a), İmam Şafii (rh. a) ) cevaz verdiği için müzik dinleme işi öyle zina gibi, içki gibi kesin ve kesin haramdır demekten birazcık kaçınılıyor...

Düğünlerde çalınanın haram olmadığını nerden çıkardınız tövbe tövbe, bal gibi de haramdır. Ha Peygamber Efendimiz(SAV) zamanında düğünlerde sadece zilsiz def kullanılırdı, ona zaten müsade var..Osmanlı zamanında ki mehter marşıda eğlenmek amacıyla değil düşmana korku vermek ve mücahidlere moral vermek amacı için çalınmıştır..Konuya yanlış açıdan bakıyorsunuz...


Zamanimizin büyük alimlerinden olan Ismail Cetin hocaefendi "ölcüler" kitabinin 94. sayfasinda bunu ittifakla naklettigini yaziyor,yani sadece kendi mezhebinin görüsü degil,tüm mezhebleri icine alacak sekilde ittifakla uzunca aciklamis.

Eee ben hanefiyimn.Ozaman imam gazaliyi okumayayim cünkü her sözü safii mezhebinin görüsünü yansiytiyor...öylemi?
Ne ondan önce nede ondan sonra calgi konusuna bu derece aciklik getiren bir alim cikmamisdir.

Biri cikmis,"calgi haramdir,nokta" demis.Detaylara inmemis.Bir baskasi cimis,savaslarda,dügünlerde helal olur demis.Imam gazalide bu iki görüs farkini nasil anlamamiz gerektigini cok güzel bir sekilde detaylara inerek,sebebini yazarak aciklamis.demekki her calgi haram degilmis.
Burada mezheb ayrimi yapamazsiniz.Bu ehli-sünnetin görüsüdür vesselam.

Ehl-i Sünnet
26-02-2011, 19:39
Tamam kardeş nasıl biliyorsan öyle amel et burası horoz dövüştürme yeri değil...Şöyle bağlayalım olayı o zaman dört mezhebe göre ittifakla haram olmayan birşeye haram değil demek insanı kafir etmez, hiç değilse sizin için bu çıkış yolu olması güzel elhamdulillah..Herkes bildiğine göre amel etsin ne diyelim..selametle...