PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ve karşınızda İslamcı sol parti



GENCAKINCI
02-04-2011, 17:29
Ve karşınızda İslamcı sol parti


Numan Kurtulmuş'un yeni partisi Halkın Sesi Partisi hakkında, iki gazeteciden ilginç tespitler geldi.


Numan Kurtulmuş'un yeni partisi Halkın Sesi Partisi (HAS) İslamcı sol parti mi? Dün kamuoyuna açıklanan partinin adı ve kurucular kurulu listesi bu soruya cevap olarak görülüyor.

Gazeteci-yazar Ahmet Hakan ve Cüneyt Özdemir, HAS Parti'yi kaleme aldı. Ahmet Hakan partinin yeni isimlerini yazarken, Özdemir partinin adına dikkat çekti.

HALKIN SESİ MAOCU ÇIKTI

Özdemir, bugünkü Radikal'deki köşesinde Halkın Sesi Maocu çıktı! diye yazdı. Partinin adı olan 'Halkın Sesi'nin aslında Türk siyasetinde yeni bir isim olmadığını yazdı:

"(...)12 Eylül öncesinde Maocu fraksiyonlardan birinin kullandığı isimlerden biri. Hatta bir dönem aynı isimle bir dergi bile çıkartılmış. Sakın şimdi eski Maocular isim hakkı telifi istemeye kalkmasın! Neyse ona takılırsak Taraf ismi de bir dönem İBDA-C’ye yakın isimlerin çıkarttığı bir derginin adıydı. Geçmişe mazi diyelim… Asıl mesele Halkın Sesi Partisi gerçekten halkın sesi olabilecek mi? Bir de hangi halkın sesi olacak? Malum eğitimlisi var, çobanı var. Sahilden olanı var, karadan olanı var…"

Sosyalist lider de var

TBİP (Türkiye Birleşik İşçi Partisi) Genel Başkanlığı’ndan istifa eden sosyalist Prof. Zeki Kılıçaslan da partinin dikkat çeken kurucuları. Kurucular arasında eski Bakanlar Ahmet Cemil Tunç, Lütfü Esengün, Musa Demirci, Refaiddin Şahin, Teoman Rıza Güneri ile eski ANAP milletvekili Beyhan Aslan da bulunuyor. DP lideri Cindoruk ile ters düşerek parti yönetiminden ayrılan Prof. Dr. Çağrı Erhan, Kurtulmuş da yeni partide. Kurucular arasında Adnan Kahveci’nin kuzeni Vehbi Kahveci ile Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu eski Başkanı Prof. Dr. Vahit Bıçak da bulunuyor.

İLGİNÇ İSİMLER

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da partisini ismini solu çağrıştığını yazdı. Ve karşınızda İslamcı sol parti diyerek kurucular kurulu listesinde yer alan isimleri ele aldı:

"(...)Mehmet Bekaroğlu harekete dahil olmuş. Bu iyiye işaret...
Şair İbrahim Tenekeci “kurucu” olmuş. Yaşasın peltek vaiz!
Hayri Kırbaşoğlu Hoca da işin içinde... Yürekli ilahiyatçımızı orada görmekten memnunuz.
Mazlumların sesi Cevat Özkaya “Ben de varım” demiş... Güzel.
Müfit Yüksel, Alper Gencer ve Necdet Kutsal gibi eli kalem tutanlar da omuz vermiş partiye... Süper."

İSLAMCI ENTELEKTÜEL

Bir dönem İslamcı sol hareketin başlamadan bittiğine işaret eden yazar, harekete katılan isimlerin neyi reddettiklerini söylüyor.

"(...)Sağcı olmayı, muhafazakâr olmayı, merkez olmayı, kapitalist olmayı, düzenin yürütücüsü olmayı, müteahhit olmayı, Karun olmayı reddeden ve daha önemlisi mesele eden ne kadar İslamcı entelektüel varsa yeni partiye dahil olmuş."



Kaynak : http://www.internethaber.com/ve-karsinizda...m#ixzz1INrHeFAa (http://www.internethaber.com/ve-karsinizda-islamci-sol-parti-307200h.htm#ixzz1INrHeFAa)

Yeni-OSMANLI
02-04-2011, 17:46
Yillarca birlikte hareket ettiginiz dava arkadaslarinizi sirf davayi tekellerinde sananlara görev vermedi diye önce hainlikle sucladiniz,sonra kovmaktan beter ettiniz,disladiniz,ayrilinca bu sefer ayrildi diye laf attiniz,kendi partisini kurunca fitnecilikle damgaladiniz simdide partisine sol parti damgasini vurarak düsmanlik yapiyorsunuz...

Mümini mümine düsman eden Particiligin ne derece zararli oldugunun en güzel örnegini sergiliyorsunuz.

Ercan Tekin
02-04-2011, 17:46
http://www.timeturk.com/resim/tr/2011/04/02/has-parti-nin-musevi-adayi-lina-gahun.jpg


HAS Parti'nin Musevi adayı Lina Gahun

Yeni-OSMANLI
02-04-2011, 17:51
yanlislari olsa bile en azindan kendilerine "islamci partiyiz" diyerek yanlislarini islama mal etmiyorlarya...

İttihad-ı İslam
02-04-2011, 18:01
Radikal yargılardan kaçınmak gerek ama bir bakıyorsun, adamlar DOĞAN medyasındaki kardeşleriyle (!) kol kola geziyor, omuz omuza veriyor, Taha Akyol neyi olur bunun sahiden, Aydın Doğan ya da Fatih Altaylı bilen vardır.

Ercan Tekin
02-04-2011, 18:04
Yillarca birlikte hareket ettiginiz dava arkadaslarinizi sirf davayi tekellerinde sananlara görev vermedi diye önce hainlikle sucladiniz,sonra kovmaktan beter ettiniz,disladiniz,ayrilinca bu sefer ayrildi diye laf attiniz,simdide sol parti kurmakla damgaliyorsunuz.

Mümini mümine düsman eden Particiligin ne derece zararli oldugunun en güzel örnegini sergiliyorsunuz.

Hadi oradan...
Partimizin tüzüğüne göre yönetim kadrosundaki isimler YÜKSEK İSTİŞARE KURULUNUN yapacağı istişare ile oluşturulur. Bu istişarelerde yeşil liste yapıldı ve Numan Kurtulmuş'ta bu listeye tamam dedi. Listede Numan Kurtulmuş başkan olarak gözüküyordu.
Fakat 11 temmuz günü kongrede yeşil listeyi tanımadığını bizim listemiz beyaz listedir diyerek adeta çalım atmaya kalkmıştır. Fakat kongre üyelerinin küçük bir kısmının oyunu alıp partiyi Milli Görüşten ve Erbakan hocadan koparmaya uğraştı.
Elbette parti tüzüğüne aykırı hareket eden Numan Kurtulmuş'un bu etik olmayan eylemi hukuk mücadelesiyle düzeltildi. Erbakan hocanında onayladığı o yeşil listede Numan Kurtulmuş başkandı.
Ama Numan Kurtulmuş'un Erbakan hocayla partinin bağlantısını koparmak için yaptığı girişim başarısızlıklıkla sonuçlandı.
İftar baskınındaki tezgahda ortaya çıktı, o iftar yemeğindeki kavgaya karışan hiçbir Erbakancı diye anılan gençlerin partiyle alakası olmadığı hukukende ortaya çıkmıştır.
Elbette İzmir İl başkanımız Şerafettin Kılıç açıklamıştı bu tezgahı eski istanbul il başkanı numanın sağ kolu erol erdoğan iftar yemeğinden önce basını arayıp ''gelin size malzeme olacak şeyler var iftira gelin'' demesi tezgahın kimlerce hazırlandığını gösteriyor.

Sonra Yeni Osmanlı sen çıkıp Milli Görüşçüleri kavgasıi tefrikacı diye göstermeye kalk yakışıyormu sana bu?
Hak hukuk denen birşey var müslüman akıllı olur kimsenin hakkına körü körüne gitmez.
Al işte Has parti komunist bir parti başkanını kurucu yapar ama Fatih Erbakanı çok görür partisine...
Neyi neyle savunuyorsun sen?
ALLAH'ı inkar edenleri partilerine kurucu yapıyorlar halen savunuyorsun?
Söylermisin ehl-i sünnet hassasiyeti olan kardeşim neyi savunuyorsun?
Bak İmam-ı Rabbani k.s ne diyor:
Kafirleri ağırlamak yanlız onlara tazim edip baş köşeye oturtmak değildir.Bilakis onları meclislere almak, onlarla sohbet etmek, onların dili ile konuşmak gibi hareketlerde onları ağırlamaya dahil olup onları aziz etmeyi gerektirir.
Onlara en uygun olan şey köpekleri uzaklaştırır gibi Müslümanların meclislerinden onları uzaklaştırmaktır.
Eğer onlarla dünya işlerine ait bir alaka kurmak gerekiyorsa ve bu da onlarsız zaruret miktarı onlarla olmak gerekir.


''Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım , sizinde düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin.Oysa onlar, size gelen gerçeği inkar etmişlerdir.Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar.Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim.Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur. (Mümtehine Suresi,1.Ayet)

Yeni-OSMANLI
02-04-2011, 20:46
Iki farkli versyon var bu konuda.
her iki tarafta mümin.
Her iki tarafinda aciklamalari ciddiye alinmali.
Kimseye körü körüne inanmam.




isin püf noktasi "YÜKSEK İSTİŞARE KURULU"

HAK DAVAYIZ diyerek BATIL bir sekilde yürütülen bir kurul.

vakti zamani gelince bunlar delilleriyle konusalicak.

amca
03-04-2011, 21:26
şimdi bu HAS parti islam i yaşama saygılı bir Sol partimiymiş...

Umarım öyledir... De onlara vereceğim Oy boşa gitmez... İSLAMCI Kapitalisitlerden sıkıldım artık........

Ercan Tekin
03-04-2011, 22:09
Iki farkli versyon var bu konuda.
her iki tarafta mümin.
Her iki tarafinda aciklamalari ciddiye alinmali.
Kimseye körü körüne inanmam.




isin püf noktasi "YÜKSEK İSTİŞARE KURULU"

HAK DAVAYIZ diyerek BATIL bir sekilde yürütülen bir kurul.

vakti zamani gelince bunlar delilleriyle konusalicak.

İstişare ve Şura ile teşkilatımız yürür bu usul İslami bir usuldür..
İstişare heyetindeki adamlar gece teheccüd namazlarını bile kaçırmayan salih kimselerden oluşuyor. Elbette kul oldukları için hataları olmuş olabilir ama asla batıla hizmet etmediler! Bakalım hangi sözde batıllarını belgelerle göstereceksin merak ediyorum.
Bunca zamandır hiçbir Milli Görüşçünün batılı belgelenemedi! Çünkü Milli Görüş davasında hizmet etmek nasip işidir. ''Medine şehri demirci körüğü gibidir, temizini içinde saklar, pisini dışına atar.'' (HADİS) Cübbeli Ahmed hoca diyor ki; ''bu davada batıllar pisler barınamaz, sadece temizler barınır ve nasiplenir.
O emin olduğun belgelerini bekliyor olacağım.
Kur'an ve Sünneta aykırı bakalım neler belgeleyeceksin!

GENCAKINCI
04-04-2011, 16:43
şimdi bu HAS parti islam i yaşama saygılı bir Sol partimiymiş...

Umarım öyledir... De onlara vereceğim Oy boşa gitmez... İSLAMCI Kapitalisitlerden sıkıldım artık........

Birazda İslamcı Koministlere oy verelim diyorsun.

İslam ne sağdadır nede soldadır. Ortadır,mutedil yoldadır. Hak yol ve tek yolda İslamdır.



İslamda ne Kominizm vardır. Nede Kapitalizm vardır. İslamın kendine özgü bir ekonomik düzeni vardır.

İslam hiçbir izmle ve beşeri ideolojiyle bağdaşmaz.İslam izmler üstüdür.

Yeni-OSMANLI
04-04-2011, 17:46
İstişare ve Şura ile teşkilatımız yürür bu usul İslami bir usuldür..
İstişare heyetindeki adamlar gece teheccüd namazlarını bile kaçırmayan salih kimselerden oluşuyor. Elbette kul oldukları için hataları olmuş olabilir ama asla batıla hizmet etmediler! Bakalım hangi sözde batıllarını belgelerle göstereceksin merak ediyorum.
Bunca zamandır hiçbir Milli Görüşçünün batılı belgelenemedi! Çünkü Milli Görüş davasında hizmet etmek nasip işidir. ''Medine şehri demirci körüğü gibidir, temizini içinde saklar, pisini dışına atar.'' (HADİS) Cübbeli Ahmed hoca diyor ki; ''bu davada batıllar pisler barınamaz, sadece temizler barınır ve nasiplenir.
O emin olduğun belgelerini bekliyor olacağım.
Kur'an ve Sünneta aykırı bakalım neler belgeleyeceksin!

Kardesim,görünen köy kilavuz istemez diyorum sana.
HAKKIN temsilcisi oldugunu iddia eden bir parti haktan zerre bir miktar ayrildigi an Allahin hükmüne isabet etmeyecegi icin HAK adina kendi görüşüne göre konuşmus sayildigindan dolayi Cehennem’de oturacağı yeri hazırlasın.
Bunu ben degil efendimiz buyuruyor.
HAK adina HAKKI temsil ederek Müslüman olan HALKA hizmet etmek icin yola cikanlar HAK yoldan ayrilamalari HARAM oldugu icin kullandiklari araclarinida HAKKA göre ayarlamak zorundalar.

Bunu yapamiyorlarsa kendilerine HAKKIN TEMSILCILERI diyemezler.

madem böyle bir iddianiz var,ozaman anlat bakalim
HAKKI tek temsilcileri olarak her adiminizi hakka göre atiyormusunuz?

iyilikleri emredip kötülükleri men etme niyetiyle ,müslümanlarin haklarini gözetip,ülke yönetimine talib olan islami bir partinin liderini o ülkenin islami kesimi temsil eden (cemaatleri,tarikatlari vs..) ehli-sünnet alimleri ve ulema suura yoluyla secer,tayin eder.
Bu parti ve bu lider ülkedeki müslümanlari temsilen hizmet edecegi icin müslümanlari temsil edenlerin destegini kazanmali,onlarla istisare etmeli,istisare kuruluna onlari dahil etmeli.

Bu varmi?
hani nerede suura?

Ercan kardes,sen erbakan hocanin islam aleminin lideri oldugunu kanitlamak icin hep yurd disindaki bazi liderlerin aciklamalarini sunuyorsun...neden yurd icindeki müslümanlarin (cemaat ve tarikatlarin) liderlerinden alinti yapmiyorsun?
Ittifak yokta ondan.
Desteklenmiyorda ondan.
Oysa devletimiz ve Milletimiz düsmanlarimizin saldirisina ugrarsa onlara karsi cihad etmek öncelikli olarak o beldede yasayan topluma farz olacagi icin ittifak etmek ve birligi saglamak cihaddan önce farzdir.
Dolayisiyla sen bir beldede yasayan Müslümanlari temsilen hizmet edeceksen (cihad edeceksen) , bu hizmetten (cihaddan) birinci derecede o beldede yasayan müslümanlar sorumlu oldugu ve etkilenecegi icin onlari temsil eden cemaat,tarikat,teskilat,grub vs liderleriyle istisare etmen ve ittifaki saglaman gerekirki cihaddan önce cihad olan Birlik ve beraberlik saglanmis olsun.

Böyle bir ittifak varmi?

ölcü ve süzgec liderin görüsü olamaz,"o ne derse o" anlasiyi batildir,ölcü ve süzgec ehli-sünnet olmali,icraatleri bu süzgecden geciren ve gerektiginde lidere hesab sorabilen bir sorgulama mekanizmasi bulunmali.

osmanli bile saltanatla yönetilmesine ragmen ulema onlardan üstün bir makamdaymis,padisahlar ulema ile istisaresiz kendi kafalarina göre hareket etmezmis,padisahda olsa Hak ve hukuk karsisinda boyunlari kildan inceymis,koskoca fatih bile bir olaydan dolayi suclu bulunmus ve neredeyse elinden olacakmis,
Osmanlida padisahlik görevi verilecek olanlar önce güzel bir Medrese eğitiminden gecirilip dini vecibeler konusunda ilim ehli olduktan sonra is basina gecirilirlermis,halkin tepkisine önem verirlermis,gerektiginde hesab sorabilinirmis ve kimse hesab soruyor,tepki gösteriyor,elestiriyor diye dislanmazmis,hainlikli suclanmazmis,hatayi hep kendilerinde ararlarmis,halkin rizasi hakkin rizasidir düsüncesiyle hareket ederlermis.

Peki sizin liderinize kim hesab sorabildi simdiye kadar?
Hani nerede hesab sorma mekanizmasi?

Müslümanlarin temsilcileri tarafindan secilen Yüksek Istisare kurulunun üyelerinin
Ölcü ve süzgeci akaid-Fikih-tasavvuf dengesinden olusan ve atacagimiz her adimi belirleyen Ehli-Sünnet yolu olmali,siyasi amaclar,atilmasi gereken ilk adimlar,uslub,metod vs bu ölcülere göre ayarlanmali,genel baskanda YiK`e katilmali,tavsiyelerde bulunmali,görüslerini belirtmeli,YiK`te genel baskanin görüslerini ciddiye almali,onun istekleri dogrultusunda islami cözüm yollari sunmali!

HAKKIN TEMSILCISI dediginiz milli-görüsün siyasi partisinde bunlar varmi yokmu?

Bunlar benim sahsii görüsüm oldugununu zan ediyorsan istersen islamda particiligin,halifeligin,lider seciminin,istisarenin ve cihadin ölcü ve sartlarini güvenilir eserlerden paylasarak milli-görüs hareketinin yönetim sekliyle ve yapilanmasiyla kiyas edelim gercekten hakmiymis degilmiymis diye.

Ercan Tekin
04-04-2011, 18:10
Kardesim,görünen köy kilavuz istemez diyorum sana.
HAKKIN temsilcisi oldugunu iddia eden bir parti haktan zerre bir miktar ayrildigi an Allahin hükmüne isabet etmeyecegi icin HAK adina kendi görüşüne göre konuşmus sayildigindan dolayi Cehennem’de oturacağı yeri hazırlasın.
Bunu ben degil efendimiz buyuruyor.
HAK adina HAKKI temsil ederek Müslüman olan HALKA hizmet etmek icin yola cikanlar HAK yoldan ayrilamalari HARAM oldugu icin kullandiklari araclarinida HAKKA göre ayarlamak zorundalar.

Bunu yapamiyorlarsa kendilerine HAKKIN TEMSILCILERI diyemezler.

madem böyle bir iddianiz var,ozaman anlat bakalim
HAKKI tek temsilcileri olarak her adiminizi hakka göre atiyormusunuz?

iyilikleri emredip kötülükleri men etme niyetiyle ,müslümanlarin haklarini gözetip,ülke yönetimine talib olan islami bir partinin liderini o ülkenin islami kesimi temsil eden (cemaatleri,tarikatlari vs..) ehli-sünnet alimleri ve ulema suura yoluyla secer,tayin eder.
Bu parti ve bu lider ülkedeki müslümanlari temsilen hizmet edecegi icin müslümanlari temsil edenlerin destegini kazanmali,onlarla istisare etmeli,istisare kuruluna onlari dahil etmeli.

Bu varmi?
hani nerede suura?

Ercan kardes,sen erbakan hocanin islam aleminin lideri oldugunu kanitlamak icin hep yurd disindaki bazi liderlerin aciklamalarini sunuyorsun...neden yurd icindeki müslümanlarin (cemaat ve tarikatlarin) liderlerinden alinti yapmiyorsun?
Ittifak yokta ondan.
Desteklenmiyorda ondan.
Oysa devletimiz ve Milletimiz düsmanlarimizin saldirisina ugrarsa onlara karsi cihad etmek öncelikli olarak o beldede yasayan topluma farz olacagi icin ittifak etmek ve birligi saglamak cihaddan önce farzdir.
Dolayisiyla sen bir beldede yasayan Müslümanlari temsilen hizmet edeceksen (cihad edeceksen) , bu hizmetten (cihaddan) birinci derecede o beldede yasayan müslümanlar sorumlu oldugu ve etkilenecegi icin onlari temsil eden cemaat,tarikat,teskilat,grub vs liderleriyle istisare etmen ve ittifaki saglaman gerekirki cihaddan önce cihad olan Birlik ve beraberlik saglanmis olsun.

Böyle bir ittifak varmi?

ölcü ve süzgec liderin görüsü olamaz,"o ne derse o" anlasiyi batildir,ölcü ve süzgec ehli-sünnet olmali,icraatleri bu süzgecden geciren ve gerektiginde lidere hesab sorabilen bir sorgulama mekanizmasi bulunmali.

osmanli bile saltanatla yönetilmesine ragmen ulema onlardan üstün bir makamdaymis,padisahlar ulema ile istisaresiz kendi kafalarina göre hareket etmezmis,padisahda olsa Hak ve hukuk karsisinda boyunlari kildan inceymis,koskoca fatih bile bir olaydan dolayi suclu bulunmus ve neredeyse elinden olacakmis,
Osmanlida padisahlik görevi verilecek olanlar önce güzel bir Medrese eğitiminden gecirilip dini vecibeler konusunda ilim ehli olduktan sonra is basina gecirilirlermis,halkin tepkisine önem verirlermis,gerektiginde hesab sorabilinirmis ve kimse hesab soruyor,tepki gösteriyor,elestiriyor diye dislanmazmis,hainlikli suclanmazmis,hatayi hep kendilerinde ararlarmis,halkin rizasi hakkin rizasidir düsüncesiyle hareket ederlermis.

Peki sizin liderinize kim hesab sorabildi simdiye kadar?
Hani nerede hesab sorma mekanizmasi?

Müslümanlarin temsilcileri tarafindan secilen Yüksek Istisare kurulunun üyelerinin
Ölcü ve süzgeci akaid-Fikih-tasavvuf dengesinden olusan ve atacagimiz her adimi belirleyen Ehli-Sünnet yolu olmali,siyasi amaclar,atilmasi gereken ilk adimlar,uslub,metod vs bu ölcülere göre ayarlanmali,genel baskanda YiK`e katilmali,tavsiyelerde bulunmali,görüslerini belirtmeli,YiK`te genel baskanin görüslerini ciddiye almali,onun istekleri dogrultusunda islami cözüm yollari sunmali!

HAKKIN TEMSILCISI dediginiz milli-görüsün siyasi partisinde bunlar varmi yokmu?

Bunlar benim sahsii görüsüm oldugununu zan ediyorsan istersen islamda particiligin,halifeligin,lider seciminin,istisarenin ve cihadin ölcü ve sartlarini güvenilir eserlerden paylasarak milli-görüs hareketinin yönetimiyle ve yapilanmasiyla kiyas edelim gercekten hakmiymis degilmiymis diye.


http://www.youtube.com/watch?v=k9IIasI0XdI

Efendi hz.(k.s) ağustos 2009 Umre dönüşü Arifan dergisinde anlatıyor.Cübbeli Ahmet hocamız Efendi hz. ks. ne buyurduklarını yazıyor....EFENDİ BABA ALİ HAYDAREFENDİ (K.S) HZ. ERBAKAN HOCAMIZ İÇİN NE DEDİ:

Necmettin Erbakan hocamızın damadı Mehmet efendi,Hocamızın bazı yakınlarıyla ziyarete geldiklerinde Efendi hz. " Erbakan ALLAH katında kıymetli bir kul ,Müslüman adam" buyurdular.Damat beye memleketini ve babasını sordular duada bulundular..Sonra Erbakan hocamızın şuanda nelere yaptığını sordular .Onlar "Hizmetlerine devam ediyor, son olarak islam aleminin liderlerinin bazılarıyla toplantı yaparak onlara bazı konularda istişare verdi" dediklerinde "ALLAH ondan razı olsun" buyurdular.

Onlar çıktıktan sonra " Yahudilerin oyunlarını en iyi o bilir.Efendi babam onu severdi,dua ederdi,daha gençken onun ilerde büyük adam olacağını beyan etmişti.Efendi babamın keşfi çok açıktı. Erbakan Mehmet zahid efendi ile beraber Efendi baba yı ziyarete çok gelirlerdi" buyurdu..

Sayfa 30


Erbakan hocamız Efendi hz.(k.s) hz. değindiği gibi efendi baba Ali haydar efendi k.s ziyaret eder dualarını alırdı.
Erbakan hocamız gençlik yılların da da sohbet meclislerine katılır iştirak ederdi...
Bir gün Erbakan hocamız Efendi babamız Ali haydar efendi (k.s) sohbet meclisine iştirak etmiş..
içeri girmiş ve içeri girdikten sonra Efendi baba O anda bi kerametini göstermiş
şöyle demiş:
''DEMİN İÇERİYE BİR GENÇ GİRDİ ADI NECUMUDDİN( DİNİN YILDIZI) O İLERİDE BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN KURTULUŞUNA VESİLE OLACAKTIR.''
Efendi hz. anlatmakta Efendi babamın ziyaretine gelirdi Mehmet zahit (k.s)ile Efendi babam onu çok sever ona dua ederdi daha gençken ona dua ederdi ilerde büyük adam olacağını söylerdi efendi babamın keşfi çok açıktı......Erbakan hocamız ümmeti dertetmiş D-8 lerle müminlerin kurtuluşu için çalışmış filistin el halile bile asker göndermiş kıbrıs barış harekatı emrini vermiş....

Erbakan hocamız nice Allah dostlarının duasını almıştır bu davaya adım atarken Efendi babamız Ali haydar efendi k.s duasını almış bilemdiğimz nice muhebbetti vardır hocamızın velilerle ismailağa ile muhabbeti derindir efendi hz. ve hocamızın muhabbeti yeni de değildir sarılarak çekildikleri resim büyük deli bana şu sözleri hatırlatmakta Efendimiz(a.s.v) ''kişi sevdiğiyle beraberdir''
Efendi hz. ise ''sarıl bir hak dostuna kuru bir yaprak gibi ezse de ses çıkarma sakin ol toprak gibi''
Efendi hz.(k.s) belediye seçimleri için gittiklerinde dua istemişler efendi hz.(k.s) olur inş. demiş bizimkiler
seçim sürecinde pankartları vb. olur inş. yazısıyla donatmışlar ve yerel seçimlerde o şehri biz almışız...
Buna binaen bu dava Allah dostlarının duasıyla ilerlemekte Allah dostlarını istişaresiyle siyasete atılmıştır
Rehber kuran ve sünneti alarak bu harekette Rabbimizin yardımıyla Allah dostlarının duası ve himmetiyle inadına devam inşallah...
Sayfa / 30
Daha fazlası Arifan dergisi ağustos sayısında...EFENDİ HZ. (KS) ERBAKAN HOCAMIZ HAKKINDA BUYURDUKLARI VE DUASI AHISKALI ALİ HAYDAR EFENDİ (K.S)


http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs347.ash2/62713_428180268870_249129273870_5184840_3153360_n. jpg (http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs347.ash2/62713_428180268870_249129273870_5184840_3153360_n. jpg)

Mahmud efendinin en son Erbakan hocamız için söylediği sözler:
Çok sevip değer verdiğim, ulemâya ve meşâyıha son derece tâzimde bulunduğunu müşâhede ettiğim, Ehl-i Sünnet îtikadı ve fıkhı üzere istikamet içerisinde hassâten Nakşî tarîkatine bağlı kalma şerefiyle ömür sürmayesini rızâ-i Bârî ve tahsîl-i me'âlî uğrunda vakfettiğine şâhitlik ettiğim, İslam âlemine, özellikle vatanına milletine fedâkarâne gayretler içerisinde son anlarına kadar hizmet ettiğinden şüphe etmediğim merhûm ve mağfûr el-muhtacilâ rahmeti Rabbihi'l-Ğafûr Necmeddin Erbakan kardeşimin vefat haberi bizleri derin bir teessüre sevk etmiş bulunmaktadır.

Allâh-u Zü'l-Celâl ve'l-Kemâl dînimize ve vatanımıza yaptığı bu gayretli ve ihlaslı hizmetlerine mukabil kendisine kabrinde yevmen fe yevmen müzdâd olacak istirahatler,mahşere sevkinde bütün korkularını izâle edecek bişâretler ve akîbetinde cennât-i 'âliyatta yüksek dereceler ihsân eylesin.

*******

http://www.youtube.com/watch?v=Do_NKH5s_zA

*******

BİR MİLLİ GÖRÜŞ SEVDALISI
YAHYALILI HACI HASAN EFENDİ (KS)
http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT6QtJIfOYn3wUt9YY77qvKTPS478JGj TobIaxY-wg_3zttJPgdU5LiH3K6

- Milli Görüş mesajını en iyi anlayan ve en güzel anlatan gönül erlerinden birisidir. Olanca safiyet ve samimiyetiyle bu davaya sahiplik eden, nefsi cihadıyla siyasi cihadı birlikte yürüten, siyasi tavrını ve tarafını çok net ve mert şekilde belirten, örnek bir Allah (C.C.) velisidir.

- Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, 27 Ocak 1987 tarihinde vefat etti. Bundan 23 yıl önce. O mübarekteki teslimiyet, istikamet ve muhabbet yolumuzu aydınlatmaya artarak devam ediyor. Onları bugün mumla arıyoruz, istikamet üzere olan Allah dostlarını, evladlarını Hakk’ı hakim kılma yoluna ram eden mücahid şeyhleri.

- Yakınlarından birisi İstanbul'da anlatmıştı :
"Erbakan Hocamız, Hacı Hasan Efendimiz’i ziyarete gelmişlerdi... Üstadımız, Erbakan Hoca'yı ayakta karşılamış ve "Muhterem Hocam! şu mübarek elinizi uzatınız da, bir manevi sorumluluğu yerine getireyim! Zira Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz "Cihad etmeden ( Hak’ta ve hayırda beraber olmaya söz vermeden ) ölen cahiliye üzerine ölmüştür" buyurmaktadır!..."
İşte, siyasi çalışmaların önemi konusundaki ciddiyet!...
İşte, Resululah’ın emrine ve İslâm'ın hükümlerine olan riayet!...
İşte, kimin yanında bulunacağını bilen ve bildiren bir feraset!...
Ve işte o mübarek haline ve kemaline rağmen, gösterdiği tevazu ve teslimiyet!...

- Ve yine Adana'daki bir arkadaşımdan dinlemiştim:
"Erbakan Hocamız, mahkemelerde beraatınden sonra, Hacı Hasan Efendi’ye iadeyi ziyarete gelmişlerdi...
Bir ara Hacı Hasan Efendimiz Erbakan Hocamıza dönerek "Bir gün, şimdiki Cumhurbaşkanı'nın makamında siz oturacaksınız!..." buyurdular..."
Ve işte zamanları delen ve öteleri gören bir basiret ve velayet!...

- Bu mübarek Zat (R.A.), Erbakan Hocamız’ın 12 Eylül mahkemelerine bizzat katılmış ve her şeyiyle Milli Görüş’ün yanında yer almıştır. Hatta 1980 sonrası esen Özal rüzgarında bile. Ki o zaman milliyetçi, mühafazakar, dindar kitleler ve kanaat önderleri akın akın Merhum Özal’ın (Özal da Amerika’nın) peşinden giderken Yahyalılı Hacı Hasan Efendi ve yine bazı büyükler istikametinden ve duruşundan zerre taviz vermemiş, Milli Görüş’ün, Refah Partisi’nin ve Erbakan Hocamız’ın yanında yer almaya ve evladlarına da bunu telkin etmeye devam etmiştir.

- Lütfi Doğan Hocaefendi (Diyanet İşleri Eski Başkanı - Eski Refah Partisi milletvekili) Erbakan Hocamız mahkum iken Yahyalılı Hacı Hasan Hazretleri’nin mahkemeye gelişini ve Rabbimiz’e ilticasını şöyle anlatıyor:
12 Eylül hadisesinden sonra içerde bizi bir müddet misafir ettiler. Bir süre sonra bizi serbest bıraktılar. 1981 Ramazanında bir duruşma yapıldı. Duruşma sonunda diğer arkadaşlarımızı da serbest bırakırlar ümidini taşıyorduk. Ama öyle olmadı. Sonuçtan hepimizde müteessir olmuştuk. Merhum Hacı Hasan Efendi de gelmişti o duruşmaya. Kendisi hemen her mahkemeye gelirlerdi. O da çok müteessir olmuştu. Çok hassas ruhlu bir insandı. Bir müslümanın en küçük üzüntüsü O’nu daha fazla üzerdi. Cenab-ı Hak kendisine böyle rikkatli bir kalp ihsan etmişti. Çok üzülmüş, duruşmaya kadar Yahyalı'ya gitmemiş, Cenab-ı Hak'ka iltica etmişti...
(Yahyalılı Hacı Hasan Efendi Hazretleri hasta olmalarından dolayı "Yahyalı'ya dönelim" diyenlere ise şu cevabı vermiştir: "Ben Hocamız’ı yalnız bırakmanın vebalini kaldıramam.")
15 gün sonraki mahkeme bir cuma günü idi. Artık ümit taşımıyorduk. Bizimkileri bırakmayacaklardı. Merhum Hacı Hasan Efendi erkenden gelip ön tarafta bir yere oturmuş, Tahir Büyükkörükçü Hocamız’a: "Bugün sizi almadan gitmeyeceğim. Rüyamda Peygamberimiz’i (sav) gördüm, müjdeyi O'ndan aldım. Haberiniz olsun bugün tahliye olacaksınız." demiş...
Gerçekten mahkeme bitiminde kimsenin tahmin ve tahayyül etmediği bir zamanda arkadaşlarımız topluca tahliye olmuşlardı. Rabbimiz her şeye kadir.

- O mübarek yine şöyle söylüyor: (Gölbaşı, 1981) "Sizin tahliyeniz için biz Gölbaşı 'nda secdede düşmüş kalmışız da, kim bilir kaç saat sonra gelip kaldırmışlar bilmiyorum." Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (KS)

- Yahyalılı Hacı Hasan Efendi bir seferinde yakınlarına şöyle demiştir; "Beni nasıl bilirseniz Erbakan Hocamız’ı da öyle biliniz. Biz Kayseri'ye anlatıyoruz, o dünyaya anlatıyor."

****

MAHMUT SAMİ RAMAZANOĞLU k.s ve ERBAKAN
http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcREQcofHhkZcF5WQLjTSE9_Gps8a5Qkc vrLr4FU4bPaqQrj_NER

1977 yılında yapılan seçimlere yakın siyasi çalışmaları yönlendirenlerle toplantı yapılmıştır. Eren-köy'de bir evde yapılan bu toplantıda Erbakan Hoca ve Sami Efendi arasındaki hususi görüşme 1-1.30 saat sürmüştü. Bu hususi görüşmeden sonra salonda kendilerini bekleyen güzide topluluğun yanına çıkmışlardır.

Sami Efendi bu topluluğun huzurunda torunu Mahmud Kirazoğlu'na bir ferman okutmuştur ki bu fermanla MSP hareketine nasıl baktığı açık açık ortadadır. Ve MSP hareketi Sami Efendinin nazarında bir İslami Cihad Hareketidir. Ve yine aynı fermanda bütün bağlılarının madden ve manen MSP hareketine katkıda bulunmaları istenmektedir.

Fermanın okunup bitirilmesinden sonra Sami Efen-di Erbakan Hoca'ya:

-Biz şimdi size ne yapmak suretiyle yardımcı olabiliriz? diye sorar.

-Efendim tensibiniz olursa damadınız Ömer Kirazoğlunun, Tahir Büyükkörükçü Hocaefendinin ve bazı güzide zevatın önümüzdeki seçimlerde MSP'den aday olmalarını arzu ediyoruz.

Etrafındakilerin yüzlerine bakarak verdiği cevap tavır ve mana olarak fevkalade manidardır :

- Bu bir emirdir yerine getirilsin.

Ve arzu edilen zatlar MSP'den aday olurlar. Bir kısmı mebus olur bir kısmı olmaz ama bu hadise Sami Efendi merhumun MSP'ye hangi gözle baktığının açık açık ifadesidir.

Ve arzu edenlere bu satırların yazarı bu hadisenin bir çok şahidini gösterebilir. Hadisenin şahidlerinin Ömer Kirazoğlu dışında büyük bir ekseriyeti henüz hayattadır.

MEŞREB Mİ TEFRİKA MI? - Mustafa AKGÜN

...
SULTAN BABA ( HACI İHSAN TAMGÜNEY ( K.S )
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSLYjMxkjxB_mmTO4UwMUYRaMF9NwWl4 dzcp_Zwc0LYa5A-nQJ_

"Sultan Babamın siyasette de istikamet sahibiydi. Siyasette hep Hakkı üstün tutan zihniyeti destekler, mazlumun yanında yer alırdı. Sırat’il Müstakim’den bir milimlik bir sapma göstermedi. 1969 yılında Erbakan Hoca’nın Bağımsızlar hareketini başlattığı zaman O’nun yanında Mehmed Zahid Kotku hazretleri, Sami Efendi hazretleri, Mahmud Efendi hazretleri, Kayserili Hasan Efendi, Konyalı Ali Ulvi Kurucu bey, Bayburtlu Dede Paşa hazretleri ve Sultan Babam yer aldı. Millî Nizam böyle kuruldu. Millî Selamet bu isimlerini saydığım mübarek insanların desteğiyle kuruldu. Refah Partisi’ni de Sultan Babam hararetle desteklerdi. 24 Kasım1991’e, yani dünyasını değiştirene kadar bu çizgide yürüdü. Biz de 5 evladı olarak babamızın yürüdüğü çizgiden bir milim sapma yapmadan aynı çizgide yürüyoruz."

Ercan Tekin
04-04-2011, 18:18
http://www.youtube.com/watch?v=gSMvExm8IKc


http://video.google.com/videoplay?docid=244358577203615622#

Yeni-OSMANLI
04-04-2011, 18:35
bu yazdiklarinin hepsini teker teket inceleyecegim insaAllah...vakti zamani gelince...fakat sorularimin hicbirine ilmi cevab alamamisim.

Yeni-OSMANLI
04-04-2011, 19:40
http://www.timeturk.com/resim/tr/2011/04/02/has-parti-nin-musevi-adayi-lina-gahun.jpg


HAS Parti'nin Musevi adayı Lina Gahun

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Sahâbe-i Kiram efendilerimiz Mekke'de geçen on üç yıllık çileli bir hayattan sonra Medine'ye hicret etmiş ve bu hicretle birlikte "Medine İslâm Devleti" kurulmuştu.

Buna göre; Medine ve civarında yaşayan çeşitli kabileler ve gayr-ı müslimler, aralarında yapılan bir ittifak antlaşması ile, siyâsî bir birlik hâline getirilmişti.

Ve bu siyasî birliğin başkanı, hâliyle, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'di. Adı geçen yazılı antlaşma, dünya tarihinin tanıdığı ilk "Devlet Anayasası" olma özelliğini hâlâ muhafaza etmektedir. Antlaşmanın dikkat çeken yönlerinden birisi de Medine İslam Devleti'nin sınırlarını tespit etmiş olmasıdır.

Yeni-OSMANLI
04-04-2011, 19:55
Ayrica,bana 1980 sonrasindan bahset ercan,mesela Musa Topbasdan bahset,mesela Mahmud Es’ad Coşan ve
M. Nureddin Coşandan bahset,Menzilden bahset, ve diger tarikatlarin 80 sonrasi ve bugünkü duruslarindan bahset...hangi biri erbakana destek olmus
hangisi bugün saadeti destekliyor???
Destek olmadiysalar neden olmamislar?
islamiyeti senden benden cok daha iyi bilen ve yasayan bunlarin hicbirimi ilmi siyasetten anlamazdi?
hepsimi suursuz?
ne zaman hatayi kendinizde arayacaksiniz?
Ne zaman öz elestiriye baslayacaksiniz?

Ercan Tekin
04-04-2011, 21:09
Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Sahâbe-i Kiram efendilerimiz Mekke'de geçen on üç yıllık çileli bir hayattan sonra Medine'ye hicret etmiş ve bu hicretle birlikte "Medine İslâm Devleti" kurulmuştu.

Buna göre; Medine ve civarında yaşayan çeşitli kabileler ve gayr-ı müslimler, aralarında yapılan bir ittifak antlaşması ile, siyâsî bir birlik hâline getirilmişti.

Ve bu siyasî birliğin başkanı, hâliyle, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'di. Adı geçen yazılı antlaşma, dünya tarihinin tanıdığı ilk "Devlet Anayasası" olma özelliğini hâlâ muhafaza etmektedir. Antlaşmanın dikkat çeken yönlerinden birisi de Medine İslam Devleti'nin sınırlarını tespit etmiş olmasıdır.

Dini bilgilerini böyle alakasız meselelerle kıyaslamaya gitmen seni manen zarara sokar.
İslam devleti yokken yapılmış stratejik anlaşmalarla bunun ne alakası var?
Üstelik Peygamberimiz s.a.v yanında hiçbir zaman yahudiler ve diğer gayri müslimler söz sahibi olarak Resulüllah'ın s.a.v. efendimizin heyetinde yer almadılar.
Burada söz sahibi olarak hemde parti heyetine gayri müslim alınıyor.
Öyle bir savunma mekanizması kurmuşsun ki kendine böyle hareketleri bile İslami bir vecibeymiş gibi anlatmaya çalışıyorsun.
Ben senin İslami bilginin çok zayıf olduğuna şimdi şahitlik ettim ve üzüldüm.
Sen kıyas yapacak bilgi ve ilme sahip değilsin arkadaş.
Sakın siyasi ihtiraslarını dini kıyaslamalarla karıştırma kendi maneviyatına zararın dokunmasın.
ves'selam

fasulye
04-04-2011, 21:22
Günümüzde netlik kazanamayan pasif ve silik partileri , basın ve köşe yazarları şekillendirip markalaştırmıyorlar mı ?

Sanırım bu parti de öyle bir kaynakla şemalını çizdirip, gidişhat belirleyecek, lakin kökleri besinsiz kaldığından çabuk kuruyorlar....

Ercan Tekin
04-04-2011, 21:38
Ayrica,bana 1980 sonrasindan bahset ercan,mesela Musa Topbasdan bahset,mesela Mahmud Es’ad Coşan ve
M. Nureddin Coşandan bahset,Menzilden bahset, ve diger tarikatlarin 80 sonrasi ve bugünkü duruslarindan bahset...hangi biri erbakana destek olmus
hangisi bugün saadeti destekliyor???
Destek olmadiysalar neden olmamislar?
islamiyeti senden benden cok daha iyi bilen ve yasayan bunlarin hicbirimi ilmi siyasetten anlamazdi?
hepsimi suursuz?
ne zaman hatayi kendinizde arayacaksiniz?
Ne zaman öz elestiriye baslayacaksiniz?

Yeni Osmanlı sende hiçbirşeyi kabul etmiyorsun be kardeşim.
Senden sıfır veri alıyoruz sonra fırça atıyorsun bana birşeyi kabul etmiyorum diye sıfır veriyle gelirsen neyini kabul edeceğiz.
Ama sen veri kabul ettiğinde veri getirdiğimizde işi yokuşa sürmeye bayılıyorsun. Bunun adına taassup derler haberin olsun.

1980 sonrasıymış mış mış, ömrü yetenlerle yetmeyenleri bildiğim kadari ile ekledim bilemediğim ve ekleyemediğim bir çoklarıda var elbette.
Şu tespitlerde aslında birçok şeyi izah ediyor:
Demirel'le Nakşiler ne zaman karşı karşıya geldi? Özal'ın Nakşilikle irtibatı nasıl kuruldu? Zait Kotku'dan sonra Naşkiler neden 4'e bölündü? İşte dergahtaki iktidar savaşı...
1969'da Erbakan'a Milli Nizam Partisi'nin kuruluşunda açık destek veren Kotku, fiili olarak Nakşiliğin Türk siyasi hayatında yer almasını sağladı. 12 Mart sonrası cemaat, Milli Selamet Partisi'ni kurdu.

Nakşilerin efsanevi şeyhi Mehmet Zait Kotku, imam olarak görev yaptığı İstanbul Fatih'teki İskenderpaşa Camisi ve çevresini tarikatın çekim merkezi haline getirmişti. Bu nedenle Nakşilik halk arasında İskenderpaşa cemaati olarak da adlandırıldı.
Kotku'nun ölümü sonrası yerine Prof. Esat Coşan geçti. Ancak bu süreçte tarikatın merkezi yapısı bozuldu. Tarikatın gücü Adıyaman'daki Menzil ile İstanbul'daki Erenköy ve İsmailağa cemaatleri arasında dağıldı. Başlangıçtaki merkezi otoritesini büyük ölçüde yitirse de İskenderpaşa cemaati, Nakşilik içindeki geleneksel etkisini hala sürdürüyor.

Mehmet Zait Kotku'nun medresede pozitif bilimlerle de tanışması, onun "münzevi yaşam merkezi" olan dergâhı birey-ahlak-Allah üçgeninden dışarı çıkarmasına yol açtı. Kotku yüzyıllardır gelenekçi ve tutucu bir çizgi izleyen tarikatta 1700'lerden beri ilk kez pozitif bilime önem veren ve modern Müslüman'ı öne çıkaran bir ekol meydana getirdi.

Ve Nakşilik yüzyıllar sonra "okumuş, şehirli aydın" tarikatı oldu. Kotku'nun üniversite öğrencilerine yönelik çabaları kısa sürede meyvesini verdi ve özellikle İstanbul Teknik Üniversitesi'nde yürüttüğü çalışmaların karşılığını aldı. Okulun en parlak akademisyeni Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yanı sıra Turgut Özal gibi birçok "genç, zeki mühendis" bu cemaatin müdavimi oldu. Turgut Özal, Korkut Özal, Hüsnü Doğan, Necmettin Erbakan, Hasan Aksay, Temel Karamollaoğlu gibi isimler dergâhın müdavimliğini sürdürdüler.

DEMİREL'LE SAVAŞ
Süleyman Demirel'in başbakan olmasının ardından cemaat, Demirel'in hilafına rağmen Erbakan'ı Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı'na aday gösterdi. Seçimlerde Erbakan birinci oldu ve başkanlık koltuğuna oturdu. Demirel'in polis zoruyla da olsa Erbakan'ı bu koltuktan uzaklaştırmasıyla Kotku ve cemaati Demirel'e açık cephe aldı. Hatta Demirel'e destek vermeleri nedeniyle Nakşilerle Nurcular arasında küskünlük ortaya çıktı.
1969 yılında Erbakan ve arkadaşlarına Milli Nizam Partisi'nin kuruluşunda açık destek veren Mehmet Zahit Kotku, böylece fiili olarak Nakşiliğin Türk siyasi hayatında yer almasını sağladı. 12 Mart Muhtırası ile birlikte Milli Nizam Partisi kapatıldıktan sonra cemaat, Milli Selamet Partisi'ni kurdu.

Ve MSP, kurulduktan hemen sonra girdiği ilk genel seçimlerde kazandığı milletvekilleri sayesinde koalisyon ortağı olarak hükümete girdi. Kotku'nun ölümünden sonra tarikatın başına damadı İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Esad Coşan geçti. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra da politikada etkin olan İskenderpaşa cemaati, Erbakan ile Coşan arasında başlayan kavganın ardından gücünü yitirmeye başladı. Çekişmenin nedeni Coşan'ın Erbakan'dan partinin kontrolünü almak istemesiydi.
Ancak Erbakan "Partiyi bana Kotku verdi" diyerek Coşan'ın isteğini reddetti. Siyasi planda ortaya çıkan bu çekişme Kotku'nun ölümünden beri İskenderpaşa cemaatinin merkezi otoritesini, daha doğrusu Coşan'ın şeyhliğini kabul etmeyen diğer cemaatlerin bir anlamda bağımsızlıklarını ilan etmelerine de neden oldu.
Coşan'ın 4 Şubat 2001'de ölümünün ardından yerine oğlu Nurettin Coşan geçti. Her şeye rağmen İskenderpaşa Cemaati bugün de Nakşilik'in önemli bir güç merkezi olmaya devam ediyor. Hatta tarikat içindeki gücünü yitirse de siyasetteki etkinliğini sürdürüyor.
******************************************

Şuanda Milli Görüşü destekleyen ve desteklemeyen cemaatleri burada yazmak hakka girmek anlamını taşır. Çünkü nur cemaatinden çok insan milli görüşü destekliyor. Nur cemaati bildiğim kadarı ile üç kola ayrılıyor. Gülen cemaati dışındakilerin bir kısmının desteği Milli Görüşedir.
Süleyman efendi cemaatide kısmi olarak destekliyor. Menzil cemaatinin şeyhi Seyyid Abdulbaki hz'leri açıkca siyasi istikametini söylemesede Milli Görüşe sıcaklığı biliniyor. Şimdiki Seydadan önceki Muhammed Raşit Erol açıktan milli görüşü destekliyordu. Sami Efendi cemaatinde ise Tahir Büyükkörükçü hocaefendi r.a. cemaati Milli Görüşü açıktan destekliyorlar ama Topbaşların destekleyip desteklemediğini kesin bilmiyorum. İsmailağa cemaatinin Mahmud efendiye bağlı olanlarıda açıktan Milli Görüşü destekliyor. İskender paşa cemaatinden ise N.Çoşan desteklemiyor diye biliyorum ama Cevad Akşid grubu destekliyor.Sultan Baba cemaatide halen Milli Görüşü destekliyor.
Yahyalılı Hacı Hasan efendi hep destekledi ölene kadar destekledi şimid Ali Rıza Demircan konusunda bilgim yok.

Bunca bilgi ekledim inşaallah saygı gösterirsin.
ves'selam

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 09:20
[FONT=Palatino Linotype][SIZE=4]İslam devleti yokken yapılmış stratejik anlaşmalarla bunun ne alakası var?
Üstelik Peygamberimiz s.a.v yanında hiçbir zaman yahudiler ve diğer gayri müslimler söz sahibi olarak Resulüllah'ın s.a.v. efendimizin heyetinde yer almadılar.

ves'selam
Medine vesikasi gayri müslimlerle anlasma yapabilecegimizi,hatta onlarla isbirligi yapabilecegimizi gösteriyor,tabiki kontrol bizde olmali,fakat kontrol bizdede olsa bu onlarin söz sahibi olmadiklari anlamina gelmez.Medine veskikasi dikatörlük degildi.Medinede cogunlukta olan gayri müslimlerle baris icinde yasamanin ve onlari idare etmenin recetesini sunmusdur efendimiz bize.Bu recetede baski zulüm,"ben ne dersem o" yok,istisare var,karsilikli anlasma ve diyalog var.

Ayrica,"İslam devleti yokken yapılmış " diyorsun...peki simdi varmi?

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 09:23
Sakın siyasi ihtiraslarını dini kıyaslamalarla karıştırma
ves'selam

bana haram sana helal
"Milli-görüs dini görüs demektir ve ne yaparsa hak,digerleri hepsi batil"
Imza ercan

Ercan Tekin
05-04-2011, 09:36
Medine vesikasi gayri müslimlerle anlasma yapabilecegimizi,hatta onlarla isbirligi yapabilecegimizi gösteriyor,tabiki kontrol bizde olmali,fakat kontrol bizdede olsa bu onlarin söz sahibi olmadiklari anlamina gelmez.Medine veskikasi dikatörlük degildi.Medinede cogunlukta olan gayri müslimlerle baris icinde yasamanin ve onlari idare etmenin recetesini sunmusdur efendimiz bize.Bu recetede baski zulüm,"ben ne dersem o" yok,istisare var,karsilikli anlasma ve diyalog var.

Ayrica,"İslam devleti yokken yapılmış " diyorsun...peki simdi varmi?
Daha öncede sana açıkladım sen kıyaslamalarında büyük hatalara düşüyorsun. Anlaşma yapıldığı anda İslam devleti yok ve müslümanlar o zaman çok güçlü olmadıkları için bu tür stratejik anlaşmalar yaparak güvenliklerini sağlamak istediler.
Asıl senin kıyas yapman gereken zaman Asr-ı saadet döneminden olmalı yani İslam devleti kurulduğunda bu ittifaklar olmuş mu olmamış mı bir siyerleri gözden geçir!
İttifak konusunu da iyi anlamak lazım. Resulüllah'ın s.a.v yanındaki yönetim kadrosunda asla gayri müslimler yoktur. Ya işte burada da hatan ortaya çıkıyor.
İttifaklar bölgesel olup olası saldırılara karşın yapılan anlaşmaları içeriyor.
Bu kadar dini bilgilerini kötü kıyaslarla siyasi bakış açılarına şekillendirmeye çalışman daha öncede söyledim sana maneviyatına büyük zararlar katar. Üstelik İslam'a da zarar verirsin bunun vebalini yüklenirsin.
Çünkü konuyu çok farklı konumlara saptırdın haberin olsun.
Ben sana en anlaşılır ifadelerle söyledim.
Sen bu söylediklerimin aksini iddia edebilecek hiçbir kur'an ve sünnetten delil bulamazsın. Çünkü herşey zaten bellidir.

MÜSLÜMANLARIN EN ŞİDDETLİ DÜŞMANI


''İnsanlar içerisinde, iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak andolsun ki Yahudilerle şirk koşanları bulursun.''
(Maide Suresi, 82'den)

Mevla Teala Hazretleri Yahudileri düşmanlık hususunda müşriklerle eş tutmuş, hatta onların müşriklerden de katı olduklarına dikkat çekmek için Yahudileri müşriklerden önce getirmiştir.

Peygamberimiz s.a.v (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor:
''Bir Yahudi, bir Müslümanla başbaşa kalmaya görsün mutlaka onu öldürmeyi içinden geçirir.'' (Hatib)

Yahudilerin böyle olmalarının sebebi şiddetli inatları, küfür ve nefsin arzularına daldırmaktaki aşırılıkları, körü körüne uymalığa yakın olup, inceleme ve araştırmadan uzaklıkları, peygambere karşı gelme alışkanlıkları ve peygamberleri yalanlayıp onlara karşı dikilme cesaretini kendilerinde bulmalarıdır.

Bu sebeple onlar bir çok peygamberi öldürmüşler, hatta bir çok kere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)' öldürmeye teşebbüs etmişler, ona büyü yapmışlar ve onu zehirlemiş olup ölümüne vesile olmuşlardır.
Kendileri gibi şiddetli düşman olan müşrikleri de defalarca ona karşı kışkırtarak harbe kaldırmışlardır. Allah'ın kıyamete kadar ardı arkası kesilmeyen lanetleri onların üzerine olsun.Amin

Ayrıca onlar hakkında şöyle denmiştir. Yahudilerin inançlarına göre dini bakımdan kendilerinden olmayan kimselere hangi yol ve şartla olursa olsun kötülük yapmak farzdır. Eğer öldürmeye güçleri yetse öldürürler, yapamazlarsa mallarını gasp etmek, hırsızlık yapmak, veyahut çeşitli hile ve tuzak ve desiseler kurarak ellerinden gelen zararı yapmaya çalışırlar.

Mevlamız bir ayeti kerimede bunu şöyle açıklıyor:

''Kitap ehlinden öylesi de vardır ki ona bir dinar versen ayak direyip ısrar etmedikçe ödemez. Bu da <<Cahil Arapların mallarını almakta bir sakınca yoktur.>> demelerindendir. Onlar bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.''
(Al-i İmran Suresi, 75.Ayetten)
İMAM-I RABBANİ HAZRETLERİNİN KÜFÜR EHL-İ HAKKINDA BUYURDUKLARI



Küfür ve İslam Birbirinin zıddır:

Bizi İslam'a hidayet eden, nimetler veren ve Muhammed (Sallallahu aleyhi vessellem)'in ümmetinden eden Allah'a hamd olsun.

Şunu bil ki; dünya ve ahiret saadetini kazanmak ancak Resulullah'a hakkıyla tabi olmaya bağlanmıştır.
O'na tabi olmakta; İslam'ın hükümlerini yerine getirmek ve onları insanlar arasında icra etmek, küfür adetlerini kaldırıp iptal etmeki o adetleri bütün insanlardan def etmekle olur.
Çünkü İslam ve Küfür birbirinin zıddıdırlar.Kıyamete kadar, hatta kıyametle dahi bir araya gelmezler.
Bunlardan birini icra etmek, diğerini kaldırmayı gerektirir.Onlardan birini aziz etmek, diğerini zelil etmeyi gerektirir.
Muhakkak ki ALLAH (Celle Celaluhu) Kur'an-ı Mecidinde Habibine şöyle buyuruyor:

''Ey Nebi! Kafir ve münafıklarla cihad et ve onlara sert ol.'' (Tevbe Suresi, 73)

ALLAH (Celle Celaluhu) en güzel huylarla vasıflandırdığı Rasulüne bu emri verince bundan şu anlaşılır.
Onlara karşı sert çıkmak en güzel huylar arasındadır.
Her şahsın temenni ettiği bir şey vardır.Bu fakirin temennisi dahi Yüce Allah'ın ve O'nun Rasulü'nün düşmanlarına sert davranmaktır.

İslam dininin aziz olması küfrün ve küfür ehlinin zelil düşmesindendir.
Buna göre kim küfür ehlini ve adetlerini ağırlarsa İslam'ı ve İslam ehlini zelil etmiştir.

Kafirleri ağırlamak yanlız onlara tazim edip baş köşeye oturtmak değildir.Bilakis onları meclislere almak, onlarla sohbet etmek, onların dili ile konuşmak gibi hareketlerde onları ağırlamaya dahil olup onları aziz etmeyi gerektirir.
Onlara en uygun olan şey köpekleri uzaklaştırır gibi Müslümanların meclislerinden onları uzaklaştırmaktır.
Eğer onlarla dünya işlerine ait bir alaka kurmak gerekiyorsa ve bu da onlarsız zaruret miktarı onlarla olmak gerekir.

Ancak İslam'ın kemali böyle bir ihtiyacı da tamamen terk edip onlara iltifat etmemek ve onlara karışıp durmamaktır.
Zira noksan sıfatlardan münezzeh olan ALLAH (Celle Celaluhu) Kur'an-ı Mecidin'de küfür ehlini kendinin ve Rasulünün düşmanı olarak tanıttı.

''Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım , sizinde düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin.Oysa onlar, size gelen gerçeği inkar etmişlerdir.Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar.Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim.Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur. (Mümtehine Suresi,1.Ayet)

''Kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa bilsin ki ALLAH da inkarcı kafirlerin düşmanıdır.'' (Bakara Suresi,98 )
ALLAH ve ALLAH Rasulünün düşmanı olan kimselerle karışık durmak cinayetlerin en büyüklerindendir.

Allah'ın düşmanlarıyla karışık durmanın, onlarla arkadaşlık etmenin kişiye en az zararı, İslami emirlerine yerine getirmek hususunda ki gevşeklik ve zaaf gelmesidir.

Bundan başka onlarla arkadaşlığı sebebiyle küfre sebep olacak şeylerden kaçınmaya utanır.Böyle bir zarar gerçekten çok büyük bir zarardır.
Zira Allah'ın düşmanlarına karşı sevgi gösterisi ile ülfette bulunmak, Allah'ın ve Rasulünün düşmanlığına celbeder.
Bu şekilde yaşayan insan sanır ki, kendisi Müslümandır, ALLAH ve Rasulüne imanı vardır.
Halbuki bilmez ki bu gibi kötü ameller kendisinden İslam-iman devletinin giderir.

Düşmanımı seviyorsun sonra
Zannediyorsun ki ben seni seviyorum
Muhakkak ki senden akıl kaybolmuş gitmiş

Bu din düşmanı kafirlerin işi İslam'ı istihzaya ve Müslümanları maskaralığa almaktır.Aynı zamanda onlar fırsat bulsalar bizi İslam dininden çıkarıp hepimizi öldüreceklerdir.
''Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler.'' (Bakara Sures, 217)

''Kim olanlar için dünya hayatı cazip kılındı.(Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alau ederler.Oysa ki, (iman edip) inkardan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir.Allah dilediğine hesapsız rızık verir. (Bakara Suresi,212)

Müslümanlara yakışan utanıp hayalı olmaktır.Baştaki emir sahiplerine düşen de şudur ki daima rezillikte olan bu kimselerin baş kaldırmalarına fırsat vermeyeler.
Hindistan'da bizzat cizye almak küfür ehlinden kaldırıldı.Bunun sebebi; ülkenin devlet başkanlarının küfür ehli ile sohbet etmesidir.
Onlardan cizye almaktan maksat kendilerini zelil etmektir.
Onları zelil etme işi o dereceye varmalıdır ki, cizye vermek korkusundan güzel elbise giyme imkanı bulamasınlar, ziynet eşyası kullanamasınlar.
Bu devlet başkanları, küfür ehlinden ciyze almayı nasıl men etmeye cesaret edebiliyorlar? Halbuki Cenab-ı Hak onların zilleti için cizye için emrini koydu.Bundan gaye onların düşük olup alçalmaları, Müslümanların ise üstünlüğü ve izzetidir.

Vesselam

Ercan Tekin
05-04-2011, 09:48
bana haram sana helal
"Milli-görüs dini görüs demektir ve ne yaparsa hak,digerleri hepsi batil"
Imza ercan
Demediğim bir ifadeyi çarpıtıp demişim gibi nakletmen iftira atman anlamını taşıyor.
Sakın nefsi yazma maneviyatın zarara uğrar. Ben sana bir şartla hakkımı helal ederim oda bir daha böyle işlere kalkışma inşaALLAH.
Ben asla hiçbir ifademde demedim ki ''milli görüş ne yaparsa yapsın hak ve diğerleri batıl'' böyle bir ifademi bulamazsın neden iftira atıyorsun. Nefsinle yazma arkadaş imanınla ihlasınla yaz!
Milli Görüş kur'an ve sünnete aykırı şekilde insanlığa zulmederse Milli Görüşü temsil edenlerde batıl icraatlar yapmış olur.
Ya sen böyle particilik edasıyla saldırırsan kendi kendine sıkıntı verirsin şimdi öteye geçip banada iftira atmaya başladın.
Milli Görüşün bir tane İslama aykırı icraatını gösteremediğin gibi sadece kuru suçlamalarla laf kalabalığı yapıyorsun ve çarpık çurpuk kıyaslamalarınla İslami kaynaklardan aldığın bilgileri yanlış yerlere koyarak büyük hatalara giriyorsun. Daha Mekke ve Medine dönemi ve sonrası Asr-ı Saadet dönemini bile anlayamamışsın burada kıyasa kalkıyorsun. Kıyas etmek öyle kolay iş değil fukaha bu iş birinci sorumludur. Bizim kıyasımız çok az olmalı ve öncelikle alimlerin kıyasına göre kıyasımızı yapmalıyız. Sen kendi kafana göre bir sürü kıyaslamalara giriyorsun olurmu bu? İlmin var sanıyorsun kur'an ayet hadis icma kıyas hepsine el atıyorsun. Daha ama var olan bilgilerini doğru yerlerde kullanamıyorsun metod sorunun ve altyapı sorunun var. Bak sana bunları iyiliğin için söylüyorum en yakın bir hocaya git bu bilgilerini ve kıyaslamalarını milligörüş şuurunda bir hocayla paylaş bakalım sana ne cevap verecek.
İyiliğin için diyorum kardeşim.
ves'selam

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 09:48
[FONT=Palatino Linotype][SIZE=4]Şuanda Milli Görüşü destekleyen ve desteklemeyen cemaatleri burada yazmak hakka girmek anlamını taşır. Çünkü nur cemaatinden çok insan milli görüşü destekliyor. Nur cemaati bildiğim kadarı ile üç kola ayrılıyor. Gülen cemaati dışındakilerin bir kısmının desteği Milli Görüşedir.
Süleyman efendi cemaatide kısmi olarak destekliyor. Menzil cemaatinin şeyhi Seyyid Abdulbaki hz'leri açıkca siyasi istikametini söylemesede Milli Görüşe sıcaklığı biliniyor. Şimdiki Seydadan önceki Muhammed Raşit Erol açıktan milli görüşü destekliyordu. Sami Efendi cemaatinde ise Tahir Büyükkörükçü hocaefendi r.a. cemaati Milli Görüşü açıktan destekliyorlar ama Topbaşların destekleyip desteklemediğini kesin bilmiyorum. İsmailağa cemaatinin Mahmud efendiye bağlı olanlarıda açıktan Milli Görüşü destekliyor. İskender paşa cemaatinden ise N.Çoşan desteklemiyor diye biliyorum ama Cevad Akşid grubu destekliyor.Sultan Baba cemaatide halen Milli Görüşü destekliyor.
Yahyalılı Hacı Hasan efendi hep destekledi ölene kadar destekledi şimid Ali Rıza Demircan konusunda bilgim yok.

Bunca bilgi ekledim inşaallah saygı gösterirsin.
ves'selam

Oh herkesi milli-görüscü yapmissin...salla salla.

Rüyanda destekliyor olabilirler ama gercek hayatta desteklemiyorlar,destekleselerdi milli-görüs hareketi bukadar zayif,bukadar basarisiz ve bukadar beceriksiz olamazdi.
Desteklememelerinin sebebinide defalarca yazdim.
Milli-Görüs hareketi tarikatten tasavvuftan uzaklasmidir,cihaddan önceki cihadi geregi gibi uygulamiyor,asiri particilikle tefrikaya alet oluyor,dini kavramlarla duygu sömürüsü yapiyor,hak ve batil kavramlariyla siyasi cikar umuyor,lideri dini usullere göre secilmis degil,istisare kurulunda müslümanlarin temsilcileri yok,istisare geregi gibi önemsenmiyor,"ben ne dersem o" anlayisi hakim,tüm müslümanlari kucaklayici özelligini kaybetmis,ittifak yok,milli-birlik yok,idarecilerde ehliyet ve takva ölcüsünden cok milli-görüscülük ve erbakancilik ölcüsü araniyor,lidere,yanlis gidisata hesab sorma kurumu yok....

Erbakan hoca döneminde böyledi-bundan sonra böyle devam etmemesi icin yanlisda israr edilmemesi gerekiyor...
yanlisda israr edilmemesi icin elestiriye acik olunmasi gerekiyor,elestiriler ciddiye alinip düzeltilmedigi sürece fitne devam eder...

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 10:33
Demediğim bir ifadeyi çarpıtıp demişim gibi nakletmen iftira atman anlamını taşıyor.
Sakın nefsi yazma maneviyatın zarara uğrar. Ben sana bir şartla hakkımı helal ederim oda bir daha böyle işlere kalkışma inşaALLAH.
Ben asla hiçbir ifademde demedim ki ''milli görüş ne yaparsa yapsın hak ve diğerleri batıl'' böyle bir ifademi bulamazsın neden iftira atıyorsun. Nefsinle yazma arkadaş imanınla ihlasınla yaz!
Milli Görüş kur'an ve sünnete aykırı şekilde insanlığa zulmederse Milli Görüşü temsil edenlerde batıl icraatlar yapmış olur.
Ya sen böyle particilik edasıyla saldırırsan kendi kendine sıkıntı verirsin şimdi öteye geçip banada iftira atmaya başladın.
Milli Görüşün bir tane İslama aykırı icraatını gösteremediğin gibi sadece kuru suçlamalarla laf kalabalığı yapıyorsun ve çarpık çurpuk kıyaslamalarınla İslami kaynaklardan aldığın bilgileri yanlış yerlere koyarak büyük hatalara giriyorsun. Daha Mekke ve Medine dönemi ve sonrası Asr-ı Saadet dönemini bile anlayamamışsın burada kıyasa kalkıyorsun. Kıyas etmek öyle kolay iş değil fukaha bu iş birinci sorumludur. Bizim kıyasımız çok az olmalı ve öncelikle alimlerin kıyasına göre kıyasımızı yapmalıyız. Sen kendi kafana göre bir sürü kıyaslamalara giriyorsun olurmu bu? İlmin var sanıyorsun kur'an ayet hadis icma kıyas hepsine el atıyorsun. Daha ama var olan bilgilerini doğru yerlerde kullanamıyorsun metod sorunun ve altyapı sorunun var. Bak sana bunları iyiliğin için söylüyorum en yakın bir hocaya git bu bilgilerini ve kıyaslamalarını milligörüş şuurunda bir hocayla paylaş bakalım sana ne cevap verecek.
İyiliğin için diyorum kardeşim.
ves'selam

üfff be ercan SIKILDIM senden

Milli-görüs firkai-naciye diyen sen degilmisin?
Milli-Görüse dini görüs diyen sen degilmisin?
Milli-Görüs hak digerleri batil diyen sen degilmisin?
Ardindan milli-görüsün tek temsilcisi sizin partiniz sizin hocaniz oldugunu söyleyen sen degilmisin?
Ne iftirasindan bahsediyorsun?

Bir öyle bir böyle...hakli gözükmek icin aciklamalarina zirt pirt farkli yorumlar yapan ve benim yazilarimida carpitan sensin.

Bunca yazilar,bunca elestiriler,bunca delillerden sonra hala Milli Görüşün bir tane İslama aykırı icraatını gösteremedigimi iddia ediyorsan sana diyecegim tek sey UZAK DUR BENDEN!
Zamanimi aliyorsun,Vallahi vaktim yok seninle ugrasacak vaktim yok!

Elestirilerimin suclamalarimin kacina cevab verdin?
Kismen cevab verirsin,isine gelmeyenleri görmemezlikten gelirsin.

Sordugum sorulari ya atlarsin yada carpitirsin.

Senin bu tarzin sinirlerimi geriyor,sabrimi zorluyor,bu acidan gercekten maneviyatima zarar veriyorsun arkadas,eger tepemin atmasini istemiyorssan benimle tartisma,uzak dur benden.


Ayrica ne kiyasimndan bahsediyorsun sen?

Medine vesikasindan bahsetmek neden kiyas olsun?

Efendimizin dönemindeki icrraatlerden bahsetmek neden yanlis olsun?


Hz. Peygamber (a.s.m) Mekke fethinden sonra, Huneyn ve Evba gazvelerinde müşriklerle beraber hareket etmiş, Havazin ve Sakif kabilelerine karşı birlikte savaşmıştır.

Müslümanların yararına olduğu takdirde, gayri müslim bir ülkeyle ortak düşmana karşı birlikte savaşmakta bir sakınca yoktur. Osmanlı devleti, Birinci Cihan Harbi'nde Almanya ile birlikte hareket etmiştir.

Efendimiz (SAV) Hayat-ı seniyyelerinde sürekli İslamı temsil etme ve gönüllere nakşetme gayreti içinde bulunmuş, bunun tesisi içinde zaman zaman gayri müslimler ile ittifak ve birliktelikler tesis etmiş, ihtiyaç dahilinde onların himayesine girmekten sakınmamıştır. Efendimiz (SAV) her müşriki, her Hristiyan’ı , her Yahudiyi aynı statütede değerlendirmemiş, zaman zaman İslam’ın geniş kitlelere ulaşması ve İslamın temsilinin gösterilmesi adına gayri müslimlerle ittifak tesis etmiştir.

A) Müşriklerle Kurulan İttifaklar:

1) Müşrik Huzaa Kabilesi ile Hudeybiyye Antlaşmasında kurulan İttifak:

Hicret’in 6.cı senesinde, Efendimiz (SAV) ‘in ve Sahabeyi Kiramın Mekke‘ye duydukları Hicranı giderme adına , Peygamberimizin (SAV) gördüğü sahih bir rüyaya istinaden umre yapmak üzere yola koyulurlar. Niyetleri savaş yapmak olmadığından, sadece kendilerini koruma amaçlı aldıkları sınırlı silahlanma ile Hudeybiye adlı bir kasabada konaklamışlardır! Hz. Peygamber (SAV) yolculuk öncesi Busr b. Süfyan’ı Kureyşlilerin durumunu öğrenmesi ve onlara Müslümanların savaşmak için değil, umre etmek amacıyla harekete geçtiklerini anlatması için Mekke’ye göndermiştir. Müslümanların harekete geçtiğini duyan Kureyşliler Müslümanların kesinlikle şehre sokulmaması hususunda karar almışlar ve Halid bin Velid öncülüğünde askerî birlikler oluşturmuşlardır. Hz. Peygamber (SAV) konaklama sırasında çevredeki Arap kabileleri ile görüşmeler yapmış, savaş gibi bir niyetinin olmadığını, amacının yalnızca umre ibadetini yerine getirmek olduğunu bu kabilelere de anlatmıştı. Bu kabilelerden birisi Huzaa kabilesi idi. Hz. Peygamber (asm) bu kabile vasıtasıyla Kureyşliler ile diyalog kurmak istiyordu. Hz. Peygamberin (asm) Kureyşliler ile anlaşma zemini ararken aracı olarak Huzaa kabilesini seçmesi Kureyşlilerin ısrarlı bir şekilde uzlaşmaya yanaşmamalarından kaynaklanıyordu. Huzâa kabilesi, Müşrik bir kabile olmasına rağmen Müslümanlarla bu noktada müttefik oldular. Uzun görüşmeler sonucu varılan Hudeybiye Antlaşmasında , müşrik olan Huzaa kabilesi Müslümanlarla aynı safta yer alırken, Kureyşliler müşrik olan Bekiroğulları kabilesi ile müttefik kurmuş ve Antlaşma bu şekliyle bizzat Efendimiz (SAV) tarafından imzalanmıştı. (1)

2) Ebu Talib ve Mut’im bin Adiyy‘in himayesine girmesi:

Bilindiği gibi Ebu Talib, çocukluğundan itibaren Efendimiz (SAV) 'min velinimeti olmuş, onun büyümesinde, hayata atılmasında ve bir meslek sahibi olmasında ona her bakımdan yardımcı olmakla kalmamış, aynı zamanda devamlı olarak onu toplum içinde de desteklemiştir. Hatta kendisi onun yeni inancını, Müslümanlığını kabul ettiğini açıklamamasına rağmen, bu yolda ona yöneltilen baskı ve tecavüzlere göğüs germiş ve o sayede Efendimiz (SAV), Mekke'de onun himayesi altında yaşayabilmiştir. İşte onun ölümü müşrikleri, artık Hz. Peygamberi (asv) himayeden mahrum kalan biri olarak görmelerine yol açacaktır.(2) Ebu Talib’in ve Hz. Hatice (RA) vefatını müteakiben, kısa bir süre de olsa Ebu Leheb gibi azılı bir islam düşmanının koruması altına girmiş, onun himayesini çekmesiyle birlikte kendisini koruyacak bir güç aramak üzere Mekke dışına çıkmak mecburiyetinde kalmış, bu nedenle Taif’e gitmiştir. Taif’te de istediği desteği alamayan Efendimiz (SAV) , Mekke’ye geri döndüğünde Mekke’ye alınması için bir Kefil istendiğinde, O (SAV) Mutim b. Adiyy’e haber göndererek onun himayesine girmek istediğini belirtti, o da Resulullah (asv)’ın teklifini kabul etti. Çocuklarını ve kabilesini toplayarak hepsinin silahlarını kuşanıp Kabe'nin rükünlerinde bulunmalarını istedi ve onlara Muhammed (asv)’i himaye altına aldığını söyledi. Buna göre kendilerinin can güvenliğini sağlayacak mensuplarını himaye edip hürriyetlerini temin edecek cahili kanun ve adetlerden yararlanmak, İslam davetçileri için meşru bir hak olmaktaydı.(3) Nihayet Ebu Bekir (RA) gibi büyük bir sahabinin de Habeşistan’a Hicret yerine Müşrik İbnü’d Duğunne’nin himayesi altına girmeyi kabul ettiğini görüyoruz (4)

3) Mekke Fethi'nde henüz Müşrik olan Ebu Süfyan’ın evi ile Kabe’yi eşit zikretmiş:

Efendimiz (SAV), Mekke fethedildiğinde kendisini kendi vatanından çıkaran, kendisine Hayat Hakkı tanımayan ve o dönem müşrik olan Ebu Süfyan ve Mekke’nin ileri gelenlerini, hiçbir şekilde cezalandırmamış, onlara bir itab mahiyetinde bu yaptıkları zulmü onlara hatırlatmamakla beraber, hatta “Kabe’ye sığınan emniyette olduğu gibi, Ebu Süfya’nın evine sığınan da emniyettedir.” buyurarak, müşrik Ebu Süfyan’ın evini emniyet ve sığınma bakımından Kabe ile beraber zikretmiştir.(5)

B) Ehl-i Kitab ile Kurulan İttifaklar

1) Medine Vesikası bünyesinde Yahudilerle kurulan ittifak :

Elli civarında maddeden oluşan, Müslümanlar ile Medineli arap ve Yahudi kabileleri arasında karşılıklı Hak ve vazifeleri tanzim eden, Medine vesikası adı verdiğimiz, dünyada bir devletin ortaya koyduğu ilk anayasayı da Allah Resulu (asv) yürürlüğe koymuştur. Bu metnin 2. ve 25. maddelerinde, Yahudi ve müttefiklerine tam bir din hürriyeti tanınmış olduğunu, Müslümanlar ile Yahudilerin birlikte bir ümmet olduklarını zikredilmiş olması, din hürriyeti açısından bir ilktir. Yahudilere yapılacak bir saldırı aynen Müslümanlara yapılmış gibi kabullenilecektir, denmiştir. (6)

2) Habeşistan Melîki Hristiyan Necaşi’nin himayesi :

Allah Resulu (SAV) peygamberliğinin beşinci senesinde, Mekke müşriklerinin amansız işkenceleri ve tazyikleri karşısında takriben yüz Müslümanın Hristiyan Melik Necaşi’nin memleketi olan Habeşistan’a hicretlerini arzu etmiş ve bu düşüncesini şu ifadelerle belirtmiştir:

“İsterseniz ve elinizden gelirse, Habeşistan’a iltica ediniz. Zira orada hüküm süren kralın topraklarında kimseye zulüm edilmez. Orası doğru ve emin bir yerdir, Allah asan edinceye kadar orada kalın.” demiş ve bir Hristiyan Melikin idaresindeki Habeşistan’a kendi ashabının hicret etmesini istemiştir.(7)

Dipnotlar:

(1) İbn Hişam, Sîre, 3/321-338; M. Asım Köksal, İslam Tarihi, C. 13-14, Şamil Yayınevi, İstanbul 1981, s. 129-137
(2) İbn-i Hişam, Sire, 2/ 57-59
(3) İbn-i Hişam, Sire, 2/ 60-75
(4) İbn Hişâm, es-Sire, 2/ 485 ; Buhâri, Menâkıb, 45
(5) Ebu Davut, Harac 25
(6) İbn-i Hişam, es-Sire, 1/501-504; Hamidullah,el-vesaik ,s.,63-73, Hamidullah, İslam peygamberi, I,206-210
(7) Hamidullah, el-Vesaiku’s – Siyasiye (trcm Vecdi Akyüz) , İstanbul 1997 s.115; Hamidullah, İslam peygamberi, I,297.

(Dr. Emin Şimşek)
http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12914/bir-mslman-lke-bir-gayri-mslim-lkeyle-savasta-ortak-dsmana-karsi-ittifak-olusturabilir-mi-peygamber-efendimiz-asv-in-gayri-mslimlerle-kurdugu-ittifaklar-var-midir.html

-----------------------------------------------

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) döneminde diyalog ve diğer Din mensuplarına gösterdiği hoşgörü örnekleri nelerdir?

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/9843/peygamber-efendimiz-s-a-s-doneminde-diyalog-ve-diger-din-mensuplarina-gosterdigi-hosgoru-ornekleri-nelerdir.html

-----------------------------------------------


Erbakan refahpartisi döneminde alevilerle isbirligi yaptigini hatirliyorum,siilerlede isbirligi yapti...peki bunlar HAKKIMI temsil ediyorlardada sizin partiniz disindaki müslümanlarin davranislarini BATIL olmakla damgaliyorsun?
yahudilerin icinde siyonizme karsi olanlarda var,her kafir kötü degil.Onlarin aralarinda müslümanlara düsman olmayanlarda var,bunlari müslümanlarin lehine kullanmak neden yanlis olsun?

İmam-ı Birgivi Tarikat Tekmile'sinde:

- Sana zarar verecek kişiyle karşılaşırsan zararından korunacak şekilde muhatap olman haram değil, belki müstehaptır, diyerek 'İnsanları idare ile emir olundum' hadisini hatırlatıyor.

Hafız-ı Şirazi'nin meşhur sözünü de burada nakleden Birgivi şöyle diyor:

- Akıllı insan dostlarına ikram edip, düşmanlarını da idare edendir!

Şu olayı da misal olarak zikretmektedir.

- Efendimiz'in (sas) kapısına gelen bir kişi içeriye girmek için izin istemişti de, gelenin kim olduğunu sorunca, falan aşiretin adamıdır, denmiş: - O şerli kimsedir buyursun gelsin! diyerek, güler yüzle karşılamıştı. Çıkıp gittikten sonra sormuşlardı:

- Hem aşiretin şerli adamıdır buyurdunuz, hem de güler yüzle muhatap oldunuz? Buyurmuştu ki:

- İnsanların şerlisi, şerrinden korunmak için idare edilmelidir!

Demek ki, size zarar vereceğini düşündüğünüz kimselerle iyi münasebet içinde muhatap olup düşmanlık meydana getirecek sözlerden kaçınmakta isabet vardır. Bu ikiyüzlülük de değildir. İlle de iyi münasebeti yok edecek sözler söyleyerek arayı açmak gerekmez.

İmam-ı Birgivi Hazretleri burada, "Acı da olsa hakkı söyle" hadisini izah ederken diyor ki:

- Şayet sana ve başkasına bir zarar gelmeyecekse hakkı söyle! Ama şiddetli bir zarar gelecekse susup idare etmek günah değil, belki bazı yerlerde müstehap bile olabilir.

Birgivi Hazretleri, gelecek zararı anlatırken de misal vermekte ve görevinden seni uzaklaştırmak yahut da bulunduğun beldeden istemediğin bir beldeye sürmek gibi zararlara sebep olacak doğrulardan kaçınmak da caizdir, demektedir.

Efendimiz (SAV) ‘min Mekke döneminde yapmayı çalıştığı , İslam’ın gönüllere girmesinim yanında , işte bu güç dengesinin kurulması ve Müslümanların kendi dinlerini yaşayıp , yaşatmasına imkan sağlanabilme cehdidir. Yoksa , acaba Ebu Cehil’lerin istediği , zulüm karşısında 70-80 Sahabenin habeşistana Hicret etmesi değil , kendilerine “Don Kişat” vari bir saldırı yapıp , Müslümanları öldürmek idi. Efendimiz (SAV) bu oyuna düşmedi , “güç dengesini” kuruncaya kadar , Temsil , Tebliğ ve aktif sabır ile –sebebler planında- Medine dönemini inşa etti.

Ercan Tekin
05-04-2011, 10:48
Oh herkesi milli-görüscü yapmissin...salla salla.

Rüyanda destekliyor olabilirler ama gercek hayatta desteklemiyorlar,destekleselerdi milli-görüs hareketi bukadar zayif,bukadar basarisiz ve bukadar beceriksiz olamazdi.
Desteklememelerinin sebebinide defalarca yazdim.
Milli-Görüs hareketi tarikatten tasavvuftan uzaklasmidir,cihaddan önceki cihadi geregi gibi uygulamiyor,asiri particilikle tefrikaya alet oluyor,dini kavramlarla duygu sömürüsü yapiyor,hak ve batil kavramlariyla siyasi cikar umuyor,lideri dini usullere göre secilmis degil,istisare kurulunda müslümanlarin temsilcileri yok,istisare geregi gibi önemsenmiyor,"ben ne dersem o" anlayisi hakim,tüm müslümanlari kucaklayici özelligini kaybetmis,ittifak yok,milli-birlik yok,idarecilerde ehliyet ve takva ölcüsünden cok milli-görüscülük ve erbakancilik ölcüsü araniyor,lidere,yanlis gidisata hesab sorma kurumu yok....

Erbakan hoca döneminde böyledi-bundan sonra böyle devam etmemesi icin yanlisda israr edilmemesi gerekiyor...
yanlisda israr edilmemesi icin elestiriye acik olunmasi gerekiyor,elestiriler ciddiye alinip düzeltilmedigi sürece fitne devam eder...

Sen beni sallamak gibi palavra atmak gibi bir hakaretle tenkit ediyorsun madem aksini söyleyebileceğin bilgilerin varmı?
Yok bilgin yok taassubun çok! Üstelik iftira ve hakaretede başvurmaya kalkışıyorsun çünkü bilgilerin yeterli değil tükendiğin noktada bu nefsi çıkışları yapıyorsun.Seviyeyi düşürmemeye çalışsan kendine iyiliğin olur bize zararın olmaz!

Ben sana cemaatlerin başlarından bahsediyorum, tabanlarından bahsetmedim daha sen hemen atlamışsın bakıyorum çok neşelisin hoşuna da gidiyor. Madem öyle sevincini kursağında bırakmayım. Cemaatlerimizin birçok liderleri Milli Görüşü destekliyor çok azı desteklemiyor. Peki tabanlar aynımı evet değil. Maalesef birçok fitne ve itaatsizlikler neticesinde tabanlar şeyhlerine ve liderlerine itaat sorunu yaşıyorlar. Bu yeni osmanlı kardeşim adına sevinç duyacağı bir haber olmalı.

Milli Görüşe yaptığın tüm suçlamaları EYLEMLERİ İLE İSPATLAMAKLA MÜKELLEFSİN. Eğer ispatlayamazsan sana bundan sonra MÜFTERİ diye hitap edeceğiz.
Ki ispatlayamadığını defaalarca gördüğümüz halde halen bilgisiz suçlamalarınla ve kıyaslama çabalarınla yanılıyor ve yanıltıyorsun. Allah sana hakkı hak batılı batıl göstermeyi nasip eylesin.amin

Bakalım şu yaptığın suçlamaların altında ezilecekmisin yoksa çıkıp haklı olduğunu gösterebilecekmisin?

Erbakan hocamızın zamanında gayri İslami hareketlerde bulunduğunu iddia ettiğin Milli Görüş davamızı bir önceki mesajlarımızda İslam alimlerinin bu davaya olan sadakatleri göz önüne alındığında şu tespitler ortaya çıkıyor:

1. Ali Haydar Efendi, Mehmed Zahit Kotku, Mahmud Sami Ramazanoğlu, Mahmud efendi, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, Sultan baba, Kayserili Hasan Efendi, Konyalı Ali Ulvi Kurucu bey, Bayburtlu Dede Paşa, Tahir Büyükkörükçü hoca ve birçok İslam alimide sana göre YENİ OSMANLI batıl alimler oluyor. Çünkü bu alimler Milli Görüşe ve liderine büyük sevgi, destek ve ilgi göstermeleri senin söylemlerine göre batıl olduklarını gösteriyor.

2. İslam dünyasının liderlerinin Erbakan hoca ve Milli Görüş davasına olan sadakat, bağlılık ve sevgilerine baktığımızda sana göre İslam dünyamızın şuurlu müslüman liderleri batıl yoldadır mesela kim bunlar: Merhum Aliya İzzetbegoviç, Merhum Şehid Cahar Dudayev, Burhanettin Rabbani, Halid Meşal, İsmail Haniyye, Muhammed Nezzal, Gazi Hüseyin Ahmet, Raşit Gannuşi,Muhammed Mehdi Akif,Muhammed Hamdavi,Sıddık Hasan Han,Seyyid Azman ve birçokları senin suçlamalarına göre batıl yoldalar öylemi?

Çünkü bu isimlerini zikrettiğimiz insanların hepsi Erbakan hocaya ve Milli Görüş davasına tam itaatkar, bağlı ve sevgi besleyen İslam önderleridir. Bunlar senin suçlamalarına göre batıl yolda oldukları ortaya çıkıyor çünkü sen Milli Görüşü ve Erbakanı İslami harekete aykırı davranmakla suçluyorsun demek ki senin ifadene göre bu İslami önderlerde İslama aykırı bir hareketi desteklemiş oluyorlar öylemi?

Bence sen şaşırmıssın!

agbi
05-04-2011, 11:14
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?

Ercan Tekin
05-04-2011, 11:15
Sıkıldıysan sıkılmayacağın ortamlara gidersin benle yazışmaya mecbur değilsin. Yoksa işinemi gelmiyor yazdıklarım bence senin değil nefsinin işine gelmiyor.
Sen iftira ediyorsun çünkü demediğim sözü demişim gibi belirtiyorsun. ASLA DEMEMDİM Kİ ''MİLLİ GÖRÜŞ NE YAPARSA YAPSIN HAKTIR'' BÖYLE BİR CÜMLE ASLA KULLANMADIM. Birincisi bu dava İslam davasıdır senin anladığın gibi parti pırtı değildir cihad hareketidir dava hata yapmaz ama içindeki insanlar hata yapabilir. Çarpıtarak insanları yanıltıyorsun hakkıma giriyorsun. Bu yüzden seni ALLAH için uyarıyorum daha dikkatli yaz inşaALLAH.

Fıraki naciye ehli sünnettir. Ehli sünnetim deyip amerikanın döktüğü kanları desteklersen biraz zor ehli sünnet olursun. Ehli sünnet insanı tevhide göre yaşar. Sen amerikaya mecburuz diyen siyasi hareketlerin peşinden gidersen eğer tevhide göre yaşayamazsın.
Sana İslami usullere göre yaptığım tanımları görmemezlikten gelerek kendi fikriyatını zorla benimsetmeye çalışıyorsun halbuki senin fikriyatındaki usullerini İslami usullere uygun mu diye göster dediğimde daha Irak savaşında zalime destek olan akp hükümetini savunarak sınıfta kalıyorsun devamında has parti musevi aday gösteriyor diye sen has partiyi savunmak adına gitmişsin hudeybiye gibi gayri müslimlerle yapılan anlaşmaları göstererek sözde bu İslamda meşru bir harekt yani musevi adayımız olabilir diyorsun. Böylesine bilgisizce hareket eden ve partici uslup ile taassup eden şahsının hatalarını tek tek ele aldığımızda ise kızıp duruyorsun. Nefsine ağır geliyorsa yazma kardeşim sözünde dur yazmıcam dediğinde kenara çekil bari tefekkür et. Resulüllah s.a.v zamanında asla gayri müslimler Resulüllahın s.a.v yanındaki yönetim kadrosunda yer almadı. senin bahsettiğin anlaşmalar müslümanların güvenliği için alınmıştı çünkü henüz İslam devleti yok ve güvenlik sorunu vardı bu yüzden bu geçici tedbirler zaruri olduğu için alındı. Ama yönetim kadrolarına gayri müslimler alınmadı senin bu hakikatleri bile tespit edememen de neyin nesi oluyor tabi taassupçuluk oluyor!

Hemende kızmışsın bende nefsin kızıyor işine gelmiyor nefsinin bu açıklamalarım.
Halen asr-ı saadet öncesi güvenlik amaçlı ittifakları önümüze koymaya çalışıyorsun bence sen laftan kendi tabirinle anlamıyorsun. Kenetlenmişsin sabit fikrinle hareket ediyorsun bak kardeşim böyle yapman sana zarar verir maneviyatını düşün.
Halen anlamıyorsun Resulüllah s.a.v. hiç kendi etrafına gayri müslimleri koyarak bir yönetim kadrosu kurdumu?
Elbette kurmadı halen neden bahsediyorsun ALLAH aşkına...
Dini bilgin bunları dahi anlayamayacaksa neden ısrar edip nefsinle hareket ediyorsun?
Bu kadar açık birşeyi kavrayamıyorsan asıl ben sana ne yazayım?
Kafaya takmışsın Milli Görüşe düşmanlık diye bir takıntı... Ve Milli Görüş dışındaki siyasi hareketleri haktan gösterme yarışında ayrı bir tantana...
Daha yazarsam nefsin çoşmasın diye kesiyorum ama yazdıklarımı iyi düşün ve sakin olarak oku burada ALLAH için yazıyoruz nefsimiz için değil. Öyle olsaydı bana hakaret ve iftira attığın cümlelerine ben kızardım ama sen kızdın.
ves'selam

agbi
05-04-2011, 11:16
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?


Ercan TEKİN

Milli Görüş ün arkasına saklanarak SİYASET yapma.

Ercan Tekin
05-04-2011, 11:35
Ercan TEKİN

Milli Görüş ün arkasına saklanarak SİYASET yapma.

Elhamdulillah :)
En azından amerikancı görüşlerin arkasına saklanmıyorum üstelik ben siyaset değil cihad yapıyorum.

''Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz.'' Merhum Necmettin ERBAKAN

agbi
05-04-2011, 11:52
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?

Ercan TEKİN

BAK BU MESAJIMDA SİZE YÖNELTİĞİM SORULARI GÖRMEMEZLİKTEN GELMİŞSİNİZ VEYA GÖRMEDİNİZMİ ?

Lütfen cevaplarınızla bizleri aydınlatın.

Ercan TEKİN

Milli Görüş ün arkasına saklanarak SİYASET yapma.


Elhamdulillah :)
En azından amerikancı görüşlerin arkasına saklanmıyorum üstelik ben siyaset değil cihad yapıyorum.

''Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz.'' Merhum Necmettin ERBAKAN

Rocelfellerin Türkiye uzantısı ÇİLLER ile Ortak Hükümeti kim kurdu ?

Türkiyenin Klasik SOL cusu ve Şapkası bile SOL kokan ECEVİT le Hükümet kuran kim.

Siz şimdi bunlara vereceğiniz cevaplarla bizleri aydınlatın.

İLGİNÇ

Bir kapitalizmin ABD temsilcisi ile birde SOL temsilcisi ile Hükümet kurun.

Mekanı cennet olsun Muhsin BAŞKAN a sormuşlar neden Refahyol a EVET oyu kullandın diye Büyük Başkan ın cevabı DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Refah Yol a EVET demese idim meydan CHP ye kalacaktı MOĞULTAY gibilerine gün doğacaktı.

Ercan Tekin
05-04-2011, 11:58
Agbi sana vakit ayırabilmemiz için önce senin delillere itibar ettiğine şahit olmamız gerekiyor.
Nice açıklamalar yapmamıza rağmen ve deliller getirmemize rağmen AÇIKTAN inkar eden yapını kırman gerekiyor o zaman sana vakit ayırırız.
Üstelik bu konuda sorduğun soruların dikkate alınır hiçbir yanıda yok.
ves'selam

agbi
05-04-2011, 12:10
Agbi sana vakit ayırabilmemiz için önce senin delillere itibar ettiğine şahit olmamız gerekiyor.
Nice açıklamalar yapmamıza rağmen ve deliller getirmemize rağmen AÇIKTAN inkar eden yapını kırman gerekiyor o zaman sana vakit ayırırız.
Üstelik bu konuda sorduğun soruların dikkate alınır hiçbir yanıda yok.
ves'selam

Yeni cevap verememe durumunda kaldığınızda STAREJİNİZİ çok kişide gördüm.

Bana delil diyorsun.

İşte DELİL

SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?

HADİ CEVAPLA.

Rocelfellerin Türkiye uzantısı ÇİLLER ile Ortak Hükümeti kim kurdu ?

Türkiyenin Klasik SOL cusu ve Şapkası bile SOL kokan ECEVİT le Hükümet kuran kim.

Siz şimdi bunlara vereceğiniz cevaplarla bizleri aydınlatın.

İLGİNÇ

Bir kapitalizmin ABD temsilcisi ile birde SOL temsilcisi ile Hükümet kurun

Hadi cevapla AYDINLAT BİZLERİ

Ercan Tekin
05-04-2011, 12:18
AHAA İSPATA BAK :)
Bana bak agbi çocuksu münakaşalarına gelemem ben eğer soru soracaksan samimiyetle bir konu aç oradan devam edelim.
Aç bekliyorum hadi.
Namazı kılıp vaktimi düzenleyip açacağın konuda bu sorularına cevap vereceğim.
Konuları alakasız konularla boğmamalıyız sen forum usulüne uy gerisi gelir.
Bizim sana veya hiçkimseye veremeyecek cevabımız yok herkese cevabımız var elhamdulillah.
Çünkü Milli Görüşün bir tane kara icraatını gösteremezsin.
Şu sorun o kadar boş ki boş olduğunu tek tek anlatacağım ayrı konu aç geleceğim.

agbi
05-04-2011, 13:13
Haklısınız Ercan TEKİN

Sizin bana vereceğiniz cevap yok.

ÇOK HAKLISINIZ

Ben sizni ezberinizde olmayanları soruyorum arşivinizdeki alıntılar bunlara cevap veremiyorlar.

SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?

HADİ CEVAPLAAYDINLAT BİZLERİ

SORULARIM KONU İLE İLGİLİ kONUYU SOBETE ETMİYORUM.

BİRDE DEMİŞSİNİZ.......Çünkü Milli Görüşün bir tane kara icraatını gösteremezsin.

Ercan TEKİN benim MİLLİ GÖRÜŞ alehine bırakın konu ve mesajlarımı cümlemi BİR KELİMEMİ göster.

TEKRAR EDİYORUM ERCAN TEKİN çok sık yapıyorsun Ben MİLLİ GÖRÜŞ ün karşısında değilim içindeyim şükürler olsun AMA SİZ ve SİZİN GİBİLERİN içinde bulunduğu SİYASİ TARAFGİR TEMELLİ MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN KARŞISINDAYIM.

Ercan Tekin
05-04-2011, 13:22
Agbi problemin varsa konu dışında bir görüşün sualin varsa konu aç cevaplayayım diyorsun sende trübünlere oynayıp cevap veremediğimi söylüyorsun işte sen busun AGBİ o yüzden seni dikkate alamıyorum çünkü seviye desen yok, belgeye itibar dersen yok, münakaşa desen çok, bilgisizlik desen çok, seviyesizlik desen çok.

Sana diyorum ki ayrı konu aç konu çok dağılmasın başka bir konuda senin sorularına bakalım.

Neden uzatıyorsun?

Üstelik senin milli görüş aleyhinde birçok yazıların var kaç defa önüne getirecekler yahu?
En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.
Sen kendi dediklerini görmüyormusun ALLAH aşkına?


Sana söylüyorum agbi trübünlere oynamayı kes. Sorunu bir konu açarak tartışmaya aç.
Konuları sabote etme girişiminden vazgeç.
Konuyla alakasız bir mesele ortaya atıp konuyu dağıtma!

agbi
05-04-2011, 13:36
Agbi problemin varsa konu dışında bir görüşün sualin varsa konu aç cevaplayayım diyorsun sende trübünlere oynayıp cevap veremediğimi söylüyorsun işte sen busun AGBİ o yüzden seni dikkate alamıyorum çünkü seviye desen yok, belgeye itibar dersen yok, münakaşa desen çok, bilgisizlik desen çok, seviyesizlik desen çok.

Sana diyorum ki ayrı konu aç konu çok dağılmasın başka bir konuda senin sorularına bakalım.

Neden uzatıyorsun?

Üstelik senin milli görüş aleyhinde birçok yazıların var kaç defa önüne getirecekler yahu?
En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.
Sen kendi dediklerini görmüyormusun ALLAH aşkına?


Sana söylüyorum agbi trübünlere oynamayı kes. Sorunu bir konu açarak tartışmaya aç.
Konuları sabote etme girişiminden vazgeç.
Konuyla alakasız bir mesele ortaya atıp konuyu dağıtma!

Benim MİLLİ GÖRÜŞ ALEHİNE BIRAK YAZIMI b,r kelimemi hatta hecemi getir.

Yoksa seni İFTİRACI olarak ilan edcem Forum da.

agbi
05-04-2011, 13:37
ERCAN TEKİN



Benim MİLLİ GÖRÜŞ ALEHİNE BIRAK YAZIMI b,r kelimemi hatta hecemi getir.

Yoksa seni İFTİRACI olarak ilan edcem Forum da.

En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.


Demişsiniz

İSPATLA

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 13:50
"Ali Haydar Efendi, Mehmed Zahit Kotku, Mahmud Sami Ramazanoğlu, Mahmud efendi, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi, Sultan baba, Kayserili Hasan Efendi, Konyalı Ali Ulvi Kurucu bey, Bayburtlu Dede Paşa, Tahir Büyükkörükçü hoca ve birçok İslam alimide sana göre YENİ OSMANLI batıl alimler oluyor. Çünkü bu alimler Milli Görüşe ve liderine büyük sevgi, destek ve ilgi göstermeleri senin söylemlerine göre batıl olduklarını gösteriyor. "

Bu alimler islama hizmeti dokunmus insanlarin tümünü hayirla anarlar,senin yaptigin onlarin sözlerini siyasi cikarina,milli-görüsün hatasiz olduguna ve erbakanin emirül müminin olduguna dair istismar etmektir.

Hem ben bu hareketin kurucusu olan M.zahid kotku hazretlerinden onun vefati zamanina kadar birsey demiyorum.Elestirdigim yamukluklar 1980 sonrasina aittir.
Islamiyeti senden bendebn daha iyi bilen gercek suur ve gercek feraset sahibi alimlerimiz ve cemaat tarikat liderlerimiz bugün ertbakana emirül müminin demiyor,Milli-Görüs hareketini ve erbakani hatasiz kabul etmiyor,onu aciktan desteklemiyor.
Buna ragmen sen bunun aksini iddia ediyorsan asil sen bunu isbat etmelisin.
Dünya iliderlerinin erbakanin vefatindan sonra gönderdikleri taziye mesajlarini kirli amacina alet etmende baska bir ayibin...

Ercan Tekin
05-04-2011, 13:52
Benim MİLLİ GÖRÜŞ ALEHİNE BIRAK YAZIMI b,r kelimemi hatta hecemi getir.

Yoksa seni İFTİRACI olarak ilan edcem Forum da.
Vay be bayağı kzmışsın merak etme senin ne olduğunu herkes biliyor.
Tek tek bulup yapıştırırım sonra aleyhe demezsin sen bilmiyormuyuz seni biz?


ERCAN TEKİN




En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.


Demişsiniz

İSPATLA
Bu yüzden konu açtın be agbi :)
Yoksa sen başkasımısın?

Şimdi çıkıyorum akşama devam ederiz.
Sakin ol inşaALLAH.
Acele yok ağır ağır :)

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 14:18
"dava hata yapmaz ama içindeki insanlar hata yapabilir."
Dava hata yapmaz ama milli-görüs hareketi hata yapar,parti hata yapar,hoca hata yapar...dolayisiyla sen bunlarin hak yoldan ayrilmadiklarini körü körüne iddia edemezsin.
Islam davasi sizin tekelinizde olmadiginida anlarsan yavas yavas yola geldigine inanacagim.

Daha düne kadar firkai-naciye Milli-Görüsdür diyen sen degilmiydin?
Simdi Fıraki naciye ehli sünnettir demissin,hele sükür,fakat Ehli sünnetim deyip
Milli-Görüs ehli-sünnetin tek temsilcisi demeye kalkma simdi cünkü degildir.
Ehli-Sünnet particilik yapmayi yasaklamisdir,sirf kendini hak yolda görmeyi,hak adina hakka olmayan yanlislari savunmayi yasaklamisdir.

Efendimizin gayri Müslimlerile yaptigi isbirlikleri " henüz İslam devleti yoktu" yorumuyla izah ediyorsa ben sana daha öncede sordugum gibi tekrar soruyorum simdi varmi?
Medine dönemi müslümanlarin güclenme teskilatlanma kuvvetlenme dönemidir...simdi cokmu güclüyüz?

Yamuk görüslerinle yamuk particilik anlayisini hakli cikarmak icin istismar etme.
Efendimiz dönemine ait icraatleri degerlendirmede acele etme,bunu yapacaksanda erbakani,partiyi,milli-görüsü ve grubculugunu bir kenara atarak yap.
Has partide hata eder,akp de.ben kimsenin hatasini körü körüne kabullenmem.hataysa hata derim fakat bunu senin gibi at gözlüklü fanatik particiden ögrenecek degilim.
has parti,akp bbp hata ederde Milli-görüs hata etmezmi?

agbi
05-04-2011, 17:30
Vay be bayağı kzmışsın merak etme senin ne olduğunu herkes biliyor.
Tek tek bulup yapıştırırım sonra aleyhe demezsin sen bilmiyormuyuz seni biz?


Bu yüzden konu açtın be agbi :)
Yoksa sen başkasımısın?

Şimdi çıkıyorum akşama devam ederiz.
Sakin ol inşaALLAH.
Acele yok ağır ağır :)

Cevap veremeyince İFTİRA lara başvuruyorsunuz.

Siz nasıl bir TARİKAT eğitimi aldınız ?

Siz nasıl nbir Tarikat edebi ile yazıyorsunuz ?

Hadi çıkar beni rezil et.

İftira değil gerçek olduğunu ispat et.

EDEMEZSEN siz rezil olursunuz.

Ben Rabbime şükürler olsun.

RUHEN MİLLİ GÖRÜŞ çüyüm.

Sizim gibi siyasi tarafgirlik temelli MİLLİ GÖRÜŞÇÜ olmaktan ALLAH a sığınırım.

Ben sizin gibi mahmut efendi cemeatindeyim demiyorum Fakat burada bu Forum da Mahmut efendiye karşı yapılan negativ tüm sosyal olayları getirdim toplum bilsin diye ya siz ne yaptınız ilgi bile göstermediniz.

Ercan Tekin
05-04-2011, 20:18
Cevap veremeyince İFTİRA lara başvuruyorsunuz.

Siz nasıl bir TARİKAT eğitimi aldınız ?

Siz nasıl nbir Tarikat edebi ile yazıyorsunuz ?

Hadi çıkar beni rezil et.

İftira değil gerçek olduğunu ispat et.

EDEMEZSEN siz rezil olursunuz.

Ben Rabbime şükürler olsun.

RUHEN MİLLİ GÖRÜŞ çüyüm.

Sizim gibi siyasi tarafgirlik temelli MİLLİ GÖRÜŞÇÜ olmaktan ALLAH a sığınırım.

Ben sizin gibi mahmut efendi cemeatindeyim demiyorum Fakat burada bu Forum da Mahmut efendiye karşı yapılan negativ tüm sosyal olayları getirdim toplum bilsin diye ya siz ne yaptınız ilgi bile göstermediniz.

Agbi trübünlere oynamayı ne kadar çok seviyorsun benim yazdığım yazıları okuyormusun yoksa ben japonca yazdığım için okuyamıyormusun?
Hayır sen gerçekten okuyor ve anlıyorsun ama trübünlere oley çektirmen için nefsin sana baskı kuruyor o yüzden oley çekiyorsun ve ohh hoşuma gitti diyorsun işte sen bunun bir ruh halindesin gibi geliyor bana!
Benim ne senin ne başkasının sorduğu hiçbirsoruya veremeyeceğim cevap yok diyorum ama sana birşey dedim AYRI KONU AÇ ORADAN devam edelim diyorum yok anlamayıp sabit yürüyüşüne devam ediyorsun sen yürümeye devam et ha birde sağdan git cüzdan bulursun derler ya öylede diyim mi yoksa darılırmısın peki demeyim ama sende yazdıklarımıza show malzemesine dönüştürmekten vazgeç amacının show yapmak olduğu daha en baştan nefsine oley çektirmekle ortaya çıkıyor.
Samimi bir şekilde soru sorsaydın derdin ki:
Ercan haklısın başka konu açıyorum lütfen o sorumu o konuda cevaplarsan sevinirim bekliyor olacağım.

Ama neredeeeee senin yaşına göre olgun yazman lazımken bu taassubunun seni nerelere çektiğini görmen gerekiyor artık.
Hepimize örnek olman lazımken böyle çıkışlar sana gerçekten yakışıyor değil.
Seni yine de ALLAH için severim.

Sen yeterki Mahmud efendiyi yazılarına dolamaktan ve kullanmaktan vazgeç ben seninle hep muhattap olurum ama şu Mahmud efendimize yaptığın haksız kelamlarla bizi ciddi manada rahatsız ediyorsun. Sürekli Mahmud efendi ismini olur olmaz ifadelerinle kullanıyorsun. Bu sana olan yakınlığımızı bitirmekle kalmıyor seni ciddi manada dikkate almamızada sebep oluyor o yüzden seni birçok konuda dikkate almamaya karar vermiştik.
Eğer bu rahatsız olduğumuz tavırlarından vazgeçersen seninle her konuyu seviyeli olmak şartı ve delile itibar etmen şartı ile kabul ederim.
Anlaştıkmı yoksa yine şovuna devammı edeceksin?
Benim aldığım tarikat eğitiminde insanların kusurlarının araştırılması ayıptır. Ama sen ısrar edersen bulurum merak etme zor değil çünkü yazdığın herşey ortada.
Şovun bittiyse sorunla alakalı bir konu aç cevabımızı verelim.
Ha vereceğimiz cevabımız şimdiden seni korkutuyorsa şovuna devam edebilirsin sorun değil :) bizim için problem yok!

Ercan Tekin
05-04-2011, 20:36
"dava hata yapmaz ama içindeki insanlar hata yapabilir."
Dava hata yapmaz ama milli-görüs hareketi hata yapar,parti hata yapar,hoca hata yapar...dolayisiyla sen bunlarin hak yoldan ayrilmadiklarini körü körüne iddia edemezsin.
Islam davasi sizin tekelinizde olmadiginida anlarsan yavas yavas yola geldigine inanacagim.

Daha düne kadar firkai-naciye Milli-Görüsdür diyen sen degilmiydin?
Simdi Fıraki naciye ehli sünnettir demissin,hele sükür,fakat Ehli sünnetim deyip
Milli-Görüs ehli-sünnetin tek temsilcisi demeye kalkma simdi cünkü degildir.
Ehli-Sünnet particilik yapmayi yasaklamisdir,sirf kendini hak yolda görmeyi,hak adina hakka olmayan yanlislari savunmayi yasaklamisdir.

Efendimizin gayri Müslimlerile yaptigi isbirlikleri " henüz İslam devleti yoktu" yorumuyla izah ediyorsa ben sana daha öncede sordugum gibi tekrar soruyorum simdi varmi?
Medine dönemi müslümanlarin güclenme teskilatlanma kuvvetlenme dönemidir...simdi cokmu güclüyüz?

Yamuk görüslerinle yamuk particilik anlayisini hakli cikarmak icin istismar etme.
Efendimiz dönemine ait icraatleri degerlendirmede acele etme,bunu yapacaksanda erbakani,partiyi,milli-görüsü ve grubculugunu bir kenara atarak yap.
Has partide hata eder,akp de.ben kimsenin hatasini körü körüne kabullenmem.hataysa hata derim fakat bunu senin gibi at gözlüklü fanatik particiden ögrenecek degilim.
has parti,akp bbp hata ederde Milli-görüs hata etmezmi?
Önce davadan kastın nedir ona bakılır. Bu dava Resulüllah'ın s.a.v bugüne kadar devam eden davasıysa DAVA hatalı olabilirmi yeni osmanlı kardeşim? İşte biz Osmanlı yıkıldıktan sonraki süreçde uzun zaman boyunca başsız kaldık ama müslümanlar başsız kalamaz diyerek ecdadın davasının devamı olarak Milli Görüş kuruldu. Bu dava böyle bir davadır muhterem. O yüzden dava hata yapmaz ama içindeki insanlar yapabilir diyoruz bunda haksız olduğumuzu sanmıyorum.
Fırkayı naciye alimlerimizce ehli sünnet olarak bildirilmiştir. Tüm müslümanlar milli görüşçüdür diyoruz. Ama şuurluları bunun farkında diğerleri sırasını bekliyor diyoruz. Milli Görüş sadece bir kesimin değil tüm inananların görüşüdür. İnananların ehli sünnet yolunda olanlarıda fırkayı naciye yani kurtulan fırka olacaktır. Bu açıklamalarımda anlaşılmayan birşey varmı?
Sen şimdi kardeşim İslam devletindesin öyle olmasa namazına engel olunurdu ve dini ibadetlerine müsade edilmezdi. Tabi birçok gayri İslami uygulamalarda yok değil var fakat bu darul harbi gerektirecek şartları mezhep imamlarımıza göre oluşturmuyor. Henüz darul İslamdayız! Bunda İslam alimlerimiz hemfikirdir. Eğer sen İslam devletinde olmadığımızı düşünüyorsan cumaya gelme, faiz ye bunlar serbest ama biz ipsiz sapsız müslümanlardan değiliz ki başımızda alimlerimiz var ve yolumuzda rehberlerimiz olan mezhep imamlarımız var. Herşeyi değerlendirirken yerine göre ve konumuna göre değerlendirmen gerekir. Şuanda senin Türkiye'de malın ve canın gayri müslimlerce tecavüze uğramıyorsa senin gayri müslimlerle stratejik işbirlikler içinde olmaman gerektiğini zaten mevcut kaynaklarımız belirtiyorlar. Zaten sana eklediğim bilgilerde gayet açıklayıcı bilgiler anlayacağını biliyorum.

Yamuk yumuk görüşlerimi kur'an ve sünnete göre tek tek belirtmen gerekiyor hadi beni geç milli görüşün kur'an ve sünnete göre hatalarını tek tek bildirebilecekmisin diye halen bekliyorum.

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 21:30
yahu kardesim,cok sinir edici cok bilmis basa kakici bir tavrin varki,Allah islah etsin.
"ecdadın davasının devamı olarak Milli Görüş kuruldu. Bu dava böyle bir davadır muhterem. O yüzden dava hata yapmaz ama içindeki insanlar yapabilir diyoruz" demissin...:)
Anlamiyorsan anlamamazliktan geliyorsun.Kesin olan sudurki bu dava sizin gibilere teslim edilecek kadar ucuz degil.
Kesinlikle.
Bu yüzden bu davayi babasinin mali gibi kendi tekellerindeymis gibi istismar eden ehliyetsizlere karsi hayatim boyu mücadele edecegime söz verdim.

"Milli-Görüs kuruldu" ile "dava hata yapmaz" sözleri arasindaki farki göremiyorsan sen suursuzsun kardesim.
Dava islam davasidir.islam hatasiz eksiksiz kusursuz oldugu icin hata yapmaz.
Insan hata yapar.
Bu davanin ismi islam davasi.
Milli-Görüs hata yapabilen insanlar tarafindan kurulmus bir hareket.Bir hizmet araci baska degil.
Anliyormusun?
yani Milli-Görüs her müslümanin ortak davasi olan islam davasina hizmet etsin diye kuruldu ve bu davaya hizmet eden araclardan sadece biri,davanin kendisi degil,kendisi degil cünkü hata yapan insanlar tarafindan islama hizmet edilsin diye kuruldu ve milli-görüs araclari olan parti gazete teskilat tv bunlarin hepsi hata yapar ve hicbiri davanin kendisi degil.

Milli-Görüs gelmeden önce dava sahibsizdi siz geldiniz sahiblendiniz öylemi?
Yani isiz gelmeden önce islam davasina sahib cikan yoktu öylemi?
Peki cumhuriyet tarihi boyunca milli-görüs hareketiyle uzaktan yakindan ilgisi olmayan büyüklerimiz ne olacak?
Hepsini teket teker saydirtma bana, milli-görüs yokken onlar vardi,milli-görüs varkende onlar vardi,dolayisiyla hepsi islam davasina hizmet etmisidir,islam davasinin bir parcasidir,sonradan milli-görüs hareketi kurulmus olsada.
Sen bu davaya milli-görüs desende bu dava milli-görüs yokkende vardi,milli-görüs varkende milli-görüsün icinde olmayan müslümanlar sizin tekelinizde olmayan islam davasina hizmet etmisdir,ve hala ediyorlar.
Daha bugün misirlioglunu dinledim.Erbakanin yaptigi hayirli hizmet davaya siyasi boyutta hizmet etme kazandirmak olmusdur manasinda sözü var.
Buna bende katiliyorum ama ötesi yok bu isin.
Milli-Görüsün siyasi bir hareket oldugunu sende söylüyorsun...fakat ardindan osmanlinin devami oldugunuz gibi dengesiz görüsler ortaya atiyorsun.:)

osmanli birlik ve beraberligi ile,yasantisiyla,halkiyla,padisahiyla,ordusuyla,il miyle,takvasiyla,Allah dostlariyla islam davasina layik oldugu icin Allah ecdadimiza bu davanin bayraktarligini yapma serefi verdi.
Üstünlük takvadadir.

Siz kiiiim osmanli kim be?
Milli-Görüs nasil nasil olurda davanin kendisi olur?
Islam davasi sadece siyasettenmi ibaret?
OSMANLI ecdadimizin misyonunu siyaset sanan zavalli bir anlayisin var.

Ercan kardes,yazdikca batiyorsun.
yazdikca insani kendinden sogutuyorsun,
yazdikca savundugun hareketten nefret ettiriyorsun.

Dolayisiyla anlasilan sudurki,sen bu islere layik degilsin.
Milli-Görüsü savunmaya ehil degilsin,BIRAK BU ISLERI ALLAH RIZASI ICIN.

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 21:37
"Tüm müslümanlar milli görüşçüdür diyoruz. Ama şuurluları bunun farkında diğerleri sırasını bekliyor diyoruz. " demissin...

Hadi ordan.
Kelime oyunlarina devam ediyorsun.
şuurlu olmak senin tekelindemi lan.
Kac defa yazdim,neden görmemezlikten geliyorsun?
Suurlu olmanin cighaddan önceki cihadla ilgisi var.
Bunlarin en önemlisi sizin ihmal ettiginiz nefsin terbiyesiyle ilgili,takva ile ilgili,tasavvufi terbiye ile ilgili,ahlak ve maneviyat ile ilgi.
Islam dini slogan dini degildir.
"önce ahlak ve maneviyat" edebiyatiyla ahlakli olunmaz,maneviyat böyle kazanilmaz.Gireceksin bir tekkeye,nefis terbiyesinde ilerleyeceksin,kalbine nurlar geklecek,ilhamlar gelecek,hak ile batilin ayirdedilmesi nefis terbiyesindeki ilerlemeyle ilgili oldugunu tasavvuf kitablarinda yaziyor.Bunun siyasetle,partiyle purtuyla ilgisi yok.
Senin anlayisina göre "ben milli-görüscüyüm" diyen ve saadete oy veren dengesizde olsa suurlu,digerleri alimde olsa,evliyada olsa sirrf Milli-görüscüyüm demedigi icin suursuz.
HADI ORDAN!!!

Ercan Tekin
05-04-2011, 21:56
Yeni Osmanlı uslubun çok güzel ve yapıcı olmakla birlikte oldukça nazik bunun için teşekkür ederim sana.
Beni itici bulduğun içinde Allah razı olsun elhamdulillah sana iticiysem demek problem yok benim için. İtici diye ifade ettiğin hangi sözüm varsa hakkını helal et emi...

Seninle çok kısa süre içinde çok uzun yazılarla yazıştık. Haliye Milli Görüş konularını çok yazıştık daha da yazışmanın anlamı pek yok. Zaten sen hergün NOKTA koyuyorum diyorsun hatta bugün FORUMLARA VEDA ettiğini felanda belirtmiştin ama yine devam ediyorsun anlaşılıyor ki kendine hakim olamıyorsun.

Milli Görüşe bu kadar düşmanca bakman seni besleyen kaynakların ne kadarda yanlış olduğunu gösteriyor olsa gerek birde bu kaynakları bilsek ne iyi olurdu ona göre seni daha iyi tanıyabilirdik.
''Tüm müslümanlar milli görüşlüdür, bazıları bunun şuurunda ve bazılarıda sırasını bekliyor'' ifadesi bana ait değil kardeşim bunuda böyle bil bu söz Erbakan hocamıza aittir.
Sana daha önceki konulardada yaptığım açıklamalar gayet açıklayıcı ve anlaşılır düzeydedir tekrar o konuları gözden geçir inşaALLAH.

Eğer forumlarda yazmaya devam edeceksen TEK KONU üzerinden tek tek ilerleyen bir metodla hareket edersen sevinirim çünkü DALDAN DALA ATLADIĞIN KONULAR KARMAN ÇORMAN BİR ORTAM OLUŞTURUYOR. Tek tek seninle herkonuyu görüşebiliriz.

Senin anlamadığın NOKTA İSE MİLLİ GÖRÜŞ İSLAM DAVASININ TÜRKİYEDE CANLANDIRILAN VERSİYONUDUR. BU VERSİYON OSMANLI İLE GEÇİCİ OLARAK DONDURULMUŞTU VE İSLAM ALİMLERİ TOPLANIP BU VERSİYONU TEKRAR 1969 YILINDA HAREKETE GEÇİRME KARARI ALDILAR Halen neden anlamak istemiyorsun! Bu kadar zormu anlamak?


HALEN GÜNLERDİR MİLLİ GÖRÜŞÜN İSLAMA ZARAR VEREN SÖZDE İCRAATLARINI İSPAT EDEMEDİN ve suçlamaların ise hergün artıyor ama içi boş!

İspat edemediğin tüm suçlamaların İFTİRA HÜKMÜNDE KALIR.


Seviye konusunda bir müslümana yakışır uslup ile davranman a sevindim. Sen beni yine hayal kırıklığına uğrattın ölçüsüz yaklaşımlarından sonra senin maalesef bu konuda tutarsız olduğunu idrak etmiş durumdayım.

Osmanlıyı anlamak Milli ve Manevi değerleri öncülük edinmekle alakalıdır. Önce ahlak ve maneviyat hiçbir partide yok. Tek partide var oda milli görüşün temsilcisi saadet partisi...
Osmanlıyı anlamak zalime karşı koymak ve mazlumu savunmakla alakalıdır.
İsrailin katil cumhurbaşkanı şimon peres TBMM'de konuşma yaptığında tüm partiler ayakta alkışlamıştı çünkü hepsi işbirlikçi olduğu için alkışladılar. Osmanlıyı anlayıp yaşamaya çalışanlar alkış değil yuhlama yaptırır ve meclise o katili sokturmazdı!

Daha öğreneceğin çok şey var ama zamanla olacak bunlar.
Ben seni hakir görmekten ALLAH'a sığınırım.
Sen beni istediğin gibi gör benim için problem değil sadece önyargısız davran başka birşey istemem.
Ves'selam

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 21:59
Türkiyenin darul harb sayilmadigini fakat ismi islam devleti olsada gercek anlamda darul islamdan olmadigi görüsü agir basiyor.
rejimi bozuk olsada darul islamdan sayildigini düsünsekte bu durum gayri müslimlere düsmanlik yapmamizi gerektirmez.

"Allah size, sizinle din hususunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve kendilerine adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adalet gösterenleri sever." Mümtehine 8

fakat sen öyle seyler yaziyorsunki türkiye islam ülkesidir dolayisiyla gayri müslimlerle isbirligi yapmak,onlara iyilikte bulunmak caiz degilmis gibi bir hava estiriyorsun.
Güya ehli-sünnetin görüsüne göre konusuyorsun...fakat yorumlarinla kendini hakli cikarma cabasinda oldugun farkedilyior.
istersen suan neyi nasil yapacagimiza dair kendi kafana göre hüküm cikartma.

Türkiye darul islam olsada medine dönemi islam devletini insaa etme dönemiydi ve müslümanlarin zzayif,gücsuz oldugu dönemlerde nasil davranmalari gerektigine dair örnektir vesselam.

Ercan Tekin
05-04-2011, 22:07
Türkiyenin darul harb sayilmadigini fakat ismi islam devleti olsada gercek anlamda darul islamdan olmadigi görüsü agir basiyor.

Bunu kaynaklarıyla belirtirmisin?

rejimi bozuk olsada darul islamdan sayildigini düsünsekte bu durum gayri müslimlere düsmanlik yapmamizi gerektirmez.
Sana katılmıyorum çünkü İmam-ı Rabbani açık belirtmiştir..

"Allah size, sizinle din hususunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve kendilerine adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adalet gösterenleri sever." Mümtehine 8

fakat sen öyle seyler yaziyorsunki türkiye islam ülkesidir dolayisiyla gayri müslimlerle isbirligi yapmak,onlara iyilikte bulunmak caiz degilmis gibi bir hava estiriyorsun.

Aynen öyle aksi olsa İslam alimlerimiz darup harbi ilan ederlerdi ama etmediler demekki hüküm darul islamdır.Dilersen mezheplerimize göre bunun şartlarını yazarım.

Güya ehli-sünnetin görüsüne göre konusuyorsun...fakat yorumlarinla kendini hakli cikarma cabasinda oldugun farkedilyior.
istersen suan neyi nasil yapacagimiza dair kendi kafana göre hüküm cikartma.
Hüküm bellidir sen hükümleri doğru yerde kullanamıyorsun. Üstelik görüşlerini destekleyen hiçbir bilgide sunamıyorsun.Daha darul harp ile darul islam arasında kalmış gibisin! Önce buradan çıkmalısın ve gayri müslimlere nasıl yaklaşılınır öğrenmen lazım.Dilersen öğretirim sana.

Türkiye darul islam olsada medine dönemi islam devletini insaa etme dönemiydi ve müslümanlarin zzayif,gücsuz oldugu dönemlerde nasil davranmalari gerektigine dair örnektir vesselam.

Senin anlamamakta ısrar ettiğin nokta darul islam için geçerli olan mal ve can güvenliği hususu. Türkiyede mal ve can güvenlği teminat altındayken gayri müslimlerle ittifak yapmak caiz olurmu hiç?
Medinedeyken mal ve can güvenliği garanti altında değildi bunu garanti altına almak adına bazı stratejik anlaşmalar yapılmıştır.
Bunu anlaması zormu?

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 22:08
"İSLAM ALİMLERİ TOPLANIP BU VERSİYONU TEKRAR 1969 YILINDA HAREKETE GEÇİRME KARARI ALDILAR" demissin.
Bu görüs yamuktur.
Catlasanda patlasanda senin su avrupa vekili diye yutturmaya calisdigin hocan disinda bunu ne ben kabul ederim nede baska biri kabul etmezzz.
Bu hareketin kurucusu M.Zahid kotku hazrretleridir.Erbakan ve daha bircok kisi isyasi yolla islam davasina hizmet etmeleri istenmisdir,Erbakan daha sonra davayi sahsilestirmisidr...bunlari defalarca konusduk,tekrar etmenin bir anlami yok.Defalarca yazisdigimiz halde zirt pirt bu konuya deginerek beni cevab vermeye kiskirtma.
Tamam sen öyle düsün ben senin gibi düsünme mecburiyetinde degilim,ikidebir ayni konuklari tekrarlayip durma.
Allah icin cevab yazmada sana cevab verme azmim kirilsin.
Isim var.
Bu tartismalarin ne benim nede senin maneviyatina iyi gelir.benim suan ilme,zikre ve hizmete ihtiyacim var...
Birakta gideyim artik,

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 22:12
Ben demisimki:
"fakat sen öyle seyler yaziyorsunki türkiye islam ülkesidir dolayisiyla gayri müslimlerle isbirligi yapmak,onlara iyilikte bulunmak caiz degilmis gibi bir hava estiriyorsun."

Sen cevab olarak demissinki "Aynen öyle"
:)

Bu cevabina üzüldüm.

demekki seninle benim islam anlayisiymiz farkliymisda bu yüzden anlasamiyormusuz...

Allah sizlere iyilik yapmanizi ve adaletle davranmanizi yasaklamaz diyor ayet...fakat senin yorumlarina göre göre darul islamda gayri müslimlere kötülük yapmamiz lazim anlami cikiyor.

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 22:33
"Üstelik görüşlerini destekleyen hiçbir bilgide sunamıyorsun." demissin...

Buyur:







Ayrica ne kiyasimndan bahsediyorsun sen?

Medine vesikasindan bahsetmek neden kiyas olsun?

Efendimizin dönemindeki icrraatlerden bahsetmek neden yanlis olsun?


Hz. Peygamber (a.s.m) Mekke fethinden sonra, Huneyn ve Evba gazvelerinde müşriklerle beraber hareket etmiş, Havazin ve Sakif kabilelerine karşı birlikte savaşmıştır.

Müslümanların yararına olduğu takdirde, gayri müslim bir ülkeyle ortak düşmana karşı birlikte savaşmakta bir sakınca yoktur. Osmanlı devleti, Birinci Cihan Harbi'nde Almanya ile birlikte hareket etmiştir.

Efendimiz (SAV) Hayat-ı seniyyelerinde sürekli İslamı temsil etme ve gönüllere nakşetme gayreti içinde bulunmuş, bunun tesisi içinde zaman zaman gayri müslimler ile ittifak ve birliktelikler tesis etmiş, ihtiyaç dahilinde onların himayesine girmekten sakınmamıştır. Efendimiz (SAV) her müşriki, her Hristiyan’ı , her Yahudiyi aynı statütede değerlendirmemiş, zaman zaman İslam’ın geniş kitlelere ulaşması ve İslamın temsilinin gösterilmesi adına gayri müslimlerle ittifak tesis etmiştir.

A) Müşriklerle Kurulan İttifaklar:

1) Müşrik Huzaa Kabilesi ile Hudeybiyye Antlaşmasında kurulan İttifak:

Hicret’in 6.cı senesinde, Efendimiz (SAV) ‘in ve Sahabeyi Kiramın Mekke‘ye duydukları Hicranı giderme adına , Peygamberimizin (SAV) gördüğü sahih bir rüyaya istinaden umre yapmak üzere yola koyulurlar. Niyetleri savaş yapmak olmadığından, sadece kendilerini koruma amaçlı aldıkları sınırlı silahlanma ile Hudeybiye adlı bir kasabada konaklamışlardır! Hz. Peygamber (SAV) yolculuk öncesi Busr b. Süfyan’ı Kureyşlilerin durumunu öğrenmesi ve onlara Müslümanların savaşmak için değil, umre etmek amacıyla harekete geçtiklerini anlatması için Mekke’ye göndermiştir. Müslümanların harekete geçtiğini duyan Kureyşliler Müslümanların kesinlikle şehre sokulmaması hususunda karar almışlar ve Halid bin Velid öncülüğünde askerî birlikler oluşturmuşlardır. Hz. Peygamber (SAV) konaklama sırasında çevredeki Arap kabileleri ile görüşmeler yapmış, savaş gibi bir niyetinin olmadığını, amacının yalnızca umre ibadetini yerine getirmek olduğunu bu kabilelere de anlatmıştı. Bu kabilelerden birisi Huzaa kabilesi idi. Hz. Peygamber (asm) bu kabile vasıtasıyla Kureyşliler ile diyalog kurmak istiyordu. Hz. Peygamberin (asm) Kureyşliler ile anlaşma zemini ararken aracı olarak Huzaa kabilesini seçmesi Kureyşlilerin ısrarlı bir şekilde uzlaşmaya yanaşmamalarından kaynaklanıyordu. Huzâa kabilesi, Müşrik bir kabile olmasına rağmen Müslümanlarla bu noktada müttefik oldular. Uzun görüşmeler sonucu varılan Hudeybiye Antlaşmasında , müşrik olan Huzaa kabilesi Müslümanlarla aynı safta yer alırken, Kureyşliler müşrik olan Bekiroğulları kabilesi ile müttefik kurmuş ve Antlaşma bu şekliyle bizzat Efendimiz (SAV) tarafından imzalanmıştı. (1)

2) Ebu Talib ve Mut’im bin Adiyy‘in himayesine girmesi:

Bilindiği gibi Ebu Talib, çocukluğundan itibaren Efendimiz (SAV) 'min velinimeti olmuş, onun büyümesinde, hayata atılmasında ve bir meslek sahibi olmasında ona her bakımdan yardımcı olmakla kalmamış, aynı zamanda devamlı olarak onu toplum içinde de desteklemiştir. Hatta kendisi onun yeni inancını, Müslümanlığını kabul ettiğini açıklamamasına rağmen, bu yolda ona yöneltilen baskı ve tecavüzlere göğüs germiş ve o sayede Efendimiz (SAV), Mekke'de onun himayesi altında yaşayabilmiştir. İşte onun ölümü müşrikleri, artık Hz. Peygamberi (asv) himayeden mahrum kalan biri olarak görmelerine yol açacaktır.(2) Ebu Talib’in ve Hz. Hatice (RA) vefatını müteakiben, kısa bir süre de olsa Ebu Leheb gibi azılı bir islam düşmanının koruması altına girmiş, onun himayesini çekmesiyle birlikte kendisini koruyacak bir güç aramak üzere Mekke dışına çıkmak mecburiyetinde kalmış, bu nedenle Taif’e gitmiştir. Taif’te de istediği desteği alamayan Efendimiz (SAV) , Mekke’ye geri döndüğünde Mekke’ye alınması için bir Kefil istendiğinde, O (SAV) Mutim b. Adiyy’e haber göndererek onun himayesine girmek istediğini belirtti, o da Resulullah (asv)’ın teklifini kabul etti. Çocuklarını ve kabilesini toplayarak hepsinin silahlarını kuşanıp Kabe'nin rükünlerinde bulunmalarını istedi ve onlara Muhammed (asv)’i himaye altına aldığını söyledi. Buna göre kendilerinin can güvenliğini sağlayacak mensuplarını himaye edip hürriyetlerini temin edecek cahili kanun ve adetlerden yararlanmak, İslam davetçileri için meşru bir hak olmaktaydı.(3) Nihayet Ebu Bekir (RA) gibi büyük bir sahabinin de Habeşistan’a Hicret yerine Müşrik İbnü’d Duğunne’nin himayesi altına girmeyi kabul ettiğini görüyoruz (4)

3) Mekke Fethi'nde henüz Müşrik olan Ebu Süfyan’ın evi ile Kabe’yi eşit zikretmiş:

Efendimiz (SAV), Mekke fethedildiğinde kendisini kendi vatanından çıkaran, kendisine Hayat Hakkı tanımayan ve o dönem müşrik olan Ebu Süfyan ve Mekke’nin ileri gelenlerini, hiçbir şekilde cezalandırmamış, onlara bir itab mahiyetinde bu yaptıkları zulmü onlara hatırlatmamakla beraber, hatta “Kabe’ye sığınan emniyette olduğu gibi, Ebu Süfya’nın evine sığınan da emniyettedir.” buyurarak, müşrik Ebu Süfyan’ın evini emniyet ve sığınma bakımından Kabe ile beraber zikretmiştir.(5)

B) Ehl-i Kitab ile Kurulan İttifaklar

1) Medine Vesikası bünyesinde Yahudilerle kurulan ittifak :

Elli civarında maddeden oluşan, Müslümanlar ile Medineli arap ve Yahudi kabileleri arasında karşılıklı Hak ve vazifeleri tanzim eden, Medine vesikası adı verdiğimiz, dünyada bir devletin ortaya koyduğu ilk anayasayı da Allah Resulu (asv) yürürlüğe koymuştur. Bu metnin 2. ve 25. maddelerinde, Yahudi ve müttefiklerine tam bir din hürriyeti tanınmış olduğunu, Müslümanlar ile Yahudilerin birlikte bir ümmet olduklarını zikredilmiş olması, din hürriyeti açısından bir ilktir. Yahudilere yapılacak bir saldırı aynen Müslümanlara yapılmış gibi kabullenilecektir, denmiştir. (6)

2) Habeşistan Melîki Hristiyan Necaşi’nin himayesi :

Allah Resulu (SAV) peygamberliğinin beşinci senesinde, Mekke müşriklerinin amansız işkenceleri ve tazyikleri karşısında takriben yüz Müslümanın Hristiyan Melik Necaşi’nin memleketi olan Habeşistan’a hicretlerini arzu etmiş ve bu düşüncesini şu ifadelerle belirtmiştir:

“İsterseniz ve elinizden gelirse, Habeşistan’a iltica ediniz. Zira orada hüküm süren kralın topraklarında kimseye zulüm edilmez. Orası doğru ve emin bir yerdir, Allah asan edinceye kadar orada kalın.” demiş ve bir Hristiyan Melikin idaresindeki Habeşistan’a kendi ashabının hicret etmesini istemiştir.(7)

Dipnotlar:

(1) İbn Hişam, Sîre, 3/321-338; M. Asım Köksal, İslam Tarihi, C. 13-14, Şamil Yayınevi, İstanbul 1981, s. 129-137
(2) İbn-i Hişam, Sire, 2/ 57-59
(3) İbn-i Hişam, Sire, 2/ 60-75
(4) İbn Hişâm, es-Sire, 2/ 485 ; Buhâri, Menâkıb, 45
(5) Ebu Davut, Harac 25
(6) İbn-i Hişam, es-Sire, 1/501-504; Hamidullah,el-vesaik ,s.,63-73, Hamidullah, İslam peygamberi, I,206-210
(7) Hamidullah, el-Vesaiku’s – Siyasiye (trcm Vecdi Akyüz) , İstanbul 1997 s.115; Hamidullah, İslam peygamberi, I,297.

(Dr. Emin Şimşek)
http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12914/bir-mslman-lke-bir-gayri-mslim-lkeyle-savasta-ortak-dsmana-karsi-ittifak-olusturabilir-mi-peygamber-efendimiz-asv-in-gayri-mslimlerle-kurdugu-ittifaklar-var-midir.html

-----------------------------------------------

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) döneminde diyalog ve diğer Din mensuplarına gösterdiği hoşgörü örnekleri nelerdir?

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/9843/peygamber-efendimiz-s-a-s-doneminde-diyalog-ve-diger-din-mensuplarina-gosterdigi-hosgoru-ornekleri-nelerdir.html

-----------------------------------------------


Erbakan refahpartisi döneminde alevilerle isbirligi yaptigini hatirliyorum,siilerlede isbirligi yapti...peki bunlar HAKKIMI temsil ediyorlardada sizin partiniz disindaki müslümanlarin davranislarini BATIL olmakla damgaliyorsun?
yahudilerin icinde siyonizme karsi olanlarda var,her kafir kötü degil.Onlarin aralarinda müslümanlara düsman olmayanlarda var,bunlari müslümanlarin lehine kullanmak neden yanlis olsun?

İmam-ı Birgivi Tarikat Tekmile'sinde:

- Sana zarar verecek kişiyle karşılaşırsan zararından korunacak şekilde muhatap olman haram değil, belki müstehaptır, diyerek 'İnsanları idare ile emir olundum' hadisini hatırlatıyor.

Hafız-ı Şirazi'nin meşhur sözünü de burada nakleden Birgivi şöyle diyor:

- Akıllı insan dostlarına ikram edip, düşmanlarını da idare edendir!

Şu olayı da misal olarak zikretmektedir.

- Efendimiz'in (sas) kapısına gelen bir kişi içeriye girmek için izin istemişti de, gelenin kim olduğunu sorunca, falan aşiretin adamıdır, denmiş: - O şerli kimsedir buyursun gelsin! diyerek, güler yüzle karşılamıştı. Çıkıp gittikten sonra sormuşlardı:

- Hem aşiretin şerli adamıdır buyurdunuz, hem de güler yüzle muhatap oldunuz? Buyurmuştu ki:

- İnsanların şerlisi, şerrinden korunmak için idare edilmelidir!

Demek ki, size zarar vereceğini düşündüğünüz kimselerle iyi münasebet içinde muhatap olup düşmanlık meydana getirecek sözlerden kaçınmakta isabet vardır. Bu ikiyüzlülük de değildir. İlle de iyi münasebeti yok edecek sözler söyleyerek arayı açmak gerekmez.

İmam-ı Birgivi Hazretleri burada, "Acı da olsa hakkı söyle" hadisini izah ederken diyor ki:

- Şayet sana ve başkasına bir zarar gelmeyecekse hakkı söyle! Ama şiddetli bir zarar gelecekse susup idare etmek günah değil, belki bazı yerlerde müstehap bile olabilir.

Birgivi Hazretleri, gelecek zararı anlatırken de misal vermekte ve görevinden seni uzaklaştırmak yahut da bulunduğun beldeden istemediğin bir beldeye sürmek gibi zararlara sebep olacak doğrulardan kaçınmak da caizdir, demektedir.

Efendimiz (SAV) ‘min Mekke döneminde yapmayı çalıştığı , İslam’ın gönüllere girmesinim yanında , işte bu güç dengesinin kurulması ve Müslümanların kendi dinlerini yaşayıp , yaşatmasına imkan sağlanabilme cehdidir. Yoksa , acaba Ebu Cehil’lerin istediği , zulüm karşısında 70-80 Sahabenin habeşistana Hicret etmesi değil , kendilerine “Don Kişat” vari bir saldırı yapıp , Müslümanları öldürmek idi. Efendimiz (SAV) bu oyuna düşmedi , “güç dengesini” kuruncaya kadar , Temsil , Tebliğ ve aktif sabır ile –sebebler planında- Medine dönemini inşa etti.

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 22:54
Ben demisimki:
"Türkiye darul islam olsada medine dönemi islam devletini insaa etme dönemiydi ve müslümanlarin zayif,gücsuz oldugu dönemlerde nasil davranmalari gerektigine dair örnektir"

buna bile itiraz etmissin.

müslümanlarin zayif oldugu gücsüz oldugu bir dönemde yasiyoruz.
Devletimiz sadece ismen islam devleti.
Rejim bozuk,güc merkezlerinde ser gücler söz sahibi,üstelik dünya kücüldü,düsmanlarimiz bizden daha güclü...

dolayisiyla bugünkü halimizi efendimiz dönemiyle kiyaslarsak mekkenin feth edildigi , islam devletinin kuruldugu ve imparatorluk haline geldigi dönemle güclenme kuvvetlenme teskilatlanma acisindan kiyaslayamayiz.

Bugünkü halimiz zayiftir,gücsüzdür,cehalet hakim...böyle durumlarda efendimizin zayif oldugu gücsüz oldugu ve cehaletin agir bastigi dönemi örnek almamiz gerekir.
Bundan daha mantikli bir aciklama olurmu?
Bunu katilmadigina sasirdim dogrusu.

Senin mantigina göre türkiye darul islam sayildigi icin ilk mekke dönemiyle medine dönemi darul harb dönemi oldugu icin bizim icin gecersiz.O dönemle ilgili olup bitenler bizi suan ilgilendirmez dolayisiyla o döneme ait hal ve hareketler,söz ve icraatler hükümsüz.

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 23:36
Mehmet Sevket Eygi hocamiz diyorki:
"Mesele konu muhtelefün fihtir. Darü`l-harbtir diyenler vardır, aksini iddia edip her şeye rağmen darü`l-İslâmdır diyenler de vardır. Bu sahada konuşmak hakkına sahip bazı kimseler ise darü`l-fetrettir demişlerdir."
Bu konuda ben kesin konusamam.kesin olan sey Türkiye darul harb degildir.
Fakat olmasi gerektigi gibi darul islamda degildir.

--------------------------------------------------------

Sana konuyla baglantili oldugunu düsündügüm birkac yazi eklemek istiyorum:

Nesh hususu

SORU : Kur’anda “Nesh” varmıdır ?

Nesh ; aslında emir ve yasakları değiştirmek demek değil , bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektedir. Allah Teâla insanlığı Cahiliye anarşisinden İslâma çıkarırken köprü konumundaki Sahâbe neslini eğitmede neshi bir metod olarak kullanmıştır. Geçiş döneminin, muayyen bir vakit için yapılmış bazı istisna-i hükümler ihtiva etmesi kaçınılmazdır. Esasen nesh, bir yönü ile, vahyin bölüm bölüm (Tedricen) indirilmesinin bir tezahürüdür.(1)

Elmalı Hamdi Yazır’a göre nesh , Allah’ın İlminde biz kullarına göre önceki hükmünün yürürlükten kalktığının göstergesi iken, bizim ilmimizde ise zâhiren bâki görünen o hükmü değiştirmektir ve böylece nesih bir tebdil-i beyandır ! Yoksa , -haşa- Allah’ın hükmünden cayması veya bilmemesi anlamı çıkmaz. Ahkam-ı Fer’iye dediğimiz , İslam’da asıl önem arzetmeyen meselerde nesh olmakla beraber , İmanî ve İtikadi konularda ise nesih yoktur. Bu sebeple Kur’ân imanî meselelerde bundan önce inen Kitabları tamamlayıcı bir rol almaktadır. Nesh hadisesi , adeta bir milleti yok eden Allah’ın , başka bir Milleti tekrar hayat verdiği gibi algılanabilir ! Çünkü Kâinatta bir taraftan harflerle yazılırken, diğer taraftan silinen bir kitaptır. İslam, Allah'ın son dini ve Kur’ân da Allah'ın son Kitab'ıdır. Bu sebeple, nesih Kur’ân'ın ebediliğinin, her dönemde uygulanabilirliği açısından bir imkân olarak değerlendirilmelidir. Elmalı Hamdi Yazır, neshi gerçekten Kur’ân'ı yorumlama usûlü olarak görmektedir. Fakat bu usûl doğrudan Kur’ân'ın kendi yapısından kaynaklanan kapsayıcıbir sistematiktir. Bu nedenle o, nesih meselesini tartışırken onun çeşitlerini vb. meseleleri tartışmaktan ziyade, konuyu tamamen bir anlama meselesi olarak ele almaktadır.(2)

Benzer yaklaşımı Bediüzzaman Hazretlerinde görmekteyiz. Ona göre nesh , Furuata ait hükümlerde olmakla beraber İslam’ın iman gibi asıl Hükümlerinde olmadığını belirtmektedir. Konuya açıklık getirirken : “Çünkü, fer’i hükümlerden biri, bir zamanda maslahat iken, diğer bir zamana göre mazarrat olur. Veya bir ilaç, bir şahsa deva iken, şahs-ı ahere da’ olur. Bu sırdandır ki, Kur’an, fer’i hükümlerden bir kısmını neshetmiştir. Yani vakitleri bitti, nöbet başka hükümlere geldi, diye hükmetmiştir.” diyerek, nesh’in insanların ve yılların değişimine göre hükümlerinin değişmesinin Fıtratın bir gereği olduğunu vurgu yapmaktadır!(3)

Bediüzzaman, Şeriat'ı Kur’ân bünyesinin derisi veya cildine benzetir ve Kur’ân'ın sadece Asr-ı Saadet'teki muhataplarına değil, Kıyamet'e kadar insanlığın ortak meselelerine cevap verecek potansiyele sahip olduğuna işaret etmektedir. Bu açıdan meseleye yaklaşıldığında, Bediüzzaman'ın nesih konusunu çok geniş bir zaviyeden ele aldığını öncelikle söylemek gerekmektedir. Nesh’in itikadî yönünün olmayıp, ilmî ve amelî bir yönünün olmasınedeni ile çok detaya girmeyen Bediüzzaman, Peygamberlerin meslekleri birbirlerine uymadığı gibi, ibadetleri de birbirine muhâliftir. Bunun esbabı nedir?" şeklindeki soruya cevap olarak itikad ve amelde, usûl ve ahkâm-ı esasiyede peygamberlerin arasında bir ayrılığın olmadığını, bilakis hepsinin müttehid olduğunu belirterek asıl ihtilafın ya da farklılıkların (tefâvüt) furûatta olduğunu söylemektedir. (4)

Kur’an-ı Kerim’de nesh olan Ayetlerin sayısı hakkında İslam Alimleri arasında kesin bir bilgi olmamasına rağmen İmam-ı Suyuti ‘ye göre 22 Ayet (5) , Şah Veliyyullah ed-Dihlevî ‘ye göre sie 5 ‘Ayet vardır.(6)


Nesh’e delil olan Ayet-i Kerimeler ise şunlardır :

- Biz, daha hayırlısını veya benzerini getirmedikçe, herhangi bir âyetin hükmünü neshetmez veya ertelemeyiz. Allah’ın herşeye kadir olduğunu bilmez misin?(Bakara ,2/106 )

- Biz bir âyetin yerine onun hükmünü neshedecek başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah göndereceği âyetleri pek iyi bilmektedir- onlar: “Sen iftiracının tekisin!” dediler. Hayır, hiç de öyle değil! Onların çoğu işin gerçeğini bilmiyorlar. (Nahl , 16/101 )

- Seni okutacağız da hiç unutmayacaksın. Allah'ın dilediği müstesna. Çünkü O, açığı da, gizleneni de bilir. (Ala , 97/6-7)

Nesh edilen Ayetlere birkaç örnek :

1-) İçki ‘nin haram hükmünüe binaen , tedricilik esasına göre nesh olan ayet :

İçki’nin haram kılınması, aynı Kur’anın 23 senede nazil olmasındaki tedricilik (yavaş yavaş kabullendirme ) esasına göre vukuu bulduğunu görmekteyiz. İçki hakkında inen ilk Ayet-i Kerime : “Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem sarhoş eden içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan
kimseler için büyük bir ibret vardır.” (Nahl Sûresi, 16/67). Mekke döneminin son zamanlarına doğru inen bu âyet içkiyle ilgili ilk inen âyettir. Âyette çok veciz bir biçimde içki ile ilgili bilgilendirme yer almış, hurmadan elde edilen güzel gıdalarla sarhoşluk veren içki karşılaştırılması yapılmış ve sanki sarhoşluk veren şeyden sakınmaya yönlendirmede bulunulmuştur. Ydikkat edilirse , içkinin haramlılığından bahis yoktur ! Konu ile ilgili bir sonraki Ayette içkinin büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar olmasına rağmen, günahının faydasından daha büyük olduğundan bahsetmiştir.(Bakara Sûresi, 2/219). İçkinin haramlılığı konusunda ise Kur’an son hamleyi yapar ve içkinin şeytan işi bir pislik olduğunu, şeytanın bu vesile ile aralarına düşmanlık ve kin tohumları ektiğini, içkinin Allah’tan ve namazdan uzaklaştırdığını kesin bir dil ile zikrederek kesin haramlığını ilan etmiştir. (Mâide Sûresi, 5/90-92)

Görüleceği üzere , Kur’anı Kerim ilk Ayette içkiye haram dememiş ,sadece bir yönlendirme eğilimi göstererek tedricilik yapmış, insanların bazı hükümleri
kabul etmesini kolaylaştırma yolunu esas tutmuştur. İkinci Ayette faydasına rağmen , zararının daha çok olduğuna tatlı bir vurgu yapmıştır! Ancak üçüncü Ayet ile asıl demek istediğini açıklamıştır !

Burdaki nesh, tedricilik hikmetine şamildir !

2-) Sahabeyi Kiramın , Zühd ve Takva’sına vesile olan bir nesh :

Kur’an-ı Kerim , “Ey insanlar! Siz içinizdeki şeyleri açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onlardan dolayı hesaba çeker.” (Bakara , 2/284) Ayet-i kerimesi ile Sahabe adeta şok olmuş ve bu âyetin tesiri altında kalmıştı. -Zira beşeriyet icabı zaman zaman onların da kalblerinden bir duygu olarak mâlâyâniyâta ait şeyler geçebiliyordu- Daha sonra Efendimiz (S.A.V.)’in huzuruna geldiler ve “Ey Allah’ın Resûlü! Namaz, oruç, cihad, sadaka gibi gücümüzün yeteceği amellerle mükellef idik. Şimdi ise bu âyet indirildi. Hâlbuki bizim buna gücümüz yetmeyecek. Her birimiz, bazen gönlünden öyle şeyler geçiriyor ki,
dünyaları verseler bunların kalbinde bulunmasını arzu etmez.” dediler. Efendimiz (s.a.s.) ise onlara: “Siz de, sizden önceki Kitap ehli gibi, duyduk ve karşı koyduk mu demek istiyorsunuz?” buyurdu. Sahabe ise, “İşittik ve itaat ettik.” Diyerek, tazarru ve niyaz ile Allah’a dua dua yalvarmaya başladılar. İşte bundan sonra “Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez.” (Bakara , 2/286) Âyeti nazil oldu. (7)

Allah , ileride İslamı temsil edecek olan Sahabe topluluğuna , gizli düşüncelerinde bile müberra olmalarını, Manevi Hayatlarını Takva ve Zühde göre düzenlemelerini hedef göstermiş , Sahabe’yi Kiram da bu ufku yakalama meyli gösterdiğinde, diğer Ayet nazil olmuş ve Allah (C.C) herkesi gücü nisbetinde mesul tutacağını belirtmiştir! Bu nesh’tede Sahabe ‘yi Kiramın manevi olgunlaşması adına pek çok hikmet vardır !



3-) İslam’ın ilkleri ile sonra girenleri arasındaki farka istinaden yapılan bir nesh:

Kur’an-ı Kerim , “Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler” (Enfal , 8/65) ifadesinde Ayet-i Celile , Cihad’a çıkarken 1 mümine 10 kafir ölçüsünü vermiştir. Bu Ayet Bedir'de savaş başlamadan önce "Beydâ" denilen yerde nazil olmuştur. Demek oluyor ki iman, bir mümini kâfire karşı on kattan daha fazla büyülten ve güçlü kılanbir kuvvettir. Ve bu kuvvet tek kişi olduğu zaman değil, en az yirmi kişilik bir grup oluşturdukları zaman kendini gösterir ve ortaya çıkar. Daha sonra nazil olan : “Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle iki bin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 8/66) Ayeti ile daha önce 1 mümine 10 kafir prensibi, 1 mümine 2 Kafir şeklinde nesh edilerek: “Şimdi Allah sizden o yükü, o teklifi çok hafifletti, ve gerçekte sizde bir zayıflık olduğunu bildi. Müslümanlar çoğaldıkça içlerinde zayıf olanlar da bulunduğundan, daha önceki çile çekmiş sadakat sahibi müminlerde olduğu gibi, birin ona karşı koyması ve savaştan kaçmaması ve eğer bu durumda bile firar ederse "Allah'ın gazabına uğrayıp, cehenneme varacağı" (Enfâl, 8/16) hakkındaki ilâhî hüküm hafifletilmiştir. Şu halde müslümanlar, iki kattan daha fazla bir düşmana karşı savaşı kabul etmemekten dolayı günahkâr duruma düşmezler.” demekte idi.(8)

Evet , İlk Sahabe’lerin iman ve sabrı ile, İslamın daha geniş Kitlelere yayılması sonucu bir takım zayıf ve güçsüz insanların iman etmelerine vurgu yapan Ayet-i Kerime ilkini nesh ederek bir ruhsat vermiştir!

SONUÇ :

Görüleceği üzere nesh olunan Ayetler , ya bir Ruhsata ve Kolaylığa binaen , ya bir Tedricilik Hikmetine (Bir hükmü alıştırmaya) istinaden , ya da İlahi Hükmün Takva ile Fetva sınırını tesbit etme adına, Allah (C.C.) adeta , biz insanlara Hükümlerinin yürürlülük zamanlarının mevsimlerini belirtmektedir ! Allah’ın (C.C.) bu Engin Rahmet ve Şefkatinin tecellisidir ki, kendi Kelamını bile biz kullarına takdim ederken , yine bizim zaaf ve acziyetimize göre bunu sağlamaktadır !

Ona sonsuz Hamd ve Sena olsun !



Kaynaklar :

(1) Suat Yıldırım , Kur’an Meali , Bakara Suresi
106.cı Ayet’in açıklaması
(2) Elmalı Hamdi Yazır , Tefsir 1982, 4:3003-4; 1:460 ;
4:3002-3004 ;
(3) Bediüzzaman Said Nursi , İşaret-ül İcaz , 53
(4) Bediüzzaman Said Nursi , İşaret-ül İcaz , 24
(5) Suyûtî, el-İtkân, II, 22-23
(6) Dehlevi , el-Fevzu'l-Kebir , 39-46
(7) M.Fethullah Gülen , Prizma , Büyüteç
(8) Elmalı Hamdi Yazır , Enfal Suresi 66.ci Ayet tefsiri

Derleyen : Dr.Emin Şimşek



--------------------------------------------------

Kuranda Nesh Konusu
Ebubekir Sifil Hoca
(konu cok uzun oldugu icin linkini veriyorum)
http://www.reddulmuhtar.com/giris/ktibaslar-ve-reddiyeler/953-kuranda-nesh-konusu.html

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 23:37
Savaşla ilgili ayetlerin, sabretmekle ilgili ayetleri hükümsüz kıldığı doğrumudur?

Şadi Eren

Tevbe suresi, en son nazil olan surelerdendir. Bu surede savaşla ilgili pek çok ayetler vardır. Mesela:

"Müşrikler sizinle toptan savaştıkları gibi, siz de onlarla toptan savaşın."
(Tevbe suresi, 36)

"Haram aylar çıktığında, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları hapsedin. Onları her gözetleme yerinde bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı verirlerse, onları serbest bırakın. Çünkü Allah, Gafur'dur, Rahimdir."
(Tevbe suresi, 5)

Bu iki ayet, "kıtal ayeti" veya "seyf ayeti" diye meşhurdur. Bir kısım tefsirlerde ve Kur'an meallerinde, Mekke döneminde sabrı, affı tavsiye eden ayetlerin izahında, "kıtal ayetleriyle mensuhtur", yani, savaşı emreden üstteki ayetler indikten sonra, bu ayetin hükmü lağvedilmiş, yürürlükten kaldırılmıştır, derler. Halbuki, mensuh olduğunu söyledikleri ayetler bir merhaleyi, kıtal ayetleri ise, bir başka merhaleyi gösterir. Durum şundan ibarettir:

Cenab-ı Hak, müslümanlar zayıf ve az olduklarında sabrı, kuvvetli olduklarında ise, savaşı emretmiştir. Bu ayetlerde, bir nesih (eski hükmü ortadan kaldırma) söz konusu değildir. Nesih, artık uygulanması caiz olmayacak şekilde hükmün ortadan kaldırılmasıdır. Yoksa, belli bir sebepten dolayı emredilen bir meselede, başka bir sebeple yeni bir hükme geçilmesi, nesih değildir. (1)

Müslümanların za'fa düştükleri hallerde, ezaya sabrı, affı emreden ayetler yine yürürlüktedir. Bunu, şöyle bir örnekle daha iyi anlayabiliriz: Otobüste seyahat ederken, çocuğumuza "sakın şoförle konuşma!" desek, seyahat bitiminde de "artık onunla konuş" diye söylesek, ikinci sözümüz birincinin hükmünü nesh etmez. Çünkü, iki farklı durum söz konusudur. Seyahat esnasında şoförle konuşmak, kazaya sebebiyet verebileceğinden, onunla konuşmamak muvafıktır. Seyahat bittiğinde ise, böyle bir mahzur söz konusu olmadığından, rahatlıkla onunla konuşulabilir. Yeni bir seyahate çıkıldığında ise, birici sözümüz yine aynen geçerlidir.

Kaynaklar:
1- Bkz. Süyuti, II, 703-704; Suad Yıldırım, Kur-an İlimlerine Giriş, Ensar Yay. İst., 1983, s., 103-104; Rıza, X, 199; Mahmud Şeltüt, El-Kur-an'u ve'l-Kıtal, Daru'l Feth, Beyrut, 1983, s., 85-88; Zeydan, Şeriatu‘l-İslamiyye ve'l-Kanunu'd-Düveliyyi'l-Àmm, Müessesetü Risale, Beyrut, 1988, s., 60;

Yeni-OSMANLI
05-04-2011, 23:38
Bir yandan Türkiyenin kayitsiz sartisz tam bir islam devleti oldugunu savundugun icin darul islam hükümlerinin gecerli oldugunu söylüyorsun...
diger yandan erbakanin cihad emiri oldugunu ve milli-görüsün bir cihad hareketi oldugunu savunuyorun...
peki öyleyse,ozaman söylermisin:
darul islam olan bir ülkede cihad yapmak caizmi?

Ya darul islam yada darul harb,cihadsa darul harb olmali benim mantigima göre...

Cihadla ilgili konu acilmisken
Ebubekir Sifil hocanin cok begendigim bir makalesini paylasmak isterim:

Cihad, dinimizin büyük önem verdiği ibadet ve görevlerden biri. Yeryüzünde hakkın ve adaletin sağlanması, İslâmî bir hayatın inşası ve devamı, nesillerin kötülüklerden korunması, bu görevin layıkınca yapılmasına bağlı.

Cihad kelimesi ilk bakışta savaşmayı çağrıştırsa da anlamı bununla sınırlı değil. Günümüzde cihadın anlam genişliğini fark etmek, çağımızın gerekli kıldığı cihad tarzına özel önem vermek zorundayız.

Bugün kişinin ve toplumun hangi yollarla etkilendiğini ve dönüştüğünü düşününce, konuya nereden yaklaşmak gerektiği kolayca anlaşılır.

Allah Tealâ bu ümmeti bütün insanlık içinden özel olarak seçmiştir. Bunun tabii sonucu olarak da onu birtakım mükellefiyetlere muhatap kılmış ve birtakım özelliklerle donatmıştır. Bu sorumluluk ve özellikler Ümmet-i Muhammed’den başkasında mevcut değildir.

Bunların neler olduğunu görmek için, herhangi bir Kur’an fihristini incelemek yeterlidir. Müminlerden bahseden ayetlerin topluca sunulduğu konu başlıkları altında, Yüce Kitabımız’ın bizi hangi hususiyetlerimizle andığı ve bizlere hangi sorumlulukları yüklediği kolayca görülecektir.

Ümmet-i Muhammed, “insanlık için” ortaya çıkarılmış “en hayırlı” ümmettir. Kur’an-ı Kerim bu gerçeği güçlü biçimde vurgulamaktadır: “Siz, insanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Ma’rufu emreder, münkerden sakındırır ve Allah’a iman edersiniz.” (Âl-i İmran, 110)

Yukarıda tırnak içinde verdiğimiz iki husus, yani “insanlık için” ortaya çıkarılmış olmak ve “en hayırlı” ümmet olmak, hiç şüphesiz bu ümmetin insanlık alemine dönük fonksiyonunu dikkatimize sunmaktadır. Yani bu ümmet sadece bütün faziletleri kendisinde toplayan bir topluluk değildir. O, aynı zamanda diğer insanlar için en hayırlı olan yolu gösterme, temsil etme ve o yol üzerindeki engelleri temizleme görevini de üstlenmiş olmaktadır.

Bu noktayı çarpıcı biçimde ifade buyuran bir ayette şöyle buyurulur: “Allah yolunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti; üzerinize dinde hiçbir güçlük de kılmadı. Babanız İbrahim’in dinine uyun…” (Hacc, 78)

Cihad aslında insan nefsine en zor gelen emirlerden biri olduğu halde bu ayet-i kerimede “hakkıyla cihad” emrinden sonra “üzerinize dinde bir güçlük kılmadı” buyurulmuş olması son derece anlamlıdır. İslâm hakkında önyargılı davranan birtakım Batılıların, müslümanların bütün dünyayı müslümanlaştırana kadar savaşmakla emrolunduğu şeklindeki garazkâr propagandasının ne kadar temelsiz olduğu buradan rahatlıkla anlaşılabilir.

Cihad temel bir ibadettir

Yukarıda mealini zikrettiğimiz ayet-i kerimede yer alan cihad emri, müfessirlerin beyanına göre üç anlama gelmektedir:

1. Düşmanla cihad,
2. Şeytanla cihad,
3. Nefsle cihad.

Meşhur müfessirimiz Elmalılı merhum, tefsircilerin bu anlamlardan birisini tercih noktasında ihtilaf ettiğini belirterek şöyle der: “Evlâ olan, (ayetteki emrin) bu üç kısmın üçüne de şamil olmasıdır.” (Elmalılı, 5/532). Yani bu ayetteki “cihad edin” emri, hem düşmanla savaşmayı, hem de şeytan ve nefsle mücahedeyi kapsamına almaktadır.

Alimlerimiz, “cihad” kelimesinin bünyesindeki bu farklı boyutları anlatmak üzere, bu kelimeyi sadece düşmanla savaşmayı anlatacak şekilde kullanmış, şeytan ve nefsle mücadeleyi ise –yukarıda kullandığımız şekilde– “mücahede” kelimesiyle ifadeyi tercih etmiştir. Bu, üzerinde iyi düşünülmesi gereken bir inceliktir.

Ancak bu söylediğimiz, Kur’an’-da yer alan cihad emirlerinin tamamı için söz konusu değildir. Kâfirlerle ve münafıklarla cihadı emreden, yahut “mukatele edin” ifadeleriyle gelen ayetler, inkârcılarla fiilî bir şekilde savaşın da doğrudan doğruya emredildiğini gösteren örneklerdir.

Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnızca Allah Teâla’ya ait oluncaya kadar inkârcılarla savaşı emreden ayet-i kerimeyi (Bakara, 193) ve ilgili diğer ayet ve hadisleri dikkate alan ulema, cihadın Ümmet-i Muhammed üzerine farz-ı kifaye olduğunu söylemiştir. (İmam es-Serahsî, el-Mebsût, 6/123; İbn Abdilberr, et-Temhîd, 18/303.)

Yani Ümmet’in bir kısmı yerine getirdiğinde diğer fertler üzerinden mükellefiyetinin düştüğü, ancak herkesin ihmal etmesi halinde herkesin vebal altında kalacağı ibadetlerdendir cihad. Tıpkı emr-i ma’ruf gibi, tıpkı ilim öğrenip öğretmek gibi, tıpkı cenaze namazı gibi…

Elbette fiilî bir düşman işgali vuku bulduğunda ilan edilen seferberlik hali gibi durumlarda farz-ı kifaye, farz-ı ayn’a dönüşür ve eli silah tutan herkesin cihada katılması farz olur. Ancak bu gibi durumların devamlılık arz etmediğini, dolayısıyla cihadın farz-ı kifaye olduğu gerçeğini etkilemeyeceğini belirtelim.

Cihadın hedefi

Bu temel ibadet, birçok hayatî maslahatın elde edilmesi, inkârdan kaynaklanan şer, fitne ve bozgunculuğun da önünün alınması anlamına geldiği için hayatî önemdedir. Yeryüzünde hakkın ve adaletin sağlanması, mazlum ve kimsesizlerin korunması, haklının hakkının savunulması, her türlü sömürü ve istismarın kökünün kazınması… gibi temel insanî değerler ancak cihad sayesinde korunup geliştirilebilir. Bunlardan vaz geçilmesi ise yeryüzünü gücün ve zorbalığın eline teslim etmek demektir ki, Kur’an bu gibi durumlara fesat/bozgunculuk demektedir.

Bu temel fonksiyonun bir göstergesi olarak cihad ibadetinin faziletini ve müminler için arz ettiği önemi ifade eden ayet-i kerime ve hadis-i şerifler, mümin kişiliğinin tabii olarak cihad şuuru etrafında şekillenmesini gerekli kılmıştır.

Bu şuurun en temel yansıması şudur: Hayattan hayata fark olduğu gibi, ölümden ölüme de fark vardır. Mümin, hayatı Allah Tealâ’nın rızası ve muradı doğrultusunda yaşadığı gibi, son nefesini de aynı gaye istikametinde vermek ister. Mümin için hayatı nasıl yaşadığı kadar, son nefesini nasıl verdiği de önemlidir. Bu sebeple her mümin, “şehitlik mertebesi” dediğimiz yüce mertebeye erişerek ruhunu teslim etmek ister.

Bu şuur hali sayesinde yatakta gelen ölümde bile şehadet şerbeti içmek mümkündür mümin için. Müslim, Ebu Davud ve daha başka hadis imamlarının naklettiğine göre Efendimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Allah’tan samimi bir şekilde şehitlik isteyen kimse yatağında ölse bile Allah onu şehitlik mertebesine yükseltir.”

Peygamberlik gibi bir zirve noktasında bulunan Alemlerin Efendisi s.a.v. dahi, “Nefsim kudret elinde bulunan (Allah)’a yemin ederim ki, Allah yolunda öldürülüp diriltilmek, tekrar öldürülüp diriltilmek, tekrar öldürülüp diriltilmek isterim.” (Buharî) buyurarak şehitliğin ne kadar yüce bir mertebe olduğunu dile getirmiştir.

Cihad ve kıtal

Günümüzde genellikle yanlış ya da eksik anlaşılan bir husus var: Zannedilir ki cihad emri sadece düşmanla fiilî savaş yapmaktan ibarettir; hiçbir ön şartı ve ilkesi yoktur ve sadece öldürmek amacıyla yapılır.

Oysa cihad “öldürmek” için değil, tam tersine “yaşatmak” için girişilen bir eylemdir. Toplum hayatının sağlıklı işlemesi için huzuru ve asayişi bozan birkaç suçlunun cezalandırılması nasıl kaçınılmaz ise, yeryüzünde zulüm işleyip haksız yere kan döken, gücünün yettiğini ezip sömüren, hak-hukuk tanımayan ve insanlıkla bağdaşmaz işler yapan toplum ve sistemlerle mücadele de aynı şekilde kaçınılmazdır.

En genel anlamda cihad şu iki temel hedefi gerçekleştirmek için yapılır:

1. Allah Tealâ’nın insanlığa mesajının yüceltilmesi (i’lâ-yı kelimetullah), Allah’ın mülkü olan yeryüzünde yine O’nun muradının tecelli ettirilmesi,

2. Fitne ve fesadın önlenmesi, şerrin, zulmün ve her türlü çirkinliğin ortadan kaldırılması.

Burada önemli bir noktanın altını çizmemiz gerekiyor: Fiilî cihadda başarıya ulaşmanın yolu, buna layık ve ehil olmaktan geçmektedir. Bu da hem bilgi, hem de “hal” olarak belli bir seviyede olmayı gerekli kılar.

Dolayısıyla itikadında, amelinde ve ahlâkında arıza bulunan ve yeterli bilgi birikimine sahip bulunmayan fertlerden oluşan birliklerin savaşta başarıya ulaşması mümkün olsa bile, elde edilen neticenin Allah’ın rızasına erişmekle sonuçlanması mümkün değildir.

Yukarıda zikrettiğimiz iki temel amaca ulaşabilmek için son noktada fiilî savaş kaçınılmaz olabilir. Zira “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

Ancak cihadın sadece “savaş ve çatışmadan ibaret olmadığını, başka birçok aşama ve çeşidinin de bulunduğunu bilmek durumundayız.

Cihad emrinin hakkıyla yerine getirilebilmesi ve sonuç getirici olması, ancak sözünü ettiğimiz aşama ve çeşitlerin dikkate alınarak yapılmasına bağlıdır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Cihadın aşamaları

Efendimiz s.a.v.’in mübarek sîretini incelediğimizde, 23 yıllık peygamberlik hayatında fiilî savaş aşamasına gelene kadar şu süreçlerden geçildiğini tesbit ediyoruz:

1. Örneklik: Cihad eden kimse, insanlara hak ve hakikat diye anlattığı hususlara önce kendisi inanacak ve onları birer hayat düsturu olarak fiilen hayatına aktaracak. Özüyle sözü, sözüyle tavrı arasında farklılık/tutarsızlık olan kimsenin sözünün kâle alınmayacağı açıktır.

Burada sadece ferdin değil, toplumun örnekliği de son derece önemlidir. İnkârcı toplumlara anlatacağımız örnek toplumu, önce kendimiz oluşturmak durumundayız. Böylece anlattığımız hususların hayal değil, elle tutulur şeyler olduğu görülmeli.

Bu noktada gösterilebilecek en küçük bir ihmal, tebliğe de davaya da büyük zararlar verebilir. Günümüzde müslüman denince özellikle Batı toplumlarında akıllara nasıl bir insan tipinin geldiği malumdur. Evet, burada propaganda ve dezenformasyonun rolünü inkâr ediyor değiliz. Ancak, şu sorunun cevabı önemlidir: Acaba İslâm’ın evrensel ve ebedi güzelliklerini fiilen gösterebileceğimiz örnek bir toplum olabilseydik, kara propaganda bu kadar kolay yayılabilecek miydi?

2. Bilgi ve hikmet: “Tebliğ” de diyebileceğimiz bu aşamada davasını her muhatabın anlayacağı seviye ve kıvamda sunacak bilgi birikimi şarttır. Muhatabın kimliğini, içinde yaşadığı sosyal ve kültürel ortamı, inançlarını ve değer yargılarını bilmeden tebliğ yapmak mümkün değildir. Sadece bilmek yetmez, aynı zamanda bildiğini –Kur’an’ın tabiriyle– “hikmet ve güzel öğütle” anlatabilecek donanımda olmak da gerekir.

Vârisi bulunduğumuz medeniyetin özellikleri, insanlığa neler kazandırdığı ve ortadan kalkmasıyla insanlığın neler kaybettiği, bırakalım yabancıları, bizim insanımız tarafından dahi yeterince idrak edilebilmiş değildir. Dolayısıyla elimizdeki her türlü imkânı seferber ederek öncelikle kendi insanımıza ve toplumumuza, ardından da insanlığa İslâm’ın diriltici soluğunu ulaştırmak için eğitimli insan yetiştirmenin üzerimize farz olduğunu unutmamalı.

3. Organize ve sistemli çalışma: İnsanlığa hakkı ve hakikati ulaştırmak gibi temel bir amaç, örgütlü ve sistemli faaliyet olmadan gerçekleştirilemez. Ne ferdî çabalar, ne de sistemsizliğin ve karmaşanın hakim olduğu faaliyetler bu alanda sonuç getirebilir. Yetişmiş insanların örgütlü faaliyetler çerçevesinde gayret göstermesi bu noktada elzemdir.

Bütün bunların, maddi ve manevi planda fedakârlık ve feragat isteyen hususlar olduğu açıktır. Dolayısıyla bir ferdin veya topluluğun uhdesine terk edilemeyecek, ancak bütün Ümmet’in müşterek sorumluluğuyla yerine getirilebilecek büyük bir meseleden bahsettiğimizin farkında olmalıyız.

Burada bir noktanın daha altını çizelim: Bütün bu söylediklerimiz, yapay ve kurgusal faaliyetler olarak düşünülmemelidir. Asıl olan, bu faaliyetlerin hayatın tabii akışı içinde, tabii seyri içinde yapılmasıdır. İslâm ideoloji değildir; dolayısıyla İslâm adına ortaya konulacak herhangi bir faaliyetin de yapay olmaması esastır.

Cihadın türleri

Cihadla ilgili ayet ve hadisler bir bütün olarak ele alındığında, muhtevası, muhatabı ve yapılış tarzı bakımından birbirinden farklı cihad türlerinin bulunduğu görülecektir. Yazının başlarında zikrettiğimiz gibi nefs ve şeytanla yapılan cihad (mücahede) yanında, İslâm toplumu içinde emr-i ma’ruf, nehy-i münker çerçevesinde yapılan cihad da önemli bir yer tutmaktadır.

Söz gelimi Efendimiz s.a.v. ümmet içinde yapmayacakları şeyleri söyleyen ve emrolundukları şeyleri yapmayan nesillerin ortaya çıkacağını haber vererek şöyle buyurmuştur: “Kim onlarla eliyle cihad ederse, o mümindir. Kim onlarla kalbiyle cihad ederse, o mümindir.” (Müslim)

Bir keresinde, savaşa çıkmak üzere gelen bir sahabiye, anne-babasının hayatta olup olmadığını sormuş, hayatta olduğunu öğrenince de, “O halde onlara hizmet yolunda nefsinle cihad et.” (Buharî) buyurmuştur.

Keza, savaş konusunda erkeklerle kadınlar arasında fark bulup bulunmadığını merak eden ve: “Ey Allah’ın Rasulü! Görüyoruz ki cihad amellerin en faziletlisidir. Öyleyse biz de cihad etmeli değil miyiz?” diye soran Hz. Aişe r.anha validemize: “Sizin için cihadın en faziletlisi makbul hacdır.” (Buharî) diye karşılık vermiştir.

Bunlar yanında, “Mücahid, nefsiyle cihad edendir.” (Tirmizî) ve “Cihadın en faziletlisi, zalim sultanın yanında hakkı söylemektir.” (Ebu Davud) gibi hadisler de dikkate alındığında şunu söylememiz mümkündür:

Cihad, en genel anlamıyla hayatın gayesi olarak Allah’a gereği gibi kulluk etmek, Kur’an ve Sünnet ölçülerini hayata hakim kılmaya çalışmak, İslâm’ın evrensel mesajlarını diğer insan ve toplumlara tebliğ etmek, İslâm ülkesini ve müslümanları her türlü düşman tasallutuna ve tecavüzüne karşı müdafaa etmek ve fetih olarak ifade edilebilir. Bu anlamda cihadın kalple, elle, ilimle, malî ve bedenî güçle ve orduyla yapılan türleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

“Müşriklere karşı canlarınızla, mallarınızla ve dillerinizle cihad edin.” (Ebu Davud) hadisi, cihadın sadece fiilen savaşmak anlamında olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Malla cihad, ekonomik sektörlerde fitne ve fesada karşı yapılan mücadeleyi, dille cihad da sanat, bilgi ve medya gücünü de ihtiva eden geniş bir alanı kucaklamaktadır. Bugünün dünyasında etkili bir söylemin ve ikna edici bir dilin en az silah kadar etkili olduğu artık herkes tarafından kabul edilmektedir.

“O halde kâfirlere boyun eğme ve onlara karşı bununla (Kur’an’la) büyük bir mücadele ver.” (Furkan, 52) ayeti de bu gerçeği vurgulayan ilâhi beyanlardan biridir. Kur’an’la cihadın fiilî savaş olmadığı açıktır. Elmalılı merhumun da belirttiği gibi bu ayet Mekkî’dir (Mekke döneminde nazil olmuştur). Dolayısıyla Kur’an ile cihad emrinin ne büyük bir emir olduğuna delalet eder.

Fiilî savaşın meşru kılınmadığı bir dönemde Kur’an ile cihad, onun ihtiva ettiği ikna edici afakî ve enfüsî delillerle, belagat ve fesahatla cihad demektir. Bu da sanat, edebiyat, bilgi ve hikmet ile cihadın önemine dikkat çekmek için fazlasıyla yeterlidir.

Cihad-fetih ilişkisi

Sırası gelmişken fetih konusuna da burada bir nebze değinmekte fayda var. Günümüzde yükselen değer olarak “demokrasi”nin başka ülke ve toplumlara götürülmesi adına ve bu görüntü altında ne türlü katliamların yapıldığı herkesin malumu. Ne hikmetse demokrasi adına bu türlü manzaraların oluşmasından rahatsız olmayan bir kısım çevreler, tarih içinde gördüğümüz “fetih” uygulaması hakkında sıkılmadan “işgal” tabirini kullanmakta bir sakınca görmez!

Oysa fetihle işgal ve günümüzdeki uygulamalar arasında dağlar kadar fark vardır. Her şeyden önce şunu belirtelim ki fetih bir istila ve sömürü savaşı değildir ve temelde iki amaç için yapılır:

1. Kalbi ve aklı İslâm hakikatine açmak,

2. İnsan ile İslâm arasındaki engelleri kaldırmak.

Bu amaçla gerçekleştirilen savaşlar kesinlikle kıyım ve katliam görüntülerine sahne olmamıştır. Bu savaşların sonucunda tesis edilen adalet ve hakkaniyet anlayışı, İslâm coğrafyasında pek çok gayri müslim unsurun/toplumun günümüze kadar varlığını muhafaza edebilmiş olmasında kendisini göstermektedir.

Bugün adına “küresel sistem” denen ve Batılı devletlerin ekonomik, askerî, kültürel… üstünlüklerinin tescili anlamına gelen durum ile İslâm fütuhatı sonucunda oluşan manzarayı birbiriyle karşılaştırmak dahi mümkün değildir.

Sadece şu hususu hatırlamak yeterli olacaktır: Müslümanlar fethettikleri memleketlerde yaşayanlara kesinlikle “bize benzeyeceksiniz” gibi bir dayatmada bulunmamış, tam aksine her toplumun kendi dinî ve kültürel değerlerini, hatta kılık-kıyafetini muhafaza ederek yaşamasını esas kabul etmiştir.

Bugünün “küresel” sistemi ise insanları ve toplumları tek tip yapma esası üzerine kuruludur. Batılı ülkelerde azınlık statüsünde yaşayan dindaş ve soydaşlarımızın nasıl bir “asimilasyon” dayatması ile karşı karşıya olduğu herkesin malumudur. Günümüzde bu yöndeki baskıların giderek gözle görülür bir seviyeye çıktığı da kimsenin gizlisi değildir.

Öte yandan sadece giyim-kuşamda değil, tüketim alışkanlıklarında, değer yargılarında, inançlarında ve hatta davranış kalıplarında tektipleştirilmiş nesiller, dünyanın doğusundan batısına bütün toplumların ortak gerçeği haline gelmiş bulunmaktadır.

Sonuç

Cihad konusunda günümüzde iki eğilim dikkat çekmektedir:

Bunlardan birincisini, “müslümanların cihaddan başka kurtuluş çaresi yoktur” tesbitinden hareket ederek fiilî cihadı öne çıkaranlar oluşturmaktadır. Bunlar müslüman birey ve toplumun inşasını, maddi ve manevi eğitimini, dille, kalemle ve diğer yollarla cihad merhalelerini atlayarak fiilî savaş halinde ısrar etmektedirler.

İkinci kesim ise “cihadın devri kapanmıştır, devir bir arada yaşama devridir” tesbitini öne çıkararak, müslümanlarla gayrimüslimlerin kaynaşmasını istemektedirler.

Bu davranış şekillerinden biri ifrat ise öbürü tefrittir. Doğru olan, hikmete ve maslahata riayet ederek, hiçbir aşamasını önemsiz görmeyerek cihadı bütün çeşitleri ve safhalarıyla dikkate almaktır.

Hangi safha ve hangi metot sonuç getirici ise onu kullanarak evrensel sorumluluklarımızı yerine getirmek durumundayız. Ne kendi aramızda cihadın bir versiyonu olan emr-i ma’ruf, nehy-i münkeri, ne kalem ve kelam ile cihadı, ne de İslâm coğrafyasının herhangi bir bölgesi işgale uğradığında direnişi ve fiilî cihadı terk edebiliriz.
Akıl, tecrübe ve hikmet bunların her birinin ayrı bir yeri ve sırası bulunduğunu söyler ve bize düşen de buna titizlikle riayet etmektir.
Sözle ve Kalemle Mücadele

Sâdât-ı Kiram’ın büyüklerinden İmam Rabbâni k.s. İslâm’ın ve müslümanların zayıf düşmesinden dolayı duyduğu üzüntü ile yazdığı mektupta, müslümanların güçlenmesi arzusunu dile getirir. Önce İslâm’ı yaşayarak ve anlatarak yüceltmeyi teşvik eder ve şu tavsiyede bulunur:

“Bugün elinizden gelen şey, İslâm’ın güzelliklerini sözle ve kalemle anlatarak düşmanlara karşı mücahede etmektir. Bunu yapmak için de şimdiye dek yaptıklarınızdan fazlasını istemeniz ve yapmanız gerekir. Sözlü mücahedenin, düşmana karşı savaşla mücahededen daha üstün olduğuna inanmanız gerekir.

Bizim gibi aciz ve eli ayağı tutmayan kimseler şimdi bu nimetten mahrum.” (Mektubât)


Ekonomik ve Kültürel Cihad

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1988 yılından beri cilt cilt çıkarılmakta olan İslâm Ansiklopedisi’nde cihad maddesi genişçe açıklanmıştır. Ayrıca konuyla ilgili ‘Günümüzde Cihad’ diye ayrı bir başlık açılmıştır. Bu bölümün bir kısmını aşağıya alıyoruz:

“İ’lâ-yı kelimetullah için yapılan cihada katkıda bulunmanın diğer bir şartı da dinin ortaya koyduğu inanaç esaslarına iman etmek, İslâmiyet’in bütün dünyaya huzur ve mutluluk getirecek, bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaracak yegane ve en mükemmel din olduğuna samimiyetle inanmaktır.

Günümüzde şartları içinde takip edilmesi gereken cihad yöntemlerini ekonomi, kültür ve son olarak savaşla ilgili olmak üzere üç noktada toplamak mümkündür.

Ekonomi Savaşı: Kur’an-ı Kerim-’de dış görünüşü itibariyle inançlı ve samimi görünen fakat içinde müslümanlara karşı şiddetli husumet duyguları besleyen bir tipten söz edilirken, bu tip insanların yetki ve imkanlara sahip olduklarında yeryüzünde ekini ve nesli bozmak için çaba gösterecekleri ifade edilmektedir (Bakara, 204-205).

Bazı müfessirler bu ayetleri, nüzul sebeblerini oluşturan Asr-ı Saadet’te cereyan etmiş olaylarla sınırlamak istemişlerse de, müfessirlerin çoğunluğuna göre ayetlerin mana ve muhtevası mutlak olup, her dönem ve mekanın hak-bâtıl mücadelesini kapsamaktadır. (Râzi, V, 214-218)

Ekonomik savaş konusunda İslâmiyet bir taraftan faiz, ihtikâr, rüşvet ve hırsızlık gibi haksız yollarla kazanç elde etmeyi yasaklamak, israfa karşı tedbirler getirip kanaatkârlığı teşvik etmek suretiyle müslüman toplumu meşru bir ekonomik düzen içinde güçlendirmeyi amaçlamış, diğer taraftan askerî güç yanında ekonomik güce sahip olmanın da önemini çeşitli vesilelerle vurgulamıştır.

Yine Allah Rasulü s.a.v.’in “Veren el alan elden hayırlıdır.” (Buharî) mealindeki sözü de ekonomik gücün önemini vurgulayan hakîmâne bir ifadedir.

Kültür Savaşı: İslâm dinindeki bütün emir ve tavsiyeler, yeryüzünün halifesi kabul edilen insanın korunması, geliştirilmesi ve yüceltilmesini hedef almıştır. Bu sebeple İslâmiyet’in bâtıla karşı hakkı ayakta tutma ve güçlendirme savaşında insan neslinin korunması ve sağlıklı geliştirilmesine çok önem verdiği görülür.

Kur’an-ı Kerim’de bozguncu güçlerin nesli tahrip etmeye yönelik faaliyetlerine dikkat çekilmiş (Bakara, 205; Muhammed, 22) gençlerin bu tahriplerden korunmasına yönelik emir ve tavsiyeler, çocuğun ana rahminde teşekkülünden itibaren insanın ölümüne kadar uzanan bütün safhaları kapsamıştır. Kur’an’da fiilî savaş için kullanılan nefr (hücum etmek) kelimesi, din ilimlerinde uzmanlaşmak ve ülke insanının kültürel gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla sürdürülecek ilmî çalışmalar için de kullanılmış ve her eli kılıç tutanın cephe savaşına çıkmayıp bazılarının kendilerini kültür savaşına vakfetmelerinin gereği üzerinde önemle durulmuştur. (Tevbe, 122)

Çağımızın kitleler arası etkileşim ve mücadele metotları içinde kültürün ilk sırada yer aldığı muhakkaktır. Bundan dolayı günümüzde cihadın, geçmişte olduğundan daha fazla cephe savaşından ekonomi ve kültür mücadelesi alanlarına kaydırılması zarureti doğmuştur. (TDV İslam Ansiklopedisi, cilt 7)

GENCAKINCI
06-04-2011, 05:31
Bir yandan Türkiyenin kayitsiz sartisz tam bir islam devleti oldugunu savundugun icin darul islam hükümlerinin gecerli oldugunu söylüyorsun...
diger yandan erbakanin cihad emiri oldugunu ve milli-görüsün bir cihad hareketi oldugunu savunuyorun...
peki öyleyse,ozaman söylermisin:
darul islam olan bir ülkede cihad yapmak caizmi?

Ya darul islam yada darul harb,cihadsa darul harb olmali benim mantigima göre...

Cihadla ilgili konu acilmisken
Ebubekir Sifil hocanin cok begendigim bir makalesini paylasmak isterim:

Cihad, dinimizin büyük önem verdiği ibadet ve görevlerden biri. Yeryüzünde hakkın ve adaletin sağlanması, İslâmî bir hayatın inşası ve devamı, nesillerin kötülüklerden korunması, bu görevin layıkınca yapılmasına bağlı.

Cihad kelimesi ilk bakışta savaşmayı çağrıştırsa da anlamı bununla sınırlı değil. Günümüzde cihadın anlam genişliğini fark etmek, çağımızın gerekli kıldığı cihad tarzına özel önem vermek zorundayız.

Bugün kişinin ve toplumun hangi yollarla etkilendiğini ve dönüştüğünü düşününce, konuya nereden yaklaşmak gerektiği kolayca anlaşılır.

Allah Tealâ bu ümmeti bütün insanlık içinden özel olarak seçmiştir. Bunun tabii sonucu olarak da onu birtakım mükellefiyetlere muhatap kılmış ve birtakım özelliklerle donatmıştır. Bu sorumluluk ve özellikler Ümmet-i Muhammed’den başkasında mevcut değildir.

Bunların neler olduğunu görmek için, herhangi bir Kur’an fihristini incelemek yeterlidir. Müminlerden bahseden ayetlerin topluca sunulduğu konu başlıkları altında, Yüce Kitabımız’ın bizi hangi hususiyetlerimizle andığı ve bizlere hangi sorumlulukları yüklediği kolayca görülecektir.

Ümmet-i Muhammed, “insanlık için” ortaya çıkarılmış “en hayırlı” ümmettir. Kur’an-ı Kerim bu gerçeği güçlü biçimde vurgulamaktadır: “Siz, insanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Ma’rufu emreder, münkerden sakındırır ve Allah’a iman edersiniz.” (Âl-i İmran, 110)

Yukarıda tırnak içinde verdiğimiz iki husus, yani “insanlık için” ortaya çıkarılmış olmak ve “en hayırlı” ümmet olmak, hiç şüphesiz bu ümmetin insanlık alemine dönük fonksiyonunu dikkatimize sunmaktadır. Yani bu ümmet sadece bütün faziletleri kendisinde toplayan bir topluluk değildir. O, aynı zamanda diğer insanlar için en hayırlı olan yolu gösterme, temsil etme ve o yol üzerindeki engelleri temizleme görevini de üstlenmiş olmaktadır.

Bu noktayı çarpıcı biçimde ifade buyuran bir ayette şöyle buyurulur: “Allah yolunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti; üzerinize dinde hiçbir güçlük de kılmadı. Babanız İbrahim’in dinine uyun…” (Hacc, 78)

Cihad aslında insan nefsine en zor gelen emirlerden biri olduğu halde bu ayet-i kerimede “hakkıyla cihad” emrinden sonra “üzerinize dinde bir güçlük kılmadı” buyurulmuş olması son derece anlamlıdır. İslâm hakkında önyargılı davranan birtakım Batılıların, müslümanların bütün dünyayı müslümanlaştırana kadar savaşmakla emrolunduğu şeklindeki garazkâr propagandasının ne kadar temelsiz olduğu buradan rahatlıkla anlaşılabilir.

Cihad temel bir ibadettir

Yukarıda mealini zikrettiğimiz ayet-i kerimede yer alan cihad emri, müfessirlerin beyanına göre üç anlama gelmektedir:

1. Düşmanla cihad,
2. Şeytanla cihad,
3. Nefsle cihad.

Meşhur müfessirimiz Elmalılı merhum, tefsircilerin bu anlamlardan birisini tercih noktasında ihtilaf ettiğini belirterek şöyle der: “Evlâ olan, (ayetteki emrin) bu üç kısmın üçüne de şamil olmasıdır.” (Elmalılı, 5/532). Yani bu ayetteki “cihad edin” emri, hem düşmanla savaşmayı, hem de şeytan ve nefsle mücahedeyi kapsamına almaktadır.

Alimlerimiz, “cihad” kelimesinin bünyesindeki bu farklı boyutları anlatmak üzere, bu kelimeyi sadece düşmanla savaşmayı anlatacak şekilde kullanmış, şeytan ve nefsle mücadeleyi ise –yukarıda kullandığımız şekilde– “mücahede” kelimesiyle ifadeyi tercih etmiştir. Bu, üzerinde iyi düşünülmesi gereken bir inceliktir.

Ancak bu söylediğimiz, Kur’an’-da yer alan cihad emirlerinin tamamı için söz konusu değildir. Kâfirlerle ve münafıklarla cihadı emreden, yahut “mukatele edin” ifadeleriyle gelen ayetler, inkârcılarla fiilî bir şekilde savaşın da doğrudan doğruya emredildiğini gösteren örneklerdir.

Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnızca Allah Teâla’ya ait oluncaya kadar inkârcılarla savaşı emreden ayet-i kerimeyi (Bakara, 193) ve ilgili diğer ayet ve hadisleri dikkate alan ulema, cihadın Ümmet-i Muhammed üzerine farz-ı kifaye olduğunu söylemiştir. (İmam es-Serahsî, el-Mebsût, 6/123; İbn Abdilberr, et-Temhîd, 18/303.)

Yani Ümmet’in bir kısmı yerine getirdiğinde diğer fertler üzerinden mükellefiyetinin düştüğü, ancak herkesin ihmal etmesi halinde herkesin vebal altında kalacağı ibadetlerdendir cihad. Tıpkı emr-i ma’ruf gibi, tıpkı ilim öğrenip öğretmek gibi, tıpkı cenaze namazı gibi…

Elbette fiilî bir düşman işgali vuku bulduğunda ilan edilen seferberlik hali gibi durumlarda farz-ı kifaye, farz-ı ayn’a dönüşür ve eli silah tutan herkesin cihada katılması farz olur. Ancak bu gibi durumların devamlılık arz etmediğini, dolayısıyla cihadın farz-ı kifaye olduğu gerçeğini etkilemeyeceğini belirtelim.

Cihadın hedefi

Bu temel ibadet, birçok hayatî maslahatın elde edilmesi, inkârdan kaynaklanan şer, fitne ve bozgunculuğun da önünün alınması anlamına geldiği için hayatî önemdedir. Yeryüzünde hakkın ve adaletin sağlanması, mazlum ve kimsesizlerin korunması, haklının hakkının savunulması, her türlü sömürü ve istismarın kökünün kazınması… gibi temel insanî değerler ancak cihad sayesinde korunup geliştirilebilir. Bunlardan vaz geçilmesi ise yeryüzünü gücün ve zorbalığın eline teslim etmek demektir ki, Kur’an bu gibi durumlara fesat/bozgunculuk demektedir.

Bu temel fonksiyonun bir göstergesi olarak cihad ibadetinin faziletini ve müminler için arz ettiği önemi ifade eden ayet-i kerime ve hadis-i şerifler, mümin kişiliğinin tabii olarak cihad şuuru etrafında şekillenmesini gerekli kılmıştır.

Bu şuurun en temel yansıması şudur: Hayattan hayata fark olduğu gibi, ölümden ölüme de fark vardır. Mümin, hayatı Allah Tealâ’nın rızası ve muradı doğrultusunda yaşadığı gibi, son nefesini de aynı gaye istikametinde vermek ister. Mümin için hayatı nasıl yaşadığı kadar, son nefesini nasıl verdiği de önemlidir. Bu sebeple her mümin, “şehitlik mertebesi” dediğimiz yüce mertebeye erişerek ruhunu teslim etmek ister.

Bu şuur hali sayesinde yatakta gelen ölümde bile şehadet şerbeti içmek mümkündür mümin için. Müslim, Ebu Davud ve daha başka hadis imamlarının naklettiğine göre Efendimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Allah’tan samimi bir şekilde şehitlik isteyen kimse yatağında ölse bile Allah onu şehitlik mertebesine yükseltir.”

Peygamberlik gibi bir zirve noktasında bulunan Alemlerin Efendisi s.a.v. dahi, “Nefsim kudret elinde bulunan (Allah)’a yemin ederim ki, Allah yolunda öldürülüp diriltilmek, tekrar öldürülüp diriltilmek, tekrar öldürülüp diriltilmek isterim.” (Buharî) buyurarak şehitliğin ne kadar yüce bir mertebe olduğunu dile getirmiştir.

Cihad ve kıtal

Günümüzde genellikle yanlış ya da eksik anlaşılan bir husus var: Zannedilir ki cihad emri sadece düşmanla fiilî savaş yapmaktan ibarettir; hiçbir ön şartı ve ilkesi yoktur ve sadece öldürmek amacıyla yapılır.

Oysa cihad “öldürmek” için değil, tam tersine “yaşatmak” için girişilen bir eylemdir. Toplum hayatının sağlıklı işlemesi için huzuru ve asayişi bozan birkaç suçlunun cezalandırılması nasıl kaçınılmaz ise, yeryüzünde zulüm işleyip haksız yere kan döken, gücünün yettiğini ezip sömüren, hak-hukuk tanımayan ve insanlıkla bağdaşmaz işler yapan toplum ve sistemlerle mücadele de aynı şekilde kaçınılmazdır.

En genel anlamda cihad şu iki temel hedefi gerçekleştirmek için yapılır:

1. Allah Tealâ’nın insanlığa mesajının yüceltilmesi (i’lâ-yı kelimetullah), Allah’ın mülkü olan yeryüzünde yine O’nun muradının tecelli ettirilmesi,

2. Fitne ve fesadın önlenmesi, şerrin, zulmün ve her türlü çirkinliğin ortadan kaldırılması.

Burada önemli bir noktanın altını çizmemiz gerekiyor: Fiilî cihadda başarıya ulaşmanın yolu, buna layık ve ehil olmaktan geçmektedir. Bu da hem bilgi, hem de “hal” olarak belli bir seviyede olmayı gerekli kılar.

Dolayısıyla itikadında, amelinde ve ahlâkında arıza bulunan ve yeterli bilgi birikimine sahip bulunmayan fertlerden oluşan birliklerin savaşta başarıya ulaşması mümkün olsa bile, elde edilen neticenin Allah’ın rızasına erişmekle sonuçlanması mümkün değildir.

Yukarıda zikrettiğimiz iki temel amaca ulaşabilmek için son noktada fiilî savaş kaçınılmaz olabilir. Zira “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

Ancak cihadın sadece “savaş ve çatışmadan ibaret olmadığını, başka birçok aşama ve çeşidinin de bulunduğunu bilmek durumundayız.

Cihad emrinin hakkıyla yerine getirilebilmesi ve sonuç getirici olması, ancak sözünü ettiğimiz aşama ve çeşitlerin dikkate alınarak yapılmasına bağlıdır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Cihadın aşamaları

Efendimiz s.a.v.’in mübarek sîretini incelediğimizde, 23 yıllık peygamberlik hayatında fiilî savaş aşamasına gelene kadar şu süreçlerden geçildiğini tesbit ediyoruz:

1. Örneklik: Cihad eden kimse, insanlara hak ve hakikat diye anlattığı hususlara önce kendisi inanacak ve onları birer hayat düsturu olarak fiilen hayatına aktaracak. Özüyle sözü, sözüyle tavrı arasında farklılık/tutarsızlık olan kimsenin sözünün kâle alınmayacağı açıktır.

Burada sadece ferdin değil, toplumun örnekliği de son derece önemlidir. İnkârcı toplumlara anlatacağımız örnek toplumu, önce kendimiz oluşturmak durumundayız. Böylece anlattığımız hususların hayal değil, elle tutulur şeyler olduğu görülmeli.

Bu noktada gösterilebilecek en küçük bir ihmal, tebliğe de davaya da büyük zararlar verebilir. Günümüzde müslüman denince özellikle Batı toplumlarında akıllara nasıl bir insan tipinin geldiği malumdur. Evet, burada propaganda ve dezenformasyonun rolünü inkâr ediyor değiliz. Ancak, şu sorunun cevabı önemlidir: Acaba İslâm’ın evrensel ve ebedi güzelliklerini fiilen gösterebileceğimiz örnek bir toplum olabilseydik, kara propaganda bu kadar kolay yayılabilecek miydi?

2. Bilgi ve hikmet: “Tebliğ” de diyebileceğimiz bu aşamada davasını her muhatabın anlayacağı seviye ve kıvamda sunacak bilgi birikimi şarttır. Muhatabın kimliğini, içinde yaşadığı sosyal ve kültürel ortamı, inançlarını ve değer yargılarını bilmeden tebliğ yapmak mümkün değildir. Sadece bilmek yetmez, aynı zamanda bildiğini –Kur’an’ın tabiriyle– “hikmet ve güzel öğütle” anlatabilecek donanımda olmak da gerekir.

Vârisi bulunduğumuz medeniyetin özellikleri, insanlığa neler kazandırdığı ve ortadan kalkmasıyla insanlığın neler kaybettiği, bırakalım yabancıları, bizim insanımız tarafından dahi yeterince idrak edilebilmiş değildir. Dolayısıyla elimizdeki her türlü imkânı seferber ederek öncelikle kendi insanımıza ve toplumumuza, ardından da insanlığa İslâm’ın diriltici soluğunu ulaştırmak için eğitimli insan yetiştirmenin üzerimize farz olduğunu unutmamalı.

3. Organize ve sistemli çalışma: İnsanlığa hakkı ve hakikati ulaştırmak gibi temel bir amaç, örgütlü ve sistemli faaliyet olmadan gerçekleştirilemez. Ne ferdî çabalar, ne de sistemsizliğin ve karmaşanın hakim olduğu faaliyetler bu alanda sonuç getirebilir. Yetişmiş insanların örgütlü faaliyetler çerçevesinde gayret göstermesi bu noktada elzemdir.

Bütün bunların, maddi ve manevi planda fedakârlık ve feragat isteyen hususlar olduğu açıktır. Dolayısıyla bir ferdin veya topluluğun uhdesine terk edilemeyecek, ancak bütün Ümmet’in müşterek sorumluluğuyla yerine getirilebilecek büyük bir meseleden bahsettiğimizin farkında olmalıyız.

Burada bir noktanın daha altını çizelim: Bütün bu söylediklerimiz, yapay ve kurgusal faaliyetler olarak düşünülmemelidir. Asıl olan, bu faaliyetlerin hayatın tabii akışı içinde, tabii seyri içinde yapılmasıdır. İslâm ideoloji değildir; dolayısıyla İslâm adına ortaya konulacak herhangi bir faaliyetin de yapay olmaması esastır.

Cihadın türleri

Cihadla ilgili ayet ve hadisler bir bütün olarak ele alındığında, muhtevası, muhatabı ve yapılış tarzı bakımından birbirinden farklı cihad türlerinin bulunduğu görülecektir. Yazının başlarında zikrettiğimiz gibi nefs ve şeytanla yapılan cihad (mücahede) yanında, İslâm toplumu içinde emr-i ma’ruf, nehy-i münker çerçevesinde yapılan cihad da önemli bir yer tutmaktadır.

Söz gelimi Efendimiz s.a.v. ümmet içinde yapmayacakları şeyleri söyleyen ve emrolundukları şeyleri yapmayan nesillerin ortaya çıkacağını haber vererek şöyle buyurmuştur: “Kim onlarla eliyle cihad ederse, o mümindir. Kim onlarla kalbiyle cihad ederse, o mümindir.” (Müslim)

Bir keresinde, savaşa çıkmak üzere gelen bir sahabiye, anne-babasının hayatta olup olmadığını sormuş, hayatta olduğunu öğrenince de, “O halde onlara hizmet yolunda nefsinle cihad et.” (Buharî) buyurmuştur.

Keza, savaş konusunda erkeklerle kadınlar arasında fark bulup bulunmadığını merak eden ve: “Ey Allah’ın Rasulü! Görüyoruz ki cihad amellerin en faziletlisidir. Öyleyse biz de cihad etmeli değil miyiz?” diye soran Hz. Aişe r.anha validemize: “Sizin için cihadın en faziletlisi makbul hacdır.” (Buharî) diye karşılık vermiştir.

Bunlar yanında, “Mücahid, nefsiyle cihad edendir.” (Tirmizî) ve “Cihadın en faziletlisi, zalim sultanın yanında hakkı söylemektir.” (Ebu Davud) gibi hadisler de dikkate alındığında şunu söylememiz mümkündür:

Cihad, en genel anlamıyla hayatın gayesi olarak Allah’a gereği gibi kulluk etmek, Kur’an ve Sünnet ölçülerini hayata hakim kılmaya çalışmak, İslâm’ın evrensel mesajlarını diğer insan ve toplumlara tebliğ etmek, İslâm ülkesini ve müslümanları her türlü düşman tasallutuna ve tecavüzüne karşı müdafaa etmek ve fetih olarak ifade edilebilir. Bu anlamda cihadın kalple, elle, ilimle, malî ve bedenî güçle ve orduyla yapılan türleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

“Müşriklere karşı canlarınızla, mallarınızla ve dillerinizle cihad edin.” (Ebu Davud) hadisi, cihadın sadece fiilen savaşmak anlamında olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Malla cihad, ekonomik sektörlerde fitne ve fesada karşı yapılan mücadeleyi, dille cihad da sanat, bilgi ve medya gücünü de ihtiva eden geniş bir alanı kucaklamaktadır. Bugünün dünyasında etkili bir söylemin ve ikna edici bir dilin en az silah kadar etkili olduğu artık herkes tarafından kabul edilmektedir.

“O halde kâfirlere boyun eğme ve onlara karşı bununla (Kur’an’la) büyük bir mücadele ver.” (Furkan, 52) ayeti de bu gerçeği vurgulayan ilâhi beyanlardan biridir. Kur’an’la cihadın fiilî savaş olmadığı açıktır. Elmalılı merhumun da belirttiği gibi bu ayet Mekkî’dir (Mekke döneminde nazil olmuştur). Dolayısıyla Kur’an ile cihad emrinin ne büyük bir emir olduğuna delalet eder.

Fiilî savaşın meşru kılınmadığı bir dönemde Kur’an ile cihad, onun ihtiva ettiği ikna edici afakî ve enfüsî delillerle, belagat ve fesahatla cihad demektir. Bu da sanat, edebiyat, bilgi ve hikmet ile cihadın önemine dikkat çekmek için fazlasıyla yeterlidir.

Cihad-fetih ilişkisi

Sırası gelmişken fetih konusuna da burada bir nebze değinmekte fayda var. Günümüzde yükselen değer olarak “demokrasi”nin başka ülke ve toplumlara götürülmesi adına ve bu görüntü altında ne türlü katliamların yapıldığı herkesin malumu. Ne hikmetse demokrasi adına bu türlü manzaraların oluşmasından rahatsız olmayan bir kısım çevreler, tarih içinde gördüğümüz “fetih” uygulaması hakkında sıkılmadan “işgal” tabirini kullanmakta bir sakınca görmez!

Oysa fetihle işgal ve günümüzdeki uygulamalar arasında dağlar kadar fark vardır. Her şeyden önce şunu belirtelim ki fetih bir istila ve sömürü savaşı değildir ve temelde iki amaç için yapılır:

1. Kalbi ve aklı İslâm hakikatine açmak,

2. İnsan ile İslâm arasındaki engelleri kaldırmak.

Bu amaçla gerçekleştirilen savaşlar kesinlikle kıyım ve katliam görüntülerine sahne olmamıştır. Bu savaşların sonucunda tesis edilen adalet ve hakkaniyet anlayışı, İslâm coğrafyasında pek çok gayri müslim unsurun/toplumun günümüze kadar varlığını muhafaza edebilmiş olmasında kendisini göstermektedir.

Bugün adına “küresel sistem” denen ve Batılı devletlerin ekonomik, askerî, kültürel… üstünlüklerinin tescili anlamına gelen durum ile İslâm fütuhatı sonucunda oluşan manzarayı birbiriyle karşılaştırmak dahi mümkün değildir.

Sadece şu hususu hatırlamak yeterli olacaktır: Müslümanlar fethettikleri memleketlerde yaşayanlara kesinlikle “bize benzeyeceksiniz” gibi bir dayatmada bulunmamış, tam aksine her toplumun kendi dinî ve kültürel değerlerini, hatta kılık-kıyafetini muhafaza ederek yaşamasını esas kabul etmiştir.

Bugünün “küresel” sistemi ise insanları ve toplumları tek tip yapma esası üzerine kuruludur. Batılı ülkelerde azınlık statüsünde yaşayan dindaş ve soydaşlarımızın nasıl bir “asimilasyon” dayatması ile karşı karşıya olduğu herkesin malumudur. Günümüzde bu yöndeki baskıların giderek gözle görülür bir seviyeye çıktığı da kimsenin gizlisi değildir.

Öte yandan sadece giyim-kuşamda değil, tüketim alışkanlıklarında, değer yargılarında, inançlarında ve hatta davranış kalıplarında tektipleştirilmiş nesiller, dünyanın doğusundan batısına bütün toplumların ortak gerçeği haline gelmiş bulunmaktadır.

Sonuç

Cihad konusunda günümüzde iki eğilim dikkat çekmektedir:

Bunlardan birincisini, “müslümanların cihaddan başka kurtuluş çaresi yoktur” tesbitinden hareket ederek fiilî cihadı öne çıkaranlar oluşturmaktadır. Bunlar müslüman birey ve toplumun inşasını, maddi ve manevi eğitimini, dille, kalemle ve diğer yollarla cihad merhalelerini atlayarak fiilî savaş halinde ısrar etmektedirler.

İkinci kesim ise “cihadın devri kapanmıştır, devir bir arada yaşama devridir” tesbitini öne çıkararak, müslümanlarla gayrimüslimlerin kaynaşmasını istemektedirler.

Bu davranış şekillerinden biri ifrat ise öbürü tefrittir. Doğru olan, hikmete ve maslahata riayet ederek, hiçbir aşamasını önemsiz görmeyerek cihadı bütün çeşitleri ve safhalarıyla dikkate almaktır.

Hangi safha ve hangi metot sonuç getirici ise onu kullanarak evrensel sorumluluklarımızı yerine getirmek durumundayız. Ne kendi aramızda cihadın bir versiyonu olan emr-i ma’ruf, nehy-i münkeri, ne kalem ve kelam ile cihadı, ne de İslâm coğrafyasının herhangi bir bölgesi işgale uğradığında direnişi ve fiilî cihadı terk edebiliriz.
Akıl, tecrübe ve hikmet bunların her birinin ayrı bir yeri ve sırası bulunduğunu söyler ve bize düşen de buna titizlikle riayet etmektir.
Sözle ve Kalemle Mücadele

Sâdât-ı Kiram’ın büyüklerinden İmam Rabbâni k.s. İslâm’ın ve müslümanların zayıf düşmesinden dolayı duyduğu üzüntü ile yazdığı mektupta, müslümanların güçlenmesi arzusunu dile getirir. Önce İslâm’ı yaşayarak ve anlatarak yüceltmeyi teşvik eder ve şu tavsiyede bulunur:

“Bugün elinizden gelen şey, İslâm’ın güzelliklerini sözle ve kalemle anlatarak düşmanlara karşı mücahede etmektir. Bunu yapmak için de şimdiye dek yaptıklarınızdan fazlasını istemeniz ve yapmanız gerekir. Sözlü mücahedenin, düşmana karşı savaşla mücahededen daha üstün olduğuna inanmanız gerekir.

Bizim gibi aciz ve eli ayağı tutmayan kimseler şimdi bu nimetten mahrum.” (Mektubât)


Ekonomik ve Kültürel Cihad

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1988 yılından beri cilt cilt çıkarılmakta olan İslâm Ansiklopedisi’nde cihad maddesi genişçe açıklanmıştır. Ayrıca konuyla ilgili ‘Günümüzde Cihad’ diye ayrı bir başlık açılmıştır. Bu bölümün bir kısmını aşağıya alıyoruz:

“İ’lâ-yı kelimetullah için yapılan cihada katkıda bulunmanın diğer bir şartı da dinin ortaya koyduğu inanaç esaslarına iman etmek, İslâmiyet’in bütün dünyaya huzur ve mutluluk getirecek, bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaracak yegane ve en mükemmel din olduğuna samimiyetle inanmaktır.

Günümüzde şartları içinde takip edilmesi gereken cihad yöntemlerini ekonomi, kültür ve son olarak savaşla ilgili olmak üzere üç noktada toplamak mümkündür.

Ekonomi Savaşı: Kur’an-ı Kerim-’de dış görünüşü itibariyle inançlı ve samimi görünen fakat içinde müslümanlara karşı şiddetli husumet duyguları besleyen bir tipten söz edilirken, bu tip insanların yetki ve imkanlara sahip olduklarında yeryüzünde ekini ve nesli bozmak için çaba gösterecekleri ifade edilmektedir (Bakara, 204-205).

Bazı müfessirler bu ayetleri, nüzul sebeblerini oluşturan Asr-ı Saadet’te cereyan etmiş olaylarla sınırlamak istemişlerse de, müfessirlerin çoğunluğuna göre ayetlerin mana ve muhtevası mutlak olup, her dönem ve mekanın hak-bâtıl mücadelesini kapsamaktadır. (Râzi, V, 214-218)

Ekonomik savaş konusunda İslâmiyet bir taraftan faiz, ihtikâr, rüşvet ve hırsızlık gibi haksız yollarla kazanç elde etmeyi yasaklamak, israfa karşı tedbirler getirip kanaatkârlığı teşvik etmek suretiyle müslüman toplumu meşru bir ekonomik düzen içinde güçlendirmeyi amaçlamış, diğer taraftan askerî güç yanında ekonomik güce sahip olmanın da önemini çeşitli vesilelerle vurgulamıştır.

Yine Allah Rasulü s.a.v.’in “Veren el alan elden hayırlıdır.” (Buharî) mealindeki sözü de ekonomik gücün önemini vurgulayan hakîmâne bir ifadedir.

Kültür Savaşı: İslâm dinindeki bütün emir ve tavsiyeler, yeryüzünün halifesi kabul edilen insanın korunması, geliştirilmesi ve yüceltilmesini hedef almıştır. Bu sebeple İslâmiyet’in bâtıla karşı hakkı ayakta tutma ve güçlendirme savaşında insan neslinin korunması ve sağlıklı geliştirilmesine çok önem verdiği görülür.

Kur’an-ı Kerim’de bozguncu güçlerin nesli tahrip etmeye yönelik faaliyetlerine dikkat çekilmiş (Bakara, 205; Muhammed, 22) gençlerin bu tahriplerden korunmasına yönelik emir ve tavsiyeler, çocuğun ana rahminde teşekkülünden itibaren insanın ölümüne kadar uzanan bütün safhaları kapsamıştır. Kur’an’da fiilî savaş için kullanılan nefr (hücum etmek) kelimesi, din ilimlerinde uzmanlaşmak ve ülke insanının kültürel gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla sürdürülecek ilmî çalışmalar için de kullanılmış ve her eli kılıç tutanın cephe savaşına çıkmayıp bazılarının kendilerini kültür savaşına vakfetmelerinin gereği üzerinde önemle durulmuştur. (Tevbe, 122)

Çağımızın kitleler arası etkileşim ve mücadele metotları içinde kültürün ilk sırada yer aldığı muhakkaktır. Bundan dolayı günümüzde cihadın, geçmişte olduğundan daha fazla cephe savaşından ekonomi ve kültür mücadelesi alanlarına kaydırılması zarureti doğmuştur. (TDV İslam Ansiklopedisi, cilt 7)

Konumuz HAS Parti. Milli Görüş değil. Yine başlamışsın Milli Görüşü abuk sabuk eleştirmeye. Eğer Milli Görüşten rahatsızsan ayrı bir konu aç.
Hem Milli Görüşü hem desteklediğin AKP'yi ve Fethullah Gülen'i tartışalım.

Yeni-OSMANLI
06-04-2011, 09:27
Numan Kurtulmus davayi babasinin mali sanan Milli-Görüscü gecinenlere aslinda cok iyi bir ders verdi.

Anlayana:)


"Milli Görüş’te sadakat ilke ve prensipleredir, şahısların üzerinden sadakat olmaz. Şahıslar prensiplere bağlı kaldığı oranda bu hareketin içerisinde yer alırlar ve güçlenirler."

"Milli Görüş, bu topraklarda 1071’den beri başlamış bir dava ve hiçbirimizin şahsıyla kaim değil. Bu anlamda hiç kimse vazgeçilmez değildir, kimsenin şahsi malı davası değildir. Hiç kimsenin babasının malı da değildir. Bu dava bütün milletin malıdır."

Bu sözler davayi sahsilestirip kendi tekellerindeymis gibi istismar ederek bölünmelere alet olanlara yönelik söylenmis kilic gibi keskin gibi sözler.

Ölcü ve süzgec erbakanin görüsü degildir.
Ölcü ve süzgec bizi biz yapan milli ve manevi degerlerimizdir.

Bu uygulanmadigisürece,istisare kurulunda dinimizin tevsiye ettigi kisiler temsil edilmedigi sürece ve lidere hesab sorulamadigi sürece
"O ne derse O" anlayisi BATILDIR.

"O" na körü körüne baglanmayip hesab sordugu icin
ALLAH KENDISINDEN RAZI OLSUN

Bu dava diktatörce yönetilemez ve izin gibi grubculara emanet edilecek kadar sahibsiz degildir.

Numan kurtulmus ayrilmisdir,cünkü isinize gelmeyen gercekleri söyledigi icin dislanarak ayrilmak zorunda birakilmisdir.

BIZLER AYRILMADAN MÜCADELEMIZE DEVAM EDECEGIZZZ.![/U][/B]

Yeni-OSMANLI
06-04-2011, 10:26
.................

agbi
06-04-2011, 10:55
agbi Nickli Üyeden Alıntı
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?




Ercan TEKİN

BAK BU MESAJIMDA SİZE YÖNELTİĞİM SORULARI GÖRMEMEZLİKTEN GELMİŞSİNİZ VEYA GÖRMEDİNİZMİ ?

Lütfen cevaplarınızla bizleri aydınlatın.

Hala Cevap veremediniz EZBERİNİZ de yokmu ?




Rocelfellerin Türkiye uzantısı ÇİLLER ile Ortak Hükümeti kim kurdu ?

Türkiyenin Klasik SOL cusu ve Şapkası bile SOL kokan ECEVİT le Hükümet kuran kim.

Siz şimdi bunlara vereceğiniz cevaplarla bizleri aydınlatın.

İLGİNÇ

Bir kapitalizmin ABD temsilcisi ile birde SOL temsilcisi ile Hükümet kurun.

Mekanı cennet olsun Muhsin BAŞKAN a sormuşlar neden Refahyol a EVET oyu kullandın diye Büyük Başkan ın cevabı DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Refah Yol a EVET demese idim meydan CHP ye kalacaktı MOĞULTAY gibilerine gün doğacaktı.

Ezberinde yok biliyorum ama kendiniz zorlayın AYDINLATIN bizleri



Agbi problemin varsa konu dışında bir görüşün sualin varsa konu aç cevaplayayım diyorsun sende trübünlere oynayıp cevap veremediğimi söylüyorsun işte sen busun AGBİ o yüzden seni dikkate alamıyorum çünkü seviye desen yok, belgeye itibar dersen yok, münakaşa desen çok, bilgisizlik desen çok, seviyesizlik desen çok.

Sana diyorum ki ayrı konu aç konu çok dağılmasın başka bir konuda senin sorularına bakalım.

Neden uzatıyorsun?

Üstelik senin milli görüş aleyhinde birçok yazıların var kaç defa önüne getirecekler yahu?
En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.
Sen kendi dediklerini görmüyormusun ALLAH aşkına?


Sana söylüyorum agbi trübünlere oynamayı kes. Sorunu bir konu açarak tartışmaya aç.
Konuları sabote etme girişiminden vazgeç.
Konuyla alakasız bir mesele ortaya atıp konuyu dağıtma!


Benim MİLLİ GÖRÜŞ ALEHİNE BIRAK YAZIMI b,r kelimemi hatta hecemi getir.

Yoksa seni İFTİRACI olarak ilan edcem Forum da.


ERCAN TEKİN







En güncelide 28 şubata neden milli görüş yenildi diyerek milli görüş aleyhinde propaganda peşindesin.


Demişsiniz

İSPATLA


Yine kaçıyorsun Ercan TEKİN
Konu ile ilgili düşüncelerimi yazıyorum CEVAP VEREMEYİNCE sorularımı KAYNATIP okuyanları benim MİLLİ GÖRÜŞ alehinde olduğum iftirası ile ENPOZE etmek istiyorsun.

BENİM MİLLİ GÖRÜŞ alehine konu açtımı iddia etmişsin HADİ İSPATLA Bırak konumu benim MİLLİ GÖRÜŞ alehine tek HECE mi göster.

İFTİRA ATMA DÜRÜST OL.

Ercan Tekin
06-04-2011, 15:43
YENİ OSMANLI...
Agbiyle ikinizde aykırı konularda aykırı konuları ele alıp konuları dağıtıyorsunuz bilmem farkındamısınız?
Forumdaki usule uymak lazım yoksa gürültüden başka karambolden başka birşey yapılmaz.

Üstelik sanki seni zorla tutuyormuşuz gibi kendi kendine söyleniyorsun arkadaş bize yazmak zorda değilsin bu konuda söylenmene gerek yok ama yazarsanda karşındaklerini dinleyip yaz inşaALLAH.


Forum kurallarına göre ard arda yorumlar yapmak yasak değilmi anlamıyorum!
SANA hiç uyarı yapmadılarmı YENİ OSMANLI? Çünkü bana çok yaptılarda !

UZUN YAZILARLA ARDARDA MESAJLAR EKLEME HANGİSİNİ CEVAPLAYACAĞIZ. Kopyala yapıştırlarını eklemişsin çarşaf çarşaf hangisini cevap vereceğiz önce tartışmayı öğren nasıl tartışılır öyle gel. Bir konu tek tek ele alınır senin gibi dünyayı birden kurtarmakla olmaz bu iş.

Metodunu değiştir artık yoksa bu ''benim misketlerim daha çok seni yenerim'' misali ne kadar çok yazı eklersem ercan tekini yenerim hırsını bir kenara koy olgunca düşünüp lütfen şu eleştirilerimi dikkate al artık. Bunca vaktimizi boşa harcatıyorsun. Ben fikren mağlup etmen veya benim seni fikren mağlup etmem ne sana ne bana dünyevi birşey kazandırmaz. Ama maksat yenmek olmamalı maksat ALLAH rızası hakkı anlatmak tebliğ etmek olmalıdır. Fi sebilillah olmak zorunda!
Sana herşeye rağmen gözümde kötü biri değilsin din kardeşimsin ama nefsi çekişmeler girince araya maalesef olmuyor.
Senin bilgilerini değerlendirmedeki eksilikliklerin gözle görülür düzeyde olduğu için seni samimiyetle uyardım eğer nefis yapmayıp dinlersen beni hepimizin senden alabileceği bilgiler olabilir ama önyargısal yaklaşımları, su-i zanları bir kenara bırakman önceliğin olmalı, hüsnü zan senin nefesin olmalı ki bu konularda karşılıklı anlayış çerçevesince ağır ağır görüşelim. Ama sanki seni kovayalan varmışcasına aklında olan bitenleri hızlı hızlı ekleyip duruyorsun merak etme kaçmıyoruz biz buradayız insanız aciziz öyle geniş vakitlerimiz yokki tek tek saatlerce hepsine birden cevap yazalım. Karşındaki insanları düşünüp ona göre tek tek konuları yavaş yavaş ele aldığın vakit detaylara ulaşılır. O detaylar ise konunun hakikatini dahada gün yüzüne çıkaran etkenler olur. Hem benim senden hem senin benden böylece abileceklerin olabilir. Haksızmıyım eğer öyleysem lütfen eleştir beni...



ALLAH rızası için eleştirilerimi gözden geçir. ************************************************** **************
Agbiye
senin de yaşına göre OLGUN davranıp bize örnek olman gerekiyorken şu hareketlerini tasvip etmek mümkün değil. Farkında değilmisin koca forumda sana cevap yazan birkaç üyeden başkası yok çünkü özeleştirini yap ve dediklerime kulak as. Sana usule gel usulden gidelim diyorum ne usulu ben usul müsul tanımam dercesine hareket ediyorsun bu sana gerçekten yakışmıyor. Sen gerçekten bilginle, birikimlerinle saygı duyulan biri olabilecek kapasiteye sahip birisin ama bu kapasiteni atışmara münakaşalara iterek asıl değerini ortaya çıkaramıyorsun buna senden çok ben üzülüyorum. Bumu samimiyetimle söylüyorum. Maksut ibrahimin açtığı konuda şahsıma tahrik içeren ifadelerle sataşmalarınızı okudum üzüldüm mesaj yazsam oraya saatli bomba hemen münakaşa başlayacak. Forumda kişilere yönelik değil FİKİRLERE yönelik konularla paylaşım yapılmalıdır senin bu konuda bize öncü olmanı arzu ediyorum.


Mantıklıca sakin ve bilgiler dahilinde seviyeli şekilde soruların varsa bir USULE UYARSIN BİR KONU AÇARSIN ORADA bilgisi olanlar gelir seninle görüşürler agbi abim!


ALLAH rızası için eleştirilerimi gözden geçir.

GENCAKINCI
06-04-2011, 16:27
Numan Kurtulmus davayi babasinin mali sanan Milli-Görüscü gecinenlere aslinda cok iyi bir ders verdi.

Anlayana:)


"Milli Görüş’te sadakat ilke ve prensipleredir, şahısların üzerinden sadakat olmaz. Şahıslar prensiplere bağlı kaldığı oranda bu hareketin içerisinde yer alırlar ve güçlenirler."

"Milli Görüş, bu topraklarda 1071’den beri başlamış bir dava ve hiçbirimizin şahsıyla kaim değil. Bu anlamda hiç kimse vazgeçilmez değildir, kimsenin şahsi malı davası değildir. Hiç kimsenin babasının malı da değildir. Bu dava bütün milletin malıdır."

Bu sözler davayi sahsilestirip kendi tekellerindeymis gibi istismar ederek bölünmelere alet olanlara yönelik söylenmis kilic gibi keskin gibi sözler.

Ölcü ve süzgec erbakanin görüsü degildir.
Ölcü ve süzgec bizi biz yapan milli ve manevi degerlerimizdir.

Bu uygulanmadigisürece,istisare kurulunda dinimizin tevsiye ettigi kisiler temsil edilmedigi sürece ve lidere hesab sorulamadigi sürece
"O ne derse O" anlayisi BATILDIR.

"O" na körü körüne baglanmayip hesab sordugu icin
ALLAH KENDISINDEN RAZI OLSUN

Bu dava diktatörce yönetilemez ve izin gibi grubculara emanet edilecek kadar sahibsiz degildir.

Numan kurtulmus ayrilmisdir,cünkü isinize gelmeyen gercekleri söyledigi icin dislanarak ayrilmak zorunda birakilmisdir.

BIZLER AYRILMADAN MÜCADELEMIZE DEVAM EDECEGIZZZ.![/U][/B]

Türkiye'de Milli Görüş hareketini 1969 yılında başlatan Erbakan Hoca'dır.Aynı zamanda fikir babasıdır. Nasıl Kapitalizmin,Kominizmin,Liberalizmin vs.
kurucuları ve fikir babaları var ise aynı şekilde Milli Görüşünde kurucusu ve fikir babası Erbakan Hocadır.

Senin Tayyip Erdoğanın veya Numan Kurtulmuş o zamanlarda çocuklardı. Onlar sokaklarda çelik çomak veya top oynuyorlardı.Onların böyle bir fikir düşünce ve görüşü varmıdır?Kendilerine özgü orjinal fikirleri ve düşünceleri
görüşleri varmıdır? Cevap yok.

agbi
06-04-2011, 16:37
Agbiye
senin de yaşına göre OLGUN davranıp bize örnek olman gerekiyorken şu hareketlerini tasvip etmek mümkün değil. Farkında değilmisin koca forumda sana cevap yazan birkaç üyeden başkası yok çünkü özeleştirini yap ve dediklerime kulak as. Sana usule gel usulden gidelim diyorum ne usulu ben usul müsul tanımam dercesine hareket ediyorsun bu sana gerçekten yakışmıyor. Sen gerçekten bilginle, birikimlerinle saygı duyulan biri olabilecek kapasiteye sahip birisin ama bu kapasiteni atışmara münakaşalara iterek asıl değerini ortaya çıkaramıyorsun buna senden çok ben üzülüyorum. Bumu samimiyetimle söylüyorum. Maksut ibrahimin açtığı konuda şahsıma tahrik içeren ifadelerle sataşmalarınızı okudum üzüldüm mesaj yazsam oraya saatli bomba hemen münakaşa başlayacak. Forumda kişilere yönelik değil FİKİRLERE yönelik konularla paylaşım yapılmalıdır senin bu konuda bize öncü olmanı arzu ediyorum.


Mantıklıca sakin ve bilgiler dahilinde seviyeli şekilde soruların varsa bir USULE UYARSIN BİR KONU AÇARSIN ORADA bilgisi olanlar gelir seninle görüşürler agbi abim!


ALLAH rızası için eleştirilerimi gözden geçir.[/QUOTE]


Ercan TEKİN

Gerçekten KAÇAK GÜREŞİYORSUNUZ

agbi Nickli Üyeden Alıntı
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?


Bu yazdıklarımın KONU ile ilgisi olmadığını bana ispat et bu yazdıklarımın bu konu ile alakası var.

Ayrıca Konu ile alakası olmamasına rağmen BENİ FORUM a MİLLİ GÖRÜŞ alehtarı olarak enpoze etmiş İFTİRA ATTIN ya İFTİRA olmadığını ispat et yada ÖZÜR dile.

Benim mesajlarıma kimlerin cevap verip vermediği SİZİ HİÇ İLGİLENDİRMEZ önce kendine bak.

agbi
06-04-2011, 16:41
Türkiye'de Milli Görüş hareketini 1969 yılında başlatan Erbakan Hoca'dır.Aynı zamanda fikir babasıdır. Nasıl Kapitalizmin,Kominizmin,Liberalizmin vs.
kurucuları ve fikir babaları var ise aynı şekilde Milli Görüşünde kurucusu ve fikir babası Erbakan Hocadır.

Senin Tayyip Erdoğanın veya Numan Kurtulmuş o zamanlarda çocuklardı. Onlar sokaklarda çelik çomak veya top oynuyorlardı.Onların böyle bir fikir düşünce ve görüşü varmıdır?Kendilerine özgü orjinal fikirleri ve düşünceleri
görüşleri varmıdır? Cevap yok.

Doğru tespit

Katılıyorum

Katılmadığım ise

ERDOĞAN olsun GÜL olsun o anarşinin ortamnda davaları için YAŞAM larını tatlı canlarını KELLE KOLTUK yaptılar YA SİZ NE YAPTINIZ.

Konu açmışsınız madem konuyu açacak kadar ilme sahipsiniz .

Aşağıdaki sorularımı cevaplayın.

agbi Nickli Üyeden Alıntı
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?


Ayrıca ERBAKAN daha yokken KOTKU Hz leri bu görüşü MİLLİ GÖRÜŞÜ YAŞAMA geçirmeye başlamıştı.ERBAKAN acaba DEMİREL tarafından Milletvekilliği adaylığı ret edilse idi Partileri kurarmıydı buda başka soru.

ALLAH KOTKU Hz lerindende ERBAKAN dan da razı olsun onların vesilesi ile SİYASETTE GÜL ve ERDOĞAN var oldu.

AYRICA Erdğan a Gül e Çelik Çomak örneği vererek SAYGISIZLIK yapmayın önce kendinize bakın.

Ercan Tekin
06-04-2011, 16:52
Yazdıklarımı okumuyorsun agbi...

Halen ben bilirim diyorsun...

Sana çok açık yazıyorum.

KONU HAS PARTİ HAKKINDA BİR KONUDUR.
Sen bu konuda MİLLİ GÖRÜŞÜ tartışmaya açıyorsun.
Konuda has parti teyet geçiyor direk MİLLİ GÖRÜŞE ÇATIYORSUN neden başka PARTİLERİ TARTIŞMIYORSUN Senin Milli Görüşle olan problemlerin bir bitmedi şu forumda!!! Sonrada senin sürekli milli görüş aleyhinde konular ve mesajlar yazdığını belirttiğimizde iftira attığımızı söylüyosun.
Has partinin konuşulduğu bir konuda ne alakası var direk MİLLİ GÖRÜŞE taşıyorsun konuyu?
Senin amacın çünkü sürekli MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHTARLIĞI!

Ayrıca sana çok açık dedi ayrı bir konu aç soruna bakalım diye. Sen yin verip veriştirmeyi seçiyorsun.
Ne zaman seviyeli ve samimi yaklaşırsan sende karşında sana vakit ayıran insanlar görürsün.
Eğer konu açacak cesaretin yoksa burada istediğin sloganı at birşey ifade etmez.
Ves'selam

agbi
06-04-2011, 17:03
Yazdıklarımı okumuyorsun agbi...

Halen ben bilirim diyorsun...

Sana çok açık yazıyorum.

KONU HAS PARTİ HAKKINDA BİR KONUDUR.
Sen bu konuda MİLLİ GÖRÜŞÜ tartışmaya açıyorsun.
Konuda has parti teyet geçiyor direk MİLLİ GÖRÜŞE ÇATIYORSUN neden başka PARTİLERİ TARTIŞMIYORSUN Senin Milli Görüşle olan problemlerin bir bitmedi şu forumda!!! Sonrada senin sürekli milli görüş aleyhinde konular ve mesajlar yazdığını belirttiğimizde iftira attığımızı söylüyosun.
Has partinin konuşulduğu bir konuda ne alakası var direk MİLLİ GÖRÜŞE taşıyorsun konuyu?
Senin amacın çünkü sürekli MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHTARLIĞI!

Ayrıca sana çok açık dedi ayrı bir konu aç soruna bakalım diye. Sen yin verip veriştirmeyi seçiyorsun.
Ne zaman seviyeli ve samimi yaklaşırsan sende karşında sana vakit ayıran insanlar görürsün.
Eğer konu açacak cesaretin yoksa burada istediğin sloganı at birşey ifade etmez.
Ves'selam

Ezberin bittiği bellide galiba alıntı yaptığın kaynaklardada CEVAP lar bulamıyorsun.

Bu mesajımı okuyan üyeler

Lütfen ben nerede MİLLİ GÖRÜŞ alehine yazmışım.

Konun başlığı nedir ?

agbi Nickli Üyeden Alıntı

SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?

Konun başlığı ve ana fikri olarak bu soruarın cevaplanmasını istemişim Lütfen Konu ile alakası yokmu ?

Diğer partiler ile ilgili konularımı araştırarak bulabilirsin yazdıklarımı.

Bana göre siz burada düşünce bazında İFLAS ettiniz.Bu Konuda bana MİLLİ GÖRÜŞ karşıtı dediniz İFTİRA ATTINIZ sizin İFTİRANIZ iddianız Konu içi oluyorda benim İSPAT EDİN demem mi konu dışı oluyor.

Ercan Tekin
06-04-2011, 17:07
Agbi ne sana nede başkasına veremeyecek cevabımız yok elhamdulillah.
Şimdi sana taviz versem düzene gelemezsin usulden ırak kalırsın.
Usule uy konu aç açamıyorsan kendi kendine yazıp durursun.
Artık alakalı konularda alakalı konuları görüşürüm.
Konu açacak cesaretin yoksa fazla gürültü yapmana gerek yok.
SON SÖZÜM SAMİMİYSEN EĞER SORUNDA KONU AÇARSIN DEĞİLSEN BU BİLDİĞİM BİLDİKÇİLİĞİNE devam edersin.
SEN BİR KONU AÇTA CEVAP NEYMİŞ GÖR BAKALIM. GERÇİ SORU MANTIK DAİRESİ İÇİNDE BİR SORUDA DEĞİL :)
vesselam

agbi
06-04-2011, 17:14
Agbi ne sana nede başkasına veremeyecek cevabımız yok elhamdulillah.
Şimdi sana taviz versem düzene gelemezsin usulden ırak kalırsın.
Usule uy konu aç açamıyorsan kendi kendine yazıp durursun.
Artık alakalı konularda alakalı konuları görüşürüm.
Konu açacak cesaretin yoksa fazla gürültü yapmana gerek yok.
SON SÖZÜM SAMİMİYSEN EĞER SORUNDA KONU AÇARSIN DEĞİLSEN BU BİLDİĞİM BİLDİKÇİLİĞİNE devam edersin.
SEN BİR KONU AÇTA CEVAP NEYMİŞ GÖR BAKALIM. GERÇİ SORU MANTIK DAİRESİ İÇİNDE BİR SORUDA DEĞİL :)
vesselam

Hatırlarsınız

İlimiz için konu istemiştik.

Ne yaptınız bir çok akıl temeli olmayan nedenler öne sürdünüz.

Bakın ben konu ile ilgili soruar sordum ERBAKAN la ilgili yani eRBAKAN ın Refah Yol la ilgili yaptıklarınla.

Fakat EZBERİNİZ TÜKENDİ yan çizmeye hatta İFTİRA ATMAYA BAŞLADINIZ.


Siz önce bana attığınız AGBİ MİLLİ GÖRÜŞ KARŞITI İFTİRANIZI iftiranızı ispat edin.

Bak bu konu dışı SİZİ MİLLİ GÖRÜŞ FORMUN da banlamışlar neden ?

Ercan Tekin
06-04-2011, 18:48
Hatırlarsınız

İlimiz için konu istemiştik.

Ne yaptınız bir çok akıl temeli olmayan nedenler öne sürdünüz.

Bakın ben konu ile ilgili soruar sordum ERBAKAN la ilgili yani eRBAKAN ın Refah Yol la ilgili yaptıklarınla.

Fakat EZBERİNİZ TÜKENDİ yan çizmeye hatta İFTİRA ATMAYA BAŞLADINIZ.


Siz önce bana attığınız AGBİ MİLLİ GÖRÜŞ KARŞITI İFTİRANIZI iftiranızı ispat edin.


Peki çok ısrar ettin buyur şimdilik....

Fotboolll gollllllllllll AKP ve SP si
http://www.ihvanforum.org/showthread...6895&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=76895&highlight)=
konunuzda milli görüş iktidarını bir futbol takımına Erbakan hocayıda antronöre benzetmeniz alayvari bir yaklaşım olarak göze çarpıyor.bu kadar ciddi bir olayı mizahen ele almaya çalışmanız yadırganacak bir olay.
M.Zahit Kotku r.a siyasette ulema / umera ilişkisi ile Erbakan hocaya yol verdi.M.Zahit Kotkuyu teknik direktör Erbakanıda yardımcı antronör olarak yorumlamanız ayıptır ayıp.




SP si nezaman anlıyacak verilen oylara CHP ve DEMİREL ile Ortak hükümet kurup İHANET ettiklerini.




http://www.ihvanforum.org/showthread...9800&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=79800&highlight)=



Bu Milli Görüşçülere hakarettir.Milli Görüşçüler o hükümetlerde asla milletine zulüm etmedi ispatlayamazsınızda eyyy agbii beyy'!!!

Milli Görüşçülere Milli Görüşün partilerinin bu millete ihanet ettiği iddiası ağır bir sözdür.



Bu forum da SP liyim diyenlerin samimi SP li olduğuna inanmıyorum.

http://www.ihvanforum.org/showthread...4393&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84393&highlight)=


Şu konuya bakıp insanları sen şusun sen busun sen öyle değilsin sen böyle değilsin deyip çıkıp toplum içinde insanları kategorize etmeniz doğru bir davranışmı.fakat kendinizle konu içinde tartışanın düşüncelerini yorumlayabilirsiniz fakat böyle durup dururken fitne çıkartması söz konusu olan konularla sürekli muhattap olup forumda ayrımcılıkların başı olmanız doğrumu?

Agbi bey size birisi bu konunuzda ilginç cevap vermiş eklemeden duramayacağım:


Hakikatler77 (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=26840)
http://www.ihvanforum.org/images/statusicon/user-offline.png (http://www.ihvanforum.org/images/statusicon/user-offline.png)Seninde Samimi, Suurlu,Duyarli Müslüman olduguna inanmiyorum Daha cok Kamer Genc gibi Anlamsiz ifadeler ile kendi Cihniyetini savunmaya salistigina inaniyorum

Senin Dogrusu yasindan ve olgunlugundan da süphe etmekteyim

Sasma sapan konular acip fikrini ortaya koydugunu saniyorsun her seferinde Tartisma ortami olusturup sonradan da senin gibi Düsünenler in o olustirmus oldugun Tartisma ortamnda siniri acmalarini saglayip sucluyorsun

Sen akp limisin?,Chp limisin anlasilmiyor ayni kamer genc gibi ortada duruyon




KOTKU Hz erinin hazırladığı ERBAKAN la şimdiki ERBAKAN aynı değil.
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84640&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84640&highlight)=


Erbakan hocaya bundan daha ağır bir söz olabilirmi yani Erbakan hoca saptı sapkınlığa mı düştüde aynı Erbakan değil diyebiliyorsunuz?

Erbakan hoca sapsaydı yolundan halen sağ olan şeyhimiz Mahmud efendi babamız ve sadık ulema heyeti Erbakan hocamızı desteklermiydi? Erbakan hocamız 1969 yılında ne söylüyorsa yine aynısını söylüyor.dündür bugün bugündür diyenlerden asla olmadı,asla gömlek değişmedi daima milli kaldı bunun aksini iddia etmeniz sizin aleyhinizedir.

Fethullah Gülenin otorite sözünü Erbakan hocanın bir haberindeki teknoloji analiziyle bağlayıp Erbakan da Gülenin otorite sözünü dolaylı yoldan desteklediğini söylemeniz Erbakan hocaya haksız yakıştırmadır.
Milli Görüş hükümetlerinin icraatlarını size sunduklarında ''bırakın bu hikayeleri'' demeniz büyük bir aşağılamadır.


Erbakan hoca 96 yılındaki hükümetinde faizleri indirmedi


demiştiniz.
Size faizi indirdiği belge gösterdiğinde o belgeyi kabullenmemiştiniz.

ukubat sözde
'efendi hz, akp hükümetini destekliyor'


dediğinde
neden o ukubata efendi hz'lerini siyasete alet etmeyin diyemediniz.


''SİYASİ TEMELLİ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ olmaktan ALLAH cc sığınırım''


sözünüz siyasi temelle yetişmiş milli görüşçülere haksızlık olmazmı? Siyaset dinimizin kurumlarından birisidir. Osmanlıda ulema ve umera olarak iki sınıfda millet yönetilmiştir.ulema hocalar alimlerdir, umerada alim kıvamında siyasetle meşgul olanlardır.bu konu uzun gider ama böyle yanlış sözleriniz zaman zaman oluyor.


Bugün AK Parti MİLLİ GÖRÜŞ ü tam olarak mı temsil ediyor HAYIR ama MİLLİ GÖRÜŞ ü temsil edebildiği kadarı ile EN İYİ TEMSİL EDEN bu Parti ve alternatifi yok.



iddia etmenizde o kadar haksızlıktır milli görüşçülere. Tayyip Erdoğan defalarca milli görüş gömleğini çıkardık dediği halde ve icraatlarının milli görüşle alakası olmadığı halde böyle yakıştırmalar kesinlikle milli görüşçüler için olumsuz ve haksız bir yaklaşımdır.



Milli Görüş hakkında en ufak olumsuz yazım yoktur iddianız için kıymetli vaktimden 1saati bu yazıları bulmaya harcadım estağfirullahı bugün bol çekmem gerekicek.

Sizin belkide daha neleriniz çıkacak bilmiyorum daha fazla vaktimi böyle saçma şeylere ayırmak istemiyorum ama şunu gördüm bu forumda sizin için siyasi konularda itibarınız pek kalmamış gibi birşey.üyelerin forumdaki konularınıza yaklaşımları gayet ilginç.dikkatimi çekti birçok üye size uzun süreli cevap vermeyi tercih etmiyor yani haklıyım galiba sizle tartışmamak en doğru seçimmiş.çünkü siz neyi savunduğunuzu dahi inkar edebilecek birisiniz.belgeleri kabullenmeyen birisiniz.

içinizde samimiyetler varsa onu Allah bilir.şahsınıza saygım sonsuz ama siyasi konulardaki bilgisi az olan teşhislerinizi gözünüz kapalı savunmaya çalışmanız ve sürekli ben bilirim havasında olmanız sizinle kimsenin anlaşamamasına yol açmaktadır.

En ufak olumsuz birşey yazmadım bugüne kadar dediğiniz iddianızı bu cevabımla bitirmiş olduğuma inanıyorum.

gününüz hayırlı ve bereketli olsun






[QUOTE=Hikem;880129]Saliha hanım ,Agbi' ye :''ya anlamıyorum sizi hep aynı şarkıyı söyleyip duruyorsunuz
halbuki size Milli Görüş hizmetlerini belgelerle sunduklarında ''bırakın bu hikayeleri'' diyen kişi değilmisiniz. insanlar size bu konumdaysanız ne anlatabilirler ki?'' demiş.Aslında bunu anlamayacak bir husus yok. Agbi de ''Erbakan'' kelimesi bir ''fikri sabite'' olmuş durumda.Ne anlatsanız, fikri sabite bildiğini tekrar eder durur.En iyisi siz, Agbi>'yi olduğu gibi kabul edin.

Bu forumda Agbide renkli simalardan, hernekadar bazı kardeşlerimizi, kırıyorsada!

Ne yapalım insanlar çeşit çeşit yaratılmış!Kadere teslim olan kederden beri olur.

Şimdilik bunu ekliyorum bazı şeyleri hatırınıza getirmek için.
.....

Bunlarda benim gözlemlerim:

1) Milli Görüşün siyasi sahadaki başkanı Prof.Dr.Mustafa KAMALAK hakkında açtığınız konu ve başlığı MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHİNE DEĞİLMİDİR?
KAMALAK SP inin başında olamaz ancak MİRAS yer (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98779&highlight=)

2) Erbakan hocanın siyonizm karşısında yenildiğini sorgulayan bir konu açmıştınız bu MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHİNE BİR KONU DEĞİLMİDİR?
ERBAKAN Çok iyi bidiğini iddia ettiği SİYONİZM karşısında neden başarılı olamıyor ? (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=92458&highlight=)

3) Bu konuda F.GÜLEN hocanın Mavi Marmara için yaptığı talihsiz açıklamaları Erbakan hocayla pekiştirip sözde o talihsiz cümleleri meşrulaştırma çalışmana şahit olunuyor. Erbakan hoca güya sana göre İSRAİLİ OTORİTER BİR GÜÇ GÖRÜYORDU.... Bu Milli Görüş liderinin aleyhine bir konudur.
ERBAKAN Çok iyi bidiğini iddia ettiği SİYONİZM karşısında neden başarılı olamıyor ? (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=92458&highlight=)

4)''DEMEKKİ ERBAKAN da ONE MİNUTEYİ terinde zamanında yapıldığını ve etkin olduğunu kabul ediyor TEK FARKLA SAHİPLENEREK '' diyerek Erbakan hocayı tebrikleri sahiplenme gibi ölçüsüzlükle dillendiriyorsun ve Milli Görüş liderini ucuzculukla suçlamış oluyorsun!
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=90663&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=90663&highlight)=

5)MilliGörüş aleyhine açılmış konulardan biri:
Erbakan Refahyol Hükümetini Kurmakla Büyük Hata Yaptı (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight=)
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight)=

6)Ulusalcılar SP sine iyice sızdı İDDİA ediyorum SIZDILAR. --->>>adında bir konu açarak Milli Görüş aleyhinde konu açtınız.
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=69463&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=69463&highlight)=

Sadece açtığın konulardan bazı görebildiklerim bunlar.
Birde mesajlarını arasak neler çıkar...
Ama benim işim insanların hatalarını araştırmak değil sen ısrar ettin diye buna cevap veriyorum yoksa günlerce iftira ettin diye bağırıp duracaksın bari iftira etmediğimizi gör diye bu küçük araştırmayı yaptım.
Milli Görüş aleyhine olan çalışmalarından bazı örnekler böylece yeterli olmuştur inşaALLAH.
Ves'selam

GENCAKINCI
06-04-2011, 19:03
Doğru tespit

Katılıyorum

Katılmadığım ise

ERDOĞAN olsun GÜL olsun o anarşinin ortamnda davaları için YAŞAM larını tatlı canlarını KELLE KOLTUK yaptılar YA SİZ NE YAPTINIZ.

Konu açmışsınız madem konuyu açacak kadar ilme sahipsiniz .

Aşağıdaki sorularımı cevaplayın.

agbi Nickli Üyeden Alıntı
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?


Ayrıca ERBAKAN daha yokken KOTKU Hz leri bu görüşü MİLLİ GÖRÜŞÜ YAŞAMA geçirmeye başlamıştı.ERBAKAN acaba DEMİREL tarafından Milletvekilliği adaylığı ret edilse idi Partileri kurarmıydı buda başka soru.

ALLAH KOTKU Hz lerindende ERBAKAN dan da razı olsun onların vesilesi ile SİYASETTE GÜL ve ERDOĞAN var oldu.

AYRICA Erdğan a Gül e Çelik Çomak örneği vererek SAYGISIZLIK yapmayın önce kendinize bakın.


Arkadaş sapla samanı karıştırıyorsun.
Soruların çoğu saçma sapan

Diyorsunki:"ERDOĞAN olsun GÜL olsun o anarşinin ortamnda davaları için YAŞAM larını tatlı canlarını KELLE KOLTUK yaptılar YA SİZ NE YAPTINIZ"

Sanki Erbakan Hoca kelle koltukta davası için çalışmadı. Şu bir gerçektirki daima liderler kelle koltukta çalışırlar ve onların hayatı tehlikededir.
Tabiki davaları hak dava olursa.

Yeni-OSMANLI
06-04-2011, 21:53
............

Yeni-OSMANLI
06-04-2011, 22:24
Türkiye'de Milli Görüş hareketini 1969 yılında başlatan Erbakan Hoca'dır.Aynı zamanda fikir babasıdır. Nasıl Kapitalizmin,Kominizmin,Liberalizmin vs.
kurucuları ve fikir babaları var ise aynı şekilde Milli Görüşünde kurucusu ve fikir babası Erbakan Hocadır.

Senin Tayyip Erdoğanın veya Numan Kurtulmuş o zamanlarda çocuklardı. Onlar sokaklarda çelik çomak veya top oynuyorlardı.Onların böyle bir fikir düşünce ve görüşü varmıdır?Kendilerine özgü orjinal fikirleri ve düşünceleri
görüşleri varmıdır? Cevap yok.

sana defalarca tayyibci numanci akci hasci sucu bucu olmadigimi söylemisdim.Damgalama huyhundan vazgec bence...bana degil kendine zarar veriyorsun.


Bu hareketin kurucusu erbakan mi dedin?

Buyur,Erbakanin hocasinin icazetli vekili merhum Esad cosan rh ne buyurmus, birlikte okuyalim:

Burda bana sorulan sorular, parti ile ilgili çeşitli sorular. Diyorlar ki:
"--Bir müddet desteklediniz, şimdi bir ihtilaftan bahsediliyor. Niye?.."

Destekleme, hocamızın zamanından beri oldu. Parti, --belli bir partiyi kasdediyorum, genel olarak partileri değil-- dergahımızın bir aksiyonu olarak başladı. Hocamıza kişiler geldiler dediler ki:
"--Hocam şöyle şeyler yapalım mı?"

Emir buyurdu, istikàmet gösterdi:
"--Yapın!" buyurdu; yaptılar.

Yürüten arkadaşların desteğine kendileri eleman verdiler. Bazı kimseler:
"--Efendim, falanca kardeşim bana şöyle teklifte bulunuyor, ne yapayım? Uygun görür müsünüz? Çalışayım mı?.." dediler.

Hocamız da:
"--Uygundur, çalış!" diye emir buyurdular, vazife verdiler.

Böylece bizim dergâhımızın bir aksiyonu olarak politik bir çalışma başladı.


Yani senin anlayacagin:
-erbakan baslatan degil,kendisine görev verilen...
-erbakan temsilci degil hizmetci

Ayrica milli-görüs dinimizi ölcü aliyorsa bu görüs erbakanin tekelinde olan onun kurdugu bir fikir olamaz.Bizim dinimiz atacagimiz her adima bir ölcü koymus,bir yol cizmis,devletin nasil yönetilmesi gerektiginden tut siyasetine kadar,ticaretinden tut ekomomisine kadar hersey zaten sabit.
islam dininin mevcut ölcülerini sahislara baglamaniz ve birilerin tekelindeymis gibi göstermeniz din istismarciligidir.
Islamda siyaset vardir fakat dini siyasete alet etmek yanlisdir.
Bunu bazi arkadaslar yapiyorlar.Bir yandan senin dedigin gibi Milli-Görüs erbakanin icadi diyorlar...ardindan milli-görüs dini görüs diyorlar,sanki dinimiz bu alani unutmusda erbakan gelmis bilinmeyeni bize göstermis gibi...hayir efendim.islam islamdir,eksiksiz kusursuz islam...erbakan ise kusurludur,hata yapabilen senin benim gibi bir insan.Bu insani bu insanin partisini ve savundugu görüsü din ile es anlamda kullanmak sapikliktir.
Kimse sahsi görüslerini ALLAHIN görüsüymüs gibi Peygamberin görüsüymüs gibi savunamaz.
Böyle birsey haramdir.
Din amacdir,siyaset aracdir,tersi degil.

Efendimiz buyuruyorki:
"Her kim Kur’an hakkında kendi görüşüne göre konuşursa Cehennem’de oturacağı yeri hazırlasın.”

"Bir kala ahalisini muhasara etmende onlar senden Allahin ahdini ve Peygamberin ahdini kendilerine bahsetmeni dilerlerse onlara ne Allahin ahdini ver nede Peygamberin ahdini.Lakin onlara kendi ahdini ve arkadaslarinin ahdini ver.Cünkü sizin kendi ahidlerinizi ve arkadaslarinizin ahidlerini bozmaniz,Allahin ve Resulünün ahdini bozmaktan ehvendir.
Bir kal`a ahalisini muhasara etmende onlar senden kendilerine Allahin hükmünü tatbik etmeni isterlerse onlara Allahin hükmünü tatbik etme.Lakin onlara kendi hükmünü tatbik et.Zira Allahin onlar hakkindaki hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin." Hadis

"Öyle koyu Müslümanlar var ki, tarikatlarını, cemaatlerini, hizip ve fırkalarını, grup ve kliklerini âdeta din haline getirmişler, İslâm ile özdeşleştirmişler. Bunlara müşrik demek elbette doğru olmaz. Lakin onlarda dengesizlik ve aşırılık vardır. Uyarılmaları, aydınlatılmaları, bilgilendirilmeleri ve orta yola çağırılmaları gerekir." (M.S.Eygi)

Şamil
06-04-2011, 22:40
Ezberin bittiği bellide galiba alıntı yaptığın kaynaklardada CEVAP lar bulamıyorsun.

Bu mesajımı okuyan üyeler

Lütfen ben nerede MİLLİ GÖRÜŞ alehine yazmışım.


Agbi bosa kürek cekiyorsun... Ercan Tekin ler forumlarda bitmez...
Sana izah edeyim olayin boyutunu ona göre ugrasir yada ne halin varsa gör dersin...

Ercan tekin ler kafasina bir sey koydu ise sebeb yada sonuc aramaz kafasina koydugu seyi yazmak icin...
Sen simdi Bir pasta tarifi versen bile , o önceden ihvan foruma girince $unu eklemeliyimi zaten kafaya koymustur...O ekleyecegi sey hakkinda devsirme üc-bes amcasi google den destek alarak toplamistir bir yere YIGMISTIR, foruma girinci onu ekleyecek ya kafaya koydu sen pasta tarifi yaptin ama ekleyecegi konu uymuyor ne yapacak...? iste bu durumda ercan tekinler söyle yapiyor Agbi agbi Haddini bil bak o pasta ya haddinden fazla seker koymak sureti ile sen benim partime ve liderine seker hastaligi olusturmak icin ugrasiyorsun hakaret ediyorsun.... der baslangic bölümünde sonra elinin altindaki devsirme bir cogu kendi partisi ve lideri disinda ki parti ve liderlere hakaret elestiri düzen gazeteler Bulvar gazetesi bile olsa oralardan bile toplar aha da sana cevap der... ve yapistirir...

Sen ZIPLA dur ya ercan kardesim bunun pasta ile ne alakasi var diye....! Hatta tarifi bile okumamistir haaa, sadece sekeri görmesi yeter...


Simdi gelelim Agbi senin yazdiklarina


Doğru tespit

Katılıyorum

Katılmadığım ise

ERDOĞAN olsun GÜL olsun o anarşinin ortamnda davaları için YAŞAM larını tatlı canlarını KELLE KOLTUK yaptılar YA SİZ NE YAPTINIZ.

Konu açmışsınız madem konuyu açacak kadar ilme sahipsiniz .

Aşağıdaki sorularımı cevaplayın.

agbi Nickli Üyeden Alıntı
SİYASİ TARAFGİRLİĞİNİZ BU KADAR MI AKLINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ SARDI.

Başta konuyu açan Akıncı ya ve Ercan TEKİN e bazı sorularım olacak.

İŞÇİ HAKLARI EMEK hakları Solcuarın dilinde ve savunduklarımı ?

O zaman Hadis yokmu İŞÇİNİN HAKKINI ALIN TERİ KURUMADAN VERİNİZ anlamında.

Ayet yokmu VERDİĞİM NİMETLER YALNIZ SİZLER için değil mealinde.

KAPİTALİZMİN karşısında değilmiyiz demiyormu solcular ?

Bizlerde SİYONİZMİN oluşturduğu KAPİTALİZMİN karşında değilmiyiz ?

Burada Sp liler ERBAKAN a İşçi Memur hakkını verdik demiyorlarmı en yüksek zamlarla Eeee SOLCULARIN yoğun olduğu sosyal topluluklar neler ? İŞÇİ ve MEMURLAR.

Sizler nasıl SİYASİ TARAFGİRLİK YAPIYORSUNUZ ANLIYAMIYORUM.

O zaman bende derim REFAHYOL Yüksek zam larla SOLCU YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN İŞÇİLERİ MEMURLARI DESTEKLEDİ Şimdi ERBAKAN solcumu oldu ?


Ayrıca ERBAKAN daha yokken KOTKU Hz leri bu görüşü MİLLİ GÖRÜŞÜ YAŞAMA geçirmeye başlamıştı.ERBAKAN acaba DEMİREL tarafından Milletvekilliği adaylığı ret edilse idi Partileri kurarmıydı buda başka soru.

ALLAH KOTKU Hz lerindende ERBAKAN dan da razı olsun onların vesilesi ile SİYASETTE GÜL ve ERDOĞAN var oldu.

AYRICA Erdğan a Gül e Çelik Çomak örneği vererek SAYGISIZLIK yapmayın önce kendinize bakın.



Bu yazida Erbakan ve Milli Görüs e en ufak bir elestiride hakarette mevcut degil...yoktur...

Ama burada agbi nin ercan Tekin den bekledigi birsey var...

Müfteri degilsen, iftira atmadim diyorsan, yazimdaki erbakan yada sp karsitligi olan kelimeleri göster diyor...

Ercan sen ne yapiyorsun....?

Zormu bu kadar bak kardes surada yazmissin demek....?


Agbi bir dahaki sefere Ercan Tekin e ezberindeki sorulardan sor, abisi.. : ))

Bence ispat etmesini hic bekleme agbi...! Onu hicbir zaman yapamayacak sana karsi.... Demistin diyeceksin...

GENCAKINCI
07-04-2011, 03:46
sana defalarca tayyibci numanci akci hasci sucu bucu olmadigimi söylemisdim.Damgalama huyhundan vazgec bence...bana degil kendine zarar veriyorsun.


Bu hareketin kurucusu erbakan mi dedin?

Buyur,Erbakanin hocasinin icazetli vekili merhum Esad cosan rh ne buyurmus, birlikte okuyalim:



Burda bana sorulan sorular, parti ile ilgili çeşitli sorular. Diyorlar ki:
"--Bir müddet desteklediniz, şimdi bir ihtilaftan bahsediliyor. Niye?.."

Destekleme, hocamızın zamanından beri oldu. Parti, --belli bir partiyi kasdediyorum, genel olarak partileri değil-- dergahımızın bir aksiyonu olarak başladı. Hocamıza kişiler geldiler dediler ki:
"--Hocam şöyle şeyler yapalım mı?"

Emir buyurdu, istikàmet gösterdi:
"--Yapın!" buyurdu; yaptılar.

Yürüten arkadaşların desteğine kendileri eleman verdiler. Bazı kimseler:
"--Efendim, falanca kardeşim bana şöyle teklifte bulunuyor, ne yapayım? Uygun görür müsünüz? Çalışayım mı?.." dediler.

Hocamız da:
"--Uygundur, çalış!" diye emir buyurdular, vazife verdiler.

Böylece bizim dergâhımızın bir aksiyonu olarak politik bir çalışma başladı.


Yani senin anlayacagin:
-erbakan baslatan degil,kendisine görev verilen...
-erbakan temsilci degil hizmetci

Ayrica milli-görüs dinimizi ölcü aliyorsa bu görüs erbakanin tekelinde olan onun kurdugu bir fikir olamaz.Bizim dinimiz atacagimiz her adima bir ölcü koymus,bir yol cizmis,devletin nasil yönetilmesi gerektiginden tut siyasetine kadar,ticaretinden tut ekomomisine kadar hersey zaten sabit.
islam dininin mevcut ölcülerini sahislara baglamaniz ve birilerin tekelindeymis gibi göstermeniz din istismarciligidir.
Islamda siyaset vardir fakat dini siyasete alet etmek yanlisdir.
Bunu bazi arkadaslar yapiyorlar.Bir yandan senin dedigin gibi Milli-Görüs erbakanin icadi diyorlar...ardindan milli-görüs dini görüs diyorlar,sanki dinimiz bu alani unutmusda erbakan gelmis bilinmeyeni bize göstermis gibi...hayir efendim.islam islamdir,eksiksiz kusursuz islam...erbakan ise kusurludur,hata yapabilen senin benim gibi bir insan.Bu insani bu insanin partisini ve savundugu görüsü din ile es anlamda kullanmak sapikliktir.
Kimse sahsi görüslerini ALLAHIN görüsüymüs gibi Peygamberin görüsüymüs gibi savunamaz.
Böyle birsey haramdir.
Din amacdir,siyaset aracdir,tersi degil.

Efendimiz buyuruyorki:
"Her kim Kur’an hakkında kendi görüşüne göre konuşursa Cehennem’de oturacağı yeri hazırlasın.”

"Bir kala ahalisini muhasara etmende onlar senden Allahin ahdini ve Peygamberin ahdini kendilerine bahsetmeni dilerlerse onlara ne Allahin ahdini ver nede Peygamberin ahdini.Lakin onlara kendi ahdini ve arkadaslarinin ahdini ver.Cünkü sizin kendi ahidlerinizi ve arkadaslarinizin ahidlerini bozmaniz,Allahin ve Resulünün ahdini bozmaktan ehvendir.
Bir kal`a ahalisini muhasara etmende onlar senden kendilerine Allahin hükmünü tatbik etmeni isterlerse onlara Allahin hükmünü tatbik etme.Lakin onlara kendi hükmünü tatbik et.Zira Allahin onlar hakkindaki hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin." Hadis

"Öyle koyu Müslümanlar var ki, tarikatlarını, cemaatlerini, hizip ve fırkalarını, grup ve kliklerini âdeta din haline getirmişler, İslâm ile özdeşleştirmişler. Bunlara müşrik demek elbette doğru olmaz. Lakin onlarda dengesizlik ve aşırılık vardır. Uyarılmaları, aydınlatılmaları, bilgilendirilmeleri ve orta yola çağırılmaları gerekir." (M.S.Eygi)


Erbakan Hoca ,1969'da Adalet Partisi'nden milletvekili aday adaylığı Süleyman Demirel tarafından veto edildiği için Konya'dan bağımsız aday oldu ve iki milletvekili seçtirecek oy alarak milletvekili seçildi. 1970'de Milli Nizam Partisi'ni kurdu, ancak parti kısa süre sonra Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. 11 Ekim 1973'de MNP kadrosuyla Milli Selamet Partisi'ni kurdu.
Yani biz her ne kadar 1969 yılıda desek aslında Milli Görüş hareketi 1973'de tam olarak başlıyor.
Daha sonra,1974-1978 döneminde üç ayrı koalisyon hükümetinde başbakan yardımcılığı yaptı. 1973 seçimlerinde Milli Selamet Partisi 48 milletvekili çıkardı. Bu dönemde, Kıbrıs Harekâtı'nın yapılmasını savundu. Harekâttan sonra adanın tamamının ele geçirilmesini konusunda Ecevit ile görüş ayrılığına düştüler. 17 Kasım 1974'de hükümet dağıldı. Daha sonra 1977 seçimlerinde Milli Selamet Partisi yarı yarıya oy kaybederek 24 milletvekili çıkardı.
6 Eylül 1980'de partisinin Konya'da düzenlediği Kudüs Mitinginin 12 Eylül Askeri müdahalesi'nin sebeplerinden birisi olduğu söylenmiştir.

1969 yılında tek başına bağımsız milletvekili oluyor. Yani ilk başta parti kurmuyor. Tek başına.Milli Görüş hareketi henüz oluşmamış.
Rahmetli Esad Coşan' Hoca'dan örnekler veriyorsun. Erbakan Hoca daha önceleri M.Zait Kotku Hz.lerinin sohbetlerine katılıyor. İTÜ'de öğrenciyken. Yine o yıllarda Rahmetli Turgut Özal ve kardeşi Korkut Özal'da bu sohbetlere katılıyor.
Esat Hoca,M.Zait Kotku Hz.leri ölünce yerine geçiyor.Kendisi damadı oluyor. Verdiğin açıklamayı nerde ve ne zaman yapmış. Bunu kanıtlayabilirmisin?
Diyelimki böyle bir şey söyledi. Esat Hoca ilk başlarda Milli Görüşe destek verdi. Daha sonra bu desteği geri çekti.
Eğer bu hareketi onlar başlattıysa,niye tekrar Milli Görüşe alternatif olarak başka bir siyasi hareket başlatmadılar? Onlar desteklerini çekti.Fakat Milli Görüş hareketi dahada büyüdü. Sonunda iktidara geldi.
Sana bir örnek vereceğim. Diyelimki ben Üniversitede öğrenciyken F.Gülen Hocanın sohbetlerine katılmış olsam. Daha sonrada bir parti kursam bunun hocayla ne alakası var?
Yani bana hocamı söyledi siyasete gir diye. Eğer benim içimde siyasete girme isteği var ,ise ülkeme faydam olsun diye her koşulda girerim.

Erbakan Hoca siyasete girmeden önce 1963 yılında 200 ortaklı ilk yerli motoru üretecek olan Gümüş Motor'u kurdu ve motor üretimini gerçekleştirdi. 1965'te profesör unvanını aldı.
Yani hoca önceden kafaya koymuş. Ülkemde motor fabrikalarını daha çok açabilmem için ne yapabilirim daha fazla nasıl faydam olur diye düşünmüştür.Bu nedenle siyasete girmiş ve iktidar ortağı olduğu zaman ülkemizde değişik şehirlerde motor fabrikaları açmış.Ağır sanayi hamlesini başlatmış.
Diyorsunki:"sana defalarca tayyibci numanci akci hasci sucu bucu olmadigimi söylemisdim.Damgalama huyhundan vazgec bence...bana degil kendine zarar veriyorsun."
Sucu bucu değilsinde niye AKP ve F.Gülen'i destekleyen yazılar yazıyorsun.Örnek vereceğim. F.Gülen dosyası açtım.Hemen abinle birlikte hucuma geçtiniz.Beni yaylım ateşine tuttunuz. Ne çabuk unutuyorsun yazdıklarınızı.

Peygamberimizden hadis örneği veriyorsun."Efendimiz buyuruyorki:
"Her kim Kur’an hakkında kendi görüşüne göre konuşursa Cehennem’de oturacağı yeri hazırlasın.”

Biz burda siyaset kouşuyoruz.Kuranı kerim ayetlerini yorumlamıyoruz.Yukarda verfiğin ayetin ne alkası var konumuzla.

agbi
07-04-2011, 09:46
Arkadaş sapla samanı karıştırıyorsun.
Soruların çoğu saçma sapan

Diyorsunki:"ERDOĞAN olsun GÜL olsun o anarşinin ortamnda davaları için YAŞAM larını tatlı canlarını KELLE KOLTUK yaptılar YA SİZ NE YAPTINIZ"

Sanki Erbakan Hoca kelle koltukta davası için çalışmadı. Şu bir gerçektirki daima liderler kelle koltukta çalışırlar ve onların hayatı tehlikededir.
Tabiki davaları hak dava olursa.



ERBAKAN Gül üde ERDOĞAN ıda tenkit edebilir SİYASET de bunu gerektirir

Fakat sizin gibi birinin KISA PANTOLON Çelik Çomak benzetmeleri ile Gül ü ERDOĞAN ı tenkit etmesi HADDİNİ AŞMASIDIR.

agbi
07-04-2011, 09:55
ERCAN TEKİN

Her mesajında çarşaflıyorsun.

EZBER lerinin bitmesi seni bu duruma getirdi.

İSLAM a hizmet CEM olmaktan geçer.

CEM olmanın bıgünkü sosyal deyimlerinden biride TAKIM olmaktır.

Burada Futbool takımını örnek vermem de BUGÜNKÜ SOSYAL bir örnektir.

BAKIN ALLAH cc yaratığı her varlıkta Canlı veya Cansız da BİRBİRLERİ ile ilişkiler düzeninde yaratmıştır.

ARI ÇİÇEK e muhtaçtır BAL için.

ÇİÇEK ARI ya muhtaçtır üremesi ve meyva vermesi için.

İNSAN Her ikisindede MUHTAÇ tır ALLAH cc böyle sistemli yaratmıştır.

KOTKU Hz leri İslam a karşı olan SİSTEMİ tespit etmiş Hukuğa dayalı Yasal haklarını kullanarak BİR HAREKET e işaret etmiştir başınada ERBAKAN ı getirmiş vede yanında ÖZAL ı yetiştirmiştir.

ŞİMDİ TEFEKKÜR ET BAKALIM bu benzetmemin ALAY ile DALGA geçmek ile ne alakası vardır.

Gelelim sizin bana attığınız İFTİRA lara

Benim MİLLİ GÖRÜŞ alehinde değil konumu BİR HECE mi göster DÜRÜST ol hiç olmassa attığın İFTİRA nın arkasında ol.

Yeni-OSMANLI
07-04-2011, 11:48
gencakinci:
F.Gülen ve akp konusunda haksiz elestirilerinize itiraz ettim diye bu beni sucu veya bucu yapmaz.



Bir insanin görüsü olan Milli-Görüse HAKKIN görüsü,dinin görüsü dersen Kur’an hakkında kendi görüşüne göre konuşmus gibi olursun,oysa Allahin hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin.

Gümüş Motor'u Mehmet Zahid Kotku hazretleri kurmuştur.
Bizzat teşvikiyle kurulmustur.
Nuri Topbaş, Hulisi Topbaş, Hasan Uğur gibi birçok girişimci ve onun yakınları Hocaefendi'nin isteği ile Gümüş Motor'a ortak olmuştu....


Hocaefendi, mevki, makam ve para tutkunu olmaktan kurtarmaya çalıştığı öğrencilerini bir yandan da Türkiye'nin yönetimine talip olmaya yönlendiriyordu. Çünkü Türkiye'nin ancak mevki ve makam düşkünü olmayan insanlarla kalkınma sağlayacağına inanıyordu. Bu düşüncesi yıllar geçtikçe İslami hassasiyete sahip insanların Türkiye siyasetinde yeni bir "damar" oluşturmalarına neden olacaktı... Hocaefendi'nin ekonomi ve siyaset alanındaki fikirleri 1960'lı yılların sonlarında özellikle Devlet Planlama Teşkilatı'nda görev yapan ve daha sonraları da çeşitli dönemlerde hükümetlerde görev alan öğrencilerine ilham kaynağı olmuştu..
http://www.netpano.com/haber/4583/Zahit/Kotku/Hazretleri/An%C4%B1l%C4%B1yor/

erbakan hoca ve digerleri vatana millete milli ve manevi degerlerimize hizmet niyetiyle siyasete yönlendirilmisidr,amac siyasi yolla degerlerimize hizmet etmek.Siyaseti amac degil arac olarak görmek lazim...fakat daha sonra hizmet temsil hastaligina dönmüs,amac arac olmus aracda amac olmus...Dolayisiyla siyaset "biz ve digerleri","biz hakkiz,digerleri batil" sloganlariyla grublasmaya,tefrikaya alet olmusudr.
Parti yoluyla hizmet metodu particilige dönüserek fitneeye sebeb olmusudr.
Elestirilen ve karsi cikilan seyde budur.

"Particilik, dîne, vatana, halka hizmet için vesîle ise, CÂİZ; vesîle değil maksat ise, tefrikayı meydana getirdiğinden HARAM olur. "
ismail cetin hocaefendi

Ercan Tekin
07-04-2011, 17:20
Agbi bosa kürek cekiyorsun... Ercan Tekin ler forumlarda bitmez...
Sana izah edeyim olayin boyutunu ona göre ugrasir yada ne halin varsa gör dersin...

Ercan tekin ler kafasina bir sey koydu ise sebeb yada sonuc aramaz kafasina koydugu seyi yazmak icin...
Sen simdi Bir pasta tarifi versen bile , o önceden ihvan foruma girince $unu eklemeliyimi zaten kafaya koymustur...O ekleyecegi sey hakkinda devsirme üc-bes amcasi google den destek alarak toplamistir bir yere YIGMISTIR, foruma girinci onu ekleyecek ya kafaya koydu sen pasta tarifi yaptin ama ekleyecegi konu uymuyor ne yapacak...? iste bu durumda ercan tekinler söyle yapiyor Agbi agbi Haddini bil bak o pasta ya haddinden fazla seker koymak sureti ile sen benim partime ve liderine seker hastaligi olusturmak icin ugrasiyorsun hakaret ediyorsun.... der baslangic bölümünde sonra elinin altindaki devsirme bir cogu kendi partisi ve lideri disinda ki parti ve liderlere hakaret elestiri düzen gazeteler Bulvar gazetesi bile olsa oralardan bile toplar aha da sana cevap der... ve yapistirir...

Sen ZIPLA dur ya ercan kardesim bunun pasta ile ne alakasi var diye....! Hatta tarifi bile okumamistir haaa, sadece sekeri görmesi yeter...


Simdi gelelim Agbi senin yazdiklarina


Bu yazida Erbakan ve Milli Görüs e en ufak bir elestiride hakarette mevcut degil...yoktur...

Ama burada agbi nin ercan Tekin den bekledigi birsey var...

Müfteri degilsen, iftira atmadim diyorsan, yazimdaki erbakan yada sp karsitligi olan kelimeleri göster diyor...

Ercan sen ne yapiyorsun....?

Zormu bu kadar bak kardes surada yazmissin demek....?


Agbi bir dahaki sefere Ercan Tekin e ezberindeki sorulardan sor, abisi.. : ))

Bence ispat etmesini hic bekleme agbi...! Onu hicbir zaman yapamayacak sana karsi.... Demistin diyeceksin...

Şamil beni öyle iyi tanıyormuşcasına yazıyorsun ki acaba kimliğin nedir merak ettim sen kimsin?
Senin gibi ne idüğü belirsiz birçok üyelikler birçok zamanlar önüme gelip senin gibi tek amacı şahsımla uğraşmak olan görevli üyelikleri bilirim ben.
Ama ne yazık ki hakkımdaki sözlerin ZANDAN başka hiçbirşeyi yok. Çünkü benim kitap arşivimden ne kadar yararlandığımı bilememişsin :) Zan başa bela sonra atarsın insanlara birçok iftira!
Kişiselleştirilen tartışmalar ile şahsıma yönelik bu tahriksel tavırlarını dilediğin kadar sürdürebilirsin DEMEKKİ EKLEDİĞİM BİLGİLER BİRİLERİNİ rahatsız ediyor ki senin gibi görevli üyelikler ŞAHSIMLA UĞRAŞIYORLAR.
Elhamdulillah bundan sonra daha azimle yazacağım senin gibi gizli kapaklı üyelikleri rahatsız edecek her paylaşımı yapacağım.
Ama ben AKPARTİ VEYA DİĞER PARTİLERİN DÜŞMANI değilim. Sadece vatanımın hayrına olmayan tüm icraatları eleştiririm. Sizler gibi MİLLİ GÖRÜŞE aşırı giderek iftiralarla suçlamalar yapıp bende AKPARTİYE aynı metodla yaklaşmayacağım çünkü benim kişiselliklerle işim yok fikirlerle görüşmelerim olur.
Ne yazık ki ŞAMİL gibi kimlikleri belirsiz üyeler BİLGİ İLE KONULARA YAKLAŞMAZ SADECE KİTLENDİKLERİ KİŞİLERE YÖNELİK TAHRİK VE SATAŞMA İŞLERİ İLE MEŞGUL OLURLAR.
Herhalde Şamil bizi dünkü çocuk sandı ve tahriklerine kapılıp beni tuzağına düşüreceğini sandı.
Allah c.c. şahid olsun ki benim bu forumdaki tek niyetim BİLGİMLERİMİ VE SAVUNDUĞUM GÖRÜŞLERİ paylaşmaktan başka hiçbir amacım yok.

Fikrin bilgin yoksa kişiselleştirilmiş münakaşalarla seviyeyi düşürme eğer düşürmeye devam edersen forum yönetimini zorlamış olursun.
İLMİYLE DEĞİL KİNİYLE YAZANLARI KINIYORUM.
Selam fitne ve fesadla işi olmayanların üzerine olsun.

Ercan Tekin
07-04-2011, 17:23
ERCAN TEKİN

Her mesajında çarşaflıyorsun.

EZBER lerinin bitmesi seni bu duruma getirdi.

İSLAM a hizmet CEM olmaktan geçer.

CEM olmanın bıgünkü sosyal deyimlerinden biride TAKIM olmaktır.

Burada Futbool takımını örnek vermem de BUGÜNKÜ SOSYAL bir örnektir.

BAKIN ALLAH cc yaratığı her varlıkta Canlı veya Cansız da BİRBİRLERİ ile ilişkiler düzeninde yaratmıştır.

ARI ÇİÇEK e muhtaçtır BAL için.

ÇİÇEK ARI ya muhtaçtır üremesi ve meyva vermesi için.

İNSAN Her ikisindede MUHTAÇ tır ALLAH cc böyle sistemli yaratmıştır.

KOTKU Hz leri İslam a karşı olan SİSTEMİ tespit etmiş Hukuğa dayalı Yasal haklarını kullanarak BİR HAREKET e işaret etmiştir başınada ERBAKAN ı getirmiş vede yanında ÖZAL ı yetiştirmiştir.

ŞİMDİ TEFEKKÜR ET BAKALIM bu benzetmemin ALAY ile DALGA geçmek ile ne alakası vardır.

Gelelim sizin bana attığınız İFTİRA lara

Benim MİLLİ GÖRÜŞ alehinde değil konumu BİR HECE mi göster DÜRÜST ol hiç olmassa attığın İFTİRA nın arkasında ol.

İFTİRA ATMIYORUM ÇOK KISA BİR VAKİTTE BUNLARI BULDUM BURADA EKLEDİĞİM HER CÜMLE SENİN MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHİNE SÖZLERİNİ GÖSTERİYOR. ÜSTELİK HERYAZINDA İFTİRA ATTIĞIMI İMA EDEN SÖZLER SENİN PSİKOLOJİK SIKINTILAR İÇİNDE OLDUĞUNA DELALET EDİYOR. SADECE TRİBÜNLERE OYNUYORSUN.

[QUOTE=saliha kalem;880111]Fotboolll gollllllllllll AKP ve SP si
http://www.ihvanforum.org/showthread...6895&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=76895&highlight)=
konunuzda milli görüş iktidarını bir futbol takımına Erbakan hocayıda antronöre benzetmeniz alayvari bir yaklaşım olarak göze çarpıyor.bu kadar ciddi bir olayı mizahen ele almaya çalışmanız yadırganacak bir olay.
M.Zahit Kotku r.a siyasette ulema / umera ilişkisi ile Erbakan hocaya yol verdi.M.Zahit Kotkuyu teknik direktör Erbakanıda yardımcı antronör olarak yorumlamanız ayıptır ayıp.




SP si nezaman anlıyacak verilen oylara CHP ve DEMİREL ile Ortak hükümet kurup İHANET ettiklerini.




http://www.ihvanforum.org/showthread...9800&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=79800&highlight)=



Bu Milli Görüşçülere hakarettir.Milli Görüşçüler o hükümetlerde asla milletine zulüm etmedi ispatlayamazsınızda eyyy agbii beyy'!!!

Milli Görüşçülere Milli Görüşün partilerinin bu millete ihanet ettiği iddiası ağır bir sözdür.



Bu forum da SP liyim diyenlerin samimi SP li olduğuna inanmıyorum.

http://www.ihvanforum.org/showthread...4393&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84393&highlight)=


Şu konuya bakıp insanları sen şusun sen busun sen öyle değilsin sen böyle değilsin deyip çıkıp toplum içinde insanları kategorize etmeniz doğru bir davranışmı.fakat kendinizle konu içinde tartışanın düşüncelerini yorumlayabilirsiniz fakat böyle durup dururken fitne çıkartması söz konusu olan konularla sürekli muhattap olup forumda ayrımcılıkların başı olmanız doğrumu?

Agbi bey size birisi bu konunuzda ilginç cevap vermiş eklemeden duramayacağım:

Hakikatler77 (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=26840)

http://www.ihvanforum.org/images/statusicon/user-offline.png (http://www.ihvanforum.org/images/statusicon/user-offline.png)Seninde Samimi, Suurlu,Duyarli Müslüman olduguna inanmiyorum Daha cok Kamer Genc gibi Anlamsiz ifadeler ile kendi Cihniyetini savunmaya salistigina inaniyorum

Senin Dogrusu yasindan ve olgunlugundan da süphe etmekteyim

Sasma sapan konular acip fikrini ortaya koydugunu saniyorsun her seferinde Tartisma ortami olusturup sonradan da senin gibi Düsünenler in o olustirmus oldugun Tartisma ortamnda siniri acmalarini saglayip sucluyorsun

Sen akp limisin?,Chp limisin anlasilmiyor ayni kamer genc gibi ortada duruyon




KOTKU Hz erinin hazırladığı ERBAKAN la şimdiki ERBAKAN aynı değil.
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84640&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=84640&highlight)=


Erbakan hocaya bundan daha ağır bir söz olabilirmi yani Erbakan hoca saptı sapkınlığa mı düştüde aynı Erbakan değil diyebiliyorsunuz?

Erbakan hoca sapsaydı yolundan halen sağ olan şeyhimiz Mahmud efendi babamız ve sadık ulema heyeti Erbakan hocamızı desteklermiydi? Erbakan hocamız 1969 yılında ne söylüyorsa yine aynısını söylüyor.dündür bugün bugündür diyenlerden asla olmadı,asla gömlek değişmedi daima milli kaldı bunun aksini iddia etmeniz sizin aleyhinizedir.

Fethullah Gülenin otorite sözünü Erbakan hocanın bir haberindeki teknoloji analiziyle bağlayıp Erbakan da Gülenin otorite sözünü dolaylı yoldan desteklediğini söylemeniz Erbakan hocaya haksız yakıştırmadır.
Milli Görüş hükümetlerinin icraatlarını size sunduklarında ''bırakın bu hikayeleri'' demeniz büyük bir aşağılamadır.


Erbakan hoca 96 yılındaki hükümetinde faizleri indirmedi


demiştiniz.
Size faizi indirdiği belge gösterdiğinde o belgeyi kabullenmemiştiniz.

ukubat sözde
'efendi hz, akp hükümetini destekliyor'


dediğinde
neden o ukubata efendi hz'lerini siyasete alet etmeyin diyemediniz.


''SİYASİ TEMELLİ MİLLİ GÖRÜŞÇÜ olmaktan ALLAH cc sığınırım''


sözünüz siyasi temelle yetişmiş milli görüşçülere haksızlık olmazmı? Siyaset dinimizin kurumlarından birisidir. Osmanlıda ulema ve umera olarak iki sınıfda millet yönetilmiştir.ulema hocalar alimlerdir, umerada alim kıvamında siyasetle meşgul olanlardır.bu konu uzun gider ama böyle yanlış sözleriniz zaman zaman oluyor.


Bugün AK Parti MİLLİ GÖRÜŞ ü tam olarak mı temsil ediyor HAYIR ama MİLLİ GÖRÜŞ ü temsil edebildiği kadarı ile EN İYİ TEMSİL EDEN bu Parti ve alternatifi yok.



iddia etmenizde o kadar haksızlıktır milli görüşçülere. Tayyip Erdoğan defalarca milli görüş gömleğini çıkardık dediği halde ve icraatlarının milli görüşle alakası olmadığı halde böyle yakıştırmalar kesinlikle milli görüşçüler için olumsuz ve haksız bir yaklaşımdır.



Milli Görüş hakkında en ufak olumsuz yazım yoktur iddianız için kıymetli vaktimden 1saati bu yazıları bulmaya harcadım estağfirullahı bugün bol çekmem gerekicek.

Sizin belkide daha neleriniz çıkacak bilmiyorum daha fazla vaktimi böyle saçma şeylere ayırmak istemiyorum ama şunu gördüm bu forumda sizin için siyasi konularda itibarınız pek kalmamış gibi birşey.üyelerin forumdaki konularınıza yaklaşımları gayet ilginç.dikkatimi çekti birçok üye size uzun süreli cevap vermeyi tercih etmiyor yani haklıyım galiba sizle tartışmamak en doğru seçimmiş.çünkü siz neyi savunduğunuzu dahi inkar edebilecek birisiniz.belgeleri kabullenmeyen birisiniz.

içinizde samimiyetler varsa onu Allah bilir.şahsınıza saygım sonsuz ama siyasi konulardaki bilgisi az olan teşhislerinizi gözünüz kapalı savunmaya çalışmanız ve sürekli ben bilirim havasında olmanız sizinle kimsenin anlaşamamasına yol açmaktadır.

En ufak olumsuz birşey yazmadım bugüne kadar dediğiniz iddianızı bu cevabımla bitirmiş olduğuma inanıyorum.

gününüz hayırlı ve bereketli olsun








http://www.ihvanforum.org/images/misc/quote_icon.png Hikem Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?p=880129#post880129)
Saliha hanım ,Agbi' ye :''ya anlamıyorum sizi hep aynı şarkıyı söyleyip duruyorsunuz
halbuki size Milli Görüş hizmetlerini belgelerle sunduklarında ''bırakın bu hikayeleri'' diyen kişi değilmisiniz. insanlar size bu konumdaysanız ne anlatabilirler ki?'' demiş.Aslında bunu anlamayacak bir husus yok. Agbi de ''Erbakan'' kelimesi bir ''fikri sabite'' olmuş durumda.Ne anlatsanız, fikri sabite bildiğini tekrar eder durur.En iyisi siz, Agbi>'yi olduğu gibi kabul edin.

Bu forumda Agbide renkli simalardan, hernekadar bazı kardeşlerimizi, kırıyorsada!

Ne yapalım insanlar çeşit çeşit yaratılmış!Kadere teslim olan kederden beri olur.



Şimdilik bunu ekliyorum bazı şeyleri hatırınıza getirmek için.
.....

Bunlarda benim gözlemlerim:

1) Milli Görüşün siyasi sahadaki başkanı Prof.Dr.Mustafa KAMALAK hakkında açtığınız konu ve başlığı MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHİNE DEĞİLMİDİR?
KAMALAK SP inin başında olamaz ancak MİRAS yer (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98779&highlight=)

2) Erbakan hocanın siyonizm karşısında yenildiğini sorgulayan bir konu açmıştınız bu MİLLİ GÖRÜŞ ALEYHİNE BİR KONU DEĞİLMİDİR?
ERBAKAN Çok iyi bidiğini iddia ettiği SİYONİZM karşısında neden başarılı olamıyor ? (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=92458&highlight=)

3) Bu konuda F.GÜLEN hocanın Mavi Marmara için yaptığı talihsiz açıklamaları Erbakan hocayla pekiştirip sözde o talihsiz cümleleri meşrulaştırma çalışmana şahit olunuyor. Erbakan hoca güya sana göre İSRAİLİ OTORİTER BİR GÜÇ GÖRÜYORDU.... Bu Milli Görüş liderinin aleyhine bir konudur.
ERBAKAN Çok iyi bidiğini iddia ettiği SİYONİZM karşısında neden başarılı olamıyor ? (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=92458&highlight=)

4)''DEMEKKİ ERBAKAN da ONE MİNUTEYİ terinde zamanında yapıldığını ve etkin olduğunu kabul ediyor TEK FARKLA SAHİPLENEREK '' diyerek Erbakan hocayı tebrikleri sahiplenme gibi ölçüsüzlükle dillendiriyorsun ve Milli Görüş liderini ucuzculukla suçlamış oluyorsun!
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=90663&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=90663&highlight)=

5)MilliGörüş aleyhine açılmış konulardan biri:
Erbakan Refahyol Hükümetini Kurmakla Büyük Hata Yaptı (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight=)
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=88303&highlight)=

6)Ulusalcılar SP sine iyice sızdı İDDİA ediyorum SIZDILAR. --->>>adında bir konu açarak Milli Görüş aleyhinde konu açtınız.
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=69463&highlight (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=69463&highlight)=

Sadece açtığın konulardan bazı görebildiklerim bunlar.
Birde mesajlarını arasak neler çıkar...
Ama benim işim insanların hatalarını araştırmak değil sen ısrar ettin diye buna cevap veriyorum yoksa günlerce iftira ettin diye bağırıp duracaksın bari iftira etmediğimizi gör diye bu küçük araştırmayı yaptım.
Milli Görüş aleyhine olan çalışmalarından bazı örnekler böylece yeterli olmuştur inşaALLAH.

GENCAKINCI
07-04-2011, 17:46
ERBAKAN Gül üde ERDOĞAN ıda tenkit edebilir SİYASET de bunu gerektirir

Fakat sizin gibi birinin KISA PANTOLON Çelik Çomak benzetmeleri ile Gül ü ERDOĞAN ı tenkit etmesi HADDİNİ AŞMASIDIR.

Ben ne yazmıştım?Tekrar edelim.
"Türkiye'de Milli Görüş hareketini 1969 yılında başlatan Erbakan Hoca'dır.
Senin Tayyip Erdoğanın veya Numan Kurtulmuş o zamanlarda çocuklardı. Onlar sokaklarda çelik çomak veya top oynuyorlardı"

Erbakan Hoca bu hareketi başlattığında onlar çocuk değilmiydi? Her çocuk gibi onlarda değişik oyunlar oynuyorlardı.
Bu sözümde ne var? Niye haddimi aşmış oluyorum?
Saçma sapan suçlamalarda bulunma.....

agbi
08-04-2011, 08:04
Ben ne yazmıştım?Tekrar edelim.
"Türkiye'de Milli Görüş hareketini 1969 yılında başlatan Erbakan Hoca'dır.
Senin Tayyip Erdoğanın veya Numan Kurtulmuş o zamanlarda çocuklardı. Onlar sokaklarda çelik çomak veya top oynuyorlardı"

Erbakan Hoca bu hareketi başlattığında onlar çocuk değilmiydi? Her çocuk gibi onlarda değişik oyunlar oynuyorlardı.
Bu sözümde ne var? Niye haddimi aşmış oluyorum?
Saçma sapan suçlamalarda bulunma.....



MİLLİ GÖRÜŞ ü tekrar yaşama geçiren KOTKU Hz leri idi.

ÖNCE BUNU bil Yanında M.Sami RAMAZANOĞULLARI ve Ali Haydar Efendi diğer İslam kimlikleri toplum tarafından kabul edilmiş Büyüklerimiz var idi.

ÖNCE BUNU BİL.

Erbakan DEMİREL tarafından ret edilmese idi acaba ne olurdu ?

Erbakan İstanbul Ticaret odası seçimlerinde bu büyüklerimiz tarafından DESTEKLENME idi ne olurdu ?

BUNLAR HAKKINDA DÜŞÜNCE ÜRET analizlerini lütfen yaz.

Bak bu ayki ALTINOLUK dergisinde çok güzel özetlemişler ERBAKAN ı Allah razı olsun.Bir oku

ERBAKAN Hoca rabbine kavuştu şimdi MİLLİ GÖRÜŞ bittimi ?

ERBAKAN Hocadan önce MİLLİ GÖRÜŞ yokmu idi.ATALARIMIZ İSLAM ı kabul ettiğinden beri vardı ve İSLAM ın bayraktarlıklarını yaptılar ALLAH cc bizlerede İslam Bayraktarlığını nasip etsin.Amin.

GENCAKINCI
08-04-2011, 16:49
MİLLİ GÖRÜŞ ü tekrar yaşama geçiren KOTKU Hz leri idi.

ÖNCE BUNU bil Yanında M.Sami RAMAZANOĞULLARI ve Ali Haydar Efendi diğer İslam kimlikleri toplum tarafından kabul edilmiş Büyüklerimiz var idi.

ÖNCE BUNU BİL.

Erbakan DEMİREL tarafından ret edilmese idi acaba ne olurdu ?

Erbakan İstanbul Ticaret odası seçimlerinde bu büyüklerimiz tarafından DESTEKLENME idi ne olurdu ?

BUNLAR HAKKINDA DÜŞÜNCE ÜRET analizlerini lütfen yaz.

Bak bu ayki ALTINOLUK dergisinde çok güzel özetlemişler ERBAKAN ı Allah razı olsun.Bir oku

ERBAKAN Hoca rabbine kavuştu şimdi MİLLİ GÖRÜŞ bittimi ?

ERBAKAN Hocadan önce MİLLİ GÖRÜŞ yokmu idi.ATALARIMIZ İSLAM ı kabul ettiğinden beri vardı ve İSLAM ın bayraktarlıklarını yaptılar ALLAH cc bizlerede İslam Bayraktarlığını nasip etsin.Amin.

Daha önce ne yazmıştınız?

Demiştinizki:"Doğru tespit

Katılıyorum"

Şimdi ne olduda döndünüz birden.

agbi
08-04-2011, 16:53
Daha önce ne yazmıştınız?

Demiştinizki:"Doğru tespit

Katılıyorum"

Şimdi ne olduda döndünüz birden.





yAŞAMIMDA VE SANAL DA SÖYLEDİĞİM VE YAZDIĞIM HER HECENİN BİLE ARKASINDAYIM.

Lütfen nerede doğru tespit demişim ve ne için adresi verirmisiniz.

Sizden beklerdim alıntı yaptığınız mesajıma cevap vermenizi.

GENCAKINCI
08-04-2011, 20:51
gencakinci:
F.Gülen ve akp konusunda haksiz elestirilerinize itiraz ettim diye bu beni sucu veya bucu yapmaz.



Bir insanin görüsü olan Milli-Görüse HAKKIN görüsü,dinin görüsü dersen Kur’an hakkında kendi görüşüne göre konuşmus gibi olursun,oysa Allahin hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin.




Bizim F.Gülen ve AKP hakkında yazdığımız yazılar haklı eleştirilerdi. Ama siz haksız yere eleştirilerde bulunup hocayı ve AKP'yi savundunuz.
Ben ne zaman dinin görüşü dedim. Uydurma. Hak aynı zamanda doğru demek. Ama bana göre doğru bir dava. Size görede AKP görüşü hak ve doğru davada.

GENCAKINCI
08-04-2011, 20:58
MİLLİ GÖRÜŞ ü tekrar yaşama geçiren KOTKU Hz leri idi.

ÖNCE BUNU bil Yanında M.Sami RAMAZANOĞULLARI ve Ali Haydar Efendi diğer İslam kimlikleri toplum tarafından kabul edilmiş Büyüklerimiz var idi.

ÖNCE BUNU BİL.

Erbakan DEMİREL tarafından ret edilmese idi acaba ne olurdu ?

Erbakan İstanbul Ticaret odası seçimlerinde bu büyüklerimiz tarafından DESTEKLENME idi ne olurdu ?

BUNLAR HAKKINDA DÜŞÜNCE ÜRET analizlerini lütfen yaz.

Bak bu ayki ALTINOLUK dergisinde çok güzel özetlemişler ERBAKAN ı Allah razı olsun.Bir oku

ERBAKAN Hoca rabbine kavuştu şimdi MİLLİ GÖRÜŞ bittimi ?

ERBAKAN Hocadan önce MİLLİ GÖRÜŞ yokmu idi.ATALARIMIZ İSLAM ı kabul ettiğinden beri vardı ve İSLAM ın bayraktarlıklarını yaptılar ALLAH cc bizlerede İslam Bayraktarlığını nasip etsin.Amin.

Milli Görüş hareketi Umran'da
Umran, bu sayısında 1969’da başlayan Milli Görüş hareketini ve elbette merhum liderini kapsamlı bir biçimde ele aldı.


Dünya Bülteni / Kültür Servisi
Cumhuriyet dönemi partili siyasal İslami hareketin ilk lideri olarak bilinen Necmettin Erbakan geçtiğimiz Şubat ayının son günlerinde vefat etti. Onun kurduğu ve bir biçimde etkili olduğu dört parti (MNP, MSP, RP, FP) laiklik karşıtı eylemler, Anayasal düzeni yıkma ve din devleti kurma gibi iddialarla kapatıldı. Sadece Türkiye'de değil gerek Batı dünyasında gerekse Müslüman dünyada İslamcılık ekseninde siyaset yapmasıyla tanınan Erbakan'ın siyasal söylemi dönemsel farklılaşmalar olsa da Milli Görüş olarak anıldı.
MİLLİ GÖRÜŞ'ÜN MİRASI
Umran, bu sayısında 1969'da başlayan Milli Görüş hareketini ve elbette merhum liderini kapsamlı bir biçimde ele aldı. Derginin 200. sayısının o sembolik titreşimleri içinde Mili Görüş hareketine ayrılmış olması da önemli. Türkiye'de İslamcılığın partili kaynaklarından biri olarak Milli Görüş hareketinin teorisinden pratiğine, Türkiye ve dünya meselelerine bakışına kadar pek çok noktasını masaya yatırdığımız bu sayının Milli Görüş hareketi etrafında geliştirilen kimi yorum biçimleri hakkında farklı bir bakışı da ortaya koyduğunu belirtmek abartılı olmaz. Milli Görüş'ün neyi ne kadar yaptığı, amacının neresinde olduğu, teorisi ve kadrosu gibi önemli soru(n)ların irdelendiği Burhanettin Can'ın yazısı Milli Görüş hareketinin işlevini anlayan, hakkını teslim eden ama aynı zamanda kimi eksik noktalara da dikkat çeken önemli bir yazı. Abdullah Yıldız, Mustafa Tekin, Serkan Yorgancılar, Quinn Mecham, Musa Çağıl ve Vahap Yaman Erbakan'ı ve Milli Görüş'ü farklı boyutlarıyla ele aldılar. Hatıralardan sosyolojik çözümlemeye uzanan bu yazılar hareketin politikasını, daha doğrusu dönemler içinde farklılaşan kimi politikalarını tarihsel gelişimi içerisinde ele alıyor. Bu bakımdan ortaya konan perspektifin önemli olduğu yadsınamaz.

GENCAKINCI
08-04-2011, 21:01
yAŞAMIMDA VE SANAL DA SÖYLEDİĞİM VE YAZDIĞIM HER HECENİN BİLE ARKASINDAYIM.

Lütfen nerede doğru tespit demişim ve ne için adresi verirmisiniz.

Sizden beklerdim alıntı yaptığınız mesajıma cevap vermenizi.

Bir kaç sayfa geriye gidersen ne yazdığını görürsün.
Asıl konumuza dönelim.Şimdi her ikinizede soruyorum.
islamcı geçinen HAS Parti yönetim kadrosuna solcuları koministleri alması ayrıca Yahudi bir kadını milletvekili adayı göstermesi doğrumu?

Yeni-OSMANLI
08-04-2011, 21:07
Siyasi hareketin gercek kuruculari mehmet Zahid kotku hazretleri oldugu ve iskenderpasa cemaati vesilesiyle basladigi,davaya siyasi yolla hizmet etmeleri icin bazi kisilere görev verildigi ve erbakanin bunlardan sadece biri oldugu anlatilmadigi sürece Milli-görüs hareketiyle ilgi yapilan arastirmalarin hicbiri gercegi ifade etmez...

GENCAKINCI
08-04-2011, 21:21
Siyasi hareketin gercek kuruculari mehmet Zahid kotku hazretleri oldugu ve iskenderpasa cemaati vesilesiyle basladigi,davaya siyasi yolla hizmet etmeleri icin bazi kisilere görev verildigi ve erbakanin bunlardan sadece biri oldugu anlatilmadigi sürece Milli-görüs hareketiyle ilgi yapilan arastirmalarin hicbiri gercegi ifade etmez...

Aynı şeyleri tekrar tekrar yazıp durma.

Ben ne sormuştum?

Asıl konumuza dönelim.Şimdi her ikinizede soruyorum.
islamcı geçinen HAS Parti yönetim kadrosuna solcuları koministleri alması ayrıca Yahudi bir kadını milletvekili adayı göstermesi doğrumu?

Erdem
09-04-2011, 07:21
İslamcı parti nedir yaHu
Ben tanımını yapayım islamcı parti = islamı kendi emellerine alet eden partidir.Şekil 1-a uzağa gitmeye gerek yok.

GENCAKINCI
09-04-2011, 07:50
İslamcı parti nedir yaHu
Ben tanımını yapayım islamcı parti = islamı kendi emellerine alet eden partidir.Şekil 1-a uzağa gitmeye gerek yok.

Sokağa çıkıp İslamcı partiler hangilerdir diye soru sorun. Geneli diyecekki AKP,SP ve HAS Parti.

agbi
09-04-2011, 08:18
Aynı şeyleri tekrar tekrar yazıp durma.

Ben ne sormuştum?

Asıl konumuza dönelim.Şimdi her ikinizede soruyorum.
islamcı geçinen HAS Parti yönetim kadrosuna solcuları koministleri alması ayrıca Yahudi bir kadını milletvekili adayı göstermesi doğrumu?

DOĞRU veya YANLIŞ

Bugün iktidara gelmek isteyen her parti PUZZE yi oluşturan parçaların gerçeğini görmeli.

BEKAROĞLU açıklamıştı bir zmanlar BEN SOLCU bir Pareti kurucam temeli İslam Günday ile birlikte bu Şahıs İstanbul belediye başkan adayı iken neden SE ÇIKARMADINIZ ?

SİYASET İÇİN ÇİFTE STANDART yargılamalar yapmayalım.

KENARDA DURMAK tansa KONTROLU elden bırakmamak şartı ile bu tür adaylar alabilirsin ve SÖZ SAHİBİ olursunuz KONTROLU ELDEN BIRAKMADAN ve pasif görevler vererek.

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 10:35
Aynı şeyleri tekrar tekrar yazıp durma.

Ben ne sormuştum?

Asıl konumuza dönelim.Şimdi her ikinizede soruyorum.
islamcı geçinen HAS Parti yönetim kadrosuna solcuları koministleri alması ayrıca Yahudi bir kadını milletvekili adayı göstermesi doğrumu?

Refahpartisi zamaninda halkin partisi olma görüntüsü vermek icin alevilerle ve toplumun degisik kesimleriyle isbirligi yapildigini iyi hatirliyorum.
Bugün bile milli-görüsün icinde görev basinda olan basi acik kadinlar var,mesela Oya Akgönenç.
Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum.
Buna dikkat cekildiginizde "bunlar siyasettir..." cevabini verirsiniz.
Size helal olan baskalarina neden haram?

Ercan Tekin
09-04-2011, 16:00
Refahpartisi zamaninda halkin partisi olma görüntüsü vermek icin alevilerle ve toplumun degisik kesimleriyle isbirligi yapildigini iyi hatirliyorum.
Bugün bile milli-görüsün icinde görev basinda olan basi acik kadinlar var,mesela Oya Akgönenç.
Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum.
Buna dikkat cekildiginizde "bunlar siyasettir..." cevabini verirsiniz.
Size helal olan baskalarina neden haram?
Bu kadar da kötü bir kıyasçılık yapmana şaşıyorum. Hele Hudeybiye anlaşması kıyasın gerçekten fiyaskoydu!
Milli Görüş kadroları asla yönetim kadrolarına GAYRİ MÜSLİM insanları almamıştır. Oya Akgönenç veya aleviler gayri müslimmi oluyor? (Allah'a ve Resulüne iman edenleri)
Taassup içindesin diyorum anlamıyorsun şu has parti işinde iyicene batırdın. Bari daha da batırma inşaALLAH.
Lafa gelince dinden imandan bahsedersin ama AKpartinin ve Haspartinin İslamla alakalı olmayan hal ve hareketleri söz konusu olduğunda bu hareketleri İslama zorla bağlamaya uğraşırsın. Bunun adına taassup denir.
Firavun zalim amerikaya dostum müttefikim diyenleri her fırsatta övüp duruyor ve savunuyorsun sonra İslami hassasiyetlerden bahsediyor ve İslama zararı değil faydası olan Milli Görüş hareketine verip veriştiriyorsun. Bu hal ve hareketlerin çok fazla göze batıyor.
Allah c.c. sana hakkı hak batılı batıl göstersin
Ves'selam

fasulye
09-04-2011, 17:17
İslamı siyasete alet etme deyimi seküler düşüncelerin kalıplaşmış ürünüdür. İslam bir yaşam tarzıysa tabiki siyasetin sınırlarına girip dokusuna işlenecektir, ve tabiki icraatleriyle islam süzgecinde geçirilecektir...

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 17:50
Ufak bir düzeltme:
Bir önceki mesajimda
"Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum."
Burada alevilerle degil siilerle demek istemisdim...

Ercan tekin,ben hudeybiye anlasmasindan bahsetmemisdim,medine vesikasiydi söyledigim.

Bunu "islam ülkesi" oldugumuz iddiasyila red ettin...

Bugünkü Türkiyeyi islam devleti yoktu diye medine dönemiyle kiyaslamak haramda islam devleti oldugu zaman ile kiyaslamak helalmi?
Madem helal,peki sen erbakana cihad emiri derken,partinede cihad partisi derken bir islam ülkesinde kime karsi cihad ediyorsun sorusunu sormazlarmi?

Madem "kiyas" konusunu "fiyasko" olarak degerlendiriyorsun,asagdaki linklerdeki yazilarima cevab ver:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925866&viewfull=1#post925866

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925869&viewfull=1#post925869

Ben ne akp yi nede has partiyi körü körüne savunurum.
sadece kendi yaptiklarinizi veya baskalari yapinca kötü siz yapinca TIk yok,baskalarinin basina gelince "horoz dövüsü" siz yapinca "cihad" baskalarinin basina derd gelince "siyonistler bilerek yapiyor,akp yi güclendirmek icin,halki kandiriyorlar:)" siz yapinca "hak oldugumuz icin bizimle ugrasiyorlar"...samimi olun.
Milli-Görüs hareketinin basarisizligin sebebini disarda siyonizimde falanda filanda degil,kendi hal ve hareketlerinizde arayin.

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 17:53
İslamı siyasete alet etme deyimi seküler düşüncelerin kalıplaşmış ürünüdür. İslam bir yaşam tarzıysa tabiki siyasetin sınırlarına girip dokusuna işlenecektir, ve tabiki icraatleriyle islam süzgecinde geçirilecektir...

Mevcut ortamda elbette en has siyaseti Müslümanların yapması elzem.

Ve lakin, Müslüman, siyasetini (hizmetini) yaparken "bana destek olan has Müslümandır, diğerleri değildir"; "biz İslam'ı temsil ediyoruz; hak biziz, rakiplerimiz batıl"; "bizden ayrılanın hidayeti kararır, haindir"; "biz İslam'ın, diğerleri filanın uşağı"; "Bizden başkasını seçmek Cehenneme bilet almaktır"; "biz emiriz bize biat lazım" tarzında en hassas dini kavramları/ifadeleri kullanamaz.

Bunu yaptığında ilk olarak Allah ve Resulünce yasaklanan tefrikaya sebeb olur. Müslümanları siyaseten bölmüş olur. Sonra başta kendileri olarak bütün Müslümanlara zarar verir. Din algısında çarpıklıklara yol açar. Vs.

Ercan Tekin
09-04-2011, 19:42
Ufak bir düzeltme:
Bir önceki mesajimda
"Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum."
Burada alevilerle degil siilerle demek istemisdim...

Ercan tekin,ben hudeybiye anlasmasindan bahsetmemisdim,medine vesikasiydi söyledigim.

Bunu "islam ülkesi" oldugumuz iddiasyila red ettin...

Bugünkü Türkiyeyi islam devleti yoktu diye medine dönemiyle kiyaslamak haramda islam devleti oldugu zaman ile kiyaslamak helalmi?
Madem helal,peki sen erbakana cihad emiri derken,partinede cihad partisi derken bir islam ülkesinde kime karsi cihad ediyorsun sorusunu sormazlarmi?

Madem "kiyas" konusunu "fiyasko" olarak degerlendiriyorsun,asagdaki linklerdeki yazilarima cevab ver:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925866&viewfull=1#post925866

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925869&viewfull=1#post925869

Ben ne akp yi nede has partiyi körü körüne savunurum.
sadece kendi yaptiklarinizi veya baskalari yapinca kötü siz yapinca TIk yok,baskalarinin basina gelince "horoz dövüsü" siz yapinca "cihad" baskalarinin basina derd gelince "siyonistler bilerek yapiyor,akp yi güclendirmek icin,halki kandiriyorlar:)" siz yapinca "hak oldugumuz icin bizimle ugrasiyorlar"...samimi olun.
Milli-Görüs hareketinin basarisizligin sebebini disarda siyonizimde falanda filanda degil,kendi hal ve hareketlerinizde arayin.

Yeni Osmanlı sana çok basite indirgeyip net ifadelerle hatalı kıyasını anlatacağım.

Has parti musevi aday ile parti yönetimine gayri müslim bir insanı katmış oldular.
Sende gelmişsin bunu savunuyorsun üstelik Hudeybiye anlaşmasındaki stratejik güvenliği içeren güvenlik anlaşmasını Has partinin musevi adayını meşru göstermek için kıyaslayarak gayri müslimlerle gerektiğinde müslümanların birlik olabileceğini ima ediyor ve has partinin bu gayri meşru hareketini meşrulaştırıyorsun. Oysa ki gayri müslimlerle stratejik olarak güvenlik adına anlaşmalar yapıldığı zaten kabul ediliyor onda sorun yok ama İslamın yönetim kadrolarına gayri müslimlerin yönetim ekibine dahil edilmesi nasıl meşru olabilir?

İran'daki şiileri demişsin. İran'daki şiiler ehli sünnet olmasada müslümandırlar önce bunu bil. Ehl-i sünnet dışında olanlarıda müslüman dairesinde hüsn-ü zan ile görürüz. Çünkü ehl-i sünnet itikadında tekfir açık inkar harici edilemez.

İkincisi hiçbirzaman Milli Görüş yönetimi şiileri parti yönetimine almamıştır.
Yani kıyaslamaların uzaktan yakından ilgili alakalı kıyaslar olmadığı gibi sadece has partiyi savunmak adına birşeylere sarılıp duruyorsun ama sarıldığın şeyler seni haklı çıkaramıyor. Çünkü kıyasın baştan yanlış! Bunu kabul etmen gerekiyor. Hata yapmak beşerliğimizin gereğidir. Önemli olan hatalarımızdan dönebilmektir asıl erdemlik budur.

***

D-8'ler maalesef Milli Görüş iktidarından sonraki hükümetlerce geri planda tutuldu. Milli Görüşün olmadığı bir iktidarda D-8'ler sembolik bir birlikten başka birşey olmadı. Çünkü Milli Görüş dışındaki hiçbir görüşün İslam birliği gibi bir planı programı yok! Akp hükümetinin AB politikaları ortada!
Dolayısıyla D-8'lerin dönem başkanlığına üye ülkelerin temsilcileri geçmiş yada geçmemiş hiçbirşey ifade etmiyor. Anladınmı? Eğer D-8'ler aktif olsa ve İslam dünyasına yön verecek çalışmaları olsa elbette daima yönetim Türkiye'nin elinde olacak çünkü kurucu ülkeyiz. Bundan şüphen mi var? Ucuz tenkitlere lütfen başvurmayalım!
Haliyle senin bu konudaki eleştirin yine bir anlam ifade etmiyor. Has partinin akibeti gittikçe daha da iyi anlaşılacak ileriki günlerde göreceğiz. Ancak bu hataları İslami gerekçelerle meşrulaştırma çaban oldukça anlamsız oluyor çünkü bu hareketin İslami hiçbir meşru yanı yok. Saadet partisinde gayri müslim bir yönetici görev alamaz çünkü bu milleti temsil edenler milletin inancı olan İslamın temsilcileri olması gerekiyor.

Milli Görüşün cihadı ülkemizde kime olabilir diyorsun.
Merhum Erbakan hocamız dünyadaki en büyük cihad Türkiye'de yaşanıyor derken ifade ettiği maksadı dünya müslümanlarını ayağa kaldıracak güç Türkiye'dedir ve bu yüzden yüzyılı aşkındır ülkemizde birçok ifsadlar yapılıyor. O yüzden bu ifsadlara karşı verilen hakkı hakim kılma mücadelesinin ismine cihad denir.

Merhum Erbakan hocamız cihadı bu ifadelerle anlatarak sana cevapta anlatıyor:
''Cihad, huzur ve hürriyet içinde yaşanacak, temel insan haklarına saygı duyulacak bir ortamı hazırlama gayretidir. Ülke içerisinde yapılan ilmi-ahlaki ve siyasi hizmetlerdir. Askeri ve silahlı cihad ise, ancak dışarıdan saldıracak düşmanlar için geçerlidir.''

''Örneğin Ankara yolundan Konya'ya girerken sağlı sollu pek çok fabrika görürsünüz. Birisi size dese ki: "Bu fabrikaların hepsi içleri temizlensin diye kurulmuştur." (!) Buna gülersiniz, böyle şey olmaz. Fabrika asıl fayda için, üretim için kurulur.
Cihad da öyledir. Canab-ı Hak İslam'ı sadece insanların içini temizlemek için göndermemiştir. İnsanlığın dünya ve ahiret mutluluklarını tesis için gönderilmiştir.''

"Cihadın önemini şuradan anlayınız ki, meselâ namaz kılarken ateşe düşmekte olan bir çocuğu korumak, kendisine yaklaşan yılan ve canavardan sakınmak veya malını çalınmak ve telef olmaktan kurtarmak için, sonra iade etmek üzere namaz terk ve tehir edilir. Yani can ve mal ile namaz arasında bir tercih yapmak gerekirse, mal ile can, namaza tercih edilir.
Ancak mal ile canı feda etmek gerekse de, mutlaka cihada devam edilecek, hiçbir bahane ile cephe terk edilmeyecektir."

''Cihad şifadır. Mücahit at sırtında tedavi olur.''
.....
Milli Görüş daima kazananların görüşü olmuştur. Çünkü asıl kazanç ALLAH'ın hükümlerine göre hareket etmek ve rızasına ermekle olunur.
Kazanç dediğin amerikaya boyun eğerek zalimi dost ve müttefik görmek değildir.
Kazanç dediğin avrupa birliğinin peşinde koşmak değildir, İslam birliğinin peşinde koşmaktır.
Kazanç dediğin ALLAH'ın hükümlerinden başka hiçbir hükme rıza göstermemektir ve ALLAH'tan başka hiç güce boyun eğmemektir..

Mehdi a.s yeryüzüne zuhur ettiğinde yapacağı vazifelerden biriside İslam birliğini kurmak olacağı Bediüzzaman Said-i Nursi tarafından bildirilmiştir.
Peki Türkiye'de İslam birliğini tek savunan ve bu birliğin temelini atan kimlerdir diye sorduğumuzda sizinde bildiğiniz gibi Milli Görüş hareketidir. Demek oluyor ki Milli Görüş hareketi Mehdi a.s'ma ordu olacak topluluğun başı olacak çünkü Mehdi a.s'mın en büyük vazifesinin temelini atan harekettir.
Hak ile batılı ayırt etmek samimiyetle doğruyu arayanlar için zor değildir. Çünkü ALLAH c.c. samimilere yol gösterir.
Ves'selam

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 21:19
Hudeybiye kelimesini kullanmadigimi sana daha kac kere tekrarlayacagim?

Hudeybiye degil,Medine vesikasi dedim.

Nedir bu?
Buyur: http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=385

Gayri müslimlerle gerektiğinde müslümanların birlik olabileceğinide hicbir zaman söylemedim.
Sana gayri müslimlerle birlik degil. isbirligi örnekleri vermedimmi?

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925868&viewfull=1#post925868

tamam iran müslüman,ehli-sünnette ehli kible tekfir edilmez...fakat sapik,yani bidat ehli.
"dogruya en yakin yanlis en tehlikeli yanlis" sözünü siz degilmisiniz (akp ye catmak icin" kullanan?
Iran konusunda neden farkli hareket ediyorsunuz?
isinize geldigi gibi davraniyorsunuz...

"hiçbirzaman Milli Görüş yönetimi şiileri parti yönetimine almamıştır." demissin...dogru parti yönetimine almadiniz ama dönem baskanligi metoduyla yönetilecek olan d8 de "islam birliginin" baskanlik yapma zamani geldiginde tepesine gecip islam dünyasinin liderligini yapmasina gecmesine zemin hazirladiniz.
Kurucu ülke türkiye olsada ehli-sünnet düsmani siilere veto hakki tanidiniz.
Böyle islam birligi olmaz.
Islam tekdir,hak yol birdir,islam temizdir leke kabul etmez.


Bol bol yazi yaziyorsun fakat mesajlarima ve sorularima cevab vermiyorsun,gecistiriyorsun.




Ufak bir düzeltme:
Bir önceki mesajimda
"Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum."
Burada alevilerle degil siilerle demek istemisdim...

Ercan tekin,ben hudeybiye anlasmasindan bahsetmemisdim,medine vesikasiydi söyledigim.

Bunu "islam ülkesi" oldugumuz iddiasyila red ettin...

Bugünkü Türkiyeyi islam devleti yoktu diye medine dönemiyle kiyaslamak haramda islam devleti oldugu zaman ile kiyaslamak helalmi?
Madem helal,peki sen erbakana cihad emiri derken,partinede cihad partisi derken bir islam ülkesinde kime karsi cihad ediyorsun sorusunu sormazlarmi?

Madem "kiyas" konusunu "fiyasko" olarak degerlendiriyorsun,asagdaki linklerdeki yazilarima cevab ver:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925866&viewfull=1#post925866

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925869&viewfull=1#post925869

Ben ne akp yi nede has partiyi körü körüne savunurum.
sadece kendi yaptiklarinizi veya baskalari yapinca kötü siz yapinca TIk yok,baskalarinin basina gelince "horoz dövüsü" siz yapinca "cihad" baskalarinin basina derd gelince "siyonistler bilerek yapiyor,akp yi güclendirmek icin,halki kandiriyorlar:)" siz yapinca "hak oldugumuz icin bizimle ugrasiyorlar"...samimi olun.
Milli-Görüs hareketinin basarisizligin sebebini disarda siyonizimde falanda filanda degil,kendi hal ve hareketlerinizde arayin.

cevabini alamadim...

Ercan Tekin
09-04-2011, 21:59
Ercan TEKİN Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost-right.png (http://www.ihvanforum.org/showthread.php?p=924879#post924879)
http://www.timeturk.com/resim/tr/2011/04/02/has-parti-nin-musevi-adayi-lina-gahun.jpg (http://www.timeturk.com/resim/tr/2011/04/02/has-parti-nin-musevi-adayi-lina-gahun.jpg)


HAS Parti'nin Musevi adayı Lina Gahun


Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Sahâbe-i Kiram efendilerimiz Mekke'de geçen on üç yıllık çileli bir hayattan sonra Medine'ye hicret etmiş ve bu hicretle birlikte "Medine İslâm Devleti" kurulmuştu.

Buna göre; Medine ve civarında yaşayan çeşitli kabileler ve gayr-ı müslimler, aralarında yapılan bir ittifak antlaşması ile, siyâsî bir birlik hâline getirilmişti.

Ve bu siyasî birliğin başkanı, hâliyle, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'di. Adı geçen yazılı antlaşma, dünya tarihinin tanıdığı ilk "Devlet Anayasası" olma özelliğini hâlâ muhafaza etmektedir. Antlaşmanın dikkat çeken yönlerinden birisi de Medine İslam Devleti'nin sınırlarını tespit etmiş olmasıdır.


*******************
Ayrica ne kiyasimndan bahsediyorsun sen?

Medine vesikasindan bahsetmek neden kiyas olsun?

Efendimizin dönemindeki icrraatlerden bahsetmek neden yanlis olsun?


Hz. Peygamber (a.s.m) Mekke fethinden sonra, Huneyn ve Evba gazvelerinde müşriklerle beraber hareket etmiş, Havazin ve Sakif kabilelerine karşı birlikte savaşmıştır.

Müslümanların yararına olduğu takdirde, gayri müslim bir ülkeyle ortak düşmana karşı birlikte savaşmakta bir sakınca yoktur. Osmanlı devleti, Birinci Cihan Harbi'nde Almanya ile birlikte hareket etmiştir.

Efendimiz (SAV) Hayat-ı seniyyelerinde sürekli İslamı temsil etme ve gönüllere nakşetme gayreti içinde bulunmuş, bunun tesisi içinde zaman zaman gayri müslimler ile ittifak ve birliktelikler tesis etmiş, ihtiyaç dahilinde onların himayesine girmekten sakınmamıştır. Efendimiz (SAV) her müşriki, her Hristiyan’ı , her Yahudiyi aynı statütede değerlendirmemiş, zaman zaman İslam’ın geniş kitlelere ulaşması ve İslamın temsilinin gösterilmesi adına gayri müslimlerle ittifak tesis etmiştir.

A) Müşriklerle Kurulan İttifaklar:

1) Müşrik Huzaa Kabilesi ile Hudeybiyye Antlaşmasında kurulan İttifak:

....





Senin kafan karışmış arkadaş
Has partiyi savunucam derken daha evvelki yanlış kıyaslarınıda inkar ediyorsun.
Üstelik defalarca anlatmama rağmen halen kendine göre birşeyleri zorla kabullendirmeye uğraşıyorsun.

MİLLİ GÖRÜŞÜN HİÇBİR ZAMAN YÖNETİM KADROSUNDA GAYRİ MÜSLİMLER OLMADI OLAMAZDA. SENİN MAALESEF MİLLİ GÖRÜŞ DÜŞMANLIĞINDAN GÖZLERİN KARARMIŞ Kİ GAYRİ MÜSLİMLERLE ZARURİ DURUMLARDAKİ STRATEJİK GÜVENLİK AMAÇLI OLAN İTTİFAKLARI HAS PARTİNİN MUSEVİ ADAYINLA BİR TUTAN YANLIŞ VE ÇARPIK YAKLAŞIMLARINA ISRARLA DEVAM EDİYORSUN.

HA tamam sen haklısın deyimde bari bu konuda daha da saçma kıyaslara yönelme inşaALLAH.
Haklısın haklısın haklısın sen

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 22:07
:)
demagoji yapiyorsun.
Bukadar sinsi olabilecegini tahmin etmemisdim.

ne demek istedigimi aslinda cok iyi anliyorsun,yazilarimi görmemezlikten geliyorsun,farkli yönlere cekiyorsun.

Bu yaptigini Allaha havale ediyorum.

Er veya gec tüm gercekler ortaya cikacaktir

Ercan Tekin
09-04-2011, 22:35
Hakikatler orta çıktıkça böyle tehdit vari özel mesajlar felan filan hadi oradan önce nefsine söz geçirip İslam alimlerinin sözlerini istismar diye saptırmaya kalkışmayarak hakkı hak kabul etmeyi öğrenmelisin.
Ben senin kötülüğünü değil iyiliğini istiyorum ve asla seninle çekişmek değil samimiyetle görüşmek istiyorum ama sen sürekli İslam alimlerini bile istismar ettiğimizi öne sürerek İslam alimlerinin sevgi sözlerini görmezden geliyorsun. Sana kaç kere diyeceğiz alimler İslama zararı olanları asla övmez ve sevmezler. Ama sen bunu anlamamakta ısrar edip İslam alimlerinin bu sevgileri ve bağlılıklarını istismar ettiğimizi öne sürüyorsun. Yeter artık sözünde dur tartışma benimle. Çünkü senin gibileri benimle baş edemez senin gibi nicelerinle mücadele ettik biz.

Sen benim din kardeşimsin ve ben din kardeşlerimle nefsi münakaşaları hiç sevmem
vesselam

Yeni-OSMANLI
09-04-2011, 23:24
senin yaptigin laf kalabaligi baskasi degil.

Aslinda uzatma niyetinde degildim fakat madem cok bilmislik tasliyorsun ohalde asagdaki mesajlarimi cevabla,alakasiz cevablar yazdin hep,demagoji yaptin,lafalarini evirip cevirip farkli yönlere cektin.
Bu sefer konuyu dagitmadan sadece yazilarima göre ve sordugum suallere göre ,özellikle kirmiziyla isaretledigim bölümlere cevab yaz


Ben demisimki:
"fakat sen öyle seyler yaziyorsunki türkiye islam ülkesidir dolayisiyla gayri müslimlerle isbirligi yapmak,onlara iyilikte bulunmak caiz degilmis gibi bir hava estiriyorsun."

Sen cevab olarak demissinki "Aynen öyle"
:)

Bu cevabina üzüldüm.

demekki seninle benim islam anlayisiymiz farkliymisda bu yüzden anlasamiyormusuz...

Allah sizlere iyilik yapmanizi ve adaletle davranmanizi yasaklamaz diyor ayet...fakat senin yorumlarina göre darul islamda gayri müslimlere kötülük yapmamiz lazim anlami cikiyor.



Ben demisimki:
"Türkiye darul islam olsada medine dönemi islam devletini insaa etme dönemiydi ve müslümanlarin zayif,gücsuz oldugu dönemlerde nasil davranmalari gerektigine dair örnektir"

buna bile itiraz etmissin.

müslümanlarin zayif oldugu gücsüz oldugu bir dönemde yasiyoruz.
Devletimiz sadece ismen islam devleti.
Rejim bozuk,güc merkezlerinde ser gücler söz sahibi,üstelik dünya kücüldü,düsmanlarimiz bizden daha güclü...

dolayisiyla bugünkü halimizi efendimiz dönemiyle kiyaslarsak mekkenin feth edildigi , islam devletinin kuruldugu ve imparatorluk haline geldigi dönemle güclenme kuvvetlenme teskilatlanma acisindan kiyaslayamayiz.

Bugünkü halimiz zayiftir,gücsüzdür,cehalet hakim...böyle durumlarda efendimizin zayif oldugu gücsüz oldugu ve cehaletin agir bastigi dönemi örnek almamiz gerekir.
Bundan daha mantikli bir aciklama olurmu?
Bunu katilmadigina sasirdim dogrusu.

Senin mantigina göre türkiye darul islam sayildigi icin ilk mekke dönemiyle medine dönemi darul harb dönemi oldugu icin bizim icin gecersiz.O dönemle ilgili olup bitenler bizi suan ilgilendirmez dolayisiyla o döneme ait hal ve hareketler,söz ve icraatler hükümsüz.





Ercan tekin,ben hudeybiye anlasmasindan bahsetmemisdim,medine vesikasiydi söyledigim.

Bunu "islam ülkesi" oldugumuz iddiasyila red ettin...

Bugünkü Türkiyeyi islam devleti yoktu diye medine dönemiyle kiyaslamak haramda islam devleti oldugu zaman ile kiyaslamak helalmi?
Madem helal,peki sen erbakana cihad emiri derken,partinede cihad partisi derken bir islam ülkesinde kime karsi cihad ediyorsun sorusunu sormazlarmi?



Ben ne akp yi nede has partiyi körü körüne savunurum.
sadece kendi yaptiklarinizi veya baskalari yapinca kötü siz yapinca TIk yok,baskalarinin basina gelince "horoz dövüsü" siz yapinca "cihad" baskalarinin basina derd gelince "siyonistler bilerek yapiyor,akp yi güclendirmek icin,halki kandiriyorlar:)" siz yapinca "hak oldugumuz icin bizimle ugrasiyorlar"...samimi olun.
Milli-Görüs hareketinin basarisizligin sebebini disarda siyonizimde falanda filanda degil,kendi hal ve hareketlerinizde arayin.



Hudeybiye kelimesini kullanmadigimi sana daha kac kere tekrarlayacagim?

Hudeybiye degil,Medine vesikasi dedim.

Nedir bu?
Buyur: http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=385

Gayri müslimlerle gerektiğinde müslümanların birlik olabileceğinide hicbir zaman söylemedim.
Sana gayri müslimlerle birlik degil. isbirligi örnekleri vermedimmi?

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=98908&p=925868&viewfull=1#post925868


tamam iran müslüman,ehli-sünnette ehli kible tekfir edilmez...fakat sapik,yani bidat ehli.
"dogruya en yakin yanlis en tehlikeli yanlis" sözünü siz degilmisiniz (akp ye catmak icin" kullanan?
Iran konusunda neden farkli hareket ediyorsunuz?
isinize geldigi gibi davraniyorsunuz...

"hiçbirzaman Milli Görüş yönetimi şiileri parti yönetimine almamıştır." demissin...dogru parti yönetimine almadiniz ama dönem baskanligi metoduyla yönetilecek olan d8 de "islam birliginin" baskanlik yapma zamani geldiginde tepesine gecip islam dünyasinin liderligini yapmasina gecmesine zemin hazirladiniz.
Kurucu ülke türkiye olsada ehli-sünnet düsmani siilere veto hakki tanidiniz.
Böyle islam birligi olmaz.
Islam tekdir,hak yol birdir,islam temizdir leke kabul etmez.
.

benim has partiyi savunma derdim yok.Konu zaten rayindan cikti.
Ben seninle has partinin hakli veya haksiz oldugunu degil sana yazmis oldugum mesajlarda dikkat cektim konulari tarisiyoruzm.
HAK adina savundugun görüslerine verdigim cevablara cevab yaz sadece,HAS partiyi numani bir kenara birak.KENDIN YAZ,erbakandan sundan bundan alinti yaparak konuyu farkli yönlere cekmem...

Ercan Tekin
10-04-2011, 04:55
Çok bilmişlik değil az bilmişlikle bu kadar yazabiliyorum. Lütfen yazdıklarını gözden geçir.
Has partiyi savunma derdin yoksa neden musevi adayı savunmak ve meşru göstermek amaçlı alakasız kıyaslara giriyorsun? Bunu milli görüş yapsaydı yeri göğü inletirdin gibi geliyor!
Seni bu yönden eleştirdiğim diye kızmana gerek yok. Gayri müslimlerle gerektiğinde ittifak yapıldığını iddia eden birçok yazılar ekleyip durdun. Bu alakasız kıyasına karşı verdiğim cevaplar ortada. Bir defa da geri adım atabilmelisin.
Ama atamıyorsan tamam konuyu kapat gitsin derim çünkü üstelersem senin toplum önünde rencide olmanı istemiyorum.
Ves'selam

kalan
10-04-2011, 07:54
http://www.derindusunce.org/2011/04/06/yobaz-laiklik-devam-ediyor/

GENCAKINCI
11-04-2011, 04:44
Refahpartisi zamaninda halkin partisi olma görüntüsü vermek icin alevilerle ve toplumun degisik kesimleriyle isbirligi yapildigini iyi hatirliyorum.
Bugün bile milli-görüsün icinde görev basinda olan basi acik kadinlar var,mesela Oya Akgönenç.
Milli-Görüscülerin alevilerle isbirligi zaten bilinen birsey,hatta islam birliginin dönem baskanligini bunlara verecek kadar ileriye gidildiginide biliyorum.
Buna dikkat cekildiginizde "bunlar siyasettir..." cevabini verirsiniz.
Size helal olan baskalarina neden haram?

Sayın Bekaroğlu o açıklamayı partiden istifa ettikten sonra yapmıştı.
AKP'de Hristiyan adayını açıkladı. Bu da doğrumu? Ayrıca AKP önceki seçimde Alevi adayı vardı.Şimdide var.


Millil Görüşçüler hiç bir zaman koministleri ve Yahudileri aday olarak göstermemişlerdir.

NOT:
AK Parti Alevi Milletvekilleri İbrahim Yiğit, Reha Çamuroğlu dur.
AK Parti'nin Hristiyan adayı Edip Dağlıoğlu'dur.

agbi
11-04-2011, 08:56
Ercan TEKİN

ERBAKAN Hocanın Rabbine kavuşması ile SP bitmiştir.

MİLLİ GÖRÜŞ hala o taze ruhu ile bizlerde yaşamaktadır.

Ayrıca

Konu ile ilgili

REFAHYOL zamanında yapılan tüm zamlar SOL Partilerin seçim sloganları idi şimdi ERBAKAN ın Partisi SOL Parti mi olmuş ?

Birde unutmayalım HEDEF e varmak için KAFİR de kullanılır DEİST te ATEİST te

fasulye
11-04-2011, 10:52
Biz her nekadar görüşlerle farklı cephelerden yankılanıyorsakta, aynı havayı soluyoruz..
Her nekadar ayrı yerlerde dursakta aynı dünyaya bakıyoruz..
Her nekadar iki ayrı iklimlerden iki ayrı düşüncenin birer meyvesiysek de aynı coğrafyanın aynı toprağıyız..
Her nekadar bakışlarla apayrı pencerelerden algılanıyorsakta mazinin ortak paydalarındanız..
Hissederken, fikrederken, ve zikrederken saygıyla mayalnmış iki medeni insan gibi gülümseriz farklılıklarımıza, çünkü biz demokrasinin gereğine inanan insanlarız..
Bugünün siyasi kirlenmişlikleriyle gölgelemeyelim dostluklarımızı....

GENCAKINCI
11-04-2011, 14:45
Ercan TEKİN

ERBAKAN Hocanın Rabbine kavuşması ile SP bitmiştir.

MİLLİ GÖRÜŞ hala o taze ruhu ile bizlerde yaşamaktadır.

Ayrıca

Konu ile ilgili

REFAHYOL zamanında yapılan tüm zamlar SOL Partilerin seçim sloganları idi şimdi ERBAKAN ın Partisi SOL Parti mi olmuş ?

Birde unutmayalım HEDEF e varmak için KAFİR de kullanılır DEİST te ATEİST te


Diyorsunki:"MİLLİ GÖRÜŞ hala o taze ruhu ile bizlerde yaşamaktadır"

Ondan sonrada AKP'yi destekliyorsun. Başbakan ne demişti:"Biz Milli Görüş gömleğini çıkardık"


Diyorsunki:"ERBAKAN Hocanın Rabbine kavuşması ile SP bitmiştir"

SP niye bitsin? Şimdi R.T.Erdoğan AKP'yi bırakırsa AKP bitecekmi?

SP'de Erbakan Hoca'nın eski dava arkadaşları var. Onlar yeni arkadaşlarıyla bu davayı yürütürler.


Yine diyorsunki:"REFAHYOL zamanında yapılan tüm zamlar SOL Partilerin seçim sloganları idi şimdi ERBAKAN ın Partisi SOL Parti mi olmuş ?

Birde unutmayalım HEDEF e varmak için KAFİR de kullanılır DEİST te ATEİST te"

Yani Makyevelist anlayışı kabul ediyorsunuz.


Refah iktidarında hükümet RP idi. DYP dışardan destek verdi. Tayyip Erdoğan ve A. Gül RP'de değilmiydi?

Başörtüsüne özgürlük vereceğiz. Adil Düzeni kuracağız.İslam Birliğini ve İslam Natosunu kuracağız demek sol sloganmı?


Memurlara, işçilere ve emeklilere yaptığı zamlardan dolayı solculukla suçluyorsan.Size yazıklar olsun.Ülkemizde en gelir vergisini veren kesim çalışan kesimdir.
En çok ezilen kesim yine çalışan lesimdir.Yoksullukla fakirlikle mücadele edenler yine bu kesimdir.

Bu kesimlere TC' tarihinin en yüksek zammını(%100) yaptığı içinmi solcumu oluyor?


Solcu dediğin parti CHP,DYP koalisyon kurmuşlardı. O zamanki adı SODEP'di. Erdal İnönü başbakan yardımcısıydı.
Daha sonra görevi Deniz Baykal'a verdi. O zamanlarda memurlara verdikleri ve vermedikleri zammı söyliyeyim. İlk 6 ay %6 ikinci altıay %0. Evet yanlış yazmadım %0.


Rahmetli Turgut Özal ise çalışanlara en fazla %42 vermiştir.

Başbakan R.T Erdoğan ise en fazla %5-6 vermiştir.Şimdi ise %2,5-3


Peygamberimizin(s.a.v) bir hadisi aklıma geldi.

"Çalıştırdığınız kişinin(işçi,memur) hakkını alın teri kurumadan veriniz"

Ercan Tekin
11-04-2011, 18:02
http://www.youtube.com/watch?v=jskdMPo3xnM


http://www.youtube.com/watch?v=W0fklNxOJOE

Milli Görüşün siyasi sahadaki temsilcisi SAADET asla bitmez.
Çünkü merhum hocamız 1970 yılında söylediği söz ile SAADETE ULAŞANLARA SELAM OLSUN DEMİŞTİ

Nizamla Bismillah, Selametle İnşallah, Refahla Maşallah, Faziletle Elhamdülillah , Saadete Ulaşanlara Selam Olsun... (Merhum Necmeddin Erbakan 1970)

Sen ise agbi Milli Görüşün bitmediğini öne sürüyor hemen akabinde SP bitti diyorsun.
Bu çelişkili ifaden senin kelime oyunlarından sadece birisi.

Aslında MİLLİ GÖRÜŞÜN bitmesini istediğin için SP BİTTİ diyorsun. Ama sen istesende bu dava bitmeyecek! Bugün Saadet partisinin bitmesini isteyenler sadece sen değilsin ülkemizdeki tüm ant-i İslamcıların Saadetin bitmesini istiyor bak:

http://img856.imageshack.us/img856/9911/70872165.jpg
Agbi bu gerçeklere göre Özbudun'la aynı hedefleri paylaşıyor OLMAYASIN? Kesinlikle paylaşmadığını umuyorum çünkü sen bu gayri İslami kişiliklerle aynı görüşte olamazsın olsan olsan İslamın hakim olması görüşünde olursun. Çünkü teminnilerin hep bu yönde değilmi? Peki neden Saadetin bitmesini arzuluyorsun?
Aslında bu güzel forumda sürekli Milli Görüşle uğraşır görüntün bazı şüpheler getiriyor ve SP bitti demenlede bu şüpheleri güçlendiriyorsun. Ama yinede su-i zan etmeyeceğim!
Gençakıncı kardeşim gayet güzel cevaplar veriyor ALLAH razı olsun.

amca
11-04-2011, 22:22
Birde unutmayalım HEDEF e varmak için KAFİR de kullanılır DEİST te ATEİST te

Pardon HEDEF nedir ???

Laik Demokratik Ülkemizin yönetimini değiştirmek mi ???

ABD ye Türkiyeyi teslim etmek mi ???

Türkiyeyi Parçalayıp bölmek mi ???

CİDDİ SORUYORUM BEN HEDEFİNİZİ BİLMİYORUM NEDİR HEDEFİNİZ ???

amca
12-04-2011, 06:21
Ben ciddi takıldım bu HEDEFE VARMAK İÇİN KULLANMA LAFINA ..........

Hedef denen şey ne ise İSLAM ile ilgisi yoktur....

Neden mi yoktur ???

Bir Allahın kulu çıksın ve bana Efendimiz SAV in Hangi Deisti Hangi Ateisti Hangi Yahudiyi Hangi Siyonisti NASIL KULLANDIĞINI ANLATSIN İSLAMI YAYMAK İÇİN... Bışuna aramayın o MUHAMMEDİN EMİN İDİ... Sizin sözünü ettiğiniz kullanma üçkağıtlarının onun hayatında yeri yoktur... SİZİN Sözünü ettiğiniz İNSANLARI KULLANAN DİN İSLAM DEĞİLDİR... Bize Hangi, din olduğunu belirtirseniz Bizde SİZLERİN DİNİNİ DAHA YAKINDAN TANIRIZ... ZİRA İSLAM DİNİ İÇİNDE SİZİN YAPTIKLARINIZA YER YOKTUR....